Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Eğitimde eşitsizliğin boyutları https://www.evrensel.net/yazi/82272/egitimde-esitsizligin-boyutlari https://www.evrensel.net/yazi/82272/egitimde-esitsizligin-boyutlari? Okullar açıldı. Son sözü en başta söyleyecek olursak; kapitalist eşitsizlik, eğitim alanında tüm boyutlarıyla tezahür ediyor. Eğitimin sermaye açısından kârlı bir sektör haline dönüştürülmesi bugüne özgü bir proje değil. Ancak özellikle 4+4+4 sistemi sonrasında özel okulların payındaki belirgin artış, parasız eğitim olanaklarının her geçen gün daha da daraldığı ve eğitimin kamusal bir hak olmaktan çıktığı anlamına geliyor. Kamusal eğitim yatırımlarındaki azalma ve kamusal eğitimin niteliğindeki aşınma, özel okul ve bu okullara yönelen öğrenci sayılarındaki hızlı artışta oldukça belirleyici. Bu ise eğitimde ticarileşmenin, diğer özelleştirme faaliyetlerindeki işleyiş prensipleri doğrultusunda gerçekleştirildiğini gösteriyor. Yapılmayan kamu yatırımları ve niteliği aşındırılan kamusal eğitim, özel okullar için talep ..]]> Mon, 17 Sep 2018 03:44:56 +0300 SEKA https://www.evrensel.net/yazi/82185/seka https://www.evrensel.net/yazi/82185/seka? Türk Telekom’un akıbeti (demirbaşları satılıp, kârı transfer edildikten sonra batık kredi mahiyetinde geri dönüşü), özelleştirme ideolojisinin öncelik ve özelliklerini ortaya koymak bakımından ibret verici nitelikte. Kur hareketlerine bağlı olarak kâğıt sektörünün içine düştüğü darboğaz ise SEKA özelinde kamu işletmeciliğinin ekonomik ve toplumsal işlevini hatırlamamız bakımından oldukça önemli. SEKA ve benzeri teşekküller, ekonomik büyümeyi kalkınma ve sanayileşme stratejisiyle bütünleştirmeyi amaçlayan bir paradigmanın ürünüydü. Bu bağlamda 1936 yılında kurulan SEKA Fabrikası, 1980’de 140 bin ton/yıl kapasiteli bir entegre tesis halini almıştı. Ancak 1980 sonrası hız kazanan politikalar, tüm kamu işletmelerinin tasfiyesini öngörüyordu. Bu çerçevede kamu işletmelerine yapılan yatı..]]> Mon, 03 Sep 2018 03:10:02 +0300 Saros'ta mücadele sürüyor https://www.evrensel.net/yazi/82135/sarosta-mucadele-suruyor https://www.evrensel.net/yazi/82135/sarosta-mucadele-suruyor? ‘Doğa harikası’ olarak nitelenen Saros Körfezi, dünyada kendi kendini temizleyen sayılı denizlerden biri. Ancak ayırdedici özellikleri bununla sınırlı değil. Deniz kıyısına kadar uzanan ormanların zengin bir bitki örtüsü var. Göl ve orman ekosistemleri yüzlerce bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yapıyor. Köklü bir tarihi geçmişe sahip olan İbrice Limanı’nda mercan rezervleri ve yoğun bir balık sirkülasyonu var. Nitekim Körfez kıyısındaki ormanlık alanın Turizm Koruma ve Geliştirme Bölgesi ilan edilmesinin ardından (2006), Saroz Körfezi 2010 yılında ise Özel Çerçeve Koruma Bölgesi ilan edildi. Tüm bu özel tedbir ve politikalara karşılık açılan taş ve kalker ocakları koruma altındaki ormanlık alanı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya getirdi. Bu süreçte Bakanlığın “ÇED raporu gereksizdir” yaklaşımına kar..]]> Mon, 27 Aug 2018 03:05:44 +0300 Kriz çözümlemelerinin niteliği https://www.evrensel.net/yazi/82096/kriz-cozumlemelerinin-niteligi https://www.evrensel.net/yazi/82096/kriz-cozumlemelerinin-niteligi? Ekonomik koşullar toplumun geniş kesimleri için her geçen gün ağırlaşıyor. Paranın değer kaybına bağlı yoksullaşma, yüksek enflasyon ve borçluluk koşullarında dar gelirliler açısından durumu daha da zorlaştırıyor. Merkez Bankası verilerine göre hanehalkı borçlarının yaklaşık olarak yüzde 56’sı ihtiyaç kredisi ve bireysel kredi kartlarından oluşuyor. Yani borçlanmanın temelinde gelirin zaten yetersiz olması var. İçinde bulunduğumuz ekonomik koşulların yol açacağı ilave maliyet böylesi bir tabloya eklenecek. Nitekim fabrikalardan gelen haberler işten çıkarmaların, ücretsiz izinlerin, tazminatsız fesihlerin başlamış olduğunu gösteriyor. Çalışmayı sürdürebilenlerin ise reel kayıpları oldukça fazla. Ne fazla mesai ücreti alabiliyorlar ne de bayram ikramiyesi. Buna karşılık gündemdeki tedbirlerin merkezinde ise sermaye gruplarının nasıl kor..]]> Mon, 20 Aug 2018 04:17:25 +0300 Flormar direnişi ve yetki itirazı https://www.evrensel.net/yazi/82049/flormar-direnisi-ve-yetki-itirazi https://www.evrensel.net/yazi/82049/flormar-direnisi-ve-yetki-itirazi? Flormar işçilerinin mücadelesi 90 günü geride bıraktı. Sendikasızlaştırma amacıyla işten atılan işçiler, maruz kaldıkları tüm baskılara rağmen mücadele etmeyi sürdürüyorlar. Flormar direnişi; kapitalizmin hak-hukuk güzellemesinin gerçek niteliğiyle, bilanço kârına indirgenmiş demokrasi anlayışıyla ve bu çerçevede kadın haklarını nasıl araçsallaştırmış olduğuyla bir kez daha yüzleşmemizi sağlıyor. Öte yandan bu direniş, yetki tespitine itiraz mekanizmasının sendikal hakları nasıl etkisizleştirdiğini yeniden gündeme getirmesi bakımından da oldukça önemli. Yürürlükteki Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası’na göre, işçi sendikasının toplu pazarlık yetkisinin Bakanlık tarafından tespit edilmesinin ardından, işverenin buna karşı dava açma hakkı bulunuyor. İtiraz kesin olarak sonuçlanıncaya kadar da yetk..]]> Mon, 13 Aug 2018 04:27:09 +0300 Sendikalarda denetim https://www.evrensel.net/yazi/81924/sendikalarda-denetim https://www.evrensel.net/yazi/81924/sendikalarda-denetim? 2017 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) inceleme, araştırma ve denetim görevine “idari soruşturma” da eklenmişti. 5 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca ise Kurul, denetimler esnasında görevden uzaklaştırma tedbiri de uygulayabilecek. Buna göre herhangi bir kademedeki sendika üye veya yöneticisinin DDK tarafından açığa alınması mümkün. Bununla beraber sendikaların mücadele potansiyelini ve baskı gücü olma niteliğini tümüyle ortadan kaldıran bu düzenlemelerin sakıncası sadece “görevden uzaklaştırma” tedbiriyle de sınırlı değil. Şöyle ki; sendika özgürlüğünün başlıca unsurlarından olan ‘sendika saflığı’ ilkesi, sendikaları işveren veya devlet otoritesinin müdahalesine karşı korumanın da güvencesidir. Öte yandan Uluslararası Çalışma Örgütü’..]]> Mon, 23 Jul 2018 04:39:26 +0300 Alternatif arayışı https://www.evrensel.net/yazi/81846/alternatif-arayisi https://www.evrensel.net/yazi/81846/alternatif-arayisi? Seçimlerin üzerinden iki haftadan fazla geçti. Ancak ana muhalefetin son gece şaşkınlığı gündemdeki yerini koruyor. Yapılan farklı açıklamalar kurultay tartışmalarına evrilmiş durumda. Seçmenlerin bir kısmı seçim güvenliği konusunda ikna olmazken, bir kısmı da komplo teorilerinin geçersiz olduğuna inanmıyor. Öte yandan seçim sonuçları dolayısıyla iktidara oy veren arkadaşlarını suçlayan işçilerin sayısı azımsanmayacak ölçüde. Bu yaklaşımların her biri, iktidar partisine oy veren işçiler kadar oy vermeyenlerin de kendi sınıf çıkarlarını merkeze almayan ve toplumsal eşitsizliği bunun dışında sayan siyasi partilere yedeklendiğini gösteriyor. Ancak işçilerin bu yönelimi onların sınıfsal aidiyetini değiştirmediği gibi çıkar birlikteliğini de ortadan kaldırmıyor. Buna karşılık böylesi bir ayrışmanın fabrikalarda gerginliğe yol aç..]]> Mon, 09 Jul 2018 03:10:53 +0300 Seçim sonuçları ve işçi sınıfı https://www.evrensel.net/yazi/81798/secim-sonuclari-ve-isci-sinifi https://www.evrensel.net/yazi/81798/secim-sonuclari-ve-isci-sinifi? Seçim süreci tamamlandı. İktidar kanadı ittifak ortağının desteğiyle de olsa parlamento çoğunluğunu, Erdoğan ise cumhurbaşkanlığını kazandı. Bu sonuçların seçmenler nezdindeki yansımaları ise toplumsal kutuplaşmanın yapay niteliğine ışık tutması bakımından oldukça önemli. Aynı sınıf çıkarlarına sahip insanların bir kısmı zafer kutlarken, bir kısmı derin bir hayal kırıklığı yaşıyor. Bu tablonun başlıca nedeni ise her iki kesimin de sınıfsal aidiyetini devre dışı bırakması. Kampanya döneminde bile grev yasaklarıyla övünen bir iktidar yine kazandı diye bayram etmek gibi, toplumsal eşitsizliği bölüşümden ibaret görüp ikramiye dağıtarak çözeceğini düşünen muhalefet kanadının kaybetmesini dünyanın sonu saymak da bilinç sorununa işaret ediyor. İşçilerin, sınıf çıkarlarını yok sayan farklı siyasi partilere böylesine angaje olması ise piyasa d&uu..]]> Mon, 02 Jul 2018 04:11:03 +0300 Seçimden sonra https://www.evrensel.net/yazi/81746/secimden-sonra https://www.evrensel.net/yazi/81746/secimden-sonra? Bu yazı yayımlandığında 24 Haziran seçimleri tamamlanmış ve ‘tamam’ mı, ‘devam’ mı sorusu en azından parlamento çoğunluğu bakımından yanıtlanmış olacak. Eğer mevcut iktidar yeniden göreve geldiyse, bunun emek gücüyle geçinenlere nasıl yansıyacağı bir sır değil. 16 yıldır uygulanan politikalar da, bunların sonuçları da ortada. Kararlılıkla sürdürülen esneklik politikalarına eşlik eden çift haneli işsizlik oranları, Yakalanan rekor büyüme performansına rağmen toplumun önemli bir bölümünün yardıma muhtaç yaşaması, Uygulanan vergi politikaları nedeniyle cebimize girmeden buharlaşan maaş zamları, Güvencesiz çalıştırmanın asli istihdam rejimi halini alması... İktidar kanadı kampanya boyunca bu sonuçlara yol açan ekonomi programına sadık kalacağını defalarca vurguladı. Küresel ekonomi ne gerektiriyorsa onun yapılaca..]]> Mon, 25 Jun 2018 04:17:47 +0300 OHAL'in sınıfsal niteliği: Sendikal hak ihlalleri https://www.evrensel.net/yazi/81698/ohalin-sinifsal-niteligi-sendikal-hak-ihlalleri https://www.evrensel.net/yazi/81698/ohalin-sinifsal-niteligi-sendikal-hak-ihlalleri? Türkiye’de hiçbir zaman ideal düzeyde olmayan sendikal haklar, son dönemde daha da aşındı. OHAL süreci ise bu aşınmayı derinleştirdi. Bu konuda hazırlanmış pek çok rapor, sendikal hak ihlallerinin boyutlarını ayrıntısıyla ortaya koyuyor. Örneğin Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) tarafından açıklanan Küresel Haklar Endeksine göre (2018) Türkiye, işçiler açısından dünyanın en kötü koşullarına sahip 10 ülkeden bir tanesi. ‘Hakların güvence altında olmadığı ülkeler’ kategorisinde yer alıyor. Bu yanıyla da, kafala sisteminin* yürürlükte olduğu Suudi Arabistan’la aynı kategoride. Raporda, Türkiye’de sendikal hareket üzerinde devlet baskısının arttığı ve OHAL gerekçesiyle sendikaların sistematik biçimde hedef alındığı belirtiliyor. Muhalif sendikacıların ayrımcılığa uğraması, gözaltına alınması ve k..]]> Mon, 18 Jun 2018 04:13:40 +0300 Yapısal reformların niteliği https://www.evrensel.net/yazi/81652/yapisal-reformlarin-niteligi https://www.evrensel.net/yazi/81652/yapisal-reformlarin-niteligi? İktidarın seçim sonrasına ilişkin öncelikli gündemi, sermayenin beklentilerine uygun bir ekonomik iklimi hızla inşa ederek güven tazelemek. Bu konuda verilen yapısal reform mesajları ise adeta bir parola niteliğinde. Çalışma yaşamından ekonomik teşviklere, vergi sisteminden istihdam politikalarına kadar her alanda sermayenin sınıfsal çıkar ve ihtiyaçları doğrultusunda düzenlemeler yapılması anlamına geliyor. Öte yandan iktidar sözcüleri yapısal reformların yanında mali disiplinden de ödün verilmeyeceğinin altını çiziyor. Ki; bu da ‘kemer sıkma’ politikaları demek. Sosyal amaçlı kamu harcamalarının daha da azaltılacağı, kamu kaynaklarının sosyal güvenliğin finansmanından daha da dışlanacağı anlamına geliyor. Emek gücüyle geçinmek zorunda olanların reel gelir kayıplarına işaret ediyor. Nitekim Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek de açıklamalarında ön..]]> Mon, 11 Jun 2018 03:30:15 +0300 Sınıfsız ekonomi tartışmaları https://www.evrensel.net/yazi/81604/sinifsiz-ekonomi-tartismalari https://www.evrensel.net/yazi/81604/sinifsiz-ekonomi-tartismalari? Seçime sayılı günler, gündemde ise ekonomi var. Yapılan araştırmalara göre toplumun çok önemli bir bölümü ekonomiyi ‘en büyük sorun’ olarak tanımlıyor. Geçim sıkıntısı çekenlerin ve olumsuz beklenti içinde olanların sayısı her geçen gün artıyor. Bununla beraber Türkiye’nin içinde bulunduğu koşulların ciddi bir ekonomik krizin emareleri olduğu konusunda pek çok iktisatçı hemfikir. İktidar kanadı ise kriz beklentisi kadar buna yol açan koşulların da “komplo” olduğu iddiasında. Yapılan eleştirileri kimi zaman yüksek dozda hamasetle bastırmaya çalışıyor, kimi zaman da yüksek büyüme oranlarını hatırlatarak. Olumsuz beklentiler sosyal medyadan İngilizce mesajlarla paylaşılırken, piyasanın ihtiyaçlarına ve neoliberal programa bağlılık ise her dilde ve mecrada tekrarlanıyor. Gerek piyasa ekonomis..]]> Mon, 04 Jun 2018 05:00:19 +0300 Hak arayan kadınlar https://www.evrensel.net/yazi/81576/hak-arayan-kadinlar https://www.evrensel.net/yazi/81576/hak-arayan-kadinlar? Kadınlara biçilen toplumsal roller, onları çalışma yaşamı gibi sendikal mücadelenin de dışına itmeyi öngörüyor. Yani Flormar’da çalışan ve direnen işçileri birbirinden ayırmak için çekilen dikenli telin kadınlar için daha bütünlüklü bir anlamı var. Çok daha geniş bir engellemeyi sembolize ediyor. Kadınların maruz kaldığı çok boyutlu eşitsizlik, mücadelelerine de çok boyutlu bir nitelik kazandırıyor. Patrona karşı yapılan hak arama mücadelesi, buna engel olmaya çalışan eş ve aileye karşı da bir direnişe dönüşüyor. Çalışma yaşamındaki ayrımcılığın bir sorun olmaktan çıkıp “Kabul görmüş bir norm” halini alması dahası sürdürülen esneklik politikalarıyla beraber resmi strateji haline dönüştürülmesi, kadınların sendikal örgütlülüğe olan ihtiyacını..]]> Thu, 31 May 2018 04:52:50 +0300 Çatışan çıkarlar ve zorunlu arabuluculuk https://www.evrensel.net/yazi/81511/catisan-cikarlar-ve-zorunlu-arabuluculuk https://www.evrensel.net/yazi/81511/catisan-cikarlar-ve-zorunlu-arabuluculuk? "Anlaşmazlığınızı dostane çözüm yöntemiyle çözün, kazanan siz olun.” Bu ifade, Adalet Bakanlığının arabuluculuk konusunda hazırlattığı kamu spotunda geçiyordu. Görüntülerde ise birbirine neşeyle sarılan işçi/patron manzaraları vardı. Bu neşenin kaynağını anlamamış olmamız ihtimaline karşı bir başka kamu spotunda ise “Arabuluculukta hem işçi kazanıyor hem işveren” diyordu. Dahası mahkemeye gidilmesi halinde; kararın ne kadar geç çıkacağını, yargının ne kadar yavaş işlediğini ve bu sürecin vatandaş açısından nasıl da maliyetli olduğunu anlatıyordu Adalet Bakanlığı. Yapılan açıklamalar malumun ilamı mahiyetinde olsa da, o ‘malum’ Adalet Bakanlığı tarafından ilam edildiğinde aslında ibret verici bir nitelik de kazanıyordu. Ancak daha akıl almaz olanı ise yargı sisteminin sorunlarını işçilerin yargıya başvurma hakkını zorlaştırara..]]> Mon, 21 May 2018 04:58:22 +0300 Katliamın 4. yılı https://www.evrensel.net/yazi/81461/katliamin-4-yili https://www.evrensel.net/yazi/81461/katliamin-4-yili? Soma Katliamı’nın 4. yılındayız. Ve iş cinayetleri artarak devam ediyor. Katliamın yaşandığı 2014 yılında en az 1886 işçi çalışırken can vermişti. Ardından 2016 yılında 1970, 2017’de ise 2006 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. 2018’in ilk dört ayı itibarıyla iş cinayetlerinde kaybettiğimiz işçilerin sayısı en az 575. Bu tablo, iş güvenliği politikalarının niteliğinde Soma Katliamı sonrasında bile herhangi bir değişiklik olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Buna karşılık uygulamada ise birçok tehlikeli sektörde ciddi gerilemeler var. Örneğin Pilotlar Derneği insan kaynaklı ölümlü kazaların yüzde 5.5 oranında arttığını söyleyedursun, Soma Katliamı sonrasında deniz ve hava ulaşımı iş güvenliği kapsamından çıkartıldı. Yönetmelikte 2006 yılından beri yer alan ‘madenlerde sertifikalandırılmış techizat kullanma zorunluluğu’ Soma sonrasında..]]> Mon, 14 May 2018 04:50:05 +0300 Üniversiteler bölünmesin https://www.evrensel.net/yazi/81373/universiteler-bolunmesin https://www.evrensel.net/yazi/81373/universiteler-bolunmesin? Seçime günler kala Hükümetin gündeminde üniversiteleri bölmek var. 13 üniversitenin bölünmesi ve 20 yeni üniversite kurulmasına ilişkin tasarı, yoğun tepkilere rağmen TBMM komisyonunda kabul edildi. İnsan gücü planlamasına dayanmayan, yapısal ve akademik tüm yetersizlikleri göz ardı ederek sürdürülen yeni üniversite kurma politikasının sonuçları ortada. İşsizler içinde üniversitelilerin payı her geçen gün artıyor. İş bulabilenlerin önemli bir bölümü ise aldıkları eğitime, kazandıkları vasıf ve niteliklere uygun olmayan işlerde çalışmaya razı olanlardan oluşuyor. MEB bürokratları atanmayan öğretmenlere başka iş bulmalarını öneriyor. Diğer tarafta ise yetkin olmadıkları işlerde çalışmak zorunda bırakılan öğretmenler iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. Atanmadığı için intihar eden öğretmen..]]> Mon, 30 Apr 2018 04:00:10 +0300 Ahraz https://www.evrensel.net/yazi/81276/ahraz https://www.evrensel.net/yazi/81276/ahraz? Umuda en çok ihtiyaç duyulan zamanlarda yapılacak en iyi şey yüzünü işçi sınıfına dönmektir. İşçi sınıfını bütün detaylarıyla ve en dolaysız şekilde anlatan kaynaklardan biri ise işçi edebiyatı. Yazıldığı dönemin sınıfsal özelliklerini sonraki kuşaklara aktarırken; yaşanmışlıkların ruhunu da hissetmemizi sağlıyor. Örneğin Prof. Dr. Ahmet Makal, sosyal yaşam konusunda edebi metinlerde yer alan birçok detayın bilimsel çalışmalarda yer alamadığını, kimi zaman almasının mümkün de olmadığını belirtiyor. Edebiyatın ortaya çıkardığı ‘sahicilik’ duygusunu ve bu duygunun ona ayrı bir değer kattığını anlatıyor. İşçi öykülerindeki sahicilik ise kapitalizmin metalaştırmasına inat sınıfın özlemlerini, mutluluğunu, korkularını, acı, endişe ve öfkesini görünür kılmaktan kaynaklanıyor. Sınıfın gündelik pratiklerini ortaya koy..]]> Mon, 16 Apr 2018 03:50:11 +0300 Katliam https://www.evrensel.net/yazi/81231/katliam https://www.evrensel.net/yazi/81231/katliam? Hükümet sözcüleri, darbe girişimi sonrasında akademisyenler için oluşturulan ihraç listelerinin YÖK’ten geldiğini belirtmiş, YÖK ise bu listelerin üniversite rektörlükleri tarafından hazırlandığını söylemişti. Bu açıklama, birçok üniversite mensubu açısından malumun ilamı niteliğinde olsa da, resmen teyit edilmiş olması önemliydi. Öte yandan bu ihraçlar, üniversite yöneticilerinin OHAL KHK’lerinden aldıkları dokunulmazlıkla, kendileri için dikensiz gül bahçesi yaratma çabasından ibaret de değildi. Nitekim İstanbul Üniversitesi bileşenleri, Eğitim Sen üyesi hocalarının ihracının ardından yaptıkları basın açıklamasında (2016), tasfiye edilenler kadar korunanların da araştırılması gerektiğine dikkat çekiyor ve bu tasfiyelerin kimleri korumak için kalkan edildiğini sorguluyorlardı. Ardından diğer &uum..]]> Mon, 09 Apr 2018 05:00:02 +0300 Kadınlar sahneye https://www.evrensel.net/yazi/81193/kadinlar-sahneye https://www.evrensel.net/yazi/81193/kadinlar-sahneye? Kadınların toplumsal kimliği, görünürlüğü ve hakları açısından ibret dolu günlerden geçiyoruz. Başı açık öğrencilere sinir olan ve onların başlarının kapatılması için okul müdürlerini azarladığını anlatan il milli eğitim müdürü, Kocasına itaat etmeyen kadını “Allah’a isyan etmiş” sayan üniversite rektörü, Ve nihayet bu ve benzeri yaklaşımların tümünün layıkıyla(!) temsil edildiği bir Meclis sahnesi gördük. ‘Meclis Sohbetleri’ programı kapsamında, 18 Mart Çanakkale Anması için hazırlanan gösteride kadın sanatçıların sahneye çıkması engellendi. Erkek oyuncular sahnedeki yerini alırken, kadın oyuncular ise şiirlerini kenardaki merdivenlerden okudular. Sanatçıların aktardığına göre oyuna bir saat kala müdahale edilmiş; süresi kısaltılmış, koreografi değiştirilmiş ve..]]> Mon, 02 Apr 2018 05:00:18 +0300 Can parası https://www.evrensel.net/yazi/81142/can-parasi https://www.evrensel.net/yazi/81142/can-parasi? Kıdem tazminatları, fazla mesailer, fazla çalışma ücretleri ve genel tatil günlerinde çalıştırıldıkları zamanın ücretleri ödenmemiş. Çalışma Bakanlığı müfettişlerince yapılan bu saptamalar, Torun Center inşaatında çalıştırılan işçilerin uğradığı hak ihlallerini ortaya koyuyordu. İşçiler ise yerin altındaki otoparkta 5 kişilik koğuşlarda 10 kişi kaldıklarını anlatıyor, kıdem tazminatı ödenmesin diye 3 ayda bir giriş-çıkış yaptırıldığını söylüyorlardı. En önemlisi de, “tesadüfen yaşıyoruz” diyorlardı. Örneğin elektrik akımına kapılan işçi, iş güvenliği uzmanından, “elini erken çekersen bir şey olmaz” yanıtı almış. İşçilerin Evrensel gazetesine gönderdikleri fotoğraflar, hangi koşullarda barındıklarını ve kaldıkları koğuşlara neden ‘hapishane’ dediklerini açıkça gösteriyordu. İşte bu koşull..]]> Mon, 26 Mar 2018 04:53:54 +0300 Özelleştir-me (2) https://www.evrensel.net/yazi/81091/ozellestir-me-2 https://www.evrensel.net/yazi/81091/ozellestir-me-2? Yükselen yoğun tepkiler sonrasında nişasta bazlı şeker (NBŞ) kotası düşürülmüş olsa da, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi politikasında henüz bir değişiklik yok. Bu çerçevede geçtiğimiz hafta en çok tartışılan konulardan biri de bu fabrikaların ekonomik karlılığı oldu. İktidarın “şeker fabrikaları zarar ediyor” gerekçesine karşı muhalefetin farklı kesimlerinden ve meslek odalarından bunun doğru olmadığını gösteren veri ve açıklamalar geliyor. Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık, söz konusu zararın çalıştırılmayan fabrikalardan kaynaklandığına dikkat çekiyor. Sadece çalışan fabrikalar ve şeker enstitüsü hesaba katıldığında ise Türkşeker’e ait fabrikaların 2016 yılını karla kapatmış olduğunu belirtiyor. Fabrikaların çalıştırılmama nedeni ise uygulanan tarım politikalarının bizatihi kendisi. Çi..]]> Mon, 19 Mar 2018 05:49:22 +0300 Özelleştir-me https://www.evrensel.net/yazi/81047/ozellestir-me https://www.evrensel.net/yazi/81047/ozellestir-me? ABD’nin Cargill firması da, şeker fabrikalarını özelleştirme politikası da yeniden gündemde. ‘Yeniden’ diyoruz çünkü her iki konu da geçtiğimiz yıllar içinde aleyhlerindeki yargı kararlarıyla sıkça gündem oldular. Fabrikasını 1. derece tarım arazisine kuran ABD tekeli Cargill’in faaliyetlerini durdurmasına yönelik mahkeme kararları, arazi statüsünün değiştirilmesi yoluyla aşıldı. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ise Danıştay’ın 2008- 2010 yılları arasında verdiği birçok kararla durduruldu. İhale şartlarında yapılan değişiklikler Danıştay’ın kararını değiştirmedi. Bugün ise 696 sayılı KHK ile Şeker Kurumunun kapatılmasının ardından 14 şeker fabrikasının özelleştirilmesi yeniden gündemde. Konunun spesifik olarak ABD menşeli bir firma ekseninde tartışılmasının nedeni ise basına yansıyan bir rapor. Buna göre nişasta bazlı şeker üret..]]> Mon, 12 Mar 2018 05:00:05 +0300 Türkiye işçi sınıfı https://www.evrensel.net/yazi/80955/turkiye-isci-sinifi https://www.evrensel.net/yazi/80955/turkiye-isci-sinifi? DİSK Araştırma Dairesi (DİSK-AR), 2000 işçiyle yüz yüze görüşme yöntemiyle gerçekleştirilen bir çalışmanın özet raporunu, “Türkiye İşçi Sınıfı Gerçeği” başlığıyla kamuoyuna açıkladı. Çalışmanın amacı, işçi sınıfının çalışma ve yaşam koşullarının yanı sıra algı ve beklentilerini de araştırmak. Dolayısıyla sendikal politikalara ışık tutmak yanında sınıf bilincini ortaya koymak bakımından da oldukça önemli. Açıklanan sonuçlar, sınıfın somut konumu açısından emek gücü piyasalarının yapısal sorunlarını teyit ediyor: Uzun çalışma süreleri, düşük ücretler ve örgütsüzlük. Buna göre işçilerin yüzde 74’ü haftada 40 saatten fazla çalışıyor. Bu oran AB ülkeleri için yüzde 20. Bununla beraber OECD ülkelerinde ortalama 40,4 saat olan haft..]]> Mon, 26 Feb 2018 04:48:43 +0300 8 Mart’a doğru kadın emek gücü https://www.evrensel.net/yazi/80910/8-marta-dogru-kadin-emek-gucu https://www.evrensel.net/yazi/80910/8-marta-dogru-kadin-emek-gucu? 8 Mart’a birkaç hafta kaldı. Bir süre sonra 8 Mart’ı tarihsel ve sınıfsal bağlamından kopartan nice etkinlik üstümüze üstümüze gelecek. Lüks otellerin toplantı salonları, girişimci kadınların başarı öyküleriyle inleyecek. “Makbul” sivil toplum örgütlerinin ev sahipliğinde ve birçok siyasinin katılımıyla gerçekleşecek olan bu toplantılar, farklı sermaye gruplarından pek çok konuğun ağırlanmasıyla son bulacak. Öte yandan meseleyi bir çeşit “alış veriş bayramı”na çevirme çabasıyla hazırlanmış olan türlü türlü indirim kampanyalarına şahit olacağız. Görünmeyen emeğin verimliliğini arttırmaya yönelik ev ve mutfak eşyalarında indirim olacak, hem de 8 Mart şerefine! Toplumsal cinsiyet rolleri bu kez “hediye” olarak sunulacak kadınlara, hem de 8 Mart’ta! 8 Mart sınıfsal niteliğinden ..]]> Mon, 19 Feb 2018 05:00:23 +0300 İşçi intiharları https://www.evrensel.net/yazi/80866/isci-intiharlari https://www.evrensel.net/yazi/80866/isci-intiharlari? ‘Geçinemiyoruz’ isyanı alarm veriyor. Üstelik artık siyasilerin önüne yazar kasa fırlatılmıyor. İşçiler doğrudan kendini ateşe veriyor. Nitekim TÜİK verilerine göre de geçim zorluğu intihar nedenleri içinde 3. sırada bulunuyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verileri, 2017 yılında en az 89 işçinin işyerinde veya işyeri dışında işe bağlı nedenlerle intihar ederek yaşamını yitirdiğini gösteriyor. 2016 yılında ise en az 90 işçinin intihar ettiği tespit edilmiş. Son iki seneye ait yıllık tespitler, 2013- 2015 döneminde tespit edilebilen işçi intiharlarının toplamına yakın. Sosyal Haklar Derneği’nin (SHD) 2017 yılına ilişkin raporunda da, intihar eden emekçiler ve intihar nedenleri önemli bir hak ihlali kategorisi olarak yer alıyor. Raporda, eğitimcilerden hemşirelere, yargı emekçilerinden hekimlere pek çok emekçi intiharına ye..]]> Mon, 12 Feb 2018 05:48:32 +0300 Grev hakkı ve lokavt https://www.evrensel.net/yazi/80775/grev-hakki-ve-lokavt https://www.evrensel.net/yazi/80775/grev-hakki-ve-lokavt? OHAL’in aslında hiç de yabancı olmadığımız, iktidar tarafından da açıkça ortaya koyulan, sınıfsal niteliğiyle bir kez daha karşılaştık. 130 bin metal işçisinin grevi “milli güvenliği bozucu nitelikte olduğu” gerekçesiyle Bakanlar Kurulu kararıyla yasaklandı. Böylece işçilerin üretimden gelen gücünü kullanma hakkı bir kez daha “güvenlik ihlali” sayıldı. Buna karşılık sermayenin sınıfsal çıkarları ise “milli çıkar” olarak tescil edildi. Öte yandan grev hakkını engellemek, iktidar açısından OHAL’e özgü bir uygulama değil. Çünkü Bakanlar Kurulu’nun bu son kararı, Anayasada “erteleme” adıyla düzenlenen fiili grev yasağı için verdiği 14. karar. 24 Ocak tarihli bu kararın MESS’in lokavt açıklamasından hemen sonra alınması da, işçi sendikalarıyla yapacağı son g..]]