Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net 1. Dünya Savaşı ve geçmeyen yaralar https://www.evrensel.net/yazi/82658/1-dunya-savasi-ve-gecmeyen-yaralar https://www.evrensel.net/yazi/82658/1-dunya-savasi-ve-gecmeyen-yaralar? “Bütün ölmüş kuşakların geleneğinin büyük bir ağırlıkla yaşayanların beynine çöktüğü” bu günlerde 1. Dünya Savaşı’nın bitişinin yıldönümünü kutlamak üzere Elysee Sarayı’nda toplanan liderler, aslında, yüz sene önce gerilmiş bir yaydan kendilerine istikamet çizmeye çalışıyor. Savaştan yenik çıkmış Almanya, Almanya’nın yenilgisini yıllarca burnundan getirmiş Fransa, bir devrimle yıkılmış olan Çarlığın küllerini eşeleyen Rusya, Almanlar yenildiği için yenilmiş sayılan Türkiye vb. oradaydılar. Birinci Dünya Savaşı üç büyük imparatorluğu tarih sahnesine gömmüştü; Avusturya- Macaristan ve Osmanlı İmparatorluklarıyla, kadim Rus Çarlığı büyük bir gümbürtüyle devrildi. Makus talihlerini erken bir rövanş ile düzeltmeye çalışan başlıca..]]> Wed, 14 Nov 2018 04:20:17 +0300 Görmesen de izlemesen de https://www.evrensel.net/yazi/82566/gormesen-de-izlemesen-de https://www.evrensel.net/yazi/82566/gormesen-de-izlemesen-de? İstanbul’un geleneksel ve dini değerlerini aksesuar veya fon olarak kullanan Belçikalı foto modelin çıplak fotoğrafları koca bir mahremiyet alanına bodoslama bir giriş sayılır. Çünkü burada cetler, zaferler, beka gibi sözcüklerle efsunlandığında sıradan kent nesnelerinin çoğu, önünde huşuyla eğilmeye davet eden bir derunilik kazanmıştır. Çıplak bedeni bu efsunlamayı bozan foto model, tepkiler üzerine şöyle bir açıklama yaptı: “Ben Türkiye’yi izlemiyordum, izlesem belki bunları yapamazdık, foto muhabirim de izlemiyor sanıyorum.” Olan bitene gözünü kapattığında her şeyin buharlaştığı bir alem mümkün müdür acaba diye içinden geçiren de olmuştur belki. Bilmemenin, izlememenin insanın optik ayarları üzerinde nasıl bir etkisi olabilir? Heybesine doldurduğu bir dizi oryantalist imgeyi nakite çevirme derdindeki foto model..]]> Wed, 31 Oct 2018 04:31:57 +0300 Kurda kuzu https://www.evrensel.net/yazi/82521/kurda-kuzu https://www.evrensel.net/yazi/82521/kurda-kuzu? İthal edilen etlerde ihale koşullarının uygulanıp uygulanmadığını soran Fox Tv muhabirine, maskaralık yaptığını söyleyen Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli’nin, BİM, Turkcell ve Albaraka’nın yönetim kurullarında çalıştığı, uluslararası bir gıda şirketinde üst düzey yönetiminde yer aldığı basında çıkmıştı. Kendisi eski Başbakan Yardımcısı Ekrem Pakdemirli’nin oğlu ve ABD’nin çeşitli üniversitelerinde eğitimini tamamladığı için parlak bir kariyeri var. Erdoğan tarafından kabineye atanan diğer bakanlar gibi, makamını performans ölçüm sonuçlarına göre doldurmaya devam edeceği için görünmez bir “geçici” damgasıyla dolaşan bir bürokrat. Bunca diplomalı birinin Brezilya’dan ithal edilen büyükbaşların şarbon vakalarında artışa yol açması nedeniyle halkta hayvansal gıdalara karşı bir tedirginlik oluştuğunu bilmemesi mümk&u..]]> Wed, 24 Oct 2018 04:40:59 +0300 Gizli tanık vakası https://www.evrensel.net/yazi/82475/gizli-tanik-vakasi https://www.evrensel.net/yazi/82475/gizli-tanik-vakasi? Erzincan’da başsavcılık yapan İlhan Cihaner ile Üçüncü Ordu Komutanı Saldıray Berk’in tutuklanmasına yol açan gizli tanık, “Efe” kod adlı Bayram Bozkurt 15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ üyeliği suçlamasıyla gözaltına alındığında Cemaatin “Saldıray Berk’in” yükselmesini bu şekilde önlediği itirafında bulunmuştu. Rahip Brunson’ın kukuletalı gizli tanığı da A Haber’de yapılan röportajında misyonerlerin davetine uyarak gittiği kilisede bir müddet çalışmış ve nedense her türlü melanet gözünün önünde gerçekleşmişti. PKK’ye verilen paralardan, terör örgütleriyle ilişkilerden bahsederken kendisine röportaj sırasındaki gibi görünmezlik bahşeden kara kukuletasıyla sanki hep oradaydı. Brunson bu akla ziyan ifadeler yeterli delil kabul edilerek yargılandı. Rahibin serbest bırak..]]> Wed, 17 Oct 2018 04:25:55 +0300 10 Ekim: Kayıplarımızın ötesinde https://www.evrensel.net/yazi/82422/10-ekim-kayiplarimizin-otesinde https://www.evrensel.net/yazi/82422/10-ekim-kayiplarimizin-otesinde? 103 ölü, 500’ü aşkın yaralı 10 Ekim katliamının bilançosudur. Bu vakanın yarattığı genel travmayı; kızların, oğulların, onların arkadaşlarının, anaların, babaların, yoldaşların, kardeşlerin, orada olmayan arkadaşların, akrabaların veya o gün Ankara’da ne yaşandığını yakından ya da uzaktan takip edenlerin ruhuna çöken derin acıyı ölçebilecek bir cihazın olmadığı düşünülürse 10 Ekim bundan daha fazlasıdır. Ellerinde pankartlar, dillerinde sloganlarla, halaylar ve marşlarla Ankara Garı’nda toplanan on binlerce kişinin arasında patlayan canlı bombalar, izinli bir mitingin neşeli ve coşkulu kalabalığından yakınlarımızı almadı sadece. Ankara katliamı kendisinden önceki zamanın bitirilip kendisinden sonraki kurguya zemin açıldığı bir dönüm noktasında yer alır. O gün miting etrafında hiçbir güvenlik önlemi alınmamıştı, mahkemenin seyri sırasında ortaya ç..]]> Wed, 10 Oct 2018 04:54:11 +0300 Yerli milli küreselleşme https://www.evrensel.net/yazi/82370/yerli-milli-kuresellesme https://www.evrensel.net/yazi/82370/yerli-milli-kuresellesme? Bir süredir kendi etrafında oluşturduğu bloklaşmaları dağıtan, dünya kabul etsin diye ABD’nin DTÖ toplantılarında az uğraşmadığı GATS ticaret sözleşmesi, MAI-MIGA gibi uluslararası yaptırımlar yokmuş gibi dış ticarete diğer ülkeler aleyhine sınırlar koymaya başlayan, iklim sözleşmelerini tanımayan Trump aslında bu gelişmelerden sonra beklenir bir biçimde küreselleşme doktrinini tanımadığını ilan etti. Halbuki 90lı yıllardan itibaren küreselleşme tabirinin yaygın kullanımından sorumlu olan da ABD idi. Sovyetler Birliği yıkılmış ve dünyada yeniden paylaşılacak alanlar da açılmışken ABD için küreselleşme mevcut devlet statükolarının dönüştürülmesi, ulusal hukuk ve bürokrasinin yerinden oynaması anlamına geliyordu. Çünkü artık sermaye dolaşımının ve nüfuz alanlarının genişletilmesinin önünde kayda değer bir engelin olmadığını varsayıyordu. O zamanda..]]> Wed, 03 Oct 2018 04:45:13 +0300 Katar babamızın oğluyken… https://www.evrensel.net/yazi/82278/katar-babamizin-ogluyken https://www.evrensel.net/yazi/82278/katar-babamizin-ogluyken? Yıl 2001; lüks ve şatafatın haram görüldüğü, püritenlik zamanları. Yeni Şafak’ta Fatma Barbarosoğlu şöyle anlatır: “Halide Nusret Zorlutuna’nın babası Avnullah Kazımi 1909’da Mutassarrıflığına tayin edildiği Kerkük’e gelir. O bölgenin ileri gelenleri derhal yeni mutasarrıfa çuvallarla erzak gönderirler. Mutasarrıf kendisi evde yokken getirilen çuvalları sahiplerine iade eder. Hanımının ‘Burada adet böyle imiş’ demesi üzerine gürler: ‘Ben böyle adet istemem. İşte koskoca Osmanlı İmparatorluğu bu sakim adetler yüzünden acınacak hale düştü. Devlet batıyor hanım, batıyor. Devlet nüfuzu iki çuval pirinç, üç teneke yağ için oyuncak ediliyor… Hiç tanımadığım bir insan ilk günden iki çuval pirinçle mutasarrıfın sakalını ele alacak. Arkadan bir başkası yağ hediye edecek, bir ..]]> Wed, 19 Sep 2018 04:33:51 +0300 Tavuk kanadı, Kayı boyu https://www.evrensel.net/yazi/82238/tavuk-kanadi-kayi-boyu https://www.evrensel.net/yazi/82238/tavuk-kanadi-kayi-boyu? Diyanet İşleri Başkanı akla aykırı, gerçeklere dayanmayan söylemler, hikayeler, rüyalar üzerinden dinin anlatılmasının halkın samimi duygularını istismar ettiğini, bu din istismarının da bir güvenlik sorunu haline geldiğini söyledi. Başkana göre inanç meselelerini, fıkhın özünü ve maksadını gözetmeksizin cedel konusu yapmak önemli bir sorun teşkil ediyor. Cedel bir kıyaslama yöntemi. Örneğin Külliye’deki lüks harcamaları eleştirdiğinizde biri size “Ne yani CB TOKİ konutlarında mı otursun” diye yanıt verirse cedel yapmış olur! Başkan bu açıklamayı Cübbeli Ahmed Efendi’nin Abdülkadir Geylani’den menkıbe anlattığı bir video dolaşımdayken yaptı. İzlemeyenler için videonun içeriği şu: Yanında çocuğu olan yoksul ve aç bir kadın, iştahla tavuk yiyen Geylani’ye, önlerinde nasıl böyle tavuk yiyebildiğini sorarak..]]> Wed, 12 Sep 2018 04:07:38 +0300 Hiçbir şey değişmemiş gibi https://www.evrensel.net/yazi/82193/hicbir-sey-degismemis-gibi https://www.evrensel.net/yazi/82193/hicbir-sey-degismemis-gibi? Nagehan Alçı, Talat Bulut’un sette taciz ile suçlanmasına takipsizlik kararı veren savcıyı eleştirerek ‘eğer bir kadın savcımız bu dosyaya baksaydı netice böyle olmazdı’ diye yazdı. Fatih Altaylı’ya göre ise ‘yasalar kanun uygulayıcılarının cinsiyetlerine göre yapılmaz. Yasanın da uygulayıcının da cinsiyeti olmaz’dı. Önemli bir tartışma bu aslında. Cinsiyetçi refleksleri ağır bastığı için taciz, tecavüz istismar davalarında kadın aleyhine içtihadın oluşmasına katkıda bulunan hâkimlerin yerine, empati kurabilecek kadın hakimlerin varlığı yasal sınırlılıkların aşılmasını belli koşullarda sağlamıştır. Tabii bu koşul kadın mücadelesinin zorlayıcı varlığıdır ki empatiye alan açan, bu toplumsal baskı gücü olur. Yasaların normalde kanun koyucuların cinsiyetlerine göre yapılmayacağı da doğrudur. Hatta kapsamı genişletip kanunun kanun koyucuların milliyetlerine,..]]> Wed, 05 Sep 2018 03:07:01 +0300 Malazgirt ve yurdun bitmeyen fethi https://www.evrensel.net/yazi/82146/malazgirt-ve-yurdun-bitmeyen-fethi https://www.evrensel.net/yazi/82146/malazgirt-ve-yurdun-bitmeyen-fethi? Alpaslan ile Romen Diyojen’in karşılaştığı 1071 Malazgirt Savaşı, Anadolu’nun bir Türk yurdu haline gelmesinin tarihsel başlangıcı olarak kaydedilir. Bu yüzden resmi tarihin altın sayfalarından birini oluşturan Malazgirt Savaşı bazen sessizce bazen şaşaalı törenlerle kutlanır. Ne var ki kutlanan sadece geçmiş bir zafer değildir, 26 Ağustoslar bugün bu topraklarda nasıl yurtlanılması gerektiğinin dikte edilebilmesi için de bir vesiledir. Tarih, olduğu gibi, kendi sınırlı anlamına bırakılmaz ve bugünü de şekillendirmek üzere siyasetçinin ağzından/eyleminden durmaksızın konuşarak kendini aşan iddialarda da bulunur. Bu yıl Malazgirt’te yapılan törenlerde Bitlis’in Ahlat’ında, Alpaslan vaktiyle orada bir otağ kurduğu için, yeni bir Cumhurbaşkanlığı Sarayının yapılacağı “müjdelendi” mesela. Giderek derinleşen bir finans krizinde birinci Saray’ın lüksü ve şataf..]]> Wed, 29 Aug 2018 04:58:36 +0300 İyi bayramlar! https://www.evrensel.net/yazi/82105/iyi-bayramlar https://www.evrensel.net/yazi/82105/iyi-bayramlar? Alpaslanlar, Fatihler, Uhud savaşı, Malazgirt, Kut’ül Amare destanı, kefenler kılıçlar, şahlanan atlar, mehteran bölüğü gibi, olağanüstü durumlarda büfeden çıkarılan ölü malzeme setine can üflenerek safları sıklaştırın çağrısı yapılıyor. Eşten dosttan alınan sıcak parayla veya küçük müdahalelerle ötelenmeye çalışıldığı halde kontrol edilemeyen krize karşı pompalanan dirayet gazının dozu artarken bayram üstü işten çıkarılan işçilerin sesi duyulmuyor. “Göklerden gelen bir karar”la iPhone kurşunlayan, 7 liraya yükseldikten sonra dolar bozan, birkaç 1 doları ateşe veren, Amerikan tıraşına tıraş çeken tuhaf survivorlara satılan biletin bedeli taksit taksit ödenmeye başlandı bile. O gemi erkenden su almaya başladı. Bu hurdanın çatlaklarını gizlemek için çıkarılan goygoya, siyasi gösteri d&..]]> Wed, 22 Aug 2018 03:53:25 +0300 Alakasız şeyler: Eşekler ve rahipler https://www.evrensel.net/yazi/82017/alakasiz-seyler-esekler-ve-rahipler https://www.evrensel.net/yazi/82017/alakasiz-seyler-esekler-ve-rahipler? TRT Çocuk’ta ‘Maysa ve Bulut’ adlı çizgi filmdeki karakterlerden birinin eşeğe tecavüz ediyormuş gibi göründüğü bir iki saniyelik bir görüntünün infial yaratabildiği, TRT yöneticisinin bunun üzerine açıklama yapmak zorunda kaldığı cinnet ülkesi burası. Sebepsiz de değil; “Televizyonda subliminal mesaj vermek” gibi bir ifade savcılık iddianamesinde itibar görüyorsa, “Algı yapmak” gibi bir laf ayağa düşmüşse hiçbir anlam yerli yerinde durmayabiliyor. Her şeyin kasıtlı, başka ve derin bir anlamı olabiliyor. Bu çizgi film sahnesini TRT içindeki FETÖ’cülerin komplosu olduğunu söyleyen iktidar destekçileri de, “Adam fırtınalı havada eşeğini ahıra kapatmaya çalışıyordu” gibi bir açıklamayı “Eşek arkadan ittirilmez” diye rasyonel izahla karşılayarak fiili livata iddia..]]> Wed, 08 Aug 2018 03:15:00 +0300 Herkese kayyum... Kişiye özel https://www.evrensel.net/yazi/81933/herkese-kayyum-kisiye-ozel https://www.evrensel.net/yazi/81933/herkese-kayyum-kisiye-ozel? OHAL boyunca çıkarılan kararnamelerle kapatılan yayın organları, tutuklanan gazeteciler, görevlerinden uzaklaştırılan kamu emekçileri, açığa alınan akademisyenler, hakkında şu veya bu nedenle soruşturma açılanlar, iddianameleri hazırlanmadığı için niçin tutuklandıklarını bilmeden aylarca hapishanelerde tutuklu kalanlar… Herkes haklarını arayacakları yargı yolunun OHAL’den sonra açılabileceği söylenerek oyalandı. İki yıl süren OHAL kalktı. Ama kimsenin gözümüz aydın diyeceği bir haber değil bu. OHAL’in kaldırılışına denk gelen Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile OHAL’den çok daha ağır koşulların tesis edilmesinin yolu açılıyor. OHAL’de verilen bütün “karar”lar ağırlaştırılarak hükümsüz bırakılıyor. Savaş bir sağlık sorunudur açıklaması yaptıkları için yönetim kurulu gözaltına alınan TTB gibi bir kurum, ..]]> Wed, 25 Jul 2018 04:10:40 +0300 Perşembenin gelişi https://www.evrensel.net/yazi/81896/persembenin-gelisi https://www.evrensel.net/yazi/81896/persembenin-gelisi? Psikiyatr Carl Gustav Jung “ilk örnek motiflerin varlığını, kişisel nedenlere indirgeyerek yadsımak hatta onları kişisel analizlerle yok etmek için, içinde bulunduğu düzeyin bütün imkanlarını kullanmanın tehlikeli bir psikoloji”* olduğunu yazar. Sürekli tekrarlarla tipik olmaya dönüşen sonsuz sayıdaki ilk örnekler başlangıçta bir içeriğe sahip olmayan biçimler gibi görünür. Ama sonra, akıl ve istence meydan okuyarak yoluna devam eder, bir içeriği doldurur. Jung bunu Avrupa’nın, çapaçul lejyonların önünde titrediği, insanların 2000 yıl önceki gibi Roma selamı vererek bir Swastika’nın (Gamalı Haç) peşinde koştuğu Nazizm döneminin psikolojisini analiz ederken söyler. Meali şudur: Görebilene, perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. Çarşambadaki sonsuz sayıdaki ilk örnekleri anlamayan, fakat perşemb..]]> Wed, 18 Jul 2018 04:05:22 +0300 İp! https://www.evrensel.net/yazi/81859/ip https://www.evrensel.net/yazi/81859/ip? Malatya’da, gelinin 15 yaşında olduğunu öğrenince “ben çocuk gelin fotoğrafı çekmem” diyerek damatla tartışmaya giren düğün fotoğrafçısı, o damadın burnunu kırmış. Bu olay, birkaç yıl önce 4 kız öğrencisini taciz etmekten her biri için 10 ay ceza alan Balıkesir’den bir lise müdür yardımcısının, aynı suçu bir daha işlemeyeceğine kanaat getirilerek cezasının ertelenmesinden iki yıl sonra başka bir yere müdür olduğu haberi çıktıktan sonra oldu. Müdür dört kez tekrarladığı suç için aldığı toplam 40 ay cezayı bir gün bile yatmadan mahkemenin niyet okuması sayesinde hayatına devam ediyor. Bu türden yargı gariplikleri o kadar çok oldu ki bir fotoğrafçının kendi mekanındaki cezalandırma girişimi çoğunun içini rahatlattı. İnsanlar kendi adaletini kendin sağla noktasına geldiler çünkü. Aslın..]]> Wed, 11 Jul 2018 04:49:49 +0300 Seçimle olmaz mı? https://www.evrensel.net/yazi/81810/secimle-olmaz-mi https://www.evrensel.net/yazi/81810/secimle-olmaz-mi? 7 yılda 8 seçim yapacak, anket şirketleriyle oy desteğini sık sık yoklayacak kadar halkoyuna bağımlı iktidar partisi bu seçimin birinci sırada kaybedeni sayılabilir. En az yüzde 50 almak isterken yüzde 42’de demirlemiştir çünkü. Ama bu durum öteden beri AKP’nin seçimle iktidarı bırakmayacağı kaygısında olanları sevindirmeye yetmiyor. Üstelik seçim ve sayım sürecine düşen şaibe gölgesi karşısında bir şey yapamamak da seçimle bir şeylerin değişebileceğine dair umutsuzluğu körüklemiş görünüyor. Sadece tek adam rejimine hayır diyenler için değil, daha bir hafta geçmeden yerel seçimlerin erkene alınacağını el altından duyuran, halk oyuna dayandırmak zorunda hissettiği meşruiyetinin giderek aşındığının farkında olan AKP’nin kurumsal kütlesi için de bir sorun bu. Her defasında bir seferberlik halinde yaşanan seçimlere, ..]]> Wed, 04 Jul 2018 04:19:48 +0300 Böyle bitmez https://www.evrensel.net/yazi/81758/boyle-bitmez https://www.evrensel.net/yazi/81758/boyle-bitmez? Tayyip Erdoğan’ın, halktan talep ettiği oy desteğini ikinci tura kalmadan elde etmiş olması bu seçimin başlıca sonucu. Böylece Muharrem İnce ve Meral Akşener gibi dişli rakiplerin, çıtasını yükselttiği meşruiyet eşiğini farkla aşmış olması Erdoğan’ın elini güçlendirdi. Bu seçim esasen parlamenter sistemin içini boşaltarak devlet mekanizmasını liderin bünyesinde cisimleştiren tek adam rejimi inşası ile, yetkiyi dağıtan bir parlamenter sistemin devamlılığı arasındaki seçeneğin oylandığı seçim olarak tarihe geçti. Seçmen kitlelerinin karşısına sunulan iki seçenekten kazanan birincisi oldu. Böylece yönetim mekanizmalarını, Erdoğan nezdindeki tekelleşmiş bir iktidar odağına bağlayan devlet projesi, fiili varlığına yasal çerçeve bulma imkanını kazanmış oldu. Sahada sosyolojik karşılığı da olan bu iki farklı seçenek için kıran kırana sürd&uum..]]> Wed, 27 Jun 2018 03:29:15 +0300 Dip dalga https://www.evrensel.net/yazi/81663/dip-dalga https://www.evrensel.net/yazi/81663/dip-dalga? Her gün birbirini tutmayan anket sonuçları seçimde kimin, neyin kazanacağını ölçmeye çalışıyor. Günlük ya da anlık indi-çıktıları hesaplarken bir borsa gibi çalışan anket firmaları arasındaki yarışın partilerin yarışından aşağı kalır yanı yok. Millet ittifakı partilerinin, gelişine selam çaktığı “dip dalga”nın veya ateşi hiçbir dereceyle ölçülemeyen “gri alan”ın niteliği de, nihai refleksi de tanımlanamıyor. Çünkü işyerlerinde, evlerde, eş-dost ahbap arasında yapılan stratejik hesapların, taktik oy dağılımlarının, emanet oy hareketinin şimdiden doğru ölçülmesi o kadar kolay değil. Yurttaşın taktik hesapları, yıllardır ideolojik bariyerlerle ayrılmış seçmen bloklaşmasının dışındaki bir çözüm arayışına odaklanmış durumda. Bu yüzden oy dağılımını milliyetçiliğin, laikliğin, muhafazakarlığın bildik adre..]]> Wed, 13 Jun 2018 04:26:50 +0300 Apoletler ve alkışlar https://www.evrensel.net/yazi/81615/apoletler-ve-alkislar https://www.evrensel.net/yazi/81615/apoletler-ve-alkislar? Siyasi akışı darbeler, cuntalar, andıçlar, muhtıralar gibi çeşitli müdahalelerle sık sık kesen apoletlilerin pozisyonu kronik bir tartışma konusudur. Fakat askerin siyasetle yakın teması, onun arada bir kışladan siyasi sahaya inmesiyle sınırlı olmamıştır hiç. On yıllardır her hafta toplanan MGK’nin varlığı sayesinde, devlet siyasetini, farklı öncelikleri olan hükümetlerin yol açabileceği sapmalardan koruma iddiasındaki yerli-milli üst akıl olarak asker, zaten hep politikanın içindeydi. Doğal olarak hükümetler gelip geçici, askerin siyaseti baki kalmıştır. 28 Şubat postmodern darbesinin ardından Refah Partisinden ayrışarak hükümet olan AKP, ‘askeri vesayet’ sistemine son vereceğini vadediyordu. Ergenekon ve Balyoz operasyonları ile 2010 referandumu sırasında da temel saik buymuş gibi davrandı. Rövanş, terbiye, pazarlık, yeniden yapılandırma vs. derken bugün geldiğimiz eş..]]> Wed, 06 Jun 2018 03:42:22 +0300 Krizdeyiz... Ver mehteri https://www.evrensel.net/yazi/81567/krizdeyiz-ver-mehteri https://www.evrensel.net/yazi/81567/krizdeyiz-ver-mehteri? Dolar 5 lirayı zorlamaya başlayınca faiz lobisi, siyonistler, üst akıl, dış güçler yine propagandanın kendilerine ayrılan mümtaz köşesinde yerlerini aldılar. Artık ezbere biliyoruz; iktidar, altından kalkamadığı her sorunu dış güçlerin müdahalesi olarak okutmayı seviyor. Aldatan, kandıran, kıskandığı için memleketi yıkmaya çalışan, büyük resmi çizen hep onlar. Bunlar şimdi de Türkiye’nin büyümesine tahammül edemedikleri için dolar operasyonu yaparak kriz çıkarmaya hazırlanıyorlar! Gezicileri, beka tehdidini, FETÖ’yü, Kürtleri kışkırtan lobilerin şimdi ipini saldığı yeni kötülük bu. Ama kriz siyasi iktidarın üzerine topla tüfekle, ‘ver mehteri’ coşkusuyla gidebileceği bir şey değil. Bunun için bir yandan “Yok ki, kur mur hikaye”diyerek sorunu öteliyor, diğer yandan da faiz lobisine bindirmeye ..]]> Wed, 30 May 2018 04:59:47 +0300 ‘İslamın Kızı'na sosyal medya ayarı https://www.evrensel.net/yazi/81522/islamin-kizina-sosyal-medya-ayari https://www.evrensel.net/yazi/81522/islamin-kizina-sosyal-medya-ayari? Hani, “Kızın şu sokaktan geçip de okula pantolonla giderken yüreğin parçalanıyor mu senin? 18 yaşında kaşını aldıran kızın üniversiteye giderken o halde, yüreğin parçalanmıyorsa vallahi kıyamet günü cehennem seni parçalayacak” diyen İhsan Şenocak var ya, o yine boş durmamış kadınlara bir ayar daha vermiş. Sosyal medyadan diyor ki: “İslamın Kızı! Umudumuz sensin, cafelerde gece yarılarına kadar erkeklerle senli-benli konuşan, felsefenin derin bahislerine dalan, para, pul kazanan lakin ailesini dağıtan kadınların değil, Fatih’e, Baki’ye, Sinan’a ninni söyleyen, evinde Yavuz yetiştiren anaların izinde yürü!” İhsan Şenocak, akla ziyan açıklamaları çok tepki çekince Diyanetten “kovulmuştu.” Lakin fetvalamaya devam ediyor. Şenocak’ın son sözleri yine yoğun bir tepki çekti. Ama asıl dikkat çekici olan, hazretin seslendiği..]]> Wed, 23 May 2018 04:15:33 +0300 Gece biter, sis dağılır https://www.evrensel.net/yazi/81424/gece-biter-sis-dagilir https://www.evrensel.net/yazi/81424/gece-biter-sis-dagilir? Jane Austen’ın, gotik edebiyat okumayı seven kahramanı Catherine Morland, ilk gördüğünde büyülendiği ve kendisine muhakkak bir macera vadettiğini sandığı Northanger Manastırı’ndaki odasında, sağı solu kurcalarken bir çekmecede üzeri yazılı, eski bir kağıt bulur. Serüvenin içine düşmüştür. Gece, karanlık yüzünden okuyamadığı kağıtta ne yazdığını düşünmekten uyuyamaz. Ama sabah, bulduğu şeyin eski bir alışveriş listesi olduğunu anlayınca büyü bozulur. Bu gotik binanın sakladığı gizemi çözen, okuduğu romanlardaki gibi kahramanlardan biri olamayacağını anlamak, oradaki gündelik hayatın hiç de apaçık gerçeği saklayan bir sisle örtülü olmadığını görmek yeterince hüsran kaynağıdır onun için. Gotik’in, güçlü ama kültürel varlığı zayıf bir burjuva dönemin ürünü olduğ..]]> Wed, 09 May 2018 04:14:31 +0300 Seçimin üç bloku https://www.evrensel.net/yazi/81338/secimin-uc-bloku https://www.evrensel.net/yazi/81338/secimin-uc-bloku? Önümüzdeki seçim sıradan, herhangi bir seçim değil. Partisinin genel başkanlığını yürüten, bakanların ve Meclis çoğunluğunun kendisine bağlı olduğu, yargı kurumları üstünde yönlendirici bir etkiye sahip, YÖK’ün, YSK’nin ve daha birçok kurumun vasiliğini yürüten bir, tek kişinin iktidarına meşruiyet kazandırmayı amaçlayan, erken ilan edilmiş kritik bir eşik. İktidar koalisyonu bu eşiğin aşılabilmesi için gerekli yüzde 51’i garantileyebilmek adına, kamuoyunun gözü önünde kendisine yontan düzenlemeler yaptı. Uyum yasaları da bugün yarın çıkarılacak. Düzenlemeler, Cumhur İttifakı dışındaki kesimlerin parçalı yapısının hiç değişmeyeceği baz alınarak yapılmasına rağmen iktidar rahatlamış değil. Üstelik 15 CHP vekilinin İYİ Partiye katılması, iktidar için, çalışmadığı yerden gelen yeni bir sor..]]> Wed, 25 Apr 2018 03:15:56 +0300 50 yıl sonra: Kağıttan kaplan https://www.evrensel.net/yazi/81292/50-yil-sonra-kagittan-kaplan https://www.evrensel.net/yazi/81292/50-yil-sonra-kagittan-kaplan? Eğer ’68 hareketini 1968 Mayısı’nda Paris’te başlayan öğrenci hareketlerine sabitlersek, vatandaşlık, insan ve kadın hakları bakımından paradigma değiştiren önemli bir tarihsel deneyimin 50. yıl dönümündeyiz. Fakat ’68’i bu tarihten önce başlayan Vietnam işgaline karşı direnişten yalıtarak anımsamak mümkün değil. Bu bakımdan birkaç aya değil, sürece yayılmış olan ’68’in en önemli mirası ilk cümlede sayılanlardan daha fazlasıdır. En önemli mirası da emperyalist işgal ve saldırılara karşı, sömürge ve yarı sömürge ülke halklarında zaten var olan bir karşı çıkışı Batılı kamuoyuna da genelleştirmiş olmasıydı. Avrupa’dan biraz daha geç başlayan Türkiye ’68’inin temel itici gücünün antiemperyalizm olması da bir tesadüf değil. Dünyanın bir süper güç tarafından yönetilmesine y..]]> Wed, 18 Apr 2018 04:15:33 +0300 Sevim koş! Evimiz çukur artık https://www.evrensel.net/yazi/81240/sevim-kos-evimiz-cukur-artik https://www.evrensel.net/yazi/81240/sevim-kos-evimiz-cukur-artik? Ferhan Şensoy bir bakkalın süpermarketle kavgasını anlatan oyununu sahneye koyduğu sırada, Turgut Özal tapusuz ruhsatsız gecekondulara imar izni vererek asalak bir sınıfa müteahhitleri dahil ediyor; süpermarketler, alışveriş merkezleri kuruluyor, kamusal mülkiyetin her zerresinin satılacağı dönem başlıyordu. Şensoy’un Donkişot’u yel değirmenleriyle savaşında kaybeden taraf oldu. Bakkalın veresiye defterindeki kargacık burgacık yazıyla şişirilmiş borcun mükellefleri, sevgi tomurcuğu ‘Perihan Abla’nın mahallesinde hayatın akışını bozan küçük aksiyonlara müteahhit eliyle yapılmış apartmanın penceresinden seyirciydi. Gördüğünü karısıyla paylaşmadan edemeyen ‘Baykuş’un nidası çınlıyordu arada bir: Sevim koş, bak! Güya üçkağıt nedir bilmez, konu komşunun yardımına amade esnafın sanki mahalleliyle ilişkisi nakde çevrilmemiş de malını hizmet olsun d..]]> Wed, 11 Apr 2018 04:19:44 +0300 Skandal değil normal https://www.evrensel.net/yazi/81202/skandal-degil-normal https://www.evrensel.net/yazi/81202/skandal-degil-normal? Biri (Artuklu Üniversitesi Rektörü); redaksiyonunu yaptığı İslam Ansiklopedisi’nde yer alan bir başlık altında “Yahudilik, Hristiyanlık, komünizm, kapitalizm, demokrasi, sosyal demokrasi vb. şirk düzenlerini doğrulama”nın mürtedlik olduğu, bunların tövbe etmemişlerse öldürülebileceklerini savunuyor. Aynı ansiklopedide erkeklerin cinsel isteklerini yerine getirmeyen kadınların Allah’a isyan etmiş sayılacağı not düşülüyor. Öteki (Aydın’lı baba müsveddesi G.K) karısıyla cinsel ilişkiye girerken uzun süredir istismarda bulunduğu kızı N.K’yi odaya alarak, izlettiriyor. Beriki (bir tarikat); Antep’te içinde “demokrasi bir kurttur, okullar bir kurttur, okullardaki putlar bir kurttur; çocuklarınızı okullara göndermeyin” ifadeleri geçen bildiriler dağıtıyor. Diğeri (Meclis Başkanı İsmail Kahraman); Mecliste sahnelenecek 18 Mart..]]> Wed, 04 Apr 2018 04:15:43 +0300 Boğaziçi, komünistler ve haklar https://www.evrensel.net/yazi/81156/bogazici-komunistler-ve-haklar https://www.evrensel.net/yazi/81156/bogazici-komunistler-ve-haklar? Bir vakitler üniversitelerde, türbanlı kadınların da okuyabilmesi için eğitim ve insan hakları, fırsat eşitliği gibi temel haklara bolca referans vererek, genç kadınları mobilize eden parti, Boğaziçi Üniversitesinde komünist öğrencilerin “okuma hakkı”nı tartıştırdığı bir noktaya geldi. AKP, daha önce yapabileceği halde ancak iktidarının geç bir döneminde kaldırdığı türban yasağının nimetlerinden epey yararlanmıştı. Çünkü mağdur kesimlerin sözcüsü olabilme iddiasının altını, eşitsizliğin bu görünür sonucunu sömürmek suretiyle doldurabiliyordu. AKP’nin, evrensel insan haklarını ve bunları güvenceye alması gereken yasal müktesebatı, zayıf noktalarını vesile ederek kanırtması sadece türban sorununa özgü olmadı. Bunca yıl boyunca pek çok konuda aynı şeyi yaptı. Ne var ki her yasal müdahale hakların genişlemesi..]]> Wed, 28 Mar 2018 04:55:38 +0300 Buda, Palmyra, Kawa https://www.evrensel.net/yazi/81106/buda-palmyra-kawa https://www.evrensel.net/yazi/81106/buda-palmyra-kawa? 2001’de Taliban Afganistan’ın Bamiyan kentindeki iki büyük Buda heykelini patlayıcılarla yıkmıştı. 500 yıldan fazla dayanabilmiş olan bu dev heykellerin yıkılışı kadar başka hiçbir şey, Taliban barbarlığının simgesi olmadı. Totaliter, kendisinden başka inançlara ve kültürlere tahammülsüz bir ideolojinin yayıldığı topraklarda kök saldığının kanıtı olarak heykellerin havaya uçurulması sadece bir güç gösterisi anlamına gelmiyordu. Aynı zamanda, bölgede yaşayanların geçmiş bütün kültürel birikimini, heykeller orada durduğu sürece varoluşlarına anlam veren sürekliliğin kanıtlarını da ortadan kaldırıyordu.Böylece aslında, müdahale edilerek yolundan saptırılan, halkın zaman algısıydı. Taliban zamanı kendisiyle başlatacağını, soylar ötesine uzanan ama kendisi tarafından onaylanmamış bir geçmişin uğruna silineceğini ilan ediyordu. Gelecek de kendis..]]> Wed, 21 Mar 2018 04:25:16 +0300 Güncelleme! https://www.evrensel.net/yazi/81055/guncelleme https://www.evrensel.net/yazi/81055/guncelleme? Hiç kimse kendisini güncellemek bakımından iktidar partisiyle yarışamaz! Dün taşladığını bugün baş tacı yaparak, daha önce taptığını sonra gömerek bugünlere geldi AKP. Yeni hedeflerini parlatırken bütün başarısız uygulamalarını, çöken projelerini bir önceki dönemde yanında olanlara, eski müttefiklerine, olmadı İnönü dönemine fatura ederek yürüdü. Her dönemeçte “göklerden gelen bir karar vardır” şiirini tekrarlayarak, varoluşunun ve tercihlerinin külli iradenin tecellisi demek olduğunu ima etti ve seçmenlerinden sürekli iman tazelemesini bekledi. Cumhur sıfatıyla anılan ittifak da böyle bir güncelleme. İttifakın soğuk damgası niyetine meydanlarda yapılan bozkurt işareti kimseye ittifak partilerinin yakın geçmişte birbirlerine ettiği hakaretleri hatırlatmasın! Çünkü sınır, ilke, kural tanımayan ikti..]]> Wed, 14 Mar 2018 04:15:31 +0300 Haydi gidelim parka! https://www.evrensel.net/yazi/81007/haydi-gidelim-parka https://www.evrensel.net/yazi/81007/haydi-gidelim-parka? Pazar günü Bakırköy’de yapılan kadın mitingindeki kortejlerde 1970’li yılların şarkıları, mesela; Ajda Pekkan’dan “Sana ne ne kime ne” veya “Arkanı dön ve çık”; Füsun Önal’dan “Geçer geçer, bunlar da geçer/ üzme tatlı canını bunlar da geçer” sözlerinin geçtiği şarkılar çalınıyordu. Bunlara, görece daha yeni sayılan 1990’lardan kalma bir Sertab Erener şarkısı da eklenmişti: “Sokağa atarım kendimi birden, Hürriyetten yanayım hürriyetten… Haydi sırtımda yamalı bir hırka, yırtık pırtık blue Jean/ haydi gidelim parka… O yeee!” Yaşadığı badirelerden kuyruğu dik tutarak çıkmaya odaklanmış, kendiyle barışık ve moralli bir kadın figürünün bazen alayına boş vermiş, bazen hesap soran sesi bugün de “kocaya, babaya, polise” eyvallahı olmayan kadınlar için m..]]> Wed, 07 Mar 2018 04:52:42 +0300 Meşruiyet meselesi https://www.evrensel.net/yazi/80968/mesruiyet-meselesi https://www.evrensel.net/yazi/80968/mesruiyet-meselesi? Turgut Özal iki buçuk partili bir Meclis hayal etmişti. Sağdaki dört eğilimi çatısı altında bileştirmiş bir ANAP, sosyal demokrat bir parti, bir de artık herhalde buçuk varlığıyla Kürtlerin partisi olsa yetecekti. Bu siyaset tekelleşmesi hayali 12 Eylül döneminden kalan miraslardan biridir. Buna göre, zaten cuntanın ezdiği sosyalistler ile ana eğilimlerden nüansla ayrılan, baraj mağduru siyasi programların vb. temsiline gerek yoktur. Menderes’ten devralınmış kutuplaştırma siyasetiyle Özal’ın hayalini birleştiren AKP ittifak düzeneğiyle parlamentoda siyasi tekelleşme düzenine bir adım daha attı. İttifak içinde olduğu parti ya da partileri baraj engeline takılmaktan kurtarırken aynı zamanda fazladan 3-5 milletvekilini de kapmayı hedefleyen, seçime belli bir süre girmeyen partilerin otomatik olarak kapanmasının yolunu açan düzenlemeye gelinceye kadar yapılan her şey, &ccedi..]]> Wed, 28 Feb 2018 05:17:17 +0300 Ağırlaştırılmış müebbede sevinmek https://www.evrensel.net/yazi/80921/agirlastirilmis-muebbede-sevinmek https://www.evrensel.net/yazi/80921/agirlastirilmis-muebbede-sevinmek? Ağırlaştırılmış müebbet cezası verilen Nazlı Ilıcak, Ahmet Altan ve Mehmet Altan’ın epey ah aldıkları doğrudur. Soğuk Savaş döneminin Türkiye karakolu gibi çalışan Tercüman gazetesinden beri, Nazlı Ilıcak’ın solculara yönelik iflah olmaz bir kinin sözcülüğünü yapması ve her zaman devletin en karanlık sularında kulaç atması ile, Ahmet Altan’ın, 12 Eylül işkencehaneleri 24 saat çalışırken kendilerini ifade edemeyecek duruma getirilmiş olanlara Sudaki İz romanıyla bir tokat daha atması unutulacak gibi değildir. Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığı Taraf gazetesinde, bugün bir kısmı havuz medyasına transfer olmuş mesai arkadaşlarıyla birlikte 2010 referandumunda “Yetmez Ama Evet” propagandası yaparak sandıktan ileri demokrasinin değil, bal gibi vesayet rejiminin çıkmasındaki sorumluluğu da az değildir. Ekleyelim; bu ekibin, basılmamış kitabı yüzünden tutu..]]> Wed, 21 Feb 2018 04:15:47 +0300 Ana haber bülteni ya da aslın sureti https://www.evrensel.net/yazi/80876/ana-haber-bulteni-ya-da-aslin-sureti https://www.evrensel.net/yazi/80876/ana-haber-bulteni-ya-da-aslin-sureti? Hadi 30 dakika kadar ana haber bültenini izleyelim… -İlahiyatçı İlhan Şenocak, “Genç kayınvalide şehvet uyandırır, bu erkekler için haramdır”… dedi. - Köpeğin boynuna ip bağlayarak tecavüz eden yaşlı adam tutuklandı. - Adana’da bir düğünde üç yaşında bir çocuğa tecavüz etmek üzere olan adam, linçten tutuklanarak kurtarıldı. - Bisiklet çalarkan MOBESE kamerasına el sallayan pişkin hırsız yakalandı… - Dün gece yapılan operasyonlarda, sosyal medyada yaptıkları paylaşımlar yüzünden gözaltına alınan sayısı 600 küsura yükseldi. -Tutuklu gazeteci sayısı 152 oldu. - Akit gazetesi sunucusu: Cumhuriyet gazetesini, sizin gibileri katletmek mübahtır diye tehdit etti… -Furkan Vakfı operasyonunda yakalananlardan birinin cep telefonunda çocuk pornosu bulundu. Adam ‘Müstehcen yayınların &..]]> Wed, 14 Feb 2018 04:51:24 +0300 Hacamatçı? https://www.evrensel.net/yazi/80830/hacamatci https://www.evrensel.net/yazi/80830/hacamatci? Bir zamanlar devlet tarafından karşılanan kamusal hizmetlerin artık ağır gelen bedelinin “sivil toplum” denen şekilsiz varlığa devri, neoliberalizmin alameti farikasındandır. Sivil toplum; bir yandan eğitim, sağlık, sosyal güvenlik ve güvence hizmetlerini bir kâr kaynağı haline getiren ama devletten de yoksullara sunulmayan ayrıcalıkları alan özel teşebbüsün adresi idi. Öte yandan devlet finansmanından çekildiği için paralı hale gelmiş bu hizmetleri satın almakta zorlanan emekçiler için ortaya büyük bir boşluk çıkmıştı ki, bunun el altından kışkırtılan cemaatleşmeler tarafından yardımlaşma ağları tarafından doldurulacağı söyleniyordu. Bu boşlukta sağlık hizmeti “Hastalık yok hasta var” biçimindeki eski paradigmasını terk etmeye, insanı odağından çıkaran bir kıyıya yelken açmaya teşvik edildi. İlaç tekelleri, kâr esaslı sağlık kurumları, kimy..]]> Wed, 07 Feb 2018 04:01:10 +0300 Hipokrattan beri dayanıklı kalan https://www.evrensel.net/yazi/80784/hipokrattan-beri-dayanikli-kalan https://www.evrensel.net/yazi/80784/hipokrattan-beri-dayanikli-kalan? Meslek odaları kendi üyelerinin tüzel statülerini korumak ve geliştirmekle iştigal ettikleri gibi aynı zamanda toplumsal sorumluluklar da üstlenirler. Bir bina, makina ya da kentsel bir projenin çevreye etkisini, çevrenin ilgili nesneyle ilişkisini, bunların insanların hayatını nasıl etkileyeceğini hesaplamadan mimarlık ve mühendislik mesleğini yapmak mümkün değildir. Meslek örgütleri bir toplumsal sorumluluk içinde siyasetin konjonktürel dalgalanmalarından yararlanan rant çevrelerine, “çeşmeyi akarken doldurmaya” kalkanlara karşı kamu yararının uzun vadeli çıkarlarının sözcüsü olur, halkın dikkatini çekmeye çalışır ve yanlış hesabın Bağdat’tan dönmesi için mücadele ederler. Tabip Odalarının işlevi de sadece hekimlerin çalışma düzenleriyle ilgilenmekle sınırlı kalmaz. Mesela neoliberalizmin insan sağlığını metalaştırm..]]> Wed, 31 Jan 2018 04:15:13 +0300 İstikamet kızıl elma! https://www.evrensel.net/yazi/80744/istikamet-kizil-elma https://www.evrensel.net/yazi/80744/istikamet-kizil-elma? 2003 yılının 30 Ağustosu’nda Taksim’de düzenlenen Kızıl Elma mitinginde İşçi Partisinin gençlik kolu Öncü Gençlik’in Başkanı Mehmet Perinçek ile İstanbul Ülkü Ocakları Başkanının kol kola verdiği resim hatırlardadır. MHP ile Aydınlık çizgisinin bu, o zamanlar şaşırtıcı yan yanalığı çok konuşulmuş; ne var ki ittifak, mitingi düzenleyenlerin murat ettiği kadar uzun ömürlü olmamıştı. O zamanlar sansasyonel bir vakıa olarak görülen Kızıl Elma “koalisyonu” daha sonra Ergenekon iddianamesine de girmiş; sorulduğunda, MHP, bu mitingde yer aldığını reddetmiş, Doğu Perinçek de MHP’nin bu inkarını “Zaten yoktular” diye yanıtlamıştı. Kızıl Elma Ziya Gökalp’in Turan ülküsünde; Türklerin cihan hakimiyetini ve Türk dünyasının bütünleştirilmesi hedefini simgeler. Bir vakitler MHP’nin programı..]]> Wed, 24 Jan 2018 04:54:09 +0300 Kaftancıoğlu ve aysbergin görünmeyen yüzü https://www.evrensel.net/yazi/80695/kaftancioglu-ve-aysbergin-gorunmeyen-yuzu https://www.evrensel.net/yazi/80695/kaftancioglu-ve-aysbergin-gorunmeyen-yuzu? CHP’nin İstanbul il başkanı olarak seçilir seçilmez Canan Kaftancıoğlu hakkında başlatılan karalama kampanyasına ve 4-5 yıl önceki sosyal medya paylaşımları üzerinden soruşturmaya konu edilmesine uygun bir sözcük bulmak zor. Bir yalan makinesi olarak çalışan gazetenin; yüzü örtülü, elinde taşlar olan bir kadının fotoğrafını bu yalanın ortaya çıkacağını bile bile, Kaftancıoğlu olduğunu iddia ederek servis etmesi ise Goebbels’i yerinde döndürecek kadar dahiyane! Kaftancıoğlu Ermeniler üzerine yazdığı, Mustafa Kemal’in askerleriyiz sözünü eleştirdiği tweetlerle, Selahattin Demirtaş ile çekilmiş fotoğrafıyla AKP-Vatan Partisi-CHP ulusalcılığının ihtiyaç duyup da bir türlü uygun vesileyle ifade edemedikleri milli birlik beraberliğin, sayesinde kurulacağını herhalde tahmin edemezdi. Aydınlık gazetesi Kemal Kılıçdaroğlu’nun Dersimlil..]]> Wed, 17 Jan 2018 04:20:09 +0300 Helal taciz! https://www.evrensel.net/yazi/80647/helal-taciz https://www.evrensel.net/yazi/80647/helal-taciz? Diyarbakır’da, 16 yaşındaki öğrencisini taciz ettiği için hakkında soruşturma açılan; evli, imam hatip lisesi öğretmeninin yargılanırken şeriat mahkemesi talep etmesi irkilticidir. “Allah’ın helalini” talep ettiği için “Üzerine leke sürmeyeceğine” emin olduğu şeriat hükmünün uygulanması durumunda, cezası ölüm olsa da razı geleceğini söyleyen bu adamın cüretinin kaynağı da münferit değildir. Eğer bu kaynağın son zamanlarda her biri ayrı birer fetva odağı haline gelen radikal tarikatların meşrulaştırdığı söylem ortamından ibaret olduğu düşünülürse hata yapılır. Önce ergenlik yaşını tanımlayan sonra evliliği ergenlikle ilişkilendiren devlet kurumu Diyanet de bu olaydan bir hafta önce, medeni hukuk diye bir şey yokmuş gibi davranarak kız çocuklarının 9, erkek çocuklarının 12 yaşında evlenebilmesini mazur gördü. Tep..]]> Wed, 10 Jan 2018 04:15:34 +0300 İran’ın provokatörü, emperyalizmin oyunu! https://www.evrensel.net/yazi/80624/iranin-provokatoru-emperyalizmin-oyunu https://www.evrensel.net/yazi/80624/iranin-provokatoru-emperyalizmin-oyunu? Dünya düzeninin devletler, lobiler, karanlık siyasi operasyonlarda rol oynayan finans imparatorlukları ve istihbarat servisleri arasındaki çatışma veya uzlaşmalar tarafından belirlendiğine dair bir siyasal yaklaşım oldukça yaygın. Halk faktörünü dışlayan, emekçileri siyasi bir özne olarak denkleme dahil etmeyen bu bakış açısı 2011 Arap ayaklanmalarını, Kürdistan referandumunu, Kürtlerin talepleri için sürdürdükleri mücadeleyi doğrudan doğruya “emperyalizmin oyunu” olarak etiketlemekte hiçbir mahzur görmedi. Soros’un, zaten siyasal sistemleri çürümüş eski Sovyet cumhuriyetlerindeki renkli devrimleri kışkırtmak için harcadığı paraları, bunun için kurduğu sivil toplum örgütlerini ifşa ettiği söyleşileri bu tür komplo teorilerini güçlendirdiği gibi, 2000’lerin başında Kuzey Irak’taki,..]]> Sat, 06 Jan 2018 04:52:25 +0300 Denizgezmişçilik! https://www.evrensel.net/yazi/80514/denizgezmiscilik https://www.evrensel.net/yazi/80514/denizgezmiscilik? 2010 referandumuna giderken Erdoğan bir konuşmasında 12 Eylül’de idam edilen Necdet Adalı, Erdal Eren ve Mustafa Pehlivanoğlu’yu anmış, Nevzat Çelik’in Adalı için yazdığı ve Ahmet Kaya’nın seslendirdiği Şafak Türküsü dizelerini okumuş “Tam otuz yıl sonra yine bir 12 Eylül günü gencecik ölümlerle, zamansız vedalarla 17 yaşındaki çocukları yağlı urgana taşıyan zihniyetle hesaplaşacağız” diyerek ağlamıştı. Sözü şuraya bağlamıştı “MHP’ye, CHP’ye, BDP’ye gönül vermiş kardeşlerimizden ‘evet’ bekliyorum. Sadece 12 Eylül’le hesaplaşmak adına değil bir daha 12 Eylüllerin yaşanmaması için hepsinden evet bekliyorum.” AKP dönemindeki ilk Anayasa referandumu o sıralar askeri vesayetle mücadele sosuyla servis edilmiş, liberal bir teveccüh de görmüştü. Aynı günlerde Erdoğan K&uum..]]