Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net İdlib: ‘Ecdat yadigarı’ mı baş belası mı? https://www.evrensel.net/yazi/82321/idlib-ecdat-yadigari-mi-bas-belasi-mi https://www.evrensel.net/yazi/82321/idlib-ecdat-yadigari-mi-bas-belasi-mi? Suriye sorunu, bir yandan bakıldığında, sonuna yaklaşıyor. Kuzeydoğu’da yaklaşık yüzde 30’luk bir bölge PYD/YPG’nin elinde ve kaderi ABD’siz belirlenecek gibi değil. Hemen tümü Cihatçı terör çetesi olan rejim muhaliflerinin ellerindeki bölgelerse, Rusya ve İran desteğindeki Suriye Ordusu tarafından birer birer geri alındı. Başta Halep olmak üzere çoğu harabeye dönmüş kentleriyle -kuzeyi dışında- bütün Suriye artık yeniden Esad’ın kontrolünde. Geriye yalnızca Türkiye sınırındaki İdlib kaldı. “İskender’in Düğümü” şimdi burada, ama bir kılıç darbesiyle çözülecek gibi görünmüyor. Çünkü madalyonun öte yanından bakıldığında, Suriye’de manzara, henüz sona gelinmekten uzak. Her şeyden önce Suriye piyasasında iki büyük emperyalist devlet silah şakırdatıy..]]> Tue, 25 Sep 2018 04:58:48 +0300 Nasıl büyüyoruz? ‘Serbest Piyasa’ ne alemde? https://www.evrensel.net/yazi/82276/nasil-buyuyoruz-serbest-piyasa-ne-alemde https://www.evrensel.net/yazi/82276/nasil-buyuyoruz-serbest-piyasa-ne-alemde? İki büyük iddiası olageldi Erdoğan-AKP yönetiminin. İlki, “Büyüdük, büyüyoruz” iddiasıdır! Nasıl büyüdüğümüz ve kimin büyüdüğü soruları sorulmadan, kuru bir “Büyüyoruz” edebiyatıyla, milli gelir şu kadar, kişi başı milli gelir bu kadar oldu denip öğünmeler herkesin hatırlarındadır. Yedi düvelin gözü Türkiye’deydi. Kıskandıkları için Türkiye’nin başına, sonuncusu “Hiçbir ekonomik ve mali nedeni yokken”(!) durduk yere doların yükselmesi olan türlü çeşitli çoraplar ördükleri ileri sürülürdü. İkincisiyse, her darbeci generalin “NATO’ya, CENTO’ya bağlıyız” açıklaması türünden “serbest piyasa ekonomisi”ne bağlılık iddiasıdır. CENTO lağvolmuştur; ama NATO’ya bağlılık, hâl&acir..]]> Tue, 18 Sep 2018 04:45:58 +0300 Sadece İdlib değil Suriye... https://www.evrensel.net/yazi/82231/sadece-idlib-degil-suriye https://www.evrensel.net/yazi/82231/sadece-idlib-degil-suriye? Geçtiğimiz hafta Tahran’da zirve vardı. Rusya’yla İran Türkiye ile İdlib’i konuştular. “Birinci adamlar”, başkan ve cumhurbaşkanları bir aradaydılar. Yakıcı konu İdlib’di; ancak görüşmenin asıl konusu ondan ibaret değildi. Masada olan, tartışılıyormuş gibi yapılıp aslında tartışılmayan, ama dikte edilen, üstelik hayata geçirilmeye başlanan Suriye’nin geleceğiydi. Suriye’nin geleceği olduğu kadar Suriye ile bağlantılı gelecekler... En başta Türkiye’nin Suriye’deki geleceği. Sadece Suriye’deki gelecek mi? Belki de hatta bizzat Türkiye’nin geleceği! 2011’den bu yana yedi yıldır sürmekte olan Suriye iç savaşına başından beri doğrudan müdahil çünkü Türkiye. IŞİD ve el-Kaide ile iş tutmalar bir yana, durmadan değişen bileşimiyle ÖSO’yu, “Kuvayı Milliye” düzeyine yükseltip devlet politikası..]]> Tue, 11 Sep 2018 03:20:58 +0300 Bu daha iyi günlerimiz https://www.evrensel.net/yazi/82189/bu-daha-iyi-gunlerimiz https://www.evrensel.net/yazi/82189/bu-daha-iyi-gunlerimiz? Herkesin dilinde kriz. Ağzını açan krizden söz ediyor. Ve kriz yalnızca bir alana özgü değil. Öyle bir noktaya ulaşıldı ki, krizsiz bir şey kalmadı. AKP kendi ellerini temizliyor; izlediği ekonomi politikalarda bir yanlışlık olmadığını iddia ediyor. Kapitalizmde de sorun yok, krizin başka bir şeyin değil, ama kapitalizmin doğal bir sonucu olduğunu da gizliyor. Oysa her şey bir yana, üretenin başkası, mülk edinenin başkası olduğu, birinin yiyip, birinin (büyük çoğunluğun) baktığı kapitalizm krizleriyle birlikte var. Ancak kolayını bulup kapitalizmi de, AKP ekonomi politikalarını da temize çıkarıp, devletin doruklarından başlayarak “Türkiye’ye ekonomik savaş açtı” diyor, suçu Amerika’ya yıkıp işin içinden çıkmaya çalışıyorlar. ABD ile kriz. “Papaz krizi”... “F-35 krizi”... “S-400 krizi”... Say sayabilirsen! Ama daha düne ..]]> Tue, 04 Sep 2018 03:21:44 +0300 Suriye, kriz ve Cumartesi Anneleri... https://www.evrensel.net/yazi/82141/suriye-kriz-ve-cumartesi-anneleri https://www.evrensel.net/yazi/82141/suriye-kriz-ve-cumartesi-anneleri? Sıkışma da laf mı... Tıkanmanın böylesi “dostlar” başına!.. Tutar hangi yanı kaldı “ustalar” elinde Türkiye’nin? Geçen günkü Yeni Şafak, sanki iktidarın “yandaşı” bizmişiz ya da suç başkasının düzeltecek başkasıymış gibi hemen her sektörde yüzde 40’lara varan zamlardan yakınıyordu! Stokçulukla spekülasyon yapıyor her şeyin yarı yarıya pahalanmasına yol açıyorlarmış... Kim ki bu spekülatörler acaba? Dışarıdan ve içeriden borç para toplarken yüksek faizle borçlananlar, fazla değil, iki kategoriye sığıyorlar. Bir, tekeller. Kredi topluyorlar. İki, devleti yönetenler devleti borçlandırıyorlar. Birinci grubun borçları 320, devletinki ise 130 milyar doları buluyordu. Ama bunlar iki ay öncesinin rakamları. Şimdi, hiç kuşkunuz olmasın, birkaç on milyar dolar artmıştır! TL’nin değer kaybıyla b..]]> Tue, 28 Aug 2018 04:58:09 +0300 Ekonomi, bayrak ve ezan... https://www.evrensel.net/yazi/82100/ekonomi-bayrak-ve-ezan https://www.evrensel.net/yazi/82100/ekonomi-bayrak-ve-ezan? Görüntülü olarak Diyanet İşleri Başkanı’nın Arafat’taki duası verildi kanallardan önce. Adalet Bakanı da cemaatin içindeydi ve gözlerini siliyordu. Gözlerinin nemini silen sadece o değildi. Ya kamera oyunuydu ya öyle denk gelmişti; Ali Erbaş, “günahlarımızı affet Allahım” yakarışlarıyla tövbeden söz ettikçe ekrana ağlamaklı görüntüler düşüyordu. Erbaş, mal-mülk sahipliğine dalmanın, israfın kötülüğünden sözlerini esirgemedi. Faiz ve faizciliğe vurmayı da ihmal etmedi. Türkiye manzaralarıyla fazla uyuşmadığı herhalde tartışmasızdır. Cumhurbaşkanı ise görüntülü Bayram mesajında “Ekonomimize yönelik saldırının, doğrudan ezanımıza ve bayrağımıza yönelik saldırılardan hiçbir farkı yoktur” dedi. “Amaç, Türkiye’yi ve Türk milletini dize getirmektir, esir almaktır..]]> Tue, 21 Aug 2018 03:50:55 +0300 Aynı gemide olabilir miyiz? https://www.evrensel.net/yazi/82056/ayni-gemide-olabilir-miyiz https://www.evrensel.net/yazi/82056/ayni-gemide-olabilir-miyiz? Olağan günlerde kimse gemiden söz etmez. Ya da gemiden söz edildiğinde tartışma başka bir minvalde yürür. Hatırlayın. Bir zamanlar bir gemi tartışması yaşanmıştı. Sonra daha yakın tarihli bir ada tartışması yaşandı. Ada, İngiltere’nin burnunun dibindeydi, bir “sıfır vergi” cennetiydi. Para şuradan değil buradan yollanmıştı dendi, çevrildi, dolandırıldı, ancak gerçek gerçek olarak kaldı. Ada’da Bilal Bey kardeşimiz, “reis”in kardeşi ve eniştenin ortak bir hesabı vardı. Suç yoktu! İsteyen istediği adada hesap açabilir, başka adalar ya da kara parçalarından o hesaba para yollayıp çekebilirdi. Sorun yoktu. İsteyen istediği yere para ya da kredi yollayamıyor mu –yolluyor. Amerikan ya da Alman tekelleri, City Group ya da Deutsche Bank Türkiye’ye, örneğin “yerli milli” şirketlerle ortak yatırım yapmak üzere döviz yollayamıyor mu? Kredi..]]> Tue, 14 Aug 2018 04:38:17 +0300 Tek yetkili! Ya sorumluluk? https://www.evrensel.net/yazi/82012/tek-yetkili-ya-sorumluluk https://www.evrensel.net/yazi/82012/tek-yetkili-ya-sorumluluk? 24 Haziran seçimlerindeki sorumluluk, CHP’de, yandaş medyanın da el birliğiyle, Kılıçdaroğlu’ya çıkarılıyor. Yanlış doğru, genel başkandır ve anormal değildir. Ancak “sen-ben kavgası” olmayacaksa, tek bir soru sorulmalıdır: Hangi politikaları ya da izlediği politik çizginin neresi yanlıştı ve yerine talip olan hangi politikaları reddedip nasıl bir politik çizgi izleyecektir? Buradan tartışılmıyorsa, palavradır ve halka hayrı yoktur. Yalnızca seçimler dolayısıyla değil, tüm yetki ve sorumluluklar açısından da böyledir. AKP ve Erdoğan bakımından da aynısı geçerlidir. Son seçimlerde AKP 7 puan kaybetmiştir; ancak maharet ya da keramet sahipliğinden çok henüz yeterince güçlü olmaktandır, sorumlu kim tartışılmamaktadır. Sadece seçim de değil. “Kırk yıllık dostumuz Amerika neden bize yaptırım uyguluyor?” diye tartışılmadığı gibi, sadece yaptır..]]> Tue, 07 Aug 2018 03:20:07 +0300 Krizler https://www.evrensel.net/yazi/81969/krizler https://www.evrensel.net/yazi/81969/krizler? Türkiye uzunca bir süredir tam bir krizler ülkesi durumunda. Biri bitmeden diğeri başlıyor. Erdoğan’ın başarısı da herhalde burada; amiyane tabirle “Krizleri iyi yönetiyor”. Öyle mi, çok beklenmeyip görünecek. Devlet katlarında toz-duman bir kriz yıllar boyu sürdü. Ucundan Erdoğan da tutsa bile, memleketi asıl, sonradan adı “FETÖ”ye çıkarılanlar yönetti bir süre. Eli eteği öpüldü. İktidar ipini en çok ellerinde tutan defalarca darbe yapmış anlı şanlı askerler, başta genelkurmay başkanı, çok sayıda general içeri tıkıldı. Bir vesayetten diğerine sürüklenildi. Şimdi kimine göre kriz devamda kimine göre tek adamın yönetimine varılarak çözüldü; devlet baştan aşağı yeniden yapılanıyor. İstikrar deniyor, ama neresinden tutulsa elde kalıyor. Daha başında, en çok da içeride ve dışarıda g&uum..]]> Tue, 31 Jul 2018 03:10:10 +0300 Küba: Geriye doğru yeni bir evre mi? https://www.evrensel.net/yazi/81929/kuba-geriye-dogru-yeni-bir-evre-mi https://www.evrensel.net/yazi/81929/kuba-geriye-dogru-yeni-bir-evre-mi? Küba antiemperyalizmiyle ünlüdür. Özellikle halkının antiemperyalist tavrı Küba’nın bütün iç ve dış politikasını da belirlemiştir. Kapitalist dünyanın patronluğunu uzun yıllar tek başına üstlenmiş Amerikalı emperyalistlerin burnunun dibinde Küba’da, bir avuç devrimcinin inisiyatif üstlenmesi ve koşulların da elvermesiyle Amerikan uşağı Batista’nın gerici diktatörlüğü son bulmuş ve ülke bağımsızlık yoluna girmiştir. Tarih, 1 Ocak 1959’dur. Amerikalılar, fazla zaman geçirmeden Küba’ya ambargo koyarlar. Öyle bir ambargodur ki, Küba, yakınlaşıp iş birliğine yöneleceği Sovyet yardım ve yatırımlarının yeni görüntüleri bir yana 1958’de kalmış gibidir. Bu görüntüyü, az-çok Çin’le geliştirilen ilişkilerden enstantaneler bozar gibi olur. Küba sokakları günümüzde..]]> Tue, 24 Jul 2018 04:15:18 +0300 'Görünen köy'e kılavuz gerekir mi? https://www.evrensel.net/yazi/81854/gorunen-koye-kilavuz-gerekir-mi https://www.evrensel.net/yazi/81854/gorunen-koye-kilavuz-gerekir-mi? “Ooo, köy görünse işler ne kolay olurdu” denmesin. “Engebeli, sarp, mayınlı yollar kılavuzsuz yürünür mü” de denmesin. Elbette, köyü görmek kolay değil, milyonlar hatta geleceğin bu “köy”üne gitmek gerektiğini bile düşünmüyorlar henüz. Şimdilik kılavuza ihtiyaç da duymuyorlar. Desteği 7 puan Yüzde 15 azalsa bile, hâlâ 20 milyonu aşkın kişi, zaten bu nedenle, kendi çıkarlarına karşı Erdoğan’la AKP’sine oy atmadı mı? Azımsanmayacak boyuttaki hile hurda bir yana, sadece o değil, meydan boş kalır diye miting dahi düzenlemeye çekinen Bahçeli’yle MHP’si de on kişiden birini ikna etmiş görünüyor. Sadece “biz Cumhuruz” diyenler olsa neyse denebilirdi. Öyle de değil. Meral Hanım ve İYİ Partisi’ne bakın ve düşünün. Cumhurbaşkanlığıyla Meclis &ccedi..]]> Tue, 10 Jul 2018 04:33:40 +0300 Kaybedenlerin iktidarı https://www.evrensel.net/yazi/81806/kaybedenlerin-iktidari https://www.evrensel.net/yazi/81806/kaybedenlerin-iktidari? Tarihteki örnekleri göstermiştir ki, bir iktidar ne kadar zayıfsa, o kadar baskıcı ve saldırgandır. Her seslenişini, zincir ve kılıç şakırtıları, top tüfek sesleri, asma kesme çığlıkları süsleyen bir muktedir, gerçekte korkaklığını ve zayıflığını örtmeye çalışır. Şiddet ve baskıyla ayakta duran her iktidar, aynı zamanda din tüccarıdır. Milliyetçilik yaygarası da sermayesidir. Seçimlerin üzerinden daha on gün geçmeden, muhalefete kin ve nefretle saldıran iktidar ortaklarının neden bu yola başvurduklarını anlamak için, yakın geçmişte yaşadığımız sürece dikkatle bakmak gerekiyor. Sonuçları gösteren rakamlar ne söylerse söylesin, bu iktidar aslında kaybedenlerin ve kaybetmeye mahkum olanların iktidarıdır. Kaybetmişlerdir, çünkü bütün saldırganlıklarına, her türlü kural ve ahlak dışı yollara başvurmalarına karşın, hayal ..]]> Tue, 03 Jul 2018 04:27:31 +0300 25 Haziran’da Türkiye: Kazananlar ve kaybedenler... https://www.evrensel.net/yazi/81753/25-haziranda-turkiye-kazananlar-ve-kaybedenler https://www.evrensel.net/yazi/81753/25-haziranda-turkiye-kazananlar-ve-kaybedenler? İzleyenler bilir, seçim öncesi söylediğimiz, AKP’nin “kazansa bile kaybedeceği”ydi. Erdoğan-AKP yönetiminin kazansa da kaybettiğini söylemiştik. Halkı yatıştırmaya yönelik AA manipülasyonları bir yana, rakamlar ortada. AKP yüzde 42 ile 1 Kasım’daki yüzde 49 küsurluk desteğinin yüzde 7’lik dilimini kaybetmiştir. AKP gerilemiştir, kayıptadır. Üstelik, Meclis’te çoğunluğunu da kaybetmiştir. Ancak AKP kazanmış görünmektedir! Nasıl? Bir; yüzde 52 oy alıp ilk turda Cumhurbaşkanı seçilen Genel Başkanı Erdoğan’la kazanmış görünmektedir. Erdoğan, öngörüldüğü gibi partisinden çok oy almıştır. Ve iki; ortağı MHP’nin desteğiyle kazanmıştır. Ancak iki görünüşte kazananın kazançlarının asıl nedeni ve kaynağı, öngörülmeyen bir kazanan olarak MHP’dir. Şahsen bizim de &o..]]> Tue, 26 Jun 2018 04:21:25 +0300 Kazansa bile kaybetmek işte budur! https://www.evrensel.net/yazi/81704/kazansa-bile-kaybetmek-iste-budur https://www.evrensel.net/yazi/81704/kazansa-bile-kaybetmek-iste-budur? Suruç. 20 Temmuz 2015’te IŞİD bombasıyla 33 gencin katledildiği Suruç. AKP’li vekil “esnaf ziyaretine” çıkıyor. Ama sıradan esnaf ziyareti değil. Aralarında ağabeyinin de olduğu, muhtemelen sülalesinden “korumalar”, başlarında AKP vekili, ellerinde kalaşnikofla gidip dayanıyorlar esnafın kapısına. “Bizim oyumuz belli” yanıtı üzerine saldırı başlıyor. Bilen bilir bölgede hısım-akrabalarla sülaleler kalabalık, iç dayanışma güçlüdür. Akrabaları esnafı sahipleniyorlar ve kavga başlıyor. Zaten otomatik silahlarla gelinmiştir, bıçaklar da çekiliyor. Dükkanın içi kan gölü. Ölü ve yaralılar var. Yaralılar, başta baba-oğul esnaf, hastaneye kaldırılıyor. Sonra elleri kalaşnikoflu grup hastaneyi basıyor. Güvenlik kameralarını kırıyor ve hastalarla hastane personelinin gözleri önünde baba-oğul esnafı başları..]]> Tue, 19 Jun 2018 04:06:07 +0300 Bir dönem kapandı! Yenisi nasıl olacak? https://www.evrensel.net/yazi/81658/bir-donem-kapandi-yenisi-nasil-olacak https://www.evrensel.net/yazi/81658/bir-donem-kapandi-yenisi-nasil-olacak? Aradan çekilmeyi kabullenen Binali Bey, Hürriyet’le TV kanallarını satın alan Demirören Erdoğan’ın cenazesinde konuşmuş: “Bir ömrü memleket için, memleketin sanayisi için, çalışanın alın teri için, ülkemizin kalkınması için tüketmiş olan Erdoğan Demirören...” Buna kim inanır? Bu, artık söyleyecek lafı kalmamak değil de nedir? Bay Erdoğan iyidir, kötüdür, tartışmıyoruz, ölenin arkasından kötü konuşulmaz. Ama “memleket için”, “ülkemizin kalkınması için” ve hele “çalışanın alın teri için” çalıştığı iddiası doğru olamaz! Şirketleri ve şirketlerini büyütmek, onları ve kendisini “kalkındırmak” için, kendi cebi için çalıştığı ortadadır. İşçisinin alın terinin karşılığını veren patron olur mu, “benim patronum iyidir” diye..]]> Tue, 12 Jun 2018 04:15:50 +0300 Yeni 'kurtarıcı' mı aranıyor demokrasi mi? https://www.evrensel.net/yazi/81610/yeni-kurtarici-mi-araniyor-demokrasi-mi https://www.evrensel.net/yazi/81610/yeni-kurtarici-mi-araniyor-demokrasi-mi? Bizim “kurtarıcılarımız” boldur. M. Kemal’den başlayarak hep “kurtarıcılarımız” olagelmiştir. Daha eskileri de vardır. Kendisi “kurtarıcı”ya muhtaç kılınarak kovulsa bile taa “Adem Baba”dan beri, hiç kendi kendimizi kurtarmadık, ama daima kurtarıldık! Öz babası Teoman’ı öldürerek işe girişen Mete (ya da Oğuz) Han’dan bu yana “kurtarıcı başbuğ”suz edilemedi. Gelenek böyle. Başta han-sultan-padişah hep kurtaracak birisi oldu, onlar da “kurtarıcılık” iş ya da görevlerine, öz oğul ve babalarının kafalarını bedenlerinden kurtarmakla başladı. Abdülhamid’e kadar böyle geldi, sonra Meclisler, yetkilerini paylaşarak sultanlara ortak oldu. Yalnızca Türklerde değil, örneğin İngilizlerde de böyledir. Onlar da yetki paylaşımı Kralla baronlar arasında 1215 Magna Carta’sıyla başlamış, 1689’da aristokrasiyle burjuvazinin ..]]> Tue, 05 Jun 2018 04:44:47 +0300 ‘Ekonomi bizim işimiz’... ‘24 Haziran’dan sonra görün bizi!’ https://www.evrensel.net/yazi/81561/ekonomi-bizim-isimiz-24-hazirandan-sonra-gorun-bizi https://www.evrensel.net/yazi/81561/ekonomi-bizim-isimiz-24-hazirandan-sonra-gorun-bizi? Ünlü sözdür, “Deniz bitti!” denir. AKP ve tekçilik iddiasındaki Genel Başkanı Erdoğan’ın denizi bitti. Yani? Ne söyleyecek sözleri kaldı ne vaatleri! Yok. Kalmadı. Tak bir yeni laf var mı Erdoğan’ın konuşma ve açıklamalarında? AKP seçim beyannamesinde tek bir yeni vaatte bulunuluyor mu? Sadece iddia... AKP’liler de içinde herkes bir iddialarının kalmadığının farkında, ama yalandan kim ölmüş, iddia da atış da serbest! Hayali bir tartışma sürdürüyorlar; “Kanal İstanbul”u açacaklarmış! Haydi tamam diyelim, ama ömrü vefa edecek mi AKP’nin? Geçelim! Her şey ortada ve artık sadece eskiden AKP’ye oy vermiş olanlar değil, Erdoğan’ın bundan böyle yük oluşturduğunu görüp partisinden umudunu kesen AKP’liler de dahil kesinlikle çoğunluk görüyor ki, “KRAL ÇIPLAK&rdquo..]]> Tue, 29 May 2018 05:00:08 +0300 Nasıl bir demokrasi? https://www.evrensel.net/yazi/81518/nasil-bir-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/81518/nasil-bir-demokrasi? Yeni bir seçime daha giderken görüyoruz ki, her parti ve aday fazlasıyla demokrat! Demokrasi vadetmeyen yok! Komedi gibi: Parlamento tümüyle devreden çıkarmaya yöneldiği anayasa uyum değişikliklerini bile KHK’lerle yapma tutumuyla sabit Erdoğan ve AKP’si bile “demokrasiyi derinleştirmek”ten söz ediyor. İki yıla yakındır OHAL’le ve KHK’lerle yönetiyor, grev yasaklamakla övünüyor, ama “demokrasi”den bahsediyor. Hakimlerin verecekleri kararları, kulaklarına fısıldasa neyse, açıktan dikte ediyor, ama “hukukun üstünlüğü”yle yetinmeyip demokrasiden de söz açıyor! Tekçilikle, tüm karar ve yetkiyi, bütün iktidarı tekelde toplamakla demokrasinin uzaktan yakından ilgisinin olmadığı tartışmasız. AKP’nin “demokratlığı” ve deşifre edilmesi işin kolay kısmı. Ancak bir de AKP ve liderinin demokrasi..]]> Tue, 22 May 2018 04:15:13 +0300 Emperyalizm ve siyonizm alçaklıktır!.. https://www.evrensel.net/yazi/81471/emperyalizm-ve-siyonizm-alcakliktir https://www.evrensel.net/yazi/81471/emperyalizm-ve-siyonizm-alcakliktir? Emperyalizm tabii ki yalnızca alçaklık değil, ama özel bir tür alçaklıktır. İşçilerin iliğine kemiğine kadar sömürülmesiyle yetinmeyip dünya halklarının emek-ürünü ve doğal bütün yer altı ve yerüstü zenginliklerinin yağmalanmasına dayalı tekelci kapitalist alçaklıktır. Buradan, terör makinesi olan burjuva devletin işkence ve soykırımlar da içinde olanca zulmü ve zorbalığı türer, türemiştir. Yanına kalmamış, yeni 63. yıl dönümünü kutladığımız 8 Mayıs 1945’de faşizm ininde boğulmuştur, ancak Alman Tekellerinin En Gerici ve Saldırgan Sözcü ve Temsilcisi Hitler ve NAZİZMin insanın kanını donduran zulüm ve zorbalığı bilinir. Alman ırkının saflığı ve üstünlüğünü gerçekleştirme bahanesiyle tekellerin 1000 yıl sürecek egemenliği adına açtığı dünya savaşında 50 milyon insanın ö..]]> Wed, 16 May 2018 04:50:10 +0300 ‘Tarzan bu kez zorda’!.. https://www.evrensel.net/yazi/81466/tarzan-bu-kez-zorda https://www.evrensel.net/yazi/81466/tarzan-bu-kez-zorda? Herkül’lü, Masist’li, Tarzan’lı Hoolywood filmleri pek modaydı çocukluğumla gençliğimde. Mitoloji, özellikle Kahramanlar Çağı, yarı-tanrı kahramanlara fazlasıyla eğiltip büktürülürdü. Herkül örneğin, “bir Türk(ün) dünyaya bedel” olduğundan bile çok ve “Arşimet’in kaldıracı”na sahipmişçesine dünyayı devirir dururdu. Dünya bir tarafa kahramanımız bir tarafa olurdu daima. Sonra o kadar olmasa da, Tarzan çıkageldi. Afrika’nın balta girmemiş ormanlarıyla savanlarında vahşi hayvanlar tarafından büyütülmüş Tarzanımız, Herkül kadar olmasa bile, yine “dünya”nın altından girer üstünden çıkardı. Hayvanları yönetir, kötülerle mücadele edip onları yenerdi. Mitolojik ya da değil, kahramanlık öyküleri ya da destanların ortak özelliği..]]> Tue, 15 May 2018 04:08:45 +0300 Aykırı manifesto!.. https://www.evrensel.net/yazi/81416/aykiri-manifesto https://www.evrensel.net/yazi/81416/aykiri-manifesto? Sonunda gerici ittifakın C. Bşk. adayı AKP İstanbul Kongresinde seçim manifestosunu açıkladı. İlk soru; manifestonun kimin olduğudur. AKP Kongresinde ve Bahçeli’siz açıklandığına göre, AKP ya da Erdoğan manifestosu olmalı. Ama, Erdoğan ittifakın adayı değil miydi? Manifesto, Bahçeli ve MHP’sinin “koltuk değnekliği”nin kanıtı? Kendi bilecekleri iştir ve önemli olan işçilerle emekçi halka karşı yapacaklarıdır! O da “Ahdim olsun ki” denip manifestoda açıklandı. Manifesto, bir yandan faiz ve enflasyon, adalet ve hele sosyal adalet, kadın hakları ve özgürlükler konusunda hiçbir şey yapamadığını itiraf ederek, 15 yıllık AKP Devri İktidarının üzerinin çizilmesidir. Öte yandan, dışa bağımlı ekonomi politikası izlenip devlet ihalelerinden başlayarak tüm ekonomi Dolara endekslenerek dolarla çevrildiğinde dövizin düşmek bir yana y..]]> Tue, 08 May 2018 04:44:22 +0300 Erdoğan gitsin de ne olursa olsun mu? https://www.evrensel.net/yazi/81378/erdogan-gitsin-de-ne-olursa-olsun-mu https://www.evrensel.net/yazi/81378/erdogan-gitsin-de-ne-olursa-olsun-mu? Ya da başlık şöyle de olabilirdi: “Kırk katır mı kırk satır mı? ” Yanıt nedir peki? Erdoğan, evet, AKP’sinin başında tek adam rejimi kurma yönünde epey mesafe aldı. Bol aldatıcı konuşma ve arada bir yaşanan hır-gürleri dışında zaten varlığıyla yokluğu pek de belli olmayan Meclisin göstermeliğin göstermeliği kılınmak istendiği herkesin malumu. Hâlâ Meclisten geçmeyen KHK’ler var örneğin ve tek başına OHAL bile yasamadan geriye pek bir şey bırakmıyor. Ve yargı. Hatırlayın, “yetmez ama evet”çi liberal solcuların da desteğinde 10 Eylül 2010 Referandumu’yla FETÖ’ye teslim edilen yargı, şimdi esasta el değiştirmiş durumda. Evet; “kuvvetler ayrılığı” temelde şimdiden kuvvetler birliğine dönüştürüldü. Ve tabii ki doğru; tekçilikten, neredeyse dönüşümün gerçekleştirildiği tek adam rejiminden kurtulm..]]> Tue, 01 May 2018 04:15:38 +0300 Üst katlarda hareketlenme yetmez!.. https://www.evrensel.net/yazi/81335/ust-katlarda-hareketlenme-yetmez https://www.evrensel.net/yazi/81335/ust-katlarda-hareketlenme-yetmez? İktidardaki 10 küsur yılını kanıt göstererek “Erken seçim merken seçim yok!” diyen Erdoğan ve AKP’si epeydir farkında olup kendince tedbirler almaya çalıştığı zorlukların büyüdüğünü görünce, Bahçeli danışıklı döğüşle “Baskın basanındır” deyip düğmeye bastı. “Erken” bile değil. Neredeyse “yarın” dendi. 24 Haziran bir seçimden fazlası olacak -bu tartışmasız. Kazananla kaybeden herkesin kendi yoluna gideceği olağan bir seçim yaşamayacağız. Erdoğan AKP’si, yedeğindeki MHP ile, elde avuçta ne cephanesi varsa tümünü kullanmadan “Eh ne yapalım, kaybettik, haydi eyvallah” deyip normalini yaparak seçimin sonucuna rıza göstermeyecek. Sonuçlarını beğenmeyip iptal ettiği 7 Haziran örneği ortada duruyor. Ama hepsi bu değil! Çıkan seçim yasasına bakın: Hile-hurda ..]]> Tue, 24 Apr 2018 03:20:17 +0300 Kimyasal füzelerin ardından... https://www.evrensel.net/yazi/81286/kimyasal-fuzelerin-ardindan https://www.evrensel.net/yazi/81286/kimyasal-fuzelerin-ardindan? Önce Salisbury’de çift taraflı ajanla kızı zehirlenmiş halde bulundu. Kim zehirledi, Rusya’nın sorumluluğu nasıl belirlendi sorularının yanıtları belli değildi. Ancak İngiltere’den başlayarak Batı Rus diplomatları sınır-dışı etti. Almanya 4, İtalya 2, hatta Norveç bile 1 sınırdışıyla kervana katıldılar. Sonra Batılı ajanslar Suriye ordusunun şeriatçı terör çetelerini kuşatıp sıkıştırdığı Doğu Guta’da zehirli gaz kullanıldığı haberini geçti. Kullanıldı mı, kullanıldıysa kim kullandı, araştırılması önemli sayılmadı. Trump’un birbiri peşi sıra tweetleri sökün etti. Suriye, ama yine asıl arkasındaki Rusya hedef alındı, Trump bir tweetinde açıkça “Hazır ol Rusya” dedi. Rusya, hep yaptığı gibi dikildi: “Karşılık veririz”, “Atılacak füzeleri düşürürüz”! Sabaha karşı Suriye’ye füzeler atıldı, uçaklar bomba yağ..]]> Tue, 17 Apr 2018 04:15:53 +0300 İki nesnel bir öznel faktör https://www.evrensel.net/yazi/81197/iki-nesnel-bir-oznel-faktor https://www.evrensel.net/yazi/81197/iki-nesnel-bir-oznel-faktor? Erken mi zamanında mı, bir fal açılmadığı kaldı. AKP Kongresini öne alıp seçim yasasıyla ne var ne yok değiştirilerek hile tümden serbest bırakılınca, tırmandı. Oysa... Seçim ister erken isterse olağan zamanında yapılsın, hatta isterse hiç yapılmasın ya da hileli olsun, ikisi nesnel biri öznel, kısa vadede değişmez üç faktör var. Hile serbestisi elbette gündemde tutulmalı. Sadece seçim nedeniyle değil, genel olarak da hileyle ve hileye başvurarak iflah olunamayacağı, bunun zafiyet ve zayıflık nişanesi olduğu ortaya konmalı. Hile kabullenilmemeli. Ve oysalar... Birinci nesnellik. Yine büyüdük! Hem de 3. çeyrekte 11 küsur ve toplamda 7.4. Ama Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Şimşek de içinde olmak üzere, bu “büyüme”, “şom ağızları” kapatmaya yetmiyor. Nasıl yetsin? Dolar 4, avro 5, benzinse 6 lirayı geçti. Elektrik ü..]]> Tue, 03 Apr 2018 03:40:00 +0300 İfade, eğitim özgürlükleri ve ‘teröristlik’ https://www.evrensel.net/yazi/81148/ifade-egitim-ozgurlukleri-ve-teroristlik https://www.evrensel.net/yazi/81148/ifade-egitim-ozgurlukleri-ve-teroristlik? Türkiye’nin politik yaşamında suçlamalar önemlidir. Oturaklı bir sözcükle damgayı vurur, çıkarsınız işin içinden. Hayır, son zamanlarda politikada giderek tırmanan küfür kullanımının sözünü etmiyoruz. Küfre de bol yer verilir politik tartışmalarda, “Eyy bilmem hangi şerefsiz” türünden başlanır, kuşkusuz bu da sorunludur. Hakaret gırla gider ve bu güce işaret sayılır. Yalansa, zaten burjuva politikanın şanındandır. Açığa çıkacak diye gocunulmaz. “Yahu, daha dün böyle demiştin” hatırlatmalarından çekinilmez, zamanında “tepeler”den “dün dündür, bugün bugün” bile denmiştir. Ama konumuz bunlar değil. Eskiden “eşkıya” ya da tekili kullanılarak “şaki” denirdi. Zaman içinde “anarşist”e dönüştü. En son “terörist”te karar kılı..]]> Tue, 27 Mar 2018 04:54:01 +0300 Büyük devletlerle geçinmek zorlaşıyor!.. https://www.evrensel.net/yazi/81098/buyuk-devletlerle-gecinmek-zorlasiyor https://www.evrensel.net/yazi/81098/buyuk-devletlerle-gecinmek-zorlasiyor? Emperyalist büyük devletler arasındaki ilişkiler giderek kızışıp sertleşiyor. Bir yandan karşılıklı olarak silahlanma harcamaları tırmanıyor. Bir yandan da “küçülen” dünyada çıkarlar birbirlerininkiyle daha çok yerde ve daha fazla kesişirken çatışma bölgeleriyle sınırlı olmadan karşı karşıya gelişler artıyor. Suriye’de “vekalet savaşları” neredeyse tamamlandı ve bugüne kadar “vekiller” kullanan büyük güçler artık doğrudan devredeler. Hâlâ belirli güçleri destekliyor olsalar bile, bir süredir kendi güçleriyle çatışma alanında yer alıyorlar. PYD/YPG içinde olmak üzere “muhalifleri” destekleme pozisyonundaki Amerika’yla Esad iktidarının arkasında duran Rusya neredeyse birbirlerine değecek kadar yakından mevzilenmiş durumdalar. Ve IŞİD’i ileri sürseler bile, giderek IŞİD&rsq..]]> Tue, 20 Mar 2018 02:27:53 +0300 İslam zaten güncel değil miydi? https://www.evrensel.net/yazi/81051/islam-zaten-guncel-degil-miydi https://www.evrensel.net/yazi/81051/islam-zaten-guncel-degil-miydi? AKP Lideri C.Bşk. Erdoğan her gün konuşmasıyla bilinir. Hem de günde birkaç defa konuşur. C.Bşk’nın kongrelerle halka açık toplantılardaki nutukları, açıklama ya da demeçleriyle içli dışlıyız her gün. TV haberlerini dinleyenlerse saat başı C.Bşk. ile birlikteler. Bu kadar sık ve birbirinden çok farklı konularda konuşulunca, ne kadar bilgili olunursa olunsun, boş bulunulan durumların olması kaçınılmazlaşıyor. Hata payı ister istemez çoğalıyor. Örneğin Ortadoğu ve Suriye’ye ilişkin bazen sanki günübirlik politika değişiklikleri ya da kaymalarıyla diyelim, karşılaşıyor gibiyiz. Almanya ile Türkiye’nin arası örneğin, bir bakıyorsunuz iyi bir bakıyorsunuz kötü. Ya da Amerika’yla. Tillerson geliyor, anlaşılıyor sanıyorsunuz, ertesi gün müthiş bir sertlik, sanki savaş çıktı çıkacak görüntüsü beliriyor. Bu &oum..]]> Tue, 13 Mar 2018 04:15:48 +0300 Rus emperyalizminden dost... https://www.evrensel.net/yazi/81002/rus-emperyalizminden-dost https://www.evrensel.net/yazi/81002/rus-emperyalizminden-dost? Türkiye “yerli ve milli” silahlar üretiyor ve bununla övünüyor. Ne kadarı “yerli” hangi parçaları dışarıdan getiriliyor tartışmalı. Üstelik lisans, patent ve know how transferi gibi problemli yanlar bir yana, üretimin örneğin KOBİ’lerde yapılmadığı ortada. Uluslararası tekellerin parçaları haline gelerek millilikle uzaktan yakından ilgisi kalmamış şirketler tarafından üretiliyorlar. Bunlar devletten hemen tüm ihaleleri Amerikan, İtalyan, Çin kökenli yabancı şirketlerle ortak alıyorlar. Sermayeleri, gerek ülke dışındaki yatırımları gerek kredi vb. ilişkileri gerekse doğrudan ortaklıklarıyla çoktan uluslararası nitelik kazanan bu şirketlerin belki ülke içindeki köprü, hızlı tren, havaalanı gibi yatırımlarının “yerliliği” ileri sürülebilir. Ama milliliklerine bin şahit gerektir. Ama yine de övünç konusu ediliy..]]> Tue, 06 Mar 2018 04:52:56 +0300 Savaş ve siviller… https://www.evrensel.net/yazi/80961/savas-ve-siviller https://www.evrensel.net/yazi/80961/savas-ve-siviller? Carl von Clausewitz’in bir klasik kabul edilen “Savaş Üzerine” adlı eserinin ünlü tezi bilinir, “Savaş politikanın başka araçlarla devamıdır.” Clausewitz, bu “başka araçlar”ın ne olduğunu da belirtmiştir, bu araçlar, “şiddet araçları”dır. Savaşla politika arasındaki bu dolaysız ilişki ya da savaşın şiddet araçlarıyla yürütülen bir politik mücadele biçimi ve öyleyse bir şiddet politikası oluşunun en az iki anlamı vardır. İlki, bir politika biçimi olarak savaş, devletler alanına özgüdür. Çünkü politika, devlet işleri, politika yapmak ise, devlet işleriyle ilgilenmek, devlet işlerini yürütmekten başka bir şey değildir. Devleti ve öyleyse iktidarı, iktidarın el değiştirmesi ya da yıkılıp parçalanarak bütünüyle yeniden kurulmasını amaçlamayıp görmezden gelen bir polit..]]> Tue, 27 Feb 2018 05:05:13 +0300 Suriye, şimdiden bataklık oldu mu? https://www.evrensel.net/yazi/80922/suriye-simdiden-bataklik-oldu-mu https://www.evrensel.net/yazi/80922/suriye-simdiden-bataklik-oldu-mu? Ajanslardan gelen haberlerle AKP’li devlet yetkililerinin açıklamalarından da anlaşılıyor ki, Türkiye’nin Suriye’deki varlığı ve özellikle “Zeytin Dalı’ harekatı yeni bir aşamada. Türkiye’nin güneyinden Kürt Kantonlarıyla kuşatılmasını önlemek ve komşuda alan tutmak üzere düzenlediği “Fırat Kalkanı”nın gerekçesi, el-Bab’a kadar olan bölgenin IŞİD’den temizlenmesiydi. Rusya “olur” vermiş, konu IŞİD olunca Amerika da karşı çıkmamıştı. İlk adım bu harekatla atıldı ve Türkiye, Afganistan, Katar ve Somali gibi ülkelerdeki askeri üsleri bir yana başka bir ülkenin topraklarında “silah gücü” ile ilk kez egemenlik ilan etti. Bir süre geçti ve ardından Afrin’den tacizler yapıldığı belirtilerek ve bu kez yine yanına IŞİD de eklenerek “PYD-YPG-PKK terör örgütlerine karşı&rdquo..]]> Wed, 21 Feb 2018 04:15:09 +0300 Afrin harekatında üç sorun... https://www.evrensel.net/yazi/80872/afrin-harekatinda-uc-sorun https://www.evrensel.net/yazi/80872/afrin-harekatinda-uc-sorun? Birinci sorun. “Askeri uzmanlar” da söylüyorlar, ancak en net Diyanet İşleri Başkanı konuşuyor. “Bizim askerimiz Afrin’de niye bu kadar yavaş ilerliyor? Biliyorsunuz Irak’ı bombalayanlar çoluk çocuk, masum insanlar demeden 1 milyon insanı katlettiler. Kimdi bunlar? Müslüman olmayan Amerikan askerleri. Suriye’de ölen insanların sayısı yine 1 milyona çıktı. Bizim Müslüman askerimiz yaptığı savaşı İslam ahlakına göre yapıyor. Onun için yavaş ilerliyor Afrin’de.” Bir ilçeye yönelik harekatın yavaş ilerlemesi tartışma konusu edilebilir denip, İslam’ın alicenaplığıyla ya da “İslam ahlakı”yla açıklanıyor. En başından şu sorun ortada kalıyor ve sn. Diyanet İşleri Başkanı üzerinden atlıyor: Harekatın yöneldiği Afrin’de yaşayanların ezici çoğunluğu da Müslüman. Herkes insan ve değişik inançlara sahip ol..]]> Tue, 13 Feb 2018 04:54:09 +0300 'Yerli ve milli' ÖSO ve 'YPG neyse CHP o' meselesi https://www.evrensel.net/yazi/80826/yerli-ve-milli-oso-ve-ypg-neyse-chp-o-meselesi https://www.evrensel.net/yazi/80826/yerli-ve-milli-oso-ve-ypg-neyse-chp-o-meselesi? Israr ediliyor: “ÖSO ‘yerli ve milli’dir”! Daha ileri gidiliyor: “ÖSO Kuvayı Milliyedir”! Afrin Seferini “milli” deyip desteklerken AKP’den farkını yalnızca ÖSO üzerinden kuran CHP ise itiraz ediyor “ÖSO’nun Kuvayı Milliyeyle alakası yoktur. Bu Kurtuluş Savaşına hakarettir.” Ekliyor: “AKP’nin Suriye politikası Türkiye’yi batağa saplıyor. Esad ile görüşülsün.” Önce ÖSO. Yerli mi bu örgüt? Çeçen’inden Kırgız’ına, Özbek’inden Libyalı, Cezayirlisine, ÖSO’nun yerliliğini iddia etmek akla gelebilecek en son şey olmalı. Aralarında Sultan Murat Tugayı gibi Türkiye’den gruplar da olan toplama bir örgüt. Türk ve Kürt kökenlilerle Çeçen ya da diğer Asyalıların Araplar ve az miktarda Türkmenlerle bir arada örgütlendir..]]> Tue, 06 Feb 2018 03:27:16 +0300 ‘Milli Savaş’ denmemiş miydi? https://www.evrensel.net/yazi/80780/milli-savas-denmemis-miydi https://www.evrensel.net/yazi/80780/milli-savas-denmemis-miydi? Afrin’e harekat başlarken hep “milli” olduğu vurgulanarak, “harekat”, “operasyon”, “savaş” denmişti. “İşgal” değildi. “Saldırı” da değildi. “Kürtlere karşı hiç değil”di. Çünkü “Kürtler kardeşimiz”di. Cumhurbaşkanlığı ve TSK açıklamalarında harekatın “BM Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda” olduğunun özenle altı çizildi. Ama harekatın birinci özelliği olarak “milli” niteliği üzerinde duruldu. Kullanılan silahlar “yerli ve milli” idi. Helikopter “yerli ve milli”, attığı zırh delici roketler “yerli ve milli”. Ve şüphesiz harekat da öyle. D. Perinçek, “sarayın savaşı”, “Erdoğan’ın savaşı” diyenlere kızarak, “hayır, bu Amerika’ya karşı savaş”, “Afrin’de ABD ile savaşıyoruz” d..]]> Tue, 30 Jan 2018 04:15:51 +0300 Erken seçim başarısı için savaşa... https://www.evrensel.net/yazi/80739/erken-secim-basarisi-icin-savasa https://www.evrensel.net/yazi/80739/erken-secim-basarisi-icin-savasa? Afrin’e bir harekatın “fazla büyük bir macera” olacağını söylemiştik. Görülüyor ki, maceraperestlerimiz az değil. Hatta Afrin operasyonu üzerinde oluşan geniş duygu birliğine bakılırsa “millet”çe maceraperestiz. Orta Asya’dan buraya savaşçı bir milletiz! Barış dururken, savaşa iştiyakla alkışlar, dualar eşliğinde güle oynaya gidiyoruz. Nereye gidiyoruz? Sanıyoruz ki, sadece Afrin’e. Hayır! Başı belli değil, sonu belli değil. Girilen yer, Ortadoğu. “Binmişiz bir alamete, gidiyoruz kıyamete”! Başbakan “ülkemizin beka meselesi” diyor. Ama ilave ediyor: “Afrin’de 8-10 bin terörist var.” Sonra da “Biz büyük ülkeyiz”! Hem ülkenin bekasını 8-10 bin kişiye bağlayacaksın, hem büyük ülke olacaksın -”Atma Recep din kardeşiyiz” derler adama! Ya da Perinçek Afrin’de “vat..]]> Tue, 23 Jan 2018 04:57:13 +0300 Amerika ve Rusya'yla macera https://www.evrensel.net/yazi/80689/amerika-ve-rusyayla-macera https://www.evrensel.net/yazi/80689/amerika-ve-rusyayla-macera? ABD’yi dışlayarak, Rusya, Türkiye ve İran’ın Suriye’ye yönelik yürüttükleri Astana süreci çerçevesinde, Türkiye, İdlib’te çatışmasızlık ortamını sağlayacak “garantör ülke” olma şansını yakaladı. Harekat planı ve bölgeye girişiyse, “çatışmasızlık” peşinde olmadığını gösterdi. El-Nusra’yla anlaşarak girmiş, Afrin’i hedefleyen üç “denetim istasyonu” kurmakla yetinmişti. Rusya, Amerika’yla Suriye politikasındaki uyuşmazlığı nedeniyle, önce Türkiye’nin “Fırat Kalkanı” bölgesini işgaline olanak tanımıştı. “Yeşil ışık” el-Bab’a kadar geçerliydi, güneyden Rus desteğindeki Suriye Ordusu gelmekteydi. Orada duruldu. Ardından S-400’ler anlaşması geldi. Ve İdlib. Tümü Rus “havuçları”dır. Rusya Türkiye’yi kendi strateji..]]> Tue, 16 Jan 2018 03:59:14 +0300 Hukuk ve tencerenin dibi... https://www.evrensel.net/yazi/80641/hukuk-ve-tencerenin-dibi https://www.evrensel.net/yazi/80641/hukuk-ve-tencerenin-dibi? Zarrab’ın odağında olduğu Amerika’da görülen dava geçen hafta Halk Bank Gn. Mdr. Yrd. Hakan Atilla’nın mahkumiyetiyle sonuçlandı. Soruşturma, 17-25 Aralık adıyla Türkiye’de açılmış, ama dinleme tapeleri vb. delillerle ayakkabı kutuları ve elbise astar ve cepleriyle evlerdeki kasalarda ele geçirilen çoğu döviz cinsinden paraların faiziyle rüşvetçilere iadesiyle kapatılmıştı. Gerekçe, soruşturmanın AKP Hükümetine yönelik darbe olduğu iddiasıydı. Rüşvet alınıp alınmadığı tartışılmamıştı bile. ABD’deki yargılama ise “skandal” olarak nitelendi. Sözcü Kalın “Skandal davanın skandal kararı” dedi. Karar “Hukuk adına utanç verici”ydi. “Davanın FETÖ, FBI, CIA ve ABD yargısının iş birliğinin somut ispatı” olduğunu ileri süren Hükümet Sözcüsü Bozdağ’a göre &ldquo..]]> Tue, 09 Jan 2018 04:15:26 +0300 Gerçek hangisi, yalan hangisi? https://www.evrensel.net/yazi/80598/gercek-hangisi-yalan-hangisi https://www.evrensel.net/yazi/80598/gercek-hangisi-yalan-hangisi? “Yerli-millilik” iddiasından geçilmez. Öyle miyiz? Gerçek mi? İddia da propaganda da bu. Millilik Suriye’de, hatta Kudüs’te aranır. Batılı emperyalistlere atılıp tutulur. Ara sıra “NATO üyesiyiz. ABD ile ilişkilerimizi biz bozmayız. İyi olsun isteriz.” türü laflar edilse de, Amerika’ya, emperyalizme salvo atışlar yapılır. Ne kadar bağırılıp çağırılırsa, içeride yabancı düşmanlığını o kadar harekete geçirilir, taban güçlendirilir. Örneğin Sudan’a gidilip Sevakin adası istenir. İhya edilecektir. Alınır. Osmanlı tarihi yeniden diriltilecektir. Bu arada denir ki: “Kan kokusu almış köpek balığından daha tehlikelisi petrol kokusu almış emperyalisttir. Sömürgeciler için tek mesele paradır, menfaattir. Bir avuç petrol için çiğnemeyecekleri hiçbir değer, ilke yoktur.” Ne yaparlar mesela? Rüşvet alı..]]> Tue, 02 Jan 2018 04:52:59 +0300 2019 seçimleri ertelemeciliği ve KHK'ler! https://www.evrensel.net/yazi/80550/2019-secimleri-ertelemeciligi-ve-khkler https://www.evrensel.net/yazi/80550/2019-secimleri-ertelemeciligi-ve-khkler? Basın özgürlüğünün ayaklar altına alınması mı -”2019 seçimlerine hazırlanıyoruz”! AKP Hükümetinin işçi ve emekçilere dur durak bilmeyen saldırganlığı mı?”Hele bir 2019 seçimleri gelsin”! OHAL ve KHK’leri mi –”2019 seçimlerini kazanıp demokratik parlamenter sisteme döneceğiz”! Bu böyle sürdürülebilir. Varsa yoksa 2019 seçimleri. Ve tabii ki yok “Seçimler erkene alınacak”, “AKP baskın seçime hazırlanıyor”... Yok “Erdoğan demiş ki”... Alınan şu önlemden seçimlerin öne alınacağı çıkıyormuş, bundan çıkmıyormuş... Ve gelsin seçimler öne alınırsa ne olur, alınmazsa ne olur tartışmaları. Ve şimdiden seçim hazırlıkları. Önemsiz mi? 2019 seçimlerinin kritik bir önemi yok mu? Elbette önemli, elbette kritik. Ancak ne d..]]> Tue, 26 Dec 2017 05:00:18 +0300 Deniz mücadele yıldızıdır, kirletilemez! https://www.evrensel.net/yazi/80500/deniz-mucadele-yildizidir-kirletilemez https://www.evrensel.net/yazi/80500/deniz-mucadele-yildizidir-kirletilemez? Millilik paçalardan akıyor ya... M. Kemal kesmedi. Konu Amerika ve İsrail olunca, akıllara Deniz Gezmiş istismarının gelmemesi olmazdı! Amerika, emperyalist Amerika. İsrail, Filistin zorbası zalim ve Siyonist İsrail. Tamam, Man Adası kaçakçılığı ve rüşvetçi Zarrab itiraflarının en civcivli günlerinde Trump’un Amerikan Elçiliğini İsrail’in başkenti olarak ilan ettiği Kudüs’e taşıyacağını açıklaması AKP yönetiminin işine gelmişti. Şimdi günlerini görecek ve hükümetin ne kadar “yerli milli” olduğunu anlayacaklardı! Kollar sıvandı. Nasılsa başkanlık sırası Türkiye’deydi. Hemen bir İslam Ülkeleri İşbirliği Teşkilatı Zirvesi toplandı. Doğu Kudüs Filistin’in başkenti ilan edildi. Oradaki Türk Konsolosluğu Elçilik yapılacak, durum idare edilecekti. Elçilik olacak Konsolosluk İsrail Konsolosluğuymuş– ne fark ederdi! İsrail &..]]> Mon, 18 Dec 2017 05:00:45 +0300 Rüşvet değil samimiyet mi- kapatın üsleri!.. https://www.evrensel.net/yazi/80461/rusvet-degil-samimiyet-mi-kapatin-usleri https://www.evrensel.net/yazi/80461/rusvet-degil-samimiyet-mi-kapatin-usleri? Ne kadar da “milli” başımızdakiler! Yetmeyince İslami şapkayı da takıyorlar. Geçen hafta Man Adası ve enişteyle dünürün, kardeşle oğlanın paraları ya da kaçırdıkları vergiler konuşuluyordu. Paralar gönderilmedi, geldi denmişti. Öyle kaldı. Ne oldu paralar, nereden peydahlandı, şimdi nerede? Görülmeden sahte denen belgeler savcılığa da verilmişti. Dava mava açılmadı. Bir de Zarrab konuşuluyordu. Bakanlarla Halk Bankası Müdürüne verdiği rüşvetleri anlatmıştı. Birkaç yıl önce önce “bağımsız Türk mahkemesi” ve ardından AKP’li Meclis çoğunluğu marifetiyle alınan “Rüşvet yok darbe var, hem Zarrab hem Bakanlar tertemizdir” kararı fos çıkmıştı. Davanın yeniden açılması gündeme gelmişti. Kaldı. Ne vergi kaçırması, ne rüşveti yolsuzluğu “milli dava” dendi! Bakıldı ki yetmiyor, takviye gerekiy..]]> Tue, 12 Dec 2017 04:56:12 +0300 İşçiye mektup: Rüşvet, milli dava ve işçi https://www.evrensel.net/yazi/80422/isciye-mektup-rusvet-milli-dava-ve-isci https://www.evrensel.net/yazi/80422/isciye-mektup-rusvet-milli-dava-ve-isci? Sevgili Kardeşim, Düşüncemiz ne, son seçimde hangi partiye oy verdik-vermedik, fark etmiyor -her şeyin başında işçiyiz. Belki Metal Direnişinde olduğu gibi bazılarımız AKP’nin kuruculuğunu, MHP’nin örgütçülüğünü yaptık. İçimizde, hatta yakın zamana kadar ve belki de hâlâ C.Bşk. “Yol yaptık, köprü kurduk, Marmaray döşedik” deyip övündüğü ya da Almanya veya şimdiki gibi Amerika’ya “Eyyy...” diye başlayıp saydırdığında göğsü kabaranımız olabilir. Bahçeli “3’ten 5 çıktı, 10 kaldı” hesapları yapıp “demek ki, Amerikan kumpasıymış” dediğinde, hâlâ “Hah, işte devlet adamı böyle olur” diyenimiz de vardır. Kimimiz de Hükümete, bugünkü AKP-MHP ortaklığına el ve oy vermedik, muhalif kaldık. Ama Allah aşkına bakın şu olan bitene! Bir ..]]> Thu, 07 Dec 2017 04:29:46 +0300 Nerede milletin çıkarları? https://www.evrensel.net/yazi/80414/nerede-milletin-cikarlari https://www.evrensel.net/yazi/80414/nerede-milletin-cikarlari? C.Bşk.’nından başlayarak yekpare AKP cenahı koro halinde bir Amerikan komplosuyla karşı karşıya olunduğunu söylüyor. “Bizi itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar” diye saptıyorlar. Öyleyse, muhalif olduklarını söyleyenler de katılıyor ki; “sen-ben kavgası” bir yana bırakılmalı, içeride birbirimizi devirmeye çalışsak bile dışarıya karşı bir yumruk gibi olmalıyız. Mesele Türkiye meselesi olunca birleşmeli, birlikte Türkiye’yi sahiplenmeliyiz. Tamam. Bir itibarsızlaştırma operasyonu yürütülmeye başlandığı ortada. Ama soru şu: İtibar kimin itibarı? Kim bu “biz”? Millet mi? Türkiye mi? Yoksa bir küçük zümrenin çıkarları mı söz konusu? Yoksa belli, Amerikalılar birisini –şimdilik devirme değil, ama– “topal ördek” yapmak üzere düğmeye bastı. Konu Zarrab ve iki yıl önce mahkemelik olup “darbe&r..]]> Wed, 06 Dec 2017 04:07:23 +0300 Milli yalan… Milli iftira!.. https://www.evrensel.net/yazi/80408/milli-yalan-milli-iftira https://www.evrensel.net/yazi/80408/milli-yalan-milli-iftira? CHP lideri Kılıçdaroğlu, C. Bşk.’nın yakınlarının “vergi cenneti” bir adada (Man Adası) açtırılmış 1 poundluk hesaba milyonluk para transferleri yaptığını açıkladı. Belgeler gösterdi. Daha belgeleri görmeden “sahte” olduğunu biliverdiler. “Sahte”ydiler, ama, yine de bir şeylerin belgesiydiler. Lafı dolandırdı da dolandırdılar. Yakınlar yatırmamıştı, onların hesabına yatırılmıştı.. Şirket satışıydı.. Ticaretti.. Filan da filan! Doğru değildi, Kılıçdaroğlu’nun yalan söylediğini açıkladılar. “Sahtecilik” iddiasıyla savunmada kalmadılar. En iyi savunma saldırıdır deyip karşı saldırıya geçtiler. En önemlisinin açıklamanın zamanlaması olduğunu söylüyorlardı. Kılıçdaroğlu, tam da Zarrab Amerikan mahkemesinde itirafçılığa başladığı sırada vergi kaçırma işini gündeme getirmişti. Vatana hıyanet etmekteydi, başkanlık ettiği ana muh..]]> Tue, 05 Dec 2017 04:32:04 +0300 ‘Yerli-Milli’ İşbirlikçilik..! https://www.evrensel.net/yazi/80364/yerli-milli-isbirlikcilik https://www.evrensel.net/yazi/80364/yerli-milli-isbirlikcilik? Çok mu çok “yerli-milli”yiz! Paçalarımızdan yerlilikle millilik akıyor! F-35 yapacağız -fazla milliyiz, Amerikalılarla birlikte yapmaya girişiyoruz. Önceden buna işbirlikçilik deniyordu: Amerikan işbirlikçiliği. Ekonomide bağımlılık, işbirliği halinde iş yapmaya, işbirlikçiliğe götürmüştü.Şimdi ne oldu da bunun adı “yerli-milli silah sanayi”yi geliştirmek oldu? Eskiden teknoloji transferi, know-how, patent hakkı vb. yollarla Koç örneğin, TOFAŞ’ı İtalyan FİAT’la, Ford-Otosan’ı Amerikan Ford’la ortak yatırım olarak yapmış, işbirlikçi sıfatını hakkıyla almış kullanmaktaydı. Bu ekonomik “ortaklık”ın, yabancı sermaye ile “ortak” ya da işbirliği halinde yatırımcılık yeni-sömürgeciliğin bir görünüşüydü. Görünüşte bir siyasal bağımsızlık, ama ekonomik, mali, ticari bağımlılık. Borsan..]]> Tue, 28 Nov 2017 04:15:40 +0300 Erdoğan, Atatürk ve Türkiye https://www.evrensel.net/yazi/80327/erdogan-ataturk-ve-turkiye https://www.evrensel.net/yazi/80327/erdogan-ataturk-ve-turkiye? NATO’nun Norveç’teki tatbikatında, Atatürk ve Erdoğan hakkında “düşman” tarafı temsil ettiklerine gönderme yapan sözcükler kullanılmıştı. Bakanlar Kurulu, AKP Genel Bşk. C. Bşk. Erdoğan başkanlığında toplandı. Sözcü B. Bozdağ, NATO’yu eleştirdi, ama altını da çizdi ki, “Türkiye NATO’nun saygın bir üyesi[ydi]. Bundan sonra da katkılarını sunmaya devam edecekti.” Perhiz ve lahana turşusu meselesi! AKP iddiası Türkiye’nin düşman varsayıldığı şeklinde olmuş, MHP katkıda bulunarak buna katılmış, havuz medyası “Kılıçdaroğlu şaşırttı” diyerek, CHP’nin de bu kez “milli tavır sergiledi”ğini yazmıştı. Kılıçdaroğlu, “Hiç kimse Türkiye’nin yöneticilerine hakaret edemez. Bir ‘özür’le geçiştirilecek bir konu değildir” demişti. Sözcü, “Türkiye’..]]> Thu, 23 Nov 2017 04:55:52 +0300 Kemalist iş birlikçi dincilik mi? https://www.evrensel.net/yazi/80273/kemalist-is-birlikci-dincilik-mi https://www.evrensel.net/yazi/80273/kemalist-is-birlikci-dincilik-mi? Bir eğilim uç vermiş, dinciliği tartışmasız AKP reisleri Atatürk der olmuşlardı. Bu yıl 10 Kasım törenlerinde kendisini boylu boyunca ortaya koydu: “Milletimizin” yani AKP ve reisinin “Atatürk’le bir sorunu yok”tu. “Ülkemizin, milletimizin bu önemli değerini darbecilerin, vesayetçilerin, ruhu faşist, söylemi Marksist marjinal çevrelerin tekeline mi bırakacak” tık? “CHP gibi amorf bir partinin Atatürk’ü milletimizden kaçırmasına rıza gösteremeyecek”tik. “Kurtuluş Savaşımızın Gazi’si, milletimizin Mustafa Kemal’i, Cumhuriyetimizin Atatürk’ü olarak anlayacak, anlatacak”tık... Erdoğan bu noktaya gelmişti. Hükümet erkanı Anıtkabir’e akın etti. AKP ilçe teşkilatları törenlere katılma çağrısı yapıp İstanbul’dan örneğin otobüs seferleri düzenlediler. Oysa herk..]]> Tue, 14 Nov 2017 04:48:10 +0300 Burjuvaziden medet ummak... https://www.evrensel.net/yazi/80225/burjuvaziden-medet-ummak https://www.evrensel.net/yazi/80225/burjuvaziden-medet-ummak? Başkasından medet ummak. Kaynağında kendi gücüne güvenmemek yatıyor tabii ki. Gücüne güvenmek yerine beklenti içine girmek. Hakkında beklenti oluşturulan her kim ya da kimler ise, koşullar ne olursa olsun, beklenticilik baştan yanlıştır. Hele söz konusu olan toplumlarsa, kişiler ve gruplar kadar, onların temsilciliğini yaptıkları sınıflar işin içine girer ve sınıflarla birbirleriyle ilişkileri esas alınmadan herhangi bir değerlendirme yapıp adım atmak olanaksızlaşır. Tek tek kişileri zemin edinip şu ya da bu konuyu çözümleyemezsiniz. Israr ederseniz yanlış yapıyorsunuz. Hesap kitabın artık milyonlar üzerinden yapılması zorunludur: Sömürülen on milyonlar ve sömüren küçük bir azınlık, belki milyonlar. İşçi sınıfına ve halka güvenirsiniz. Ya da burjuvaziden, gericilikten medet umarsınız! Kurtuluş Savaşıyla birlikte M. Kemal’e bel bağlandı, her şey ondan ..]]> Tue, 07 Nov 2017 04:15:24 +0300 Hukuk.. siyaset.. ve cumhuriyet https://www.evrensel.net/yazi/80177/hukuk-siyaset-ve-cumhuriyet https://www.evrensel.net/yazi/80177/hukuk-siyaset-ve-cumhuriyet? “Büyükada Casusları” olarak yaftalanan insan hakçılar “mahkeme kararıyla” tahliye edildiler. Oysa haklarında denmedik şey bırakılmamıştı. Gazetelere Eski Almanya Başbakanlarından Schröder’in ara buluculuğuyla serbest bırakıldıkları haberi düştü. Alman Dışişleri Bakanı açıklamış, “Almanya Yumuşuyor” başlığıyla Schröder’in ara buluculuğu yandaş basına, örneğin Y. Şafak’a birinci sayfadan haber bile olmuştu. Sonra bakıldı ki foya açığa çıkıyor, değiştirildi. AKP Sözcüsü M. Ünal “Alman Dışişleri Bakanının kullandığı ifadelerle bu ülkenin hakimlerine, savcılarına, hukuk sistemine, yargısına hakaret” ettiğini ileri sürdü. “Bu ülkede müzakereyle, uluslararası görüşmelerle yargı karar vermez.. tarafsızlığı ve bağımsızlığı gereği kararını verir”di! Oysa gerçekti ki, “casuslar” ani..]]> Tue, 31 Oct 2017 04:52:07 +0300 'Bir gece ansızın vurmak' https://www.evrensel.net/yazi/80138/bir-gece-ansizin-vurmak https://www.evrensel.net/yazi/80138/bir-gece-ansizin-vurmak? Nerede söylendiği artık önem taşımıyor. Ufak-tefek sohbetler sayılmazsa, her gün günde birkaç kez şöyle okkalı türünden açıklama, demeç ve söylevlere çoktan alışıldı. C.Bşk. hem sigara bırakmanın güzelliklerinden kültürel iktidar noksanlığına, Amerika’yla atışmadan Suriye’de atılacak adımlara kadar her konuda konuşuyor. Hem de tek karar verici olduğu için TEOG’un kaldırılması talimatından müftülerin nikah kıymasına devletin bütün yön belirlemeleri ve kararlarını o bildiriyor. Böyle olunca büyüklenme ve maceracılık katsayısının büyümesi de kaçınılmazlaşıyor. Alın belediyecilerin direnişini. Gidiyorlar, ama yollandıklarına da pişman ediyorlar. Bursalı “liderim” diyor, “hasar vermeyeceğim” diyor, ama verdiği hasar yanına kâr kaldı bile. Ülke içinde AKP ve liderinin işi zorlaşıyor. A..]]