> Mon, 29 Jan 2018 05:00:24 +0300 115 çocuk https://www.evrensel.net/yazi/80732/115-cocuk https://www.evrensel.net/yazi/80732/115-cocuk? Sadece bir kentin (İstanbul), sadece bir hastanesine (Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi) ve sadece 5 ay içinde yüzlerce hamile çocuk geldiği ve hastanenin, bildirim yükümlülüğüne rağmen, bu çocukların hamileliğini bildirilmediği ortaya çıktı. Dahası valilik soruşturma izni vermemiş, işin peşine düşen sosyal hizmet görevlisi de sürgün edilmişti. Önemli bir bölümü Suriyeli olan bu çocukların birçoğu henüz 15 yaşını bile doldurmamıştı. Ve sonradan öğrendik ki, çocukların pek çoğu aile üyeleri tarafından cinsel istismara uğramıştı. Aklı, ahlakı, hukuku, vicdanı, insanlığı ve her çeşit değer yargısını eşanlı olarak dumura uğratan bu skandalın ardından yapılan açıklamalarla ise bir kez daha sarsıldık. Önce Sağlık Bakanlığı, ardından İstanbul Valisi yaptıkları açıklamada 15 yaşını doldurmuş olan ..]]> Mon, 22 Jan 2018 06:33:19 +0300 YÖK’ün kanun önerisi https://www.evrensel.net/yazi/80683/yokun-kanun-onerisi https://www.evrensel.net/yazi/80683/yokun-kanun-onerisi? Erdoğan’ın son çıkışının ardından, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) önerdiği kanun düzenlemesini “Yardımcı Doçentliğin Kaldırılması ve Doçentlik Süreçleriyle İlgili Sorular” başlığıyla kamuoyuna açıkladı. Buna göre öğretim üyeliği statüsünün ilk basamağı olan “Yardımcı Doçent” kadrosunun kaldırılması ve bunun yerine yine öğretim üyesi statüsünde olmak üzere “Doktor Öğretim Görevlisi” kadrosunun getirilmesi öneriliyor. YÖK, bu düzenlemenin gerekçesini ise “doktora sonrasında öğretim üyeliğine geçiş sürecinin daha hızlı bir şekilde gerçekleşmesi” olarak açıklıyor. Önerilen düzenleme, halihazırdaki yardımcı doçentlerin tümünün herhangi bir şart aranmaksızın bu yeni kadroya geçirilmesini öngör&uu..]]> Mon, 15 Jan 2018 06:10:37 +0300 İşçiye yeni yıl müjdesi (!) https://www.evrensel.net/yazi/80592/isciye-yeni-yil-mujdesi https://www.evrensel.net/yazi/80592/isciye-yeni-yil-mujdesi? Yılın son haftasına taşeron düzenlemesinin de yer aldığı KHK ile giren işçiler, haftanın son iş gününü ise belirlenen yeni asgari ücret düzeyi ile tamamladılar. Böylece Çalışma Bakanının işçilerden beklediği fedakarlığın boyutları da netleşmiş oldu: Yüzde 11.1’lik “rekor” büyümeye karşılık açlık sınırının altında kalan asgari ücret! Taşeron işçilerin kadroya geçirilmesiyle ilgili hükümler ise TBMM’de hiçbir partinin itiraz etmediği bu konunun neden KHK ile düzenleme yoluna gidildiğini ortaya koyuyor. KHK ile getirilen düzenleme taşeron işçilerin tümünü kapsamadığı gibi, kapsam dahilindeki işçilerin de güvenlik soruşturması ve sınav gibi koşulları geçtikten sonra geçmişte açtıkları muvazaa davalarından da feragat etmeleri gerekiyor. Usul ve esasları her idarenin kendisi tarafınd..]]> Mon, 01 Jan 2018 04:24:53 +0300 Söz barışın https://www.evrensel.net/yazi/80545/soz-barisin https://www.evrensel.net/yazi/80545/soz-barisin? Barış bildirisine imza attığı için yargılanan yüzlerce üniversite hocasının Çağlayan’daki duruşmaları sürüyor. Aralarında birkaç ay sonra ilk kez hakim karşısına çıkacak olanlar da var, geçtiğimiz hafta itibarıyla ikinci duruşmasını tamamlamış olanlar da. Aynı bildiriye imza atan akademisyenlerin yargılamaları farklı ağır ceza mahkemelerinde, farklı zamanlarda ve hatta farklı kanunlara göre yapılıyor. Bu durumda sürecin ne zaman tamamlanacağını ve hükmün nasıl ortaklaştırılacağını öngörebilmek ise mümkün değil. Ancak şurası kesin ki; Çağlayan Adliyesi tarihinin en akademik günlerini yaşıyor. Yargılamalar, barış hakkı ve talebinin bütün boyutlarıyla anlatıldığı bilimsel bir kongreye dönüşmüş durumda. Mahkeme tutanakları kitaplaştırılsa, barış konusunda hazırlanmış en kapsamlı çalışma olabilir. Zira uzmanlık alanları birbirinden farklı ..]]> Mon, 25 Dec 2017 05:14:28 +0300 ‘Ortak’ çıkarlar https://www.evrensel.net/yazi/80502/ortak-cikarlar https://www.evrensel.net/yazi/80502/ortak-cikarlar? Sınıf karşıtlığının yerini ‘işbirliğine’ bırakması ve bu işbirliğinin de sermayenin sınıfsal çıkarları doğrultusunda sağlanması gerektiği yolundaki yaklaşımlar esasen istihdam konusuna dayandırılır. Buna göre, sermaye kârını güvence altına alan bütün tedbir ve politikalar aslında işçi sınıfının çıkarınadır. Çünkü büyüyen sermaye, yeni yatırımlara ve ilave istihdama yol açacaktır. Hal böyle olunca da; işçileri, yoksulluk ve işsizlik arasında tercih yapmaya zorlayan istihdam koşullarından vergi adaletsizliğine, güvensiz ve güvencesiz çalışma şartlarından reel ücretlerin aşındırılmasına kadar sınıfsal çelişki ve eşitsizliği derinleştiren her ne varsa aslında “ortak çıkar”dır. Geçtiğimiz hafta açıklanan ekonomik veriler, bu söylem ve politikaların geçersizliğini bir kez daha ortaya koysa da (tıpkı geç..]]> Mon, 18 Dec 2017 05:00:58 +0300 Akademik özgürlük https://www.evrensel.net/yazi/80452/akademik-ozgurluk https://www.evrensel.net/yazi/80452/akademik-ozgurluk? “.... Sosyal, politik, ekonomik koşullar toplumun tüm kurumlarını özellikle de üniversiteleri etkiler. Gerçekte üniversitelerin toplumun gelişimine katkı sağlama ve toplumları biçimlendirme olanağı ve görevi vardır. Tarih göstermektedir ki; akademik özgürlük ve kurumsal özerkliğin ihlali entellektüel gerileme, yabancılaşma ve ekonomik gerileme gibi yüksek maliyetli sonuçlara yol açar...... Akademik birikim, toplumun yüz yüze olduğu birçok sorunla mücadele bakımından önemlidir. Bu sorunlardan bazıları kültürel ve ulusal bölünme, çevrenin korunması, insan potansiyelinin gelişmesi şeklinde sıralanabilir. Bunlar ne kolay çözülebilen ne de üniversitenin tek başına çözebileceği sorunlardır. Ancak üniversiteler çözüm arayışında esas rolü oynayabilir ve oynamalıdır da. ...... Konfer..]]> Mon, 11 Dec 2017 03:09:29 +0300 Asgari ücret görüşmeleri https://www.evrensel.net/yazi/80358/asgari-ucret-gorusmeleri https://www.evrensel.net/yazi/80358/asgari-ucret-gorusmeleri? Asgari ücret görüşmeleri başlıyor. Aralığın ilk haftasında toplanacak olan asgari ücret tespit komisyonu, çalışmalarını yıl sonuna kadar tamamlamış ve 2018’in asgari ücretini belirlemiş olacak. Komisyon henüz toplanmadı ama asgari ücret süreci Mecliste başlamış görünüyor. CHP’li vekiller, asgari ücretin vergi dışı kalması için Plan ve Bütçe Komisyonu’nda verdikleri önergenin AKP oylarıyla reddedildiğini açıkladılar. Reddedilen önergenin gerekçesinde “Asgari ücret esaslarına göre çalışanların açlık ve yoksulluk sınırı altında ücret aldığı” vurgulanıyor ve bu nedenle asgari ücretlilerden gelir vergisi alınmaması öngörülüyordu. Asgari ücretin açlık ve yoksulluk sınırının altında kaldığı eleştirilerine karşı kabine üyelerinden, her yıl bu zamanlarda duymaya alışkın olduğumuz, ..]]> Mon, 27 Nov 2017 04:51:12 +0300 Taşeron işçilere kadro vaadi https://www.evrensel.net/yazi/80310/taseron-iscilere-kadro-vaadi https://www.evrensel.net/yazi/80310/taseron-iscilere-kadro-vaadi? AKP’nin 15 yıllık iktidarında, taşeron işçilere yapılan kadro vaadi en fazla gündeme gelen konular arasında yer alıyor. Kadro vaadi, ne yıllardır sürdürülen neoliberal politikaların geneliyle örtüşüyor ne de tümüyle esneklik politikasına dayandırılan istihdam stratejisiyle. Nitekim işçiler kadro beklerken yasalaşan ise ya kiralık işçi büroları oluyor ya da genişletilen esneklik uygulamaları. Zaten hazırlanan büyüme programlarından ulusal istihdam stratejisine kadar tüm politika belgeleri de aynı hedefe odaklanıyor: Daha fazla esneklik. Buna karşılık iktidarın farklı Başbakan ve Çalışma Bakanları ise kadro vaadinde birleşiyorlar. Kimi zaman bir seçim vaadi olarak gündeme gelen bu konu, kimi zaman “yeni hükümet döneminin taahhüdü” olarak kamuoyuna duyuruluyor. İşte yıllardır alışa geldiğimiz bu durum, bugünlerde yeniden g&uum..]]> Mon, 20 Nov 2017 07:11:47 +0300 Suriyeli çocuk işçiler https://www.evrensel.net/yazi/80217/suriyeli-cocuk-isciler https://www.evrensel.net/yazi/80217/suriyeli-cocuk-isciler? İş ve İnsan Hakları Kaynak Merkezi’nin (BHRRC), üreticileri Türkiye’de bulunan 37 Avrupalı şirket ile yaptığı anket çalışmasının sonuçlarına göre, Avrupa’nın önde gelen giyim markaları için yapılan üretimde Suriyeli çocuk işçiler çalıştırılıyor. BHRRC, geçtiğimiz yıl yürüttüğü bir başka anket çalışmasında da benzer sonuçlara ulaşılmış ve görüşülen firmalardan H&M ve Next Türkiye’deki tedarikçilerinde Suriyeli çocukların çalıştırıldığını kabul etmişti. Bu veriler, çocuk işçiliğinin azgelişmişliğe özgü bir sorun olmadığını ve Avrupa’nın en önde gelen markalarının kârında çocuk emeği bulunduğunu bir kez daha teyit ediyor. Dolayısıyla mesele, herhangi bir ekonominin gelişmişlik düzeyinden ziyade dünyadaki ucuz emek kaynaklarına ulaşabilme kapasitesi...]]> Mon, 06 Nov 2017 05:15:59 +0300 İşçi sınıfına ‘iyi’ gelecek mi? https://www.evrensel.net/yazi/80173/isci-sinifina-iyi-gelecek-mi https://www.evrensel.net/yazi/80173/isci-sinifina-iyi-gelecek-mi? Sistem içi partiler arasında “alternatif” aramanın işçiler açısından nasıl bir sıkışıklığa yol açtığına geçen hafta değinmiştik. Meral Akşener’in kurucu genel başkan olduğu yeni parti bu sıkışıklığı biraz daha zorlarken, alternatif illüzyonunu da genişletiyor. Çünkü artık aynı sınıfsal nitelikte olup da, sanki birbirine alternatifmiş gibi görünen daha fazla siyasi parti var. Kaldı ki; yeni kurulan bu parti sadece sınıfsal niteliği itibarıyla değil, ortaya koyduğu siyasal programın bütünü itibarıyla da ciddi anlamda ayırt edici bir özellik taşımıyor. Nitekim kurucular listesinde eski MHP’lilerin yanı sıra merkez soldan isimler de var. Kimi politik kuramcı ise parti programındaki parlamenter demokrasi, güçler ayrılığı, hukukun üstünlüğü ve yolsuzlukla mücadele vurgularından hareketle bu partinin ortaya koyduğu perspektifi “AKP&rsq..]]> Mon, 30 Oct 2017 04:09:54 +0300 İşçiler neden alternatif bulamıyor? https://www.evrensel.net/yazi/80130/isciler-neden-alternatif-bulamiyor https://www.evrensel.net/yazi/80130/isciler-neden-alternatif-bulamiyor? Evrensel muhabiri Vedat Yalvaç AKP’ye oy vermiş olan işçilerin iktidara ilişkin kaygılarını haberleştirmiş.* Buna göre işçiler, işsizlik ve istihdam şartları başta gelmek üzere çocuklarını da çalıştırmak zorunda kaldıkları yoksulluk ve yaşam koşullarından şikayetçiler. Paralı eğitimden vergi politikalarına, hukuk sisteminden yargı bağımsızlığına kadar yürütülen hiçbir politikanın işçilerin lehine olmadığını belirtiyorlar. Dahası mevcut iktidarın bu tabloyu düzelteceği konusunda bir umutları da yok. Ancak tüm bu düşüncelerin işçilerin oy verme davranışında bir değişikliğe yol açmayacağı da anlaşılıyor. Kimisi “kendi ayağıma sıktığımı biliyorum” diyerek, kimisi ise önümüzdeki yılların nasıl geçeceğini daha şimdiden kara kara düşünmeye başladığını belirterek, ilk seçimde yine iktidar partisine oy vereceklerini sö..]]> Mon, 23 Oct 2017 05:00:50 +0300 TÜPRAŞ https://www.evrensel.net/yazi/80079/tupras https://www.evrensel.net/yazi/80079/tupras? TÜPRAŞ’ta taşeron işçilerin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan iş cinayeti aslında taşeron çalıştırma ve iş cinayetleri arasındaki ilişkinin onlarca örneğinden bir tanesi. Ama konu TÜPRAŞ olunca, hafıza tazelemek ve TÜPRAŞ’ın özelleştirilmesi sürecini hatırlamak gerekiyor. Çünkü Petrol-İş Sendikasının o dönemde defalarca raporladığı üzere, taşeron çalıştırma uygulaması esasen TÜPRAŞ’ın özelleştirme kapsamına alınmasıyla başlıyor ve yaygınlaşıyor. Bu çerçevede sendikalı işçi sayısı da hızla azalıyor. Kaldı ki, taşeron çalıştırma özelleştirme uygulamasının tamamlanmasının ardından da işveren ve sendika arasında başlıca çatışma alanlarından biri oldu. Kimi zaman toplusözleşme görüşmelerinin tıkanmasına yol açtı. Petrol-İş Sendikası 2011 yılında, TÜPRAŞ’ta devamlılık gerektiren işlerin de taşerona y..]]> Mon, 16 Oct 2017 04:24:29 +0300 Modern kölelik ve çocuk işçiliği https://www.evrensel.net/yazi/80035/modern-kolelik-ve-cocuk-isciligi https://www.evrensel.net/yazi/80035/modern-kolelik-ve-cocuk-isciligi? Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (UÇÖ) geçtiğimiz günlerde yayınladığı son veriler, milyonlarca çocuğun modern kölelik koşullarında yaşadığını ve işçilik yaptığını ortaya koyuyor. Buna göre 40 milyon modern kölelik mağdurunun (zorla çalıştırılan ve zorla evlendirilen) yüzde 25’i çocuk. Çocukların zorla evlendirilen mağdurlar içindeki payı ise 37. Modern kölelik koşulları kadınlar ve kız çocukları açısından değerlendirildiğinde ise oran yüzde 71’e ulaşıyor. Öte yandan 5-17 yaş grubundaki 152 milyon çocuğun emek gücü piyasalarında çalışmakta olduğu açıklandı. Üstelik bu çocukların üçte ikisi haftada 43 saatten fazla çalışıyor. Çalışan çocukların önemli bir bölümü ise (yüzde 48) 5-11 yaş aralığında. 5-14 yaş grubundaki &cc..]]> Mon, 09 Oct 2017 07:02:40 +0300 Saya direnişleri https://www.evrensel.net/yazi/79986/saya-direnisleri https://www.evrensel.net/yazi/79986/saya-direnisleri? Eylül ayı Türkiye genelinde saya işçilerinin direnişine sahne oldu. Adana’da başlayan iş bırakma eylemleri İstanbul, Konya, Antep, İzmir ve Manisa’da devam etti. İşçiler; düzenli zam, eşit ücret ve insanca çalışma saatleri yanında çocuk işçiliğine de son verilmesini istiyor. Saya direnişleri, ekonomik talep ve kazanımları yanında sınıf mücadelesinin toplumsal barışa olan katkısını ortaya koyan çok önemli bir deneyim. Türkiyeli ve Suriyeli işçilerin sınıf talepleri etrafında birleşmeleri, birlikte yaşama olanaklarını genişletebilmenin de başlıca güvencesi. Türkiyeli işçiler, derinleşen sömürü koşullarının Suriyelilerin varlığından değil sömürüye daha açık olan konumlarından kaynaklandığını anlamış durumdalar. Onun için de birlikte mücadele ediyorlar. Oluşturdukları komitelerde Suriyeli işçiler de var. Eşit üc..]]> Mon, 02 Oct 2017 05:00:42 +0300 Sınıf çıkarları ve gelir dağılımı https://www.evrensel.net/yazi/79940/sinif-cikarlari-ve-gelir-dagilimi https://www.evrensel.net/yazi/79940/sinif-cikarlari-ve-gelir-dagilimi? Kapitalist üretim ilişkilerini dışarıda bırakan herhangi bir iktisadi analiz sınıfsal çelişkiyi gizler. Toplumun geniş kesimlerinin yüzyüze olduğu işsizlik, yoksulluk, açlık gibi sorunlarla burjuvazinin sınıf çıkarları arasındaki bağı gizleyebilmenin en etkili yolu ise sömürüyü görünmez kılmaktır. Böylece sermaye çıkarlarının “mutlak” ve “kapsayıcı” olduğu algısını yaratmak kolaylaşır. Sınıfsal çelişkinin devre dışı bırakılmasıyla, yol açtığı sonuçlar da çıkar çatışması olmaktan çıkıp “sıradan farklılıklar” biçimini alır. Dolayısıyla sınıfsal gerçekliği göz ardı eden tüm yaklaşımlar, en az bunu merkeze alanlar kadar, ideolojiktir. Ancak burjuvazinin tahakküm gücü nedeniyle “mutlak doğru” gibi yansıtılırlar. Emek-sermaye çelişkisi üretim alanında ve buradaki mü..]]> Mon, 25 Sep 2017 03:14:36 +0300 Yeni müfredat ve toplumsal cinsiyet https://www.evrensel.net/yazi/79856/yeni-mufredat-ve-toplumsal-cinsiyet https://www.evrensel.net/yazi/79856/yeni-mufredat-ve-toplumsal-cinsiyet? Başta istihdam politikaları ve sosyal yardım tedbirleri olmak üzere, yürürlükteki politikaların toplumsal cinsiyetçi sonuç ve niteliklerini ortaya koyan sayısız örnek var. Görünmeyen emek, emek gücünü yeniden üreten başlıca kaynak olmayı sürdürüyor. Kadınların işgücüne katılımını arttırmak için ev işi ve bakım “sorumluluklarını” aksatmayacak tedbirler aranıyor. Bununla beraber esnek çalışma kapsamında geliştirilen evden çalışma, uzaktan çalışma gibi yöntemlerle emek gücü ücretlendirilen kadınların da toplumsal görünürlüğünü ortadan kaldırmak mümkün hale gelmiş durumda. Kadının toplumsal kimlik ve statüsünü yok sayan politikalar “kutsal aile” söylemiyle perdelenirken eşitlik ve özgürlük talebi ise inanca, maneviyata, aileye “saldırı” b..]]> Mon, 11 Sep 2017 05:02:02 +0300 TİS hezimeti https://www.evrensel.net/yazi/79771/tis-hezimeti https://www.evrensel.net/yazi/79771/tis-hezimeti? Geçtiğimiz haftaya TİS hezimetiyle başlayan kamu emekçileri, haftanın son iş gününe ise KHK ile uyandılar. TİS görüşmelerine ihraçlara alkış tutarak başlayan Memur-Sen Başkanı, yarım puanlık artış karşısında Hakem Kuruluna gitmeye dahi gerek görmeksizin sözleşmeyi imzalamıştı. Sağlanan mutabakatın, kamu çalışanlarının ihtiyaçları bir yana, Memur-Sen’in bunun çok gerisindeki taleplerini bile karşılamadığı konusunda şüphe yok. Ancak yine de bu durumu, kimi sendikacı ya da yazarın yaptığı gibi, “hüsran” diye nitelendirmek de yanlış. Çünkü ortada beklenmeyen ya da kamu emekçilerini çok şaşırtan bir sonuç yok! AKP’nin iktidara gelmesinin ardından üye sayısı bakımından 23 katlık bir artış sağlayan Memur-Sen’in, 2002 yılında yüzde 3 düzeyinde olan temsil gücü bugün yüzde 41’e ulaşmış durumda. Her Tİ..]]> Mon, 28 Aug 2017 04:15:45 +0300 Hangisi? https://www.evrensel.net/yazi/79721/hangisi https://www.evrensel.net/yazi/79721/hangisi? Rektör İbiş yönetimindeki Ankara Üniversitesi’nde yaşananlardan hangisinin daha ibret verici olduğuna karar vermekte zorlanıyor insan. Örneğin anayasal bir hakkı yönetmelik marifetiyle etkisizleştirmeye yeltenmek mi? Yoksa kişiye özel yönetmelik çıkartmak mı? Ya da bütün bunların “hukukçu” üyelerin de yer aldığı bir üniversite senatosunda gerçekleşmesi mi? En önemlisi de, uzmanlık alanı her ne olursa olsun, bir senato dolusu bilim insanının böylesi bir keyfiyete boyun eğmesi mi? Benzer şekilde, hangi uygulamanın daha akıl ve hukuk dışı olduğunu anlamak konusunda da zorlanıyoruz. Bir öğretim üyesinin üniversitede ders yaptığı için disiplin cezası alması mı? Yoksa dersi işlediği tarihte mevcut olmayan bir düzenlemeye göre cezalandırılması, yani hükmün geriye yürütülmesi mi? Hangisi? Pekiyi ya hangisi daha utanç..]]> Mon, 21 Aug 2017 03:22:11 +0300 TİS görüşmelerinin niteliği https://www.evrensel.net/yazi/79676/tis-gorusmelerinin-niteligi https://www.evrensel.net/yazi/79676/tis-gorusmelerinin-niteligi? Kamu görevlilerinin 4. dönem TİS görüşmeleri 1 Ağustos itibarıyla başladı. Grev hakkı olmaksızın sürdürülen görüşmelerin “toplu pazarlık” sayılamayacağı gerçeği bir yana, içinde bulunduğumuz siyasal atmosfer sürecin en temel şekil şartlarını bile ortadan kaldırarak yol alıyor. Darbeyle uzaktan yakından ilişkisi olmadığı gibi darbe karşıtlığı aşikar olan binlerce KESK üyesi ihraç edilmiş durumda. Aralarında darbeye karşı verdikleri mücadele dolayısıyla geçmişte bedel ödeyenler de var, Eğitim- Sen Zonguldak Şubesi sekreteri İsmet Akyol Hoca gibi savcılıktan “FETÖ/ PDY ile irtibatı yoktur” yazısı alarak ne “olmadığını” belgeleyenler de! Ancak ne OHAL son buluyor, ne de herhangi bir hukuksal delil ya da yargı kararı olmaksızın gerçekleştirilen ihraçlar konusunda bir geri adım var. Üstelik ihraçların kapsamı, KHK’lerde d&..]]> Mon, 14 Aug 2017 06:02:08 +0300 Yeni müfredat tartışmalarının ekseni https://www.evrensel.net/yazi/79554/yeni-mufredat-tartismalarinin-ekseni https://www.evrensel.net/yazi/79554/yeni-mufredat-tartismalarinin-ekseni? Evrim teorisinin çıkartıldığı müfredata cihat konusu eklenirken, yeni açılan okullara mescit ve abdesthane şartı getirilmesi, eğitim politikalarının niteliği konusunda fazla söze mahal bırakmıyor. İktidarın eğitim alanında yıllardır hedeflemiş olduğu yapısal dönüşüm, gerek biçim gerekse içerik itibarıyla tamamlanmış görünüyor. Ancak içerik konusundaki sorun, öğrencilere seküler kavram ve teorilerin yeterince öğretilmiyor olmasından ibaret değil. Eğitimin hedefleriyle öğretim programları arasındaki ilişki göz önünde tutulduğunda, müfredata neyin eklenip neyin çıkarılmış olduğu eğitim politikalarının hedefini belirlemek açısından kuşkusuz ki açıklayıcı. Ancak bu eksene hapsedilmiş bir tartışmanın, konunun tüm boyutlarının açığa çıkmasını engelleyici bir tarafı da var. Tıpkı bunun gibi mesele, öteden beri tartışıldığı üzere, din derslerinin Türkiye toplumunun çok kültürlü yapısını karşılamaktan uzak niteliğiyle de sınırlı değil. Kaldı ki, artık ‘din kültürü ve ahlak bilgisi’ progra..]]> Mon, 24 Jul 2017 05:01:50 +0300 Kazanılmış hakların geldiği yer https://www.evrensel.net/yazi/79509/kazanilmis-haklarin-geldigi-yer https://www.evrensel.net/yazi/79509/kazanilmis-haklarin-geldigi-yer? Esneklik politikaları; kıdem tazminatı, iş güvencesi ve işsizlik sigortasının bir arada düzenlenmiş olma halinin sermaye üzerinde “telafisi imkansız mağduriyetler yarattığı” tezine dayandırılmıştı. Ayrıca işçilerin kazanılmış hakları niteliğindeki bu kurumsal düzenlemeler, “işsizliğin de başlıca müsebbibi” ilan edilmişti. Böylece mağduriyet çift taraflı bir nitelik kazanmış ve emek- sermaye arasındaki çıkar çatışması, “çıkar ortaklığı” haline dönüşüvermişti. Böylesi bir ideolojik perdeleme, akla ziyan iddiaları da beraberinde getiriyordu: Sermayenin sınıfsal çıkarlarını savunan, işçilerin güvenliğini ve tüm kazanılmış haklarını ortadan kaldıran, bölüşümü emekçiler aleyhine daha da bozan politikaların aslında “işçilerin de lehine” olduğunu savunmak gibi! Örneğin ücretlerin baskılanmasından, kamu hizmetlerinin ortadan kaldırılmasına ya da örgütlenme hakkının sınırlandırılmasından, İşsizlik Sigortası Fonunun patronun finansman kaynağı halini almasına kadar sınıfsal niteliği bu denli..]]> Mon, 17 Jul 2017 05:00:32 +0300 Grev hakkı ve toplumsal barış https://www.evrensel.net/yazi/79461/grev-hakki-ve-toplumsal-baris https://www.evrensel.net/yazi/79461/grev-hakki-ve-toplumsal-baris? Adalet yürüyüşçüleri 42 binlik kişilik bir kortejle İstanbul’a girdiğinde, kortejde farklı sendikalara mensup çok sayıda işçi de vardı. İşçiler, belirledikleri taleplerle özellikle son etapta yürüyüşe katılmışlar ve bu katılım sendika temsilcileriyle sınırlı kalmamıştı. Ayrıca birçok işçi örgütü, yapılacak olan mitinge de katılacaklarını açıklamışlardı. İşçiler; iş cinayetlerine, taşeron çalıştırmaya, kıdem tazminatı hakkının ortadan kaldırılmasına ve grev yasaklarına karşı adalet talep ediyordu. Gerek sendikal hak ve özgürlükler gerekse tam gün süreli, güvenli ve güvenceli çalışma işçilerin kazanılmış haklarıdır. Dolayısıyla adalet taleplerini de bu bütünsellik içinde değerlendirmek ve birinin diğerinden daha az veya daha çok önemli olmadığının altını çizmek gerekir. Bununla beraber grev hakkı ise doğası gereği diğerlerinden biraz farklı. Sendikal hakların bölünmez bir unsuru olmanın yanı sıra kazanılmış diğer hakların korunabilmesi için de etkili bir mücadele aracı. Güvence alt..]]> Mon, 10 Jul 2017 05:00:02 +0300 Akademik güvencesizliğin güvencesi: Yeniden 50/D https://www.evrensel.net/yazi/79415/akademik-guvencesizligin-guvencesi-yeniden-50-d https://www.evrensel.net/yazi/79415/akademik-guvencesizligin-guvencesi-yeniden-50-d? Eşi benzeri görülmemiş bir akademik tahribat evresinden geçiyoruz. Akademisyen tasfiyesinin resmi politika tedbiri haline dönüştürüldüğü böylesi bir ortamda aksi de mümkün olmazdı zaten. Ancak bu tahribat OHAL sürecine özgü olmadığı gibi boyutları da KHK’larla sınırlı değil. Zira OHAL koşullarında ama olağan zamanları da düzenlemek için çıkartılan yasalarda, güvencesizleştirmenin her boyutu en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş durumda. Örneğin geçtiğimiz günlerde onaylanan 7033 sayılı yasayla (Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun) üniversite araştırma görevlilerinin iş güvencesinin tümüyle ortadan kaldırılması artık yasal güvence altında. Kurumsal işleyişi bilmeyenler bakımından özetlemekte fayda var: Kamuda aynı işi yapmasına karşın beş benzemez statüde istihdam edilme politikasından araştırma görevlileri de payına düşeni almıştı. Aynı idari ve akademik işleri yapıp, aynı soru..]]> Mon, 03 Jul 2017 04:51:51 +0300 ‘Kıdem tazminatı caiz değil’miş! https://www.evrensel.net/yazi/79326/kidem-tazminati-caiz-degilmis https://www.evrensel.net/yazi/79326/kidem-tazminati-caiz-degilmis? Videoyu geçen hafta izledim. Ama sanırım daha eskiymiş. Basında yer alan kimi haberde, kıdem tazminatı tartışmalarının alevlendiği bu günlerde yeniden gündeme geldiği yazıyordu. Görüntülerde, kamuoyunda “Cübbeli Ahmet Hoca” diye bilinen, Ahmet Mahmut Ünlü işçilerin kıdem tazminatı almalarının neden “caiz olmadığını” anlatıyor. Eğer kıdem tazminatı işçilerin hakkı olsaymış, kendileri işten ayrıldıklarında da alabilmelilermiş. Ama “Kendi çıkarsa alamıyor. Adam çıkarırsa alıyor. Demek ki hak değil”miş. Ünlü’nün, işçi hakları konusunda din adına verdiği (veya vermediği) icazetleri cari dönemdeki çalışma mevzuatına dayandırması seküler hukukun gücü bakımından yüreklerimize su serpiyor(!) Ancak meselenin işçi hakları konusundan çıkıp “gerçek İslam” tartışmasına evrilmesini engellemek için böylesi bir usul sorgulamasının yanından bile geçmemek lazım. Benzer kaygılardan hareket eden kimi yazar ve gazeteci ise esas sorunu fetvanın niteliğinde değil, buna haber değeri yüklemekte arıy..]]> Mon, 19 Jun 2017 04:16:33 +0300 OHAL’de işçi hakları ve cam grevi https://www.evrensel.net/yazi/79226/ohalde-isci-haklari-ve-cam-grevi https://www.evrensel.net/yazi/79226/ohalde-isci-haklari-ve-cam-grevi? OHAL’in bir ekonomi politiği olduğunu ve bunun sınıfsal niteliklerinin de kapitalizmin olağan zamanlarından farklı olmadığını bu köşede defalarca dile getirmiştik. Çünkü OHAL uygulamaları emekçi kitleler açısından örgütsüz -güvensiz- güvencesiz istihdamın başlıca mekanizması haline gelirken, patron teşvikleri ise artarak devam etti. “Milli güvenlik” gerekçesiyle yasaklanan grevlere, esneklik politikalarının “terörle mücadele” aracı haline getirilmesi eşlik etti. İş güvencesinin “milli güvenliği zaafa uğratan başlıca sebeplerden biri” olduğu ileri sürüldü. Güvenceli çalışma hakkının bir “terör sorunu” olarak nitelendirilmesiyle beraber de kamuda sadece kadrolar değil istihdam rejimi de değişti. Üniversite araştırma görevlerinin kategorik olarak yaşadığı bu hak kaybı, pek çok durumda ihraç edilen kadrolu kamu çalışanlarının yerine sözleşmeli ya da geçici statüde çalışanların ikame edilmesiyle sürdürüldü. Taşeron işçilere verilen kadro sözü gündemden çıkartıldığı gibi, taşeron çalış..]]