> Wed, 20 Dec 2017 04:15:55 +0300 Filistinli çocuk… https://www.evrensel.net/yazi/80466/filistinli-cocuk https://www.evrensel.net/yazi/80466/filistinli-cocuk? Ellerinde kocaman silahlarla bir çocuğu gözaltına alırken gözlerini bir çaputla bağlamışlar. Amcasının deyimiyle, ailesine bakabilmek için gündelikle çalışan 14 yaşındaki Fevzi, İsrail askerlerine taş attığı gerekçesiyle askeri cezaevine konulmuş. Yedi kardeşin en büyüğü. Giderek küçülen, neredeyse yok hükmüne düşecek bir ülkenin intifadalarına doğan, ilk adımlarının provasını ayaklanmalarda yapmak zorunda kalan sayısız ergenden biri. Gözaltına almak için tepeden tırnağa donanımlı 23 İsrail askerinin seferber olduğu büyük öfkenin gözle görülür hali. Göremesin diye, çocuğun gözlerine bağlanan çaputun ardında ise kimliksiz Ortadoğulunun deli gözbebekleri… Filistinli Şair Mahmud Derviş Kimlik Kartı şiirinde “Kaydet Arabım Adım var yalnız yoktur soyadım / Bu diyarda öfke kazanında yaşayan / En..]]> Wed, 13 Dec 2017 04:54:26 +0300 Şema, harita ve leylek uçuşu https://www.evrensel.net/yazi/80415/sema-harita-ve-leylek-ucusu https://www.evrensel.net/yazi/80415/sema-harita-ve-leylek-ucusu? Yeni polisiyenin popüler yazarı Jean Cristophe Grange, görünürde leyleklerin kıtalar arasındaki göç yollarını izlemek için kurulmuş, ama aslında bu göçmen hayvanların ayaklarına geçirilmiş halkalara takılı elmasların, Orta Afrika’dan Avrupa’nın merkezine kadar kaçak transferini gerçekleştiren suç örgütünü anlatır bir kitabında. Leyleklerin Uçuşu’nda genç kuşbilimcisinin, bu suç örgütünü deşifre etmek için takip ettiği göç yolu üzerindeki ülkeler, çatışmaların, ayaklanmaların, küresel hesapların içiçe geçtiği siyasi bir haritayla birebir örtüşür. Fransa, Bulgaristan, İstanbul, İsrail-Filistin, Sudan’ı Afrika’nın elmas yataklarına bağlayan küresel suç, sadece basit bir ticari baypas işleminden ibaret değildir. Amatör kuşbilimci,..]]> Wed, 06 Dec 2017 04:12:17 +0300 Esnaf siyaseti, Zarrab peçetesi https://www.evrensel.net/yazi/80378/esnaf-siyaseti-zarrab-pecetesi https://www.evrensel.net/yazi/80378/esnaf-siyaseti-zarrab-pecetesi? Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın, Reza Zarrab’tan 700 bin dolarlık bir hediye kabul ettiğiyle ilgili iddia sonrasında piyasaya çıkarılan belgeyi hatırlar mısınız? Bir peçeteye yazılı “Saat bedeli 240 bin Euro’yu M. Zafer Çağlayan’dan aldım- Reza Zarrab” yazıyordu o kağıtta. Bu uyduruk fatura için ’70’li yıllarda bakkalların kullandığı veresiye defterinin arasına hesaba sonra dahil etmek üzere koyulan notlardan biri gibi, veyahut sigara üstüne kaydedilen adres gibi az nüfuslu bir kasabadaki esnaf ticaretinin kültüründen kopya çekilmişti. Aldım verdim hesabını bakkalla müşterisi arasındaki üç yumurta bir ekmek alacağıyla eşitleyen bu kasaba kurnazlığı, şimdi bütün dünyanın gözünün önünde milli itibarı zedeleyen bir davanın sayısız kalemlerinden biridir. Bu kasaba tüccarlığı İran’a uygulanan amb..]]> Thu, 30 Nov 2017 04:15:08 +0300 Mao’nun ruhu, NATO’nun komplosu https://www.evrensel.net/yazi/80320/maonun-ruhu-natonun-komplosu https://www.evrensel.net/yazi/80320/maonun-ruhu-natonun-komplosu? Çin köylü devriminin ve ÇKP’nin Lideri Mao Zedung’un ‘Üç Dünya Teorisi’ olarak adlandırdığı stratejisine göre, dünya sırasıyla emperyalist ülkeler, gelişmiş (Avrupa) ülkeler, yarı sömürge ülkeler olarak üçe ayrılmıştı. Bu teoriye göre baş çelişkiyi emperyalist ülkeler oluşturuyordu bu kapsamda birinci dünyadaki en ileri emperyalist ülke üçüncü dünyadaki halkların baş düşmanıydı. Genç kuşak bilmeyebilir ama ’70’li yıllarda küçük sosyalist ülke Arnavutluk’un açtığı tartışma Mao’nun stratejik teorisiyle önemli bir hesaplaşma alanı açmıştı. Ki bu tartışma o yıllarda Türkiye’de Mao’dan esinlenen hareketlerde, sınıf mevhumunu ve mücadelesini dışladığı, sınıf yerine ‘üçüncü dünya’ ülkeleri..]]> Wed, 22 Nov 2017 04:54:31 +0300 Son bakışta aşk https://www.evrensel.net/yazi/80287/son-bakista-ask https://www.evrensel.net/yazi/80287/son-bakista-ask? Parlamentodaki iktidar partisinin de muhalefetin de, 1980’de partilerin hepsini kapatan cuntanın da; yani darbecisinden mağduruna siyasetin tüzel kurumlarının hepsinin birden Kemalist olduğu “asude” zamanlarda da işler biraz karışıktı hiç kuşkusuz. ’70’lerde siyasal stratejisini önemli ölçüde Kemalizm eleştirisiyle kuran radikal sol dışındakileri bir yana bırakırsak herkesin kendine göre bir Kemalizm’i vardı. Fesli küfürbazlar o zamanlar ancak meczup muamelesi görürdü, kimse de bu cüretkarlığa çanak tutabilecek bir siyasal iktidarın yönettiği ülkeyi hayal bile edemezdi. Bu kadar farklı tanımlarla bir milli kimlik ortalamasının tutturulabilmesinde hiç kuşkusuz Kemalizmin kendisinin de suç ortaklığı var. Sınıfsız imtiyazsız kaynaşmış bir kitle yaratmaya çalışan cumhuriyetin kurucu ve sonraki kadroları için Kemalizm, yönetici sınıf k..]]> Thu, 16 Nov 2017 04:52:18 +0300 Gogol'un Palto'sundan https://www.evrensel.net/yazi/80253/gogolun-paltosundan https://www.evrensel.net/yazi/80253/gogolun-paltosundan? Gogol’un Palto’su sabahtan akşama kadar bir büroda yazıları temize çekmekle uğraşan ve neredeyse yaşayan ölü durumundaki küçük bir memurun “Acıya yenik düşen sessiz haykırışı”nın hikayesidir. Memur, bin bir zorlukla aldığı paltosu çalındıktan sonra, kaybını bulmalarına yardım etsinler diye kapısını aşındırdığı karakol, emniyet ve “mühim adamlar”ın aşağılamalarından kalbi kırılarak ölür. Ne var ki paltonun hayaleti devlet bürokrasisinin peşini bırakmayacaktır. İlk giyildiğinde sahibinin bastırılmış bütün duygularını uyandıran, eğik boynunu dikleştiren kısa boylu, tıknaz memurun yeni paltosu, onun ölümünden sonra uzun boylu pala bıyıklı bir beden biçimine bürünerek önüne gelen bürokratın, zenginin paltosunu çalmaya kalkar. Ezilmiş ve aşağılanmışların, sıradan emekçilerin yaşamsal sorunlarını ironik bir ü..]]> Sat, 11 Nov 2017 04:15:22 +0300 Ve Barzani sine-i millete döner… https://www.evrensel.net/yazi/80185/ve-barzani-sine-i-millete-doner https://www.evrensel.net/yazi/80185/ve-barzani-sine-i-millete-doner? Barzani, parlamentoya bir mesaj göndererek başkanlıktan çekilirken kamuoyuna yaptığı görüntülü açıklamayla da başta KYB olmak üzere diğer bazı siyasi oluşumları hainlikle suçladı. ABD’ye ise Kürtleri “sattığı” için sitem etti. Irak Bölgesel Kürt Yönetiminin oluşumundaki ABD refakatinin, bağımsızlık sürecinde de elde bir olduğunu düşünen Barzani’nin, referandumun bir emperyalist tezgah olduğunu düşünerek ulusların kendi kaderini tayin hakkı başlığının altını “İstemeyiz” diye dolduranlar kadar yanıldığı görülüyor. Barzani’nin; bölgedeki Kürt partileri, bunların Irak yönetimi ile ilişkileri, bölge devletlerinin teyakkuzu, ABD ve Rusya’nın pozisyonu hakkındaki yanlış okumalarının maliyetinin zaten iğreti dengeler içinde süren bir statünün sarsılması, bölgenin kuşatılması ve i&c..]]> Wed, 01 Nov 2017 04:57:03 +0300 İte kaka kültür https://www.evrensel.net/yazi/80139/ite-kaka-kultur https://www.evrensel.net/yazi/80139/ite-kaka-kultur? 5 sene önce, Abdullah Gül zamanının Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen, “Muhafazakar bir sanatın ve estetiğin yapısını oluşturmak gibi bir yükümlülük içindeyiz” demişti. Üstüne, İskender Pala Yeni Şafak’ta muhafazakar sanat ve estetiğin 20 maddelik manifestosunu yazmıştı. Pala manifestosunun 15. maddesinde “Sanat ortamlarında kendisi dışlansa da, muhafazakar sanatın muhafazakar olmayan sanat ürünlerini eleştiren ama asla dışlamayan bir sanat” olduğunu söyleyerek, kültür virajından manifestolu, bildirgeli dönüş esnasında, neye maruz kalacakları konusunda endişeli sanat camiasını teskin etme ihtiyacı da duymuştu. Sözler, manifestolar o kadar önemli değil. Ama o ikisinin muhafazakar sanatın gelişmediği konusundaki tespitlerini doğrulayacak bir durum o zaman da yoktu aslında. Bu çıkış olsa olsa teşvikte bir doz artırımı talebi olabilir. Ç&uum..]]> Wed, 25 Oct 2017 04:26:14 +0300 Kul hakkı! https://www.evrensel.net/yazi/80093/kul-hakki https://www.evrensel.net/yazi/80093/kul-hakki? Eğer bir yurttaşsanız yasalar size reşit olduğunuz andan itibaren cinsiyetinize, ırkınıza, dininize, milliyet kökeninize, sınıfsal aidiyetinize bakmaksızın formal bir eşitlik vaat etmek zorundadır. Oy kullanabilir, seçip seçilebilir, hakkınızdaki suçlamalara karşı kendinizi mahkemede savunabilir, istediğiniz zaman dava açabilirsiniz. Ama değilseniz bunların hepsinden de yoksun kalırsınız. İnsanlar gerçekte nasıl uygulandığından bağımsız olarak bu formal eşitliği kazanmak için çok uzun süre mücadele ettiler ve kul statüsünden yurttaş statüsüne evrilebilmek için çok çaba harcadılar. MÜSİAD etkinliğinde “Batıdaki eğitimde kul hakkı öğretilmez” diyen AKP’de kadrolu entelektüel Alev Alatlı doğruyu söylemiştir. Çünkü 1789 Fransız Devrimi’nden bu yana kullukla ilişiğini kesmeye çalışan insanlık eğitim sisteminden “ku..]]> Wed, 18 Oct 2017 04:15:33 +0300 Bir gece ansızın https://www.evrensel.net/yazi/80046/bir-gece-ansizin https://www.evrensel.net/yazi/80046/bir-gece-ansizin? Ortadoğu’da bir strateji, yol haritası çizmek kolay değil. Hele sorununu çözmek için hedef tayin edeyim derken sorunun bir parçası oluveren, oyun kuruyorum derken kurulmuş oyunların içinde kaybolan, günü kurtarmak zorunda kaldığı her durumda “kandırılan” siyasi iktidarın ufku, her seferinde, yaptığı hatalar zincirinin kendisini götürdüğü yerden başlamak zorunda kalıyorsa. Sık sık eldeki bulgurdan olma vakası başına geliyorsa… Bu durumda ‘bir gece ansızın gelebiliriz’den başka sığınacak yer kalmaz. Daha geçen hafta Kürdistan referandumu ile ilgili fırtınalar kopuyor ve Barzani’ye parmak sallanıyordu. Bir gece ansızın şarkısı yine söylenmeye başlanmış, sınır tatbikatlarına girişilmişti. Kürdistan’a operasyon beklenirken ansızın İdlib harekatı başladı. Suriye savaşı altı yıldır sürüyor. Bu altı yıl boyunca siyasi iktidar defalarca t..]]> Wed, 11 Oct 2017 05:37:33 +0300 Ucu açık? https://www.evrensel.net/yazi/79998/ucu-acik https://www.evrensel.net/yazi/79998/ucu-acik? Binali Yıldırım söyledi; öğrencilere ikinci dört yılda soru bankasından çekilecek açık uçlu sorularla sınav yapılacak ve bu sonuçları “dışarıdan” birileri değerlendirecek. Buna not ortalamaları filan eklenerek öğrenci “inşallah” bir üniversiteye yerleştirilecek. Güya öğrencileri sınav sisteminden kurtarmak gibi ulvi bir amaçla getiriliyor sistem. Ama aslında liyakatle sadakat arasında, keyfi ölçümlere bir kez daha, koskoca bir açık alan bırakmaktan başka bir işe yaramayacağı şimdiden belli. Bu yüzden de açıklamanın kendisi de, nereye çekersen çek, hep açığa düşecek cinsten. Bu “ucu açık” lafını parti toplantısından ya da iç kulislerden çıkar çıkmaz söylemiş gibi görünüyor Yıldırım; zira çok fazla iç jargon kokuyor: Bu meseleyi “Ucu açık bırakalım ..]]> Wed, 04 Oct 2017 05:00:15 +0300 Kim kazandı, kim kaybetti? https://www.evrensel.net/yazi/79950/kim-kazandi-kim-kaybetti https://www.evrensel.net/yazi/79950/kim-kazandi-kim-kaybetti? Bağımsızlık, referandumdan çok önce dile getirilen bir konu olduğu için bölgedeki ve dışındaki siyasi güçlerin sonuçlara hazırlıksız yakalandığı söylenemez. Bu talep IKBY tarafından değişik kereler dile getirilmişti. Meclis seçimlerinin yapılmasına engel olarak koltuktaki süresini uzatmaya çalışan Barzani’nin referandum zamanlaması da kendisi ve partisi için yerindeydi. Zira metal yorgunluğu sadece Türkiye’ye mahsus değil. Bu referandum Kürt sinesinde kendini şarj etme imkanlarından birini ona sağladı. Tereddüt halindeki Kürdistan partilerinin, çekimser etnik çevrelerin referanduma dahil olmaları Barzani için muhtaç olduğu kudreti ona aşılamış oldu . Kendi siyasi statülerine kendileri karar vermek üzere sandıktan bağımsızlık çıkaran Kürtler ve diğer halklar ise, zaten eski sınır çizgilerinin kevgire döndüğü Ort..]]> Wed, 27 Sep 2017 04:15:16 +0300 Cenaze ve müktesep https://www.evrensel.net/yazi/79909/cenaze-ve-muktesep https://www.evrensel.net/yazi/79909/cenaze-ve-muktesep? Aysel Tuğluk’un annesinin cenazesine yapılan muamele devlet ricalinin de sessiz kalamayacağı kadar bir infial yarattı. Oysa cenazelerle girilen kötücül ilişki bu olayla başlamadı. Sınırda ailelerine verilmeden bekletilen bedenler, Kemal Gün’ün oğlunun cenazesini almak için günlerce açlık grevi yapması, Berkin Elvan’ın annesinin yuhalatılması, 10 Ekim Katliamı’nda ölenlerin ardından stadyumlarda sloganlar atılması vb. yaşayanlarla kurulan rövanş esasına dayalı siyasi ilişkilerin cenazelere ulanacak biçimde genişlediğini göstermişti çoktan. Yani bir annenin cenazesine yapılan saldırı durup dururken ortaya çıkmadı. Anaokulu ve ilkokul çocuklarının cihat konulu müsamerelerle bir dava uğruna şehitliğe, Araf’ta yeniden dirilişe hazırlandığı bir zamanda yetişkinlerin dünyası da bir ritüel alanı gibi. Öte dünya tasavvuru ile içinde yaşanılan d..]]> Wed, 20 Sep 2017 05:00:50 +0300 Asım değil; deist, nihilist bir nesil https://www.evrensel.net/yazi/79825/asim-degil-deist-nihilist-bir-nesil https://www.evrensel.net/yazi/79825/asim-degil-deist-nihilist-bir-nesil? Diyanet dergisinin, MAK-Danışmanlık şirketinin haziran ayında yaptığı bir araştırmanın sonuçlarına dayanarak hazırladığı yeni ateizmleri işleyen dosyası dikkat çekici. Araştırmadan “Allah’ın varlığı ve birliğine bizi yaratıp yaşattığına inanıyor musunuz” sorusuna yüzde 4 oranında hayır; yüzde 6 oranında da “Evet inanıyorum ama her şeye karıştığını düşünmüyorum” yanıtının çıkmasının, din işlerini düzenlemeye memur edilmiş bir kurumda alarm çaldırmaması düşünülemezdi. Hayli yüksek bir oran. Böylece kurumsal dergi, bir tür ateizm olarak tanımladığı deizmi, yani tanrıya inanmak ama herhangi bir dini görüşle bağdaşmayı reddetmek eğilimini ve bunun dünya meseleleri karşısındaki kinik-nihilist tutumla eklemlenme biçimlerini masaya yatırıyor. Bu dosyada deizm ve nihilizmin giderek yaygınlaşma potansiyeli gösterdiğine işaret eden yazarların öne..]]> Wed, 06 Sep 2017 04:55:58 +0300 Ne ara böyle sevdik https://www.evrensel.net/yazi/79784/ne-ara-boyle-sevdik https://www.evrensel.net/yazi/79784/ne-ara-boyle-sevdik? Filiz Aker önce Vatan Şaşmaz’ı sonra kendisini öldürdü. Dolayısıyla o otel odasında ve öncesinde neler olduğunu, meraktaki kamuoyuna anlatacak kimse yok. Yakınlarının anlattıklarından, bitmiş ve artık karşılık bulmayan bir aşkın hazin sonucuyla karşı karşıya olduğumuzu bilebiliyoruz sadece. Aker’in yeğeni Dora Ercan, cinayet-intihardan sonra girdiği otel odasında yerdeki kırmızı tişörtlü erkek cesedini gördüğünde “Vatan bu” demiş; “Teyzem Vatan dışında kimseye bunu yapmaz.” Sevildiği için öldürülenler listesi şimdiye kadar hep kadın adlarıyla dolduğu için televizyonun, belli ki seveni çok, genç, erkek sunucusunun öldürülmesi ezber bozdu. Kadın cinayetlerinin, şiddetin, istismar ve tecavüzün artışının siyaseten kışkırtılmış eril kimliklendirmeyle dolaysız ilişkisini, rollerin değiştiği bu vakayla ilişkilendirmekte güçl&..]]> Wed, 30 Aug 2017 05:00:27 +0300 Bekçinin düdüğü, kartalın silahı https://www.evrensel.net/yazi/79735/bekcinin-dudugu-kartalin-silahi https://www.evrensel.net/yazi/79735/bekcinin-dudugu-kartalin-silahi? Postacılar, çift kale maç oynayan çocuklar, kapı önünde yün örüp çekirdek çitlerken havadan sudan muhabbete gömülmüş kadınlar, bakkal defterleri, “Akşama bir maniniz yoksa size gelelim inşallah”lar, “Bizde kalmamış, iki yumurta verir misin komşu”lardan oluşan pastorali tamamlardı mahalle bekçilerinin düdüğü. Sonra hepsi birden kayboldu. PTT’nin bir kısmı özelleşti, müstakil evlere müteahhit girdi, bakkal süpermarket devretti, mahalle bekçisinin yerini MOBESE aldı. Sakinler arasındaki samimi ilişkileri ve onlara dair kurumları çözerek gelişen kentleşme, eski mahalleyi, bu pastoral tablo içinde hiç bulunmamış genç kuşakların bile ütopyasını besleyen bir nostalji haline getirdi. Gezi direnişinde gençlerin kimi ortak kullanım alanları ve işgal edilmiş evler etrafında mahalleyi yeniden dirilt..]]> Wed, 23 Aug 2017 03:34:50 +0300 Coca Cola-Rabia https://www.evrensel.net/yazi/79689/coca-cola-rabia https://www.evrensel.net/yazi/79689/coca-cola-rabia? Coca Cola, süper ligde oynayamayan ülkelerin yurttaşları tarafından maddi ve manevi hayatı istila eden emperyalist tahakkümle özdeşleştirilir, logosu halk mücadelelerinin lanetlediği simgeler arasında yer alır. ’90’lı yıllarda çöken “Doğu Bloku” ülkelerine, Mao’nun yolundan çark eden Çin’e ilk bayrağı diken şirket Coca Cola’ydı. Bu içeceği üreten tekel, dünya kapitalizmini temsil etmek gibi pekişmiş bir izlenimi değişim değeri haline getirmiş, markasına ekleyerek olumsuz duyguları bile paraya çevirmeyi becermişti. Gel zaman git zaman, Coca Cola CEO’ları dünyanın çok kültürlü olduğunu keşfetti; ürün hangi ülkeye gidiyorsa oranın kültürel değerleriyle çağrışımlı bir sloganı, logosunda Kiril, Çin ya da Arap harflerini kullanarak emperyalizmin, az gelişmişlerin ekonomik bağımlılığı yerine ge&cce..]]> Wed, 16 Aug 2017 05:06:05 +0300 Yeni devlet mi? https://www.evrensel.net/yazi/79647/yeni-devlet-mi https://www.evrensel.net/yazi/79647/yeni-devlet-mi? Ekranda “Yeni bir devlet kuruyoruz lideri de Tayyip Erdoğan’dır” diyen AKP Eski MKYK Üyesi Ayhan Oğan’ın sözü, infial yaratan bütün durumlarda olduğu gibi partinin yetkilileri tarafından “Bizi bağlamaz” denilerek münferit hadiseler çuvalına atıldı. Oğan da ikinci bir açıklama yaparak sözlerinin arkasında durduğunu iddia etti ama yeni devlet kurmaktan değil, 15 Temmuz’dan sonra devleti yeniden tahkim ve inşa etmekten bahsetti. Kuyuya atılan münferit taşlardan AKP icraatının güncel ve uzak hamlelerini tespit etmeye alışık kamuoyu; laikliğin altının oyulması, adım adım başkanlık sistemine geçiş, ‘askeri vesayeti tasfiye ediyoruz’ iddiasıyla tek parti hegemonyasının inşası, toplumsal cinsiyet kalıplarının muhafazakar bir içerikle yeniden kurulmaya çalışılması vb. konularda yetkili yetkisiz şahısların ağzından çıkan sözde münferit keramet..]]> Wed, 09 Aug 2017 05:00:26 +0300 Nikahta gelin yok https://www.evrensel.net/yazi/79608/nikahta-gelin-yok https://www.evrensel.net/yazi/79608/nikahta-gelin-yok? Geçen yıl kamuoyunda “istismar yasası” olarak anılan tasarı Meclise geldiğinde kadınların epey tepkisini çekmiş ve bu, çocuk yaşta evliliklere cevaz veren, istismar suçlularının da elini rahatlatan tasarıyı Hükümet geri çekmek zorunda kalmıştı. O zaman 6 AKP vekilinin imzasıyla sunulan yasa, döndü dolaştı yeni bir kılıkla, üstelik daha ağır bir içerikle yeniden Meclise geldi. Hükümet şimdi de müftü ve muhtarlara nikah kıyma yetkisi verilmesini istiyor. İmam nikahı ya da dini nikah evvel ezel yaygın bir uygulama. Kadınları evlilik yoluyla sahip olabilecekleri medeni haklardan yoksun bıraktığı, çocukları mağdur ettiği için imam nikahı hep eleştiri konusu olmuştu. Müftülü yasayı getirenler resmi nikahın sağladığı bütün hakların dini nikah tercih eden kadınlara tanınacağını iddia ediyor ve Batılı ülkelerdeki kilise nikahını örnek gösteriyorlar. Böyle denince de hak kaybı olmuyormuş, tersine dini nikah yüzünden medeni yasanın kapsama alanı dışında kalan kadınların, fiili bir durum yasal..]]> Wed, 02 Aug 2017 04:56:11 +0300 Deve sidiği, Cumhuriyet davası https://www.evrensel.net/yazi/79569/deve-sidigi-cumhuriyet-davasi https://www.evrensel.net/yazi/79569/deve-sidigi-cumhuriyet-davasi? Artık televizyon izlemek mümkün değil. Haber vermek, memlekette olan biteni enine boyuna tartışmak riskli hale geldiği için kanallar, en çok izlenen yayın saatlerinde fizikötesi alemin meselelerine, sözüm ona ilahiyatçıların kulaklarına gaipten fısıldananlara, dünya hali yerine metafizik ahkamlara alan açmaya başladılar. Öte dünyalara dair bilgi olsa olsa spekülasyon olacağından herhangi bir yargının neye dayandığını kanıtlamaya gerek de yok. Ekran bilirkişisinin ‘bu böyledir’ demesi yeterli. Böylece alametler bağlamlarından soyutlanarak olguların, belirtiler neden sonuç ilişkilerinin yerini alırken, ekran başında oturanlara tekrarlaya tekrarlaya üretilen bilme yolu, bir analizin sonucu olarak gerçeğe ulaşmak değil, gerçekliğin önceden hazır tutulan bir yargıya nasıl uydurulacağı oluyor. Deve sidiğinin bir kanalda sünnet ve şifa olduğunu söyleyen ilahiyatçının yol açtığı sansasyon bu bakımdan bir zirvedir. Ekranda kendisine “iç öyleyse” diye deve sidiği sunulması kadar da kolay yık..]]> Wed, 26 Jul 2017 04:15:25 +0300 Millet ile turuncu https://www.evrensel.net/yazi/79521/millet-ile-turuncu https://www.evrensel.net/yazi/79521/millet-ile-turuncu? Yüzde ellinin evde zor tutulduğu günlerde AKP’nin tek başına iktidarda kalmak için yöneldiği kaynak, seçmen kitlesinin yarısıydı. Diğer yarısı ise nasıl olsa bölük pörçük, birbiriyle bir araya gelemeyen; amorf, türdeş olmayan bir topluluk olduğu için kontrol edilmesi, her birini, cürümlerine uygun suç kataloglarında sınıflandırarak yönetmesi kolay gibi görülüyordu. Gerçi eleştirel herkes bir zamanlar toptan darbeci/Ergenekoncu olarak da yaftalanmıştı ama bu türdeş olmayan topluluğun FETÖ, DHKPC, PKK sonradan IŞİD’in de dahil olduğu kokteyl terör örgütünün müstakbel üyeleri telakki edilmesi Rabia işaretinin ortaya çıkması gerekti. “Tek vatan, tek bayrak, tek millet, tek devlet” şiarı altında buluşanlar bir yanda, dörtlü kokteyle dahil edilenler diğer yanda. Dörde dört iyi hesap doğrusu. 15 Temmuz darbesinin yıldönümünde tıpkı darbe günlerinde olduğu gibi birlik beraberlik mesajı bekleyenler olmuştur belki. Ancak öyle bir şey olmadı. Çünkü birlik beraberlik mesajları, karşı taraftaki..]]> Wed, 19 Jul 2017 05:00:55 +0300 Elde var sıfır https://www.evrensel.net/yazi/79497/elde-var-sifir https://www.evrensel.net/yazi/79497/elde-var-sifir? 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçti. Bu bir yıl içinde FETÖ’nün konuşulmadığı bir an bile geçmemesine rağmen havanda su dövülmekten başka bir şey yapılmadığı söylenebilir. Darbe davasında alınan ifadeler arasındaki büyük boşluklar var olmaya devam ettikçe de havanın daha epey su kaldıracağı görülüyor. Siyasi iktidar FETÖ’nün kendilerini nasıl aldattığını henüz bir türlü izah edebilmiş değil. Ama kendilerine kandırılmış olma hakkı tanınmayan binlerce insan en küçük işaretlere dayanarak gözaltına alınabiliyor, tutuklanıyor, mal varlıklarına el konabiliyor. FETÖ “davası” her gün, basına yansıyan insan trajedilerine yol açarak sürüyor. FETÖ teyakkuzu sırasında yüz binlerce insan işinden oldu, üniversiteler boşaltıldı, siyasetçiler tutuklandı ve Meclis giderek işlevsizleşen bir kuruma dönüştü. Bir hukuk fecaatine de yol açan bu haksız uygulamalara karşı biriken tepkiler ise ileride bir gün, durum normalleştiğinde kurunun yanında yanan yaşlara haklarının iade edileceği..]]> Sat, 15 Jul 2017 04:15:21 +0300 Ya dışkı ya lolita https://www.evrensel.net/yazi/79428/ya-diski-ya-lolita https://www.evrensel.net/yazi/79428/ya-diski-ya-lolita? Patnos’ta kocasının dışkı yedirmeye çalıştığı kadının (Cansu Ş.) görüntüsü ile Bahar Candan’ın Hürriyet’teki röportajı hemen hemen aynı anda sosyal medyada belirdi. Patnoslu kadın ve adamın durumu, şiddet hikayeleri başlığı altında çabucak anonimleşemeyecek kadar benzersiz olsa da yabancılık çekmeyeceğimiz bir vaka. Bahar Candan söyleşisini okuduktan sonra ise, magazinle pek haşır neşir değilseniz kim bu kadın sorusunun yanıtını bulmak için merak edip araştırmanız; hazretin katıldığı “İşte Benim Stilim” yarışmasından alıntılanmış videoları izlemeniz gerekir. Her alıntı sizi ‘dibin daha ne kadar dibi’ olabilir merakıyla bir diğerine sürüklerken bakmışsınız saatler geçmiş. 10 yaşındaki bir çocuğun tepkilerinin yetişkin bir kadın bedeninden fışkırdığı bir tersine-Lolita parodisiyle Patnoslu köylü arasındaki alaka işte bu dibin daha dibinde kurulabiliyor. Freud olsaydı, her iki vakada da ruhsal arazları teşhis eder; figürlerin insan yavrusunun gelişim evrelerinden birine takıldığı tes..]]> Wed, 05 Jul 2017 05:04:48 +0300 Kuşa değil sünnete bak! https://www.evrensel.net/yazi/79398/kusa-degil-sunnete-bak https://www.evrensel.net/yazi/79398/kusa-degil-sunnete-bak? Bakan Nabi Avcı’ya göre Efes harabelerinin ortasında sünnet düğünü yapılmamış. Ama ören yerlerinde zaman zaman kamu kuruluşları ve turizm meslek kuruluşlarının “kruvaziyer” misafir ağırlaması, konserler dinletiler düzenlemesi yönetmeliklere uygunmuş. Yine de bir işgüzar kamu görevlisi çıkıp böyle bir şey yapmışsa diye araştırmalar sürüyormuş! Avcı, giydirilmiş masa ve sandalyelerin görüntüsü basına yansıyıp tepkiler arttığında söyledi bunu. Ve bildiğimiz refleks geldi: yönetmelikleri aşırı yorumlayan işgüzar görevli aranmaya başladı. Aslında, “biz 2010’dan beri müze ve ören yerleri yönetmeliği/yasasında yaptığımız değişiklikle Efes gibi daha birçok ören yerinde sünnetmiş, düğünmüş her türlü etkinliğin yolunu açtık” dese daha anlamlı olurdu. 2010’da dönemin Kültür Bakanı Ertuğrul Günay gişelerin ihaleye açılmasını müzecilikte modernizasyonu gerçekleştirmek adına hararetle savunuyordu. O zaman sadece Efes değil Ayasofya Müzesi, Topkapı Sarayı Müzesi ve Harem Dairesi, Aspendos, T..]]> Fri, 30 Jun 2017 05:00:59 +0300 Evleri, mezarları! https://www.evrensel.net/yazi/79338/evleri-mezarlari https://www.evrensel.net/yazi/79338/evleri-mezarlari? İkinci Dünya Savaşı bittiğinde, Londra’nın yoksul mahallelerinde yaşayan ailelerin çoğunun başlarını sokacak bir çatıları kalmamıştı. Piccadily-Kensington ve Buckingham Sarayı’nın da bulunduğu Hyde Park civarında yerleşik aristokratların, onlarca odalı boş konakları/sarayları, o sırada denklerini kapıp gelen yoksullar tarafından işgal edilmeye başladığında, iktidardaki İşçi Partisi Hükümeti ne yapacağını şaşırmıştı. İşgal edilen zengin evlerinin birer odasına yerleşen aileler polis zoruyla çıkarılmaya çalışılsalar da yerini hemen yenileri alıyordu. Evinin bir İngiliz’in kalesi olmasıyla övünen bir toplumun emekçileri yerleşecek bir yer arıyordu nihayetinde. İşgal hareketi giderek İngiltere’nin her yerine yayıldı. Boş kamplar, sahipleri tarafından uzun süreliğine terk edilmiş mekânlar, sahipsiz evler squatting eylemlerinin menziline girdi. Yoksulların konut talebini, önlenemeyen bir işgal hareketiyle seslendirmesi, zaten savaş yorgunu devleti konut reformuna zorlayacak, kısa zamanda..]]> Wed, 21 Jun 2017 05:00:49 +0300 Kadınlara pembe şiddet https://www.evrensel.net/yazi/79287/kadinlara-pembe-siddet https://www.evrensel.net/yazi/79287/kadinlara-pembe-siddet? Bir semti sakinlerinden arındırarak ‘mutenalaştırmaya’ başlamak istiyorsanız önce orada uyuşturucu satıcılarının türemesine, kap-kaççıların yuvalanmasına, bar-pavyon açılmasına, her türlü tahrike açık, uyuyan huzursuzlukların uyandırılmasına göz yumar ve ortamı bir güzel kriminalize edersiniz. Sonra istikrar arayan sakinlerin bir kısmı devreye giren devlet güçlerinin açtığı koridordan semti terk eder, kalmakta inat edenler de söke söke atılırlar. David Harvey Asi Şehirler kitabında bunun dünyanın pek çok yerinde uygulanan bir kentsel dönüşüm ilkesi olduğunu söyler. Şunun gibi örnekler de verir: “1990’larda Seul’daki inşaat şirketleri sumo güreşçileri gibi iriyarı tiplerden oluşan çeteler kurarak bunları mahalleleri boydan boya işgal etmekle görevlendirmişlerdi. Orada kendi imkanlarıyla ev kuran mahalle sakinlerinin konutlarını yıkmakla kalmayıp eşyalarını da parçaladılar. Bugün bu yamaçların çoğunu yüksek kuleler kaplamıştır.” Kent rantına el koyanların yoksulların yerinden yurdunda..]]> Wed, 14 Jun 2017 04:30:39 +0300 En şık sensin babişko https://www.evrensel.net/yazi/79238/en-sik-sensin-babisko https://www.evrensel.net/yazi/79238/en-sik-sensin-babisko? İdeolojik mesajlı okul müsamerelerinde, dünyadan bihaber sabilerin muhafazakar bir toplumsal cinsiyet kalıbına ite kaka sokuldukları sahneye tesettür-türbanlı çıkmaları giderek yaygınlaşıyor. Sosyal medyada dolaşan fotoğraflardan anlaşıldığına göre örtünme yaş eşiği emzikli kız bebelere kadar indi. Cinsiyet rollerinin keskin bariyerlerle ayrıldığı, kurgulanmış bir yetişkin yaşamına çocuklar şimdiden hazırlanıyor.Gelecekteki hayatları için müsamere sahnelerinde alıştırma yaptırılan bebelerin aile, okul, imam, mahalle halkı vb. tarafından el birliğiyle tamamlanmaya çalışılan eğitimlerinin temel amacı ruhsal şekillenmelerinin sağlanması olduğu kadar bedensel bir terbiyeden de geçmeleri. Vaazında “Adam yorgun argın eve gidiyor, çocuk hoş geldin babi/babişko diye sesleniyor. Babaya saygı kalmadı; ayağını uzatmış televizyon seyrediyor” diyen çırpınan imam ve benzerleri, çocuk yontan tornaları her köşe başına koydular. Ne var ki, bu kapsamlı ruh ve beden eğitimi süreci televizyon ve inter..]]> Wed, 07 Jun 2017 04:54:55 +0300 Emperyal bir bıyık sorunu! https://www.evrensel.net/yazi/79194/emperyal-bir-biyik-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/79194/emperyal-bir-biyik-sorunu? 20. yüzyılda doğudaki emperyalist yayılma politikalarına hem bir vesile üretmek hem de motive etmek için dini araçsallaştıran adamlardan biri daha yeni öldü. Yeşil Kuşak döneminden beri, Brzezinski’nin “kur işlet yok et” diye özetlenebilecek teorisi doğrultusunda, Ortadoğu’daki radikal İslamcılığın büyümesini çizmeyi aştığı sınıra kadar kışkırttıktan sonra müdahale etme taktiği raf ömrünü henüz tamamlamadı. Ortadoğu’da görünür amacı radikalleri cezalandırmak olan müdahaleler sayesinde yağma ve el koyma yolu açılırken; kapitalist pazar-piyasa-yatırım alanlarını genişletmek demografik kontrolü sağlamak, bölgenin kaynaklarını denetlemek gibi halka açıklanmayan vahşi amaçlar da gizlenmiş olabiliyordu. Brzesinski’nin toprağı bol olmasın! Emperyalist Haçlı seferlerinin bölgede bir karşılığı var. Aynı acımasızlıkla, aynı nobranlıkla kendisine belirlediği teritoryal yerleşkeyi genişletmeye çalışan ve giderek dünyanın her yerinde kendi nizamını kurmaya çalışan, bunu yapamasa bile hizaya geti..]]> Wed, 31 May 2017 05:00:06 +0300 Bir sorunlu şahıs olarak İbni Haldun https://www.evrensel.net/yazi/79146/bir-sorunlu-sahis-olarak-ibni-haldun https://www.evrensel.net/yazi/79146/bir-sorunlu-sahis-olarak-ibni-haldun? İbni Haldun Üniversitesinin açılışında Auguste Comte’a “sorunlu şahıs” İbni Haldun’a da eserlerine kıymet verilmemiş bir alim diyerek bu iki tarihsel şahsiyeti karşı karşıya koyan Cumhurbaşkanı, herhalde birini Batılı-Hristiyan olduğu için sorunlaştırırken diğerini de Doğulu Müslüman olduğu için yüceltti. Aralarında yüzlerce yıl olmasına rağmen düşünceleri pekala birbiriyle temas edebilecek mahiyetteki bu iki düşünür (olur ya!) bugün yaşasaydılar sorunlu olan ile kıymetli olan muhtemelen yer değiştirecek; İbni Haldun da (anakronik fantezi bu ya) mutlaka KHK’lik olacaktı. İbni Haldun Doğunun altın çağı kapanırken 14. Yüzyılda Tunus’ta yaşadı. Onun düşüncelerinin kaynağında, ne ilginçtir ki Batılı bir kült; Aristo yer alır. Henüz tarihin tarih, sosyolojinin sosyoloji, siyaset biliminin siyaset bilimi olmadığı o koşullarda bir toplum teorisi oluşturmaya çalışmış ve bunu, kimilerinin onu Marx’ın habercisi olarak nitelemesine yol açacak biçimde materyalist-laik (O zaman laiklik de bilin..]]> Wed, 24 May 2017 04:55:11 +0300 Havı tersine tarayarak tarih yazmak https://www.evrensel.net/yazi/79097/havi-tersine-tarayarak-tarih-yazmak https://www.evrensel.net/yazi/79097/havi-tersine-tarayarak-tarih-yazmak? Mustafa Armağan’ın TVNet’teki programında, Atatürk’ün manevi kızı Afet İnan ve annesi Zübeyde Hanım hakkında ortaya atılan iddialar haklı bir infial yarattıktan sonra, programın, resmi tarih yazımının gizlediği gerçeklerin güya artık sırrına ermiş de derin bir kazı çalışması sonucunda yıldızını kendileri söndürmüş edasındaki konuşmacıları, kamuoyunun yoğun tepkisi üzerine adli kovuşturmanın konusu haline geldiler. Programın Sunucusu Mustafa Armağan yıllardır Albayrak Holding bünyesinde çıkarılan Derin Tarih dergisinin editörü. Büyük ölçüde, akıl sağlığının yerinde olmadığına dair Rıza Nur’un 1930’lu yıllarda yazıp 1960’tan önce yayımlanmaması kaydıyla buzluğa kaldırdığı, bir kısmına google taramasıyla ulaşılabilecek sayıklamaları bu derginin ve programın beslendiği başlıca kaynaklardan biri haline geldi. Rıza Nur saçmaları zaten başka mahfillerde de değişik vesilelerle alıntılanıp duruluyor. Rıza Nur meselesi bir kenarda dursun. Resmi tarih mitini yıkma iddiasıyla yayın hayatına ba..]]> Wed, 17 May 2017 05:00:17 +0300 CHP’nin 'Havet'i, milletin sinesi https://www.evrensel.net/yazi/79048/chpnin-haveti-milletin-sinesi https://www.evrensel.net/yazi/79048/chpnin-haveti-milletin-sinesi? Referandum sürecinden önemli bir başarıyla çıkan hayır kesiminin en büyük parçası CHP, imkana çevireceği bir avantaja sahipken, beceriksiz manevralarının yol açtığı örgütsel ve politik bir sancıyla karşı karşıya. Aslında devlet aygıtlarının etrafında kümelenmiş göründüğü AKP’nin siyasetini temel ve sorgulanmaz kabul ederek en kritik zamanlarda bu partinin dönemsel politikalarına destek veren ve böylece devlet partisi olma vasfını yerine getirdiğini zanneden ana muhalefet partisi, bu haliyle, kendisini gereksizleştirmeyi çoktan başarmıştı zaten. Devlet partisi olmakla, sürekli değişebilen, talepkar ve eleştirel bir kitlenin temsilcisi olma iddiasının gerilimlerini de sürekli yaşadı. Referanduma götürülen anayasa değişikliği paketinin içeriğinin hem her şeyi değiştireceğini iddia edip hem de hiçbir şey değişmemiş gibi davranmak da bu partinin kurmaylarına nasip olmuştur. Alttan gelen talebin artık köşeye sıkıştırmaya başladığı bu siyasi basiretsizlik sayesinde, bugün her kafadan bir s..]]> Wed, 10 May 2017 04:15:56 +0300 Tokalaşarak herkes https://www.evrensel.net/yazi/79024/tokalasarak-herkes https://www.evrensel.net/yazi/79024/tokalasarak-herkes? Elizabeth Gaskell, Kuzey Güney romanında, Londra’dan sanayi kenti Milton’a taşınmak zorunda kalan yoksullaşmış aristokrat kadın kahramanın gözüyle hızlı bir değişim yaşayan ülkesine bakar. İşçi grevleriyle kaynayan Milton’da eşitlik ve özgürlük gibi, alışık olmadığı kavramlarla karşılaşan Margaret’in beden dilinden sözcüklerine kadar her şey hızlı bir dönüşümden geçmek zorundadır. Belden aşağısı kasnaklarla şişirilmiş elbisesinin, biriyle karşılaştığında yaptığı reveransın, insanlarla sadece tokalaşarak selamlaşan ve böylece kimsenin önünde eğilmek zorunda kalmayan işçiler arasında alay konusu olduğu bir kentte kirli, kömür karası ellere dokunmak gibi meziyetler edinir. Kendi sınıfının değerlerinden kopar. İşçilerin 19. yüzyıldaki eşitlik talebi basit bir hukuki talep değildi. Gündelik hayatın miadı dolmuş ritüellerini geçersizleştirip, düşmekte olan sınıfın alışkanlıklarını da yavaş yavaş çöp sepetine atarken onlar aynı zamanda bir yaşam tarzını da inşa ediyorlar; bütün bir toplumu..]]> Sat, 06 May 2017 04:53:03 +0300 1 Mayıs... Ama nasıl? https://www.evrensel.net/yazi/78980/1-mayis-ama-nasil https://www.evrensel.net/yazi/78980/1-mayis-ama-nasil? Her 1 Mayıs öncesinde dağıtılan bildirilerin güzide bir çerçevesi, olmazsa olmazı olarak yer alan “tarihçe”, bugünün neden önemli olduğunu bilmeyene ve genç kuşaklara öğretir, bilenler ezberinin üzerinden bir daha geçer. Özetle; 19. yüzyıl Şikagosu’nda Amerikan işçi sınıfının katliam ve idamla sonuçlanan grevinin anısı, sonraki emekçi kuşaklara özgür ve eşit bir dünya yaratmak için birlik ve mücadele etme şartını mirası bırakmıştır. O zamanlardan bu yana alana çıkan, şalter indiren veya neye gücü yetiyorsa onu yapan emekçiler için 1 Mayısların hiçbiri birbirine benzemez. Bazen kitleler devasa bir kortejde tek bir gövde, tek bir ses olarak yeri sarsar; böyle büyük bir gövde olamadığı zamanlarda fabrika bahçelerini şenliğe çevirir, kimi zaman da o ses; dağıtılması, okunması bedel ödemeyi gerektiren bildiriler halinde bir posta kutusunda cesareti sınar. 1 Mayıs’ı bir anma olmaktan çıkaran da “Bugünü ne olursa olsun kutlama inadı” değildir. Zamana, koşullara, örgütlenme düzeyine bağlı olar..]]> Sat, 29 Apr 2017 05:00:40 +0300 Dağılma ya da kardeşleşme https://www.evrensel.net/yazi/78933/dagilma-ya-da-kardeslesme https://www.evrensel.net/yazi/78933/dagilma-ya-da-kardeslesme? YSK tarafından ilan edilmiş şaibeli sonuçlara karşı itirazlar, protestolar, eylemler sürerken en azından 2019 seçimleri gibi yakın bir gelecek için şimdiden nasıl bir tahkimat yapılacağı sorunu hem ‘evetçi’ hem de ‘hayırcı’ kesim için mühim bir tartışma konusu. AKP-MHP blokunun, üzerine hile hurda gölgesi düşen referandumdan istediği sonucu alamamış olması işinin kolay olmayacağını gösteriyor. Zaten referandum öncesinde yapılan anketlerde bu cenahın oylarında ciddi bir erimenin ortaya çıktığı; kentli, kadın ve genç nüfusta bu blokun ortak projesine karşı kuşkuların giderek arttığı biliniyordu. Sonradan bu kuşkunun vaktiyle merkez sağ partilere oy veren, kentli muhafazakar tabandaki huzursuzluğun bir karşılığı olduğu IPSOS’un anketinde de tespit edilmiş oldu. Bu tablonun evet blokğunun dümenindeki AKP’de yol açtığı panik, partili kalemlerin tespit ve önerilerinden, aktarılan kulis bilgilerinden anlaşılıyor. Cem Küçük’ün AKP’nin radikal İslamcılarla ve Mavi Marmaracılarla ilişkisi..]]> Fri, 21 Apr 2017 04:15:15 +0300 Yüzde 50’den sonraki 1 https://www.evrensel.net/yazi/78885/yuzde-50den-sonraki-1 https://www.evrensel.net/yazi/78885/yuzde-50den-sonraki-1? Geleceğimizin yüzde 50’den sonraki bir kişinin oyuna bağlı olduğu kritik bir eşikten geçeceğiz yarın. Bu durumun kendisi bile yeterince gerilim kaynağı. ‘Hayır’ çalışması yapanlar bu süreci güle eğlene, neşeyle geçirirken iktidarının stabilitesini korumak için her zaman gerilim ve gerginliğe ihtiyaç duymuş olan AKP, referandumu bir ölüm kalım meselesi haline getirdi. Güncel gerilimler yetmiyorsa yakın veya uzak geçmişteki gerginliklerin, savaşların, 15 Temmuz darbesinin tekrar tekrar ısıtılan anılarının o yüzde 50’den sonraki 1 kişinin pohpohlanmasında önemli bir etkisi olacağı zannedildi. Yapılan anketler bunun getirisinin olmadığını gösteriyor. Yarın göreceğiz. Başbakanın sistem, Cumhurbaşkanlığı danışmanının devlet değişikliği olarak lanse ettiği beklentinin toplumsal bir karşılığı olup olmadığı referandumdaki sonuçla sınanmış olacak. Sonuç ne olursa olsun ancak seçmenin yarısından bir fazlasının onayını alabilince geçerli olacak bir Anayasa değişikliğinin, sağlam kolonlara sahip..]]> Sat, 15 Apr 2017 04:56:56 +0300 Kötülük şakalanır! https://www.evrensel.net/yazi/78815/kotuluk-sakalanir https://www.evrensel.net/yazi/78815/kotuluk-sakalanir? Kardeşler arasındaki didişmeyi konu alan seri reklamların, 1 Nisan’da yayımlanmak için hazırlanmış özel versiyonu, Ülker’i fena halde şapa oturttu. Reklam şarkısını okuyan adamın “Tecavüzcü Coşkun” kıvamındaki ses tonu, şarkının sözleri ve kullanılan efektler dünyanın hiçbir yerinde hiçbir anlam ifade etmez, ancak deli saçması kategorisinde altın ahududu ödülü falan alabilirdi. Ne var ki, ekrandan subliminal darbe mesajı verdikleri gerekçesiyle gazetecilerin hapse atıldığı veya şahsın önce tutuklandığı ona hangi suçun isnat edileceğine sonradan bakıldığı bir ortamda herkes süreç içinde Robert Langdon’laşma imkanı bulduğundan, bir sözün art anlamını yakalamak, olmayacak şeylere anlamlar yüklemek veya bir görüntünün gizli mesajını okumak konusunda toplum bir hayli uzmanlaşmış sayılır. Dan Brown’ın simge bilim profesörü olan kahramanının mesleği burası için artık sıradan bir yurttaş uğraşıdır. Bu yüzden de bu kötü reklam filminden hazırdaki anlamların çıkarılması zor olmadı. Bu film Ü..]]> Wed, 05 Apr 2017 05:00:52 +0300 Kahkahanın zaferi https://www.evrensel.net/yazi/78762/kahkahanin-zaferi https://www.evrensel.net/yazi/78762/kahkahanin-zaferi? Mehtap Yörük; KHK’lerden biriyle ihraç edilen, Eğitim Sen üyesi genç bir kadın, öğretmen. Diyarbakır’dan. İhraç edildikten sonra şu bildiğimiz camlı tezgahını Ofis’teki Sanat Sokağı’na kurarak nohut pilav satmaya başladı. Genç kadının bu kısacık CV’sinde geçen sözcükleri yan yana sıraladığınızda bile filmin adı ortaya çıkıyor. Oradaki her sözcük zaten bir mesaj. Ama yetmemiş, nohut-pilav tezgahına bir de isim takmış genç kadın. KaHKaha686. KHK’nin içine gömülü olduğu kahkahanın yanındaki numara, kararnamenin sayısı. Kendisiyle röportaj yapan Vecdi Erbay’a “Her şeye rağmen kahkaha atabileceğimizi anlatmak istiyorum” demiş Yörük. O demese de anlardık elbette. Bir zamanlar Başbakan yardımcısıyken “kadın iffetli olacak, kahkaha atmayacak” diyerek kendisine kahkahayla güldüren Bülent Arınç, memleket mazlumlarına durduk yere bir direniş biçimi armağan etmişti. Bundan sonra kadınlar sık sık kahkaha atmaya çalıştılar. Bazen bu kahkaha sesleri kızlı erkekli de çıktı. Gülmeyi iffetle ilişkil..]]> Wed, 29 Mar 2017 04:36:46 +0300 Müstakbel bir keder için gözyaşı https://www.evrensel.net/yazi/78715/mustakbel-bir-keder-icin-gozyasi https://www.evrensel.net/yazi/78715/mustakbel-bir-keder-icin-gozyasi? Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu romanının kahramanı Feride, günlüğünde öğretmenlik yapmak için gittiği Zeyniler köyünü anlatır. Bir yatırın ve mezarlığın gölgesindeki Zeyniler’de durağan bir hayat yaşayan köylülerin en önemli çabası ölüme hazırlanmaktır. Günahları yüzünden cezalandırılma korkusu içindeki insanların gündelik hayatının cehenneme çevrildiği bir yerdir burası. Korkuyu kışkırtmak eğitimin de temel güdülerinden biri haline gelmiştir. Feride anlatır: “Bu biçare çocukları bir parça neşelendirmek, güldürmek için ne maskaralıklar yapıyorum… Teneffüslerde eğlenceli, meraklı oyunlar öğretmeye çalışıyorum. Nedense bundan bir türlü tat almıyorlar. u mihnet çekmiş, yaşlı başlı insanlara benzeyen, yorgun çehreli, donuk gözlü kız çocuklarının en büyük eğlenceleri bahçenin bir köşesine toplanıp ölüm, tabut, teneşir, zebani, kabir gibi korkunç kelimelerle dolu ilahiler okumaktan ibaret. Bu memleketin havasında insan ölümü adeta kokluyor… Hatice hanım da bir hocanın vazifesini, kalpler..]]> Wed, 22 Mar 2017 04:15:29 +0300 El Bab ile getto arasında https://www.evrensel.net/yazi/78672/el-bab-ile-getto-arasinda https://www.evrensel.net/yazi/78672/el-bab-ile-getto-arasinda? “Hollanda Krizi”nden çok kısa bir süre önce üç önemli gelişme oldu. Birincisi; Türkiye’ye “Güneydoğuda son yürütülen askeri operasyonlar sırasında yaşanan insan hakları ihlallerinin soruşturulması” çağrısında bulunan BM İnsan Hakları Örgütünün raporunun yayımlanması. İkincisi; Avrupa Konseyinin danışma organlarından Venedik Komisyonunun anayasa değişikliği “Otoriter bir başkanlık sistemine dönüşme riski taşıyor” denilen raporunun yayımlanması. Üçüncüsü ise Avrupa Birliği’nin, üyelik müzakereleri kapsamında Türkiye’ye önceden vermeyi taahhüt ettiği yardımların kesileceğinin duyurulması. Nitekim Hollanda krizi sürerken 167 milyon küsuru ödenen 4 milyar 450 milyon liranın kalan kısmının ödemesinin durdurulduğu açıklandı. Bu gelişmeler, Avrupa’da propaganda yapmak isteyen AKP’li bakanlara izin verilmemesinin günübirlik ortaya çıkan birer gelişme olmadığını gösteriyor. AKP Hükümetinin Hollanda’da kriz imkanlarını sonuna kadar kullanmaktan imtina etmemesini o an ortaya çıkmış bir duruma k..]]> Wed, 15 Mar 2017 05:00:07 +0300 Gonuşmadan geçmeycen https://www.evrensel.net/yazi/78577/gonusmadan-gecmeycen https://www.evrensel.net/yazi/78577/gonusmadan-gecmeycen? Antalya’da bir pazaryerinde dolaşırken kendisine gübre ve mazot fiyatlarından yakınan pazarcının yanından uzaklaşan Mevlüt Çavuşoğlu’nun arkasından, “Gonuşmadan geçmeycen, bize cevap vercen” diye seslenen pazarcının repliği halkın vecizeleri arasında yerini aldı. Öyle özlü bir söz. Zaten hayal gücü zengin, yaratıcılığı gani sosyal medya ahalisi bu sözü çeşitli durumlara uyarlayarak sayısız caps’ler yaptı. Halktan hep isteyen ama kendilerinden bir şey istendiğinde ya sırtını dönüp giden, bazen karşısındakine “Ananı da al git” diyebilen, hatta Soma’da olduğu gibi madenci yakınını tekmeleyen siyaset erkanının karşısında bu sevimli pazarcının ‘müzakere talebi’ni izah ediş biçimi kolay kolay unutulmaz. Tıpkı Yeşil Yol direnişçilerine “çapulcu” diyen Valiye sinirlenerek “Biz çocukluğumuzdan beri burada yaşıyoruz. Vali, Kaymakam kimdir? Ben, ben, ben, halkım ben” diyen Havva ana gibi. 15 yıldır yöneten AKP’nin referandum tanıtım filminde halkın pazardan, yaylalardan, sokaklardan yansıy..]]> Wed, 01 Mar 2017 05:14:21 +0300 Teşekkürler reklamcı ama... https://www.evrensel.net/yazi/78534/tesekkurler-reklamci-ama https://www.evrensel.net/yazi/78534/tesekkurler-reklamci-ama? Şili’de askeri darbeden 15 yıl sonra hâlâ iktidarda olan General Pinochet’yi gerileten referandumun sonucu, geniş bir kesim için muhtemelen bir sürprizdi. Muhalifler üzerinde uygulanan devlet terörünün sonucu olarak darbe döneminin toplam bilançosu; sayısız kayıp, sürgün, işkencede ölüm, yargısız infaz, sendikaların, gazetelerin ve diğer kitle örgütlerinin kapatılmasıydı. Pinochet’nin ağzından konuşmayan hiçbir yayın organının bırakılmadığı bunca zaman içinde zayıflayarak yeraltına çekilen muhalefet, söylediği sözün karşılığını ölçmekte zorlanıyordu belki de. Bu zaman zarfında çok güçlü sanılan General ve iktidarı yıpranmıştı aslında. Zayıflatılmış muhalefete yönelik savaşı temcit pilavı gibi tekrarlayarak halkı teyakkuzda tutmayı marifet sayan, bu sürede şu kadar bina, hastane, yol yapıldı kozundan başka elinde bir şey olmayan Pinochet, sandıktan ‘evet’ çıktığında seçmenin hayatının nasıl değişebileceğine dair yeni bir şey anlatamıyordu. Bu referandum sürecinde televizyonda 15 d..]]> Wed, 22 Feb 2017 05:00:05 +0300 Ezbere kılıç sallamak https://www.evrensel.net/yazi/78439/ezbere-kilic-sallamak https://www.evrensel.net/yazi/78439/ezbere-kilic-sallamak? Seçmenin bir kısmını “ne dersem yer” diye düşünebilecek kadar aptal, gerisini de arada bir pataklayıp, itip kakarak sahneden uzaklaştırabileceğini sanmak gibi bir yönetim anlayışı var. Referanduma doğru, politik ısının arttığı şu günlerde Binali Yıldırım’ın Hayır diyenleri “FETÖ, PKK DHKP-C teröristi” olduğunu iddia ederek “bunlar hayır dediği için biz evet diyoruz. hayır diyenlere bakın ona göre oy verin” beyanatı böyle bir ezberin tekrarlanmasından başka bir anlama gelmiyor. Bu lafın elbette hafta sonunda Kadıköy’de bildiri dağıtan gençlere gazlı müdahale ve gözaltı şeklinde bir karşılığı oldu ve Halkalı’da afiş açan gençleri adamın biri silahla tehdit etti. AKP’nin ileri gelenlerinden biri öksürdüğünde nezle olacak çok kişi var, bu bir gerçek. Ancak Anayasa metnini savunacak argüman bulamayan bir Başbakanın, AKP Hükümetlerinin kadim yöntemine başvurması partinin fire veren yurttaşlarını eskisi gibi etkiler görünmüyor. Ha deyince herkes kendi kutbunda yalıtılamıyor. Bir kere Saad..]]> Wed, 08 Feb 2017 04:29:21 +0300 Güçlü Türkiye https://www.evrensel.net/yazi/78401/guclu-turkiye https://www.evrensel.net/yazi/78401/guclu-turkiye? Toplum neredeyse tam ortasından ikiye bölünmüş durumda. Meclisteki dört partinin birinin vekilleri içeride iken diğerinin onayının alınmadığı; parlamento dışındaki örgütlü toplumsal kesimlerin hiçbir aşamasına dahil edilmediği anayasa paketi referanduma götürülürken yapılan anketler, evet oylarının sayısının, bu taslağı alelacele çıkaran iki partinin vekillerinin oluşturduğu Meclis aritmetiğine denk düşmediğini gösteriyor. Paket geçmişte AKP’ye veya MHP’ye oy veren seçmenlerin yüzde yüz teveccühünü kazanmış değil. Sadece iki partinin vekillerinin onayı ile başkanlık da yüzde elli de cepte olmuyor demek ki. Bir anayasanın yürürlüğe girebilmesi için sandıktan çıkacak yüzde elli bir oranında evet oyuna bel bağlanması ayrı bir garabet. Geriye kalan nüfusun içselleştirmediği, onaylamadığı mevcut sosyolojiyle uyumsuz paket, iktidardaki partilerden en az biri için bir beka sorunu da yaratmış görünüyor. Bu anayasa paketi zaten birbirine ruhen fersah fersah uzakta tecrit edilerek kut..]]> Wed, 01 Feb 2017 05:00:16 +0300 Enver'le dans https://www.evrensel.net/yazi/78309/enverle-dans https://www.evrensel.net/yazi/78309/enverle-dans? Kemal Tahir, Mustafa Kemal’e suikast tertibi içinde oldukları iddia edilerek İstiklal Mahkemesinde yargılananları anlattığı Kurt Kanunu kitabında birinci dereceden şüpheli Kara Kemal’i “Bizim yöntemlerimizi kullanıyorsunuz. Halbuki biz bir imparatorluğu kurtarmaya çalışıyorduk. Yeni bir devlet kurulurken bu yöntemler işlemez” mealinde konuşturur. Çöküşün eşiğindeki imparatorluğu kurtarmaya çalışanlar için her şey mübahtı; kaybedilmek üzere olan toprakları elde tutmak, tahtı ve hilafeti korumak için, onları sınırlayacak yasanın ve düzenin yokluğunda her türlü illegal yöntemi denediler. Daha o zaman bile bu yöntemler maceracılık olarak yorumlanıyordu. Balkanlarda ayrılık eğilimlerine ket vurabileceğini zannederek yıllarca “komitacı kovalayan” İttihat Terakki’nin giderek kendisinin hukuksuz çeteler topluluğuna dönüşmesi, Enver Paşa’nın Kafkas yollarında askeri kırdırması, imparatorluğun her yöndeki topraklarında süren çaresiz savaşlar ve nihayet bodosloma dalınan Birinci Dünya Savaşı..]]> Wed, 18 Jan 2017 04:56:10 +0300 Çaylar, dolarlar https://www.evrensel.net/yazi/78179/caylar-dolarlar https://www.evrensel.net/yazi/78179/caylar-dolarlar? İçinde yaşadığımız günler tarih olduğunda, geçmişin olgularıyla uğraşacak olan tarihçi herhalde çok bunalacak. En son; Cumhuriyet gazetesinin çaycısının “Cumhurbaşkanına çay servis etmem” dediği için tutuklanması, gözaltına alınan DİHA muhabirinin annesine “Oğlunu niye gazeteci yaptın” diye hesap sorulması veya üst aramasında cüzdanından babadan kalma 1 dolarlık 3 banknot çıkan çiftçinin FETÖ’cü diye tutuklanması (Aydın Engin yazdı) gibi, devlet yönetiminde tevatürün ne denli kıymete bindiğini gösteren alametler arasından bu dönemin resmini çıkarmaya çalışırken, muhtemelen anlama yöntemi olarak benimsediği bütün dayanaklar çökecek! Bundan birkaç yüzyıl önce bir komşunun, örneğin kendisine sert baktığı zannına kapılarak bir kadını ihbar etmesi onun cadılıkla suçlanması, cadı olmadığını kanıtlamak için tabi tutulduğu testten başarıyla geçmemesi halinde ise o kadının yakılarak öldürülmesi adettendi. Bu yüzden bazı köylerde neredeyse kadın nüfus kalmamıştı. Kapsamı son derece esnek kod..]]> Wed, 28 Dec 2016 04:56:03 +0300 Gidilecek bir ev varsa... https://www.evrensel.net/yazi/78092/gidilecek-bir-ev-varsa https://www.evrensel.net/yazi/78092/gidilecek-bir-ev-varsa? Beşiktaş’taki terör saldırısı anında Boğaz’ın karşı yakasında, açık havada gitar çalan iki gencin patlamayı fark ettikleri andaki refleksini herhalde herkes görmüştür. Panikle yerlerinden fırlayan gençlerden biri diğerine korkuyla bağırır “Kanka çabuk, eve gidelim…” Ev dışındaki her yerin güvenliksiz, insanın ancak kendi mahreminde selamette olduğuna dair bir ön kabulün yansıması bu refleks. Çalışmak, okula gitmek, alışveriş yapmak, bir yerden bir yere ulaşmak, birbirleriyle temas etmek zorunda olan insanlar, sokak başlı başına bir tehdit ve tehlike ortamı haline geldikçe kendi mahremlerine doğru büzüşme isteği ile, zorunlulukların buna imkan tanımamasının yol açtığı bir gerilimde yaşıyor. Terörün sonucu, bu yönteme başvuranın siyasal hedefleri doğrultusunda gerçekleştirdiği somut yıkım, can kayıpları değildir sadece. Gündelik hayatında terör örgütünün siyasal hedefleriyle en küçük ilintisi bulunmayan milyonlarca insan üzerinde yarattığı bıkkınlık, bezginlik ve korkudur. Hiçbir m..]]> Wed, 14 Dec 2016 04:32:04 +0300 Cin çıkarılır, şeytan kovulur şifahanesi https://www.evrensel.net/yazi/78052/cin-cikarilir-seytan-kovulur-sifahanesi https://www.evrensel.net/yazi/78052/cin-cikarilir-seytan-kovulur-sifahanesi? Adamın biri İkitelli’de Manevi Şifa Merkezi açmış. İnternet sitesinde “büyü bozma ve cin musallatı” olarak tanıtılan “merkez”in afişinde, yapılan hizmet “5 bin yıllık tedavi… Bioenerji, metafizik, hacamat, sülük tedavi, ruhsal terapi” sözleriyle sayılıyor. Buna tepkiler yoğunlaşınca Sağlık Bakanlığı alelacele bir açıklama yaparak “Biz böyle bir yere ruhsat vermedik” dedi. Sonra da kapatılacağı bildirildi. Ama bununla konu elbette noktalanmadı. Çünkü cin çıkarma, şeytan kovma gibi taahhütlerde bulunan şifa merkezinin açılması sadece bir uyanığın işi olarak görülemez. Geleneksel sözüne tıp eklenerek üretilen tamlamanın daha önce de tartışmaya açıldığı hatırlanırsa, olsa olsa kolektif bir uyanıklıktan söz edilebilir bu durumda. 2012’de düzenlenen ve Ahmet Davutoğlu’nun eşi, doktor Sare Davutoğlu’nun düzenleyicilerinden olduğu Hacamat Kongresi yeterince sansasyon yaratmıştı o zamanlar. Böyle bir kongre, sonra bir kez daha toplandı. Bedensel hastalıklara yönelik hacamat, sülük tutm..]]> Wed, 07 Dec 2016 04:57:43 +0300 En iyi yüzyıl çalınırken https://www.evrensel.net/yazi/78003/en-iyi-yuzyil-calinirken https://www.evrensel.net/yazi/78003/en-iyi-yuzyil-calinirken? Visconti, ‘Leopar’ filminde İtalyan birliği kurulurken yükselen yeni sınıfın, çöküşteki aristokrasiden rol çaldığı zamanları anlatır. Uzun süre hiçbir şey olmuyormuş gibi davranan, eski elit sınıfın üyelerinden biri, gerçeğin nihayet yüze çarptığını gördüğünde unutulmaz bir tespitte bulunur: “Hiçbir şeyin değişmemesi için bir şeylerin değişmesi gerekir.” 19. yüzyılda, artık akışına set çekmenin mümkün olmadığı tarihin dışına düşmemek için, eski sınıfın uzlaşma gerekçesidir bu replik. Aynı sözü geçtiğimiz pazar, Fransa’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı ön seçimlerini kazananlardan François Fillon söyledi. Karşısındaki diğer merkez sağ adaylardan Alain Juppe, 1995’te sosyal yıkım politikalarını yürürlüğe sokmak istemiş, Fransız emekçileri buna aylarca direnmişti. Nihayet 12 Aralık’taki, milyonlarca insanın katıldığı büyük eylem sayesinde Juppe Planı iktidarın başına geçti. Bu plan parçalı olarak hayata geçirildi daha sonra. Fillon’un karşısında düzeni değiştirmek üzere olan bir sınıf ..]]> Wed, 30 Nov 2016 04:50:34 +0300 Aşırılıklar çağı https://www.evrensel.net/yazi/77960/asiriliklar-cagi https://www.evrensel.net/yazi/77960/asiriliklar-cagi? Geçtiğimiz günlerde “General buraya” sloganı atarak darbe yapılmasını talep eden 40 kişilik bir grup Brezilya Parlamentosunu bastı. Eski gerilla, Başbakan Dilma Roussef’e karşı 2011’de ayaklanan, ama bir sonraki seçimlerde iktidar faşizan partinin eline geçmesin diye tekrar ona oy veren seçmenler, Roussef rakipleri tarafından siyasi bir darbeyle iktidardan uzaklaştırıldığında yine sokağa çıkmıştı. Brezilya’da da nüfus ikiye bölünmüş durumda. Bir ülkede halkın iki kutba bölünmesi biçiminde beliren çağın vebası, öyle görünüyor ki Brezilya’ya da bulaştı: Bir yanda eldekini korumaya çalışanlar diğer yanda da “statüko”yu yıkıma uğratmak için ellerinden geleni yapanlar. Brezilya’nın yeni Devlet Başkanı Michel Temer’in Sözcüsü Alexandre Parole, Hobsbawm’ın 20. yüzyılı anlattığı kitabının başlığına gönderme yaparak çağın adını “aşırılıklar çağı” olarak koydu bile. Bundan beş yıl önce Arap halklar, Yunanistan, İspanya, İtalya, Brezilya, ABD ve İngiltere emekçileri meydanları doldurmuş; açlık..]]> Wed, 23 Nov 2016 04:57:40 +0300 Bas mührünü ata kayyumu https://www.evrensel.net/yazi/77905/bas-muhrunu-ata-kayyumu https://www.evrensel.net/yazi/77905/bas-muhrunu-ata-kayyumu? Onlara Sivil Toplum Kuruluşları deniyor. Özel duyarlılık örgütleri; vakıflar; kadın, yöre, engelli, veya çeşitli kesimlerin kurduğu dayanışma dernekleri; kültür merkezleri; meslek örgütleri ve aklınıza gelebilecek her durumla ilgili, bir arada durmak isteyenlerin toplandığı bilcümle çatı kuruluşları, demokrasinin olmazsa olmazları arasında yer alır. Bu STK’ler üyelerinin haklarını savunur, toplumsal bilinç veya farkındalık yaratmak için kampanyalar, etkinlikler düzenler, istatistik ve bilgi toplar ve nihayet temsil ettiği kesimlerin taleplerini dile getirmek için eylemler, hak kayıplarına karşı protestolar düzenler. Dört yılda bir kurulan sandıktan çıkan sonucun ancak genel bir eğilimi temsil ettiği, fazlaca detay içermeyen ve şerhleri kaydetmeyen “oy”un dinamik ve değişken bir toplumu hiçbir zaman tam ifade etmediği belliyken, STK’laer yoksa o toplum tekdüzeliğe mahkum edilmiş demektir. Ama sadece bu değil, onlar sayesinde irade beyanında bulunan veya bunun üstünden bir kez daha g..]]> Wed, 16 Nov 2016 04:52:17 +0300 Çok fazla! https://www.evrensel.net/yazi/77864/cok-fazla https://www.evrensel.net/yazi/77864/cok-fazla? İki dünya savaşına ve arada Nazizmin yükselişine tanıklık etmiş olan Stefan Zweig Dünün Dünyası kitabında şöyle yazar: “Ne zaman genç dostlarımla konuşurken I. Dünya Savaşı öncesine ait birtakım olaylar anlatsam, bana hâlâ olağan gerçekler gibi gelen şeylerin, onlar için tarih ya da hayal edilemez şeyler olduğunu, hayretle sordukları sorulardan anlarım. İçimdeki gizli bir içgüdü de onlara hak verir: Bugünümüz, dünümüz ve önceki günümüz arasındaki tüm köprüler yıkıldı. Şahsen ben… zamanın tünelinde aklın en korkunç yenilgisine ve vahşetin en acımasız zaferine kendi isteğim dışında tanık oldum; bizim neslimiz dışında başka hiçbir nesil öylesi yüksek manevi değerlerden böylesi bir ahlaki gerilemeye kesinlikle maruz kalmamıştır… Eskiden olsa on insan neslinin yaşayabileceğinden çok daha fazla şey yaşanmıştır ve her birimiz de aynı şeyi hissetmişizdir: Çok fazla!” Sürgündeki Zweig’ınki daha çok, yazarken yaptığı bir iç konuşmadır. Konuşma, olaylar yaşanırken konulamayan mesafeyi mümkü..]]> Wed, 09 Nov 2016 04:57:45 +0300 Karman çorman muhabbet https://www.evrensel.net/yazi/77775/karman-corman-muhabbet https://www.evrensel.net/yazi/77775/karman-corman-muhabbet? “Rahmetli Özal lükse alıştırdı milleti. Kontörü yok ama iki bin liralık telefon var cebinde. Kürt müteahhitler yüzünden oldu bu. Müteahhitlerin yüzde 90’ı Kürt, İstanbul’u mahvettiler. Eskiden telefon yoktu, yaşamıyor muyduk sanki.” Bu, içinde telefon, Kürt, kontör, Özal, müteahhit geçen üç cümlelik konuşmayı mahalle bakkalı yapıyor müşterisine. Geçmiş, gelecek ve nesnelerin anlamsız bir biçimde, ama anlamlı bir hoşnutsuzluk göstergesi olarak bir arada kullanıldığı sohbetleri sokakta her yerde duyabilirsiniz aslında. Eninde sonunda geçmişe dönük bir nostaljiye açılan memnuniyetsizlik kendisine güncel her şeyden bir kanıt bulabilir. Bu, kontörsüz telefonlarla lüks tüketim, betonarme kentleşmenin Kürt sorumlusu, Özal liberalizminin bölük pörçük anıları olabilir.Dağınık bir avadanlıktan devşirilen kavramlar ve nesnelerleinşa edilen zihinden, hiçbir şeyi açıklamayan fikir üretilir. Sonra nokta. Sonra hayat devam ediyor. Sade yurttaş bu düşünce biçimini kuşkusuz durup durduk yerde edinmiyo..]]> Wed, 26 Oct 2016 05:00:28 +0300 Kaç çeşit ölünür? https://www.evrensel.net/yazi/77724/kac-cesit-olunur https://www.evrensel.net/yazi/77724/kac-cesit-olunur? Bir kadın nasıl ölür? O kadın Özgecan’sa evine gitmek için bindiği minibüsün şoförü tecavüze kalkışır, kadın direnir ve yakılarak öldürülür. Kılığında kıyafetinde bir yamukluk yoktur, “O saatte orada ne arıyordu” diyebilen kötü ruhlara malzeme vereceği bir zamanda sokakta değildir. Bir ailesi olduğu için tekinsiz de değildir! Diğer kadınlar onun hayatında kendilerini temsil eden çok şey buldukları için Özgecan’la birlikte ölür. Bir kadın nasıl ölür? O kadın, televizyonlarda “Kızlar kaç yaşında akil-baliğ olur” gibi mühim bir meselenin(!) tartışıldığı sıralarda, regl olur olmaz kendisinden kat kat yaşlı bir adama satılır; mesela 14’ünde doğururken ölür. Kuma olur, berdel olur, aldatılır ölür. Bir başkası Özlem Işık’sa eğer, boşandığı eşi tarafından 8 yerinden bıçaklanıp, otomobille üzerinden geçildikten sonra öldürülür. Katil kocaya haksız tahrik indirimi uygulandığından hiçbir kadın kendi canını güvende bulamadığı için hepsi ruhen ölür. Bir kadın Kahta’dan Medine’yse eğe..]]> Wed, 19 Oct 2016 04:55:35 +0300 Siz ötekiler, şarkılar söyleyin! https://www.evrensel.net/yazi/77677/siz-otekiler-sarkilar-soyleyin https://www.evrensel.net/yazi/77677/siz-otekiler-sarkilar-soyleyin? Bir yıl önce başkentte, mülki amirden izinli, dört emek ve meslek örgütünün çağrısıyla yapılan barış ve demokrasi mitingine katılan insanların arasında iki canlı bomba patlamış ve 101 kişi ölmüş; yüzlerce insan yaralanmış sadece onlar değil coğrafya ve tarih kanamış. Bu katliamın yıl dönümünde kaybettiklerini anmak için toplananların gaz ve tazyikli suyla dağıtılması hangi vicdana sığar, vicdanı geçelim hangi politik hesaba uyar? Bu nasıl bir nefrettir ki, çocuklarını, arkadaşlarını, kardeşlerini hatta hiç tanımadıkları insanları anmak için bir araya gelenlerin, “ölülerine” karşı vazifelerini topluca yerine getirmeleri sessizlikle değil şiddetle karşılanır. Bu nasıl bir cinnettir ki, dirileri bölüp kutuplaştırdığı yetmiyormuş gibi ölülerin yok diyarlarını TOMA’dan yapılmış barikatlarla ikiye ayırır. Bir yandakilerin yakınlarında acı katmerlendirilirken, bazıları başa taç olur. Ölülerin bizimkileri, sizinkileri olmaz. Olursa bunu yapan abat olmaz. Yapmayın; beğenmedikleriniz öldüğünd..]]> Wed, 12 Oct 2016 05:00:30 +0300 El koyma! https://www.evrensel.net/yazi/77577/el-koyma https://www.evrensel.net/yazi/77577/el-koyma? Cumhurbaşkanı Erdoğan, sistemin değiştiğini defalarca söylemişti. Fiilen Cumhurbaşkanlığı nezdinde gerçekleşmiş güç temerküzünün anayasal ifadeye kavuşturulmasıyla ilgili talebinin gerekçesiydi bu. AKP iktidara geldiğinden bu yana devlet kurumları yeniden yapılandırılmış; yürütme, yargı ve yasama Meclis’te çoğunluğu oluşturan partinin nüfuz alanı haline gelmişti. Bunca zaman Ergenekon, Balyoz vb. davalarla da oldukça çatışmalı geçen bu devlet dizaynının siyasi sonuçlarını tartışageldik. Hala da tartışıyoruz. Ne var ki sistem değişikliği, oy çoğunluğunu arkasına alarak devlet düzenine kendi meşrebince ayar vermeye çalışan bir partinin sadece siyasal nitelikli bir müdahalesi değildir. Bu süreç aynı zamanda sermaye birikim olanaklarının, siyasal ve kültürel olarak kendisini geleneksel burjuvaziden ayıran sermaye koalisyonu lehine kısmen el değiştirdiği bir süreçtir de. Bu koalisyonu oluşturan parçalar, yolları 2013’te ayrılsa da “sistem değişiminden” ortak fayda sağlamaya uzunca bir süre..]]> Wed, 28 Sep 2016 04:56:34 +0300 Erkeklik ve hastalık https://www.evrensel.net/yazi/77524/erkeklik-ve-hastalik https://www.evrensel.net/yazi/77524/erkeklik-ve-hastalik? İstanbul’da adamın biri, şortunu İslam hukukuna uygun bulmadığı için bir hemşireyi tekmeledi. İzmir Bornova’da da bir öğretmen tanışma isteğini kabul etmediği başka bir adam tarafından dövüldü. Bir hafta içindeki bu iki vakayı “münferit hadise” olarak değerlendirecek durumda değiliz. Bir kere; birisi bu ülkede olmayan bir hukuk adına, diğeri de şişirilmiş egosu hayır yanıtıyla incindiği için sokakta kadın döven adamların eyleminin münferit olduğunu söyleyebilmek için memleketin sicilinde Kabataş diye bir kaydın olmaması gerekir. Eğer “Türbanlı bacıma saldırdılar” yalanı o kadar uzun süre ısrarla söylenebiliyorsa, kadınların kılığı, kıyafeti veya tavrı yüzünden saldırıya uğrayabileceği bir ön kabul haline getirilmiş demektir. Kabataş uydurması bu saldırıları da imkan dahiline yerleştirmiştir. Akılcı iyimserlik bu tür saldırganlığı, hukuk ve adalet sistemine inancın yitmesini göze alamadığı için, faillerin ruh sağlığının bozukluğuyla ilişkilendirmeye çok hevesli. İstanbul’da yakal..]]> Wed, 21 Sep 2016 04:54:05 +0300 Mülkiyet ilişkileri-2: Demokrasi: bitirilemez bir resim https://www.evrensel.net/yazi/77461/mulkiyet-iliskileri-2-demokrasi-bitirilemez-bir-resim https://www.evrensel.net/yazi/77461/mulkiyet-iliskileri-2-demokrasi-bitirilemez-bir-resim? Çarşamba günkü yazı Ceyda Karan’ın yazısındaki kıymetli bir sorudan yola çıkarak yoğun bir emek sömürüsü eşliğinde sermayenin merkezileşmesi ve her türlü irrasyonel yöntemin de yardımıyla yoğun bir birikimi anlamına gelen faşizmin ekonomi politiğini ele alıyordu. Karan’ın o yazısında “Demokrasi ve mülkiyet ilişkileri üzerine düşünmeden olabilir mi? Örgütlü toplum için neoliberalizm onaylı sivil toplumculuk, çoğulculuk, kimlik siyaseti ve ademimerkeziyetçilik kafi mi?” diye sorduğu sorudan yola çıkarak bu yazıda mülkiyet ilişkileri bağlamında demokrasi üzerine konuşabiliriz. Kabaca, mülkiyet ilişkileri bakımından faşizm ile demokrasi arasında öze ilişkin bir ayrım yoktur. Üretim araçlarının elinde toplandığı özel sınıf, bu üretim araçlarından yoksun, “emeğinden başka satacak hiçbir şeyi” olmayan sınıfı sömürür. Faşizm bu iki sınıf arasındaki ilişkinin ikinciler aleyhine bütün imkanların kullanıldığı bir siyasal biçimse, demokrasi de bölüşüm süreçlerine müdahale edebilme kanalların..]]> Sat, 10 Sep 2016 04:57:16 +0300 Mülkiyet ilişkileri? https://www.evrensel.net/yazi/77436/mulkiyet-iliskileri https://www.evrensel.net/yazi/77436/mulkiyet-iliskileri? Ceyda Karan önceki gün, Brezilya’da Dilma Rousseff’e yapılan sivil darbe ile ilgili Cumhuriyet’e yazdığı yazısını şöyle bitiriyor: Brezilya, ‘yeni bir dünya’ isteyen sola yeni sorular sordurmalı: Demokrasi ve mülkiyet ilişkileri üzerine düşünmeden olabilir mi? Örgütlü toplum için neoliberalizm onaylı sivil toplumculuk, çoğulculuk, kimlik siyaseti ve ademi merkeziyetçilik kafi mi? Brezilya bir kez daha bize ‘tüketme özgürlüğü’ dışında başka bir dünya tasavvuru için düşünme fırsatı olmalı. Bu oldukça önemli ama çoğunlukla ihmal edilen bir soru. Oysa aynı kapitalist temelin farklı siyasal biçimlerde korunması anlamına gelen demokrasinin, faşizmin, diktatörlüğün kendilerine özgü bir ekonomi politiği var. Jurgen Kuczynski 1946’da yayımladığı Nazi Yönetimi Altında İşçi Sınıfı ve Çalışma Koşulları başlıklı kitabında devlet müdahalesi sayesinde giderek merkezileşen siyasetin ve Alman iktisadının analizini yapar ve Karan’ın sorusuna aslında tersinden bir yanıt verir. Yazar faşizmin ceberut y..]]> Wed, 07 Sep 2016 05:00:24 +0300 Che’yi severiz bay başkan, Çehov’u da https://www.evrensel.net/yazi/77389/cheyi-severiz-bay-baskan-cehovu-da https://www.evrensel.net/yazi/77389/cheyi-severiz-bay-baskan-cehovu-da? Biz Che’yi severiz bay başkan! Son gülenin iyi güleceği bir dünyanın varolabileceğine inanmakla kalmayıp onu gerçekleştirmek için mücadele ettiği için severiz. Bir doktor olarak insanın beden ve ruh sağlığının indirgenemez koşulunun ezilen yoksullara hayatın bütün imkanlarını açmak olduğunu bir kez daha gösterdiği için severiz. Che kalpsiz bir dünyanın kalbidir; onun hayalinde kendi hayalimizi severiz. Che sizin yalıtılmışlıktan başka bir anlamı olmayan “yerli ve milli” ölçülerinize uymaz. Gerçekleşmesi için canını dişine taktığı Küba devriminden sonra, bir devrimin sağlayabileceği ikbal her neyse, onu elinin tersiyle iterek Bolivya emekçilerinin yardımına koştuğu andan itibaren dünyanın neresinde olursa olsun herkesin özbeöz milli, yerli değeridir. Anlamazsınız! Biz Che’yi İspanya iç savaşında faşizme karşı çarpışan uluslararası tugayların enternasyonalizminin mirasını yaşattığı için severiz. Siz ise içinde fetih geçen bir başlık altında düzenlenen etkinlikte Che için a..]]> Wed, 31 Aug 2016 04:56:20 +0300 Yeni Türkiye ideali: Asım’ın nesli, Mustafa Kemal’in askerleri https://www.evrensel.net/yazi/77242/yeni-turkiye-ideali-asimin-nesli-mustafa-kemalin-askerleri https://www.evrensel.net/yazi/77242/yeni-turkiye-ideali-asimin-nesli-mustafa-kemalin-askerleri? AKP kadrolarının birkaç yıldır telaffuz ettiği “Yeni Türkiye” yakın bir zamana kadar 2023 vizyonuna, kutuplaştırılmış bir nüfusun ‘AKP seçmeni’ kümesinde kalan kısmıyla yürümekten ibaretti. Bu kitlenin sayısını korumak ve ideolojik olarak konsolide halde tutabilmek için elinden geleni yaptı AKP. Bir zamanlar “dört artı dört artı dört” eğitim programını tanıtırken “Tevfik Fikret’in Haluk’u gibi değil, dindar ve kindar bir Asım nesli yetiştirmek istiyoruz” diyen Erdoğan buna benzer ayrıştırıcı söylemleri defalarca kullandı. Şimdi ise üç parti liderinin, Genelkurmay Başkanının, Başbakan ve bürokratların katıldığı mitingin Yeni Türkiye’nin tamamlanmış haline en yakın tabloyu ortaya çıkardığı söyleniyor. Sahnede hem fiziksel hem de simgesel olarak kurulan ‘Milli Birlik ve Beraberlik’ görüntüsünün alandaki milyonlarca insan tarafından şevkle onaylanması; Cumhuriyet tarihi boyunca belki de ilk kez devlet-millet kaynaşmasının sadece bir örneği değil, sonrasına dair de bir temenniydi. Me..]]> Wed, 10 Aug 2016 04:51:22 +0300 İlelebet payidar! https://www.evrensel.net/yazi/77199/ilelebet-payidar https://www.evrensel.net/yazi/77199/ilelebet-payidar? Yaverin subaya, subayın kuvvet komutanına kısacası astın üste komuta edebildiği paralel bir emir-komuta zinciri oluşturan Cemaatin, ordunun yerleşik hiyerarşisini nasıl bozmuş olduğunu yakalanan darbecilerin ifadelerinden bir kez daha anlıyoruz. Son darbe girişimi bu, emir komuta zincirindeki fetret havasından epey nasiplendi. Aslında tablonun bu noktaya evrildiği az çok tahmin ediliyordu. Ama ondan önce de ordunun ikide birde siyaseti kesintiye uğratan darbelerini defetmek üzere “askerin kışlaya çekilmesi”, “MGK’nin lağvedilmesi” sık sık telaffuz ediliyordu. Askeri “vesayeti” ortadan kaldıracak bir sivilleştirmenin sürekli darbe üreten bir kurumu terbiye etmek için tek seçenek olduğu düşünülüyordu. Oysa başından beri kendisini bir holdinge dönüştürmüş, personelini ordu evlerindeki çeşitli hizmetler, tatil yerleri, lojmanlar vb. bir dizi özel yaşam alanlarında halktan yalıtmış özel bir sınıf olarak askeriyenin ayrıcalıkları onun siyasete müdahil olabilecek bir güç olmasının koşullar..]]> Wed, 03 Aug 2016 04:55:32 +0300 CHP mitingine katılmak https://www.evrensel.net/yazi/77147/chp-mitingine-katilmak https://www.evrensel.net/yazi/77147/chp-mitingine-katilmak? 1917 yılında, Rusya’da Ekim Devrimi’nden sadece birkaç ay önce Çarlık yanlısı Kornilov komutasında gerçekleşen askeri darbe, Şubat Devrimi’nin kazanımlarını ve işçi örgütlerini ezerek çökmekte olan rejime mecal kazandırmayı amaçlıyordu. Darbe gerçekleştiğinde Bolşevik işçiler, Şubat Devrimi’nden sonra iktidara gelen Kerenski ve “hempalarıyla” şiddetli bir mücadele sürdürmeye devam ediyorlardı. Bu darbenin bütün koşullarını Kerenski hükümetinin, aslında imparatorluğu ihya eden burjuva politikaları hazırlamıştı. Bolşevik parti, güçlerini yeni durum karşısında yeniden konumlandırıp taktiklerini değiştirerek Çarlık yanlısı darbeyi püskürtme mücadelesine girişti. Şöyle diyordu Lenin: “Kerenski birlikleri gibi biz de Kornilov’a karşı savaşıyoruz; ama Kerenski’yi desteklemiyor, güçsüzlüğünü ortaya koyuyoruz. Buradaki ince ayrım Kerenski’ye karşı savaşımımızın biçimini değiştirmemize dayanır. Ona karşı söylediğimiz sözlerin hiçbirini geri almaksızın… güçsüzlük ve duraksamalarını halka gösterer..]]> Wed, 27 Jul 2016 04:01:17 +0300 Bu darbe böyle bitmez https://www.evrensel.net/yazi/77101/bu-darbe-boyle-bitmez https://www.evrensel.net/yazi/77101/bu-darbe-boyle-bitmez? Darbe protestolarına katılan örtülü bir genç kadın “Biz meydanlara demokrasi için çıkmadık, Allah için çıktık. Demokrasi bizi hep öteledi” diye yazdı önceki gün. Onunla yaşıt, örtüsüz bir başkasına ise darbe Erdoğan’ın kendi kendine yazdığı bir senaryo gibi geliyordu. Bunu 140 karakterde ifade etmeye kalkıştığında ise belli ki o gün açılmış ve hemen herkese tek tek cevap yetiştirmeye çalışan, cevap yetiştirmekle kalmayıp “Bedelini ödeyeceksin” diye tehdit eden bir hesaptan sopa sallanıyordu. Biri darbeye karşı durmanın demokratik içeriğinden habersiz, diğeri ise demokrasi isterken darbeye kayıtsızdı. Sürekli olarak dışlandığını düşünen ama kaderde-kıvançta ortaklık kuramayan kesimlerin birbirine diş biler hale geldiği bir ülke burası. Bu parçalanmadan siyasi fayda sağlamayı uman partiler, başta iktidar partisi, bu parçalanmayı kışkırttıkça kışkırttı. 7 Haziran seçimlerinde ise her biri kendi meşrebince, dışlanmalarına son verecek birbirinden farklı sistemleri talep eden dört ana kim..]]> Wed, 20 Jul 2016 04:23:00 +0300 Erol Evgin’in cehaleti, iktidarın elitizmi https://www.evrensel.net/yazi/76950/erol-evginin-cehaleti-iktidarin-elitizmi https://www.evrensel.net/yazi/76950/erol-evginin-cehaleti-iktidarin-elitizmi? Erol Evgin bir gaf yapmış: “Okuma yazma bilmeyen, oyuna parmak basan bir kardeşimizle, ablamızla, annemizle 3 üniversite bitirmiş birinin birer oy hakkı olması adaletli mi geliyor size sorarım.” Benzer bir şeyi söyledi diye Aysun Kayacı’nın başına gelmeyen kalmamıştı. Sonra tası tarağı toplayıp memleketi terk etti. Evgin zaten Kayacı’ya atıfta bulunarak konuşmuş; demek ki muhtemel bir linç kampanyasına hazırmış. Nitekim payına düşeni aldı; iki ilin muhtarlarıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan Evgin’i bir güzel payladı. Ama bu toz duman içinde sanatçının şu söyledikleri işitilmedi: “Bu ülkede demokrasinin en iyi çözüm olduğu konusunda şüphelerim var. Daha iyisi yok maalesef, bulunamadı ama… Eğitimde eşit fırsat yaratmazsanız eşitlik nerede kaldı? Önce herkesi eğitelim sonra “demokratız” diye ortaya çıkalım. Bunlar, hayatta en hakiki mürşid’in ilim olduğuna inanarak yetişen; cehaletin karanlık, bilginin aydınlıkla eş anlamlı olduğuna inanmış sade bir yurttaşın hatırlatma gereği duyduğu düsturl..]]> Wed, 29 Jun 2016 04:55:57 +0300 Cihangir’in hortumları https://www.evrensel.net/yazi/76894/cihangirin-hortumlari https://www.evrensel.net/yazi/76894/cihangirin-hortumlari? ’90’lı yıllarda, hortumla travesti döven Beyoğlu Ekipler Amiri Süleyman Ulusoy “Cihangir’i temizledikten sonra”, semtte kiralar artmış, emlak konutları yavaş yavaş yükselmeye başlamıştı. Boğaz’a ve Haliç’e nazır, yüzyıl başından kalmış mimarisi ve Beyoğlu’nun paralelinde yer almasına rağmen bir semt olma özelliğini korumuş nadir yerlerden biriydi Cihangir. O zamanlar bu kadar kafe, bar, galeri, otel, apart filan yoktu. Bunlar Cihangir’in zora dayalı ilk boşaltma işlemini takiben, yeni sakinlerini ağırlamaya başladığında açıldı. Zaman içinde, orta halli ailelerle birlikte aynı mahallede yaşayan öğrenci ve sanatçıların yerini biraz daha fazla kira ödeyebilen, fiyatlanmış konutları satın alabilen orta sınıf mensupları aldı. Rant rantı kovalayıp semt marka ve borsa değeri kazandıkça Hortum Süleyman’ın ruhu yeni bir biçim kazanarak sık sık Cihangir’de belirmeye başladı. Bir ara Tophane’de kümelenmiş galerilere saldırılar modaydı. Sergi açılışlarında galeri önünde içki içildiği gerekçesi..]]> Wed, 22 Jun 2016 04:50:58 +0300 Ağzı olan konuşursa: İnsan? https://www.evrensel.net/yazi/76852/agzi-olan-konusursa-insan https://www.evrensel.net/yazi/76852/agzi-olan-konusursa-insan? Namaz kılmayanlar hayvandır, demiş hocanın biri. Doğrudur hayvanlar insanlar gibi namaz kılamaz. Hayvanlar insanlar gibi birçok şeyi daha yapamaz. Örneğin sırf ağızları var diye konuşamazlar. Bu yetenek insana aittir. Ama biz böyle kıyaslamalar yapmayalım. Çünkü kıyaslamanın sonucu, umulanın tersine, insan lehine çok hayırlı çıkmayabilir. İnsanın ne olduğuna dair epey kafa yoran eski düşünürler ‘İnsan düşünen hayvandır’, ‘Politik hayvandır’, ‘Konuşan hayvandır’ türünde, hayvanı baz alan pek çok tanımlamalar yaptılar. Fakat insanın kendi doğru tanımını yapabilmesi için biyolojik özelliklerinin altını çizmekten vazgeçmesinin gerektiğini fark etmesi insanlığın ilk büyük keşfi olmuştur. Eşiğin atlanması, muhtemelen ‘İnsan sosyal bir hayvandır’ tespitinden sonra oldu. Ve insan bitmeyen bir kendini tanımlama sürecine girdi. İnsanım diyenlerin birbirine hiç de eşit olmadığı, dolayısıyla ortak bir insan tanımında buluşmanın da söz konusu olamadığı bir dünya düzenini değiştirmek için veri..]]> Wed, 15 Jun 2016 04:52:28 +0300 Sihir değil yasa https://www.evrensel.net/yazi/76801/sihir-degil-yasa https://www.evrensel.net/yazi/76801/sihir-degil-yasa? Eski insanlar gündelik hayatlarına çeki düzen vermek için şimdi bize garip gelen prensipler edinirlerdi. Kem göze, belaya, kötü ruhlara karşı tılsımlar, muskalar, ritüeller icat ederler; tanrıların ihsanından yararlanabilmek veya gazabından korunabilmek için adak adarlardı. Bu, nedenini anlayamadığı doğal ve toplumsal olayların karşısında insanın doğayı ve içinde yaşadığı hayatı bir tür kontrol etme çabası, güçsüzlüğün üstesinden gelme yoluydu. Henüz nasıl döndüğü bilinemeyen, son derece anlaşılmaz, gizemli bir dünyayla baş etmenin yolları kuşaktan kuşağa aktarıldıkça geçmişle şimdi, şimdi ile gelecek bir biçimde birbirine bağlanabilir; zaman, mekân ve insanlar arasındaki ilişkiler denetlenebilirdi. Sonra insan doğanın sırrını çözmeye başladı, maddenin elementlerini, madeni işlemeyi keşfettiği gibi başına gelenlerden gizemli güçlerin değil kendisinin sorumlu olduğunu öğrendi ve toplumsal ilişkilerini rasyonel kurallar koyarak düzenlenebileceğini fark etti. Bu kurallar toplumsal müca..]]> Wed, 08 Jun 2016 04:53:02 +0300 İstanbul fethedilemez https://www.evrensel.net/yazi/76752/istanbul-fethedilemez https://www.evrensel.net/yazi/76752/istanbul-fethedilemez? Bir kenti fethetmek eski sahipleri ile yeni fatihleri arasında basitçe bir el değiştirmeden ibaret değildir. Mekan ele geçirilebilse de orada ele geçirilemeden kalan kentin ruhu fethi tamamlanmamış olarak bırakır. İstanbul’un fethi de asla tamamlanamayacak bir fetihtir. Sokakları önceki sakinlerine ait hiçbir iz bırakmamak üzere yeniden inşa edilse, simgelerinin anlamları değiştirilse, demografisi altüst edilse ve Ayasofya Kilisesi camiye dönüştürülmüş olsa bile kent, eski sahiplerini bir biçimde yaşatmıştır. Türk müziğinin içine gömülü Bizans tınıları, bir metro istasyonundan çıkan “çanak çömlek parçaları”, ve fethedenin kendi kültürünün bir parçası kılmaya çalışsa bile kökeni unutturulamayan ritüeller bu kentin, onu fethedenden önceki geçmişinin altını çizer. İstanbul’un zapt edilemeyen bir yanı hep göz kırpar. Tamamen silinemeyen geçmiş, fethin tamamlanmasına izin vermediği için her yıl 29 Mayıs’ta İstanbul Bizans’tan bir kez daha fethedilir; Doğu Roma bir kez daha yıkılır. ..]]> Wed, 01 Jun 2016 04:54:27 +0300 Milli ekose, evrensel sömürü https://www.evrensel.net/yazi/76699/milli-ekose-evrensel-somuru https://www.evrensel.net/yazi/76699/milli-ekose-evrensel-somuru? Yok, konumuz, başbakanların “atandığı” kongreler değil! Meclis’in iptal edilme noktasına geldiği, totaliter-otoriter rejime-faşizme doğru bir adım daha attığımız filan da değil. Önemli katkısıyla dokunulmazlıklar kaldırılırken veya partililerine “atarım sizi” diye haykırırken CHP’nin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun üzerinde bir an ekose ceket varmış gibi gelmesi de değil! Bütün bunlar olurken dünyada başka şeyler de oluyor. Mesela Yardım Kuruluşu Oxfam ABD’de bazı tavuk üretim şirketlerinde tuvalete çıkmalarına izin verilmeyen işçilerin altına bez bağlandığını ortaya çıkardı. İngiltere’de topuklu ayakkabı giyme zorunluluğuna karşı çıkan resepsiyonist, taşeron şirket tarafından işten çıkarıldı. Benzer bir haber Kanada’dan geldi. Bir restoranda çalışan kadın garson zorunlu tutulduğu topuklu ayakkabıları gün boyunca giydiğinde ayaklarının ne hale geldiğini gösteren fotoğrafları sosyal medyada paylaştı. Altına, “Arkadaşım ayak parmağını kaybedecek kadar ayağının kanamasına rağmen topuklu..]]> Wed, 25 May 2016 04:52:38 +0300 Bir'leşmek lazım https://www.evrensel.net/yazi/76657/birlesmek-lazim https://www.evrensel.net/yazi/76657/birlesmek-lazim? İçeride ve komşudaki savaş hali siyaseti altüst etmeye devam ediyor. Bu süreç Davutoğlu’nun istifa süsü verilmiş görevden el çektirilmesi ile sadece AKP’nin içindeki, yeniden konsolidasyon ihtiyacını gidermek için bir olanak yaratmadı. MHP’nin kurultay krizinin ortaya çıkardığı iki parçadan biri bu konsolide odağa doğru çekilirken, açıkta kalan yarısının akıbeti ise belli değil. Ya çözülecek ya da, AKP iktidarında temsil edilen zihniyetini geri alarak bir iktidar alternatifi olmaya çalışacak. CHP’nin Genel Başkanı “Dokunulmazlıkların kaldırılmasına evet diyeceğiz” dedikten sonra maruz kaldığı iç ve taban basıncına karşı durumu nasıl toparlayacağını bilemez halde. Meclisteki parçaları kendi etrafında toparlama hamleleri yaptıkça o parçaları ufalamayı, birbirine düşürmeyi başaran AKP eksenindeki blok, MHP’nin massedildiği, HDP’nin etkisizleştirildiği, CHP’nin de sindirildiği bir hedefe doğru şiddetle ilerliyor. Temsili siyasetin alanı, tek adam iktidarının yolunu açmak için fena halde da..]]> Wed, 18 May 2016 04:10:22 +0300 Melankoli değil Dilek Dündar! https://www.evrensel.net/yazi/76614/melankoli-degil-dilek-dundar https://www.evrensel.net/yazi/76614/melankoli-degil-dilek-dundar? Dünyaya, çarptığı anda bütün hayatı sona erdirecek bir göktaşı yaklaşırken; kimisi bu enteresan doğa olayını teleskopla gözlemeyi, kimi sağ kalma umuduyla sığınak yapmayı, kimi de bu sayılı günlerde hayatın tadını çıkarmayı tercih eder. Bazıları ise korkudan eli kolu bağlı sadece bekler. Lars von Trier, kendi imkanlarını aşan büyük bir tehlike karşısındaki insan davranışlarının çeşitliliğini yansıttığı filmi Melankoli’de kötümser bir sonuç çıkarır. Adı melankoli olan bu göktaşını kendi ölümlerini bekler gibi bekleyenlerin; ister herhangi bir önlem almak için çaba harcasınlar ister tehlike yokmuş gibi davransınlar isterse bunu bir eğlenceye dönüştürsünler ortak akıbetten kaçışları yoktur. Nihayet filmin sonunda hepsi el ele, o kavurucu ışığın içine çekilerek bir demir bilye gibi eriyeceklerdir. Metafordan sadede gelelim. Siyasi iktidarın önümüzde apaçık duran yol haritasına göre bütün kurumların, toplumsal ilişkileri düzenleyen hukuk sisteminin, gerçekliğin algılanış biçiminin tamame..]]> Wed, 11 May 2016 04:52:46 +0300 Pelikan sunağı https://www.evrensel.net/yazi/76563/pelikan-sunagi https://www.evrensel.net/yazi/76563/pelikan-sunagi? Pelikan Dosyası adıyla açılan bir blogda yayınlanan imzasız yazı “Öyle Ergenokun’u pasifleştirmekle, paraleli tırstırmakla falan, bir günde güllük gülistanlık olacak bir ülke değil. Bir haini def etseniz, yerine hemen yenisini getirirler” diye başlıyor, Hoca’nın (Davutoğlu) Reis’e (Erdoğan) yaptığı yamukları maddeler halinde sıralıyor. Sonra da bir hesaplaşma vaktinin yaklaştığını “Kavga budur. Kaybedeni de bellidir!” diye ilan ediyor. Erdoğan ve Davutoğlu arasındaki gerilim sağır sultanın da malumu. AKP üzerinde Davutoğlu üzerinden kontrolünü sürdüreceğini düşünen Erdoğan kendisine şirk koşulduğu hissiyatına kapıldığı andan itibaren, elceğiziyle seçtiği Başbakanının işini zora sokmaya başlamıştı. Şimdi iplerin iyice gerildiği anlaşılıyor. İl yöneticilerini atama ve görevden alma yetkisinin Davutoğlu’nun elinden alınarak parti MKYK’sine devredilmesi, onun yerine Binali Yıldırım’ı hazırladığı söylenen Erdoğan’ın en son hamlesi oldu. Aslında, bir yandan HDP’li vekillerin dokunulma..]]