> Wed, 25 Oct 2017 04:20:01 +0300 Ölmeden badem gözlü olmak!.. https://www.evrensel.net/yazi/80134/olmeden-badem-gozlu-olmak https://www.evrensel.net/yazi/80134/olmeden-badem-gozlu-olmak? Adettendir, ölünün arkasından konuşulmaz. Bu, ölüyle hele kişisel hesaplarla uğraşmanın kazandırmayacağı, asıl olanın canlı yaşam olduğu, geçmişten çok geleceğe bakmak gerektiği anlamında doğrudur. Ama geçmiş de tümden atlanamaz. Özal örneğin, öldüğünde ardından ne ağıtlar yakılmıştı! Oysa Evren’in 12 Eylül darbesiyle kurduğu faşist diktatörlüğün yapı taşlarının döşeyicisi, iktisaden örgütleyicisi ve başbakan yardımcısıydı. Ya da Menderes’e hâlâ yakılmaktadır. O da oysa, bir faşist diktatörlük kurmaya girişmesinin yanında, evet, kendisini ipe, konjönktürel bir Rusya’yla yakınlaşmasıyla ABD’ye çalım atmaya kalkışması götürmüştür; ancak Türkiye’yi “küçük Amerika yapmak” için yola çıktığı kesindir. Şimdiyse daha sağken ve sadece dün ..]]> Tue, 24 Oct 2017 04:22:02 +0300 AKP antiemperyalizmi mi? https://www.evrensel.net/yazi/80086/akp-antiemperyalizmi-mi https://www.evrensel.net/yazi/80086/akp-antiemperyalizmi-mi? C.Bşk. Erdoğan’la AKP ne Almanya dinliyor ne Amerika. Avrupa’dan başlayıp Batı denip genellenerek saydırılmak da ihmal edilmiyor. “Eyy..” diye söze girilip Allah ne verdiyse boca ediliyor bu emperyalist ülkelerin üzerine. Ne Amerika’nın “güvenilmez”liği kalıyor, ne örneğin Almanya’nın Naziliği. Suriye’de, Irak’ta, 15 Temmuz’la ülke içinde Türkiye’nin başına çorap ördükleri ileri sürülüyor. Sadece laf düzeyinde de bırakılmıyor. Almanya’da ülkenin yönetici büyük partilerine oy verilmemesi çağrısı yapılıp ayrı bir Türk partisi örgütlenmesine girişiliyor. İki Alman vatandaşı, biri Gazeteci D. Yücel diğeri İnsan Hakçı P. Steudtner sudan nedenlerle “casus” diye hapse atılıyor. Amerikalı Papaz A. Brunson “FETÖ”cü suçlamasıyla epeydir “i..]]> Tue, 17 Oct 2017 04:15:26 +0300 Referandum dolayısıyla ÖDP... https://www.evrensel.net/yazi/80039/referandum-dolayisiyla-odp https://www.evrensel.net/yazi/80039/referandum-dolayisiyla-odp? Türkiye ile ilgili son Amerikan kararına değinmek şart. Diplomatlarına varıncaya kadar vizeleri durduran ABD, -çuval hadisesiyle birlikte- bugüne dek Türkiye’ye karşı en sert tutumlarından birini aldı. Rus S-400’lerinin ardından, Türkiye’nin ABD karşısındaki iki somut tutumuyla bağlantılı olmalı: 1) Yılların CIA çevirmeninin “FETÖ” ve “casusluk” iddiasıyla tutuklanması ve 2) Rusya’yla ortak İdlip Harekatı çerçevesinde Türkiye’nin yeniden Suriye’ye asker sokması. “Çıkarlarıma aykırı davranırsan sen bilirsin” diyor ABD! * ÖDP Sözcüsü Alper Taş kardeşimiz medyascope’ta IKBY referandumuyla ilgili konuştu. Twitter hesabındaki Lenin’in Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı kitabıyla ilgili görüntüsü epey tepki almıştı. Oradan başlandı. Kitap ve kitapla bağlantı kurarak referandum üzerine söy..]]> Tue, 10 Oct 2017 04:54:12 +0300 Barzani'de yanılmak mı? https://www.evrensel.net/yazi/79992/barzanide-yanilmak-mi https://www.evrensel.net/yazi/79992/barzanide-yanilmak-mi? Şoven milliyetçiliği dayanak edinip “yerli-milli” siyasetlere sarılan ama zora girmeyen güç yok. “Yabancı düşmanlığı”nın geçer akçe olduğunu bilen siyasal şirketler burjuvazinin çıkarlarını savunurken “taban” kaygısıyla “yerli-milli” edebiyatta yarar görüp buradan yürüdüler, yürüyorlar. En belirgin örneği AKP. Ümmetçilik zemininde “yaradandan ötürü severim” deyip izlediği “Kürt kardeşim” siyaseti getirdiğinden çok götürmeye başladığında hızla makas değiştirerek “masa”yı devirip 1 Kasım seçimlerine Kürt savaşı açarak gitmişti. Hâlâ içeride ve sınır ötesinde sürdürüyor. Ama değişiklik kolay olmadı. Her şeyden önce Kürt düşmanlığı hücrelerine işlemiş bürokratik militarist aygıt, geleneksel ..]]> Tue, 03 Oct 2017 05:00:29 +0300 Referandum ve AfD https://www.evrensel.net/yazi/79946/referandum-ve-afd https://www.evrensel.net/yazi/79946/referandum-ve-afd? Sadece sandıkların kurulacağı ülkelerde değil, dünyanın gündeminde iki referandum, bir seçim vardı. Almanya’daki seçim pazar günü yapıldı. Irak’ın kuzeyinin tamamen IKBY’nin egemenliğinde olup olmayacağının kararlaştırılacağı referandum pazartesi yazı yazılırken yapılıyor. İkinci referandumsa 1 Ekim’de İspanya’dan bağımsız olup olmayacağını oylayacak Katalonya’da. Almanya’da seçim Almanya’yı büyük koalisyonla yöneten hükümet partilerinin net yenilgisiyle sonuçlandı. Sonuçlar kesin olmasa da, Başbakan Merkel’in partisi sağcı muhafazakar CDU-CSU yaklaşık yüzde 8.5; M. Schulz’un başkanlığındaki “sol” SPD ise yüzde 5 oy kaybettiler. Barajın altındaki meclis-dışı Liberaller (FPD) iki misli oy alarak bu kez meclise girerken, Sol Partiyle Yeşiller bir miktar oy artırdılar. Asıl ataksa faşist eğilimli aşırı sağcı AfD’de..]]> Tue, 26 Sep 2017 04:15:00 +0300 'FETÖ' ve adalet https://www.evrensel.net/yazi/79904/feto-ve-adalet https://www.evrensel.net/yazi/79904/feto-ve-adalet? Eskiden darbe dönemlerinde iş çığırından çıkıp adalet brifinglerle dağıtılır, ancak olağan zamanlarda yargı tarafsız görüntü vermeye az-çok dikkat ederdi. Şimdi umursanmıyor, hem de yüksek yargının başkanları iktidar partisiyle çay bahçelerinde görüntü veriyor. O fotoğrafta yer alan bir Danıştay Başkanı var. CHP’nin toplumdaki adalet arayışına önayak olmasıyla ilgili, bir AKP’li -gibi de değil- olarak, “Sözde Adalet Yürüyüşü, sözde Adalet Kurultayı… Kim için adalet, neyin adaletini arıyorsunuz?” diye konuşuyor. Halk için tabii, ama içeriği ve dili AKP sözcülerinden ayrılmaz halde sürdürüyor: “CHP, eski yargı düzeni değiştiği için çok rahatsız. CHP, Kurultayından sonra yayımladığı bildirgeyle ne yapmaya çalışıyor? Tek başlarına güçlü siyaset yapamadıkl..]]> Tue, 19 Sep 2017 05:00:06 +0300 AKP Türkiyesi sürdürülemez pozisyonda https://www.evrensel.net/yazi/79863/akp-turkiyesi-surdurulemez-pozisyonda https://www.evrensel.net/yazi/79863/akp-turkiyesi-surdurulemez-pozisyonda? AKP Gn. Bşk. ve C. Bşk. Erdoğan ve yandaşlarının propagandasına bakarsanız, Türkiye müthiş bir ilerleme halinde. Büyüyor; rivayete göre AKP, Türkiye’yi birken üç yapmış. Kendi hükümetlerine rağmen yabancı sermaye, koşturup Türkiye’ye geliyor, yatırımlarını katlıyor. Okullar ihya ediliyor, eğitim atakta. “Fırat Kalkanı” var, Suriye Türkiyesiz yapamıyor. Astana süreciyle Rusya ve İran’la birlikte Suriye sorununu Türkiye çözüyor. Dünya Müslümanlarına, Kudüs’te Mescid-i Aksa’ya, Gazze’ye ve Arakan’a bir tek Türkiye sahip çıkıyor. Almanya karşısında eskisi gibi boynu eğik durulmuyor. Amerika karşısında da öyle. Daha sıralanabilir. İddialar büyüktür, Erdoğan dünya lideridir! Ama kazın ayağı öyle değildir ve Göbels’in bile kemiklerini sızlatan yalana dayalı propagandadan iba..]]> Tue, 12 Sep 2017 04:15:14 +0300 Şu 'Kuzey Kore' garabeti... https://www.evrensel.net/yazi/79819/su-kuzey-kore-garabeti https://www.evrensel.net/yazi/79819/su-kuzey-kore-garabeti? “Kuzey Kore 6.3 şiddetinde depreme neden olan bir hidrojen bombası denemesi yaptı.” Bu ve benzeri başlıklar, Pazar günkü son dakika haberlerinin ilk sırasını, dünkü gazetelerinse ilk sayfalarını süsledi. Denemenin ardından kınama ve tehditler sökün etti. Trump anında tepki verdi ve “haydut devlet K. Kore’nin tek bir şeyden anlayacağını” söyledi. Savunma Bakanı Mattis, “K. Kore’nin tamamen ortadan kaldırılmasını istemediklerini” ama “herhangi bir saldırıya büyük bir askeri yanıt vereceklerini” belirtti. Türkiye bile, kınayanlar kervanına katıldı. Lafla kalınmadı. Güney Kore, acilen “Kuzey’in nükleer teknolojisini geliştirmesine asla izin verilmeyeceğini” açıklayıp Washington’u aradı. Japon Başbakanı Abe de Washington’la görüşmesinin ardından savaş uçaklarının devriye uçuşunu başlattı. “G&u..]]> Tue, 05 Sep 2017 05:00:26 +0300 İdlib, adalet ve yalan... https://www.evrensel.net/yazi/79778/idlib-adalet-ve-yalan https://www.evrensel.net/yazi/79778/idlib-adalet-ve-yalan? 2011’den bu yana izlenen uzak görüşlü olmayan maceracı yayılmacı politikanın sonucu Suriye’de batağa saplanıldı. Şimdi elde yaklaşık 2 bin kilometrekarelik bir “Fırat Kalkanı” bölgesi var -kazanç mı eldekinden olmanın riskini mi oluşturuyor, tartışılır. Son bir aylık yandaş medyayı izleyenler farkındadır, özellikle Yeni Şafak’la Star, HDP’nin ardından CHP üzerinde yoğunlaşan karalama kampanyasının yanı sıra bir başka kampanya daha sürdürüyorlar. ABD’nin İdlib’e saldıracağı ve bölgeyi PKK/PYD’ye devredeceğine dair bir kampanya. İdlib’e “Terör çeteleri gönderdiler”den başlıyor, “Çatışma üretiyorlar”la devam ediyor. Düpedüz ABD’nin hedefe konduğu bir kampanya. Hatta o kadar ki, Y. Şafak, Venezuelada Maduro rejiminin düzenlediği Amerikan karşıtı bir tatbikatı “Halk Tatbikatı”, “900..]]> Tue, 29 Aug 2017 05:00:56 +0300 ‘Uygun olmayan’ Trump... https://www.evrensel.net/yazi/79728/uygun-olmayan-trump https://www.evrensel.net/yazi/79728/uygun-olmayan-trump? 19-25 Ağustos tarihli “The Economist”in kapağında, elinde yan yatırılmış kukuletalı bir Ku Klux Klan maskesine gönderme yapan megafonla D. Trump figürü var. 9. sayfada da “Unfit” (uygun olmayan, uygunsuz) başlığıyla Trump üzerine bir makale. Tek cümlelik spotunda şu yazılı: “Bu hafta gösterdi ki, Donald Trump, başkan olmanın ne demek olduğu kavrayışına sahip değil.” Anketler de Trump’ın desteklenme oranının yüzde 36’ya kadar gerilediğini gösteriyor. Neden bu noktaya gelindi ve daha nereye gidilmesi öngörülüyor? Başkanlık seçimleri öncesine kadar giden bir geçmişi var elbette. Trump’ı tartışılır kılan en son olay ise şu: Virginia’nın küçük bir kenti olan Charlottesville’de Amerikan İç Savaşı’nın kölecilik savunucusu Konfederasyon’un Güneyli generallerinden Robert E. Lee’nin kent parkl..]]> Tue, 22 Aug 2017 03:20:11 +0300 16. yılında AKP... https://www.evrensel.net/yazi/79682/16-yilinda-akp https://www.evrensel.net/yazi/79682/16-yilinda-akp? Başında M. Kemal ve ardından İnönü’yle tek-parti döneminde 27 yıl hükümet olan CHP’den sonra, AKP şimdiden, en uzun dönem hükümet etmiş ikinci parti durumunda. Yoluna, çok-partili parlamenter sistem koşullarında başlamıştı. Bir faşist sistem olan tek adam-tek parti yönetiminin inşasına girişti. Parti Gn. Bşk. Erdoğan, en son Antalya’da, bundan böyle partisinin işinin zorlaştığını söyler ve il yöneticilerine “şimdi yüzde 50+1 alacaksın en az” derken bildirdi ki, “artık parlamenter demokrasi yok”tu! O, “vesayet sistemi”nden başka bir şey değildi. Gerçi MHP ile ittifak var, ancak OHAL’li gidişat parti tekleşmesi yönünde: HDP eşbaşkanları “içeride” ve MİT TIR’ları dosyası zorlanıp Berberoğlu ailesi hakkında türlü söylentiler yayılarak CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun başına çorap ör&u..]]> Tue, 15 Aug 2017 05:04:32 +0300 Almanya-Türkiye: El ele mi, kavga mı? https://www.evrensel.net/yazi/79641/almanya-turkiye-el-ele-mi-kavga-mi https://www.evrensel.net/yazi/79641/almanya-turkiye-el-ele-mi-kavga-mi? Türkiye’yi de peşi sıra sürükleyerek, Erdoğan; Avrupa’yla, en başta Almanya ile kavgalı. Türkiye mi kavgalı, Erdoğan mı? 15 yıl önce kavga olmadığına ve “Eyy Almanya...” çıkışları unutulmadığına göre, yanıt net: Erdoğan. Ama biliniyor ki, seçmenlerin yarıya yakın oyunu alarak seçilen Erdoğan, C.Bşk. Üstelik hile- hurdaya dayalı gayrimeşru bir referandumla Anayasa da değiştirildi ve her şeye o karar veriyor: Generallerle hakim ve savcılar dahil asker-sivil bütün bürokrasiyi atıyor, hele OHAL koşullarında tek bir KHK ile istediği konuda istediği kararı alıyor. İç ve dış politika, tek bir iki-dudak arasından yürüyor. Bir gün müftülere nikah kıyma yetkisi çıkıyor; bir başka gün bir-iki IŞİD bölgesi bir yana, büyük emperyalist güçlerce paylaşılması neredeyse tamamlanmış olan “Suriye’de terör örgü..]]> Tue, 08 Aug 2017 05:00:57 +0300 Batıyla Suriye’de karşı karşıya mı? https://www.evrensel.net/yazi/79603/batiyla-suriyede-karsi-karsiya-mi https://www.evrensel.net/yazi/79603/batiyla-suriyede-karsi-karsiya-mi? Öyle mi? Suriye’de Batıyla çatışma ihtimali mi var? Karşı karşıya mı geliniyor, hatta gelindi ve çatışma vasallar arasında başladı mı bile? Son iki günün Star ve Yeni Şafak’larına bakılırsa durum tamamen böyle. İki propaganda aygıtı da, Batılıların Suriye’de Türkiye’nin kuyusunu kazmakta olduklarını yazıyor. Gerçek payı nedir? En azından denebilir ki, “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz”! Suriye’de AKP Türkiye’si ile başta ABD olmak üzere Batılıların çıkarları, buradan kaynaklanarak yaklaşımları ve öyleyse stratejik ve taktik tutumları arasındaki farklılıklar sır değil. AKP, “yerli-milli” iddiasıyla başkalarının topraklarında arayış halinde. Yeni de değil. Yıllardır böyle. Bir ABD ve Batı öndeydi, bir Türkiye, ama çıkarlar ve taktikler bir türlü uyumlandırılamadı. “Fırat Kalkanı” örneğin Rusya’nın “olur”uyla gerçekleştirildi. Ve en son Rus-İran-Türkiye inisiyatifiyle çatışmasızlık bölgelerinden biri ilan edilmiş olan -neredeyse başka bölgelerin tüm kılıç artığı siyasal İslamcıla..]]> Tue, 01 Aug 2017 04:55:25 +0300 Hangi İslam'ın birliği? https://www.evrensel.net/yazi/79562/hangi-islamin-birligi https://www.evrensel.net/yazi/79562/hangi-islamin-birligi? Dün 24 Temmuz’du. Abdülhamit sansürcülüğüne son verildiği günün yıl dönümü. “Biz yeni Abdülhamit’iz” dercesine, Cumhuriyet’in -haberciliğin suçlandığı delilsiz saçma-sapan bir iddianameyle- yargılanması bu tarihte başlatıldı. “Sansürden kurtulduk sanmayın” denmekteydi! Sadece Cumhuriyet olsa... Sözcü’nün iki muhabiri de, en büyük düşmanlarından biri olan A. Şık gibi, “FETÖ”cülükten tutuklu. Toplam 170’e yakın gazeteci. Ama habercilik yaptıkları için suçlansalar da, gazeteci değil, Alman vatandaşı Deniz Yücel gibi “casus” ya da “terörist” sayılıyorlar! 25 yıla mahkum edilen CHP Vekili Gazeteci Berberoğlu da öyle. Sadece gazeteler ve gazeteciler olsa... Büyükada’da onu toplantı halindeyken, alınıp önce altısı ve ardından “nanik” yaparcasına ikisi daha tutuklanan insan hakçılar da “casus” ve “terörist” sayılıyorlar! Sadece o mu? Kızılay’ın göbeğinde Nuriye ile Semih’e destek olmaya çalışan 47 kişi, kolları bacakları kırılarak, gözaltına alınıyorlar. Kim bilir kaçı tutuklanacak! ..]]> Tue, 25 Jul 2017 04:15:34 +0300 Hangi demokrasi için nöbet?! https://www.evrensel.net/yazi/79516/hangi-demokrasi-icin-nobet https://www.evrensel.net/yazi/79516/hangi-demokrasi-icin-nobet? 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümünde 81 ilde “demokrasi nöbeti” tutulacağı ilan edilmişti. Adalet Yürüyüşü günlerinde sokak ve sokağa çıkma kötülenmesine, hatta terörle eşitlenmesine rağmen, sokaklara çıkılacak, meydanlar doldurulacaktı. Nitekim 15 Temmuz akşamı da sokaklara çıkılmış ve darbe öyle püskürtülebilmişti. Onca tartışma ve suçlamanın ardından anlaşılmıştır ki, sokaklar masumdur, sokağa çıkmanın, yürüyüş ve gösteri yapmanın bir kötülüğü yok, ama halk için iyiliği vardır! Ancak problem çözülmüş değildir. AKP ve başta C. Bşk. olmak üzere liderlerinin çağrısıyla sokağa çıkmak, gösteri ve yürüyüş yapmak kötü değildir, terörle bağlantısı yoktur. Ama AKP ile bağlantılı olmadan, hele muhalif olarak sokağa çıkılması hâlâ suç sayılmaktadır! 1 Mayıs’ta sokağa çıkmak, Taksim’de gösteri talebinde bulunmak bile yasaktır. Grev yapmak yasaktır. Sadece 2017’de yasaklanan grev sayısı 5’tir. C. Bşk. patronlar toplantısında açık konuşmuştur: “Şimdi grev tehdidi olan yere OHAL’d..]]> Tue, 18 Jul 2017 05:00:49 +0300 Demokratikleşme için güzel başlangıç https://www.evrensel.net/yazi/79467/demokratiklesme-icin-guzel-baslangic https://www.evrensel.net/yazi/79467/demokratiklesme-icin-guzel-baslangic? Çok sayıda tehdit ve spekülasyona konu edilen adalet arayışı, neredeyse bir ayı bulan bir uzun yürüyüşün ardından, Türkiye’nin bugüne kadar gördüğü en kalabalık mitingle kimine göre sona erdi. Örneğin, hükümet olmasından sonra ilk kez başına gelmiyor, ama önceki tepkileri aşan bir ürküntüyle “kabak tadı verdi” deyip bitmesini ve rahatlamayı umut ederek adalet yürüyüşü karşısında ağızlarına geleni söyleyen AKP ve yetkilileri bu fikriyattalar. “Terör”le suçlamış, AKP ve tek adam-tek parti diktatörlüğü yönünde attığı adımları değil ama Türkiye’yi hedef aldığını ileri sürerek, adalet arayışını “vatana ihanet”le suçlamış, yürünebiliyor olmasını kendi lütufları saymışlardı. Şimdiyse, “Türkiye dışarıya şikayet ediliyor” demeyi sürdürürken, aynı zamanda, yürüyüşü, yürünebildiğine göre, ülkenin ne kadar demokratik olduğunun belirtisi sayıyorlar. Halk AKP ve yasakçı tekçi diktatörlük yönelimini hiç sıkıştırmamış değildi. Gezi ve 7 Haziran, Türkiye halkının tek adam-tek parti diktatörlüğü kurm..]]> Tue, 11 Jul 2017 05:00:53 +0300 Adalet mi, 'FETÖ' destekçiliği ve vatana ihanet mi? https://www.evrensel.net/yazi/79421/adalet-mi-feto-destekciligi-ve-vatana-ihanet-mi https://www.evrensel.net/yazi/79421/adalet-mi-feto-destekciligi-ve-vatana-ihanet-mi? AKP lideri C.Bşk. Erdoğan, Ankara’da AKP İl Başkanları toplantısında Adalet Yürüyüşü’yle ilgili konuştu. Önce, Başbakan ve Adalet Bakanıyla alaya alıp küçümsemeye çalışmışlar, olmamıştır. Adaletsizlik öylesine diz boyudur ki, görmezden gelinir ve küçümsenir gibi değildir. Hakkı yenmeyen, kendisi ya da bir yakını hukuk önünde eşitsizliğe kurban gitmeyen kimse neredeyse yoktur ülkede. Kim karakolun yanından geçer, hele tanık olarak bile kim mahkemeye düşmeye gönüllü olur? Hiç kimse! Eğer bir “dayınız” yoksa, haklıyken haksız çıkarsınız. Adalet, Kılıçdaroğlu’nun öylesine “torbadan çıkardığı” ya da “ya tutarsa” diye uydurduğu bir talep değildir. Hele yolsuzluğun ayyuka çıktığı 17-25 Aralık’la Cemaat ve siyasal İslam’la mücadele etmiş olmalarına aldırılmadan, fırsat bilinerek, “FETÖ” denip yüz binden fazla kişinin işinden atılıp açlığa mahkum edildiği, binlerce kişinin tutuklandığı 20 Temmuz OHAL’inin ardından kime dokunulsa adalet ahı duyulur olmuştur. Sadece 2017’de işçilerin ..]]> Tue, 04 Jul 2017 05:03:03 +0300 Katar’la Türkiye, hedef tahtası, ‘yumuşak güç’... https://www.evrensel.net/yazi/79375/katarla-turkiye-hedef-tahtasi-yumusak-guc https://www.evrensel.net/yazi/79375/katarla-turkiye-hedef-tahtasi-yumusak-guc? Önce Star’ın asparagası. “Dünya barışının yumuşak gücü” başlığı altında şunlar var: “TSK, ‘Erdoğan Doktrini’ gereği terörü kaynağında kurutmak için harekete geçti. Dünyadaki üsleriyle barış ve güvenin teminatı oldu.” Sayılıyor. Afganistan, Bosna, Lübnan... Tümü NATO kapsamında; çerçevesi, Amerika ile işbirliği. Oralarda Amerikan stratejisi doğrultusunda bulunuluyor. Sonra Katar ve Suriye. Bu ikisinde kazın ayağı farklı. Yalakalara göre İmparatorluk bakiyesi “büyük” ülkeyiz ve “dünya barışı” da “biz”den soruluyor diye vehmediyorlar ya! Bazen ABD ile bazen onsuz, bazen de rakibi Rusya ile “yerli-milli” çıkarların peşindeyiz deniyor. Suriye ile Katar’da, başka bayraklar altındaki başkalarının topraklarında hangi yerli ve milli çıkarlarsa!? Monroe ya da Truman doktrinleri gibi, “Erdoğan Doktrini”, öyle mi? Türkiye doktrin sahibi olmak için biraz küçük sayılır. Hele dünya ölçeğinde bir doktrinden söz açılıyorsa. Orta boy bir ülke olarak Türkiye, en çok ABD ile Rusya arasında salınıp çeli..]]> Tue, 27 Jun 2017 04:55:55 +0300 Sırrı'yla Sarp... Yürüyüşle hastalıklar... https://www.evrensel.net/yazi/79337/sirriyla-sarp-yuruyusle-hastaliklar https://www.evrensel.net/yazi/79337/sirriyla-sarp-yuruyusle-hastaliklar? Herhalde birilerinin isim de vererek bir şeyler söylemesi gerekiyordu. Tüm yaptıkları ya da yapmadıkları bir yana; ancak şimdi, şu ülke gündemine oturmuş yürüyüş koşullarındaki tutumlarını tartışmak herhalde gerekiyor. Önce, yürüyüş. Her gün herkes bir yerlerden başka bir yerlere yürür. Gezintidir. Spordur. Bir işe yetişmek içindir. Önemsenmez, sıradandır; kimse neden yürünüyor diye sormaz. Ama kahverengi gömleklilerinin başında Mussolini’nin, tuz vergisine karşı Gandhi’nin, “uzun yürüyüşü” gerçekleştiren Mao’nun yürüyüşleriyse özel ve önemliydiler. Şimdi Kemal Bey yürüyor. Bir ilktir. Kemal Bey ve CHP, ilk kez bir karar almış ve yürümektedirler. Eksiği ve fazlasıyla mücadele yolunu tutmuşlardır. Nedeni görmezden gelinebilecek türden midir? Değildir ve zaten kimse görmezden gelemiyor. “Adalet” olarak belirlenmiş, ama bizzat Kemal Bey tarafından “özgürlük ve demokrasi” talebini de kapsamak üzere genişletilen hareket ettiricisi önemsenmeyebilir mi? Hayır! Memleketin hali o..]]> Wed, 21 Jun 2017 05:00:35 +0300 Sadece Ortadoğu değil, dünyada kartlar yeniden dağıtılıyor https://www.evrensel.net/yazi/79282/sadece-ortadogu-degil-dunyada-kartlar-yeniden-dagitiliyor https://www.evrensel.net/yazi/79282/sadece-ortadogu-degil-dunyada-kartlar-yeniden-dagitiliyor? Bu bir büyük kumar. Dünyanın yeniden paylaşımını konu alıyor. Ve Ortadoğu’yla Çin Denizi daha kritik önemde, ama her yer kaynıyor. Böyle zamanlarda “küçük kıvılcımlar” ateşi yayarlar. Koşulları birikmişti, ama 1905 Rus Devrimi’nde Potemkin Zırhlısı’ndaki isyan fasulyedeki kurtlardan patlak vermişti. Alın Katar’ı. Ülke, stratejik Basra Körfezi’nde. Amerika’nın büyük bir askeri üssü başkent Doha’da. Ve Katar, emirleri semirten akıl almaz kazançlarıyla tükenmez bir doğal gaz deposu. Bunlar Katar’ı önemli kılıyor. Ama Türkiye’nin bir ili kadar bile yok. 2 milyonu aşkın nüfusunun yüzde 80’inden çoğu yabancı işçi. Türkiye özellikle son yıllarda, Katar da Katar der. Nedeni bellidir. Servet zengini Katarlılar, İstanbul ve Antalya gibi kentlerden ev, yalı, Boğaz’da arsa falan alırlar, kur farkı ve faizden kazanmak için borsaya yatırım yaparlar. Bu “sıcak para” girişi önemlidir. Çarkları zorlanan ekonomiyi az çok rahatlatır ki vazgeçilmez sayılır. Gerçi Suudi tepkisi göze alınarak Katar..]]> Tue, 13 Jun 2017 00:10:42 +0300 ‘FETÖ’nün siyasi ayağı ve OHAL... https://www.evrensel.net/yazi/79233/fetonun-siyasi-ayagi-ve-ohal https://www.evrensel.net/yazi/79233/fetonun-siyasi-ayagi-ve-ohal? AKP liderleri kaç kez açıkladı: “AKP’de ByLock kullanan FETÖ’cü bakan da vekil de yok”! Üstelik önceden Gülen ve Cemaatiyle sıkı fıkı olduğu bilinen Darbe Komisyonu Bşk. AKP’li vekil, elinde bir çek fotokopisi sallayarak, FETÖ’nün siyasi ayağı olarak CHP’yi bile işaret etti! Cumhuriyet gazetesi yönetici ve muhabirleri “FETÖ”den mahpuslar.. Sözcü ve muhabirlerine yönelik iddia “FETÖ”cülükleri! Hayatın Sesi TV’nin kapatılma gerekçesi de “FETÖ” ve terör bağlantısı diye açıklanmıştı. 15 Temmuz darbesine karşı çıkmış olmaları bile önemsenmeden, zamanında FETÖ ile çatışmış kim varsa “FETÖ”yle bağlantılı sayılıp haklarında işlem yapılıyor. Bir tek AKP! O, sütten çıkmış ak kaşık! Bırakın bağlantı ya da desteği, iktidar ortağı olmasına karşın, onun “FETÖ” ile hiç ilişkisi olmamış! Yahu bu iddia, AKP’li değillerse, kargaları bile güldürür; AKP’liyseler, muhataplarının vicdanlarını sızlatır. AKP’li bir işçi örneğin buna nasıl inansın? Hem de düşmanlarının yanı sıra Bank Asya’ya üç kuruş yat..]]> Tue, 06 Jun 2017 04:56:22 +0300 OHAL'de 'milli güvenlik' ve işçi https://www.evrensel.net/yazi/79187/ohalde-milli-guvenlik-ve-isci https://www.evrensel.net/yazi/79187/ohalde-milli-guvenlik-ve-isci? Kongreyle “nerede kalmıştık?” diyerek yeniden AKP Genel Başkanı seçilen C.Bşk. Erdoğan’ın işi zor. ABD ve Avrupa ziyaretlerinden fırsat bulunca Genel Başkanı olduğu AKP yönetimini yenilemekle meşgul. Üç Gn. Bşk. Yardımcısı dahil 19 kişinin değiştirildiği yönetimin yürütmesiyse yine değişecek. “Erdoğan’ın hızına ayak uyduracak genç isimler” arayışı denge ihtiyacı zorluk nedeni deniyor. Ama mecbur, değişiklik olacak. Darbe Komisyonu Bşk, elinde, sonradan sahte olduğu anlaşılan büyütülmüş bir çek resmi sallayıp Cemaat’in CHP bağlantısını kanıtlama peşine düşmüş olsa bile, herkes biliyor ki, Cemaat AKP ile içli dışlı, hatta tek vücuttu. ByLock’çu AKP’li bakan ve vekil isimlerine dair rivayetler de sır değil. O nedenle 17-25 Aralık milattır deniyor ve öncesi aklanıyor. Nasıl aklanmasın: “Ne istedilerse vermiştik” denip eklenmemiş miydi: “Rabbim affetsin!” “Darbeci” denip demokrat “memur” bırakmamaya yemin edilmişcesine, OHAL ve KHK’leriyle yüz binden çok kişi işinden edilmemiş gibi, AKP ..]]> Tue, 30 May 2017 05:00:10 +0300 ‘OHAL’siz yönetilemez’ ne demek https://www.evrensel.net/yazi/79139/ohalsiz-yonetilemez-ne-demek https://www.evrensel.net/yazi/79139/ohalsiz-yonetilemez-ne-demek? “Efsane geri dönüyor” denince beğenmemişti C. Bşk. Özgün değildi; geri dönen “efsane” çoktu! Fenerbahçe mesela.. Aziz Yıldırım. 19 yıldır yönetiyor kulübü. Şike deyip götürmeye çalıştılar, geri geldi. Hagi’siyle, H. Şükür’üyle Galatasaray da “efsane”ydi, Avrupa şampiyonu olmuştu da, yer yerinden oynamıştı. Şimdi Hagi neyse ama, malına mülküne el konan Hakan Şükür Amerika’ya zor ulaştı! “Ne oldum demeyeceksin, ne olacağım diyeceksin”! Ya da “Bu dünya Sultan Süleyman’a bile kalmamış” –yağmur altında birlikte yürünen yolları değil, bunu hatırlatıyor. Ve tabii ki “Ne istedi de vermedik” denen Gülen de bir “efsane”ydi, iktidarın tümünü isteyinceye kadar her istediğini almış, ne canlar yakmıştı. Ağlaması ve sulu gözleri bile “olay”dı, sümüklü mendilinde keramet aranırdı. Ya Obama? O “efsane” değil miydi? İktidara ve hemen ardından ilk ziyaretinde Türkiye’ye gelişi “olay” olmamış mıydı? Tam “Sultan Süleyman” misali, dünya kimseye kalmıyor! Şimdi ikisinin de arkasına teneke bağlanıyor. ..]]> Tue, 23 May 2017 04:54:22 +0300 'Başının çaresine bakmak!..' https://www.evrensel.net/yazi/79088/basinin-caresine-bakmak https://www.evrensel.net/yazi/79088/basinin-caresine-bakmak? Baykal ne denli rol çalmaya kalksa da, olmuyor! İktidarın –ve medyasının– eline birkaç günlüğüne açmazlarının üstünü örtme fırsatı sağlayarak, hırslı beyefendinin Cumhurbaşkanı olma ateşi yanıyor gibi bile olmadan söndü. Kim saptırmaya uğraşırsa uğraşsın, muhalefet, ancak iktidarı hedef alan bir mücadeleye giriştiğinde “majestelerinin muhalefeti” olmaktan çıkıp gerçek bir muhalefet olabilecek. Ve ancak o zaman gündemi belirmek üzere kendisini ve halkın sorun ve taleplerini dayatmayı başarabilecek. Yoksa gündem, iktidarın üst üste yığılan içinden çıkılmaz sorunları içinde bir o yana bir bu yana salınıp durmasıyla değişiyor gibi görünürken, halkın tahammül sınırlarını giderek daha çok zorlayarak ve belki patlamalara yönelterek akıp gidecek. Halkı kuşatma altına almış olan milliyetçilik ve dincilik şimdilik belirli bir etkide bulunmayı sürdürüyor. Ancak fiili zor ve hile-hurdaya başvurulmadan yönetmenin giderek zorlaştığı da gerçek. Barajlar, diz boyu eşitsizlik ve adaletsizliklere ..]]> Tue, 16 May 2017 05:00:29 +0300 CHP sorunu... https://www.evrensel.net/yazi/79038/chp-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/79038/chp-sorunu? 1 Mayıs’ın ardından 6 Mayıs’ta Denizlerle birlikteydik. 1 Mayıs’ta artan gücümüzü gördük. 6’sında bunu bir kez daha görürken Denizlerin çoğaltıcılığını yaşadık. İşsizlik, yoksulluk, eşitsizlik, tekelci yasak ve dayatmalar, zorbalığın yanında aldatıcılık, yolsuzluk, düpedüz hırsızlık, hilebazlık gibi bütün kötülüklerin, haksızlık ve adaletsizliklerin kaynağı olan mevcut düzene karşı ayağa dikilişlerini andık. İyileştirmeleri reddetmeyen, ama düzenin sınırlarını aşılmaz son kabul etmeyip meşruiyetin halkta olduğunu bilen kararlı mücadeleci tutumlarının birleştiriciliğini hatırladık. Şimdi, hileye başvurularak halkın iradesinin tanınmadığı gayrı meşru referandumun ardından duruma bakılınca kararlaştırıcı önemlerini bir kez daha teslim etmemek olanaksız. Tüm olumsuz koşullara rağmen nüfusun yarıdan çoğunun Denizler gibi “HAYIR” dediği bir güç kondu ortaya. Güç, ama dağınık bir parçalı bütün. Tepki göstermede, “Hayır”da birleşebilmiş. Yapılacaklar bakımından da, asgari müştereklerd..]]> Mon, 08 May 2017 03:04:21 +0300 1 Mayıs ve fetihçilik https://www.evrensel.net/yazi/78994/1-mayis-ve-fetihcilik https://www.evrensel.net/yazi/78994/1-mayis-ve-fetihcilik? Yazı okuyucuya ulaştığında, dünyanın dört bir yanında işçi sınıfının bölükleri, sömürülen yığınlar ve emek yandaşları sokak ve meydanları doldurmuş, yürüyor olacaklar. 1 Mayıs çünkü. İşçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele günü. Hangi ulustan olurlarsa olsunlar... Ulusal aidiyetleri önemli olmadan... Birlik ve birlikte mücadelelerinin dayanağı, aynı ulus ya da aynı din ve mezhepten oluşları değil... Ama emeklerinin ürünlerine el konarak sömürülüyor olmaları ve bu sömürüye karşı çıkmaları olan sınıf kardeşliğinin... Emeğin, alın terinin, emek kardeşliğinin dayanışması... Biri yerken birinin de değil milyonların bakmasının ve herkes çalışırken her şeye hiç çalışmadan küçük bir azınlığın sahip çıkmasının... Yani el koymanın değil... Zorla almanın, gasp etmenin değil... Başkalarının topraklarında gözü olma ve ele geçirme sevdası demek olan fetihçiliğin değil... İşsizlik, yoksulluk ve sefalet dayatmanın... Kıdem tazminatını bile çok görmenin... Halkın iradesini tanım..]]> Mon, 01 May 2017 05:59:06 +0300 Zulüm, yasa-dışılık ve zeytinyağı!.. https://www.evrensel.net/yazi/78948/zulum-yasa-disilik-ve-zeytinyagi https://www.evrensel.net/yazi/78948/zulum-yasa-disilik-ve-zeytinyagi? Milletin kararını mahkemelerde şikayetle düzeltmek demokrasinin bir yolu değildir. Milletin iradesine rıza göstermemek demokrasiye inanmamak anlamına gelir.” Bu, varlığıyla yokluğu bugünden belirsizleşmiş gönüllü “topal ördek” Binali Beyin görüşü! Sorun ne Beyefendi ne diyor! Tartışma ve itiraz konusu o ki, “milletin iradesi”ne tasallut edilmiş, kullanılan oyların rengi değiştirilmeye çalışılarak, iradesinin gaspı yoluyla “milletin kararı” tersine çevrilmeye girişilmiştir! Bir darbe girişimidir! 15 Temmuz’dan da 28 Şubat’tan da farkı yoktur. Tümü, devlet gücü kullanılarak, halkın ya da milletin iradesi gasp edilerek devlet yönetimine el koyma girişimleridir. Aralarında ille bir fark aranacaksa, diğerlerinde görüntüde silahlı kuvvetler öne çıkarken 16 Nisan Darbesinde YSK öne çıkmıştır. İrade nihai olarak şekillenip belirmiş midir, Sn. Beyefendi? Bir defa, nettir ki kesin sonuçlar belli olmamış, kendisi tartışmalı/şaibeli hale gelmiş YSK tarafından bile henüz açıklanmamıştır! Mill..]]> Mon, 24 Apr 2017 05:00:30 +0300 Referandum ve sonuçları meşru değildir...! https://www.evrensel.net/yazi/78908/referandum-ve-sonuclari-mesru-degildir https://www.evrensel.net/yazi/78908/referandum-ve-sonuclari-mesru-degildir? Ancak yüzde 51.4 “evet” bulunabildi! yüzde 48.6 “hayır” dedi. Bütün büyük kentler, Bursa ve Kocaeli istisnasıyla sanayi bölgeleri “hayır, Tek Adam Diktatörlüğünü Kabul Etmiyoruz” diye haykırdı. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Diyarbakır... olmaz diyor; ama beyler “olur, olur, Türkiye kazandı” diyorlar. İstanbul, Patagonya kenti sanki! AKP’nin neredeyse tek başına çoğunluk sağladığı, belediyeyi elinde tuttuğu kent. Koyun üstüne Bahçeli MHP’sini, yarıdan aza düştü. Türkiye çapında AKP+MHP oylarında 10 puan düşüş yaşandı. Neymiş, “Türkiye kazanmış”mış! Hem nasıl kazanma. Bütün bir devlet makinesi silme “evet” için çalışmışken... Sadece beyefendilerin uçaklarıyla, makam arabaları değil, bütün “evet” çalışması hazineden finanse edilmişken... Gazete ve TV kanallarının işten atma ve tehditlerle neredeyse tümüyle ele geçirildiği ve başta devlet kanalları olmak üzere birkaç istisnasıyla hemen tümünün yüzde 100 “evet” propagandası yaptığı... Eşitlikmiş, tarafsızlıkmış takılmadı..]]> Tue, 18 Apr 2017 04:35:42 +0300 Referandum özeti... https://www.evrensel.net/yazi/78899/referandum-ozeti https://www.evrensel.net/yazi/78899/referandum-ozeti? Bugün Pazar. Sonunda 16 Nisan geldi, çattı. Yazı, henüz oylama sürerken yazılıyor. “Bütün güç tek adamın elinde toplansın” mı toplanmasın mı, buna karar verilecek. “Milli irade” ye tek bir kişi mi el koysun yoksa egemenlik –tabii ki kayıtlı ve şartlı– halkın mı olsun –soru bu. Neden “kayıtlı ve şartlı?” Hâlâ parlamenter sistem içindeyiz. Tabii bizdeki uygulamaya parlamenter sistem denebilirse! Sık sık darbelerle karşılaşırız, parlamentoya müdahaledir. Asıl halka, halkın iradesine müdahaledir. Vasilerimiz vardır, sistem hiç vesayet altında olmaktan kurtulamamıştır. Önce askerler. Darbe yapmış, vasiliklerini zorla kabul ettirmişlerdir. Şimdi yok mu, vesayetten kurtulduk mu peki? Kurtulduysak bu dayatmalar, bu diz boyu hukuksuzluk ne? İyi kötü, anayasada C.Bşk. tarafsızdır yazıyor. Öyle mi? Köprüyü yapmışmış, sanki cebinden para harcayıp yaptı, üstünden sen geçersin sen geçemezsin demiyormuş. Belli ki tarafsızmış! Geçiniz. C.Bşk. açıktan AKP genel başkanı gibi, AKP propagandas..]]> Mon, 17 Apr 2017 04:55:20 +0300 Hile-hurda ve daha çok ‘hayır’ ihtiyacı https://www.evrensel.net/yazi/78851/hile-hurda-ve-daha-cok-hayir-ihtiyaci https://www.evrensel.net/yazi/78851/hile-hurda-ve-daha-cok-hayir-ihtiyaci? Önce Suriye’ye Amerikan füzeleri. “Güvenlikçi” Trump Suriye’ye bizzat kendisi dalmak zorunda hissetti. Rusya’dan destek görme suçlaması, bir türlü kendisini kabul ettirememesi, “derin ABD”nin takmayıp her adımını bozması göstergeleriydi; içeride sıkışmıştı. Rusya Suriye’yi kapmış kaçacaktı, ABD “üçlü ateşkes” ve Astana sürecinin dışındaydı, Türkiye’yi avucundan kaçıracaktı; dışarıda işler iyi gitmiyordu. Sonuç: Gelsin füzeler! Yoksa kimyasal silahmış –geçiniz! Kullanılıp kullanılmadığı kesin olmayışı bir yana, kullanıldıysa kimin silahıydı sorusu da ortadayken, incelemeye gerek duyulmadan füzeler fırlatıldı. Tek başına bastı ABD tetiğe. Şimdi moda tekçilik! BM falan beklenmedi. Zulmün cezalandırılması gerekirmiş, yetmezmiş ama olumluymuş –Türkiye’yi yönetenler böyle buyuruyor. ABD daha üç gün önce Musul’da yine füzelerle çoğu çocuk yüzlerce kişiyi öldürmemiş gibi! (Onu kim cezalandıracak?) Ve sanki destek açıklayan Türkiye’de bombalanan kentler ve yakılan bodrumlarda binlerce insan ..]]> Mon, 10 Apr 2017 04:11:33 +0300 Yalan, mağduriyet ve emperyalistlerle ilişkiler https://www.evrensel.net/yazi/78802/yalan-magduriyet-ve-emperyalistlerle-iliskiler https://www.evrensel.net/yazi/78802/yalan-magduriyet-ve-emperyalistlerle-iliskiler? Akit, “Kemal yalan makinesi gibi” diye yazıyor. Nereden icap etmiş? C. Bşk. ve “pir” aşkına başbakanlığı ortadan kaldırmaya koşuşturan başbakan öyle söylüyor. Niçin söylüyorlar? Çünkü Anayasa değişikliğine neden “evet” denmesi gerektiğini halka da millete de bir türlü anlatamıyorlar. Önce “FETÖ ve PKK ‘Hayır’ diyor” diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışıldı, olmadı. Halkın da milletin de yarıdan çoğu “Hayır” diyor, çünkü. CHP, Saadet, Demirelciler, Bahçelici olmayan MHP’liler de “Hayır” diyorlar. Tutmadı, ters tepti! Cemaatle dişini tırnağına takıp mücadele eden Hayatın Sesi TV kapatılmış, Cumhuriyetçiler, örneğin Ahmet Şık “FETÖ”cü denip içeri atılmış, Eğitim Sen’li binlerce öğretmen görevden alınmış, pek ses çıkmamıştı. Ama “Hayırcılar FETÖ’cü” dendiğinde milyonlardan “yok artık” yanıtı gelmiş; bu kez oyunu bozulan AKP “mağdurluk” iddia edememiş, tersine halk mağdur hissetmişti. Kılıçdaroğlu en son “Meclis’i fesih yetkisi tek kişiye veriliyor” dediğinde, “yalancı” damgası yemiş..]]> Mon, 03 Apr 2017 07:42:36 +0300 Türkiye’ye karşı bütün ülkeleri birleştirme başarısı! https://www.evrensel.net/yazi/78746/turkiyeye-karsi-butun-ulkeleri-birlestirme-basarisi https://www.evrensel.net/yazi/78746/turkiyeye-karsi-butun-ulkeleri-birlestirme-basarisi? Her şey “2. İstiklal Savaşı” denerek başladı! Oysa AKP 2003’te hükümet olduğunda ne kadar gayr-ı milliydi. Avrupa diyor başka bir şey demiyordu. AB ile müzakerelere başlandığında 40 gün-40 gece düğün dernek yapılmıştı. Şimdi “Haç-Hilal kavgası” denirken, “GOP” eş başkanlığını kapmakla öğünülüyor, “Medeniyetler ittifakı” için toplantılar düzenleniyordu. Amerikan desteği ve iktidar ortaklığı yapılan “FETÖ” ile Avrasyacı generallerle Balyozla savaşılıyordu. Üstelik içeride de yalandan olsa bile “etnik milliyetçiliğe karşıyız” denip “Türk” yerine “Türkiye milleti” söylemiyle Anayasa’nın şimdi “haşa” denen ilk dört maddesinin değiştirilmesi de dahil PKK ile müzakerelere başlanmıştı. Özetle içeride ve dışarıda millilik, milliyetçilik iddiası şiddetle reddediliyordu. MHP bu nedenle AKP ile savaş halindeydi! Sonra “yerli-millilik”le milliyetçiliğin daha fazla pirim yaptığı keşfedildi. Ya da demokratlık gösterisiyle kazanılacak olanlar kazanılmış, sıra milliyetçilikle kazanılacaklara g..]]> Mon, 27 Mar 2017 04:31:09 +0300 Von Sanders 'Yerli-Milli miydi? Ve hayır ki, yeni Çanakkale Savaşları olmasın! https://www.evrensel.net/yazi/78702/von-sanders-yerli-milli-miydi-ve-hayir-ki-yeni-canakkale-savaslari-olmasin https://www.evrensel.net/yazi/78702/von-sanders-yerli-milli-miydi-ve-hayir-ki-yeni-canakkale-savaslari-olmasin? Çanakkale Savaşı’nın 102. Yıldönümüydü. Denk getirildi, Çanakkale Boğazı Köprüsü’nün temeli aynı gün atıldı. Kendisini emekli edecek baltayı ayağına vurmakta olan Binali Bey içine mesajını koyduğu bir tüpü temele gömdü ve Sn. C.Bşk. da stadyumdan canlı bağlanarak Köprü şerefine “Evet” istedi herkesten! Köprüler, yollar.. Açılışlar.. Açılışlar... Takatiniz kaldıysa yeniden bir dinleyin Sn. C.Bşk’nın konuşmasını ya da gazetelerden okuyun. Rabia var. Çanakkale Savaşı var. 15 Temmuz ve “FETÖ” var. Almanya’yla Hollanda var. Her şey ama her şey, “yarasalar” bile var. Bir tek neden “evet” istediğine ilişkin bilgi yok! Anayasanın 18 maddesi değişecek. Hangisinin neden değiştirilmesini istediğine dair tek kelime yok Sn. C.Bşk.’nın! Yok! Çünkü verilecek yanıt yok! “Milli irade” dedi, olmadı; “bütün güç tek kişinin elinde toplanacak”sa millette irade filan kalmayacak, tek kişilik keyfe keder irade milletinkinin yerine geçecekti! Gençler ve 18 yaşa seçilme hakkı dedi tutmadı; nasıl tutsun..]]> Mon, 20 Mar 2017 04:20:52 +0300 Hiç kimsenin Türkiye'yi bunca aşağılatmaya hakkı yok! https://www.evrensel.net/yazi/78659/hic-kimsenin-turkiyeyi-bunca-asagilatmaya-hakki-yok https://www.evrensel.net/yazi/78659/hic-kimsenin-turkiyeyi-bunca-asagilatmaya-hakki-yok? Evet, ben AKP’ye oy vermedim. Hükümet olmasında, hükümet olmasını engelleyememiş olmak dışında, hiçbir payım yok. Hiçbir politikasını doğru bulmuyor, hiçbir icraatını desteklemiyorum. Ancak ben oy verip desteklemesem, başkası şöyle ya da böyle davranmış olsa bile, sonuç olarak AKP Hükümetini “biz” seçtik. Ortaya sandık konmuştu. Ve evet, “yarış”ın koşulları eşit değildi, devlet olanakları AKP’ye akıtılmış, uçağını-helikopterini AKP kullanmış, her yıl hazineden aldığı milyonlarla seçim çalışmalarını kolaylıkla finanse etmiş... Üstelik 7 Haziran’dan 1 Kasım’a başlattığı savaş koşullarında, yarattığı kaos ve korku ortamında şoven milliyetçilik alabildiğine tırmandırılarak.. Şimdi “hayır” çalışması nasıl engelleniyor; afişler bir gecede sökülüyor, bildiri dağıtımlarına saldırılıyor, toplantı salonu verilmiyor ya da elektrikleri kesiliyor, polisin yanı sıra AKP’lilerce silah gösterilip MHP merkezci militanlarının saldırıları teşvik edilerek referanduma gidiliyorsa.. Bomba tehdidiyle enge..]]> Mon, 13 Mar 2017 06:24:16 +0300 Dış politika ve tek adamcılık!... https://www.evrensel.net/yazi/78611/dis-politika-ve-tek-adamcilik https://www.evrensel.net/yazi/78611/dis-politika-ve-tek-adamcilik? Önce “Hürriyet Krizi” patlak verdi. “Karargah Rahatsız” haberi müthiş bir tepkiye neden oldu. En hafifinden 28 Şubat’ta “silahsız kuvvetler”in inisiyatif alışına benzetildi. Öyleydi ya da değildi; altı üstü bir haberdi –ama mağdurluk edebiyatına ihtiyaç vardı. Önemlisi C. Bşk. parladı. Tıpkı Cumhuriyet’in “TIR haberi”nde olduğu gibi “rezalet”le başladı, “bedel ödeyecekler”le bitirdi. Ödeniyordu da. Savcılar harekete geçti: Habere soruşturma açıldı ve A. Doğan’ın mahkemeye “zorla getirilmesi” kararı çıktı. Şimdi böyleyse, bir de bütün hakimleri C. Bşk. atadığında ne olur diye düşünülmeden edilemedi! Sonra “Almanya Krizi” patladı. İlk Die Welt temsilcisi Deniz Yücel tutuklandı, Almanya “Deniz’e özgürlük” diye ayağa kalktı. Ve Adalet ve Ekonomi Bakanlarına toplantı izni verilmedi. Resmi gerekçe park yeri eksikliğiydi. Ancak son tutuklamayla tetiklense bile, asıl gerekçenin genel bir tepkinin yanı sıra –doğru ya da yanlış– birkaç kez iletilen şu tutum olduğu biliniyordu: “Türkiye’nin so..]]> Mon, 06 Mar 2017 04:32:07 +0300 Referandumda ‘gerekçeli karar’!.. https://www.evrensel.net/yazi/78565/referandumda-gerekceli-karar https://www.evrensel.net/yazi/78565/referandumda-gerekceli-karar? “Tekçi anayasa değişikliğinin ikna edici bir açıklaması yapılamıyor. Kararları‘tek kişi verdiğinde halkın kazancı ne olacak?’ doyurucu yanıt verilemiyor!” demiştik. Kaldığı yerden sürdürelim. C.Bşk. “gerekçe”yi en son “bütün gücü tek kişide toplamak” olarak açıklamıştı. Cumartesi Binali Bey sair gerekçeleri sıraladı. “Bütün gücü tek kişide toplamak” ya da Osmanlı’yı batırmış Halife-Sultan türü yetki istemek gerekçe olabilir mi ve dertlerin “çözümü” müdür? Bu, gerekçe değil, amaçtır: Tekelci tekçi merkeziyetçilik isteği! “Ben ne dersem o”! Sonra Binali Bey gerekçe açıklarken, “Meclisin denetleme gücü artacağı için”.. “Meclisin güçlenmesi için”.. diyor! Gel çık işin içinden: Meclisten güç aktarımıyla “bütün güç tek kişide toplanınca” Meclis nasıl güçlenir? Bir de “Kılıçdaroğlu doğru söylemiyor” diyorlar, bunun neresi doğru? Böyle gerçek ve doğru olmayan çok sayıda gerekçe sıralanıyor alt alta. Örnek: “Yasama, yürütme ve yargı birbirinden net çizgilerle ayrılacağı için.” Ne ayrı..]]> Mon, 27 Feb 2017 05:37:06 +0300 ‘İstikrar’ talebi.. Bomba ve ‘baskı yok’ tevatürü... https://www.evrensel.net/yazi/78522/istikrar-talebi-bomba-ve-baski-yok-tevaturu https://www.evrensel.net/yazi/78522/istikrar-talebi-bomba-ve-baski-yok-tevaturu? Kavga gürültü Meclisten geçirilen “tekçi” anayasa değişikliğinin ikna edici bir açıklaması yapılamıyor. Açılış-mitingler düzenlenmeye başlandı ama.. “Neden gerekti?”, “bütün kararları tek kişi verdiğinde halkın kazancı ne olacak?” –bu sorulara doyurucu yanıtlar verilemiyor! Çünkü yanıtları yok.. Ya da var, ama halkın kabulleneceği türden yanıt değiller. Ne kadar seviyor olursa olsun, kim kendisinin ve memleketin bugünü ve geleceği hakkında başka birisinin, üstelik tek bir kişinin karar vermesini ister? İnsan dediğin sosyal bir varlıktır; düşünür, kendi duyguları, inançları vardır, konuşur, eyler, bulunduğu ortama müdahale edip şurasından burasından değiştirilmesi faaliyetine katılır. Aktiftir yani. Neden tüm edimlerini başka birine devretsin? Götür “yuları” bir başkasının elini ver –benimsenecek şey midir bu? Değildir. Böyle olunca, söylenecek laf, anlatılacak gerekçe bulunamamaktadır! Ama; 1) Yalnızca şu ya da bu kişinin kişisel hırslarından ibaret değildir. Tekelci kapitaliz..]]> Mon, 20 Feb 2017 05:04:06 +0300 Ya tek kişinindir ya da 'Hakimiyet milletindir'! https://www.evrensel.net/yazi/78474/ya-tek-kisinindir-ya-da-hakimiyet-milletindir https://www.evrensel.net/yazi/78474/ya-tek-kisinindir-ya-da-hakimiyet-milletindir? Şimdi, ne alakası varsa, başkalarının topraklarında yürütülen “Fırat Kalkanı” operasyonu da içinde.. Hesapta “Türkiye’ye yönelik oyunları bozmak üzere” ne yapılıyorsa “İkinci İstiklal Savaşı” deniyor ya... İşçilerin grevlerini yasaklamalar.. Gazete, TV, kültür-sanat demeden dergi kapatmalar.. Üstelik “kutsal” sayılan mülkiyete el koymalar.. Çoğu darbeci olmadığı gibi darbe karşıtı olan yüz bini aşkın ihraç.. Darbecilikle ilgisi olmayan 150’si gazeteci binlerce tutuklama.. Tümü KHK’lerle... Eğitimde yerlerde sürünmemize rağmen sürünme katsayısını artırmak için olmalı, öğretmenlerle akademisyenlere “özel muamele” yapılmaktadır.Yine KHK’lerle 30 bini aşkın öğretmenle 5 binden fazla akademisyene –hem de aç susuz bırakmak üzere– ihraç! Dile kolay, binlercesine... Şimdi, tüm bu astığım astık kestiğim kestik uygulama“istiklal savaşı” ve “milletin iradesi”yle mi yani? Özellikle 15 Temmuz’un ardından dört bir yanı afişler kaplamıştı. Üzerlerinde büyük harflerle “Hakimiyet milletindir” ..]]> Mon, 13 Feb 2017 05:00:54 +0300 ‘Milli irade’ye son kez mi başvurulacak? https://www.evrensel.net/yazi/78427/milli-iradeye-son-kez-mi-basvurulacak https://www.evrensel.net/yazi/78427/milli-iradeye-son-kez-mi-basvurulacak? AKP ile birlikte, “yerli milli”nin yanında en çok duyduğumuz sözcüklerden biri de “milli irade”. Sanki millet ve iradesi pek önemliymiş, sanki Cengiz Bey örneğin küfrü basmıyormuş ve sanki kabullenilmeyen 7 Haziran’ınki başkasının iradesiymiş gibi. İkisini de en çok “Reis” kullanıyor! “Reis”. Bugün Tayyip Bey.. Yarın başkası. Eskiden “Milli Şef”le “Führer” vardı! Şimdi yoklar. “Reis” en son hastane açılışında Mersin’de sordu “millete”: “Eski Türkiye’nin hastaneler sistemine evet mi hayır mı?” Eski sistem kötü ya, yanıt “hayır” olmalı, ama “evet” demek üzere meydana getirilmiş “millet” cevabı bastırdı: “Evet”! Ama “Reis” “demek ki boşuna çalışmışız” demedi, eski hastane sistemini beğendiğini dile getirmesine rağmen “Maşallah millet ‘evet’ diyor” dedi. Karışıklıktır, olur; soru yanlış sorulur, cevap yanlış verilir, önemli değildir. Önemli olan; sonrasında artık tek başına “Reis” tarafından kullanılması için, farkında olmadığı sanılarak, millete “irade”sinin son defa soruluyor ol..]]> Mon, 06 Feb 2017 05:00:04 +0300 Fitch ve Ekonomi... https://www.evrensel.net/yazi/78387/fitch-ve-ekonomi https://www.evrensel.net/yazi/78387/fitch-ve-ekonomi? İlk kez C.Bşk. tarafından açıklanan, senaryo yazarlığını da onun yaptığı AKP “hikayesi” şu: “Türkiye hızla kalkınıp büyüyor ve güçleniyor. ‘Küresel bir güç’ haline geliyor. Batılılar bunu istemiyor ve her ‘silahı’ kullanarak engellemeye çalışıyorlar.! Önce terörle denediler.. Hendeklerle, canlı bombalarla başaramadılar. 15 Temmuz’da darbe girişiminde bulundular, olmadı. Sonra dövizle, ‘ellerinde silah olan’la yapamadıklarını ‘ceplerinde dolar olan’la yapmaya, ekonomimizi yıkmaya çalışıyorlar. Ve tabii derecelendirme kuruluşları...” “Türkiye düşmanlığı”... Ve karşılığı: “İkinci İstiklal Savaşı!...” D. Perinçek, allayıp pulluyor: “ABD-Türkiye Savaşı yaşanıyor. Bu bir ‘vatan savaşı’dır.” Milliyetçilik tırmandırılıyor. Bu hikayeyle büyüyor çocuklarımız. Kürt Savaşı bu hikayeyle meşrulaşıyor. “FETÖ” ve başındaki zat bu hikayeyle “Haşhaşi”leştiriliyor. Bu hikayeyle herkes dolarlarını bozdurmaya çağrılıyor. Bu hikayeyle “C.Bşk.’lığı sistemi her şeyin ilacı” olarak sunulup, referandum..]]> Mon, 30 Jan 2017 04:30:49 +0300 'Adam olacak çocuk...' ya da 'Perşembenin gelişi çarşambadan belli olur'... https://www.evrensel.net/yazi/78342/adam-olacak-cocuk-ya-da-persembenin-gelisi-carsambadan-belli-olur https://www.evrensel.net/yazi/78342/adam-olacak-cocuk-ya-da-persembenin-gelisi-carsambadan-belli-olur? Meclis, AKP-MHP ittifakıyla kendi “ölüm fermanı”nı imzalayarak “intihar”ı seçti. Bu iki partiden vekiller, “yedek vekillik” sancısından kurtulunca, sabahtan gece yarılarına kadar oy kullanarak, kendilerinin ve bir arada oluşturdukları parlamentonun işlevsizleştirilmesini kararını onayladılar. Artık Mecliste gensoru bile tartışılamayacak. Ülke yönetimiyle ilgili ne karar alınacaksa, Meclis yerine, tek yetkili olarak, KHK (kanun hükmünde kararname) çıkaracak cumhurbaşkanı alacak. Tek başına. Sanki rejim yönetim sistemi demek değilmiş gibi, “rejim değil sistem değişiyor” dense de, bal gibi rejim değişiyor; tek adam-tek parti rejimine geçiliyor! İyi olacak deniyor. AKP yönetiminde Türkiye’nin istikrarsızlığa sardırdığının itirafı anlamına gelerek “istikrar getirecek” diye iddia ediliyor. AKP’nin referandum sürecinde temel bir sloganı “Meclisi Güçlendiriyoruz” olacakmış! Doğruluk payı ancak “sıfır” olabilir. 2010 Anayasa Referandumu’nda da HSYK düzenlemeleriyle “üstünlerin hukuku”ndan “h..]]> Mon, 23 Jan 2017 05:00:01 +0300 Koş vatandaş koş.. Batan geminin malları bunlar ya da vatanı alıp satmak... https://www.evrensel.net/yazi/78296/kos-vatandas-kos-batan-geminin-mallari-bunlar-ya-da-vatani-alip-satmak https://www.evrensel.net/yazi/78296/kos-vatandas-kos-batan-geminin-mallari-bunlar-ya-da-vatani-alip-satmak? İşportacılar böyle bağırırlar. Kelepir malı ucuza kapatmaya çağırırlar vatandaşı. İşte AKP, tam bir işportacı el çabukluğuyla vatanı kelepir ucuz mala döndürmüştür. Tıpkı “batan geminin malları” gibi yok pahasına satışa çıkarmıştır. Vatan evlatlarını AKP iç ve dış politikaları uğruna ölüme göndermek için propagandaya gelince, “toprak eğer uğruna ölen varsa vatan”dır! IŞİD ve Kürt Kantonları ileri sürülerek izlenen yayılmacı politika ve “Fırat Kalkanı Harekatı”nda ölmeye çağırmak için “vatan” ve “vatan uğruna şehit olmak” denmektedir. (Oysa Suriye “vatan” da değildir ya da Suriyelilerin vatanıdır.) “FETÖ”yle mücadele konu olduğunda, halkın sokağa çıkmaya çağrıldığı 15 Temmuz’dan bu yana yine “vatan” ve “şehit olmak”tan söz edilmektedir. (Oysa sorun “vatan” değil kimin “vatan”a egemen olup kendi çıkarlarını gerçekleştirmek için onu çekip çevireceğidir.) Kürt cephesinde veya başta İslamcı terör örgütleri olmak üzere sağda solda patlatılan bombalar can aldığında AKP ve Aydınlık’a var..]]> Mon, 16 Jan 2017 05:00:50 +0300 Rusya ve OHAL'le İstiklal Savaşı verilemez!.. https://www.evrensel.net/yazi/78248/rusya-ve-ohalle-istiklal-savasi-verilemez https://www.evrensel.net/yazi/78248/rusya-ve-ohalle-istiklal-savasi-verilemez? Üst üste patlayan bombalar.. Baskınlarla otomatik tüfek taramaları.. Suikastler… Terör ülkeyi sarmış halde. “Kokteyl terör” deniyor. Birden fazla örgüt teröre başvuruyor. Tabii bir de “terör makinesi” var. Terörün bu yükselişinin izlenen iç ve dış politikayla bağlantısı inkar edilecek gibi değil. Hak eşitsizliği ulusal içerikli terörün de kaynağı ve “terörü bitirme” politikasıyla birlikte radikalleşmeyi ve karşı terörü tırmandırıyor. Numan Beyin “baştan aşağı yanlış” dediği Suriye politikasıysa Türkiye’yi Suriyelileştirmiş durumda. Örnek: Reina katliamcısı Tacik asıllı Özbek terörist İstanbul senin Konya benim, cirit atıyor, yakalanamıyor; IŞİD örgütlülüğü tartışmasız. Nusra ve “FETÖ” de öyle. Uzun süredir, önce “üst akıl”, giderek açıkça Batı ve özellikle ABD’nin adı verilerek, “Türkiye üzerinde oyun oynandığı” ileri sürülüyor. Ve bu tez tutmuş görünüyor: Adil Gür araştırmasına göre her 4 kişiden 3’ü “terör örgütlerinin arkasında başka bir gücün olduğunu” düşünüyor. Yurttaşların..]]