Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net On bin adım için birkaç adım gerekiyor https://www.evrensel.net/yazi/78395/on-bin-adim-icin-birkac-adim-gerekiyor https://www.evrensel.net/yazi/78395/on-bin-adim-icin-birkac-adim-gerekiyor? Sağlık Bakanlığı son yıllarda obezite yani şişmanlık konusunu sıkça dile getiriyor ve bir takım çabalar içinde idi. Örneğin aile sağlığı merkezlerinde adım sayar dağıtıldı, toplum sağlığı merkezlerine diyetisyenler görevlendirildi. Geçtiğimiz hafta da Sağlık Bakanı Recep Akdağ, obezite kontrol programını başlattı, her gün en az 10 bin adım öneriyor. Obezite, kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere pek çok hastalığa yol açması nedeniyle önemli bir sağlık sorunudur. Üstelik Türkiye’de de yıllar içinde artıyor. Sağlık Bakanlığının obezite kontrol programı çok yerindedir. Sağlık Bakanlığı, obezite kontrol programını fiziksel aktivite üzerine kurmuş. Fiziksel aktivite, sadece obezite için değil pek çok açıdan insanın sağlığı için iyidir, ruh sağlığı dahil. O nedenle Dünya Sağlık Örgütü sağlığı geliştiren etkinlikler arasında sayıyor. Ancak gelin Türkiye’de fiziksel aktivitenin ne durumda olduğuna bakalım. Araştırmalara göre, Türkiye’de insanların yaptığı fiziksel hareketlerin ço..]]> Tue, 31 Jan 2017 05:00:19 +0300 Torunlar, yaşlılar, hastalar https://www.evrensel.net/yazi/78346/torunlar-yaslilar-hastalar https://www.evrensel.net/yazi/78346/torunlar-yaslilar-hastalar? Çalışma Bakanlığının kadın istihdamını artırmak için “keşfettiği” son numara, çalışan annelerin çocuklarına büyükannelerin bakmasının bir ödeme ile teşvik edilmesi oldu. Zaten bizim toplumumuzda böyle değil midir? Hatta sadece büyükanneler değil büyükbabalar da torun bakar. Bu, aile içi dayanışmanın bir sonucudur. Hükümetin yaman çelişkisi, bir yandan doğurganlığı artırmaya çalışırken bir yandan kadın istihdamını artırmaya çalışmasıdır. Ama mevcut zihniyetleri, zihin dünyaları ile bulabildikleri çözüm ancak bu kadar! Cinsiyetçi bir iş bölümünü keskinleştirecek bir çözümden daha öteye gitmiyor, gidemez. Çünkü bu zihniyet muhafazakar, ataerkil, iktisadi olarak da liberal bir zihniyet. Zamanın İngiltere Başbakanı Thatcher demişti: “Toplum diye bir şey yoktur. Erkek ve kadın bireyler ve aileler vardır.” Aslında Thatcher’in başını çektiği yeni sağ politikaların özetini oluşturuyor. Muhafazakarlık aileyi kutsar, tüm sorunların çözümünde kamusal çözümler üretmek yerine aileyi öne sür..]]> Tue, 24 Jan 2017 04:09:01 +0300 Türkiye usulü terör mücadelesi https://www.evrensel.net/yazi/78255/turkiye-usulu-teror-mucadelesi https://www.evrensel.net/yazi/78255/turkiye-usulu-teror-mucadelesi? OHAL bir dönem daha uzatılarak olağanüstü hal, olağanlaşmış oldu. Demokrasi ise askıda! İktidarın ve onların sesi olarak havuz medyada görev ifa edenlerin söylediklerine göre dünyada tüm güçler birleşti ve Türkiye’ye saldırıyor. Topluma, özellikle de iktidarı desteklemiş kitleleri ikna için “kokteyl terör” denilen bir kavram kullanılıyor. Literatürde olmayan bir terim. Hani halk arasında söylenen şekliyle “aynı kazana atsan kaynamaz” türünden IŞİD, PKK, FETÖ gibi terör örgütleri neredeyse işbirliği içinde bir saldırı içinde imiş! Tamam da, neden herkes Türkiye’ye saldırıyor sorusunun yanıtı elbette hiç konuşulmuyor, çünkü buna verilecek inandırıcı bir yanıt yok. Bir de “Gezi Olaylarının masum bir şekilde başlayıp sonunda darbe girişimine kadar gittiğini” savunan bir söylem var. Ne yazık ki özgür basının olmadığı, her televizyon kanalından aynı sesin çıktığı yerde böylesi zırvalıklar toplum açısından kabul görme olasılığı yükseliyor. Her yerde patlayan bombalar, terör saldırıları ..]]> Tue, 10 Jan 2017 05:00:02 +0300 Yaz saatinin sürdürülmesine dair sorular https://www.evrensel.net/yazi/78131/yaz-saatinin-surdurulmesine-dair-sorular https://www.evrensel.net/yazi/78131/yaz-saatinin-surdurulmesine-dair-sorular? Türkiye bu yıl yaz saati uygulamasından çıkıp da normal zamana dönemedi, tıpkı normal hallerine dönemediği gibi. Bakanlar Kurulu yayımladığı bir karar ile yaz saati uygulamasının bundan sonra tüm yıl sürmesine karar verdi. Karar, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının yazısı üzerine alınmış. Yani temel gerekçe enerji tasarrufu yapmakmış. Böylece Türkiye zaman dilimini resmi olarak değiştirildi. Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın söylediğine göre, bu konu Eski Bakan Taner Yıldız zamanından beri üzerinde çalışılan bir konuymuş, ancak bu yıl hayata geçebilmiş. O zaman şu soruların yanıtlarını öğrenmek kamuoyunun hakkı olsa gerek: Enerji Bakanlığı hangi çalışmaları yaptı? Bunların sonuçlarından ne elde edildi? Ne kadar enerji tasarrufu bekleniyor? Benim ulaşabildiğim kaynaklara göre bu anlamda bir kamuoyu bilgilendirmesi olmadı. Kaçırdığım bir şey varsa eksiğimi tamamlayın. Diğer yandan, her şey enerji tasarrufundan mı ibaret? Yani kaş yaparken göz çıkarabilir miyiz? Hangi konu..]]> Tue, 20 Dec 2016 05:00:08 +0300 Sağlık çalışanlarına şiddet https://www.evrensel.net/yazi/78041/saglik-calisanlarina-siddet https://www.evrensel.net/yazi/78041/saglik-calisanlarina-siddet? Türkiye, sağlık çalışanlarına yönelik şiddette dünya birinciliğine gidiyor. Her gün en az bir tane sağlık çalışanına şiddet haberi basında yer buluyor. Hastaneler, acil servisler, aile sağlığı merkezleri saldırgan insanların sağlık çalışanlarına korku saldığı mekanlara dönüştü. Sağlık Bakanlığının verilerine göre 2015 yılında günde ortalama 32 sağlık çalışanına şiddet vakası kayda girmiş, bunların 10’u fiziksel şiddet, 23’ü sözel şiddet. Bunların çoğu fiziksel şiddet, oysa bir de sözlü şiddet boyutu var. Diğer yandan hekimlerin dışında hemşire, sağlık teknisyeni gibi çalışanlarının başına gelenler de hem basına hem de kayıtlara daha az yansıyor. Anlaşılan, kayıtlara giren şiddet olguları buzdağının görünün ucu sadece. Şiddet bir tek sağlık çalışanlarına yok ki! Otobüsteki yolcu şoföre, müşteri tezgahtara, veli öğretmene saldırıyor vs. Kısacası bugüne kadar evlerde kadınlara ve çocuklara karşı yaşanan, gözlerden ırak olan şiddetimiz kamusal alana taştı. Şiddet her yerde artık! Sağl..]]> Tue, 06 Dec 2016 04:53:30 +0300 İstismarı 'Ak'lamak https://www.evrensel.net/yazi/77950/istismari-aklamak https://www.evrensel.net/yazi/77950/istismari-aklamak? Aslında sözün bittiği yer ama konuşmadan, ses çıkarmadan hatta bağırmadan da olmayacak. Dilimizde tüy bitse de konuşmaya devam edeceğiz. AKP’li milletvekillerinin TBMM’ye verdiği önerge kamuoyunda fırtınalar kopardı. Kamuoyunda “tecavüzü meşrulaştırmak” olarak adlandırılan önerge için Adalet Bakanı Bekir Bozdağ “Tecavüzcü ile evlenerek cezadan kurtulma imkanı getirilmemiştir. Bunun aksini iddia edenler, konuyu bilerek ve isteyerek çarpıtanlardır.” diye açıklamada bulundu ve bu konudan yeni bir AKP mağduriyeti çıkardı. İsterseniz önce bu önergede ne denmiş ona bakalım: “Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16/11/2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçunda, mağdurla failin evlenmesi durumunda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesindeki koşullara bakılmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verilir”. Her şeyden önce sunulan önerge, kendi içinde bir tutarsızlık içeriyor. ..]]> Tue, 22 Nov 2016 05:00:36 +0300 Yine çocuk aşıları -2 https://www.evrensel.net/yazi/77902/yine-cocuk-asilari-2 https://www.evrensel.net/yazi/77902/yine-cocuk-asilari-2? Aşı konusuna, kaldığımız yerden devam edelim. Aşı, hastalık etkeni mikroorganizmanın ölü ya da etkisizleştirilmiş olarak insan bedenine verilmesinden ibarettir. Böylece vücudun savunma sistemi harekete geçer. Hastalık yapıcı mikroorganizmayla karşılaştığında bağışıklık sisteminin “hafızası” devreye girer, hızla hastalık yapıcı etkeni ortadan kaldırır ve hastalık ortaya çıkmaz. Aşının kabaca temel işleyişi budur, yani hastalığa karşı savunma sistemini güçlendirmek. Aşıların sağlık hizmetleri kapsamına girmesiyle bebek ölümlerinde dramatik bir düşme olduğu herkesin kabul ettiği gerçektir. Hal böyleyken bugün dünyada ve ülkemizde neden “aşı karşıtları” var? Hekimlik yaşamımın ilk yıllarında öğrencileri aşılamak için gittiğimiz bir lisede öğretmenlerden biri “Bu aşılarla halkımızın soyunu kurutmak istedikleri doğru mu?” diye bir soru sormuştu. İlerleyen yıllarda çocuk felci kampanyaları sırasında “Bu aşılar kısırlık yapıyormuş” diye aşıyı reddeden ebeveynlere sıkça rastladık. Hatta Türki..]]> Tue, 15 Nov 2016 05:00:47 +0300 Yine çocuk aşıları! https://www.evrensel.net/yazi/77854/yine-cocuk-asilari https://www.evrensel.net/yazi/77854/yine-cocuk-asilari? Anayasa Mahkemesinin (AYM) son kararı ile çocuk aşıları yine gündemde. Aşılama, temel sağlık hakkı mı? Kamu sağlığı açısından zorunluluk mu? Yoksa “Kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlali” mi? AYM, sonuncusuna yani “Kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlali”ne hükmetti. Ülkede insan haklarının ne durumda olduğunu hatırlayınca bu karar insana bir “şaka” gibi geliyor. Devlet koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında bir takım hizmetler sunar, sunması gerekir. Bunlardan biri de çocukların aşılanmasıdır. Son yıllarda çocuklarının aşılanmasına karşı çıkan aileler, kendilerince ‘çetin’ bir hukuk mücadelesi sürdürüyor. Araştırma nedir, bilimsel bilgi nasıl üretilir, toplum sağlığı adına müdahale edilecekse bu kararlar nasıl alınır gibisinden “çok temel” konuların bilgisine sahip değiller, olmaları da beklenmez, çünkü bunlar birer uzmanlık alanı. Sorun onların bu bilgiye sahip olmadan gazetelere demeçler vermesi, mah..]]> Tue, 08 Nov 2016 05:00:46 +0300 Savaşı konuşabilmek https://www.evrensel.net/yazi/77671/savasi-konusabilmek https://www.evrensel.net/yazi/77671/savasi-konusabilmek? Savaşlardaki kahramanlıkları konuşmak erkeklere, yaşanan acıları konuşmak ise kadınlara hep düşmüş. Savaşlarda kadın bedenleri “düşman askerleri”nin fethettikleri topraklar gibidir. Tecavüzler, savaşılan tarafa zarar vermenin bir başka yoludur. Dünya, kadın tecavüzlerinin bir ‘savaş silahı’ olarak kullanılmasını çok yakın tarihlerde konuşmaya başladı. İlk kez Rwanda’da, azınlık Tutsilere karşı yürütülen savaş ile gündeme geldi. Ardından da Bosna Savaşı’nda tecavüzlere tanık olduk. Elli binden fazla kadının savaş boyunca sistematik olarak tecavüze uğradığını, pek çok tecavüz bebeğinin doğduğunu hatırlarsınız. Savaşlarda askerler yani fiilen savaşanlar çoğunlukla erkeklerdir. Savaştan zarar görenler ise çoğunluğu kadın ve çocuk olan sivillerdir. Bundan örneğin 100 yıl önce yaşanan savaşlarda ölenler arasında askerlerin oranı çok yüksek iken son yıllarda sivillerin oranı artmıştır. Yani büyük insanlık her ne kadar kendisine savaş etiği gibisinden bir takım kurallar koysa da (Cenev..]]> Tue, 11 Oct 2016 04:54:11 +0300 Kötülüğün sıradanlığı ve iyilik https://www.evrensel.net/yazi/77618/kotulugun-siradanligi-ve-iyilik https://www.evrensel.net/yazi/77618/kotulugun-siradanligi-ve-iyilik? 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Türkiye’nin hali şöyle görünüyor: 15 Temmuz öncesinde biriktirilen ne kadar nefret, hukuksuzluk, antidemokratik uygulama varsa OHAL koşulları ile sel olmuş ve Türkiye toplumunun üzerinden geçiyor. Ne varsa önüne katıyor! Bu selin karşısında durmak zor ama imkansız değil elbette. Geçtiğimiz hafta 672 sayılı KHK ile üniversiteden ihraç edilmiş akademisyenlerin öncülüğünde Kocaeli Dayanışma Akademisinin açılışı gerçekleşti. Kendi cephemiz adına umut verici, coşkulu bir o kadar da duygulu bir gün idi. Bir şölendi! Bugün sizlerle bu şölende yapılan bir konuşmayı aktarmak istiyorum. Kocaeli Üniversitesi Siyaset ve Kamu Yönetimi Bölümünden ihraç edilen Yrd. Doç. Dr. Ruhi Demiray, hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir konuyu dile getirdi. Konuşma, her şeyi önüne katıp giden bu sele kendini kaptıranları analiz ediyordu: Kötülüğün sıradanlığı. Ruhi Hoca şunları söyledi konuşmasında: “İnsanlar nasıl oluyorlar da siyasal iktidarın suçlarına ortak oluyor..]]> Tue, 04 Oct 2016 04:44:54 +0300 Cinler, iblisler ve zavallı bilim! https://www.evrensel.net/yazi/77569/cinler-iblisler-ve-zavalli-bilim https://www.evrensel.net/yazi/77569/cinler-iblisler-ve-zavalli-bilim? Son zamanların Türkiye’sinden manzaralar: laiklik isteyenlerin yerlerde sürüklenmesi ve diğer yapılan kötü muameleler, kadınların giyimleri yüzünden şiddet görmesi, okulların çoğunun imam hatip lisesine dönüşmesi vesaire vesaire... Tüm bunların insanlarda yarattığı kaygıdan olsa gerek 2014 yılında uluslararası bir bilimsel dergide yayınlanan yazı, son günlerde kamuoyuna yeni yansıdı. Yazı şizofreni hastalığı ile ilgili, yayınladığı dergi ise Journal of Religion and Health, Türkçe olarak Din ve Sağlık Dergisi. Makalenin yazarı M. Kemal Irmak, yazının yayınladığı 2014 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA)’nde profesör olarak görev yapıyor. Şizofreni hastalığı uzmanlarca “kişinin düşüncesini, hareketlerini, duygularını ifade şeklini, gerçeği algılamasını çarpıtan ve kişinin diğerleriyle ilişkilerini bozan ciddi bir beyinsel rahatsızlık” olarak tanımlanıyor. Ağır bir psikiyatrik hastalık olan şizofreni, kronik bir hastalıktır. Bu nedenle şizofreni hastaları yaşamları boyunca tedavi..]]