> Wed, 04 May 2016 04:53:23 +0300 Tam Ensar bir dokunulmazlık https://www.evrensel.net/yazi/76514/tam-ensar-bir-dokunulmazlik https://www.evrensel.net/yazi/76514/tam-ensar-bir-dokunulmazlik? Terör tehdidi gerekçesiyle bu yıl şenliklerin yapılmadığı 23 Nisan, 1920’de Türkiye’ye bir rejim biçimi seçen kurucu kadronun sonradan adım adım inşa ettiği bir dizi değeri simgeler. Ama en çok, darbelerle kesintiye uğratılsa da az çok işleyen demokrasinin “ev”i Meclisin bir kazanım olarak kutsandığı tarihtir bu. Mutlakiyet-monarşi-meşruti monarşi aşamalarından geçtikten sonra, 100 küsur yıl önceki mücadelelerden çıkan “serbest tartışma” ve “millet egemenliği” vaadi siyaseten önemsiz bir kazanım değildir. “Millet egemenliği” kavramını kullananlar gelecek kuşakların farklı siyasal arayışları olabileceğini, toplumsal ihtiyaçların millet kavramının içerdiği tekçi yaklaşıma karşılanmayabileceğini hesap etmemişlerdi. Ettikleri kadarında da beklentilere ket çektiler. 23 Nisan’ı da rejimin kuşaktan kuşağa aktarılacak ebediyetini temsil etsin diye çocuklara hediye ettiler. Bu sene 23 Nisan kutlanmadı. Yerine Kut’ül Ammare kutlamaları, Kutlu Doğum Haftası etkinliklerine zum yapıldı. Bazıları b..]]> Wed, 27 Apr 2016 05:00:13 +0300 Cisimler ve gölgeler https://www.evrensel.net/yazi/76464/cisimler-ve-golgeler https://www.evrensel.net/yazi/76464/cisimler-ve-golgeler? Kürt sorununun çözümünün “terörle mücadele” zeminine geri çekilmesi devletin tüm fraksiyonlarını, parlamenter işleyişin olduğu koşullarda, şimdiye kadar görülmemiş ölçüde birleştirmiş görünüyor. Marx’ın deyimiyle “Egemen sınıfın siyasal egemenliğinin tümüyle örgütlenmemiş olduğu koşullarda fraksiyonlara ayrışmış varlığı”, kendi “saf siyasal ifadesini” mevcut Hükümetin politikasında birleşmek suretiyle cisminin ağırlığından kurtuldu. Tersi de doğrudur. Koalisyonun unsurlarını “Cisimlerini yitiren gölgelere çeviren saf siyaset”in zamkı sayesinde AKP devlet siyasetinin cismi haline geldi. Ama yine Marx’ın deyimiyle “ilk koşulu ayrılma olan ittifaklar, ilk yasası kararsızlık olan savaşlar”dan doğan bu koalisyon “aynı gerilimlerin ve aynı gevşeyip yumuşamaların durmadan yinelenmesiyle bezdirici gelişmelere...”* mahkum. 7 Haziran seçimlerinden sonraki tablo içinde AKP ile koalisyona girmeyerek ikinci bir seçimi gerçekleştirmesi için AKP’ye destek olan MHP, milletvekili hesabına dayalı bi..]]> Wed, 20 Apr 2016 04:54:21 +0300 Buldozer ve panzer https://www.evrensel.net/yazi/76414/buldozer-ve-panzer https://www.evrensel.net/yazi/76414/buldozer-ve-panzer? Üç büyük imparatorluğun yıkılmasıyla sonuçlanan Birinci Dünya Savaşı sırasında doğan Sykes-Picot anlaşması, sermaye birikim rejiminin o dönemki aktüel siyasi ihtiyaçlarına uygundu. Bölgelerin demografisinden doğabilecek olası taleplerin, silahlı paylaşıma ister istemez kurban edildiği bir belgeydi bu. Sayesinde parçalanan coğrafyanın kumaşından hem bölge halklarına birer vatan hem de o vatanlara nüfus dayatılmış oldu. Şimdilerde Sykes-Picot sınırları “cetvelle çizilmiş” olduğu söylenerek eleştiriliyor. Bu eleştiriyi mümkün kılan koşullar, anlaşmanın o zaman denk düştüğü sermaye birikim rejiminin ihtiyaçlarına uygun biçimde oluşturulan siyasi-demografik düzenin artık eskimesiyle ortaya çıkmıştır. Irak işgalinden başlayıp güney Kürtlerinin kantonlaşmasına kadar geçen süreçte siyasi harita kısmen değişti. Diğer yandan demografik bir yıkımla seyreden paylaşım savaşı, Ortadoğu’da o eski anlaşmanın hükmünün sınırlarını zorlanır hale getirdi. Türkiye’de de tek vatan tek millet hamasetinin..]]> Wed, 13 Apr 2016 04:54:16 +0300 Swastika geceleri, Palmira ve Sur https://www.evrensel.net/yazi/76317/swastika-geceleri-palmira-ve-sur https://www.evrensel.net/yazi/76317/swastika-geceleri-palmira-ve-sur? “Sayısız Hitler resmi ve heykeli gördünüz. Çok uzun bir boy; uzun, gür, altın saçlar; göğsüne yayılan erkeksi altın sakallar; okyanus mavisi gözler, asil ve sert kaşlar... Ama işte bu o!” diye bir fotoğraf uzattı Alfred’e, Von Hess. O fotoğrafta Hitler badem bıyıklı, kısa boylu, eciş bücüş bir şeydi. Yüzlerce yıl sonra doğrusu bir hayli değişmişti! Katharine Burdekin 1937’de yazdığı “Swastika Geceleri”* kitabında, faşist düzenin 1000 yıl boyunca süreceğini iddia eden Hitler’in zafer kazanması halinde, dünyanın neye benzeyeceğini tahayyül etmeye çalışmıştı. Kitap Nazilerin iktidara gelmesinin 700 yıl sonrasını anlatır: Faşizm dünyanın büyük bir coğrafyasında mutlak hakimiyetini ilan etmiş, Hitler de giderek bir Tanrı haline gelmiştir. Nazi partisinin iktidara gelmesinden önceki tarih ise yoktur. Von Hess, büyük büyük babasından kalma bir defteri Alfred adlı bir gence emanet ederken onu çok iyi koruması gerektiğini söyler. Bu defter, unutturulan bütün bir tarihi, aklında kaldığı biçi..]]> Wed, 30 Mar 2016 04:54:57 +0300 Yurttaşın terör tanımı https://www.evrensel.net/yazi/76264/yurttasin-teror-tanimi https://www.evrensel.net/yazi/76264/yurttasin-teror-tanimi? Terör sadece can kaybı anlamına gelmiyor. Terörün sonuçlarından söz ederken; önünde seyreden aracın, yakınından geçen birinin, herhangi bir eylemde yanındakinin potansiyel canlı bomba olup olmadığı kaygısına kapılan yurttaşın maruz kaldığı ruh kıyımını da hesaba katmak gerekiyor. Arka arkaya gelen saldırılar insan ruhunu deforme ederek çok kıymetli toplumsal bağları da çürütüyor. İstiklal Caddesi’nde gerçekleşen katliamdan sonra aklına “terörün tanımını değiştirmeliyiz”den başka bir şey gelmeyenler fiilen bu tanımı değiştirdiler aslında. İnsanın metroda, çarşıda, maçta, sokakta tesadüfen bir araya geldiği, yanından geçtiği birine potansiyel terörist gözüyle bakar hale gelmesi az buz bir şey değildir. Terör böylece asıl, kişinin, tanımadığı insanlarla birlikte olduğu ortamlarda, yerleşik adabın ve hukuk kurallarının güvencesi içinde kendisini bir toplumun parçası olarak hissetme güvenliğini ve güvencesini parçalamıştır. Muhtemel canlı bombaların yarattığı ürküntüyle tuzla bu..]]> Wed, 23 Mar 2016 04:52:53 +0300 İki parça bez arasında şiddet coğrafyası https://www.evrensel.net/yazi/76169/iki-parca-bez-arasinda-siddet-cografyasi https://www.evrensel.net/yazi/76169/iki-parca-bez-arasinda-siddet-cografyasi? Yanmış, yıkılmış bir kentte ablukadan arta kalan cümle, resmin altındaki bir imza gibi duruyor. Cizre’de sayısı belli olmayan ölümlerin, bodrum faciasının faili; bir erkeklik oyunundan gururla çıkmışçasına evlerin duvarına yazıyor: “Kızlar biz geldik, siz yoktunuz!” İma edilen şeyin altı, kızların olmadığı odalarda oraya buraya saçılı kadın iç çamaşırlarıyla çizilmiş. “Etrafa atılmış prezervatifler” de cabası. (Nurcan Baysal T24’te anlatıyor.) Genelkurmayın, Sur operasyonunda gösterilen hassasiyet için Nobel Barış Ödülü talep ettiği bir yerde, operasyon yürüten tek tek unsurların yapıp ettiklerinin karşılığı olarak en ilkel dürtünün tatminini umması arasında bir çelişki yok. Savaş erkekler arasında sürdürülen bir oyun olarak algılandığı sürece ödül beklentisi Nobel ile sınırlı kalamaz. Yağmadan edinilen ganimetin ilk sıralarında her zaman kadın olacaktır. Ataerkinin lügatinde böyle geçer. Pazar günü Kadıköy’de “Kadın bedeni savaş coğrafyası değildir” diyen ve barış, özgürlük, eşi..]]> Wed, 09 Mar 2016 05:00:48 +0300 Dünyanın en pahalı arsası https://www.evrensel.net/yazi/76116/dunyanin-en-pahali-arsasi https://www.evrensel.net/yazi/76116/dunyanin-en-pahali-arsasi? “Can Dündar’ın gazetecilik kimliğinden uzak bir şekilde hapse girdiğini” söylüyor Süleyman Soylu. Kendileri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olur. Devam ediyor: Böyle bir kişiden ne aydın çıkar, ne gazeteci ne de bu memlekete bir faydası olur. Erdoğan imzacı akademisyenler için aydın müsveddeleri dedikten sonra Bakanın lafında derin bir hikmet arayacak değiliz. Önemli olan, Bakanın bu laflarına eklediği şu cümle: “Dünyanın en pahalı arsasında yaşıyoruz, bu arsada herkesin gözü var.” İyi ama zaten Can Dündar ve Erdem Gül, Suriye sınırlarına TIR’larla sokulmaya çalışılan silahlarla ilgili görüntü kayıtlarını yayımlayarak kimin başkasının arsasında gözü olduğunu göstermemişler miydi? Zaten bunu faş ettikleri için hapiste tutulmadılar mı? Geçen yaz, İncirlik hava üssü ile hava sahası ABD öncülüğündeki koalisyonun savaş uçaklarına açılırken de böyle bir arsa kaybı endişesi yoktu. Çünkü hem arsa hem siyaset spekülatörleri için bu ikram, faiziyle geri alınacak bir yatırım kıymetindeydi. ..]]> Wed, 02 Mar 2016 04:12:33 +0300 Fırat'ın ötesi Çoruh'un berisi https://www.evrensel.net/yazi/76061/firatin-otesi-coruhun-berisi https://www.evrensel.net/yazi/76061/firatin-otesi-coruhun-berisi? Balkanlar’dan Kafkasya’ya kadar büyük Türk dünyası hayal ederken nasıl “Bir koyup üç” alacağını hesap eden Turgut Özal bunların duayeniydi. O zamandan bu yana çok sular akamadı aslında. Üzerine kurulan dizi dizi HES’lerle boğazı sıkılan sularda bu tüccar zihniyetin ağzı bozuk devamcıları kulaç atıyor. Özal’ın CEO’lardan kırpılmış metroseksüel prensleri milleti az söğüşlememişlerdi. AKP döneminin alameti farikaları ise söğüşleme işini milletin a.. koymaya kadar genişlettiler. Deveyi havuduyla götürme işinde birazcık mutasyona uğrayarak lümpen burjuvalar haline geldiler. Karadeniz’de dağı- taşı -yaylayı paraya çevirmenin derdinde; gölgesini satmayacağı ağacı keserek, dokunduğunu altına çevireceğini zanneden Midas cüretiyle dolanıyorlar. Devlet de kendi bekasını taştan altın, sudan HES çıkarmaya çalışan türedi burjuvanın hayallerine bağlamış durumda. Bunu en iyi, kendi kaderimi tayin etmek istiyorum diyen Silopili Taybet ana ile, Yeşil Yol direnişinin asalı- ümmisi Havva ana gördü. Havva..]]> Wed, 24 Feb 2016 04:59:40 +0300 Savaş https://www.evrensel.net/yazi/76003/savas https://www.evrensel.net/yazi/76003/savas? NATO üyesi bir ülkeyi bağlayan kuralları, BM kararlarını, diplomatik hukuku ve uluslararası meşruiyet normlarını ciddiye alan iyimserlik, Türkiye’nin Suriye’deki bir savaşın parçası olamayacağını iddia ediyordu. Bu, uluslararası hukuk referanslarının savaşı uzak bir ihtimal kapsamında tutamadığı, bir vaka haline gelmesini engellemediği görülüyor. ABD’nin Türkiye’nin Suriye’ye müdahale etmesine izin vermeyeceğini bir güvence olarak görmenin hayal kurmakla eş değer olduğu da ortada. Suriye sathında beş yıldır biriken ve Lavrov’un “3. dünya savaşı çıkar” beyanını boşa çıkartmayacak kadar kuvvetle bir büyük savaşı tetikleyen gerilim, diplomasinin ve hukukun imkanlarından barışı değil savaşı körükleyerek birikti. Rusya’nın rejim güçleri ve PYD ile sınırın hemen yakınında Azez’e doğru ilerleyişiyle Kürt fobisi daha yüksek sesle alarm çalan Hükümetin zıvanadan çıkmasında bu uluslararası örgütlerin hiç payı yok değil. Yoksa, bir soruya yanıt olarak “Ne yapayım Rusya ile savaşayım mı” diyen..]]> Wed, 17 Feb 2016 04:54:17 +0300 Türk tipi! https://www.evrensel.net/yazi/75905/turk-tipi https://www.evrensel.net/yazi/75905/turk-tipi? Cumhurbaşkanına göre “Bugüne kadar kurulan” anayasaların hepsi ithal. Bu yüzden yeni anayasa milli ve Türk tipi olmalı. Aynı şeyleri başkanlık sistemi için de söylüyor. Yerli, milli ve Türk tipi olan bir anayasanın nasıl kurgulandığı, şimdiye kadarki AKP icraatına bakılarak çıkarılırsa, bunun zaten demokratik bir süreç olmayacağı açık. Hükümet sayesinde, 14 yıldır kanun hükmünde kararnamelerin, torba yasaların, duruma göre alelacele çıkarılan yasaların zemini oldu parlamento. Yasama organı AKP’nin istediği yasaları çıkarmak için çalıştı. Buna rağmen Erdoğan yasama organının hız kesici olduğunu düşünüyor. Oysa bu tek taraflı yasa çıkarıcılığının geldiği nokta hukukun iptal edildiği bir yer oldu sonuçta. Kaymakamlardan mevzuatın bir kenara bırakılmasının istendiği keyfiyet noktasındayız. Bir cihaz olarak devletin şimdiki yöneliminin en küçük mülki amire kadar yaygınlaştırıldığı; devlete karşı yurttaşın değil yurttaşa karşı devletin güçlendirildiği bir yer burası. Yasanın, mevzuat..]]> Wed, 03 Feb 2016 04:56:27 +0300 Sarı yıldız zamanları https://www.evrensel.net/yazi/75850/sari-yildiz-zamanlari https://www.evrensel.net/yazi/75850/sari-yildiz-zamanlari? Geçen yüzyılın ortalarına doğru önce Almanya’da sonra Nazilerle iş birliği yapan devletlerin buyruğuyla Yahudiler, etrafı duvarla ya da dikenli telle çevrili gettolara kapatıldı. Dahası her Yahudi, göğsünde sarı renkli bir yıldız taşımak zorundaydı. Sonra Yahudiler kitleler halinde toparlanıp havasız vagonlara istif edilerek toplama kamplarına yollandılar. Büyük bir çoğunluğu gaz odalarında, kimisi de aşırı çalışma, açlık ve hastalıktan öldü. Faşizmin ayak sesleri apaçık işitildiğinde bile yaklaşan vahşetin büyüklüğünü tahayyül edemeyen akıl, Hitler yenildiğinde de yaşananların tekerrür edemeyeceğini düşündü. Faşizmin daha ziyade bir zıvanadan çıkma, cinnet hali olduğu; bunca yaşanandan sonra bir daha olmasına izin verilemeyeceği iyimserliği yaygınlaştı. Bugün bu iyimserliği tersine dönüştüren bir dizi gelişme var Avrupa’da. Dünyanın her yerde çivisinin çıkmış olduğunu gösteren ürkütücü ayak seslerinin giderek arttığı işitiliyor. İngiltere’nin Cardiff bölgesinde konut bürosunun..]]> Wed, 27 Jan 2016 04:52:57 +0300 Gogol’ün Palto’sunda Zola’nın cüreti https://www.evrensel.net/yazi/75798/gogolun-paltosunda-zolanin-cureti https://www.evrensel.net/yazi/75798/gogolun-paltosunda-zolanin-cureti? İlk Rus materyalistlerinden Belinski’nin 1847 yılında Gogol’e yazdığı mektup Ölü Canlar ve Müfettiş’in unutulmaz yazarının son kitabı üzerine yarattığı hayal kırıklığı üzerinedir. Kitapları çarlık sansürünün şiddetine maruz kalmış olan Gogol’ün kitabı, Belinski’ye göre Rus köylülerinin köleliğini ve Çarlık idaresinin tahakkümünü sürdürmesini onaylayan bir yapıttır. Uzun mektubun bir yerinde şöyle yazar Belinski “Halk yazarlarda kendini Çarlığın, Hristiyanlığın ve milliyetçiliğin karanlığından kurtaracak biricik önderini, savunucusunu ve kurtarıcısını görür ve bu yüzden de yazarların bütün kötü kitaplarını bağışlamaya hazırdır ama zararlı, kötü yürekle kaleme alınmış olanları asla bağışlamaz.” Bu manifesto etkisi yaratan mektup Çarlık tarafından yasaklanır. “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık” diyerek Rus yazınının bu dahi kalemini onurlandıran Dostoyevski de mektubu bir toplulukta okuyunca önce ölüm cezası sonra da Sibirya sürgünü ile cezalandırılır. Göze alınan bedel ağırdır ama köl..]]> Wed, 20 Jan 2016 04:53:24 +0300 Ayşe öğretmen olmak! https://www.evrensel.net/yazi/75743/ayse-ogretmen-olmak https://www.evrensel.net/yazi/75743/ayse-ogretmen-olmak? Can Dündar ve Erdem Gül Silivri’ye tıkılmasaydı, Ahmet Hakan’ın gece vakti evinin önünde burnu kırılmasaydı, Hürriyet gazetesi vekil nezaretinde basılmasaydı, nice Fatih’lere bir “alo” ile ayar verilmeseydi Ayşe Öğretmenler olmayacaktı. Haberin önüne demir perde gerildiği, malumatın önce havuza düştüğü yerde, kendini göstermek için debelenip duran bir küçük bilgi kırıntısı böyle vur kaç yöntemiyle kendini duyuracaktır eninde sonunda. Kimliğinin tespit edilmesi için dört koldan seferber olunan Ayşe Öğretmen Silivri mahpushanesinin önünde tutulan nöbetten gelir, “Arkadaşımı gözaltına almayın, o benim kameramanım” diye bağıran gazetecinin temsilidir bir bakıma. Haberi aslanın ağzından almaya çalışan gazetecilerin ve onların okuyucu/izleyicilerinin vicdanı olarak ortaya çıkar böyleleri. Bir tepkiyi sadece “duran insan” olarak, sadece orada bulunarak; sesleri veya görünümleriyle açığa çıkarırlar. Sonra arkası gelir. O anonim kimlik, Fakir Baykurt’un Tırpan romanında “hepimiz Döne’yiz” diye ..]]> Wed, 13 Jan 2016 04:55:24 +0300 Anayasa, başkanlık vesaire https://www.evrensel.net/yazi/75692/anayasa-baskanlik-vesaire https://www.evrensel.net/yazi/75692/anayasa-baskanlik-vesaire? Erdoğan’ın, üniter devletlerde de başkanlık sisteminin olduğuna örnek olarak Hitler Almanyası’nı göstermesini, tepkiler karşısında sonradan gelen, ‘sözlerin çarpıtıldığı’na dair düzeltmeye rağmen bir dil sürçmesinden ibaret görmek zor. Hak-hukuk talep eden kesimlere yönelik muamele; Kürt illerinde hiçbir kanuni dayanağı olmayan sokağa çıkma yasakları sırasında sivil halka uygulanan katliam; yasama-yürütme-yargı üçlüsünün çoktan tekleşmiş olması zaten lafın buraya gelebilmesinin zeminini oluşturdu. Öte yandan “üniter devlet” ve başkanlık arasındaki ilişkinin demokratik bir işleyişle kurulduğunun örneği de dünyada yok. Referanslar bu durumda ister istemez faşist Hitler Almanyası’ndan alınacak! Dünya deneyimi başkanlık sistemini federasyon, özerk bölge, eyalet vb. türünde idari örgütlenmelerle birlikte bütünlüklü bir idari paket olarak ortaya çıkardı. Devlet üniter olsun, ama bir de başkanlık olsun dendiği zaman o, bir başkanlık sistemi demek olmuyor. Başkanlığın, eyalet-federasyon sis..]]> Wed, 06 Jan 2016 04:52:48 +0300 ODTÜ’de hendek mi var? https://www.evrensel.net/yazi/75640/odtude-hendek-mi-var https://www.evrensel.net/yazi/75640/odtude-hendek-mi-var? Gerekirse Cizre’ye, Silopi’ye nasıl giriliyorsa ODTÜ’ye de girilir diyor Ankara Milletvekili Aydın Ünal; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski metin yazarıymış aynı zamanda. Solcuların namaz kılan öğrencilere saldırarak ibadet özgürlüğünü kısıtladığı iddiasıyla galeyana gelen grubu “Namaz kılan öğrencilere sesleniyorum, asla boyun eğmesinler” diye galeyana getiriyor milletvekili. ODTÜ’de zaten birçok mescit ve bir cami var. Rektörün dediğine göre “Mescidin basılması gibi bir olay da söz konusu değil.” Burası Uygur, Kırım, Amerika veya Avrupa, 28 Şubat değil, burası Ankara diyerek bir sürü çağrışımı aynı potaya atarak bulamaç yapan vekilin o metinleri nasıl yazdığı anlaşılıyor. Bu çağrışım çırpma sanatı icrasından Cizre ve Silopi ile çırpılan ODTÜ’nün payına da hendek demagojisi düşüyor ister istemez. Aslında hendek nasıl Cizre ve Silopi’deki operasyonun temel nedeni değilse ODTÜ’ye dayılanmanın nedeni de ibadet özgürlüğünün kısıtlanması değil. Böyle bir şey yok çünkü. Geçtiğimiz hafta İ..]]> Wed, 30 Dec 2015 04:54:12 +0300 OHAL bu haldir https://www.evrensel.net/yazi/75584/ohal-bu-haldir https://www.evrensel.net/yazi/75584/ohal-bu-haldir? Hayır ’90’lı yıllara dönmedik. Daha beter bir noktadayız. O yılları hatırlayalım; devletin akıl hocaları “terör” ile sivil halk arasında ayrıma imkan tanımayan OHAL uygulamalarını çok eleştirmiş, bütün Kürtlerin potansiyel “terörist” kabul edilerek bölgede herkesin aynı muameleye maruz bırakılmasının sakıncalarını tartışmışlardı. Çünkü bu savaşın böyle kazanılamayacağı ayan beyan görülüyordu. Bu yüzden Erdoğan-AKP hükümeti ’90’lı yıllardaki tartışmalardan yepyeni taktikler geliştirdi. Bugün bölgede süren savaş hali o zamanlardaki gibi, beyhude bir “bitirme” hesabından ziyade, savaş sonrasında kurulacak muhtemel bir masanın dizaynına odaklanmış durumda. Geçmişteki topyekün OHAL uygulamasıyla bugünkü kısmi OHAL’ler arasındaki fark, şiddetin yoğunluğundan veya savaş sathının şehir olmasından değil, havan toplarının masaya oturacak Kürt’ün profilini çizmek üzere de ateşlenmesinden kaynaklanıyor Hükümet Kürt şehirlerinde uyguladığı kısmi ve dönüşümlü OHAL’lerde nüfusun her katmanına fark..]]> Wed, 23 Dec 2015 05:00:49 +0300 Zamanların en iyisi, en kötüsü https://www.evrensel.net/yazi/75534/zamanlarin-en-iyisi-en-kotusu https://www.evrensel.net/yazi/75534/zamanlarin-en-iyisi-en-kotusu? “Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana -sözün kısası, şimdikine öylesine yakın bir dönemdi ki, kimi yaygaracı otoriteler bu dönemin, iyi ya da kötü fark etmez, sadece ‘daha’ sözcüğü kullanılarak diğerleriyle karşılaştırılabileceğini iddia ederdi.” Charles Dickens’ın Fransız İhtilalini anlattığı İki Şehrin Hikayesi romanının girişidir bu. Eskinin ölmekte olduğu, yeniyi doğurtacak ebenin menziline yeni vardığı zamanlar. Yani şimdikine öylesine yakın dönemler! Fransız İhtilali imparatorlukların ve krallıkların tarih müzesine kaldırılacağı döneme bir girişti. Velayet, vesayet ve vassallık ilişkilerinden insanlık ancak Birinci Dünya Savaşı’nın ertesinde kurtulacaktı. Rus Çarlığı, Avusturya Macaristan İmparatorluğu ve Osmanlı yirminci yüzyılın başında resmen bitti. Ancak r..]]> Wed, 16 Dec 2015 05:00:32 +0300 Züccaciye dükkanında fil https://www.evrensel.net/yazi/75479/zuccaciye-dukkaninda-fil https://www.evrensel.net/yazi/75479/zuccaciye-dukkaninda-fil? Boğazdan geçen Rus donanmasına ait gemilerden birinin güvertesindeki askerin omzundaki uçaksavar füzesiyle görüntülenmesi, muhatabının sinir uçlarını kaşıya kaşıya savaş koşullarını biriktirme yarışında artık sınır ötesine geçildiğini gösteriyor. Uçağının düşürülmesinden sonra Rusya’nın Türkiye’ye karşı sınırlı ticari ambargosu, yurttaşlarının Türkiye turizmini askıya alması, Türkiyeli iş adamlarına muamelesi zaten aba altından füze göstermekle eş değerdi. Nihayet o füze abanın altından çıktı. Silah, hikayenin başında gösterilmişse bir yerde de patlayacaktır artık. Putin 3. Dünya Savaşı’na işaret ederek boşa konuşup gevelemiyor. ABD etrafındaki koalisyonun içindeki NATO üyesi büyük güçlerin, bombalaya bombalaya bitiremedikleri, bitirmeye de pek gönüllü görünmedikleri IŞİD’i gerekçe göstererek Suriye’de sahaya birer birer inmiş olması, savaşın biriktirme evresinden öteye geçtiğini gösteriyor. Tam da böyle bir eşikte Türkiye Musul topraklarına sayısı rivayete göre değişen asker konuş..]]> Wed, 09 Dec 2015 04:54:55 +0300 Dışkılı, idrarlı ortaya karışık! https://www.evrensel.net/yazi/75370/diskili-idrarli-ortaya-karisik https://www.evrensel.net/yazi/75370/diskili-idrarli-ortaya-karisik? 12 Eylül döneminde Yeşilyurt köylülerine dışkı yedirmek işkence sayılmazmış, kendisi de bal gibi dışkı yermiş; primatlar birbirlerine dışkılarını ikram edermiş zaten. San Diego hayvanat bahçesinde kendisi görmüş bunu. Sidik de içilebilirmiş, mesela depremde yaşamak için içen varmış. Nihayetinde amonyağı bol bir sıvıymış. Celal Şengör, jeoloji profesörü, böyle söyledi Radikal’deki röportajında. Başka şeyler de dedi; Deniz Gezmiş gibi bir eşkıyanın övüldüğüne tanık olmuş; üzülerek. Amonyakla sidik içmek arasında fark yaratan kocaman boşluğun etik denen bir şey tarafından doldurulduğunu; primatla insan arasına da kültür gibi uzun bir mesafenin girdiğini hatırlatmayın “hocam”a. Kendisini bir elit olarak tanımladığına ve önüne gelene cahil dediğine göre o bunları hepimizden gayet iyi bilir! Onu ayıplamakla bir yere de varılmaz. Tek dövüşçünün Şengör’den ibaret olduğu bir minderde değiliz ayrıca. Şengör’ü böyle uluorta konuşturanın, insanın indirgenemez parçalarına kadar indirgenmeye ve on..]]> Wed, 25 Nov 2015 04:41:49 +0300 Merhametiniz kalsın, adalet alalım! https://www.evrensel.net/yazi/75266/merhametiniz-kalsin-adalet-alalim https://www.evrensel.net/yazi/75266/merhametiniz-kalsin-adalet-alalim? Empati, doğruluk, yardımseverlik, hoşgörü, kanaatkârlık, sabır, saygı toplumsal ilişkilerin ahenkle sürebilmesi için her bireyin benimsemesi gereken değerler arasında yer alır. Arkadaşınızdan, ailenizden size hoşgörü, sabır, saygı vb. göstermesini bekleyebilir, özgüvenli insanları beğenir, alçakgönüllülüğün ikili ilişkileri kolaylaştıran bir özellik olduğunu düşünebilirsiniz. Ama devletten bunları beklemezsiniz. Devletten adil olması, belirli bir hukuk çerçevesinde hareket etmesi, kendi davranışlarınızın yaptırımının veya haklarınızın keyfiyete bağlı olmasını değil yasalara göre değerlendirilmesini istersiniz. Merhamet mesela, modern devletle ilişkilenen kavramlar arasında yer almaz. Büyüğün küçüğe, güçlünün zayıfa, annenin çocuğa duyacağı bir histir o. Devletin merhametinden bahsedildiği anda ise yasa ve hukuk iptal olmuştur, tersine orada öznel yargı ve önyargılar hüküm sürer. Devlet ile kişi arasında merhamet ilişkisinin önemli bir yer tuttuğu toplumsal ilişkiler de olmuştur kuşkus..]]> Wed, 11 Nov 2015 05:00:46 +0300 Muhasebe zamanı https://www.evrensel.net/yazi/75224/muhasebe-zamani https://www.evrensel.net/yazi/75224/muhasebe-zamani? HDP’nin barajı fazlasıyla aşarak Meclise dördüncü parti olarak girdiği 7 Haziran seçimleri ezberlenmiş formüllerle işleyen mevcut parlamento matematiğini geçersizleştirmişti. Bu durumun egemen siyaset biçiminin bir temsiliyet kriziyle karşı karşıya kaldığı anlamına geldiği o zamanlar çok söylendi. Devlet bu süreçten ya kendi yapısal ayarlarını HDP’nin yaptığı sürprize uygun değiştirerek çıkacak ya da kriz derinleşecekti. Devlet kurumlarının büyük çoğunluğunu tek başına bünyesine toplamış olan AKP ikincisini seçti. Zaten iç ve dış politikada düştüğü sıkışıklık diğer seçeneğe yönelmesine izin verebilecek durumda da değildi. 7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan tablo öncelikle Kürt sorununun çözümü konusunda farklı eğilimlere sahip partilerin hiçbirinin gönlündeki aslana uygun değildi kısacası. Koalisyon kombinasyonlarının pratikte boşa çıktığı bir süreç önceki gerilim birikimini de devralarak başlamış oldu. Dört partinin ikisinin veya üçünün gri bölgelerde bulaşabilme imkanı yoktu; olsa..]]> Wed, 04 Nov 2015 04:51:06 +0300 Geçti Bor’un pazarı https://www.evrensel.net/yazi/75132/gecti-borun-pazari https://www.evrensel.net/yazi/75132/gecti-borun-pazari? Önceki günkü Yeni Şafak, “tarihi” bir çağrı yaptı. Gazetenin bir gün sonraki nüshasına göre binlerce mesaj yağan çağrı şöyle: “Büyük bir kutuplaşma yaşıyoruz. Toplum ayrıştırılıp kimliklerin çatışmaya dönüştürülmesi hedefleniyor. İletişim kanallarımız kapanıyor. Başka Türkiye yok ve bu ülke son kalemiz. Hepimiz aynı gemideyiz. Türkiye zemininde herkesi bir söz söylemeye çağırıyoruz.” Hükümetin resmi gazetesi gibi çalışan Yeni Şafak’ın 13 yıl boyunca süren kutuplaştırma siyasetine su taşımışken seçimlere on gün kala yaptığı çağrı epey ti’ye alındı. Toplumun ayrıştırılıp kimliklerin çatışmaya dönüştürülmesinin henüz gerçekleşmemiş de bir hedefmiş gibi yazıldığına bakılırsa halk daha epey mağdur olacak demektir. Sanki bunca yıldır AKP yönetmiyormuş, bu kimlik politikalarına sıkıştırılmaktan o sorumlu değilmiş gibi öznesiz cümle kurmanın konforuyla kalem oynatmanın bir özeleştiri vaadi ima edebileceği düşünülüyorsa fena halde yanılıyorlar. Nokta’da üç bölüm halinde yayınlanan AKP Günlükl..]]> Wed, 21 Oct 2015 04:21:39 +0300 Affedin! https://www.evrensel.net/yazi/75082/affedin https://www.evrensel.net/yazi/75082/affedin? Bir Müslümanın kendi ölüsünü yıkayabilecek bilgiye, kabiliyete erişmesi lazımdı değil mi? Üzgünüz bu kabiliyet bizde yok. Kadınlar bin kez yıkasalar, parçalanan arkadaşlarının, saçlarına yapışan kalıntılarını temizleyemeyecek şimdi. Ölü yıkamanın bilgisi ve kabiliyeti derken bunu da hesap etmiş olmalısınız. Biz cahiller, bilgisizler sürüsü, yine yüzümüze gözümüze bulaştırdık ama ölü bedenlerimizi parça parça, uzuv uzuv yıkamanın usulünü öğreniriz nasılsa; affedin! Yurtlarda kızlı erkekli kalan günahkarlardık değil mi? Onun için o apartlar-yurtlar basılmalı, kızlar, erkekler birbirinden ayrılmalıydı. İki bomba patlamasından sonra kızlarla erkeklerin organları birbirine karışırken, onları üst üste bir meydana yığarken gene hata yaptık biz. Ayrışalım derken bir bakmışız yan yana, kucak kucağa ölüme gitmişiz. Affedin! Yüzde elliyi evinde zor tutuyordunuz değil mi? Biz bu yüzde elli meselesini hiç anlayamamıştık. Bir berber bir berbere gibi bir tekerleme miydi? Yüzde elli öteki yüzde elli..]]> Wed, 14 Oct 2015 05:00:16 +0300 He canım inşallah! https://www.evrensel.net/yazi/74991/he-canim-insallah https://www.evrensel.net/yazi/74991/he-canim-insallah? Karda yürürken kart-kurt sesleri çıkardıkları için kendilerine Kürt diyen dağ Türkleri efsanesi, bir iktidar fantezisi olarak geri dönüyor. Malum, 1 Kasım’da kar yağacağı kehaneti yüzünden bazı yerlere sandık kurulamayacağı söylendi. On binlerce insan o sesleri çıkararak “en yakın” sandık mahalline yürüyecek. Hindistanlıların tuz yürüyüşü, Çinliler’in uzun yürüyüşünden sonra seçmenin uzun sandık yürüyüşü tarihe geçebilir; ezilenler yürümekten yüksünmezler. Ama o kar Cizre’nin bazı mahallelerine yağacak, bazılarına yağmayacak. Batman’ın 9 mahallesine yağacak ama komşu mahallelere yağmayacak. Silvan’ın 70 kadar köyünde yağacak. Ya bundadır ya şundadır olacak! “Şöyle buyurdu Zerdüşt”; yerli ve milli seçmen oy kullanabilecek ama yerli ve milli olmayan o kadar kolay kullanamayacak. La ilahe illallah! 6 milyon kadar oy almış bir partinin oylarını düşürmek için bu hükümetin kazmadığı hendek kalmadı. Hal böyleyken üç beş hendek kazıldı diye Kürt kentlerine bomba yağdırıp asayiş sorunu il..]]> Wed, 30 Sep 2015 04:56:37 +0300 İnsanlık trajedisi, barış mücadelesi https://www.evrensel.net/yazi/74943/insanlik-trajedisi-baris-mucadelesi https://www.evrensel.net/yazi/74943/insanlik-trajedisi-baris-mucadelesi? Bir savaş atığı muamelesi yaptıkları yoksul mültecileri sınırlarından içeri almak istemeyen ülkeler, şimdiye dek, sayısız insanın Akdeniz’de boğulup ölmesinin sorumluluğundan yakalarını kolaylıkla sıyırmışlardı. Ama artık öyle değil. Bu insan trafiğinin trajedisinin görünür olması için cansız çocuk bedenlerinin karaya vurması gerekiyordu demek ki. Aylan Kurdi’nin fotoğrafı medyaya düştüğünde bu ülkeler göç konusunda ilk kez kendi halklarıyla karşı karşıya geldiler. Sınırlar kısa bir süreliğine açıldı; o sırada orada olan kafileler, onlara hoş geldin demek için sınıra koşan halkın ilgisine ve desteğine mazhar olarak Avrupa ülkelerine akın etti. Sonra sınır kapıları tekrar yüzlerine kapandı. Bir sonraki kafiledeki, Macar kameramanın çelme taktığı Suriyeli antrenöre gösterilen popüler ilgi ise ancak kendisini kurtarabildi. Antrenör şimdi İspanya’ya yerleşiyor. Ya ötekiler? Macaristan ve Çek Cumhuriyeti sınırlarında dövülen, gaza boğulan, itilip kakılan on binler? Onlar binlerce kilomet..]]> Wed, 23 Sep 2015 04:55:18 +0300 Keskin bıçak https://www.evrensel.net/yazi/74896/keskin-bicak https://www.evrensel.net/yazi/74896/keskin-bicak? Cizre’de yasak kalktıktan sonra sokağa çıkan çocukların, önünde zafer işareti yaptıkları duvarda “T.C. burada” yazıyor. Amerikan grafitisinin anonim figürünün tuvalet kapılarında, okul sıralarında, orada burada beliren “Kilroy buradaydı” komikliğiyle alakası yok bunun. Fakat bu çocuklar evlerinin duvarlarını delen, 20 kişiyi öldüren, anaları ağlatan bir kasırganın ardından, az önce burada olduğunu söyleyen bir Kilroy’a güler gibi gülüyorlar resimde. O çocuklar, şehir taranırken, kapı önüne çıkanı mıhlayan keskin nişancıların hedefindeyken banyoya, koridora serilmiş battaniyeler üzerinde aç ve susuz 9 gün geçirdiler. O koşullarda ölmeden kalabilmenin bile bir zafer olduğuna inanıyorlar. Duvardaki keskin bıçak etkisindeki yazıya rağmen orada sağ salim kalabilmenin sevinci var yüzlerinde. Varlığını epey bir şiddetle duyuran Kilroy’dan sonra orada kalan onlar çünkü. Keskin bıçak Silvan’a, Şırnak’a, Diyarbakır’a da aynı şeyi yapıyor. Bıçağı tutan el burada olduğunu, olacağını bütün du..]]> Wed, 16 Sep 2015 04:55:38 +0300 '400' ve hürriyet https://www.evrensel.net/yazi/74846/400-ve-hurriyet https://www.evrensel.net/yazi/74846/400-ve-hurriyet? Abdurrahim Boynukalın… AKP Milletvekili ve Gençlik Kolları Başkanı. Bir grup partilisiyle birlikte Hürriyet gazetesini bastı. Sözün anlamını idrak edebilmek için tekrar etmek gerekiyor: İktidar partisi milletvekili bir gazeteyi gece gece bastı! Ve kendisi de sandıktan çıkan bir şahsiyet olarak var gücüyle bağırdı: “Seçim sonucu ne olursa olsun seni başkan yaptıracağız.” Hürriyet baskını Erdoğan’ın “400 milletvekilini alabilecek veya bir anayasayı inşa edebilecek bir sayıyı bir siyasi parti yakalamış olsaydı durum çok daha farklı olurdu” biçimindeki ifadesinin Dağlıca ile ilişkilendirilerek çarpıtıldığı gerekçesiyle gerçekleştirildi. Bu eylemde vekilin lafı gazetenin analojisinin temelsiz olmadığını pekala gösteriyor. Erdoğan’ın seçim öncesinde söylediği “Verin 400’ü bu iş huzur içinde çözülsün” sözü ile vekilin huzur kaçıran tutumu arasında sadece bir mevsimlik zaman var. 400 milletvekili çıkarılamadığı için huzurun topyekün kaçırıldığı açıkken çarpıtma iddiası dikkate alınabilir mi? ..]]> Wed, 09 Sep 2015 05:00:24 +0300 Sistem değişti https://www.evrensel.net/yazi/74753/sistem-degisti https://www.evrensel.net/yazi/74753/sistem-degisti? Cumhurbaşkanı’nın halkoyuyla seçilmesinden itibaren ister kabul edin ister etmeyin Türkiye’de sistem değişti, diyor Erdoğan. AKP yöneticileri ve yazarları bu parti ilk iktidara geldiği zamanlarda da bir devrimden söz ediyordu. Benzetmek gibi olmasın, şimdi alenen kendi Thermidor’unu yaşayan bu sözde devrim sayesinde hayata geçirilen politikalar, 7 Haziran seçimi sonrasında kristalize olan hem siyasal hem sosyal kriz öğelerini biriktirdi. Kimlikleri ayrı ayrı raflara yerleştirip onları kutuplaştırma siyaseti; birbirine temas etmekte zorlanan, kompartımanlara bölünmüş bir toplum ve onun siyasi temsil biçimini yarattı. Nihayet bu tablonun üstüne, restorasyon Napolyon’u gibi kurulmak için şartları zorlayan Cumhurbaşkanı’nın sistem değişikliğinden ne anladığı tartışılır ama onun temsil ettiği devlet siyasetinin bir değişim eşiğine geldiği açık. 7 Haziran seçim sonuçları bu değişimin koşullarını zorlayan bir eşiktir. Önümüzdeki “tekrar” ya da “yeniden seçim” sonrasında da olağanüstü bir değ..]]> Wed, 26 Aug 2015 04:45:29 +0300 Ben çıplakken sen giyinik değilsin https://www.evrensel.net/yazi/74700/ben-ciplakken-sen-giyinik-degilsin https://www.evrensel.net/yazi/74700/ben-ciplakken-sen-giyinik-degilsin? Sarıgöl’de toprağa verilen Jandarma Uzman Çavuş Haşim Dirik’in ölmeden bir iki gün önce aradığı annesi, oğlunun telefonda “Herkes dikkatli ol diyor ama karşıda düşman yok ki kiminle savaşayım? Kimin ne olduğu belli değil,” dediğini söylüyor. Bingöl’ün Karlıovası’nda yola koyulan bir bombaya kurban gitti uzman çavuş. Bölgedeki seferberlik durumu, ihmal edilen, ya da Dirik’in söylediği gibi olmayan bir düşmana karşı başlatılmışsa aslında düşman herkes demektir. Nitekim Diyadin’de iki fırıncı çocuğun öldürülmesi, Silopi’de taranan mahallede üç sivilin ölmesi bu seferberliğin ilan edilmiş belirli bir düşmandan çok halktan hesap sormaya yönelik olduğunu gösteriyor. Seferberlik hali Kürt bölgeleriyle sınırlı değil. Siyasi taktiğini “Tek başına iktidar değilsem kaos” olarak belirleyen Hükümetin HDP’yi ve HDP’ye oy veren kesimleri yıldırma operasyonu bir yandan HDP çalışanlarının gözaltına alınmasıyla devam ederken diğer yandan Alevilere saldırının dozu artıyor. “Türk-orta sınıf”tan HDP’ye gi..]]> Wed, 19 Aug 2015 05:00:14 +0300 Barış Bloku https://www.evrensel.net/yazi/74650/baris-bloku https://www.evrensel.net/yazi/74650/baris-bloku? Kuruluşunu ilan etmesinin üzerinden çok kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen Barış Bloku, içerdeki savaş ile ufuktaki savaşın ateşine karşı birlik olmak isteyen halk için büyük bir umut kaynağı oldu. Büyük Barış Yürüyüşü’nün yasaklandığı gün de AkSaray’a karşı halkın Aksaray meydanından “size savaş yaptırmayacağız” sesi yükselmişti. Bu basit, insani ve vicdani barış talebi aslında son derece siyasal bir içeriğe ister istemez sahip. Silahlar sussun, çözüm masası kurulsun, komşu bir halka müdahalede bulunulmasın, üsler ve hava sahası savaş uçaklarına kapatılsın dediğiniz anda dünya dengelerini sarsmış oluşorsunuz zaten. Barış Bloku bu dengeleri sarsarken gücünü hiç kuşkusuz halkın büyük bir çoğunluğunun anketlere de yansıyan “savaş istemiyoruz” beyanından ve cenazelerin geldiği evlerdeki çoktan değişmiş olan havadan alıyor. Ancak bütün bu göstergelere rağmen Hükümetin adı konulmamış olağanüstü hal uygulaması, güvenli bölgeler ilanı, orada burada ateşlenen silahlar sayesinde ağırlaştı..]]> Wed, 12 Aug 2015 03:54:09 +0300 Zergele’de bez bebek https://www.evrensel.net/yazi/74603/zergelede-bez-bebek https://www.evrensel.net/yazi/74603/zergelede-bez-bebek? Kandil eteklerindeki Zergele köyüne sabaha karşı yapılan operasyondan arta kalan birkaç fotoğraf var. Bakmak zor. Hamile bir kadının açıkta kalan karnı, yerde bir oyuncak bebek ve battaniyeye sarılı küçük bir çocuk cesedi. Savaşta dışarı atılan ilk dara muamelesi gören hep kadınlar ve çocuklar olmuştur. Önce onlar vurulur. İlkin masumiyet ölür. Enkazın ortasındaki kirlenmiş oyuncak bebek, Kobanê’ye uzatılırken Suruç’ta imha edilen dostluk ve barış elinin simgesidir de aynı zamanda. Gençler Kobanê’deki çocuklara götürmek istedikleri oyuncaklarla birlikte öldüler. Barıştan hiç umudunu kesmeyen insan şunu sormadan edemez şimdi: Bu badireden sağ çıkan ama o bebeklerle oynayamadan büyüyen bir kuşağın yüzüne, yeniden kurulması muhtemel müzakere masalarından nasıl bakılacaktır bundan sonra. Onların içinde tohumu atılan öfkeden, geçmişin hesabını istemeyecek bir barışıklık hali nasıl doğacak? Suruç geleceğe bir şans tanımak için şimdiden acele eden gençlerin cezalandırıldığı bir mahaldi. He..]]> Wed, 05 Aug 2015 04:53:54 +0300 Burada sevdaluk olur yeşil yol olmaz! https://www.evrensel.net/yazi/74472/burada-sevdaluk-olur-yesil-yol-olmaz https://www.evrensel.net/yazi/74472/burada-sevdaluk-olur-yesil-yol-olmaz? Çerden çöpten yapabildiği yuvasında; çocuklarını katıksız ekmekle büyüttüğü, hayatı sessiz sözsüz ıskaladığı zaman cennet, arşı ala’da değil de, anaların ayaklarının altındaki topraktan içine düşebileceği bir yeraltı diyarıdır sanki. Yokluklardan, katlanılmış yoksulluktan, öğrenilmiş çaresizliklere onca boyun eğmelerden sonra ömrü tamamlandığında ana hoppp kayıverecektir içine. Eteklerinde gümüş rengi yapraklar! Kadınlar bu vaade kulak asıp dünyalık namına hiçbir şey istemezler, başlarına gelen her şeye cenneti garantilemek için sus kalırlarsa onlara bu aklı verip arpalık doldurmaya çalışanlar rahat eder. Cenneti vadetmek maliyetli değildir çünkü. İktidar yerleşimcileri, onların alimleri-ulemaları, kanaat önderleri, yandaş ve kandaş basını ceplerinden beş kuruş çıkmadığı sürece bol keseden cennet dağıtmaktan hiç gocunmazlar. Teker teker değil sürü sepet gelsin kadınlar. Ne olacak ki! Ama bu kadınlara bir şeyler oluyor epeydir. Ayaklarının altındaki cennete işaret ederek evlerinin et..]]> Wed, 15 Jul 2015 04:36:36 +0300 Dar koridoru açarken https://www.evrensel.net/yazi/74421/dar-koridoru-acarken https://www.evrensel.net/yazi/74421/dar-koridoru-acarken? İçinde koridor sözcüğünün geçtiği cümleler daha çok güney sınırında Suriye’ye güvenli geçiş noktalarını tanımlamak maksadıyla kullanılıyor. YPG Til Ebyad’ı alıp iki kanton arasında bağlantıyı kurduktan sonra Suriye’ye müdahale edebileceği alanı daralan Hükümetin lügatında koridor, içerdeki esenliğine ve bekasına, dışarıda da emperyal hayallerine kendisini bağlayan göbek bağı olarak telakki ediliyor. Sınırın bir yerine askerin onbinlerce mevcut ve tank tüfekle dizilmesinin nedeni bu. Olmazsa olmaz koridor ateşten ekskavatörlerle açılacak. Ancak bir koridorun varlığı şu günlerde sadece suyun başını tutanların değil halkların ve ezilenlerin bekası ve esenliğinin de güvencesi. İçerisini ve dışarısını bir egemenlik alanı olarak yeniden yeniden tesis etmeye çalışan, bunu yaparken de hem birbirleriyle dalaşan hem de bu egemenlik alanlarının gerçek sakinlerini oradan defetmeye çalışan fetihçi pratiğe karşı bir koridor inşa etmek onlar için de tartışılmaz önemde. Koridorları kim inşa ederse ..]]> Wed, 08 Jul 2015 05:00:19 +0300 Yetti artık! https://www.evrensel.net/yazi/74372/yetti-artik https://www.evrensel.net/yazi/74372/yetti-artik? Ortadoğu’da kendi kafasına göre çizilmiş bir siyasi harita AKP’nin öteden beri takıntısı. Şimdiye kadar attığı her adımda duvara toslamış olsa da bu hülyadan kendisini kurtaramıyor. YPG’nin, Til Ebyad’dan IŞİD çetesini kovmasından sonra Suriye sınırında kontrol altına alabileceği alanın daralması, Hükümetin takıntısını obsesyon düzeyine yükseltmiş bulunuyor. Bu koridor da kapanırsa üç kantonu birleşecek Rojava, Hükümetin, Suriye heveslerinin önünde bir duvar gibi dikilmiş olacak. Rojava “Özgür Suriye’nin bir parçası” olduğunu ilan etmesine karşın, Erdoğan’ın, “Güneyimizde ayrı bir devletin kurulmasına izin vermeyiz” celallenmesi bu yüzden. Afrin ve Kobane arasındaki bölge AKP’nin 13 yıllık hasretinin kritik eşiği. Ama mesele bu mıntıkanın Türkiye-Suriye arasında jeostratejik bir önem taşımasından ibaret değil. CB artı AKP yönetenleri, Ortadoğu’nun fethi ile ilgili rüyalarını gerçekleştirmek üzere kullanabilecekleri koridorların başının önemli ölçüde Kürtler tarafından tutulmuş olduğun..]]