> Mon, 09 Jan 2017 06:05:55 +0300 Yılbaşı… Meclis… Yargı… Yürütme https://www.evrensel.net/yazi/78211/yilbasi-meclis-yargi-yurutme https://www.evrensel.net/yazi/78211/yilbasi-meclis-yargi-yurutme? Her “dar gelirli” çulsuz gibi yeni yılı ailece evde karşıladık. Hindi mindi de yoktu soframızda. Bulabildiğimiz az eti pilavın üzerine sermiş salataya ağırlık vermiştik. Zaten fazlası, resmi dairelerle okullardaki “kutlama yapılmayacak” talimatları bir yana, resmen yasaklanmamış olsa bile, “sıkıysa kutlansın” kapsamındaydı. “Yandaş medya”, “ağır abiler”den başlayarak, yılbaşının “Hıristiyan işi olduğu”na dair tehditle karışık “aydınlatmalar”la doluydu. Teşhirler cabası. Sadece “yandaş”ın medyası olsa neyse! Bilumum “ağır abiler” üst perdeden demeç ve açıklamalarla yılbaşı kutlamalarına “yerli-milli” geleneklerimizde ve tabii ki tarihimizde yer olmadığını ortaya koymuşlardı. TV kanallarını karıştırınca etkili oldukları anında görülüyordu. Akşama doğru, bizden 7-8 saat önden giden Yeni Zelanda ve ardından Avusturalya’dan başlayarak dünyadaki kutlamaları izledik. Bir cümbüş ki keyifli mi keyifli. O kadar “boşa” harcanacak para var mıydı sorusu bir yana, Sydney Köprüsü örneğin,..]]> Mon, 02 Jan 2017 04:52:17 +0300 Dün Sarıkamış... Bugün Suriye, Bab, Halep... https://www.evrensel.net/yazi/78169/dun-sarikamis-bugun-suriye-bab-halep https://www.evrensel.net/yazi/78169/dun-sarikamis-bugun-suriye-bab-halep? 102 yıl oluyor; Sarıkamış’ta Ruslarla karşı karşıya gelinmişti. Aralık sonuydu. Padişah damadı Enver başkumandan vekiliydi. “Risk alıyorum” demişti. Hayatı risk almaktı. Kendisini riske atsa neyse. Askerleri riske atıyordu. Önce en büyük riski almış, hükümet kararı bile olmadan, uydur-kaydır, Almanya ile ittifak halinde Osmanlı’yı 1. Dünya Savaşı’na sürüklemişti. Ülkeyi Alman savaş arabasına bağlamış, orduyu Alman komutanlara teslim etmişti. Çanakkale’de Liman von Sanders.. Filistin Cephesi’nde Goltz “Paşa”… “Milli çıkarlar”, “vatan” deyip hamasi nutuklar atardı, ama ülke ve ordu Alman stratejik çıkarları doğrultusunda cepheden cepheye koşturulup tükenmekteydi. Bir risk de Rusların ilerlediği Kafkas Cephesi’nde aldı. Karargahı Erzurum’da olan 3. Ordu’nun kolordularından ikisi karla kaplı 3000 metrelik Allahüekber Dağlarını aşıp Rus Ordusu’nu kuşatıp imha edecekti! Erzağı ve kışlık donanımı olmayan asker henüz Ruslarla karşılaşmadan soğuğa yenik düştü, binlercesi ellerinde mavzerleri d..]]> Mon, 26 Dec 2016 05:00:12 +0300 Halep: Düştü mü kurtuldu mu? https://www.evrensel.net/yazi/78127/halep-dustu-mu-kurtuldu-mu https://www.evrensel.net/yazi/78127/halep-dustu-mu-kurtuldu-mu? Halep en yakın tarihli insanlık dramı yaşanan kent durumunda. Tabii bu, Suriye’nin diğer kentlerinin güllük gülistanlık olduğu ya da Musul’da örneğin bir insanlık dramı yaşanmıyor olduğu anlamına gelmiyor. Ya da Suudi bombardımanı altındaki Yemen kentleri, başkent San’a, Aden. Hele Suriye’nin IŞİD tarafından yakılıp yıkılan tarihi kenti Palmira gibi taraflar arasında el değiştiren kentler. Hangisi ve hangisinin sakinleri dramı etlerinde kemiklerinde yaşamadılar ki? Ve bizim Cizre, Sur, Nusaybin, Yüksekova ve diğerleri. Taş üstünde taş kalmayan, şimdi TOKİ’nin ayakta kalan üç-beş binayı da yıkarak “kentsel dönüşüm” uygulayacağını açıkladığı Kürt kentleri. Dramsa, tümü dram. Ama gündemde olan, üzerine kampanyalar düzenlenen Halep. Halep önemli tabii. Binlerce yılın yerleşim yeri. Tarihten yadigar. Şimdi “tahliye” ile anılıyor. Çocuklar vurgulanıyor. Günahsızlıkları konuşuluyor. İnsanlığa çağrı çıkarılıyor. Neden? Çünkü Halep’te bir boğazlaşma yaşandı, yaşanıyor. Diğerlerinde de öyl..]]> Mon, 19 Dec 2016 05:00:57 +0300 Sultanlığı ihya özlemi... https://www.evrensel.net/yazi/78082/sultanligi-ihya-ozlemi https://www.evrensel.net/yazi/78082/sultanligi-ihya-ozlemi? Cumartesi günü AKP, MHP’nin –kendisini de yok edecek– desteğiyle, Meclise, 21 maddeden oluşan bir Anayasa değişikliği önergesi verdi. Ne zamandır duyulan özlemdi. Şimdi kuvveden fiile çıkarılmak peşine düşüldü. Zorlana zorlana geliniyordu. Cumhurbaşkanlığı tarafsızlık demekti, siyaset üstülüktü; ama ikisine de uyulmadı. Erdoğan sürekli siyaset yapageldi. Tarafsızlık ne kelime, AKP lideriymiş gibi bu partinin rakiplerini eleştirdi açıktan. “Ben milletin oyuyla seçildim” diyor, millete vaatleri olduğunu söylüyordu. MHP de zaten Anayasa değişikliğindeki son AKP ile işbirliğini buradan kurdu. Tezi; “Anayasa’yı fiili duruma uydurmak üzere değiştirmek”ti. Anayasayı ihlal gerekçesiyle fiili durumu Anayasa çizgisine çekme yoluna gitmedi, ama tersini savunup uygulamaya girişti. Şimdi Binali Bey “demokrasinin güçleneceği”ni ileri sürüyor. Parlamento işlevsizleştirilerek “demokrasinin güçlendirilmesi” tarihe de teoriye de aykırıdır! Burjuva demokrasileri, Hollanda ve İngiltere’den başlay..]]> Mon, 12 Dec 2016 06:09:56 +0300 Nerede o eski yerli malı haftaları!.. https://www.evrensel.net/yazi/78038/nerede-o-eski-yerli-mali-haftalari https://www.evrensel.net/yazi/78038/nerede-o-eski-yerli-mali-haftalari? Çocukluğumda son demlerine yetişmiştim. Yerli malı haftaları düzenlenirdi. Çeşit çeşit sloganlarla desteklenir ve ahali yerli malı kullanmaya teşvik edilirdi. Aslında devir Bayar-Menderes Diktatörlüğü devriydi ve gerçek durum başkaydı. Artık malın ne yerlisi önemseniyordu ne de milli yapım olması. Menderes hedefi koymuştu: “Her mahallede bir milyoner yetiştirecek” ve “Küçük Amerika” olacaktık. Sonradan sürdürücüsü Demirel gerine gerine “Böyyük Türkiye” demiş, hedefi güncellemişti. O da “Morisson Süleyman”dı; Amerikancılıkta fark eden bir şey olmamıştı. Şimdi de “Hedef 2023” denip menzil gösterilerek, yine “Büyük Türkiye” deniyor. Fark? Bir fark, yalnızca söylemde kalmayıp pratiğe de yansıtılmaya çalışılan Osmanlılık söyleminde. Suriye ve Irak gibi “Osmanlı bakiyesi topraklar”daki silahlı varlık buraya dayandırılıyor örneğin. Ve büyük emperyalist devletler arasındaki “denge siyaseti” –o da Osmanlı yadigarı. Osmanlı’nın batışında, sonunda kendisini, Enver’in gözü kapalı Alman, Vahd..]]> Mon, 05 Dec 2016 07:03:50 +0300 Kim bu darbeciler? https://www.evrensel.net/yazi/77990/kim-bu-darbeciler https://www.evrensel.net/yazi/77990/kim-bu-darbeciler? Hepimiz 15 Temmuz’da bir darbe girişimi yaşadığımızı biliyoruz. Amacına ulaşamayıp başarısız kaldı. Ancak üzerinden bunca zaman geçtiği halde, hala, eğer darbe başarılı olsaydı bugün kimler tarafından yönetiliyor olacağımızı öğrenemedik! Ya da ortalıkta bir “FETÖ” lafı dolandırılıyor dolandırılmasına, ama bu darbeciler kimdir –henüz memleketin ortalama yurttaşları olarak bizlerin bir bilgisi yok. Bazen günde birkaç kez konuştuğu için, hangi konuşmasıydı karıştırıyorum, ancak Sn. C.Bşk “Bildiklerimi söyleyemem, zamanı gelince kaleme dökülür” dediğine göre, biliyor olmalı. Zamanında “17-25 Aralık’ta arkadaşlarım beni anlamadılar” da demişti. Biliyor, ama söyleyemiyor. Söylerse, herhalde problemlere yol açacağını, ya memleketin ya AKP’nin alî menfaatlerinin ya da genel gidişin, doğrusu artık hepsi iç içe geçmiş sayılıp tekleştirildiği için tümünün zarar göreceğini düşünüyor. Ama bilmek hakkımız! Eğer darbe başarıya ulaşsaydı başımıza ne ve kimler gelecekti? Bir “çalışma” var bu k..]]> Mon, 28 Nov 2016 04:50:44 +0300 Menderes’in ‘hür dünyası’nın başı dertte!.. https://www.evrensel.net/yazi/77946/menderesin-hur-dunyasinin-basi-dertte https://www.evrensel.net/yazi/77946/menderesin-hur-dunyasinin-basi-dertte? Gelişmelerle hızlı mı hızlı. Zamanında, 12 Eylül’ün hemen ardından tekellerin sözcülerinden Halit Narin: “Şimdiye kadar işçiler gülüyordu, artık gülme sırası bizde” demişti. İşçilerin önceden de güldükleri yoktu, ama TİSK Başkanı tekellerle faşist diktatörlük arasındaki kopmaz bağa veciz bir vurgu yapmıştı. Şimdi TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran Symes diktatörlük yönündeki gidişattan yakınıyor: “Bir toplumda adalet duygusu sarsılıyorsa, sistemin toplumun farklı kesimlerine karşı adil işlediğine inanç zayıflıyorsa, gelirin ve fırsatların adil dağılmadığına yönelik kanı giderek artıyorsa, kendini dışlanmış görenler çoğalıyorsa, yeni kuşakların öncekilerden daha iyi yaşayacağına dair umutlar azalıyorsa, hem ekonomik hem de siyasal meşruiyet de gittikçe artan şekilde sorgulanır, toplumlar da buldukları her fırsatta tepkilerini bir şekilde gösterir.” Vay ki vay! Sistemin sahiplerinin sözcüsü böyle konuşuyorsa önemli günlerdeyiz demektir; çünkü ekonomik egemenliği ellerinde tutanların ..]]> Mon, 21 Nov 2016 04:57:29 +0300 İntihar Oyunları... https://www.evrensel.net/yazi/77893/intihar-oyunlari https://www.evrensel.net/yazi/77893/intihar-oyunlari? “Oyun”, bir Türkiye’ye karşı kurulup oynanıyor durmaksızın, bir de Trump’a. Sn. C.Bşk. da söyledi; “Türkiye için bir üst akıl vardı, o belli. Amerika için de bir üst akıl var. Trump FETÖ’den para alarak seçimi kazanmadı.” O “üst akıl” işte, Türkiye’ye karşı oyun oynadığı gibi, Amerika’ya karşı da oyun oynuyor. Biz “üst akıl”ı Amerika’nın kendisi sanıyorduk, ama anlaşılıyor ki, aslında “derin Amerika” ya da Amerikan “derin devleti”. İşine gelmeyip önünü kesmek istediğine “kumpas” kuruyor. Türkiye’ye kurulan “oyun” gerçekten derin. “Son Türk devleti”ni bölmeye yönelik bir oyun bu. Ve elhak Türkiye böyle bir yönetime sahip olmakta ısrar ederse muradına da erecek; çünkü izlenen iç ve dış politikalar ülkeyi sadece bölünmeye değil, tam bir felakete götürüyor: İçeride, ölesiye sevenler ve ölesiye nefret edenler şeklinde net kutuplaşma. Dışarıda, –hele içerideki kutuplaşma koşullarında ölümden ölüm beğendirecek– şimdilik iki ülkede “yerli-milli” çıkarlarla ve silah zoruyla yer tutma pozisyo..]]> Mon, 14 Nov 2016 05:00:48 +0300 'Devletin bekası' için 'bağımsız mahkemeler' https://www.evrensel.net/yazi/77849/devletin-bekasi-icin-bagimsiz-mahkemeler https://www.evrensel.net/yazi/77849/devletin-bekasi-icin-bagimsiz-mahkemeler? Yeni Şafak’ın Pazar günkü manşeti “Kaos Planı Boşa Çıktı”! Öteden beri tüm “yandaş” medya Türkiye’ye bölmeye yönelik büyük bir oyunun sahneye konduğu yönünde yayınlar yapıyorlar. Cumartesi CNN yayınına çıkan Abdülkadir Selvi “devletin bekasının söz konusu olduğu zor dönem..” diye başlayan değerlendirmeler yaptı. AKP yönetimi içeride ve dışarıda koşulları zorlayan adımlar attıkça, bunlar yine içeride ve dışarıda tepkilere neden oluyor ve bu tepkiler “devletin bekası” sorunu yaratan “oyun”un göstergeleri olarak algılanıyor. Başlıca Amerika ve Avrupa’dan “devletin bekası”nı hedef alarak yöneltilen ve içeride de “FETÖ” gibi “maşaları” olduğuna inanılan eleştiri, tepki ya da “saldırılar” karşısındaysa, içeride ve dışarıda daha zorlu ve ileri “savunma” adımları atılıyor. Çıkış noktası 15 Temmuz Darbesi ve “FETÖ”ydü. Yanına hızla “maşalardan” olduğu düşünülen PKK eklendi. Arkalarında en başta ABD olmak üzere Batılıların olduğundan özellikle bazı “yandaşlar” yüzde yüz eminler, açık açık yazı..]]> Mon, 07 Nov 2016 05:00:03 +0300 Türkiye'ye neden ve nasıl bir 'oyun' oynanıyor? https://www.evrensel.net/yazi/77759/turkiyeye-neden-ve-nasil-bir-oyun-oynaniyor https://www.evrensel.net/yazi/77759/turkiyeye-neden-ve-nasil-bir-oyun-oynaniyor? C.Bşk. Bursa’da tekrarladı, “Musul bizimdi”. Biz kimiz? Osmanlı mı? Musul Osmanlı’nındı, bir hanedanın yani. “Biz” Türksek Türk, Kürtsek Kürdüz. Ya da Arap. Veya Çerkes. Ama ne hanedanız ne de hanedandan! Osmanlı’nın torunları falan da değiliz, hanedanın soyundan gelmiyoruz! Yine C.Bşk., Lozan’ın yine “tozu”nu alarak “bu devletin sınırlarını gönüllü olarak kabul etmiş değiliz” dedi ve ekledi: “Misak-ı Milli dedim diye rahatsız oldular”. Bu doğru; Misak-ı Milli Osmanlı tarafından gündeme getirilmemiş, kurulacak ve sonradan Türkiye Cumhuriyeti adını alacak ulusal devletin çerçevesini belirlemek üzere “milli kuvvetler” tarafından benimsenmişti. Ama olmamış, buna güç yetirilememiş ve daha azına razı olunmuştu. Eleştirilemez değildi, ama Lozan barışını milli dava uğruna savaşanlar imzalamıştı. Şimdi başta Sn. C.Bşk ve AKP ileri gelenleriyle “yandaş medya”, örneğin Lozan’da Türkiye’nin “oyuna getirildiği”ni söylüyorlar. “Yabancı oyunu”! Kimin? İngilizlerin oyunu. Eskiden oyunları onlar oyn..]]> Mon, 24 Oct 2016 05:00:25 +0300 Musul'u alalım mı almayalım mı? https://www.evrensel.net/yazi/77712/musulu-alalim-mi-almayalim-mi https://www.evrensel.net/yazi/77712/musulu-alalim-mi-almayalim-mi? Musul harekatı Amerikan bombardımanıyla başladı. Karadan topçu ateşi... Havadan “koalisyon” güçlerinin uçaklarla bombalaması.. Önce askeri terminolojiyle IŞİD mevzileri yumuşatılacak, ardından kara harekatı başlayacak. Birkaç sorun var. Karşılıklı açıklama ve tehditlerle bir miktar “tartışılıp” bir noktaya gelinse bile hala çözülmemiş olarak duruyorlar ve anlaşılan “kervan yolda düzülecek”. Yani, güç ilişki ve dengeleri kapsamında çözümleri hem de askeri pratik içinde bulunacak. Kimin kime gücü yeterse yani. Ya da orman kanunu. Vaktiyle bir “torba hadisesi” olmuştu. Şimdi belki daha büyük ölçekli benzeri dayatma ve diz çöktürme zorlamaları dahil çok şey beklenebilir. Bir sorun şu ki; “koalisyon güçleri” kimlerden oluşuyor –belli değil. Ya da bizi doğrudan ilgilendirdiği kadarıyla Türkiye var mı bu güçler arasında yok mu –bu belli değil! Veya belli de, nasıl böyle belli olmuş, o belli değil. Bir 63 ülkeden söz ediliyor. Irak’ta o kadar ülke müdahil deniyor. Bunlar “koalisyon”dan mı yo..]]> Mon, 17 Oct 2016 05:00:42 +0300 Amerikan karşıtı Avrasyacılık... https://www.evrensel.net/yazi/77666/amerikan-karsiti-avrasyacilik https://www.evrensel.net/yazi/77666/amerikan-karsiti-avrasyacilik? “Yandaş medya”ya, Yeni Şafak’a, Star’a, Akşam’a… bakarsanız, “moda”, müthiş bir Amerikan karşıtlığıdır! Tabii ki 15 Temmuz’da hayal görmemiştik.Darbede belirleyici rol oynamıştı. Bazı “taşların altında” tabii ki vardı. Ve söylendiği gibi oralara “sızmamış”, “ne istediyse veren” AKP tarafından yerleştirilerek düpedüz iktidara ortak edilmiş, işe gelmeyince de “paralel devlet yapılanması” denmişti. Oysa başlangıçta “paralellik” falan yoktu, ne yapıldıysa birlikte yapılmış, gül gibi geçinilmişti. Sonra her ticaret ortağının da başına gelen hal başa gelmiş, kazançlar paylaşılamamış, hır çıkıp birbirine düşülmüş ve “taşların altına” bakılmaya başlanmıştı. Hemen her yerde varlardı ve görevden alınıp tutuklanmaya başlanmışlardı. Ama ya birlikte olunan zamanlar? Ya birlikte kotarılanlar? Ortaklık bozulunca suçu bir ortağa yıkarak, diğer ortak, kendisini temize çıkarmaya girişti. Her “taşın altında” “FETÖ” bulunmaya başlandı. Ne kadar kötülük varsa “FETÖ” yapmıştı: Hrant’ı onlar öldürmüş, Robos..]]> Mon, 10 Oct 2016 05:00:47 +0300 Lozan... https://www.evrensel.net/yazi/77609/lozan https://www.evrensel.net/yazi/77609/lozan? Önce OHAL ve 668 Nolu Kanun Hükmünde Kararnamesi… Bir komisyon kurulmuş.. Başında Bşbk. Yrd. Numan Kurtulmuş varmış. Hayatın Sesi TV’nin “terör destekçisi” olduğunu kararlaştırmış. Başbakan da emir vermiş. Kapatılmış –ne sorgu ne sual! Anasının adı-babasının adı bile sorulmamış! Hukuk mu? Kaf Dağı’nın ardındaymış! OHAL varken KHK yetermiş –“ne mahkemesi ya”mış! Hangi “terör” –belirsiz! IŞİD olamaz; Hayatın Sesi TV bu kelle alıcılara karşı mücadele çağrıları yaparken, onu zamanında AKP desteklemişti! Suriye’ye silahla girilmesine rağmen hâlâ destekleyip desteklemediği tartışılır. Şimdilerde adı “FETÖ”ye çıkarılan Cemaat de olamaz; AKP onunla ortakken ve Balyozlar sallar, liderleri Ergenekon’un savcılığını üstlenecek kadar ileriye gider, her istediğini verir, vekilleriyle bakanları Gülen’in huzurunda el pençe divan dururken, Hayatın Sesi TV Cemaatle mücadele ediyordu! Peki, “terör” denen PKK mı ve “yandaşlar”ın iddia ettikleri gibi Hayatın Sesi TV “PKK’nin sesi” mi ya da bir başka ..]]> Mon, 03 Oct 2016 04:51:14 +0300 'Ne mahkemesi ya'!.. https://www.evrensel.net/yazi/77563/ne-mahkemesi-ya https://www.evrensel.net/yazi/77563/ne-mahkemesi-ya? Fethullah Gülen. ABD, Pensilvanya’da yaşıyor. Cemaat olarak bildiğimiz, şimdilerde “FETÖ” namıyla maruf “örgüt”ün başı. 15 Temmuz darbesini birlikte yaşadık. Darbeciler acımasızdılar; hatta anlamsızca ya da haksızlıkları kolay anlaşılsın diye Meclisi bile bombaladılar! Gülen, bu darbeyi de düzenlediği iddia edilen örgütün başı. “İddia” diyoruz; çünkü henüz MİT ve Hükümet kaynaklarından sunulan iddialar dışında, bilgi yok. Darbeyi yaşadık, biliyoruz, ancak örgütleyenler kimler, başlarında kim var, henüz söylentiler durumunda. Örneğin Gülen adı veriliyor ve ortada kimi zaman “Genelkurmay” kimi zaman “Hava Kuvvetleri İmamı” olduğu söylenen “karanlık” bir Adil Öksüz adı dolaşıyor, o kadar. Oysa yüzlerce general, albayın… katıldığı –yine– söyleniyor, ama MİT ve Hükümet kaynaklarından bile “cunta başı şuydu”, C.Bşk. Bşbk. ve Gnkr.Bşk. “şunlar şunlar olacaktı” denmedi, denmiyor. Söylenti bol, ama gerçek bilgi ve hele yargıdan geçerek hukuken onaylanmış bilgi yok! Ama söylenti gibi uygulama..]]> Mon, 26 Sep 2016 05:00:17 +0300 Cemaatin ortağı kimdi? https://www.evrensel.net/yazi/77512/cemaatin-ortagi-kimdi https://www.evrensel.net/yazi/77512/cemaatin-ortagi-kimdi? Tarihi gerçek o ki her şeyi iktidar mücadelesi belirliyor ve her şey ona bağlanıyor. İdeolojik tutumlar. Politik tartışma ve argümanlar. İktisadi çıkarlar. Tümünün bağlandığı kararlaştırıcı unsur iktidarın kimin elinde olduğu ve olacağı. Ya da el değiştirmesi sorunu yok veya aşılmışsa, iktidarın zayıflatılması ya da pekiştirilmesi. İktidarlar öncelikle tabii ki sınıf iktidarıdır. Şimdi burjuva egemenliği geçerlidir. İktidar, bugünkü kapitalizmde mali oligarkların, bizde de onların, büyük toprak sahiplerinin katılımıyla işbirlikçi tekelci burjuvazinin elinde yoğunlaşmıştır. Ancak bir de egemenlerin çeşitli ekipleri, aynı ortak zeminde, kendi aralarında “iktidar ipi”nin kimin inisiyatifinde olacağı konusunda yarışır, çekişirler. Bu çekişme kimi yerde kralcılarla cumhuriyetçiler arasında olur ki, bu sorun genellikle aşılmıştır. Parlamenter sistem kapsamında kimi yerde politik partiler arasındadır çekişme. Bu sistemin zayıf olduğu ve parlamento dışı güçlerin kolaylıkla etkili olabildiği v..]]> Mon, 19 Sep 2016 05:00:27 +0300 OHAL hani halka karşı ilan edilmemişti? https://www.evrensel.net/yazi/77473/ohal-hani-halka-karsi-ilan-edilmemisti https://www.evrensel.net/yazi/77473/ohal-hani-halka-karsi-ilan-edilmemisti? Sormasak olmayacak. Önce Danışman Kalın Bey’e soralım: “Fırat Kalkanı Harekatı’nın amacı Suriye’nin toprak bütünlüğü” demişsiniz. Ancak nedeni nasıl açıklanırsa açıklansın, ama “IŞİD’ın süpürülmesi” ama başka bir şey, AKP Türkiyesi, Suriye topraklarına, üstelik ondan izinsiz girerek, komşu ülkenin toprak bütünlüğünü bizzat kendisi ihlal etmiyor mu? “Amaç Suriye’nin toprak bütünlüğü” ise, bu toprakların bir bölümünde silah gücüyle harekat düzenleyip kendi sözünü üstün kılan Türkiye’nin orada ne işi var? Zaten “bütünlük”ün parçalanmış olduğu bugün değil, yarın için mi “toprak bütünlüğü” amaçlanıyor? Lakin özellikle dış politikada “yarın” yok “bugün” vardır! * Paldır küldür başka bir ülkenin topraklarına girmek de OHAL koşullarının ürünü; ancak asıl konumuz, “halka değil devlete karşı ilan edildiği” ileri sürülmüş OHAL’in düpedüz halka karşı çalıştığı. Sorun neydi? Bir dizi sadece “kumpas”tan ibaret olduğu iddia edilen melanatin ardından, 15 Temmuz’da, sair gayrımemnunları da ..]]> Mon, 12 Sep 2016 04:52:34 +0300 'Yenikapı ruhu'!.. https://www.evrensel.net/yazi/77423/yenikapi-ruhu https://www.evrensel.net/yazi/77423/yenikapi-ruhu? Dualist ruhun bedenden ayrılıp bir yerlerde dolaştığına inanır.. Ve “Ey ruh! Geldiysen üç kere tıkla…” denir ruh çağırma seanslarında. Huşu içinde fincanın üzerine konmuş parmaklardan artık hangisi tıkırdatırsa, ruhtan sinyal gelir, fincan önce yavaş sonra hızlanarak oradan oraya sürüklenir. Alttaki kağıtta harfler yazılıdır ve ruh da, konuşamasa bile, yazmasını da bilmeyecek değil ya, harften harfe dolanarak, yazar durur. Bedensiz ruh! Ya da cisimsiz bilgi ve bilme durumu, bilinç! Yenikapı’da dolanmış olan “ruh” böyle bir şey midir? Bedeni yok mudur yani? Olur mu, vardır tabii, ancak rivayet muhteliftir. Beden, elbet bir nesnelliğe sahiptir, kim hangi yöne çekiştirirse çekiştirsin, o sözü edilmiş “ruh” bir gerçeği ifadelendirmektedir. Geriye herkesin ondan ne anladığı ve nasıl değerlendirmeye çalıştığı kalır. CHP lideri Sn. Kılıçdaroğlu “hepimiz Yenikapı’dan farklı şeyler anlamıştık” diyor. Bu, olay ve olgular karşısındaki fazlasıyla insani bir durumdur. Serçe ormanın ağaçlar..]]> Mon, 05 Sep 2016 05:00:10 +0300 Hani her şey Suriye yüzünden başımıza gelmişti?! https://www.evrensel.net/yazi/77375/hani-her-sey-suriye-yuzunden-basimiza-gelmisti https://www.evrensel.net/yazi/77375/hani-her-sey-suriye-yuzunden-basimiza-gelmisti? Veciz söz Numan Bey’indi, “Başımıza ne geldiyse Suriye yüzünden geldi. Bir Suriye politikası üretemedik” demişti. Eee şimdi ürettik mi? Artık Suriye yüzünden başımıza bir şey gelmeyecek mi? Tersini kim ileri sürebilir: Bugünkü, Erdoğan/AKP’nin en azından 4-5 yıllık politikası değil mi? Peki, değişen şey yok mu –var. Geçen yılın sonunda bir Rus uçağı düşürülmüş ve Rusya ile düşmanlaşılmıştı. Türkiye burnunun ucunu gösteremiyordu Suriye’de. Ancak özel kuvvetlerle desteklenen Türkmen ve az sayıda Araptan oluşan devşirme birlikler. Ki, onlar da Esad’la Rusların hava bombardımanı ve kara harekatıyla hemen her yerden sürülmüş, adı var kendi yok durumdaydılar. Özür dilenerek Rusya ile ilişkiler düzeltilip Putin Suriye politikasının da değiştirilmesini dayatınca bir değişiklik yaşandı. Ruslar artık “girersen vururum” demiyor, Türkiyeyse geri adım atarak Esad’ın öncelikle devrilip Emevi Camiinde namaz kılmaktan cayıp “Esad’lı geçiş”i kabulleniyordu. Başka? Türkiye kaç yıl öncesinden Suriye’y..]]> Mon, 29 Aug 2016 05:00:40 +0300 Kuvayı Milliye, Suriye ve prens demokrasisi... https://www.evrensel.net/yazi/77330/kuvayi-milliye-suriye-ve-prens-demokrasisi https://www.evrensel.net/yazi/77330/kuvayi-milliye-suriye-ve-prens-demokrasisi? En milliyetçilerdendi Baro Bşk. Milliyetçiliğinin hakkını verdi. Yeni bir ittifak denemesi mi yoksa moda tabiriyle “kandırılmışım” duygusuyla arkasında safa mı girdi, çok fark etmiyor; ama Saray ziyareti sonrası eleştirildiğinde, demeci patlattı: 15 Temmuz sonrasının “kucaklaşma ve milli beraberlik ruhu” “Kuvayı Milliye ruhu”ydu! Darbeye karşı çıkmak, demokratik içeriklidir. Ama karşıtlığın ötesinde, önemli olan, hangi platformda, nasıl karşı çıkıldığı ve yerine ne konmaya çalışıldığıdır. Burada demokrasiye rastlayamazsınız; bir kez OHAL’le, “ben yaptım oldu”yla, tek kişilik orkestrayla alınmış kararlar ve yeniden yapılandırmalarla olmaz. Ya da olur da, İngiliz Kraliçesi’ninki gibi de değil, Suudi Prensininki gibi olur! Kraliçe, Magna Carta’dan bu yana zayıflayagelen, geçmişten yadigar bir “süs”tür çünkü. İngiltere’de devlet işleri, siyaset yani, onda başlayıp onda bitmez. Ama Suudi Hanedanı öyle mi? Virgül koyup, Feyzioğlu’na dönelim. Kuvayı Milliye hareketi, cılız da olsa, ezilen m..]]> Mon, 22 Aug 2016 05:00:34 +0300 Hangi birisi... https://www.evrensel.net/yazi/77284/hangi-birisi https://www.evrensel.net/yazi/77284/hangi-birisi? Tamam, darbe akamete uğradı, püskürtüldü. Çok da iyi oldu. “Başarsaydılar” diye başlayıp darbecilerin kontrol edeceği bir Türkiye’ye olacaklara dair çizilen ürkütücü tablolar, el hak, en azından yaklaşık olarak doğru. Şimdikinden kötü olacağı kesin. Peki ya şimdi? AKP yandaşlarının ileri sürdükleri gibi her şey güllük gülüstanlık mı? Hatta onlar bile “kurunun yanında yaşın da yanması”na dikkat edilmesi ve yapılan yanlışların düzeltilmesi üzerine uyarılarda bulunuyorlar. Örneğin Dilipak, FETÖ’cü olmayana FETÖ’cü demenin iftira suçu oluşturduğunu ve İslama göre FETÖ’cülükle aynı şey olduğunu söyledi. A&G’nin araştırmasına göre yüksek itibar sıralamasında 1. gelen polisin ardından darbe öncesiyle kıyaslandığında örneğin C.Bşk.’nın itibarının % 58’den 80’lere yükselmesi her şeyi çözer mi? Halkın darbe karşıtı tutumuyla darbenin püskürtülmesinde rol almış kişi ve kurumların arkasında durması ya da öyle gözükmesi, hiç “yanlış” yapılmadığı ya da darbe karşıtlığı bir yana, baştan aşağı y..]]> Mon, 15 Aug 2016 05:00:21 +0300 Amerika darbenin neresinde ya da 'Rusya’ya doğru mu? https://www.evrensel.net/yazi/77229/amerika-darbenin-neresinde-ya-da-rusyaya-dogru-mu https://www.evrensel.net/yazi/77229/amerika-darbenin-neresinde-ya-da-rusyaya-dogru-mu? Darbenin ardından “yandaş medya”, özellikle Y. Şafak hâlâ “arkasında Amerika var” diye yazıyor. Her ne kadar –kendi yüreğindeki sızı nedeniyle– Hanefi Avcı “Emniyet İstihbarat”ını işaret etse de, AKP’ciler “üst akıl”ın Amerika olduğundan kuşku duymuyor gibiler. Daha dün Y. Şafak ısrar ediyordu: “(Afganistan’da görevli) İki general (Almanya sığınma taleplerini kabul etmeyince Dubai’ye giden Tüm.gnr. Cahit Bakır’la Tuğ.gnr. Şener Topuç) darbeyi yöneten ABD’li general John F. Campbell’in yardımcılığını yapmıştı.” Son açıklamasına “Türk halkı darbecilere iyi bir ders verdi” diyerek başlayan Obama da “Türkiye’nin önemli bir müttefiki olan ABD, darbeye karşı olarak Türkiye’nin yanında yer aldı” diye ısrar edince sorun ortada kalıyor. Sonra gelsin spekülasyonlar. Amerikan Başkanı’nın “biz darbeyi destekledik” diyecek hali yok tabii! Ancak sadece “yandaş”larıyla AKP değil Balyoz’dan, Ergenekon’dan yargılanmış eski generaller de ABD’nin “iş”in içinde olduğunu ya doğrudan söylüyor ya ima e..]]> Mon, 08 Aug 2016 04:53:27 +0300 Darbe bir oyun muydu? - 2 https://www.evrensel.net/yazi/77212/darbe-bir-oyun-muydu-2 https://www.evrensel.net/yazi/77212/darbe-bir-oyun-muydu-2? Darbe püskürtülüp sıkıyönetim olmayınca “Allahın lütfu” olarak oluşan olanaklar.. OHAL! Ve ardından kuvveden fiile yönlü atılan adımlar kapsamında görevden almalar. Ve gözaltılar.. Ve tutuklamalar.. Ve komuta kademesinin yarısından çoğu darbeye elveren orduya yönelik önlemler… Ciddi sonuçlar. Tümü kullanıma hazır durumda C.Bşk/AKP önünde yığılmış bu olanaklar ve ucundan kıyısından da değil bütün “yumuşak karınlar” didiklenerek en kritik noktalarda hayata geçirilmeye başlanmaları -kendiliğinden şu inanışı tahrik ediyor: “Her şeyi Erdoğan düzenledi”, başkanlığa gidişin “oyunu” oynanıyor! Bağlamsızlık ve sonuçtan bakıcı yüzeysellik! Taraflar yok muydu? Cemaat örneğin, bu “oyun”un bir aktörü ya da gönüllü “piyonu” muydu, yoksa o da mı Erdoğan veya “üst akıl”, örneğin CIA tarafından “oyun”a getirildi? Dünyanın dönüşü de mi baştan aşağı bir “oyun” ve eğer öyleyse o oyunu hangi “üst akıl” ya da “yaratıcı” kurguladı? “Oyun” inanışını boşa düşürmek üzere bir yanlış algıyı ortaya koy..]]> Fri, 05 Aug 2016 04:56:29 +0300 Darbe bir oyun muydu? -1 https://www.evrensel.net/yazi/77193/darbe-bir-oyun-muydu-1 https://www.evrensel.net/yazi/77193/darbe-bir-oyun-muydu-1? Sonuçlarından bakıp, bu sonuçların C.Bşk.nın yararlanabileceği olanakları artırıcı ve tek adam-tek parti diktasına gidişi kolaylaştırıcı oluşundan hareket edenler yüzeysel bir fikir yürütmeyle hemen hükmü veriyorlar: Darbe girişimi aslında bir oyundu! AKP/Erdoğan tarafından düzenlenmiş bir “oyun”! “Kumpas” ya da “tiyatro”! Öylesine darbe görüntüsü verilmişti ki, OHAL ilan edilip KHK’lerle istenen tüm kararlar alınarak amaca giden yolun taşları hızla döşenmekteydi! İyi ama, nedensellik diye bir şey vardır ve her şey ve olgunun bir bağlamı olmadan olmaz. Darbe girişimi “ağaç kovuğu”ndan çıkmamıştır ki, “komplo”cu değerlendirmelere konu edilebilsin. Bizler, -fazlasıyla içinde olduğumuz için- “Gezi”nin “faiz lobisi”nin ya da “darbecilerin bir oyunu” olduğuna hiç inanmasak da.. Özellikle Aydınlıkçıların hemen her gelişmeyi komplo teorileri çerçevesinde açıklamasına alışmıştık. “Darbecilik” ve “kumpasçılık”la izah edilen Balyoz ve Ergenekon davalarıyla 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmalar..]]> Tue, 02 Aug 2016 05:00:23 +0300 ‘Dere geçerken at değiştirmek’ ve demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/77134/dere-gecerken-at-degistirmek-ve-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/77134/dere-gecerken-at-degistirmek-ve-demokrasi? Sn. C.Bşk.’na Genelkurmay Başkanıyla MİT Müsteşarını soruyorlar, “dereyi geçerken at değiştirilmez” diyor. Evet, bizde böyle bir söz vardır, ama ne “dere”den geçiliyor ne de ordunun ve istihbaratın başının atla bir ilgileri kurulabilir! “Dere” ile içinden geçilen “süreç” kastediliyor, belli. Sürece karakterini verense, tüm “darbeye karşı demokrasi” şölen ve efsaneleştirmelerine karşın, zaten kırık-dökük ve cılız haliyle demokrasinin bütünüyle yok edilmesi yönünde atılan kuvvetli adımlar. Darbe girişimi ve darbecilerden hesap sorulmasın mı, önlem almaya gerek yok mu diye sorulabilir; ancak OHAL’le demokrasi sözcüklerinin yan yana getirilmesi bile olanaksızdır. Darbenin olduğu kadarıyla demokrasinin ortadan kaldırılmasına ve bir dar grubun sözünün kanun kılınmasına yönelik olduğu tartışmasızdır. Darbeciler dışpolitikadaki tıkanıklıklarla içeride “tek adam” dayatmalarının neden olduğu hoşnutsuzluklar dolayısıyla destek bulacaklarını ummuş olmalılar. Ancak herhalde kimse “içeri..]]> Mon, 25 Jul 2016 04:54:52 +0300 ‘Demokrasi’ye ‘destan’!.. https://www.evrensel.net/yazi/77086/demokrasiye-destan https://www.evrensel.net/yazi/77086/demokrasiye-destan? Öyle bir demokrasi savunduk ki, herkes, dünya alem parmak ısırdı. Ama ne demokrasi!.. Basınımız hür mü hürdü! Düşüncelerimiz hür, ifade özgürlüğümüz tamdı! Ama Taksim, ama Kızılay, ne zaman nerede istersek toplanabiliyor, toplantı ve gösteri özgürlüğünden engelsiz yararlanıyorduk. Hak eşitliğimiz eksiksizdi, hepimiz eşit haklarla hukukun üstünlüğünün nimetlerinden ayrımsız faydalanabiliyorduk. C.Bşk.’nın da benim de, işçi Mehmet’le esnaf Ali ve memur Hüseyin’in sözü eşit değerdeydi. Ne bir eksik ne bir fazla! Tümümüz emeğimizle geçinip gidiyor, örneğin Taksim’e Toplu Kışlası yapılıp yapılmamasını tümümüz insan yerine konup sözümüze değer verilerek birlikte kararlaştırıyorduk! Rahatça 1 Mayıslarımızı kutlayabiliyor, onun için polis falan engeli olmadan her istediğimiz alanda toplanabiliyorduk! Milli irademiz tam işliyor, seçim sonuçları tartışmasız uygulanıyor, 7 Haziran yok sayılmıyor, ipe un serilip en başta Türk-Kürt çatışmasının pimi çekilerek ülke koşullarının alt üstü ed..]]> Mon, 18 Jul 2016 04:54:28 +0300 Rusya’yla ilişkilerinin belirleyicisi Türkiye mi? https://www.evrensel.net/yazi/77036/rusyayla-iliskilerinin-belirleyicisi-turkiye-mi https://www.evrensel.net/yazi/77036/rusyayla-iliskilerinin-belirleyicisi-turkiye-mi? Bir sevinç bir sevinç. Sanki Rus uçağını başkası düşürmüştü! Şimdi etekler zil çalıyor: Normalleşiyoruz! Rus uçağıyla Antalya’ya ilk Rus turist kafilesi geldi. Çiçeklerle karşılandı. Bir de havaalanında kokteyl verildi (kokteylde alkol bile olabilirdi). Bütün sevinme şundandı ki, 8 aylık domatessiz-turistsiz “kabus” günlerinin ardından sihirli “bir mektupla” AKP Türkiye’si Rusya ile arasını düzeltmeyi başarmıştı. Yavaş yavaş tabii. Henüz ilk 189 Rus turist indi Antalya’ya, ama sezon geçmiş olsa bile herhalde uçak bulabilirlerse bir miktar daha Rus gelecektir. Ve domates de 5 TL’ye vardığına göre, demek ki, Ruslar ya da başkaları yeniden ithal etmeye başladılar. Antalya’da tarlada 50 krş. olan domates aracı-komisyoncular nedeniyle bunca pahallanacak değil ya! Acaba Sn. C. Bşk. ne yazdı Putin’e mektubunda? Ne dedi ki “buzlar” anında çözülüverdi? Putin’le Rusya mı bunca mahkumdu Türkiye’ye ve onlar mı ilişkilerini düzeltmek için bir vesile arıyorlardı yoksa Türkiye mi pes ederek sürdürü..]]> Mon, 11 Jul 2016 04:07:29 +0300 İsrail meselesi ya da FETÖ’den sonra İHHTÖ mü? https://www.evrensel.net/yazi/76988/israil-meselesi-ya-da-fetoden-sonra-ihhto-mu https://www.evrensel.net/yazi/76988/israil-meselesi-ya-da-fetoden-sonra-ihhto-mu? Anlaşma öncesi: “‘One Minute’ ve İsrail’le kavga doğruydu, çünkü İsrail zalimdi, Gazze’yi yakıp yıkıyordu, Gazzeli kardeşlerimize yardım şarttı”.. Anlaşma sonrası: “Biz, Gazze halkının insanca yaşaması için neler yapılması gerekiyorsa onun peşindeyiz. Gerisi teferruat.” Bunu Sabah gazetesine Damat Bey söylüyor. Sn. C.Bşk.’nın da İHH ve Mavi Marmara’nın gönderilişi için “giderken bana mı sordular?” şeklinde çıkıştığı da biliniyor. Yani, hem yetkililerin söylediklerinden, hem de “yandaş medya”nın propagandasından anlaşılmaktadır ki, İsrail’le anlaşma da doğrudur. İyi ki anlaşma yapılmıştır, yoksa.. “Büyüyen ve güçlenen Türkiye’nin önünü kesmeye çalışanlar” başarılı olacaklardı! Rusya ile anlaşma da öyle… Uçağı düşürürken de doğru yapmıştı AKP Türkiye’si, şimdi Rusya ile canciğer kuzu sarması olmaya çalışmak ve Suriye’de bile ortak operasyon yapma yanlısı olmak da doğruydu! O da doğru bu da doğru! İşe gelen mi doğru yani? Tabii ki Türkiye’nin ve halkının değil, ama yönetenlerin iki dud..]]> Mon, 04 Jul 2016 04:54:23 +0300 Demokrasi için birlik: yaşamsal ihtiyaç… https://www.evrensel.net/yazi/76934/demokrasi-icin-birlik-yasamsal-ihtiyac https://www.evrensel.net/yazi/76934/demokrasi-icin-birlik-yasamsal-ihtiyac? Artık “nereye gidiyor bu memleket?” sorusu sorulmuyor. Değişik sözcüklerle ifade ediliyor olabilir, ancak memleketin nereye gittiği açık seçik bellidir: Faşizme doğru gidiliyor. Kurulmakta olan faşist diktatörlüktür! Eksiği üç-beş şey kalmıştır ve onlar da hızla tamamlanmak istenmektedir. Yargıya el atılmıştır ve yeniden düzenlenmek istenmektedir. Dokunulmazlıkların kaldırılmasından sonra Yasama’nın ne kadar kalıp kalmadığı çoktan tartışmalı hale gelmiştir ve zaten epeydir yürütmeye bağlanmıştır. Yürütme dört başı mamur zırhlandırılmakta, hem yetkileri sonsuzlaştırılmakta hem tam bir koruma altına alınmaktadır. Saldırı konusu edilmedik demokratik hak kalmamıştır– ne basın, ne toplantı ve gösteri, ne ifade, ne örgütlenme… Evet, “burjuva demokrasisi” dahil burjuva egemenliği sömürülen yığınlar üzerinde bir diktatörlüktür ve parlamento bir “asma yaprağı” gibidir; ancak bu demokrasinin kırıntılar halindeki güdük varlığına bile kurumları ve haklarıyla birlikte göz dikilmiştir. “Parlam..]]> Mon, 27 Jun 2016 04:51:45 +0300 Cihangir’de faşist dayatıcılık mı provokasyon mu? https://www.evrensel.net/yazi/76889/cihangirde-fasist-dayaticilik-mi-provokasyon-mu https://www.evrensel.net/yazi/76889/cihangirde-fasist-dayaticilik-mi-provokasyon-mu? 20 kişilik bir grup, “biz Tophaneliyiz” deyip Cihangir’de bir plakçıyı basıyor. “Nasıl içersiniz?” diye sorgudan geçiriyor ve darbediyorlar Radiohead dinleyenleri. “Hepinizi yakarız” tehdidi savurup, ortalığı dağıttıktan sonra çekip gidiyorlar. Koreli işletmeci de, pılısını pırtısını toplayıp dükkanını kapatmak zorunda bırakılıyor. Cihangir’in adı çıkmış ya, akıllarınca gözdağı veriyorlar. “Mahalle baskısı” mı? Yeni çıktı bu argüman. Ancak on sene oluyor. Hani “millet iradesi” diyorlar ya, ona gönderme yapıyor. Bal gibi örgütlü şiddet oysa. Belki resmi giysilerini çıkarıp tebdili kıyafet edenler, belki faşizmin sivil çeteleşmeleri… Ramazan’da nasıl oruç yenirmiş! Bir profesör de “namaz kılmayan hayvandır” demiş, Binali Beyden bile “saçmalamış” yanıtı almış; çünkü aşırı gitmiş, belki gelecek yıl söylemesi gerekeni, zamanlama hatasıyla erken söylemişti. Baksanıza Beyoğlu Belediye Bşk. ile Star gazetesine. Allem kullem, Cihangir baskınını punduna getirip savunuyorlar. Savunmuyor ..]]> Mon, 20 Jun 2016 04:56:25 +0300 Gençlik gelecek… gelecek nerede? https://www.evrensel.net/yazi/76842/genclik-gelecek-gelecek-nerede https://www.evrensel.net/yazi/76842/genclik-gelecek-gelecek-nerede? Liseli gençler, en yüksek puanla girilebilen İstanbul Erkek Lisesi’nin işaret fişeğiyle birbiri peşi sıra tepki vermeye başladılar. Kim ne kadar “dindar ve kindar bir gençlik” yetiştirme peşinde olursa olsun, liseliler, gençlerimiz, bir kez daha geleceğimiz olduklarını kanıtladılar. Sadece geleceğimizin emin ellerde olduğunu değil, ama bugünümüzün de kendi katkılarıyla toparlanabileceğini ortaya koydular. Gençlik yoksa ne gelecek vardır ne yaşanan an! “Proje okulu” ilan edilerek “topun ağzı”na konan, tümüne İmam Hatip’ten müdürler atanarak, “balık baştan kokar” düşüncesiyle en gelişkin eğitim vermekte olan liselerden başlanarak “başı” koparılmaya çalışılan liseliler çoktandır isyana teşvik ediliyordu. İstanbul Erkek.. Galatasaray.. Cağaloğlu Anadolu.. Kadıköy Anadolu.. Beşiktaş Atatürk Anadolu.. Ankara’dan Gazi Anadolu, İzmir’den Bornova ve Çiğli Anadolu…Tümü birbirlerinin peşi sıra sökün ettiler. İlk önce, dönem başında Cağaloğlu Anadolu’da ayağının tozuyla giriştiği baskılarla ..]]> Mon, 13 Jun 2016 04:53:29 +0300 'Eyyy Almanya'... https://www.evrensel.net/yazi/76789/eyyy-almanya https://www.evrensel.net/yazi/76789/eyyy-almanya? Önce Tayyar Bey demişti sanırım. Ardından Sn. C.Bşk, başta Cem Özdemir, Almanya Parlamentosundaki Türkiye kökenli vekilleri hedef alarak “onların kanı bozuk” dedi. Neden bozuk? Ermeni tasarısının oylanması sırasında “bir Türk gibi” davranmamış, hatta tasarıyı C. Özdemir gündeme getirmişti. Bozuk da, nasıl bozuk? Kan bu, süt değil ki kesilip bozulsun. “Sütü bozuk” olsaydı haydi neyse! Ya da yoğurt, ekşisin! Kan! Grubu mu değişiyor bozulduğunda? Ya da “ırk” farklılaşınca kan da mı farklılaşıyor? Dr. Kenan Ateş, ırk diye bir şey olmadığını, bırakın “sarı ırk” denen Çinlilerle örneğin Türkler arasında ırktan ırka farklılaşacağı ve ırkı ırk yaptığı sanılan genlerin milyonda ve dahi milyarda bir bile farklılık göstermeyişini insanla fare genlerinin bile çok az farklı olduğunu yazmıştı. Yani kanın bozulması durumu yok; insan F. Kafka’nın böcekleşmesini anlattığı romanındaki gibi “Dönüşüm”den geçse bile, kanı olduğu gibi kalıyor. Ne bir bozulma ne ekşime! Kan, ama, dökülebiliyor. Damarda ..]]> Mon, 06 Jun 2016 04:45:48 +0300 Bir kez daha hukuk üzerine... https://www.evrensel.net/yazi/76736/bir-kez-daha-hukuk-uzerine https://www.evrensel.net/yazi/76736/bir-kez-daha-hukuk-uzerine? Çay toplamaya gidiliyor Rize’ye, propaganda gezisi. Yoksa çay toplamakla “yüksek yargı”nın, Yargıtay, Danıştay ve de Sayıştay’ın ne ilgisi olsun? Ne Yargıtay örneğin bir darbe davası incelemesinde, ne Danıştay çaylık alanlara HES yapımıyla ilgili bir davaya bakıyor, ne de Sayıştaş çay paralarını denetliyor! Düpedüz geziye katılıyorlar. Nasıl bir gezi? Sn. C.Bşk.’ınca düzenlenmiş ve “halk tarafından seçildi” seçileli kendisi ve başbakanlarından başlayarak tüm AKP’li devlet ricalinin “fiili durum” dediği ve anayasayı yenileyerek fiilen yürürlükte olana uydurmaya uğraştıkları yeni rejim çerçevesine oturtulmuş siyasal bir gezi. Kendisinin “gönlümdeki parti” dediği AKP’nin yönetici zevatının “liderimiz Erdoğan” olarark tanımladığı Sn. C. Bşk. yaptığı konuşmada da silme siyaset yapıyor. Ardından Kırşehir. Bir başka vesileyle devlet ricalinin bir araya toplandıkları bir başka toplantı. Niçin toplanıldığının ne toplantıyı düzenleyenlerce bir önemi var, ne katılımcılarınca. Önemli olan, bir a..]]> Mon, 30 May 2016 05:00:31 +0300 Dokunulmazlıklar ve kongreleriyle AKP https://www.evrensel.net/yazi/76689/dokunulmazliklar-ve-kongreleriyle-akp https://www.evrensel.net/yazi/76689/dokunulmazliklar-ve-kongreleriyle-akp? Davut Beyin ömrü iki yılı bulmadı. 1. Olağanüstü AKP Kongresi 27 Ağustos 2014’teydi. İki yıldan az bir zamana iki seçim sığdırdı Davut Bey. Birincisini kaybetti, C.Bşk. saymadı, savaş içinde yapılan ikincisini kazandı. Ama kendisi kaybetti; görevden alındı ya da sürdürmek istemedi, ama kendisine “böyle olmuyor” dendiği tartışmasız. Siz yazıyı okurken, 2016 23 Temmuz’unda Binali Bey seçilmiş olacak. Sürpriz ya da plase ihtimali bile yok! Tek kişilik yarış! Yarış bile değil. Neden değişikliğe gidildiği yorumcu troller bir yana, taraflarca açıklanmadı. Neden? Davut Bey “yaptığım her şey doğruydu” dedi. Eee? Neden yok o zaman? C.Bşk. mı git dedi, dediyse neden dedi? Her şeyi doğru yapan birine neden bırak denir? Biz hiçbir şeyi doğru yapmadığını biliyoruz, ama görev dağıtımcısı C.Bşk. neresi yanlıştı dedi, bilinmiyor. Yerine yenisi geliyor, hala söylenmiş değil. Halka neden söylenmez gerekçesi? Neden açıklanmaz? Çekinilen bir şey mi vardır, belli değil. Söylenen tek şey, “çok başlıl..]]> Mon, 23 May 2016 04:56:12 +0300 'Türkiye'nin elitleri'ne karşı demokrasi mücadelesi mi? https://www.evrensel.net/yazi/76647/turkiyenin-elitlerine-karsi-demokrasi-mucadelesi-mi https://www.evrensel.net/yazi/76647/turkiyenin-elitlerine-karsi-demokrasi-mucadelesi-mi? Sümeyye Hanımın düğünü birinci haber olarak manşetleri süsledi. Kızanlar olmadı değil, özellikle 23 Nisan törenlerini bile erteleten “terör” ve “şehit cenazeleri”nin kaldırıldığı koşullarda, hatta tam da Çukurca çatışmasında ölen 8 askerin cenaze törenlerinin düzenlendiği gün yapılan düğün sıkı eleştiriler aldı. Ama hayat devam ediyordu: Tabii ki ölen de olacak, doğan da, cenaze töreni de düzenlenecek, nikah töreni ve düğün de. Ancak öyleyse, hem hamasetten vazgeçilmeli, hem de 23 Nisanlar da ertelenmemeli. Kut-ül Amare kutlanırken TBMM’nin kurulduğu günün ihmal edilmesi manidar oluyor! Düğünün önemli yanı gelenlerle gelmeyenlerdi. Suudilerden bile kimse yokken önceki C.Bşk. Gül ve işini bırakacak Başbakan Davut Beyler oradaydılar. “Kol kırılıyor, yen içinde kalıyor” mu böylelikle? Gül ne de olsa Tayyip Beyin kadim arkadaşı. Bu arkadaşlığın üzerine çok spekülasyon yapılsa da “çatlak” yok anlamına mı geliyor bu katılım? Ve Davut Beyinki? Ama bir yandan herkesin “trolleri” çalışmaları..]]> Mon, 16 May 2016 05:00:49 +0300 Denizler ve ’68: gençlik hareketi mi halk hareketi mi? https://www.evrensel.net/yazi/76602/denizler-ve-68-genclik-hareketi-mi-halk-hareketi-mi https://www.evrensel.net/yazi/76602/denizler-ve-68-genclik-hareketi-mi-halk-hareketi-mi? Tartışma konusu olmaktan çok önyargı gibidir: Denizler gençtirler. ’47’li Deniz, son nefesini verdiğinde bile, ancak 25 yaşındadır. ’49’lu Hüseyin’le Yusuf henüz 23. Ve üniversiteden, gençlik hareketi içinden gelmişlerdir. Öyleyse başında yürüdükleri bir gençlik hareketinden ibarettir! Denizler, doğrudur, gençtirler ve gençlik hareketinden gelmişlerdir. Deniz, Cihan’la birlikte İstanbul’da, Hüseyin’le Yusuf, Sinan ve Taylan’la birlikte Ankara’da gençlik hareketinin önünde yürümüşler, onun örgütleyicilerinden olmuşlardır. Özellikle Deniz, gençlik kitlelerinin başında, onları yönetirken haklı bir ün kazanmış; binlerce, on binlerce genci harekete geçirebilen bir gençlik önderi olmuştur. Ancak ’68, ne dünyada ne de Türkiye’de bir gençlik hareketinden ibaret kalmıştır. Fransa’da örneğin grev ve gösterileriyle, milyonlarca işçi harekete geçmiş, gençlerle birlikte işçiler de ayağa kalkmıştır. Amerika’da Vietnam Savaşı karşısında gelişen barış hareketiyle siyahların ırkçılığa karşı harek..]]> Mon, 09 May 2016 04:56:08 +0300 Kut-ül Amare ile Sykes-Picot... https://www.evrensel.net/yazi/76554/kut-ul-amare-ile-sykes-picot https://www.evrensel.net/yazi/76554/kut-ul-amare-ile-sykes-picot? Sn. C.Bşk., “zafer”in 100. yılına denk gelen 29 Nisan günkü Kut-ül Amare kutlamalarında “Milletimizin, medeniyetimizin binlerce yıllık tarihini, neredeyse 1919 yılından başlatan bir tarih anlayışını reddediyorum. Her kim ki zaferleriyle ve yenilgileriyle son 200 yılımızı, hatta son 600 yılımızı soyutlayıp eski Türk tarihinden Cumhuriyete atlıyorsa biliniz ki o kişi milletimizin de devletimizin de hasmıdır.” dedi. Nasıl “kişi değil devlet laiktir ve laiklik devletin bütün inançlara ve ateistlere aynı mesafede durması demektir” derken, devleti temsilen “herkese eşit mesafede olmak” yerine, elinde Kur’an, C. Bşk. olarak devlet yönetiyor ve “Arap birliği” yerine “Müslümanların birliği”ni savunup gerçekleştirmek üzere program ediniyorsa, tarihe yaklaşımda da aynı şeyi yapıyor. CHP Gn. Bşk. Sn. Kılıçdaroğlu’nu “yok hükmünde” saymış, bir törende ne kafasını çevirip bakmış ne elini uzatmıştı; oysa tüm devleti temsilen C.Bşk. idi. Oysa Kılıçdaroğlu ve peşinden gidenlerin de C.Bşk. olması ve..]]> Mon, 02 May 2016 05:00:31 +0300 İngiltere, Almanya ve Türkiye’den enstantaneler… https://www.evrensel.net/yazi/76501/ingiltere-almanya-ve-turkiyeden-enstantaneler https://www.evrensel.net/yazi/76501/ingiltere-almanya-ve-turkiyeden-enstantaneler? AKP, Türkiye’de önceden resepsiyonlar, törenler ve dahi balolarla kutlanan Cumhuriyet sürecinin anılarını silme yolunda önemli adımlar attı, atıyor. Buradan hareketle “Cumhuriyet Kanunları”nın savunulacak hali yoktur: Öncelikle cılız bir anti-emperyalizmin ifadesi olsa bile, kimse bağımsızlığın önemini yadsıyamaz. Padişahlığın lağvı ve Cumhuriyet ilanı, Hilafetin kaldırılması (ama sonra yerine Diyanet’in konması) ve dini eğitime son verilerek eğitim birliğinin sağlanması gibi üstten önlemler kuşkusuz ki birer ilerlemedir; ancak köksüzdürler, çünkü aşağıdan halkın hareketlenmesine dayanmamış, böyle bir hareketlenmenin ürünü olmadıkları gibi garantisini de onda bulmamışlardır. Hem cılızdırlar, hem içerikleri çarpıktır. Cumhuriyet bir ilerleme unsuru olarak burjuva cumhuriyettir, ama ticaret burjuvazisinin toprak ağalarıyla ittifakına dayalı olarak gerçekleşmiştir ve bırakalım toprak devrimini toprak haracı olarak öşür bile kaldırılamamıştır. Dinsel kurumlarla birlikte Hilafet kaldı..]]> Mon, 25 Apr 2016 04:51:32 +0300 ‘Dodgy Dave’ ya da Türkiyelileşen İngiltere… https://www.evrensel.net/yazi/76453/dodgy-dave-ya-da-turkiyelilesen-ingiltere https://www.evrensel.net/yazi/76453/dodgy-dave-ya-da-turkiyelilesen-ingiltere? Dave, İngiliz Başbakanı Cameron’ın adı David’in kısaltılmışı. “Dodgy”nin ise “üçkağıtçı”, “fırıldakçı” gibi bir anlamı var. “Dodgy Dave… has got to go” (üçkağıtçı Dave gitmeli/gitsin), geçtiğimiz Cumartesi Londra’da 200 bin kişinin üzerinde katılımla düzenlenen kesintilere karşı mitingin başlıca sloganlarından biriydi! Slogan, yakın zamana kadar Türkiye’de de atılan ve örneğin “Gezi”nin başlıca sloganlarından olan benzerini andırıyordu. Neden slogan bunca popüler olmuştu, biliniyor. Kapitalist sistemin ayrılmaz bir parçası durumundaki vergi kaçırma ya da bordroluların üstüne yıkılan vergiden “yırtma”nın başlıca yöntemlerinden biri olan “offshore” (denizaşırı) hesapları örgütleyen şirketlerden birinin Panama’daki hesaplarının sızması “Panama Belgeleri” olarak ünlenmişti. Kapitalist dünyayı sallayarak ortaya dökülen bu “kirli çamaşırlar” arasında Başbakan Cameron’ın babasının hesapları da vardı. Cameron önce ilgisi olmadığını söyleyerek reddetmiş, ancak işin içinden çıkamamış ve..]]> Mon, 18 Apr 2016 04:58:49 +0300 1 Mayıs’ta alanlar dolmalı!.. https://www.evrensel.net/yazi/76403/1-mayista-alanlar-dolmali https://www.evrensel.net/yazi/76403/1-mayista-alanlar-dolmali? Türkiye işçi sınıfı, sermaye ve hükümetin içeride ve dışarıda savaş politikalarının oluşturduğu gerilimli ortamda “Dünya İşçi Sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü” 1 Mayıs’ı kutlayacak. Aralarında başkanlar, başbakanlar olmak üzere bütün ülkelerin kapitalistlerinin durumunu Panama Belgeleri özetliyor. Ancak tablonun bir yanı da sömürü, savaş ve ölüm. Suriye, Irak biliniyor. Türkiye öyle: IŞİD’çi katliam çeteleri peş peşe bomba patlatıyor. Kürt sorununda yeniden çatışmalı sürece dönülmesi, beraberinde tanklı-toplu, bombalı katliamları getirerek ve tamamen günahsız insanlarımızı da kapsayarak, karşılıklı ölümlerle ülkeyi adeta bir kan gölüne çevirdi. Egemenler toplumsal yaşamın bütün alanlarında dizginsiz bir terör uyguluyorlar. Kürt illerinde insanlıkla bağlantısı kalmamış türden bir savaş yürütülüyor. Ülkenin batısındaysa aydınlar sadece “barış olsun” dedikleri için tutuklanıyor, akademisyenler kürsülerinden uzaklaştırılıyor, gazetelere el konulup gazeteciler hapse atılıyor...]]> Mon, 11 Apr 2016 04:53:22 +0300 Obama, Erdoğan ve kolaycılık… https://www.evrensel.net/yazi/76351/obama-erdogan-ve-kolaycilik https://www.evrensel.net/yazi/76351/obama-erdogan-ve-kolaycilik? Şu Amerika’yla Türkiye’nin arası nasıldır, bir türlü karar verilemiyor! Bir gün “iyi”, bir gün “berbat” deniyor. Önce “görüşme olacak-olmayacak” çekişmesi yaşandı. Sorun olduğu belliydi. Gerek iç gerekse dış politikaya dair Amerikan ve Türk tutumları arasındaki makas açıklığı cümle alemin malumu. Kasım’da seçimlerine giderken “demokrat” Obama, kendi yerine aday H. Clinton’un işini zorlaştırmamak için, Amerikan kamuoyuna, demokrasiyle problemli “otoriter” Erdoğan’la birlikte poz vermeyi tercih etmiyordu. Başlıca farklılıklardan biri olan PYD konusundaysa Erdoğan ABD’deyken yeni bir gelişme olmuş ve Amerikan hava desteğiyle PYD “kırmızı çizgi” Fırat’ın batısına geçerek Mümbiç’e doğru ilerlemeye başlamıştı. Farklılık, Türkiye’ye rağmen uygulamaya konuyor ve ABD Türkiye ile sözle değil eylemle tartışıyordu artık. Görüşülecek bir şey var mıydı tartışılırdı, ama sonunda görüşüldü. Görüşme sonrasında, tartışmalı 98 km.’lik sınır bölgesine yönelik Amerikan-PYD (SDG) “ortak harekatı” s..]]> Mon, 04 Apr 2016 04:51:15 +0300 Amerikan beklenticiliği… https://www.evrensel.net/yazi/76306/amerikan-beklenticiligi https://www.evrensel.net/yazi/76306/amerikan-beklenticiligi? Sarraf Amerika’da yakalanınca ya da anlaşmalı olarak Amerika’ya gidip sığınınca, spekülasyonlar, bini bir para, birbiri peşi sıra sökün etmeye başladı. Önce, yakalandı mı, sığındı mı? Sonra: Gafil mi avlandı -bunu pek ileri süren yok artık- yoksa anlaşma halinde ve “ötecek” mi -bu sözcük kullanılıyor-? Konuşursa ne olur? Zamanın güçler ilişkisi çerçevesinde darbe nitelemesiyle kapatılan 17-25 Aralık Soruşturmaları tekrar açılır mı? Açılmasa bile Amerikan yargılaması nereye kadar uzanır, sonuçları ne olur? Yoksa Amerika Erdoğan’ı indirmek için bir operasyonun düğmesine mi bastı? Spekülasyon çoktur, ama gerçek tektir: 1) Sarraf ABD’de tutuklanmıştır. 2) Türkiye’de “yüksek kademe”den kişilerle bağlantıları herkesin malumudur. 3) Ve gerek İran ambargosunu delerek gerekse yasal olmayan -kara para aklama içerikli- mali işlemlerle Amerikan çıkarlarına zarar verdiği tartışmasızdır. 