> Tue, 27 Sep 2016 05:00:18 +0300 Biz çoğaldık, ya siz? https://www.evrensel.net/yazi/77479/biz-cogaldik-ya-siz https://www.evrensel.net/yazi/77479/biz-cogaldik-ya-siz? 7 Eylül 2016 Çarşamba günü Kocaeli Üniversitesinden dostlarımız, öğrencilerimiz, akademisyen arkadaşlarımız tarafından uğurlandık. Hüzün, öfke, haksızlığa isyan ve coşku... Hepsinin bir arada olduğu zor ama gururlu bir gündü. Yüreğimiz kabardı, kabardı, bastırdık. Kim bilir hangi kirli pazarlıkların konusu edildik! Rektör Hülagü’nün bir zamanlar görev yaptığı GATA’ya, şimdiki adıyla Milli Savunma Üniversitesine rektör olma pazarlığı mı? Yoksa daha başka beklentilerin karşılığında bir kahramanlık gösterisi mi? Bilemiyoruz. Burada merak edilen bu “cesaret”i nereden aldığıdır. Bilinmesi gereken diğer bir konu da, Rektör Hülagü’nün bu işten kendisinin sorumlu olmadığı, YÖK’ün talimatını yerine getirdiği yönünde açıklamalarda bulunmasıdır. Bunun böyle olmadığı anlaşılmış durumda. Anlaşılan Hülagü, yönetim tarzı olarak AKP’ninkini benimsemiş: Sınırsız yetki ama sınırsız sorumsuzluk! Uğradığımız bu hukuksuz muamele karşısında giderek çoğalan bir dayanışma oluştu. Biz zenginleştik. ..]]> Tue, 13 Sep 2016 04:13:05 +0300 Şu akademisyenler! https://www.evrensel.net/yazi/77417/su-akademisyenler https://www.evrensel.net/yazi/77417/su-akademisyenler? Türkiye garip bir ülke, barış isteyenleri akademisyenleri “teröre destek vermek” ile itham ediyor, Barış Bildirisine imza atan akademisyenleri üniversiteden ‘atmak’ için de 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü seçiyor. Alın size Dünya Barış Günü der gibi. Ama ben bunun bir tesadüf olduğunu düşünüyorum. Ben memleketi yönetenlerin ne Dünya Barış Günü’nden ne de “barış”tan haberdar olduklarını sanmıyorum. Zira haberleri olsaydı, bugün Türkiye’yi kan gölüne çeviren bu ortam ortaya çıkmazdı. Gelinen noktada 15 Temmuz darbe kalkışmasının sonucunda sarf edilen demokrasi gibi afili sözler ile yapıp ettikleri birbirine teğet bile geçmiyor. KHK’ler ile devletin muhafazakar, İslamcı ve neoliberal hatta yeniden yapılandırıldığı, darbeci avının cadı avında döndüğü bir Türkiye var artık. İktidarın sıkça propaganda malzemesi yaptığı terör, barış, demokrasi gibi kelimelerin anlamlarından uzaklaştığı, içinin boşaltılıp iktidar tarafından yeni bir şekilde doldurulduğunu da not etmek isterim. 15 Temmuz’da bas..]]> Sun, 04 Sep 2016 05:00:37 +0300 Tabipler Birliği karanlık işler peşinde mi? https://www.evrensel.net/yazi/77238/tabipler-birligi-karanlik-isler-pesinde-mi https://www.evrensel.net/yazi/77238/tabipler-birligi-karanlik-isler-pesinde-mi? Dün odatv.com portalında ‘ilginç’ bir yazı yayınlandı. Gülümser Heper imzasıyla yayınlanan yazıda, TTB’nin tıp eğitimi akreditasyonu konusunda “karanlık işlerin içinde” olduğu savunuluyor. Yazıdan, bu işte acayip paralar döndüğünü, ülkenin ihtiyaçları ile örtüşmediğini, bu işin bir ‘üst akıl’ tarafından yönetildiğini anlıyoruz. Bu komplo teorisiyle bir kez daha tüylerimiz ürperiyor. Bu işin “Üst aklı ABD olduğu artık iyici anlaşılan Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’ın imzasıyla 2011 yılında YÖK’te kabul edildiğini, bu organize işin Türkiye’de seçilmiş temsilcilerine yaptırıldığını (Prof. Dr. İskender Sayek’ten bahsediliyor)” Türk Tabipleri Birliği(TTB)’nin de bu düzene ortak olduğunu öğreniyoruz. Bunca palavranın üzerine bir iki kelamımız olmalı elbette. Konuya başlamadan önce “tıp eğitiminin akreditasyonu”n ne demek olduğundan kısaca bahsedelim. Tıp eğitiminin niteliği, 1980 sonrası mantar gibi türeyen tıp fakültelerinin altyapı ve öğretim elemanı olmaksızın hekim yetişmeye başlamasıyla g..]]> Tue, 09 Aug 2016 05:00:50 +0300 Darbe gerçekten başarısız mı? https://www.evrensel.net/yazi/77096/darbe-gercekten-basarisiz-mi https://www.evrensel.net/yazi/77096/darbe-gercekten-basarisiz-mi? Türkiye’nin askeri darbeler tarihine baktığımızda, her birinin arkasında ekonomik politikalar ile ilgili bir plan olduğu görülür. Bu sadece Türkiye için değil, başta Latin Amerika ülkeleri olmak üzere pek çok ülkede böyle olmuştur. Özellikle 12 Eylül 1980 Askeri darbesinin gerekçesinin memleketi kan gölüne çeviren ve o zamanki adlandırmayla “sağ-sol kavgası” olmadığı, 24 Ocak kararlarını uygulayabilmek için uygun vasatı yaratmak olduğu artık günümüzde herkesçe biliniyor. O zamanlar kanın durmasını isteyen sıradan vatandaşın alkışladığı bu darbe, ülkenin var olan demokrasisini de yok etti. Halka ve emekçilere düşman neoliberal politikaları hayata soktu. Dünyanın her yerinde darbeler, emekçi kesimlerin bastırılması, toplumun baskı altına alınması, aydınların sindirilmesi, muhaliflerin kıyımı ile sonuçlanmıştır. Bu nedenle aklı başında olan kimsenin darbeyi savunması mümkün olamaz. Türkiye’de 15 Temmuz Günü ortaya çıkan darbe girişimi başarısız oldu. Ertesi gün her kesimden gazetenin ..]]> Tue, 19 Jul 2016 04:42:19 +0300 Tıbbın alternatifi olur mu? https://www.evrensel.net/yazi/76998/tibbin-alternatifi-olur-mu https://www.evrensel.net/yazi/76998/tibbin-alternatifi-olur-mu? Günümüzde sadece Türkiye’de değil tüm dünyada insanların, modern tıbba alternatif tedaviler peşinde olduğunu görüyoruz. Bunların bir kısmı geleneksel uygulamalara geri dönme diyebileceğimiz bir nitelik gösteriyor. Örneğin, sülük uygulamaları, kupa çekme, hacamat vs. Bunlar daha çok Türkiye’ye özgü uygulamalar. Bir kısmı da homeopati, ozon tedavisi gibi alternatif uygulamalar. Bir başka büyük grup da bitkisel ürünlerin kullanımı. Az sayıda hekim hariç, bu uygulamalar “modern tıp” diye adlandırılan alanda hizmet verenlerde itibar görmüyor. Geçtiğimiz aylarda Türk Tabipleri Birliği bir sempozyum düzenledi: Geleneksel, Alternatif ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamalarına Hekim Yaklaşımı. Bu sempozyumda bu uygulamalar bilim insanları tarafından enine boyuna konuşuldu? Peki modern tıbbın alternatifi olur mu? Geldiği noktada modern tıp pek çok açıdan eleştirilebilir. İnsanı fazlasıyla biyolojik olarak ele aldığı, sanki bozulan bir makineyi tamir eder gibi yaklaştığı söylenebilir. İnsanların ruhs..]]> Tue, 05 Jul 2016 05:00:58 +0300 Almaya geldik hocam! https://www.evrensel.net/yazi/76942/almaya-geldik-hocam https://www.evrensel.net/yazi/76942/almaya-geldik-hocam? 1990’lı yıllarda Ali Kırca’nın Siyaset Meydanı’nı merakla beklerdik. O zamanların iyi programlarından biriydi. Bir programda Ahmet Kaya’nın söyledikleri yakın zamanda sosyal medyada yeniden paylaşıldı: “Nedir bu köy yanmaları, niçin bu insanlar sürgüne zorlanmışlardır. Mersin’e gittiniz mi? Tuncelili dolu” diyordu Ahmet Kaya. O program itibariyle hain ilan edilmiş miydi hatırlamıyorum, belki de öncesiydi. 1990’lı yıllar ülkenin doğusunda iç savaşın olduğu yıllardı. Her gün ya güvenlik güçleri teröristleri “ölü ele geçiyor” ya da teröristlerce öldürülen güvenlik güçlerinin adları sayılıyordu televizyonlarda. Hikayenin sonunu biliyorsunuz, on binlerce canın kaybıyla sonuçlandı. Toplum sağlığı açısından ise Türkiye tarihinde ilk kez bir bölgede bebek ölüm hızı artmıştı. Ahmet Kaya’nın dediği gibi insanlar sürgün edilmiş, yerinden yurdundan olmuştu. İnsanlar çöplüklerde yiyecek arıyordu. Ve bundan sonra da hiç bir zaman eskisi gibi olamadılar. Resmi rakamlar 700-800 bin kişi güvenli bölg..]]> Tue, 28 Jun 2016 04:42:44 +0300 Sağlık sistemine bir rötuş: HASAMLAR https://www.evrensel.net/yazi/76409/saglik-sistemine-bir-rotus-hasamlar https://www.evrensel.net/yazi/76409/saglik-sistemine-bir-rotus-hasamlar? Sağlık Bakanlığı, birinci basamak sağlık hizmetlerinde yeni bir düzenlemeye gidiyor. Bu, kökten bir değişiklik değil, daha çok bir düzeltme diyebiliriz. Sağlık Bakanlığının bu düzenlemesinin ne olduğunu konuşmadan önce hatırlayalım: AKP iktidara geldikten sonra en kısa süre içinde sağlık reformunu başlatmıştı. Bu kapsamda birinci basamakta sağlık ocakları yerine aile sağlığı merkezlerini getirmişti. Aile hekimliği sistemi getirilirken Sağlık Bakanlığının sloganı “güçlendirilmiş birinci basamak” idi. Bu dönüşüm, 2005 yılından itibaren başlamış ve kademeli olarak devam ederek 2009 yılında tamamlanmıştı. Böylece herkesin kayıtlı olduğu bir aile hekimi olmuştu. Peki öncesinde neydi? Öncesinde sağlık ocaklarının coğrafi olarak bölünmüş bölgeleri vardı ve bu bölgelerdeki herkes zaten o sağlık ocağının listesinde idi. Sağlık Bakanlığının düzeltmeye çalıştığı şey, tam olarak sağlık ocaklarının yarattığı boşluktur. Sağlık ocakları bölgesel temelde hizmet veriyordu. Bir bölgede yaşayan herkese..]]> Tue, 12 Apr 2016 05:00:32 +0300 Keyfi kürtaj mı? https://www.evrensel.net/yazi/76311/keyfi-kurtaj-mi https://www.evrensel.net/yazi/76311/keyfi-kurtaj-mi? Türkiye’de kadınların muhafazakarlık, neoliberal politikalar ve ataerkil sistem arasında sıkışıp kaldığını biliyoruz. Bu üç eksenin kesiştiği noktada, kadınların durumu da giderek geriye gidiyor. Bu, kadınların canına mal oluyor, sağlığını bozuyor. Muhafazakar neoliberal iktidarın üç çocuk-beş çocuk üzerinden ifade ettiği doğurganlık politikasının bir yansıması olarak aile planlaması hizmeti artık neredeyse sunulmuyor. Devlet büyüklerinin söylemleriyle desteklenen kürtaj karşılığı artık bir devlet politikası haline geldi. Yasal olarak düzenleme yapılmamış olsa kamu hastanelerinde artık kürtaj yapılmıyor. Böylece özel sektörde kürtaj “fahiş fiyatla” yapılıyor. Sağlık hizmetleri de piyasaya göre kendisini şekillendiriyor. Geçtiğimiz yıl partneri tarafından tüfekle kolundan vurulan gebe kadını hatırlamakta fayda var: Kolunun kesilmemesi için kullanılacak ilacın bebeğe zarar verme olasılığı olduğu için gebelik mi kol mu tartışması yapıldı. Sağlık hizmetleri açısından kürtaj demek, “ist..]]> Tue, 29 Mar 2016 05:00:31 +0300 Sessiz çığlık https://www.evrensel.net/yazi/76210/sessiz-ciglik https://www.evrensel.net/yazi/76210/sessiz-ciglik? 14 Mart günü modern tıp eğitiminin başlangıcının yıl dönümü olduğu için, tüm hafta Türkiye’de Tıp Haftası olarak kutlanır. Kutlanırdı demek daha doğru olacak. Çünkü 1990’lardan itibaren ortaya çıkan neoliberal sağlık reformu ile yaşanan sorunlar, tıp haftalarının temel gündemi oldu. Bu sorunlar sağlık çalışanlarının kendi yaşadıkları sorunları olmanın yanında bu halkın sağlık hakkı konusunda yaşanan sorunlar idi. Tıp Haftası olması nedeniyle, bugün sağlık çalışanları ve sağlık sistemi ile ilgili bir şeyler yazabilmeyi çok isterdim. Bunu yazabiliyor olmak, Türkiye’de gündelik hayatın normal olduğu anlamına gelirdi şüphesiz. Ama Türkiye’de artık hiçbir şey normal değil. En çıplak haliyle “terör”ü yaşıyoruz. Her an ve her yerde bir şeyler olabilir, insanlar ölebilir. Ne yazık ki insanların onar yirmişer hatta yüzer yüzer katledildiği bir ülke artık Türkiye. İnsanlara korku salmak, insanları diken üstünde, güvenlikten yoksun bırakmak. Toplumu terörize etmek demek de budur zaten! Ve ter..]]> Tue, 15 Mar 2016 05:00:33 +0300 Kadınlara selam olsun https://www.evrensel.net/yazi/76162/kadinlara-selam-olsun https://www.evrensel.net/yazi/76162/kadinlara-selam-olsun? Her yıl, 8 Mart tarihi Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak anılıyor. Kutlanıyor demiyoruz çünkü ortada kutlanacak bir şey yok. Hele de Türkiye’de durum epey vahim. Üstelik kadınların durumu Türkiye’de iyileşmek şöyle dursun tersine kötüye gidiyor. Bu vahamete her geçen gün yenileri ekleniyor. Son yıllarda giderek sertleşen 8 Mart anmalarında gelinen durum şudur: Dünya Emekçi Kadınlar günü etkinlikleri, yürüyüşleri, anmaları yasaklanıyor, izin verilmiyor, dahası kadınların üzerine polis saldırıyor, plastik mermi atılıyor, biber gazı atılıyor, kadınlar yerlerde sürükleniyor, gözaltına alınıyor. Yani devlet şiddet uyguluyor. Tıpkı bir erkeğin evdeki iktidarını göstermek için çocuğunu, karısını dövmesi gibi, devlet de bir kez daha tarafını gösteriyor. Neden? İktidarı için... İnsanlık tarihinin ilk zamanları hariç kadınlar her zaman ikincil olmuş. Sonuç elbette şaşırtıcı değil: Kadınların eğitim düzeyi düşük, çalışma yaşamına katılımı az, kadınlar daha çok işsiz, ücretsiz aile işçilerin..]]> Tue, 08 Mar 2016 04:14:32 +0300 Dünya hekimleri savaş ve göçü konuştu https://www.evrensel.net/yazi/76107/dunya-hekimleri-savas-ve-gocu-konustu https://www.evrensel.net/yazi/76107/dunya-hekimleri-savas-ve-gocu-konustu? Geçtiğimiz hafta sonu İstanbul dünyadan çeşitli tabip birliklerini ağırladı. Dünya Tabipleri Birliği’nin düzenlediği ve Türk Tabipleri Birliği’nin ev sahibi olduğu toplantının amacı, savaş nedeniyle yerinden olmuş insanların sağlığını konuşmak, bilgileri paylaşmak ve çözümler önermek idi. Savaş, ülkemiz coğrafyasında son beş yılın yakıcı gerçeği… Savaştan, çatışmadan kısacası ölümden kaçan insanların ilk sığındıkları ülke Türkiye. Bu haliyle savaşın dibinde olan ülkemiz, bu dramın başlıca mekanı haline geldi. Savaştan kaçanların yönü batıya, daha iyi yaşam koşullarının olduğu ülkelere doğru oldu. Avrupa’ya giderken bir “geçiş ülkesi” olarak düşünülen Türkiye milyonlarca insanın –en azından şimdilik- yeni yurdu oldu. Resmi rakamlarla 2.5 milyon olan sığınmacılar artık Türkiye’nin bir parçası. Bunları inkar etmek, ötekileştirmek, onlara ayrımcılık uygulamak insana yakışmaz. Dünya Tabipler Birliği Başkanı Dr. M. Marmot’un dediği gibi, “göçmenlerin kimliği değil sağlığı önemli”dir. İsta..]]