> Wed, 01 Jul 2015 05:00:06 +0300 Kuma yoksa acımaz! https://www.evrensel.net/yazi/74328/kuma-yoksa-acimaz https://www.evrensel.net/yazi/74328/kuma-yoksa-acimaz? Dini sohbetler için televizyona çıkarılan ilahiyat “alimleri”nin bazıları iyice zıvanadan çıkmış durumda. Bunların etrafa verdikleri rahatsızlıktan çok dem vuruldu ama hiçbir değişiklik olmadığı sürece üstüne gitmekte yarar var. Devlet ekranlarında veya özel kanallarda fıkhın müstehcen sınırlarını öyle kanırtıyorlar ki bir yerlerinden zorları olduğuna emin olabilirsiniz. Ayaklı bir cinsel ilişkiler ansiklopedisi olarak dolaşıp telkinde bulunmak, kadın erkek ilişkisini kaideye, kurala bağlamak tek işleriymiş gibi görünüyor. Peki gerçekten dini programlarda bu belden aşağı muhabbetlerin yapılması “alim” kılığındaki zatların dangozluğundan kaynaklanıyor da kanallar bunları raiting aşkına, millet gülsün diye mi yayınlıyor. Hiç öyle değil. Hayatın sınırsız sömürü ve çok az ücret formülüne göre sürdürülmek zorunda kalındığı, iş ve gelecek güvencesinin olmadığı, temel ihtiyaç malzemelerine ulaşmanın giderek zorlaştığı koşullarda insanların dikkatinin cambaza yöneltilmesi sık rastlanan b..]]> Wed, 24 Jun 2015 04:56:37 +0300 Türkiye normalini arıyor https://www.evrensel.net/yazi/74226/turkiye-normalini-ariyor https://www.evrensel.net/yazi/74226/turkiye-normalini-ariyor? Ucuz atlatmadığımız bir muharebeden çıkmış gibiyiz. Sağ kalanlar, enkazın önünde kendi “çivit badanalı ülke”sini nasıl kuracağına kafa yormaya son sandık kapandığında başlamıştı bile. Bizim için onu başkan yaptırmadığımız gerçeği elde bir; 80 milletvekili elde iki; AKP’nin artı yandaş medyasının artı derin devletinin artı bilumum yandaş kurumların ardında toplaştığı barikatı yağdan kıl çeker gibi devirdiğimiz gerçeği elde üç. Ve en önemlisi enkaz toplama ve kendi normalimizi inşa etme işine yüksek bir moralle başlayacağız ki bu dünyalara bedel. Kıl payı kaçan fırsatların, hükmen mağlup olmaların, tam zirveye çıkarmışken elimizden kayıp giden kayaların soğurduğu enerjiyi yeniden derleyip toplamanın mümkün olduğu bir noktadayız. Kendi normalimizi inşa etmek için muhtaç olduğumuz iyimserlik sandıktan çıktı. Ancak sadece bize ait bir normal yok. Merkez siyaseti yıllardır işgal etmiş bir anomalinin kanırtılmış olması devlet açısından da yeni bir normalleşme ihtiyacını açığa çıkardı. Anc..]]> Wed, 10 Jun 2015 04:55:44 +0300 Midaslar, kimseler ve Biz'ler üzerine öylesine bir yazı https://www.evrensel.net/yazi/74175/midaslar-kimseler-ve-bizler-uzerine-oylesine-bir-yazi https://www.evrensel.net/yazi/74175/midaslar-kimseler-ve-bizler-uzerine-oylesine-bir-yazi? Rivayet o ki, Lidya Kralı Midas’ın uzun kulakları vardı. Kral bu kulakları beresiyle gizler tebaasının bunu fark etmesinden ölesiye korkardı. Midas kimseye anlatmazsa artık yaşayamayacağı bu sırrı eğilip bir kuyuya bağırdığı andan itibaren kralın uzun kulakları bir sır olmaktan çıktı. Dağ taş “Midas’ın kulakları eşşek kulakları” diye inlemeye başladığında kuyu, Kral’ın taşıyamadığı sırrı bir posa gibi kusmuş; ortalık şenlenmişti. Can Dündar Cumhuriyet’te MİT TIR’larıyla silah taşındığını ve bu silahların Suriye’de Esad’ı devirmek isteyen radikal İslamcı çetelere gittiğini kanıtlayan görüntüleri yayımlamasaydı bile, kuyu o sırrı çoktan faş etmişti. Öğrendiğimiz yeni bir şey yok. Ancak kuyuya bağırma işi devam ediyor. Görüntülerin yayımlanması üzerine TIR’ların Türkmenlere gönderildiğini söyleyen Davutoğlu’nun “^Biz böyle bir şey almadık” diyen Türkmen lideriyle monologu sayesinde berenin altındaki uzun kulakların varlığını sağır sultan bile duymuş oldu. Ele ayağa dolanan devlet sırrını..]]> Wed, 03 Jun 2015 05:00:06 +0300 Metal direnişi ve barikatlar? https://www.evrensel.net/yazi/74123/metal-direnisi-ve-barikatlar https://www.evrensel.net/yazi/74123/metal-direnisi-ve-barikatlar? Renault’da başlayan direniş kısa zamanda yayılarak ve hem metal sektörüne ait diğer fabrikalardan hem de başka sektörlerden destek alarak ilerledi. Bir sendikanın yönlendiriciliğinde olmadığı halde son derece disiplinli süren grevin, aşılmasını kolaylaştırdığı moral eşik, işçi mücadeleleri açısından önemli bir ilerleme ve kazanım olarak kabul edilmeli. Ne var ki metal direnişine verilen desteğin işçiden işçiye olmakla sınırlı kalması; toplumun diğer örgütlü/örgütsüz kesimlerinde yaprak kımıldamaması irdelenmesi gereken bir konu olarak duruyor karşımızda. Bu ilgisizliğin çeşitli nedenleri olabilir ama öne çıkan iki noktanın altını çizmekte yarar var; Birincisi; demokrasi güçleri arasında yer alan kesimler AKP’nin yıllardır uygulayageldiği kutuplaştırma politikalarının kendi üzerlerinde yarattığı sonuçları aşamamış görünüyor. Büyük bir çoğunluğu muhafazakar olan işçilerin kültürel formasyonu şimdiye dek laik çağrışımlarla süren mücadelenin dışında telakki ediliyor. Grev boyunca birlikl..]]> Wed, 27 May 2015 05:00:25 +0300 Renault işçisi ne öğretiyor? https://www.evrensel.net/yazi/74073/renault-iscisi-ne-ogretiyor https://www.evrensel.net/yazi/74073/renault-iscisi-ne-ogretiyor? Bursa’da Renault işçilerinin başlattığı TOFAŞ, Coşkunöz işçilerinin de katılımıyla süren direniş, işçi mücadelesi bakımından bir dönüm noktası olma niteliğinde. Endüstrinin belkemiği olan metal sektöründe çalışanlar, sayıları giderek azalan sendikalarda örgütlü işçilerin en deneyimli kesimini oluşturuyorlar. İşçiler şimdi bu deneyime bir yenisini eklediler. Birkaç ay önce Birleşik Metal-İş’in örgütlü olduğu işyerlerinde başlayan grev yasağı “milli güvenlik” gerekçe gösterilerek yasaklanmış; grevi yasağa rağmen sürdürmeye çalışan birkaç fabrika dışında grev sona erdirilmişti. Toplusözleşme süresinin iki yıldan üç yıla çıkarılmaya çalışılması işçinin, tepkisini ifade edebileceği örgütlü bir güçten yoksun olmasının kolaylaştırdığı biçimde sendikadan güçlü bir direnç göremedi. İşçi grev sürecinde alenen yalnızdı. Ve aslında şimdi Türk Metal Sendikasında örgütlü işçinin Renault’da patlayan direnişi sendikaların pekala “çalıştığı yerden” gelmiş oldu. Bu direnişin beklenmediğini kimse iddia e..]]> Wed, 20 May 2015 04:28:55 +0300 12 Eylül’dü ama kaktüsler susuz da yaşardı!* https://www.evrensel.net/yazi/74026/12-eyluldu-ama-kaktusler-susuz-da-yasardi https://www.evrensel.net/yazi/74026/12-eyluldu-ama-kaktusler-susuz-da-yasardi? Kenan Evren’in, idam fermanlarını eli titremeden imzaladığı 17 yaşındaki çocukların kanıyla beslenerek sürdürdüğü hayatı sona erdi. Yüz binlerce insanın tutuklanıp işkenceden geçirildiği, birçoğunun sakat kaldığı, sendikaların kapısına kilit, dillere mühür vurulduğu 12 Eylül günlerini hatırladık yeniden. Hiç unutmamıştık zaten. Ve zaten, cunta döneminin fikri 1982 Anayasasının zikrinde ve ardı sıra gelen sivil iktidarlar eliyle yaşatılmaya devam ettiği için sonsuz bir darbe ikliminde hâlâ ülke. Zaman ilerledikçe dar gelen yasa gömleğinin dikişleri, 12 Eylül’ün ruhuna uygun bir biçimde, atan yerlerinden genişletilerek dikildikçe asker postallarının sesi hiç gitmedi kulaklarımızdan. 12 Eylül hiç bitmedi, Kenan Evren’in toprağa girmesiyle de birden bire sona ermeyecek. Ancak 12 Eylül sadece sokaklarda dolaşan tanklardan, her köşe başındaki tehditkar kimlik kontrollerinden, ağızdan çıkan isabetsiz bir sözcük yüzünden insanın kendisini orada bulmasının işten bile olmadığı işkencehanelerd..]]> Wed, 13 May 2015 04:54:43 +0300 Ama aşk olsun size çocuklar, aşk olsun! https://www.evrensel.net/yazi/73980/ama-ask-olsun-size-cocuklar-ask-olsun https://www.evrensel.net/yazi/73980/ama-ask-olsun-size-cocuklar-ask-olsun? “İPİ en önce göğüslemek için”, “en güzel yüz metreyi” koşan Mamak gençlerinin fotoğrafı bu yılki 1 Mayıs’ın unutulmaz kareleri arasında kalacak. Aşk olsun!* Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in yirmili yaşlarındaki yüzleri, 17’sindeki Erdal’ın “son bakışı” her zaman içimizi burkar zaten de, zamanın durduğu andaki hallerinin şimdi onların öldükleri yaşta olan gençlerin ellerinde “koşu”nun bir parçası olması ayrıca titretiyor gönlün tellerini. Hiç ölmüyorlar böylece, öldürülemiyorlar. Gençlik nereye koşmak istiyorsa onlar da kErdaloşuyor her daim. Gezi’de, grevde, üniversite boykotunda, direnişte, 1 Mayıs’ta, ergen odasının duvarında, atölyenin kuytusunda, bilgisayarının masa üstünde... Gençler onları nerede istiyorlarsa oradalar. Okulda deftere, sınıfta sırasının üzerine yazıp kazıyor adlarını, ismi Deniz ve İnan olan çocuklar. İdam sehpasının üzerindeyken “Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm Leninizm! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği! Yaşasın işçiler, köylüler, kahro..]]> Wed, 06 May 2015 04:55:28 +0300 Divan ne yana düşer usta, 1 Mayıs ne yana https://www.evrensel.net/yazi/73929/divan-ne-yana-duser-usta-1-mayis-ne-yana https://www.evrensel.net/yazi/73929/divan-ne-yana-duser-usta-1-mayis-ne-yana? Sendikalı oldukları için işten atılan Divan AŞ işçileri Taksim Divan Oteli önünde oturma eylemi yaptıkları sırada polis saldırısına maruz kaldılar. İki yıl önce, Erdoğan hükümetiyle arası pek iyi olmayan Koç Grubu şimdi işçilerin dövüldüğü otelin kapılarını Gezi direnişçilerine açmıştı. Direniş dönemleri burjuva sınıfın içindeki rekabetin biriktirdiği çatlaklar açığa çıkar, çelişkiler derinleşir, onların siyasal iktidara karşı pozisyonları ortaya çıkan halk hareketini kendi çıkarları için araçsallaştırabileceklerini düşündükleri ölçüde değişir. Gezi direnişinin de böyle bir yan ürünü olmuştu sonuçta. Direniş sönümlendikten sonra ise Erdoğan Hükümeti ile Koç Grubu yeniden el sıkıştılar. Sadece oturma eylemi yapan işçilere yönelik tahammülsüzlük ise Divan işçilerinin doğrudan doğruya Koç’un çıkarlarını tehdit etmesinden kaynaklanıyor. İşçiler sendikalı olarak işe geri dönmek, kaybedilmiş haklarını geri almak istiyorlar. Ama ne yazık ki işçi sınıfı toplumun en yalnız bırakılmış kesimi..]]> Wed, 29 Apr 2015 04:55:03 +0300 Ne güzel gıcırdıyor! https://www.evrensel.net/yazi/73877/ne-guzel-gicirdiyor https://www.evrensel.net/yazi/73877/ne-guzel-gicirdiyor? Bıcır bıcır konuşuyor Başbakan, Kibariye’nin dediği gibi, ‘çok tatlı’! Davutoğlu’nun, Seçim Bildirgesinin tam da çözüm sürecine değinildiği kısmının matbaaya gönderilirken yolda düştüğünü söylemesini, zekamızla falan alay ettiğine yormayalım sakın. “Çözüm meselesini özellikle yazmadım çünkü konjonktürel” diye eklemese “pek de küçükmüş, aynı Kibariye gibi… seçim bildirgesinin üç sayfasını kaybedecek kadar “şapşikmiş” deyip sempati bile duyacağız kendisine. Ne de olsa herkes biraz sakardır. Başbakan da insan değil mi sonuçta! Ama Kibariye olmayanlar öküzün altında buzağı ararlar. Kürt sorununun konjonktürel değil yapısal bir sorun olduğunu, ilk lafına “epistomoloji” diye başlayan okumuş yazmış bir Başbakan bilmez mi diye sorarlar. Seçim startı verirken “Kürt sorunu yoktur” noktasına geri dönen CB’nin tutumundan da anlaşılmıştır ki, çözümü konjonktüre göre berhava edilebilmesi için sorunun yapısal kalmasından fayda umulacak bir noktaya düşülmüştür. Bildirgenin iki sayfası yolda dü..]]> Wed, 22 Apr 2015 04:55:11 +0300 Belge https://www.evrensel.net/yazi/73776/belge https://www.evrensel.net/yazi/73776/belge? Berkin Elvan’ın ekmek almaya gittiğinin belgesi var mı diyen Erdoğan’a sosyal medya ahalisi hazırladığı belgeleri anında sundu! Bundan böyle ekmek almaya gittiğinizde bu belgelerden birini doldurup önce CB’ye bilahare de emniyete gönderiniz lütfen. Yanınızda da bir nüshası olsun, ne olur ne olmaz... Bu belge takıntısı muhtemel ki geçen yerel seçimler öncesinde sızdırılan yolsuzluk “tape”lerinden kalmış olmalı. O tapeler oldukça sarsıcıydı. Ancak biliyorsunuz, zamanın Başbakanı bunları sahte ilan edip üstünden geçmişti. Kimse yutmadı o başka. Diğer yandan AKP ve havuz medyası Kabataş yalanını göğüslerini gere gere sürdürecekleri küçücük bir belge bile gösteremedi. Gelin Zehra’yı deri pantolonlu erkek şahısların taciz ettiği iddiası belgesiz belgesiz yüzsüzce sürdürülmeye devam ediyor. Ancak belgesiz çalışmanın ağır bir maliyeti var; büyük şef söyledi diye kimse göz göre göre bir yalana inanmıyor. İnanmadığı gibi bir güzel tiye alınıyor Hükümet ve majestenin medyası. Son bomb..]]> Wed, 08 Apr 2015 04:58:44 +0300 Boğaz(lar) meselesi https://www.evrensel.net/yazi/73722/bogaz-lar-meselesi https://www.evrensel.net/yazi/73722/bogaz-lar-meselesi? 2011’de Tunus ve Mısır’dan sonra ayaklanan Yemen halkı, Libya ve Suriye’de olduğu gibi bu bahardan yaza çıkamamanın bedelini ödüyor. Diğer yandan ülkenin stratejik konumu nedeniyle Suudi Arabistan başta olmak üzere bölgedeki gerici Arap devletlerinin ve emperyalizmin gözünün üzerinde olduğu ülke, mezhep çatışmaları için bir laboratuvar olarak inşa edildiğinden bu yana muhalefet görünümündeki güçlerin de, ona çeki düzen vermeye çalışanların da ideolojik dayanağı dini bir kılığa bürünmüş bulunuyor. Arap baharı bölgenin en yoksul ve yoksun halkının siyasete müdahale isteğinin dışa vurumuydu. Salih’i iktidardan düşürmeye nefesi yetebildi ancak. Bu tarihten beri de oluşumu daha eskilere dayanan Şii Husi hareketinin güçlenişine tanık olmaktayız. Nihayet Husiler Kuzey Yemen’de Sana kentini ele geçirip Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile Merkez Bankasını kuşatınca Suudilerin başını çektiği Arap koalisyonu tarafından Yemen bombalanmaya başlandı. Olan Arap baharına çıkan sivillere oldu daha çok. Yem..]]> Wed, 01 Apr 2015 04:56:13 +0300 Bir onların ruhu bir de bizimki https://www.evrensel.net/yazi/73676/bir-onlarin-ruhu-bir-de-bizimki https://www.evrensel.net/yazi/73676/bir-onlarin-ruhu-bir-de-bizimki? 13 yıllık iktidarının kritik aşamalarını, ilan edilmiş bir iç düşmana karşı “Beraber yürüdük biz bu yollarda” şarkısını söyletebildiği kesimlerle bir muharebe havasında geçirdi AKP. “PKK terör örgütü”, Ergenekon, KCK, “paralel yapı” adı verilmiş torbalara doldurulan “gözünün üstünde kaşı var” kabilinden düşmanlar ürettikçe kendisini tehdit altında hisseden “dost ve kardeş” kitlesinin oylarını cebine indirdiği gibi böyle bir seferberlik havasında hem siyasetin genetik ayarlarıyla oynamayı hem de ayakkabı kutularını doldurabilmeyi başardı. Bugün gelinen noktada önceden ilan ettiği düşmanlarının bir kısmının AKP için pek de muhayyel olduğu ortaya çıkıyor. Balyoz davasını hükümsüzleştiren yargı sürecine “kandırıldık” diyerek tüy diken Tayyip Erdoğan, bundan 7-8 sene önce “vesayetine” karşı savaş açtığı askerle mutlu sonla biten bir Türk filminde kucaklaşmış oldu. Ergenekoncu, darbeci sözlerinin havada uçuştuğu dönemlerin üzerine bir güzel sünger çekildi. Askerle Erdoğan beraberce “terö..]]> Wed, 25 Mar 2015 04:58:37 +0300 İşte sandık işte deve! https://www.evrensel.net/yazi/73625/iste-sandik-iste-deve https://www.evrensel.net/yazi/73625/iste-sandik-iste-deve? İstanbul Üniversitesi yeni rektörünü 2 bin 596 oyun 1202’sini vererek seçti. Seçimi Prof. Dr. Raşit Tükel kazandı ama bu henüz rektör olabileceği anlamına gelmiyor. Üniversite demokrasisi Demokles kılıcına kadar olduğundan, üniversiteliler eğer YÖK ve Cumhurbaşkanının onayını alamazlarsa sandıktaki irade beyanının fazlaca bir hükmü yok. Şimdiye kadar birçok üniversitede sandık sonuçları bu iki kurum tarafından kaale alınmadı. Cumhurbaşkanı sandıktan çıkan adayı değil gönlünün çektiğini, işine geleni atamayı tercih etti. Ancak bu bardak bugünlerde fena halde taşmak üzere. 2012 seçimlerine de katılan ve ikinci seçilen Raşit Tükel o zaman üniversitenin demokratik temayülünün hayata geçirilebilmesi talebini adaylıktan çekilerek göstermişti. O gün Raşit Tükel’i destekleyen ve demokratik üniversiteye oy veren akademisyenler bugün oylarına sahip çıkacaklarını duyurdular. Mısır darbesi sırasında meydanlarda sandıktan çıkan iradeye saygı göstermediği için General Sisi’ye demediğini bırakmayan ..]]> Wed, 18 Mar 2015 05:00:53 +0300 Yüzde 10 sadece HDP’nin sorunu değil https://www.evrensel.net/yazi/73573/yuzde-10-sadece-hdpnin-sorunu-degil https://www.evrensel.net/yazi/73573/yuzde-10-sadece-hdpnin-sorunu-degil? Yüzde 40’lık bir seçmen blokunu etrafında şu veya bu şekilde toplayan AKP’nin karşısındaki muhalefeti, aralarındaki çelişkileri öteleyerek toplayan böyle geniş bir blok yok. Bu, hükümetin de işine geliyor ve ona karşı olanların dağınıklığını sürekli kanırtarak politika yapıyor. HDP’nin yüzde 10 seçim barajını hükümsüz kılabilmek için toplumsal muhalefet güçlerine mütemadiyen yaptığı çağrı bu bakımdan son derece önemli. Bölük pörçük, her biri kendi ilgi alanları kapsamında mücadele eden, politika yapan kesimlerin, her fırsatta dile getirdikleri “birlik” temennisinin, veya talebinin diyelim, sınanacağı bir eşik açıyor bu çağrı. Bundan önce, haziran direnişinin hemen ertesinde bu ukde bir kez daha dillendirilmişti. Haziran direnişi çünkü, birlik ukdesinin gerçekleşebileceğini kanıtlamış, onu bir ütopya olmaktan çıkarıp bir realite haline getirebilmişti. Geçen kısa zaman gösterdi ki aslında üzerinde onun ne’liğine dair anlaşılabilen bir “Gezi” yok. Örneğin Kürtlerin Gezi direnişine katı..]]> Wed, 11 Mar 2015 05:00:49 +0300 Neşenin ateşinde kaynasın kazanlar https://www.evrensel.net/yazi/73523/nesenin-atesinde-kaynasin-kazanlar https://www.evrensel.net/yazi/73523/nesenin-atesinde-kaynasin-kazanlar? Ortaçağın kapitalizmin şafağı sökmeden önceki en karanlık zamanlarında yüzbinlerce kadının işkenceli sorgulamalardan geçirildikten sonra yakılmasıyla sonuçlanan cadı avlarını, insan türünün cahillik dönemine özgü gelip geçici bir cinneti olarak adlandırmak kolaydır. Ne var ki; o kötücül ruh uzun modern deneyimin ardından geri döndü ve sayesinde kadın kıyımı kaldığı yerden devam ediyor. Kadınların teker teker öldürüldüğü, bugün de cadı avcıları kıyımın en fazla yoğunlaştığı 15-17. yüzyıldakinden farklı saiklerle hareket etmiyor. O zamanlar, bir kadının cadı olduğuna kanaat getirilmesi için işkencede alınan itirafların, haklarında çıkarılmış bir dedikodunun, otlardan ilaç yapabiliyor olmalarının, komşu kadının doğumuna yardım etmelerinin, ağlayabiliyor olmaları gibi fazla gülmelerinin, uyduruk delil ve alametlerin yeterli olduğu zamanlardı. Bir kadının Hristiyan dininin altını oymakla suçlanması son derece kolaydı. Geceleri süpürgeyle gökyüzünde dolaşan, gizli toplantılarda el ele tut..]]> Wed, 04 Mar 2015 04:58:50 +0300 Mehter marşına bu daha başlangıç https://www.evrensel.net/yazi/73475/mehter-marsina-bu-daha-baslangic https://www.evrensel.net/yazi/73475/mehter-marsina-bu-daha-baslangic? Hükümetin bir tane Süleyman Şah türbesini sarımsaklasak da mı kurtulsak, sarımsaklamasak da mı kurtulsak kıvamındaki ikilemi gündemi bir hayli meşgul etmişti zaten. Suriye’ye dalma imkanı yaratmak için provokatif bir saldırı düzenleyip suçu Esad’ın üzerine atarak bir taşla iki kuş vurmanın imkanlarının masaya yatırıldığını gösteren ses kayıtlarının üzerinden çok geçmedi. Hükümet Suriye’ye dalmak ne kelime “Bir arkadaşa bakıp çıkabilmek” için bile YPG, uluslararası koalisyon, Esad ve IŞİD arasında mekik diplomasisi yapmak zorunda kaldı. Asker, hükümet mensuplarının “Süleyman Şah Türbesi’ne saldıran karşısında bizi bulur” efelenmelerinin ardından düne kadar terörist addedilen YPG’nin kontrolünde bölgeye gitti. Hakikaten ancak bir arkadaşa bakıp çıktı! Böyle bir bakıp çıkmanın da heves giderici bir yanı varmış demek ki. Davutoğlu’nun ekrandan izlediği operasyonda birçok uluslararası anlaşmayla mülkiyeti Türkiye’ye bırakılmış topraklarda türbe nihayet hükümet eliyle havaya uçuruldu. Hem de..]]> Wed, 25 Feb 2015 05:00:14 +0300 Organize ve sistematik https://www.evrensel.net/yazi/73426/organize-ve-sistematik https://www.evrensel.net/yazi/73426/organize-ve-sistematik? Özgecan’ı bıçaklayarak öldüren şoföre babasının ve arkadaşının gönüllü suç ortaklığı yapmaya hiç tereddüt etmeden koşması değil mevzubahis olan. Baba ile oğulun, iki kankanın, kardeşlerin hem en yakınlarındaki kadınlara hem hiç tanımadıklarına beraberce ve soğukkanlılıkla tecavüz edibildiklerine dair sayısız vaka var bildiğimiz. Kışkırtılmış erkekliğin baba oğul kardeş ayırmadan yüz kızartıcı bir ahlaksızlıkta nasıl örgütleyici bir güç haline geldiğini şimdiye dek ezberledik. Kadına düşmanlığında edeb kolaylıkla ıskartaya çıkıyor; cürüm ortakları, yancılar, peçeteciler ortamda hemen bitiveriyor. Bu ortaklığa gönüllülük motivasyonu bir anda, kendiliğinden ortaya çıkmadı. Eylem yapan bir kadına “Kız mıdır kadın mıdır bilemem” diyen bir başbakanın, tahrik olmamak için kendi kızını bile öpmediğini söyleyen cübbelilerin, erkeklere cinsel ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için ödenek talep eden avukat müsveddelerinin, tecavüz davalarında önce kadında kusur arayan hukuk sisteminin bu iklim..]]> Wed, 18 Feb 2015 05:02:47 +0300 İnşa ve ıslah! https://www.evrensel.net/yazi/73323/insa-ve-islah https://www.evrensel.net/yazi/73323/insa-ve-islah? Sağlam bir temizliğe ihtiyaç var; enkaz olduğu gibi süpürülecek, temeller kazılacak, toprağın üzerinde binalar yükselecek. O binalarda yeni bir hayat inşa edilecek. Dünya ahalisinin içinde böyle bir temizlik yapma ukdesinin geliştiği anlaşılıyor. Halklar bir süredir kentlerini, ülkelerini, evlerini gönüllerince kurma arzusu içinde oldukları mesajını açıkça veriyorlar. Mühendislere ve dayanışma içindeki kesimlere Kobanê’nin yeniden inşası için seslenen Salih Müslim’in çağrısı heyecan uyandırdıysa, bu, seferberliğe hazır ruh halinin olgunlaşmış olmasından kaynaklanıyor. Halk kendi kendini yönetme iradesi gösterdiğinde; güneş gören evlerin aydınlık mutfaklarında kadınlar kırıntı toplamakla uğraşmaz; sokaklarında kimsenin aç yatmadığı kentlerde parklar, bahçeler çocukların ve aşıkların kahkahasıyla çınlar. Evlerin yakınında kreşler olur, işyerlerinde sömürü olmaz. O ülkenin ve kentin nasıl yönetildiğine yurttaşlar karar verir fikirlerine de itibar edilir. Evden kente, kentten ülkeye kada..]]> Wed, 04 Feb 2015 04:56:32 +0300 Metal işçisinin grevi neden hepimizin grevi? https://www.evrensel.net/yazi/73278/metal-iscisinin-grevi-neden-hepimizin-grevi https://www.evrensel.net/yazi/73278/metal-iscisinin-grevi-neden-hepimizin-grevi? Demokrasi mücadelesinin hedefinin kimlik gruplarının kolektif haklarının tanınmasından ibaret olduğuna dair bir kanı epeydir yaygın. Bu refleks farklı kimlik gruplarının taleplerinin yerleşik demokrasilerden dışlandığı, emek eksenli demokrasi mücadelelerinin de bu dışlamayı devraldığı iddiasıyla birlikte başladı. Böyle bir refleksin demokrasi algısı için yeni ve elverişli bir katkı olduğu söylenebilir ama diğer yandan kimlik gruplarının iktisadi talepleri ikincil görmesine, siyasal talepleri de çoğu kere kültürel taleplere ikame etmesine yol açtığı için ufuk sınırlılığından malul olduğu söylenebilir. Sonuçta sonsuz farklılıklar üretmek bakımından yeryuvarlağı da bizim ülkemiz de son derece zengin. Aynılıkları yok saymak pahasına farklılıklara ağırlık veren mikro politikalar giderek büyük resmi, yani ezilenleri birbirine bağlayan temel nedeni gözden kaybetmeye neden oluyor ister istemez. Göz ardı edilen nokta bütün eşitsizliklerin kaynağında emek sömürüsünün bulunduğu. Dolayısıyla ki..]]> Wed, 28 Jan 2015 05:00:59 +0300 Hangisi gerçek hangisi değil? https://www.evrensel.net/yazi/73224/hangisi-gercek-hangisi-degil https://www.evrensel.net/yazi/73224/hangisi-gercek-hangisi-degil? Charlie Hebdo katliamından “Gerçek İslam bu değildir” ile “Hayır İslam’ın kendisi budur” ikilemi arasında bir tartışma da kaldı bakiye olarak. İslam’ı tarif etmeye her iki kesimin de referansı esas olarak ilk kaynak metin. Dolayısıyla tartışmaya ikilemin hangi ucundan dahil olunursa olunsun taraflar aynı özcülükte buluşuyor ister istemez. Fakat bu ilk metnin nasıl birbiriyle çatışan farklı farklı İslamlar üretebildiğini; İslam’ın hem gerçeğine hem de sahtesine kaynaklık ettiğini izah etmek zor bu durumda. O halde asıl yapılması gereken bir an önce bu özcü limandan ayrılmak. Çünkü “öz”ün hem gerçek İslam’a hem de gerçek olmayanına kaynaklık ettiği ileri sürüldüğü sürece işin içinden çıkmak kolay değil. Tartışmanın iki tarafı da haklı çıkabileceği verileri orada bulacaktır. İslam, önceki yüzyıllarda, Hıristiyanlık’ta olduğu gibi yükselen burjuvazinin ihtiyaçlarına uygun olarak, toplumsal ve siyasal ilişkileri yeniden düzenleyebilme kudretini edinmek üzere bir reformdan geçmedi. Bu, İsla..]]> Wed, 21 Jan 2015 05:00:44 +0300 Charlie Hebdo’yuz ama hepimiz değil! https://www.evrensel.net/yazi/73172/charlie-hebdoyuz-ama-hepimiz-degil https://www.evrensel.net/yazi/73172/charlie-hebdoyuz-ama-hepimiz-degil? Hatırlayalım; ABD’de İkiz Kulelere yönelik 11 Eylül saldırısından sonra, sanki bu, binlerce kişinin öldüğü katliama “oh olsun” diyen varmış gibi, bir direktif ile karşı karşıya kalmıştık: “ama’sız fakat’sız karşı çıkın!” Bu şart, katliam ile Afganistan ve Irak işgali arasında bir neden sonuç ilişkisi kurulamayacağını söyleyenleri susturmayı amaçlamıştı. Charlie Hebdo saldırısıyla birlikte, insan aklına ipotek koymaya kalkan her küstah yine aynı teraneyi ısıtmaya çalışıyor. “Ama’nın, fakat’ın” yasaklandığı günlerdeyiz. İster istemez Paris saldırısını pek de tarih olmayan yakın geçmişten hatırladıklarımızla düşünmek zorundayız biz de. İkiz Kuleler’deki, ABD değerlerine yönelik bir saldırıydı. Bu kulelerde konuşlanan Dünya Ticaret Merkezi, ismiyle müsemma, sermaye sisteminin temsili kurumlarından biriydi. Charlie Hebdo katliamı ise 1789 burjuva devriminden bu yana, artık hiç hak etmediği halde, Avrupa’da özgürlük, laiklik, aydınlanma, ifade özgürlüğü gibi evrensel değerleri temsil etme..]]> Wed, 14 Jan 2015 05:00:48 +0300 Kariyer değil hava al https://www.evrensel.net/yazi/73122/kariyer-degil-hava-al https://www.evrensel.net/yazi/73122/kariyer-degil-hava-al? Nil Karaibrahimgil’in bir kadın pedinin reklamında söylediği “Çocuk da yaparım kariyer de” şarkısının üzerinden epey geçti. Üzerine bir kurbağanın yerleştirildiği, alttan hafif bir ateşle ısıtılan sacın tahammül edilemez, kavurucu bir sıcaklığa ulaşması için oldukça uzun bir süre bu. Kurbağanın sıcaklığa yavaş yavaş alışıp kavrulmaya sessizce katlanabilmesi için çok beklenmiş sayılabilir. Şarkının ilk terennüm edildiği zaman henüz hükümetin çiçeği burnunda zamanlarıydı. Sac altından ufak ufak ısıtılmaya başlanmışken, tam o zamanlar “Kalamam hayatın köşesinde/ o zaman neşesi neresinde/ koysalar önüme bariyerde/ çocuk da yaparım kariyer de…” diyen genç şarkıcının sesi epey serinletici gelmişti doğrusu. Demek gidişat iyi olabilirdi. Tarihi giderek geriye saran Türkiye’nin hal ve durumundan bakınca dünyada bir dönemin sonunu simgeleyen söylem ve imajlar buralarda hâlâ kıymetli bir yeni olabiliyor. Kariyer planlarını önceleyen ama çocuk da yapmak isteyen kadınların artık maddiyatçılık, d..]]> Wed, 07 Jan 2015 04:58:51 +0300 Geçen yılın bir parçası olduğunuz için… https://www.evrensel.net/yazi/73072/gecen-yilin-bir-parcasi-oldugunuz-icin https://www.evrensel.net/yazi/73072/gecen-yilin-bir-parcasi-oldugunuz-icin? Yılın son günü yazmak zor. İnsan ister istemez geçen yıla ait bazı fotoğrafları karıştırıyor. Bunların çoğu iç açıcı değil, dolayısıyla önümüzdeki yıla dair iyi şeyler müjdelemiyor. “Berbat bir yıldı; müsebbibi olduğunuz için lanet ediyoruz” yazılabilir altına. Bazıları ise dişle tırnakla kazanılmış küçük ama insanlık için büyük başarıların kareleri; “Umutlu bir yıldı, bir parçası olduğunuz için teşekkürler” diyebiliriz orada yer alanlara. Kestiği kafalardan, akıttığı kandan, yaktığı canlardan ve yıktığı evlerden dolayı, Ortadoğu’nun en zayıf halkasında doğup gelişip büyüyen cinayet örgütü IŞİD’e… Bu suç şebekesi çete semirip serpilirken ‘acaba benim işimi nasıl kolaylaştırır’ diye hesap üstüne hesap yapan; olan biteni seyrederken zerre kadar vicdanı sızlamayan emperyalist devletlere… Suriye’nin kapılarını açar da Şam’a kadar uzanan yolu düzler diye provokasyon üstüne provokasyon kollayan; adı TIR’la silah taşımacılığına karışmış Hükümete… Yap işlet devretçiliğin hazin ..]]> Wed, 31 Dec 2014 05:02:55 +0300 Kullanılmış ergenin tripleri https://www.evrensel.net/yazi/73023/kullanilmis-ergenin-tripleri https://www.evrensel.net/yazi/73023/kullanilmis-ergenin-tripleri? Bu sıralar “Aldatıldık, kandırıldık” diyerek sorumluluktan soyunmak pek bir moda oldu. Böyle ergen çocuk jargonuyla nedamet getirildiğinde akan sular durulacak, kamuoyu züccaciye dükkanındaki filin geride bıraktığı can ve cam kırıklarını bağışlayacak sanki. Büyümesini beklememizi talep eden ama büyümeyi asla kabul etmeyen; böylece ergenliğinin ezeli mağduru etiketiyle dolaşmayı o kadar çok seven var ki. Bekle, besle, büyüt nereye kadar? Kabinenin duygusal bakanı Taner Yıldız da bu kervana katıldı. “Biz çok önemli bir duyguyu yaşadık. Beraber yediğimiz, beraber gayret ettiğimiz, çalıştığımız arkadaşlarımız tarafından aldatıldık” dedi. Beraber yemeye oturanların, karşısındakinin lokmasını saydığı sofrada birbirine girmeleri nadir bir durum değil tabii. Ortağın kalbine giden yol hep mideden geçmez; mideden geçen yol düşmanlaştırır da. Şimdi AKP ve Cemaatin yaşadığı durum da böyle bir mide fesadı hali. Her iki taraf da sofrada birinin diğerini aldattığını iddia ediyor. Taraf’tan Türkiye ..]]> Wed, 24 Dec 2014 05:00:17 +0300 Nefes alamıyorum! https://www.evrensel.net/yazi/72973/nefes-alamiyorum https://www.evrensel.net/yazi/72973/nefes-alamiyorum? Siyah bir Başkan’ın yönettiği ABD’de, Ferguson kentinde iki ay önce bir gencin öldürülmesiyle başlayan ve hâlâ süren isyana katılanlar “nefes alamıyorum” yazılı pankartlarla yürüyorlar. Bir siyah kadın” çocuğum için, başka siyah gençler için kaygılanmaktan yoruldum” diyor. Kendileri ve başkaları için endişe duyanlar adına eşitlik ve adalet istiyor. Aslında burada yaşananları da daha iyi anlatabilecek bir söz yok. Her gün biraz daha sıkıştırılan bir kıskaç içinde temiz havanın geçmesine izin veren gözeneklerin de birer birer, göz göre göre tıkandığı bir noktaya geldik. Nefes alamıyoruz gerçekten! “İsteseniz de istemeseniz de” diye başlayan nutuklardan, ektiğinizi biçeceksiniz tehditlerinden, biat edenin ödül etmeyenin ceza göreceğinin ilan edilmesinden, komplolar ve kumpaslarla yönetilmekten bıktık. Fuat Avni nam şahsiyetin veya kolektifin twitiyle kamuoyuna gammazlanan operasyonun bir gün sektirerek gerçekleşmesi işin tuzu biberi oldu. Nefes borularının tıkanmasında bir hayli ..]]> Wed, 17 Dec 2014 05:00:31 +0300 19. Yüzyıla dönmek https://www.evrensel.net/yazi/72916/19-yuzyila-donmek https://www.evrensel.net/yazi/72916/19-yuzyila-donmek? İşçi sınıfı sendikal örgütlenmenin olanaklarının baskı yöntemleri ve yasal düzenlemeler sayesinde iyice daraldığı zamanlarda yaşıyor. Soma ve Ermenek katliamında da açığa çıktığı gibi, sınıf sadece örgütlenme koşulları bakımından değil çalışma ve yaşam koşulları bakımından da bir yüzyıl geriye sürülmüş durumda. Bu 19. yüzyıl sürgünlüğü bununla da kalmıyor doğal olarak, sınıfın düşünsel birikiminin de başlangıç noktasına, tarihin sil baştan yeniden yazılmaya zorlandığı koşullarına dönmesi için bir hayli çaba harcanıyor. Uzun hafızasızlaştırma sürecinin sonuçları iki yüzyıllık birikimi hatırlayarak izlenecek yolu oldukça çetrefilleştirdi. Bu bakımdan işi hiç kolay değil. Bütün dünyada da böyle ama Türkiye’de iki kat zahmetli bir süreç yaşandığı söylenebilir. AKP Hükümetinin Osmanlıcayı zorunlu dil dersi haline getirmek, Osmanlı mimarisi esaslarına uygun binalar inşa etmek, Sultan Abdülhamit’i ihya etmek vb. yollarla eski zamanlara ait unsurları “Miniatürk” tadında bir araya getir..]]> Wed, 10 Dec 2014 04:58:39 +0300 Havı tersine taramak https://www.evrensel.net/yazi/72866/havi-tersine-taramak https://www.evrensel.net/yazi/72866/havi-tersine-taramak? Amerika’nın Kristof Kolomb’dan önce Müslümanların keşfettiğini iddia eden Erdoğan’a gelinceye kadar ilk keşfin şerefinin Çinlilere ait olduğunu kanıtlamaya çalışanlar da olmuştu. Amerika’yı tarihin uzak bir yerlerinde yeniden keşfetmeye çalışarak ezber bozmak eğlenceli bir uğraş olmalı. Ama Erdoğan’ın tarihle saçmalama derecesine varan ilişkisi bizim için hiç de yeni bir durum değil. Muhafazakar tarih yazımının “Amerikası”nı şimdiki Cumhurbaşkanından önce Menderes bulmuştu! İkisinin esin kaynağı ise Necip Fazıl Kısakürek. Erdoğan da aklına tarih her düştüğünde Kısakürek’in eski defterlerini karıştırıp yönteminden kopya çekiyor sadece. Esasına bakılırsa 12 yıllık iktidarı boyunca Erdoğan’ın “muzafferlerin ve egemenlerin” yazdığını söyleyerek eleştirdiği tarih yazımı delik deşik edilmiş durumda. Hem bizzat kendisi tarafından hem de kadrolu tarih yazarı olarak lanse ettikleri tarafından. Erdoğan’ın Kemalist kadroların yazdığı resmi tarihi eleştirip önerdiği, önermekle kalmayıp 12 yıldı..]]> Wed, 03 Dec 2014 04:58:52 +0300 İtaatle biat https://www.evrensel.net/yazi/72712/itaatle-biat https://www.evrensel.net/yazi/72712/itaatle-biat? Yasanın, etrafından dolanarak ya da her seferinde kulağa tuhaf gelen gerekçelerle ötelenerek sürdürülen bir hükümet pratiği var. Misal, bir haksızlık karşısında muhataplar hukuk yolunu izleyerek yürütmeyi durdurma kararı çıkarmışsa ilgili yasanın karşısına dikiliveren başka bir yasa var. Olmadı bir gecede eskisini hükümsüz kılan yeni bir yasa yapılıveriyor zaten. Böylece Hükümet, hukuku istediği gibi evirip çevirse de bir şekilde hukuk içinde kaldığını iddia etme şansını kendinde buluyor. Yasallık bir teamüle göre işler ve bir mantığı vardır deseniz de bu kale alınmaz. Biz de hukuki teamül baypas halindedir çünkü. Ama kılıfa uydurulan minareler çoktur. Duruma uygun yasalar, duruma uygun kararnamelerle yönetilir memleket. Bu keyfine göre hukuk yaratmanın literatürdeki adı faydacılık. Ama söz konusu olan muhafazakar ve ulemanın fıkhını hukuka önceleyen bir hükümetse faydacılığın ölçüleri de iyice şaşar; akıl sır ermez olur. Geçen hafta sonu HES’leri protesto etmek için meydanla..]]> Wed, 12 Nov 2014 05:02:23 +0300 Kemalizme ver bir saray mehter marşıyla büyüsün https://www.evrensel.net/yazi/72651/kemalizme-ver-bir-saray-mehter-marsiyla-buyusun https://www.evrensel.net/yazi/72651/kemalizme-ver-bir-saray-mehter-marsiyla-buyusun? Atatürk Orman Çiftliğinde (AOÇ) yapılan bin odalı ak sarayın tanıtım videosunda sözlerinin üzerine mehter müziği döşenmiş İstiklal Marşı çalıyor. Kimse ucube demesin! Kimse sonradan görmüşlük demesin! Orada tarihsel bir hesaplaşma yatıyor. O binanın kendisi de tıpkı yer seçiminde ve tanıtımında olduğu gibi açıkça AKP döneminin, Osmanlı geçmişini ihya etmeyi önemseyen iddialı ama kof meydan okumalarının bir ürünü. Ermenek faciası gerekçesiyle iptal edilmeseydi cumhuriyet resepsiyonu bu çok tartışılan binada yapılacaktı. Böylece Cumhurbaşkanlığının daha başlangıcında Tayyip Erdoğan, 12 yıllık başbakanlığı sırasında cenk yürüttüğü hayali düşmanına karşı savunduğu değerlerin bayrağını Ankara’ya dikerken gereken gürültüyü de çıkarmış olacaktı. Çünkü Cumhurbaşkanlığı binasının AOÇ’nin bağrına dikilmesinin, Cumhuriyetle birlikte Osmanlı geleneğinin kesintiye uğratıldığına ve Müslümanların çilesinin o günden başladığına inanan bir zihniyet için anlamı büyük. AOÇ çünkü Atatürk demek, cumhur..]]> Wed, 05 Nov 2014 05:00:39 +0300 Brezilya ve Tunus’ta isyanın restorasyonla imtihanı https://www.evrensel.net/yazi/72596/brezilya-ve-tunusta-isyanin-restorasyonla-imtihani https://www.evrensel.net/yazi/72596/brezilya-ve-tunusta-isyanin-restorasyonla-imtihani? Arap ayaklanmalarının ilk kıvılcımının yandığı Tunus ve bizim haziran direnişinden hemen sonra ayaklanıp “Aşk bitti burası Türkiye” diyerek Sao Paolo’dan Gezi’ye de selam göndermeyi ihmal etmeyen Brezilyalılar sandık başına gitti. İsyan kardeşliği ile birbiriyle bağlanmış üç halkın sandıktan aldığı sonuç da kader ortaklığının bir bakıma devam ettiğini gösteriyor. İsyanı bir dizi vaatle sönümlendiren ama iktidarda olduğu süre boyunca başı hiç de rahat etmeyen eski gerilla Dilma Roussef Brezilya’yı, bin Ali kalıntıları da Tunus’u yönetmeye devam edecek. Latin Amerika’da “solcu” hükümetlerin bulunduğu pek çok ülkede sol popülist söylemler halkın beklentisini bir hayli yükseltiyor ama bunların karşılığı pek alınamıyor. Tersine özelleştirmelerden, sosyal güvenlik sisteminin tasfiyesine kadar dünyanın geri kalanında ne oluyorsa bu ülkelerin çoğunda da oluyor. Brezilya halkını sokağa döken görünür sebep ulaşım zammı ve olimpiyat harcamaları olsa da halk esasen neoliberal politikaların bütünü..]]> Wed, 29 Oct 2014 06:00:27 +0300 Ne kadarı makul olur? https://www.evrensel.net/yazi/72541/ne-kadari-makul-olur https://www.evrensel.net/yazi/72541/ne-kadari-makul-olur? 2000’li yılların başında, İkiz Kuleler saldırısının hemen arkasından ABD’de gündeme gelen Ulusal Güvenlik Stratejisi “terörizme karşı” önleyici savaş taktiğinin başlatıldığını ilan ediyordu. Bu strateji, doktrin sözcüğüyle yan yana gelmeye hiç müsait olmayan Bush’un adıyla anıldı; Bush doktrini olarak literatüre geçti. Önleyici savaş hem düşman ülkenin beklenen teşebbüsünü erkenden kırmak için gerçekleştirilecek bir saldırıya yasal bir zemin hazırlıyor hem de “terörün ülke içindeki uzantıları”yla mücadelede kolluk güçlerinin elini serbestleştiriyordu. Afganistan ve Irak saldırıları için ABD bu alelacele çerçevelenmiş stratejiyi dayanak aldı. Ülkedeki Müslüman göçmenleri de aynı metinden hareket ederek sindirmeye çalıştı. Bu belge Başkanın şüph..]]> Wed, 22 Oct 2014 00:12:17 +0400 Mısır’ın, Brezilya’nın, İspanya’nın, İstanbul’un Kobanê ile ne alakası var? https://www.evrensel.net/yazi/72487/misirin-brezilyanin-ispanyanin-istanbulun-koban-ile-ne-alakasi-var https://www.evrensel.net/yazi/72487/misirin-brezilyanin-ispanyanin-istanbulun-koban-ile-ne-alakasi-var? Kobanê ile Türkiye’nin ne alakası var, İstanbul’un ne alakası var, Ankara’nın ne alakası var? Kobanê ile Siirt’in ne alakası var, Diyarbakır’ın ne alakası var?” diye soruyor CB Tayyip Erdoğan. Biz de soralım kendisine, Kobanê ile Türkiye’nin ne alakası var ki IŞİD çetelerine Türkiye’nin mühimmat ve silah yardımı yaptığı iddiası sürekli dolanıyor ortada; çeteler elini kolunu sallayarak sınırdan geçebiliyor. Kobanê ile nasıl bir dert var ki, küçücük bir kantonda halk boğazlanırken katillerini görmezlikten gelmeyi tercih ediyor AKP. O kadar ki stratejik ortakları bile kendisini IŞİD’e yardımların kesilmesi konusunda sık sık uyarmak zorunda kalıyor. Ve nasıl oluyor da İstanbul, Ankara, Diyarbakır’da kendi yurttaşları sokaklara dökülmüş Kobanê’ye yardım çağrısında bulunurken Hükümet yard..]]> Wed, 15 Oct 2014 00:48:16 +0400 Koalisyon ya da Enternasyonal https://www.evrensel.net/yazi/72384/koalisyon-ya-da-enternasyonal https://www.evrensel.net/yazi/72384/koalisyon-ya-da-enternasyonal? 50’ye yakın ülkenin mangalda külün bırakılmadığı zirvelerde oluşturduğu koalisyonun, Kobanê halkı IŞİD saldırılarına can havliyle direnirken meselenin etrafında dolanmaya devam ettiği görülüyor. Biz demiştik diye başlayan cümleler kulağa hoş gelmez nedense ve herkes Amerika’yı kendi keşfetmek ister. Ama herhalde yeterince anlaşılmıştır; koalisyon ülkelerinin derdi Kobanê’yi ve bölgeyi IŞİD’den temizlemek filan değil. Ortadoğu’da kendi canlarını sıkan ne varsa ondan kurtulmak istiyorlar esasen. Bunların içinde Rojava’da inşa edilen ve savunulan yaşam biçimi ve anlayış da var. Rojava halkı emperyalist politikaların bir parçası olmayı en başından reddetmişti ve şimdi birçoğu koalisyon bünyesinde yer alan ülkeler Esad’ı devirmesi için arkadan ittirdikleri çetelere Kürtlerin dahlini bir türlü gerçekleştiremediler. ..]]> Wed, 01 Oct 2014 00:12:11 +0400 Rojava’dan başka ev yok https://www.evrensel.net/yazi/72333/rojavadan-baska-ev-yok https://www.evrensel.net/yazi/72333/rojavadan-baska-ev-yok? Rojava kanlı, kara bir kaderin ortasında, çağın lanetiyle çevrilmiş, bir göz gibi bakıyor bize. Dünyanın ilgisine mazhar olamadan, çığlığı gözünün nuruna yerleşmiş çırpınıyor Rojava… İnsan iradesinin kendi sınırlarını bir “sınır”a çarpa çarpa sınadığı bir kıyamet orası. Rojava direniyor. Herkes için, yeni doğmuş ve doğmamış insan yavrularının yazgısı için direniyor. Emperyalizmin Esad rejimini devirebilmek için milyon dolarlar harcayarak desteklediği radikal cihat örgütleri listesine adını yazdırmadan, kendi yolunu kendi çizdiği için cezalandırılan bir insan topluluğunun ülkesi burası. Ne kendilerinden bir kimlik esirgeyen Esad’a ne bir kimlik için çeteler topluluğuna ruhlarını satmayan Kürtlerin toprağı. IŞİD’in Orta Çağı aratmayan vahşeti ve “Hür Dünya”nın modernize edilmiş barbarlığ..]]