4) Spekülasyon gereksizdir, sonrasını Amerikanın emperyalist çıkarları belirleyecek; Amerikan-Türk siyasal ..]]> Mon, 28 Mar 2016 04:56:31 +0300 Dokunulmazlıklar mı, anayasa mı, bombalar mı? https://www.evrensel.net/yazi/76254/dokunulmazliklar-mi-anayasa-mi-bombalar-mi https://www.evrensel.net/yazi/76254/dokunulmazliklar-mi-anayasa-mi-bombalar-mi? Öncelik hangisinde? Dokunulmazlıkların kaldırılmasını mı gündem yapmalı, yeni anayasa ihtiyacını mı, birbiri peşi sıra patlatılmakta olan bombaları mı? Türkiye nereden tutmalı? Türkiye halkı hangi yoldan yürümeli? Hangi noktadayız? Ne yapıyoruz? Derdimiz ne? Neyi çözmeye uğraşıyoruz? Neyi çözmeye uğraşmalıyız? Ortalıkta bombalardan geçilmiyor. Haftası dolmadan, Ankara Kızılay’ın ardından İstanbul İstiklal’de canlı bomba patlatıldı. Öncesi de var! Türkiye Suriye ya da Irak’a, İstanbul’la Ankara Halep’le Bağdat’a döndü dönecek. Güneydoğumuzunsa, Cizre’si, Sur’u, Nusaybin’i, Yüksekova’sıyla Gazze’den farkı yok! Rakamlar dejenere olup hükmünü yitirdi çoktan; cenazelerimiz onlarla, yaralılarımız yüzlerle sayılıyor artık. Belki çoğumuz yakın zamana kadar “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” demiyorduysak bile, aylar boyu sokağa çıkma yasakları ve tank ve toplar eşliğinde Kürt yurttaşlarımızın yaşadığı kentlerin harabeye döndürülüşünü etimizde-kemiğimizde hissetmiyorduk. Uzaktık be..]]> Mon, 21 Mar 2016 04:55:17 +0300 Yeni anayasa ‘iki yaka’mızı bir araya getirir mi? https://www.evrensel.net/yazi/76204/yeni-anayasa-iki-yakamizi-bir-araya-getirir-mi https://www.evrensel.net/yazi/76204/yeni-anayasa-iki-yakamizi-bir-araya-getirir-mi? Önce ibretlik kadın sorunu! Kösem Sultan’a özenip, Emine Hanım, “Harem en iyi okuldur” dediler. C. Bşk., önce, “ekonomik özgürlüğü”nü aldatmaca sayıp “benim için kadın öncelikle annedir” demişti –yani, evine kapalı, “koca”sının emrinde ve “çocuk üretici ve yetiştiricisi” kadın! Sonra “evinin dışında”ki kadının son numunesi Eskişehir’in Sarıcakaya kaymakamlığına atanmış Neslihan Hanım, sanki kendisine duyulmuş ihtiyacı geçersizleştirmek üzere konuştu: “Kadın hayatın içerisinde erkeğin yardımcısı, arkadaşı, eşidir.” Belki bir erkek kaymakam yardımcısı vardı, ama kendisinin hangi erkeğin, örneğin vali beyin mi “yardımcısı” olduğu anlaşılamadı! AKP’nin yeni anayasa tasarısı Haziran’da hazır olacakmış. Kadın sorunu ve kadın-erkek eşitliği bakımından tam özgürlükçü ve demokratik bir anayasa tasarısı olacağından kuşku duyulamaz! Ayrıca hukuk ve silme yargıya ilişkin düzenlemeleri bakımından da tam demokratik olacaktır ki, bu, AYM kararlarına uyuyup uymama tartışmasıyla vuzuha kavuşmuştur! ..]]> Mon, 14 Mar 2016 04:53:41 +0300 Yurtseverlik mi işbirlikçi ‘yabancı düşmanlığı’ mı? https://www.evrensel.net/yazi/76153/yurtseverlik-mi-isbirlikci-yabanci-dusmanligi-mi https://www.evrensel.net/yazi/76153/yurtseverlik-mi-isbirlikci-yabanci-dusmanligi-mi? Açıktan işbirliği yaptığı İngiliz emperyalistlerinin işgalini destekleyerek hükümdarlığını sürdürmeye uğraşan son padişah Vahdeddin’in vatana ihanetine sessiz kalıp Osmanlıcılık yaparak hoşa gitmeyen kim varsa hainlikle suçlamak –medya elinizdeyse belki kolaydır ve bir süre işe yarayabilir, ama fazlasıyla tutarsız ve çürüktür! Ne diyorsunuz, Vahdeddin İngiliz işbirlikçisi bir vatan haini mi değil mi? Hain mi Osmanlı Türk büyüğü mü? Haydi, ustası olduğu emperyalist devletler arasındaki güç dengelerinde tahterevalli oyununda toprak üstüne toprak kaybeden burnu büyük “kızıl sultan” Abdülhamid’e övgü diziyorsunuz, ya sonunda İngiliz zırhlısına atlayıp kaçan Vahdeddin? “Vatan haini” kim ve ne demek? Havuz’dan Star, İngiliz işgali ve destekçisi Vahdeddin’de sessiz ama “içimizdeki işgalciler” üst başlığıyla manşet atıyor. “Batıcılık”ı eleştiriyor. “Zihniyet dönüşümü” ile “devşirilenler” “Batı yapar biz yapamayız” derlermiş! “Aydın, siyasetçi ve çevreciler Türkiye’nin kalkınmasını, ajanl..]]> Mon, 07 Mar 2016 04:51:56 +0300 Halkla karşı karşıya olmak... https://www.evrensel.net/yazi/76095/halkla-karsi-karsiya-olmak https://www.evrensel.net/yazi/76095/halkla-karsi-karsiya-olmak? 28 Şubat’ta yazıyorum, Şubat’ın çeyreklerden ancak dört yılda birikebilen 29’unda yayınlanacak. Bir; eskiden pek ilgilenilmezdi ve birbirimizin doğum değil aramızdan ayrılış günlerini bilirdik, o nedenle ben de yeni öğrendim ki, 28 Şubat Deniz’in doğum günü. Ömrünün herkesten uzun olacağı tartışmasız. Kimler gelip geçecek, nice oylar aldığıyla öğünenler, ne zalimler ve gaddar sömürücüler, Deniz yaşayacak. Neden mi? Sömürülen yığınlara, halka bağlı olduğundan. Halka tek bir zarar vermediğinden, ama yalnızca onun kurtuluşu için soluk alıp verdiğinden. Bu kadar basit! Çok laf edilip hakkında, çok çarpıtılmaya çalışıldı, ama başarılı olamadıysa da, bundandır. Deniz halkın evladıdır! Halka bağlılığının ideolojik dayanağı da son sözündedir: “Yaşasın Marksizm-Leninizmin Yüce İdeolojisi”! Sen çok yaşa Deniz! Ve iki; 28 Şubat iki önemli gelişmeye daha “ev” ya da “gün” sahipliği de yaptı. İki “deneme”! İlki “bin yıl sürecek” iddiasıyla gerçekleştirilen derme-çatma darbe. “Geliyorum” diyen “ıl..]]> Mon, 29 Feb 2016 04:33:36 +0300 Bir tekelci gericilik.. bir halk… https://www.evrensel.net/yazi/76043/bir-tekelci-gericilik-bir-halk https://www.evrensel.net/yazi/76043/bir-tekelci-gericilik-bir-halk? Önce; yerlisi yabancısıyla tekelci gericilik. Dışarıda tahakkümcü emperyalistler ve Suudiler gibi uşakları. İçeride “yerli” işbirlikçi tekelci burjuvazi ve büyük toprak sahipleri. Ekonomik ve siyasal egemenlikleri. Aralarında dalaşıyorlar; tek bir blok oluşturmuyorlar, rekabet halindeler, yeniden paylaşımdan en çoğunu istiyorlar. Bir yandan da henüz topyekûn bir büyük emperyalist savaşı zorunlu kılacak kadar olgunlaşmamış çelişmeleriyle, rekabetlerinin yanı sıra belirli uzlaşma ve işbirliklerine de gidiyorlar. Suriye örneğin. Büyük emperyalist devletlerle tek başına kavgadan kaçınacak kadar sıkletinin farkında olan ve “maceraya yokuz” moduna geçen AKP Türkiye’si, Suriye ve Ortadoğu’daki “milli çıkar” iddiaları ve yayılmacı politikalarını da tümüyle terk etmiyor, ama. Başta ABD ve NATO’yu, “özel” “milli” çıkarları için kendisini desteklemeye çağırıyor. Karşıda Rusya! ABD ve NATO’yu, yani, Rusya ile çatışmaya sürükleme çabasında. Geriyor; Suriye topraklarını top ateşine tutuyor. “Bom..]]> Mon, 22 Feb 2016 04:51:39 +0300 Halkın değil, Türkiye'nin değil, bizim değil; Sarayın savaşı https://www.evrensel.net/yazi/75989/halkin-degil-turkiyenin-degil-bizim-degil-sarayin-savasi https://www.evrensel.net/yazi/75989/halkin-degil-turkiyenin-degil-bizim-degil-sarayin-savasi? Cizre ve Sur Savaşı “yerli” ve “milli” mi? Ya Suriye ile zorlanan savaş? Suriye topraklarında gözü olmanın neresi “yerli”dir? Ya “milli”si nerede? Kendi halkına savaş açacaksın, adı “yerli” ve “milli” olacak! Suriye’nin içişlerine el atıp önce besleme terör örgütü ÖSO’yu kurarak, olmayınca, TIR’lar dolusu destekle IŞİD’le, Nusra’yla, Ahrar üş Şam’la iç savaşa sürükleyeceksin.. Sonra “koridor”, “tampon/uçuşa yasak bölge” diye tutturacaksın.. Uçağını düşürdüğün Rusya’yla savaşın eşiğine gelip Esad’ın da ilerleyişiyle Halep yolu kesilince.. Bir de Minniğ hava üssü PYD’nin de içinde olduğu Suriye Demokratik Güçleri tarafından “ılımlı muhalif” diye yutturulmaya çalışılan Kaide Nusra’sının elinden alınınca.. “Fırtına Obüsleri”ni devreye sokacak Suriye’yi topa tutacaksın! Bu da “yerli” ve “milli” olacak? Önce “yerli” değil; Suriye toprakları bombalanıyor! Adı ancak yayılmacılık konabilir! “Milli” hiç denemez. “Misak-ı Milli”yle alakası yok. Eski “Osmanlı bakiyesi topraklar”. Belki bu! Peki..]]> Mon, 15 Feb 2016 05:00:14 +0300 'Yerli.. milli' meselesi... https://www.evrensel.net/yazi/75945/yerli-milli-meselesi https://www.evrensel.net/yazi/75945/yerli-milli-meselesi? Kendi “tekke” ve “tarikatı” vardı. “İslamsız olmaz, halk kazanılamaz” diye inanan ve birlikte yürümeye inandırdığı üç koca profesörle “milli görüş” geleneğinden bir parti bile kurup başına geçti. Baktı, olmuyor. Başbakan olamasa bile yardımcısı oldu. Başbakanlığı da yakın deniyor. Şimdiden hükümet sözcüsü. Cizre’den söz açılmış, “78 milyonun ayrılmaz parçası Kürt kardeşlerimiz” diyor. Eee, bombalananlar kim? Kolay cevap, PKK! Peki, tanklarla yerle yeksan edilen Cizre’de kimler yaşıyor? Binlerce yıldır kim yaşıyor oralarda? “Yerlisi” kim Cizre’nin? Kurtulmuş olmadığı kesin! Başbakan da değil.. C.Bşk. da. Ne Türkler yerlisi Cizre’nin ne Gürcüler!.. Helak edilen Ermeniler ve başkaları da var, ama Kürtlerin yerli olduğu tartışmasız. Gittiği Kazakistan’da Davut Bey “ata yurdumuz” diyor, “atlarla geldik”lerini söylüyor. Seçelim; ya Ortaasya’nın yerlisiyiz ya Cizre ve Türkiye’nin. Ama herkes biliyor ki, Türkler, Alpaslan ve Malazgirt Savaşı’yla, 1071’de gelmişler, “yeni” yurtlarına. Gürcüle..]]> Mon, 08 Feb 2016 05:00:27 +0300 Sonucuna katlanması istenen, 78 milyonluk Türkiye halkıdır! https://www.evrensel.net/yazi/75887/sonucuna-katlanmasi-istenen-78-milyonluk-turkiye-halkidir https://www.evrensel.net/yazi/75887/sonucuna-katlanmasi-istenen-78-milyonluk-turkiye-halkidir? “Nasıl olduysa oldu” değil, “elimizden geleni yaptık, ama” şans ya da kader de değil. Göz göre göre ve özellikle Suriye’ye yönelik olarak taa en başından beri izlenen maceracı hayalperest dış politikanın getirdiği yerde bugün Rusya ile yaka-paça olduk! Hatırlayalım: Tıpkı Suriye gibi, Rusya’yla da, bırakalım “sıfır sorun”u, neredeyse müttefik olunacaktı. İsteklilik tavan yapmıştı. Putin de, Esad gibi, C.Başkanının “kardeşi” mertebesindeydi. Kaç kez Şanghay İşbirliği Örgütü’ne katılma talebinde bulunulmuştu. Sonra, Suriye’de yayılma güzellikle gerçekleşmeyince, AKP “iç savaş”ın başlıca taraflarından biri oldu. Rusya’nın Esad lehine müdahalesinin ardındansa işler ve ilişkiler çatallaştı. AKP Türkiye’si bir Rus savaş uçağını düşürdü, Suriye’deki derleme terörist faşist dayanaklar pilotlardan birini öldürdü. Bekleneceği gibi Rusya’nın tepkisi sert oldu; ikili ticaret neredeyse sıfırlanırken, yatırımlar durdu ve Ruslar, Suriye’ye, Türk uçak ve askeri hareketliliğini tehdit olarak algılayıp..]]> Mon, 01 Feb 2016 04:18:48 +0300 Al Biden’ı… https://www.evrensel.net/yazi/75840/al-bideni https://www.evrensel.net/yazi/75840/al-bideni? Türkçe’de iyi laflar vardır. Örneğin “Al Amerika’yı vur Rusya’ya” türünden. İkisi de birbirinden beter demek istediğinizde kullanırsınız. Birinin işe yaramazlığını belirtmek gerektiğinde “Al da … başına çal” dersiniz! Biden mesela… “Al da Biden’ı başına çal”! Bir de, “Tencere dibin kara seninki benden kara” var tabii. Beyefendi geliyor ve “ifade ve basın özgürlüğü” ve “demokrasi” dersi veriyor: “Biz Amerikalılar ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğünün en önemli iki temel hak olduğuna inanıyoruz… Binden fazla akademisyenin dilekçe imzaladığı için ihanetle suçlanması bölge için sergilenmesi gereken örnek değil.” Hayret! Demek Amerika’da bütün bu özgürlükler fazlasıyla var ki, beyefendi Türkiye için de istiyor! Oysa, Xu Xlux Xlan’larını da biliyoruz, biz Amerika’nın, Mc Carthy’ci cadı avlarını da. Tartışma yok: Bu ikisi örneğin, ifade ve basın özgürlüğü çerçevesindeydiler. Hani, bizim “devlet büyüklerimiz” de akademisyenler bildirisi için “ifade özgürlüğü kapsamına girmez, ‘terörü teş..]]> Mon, 25 Jan 2016 04:56:35 +0300 Topyekûn ya da hepsi birden... https://www.evrensel.net/yazi/75785/topyek-n-ya-da-hepsi-birden https://www.evrensel.net/yazi/75785/topyek-n-ya-da-hepsi-birden? 7 Haziran öncesinden “düğme”ye basıldı. Olmuyordu! Böyle giderse saltanat kurulamayacaktı. Olağan siyaset, devlet işlerinin tam bir barış olmasa bile silahların fazla patlamadığı az-çok huzur ortamında yürütülmesi yaramıyordu. “Ayak takımı”, yani halk hareketlenip inisiyatif alma eğilimi gösteriyor. Başkanlık güme gittiği gibi, memleket “seçkinler” tarafından ekabirce yönetilemez olmaya başlıyordu. Din üzerinden siyaset zaten tüm hışmıyla sürmekteyken, ancak milliyetçilik de kaşınıp üzerinden siyaset yapılarak toparlanılacağı düşünüldü. Önce Ağrı’daki türden provokasyonlar sökün etti. Ardından HDP mitinglerinde bombalar patlatılmaya başlandı. Bombalama 10 Ekim Ankara Barış Mitingi’nde zirve yaptı. Bu arada, şovenizmin tırmandırılması ve önemli bir demokrasi dinamiği olan Kürtlerin talep, örgütlenme ve mücadelelerinin ezilmesi için savaşa çoktan başvurulmuştu. Türk-Kürt kapışması ya da savaşı halkın çoğunluğunun barış yerine savaş, eşitlik ve demokrasi yerine dayatma ve hak tanımazlı..]]> Mon, 18 Jan 2016 05:00:18 +0300 AKP’yle anayasa yapmak!.. https://www.evrensel.net/yazi/75730/akpyle-anayasa-yapmak https://www.evrensel.net/yazi/75730/akpyle-anayasa-yapmak? Yandaş Yeni Şafak’ın Pazar günkü manşeti “En Doğrusu Başkanlık”tı. Afyon Kampı’nda Başbakan söylemişti.Böylece Anayasa yapımının temel yönünü ortaya koymaktaydı. Yani.. “Darbe karşıtlığı” ve “Darbe Anayasası değişmeli” tevatürü.. “Demokrasi” edebiyatı -tümü zaten görünüşü kurtarmaya yönelikti, ama açıkça belirtilmiş de oluyordu. Tayyip Bey, önceden de, başka hiçbir şeyle ilgilenmiyor, varsa yoksa “başkanlık” diyordu. HDP’nin üzeri çizilerek görüşmeler de yapıldı ve -CHP ile MHP “başkanlık sistemine karşıyız” deseler de- birlikte yol alınması kararına varıldı. Ne yolu alınacaktı? “Demokrasi” falan filan!.. Peki, AKP ile birlikte alınacak “demokrasi” yolu var mıdır? Ya da AKP’nin demokrasiyle bir alakasından söz edilebilir mi? Yeni Şafak’ın hemen manşet altında “Bombalarınız beni evimden ayıramaz” başlığı yer alıyor. Halep’in Türkmen Mahallesi’nde yaşayan Zeliha Nine’nin feryadı. Bu feryada kim ne diyebilir? Ama Yeni Şafak’a söyleyecek çok şey var! Çünkü, sürmanşeti Halep’in ..]]> Mon, 11 Jan 2016 04:54:01 +0300 ODTÜ ve Hitler tartışması https://www.evrensel.net/yazi/75679/odtu-ve-hitler-tartismasi https://www.evrensel.net/yazi/75679/odtu-ve-hitler-tartismasi? Öyle mi söyledi böyle mi, gaf ya da değil, çok tartışılınca düzeltilmeye çalışıldı; ancak çoktan –yüksek tirajlı yerliler “hiza”yı tutturmaya önem verir olduklarından– yabancı basınla sosyal medyada hit olmuştu: Hitlerli başkanlık propagandası. Ortalığı yeniden neo-Nazilerle LePenci faşistler kaplasa da, Hitler özellikle Avrupa’da hâlâ nefretle yâd edilmekteydi. 50 milyondan fazla cana mal olan II. Dünya Savaşı’nın büyük kırımının baş sorumlusuydu, çünkü. * Ülkenin üçte birine yakını neredeyse bir ayı bulan sokağa çıkma yasaklarıyla savaş alanına dönüştürülmüşken tartışma doğal olarak önem kazanmıştı. Sokağa çıkmak yasaktı. Fırına gitmek de. Zaten fırınların açılması da yasak ve olanaksızdı. Su da bulunmuyordu, açık market yoktu. Belki kuyu suyu! Elektrik de yoktu, okul da. Hastane açıktı, ama kimse gidemiyordu, gitmek yasaktı. Kapıya varanı içeri almak isteyen sağlıkçı Aziz’in de merdiven başına çıkması bile yaşam riski taşıyordu, nitekim Aziz şimdi yaşamıyor. Ama cenazesi, bütün..]]> Mon, 04 Jan 2016 04:55:37 +0300 Fetihle ihya https://www.evrensel.net/yazi/75622/fetihle-ihya https://www.evrensel.net/yazi/75622/fetihle-ihya? Cumhurbaşkanı geçen gün Musul-Başika’ya gönderilmiş askeri birlik tartışmalarıyla bağlantılı konuşurken söyledi. Arap Birliği “çekin askerinizi” diye bildiri yayınlayıp Irak Başbakanı İbadi de Türkiye’yi açıktan “işgalcilik”le suçlayınca bu ülkedeki askerlerin ve tabii Türkiye’nin, hepsinden önemlisi AKP ve kendisinin yaklaşım ve amacını açıklamak durumunda kaldı. Askerlerin zaten eğitim vermek üzere ve bir buçuk yıl önceki davet üzerine gittiklerini söylemişti. Ama Iraklılar da Ruslar da ikna olmamış görünüyorlardı. Üstelik Amerikalılar da “lütfen çekilin” deyince bir yandan “nakil” yoluna gidilirken bir yandan da Iraklıların ağızlarının payını vermek zorunlu olmuştu. Ecdada başvuruldu. Iraklıların dediği gibi işgalle ilgisi yoktu. Türkiye kuşkusuz işgalci değildi. Askerin gidiş amacı sadece Irak’ı ve Iraklıları “ihya” etmekti. “İşgal değil ihya” diyen Cumhurbaşkanı sürdürdü: “Talan değil, fetih”! Osmanlı’nın hiçbir yeri işgal etmediği ancak fetihçiliğin yüceltisiyle ileri..]]> Mon, 28 Dec 2015 04:51:21 +0300 Yüzde 49,5’luk AKP ne kadar güçlü? https://www.evrensel.net/yazi/75575/yuzde-49-5luk-akp-ne-kadar-guclu https://www.evrensel.net/yazi/75575/yuzde-49-5luk-akp-ne-kadar-guclu? 7 Haziran’da % 40’tı AKP. Savaşı başlatıp olanca hışmıyla şoven milliyetçiliği tırmandırınca %49,5’a vardı. Bunda özellikle iktisadi istikrar isteğinin de payı oldu, ancak terör makinesinin tam gaz çalıştırılması, kışkırtılmış milliyetçilik ve yaratılan korku ortamında yaşam hakkı dahil hak ve özgürlüklerin yok sayılması tayin ediciydi. 80 milyonun 20’sinin, yani 1/4’ünün oyunu alarak, neredeyse seçmeni yarı yarıya kazanmıştı AKP. Müthiş bir güç! Peki, bu güç ne tür bir güçtür? Sağlam mıdır? Ya da güç müdür yoksa zayıflık mı? Bu nasıl soru diye düşünülebilir; iki seçmenden birinin desteğini almış AKP’nin güçlü mü güçsüz mü olduğu nasıl tartışılabilir denebilir. Doğrudur; AKP güçlüdür, bunu özellikle iç siyasette kanıtlamakta, kimseye nefes aldırmamaktadır, beğenmediği herkesi hainlikle suçlayacak denli pervasızlaşmıştır, direnmeye cesaret edeni ya namluların hedefine koymakta ya hapse atmaktadır. Ama aynı zamanda güçsüzdür de, bu sayılanlar örneğin, güç ve güçlülük belirtisi o..]]> Mon, 21 Dec 2015 04:55:56 +0300 İçerde Kobanê dışarda Rusya’yla İran… https://www.evrensel.net/yazi/75521/icerde-koban-disarda-rusyayla-iran https://www.evrensel.net/yazi/75521/icerde-koban-disarda-rusyayla-iran? Hem siyasal hem de askeri strateji ve taktiğin bir kuralı vardır; dünya alem karşıya alınmaz! En azından Sun Tzu “Savaş Sanatı”nı yazdığından bu yana böyledir. Uygun müttefikler edinir, mümkün olduğunca geniş bir birlik oluşturur, “düşman”ı da olabildiğince tecrit eder, hedef küçültürsün. Hem tek başına hedef olmaz hem de yalnızlaştırılarak küçültülmüş hedefe saldırırsın. Sonunda her melanet halkın başına patlayacağı için, şimdi gelin AKP’nin Türkiye’yi sürüklediği yere bakın! El hak! İçeride hedefini küçültmüştür! Kıdem tazminatıyla 657’nin sağladığı iş güvencesine göz dikilmek ve başta ekmeğe zamla birlikte ücret artışları 1300 TL olacağı söylenen asgari ücretin altında tutulmakla birlikte sömürülen yığınlara şirin gözükmeye çalışılmaktadır. En başta inançlarıyla ulusal duyguları istismar edilerek bu yığınların desteğini elde etme revaçtadır. Kürt halkı hedefe konmuştur. Onun da hedefe konmadığı söylenmekte, “buzdolabı”ndan çıkarılacak “milli birlik ve kardeşlik projesi”nden ..]]> Mon, 14 Dec 2015 04:54:19 +0300 IŞİD’le ticaret, özel ve ortak çıkarlar… https://www.evrensel.net/yazi/75468/isidle-ticaret-ozel-ve-ortak-cikarlar https://www.evrensel.net/yazi/75468/isidle-ticaret-ozel-ve-ortak-cikarlar? IŞİD’le petrol ticareti, Rus lider Putin’in uçağının düşürülmesinden duyduğu kızgınlık ya da “Türk düşmanlığı”yla yaptığı bir suçlama olarak gündeme gelmedi. Evveliyatı var. İngiliz ve Amerikan basınında bu iddia, iddia olmanın da ötesinde somutluklarla çok kez dile getirildi, sevkiyat yollarının krokileri çizildi, hatta “iddia” bir BM Raporu’na konu oldu. En iyi, Putin’in IŞİD’le petrol ticareti dolayısıyla suçlamasına “saçmalık” deyip Türkiye’nin arkasında duran Amerikalılar biliyor, üstelik IŞİD bağlantısını kesmesi için resmen uyarıyorlardı. Ama Suriye’ye Rus müdahalesi dengeleri değiştirince doğrulamak işlerine gelmedi. Oysa bu yılın Mayıs başında Amerikan Özel Kuvvetleri, üstelik Obama’nın emriyle Deyr-ez Zor’da bir operasyon yapmış ve IŞİD’in petrol ve finans işleri Emiri Ebu Sayyaf nam Tunusluyu öldürüp, sırt çantalarında çok sayıda evrak ve flash bellekle üslerine dönmüşlerdi. İngiliz Guardian yazmıştı bütün “haberi”: Türk ve İngiliz hükümetleri açıktan yoktular, ancak L..]]> Mon, 07 Dec 2015 04:57:24 +0300 Faşizmin ayak seslerinin ötesi… https://www.evrensel.net/yazi/75409/fasizmin-ayak-seslerinin-otesi https://www.evrensel.net/yazi/75409/fasizmin-ayak-seslerinin-otesi? Bir M. Kemal ve ardından İ. İnönü ile CHP tek parti diktatörlüğü, devlet iktidarını bunca tekelinde toplamıştı. Ordu, polis, vali ve kaymakamlar, başta İstiklal Mahkemeleriyle yargı ve üyeleri atanarak oluşan meclis içinde olmak üzere bütün kurum ve kuruluşlarıyla, bürokrasisi ve militarizmiyle devlet erki tek bir elde toplanmıştı. 1930’lar, İtalya’da Mussolini’den sonra Almanya’da Hitler’in iktidar yürüyüşünü başlattığı yıllardı ve yükselen faşizm, uzak doğudan Japonların da katılımıyla, sadece politik değil ama ideolojik bakımdan da tüm dünyayı etkilemekteydi. “Tek şef”, “tek parti” faşizmden gelerek dört bir yanda ve bu arada Türkiye’de de alameti farika edinildi. Uzatmayalım. Sonra bu ülke faşist darbeler yaşadı: 12 Mart. 12 Eylül. Faşizm, en başta işçi sınıfı ve haklarını hedefe koyageldi. Emeğiyle geçinen herkesi ve haklarını. Bütün ezilenleri; ezilen millet, milliyet ve inançları. İnsanım diyen herkesi ve yaşam hakkı dahil tüm haklarını. Faşizm hak tanımayışla karakter..]]> Mon, 30 Nov 2015 04:52:57 +0300 Gücü gücü yetene!.. https://www.evrensel.net/yazi/75353/gucu-gucu-yetene https://www.evrensel.net/yazi/75353/gucu-gucu-yetene? Koçların Ali’si lütfen buyurdular: “Gerçek sorun kapitalizm”! Sanki Beyefendi sosyalist bir kapitalizm eleştirmeni! Sanki parayla oynamıyor, sanki sermaye egemenliğinin kaymağını yiyenlerden bir büyük burjuva değil. Sanki gücünü güç bilmiyor! Peh! Bir de İSO Başkanı olan, Kale Grubu’ndan Bodurların Zeynep’i geri kalır mı? Onun derdi de, “kapitalizmin insanileştirilmesi”! “Vahşi kapitalizme dur demezsek terör tırmanır”mış. “Terörü hızlandıran gelir dağılımı adaletsizliği”ymiş! Ailelerinin “asi çocukları”ndan da değiller. İkisi de gruplarının yönetim kurulu üyesi. Sanki ellerini tutan var! Kimseye sormaları gerekmeden servetlerini örneğin “hayır kurumları”na bağışlayabilecek bu kapitalist bay ve bayanlar, üstat İsmail Dümbüllü’ye taş çıkarırcasına tuluat yapıyorlar. Herhalde içyüzünü hepimizden iyi bildiklerini herhangi bir kurumu güvenilir bulmuyorlar. Ama belli, güçleri işçilerine yetiyor, bir de sair sömürülen yığınlardan halka. Mayıs-Haziran’da greve çıkan Metal işçilerine saatlik..]]> Mon, 23 Nov 2015 05:00:27 +0300 Terör.. Dini.. Mezhebi.. İdeolojisi.. https://www.evrensel.net/yazi/75307/teror-dini-mezhebi-ideolojisi https://www.evrensel.net/yazi/75307/teror-dini-mezhebi-ideolojisi? Yasak savma kabilinden ya da suçluluk psikolojisiyle söyleniyor: “Terörün, dini mezhebi olmaz!” Ya milleti? Milleti de olmaz! Doğrudur, olmaz; ama terör vardır terör vardır; genel geçer laflarla idare edemezsiniz! İslamcı terör var mıdır yok mudur? Evelemeden gevelemeden, adını kullanarak ya da her neyse, nasıl derseniz deyin, ama soru şudur: İslamla terör arasında ilişki var mıdır yok mudur? Dün Suruç’ta, sonra Ankara’da ve daha yeni Paris’te tanık olduğumuz katliamcılık İslami terör müdür değil midir? İslami terörün yine Paris’te düzenlediği yaklaşık 10 ay önceki Charlie Hebdo katliamının ardından “terör İslam’la ilişkilendirilemez” denmişti, yüksek sesle. Ama işte, ilişkili. Bir değil, beş değil, on değil. Suriye ve Irak’ın yanı sıra dünyanın dört bir yanında İslam’ı ideoloji olarak benimseyip İslam Devleti ilan ederek politika edinen ve terörü mücadele yöntemi bile değil düpedüz yaşam (ve ölüm) biçimi olarak uygulayan bir terörizm türüyle yüz yüzeyiz: İslami terör! Üstelik sadece..]]> Mon, 16 Nov 2015 05:00:13 +0300 Sınıfı ya kazanmak.. Ya kazanmak... https://www.evrensel.net/yazi/75256/sinifi-ya-kazanmak-ya-kazanmak https://www.evrensel.net/yazi/75256/sinifi-ya-kazanmak-ya-kazanmak? Engels boşuna “işçi sınıfının olgunluğunu ölçmeyi sağlayan bir gösterge” dememiş. Seçimler bir kez daha gösterdi ki, işçi sınıfı ve geniş sömürülen yığınlar, henüz nesnel çıkarlarının zorunlu kıldığı pozisyonu tutmuyorlar. Belki çok küçük bir kesimi –o kadar. Yalnızca ana kitlesi değil, ama hak mücadelesine katılan, hatta örneğin Metal’de bu mücadelenin başını çeken kesimleri de dahil, milyonlarcası burjuva ideolojisinin etkisi altında. Burjuvazinin şu ya da bu kliği tarafından politik olarak yedeklenmiş durumda. “Sol”u burjuva solu olarak anlama alışkanlığıyla “halkın sadece % 30’u sol % 70’iyse sağda” denir. Öyle değildir. “Halk”ı nasıl tanımladığınıza bağlı olarak sayımınız farklılaşsa bile, % 30’luk “solculuk”un da ezici çoğunluğuyla burjuva (haydi küçük burjuvaziyi de katalım) solculuğu olduğu tartışmasızdır. Ve bu “solculuk”, sınıf niteliğine de uygun düşecek şekilde, işçilere dayalı değildir, onların sınıf tutumlarında dile gelmemiştir. Belirgin biçimde, kimileri “sahil” derke..]]> Mon, 09 Nov 2015 05:00:13 +0300 Durmak yok.. Platformu yenileyerek yola devam!.. https://www.evrensel.net/yazi/75212/durmak-yok-platformu-yenileyerek-yola-devam https://www.evrensel.net/yazi/75212/durmak-yok-platformu-yenileyerek-yola-devam? “Yetmez ama evet”çi Ahmet İnsel yorumladı önce, “ben bir solcu” olarak diyerek.. Sonra Ertuğrul Özkök çıktı CNN ekranlarına. Söylemedi, ama kuşkusuz o da “solcu”ydu! Özkök, “yorulduğunu” söyledi, yenenlerin sonuçları nasıl okuyacağının önemli olduğu düşüncesindeydi. “Özgüven”le yenilenlere elini uzatacak mıydı, kapsayıcı olacak mıydı, yoksa “ben neymişim” deyip üstlerine varıp kendi dışındakileri ezerek tek başına yürümeye mi yönelecekti? Onca üst perdeden yazısıyla AKP karşısında tutum aldığı mücadeleyi bırakmış bir teslimiyet görüntüsü içindeydi. Ne yapacağına, nasıl mücadele edeceğine karar verip yeniden tutum belirleyerek yolunu doğrultma değil, “galip AKP”nin karar ve tutumunu bekleme ya da ona bel bağlama pozisyonu almış görünüyordu. “Yetmez ama evet”çi, zaten eski AKP yandaşlığıyla istese bile bir şey yapamaz, hele yeni bir mücadele kapısı açamaz mecalsizlikteydi. Evet, sağlam bir “ip”e tutunmamış herkesin canını sıkmakla kalmayıp moralini bozacak bir sonuç çıkmıştı 1 Kasım S..]]> Mon, 02 Nov 2015 05:00:13 +0300 Konuşkan Arınç ya da alternatif arayışları https://www.evrensel.net/yazi/75163/konuskan-arinc-ya-da-alternatif-arayislari https://www.evrensel.net/yazi/75163/konuskan-arinc-ya-da-alternatif-arayislari? Her şey Bahçeli’nin “seçim sonrası Meclis’te 5 parti olur” açıklamasıyla başlamadı tabii. Epey bir süredir, Erdoğan ve AKP tökezlemeye başladığından bu yana bir arayış vardı. Gül denirdi. Arınç’a, “üç dönem” kuralıyla dışlananlara, söylediklerine bakılırdı. Bahçeli’yle ayyuka çıktı. Hani demişler ya “böyle dostun olacağına...” Arınç da o hesap. Ama “ahde vefa” problemi oluşunca –kendisi öyle diyor. Çıktı, konuştu. Milletvekilliği ve bakanlığı neden istemediğini, neden aday olmadığı şöyle açıklıyor: “Birilerine olan sevgimi biraz kaybetmiş olabilirim.” Ve devam: “İnsanlar sevgiyle ayakta durabiliyorlar. Ama burada bir eksilme olmuşsa, kabahatin kimde olduğu önemli değil, beraber siyaset yapacağınız insanlarla aranıza buzan duvarlar girmeye başlamışsa, ara vermenin tam zamanı demiş olabiliriz.” Gerçi bu sözlerle ima edip hedef aldığı kişi birkaç kez karizmasını çizerek yaptığı açıklamaları düzeltti ve tam tersini açıklamaya mecbur etti kendisini. Ama Arınç kırk yılın siyasetçisi, ..]]> Mon, 26 Oct 2015 04:51:14 +0300 Barış istiyoruz, özgürlük de... https://www.evrensel.net/yazi/75118/baris-istiyoruz-ozgurluk-de https://www.evrensel.net/yazi/75118/baris-istiyoruz-ozgurluk-de? Bir slogan çok atılırdı: “İş, Ekmek, Özgürlük!” Unutulmadıysa da, arka plana düştüğü tartışılmaz. Gerekli miydi değil miydi, ayrı sorun, ancak Kürt sorununun kazandığı önem barış talebi ve sloganlarını öne çıkardı. Barış sloganlarının ortalığı kaplaması bir sorun mudur, hata mıdır? Neden olsun? Ülkede Kürt sorunu gibi küçümsenmez bir sorun oldukça barış elbette talep edilecek ve dört bir yandan barış sloganları yükselecektir. Üstelik burnumuzun dibinde, Suriye ve Irak’ta “vekalet savaşı” denen savaş sürdükçe ve giderek asiller vekillerin yanında sahnedeki yerlerini aldıkça... Yani bölgede savaş etkenleri yükseldikçe kapsamı genişleyerek barış talebinin daha bir önem kazanmasında anlaşılmayacak hiçbir şey olamaz. Amerika’nın yanı sıra Rusya da artık fiilen silah kullanıyor ve emperyalistlerle gericilik saflarında birbirlerinin boğazına sarılmaya doğru gidiliyor. Hem iç ve hem de dış nedenlerle barış mücadelesi zorunluluktur. Ancak yakından bakıldığında, Kürt sorununda, ba..]]> Mon, 19 Oct 2015 04:56:37 +0300 Halka saldırının sorumlusu hükümettir! https://www.evrensel.net/yazi/75070/halka-saldirinin-sorumlusu-hukumettir https://www.evrensel.net/yazi/75070/halka-saldirinin-sorumlusu-hukumettir? Defalarca başbakanlık yapmış 10. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, “Fırat kenarında bir koyun kaybolsa sorumlusu hükümettir” derdi. Her söylediği yanlış değildi. Ara sıra böyle doğrular da söylerdi! Bu hükümet hiç oralı olmuyor! Ne koyunu?.. Ne keçisi?.. Sayı saymayı bilene anlam ifade eder bunca canın tenden ayrılması. “Ecel” olsa katlanılır, ölümlü dünya denip geçilirdi. Ama hayır! Ankara’nın göbeğinde patlatılıyor bombalar. Hem de üç gün öncesinden “ihbar” geldiği bilgisi var. Polis biliyor. “İki canlı bomba”dan söz edilmiş, “Barış mitingine saldırı olacak” denmiş. Neymiş? İçişleri Bakanı Selami beyin dediğine göre “Miting meydanı çevrelenmiş ve tertibat alınmış”mış! Gar başkaymış! 17-25 Aralık’ın üzerine Tayyip beyin özel uçağını gönderip özel olarak getirttiği “tarafsız” bakan, soru üzerine “İstifayı gerektirecek bir durum olmadığı”nı söylerken, yanındaki yine “tarafsız” Adalet Bakanı kıkır kıkır gülüyordu! Bunca ölünün üzerine gülmek için herhalde adaletten sorumlu olmak gerekir..]]> Mon, 12 Oct 2015 04:52:04 +0300 EMEP bildirgesiyle ‘HDP’ye oy ver’ çağrısı... https://www.evrensel.net/yazi/75027/emep-bildirgesiyle-hdpye-oy-ver-cagrisi https://www.evrensel.net/yazi/75027/emep-bildirgesiyle-hdpye-oy-ver-cagrisi? Parlamentoda bulunan partiler bildirgelerini açıkladılar. Bir tek AKP kendisini sona sakladı! Sıkışık: Emeklilere yılda bir ikramiye vadetmeye mecbur kalmış görünüyor! MHP de öyle: O da, bu kez baştan koalisyon kurmaktan kaçmayacağını ilan etti. “Her şeye hayır”cılık kazandırmıyor, anlamış. CHP özellikle gençlere çağrılar çıkarıyor. Diktatörlük karşıtı söylemini, bu kez, Kürt sorununun çözümüne dair kendi görüşünü muğlak bıraksa bile, “barış ve çözüm” vurgusuyla geliştirmiş. HDP Bildirgesi, beklendiği gibi, barış ve demokratikleşme talebi/vaadi üzerine kurulu. Tabii ki yerinde. Bildirge’de, işçi ve emekçilerin bir dizi acil talebi de, benzer taleplerin bir bölümünü dile getiren CHP Bildirgesi’nden daha ileriden savunuluyor. Ancak, hem bildirgeler ve seçimler her şey demek değil ve partiler seçimlere, o güne kadar savunup uygulayageldikleri politika ve pratikleri temelinde, bildirgelerini de buna uygun hazırlayarak katılıyorlar. Hem de bir partinin bir diğerinin bildirgesini ve o..]]> Mon, 05 Oct 2015 04:55:06 +0300 ‘Yarın korkusu’ ya da AKP’nin sonu!.. https://www.evrensel.net/yazi/74973/yarin-korkusu-ya-da-akpnin-sonu https://www.evrensel.net/yazi/74973/yarin-korkusu-ya-da-akpnin-sonu? Göbelçi propagandist Sabah’ın pazar günkü manşeti “Yarın korkusu”yla ilgili. “78 milyonun ‘yarın korkusu’ bitecek” diyor! “Gelecek güvencesi”dir aslı. “Korku tüneli”ndeyiz ya, o nedenle olumsuzunu kullanıp “Yarın korkusu” diyerek önce korkutup sonra sevindiriyor: “Bitecek...”(!) Nereye bitiyor? Ve madem “AKP’nin 4 Ekim’de açıklanacak seçim bildirgesinde her kesime müjde var”, madem bir “bildirge” bütün “korkular”a merhem olacak, şimdiye kadar neden beklediler de, “Yarın korkusunu bitirmek” seçime bir ay kala yeni akıllarına geldi? İnanacak kimse bulunabilir mi? “Umut Memet’in ekmeği, ye Memet ye” hesabı, belki! Ama herkes hesabını biliyor da, tutuyor da; 13 yıldır ne işçi, ne köylü, ne memur, ne de sair dar gelirli abad olup “Yarın korkusu”ndan kurtuldu bu ülkede! Üstelik yalnızca büyük paralarla oynamaya, dolarla borç almış veya inşaata yatırım yapmış olmaya gerek olmadan, çarşı-pazardan haberi olan, ücret veya maaş alıp ya da küçük esnaflık ve çiftçilikle geçinmeye çalışan herkes ..]]> Mon, 28 Sep 2015 04:54:51 +0300 Burjuvanın demokratlığı nerede? https://www.evrensel.net/yazi/74931/burjuvanin-demokratligi-nerede https://www.evrensel.net/yazi/74931/burjuvanin-demokratligi-nerede? Gerçi kendilerini bir türlü beğendiremiyor, AKP beyzadeleri İstanbul’da ayrı “birlik” mitingi düzenliyorlar; ama ne denli iri kıyım olsalar da burjuvalarımız, işlerine gelip cesaret ederek “demokrasi” diyemiyorlar. Yalnızca “terör” ve “kardeşlik”: “Teröre hayır, kardeşliğe evet”! TÜSİAD ve TOBB, milyonluk olacak deyip yaptıkları on binlik fiyasko yürüyüşte böyle dediler. Peki, “terör”e, nereden gelirse gelsin, karşı mısınız? Bizzat “terör makinesi”nin cayır cayır çalışmasına, ilçe belde demeyip, kuşatıp günlerce aç-susuz bırakmasına, onar yirmişer insan katletmesine, yetmiyor diye beş bin yeni korucu ve beş bin üniversite mezunu özel harekatçı alacak olmasına ne diyorsunuz? Hayır mı, sadece “PKK terörü”ne mi karşısınız, böyleyse, bunu demokrasinin hangi standardına sığdıracaksınız? TÜSİAD örneğin... Yönetim Kurulu üyesi Boydak gözaltına alınıyor, sadece üzüntü duyuyor! Kurucu üyeleri Koçlar 10 yıldır devletten ihale alamıyorlar –el bebek gül bebek devlet fideliklerinde yetiştirilmiş ..]]> Mon, 21 Sep 2015 05:00:21 +0300 Bir 'muktedir AKP' vardı!.. https://www.evrensel.net/yazi/74882/bir-muktedir-akp-vardi https://www.evrensel.net/yazi/74882/bir-muktedir-akp-vardi? Cumartesi günü AKP kongre yaptı. Ama ne kongre!.. Eskiden en az bir haftayı götürürdü kongreleri. AKP ile yatılır kalkılırdı. Şimdi iki güne sıkıştı. İlk gün gazete manşetlerine yansıyan “Binali Harekatı”nın silkeleyiciliği... İkinci gün kongre. Hepsi bu. Hesaplaşma görünür kılınsın diye 12 Eylül’e denk getirilmiş de... Fasarya! Ancak devamı olduğunun kanıtlanışıydı. Sadece hâlâ –hem de “makul şüphe”li, “ölüm emir”li polis yasasıyla tahkim edilmiş– 12 Eylül Anayasasına mahkumiyetimiz sürdüğü için değil... Kongreyi de dengeleyen haber ağırlığıyla Cizre’de hem ’90’lara hem de 12 Eylül’e tanıklık ettirildiğimiz için de. AKP kongresi varmış! Ama ülke Varto, Silvan, Şemdinli ve Dağlıca, Yüksekova, Diyarbakır-Sur ve elbette Cizre’yle sallanıyor; kongre ile değil. Eskiden AKP ve kongreleri sallardı bu ülkeyi –bitti! Şimdi tasfiyeleri ve “yukarıdan” dayatmaları, genel başkanın bütünüyle yetkisizleştirilmesi olmasa, neredeyse yalnızca “görev kabilinden” yapılmış olacak, kimsenin dikkatini bi..]]> Mon, 14 Sep 2015 05:00:54 +0300 Sömürünün ağırlaşması hak yoksunluğu savaş ve seçim https://www.evrensel.net/yazi/74828/somurunun-agirlasmasi-hak-yoksunlugu-savas-ve-secim https://www.evrensel.net/yazi/74828/somurunun-agirlasmasi-hak-yoksunlugu-savas-ve-secim? Geçen haftaki parlamentarizm ve burjuva hükümetler üzerine söylenenleri beğenmeyenler oldu. Kimi ben ve partimin bir zamanlar parlamentarizmi savunduğumuzu sanırmış, kimi eğer böyleyse HDP ile “ittifak” ne olacak derdindeymiş! Arşivlere bakan parlamentarizmi ve burjuva demokrasisinin ikiyüzlülüğünü suçlayan epey bir külliyat bulabilir. “İttifak” sorununa gelince, memleketin bugünkü durumu, kim ne derse desin, biçimi şöyle ya da böyle olabilir, ama halkın en geniş birliğini zorunlu kılıyor ve hiçbir aklıevvellik bu ihtiyaca gözleri kapamanın bahanesi kılınamaz. Ya da kılınmaya kalkılırsa, hesabı halka verilemez. 'Şehit yüzbaşının' kardeşi Yarbayın feryadı bir veridir ve gericilik arasındaki çekişmeyle gericilikle halk arasındaki ayrışmanın, iç içe geçmiş haliyle, aldığı boyutu göstermektedir. Bir diğer veri, son ayların starlarından –“mahalleyi terk etmedim, mahalleliler komple taşındı” diyen– eski siyasal İslamcı L. Gültekin’in geldiği nokta ve saptamalarıdır: “Kazansalar da yenild..]]> Mon, 07 Sep 2015 04:51:14 +0300 Parlamentolar ve hükümetler... https://www.evrensel.net/yazi/74784/parlamentolar-ve-hukumetler https://www.evrensel.net/yazi/74784/parlamentolar-ve-hukumetler? Başbakanlığa atanmış Davut Bey’in listesinin Cumhurbaşkanı Tayyip Bey tarafından onaylanmasıyla, sonunda 63. Hükümet, bir “seçim hükümeti” olarak kuruldu. 62.’si yine Davut Bey’in başbakanlığındaki AKP Hükümeti’ydi ki, sorun, onun meclis çoğunluğunu kaybetmesinden çıkmıştı. Daha 8 Haziran’da yeni bir seçimin düğmesine basılmış ve gereği yapılmıştı. 64. Hükümetin yine AKP’nin bir tek parti hükümeti olması murat edilmektedir. Eğer plan tutarsa, onu da 65.’si takip edecektir. “Devlette süreklilik” vardır. Biz ama, somutu tartışmayacak, parlamento nedir hükümetler nedir, onunla ilgileneceğiz. Haşa “ahır” denmiştir! Lafın ilk sahibi hem de parlamentoların ilk kurucularından, hatta banisi denebilecek –parlamentoyu, başını kesip cumhuriyet ilan ettiği Kral 1. Charles’ın karşısına diken– İngiliz Cromwell’dir. Sonra “rüşvet” diyerek aynı parlomentoyu kapatan da odur. Parlamento, tamam ama, Cromwell’in Kral’la kavgasındaki gücünün kaynağı generali olduğu ordusuydu. Sonra hep böyle oldu. Parla..]]> Mon, 31 Aug 2015 04:57:17 +0300 Kimin kime saldırısı ve savaş karşıtlığı... https://www.evrensel.net/yazi/74735/kimin-kime-saldirisi-ve-savas-karsitligi https://www.evrensel.net/yazi/74735/kimin-kime-saldirisi-ve-savas-karsitligi? Saray.. Erdoğan.. Başkanlık ihtirası.. Sarayın savaşı... Evet, bunun bir ajitasyon değeri de var, gerçeklik payı da. En başta, “kaş yapayım derken göz çıkaran” birinci elden açıklama ve çağrılar bu yönde ve kendini ele veriyor. “Evlatları ölüme göndermek”.. “Şehitlikle mutluluk duymak”.. Nasıl olsa kendi evlatları değil! “Sonuna kadar..” “Çözüm süreci diyerek aldattılar”! Belli, kindarlık had safhada. Aşırı kızgınlıkla intikam duyguları tavan yapmış. Kolay değil; “tek parti iktidarı”ndan iktidarsızlığa doğru kayış ve sanki hiç “yarın” olmayacakmış gibi doludizgin hesapsız kitapsızlıklardan hesap sorulması ihtimali –ürküntü verici! Mahpuslara götürebilecek bayır aşağı yuvarlanış, evet, “ kişisel hırslar” ve “delikanlılık”la birleşince, “Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olma” içerikli bir başka hesapsızlığa kapı açtı, açıyor. Son saldırganlık ve tetiğe el atmanın bir nedeni tartışmasız bu. “Saray” ve “Sarayın Savaşı” yaklaşımının, evet, bir dayanağı var ve ajitasyon değeri de ..]]> Mon, 24 Aug 2015 05:00:00 +0300 Sultan Süleyman mısın mübarek? https://www.evrensel.net/yazi/74683/sultan-suleyman-misin-mubarek https://www.evrensel.net/yazi/74683/sultan-suleyman-misin-mubarek? Beyefendi malum, “terleyen” “güçlü” “başkan”! Başkan olsa da başkan, olmasa da. Bakmayın İETT işçisiyken yırtık ayakkabıyla dolaştığına, başkan doğmuş. Genlerinde var. Ecdadı Fatihan! Fatih’in gerçek torunu mu? Çünkü,dediği gibi “fiili gücü” olanlar, öncelikle bu güce kan bağı nedeniyle sahip olanlar arasından çıkıyor. Feodal aristokrasi, prensler, lordlar, dük ve düşeşler, bizde şehzadeler örneğin, tabii ki kral ve sultanlar atadan, babadan güçlüydü. Şimdi? İngiltere’de örneğin Kraliçeyle prens ve prensesleri hala güçlü müdür? Kansa kandır, hala IV. ve VIII. Henry’in soyundan gelmedirler; ödenekleri, mal ve mülkleri devasadır. Üstelik hazine toprakları da, yollar köprüler..tümü kraliçenindir. Tamamdır, ama gelişen kapitalizm kraliçe ve kralların mutlakçı çarkını kırmıştır. Suud’ların Salman türü “işi” sıkı tutup palayla kelle almayı sürdürerek hala gücünü paylaşmayanlar da vardır, var olmasına, ancak Elizabeth’in “üç-beş parça” mülkü dışında karar vericiliği hemen hemen sıfırlanmış, ..]]> Mon, 17 Aug 2015 05:00:24 +0300 Bırakın Obama’yı... Siz ne yapıyorsunuz? https://www.evrensel.net/yazi/74638/birakin-obamayi-siz-ne-yapiyorsunuz https://www.evrensel.net/yazi/74638/birakin-obamayi-siz-ne-yapiyorsunuz? Bir IŞİD vardı! Suruç’ta, Kültür Merkezi bahçesinde gençlerin ortasında bomba patlatıp 32’sini öldürmüştü. Yas ilan edilip edilmemesi tartışılmış ya da vicdan sahiplerince önerilmiş ama reddedilmişti. Sonra, “IŞİD Karşıtı Koalisyon”a katıldığını ve Amerikalılarla anlaşarak İncirlik ve sair üsleri Koalisyon uçaklarına açtığını duyurdu AKP. Ve öylece kaldı, IŞİD’i görmezden gelmeyi sürdürdü. Destek destektir[! Üstelik NUSRA’ya hiçbir zaman ne terör örgütü dedi ne de tek bir operasyon düzenledi. Oysa NUSRA bir el Kaide çetesidir. Ahrar-üş Şam bir başka el Kaide çetesidir ve şimdi o desteklenmektedir! Tümü, cihatçı siyasal İslamcı terör şebekesinin unsurlarıdır. Sözde bir “terör karşıtı” kampanya başlatılmıştır. Eli kanlı İslam Devleti IŞİD ve diğerleri yine hesap dışıdır. Ama Kürt sorunu yine “silahlı çözüm”ün nesnesi kılınmış; Obama olmasa IŞİD’in lafı bile edilmek unutulmuşken, başta Kandil olmak üzere kuzey Irak’taki PKK kamplarına operasyon üzerine operasyon düzenlenmektedir. AA..]]> Mon, 10 Aug 2015 04:52:59 +0300 ‘Süreç’ ya da barışa elveda mı? https://www.evrensel.net/yazi/74588/surec-ya-da-barisa-elveda-mi https://www.evrensel.net/yazi/74588/surec-ya-da-barisa-elveda-mi? Önemsiz değil kuşkusuz; “dün” ile “bugün” arasında görünürdeki yüz seksen derecelik kadar olmasa bile, küçümsenmez bir fark var. Çok değil, 15 gün önce, sözde barışçıl koşullarda yaşıyorduk. Sözde mözde ama yine de eller bunca tetikte değildi ve bunca bomba dinamit kullanılmıyor, köyler de içinde dağ-taş bombalanmıyor, TIR’lar yakılmıyor, bunca yoğunlukta cenaze kaldırılmıyordu. Yine cenaze kaldırılıyor, yine bombalar patlıyordu. Ancak çoğu IŞİD ve Gladio bağlantılıydı. Kürt sorununun çözümsüzlüğüyle şüphesiz ilgiliydi patlama ve ölümler; ya Kobanê’ye ya HDP miting ve toplantılarına yönelik IŞİD saldırılarıydı çoğunlukla. Kontra işe karışmıyor muydu, karışıyordu, örneğin seçim öncesi Ağrı’daki provokasyonu biz yaşamıştık; ancak IŞİD korkuluğu sallanarak, sonra neredeyse lafı bile edilmeden Kürt Savaşı bunca alevlendirilmemişti. Ne oluyoruz dedirtecek kadardır! “Süreç” bitti mi? Barış hedefi bütünüyle gündemden düştü mü? Hükümet yetkililerine bakılırsa, kararlılıkları müthiş. “..]]> Mon, 03 Aug 2015 04:51:32 +0300 'Balyoz harekatı' ya da perşembenin gelişi... https://www.evrensel.net/yazi/74550/balyoz-harekati-ya-da-persembenin-gelisi https://www.evrensel.net/yazi/74550/balyoz-harekati-ya-da-persembenin-gelisi? “Ecdadı fatihan” yalnızca fetih ve yayılmacılık atfetse de, atalar, derin anlamlı güzel sözleriyle de ünlenmişlerdir. “Uysal atın çiftesi pek olur” denmiştir örneğin, “mazlumun üstüne varma”, “kafasının tasını attırırsan sen zararlı çıkarsın” içeriklidir. Şimdi zalimle mazlumun özellikle birbirine karıştırılmasından medet umulduğu günlerde hatırda tutulması şarttır. “Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir”! Ya da Davut Bey de işine geldiği gibi kullanmaktadır; ama kendisine yönelik söylenmiş gibidir: “Rüzgar ekersen fırtına biçersin”! Benzerdirler. “Emevi Camii’nde namaz kılacağım” diye tutturmuş, bunun ihtiyacı olan işbirlikçiler edinmek üzere siyasal İslamcı terör çetelerinden önünüze geleni besleyip desteklemişseniz ne olacağı apaçıktır! Türkiye’yi, Afganistan’la ilişkisi nedeniyle ülkesinin önemli bir bölümünü İslamcı çetelere kaptırmış Pakistan’a döndürürsünüz! Siz savaşı Şam’a Emevi Camii’ne ulaştırmaya çalışırken, bir bakarsınız savaş size gelmiş. Bombalar.. Bombalar. Kim pat..]]> Mon, 27 Jul 2015 05:00:54 +0300 Oyun içinde oyun!.. https://www.evrensel.net/yazi/74502/oyun-icinde-oyun https://www.evrensel.net/yazi/74502/oyun-icinde-oyun? Sonuçta devlet burjuva devlet, parlamento, başka türlüsü mümkün değil, burjuva parlamento... Memleketi dört yıl hangi burjuva ekibin yöneteceğinin belirlenmesi için yapılmış seçim, bu kez HDP merkezli bir “kendini sayma”yla bir demokrasi atağına da sahne olunca, içinden zor çıkılır bir durum yarattı. Ancak bilinir ki “kurt dumanlı havayı sever”.. Ve yine bilinir ki “denize düşen yılana sarılır”. İkisi bir arada, ortalık şenlendi. Tabii ki burjuva egemen, tabii ki burjuva yönetecek. Ama “fırıldak” çeviren çevirene.. Ya da dört bir yanda taktik üstüne taktik kuruluyor, “tilkilerin kuyrukları birbirine dolanıyor”: Tek bir ekip yetmediğinden kimler, hangi birkaç burjuva ekip elbirliğiyle yönetecek? Kim kimin başına hangi çorapları örecek? Kim kimi nasıl “kündeye getirip” onun oyununu da tersine çevirerek kendi oyununu oynayacak? “Kumda” oynanmıyor tabii, hangisiyse, oynanacak oyun “herkes”in gidişatını etkileyecek. Burjuva devletin “yürütme komitesi” nasıl oluşacak? Ve tabii ki burju..]]> Mon, 20 Jul 2015 04:53:03 +0300 SYRIZA'cı kimse kaldı mı? https://www.evrensel.net/yazi/74455/syrizaci-kimse-kaldi-mi https://www.evrensel.net/yazi/74455/syrizaci-kimse-kaldi-mi? “Dış politika aynı zamanda iç politikadır”. Bu, sadece egemenler ve hükümetlerinin izledikleri dış politikanın iç politika bağlantılılığı bakımından doğru değildir. Şüphesiz muhaliflerin iç ve dış politikaları da birbirleriyle bağlantılıdır. Ülke içinde barışı savunan kolay kolay dışarıda savaş yanlısı bir politika öngöremez örneğin. SYRIZA, en çok gadre uğramış ezilenlerle temsilcileri gönüllerinden öyle geçtiği için“gümbür gümbür” gelmiş... Hükümet kuruşu yüceltilip abartılmış... Kimi kravat kullanmayışı ve Kilise önünde yemin etmeyişiyle övünürken kimi de borç kıskacındaki Yunan halkının derdine derman olma iddiasını, halkın gözlerinde parlamasına karşın SYRIZA’ya atfedilen umut ışığını sevmişti. Nasıl sevilmesindi ki; krizin vurduğu Yunanistan acil bir “çözüm reçetesi”ne ihtiyaç duymakta, halkının yaşam ve geçim koşulları kötüleştikçe kötüleşmekteydi. Üstelik halkın ihtiyaç ve taleplerinin sahiplenilmesi ve dert kaynağı Troyka ve ardındaki tekeller ve emperyalizme karşı “birlik ve..]]> Mon, 13 Jul 2015 05:00:54 +0300 Yunanistan referandumu ve dersi https://www.evrensel.net/yazi/74405/yunanistan-referandumu-ve-dersi https://www.evrensel.net/yazi/74405/yunanistan-referandumu-ve-dersi? Yunanistan’da referandum var. Ancak Pazar sabahı yazıyoruz ve “Ohi” ya da “Nai” sonucu yerine referanduma götüren koşullarla çıkış yoluna dair konuşmak en iyisi. Çipras ve Syriza’sını hükümete taşıyan “borç krizi” Yunanistan’ı çökertmiş görünüyor. “Borç Krizi” denince, akla, Avrupa Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası ve IMF’nin oluşturduğu “Troyka”nınYunanistan’a dayatmaları geliyor. IMF destekli AB, en başta Almanya olmak üzere yaşlı kıtanın egemen oligarşisinin sömürgen çıkarlarına dayalı emperyalist bir birlik.On yıllardır yaptığını sürdürüyor. “Birlik”, kapitalist birlik, tabii ki işçilerin işgüçlerinin karşılıksız gaspı üzerine kurulu. Ve tabii ki Sovyetler Birliği’nin çöküşü sonrasının “modası” neoliberal saldırganlığını esas almada. Ama bundan ibaret değil. “Dikte eğilimi” demek olan her tekel ve tekelci birliğin şaşmaz karakterini yansıtmadan etmediği ve edemeyeceği bir gerçek. Dayattıkça daha çoğunu dayatarak sömürü ve dayatmada sınır tanımıyor. Sadece işçilerin emekler..]]> Mon, 06 Jul 2015 04:51:29 +0300 AKP savaşı ve barışa özlem... https://www.evrensel.net/yazi/74360/akp-savasi-ve-barisa-ozlem https://www.evrensel.net/yazi/74360/akp-savasi-ve-barisa-ozlem? 7 Haziran Seçimleri, AKP ve savaş politikasının hezimetiyle yeni sonuçlandı. Tabii ki 17-25 Aralık yolsuzlukları, başkanlık hayalleriyle türlü yasaklar ve yasakçılığın yönetim tarzı kılınması, aşırı dinci muhafazakarlaştırmayla yaşam tarzına müdahale, Saray’da ve Diyanet Mercedes’inde somutlanan israfçılık, kibir ve herkese hakaret ama eleştiriye hapis cezası, işçilerin çalışma ve yaşam koşullarının tahammül edilmezliği –tümü etkili oldu “eşekten düşme”de. Ama Davut Beyin “Stratejik Derinlik” adıyla geliştirdiği Yeni-Osmanlıcılık hülyalarıyla Suriye’ye müdahale ve iç savaşın doğrudan tarafı olmanın “aslan payı” reddedilemez. Savcılarca yakalanmasına rağmen TIR’larla tüm dünyanın gözü önünde silah-cephane sevkiyatı neredeyse konuyu haberleştiren Can Dündar’ın başına patlayacaktı, ama tek müdahale yöntemi o değildi. İdlip, Nusra tarafından doğrudan Türk topçusunun desteğinde ele geçirildi. Öncesinde de, ama özellikle Kobanê kuşatmasında IŞİD’in Türk sınırını kevgire döndürdüğü kameral..]]> Mon, 29 Jun 2015 05:00:51 +0300 Ne olacak memleketin hali ya da koalisyon ihtimalleri... https://www.evrensel.net/yazi/74313/ne-olacak-memleketin-hali-ya-da-koalisyon-ihtimalleri https://www.evrensel.net/yazi/74313/ne-olacak-memleketin-hali-ya-da-koalisyon-ihtimalleri? Eskiden emekli kahvelerinin konusuydu. “Ne olacak bu memleketin hali?” sorusu ortaya atılır ve keyifle uzun uzun tartışılırdı. En çok ilgiyi emekliler gösterseler bile aslında “ciddi iş”tir. “Memleketin halinin ne olacağı”, tabii emeklileri de, ancak bütün halkı ilgilendiren ve sadece Koç ve Sabancılarla profesyonel politikacılara bırakılamayacak kadar önemli bir sorundur. “Ne olacak bu memleketin hali?” sorusunun alt başlıkları çeşitlidir. Pazar filesinin doldurulmasından işçi ücretlerine bölüşüm sorunlarını kapsadığı gibi Amerikalı ve Avrupalılarla ilişkileri, Kürt sorununu ve çözümünü, Suriye ve 2 milyona yaklaşan göçmenler sorununu da kapsar. Ve çeşitlenerek sorunlar listesi uzar gider. Ama özellikle “iktidar” ya da sözü edilen sorunların nasıl ele alınıp halledileceğini kararlaştırmak üzere “memleketin nasıl yönetileceği” sorusu tartışmanın can damarını oluşturur. Kim, nasıl yönetecek –bu soru özellikle seçimlerin ardından, ama yalnızca seçimlere bağlı olmadan, beğenilmeyen ..]]> Mon, 22 Jun 2015 04:56:11 +0300 Haydi, önü açılan sınıf mücadelesini yükseltmeye!... https://www.evrensel.net/yazi/74269/haydi-onu-acilan-sinif-mucadelesini-yukseltmeye https://www.evrensel.net/yazi/74269/haydi-onu-acilan-sinif-mucadelesini-yukseltmeye? Seçim çalışmaları bitti. Oylar kullanılıp sandıklar açıldı. En başta Tayyip Beyefendi olmak üzere AKP kaybetti. Kaybetmelerinin asıl etkeni, geniş bileşenleri ve EMEP, Halkevleri ve DHF gibi ittifaklarıyla HDP’nin barajı aşarak 80 vekil kazanması oldu. Kaybetti diye “Tayyip İstifa” etmedi. Hiçbir şey olmamış gibi davranamasa ve örneğin üç gün kapandığı “Saray”ından dışarıya çıkamasa bile, kendisinin hiçbir sorumluluğunun olmadığını hatırlayarak, tek tek her birine ettiği hakaretleri unutup muhalif partileri “sorumluluk”a davet etti. Memleketin, zamanında ölesiye karşı olduğu “koalisyonla yönetileceği”ni söyledi. Değişmiş miydi? Değişebilir miydi? Burjuvazi ve adamları işlerine ne gelirse onu konuşup onu yapmalarıyla karakterizedirler. “Delikanlılık”, “aklına geleni” “Önünü arkasını düşünmeden söyleme” sadece uygun koşullarda yürütülen propagandadan ibarettir. İşte beyefendi “vatan haini” olarak suçladığı örneğin “CHP Genel Müdürü” ile görüşecek, memleketin hükümetsiz kalmaması içi..]]