> Tue, 01 Mar 2016 04:35:08 +0300 Cerattepe Cerattepe https://www.evrensel.net/yazi/76054/cerattepe-cerattepe https://www.evrensel.net/yazi/76054/cerattepe-cerattepe? “İnsanoğlu kalkınma, daha çok kâr, daha fazla üretim ve tüketim bahanesiyle, üretmeyeceği tek şey olan tabiatı çılgınca ve bilinçsizce tüketmektedir. Oysa tabiatın yok edilmesi demek insanın yoksullaşması ve sağlığının bozulması demektir.” Bunlar bana ait sözler değil ama altına imzamı atarım. Bu sözler Artvin Cerattepe’de yapılması planlanan altın, bakır ve çinko madeni için 2002’te TBMM’de söylenmiş. Sözlerin sahibi şu anda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı olan Faruk Çelik. AKP’nin kurucuları arasında da yer alan Faruk Çelik, aslen Artvinli. Fazilet Partisi milletvekili iken ve yıl 2002 iken bu sözlerle madene karşı çıkan Çelik yıl 2016 olduğunda “bilgim yok” diye geçiştiriyor, topa girmek istemiyor. Artvin halkı ayakta... İnsanlar nöbet tutuyor. İnsanlar doğayı devletten korumaya çalışıyor. İnsanlar hukukun yani Danıştayın Cerattepe madeni konusunda aldığı kararın uygulanmasını istiyor. Ama devlet çevre illerden polis ve jandarmayı yığmış. Başbakan Davutoğlu ‘anarşi’ ağırlıklı..]]> Tue, 23 Feb 2016 05:00:40 +0300 Kahpe Bizans senaryoları https://www.evrensel.net/yazi/75996/kahpe-bizans-senaryolari https://www.evrensel.net/yazi/75996/kahpe-bizans-senaryolari? Kara Murat filmleri, bizim kuşağın çocukluğuna rastlar. Hikaye hep aynıdır: Bizans’a sızmaya çalışan ve kaleyi içerden fethetmeye çalışan yağız bir Türk delikanlısı vardır, pek cevvaldir, iyi kılıç kullanır. Bu filmlerde Bizanslılar hep kötü Türkler ise hep iyidir. Yıllar sonra bu durum Kahpe Bizans adında bir komedi filmine bile dönüştü. Filmlerde bir aşk hikayesi de senaryoyu süsler. Yiğit Türk delikanlısı ile güzel Bizanslı genç kız arasında geçen bu aşkın mutlu sonunda hep aynı sahne vardır: Hristiyan genç kız sonunda Müslüman olur, son sahnede başında örtüsü ile dua ederken görürüz. Geçtiğimiz hafta Bugün gazetesinde çıkan haberleri hep birlikte gördük, Selin Sayek Böke için yapılan haberde, CHP sözcüsünün Hristiyan olup olmadığı, bu soruya yanıt vermediği vb. haberler manşetten veriliyordu. Haberi yapanlar herhalde bir milletvekilinin Hristiyan olmasını çok sansasyonel buluyor olmalılar. Sahibinin sesi olan bu gazetede çıkan haber ile iktidar yandaşları, sanki çok önemli bir ve..]]> Tue, 16 Feb 2016 05:00:02 +0300 Ölülerin hakları https://www.evrensel.net/yazi/75845/olulerin-haklari https://www.evrensel.net/yazi/75845/olulerin-haklari? Her canlının yaşam hakkı var mıdır? Karıncanın, kurdun, kuzunun, yılanın, börtü böceğin ve insanın. Doğadaki her canlı değerlidir, can taşır, kutsaldır. Peki ölülerin hakları var mıdır? Yani zaten ölmüş gerisini boş ver mi? Ana akım medyada ne kadar yer aldı bilmiyorum ama internetten izlemiş olanlar olabilir. Geçen hafta Cizre’de yaşanan bir manzara var: Bir grup insan yürüyor, önde elinde beyaz bayrak olan biri var, arkada bir pazarcı arabası. Arabanın üzerinde battaniye sarılı bir cenaze var. Biri kameraya çekiyor olmalı ki biz bunları ekrandan izliyoruz. Derken silah sesleri ve insanlar koşmaya başlıyor, çığlıklar, yere düşenler. Sonra görüntü sallanmaya başlıyor, yan dönüyor, seviye kaybediyor, yere düşüyor, artık yürüyen insanların ayaklarını ve bağrışmalarını duyuyoruz. Anlıyoruz ki kameraman da vurulmuş. İnsanlar sokak ortasında yatan ölülerine günlerce ulaşılamıyor, ölülerini almaya giden insanların üzerine ateş açılıyor. Yine Cizre’de geçtiğimiz ay ölen sağlık memuru Aziz ..]]> Tue, 26 Jan 2016 05:00:41 +0300 Bizler vicdanımızın ve aklın yolundan gidenleriz https://www.evrensel.net/yazi/75793/bizler-vicdanimizin-ve-aklin-yolundan-gidenleriz https://www.evrensel.net/yazi/75793/bizler-vicdanimizin-ve-aklin-yolundan-gidenleriz? Geçtiğimiz hafta cuma sabahı, vaktinden önce öten bir horoz gibi çalan telefonun sesiyle uyandık. Telefondaki, bir arkadaşımızın gözaltına alındığını bildiriyordu. Bir gün öncesinde Kocaeli Üniversitesi Senatosunun da aldığı kararı hepimiz biliyor ve bir soruşturmanın yaklaşmakta olduğunu biliyorduk. Telefon görüşmesi bitmeden çalan kapı zili ile “Emniyete ifade vermek üzere davet” edildik. Böylece Kocaeli Üniversitesinden 14 öğretim üyesi olarak “İfademiz alınmak üzere” Kocaeli Emniyetine götürüldük. Bu arada biz kimiz diye merak ediyorsanız söyleyeyim. Bizler, barış metnine imzamızı veren 1128’lerdeniz. Bugünlerde 2128’den de fazla olanlardanız. Bizler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uykularını kaçıran, “Akademisyen müsveddesi” diye aşağıladığı bir grup öğretim elemanıyız. “Bunlar aydın değil karanlık karanlık” diye söylenenleriz... Bizler, “Bunlar zalim, bunlar alçak” diye bahsedilenleriz... “Adlarının önünde profesör, doçent, bilmem ne olanlar” olarak ifade edilenle..]]> Tue, 19 Jan 2016 04:56:50 +0300 Peki ya çocuklar? https://www.evrensel.net/yazi/75687/peki-ya-cocuklar https://www.evrensel.net/yazi/75687/peki-ya-cocuklar? Savaş en çok kimi etkiler? Bu sorunun yanıtı şüphesiz “çocuklar”dır. Televizyon kanallarında izlediğimiz savaş filmlerinde gördüğümüz gibi, savaşlarda sadece savaşanlar ölmez. Savaşlarda, çatışmalarda sanılanın aksine az sayıda asker ölür, ondan çok daha fazla sayıda sivil ölür. Bunların başında da çocuklar gelir. Bu tüm dünyada böyledir. İnsanlığın kendisine belirlediği milenyum hedeflerinde “Çocuk ölümlerinin azaltılması” 4. hedef olarak belirlenmiş. Diğer yandan Dünya Sağlık Örgütünün beş yaş altı çocukların ölümlerinin önlenmesi konusunda programlar yürütüyor. Türkiye’ye geldiğimizde Sağlık Bakanlığının konuyla ilgili projesi var: Bebek Ölümlerini Önleme Projesi. Bir taraftan bebek ölümlerini önleme projeleri, programları vs. yaparken diğer taraftan tek kurşunla üç aylık bir bebeği kurşunlamak, öldürüp sağ bıraktıklarını ishalden ölüme göndermek, hasta olup sağlık kuruluşuna gidenleri avlamak… Yaşanan tablonun özeti bu. Son yüzyılda Türkiye’de bebek ölümleri, diğer pek çok ülke..]]> Tue, 05 Jan 2016 05:00:41 +0300 Haydi kürekle https://www.evrensel.net/yazi/75633/haydi-kurekle https://www.evrensel.net/yazi/75633/haydi-kurekle? Türkiye’de resmi rakamlara göre 2.2 milyon Suriye vatandaşı bulunuyor. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan Suriyeli nüfus haritasına baktığımızda, Güneydoğu illerinden Orta Anadolu’ya, oradan da İstanbul’a kıvrılan yoğunluk gösteriliyor. Şu andaki verilere göre, Türkiye nüfusunun %2,8’ini Suriyeliler oluşturuyor. Böylece Türkiye’nin diğer azınlıkları olan Araplar, Zazalar, Lazlar, Çerkesler, Gürcüler, Boşnaklar, Arnavutlar ve Romanları sollamış durumdalar. Suriyeliler, 2015 yılı itibariyle Kürtlerden sonra Türkiye’nin 2. büyük grubunu oluşturuyor. Türkiye devleti, bu büyüklükteki bir nüfusun kendi nüfusuna katılması konusunda çaresizlikler içinde. Avrupa Birliği ile yapılan pazarlıkları bir kenara bırakıp, Suriyelilerin neoliberal dönüşüm sonrası sağlık sistemimizdeki durumuna kısaca bakalım. Öncelikle konuyla ilgili yasa ve yönetmeliğin ardından bu yılın başlarında, Sağlık Bakanlığı bir genelge ile Suriyelilere verilecek sağlık hizmetlerini tanımladığını, aynı genelgenin 4 Kasım 2015 ta..]]> Tue, 29 Dec 2015 05:00:14 +0300 Devletin kudret eli https://www.evrensel.net/yazi/75579/devletin-kudret-eli https://www.evrensel.net/yazi/75579/devletin-kudret-eli? Ülkede adı konmamış bir savaş sürüyor. Memleketin Kürt coğrafyasında sokağa çıkma yasakları birbiri ardına geliyor. İnsanlar ölüyor, yaşadıkları yerleri terk ediyor, hastaneler vuruluyor. Diğer yarısında ise ne olup bittiğini anlayamayan ya da umurunda olmayan insanlar, “hayat gailesi”yle yaşamlarına devam ediyorlar. Devletin resmi kanalı TRT’nin haber bültenlerinin değişmez ilk cümlesi şu: “Başbakan Davutoğlu terörle mücadelede kararlılık mesajı verdi.” Sonraki cümleler de üç aşağı beş yukarı benzer kahramanlık lafları. Sanki 13 yıldır bu ülkede başka bir iktidar vardı da AKP yeni hükümet oldu, ortalığa çeki düzen veriyor gibi bir sürü hamasi laflar. Çıkardıkları savaşın sürdürülebilmesinin tek koşulu milliyetçi duyguları körüklemek, din unsurları ile soslamak. Örneğin bir AKP’linin şu lafını nasıl açıklarsınız: “Çehrenizde şehadet aşkını görüyorum.” Bu şahadet güzellemesi yapanların çocuklarına bakıyoruz, ya başka bir ülkede öğrenci ya da bedelli askerlik yapmış ya da hiç as..]]> Tue, 22 Dec 2015 04:54:08 +0300 Temiz hava hakkımız https://www.evrensel.net/yazi/75474/temiz-hava-hakkimiz https://www.evrensel.net/yazi/75474/temiz-hava-hakkimiz? Birleşmiş Milletlerin düzenlediği İklim Değişikliği Konferansı’nın bu yıl 21.’si gerçekleşiyor. Türkiye basınında bu konferans, Rusya-Türkiye krizinin yansımaları üzerinden basında yer buldu. Oysa bu mevzuyla ile ilgili konuşacak, tartışacak çok söz var. Bilindiği gibi, sanayi devrimi sonrasında atmosferde bir takım gazlar hızla birikti. Sera gazları olarak bilinen bu gazların başında karbondioksit geliyor. Güneşten gelen ultraviyole ışınlarının yansıyarak geri dönmesi, bu gazlar nedeniyle engelleniyor. Bu ışınlar tekrar yeryüzüne dönüyor. Böylece küresel ısınma denen olay gerçekleşiyor. Dünya ısındıkça buzullar eriyor, deniz seviyesi yükseliyor. Canlı türleri yok oluyor. Bu ısınmayla artan seller, fırtınalar vb. ne kadar doğal afet olduğu da artık tartışmalı bir konu haline geldi. İnsanoğlu yaklaşık 50 bin yıldır yeryüzünde varlığını sürdürüyor. Ancak 50 bin yılda diğer canlılar ve çevre ile uyum içinde yaşarken, son 250 yılda dünyayı öylesine kirletti ki; artık dünya yaşanmaz bir ..]]> Tue, 08 Dec 2015 05:00:16 +0300 Kınalı güvercin https://www.evrensel.net/yazi/75416/kinali-guvercin https://www.evrensel.net/yazi/75416/kinali-guvercin? Memlekette olan bitene bakıldığında oldukça hareketli günlerden geçtiğimiz söylemek mümkün. Ülkenin iktidarı, kendileri gibi düşünmeyen insanları katlediyor, hapislere atıyor, süründürüyor. Can Dündar ve Erdem Gül, herkesin bildiği bir hakikati yazdığı için tutuklu olarak yargılanıyorlar. Davutoğlu’nun ifadesine göre yargılama tutuklu olmak zorunda değilmiş. Ama burası bir hukuk devleti ya savcıların işine karışamıyorlar. Tıpkı canlı bomba şüphesi olanların hukuk devleti gereği tutuklanamayacakları gibi. Burası öyle bir hukuk devleti ki 10 Ekim Ankara Katliamı’nda ölenlerin listesi henüz bilinmiyor. Paris saldırılarının 12. saatinde Fransız hükümeti ölü ve yaralı listesini açıklarken, bizde ölenlerin listesi bile yok. Ankara’nın, Suruç’un soruşturmaları kerhen yürütülüyor. Ama Cumhurbaşkanına hakaretten yürütülenler jet hızıyla tamamlanıyor. Ülkede hukuk o kadar ileride ki hukuk insanları, polislerin sözüm ona koruması altında vurulabiliyor. Neden sözüm ona diyorum, basın açıklamala..]]> Tue, 01 Dec 2015 05:00:23 +0300 Sağlık Bakanlığı ses ver! https://www.evrensel.net/yazi/75313/saglik-bakanligi-ses-ver https://www.evrensel.net/yazi/75313/saglik-bakanligi-ses-ver? Geçtiğimiz hafta Anayasa Mahkemesinin (AYM) aşılama konusundaki kararı, bu konudaki tartışmanın hızlanmasına neden oldu. Henüz orijinal halini görmediğimiz ama sözel ifadelerle basına yansıyan karardan anlaşılan şu: ‘Aşılanma konusunda mevzuatımızda yetersizlik var, bu durumda anne, babanın rızası ön plana çıkıyor, öyle olunca da anne, baba rızası olmadan aşı yaptıramazsınız, bu konuyla ilgili yasal düzenleme yapılsın’. AYM’nin özetle dediği bu. Bu konunun konuşulmaya muhtaç pek çok yönü var. Birincisi, bu aşı tartışmalarının hız kazandığı son yıllarda Sağlık Bakanlığının konu ile ilgili tutumunu net olarak görebildik mi? Yanıt: Hayır. Ülkenin sağlık otoritesi, devlet adına sağlık alanını düzenleyen Sağlık Bakanlığı sessiz kaldı. Pası Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına attı. Halk arasında bir laf vardır: Ateş üstündeki kestaneyi elinle almayacaksın! Böylece bu işi başka bir bakanlığa havale ederek sorunu çözmüş oldu. Peki, aşı meselesi ‘Ateş üzerinde yanmakta olan bir kestane’ m..]]> Tue, 17 Nov 2015 05:00:58 +0300 Sülük gibi yapışmak https://www.evrensel.net/yazi/75263/suluk-gibi-yapismak https://www.evrensel.net/yazi/75263/suluk-gibi-yapismak? Gerçekleştirilen sağlık reformuyla artık hizmet sunmayan, kendisine sadece planlama ve denetleme rolü biçilmiş olan Sağlık Bakanlığı, son yıllarda geleneksel, alternatif tıp konusunda çeşitli düzenlemeler yapmaya başladı. Bilindiği gibi 2011 yılında yapılan düzenleme ile Sağlık Bakanlığı, hastanecilik hizmetlerini Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, birinci basamak sağlık hizmetlerini Türkiye Halk Sağlığı Kurumu adlı iki “bağlı kuruluş” ile yürütüyor. Bu durumda Sağlık Bakanlığının sağlık hizmeti olarak yürüttüğü sadece acil sağlık hizmetleri kalıyor. Sağlık reformunun en büyük argümanı, sağlık hizmetlerinin Sağlık Bakanlığı tarafından sunulmaması, Bakanlığın sadece denetleyici ve planlamacı olması idi. Bu hedef 2011 yılında teşkilat şemasını değiştirerek gerçekleştirilmiştir. Herkesin bildiği gibi, bir ülkede hükümet hangi mevzuyu önemsiyorsa devlet teşkilatı da ona göre şekillenir. Örneğin AKP, Kadın Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğünü Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına dö..]]> Tue, 10 Nov 2015 04:53:54 +0300 Size oy yok! https://www.evrensel.net/yazi/75176/size-oy-yok https://www.evrensel.net/yazi/75176/size-oy-yok? Yenilen pehlivan güreşe doymazmış. Yenildiğini anlamayanlar yüzünden 1 Kasım 2015’te tekrardan seçime gidiyoruz. Davutoğlu, bir bomba daha patlarsa AKP’nin oylarının tek başına iktidar düzeyine gelebileceğini söyledi. Kanla besleniyorlar derken ne demek istediğimize işte bir örnek! Sandık da taşısalar, katliamlar da yapsalar, kendilerinden olmayanları içeri de atsalar AKP’ye oy yok! Çünkü… Enerji enerji diye diye, memlekette ne ağaç bıraktılar ne doğa, Yırca’da da yaptıkları gibi. Karadeniz’de kendi halinde akan dereleri HES yaptılar, Hopa’da sel felaketi oldu. Deprem bölgesine nükleer santral kuruyorlar, hem de hukuk tanımadan yalan dolanla. Kömür madenlerini rödovansa verdiler, madeni çıkaracak şirkete bir de termik santral kurma avantası var. Ne yerin altındaki madencilerin maden kazaları ölmeleri, ne de yerüstündeki halkın, çoluk-çocuğun kömür santralinin tozuyla zehirlenmesi umurlarında değil. O yüzden canına kastettiğiniz madenciden, yetiminden, dulundan, suyunu çaldığını Ka..]]