> Mon, 05 Jun 2017 04:52:19 +0300 Gelecek karanlık* https://www.evrensel.net/yazi/79182/gelecek-karanlik https://www.evrensel.net/yazi/79182/gelecek-karanlik? OHAL uzatıldıkça, KHK’lerin kapsam ve niteliği de daha görünür hale geliyor. Bu konuda çok farklı platformlarda hazırlanan raporlar, bir yıla yaklaşan bu süreci tüm ayrıntılarıyla ortaya koyuyor. İşte bu raporlardan biri de Uluslararası Af Örgütü tarafından geçtiğimiz günlerde yayınlanan “Gelecek Karanlık” başlıklı araştırma. KHK’lerin toplu işten çıkarma aracı haline dönüştürüldüğüne dikkat çeken bu raporda, ihraçların önemli bir bölümü için kanıt ya da bireysel gerekçe bulunmadığı vurgulanıyor. Darbe girişimine doğrudan katılanların ihraç edilmesinin meşru olduğunun altı çizilirken, zaten en kanıtlanabilir nitelikteki ihraçların da bunlar olduğu belirtiliyor. Buna karşılık ihraçların çok önemli bir bölümünün ise muğlak gerekçelere dayandırıldığı ve ihraç kıstasının ne olduğu konusunda resmi görevliler ve bakanlık yetkililerince bir açıklama yapılmadığı vurgulanıyor. Bu konuda rapora yansıyan en çarpıcı açıklama ise Adalet Bakanlığından geliyor. Bakanlık yetkililerine göre..]]> Mon, 29 May 2017 03:57:48 +0300 Açlığa ses olmak https://www.evrensel.net/yazi/79132/acliga-ses-olmak https://www.evrensel.net/yazi/79132/acliga-ses-olmak? 3 aylığına ilan edilmesine karşılık 45 gün sonunda kaldırılabileceği söylenen OHAL uygulamasının 10. ayındayız. Üstelik öngörülebilir bir gelecekte kalkacakmış gibi de durmuyor. Gerek ekonomik krizin kendini iyiden iyiye hissettirmesi gerekse TÜSİAD’ın tepkisel çıkışları doğrultusunda OHAL’in iş dünyasına maliyeti kamuoyunda sıkça tartışıldı. Kimi zaman bakanların da müdahil olduğu bu tartışmalar sonrasında patronlar, güvenli ve güvenceli bir istihdam rejimini bütünüyle ortadan kaldıracak pek çok taviz koparmayı da başardılar. Tıpkı “olağan” zamanlardaki gibi. Buna karşılık aynı ölçüde tartışılma imkanı bulamayan insani/toplumsal maliyet ise her geçen gün daha da derinleşen bir krize dönüşmüş durumda. Üstelik bu kriz sadece sorgusuz sualsiz işten atılmalar veya OHAL sürecinde daha da derinleşen sınıfsal çelişkilerle sınırlı da değil. Artan intiharlar, hiç bilmediği bir alanda ve enformel koşullarda çalışmak zorunda bırakıldığından iş cinayetinde can veren KHK’lılar, Muhb..]]> Mon, 22 May 2017 06:42:28 +0300 Çocuk işçiliği https://www.evrensel.net/yazi/79036/cocuk-isciligi https://www.evrensel.net/yazi/79036/cocuk-isciligi? İş cinayetleri hız kesmezken, çocuk işçi ölümleri de giderek “yerleşik” bir hal alıyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin raporuna göre 2016 yılı boyunca en az 56 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetmiş. 2017’nin ilk 4 ayında ise her ay en az 2 çocuk iş cinayetine kurban gitmiş durumda. Mayıs ayı da yine çocuk işçi cinayetiyle başladı. Resmi tatil olan 1 Mayıs’ta, çalıştığı atölyede, yük asansörü ile duvar arasına sıkışan çocuk işçi Ömer Faruk Sever hayatını kaybetti. Buna karşılık resmi veriler ise ibret verici. Gerçeği yansıtmaktan uzak olması bir yana kendi içinde de tutarlı değil. Örneğin Çalışma Bakanlığı’nın 2015 yılı bütçe tasarısına göre, 2014’te yapılan teftişler sonucu toplam 435 bin 795 işçiye ulaşılmış. Bunlardan sadece 1 tanesinin çocuk işçi olduğu ve işçi sağlığı ve iş güvenliği bakımından da sorunlu hiçbir çocuk işçiye rastlanmadığı ileri sürülüyor. Oysa 2014 yılında çalışırken hayatını kaybetmiş olan en az 54 çocuk işçi var. Aynı Çalışma Bakanlığı 20..]]> Mon, 08 May 2017 02:59:51 +0300 İktisat'lı olmak https://www.evrensel.net/yazi/78993/iktisatli-olmak https://www.evrensel.net/yazi/78993/iktisatli-olmak? Geçen hafta, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezunlar Cemiyeti’nin (İFMC) ev sahipliğinde ‘41. İktisatçılar Haftası’ gerçekleşti. Ülke gündeminin, ekonomipolitiğin bütünlüklü yaklaşımı çerçevesinde değerlendirildiği oturumların bu yılki başlığı ise “Krizin Yansımaları: İktisat, Siyaset ve Adalet” olarak belirlenmişti. İFMC “.... Türkiye’nin gündeminde olan konuların İktistat’lı bakış açısı ile tartışılmasını” kuruluş amaçları arasında sayıyor. Kuruluşundan bu yana da, birçok bilimsel kongre ve konferansa ev sahipliği yapmanın yanısıra, iktisat öğrencilerinin akademik niteliğini geliştirmeye dönük olarak da pek çok faaliyet yürütmüş. ‘Bilime ve Hocalara Saygı Toplantıları’, ‘Tez Tartışmaları’, ‘İktisadın Dama Taşları’ gibi bilimsel etkinliklerle bu çalışmalarını zenginleştirerek sürdürüyor. ‘İktisat’lı bakış açısı’ vurgusu ise hepimizin “ekonomist” potasında eritilmeye çalışıldığı bugünlerde her zamankinden daha da kıymetli. Bilginin en sığ haline bile erişimin engelle..]]> Mon, 01 May 2017 05:59:02 +0300 İstihdam politikalarının niteliği https://www.evrensel.net/yazi/78950/istihdam-politikalarinin-niteligi https://www.evrensel.net/yazi/78950/istihdam-politikalarinin-niteligi? Referandumun hemen ardından açıklanan işsizlik rakamları, önümüzdeki dönemin emekçiler açısından ne denli zor geçeceğinin en önemli göstergelerinden biri. Buna göre dar tanımlı işsizlik oranını esas alan resmi verilere göre bile işsizlik, bir önceki yılın Ocak ayına göre 1.9 puan artarak, yüzde 13’e yükselmiş durumda. Aynı dönemde tarım dışı işsizlik oranındaki artış 2,2 puan olarak gerçekleşirken, kadın işsizliği 2,4 puan artmış. Genç işsizliği ise 5,3 puanlık bir artışla yüzde 24,5’a ulaşmış. TÜİK verileri, 2017’nin Ocak ayı itibarıyla 3 milyon 985 bin kişinin işsiz olduğunu gösteriyor ki; bu Türkiye tarihindeki en yüksek resmi işsiz sayısı. Buna göre işsiz sayısında 1 yıl içindeki artış da yüzde 21’den fazla. Öte yandan işsizlik bakımından tarihi bir düzeyi ifade eden bu verilerin, kayıt dışı çalışanların oranıyla beraber artmış olduğunu da not etmek gerekiyor. DİSK-AR tarafından işsizliğin geniş tanımı göz önünde tutularak yapılan çalışmalar ise işsizlik oranının yüzde 21,..]]> Mon, 24 Apr 2017 05:00:56 +0300 Emeğin gündemi https://www.evrensel.net/yazi/78897/emegin-gundemi https://www.evrensel.net/yazi/78897/emegin-gundemi? Referanduma saatler kala yazılan bu yazıyı siz okuduğunuzda sonuçlar belli olmuş olacak. Dolayısıyla tahmin yapmak için de, “aman sandığa gitmeyi ihmal etmeyin” demek için de artık çok geç. Üstelik yurt dışında kimi yerde katılım oranlarının yüzde 2000’leri (!) bulduğu, anket şirketlerinin ulaştığı sonuçların sanki farklı ülkelerden bahsediyorlarmışçasına beş benzemez olduğu koşullarda, sonuçlara dair tahminde bulunmak pek de kolay olmazdı zaten. Ama esas mesele, Türkiye’nin neredeyse saat başı değişen siyasi dengeleri doğrultusunda, sonrasına dair iddialı öngörülerde bulunabilmenin de çok kolay olmaması. Hele de kutuplaşmanın böylesi akıl dışı düzeye ulaştığı bir toplumsal atmosfer içinde. OHAL koşullarında sandığa gitmenin ne kadar doğru olduğunu tartışarak başladığımız süreci, evet oyunu “farz” kapsamında sayan fetvacılar, hayırcının karısını kızını kendine “helal” gören belediye çalışanları olduğunu öğrenerek tamamladık. Ve aslına bakarsanız muhalefetin tüm çabalarına ..]]> Mon, 17 Apr 2017 04:51:17 +0300 Akademi biraz daha eksildi https://www.evrensel.net/yazi/78849/akademi-biraz-daha-eksildi https://www.evrensel.net/yazi/78849/akademi-biraz-daha-eksildi? Kamu üniversitelerinde; sendikal hakları savunan, iş güvencesine sahip çıkan, emekten ve barıştan yana tutum alan akademisyenlere rektörlükler tarafından yapılan baskılar tüm hızıyla devam ediyor. Bu bağlamda ihraç listeleri hazırlama ve keyfi açığa almalar sürerken, tamamlanan disiplin soruşturmaları gerekçesi belli olmaksızın yeniden açılıyor. Ya da öğretim üyelerinin yurt dışındaki akademik etkinliklere katılımı “görülen lüzum üzere” engelleniyor. Buna karşılık, belki de referandum arifesinde olmamız dolayısıyla, KHK ihraçlarına ise bir süre ara verilmiş gibi duruyor. “Geride kalanlar neden hala atılmadı!” diye gönül koyuyor değiliz elbet. Kaldı ki; üniversite yönetimlerinin gerek idari uygulamaları gerekse pek çok arkadaşımıza şifahen yapılan bildirimler ihraçların devam edeceğine işaret ediyor. Bu arada vakıf üniversitelerinin ise kamudaki bu ‘bekleyiş’ halini fırsata(!) çevirip, aradaki farkı telafi etme(!) telaşı içinde oldukları anlaşılıyor. Bugüne kadar dışarıdan ders ve..]]> Mon, 10 Apr 2017 04:05:13 +0300 Sendikal haklarda dibi görmek (2): 29 Aralık iş bırakma eylemi https://www.evrensel.net/yazi/78748/sendikal-haklarda-dibi-gormek-2-29-aralik-is-birakma-eylemi https://www.evrensel.net/yazi/78748/sendikal-haklarda-dibi-gormek-2-29-aralik-is-birakma-eylemi? Geçen hafta bu köşede Tüm Taşıma İşçileri Sendikasının (TÜMTİS) üye ve yöneticilerine verilen hapis cezalarından söz etmiş ve sendikanın örgütlenme faaliyetinin “suç örgütü kurma” kapsamında değerlendirilmesini, sendikal haklarda dibi görmek olarak nitelemiştik. Ancak sendikal faaliyeti “örgütlü suç” kapsamına sokmaya çalışan bu tür kararlar ne TÜMTİS ne de onun üyeleriyle sınırlı. Benzer şekilde, Eğitim Sen’e bağlı kamu emekçilerinin, sendika kararı doğrultusunda 29 Aralık 2015 tarihinde gerçekleştirdikleri 1 günlük iş bırakma eylemi de “sendikal faaliyet kapsamı dışında” değerlendirilmeye çalışılıyor. Üzerinden 1 yılı aşkın bir zaman geçmesine rağmen söz konusu eylemin hâlâ gündemde olmasının nedeni ise OHAL kadar İzmir 5. Sulh Ceza Mahkemesinin geçtiğimiz ay verdiği bu nitelikteki karar. Bu çerçevede Eğitim Sen İzmir 6 No’lu şubeye üye 47 öğretmen hakkında 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılmış durumda. İlk duruşma 11 Nisan 2017 tarihinde. Kamu emekçilerinin grev..]]> Mon, 27 Mar 2017 04:34:16 +0300 Sendikal haklarda dibi görmek: TÜMTİS kararı https://www.evrensel.net/yazi/78704/sendikal-haklarda-dibi-gormek-tumtis-karari https://www.evrensel.net/yazi/78704/sendikal-haklarda-dibi-gormek-tumtis-karari? Toplu pazarlık ve grev hakkından yoksun bir örgütlenme özgürlüğünün, biçimsellikten ileri gidemeyeceği gerçeğini savunmanın “lüks” halini aldığı bir aşamaya geçmiş bulunmaktayız. Bununla beraber, basına yansıdığı kadarıyla, sendika üyelerine yönelik kimi savcılık soruşturmalarında gündeme gelen “Neden sendika toplantısına gittin?” ya da “Neden greve katıldın?” gibi sorular karşısında afallamaktan da hızla vazgeçmeliyiz(!) Zira Yargıtay’ın Tüm Taşıma İşçileri Sendikası (TÜMTİS) Ankara Şube Başkanı’nın da aralarında bulunduğu, 14 sendikacı ve işçiye verilen hapis cezasını onamasıyla beraber tartışma zemini, tarihsel olarak, 18. yüzyılın son zamanlarındaki koşullara çekilmiş durumda. Sanayi kapitalizminin başlangıcı olan bu tarih aynı zamanda Avrupa’da sendikal örgütlenmenin yasal düzenlemelerle yasaklandığı bir dönemi ifade ediyor. Yani örgütlenme yasağının fiili engellemelerle sınırlı olmayıp, hukuksal güvence altında olduğu bir dönem. Nitekim onama kararı da, kimi gerekçesi ..]]> Mon, 20 Mar 2017 04:30:47 +0300 Emek gücü piyasalarının durumu ve kadın emeği https://www.evrensel.net/yazi/78658/emek-gucu-piyasalarinin-durumu-ve-kadin-emegi https://www.evrensel.net/yazi/78658/emek-gucu-piyasalarinin-durumu-ve-kadin-emegi? TÜİK’in geçtiğimiz haftalarda açıkladığı İşgücü İstatistiklerine göre (Kasım 2016) işsizlik son yılların en yüksek düzeyinde. Resmi hesaplamalar doğrultusunda yüzde 12,1’e ulaşan bu oran, kadınlar için yüzde 16. Tarım dışı veriler göz önünde tutulduğunda ise işsizlik yüzde 14,3’e, kadın işsizliği ise yüzde 20,7’e ulaşıyor. Bununla beraber en fazla artış genç işsizliğinde. Genç nüfus için (15- 24 yaş) yüzde 22,6 olan işsizlik oranı, genç kadınlar için yüzde 28,6. Tarım dışı veriler göz önünde tutulduğunda ise genç işsizliği yüzde 25,4’e, genç kadın işsizliği ise yüzde 33,9’a yükseliyor. Öte yandan yapılan resmi hesaplamalar, uluslararası standartlara uygun bile olsa, emek gücü piyasalarındaki sorunun gerçek boyutlarını yansıtmaktan oldukça uzak. Örneğin işsiz sayısını rakamsal olarak daha az gösterecek tanımlamalar tercih ediliyor. Diğer taraftan uzun zamandır iş bulamadığı için iş bulma umudunu kaybetmiş olan, bu nedenle de belirtilen iş arama kanallarına başvurmaktan vazgeçen..]]> Mon, 13 Mar 2017 06:21:32 +0300 Emekçi Kadınlar Günü https://www.evrensel.net/yazi/78610/emekci-kadinlar-gunu https://www.evrensel.net/yazi/78610/emekci-kadinlar-gunu? Burjuva iktisatçılarının başlıca görevi, sömürü ve sınıfsal karşıtlığın gizlendiği bir kapitalizm kurgulayabilmektir. Böylece bölüşüm eşitsizliğinin sistemin bir işleyiş kuralı olduğu gizlenirken, üretim alanı ve sınıfsal ilişkilerle arasındaki bağ da kopartılmış olur. Hal böyle olunca; kapitalizmin sınıf mücadelelerine dayanan tarihi deforme edildiği gibi bu mücadele tarihinin belli başlı kilometre taşlarının kapsam ve içeriği de unutturulur. 8 Mart’ın emekçi içeriğinden kopartılmış olması da, işte böylesi bir ideolojik çaba ve hegemonyanın ürünüdür. Bu bağlamda emekçi kadınlar günü öncelikle “kadın -hatta bayan- günü” haline dönüştürülmüş, mücadeleci boyutu ve eşitlik talebi ise “kadınlar çiçektir” diskuruyla engellenmeye çalışılmıştır. Kapitalist üretim ilişkileri çerçevesinde gerçekleşmesi mümkün olmayan eşitlik hali, muhafazakâr politikaların yaygınlaşmasıyla birlikte eşitsizliğin resmileşmesi halini almıştır. 8 Mart’ın, sevgiliden sürpriz ve dahi kıymetli hediyeler ..]]> Mon, 06 Mar 2017 04:31:06 +0300 ‘Tapulu mal’ değil çalışma hakkı https://www.evrensel.net/yazi/78567/tapulu-mal-degil-calisma-hakki https://www.evrensel.net/yazi/78567/tapulu-mal-degil-calisma-hakki? Kamu çalışanlarının iş güvencesi geçtiğimiz günlerde bir kez daha gündeme geldi. Bir kez daha diyoruz; çünkü siyasal iktidarın büyük bir bağlılıkla sürdürdüğü neo-liberal program kapsamında, güvenceli çalışmanın “bütün kötülüklerin anası” olduğu yolundaki tezlere defalarca maruz kaldık. O kadar ki; çalışma hakkının bölünmez bir unsuru olan iş güvencesinin milli güvenliği zaafa uğratan başlıca sebeplerden biri olduğu bile iddia edildi. Oysa kamu görevlileri güvenlik soruşturmaları sonucunda işe başlatılıyordu. Kaldı ki, yargı denetimi, ilgili bakanların onayıyla, istihdamın her aşamasında mümkündü. Buna karşılık 1 Kasım seçimleri arifesinden itibaren (yani darbe girişimi öncesinden başlayarak) kamuda iş güvencesinin ortadan kaldırılması “terörle mücadele bakımından bir zaruret” olarak savunulmaya başlandı. OHAL süreciyle birlikte ise kamuda yeni bir istihdam rejimi tüm boyutlarıyla hayata geçirildi. Kamu görevlileri yargı kararı olmaksızın ihraç ediliyor, boşalan kadrolar da sö..]]> Mon, 27 Feb 2017 05:41:59 +0300 İfade Özgürlüğü https://www.evrensel.net/yazi/78518/ifade-ozgurlugu https://www.evrensel.net/yazi/78518/ifade-ozgurlugu? Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 10. maddesi ifade özgürlüğüne ilişkin. Herkesin görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahip olduğunu düzenliyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, kuruluş yılı olan 1959’la 2015 arasında toplam 619 defa 10. maddenin ihlal edildiğine karar vermiş. Bu kararların 258’i Türkiye hakkında. Bu da yaklaşık olarak tüm ihlallerin yüzde 42’sine karşılık geliyor. Bu veriler, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Nils Muiznieks’in geçtiğimiz günlerde açıklanan Türkiye raporunda yer alıyor. İfade özgürlüğü konusunda hazırlanan bu raporda, ihlaller, muhalif basın ve akademisyenler üzerindeki baskılarla internet sansürü konularına odaklanmış. Ancak ihlallerin tamamını bütünlüklü bir biçimde ele alabilmek bir yana, tek tek sıralayabilmenin bile bu raporun sınırları kapsamında mümkün olmadığı da not edilmiş. Muiznieks, ifade özgürlüğü konusundaki koşulların içinde bulunduğumuz dönemde 2011 raporunda belirtilenden daha olumsuz bir hal aldığını değer..]]> Mon, 20 Feb 2017 05:01:07 +0300 Deşifre oldular https://www.evrensel.net/yazi/78471/desifre-oldular https://www.evrensel.net/yazi/78471/desifre-oldular? “38 ders, 5 seminer 50 tez hocasız kaldı.” Bu açıklama Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset ve Sosyal Bilimler Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayhan Yalçınkaya’ya ait. Türkiye’nin en köklü fakültelerinden birinin bir gece yarısı KHK’sıyla düşürüldüğü durumu işte bu sözlerle özetliyor. Sadece sayılarla ifade edilebildiği kadarıyla bile durum bu kadar vahim. Maruz bırakıldığımız akademik nitelik kaybının ise haddi hesabı yok. Bu son kararname, hele de Mülkiye özelinde düşünüldüğünde, muhalif akademisyen ihracında yeni bir aşamaya işaret ediyor. Her biri emek ve barıştan yana tutum alan ve darbe karşıtlığı tartışmasız olan pek çok ismin yanında, eleştirel bilim geleneğinin artık kurumsal düzeyde de hedef haline dönüştürüldüğünü görüyoruz. Yani hocalarımızın bireysel olarak maruz kaldıkları haksızlığın çok ötesinde bir toplumsal tehditle yüz yüzeyiz. O postallarla çiğnenen cübbelerin yalnızca akademik değil, sınıfsal bir niteliği de var. Ancak hatırlatmak lazım ki; d..]]> Mon, 13 Feb 2017 05:00:09 +0300 Ne iş olsa yapmak https://www.evrensel.net/yazi/78428/ne-is-olsa-yapmak https://www.evrensel.net/yazi/78428/ne-is-olsa-yapmak? İşçi açısından çaresizliğin, istihdam politikaları bakımından ise plansızlık ve kuralsızlığın en özlü ifadelerinden biri “ne iş olsa yaparım” halidir. ‘Ne iş olsa yapmak’ zaman içinde bir çaresizlik ifadesi olmanın yanında, onu da kapsayan, bir çalışma kategorisi halini almıştır. İşçinin herhangi bir iş ya da koşul gözetmeksizin çalışmaya razı olduğunu ifade eder ki, böylesi bir durumda çalışmanın şartları da en az yapılacak işin niteliği kadar muğlaktır. Yakın geçmişe kadar daha ziyade vasıfsız işçilerin koşullarına işaret eden ‘ne iş olsa yapmak’ halini, her siyaset kendi meşrebine göre tanımlardı. Liberal ya da toplumcu yaklaşımların konuyu kavrayış biçimi ve ortaya koyduğu çözüm önerileri farklılaşsa da, bu durumun ciddi bir sorun olduğu anlayışı ortaktı. Meselenin yoksulluk ve çaresizlik boyutu yanında gençlerin meslek tercihlerini yeterince bilinçli yap(a)maması, eğitim aldığı alanda çalışmaması hem eğitim hem de istihdam politikalarının başlıca sorunları arasında sayılı..]]> Mon, 06 Feb 2017 05:00:49 +0300 Metal grevinin kazanımları https://www.evrensel.net/yazi/78389/metal-grevinin-kazanimlari https://www.evrensel.net/yazi/78389/metal-grevinin-kazanimlari? 20 Ocak’ta başlayan metal grevi de Bakanlar Kurulu tarafından, alışılageldiği üzere, yasaklandı. Birleşik Metal-İş Sendikasının grev kararı almasının ardından işleyen süreç aslında bundan öncekilerle aynıydı. Öncelikle patronlar, grev kapsamında olmayan işçilere baskı yaparak, grev oylamasını bir engelleme aracına dönüştürmeye çalıştılar. Bunda umduklarını bulamayınca da hükümetin grev yasağı imdada koştu. Bakanlar Kurulu kararı imdada koştu ama bu kez yetişemedi! Çünkü işçiler yasağa karşı mücadele kararı almış ve Birleşik Metal-İş Sendikası da, işçilerin iradesi doğrultusunda karar vererek, bu yasağı tanımadığını kamuoyuna ilan etmişti. İşçilerin kararlı tutumu hemen o gece Çalışma Bakanlığını harekete geçirdi. Bu kararlılığın idrak edilebilmesi bakımından ise işçiler ve sendika yönetiminin ortaya koyduğu birlik kadar onların etrafında örülen dayanışma ağı da oldukça önemliydi. Grev kapsamında bulunmayan işletmelerden beyaz yakalılara, farklı sektörlerde çalışan işçilerden..]]> Mon, 30 Jan 2017 04:15:35 +0300 Toplumsal şiddet https://www.evrensel.net/yazi/78340/toplumsal-siddet https://www.evrensel.net/yazi/78340/toplumsal-siddet? Siyaset gündemini döviz kuru ve anayasa değişikliği ile sınırlandırmış olsa da, toplumsal şiddet ve öfkenin en akıl dışı örneklerine maruz kaldığımız bir dönemden geçiyoruz. Bu maruz kalma halinde kimimiz şiddetin doğrudan hedefi olurken, diğerleri ise tanık olmanın yol açtığı travmalarla başa çıkmaya çalışıyor. O kadar ki; herhangi bir patlamanın terör saldırısı değil de doğalgaz olduğunu öğrenince “rahatlayan” bir toplum haline dönüştük. Ya da terör saldırılarında can kayıplarının kitlesel seviyeye ulaşmadığı durumlarda valiler “az zayiat verdik” diye değerlendirmeler yapıyor. Şiddeti kanıksamanın ve toplumun her bir katmanının yaşadığı travmanın boyutları işte bu düzeyde. Şiddetin biçimi, yoğunluğu ve nasıl algılandığı toplumdan topluma değişse de amacı hep aynı: Kontrol altında tutma ve otorite/ tahakküm kurma çabası. Başta psikologlar olmak üzere araştırmacıların çok önemli bir bölümü bu tespitte hem fikir. Hal böyle olunca da; kardan adamların bile şiddetten nasibini a..]]> Mon, 23 Jan 2017 05:00:00 +0300 Metalde grev https://www.evrensel.net/yazi/78247/metalde-grev https://www.evrensel.net/yazi/78247/metalde-grev? Süresi en az 3 ay daha uzatılmış olan OHAL’i metal işçileri grevle karşılıyor. İşveren sendikası EMİS ile Birleşik Metal-İş arasında Eylül ayında başlayan ve 2200 işçiyi kapsayan toplusözleşme görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlanmasının ardından, resmi arabulucu sürecinde de anlaşma sağlanamadığından metal işçileri 20 Ocak’ta greve gidiyor. EMİS (Elektromekanik Metal İşverenleri Sendikası), metal işkolunda örgütlenmiş ikinci bir işveren sendikası. Bakanlar Kurulu tarafından engellenen 2015 grevi sürecinde, MESS’ten ayrılarak münferit sözleşme imzalamayı kabul eden patronlardan oluşuyor. Ancak bu sürecin sonuçlarının, önümüzdeki dönemde MESS’le yürütülecek pazarlığı da doğrudan etkileyeceği çok açık. Dolayısıyla 20 Ocak grevi sonuçları itibarıyla greve çıkacak işçilerin yanı sıra metal işçilerinin bütünü açısından çok önemli. 2015 grevinde geri adım atarak MESS’ten ayrılan EMİS patronları (ki; bu durumun işçiler tarafından gündemde tutulmasından oldukça rahatsızlar), bu dönem O..]]> Mon, 09 Jan 2017 05:50:06 +0300 2016 biterken https://www.evrensel.net/yazi/78167/2016-biterken https://www.evrensel.net/yazi/78167/2016-biterken? Kan ve gözyaşıyla özdeşleşen bir yılın son günlerindeyiz. Ancak yine de, bitiyor olmasının heyecanı yerine yeni gelenin başkaca neler getireceği konusundaki tedirginlik ağır basıyor. Patlama ve ölümlerin günlük hayatın bir parçası halini aldığı, en vahşi katliamlar dışında kalan şiddet türlerinin ise bırakın medyayı toplum gündeminde bile yer bul(a)madığı bir travma hali. Siyasal kutuplaşmanın boyutlarının cenaze ıslıklamaya kadar vardığı, toplumun çocuk ölümleri konusunda bile ayrıştığı bir cinnet durumu. Baş döndürücü bir hızla değişen dış politika önceliklerini eleştirmek bir yana, aynı hızda uyumlanamayanların bile “hain” sayıldığı bir politik iklim. İçeride ise cinsiyetçiliğin ve politik ayrımcılığın her türüyle bezenmiş nefret diline karşı tecavüze uğrayan çocuklardan “evlenmiş” diye bahseden bir önergeyi durdurabilmenin bile “demokratik zafer” haline dönüştüğü bir siyasal atmosfer. İhbarcılık merkezli bir kariyer planlaması oluşturup, meslektaşlarını hedef göstermek -işten ..]]> Mon, 26 Dec 2016 05:00:17 +0300 Milli gelir yükselirken https://www.evrensel.net/yazi/78125/milli-gelir-yukselirken https://www.evrensel.net/yazi/78125/milli-gelir-yukselirken? TÜİK’in milli gelir hesaplama yöntemini değiştirmesiyle birlikte Türkiye ekonomisinin alarm veren tüm göstergeleri bir gecede iyileşti. Beraberinde getirdiği “zenginleşme” de cabası. Buna göre cari açığın milli gelire oranından orta gelir tuzağına, iç tasarruf miktarından yatırım düzeyine ve ithalata bağımlılığa kadar ekonominin başlıca sorun alanı olarak değerlendirilen pek çok veri “sorun” olmaktan çıktı. Yöntem değişikliğinin ekonomik tabloyu “tozpembe” seviyesine getirebilmesi birçok teknik ve karmaşık hesaplamalara dayanıyor. Ancak meselenin ruhunu bir örnekle açıklamak mümkün. Mesela kimi tüketim kaleminin bundan sonra yatırım harcaması sayılması gibi. Yani yatırımları arttıramıyor musunuz? O zaman siz de artan kalemlerin bir kısmını “yatırım” sayın! Böylece reel gelirde herhangi bir değişiklik olmaksızın daha zenginmiş gibi görünmek mümkün hale geliyor. Dahası alt edemeyeceğiniz hiçbir gösterge kalmıyor. Bu durumda tasarruf yetersizliğinden dem vurmak da beyhude! Bir de bak..]]> Mon, 19 Dec 2016 05:00:59 +0300 Yoksul çocuklar büyümüyor https://www.evrensel.net/yazi/78036/yoksul-cocuklar-buyumuyor https://www.evrensel.net/yazi/78036/yoksul-cocuklar-buyumuyor? Sermayenin sınıfsal ihtiyaçlarını ve bunları karşılayacak politikaları “bilimsel bilgi” haline dönüştürme ve topluma benimsetme gücü vardır. Böylece belli bir sınıfın çıkarları toplumun “mutlak” çıkarlarıymış gibi yansıtılırken, bunların “kesin”, “kapsayıcı” ve “alternatifsiz” olduğu yolunda bir algı oluşturulur. Örneğin işsizlik fonunda biriken paranın patron maliyetlerini hafifletmek için kullanılması gerektiği, kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldıran düzenlemelerin aslında işçilerin hayrına olduğu ya da güvencesiz çalışma koşullarını istihdam stratejisi haline dönüştürmekten başka çıkar yolumuz bulunmadığı gibi yaklaşımlar “bilimsel bilgi” dağarcığımıza hep bu çerçevede eklendi. Dolayısıyla da, işçi sınıfı karşısında sermayenin sınıfsal çıkarlarını savunmak “bilim”, sermayeye karşı işçilerin sınıfsal haklarını savunmak ise “ideolojik dogma” olarak tescillendi. Bu durumun çarpıcı örneklerinden biri de, sosyal politika alanında yükselen değer haline getirilen “refah karması”..]]> Mon, 05 Dec 2016 05:13:27 +0300 Grev yasağı https://www.evrensel.net/yazi/77988/grev-yasagi https://www.evrensel.net/yazi/77988/grev-yasagi? Grev hakkı ihlalleri sıkıyönetim ya da OHAL koşullarıyla sınırlı değil. 12 Eylül’den bu yana demokrasimizin olağan hallerinin de alametifarikası mahiyetinde. Bununla beraber olağanüstü dönemlerde derinleşen sınıfsal çelişki, böyle zamanlarda işçi haklarının daha görünür düzenleme ve uygulamalarla tahrip edilmesine yol açıyor. Hakları resmi olarak ihlal etmek ve bu ihlalleri yasalaştırmak kolaylaşıyor. Bu bağlamda Resmi Gazetede yayınlanan 678 sayılı KHK ile Sendika ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası’nda yer alan “grev ertelemesi” düzenlemesinin kapsamı da genişletildi. Bakanlar Kurulu’nun, herhangi bir grevi “genel sağlık veya milli güvenlik” gerekçesiyle durdurabilme yetkisine, bankacılık hizmetleri bakımından “ekonomik veya finansal istikrarı bozma” gerekçesi de eklendi. Şehir içi toplu taşıma hizmetlerindeki grevler ise “sağlık, güvenlik, istikrar” gerekçesi bile aranmaksızın bu yasaklama yetkisine dahil edildi. Yasaklama diyoruz; çünkü adı “erteleme” olan bu yetki aslında..]]