> Tue, 16 Jun 2015 05:00:02 +0300 Koalisyon tartşmaları ... https://www.evrensel.net/yazi/74258/koalisyon-tartsmalari https://www.evrensel.net/yazi/74258/koalisyon-tartsmalari? Seçimin bir kaybedip sırtımızdan düşeni var: Erdoğan. Bir de kazananı: HDP. Açık ki ne Erdoğan tek başına kaybetti ne de tek başına HDP kazandı. HDP ile birlikte kuşkusuz müttefikleri, emek ve demokrasi güçleriyle farkında olsun olmasın –hâlâ AKP’ye oy vermeyi sürdürenler de dahil– rahat bir nefes alma olanağı elde eden bütün bir halk kazandı. Erdoğan ise kendisiyle birlikte AKP’yi de peşinden sürükledi ve Erdoğan’la birlikte AKP de kaybetti. Artık ne Erdoğan eski Erdoğan ne de AKP eski AKP olabilir! Artık havalı havalı tafra satmak yok! Zaten politika ve tutumları da bu yönde. Adını sorumlu davranma taktılar. Başkanlık isteyen ama ülkeyi salt çoğunlukla bile tek başına yönetme imkanından yoksun kalan Erdoğan ekranlarda ve tabii ki meydanlarda görünmez oldu, içine kapandı, daha da kapanacak. AKP de “iktidarın bir ucundan tutmayı sürdürebilme” kaygısıyla koalisyona razı oldu. Ancak iddialarının büyüklüğüyle düştükleri duruma bakan herkes artık iflah etmeyeceklerini görüyor: Topar..]]> Mon, 15 Jun 2015 04:51:19 +0300 Tayyip istifa!.. https://www.evrensel.net/yazi/74209/tayyip-istifa https://www.evrensel.net/yazi/74209/tayyip-istifa? “Tayyip İstifa” Gezi’nin sloganıydı. Türkiye’nin en büyük muhalif kitlesel siyasal eylemi olan Gezi ve belki bir-iki il bir tarafa tüm Türkiye’den oluşan “dolaylarında”, başta gençler olmak üzere halk hançeresini yırtarcasına haykırmıştı: “Tayyip İstifa”! Daha başka şeyler de söylemişler, kendilerine yöneltilmiş hakaret ve küfürleri edenin yanına kâr bırakmamışlardı.. Ancak “Hükümet İstifa” ile birlikte bu slogan Gezi’ye damgasını vurmuştu. Siyasallığı kuşku götürmezdi, ama üzerinden geçen bunca sürenin ardından biliyoruz ki, kendiliğindenliğin siyaseti hükmünü yürütmüştü. Hem düzen karşıtı tüm özlem ve eylemine rağmen bunun gerektirdiği bilinç ve siyaseti eksikti Gezi’nin hem de örgütü. Ama konu bunlar değil; zorladığı düzenin çerçevesini aşamasa ve hükümetle başını değiştirme talebiyle sınırlansa bile, bu açıdan tutumu netti: “Tayyip İstifa”! Ancak gördük ki, bu belli başlı talebini gerçekleştirmeye gücü yetmedi Gezi’nin. “Yapabiliriz” dedirtip net bir özgüven kazandırmasına rağm..]]> Mon, 08 Jun 2015 04:51:15 +0300 Suriye’ye silah göndermek ve casusluk… https://www.evrensel.net/yazi/74161/suriyeye-silah-gondermek-ve-casusluk https://www.evrensel.net/yazi/74161/suriyeye-silah-gondermek-ve-casusluk? New York Times yırttı. Zor kurtardı yani. Buralarda çıkıyor olsaydı, emin olun hakkında kapatma davası bile açılırdı. Times ya da Economist de öyle. Bilip bilmeden yazıyorlar. “Yalan haber” yapıyorlar! İşleri güçleri “kumpas”! “Komplo” kuruyor, sürekli “darbe tezgahlıyorlar”! Doğan Grubu’yla Cumhuriyet de aynı şekilde… Yazarları “ücretli şarlatanlar” mı ne… New York Times gibi… Ama bir dış güç olarak “Amerika ve NATO’nun müdahalesi”ni talep eden New York Times Yazı İşleri Kurulu neyse de.. İşgüzar bir savcılıkça haklarında dava açılıp kapatılmaları istenen “FETÖ” yayını olmakla suçlanan gazete ve TV’ler... Çoktan vergi cezalarına mahkum edilmiş ve “Hükümeti devirmeye çalışmakla” suçlanarak kapatılmak istenmelerine ramak kalmış Doğan Grubu yayınları... En son da casuslukla suçlanarak soruşturma konusu edilen ve yayınlarına yasak konan Cumhuriyet… Nereye gidiyoruz? “Şarlatanlık”la suçlanmaları bir yana.. Bir de yayın yasağı.. Soruşturma.. Kapatma lafları… Olmaz da değil! Yapılma..]]> Mon, 01 Jun 2015 04:55:08 +0300 Tofaş.. Renault.. mücadele.. kazanımlar.. https://www.evrensel.net/yazi/74110/tofas-renault-mucadele-kazanimlar https://www.evrensel.net/yazi/74110/tofas-renault-mucadele-kazanimlar? TOFAŞ ve RENAULT ülke nüfusunun ezici çoğunluğu bakımından birer araba markasıydı. FORD OTOSAN da öyle. (TÜRK TRAKTÖR, hele, araba değil traktör ürettiği için onlar kadar bile bilinip tanınmıyordu –sadece zengin ve orta halli çiftçiler.) Bursa ve Kocaeli için değil tabii. Bursa’da TOFAŞ’la RENAULT’yu, sadece onları değil, yan sanayiden MAKO ve VALEO’yu, OTOTRİM’i tanımayan, hatta birinden birinde kendisi ya da bir tanıdığı çalışmayan olmazdı. FORD OTOSAN’ı da Kocaeli’nde bilmeyen bulamazdınız. Ama o kadar. Bu “markalar”, kendilerini üreten işçiler için bile dört duvarla bantlar ve civatalarını sıkıp motoruyla kaporta parçalarını elleriyle monte etseler bile ancak uzaktan imrenilerek seyredilen arabalardan başka şeyler değillerdi. Artık ülke çoğunluğu bu “markalar”ı marka olarak bilmekle kalmıyor. TOFAŞ, RENAULT, FORD ve diğerleri, artık, Türkiye nüfusunun indinde de birer fabrika demek, işçiler demek, en önemlisi grev ve direniş demek; sınıf mücadelesi demek. Hiç de küçük o..]]> Mon, 25 May 2015 04:53:20 +0300 Savaş üzerine savaş https://www.evrensel.net/yazi/74058/savas-uzerine-savas https://www.evrensel.net/yazi/74058/savas-uzerine-savas? Hükümet tam bir savaş hükümeti. CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin “2 gün içinde Suriye’ye savaş açılacak. Doğru değilse yalanlayın” demişti manşetlerden. Ağız ucuyla yalanlanmıştı. Oysa yazılan iddianamelerde “devlet sırrı” denilen dinlemelerinde Hakan Fidan neler dememişti. Yollayacaktı birkaç kişi.. Attıracaktı birkaç füze.. Olup bitecekti. İlle öyle olacak değil. Önce bir Suriye uçağı düşürülmüştü. Şimdi helikopteri düşürüldü. Ve İdlib yöresindeki çatışmalara Türkiye doğrudan müdahil oluyor. Topçu ve roket atışlarıyla. Türkiye-Suriye sınırı bölgesi fiilen “tampon” ya da “uçuşa yasak bölge” yapılmış görünüyor. Amerikalılarla Antalya’da konuşuluyor. Koordinasyon sağlanamıyor, karşılıklı açıklamalar öyle. Sonuçları ne olacak, Amerikalılar “yiyecekler mi” ayrı sorun; ama Camp David’e ABD’ye gitmeyip veliahtlarını gönderen Suudi Kralıyla birlikte farklı bir iş kotarılıyor. Sadece MİT değil TSK da Suriye içinde örtülü örtüsüz kuvvetleriyle.. Fetih Ordusuysa atakta. En temel gücü Nusra ç..]]> Mon, 18 May 2015 05:00:11 +0300 Elde Kur'an, Diyanet https://www.evrensel.net/yazi/74012/elde-kuran-diyanet https://www.evrensel.net/yazi/74012/elde-kuran-diyanet? “12 yılda 1340 okul yaptık, İzmir’e 30 bin tablet bilgisayar verdik. Ulaşımda İzmir’in çehresini değiştirdik. 9 milyar dolarlık İstanbul-İzmir otoyolu projesi devam ediyor. İzmir-İstanbul otoyolu bittiğinde iki şehir arası otomobil ile 3 buçuk saate inecek. Helikopterle üzerinden baktım köprünün inşaatı maşallah devam ediyor. Bizler yolumuza aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Birileri yıllarca İzmir’i istismar ederken biz 12 yılda onlarca yatırım yaptık.” Kim söylüyor bunları? Toplu açılış töreni adı altında açıkça seçim çalışması yapmak üzere geldiği İzmir’de konuşan cumhurun başı pozisyonundaki Recep Tayyip Bey. Haydi başka zamanlar “gönlündeki parti” için çalışıyordu. Şimdi seçimlere 30 gün kaldığında da mı? Evet! Ve söylediklerine bakın. 12 yıldır hükümet olmuş AKP adına yapılmış bir konuşma değil de ne? “Biz” diyor. “12 yılda 1340 okul yaptık” diyor! Kim yaptı? Öznenin AKP Hükümeti olduğu tartışmasız! “Birileri” yani “12 yıldır” İzmir’i hem yerel hem de genel seçimlerde kazanan ..]]> Mon, 11 May 2015 04:28:14 +0300 Sandık ve demokrasi… https://www.evrensel.net/yazi/73966/sandik-ve-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/73966/sandik-ve-demokrasi? Beylerimiz “sandık” “sandık” derler, sandığın her şeyden yüce olduğunu söylerlerdi. “Yüzde 50”nin cepte olduğuna inandıkları döneme dairdi bu söylemleri. “Millet”... “Milli irade”… Tümü laf ola beri geleydi. Ne millete ne iradesine güvenir ve dayanırlardı. İçlerinden anasına küfredenleri çıkardı, mahkeme kararıyla sabitti. Ama öyle derler, öyle görünmek işlerine gelirdi. “Sandık”tan kendileri çıkıyorlardı ya, yeterdi. Ama hem “sandık” hem baraj –ikisini birlikte savunageldiler! Perhiz ve lahana turşusu! Madem “sandık”tı, “milletin iradesine baraj” koymak neyin nesiydi! 9,9 olsa bile oranı, sanki o oylar sandığa atılmıyor, “sandık” denen şeyden oy verilenlerden başkaları çıkıyor –demokrasi diye yutturuluyordu. Sıkışıldıkça açıktan “HDP’nin barajı aşması sıkıntı yaratır” deniyor. Bununla kalınmıyor, Ağrı türü provokasyonlara bel bağlanıyor. Yetmiyor, milisler harekete geçirilip, onlarca seçim bürosuna saldırı örgütleniyor. Yasakçılığın akla gelen tüm biçimleri ortaya dökülmeye başlıy..]]> Mon, 04 May 2015 04:57:41 +0300 İstikrara bak: Kime güveneceğiz biz?! https://www.evrensel.net/yazi/73915/istikrara-bak-kime-guvenecegiz-biz https://www.evrensel.net/yazi/73915/istikrara-bak-kime-guvenecegiz-biz? İstikrar denen şeyin kapitalizmin istikrarı olduğu ve sömürülen yığınlar için “istikrar” peşine düşmenin anlamsız olacağını yazmıştık geçen hafta. İstikrar, burjuvazinin sömürü çarklarını tıkır tıkır döndürebilmesi ve kâr üstüne kâr istifleyebilmesidir. İstikrar dendiğinde, emeğin payına düşen, yalnızca kötü çalışma ve yaşam koşullarında boğaz tokluğuna sürünmedir. “Aynı gemideyiz” diye kandırır, kendi sömürücü düzenlerinin istikrarını sanki bizim için gerekliymiş gibi yuttururlar! Ama bir yandan da kendi istikrarlarını kendileri bozar, bozmak için ellerinden geleni yaparlar. Neden mi? Çünkü kapitalizm rekabet esaslıdır; birbirlerinin gözünü oymaya çıkan rakip patronlar yalnızca emeğin sömürüsünde anlaşır, sömürülen yığınların gözünü oymada ortaklaşırlar. Kapitalizmde “sen-ben” kavgası kaçınılmazdır. Üretim bilinmeyen bir pazar için yapılır ve herkes malını ucuza üretip pahallıya satmaya çalışır. Tabii ki hır çıkar! Hır, patronların ortak güvenlik örgütü olan devlete yansır, siyasal r..]]> Mon, 27 Apr 2015 05:00:45 +0300 İstikrarsızlık unsuru Erdoğan!.. https://www.evrensel.net/yazi/73861/istikrarsizlik-unsuru-erdogan https://www.evrensel.net/yazi/73861/istikrarsizlik-unsuru-erdogan? Uzun yıllar AKP ve özellikle Erdoğan istikrar için kendilerini şart koştular. Kendileri olmazsa olmaz, alimallah istikrar bozulurdu! Zamanında neoliberal İngiliz Başbakanı Thatcher de öyle iddia etmiş, “başka alternatif yok” diye kandırarak, başta işçiler olmak üzere İngiliz halkının ensesinde boza pişirmişti. Bizde neden denmesindi? İstikrar için “tek parti iktidarı” gerekti, “bu ülke koalisyonlardan çok çekmişti”. Eh! “Millet” de teveccüh göstererek, başında Erdoğan’la AKP’yi hükümet etti ki, memlekette dirlik düzenlik olsun, istikrara kavuşulsun, fileler doldurulsun, senetler ödenip kredi kartları döndürülebilsin... Bütün istekleri karşılanıp yedikleri önlerine yemedikleri arkalarına dizilen büyük sermayenin hamuduyla götürdüğü bu “tek partilik” istikrarcılık orta sınıfların da işine geldi, ama belki de en çok bizim “ayak takımı” sömürülen yığınlarımız kendilerine de uyar sandılar. Altından “milletin anasına” saydırdığı mahkeme kararıyla sabit M. Cengiz türü ihalelerle palazla..]]> Mon, 20 Apr 2015 04:57:27 +0300 İstikrarsızlık unsuru Erdoğan!.. https://www.evrensel.net/yazi/73860/istikrarsizlik-unsuru-erdogan https://www.evrensel.net/yazi/73860/istikrarsizlik-unsuru-erdogan? Uzun yıllar AKP ve özellikle Erdoğan istikrar için kendilerini şart koştular. Kendileri olmazsa olmaz, alimallah istikrar bozulurdu! Zamanında neoliberal İngiliz Başbakanı Thatcher de öyle iddia etmiş, “başka alternatif yok” diye kandırarak, başta işçiler olmak üzere İngiliz halkının ensesinde boza pişirmişti. Bizde neden denmesindi? İstikrar için “tek parti iktidarı” gerekti, “bu ülke koalisyonlardan çok çekmişti”. Eh! “Millet” de teveccüh göstererek, başında Erdoğan’la AKP’yi hükümet etti ki, memlekette dirlik düzenlik olsun, istikrara kavuşulsun, fileler doldurulsun, senetler ödenip kredi kartları döndürülebilsin... Bütün istekleri karşılanıp yedikleri önlerine yemedikleri arkalarına dizilen büyük sermayenin hamuduyla götürdüğü bu “tek partilik” istikrarcılık orta sınıfların da işine geldi, ama belki de en çok bizim “ayak takımı” sömürülen yığınlarımız kendilerine de uyar sandılar. Altından “milletin anasına” saydırdığı mahkeme kararıyla sabit M. Cengiz türü ihalelerle palazla..]]> Mon, 20 Apr 2015 04:57:22 +0300 'Seçim operasyonu' https://www.evrensel.net/yazi/73811/secim-operasyonu https://www.evrensel.net/yazi/73811/secim-operasyonu? Mardin Mazıdağı’nda arazi arama-taramasıyla başlamıştı, “seçim operasyonu.” İşaret fişeğini ise Erdoğan ateşlemişti: “Dolmabahçe toplantısına da karşıyım, izleme heyetine de”! Zaten “Kürt sorunu da yok”, sadece “Kürt kardeşlerimin sorunları var”dı! “Kürt sorunu yok”sa, bütün bu tantana nedendi, ayrı mesele. Olmayan şey için bunca “uğraş”... Bunca operasyon! “Süreç” niçin ilan edilmişti, peki, anlaşılmaz! Olmayan şeyin süreci. Ama işte yok mok diye diye “geliyorum” bağırtıları duyulmuştu, başlıyordu. Kürt sorunu başlamıyordu tabii; bir edebiyat başlıyordu, bir de operasyon ya da provokasyon! Nasıl başlamasındı? Sık yapılan anketler “kral çıplak” dedirtmeye başlamıştı. Hiç de iç açıcı değillerdi. Ve HDP üzerine tahminlerin ötesinde konuşulup tartışılmaya başlanmıştı. Bu kadar da beklemiyordu AKP üst yönetimi. CHP ile MHP de öyle. Birincisi “önseçim”den hız almış, iyi bir kampanyaya başlamıştı, yükselecek görünüyordu ki, anketler de bunu doğrulamaktaydı. MHP’nin yükselişi de her araşt..]]> Mon, 13 Apr 2015 05:00:40 +0300 Başkomutanlık meydan muharebesi https://www.evrensel.net/yazi/73761/baskomutanlik-meydan-muharebesi https://www.evrensel.net/yazi/73761/baskomutanlik-meydan-muharebesi? Dumlupınar Meydan Muharebesi de denir. 26 Ağustos’ta Afyon’dan başlatılan “Büyük Taarruz” ayın 30.’unda Türk ve Yunan ordularının karşı karşıya geldikleri Kütahya Dumlupınar’daki tayin edici muharebeyle sonucuna varır. Geriye kalan artık sadece İzmir’e yürüyüştür. Başkomutan M. Kemal tarafından şahsen yönetildiği için Başkomutanlık Meydan Muharebesi denmiştir? Şimdi ne Yunan ne de İngiliz var ortada. Varlar da, hepsi kendi ülkelerinde. Mal alıp satıyoruz, sermaye yatırılıyor karşılıklı, ama o kadar, gemileri ve ordularıyla gelmiyorlar. Daha çok Suriye, Irak, Yemen’le, Afrika’yla meşgulüz. Bu kez Türkiye TIR yolluyor, silahlar dolusu; istihbaratçı yolluyor, uzman ve aklınıza ne gelirse. Hem Suriye hem de Irak’a asker gönderme tezkereleri AKP denetimindeki Meclis’ten geçirilip kanunlaştırıldı. Yemen’e bile gönderdik göndereceğiz! Şimdilik Katar’a konuşlandı TSK. Eğitim için! Gerçi uzun süre “üst akıl”la yatıp kaldırıldık. “Faiz lobisi”, “Yahudi lobisi” neler yapmadılar ki? ABD i..]]> Mon, 06 Apr 2015 04:56:52 +0300 Uluslararası ilişkiler.. hem öyle hem böyle... https://www.evrensel.net/yazi/73708/uluslararasi-iliskiler-hem-oyle-hem-boyle https://www.evrensel.net/yazi/73708/uluslararasi-iliskiler-hem-oyle-hem-boyle? Üç örnek var önümüzde. Bir, Amerikalı senatörler Obama yönetimine, Kerry’e mektup üstüne mektup yazıyorlar. İlki 100 senatörden 88’inin imzasıyla. Sonuncusu, Temsilciler Meclisi Dışilişkiler Komisyonu Başkanı ve dört üyesinin imzasını taşıyor. Başta basın özgürlüğü olmak üzere Türkiye’deki özgürlükler ve demokrasiyle hukukun üstünlüğü konusundaki endişelerini bildiriyor, sıkı takip öneriyorlar! İlk mektubu yanıtlayan Kerry endişelere katılıyor. Ve biliniyor ki, yönlendiriliyor oldukları tartışmasız tüm kalbur üstü Amerikan gazeteleri Türkiye eleştirileriyle dolu. Ama ABD hala Türkiye’nin arkasında duruyor. Obama, örneğin 6 aylık aradan sonra da olsa, telefonu açıp Erdoğan’la bir saat Ortadoğu’daki durumu ve alınacak tedbirleri konuşuyor. İki, Amerika (ve Türkiye) Yemen’de Suudi komutasındaki gerici mezhepçi koalisyona lojistik ve istihbari destek veriyorlar. Kime karşı? Hala ilerlemesini sürdüren Husilerin arkasında İran’ın olduğu sır değil. Ve savaş tırmanacak gibi görünüyor...]]> Mon, 30 Mar 2015 04:52:00 +0300 AŞ’de kargaşa https://www.evrensel.net/yazi/73659/asde-kargasa https://www.evrensel.net/yazi/73659/asde-kargasa? Hani A.Ş. olsa Türkiye ne iyi yönetilecekti ya! “İyi yönetim” şimdiden pürtelaş yürütülüyor! Erdoğan, “Hükümetle Cumhurbaşkanı her an her konuyu görüşüyor diye bir şey yok” diyor. “O dediğiniz başkanlık sistemine geçtiğimiz zaman olabilir” diye sürdürüyor. Şimdi olmuyormuş.. Katılmıyormuş! Neye katılmıyormuş? “Çözüm süreci”ne! Ya da “çözüm süreci” olacakmış da Kürt sorununun çözüm süreci olmayacakmış. O zaten çözülmüşmüş! “Bazıları hala ret, inkar, asimilasyon politikalarının devam ettiğini sanıyor”muş. “Halbuki biz tüm bunlara son verdik”miş! Oysa Hükümet hâlâ “çözüm süreci” peşindeymiş. “İzleme Kurulu” kurulması mutabakatında “kendi tasarruflarını kullanmışlar”. Erdoğan “Bana ‘hayırlı olsun’ demek düşer, ama ben de bu durumdan rahatsız olduğumu söyleme hakkına sahibim” diyor. Durmuyor Erdoğan: “Dolmabahçe’de iki metin okundu.” Yani: “Mutabakat yok”! Var diye okunmuştu oysa; kime inanacağız? Üstelik Erdoğan “Oradaki toplantıyı da doğru bulmuyorum” diyor. Ve, “mutabakat” k..]]> Mon, 23 Mar 2015 04:52:23 +0300 Önce, Rüştü Erdelhun kim? https://www.evrensel.net/yazi/73606/once-rustu-erdelhun-kim https://www.evrensel.net/yazi/73606/once-rustu-erdelhun-kim? Asker. I. Dünya Savaşı’nın patlak verdiği yıl asteğmen olarak Harpokulu’nu bitiriyor. Kafkas Cephesi’nde, ne kadarsa o kadar, savaşıyor. İzmir’de Silah-Teslimat Komisyonu’nda görevliyken, sonuna gelindiğini görüyor ve Nisan 1921’de Anadolu’ya geçip Kurtuluş Savaşı’na katılıyor, İstiklal Madalyası var. ‘45’te general oluyor. İstanbul Tetkik Kurulu üyeliği de yaparak yükseliyor ’58 Ağustos başında Kara Kuvvetleri Komutanı, güvenilir adam bulma sıkıntısı nedeniyle, sonuna doğru da TSK’nın en üst komutanı oluyor. 10. Genelkurmay Başkanı. Subayların fazla hoşlanmadıkları komutanları da olmuştur, hatta çekişme neredeyse adettendir; ancak Erdelhun özeldir: Komutasındakiler tarafından yakalanıp tutuklanarak yargılanmış ve idam cezasına çarptırılmış tek komutandır. Bayar-Menderes rejiminin çöktüğünü görmemiş, şeflere sadakatte kusur etmemiştir. Tabii ki ordu demek sadakat, emirlere riayet demektir. Emir-komuta zinciri istisnasız her ordunun belkemiği, olmazsa olmazıdır. Roma’da köle s..]]> Mon, 16 Mar 2015 04:52:27 +0300 Kısa ve uzun vadede gülmek... https://www.evrensel.net/yazi/73557/kisa-ve-uzun-vadede-gulmek https://www.evrensel.net/yazi/73557/kisa-ve-uzun-vadede-gulmek? Erdoğan en son Antep’te yine altını çizdi. “Fıtrat farkı”na ayrımcılık yapmak için değil kadını korumak için işaret buyurduğunu ileri sürmesinin ötesinde, ülkenin iki temel meselesi olduğunu söyledi. Bir, başkanlık sistemi, bunun için yine 400 vekil istedi. Ve iki “çözüm süreci”. Ama “sistem” ya da rejim değişikliğinin hayal olduğunu kendisi de görüyor. Nerede 400 vekil nerede gerçek durum! AKP koalisyonsuz hükümet kurabilirse öpülüp başa konulacak; ama siyaset işte, çıta yükseğe konuyor. “Çözüm süreci”nin de eski haliyle çiğnenecek sakız değeri kalmamıştı ki yeni hamleye gerek görüldü ve “ilk” gerçekleştirildi: Birkaç bakanla AKP Grup Başkan Vekili, İmralı Heyeti’yle bir arada poz verip S. S. Önder’in okuduğu açıklamayı dinledi ve üç-beş kelam ettiler. “Süreç” ateşini harlayıp ne denli barışçı, ne denli demokrat, ne denli eşitlik ve kardeşliksever olduklarını göstereceklerdi. İhtiyaçtı; “süreç” tıkanmış AKP’ye getirisi kalmamış, hele Kobanê’den sonra götürüsü çoğalmış, AKP taban..]]> Mon, 09 Mar 2015 04:52:33 +0300 'Süreç'te yeni hamle... https://www.evrensel.net/yazi/73506/surecte-yeni-hamle https://www.evrensel.net/yazi/73506/surecte-yeni-hamle? Tıkanma yalnızca şurada burada değil, dört bir yanı sarmış durumda.Bütün göstergeleri düşüşte olan ekonomi de tıkanmıştır, olumsuz gidişatın suçu üzerlerine yıkılmak üzere kroke durumdaki boksöre döndürülmüş ekonomi bürokrasisi de. Dış politika tam tıkanma halinde. En son Türk şirketlerinin Libya topraklarında faaliyeti BM’nin Libya Hükümeti tarafından yasaklandı. İktisadi ve siyasi tıkanıklıklar, hükümeti, füzeleri Çin’den alırken, Avrupa’ya, Trakya’da kurulacak terminalden Rus doğalgazını pazarlamaya itiyor. İç siyaset daha iyi değil; tıkanma her gün üstüne koyuyor. Her şeyin yasak sayılacağı “polis devleti”ne geçişten başka çare görülemiyor ve hükümet, sille tokat “İç Güvenlik Paketi”ni çıkarmaya uğraşıyor. Ne getirecek ne götürecek, bu da tartışılır olmuş pakete tepki büyük. Hele “her derde deva” sayılan Başkanlık sistemine AKP içinden bile tepki küçümsenir gibi değil. Yasaklanan Metal Grevi, AKP’ye oy vermiş olanlarına kadar işçilerin çalışma ve yaşam koşulları bakımından içinden..]]> Mon, 02 Mar 2015 05:00:58 +0300 Süleyman Şah ve Çin füzeleri hamleleri https://www.evrensel.net/yazi/73462/suleyman-sah-ve-cin-fuzeleri-hamleleri https://www.evrensel.net/yazi/73462/suleyman-sah-ve-cin-fuzeleri-hamleleri? Aslında Rusya’yla ilişkileri de katmak gerek. Ne ölçüde olduğu belli olmasa da, Erdoğan’la anlaşan Putin, Rusya’dan Türkiye’ye taşınacak doğalgazın Trakya’da kurulacak bir terminal üzerinden Avrupa’ya ihraç edileceğini açıklamıştı. “Türk Akım” adı konmuştu. Ukrayna ile arası bozulunca Rusya böyle bir eğilim içine girmişti. “Ukrayna ile arası bozulmak” tabii ki sadece Ukrayna ile arası bozulmak değildi, ama asıl ABD ile bozuşmaydı ki, Hollande ile Merkel, yanlarına “Amerikancı” Sarkozy’i de alarak, NATO harekatı dayatan Amerikan planları karşısında “Rusya’dan vazgeçemeyiz” demiş ve ABD’yi Rusya karşısında yanlız bırakmışlardı. Türkiye? Türkiye çoktandır “üst akıl” göndermesinde bulunduğu Amerika’yla problemli görünmekteydi ve “Türk Akımı” ile yaptığı ya da doğrusu kendi onayıyla Putin’in yaptığı hamle dolayısıyla, ABD ile Rusya arasında, en azından Almanya’yla Fransa gibi “tarafsız” durmaktaydı. Hatta bu “hayırhah tarafsızlık” Rusya’dan yana görünmekteydi. Olur mu? Görüntü bu! Gerçi M..]]> Mon, 23 Feb 2015 05:00:53 +0300 Seçim, geçim ve çözüm... https://www.evrensel.net/yazi/73407/secim-gecim-ve-cozum https://www.evrensel.net/yazi/73407/secim-gecim-ve-cozum? Haziran’da seçime gidiliyor. Nedenine dair rivayet muhtelif, ancak “kritik seçim” olduğunda fikir birliği var. AKP yüksekten uçup, seçimi kazanıp hükümetini sürdürmenin ötesinde iddia sahibi. Onun “kritiklik” eşiği Anayasa değiştirecek çoğunluğa ulaşma. Olur mu? Bu ülke bu halk bunu yer mi? Olanaksızlığı malum olduğu için, AKP’nin ekabir zevatı çok yönlü zorlama halindeler. Hile-hurdadan başka yolu var mı 330’ların üstünün? Bu kez bu bile yetmez görünüyor! “Çözüm” derken milliyetçilik üzerinden oy derlemek üzere şovenizmi körüklemek.. HDP’yi baraj altında bırakarak oylarına konmak.. Bunun için sandıkları “İç güvenlik Paketi”yle milislere emanet etmek. Bu iki “dinamik”i ülke ölçeğinde başka partilere karşı da kullanmak seçeneği kuşkusuz ki değerlendirilecektir. CHP bakımından “kritik” eşik eski oyunun altına düşmemek ve mümkünse yüzde 30’u bulmak. Hele eski oy korunamazsa çünkü, bir iç sarsıntı ve yönetim değişikliği kaçınılmaz gibi duruyor. DSP’yi masetmek, muhafazakar sağın oyların..]]> Mon, 16 Feb 2015 05:00:45 +0300 '400 vekil'lik direnme https://www.evrensel.net/yazi/73359/400-vekillik-direnme https://www.evrensel.net/yazi/73359/400-vekillik-direnme? Tayyip Bey “400 vekil” istediğini açıklamış bulunuyor. Yazıyla, dört yüz. İnsaf! Tayyip Bey en yüksek oyunu Cumhurbaşkanlığı seçiminde almıştı ki, onda bile 400’e 100 vekil kadar eksiği kalmaktaydı. Üstelik parayla manüpilasyon amacıyla yaptırılmış anketler dışında ortalama anketler AKP’yi 40 puanın altında gösteriyor. Haydi 40 olsun. Olanaksız, ama haydi yarı yarıya oy alsın. Yapmaz! Bu oranlarla 400 vekil tutturulamaz! Tarafsızlıktı değildi, artık aşılmış sorunlar ve bir tarafa bırakılabilir. Tabii ki hukuki tartışma yürütülmeli ve herhalde yürütülecektir. Çünkü anayasada “tarafsız cumhurbaşkanı” yazmaktadır. “Ben tarafım” diye konuşmaları yetmiyormuş gibi, 400 vekili “kendisine” istemesi mümkün olmadığına, bir parti lazım geldiğine ve CHP ya da MHP’li vekillerden söz etmediğine göre, vekilleri AKP’den seçtirmeye çalışacağı ortadadır. Ve bu müthiş bir “tarafsızlık” gösterisi olacaktır. Şimdiden açıklanan “seçim programı”na göre, beyefendi 30’dan fazla miting yapmayı planlamaktadır:..]]> Mon, 09 Feb 2015 05:00:16 +0300 İki cephe, iki kavga ve sonuçlar https://www.evrensel.net/yazi/73312/iki-cephe-iki-kavga-ve-sonuclar https://www.evrensel.net/yazi/73312/iki-cephe-iki-kavga-ve-sonuclar? Birinci cephe Kobanê’ydi. İkincisiyse 10 ilde 22 fabrikada açılmıştı ve sayı 42’ye yükselecekti. Kobanê cephesinde saldırgan IŞİD yenilerek püskürtüldü ve yeni bir durum oluştu. Kobanê’de artık IŞİD kuşatması yok, azgın saldırısı çelikten bir savunmayla kırılan IŞİD karşı saldırıyla Telabyad ve Halep yönüne doğru kovalandı. Arkalarında ağır silahlarını ve kamyonlar dolusu cephanelerini bırakarak kaçtılar, şimdi sadece uzaktan havanlarla ateş açabiliyorlar. İlk kez yenildiler. Ortadoğu’nun iki savaşçı gücü çarpışmış; Irak ve Suriye ordularını önüne katıp sürmüş olan IŞİD yenilmişti. Yenen tarafı öğrenmeyen kalmadı: PKK-PYD. Kobanê, PKK’nin bileğinin bükülemediği Türkiye cephesinden sonra net bir zafer kazanarak artık ciddiye alınmazlık edilemeyecek bir siyasal ve askeri güç olarak kendisini dünyaya kanıtladığı yeni bir cephede kazandığı uluslararası meşruiyetin ilanı oldu. Irak Kürdistan’ından Peşmerge yardıma geldi, bazı ÖSO birlikleri IŞİD karşıtı savaşa katıldılar; ama dünya alem..]]> Mon, 02 Feb 2015 05:00:49 +0300 Türkiye, Afrika'da ne arıyor? https://www.evrensel.net/yazi/73261/turkiye-afrikada-ne-ariyor https://www.evrensel.net/yazi/73261/turkiye-afrikada-ne-ariyor? Erdoğan’la AKP ve yönetimindeki Türkiye’nin Afrika’ya ilgisi arttıkça artıyor. Erdoğan hafta sonunu yine Afrika’da geçirdi. Birkaç ay önce Gine’nin başkenti Malobo’da düzenlenen 2. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesine katılmak üzere yine Afrika’daydı. Daha önce de. Sadece o değil. Afrika’daki Türk büyükelçilikleri de pıtrak gibi çoğalıyor. İki yıl içinde sayıları 12’den 32’ye çıktı. Kıtaya ihracat da katlanarak büyüyor. Ticaret hacmi kısa sürede 9 milyar dolardan 23,4 milyar dolara çıktı. Peki neden bu ilgi ve neden durmadan artıyor? Neden Erdoğan, Türkiye-Nijer İş Forumu’nda “Afrika’yı 21. yüzyılın en önemli stratejik işbirliği alanı olarak gördüklerini” söyledi? Erdoğan’a kalırsa, “Afrika ile sömürgeci bir mantıkla tek taraflı olarak değil, karşılıklı fayda ve saygı temelinde, her iki tarafın da kazanacağı kalıcı bir işbirliği tesis etmek istiyoruz. Bizim derdimiz buraların petrolü, altını, elması değil. Yüzyıllarca buralarda oluşturulan kardeşlik nasıl olur, birlikte ayağa kalkış na..]]> Mon, 26 Jan 2015 05:00:09 +0300 Din, barış ve 'büyüklerimiz'! https://www.evrensel.net/yazi/73212/din-baris-ve-buyuklerimiz https://www.evrensel.net/yazi/73212/din-baris-ve-buyuklerimiz? Cumhuriyet Gazetesi Hz. Muhammed’in karikatürünü yayınlamamış olsa bile hedefe kondu. Sadece Kanlı Pazar’ın M. Şevki Eygi ve A. Dilipak’ının Akit’inin düpedüz hedef tahtasına yerleştirdiği karikatürle olsa neyse.. Fatih Camii’nde İslamcı terörist Kouachi Kardeşlerin gıyabı cenaze namazındaki sloganlarda kalsa yine belki! Önce Ahmet ve ardından Recep Tayyip Beyler gazeteyi “tahrikçi” ve başına gelenlere müstahak ilan ettiler. Ahmet Bey hele “Gelin bize saldırın diye hakaret karikatürü basacaksınız...”.. bu “açık tahriktir” dedi. Saldırı mûbah yani! İki terörist çıkıp Paris’te mizah dergisi toplantısını basıp yazı işlerini tarayarak 12 kişi öldürecek – Hz. Peygamberin karikatürü çizildiği için tahrik olmuş sayılacaklar! Cumhuriyet karikatürü bile kullanmadan dergiden bir seçki yayınladığında, “gelin bize saldırın” demiş ve başka birileri tahrik olmuş olacaklar! Sonra Başbakan.. Başbakan Yardımcısı.. Ülkeyi yönetiyor sayılacaklar! Hem “İslam barış dinidir” diyecek, hem yazı-çiziden bil..]]> Mon, 19 Jan 2015 05:00:30 +0300 ‘Gerçek müslümanlık bu değil’ mi? https://www.evrensel.net/yazi/73156/gercek-muslumanlik-bu-degil-mi https://www.evrensel.net/yazi/73156/gercek-muslumanlik-bu-degil-mi? Charlie Hebdo saldırısı sonrasında Müslümanlarca en çok ileri sürülen görüş buydu. İslami tandanslı devlet büyükleriyle ilahiyatçılar ve mütedeyyin bireylerden duyduk: “Gerçek Müslümanlık bu değil!” Gerçekten değil mi? Değilse, ne peki? Önce, kaynağının, ilahiyatçı yazar İskender Pala’nın “Hebdo saldırısını duyduğunuzda ilk aklınıza gelen..” sorusuna verdiği yanıtta olduğu söylenmeli: “Eyvah dedim, ‘Müslümanların bir kere daha üzerleri çizildi’.. ‘üstümüze kalacak’ diye düşündüm.” Öncelikle katledilenlere üzülmüyor beyimiz, “fatura”nın İslam’a çıkarılacağına üzülüyor! İnsanlık işte! En eskiden İslam’ın Peygamberi vardı; temsilci ve sözcü o idi; gerçeği –tabii ki Allah’tan sonra ve ona aracılık ederek diye inanılırdı– o bildirirdi. “Gerçek” ondaydı, “gerçek Müslümanlık” da ona göre hiza alırdı. Sonra Halifeler geldi; ama daha onlarla birlikte “gerçek”in ne ve kimde olduğu tartışması başladı. Peygamber, “Veda Hutbesi”nde kendi yerine Ali’yi münasip görmüş, ama temelindeki köleci/ti..]]> Mon, 12 Jan 2015 04:52:02 +0300 Baş eğmek ya da eğmemek!.. https://www.evrensel.net/yazi/73115/bas-egmek-ya-da-egmemek https://www.evrensel.net/yazi/73115/bas-egmek-ya-da-egmemek? Başbakan Yardımcısı Davutların Ahmet gerçi “kardeşinin kolu”nu koparamadı, ama belki de desinler diye, selefinden geri kalmayan bir çizgi tutturma uğraşında. Esip gürleyip yağma... “Bir uzun adam” olmasa da, fıtratında var, yalın kılıç cenk eden ecdadı Osmanlı’ya fevkalade takılmış durumda. “Yeni” diyor ama.. Osmanlı ahfadından olduğunu sanmıyoruz. Konya nere Söğüt ya da Orta Asya bozkırları nere! Olsa olsa Karamanoğullarındandır. Her neyse.. “Uzun adam”la öyle anlaşmış olmalılar, hep üst perdeden konuşuyor. Konuşmak ne kelime.. Sesi biraz tiz olsa bile sürekli bağırma halinde. Mersin AKP İl Kongresinde haykırıyor: “Şişli’de Mafyadan güç alıyorlar.” Yahu arkadaş, 17 ve 25 Aralık soruşturmalarını kapattırdınız, Abdülhamit’in “burnu”yla “yıldız”ı gibi, “hırsız” lafını bile hem de mahkeme-polis zoruyla yasakladınız.. Ama size serbest: “Mafya”! Evet, “Ali kıran baş kesen” hesabı, hikmetinizden sual olunmaz, belden aşağı yukarı demeden, vur Allah vur! Mafyanın lafı mı olur, elinize su dök..]]> Tue, 06 Jan 2015 04:55:07 +0300 ‘Yargıda cumhuriyet çağı’... https://www.evrensel.net/yazi/73105/yargida-cumhuriyet-cagi https://www.evrensel.net/yazi/73105/yargida-cumhuriyet-cagi? Bu Aydınlık’ın yıl sonu manşeti! Yargı, biliniyor, tepeden tırnağa hallaç pamuğu gibi atıldı, atılıyor. “Düşmez kalkmaz bir Allah”! Bakıyorsun en tepedesin.. Sonra.. Hoop görevden alınıyor ya da Fizan’a sürülüyorsun! Neden? O da biliniyor: “Yargı darbesi” yapılmıştı –iddia bu. Yargı darbe yapar da yargıya darbe yapılmaz mı? Yürütmenin eli armut mu topluyor? “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” denmişti ya, bir darbe yapmaya yeltenene kırk darbe yapılırdı: Vur Allah vur! Hep birlikte yapmışlardı.. Sen de savcısıydın “darbeciler”in.. Bunlar artık söylene söylene eskidi. Ne kötülük yapılmışsa tümünün “günah keçisi” “Cemaat” ilan edilse de, evet tartışmasız, birlikte yapmışlardı. Ne gam! 40 kez tersi söylenince o akıllara kazınır diye düşünülüyor. Hani “40 defa deli dersen deli olur”muş ya! Tıpkı 17 ve 25 Aralık’ın “darbe” dene dene darbe saydırılmaya çalışılması gibi. Haydi darbe; peki ya kutularla paralar? Zırnık rüşvet, yolsuzluk yok mu? Geçtik. Beraberlerdi. Berabe..]]> Mon, 05 Jan 2015 04:52:19 +0300 Kiziroğlu Davutların Ahmet... Peh peh peh... https://www.evrensel.net/yazi/73057/kiziroglu-davutlarin-ahmet-peh-peh-peh https://www.evrensel.net/yazi/73057/kiziroglu-davutlarin-ahmet-peh-peh-peh? Gençliğimin türküsüydü. Şüphesiz daha eskiydi; ama Ruhi Su üstadımız o güzelim söyleyişiyle güncellemişti. Davudi sesinin kulağımızın pasını silen, dillerimize düşen çekiciliğiyle söylerdi: “Kiziroğlu Mustafa Bey.. Peh peh peh!” Şimdi yeniden güncellenmiş. Ayna: “Davutoğlu Ahmet Hoca, bir bilge adam, bir yiğit adam.” Bağlamayı unutmuşlar: “Peh.. peh.. peh.” Gerçekten yiğittir! Kudüs’ü aldı alacaktır. Önce Hamas’ın Meşal’ini alıp getirmiştir. Sonra.. Halit Meşal Bey’in AKP Kongresi’nde dediği gibi: “Nasıl ki geçmişte sizin halkınız Kudüs’ü, Aksa’yı, Filistin’i koruduysa, umutluyum, gelecekte de Filistin’i, Kudüs’ü tekrar kurtaracağız inşallah”! Yüreklerinin yağı erimiştir. Tabii ki kurtaracaktır! Kongre salonu tekmil haykırmıştır: “Hamas, sana canım feda!” Üstelik Kiziroğlu Davutların Ahmet, tabii Recep Tayyip Beyin inayetiyle, vakti olur alır ya da sıkışıklığa gelir almaz; ama Müslüman Kardeş Meşal umutlu olmak zorundadır, başka çaresi yoktur. Müslüman Kardeşliğin en büyük destekçis..]]> Mon, 29 Dec 2014 05:00:08 +0300 AKP saldırganlığı karşısında CHP nereye? https://www.evrensel.net/yazi/73009/akp-saldirganligi-karsisinda-chp-nereye https://www.evrensel.net/yazi/73009/akp-saldirganligi-karsisinda-chp-nereye? AKP planlı programlı saldırı halinde. Planlarının çoğu fos çıkıp geri tepse bile dur durak bilmiyor. Neredeyse başvurmadığı bir tek Menderes’in “Tahkikat Komisyonu” kaldı. Önüne çıkan her şeye ve herkese saldırıyor. Ne maden işçisi ve taşeron dinliyor ne iş cinayeti. Ne Kürt ne Alevi ne de öğrenci. TÜSİAD’la sorunlu. AB’yi bile takmadığını yüksek sesle söylediği noktaya vardırdı işleri. Erdoğan “darbeler”in de arkasında olduğunu belirttiği bir “yüksek akıl”dan söz ederken yandaş medyası açıkça isim vererek Amerikan karşıtı ajitasyon bile yapıyor. Halkı zaten çoktandır “bizden” ve “bizden olmayanlar” olarak bölmüş ve “bizden” dediği tabanını sağlamlaştırmaya yönelmiş durumda. Sağlamlaştırmada başlıca argümanı dinin ileri düzeyde istismarı. Siyasal sözcüleri birer Diyanet görevlisi ya da müftü gibi konuşuyor, dünya işlerini “Ahret”i kaldıraç olarak kullanarak “çözme”ye yönelmiş gibi yapıyorlar. Oysa tabii ki külliyen dünyalık peşindeler. Tabii ki para pul işleriyle uğraşıyor, tabii ki..]]> Mon, 22 Dec 2014 05:04:23 +0300 Darbe ve demokrasi... https://www.evrensel.net/yazi/72954/darbe-ve-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/72954/darbe-ve-demokrasi? İnternet fenomeni” Fuat Avni’nin üç gün öncesinden haber verdiği ve herhalde bu nedenle ertelenen “darbe” başladı. Tam saatinde, hatta gecikti bile. Eski darbeler sabah gün ışımadan başlardı. Şimdi altı buçuğu buldu. Yine Avni’nin dediğine göre, deşifre olduğu için kapsamı da daraltıldı. Hedefte Cemaat var. Cemaat dediysek, ona yakın medya; başlıca Zaman ve Samanyolu TV. Yazıya oturduğumuz sırada henüz Bugün’ün bile kapısı çalınmamıştı. Biz burjuva demokratı değiliz. “Çifte standart” türü takıntılarımız da yok. Ancak demokrasi diye bir sorunun olduğunu sadece bilmekle kalmaz; gerçekleşme koşulları olmaksızın “hukuk önünde eşitlik” ve “özgürlük”ten söz açan ikiyüzlü burjuva demokrasisinin karşısında sosyalist demokrasiyi savunuruz. Çoğunluğun demokrasisini.. Halk demokrasisini. Burjuva demokrasisi, burjuvazi eğer birçok durumda olduğu gibi tümden reddetmemişse, hak ve özgürlüklerin sadece sözünü eder ve onları dar bir sömürücü zümrenin çıkarlarının meşrulaştırılmasına daraltır. Ha..]]> Mon, 15 Dec 2014 04:52:55 +0300 Üç orijinalite https://www.evrensel.net/yazi/72899/uc-orijinalite https://www.evrensel.net/yazi/72899/uc-orijinalite? Sınıf mücadelesinin somut gelişmesinin üç belli başlı orijinalitesi var. Birinci orijinalite, emperyalistler arası çelişmelerin uluslararasılaşma ve dünya ekonomisinin ileri ölçüde entegrasyonu koşullarında kolay çözüm olanaksızlığıyla keskinleşip şiddetlenmesidir. Kapitalizmin iki eğiliminden biri olan “ulusallık” hammadde kaynakları ve pazarların yeniden ve yeniden paylaşımını zorunlu kılmakta; ancak bu paylaşımının koşullarını, kapitalizmin ikinci eğilimi olan uluslararasılaşmanın oluşturduğu dünya ölçeğinde iç içe geçmiş girift ilişkiler belirlemektedir. Buradan, hemen bir genel boğazlaşma yerine bunun koşullarını biriktirip olgunlaştıran dincilik ve mezhepçilikle milliyetçiliğin, kabileciliğin vb. kışkırtılıp yönlendirildiği bölgesel çatışma ve “vekalet” savaşları çıkmaktadır. Suriye ve Ukrayna gibi. Çatışmalar ve gericiliğin genel tırmanışının sınıf mücadelesinin koşullarını sertleştirmekte oluşunda şaşılacak şey olmadığı gibi, kapitalist uluslararasılaşmanın doğrudan sonucu ola..]]> Mon, 08 Dec 2014 05:00:01 +0300 Amerika’yla Türkiye dost ve müttefik mi yoksa... (2) https://www.evrensel.net/yazi/72852/amerikayla-turkiye-dost-ve-muttefik-mi-yoksa-2 https://www.evrensel.net/yazi/72852/amerikayla-turkiye-dost-ve-muttefik-mi-yoksa-2? Haftanın haberi bol. İngiliz Başbakanı Cameron dünya ekonomisi için alarm verdi. İstanbul Belediyesi Gezi’ye AVM yapımını 2015 Planına da aldı. Havuzların Sabah’ına göre “her 5 polisten biri paralelci”, yani “güvenilmez”! Yine de Cumhurbaşkanı Erdoğan güveniyor ki, milis örgütlenmesi yönelimiyle, esnafı aynı zamanda polis olmaya çağırdı! Erdoğan bir şey daha yaptı ve Amerika’nın keşfinden sonra, “kadınlarla erkeklerin eşit olmadığı”nı keşfetti. Bir de: “Süreç-müreç yok” anlamına gelerek, “çözüm süreci taviz ve alma verme süreci değil” dedi. Adli Tıp 4 Bakan, Zarrab vb.’nin dinleme tapelerinin montaj değil doğru olduğunu açıkladı. Tapeler doğru, ama işgüzar bir mahkeme “şöhretleri zedelenmesin” diye Meclis soruşturmasına yayın yasağı koydu, yasağa uyulmuyor. Konumuza dönelim. Davutoğlu, reddedilen süreçte “3. gözün yabancı göz olamayacağı”nı belirtti. Sanki çoktan uluslararasılaşmamış gibi, “süreç Türkiye’nin meselesi”ymiş! Önemi şurada ki, artık Batı’ya, özellikle Amerika’ya güvenmi..]]> Mon, 01 Dec 2014 05:02:36 +0300 Amerika’yla Türkiye dost ve müttefik mi yoksa... https://www.evrensel.net/yazi/72803/amerikayla-turkiye-dost-ve-muttefik-mi-yoksa https://www.evrensel.net/yazi/72803/amerikayla-turkiye-dost-ve-muttefik-mi-yoksa? Nasıl tanımlanmalı? Amerika’yla Türkiye ne tür bir ilişki tutturmuşlar? Dost ve müttefikler mi? Yoksa düşmanlar mı? Yoksa daha özel bir ilişkiye mi sahipler? Bakıyorsunuz Suriye ve Irak politikalarına, farklı tellerden çalıyorlar. “Eğit-donat”ta anlaşmışlar, o kadar. Politikalar da çakışmıyor. Amerika, Obama’nın ağzından “önceliğimiz IŞİD, Esad masada değil” derken, Türkiye net ama farklı: “Hayır hem IŞİD’e hem Esad’a karşıyız”! Zaten Başbakan Yrd. Davutların Ahmet, Avustralya’da boşuna mı Obama’yı “hizaya getirme”ye uğraşıp “Amerika da bizim gibi düşünüyor” diye demeçler patlattı ki silme gazetelerin manşeti oldu! Yalanlandı tabii. Yalanlanmaya alıştık. Farklılıklar olunca, hem önemsiz, hem de “dost ve müttefiklik” ilişkisinin yara almaması için Türkiye’ye hak verilerek giderilmekte olduğu algısının yaratılması kaçınılmaz oluyor. Ama dünyayı çekip çeviren Amerika pabuç bırakmıyor, yalanlamalar birbirini takip ediyor. İçeriye yönelik operasyonlara ses çıkarmıyor, “eh halklarını kand..]]> Mon, 24 Nov 2014 05:02:38 +0300 Gerçekler ve eğilimler... https://www.evrensel.net/yazi/72749/gercekler-ve-egilimler https://www.evrensel.net/yazi/72749/gercekler-ve-egilimler? Geçtiğimiz Cumartesi, 15 Kasım, Sinan Cemgil’in doğum günüydü. Sinan Hocamız yaşasaydı 70 yaşında olacaktı. Biz onu 26 yaşının gençliğiyle biliyor tanıyoruz. Deniz’i 25’inde delikanlılığıyla. “Seydi”si “saydı”sı yoktur; gerçek, “kamu düzeni”ne sığmadıkları ve bildikleri yolda mücadele ettikleridir. “Yaşasalardı” ne yaparlardı? Böyle soru olmaz! Bu, Denizlerin değil, ancak soranların sorusudur ve yanıtı baştan bellidir. Soru sorucu kendi penceresini Denizlere dayatma, kendi cevabını Denizlerin cevabı olarak pazarlama peşindedir. Denizlerse kendi devrimci yollarında yürüyüp gitmişler.. Ve zamanın soru sorucuları arkalarından kös kös bakmışlardır. Yoksa Denizlerin akranı yanıtı belli soru sorucular yok değildir. Üstelik Denizler onların sorduğu sorularla verdikleri yanıtlar ve teorileriyle pratikleri ortamında, hem de onlarla mücadele ederek, “kamu düzeni”ni değiştirmek üzere devrimci mücadelelerini sürdürmüşlerdir. Fatih Çekirge, şimdi çıkmış, “Deniz Gezmiş bu soruyu sorar mıydı?” diy..]]> Mon, 17 Nov 2014 05:00:41 +0300 Sadece ben.. Hepsi benim... https://www.evrensel.net/yazi/72692/sadece-ben-hepsi-benim https://www.evrensel.net/yazi/72692/sadece-ben-hepsi-benim? Başbakan Yardımcısı Davutların Ahmet bir alem. Her şeyi biliyor. Hele akademisyen oluşu bunu fazlasıyla mümkün kılıyor: “Başbakan değil, akademik kimliğimle söylüyorum. Aleviliği çok iyi tanıtmamız lazım ki, bunun bir marjinal akım değil, bu toprakların geleneği olduğu görülsün.” Neymiş peki? Alevilik, marjinal değilmiş de, bu toprakların geleneğiymiş. Güzel. Sonuçta bir gelenektir tabii. Peki, Sünnilik de bir gelenek midir? “Bilim” öyle diyorsa, hem Sünnilik hem Alevilik geleneklerse, sorun yok! Ama yoksa biri “yüce dinimiz” diğeri sadece “gelenek” mi? Beyefendi, biliyor ya, devamla: “Hacıbektaş-ı Veli’nin, Alevi-Sünni ayırımı yapmadan herkese okutulması lazım.. Din kitaplarına 103 sayfalık Alevilik geleneği eklendi. Yanlış ise düzeltelim, eksik ise tamamlayalım. Alevi-Sünni yüzyıllarca bir arada yaşadı. Şu anda bir baskı olduğundan bahsedilebilir mi?” diyor. “Okullarda okutulan derslerde bir din aşağılanıyorsa, kaldırmak lazım”mış! Hangisini? Din dersini mi Aleviliği mi? Dersleri..]]> Mon, 10 Nov 2014 04:54:11 +0300 Halksız siyaset mi? https://www.evrensel.net/yazi/72634/halksiz-siyaset-mi https://www.evrensel.net/yazi/72634/halksiz-siyaset-mi? Davutların Ahmet, hoca olmasına hoca ama bilimle arası hiç de iyi değil. Arası var mı yok mu o da tartışılır! Ahmet Beye göre iki kere iki bile dört etmiyor. Nankörlük mü ediyoruz? Adam memleketi çekip çeviriyor ve üstelik adıyla sanıyla profesör. Nasıl mı bilmez dört mü beş mi diye, sorulacaktır. Hayır, en başta Ahmet Beyin kurguladığı baştan ayağa maceracılıkla malul dış siyasetten söz etmeyeceğiz. O artık her yanı dökülen haliyle ortada. Görmeyen, bilmeyen kalmadı. Rusya’yla Çin ve İran’ın arkasında durduğu Esad’ı devirmek diye tutturmuş, Amerika’yı bile savaşa zorlamaktaydık ki, olacağı hiç mi hiç yoktu. Ve zaten olmadı, olmuyor. Öyle Hollande’ın yarım ağız “olur”unu almanın da yetmediği, sallama propaganda ile hiç yürünemediği görülüyor. “Merkez ülkeyiz” demekle merkez ülke olunmuyor, “oyun kurucuyuz” demekle de oyun kurulmuyor! Güç gerekiyor. Her şeyden önce de yeterli sermaye! Vermeyince mabut neylesin Mahmut! Davutların Ahmet Bey en iddialı olduğu dış politikadan anlamıyor d..]]> Mon, 03 Nov 2014 05:00:41 +0300 Önder, Mert, Hakan ve darbe tartışmaları... https://www.evrensel.net/yazi/72580/onder-mert-hakan-ve-darbe-tartismalari https://www.evrensel.net/yazi/72580/onder-mert-hakan-ve-darbe-tartismalari? Mealen yazıyorum: Önce Sırrı Süreyya “çözüm süreci ilerlemezse darbe mekaniği işler” dedi. Ardından Nuray Mert, ayıplamavari “olur mu öyle şey, ne darbesi” diye yazdı. Ahmet Hakan da destekledi: “Evet, darbeciler hapse atıldı, derin devlet tasfiye edildi, darbe yapacak kimse mi kaldı?” Kolay değil darbe üzerine konuşmak. Sırrı “darbeci” olacak, “darbeye davetiye çıkaracak” kimselerden değil, ama yine de darbelerden çok çekmiş olanlar, doğaldır, hemen gardlarını alıyorlar. Diyelim, Sırrı Bakanlarla falan görüşüyor; devlet kademelerinde tanıdıkları var. Malum darbe de özellikle devletin üst kademelerinde “taklalar attırmaktır”, birilerini “şapkalarını eline tutuşturup kızağa çekmektir”.. Bu nedenle, bu kademelerdekileri, yine bu kademeleri kullanarak, halı silkeler gibi silkeleyecek “özel silahlı birlikler” gereklidir. Diyelim ki, ondan kuşkulandınız! Biz sadece darbelerden darbe yiyenlerdeniz. Devlet kademelerinde tek bir tanıdığımız, görüştüğümüz kimse de yok. Öyleyse konuşabiliriz. ..]]> Mon, 27 Oct 2014 06:00:22 +0300 Yardım yataklık değil, asli fail... https://www.evrensel.net/yazi/72527/yardim-yataklik-degil-asli-fail https://www.evrensel.net/yazi/72527/yardim-yataklik-degil-asli-fail? Kobanê’de savaş tüm hışmıyla sürüyor. Tökezlemeye başlasa bile İslam Devleti’nin çeteleri saldırıyı sürdürüyor. YPG ve YPJ’nin örgütlediği direniş de sürüyor. “Dünyayı başınıza yıkarız” diyerek bu kez şahin kesilen sulugöz Arınç’la Başbakan Yardımcısı Davutların Ahmet gerçi “savaşmıyorlar” diyorlar. Savaş bütün hızıyla sürdüğüne ve İslamcı çeteler onca ağır silahla bir türlü Kobanê’yi fethedememiş olduklarına göre, onlarla herhalde Rufailer savaşıyor olmalı! Üstelik “alakası yok”muş Kobanê’nin Türkiye’yle. Orası başka burası başkaymış! Çocuk kandıracaklar: Orada Kürtleri yok etmeye uğraşırken burada Kürt sorununu çözerlermiş! Burada da nasıl çözeceklerse: “PKK de IŞİD de aynı”ymış! Sonra; koş..]]> Mon, 20 Oct 2014 00:05:38 +0400 Olağan bir hükümet değil... https://www.evrensel.net/yazi/72472/olagan-bir-hukumet-degil https://www.evrensel.net/yazi/72472/olagan-bir-hukumet-degil? İslam Devleti saldırganlığı ve Kobanê vesilesiyle bir kez daha belli oldu ki, Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve sair seçilmiş/atanmış yetkilileri ve oluşturmakta olduğu rejimiyle, AKP Hükümeti olağan bir hükümet değil. “Oluşturmakta olduğu” diyoruz; çünkü doludizgin kurmakta olsalar da, henüz kafalarındaki rejimi dört başı mamur kurabilmiş değiller. “HSYK seçimlerini başkası alırsa meşru saymaz, yeni yasa çıkarırız” deyip tedbirlerini alacaklarını, “polisin kalkanı” deyip kıyıcı eksiklerini tamamlayacaklarını ilan ediyorlar. Ve sadece yasal “tedbirler”le yetinmiyorlar: 9 yaşında kızlara türban.. Anaokullarına bile mescit.. Polisin aynı işareti yaptığı Hizbullah’a serbestiyet.. MHP’den militan transferleri.. Özellikle metropollerde ilçe ilçe silahlı milis örgütlenmeleri... Hızla koşarak kuruyorlar. Dururlarsa düşece..]]> Mon, 13 Oct 2014 00:05:22 +0400 Oynak ve katı siyaset... https://www.evrensel.net/yazi/72422/oynak-ve-kati-siyaset https://www.evrensel.net/yazi/72422/oynak-ve-kati-siyaset? Eskiden anlı şanlı Kenan Paşa yurtiçi turlarında gittiği kentlerde yaptığı konuşmalara “Bursalı şöyle” .. “İzmirli böyle” diye başlardı. Koca bir kente ve nüfusuna da “oynak” payesini uygun görmüştü. Paşaların paşası darbeci faşist haklı değildi, ama AKP hakkını veriyor! Oynak mı oynak bir siyaset izliyor. Hatırlayın; “biz IŞİD karşıtı koalisyona katılmayız”, “askeri operasyona hayır” diye tozu dumana katıyordu. Tayyip Beyefendi Newyork’a gitti, siyaset anında değişti. Beş dakika sürmedi. Libya’da da böyle olmuştu. “NATO operasyonuna hayır”dan aynı operasyona 5-6 gemi ve daha fazla uçakla katılmaya oynamıştı siyaset. O oynama “uzun” sürmüş, zıttına dönmesi bir gün kadar sürmüştü! Oynaklık var da katılık yok mu peki AKP siyasetinde? Olmaz mı? Baksanıza, Biden’a özür bile dilettirild..]]> Mon, 06 Oct 2014 00:36:48 +0400 Artık rehine yok! peki ne var? https://www.evrensel.net/yazi/72313/artik-rehine-yok-peki-ne-var https://www.evrensel.net/yazi/72313/artik-rehine-yok-peki-ne-var? Önce biz de “rehineler”in özgürlüğünü kutlayalım. Kolay değil; üstelik yanlış bir hesabın bedeli 101 koca gün! Çoğu memur, çoluk çocuk, İslam Devleti katillerinin elinde geçen günler! Neymiş? Yapmazlarmış, aynı dinden, aynı mezheptenmişiz.. O kadar almışız vermişiz.. Silahtı cephane, sınırın yolgeçen hanına çevrildiği geliş-geçiş, lojistik ve hastanelerde tedavi olanağı.. Yok yoktu! Daha yeni Kobane’ye saldıran katillere Telabyat’ın az ötesinde sandık sandık mühimmat atıldığı ayyuka çıktı, yalanlanmadı. Konsolos’a yıkılmış, “gelmeyi o kabul etmedi” denmişti. Sözde Bakanlık çağırmıştı da... Oysa “Davutların Ahmet”in iki yenili, neoliberal yeni-Osmanlıcı “stratejik derinlik”inde her şey, bütün plan program ortadaydı. Yayılmacı mezhepçi milliyetçilik.. Türk-İslam (tab..]]> Mon, 22 Sep 2014 00:15:38 +0400 Amerika, IŞİD ve etekle pantolon https://www.evrensel.net/yazi/72260/amerika-isid-ve-etekle-pantolon https://www.evrensel.net/yazi/72260/amerika-isid-ve-etekle-pantolon? “İş bilenin kılıç kuşananın”! Kim “hayır” diyebilir! Ancak “çağ”a uygun olarak geliştirilmesi mümkündür: İş, bir de “bulabilenin”dir. “Torba”da madenlerde çalışma koşulları “iyileştirildi” ya; “iş”i pek “biliyorlar”, Zonguldak’ta “kaçak madenler” dışında çalışan 5 binden fazla madenci işsiz kaldı. “İşçi maliyeti yükseldi” denip iş durdurularak işten çıkarıldılar! “Yeni Türkiye”nin yeni hükümeti, açık ki “iş”i çok biliyor! Yeni başbakan dışişlerinden geliyor. En iyi “iş” çevrilmiş olan yerden! Tutulacak yanı olmayan alandan. “Sıfır sorun”lu komşularla aramız çok çok iyi! Beladan geçilmiyor. Şimdi bir de Katar’da rahat edemeyen Mısır’ın Müslüman Kardeş şefleri ..]]> Mon, 15 Sep 2014 00:32:55 +0400 CHP ve solculuk ihtiyacı... https://www.evrensel.net/yazi/72210/chp-ve-solculuk-ihtiyaci https://www.evrensel.net/yazi/72210/chp-ve-solculuk-ihtiyaci? CHP Kurultay’ında Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığının sancılı yenilenmesinin ardından yönetim organı PM seçimi de aynı şekilde sonuçlandı. Genel Başkan listesi 4 eksikle kazandı, ancak kimse Kılıçdaroğlu kadar bile oy alamadı. Görüldü ki, artık CHP’de yöneticilik “aslanın ağzında”! Oysa Kılıçdaroğlu Baykal’ın yerine geldiğinde herkes emrine amade görünüyor ve ağzının içine bakıyordu. Lider beceriksizliği mi? Erdoğan çok becerikli çıkmış ve partisiyle kendisini uçurmuşken Kılıçdaroğlu yeterli gayreti göstermedi ya da gösteremedi mi? Böyle bir tartışma yapılabilir. Liderliğin de yetenek gerektirdiği şüphesizdir. Ancak asıl sorun, lideri de lider yapacak “dava”sı ve “kadro”sudur. Davan ve kolektif yönetimi gerçekleştireceğin arkadaşların yoksa Allame-i Cihan olsan kâr etmez! ..]]> Mon, 08 Sep 2014 00:06:15 +0400 ‘Kardeşlerin ‘davası’ ve ‘musafaha’... https://www.evrensel.net/yazi/72163/kardeslerin-davasi-ve-musafaha https://www.evrensel.net/yazi/72163/kardeslerin-davasi-ve-musafaha? Türkçe’ye tercüme edelim: “Musafaha” tokalaşma demek. Ama önce “dava” üstünde durulmalı. Nedir Erdoğan’ın “kardeşlerim” deyip kongre konuşmasının yarısından çoğunu ayırdığı “dava”? Hangi kardeşliğin davası? “Milli dava” mıdır, yoksa konu ilk AKP yıllarının “3Y”leri mi? “Yoksulluk”tan, “yolsuzluk” ya da “yasaklardan kurtuluş davası” mı? Neoliberal adı takılmış tekelci saldırganlığıyla kapitalizmin yüceltilmesi davası olduğu kuşkusuzdur. 