> Tue, 27 Oct 2015 05:00:33 +0300 Sütten çıkmış ak kaşık https://www.evrensel.net/yazi/75123/sutten-cikmis-ak-kasik https://www.evrensel.net/yazi/75123/sutten-cikmis-ak-kasik? On gün önce, Türkiye tarihinde sivil halkı hedef alan en büyük terör saldırısı yaşandı. Ölen kişi sayısı yüzü geçti. Ölenler, öğretmen, avukat, işçi, çocuk, kadın, yaşlı... Kendini patlatan iki canlı bombanın kullandığı patlatıcılar Suruç Katliamı’nda kullanılan ile aynı. Ankara Katliamı’nın, Suruç ile diğer ortak özellikleri ise, olayda yaralanan bir tek güvenlik görevlisi olmaması ve olayı aydınlatacak tek bir kamera kaydı olmamasıdır. Olayın hemen arkasından AKP şürekasından gelen sosyal medya mesajlarına göre “HDP barajı aşabilmek için mitingi bombaladı.” İnsanın kanını donduran, ölenleri suçlu ilan eden açıklamalar peşi sıra geldi. Hatta Davutoğlu yani bir ülkenin Başbakanı bile bu yönde açıklamalar yaptı. İçişleri Bakanının yüzündeki sarkastik gülümseme, bu tablonun unutulmayacak kareleri olarak tarihteki yerini buldu. Oysa Türkiye’nin bu hallerine dünyanın başka bir yerinden baktığımızda Nazi Almanyası’nı aratmayan, evrensel temel değerlerden fersah fersah uzakta bir yerlerd..]]> Tue, 20 Oct 2015 05:06:59 +0300 Avrupa'ya taze kan https://www.evrensel.net/yazi/74984/avrupaya-taze-kan https://www.evrensel.net/yazi/74984/avrupaya-taze-kan? Suriyeli “sığınmacılar” Edirne sınırına dayanmış, otobüslerle hatta yürüyerek her çeşit yolu kullanarak gelmişler. Yunanistan’a, oradan da göçmen alacağını ilan eden Avrupa ülkelerine gitmek için mücadele veriyorlar. Bir kısmı Suriyeli, Hırvatistan sınırına kadar gidebilmiş. Çoğu, Ege Denizi’nde kırık dökük takalarla karşı kıyıya geçmeyi deniyor, ölüm pahasına bu şanslarını kullanıyorlar. Suriyelileri götüren teknelerde Afganlar olduğunu öğreniyoruz, hayret ediyoruz. Diğer yandan Fas’tan Cezayir’den yine salkım saçak insanları taşıyan tekneler İtalya kıyılarına gitmeye çalışıyor. ABD - Meksika sınırına kilometrelerce tel yapmışlar. Çünkü Meksikalılar ABD’ye geçmek istiyor. Bir de az gelişmiş ülkelerin okumuş çocukları var, Kanada’da ABD’de Avrupa’da yeni yaşam fırsatları arıyor. Kısaca, öteki dünyadan insanlar “merkez kapitalist dünya”ya akın ediyor. Bundan 500 yıl öncesine gidelim. Dünyanın bilinmeyen yerlerinin keşfedildiği, madenlerinin yağmalandığı, insanlarının kölel..]]> Tue, 29 Sep 2015 05:06:13 +0300 İyi uykular Türkiye https://www.evrensel.net/yazi/74889/iyi-uykular-turkiye https://www.evrensel.net/yazi/74889/iyi-uykular-turkiye? Bu ülke çocuğunun ölmüş bedenini ve ardından–muhtemelen- kendi yüreğini soğutucuya koyan ana-babaların ülkesi ne yazık ki! Vicdanı olanlar olarak, kendimizden ve insanlığımızdan utanmamız gereken bir yerlerde dolanıyoruz. Birbirimize tosluyoruz. Birbirimizi suçluyoruz, birbirimize saldırıyoruz. Cizre’de 9 gün süren sokağa çıkma yasağında 21 sivil öldü. Yarısı çocuk. Keskin nişancılarla öldürüldüler, serseri bir kurşun bile değil. Yaralanan bir güvenlik görevlisi ya da PKK’li yok. Delik deşik edilmiş bir kent var basında yer alan resimlerde. Sokağa çıkma yasağı doğuda çeşitli yerlerde var. Memleketin doğusu bu halde. Memleketin batısında ise, barış istiyoruz diye haykıranlar, “terör”e alet olmakla suçlanıyor. Oysa söylenen son derece net: Hem devlet hem PKK silah bıraksın, silahlar sussun. Barış isteyenlere “Siz PKK’lısınız” diye saldırıyorlar bu kez. Oysa kardeşlikse, birlikte yaşamaksa derdimiz en çok sesin çıkması gereken yer, ülkenin batısı. Batıdan barış ve kardeşlik mesajları..]]> Tue, 15 Sep 2015 05:00:40 +0300 Silahları bırakın https://www.evrensel.net/yazi/74840/silahlari-birakin https://www.evrensel.net/yazi/74840/silahlari-birakin? Dünya tarihinde akılların yitirildiği zamanlar yaşandı. İnsanların şuursuzca birbirlerine saldırdıkları ve öldürdükleri kötü zamanlar. İkinci Dünya Savaşı zamanında yaşananlar buna en iyi örneklerdir. Pek çok olgu var, bazıları filmlere bile konu olmuştur. Bugün yaşadığımız bundan farklı mı? Devlet ile PKK arasında kör bir savaş sürüp gidiyor. Toplumda her kesimin barış diye haykırdığı bir yerde hâlâ eller tetikten çekilmiyor. Kimsenin inanmadığı, herkesin durumun farkında olduğu bir savaş. Devletin “zor”u uygulamak için yetiştirdiği asker ve polisleri bile durumun farkında, isyan ettikleri bir durum var. Yarbay Mehmet Alkan’ın kardeşinin cenazesinde söylediklerine katılmayan var mı? Derhal soruşturma açtıkları Alkan’ı kim bilir hangi örgüt üyeliğinden suçlayacaklar? Peki Mardin Dargeçit’te yaşamını yitiren Polis Memuru Akif Hatunoğlu için ne yapacaklar? Ona da mı soruşturma açacaklar cebinden çıkan vasiyeti için. AKP’nin neden savaş istediğini artık herkes biliyor. İktidarlarının ..]]> Tue, 08 Sep 2015 04:54:19 +0300 Üniversite hastaneleri böyle kurtulur mu? https://www.evrensel.net/yazi/74744/universite-hastaneleri-boyle-kurtulur-mu https://www.evrensel.net/yazi/74744/universite-hastaneleri-boyle-kurtulur-mu? Geçtiğimiz hafta YÖK ile Sağlık Bakanlığı arasında bir protokol imzalandı. Bu protokole göre, devlet üniversitelerinin hastaneleri isterlerse Kamu Hastaneleri Birliğinden tıbbi sarf malzemesi alacak. Bu protokol, ajanslara bir müjde gibi yansıdı. Peki gerçekten öyle mi? AKP’nin neoliberal sağlık sistemi kurgusu içinde üniversite hastaneleri, reform sürecine en fazla “taş koyan” sağlık kuruluşları oldu. Sağlıkta Dönüşüm Programı ile birinci basamak sağlık hizmetleri ve devlet hastaneleri ciddi bir neoliberal dönüşüme sahne oldular. Kurgulanan sağlık reformunda üniversite hastaneleri, özel sağlık kuruluşları ile rekabet eden, onların “müşterisini kesen” özellikler taşıyorlar. Sağlığı özelleştiren “neoliberal zihniyet”e göre; sağlık hizmeti bir piyasa malı olmalı, insanların hastalıklarından kâr edilmeli, yatırımcılar alana yatırım yapmalı, sağlık turizmi ile diğer ülkelere açılmalı vb. pek çok unsur olduğunu biliyoruz. Bizim cephemizden itiraz noktası da şu: Sağlık sosyal bir haktır, s..]]> Tue, 25 Aug 2015 05:00:14 +0300 Meslek hastalığı mı? https://www.evrensel.net/yazi/74644/meslek-hastaligi-mi https://www.evrensel.net/yazi/74644/meslek-hastaligi-mi? Geçtiğimiz hafta meslek hastalıklarının Türkiye’de bir sosyal sigorta mevzusu olduğunu paylaşmıştık. Kaldığımız yerden devam edersek, meslek hastalığının tanımının biraz açılmaya muhtaç olduğunu söyleyebiliriz. İşçi sağlığında meslek hastalığı yanında işle ilgili hastalık olarak adlandırılan başka bir sınıflama daha vardır. İşle ilgili hastalıklar, meslek hastalıklarından ayrılır. Buna göre toplumda görülen bir hastalığın, çalışma koşulları nedeniyle doğal seyrinin değişmesi ve ortaya çıkması olarak tanımlanıyor. Meslek hastalığı ise daha çok işe özgü koşullardan ortaya çıkan hastalıklar olarak tanımlanıyor. Geçtiğimiz hafta ayrıntılı olarak bahsedildiği gibi, sosyal sigorta dışında meslek hastalığı tanımı yapan bir kurum yok, sigorta da kime prim ödeyeceğinin kurallarını koymak için bu tanımı yapıyor. O nedenle de işe bağlı hastalık diye bir kavram sosyal sigortanın defterinde yazmıyor bile. Sosyal Sigorta Kurumu açısından bakınca durumda bir anormallik yok. Ama çalışan cephesinden ..]]> Tue, 11 Aug 2015 05:00:27 +0300 Meslek hastalıklarını konuşalım https://www.evrensel.net/yazi/74597/meslek-hastaliklarini-konusalim https://www.evrensel.net/yazi/74597/meslek-hastaliklarini-konusalim? İş kazalarıyla dünyada ün kazanmış güzel ülkemde, meslek hastalığı sayısının çok az olduğunu biliyor musunuz? Yaklaşık 20 milyon çalışanın olduğu bir ülkede her yıl 300-500 arasında meslek hastalığı ortaya çıkıyor. Meslek hastalıklarının az olması, Türkiye’nin işçi sağlığı açısından bir gül bahçesi olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, bir ülkede iş kazaları çok meslek hastalıkları az ise işçi sağlığının kötü durumda olduğu söyleniyor. TÜİK’in 2013 yılında yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de son 12 ayda çalışanların %2.1’i işe bağlı bir rahatsızlık geçirmiş. Hal böyleyken kayıtlara giren meslek hastalığı sayısının bu kadar az olmasının çeşitli nedenleri var. Her şeyden önce Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın bir meslek hastalığı kayıt sistemi yoktur. Meslek hastalığı sadece sosyal sigortanın ilgi alanındadır ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nda mevcuttur. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nda ise muğlak ifadelerle yer almıştır. Bu şu anlama gelm..]]> Tue, 04 Aug 2015 04:15:16 +0300 Barış, barış, barış https://www.evrensel.net/yazi/74556/baris-baris-baris https://www.evrensel.net/yazi/74556/baris-baris-baris? 2015’in Temmuz ayının son günleri. Türkiye’de savaş var. Suruç’ta onlarca gencin bedenlerini paramparça eden, 31 kişinin katledildiği saldırının ardından ortalık toz duman oldu. Herkesin hemfikir olduğu bir şey var: 7 Haziran seçimlerini sindiremeyen, oyunu bozulan bir AKP var. Teröre açtığı savaşın kendisine oy getirmesinden medet umuyor, erken seçim hazırlığı yapıyor. Başka sorular var yanıtlanması gereken. Suruç saldırısı ile ilgili CHP raporunda da belirtildiği gibi, basın açıklaması sırasında sivil ya da resmi hiçbir polis olmaması son derece kuşku verici bir durumdur. Hepimizin bildiği gibi, basın açıklamalarında bazen açıklamayı yapanlardan daha fazla sayıda polis olur, polis kamerası olur, bazen keskin nişancılar bile olur. Sıkça bahsedildiği gibi demek ki “istihbarat zafiyeti” yok, tam tersine güçlü bir istihbarat var. Suruç katliamı ve ardından gelen saldırı ve ölümler sonucunda, Hükümet terörle mücadele programı uygulamaya başladı. Medyanın vatandaşa aktardıklarına göre..]]> Tue, 28 Jul 2015 04:34:12 +0300 Aşı tartışmaları ve bazı sorular https://www.evrensel.net/yazi/74508/asi-tartismalari-ve-bazi-sorular https://www.evrensel.net/yazi/74508/asi-tartismalari-ve-bazi-sorular? Son zamanlarda aşı karşıtlığı Türkiye’de güçleniyor. Özellikle çocukluk dönemindeki aşılamanın tartışıldığı, sorgulandığı yargı kararlarını, haberleri daha sık duyuyoruz. Aşı karşıtları her ülkede vardır. Aşı karşıtlığında iki temel söylem ön plana çıkar. Öne sürülenlerden biri aşıların içindeki cıva nedeniyle otizm yapma olasılığı, diğeri ise aşılarda domuz kanı olduğu. Her ikisi de yersiz, akıl dışı ve bilim dışıdır. Ayrıca savunucuları bilim insanları değildir. Şunu söylemek gerekir ki, bu değirmene su taşıyanların başında medya geliyor. Böylesi bir tartışma sürüp giderken, medyada insanların bireysel deneyimlerine dayalı, bilim dışı, toplum yararını yok sayan haberler yer alıyor. Diğer yanda sessiz kalan bir Sağlık Bakanlığı var. Sağlıkta Dönüşüm Programı ile kendisine “Hizmet sunmayan, sadece denetleyen ve planlayan” yani yöneten bir rol alan Bakanlığın aşı olayında süreci yönetemediğini ya da yönetmek istemediğini görüyoruz. Oysa bu noktada en güçlü sözü söyleyecek ve tartışma..]]> Tue, 21 Jul 2015 04:26:22 +0300 Küba'dan tüm dünyaya ders https://www.evrensel.net/yazi/74414/kubadan-tum-dunyaya-ders https://www.evrensel.net/yazi/74414/kubadan-tum-dunyaya-ders? HIV/AIDS hastalığı, günümüz dünyasının salgınlarının başında geliyor. İnsanoğlunun baş belası. Bilimde ve teknolojide yaşanan bunca ilerlemeye rağmen, bu hastalığın önü alınamıyor. En fazla hasta ve taşıyıcı Afrika’da, daha sonra Hindistan, ardından Kuzey ve Güney Amerika geliyor. Hastalığın en fazla olduğu Afrika kıtasında ise ipin ucu kaçmış durumdadır. Doğurgan çağdaki yetişkinlerde HIV sıklığının %4.5’e kadar ulaşması, yeni doğacak bebeklerin de bu hastalık ile doğmasına neden oluyor. HIV/AIDS’li annelerden, gebelik, doğum ve emzirme sürecinde hastalık bebeğe geçebiliyor, bu olasılık %15-45 arasında bildiriliyor. Yoksulluk, beslenme yetersizlikleri üzerine eklenen bu durum, bu toplumların sağlıklı olmasını imkansız hale getiriyor. Afrika’nın diğer bir özelliği de, bu tedaviyi yapacak sağlık sisteminin çoğu ülkede olmamasıdır. HIV/AIDS mevzu, çok uluslu şirketlerin ve vakıfların “sosyal sorumluluk projesi” olmaya çok müsait bir konu olarak, daha çok sivil toplum örgütlerinin birbir..]]> Tue, 07 Jul 2015 04:41:25 +0300 Sağlık sisteminin tek kazananı: Yine patronlar https://www.evrensel.net/yazi/74320/saglik-sisteminin-tek-kazanani-yine-patronlar https://www.evrensel.net/yazi/74320/saglik-sisteminin-tek-kazanani-yine-patronlar? Sokakta üç kişinin konuşmasına tanık oluyorum. Biri diyor ki: “Başka ülkelerde bizdeki gibi hemen MR istemiyor doktorlar. Bizde çok isteniyor.” İkincisi: “Eeee tetkik başına para kazanıyor doktorlar.” Diğeri: “Hani nerde kaldı Hipokrat yemini” diyor. Doktorları ayıplayıp giden bir konuşma sürüyor. Arkama dönüp “Af edersiniz, siz hangi partiye oy veriyorsunuz?” diye sormamak için kendimi zor tutuyorum. Anlaşılan o ki, sağlık sisteminin içinde bulunduğu durumun sorumlusu doktorlar. Sanki AKP’nin 2003 yılından beri yürüttüğü sağlık reformunun en güçlü ayaklarından biri “hastanelerin özerkleştirilmesi” değilmiş gibi… AKP öncesi dönemle karşılaştırınca (2002 yılı) hastanelere başvuru üç kat, yatan hasta sayısı 2.2 kat artmış durumdadır. AKP bu durumu, sağlık hizmetlerine erişimin artması olarak tanımlayıp, bunu seçim malzemesi haline getirmedi mi? Getirdi. Acaba eskiden sağlık hizmetine ihtiyacı olduğu halde başvuramayanlar vardı da AKP’nin sağlık reformu ile insanlar bu h..]]