> Wed, 24 Sep 2014 00:45:03 +0400 IŞİD mi koalisyon mu? https://www.evrensel.net/yazi/72277/isid-mi-koalisyon-mu https://www.evrensel.net/yazi/72277/isid-mi-koalisyon-mu? Irak Şam İslam Devleti, IŞİD, büyük mali kaynakları ve silah kapasitesiyle tepeden tırnağa militarist bir cihaz haline gelmiş, düpedüz bir devlet mahiyetinde. Bu devletin bildiğimiz ulus-devletlerinkine benzeyen sınırları yok; tebaası Ortadoğu’nun ve Avrupa’nın her yerinde. Onu var eden şey de “devlet”in tebaasını hazır bulması ya da onun sayesinde oluşması. Bu tebaanın kökenine bakmak için el Kaide’nin geçmişine kadar gitmeye gerek yok. Daha yakın bir zamandan başlarsak; Irak işgaliyle başlayan Baas’ın kafasını koparma harekatından geriye kalan, yenilen ama sindirilemeyen eski rejim kalıntılarının, ABD reorganizasyonu sırasında bastırılmış Sünnilerden bir toplumsal taban bularak yeniden ama dejenere olarak vücutlanmış hali IŞİD. Şimdi bir kalıntıdan daha fazlası olarak dünyaya kafa tutuyor ve giderek gelişiyor. Obama’nın “Suriye topraklarında izinsiz herhangi bir müdahaleyi..]]> Wed, 17 Sep 2014 00:24:24 +0400 Oradaki o 10 şey! https://www.evrensel.net/yazi/72225/oradaki-o-10-sey https://www.evrensel.net/yazi/72225/oradaki-o-10-sey? O öyle büyük dava ki, Erdoğan telaffuz ettiğinde, Anadolu’yu Türkleştirmek için kefeniyle cenk eyleyen Alparslan’ın kılıç şakırtılarını neredeyse kulaklarınızla duyduğunuzu zannedersiniz. O öyle büyük bir dava ki, son Türk devletinde ezilmiş İslam’ın ahı alınıyor hissine kapılırsınız. Bu davayı güdenler için miras da misyon da ağırdır, zorludur. Fakat sonra bir gece vakti bir asansör düşüp 10 işçi yere çakılarak öldüğünde Alpaslan iğreti bir figüre, mağdurlar için her vaat, kurtarıcılar için her ululama bir yalana dönüşür. Davanın da biz ölümlüler için Erdoğan’ın iddia ettiği gibi ilahi bir şey değil; daha nefsani ve daha kanlı bir görev olduğu anlaşılıverir. Hükümetin yalınkılıç dize getirmek istediği aslında ulusun varlığına, İslam’ın dirliğine kastetmiş olan..]]> Wed, 10 Sep 2014 00:20:15 +0400 ‘İnşa’ ve ‘ihya’ https://www.evrensel.net/yazi/72174/insa-ve-ihya https://www.evrensel.net/yazi/72174/insa-ve-ihya? Başkasının arsasına kat karşılığı bina kuran müteahhit giderek mesleki bir deformasyon kazanır. Gördüğü her araziye, her boş toprağa üzerine inşaat dikilip ihya edilecek bir arsa olarak baktığı gibi zaten dolu olan, hayatın sürüp gittiği alanların da kendi elinden geçmesi gerektiğini düşünür. Komşularla sıfır sorun stratejisini icat eden zihniyetin, sınırların ötesindeki ve içindeki coğrafyayı bina dikilecek bir arsa olarak görmesinin ölümcül sonucu komşusuz kalarak alınmışsa da önemli değil. İnşaat yürüsün, maksat hasıl olsun. Fikirtepe’de kentsel dönüşüm projesi kapsamına giren evini satmamakta direnen yurttaşın şimdi şantiyenin ortasında kalan evi gibi, yalnızlık abideleşsin. O ev şimdi ezik büzük ve trajikomik. Olmamızın istendiği gibi: “yalnız ve güzel!” Kardeşsiz ve komşusuz. AKP’nin olağanüstü kongre..]]> Wed, 03 Sep 2014 00:13:32 +0400 Kendini atamak https://www.evrensel.net/yazi/72126/kendini-atamak https://www.evrensel.net/yazi/72126/kendini-atamak? Telefonda bir arkadaşına okullardaki müdür atamalarını eleştirirken yan masadan müdahil bir memurun “Seçilmişleri eleştiremezsin” çıkışından sonra kendisini gözaltında bulan Gazeteci İlhan Kaya’nın başına gelenin bir istisna olmadığını söylemeye gerek yok. İnsanların davranışlarının sonuçlarını beklenmedik bir biçimde alması çok normalleşti. Bu normalleşmenin ise içinde yaşadığımız vasatla alakası çok. Çünkü öyle bir siyasi ortam oluştu ki olağan dışı büyük bir hızla olağanlaşıyor. Eski çamlar bardak oluyor, katı olan her şey buharlaşıyor. Üç yıl önce Arap ülkelerinde halklar diktatörlerini devirmek için ayaklanmışlardı ve bu ister istemez bölgede bir bahar havası yaratmıştı. Ya şimdi? Eskiden ıhlamur kokan sokaklar kan ve irin kokuyor. İsrail Gazze’de taş üstünde taş bırakmıyor, IŞİD kestiği kafa..]]> Wed, 27 Aug 2014 00:13:00 +0400 Ev yapımı tanklar https://www.evrensel.net/yazi/72074/ev-yapimi-tanklar https://www.evrensel.net/yazi/72074/ev-yapimi-tanklar? Körfez Savaşını hatırlıyor musunuz? Hedefe gönderilen Patriot füzelerinin bıraktığı ışıklı çizginin saatlerce naklen yayınlandığı, ABD’nin can kaybı olmadığını iddia ederek övündüğü kuşatma zamanını... O zamanlar her şeye bir ad bulmaktan hoşlananlar, postmodern savaş çağının başladığını iddia etmişlerdi. Güya kansız, kayıpsız bir savaştı bu; stratejik hedefler vurulurken insanlar işine gücüne devam ediyordu… ne güzel! Çok geçmeden anlaşıldı ki hiç de zayiatsız bir savaş yaşanmamıştı. Postmodern filan değil modern sömürgeciliğin hizmetindeki basbayağı modern silahlarla yapılan bir savaştı gördüğümüz. Şimdi sosyal medyaya, İnternet sitelerine düşen görüntüler yeni savaşlar hakkında postmodern mi modern mi diye kimsenin hakkında laf üreterek oyalanamayacağı kadar açık bir ilkellik taşıyor. Kafa kesiliyor, kadınlar ka&c..]]> Wed, 20 Aug 2014 00:26:23 +0400 Neşe ile çile arasında Dionysos’un kızları https://www.evrensel.net/yazi/71981/nese-ile-cile-arasinda-dionysosun-kizlari https://www.evrensel.net/yazi/71981/nese-ile-cile-arasinda-dionysosun-kizlari? O vakitler kadınların içindeki ziller, erbaneler, borazanlar çalar, şarabın ve barışın tanrısı Dionysos’un çağrısı karanlık mutfaklarda yankılanır; elinin hamurunu, mutfak önlüğünü, memedeki bebeğini, despot kocasını, bütün günlük gaileyi gözü görmeyen kadınlar akın akın yollara düşerlerdi. Kimsenin anlamadığı dilde konuşan Maenad, kadınları esriyip kendilerinden geçene kadar, uzun ve açık saçlarını savura savura dans etmek, kahkahalarla gülmek için neredeyse bu dünyayı bir süreliğine terk ederlerdi. Anaerkil kültürün izleri henüz taptazeyken neşe, eski mutlu günlerin sebebi unutulmuş bütün ritüellerinde kadınlığın bir tezahürüydü. Bu yüzden kadını köleleştirmek, zapturapt altına almak, anaerkinin altın çağlarının bütün izlerini belleklerinden silmek için önce on..]]> Wed, 06 Aug 2014 00:10:26 +0400 Başkalarının acısı https://www.evrensel.net/yazi/71934/baskalarinin-acisi https://www.evrensel.net/yazi/71934/baskalarinin-acisi? İstanbul, Aksaray metro meydanında, çadır kurmalarına izin vermedikleri için kilimlerin üstünde, güneşliklerin altında Kobane halkına destek olsun diye nöbet tutan Barış Annelerinin önünden geçen iki genç bağırıyor “Burada Filistin yazmıyor!” O iki genç, kadınların oturduğu kilimlerin önünde, yere serili pankartlara, dövizlere parmak sallayarak hızla uzaklaşıyor; pankartları işaret eden parmakları, Rojava’daki acılara ve mücadeleye dikkat çeken Kürt kadınlarının eyleminde samimiyetsiz bir şeyi tespit etmiş gibi tehditkarlar. Acıların ideolojik terazilerde tartılmaya çalışılması yeni değil ama dünyanın şu halinde şaşıralım artık. Çünkü Filistin’de, Irak’ta, Rojava’da yaşanan acıların kaynağının ortak olduğunun farkına varılmasın diye dünya egemenlerinin coğrafya gibi ortak vicdanı da parsellemiş olduğu hiç bu k..]]> Wed, 30 Jul 2014 00:47:33 +0400 Olacağız, bir gün özgür olacağız https://www.evrensel.net/yazi/71886/olacagiz-bir-gun-ozgur-olacagiz https://www.evrensel.net/yazi/71886/olacagiz-bir-gun-ozgur-olacagiz? Kasabanın girişinde büyük söğüt ağacının altında altı adam birbirlerine hep sadık kalacaklarına, mücadeleyi asla terk etmeyeceklerine dair yemin etti. 8 saatlik iş günü ve adil ücret talebinin peşini bırakmayacaklarına dair söz vermişlerdi. Yıl 1834 idi, Chartist hareketin eli kulağındaydı; ilk sendikal örgütlenme, gizlice, o söğüt ağacının altında yeşeriyordu. Ne var ki bu yürekli adamların kardeşlik ve dayanışma örgütü iktidarın gözünden kaçmadı. 6 adam illegal yemin ettikleri gerekçesiyle yargılandılar ve Avustralya’ya sürgün cezası aldılar. Trafalgar Meydanı’nda on binlerce kişinin cezayı protesto etmesi, sayısız imza toplanması kâr etmemişti. Bir gemi onları dünyanın öbür ucuna taşımak için yola çıktı; “Olacağız, olacağız, bir gün özgür olacağız” diyordu içlerinden biri. Oldular. 7..]]> Wed, 23 Jul 2014 00:22:32 +0400 Burası Tottenham https://www.evrensel.net/yazi/71775/burasi-tottenham https://www.evrensel.net/yazi/71775/burasi-tottenham? Geçtiğimiz hafta sonu 25. yıl festivali için anavatandan gelen Kardeş Türküler’i, Derya Köroğlu’yu, Barış Atay’ı, HDP Milletvekili Levent Tüzel’i, Mikail Aslan’ı ağırlayan Day Mer’in bulunduğu semt, Kuzey Londra’da 2011’de patlayan siyah isyanının kalbi. Burası, yıllardır göçmen yoksulların yaşadığı ama kentsel dönüşüm projesi kapsamında eski sakinlerinden yavaş yavaş boşaltılmaya başlanan pilot bölge. Türkiyeliler’in mesken tuttuğu Hackney ve Harringay gibi semtlerle birlikte Tottenham’ın da çehresi birkaç yıldır değişiyor. Sakinleri şimdi bir dolu kentsel dönüşüm hikayesi anlatıyor. Aslında 2002’de gündeme gelen ama hız alması için siyah isyanından güçlü bir mazeret bulan projenin muradı, bölgenin “soylulaştırılması”nı tetikleyen stadyumun inşa edilmesi, eski binaların..]]> Wed, 09 Jul 2014 07:40:40 +0400 Herkese, her yere bir kalekol https://www.evrensel.net/yazi/71714/herkese-her-yere-bir-kalekol https://www.evrensel.net/yazi/71714/herkese-her-yere-bir-kalekol? İnsanın insanın kurdu olduğu, eski Roma’dan kalan vecizenin Hobbes tarafından yapılan sürümü malum, hâla tartışılır. Çünkü kapitalizmin seçeceği devletin biçiminin demokratik mi yoksa otoriter mi olacağına ilişkin iki eğilimin çatallanmaya başladığı nokta bu vecizeden başlar ve devlet ile yurttaş arasındaki ilişkinin nasıl kurulacağına ilişkin rivayet muhteliftir. Hobbes’tan türeyenler için devlet yurttaştan gelen tehdide karşı refleks göstermeli, diğerleri içinse özetle, bu tehdit başta müzakere ve sözleşme olmak üzere çeşitli yollarla yatıştırmalı. Bu iki farklıymış gibi görünen eğilimin birbirini reddettiği düşünülmesin. En demokratik görünen devletler bile kendisilerine yönelik tehdidin niteliğine ve niceliğine bağlı olarak Hobbes’un kerametini hatırlamakta bir beis görmezler. Devlet, yangında ilk kurtarılaca..]]> Wed, 02 Jul 2014 00:09:26 +0400 Hydra: Yedi başlı canavar https://www.evrensel.net/yazi/71662/hydra-yedi-basli-canavar https://www.evrensel.net/yazi/71662/hydra-yedi-basli-canavar? Hydra mitolojjide geçen, başlarından biri kesildiğinde yerine hemen yenisinin bittiği yedi başlı ejderhanın adı. Ama sanki Hydra öldürülüp mitolojiye gömülmemiş de kesilen başın yerine bitiveren yeni başlarla boğuşmaya hâlâ devam ediyor insanoğlu/kızı. Haziran ayı ortalarında Meclise gönderilen bir torba yasada, daha önce Danıştayın iptal ettiği zeytinlik alanlarıyla ilgili bir yönetmeliğin ruhu yeniden hortladı. Bu yasaya göre Hükümet Ege Bölgesi’nin güzelim zeytinliklerini maden işletmelerine, yapılaşmaya açmak istiyor. Yine bu yasaya göre 1-25 dönümden küçük zeytinlikler zeytinlikten sayılmayacak. Yani küçük üreticiler, zeytinliklerini satmak zorunda bırakılarak tarımda tekelleşmenin tam gaz devam ettiği süreç devam ettirilecek. Halbuki Soma faciası bölgede tarım arazilerinin ortadan kaldırılıp özel..]]> Wed, 25 Jun 2014 00:06:50 +0400 Yapıcı kaos: Amerikan rüyasının istimi https://www.evrensel.net/yazi/71605/yapici-kaos-amerikan-ruyasinin-istimi https://www.evrensel.net/yazi/71605/yapici-kaos-amerikan-ruyasinin-istimi? Batı ve Amerika’nın ‘yapıcı kaos’unun uygulandığı görülüyor. Bölgedeki çökertme ve herkesi birbirine kırdırma politikası şu aşamada işliyor. Amerikan rüyası bitmemiştir”… Bu sözler PYD Eş Başkanı Salih Müslim’in. ABD’nin, terörist ilan ettiği bir örgüte git de Musul’u işgal et deyip demediğini, el altından bu tarz bir ilişkiyi sürdürüp sürdürmediğini bilemiyoruz, ama IŞİD işgalinin bölgenin yeniden dizaynı için sürüme sokulan politikaların doğrudan ve mantıksal sonucu olduğu söylenebilir. Öyleyse Salih Müslim bir ölçüde haklıdır. ABD besleyip büyüttüğü taşeron örgütleri, ister düşman olarak ister dolaylı dost olarak konumlandırsın onlardan her durumda “kullanışlı aptal” üretmekte mahir bir süper güç. Bu süper güc&uum..]]> Wed, 18 Jun 2014 00:05:26 +0400 Okmeydanı değil, riskli olan hükümet https://www.evrensel.net/yazi/71542/okmeydani-degil-riskli-olan-hukumet https://www.evrensel.net/yazi/71542/okmeydani-degil-riskli-olan-hukumet? Polisin bir süredir üzerine ciddi bir mesai harcadığı ve sık sık şiddetli çatışmaların yaşandığı Okmeydanı’nın “riskli alan” ilan edilmesi doğrusu hiç şaşırtıcı olmadı. Kentsel dönüşüm alanı ilan edilen bölgeler dünyanın birçok yerinde zaten önce riskli hale getiriliyor sonra da sıra malumun ilamına geliyor. Okmeydanı’nda da hem Alevi nüfusun yaşadığı hem de radikal bir sol grubun bulunduğu Anadolu Kahvesi bölgesinde yaşayan kesimler bir süredir bilerek ajite ediliyor ve orada ne olup bittiğini pek anlayamadan televizyondan izleyenlerin zihnine, semtin kriminal bir vaka olduğu işleniyor. Hatırlayalım bundan kısa bir süre önce, polis ve çeteler işbirliğiyle Gülsuyu’nun isminin uyuşturucu, çete ve sol sözcüğüyle aynı cümlede geçtiği haberler yer almıştı basında. Oradaki çatışmalar günlerce sürdü. Bir ..]]> Wed, 11 Jun 2014 00:04:45 +0400 Tarihi sil baştan yazmaya çalışırken https://www.evrensel.net/yazi/71485/tarihi-sil-bastan-yazmaya-calisirken https://www.evrensel.net/yazi/71485/tarihi-sil-bastan-yazmaya-calisirken? CNN Türk’te Tarafsız Bölge programına çıkan Maden İş Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul’u, Soma madenindeki sensör eksikliğini ilk kez bu programda duyduğunu, bugüne kadar da madende bir kaza emaresi görmediğini söylerken ibretle izledik değil mi? İzlemeyenler televizyonun sitesinden bu eski programı bulabilir. Sendikal bürokrasinin çürüyüşüne eşlik eden pişkinliğin karakter haline geldiği bir ortamdan çekilip çıkarılan bir figürden daha iyi bir yabancılaştırma efekti olamaz. İşçiler bu figürlere baka baka biraz da sendikalara yabancılaştılar. Oysa ki geçmiş yüzyıllarda sendikalarını kurabilmek için az can pahası ödememişlerdi. Binlerce işçiden sorumlu sendika yöneticileri ile işçiler arasında kilometrelerce mesafe var. Birileri yerin yedi kat altında diğerleri ise arşta geziniyor. Bu işte bir tuhaflık yok. İşç..]]> Wed, 04 Jun 2014 00:25:00 +0400 Agora'nın sesleri https://www.evrensel.net/yazi/71435/agoranin-sesleri https://www.evrensel.net/yazi/71435/agoranin-sesleri? Eski Yunan filozofları rahat düşünebilmek için Agora’nın seslerinin susturulması gerektiğine inanıyorlardı. Çünkü çarşıdan tefekkür odasına gelen gelişigüzel, düzensiz uğultunun, hesapsız bağırış çağırışların toplum hakkında soyutlama yapmaya çalışan düşünürün dikkatini dağıtacağını sanıyorlardı. Aslında eski Yunan filozofları Agora’nın dışında değillerdi ve oradan besleniyorlardı. Onların “Agora’nın sesini sustur” buyruğu bu bakımdan, Agora’dan gelen kakafoniyi düzene sokabilmek için ihtiyaç duydukları sessizliğin mecazıydı. O sesi düşünürün düzene sokacağından emindiler. Bu bakımdan örneğin Aristo’nun Agoranın sesleriyle ilgili düşüncesi bir zamanlar “Asker kışlasına çekildi, yargı normalleşti, bir tek sokak kaldı. Bir tek sokak hareketiyle bu hükümete bir şey yapabil..]]> Wed, 28 May 2014 00:02:43 +0400 Gezi/Soma/sokak https://www.evrensel.net/yazi/71377/gezisomasokak https://www.evrensel.net/yazi/71377/gezisomasokak? Geçen yıl 79 kentte sokakların ısındığı haziran halk direnişinin yıl dönümü yaklaşıyor. Bir yıl boyunca birçok kesimde, pek çok bakımdan tamamına ermemiş bu direnişin bir benzerini iradi olarak yaratma çabası, her küçük hareketi devasa bir kitle hareketine dönüştürme konusunda esaslı bir istek görüldü. Bu önemsenmeyecek bir istek değil. Üstelik Gezi direnişi güçlerinin en son Berkin Elvan cenazesinde olduğu gibi yine kendiliğinden sokağa çıkmasının da gösterdiği gibi, kendisini sürekli şarj eden, sonra açığa vuran ve tekrar geri çekilen bir potansiyel var. Ancak bu potansiyelin, sanki asıl problem çağrı eksikliğiymiş gibi ikide bir de yapılan sokağa çıkma çağrılarıyla harekete geçeceğini zannetmek vahim bir hata. Çağrının çoğu kere bir karşılık bulamaması bu çağrıyı yapanları da yoruyor. Gezi k..]]> Wed, 21 May 2014 00:05:53 +0400 Yarın 1 Mayıs, topla bacaklarını devlet https://www.evrensel.net/yazi/71213/yarin-1-mayis-topla-bacaklarini-devlet https://www.evrensel.net/yazi/71213/yarin-1-mayis-topla-bacaklarini-devlet? Kadınların sosyal medyada başlattığı “Topla Bacaklarını” kampanyası, hemen her kadının çok iyi tanıdığı bir durumu ifşa etmesi bakımından önemli, zamanlaması bakımından da manidar! Toplu taşıma araçlarında bir erkek ve bir kadının yan yana oturmak durumunda kaldığı her zaman aynı şey oluyor çünkü. Erkek yolcu en geniş alanı kaplayacak biçimde yayılıyor, kadın ise yarım koltuğa büzüşmek zorunda. Kaç kadın yanındakini uyarmak zorunda kalmıştır bu yüzden. Aman bir aksilik çıkmasın, bana sıçramasın diye susup katlanan da az değildir. Beden dilinin de erkek egemenliğiyle kurulduğu saçma sapan bir dünyada bu gündelik halleri konuşmaya taciz, tecavüz ve kadın cinayetlerinden pek sıra gelmiyor haliyle. Ama mekânın kullanılış biçimiyle insana muamele arasında saç teli kadar ince bir bağlantı var sonuçta, bunlar birbirine o kadar uzak değil. Ezilenler,..]]> Wed, 30 Apr 2014 10:41:41 +0400 O kılıç kınına girecek! https://www.evrensel.net/yazi/71095/o-kilic-kinina-girecek https://www.evrensel.net/yazi/71095/o-kilic-kinina-girecek? Gücünüz varsa beni engelleyin dedikçe karşısındakilerde de önemli bir güç biriktirdiğinin farkında değil Başbakan. Sandıktan eksilerek de olsa bir kez daha çıkmasını hâlâ bir güç gösterisi yapma vesilesi saymaya devam etmesinin böyle bir bedeli var. Devletin kimi mekanizmalarını, hukuk kurumlarını, arsız temayüllerini terbiye eden kontrol aygıtlarını sermayenin küresel ihtiyaçlarına göre reorganize etmeyi tamamladı artık dediğimiz referandumdan sonra da hızını alamayan bir zemberek gibi boşalmış durumda. İş, sermayenin bir kesimini, diğerini de ürkütmeden ihya eden bir restorasyon olmaktan çıkıp artık kılıçların çekildiği sürece gelindi. Bu restorasyonun sonu da yok gibi görünüyor. Restore edilenler yeniden restore ediliyor. HSYK’ye zaten bir ayar çekilmişti yeniden ayarlanıyor, Danıştay fena halde örselenmişti şim..]]> Wed, 16 Apr 2014 00:05:57 +0400 Pamir öldü ama içimizdeki iyilik kazandı https://www.evrensel.net/yazi/71039/pamir-oldu-ama-icimizdeki-iyilik-kazandi https://www.evrensel.net/yazi/71039/pamir-oldu-ama-icimizdeki-iyilik-kazandi? Kaçınız evden kaçmamıştır ki? Her çocuk içerden kilitli kapıların ardında ne olduğunu merak eder, üzerinde ebeveyninin gözü olamadan gidebildiği kadar uzağa gitmek ister. Sokağın engebeli, korkutucu ve tekinsiz olduğunu düşünemez çocuk; kaybolmanın ne demek olduğunu bilmez. Kötülük onun aklını şekillendirecek kadar taht kurmamıştır daha kısacık hayatında. Her durumda musibet aramayı öğreten deneyim, birikmiş kötü anılardan onu bir yetişkin olarak yontuncaya dünya bir oyun ve macera alanıdır gözünde. Sokak bu kadar tekinsiz olmasa her çocuğu çağıran macera eğlenceli büyüme hikayelerine eklenir normalde. Ama hiçbir şeyin normal olmadığı, normalin sadece hayal edilen bir şey olduğu zamanlarda bazı çocukların eğlenceli büyüme hikayeleri olmaz. Bazıları Pamir gibi, komşunun bahçesindeki havuza düşer, ölüverir m..]]> Wed, 09 Apr 2014 00:14:30 +0400 Paralel bir halk mı var? https://www.evrensel.net/yazi/70978/paralel-bir-halk-mi-var https://www.evrensel.net/yazi/70978/paralel-bir-halk-mi-var? Önce çuvaldızı kendimize batıralım. Belki o zaman, haziranda bir ay boyunca sokaktaydık, forumlar yaptık ama statükoyu bir milim sallayamamışız hayal kırıklığına düşmekten koruyabilir; bunca kasete tapeye rağmen bu halk nasıl oluyor da hâlâ AKP’ye oy veriyor şaşkınlığından sıyırabiliriz kendimizi. Çuvaldızı doğru yere batırmak “Yaptık yaptık olmuyor” demoralizasyonuna düşmeyi engelleyecek, musibetten hayırlı bir sonuç çıkarmayı sağlayacak tek kriter bir bakıma. Biraz karikatürize etmek gerekirse, batıda, halkla en yakın teması bindiği taksinin sürücüsü, alışveriş yaptığı marketin kasiyeri ve evine gelen temizlikçiden ibaret olan kanaat yapıcıların safiyane analizlerinin ufuksuzluğundan sadece onlar sorumlu sayılamaz. Seçim dönemi boyunca AKP-Paralel yapı çatışmasına odaklanan televizyon programlarında bunlar zaten, öyle ya da böyle, sıkıştıkla..]]> Wed, 02 Apr 2014 00:07:10 +0400 De ki onlara! https://www.evrensel.net/yazi/70921/de-ki-onlara https://www.evrensel.net/yazi/70921/de-ki-onlara? Topraktan, ateşten, sudan, demirden doğanların, hani neşesi sıcak, kan kadar sıcak olanların (N. Hikmet) geçen Haziran’da bir tuğlasını çektiği duvar sallanıyor, sarsılıyor. Şimdi bu duvarın altından kim sağ çıkar kim çıkmaz diye seyrediyoruz alemi, alem seyreyliyor bizi. “Onların durumu ise, gökten boşanan, içinde karanlıklar, gök gürlemesi ve şimşekler bulunan bir yağmura tutulmuşun hali gibi. Yıldırımlardan ölmek korkusuyla parmaklarını kulaklarına tık (ıyorlar.)” (Bakara 19) Yüzümüze karşı bizi yoldan çıkmış ilan edenlerin tehdidinden ve azabından geçerken söylediğimiz sözlere; dibine vurduğumuz yoksulluğumuza, şehrin talanına, yarının uzaklığına öyle tıkadılar kulaklarını işte. “Gözlerinin üzerinde bir de perde vardır. Ve büyük azab onlaradır” aslında. (Bakara 7) Yollar yaptık, köprüler yaptık, hava alanları has..]]> Wed, 26 Mar 2014 00:06:53 +0400 Misket oynayan çocuklar https://www.evrensel.net/yazi/70868/misket-oynayan-cocuklar https://www.evrensel.net/yazi/70868/misket-oynayan-cocuklar? Berkin değil, belki de bir ülke çocukluğundan vuruldu en son. Daha önce de olmuştu. 12 yaşındaki Ceylan Önkol’un bedeni havan mermisiyle parçalandığında ve vücuduna 13 mermi isabet eden Uğur Kaymaz’ın ölümünü AİHM’ye “Bize kalaşnikofla ateş açtı” diye açıkladıklarında. Pozantılı çocuklar anlatsın gerisini… Giden her çocukla eksildi misketler. Misketlerin azaldığı bir yerde ise çocuklar çocukluklarından vazgeçer; erken büyürler. 13-20 yaş aralığındaki çocukların ve gençlerin her yerde işittiğiniz fütursuz ergen kahkahalarının yerine sloganlar geçmişse, uluorta politika konuşmaya başlamışlarsa, üçü beşi bir araya geldiğinde “kurabiye Tayyip” diye bağırıp dolanıyorlarsa misket oynamaktan daha ciddiye aldıkları şeyler var demektir hayatta. Var nitekim; dünyayı önce misket ..]]> Wed, 19 Mar 2014 00:09:08 +0400 Vardık varız HDP’deyiz, alışın gitmiyoruz https://www.evrensel.net/yazi/70809/vardik-variz-hdpdeyiz-alisin-gitmiyoruz https://www.evrensel.net/yazi/70809/vardik-variz-hdpdeyiz-alisin-gitmiyoruz? Orada Türk, Kürt, Ermeni, emekçi, Süryani, Çerkes, ateist, dindar, solcu, “çevrecinin daniskası” olmayan, kadın, LGBTİ, “çapulcu”lar var. Orada kim var biliyor musunuz; devletin şimdiye kadar zaten hep kavgalı olduğu, eline geçse bir kaşık suda boğacağı insanlar var. Orada bastırıla bastırıla, ezile ezile posasının çıkartılmasına artık yeter diyen, bunu her dilde anlatmaya çalışan sürüyle insan var. HDP’de yani, herkes var. Hani, yüzde ellisi bizden ama geriye kalanın ne olduğu belli değil diyen adama inat; vardık varız var olacağız, alışın gitmiyoruz diyen mazlumlar var. Teker teker olduklarında kırılan ama birleşince kimileri için korkutucu, kimileri için umut kaynağı olan bir güç var. Şimdi bu insanlar ilk kez, yerel seçimlerde “şehir bizim” diyerek kentleri ve kendilerini yönetmeye talip. Kendisine hayali kırmızı ç..]]> Wed, 12 Mar 2014 00:17:01 +0400 Sıradaki ‘tape’ ne?! https://www.evrensel.net/yazi/70751/siradaki-tape-ne https://www.evrensel.net/yazi/70751/siradaki-tape-ne? Sanki şimdiye kadar sürülen ses kayıtları uvertürmüş de, en baba “kaset”yoldaymış, o bir piyasaya çıksa hükümet tepetaklak olacakmış gibi bir beklenti var ortamda. Allahı var, peyderpey sürülen kayıtlar bu beklentileri boşa çıkartmıyor, üstelik bir sonrakisi için talep yaratıyor. Kendisini bir Truman Show filmine düşmüş bulan ve her dakikası kayıt altına alınan bir hükümet sayesinde çok da beklenmiyor doğrusu. Birkaç gün önce “güvenilir kaynaklar”la içli dışlılığını bildiğimiz bir adem Başbakan’ın altı turpluk ömrünün kaldığını beyan etti Twitter’dan. İkisi ile ilgili ipucu da verdi: Başbakan’ın Roboski katliamı ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne dahliyle ilgili olabilirdi bu turplar, 15 Mart’a kadar da herkesin kafası rahat edecekti. Geçen ay biz “Ananas”ın..]]> Wed, 05 Mar 2014 00:18:58 +0400 Taraf tutmak zorunda mıyız? https://www.evrensel.net/yazi/70688/taraf-tutmak-zorunda-miyiz https://www.evrensel.net/yazi/70688/taraf-tutmak-zorunda-miyiz? Nerede bir kitlesel gösteri varsa, isyanın halkın hakkı olduğu inancıyla beslenen adalet duygusu her zaman iktidara karşı ayaklananları kayırmaya yönelik işliyor. Ama bu adalet duygusu şu günlerde ezber yıkımıyla yüz yüze. Önce Mısır sonra Ukrayna ve derken Venezuela’da sokağa çıkanların peşinen arkasına aldığı bu eski insanlık anayasası yeniden tartışılması gereken bir hukuk haline geldi. Yoksa taraf tutmak zorundaymışız gibi, tıpkı Suriye için yapılabildiği gibi sokağı her durumda haklı çıkarabilmek adına Ukrayna için de mağduriyet listeleri hazırlayacağız. Aslında bu hiç de zor değil, dünyanın neresine gidilirse gidilsin bu listeler, halkı sokağa dökebilecek kadar bir hayli kabarık çünkü. Ne de olsa kapitalizm enkaz bırakarak yükseliyor. İnsanların gerçek taleplerinin sıklıkla kendi çıkarlarına yabancı ideolojik kılıklara büründüğünü ve e..]]> Wed, 26 Feb 2014 00:08:46 +0400 Nerenize koyacaksınız haklılığımızı? https://www.evrensel.net/yazi/70630/nerenize-koyacaksiniz-hakliligimizi https://www.evrensel.net/yazi/70630/nerenize-koyacaksiniz-hakliligimizi? Şubat… hava soğuk, su ondan soğuk. Faslı 200 göçmen İspanya’nın kontrolündeki Ceuta’ya doğru kulaç atıyor. Sadece şu dünyada kendilerine bir yer açmak; açlıktan, yoksulluktan kurtulmak için. Hava soğuk, su daha soğuk. Avrupa’nın kapısı orada, göçmenlerin güçsüz ama azimli kulaçları dövüyor bu kapıyı. Sözde refah kıtasının sınır muhafızları bekliyor kapıda, bir ceberut, zebani kılığında. Plastik mermi yağıyor umuda kaçanlara, biber gazı sıkılıyor. 14 göçmen boğularak ölüyor oracıkta. Belki de “Ha, neremize sokacağız sizi…” diyor sınır muhafızı, sinirli. Kendine şu dünyada bir yer açmaya çalışan 200 göçmen demokratik Avrupa’nın kıyılarında kırılıyor böylece. Avrupa Komisyonu soracakmış bunu İspanya’ya. İyi sorsun. Sorsun da Türkiye’ye Ortadoğu’..]]> Wed, 19 Feb 2014 00:04:50 +0400 Allah’a şükürler olsun Uludere’yi görmedik! https://www.evrensel.net/yazi/70569/allaha-sukurler-olsun-uludereyi-gormedik https://www.evrensel.net/yazi/70569/allaha-sukurler-olsun-uludereyi-gormedik? Sanki meyve-sebze halinde ayak işleri gören bir küçük oğlan da “Kap oğlum şurdan beş çay misafirlere” diyesi geliyor insanın. Yani bir gazeteye iliştirilmiş Fatih’in, patronundan gördüğü muameleye el pençe divan duruşuna bakıp da ona başka bir şey söylenemez gibi. Hep emre amade, biri el şıklatsa ergen topuklarından toz kaldırarak koşacak hizmete. Misafirler Fatih’in getirdiği çayları içsin, çay ocağından gelen çaylar tam kıvamında, demli olsun ki patroncuğu üzülmesin. Patron üzülürse o üzülür. Sanki patronunun üzülmesine üzülebileceği kadar bir kıymet biçilmiş kendisine. Fatih, iliştirilmiş gazeteciliğin antikahramanı, zavallı figürü aleme madara oldu bugünlerde; evet efendimli, sepet efendimli, Allah’a şükür sayın büyüğümlü telefon konuşmaları çarşa..]]> Wed, 12 Feb 2014 00:10:33 +0400 Tuzluklarla kullanışlı aptallar https://www.evrensel.net/yazi/70510/tuzluklarla-kullanisli-aptallar https://www.evrensel.net/yazi/70510/tuzluklarla-kullanisli-aptallar? Biz onları çaydanlık sanıyorduk meğer birer tuzlukmuş hepsi! Gülen’in tuzluğu aday yapsam seçtiririm, nisandan sonra hükümeti biz belirleyeceğiz dedikten sonra Erdoğan da 30 Mart’tan sonra Hükümetten tuzlukları ayıklayacağını söyledi malum. Doğrusu çok ezber bozucu… Çünkü haziran direnişi sırasında “Bizi beğenmiyorsanız sandığa gidin”, Mısır darbesi sürerken Muhammed Mursi’den hoşlanmadıysanız sandığı bekleyin oradan çıkanı bağrınıza basın dememiş miydi Erdoğan. Ne kadar darbe karşıtı ne kadar ileri demokrattı değil mi? Ama maalesef, o sandıklardan adamlar ya da çok az kadınlar değil de meğer tuzluklar çıkıyormuş. Halk vekil diye seçtiklerinin tuzluk olduğunu öğreniyor şimdi. Bu, siyasi ahlakın yerlerde süründüğü, “İnlerinize dalacağız” haykırışıyla süren dalaşmanın iyi yanı; yüzde onluk se&ccedi..]]> Wed, 05 Feb 2014 00:29:34 +0400 Mesele üç beş ananas değil, anlamadın mı? https://www.evrensel.net/yazi/70453/mesele-uc-bes-ananas-degil-anlamadin-mi https://www.evrensel.net/yazi/70453/mesele-uc-bes-ananas-degil-anlamadin-mi? Reza Zarrab’ın Ekonomi Bakanı Çağlayan’a “hediye ettiği” bilmem kaç yüz bin liralık saatin yanında Uganda ananaslarının gelip gitmesinin TÜSİAD’ı rahatsız edecek kadar kıymeti harbiyesi olur mu diyeceğiz ama mesele üç beş ananas değil zaten. Erdoğan’ın buyurduğu gibi ananas bu işin kod adı. Başbakanın Uganda’daki rafine ihalesine gönderme yaparak, biz ölümlülerin pek anlayamadığı gizemli bir dille ananas ananas diyerek köşeye sıkıştırmasına misilleme yapan Zaman’ın haberine göre o ananaslar Emine Erdoğan’a da gelmiş meğer. Sebep: çok severmiş kendileri. Söyleyelim: Ananas; tekeller, şirketler arasındaki büyük kapışmanın kod adı. Emine Erdoğan’ın eşinin sermayedar olduğunu yeni öğrendiğini, oğullarının ve damadının ne kadar temiz vakıf işlerinden başka bir şeyle uğraşmadığını söylediği bir süreç bu. Ama TÜSİAD..]]> Wed, 29 Jan 2014 00:27:33 +0400 Bir Hrant bir Roboskî yürüyoruz https://www.evrensel.net/yazi/70394/bir-hrant-bir-robosk-yuruyoruz https://www.evrensel.net/yazi/70394/bir-hrant-bir-robosk-yuruyoruz? Ucu bucağı görünmeyen bir insan kalabalığından “Biz bitti demeden bu dava bitmez” sloganı çınlıyor, ses çok büyük; “Katil devlet hesap verecek”; devam ediyor. Time Line’a bir fotoğraf düşüyor aynı anda, altı üstüne getirilmiş bir evde yerde fotoğraf albümü. Roboskî orası. Çocuklarıyla rüşvet çarkını döndürmeye kalkanların çocuklarını öldürdüğü köylülerin evleri talan edilmiş. Harbiye’den Roboskî’ye bakıyor insanlar, dağılmış evlerin Twitter’a düşen fotoğraflarına. Şafak baskınında Roboskî köylerinde evler didik didik aranmış, gözaltına alınanlar olmuş… Yürüyoruz Agos’a doğru. Bir Hrant bir Roboskî… Bir Roboskî bir Hrant… Yetmedi mi öldürdüğünüz. 35 can yetmedi mi? Ses artıyor: Kardeşimsin Hrant… ..]]> Wed, 22 Jan 2014 00:28:00 +0400 Kapın süpürgeleri bahar temizliğine https://www.evrensel.net/yazi/70334/kapin-supurgeleri-bahar-temizligine https://www.evrensel.net/yazi/70334/kapin-supurgeleri-bahar-temizligine? Duvarlar rengarenk boyansa, caddeler çamaşır suyuyla yıkansa, kışlıklar naftalinlenerek dolaplara yerleştirilse, kışlık ayakkabılar kutularına konulup kaldırılsa, tuvaletler fırçalansa, sokaklar süpürülse sabun kokan yeni yepyeni bir hayat başlasa… Şehrimizin ve dünyanın bahar temizliğine ihtiyacı var. Hamburg’da adı öyle konulmamış olsa bile, ilan edilen sıkıyönetimde bir genç, polisin aramasına cebinde tuvalet fırçasıyla yakalandığında oranın “Geziciler”i direnişin simgesi haline getirdiler tuvalet fırçasını. Ki polis, gençlerin korsan kurduğu kültür merkezini el koymaya kalktığında beklemediği bir direnişle karşılaşmıştı. Dahası göstericilerin karakol bastığını söyleyerek kenti tehlikeli bölge ilan ettiler. Dünyanın her yerinde polis yalan söylüyor, iktidarlar iftira atıyor, medya dezenformasyon yayıyor. Bütün bu yalana dolana karşı..]]> Wed, 15 Jan 2014 00:12:35 +0400 Terörle yatan terörist kalkar https://www.evrensel.net/yazi/70269/terorle-yatan-terorist-kalkar https://www.evrensel.net/yazi/70269/terorle-yatan-terorist-kalkar? Hatay’da el Kaide’ye silah taşıdığı iddia edilen TIR’ın ortadan kaybolmasından çok kısa bir süre sonra el Kaide’den neşet Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünün Felluce’de kurtarılmış bölge oluşturması bir tesadüf elbette! AKP yakını Star’da şöyle bir haberin çıkmış olması da tesadüf: “İran’a yasa dışı yolla para aktarıldığına ilişkin 17 Aralık operasyonuyla oluşturulmaya çalışılan algı, şubat ayında yapılacak Mali Eylem Görev Gücü (FATF) toplantısı öncesi Türkiye’nin elini zora soktu. Suriye, Kenya, Etiyopya ve Küba gibi ülkelerin bulunduğu listeden çıkmaması halinde Türkiye uluslararası piyasalarda terörün finansmanında kara listede yer alan ülke olarak kalacak.” 17 Aralık operasyonunda oluşturulmaya çalışılan algı vurgusu Star’a ait; Türkiye’nin kara listeye alınması i..]]> Wed, 08 Jan 2014 00:11:47 +0400 Sessiz devrim, gürültülü darbe https://www.evrensel.net/yazi/70209/sessiz-devrim-gurultulu-darbe https://www.evrensel.net/yazi/70209/sessiz-devrim-gurultulu-darbe? Kendisi de 28 Şubat’ın ürünü olduğu için olacak, Hükümetin, kurulduğundan bu yana bir numaralı iç ve dış tehdidi “Darbe.” Erdoğan 11 yıldır darbe korkusuyla yönetiyor ülkeyi. Ergenekon ve Balyoz tutuklamalarının darbe teşebbüsünü ve siyasetteki asker gölgesini kaldırmak için yapıldığı iddia ediliyordu. Gezi günlerinde de direnişin iç ve dış darbeci mihrakların el birliğiyle tezgâhlandığına inanıyordu Başbakan. TDK’nin darbe sözcüğünü “Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükümeti istifa ettirme ve rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi…” olarak tanımlaması da Gezi günlerinde fark edilmişti. Yolsuzlukların su yüzüne vurduğu bugünlerde de Erdoğan darbeden başka bir şey konuşmuyor. Hükümetten sıtkı sıyrılan, Ortadoğu&rsqu..]]> Tue, 31 Dec 2013 23:13:53 +0400 Ayakkabbı kutusundan fırlayan https://www.evrensel.net/yazi/70150/ayakkabbi-kutusundan-firlayan https://www.evrensel.net/yazi/70150/ayakkabbi-kutusundan-firlayan? Orada mahallesini, burada deresini, şurada sinemasını, diğer yanda parkını, ağacını talandan ve yağmadan korumaya çalışanların, yaşam alanlarının daralmasına isyan edenlerin ayrı ayrı süren mücadelesinin, birleşme eğilimine girmesinde, musibetin ortak kaynağından sızan irinin artık kapatılamaz hale gelmesi kadar, sistemsiz bir direnişin güçlendirmediğinin görülmesi de var. İlkel bir sermaye birikimi yaratabilmek için köklerini kırın, kentin, metropolün toprağında olabildiğince derine gömmeye, sudan havaya kadar her şeyi kâr getirecek bir nesneye dönüştürmeye çalışan gelmiş geçmiş en gözü doymaz Hükümete, bu mücadeleyi birleştirebildiği için teşekkür etmek gerekiyor! O olmasaydı pazar günü on binler Kadıköy mitingine akmazdı. O olmasaydı Gezi, sökülen ağaçların dibinde birleşik bir mücadelenin mayasını atmazdı. Gez..]]> Wed, 25 Dec 2013 00:12:51 +0400 Sahi Balbay niye çıktı?! https://www.evrensel.net/yazi/70078/sahi-balbay-niye-cikti https://www.evrensel.net/yazi/70078/sahi-balbay-niye-cikti? Seri tutuklamaların usulüne uygun ve adil yargılamalara göre değil de siyaseten yapıldığına dair yaygın bir kuşku olmasaydı Balbay’ın salıverilmesinin arkasında ne olduğu üzerine bu kadar tartışma yapılmazdı. Ama beş yıl tutukluluğun ardından gelen bu salıverilmenin “Acaba neden” diye sorulabildiği bir ülkede yaşıyoruz. Hükümet kaynaklarından sızan bazen de açıkça ifade edilen iddialar bu tartışmayı yönlendiriyor. Hükümet açıkçası Balbay’ın tahliyesi üzerinden Gülen Cemaati ile kavgasını sürdürmeye devam ediyor. Güya KCK’den Büşra Ersanlı, Ragıp Zarakolu; Ergenekon’dan Ahmet Şık ve Nedim Şener’in tutuklanmasının, Türkay Saylan’ın evinin basılmasının sebebi olan Cemaat, Cengiz Çandar, Ferhat Kentel, ve Ahmet Hakan’ın da Ergenekon-odatv operasyonlarına dahil edilmesini istemiş. Cemaat yazarları da bu iddia karşısında &..]]> Wed, 18 Dec 2013 00:08:01 +0400 Genel ahlaka aykırı! https://www.evrensel.net/yazi/69966/genel-ahlaka-aykiri https://www.evrensel.net/yazi/69966/genel-ahlaka-aykiri? Herkesi daha ölmeden Münker ve Nekir sorgusuna tabii tutan, elindeki tartıyla günah ölçen bir takım adamlar var. Kızlı erkekli beraber kalıyorsanız ahlaksız, kadını kocasına karşı kışkırtıyorsanız fitneci, dekolte giymiş bir televizyon sunucusuysanız genel ahlaka aykırı, içki içiyorsanız kafadan ayyaşsınızdır. Bu bıktırıcı ahlak vaazından kaçıp kurtulacağınız bir karış yer yok dünyada. Kültür Bakanlığı da özel tiyatrolara para desteğini, sahnelenecek oyunun “Genel ahlaka uygun” olması kriterine bağladığını açıkladı. Ama böyle bir kriter henüz yazılı hale getirilmemiş olduğundan buna “paşa gönlüm kriteri” denilebilir. Yani Kültür Bakanı istediği tiyatroyu istediği miktarda ahlaktan yoksun bulabilir. Geçelim. Toplumu külliyen bir ahlak tartışmasına boğarak oyalayanların, tecavüz davalarında özendirici kararlar çıkmasını mü..]]> Wed, 04 Dec 2013 00:12:49 +0400 Deriniyle devlet https://www.evrensel.net/yazi/69910/deriniyle-devlet https://www.evrensel.net/yazi/69910/deriniyle-devlet? Halk oyuyla iktidara gelen hükümetlerin devlet yönetiminin görünür yüzü, gerçek hükmedenin ise ortalıkta görünmeyen, derinlerdeki güçler olduğu bilinir. Bütün bir soğuk savaş döneminde meşru ve resmi temsilciler iki kutuplu dünyayı, içerde ve küresel düzeyde, diplomatik bir üslupla belirli bir denge içinde döndürülebilir kılmakla görevliydiler; derin güçlere ise devlet lehine olan bir dengesizliği alttan alta, her yol mübah anlayışıyla örgütlemek düşerdi. Devletin bir görünen bir de derin yönünün olması, lazım geldiğinde bütün kirli işlerin derin devlete fatura edilmesini, meşru gücün olan bitenden kolaylıkla sıyrılmasını kolaylaştırdı. Bu fatura kesmenin Susurluk’tan bu yana Türkiye’de de çok işe yaradığı söylenebilir. Susurluk kazasın..]]> Wed, 27 Nov 2013 00:12:51 +0400 El alem devlet oldu https://www.evrensel.net/yazi/69795/el-alem-devlet-oldu https://www.evrensel.net/yazi/69795/el-alem-devlet-oldu? Mazbut ve uslu gençler yetiştirmek isteyen, daha çok da çocukları yüzünden konu komşunun diline düşmek istemeyen annelerin kaygısıydı el alem. El alem öyle şekilsiz öyle adlandırılamaz öyle soyut bir güçtü ki, onun diline düşmektense insan ölse daha iyiydi. Apartman komşuları, mahalle sakinleri, akraba tayfası, kadın günü müdavimi teyzelerin her biri tek başına el alemi temsil gücündeydi. Topluma nüfuz etmiş anonimliği; onun aynı zamanda sen, ben olmasını mümkün kılıyor “evladım el alem ne der” diyen annenin sesinde de hortlayıveriyordu el alem; onun mağduru anne aynı zamanda başkalarının da el alemiydi çünkü. Bu yüzden ele avuca gelmez, kontrol edilemez, çarkı durdurulamazdı hiçbir zaman. Sonuçta ne giyeceğinize, kimlerle ahbaplık edeceğinize, eve kaçta girip çıkacağınıza o karar verir, kendince aş..]]> Wed, 13 Nov 2013 08:00:14 +0400 Sosyalistler Kürtlerin bir eklentisi mi? https://www.evrensel.net/yazi/69736/sosyalistler-kurtlerin-bir-eklentisi-mi https://www.evrensel.net/yazi/69736/sosyalistler-kurtlerin-bir-eklentisi-mi? Ruşen Çakır peş peşe üç yazı yazarak, HDP ile ilgili bazı sorular sordu ve bunlara yanıt aramaya çalıştı. HDP’de Kürt hareketinin Kürt olmayan sol-sosyalist kesimlerle ittifakının milliyetçi ve İslami kaygıları olan tabanıyla bir “daimi bir sorun potansiyeli” taşıyacağına değindikten sonra sosyalistlerin tek seçeneğinin Kürt hareketine küçük bir parça olarak eklemlenmek mi olduğuna ve Kürt siyasi hareketinin sahiden sosyalist sola ihtiyacı olup olmadığına kafa yordu. HDP’nin ne kadar bileşeni varsa her birinin bulunduğu zeminden bu sorulara farklı yanıtlar verilebilir. Tıpkı birbirine çok benzemezleri bile bir araya getiren Gezi direnişinde olduğu gibi. Herkesin ayrı bir Gezi’sinin olduğunu söylemek ne kadar mümkünse herkesin, kendi öznelliğiyle ve özgün talebi ekseninde yapabileceği, ayrı bir HDP tanımı olduğunu söylemek de o ..]]> Wed, 06 Nov 2013 09:17:34 +0400 Gülen için: Cesaret ve zerafetle https://www.evrensel.net/yazi/69679/gulen-icin-cesaret-ve-zerafetle https://www.evrensel.net/yazi/69679/gulen-icin-cesaret-ve-zerafetle? Kendini altıncı kattan betona atan bir kadının ardında bıraktığı leke, bunu neden yaptığını anlatmaz; hiç bakmayın. Okuldan dönen çocuğuna kapıyı hep kendisi açmak isteyen bir anne evladına, kendisinin açamayacağı kapılar bırakmayı nasıl göze alır, sormayın. Eğer şimdiye kadar hiç sormamışsanız yanıt aramayın. Devletin, polisin karşısında devleşen; İzmir’de bir eylemde polisin yolduğu ışıltılı saçlarıyla efsaneleşen kadının yoksulluğun, erkek egemenliğinin karşısında nasıl çaresiz ve naif kaldığını; İzmir Emniyetini vaktiyle sloganlarla inleten gür sesinin nasıl böyle kısılabileceğini merak ediyorsanız bütün kadınların yüzüne bakın. Son cesareti kendini altıncı kattan atmak olan bir kadının gururunu ve zerafetini İzmirli kadınlar anlatsın. Cenazesini omuzlayan kadınlar. Gülen Yılmazoğlu gitti. Onu derin bir boşluğa sürükleyen, kendini işe yaramaz hissettiren cende..]]> Wed, 30 Oct 2013 09:20:18 +0400 Artık oylar bölünmeli https://www.evrensel.net/yazi/69628/artik-oylar-bolunmeli https://www.evrensel.net/yazi/69628/artik-oylar-bolunmeli? CHP’nin her seçim döneminde hep yaptığı, ‘Sağ bir parti gelirse kötü olur’ diye düşünen sol ve Alevi seçmenin de inandığı “Aman oylar bölünmesin” muhabbeti, son zamanların en kritik yerel seçimleri için adayların belirlenmeye başladığı bugünlerde yine alttan alta sürüme sokuluyor. Bu söylemle CHP sözü geçen kesimlerin oylarını yıllarca ipotek altına aldı ama oyların bölünme korkusuyla bu partiye verilmesinin kimse bir hayrını görmedi. HDP’nin de ilk kez seçimlere gireceği şimdilerde ise CHP’nin’oylar bölünmesin AKP kazanmasın’ diyerek kendisini dayatması apaçık bölücü bir rol oynayacak, oynuyor. Üstelik CHP’nin yerel yönetimlerle ilgili deneyiminden çıkan tabloya bakılırsa; AKP döneminde yolu açılan taşeronlaştırmanın CHP’li bel..]]