13 yılda bu dava uğruna neler yapılmamıştır ki? Taşeronluk, sözleşmeli işçi ve memurluk, performansa göre ücret vb. türleriyle esnek çalışmanın yerleştirilmesi dava adamlığının işiydi. “İşsizlik fonu”nun oluşturulması, özelleştirmenin sonuna gelinmesi ve grev yasakları da. “Büyüyoruz” edebiyatı ardında bilan&cced..]]> Mon, 01 Sep 2014 00:22:25 +0400 ‘Halk’ karşıtlığı!.. https://www.evrensel.net/yazi/72111/halk-karsitligi https://www.evrensel.net/yazi/72111/halk-karsitligi? Bu “Sabah” Gazetesi alem! Sadece o mu? Tüm “havuz medyası” ya da yandaş ve yakinler...^ “CHP halka karşı”ymış.. Büyük puntolarla böyle diyor propaganda gazetesi. Propaganda ki ne propaganda! IŞİD adam kesmiş.. Binlerce Êzidiyi öldürüp yüz binlercesini yerinden yurdundan etmiş, ne gam! Ya da Rojava’ya saldırmış.. Ya da kendilerinden olmayanların camileri bombalıyormuş, dert edinmiyor! Hatta Amerikan bombardımanıyla bile ilgilenmiyor. Bırakın bunları Davutoğlu’nun “başkanlığı” ve “başbakanlığı”nı bile neredeyse “es” geçecek, ikinci dereceden haber sayıyor. Varsa yoksa ideolojik propaganda: “Paralelciler şöyle yaptı, böyle yaptı” ve bir de velinimet Erdoğan’ın dedikleriyle yaptıkları! CHP’nin “halk karşıtlığı”da böyle! CHP’nin halkla arasının pek iyi olmadığını herkes biliyor. Bir türl&..]]> Mon, 25 Aug 2014 00:43:44 +0400 Muhafazakar demokrasi.. Ulusalcı sol!.. https://www.evrensel.net/yazi/72063/muhafazakar-demokrasi-ulusalci-sol https://www.evrensel.net/yazi/72063/muhafazakar-demokrasi-ulusalci-sol? Sık sık moda olur, tartışılır. İddialar büyüktür. Biri demokrasi ve demokratlığa dairdir; diğeri sol ve solculuğa. Aslında ikisi de problemlidir ve ikisini de benimserken “nasıl” ve “kimin” gibi ayrıntı belirticilere ihtiyaç hasıl olur. Yine de “demokrasi” konjonktürel olarak daha çekicidir; çünkü “sol”un pek geçer akçe olmadığı, “sağ”ile rekabetinde yüzde 70’e 30 gibi bir tabanı ya da “oy”u olduğu düşünülür. Aynı nedenle, ülkenin adı “sol”a çıkarılmış reformcu partisi, “sol”a değil “sağ”a açılmayı doğru ve marifet sayar. “Sol” ve “solculuk” tartışmasını, bu yüzden, sosyalistlik iddia edenlerin yanı sıra bu partinin muhalif kanadı gündeme getirir. Oysa tanımı belirsiz ne “sol” ne de demokratlık anlamlıdır! Hangi ..]]> Mon, 18 Aug 2014 00:10:49 +0400 AKP'yle IŞİD ve Amerika https://www.evrensel.net/yazi/72018/akpyle-isid-ve-amerika https://www.evrensel.net/yazi/72018/akpyle-isid-ve-amerika? Kuşku yok ki IŞİD’e yönelik Amerikan hava harekatını yazmak gerek. Ama Türkiye’de de cumhurbaşkanı seçimi var, başka konular atlanabilir. Öyleyse yarı yarıya. Her ne kadar “milletin adamı” propagandası yaptıysa da bütün olanaklarını kullandığı “devletin adamı” olarak girdiği seçimi ilk turda kazanmasaydı, yanmıştı. Bütün havası batar, 12 yıldır kazanamadığı ilk seçim olurdu ki, altından kalkması olanaksızdı. O moral ve fiziki bozuklukla ikinci turu da geçemezdi ve bu AKP’nin sonu olurdu. Ancak “kazın ayağı” öyle ki, Başbakan kazanınca da hem kendisi hem de AKP kaybediyor. Kazanmışken kaybetmek ne demektir? Liderini cumhurbaşkanlığa yollamış bir parti neden kaybetmiş olsun? Bakın örneklerine; liderlerini cumhurbaşkanı yapmış iki partiden de eser yoktur bugün. Özal’ın ANAP’ıyla Demirel’in DYP’sinin adı bile hatırlanmamakta..]]> Mon, 11 Aug 2014 00:29:17 +0400 Düşük düzey siyaset!.. https://www.evrensel.net/yazi/71966/dusuk-duzey-siyaset https://www.evrensel.net/yazi/71966/dusuk-duzey-siyaset? Kahire’de doğmuş.. Türk değil.” Başbakan böyle diyor. Ekmel Bey’den yanıt geliyor: “Türk oğlu Türk’üm”! Bu siyaset oluyor. Cumhurbaşkanlığı yarışı böyle yürütülüyor! Mitingin ortasında ara veriyor.. Bir telefon konuşması.. Öyle deniyor. Ya da “prompter”, yani Başbakanın konuşmalarını oradan okuyarak yaptığı alet ıslanıp bozulmuş, bir söylenti de bu.. İrticalen konuşamıyor.. Belki konuşuyor da.. Bir sinirlenirse.. Allah muhafaza, dümdüz gitme tehlikesi büyük. Kızı “promptersiz olmaz” diyormuş. Sonra hayda, araya Ekmel Beyin İstiklal marşı dörtlüğünü okuyup “Akif’in Çanakkale Şehitleri şiirinden herhalde” dediği konuşmasının video çekimleri. Nasıl olurmuş? Nasıl Prof.muş? Doğrusu ihya olduk! İstiklal Marşının hangi kıtasını Çanakkale Şehitleri şiiriyle karıştıran, Prof. da, cumhurbaşkanı..]]> Mon, 04 Aug 2014 00:32:39 +0400 Sanki sen dinlemedin.. Sanki dinlemeyeceksin!.. https://www.evrensel.net/yazi/71923/sanki-sen-dinlemedin-sanki-dinlemeyeceksin https://www.evrensel.net/yazi/71923/sanki-sen-dinlemedin-sanki-dinlemeyeceksin? Polis şefleri “dinleme” yaptılar diye “içeri” alındı. Eski genelkurmay başkanı iki yıldan fazla yatmıştı. 5 yıl yatan general vardı. Kolay değil. “Kumpas” dense bile “iktidar” çatışmasıydı. Bilek güreşini kaybedenler, teşebbüs etmişler etmemişler, “darbecilik”le suçlanmış, ceremesini çekmişlerdi. Şimdi bu ceremeyi çektirenler birbirlerinin paçalarından çekiştiriyor. 17 ve sonra 25 Aralık operasyondular. Ama yolsuzluk operasyonu.. Ama darbe girişimi! İktidara oynanmıştı. Yolsuzluksa Başbakan ceremesini çekecek, gidecekti!.. Gitmedi, yolsuzluk mu değil mi belli olmadı, henüz ne soruşturuldu ne yargılandı. Ama gitmeyip karşı saldırıya geçince, bu kez yine ceremesini çekenler olacağı aşikardı. “İnlerine gireceğiz” demişti. İşe polis şefleriyle başlandı. Sırada “yargı” olduğu ilan edildi. “Darbe”, “c..]]> Mon, 28 Jul 2014 07:09:58 +0400 Bir Erdoğan... Bir Bağdadi!.. https://www.evrensel.net/yazi/71868/bir-erdogan-bir-bagdadi https://www.evrensel.net/yazi/71868/bir-erdogan-bir-bagdadi? Hayır! Erdoğan’ın Bağdadi ve IŞİD’ine Suriye ve Irak’ta verdiği desteğinin sözünü etmiyoruz. “Paralel yapı”sı gibi Türkiye’nin ama.. Paralellik ya da yakınlık da değil.. Benzerlik.. Hatta aynılaşma. Yalnızca Esad ve Maliki’yle özellikle Suriye Kürtleri, Rojava karşısındaki birliklerinde değil. Buralarda birlik halindeler, tartışmasız. Ama bir de Filistin var! İsrail saldırganlığı var! Bağdadi çok kendi “işleri”ne dalmış halde.. Kafa kesmekle uğraşıyor! En son, sıra Hıristiyanlardaydı. Mühlet vermişti bir fetvayla: Ya Müslümanlığı kabul edecek ya cizye denen “kafirlere özel” vergiyi verecek ya da Musul’u terk edeceklerdi! Cuma son gündü, İslam’ı kabul eden oldu mu bilinmez, ama etmeyenlere son iki şık birlikte uygulandı. Kenti terk edenler kontrol noktalarında “donlarına kadar” soyuldular, bütün kıymetli eşyaları al..]]> Mon, 21 Jul 2014 07:42:47 +0400 Eski ve yeni Türkiye!.. https://www.evrensel.net/yazi/71812/eski-ve-yeni-turkiye https://www.evrensel.net/yazi/71812/eski-ve-yeni-turkiye? Geçen haftadan devam gibi olacak. Ya biz uzak görüşlüymüşüz ve iyi öngörmüşüz.. Ya da Sayın Başbakan teveccüh buyurup ortaya attığımız “Türkiye Nereye?” sorusunu platform edinip.. “Vizyon Belgesi”ni buradan kurdu. Yanıtlarımız farklı. Kimin kusuru tartışılır, kararlaştırılır. Biz zaten fazla bir iddiada bulunmamış ve Türkiye’nin geleceğini belirleyecek tartışma ve “Mücadelenin ‘ucu açık süreci’ni yaşıyoruz” demiştik. “Nasıl bir Türkiye?” sorusunun sadece zihnen değil, eylemli olarak yanıtlanacağı bir -evet, tartışma ama- asıl mücadele süreci: “Burjuvazinin farklı eğilimleri ve bilinç ve örgüt eksiğiyle işçi sınıfı ve halk” arasında çok yönlü bir mücadele süreci. Bilinç ve örgüt eksiğiyle kandırılıp yedeklenmek var ki, şimdilik burjuvazini..]]> Mon, 14 Jul 2014 01:13:21 +0400 Nereye Türkiye, nereye https://www.evrensel.net/yazi/71754/nereye-turkiye-nereye https://www.evrensel.net/yazi/71754/nereye-turkiye-nereye? “Üçü bir yerde” seçimlerin ikincisine gidilirken “Türkiye nereye?” sorusu yanıtını arıyor. Bir sonraki üçüncüsüyle birlikte, Türkiye’nin hiç değilse “orta vadede” yönü belirlenmiş.. Ya da belirlenememiş ve olağanlığı çoktan tartışmalı hale gelmiş siyaset ve kurumları ötesinin “bilindik” yol ve yöntemlerine davetiye çıkarılmış olacak. Ne demek? Gelişen Türkiye kapitalizmi, artık eski dar siyaset kalıplarının düzenleyici cenderelerine sığmaz olmuş.. Uluslararası burjuvazi ve bileşeni durumundaki Türk büyük burjuvazisi.. Hem ulusal hem uluslararası çıkar ve saiklerle.. Kritik kararların.. Genellikle istenenler yapılsa bile, mekanizmanın özerkliği ve büyük güçler arasında yeni bir hesaplaşmaya gidilen koşulların mümkün kıldığı manevra (ya da komisyon yüksel..]]> Mon, 07 Jul 2014 00:11:20 +0400 ‘Erdoğan’ı başkan yapacak değiliz ya’!.. https://www.evrensel.net/yazi/71697/erdogani-baskan-yapacak-degiliz-ya https://www.evrensel.net/yazi/71697/erdogani-baskan-yapacak-degiliz-ya? Gerçi Erdoğan henüz adaylığını açıklamadı. Ve iki önemli konu daha var gündemde. İlki, Meclise verilen “çözüm süreci”ni yasallaştırma paketidir ki, “seçim yatırımıyım” diye bağıran zamanlaması bir yana, ciddi mi ciddidir. Sosyalistlerin tutumu mu? Kürt ulusal hareketinin yaklaşımıyla Kürt halkının çıkarları arasında bir açı farkı görüyorsanız, uyarı nitelikli eleştirilerinizi yaparsınız, ama o kadar, “dışarıdan gazel” okumazsınız! Sorun şüphesiz asıl “tarafları” ilgilendirmektedir. Sosyalistler de taraftır; ancak bugün Türkiye halkını ve hatta Türkiye işçi sınıfını bile pratikte onların temsil etmedikleri ortadadır. Öyleyse, yalnızca eleştirel destek! 30 yıllık savaşın üzerinden pazarlık halinde olan “taraflar”, tavizler “alan” ve “verenler” karşılıklı razıysalar, yapılma..]]> Mon, 30 Jun 2014 00:20:19 +0400 Şu hak hukuk dedikleri https://www.evrensel.net/yazi/71646/su-hak-hukuk-dedikleri https://www.evrensel.net/yazi/71646/su-hak-hukuk-dedikleri? Hak olmazsa da olmaz.. Hukuk olmazsa da.. Öyle mi? Belirli grupların başkalarına tanımayıp zora dayalı olarak sadece kendi ellerinde tuttukları ayrıcalık/imtiyazlar varsa, tabii ki, peşinden kavramlaştırılmasını da sürükleyerek, hak ihtiyacı ve tartışması doğar. Ayrıcalık varsa, hak talebi ve mücadelesi olacaktır. Hukuk da öyle... Hukuk, haklar sorunudur. Herkes için olması gereken.. Ama nereye çekilirse oraya uzayabilecek lastikli sözcüklerle hiç edilen hakların.. Siyasal toplum bakımından meşrulaştırıcı bir sistem oluşturmak üzere.. Ve yalnızca ayrıcalıklı gruplar iyeliğinde kayda geçirilip.. İngiltere hariç kağıda dökülmesine hukuk denmiştir. Hak gibi.. Hukuk da lazım değil midir? Ayrıcalık varsa.. Ayrıcalık hukuk sisteminin belirleyeniyse.. Özetle hukuk önünde herkes eşit değilse.. Yani siyasal.. Yani biçimsel eşitlik bile yoksa hukuk gereklidir! Ne yapacağız hukuku....]]> Mon, 23 Jun 2014 08:20:48 +0400 IŞİD, Obama, bayrak, başkanlık... https://www.evrensel.net/yazi/71587/isid-obama-bayrak-baskanlik https://www.evrensel.net/yazi/71587/isid-obama-bayrak-baskanlik? Sınav günlerindeyiz. Hafta sonu üniversite giriş sınavları LYS var. Öğrenciler ter döküyor. Ama bir de Hükümet ve başı sınavdan geçiyor. Son sınav, başkanlık sınavı. Hâlâ aday olamadı. Bırakmıyorlar ki! LYS’de sorsalar, “IŞİD mi, Obama mı, bayrak mı, başkanlık seçimi mi? Gündem hangisinde kilitleniyor?”; yanıt ne olurdu? Herhalde “e” şıkkı. Bir de Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’yle hakaretamiz çekişmeyi ekleyin : “Hepsi”. Milliyetçilikte perva tanımayıp “barış” yerine “kalekol” dediğinizde.. PKK bir yandan.. Militan ya da sempatizanı bayrak indiriyor. IŞİD bir yandan: “Besle kargayı oysun gözünü”! Onca desteğe karşın, basmış Konsolosluğu.. Başta Konsolos onlarca görevliyi teslim alıp esir etmiş.. Sonuçta bir örgüt.. İtibar iki paralık.. Dış politikada fiyasko ayan beyan. ..]]> Mon, 16 Jun 2014 00:50:14 +0400 Neden hâlâ açıklamadın adaylığını? https://www.evrensel.net/yazi/71527/neden-hl-aciklamadin-adayligini https://www.evrensel.net/yazi/71527/neden-hl-aciklamadin-adayligini? Hâlâ açıklamıyor! Bir bildiği mi var yoksa korktuğu bir şey mi? Neden.. Neyi bekliyor? Hani birinci turda seçilecekti.. Karşısında kim olursa olsundu.. Başkan olacaktı! Hani? Bir de adaylarını açıklamadılar diye muhalefeti eleştiriyor! Yahu muhalefetin hükmü mü olur.. Sen 1 Haziran Seçimlerinde oylarını şu kadar artırdığını söylemedin mi? Zaten şimdiden başkan saymıyor musun kendini? Ama “kazın ayağı” farklı. Bütün dağınıklığına karşın CHP-MHP oyları, 30 Mart’ta da, 1 Haziran’da da AKP’den fazla çıktı! Üstelik ittifak olmadan bile “sandıkta” birleşebildiği görüldü. İki şey önemli ve iki konuda da AKP ya da Erdoğan’ın girişimleri sürüyor. Birincisi, BDP/HDP “anahtar” parti; ve AKP “Kürt oylarını almalıyım, yoksa yanarım” çaresizliğinde. İki yönlü sıkıştırma taktiği izliyor:..]]> Mon, 09 Jun 2014 00:09:52 +0400 Gezi'ye saldırı... Taşeron işçiye saldırı... https://www.evrensel.net/yazi/71472/geziye-saldiri-taseron-isciye-saldiri https://www.evrensel.net/yazi/71472/geziye-saldiri-taseron-isciye-saldiri? Saldırmazlarsa rahat etmiyorlar! Hep saldırı.. Daima saldırı.. Alışkanlığın gücünü belirten güzel bir söz var: “Alışmış kudurmuştan beterdir”! Tabii ki sadece alışkanlık değil. İdeolojik tutum.. Günümüzde, kapitalizmin, yüksek artı-değer sömürüsü ve tatlı kârların esenliğinin sağlanması için zorunlu olan zorbalık. Kimse emeğinin ve ürünlerinin hırsızlanmasına gönüllülükle razı olmaz. Kimse elindeki avucundakine el konulmasını kabullenmez. Razı etmek için zor gerekir. Kapitalist devlet bunun için vardır. Öncesinden devralınan devletin onca kolluk gücüne.. Mahkemesi.. Hapishanesine o nedenle itiyaç olmuş.. Burjuvazi sömürü koşullarının esenliğini sağlayagelmiş devleti mükemmelleştirip artıdeğere el koyuşunun hizmetinde kullanmaktadır. Ama zorbalık, saldırganlık ideolojik bir devamlılık.. Taa yağmacı barbarlı..]]> Mon, 02 Jun 2014 00:35:09 +0400 'Esma kızımız' da Berkin neyimiz? https://www.evrensel.net/yazi/71420/esma-kizimiz-da-berkin-neyimiz https://www.evrensel.net/yazi/71420/esma-kizimiz-da-berkin-neyimiz? "Delikanlı”.. Yani militan olmakla kalmayan.. Tam bir “dava adamı”.. Baştan ayağa ideolojiye gark olmuş bir Başbakana sahibiz! Kimimiz övüyor bu hasletleriyle.. Kimimiz yeriyor. Ortalaması olmayan.. Zaten ortalamayı tutturma peşinde de olmayan bir Başbakan! Kimi “Dik dur eğilme, bu millet seninle” sloganlarıyla baştacı ediyor.. Kimi, düşman görüp tek seçeneği “İstifa”yı sloganlaştırıp küfür ediyor. Başbakan böyle mi olur, tartışılır; ancak birbirine karşıt iki eğilimin de kendi seçimi ve eseri olduğu tartışılmaz! Soma’yla sınıfın da işe karıştığı milyonların karşısına dikildiği Gezi’den sonra, düşmanlaştırıp kutuplaştırmayı, toplumu ortasından bölmeyi, buradan, bir bölümünü kendi peşinde kemikleştirmeyi çıkar yol sayıyor. Meydanlarda “Kardeşlerim” diye sesleniyor. “Kardeşi” olduklarını düşündü..]]> Mon, 26 May 2014 06:57:46 +0400 Haydi, Cumhurbaşkanlığına adaylığını koysana!.. https://www.evrensel.net/yazi/71358/haydi-cumhurbaskanligina-adayligini-koysana https://www.evrensel.net/yazi/71358/haydi-cumhurbaskanligina-adayligini-koysana? Haydi.. Cumhurbaşkanlığına adaylığını koysana! Var mısın? İddia ediyorum! Cumhurbaşkanlığına aday olamazsın! Buna cesaret edemezsin! Haydi!.. Ne denli son seçimde zafer kazandığını ileri sürsen de, koyamazsın. Birinci parti olsan bile kazanabildiğine.. Bundan böyle kazanabileceğine artık kendin de inanamıyorsun! Ne denli germiş ve geriyor.. Hışımla kutuplaşmayı dayatmış ve dayatıyor olsan da.. Bitti. Sonun başlangıcını çoktan geride kaldı. Artık gerginlik ve kutuplaştırma politikaların da işe yaramıyor! Sadece işe yaramıyor olsa neyse.. Ters tepmeye başladı. Bayır aşağı yuvarlanmaya başlamıştın.. Şimdi kayıyorsun. Kayışın giderek hızlanıyor. Gerip kutuplaştırıyor.. Buradan halkın belirli bir kesimini ardında topluyordun.. Hâlâ bir kesimini toplayabiliyorsun, belli. Ama ardında toplayabildiklerinin giderek azaldığı.. Bu azalmanın giderek hız kazandığı da ortada. Önce topladığın 21 milyondu. Sonra seçmen sayısı milyonlarla arttı...]]> Mon, 19 May 2014 00:35:49 +0400 ‘Edepsizlik’!.. https://www.evrensel.net/yazi/71296/edepsizlik https://www.evrensel.net/yazi/71296/edepsizlik? Bu kaçıncı? Önce Anayasa Mahkemesi Başkanı.. Sonra Barolar Birliği Başkanı... Beyefendinin başkanlara hiç tahammülü yok! Tek bir başkan tanırım diyor! Bir ecdatlar.. Sultan Süleyman.. Yavuz.. Fatih Sultan falan.. Ulu Hakan Abdülhamid Han! Vahdeddin! Bir de kendi! Yeni ulu han! Ortalama cumhurbaşkanlığının kesmediği.. böylesini kızak sayan.. Etrafının da.. Tabii kesmez.. Başkanlık.. Ya da.. En azından yarı başkanlık gerek.. Fiilen böyle olur dedikleri hazret. Babasını bile dinlemeyen Beyefendi!.. Ne “sahte peygamberler”i.. Ne “kardeşim”.. “Dava arkadaşım” dediği şimdiki cumhurbaşkanını takan.. Ama “edepsiz” deyu peşinden sürükleyen adam.. “Tek adam”! Etrafının böyle diye diye.. El etek öpe öpe.. “Sen neymişsin be ağabey..” teşviğiyle.. Överek.. yere göğe sığdıramadıkları.. Sonunda “Ben neymişim” dedirtip baştan &cc..]]> Mon, 12 May 2014 00:06:38 +0400 Bu ne iktidar hırsı! https://www.evrensel.net/yazi/71246/bu-ne-iktidar-hirsi https://www.evrensel.net/yazi/71246/bu-ne-iktidar-hirsi? Her devrimin olduğu kadar her karşı devrimin de temel sorunu iktidar sorunudur. İstesen de görmezden gelemezsin: İktidar kimin olacak? Şu ya da bu parti değil. Hükümet sorunu değil. İktidar sorunu. Hangi sınıfın iktıdarı? Hangi alt ya da üst kimlikler değil, kimliklerin hükümet ve politikaları üzerinde ne tür etkileleri olacağı da değil.. Kimlikler önemsiz değildir. Hele inkar edildikleri.. Hak ve hukukları tanınmadığı durumda önemleri artar. Kimliğin biri “ezen” diğeri ya da diğerleri “ezilen” olarak şekillenmişse, buradan mücadele ürer. Eşitlik talebi kendisini dayatır. Önce alanlarda.. Sonra masada. Masa reddedilirse, çözüm alanlarda aranır. Güç yeterse çözülür, yetmiyorsa, güç birikimi zorunluluğu kendisini kabul ettirir. Süreç gerekir. Çözüm sürece yayılır. Kimlik sorunları, hüküme..]]> Mon, 05 May 2014 06:41:15 +0400 1 Mayıs’ta başkan seçmek? https://www.evrensel.net/yazi/71191/1-mayista-baskan-secmek https://www.evrensel.net/yazi/71191/1-mayista-baskan-secmek? 1 Mayıs yaklaşıyor! Ülkemin meydanlarına demir çitler yığılmaya başlandı. Meydanlar yasak! 1 Mayıs yasak! Serbest ne var ki? Düşünmek mi serbest, düşündüğünü ifade etmek mi? Anayasa Mahkemesi Başkanı olursan serbest! Ona da demediklerini bırakmıyorlar. “Paralel”ci ilan etmeye (Takvim).. “Artık tarihin çöplüğünde” (Akit) saymaya kadar vardırıyorlar. Başkası “yargıya siyaset soktu” diyor. HSYK’yı Bakan’a bağlayan sanki o! Sanki yargı siyasetle halvet olmuş değil. Sadece yargı mı? En başta din ve din işleri siyasetin göbeğinde değil sanki! Diyanet İşleri Başkanı sanki siyaset yapmıyor. Ve sanki kendileri giydirmemişler gibi, “cübbe”yi sadece Kılıç “çıkaracak”! Nedeni, onun “paralel” siyaset yapması. Hoşa gitmeyen siyaset yapana yasak siyaset! Yoksa serbest. Düşünmek ve düşündüğü..]]> Mon, 28 Apr 2014 00:07:37 +0400 Kim ideolojik? https://www.evrensel.net/yazi/71131/kim-ideolojik https://www.evrensel.net/yazi/71131/kim-ideolojik? Beyefendi “ideolojik 1 Mayısçılar”dan söz açtı. “Taksim” denerek ideolojik davranılıyormuş. Meydan beğenilmiyormuş. Oysa işte Yenikapı.. Maltape varmış.. “Hayır” denip dayatılıyormuş! Yahu! Kim dayatıyor? “Taksim” diyen mi.. “Taksim’de olmaz” diyen mi? Neden “olmaz” demek dayatma değil? Hangisi ideolojik? Kim ideolojik davranıyor? Hayat, kendi kavlince akar gider. Kendi nesnel yasaları vardır. Kim ki onu kalıplara dökmeye, bir dizi kavramlarla anlamlandırmaya çalışır.. Kim ki dönüp duran dünyayı ancak belirli bir dünya görüşünün süzgecinden geçirerek anlamaya ve anlatmaya.. Öyle açıklamaya.. Yetmez.. Kendi bildiğince değiştirmeye uğraşır.. İdeoloji alanına girer.. İdeolojik davranır. Var mıdır ideolojik davranmayan? Yoktur! Sorun birilerinin ideolojili.. Diğerlerinin ideolojisiz olmasında değildir. İdeolo..]]> Mon, 21 Apr 2014 00:19:00 +0400 Davut ile Golyat... https://www.evrensel.net/yazi/71078/davut-ile-golyat https://www.evrensel.net/yazi/71078/davut-ile-golyat? Kim bunlar? Golyat bir “dev”di. Dev denince, abartılıp, daha çok “dev”i yenen Davut açısından efsaneye karıştırılmıştı, yoksa Aski Ahit’e göre epi topu 4 dirsek bir karıştı (2 metreden az fazla). Filistinliydi. Savaşçı krallarıydı ki, rivayet MÖ 11. yüzyılda yaşadığına dairdi, o zamanlar ancak en iyi savaşçılar kral olabilirdi. Hatta dört başı mamur krallık bile değildi henüz; başında “kahraman” daha çok “askeri demokrasi” geçerliydi. İbranilerin de yaşadığı topraklardı ve Golyat İsrailoğullarından her delikanlıya meydan okuyup meydana çekerek öldürmekteydi. Sonunda genç Davut karşısına çıktı. Belki “erkekçe” karşısına dikilmedi; ama savaş hilelerinden de yararlanarak, sapanıyla Golyat’ın üstesinden gelmeyi başardı, yeni Kral oldu: İsrail Kralı! Golyat, henüz tam oturmamış olsa bile oturma s&u..]]> Mon, 14 Apr 2014 00:16:14 +0400 Şu demokrasi denen şey!.. https://www.evrensel.net/yazi/71021/su-demokrasi-denen-sey https://www.evrensel.net/yazi/71021/su-demokrasi-denen-sey? Delikanlı beyefendi Azerbaycan’a giderken yine demokrasiden söz açtı. Fazlasıyla demokrattı. Ve demokrasiyi geliştirecekti! Yapar mı yapardı. Ne varsa tek başına yapmamış mıydı? Yerel seçimlerde Yalova’da da.. Ağrı’da da.. İstanbul’da da.. Ankara’da da aday o değil miydi? Tek aday! Tek seçici gibi. Fatih Terim yine de katlanılır sayılabilirdi: Epi topu futbolla sınırlıydı. Delikanlı, Kenan Evren misali sınır hudut tanımıyor. Her şeyi biliyor.. Her şeyi düzenliyor. Çözüyor. Olmadı kestirip atıyor! Çözüm süreci mesela. Adını o taktı, “çözüm” dedi. Hâlâ çözecek! “İmralı” diyorlar. “Ne varmış İmralı’da, yapacağımız her şeyi yaptık” deyip çıkıyor işin içinden. Demokrat ya! Aklında cumhurbaşkanlığı seçimi.. Ne yapar tasarımlarında. El altından diyecek ki, “Şimdi İmralı’nın s..]]> Mon, 07 Apr 2014 07:16:45 +0400 ‘Off.. be... geçti’ https://www.evrensel.net/yazi/70964/off-be-gecti https://www.evrensel.net/yazi/70964/off-be-gecti? Off.. be. Şöyle bir gerinip rahat nefes alalım! Çok yorulduk diye değil.. En başta gürültü ve görüntü kirliliğinden kurtulduk diye... “Milli irade” diyorlardı ya.. Katlanıyorduk! Şapkadan tavşan çıkarttıkları gibi.. Eskiden Zatisungur vardı.. “Abra kadabra” derdi.. Hop tavşan çıkardı boş şapkanın içinden... O misal.. Sandık.. Sadece sandık.. Ve içinden “milli irade” çıkacaktı! Nasıl karşı çıkılırdı! Yoksa o ne götürmeydi öyle.. Ne hırsızlıktı.. “Hırsız var” diye bağırıp durdu “millet”.. Ama tınmadı delikanlı!.. “Sandık” dedi durdu. Sandık, sokak gibi değildi. Ne Gezi.. Ne Taksim.. Kızılay ya da Gündoğdu Meydanı! Sokağın hilesi hurdası olmazdı. Ya sandık? Tavşan mı çıkardı.. kuş mu, belli olmazdı.. Hilesi hurdası boldu. Güvenilirdi! Sokaktan çekinir.. Ve en sertinden üstüne gi..]]> Mon, 31 Mar 2014 02:41:28 +0400 ‘Daima ben, daima cebim’!.. https://www.evrensel.net/yazi/70902/daima-ben-daima-cebim https://www.evrensel.net/yazi/70902/daima-ben-daima-cebim? Fazla zorlanınca işin ciddiyeti kaçtı! Hoş bir ülke olduk. AKP’nin taktiği belki de bu. İşi komediye döndürüp taraftarı oradan yakalamak! Recep İvedik filmleri izlenme rekoru kırıyor ya... “Taze” “muhalif” Nazlı Ilıcak bir video paylaşıyor. “İsviçre’li bakan Türkiye’deki Twitter yasağını tartışıyor” notuyla.. Hoş! “Bakan” gülmekten kasıklarını tutuyor.. Gözleri yaşarıyor.. Arka fonda ekran komedilerinin kahkahaları. Almanca konuşma alt yazıyla veriliyor: “Türk Başbakanı Twitter’i yasaklayabileceğini sanıyor.. DNS’den haberi yok”! Tam mavra! Vay ki vay: “Büyük Türkiye”! “Hedef 2023”! Çeviri oyunu.. Ama oyun işte. Oynanıyor artık.. Hem “Twitter’in kökünün kazınması”yla.. Hem Başbakanı.. Hem de Türkiye ile.. İtibar iki paralık! Kaçamak falan derken.. Ay..]]> Mon, 24 Mar 2014 00:03:35 +0400 Neredeyiz, nereye gidiyoruz? https://www.evrensel.net/yazi/70850/neredeyiz-nereye-gidiyoruz https://www.evrensel.net/yazi/70850/neredeyiz-nereye-gidiyoruz? Hangi noktadayız? Neredeyiz? Ülke yönetilemez hale sürükleniyor. Ülkenin taşımaya alışkın olduğu türden bir yük değil bugünkü. Yalanın bini bir para.. “Yukarılar”dan deniyor ki; gözünle görsen bile inanma! Ne ayakkabı kutuları var.. Ne içinde milyon dolarlar. Ne soruşturma açıldı dört bakana.. Ne 700 bin dolarlık saat hediye edildi. TIR da yoktu.. Kaidecilere silah götürmüyordu.. Bebek maması.. Bayırbucak Türkmenlerine gidiyordu! 4.5 milyon dolar da İmam Hatip içindi zaten! Doğan için Adalet Bakanına telefon açılmıştı.. ama “hak yerini bulsun” diyeydi.. ve “Alevi hakim” yoktu.. Yargıtayda “daha kalabalık” da değillerdi! Bilaloğlan’ın “sıfırlama” işi de fostu.. Adası.. Gemisi de yoktu. Kriptolu telefon da! Külliyen yalandı. Tümü “darbeci yargı”nın işiydi.. “Komplo&..]]> Mon, 17 Mar 2014 00:07:38 +0400 Irkçılık, sandık ve diktatör devirmek... https://www.evrensel.net/yazi/70792/irkcilik-sandik-ve-diktator-devirmek https://www.evrensel.net/yazi/70792/irkcilik-sandik-ve-diktator-devirmek? Öyle bir ülkeyiz ki, ne konuşacak ne de yazacak konu sıkıntısı çekiliyor! Tersine, zorluk üç-beş konuyu tek yazıya sığdırmak. Zirve Kitabevi’nde bıçakla keserek adam öldüren katiller ve Eski Genelkurmay Paşasının tahliyesi mi.. Eski Ekonomi Bakanının hakaretleri mi.. “İşte sandık ey Kılıçdaroğlu, devirin o diktatörü” çağrısı mı.. Eski Adalet Bakanının “hakim Alevi” sözüyle “suçlu”yu göstermesinin ardından.. Z. Çağlayan çukuru izaha çalışıyor: “Yahudiler, ateistler, Zerdüştler yapsa neyse..”! Çukur.. Oradan aşağılıyor önüne geleni.. Tevatür oydu ki, ırkçılığa karşıydı AKP! Bu ırkçılıktan başka ne ki? İlle elde pergel kafatasını ölçmek gerekmiyor! Orası da eksik değil, ama ille Türkçülükle başkalarını aşağılamak şart değil. Beyefendi “M&..]]> Mon, 10 Mar 2014 00:05:32 +0400 Sokaklar tayin edicidir!.. https://www.evrensel.net/yazi/70737/sokaklar-tayin-edicidir https://www.evrensel.net/yazi/70737/sokaklar-tayin-edicidir? İğrençlik... Diz boyu. Katlanılır gibi değil. Koca koca adamlar çıkıp halkın gözünün içine baka baka yalan söylüyorlar.. Düpedüz yalan! Yenilir yutulur gibi değil. Ama söylüyorlar. Bile bile!.. İçlerinde yöneticiler var. Yüksekten yüksekten ahkam kesiyorlar: “Darbe” olmuş! “Darbe girişimi”ydi diyor, asıl darbeyi kendileri vuruyorlar. Yargı mı darbe yaptı, yargıya mı darbe yapıldı? Sonuçtan bakalım: Zarrab, oğlanlar ve ayakkabı kutuları serbest kaldılar! Göz göre göre.. Uçak dolusu altınla.. Milyarlarca dolarlık yolsuzlukla.. Yüz milyonlarca dolarlık rüşvetle dışarıdalar. Ama.. “Pensilvanyanın işi” deniyor ya.. KCK tutukluları.. Farklı kategoridenler tabii ama Balyoz’dan yatanlar.. içerideler. Pensilvanya’nın Zarrab ve oğlanlar “darbesi”ni çözüyorsun.. Öbür darb..]]> Mon, 03 Mar 2014 00:12:56 +0400 MİT ve... https://www.evrensel.net/yazi/70672/mit-ve https://www.evrensel.net/yazi/70672/mit-ve? Bile bile.. Göz göre göre.. Gerçeği eğip bükme de değil.. Takla attırıp tam tersine çevirme.. Gerçeği bütünüyle gerçeğe aykırı tanımlama.. Günde kırk kez deli denirse akıllının da, şöyle bir etrafına bakınıp, kendisinden şüphelenmeye ve “ben deli miyim?” diye düşünmeye başlayacağını bilerek.. Her gün.. Sürekli.. Gerçeğin tersini.. Tam tersini söyleyip.. Bağırıp çağırarak anlatarak.. Bunu politikanın başlıca yöntemi haline getirdiler. Şaşacak şey yok! Burjuva politikası zaten budur. Ancak son yıllarda.. Özellikle ayakkabı kutularındaki paralar.. On milyonlarca dolarlık rüşvet ve milyarlarca dolarlık yolsuzluğun ortalığa saçılmasının ardından.. Gerçeğe aykırılık artık sadece “başlıca politika yöntemi” değildir. Ama her şey gerçeğin ters yüz edilmesi üzerine kurulmaktadır. Yolsuzluk var mıdır?..]]> Mon, 24 Feb 2014 00:05:55 +0400 Dün savcı.. bugün hem savcı hem yargıç!.. https://www.evrensel.net/yazi/70612/dun-savci-bugun-hem-savci-hem-yargic https://www.evrensel.net/yazi/70612/dun-savci-bugun-hem-savci-hem-yargic? Başbakan.. Şimdi ne derse desin.. İster eski tutumunda ısrarlı.. İster ittifaklarını yenilemeye niyetli olsun.. Zamanında Ergenokon Davası’nın “savcısı” olduğunu söylemişti. Baykal avukattı. O savcı! İkisinin de.. Baskı altında olmadan.. “Özgür iradeleri”yle beyanları böyleydi. Şimdi yaka-paça kavgalı oldukları Gülen Cemaatiyle el ele kol kola neler kotarmışlardı. Ne savcılıklar.. Ne işler. Okullar ve dershanelerle de övünmüşlerdi.. İhaleler de sorunsuz yürümüş.. Ayakkabı kutuları ortalığa saçılmamıştı. Doğrusu “savcı”lığın hakkı verilmişti. Daha iyisi için.. Yani daha siyasal hukuk için.. “Yetmez ama evet”çilerin de desteğiyle.. Referandumla Anayasa değiştirilmiş.. Nur topu gibi bir HSYK’mız olmuştu. İktidar “evliliği” ya da “bloku”nun çocuğuydu. Bundan böyle.. Askerlerin değil.. İktidar blokunu..]]> Mon, 17 Feb 2014 00:05:30 +0400 Burjuva politikası odur ki... https://www.evrensel.net/yazi/70552/burjuva-politikasi-odur-ki https://www.evrensel.net/yazi/70552/burjuva-politikasi-odur-ki? Burjuva politikası, belediyecilik babında rantçılıktır. Burjuva belediyecilik, rantçı belediyeciliktir. Yani soygunculuk! Hangi burjuva gelse, yiyip içecektir.. İhale pazarlayacak.. Aradan komisyon alacak.. Bir ufak ruhsat için bile rüşvet gırla gidecektir. Sürekli kaldırım taşlarının rengi değişecek.. Hele sayıları artmış büyükşehirse mekan, AVM’si, Port’u hem büyük sermayeye hem yerel yöneticilere kazandıracaktır! Halk, peki? “Milli irade”? Oy verecektir ya.. Yetmez mi! Ne belediye hastaneleri kalmıştır, parasız bakılır.. Ne vergilerinin ürünü toplu taşımadan ücretsiz yararlandırılır.. Ne Taksim türü kent meydanlarının nasıl düzenleneceği.. Park mı, kışla mı yapılacağı sorulur.. Ne belediye meclisi toplantılarına katılır.. Ne de yolsuz ve rüşvetçi olduğuna yüzde yüz inandığı yöneticileri.. Tıpkı seçtiği gibi.. Örneğin se..]]> Mon, 10 Feb 2014 00:03:28 +0400 Vatan, ayakkabı kutularındaki paralar mıdır? https://www.evrensel.net/yazi/70435/vatan-ayakkabi-kutularindaki-paralar-midir https://www.evrensel.net/yazi/70435/vatan-ayakkabi-kutularindaki-paralar-midir? Eskiden komünistler “vatan haini”ydi! Olur olmaz salaklık ve densizliklerle, utanmadan sıkılmadan, komünistlere, “vatan haini” yaftası asılırdı. Antikomünist Amerikan propagandasına göre, “Stalin Kars ve Ardahan’la Boğazları istemiş”ti.. Ve SSCB ve Stalin de komünistti, Türkiyeli Komünistler de. Komünistlerin asla vatansever olmadıkları, ama Türkiye’yi pazarlayacak yer aradıkları.. Hele Rusya da komünist olduğuna göre, oraya satacakları anlatılırdı durmadan. Deniz Gezmiş “Kahrolsun Amerikan emperyalizmi” deyip ortaya atıldıktan.. Kendisi için beş kuruş istemediği ve satmak bir yana ondan daha yurtseveri olmadığı görüldükten sonra.. Yalanın sonuna gelindi. Artık bir “babayiğit” çıkıp “vatan haini komünistler” diyemedi. Ve tersinden, komünistlere “vatan haini” diyenler.. Kendi hainliklerini....]]> Mon, 27 Jan 2014 00:11:55 +0400 ‘Çeteler’in ‘paralel’ işleri!.. https://www.evrensel.net/yazi/70374/cetelerin-paralel-isleri https://www.evrensel.net/yazi/70374/cetelerin-paralel-isleri? Sanki bir elden kurgulanmış gibi üst üste geldi. Rüşvet ve yolsuzluk soruşturmalarının sözünü etmiyoruz. Onlar da üst üste geldi; ama “milli irade” onları savuşturmanın tedbirlerini anında aldı. İlkinde hazırlıksızdı.. İkincisi durduruldu. Hallaç pamuğu gibi atılan polis.. Başında Başbakan uçağıyla getirilen polis şefi, hukuk mukuk dinlemedi. Savcının emri takılmadı, Bilal’le yandaş müteahhitlerin gözaltı kararları uygulanmadı.. Sonra.. Mallarına konan tedbir kararlarıyla birlikte kaldırıldı. Beyoğlu Belediyesi soruşturması da aynı akıbete uğratıldı. Polis savcı mavcı dinlemedi.. Sanki “yan gelip yatmak için” polis olmuşlardı! Sonuç; hem ayakkabı kutuları.. İçleri para dolu ortada duruyor.. Hem de “yakınlar”la kime ne yedirdikleri öğrenilemeyen işleri.. Ve yakın belediyenin ihale yolsuzlukları.. Ama.. Üç olay var ki, “çete i..]]> Mon, 20 Jan 2014 00:11:59 +0400 Goygoy: Cemaatçi mi olalım AKP’li mi? https://www.evrensel.net/yazi/70317/goygoy-cemaatci-mi-olalim-akpli-mi https://www.evrensel.net/yazi/70317/goygoy-cemaatci-mi-olalim-akpli-mi? Şimdi yine yok mu? Kafa karışıklığı en azından? Ne yapacağını, kimi tutacağını kararlaştıramama.. “Kırk”ın “satır”ından ya da “katır”ından yana pozisyon almalar.. Yanaşık düzen durmalar.. Kısa günün kârı hesabı işine geldiği için öyle ya da böyle davranmalar... Yok mu? Hani bir zamanlar.. “Üstünlüğün hukuku değil hukukun üstünlüğü” ajitasyonlarıyla uyumlanıp.. AKP’nin “askeri vesayet”e karşı nasıl demokrasi mücadelesi verdiğini ballandıra ballandıra anlatmalar.. Bir değişiklik maddesi de HSYK’yı “demokrasi” adına bugünkü türüyle kurgulama olan 12 Eylül Referandumu’nda “yetmez ama evet” demeler vardı ya.. Öyle.. Yok mu? Eskiden “askeri vesayet” vardı.. Ona karşı AKP’yle yakın durma demokrasi nişanesiydi! Şimdi de onun yerini alan “Cemaat vesayet..]]> Mon, 13 Jan 2014 00:18:46 +0400 Mektup ve ittifaklar... https://www.evrensel.net/yazi/70256/mektup-ve-ittifaklar https://www.evrensel.net/yazi/70256/mektup-ve-ittifaklar? Beyefendi gazetecileri toplamış başına.. anlatıyor. Sadece başına toplasa neyse.. Alıp Japonya’yla Singapur ve Malezya’ya da götürüyor. “Yakinler” yalnızca. Ne Evrensel.. Ne Yurt.. Ne Hürriyet! Tümünün üstü çiziliyor. Hiçbiri yok. Ve sadece Uzak Doğu gezisi de değil. Artık metrolarda falan satışa da yasak konuyor! “3 Y”ye karşıydı ya Beyefendi! Bir yolsuzluk.. Bir yasak.. Bir de yoksulluk! Ne müthiş karşıtlık! Yolsuzluk katiyyen yok! Yasak kat’a! Memlekette serbest olmayan ne var? Konuşanın burnuna zehirli gaz sıkılıyormuş.. Gazeteler sattırılmıyormuş.. Cezaevleri doluymuş.. Ne gam! Ve yoksulluk mu kaldı? Büyüyoruz.. Döviz stoklarımız kasalardan taşıyor.. Kişi başına gelir binlerce doları buldu! Gerçi asgari ücret ancak yeni 846 lira. Kiraya.. yeme-içmeye.. giyim-kuşama.. yol parasına.. okula.. hem de dershaneye.. ve de hastaneye bol bol harca..]]> Mon, 06 Jan 2014 00:12:33 +0400 Çözüm ‘erken seçim’ mi? https://www.evrensel.net/yazi/70188/cozum-erken-secim-mi https://www.evrensel.net/yazi/70188/cozum-erken-secim-mi? Şimdiden “erken seçim” tartışmaları başladı. Çözüm mü? “Erken seçim” mi istemeliyiz? Kurtuluş mu? AKP’den mi? Kimileri “AKP’den kurtulmak” için.. Kimileri oluşan “kaos”tan çıkış yolu olarak.. öneriyor. Ama AKP de, Başbakanın ağzından, “sandık”ı gösteriyor.. “Seçim”i, “kel başa şimşir tarak” olarak savunuyor. Ve zaten üç seçim üst üste gündemde. Seçimden bolu yok! Eee? “Erken”e mi alınsın? Önce genel seçim mi yapılsın? Ve yapıldığında ne olacak? ÖDP örneğin “erken seçim” istiyor. Ne olacak? Erken seçim yapılsa “hükümet” mi olacak? Hükümete aday mıyım demek istiyor? O demiyorsa da, “HDP hükümete talip” diyen arkadaşlarımız var. Tabii ki siyaset yapan iktidar içi..]]> Mon, 30 Dec 2013 00:30:02 +0400 Cami duvarına şey etmek ya da 'Amerikan işi'... https://www.evrensel.net/yazi/70123/cami-duvarina-sey-etmek-ya-da-amerikan-isi https://www.evrensel.net/yazi/70123/cami-duvarina-sey-etmek-ya-da-amerikan-isi? Tam bir çete faaliyeti! Dünkü yandaş medya manşetlerine bakın. Bir merkezden düğmeye basılmış.. Ortalık feryat figandan geçilmiyor.. Hükümet ve yandaşları yolsuzluk operasyonuyla ilgili, “komplo”yla karşı karşıya olduklarını.. “Komplo”nun da bir çetenin işi olduğunu iddia ediyor. Gezi’ye de “komplo” demiş.. “Faiz lobisi”ne yormuşlardı! “Komplo” olmayanı çamur at izi kalsın deyip var etme çabası.. Tuzağa düşürüp yapılmayanı yapılmış gösterme gayretidir. Burada dolarlarla avrolar var ama.. Rüşvetler havada uçuşuyor. Olmadığı kanıtlansın, biz de komplo olduğuna inanalım! “Komplo” demekle olmaz. Ayakkabı kutularında 4.5 milyon dolar çıkmadığı ispatlansın! Ya da bakanın rüşvet almadığı.. Buna boş verip hemen “çete”nin peşine düştüm diye, görevden alıp onu oraya bunu bura..]]> Mon, 23 Dec 2013 00:09:52 +0400 Ölümün zoru, güzeli ve tüy gibi hafifi... https://www.evrensel.net/yazi/70061/olumun-zoru-guzeli-ve-tuy-gibi-hafifi https://www.evrensel.net/yazi/70061/olumun-zoru-guzeli-ve-tuy-gibi-hafifi? Hepsi ölüm”, “Zoru, güzeli ve hafifi mi olur?” demeyin. Zorluğu-kolaylığı, güzelliği-çirkinliği bir yana “tüy gibi hafif” olanları yoksul ölümleridir. “Ayak takımı”, kendisi ve yakınları dışında kimseyi zora sokmadan, kimse onu da ölümünü de takmadan, bir tüy hafifliğinde göçer. Kimseye zararı olmamıştır yaşarken, öldüğünde de olmaz. İşte madenlerde grizuyla giden işçiler.. Ve tersane.. İnşaat.. Şantiye..Ve döküm işi demeden her yıl yüzlercesi eceliyle değil, iş cinayetlerinde katledilerek göçen işçiler.. Camına kar topu attığı taksiciden kaçarken bir başka arabanın altında kalıp küçük bir kuyruklu yıldız gibi tüy yumuşaklığında kayıp giden 11 yaşındaki güzelim Yusuf örneğin.. Trafik kazasının zaliminde, az sonra ineceği dolmuş köprüden düştüğünd..]]> Mon, 16 Dec 2013 00:37:05 +0400 Tencere dibin kara ya da vatan ve ihanet https://www.evrensel.net/yazi/70003/tencere-dibin-kara-ya-da-vatan-ve-ihanet https://www.evrensel.net/yazi/70003/tencere-dibin-kara-ya-da-vatan-ve-ihanet? Yasaklar ve basın özgürlüğü yokluğu nedeniyle sansüre uğrayıp “Silistre”ye, sonraysa “Vatan yahut Silistre”ye dönüştürülen Namık Kemal’in ilk tiyatro oyunuydu “Vatan”. Bulgaristan’ın Tuna kıyısındaki Silistre savunmasını anlatıyordu. Rus Ordusu kaleyi kuşatmış, Osmanlı Paşası Musa Hulusi savunmaya komuta ediyordu. Eserin sık sık yinelenen sloganı “Yaşasın vatan yaşasın Osmanlılar”dı. Babadan oğla hanedandan başkası olmayan Osmanlı’yla bir ilişkisi olmayan “vatan”, tam da Osmanlı aristokrasisinin çöküşü ve kapitalizmin ana karnından çıkışıyla gündeme gelmekteydi. Ve bu “yenilik”ten etkilenen, ama kafası karışık olan Kemal, “vatan”la Osmanlı’yı yan yana getirme uğraşındaydı. Ama.. Vurgusu “vatan”dı! “Dayamış Türkün bağrına düşman hançerini. Yok mudur kurtaraca..]]> Mon, 09 Dec 2013 00:07:53 +0400 TEOG, din ve eğitim https://www.evrensel.net/yazi/69950/teog-din-ve-egitim https://www.evrensel.net/yazi/69950/teog-din-ve-egitim? Geçtiğimiz perşembe ve cuma günleri ortaokul öğrencilerinin liseye geçiş (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş) sınavlarının birincisi yapıldı. Evlere şenlikti. Sorun dinle eğitimin iç içe sokulması, eğitime dinin dayatılmasıydı. “Dindar ve kindar nesiller yetiştirilecek”ti ya! Bu durumda ayrım çizgisini dinle çizmek, seviye belirlemeyi dine göre düzenlemek lazımdı. Tam da bu yapıldı. Bütün sınav bu perspektif ve zihniyetle hazırlandı. Soru hazırlayıcılar dinci hasletleriyle taltif edilmiş olduklarından pek güzel sorular hazırlamışlardı. Ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Kanıtladılar ki, en iyi din dersini biliyorlardı. Matematik ve Fen sorularından birer tane yanlış soru sormuşlar, iptal edilmişti. Yirmişer soru hazırlamayı bile becerememişlerdi. Sınava kendileri girse, en az iki yanlış yapacaklardı! Türban takma hakkını savunursunuz.. Dindar arkadaşlarınız olur.. Dinc..]]> Mon, 02 Dec 2013 00:53:18 +0400 ‘Krizi idare etmeyi biliriz’! https://www.evrensel.net/yazi/69892/krizi-idare-etmeyi-biliriz https://www.evrensel.net/yazi/69892/krizi-idare-etmeyi-biliriz? Bu laf Davutoğlu’nun. Mecbur! Bilmek, bilmiyorsa bile öğrenmek zorunda. Çünkü krizsiz günümüz geçmiyor. AKP ve özellikle Başbakanın Türkiye’ye hediyesi kirizlerden kriz beğenmektir. Biri çözülmeden bir diğerini patlatmak. Gererek, krizle yönetmek! AKP, Troçkizme taş çıkartmak ister gibidir: “Sürekli kriz”! “İdare” müthiş! Yakın tarihe bir bakın: MİT krizi.. Yakın koruma krizi.. Anayasa ve başkanlık krizi.. “Çözüm süreci” krizi.. Gül’le kriz.. Arınç’la kriz.. Cemaatle kriz ya da dershane krizi.. Suriye ve bağlantılı el Kaide krizi.. Bağdat’la kriz.. Yerden havaya (Çin malı) füze krizi.. Mısır’la kriz.. En son Mısır’la krizin resesyon boyutu: Elçiler “istenmeyen adam”. Daha arada ODTÜ ormanı ve yol krizi.. Üç dönemlik se..]]> Mon, 25 Nov 2013 00:17:41 +0400 Arınç'la 'son' mu, 'sonun başlangıcı' mı? https://www.evrensel.net/yazi/69778/arincla-son-mu-sonun-baslangici-mi https://www.evrensel.net/yazi/69778/arincla-son-mu-sonun-baslangici-mi? Türban özgürleşmesi” ile Başbakan ve AKP’si istemeye istemeye “altın yumurtlayan tavuk”u kestiğinde.. Ya da kesmek zorunda kaldığında.. Arayış başlamıştı bile. Çamlıca’ya zaten cami dikiliyordu. Operalara bile mescitler açılıyordu. 4+4+4’le zaten “dindar ve kindar gençlik yetiştirme” işine girişilmişti. Saymayalım. Dincilik üzerinden daha da çok muhafazakarlaştırma adımları atılmıştı. Serde siyasal İslamcılık vardı. Dışarıda da aynı yoldan yürünmüştü. Suriye’de Müslüman Kardeşler, hatta el Kaide desteklenmişti. Mısır’da Amerikan darbesine bile karşı çıkılmıştı, Ihvan’a destek adına. Irak, şimdi toparlanmaya uğraşılıyordu, ama T. Haşimi beslenmiş, içişlere karışılarak, Maliki ile “papaz olunmuştu”. İsrail ilişkileri ortadaydı. Çin’den füze alımına kadar ilerlenmişti girilen yolda. Asıl ABD ile &ld..]]> Mon, 11 Nov 2013 07:22:26 +0400 Birliğin gereği açıklıktır... https://www.evrensel.net/yazi/69720/birligin-geregi-acikliktir https://www.evrensel.net/yazi/69720/birligin-geregi-acikliktir? Türban üzerine hemen her şey söylendi. Ama bir tartışma var ki, sonuca bağlanmalı. Eski Emek Partisi Genel Başkanı L. Tüzel türban takılmasını desteklemediğini söylediğinde tepki aldı. Oysa söylediğinde yanlışlık yoktu. İ. Eliaçık ve M. Bekaroğlu gibi politik bakımdan ilerici pozisyon alsalar da ideolojik olarak dindar olmakla kalmayıp dinciliği savunan arkadaşların tepkileri anlaşılırdır. Türbanı dinen savunmaktadırlar. Liberal solcuların tepkileri de anlaşılırdır. Erdoğan demokratizmine takılmışlardır ve hemen tümü o nedenle sebeplenmektedir. Ama HDP Eş Başkanı S. Tuncel’in tutumu, doğrusu yadırgatıcı olmuştur. Daha dün bir bugün iki.. Bir partide yeni yan yana gelinmişken.. Hemen ve onca “eleştirmeni” karşısında Tüzel’i “aslanın ağzına atmak” doğru mudur: “Levent Bey şahsi fikrini açıklamış!” Böyle mi olacaktır? HDP de herkes şahsi fikrini mi a..]]> Mon, 04 Nov 2013 09:02:19 +0400 El Kaideci "Çözümcülük" https://www.evrensel.net/yazi/69666/el-kaideci-cozumculuk https://www.evrensel.net/yazi/69666/el-kaideci-cozumculuk? Erdoğan tüccarlığı, yani pazarlamacılığı gerçekten iyi biliyor. En iyi bildiği bu. Neyi nerede nasıl satacak, hangi ürün ne eder, ne etmez, bilgili, deneyli. “Paket” getiriyor; bakıyor ki tatminkar bulunmuyor, “yenileri gelecek” diyor. Neredeyse “bu daha başlangıç” diyecek! Çin füzelerindeki pazarlıkçılığa bakın. Hem de kimle? Amerika’yla. Hemen ardından uzlaşma arayan Davutoğlu “işin aslı”nı belirtmek üzere yumuşatıp “İş bitmedi. Yeni teklifler değerlendirilecek” dese bile “Çin ihaleden çekilmezse süreç durmaz” diyerek kararlılık sergiliyor. Amerika’yla olanı ayağa dolanıp kelle almazsa, pazarlıkçılık, pazarlamacılık müthiş! En son Van’da yine pazarlamacılığın hakkını veriyor: “Gençlerimizin kanı üzerinden hesap yapanlara Rabia işaretiyle dur diyelim.” Yani? “Ç&ou..]]> Mon, 28 Oct 2013 08:52:46 +0400 Ağaçlarla fidanlar.. Hacılarla pilotlar... https://www.evrensel.net/yazi/69611/agaclarla-fidanlar-hacilarla-pilotlar https://www.evrensel.net/yazi/69611/agaclarla-fidanlar-hacilarla-pilotlar? Konumuz Fidan’dı. Ama M. Gökçek bırakmadı. Bayram günü gece yarısı, Çevik Kuvvet ve iş makineleriyle ODTÜ Ormanı’na daldı.. Gazetelerde fotoğraflar. Arazi dümdüz. Tam bir katliam. Yüzlerce ağaca kıyıldı. Belli, Gezi’yi patlatan gece yarısı çadırların yakılmasından ders alınmamış! Yanına kâr kalır mı? Böyle sanmak gaflettir! Sadece ağaçlar değil. Bir de hacılarla pilotlar. Üstelik “muhalifler” var. Suriye’de bazı “muhalif” militanlar tutuklanıyor. Şimdilerde el Kaide çetelerinin önünden kaçan “Kuzey Fırtınası Tugayı” İran’dan dönen 11 Lübnanlı hacıyı kaçırıyor. Lübnanlı Şii bir grup da iki Türk pilotu kaçırıyor. 2.5 ay geçiyor. Pazarlıklar.. Pazarlıklar. Cumartesi gece “mutlu son”a ulaşılıyor. Baas birkaç “muhalifi” serbest bırakıyor. Ardından &..]]> Mon, 21 Oct 2013 00:35:46 +0400 'General tüneli’ ne zaman? https://www.evrensel.net/yazi/69562/general-tuneli-ne-zaman https://www.evrensel.net/yazi/69562/general-tuneli-ne-zaman? Yargıtay 9. Dairesi Balyoz davasını onayladı. Bir-iki bozulan ayrıntı var, ama dava hemen aynıyla hükme bağlandı. Başbakan, hemen, “Henüz işin bitmediği”ne, ilişkin demecini verdi. Daha yapılacaklar vardı! Var tabii! Ama ölme eşeğim ölme.. Bahar gelecek.. Yonca bitecek misali. Başsavcı itiraz ederse Yargıtay Daireler Kuruluna.. Olmazsa sanıkların bireysel başvuru haklarını kullanmalarıyla Anayasa Mahkemesine gider. Gerçi Başkan Kılıç, “ihsası rey”de bulunarak röportajını verdi: “İnsanlara boş yere umut veriliyor.. Yapabileceğimiz bir şey yok.. ‘Süper temyiz’ değiliz.. Usul yanlışı falan var mı, ona bakarız”! Ve Büyükanıt’ın Başçavuş Ali için dediği gibi ekliyor: “O daireyi tanırım, iyidir.” Yani? Oradan bir şey çıkmaz, öyle diyor! Kalıyor, AİHM. Gerçi Haşim Bey, onun da önünü kesiyor: “Suçun vasfına, ..]]> Mon, 14 Oct 2013 11:38:56 +0400 'Bozuk saat' ve Gülsuyu https://www.evrensel.net/yazi/69495/bozuk-saat-ve-gulsuyu https://www.evrensel.net/yazi/69495/bozuk-saat-ve-gulsuyu? Bu kadarı fazla! Gereğinden çok demokratikleştik! “Çalışkanım deyip yan gelip yattılar” diyor Başbakan, “Doğruyum, çalışkanım” diye başlayıp on yıllardır ilkokullarda her sabah törenle okutulan “Andımız”ın kaldırılmasına tepkileri yanıtlarken. “Devlet” Bey mitingde herkese “Andımız”ı bir ağızdan okuturken “Bu nasıl milliyetçilik?” diye soruyor.. Başbakan: “Doğruyum dediler yolsuzluk yaptılar”.. “Türküm dediler, Türkiye’nin itibarını yerlerde süründürdüler” diyor. Ve “milliyetçilik”e itiraz: “Sıraya dizip o çocuklara 33’lü yıllardan kalma geri kalmış ülkeleri çağrıştıran soğuk savaş döneminin demir perde sloganlarını attırmak milliyetçilik değildir.” Başbakan eskiden kalma ne kadar kötü bildiği kavram ve sözcük varsa, neredey..]]> Mon, 07 Oct 2013 14:25:46 +0400 Mısır'ın dersi.. Tunus ve Türkiye... https://www.evrensel.net/yazi/69300/misirin-dersi-tunus-ve-turkiye https://www.evrensel.net/yazi/69300/misirin-dersi-tunus-ve-turkiye? İşte en sonunda “paket” açıklandı! “Şapkadan tavşan çıkmadı”.. Ama “ne at ne deve” bir “şaşırtıcı”lık.. Türkiye’yi derinlemesine demokratikleştiriyor AKP Hükümeti.. Kendi bildiği gibi.. İçeride zehirli gazla.. Ve tazyikli suyla! Üç kişi yan yana gelip düşünce açıklamaya kalkmasın. Anında tam gaz demokrasi!.. Suriye’de de demokrasi! Orayı demokratikleştirecek Nusra ve sair Kaide çetelerine destek. Tankla.. Bombayla.. Palalarla kafa koparma zulmüyle. Hem de Kürt köylülerini kitlesel kırımdan geçirerek demokrasi getirme! Amerika’nın Saddam karşısında Irak’a götürdüğü türden! Ve AKP’nin “paketleyip” Türkiye’yi garkektiği türden! “Zalim Esed’e karşı” neredeyse tüm yatırımını Kaidecilere yaptı AKP. Onlar savaşıyordu, ne yapsındı! “Ese..]]> Sun, 29 Sep 2013 16:44:08 +0400 Sizin ne haddinize, kimin nasıl yetişeceği!.. https://www.evrensel.net/yazi/68787/sizin-ne-haddinize-kimin-nasil-yetisecegi https://www.evrensel.net/yazi/68787/sizin-ne-haddinize-kimin-nasil-yetisecegi? Başbakan sonra çıkıp “bana diktatör diyorlar. Böyle diktatör mü olur? Diktatör sallandırır” diyor. Değilim demeye getiriyor. Bizce de değil, doğru. Ama ya eğilimi, özlemi? Pek mi demokratik yaklaşım ve tutumları yani? Önce bir açıklık: Demokrasi de bir diktatörlüktür, bunu kastetmiyoruz. Her devlet, biçimi ne olursa olsun, ister demokratik ister değil, egemen sınıfların ezilen sınıflar üzerindeki diktatörlüğüdür. Bu ayrı. Tartışma konusu olan demokratik olmayan diktatörlükler. Faşist.. Otokratik.. Despotik diktatörlükler. Örnekse Suudi Arabistan ve Kralı –demokrasi ile uzaktan ilgileri yoktur. Ya da Katar ve Emiri. Ama İngiltere örneğin demokrasidir; başında kraliçesi demokratik bir diktatörlüktür. Ya da İsviçre. Türkiye peki? Demokratik bir ülke midir? Kim diyebilir ki demokratiktir? Söz ve if..]]> Sun, 22 Sep 2013 17:38:44 +0400 Susun! Demokratikleşiyoruz!.. https://www.evrensel.net/yazi/68034/susun-demokratiklesiyoruz https://www.evrensel.net/yazi/68034/susun-demokratiklesiyoruz? Aman ses çıkarmayın.. Kimse karışmasın! Beyefendileri rahat bırakalım. Belki nazar da değer ama.. Asıl o değil. Demokrasi öyle elbirliğiyle mi olurmuş! Her kafadan bir ses çıkarken.. Tartışarak.. Yalnız tartışarak da değil.. Tartışmayı ülke çapında ve milyonlara yayılmış haliyle örgütleyerek mi dikilirmiş demokrasinin temel direkleri.. İsterlerse memlekete komünizmi de getirir beyefendiler.. Rahatça düşünüp istişare etsinler.. Son kararı büyük bey versin. Açıklasın sonra.. Olsun bitsin! Neymiş? Kimsenin haberi yokmuş da.. Önümüze getirip dayayacaklarmış da.. Böyle demokrasi mi olurmuşmuş da.. Ya nasıl olacaktı? Ne yani, “ayaklar baş olacak”tı öyle mi? Bırakın “ayakları”! “Demokratik parlamenter sistem”de “baş”lar arasında sayılan.. Kendisine anayasal olarak özel bir yer açılan.. Protokolda lideri iktidar partisi..]]> Mon, 16 Sep 2013 08:50:30 +0400 Netanyahu Erdoğan el ele milli cephede!.. https://www.evrensel.net/yazi/67325/netanyahu-erdogan-el-ele-milli-cephede https://www.evrensel.net/yazi/67325/netanyahu-erdogan-el-ele-milli-cephede? Belli, Suriye sorunu “milli meselemiz”! Bakmayın “halkını katleden Esed” meselesi dendiğine.. “Osmanlı bakiyesi toprak” Suriye ve bal gibi “milli” mesele. Tıpkı Ermeni.. Irak.. Kıbrıs meseleleri gibi. Bir an önce ve sonuna kadar yürütülecek operasyonla derdest edilmesi gerekiyor. Ama Bülent Bey, “anlaşılıyor ki Amerika cezalandıracak” diyor. Hoppala! Hem milli mesele.. Hem Amerika’nın eline bakacağız! Üstelik o Amerika ki, biz ona ve eline baksak bile, o dönüp bize bakmıyor! Koca G20’ler toplantısında beş dakika ayırıp Başbakanımızla görüşme lütfunda bulunmuyor Başkanı. Oysa biz onları yere göğe sığdıramıyoruz. Milli meselelerimizi emanet ettiğimiz Amerikan Başkanının yediği herzeye bakın siz! Sadece Amerika mı? Rusya da öyle. Tam “milli istihbaratın belgeleriyle yumuşadı” derken.. Tam Esad’ın kimyasal silah kullandığına ikna ettiği..]]