> Tue, 23 Jun 2015 05:19:38 +0300 Sağlık sisteminin özeti: Sezaryen doğumlar https://www.evrensel.net/yazi/74268/saglik-sisteminin-ozeti-sezaryen-dogumlar https://www.evrensel.net/yazi/74268/saglik-sisteminin-ozeti-sezaryen-dogumlar? Kadın organlarının politikanın konusu edildiği AKP Dönemi’nde, en çok konuşulan konulardan biri de sezaryen doğumlar oldu. Sezaryen doğumlar, aslında günümüzde sağlık sisteminin içinde bulunduğunu durumun özetini sergiliyor. Bu sağlık sistemi, kamu sağlık kuruluşları dahil piyasalaştığı, sağlıkta özelleştirmelerin olduğu, kısacası sağlık hizmetlerinin kâr kapısı haline getirildiği bir sistemdir. Ayrıca sistem içinde hizmet veren sağlık çalışanlarına potansiyel suçlu muamelesi yapan, yaşanan olumsuzlukların faturasını onlara çıkaran bir özelliğe de sahiptir. Türkiye’de sezaryen doğumların dünya ortalamasının çok üstünde olduğu biliniyor. Sağlık Bakanlığı da bunu azaltmak için çaba içinde. Normal doğum, fizyolojiktir. Ama yine de doğum kadınların hayatını tehdit eden bir olaydır. Dünya Sağlık Örgütü, sezaryen doğumların sadece annenin ve bebeğin yaşamının tehlikede olduğu durumlarda yapılması gerektiğini; böyle olunca da bir toplumda sezaryen doğum oranının yüzde 18-20’den daha faz..]]> Tue, 16 Jun 2015 05:00:34 +0300 Barajlar yıkmak içindir https://www.evrensel.net/yazi/74219/barajlar-yikmak-icindir https://www.evrensel.net/yazi/74219/barajlar-yikmak-icindir? Hiç kuşkusuz ki Halkların Demokratik Partisi (HDP), 2015 Seçimi’ne damgasını vurdu. HDP, pek çok açıdan kritik bir role sahipti. Ve sonuç, HDP’yi destekleyen, desteklemeyen, nefret eden ya da gönül veren herkesin yüzünü güldürdü. HDP’nin seçime bağımsız adaylar değil de parti olarak girme kararının, büyük bir tartışma yarattığını hatırlarsınız. Son derece taktik bir kararın meyvesini ortaya çıktı: AKP’nin geriletilmesi. Barajdan en çok etkilenecek olan AKP’nin seçim söylemleri, zaten HDP’yi ana muhalefet partisi haline getirmişti. Bundan sonra da AKP’nin ensesinde boza pişirmeye devam edecek HDP. Seçimde %10 barajını geçip, Meclis’te hak ettiği sandalyeleri alması HDP’nin ilk icraatı oldu. Böylece, 12 Eylül’ün faşist zihniyetinin bir kalıntısı olan ve AKP’nin de üzerine çöreklendiği %10 barajı yıkılmış oldu. Ve de AKP’nin avantadan alacağı milletvekillerini engellemiş oldu. Suya düşen başkanlık hayalleri başta olmak üzere, AKP adına kaldırılan el sayısının azalması her kesimden insa..]]> Tue, 09 Jun 2015 04:50:58 +0300 Söylenecek son bir söz var: O da sandıkta! https://www.evrensel.net/yazi/74170/soylenecek-son-bir-soz-var-o-da-sandikta https://www.evrensel.net/yazi/74170/soylenecek-son-bir-soz-var-o-da-sandikta? Seçime günler kaldı. Son zamanlarda seçimden başka bir şeyin konuşulmadığı ülkemde 8 Haziran günü neler olacağı herkes için merak konusu. AKP bu seçimde de kendine çok güveniyor. Kanımca, AKP’nin en çok güvendiği şey, yıllardır yürüttüğü politikalarıyla ortaya çıkardığı insanların ‘alt benliği’dir. Yıllardır AKP tarafından oya gibi işlenen bu “alt benlik” bugün AKP’nin en büyük garantisidir. Bu sayede en fazla oyu alacağına oldukça emin. Ne mi demek istiyorum? 13 yıl önce AKP’nin iktidara gelişini hatırlayalım. AKP, devletin bir biçimde mağdur ettiği, ötekileştirilmiş kitlelerin oyları ile iktidara geldi. Bugün hâlâ mütedeyyin kesimde, başörtüsünün garantisinin AKP olduğunu düşündüğü için bu partiye oy vereceğini ifade eden, çoğu da kadın olan bir kesim var. Çok partili rejime geçtikten sonra merkez sol partilerin üç aşağı beş yukarı yüzde 30’larda, merkez sağ partilerin ise yüzde ‘60’larda seyrettiği Türkiye ortamında, AKP merkez sağ parti rolünü de üstlendi. Gerçek de bu idi çünk..]]> Tue, 02 Jun 2015 04:39:42 +0300 Yeni sağlık sisteminin ‘son köleleri’: Aile sağlığı elemanları https://www.evrensel.net/yazi/74117/yeni-saglik-sisteminin-son-koleleri-aile-sagligi-elemanlari https://www.evrensel.net/yazi/74117/yeni-saglik-sisteminin-son-koleleri-aile-sagligi-elemanlari? Geçtiğimiz hafta birinci basamak sağlık çalışanları 3 gün boyunca iş bıraktı. AKP’nin “Güçlendirilmiş birinci basamak sağlık sistemi” pek çok yerinden su kaçırmaya başladı. Toplum sağlığı açısından sorunları şimdilik bir kenara bırakırsak, çalışanların mutsuz olduğunu, sürekli olarak çalışma koşullarına isyan ettiklerini görebiliriz. Son dönemde yükselişe geçen ASM çalışanlarının eylemlerinde, daha çok aile hekimlerinin sesi çıkıyor. Peki kendilerine “Aile sağlığı elemanı” denen aile sağlığı merkezi ebe ve hemşireleri ne durumda? Gelinen noktada ASM ebe ve hemşireleri sistemin “son köleleri”dir. Çünkü her şeyden önce az sayıda çalışanın çok iş yapması beklenmektedir. Sağlık ocağı sisteminde 2 bin-2 bin 500 nüfusa bir ebe görevlendirilirken, simdi bu sayı 3 bin ile 4 bin arasındadır. Aile hekimliği sistemi onlardan tüm gebeleri, tüm bebekleri öncelikle tespit etmeleri ve sonrasında da izlemlerini yapmaları beklemektedir. Bu işleyişin içinde bunun olamayacağını en iyi bu ebe ve hemşir..]]> Tue, 26 May 2015 04:23:49 +0300 'Bir yıllık stresimizi atalım' https://www.evrensel.net/yazi/74067/bir-yillik-stresimizi-atalim https://www.evrensel.net/yazi/74067/bir-yillik-stresimizi-atalim? Soma katliamının birinci yıl dönümünde neler değişti? Olayın failleri yargılandı ve cezalandırıldı mı? Bir daha böylesi facialar olmasın diye önlemler alındı mı? Bu sorular geçtiğimiz hafta gündemimizde olan Soma’nın yıl dönümü nedeniyle pek çok insanın aklında dolaşmıştır. Her şeyden önce, işçi cinayetleri hız kesmeden devam ediyor. Türkiye’de bir yılda meydana gelen işçi ölümleri, Soma faciasını dörde katlıyor. Yargılananlar var tabi. Mesela Başbakanlık Müşaviri tarafından tekmelenen madenci, güvenliği tehdit etmekten hapis istemi ile yargılanıyor! Diğerleri, madende çalışan işçiler, mühendisler vb. iş güvenliği önlemi almamakla yargılanıyorlar. Rödovans denen çalışma sistemini getiren politikacılar yargılanmıyor. Şirket patronları yargılanmıyor. Devletin aldığı en büyük önlem ise, madencilere ferdi kaza sigortası yaptırma zorunluluğu oldu. 6 Şubat 2015’te çıkarılan maden çalışanlarına zorunlu ferdi kaza sigortası hakkında kanuna göre, yer altı ve yer üstü kömür madenciliğinde ç..]]> Tue, 19 May 2015 04:24:48 +0300 Kadın hekimlerin seçimlere dair sözü var https://www.evrensel.net/yazi/74021/kadin-hekimlerin-secimlere-dair-sozu-var https://www.evrensel.net/yazi/74021/kadin-hekimlerin-secimlere-dair-sozu-var? 7 Haziran 2015 Genel Seçimlerine yaklaşırken, bir açıklama da Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu’ndan geldi. Kadın hekimler, bu açıklama ile önemli tespitler yapıyor ve topluma mesajlar veriyor. Yapılan açıklamada üç başlık var: İlki neoliberal muhafazakar devletin aile ve sosyal politikaları, ikincisi kürtaj ve sezaryen müdahaleleri, nüfus politikalarındaki dönüşüm ve son olarak kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerindeki artış. Açıklamanın sonunda ayrıntılı talepler 38 madde ile verilmiş. İşte size çarpıcı bir tespit: “AKP’nin sosyal politikalarının merkezine oturan “güçlü aile” kurgusu, neoliberal politikalarının sonucu olarak sağlık, eğitim ve bakım hizmetlerinin özelleştirilmesi nedeniyle sermayeye aktarılan kaynağın yol açtığı sorunları gidermek için bulunan çözümün adıdır.” Bu cümle benim de bu köşeden defalarca yazdığım bir durumu çok iyi özetliyor. Yani devletin sosyal yönünü ortadan kaldıran AKP Hükümeti, öne sürdüğü güçlü aile modeli kadını, an..]]> Tue, 12 May 2015 05:00:39 +0300 Birinci basamak sağlık çalışanlarının eylemleri: Hancılar ve yolcular https://www.evrensel.net/yazi/73974/birinci-basamak-saglik-calisanlarinin-eylemleri-hancilar-ve-yolcular https://www.evrensel.net/yazi/73974/birinci-basamak-saglik-calisanlarinin-eylemleri-hancilar-ve-yolcular? “Birinci basamak sağlık çalışanları” tanımlaması sağlık iş kolu dışındaki kişilere yabancı gelebilir. Bu tanımlama kapsamında olanlar, aile sağlığı merkezleri ve toplum sağlığı merkezlerinde çalışan hekim, hemşire, ebe, sağlık memuru, çevre sağlığı teknisyeni gibi sağlık çalışanlarıdır. Bir süreden beri eylemleri ile adlarını duyuran bu kesimin, bundan sonra daha sık duyacaksınız. Çünkü bu eylemler giderek yükseleceğe benziyor. Kısa vadede örneğin mayıs ayı sonunda üç günlük bir iş bırakma eylemine hazırlanıyorlar. Ne istediklerine baktığımızda temel itiraz noktasının esnek çalışma koşulları olduğunu görüyoruz. Bu yılın başında aile sağlığı merkezlerine hafta sonu nöbeti kondu. Sağlık Bakanlığı, şimdilik cumartesi günüyle kısıtlı kalan bu nöbetleri pazar gününe de koymayı düşünüyor. Ancak uygulamanın başladığı günden beri aile hekimleri uygulamayı boykot ettiği için bakanlık öncelikle bu boykotu kırmanın yollarını aradı. Ve kendince buldu. Aile hekimlerinin hafta sonu nöbeti tutmadığı..]]> Tue, 05 May 2015 04:44:53 +0300 Çocukların bayramı https://www.evrensel.net/yazi/73870/cocuklarin-bayrami https://www.evrensel.net/yazi/73870/cocuklarin-bayrami? İki gün sonra 23 Nisan Çocuk Bayramı kutlanacak. Bu tarih bildiğiniz gibi TBMM’nin açılışının yıl dönümüdür. Ama bu memlekette ne çocukların durumu ne de Meclisin durumunun bayramlık olmadığını görüyoruz. Burası devletin çocukları kurşunladığı bir ülke. Birkaç ay önce Cizre’de beş çocuğun öldürüldüğü olaylarda ortaya dökülen bilançoya göre, son 11 yılda devletin güvenlik güçleri tarafından 241 çocuk öldürülmüş. Bu ölümler devlet güçlerinin halka saldırmasıyla olmuş. Çocuklar ya doğrudan polis kurşunuyla ya da çıkan arbedede faili meçhul olarak öldürülmüş. Burası ekmek almaya giderken polis kurşunuyla vurulan ve sonra da terörist ilan edilen çocukların ülkesi. Burası çocuk suçlarının giderek arttığı bir ülke. 2010’da 188 bin çocuk, 2012’de ise 245 bin çocuk güvenlik güçlerince karakola götürülmüş. 2013 yılında yaklaşık 45 bin çocuğa mahkumiyet verilmiş. Burası devletin koruması altında, cezaevinde tecavüze uğrayan çocukların ülkesi. Burası baklava çalan çocuklara, tecavüzcülerden..]]> Tue, 21 Apr 2015 04:21:54 +0300 Kentlerimizi ölüler koruyor https://www.evrensel.net/yazi/73819/kentlerimizi-oluler-koruyor https://www.evrensel.net/yazi/73819/kentlerimizi-oluler-koruyor? Geçen gün düşünceli düşünceli, yere bakarak yürürken, kaldırım kenarında kurumuş çam ağacı dalları ayağıma değdi, şaşırdım. Rüzgar kuru yaprakları kaldırımın köşesine itmiş. Ne zamandır böyle bir şey görmediğimi düşündüm. Yukarı baktım, yaşlı uzun çam ağaçlarının yanından geçiyorum. Burası en az elli yıllık bir tren istasyonu. Çam ağacı çabuk büyümez, diğer ağaçlardan daha nazlıdır. Kentin ortasında bir yerde çam ağacı gördüyseniz oraya uzun zaman önce insan eli değdiğini anlarsınız. Yıllar önce gördüğüm Kütahya Şeker Fabrikası beni böylesi ağaçlarıyla etkilemişti. Şimdi ne haldedir bilmiyorum. Yaşadığım kentte Seka Kağıt Fabrikası’ndan arda kalan alanda Türkiye’nin ilk SSK hastanesinin bahçesinde de böylesi ulu ağaçlar var. Bunlar yıllar önce oluşturulan kamu alanları, o zamanlar ağaçlar dikilmiş, kimse ellememiş, bu ağaçlar büyüme şansı bulmuş. Oysa şimdi hayat çok hızlı akıyor. Çünkü taş üstünde taşın kalmadığı, bütün kentlerin yeniden kurulduğu bir dönemden geçiyoruz. Bir yanda ..]]> Tue, 14 Apr 2015 04:35:16 +0300 Angina Pektoris https://www.evrensel.net/yazi/73768/angina-pektoris https://www.evrensel.net/yazi/73768/angina-pektoris? Bazen “yüreğim daraldı” deriz. Bazı olaylar gerçekten yürek daralttırıcıdır. Öğretmen Halil Serkan Öz’ün maruz kaldığı muamele de öylesi olaydan biri. Daha yürek daraltıcı olan ise Halil Öğretmen’in yürek daralması nedeniyle ölümü. İnsanın yüreği ne zamanlar daralır? Birine bir şeyi defalarca anlattığın halde hâlâ yanlış anladığında ya da anlamazlıktan geldiğinde. Haklı olduğun halde haksız muamelesi gördüğünde. Memleket hasreti çektiğinde, Nâzım Hikmet gibi. Çözemediğin bir şey, değiştiremediğin bir durum olduğunda. Adalete olan inancını kaybettiğinde. Birileri gözüne baka baka yalan söylediğinde hem suçlu hem güçlü olduğunda. Halil Öğretmen kötü onur kırıcı, aşağılama ve hakaret içeren bir muameleye maruz kaldı. Babanın çocuğunu azarlaması gibi bir davranışı kendine hak gören paternalistik bir zihniyetin etrafına yaydığı şiddeti yaşadı. Mobbing olarak tanımlanabilecek bir tacizdir bu. Bütün bunların hepsi de ulusal mevzuata göre suç, evrensel kurallara göre ise insanlık suçu..]]> Tue, 07 Apr 2015 05:00:06 +0300 Kuşaklar arası dayanışma mı dediniz! https://www.evrensel.net/yazi/73718/kusaklar-arasi-dayanisma-mi-dediniz https://www.evrensel.net/yazi/73718/kusaklar-arasi-dayanisma-mi-dediniz? “Ailenin ve Dinamik Nüfusun Korunması” ile başlayan yazı ve sözleri bundan sonra daha sık duyacağız. Bu başlık, bilindiği gibi 10. Kalkınma Planı’nın öncelikli programlarından biri idi. Sonrasında Davutoğlu’nun açıklamalarını kapsayan bir paket açıklandı. Şimdi de artık Meclis gerekli düzenlemeleri yapmaya başladı, Aile Paketi adı verilen bu düzenleme komisyondan geçti. Bugün ele alacağım konu 10. Plan’da da adı geçen, Ailenin ve Dinamik Nüfusun Korunması Programında da geçen “Kuşaklar arası dayanışmanın güçlendirilmesi” İster nesiller arası ister kuşaklar arası dayanışma densin, bu aslında sosyal güvenliğe ait bir kavramdır. Dolayısıyla bu kavram, içinde emeklilik yaşı, emeklilik hakları gibi konularını barındırmaktadır. Bu sistemin özünde çalışma yaşamını aktif bir şekilde tamamlamış, emeklilik hakkını kazanmış kişilerin halk arasındaki tabirle “Çocuklarının eline bakmadan”, sadakaya muhtaç olmadan, rahat, insanca, onuruyla yaşaması için kurulan bir sosyal dayanışma sistemidir. B..]]