> Mon, 28 Nov 2016 04:45:53 +0300 Çocuğuma dokunma https://www.evrensel.net/yazi/77943/cocuguma-dokunma https://www.evrensel.net/yazi/77943/cocuguma-dokunma? Bir gece ansızın gündeme getirilen cinsel istismar önergesine karşı toplumun çok farklı kesimlerinden yükselen tepkiler sürüyor. Buna karşılık iktidar kanadı ise önergeyi sahiplenmeyi sürdürüyor. Basına yansıyan haberlere göre yükselen tepkiler karşısında önergenin yeniden kaleme alınması söz konusu olabilirse de, düzenlemenin geri çekilmesi gündemde değil. İktidar sözcüleri tarafından dile getirilen “tecavüzcünün değil ailenin korunması” gerekçesi ise vicdanlara sığmadığı gibi hukuka da aykırı. Dahası, çocuğu istismardan korumak yerine aileyi kutsamaya dönük bir yaklaşımın çocuklara ödeteceği bedellerle yüzleşebilmemizi sağlaması bakımından ise ibret verici. Hükümetin yaptığı açıklamalar, bu düzenlemenin tecavüzcüleri değil de “çocuklarla evlenmiş olanları” kapsadığını söylüyor. Buna göre “evlenmiş olan” ancak yasadaki yaş sınırı dolayısıyla nikah kıyıl(a)madığı için cezaevinde bulunanların “mağduriyeti” ortadan kaldırılacakmış. Nasıl? Faille mağdur arasında resmi nikah k..]]> Mon, 21 Nov 2016 04:51:05 +0300 Yaşasın dayanışma https://www.evrensel.net/yazi/77851/yasasin-dayanisma https://www.evrensel.net/yazi/77851/yasasin-dayanisma? Dün 6 Kasım’dı. YÖK’ün kuruluşu. ‘YÖK düzeni kuruluşundan bu yana en muzaffer yıldönümünü kutladı’ demek yanlış olmaz sanırım. Binlerce öğretim üyesinin Bakanlar Kurulu kararıyla ve “başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın” (KHK’lerde aynen böyle yazıyor) kamu görevinden men edildiği, gerekçe soranlara bilgi verilmeyeceğine ilişkin genelgeler yayınlanan bir ortamda kutladı YÖK, 35. yaşını. Üstelikte, darbe anayasasının bile bol geldiği ve YÖK’ü kuranları bile kıskandıracak nitelikteki böylesi koşullar, akademisyenlerin idari/hukuki güvencesizliğiyle de sınırlı değil. Zira içinde bulunduğumuz 35. yıl, üniversite eğitiminin ticarileştirilmesi hedefi bakımından da tam bir “zafer” yılı. Ticarileştirmenin boyutları ise eğitimin bir kamusal hak olmaktan çıkartılması yanında, kurumsal işleyişin topyekün bir şirket AR-GE’sine dönüştürülmesine kadar uzanıyor. Akademik başarı ve beklentilerin de buna göre belirlendiği bir aşamadan söz ediyoruz. Bu tablodan üniversite emekçilerinin payına düşe..]]> Mon, 07 Nov 2016 05:00:28 +0300 Kadro nöbeti https://www.evrensel.net/yazi/77758/kadro-nobeti https://www.evrensel.net/yazi/77758/kadro-nobeti? DİSK’e bağlı Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası, her Cumartesi Kadıköy İskele Meydanı’nda nöbette olacaklarını duyurdu. Talepleri ise oldukça net; taşeron işçilere vaat edilen kadro hakkının verilmesini istiyorlar. İktidarın “Kamuda taşeron çalışan bir tek işçi kalmayacak” şiarıyla başlattığı kadro tartışmasının üzerinden aylar geçti. Bu süre zarfında yasalaşan ise kadro güvencesi değil, kiralık işçilik oldu. Kaldı ki; kadro vaadinin altından çıkanın da, güvence değil de, “özel statü” adı altında düzenlenmiş geçici nitelikte bir tür iş ilişkisi olduğunu henüz “müjde”nin verildiği ilk günlerde öğrenmiştik. Buna göre taşeron çalıştırılan işçilerin bir kısmı kapsam dışında bırakılıp, kapsam dahilindekiler de yaş çalışma süresi ve koşulları bakımından sınırlandırıldıktan sonra yapılacak olan sınav ve güvenlik soruşturmasını geçenlerle, geçmişte birikmiş tüm hak ve davalarından vazgeçmeleri koşuluyla üç yıllık sözleşme imzalanacaktı. Yani yapılacak olan düzenleme kadro güvencesi getirme..]]> Mon, 24 Oct 2016 05:00:58 +0300 Köleliğe dönüş https://www.evrensel.net/yazi/77709/kolelige-donus https://www.evrensel.net/yazi/77709/kolelige-donus? Geçtiğimiz günlerde Ken Loach’un “İşte Özgür Dünya” filmini izledim. 2008’de gösterime giren bu filmi, bunca yıl sonra tam da geçici iş büroları yönetmeliğinin çıktığı hafta izleyebilmiş olmam aslında büyük şans.Çünkü film, genel olarak kapitalizm sınırları çerçevesinde tanımlanmış bir “özgürlüğün” ne demek olduğu yanında, özel olarak geçici iş bürolarının ne demek olduğu konusunda da oldukça zihin açıcı.Yönetmeliği anlamayı kolaylaştırıyor. Örneğin ‘kiralık işçilik mevzuatının belirsizliği’ ve ‘bu belirsizliğin yönetmelikle de giderilmediği’ konusundaki yakınmalarımızın aslında ne kadar da yersiz olduğunu fark etmeyi sağlıyor bu film. “Belirsiz” olanın yapılan düzenlemeler değil de, sömürünün boyutları ve bu boyutları kavrayabilmedeki yetersizliğimiz olduğu gerçeğini önümüze koyuveriyor. Yasal bürolarla yasa dışı faaliyet gösterenlerin, çalıştırma koşulları bakımından birbirine ne kadar yakın olduğunu izlediğimizde ise meseleye neden hukuk düzenlemeleri bağlamında değil de sınıfsal ..]]> Mon, 17 Oct 2016 05:00:56 +0300 Proje okul https://www.evrensel.net/yazi/77662/proje-okul https://www.evrensel.net/yazi/77662/proje-okul? Liselilerin geçtiğimiz haziran ayında başlayan ve art arda yayınladıkları bildirilerle gündeme gelen tepkileri, veliler ve eski mezunların da katılımıyla büyüyor. Tepkilerin odağında ise MEB onayı ile hayata geçen “proje okul” uygulamaları ve bu okullara öğretmen ve idareci atamak konusunda Bakana verilen sınırsız yetkiler var. ‘Bakanın yetkilerinin sınırsızlığı’ konusunda yapılan değerlendirmeler bize ait değil. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu konuyu Anayasa Mahkemesine taşırken böyle gerekçelendirmiş. “Bakana, doğrudan Bakanlık merkez teşkilatına bağlanan kurumları belirleme ve bu kurumlara yapılacak öğretmen atamaları ve yönetici görevlendirmeleri konusunda sınırları belli olmayan ve herhangi bir ölçüte dayanmayan çok geniş bir yetki verildiği görülmektedir” diyor. Mesele aslında yeni değil. 652 Sayılı KHK’ye 2014 yılında eklenen bir madde ile düzenlenmiş. Buna göre ulusal ya da uluslararası proje yürüten okulların Bakanlık tarafından “proje okul” diye belirlenip, öğretmen ..]]> Mon, 10 Oct 2016 05:00:57 +0300 Demokrasi çıtası https://www.evrensel.net/yazi/77611/demokrasi-citasi https://www.evrensel.net/yazi/77611/demokrasi-citasi? Burjuvazinin, piyasa merkezli tek bir yaklaşımı genelleştirme çabalarına karşılık demokrasi; kapsamı, içeriği ve işleyişi bakımından sınıfsal bir kavramdır. Temsil, katılım ve ifade özgürlüğü biçiminde özetlenebilecek en genel ilkelerin kimler için kapsayıcı nitelikte olup, kimler için biçimsel düzeyde kalacağını sınıfsal güç dengeleri belirler. Dolayısıyla da mevcut güç dengelerini etkileme, bunları yeniden şekillendirme gücünden yoksun bir işleyiş, şeklen katılım ve temsil esasına göre sürdürülse de eksiktir. Buradan hareketle, demokrasinin gerçekte nasıl tanımlanması ve işletilmesi gerektiği konusunda birçok farklı yaklaşım ortaya çıkmıştır. Bu yaklaşımların özellikle eşitlik ve özgürlük konusunda ortaya koyduğu çelişkiler ise sınıfsal nitelikleri gereğidir. Sınıflı toplum yapısı, standart bir ‘gerçek demokrasi’ tanımı yapmaya engel olsa da, biçimsel kuralların bile ihlal edildiği bir ortamda demokrasinin ne ‘olmadığını’ standartlaştırmak ise daha kolaydır. Örneğin örgütle..]]> Mon, 03 Oct 2016 04:54:12 +0300 Teknik arıza https://www.evrensel.net/yazi/77551/teknik-ariza https://www.evrensel.net/yazi/77551/teknik-ariza? Marmaray yönetimi işçi ölümleri konusunda önemli bir eşiği aşmış durumda. Göz göre göre gelen bu ölümleri “iş kazası” olarak değerlendirmiyor. Ancak bu yeni yaklaşımın, öngörülebilen ölümlerin “kaza” sayılamayacağı gerçeğiyle ya da emek hareketinin yürüttüğü ‘kaza değil cinayet’ mücadelesiyle ilgisi yok. Zira işçi ölümleri artık “teknik arıza”. Görüldüğü gibi bu yeni durum, iş cinayetlerini kavramak konusunda işletme için herhangi bir aydınlanma haline işaret etmiyor. Ama kamuoyu açısından ise bir o kadar aydınlatıcı. Emek gücünü metalaştırmanın sonuçlarını ve bu sonuçların ulaştığı boyutları tüm çıplaklığıyla gösteriyor. Dolayısıyla meseleyi Marmaray’ın “vicdan”ı ya da “insaniyeti”ne sıkıştırmaksızın kapitalizmin insanlık dışılığı çerçevesinde değerlendirmek önemli. Sömürü düzeninin işleyiş kurallarından, bu çerçevede her geçen gün daha güvencesiz ve eğreti hale gelen istihdam koşullarından kaynaklanan iş cinayetlerini engellemek için “vicdan”dan medet ummak, ölümleri durdur..]]> Sat, 24 Sep 2016 04:57:28 +0300 İhraçların sınıfsal niteliği https://www.evrensel.net/yazi/77500/ihraclarin-sinifsal-niteligi https://www.evrensel.net/yazi/77500/ihraclarin-sinifsal-niteligi? İktidar, kamuda istihdamı güvencesiz hale getirmeyi “terörle mücadele” diyerek savunuyor. Üstelik bu yaklaşımı darbe girişiminden çok önce şekillendirdi. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun işten çıkartmaları kolaylaştıracak biçimde yeniden düzenleneceği, bunun “Teröre destek veren memurları işten atabilmek için gerekli olduğu” iktidar sözcüleri tarafından 1 Kasım seçimlerinden itibaren sıkça dillendirdi. Darbe girişimi sonrasında ise bu politikalar, gerekli yasal düzenlemeler yapılmaksızın fiilen uygulanmaya başlandı. Üniversite araştırma görevlilerinin OHAL kararnamesiyle bir gecede kaldırılan iş güvencesi, barış bildirisini imzalayan birçok akademisyenin ihracıyla birlikte gündeme geldi. Görevden uzaklaştırılan on binlerce kamu emekçisinin yerine ise yenileri sözleşmeli personel statüsünde atandı. Dolayısıyla kamuda fiilen hayata geçirilen yeni istihdam rejimi, sadece kurumsal yapıyı değil kadroları da yeniden yapılandırıyor. Bu çerçevede yerinden edilenlerse darbeci yapıyla ..]]> Sat, 17 Sep 2016 04:08:33 +0300 Bilim kazanacak https://www.evrensel.net/yazi/77459/bilim-kazanacak https://www.evrensel.net/yazi/77459/bilim-kazanacak? 1 Eylül gecesi, Türkiye tarihindeki eşsiz hukuk uygulamalarına bir yenisi daha eklendi. “Darbe ve darbecilerle etkili mücadele” gerekçesiyle ilan edilen OHAL kapsamında, farklı üniversitelerden barış bildirisine imza atan birçok akademisyen de kamu görevinden çıkartıldı. Yani halka kurşun sıkıp, TBMM’yi bombalayanlarla ‘çocuklar ölmesin’ diye imza verenler aynı kefeye koyuldu. Darbe karşıtı öğretim üyelerinin adları darbecilerle beraber anıldı. Onlar bu durumu, sonucundan bağımsız olarak, zul sayıyorlar. Sonuçta kamu görevinden çıkartılmış olmalarıysa, kendilerinden ziyade kamunun kaybı. Akademik çalışmaları farklı alanlarda olan bu öğretim üyeleri, kamuoyunda ‘barış imzacıları’ diye bilinse de, ortaklaştıkları tek şey barış mücadelesi değil. Bunun yanı sıra emekten, çevreden, eşitlikten, kadın ve çocuk haklarından, sermayenin çıkarlarına karşı halkın sağlığından yana takındıkları tutum ve bu çerçevedeki bilimsel çalışmalarıyla tanınıyorlar. “Tarafsızlık” kisvesi altında egem..]]> Sat, 10 Sep 2016 04:55:12 +0300 İktidarın gündeminde yine kadınlar var https://www.evrensel.net/yazi/77408/iktidarin-gundeminde-yine-kadinlar-var https://www.evrensel.net/yazi/77408/iktidarin-gundeminde-yine-kadinlar-var? Memleket onca yakıcı sorunla boğuşadursun, iktidar bir kez daha kadınların nasıl doğum yapacaklarını belirlemekle meşgul. Hatırlayacağınız gibi; doğum kontrolünün “vatan hainliği” olarak tescillenmesi sürecinden, sezaryenle doğum yapmak da nasibini almış ve toplam doğum sayısını azalttığı gerekçesiyle “insanlık suçu” olduğu ilan edilmişti. Geçtiğimiz günlerde ise Sağlık Bakanı Recep Akdağ, iktidarın bu konudaki yaklaşımını yeniden gündeme getirdi. Doğum kontrolünü “Tarihin çöplüğüne atılmış bir politika” olarak değerlendiren Bakan, sezaryenle doğumların azalması konusunda önlemler alacaklarını da yineledi. Oysa iktidarın bu konudaki kararlı tutumu birçok hastanenin, gerekli hallerde bile, sezaryen uygulamasından kaçınmasına yol açmış ve doğum esnasında annelerin yaşamını yitirdiği vakalar yaşanmıştı. İktidarın nüfus planlaması ve sezaryen konusundaki bu yaklaşımı, ulusal ve uluslararası hukukun güvence altına aldığı bir dizi hakkın ihlal edilmesi yanında, tıbbi açıdan da ciddi..]]> Sat, 03 Sep 2016 04:52:16 +0300 Cemaatleşmenin toplumsal temelleri https://www.evrensel.net/yazi/77318/cemaatlesmenin-toplumsal-temelleri https://www.evrensel.net/yazi/77318/cemaatlesmenin-toplumsal-temelleri? Başarısız darbe girişimi sonrası, ana akım medyada “Gülen Cemaati devlete nasıl sızdı” konulu programların ardı arkası kesilmiyor. Bu programlarda, örgüte yıllarını verip pek çok suça ortaklık etmiş olan itirafçılar, modaratorün “ay ben şok” tadındaki tepkileri eşliğinde ağırlanırken, haber kanalları da Cemaatin devlete “cinler yoluyla mı”, yoksa “büyü marifetiyle mi” sızdığı konusunda yürütülen hummalı tartışmalara sahne oluyor. İtirafçılığın “yükselen değer” haline getirilip, suç ortaklığından “kanaat önderliği”ne terfi ettirildiği böylesi bir atmosferde, sınırları itirafçılar tarafından belirlenen tartışmaların bu minvalde seyretmesi pek de şaşırtıcı olmasa gerek. Bunun gazetecilik ilkeleri çerçevesinde nasıl yorumlanması gerektiği ise başka yazı ve yazarların konusu. Ancak “üç harfliler” tezinin iktidar partisinin kimi mensupları nezdinde de teveccühle karşılanması, reyting kaygısından ibaret olmayan bir akıl tutulmasıyla yüz yüze olduğumuzu gösteriyor. Ekranlardaki ..]]> Sat, 20 Aug 2016 04:54:51 +0300 Demokrasi bilançosu https://www.evrensel.net/yazi/77272/demokrasi-bilancosu https://www.evrensel.net/yazi/77272/demokrasi-bilancosu? OHAL kapsamında yürütülen operasyonlar ve kamuda açığa almalar devam ediyor. Üstelikte barış akademisyenlerinden KESK üyelerine, kimi eski CHP’liden Gezi’nin gönüllü doktorlarına kadar darbeci yapıyla ve darbe girişimiyle ilişkilendirilemeyecek geniş bir muhalif kesim de bu kapsamda görevden uzaklaştırılmış durumda. Demokrasi mitingleri Ahmet Arif ve Nazım Hikmet dizeleriyle taçlandırılırken, “Nazım ile Brecht” oyununun gösterimi OHAL gerekçesiyle yasaklanıyor, festivaller engelleniyor (Gelen tepkiler ve yoğun girişimler sonrası bu yasaklar kaldırıldı). Şehir tiyatrolarından uzaklaştırılan muhalif sanatçıların sayısı artarken, mitinge katılmayan müzisyenlerin konser programları iptal ediliyor. “Vatandaşın günlük hayatını etkilemeyecek” taahhüdüyle ilan edilen OHAL sonrasında, hakkında soruşturma bulunmayan akademisyen ve gazetecilerin bile yurt dışına çıkışları denetimli hale getirilmiş durumda. İzin belgesi gerekiyor. Patronların OHAL’den nemalanma çabası ise işten çıkarmalarl..]]> Sat, 13 Aug 2016 04:22:43 +0300 Sınıfsal tercihler ve toplumsal cinsiyetçilik olağan seyrini sürdürüyor https://www.evrensel.net/yazi/77169/sinifsal-tercihler-ve-toplumsal-cinsiyetcilik-olagan-seyrini-surduruyor https://www.evrensel.net/yazi/77169/sinifsal-tercihler-ve-toplumsal-cinsiyetcilik-olagan-seyrini-surduruyor? Olağanüstü hal (OHAL) kararnamelerinin kapsamı ve uygulama alanının sınırlarına ilişkin tartışmalar her geçen gün artıyor. Görevden uzaklaştırılan 70 bine yakın kamu çalışanının yerine sözleşmeli personel getirilecek olması, kamuda etkisi OHAL süresiyle sınırlı kalmayacak yeni bir istihdam rejiminin de fiilen yapılandırılmakta olduğuna işaret ediyor. Böylece kamu çalışanlarının iş güvencesi ve çalışma hakkı kapsamındaki koşullar, olağanüstü şartlarda ancak olağan zamanı da etkileyecek biçimde değişiyor. İktidarın kamuda iş güvencesini kaldırmak istediği, bunu aynı zamanda ‘milli güvenlik’ kapsamında değerlendirdiği ve 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nı da bu çerçevede değiştirmeye hazırlandığı bir sır değil. Ancak henüz gerekli yasal düzenlemeler yapılmadan OHAL kapsamında fiilen başlatılan bu değişiklik, hem bu konudaki sabırsızlığı hem de OHAL’in emekçiler açısından sadece sokağa çıkma yasağı veya serbestliği çerçevesinde değerlendirilemeyeceğini gösteriyor. Bu arada, patronlar..]]> Sat, 30 Jul 2016 05:00:33 +0300 İşçi sınıfının (O)HALİ https://www.evrensel.net/yazi/77123/isci-sinifinin-o-hali https://www.evrensel.net/yazi/77123/isci-sinifinin-o-hali? Darbe girişimi amacına ulaşsaydı, Türkiye bedelini çok iyi bildiği bir karanlığa uyanacaktı. Bu kanlı girişimin engellenmiş olması ise önümüze iki seçenek koydu. Ya iktidar-muhalefet ve tüm toplumsal kesimlerin darbe karşısında ortaya koyduğu ortak duruş ve mutabakata da uygun olarak toplumsal barış ve demokrasi kalıcı biçimde tesis edilecek, ya da halkın bütününü hedef alan bu girişim; muhalefeti tümüyle etkisizleştirip daha otoriter bir sisteme geçişin gerekçesi haline getirilecekti. Darbe tehdidinin püskürtülmesinin hemen ardından olağanüstü hal ilan edilmesi ve OHAL süresinin uzatılabileceği yönünde daha ilk günden yapılan açıklamalar, birinci seçenekten ne kadar uzak olduğumuzu gösteriyor. Hak-hukuk kaygılarının “darbeye destek” biçiminde kodlanması ise toplumsal kutuplaşmanın boyutlarını. İktidar sözcüleri her fırsatta darbe tehdidinin muhalefetin desteği ile bastırılmış olduğunu vurguluyor. Ancak buna karşılık, darbe karşıtlığının ‘Hükümetin tüm politikalarına koşulsuz destek ..]]> Sat, 23 Jul 2016 12:42:27 +0300 Yüksek yargının çocuk istismarıyla imtihanı https://www.evrensel.net/yazi/77070/yuksek-yarginin-cocuk-istismariyla-imtihani https://www.evrensel.net/yazi/77070/yuksek-yarginin-cocuk-istismariyla-imtihani? Bafra Ağır Ceza Mahkemesi, iş yükü yetersizliğinden olsa gerek(!), 15 yaşını doldurmamış çocuklara yönelik her cinsel fiili istismar sayan hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvuruyor. AYM de bu başvuruyu haklı bularak, ceza yasasının ilgili hükmünü iptal ediyor. Basında yer aldığı kadarıyla, 6’ya karşı 7 oyla alınan bu karar 6 ay sonra yürürlüğe girecekmiş. Belirtmek gerekir ki; çocuk istismarındaki 15 yaş sınırı sadece Bafra Mahkemesinin değil, başta kadın ve çocuk hakları savunucuları olmak üzere, hak hukuk mücadelesi veren tüm kesimlerin karşı çıktığı bir düzenlemeydi. Baro kadın komisyonlarının bu konuda hazırladığı çok sayıda rapor var. Ama çok önemli bir farkla! Hak savunucuları, 18 yaşını doldurmamış herkesin çocuk olduğundan hareketle, düzenlemenin 15 yaş ile sınırlandırılmasını eleştiriyor ve bunun 15 yaşını doldurmuş çocukların maruz kalacağı cinsel saldırı suçlarını “hafifleteceğine” dikkat çekiyordu. Bafra Mahkemesi ise gerekçesinde,”Suça sürüklenen çocukl..]]> Sat, 16 Jul 2016 04:54:01 +0300 İşçinin 'bayram müjdesi' https://www.evrensel.net/yazi/77023/iscinin-bayram-mujdesi https://www.evrensel.net/yazi/77023/iscinin-bayram-mujdesi? Başbakanlar değişse de, AKP’nin “müjde” geleneği baki. Son olarak, aradan geçen 4 yıla rağmen, iş güvenliği yasasının hâlâ tam olarak yürürlüğe girmeyecek olması da “bayram müjdesi” kapsamında duyuruldu. Sermaye için vergi muafiyetinden borç ödeme kolaylığına, yeşil pasaporttan kredi teşvikine kadar bir dizi düzenlemenin yer aldığı yeni ekonomi paketinden işçiler için ise iş güvenliği yasasının bir dizi hükmünün en az 1 yıl daha ertelenmesi çıktı. İşçilerin bayram müjdesi, “Küçük bir-iki şeye henüz alt yapı hazır değil, bir zamana ihtiyacımız var” ifadeleriyle duyuruldu. İşçinin doğrudan can güvenliğine tekabül eden bu “küçük bir-iki şey” kapsamında da, madenlerde işçilerin yer üstüne güvenli bir şekilde çıkmasını sağlayacak hayat hattı ve personel takip sisteminin kurulması en az 1 yıl daha ertelendi. Göz göre göre gelen Soma’dan, Ermenek’ten ve nice iş cinayetlerinden biliyoruz ki; güvenli çalışmaya dair her erteleme -özellikle de madenlerde- iktidarın “ihtiyacım var” dediği zama..]]> Sat, 09 Jul 2016 05:00:28 +0300 Karartma tehdidi https://www.evrensel.net/yazi/76972/karartma-tehdidi https://www.evrensel.net/yazi/76972/karartma-tehdidi? Basın yayın özgürlüğünün, haber alma hakkı kadar haberleşme hakkının bütünü açısından ne kadar önemli olduğu Atatürk Havalimanı Katliamı sonrası bir kez daha gündeme geldi. İktidarın katliama verdiği ilk tepki, alışageldiğimiz üzere, yayın yasağı oldu. Bu yasak, yine alışageldiğimiz üzere, sosyal medyaya erişimi engelleyecek biçimde uygulandı. Üstelik bu kez sosyal medya kullanıcılarının kimi paylaşımları da yasak kapsamına alındı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) yaptığı basın açıklamasıyla katliamla ilgili paylaşımların hatta retweet’lerin bile yasal inceleme konusu kapsamında olduğunu duyurdu. Böylece Türkiye’de yaşayan vatandaşlar, bir kez daha, katliamın boyutlarını uluslararası haber ajanslarından öğrenmeye ve kayıp yakınlarını engellenmiş sosyal medya üzerinden bulmaya çalıştılar. Halkın sadece ‘haber alma’ hakkı değil, ‘haber verme’ ve ‘haber sorma’ hakkı da sınırlandırılmıştı. Basına yönelik engellemelerin, özellikle de muhalif yayın yapan kuruluşlar için, toplum..]]> Sat, 02 Jul 2016 05:00:49 +0300 ‘Haksızlık tepki doğurur, daha büyük haksızlık daha büyük tepki doğurur’ https://www.evrensel.net/yazi/76920/haksizlik-tepki-dogurur-daha-buyuk-haksizlik-daha-buyuk-tepki-dogurur https://www.evrensel.net/yazi/76920/haksizlik-tepki-dogurur-daha-buyuk-haksizlik-daha-buyuk-tepki-dogurur? Yazının başlığı Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Esra Mungan’a ait. Kendisi, barış bildirisine imza attığı için tutuklanan hocalarımızdan biri. Dünyanın sayılı adli tıp uzmanlarından biri olan Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın tutuklanmasını bu sözlerle değerlendiriyor. Ancak bu iki kadın akademisyenin tutuklanma hali dışında başka ortak özellikleri de var. Örneğin, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinin aynı tecrit odasında tutulmak! Bir memleket düşününün ki; cezaevi koşullarını, dahası cezaevlerindeki tecrit koşullarını, akademisyenlerin sadece yaptıkları araştırmalardan değil de yaşadıkları tecrübelerden öğrensin... Basına verdiği demeçte “Yemekler sanki seri katilmişsiniz gibi, mazgaldan veriliyordu” diye anlatıyor Esra Hoca, Şebnem Hoca’nın şu an içinde bulunduğu tecrit koşullarını. “Havalandırma hakkı da yoktu” diyor. Ancak bir süre sonra bunun ne denli hukuk dışı bir uygulama olduğu fark edilmiş olsa gerek; yemekleri getirmek için kapı açılmaya başlanmış. Günde 1 saat d..]]> Sat, 25 Jun 2016 04:55:33 +0300 Öteki çocuklar https://www.evrensel.net/yazi/76826/oteki-cocuklar https://www.evrensel.net/yazi/76826/oteki-cocuklar? Siyaset jargonunda ‘ötekiler’ diye tanımlanan kesimi sosyal politikacılar genellikle ‘dezavantajlı gruplar’ bağlamında değerlendirir. Çoğunlukla egemen ırk, din, cins ve etnisitenin dışında kalmaya bağlı olarak şekillenen“öteki” olma hali, aynı zamanda derin bir yoksulluk halinin de tezahürüdür. “Ötekiler”in var olabilme koşullarındaki yetersizlik sadece ekonomik alana sıkıştırılamayacağı gibi meselenin ciddi bir ekonomik eksiklik boyutu da bulunmaktadır. Buradan hareketle de “öteki” olma hali, kapitalist eşitsizliğin farklı biçimlerine bir arada maruz kalmak olarak tanımlanabilir. Ekonomik, kültürel ve siyasal hak ihlalleri/ kayıpları ile yoksulluk hali arasında çoğunlukla karşılıklı bir neden- sonuç ilişkisi bulunmakta ve“ötekiler” dediğimiz kesim esasen çoklu hak ihlalleri ve ayrımcılığa maruz kalan toplumsal gruplardan oluşmaktadır. Bu hak ihlallerinin ve yol açtığı eşitsizliklerin her daim kapitalizm lehine işlediği düşünüldüğünde ise “ötekileşme” kaçınılmaz olarak sınıf..]]> Sat, 11 Jun 2016 04:53:58 +0300 Kiralık işçilik https://www.evrensel.net/yazi/76775/kiralik-iscilik https://www.evrensel.net/yazi/76775/kiralik-iscilik? Bir süre önce yasalaşan kiralık işçilik düzenlemesini tek cümleyle özetlemek gerekirse; çalışma yaşamı ve ilişkilerinin yanı sıra emek gücü tedarikinin de esnekleşmesi anlamına geliyor. Böylece de, sömürü ilişkileri kadar sömürüye aracılık etme işi de son derece kârlı bir alan haline dönüştürülüyor. Esnekliğin sermayenin rekabet gücünü artırmak bakımından vazgeçilmez bir düzenleme olmasının nedeni; emek gücü maliyetlerini azaltması.Böylece patronlar, çalışma hakkı kapsamında işçiye sağlamak zorunda olduğu bir dizi yükümlülükten kurtulmuş oluyor. Dolayısıyla“güvenceli” bir esnekliğin “mümkün” olduğu yaklaşımını, Çalışma Bakanlığı tarafından hazırlanan kamu spotları dışında savunabilmek pek mümkün görünmüyor. Çünkü bu eşyanın tabiatına aykırı. Esnekliğin gücü, güvenli ve güvenceli çalışma koşullarını yasal olarak ortadan kaldırmasından ileri geliyor. Nitekim esnek çalışmanın “Kayıt dışılığı ortadan kaldıracağı” teranesinin de temelinde bu var. Yani kayıtlı emek gücünün çalışma koşullar..]]> Sat, 04 Jun 2016 05:00:16 +0300 Piyasa kavramlarının muğlaklığına dair https://www.evrensel.net/yazi/76722/piyasa-kavramlarinin-muglakligina-dair https://www.evrensel.net/yazi/76722/piyasa-kavramlarinin-muglakligina-dair? Kapitalist sömürünün tüm ağırlığı ile yürürlükte olduğu bir evrede, çatışan sınıflar önce “sosyal taraf”a dönüşüp ardından “sosyal ortak” oldular. “Esneklik kuralsızlaştırma değildir” dayatması hak ettiği karşılığı almadan -belki tam da bu sebeple- “Kuralsızlık güvencesizlik demek değildir” tezine maruz kalıp hepten paralize olduk. Bugün geldiğimiz noktada ise güvencesizliğin işçi sınıfı açısından aslında ne kadar da“şahane” bir şey olduğu savunuluyor! İş güvencesi yerine ‘istihdam edilebilirlik’ en gözde kalkınma tedbirlerinden biri. Zaman içinde bilgi birikimimizden vasıf düzeyimize, sosyal ilişkilerimizden kültürel aidiyetimize hatta öz güven ve iyimserlik halimize kadar insana ait tüm unsurlar “sermaye” diye tanımlanmaya başlandı. Böylece toplumsal refahtan pay alabilmenin tek “haklı” ve “geçerli” yolunun ‘sermayedarlık’ olduğu da ilan ediliyordu. Sermayenin artık(!) sosyalleştiği tezleri ise kendinden menkul “sosyallik” tanımlamalarıyla kapitalist sömürüyü gizlemenin en kullanı..]]> Sat, 28 May 2016 05:00:05 +0300 'Barış', 'Uyum', 'Dirlik', 'Birlik' dedikleri https://www.evrensel.net/yazi/76676/baris-uyum-dirlik-birlik-dedikleri https://www.evrensel.net/yazi/76676/baris-uyum-dirlik-birlik-dedikleri? Kapitalizmin üretim alanında yarattığı uzlaşmaz çelişkilerin, mücadeleye dönüşmeme haline “çalışma barışı” diyorlar. Yani barışın nesnel koşullarını tahrip eden sınıfsal eşitsizlik sürerken, eşitsizliğin hak arama mücadelesine dönüş(e)mediği bir durumu “çalışma barışı” olarak adlandırıp, bunu bir de son derece “normal” bir şeymiş gibi savunuyorlar. Örneğin ayakları kan içindeki garson kadının itiraz etmeksizin topuklu pabuçlarını giymeyi sürdürmesi veya sendikaların gık çıkarmaksızın kabul ettikleri ödün pazarlıkları hep çalışma barışı(!) Bu anomalinin sosyal politika alanındaki daha kapsamlı haline ise “sosyal uyum” deniyor. Günümüzde, kalkınmanın “olmazsa olmazı” olarak pazarlanan bu yaklaşımdan beklenen mucizevi katkı ise etnik, sınıfsal, kültürel, cinsel ve dinsel eşitsizliklerin tüm hızıyla sürdüğü bir ortamda bu eşitsizliklerin toplumsal çatışmaya dönüşmesini engellemek. Yani “uyum” diye tanımlanan şey aslında eşitsizliğin “normalleşmesi/normalleştirilmesi”. Bu durumda bir kal..]]