> Sun, 08 Sep 2013 17:30:15 +0400 Savaş borsası... https://www.evrensel.net/yazi/66757/savas-borsasi https://www.evrensel.net/yazi/66757/savas-borsasi? Borsa mübarek! Tam bir savaş borsası. Bir yükseliyor... Bir düşüyor. Önce fırlıyor. Şam’ın dış mahallesinde kimyasal silah kullanılmış. Bütün basında fotoğraflar. Tıpkı Roboskî katliamında öldürülüp yan yana dizilip yatırılanların fotoğrafları gibi. Onlarınki battaniyelere sarılıydı. Kıştı. Şam’da yaz. Çoğu çocuk ölüler beyaz çarşaflara sarılılar. Ama yine yan yana dizililer. “Bu kadarı olmaz” dedirten fotoğraflar. Gelsin tepkiler... Hiç tartışma olmuyor. Hele Türkiye’de hiç kimin yapmış olabileceği konuşulmuyor. Hükümet kanadı emin. “Milli istihbarat” raporu da geliyor: “Esed’in işi”! Ne malum? Nereden biliyor, öğreniyorlar? Ama “savaş borsası” yükseliyor. Türkiye başı çekiyor. Mısır’da sarpa saran Türkiye-Amerika ilişkilerinin düzelme fırsatı beliriyor.. D..]]> Sun, 01 Sep 2013 17:50:35 +0400 Tahrir, Rabia, Gezi: Her şey ters yüz! https://www.evrensel.net/yazi/65997/tahrir-rabia-gezi-her-sey-ters-yuz https://www.evrensel.net/yazi/65997/tahrir-rabia-gezi-her-sey-ters-yuz? Bugün Mısır’da oynadıkları oyunu yarın çıkacaklar, başka bir İslam ülkesinde oynayacaklar. Bugün Mısır ama belki yarın Türkiye’yi karıştırmak isteyecekler. Çünkü bu bölgede güçlü bir Türkiye istemiyorlar... Bu konuşmasında tam formüle etti Başbakan. Sadece propagandanın değil, ajitasyon ve hatta örgütlenme direktifinin de özü şu: “Sıra Türkiye’de. Asıl darbeyi Türkiye’de vuracaklar”! Kim? Mısır darbesinin arkasında İsrail’in olduğunu Başbakan söylemişti. Başka? Söylemiyor, ama Amerikasız darbe olmaz! Ya da bütün BM Güvenlik Konseyi! Hatta Suudi Arabistan. Kim varsa “Türkiye’yi karıştırmak istiyor”.. Davutoğlu bir de “yalnız değiliz” diyor! “Darbe” propagandası, karalamak amacıyla Gezi günlerinde denenmiş, tutmamıştı. Ağladıklarına bakmayın, Mısır darbesi imdatları..]]> Sun, 25 Aug 2013 16:42:07 +0400 Gezi'ye saldırıyı da telin ediyor musunuz? https://www.evrensel.net/yazi/65269/geziye-saldiriyi-da-telin-ediyor-musunuz https://www.evrensel.net/yazi/65269/geziye-saldiriyi-da-telin-ediyor-musunuz? Sayın Başbakan durmadan Suriye ve Mısır üzerine konuşuyor... Türkiye’ye bunca ilgi göstermiyor.. Ama kafasının ardında hep kıyas yaptığı Türkiye var. “Bugün Mısır’da oynadıkları oyunu yarın çıkacaklar, başka bir İslam ülkesinde oynayacaklar. Bugün Mısır ama belki yarın Türkiye’yi karıştırmak isteyecekler. Çünkü bu bölgede güçlü bir Türkiye istemiyorlar.” diyor. Ne yani? Kim bölüyor Türkiye’yi, kim karıştırmak istiyor? Zamanında askerlerin sloganı olan “Güçlü Türkiye”yi istemeyen kim? Başbakan’ın hedefinde “Mısır’da darbe oldu” demeyenler var.. “Darbe” ve katliamlarını haberleştirirken birkaç muhabiri Mısır askerleri tarafından öldürülmesine rağmen, bir “uluslararası medya”yı suçluyor.. Bir de “İslam Birliği Örgütü&r..]]> Sun, 18 Aug 2013 17:07:36 +0400 'Genel af' elbette gerekli.. https://www.evrensel.net/yazi/64688/genel-af-elbette-gerekli https://www.evrensel.net/yazi/64688/genel-af-elbette-gerekli? Bir “Eylül Sendromu”dur gidiyor. AKP’nin ağzını açan bilumum yönetici zevatı “Sonbahar” diyor. Biri çıkıyor “dikkat” çekiyor.. Diğeri “Sonbahar eylemleri vız gelir tırıs gider” diyor, “özgüven” sergiliyor! Mezarlıktan geçerken ıslık çalmak gibi.. Akıllarından çıkmıyor. Tehdit etmekten de geri durmuyorlar. Maçlara taktılar. Aşırı bir korku: O yasak.. Bu yasak! Top oynamayı da yasaklayacaklar. Gençlik Spor Bakanı örneğin, “Gezi’yi stadlara taşımak Türk futbolunu bitirir” buyuruyor. “Taraftarların arasına birileri sızmak isterlerse”ymiş.. “Muz cumhuriyeti değiliz”miş.. “30 senedir terörle mücadele eden bir devletiz”miş.. Yakalarmışız! Fenerbahçe taraftarı Salzburg’la Avrupa maçında “Sıksana..” diye başlayıp “Her yer Taksim her yer direni..]]> Sun, 11 Aug 2013 16:32:03 +0400 Bir kez daha: 'Milli irade' https://www.evrensel.net/yazi/63971/bir-kez-daha-milli-irade https://www.evrensel.net/yazi/63971/bir-kez-daha-milli-irade? Başbakan müthiş “milli irade” düşkünü! Varsa yoksa “milli irade”! Gören de gerçekten “millet”ten büyüğünü bilmediğini sanacak! “Özel” çıkarlar mı, “millet”in çıkarları mı: Sanılacak ki özel çıkarları reddetmektedir. Sanki “millet”e parasız sağlık sağlayan “devlet hastaneleri”ni kaldırıp her yanı “özel hasteneler”le doldurmamıştır. Sanki “özel okullar”, “devlet okulları”nı çoktan geride bırakmamıştır. Yollar, köprüler bile “milletin malı” olmaktan çıkarılmış, “özel”in malı olmuştur. Sonra “millet”.. “Milli iradenin üstünlüğü”! “Milli irade” sandıkmış! Yani ne okul.. Ne hastane.. Ne de yollar ve köprüler.. Katın yanına madenleri, talan edilmiş kıyıları, fabrika..]]> Mon, 05 Aug 2013 09:57:15 +0400 Mısır'da öyle... Türkiye'de böyle https://www.evrensel.net/yazi/63320/misirda-oyle-turkiyede-boyle https://www.evrensel.net/yazi/63320/misirda-oyle-turkiyede-boyle? Suriye’deyse şöyle: Nusra Cephesi adlı el-Kaide örgütüyle el ele. Örgütle.. Besle.. Sınırdan geçiş olanağı sağla.. Suriye Kürtlerine saldırt. Ve.. Besle kargayı oysun gözünü: Somali’de, elçiliğe saldırsınlar.. Bir de Twitter’dan: “Türkler mürted rejime destek veren ve şeriat düzenini yok etmeye çalışan ülkelerden biridir” diye mesaj yayınlasınlar! Belki Amerikalıların falan “Suriye’de öyle davranma” mesajıdır. Gerçi zaten “olmazlar” görülüp “olur”u aranmaya başlanarak manevra başlatılmış, PYD’nin Eş Başkanı Salih Müslim görüşmek için davet edilmişti. Ama şart koşuluyordu “yüz bin kişinin katili Esed”e karşı “muhalifler”le birlik olacaktı! Değil mi ki “Esed katil”di! Mısır’da da öyle! Sisi ile birlikte olunamazdı! &ldquo..]]> Sun, 28 Jul 2013 16:54:10 +0400 Kuzey Suriye'ye Rojava diyebilecek miyiz? https://www.evrensel.net/yazi/62655/kuzey-suriyeye-rojava-diyebilecek-miyiz https://www.evrensel.net/yazi/62655/kuzey-suriyeye-rojava-diyebilecek-miyiz? AKP’nin Barzani ile içtiği su ayrı gitmiyor. Hatta Maliki ve merkezi Irak hükümetini de karşısına alarak.. Yani.. Kafasında Kürt bölgesinde çıkan petrolün hesapları, Irak’ı bölmeye girişerek, Barzani ile ayrı bir ilişki tutturuyor. “Dış politikadır”, “çıkarlara dayalıdır” denecektir. Tamam, ama bir sonuç da çıkıyor: Demek ki “bölücülük” sorun değilmiş! Çıkarlar uğruna yapılabilirmiş. Ama başında Barzani, Irak Kürt Federe Devleti’nin adı hala “Kuzey Irak”tır! Gerçi bir ülke “Kuzey-Güney” olarak da bölünebilir. Ancak dünya alemin “Kürt Federe Devleti” olarak tanıdığı bir “bölge”ye, üstelik “merkez”e karşı onu destekliyorsanız, hala “Kuzey” demenin bir anlamı da kalmamış olsa gerektir. Hesap vardır, ama hala hazmedilemeyen..]]> Sun, 21 Jul 2013 16:57:55 +0400 Darbeci kim? https://www.evrensel.net/yazi/61976/darbeci-kim https://www.evrensel.net/yazi/61976/darbeci-kim? Böyle soru mu olur denecek. Darbeciler belli değil mi? Taze darbeci arıyorsanız, işte Mısır. Başta general Sisi. AKP’lilere bakarsanız devamı var. Ve sadece El Ezher Şeyhi, Kıpti Başpiskoposu değil. Ortada salınan, “Başbakan o olsun bu olmasın” diye mırın kırın etmekle birlikte “kılıcını atan” orduya destek veren Ihvan’ın eski ortağı Selefilerden (Nur Partisi) ibaret de değil darbeciler. Yeni Şafak örneğin, Amerika ve İsrail’le birlikte Mısır darbecilerine destek olarak 12 milyar dolar kredi açan Suudileri, BAE’ni ve Kuveyti de sayıyor. Ve darbecileri alkışladıkları söylenen 30-40 milyonuyla ayağa kalkmış Mısır halkı – asıl iddia bu. Yoksa daha yeni Mısır’a kaç tane F-16 savaş uçağı verme kararı alan ABD’nin bugüne kadar çok darbe desteklediğini ve düpedüz yaptırdığını kim bilmez? Generallerin asıl işinin halka karşı darbe yapmak olduğunu da... Ama bu kez esas da..]]> Mon, 15 Jul 2013 09:52:41 +0400 Kimsenin askeri olmamak... https://www.evrensel.net/yazi/61483/kimsenin-askeri-olmamak https://www.evrensel.net/yazi/61483/kimsenin-askeri-olmamak? Anlamak işlerine gelmiyor. Bir de halk olduğunu itiraf etmek meşreplerinde yok. Var, ama, sadece sandığın içine sığdığında.. Eline pusulayı alıp kendilerine oy atığında var. “Teba”.. “Ayak”.. Sadece gösterilen yönde oy atmaya yarar. “Ayak” taban olmak için “yaratılmıştır”. Zaten değil mi ki “yaratılanı yaratandan ötürü sever”ler, halkı falan sevdikleri yoktur. Bir tek kendilerini severler. “Ayakların baş olması”na gelemediklerinden. Bunu gönüllerine sığdıramadıklarından. Mısır’a baktıklarında bir Mursi’yi ve Ihvan’ı görüyorlar.. Bir de başında onun Savunma Bakanı Sisi’yle orduyu. Tabii dizinin dibindeki tümü üst tabakadan destekçilerini de. El Ezher Şeyhini.. Kıpti Başpiskoposunu.. Zaten “baş”lardan olan, ama en az 2,5 yıldır başın “başı” olması için halka dayatılan Amerikancı El ..]]> Sun, 07 Jul 2013 10:58:29 +0400 Yine polis yine karakol!... https://www.evrensel.net/yazi/60849/yine-polis-yine-karakol https://www.evrensel.net/yazi/60849/yine-polis-yine-karakol? Bu kez polis yüzünü Lice’de gösterdi. Diyarbakır’da. Aynı polis. Denecek ki, o asker. Evet, jandarma var. Ve özel harekatçı polis. Jandarma, Gezi’de de vardı sonuna doğru. Mecidiyeköy ve Taksim’de. “Gerektiğinde” getiriliyor. Farkı ne? Var mı? Var. Uzmanı, özel harekatçısıyla jandarmayı da özelleştirip para karşılığı silah taşıyan ve kullanan lejyonere dönüştürmeye ve “paralı asker”leştirmeye başlasalar da.. Henüz jandarma da içinde, asker, halk çocuğu ve askere zorunluluktan gidiyor. Ne için? “Vatanı korumak” için. Öyleyse Lice’de halka ateş ederken işi ne? Neden Lice’de ateş açıyor? Vatan, sınırlarda mı korunur, ülkenin içinde, Lice’de, Taksim’de mi? Gündoğdu’da, Kuğulu Park’la Kennedy caddesinde mi? Üstelik, tamam polis para alıyor ateş etmek için..]]> Mon, 01 Jul 2013 11:21:02 +0400 'Halka açık'-halka kapalı... https://www.evrensel.net/yazi/60168/halka-acik-halka-kapali https://www.evrensel.net/yazi/60168/halka-acik-halka-kapali? Yaratıcılık tek yanlı değil. Hemen herkes özellikle gençleriyle ayağa kalkan halkın yaratıcılığını övüyor. Küfürleri bile zeka pırıltıları saçıyor. Ama “pırıltı” başkaldıranlara özgü değil. Başkaldıranları bastıran, başaramasa da ezip dağıtmaya çalışanlar da “pırıltı” saçıyorlar! Aman ne yaratıcılık o öyle. Erasmus’lu öğrencileri gösterip “yabancı parmağı” keşfedenler.. İsrail’i, MOSSAD’ı “komplo”ya dahil edenler.. Kargaları gülmekten kırıp geçiren Amerika ile İsrail’in kurduğu “hükümet karşıtı komplo”! Hem de daha yeni barışmışken.. Hem de daha yeni özel misafirhanesinde Obama’yla hasret giderilmişken.. Üstelik gençlere ve yetişkinlere “üç tane ağaç için” dünyaları zindan etme reva görülürken, Obama’nın bir ricasını k..]]> Sun, 23 Jun 2013 11:26:39 +0400 No pasaran ya da faşizme geçit yok!.. https://www.evrensel.net/yazi/59568/no-pasaran-ya-da-fasizme-gecit-yok https://www.evrensel.net/yazi/59568/no-pasaran-ya-da-fasizme-gecit-yok? Gençler. Ama sadece gençler değil. Çoluk çocuğuyla, yaşlısı genci, kadını erkeğiyle bütün bir halk vardı Taksim Gezi’de. Saldırdılar. Polis birlikleri bombalarıyla saldırdı. Otellerin içine kadar. Ne revir dinlediler.. ne yaralı.. ne çocuk! Uyduruk gaz maskelerinin içi kan doldu. Burunlardan kan getirildi çünkü. Kaç ölü ve yaralı vardı zaten. Faşizm nedir ki? Kan dökerek ilerler. Dayatır. Dikte eder. Tekelcidir. Tartışmaya gelmez. Görüşmek zorunda kalırsa lütfen görüşür. Defterinde müzakere yazmaz. İhtiyacı olursa düzmece müzakere görüntüleri verir. Sözde “kanaat önderleri” bulur çıkarır.. Kimseyi temsil etmeyen cinsinden.. İki kelimeyi bir araya getiremeyen, ne dedikleri anlaşılmayanları getirtir karşısına oturtur. Sonra “daha ne istiyorsunuz” der. H. Çelik “Bir masaya ..]]> Sun, 16 Jun 2013 12:51:51 +0400 Gezi'de örgüt ve örgütsüzlük tartışması... https://www.evrensel.net/yazi/59001/gezide-orgut-ve-orgutsuzluk-tartismasi https://www.evrensel.net/yazi/59001/gezide-orgut-ve-orgutsuzluk-tartismasi? Ankara’da, Adana ve İstanbul-Gazi Mahallesi’nde müdahaleler sürüyor. Ama Gezi merkezli gösteriler devam ediyor. Gezi ayakta. Kuğulu Park, Gündoğdu ve irili-ufaklı kentlerin meydanlarında yüz binler toplanıyor. Türkiye’yi peşinden sürükleyerek coşkuya boğan Gezi Direnişi, harekete geçirdiği milyonlarıyla küçümsenemez. Kim küçümserse baltayı ayağına vuruyor demektir. Başta Hükümet. Tahrir Türkiye’ye gelmiştir. Yazın ortasında “bahar” yüzünü göstermiştir. Tersinde ısrar götürücüdür. Hala “Topçu Kışlası”.. Hala bildiğini okuma. Rize’de, Adana’da yüzünü gösteren “karşıt”lığın kışkırtılması.. “Durursak düşeriz”, “ne dersi, aynıyla devam” politikası sonu yakınlaştırıcıdır. Hala “provokatörler”.. “Yab..]]> Sun, 09 Jun 2013 10:39:40 +0400 Kahrolsun diktatörlük! https://www.evrensel.net/yazi/58483/kahrolsun-diktatorluk https://www.evrensel.net/yazi/58483/kahrolsun-diktatorluk? “Gururlanma padişahım, senden büyük Allah var!” derlerdi atalar. “Firavunlaşma” diye uyarılmıştı. Mübarekleşme! Ya da hani “halkına zulmeden Esed”... Ya şimdi? Buyrun.. Zalimin zulmü varsa... Geldiğimiz nokta nedir? “Gezi parkı çatışması”.. Ya da “ayaklanma” mı diyelim.. “İsyan” mı? Kararlaştırırız, acelemiz yok. Ama bilelim ki, günler boyu süren ve anında tüm ülkeye yayılan Gezi Parkı başkaldırısının ardından artık Türkiye eski Türkiye değildir. Ne kadar “eski Türkiye değildir”, onu da yaşayarak kararlaştırırız. Şu kadar ya da bu kadar farklılaşıp yenilendi; ama kesin ki, artık “yeni bir Türkiye”de yaşıyoruz. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Tabii ki Osmanlı da oyun çoktur.. Tunus’tan, Mısır’dan biliyoruz ki, çok manevra olanaklıdır; ellerinden geleni deneyeceklerdir. Ama milyonlar ke..]]> Sun, 02 Jun 2013 11:52:44 +0400 Abdulhamid'e onur ve 'eşşek' gibi yapmak... https://www.evrensel.net/yazi/57872/abdulhamide-onur-ve-essek-gibi-yapmak https://www.evrensel.net/yazi/57872/abdulhamide-onur-ve-essek-gibi-yapmak? Kendilerini “Suriye Muhalifleri ve Devrimcileri Koalisyonu” olarak adlandıranlar en son İstanbul’da toplandı. “Özgür Suriye Ordusu” isimli silahlı bir terör ve cinayet şebekesine de sahip olan bu Suriye “muhalifleri”nin gündeminde iki konu var. Birincisi Amerika’dan dört bir yana giden talimat uyarınca, tıpkı Türkiye gibi, onların da “görüşlerimiz değişti” açıklamasıyla yapacakları politika değişikliği. “Esed’i devirme” taktiğinden Amerikan-Rus uzlaşmasına uygun Suriye rejimiyle görüşmeler ve ortak bir “Geçici Hükümet”te yer alma taktiğine geçme. İkincisi de geçen ay bu taktiğin sözünü ilk eden, ama istifaya zorlanan eski Emevi Camii İmamı Muaz el Hatib’ten boşalan SMDK Başkanlığı koltuğunu –büyük ihtimalle yine kendisiyle– doldurmak. Bu iki gündem bile “mu..]]> Sun, 26 May 2013 10:44:15 +0400 Değişti... Ama nasıl? https://www.evrensel.net/yazi/57208/degisti-ama-nasil https://www.evrensel.net/yazi/57208/degisti-ama-nasil? AKP’nin Suriye politikası değişti. Sadece AKP’nin ki olsa neyse.. Türkiye’nin Suriye politikası değişti. İyi mi oldu, kötü mü? Bir ucube politikaydı. Değişmeden edemezdi. Zaten göçmüştü. “Kardeşim Esad”tan “zalim Esed”e evirilirken de değişmişti. O dönemde de değişmeden edemezdi. Batı Esad’ı karşısına almışken, Batı’ya bağlama amaçlı olsa bile, “kardeşim”li kucaklama politikası tutmazdı. Şimdi de Rusya esnemez ve Amerikalılar dahil Batı’yı esnetirken “devirdik, deviriyoruz”, “üç ay içinde Şam Emevi Camiinde namaz kılacağız” bodoslaması politika olmaktan çoktan çıkmıştı. Baştan ayağa ideolojik tutumla tecritler oynanmakta, dört bir yandan uyarı alınmaktaydı. Rusya, Putin’in ağzından, hem de Türkiye ziyaretinde, “piyesin başında duvarda asılı görünen silah sonunda patlar&rdqu..]]> Sun, 19 May 2013 10:47:27 +0400 Reyhanlı'ya bomba https://www.evrensel.net/yazi/56633/reyhanliya-bomba https://www.evrensel.net/yazi/56633/reyhanliya-bomba? Üç ay sonra ikinci bomba. Bu daha büyük. Ve kent merkezinde. İlki, sınır kapısındaydı. Cilvegözü’nde. Yine bomba yüklü bir araç infilak etmişti. Şimdi moda bu. Son bombayla 46 ölü var, yüz civarında yaralı. Çoğu ağır. Neden Reyhanlı? Hem de iki kez üst üste.. Neden? Reyhanlı’nın olağan nüfusu bugünlerde üç misli. Suriye’den gelenler, Reyhanlı’nın üstüne iki Reyhanlı daha koydular. Her şey birbirine girdi. Kiralar fırladı, tavan yaptı. Sadece kira değil.. Ekonomi diye bir şey kalmadı kentte. Ne un yeter oldu ne başka şey. Sınırın iki tarafı akrabadır. Aynı aşiretlerdendirler. Taa Halep’e kadar böyledir. Halep’te akrabası olan çoktur Reyhanlı’da. Zaten gelir giderlerdi birbirlerine ve hiç sorun çıkmazdı. Şimdi sorundan bolu yok. Suriye plakalı arabalar daha çok ve gelenler akrabalar da değil. Bir kısmı..]]> Sun, 12 May 2013 11:38:04 +0400 Ezen ve ezilen ulus milliyetçiliği https://www.evrensel.net/yazi/56031/ezen-ve-ezilen-ulus-milliyetciligi https://www.evrensel.net/yazi/56031/ezen-ve-ezilen-ulus-milliyetciligi? “Çözüm” ya da “barış süreci” üzerine toplantılara katılmak üzere DTK’dan Osman Özçelik ile birlikte Fransa’dayız. Gelmişken, zaman yaratıp, yarım gün Fransız Komünist Partisi’nden ayrılan bir grubun düzenlediği “uluslararası konferans”a katıldık. İyi oldu. Gözlem fırsatı çıktı. Anti-faşist savaşın ardından ucundan yakaladığı iktidarı elinden kaçırmış koca FKP’den geriye kalan “enkaz”ın küçük bir bölümüydü. Genç yoktu. Bir işçi söz aldı. Zorlamayalım, uluslararası toplantılara katılımın sınıf bileşiminin yüksek olma zorunluluğu ileri sürülemez; ama hiç işçi olmayışı da problemdir. Asıl problem, kürsünün önüne asılı pankartın sağında orak-çekiçli bayrak varken solunda Fransız bayrağının bulunmasıydı. “Yurtseverl..]]> Sun, 05 May 2013 11:05:25 +0400 Gericilik nerede? https://www.evrensel.net/yazi/54789/gericilik-nerede https://www.evrensel.net/yazi/54789/gericilik-nerede? Türkiye’nin en önemli gündemi Kürt barışı olarak görünüyor. Bu, Kürt inkarcılığı yapanlar dahil, herkes açısından böyle. Başka önemli sorunumuz olmamasından değil kuşkusuz. Ancak bugünkü baskınlığıyla Kürt sorunu ve “çözüm” ya da “barış” süreci tümünü kuşatmış durumda. Aslında son 30 yıldır böyle ve tam da bu nedenle, yarım bir çözüm olacak olsa bile, bir an önce çözümlenmesi toplumu rahatlatacak. En başta sınıf mücadelesinin önü açılacak, Türk müsün-Kürt müsün sorusu her sorunun önüne dikilmeyecek. Ama hilkat garibesi olan şu ki; çözümden yana görünenler, AKP ve onun aldığı inisiyatifi alkışladığını söyleyen Amerikalılar.. Bir de Kürtler ve sosyalistler. Gerçek sosyalistler tabii. Yoksa “ben ..]]> Tue, 23 Apr 2013 04:58:21 +0400 Eşit miyiz... Eşit olamaz mıyız? https://www.evrensel.net/yazi/54231/esit-miyiz-esit-olamaz-miyiz https://www.evrensel.net/yazi/54231/esit-miyiz-esit-olamaz-miyiz? Bir “süreç”tir başlatıldı. Hızlı da ilerliyor. Ancak hâlâ adında bile karar kılınamadı. “İmralı” diye başladı.. “Barış süreci” dendi. Sonra “çözüm süreci” oldu. Önemli mi? Değil! İşin özünün değil, adının önemli olduğu nerede görülmüş? Eskidendi o, nesnelere ad takmasak anlamlanmayacakları, hatta var olmayacakları iddiasındaki adcılara özgüydü! İsim önemli değil, süreç hızlı akıyor da, sorun halloluyor mu? Karar vermemiz gerek: Zaten eşit miyiz? Kürtlerle Türkler arasında bir eşitsizlik sorunu yok mu? MHP’nin dediği gibi, zaten kardeş miyiz? Eline silah alıp dağa çıkan, binlercesi ölen ve kuşkusuz öldüren Kürt militanları, on yıllardır olmayan bir dava uğruna mı öldüler ve öldürdüler? “Yok hükmünde” dersek, dava, adcıların isim ..]]> Sun, 14 Apr 2013 11:44:21 +0400 Kimlerin elindeyiz... https://www.evrensel.net/yazi/53662/kimlerin-elindeyiz https://www.evrensel.net/yazi/53662/kimlerin-elindeyiz? Yok yok, Fatih Terim’le ilgili yazmayacağız. O da üzerinde durulması zorunlu bir vak’a. Ancak, hele gizli off-shore hesapları ortalığa dökülmüşken Terim’le sınırlanmak hafif kaçardı. Hem “kaç kuruşluk adam ki” zaten? Tamam milli takım teknik direktörüyken şu kadar, şimdi Galatasaray’da bu kadar milyon dolar alıyor. Hele asgari ücreti ve milyonlarca insanın onun bile altında gelirle yaşamaya uğraştığı düşünülürse.. Ama yine de ne ki? Üstelik onun kariyeri parasından başlamadı. Ama o da, tıpkı Erdoğan gibi “hep bilenler”den. “Prens” olmanın kesmediklerinden. Özal’ın “prensler”i vardı. “Prens”e ikincil demek; ne de olsa kral ya da sultan değil. Oysa “sultanlar” devrindeyiz. İlle Kanuni Sultan olacak değil! “Modern” sultanlar da vardır. Biri İngiliz Kraliçesidir! Moderndir, ama o Hanedandandı..]]> Sun, 07 Apr 2013 10:49:34 +0400 '300 Spartalı'nın 'çözüm'ü... https://www.evrensel.net/yazi/53050/300-spartalinin-cozumu https://www.evrensel.net/yazi/53050/300-spartalinin-cozumu? Atina, Antik Yunan’ın merkezidir. Ücretli kölelik olan günümüz uygarlığından farklı olarak düpedüz kölecidir. Ancak ne yazık ki Sümerlerle uygarlık böyle başlamıştır. Ve Atina, köleciliğe eşitlenmiş içeriğiyle uygarlık demek olmuştur. Sparta ise, henüz komünal ama barbar yaşamdan uygarlığa geçiş halidir. Orada da köleler ve kölecilik türemiş, uygarlığa adım atılmıştır. Ama barbarlıktır, ayak bağı sayılan tam sağlıklı olmayan çocukların bile uçurumlardan atıldığı tarih öncesiyle bağlıdır. Köleci uygarlıktan bile tam nasibini almamıştır Spartalılar. 300’ü uzlaşmazlıkla İran saldırısına direnmiştir. Ve barbarlığına bakılmadan, Türk’e üstünlük diretmesindeki 300 “hassas Türkçü” ve bildirileriyle benzeştirilmektedir. Uygun düşmektedir! Değil midir ki üstünlük iddiasıdır.. Değil midir..]]> Sun, 31 Mar 2013 11:02:05 +0400 'Çanakkale ruhu' ve millilik https://www.evrensel.net/yazi/52458/canakkale-ruhu-ve-millilik https://www.evrensel.net/yazi/52458/canakkale-ruhu-ve-millilik? 18 Mart 1915’te İngiliz ve Fransız gemilerinden oluşan İtilaf donanması, boğaz girişinde bombardımana başlamıştı. Günlerce sürdü deniz savaşı. Sonra kara savaşı başladı. Boğazın birçok yerinde birbiri ardı sıra çıkarma yapan müttefik ordusu, Osmanlı ordusuyla aylarca çarpıştı ve sonunda Çanakkale’den geçemeyerek çekildi. Uzun süren bu savaş öteden beri resmi tarihçe yüceltilir, M. Kemal’in askeri dehasıyla tebarüz ettiği ilk savaş tecrübeleri arasında sayılırdı. Son yıllardaysa, Kurtuluş Savaşı’nı da geriye iterek, siyasal İslamcılar ve AKP Hükümeti tarafından öne çıkarılmaktadır. Bakın yeni yazılan Çanakkale üzerine kitaplara; “son Türk devleti” metaforunun yerini, “son İslam devleti” vurgusuyla Osmanlı’nın ve İslami yüceltmelerle “Çanakkale”nin aldığını göreceksiniz. M. ..]]> Sun, 24 Mar 2013 13:13:31 +0400 CHP ne yapıyor? https://www.evrensel.net/yazi/51827/chp-ne-yapiyor https://www.evrensel.net/yazi/51827/chp-ne-yapiyor? Farz olmuştu, anayasa ve başkanlık meselesini yazacaktık. Ancak geçen yazımızla ilgili Süleyman Çelebi arayıp sitem etti ve CHP’yi yazmaya mecbur olduk. Sormuştuk: “Peki, işçi ne yapacak? Sendikacısı ne yapacak? Eski sendikacı Süleyman Çelebi gibi ulusalcılık peşinde Kürt düşmanlığıyla mı iştigal edecek, hak eşitliği ve demokrasi mi isteyecek?” Önce Çelebi’ye söylediğimi paylaşayım. Amacımız, “hak eşitliği ve demokrasi” için mesai harcamaya çağırmaktı. Cümleyi bir “gibi”li bir de “gibi”siz okuyun. Doğrusu “gibi”siz olanı. Evet, anlam çok değişiyor. “Tashih” sorunu. İyi olmadı tabii, ama CHP tartışması fırsatı verdi. CHP’nin sorunu da Çelebi’ninkinin aynısı: “Ulusalcılık peşinde Kürt düşmanlığıyla mı iştigal edecek, hak eşitliği ve demokrasi mi isteyecek?” Ne yapacak CHP, n..]]> Sun, 17 Mar 2013 12:57:37 +0400 İşkenceci polis taktiği https://www.evrensel.net/yazi/51198/iskenceci-polis-taktigi https://www.evrensel.net/yazi/51198/iskenceci-polis-taktigi? Eşitsizlik ruhlarına işlemiş kaz kafalı köşe yazarlarının bir tezi vardır. Kürdü aşağı görerek, “bir şey verirsen, daha çoğunu ister” derler. Bölünme fobisi içlerine sinmiştir. “Ayrılıkçılık” der, “bölücülük” diye akıl yürütür.. “Ayrı devlet”e varır deyip, özerkliği “ayrılık”a giden “ara durak” sayarlar. “Devlet aklı” denen şeye göre de bir verilse iki isteyeceklerinden verilecek şey yoktur. Ne hakkı? Ne eşitliği? Ne demokrasisi? Bunlar başkaları içindir. Hak üst sınıflar içindir. Ancak onlar birbirleriyle eşittirler. Demokrasi de sadece üst sınıflar içindir. Albayraklar.. Ülkerciler.. İpek ve Koza.. Altıncılar.. Tabii ki Koç ve Sabancıyla eşit olmalıdır! Erdoğan tabii ki hapse atılmamalıydı. Generaller de burunları yeterince sürtüldüğünde bırakı..]]> Sun, 10 Mar 2013 10:47:15 +0400 'Geri dönecek bir noktada değiliz'... https://www.evrensel.net/yazi/50525/geri-donecek-bir-noktada-degiliz https://www.evrensel.net/yazi/50525/geri-donecek-bir-noktada-degiliz? Başlıktaki, Bülent Arınç’ın lafı. Benzerini, görüşmede Öcalan da söylüyor: “Devlet de ben de vazgeçemeyiz.” Milliyet’te yayınlanan “zabıtlar” sızdırma olmasına sızdırma. “İyi saatte olsunlar” neleri sızdırmadı ki şimdiye kadar. Ne kasetler.. ne dinleme kayıtları. Kaydedenler tabii ki gizli servisler. Noktası noktasına kayıt ancak onların olabilir. Kimin yaptığı önemli değil artık. “Taraflar” inkar etmediklerine göre, doğru kabul edebiliriz. “Geri dönülmez..” ya da “vazgeçilemez” nokta. Doğru. En fazla zigzaglar olabilir. Yani? Tavizlerde anlaşılamadığında “pazarlık marjı”nı yükseltmek üzere bir kısa çatışma süreci mümkündür. Görüşme ve müzakerenin yerini tekrar silaha bırakması.. Ama geçici olur artık. “İş”in sonuna gelinmiştir, bu bellidir. Yeniden s..]]> Sun, 03 Mar 2013 11:29:44 +0400 Milliyetçiliği ayakaltı etmek... https://www.evrensel.net/yazi/49835/milliyetciligi-ayakalti-etmek https://www.evrensel.net/yazi/49835/milliyetciligi-ayakalti-etmek? BDP’liler, sonunda gidip Öcalan’la görüştüler. Pervin Buldan, dönüşte, kısa bir açıklama okudu. “Devletin elindeki tutsaklar”dan da söz eden Öcalan, “PKK elindeki tutsaklara iyi davranmalı. Umarım, en kısa zamanda ailelerine kavuşurlar.” demişti. Hepsi bu kadar. Ve sözde Başbakan da, gelişmeleri görüşmeci BDP’lilerin açıklamalardan öğreneceğini söylemişti. Aptalız ya! Cümle alem aptal, tek akıllı var! Gazeteler çarşaf çarşaf Öcalan’ın söyledikleriyle dolu. Tabii ki anlatmıştır. Ancak açıklanmadı. Nereden biliniyor? Başbakan bir yana gazeteciler nereden öğrendiler? Bir, manipülasyon.. İstediklerini söyletiyorlar Öcalan’a. Söylese de söylemese de.. Gönüllerinden geçeni söyletiyorlar! Halkı hazırlayıp süreci yönlendiriyorlar. Ve iki, silme manipülasyon ols..]]> Sun, 24 Feb 2013 11:31:52 +0400 AKP-BDP'yle anayasa... https://www.evrensel.net/yazi/49274/akp-bdpyle-anayasa https://www.evrensel.net/yazi/49274/akp-bdpyle-anayasa? Geçen hafta başladı. Sürüyor. Başbakan, BDP ile anayasa yapıp referanduma gidebileceklerini söyledi. Ve tartışma, çoğunlukla da kaygılar sökün etti. Önce MHP ve CHP’den gelen eleştiriler üzerine, Hüseyin Çelik, tevil yollu düzeltme yaptı: Bu ilk seçenekleri değildi. Öncelikleri Mecliste dörtlü uzlaşma, olmazsa CHP ve MHP ile anayasa yapmaktı. “Kiminle” tartışması, anayasanın içeriğini ikinci plana iten bir AKP taktiği, ancak önemsiz de değil. MHP “İmralı canisiyle ortaklık” deyip bindirirken, CHP AKP-BDP anayasasının “toplumu böleceğini” ileri sürüyor. Kuşkusuz AKP, genellikle terbiye edip ehlileştirmeye çalıştığı BDP’yi, bu kez terbiye edici “sopa” olarak kullanıp, “bak onunla yaparım ha!” tehdidiyle CHP ile MHP’yi kendi anayasasına razı etme çabasında. Bu var. Ama şantaj ve tehdi..]]> Sun, 17 Feb 2013 10:36:23 +0400 Burun sokmak!.. https://www.evrensel.net/yazi/48670/burun-sokmak https://www.evrensel.net/yazi/48670/burun-sokmak? İstanbul’da AKP bir toplantı düzenliyor: “İlk Hedef 2014-Seçim Sürecini Başlatıyoruz”. Ellerini çabuk tutuyor, seçim startı veriyor AKP. Yoksa olacak iş mi? “İmralı süreci” başlıyor, Öcalan’la görüşülüyor, hatta anlaşıldığı, Öcalan’ın Erdoğan’ın “beklediği noktaya geldiği” ileri sürülüyor. Ama Ceylanpınar’dan tanklar, zırhlı araçlar eşliğinde sınırdan geçirilip lojistiği sağlanan El-Kaideci çeteler, Suriye Kürdistan’ına, Serekaniye’ye dizgin saldırtılıyor. İçerde Dersim’de ‘38’den bu yana en ciddi askeri harekatlardan biri yürütülüyor. “Terörle mücadeleden asla vazgeçilmeyecek” söylemi eşliğinde.. Ve ilan üstüne ilan veriliyor: “Kürt sorunu yoktur, Kürt kardeşlerimin sorunları vardır”!. Ardınd..]]> Sun, 10 Feb 2013 11:25:10 +0400 Taş mı bıraktınız ki? https://www.evrensel.net/yazi/48093/tas-mi-biraktiniz-ki https://www.evrensel.net/yazi/48093/tas-mi-biraktiniz-ki? "Çakıl taşı”… Eskiden verilmezdi! Şimdi atılmıyor! “Çakıl taşı” deyip geçmeyin. Verilmese de, atılmasa da, hep politik argüman. Hep demagoji aracı. Başbakan Çiller’di, “çakıl taşı bile vermeyiz”, “böldürtmeyiz” diyordu. Neyi? “Vatan”ı! Öyle ya, “çakıl taşı” giderse “vatan bölünür”dü! Ne hallerdeydik.. Şimdi? Kurtulduk mu? Bölündük, bölünüyoruz sendromunu atlattık mı? Yok canım, nerede! Başta Öcalan, PKK ve silme Kürtler ne kadar “ayrı devlet istemiyoruz” deseler de, Kürtlerin eşit haklara sahip bir halk olduklarının inkarı bakımından kolaylarına geldiği için, cümle inkarcı hâlâ “böldürtmeyiz”, “eşit gördürtemezsiniz” türü konuşup davranmayı sürdürür. “Bana ..]]> Sun, 03 Feb 2013 10:52:10 +0400 'Sivil' Erdoğan'ın askerleri https://www.evrensel.net/yazi/47491/sivil-erdoganin-askerleri https://www.evrensel.net/yazi/47491/sivil-erdoganin-askerleri? Ne alayı alaydı o öyle!.. Ne yaman “sivillik” edebiyatıydı.. “Askeri vesayet rejimi”, “askeri” ya da “bürokratik diktatörlük karşıtlığı”.. Müthiş bir demokratlık övgüsünün sonunda demokrasinin “derini”ne kadar gelmiştik! Bizzat Başbakan söylemişti, zehirli gazın, copun, top ve uçak bombardımanları ve operasyonların, gazeteci, sendikacı tutuklamalarının, gözünün üstünde kaşı var diye neredeyse önüne gelenin içeri atılmasının ortasında “ileri demokrasi”ye ulaşmıştık! Katiyen kibir yoktu edasında bunu ileri sürerken. Zaten Başbakanda kibrin zerresi yoktur. Hiç böbürlenmez, hiç asabileşmez, kimseyi aşağılamaz. Çünkü.. Çünkü başbakan “yaratılanı yaratandan ötürü sever”. Ne ayrım yapar ne ayrıcalık tanır. Oğlu herkes gibi askerlik yap..]]> Sun, 27 Jan 2013 10:38:41 +0400 Barış mı gerçekten amaç? https://www.evrensel.net/yazi/46894/baris-mi-gercekten-amac https://www.evrensel.net/yazi/46894/baris-mi-gercekten-amac? Soru yakıcı! Amaç gerçekten barış mı? Yoksa gene manevra mı? Hedefte, hakikaten barış ve Kürt sorununun az-çok demokratik bir çözümü mü var yoksa başkanlık sistemi ve Türkiye’nin ilk başkanı olmak mı? Hangisi? Tamam, Amerikan baskılarına dayanamayıp yeni sürecin düğmesine basıldı. Basıldı da, süreç ne kadar “yeni”? İmralı’daki görüşmelerin yeniden başlaması bir yana henüz “yenilik” belirtileri fazlasıyla istisna. Hemen sadece görüşme ve “durun”, “oturmayın, kalkmayın”, “provokasyona gelmeyin” lafları… Bir de psikolojik saldırı üstelik: “Örgüt içi hesaplaşma”! Tek laf dolandırılıyor ortalıkta: “Anneler ağlamasın.” Önemlisi, iki taraf da kastediliyor, Başbakan örneğin son Meclis Grup toplantısında “kurşun hangi adrese giderse gitsin ağlayan anal..]]> Sun, 20 Jan 2013 13:54:59 +0400 'Cibilliyet' meselesi https://www.evrensel.net/yazi/46311/cibilliyet-meselesi https://www.evrensel.net/yazi/46311/cibilliyet-meselesi? Hatırlatayım” diyor Başbakan: “..örgüt içinde nice genç, nice çocuk kurşuna dizildi.. Paris’te öldürülen Sakine Cansız’ın nişanlısı Mehmet Şener de örgüt tarafından infaz edildi.” Üç PKK yöneticisi kadın Sakine, Fidan ve Leyla’nın alçakça öldürülmelerinin üzerinden 5 dakika geçmeden nereden öğrendiyse yaptığı “örgüt içi infaz” açıklamasını sürdürüyor ve ekliyor: “Bunlar olmayan şeyler değil. Bunların cibilliyetinin gereği bu.” Sorun cibilliyetse, Cem Ersever’i kim öldürdü? Ya da Tarık Ümit’i? Sayalım mı? Susurluk’ta Emniyetçi Hüseyin Kocadağ’la ünlü faşist Çatlı’yı? Asıl infazcı devlet değil mi? “Derin devlet” kavramı bu nedenle türetilmedi mi? Hem eskisi değil, bugünk&uu..]]> Sun, 13 Jan 2013 11:44:54 +0400 Çözülme https://www.evrensel.net/yazi/45695/cozulme https://www.evrensel.net/yazi/45695/cozulme? İmralı görüşmeleriyle yeni bir süreç başlamasaydı, Çevik Bir ve İ. Hakkı Karadayı’ya yönelik suç duyurusunu yazacaktım. “Koca” 2. Başkan, “koca” Encümen-i Daniş’in başkanı “koca” Karadayı’yı mahkemeye şikayet etmişti. Çok yatmış, herhalde “us”lanmıştı. Uslanmak akıllanmaktı. Daha Bağdat’ın bombalanması başlamadan Saddam’ı satarak saf değiştiren generallerinden yola çıkıp, “bir de bizimkiler olsaydı” demiştim. Çözülüp satın alınmışlar, Bağdat’ın “ele geçirilmesi” pek kolay olmuştu. Hele bir “sözcü”sü vardı Saddam’ın, yaman atıp tutardı, bir süre sonra Amerika’da ortaya çıkmıştı. “Bizim” Çevik Bir de öyle. Ne “balans ayarı” bırakmıştı ne “Postmodern darbe”! Şimdi? Tövbe, hiçbir şey ya..]]> Sun, 06 Jan 2013 11:03:43 +0400 Roboskî’nin ardından… https://www.evrensel.net/yazi/45061/robosknin-ardindan https://www.evrensel.net/yazi/45061/robosknin-ardindan? Roboskî ciddi kırılma. Hem de feveran ettirici türden. Gelip bacağa yapışıyor. Yakalıyor. Suçluları kaçamıyorlar. Kendisini dayatıyor. Herkes anlayacak: Halkı karşına almayacaksın! M. Ali Şahin, bir başka kırılma olan ODTÜ’yle ilgili “muhalefet istismar ediyor” diyor! Başbakan da Roboskî’nin istismar edildiğini söylüyor. Ama etrafında dönüp dolaşmaktan kaçınamıyor. “Sivil”di değildi, “terör”dü, “akılları var”dı “yok”tu –Roboskîsiz edemiyor. Yatıyor kalkıyor, Roboskî! Görüyor o da kırılmayı. Toparlamaya uğraşıyor. Belki ikna ederim diye düşünüyor. Konuştukça içinden çıkamıyor ama. Girdabına kapılmış, gidiyor. Neden durup dururken “İmralı’yla görüşülüyor” diye konuştu sanıyorsunuz? Neden “Bayram değil seyran değil” de “enişte&..]]> Sun, 30 Dec 2012 10:58:25 +0400 ODTÜ ve Menderes ile Erdoğan https://www.evrensel.net/yazi/44464/odtu-ve-menderes-ile-erdogan https://www.evrensel.net/yazi/44464/odtu-ve-menderes-ile-erdogan? Gül’le Erdoğan arasında farklılık varmış. Gül başka düşünüyormuş Erdoğan başka. İyi olur tabii. Farklı düşünmeleri iyidir. Makasın açılmasında da fayda vardır. Birlik olmamaları olmalarından evladır. Çıkar çelişmeleri olacaktır, üstelik kaçınılmazdır. Ama encamı bellidir. Aynı dünyanın, Başbakanın sevdiği tabirle aynı ideolojinin mensuplarıdırlar sonuçta. Sadece Türk-İslam sentezcilikleri değil... Sadece Akıncılık günlerinden kalma yakınlıkları değil... Bunlar da vardır, ama asıl ortak yanları üst sınıftan olmalarıdır. ‘Yukarı’ya mensup olmaları, ‘yukarıdan’ bakmalarıdır. Geçelim. Bir de halk vardır ve asıl olan halktır. Herkesi ve herkesin birbirine yakınlığıyla uzaklığını halka göre, halka yakınlık uzaklıklarına göre değerlendirmek gerektir. ODTÜ, geçmişten günümüze değiştirilip halktan uzaklaştırılmak için &c..]]> Sun, 23 Dec 2012 11:15:23 +0400 Müslümana çağrı!.. https://www.evrensel.net/yazi/43858/muslumana-cagri https://www.evrensel.net/yazi/43858/muslumana-cagri? Belli, proaktif bir dış politika izliyor Türkiye. Hızlı.. Atak. Cesur. Sahiplenici. Ortadoğu’yu ortalığa bırakmıyor Davutoğlu, sahipleniyor. “Sahibiyiz” diyor. “Yeni düzeni kurucu” rol üstlenecek diyor Türkiye, elde silah, üstleniyor. Başbakan da öyle. Hatta o ileri gitti ve Şam’daki Emevi Camii’nde namaz kılacağını açıkladı. Neden? Orada Müslüman mı yok, Emevi Camii’ne gidip secdeye duracak? Ve hangi hakla Ortadoğu’nun sahibi oluyor Türkiye? Arap, Kürt, Türkmen ve Farslar kiracılar mı bölgede? Tümü Müslümanken, Türkün sahiplik iddiası ne demek? Biri neden diğerine üstün olsun? Müslümanın Arabı Türkü oluyor mu? Ümmet değil mi ki İslam? “Kardeşim Esad”, “zalim Esed” oluverdi, Türk Müslümanlık iddia edenlerin dilinde. Ama Amerika ile içtiğimiz su ayrı gitmezk..]]> Sun, 16 Dec 2012 11:41:25 +0400 Mısır'da ileriye, Filistin'de geriye... https://www.evrensel.net/yazi/43176/misirda-ileriye-filistinde-geriye https://www.evrensel.net/yazi/43176/misirda-ileriye-filistinde-geriye? Cumartesi günü iki büyük gösteri vardı. Doğrusu; birincisi bir günlüktü, HAMAS 25. yaş gününü kutladı. İkincisiyse, haftasını çoktan doldurmuştu, devam ediyordu. Aslına bakılırsa, haftasını değil, iki yılını doldurmak üzereydi. Mısır Devrimi, şöyle bir duraklamanın ardından, yeni bir atılımdaydı. HAMAS’ın düzenlediği, ufak bir gösteri değildi. Üstelik “sürgündeki lider” Halit Meşal de gelip katılmış, bu katılımı yukarı çekmişti. Moraller diri görünmekteydi; asıl, İsrail saldırısının Mısırlı Mursi’nin arabulduğu bir ateşkesle durmuş olmasının Filistinlileri maddi ve manevi olarak olumlu etkilediği belliydi. Gazzeliler Cuma hutbesi verir gibi dinsel vaaz olarak başlayıp İsrail karşıtı siyasetle süren Meşal’in konuşmasını dinlediler. Onu bağırlarına bastılar. Laf çoktu ve hatip iyiydi, on yılların mücadelesinin ellerinden ç..]]> Sun, 09 Dec 2012 14:01:30 +0400 Ecdat sofraları yakışır https://www.evrensel.net/yazi/42557/ecdat-sofralari-yakisir https://www.evrensel.net/yazi/42557/ecdat-sofralari-yakisir? Yüksek Askeri Şura toplanıyor. Eksikli. Ege Ordu Komutanı NATO Kara Kuvvetleri Karargahının “açılışı”nda. “Kızak” olsun diye YAŞ üyeliğine atanan diğer iki orgeneral tutuklama kararlı. Biri hastanede, diğeri cezaevinde. Eksikli ama, saygınlığına toz kondurulmuyor. Eksiklik hisseden yok. Gerçeği hazmetmeyen kalmamış. Defter kapanmış sayılıyor. O eski tantanalı kibirden eser yok. Ya da tantana ve kibrin pozisyon değiştirdiğine tanıklık eden herkes, temennayı çoktan çekmiş. Yemekte, bir dönem M. Kemal’in Dolmabahçe Sarayı’na getirttiği Sultan Mahmut’un sofra takımlarının kullanılmasından bile belli. Eskiden YAŞ toplantılarına siviller lütfen çağrılırdı. Ya süs olsun diye katılır ya da şöyle bir kapıdan bakar, sandalyelerini boş bırakıp masayı askerlere terk eder giderdi. Zaten toplantılarda terfi-tayinler dışında bir de “yobazlıktan” ordudan uzaklaştırılacaklar ko..]]> Sun, 02 Dec 2012 11:39:45 +0400 'Söylem' terbiyesi https://www.evrensel.net/yazi/41863/soylem-terbiyesi https://www.evrensel.net/yazi/41863/soylem-terbiyesi? Yerli yabancı Batılı medya, ağız birliği etmişcesine bir söylem eleştirisidir tutturdu. Sadece “yandaş” medya olmadık taklalar atarak ve attırmaya girişerek savunmaya uğraşıyor. Ateşkeste MİT görünmez, ama değerli rol oynamış.. Ateşkes metni Mısır’da Erdoğan’ın otelinde, odasının birkaç kat üstünde, tabii ki onun denetimi altında kotarılmış.. Zaten ateşkes Mursi’nin inisiyatifiyle imzalanmış, ama aslında inisiyatif “Mısır+Türkiye”ninmiş... Daha ne zırvalar. Batılılığı kanıtlı geri kalan medyaysa veryansın eleştiriyor. “Bu ne söylem böyle” diyorlar. Kendisini Kanuni Süleyman yerine koymada ileri gittiğini düşündükleri Erdoğan’ın “biraz” sert söylemini törpüleme sevdasındalar. Terbiye edecekler. Neymiş? Erdoğan İsrail için “terörist devlet” demiş. Olur muymuş? Böyle derse İsrail’le kopuşmuş olur, g&ou..]]> Sun, 25 Nov 2012 12:16:21 +0400 İlişkiler https://www.evrensel.net/yazi/41235/iliskiler https://www.evrensel.net/yazi/41235/iliskiler? İsrail, Siyonizminin bütün hıncıyla yine Gazze’yi bombalıyor. Yine taş üstünde taş bırakmamaya özen gösteriyor. Yine yaşlı ve çoluk çocuk demeden onlarca insanı katletti. Suçsuz ve günahsızdılar. Mısır’da Kahire Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada Erdoğan, İsrail’i, ne demekse, “orantısız güç kullanmakla” eleştiriyor. Biraz az öldürse “orantılı” mı olacaktı? Ya da roket yerine keskin nişancı kullansaydı katillik yaparken? Ağız alışkanlığı olmalı Başbakanınki. Hani Türkiye’de göstericileri “Allah yarattı demeden” coplayıp tekmeleyerek gözlerine zehirli gaz sıkınca “orantılı” mı oluyor “orantısız” mı, tartışılıyor ya! Yoksa örneğin “Kazan Vadisi’nde 24 terörist etkisiz hale getirildi” açıklamaları yapıldığında hiç “orantısız” olmadı. Ne açıkla..]]> Sun, 18 Nov 2012 11:43:48 +0400 Yeter artık! Ya da nekrofili sorunu... https://www.evrensel.net/yazi/40564/yeter-artik-ya-da-nekrofili-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/40564/yeter-artik-ya-da-nekrofili-sorunu? Başbakan Erdoğan, “ağır” konuştuğunu belirterek, BDP’liler için “nekrofiller” sıfatını kullandı. Hayır, “ağırlık”tan da söz ettiğinden, bir “fil” türü falan sanmamıştır. Yanlış kullanmıştır terimi, doğrusu nekrofilidir, ancak, toptan yanlışlığa batmış değildir. Anlamı biliyor. “Bunlar sadece ve sadece ölüler üzerinde siyaset yaparlar. Ölü olmazsa siyaset yapamazlar” diye eklediğinden belli. Nekrofili.. Ölü sevicilik. Şimdi çok somut bir durum var. Cezaevlerinde 683 kişi açlık grevinde. Ve çoğu 62. gündür aç. 62 gün. Yazıyla altmış iki. Ben sadece yarısı kadar açlık grevi yaptım iki kez. Ne demek olduğunu iyi bilirim. “Kebap yiyorlar” ya da “açlık grevi yok” diyen başbakanın ne demek olduğunu tahmin bile edemeyeceğini de iyi biliyorum. Tok açın halinden anlamaz! Erdoğan hi&ccedi..]]> Sun, 11 Nov 2012 12:02:28 +0400 Onur, renkler ve insanlık https://www.evrensel.net/yazi/39905/onur-renkler-ve-insanlik https://www.evrensel.net/yazi/39905/onur-renkler-ve-insanlik? Bugün 55. gün oluyor. Ülkenin cezaevlerinde açlık grevi var. Ölüme yaklaştıkça yaklaşıyor insanlar. Ve hala, ölümün o soğuk soluğu olanca hışmıyla hissedilmeye çoktan başlamışken, vicdanı sızlamayanlar var. Evet, vicdan! Hem de ülkeyi yönetenler katında. Milyonlarca insanımızın malını, canını, ırzı ve namusunu emanet ettikleri yerlerde oturanların yüreği pek mi katı oluyor? Duyguları olmuyor ya da taşlaşmış mı oluyor? Yoksa duygularını ve tüm insanlıklarını bir yana koyup devlet işlerine karıştırmıyor, “şeriatın kestiği parmak acımaz” deyip mi davranıyorlar? Devlette vicdana yer yok mudur? Var gibi görünüyor mu? Adalet Bakanı “ılımlı” yaklaşıyor görüntü çiziyor. BDP ile görüşmesi sonrasında, “süreci kötüleştirecek söylem ve eylemlerden uzak durulması hususunda anlayış birliğine varıldı.” diyor. “Bu..]]> Sun, 04 Nov 2012 11:10:36 +0400 Cumhuriyet'in 'radikal grup'ları!.. https://www.evrensel.net/yazi/39307/cumhuriyetin-radikal-gruplari https://www.evrensel.net/yazi/39307/cumhuriyetin-radikal-gruplari? Hilkat garibesi mi? Tarihin cilvesi mi? CHP, Cumhuriyet’in kurucusu parti. Bununla övünür de. Ama gelin görün ki, Cumhuriyet’in kuruluş yıl dönümünü kutlamasına izin verilmiyor. Eski Meclis’ten Anıtkabre yürümek yasaklanıyor. “Cilve” bununla kalmıyor! İzin vermeyenin kimliği daha önemli: O da, Cumhuriyet! Ee, ne de olsa henüz sultanlığa dönülmedi. Gerçi başkanlık ya da yarı başkanlık sistemleri tartışılıyor, anayasanın yenilenmesi kapsamında. Ama olacak dua görünmüyor. Ancak sultanlık yeniden kurulmamış olsa da, Suriye politikası açıkça gösterdi ki Osmanlı revaçta. Osmanlı’nın yenilenmesi, eski mülklerinin sahiplenilmesi, hatta Davutoğlu’nun Ortadoğu’nun sahipliği iddiasını açıktan ileri sürmesi bunu işaret ediyor. Yeni-Osmanlı, evet, ama Cumhuriyet rejimi altında! Ya da Osmanlı, Cumhuriyet’i t..]]> Sun, 28 Oct 2012 10:52:51 +0400 'İktidar'la 'muhalefet' https://www.evrensel.net/yazi/38778/iktidarla-muhalefet https://www.evrensel.net/yazi/38778/iktidarla-muhalefet? “İktidar” dediysek, hükümetten söz ediyoruz. “AKP iktidarı” aşağı “AKP iktidarı” yukarı denmeye alışılmıştır. Sanılır ki, iktidar AKP’dir. Hele asker ekibin üstesinden geldikten sonra tam bir “iktidar” olduğu düşünülür. Oysa sadece hükümettir. İktidarın ancak “yürütme komitesi”dir. Miadı dolduğunda yerini başkasına bırakır. Tıpkı Demirel’in, Özal’ın ve partilerinin bıraktığı gibi. İktidar sermayenindir. Burjuvazinindir. İktisaden de siyaseten de egemen olan odur. Hiçbir burjuva hükümet burjuvazinin çıkarlarına aykırı iş yapmaz. “Diktatör Esad” gibi laflar demagojidir. Bugüne kadar demokrasiyle tanışmayışımız bir yana, Türkiye de, Suriye ve istisnasız tüm diğer ülkeler gibi bir diktatörlüktür: Burjuva diktatörlüğü. Burjuvazinin çıkarları doğrultusun..]]> Sun, 21 Oct 2012 15:59:52 +0400 İlahi komedya!.. https://www.evrensel.net/yazi/38178/ilahi-komedya https://www.evrensel.net/yazi/38178/ilahi-komedya? Hayır, Dante’den ve “ölüm sonrası yolculuğu”ndan söz etmeyeceğiz. Ne “Cehennem”den, ne “Araf”tan, ne de “Cennet”ten. Gerçek dünya üzerinde olan biten, ilahi ya da değil, ama değme komediye taş çıkarır cinsten. Neresini tutsanız elinizde kalıyor! AB’ye “Nobel Barış Ödülü” takdim ediliyor örneğin. Olacak şey mi denecek, ama oluyor! “60 yıldır barışa yaptığı katkılar” nedeniyle alıyor ödülü AB. Afganistan işgaline katılmıştı örneğin Avrupalılar ve hala oradalar. Barış için tabii! Bir de demokrasi götürüyorlar kuşkusuz. Nobelciler “demokrasi ödülü”nü de vermedikleri için ne kadar eleştirilseler yeridir. Üstelik sadece Afganistan değil sorun. Avrupalıların barış ve demokrasi götürmedikleri neresi var ki? Kendi ülkeleri de içinde... Yunanistan ..]]> Sun, 14 Oct 2012 13:42:54 +0400 Kapan da kaçan mı? https://www.evrensel.net/yazi/37720/kapan-da-kacan-mi https://www.evrensel.net/yazi/37720/kapan-da-kacan-mi? Hiç karışmıyoruz Suriye’nin içişlerine hiç! Milli egemenliğine de sonuna kadar saygılıyız! Türkiye’nin bir dizi iç meselesi söz konusu olduğunda, diyelim ki Kürt meselesinde AKP’yi eleştiriyor gibi yapan Aslı Aydıntaşbaş’tan Taraf’a, H. Cemal’e varıncaya kadar, yandaş ya da değil, “üst kesimler”in sözcüleri Suriye’ye dair fikir birliği içindeler. Hükümet’le birlikteler. Davutoğlu’nu andırıyorlar! H. Cemal örneğin “önkoşul Esad’tan kurtulmak” diye yazıyor! Sana ne be adam? Neden Suriye’nin içişlerine karışırsın? Suriye’nin, Esad mı yoksa bir başkasınca mı yönetileceği Suriye halkına değil de sana mı kalmış? Esad iyi ya da kötü –kim karar verecek, kim değiştirecek ya da değiştirmeyecek? Karar dışarıdan verilecekse, nerede kalmış Suriye’nin milli egemenliği? Nerede içiş..]]> Mon, 08 Oct 2012 02:04:14 +0400 İrfanı hür, vicdanı hür mü; dindar ve kindar mı? https://www.evrensel.net/yazi/37275/irfani-hur-vicdani-hur-mu-dindar-ve-kindar-mi https://www.evrensel.net/yazi/37275/irfani-hur-vicdani-hur-mu-dindar-ve-kindar-mi? Gelin isterseniz bir başka konuyu yazın! Kimse okumayacaktır. 30 Eylül. Memlekette AKP Kongresi var. Kaç gün öncesinden başladı tantanası. Sabahtan beriyse bütün kanallar canlı yayında. A. Hakan’a da gün doğmuş, oturmuş “11 yılın bilançosu”nu çıkarmış. O da kaçınamamış; Erdoğan’la AKP birbirine karışıyor. Kongre sözde AKP’nin ama, Erdoğan’ın kongresi gibi. Erdoğan aşağı Erdoğan yukarı! Lider ki ne lider! Sanki tek kişilik ordu. Rambo misali. Kongrenin bir ayırt edici yanı, değiştirilmeyecekse, tüzüğe göre başlangıç kadrolarının son dönemi olması. Erdoğan dahil, üçüncü kez seçilecek kurucu isimler, bir daha seçilemeyecek. Ne parti yönetimine, ne de Meclise. Bir dizi kırgınlığa neden olacaktır! Avrupa Bakanı Bağış gibi bazıları şimdiden belediye başkanlıklarına gözlerini dikseler de, Arınç gibileri örneğin..]]> Sun, 30 Sep 2012 11:26:37 +0400 ‘Balyoz’dan demokrasi çıkarmak… https://www.evrensel.net/yazi/36801/balyozdan-demokrasi-cikarmak https://www.evrensel.net/yazi/36801/balyozdan-demokrasi-cikarmak? Veli Küçük yok belki içlerinde, ama Cemal Temizöz var. Emekli kan dökücü. Cizre’de öldürüp/öldürtüp toplu mezarlara attırdıklarının haddi hesabı yok. Başka örnek gerekir mi? Gerekir de, gerekmez de. Çok sayıda verilebilir, ancak gerek olduğunu düşünebilecek pek kimse olduğu söylenemez. Ordular, ölmek ve öldürmek için vardırlar. Balyoz kararını yorumlarken, “askerlik mesleğinin ayırt edici özelliğidir, siz ölmeye ve öldürmeye gönderiyorsunuz” diyerek eski Genelkurmay Başkanı da belirtmiştir. Dünya savaşı ya da bir komşu ülkeyle falan boğazlaşmak söz konusu olmadığında “ölmek” lafın gelişidir. Kürt savaşı gibi savaşlarda asker ölür, en çok uzman çavuşlar, başçavuşlar.. Belki istisnai olarak da teğmen, en çok da yüzbaşı. O kadar. Ordular, ger&cce..]]> Sun, 23 Sep 2012 18:37:37 +0400 Veni vidi vici! https://www.evrensel.net/yazi/36347/veni-vidi-vici https://www.evrensel.net/yazi/36347/veni-vidi-vici? Pontus’lu Pharnaces karşısında kazandığı Zela (Tokat Zile) Savaşı zaferinin ardından Pompei’den Roma Senatosu’na yazdığı mektubunda söylemiştir Julius Sezar: “Veni, vidi, vici”. “Geldim, gördüm, yendim”! “Ben” vurgusuyla Senato’ya yönelik olarak yapılmış imparatorluk ilanı gibidir. Libya’ya açılmış emperyalist seferde Kaddafi’nin şeriatçı milisler tarafından dövülerek öldürülmesinin ardından Amerikan Dışişleri Bakanı Sezar’a atfen ve benzetmeyle yinelemiştir. Sözünün sonunda histerik bir kahkaha patlatan H. Clinton, “geldik, gördük, öldü” kaydını düşmüştür tarihe! Selefleri olan NeoCon Hükümeti de Amerika’yı “ikinci Roma İmparatorluğu” olarak tanımlardı. Amerikalılar Roma’ya pek meraklıydılar! Bir de “ılımlı İslam”a meraklılar son yıllarda. T&u..]]> Sun, 16 Sep 2012 15:33:03 +0400 4+4+4 bir yan “takdiri ilahi”!.. https://www.evrensel.net/yazi/35939/444-bir-yan-takdiri-ilahi https://www.evrensel.net/yazi/35939/444-bir-yan-takdiri-ilahi? Doğrusu “dört bir yan”dır diyeceksiniz. Doğrudur, ancak AKP’nin devri hükümetinde “dört” sıfatı yanları tanımlamaya yetmez olmuştur. Eskiler “yedi iklim dört köşe” ya da “bucak” derler ve her bir yanı, dünyayı anlatmış olurlar, büyüğün büyüğünü onunla belirtirlerdi. Şimdi iklim değişiklikleri bir yana, “sade 4” AKP’nin icraatlarını tarif etmekte küçük kalıyor, yanına hiç değilse iki 4 daha eklemek gerekiyor. Ve güncele de uygun duruyor: “4+4+4”lük bir “ucube”yi eğitim sistemi diye dayattıkları 66 aylık küçük çocuklardan başlayarak, gençleri ve velileriyle neredeyse Türkiye nüfusunun bütünü kadar yekun tutan büyüklüğü ve onları gark ettikleri azap ortamının ve kaosun cesametini düşünürseniz, sade bir..]]> Sun, 09 Sep 2012 09:57:51 +0400 400 km2, zeka geriliği, müzakere… https://www.evrensel.net/yazi/35563/400-km2-zeka-geriligi-muzakere https://www.evrensel.net/yazi/35563/400-km2-zeka-geriligi-muzakere? PKK’nin elinde 400 km karelik alan var mı? Varsa, sürekli mi denetiminde? Denetimindeyse, ne zamandan beri? Geçen haftanın tartışma konusuydu ve Başbakan HaberTürk’te yalanladı. Koskoca Başbakan, tabii ki inanmak gerek. Ama Hakkari-Şemdinli’deki göz gözü görmez 1,5 ay boyunca ne Başbakan, ne Naim Bey gibi bir başka bakanı, ne de Genelkurmay ağızlarını açmıştı. Sabretmişlerdi! Nedendi? “Alan hakimiyeti”ni yeniden ele geçirmeyi mi beklemişlerdi? Bu “alan hakimiyeti” sorunu, geçtiğimiz 1-1,5 ay boyunca medyada alabildiğince tartışılmıştı. Herhalde PKK, ‘şu kadarlık alanı bundan böyle ben elimde tutacağım’ dememişti. Ama emekli general Pamukoğlu’na varana kadar çok sayıda uzman “denetim PKK’de” demişlerdi. “Denetim kimde?” tartışması yapılmaktaysa, anlamı şuydu ki, “durum vahim”di! Kimde olursa olsun, vahimdi; ç&..]]