> Wed, 23 Oct 2013 09:19:40 +0400 Eşkali yok, şüpheli https://www.evrensel.net/yazi/69518/eskali-yok-supheli https://www.evrensel.net/yazi/69518/eskali-yok-supheli? Amerikan Neoconlarının “Önleyici Savaş Doktrini” adını verdikleri güvenlik stratejisinin doğrudan sonucu, binlerce insanın sorgusuz sualsiz, aylarca-yıllarca tutulduğu Guantanamo Hapishanesi olmuştu. Suçu, henüz oluşmadan önlemeyi amaçlayan bu strateji, Başkan’a yani George W. Bush’a şüpheli şahsı belirleme yetkisini veriyor, Başkan’ın yetkisini delege ettiği güvenlik mensupları da şüpheli şahsı bu hapishaneye kapatabiliyorlardı. Böylece Batı demokrasisi çok uzun süreden beri ilk kez şüpheli şahıs kavramıyla tanışmış oldu. O zamanlar bu uygulama, “Suçu kesinleşinceye kadar sanık masumdur” esasına dayalı modern hukukun ilk belgesi Habeas Corpus’un ihlali olduğu için bir hayli eleştirilmişti. Batı demokrasisi yurttaşlarının ihlal veya kazanılmış hakkın gaspı saydığı şey, bizim gibi ülkelerde hukukun tam da neşet ettiği daracık bir alandır. Yani..]]> Wed, 09 Oct 2013 08:39:34 +0400 Sen ilk değil, son değilsin https://www.evrensel.net/yazi/69452/sen-ilk-degil-son-degilsin https://www.evrensel.net/yazi/69452/sen-ilk-degil-son-degilsin? Başbakan Erdoğan’ın, paketin niçin demokratikleşmeyi içeremediğini anlatmaya ve eleştirileri daha en başından savuşturmaya çalıştığı 40 dakikalık girizgâhı iktidarın duygu durumunun çok iyi bir göstergesi. Kısaca Türk milleti bu paketin içerdiğinden daha ilerisine hazır değil diyor Başbakan. Ama koltuğunun altında partisinin dördüncü kongresinde çizdiği 2023 vizyonu kapsamında daha pek çok paket olduğunu müjdeleyip aba altından vaatte bulunmaktan da imtina etmiyor. Bekleyin; sonraki paket, sevip de kavuşamayanlara gelir inşallah! Dördüncü kongreyi hatırlıyoruz; Cumhuriyet boyunca, AKP Hükümetinin köken vurgusunda çok önemli bir yer tutan Menderes döneminden itibaren “düşman” addettiği kesimlere karşı Erdoğan bir Don Kişot savaşı açmıştı. Gene aynı şeyi yapıyor; Menderes’i deviren 1960 darbecilerinden başlamak ü..]]> Wed, 02 Oct 2013 10:48:58 +0400 Günü gelenler ve günü gösterilecekler https://www.evrensel.net/yazi/68929/gunu-gelenler-ve-gunu-gosterilecekler https://www.evrensel.net/yazi/68929/gunu-gelenler-ve-gunu-gosterilecekler? Bir onlar var, bir de Başbakan. 12 yıldır iktidarda olduğu halde “onlar” heyülası elini kolunu bağlıyor. Onlar, “bizim başörtülü kızlarımızı okullara, üniversitelere sokmuyorlardı, meslek liselerinin orta kısımlarını kapatmışlardı. Sabırlı olun dedik. Hamdolsun günü geldi…” Başbakan bu “günü geldi” edebiyatını partisinin dördüncü kongresinden beri yapıyor. Başörtüsü yasağını kaldırmasını engelleyen “onlar”a karşı iktidardayken bile muhalefet etmek, anlaşılan yel değirmenleriyle savaşmak kadar bereketli. Başörtülüler kendilerini ezilenlerin en ezileni hissettiği, Hükümeti ezilenlerin sözcüsü olarak gördüğü sürece, oylar cepte nihayetinde. Fakat bekle bekle nereye kadar… Doğum 9 ay 10 günde oluyorsa, -ki öyle diyor sabredenlere- doğum zamanı gelmiş! Peki ama neyin, başört&..]]> Tue, 24 Sep 2013 15:57:15 +0400 Henüz kanınız donmadıysa, donsun! https://www.evrensel.net/yazi/68215/henuz-kaniniz-donmadiysa-donsun https://www.evrensel.net/yazi/68215/henuz-kaniniz-donmadiysa-donsun? Bakmak istemeseniz de o üstünüze üstünüze geliyor. Suriye’de el Kaide militanlarının bir Esad askerinin kafasını keserkenki görüntü bugünlerde sosyal medyanın en çok paylaşılanları arasında. Bir Google taramasında da fanatiklerin kafa kesme eylemlerini açıkça gösteren sayısız videoya ulaşmak mümkün. Kafalar elektrikli testereyle, bıçakla, kılıçla artık Allah ne verdiyse doğranıp atılıyor. 31 Ağustos’ta yaşanan son vahşeti çeken gazeteci “bu kareleri yayımlayarak vicdanımı rahatlatmaya, sonra da unutmaya çalışacağım” demiş. Onun unutmaya çalışacağı yükün ağırlığını, görüntüyü Facebook aleminde paylaşarak başkalarına da havale eden takipçiler üstlendikten sonra gazetecinin bunu unutabilmesi asla mümkün değil. O “an” bir bumerang gibi yine ona dönecek. Bu cihad cinayetler..]]> Wed, 18 Sep 2013 09:37:46 +0400 Kırk kere söyledin diye o, doğru olmaz https://www.evrensel.net/yazi/66909/kirk-kere-soyledin-diye-o-dogru-olmaz https://www.evrensel.net/yazi/66909/kirk-kere-soyledin-diye-o-dogru-olmaz? David Kelly’yi hatırlayalım. İngiltere’de Savunma Bakanlığına bağlı biyolojik silahlar uzmanı olarak çalışıyordu. Irak’ta kitle imha silahları konusunda bir araştırma yapıyordu. Bir gün, bir BBC muhabirine Blair Hükümetinin kitle imha silahları konusundaki dosyasının çok abartılı ve maniple edilmiş olduğunu söyledi. İngiltere ABD ile birlikte Irak’ı işgal etmeye hazırlanırken bir barda söylenmiş bu sözler Kelly’nin sonunu hazırlayacaktı. Çok geçmeden bilim adamı ölü bulundu; intihar süsü verilmişti. Basın bu konunun üzerine epey gitti ama Kelly’nin ölümünün “şüpheli” olduğunun ötesinde bir bilgi sağlanamadı. Gelişmelerin mantığı Blair Hükümetini işaret ediyordu, o ayrı. O zamanlar Kelly’nin vasat bir bilim adamı olduğunu söyleyen Dışişleri Bakanı Jack Straw ise daha sonra “ben Irak’a girilmesin..]]> Tue, 03 Sep 2013 17:02:49 +0400 İslam, laiklik ve demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/66238/islam-laiklik-ve-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/66238/islam-laiklik-ve-demokrasi? 2012 yapımı Tepelerin Ardında filminde, yetimhanede birlikte büyümüş; biri Romanya’daki manastırda tanrıya sığınmış, diğeri de Almanya’da “hayata” karışmış iki genç kız anlatılır. Yaşadığı acılar psikolojik sorunlar olarak kendisine göre dönen Alina günün birinde arkadaşını manastırdan alıp “uygar dünyaya” götürmek için Romanya’ya gelir. Fakat içindeki şeytanı çıkarıp ruhunu kurtarmak üzere onu çarmıha geren rahibelerin “iyi niyetli” bönlüklerinin kurbanı olur ve ölür. Genç kız bu ayinden önce götürüldüğü hastanede de elleri kolları bağlanarak tedavi edilmeye çalışılmıştır. Başrahibenin Alina’nın ölümünden kendisini suçlayan doktora “Ama onu burada da bağlamışlardı” sözü filmin can alıcı cümlesidir. Kalpsiz dünyanın yol a..]]> Tue, 27 Aug 2013 16:39:21 +0400 Başbakan'ın ezberi bizimki olamaz https://www.evrensel.net/yazi/65435/basbakanin-ezberi-bizimki-olamaz https://www.evrensel.net/yazi/65435/basbakanin-ezberi-bizimki-olamaz? Haziran direnişinin en önemli kazanımı, toplumu İslamcılar ve laikler olarak ikiye bölen ve sonraki bütün siyasi ve toplumsal gelişmeleri böyle bir saflaşma üzerinden okutan 28 Şubat paradigmasını geçersiz ilan etmesiydi. Bu süreçte açıkça görülen şuydu: Toplumun iki kutup arasında gerilmeye çalışıldığı; başta emek sermaye çelişkisi olmak üzere, toplumsal dinamiğin önünü tıkadığı için çözülmesi öncelikli diğer çelişkileri erteleyen ya da üstünü örten siyaset etme biçiminin kazananı hiçbir zaman halk olmamıştır. Haziran direnişinde türbanlıların laiklerle, Kürtlerin milliyetçilikten malul kesimlerle, heteroseksüellerin LGBT’ler ile… kızlı erkekli dayanışmasının 28 Şubat ezberini bozduğunu gördük. Ama bu kazanım Gezi direnişinde, doğduğu yerde unutulursa hayata bir yar..]]> Wed, 21 Aug 2013 16:35:25 +0400 Aklı olan eylülde gel der mi? https://www.evrensel.net/yazi/64908/akli-olan-eylulde-gel-der-mi https://www.evrensel.net/yazi/64908/akli-olan-eylulde-gel-der-mi? Bundan birkaç yıl önce, ilk MOBESE kameraları takılmaya başlandığında, bunların suçu azatlamayı amaçladığı iddia edilmişti. Halbuki suçluyu teşhis etmeyi kolaylaştırması MOBESE’nin ancak ikincil işlevidir. Gözetleniyor olduğunu bilmenin insan davranışlarında yol açtığı değişim, MOBESE’den beklenen daha önemli bir faydadır. Gözetlenen insana ortalama değer yargılarına, dikte edilen ahlak normlarına, iktidarın tasvip edebileceği sosyallik biçimlerine göre davranabileceği bir fabrika ayarı yüklenir. Gözetleme sonuçta distopya romanlarında tasvir edilen karanlık bir dünyanın gerçekleşmesinin, insanın da bunu yavaş yavaş içselleştirmesinin aracıdır. Suçluyu tespit etmeyi değil normalden sapma miktarını ölçmeyi ve uzunlukları, çıkıntıları törpülemeyi amaçlar. “Yaşam alanı”na da açık bir müdahaledir sonuçt..]]> Tue, 13 Aug 2013 17:41:38 +0400 Aşk bitti burası Türkiye https://www.evrensel.net/yazi/63534/ask-bitti-burasi-turkiye https://www.evrensel.net/yazi/63534/ask-bitti-burasi-turkiye? Rio’da son elli yılın en soğuk kışı yaşanıyor. Altın suyuna batırılıp çıkarılmış gibi duran kent meydanındaki barok binalar soğuk bir yağmurla yıkanıyor. Okyanus iri dalgalarıyla Kopa Kabana plajını döverken bundan on beş gün önce Dilma Rousseff’in Hükümetini protesto eden seslerin yerini Katolik ilahiler almış. Çünkü Papa Brezilya’da. Latin Amerika kökenli ilk papa o. Brezilya’da sistemi sarsan halk hareketinden sonra gençliğe ve diğerlerine ayar çekmeye gelmiş belli ki. Gençlerin bir kısmı ise papa karşıtı protestolarla karşılıyor onu. Akşam vaktinde ise Kopa Kabana’da yağmurun altında dini bir tören var. Biz o plajın önünden geçerek gençlerle buluşmaya gidiyoruz. Brezilya’nın Türkiyelilere benzeyen gençleriyle; Pedro’nun arkadaşlarıyla. Brezilya’daki direniş sırasında “Aşk bitti burası Türkiye” yazılı pa..]]> Tue, 30 Jul 2013 16:51:56 +0400 Yürümeye başladık ama nereye https://www.evrensel.net/yazi/62839/yurumeye-basladik-ama-nereye https://www.evrensel.net/yazi/62839/yurumeye-basladik-ama-nereye? Yürümeye başladık ama nereye yürüyeceğimizi bilemiyorduk ki; Çünkü herkes halk hareketlerinin sonuna gelindiğine inanıyordu. Çünkü ayaklanma geçen yüzyılda kalmış bir tuhaflıktı, çünkü ekonomimiz büyüyordu... Yola çıktık ama nereye yürüyeceğimizi, nasıl yürüyeceğimizi bilemiyorduk... İşler kötüledi evet ama katlanıyorduk. Bir lokma ekmek ateş pahasına olmuştu bekliyorduk. Solcu bir hükümetimiz var diye sevinmemiz gerektiğini söylüyorlardı inanıyorduk. Solcu başbakan; sizin için iş alanlarını çoğalttım, durumunuz artık eskisinden daha iyi diyordu; nankörlük etmeyelim diyorduk. Tam o sırada bıçak kemiğe dayandı; yürümek için adım attık, ama nereye yürüyecektik. Sao Paolo’nun, emeklerken birden ayağa kalkan ama nereye gideceğini bilmeyen gençleri söylüyor b&oum..]]> Tue, 23 Jul 2013 16:19:18 +0400 Amasız fakatsız darbe karşıtlığı! https://www.evrensel.net/yazi/61677/amasiz-fakatsiz-darbe-karsitligi https://www.evrensel.net/yazi/61677/amasiz-fakatsiz-darbe-karsitligi? Mısır’daki ordu darbesi, Gezi direnişini de kendisine yönelik bir sivil darbe girişimi olarak okuyan Hükümetin fena halde şirazesini bozdu. Başbakan Erdoğan “Bu bir darbedir” demeyeni dövecekmiş gibi davranıyor. Dahası Mısır’daki darbenin ardından demokrasi- laiklik- Batılılık arasında akla ziyan kontrastlar icat ediyor. AB’ı, ABD’yi, BM’i telefonla arayarak Mısır darbesine karşı tutum belirlemelerini istiyor; onlar bunda ayak sürüdükçe de iki yüzlülüklerinden dem vuruyor. Batı devletlerinin, süper güçlerin darbe ve demokrasi konusundaki kriterinin pek sağlam olmadığı defalarca kanıtlandı ama Mısır’dan yola çıkarak darbenin seküler-Batıcı bir zihniyete içkin olduğu gibi saçma bir sonuç çıkarmak travmatik bir geçmişin ötesine geçememek anlamına geliyor. Ve o zaman S. Arabistan’ın Birleşik Arap Emirlikl..]]> Tue, 09 Jul 2013 10:32:20 +0400 Kardeştir dünyanın bütün isyanları https://www.evrensel.net/yazi/61043/kardestir-dunyanin-butun-isyanlari https://www.evrensel.net/yazi/61043/kardestir-dunyanin-butun-isyanlari? Tahrir’in, Sintagma’nın, Gezi’nin, Tottenham’ın, Burgiba Caddesi’nin, İnci Meydanı’nın, Sao Paolo’nun, Plaza Del Mayo’nun; Akdeniz’in kuzeyinin ve güneyinin, okyanus ötesindeki gençliğin bir derdi var, anlamıyor musunuz? Kimisi on sentlik otobüs zammı için, kimisi üç-beş ağaç için, kimisi çalınan devrimi geri almak için, kimisi iki katına çıkan okul harçlarını protesto etmek için sokağa çıktı. Sorsanız bizimkilerin “mesele üç beş ağaç değil” demeleri gibi; Sao Paolo’dakiler mesele iki sentlik otobüs zammı değildi diyecek. İngiltere ve Arjantin’dekiler “Anlamadın mı mesele sadece harçlar değil” diye tweet atacaklar. Sonra dünyayı sallamaya devam edecekler keyifle. Dünya gençliği ana babalarınınkine bile benzemeyen bir gelecekle tehdit ediliyor ç&uu..]]> Wed, 03 Jul 2013 04:50:19 +0400 La havle ve la kuvvete https://www.evrensel.net/yazi/60379/la-havle-ve-la-kuvvete https://www.evrensel.net/yazi/60379/la-havle-ve-la-kuvvete? “Onlar milyonlarca tweet atsınlar bizim besmelemiz oyunları bozar, onlar yaksınlar yıksınlar bizim tek bir la havlemiz bütün tuzağı bozar” diyor Başbakan. O tweetleri atanların içinden de birini seçip bindirdikçe bindiriyor. “Mesele Gezi değil, anlamadın mı” diyen Mehmet Alabora’ya ağzına geleni sayıyor. Besmele ve la havle edebiyatı yapmaya, camide içki içenler diye bir umacı kullanmaya devam ettiğine göre hâlâ anlamadığına yemin edebiliriz. Eski Yeşilçam filmlerinden hatırlayalım; mini etekli kızların ellerinde kadehlerle, erkek arkadaşlarıyla teklifsizce muhabbet ya da dans ettikleri sahne gördüğünüzde anlardınız ki oradakiler kötü insanlar. Ortada sessizce dolaşan ama o kötü kızların tavlamaya çalıştığı esas oğlanın/iktidarın dikkatini çeken ve büyük olasılıkla parti yapılan evin üvey ya da evlatlık sığıntısı ise se..]]> Tue, 25 Jun 2013 09:53:08 +0400 Bildiğin komplo teorisi https://www.evrensel.net/yazi/59699/bildigin-komplo-teorisi https://www.evrensel.net/yazi/59699/bildigin-komplo-teorisi? Erdoğan Gezi Parkı eylemlerinin arkasında Amerikan neoconlarını, CIA-Mossad’ı, faiz lobisini, 28 Şubatın aktörlerini gördü de bir türlü gençliğin ve onu destekleyen halkın özgürlük ve demokrasi talebini seçemedi. Gençlik yanına penguenini, tuttuğu takımın kaşkolünü, mizah dergilerindeki çizgi kahramanları, bilgisayar oyunlarını, kitaplarını, popüler ikonlarını ve tabii gaz maskesiyle deniz gözlüğünü de alıp özgürlük, özgürlük diye meydanları inletmişti ama Başbakan bu hareketin naif talebinden çok, komplocu zihniyetin akla ziyan sesine kulak verdi. İnsan komplo teorilerinin esiri olmaya görsün Enterprise Instute gibi kuruluşların ve neoconların bir parmak şaklatmasıyla yüz binlerce insanın sokağa çıkıvereceğine inanır. 20 gündür biber gazıyla sulanan İstanbul ve Ankara’da kadınların başörtüs&uu..]]> Tue, 18 Jun 2013 11:28:42 +0400 Bütün iktidar komitelere https://www.evrensel.net/yazi/59172/butun-iktidar-komitelere https://www.evrensel.net/yazi/59172/butun-iktidar-komitelere? Duydunuz işte, Başbakan Türkiye halkının isyanını yeniçeri ayaklanmalarına benzetti. Bir insan kendisini padişah olarak hissederse isyancıları da yeniçeri güruhu olarak görür. Erdoğan, arkasında olduğunu düşündüğü yüzde ellilik seçmen kitlesine dayanarak hep, ne isterse yapabileceğini, ne derse olacağını düşündüğü için ülkeyi bu noktaya getirdi zaten. İyi ki getirdi. Böylece ne giyeceğine, nasıl davranacağına, ne içeceğine hangi tedrisattan geçeceğine bir padişahın karar vermesinden bıkkın gençler aynı bıkkınlığı yaşayan ve onlarla duygudaşlık kuran farklı farklı toplumsal kesimlerin cesaretle ayağa kalkmasına sebep oldu. Direniş şehirlere, semtlere, mahallelere yayılırken şimdiye kadar bastırılan ve ezilen kesimler sıkıştırıldıkları ideolojik sınırları yıkarak bir araya geldiler. Meğer halk bütün o sıkışmışlığının içinde bambaşka bir dünyan..]]> Tue, 11 Jun 2013 11:07:58 +0400 Sinirlenince ne güzel oluyorsun... Türkiye!* https://www.evrensel.net/yazi/58631/sinirlenince-ne-guzel-oluyorsun-turkiye https://www.evrensel.net/yazi/58631/sinirlenince-ne-guzel-oluyorsun-turkiye? Kendisine oy vermeyen devasa kitleyi parçalı, bölük pörçük, şekilsiz bir kitle sayan Erdoğan, şimdiye kadar bu kitlenin her bir parçasını diğerine karşı kullandı, kışkırttı. Sesini çıkaranı marjinal ilan etti. Onun nezdinde “Ananı da al git” dediği işsiz genç makul vatandaş değildi; “Kız mıdır kadın mıdır bilemem” dediği panzer üstündeki eylemci genç kız ahlaksızdı; HES direnişçileri terörist; Kürtler zaten terörist, Gezi Parkı’nda gece nöbeti tutanlar üç beş çapulcu; Roboskî’nin hesabını soranlar hükümet düşmanı; Reyhanlı’nın failini el çabukluğuyla ilan ettiğinde ona “dur hele” diyenler bozguncuydu… Aleviler’e “gitsinler ibadetlerini camide yapsınlar” dediğinde buna Alevilerden başka kimsenin karşı çıkmayacağını, içkiyi yasaklamaya kalktığında bir ..]]> Tue, 04 Jun 2013 12:06:57 +0400 Hack yerini bulsun, Robin Hood rahat uyusun https://www.evrensel.net/yazi/58061/hack-yerini-bulsun-robin-hood-rahat-uyusun https://www.evrensel.net/yazi/58061/hack-yerini-bulsun-robin-hood-rahat-uyusun? Zenginden alıp fakire dağıtan eşkıyanın buralarda kıymetine paha biçilemez. Sadece bizde değil aslında, dünyada da böyledir. Halklar baş edemedikleri egemenlere kafa tutan, onlara pusu kurup aldıklarıyla yoksulları sevindiren eşkıyayı mitolojik bir figür haline getirir ve kahramanlaştırır. Eşkıyanın hayat hikayesi halk imgeleminde yeniden yeniden üretilir, bu hikayeye anonim katkılar yapılır ve nihayetinde herkes kendi öyküsünden de bölümler ekleyerek, sevdiği kahramanın hayatının bir parçası haline getirir kendini. Bir mezarı varsa eğer, şimdilerde orada rahatça dönebiliyordur Robin Hood; torunlarının torunlarının da torunları olan birileri zenginden alıp fakire vermek gibi eski bir geleneği sürdürüyor. Tek farkla; Redhack at üstünde, okla yayla dolaşıp aristokrat avlamıyor da pususunu siber dünyada kurarak aldığı bilgiyi paylaşıyor. Redhack; Dışişlerinden İçişlerine, Emniyette..]]> Tue, 28 May 2013 10:35:55 +0400 Sanat şeker pancarı mı ki? https://www.evrensel.net/yazi/57422/sanat-seker-pancari-mi-ki https://www.evrensel.net/yazi/57422/sanat-seker-pancari-mi-ki? Geçen sene Şehir Tiyatrolarının tasfiye sürecini başlatan genelgeden sonra sıranın Devlet Tiyatrolarına gelmesi bekleniyordu. Bu sezon sessiz sedasız geçti geçiyor derken Radikal gazetesine sızan bilgiye göre devlet tiyatrosu, opera ve balesinin de ipi kapalı kapılar ardında çekilmiş meğer. 17 Mayısta yayınlanan habere göre bu tasfiye işini şöyle mi yapsak böyle mi yapsak derken üç taslak oluşmuş bile. Üzerinde en çok durulan taslağa göre ise, anlıyoruz ki, devlet tiyatrolarına bundan böyle şeker pancarı muamelesi yapılacak! Yani… duyduk duymadık demeyin, şeker piyasası, enerji piyasası gibi alanlar için oluşturulmuş çok sayıda üst kurula bir de operanın, balenin, tiyatronun üst kurulu eklenecek. Bu üst kurullar sermayenin sorunsuz, engelsiz bürokrasiye takılmadan dolaşımını kolaylaştıran, pazarlama imkanlarını genişleten kurumlardı. Özelleştirme sonrası..]]> Tue, 21 May 2013 11:48:42 +0400 Taksim'den Reyhanlı'ya bir arpa boyu yol https://www.evrensel.net/yazi/56774/taksimden-reyhanliya-bir-arpa-boyu-yol https://www.evrensel.net/yazi/56774/taksimden-reyhanliya-bir-arpa-boyu-yol? Daha on gün önce İstanbul’un büyük çarşısı Taksim Meydanı’nda, inşaat gerekçe gösterilerek yasaklanan 1 Mayıs kutlaması bir devlet terörü sahnesi haline gelmişti. Ortasından bir deniz bir de Haliç geçen şehirde görülebilecek muhtemel toplumsal olaylara, köprüler açılarak, deniz ve karayolu ulaşımı engellenerek nasıl müdahale edilebileceğinin tatbikatını yaptı Hükümet. Çarşının, ortasında yükselecek alışveriş merkezi aşkına 1 Mayıs’a ve emekçilere kapatılması, AVM’lerin, simgesi haline geldiği neoliberal sürecin er geç açığa çıkaracağı toplumsal enerjiyi zor yoluyla bastırma provasının konusu haline geldi böylece. Şimdiye kadar dış politikanın sıfatı olarak kullanılan proaktif sözcüğünün, 1 Mayıs’tan itibaren kentin kritik noktalarını kontrol etme yoluyla muharebe yönetme sanatın..]]> Tue, 14 May 2013 10:14:48 +0400 Sen o aklını kendine sakla arkadaş https://www.evrensel.net/yazi/56204/sen-o-aklini-kendine-sakla-arkadas https://www.evrensel.net/yazi/56204/sen-o-aklini-kendine-sakla-arkadas? Başbakanın yöneticiliğinin sırrı en arkaik, en marjinal, en günü geçmiş, vasat fikirleri kamuoyuna mal edip, asıl marjinal olanın kendisine muhalefet edenler olduğunu büyük bir itikatla dile getirmesinde yatar. Başbakana göre sadece 1 Mayıs’ta Taksim’i zorlayanlar değildir marjinal, bütün demeçlerini alt alta koyduğunuzda toplum bir dizi marjinal kesimin toplamından oluşur. Bir gün birine ertesi gün diğerine çatar. Erdoğan toplumu şurasından burasından bölmeden yapamaz hiç. Bu konuda, her toplantıdan sonra yazdığı bildiride iç düşman olarak bölücülüğe işaret eden MGK’den bile daha maharetli ve esnek sayılabilir. Hatırlayalım; bazen onun için HES için direnen köylüler PKK ile ilişkili teröristlerden olur, bazen iş isteyen vatandaş marjinal olur, günü gelir atama talep eden öğretmenin oyu, onun gözünde ..]]> Tue, 07 May 2013 11:59:49 +0400 Kim o işgüzar veli! https://www.evrensel.net/yazi/54952/kim-o-isguzar-veli https://www.evrensel.net/yazi/54952/kim-o-isguzar-veli? Bir öğrenci velisi var; okul kitaplarını ve öğrencilere ev ödevi olarak tavsiye edilen kitapları büyüteçle okuyor ve nerede müstehcen dize, nerede yamuk bir cümle ve nerede ‘ar ve haya duygusunu rencide edici” bir ifade varsa yakalıyor, sonra da şikayet ediyor. Steinbeck’in Fareler ve İnsanlar’ını, Muzaffer İzgü’nün Zıkkımın Kökü’nü, Amin Malouf’un Semerkant’ını Vasconselos’un Şeker Portakalı’nı da ispiyonlayan o. Bu işgüzar veliyi, insan ister istemez merak ediyor doğrusu, zira bakanlık yetkilileri, milli eğitim ya da kütüphane müdürleri okul kitaplarındaki sansür haberleri geldikçe hep o velinin arkasına sığındılar. Kendileri sadece şikayet değerlendiren işlemciler; karakol amirleri… Herhalde ortaöğretim edebiyat kitaplarına Yunus Emre, Kaygusuz Abdal, Cahit Külebi, Edip Cansever şiirleri alınırken de bil..]]> Tue, 23 Apr 2013 11:36:51 +0400 Barışa domuz bağı https://www.evrensel.net/yazi/54368/barisa-domuz-bagi https://www.evrensel.net/yazi/54368/barisa-domuz-bagi? 1998 yılında kaybolan ve 40 gün sonra cesedi bulunan “İslamcı Feminist” Yazar Konca Kuriş ile birlikte domuz bağı korkutucu çağrışımıyla kriminal sözlüğe girdi. Hizbullah’ın o dönem pek çok insanı bu yöntemle öldürdüğü biliniyor. Bu örgüt bölgede PKK’ye karşı bir güç olarak çıkmış ve kısa zamanda da palazlanmıştı. Mızrağı artık çuvala sığmayan örgüte bir süre sonra operasyon yapılarak pek çok yöneticisi ve üyesi gözaltına alındı. 2011 seçimlerinden birkaç ay önce tutukluluk süresi 10 yılı bulan yöneticileri, küçük bir yasal düzenlemeyle serbest bırakıldı. Her gün imza vermesi gereken Hizbullahçıların bir süre sonra sırra kadem bastıkları, ülkeyi terk ettikleri söylendi. O dönem AKP Hükümeti bu tahliye için çok eleştirilmi..]]> Tue, 16 Apr 2013 11:18:57 +0400 Ne çektin be Gülistan! https://www.evrensel.net/yazi/53817/ne-cektin-be-gulistan https://www.evrensel.net/yazi/53817/ne-cektin-be-gulistan? “Ne çektin be yavrum. Baban seni ne çok döverdi. Ne yapsın ama o da haklı be evladım…” diye başlıyor Yalan Dünya’nın yeni karakteri Vasfiye Teyze. Gülistan şaşkın “Mini etek giyiyordum ondan” diyor. “Yok be evladım, adam baktı bacaklar kolon gibi, o da ne yapsın. Haklı tabii. Ama ne çektin be çocuğum…” Gülse Birsel’in senaryosunu yazdığı dizinin harikalarından biri Vasfiye Teyze. Sizinle duygudaşmış gibi davranıp iğnelerini, çuvaldızlarını batırmaya hazır, dilini mitralyöz gibi kullanan, siz şaşakalmışken bir yerinizden arı gibi sokmak için fırsat kollayan bu figürlere ne kadar da sık rastlanır hayatta. Peki Vasfiye Teyze kumaşında bir siyasetçi biçilirse ne olur. O siyasetçi mesela der ki; “Ne çektiniz be evlatlarım, bir zamanlar üniversiteler basıldı, yurtlar didik didik arandı. Siz öğrenciyken sırtınızda ka..]]> Tue, 09 Apr 2013 10:58:58 +0400 Fetret Meydanı'nda iki bayrak https://www.evrensel.net/yazi/53176/fetret-meydaninda-iki-bayrak https://www.evrensel.net/yazi/53176/fetret-meydaninda-iki-bayrak? Çözüm süreci esasen, şu ana kadar çözümsüzlüğe havale edilen Kürt sorununun bunca yıldır biriktirdiği özgürlük ve demokrasi talepleriyle birlikte konuşuluyor. Ancak, bu sürecin başlatılmasının nedenini sadece, Türkiye’nin öncelikli demokrasi sorunu olarak tanımlanmaya devam eden Kürt sorununun ya çözüm ya çözüm noktasına gelmesi oluşturmuyor tek başına. Öyle görünüyor ki, Türkiye burjuvazisi de çözüm sürecini kendi birikmiş sorunlarını çözme, bulunduğu sıkışıklıktan kurtulma imkânı olarak ele alıyor. Erdoğan’ın Cuma günü CNN Türk’te eyalet sistemini savunmasını Meclis’in CHP ve MHP kanadı, Kürtlere verilmiş, üniter devleti parçalayıcı bir taviz olarak yorumlasalar da, bunun Kürtlerin demokratik özerklik talebiyle ilişkisi doğrudan deği..]]> Tue, 02 Apr 2013 10:26:00 +0400 Özür kime yarar? https://www.evrensel.net/yazi/52590/ozur-kime-yarar https://www.evrensel.net/yazi/52590/ozur-kime-yarar? ABD’nin İsrail’i Türkiye ile, Türkiye’yi İsrail’le Ortadoğu’yu da her ikisiyle birlikte terbiye etme planı, Netanyahu’nun Erdoğan’dan özür dilemesiyle birlikte yeni bir evreye girmiş gibi görünüyor. Türk Hükümet yetkilileri İsrail’in özrünü, üzerine uzun süre çalışılan bir diplomatik başarı, galibiyetle biten bir maç olarak yansıtsalar da İsrail’in arkadan gelen ataklarına bakılarak söylenebilir ki daha henüz devre arası yaşanıyor ve bu terbiye işi daha çok su götürür. İsrail yetkilileri her fırsatta özürün “değişen koşullardaki mecburiyetten ve Suriye sorunu konusundaki ihtiyaçtan” olduğunu vurguladılar. Daha acıtıcı hamle Adalet bakanı Livni’den geldi: “Arap liderlerin sert söylemlerini bazen yutmak zorunda kalıyoruz!” Alçak koltuk muamelesinden s..]]> Wed, 27 Mar 2013 03:35:18 +0400 Ordu'da bir memleket hikayesi https://www.evrensel.net/yazi/52017/orduda-bir-memleket-hikayesi https://www.evrensel.net/yazi/52017/orduda-bir-memleket-hikayesi? Eğer çalışanlardan belirlenmiş kriterlere uygun performans göstermekten başka bir başarı beklenmiyorsa; eğer üstlere ve yönetime sadakat sözleşme yenilememe kabusuyla sürekli sınanıyorsa; eğer üniversiteleri tekelci sermayenin bir yan kuruluşu haline getirme arzusu duyuluyorsa “böyle üniversite olmaz” diyenler, hızla döndürülmeye çalışılan çarka çomak sokmuş muamelesi göreceklerdir. Hele böyleleri yalnızlığa mahkûm edilmeye, sessizliğe zorlanmalarına karşın çoğalmak istiyorlarsa, örgütlenmenin en önemli güçleri olduğunu düşünüyorlarsa arkadan geleceklere gözdağı vermek niyetiyle yıldırılmaya çalışılacaktır. Nitekim Ordu Üniversitesinde 7 öğretim görevlisi hakkında tam da bu yüzden; odalarının kapılarına “İnsan, Doğa, Toplum Yararına Üniversite İstiyoruz” yazılı kokart ve Eğitim S..]]> Tue, 19 Mar 2013 13:32:16 +0400 Süreci sekteye uğratma! https://www.evrensel.net/yazi/51397/sureci-sekteye-ugratma https://www.evrensel.net/yazi/51397/sureci-sekteye-ugratma? Başbakan Erdoğan’ın Kürt sorununun çözümü konusunda şimdiye kadar “Terörü sona erdireceğiz” den başka bir şey söylemediği, müzakere sürecinin bütün aşamalarında da “silah bırakacaklar”dan öteye gitmediği malum. PKK silah bıraksın gerisi hallolur diyor Başbakan. İyi de gerisi ne? Buna dair sözlü ve yazılı bir yanıtı yok Hükümetin. Öcalan’ın mektubunu götürmek üzere yola çıkan vekiller Kuzey Irak’tayken Kandil’in bombalandığı düşünülürse çözüm sürecinin ne kadar sıkışık bir hatta ilerlemeye zorlandığı anlaşılabilir. Bu Hükümetin çözümden ne anladığının da göstergesi. Kürtler, taleplerinin en azına razı olmak zorunda kalsın diye etraftan şiddet eksik olmuyor. Doğrusu müzakere masası pek sakin değil. Diğer yandan son dört ay içinde b&..]]> Wed, 13 Mar 2013 02:55:59 +0400 Yaradılanı severiz ama tek millet olursa! https://www.evrensel.net/yazi/50733/yaradilani-severiz-ama-tek-millet-olursa https://www.evrensel.net/yazi/50733/yaradilani-severiz-ama-tek-millet-olursa? AKP Milletvekili Hakan Şükür’ün “Ben bir Arnavut’um. Aslında bu açıdan bakarsanız Türk değilim. Ama bu topraklarda ekmek yedim…” demesi, ardından da Erdoğan’ın onu savunması, üstelik Mardin ve Bandırma’da yaptığı son iki konuşmada da Şükür’ün söylediklerini derinleştirerek devam etmesi, milletin, şimdiye dek geçmiş Anayasalardaki ifade ediliş biçimine de yansıyan tanımında bir değişiklik öngörüldüğünü düşündürtüyor. Nesillerin her Allah’ın sabahı “Türküm doğruyum… varlığım Türk varlığına armağan olsun” ezberini yineleyerek yetiştiği göz önünde bulundurulursa, “Ben Kürt’üm” diyenin başına gelmedik şey kalmamışsa Hakan Şükür’ün Arnavutluğunun kıyamet koparmaması böyle bir değişimin göstergesi. Milletin tanımını ş..]]> Tue, 05 Mar 2013 11:29:21 +0400 Kışla demokratikleşsin https://www.evrensel.net/yazi/50041/kisla-demokratiklessin https://www.evrensel.net/yazi/50041/kisla-demokratiklessin? Kendisini siyasetler üstü bir kurum olarak sunmayı başaran askeriyenin aslında en güçlü siyasal öznelerden biri olduğunu her yurttaş bilir. Sözde yolunda gitmeyen siyasi hayata müdahale etmek “zorunda” kaldıkları darbe dönemlerinde, generaller, belki de en çok, misyonu tamamlayıp kışlaya geri dönme arzusunu telaffuz etmişlerdi. Kışlaya geri dönmenin bir sonraki darbeyi planlamak anlamına geldiğini Balyoz ve Ergenekon davası boyunca görmüş bulunuyoruz. 12 Eylül Cuntasının ürünü MGK’nin dağıtılması ve hayatın, sürekli “tavsiye”lerle siyaset dikte eden ve denetleyen askerin gölgesinden çıkarılması için halk yıllarca mücadele yürüttü. Ki bu, ordunun demokratikleştirilmesine ilişkin son derece ciddi bir talepti aslında. Bu mücadelenin nimetlerini toplamak AKP Hükümetine düştü ve askeriyeyi yeniden y..]]> Tue, 26 Feb 2013 13:54:12 +0400 Kürt sorunu çözülürse? https://www.evrensel.net/yazi/49430/kurt-sorunu-cozulurse https://www.evrensel.net/yazi/49430/kurt-sorunu-cozulurse? Kürt sorununun çözümü, herkesin “Şu tepeyi aşınca denizi göreceğiz.” dediği, kritik bir dönemeç haline geldi. O tepenin ardında gerçekleştirilememiş hülyaların, ertelenmiş beklentilerin karşılık bulacağı vaadi var. Türkiye burjuvazisinin mühim şahsiyetlerinden Güler Sabancı o eşik aşılınca Türkiye’nin kanatlanıp uçacağını düşünüyor. Ve diyor ki, “Türkiye’nin hızlı büyüyeceğine, bölgesel kalkınma farklarına çözüm olacağına ve o bölgelerdeki çalışma hayatına katılımı, eğitimi, insan haklarını, kadınları etkileyeceğine inanıyorum.” Bundan birkaç yıl önce Bülent Arınç da aynı beklentiyi “Türkiye PKK sorununu çözerse adeta uçacaktır. Önü açılacaktır.” diye ifade etmişti. Kimine göre ise, tepe aşıldığında derin devlet bitecek, dem..]]> Wed, 20 Feb 2013 03:14:25 +0400 Anne ben barbar mıyım? https://www.evrensel.net/yazi/48858/anne-ben-barbar-miyim https://www.evrensel.net/yazi/48858/anne-ben-barbar-miyim? ‘Anne ben barbar mıyım” şair Lale Müldür’ün kitabının adı. Bu yılki Bienalin, kentsel dönüşüm olarak belirlenen temasına başlık olarak bu kitabın adı seçildi. Bienaller giderek Türkiye’de de önemli bir sanatsal etkinlik haline geliyor ve hem burada sergilenen “iş”lerin niteliği hem temaları hem de sponsorluğunu üstlenen tekeller nedeniyle çok da tartışılıyor. Nitekim bu yıl da sunuş toplantısından itibaren Bienal, sanat çevresinin gündemine yeniden girdi. Nasıl girmesin; “sorguluyoruz” diye biten cümlelerin çokça yer aldığı bildiriyle duyurulan Bienalin sponsoru olan kimi holdinglerin kentsel dönüşümden rant sağlıyor olması bu sanat etkinliği hakkında duyulan kuşkuları bir kez daha pekiştirdi. Küratör Fulya Erdemci’nin metninde geçen “Kentin yeni özneleri -yeni mimari yönetmeliklerin içerd..]]> Tue, 12 Feb 2013 10:54:41 +0400 Önce çocuklar... https://www.evrensel.net/yazi/48253/once-cocuklar https://www.evrensel.net/yazi/48253/once-cocuklar? Muhafazakarlık dünyanın gidişatını yavaşlatmaya yönelik, 1789 ihtilaline direnen aristokrasinin, ayrıcalıklarını korumak için ayak dirediği eski zamanlarda temeli atılmış bir akımdır nihayetinde. Bu demek değildir ki, muhafazakârlar, Visconti’nin Leopar adlı filminde, bir aristokratın umutsuzca ifade ettiği gibi “hiçbir şeyin değişmemesi için bazı şeylerin değişmesi gerektiği” pragmatizminden de uzak kalacak. Günümüzün muhafazakârları da her şeyin tepe taklak olduğu kapitalizmin küreselleşme döneminde de hiçbir şeyin değişmemesi için bazı şeyleri değiştirme işini kendilerine misyon edindiler. Kapitalizmi ebedi kılacak bütün girişimler şimdi muhafazakârlar eliyle yürütülüyor. En küçük direnişin karşısına çıkardıkları ahlaki ve din kaynaklı terbiye metotları, iyiden iyiye çekilmez hale gelen programları selametle uygu..]]> Tue, 05 Feb 2013 09:52:47 +0400 Komşuma dokunma! https://www.evrensel.net/yazi/47663/komsuma-dokunma https://www.evrensel.net/yazi/47663/komsuma-dokunma? Geçen yıl seçim döneminde Blokun Samatya’daki seçim bürosunda, mahalle şenliği için Süryanice, Ermenice, Kürtçe ve Türkçe barış dövizleri hazırlarken, otobüs duraklarının önündeki stantta gece gündüz beklerken tanımıştım Filor’u. Bir gece stanttan ayrılıp evine giderken izlenmiş, kapısının önünde sıkıştırılmıştı. Sonra ‘şaibeli’ bir trafik kazası geçirdi. Şaibeli, çünkü Samatya’da yaşlı, Ermeni kadınlara yapılan saldırılardan sonra bu kazanın pek de tesadüf olmadığını düşünüyor şimdi. Haksız değil… Samatya’da son bir ayda dört yaşlı Ermeni kadına saldırıldı. Bunlardan biri Maritza Küçük, 28 Aralıkta, evinde oğlu tarafından ölü olarak bulundu; elbiseleri çıkarılmış, vücuduna falçata benzeri bir aletle kesikler açılmıştı. Bu cinayetten son..]]> Tue, 29 Jan 2013 11:56:52 +0400 Sevgilim onlar sanata da düşman https://www.evrensel.net/yazi/47067/sevgilim-onlar-sanata-da-dusman https://www.evrensel.net/yazi/47067/sevgilim-onlar-sanata-da-dusman? Çıkardığı dergiyi Menderes’in örtülü ödenekleriyle besleyen Necip Fazıl Kısakürek ardıllarının “Muhafazakar sanat isterük” diye kendilerini ortaya atmalarından sonra oturup paşa paşa böyle bir sanat icra etmeye başlayacaklarını mı sanmıştınız? “Üstad”ın zamane versiyonu olmaya soyunan İskender Pala’nın Zaman gazetesinde neşrettiği bilmem kaç maddelik manifestosuna birebir uyan romanlar yazacaklarını, resimler yapacaklarını, oyunlar ve filmler yaratacaklarını mı hayal ettiniz? Eğer öyleyse yanılmışsınız. Muhafazakar sanat olur mu, olmaz mı diye kafa yorarak tartışmaya dahil olmaya çalışmışsanız da yanılmışsınız. Meğer meram sanatın türüyle ilgili değilmiş. Sanatın kendisine düşmanmış hazretler. “Burada muhafazakar sanatı barındırmadınız, muhafazakar sanatçılar bu sahnelerde ah neler çekti” diyerek ödenekli tiyatrolara tasfiye zilini &ccedi..]]> Wed, 23 Jan 2013 04:04:45 +0400 Onlar giderken... Barış https://www.evrensel.net/yazi/46491/onlar-giderken-baris https://www.evrensel.net/yazi/46491/onlar-giderken-baris? Bugün geliyorlar… Bir zamanlar Habur’dan gelenleri karşılayanların tilililerle salladıkları mendilin, sloganlara sardıkları sevincin yükü omuzlarına hâlâ ağır bir yük bıraktığı için Kürtler ihtiyat ve temkinle karşılamaya hazırlanıyor üç kızını. Cenazeler “aman Habur gibi olmasın” ikazının ya da tedirginliğinin gölgesinde kalkarken milyonlarca gözyaşı, sıkılı yumruğun içinde hapsolacak muhtemelen. Kontrol edilen öfke, üç yoldaşın kaybında sınanan sabır, sıkılmaktan kemiği sızlatan diş örtecek üç kadını. Evladının bedenini parça parça toplayan, ölüsünü bildiği yere gömebilmek için dere tepe o parçaları arayan Kürt anası, bu onun analığının son kötü tecrübesi olsun diye vakar giyinecek simsiyah, Onlardan kınalı saçlısı, Kürt’ün dağda ve cezaevindeki direnişinin t..]]> Tue, 15 Jan 2013 12:20:33 +0400 Necip Fazıl ya da devlet parasıyla yıldız olmak! https://www.evrensel.net/yazi/45835/necip-fazil-ya-da-devlet-parasiyla-yildiz-olmak https://www.evrensel.net/yazi/45835/necip-fazil-ya-da-devlet-parasiyla-yildiz-olmak? Unutmadınız değil mi, Başbakan, İstanbul’da yapılan, AKP’nin gençlik toplantısında “Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, kalbinin davacısı bir gençlik” istiyoruz diye seslenmişti. Necip Fazıl Kısakürek’in Gençliğe Hitabesi’nde geçen bir pasajdı bu. Gençliğe ne zaman bir mefkûre bağışlamak istese Erdoğan’ın başvurduğu bir külliyattır Necip Fazıl’ın yazdıkları. Onun şiirinin kılıç-kalkan şakırtısı çıkaran, öfkeli ve kızgın sesi Tayyip Erdoğan’ınkine çok benzer. Benzerlik sadece mazrufta değil zarftadır da aslında. Tayyip Erdoğan, üstadının suretidir bir bakıma. Birkaç gündür Necip Fazıl’ın Menderes’ten örtülü ödenek aldığına ilişkin bir tartışma dönüyor. Bu yeni bir bilgi değil aslında ama insan belleği nisyan ile malul olduğundan, bir biçimde sonradan hatırlanan..]]> Wed, 09 Jan 2013 05:22:10 +0400 Al diyetini! https://www.evrensel.net/yazi/45259/al-diyetini https://www.evrensel.net/yazi/45259/al-diyetini? Elinde çekiç olan kişi her şeyi çivi olarak görürmüş. ODTÜ’lüler Başbakan Erdoğan’ı protesto etmeye kalktığında elinde çekiçten başka malzeme olmayanlar yine ilk fırsatta onu üniversitenin kafasına indirmeye kalktılar. Çekiç daha sonra kürsülerden ve gazetelerden de inmeye başladı. AKP Genel Başkan yardımcısı Mehmet Ali Şahin, ODTÜ eylemini vesayet özlemi içinde olanların son direnişlerinin provası olarak nitelendirirken ODTÜ’lüler yandaş gazetecilerin kaleminden 12 Eylül öncesine dönmek istemekle, protesto yapmak için sokak eylemlerinden başka bir şey bilmemekle ve provokasyona gelmekle filan suçlandılar. Suçlandılar ne kelime her şeyin en modernini, en gelişkinini en ilerisini bilen bu zatlar tarafından resmen dinozor etiketi yapıştırılarak paketlendiler. Çekiç işte, salla sallayabildiğin kadar! Bir de..]]> Tue, 01 Jan 2013 10:50:29 +0400 Melike'yi yuhalamak https://www.evrensel.net/yazi/44634/melikeyi-yuhalamak https://www.evrensel.net/yazi/44634/melikeyi-yuhalamak? Pazar günü Bostancı Gösteri Merkezi’nde Sanatçılar Girişimi imzasıyla düzenlenen ama bir sanatçı etkinliğinden çok İP ve TGB’nin ve 29 Ekim yürüyüşünden bu yana bu mihraklarla kanka görüntüsü vermekten imtina etmeyen CHP tarafından düzenlemiş gibi görünen “gece”ye çok sayıda sanatçı katıldı. Bu gecenin müsebbipleri arasında TKP’yi de unutmamak gerekiyor tabii ki. Ulusal Tv’den naklen yayınlanan etkinliğe sanatçıların birçoğunun yanlışlıkla katıldığını umalım. Zira bu etkinlikte yuhalanan Melike Demirağ’ın durumu bunu kanıtlar nitelikte. Ne yapmış Melike Demirağ: 27 Mayıs’tan 28 Şubat’a kadar bütün darbeleri sahnede kınamış, Ergenekon davasını izlemek için Silivri’ye gittiğini ama taraf olmadığın, KCK duruşmalarına da gidemediğini söylemiş. Sonra ırk, dil, din, mezhep ve cinsiye..]]> Tue, 25 Dec 2012 13:11:55 +0400 Gecikmiş veda https://www.evrensel.net/yazi/44036/gecikmis-veda https://www.evrensel.net/yazi/44036/gecikmis-veda? Taraf gazetesi AKP’nin ikinci dönemine başladığı 2007 seçimlerinden kısa bir süre sonra yayın hayatına başlamıştı. Bu misyon gazetesinin, en parlak dönemini 2007 seçimleri ile 2010 Anayasa Referandumu arasındaki sürede yaşadığı söylenebilir. AKP’nin askeri vesayetin geriletilmesi adına yaptığı her şeyi, Ergenekon davasını ve Anayasa değişikliğini bunların demokratik adımlar olduğunu iddia ederek destekledi. Askeri vesayetin karşısında sivil vesayetten söz etmeyerek sivil diktatörlüğe nasıl bir hareket alanı yaratmış olduğunun farkına varmadı. Belki de vardı tabii… AKP’ye entelektüel bir destek için zekice gerekçeler yaratmak, bu arada da geçerken çaktığı tokatlarla solu zayıflatmak için tasarlanmış görünüyordu bu gazete. Yazarları, demokrasinin tesisinin AKP’nin yolundan gitmek olduğuna o denli inanmışlardı ki, buna karşı çıkan herkes i&cce..]]> Wed, 19 Dec 2012 04:36:53 +0400 Homer Simpson, Kanuni ve Avatarlar https://www.evrensel.net/yazi/43353/homer-simpson-kanuni-ve-avatarlar https://www.evrensel.net/yazi/43353/homer-simpson-kanuni-ve-avatarlar? Başbakan kuyuya bir taş attı ve biz cümleten o taş oradan nasıl çıkar diye tartışıp dururken AKP İstanbul Milletvekili Oktay Saral Ocak ayında Muhteşem Yüzyıl dizisinin yayından kalkması için yasa teklifi hazırladıklarını söyleyerek, taşın pek öyle kolay çıkmayacağını ilan etti. Bu arada da RTÜK Simpsonlar’ı yayınlayan kanala, dinlerle alay ediyor gerekçesiyle ceza kesti. İlkine ‘ama o bir dizi’, ikincisine ‘ama o bir çizgi’ demeyin, demode olursunuz! Baudrillard yıllar önce gerçek ile imge arasındaki farkın ortadan kalktığını sahte gerçeklik yani simülasyon çağına girdiğimizi söylemişti de saçmalıyor demiştik; Kehaneti doğruymuş! Biz hâlâ diziye ve çizgi filme kafayı takmış muktedir ile, gerçeklik ile canlandırma arasındaki farkı tartışmaya çalışaduralım, dibi görünmeyen kuyudaki taşı görelim diye başımızı..]]> Tue, 11 Dec 2012 10:35:34 +0400 Bir hırka, bir terlik ve bir kemik https://www.evrensel.net/yazi/42768/bir-hirka-bir-terlik-ve-bir-kemik https://www.evrensel.net/yazi/42768/bir-hirka-bir-terlik-ve-bir-kemik? 