> Tue, 31 Mar 2015 05:00:41 +0300 Lütfen iş güvenliğini ciddiye alın https://www.evrensel.net/yazi/73671/lutfen-is-guvenligini-ciddiye-alin https://www.evrensel.net/yazi/73671/lutfen-is-guvenligini-ciddiye-alin? Televizyonda bir kamu spotu: Başında sarı kaskı ile bir işçi konuşuyor. “Bugün çok mutluyum, biraz önce telefon geldi, hanımı hastaneye götüreceğim, ilk çocuğumuzu kucaklayacağız. Burada gemi yapıyoruz, tankın içinde bırakılması tehlikeli olan bakımsız şaloma nedeniyle içerde gaz sızıntısı var. Çalışma izni için gerekli olan gaz ölçümü de yapılamadı, çünkü amirin acelesi var. Kaynakçı arkadaş biran önce işe başlamak zorunda, kaynak kıvılcımı tankın içinde sıkışan gazı ateşleyip…” derken patlama olur. Sonra ekranda şu yazı birikir: Tedbir alın! İş kazası diye bir şey yoktur. Diğerinde genç bir kadın “Bu şirkette 6 yıldır çalışıyorum, güvenilir bir firma. Yarın nişanım var, bu mutlu günümde bütün sevdiklerim yanımda olacak. Ama birazdan yapmamam gereken basit bir hatayı yapacağım ve beyin kanaması geçireceğim. Yıllarca bitkisel hayata mahkum olarak hayal bile kuramayacağım” diyor. Sonra tekerlekli sandalyeyi çekip üzerine çıkar, dolabın üzerindeki klasörü almaya çalışırken sandalye hare..]]> Tue, 24 Mar 2015 04:28:30 +0300 Rektörümüzü seçtik! https://www.evrensel.net/yazi/73616/rektorumuzu-sectik https://www.evrensel.net/yazi/73616/rektorumuzu-sectik? İstanbul Üniversitesinin “rektörlük adayı belirleme seçimi” olarak adlandırılan seçimleri son günlerin en çok konuşulan konusu oldu. Neden mi? Gerek İstanbul Üniversitesi, gerekse diğer üniversitelerin akademisyenleri en çok olan kişinin atanmasını bekliyor. İÜ öğrencileri diyor ki: “Rektörümüz Raşit Tükel’dir!” Tıpkı diğer rektörlük seçimlerinde, birinci sırada olan AKP’ye yakın adayların atanması bir çırpıda atandığı gibi. Daha somut konuşursak tıpkı 2012’de en yüksek oyu alan Yunus Söylet’in atandığı gibi. **** Yaşanan pek çok sorunun yanında, üniversitelerin sorunları biraz daha geri planda kalıyor. Oysa Türkiye’de ciddi bir “üniversite sorunu” var. Her şeyden önce ucuz politikacıların ve de liberallerin bir üniversite fetişisti oldukları söylenebilir. Ne kadar çok üniversite açarsak o kadar iyi. Türkiye’de 104 kamu üniversitesi, 72 vakıf üniversitesi ve sekiz vakıf meslek yüksek okulu var. Üniversitelerin genelinde ciddi bir nitelik sorunu yaşandığı söylemek yanlış olmaz. ..]]> Tue, 17 Mar 2015 05:12:35 +0300 Sağlık çalışanları ne istiyor? Onlara kulak verin! https://www.evrensel.net/yazi/73567/saglik-calisanlari-ne-istiyor-onlara-kulak-verin https://www.evrensel.net/yazi/73567/saglik-calisanlari-ne-istiyor-onlara-kulak-verin? Bu hafta, Tıp Haftası. Yani sağlık çalışanlarının “bayram”ı. On yıldan fazla bir süredir bayram olmaktan çıkan bu Tıp Haftası’nda da sağlık çalışanları iş bırakıyor! Sağlık çalışanları için bıçak kemiğe dayanmış durumda. AKP’nin allayıp pulladığı, vatandaşı kandırıp gözünü boyadığı sağlık sistemi, sağlık çalışanlarının insanüstü çalışmalarıyla sürdürülüyor. Çalışma hayatının her alanında gördüğümüz kölelik koşulları, sağlık hizmetlerinde de yaşanıyor. İş bırakmaya hazırlanan sağlıkçılar sadece kendi çalışma koşullarından bahsetmiyor. Bu sistemin, sağlık değil hastalık ürettiğini, insanların hastalıklarından para kazandığını da söylüyorlar. Bu ikiyüzlülükten yakınıyorlar. Sistemin içindekiler olarak sağlık çalışanları bunu herkesten daha iyi görüyor ve uyarıyor. Bu sese kulak verin. AKP’nin bu “muhteşem” sağlık sisteminin bir Dünya Bankası Projesi olduğunu artık sağır sultan bile biliyor. Bu programın temel amacının sağlık hizmetlerini piyasaya açmak, sağlığı bir kâr malzemesi hali..]]> Tue, 10 Mar 2015 04:30:29 +0300 Sağlık hizmetlerinden memnunuz, ama… https://www.evrensel.net/yazi/73516/saglik-hizmetlerinden-memnunuz-ama https://www.evrensel.net/yazi/73516/saglik-hizmetlerinden-memnunuz-ama? TÜİK’in Yaşam Memnuniyeti Anketi’nin sonuçlarının açıklanması sonrasında, basında pek çok yorum yapıldı. En çok da mutluluk düzeyinin hafifçe azalması konusu medyanın ilgisini dikkat çekti. Araştırma sonucuna göre mutluluk kaynağı olarak ‘sağlıklı olmak’ ilk sırayı alıyor. Her yüz kişiden 68’i “genel sağlık durumundan memnun musunuz?” sorusuna ‘çok memnumum’ ya da sadece ‘memnunum’ demiş. Bu araştırma serisinin sonuçlarına göre, yıllar içinde sağlık memnuniyeti artarken 2014 yılında ne olsuysa bir düşüş var, dört yıl önceki oranın gerisine düşmüş olarak görünüyor. Örneğin bir önceki yılda %72 iken 2014’te %68 olmuş. Bu araştırmada diğer bir başlık olan ‘sağlık hizmetlerinden memnuniyet’e bakıldığında da memnun olanların %75 oranında olduğu görülüyor. Bu durumda her dört kişiden üçünün sağlık hizmetlerinden memnun olduğu anlaşılıyor. Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın başladığı yıl olan 2003 yılından sonra çok çarpıcı bir biçimde arttığını da yine araştırma sonuçlardan görüyoruz. 2003 yılı..]]> Tue, 03 Mar 2015 04:30:32 +0300 Akkuyu'yu vermeyelim! https://www.evrensel.net/yazi/73417/akkuyuyu-vermeyelim https://www.evrensel.net/yazi/73417/akkuyuyu-vermeyelim? Türkiye’nin yoğun gündeminden, Mersin Akkuyu’da yapılması planlanan nükleer santrali mevzusuna pek sıra gelmedi. Basında hak ettiği yeri alsın ya da almasın şunu söyleyebiliriz: Mersinliler nükleer santral istemiyor! Mersinliler direniyor! Pazar günü Türkiye’den ve Kıbrıs’tan konukların da aralarında olduğu çok sayıda kişinin katıldığı bir miting yapıldı. Mersinliler nükleer santral projesinin iptali için yürüdüler. Nükleer santrallerin hem insan sağlığı hem de doğa açısından pek çok tehlikesi var. Herhangi bir kaza, deprem, nükleer sızıntı vb bir olay olduğunda bunun sonuçlar çok ağır. Çernobil’i hatırlayın, 1986 yılında kaza olduğunda kimin haberi oldu? Radyasyon kokusu olmayan, renksiz, görünmeyen bir tehlike bu yüzden sakınma şansı yok. Şunu biliyoruz ki Çernobil kazasından sonraki 10 gün içinde başta Marmara ve Kuzey kıyıları olmak üzere tüm Türkiye’ye radyoaktif parçacıklar yayıldı. Karadeniz bölgesinde artan kanser olgularını düşünün. Hiç olmadı Kazım Koyuncu’yu hatırlayın. ..]]> Tue, 17 Feb 2015 04:30:20 +0300 Gezici mevsimlik tarım işçileri sandıkta sözünü söyleyebilecek mi? https://www.evrensel.net/yazi/73371/gezici-mevsimlik-tarim-iscileri-sandikta-sozunu-soyleyebilecek-mi https://www.evrensel.net/yazi/73371/gezici-mevsimlik-tarim-iscileri-sandikta-sozunu-soyleyebilecek-mi? Türkiye’de kimilerine göre 1 milyon kimilerine göre ise daha fazla mevsimlik tarım işçisi var. Bu kesim, ya hiç toprağı olmayan ya da kendi toprağında yaptığı üretim ile geçinemeyen kişilerden oluşuyor. Hepimizin bildiği gerçek şudur ki: Bu insanlar 1990’lı yıllarda güvenlik nedeniyle devletin uyguladığı mera yasağı, köy boşaltmaları vb nedenlerle yerinden olmuş kişiler ve onların çocuklarıdır. Hemen hepsi yoksul Kürtlerdir. En iyi bildikleri iş olan tarım işlerini yapmak için ülkenin çeşitli yerlerinde emeklerini satmak üzere her baharda ailecek yola düşerler. Bu yolculuk başladığında devam eden okul, mevsimlik tarım işçilerinin çocukları için orada biter. Aynı şekilde eylül ayında yeni dönem başladıktan 1-2 ay sonra okula başlayabiliyorlar. Bursa’dan bir dayıbaşı diyor ki: “16 yıldır her yıl buraya işçi getiriyorum. Daha önce bebek olarak ailesiyle gelip şu anda işçi olarak çalışanlar var.” Bu ne demek oluyor? Doğduktan itibaren her yıl bu göçe katılmış, çocukluğunu tarla köşelerin..]]> Tue, 10 Feb 2015 04:52:13 +0300 Grev sadece grev değildir https://www.evrensel.net/yazi/73318/grev-sadece-grev-degildir https://www.evrensel.net/yazi/73318/grev-sadece-grev-degildir? AKP’nin metal işçilerinin grevini yasaklamasının pek çok anlamı ve bize öğrettiği şey var. En baştan söyleyeyim bunların hiç biri yeni öğrendiğimiz şeyler değil. Her şeyden önce kapitalist devlet ne demekmiş bunu bir kez daha iliklerimizde hissettik. Üstelik Hükümet, bu grev erteleme kararının “yapılmamış” bir Bakanlar Kurulu toplantısında aldı. Söz konusu sermaye sınıfının çıkarı olduğunda AKP’nin hukuku bile yok sayarak tarihsel pozisyonunu aldığına, bunu da allayıp pullayıp sunduğuna bir kez daha tanık olduk. Çok iyi bilsek de her zaman tekrarlamalıyız: AKP, emek düşmanıdır, sınıf düşmanıdır, sermayenin partisidir. İktidara geldiğinden beri bizi hiç şaşırtmadan sermaye adına düzenlemeler yapmıştır. Emeği ile geçinen insanların haklarını gasp etmiştir. Metal grevinin yasaklanması da bunun son örneğidir. Bunu herkesin bir kez daha idrak etmesi önemlidir, zira yaklaşan genel seçimde AKP’nin kendisine oy deposu olarak gördüğü insanlar bu emekçilerdir. AKP, bu grevin sadece 15 bin iş..]]> Tue, 03 Feb 2015 05:00:19 +0300 Sendikasız kadınlar, kadınsız sendikalar... https://www.evrensel.net/yazi/73268/sendikasiz-kadinlar-kadinsiz-sendikalar https://www.evrensel.net/yazi/73268/sendikasiz-kadinlar-kadinsiz-sendikalar? Bu başlık, Doç. Dr. Betül Urhan’ın son kitabının adı. Aslında başlık her şeyi özetliyor. Urhan’ın kitabı, sendikalarda kadınların var oluşları ya da -daha gerçekçi olmak gerekirse- var olamayışları üzerine bir araştırma… Bu konu üzerinde çok fazla araştırma olmadığını biliyoruz. Kitapta hem sendikalar hem de kadın örgütleri için pek çok yararlı bulgu var. Bu kısa yazıda hepsinden bahsetmek olası değil, sadece bana ilginç gelen birkaç noktadan bahsetmek istiyorum. Her ne kadar sendikal örgütlenmenin modasının geçmiş olduğunu savunan liberaller olsa da sendikalar günümüzün en önemli toplumsal örgütlenme araçlarından biridir. Günümüzün neoliberal dünyasında, giderek vahşileşen çalışma koşullarında sendikalar ve sendika dışı örgütlenmeler sığınabileceğimiz birkaç yerden biri. Bunlar, emeği ile yaşamını sürdüren kişiler için yaşamı katlanılır hale getirmenin bir aracı belki de. İşverenler açısından ise her koşulda başının ezilmesi gereken bir yılan! Hatta sendikalaşma oranlarının o kadar ..]]> Tue, 27 Jan 2015 04:57:26 +0300 Doğurganlık artışı: Nerede ve neden? https://www.evrensel.net/yazi/73016/dogurganlik-artisi-nerede-ve-neden https://www.evrensel.net/yazi/73016/dogurganlik-artisi-nerede-ve-neden? Feminizmi olumsuz referanslarla hatta hakaret olarak kullananları giderek daha sık görür olduk. Katıldığım bir toplantıda sosyoloji alanından bir “akademisyen”in, toplantıdaki diğer bir akademisyeni feministçe fikirlere sahip olduğu için suçladığına tanık oldum. Akademisyene tırnak işareti koymam da bu nedendendir. AKP’nin yarattığı Yeni Orta Çağda böylesi ileri geri konuşmalar, konuşmaya yapanlarca meşru algılanıyor olsa gerek. AKP, tarihsel olarak sürüp gitmekte olan ataerkil toplumsal düzenin terkisine binip, kadın-erkek eşitliğini kendi iktidarının araçlarından biri haline getirdi. AKP’nin bu cinsiyet eşitsizliğini kadın bedenine yönelik politikalarla yeniden ürettiğine dair epey bir külliyat oluştu. Daha iki gün önce Sağlık Bakanı, sezaryen doğumlar konusunda “fıtratı normal doğum” diyerek konuya İslami bir referans getirmeyi ihmal etmedi. Bilimsellikten uzak bu tarz yaklaşımın, bırakın bir ülkenin Sağlık Bakanına bir hekime ne kadar uygun olduğunu sizin değerlendirmenize bırakı..]]> Tue, 23 Dec 2014 04:59:47 +0300 Geçmişin mirasını yemek https://www.evrensel.net/yazi/72966/gecmisin-mirasini-yemek https://www.evrensel.net/yazi/72966/gecmisin-mirasini-yemek? Geçen hafta aile sağlığı çalışanlarının iş bırakması vesilesiyle aile sağlığı merkezlerinden (ASM) kısaca bahsetmiştim. Bu hafta da kaldığımız yerden devam edelim. Bildiğiniz gibi ASM’ler yeni sağlık sisteminde birinci basamak sağlık hizmetini veren temel kuruluşlardır. Önceden sağlık ocaklarının sunduğu hizmetlerin bir kısmı ASM’lerde, kalan kısmı da toplum sağlığı merkezlerinde veriliyor. Aslında hizmetlerin ikiye ayrıldığı, kişiye yönelik hizmetlerin ASM’lerde topluma yönelik olanların ise toplum sağlığı merkezlerinde verildiği söylenebilir. Geçen hafta çalışma koşulları nedeniyle iş bırakan ASM hekimleri, hemşire ve ebeleri kimdir? Aile hekimlerinin çoğu önceden sağlık ocaklarında çalışan pratisyen hekimlerdir, aile sağlığı elemanları da yine çoğu sağlık ocaklarının ebe ve hemşireleridir. Yeri gelmişken söyleyelim yeni sistem onlara “aile sağlığı elemanı” diyerek mesleki kimliklerini yok saymaktadır. Sistem değiştiğinde aile hekimleri bir hizmet puanı sıralamasına tabi tutulmuş..]]> Tue, 16 Dec 2014 05:00:34 +0300 Aile Sağlığı Merkezleri 12 Aralıkta çalış(a)mayacak https://www.evrensel.net/yazi/72910/aile-sagligi-merkezleri-12-aralikta-calis-a-mayacak https://www.evrensel.net/yazi/72910/aile-sagligi-merkezleri-12-aralikta-calis-a-mayacak? Aile hekimleri son dönemlerdeki eylemleriyle sıkça ajanslara düşüyor. Görmüşsünüzdür, geçtiğimiz hafta Ankara’da çeşitli noktalardan hareket ederek Sağlık Bakanlığının önünde buluşmak istemişler ama bu yürüyüşe izin verilmemişti. Aile hekimleri çalışma koşulları nedeniyle 12 aralıkta iş bırakıyor, 13 aralıkta Ankara’da miting yapıyor. Neden? Aile hekimleri, AKP’nin dönüştürdüğü sağlık sisteminin yarattığı vahşi sağlık ortamında, iş stresi ve yükü en fazla olan hekim grubu olma özelliğini taşıyor. Aile hekimliği sistemi, 1990’ların başından beri Dünya Bankasının Türkiye’ye önerdiği ‘Birinci basamak sağlık hizmeti modeli’ idi. Pek çok hükümet bunu gerçekleştirmeyi hedefledi. ANAP zamanında partinin sembolünden esinlenerek bal peteğini andıran aile hekimliği binaları inşa edildi, aile hekimliği pilot uygulamaları yapıldı. 