> Sat, 21 May 2016 05:00:44 +0300 Yepyeni Türkiye https://www.evrensel.net/yazi/76589/yepyeni-turkiye https://www.evrensel.net/yazi/76589/yepyeni-turkiye? Davutoğlu dönemi kapanıyor. 22 Mayıs’ta yapılacağı açıklanan olağanüstü kongreyle birlikte iktidar partisinin genel başkanı da, memleketin başbakanı da değişecek. Davutoğlu, yaptığı basın toplantısında, bu gelişmenin kendi tercihi olmadığını belirtti. Zaten iktidarda, muhalefet de bu değişikliğin başkanlık sistemine geçiş merkezli bir gündem olduğu konusunda mutabık. Tartışılan ise geçiş sürecinin yol haritası. Bu bağlamda Suriye operasyonundan referanduma hatta erken seçimlere kadar birçok senaryo dillendiriliyor. Bu arada resmi açıklamalarda “geçiş süreci” diye söz edilse de, fiili başkanlık sisteminin epeydir yürürlükte olduğu da bir gerçek. Davutoğlu’nun “zaruret” diye nitelendirdiği kongre süreci ve bu kararın alınış biçimi ise fiili başkanlık rejiminin parti kadrolarının yanı sıra artık kabineyi de doğrudan biçimlendirme aşamasına geldiğini gösteriyor. Yeni Başbakanın kim olacağı bugün itibarıyla belli değilse de, iktidar partisi mensuplarının bu süreci “düşük profilli b..]]> Sat, 07 May 2016 04:54:37 +0300 1 Mayıs ve laiklik https://www.evrensel.net/yazi/76538/1-mayis-ve-laiklik https://www.evrensel.net/yazi/76538/1-mayis-ve-laiklik? Avrupa’da 1 Mayıs grevlerle karşılanırken, Türkiye’nin gündeminde ise laiklik tartışmaları var. Meclis Başkanının “Yeni anayasada laiklik ilkesi yer almamalıdır” çıkışıyla alevlenen tartışmaların ekseni ise geçmiştekilerden çok da farklı değil: Laikliği yaşam tarzı merkezli savunanlar, yaşam tarzını korumaya çalışanları aşağılayanlar, Anayasaya uygunluk tartışması yapanlar vs. Anlayacağınız; mesele yine bireysel haklar, inanç özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü gibi başlıklara kilitlenmiş durumda. Oysa meselenin bir ekonomi politiği, laiklik talebinin ciddi bir sınıfsal niteliği var. Bir başka deyişle laiklik mücadelesi, herhangi bir işçi açısından “ötekinin” yaşam tarzını savunarak göstereceği demokrat bir tutum ve dayanışmadan çok daha fazlası demek. İşte tam da bu yüzden sınıf mücadelesine konu edilmesi ve bu çerçevede biçimlendirilmesi gereken bir talep bu. Şöyle ki, gerekçesi her ne olursa olsun, baskı ve tahakküm altında bulunan toplumsal kesimlerin varlığı, patrona ilave sömü..]]> Sat, 30 Apr 2016 05:00:39 +0300 1 Mayıs https://www.evrensel.net/yazi/76439/1-mayis https://www.evrensel.net/yazi/76439/1-mayis? Kapitalizm karşılaştığı açmazları emek gücünü daha fazla sömürerek aşmaya çalışırken, işçi sınıfı da her 1 Mayıs’ı bir öncekinden daha kritik koşullarda karşılıyor. Ekonomik sömürüyü derinleştiren mekanizmaların siyasi niteliği ise “Piyasanın tüm çıkarları kapsadığı” (ortaklaştırdığı) yanılsaması ile perdeleniyor. Böylece kapitalist sistem sanki “siyasetler üstüymüş” gibi algılanırken, sistemin ideolojik niteliğini gizleyebilmek de mümkün hale geliyor. ‘İdeolojik’ kavramının sadece piyasa dışı yaklaşımlarla özdeşleştirilip, olumsuzlaştırılmasıyla da egemen ideolojinin iktidarı sağlamlaşıyor. Yapay biçimde birbirinden ayrılan ekonomik ve siyasal alan; sınıf mücadelesinin demokratik, demokrasi mücadelesinin ise sınıfsal niteliğinin gizlenebilmesine yol açıyor. Böylece emek ve demokrasi güçleri bölünürken, toplumsal muhalefetin egemen sınıf iktidarını tehdit etmeyecek seviyede gerçekleşmesi sağlanıyor. Faaliyet alanı burjuvazinin sınıf çıkarları ve “hoşgörü” düzeyi ile sınırlandırıl..]]> Sat, 16 Apr 2016 04:53:03 +0300 Hakların bölünmezliği https://www.evrensel.net/yazi/76386/haklarin-bolunmezligi https://www.evrensel.net/yazi/76386/haklarin-bolunmezligi? İnsan haklarının temel özelliği bölünmezlik prensibidir. Buna göre birbiriyle doğrudan ilişkili ve tamamlayıcı nitelikteki bu hakların her biri diğeriyle eşit statüdedir. Hiçbiri diğerinden “daha önemsiz” sayılamaz ve inkar edilemez. Buna karşılık hakların bölünmezliği (bütünselliği) ilkesinin gözetilmemesi hali ise bir dizi hak ihlalini gündeme getireceği gibi, insan haklarının devlet otoritesini sınırlandırma işlevini de sakatlar. Örneğin Robert George Adolf (2011) tarafından yapılan bir çalışmanın sonuçlarına göre liberal demokrasilerde sivil ve siyasal haklar ekonomik eşitsizliği gizleyebildiği gibi, otoriter rejimlerde de ekonomik ve sosyal haklar sivil hak ihlallerini gizleyebilmektedir. Dolayısıyla bölünmezlik ilkesi göz ardı edildiği nispette, hakların birbirini tamamlama özelliği birbirini ‘ikame etmeye’ dönüşürken siyasal otoriteyi sınırlandırma işlevi ise ‘iktidara meşruiyet sağlamak’ halini alabilir. Toplumsal yaklaşımlar sınıfsal bir bakış açısından uzaklaştığı ö..]]> Sat, 09 Apr 2016 04:54:16 +0300 Müjdeci demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/76338/mujdeci-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/76338/mujdeci-demokrasi? Kazanılmış hakları geri alan düzenlemelerin gündemde olduğu zamanlarda, belli toplumsal kesimlere “müjde” vermek bir iktidar geleneği. İşlevi ise muhtelif. Kimi zaman doğrudan hak kaybını gizlemek için kullanılırken, kimi zamansa buna yönelik tepkileri baskılayabilmek için farklı konularda yapılan iyileştirmeler biçiminde gündeme geliyor. Kapsamı ve gerekçesi “bahşedilen” toplumsal kesime göre değişse de, mevcut eşitsizlik koşullarını pekiştirip, derinleştirmeye yönelik sonuçlar bu “müjdelerin” işleyiş prensibi. Geçtiğimiz günlerde taşeron işçilere yine-yeni-yeniden verilen “kadro müjdesi”, iktidarın bu konudaki tutarlılığını(!) bir kez daha teyit etti. “Kamuda taşeron çalışan bir tek işçi kalmayacak” vaadinin ardından, yapılacak olan düzenlemenin işçilerin önemli bir bölümünü kategorik olarak kapsam dışında bıraktığı ortaya çıktı. Kapsam dahilindekiler ise yaş, çalışma süresi ve koşulları bakımından sınırlandırılacak. Bu sınırlandırmaların tümünü aşabilenler için sınav ve güv..]]> Sat, 02 Apr 2016 04:53:58 +0300 Bir ‘hainlik’ biçimi olarak tecavüzü lanetlemek! https://www.evrensel.net/yazi/76288/bir-hainlik-bicimi-olarak-tecavuzu-lanetlemek https://www.evrensel.net/yazi/76288/bir-hainlik-bicimi-olarak-tecavuzu-lanetlemek? AKP’nin iktidarda kalma başarısı taktiksel olarak hiç şaşmayan belli yöntem ve ezberlere dayanıyor. Bu bağlamda, beş benzemez muhalefeti aynı potada eriterek, tabanını bir arada tutma çabasının yol açtığı kutuplaşma da akıl, izan ve vicdan sınırlarını çoktan aşıp bütünüyle gerçek üstü bir seviyeye ulaşmış durumda. Ulusal yas ilan edilen bir terör katliamının ardından öldürülenlerin ıslıklanması, anılarına bırakılan karanfillerin tekmelenmesi biçiminde tezahür eden ya da bir başka patlamada yaralanan İsrail vatandaşlarının “niye ölmediğine” hayıflanan bu cinnet hali, geldiğimiz noktada çocuk tecavüzü konusunda bile ayrışmaya kadar ulaştı. Sürdürdüğü tüm politikalara ama’sız- fakat’sız destek bekleyen iktidarın, gündemdeki çocuk istismarına verdiği “ama”lı tepki, muhatap olduğumuz siyasi deformasyon yanında kutuplaştırma politikalarının toplumda yol açtığı akli, ahlaki ve vicdani deformasyonu ortaya koymak bakımından da ibret verici oldu. “Bir kereden bir şey olmaz” yaklaşımın..]]> Sat, 26 Mar 2016 04:52:37 +0300 Acil barış https://www.evrensel.net/yazi/76236/acil-baris https://www.evrensel.net/yazi/76236/acil-baris? Geçtiğimiz birkaç gün, sürdürülen çatışmalı durum ve bunu besleyen politikaların toplumsal sonuçlarının sağlaması niteliğindeydi. Ankara’da 37 masum insanın vahşice katledilmesinin ardından bir kez daha gündeme gelen “Teröre karşı bir arada durma” ezberi, yine bir kez daha, ölümleri lanetlemek üzere sokağa çıkan insanların cop ve biber gazıyla engellenmesiyle sonuçlandı. Bir ülkenin başkentinin son 5 ayda 3 kere patlatılabilmiş olmasının siyasi sorumluluğunu tartışmaya açan kesimler yine “terörist” ilan edildi. Üstelik bu kez “terörist” kapsamı toplumsal muhalefetle sınırlı tutulmaksızın parlamento muhalefetinin de çoğunluğunu kapsayacak biçimde genişletildi. HDP’yi, neredeyse tüm seçmenleriyle beraber, kriminalize etmek konusunda hukuksal veya toplumsal herhangi bir yaptırımla karşılaşmayan hükümet, geldiğimiz noktada buna CHP’yi de ekledi. Başbakan Davutoğlu; birlikte tezkere geçirip, ortak deklarasyon yayınladıkları ana muhalefet partisinin de “Tıpkı HDP gibi terör sevici”..]]> Sat, 19 Mar 2016 04:51:48 +0300 Anayasa ironisi https://www.evrensel.net/yazi/76188/anayasa-ironisi https://www.evrensel.net/yazi/76188/anayasa-ironisi? Çatışma ve kutuplaştırma politikalarının kararlılıkla sürdürüldüğü bir ortamda, iktidar gündeminin yeni anayasaya kilitlenmiş olması son derece ironik. Bununla beraber yeni anayasa gerekçesini “…İnsan hak ve hürriyetlerine saygılı, öznesi insan olan ve insana hizmet için teşkilatlandırılan bir hukuk devleti yapılandırmak” biçiminde tanımlamak ise, mevcut koşullar göz önünde tutulduğunda, ironinin dibi! Anayasa hukukçuları, bir anayasanın demokratik niteliği bakımından içeriği kadar yapılma biçiminin de önemine dikkat çekiyor. Bu bağlamda bir arada yaşama koşullarının en üst hukuksal normu sayılan anayasaların geniş bir mutabakat zemininde hazırlanması, anayasaların meşruiyeti bakımından oldukça kritik. Nitekim TBMM Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan Anayasa Değişiklik Yöntemleri kitabında da, anayasa değişikliğinin yalnız parlamento kararıyla gerçekleştiği durumlarda basit çoğunluk yerine nitelikli çoğunluk aranmasındaki amacın “Nihai kararın geniş bir uzlaşma ürünü olmasını ..]]> Sat, 12 Mar 2016 04:52:14 +0300 ‘İlişki’ değil cinsel istismar! https://www.evrensel.net/yazi/76082/iliski-degil-cinsel-istismar https://www.evrensel.net/yazi/76082/iliski-degil-cinsel-istismar? Türkiye’de giderek artan cinsel suçların önemli bir bölümü çocuklara karşı işleniyor. Nitekim Uluslararası Çocuk Merkezi, bu konuda 2011 yılı itibarıyla yaklaşık olarak 40 bine ulaşan cinsel suç davalarının yüzde 47’sinin çocuklara karşı işlendiğini belirtiyor. Buna karşılık kadınlara/kız çocuklarına yöneltilen cinsel saldırılar, ancak şiddetin en vahim biçimlerinin yaşanması ve saldırının ölümle sonuçlanması halinde gündem olabiliyor. Kaldı ki, bu durumda bile konuyu mağdurların özel hayatı, yaşam biçimi veya giyim tarzı çerçevesinde tartışanlar hiç de azımsanmayacak düzeyde. Tecavüzü lanetlemek yerine mağdur kadını tartışmaya açan bu yaklaşımın, siyasal iktidarın sürdürdüğü cinsiyetçi politikalardan güç aldığına kuşku yok. İşlevi ise cinsel saldırı suçunu toplumsal açıdan “normalleştirmek” yanında teşvik etmek, hatta bunu bir “terbiye” aracına dönüştürmek. Tıpkı kısa etek giyen kız öğrencileri “Yola getirmek” için erkek öğrencileri görevlendiren lise öğretmeni gibi. Benzer bi..]]> Sat, 27 Feb 2016 04:52:17 +0300 Doğama, işime, cebime dokunma! https://www.evrensel.net/yazi/76028/dogama-isime-cebime-dokunma https://www.evrensel.net/yazi/76028/dogama-isime-cebime-dokunma? ‘Hukukun üstünlüğü’ konusunda Nirvana’ya erdiğimiz şu günlerden tabiat ana da payına düşeni alıyor. Kapitalist tahribat, emek gücü piyasalarının sınırlarını aşalı çok oldu. Ancak ulaştığımız aşamada burjuvaziye artık kendi hukuku da dar geliyor. Sömürü sınırlarının insanın emek gücünü aşıp tüm yaşam alanını ve insanlığın ortak varlıklarını hedefe koyacak kadar genişletilmesinin, dahası bu nesille yetinmeyip gelecek kuşakların haklarına da bugünden göz dikmesinin son örneği Artvin. Cerattepe’deki ormanlık alan maden faaliyetlerine açılıyor. Sermayenin Cerattepe’ye göz dikmesi de, Artvin halkının buna karşı sürdürdüğü kararlı direniş de yeni değil aslında. Yaklaşık 20 yıllık bir geçmişi var. Bölgenin doğal zenginliği “yerli ve milli” sermaye gruplarının yanı sıra yabancıların da iştahını kabartmış. Ancak Artvin halkının kararlı mücadelesiyle bugüne kadar korunabilmiş. Kaldı ki; bölgenin madencilik faaliyetine uygun olmadığı ve bunun yapılması halinde bölge halkı bakımından yaşam a..]]> Sat, 20 Feb 2016 04:50:18 +0300 Ödünç emek büroları https://www.evrensel.net/yazi/75974/odunc-emek-burolari https://www.evrensel.net/yazi/75974/odunc-emek-burolari? AKP iktidarı, uzun zamandır gündemde tuttuğu, ödünç emek büroları düzenlemesini yasalaştırıyor. Hükümet teklifi olarak sunulan tasarının yasalaşmasıyla beraber de, ‘çağdaş kölelik’ olarak nitelendirilen kiralık işçilik uygulaması resmiyet kazanmış olacak. Bürolar aracılığıyla kurulacak olan geçici istihdam ilişkisinin ‘kölelik’ biçiminde tanımlanması ise hatasız bir teşbihten ziyade tam anlamıyla bir durum tespiti. Çünkü istihdam ilişkisinin bu şekilde oluşturulmasıyla beraber işçiler bakımından kimi haklar doğrudan ortadan kalkarken, kimi hakların kullanımı ise iş ilişkisinin niteliği gereği mümkün olmuyor. Hakların fiilen ve/veya hukuken ortadan kalktığı böyle bir durumda ise sadece işçinin yükümlülükleri ve bu yükümlülüklerin denetimi üzere kurulu bir iş ilişkisi gündeme geliyor. Özel büroların işe aracılık etme işlevi mevzuatta zaten var. Büroların faaliyet alanının geçici iş ilişkisi oluşturmayı kapsayacak biçimde genişletilmesinin taşıdığı sakıncalar ise sadece işçi tarafının..]]> Sat, 13 Feb 2016 04:53:09 +0300 Barış soruşturmalarının ekonomi politiği https://www.evrensel.net/yazi/75931/baris-sorusturmalarinin-ekonomi-politigi https://www.evrensel.net/yazi/75931/baris-sorusturmalarinin-ekonomi-politigi? Barış akademisyenleri gerek maruz kaldıkları saldırılar gerekse farklı toplumsal kesimlerin günbegün büyüyen desteğiyle gündemdeki yerini koruyor. Barış bildirisine imza attığı ya da imzacıların ifade özgürlüğünü savunmak için başka bildiriler imzaladığı gerekçesiyle hakkında soruşturma açılan akademisyen sayısı her geçen gün artarken, üniversitelerden uzaklaştırmalar da kimi kamu üniversitesinde bile işten çıkarmalara dönüşmüş durumda. Örneğin Mersin Üniversitesinden, biri Eğitim Sen Temsilcilik Başkanı da olan, iki öğretim üyesinin bildiriyi imzaladıkları için sözleşmeleri uzatılmayarak işlerine son verilmiş. Mersin Üniversitesinde yaşanan bu gelişme iki önemli şeyin altını çiziyor. Birincisi, akademisyenlere yöneltilen suçlamaların aslında ne kadar zorlama olduğu. Bu suçlamaların, mevcut hukuksal koşullarda cezalandırmaya yetmeyeceği. İkincisi ise disiplin hukukunun “çaresiz” kaldığı bu gibi durumlar için iş güvencesizliğinin nasıl da “çare” olduğu. Dolayısıyla da imzacı akademisy..]]> Sat, 06 Feb 2016 04:47:49 +0300 ‘Hakları konuşmak istiyorsan önce hangi tarafta olduğunu söyle!’ https://www.evrensel.net/yazi/75875/haklari-konusmak-istiyorsan-once-hangi-tarafta-oldugunu-soyle https://www.evrensel.net/yazi/75875/haklari-konusmak-istiyorsan-once-hangi-tarafta-oldugunu-soyle? Yazının başlığı bir film repliği. McCarthy döneminde başlatılan cadı avından Hollywood’un payına düşenlerin anlatıldığı ‘Trumbo’ filminden. 2015 yılında Uluslararası Toronto Film Festivali’nde de yer alan bu filmde; politik görüşleri dolayısıyla işsiz bırakılmış, kendi adına yer veremediği çalışmalarıyla iki kez Oskar kazanmış, Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi tarafından “kara liste”ye alınarak tutuklanmış Yazar-Senarist Dalton Trumbo’nun yaşamından kesitler yer alıyor. Çoğunlukla “cadı avı” veya “hukuksuzluğun yasalaşması” olarak tanımlanan McCarthy dönemi, sadece Amerikan tarihinin değil, tüm insanlık tarihinin utançla hatırladığı bir dönem. Bu utancın siyasal sorumluluğu ise sadece kendisine yıkılamayacak kadar ağır. Başta, resmi ideolojiyle çelişen meslektaşlarını “hain” ilan edip muhbirlik yarışına giren, liberal aydınlar olmak üzere sükut ile ikrar edenlerden ya da ikrar etmeyen ama sükutunu da bozmayanlardan hareketle önemli dersler çıkarılması gereken bir ..]]> Sat, 30 Jan 2016 04:51:10 +0300 Kıdem tazminatı hakkı https://www.evrensel.net/yazi/75827/kidem-tazminati-hakki https://www.evrensel.net/yazi/75827/kidem-tazminati-hakki? Esneklik stratejisinin en önemli ayaklarından biri olan kıdem tazminatı değişikliği yine gündemde. Kazanılmış hakları ortadan kaldırmaya dönük her düzenlemede olduğu gibi, burada da sınıfın farklı katmanlarını birbirine düşürme hesabı yapılıyor. Farklı güvence koşullarına sahip işçileri karşı karşıya getirmekten medet umuluyor. Eski işçilerin kazanılmış haklarının korunacağı vurgusuyla ‘kazanılmış hak’ olgusu kişiselleştirilip, sınıfsal niteliği deforme ediliyor. “Mevcut durumda kıdem tazminatından çok az işçi yararlanıyor” teranesiyle de düzenlemenin gerçek amacı gizleniyor. AKP Hükümeti çok uzun zamandır gündemde tuttuğu bu değişikliği “işçilerin çıkarları” gerekçesiyle savunmaya çalışsa da; TİSK, TOBB ve TÜSİAD’ın esneklik konusunda hazırladıkları ortak görüş ve öneriler bu değişikliğin aslında ne için yapıldığını açıkça gösteriyor. Patron örgütleri tarafından kaleme alınan ortak metnin sonuç kısmında şu ifadeler var: “İşçi alma ve çıkarma maliyetlerinin ve bürokratik i..]]> Sat, 23 Jan 2016 04:55:08 +0300 Neumark ve Kessler’in mirası https://www.evrensel.net/yazi/75768/neumark-ve-kesslerin-mirasi https://www.evrensel.net/yazi/75768/neumark-ve-kesslerin-mirasi? Barış için imza atan 1128 akademisyene yönelik tehditler de, destek ve dayanışma da hız kesmiyor. İktidarın tüm kademelerince “hain” ilan edilen öğretim üyeleri, yandaş basın tarafından her gün isim isim hedef gösteriliyor. Buna karşılık imzalar her geçen saat artarken, akademi ile toplumun diğer kesimleri arasında önemli bir dayanışma ağı da örülmüş durumda. Gazeteciler, oyuncular, hukukçular, edebiyatçılar, çevirmenler, psikologlar, öğrenciler ve en önemlisi de işçiler barış akademisyenlerinin yalnız olmadığını söylüyor. Ayrıca bildiriye imza atmamış olan birçok öğretim üyesi de arkadaşlarının taleplerini sahiplendiğini açıkça duyuruyor. Bir dizi üniversite rektörünün iktidara yaranma telaşıyla yaptığı açıklamalar ise hukuksuz olduğu kadar gülünç de. Örneğin Abant İzzet Baysal Üniversitesi, bildiride imzası olan emekli hocalara da soruşturma açmak konusunda hukukçularla görüştüğünü duyurdu. Akdeniz Üniversitesi ise bildiride imzası olan öğretim üyeleri hakkında yasal süreç başlat..]]> Sat, 16 Jan 2016 04:55:37 +0300 Cuma genelgesi ve emek mücadelesi https://www.evrensel.net/yazi/75716/cuma-genelgesi-ve-emek-mucadelesi https://www.evrensel.net/yazi/75716/cuma-genelgesi-ve-emek-mucadelesi? AKP’nin yapmak istediği kimi düzenlemeleri, yandaş sendika aracılığıyla “toplumsal talep” haline getirme çabası yeni bir şey değil. Bunu daha önce başörtüsü tartışmasında da, karma eğitim tartışmasında da gördük. Memur-Sen’in, gündemdeki Cuma genelgesi bakımından işlevi ise iktidar politikalarına, yetkili konfederasyon sıfatıyla, “mutabakat” süsü vermek. Kamu emekçilerinin, başta iş güvencesi olmak üzere kazanılmış birçok hakkı hedef tahtasına oturtulmuş ve esneklik hezeyanı tavan yapmış durumda. Böylesi bir ortamda, yetkili konfederasyonun esneklik konusundaki taleplerini “Çalışma saatlerini namaz vaktine uydurmak”la sınırlandırmış olması ise elbette ibret verici. Ancak bu meselenin sınıfsal boyutu ‘yandaş sendikacılık’ başlığından çok daha geniş. Genelgenin kamu emekçileri arasında fişleme ve yeni ayırımcılık biçimlerine vesile olacağı kaygıları kamuoyunun gündeminde. Öte yandan gerekçesi “ibadet hürriyeti” olarak açıklanan bu genelgenin, cemevlerine hukuksal statü verilmesinin ..]]> Sat, 09 Jan 2016 04:53:18 +0300 2015’in son günleri https://www.evrensel.net/yazi/75663/2015in-son-gunleri https://www.evrensel.net/yazi/75663/2015in-son-gunleri? Derin acılarla ve büyük kayıplarla dolu bir yılı geride bıraktık. Katliamlar, yasaklar ve hukuk skandallarıyla kalacak zihinlerimizde. Aslında sadece en son düzlükte, son iki günde, olanlar bile bütün bir yılın ağırlığını ve birtürlü uyanamadığımız o karabasan halini özetliyor. Yılın son iki gününde de, tıpkı son beş aydır olduğu gibi, bölgeden ölüm haberleri geldi. Sivil ölümleri bakımından bebek- çocuk- yaşlı- genç- kadın- erkek ayrımı yapmaksızın işleyen mutlak eşitlik(!) politikası yine devredeydi. Yeni yıl, Cizre ve Sur’a patlamalar ve silah sesleriyle geldi. Barış isteyenler yılın son günü de gaz, cop ve TOMA’yla karşılaştı. Önceden haber verilmiş ve engellenmemiş olmasına rağmen barış yürüyüşçüleri ve gazeteciler Diyarbakır’da gözaltına alındı. Sağlık emekçilerinin payına yılın son iki gününde de ölüm ve tutuklama düştü. SES üyesi Aziz Yural, yaralı bir kadına yardım etmeye çalışırken katledildi. Yaralı amcasına tampon uygulayıp, hastaneye yetiştiren bir diğer sağlık emek..]]> Sat, 02 Jan 2016 04:55:34 +0300 ‘Taşerona kadro müjdesi’ https://www.evrensel.net/yazi/75610/taserona-kadro-mujdesi https://www.evrensel.net/yazi/75610/taserona-kadro-mujdesi? 13 yıl boyunca iktidarın en zorda kaldığı zamanlarda devreye soktuğu “taşerona kadro müjdesi” 1 Kasım öncesinde, bu kez bir seçim vaadi olarak yine gündeme geldi. Ancak Başbakan’ın son açıklamalarından anlıyoruz ki, yine sadece ‘vaat’ düzeyinde kaldı. Son “müjde”nin daha önce muştulananlardan farkı ise başta taşeron işçiler olmak üzere kamuoyunun bu konudaki beklentilerini ve dahi akıl düzeyini hepten alay konusu halinde getirmesi. Şöyle ki; Başbakan Davutoğlu 11. Çalışma Meclisi toplantısında, sadece asıl işlerde çalışan taşeron işçiler için kadro düzenlemesi yaptıklarını, yardımcı işlerde çalışanlara ise kadro verilmeyeceğini belirterek tartışmayı noktaladı. Yani “müjde”nin kapsamı kamuda asıl işte çalışan taşeron işçilerle sınırlı. Oysa, teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında, asıl işlerde taşeron işçi çalıştırılması iş yasasına göre zaten suç! AKP’nin halihazırdaki kimi düzenlemeyi ‘işçilerin hak kayıplarını ortadan kaldıracak yeni tedbirler’ gibi lanse e..]]> Sat, 26 Dec 2015 04:52:00 +0300 Eğitim alanında baskılar artıyor https://www.evrensel.net/yazi/75559/egitim-alaninda-baskilar-artiyor https://www.evrensel.net/yazi/75559/egitim-alaninda-baskilar-artiyor? Ankara Katliamı’nın üzerinden iki ayı aşkın bir zaman geçti. Ancak katliamı kınayanların sorgu- sual faslı bitmek bilmiyor. İstanbul Üniversitesinden Adıyaman’a, Ankara Üniversitesinden Edirne’ye kadar onlarca üniversitede her düzeyde üniversite bileşeni Ankara Katliamı’nı protesto eylemlerine katıldığı için ifade vermeye çağrılıyor. Yandaş medyanın bölgeden her gün gelen ölüm haberlerini “büyük temizlik” manşetleriyle karşıladığı bir ortamda, barış talebine karşı devletin her kademede gösterdiği tahammülsüzlük belli ki üniversite yönetimlerine de bütünüyle sirayet etmiş. Bununla beraber belirtmek lazım ki; bu soruşturma furyası ne kamu üniversiteleriyle, ne üniversite emekçileriyle ne de barış talebi ve 10 Ekim anmalarıyla sınırlı. Örneğin Bolu İzzet Baysal Üniversitesinden 38 öğrenci 16 Mart 2016 tarihinde hakim karşısına çıkmayı bekliyor. Onların “suçu” ise Soma Katliamı’nda kaybettiğimiz madencileri anmak. “Kanuna aykırı yürüyüşe silahsız katılmak” gerekçesiyle yargılanacaklar. E..]]> Sat, 19 Dec 2015 05:00:26 +0300 Hak temelli siyaset https://www.evrensel.net/yazi/75506/hak-temelli-siyaset https://www.evrensel.net/yazi/75506/hak-temelli-siyaset? 10 Aralık’ta İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin kabul edilişinin 67. yıl dönümünü geride bıraktık. Bu vesileyle de siyasiler hak- hukuk- özgürlük mesajları vermek konusunda birbirleriyle yarıştı. Başbakan ve Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin beyannameyi ilk imzalayan ülkeler arasında olduğunu hatırlatırken, AB Bakanı ise temel hak ve özgürlüklerden yararlanmanın Türkiye’de siyasal ve toplumsal kültürün başlıca dayanaklarından biri olduğunu söylüyordu. Oysa tam da bu açıklamaların yapıldığı sırada BirGün gazetesinden üç gazeteci için hapis cezasına karar verilmiş, kargoyla taşınan kimyasal maddenin sızıntı yapması sonucu Yurtiçi Kargo işçileri zehirlenmişti. Sur’da sokağa çıkma yasağı 9. güne uzarken, Ankara Katliamı’nda kaybettiklerini anmak isteyenler birçok yerde yine polis barikatıyla karşılaşmıştı. Siyasetin iklimi- kültürü bir tarafa, sade 10 Aralık günü olanlar bile memleket gerçeği ile resmi açıklamalar arasındaki mesafenin ne kadar açık olduğunu görmeye yetiyor. Sorunun başlıca ..]]> Sat, 12 Dec 2015 05:00:15 +0300 ‘İşçilerin dili de gözyaşları da birdir’ https://www.evrensel.net/yazi/75450/iscilerin-dili-de-gozyaslari-da-birdir https://www.evrensel.net/yazi/75450/iscilerin-dili-de-gozyaslari-da-birdir? Yazının başlığı direnişteki Munzur Su işçilerinden birine ait. Geçtiğimiz hafta sonu yapılan DİSK/Gıda- İş Genel Kurulunda söyledi. Farklı kültürlere mensup olduklarının altını çizdikten sonra “ama” diyerek ekledi; “İşçilerin dili de, gözyaşları da birdir.” Gıda-İş Genel Kurulundan birkaç gün sonra da Türk-İş’in Genel Kurulu başladı. Her iki genel kurulun birbirinin peşi sıra gelmesi ise sendikal faaliyeti yozlaştırıp bir mücadele alanı olmaktan çıkartan başlıca sorunların, farklı biçimlerde de olsa, bir arada ifade edilebilmesi bakımından son derece yararlı oldu. Sorunların ifade ediliş biçimi farklıydı. Çünkü Gıda-İş kongresi sınıfın ve sendikacılığın tüm sorunlarının tartışıldığı bir işçi kürsüsü mahiyetinde gerçekleşirken, Türk-İş Genel Kurulunun açılışı ise devlet-sendika ilişkilerindeki deformasyonu ortaya koyan bir örnek olay niteliğindeydi. Gıda-İş’in çalışma raporunda “Sendikaların mücadeleci temelde yeniden inşası” sorunu işçi hareketi ve sendikal hareketin temel sor..]]> Sat, 05 Dec 2015 04:53:27 +0300 Güvencesizlikte eşitlenme https://www.evrensel.net/yazi/75352/guvencesizlikte-esitlenme https://www.evrensel.net/yazi/75352/guvencesizlikte-esitlenme? Sermayenin mülkiyet biçimi ile verimliliği arasında doğrudan ve yakın bir ilişki bulunmadığını gösteren onca bilimsel bulguya karşılık, ne özelleştirmeler hız kesiyor ne de özelleştirenler “verimlilik” argümanından geri adım atıyor. Yolsuzlukla mücadeleden kamu giderlerinin azalmasına, piyasanın rekabetçi yapısının geliştirilmesinden istihdam olanaklarının artırılmasına kadar pekçok iddia şanlı özelleştirme hareketinin mukaddes gerekçeleri olmayı sürdürüyor. Kapitalist üretim ilişkileri ve onun biçimlendirdiği toplumsal düzenden yakınmanın bir burjuva hassasiyetine(!) dönüştüğü şu günlerde, daha çok üretim aracının kamu mülkiyetinden özel mülkiyete geçirilmesine ise kimsenin itirazı yok! Zira özelleştirme sermayenin rekabet gücünü ve kârlılığını arttırıyor. Bunu yapabilmesinin en önemli nedeni de, esasen emek gücü piyasalarında yol açtığı olumsuz etkiler. Özelleştirmeler hemen her zaman geniş çaplı işten çıkarmalarla sonuçlanırken, artan işsizlik düşük ücretli ve güvencesiz çalıştır..]]