401 cumartesi, ayazda karda, kavurucu sıcakta, kayıp çocuklarını omuz omuza ve birbirlerinden güç alarak arayan anaların sesi, derin kuyuların duvarlarına çarpa çarpa kayboldu gitti şimdiye kadar. Taş olsa yumuşardı anaların gözyaşından ama, düşen hiçbir damla devletin buzdan kalbinde bir oyuk açamadı. 90’lı yılların başında kaybolan, nasıl ve nerede kaybolduğuna dair tanık ifadeleri görmezden gelinen Ayhan Efeoğlu ile ilgili, Özel Timci Ayhan Çarkın “Emniyet Müdürlüğü’nde işkencede öldürüldü, onu ben gömdüm” dedikten sonra bile, suçüstü yakalanmış olmasına karşın, o devlet pişkinliğe vurdu. Nedense Çarkın’ın işaret ettiği yerde hiçbir şey bulunamadı. O zaman iş başa düştü, cumartesilerin acılı anaları bir kazma, bir kürek yağmur altında kazmaya başladılar. Çarkın’ın tarif et..]]> Tue, 04 Dec 2012 12:55:19 +0400 Patriot'un komutası Muhteşem Yüzyıl'da https://www.evrensel.net/yazi/42032/patriotun-komutasi-muhtesem-yuzyilda https://www.evrensel.net/yazi/42032/patriotun-komutasi-muhtesem-yuzyilda? Başbakan Erdoğan üçüncü sezonunu sürdüren Muhteşem Yüzyıl’a durup durduk yerde yüklendi. Başbakan bu, olur olmaz yerlerde aklına ve ağzına geleni söyler, kendine göre vardır bir sebebi deyip geçmemeli. Dördüncü Kongre’den bu yana AKP’nin “ceddimiz” ve “şehitlerimiz” üzerine yaptığı edebiyat göz önüne alınırsa bu, seyirciyi hala ekrana kilitleyen dizinin neden bir nifak unsuru olarak görüldüğü anlaşılabilir. Kim haremden çıkmayan ve aklı fikri uçkurunda bir ceddin arkasından Suriye’ye, İran’a dalmak ister ki, değil mi? Muhteşem Yüzyıl, Erdoğan “ceddimiz” dedikçe onun inandırıcılığının altını oyan bir dizi bu bakımdan. Çünkü Kanuni, Erdoğan’ın istediği gibi, at üstünde otuz yılını geçirmiş pirüpak bir ermiş olarak yansıtılmıyor. Zaten ö..]]> Tue, 27 Nov 2012 10:37:26 +0400 Mavi sakal https://www.evrensel.net/yazi/41433/mavi-sakal https://www.evrensel.net/yazi/41433/mavi-sakal? Evvel zaman içinde, sakalı mavi, kendisi iri yarı, yaşlıca bir adam varmış. Bu adam bütün kadınların korkulu rüyasıymış. Çünkü genç kadınlarla evlenir sonra bir daha o kadınlardan haber alınamazmış. O diyarda yaşayan üç kız kardeşe de musallat olmuş bu adam, hepsine kur yapıyormuş. Nihayet onunla evlenmek küçük kız kardeşe düşmüş. Küçük kız kardeş Mavi Sakal’ın o kadar da kötü olmayabileceğini düşünerek kendisini avuturmuş. Bir de kendisine sevdirebileceğine güvenirmiş. Nitekim evlendikleri birkaç gün içinde kocası ona iyi davranmış. Sonra bir gün demiş ki, “ben seyahate çıkıyorum bu şatonun bütün anahtarları sende dursun. Ancak şu küçük anahtar koridordaki odanındır, sakın ola ki oranın kapısını açmayasın…” Mavi Sakal seyahatteyken yeni gelin kız kardeşlerini çağı..]]> Tue, 20 Nov 2012 12:34:02 +0400 Balkon değil meydan https://www.evrensel.net/yazi/40760/balkon-degil-meydan https://www.evrensel.net/yazi/40760/balkon-degil-meydan? Taksim Meydanı her zaman küçük ya da büyük insan kitlelerinin taleplerini haykırdıkları, itiraz ve protesto ettikleri bir eylem alanıdır. Bazen ve hatta sıklıkla, meydana açılan sokakların kuytuluğuna gizlenmiş veya aleni bekleşen polisin müdahalesiyle karşılaşır bu kitleler. Kimi zaman önlerine konulan barikat aşılır kimi zaman da ortalık biber gazıyla yıkanır. Bu meydanda siyaset yapabilme olanağına İstanbullu emekçiler 1 Mayıs'larda bedel ödeyerek kavuşmuş olsalar da kazanılmış haklarını korumak için her an, her dakika muharebeye girmek zorunda kalırlar. Çünkü yönetenlerin sürekli ihlal etmeye yeltendiği, kentlilerin de pazarlıkla içeriğini genişletmeye çalıştığı "toplumsal sözleşme"ye emekçilerin müdahil olabilmesi bizim gibi ülkelerde ancak sürekli mücadeleyle mümkündür. Taksim Meydanı da bu mücadelenin simgesel nokt..]]> Tue, 13 Nov 2012 11:56:16 +0400 Hillary'nin çalınan devrimi https://www.evrensel.net/yazi/40120/hillarynin-calinan-devrimi https://www.evrensel.net/yazi/40120/hillarynin-calinan-devrimi? Dün ABD Obama ile mi yoksa Romney ile mi yola devam edeceğine karar vermek üzere sandık başına gitti. Seçim sonuçlarının netleşmesini Amerikalılar kadar Obama döneminde literatüre “Arap Baharı” kavramını yerleştirmiş olan bütün Arap alemi ve Ortadoğu da merakla bekliyor. İlk seçim kampanyasında sloganı “Yapabiliriz” olan Obama Irak ve Afganistan’dan çekileceğini, bundan böyle dünyada barış ikliminin tesisi için uğraşacağını söylemişti. Hiç öyle olmadı ve son iki yılda Bush döneminden bakiye kalanlarla birlikte Obama’nın ilk döneminden 7 Kasım’a aktarılanlar göz önünde bulundurulduğunda dünyayı çok da bahar bayram havası beklemiyor. Washington Post, Cumhuriyetçi Romney’i, Obama’dan daha iyi şeyler yapamayacağı için desteklemediğini ilan ederken şimdi “İleri” sloganıyla kampanyasın..]]> Tue, 06 Nov 2012 13:02:15 +0400 Benim cumhuriyetim seninkini döver! https://www.evrensel.net/yazi/39482/benim-cumhuriyetim-seninkini-dover https://www.evrensel.net/yazi/39482/benim-cumhuriyetim-seninkini-dover? 19 Mayıstaki stadyum törenlerini Kuzey Kore usulü diye aşağılayan, 10 Kasımdaki anmalardan rahatsızlık duyan, okullardaki Atatürk köşelerini yeniden düzenleyen AKP, Kuzey Kore usulünün hamisi olarak gördüğü ana muhalefet partisini bir güzel dövdü. Şimdiye kadar kirli geçmişiyle tek parti döneminin CHP’sini ilişkilendirerek yeniden yapılandırmaya çalıştığı devletin üzerinde nasıl söz sahibi olmaya çalıştıysa Kuzey Korelileşmeyi de kendisine mal etti böylece, nihayet. 29 Ekim günü bir yanda Anıtkabir ziyaretli, asker refakatli, köşk resepsiyonlu kutlamada devletin yeni sahibi olarak boy gösterirken diğer yandan o gün “Halkla birlikte sokakta olacağım” diyen Kılıçdaroğlu’ya AKP’nin polisi biber gazı sıkıyordu. Sanki AKP’nin on yıldır kurduğu denklemin x’i ve y’si değişmişti; AKP şimdiye kadar halkın parti..]]> Tue, 30 Oct 2012 12:28:56 +0400 İstemez, eksik olsun https://www.evrensel.net/yazi/38698/istemez-eksik-olsun https://www.evrensel.net/yazi/38698/istemez-eksik-olsun? Çinli yazar Mo Yan Nobel Edebiyat Ödülünü alınca ülkesinde iki iş adamı ona bir villa bir de Mercedes otomobil hediye etmek istemiş. Mo Yan bunu kabul etmemiş. Sempatisini, acımasını, şefkatini ifade etmek için burjuvanın elinden, pahalı hediyeler vermekten başka bir şey gelmez. Parayı çok sever çünkü ve lütufta bulunmak için en sevdiği şeyin bir miktarını gözden çıkarması en büyük fedakarlıktır onun için. Parayla özür diler, parayla sever, insani duyguların parayla satın alınabileceğini, paranın duygunun yerine ikame edilebileceğini hatta duygunun onunla inşa edilebileceğini sanır. Sistem onun sistemi olduğu için de alt sınıflara kadar benimsenebilen hakim bir kültürün temel belirleyeni haline de getirmiştir bunu. Marx’ın Manifesto’da yazdığı gibi, bütün insani ilişkilerin ve duyguların paraya tahvil edildiği bir sistemdir bu. S..]]> Sat, 20 Oct 2012 13:54:22 +0400 Bakara suresi üçüncü ayet https://www.evrensel.net/yazi/38124/bakara-suresi-ucuncu-ayet https://www.evrensel.net/yazi/38124/bakara-suresi-ucuncu-ayet? Türkiye’nin, silah taşıdığını iddia ederek zorunlu iniş yaptırdığı, Moskova’dan Suriye’ye giden yolcu uçağından ne çıktığı bilinmiyor. “Bir şey bulduk ama söyleyemeyiz, gösteremeyiz” diyor yetkililer. Ve böylece hükümet bu kadar açıklamanın tatmin edici olmasını; hem kendi kuşkusunun doğruluğuna hem de beyanına halkın inanmasını bekliyor. Yeni bir şey değil bu, on yıldır maruz kalınan muamele hükümetin ne söylerse doğru olduğuna, ne pot kırarsa kırsın iyi bir şey yaptığına dair iman ve itikat zorlamasından ibaret. Üstelik bu bütün kurumlarıyla bir devlet yönetme biçimi haline geldi. Eğer Sebahat Tuncel hakkında kim olduğu, nasıl bir şey olduğu açıklanmayan gizli tanık ifadelerine dayanılarak sekiz yıl hapis cezası veriliyorsa yargının hikmetinden de sual olunmaması gerekiyor. Hükümet uçakta silah vardı diyorsa vardır; gizli tanık, Tuncel da..]]> Sat, 13 Oct 2012 10:09:01 +0400 Onlar gitsin savaşa https://www.evrensel.net/yazi/37697/onlar-gitsin-savasa https://www.evrensel.net/yazi/37697/onlar-gitsin-savasa? Savaş, bıraksalar sabahtan akşama kadar sokağın altını üstüne getirecek çocukluğun tepesine bombaların düşmesi demek. Savaş o sokaktan elleri kınalanarak askere gönderilen gencin, bayrağa sarılı cenazesi kapıya geldiğinde, gazetelerin orta sayfasında yer alan “Üç ay sonra nişanlanacaktı” ya da “Hamile karısının gözyaşları sel olup aktı” haberiyle, arkasından bir günlük, medya usulü timsah gözyaşı dökmek demek. Savaş başka bir ülkenin işinde gücünde halkını öldürmeye heves edebilecek bir beyin yıkamasından geçtikten sonra ardından kahramanlık marşlarıyla sınır ötesine uğurlanmak demek. Ve savaş nihayetinde yıkım, kan, gözyaşı demek. Oysa taa Körfez Savaşı’ndan bu yana, savaşın dünyanın geri kalanının, hedefine giden patriotların izlerini ekrandan izlediği postmodern bir şey olduğu söyleniyor dünya kamuoyuna. Irak işgali sırasın..]]> Sat, 06 Oct 2012 11:45:09 +0400 Kupa tedavisi… Nereye kadar? https://www.evrensel.net/yazi/37223/kupa-tedavisi-nereye-kadar https://www.evrensel.net/yazi/37223/kupa-tedavisi-nereye-kadar? Bugünlerde Haliç Kongre Merkezinde Uluslararası Kupa Terapisi Konferansı düzenleniyor. Konferansın açılış programında, bazı sağlık tekellerinin hastane ortaklıklarında adları geçen Emine Erdoğan ve Sare Davutoğlu’nun adları yazılı. Kupa tedavisi eskiden, daha çok sırtta, bir kupa yardımıyla vakum yaratılarak hastanın rahatlatılması için uygulanırdı. Vakum yaratılan bölgede kan dolaşımına yapılan bu dışsal müdahalenin bazı şikayetleri dindireceğine inanılırdı. Dolaşıma müdahalenin, vücudun değişik noktalarına yerleştirilen sülüklere kan emdirilmesi biçiminde uygulanan ve hacamat olarak bilinen biçimleri var. Bunda maksat “Rahatlamayı sağlamak maksadıyla bir miktar kirli kanın uzaklaştırılması.” İlaç tekellerinin gölgesindeki tıbbın giderek kimyasal içerikli ilaçlara bel bağlaması, hekimleri cerrahi işlemlere daha kolay ikna eder hale getiren performans uy..]]> Sat, 29 Sep 2012 11:06:34 +0400 Hep orada olanlar… https://www.evrensel.net/yazi/36769/hep-orada-olanlar https://www.evrensel.net/yazi/36769/hep-orada-olanlar? İddianamesinde, ders veren kişinin yaptığı yoklama sırasında sıra ona geldiğinde “burada” diye seslendiği yazıyor. Ders veren kişi nereden katıldığını sorduğunda “Bağlar” diyor sadece. Laz kızının, çoktan beri yeri yurdu artık hırçın dalgaların yeşillikleri dövdüğü Karadeniz kıyıları değil. Bir süre kaldığı Başkent de geride kaldı. Savaşa doğan çocukların yaralarını açıp bakmıştı. O yaraların anlattığının peşine düşmüş, dengini toplayıp Diyarbakır’a yerleşmişti. Bundan sonra hep “burada” diyecektir adını sorduklarında. Yokluğun-yoksulluğun, savaşın ve hapishanelerin erken büyüttüğü çocukların yanında ve daima “orada.” İsrail tanklarının önüne dikilip Filistin davasını savunurken öldürülen Rachel Corrie’nin sahip olduğu soylu ruh, nedense hep tersine dönen dünyada bir şeylerin yolunda gidebileceğine ikna eder..]]> Sat, 22 Sep 2012 11:07:55 +0400 Kurtarıcılar! https://www.evrensel.net/yazi/36318/kurtaricilar https://www.evrensel.net/yazi/36318/kurtaricilar? Sam Bacile diye anılan, kim olduğu ne iş yaptığı hâlâ anlaşılamamış adamın alameti farikası “Müslümanların Masumiyeti” filmi, Youtube’a düştükten sonra, geçen yıl “bahar”lar yaşayan Arap dünyası karıştı. Libya’da Bingazi Konsolosluğuna yapılan saldırıda Büyükelçi John Christopher Stevens öldürüldü. Kahire’de ABD Elçiliğinin bayrağı indirildi, gösteriler bu yazı yazılırken Yemen’e sıçramıştı ve ABD Libya açıklarına iki savaş gemisi göndermişti. 11 Eylül 2001’de New York’ta Dünya Ticaret Örgütünün ikiz kulelerinin tamamen yok olmasına neden olan ve El Kaide’ye fatura edilen saldırılardan sonra ABD yöneticileri bu saldırıların artçılarının beklendiğini söylüyorlardı. Saldırı Afganistan işgalinin gerekçesi yapıldı ve o zaman El Kaide liderini sakladığı idd..]]> Sat, 15 Sep 2012 11:15:51 +0400 Yürü aslanım kimin torunusun sen! https://www.evrensel.net/yazi/35890/yuru-aslanim-kimin-torunusun-sen https://www.evrensel.net/yazi/35890/yuru-aslanim-kimin-torunusun-sen? Biz Endülüs’ten kovulan Yahudilere kucak açtık. İsveç ve Macar kralına, Polonyalılara kucak açtık… Ama inşallah biz en kısa zamanda Şam’a gidecek, oradaki kardeşlerimizle muhabbetle kucaklaşacağız, Selahattin Eyyubi’nin kabrinin başında Fatiha okuyacağız, Emevi camisinde namaz kılacağız, Bilal-i Habeşi ve İbn-i Arabi’nin türbesinde, Süleymaniye Külliyesinde, Hicaz demiryolu istasyonunda özgürce dualar edeceğiz… Zaten biz Iğdır’da havaalanı yaptık, diyor Başbakan Erdoğan, partisinin genişletilmiş grup toplantısında. Bu sözler Başbakanın tarihi kendince nasıl yeniden inşa ettiğini, geleceği nasıl kurguladığını bugün hangi hülyalar içinde olduğunu gösteriyor. Başbakanın geçmişe projeksiyonu ile yakın geleceğe dair kurgusu birbiriyle son derece tutarlı ve hükümetin içerde ve dışarıda sürdürdüğü aktüel politikalara s..]]> Sat, 08 Sep 2012 10:19:58 +0400 Kamplar açıldı bile https://www.evrensel.net/yazi/35488/kamplar-acildi-bile https://www.evrensel.net/yazi/35488/kamplar-acildi-bile? Herhalde, medya marifetiyle ve abuk subuk demeçlerle halkın kafasını kuma sokmanın mümkün olduğunu ve kendisini devekuşu gibi hissetmesini sağlayabileceklerini düşünüyorlar. Öyle olmasa, Esad’dan kaçan sivillere insani yardım yapıldığı iddiasının bir safsata olduğunun anlaşılamayacağından ve orada nelerin döndüğünün hiç ortaya çıkamayacağından bu kadar emin olamazlardı. Hatay’daki Apaydın Kampı’nı gezmek isteyen CHP milletvekillerine kapıların açılmamasının bir skandala dönüşebileceğinden de kaygılanabilirlerdi. O kamptakilerden bazılarıyla sendika.org muhabirleri, IMC televizyonu görüştü. Ali Kenanoğlu iki gündür Evrensel’deki köşesinde kamp civarındaki izlenimlerini anlatıyor. Görüşülen kişilerin söylediklerinden anlaşılıyor ki, o kamp sivil bir mülteci kampı filan değil. Sınırı kevgire çeviren El Kaide m..]]> Sat, 01 Sep 2012 09:53:45 +0400 Gaziantep için Kırmızı Pazartesi https://www.evrensel.net/yazi/35108/gaziantep-icin-kirmizi-pazartesi https://www.evrensel.net/yazi/35108/gaziantep-icin-kirmizi-pazartesi? Bir gün kasabaya bir adam gelir ve herkese, evlenmek için bir kız aradığını söyler. Nihayet “yabancı” evleneceği kızı bulur; düğün dernek kurulur ve dünya evine girer. Lakin gerdek gecesi kızın bakire olmadığını anlar ve taze gelini kolundan tuttuğu gibi babasının evine geri götürür. Ağabeyler, kardeşler kıza kendisini kimin baştan çıkardığını zorla söyletirler. Santiago Nasar demiştir kız, baskıdan bunalınca. Gerçekten kızı baştan çıkaran kişinin o olup olmadığının bir önemi yoktur artık. Bu ayıbın karşılığı ödenmelidir! Santiago Nasar’ı cezalandırmaya karar veren kızın ağabeyleri bütün gece şişenin dibine vurduktan sonra kasabada “Bugün Santiago Nasar’ı öldüreceğiz” diye dolaşmaya başlarlar. Ve sonuçta bütün kasabanın haberdar olduğu fiil gerçekleşir. Gabriel Garcia Marquez, ilan edile edile gelen ama hiç kimse..]]> Sat, 25 Aug 2012 10:59:45 +0400 İyi şeyler söylemek lazım https://www.evrensel.net/yazi/34711/iyi-seyler-soylemek-lazim https://www.evrensel.net/yazi/34711/iyi-seyler-soylemek-lazim? Bugün bayram... İyi şeyler düşünmek lazım. Onun için İzmir’de bir gencin polis tarafından öldürülmesini, Hüseyin Aygün’ün, kaçırıldıktan sonra yaptığı basın açıklamasında kullandığı sözcüklerin nasıl çekiştirilip durduğunu, bu hafta öldürülen kadınları... kaynayan kazanları yazmamak lazım! Bu olup bitenler bayram huzurunun ortasına bıçak gibi saplanmayacaksa unutalım gitsin! Hiç olmamışlar gibi. Öyleyse biraz gündemden değil, eskilerden bahsedelim. 19. yüzyıldan mesela. Bayram bayram geçmişe kaçalım. Bornova Parkı’ndaki şortlu kızların rehavetle yayıldığı çay bahçesinde günlük gazeteleri kapatıp, Forster’in İngiltere’sine gitmek fena olmaz. Son kitabı Howards End’in çevirisi, sayfalarını kıpırdatacak küçücük bir esintiye muhtaç, İzmir’in sıcağınd..]]> Sat, 18 Aug 2012 10:18:02 +0400 Kirlenmek güzel mi? https://www.evrensel.net/yazi/34313/kirlenmek-guzel-mi https://www.evrensel.net/yazi/34313/kirlenmek-guzel-mi? Çocuk aklı işte. Her değişik nesneyi merak eder, her parlak şeyi oyuncak sanabilir. Yenebilir bir şey mi acaba diye ısırır onu. Dokunduğu şeylerin tehlikeli olabileceğini, elinin yanabileceğini, kolunun kopabileceğini düşünmez. Dünyanın kötülüklerle dolu olduğunu, oyunun ve oyuncağın onu harikalar diyarına değil ölüm ülkesine götürebileceğini havsalası almaz. Kirlenmek güzeldir henüz onun için de! Bir küçük köylü kızı, Muş’un Kızılağacında, Şenyayla köyünde üç ay önceki operasyondan kalan bombayı kardeşiyle birlikte alıp evinin yakınına getirebilir. Kirlenmek, bir bomba kalıntısında hayatı keşfetmek isteyen sekiz yaşındaki Kürt çocuğu için de elindeki cisim infilak edene kadar hâlâ güzeldir çünkü. Kir, toz ve çamur içindeki çocukların oyun giysilerini beyazdan daha beyaz, en ..]]> Sat, 11 Aug 2012 11:26:47 +0400 Balkanlaştırma! Ellere vardır sana yoktur https://www.evrensel.net/yazi/33848/balkanlastirma-ellere-vardir-sana-yoktur https://www.evrensel.net/yazi/33848/balkanlastirma-ellere-vardir-sana-yoktur? Eski Yugoslavya’nın, birbirine düşürülen etnik unsurlarının ayrı devletler halinde örgütlenmesinden sonra kullanılmaya başlanan özel bir terimdir Balkanlaşma. ‘90’lı yıllar bu bölgede yaşayan halklar açısından çok acılı bir süreç oldu ve Bosna’ya yönelik Sırp mezalimi, bu mezalim neredeyse soykırım noktasına ulaşıncaya kadar, NATO Barış Gücü kuvvetlerinin yolunu açmak için kışkırtıldı. Tabii buradaki pastayı paylaşmak isteyen süper güçler tarafından. Şimdi haritada eskiden Yugoslavya’nın kapladığı yerde artık, birer kolay lokma haline gelen Hırvatistan, Sırbistan, Bosna Hersek gibi ülkeler var. Hemen hemen her ulus-devlet farklı etnik kökenlere sahip kesimlerden oluştuğu için etnik unsurlarına parçalanabilme ihtimali sadece bu coğrafya için söz konusu değil. Yugoslavya’daki durumun genelleştirilebileceğine di..]]> Sat, 04 Aug 2012 10:18:50 +0400 Zart zurt politikasının sonu: Suriye’ye nah girersin https://www.evrensel.net/yazi/33400/zart-zurt-politikasinin-sonu-suriyeye-nah-girersin https://www.evrensel.net/yazi/33400/zart-zurt-politikasinin-sonu-suriyeye-nah-girersin? Bir aralar bayağı inanmışlardı, yeni Osmanlı olduklarına… Dışarıdan ve içerden her türlü gaz veriliyor… Bölge lideri havalarında bir afra bir tafra… Lakin! Fazla mal göz çıkartmaz deseler de… Fazla gaz, göz çıkartır. Körlemesine gider adam. Nitekim ne oldu? Fazla gaz, karbon salınımlarına yol açtı. Bölgenin ozon tabakası cortladı. Şimdi yeni Osmanlı hanedanı ve padişahımız solunum güçlüğü yaşıyor. Hariciyenin başı, kör bir boğa gibi daldığı her yere toslayıp, kafa göz dağılmış vaziyette, matematik tutmayan bölgeye bakıp bakıp “Hani biz bölge lideri olacaktık’, ‘Hani pembe panjurlu saraylarımız olacaktı” adlı çengel bulmacayı çözmeye çalışıyor! Yedirirler mi lan adama dünyanın en önemli bölgesini? Buyurun tabloya bakın: Bir zamanlar “Baş düşman…” “Zavallı bir aş..]]> Sat, 28 Jul 2012 10:38:51 +0400 Güney’de yeni bir komşu https://www.evrensel.net/yazi/33399/guneyde-yeni-bir-komsu https://www.evrensel.net/yazi/33399/guneyde-yeni-bir-komsu? Hatırlayalım; Kuzey Irak’ta yüzyılın başında bir Kürt Federe Devleti’nin ilk adımları atıldığında, tıpkı Suriyeli Kürtlerin yaşadıkları bölgelere, geçen hafta kendi bayraklarını çekmesi üzerine Başbakanın söylediği şeylere benzer şeyler söylenmişti… Kuzey Irak’ta bir Kürt devletine eyvallah denmeyeceğinin bağıra bağıra ilan edilmesinden on yıl sonra Türkiye güney komşusu haline gelen Kürtlerin yöneticileriyle canciğer kuzu sarması olma yolunu seçti. Komşuda pişenin bize de düşeceği, Kuzey Irak’taki Kürt oluşumunun (O zaman oluşum filan gibi laflar kullanılırdı) Misakı Milli içindeki Kürtler için de özerklik, federasyon, ayrı devlet ihtimallerine dair yol olacağını düşünen devlet zevatı o zamanki hali içler acısıydı doğrusu ama, şimdiki durumun daha az vahim olduğu söylenemez. Suriye rejimini devirmek, Suriye Kürtle..]]> Sat, 28 Jul 2012 10:35:39 +0400 İtinayla imal edilir: Gündelik yaşam polisliği https://www.evrensel.net/yazi/33010/itinayla-imal-edilir-gundelik-yasam-polisligi https://www.evrensel.net/yazi/33010/itinayla-imal-edilir-gundelik-yasam-polisligi? Geçen hafta İstanbul-Fatih’te Efes Pilsen sponsorlüğünde düzenlenen One Love isimli festivale, bir grubun “Burada içki içiliyor” diye tekbir getirerek saldırması beklenmedik bir şey değil aslında. Dinini, mezhebini, milliyetini veya yaşam tarzını beğenmediği kesimler için linç tertibine geçmeye hazır kitleler bu ülkede her zaman imal edildi ve edilmeye de devam ediliyor. Festivale tekbirli giriş yapan BBP’li Alperenler daha önce de Topkapı Sarayı’ndaki İdil Biret konserini basmışlardı, malum... Eh İdil Biret bu boru değil, sonra da özür dilediler. Fakat, kendilerine Alperen diyen kesimin elini kolunu sallaya sallaya, aklına esince bir yerleri basmasını mümkün kılan bir zemin var ve asıl konuşulması gereken şey de bu. Hayvanların Yaşam Haklarını Koruma Derneği Temsilcisi Eva Aksoy’a, içinde “Benim ülkem sana dar gelir, sen Erivan’a git&rdquo..]]> Sat, 21 Jul 2012 15:44:57 +0400 Çamlıca Tepesi’nde bekle bizi İstanbul https://www.evrensel.net/yazi/32606/camlica-tepesinde-bekle-bizi-istanbul https://www.evrensel.net/yazi/32606/camlica-tepesinde-bekle-bizi-istanbul? İbrahim Tatlıses bir filminde Haydarpaşa’dan karşı kıyıya bakarak “Seni yeneceğim İstanbul” diye seslenir. Köyden büyük kente göçenlerin yeni dünyalarına ilk adımı attıkları, bundan sonra yaşayacakları hayata ilk baktıkları yerdir Haydarpaşa. Ya derin bir kaygıyla inilir istasyonun birkaç basamaklı merdiveninden veya İbrahim Tatlıses’in yaptığı gibi, bir meydan okumayla. İstanbul daha giriş kapısında gelir insanın üstüne üstüne. Tatlıses, batakhanelerinden en şık gazinolarına, ücra mahallelerinden sosyete mekanlarına kadar her yerde sesini çınlatarak yenmiştir İstanbul’u. O, kentle kendi üslubuyla girdiği münazarayı böyle kazanmıştır. Hayır, aslında Tatlıses’in şahsında kazanan, kapısından giren herkese sınıf atlama vaadinde bulunarak, kasabadan köyden kendisine çağıran İstanbul’a biçilen, emekçi göçüne dayanan kapit..]]> Sun, 15 Jul 2012 07:42:27 +0400 Acıları kardeş https://www.evrensel.net/yazi/32260/acilari-kardes https://www.evrensel.net/yazi/32260/acilari-kardes? Bu yazı Samsun’daki sel felaketiyle başlayacaktı. Tam bilgisayarın başına oturduğumda mail grubuna gelen postayı açmadan edemedim. Özer Akdemir, Herald Tribune’de Carlos Amador’un hazırladığı bir dosyayı göndermiş gruba. Honduras’ta Siria Vadisi’nde bölgeyi talan ettikten sonra atıklarını bırakıp faaliyetine bir süre ara veren Goldcorp Şirketine lanet okuyan köylülerle ilgili bir dosya bu. “Şirketten önce yoksul ama sağlıklıydık” diyen, şimdi birinin bacağındaki etler neredeyse kemiğine kadar sıyrılmış, öbürünün kolları, bir diğerinin karnı kavrulmuş insanların, Samsun’a bir hayli uzak, Orta Amerika köylerinde çekilmiş fotoğraflarına bakmak bile tüyler ürpertici. Bir tanesi “İçine düştüğüm duruma bakın. Sağlığım kötü, hem de çok kötü. Geceleri çok acı çekiyorum, uyuyamıyorum. Yaptığım te..]]> Sat, 07 Jul 2012 10:35:38 +0400 Gece 12’den sonra balkabağı https://www.evrensel.net/yazi/31837/gece-12den-sonra-balkabagi https://www.evrensel.net/yazi/31837/gece-12den-sonra-balkabagi? Oysa John Berger August Sander’in, takım elbise giymiş üç köylüyü çektiği fotoğrafını analiz ederken bu burjuva temenniyi yerle bir eder. Tarlayla tapanla uğraşmaktan özel bir şekil kazanmış bedenlerin üstüne giyilen takım elbiselerin, köylülerin köylülüğünü gizlemediğini, tersine iyice belirginleştiğini; sınıf farklılığının altını iyice çizdiğini yazar Berger. Giysiler ait olmadığı insanın üzerindeyse, o insanın gerçek aidiyetini cümle aleme bir kez daha duyurmaktan başka bir işe yaramaz. Çıkarılacak hisse: Zürafanın düşkünü beyaz giyer kış günü. Pahalı kumaşların, kaliteli dikişlerin, marka ayakkabıların muhafazakar burjuvanın dışını olduğu gibi içini de değiştireceği zannıyla bir zamanlar moda defileleri düzenlenmiş bir memleket burası. Tüketim hırsına boyun eğerek hayatlarını piyasaya açan yeni burjuva karıla..]]> Sat, 30 Jun 2012 10:26:45 +0400 Ey seyirci bu sahne senin için https://www.evrensel.net/yazi/31447/ey-seyirci-bu-sahne-senin-icin https://www.evrensel.net/yazi/31447/ey-seyirci-bu-sahne-senin-icin? Dünyada belki ilk; Kadıköy Selamiçeşme’deki Özgürlük Parkı’nda kurulu bir sahneden sevdiğiniz sanatçılar, unutamadığınız oyunlar, filmler ve şarkılar kesintisiz bir biçimde aktı bu hafta. Güneşin doğduğu saatlerde Grup Gündoğarken’i, Vedat Sakman’ın duygulu şarkılarını, Genco Erkal’ın Nâzım Hikmet’ini, tiyatro öğrencilerinin oyunlarını, mim ve pantomim gösterilerini izledi o parka yolu düşenler. Ödenekli tiyatroların tasfiye edilmek istenmesine karşı İstanbul Şehir Tiyatroları oyuncuları bir hafta boyunca gece gündüz aydınlattıkları sahnede direndiler. Doğrusu başlangıçta yalnız bırakılmışlardı. Anlı şanlı medya kuruluşları oyuncuların direnişini görmezden geldi. Ne NTV ne CNN ne Cumhuriyet ne Taraf ne Habertürk vardı orada. Rivayete göre, tasfiye planına karşı çıkanların kamuoyu oluşturmasına engel olmaya çalışanlar, bu me..]]> Sat, 23 Jun 2012 10:34:28 +0400 Eşofmandan tahrik olsun normalleşsin! https://www.evrensel.net/yazi/31015/esofmandan-tahrik-olsun-normallessin https://www.evrensel.net/yazi/31015/esofmandan-tahrik-olsun-normallessin? İstanbul Fatih’te, pazar günü iş yerine giderken üzerinde eşofmanla otobüse binmek istemiş Yağmur Yılmaz. Otobüsteki bir grup çarşaflı kadın ile sarıklı-cübbeli erkek “Bizi günaha sokuyorsun” diyerek genç kızın otobüse binmesini engellemişler. Ne otobüsün şoföründen ne de diğer yolculardan tık çıkmış. Fatih malum, tarikatların, cemaatlerin kendilerine rahatlıkla yaşam alanı oluşturduğu bir semt. Dolayısıyla destursuz girilmez! Bu semt muhafazakar aşırılıkların en yoğun yaşandığı nevi şahsına münhasır bir yer olmuştur hep. Şimdi görülüyor ki genel muhafazakarlaşma arttıkça Fatih’teki doz da bununla doğru orantılı artıyor. O yüzden denebilir ki orada bugün eşofmandan günaha girdiğini ve bundan genç kadının sorumlu olduğunu söylemeye cüret eden birileri çıkıyorsa bunun başka yerlerde de sık sık tekrarlanacağını beklemek..]]> Sat, 16 Jun 2012 15:37:09 +0400 Cenine ruh üfletmek https://www.evrensel.net/yazi/30588/cenine-ruh-ufletmek https://www.evrensel.net/yazi/30588/cenine-ruh-ufletmek? Bir doktor hanım kızımız, ekrandaki kürtaj tartışmasında ana karnına düştükten bir süre sonra cenine ruh üflendiğinden filan bahsederek kürtaj yasağı lehine konuşuyor. Başka bir kanalda orta yaşlı bir erkek ilahiyatçı, içinde vacip, mübah, hadis geçen cümlelerle yine kürtajı tartışıyor. Sanki kürtaj yasağına karşı çıkanlar bunlardan bihaberlermiş de aydınlanıp hizaya geçmeleri için şimdiye kadar bu değerli bilir kişilerin beyanlarından yoksun kalmışlar gibi. Zaten bir kere Diyanet İşleri Başkanı’ndan fetvayı almış bulunuyoruz; kürtaj haram, cinayet, suç vs. Kadın cinsinin zorda bırakılması söz konusu oldu mu dini referans bulmakta hiç zorluk çekilmez. Çünkü dinin en önemli toplumsal düzenleme ilkesi kadının görünür olmaktan çıkarılması, baskı altına alınması ve kapatılmasıdır. Bütün tek tanrılı dinle..]]> Sat, 09 Jun 2012 10:45:16 +0400 Kadın bedeninde hüküm sürmek https://www.evrensel.net/yazi/30114/kadin-bedeninde-hukum-surmek https://www.evrensel.net/yazi/30114/kadin-bedeninde-hukum-surmek? İkinci Dünya Savaşı’nda erkekler cepheye giderken kadınlar onlardan boşalan üretim alanlarını doldurmak zorunda kalmışlardı. Savaş bittiğinde kadınlara bırakılan işlerin erkeklere geri verilmesi, savaşta azalan nüfusun eski seviyesine yükseltilmesi için yeni bir düzenlemenin yapılması gerekiyordu. Kadınlar çocuk doğurmak ve bakmak için eve, erkekler ücretler yükseltilerek işe döndüler. Betty Friedan ABD’de eve geri dönen kadınların yeni durumlarına uyum sağlaması için yapılanları Kadınlığın Gizemi adlı eski kitabında anlatır. Savaş sonrasında inşa edilen Refah Toplumunda kadınlara annelik dışında bir rol tanınmıyor ancak aileye sunulan destekler kadınların bu rollerini sorunsuz benimsemesini kolaylaştırıyor; popüler kadın dergileri ve medya da bu yeni rolün içselleştirilmesinde aktif destek sağlıyordu. Dünyanın her yerinde, her dönem nüfus planlaması devletler tara..]]> Sat, 02 Jun 2012 09:28:42 +0400 Zeynep, Roboski ve Cihan için… Orada hep aynı kişi https://www.evrensel.net/yazi/29306/zeynep-roboski-ve-cihan-icin-orada-hep-ayni-kisi https://www.evrensel.net/yazi/29306/zeynep-roboski-ve-cihan-icin-orada-hep-ayni-kisi? 12 Mart dönemine tarihlendirilerek anlatılır; polis bir öğrenci evini bastığında duvarda asılı fotoğraflardan birinin altındaki yazıyı Altıncı Lenin diye okur. Kısaltması V. I. olan Viladimir İlyiç, olmuştur Altıncı. Diğer resim de Karl Marx’a aittir ve evde bulunan genç, kendisine resimdekinin kim olduğu sorulduğunda “dedem” der. Rivayet o ki, polis buna inanır. Öyle polisler kalmadı artık, Lenin’i de Marx’ı da tanıyor hepsi. Devir değişti, Marx’ı, Lenin’i tanımayan kolluk mensubuna kız vermiyorlar! Bunlar bundan 40 yıl öncesine ait komikliklerdi. Gülünen şeylerin niteliği değişse de komikliğin baki kaldığını da biliyoruz. Bugün de, anlatılmaya başlansa birkaç nesli oyalayacak kadar çok komiklik ve eblehlik var... Güvenliği esas alan bir yönetim, doğası gereği devleti tehdit eden bir şeyleri alelacele bulmak ve bunları etkisizleştirmek zorundadır ya, bütün dikk..]]> Sat, 19 May 2012 10:07:18 +0400 Sanat toplum için yapılacak, yap! https://www.evrensel.net/yazi/28858/sanat-toplum-icin-yapilacak-yap https://www.evrensel.net/yazi/28858/sanat-toplum-icin-yapilacak-yap? Gördünüz o parmağı. Tiyatro oyuncularına “Despot aydın tavrıyla parmağınızı sallayarak bu milleti, küçümseme, azarlama devri geride kalmıştır” derken neredeyse gözünüze gözünüze sokulan o devlet parmağını, “Sanat toplum için yapılacak, yap!” diye komut veriyordu devlet ağzı hani, akabinde. Bir numaralı marifeti başarılı bir toplum mühendisliği yapmak olan siyasi iktidarın, üzerinde dönüştürmek için çalıştığı topluma göre sanat istemesi normal. Bir zamanlar Mayakovski, şairlerin insan ruhunun mimarı olduğunu söylemişti. Demek ki bu ruh mimarlığı işinin ehemmiyetini, toplumu metreye mezuraya vurarak imal etme derdindeki mühendisler de fark etti! Halbuki Mayakovski bunu söylediğinde zamanlardan yirminci yüzyıldı ve sosyalist bir ülkede yaşıyordu. O yirminci yüzyıl ki, taa ilk yıllarından itibaren dünya kaynamaya başlam..]]> Sat, 12 May 2012 09:03:08 +0400 Fırtınanın çocukları eski mektupları açtılar https://www.evrensel.net/yazi/28433/firtinanin-cocuklari-eski-mektuplari-actilar https://www.evrensel.net/yazi/28433/firtinanin-cocuklari-eski-mektuplari-actilar? "Unutulmuş işçi marşları ve köylü türküleri gibi çıktılar ortaya; yeni bir dünyanın kuruluşunu haber veren eski mektupları açtılar; kökleri derinlerdeydi…” Onların, Denizlerin, yani bizimkilerin. Fırtınanın Çocukları adlı belgeselde geçiyor bu sözler. Hem 40 yıl önce idam edilen üç gencin, başlangıcı bundan iki yüz yıl önceye dayanan işçi mücadelesinin mirasçısı olduğunu hatırlatıyor hem de her 6 Mayıs’ta onları anarken unutulan marşların, türkülerin yazılı olduğu eski mektubu açmaya çağırıyor yeniden. Kırk yıl öncesinden gelen bir mektup bu. Açılıp okunduğunda onların, nasıl, hem bir kahraman hem bir sıra neferi ve hem de “suyun ışıltısı ateşin kızılı çeliğin menevişi” olabildikleri daha iyi ve belki bir kez daha anlaşılacak. ABD’nin Vietnam işgalini protesto eylemleriyle, siyahlara y&o..]]> Sat, 05 May 2012 10:31:40 +0400 Oku! Kazan https://www.evrensel.net/yazi/27999/oku-kazan https://www.evrensel.net/yazi/27999/oku-kazan? "Anne” diyor arkadaşımın kızı “öğretmen dedi ki; Siyeri Nebi okuyup sınava girecekmişiz. Birinci olan 2 bin lira kazanacak, ikinciye dizüstü bilgisayar vereceklermiş.” Çocukların hayatına okulda yeni kavramlar, yeni yarışmalar, yeni ödüller giriyor. Yarışma konusu “Siyeri Nebi”, peygamberin hayatı demek. Bu konuyu en iyi “hatim eden” çocuk ödülü kapacak. Cuma günü gazetelerde şöyle bir haber yer aldı. Ankara’da okullara dağıtılan bir formla öğrencilerden seçmeli derslerden hangisini alacaklarını belirlemeleri istenmiş. Ama ne sorma! Seçenekler şöyle: a) Hazreti peygamberimizin hayatı b) Kur’anı Kerim c) Hem Hazreti peygamberimizin hayatı hem Kur’anı Kerim. d) Kararsızım… Yani ya a’yı ya b’yi ya da hem a’yı hem b’yi seçebilir çocuk; seçmeli dersi seçmeme şansını kullan..]]> Sat, 28 Apr 2012 10:39:04 +0400 Muhafazakar sanat da neyin nesi? https://www.evrensel.net/yazi/27519/muhafazakar-sanat-da-neyin-nesi https://www.evrensel.net/yazi/27519/muhafazakar-sanat-da-neyin-nesi? İskender Pala’nın Şehir Tiyatrolarında sahnelenen Günlük Müstehcen Sırlar oyunu üzerine yazdığı yazıdan sonraki gelişmeler bu yazının pek plansız programsız kaleme alınmadığını gösteriyor. Hatırlayalım; çok geçmeden, aynı mihraktan gelen eleştiriler yüzünden Rosenbergler Ölmemeli oyunu sahneden kaldırıldı. Şimdi de Şehir Tiyatrolarının yönetiminin belediye bürokratlarına bırakılması eğilimine karşı tiyatrocular ayağa kalktı. Genel Sanat Yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu başta olmak üzere istifa eden edene. Hükümetin kadrolu kültür ideologu gibi davranan (belki öyledir) İskender Pala tam bu sıralarda Muhafazakar Sanat Manifestosu başlıklı bir yazı kaleme aldı. Bu yazı Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen’in bir toplantıda söylediği “Muhafazakar kesimin nasıl bir demokrasi anlayışı varsa muhafazakar estetik ve muhafazakar sanat normlarını ve yapısını oluşturmak gi..]]> Sun, 22 Apr 2012 05:41:38 +0400 Bilmemeyi seçmek veya durumdan vazife çıkarmak https://www.evrensel.net/yazi/27064/bilmemeyi-secmek-veya-durumdan-vazife-cikarmak https://www.evrensel.net/yazi/27064/bilmemeyi-secmek-veya-durumdan-vazife-cikarmak? Şimdilerin darbe karşıtı ve “demokrat” Nazlı Ilıcak’ının 12 Eylülde askeri cuntayı desteklediği BirGün gazetesinin manşetinden hatırlatıldıktan sonra Dört Bir Taraf programında tansiyon yükseldi. Ilıcak ve Junior Ilıcak (Nagehan Alçı) BirGün yazarı Enver Aysever’in diğer katılımcısı olduğu bu programda ağızlarına geleni söylediler. Nazlı Ilıcak han’fendileri gazeteye Birgüncük diye hitap etti ve kendi twitter izleyicilerinin, gazetenin tirajından daha fazla olduğunu söyleyerek övündü. Böyle absürd karşılaştırmalar arasında zıvanadan çıkma hali ise Fatsa konusu konuşulurken yaşandı. Ilıcak mealen “Fatsa’ya girip tanklarla manklarla halkın üzerine çöktüklerini bilmiyorduk” dedi, “O zaman bilinmiyordu böyle şeyler.” Biraz daha ileri gitse “12 Eylülde ne olacağını, ne olduğunu bilmiyorduk” diye de devam ..]]> Sat, 14 Apr 2012 08:58:20 +0400 Yahu gaza gelmiş işte!.. https://www.evrensel.net/yazi/26633/yahu-gaza-gelmis-iste https://www.evrensel.net/yazi/26633/yahu-gaza-gelmis-iste? "Sivas’ta meydanda konuşuyordum, binlerce insan toplanmıştı. Ben teröristlerden söz edince, o kalabalık hep bir ağızdan ‘as, as’ diye tempo tuttu. Ben de, asmayalım da, besleyelim mi, dedim. Bu sözü sonradan başıma çok kalktılar” demiş Evren: Yalçın Doğan aktarıyor; Kenan Evren’in bir arkadaşıyla yaptığı sohbetten bir alıntı bu. Sohbetlerden yapılan alıntılar referans kıymeti taşımazlar aslında. Bu sohbette Kenan Evren’in “Amerikan, İngiliz ve Alman Büyükelçileri geldi bana. Anayasada bir değişiklikle, benim Cumhurbaşkanlığı süremin uzatılmasının Türkiye için çok yararlı olacağını söylediler. Gaz gerçekten müthiş, içeriden ve dışarıdan. Böyle bir durumda aynaya bakan bir kişi, kendisini geçmiş liderlerle karşılaştırıyor, anaların böyle bir evlat doğurmadığına gerçekten inanıyor” deyip demediğini kanıtlamak da zo..]]> Sat, 07 Apr 2012 11:01:19 +0400 Dindar gence yeni ilmihal https://www.evrensel.net/yazi/26191/dindar-gence-yeni-ilmihal https://www.evrensel.net/yazi/26191/dindar-gence-yeni-ilmihal? Muhafazakâr bir ailede büyüdün; annen ve baban beş vakit namazında- niyazında, kimseye kötülüğü olmayan, kendi halinde, sakin ve yoksul insanlar. Çocukları mümkünse imam hatip lisesinde okusun; dinini imanını öğrenerek bir baltaya sap olsun isterler. Ailenin çizdiği kadere, boyun daha el kadarken hazırlanıyorsundur veya ananın babanın bu işlere aklının ermediğini düşünerek pek de gönlün yatmıyordur imam hatip’e. Sizin evde de ülke sathında olduğu gibi sürüyordur tartışma belki. O yüzden şimdi kısaca 4+4+4 dediğimiz yasa Meclis’te görüşülürken kopan yaygaraya aşinasındır. Ya da bu yasayla “imam hatipler çoğalacak, dinci eğitime geçilecek” diye isyan eden vekilleri, sokakta gaza, copa, tazyikli suya rağmen yasaya karşı çıkan eğitimcileri, gençleri, meslek örgütlerini anlamakta zorlanıyorsundur ve i..]]> Sat, 31 Mar 2012 10:59:21 +0400 Bize ziya getir Asım, gözünde yaş dilinde dua olsun https://www.evrensel.net/yazi/25254/bize-ziya-getir-asim-gozunde-yas-dilinde-dua-olsun https://www.evrensel.net/yazi/25254/bize-ziya-getir-asim-gozunde-yas-dilinde-dua-olsun? Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı marşın parlamentoda kabul edilişinin üstünden 90 küsur yıl geçti. “Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen alsancak” diye başlayan İstiklal Marşı 12 Mart 1921’den bu yana “milli değerler” arasında yer alıyor. Marşın yıl dönümü vesilesiyle bir konuşma yapan Bülent Arınç “Mehmet Akif’in Asım diye önüne koyduğu gençlerle Tevfik Fikret’in Haluk diye önüne koyduğu gençler birbirinden farklıdır. Biz Akif’in Asım diye ortaya koyduğu gençlerimizin ülkemizde yetişmesini, milletimizin hizmetine koşmasını bekliyoruz” dedi. Böylece Başbakanın yetiştirmek istiyoruz dediği dindar nesli netleştiren bir profil de çizmiş oldu. Haluk bilindiği gibi Tevfik Fikret’in uğruna şiirler yazdığı biricik oğlu; Robert Kolejde okudu, sonra mühendislik eğitimi görmek üzere İskoçya&rsq..]]> Sat, 17 Mar 2012 10:55:34 +0400 Yedi kapılı Teb şehrinden geçerken! https://www.evrensel.net/yazi/24777/yedi-kapili-teb-sehrinden-gecerken https://www.evrensel.net/yazi/24777/yedi-kapili-teb-sehrinden-gecerken? …Kitapların her sayfasında bir zafer yazılı. Ama pişiren kim zafer aşını? Her adımda fırt demiş fırlamış bir büyük adam. ama ödeyen kimler harcanan paraları? İşte bir sürü olay sana Ve bir sürü soru… Brecht Avea’nın son günlerde dönen reklamlarından birinde, şirketin çaycısı namı diğer Oralet Ahmet, firmanın aldığı kupaların yanına demlik takımını bırakırken “Ben olmasam burada işler dönmez” diyor mealen. Temizlikçi “Cevriye abla”, şirketin temizlikçisi bekçi ve belki diğerleri… Büyük başarıların jeneriğinde adları sanları yazılmayan, göz önünde bulunmayan küçük emekçilerin hiç önemsenmeyen emekleri olmasa ne Avea var olabilir gerçekten ne de ünü dünyayı tutmuş kocaman tekeller. Yere attığınız çöpü süpüren, bir bardak çayınızı yetiştiren, ..]]> Sat, 10 Mar 2012 10:10:16 +0400 28 şubat ne kahramanlar yaratmış https://www.evrensel.net/yazi/24279/28-subat-ne-kahramanlar-yaratmis https://www.evrensel.net/yazi/24279/28-subat-ne-kahramanlar-yaratmis? Züğürt Ağa filmindeydi; Seçimlere giren Şener Şen tek bir oy alır. Babası… Karısı… Marabaları dahil herkes Züğürt Ağa’ya oy verdiğinin üstüne yeminler eder. Şener Şen işte o zaman o muhteşem repliği söyler: “Ulan hepiniz bana oy verdiyseniz ben kime oy verdim?” 12 Eylül anayasa referandumunda yüzde 90’dan fazla kabul oyu çıktıydı. Aradan seneler geçti. Aaaa bir de baktık, medyanın o zaman darbecilere şapur şupur yağ yapan… Paşam paşam, sen tükür de ben yalanam, diye takla atan kalemleri… Darbecilere fahri doktora vermek… Cübbe giydirmek için yarışan üniversite rektörleri, dekanları… Ki, bizde modadır… Kim başa gelse rektör, dekan tayfası, eline bir cübbe bir de sertifika kapar, efendiye koşar: Kelleyi eğecek… Astarı eskimiş suratını gerecek İlle de darbeciye… Ya da başa gelmiş efendiye…..]]> Sat, 03 Mar 2012 10:32:47 +0400 Velev ki suçlu olsunlar... https://www.evrensel.net/yazi/24278/velev-ki-suclu-olsunlar https://www.evrensel.net/yazi/24278/velev-ki-suclu-olsunlar? Geçtiğimiz pazar günü Rosenbergler Ölmesin oyununun son seansıydı. Üzerine bu kadar tartışılan oyunu son seansında izlemek kısmetmiş! Rosenbergler 1950’li yılların başında Sovyetlere casusluk yaptıkları gerekçesiyle tutuklanmışlar ve suçun kuşkuya mahal bırakılmayacak biçimde kanıtlanmasına gerek duymadan, alelacele yapılmış bir mahkemenin sonucunda üstelik temyiz talepleri de reddedilerek idam edilmişlerdi. Rosenbergler’in hayatını, niçin idam edildiklerini dünya alem biliyor ama yandaş medyanın bazı kalemleri bir kez daha hatırlattılar. Bilmeyen yeni kuşak da öğrendi. Rosenbergler için “Bal gibi de suçluydular” diyen Hadi Uluengin’in yanı sıra hiçbir kelamı ciddiye alınmayan Engin Ardıç Sabah’ta, Fikret Artan da Zaman’da oyunla ilgili yazılar yazdılar. Kruşçev’in anılarından, KGB belgelerinden filan kanıtlar bularak Rosenbergler&rsq..]]> Sat, 03 Mar 2012 10:32:17 +0400