2003 yılına gelindiğinde AKP’nin Sağlıkta Dönüşüm Programında yer aldı. Aile hekimliği, böylece “Güçlü bir birinci basamak” sloganıyla yeniden karşımıza konmuş old..]]> Tue, 09 Dec 2014 04:59:31 +0300 Eşdeğer mi eşit mi? https://www.evrensel.net/yazi/72861/esdeger-mi-esit-mi https://www.evrensel.net/yazi/72861/esdeger-mi-esit-mi? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “kadın eşit değil eşdeğerdir” sözleri üzerine ben de kendime sordum: Yahu ben eşit miyim yoksa eşdeğer mi? diye. Kadın olmaktan dolayı bin tane belanın yanına bir de eşdeğer işi çıktı şimdi! Sonra eşdeğer ne demek diye düşündüm. Mesleğimden dolayı ilk aklıma gelen Sosyal Sigortalar Kurumu’nun(SGK) eşdeğer ilaç uygulaması oldu. Aynı formüle sahip iki ilaç olsun, biri merkez kapitalist ülkelerden birinde daha maliyetli diğeri de çevre kapitalist ülkelerden birinde ucuz emek gücü ve teknolojiyle üretildiği için ucuz olsun. İşte SGK bu ucuz olanına“eşdeğer ilaç” adını veriyor ve bunu ödüyor. Anlaşılan eşdeğer olmak pek de iyi bir şey değilmiş… Derken Erdoğan’ın bir sonraki cümlesi kafa karışıklığımı kısmen çözdü: “Eşdeğer kavramını yani adalet kavramını referans noktası olarak almak zorundayız.” Demek ki adalet kavramımıymış demek istenen, bildik bir şey yani. Peki adalet kavramını kabul edecek miyiz? Örneğin Ayşe Paşalı ve pek çok kadın adaletin kanatları altı..]]> Tue, 02 Dec 2014 04:59:48 +0300 Kadın cinayetlerini önleyebilir miyiz? https://www.evrensel.net/yazi/72810/kadin-cinayetlerini-onleyebilir-miyiz https://www.evrensel.net/yazi/72810/kadin-cinayetlerini-onleyebilir-miyiz? Toplum olarak bu soruyu kendimize sormalıyız. Bu soruya “evet”, “neden olmasın”, “bu kafayla zor” yanıtlarını duyar gibiyim. Toplumsal sorunların ölüm vakalarıyla patladığı zaman algılandığı bir toplumda yaşıyoruz ne yazık ki! Tıpkı işçi ölümlerinde olduğu gibi. Ama daha vahimi, kadın cinayetlerinde bu kadarı bile olmuyor. Her yıl en yakınındaki erkekler, kocaları, kardeşleri ya da babaları tarafından öldürülen yüzlerce kadın olmasına karşın bir hükümet yetkilisinin ağzından bir şey duymadık henüz. Derin bir sessizlik. Israrla olayların bireyselleştirildiğini ve sanki karı-koca arasında geçen özel bir olaymış(!) gibi sunulduğunu görüyoruz. Medya da öldürülen kadını kurbanlaştırma ve magazinleştirme işlevini görüyor. Böylece insanlara neredeyse çekirdek çitleyip olan biteni izleyin mesajı veriliyor. Bu tutum tam anlamıyla politik bir tutum. Eğer ille de benzetmek gerekirse yaşanan her bir olay bir gerilim ve korku filmi gibi. Hani yakın zamanda kendisinden boşanmak isteyen karısını ö..]]> Tue, 25 Nov 2014 05:00:28 +0300 Bir AVM gezintisi https://www.evrensel.net/yazi/72756/bir-avm-gezintisi https://www.evrensel.net/yazi/72756/bir-avm-gezintisi? Bütününde insana bir tüketim unsuru olmaktan başka bir anlam yüklemeyen bir sistem bu kapitalizm. Tükettiğin kadar varsın! O nedenle AVM’ler toplumuzdaki sıradan bir insanın varoluş mekanıdır. Metropollerde kurulan devasa AVM’lere karşılık küçük kentlerinde de kendilerine özgü küçük AVM’leri vardır. Ama hepsinin ortak özelliği bu toplumdaki insanlara bir yaşam biçimi sunmasıdır. Ünlüler dünyasından biri çocuğunun doğum gününü şu AVM’de kutlarken, bir metal işçisi ailesi bu AVM’ye gidebilir. Öyle ya da böyle her sınıfın kendine ait AVM’leri vardır. Kendi açımızdan baktığımızda AVM’ler işçi sınıfı için çalışmaktan arta kalan zamanının geçirilebildiği, ihtiyacı olan her şeyi aynı mekanda sunan, kapitalist sistemin yeniden üretildiği mekanlardır. Bir de AVM’ler, “Al ver ekonomiye can ver!” söyleminin anlamını idrak etmek için oldukça öğretici yerlerdir. Pek çok işçinin çalıştığı işyeri tarafından verilmiş alışveriş indirim fişleri vardır. İşçiler, çalıştığı fabrikanın bağlı bulunduğu şir..]]> Tue, 18 Nov 2014 05:00:32 +0300 İşçi sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin kendisi taşeronlaştırıldı https://www.evrensel.net/yazi/72705/isci-sagligi-ve-guvenligi-hizmetlerinin-kendisi-taseronlastirildi https://www.evrensel.net/yazi/72705/isci-sagligi-ve-guvenligi-hizmetlerinin-kendisi-taseronlastirildi? Yaşanan iş kazalarında yeterince konuşulmayan bir konu var. O da meslek örgütlerinin nasıl bu alanın dışında bırakıldığı. İşçi sağlığı ve iş güvenliği (İSİG) hizmetlerinin en temel elemanları şüphesiz hekimler ve mühendislerdir. Gerek Türk Tabipleri Birliği (TTB) gerekse Türkiye Mimar ve Mühendisleri Birliği (TMMOB) bu alanın birer tarafıdır ve bu meslek örgütlerinin tarihlerine baktığımızda hep emekten yana olduklarını görürüz. İşte bu ‘emekten yana oluş’, neoliberal politikaların uygulayıcısı olan AKP tarafından ‘önlem alınması gereken’ bir konu olarak gündeme geldi. Sermayenin önündeki tüm engelleri ortadan kaldırmayı kafasına koyan bu sermaye-dostu hükümet, TTB ve TMMOB’yi sahneden çıkarmak için yıllardır bir uğraşı içinde. İSİG konusunda yığınla yasa-yönetmelik çıkardılar. Gerek TTB gerekse TMMOB bu yönetmeliklerin iptali için hukuk mücadelesi veriyor. AKP’nin yaptığı ise serbest piyasa dinamikleriyle şekillenen vahşi çalışma koşullarını yasa-yönetmelik yaparak hukuka uydurmaya ..]]> Tue, 11 Nov 2014 04:59:15 +0300 Alın teri, ekmek parası, can pazarı https://www.evrensel.net/yazi/72646/alin-teri-ekmek-parasi-can-pazari https://www.evrensel.net/yazi/72646/alin-teri-ekmek-parasi-can-pazari? Ölümlü iş kazaları, işçi sağlığı sorunlarının en görünür olanıdır çünkü ölüm saklanamaz. Oysa işçi sağlığı sorunlarının daha ötesi var; yaralanma, sakatlanma ile sonuçlanan iş kazaları, çoğunun tanıyamadığımız meslek hastalıkları ve işle ilgili daha pek çok sorunlar vs. Bunların önemli bir kısmı kayıtlara girmez. Her yıl yaklaşık 1000 ila 1500 arasında işçi ölümü Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) kayıtlarına giriyor. Bildiğiniz gibi bir iş kazasının SGK kayıtlarına girebilmesi için, işçinin öncelikle sigortalı olması gerekir. Geçtiğimiz yıllarda Çalışma Bakanlığından bir bürokrat, bu rakamlara bakarak ‘Ölümlü iş kazalarının AKP döneminde azaldığını’ söylemişti. Kayıt dışı çalışan bir kişinin iş kazası kayıtlara geçmese de, son zamanlarda giderek artan bir şekilde toplu ölüm durumlarında artık gizlenemez bir hal alıyor. Daha önceden de söyledik, özelleştirmelerin artışıyla işçi sağlığı sorunsalı toplu işçi ölümleri üzerinden kendini göstermeye başladı. Gelinen noktada Soma, Torunlar..]]> Tue, 04 Nov 2014 04:59:19 +0300 Seksen yeni santral https://www.evrensel.net/yazi/72536/seksen-yeni-santral https://www.evrensel.net/yazi/72536/seksen-yeni-santral? İnsanoğlunun sahip olduğu bazı bilgilerin nasıl olup da hayata geçmediğine ya da hayata geçmesinde zorluklar olmasına hayret etmemek mümkün değil. Bunun en iyi örneği asbesttir; asbestin kansere neden olduğu uzun yıllardır bilinen, pek çok kereler bilimsel olarak kanıtlanmış bir bilgidir. Buna karşın asbestin yasaklanması oldukça yenidir, üstelik hâlâ pek çok ülkede asbest kullanımına devam edilmektedir. İşte iki kere ikinin dört ettiği bu durumlardan diğeri de termik santrallerdir. Termik santraller, çevreye yaydıkları zehirli dumanlarla toplumun sağlığını tehdit eder. Ne mi yapar? Çok ciddi bir hava kirliliğine neden olur. Üst solunum yolundan başlayarak akciğerlerin en uç noktasına kadar insana zarar verir. Kana karışan toksik maddeler anneden bebeğe geçer, bebeğin anne karnında büyümesi etkilenir. Termik santrallerin bulunduğu bölgelerde bebekler, &cc..]]> Tue, 21 Oct 2014 00:18:32 +0400 Suruç'a sahra hastanesi kurulmalı https://www.evrensel.net/yazi/72479/suruca-sahra-hastanesi-kurulmali https://www.evrensel.net/yazi/72479/suruca-sahra-hastanesi-kurulmali? Son bir aydır ülkenin gündeminde İŞİD’in Kobanê’yi kuşatması var. Geçen hafta artan çatışmalar ile Kobanê’de ölüler ve yaralılar da arttı. Buna paralel Türkiye’deki manzara ise, protesto eylemleri, biber gazı, basınçlı su, ölen 30’dan fazla vatandaşımız ve onlarca yaralı oldu. AKP’nin, protestoların da ana konusu olan tutumu, yani pasif kalarak İŞİD’i dolaylı olarak desteklemesi, İŞİD’e karşı direnen Kobanê’yi zor durumda bırakması Türkiye’yi de savaş alanına çevirdi. AKP iktidarı hep yaptığı gibi protestoları “misli şiddet ile” bastırmaya çalışarak yangına körükle gitmiş, yaşananları bahane ederek polisiye önlemleri artıracağını açıklamış kısaca bir kez daha ceberut devlet yüzünü göstermiştir. Sayın Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olarak görev yapmaya başlamasından sonra..]]> Tue, 14 Oct 2014 00:29:00 +0400 Kapatma düğmesi https://www.evrensel.net/yazi/72428/kapatma-dugmesi https://www.evrensel.net/yazi/72428/kapatma-dugmesi? Televizyonculukta “kadın programları”nın ayrı bir yeri vardır. Kadın programlarının ayrıca ele alınıyor olması ilk bakışta “iyi bir şey” gibi görünmesine karşın başka bir şeyi de gösterir: televizyon genel olarak erkek dünyasına hitap etmektedir. Çalışma yaşamının dışında kalmış kadınların yani ev kadınlarının gün boyu evde oturup televizyon seyrettikleri varsayılır. Ve bu varsayım üzerinden şekillenmiş sabah kuşağı programlarına bakıldığında çoğunun kadınlara yönelik olduğunu görürüz. Programların genelindeki manzara şöyledir: Stüdyoda tamamıyla kadınlardan oluşan bir izleyici kitlesi vardır. Bunlar her yaştan, örtülü-örtüsüz, zayıf-şişman kadınlardır, mutlu görünürler. Ortak özellikleri emekçi sınıfın kadınları olmalarıdır. Programın stüdyodaki izleyicileri, aslında televizyon karşısında olması hedeflenen kitledir: Or..]]> Tue, 07 Oct 2014 01:25:02 +0400 Gezi bir kez daha yargılanıyor! https://www.evrensel.net/yazi/72379/gezi-bir-kez-daha-yargilaniyor https://www.evrensel.net/yazi/72379/gezi-bir-kez-daha-yargilaniyor? 2013 yılının yaz aylarının heyecanını ve de boğazımızdaki yanma hissini henüz unutmadık. Gezi Direnişi üzerine çokça yazıldı, söylendi. Ama bu gün Gezi’yi bir kez daha hatırlıyoruz çünkü bugün bir mahkeme görülecek ya da siz bunu okuduğunuz saatlerde görüldü. Bugün yani 30 Eylül 2014 Salı günü Ankara Tabip Odası’nın geçen dönemdeki yöneticileri yargılanıyor. Tıpkı 7 Mayıs’ta İstanbul Tabip Odası’nın yargılandığı, 14 Ekim’de ise Hatay Tabip Odası’nın yargılanacağı gibi. Davayı açan Sağlık Bakanlığı, yargılananlar tabip odası yöneticileri, iddia edilen suç ise Gezi’de sağlık hizmeti sunmak… “Dediğim dedik çaldığım düdük!” tarzında ülkeyi yönetenlerin, yükselen intikam duygusu ile yaptıkları işlerden biri. İntikam aleviyle gerilmiş yüz hatları, kı..]]> Tue, 30 Sep 2014 00:18:55 +0400 Çuvala sığmayan mızrak https://www.evrensel.net/yazi/72323/cuvala-sigmayan-mizrak https://www.evrensel.net/yazi/72323/cuvala-sigmayan-mizrak? Türkiye gerçekten tuhaf bir ülke haline geldi. Hatırlarsınız geçtiğimiz haftalarda aralarında tabip odası, çevre mühendisleri odası gibi meslek örgütleri, Ankara’da ishal vakalarının arttığına dikkat çeken bir açıklama yapmıştı. Bunun üzerine basın toplantısı düzenleyen Ankara’nın kronikleşmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, bu durumu yalanladı, şebeke suyunun ne kadar temiz olduğunu kamuoyuna ayrıntılı olarak açıkladı, hatta “bunu söyleyen doktorun adını öğrenin” gibisinden sözler sarf etti. Gökçek’in canlı yayında ağzını musluğa dayayarak basın açıklamasını taçlandırdığını da hayretler içinde izledik. Çernobil kazası yaşandıktan sonra, Karadeniz’deki çayların radyasyondan etkilenmediğini ispatlamaya çalışan dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı’nı gör..]]> Tue, 23 Sep 2014 00:42:24 +0400 Ezidilerin sağlık hakkı https://www.evrensel.net/yazi/72272/ezidilerin-saglik-hakki https://www.evrensel.net/yazi/72272/ezidilerin-saglik-hakki? Son aylarda Türkiye, kadim bir kültüre sahip bir halkla yani Ezidiler ile karşılaştı. Bu insanlar IŞİD’in zulmü ve korkusu nedeniyle yerinden olmuş yüz binler arasında idi. Sessizce kilometrelerce yolu yürüdüler, bazısı yalınayak, bazısı tek ayağında kalan terliği ile yürüdüler. Televizyonda bir kadın diyordu ki, “üç tane çocuğum var, ama ikisini yolda kaybettim, onları bulamıyorum”. Bu cümleler yolculuklarının özeti olsa gerek. Bu uzun yolculukta hem hastalıktan hem de IŞİD’in saldırılarıyla kayıplar verdiler. Sessizce Roboski’den Türkiye’ye geçtiler. Geçtiğimiz hafta Diyarbakır’da Ezidilerin kamplarını gezdiğimizde yine aynı sessizlikle bekleşiyorlardı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi onlar için çadır kent inşa ediyordu. Bir yandan revir kurulmuş, hekim ve hemşireler ile konuştuğumuzda ilk günden beri haf..]]> Tue, 16 Sep 2014 00:25:02 +0400 İnşaat ya resulullah! https://www.evrensel.net/yazi/72219/insaat-ya-resulullah https://www.evrensel.net/yazi/72219/insaat-ya-resulullah? Türkiye’de ekonomik göstergelere bakıldığında gözlenen büyümenin, aslında üretime dayalı olmayan bir durum olduğu defalarca yazıldı. AKP’de cisimlenen günümüzün “neoliberal muhafazakar devleti” ekonomik kalkınma stratejisi olarak “inşaat”ı seçti. Memleketi kocaman bir şantiyeye dönüştüren bu durumu çok güzel özetliyorlar: İnşaat Ya Resulallah! Mecidiyeköy’deki gökdelen inşaatında 10 işçinin asansörün 32. katından düşerek can vermesi hepimizin yüreğini bir kez daha yaktı. Suçlu kim, inşaat firması mı asansör firması tartışmaları süredursun bizim açımızdan esas sorumlu memleketi şantiyeye dönüştüren, sermayeye inşaat üzerinden yeni bir kapı açan AKP zihniyetidir. Türkiye’de inşaat sektörü nasıl büyüdü, hatırlayalım. Kentsel d&ou..]]