> Mon, 23 Nov 2015 05:00:37 +0300 AKP reformları ve asgari ücret https://www.evrensel.net/yazi/75305/akp-reformlari-ve-asgari-ucret https://www.evrensel.net/yazi/75305/akp-reformlari-ve-asgari-ucret? Emekçilerin kazanılmış haklarını geri almaya dönük her türlü politika ve düzenleme kamuoyuna “reform” diye duyurulur. Bir başka ifadeyle; piyasalaşmayı yaygınlaştırıp, güvencesizliği artırmanın kod adı ‘reform’dur. Örneğin sağlık hizmetlerinden daha fazla ödeme yaparak yararlanmanın veya dul ve yetim aylıklarındaki dramatik azalmanın adı “sosyal güvenlik reformu”dur. Parasız eğitim hakkını ortadan kaldırmaya yönelik her türlü idari ve mali düzenleme ise “eğitim reformu”. İşçilerin esneklik adı altında daha fazla çalıştırılıp daha kolay işten atılabilmesi “çalışma yaşamında reform”, sendikasızlaştırmayı kolaylaştıran düzenlemelerse “çalışma ilişkilerinde reform”dur. AKP reformlarının başlıca özelliği, yoksulluğu yaygınlaştırmak ve mevcut eşitsizlikleri daha da derinleştirmek olmuştur. Buna karşılık neredeyse tümünün gerekçesinde ise “çalışanların yaşam ve çalışma koşullarının eşitlenmesi” amacı vurgulanır. Zira emek ve sermaye arasındaki eşitsizliği muhafaza edebilmenin en etkili yo..]]> Mon, 16 Nov 2015 05:00:01 +0300 Ricacı demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/75210/ricaci-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/75210/ricaci-demokrasi? Siz bu yazıyı okurken, seçim sonuçları açıklanmış ancak belirsizlik sürüyor olacak. Malum; 7 Haziran seçimleriyle birlikte sandık iradesinin her zaman aynı ölçüde ciddiye alınmadığını öğrendik. Dolayısıyla beklendiği gibi benzer bir sonuç çıkarsa, 1 Kasım sonrası ne olacağını henüz 2 Kasım’da kestirmek zor. Ancak sonuç her ne olursa olsun son derece belli ve belirgin olan bir şey var. O da Türkiye’de üst üste yaşanan hukuk skandalları. AKP iktidarının özellikle son döneminde ayırt edici niteliği halini alan bu skandallar, sadece verilen ya da verilmeyen yargı kararlarıyla veya verilen ama “Sıkıysa gel de uygula” denilenlerle sınırlı değil. Bir de hukukun devreye hiç sokulmadığı, sokulmaya gerek görülmediği durumlar var. Misal; bir kulüp başkanının kararını beğenmediği hakem heyetini statta alıkoydurması gibi. Ta ki, uğrunda ölmeye hazır olduğu lider kendisini arayıp gerekenin yapılacağını söyleyinceye kadar. Ya da mesela, o liderin “Gerekeni yapmak” için savcılar yerine kulüp başkan..]]> Mon, 02 Nov 2015 05:00:06 +0300 Panosuz demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/75165/panosuz-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/75165/panosuz-demokrasi? Ankara katliamı sonrası sendikaların anma etkinliklerini engelleyen devlet otoritesi, Eğitim Sen’in okullarda hazırladığı anma panolarından da rahatsız. Sendikanın yaptığı açıklamaya göre; kütüphane açılışı için Akşemseddin İlkokuluna gelen Küçükçekmece kaymakamı daha sonra okul müdürünü arayarak Eğitim Sen’in anma panosundan duyduğu rahatsızlığı ifade ediyor. Okul müdürünün “Neden rahatsız oldunuz” diye sormasına karşılık da, ilçe milli eğitim müdürü ve ilçe emniyet müdürüyle beraber okulu ziyaret edeceklerinin bilinmesine rağmen panonun neden kaldırılmadığını soruyor. Okulda inceleme başlatacağını söyleyerek, Eğitim Sen’in Akşemseddin İlkokulu işyeri temsilcisinin adını istiyor. Kaymakamın bu telefonu; hem kamu gücünü kullanarak sendikal faaliyeti engelleme hem de yasal güvence altındaki işyeri sendika temsilcisine açıkça gözdağı verme çabası. Bırakın uluslararası normları, onların çok gerisindeki ulusal mevzuat açısından bile suç. Ama daha da önemlisi; “Geleceğimizi bildiğini..]]> Mon, 26 Oct 2015 04:53:53 +0300 Gerçeklikten kopuş https://www.evrensel.net/yazi/75115/gerceklikten-kopus https://www.evrensel.net/yazi/75115/gerceklikten-kopus? Ankara katliamı sonrasında yaşananlar, gerek siyasal iktidar ve destekçileri tarafından geliştirilen savunma mekanizmalarının gerekse toplumsal kesimler arasındaki kutuplaşmanın artık gerçeklikten kopuş aşamasına ulaştığını gösteriyor. Örneğin “hukuk devleti ilkeleri gereği” canlı bombaya eylem yapmadan önce dokunulamayacağını açıklayan Başbakan, iki yıldır istihbarat takibi altında olan şüphelilerden birinin katliam sonrası kaçmış olmasından basını sorumlu tutuyor. Taşıdığı siyasi sorumluluk gereği istifası istenen İçişleri Bakanı, bu beklentileri ‘siyasi’ bulduğu için ciddiye almıyor. Cumhurbaşkanı ise “Her olayda da istifa mı olur?” diyerek, başkentin göbeğinde yüzden fazla insanın katledilmesine neden olan bir saldırının aslında ne kadar da “sıradan” olduğuna toplumu ikna etmeye çalışıyor. Ve en “tarafsız” sıfatıyla, partilerini iktidara taşıyamayan muhalefet liderlerinin de istifa etmediğini hatırlatıyor. Gerek yapılan bu tür kıyas ve açıklamalar gerekse katliamın il..]]> Mon, 19 Oct 2015 04:52:12 +0300 Öldürdüler! https://www.evrensel.net/yazi/75071/oldurduler https://www.evrensel.net/yazi/75071/oldurduler? “Ağrımasa bilir miydim yüreğimin yerini” 10 Ekim’de Ankara’da Türkiye tarihinin en kanlı saldırılarından biri yaşandı. Yüzden fazla canımızı kaybettik ve hala hiç haber alamadıklarımız var. Benim öğrencilerim, dostlarım, yoldaşlarım oradaydı. Artık bazıları yok! Cehennemden çıkıp gelebilenler ise neredeyse suçluluk duyuyorlar sağ kalabildikleri için. Arkadaşları olmadan geri dönmeyi zul sayıyorlar. Aylardır yaşanan akıl tutulmasının son halkası oldu Ankara’daki katliam. Bölgede defalarca kurulan can pazarı, toplumsal-siyasi kayıtsızlıktan ve cezasızlıktan aldığı cesaretle, batıya ilerliyor artık. Ülkenin başkentinde, valilikçe izin verilen bir mitingde katliam yapılabiliyor. Katliam sonrası yaşananlar ve iktidar kanadından yapılan resmi açıklamalar ise neredeyse katliamın kendisi kadar sarsıcı. İktidarın Roboski, Soma, Ermenek’teki siyasi sorumluluğu hatırlatıldığında “acılarımız siyasete alet ediliyor” diye hezeyan eden AKP Hükümeti’nin Orman Bakanı, dünkü katliamın “HD..]]> Mon, 12 Oct 2015 04:53:08 +0300 ‘Fıtrat’ yolu okuldan geçiyor https://www.evrensel.net/yazi/75023/fitrat-yolu-okuldan-geciyor https://www.evrensel.net/yazi/75023/fitrat-yolu-okuldan-geciyor? Birleşmiş Milletler 2015’i eğitimdeki tüm cinsiyet eşitsizliklerinin ortadan kaldırılması bakımından hedef yıl olarak belirlemişti. Buna göre tüm kız ve erkek çocukların eğitim olanaklarına eşit biçimde kavuşturulması ve kadın konumunun güçlendirilmesi için de bu eşitliğin eğitimin her aşamasına hakim kılınması hedefleniyordu. Avrupa Komisyonu ise eğitime erişim olanaklarını eşitlemenin kadınların emek gücü piyasalarındaki konumunu iyileştirmeye yetmediğini belirtiyor ve toplumsal cinsiyet konusunda farkındalık eğitimi verilmesi gerektiğini vurguluyordu. UNESCO eğitim ile politik bilgi ve katılım arasındaki ilişkiye dikkat çekerken, daha fazla eğitim almış kişilerin toplumsal muhalefette daha etkin olduklarının altını çiziyordu. Dünya bunları tartışırken, AKP iktidarının parlamento içinde ve dışında muhalefeti döve döve yasalaştırdığı 4+4+4 sistemi de meyvelerini (!) vermeye başladı. Çocukların henüz 14 yaşını tamamlamadan örgün eğitim dışında bırakılabilmelerine olanak sağlay..]]> Mon, 05 Oct 2015 04:51:32 +0300 Nazi döneminde işçi sınıfı https://www.evrensel.net/yazi/74975/nazi-doneminde-isci-sinifi https://www.evrensel.net/yazi/74975/nazi-doneminde-isci-sinifi? 2002 yılında iktidara gelen AKP’nin giderek otoriterleşen yönetim anlayışını Nazi partisinin Almanya’daki yükselişiyle mukayese eden pek çok analiz yapıldı. Esasen her iki partinin de ekonomik krizle beraber yükseldiğine dikkat çeken bu analizler, AKP’nin 7 Haziran seçimlerine kadar “kutsal” saydığı ve her türlü hukuksuzluğun gerekçesi haline getirdiği sandık iradesi yaklaşımına karşı da Nazi partisinin de aynı iradeyle iktidara geldiğini vurguluyordu. Kürtaj yasağından egemen ahlak anlayışına, AKP sözcülerinin sıkça dile getirdiği karma eğitim hoşnutsuzluğundan Goebbels tarzı propagandaya, her iki partinin kullandığı seçim sloganı ve yürüttüğü sanat politikalarına kadar aradaki benzerlik kamuoyunda sıkça tartışıldı. Toplumsal muhalefet üzerindeki baskının muhaliflerin doğrudan tutuklandığı bir aşamaya ulaşması ve AKP medyası dışındaki tüm basın kurumlarının “terörist” diye yaftalanmasıyla beraber ‘Nazi Almanyası’ kıyaslaması uluslararası basında da yer almaya başladı. Son olarak da ..]]> Mon, 28 Sep 2015 04:59:18 +0300 Barış talebi ve işçi sınıfı https://www.evrensel.net/yazi/74912/baris-talebi-ve-isci-sinifi https://www.evrensel.net/yazi/74912/baris-talebi-ve-isci-sinifi? AKP, tıpkı 7 Haziran seçimlerinde olduğu gibi, 1 Kasım stratejisini de HDP’yi kriminalize etmeye dayandırıyor. Üstelik bu kez hedefte sadece HDP değil, seçmenleri de var. Antalya Gündoğmuş Belediyesinin AKP’li başkanı kent merkezindeki panoda yayımlanan mesajında “Camide namaz kılıp HDP’ye oy veren Kürt benim kardeşim olamaz. Kardeşlik yüce bir makamdır. Alçaktan kardeş olmaz. HDP’ye gönülsüz oy veren korkaktır. Gönüllü oy veren ise alçaktır” ifadelerine yer veriyor. Parlamentoda 80 milletvekili, kabinede 2 bakanı olan bir siyasal partiyi açıktan “terörist” ilan eden bu vb. yaklaşımlar, hukuk tanımazlığı bir yana, doğrudan toplumsal barışı ve barış talebini hedef alıyor. AKP bunca yıldır toplumsal kutuplaştırma yoluyla güvence altına aldığı iktidarını korumak için bu kez çok daha derin ve tehlikeli bir kamplaşmadan medet umuyor. HDP 6 milyon seçmeniyle birlikte silah ve şiddetle özdeşleştirilmeye çalışılıyor. Oysa Metropoll araştırma şirketinin yaptığı çalışmanın sonuçları HDP se..]]> Fri, 18 Sep 2015 04:55:53 +0300 Barış algısı https://www.evrensel.net/yazi/74812/baris-algisi https://www.evrensel.net/yazi/74812/baris-algisi? 7 Haziran sonrası yaratılan şiddet ortamı, fişleme genelgeleri ve ödüllü muhbirlik müessesesi gibi ilave tedbirlerle derinleşiyor. Aslında geniş kesimlerin, farklı gerekçelerle de olsa, ortaya koyduğu tepkiler, sürdürülen politikaların toplumsal tabanının giderek daraldığını gösteriyor. Buna karşılık devlet dili ve üslubu ise, her geçen gün daha fazla keskinleşirken, “hain” kontenjanı da gün geçtikçe genişliyor. Sürdürülen operasyonların birlik-dirlik ve beraberliğimizin “teminatı” olduğuna hiç kimse ikna olmasa da, gerek sistematik biçimde yürütülen kutuplaştırma politikaları, gerekse ilave tedbirlerle daha da daraltılan toplumsal dayanışma alanı, farklı kesimlerin bir arada durmasını zorlaştırıyor. Öte yandan, eşitlik perspektifinden yoksun bir toplumsal bütünleşme algısı, algılayanın politik tercihleri doğrultusunda tanımladığı kullanışlı bir siyasal argüman olmaktan öteye gidemiyor. Bu bağlamda hak temelli bir bütünleşmeden ziyade ‘ortak değerler’ etrafında sağlanan mutabakat..]]> Fri, 04 Sep 2015 04:53:18 +0300 Memur-Sen'in feda politikası https://www.evrensel.net/yazi/74716/memur-senin-feda-politikasi https://www.evrensel.net/yazi/74716/memur-senin-feda-politikasi? Kamuda toplusözleşmeler devam ediyor. Ülkenin yönetim biçiminin fiilen değiştirildiğinin ilan edildiği bir ortamda, istifa eden hükümetin bu görüşmeleri sürdürmekte ne kadar yetkili olduğunu tartışmak bile artık abes. Bununla beraber masanın diğer tarafındaki Memur-Sen’in geçmişten bu yana ortaya koyduğu sendikal işlevi düşündüğümüzde ise şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Meşruiyet bakımından aslında durum berabere! AKP eliyle palazlandırılan, yandaşlığı uluslararası kayıtlara geçen Memur-Sen’in emek karşıtı tutumunun şaşırtıcı bir tarafı yok. Ancak şu dönem yürüttüğü görüşmelerde takındığı tavır ve verdiği demeçler sürdürülen savaş politikasının emekçiler üzerindeki etkilerini görebilmek bakımından oldukça öğretici. Hükümetin ilk teklifinin ardından “görüşülmez” tafrasıyla masayı terk eden Memur-Sen Genel Başkanı, yüzde 1’lik artışın ardından “Fedakarlığa hazırız” diyerek oturuyor masaya. ‘Feda’ politikalarının revaçta olduğu bugünlerde O da kamu çalışanlarının emek gücünü feda etmeye..]]> Fri, 21 Aug 2015 04:39:51 +0300 Hangi güvenlik https://www.evrensel.net/yazi/74663/hangi-guvenlik https://www.evrensel.net/yazi/74663/hangi-guvenlik? Geçici hükümet gerek sürdürdüğü operasyonlar gerekse hız kesmeyen sınıf politikalarıyla işçi ve emekçiler üzerinde kalıcı tahribatlar yaratmaya devam ediyor. 13 yıllık iktidarında yaklaşık 16 bin iş cinayetine seyirci kalan, grev yasakları ve sendikasızlaştırma bakımından 12 Eylül koşullarıyla yarışan AKP Hükümetinin yürüttüğü her nevi “güvenlik” politikası işçi sınıfını tehdit etmeyi sürdürüyor. Devam eden operasyonlar kapsamında özellikle Kürt işçiler kimi zaman, Hakkari’de olduğu gibi, devlet şiddetinin doğrudan hedefinde yer alıyor, kimi zaman ise gücünü ve cesaretini sürdürülen güvenlikçi politikalardan alan ırkçı saldırılara maruz kalıyor. AKP’nin Meclis grubu terör olaylarını araştırmayı reddetti. Bununla beraber geçici AKP hükümetinin terör operasyonları hız kesmiyor. Bu çerçevede araçsallaştırılan güvenlik tehdidi; temel hak ve hürriyetlerin gerekçesiz askıya alınması, muhalif medyanın susturulması ve toplumsal muhalefetin her cephesini sindirmenin başlıca argümanı olarak ku..]]> Fri, 14 Aug 2015 05:00:36 +0300 Operasyonlar ve işçi sınıfı https://www.evrensel.net/yazi/74573/operasyonlar-ve-isci-sinifi https://www.evrensel.net/yazi/74573/operasyonlar-ve-isci-sinifi? Suruç katliamı sonrası içeride ve dışarıda başlatılan operasyonlar, Erdoğan’ın çözüm sürecinin bittiğini resmen ilan ettiği bir aşamaya ulaştı. Gerek istifa eden hükümetin gerekse sarayın TBMM’den çıkan yasa doğrultusunda devam etmekte olan bir süreci durdurmaya ne kadar yetkili oldukları Yeni Türkiye açısından çok lüks bir tartışma. Ancak Cumhurbaşkanının meseleyi seçim sonuçlarına gönderme yaparak açıklaması ise oldukça önemli ve ibret verici. Dahası hâlâ anlayamayanlar (anlamak istemeyenler) için Yalçın Akdoğan bir gün sonra konuya bir tık daha açıklık getirerek, çözüm sürecindeki gerilimin HDP’nin “seni başkan yaptırmayacağız” çıkışıyla başladığını ve HDP’nin fazla oy almasının süreci olumsuz etkilediğini açıkladı. Dolayısıyla içeride ve dışarıda günlerdir devam eden ve edeceği de her fırsatta AKP sözcüleri tarafından yinelenen operasyonların aslında doğrudan seçim sonuçlarıyla ve bu sonuçlara bağlı olarak sandıktan onay alamayan başkanlık projesiyle ilgili olduğu artık resmi..]]> Fri, 31 Jul 2015 04:54:03 +0300 İşsizlik rakamları ne gösteriyor https://www.evrensel.net/yazi/74484/issizlik-rakamlari-ne-gosteriyor https://www.evrensel.net/yazi/74484/issizlik-rakamlari-ne-gosteriyor? TÜİK işsizlik rakamlarını açıkladı. Buna göre 15 yaş ve üzerindekiler için işsizlik yüzde 9,6 düzeyinde gerçekleşirken tarım dışı işsizlik ise yüzde 11, 6’ya yükselmiş. DİSK-AR tarafından açıklanan geniş tanımlı işsizlik rakamlarına göre ise bu oranlar çok daha yüksek. Buna göre işe başlamaya hazır olduğu halde işsiz sayılmayanlar dahil edildiğinde işsizlik oranı yüzde 16’ya, eksik ve yetersiz istihdam edilenler de ilave edildiğinde ise yüzde 19,3’e çıkıyor. Kadınlar açısından bakıldığında ise resmi olarak yüzde 11,5 düzeyinde gerçekleşen işsizlik oranı tarım dışında yüzde 15,9. DİSK- AR’ın açıkladığı geniş tanımlı işsizlik oranı ise kadınlar için yüzde 22,7. Ancak 14- 24 yaş arasındaki genç kadınlar için işsizlik oranı TÜİK’in ortaya koyduğu resmi rakamlara göre bile yüzde 20,5. Geniş tanımlı işsizlik söz konusu olduğunda bu oran yüzde 32’ye yükseliyor. TÜİK verilerine göre kadınların işgücüne katılma oranı geçen yılın aynı dönemine göre artmış olmakla beraber yüzde 31,4 düzeyind..]]> Fri, 17 Jul 2015 04:55:54 +0300 Diren üniversite! -2 https://www.evrensel.net/yazi/74438/diren-universite-2 https://www.evrensel.net/yazi/74438/diren-universite-2? Geçen hafta bu köşede, 2014 yılında TOBB tarafından yayınlanan rapordan alıntılar yaparak, üniversite- sanayi iş birliği politikalarının patronlarda yarattığı beklenti düzeyine yer vermiştik. Kamu üniversitelerini şirket AR-GE’sine dönüştüren politikaların doğrudan sonucu olan bu beklentiler, üniversitelerde ticarileşmenin düzeyi kadar bunun niteliğini anlayabilmemiz bakımından da oldukça açıklayıcı. Rapordan hareketle görüyoruz ki, ne patronların muradı ne de gündemdeki politikalar bir kamusal hak olan eğitim hakkını kâr amaçlı bir sektör haline dönüştürmekle ya da öğrencileri “müşteri”, akademisyenleri ise “işletme maliyeti” haline getirmekle sınırlı değil. Bundan çok daha fazlası var. Üniversiteler adım adım; kariyer planlamadan performans yönetimine, iş tanımından ücret ve ek kazançlara kadar sermayenin yönetim stratejisini bütünlüklü olarak uygulayabileceği bir “doğal” alana dönüşüyor. Bunun üniversite emekçileri üzerindeki ki doğrudan etkisi güvencesizleştirme biçiminde olurke..]]> Fri, 10 Jul 2015 05:00:54 +0300 Diren üniversite! https://www.evrensel.net/yazi/74390/diren-universite https://www.evrensel.net/yazi/74390/diren-universite? Birkaç gün önce Akşam gazetesinde yayımlanan “Prof. Dr. CEO dönemi başlıyor” başlıklı haber üniversiteleri ticarileştirme sürecinin geldiği aşamayı görebilmemiz bakımından ibret verici. Habere göre; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı üniversitelerin sanayinin ihtiyaçları doğrultusunda çalışmasını sağlamak için yeni bir proje hazırlığında. Buna göre “Doçentlik atamasında bilimsel yayınlar dışında şirket kurmak, patent sahibi olmak ve sanayi ile ortak proje yürütmek gibi kriterlere bakılacak. Profesörlüğe atamada da bu alanda çalışanlara öncelik verilecek.” Haberde ayrıca bu alanda çalışan akademisyenlerin teşvik priminden yararlandırılarak daha fazla maaş alacağı ve sanayideki yüksek lisans ve doktoralı personelin bundan böyle üniversitelerde ders vereceği de ifade ediliyor. İlk bakışta “yok artık” desek de; bu haberde geçen tüm düzenlemelerin TOBB tarafından geçen sene yayınlanan “Üniversite ve Sanayi İşbirliğinde Sanayi Kesiminin Beklentileri ve Sorunları” başlıklı raporda doğrud..]]> Fri, 03 Jul 2015 04:56:18 +0300 ‘Mevzuat amca’ https://www.evrensel.net/yazi/74345/mevzuat-amca https://www.evrensel.net/yazi/74345/mevzuat-amca? Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimlerden kısa bir süre önce Türkiye-Arnavutluk Ortak İş Forumunda yaptığı konuşmada “Hiçbir uluslararası yatırımcıyı pişman etmedik” demiş ve eklemişti: “Bize düşen iş adamlarının önünü açmaktır, mevzuat amcaya takılmayalım.” Birkaç gün önce de Rahmi Koç’tan, ‘Yetmez ama evet’ mahiyetinde de olsa, bu konuşmayı destekleyen çeşitli değerlendirmeler geldi. Yabancı yatırımcının Türkiye’ye gelmek için “Burada kendini iyi hissetmesi” zaruretini vurgulayan Koç, “Teşvikte ve tepside bir şey sunmamız lazım” dedi ve ekledi: “Hukukun iyi çalışması lazım.” İki yaklaşım arasındaki temel fark ise sömürü olanaklarının genişletilmesi yolunda hukukun olası kısıtlamalarını ‘yok saymayı’ öneren ileri demokrasi yaklaşımına karşı sermayenin resmi güvence beklentisi içinde olması. Birçok yabancı ortağı bulunan Koç, kendini iyi hissetmek için tepside görmek istediği seçeneklerin ayrıntısına girmiyor. Ancak bu değerlendirmeden hemen sonra Koç Holding bünyesindeki TOFAŞ’tan ..]]> Fri, 26 Jun 2015 04:57:56 +0300 Eşitlik! hemen şimdi! https://www.evrensel.net/yazi/74293/esitlik-hemen-simdi https://www.evrensel.net/yazi/74293/esitlik-hemen-simdi? Eğitimde cinsiyetçilik konusunda birçok çalışma ve rapor hazırlayan Eğitim Sen Kadın Meclisi, son dört aydır sürdürmekte olduğu bir anket çalışmasının bulgularını birkaç gün önce kamuoyu ile paylaştı. “Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet Araştırması” konulu anket çalışması, Eğitim Sen üyesi olan ve olmayan 869 eğitim ve bilim emekçisinin katılımıyla gerçekleştirilmiş. Önemli bir bölümü öğretmen ve öğretim elemanı olan katılımcıların aylık kazanç durumları, çalışmanın doğrudan konusu olmamakla beraber, eğitim emekçilerinin ücret ve geçim koşullarını hatırlatması bakımından da önemli. Katılımcıların yüzde 16.6’sının yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi vermekte olduğunun altı çizilmiş. Çalışmanın en önemli bulgularından biri erkek şiddetine uğradığını söyleyen kadınların esasen çoklu şiddete maruz kaldığı. Buna göre fiziksel şiddete maruz kaldığını söyleyen kadınların yüzde 84’ü aynı zamanda psikolojik şiddete de maruz kaldığını söylüyor. Benzer şekilde, cinsel ta..]]> Fri, 19 Jun 2015 04:56:41 +0300 Seçim sonrası https://www.evrensel.net/yazi/74244/secim-sonrasi https://www.evrensel.net/yazi/74244/secim-sonrasi? Türkiye’nin en sıra dışı koşullarda gerçekleşen seçimlerinin ardından süreç aynı sıra dışı koşullarda işlemeye devam ediyor. Kampanya döneminde sahaya inen Cumhurbaşkanı, görünen o ki; koalisyon görüşmelerinin de başlıca aktörü olma yolunda. Başbakan Davutoğlu’nun seçim sonuçlarına ilişkin -belki de tek isabetli- değerlendirmesi “Halk başkanlık sistemine yetki vermemiştir” biçiminde olsa da, seçimlerden önce hayata geçirilen fiili başkanlık sisteminin koalisyon arayışları esnasında da işletilme çabasına tanık oluyoruz. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun onayı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşen Deniz Baykal’ın açıklamaları, görüşmenin hükümet arayışlarına ilişkin içeriğini ortaya koyuyor. Erdoğan’ın bu görüşmeden muradı kimilerinin iddia ettiği gibi sadece “uzlaşma algısı” yaratmaya yönelik bile olsa, sanki başkanmış gibi davranma çabasını sürdürdüğü gerçeğini değiştirmiyor. Üstelik bu kez kerhen de olsa CHP yönetimi de bu fotoğrafa katkı sağlıyor. Kaldı ki, gerek sermaye örgü..]]> Fri, 12 Jun 2015 04:57:50 +0300 İleri demokrasinin sandıkla imtihanı https://www.evrensel.net/yazi/74140/ileri-demokrasinin-sandikla-imtihani https://www.evrensel.net/yazi/74140/ileri-demokrasinin-sandikla-imtihani? AKP iktidarının, özellikle de son dönemde, memlekete en büyük katkısı hafıza tazeletmek oldu. Böylece 12 Eylül’ün ruhu ve felsefesi bir yana, birçok kez uygulamalarını yeniden hatırladık. 33 yıldır iktidarda olan darbe kurumlarıyla yüzleşemedik ama en kıyıda köşede kalmış düzenlemeleriyle bile yeniden yüz yüze geldik. Toplumsal muhalefetin her biçiminin “darbe” sayıldığı bu dönemde, darbe dönemlerine özgü uygulamaların ise uygulayanın sandıktan çıkması halinde “meşru” olacağı dayatmasına maruz kaldık. İç Güvenlik Yasası’nın Meclis görüşmeleri esnasında parlamento muhalefetini bile “provokasyon” diye nitelendirmeye varan bu akıl tutulması, bugünlerde ise yeni bir aşamaya ulaştı. Başta Başbakan olmak üzere birçok AKP sözcüsü seçimlerden AKP’nin tek başına iktidar olamayacağı bir tablo çıkması halinin bir “kirli komplo” ve “vatana ihanet” olduğunu ilan etti. Böylece ‘Muhalefetin ancak sandıkla meşrulaşacağı’ yolundaki hezeyan, sandığın ancak AKP iktidarını tescil etmesi halinde ..]]> Fri, 29 May 2015 04:56:22 +0300 Metal direnişi sınıfa emanet https://www.evrensel.net/yazi/74090/metal-direnisi-sinifa-emanet https://www.evrensel.net/yazi/74090/metal-direnisi-sinifa-emanet? Bursa’da Renault işçilerinin haklı talepleri doğrultusunda başlattıkları direniş TOFAŞ, Coşkunöz, Mako’dan sonra Ford Otosan, Valeo, Delphi ve Ototrim işçilerinin de katılmasıyla beraber metal sektöründe fiili bir genel greve dönüşüyor. Bursa’daki direniş, tedarik sıkıntısı nedeniyle Romanya ve Fas’ta da üretimi durdurmuş durumda. Sarı sendika Türk Metal’in direnen işçileri “terörist” ilan etmeye dönük açıklamaları ise sadece kendisinin değil, iktidarını koruyabilmek için hâlâ daha bu egemen ezberden medet uman tüm kesimlerin çaresizliğini yansıtıyor. İşçinin örgütlü gücü, sermayenin ekonomik baskıları yanında burjuva siyasetinin ideolojik argümanlarını da etkisizleştiriyor. Bu direniş, AKP iktidarının başta grev yasağı olmak üzere sendikal hak ihlalleri üzerine kurduğu bütün politikaların iflası anlamına geliyor. İktidarın keyfi yasaklamaları kadar burjuva hukukundan doğan “yasal” kısıtlamaların ve siyasal iktidarın güdümündeki hakem kurulu kararlarının da ancak örgütlü işçi hareket..]]> Fri, 22 May 2015 05:00:28 +0300 İşçi sınıfı siyaset yapmalı https://www.evrensel.net/yazi/73996/isci-sinifi-siyaset-yapmali https://www.evrensel.net/yazi/73996/isci-sinifi-siyaset-yapmali? Kapitalizm ekonomik ve siyasal alanı yapay biçimde birbirinden ayırmış, ekonomik alanı piyasa hakimiyetine bırakırken demokrasiyi de siyasal alanla sınırlandırmıştır. Böylece hem sınıfın ekonomik hak ve çıkarları için verilen mücadele demokratik mücadele kapsamının dışında bırakılmış hem de ekonomik çıkarların siyasi niteliği perdelenmiştir. Öte yandan sendikal faaliyet alanını sade ekonomik ve sosyal haklarla sınırlayan anayasal ve yasal kısıtlamaların amacı da işçilerin örgütlü mücadelesi doğrultusunda siyasete müdahale etmelerini engellemektir. Ayrıca örgütlenme düzeyinden grev yasaklarına, her geçen gün daha fazla palazlandırılan sendikal bürokrasiden toplu sözleşme barajlarına kadar pek çok engel sınıfın mücadele alanını daha da daraltmaktadır. 12 Eylül faşizmi, seçim barajının yanı sıra özellikle sınıf mücadelesinin önüne koyduğu bariyerlerle halkı siyasetten uzak tutmaktadır. İşçiler kendi sınıf siyasetlerinden uzaklaştırıldıkları ölçüde ise düzen partileri tarafından yedeklen..]]> Fri, 08 May 2015 05:00:16 +0300 Borç batağı https://www.evrensel.net/yazi/73945/borc-batagi https://www.evrensel.net/yazi/73945/borc-batagi? AKP’li Mahir Ünal, geçtiğimiz günlerde, muhalefetin yükseliş trendine rağmen seçmenin sandıkta “siyasal istikrar” uğruna yine AKP’yi tercih edeceğini çünkü halkın borç yükünün çok yüksek düzeylerde olduğunu söyledi. Israrla altını çizmeye çalıştığımız bu ilişkinin AKP’li bir vekil tarafından bu açıklıkta itiraf edilmesi oldukça önemli. 13 yıllık bir siyasal iktidarın, halkı yoksullaştırarak kurduğu bağımlılık ilişkisini tüm açıklığı ile gözler önüne seriyor. Böylece yoksulluğun kaçınılmaz bir ekonomik sonuç değil de, aslında siyasi ranta dönüştürülmüş sistematik bir politika tercihi olduğunu bir kez daha teyit etme imkanı buluyoruz. Devletin her türlü sosyal işlevini aşındıran AKP Hükümeti, iç talebi genişletme politikasını gelirin görece daha eşit yeniden dağılımı yerine halkı borçlandırmaya dayandırarak bugüne gelmiştir. Bu çerçevede AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında hane halkı borç oranının GSYİH’ya oranı yüzde 1.8 iken, bu oran 2014 yılında yüzde 20’yi geçmiştir. Hane halkı ..]]> Fri, 01 May 2015 05:00:57 +0300 Kaynak hezeyanı https://www.evrensel.net/yazi/73895/kaynak-hezeyani https://www.evrensel.net/yazi/73895/kaynak-hezeyani? Siyasi partilerin seçim beyannamelerini açıklamalarının hemen ardından başlayan “kaynak” tartışmaları toplumun ve siayasal iktidarın gündeminde yer aldığı biçimiyle esasen iki şeyi gösteriyor. Birincisi; piyasa düzeninin kendini yeniden üretmek için muhtaç olduğu toplumsal algı yönetiminde aslında ne kadar başarılı olduğu. Çünkü “kaynağı nereden bulacaklar” sorusunun muhalefet seçmenlerinin bile zihnini bu kadar meşgul ediyor olması; halktan yana, toplumsal sorunları önceleyen ve toplumsal faydayı piyasa karının önüne koyan bir yaklaşıma ne kadar yabancılaştırılmış olduğumuzu gösteriyor. Varolan kaynakların halkın değil de sermayenin çıkarları doğrultusunda kullanılması gerektiğine öyle bir inandırılmışız ki; sosyal adaletin sağlanması, gelirin görece daha eşit paylaşılması için fazladan kaynak arayışına giriyoruz. İkinci tespit ise siyasal iktidarın toplumsal algıyı bu şekilde biçimlendirmeye dönük propoganda araçlarını güçlü biçimde kullanmayı sürdürecek olduğu. Bu durumd..]]> Fri, 24 Apr 2015 04:56:30 +0300 Katliam 'milat' olamadı ya dava? https://www.evrensel.net/yazi/73842/katliam-milat-olamadi-ya-dava https://www.evrensel.net/yazi/73842/katliam-milat-olamadi-ya-dava? İş cinayetlerinin sınıf katliamına dönüştüğü Soma davası, katliamdan yaklaşık 1 yıl sonra başladı. 13 Nisan’da yapılan ve tutuklu sanıkların bakanlık yazısına istinaden bulundukları yerde ağırlandıkları ilk duruşmanın ardından, madenci aileleri ve avukatlarının yanı sıra kamuoyunun ısrarlı talep ve tepkilerine kayıtsız kalamayan mahkeme, duruşmaya getirilmelerine karar verdi. İkinci duruşmada tutuklu sanıklar da hazır bulundu. Sınıfsal eşitsizlik ile “adalet” arayışı arasındaki ilişkiyi görebilmek için başlı başına bu durum bile yeterli. Göz göre göre 301 kişiye mezar olan bir işletme patronunu duruşma salonuna getirebilmek için bile toplumsal mücadele gerekiyor. “Onlara hiçbir şey olmaz çünkü zenginler” diye isyan ediyor bir madenci eşi, bir ana ise hakime soruyor: “Sayın başkan bizim yerimizde olsaydınız ne karar verirdiniz?” Ailelerin önemli bir bölümünün ve katliamdan sağ çıkabilen madencilerin hâlâ tedavi gördüğünü öğreniyoruz. Hatta bu yüzden iş bulamadıklarını anlatıyor made..]]> Fri, 17 Apr 2015 05:00:04 +0300 Onurlu insanların payına ölmek düşüyor! https://www.evrensel.net/yazi/73790/onurlu-insanlarin-payina-olmek-dusuyor https://www.evrensel.net/yazi/73790/onurlu-insanlarin-payina-olmek-dusuyor? Eğitim alanı her dönem yeni sorunlara sahne olurken, eğitimin piyasalaştırılmasının egemen bir politika haline gelmesiyle bu sorunların çığırından çıktığını biliyoruz. Bir yandan öğrencilere sunulan bilimsel ve nitelikli eğitim hizmetleri giderek daralırken diğer yandan eğitim emekçileri iş ve yaşam güvencelerini tümüyle kaybettiği koşullarda yaşamaya zorlanıyor. Benzeri gelişmelerin sağlık alanında da yaşandığı bu süreç aslen neo-liberal dönüşümün bir gereği olup giderek ağırlaşıyor. Ancak bu tablonun, AKP iktidarının özellikle de son döneminde tümüyle açığa çıkan muhafazakarlaşma eğilimleriyle birleşmesiyle beraber hem eğitim alanında yeni sorunlar hem de yeni “eğitimci” profilleri ortaya çıkıyor. Gençlerin; siyasal iktidarın beğenmediği gibi giyinmelerini engellemek için okullarda taciz timleri kurmayı planlayanlardan tutun da, sınıfta gürültü yapan öğrencileri pet şişeye oturtmayı murad edenlere kadar nice “öğretmen” siyasal iktidar tarafından ya doğrudan taltif ediliyor ya d..]]> Fri, 10 Apr 2015 04:57:51 +0300 ‘Türk tipi’ başkanlığın ekonomi politiği https://www.evrensel.net/yazi/73711/turk-tipi-baskanligin-ekonomi-politigi https://www.evrensel.net/yazi/73711/turk-tipi-baskanligin-ekonomi-politigi? İç Güvenlik Kanununun Meclisten geçmesiyle beraber fiilen uygulanmakta olan dikta rejimi yasal güvenceye de kavuşmuş bulunuyor. Geriye sadece yeni rejimin adını koymak kaldı ki; bunun için de anayasayı değiştirecek 400 vekile ihtiyaç var. Erdoğan’ın 400 vekil istemesinin mevcut durumda Anayasanın tarafsızlık ilkesine aykırı olduğu tartışmaları ise akla ziyan bir aşamaya ulaşmış durumda. AKP’nin kimi “hukukçu” milletvekili aday adayı “Bu talebin muhatabı millettir. Konu Cumhurbaşkanımızla millet arasında olduğu için bir Anayasa ihlalinden söz edilemez” derken, durumun Anayasaya aykırı olduğunu söyleyen kimi “aydın” ise “Bu aykırılığı gidermenin yolu Anayasayı değiştirmektir” diyor. Türkiye, bugün, ortalama bir burjuva demokrasisinin bile gerisine düşmüş durumda. 12 Eylül’den bu yana aynı darbe Anayasasının yürürlükte olduğunu düşünürsek, AKP’nin diğer burjuva iktidarlarından en büyük farkı da bu. 12 Eylül’ün ruhuna, kurumlarına hatta doğrudan düzenlemelerine sahip çıkması yanında..]]> Mon, 30 Mar 2015 04:57:50 +0300 Halklar barışıyor iktidar tartışıyor https://www.evrensel.net/yazi/73662/halklar-barisiyor-iktidar-tartisiyor https://www.evrensel.net/yazi/73662/halklar-barisiyor-iktidar-tartisiyor? Cumhurbaşkanı’na yakın kalemler; “Kürt sorunu yoktur” derken Erdoğan’ın “aslında ne demek istediğini” anlatmaya çalışıyorlardı ki; Cumhurbaşkanı’nın izleme heyetine karşı olduğu ve sürecin istihbarata bırakılması gerektiğini savunan açıklamaları geldi. Nitekim, en iddialı isimler açısından bile tevili oldukça zor olan bu açıklamaların ardından, Arınç’ın çıkışıyla beraber de mesele bundan böyle ‘AKP içi çatlak’ ekseninde tartışılacak gibi görünüyor. Erdoğan’ın ortaya koyduğu iradenin gerçek bir barıştan ne kadar uzak olduğunu fark edebilmek için bunun demeç şeklinde gözümüze sokulmasına gerek yoktu aslında. Bununla beraber bu açıklamaların en ‘iflah olmaz’ kesimler için bile son derece sarsıcı nitelikte olduğunun da altını çizmek gerekiyor. Öte yandan sürecin bütününe Erdoğan/hükümet ‘çelişkisi’ bağlamında bakmanın da doğru olmadığını düşünüyorum. Hükümetin iç güvenlik yasasının geçirilen maddeleriyle ilgili herhangi bir geri adım atmayışı, AKP’nin yüzde 10 barajını yek vücut s..]]> Mon, 23 Mar 2015 04:56:04 +0300 Halklar barışıyor iktidar tartışıyor https://www.evrensel.net/yazi/73661/halklar-barisiyor-iktidar-tartisiyor https://www.evrensel.net/yazi/73661/halklar-barisiyor-iktidar-tartisiyor? Cumhurbaşkanı’na yakın kalemler; “Kürt sorunu yoktur” derken Erdoğan’ın “aslında ne demek istediğini” anlatmaya çalışıyorlardı ki; Cumhurbaşkanı’nın izleme heyetine karşı olduğu ve sürecin istihbarata bırakılması gerektiğini savunan açıklamaları geldi. Nitekim, en iddialı isimler açısından bile tevili oldukça zor olan bu açıklamaların ardından, Arınç’ın çıkışıyla beraber de mesele bundan böyle ‘AKP içi çatlak’ ekseninde tartışılacak gibi görünüyor. Erdoğan’ın ortaya koyduğu iradenin gerçek bir barıştan ne kadar uzak olduğunu fark edebilmek için bunun demeç şeklinde gözümüze sokulmasına gerek yoktu aslında. Bununla beraber bu açıklamaların en ‘iflah olmaz’ kesimler için bile son derece sarsıcı nitelikte olduğunun da altını çizmek gerekiyor. Öte yandan sürecin bütününe Erdoğan/hükümet ‘çelişkisi’ bağlamında bakmanın da doğru olmadığını düşünüyorum. Hükümetin iç güvenlik yasasının geçirilen maddeleriyle ilgili herhangi bir geri adım atmayışı, AKP’nin yüzde 10 barajını yek vücut s..]]> Mon, 23 Mar 2015 04:56:59 +0300 Seçilmiş rektör https://www.evrensel.net/yazi/73608/secilmis-rektor https://www.evrensel.net/yazi/73608/secilmis-rektor? İstanbul Üniversitesi’ndeki rektörlük seçimini Prof. Dr. Raşit Tükel açık farkla kazandı. Prof. Dr. Tükel, seçimi kazanamazsa atama sürecini beklemeksizin adaylıktan çekileceğini açıklamış ve tüm adayları da bu ilkede birleşmeye çağırmıştı. Nitekim kendisi, önceki dönem de aynı ilkeyi benimsemiş ve ikinci sırada tamamladığı seçimlerin ardından çekildiğini açıklayarak öğretim üyelerinin iradesinden yana tutum almıştı. Ancak seçime katılan diğer adaylar bu yaklaşımı benimsemedi. Dahası kimi adayın propagandası “atanma garantili” olduğuna dayandırıldı. Hal böyle olunca, seçim tamamlandığından beri en fazla tartışılan konu da seçilmiş rektörün atanıp atanmayacağı. Aslında bu yeni bir tartışma değil. 12 Eylül artığı YÖK düzeniyle de, onun rektör belirleme yöntemiyle de elbette bugün tanışmadık. Ancak bu kez durum farklı. Çünkü bu kez atama makamında meşruiyetin tek kaynağının ‘sandık’ olduğunu savunan hatta seçilmişliğin anayasal düzenlemeler dahil tüm kısıtlamaları etkisiz kılab..]]> Mon, 16 Mar 2015 04:56:20 +0300 Kabataş: Yalanın delinmiş, anneliğin kutsanmış hali https://www.evrensel.net/yazi/73559/kabatas-yalanin-delinmis-anneligin-kutsanmis-hali https://www.evrensel.net/yazi/73559/kabatas-yalanin-delinmis-anneligin-kutsanmis-hali? AKP iktidarı kadınları uyguladığı cinsiyetçi politikalarla sistematik bir ayrımcılığa maruz bırakırken, toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmenin de aracı haline getiriyor. Toplumu kadınlar üzerinden kurgulanan yalanlarla ayrıştırma çabasının yanı sıra kadınların bir kısmını diğer kısmına karşı işlenen nefret suçuna da alet etmeye çalışıyor. Yani kadınları kendi içinde de bölüyor. Gezi direnişi esnasında başörtülü bir kadının Kabataş’ta çok sayıda direnişçi tarafından taciz edildiği iddiası, hem ortaya çıkan MOBESE kayıtlarıyla hem de doğrudan bu iddiayı haber yapan gazetecinin avukatı tarafından yalanlanmasına karşın gerek Erdoğan, gerekse iktidara yakın gazeteciler tarafından ısrarla sahipleniliyor ve sanki gerçekmiş gibi gündemde tutuluyor. Dahası, Erdoğan bu iddiayı “Hani kadın beyanı esastı” diyerek savunuyor. Yani kadın mücadelesinin çok önemli bir kazanımını toplumu kutuplaştırmak için kurgulanmış bir yalana alet ederek değersizleştirmeye çalışıyor. Ve bunu da yine bir kadın üz..]]> Mon, 09 Mar 2015 04:56:35 +0300 Biçimsel demokrasi teknik sınırlarına ulaşmıştır https://www.evrensel.net/yazi/73459/bicimsel-demokrasi-teknik-sinirlarina-ulasmistir https://www.evrensel.net/yazi/73459/bicimsel-demokrasi-teknik-sinirlarina-ulasmistir? İç güvenlik tasarısının Meclis görüşmeleri iki şeyi açıkça ortaya koymaktadır. Birincisi, AKP iktidarının 14 yıldır sistematik biçimde uyguladığı siyasal istismarın nirvanasına ulaşması, ikincisi ve çok daha önemlisi ise biçimsel demokrasinin artık teknik sınırlarına ulaşmış olduğudur. AKP, tıpkı bugüne kadar olduğu gibi, aslında hesap vermesi gereken pek çok hadiseyi bu tasarının “gerekçesi” haline getirmiş, öyle lanse etmiştir. Serap Eser’in ölümünden tutun da (Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin molotof atanın istihbarat elemanı olduğunu açıklamıştır), siyasal iktidarın “misliyle karşılık” politikası sonucu 6- 8 Ekim’de kaybedilen tüm hayatlar bu yasaya alet edilmektedir. Plakasız akrepler ve numarasız kasklarla işlenen polis cinayetleri sonrası kimlik tespiti derdi olmayan siyasal iktidar, halkın biber gazından korunma çabasını bile kimlik tespitine mani olduğu gerekçesiyle “suç” saymaktadır. Siyasal iktidar; toplumsal muhalefeti bütünüyle “makul şüpheli” haline getiren, valile..]]> Mon, 23 Feb 2015 05:00:53 +0300 'Cinayeti siyasallaştırmayın' saçmalığı https://www.evrensel.net/yazi/73409/cinayeti-siyasallastirmayin-sacmaligi https://www.evrensel.net/yazi/73409/cinayeti-siyasallastirmayin-sacmaligi? Egemen politikaların cesaretlendirdiği her cinayet sonrası alışageldiğimiz o çirkin nakarat, Özgecan Aslan’ın hunharca katledilmesinin ardından da kulaklarımızı tırmalıyor. Cinayetin üzerinden geçen 48 saat içinde hükümetin ağzını bıçak açmazken, yandaş korosu var gücüyle o nakaratı tekrarlamaya başladı: “Acılarımızı siyaset malzemesi yapmayın”, “Cinayeti siyasete alet etmeyin.” Her iş cinayetinden, kadın katliamından ya da çocuklarımızın hedef gözetilerek öldürülmesinden sonra olduğu gibi Özgecan Aslan’ın katledilmesini de “münferit” kabul etmemiz isteniyor. Böylece ölümlerle halkın ölümü pahasına sürdürülen politikalar arasındaki bağın gizlenmesi amaçlanıyor. Eşitsizliği, ayrımcılığı, cinsiyetçiliği resmi ideoloji haline getiren bir sistemin sözcüleri; tüm bu cinayetlere aslında siyasi tercihlerin yol vermiş olduğunu gizleyebilmek için bir kez daha “siyasallaştırmayın” diye bağırıyorlar. “Siz siyasallaştırmayın ki; bizim siyasetimiz deşifre olmasın” diyorlar aslında. Soma’yı, E..]]> Mon, 16 Feb 2015 05:00:55 +0300 İşçi sınıfı yol gösteriyor https://www.evrensel.net/yazi/73361/isci-sinifi-yol-gosteriyor https://www.evrensel.net/yazi/73361/isci-sinifi-yol-gosteriyor? Hükümetin, metal grevini hukuksuzca durdurmasının ardından bu kez kağıt grevi başlıyor. Selüloz-iş Sendikası’nın, Olmuksan İşletmesine bağlı 7 fabrika için aldığı grev kararı 10 Şubat’ta uygulamaya giriyor. Üstelik de, tıpkı metal grevinde olduğu gibi burada da sendikayı ve sendikanın üye sayısını aşan bir grev iradesi sözkonusu. Selüloz-İş’in toplam 630 üyesinin bulunduğu bu fabrikalarda, grev için 717 ‘evet’ oyu kullanılmış. Hükümetin metal grevini telaşla yasaklamasında kuşkusuz ki, iki grevin birleşmesini önlemek gibi bir kaygı da var. Siyasal iktidar, tam da seçim arifesinde sınıf mücadelesinin bütünleşmesinden kendini korumaya çalışıyor. Bu yüzden de, işçi sınıfı bir kez daha toplumsal muhalefeti top yekün vuran “ileri demokrasi”nin en ileri uygulamalarına maruz kalıyor. Ancak gerek grev yasağına direnen metal işçileri gerekse geçtiğimiz hafta boyunca Kayseri, Yozgat ve Bilecik’te farklı işkollarında binlerce işçinin alamadıkları hakları için iş bırakmış olması, siyasal iktidar..]]> Mon, 09 Feb 2015 05:00:34 +0300 Ölünce 'şehit' yaşarken 'milli tehdit' https://www.evrensel.net/yazi/73311/olunce-sehit-yasarken-milli-tehdit https://www.evrensel.net/yazi/73311/olunce-sehit-yasarken-milli-tehdit? AKP Hükümeti bir grevi daha hukuksuzluğu tartışmasız olan bir kararla engelledi. Birleşik Metal-İş Sendikası’nın metal işkolundaki 15 bin işçiyi kapsayan grev kararı, yapılan oylamalarda sendikanın üye sayısını aşan bir işçi iradesiyle desteklenmiş ve 29 Ocak’ta uygulamaya girmişti. Buna karşılık, Bakanlar Kurulu aynı gün aldığı bir kararla grevi “milli güvenliği bozucu nitelikte olduğu” gerekçesiyle durdurdu. Resmi adı “grev ertelemesi” olan bu uygulama gerçekte bir erteleme olmayıp açıkça grev yasağıdır. Çünkü erteleme süresi sonunda (60 gün) taraflar arasındaki uyuşmazlık çözülmese bile grev devam edemiyor. Nitekim cam ve maden işçilerinden sonra metal işçilerinin de Bakanlar Kurulu tarafından “milli tehdit” ilan edilmesinin nedeni de bu zaten. Bu gerekçeyle “ertelenen” grevler, Danıştay erteleme kararını iptal etmedikçe süresiz durdurulmuş oluyor. Grev hakkı, temel insan hakları arasında yer alan sendikal hakların ayrılmaz bir unsurudur. Örgütlenme ve toplu pazarlık hakkının etki..]]> Mon, 02 Feb 2015 05:00:29 +0300 Grevler hepimizin https://www.evrensel.net/yazi/73258/grevler-hepimizin https://www.evrensel.net/yazi/73258/grevler-hepimizin? Kapitalizm, gücünü işsiz bıraktığı emekçilerden yani el altında tuttuğu yedek işgücü ordusundan alır. Çünkü işçilerin çalışabilmek için birbirleriyle rekabete girmesi, hem emek gücünü denetim altında tutmayı mümkün kılar hem de patrona ücretleri dilediğince esnetebilme imkanı yaratır. Buna karşılık, yedek işgücü ordusunun bu etkisini aşındırabilmenin yolu ise sınıfın örgütlü mücadelesidir. Sendikal mücadele, işçiler arasındaki rekabeti dayanışmaya dönüştürerek işverenin elindeki en güçlü silahı etkisiz hale getirir. Bunun için de sendikal haklar tarihsel olarak yasaklanmış, baskılanmış ve yine büyük mücadelelerle toplu pazarlık ve grev haklarını da kapsayan bütünlüklü bir ‘hak’ olma niteliği kazanabilmiştir. Türkiye’nin gerçekliği ise toplu pazarlık ve grev hakkı bir yana, örgütlenme özgürlüğünün bile henüz sağlanamamış olduğudur. İşçiler sendika seçme haklarını kullandıkları için işten atılmakta, sendikal örgütlenmeyi engelleyen birçok unsurla beraber, yandaş sendikalara üye olmanın..]]> Mon, 26 Jan 2015 05:00:54 +0300 Sınıf bilinci ve Charlie Hebdo katliamı https://www.evrensel.net/yazi/73209/sinif-bilinci-ve-charlie-hebdo-katliami https://www.evrensel.net/yazi/73209/sinif-bilinci-ve-charlie-hebdo-katliami? AKP Hükümeti sistemli biçimde yürüttüğü kutuplaştırma politikaları yoluyla hem ideolojik karşıtlarına uyguladığı tahakkümün toplumsal desteğini oluşturmakta hem de sınıfsal çıkarları bu iktidarla örtüşmeyen geniş kesimlerin siyasi desteğini kazanmaktadır. BİLGESAM tarafından geçtiğimiz Temmuz ayında yapılan “Türkiye’de Etnik, Dini ve Siyasal Kutuplaşma” anketinin sonuçlarına göre; AKP’nin sürdürdüğü politikalar kendi seçmenini partiye daha çok yakınlaştırırken, kendinden olmayanı ise ötekileştiriyor ve uzaklaştırıyor. Ayrıca sonuçlar, bu siyasi kutuplaşmanın pek çok alanda ayrımcılığa dönüştüğünü de gösteriyor. Siyasal iktidar, Charlie Hebdo katliamı sonrasında da her seçim arifesinde dozunu giderek arttırdığı bu kutuplaşmayı körükleyecek bir tutum izliyor. Başbakan Davutoğlu, Paris yürüyüşü dönüşünde “öteki”nin ifade özgürlüğü bir yana yaşam hakkına dair tek kelam etmediği açıklamalarla parti tabanını “yükselen İslamafobi’nin hesabını sormak için” orada olduğuna ikna etmeye çalı..]]> Mon, 19 Jan 2015 05:00:47 +0300 ‘Sosyal devlet’ dedikleri https://www.evrensel.net/yazi/73158/sosyal-devlet-dedikleri https://www.evrensel.net/yazi/73158/sosyal-devlet-dedikleri? AKP iktidarda olduğu 12 yıl boynuca devletin tüm sosyal işlevini aşındırmasına karşın iktidar sözcüleri tarafından “sosyal devletin mimarı” olarak tanımlanıyor. Politik tercihleri doğrultusunda yoksullaştırdığı kesimlerle sosyal yardım ödenekleri üzerinden kurduğu siyasi bağımlılık ilişkisini ise sosyal politika diye lanse ediyor. Sosyal politika özünde kapitalist bir önlem olduğundan, birikim rejiminin ihtiyaçları doğrultusunda gelişir. Bir başka ifadeyle içinde bulunduğumuz neo-liberal evre piyasanın koşulsuz serbestliği ilkesine dayandığından, hak temelli refah hizmetlerinin ihtiyaç esasına göre sağlanması ve finansmanında kamunun payının giderek azalması genel bir eğilimdir. Bu eğilimin ayırt edici yanı, vatandaşlarının asgari yaşam koşullarını güvence altına almayı bir sorumluluk sayan sosyal devlet modelinin tasfiyesidir. Devletin bu sorumluluğunun ortadan kalkması vatandaşlar açısından ise eğitim, sağlık, barınma ve beslenmeye ilişkin bir dizi kamu hizmetinin hak olmaktan ..]]> Mon, 12 Jan 2015 04:58:15 +0300 Sınıf katliamı https://www.evrensel.net/yazi/73107/sinif-katliami https://www.evrensel.net/yazi/73107/sinif-katliami? Yeni Türkiye, 2014 yılının ilk 7 ayında bin yüz işçinin ölümüyle beraber iş cinayetlerinde Avrupa’nın zirvesine oturmuştu. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin yeni yılın ilk günlerinde açıkladığı rapor ise yıl boyu en az 1886 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini gösteriyor. Kaybettiğimiz işçiler içinde emeklilik çağında olanlar da var, 6 yaşında çocuklar da. Kadın işçiler de var, mülteciler de. İşçi sınıfını her fırsatta bölmeye çalışan kapitalizm, can almak söz konusu olduğunda ise topyekün öldürüyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yardımcısı Halil Etyemez, Haziran ayındaki Uluslararası Çalışma Konferansında, gerekli önlemler alındığı için Türkiye’nin gündeminde artık çocuk işçiliği gibi bir sorun olmadığını söylemişti. Buna karşılık ortaya çıkan tablo ise çocuk işçiliğinin bir sorun ‘olmadığını’ değil de, sorun ‘edilmediğini’ gösteriyor. Zira açıklanan rapora göre 2014 yılı boyunca en az elli beş çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Yani yılın her haftası en..]]> Mon, 05 Jan 2015 04:56:04 +0300 Hutbenin fıtratı https://www.evrensel.net/yazi/73055/hutbenin-fitrati https://www.evrensel.net/yazi/73055/hutbenin-fitrati? İstanbul Müftülüğü tarafından hazırlanan Cuma Hutbesine göre iş cinayetleri ne “kaza” ne de “fıtrat”. Adeta Allah’ın muradı. “Hayat, Tedbir ve Takdir” başlıklı hutbe, “Hiçbir musibetin Allah’ın izni olmaksızın başa gelmeyeceğini” bildiren bir ayetle başlıyor. Ardından gelen hadiste ise her türlü sıkıntının “Allah’ın takdiri” olduğu hatırlatılıyor ve “şöyle yapsaydım böyle olurdu” dememek gerektiği vurgulanıyor. Buradan “tedbirin gereksiz ya da faydasız” olduğu sonucunun çıkartılamayacağı belirtilse de, “Allah’a olan güvenin sarsılmaması” bakımından ise “tedbirde ölçülü olmak” gerektiğine dikkat çekiliyor. Hutbe, sınıf ilişkileri bakımından sadece iş cinayetlerine atıf yapmış gibi görünse de, ortaya koyduğu yaklaşım kapitalizmin dini nasıl araçsallaştırdığını genel olarak kavrayabilmemiz açısından büyük önem taşıyor. Çünkü kapitalist sömürünün nesnel sonuçlarını imanın şartları bağlamında değerlendirmek tıpkı iş cinayetleri gibi açlık, yoksulluk ve işsizliği de kaçınılmaz olarak “Alla..]]> Mon, 29 Dec 2014 05:00:29 +0300 Sendikal rezalet https://www.evrensel.net/yazi/73005/sendikal-rezalet https://www.evrensel.net/yazi/73005/sendikal-rezalet? Sendika seçme haklarını kullandıkları için işten atılan Ülker işçilerinin direnişi devam ederken, Öz Gıda-İş de işbirlikçiliğin hakkını vermeyi sürdürüyor. Direniş başladığından beri başta Evrensel gazetesi olmak üzere işçilerle dayanışma içinde olan her kesimi açıktan hedef alan Öz Gıda-İş, geçtiğimiz günlerde fabrika önünde yaptığı basın açıklamasıyla bu kez doğrudan atılan işçileri yalancılıkla suçlayarak “işverenin töhmet altında bırakılamayacağını” ifade etti. “Ülker’de işçiler üzerinden siyasi bir tezgah kuruluyor” başlıklı bu açıklamada “Ülker’de çalışan binlerce işçiyi yok saymaya kimsenin hakkı yoktur ” deniliyor. Yani işçileri bölmeye yönelik oldukça bayatlamış bir tezgahın bu kez kendisine “işçi sendikası” diyen bir örgüt tarafından kurulma çabasına şahit oluyoruz. Direnen işçilerden -son derece aşina olduğumuz bir üslupla- “ortalığı karıştırmaya çalışan üç- beş kişi” diye bahsedilen açıklamada onların beyanlarının kamuoyuna taşınmasından duyulan rahatsızlık ise açı..]]> Mon, 22 Dec 2014 04:56:42 +0300 Çare sınıf mücadelesi https://www.evrensel.net/yazi/72956/care-sinif-mucadelesi https://www.evrensel.net/yazi/72956/care-sinif-mucadelesi? Kapitalist sömürü ilişkisini gizleyebilmenin başlıca yolu işçilerin sınıf aidiyetini belirsizleştirmeye çalışmaktır. Böylece toplumsal çelişkinin sınıfsal niteliği gizlenirken, mücadelenin sınıf temelli örgütlenmesi de engellenmiş olur. İşçilerin sınıf aidiyetini belirsizleştirebilmenin başlıca yöntemi ise emek gücü piyasalarının parçalanmışlığından hareketle, sınıfın birçok farklı katmanını sanki sınıf dışıymış gibi yansıtmaktır. Buna göre işçilerin farklı sektörlerde çalışmaları, mavi yakalı- beyaz yakalı ayırımı, farklı gelir ve güvence koşullarına sahip olmaları yanında hayat tarzlarından siyasal tercihlerine kadar birçok unsur, onların artık aynı sınıf kategorisi içinde değerlendirilemeyeceğinin “delili”dir. İşçi sınıfı kollektif kimliğinden kopartıldığı ölçüde işçi-işveren arasındaki sorunlar “münferit” bir nitelik kazanırken, emek gücünün sermaye ile arasındaki sömürü temelli çelişki sanki sistematik değilmiş gibi algılanır. İş cinayetlerinden yoksulluğa, işsizlikten güven..]]> Mon, 15 Dec 2014 04:56:28 +0300 Sözün bittiği yer https://www.evrensel.net/yazi/72901/sozun-bittigi-yer https://www.evrensel.net/yazi/72901/sozun-bittigi-yer? Her şeyden önce adını doğru koymak lazım. Eğitim başarısı ve okullaşma oranlarının ilkokul çağındaki kız ve erkek çocukların ‘cinselliği’ üzerinden konuşulabildiği bir resmi şûra, oradan karma eğitim konusunda çıkan karar her ne olursa olsun aslında bir rejim değişikliği ifadesidir. Ayrıca böylesi bir değişimi siyasal olarak da niteliği itibarıyla da alışageldiğimiz ‘muhafazakarlık’ tartışmaları çerçevesinde tanımlamak da artık zor. Devlet tarafından topluma dayatılan cinsiyetçi bir yaşam tarzının ilkokul çağındaki çocukları doğrudan kapsayacak biçimde genişletilmesi girişimi, dindar muhafazakarlığın oldukça gerisinde bir siyasal anlayışa işaret ediyor. Münferiden seslendirilmesi halinde ‘meczupluk’ diye değerlendirip ciddiye almayacağımız karma eğitim tartışmasının, siyasal iktidarın eğitim kolları gibi çalışan Eğitim-Bir-Sen tarafından gündeme taşınması aslında bu konuda asıl sabırsızlanan tarafın hükümet olduğunu gösteriyor. Çünkü Eğitim-Bir-Sen’in başlıca işlevi, hükümetin yapmayı..]]> Mon, 08 Dec 2014 05:00:11 +0300 Egemenlerin fıtratı https://www.evrensel.net/yazi/72848/egemenlerin-fitrati https://www.evrensel.net/yazi/72848/egemenlerin-fitrati? Kadın ve erkek arasındaki fizyolojik/biyolojik ayrım ‘cinsiyet’ kavramı ile ifade edilir. Aradaki farkı vurgulamak için bu kavramla yetinmeyip eşitsizlikten medet ummak ve bu eşitsizliğin altını da geleneksel rol dağılımı ile doldurmak ise toplumsal cinsiyetçiliktir. Toplumsal cinsiyetçilik bir egemenlik sorunudur. Ve bunu sürdürebilmek için uğraşmak da, herhangi bir tahakküm ilişkisinde olduğu gibi, egemen tarafın fıtratında vardır. Eşitsizliğin “doğal” ve “kaçınılmaz” olduğunu savunmak, payına eşitsizlik düşenlerin buna karşı çıkmasını önlemek için bir toplumsal algı yapılandırma çabasından ibarettir. Bu çabanın bir dizi dini motifle süslenmesi ise yeni Türkiye’nin ayırt edici niteliklerinden biri. Ayrıca yürürlükteki kutuplaştırma politikaları bakımından değerlendirirsek çok da işlevsel. Çünkü bu yolla bir çırpıda birçok ayrımcılığı aynı anda hayata geçirmek mümkün. Örneğin Erdoğan’ın, kadın bedeni üzerinden pervasızca sürdürdüğü açıklamalarını “İslamın kadına bahşettiği analı..]]