> Tue, 09 Sep 2014 00:32:40 +0400 Sağlığımızın tamamlanan parçası: Özel sigortalar https://www.evrensel.net/yazi/72168/sagligimizin-tamamlanan-parcasi-ozel-sigortalar https://www.evrensel.net/yazi/72168/sagligimizin-tamamlanan-parcasi-ozel-sigortalar? Geçtiğimiz temmuz ayında yayınlanan Türkiye’nin 10. Kalkınma Planı, cumhurbaşkanlığı seçimi öncesine denk geldiği için, deyim yerindeyse arada kaynadı. 2014-2018 yıllarını kapsayan 10. Plan, Kalkınma Bakanlığının hazırladığı ilk plan olma özelliği de taşıyor. Bilindiği gibi bundan önceki planlar, Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından hazırlanmaktaydı. Öncesinde Başbakanlığa bağlı olan DPT, 2011 yılında Kalkınma Bakanlığına dönüştürüldü. 10. Plan, önümüzdeki döneme ilişkin bize pek çok bilgi sunuyor. Plan, beklendiği gibi neoliberal politikaları temel alınarak hazırlanmış resmi bir belge. Planda, “Dünyadaki hakim eğilimler, özel sektörün daha faal ve etkili olduğu bir ekonomik düzeni beraberinde getirmekte, kamu sektörünün artan oranda düzenleyici faaliyetlere, denetim işlevlerine ve koordinasyona yönelmesine yol a&cc..]]> Tue, 02 Sep 2014 00:08:45 +0400 Sayılarla yalan söylemek https://www.evrensel.net/yazi/72069/sayilarla-yalan-soylemek https://www.evrensel.net/yazi/72069/sayilarla-yalan-soylemek? Geçtiğimiz günlerde basında yer alan bebek ve anne ölümleri ile ilgili haberlere baktığımızda, bir yandan anne ve bebek ölümlerinde “ürkütücü” artıştan söz edilirken, diğer yandan rakamların tutarsızlığının konuşulduğunu görüyoruz. Öncelikle şunu bilmekte yarar var, Türkiye’de sağlık istatistikleri pek çok ülkede olduğu gibi güvenilir değildir. Sağlık Bakanlığı aracılığıyla tutulan kayıtlar, rutin bildirimleri kapsadığı için eksiktir. Dolayısıyla elde edilen rakamlar, gerçekte olanın altındadır. Bu Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü de dahil herkesin bildiği ve kabullendiği bir durumdur. O nedenle Sağlık Bakanlığının açıkladığı 2012’de binde 7.4’ten olan bebek ölüm hızı, 2013 yılında binde 7.8’e çıkmışsa bu “bebek ölümlerinde ürkütücü artış” olarak n..]]> Tue, 19 Aug 2014 00:46:31 +0400 Çaresizliği öğrenmek ya da değiştirmek... https://www.evrensel.net/yazi/72024/caresizligi-ogrenmek-ya-da-degistirmek https://www.evrensel.net/yazi/72024/caresizligi-ogrenmek-ya-da-degistirmek? Daha cumhurbaşkanlığı seçimi bu kadar taze iken, elden başka bir şey yazmak gelmiyor. Son yerel seçimlerde yaşananlar yüzünden bu seçimde de içimize kuşku düşüyor, bu yüzden seçim sonuçlarına şüpheyle yaklaşıyoruz… Seçimden bir hafta önce gelen 100 milyon dolarlık bağış ile –hatırlarsınız- mahalle araları hareketlenmişti. Koliler dolusu gıda dağıtıldı, bir takım “duygusal” desteklerle ikna çalışmaları son gece bile yapıldı. Bunlar ilk kez de olmadı, bu ülkede –ben katılmasam da- “makarnacılar” diye tanımlanan insanlar var. Neyse bunlar hâlâ hafızalarımızda taze. Bu kez dışarıdan bir yardım geldi mi bilemiyoruz ama “Erdoğan’ın kampanyasına bağış” ritüelleri, yaşlı teyzelere poz verdirmeler, habersizce bankadan havale edilen bağış paraları basına yansıyan kareler idi. Sonuçta şu mesajı aldık, bu kez Ar..]]> Tue, 12 Aug 2014 00:13:11 +0400 Yeni yaşam... https://www.evrensel.net/yazi/71976/yeni-yasam https://www.evrensel.net/yazi/71976/yeni-yasam? Toplumun nasıl bir cumhurbaşkanı istediği ya da nasıl birine ihtiyacı olduğu son günlerin en başat gündemi. Son 12 yılda AKP eliyle geldiğimiz nokta, toplumun önemli bir kesimini memnun etmiyor hatta endişelendiriyor. AKP, insan etiyle beslenen sistemin temsilcisi hatta taşeronu olarak işlev gördü. Bunun bir devamı olarak Erdoğan’ın cumhurbaşkanı koltuğuna oturması ise pek çok insanın kabusu gibi görünüyor. AKP, neredeyse bütün mevzuatı yeni baştan yazdı, ne için? Kurguladığı bu yeni düzeni, pürüz çıkmadan inşa etmek için. Pek çok alana el attı, el attığı alanda devletin daha hakim olduğu imajını yarattı: örneğin genel sağlık sigortası ile özel sağlık sigortacılık sektörüne devasa bir pazar açtı. İşte devletin bu şekilde işlev görmesine “piyasa dostu devlet”, “girişimci devlet” gibi isimler veriliyor. Sermayeyi, kor..]]> Tue, 05 Aug 2014 00:16:52 +0400 Kadın sünneti demişken... https://www.evrensel.net/yazi/71929/kadin-sunneti-demisken https://www.evrensel.net/yazi/71929/kadin-sunneti-demisken? Kadınların dünya genelinde sorunları benzer olmasına karşın bazı coğrafyalarda bu sorunlara yenileri ekleniyor. Kadın sünneti de bunlardan biri. Kadın sünneti, Afrika kökenli bir gelenek. Afrika’nın pek çok ülkesinde yaygın, ayrıca Ortadoğu ve Asya ülkelerinde de tarihte Afrika’dan göç ettiği sanılan topluluklarda gözleniyor. Irak bunlardan biri. Kabaca kadının zevk aldığı cinsel organının, yani klitorisin kesilmesi... Bazı uygulamalarda dış genital organlarıyla birlikte çıkartılıyor. Böylece kadının cinselliği kontrol altına alınmış oluyor. Rahim girişinde bu kadar daralma olduğunda cinsel ilişki sırasında müthiş bir ağrıya neden olacağı için kadın cinsel ilişkiden caydırılmış, böylece de iffeti korunmuş oluyor. Bu ritüeli benimseyen topluluklarda sünnet edilmeyen kadın, cinsel olarak kontrolsüz yani “azgın” olarak kabul ediliyor, bu kadının doğurduğu &ccedi..]]> Tue, 29 Jul 2014 07:02:50 +0400 Vurun sağlık çalışanlarına! https://www.evrensel.net/yazi/71879/vurun-saglik-calisanlarina https://www.evrensel.net/yazi/71879/vurun-saglik-calisanlarina? Türkiye, artık sağlık çalışanlarına yapılan saldırıları kanıksadı. Her gün pek çok ağız dalaşı, küfürleşme, üstüne yürüme daha ileriye gidildiğinde tartaklama, fiziksel şiddet, hatta ölüm. Sahi, bunca şiddeti hak edecek ne yapıyoruz biz? 17 Nisan 2012’de bıçaklanarak öldürülen Dr. Ersin Arslan olayı, hepimiz için bardağı taşıran son damla oldu. Türk Tabipleri Birliğinin (TTB) son iki yıldır çabası, 17 Nisan gününü tüm dünyada ‘Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddeti Önleme Günü’ olarak kabul ettirebilmek. Bunun için Dünya Sağlık Asamblesi’ne önerge vermek gerekiyor. Asamble’ye katılan Sağlık Bakanlığı, TTB’nin bu çabasına karşılık vermiyor. TTB, bu konuyu Dünya Tabipler Birliğinin gündemine taşımaya hazırlanıyor. Ölüme kadar giden bu şiddeti ön..]]> Tue, 22 Jul 2014 01:00:46 +0400 Kadın cinayetleri https://www.evrensel.net/yazi/71824/kadin-cinayetleri https://www.evrensel.net/yazi/71824/kadin-cinayetleri? 15 yaşında bir çocuk neden intihar eder? Geçtiğimiz günlerde ajanslara düşen “15 yaşındaki gelin intihar etti” haberinden sonra bu soru sık sık aklımdan geçiyor. Son yıllarda kadın cinayetlerini çokça konuşur olduk çünkü kadınların canına kasteden bir düzende yaşıyoruz. Peki bu olay bir kadın cinayeti mi? Zira 15 yaşındaki bir kişiye ne kadar kadın diyebiliriz ki! Diğer yandan öldürülmemiş intihar etmiş, yani ölümü kendisi seçmiş. Matematiksel bir açıklama ile bunu kadın cinayeti kategorisine koyamasak da bu tam olarak bir kadın cinayeti! 15 yaşındaki bir çocuk ne yapıyor olmalı ya da tersten soralım ne yapmıyor olmalı? Örneğin sanayide çırak olmamalı, savaşta asker olmamalı, gelin olmamalı, damat olmamalı, tarlada işçi olmamalı, evde çocuk bakıcısı olmamalı gibi pek çok şey söylenebilir. 15 yaşında bir çoc..]]> Tue, 15 Jul 2014 00:43:11 +0400 Oyunu bozmak https://www.evrensel.net/yazi/71767/oyunu-bozmak https://www.evrensel.net/yazi/71767/oyunu-bozmak? AKP’nin kendilerine açtığı yoldan yürüyen ‘sermaye’nin şaha kalktığı bir dönemdeyiz, ekonomi tıkırında. Dünya ekonomik krizden kırıldı. Kriz, Türkiye’yi teğet geçti. Kişi başına düşen yıllık gelir 15 bin dolara ulaştı, şükürler olsun! Bir de yanı başımızdaki şu Yunanistan’a bakın, ne hallere düştüler! Diğer yandan Ortadoğu’da hatırı sayılır bir güç oldu Türkiye. Ayrıca demokrasimiz “ileri demokrasi”ye geldi dayandı. Anlayacağınız AKP ülkeyi epey “ileriye” götürdü. Her şey iyi-hoş ama bu kadın cinayetleri neden artıyor? Her gün 3 kadın yakınlarınca öldürülüyor. Bu katliamlarla ilgili kılını kıpırdatmayan AKP, ülkede kürtajı kısıtladı. Kadın cinayetleri, bu toplumda kadının yaşadığı bastırılmışlığın “gizlenemez” bir sonucu olarak karşımızda duruyor. Dayak gizlenebilir, tec..]]> Tue, 08 Jul 2014 00:26:12 +0400 Samimiyet sınavı https://www.evrensel.net/yazi/71708/samimiyet-sinavi https://www.evrensel.net/yazi/71708/samimiyet-sinavi? Geçtiğimiz hafta SSPE Derneği üyeleri Sağlık Bakanı ile görüşmek için Türkiye’nin her yanından Ankara’ya geldi. Ancak ne Bakan ile görüşebildiler ne de AKP Meclis toplantısına kabul edildiler. Talepleri, SSPE hastalığı ile ilgili TÜBİTAK’ın araştırma yapması ve hastalığın sosyal güvenlik kapsamına alınması idi. Kucaklarında çocuklarıyla onlarca anne-baba eli boş döndü Ankara’dan. Yok sayıldılar, öfkelendiler, siyah bir çelenk bırakarak ayrıldılar ‘devlet kapısı’ndan… SSPE kızamık hastalığı sonucunda meydana gelme olasılığı olan, her yüz bin kişide 4-11 arasında yani epey ender ortaya çıkan bir hastalık. Anlaşıldığı üzere bir kısaltma: Subakut sklerozan panensefalit. Yani, yavaş ve sürekli olarak ilerleyen bir beyin hasarı. Tedavisi yok. Bu hastalığın tek nedeni ise kızamık hastalığı. Doğrudan kızamık hastalığı geçirmek ya da..]]> Tue, 01 Jul 2014 00:36:22 +0400 Sudan sebepler https://www.evrensel.net/yazi/71656/sudan-sebepler https://www.evrensel.net/yazi/71656/sudan-sebepler? Joan Baez’in bir şarkısında dediği gibi “Bu sabah uyandım, gazetelerde iyi bir haber yoktu”. Bizler için de çok farklı değil ne yazık ki. Bazı insanlar için iyi şeyler oluyorken, bizler için epey zamandır bu şarkının sözleri, her yeni gün için geçerli oluyor. O zaman, biraz daha farklı konulardan, havadan sudan konuşalım, üzerimizdeki sıkıntıyı dağıtalım. Suriye, İŞİD, Cumhurbaşkanlığı seçimi gibi önemli mevzuların yanında, geçtiğimiz hafta pek çok insanın gündelik yaşamını etkileyen hatta bazı yerlerde ‘Hayatı felce uğratan’ başka bir şey oldu: Memleketi sel götürdü. Bu yıl tuhaf bir yaz yaşıyoruz. Gerçi kıştan da bir şey anlamamıştık. Sonbaharda başlayan kar yağışını bir daha bütün kış boyunca görememiş, arada bir yağmur görmüştük. Bu halde yaza girerken, hatırlarsınız “Barajlardaki su oranı ne ol..]]> Tue, 24 Jun 2014 00:11:27 +0400 Tersinden düşünmek https://www.evrensel.net/yazi/71600/tersinden-dusunmek https://www.evrensel.net/yazi/71600/tersinden-dusunmek? Bazı şeyleri anlamak için bazen tersini düşünmek gerekir. Mesela bir kız çocuğu ilk adetini gördüğünde, düğün yapılsa! Beyaz satenden bir elbise giyse, başına bir taç takılıp eline bir asa verilse… Bu olayın, o kız çocuğunun hayatındaki en önemli olay olduğu çeşitli şekillerde ona yaşatılsa… Adet görmeye başladığı için herkes ona hediyeler getirse… Bu “güzel günü” bir atın üzerinde ya da üstü açık bir arabanın üzerinde halkı selamlayarak kutlasa… Ergenliğe geçişi, kırmızı ışıkta bile geçmeyi hoş gören bir bayram olarak kutlansa… Hemen arkasındaki araçtan sarkan biri, bu görkemli olayı gün boyu videoya çekip kayıt altına alsa… Sonra fotoğraf stüdyosuna gidilse. Kahramanımız o küçük kız, ufka bakan kararlı gözler ve mağrur bir if..]]> Tue, 17 Jun 2014 00:16:51 +0400 En haklı işçi, ölü olandır.. https://www.evrensel.net/yazi/71537/en-hakli-isci-olu-olandir https://www.evrensel.net/yazi/71537/en-hakli-isci-olu-olandir? Türkiye’de Özal döneminde başlayan özelleştirme süreci sonucunda elden çıkarılmadık pek az şey kaldı. Özelleştirme İdaresinin verdiği bilgiye göre 1985’den beri 270 kuruluştaki kamu hisseleri, 22 yarım kalmış tesis, 1602 taşınmaz, 8 otoyol, 2 boğaz köprüsü, 123 tesis, 6 liman, şans oyunlarının lisans hakkı, araç muayene istasyonları özelleştirme kapsamına alındı. Devlete ait bu kurumların mülkiyeti büyük oranda artık özel sektörün elinde, az bir kısmı da başka bir kuruluşla birleştirildi ya da tasfiye edildi. Özelleştirme İdaresinin yayınladığı performans raporları ile ne kadar “başarılı” bir özelleştirme süreci yaşandığı daha ayrıntılı incelenebilir. Özelleştirmede geldiğimiz noktada, 1999’da 755 bin olan kamu çalışanı sayısı on yılda 852 bine çıkarken özel sektör çalışanları 5 milyondan 8 milyona &cced..]]> Tue, 10 Jun 2014 07:11:48 +0400 Ama yasamız güzeldi! https://www.evrensel.net/yazi/71480/ama-yasamiz-guzeldi https://www.evrensel.net/yazi/71480/ama-yasamiz-guzeldi? Yaşadığımız bu zamanlar, çok zor zamanlar. Tarih yazacak hepsini elbette. Bundan 50 yıl sonra bir belgeselde şu sözler söylenecek belki de: “1980’lerden sonra Türkiye’de uygulanan neoliberal politikalar, şu kadar işçiyi tersanelerde, şu kadar işçiyi madenlerde katletti. Üstüne binen baskıcı, muhafazakar yönetim anlayışı pek çok toplumsal harekete neden oldu. Toplumda kadın cinayetleri arttı. Orta Çağı andıran o günlerde bir takım toplumsal başkaldırılar da oldu”. Kim bilir, belki de başka türlü şeyler söyleyecekler. Tarihi kimin yazacağına bağlı! Bu köşede yazmaya başlamadan önce benden bir “köşe adı” istediler. Bir çocuğa ad koymak daha kolay olurdu herhalde, çok sıkışınca ikinci bir ad koyup işin içinden sıyrılabiliyorsun ama burada öyle olmuyor işte. Sonunda Günebakan adını seçtim. Yaşadığımız bu zor zaman..]]> Tue, 03 Jun 2014 00:15:37 +0400