> Mon, 01 Dec 2014 04:54:12 +0300 ‘Ben çalışana değil çalıştırana para veririm’ https://www.evrensel.net/yazi/72800/ben-calisana-degil-calistirana-para-veririm https://www.evrensel.net/yazi/72800/ben-calisana-degil-calistirana-para-veririm? Sendikal haklarını kullandıkları için işten atılan Ülker işçilerinin fabrika önündeki direnişleri sürerken, Ülker geçtiğimiz günlerde 70. yaşını kutladı. Parayı bastırıp her birimizin sosyal medya hesaplarını işgal etmek cüretiyle sürdürülen 70. yıl kampanyasına damga vuran “mutluluk” teması, tüm sahteliği ve iticiliği yanında kapitalizmin en insani özlemleri nasıl da metalaştırdığını göstermesi bakımından oldukça ibret verici de. Reklam filmlerinde Ülker çalışanlarının “gönüllü” olarak yer alması ise kampanya maliyetlerini düşürmek açısından olduğu kadar söz konusu “mutluluğun” sınıfsal içeriğini gizlemek bakımından da son derece işlevsel. Yüksek ekonomik standartlarıyla gündemde olan bir patronun, işçiler için reva gördüğü çalışma ve yaşam koşullarını saklayabilmek için kullandığı bir maske adeta. Penceresiz mekanlarda 12 saati aşan çalışma sürelerine karşılık asgari ücretin biraz üzerinde ücret alan, yıllarca çalıştırılıp izin kullandırılmayan, toplu halde işten çıkartılıp ya..]]> Mon, 24 Nov 2014 04:56:38 +0300 Kâr-can pazarlığı https://www.evrensel.net/yazi/72747/k-r-can-pazarligi https://www.evrensel.net/yazi/72747/k-r-can-pazarligi? Başbakan Davutoğlu, yeni iş güvenliği paketini açıklarken sorunu üç aşamalı olarak tanımladı: “Zihniyet, süreç yönetimi ve yasal süreç”. Hükümetin her türlü yasal düzenlemeyi yapacağını ancak işverenlerin de zihniyet değişikliği yapması ve emek sömürüsünden uzak durması gerektiğini söyledi. Davutoğlu’na göre sorunun en önemli ayaklarından biri de işçilerin haklarını bilmemesi ve kendi güvenlikleri konusunda yeterince bilinçli olmamaları. Ancak haklarını kullanan işçilerin işten atılması/atılabilmesi konusuna ise hiç değinmedi. Yandaş sendikadan ayrılmayı veya grev kırıcılığı reddetmeyi bile fesih gerekçesi haline getiren sınıf politikalarından da hiç bahsetmedi Başbakan. Böylece emek sömürüsü sadece “muhteris” patronlarla sınırlı arizi bir durum olarak lanse edilirken kapitalizmin işleyiş kuralları ile sömürü arasındaki bağ da, sömürünün ve iş cinayetlerinin sınıfsal niteliği de bir kez daha ustalıkla gizlenmiş oldu. “Ölümlerden sorumlu cahil işçiler” açılımıyla da mesele tümüyle “no..]]> Mon, 17 Nov 2014 05:00:11 +0300 Zeytin ağacı https://www.evrensel.net/yazi/72694/zeytin-agaci https://www.evrensel.net/yazi/72694/zeytin-agaci? Barışın, bilgeliğin, adaletin sembolüdür zeytin ağacı. Işığın kaynağı, zaferin tacıdır. Antik çağlardan günümüze kadar İslamiyet de dahil pek çok din ve inanışça kutsal sayılmıştır. Kur’an’da Tin Suresi Allah’ın incir ve zeytin üzerine yemin etmesiyle başlar. Yunan mitolojisine göre ise insanlığa sunulan en büyük armağandır. Barışın insanlık için ne kadar faydalı olduğunun yanı sıra savaş ve barış arasındaki rekabette savaşın mağlubiyetini de sembolize eder. Kurutulmuş zeytin yapraklarından tütsü yapmak ya da zeytin yağı hediye etmek gibi nice gelenek çok eski çağlardan günümüze kadar aktarılmıştır. Zeytin ağacı, bir tabiat unsuru olmasının yanında ortak hafızamıza işlenen bu kültürel değerler itibarıyla da insanlığın ortak mirasıdır. Yırca’da sermaye karı için katledilen işte budur. Katliama karşı duyulan öfke, muhtarın gözyaşlarıyla simgeleşen o isyan da aslında binlerce yıldır biriktirdiğimiz ortak akıl ve vicdanımızdır. İtibarı ‘kâr- rant- inşaat’ üçlemesi içinde arayan, dağı..]]> Mon, 10 Nov 2014 04:58:21 +0300 Mutlak tahakküm sıfır sorumluluk https://www.evrensel.net/yazi/72636/mutlak-tahakkum-sifir-sorumluluk https://www.evrensel.net/yazi/72636/mutlak-tahakkum-sifir-sorumluluk? AKP’nin maharetle sürdürdüğü ‘sıfırlama’ politikalarından biri de iktidar sorumluluğu. Ekonomik darboğazlardan dış politika hezimetlerine, ulusal güvenlik zafiyetinden toplumsal hak ihlallerine kadar yaşadığımız her sorundan, 12 yıldır görevde olan siyasal iktidar değil de hep başkaları sorumlu. AKP’nin bu tutumu iş cinayetleri konusunda da geçerli. Devri iktidarının her bir yılında binden fazla işçinin çalışırken can vermiş olmasının sorumluluğunu da üstlenmiyor. Ancak ortaya koyduğu “fıtrat” tezinin en yandaş algıları bile yönetmekte aciz kaldığını fark ettiğinden olsa gerek, Ermenek faciası sonrası “devlet hesap soracak” üslubu ön plana çıkıyor. Yani; - Soma’ya “güvenli” raporu veren müfettişi kollayan, - Torunlar rezidansını hastane statüsüne sokarak denetim kanunu dışına çıkartan, - Soma katliamı sonrasında bile rekabet gerekçesiyle iş güvenliği yasasının kapsamını daraltırken, madenlerde yaşam odasının zorunlu hale getirilmesini reddeden, - Ermenek faciasından hemen önce “öl..]]> Mon, 03 Nov 2014 05:00:14 +0300 ‘Sorunlar gelmeden meselelere çözüm üreten bir yönetim anlayışı’ https://www.evrensel.net/yazi/72582/sorunlar-gelmeden-meselelere-cozum-ureten-bir-yonetim-anlayisi https://www.evrensel.net/yazi/72582/sorunlar-gelmeden-meselelere-cozum-ureten-bir-yonetim-anlayisi? Yazının başlığı Çalışma Bakan’ı Faruk Çelik’e ait. Bursa’da yapılan 36. Rumeli Buluşmaları etkinliğinde Yeni Türkiye’nin yönetim anlayışını böyle tanımladı. Ve ekledi “Önlemler paketi Türkiye’nin önünü açıyor.” Bakanın ortaya koyduğu bu anlayış karşısında heyecanlanmamak mümkün değil. Sadece; 2014 yılının ilk 9 ayında 1414 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini, iş güvenliğine ilişkin bir dizi tedbirin Soma katliamı sonrasında bile iktidar partisine mensup vekillerin oylarıyla reddedildiğini, deniz ve hava ulaşımının “rekabet avantajı sağlamak” gerekçesiyle büyük ölçüde iş güvenliği kapsamından çıkartıldığını, müsvedde kağıtlara kalem kalem yapılan can parası hesaplarını ve binlerce işçinin yaşamını yitirmiş olmasına karşılık ne patronların ne de devletin katlandığı herhangi bir ciddi yaptırım bulunmadığını görmezden gelmek gerekiyor. Hepsi bu(!) Aslında hepsi bu da değil. Bir de; işsizliğin her türlü hesaplama cambazlığına karşın çift haneli rakamlarda olduğunu, Çalışma Bak..]]> Mon, 27 Oct 2014 06:00:08 +0300 Esneklik hezeyanı https://www.evrensel.net/yazi/72526/esneklik-hezeyani https://www.evrensel.net/yazi/72526/esneklik-hezeyani? Ulusal İstihdam Strajesi’nde (UİS) olduğu gibi Orta Vadeli Programın (OVP) istihdam politikalarıyla ilgili bölümü de esas itibarıyla esnekleştirme politikalarına dayanmaktadır. Buna göre özel istihdam bürolarının geçici çalışmayı da kapsayacak biçimde yaygınlaşması, taşeron çalıştırmanın ekonominin rekabet gücünü dikkate alarak yeniden düzenlenmesi ve bireysel hesaba dayanan kıdem tazminatı sistemi OVP politikaları arasında yer almaktadır. UİS esneklik olgusunu çalışanlar açısından “hayat süreçlerinde değişen ihtiyaçlarına uygun olarak iş ve yaşam arasında denge kurabilme hızı” diye tanımlasa da, OECD’nin piyasanın esneklik düzeyini ölçmeye ilişkin 3 göstergesinden 2’si fesih kolaylığıdır. Yani esneklik düzeyi hesaplanırken çalışanların iş ve hayat arasında ne ölçüde denge kurabildiğine fala..]]> Mon, 20 Oct 2014 00:04:46 +0400 Yeni Türkiye'nin Ortaçağ şiddetiyle imtihanı https://www.evrensel.net/yazi/72471/yeni-turkiyenin-ortacag-siddetiyle-imtihani https://www.evrensel.net/yazi/72471/yeni-turkiyenin-ortacag-siddetiyle-imtihani? AKP’nin alışık olduğumuz şiddet dili, Kobane ile birlikte hedefinde katillerin değil de katledilenlerin olduğu yüksek yoğunluklu bir savaş diline dönüşmüş durumda. Kobane halkına yardım etmeyi açıktan bir pazarlık/şantaj konusu haline getiren siyasi irade bunu komşu ülkenin rejimini devirme şartına bağlarken, Esad’a karşı verecekleri silahlı mücadele karşılığında Kobane halkını IŞİD’den korumayı vadediyor. Daha önce söz verdiği yardımlar için bugün ortaya koyduğu bir diğer koşulu ise Rojava kantonlarının feshedilmesi. ABD’nin önceliğini “Kobane değil petrol rafinerileri” diye açıkça ilan etmesi ile AKP’nin “hudut, şümul, miktar ve zamanı hükümetçe takdir olunacak” sınır ötesi harekat tezkeresi birlikte değerlendirildiğinde küresel koalisyonun amacı da, IŞİD’in gerçekte neye hizmet ettiği de açık&..]]> Mon, 13 Oct 2014 00:04:24 +0400 Çocukların başını, toplumun aklını bağlıyorlar https://www.evrensel.net/yazi/72368/cocuklarin-basini-toplumun-aklini-bagliyorlar https://www.evrensel.net/yazi/72368/cocuklarin-basini-toplumun-aklini-bagliyorlar? AKP’nin kadınlar üzerinden siyaset yapma alışkanlığı da, “cambaza bak” taktiği de yeni değil. Yeni olan, bu siyasete artık 10 yaşındaki çocukların doğrudan alet edilmiş olması. Hal böyle olunca “cambaza bakmıyoruz” deme lüksümüz de yok. Kaldı ki; çocuklar için yapılan örtün(ebil)me düzenlemesi, iktidarın dış politikada hızla eriyen itibarını örtebilme ihtiyacı ile zamanlama itibarıyla kesişse de işlevi sade bununla sınırlı da değil. Bu düzenleme, AKP’nin uzun zamandır sistemli biçimde yürüttüğü üst yapı dönüştürme politikasında oldukça kritik bir eşiği aştığı anlamına da geliyor. Aşılan eşik kritik çünkü çocuklar reşit değil. Dolayısıyla yapılan bu düzenleme, bugüne kadar önümüze koyulan kılık kıyafet tartışmalarından çok farklı. Bununla beraber bu düzenlem..]]> Mon, 29 Sep 2014 00:07:47 +0400 Torba Yasa’nın işlevi https://www.evrensel.net/yazi/72315/torba-yasanin-islevi https://www.evrensel.net/yazi/72315/torba-yasanin-islevi? Soma katliamı sonrası “madencilerin çalışma koşullarını düzeltmek” gerekçesiyle gündeme gelen Torba Tasarı geçtiğimiz günlerde yasalaştı. Yasada madencilerin ücret ve çalışma koşullarına ilişkin sınırlı iyileştirmeler var. Buna göre madencilerin yeraltında çalışma süreleri günde 6 saatle sınırlanırken, “zorunlu nedenler” ve “olağanüstü haller” dışında fazla çalışma yaptırılamayacağı hükme bağlandı. Ücretlerinin asgari ücretin iki katından az olamayacağı düzenlendi ve hak kazanmış olanlar için yıllık ücretli izin 4 gün arttırıldı. Sosyal güvenlik haklarına ilişkin de kısmi iyileştirmeler var. Buna karşılık yasa yürürlüğe girer girmez önce Zonguldak, ardından Kütahya’da birçok maden işletmecisi yapılan düzenlemelerin maliyetleri arttırdığı gerekçesi ile üretimi durd..]]> Mon, 22 Sep 2014 00:16:57 +0400 Parola: İhmal varsa sorumlular cezalandırılacaktır https://www.evrensel.net/yazi/72262/parola-ihmal-varsa-sorumlular-cezalandirilacaktir https://www.evrensel.net/yazi/72262/parola-ihmal-varsa-sorumlular-cezalandirilacaktir? Amacı ve işleyiş kanunu aslında hep aynı olan kapitalizmin, ilk birikim dönemindeki görünümünü anlatmak için “vahşi kapitalizm” ifadesi kullanılır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken, vahşi kavramının sistemin hedef ve mantığındaki bir değişikliği değil işleyişteki kuralsızlığı anlatıyor oluşudur. Bir başka ifadeyle, kapitalizm farklı zamanlarda farklı çehrelerle karşımıza çıkabilir ancak amacı her zaman emek sömürüsüne dayalı olarak sermaye karını en çoklaştırmaktır. Buna karşılık gerek burjuvazi gerekse onun siyasi temsilcisi konumundaki iktidar ya da muhalefet partileri, özellikle de kapitalizmin öldürme potansiyelinin açığa çıktığı zamanlarda, sade görünümü değil doğası itibarıyla da vahşi olmayan bir kapitalizm kategorisi varmış gibi davranırlar. Dahası, bu ayırımı sadece normatif değerlerin biçimlendirdiği yolunda bir toplumsa..]]> Mon, 15 Sep 2014 00:34:27 +0400 Sanayici 'kamu görevlisi' midir? https://www.evrensel.net/yazi/72212/sanayici-kamu-gorevlisi-midir https://www.evrensel.net/yazi/72212/sanayici-kamu-gorevlisi-midir? CHP’nin ne ölçüde sosyal demokrat olduğu tartışmalarının ayyuka çıktığı bir dönemde, Kılıçdaroğlu’nun beklenmedik genel başkanlığı ciddi bir kamuoyu ve medya desteğini de arkasına almıştı. Ortaya koyduğu “Yeni CHP” söylemi sol çevrelerde heyecan yarattı. Ancak aradan henüz dört yıl geçmişti ki; “halkla barışık CHP” coşkusu yerini “CHP sağa mı kayıyor” tartışmalarına bıraktı. Kılıçdaroğlu’nun partiye sağ siyasetten kattığı çeşitli isimler, yerel seçimlerdeki ve cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki aday tercihleri peş peşe aldığı seçim yenilgileriyle de birleşince CHP’yi bu kez eksen kayması tartışmalarıyla yüz yüze getirdi. CHP’nin sosyal demokratlığı sorgulanırken çoğunlukla laiklik ve milliyetçilik ekseninde yürütülen tartışmaların odağında bu kez doğrudan kişiler var. Parti yetkili..]]> Mon, 08 Sep 2014 00:07:30 +0400 Mesele sadece ücret eşitsizliği değil https://www.evrensel.net/yazi/72161/mesele-sadece-ucret-esitsizligi-degil https://www.evrensel.net/yazi/72161/mesele-sadece-ucret-esitsizligi-degil? Patriyarka- kapitalizm iş birliği hız kesmiyor. Milli Eğitim Bakanlığı, yaptığı bir yönetmelik değişikliği ile kamudan sonra özel anaokullarının da ikili sisteme geçmesini düzenledi. Yani artık bütün anaokulları yarım gün. Bu da; ya “yarım gün çalışan” ya da “çalışmayan” anne demek. Dolayısıyla kadınlar bir kez daha emek gücünü daha değersiz veya bütünüyle görünmez hale getiren seçeneklerden birini tercih etmeye zorlanıyor. Patron her iki seçenekte de kârlı. Hem daha az ücret ödüyor hem de ev içindeki görünmeyen emek sayesinde iş gücünün yeniden üretimi maliyetine katlanmıyor. Yarı zamanlı, geçici ve güvencesiz işlerin “kadın işi” olarak tescillenmesi erkeğin toplumsal hayattaki hiyerarşik üstünlüğünü güvence altına alırken kadın-erkek..]]> Mon, 01 Sep 2014 00:21:00 +0400 Sendikasızlaştırmada ustalık dönemi: Diren Eğitim Sen! https://www.evrensel.net/yazi/72113/sendikasizlastirmada-ustalik-donemi-diren-egitim-sen https://www.evrensel.net/yazi/72113/sendikasizlastirmada-ustalik-donemi-diren-egitim-sen? Türkiye’nin zaten hiç parlak olmayan sendikal örgütlülük düzeyi AKP iktidarı süresince dibe vurdu. Yüksek işsizlik oranlarının yanısıra esneklik/ taşeronlaştırma gibi emek gücü piyasalarını tümüyle güvencesizleştiren politikalar, sendikal haklara yönelik yasal ve idari kısıtlamalar ve nihayet Hükümetin sendikacılara hakaret etmeye vardırdığı sendika karşıtı tutumuyla bugün işçilerin sendikalaşma oranı yüzde 10’un altında. Ayrıca bizi bu orana ulaştıran hesaplama yönteminin uluslararası alanda kabul edilmediğini de vurgulamak gerek. OECD veya ILO tarafından kullanılan hesaplama yöntemleriyle Türkiye’deki sendikalaşma düzeyi bu oranın da çok daha gerisinde. Buna karşılık kamu görevlileri bakımından ise bambaşka bir tablo söz konusu. Resmi Gazete’de yayınlanan 2014 istatistiklerine göre kamu görevlilerinin y..]]> Mon, 25 Aug 2014 00:44:49 +0400 Taşeron sisteminin boyutları https://www.evrensel.net/yazi/72061/taseron-sisteminin-boyutlari https://www.evrensel.net/yazi/72061/taseron-sisteminin-boyutlari? Zonguldak’ta geçen hafta meydana gelen maden göçüğü, taşeron işçilerin nasıl bir can pazarında çalıştırıldığını bir kez daha gözler önüne serdi. Duble taşeron marifetiyle faaliyet gösteren maden ocağında, üretim durdurulmuş olmasına rağmen ocağa indirilen işçiler saatlerce göçük altında mahsur kaldı. Dahası, üretimi kaçak olarak sürdüren patron maden göçüğünü ne kurtarma ekiplerine ne de ailelere haber verdi. Olay, gece vardiyasındaki işçilerin sabah eve dönmemesi sonucu duyuldu. İşçiler kendi gayretleriyle havalandırma borusunu keserek nefes almayı başardıklarından, patronun bu açık cinayet girişimi teşebbüs aşamasında kaldı. Saatler sonra göçükten çıkartılan işçilerin kıyafetlerinin yanmaya açık, çizmelerinin ise tarla çizmesi olduğu tespit edildi. &Uu..]]> Mon, 18 Aug 2014 00:08:13 +0400 Sendikalar istemeseniz de sınıfsal mücadele örgütleridir https://www.evrensel.net/yazi/72030/sendikalar-istemeseniz-de-sinifsal-mucadele-orgutleridir https://www.evrensel.net/yazi/72030/sendikalar-istemeseniz-de-sinifsal-mucadele-orgutleridir? Zaman Gazetesi Yazarı Ahmet Kurucan, sendikacılığın durumunu değerlendirdiği “Sendikacılıkta Yeni Bir Kulvar” başlıklı yazısında, işçi sendikasının işçilerin yanı sıra işverenin çıkarlarını da koruyup geliştirmesi gerektiğini savunuyor. İşçi sendikalarının tarafgir bir tutumla sınıfsal bölünmenin unsuru olmayıp, dengeyi çift taraflı koruyup gözetmeleri gerektiğini söylüyor. Mücadele yerine iş birliği ekseninde belirlenmiş böylesi bir sendikacılık anlayışının da hem sendikalaşma oranlarını arttırabileceğini hem de İslami değerleri önceleyen müteşebbisler tarafından da kabul göreceğini savunuyor. Sendikaların İslami düzenle ne ölçüde bağdaştığı İslami yazındaki önemli tartışma alanlarından biridir. İşçi sendikacılığını İslam’ın özü ile bağdaştırabilen düşünceler ise esasen Kurucan’nın ortaya koyduğu bu yaklaşıma dayanmakt..]]> Mon, 11 Aug 2014 09:48:41 +0400 Gülmek devrimci bir eylemdir https://www.evrensel.net/yazi/71968/gulmek-devrimci-bir-eylemdir https://www.evrensel.net/yazi/71968/gulmek-devrimci-bir-eylemdir? AKP iktidara geldiğinden beri patriyarka-kapitalizm uzlaşmasının en açık uygulamalarına tanıklık ediyoruz. “Sosyal önlem” adı altında hazırlanan cinsiyetçi politikalar; kadınların toplumsal varlığını geleneksel rol dağılımı ile sınırlandırırken, kadın emeğini her geçen gün daha fazla değersizleştiriliyor. Devlet ricalinin bu politikaları savunurken kullandığı üslup ve yaptığı açıklamalar ise ortalama erkek egemen bir zihniyeti adeta kıskandıracak ölçüde yalın ve cüretkar. Örneğin kadın-erkek eşitliğine inanmadığını açıkça söyleyen Başbakan; kadınları anne-eş ve evlat olarak, evi çekip çevirdiği ölçüde ülkeye istikamet çizen “varlıklar” olarak değerlendiriyor. Kadının irtifa noktasını “annelik” olarak belirlerken, genç kadınları da nasipleri çıkar çıkmaz fazla seçici davranmayarak hemen ..]]> Mon, 04 Aug 2014 00:34:24 +0400 Ayıp denen bir şey var! https://www.evrensel.net/yazi/71921/ayip-denen-bir-sey-var https://www.evrensel.net/yazi/71921/ayip-denen-bir-sey-var? Cam grevinin hemen ardından Çayırhan ve Çöllolar maden grevleri de Bakanlar Kurulu tarafından “Milli güvenliği tehdit ettiği” gerekçesiyle durduruldu. AKP Hükümeti birkaç hafta arayla verdiği bu kararlar, grev yasağının artık bir sistematik politikaya dönüştüğünü açıkça ortaya koyuyor. 8 bine yakın işçinin grev hakkı, 1 aydan daha kısa bir süre içinde, kelimenin tam anlamıyla Hükümet tarafından gasbedildi. Yürütmenin bu “tutarlı” tavrına karşılık “ileri yargı” ise aynı tutarlılığı muhafaza edemiyor. Danıştay, cam grevinde daha önce verdiği kararları göz ardı ederek, Kristal-İş Sendikasının grev ertelemesine karşı yaptığı yürütmeyi durdurma başvurusunu reddetti. Cam sektöründe fiilen grev yasağı devam ediyor. ‘Yasak’ diyoruz; çünkü Türkiye’deki dü..]]> Mon, 28 Jul 2014 07:08:31 +0400 Yeni Hava-İş https://www.evrensel.net/yazi/71870/yeni-hava-is https://www.evrensel.net/yazi/71870/yeni-hava-is? THY’de yaklaşık 2 aydır sürmekte olan “Verimsizsin, savunmanı ver” baskısı 15 kişinin işten atılmasıyla sonuçlandı. İşçiler bu sayının 50’ye ulaşabileceğini söylerken, kabin hizmetleri ise “Haberimiz yok” diyor. Yani uçucu ekiplerin “verimsiz” olduklarına uçuş birimleri değil Personel Başkanlığı karar vermiş. Üstelik “savunma” istenen çalışanlar, o psikolojiyle uçuş yapmayı sürdürüp, önceden hazırlanmış olan programları tamamlandıktan sonra işten atılıyorlar. Anlayacağınız; THY yönetimi iş güvencesi olmayan emekçileri verimlilik/performans kozunu kullanarak “terbiye” etmeye çalışırken, sade iş güvenliğini değil yolcuların can güvenliğini de tehlikeye atıyor. Hava-İş Sendikasının tüm bu olup bitene verdiği tepki ise Sendika Başkanının katılmaktan imtina ettiği birkaç basın açıklam..]]> Mon, 21 Jul 2014 07:44:33 +0400 Bak nasıl büyüyoruz https://www.evrensel.net/yazi/71814/bak-nasil-buyuyoruz https://www.evrensel.net/yazi/71814/bak-nasil-buyuyoruz? Hava ulaşımındaki büyüme AKP iktidarının iftihar ettiği başlıca icraatlardan biri. Düşük maliyetli hava yolu işletmeciliğinin yaygınlaşmasına bağlı olarak yaşanan bu büyümenin temelinde ise uçuş maliyetlerinin azaltılması ve bilet fiyatlarının ucuzlaması var. Sektörün rekabete açılmasıyla birlikte ABD ve Avrupa’da başlayan bu eğilim, 2003 yılında yapılan düzenlemelerle beraber son 10 yılda Türkiye’de de yaygınlaşmış durumda. Ancak maliyetleri azaltma çabası çalışanların iş yükünü arttırırken, uçuş güvenliği ve emniyetini ciddi biçimde tehdit ediyor. Uçucu ekiplerin azalan dinlenme süreleri ve göz ardı edilen kümülatif yorgunluk iş güvenliğinin yanı sıra yolcu güvenliğini de tehlikeye atıyor. Nisan ayında Türkiye Havayolu Pilotları Derneğinin ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Pilotlar Çalıştayında 13..]]> Mon, 14 Jul 2014 01:16:33 +0400 Asgari ücret https://www.evrensel.net/yazi/71756/asgari-ucret https://www.evrensel.net/yazi/71756/asgari-ucret? 2014 yılının ilk 6 ayı için 846 lira olan asgari ücret, 1 Temmuz itibarıyla 891 lira oldu. Bir diğer ifadeyle; eşi çalışmayan 2 çocuklu bir asgari ücretlinin öğün başına ayırabildiği tutar 71 kuruştan 75 kuruşa yükseldi! DİSK-AR tarafından yapılan bu hesaplamaya asgari geçim indiriminden kaynaklanan gelir miktarının dahil edilmiş olduğunun da altını çizelim. Çalışma Bakanı Faruk Çelik, asgari ücretle geçinmenin “mümkün” olduğunu savunurken, genellikle çay-simit hesabı üzerinden yürütülen tartışmalara yeni bir ölçüt getirmişti: “Geçinemez diye bir şey yok. Tabi geçinirsiniz. Netice itibarıyla peynirin kilosunun fiyatı belli, ekmeğin fiyatı belli, yediğiniz zeytinin fiyatı bellidir. Bunu istismar etmemek gerekir.” Gelen tepkiler üzerine yaptığı açıklamada ise asgari ücretin daha y&uum..]]> Mon, 07 Jul 2014 00:12:30 +0400 Cumhur tüccar mı? https://www.evrensel.net/yazi/71699/cumhur-tuccar-mi https://www.evrensel.net/yazi/71699/cumhur-tuccar-mi? Ağustos ayında yapılacak olan Cumhurbaşkanı seçimleri Türkiye açısından bir ilk olma özelliği taşıyor. 12 yıldır demokratikleşmekten bitap düştüğümüz “yeni” Türkiye’de, cumhur bu kez “başkanını” seçmek üzere sandığa gidiyor. İktidar partisi seçim sistemindeki bu değişikliği de yine alışageldiğimiz “ileri demokrasi” anlayışına dayandırmış durumda. Toplumsal muhalefet ve denetimi bütünüyle “suç” sayan bu anlayış, sandıktan çıkanı tebrik etmek yerine “kutsamak” prensibiyle işliyor. Bununla beraber sandıktan “yanlış” kişiler çıkması halinde ise seçimler yenileniyor. Yani sistem “milli iradeye” yaptığı hatayı telafi edebilme fırsatı verecek ölçüde demokratik bir nitelik taşıyor(!) Başbakan, seçilmiş cumhurbaşkanıyla beraber “milli irade” karşısında..]]> Mon, 30 Jun 2014 00:22:01 +0400 Tuzla sanayi işçileri https://www.evrensel.net/yazi/71644/tuzla-sanayi-iscileri https://www.evrensel.net/yazi/71644/tuzla-sanayi-iscileri? Mücadele birliğinin tek çıkış yolu olduğunu savunan Tuzla sanayi işçileri bir araya gelmiş ve farklı işkollarında çalışan işçilerin yer aldığı bir komite oluşturmuşlardı. Sendikacılıktan kıdem tazminatına, asgari ücretten yetki barajlarına kadar pek çok konuda çalışmalar yürütüp, somut talepler ortaya koyuyordu bu işçiler. Dahası mücadelenin mutlaka siyasallaştırılması gerektiğini düşünüyor, aksi takdirde kendi sorunlarına uzak kalacaklarını savunuyorlardı. Bunun için de demokrasi paketinden dış politikaya, Alevi meselesinden Kürt sorununa, kentsel dönüşümden anayasa değişikliğine kadar siyasi gündeme ilişkin her konuda nasıl tutum almaları gerektiğini de tartışıyorlardı. Son olarak da taşeron çalıştırmanın yasaklanması için 100 bin imza toplamış ve TBMM’nin yolunu tutmuşlardı. Anlayacağınız; burjuvazi ve onu temsil eden siyasal iktid..]]> Mon, 23 Jun 2014 08:18:21 +0400 Türk-İş göreve, genel greve! https://www.evrensel.net/yazi/71589/turk-is-goreve-genel-greve https://www.evrensel.net/yazi/71589/turk-is-goreve-genel-greve? Fatih Polat, iki hafta önce yazdığı “Soma’da Germinal’i Hatırlamak” başlıklı köşe yazısında; Soma işçilerinin, madene dönmek zorunda kalsalar bile, sendika yönetimini alaşağı eden bir direnişe imza atarak tarih yazmış olduklarına dikkat çekmişti. Bu yazıyı takip eden günlerde, bu kez de özelleştirmeye karşı direnen Yatağan işçilerinin Ankara’da Türk-İş Genel Merkezini işgal ettiklerini öğrendik. Kendi ifadeleriyle Türk-İş’ i “silkelemeye” gelmişti işçiler. Madenlerin ve termik santrallerin özelleştirilmesine karşı kararlılıkla sürdürdükleri bu uzun soluklu direnişte, mücadeleye omuz vermeyen yöneticileri “silkeleme” zamanıydı şimdi. Direnişi yeni bir aşamaya taşımış, cepheyi genişletmişlerdi. Yatağan ve Milas işçilerinin başlattığı işgal eylemi başka illerden gelen işçilerin de desteği ile Türk-İş y..]]> Mon, 16 Jun 2014 00:52:56 +0400 Taşeron çıkmazı https://www.evrensel.net/yazi/71524/taseron-cikmazi https://www.evrensel.net/yazi/71524/taseron-cikmazi? Taşeron işçiliği konusunda hazırlanan yasa tasarılarının ortak özelliği; tümünün “işçiye müjde” nidalarıyla duyurulmasıdır. Mevzuatta halihazırda yer alan düzenlemeler, her yeni tasarıyla birlikte sanki yeni keşfedilen önlemlermiş gibi parlatılmakta ve bunların yasalaşması halinde taşeron işçilerin hak kayıplarının ortadan kalkacağı ilan edilmektedir. Örneğin gündemdeki tasarıda hileli sözleşme yaptırımı olarak düzenlenen “emsal ücret” uygulaması, Türkiye’nin 1960 yılında onayladığı 94 Sayılı ILO sözleşmesi ile kamuda çalışan tüm taşeron işçiler için zaten güvence altına alınmış bir haktır. Yani “yeni” olmadığı gibi kapsamı da hile yoluyla hak kaybına uğratılanlarla sınırlı değildir. Öte yandan yeni tasarı güvence altına alınmış kimi hakkı da kısıtlamaktadır. Örneğin, yine emsal ücret uygulaması ba..]]> Mon, 09 Jun 2014 00:07:51 +0400 Siyasi karartma https://www.evrensel.net/yazi/71473/siyasi-karartma https://www.evrensel.net/yazi/71473/siyasi-karartma? Kömür karasına bulanmış yüzler sicim gibi akan gözyaşlarıyla alacalanmıştı. “Trafo” diyorlardı. Lakin yanan bir halktı! Yüzlerce maden işçisinin aynı anda toprağa gömülmesini “fıtrat”, “mukadderat” ve dahi “kader” bağlamında “olağan” karşılayan devlet, hesap soranları ise “ulusal güvenlik tehdidi” olarak değerlendirmektedir. O kadar ki; bu kez Başbakan “emri ben verdim” demekle yetinmemiş ve doğrudan sahaya inmiştir. Ancak, aslında Soma’ya özgü olmayan, bu kadim devlet refleksinin Soma’da ortaya çıkma biçimini veya bizatihi kendisi siyasi bir dayatma olan “siyaset yapmayın” hezeyanını sadece Başbakanın kişilik yapısı ile ilişkilendirmek doğru değildir. Çünkü Soma’da katliam sonrası tanık olduğumuz şiddet; herhangi bir siyasal iktidarın otoriter karakterinden ziyade kapit..]]> Mon, 02 Jun 2014 00:42:03 +0400