> Sun, 02 Sep 2012 10:34:20 +0400 CHP ‘yeni’liğinin dayanılmaz hafifliği https://www.evrensel.net/yazi/35134/chp-yeniliginin-dayanilmaz-hafifligi https://www.evrensel.net/yazi/35134/chp-yeniliginin-dayanilmaz-hafifligi? Eskiler “kutur” derlerdi. Çap… Çap deyip geçmeyin. Önemlidir! Araba tekerlerinin çapları küçüldükçe örneğin, büyük teker çaplı arabalarla aynı hızın tutturulması için daha hızlı dönmeleri gerekir. Bu durumda daha güçlü motora, motor hacminin büyümesine ihtiyaç duyulur. Çap hacmi belirler. Etki alanı denir, dile öyle yerleşmiştir, ama aslında o da hacimdir, üç boyutludur çünkü. “Çevresi geniş” denir. Bu genişliği hesaplamak için çapın kaç kırat olduğunun bilinmesi gerekir. Varsa çapı, büyüdükçe, çevre de büyür. Çapını bilirseniz, ünlü “?” (pi) sabitini çapıyla çarptığınızda çevrenin genişliğini bulursunuz. Yok derdiniz “etki alanı”nın büyükl&uu..]]> Mon, 27 Aug 2012 03:05:52 +0400 Barış – demagoji ve mantık https://www.evrensel.net/yazi/34772/baris-demagoji-ve-mantik https://www.evrensel.net/yazi/34772/baris-demagoji-ve-mantik? CHP vekili H. Aygün’ü kaçıran PKK’liler “barış istediklerini” söyleyip Aygün de bu doğrultuda açıklamalar yapınca.. CHP’lilere varıncaya dek –tabii ki pek “barışsever”– sosyal demokrat, siyasal İslamcı, faşist şoven milliyetçiler Aygün’ü hedef tahtasına oturtsalar da, genişleyen savaşın ortasında barış talep ve söylemi “acaba” ve “keşke”li geniş bir yankı bulunca.. Hemen karşı propaganda başladı. Eldeki tek silahsa, kulanıla kullanıla paslanmış demagoji. Dünya yıkılsa demagojiden vazgeçilmiyor. Suriye örneğin.. AKP meğer “ilkesel” ve “ahlaki” tavır almış! Haşa ne yayılma ne başka bir şeymiş.. Amerikan taşeronluğu ise katiyen yokmuş.. Milli tutummuş.. Ve “halkını katleden zalim Esad” ve rejimine seyirci kalınamayacağı içinmiş.. Suriye’de milli egemenliğinin üstünlüğ&uu..]]> Sun, 19 Aug 2012 10:29:49 +0400 İranlı yalan mı söylüyor? https://www.evrensel.net/yazi/34355/iranli-yalan-mi-soyluyor https://www.evrensel.net/yazi/34355/iranli-yalan-mi-soyluyor? İran Genelkurmay Başkanı Firuzabadi’nin geçen haftaki demeci Başbakanı çok kızdırdı. İranlı General, Suriye’de dökülen kandan “ABD’nin politikalarını izleyen Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan’ın sorumlu olduklarını” söylemiş ve ilave etmişti: “Bu ülkeler bu yaklaşıma devam ederlerse Suriye’den sonra sıranın Türkiye ve kendilerine geleceğini bilmeliler.” Yanlış mı? “Dostlarımızı uyarıyoruz” diyor İranlı General, “sakın bu üç ülke El Kaide terörizminin yayılma kurbanı olmasınlar.” Bu da mı yanlış? Tartışma yok, El Kaide Suriye’de cirit atıyor. Sadece Suriye’de değil, Türkiye’de de. Sınır boylarında Hükümetin kurduğu kamplarda ve Antakya’da tuttukları evlerde barınıyor, üstelik olaylar çıkarıyorlar. Bazılarında silahlı eğitim verilen kamplardan birinde isyan çıkarmışlardı, İhvancılarla bir..]]> Sun, 12 Aug 2012 11:38:30 +0400 Türk-İslam sentezci gericilik… https://www.evrensel.net/yazi/33911/turk-islam-sentezci-gericilik https://www.evrensel.net/yazi/33911/turk-islam-sentezci-gericilik? Türban vardı önce, ama “özgürlük” sorunu sayılmış; gericilik, kendisini “hak” ardında kamufle ederek demokratlara bile kabul ettirmişti. Demokratizm, herkesin istediği gibi giyinme hakkının ötesinde türbanın desteklenmesi sayılmıştı liberallerce ve topluma da dayatılmıştı. “Taksim’e cami”nin de sözü edilirdi. Ses alçak çıkardı ve toplum hazır olmadığında biraz güçlüce “olur mu?” dendiğinde geri alınır, ertelenirdi. Evet, ertelenirdi. Şimdi sadece Taksim’e değil, Çamlıca’ya da cami yapılacak. Tartışma konusu olmaktan çıktı, projeleri hazırlanıyor. İstanbul’un en yüksek tepesine oturtulacak ve “ecdadın yaptığından daha büyük” tasarlanıyor ki, şan olsun ve dört bir yandan görünsün. Artık sıra “hava atma” ya gelip dayandı! Yetmiyor, “bonus” olarak, opera ve ti..]]> Sun, 05 Aug 2012 13:06:27 +0400 Hangi Osmanlı’nın ‘Yeni’si? https://www.evrensel.net/yazi/33451/hangi-osmanlinin-yenisi https://www.evrensel.net/yazi/33451/hangi-osmanlinin-yenisi? İhvan’dan tek farkları, Arap-İslam değil, ama Türk-İslam sentezcisi olmaları olan Türkiye’yi yöneten neoliberaler Osmanlı’ya fazlasıyla özeniyorlar. Kendilerini Osmanlı sayıyor ya da sanıyorlar. “Ortadoğu’nun sahibi de hizmetkârı da biziz” lafı çokbilmiş ünlü dışişleri bakanlarınındır. Meclis’te söylenmiştir. “Arap Baharı’nı biz yöneteceğiz”, “oyun kurucuyuz, yeni Ortadoğu’yu biz kuracağız” lafları da. Kayseri’deyse daha ileri gitmiş, “1911 sınırlarına döneceğiz” demiştir. Osmanlı’nın sınırlarına yani. Ama “1911” lafından hangi Osmanlı’ya özendiklerini de öğreniyoruz. Kuruluş dönemi değil. Osman, Orhan beyler, Sultan Murat falan da değil öykündükleri. Fetihlerini ve fetihçiliğini yüceltmelerine rağmen “Fatih” Sultan da değil. Onlar yeterince Sünni deği..]]> Sun, 29 Jul 2012 10:21:23 +0400 ‘Esad’ın zulmü’nden kurtulanlar… https://www.evrensel.net/yazi/33029/esadin-zulmunden-kurtulanlar https://www.evrensel.net/yazi/33029/esadin-zulmunden-kurtulanlar? “Kardeşim Esad” söyleminin ardından, iki gün içinde geçilen yeni söylem neydi? Ne diyordu Erdoğan’la Davutoğlu? “Zalim Esed”– değil mi? “Halkını katleden Esed devrilmeli”– değil mi? Esad zalim olmasına zalim. Bunda kuşku yok. Hataylı Nusayri solcularının önemli bir kısmı gibi “sosyalist” diyenler olsa da.. “Sosyalist değil, ama demokrat ve halkçı” diyenler daha çok olsalar da.. Bu düşünce ya da hissiyatta olanlar, tıpkı bir dönem “şeriat tehlikesi” karşısında generallerin desteklenmesi eğiliminde olup örneğin “Cumhuriyet mitingleri”ne katılanlar türü, “ölümü görüp sıtmaya razı olanlar”a benziyorlar. Bu hissiyat ve destekler nasıl kan içici Ergenekoncuları demokrat yapmadıysa, Esad’ı da zulümden caydırmıyor, caydırmadı. Ama emperyalistlerin beslemesi İhva..]]> Mon, 23 Jul 2012 03:55:08 +0400 'Özgürlük, bağımsızlık, demokrasi mücadelesi'! https://www.evrensel.net/yazi/32631/ozgurluk-bagimsizlik-demokrasi-mucadelesi https://www.evrensel.net/yazi/32631/ozgurluk-bagimsizlik-demokrasi-mucadelesi? Adet oldu. Beyefendi partisinin bütün kongrelerini stadyumlarda topluyor. En son Kocaeli’nde esip yağıp gürlüyordu. Bağırıp çağırması kolay! Dışarıda olmasa bile içeride. İçeride esiyor, gürlüyor.. Yağıyor da. Dışarısıysa rezalet! Örtmek için daha yüksek sesle bağırmak gerekiyor. Öyle yapılıyor. Sözde “model ortaklık” üzerinden bölge gücü olunacaktı! Sadece bağırıp çağırmakla olunmuyor. Dış politika tam şinanay! Kimsenin dönüp bakmayacağı kadar “ayağa” düşüldü. Uçağının ne olduğunu bilmez bir devlet pozisyonu hiç de iç açıcı değil. Hele ağız dolusu iddiaların ardından.. Bir öyle.. Bir böyle. O nasıl genelkurmay öyle? Bir, “düşürülen uçağımız”! Bir “Suriye’nin düşürdüğünü iddia ettiği uçağımız”! Sonra yi..]]> Sun, 15 Jul 2012 11:50:17 +0400 ‘Dengesizlik ve tutarsızlık’ mı? https://www.evrensel.net/yazi/32296/dengesizlik-ve-tutarsizlik-mi https://www.evrensel.net/yazi/32296/dengesizlik-ve-tutarsizlik-mi? Uzun süredir İçişleri Bakanı İ. Naim Şahin patavatsızlık vb tabirlerle eleştiriliyor. Önünü kesip iş isteyen işsize “bir takla at da görelim” dediği için örneğin “çam devirdiği” söyleniyor. Oysa adamcağızın suçu yok; hükümetin izlediği içte saldırı/savaş politikasına “cuk oturuyor!” Sözcülüğünü layıkıyla hak ediyor. Bundan iyisi can sağlığı! Samsun Canik’te TOKİ binalarını sel götürmesi üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanı E. Bayraktar benzer eleştirilere uğradı. Memleketin imarını üstlenmiş mümtaz kuruluşumuz ve onun başından gelip bakan olmuş mümtaz bakanımızın “suçu” mudur? Tıpkı “hızlandırmış tren”i deviren Ulaştırma Bakanı gibi, sadece onun “günah keçisi” ilan edilmesi caiz değil. Binali Yıldırım nasıl AKP’nin ataklığıyla aculluğunu, bilime,..]]> Sun, 08 Jul 2012 09:50:10 +0400 'Milli dava'ya gel!.. https://www.evrensel.net/yazi/31882/milli-davaya-gel https://www.evrensel.net/yazi/31882/milli-davaya-gel? “İki yiğit çıkmış meydana..” misali, Kırkpınar’ın uluslararası versiyonu gündemde. Uluslararası olup bir tarafı da Türkiye olunca, adı baştan takılıyor: “Milli dava”!.. Başbakan, CHP’yi hedef almış görünüyor; ama derdi, “milli dava” adı altında kendisini ve kendi gayrı milli dış politikasını dayatmak. AKP Ankara Kongresi’nde, Kılıçdaroğlu’nu “kendi ülkesini savunmak yerine eleştirmek”le suçluyor. Nasıl olur da insan “kendi ülkesini eleştirirmiş”! Başbakan’ın derdi AKP Erzurum Kongresi’nde de aynı. Orada daha ileri gidiyor: “Suriye’nin BAAS partisi misin, Türkiye’nin CHP’si mi? Nesin?” Neden mi bu sorular? Milliyetçilik ve mukaddesatçılıkla CHP’yi “kuyruğu”ndan yakalama çabasında, ondan. “Suriye’ye üzeri kapalı bir eleştiri yöneltip, ardından..]]> Sun, 01 Jul 2012 10:06:36 +0400 Goben ve Breslau… https://www.evrensel.net/yazi/31497/goben-ve-breslau https://www.evrensel.net/yazi/31497/goben-ve-breslau? Zamanında Türkiye, Osmanlı adı altında, emperyalizmle üstelik abartılı bir işbirliği tutturmuş gidiyordu. Şimdi “Yeni Osmanlı”cı öykünmelerle benzer sularda seyrediliyor. “Amir” değişikliği var sadece. I. Emperyalist Savaş’ı önceleyen günlerde revaçta olan Almanya’ydı. Enver Paşa Başkomutan Halife-Sultan’ın damadı ve vekiliydi. Ölesiye Almancıydı. Almancılığını PanTürkizm’in ardına gizleyerek, aktüel moda tabiriyle, “bölge gücü” olmaya soyunmuştu. Tükenmekte olan Osmanlı’yı buradan toparlayacaktı. Toparlayamadı, ama “çiftliği” haline getirmeyi ve batırmayı becerdi. Şimdilerde olur-olmaz yerde İttihatçılığı hedef tahtasına oturtan sağlı sollu liberaller, Enver Paşa özenticiliği karşısında ağızlarını açmıyorlar. Ne zaman patlayacağı meçhul, ama herhalde III. Emperyalist Savaş’ı önceleyen gün..]]> Sun, 24 Jun 2012 10:38:34 +0400 Özel yetkiler… https://www.evrensel.net/yazi/31077/ozel-yetkiler https://www.evrensel.net/yazi/31077/ozel-yetkiler? Her şey, her olgu özeldir. Araçlar da öyle. Ağzınıza alıp ısırdığınız bir elma örneğin özeldir. Ama kim sizin hangi elmayı ısırıp yemekte olduğunuzu merak eder? Başkaları için, tabii ki eğer sizin özel durumunuza ilgi gösteriyorlarsa, önemli olan, yediğinizin elma olduğudur. Bir çırpıda “genel” elmaya varılmış olur. Siz başbakansanız ve devlet başkanı olmak istiyorsanız, özel durumdur. Ama yasaları, tartışması ve hatta yazımı gündeme çoktan girdiğine göre, anayasayı buna göre yenilerseniz, özeli genele dayatmış olursunuz. Peki, yeni anayasa neye göre tartışılacak? Neye göre yapılacak? Genel çıkar ve ihtiyaçlara göre mi, özel isteklere, bir zümrenin çıkar ve ihtiyaçlarına göre mi? Anayasa bakımından genel nedir, özel nedir? Her şey “özel” değil midir, bir “genel” var mıdır? Özel teşebbüs..]]> Sun, 17 Jun 2012 14:00:00 +0400 İnanç sömürüsüyle gericilik!.. https://www.evrensel.net/yazi/30636/inanc-somurusuyle-gericilik https://www.evrensel.net/yazi/30636/inanc-somurusuyle-gericilik? Gericiliğin kullanmaktan bıkmadığı şeydir inançlar. İnsanların inançlarını, dini ve itikadını istismar etmeden edemez, gericilik. Bir din... Bir millet... İlkinden dinciliği türetir. Hıristiyan Demokrat’lardan başlayarak ve daha ötesine geçerek Avrupa’da da dini kullanır gericilik. Müslümanların yaşadığı ülkelerde, adında İslam olsun olmasın, düpedüz dinci ya da muhafazakar, milliyetçi türden partileriyle İslam’ı kullanır gericilik. Artık kullanan sermaye gericiliğidir, kapitalist gericiliktir, ancak kullanma sürer. Milletin kullanımı da öyledir. Buradan milliyetçiliği, şovenizmi, ırkçılığı üretir. Hem inançlarla hem milli duygularla oynanmasının “getirisi” çoktur. Ama inançlarla oynamak daha çok “getirir”, çünkü daha yerleşiktirler. Geleneksellikten daha fazla güç alırlar. Bin, iki bin yıllı..]]> Sun, 10 Jun 2012 11:52:16 +0400 “Rastlantısal” gericilik!.. https://www.evrensel.net/yazi/30158/rastlantisal-gericilik https://www.evrensel.net/yazi/30158/rastlantisal-gericilik? Ne tesadüf! Hepsi üst üste geliyor. “Rastlantılar dünyası”nda yaşıyoruz! Esra Arsan. Bilgi Üniversitesi’nde doçentti. Hani şu “solcu” bilinen üniversitede. Asıl bilinen, Soros bağlantısı ve “Açık Toplum” örgütlenmelerinden olduğuydu. “Solcu” okul Arsan’ın işine son verdi. 5-6 gün önce Yeni Akit adlı gazetede Arsan’ın ANF’ye verdiği mülakat üzerine “Üniversitede bir PKK yandaşı” diye haber çıkmıştı. İletişim Fakültesi Dekanı H. Nalçaoğlu, işten çıkarmanın “gazete ve yayınladığı haberle kati surette bir bağlantısı yok” diyerek, yemin billah açıklama yaptı. Rastlantıydı! “Verimlilik” sorunuydu ve önceden “el sıkışmışlar”dı, zaten ayrılacaklardı! Türkiye’de zaten gericilik “rastlantısal” olarak yayılmaktaydı! Arsan’dan bir-iki ..]]> Sun, 03 Jun 2012 20:00:13 +0400 Naim Bey politikadır… https://www.evrensel.net/yazi/29786/naim-bey-politikadir https://www.evrensel.net/yazi/29786/naim-bey-politikadir? Naim Bey çıkıp televizyonda esip gürleyince “bu kadar da olmaz” dendi. “Patavatsız” dendi. Zaten deniyordu. “Pot üstüne pot kırıyor”, “çam deviriyor” dendi. Patavatsızlığına, pot kırmasına yoruldu. Başka türlüsünü vicdanlar kabul etmiyor, isyan ediyordu çünkü. İnsanlığı öylesine zorluyordu ki, kendi partisinin sözcüsü Çelik açıklama yapıp “insani bulmuyorum” demek zorunda kalmıştı. Uludere katliamı, birinci olarak, insan olan herkesi isyan ettiren/ettirecek olan bir katliam oluşuyla benzeri olaylar içinde ayırt edicidir. Başbakan (isim vermeden) bir AKP ilçe başkanının kaçırılması üzerine “bu tür şeyler savaş süreçlerinde olabiliyor” diyen BDP Grup Başkan Vekili Pervin Buldan’ı eleştiriyor. Eleştiri ne kelime suçluyor. Ama unutuyor ki, Pervin Hanım eşini savaşa..]]> Sun, 27 May 2012 11:30:01 +0400 ‘Tez’in çöküşü!.. https://www.evrensel.net/yazi/29367/tezin-cokusu https://www.evrensel.net/yazi/29367/tezin-cokusu? Türk ulusallığından güç ve feyz alan bir tez vardı. Kimileri hâlâ savunma çabasındalar. Strateji ve taktikler, ille de güçler mevzilenmesi bu “tez”e dayandırılır, kiminle yan yana kime karşı soruları buradan hareketle yanıtlanırdı. Kökleri eskidedir. Ta Şefik Hüsnü’ye kadar gider. Cılız bir antiemperyalizm olan M. Kemal antiemperyalizminin abartısı ve peşinden yürünmesi üzerine kuruludur. “Şeyh Sait’e karşı neden sefer düzenlenmiş, neden katli vacip olmuştur” dendiğinde, “tez” emre amadedir: “Sait İngiliz işbirlikçisidir”! Yetmezse, eklenir: “feodaldir de”. Emperyalizme ve feodalizme karşı mücadele içindeki M. Kemal, “işbirlikçi”, üstelik feodal Sait’i bu nedenle ezip geçmiştir! İnanan inanmıştır; iddia budur. Ulusal savaşın başarısı ve buradan saldığı küçümsen..]]> Sun, 20 May 2012 11:58:52 +0400 Fenerbahçe, Galatasaray ve tekçilik https://www.evrensel.net/yazi/28886/fenerbahce-galatasaray-ve-tekcilik https://www.evrensel.net/yazi/28886/fenerbahce-galatasaray-ve-tekcilik? Sonunda Galatasaray şampiyon oldu, ama sadece lig değil, “Türk futbolu” da şirazesinden çıktı. Bunu da başardılar. Franco’nun, “Ben İspanya’yı üç ‘F’ ile yönettim” dediği “F”lerden biri “futbol”du. “Uyutma” aracı olarak kullanılagelmiş, cebinde sigara parası bile olmayanlar diyar diyar tuttukları takımların ardından dolaştırılmışlar... Futbolla yatıp futbolla kalkmışlardı. Böyle olunca, devasa bir sektör de oluşmuştu. Milyar dolarlar dönüyordu. Sadece dev yatırımlar, tesisler ve ille de dudak uçuklatacak paralarla yerli, yabancı oyuncu transferleri değil. Totolar, lotolar, iddialar... Bahis oyunları. Ve tabii ki yıllık milyarlık cirolarıyla bahis oynatan dev şirketler... Ve yine dev yayıncı kuruluşları. Hepsi bir arada bir kimya sanayi kompleksi kadar tutardı! Bu kadar para yatırılır ve tatlı kârlar banka hesaplarına istiflenir de, vergi ka&..]]> Mon, 14 May 2012 03:14:51 +0400 Denizler ve Halkın Kurtuluşu… https://www.evrensel.net/yazi/28462/denizler-ve-halkin-kurtulusu https://www.evrensel.net/yazi/28462/denizler-ve-halkin-kurtulusu? Denizler durmaksızın çekiştirilirler. Kimi “iyi çocuklar”dı deyip azizleştirmeye uğraşır. Zararsızlaştırma operasyonudur. Sadece “iyi çocukturlar”... “Kimseyi öldürmemişlerdir”... “Yazık olmuştur”!.. Devrim için öne çıkmaları örtülür. Düzen karşıtlıkları örtülenir. Sıradanlaştırılırlar. Düzen içine sığdırılmaya yeltenilirler. Arkadaşlık iddia edenleri, kendilerine ve bugünkü düzen içi yer tutmuşluklarına benzetmeye çalışırlar. Değil mi ki tecavüzcülerin ya da mafyacıların avukatlığını üstlenmişler ve hâlâ Deniz’in arkadaşlığı iddiasındadırlar, Deniz de devrimci kimliğinden soyundurulup “iyi çocuk”laştırılmalıdır! Değil mi ki Ergenekonculuk yapmakta, “generallerimiz” deyip başka şey dememektedirler, öyleyse Denizler de Kemalistleştirilmeli, hemen yalnı..]]> Sun, 06 May 2012 16:16:40 +0400 Nereden nereye, Davutoğlu!.. https://www.evrensel.net/yazi/28045/nereden-nereye-davutoglu https://www.evrensel.net/yazi/28045/nereden-nereye-davutoglu? 1 Mayıs’a gidiyoruz. Üstelik işçilerin dipten gelen bir “kımıltısı” –bakmasını bilenlerce– hissediliyor. İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü üzerine yazacak ve sınıfın bir ucundan geliştirmekte olduğu yeni eğilimlerden söz edecektik. Başka sefere… Bürokrat sendikacılarca ne kadar bölünüp parçalanmaya ve yenilemekte olduğu mücadele eğilimi köreltilmeye çalışılırsa çalışılsın, yine de birlikten ve dayanışmadan yana tutumunu ortaya koyan başta İzmirli sınıf kardeşleri olmak üzere işçi sınıfı ve mücadeleci sendikacılara selam olsun deyip emeğin bayramını kutlayarak Davutoğlu ve pespaye “dış politika”ya dönelim. Ancak 1 Mayıs’tan söz açmışken bir vurguyla… Davutoğlu’nun her türlü muhalefete de çalakalem saldırıp Suriye’ye yönelik saldırganlığı onaylamayan..]]> Mon, 30 Apr 2012 02:38:27 +0400 Kendileri bırakacaksa hükümete ne gerek var? https://www.evrensel.net/yazi/27567/kendileri-birakacaksa-hukumete-ne-gerek-var https://www.evrensel.net/yazi/27567/kendileri-birakacaksa-hukumete-ne-gerek-var? Hükümetin hali, eski Maarif (Milli Eğitim) Bakanınki gibi. Hazret demişti ya: “Şu okullar olmasa Maarifi ne güzel idare ederdim!” Hükümet de, herkes kendiliğinden hükümetin istediği gibi davransa, memleketi gül gibi yöneteceğini düşünüyor.. Yoksa Barzani ile görüşmesinin ardından, Başbakanın “terör örgütü silahı bıraksın operasyonları durduralım” diye konuşmasının ne anlamı var? Gazetelerde deniyor ki, “terörle mücadele konusunda önemli açıklamalarda bulundu.” Önemi nerede bu açıklamanın? “Terör örgütü silah bırakacak”sa, sorun “terör örgütü”nün tutumunda düğümlenmiş, hükümet Kürt sorununda bir sorumluluk üstlenmeyecekse, sorunu “babam da” çözer! Böyle iş mi olur? Binlerce insan neden silaha sarılmıştı..]]> Sun, 22 Apr 2012 12:19:08 +0400 Darbeler ve yargılamalar… https://www.evrensel.net/yazi/27141/darbeler-ve-yargilamalar https://www.evrensel.net/yazi/27141/darbeler-ve-yargilamalar? Önce 12 Eylül... Ardından 28 Şubat “özel yetkili” savcılarla mahkemelerin önünde. Darbeler de yeniden tartışma masasında. Yargılamalar “divana kalır” görüntüsünde. Bırakın tutuklanmayı, sanıklar Evren’le Şahinkaya hakim önüne bile çıkarılmıyorlar. Amaçlanan, gündem yapılıp tartıştırılarak AKP’nin ne yaman bir “darbe karşıtı” ve “derin demokrat” olduğunun yeniden belirlenmesi olmalı. “28 Şubat yargılaması”ndan murat edilen de başka ne olabilir ki? 28 Şubatın Cumhurbaşkanı Demirel çoktan “Allahtan korkun bunun nesi darbe?” diye sormuştu. Ama sürecin “başı”ydı ve “sıkışan” Erbakan’ın istifasını kabul eden de, çoğunluğa sahip ortağı Çiller yerine M. Yılmaz’ı başbakan atayan da oydu. AKP Başkan Yardımcısı H. Çelik üstelik, “psikolojik harekatın orkestra şe..]]> Sun, 15 Apr 2012 17:06:31 +0400 12 Eylül’e müdahale… https://www.evrensel.net/yazi/26664/12-eylule-mudahale https://www.evrensel.net/yazi/26664/12-eylule-mudahale? Bugünkü köşemi “12 Eylül Davası”na müdahillik talebime ayırıyorum. “Ankara Özel Yetkili 12. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’na Sayın Yargıç, Müdahillik başvurusunda bulunduğum dilekçeme ek olarak, davaya müdahil olmayı talep ederken şunları da belirtmek istiyorum. Siyaset yapması yasaklanarak engellenmiş, darbeciler tarafından 3ay/90 gün olarak ilan edilen gözaltı süresini 12 Eylül işkencehanelerinde yaklaşık 4 ay işkence altında geçirmiş, bütün özgürlüklerim elimden alınarak konulduğum askeri cezaevinde -bir seferinde 8 gün üst üste dayaktan geçirildiğim- 7 yıl yatmaya zorlanan, sivil olmama rağmen özel askeri nitelikli sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanmış bir Türkiye Devrimci Komünist Partisi yöneticisi olarak müdahil olmayı talep ediyorum. 12 Eylül hiç şüphe yok, en başta sosyalistler,..]]> Sun, 08 Apr 2012 11:03:01 +0400 4+4+4 ve KESK https://www.evrensel.net/yazi/26209/444-ve-kesk https://www.evrensel.net/yazi/26209/444-ve-kesk? Adet oldu: Kim hangi hakkını talep eder, kim haklarına yönelik hangi saldırıyı protesto ederse... Ama genç... ama işçi... ama Kürt... ama memur... Kim olursa, polisin hunhar saldırısına uğrayıp zehirli gazla tazyikli suyu yiyor. Yerlerde süründürülüyor. Yetmiyor... Bunlar kesmiyor. Başbakan hemen saldırıları savunuyor. Genci suçluyor. İşçiyi, memuru suçluyor. Zinhar kendisi ve emrindeki polis haklı. Hak arayan haksız! Öğretmenler ve başka kamu emekçileri Ankara’da toplanarak, eğitimi kamusal olmaktan çıkarıp sermayeye ucuz işgücü teminine, üstelik dini ve din eğitimini devlet zoruna bağlayan 4+4+4’ü protesto edecekler. Olmaz deniyor! Başbakanın atanmışları. Ankara’nın valisi. Üstüne ne vazife? Vazifeyse, bu nasıl demokrasi demeden, Başbakan hemen öğretmenlerin dövülmelerini savunuyor: “Polis ne yapmış? Su sıkmış. E, ne yapacaktı?..]]> Sun, 01 Apr 2012 14:06:30 +0400 ‘Seçilince’ ‘atış serbest’! https://www.evrensel.net/yazi/25783/secilince-atis-serbest https://www.evrensel.net/yazi/25783/secilince-atis-serbest? Sadece “seçilince” değil. Henüz seçilmeden ve seçilmek için de. Deneyle sabittir... Ve herkes bilir ki... “sallayacaksın”! “Atış serbest” yani. “En uzağa kim atarsa”, “en büyük aslanı kim vurdum derse” kazanacaktır… Ne denli kazanmak olduğu tartışılır olsa da, “sandıktan çıkacak”, seçilecektir. İnandırıcılık mı? Gereklidir tabii. Ama ölçüsünü toplumsal siyasal durum ve beklentiler belirleyecektir. Sömürülen, ezilen yığınların fakruzaruret içine itildiği... üstüne bir de hak yoksunluğu içinde kıvrandırıldığı yerde başlıca iki şey olanaklıdır: Halkın geniş kesimleri ya “bıçak kemiğe dayanmışsa”, Arap ülkelerinde görüldüğü gibi, hiçbir şeye inanmaz olup isyan edecektir. Ya da durumunun biraz olsun düzeleceği, biraz olsun nefes alınabi..]]> Sun, 25 Mar 2012 11:08:47 +0400 ‘Bir musibet’... ‘Bin nasihat’! https://www.evrensel.net/yazi/25300/bir-musibet-bin-nasihat https://www.evrensel.net/yazi/25300/bir-musibet-bin-nasihat? Öyle nasihatlik musibetler deryasındayız ki, “sandık” tartışmasına mecburen ara veriyoruz. Derler ya, “Bir musibet bin nasihatten evladır” diye... Tam öyle... Üstelik bakmasını alınıp bilenler için musibet bir değil bin.. Bakın “akıllanmadık”! “Seçkin bakanlarımız” “PKK akıllanıncaya kadar operasyonlar sürecek” dediler, diyorlar... “Akıllanma” lügatlerinde “diz çökme”, ileri sürülmüş taleplerden vazgeçip “aman dileme” anlamına geliyor. Böyle olunca, bu tür algılanınca, oradan sirayet ediyor, tüm devlet çarkı, kaymakamından valisine, emniyetinden bakanına, sivili, askeri akıllanmaktan uzak durmayı marifet biliyorlar. Kimse akıllanmıyor! Musibetler üst üste yığılıyor... Nasihat edinip ders alan olmuyor. Newroz... Newroz’u kutlamak isteyenler başvuruyorlar vilayetlere... Valiler, &ldq..]]> Sun, 18 Mar 2012 11:20:15 +0400 Bir daha ‘sandık’ sorunu ya da ‘Erdofetorşi’ https://www.evrensel.net/yazi/24818/bir-daha-sandik-sorunu-ya-da-erdofetorsi https://www.evrensel.net/yazi/24818/bir-daha-sandik-sorunu-ya-da-erdofetorsi? Herkes bir isim taktı. “Ankaralılaşmak” ya da “Korku İmparatorluğu” dendi. Hatta “AKP faşizmi”nden söz ediliyor. Bir ucundan doğruyu belirtiyorlar. Önemli zaafları “devlet”i hesaba katmamaları. Ya da şirketi çok andırır bir siyasi parti olan AKP’ye devletliği yakıştırmaları. Veya “devlet”e boş verip yerine “hükümet”i ikame ederek, AKP’den söz açmayı yeterli görmeleri. Varsa yoksa AKP! Her tanımın eksikliğin bilerek... Hiç değilse somutu işaret edecek... Ve tamama/doğruya gönderme yapıp akılda kalacak... Hazır AKP ve karizmatik lideri Erdoğan’la Fethullah “Cemaati” ve “Şeyhi” arasındaki didişme de gündemdeyken, üzerinde konuşmayı da kolaylaştıracaktır başlıktaki atıf. Otokrasi “kişisel” egemenliği belirtir. Krallık ya da padişahlık türü. Zamanımızda İngiltere, Hollanda gibi krallıklar da..]]> Sun, 11 Mar 2012 12:16:05 +0400 Sandık ve ‘seçilmişler’ sorunu - 2 https://www.evrensel.net/yazi/24322/sandik-ve-secilmisler-sorunu-2 https://www.evrensel.net/yazi/24322/sandik-ve-secilmisler-sorunu-2? Zamanında bir Demirel vardı. Düşer düşer kalkardı. Düşmez de düşürülürdü. Beceriksizliğinden mi? Aksine “işini” iyi bilirdi... Sonradan “1 Numara” olmuş, “derin”i sığı, her şeyin başına gelmişti. Ama halkı hedef alan iki darbeyle “Sen yapamadın, çekil kenara” denip “işi”nin başından uzaklaştırmıştı. Sonra halkı ondan daha iyi aldatıp çekip çeviren bulunamadığı için yeniden başbakan olmuştu. “Demokrasi”nin “faziletleri”ndendi! Devrilirdi de “akıllanmaz”dı! Diline pelesenk ettiği laftı; “Bulun 226’yı düşürün” derdi. Vekil sayısı 450, salt çoğunluk 226’ydı. Demirel, “demokrasi”yi “sandık”a bağlamıştı. Fazla aldığından uzun süre “mühür Süleyman”ın elinde kaldı. Doğrusu Demirel’le fevkalade “demokrasi”miz vardı..]]> Sun, 04 Mar 2012 10:48:24 +0400 Siyaset mi.. Hukuk mu? https://www.evrensel.net/yazi/22987/siyaset-mi-hukuk-mu https://www.evrensel.net/yazi/22987/siyaset-mi-hukuk-mu? Olağan burjuva koşullarda hukuk burjuva egemenliğin onaylanıp kayda geçirilmesidir. Burjuvazi, iktisadi ve siyasi egemenliği meşrulaştırıp tartışılır olmaktan çıkarmak için hukuğa ihtiyaç duyar. Kapitalizm öncesinde, örneğin kölecilik döneminde köle sahibi, örneğin antik Yunan’da kölesini bile öldürebilir, kimse bir şey demezdi. Astıkları astık, kestikleri kestikti yani. Feodal aristokrasinin egemenliğinde de hukuk aristokratın iki dudağının arasındaydı. “Muhteşem Yüzyıl”da, tüm güzellemeciliğe rağmen, kıyısından köşesinden yansıtılıyor ki, “Kanuni”nin sözü kanundu. “Ol” dediği olur, “öl” dediği ölürdü. Yüzlerce cariye onundu.. Ve bütün Osmanlı mülkü. İlk gece hakkı, sadece Osmanlı’da değil, ama Avrupa’da da feodal beyindi. Haraç toprak düzeninin de temeliydi, ve..]]> Sun, 12 Feb 2012 10:50:20 +0400 ‘Allah yürü ya kulum!’ deyince… https://www.evrensel.net/yazi/22520/allah-yuru-ya-kulum-deyince https://www.evrensel.net/yazi/22520/allah-yuru-ya-kulum-deyince? Başbakan “model”likle “ağabeylik” pazarlamaya gittiğinde Mısırlılara “laiklik” önermişti. “Birey değil, devlet laik olur” demişti. “Müslüman”dan “kardeş”ine tavsiye, “yağmur altında” “yollar”ın nasıl yürüneceğine dair deney aktarımıydı. En çok da Amerikalıların AKP’nin “ılımlı İslam”ı üzerinden Türkiye’ye atfettikleri “modellik”in hakkını verme çabasıydı. AKP “ağabeylik” falan diye anlasa ve silme bölge Müslümanlarının arkasında dizileceğini sanarak “bölge gücü” olmak üzere değerlendirmeye çalışsa da, “model”, İslam’la seçimlerin yapılmasını yeter şart sayan –varlığını kanıtlamak için en az bin şahit gereken– güdüğün güdüğü demokrasinin bir arada olabilirliğiydi. İslam ..]]> Sun, 05 Feb 2012 09:32:21 +0400 Baykal, Erdoğan’a ‘ver partimi al başkanlığı’ dedi mi? https://www.evrensel.net/yazi/22079/baykal-erdogana-ver-partimi-al-baskanligi-dedi-mi https://www.evrensel.net/yazi/22079/baykal-erdogana-ver-partimi-al-baskanligi-dedi-mi? Kılıçdaroğlu politikayı bilmiyor.. Sadece bilmiyor değil.. Yanlış da biliyor. Sanıyor ki politika yalan dolandan ibaret.. Yalancılıktan kaçınmaya çalışsa da yaptığı burjuva politikası.. Ve ne denli dürüst olursa olsun, bu tartışma bir yana, bunu gözetiyor.. Bir de parti içi dengeleri gözetiyor.. Ecevit gibi, hareket yaratarak da gelmedi. Hâlâ CHP Genel Kurul delegeleri Baykal’la Sav’ın atama delegeleri.. Kim nasıl anlar, kim ne der gözetiyor. Tümü rolünü oynuyor, çıkıyor Dersim konusunda örneğin, kendi kalesine gol atıyor. Hem de Dersimliyken!.. “Dersimlidir demesinler”.. “Aman İzmirli, Afyonlu yanlış anlamasın”.. hesabı yaparken, katliama katliam bile diyemiyor. Tam da bugün katliamlar yapan Erdoğan’ı sıkıştırabileceği bir alanda, üstelik sıkıştırırken katliamlara uğramış halkla birleşebilme olanağı varken.. Kullanmıyor.. Tepiyor. Ve ter..]]> Sun, 29 Jan 2012 09:43:19 +0400 Hrant Davası ve Denktaşlaşma… https://www.evrensel.net/yazi/21664/hrant-davasi-ve-denktaslasma https://www.evrensel.net/yazi/21664/hrant-davasi-ve-denktaslasma? Altanlar, sadece “hukukun üstünlüğü” için değil, ama AB süreci ve buradan “demokratikleşme” için ve dahi “askeri vesayet” biçimi başta olmak üzere “bürokrasinin egemenliğini alt etmek” üzere genel bir “demokratikleşme” için –utangaçça da olmadan– açıktan AKP’yi desteklemişlerdi. Ahmet’in sırtının en azından şimdilik sağlam yere dayalı olduğu anlaşılıyor.. Ama Mehmet Altan’ın Denktaş’ın ölümünün ardından yazdığı “Denktaşlaşma” başlıklı makalesi yayınlanmadı ve Star Gazetesi’ndeki işine son verildi. Öncesinde, yazdığı gün sayısı azaltılmıştı. Uyarıya uymayınca atıldı! Oysa bu kez doğru yazmıştı. Ders çıkarmıştır: “Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar!” Yıllardır “gecekonduları kaldıracaksın”.. “köye keman ..]]> Sun, 22 Jan 2012 09:32:37 +0400 Kriz ve kapitalizme karşı mücadele https://www.evrensel.net/yazi/21258/kriz-ve-kapitalizme-karsi-mucadele https://www.evrensel.net/yazi/21258/kriz-ve-kapitalizme-karsi-mucadele? Türkiye ile uğraşır mı! Yok Libya’da petrolün peşinde Türkiye’nin halisane niyetleriyle çekişmekmiş... Yok Cezayir’de yapmış olduklarına bakmadan “cezalandırma” yasasıymış… İşte sonunda Fransa’yı da cezalandırdılar... Notunu kırdılar. Artık kırık notla dolaşacak ortalıkta! Şaka bir yana, geçen yıl ABD’nin notunu kırmışlardı... Geçtiğimiz günlerde de Fransa’nınkini kırdılar. Kim mi? Birkaç kredi derecelendirme kuruluşu var. Standards and Poors gibi, Moody’s gibi. Koca koca ülkelere not veriyor, sıraya diziyorlar. Kredi geri ödeme koşulları bakımından hangisi güvenilir, hangisi değil diye. “Şıracının şahidi bozacı” gibiler ama. İktisadi-mali Yargıtay değiller örneğin. Hoş Yargıtay olsalar ne olurdu? Ancak hangi düzenin yargıtayıysalar onu olumlayıp meşrulaştırırlardı. Böyle bile değiller ama. Aynı zamanda yatırımcı kuruluşlar. Yatırım dan..]]> Sun, 15 Jan 2012 09:29:20 +0400 Hayat da boşluk tanımaz.. İktidar da!.. https://www.evrensel.net/yazi/20810/hayat-da-bosluk-tanimaz-iktidar-da https://www.evrensel.net/yazi/20810/hayat-da-bosluk-tanimaz-iktidar-da? “Big bang” demişlerdir. Hipoteze göre, öncesi yoktur, “boşluk”tur. Tam da bu nedenle entelektüel sefalettir. “Yok” olan şey nasıl patlamıştır? Eğer yoktuysa, patlayan nedir? Boşlukçuluk, evet, düşünsel sefilliktir. Hem de Lavoisier 1700’lerin ikinci yarısında “hiçbir şey yoktan var olmaz, var olan da yok olmaz” içeriğiyle özetlediği maddenin sakınımı yasasını bulduktan yüzyıllar sonra, üstelik bilim adına savunulmuşsa, katmerlisidir. Altını kazıyın, çıkacak olan “kutsal soluk”tur! “Big bang” idealizmiyle tanrı fikri bilim alanına sokulmakta, “olmayan” ya da “boşluk”tan ibaret olan “kutsal bir üfürüş”le oldurulmaktadır! Gerçi dinsel tevatürde yedi gün sürmektedir “yaradılış”. Önce gökler... sonra... “Big Bang”cilerin katkısı, “yara..]]> Sun, 08 Jan 2012 10:16:23 +0400 Kim terörist? https://www.evrensel.net/yazi/20381/kim-terorist https://www.evrensel.net/yazi/20381/kim-terorist? Son beş-altı ay içinde müthiş bir “terör” ve “terör örgütü” propagandası yapılmaktadır. “Terör örgütü” aşağı “terör örgütü” yukarı… Sözde açılımdır.. Hâlâ sürdüğü iddia edilmektedir. İdris Naim beyefendi ayrı telden çalmaktadır, ama B. Arınç örneğin gözleri nemli nemli, Kürt sorununu çözmek üzere neler neler yapacaklarını anlatmaktadır. İdris bey şairin şiirinde, ressamın portresinde, yontucunun heykelinde bile “terör örgütü” görmektedir.. Tabii ki İzmir’de karakolda bir kadınımızı hunharca döven polisleri asmayacaktır, sahip çıkıp sırtlarını sıvazlamaktadır. “Akılları başlarına gelinceye kadar devam edilecek” demektedir! Neye? Öldürmeye.. Asıp kesmeye.. Polisini asmayacaktır, ama “terö..]]> Sun, 01 Jan 2012 10:32:01 +0400 Sosyalizme küfür!.. https://www.evrensel.net/yazi/19978/sosyalizme-kufur https://www.evrensel.net/yazi/19978/sosyalizme-kufur? Geçtiğimiz hafta iki başkan öldü. Biri eskiydi, diğeri “görev başında” hayatını kaybetti. Eski olan, Çekoslovak “kadife devrimi”nin “babası”ydı! Ama, bilinir, baba olmadan önce oğul olunur. Havel, Çek burjuvazisinin “oğlu”ydu. Prag’da zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmişti. 2. Dünya Savaşı’nın ardından sosyalizmin “eli” Çekoslovakya’ya ulaşıp özel mülkiyete son verildiğinde, Vaclav Havel’in, hayatı boyunca unutamadığı bir “kuyruk acısı” vardı artık. Ailesi bütün servetini yitirmişti. Havel, ’68 “Prag Baharı”na gelirken, burjuvazi üzerindeki baskıları anlattığı oyunlar yazmaktaydı. Sovyet egemenliğindeki “Doğu Bloku” içinden çürüyüp zayıfladıkça muhalif olarak öne çıkmaya başladı. Arada tutuklanıyordu, ama 1989&rsqu..]]> Mon, 26 Dec 2011 15:51:47 +0400 İçeride ve dışarıda... https://www.evrensel.net/yazi/19573/iceride-ve-disarida https://www.evrensel.net/yazi/19573/iceride-ve-disarida? AKP, artık herkes anladı ve biliyor ki, devletin kumanda mevkilerini ele geçirip dorukların koltuklarına kuruldu. Bütünüyle ele geçiremeyip kendisini ve siyasal-iktisadi zümre çıkarlarıyla politikalarını dayatarak boyun eğdirdiği belki de tek kurum olarak askeriye kaldı. Sözünden çıkamıyor, AKP’nin söylemesine fırsat vermeyip diyeceklerini kendi düşünce ve önerileri gibi önceleyerek uygulamaya koyarak “özerkliklerini” korumaya uğraşıyorlar. Tabii ki fırsatını yakaladıklarında atağa geçeceklerdir. Bir ayak sürçmesine bakar. Ve ortada ki, AKP, içeride ve dışarıda izlediği militarizmi öne çıkarmayı kapsayan saldırgan politikalarıyla, ayağı bir kez olsun sürçtüğünde, zaten hâlâ yeterince politikanın içinde olan ve saldırı ve savaş politikalarının fiili yürütücü kurumu durumundaki askeriy..]]> Mon, 19 Dec 2011 03:23:10 +0400 İşte dağa çıkış nedenleri! https://www.evrensel.net/yazi/19149/iste-daga-cikis-nedenleri https://www.evrensel.net/yazi/19149/iste-daga-cikis-nedenleri? Gözümüz aydın! Polis Akademisi’ne bağlı ‘Uluslararası Terörizm Merkezi’(UTSAM), Türkiye’de “terörü besleyen kaynakları” buldu! UTSAM Başkanı Doç. Dr. Süleyman Özeren’in Antalya’daki “Terör Sempozyumu”nda açıkladığı araştırma sonuçlarına göre Kürtler; işsizlik nedeniyle ve kızları ise zorla evlendirilmemek için dağa çıkıyor! Hayır, Mahsun’un dizi senaryosundan bahsetmiyoruz; Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı 24 ilde yapılan anketin sonuçları böyleymiş! Haklarını yemeyelim, “araştırma”yı yapanlar, dağa çıkış nedenleri arasında bir yakınının “siyasi tutuklu” veya “dağda yaşamını yitirmiş” olmasının etkisini de sormuşlar. Haliyle oran yüksek çıkıyor. Ama bu “bilimsel araştırma”da küçük bir eksiklik de yok değil. İnsanlar bir yakını s..]]> Sun, 11 Dec 2011 12:09:24 +0400 Saçlar... ‘Paralellikler’... ‘Terör’... Devlet ve AKP https://www.evrensel.net/yazi/19148/saclar-paralellikler-teror-devlet-ve-akp https://www.evrensel.net/yazi/19148/saclar-paralellikler-teror-devlet-ve-akp? Devam ediyoruz. Devletle AKP. Daha somut. Hopa’da Lokumcu kardeşimizin Erdoğan’ın polislerince öldürülmesini Ankara’da protesto eden öğrenciler 6 aydır cezaevindeydi. “Terör örgütü”ne üye olmaktan.. Evlere şenlik suçlamalarla. Şemsiye, kitap, kartpostal ve pankart gibi günlük hayatta kullanılan ne varsa delil gösterilerek.. Birkaç genç “Kolektif Deniz” yazmışlar bir kağıda, ondan.. Birkaçı da cezaevinde arkadaşlarının saçlarının kazınması protesto amacıyla saçlarını kestirdikleri için “örgüt üyesi” sayılmışlardı. Zamanında, 12 Eylül günlerinde farklı mıydı? Ya da 90’larda, Çiller-Ağar zamanında? Kitap önde gelen “suç kanıtı”ydı. “İdeolojik halay” çektikleri için içeri atılırdı insanlar. Anlatmıştım: 12 Eylül “adaleti&rdq..]]> Sun, 11 Dec 2011 12:08:46 +0400 AKP’lileşen devlet.. Devletleşen AKP - 3 https://www.evrensel.net/yazi/18724/akplilesen-devlet-devletlesen-akp-3 https://www.evrensel.net/yazi/18724/akplilesen-devlet-devletlesen-akp-3? Devleti ele geçiren AKP ne yapıyor? Demokratikleşme mi? Bunu ileri sürebilecek babayiğit kalmadı. İstisnası, bir Fethullahçı-AKP’ci neoliberal muhafazakarlar.. Bir de hemen tümü Taraf’ta “taraf” tutmuş bir kısım liberal solcular. Birinciler “derin demokrasi” iddiasındalar. İkincilerse, “derin”liğinde anlaşmazlık içinde olsalar bile, hâlâ bir demokratizm yaşamakta olduğumuzu “düşünüyorlar”. Ne kadarı düşünmedir ne kadarı sebeplenme, tartışmalı olsa da, yazıp çizdikleri, konuşup tartıştıkları AKP’nin yapmakta olduklarını, uygulamalarını ya da lafın en doğrusuyla saldırılarını gerekçelendirip şirinleştirme çabalarını yansıtıyor. Henüz ellerini tamamen yıkamadılar, ufak-tefek “fırsatlar” yakaladıklarında dönüş yapabilirler, ancak liberallerin hatta daha büyükçe bölümü de da..]]> Mon, 05 Dec 2011 02:52:53 +0400 AKP’lileşen devlet.. Devletleşen AKP - 2 https://www.evrensel.net/yazi/18307/akplilesen-devlet-devletlesen-akp-2 https://www.evrensel.net/yazi/18307/akplilesen-devlet-devletlesen-akp-2? AKP’nin, başında Cemaatle el ele Erdoğan’la, hemen tüm kurumlarını ele geçirip, en son orduya da kendisini dayatarak, devletin doruk noktalarına sere serpe kurulduğuna herhalde kimse karşı çıkmayacaktır. En çok, nereye kadar ele geçirmiştir –bunda tartışma olabilir. Yoksa hiç kimse, AKP’nin hâlâ “altta güreşmekte”, bir kısım “devlet büyükleri” tarafından sıkıştırılmakta ve belirli konularda takiyye yapmak zorunda kalmakta olduğundan söz etmeyecektir. Ne polis bırakılmıştır... ne mahkeme. Ne şimdiye kadar hiçbir hükümetin değiştiremediği bürokrasisiyle, dış politika... Ne her hükümetin önüne konulan “kırmızı dosya”da yazılı “gizli anayasa”. Belirli bir denge bile kalmamış, bazı dönemlerde geriye çekilip sessiz kalsa bile, hiçbir zaman, sahip olduğu ağırlıkla tafra satıp devletin asıl ..]]> Sun, 27 Nov 2011 11:48:40 +0400 AKP’lileşen devlet, devletleşen AKP - 1 https://www.evrensel.net/yazi/17860/akplilesen-devlet-devletlesen-akp-1 https://www.evrensel.net/yazi/17860/akplilesen-devlet-devletlesen-akp-1? Herkesin gözü önünde yaşandı.. Yaşanıyor. AKP ve tabii yanı sıra Cemaat devleti bir bir ele geçirdi.. Geçiriyor. Önce AKP ve cemaat meselesi. İkisinin arasında sürtüşmeler yok mu –ayrı soru. Var tabii. Didişiyorlar. Hangi geçmişten feyz alırsa alsın, burjuva ilişkiler dayanışma ve hakça bölüşümü kaldırmaz. Dikkat edilsin, burjuva ilişkiler çerçevesinde en iyi bölüşenlerden, bölüşmeyi en iyi bilenlerden, “lokma paylaşmak” üzere dayanışmanın, yani birbirini kollamanın hasını geliştirmiş olanlardan söz ediyoruz. Ama bu bölüşme “yeme” karakterlidir. Paylaşma, rant paylaşımıdır. Paylaşma bilinmezse, zamanında E. Göknel ve İSKİ örneğinde olduğu gibi, sorun çıktığı görülmüştür, bilinmektedir. Yanına, bir de “fazlasını” zekat verme, sadaka dağıtma gibi ideolojik fondan gelen &ldqu..]]> Sun, 20 Nov 2011 15:43:30 +0400 Bayram Oteli AKP’dir! https://www.evrensel.net/yazi/17440/bayram-oteli-akpdir https://www.evrensel.net/yazi/17440/bayram-oteli-akpdir? Cem’imizi Bayram Oteli’nin enkazında kaybettik; aynı enkazda yaşamını yitiren onlarca insanımız gibi… 5.6’lık depremle moloz yığınına dönen otelin sahipleri daha bir yıl önce 1 milyon dolar harcamışlardı otel için. Ama temeline dokunulmayan, sadece görüntüsü yenilenen otel, önceki depremde gördüğü onca hasara rağmen yine çatlakları sıvanarak faaliyetine devam etmiş ve onlarca insanın katledildiği bir cinayet aracına dönüşmüştü. Peki, katil kimdi? Otele oturulabilir raporu verenler, insanlara “evlerinize girin” diye demeç veren vali ve bakanlar, iddiaların üzerine gitmek yerine “spekülasyon” diyen Başbakan Yardımcısı Atalay, devlete tepki gösteren halka gaz bombası atıp su sıkanlar… Bir de tam düzenin adamı olan otel sahibi: Hani kendisinin de otelde kaldığı ve depremden sonra enkazdan kendi çabasıyla çıktığ..]]> Sun, 13 Nov 2011 09:32:35 +0400 ‘İyi’ ve ‘kötü’ haberler… https://www.evrensel.net/yazi/17439/iyi-ve-kotu-haberler https://www.evrensel.net/yazi/17439/iyi-ve-kotu-haberler? “Haber televizyonu” denen kanallardan biri... Önce saat başı haberlerinde Van’dan bağlanan muhabir “iyi haber veremiyoruz” diyor. İkinci depremde iki otel yıkılmıştı. Birinde kurtarma faaliyetine katılanlar ve gazeteciler kalmaktaydı. Kim bilir kaç 7’lik, 8’lik deprem görüp kurtulmuş Japon doktor 5 küsurluk depremden sağ çıkamamıştı. Dokunulsa çökeceği belliyken, çalışmasına göz yumulan otelde sayısı belirsiz insanımız göz göre göre ölüme gönderilmişti. Sonra talepte bulunan Vanlıların üzerlerine bir de insafsızca zehirli gaz sıkılmıştı. 24 saat geçmişti ve haberlere bağlanan muhabir umutsuzca “iyi haber veremiyoruz” demekteydi. Başkalarıyla birlikte gazeteci arkadaşları otel yıkıntısının altındaydı ve umut görünmüyordu. Ardından Yunanistan’dan bağlanan muhabir, olan-biteni özetledi. Ülkede olan bitende..]]> Sun, 13 Nov 2011 09:31:42 +0400 N. Ç ve hukuk… https://www.evrensel.net/yazi/17049/n-c-ve-hukuk https://www.evrensel.net/yazi/17049/n-c-ve-hukuk? Artık bilmeyen yok. Adını da kaybederek N. Ç olarak anılan 13 yaşındaki kızımızı tanımayan kalmadı. Gıyabında tabii. Yoksa ne N. Ç’yi N. Ç olarak bilen var.. Ne de kimsede onun yüzüne utanmadan bakacak hal kaldı. Bir tek hakimler konuşuyor hâlâ. Kararlarıyla konuştukları yetmiyormuş gibi.. Hâlâ yukarıdan yukarıdan konuşuyorlar! Kararlarıyla konuşurlarmış.. Öyle diyorlar! Kararlarıyla! Karara bakın siz! Hem Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin hem de onun kararını onayan Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin başkanları konuşuyorlar. Kararlarıyla konuştukları yetmemiş gibi, bu kez medyaya konuşuyorlar. Yeter artık. Bari susun! Zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışmayın. Başınızı önünüze inin ve konuşmayın. Suç ya da kabahat.. Hangisi beğenirseniz, “işledik bir defa” deyip sesinizi çıkarmayın artık. Konuştukça batıyorsunuz! “Vurun cübbeliye!”..]]> Sun, 06 Nov 2011 10:54:10 +0400 Destek olana da düşman muamelesi mi? https://www.evrensel.net/yazi/16569/destek-olana-da-dusman-muamelesi-mi https://www.evrensel.net/yazi/16569/destek-olana-da-dusman-muamelesi-mi? Büşra Ersanlı.. Ve hemen ardından Ragıp Zarakolu. Bunlar Kürt olmayan isimler. Beraberlerinde, Mustafa Avcı gibi onlarca kişi daha var. “KCK’li” suçlamasıyla tutuklandılar. Sorgusuz sualsiz. Aylar önce iki gazeteci arkadaş, Nedim Şener ile Ahmet Şık da tutuklanmışlar, tutuklanmaları Ergenekon’a bağlanmıştı. Nedim’le Ahmet için “gazeteci değil” denmişti, hâlâ da olmadıklarında ısrar ediliyor. “Terör”den tutuklular! Ne yapmışlar? Yazmışlar.. Haber yapmışlar.. Kitap yapmışlar.. Başka? Başkası yok! Ama iddia “terörist” oldukları yolunda. Ersanlı ve Zarakolu ne yapmış? Dağa mı çıkmışlar? Mayın mı döşemişler? Hiç değilse şimdilik böyle bir iddia yok.. Ama “misliyle intikam” çağrısı yapan Cumhurbaşkanı’nın bu çağrısının ardından yaptığı, sonradan MGK bildirgesine de giren bir çağrısı daha var: “Terör &ou..]]> Sun, 30 Oct 2011 16:09:03 +0400 Savaş mı barış mı? https://www.evrensel.net/yazi/16114/savas-mi-baris-mi https://www.evrensel.net/yazi/16114/savas-mi-baris-mi? Gazeteler sekiz sütuna savaş; bomba, kan, kin ve intikam haberleriyle dolu. TV kanallarından kan damlıyor. Yine kan ve kin. “40 öldürdük”, “50 öldürdük”, “100 öldürdük”! Açık artırma sanki. Ve sanki tavuk boğazlanıyor. Ölümlerle coşuluyor.. Silahla yatılıp kalkılıyor. Uçaklar.. Helikopterler. Yine tam savaş havası. Türkiye baştan ayağa savaşı soluyor. Bu sefer herkes emin görünüyor! Başta “intikam” çağrısı yapan, “misliyle görecekler” diyen cumhurbaşkanı ve kararlı mı kararlı başbakan.. “Bu sefer tamam” diyorlar.. “Bu sefer sonunu getireceğiz”. Hiç değilse PKK’nin iyice marijinalleştirilmesini amaçlıyor son muharebeler. “Ucu açık” bir harekat olduğu söyleniyor. Bitmeyecek yani.. Ya da “kökü kazınınca bitecek”! Son bir kez daha ayağa ..]]> Sun, 23 Oct 2011 13:14:12 +0400 Yüzde birle doksan dokuz ve “az içmek” https://www.evrensel.net/yazi/15693/yuzde-birle-doksan-dokuz-ve-az-icmek https://www.evrensel.net/yazi/15693/yuzde-birle-doksan-dokuz-ve-az-icmek? Beyefendi arkadaşlarını Kızılcahamam’da toplamış, hizaya sokuyor. Asıl talimat yağdırdığıysa halk. Biliniyor, AKP toplu taşıma araçları ve elektrikle, su ve doğalgazın ardından, en son sigaradan içkiye, yakıttan arabaya, petrole ciddi zamlar yaptı. Eleştiriliyordu. Eleştirilecekti tabii. Kızdı: “Kardeşim sigarayı içmezsin, olur biter. Alkolü biraz daha az tüketirsin olur biter.” Porsche kullanacağımıza Fiat, Volkswagen kullanmalıymışız! Zaten zamlar enflasyon oranının altındaymış! Anayasayı demokratikleştirmek üzere değiştireceğini söylüyor beyefendi. Halka değil, bireye değil, devlete vurgu varmış, düzeltecekmiş. Vatandaşlık hakkı teslim edilecekmiş. Merak ediyor insan. “Yetmez, ama evet”çi “solcular”ın türediği 12 Eylül Referandumu’yla da bir miktar demokratikleşmiştik!.. Kadına pozitif ayrımcılık girmişti Anayasa’ya da, kadına yönelik şiddet tavan yapmıştı...]]> Sun, 16 Oct 2011 10:02:39 +0400 Fransa ve İsrail’le el ele “milli cephe”de! https://www.evrensel.net/yazi/15269/fransa-ve-israille-el-ele-milli-cephede https://www.evrensel.net/yazi/15269/fransa-ve-israille-el-ele-milli-cephede? Faşist 12 Mart Darbesi öncesinde “sol darbe” yapma uğraşında olanların gençliği alet etmek üzere türettikleri bir slogan vardı. Olur olmaz her zaman ve yerde “ordu gençlik el ele, milli cephede” diye haykırılması çabasındaydılar. Ordu, örneğin H. Kıvılcımlı ağabeyimize göre, “barbarlık”tan beslenen “devrimci gelenek”e sahipti! Gençlerse zaten devrimciydiler. Yeterdi; şimdilerde, başka bir bağlamda M. Belge’nin önemsizleştirmek üzere yazıp durduğu gibi “işçi sınıfı zaten sosyalizmin olmazsa olmazı değil”di. Ordu ve gençlik el ele verip “iş”in, yani “devrim”in üstesinden gelirlerdi! Nereden nereye…Şimdi ordu yapmıyor ve ondan istenmiyor devrim yapması. Gençlikten de istenmiyor. AKP’sinin başında devrimlerden devrimlere koşan Erdoğan, bulunabileceklerin en devrimcisi! Ufak-tefek eleştireler ardına g..]]> Sun, 09 Oct 2011 10:00:15 +0400 Yeter ki “haklıyız” densin https://www.evrensel.net/yazi/14739/yeter-ki-hakliyiz-densin https://www.evrensel.net/yazi/14739/yeter-ki-hakliyiz-densin? Birkaç gündür Malatya’dayım; köyleri dolaşıyorum. İyi geliyor. Sadece eski tanıdıkları görmek değil, bilsen de yeniden yaşayıp tanık olmak iyi gelen. Tunus’u, Mısır’ı daha iyi anlıyorsun. TEKEL işçisini, ’90’ın Zonguldak işçisi, bugün hakkını arayan ya da aramayan Kürt’ü, işçiyi, memuru anlamadan edemiyorsun. Kürecikli hiç kendisine sorulmadan tepesine kurulması kararlaştırılan radara karşı. Kafasını kaldırdığında heyula gibi radarı görmeyi hak etmediğini düşünüyor. Kendisine sorulmadığını da biliyor tabii. Ve kendisine sormadan radarı kurmaya karar verenleri haksız, kendisini haklı buluyor. “Ben haklıyım” diyor. Ve işin en büyük kısmı hallolmuş oluyor. “Ben haklıyım” diye düşünmek, bunu sindirmek işin başı ve en önemli kısmı. Gerisi geliyor. Her şeyde ve her yerde, her zaman böyle bu. Haklı ya da haksı..]]> Sun, 02 Oct 2011 09:46:08 +0400 Barış mı? AKP ile mi? Haydi canım sen de!.. https://www.evrensel.net/yazi/14301/baris-mi-akp-ile-mi-haydi-canim-sen-de https://www.evrensel.net/yazi/14301/baris-mi-akp-ile-mi-haydi-canim-sen-de? Anlatılanlara bakarsanız, AKP ve tabii ki tepeden tırnağa karizma lideri Erdoğan içeride ve dışarıda barış yanlısı.. Barış için yanıp yakılıyor. Ama münafıklar, iç ve dış düşmanlar bırakmıyorlar! Hem yurt içinde hem de dışında üstüne üstüne geliyorlar Erdoğan’la AKP’sinin! Yoksa ülke ne söz.. Bölge ne söz.. Dünyaya barışı getirecek. Belli değil mi? Ülke güllük gülistanlık, kapılarımızla pencerelerimizden barış ve huzur fışkırıyormuş gibi, Allah adına, Somali ve Filistinlilerin huzuru peşinde koşturuyor. Sokmali’deki kıtlık ve Gazze ambargosu birincil sorunları arasında. Yardım için elini de uzatıyor, BM’ye de götürüyor bu iki sorunu. Mısırlıları da fazlasıyla düşünüyor tabii. Onlar Kavalalı M. Ali Paşa’dan bu yana rakip görüp Gazze’ye geçip şov yapmasına yol vermeseler de, Erdoğan onlar ve huzur..]]> Sun, 25 Sep 2011 11:38:41 +0400 Kürecik’e çağrı!.. https://www.evrensel.net/yazi/13850/kurecike-cagri https://www.evrensel.net/yazi/13850/kurecike-cagri? Yine radar. Yine Kürecik’e! Meğer Türkiye’yi atom başlıklı dahil füzelerden koruyacakmış! Meğer Kandil’e ortak operasyonu tartıştığımız İran’la dost değil de düşmanmışız! Bakmayın “füze kalkanı” anlaşmasında İran’ın adının geçirilmediğine. Batılı emperyalistler özellikle Rusya’yı hedefin kendisi olmadığına ikna etmek üzere durmadan tekrarlıyorlar ki, “hedef İran”dır. Gerçekten İran mıdır, ayrıdır. Füze kalkanı ve Kürecik’e kurulacağı açıklanan yönlendirici radarın bir hedefi İran’dır şüphesiz. İran bir bölgesel güçtür ve Amerika’yla İsrail’e boyun eğmemektedir. Ve bölgede kimi zaman üstü örtülü kimi zaman açıktan Amerikan politikalarını yürütmekte olan Türkiye’yle de rekabet halindedir. Hedefin bir ucunda İran olacaktır. Ama yalnız İran mı? Sonu&cce..]]> Sun, 18 Sep 2011 11:38:31 +0400 Masal ve gerçek https://www.evrensel.net/yazi/13443/masal-ve-gercek https://www.evrensel.net/yazi/13443/masal-ve-gercek? Hukuk. Ya da hukuksuzluğun dik alası. Hani, 12 Eylül Referandumu ile “üstünlerin hukuku”ndan “hukukun üstünlüğü”ne geçmek üzere Anayasayı değiştirmiştik.. Hani HSYK’yı “mezhebî” yapısından kurtararak “demokratikleştirmiş”tik ya… Artık üç-beş bürokrat hakim ve savcıları ve ne yapıp yapmayacaklarını belirlemeyecekti, öyle söylenmiş, öyle pazarlanmıştı. Sadece hükümet değil.. Hükümet yandaşı liberaller de. Üstelik “solculuk” yapmaktan da geri kalmayarak sürekli “demokrasi” ve “demokratikleşme” vurgusu yapmışlardı. Sloganlarını hatırlayın: “Yetmez, ama evet”! Yani aslında daha fazla “demokratikleşme”yi hak ediyorduk, Erdoğan ve AKP’sinin yol verdiği kadarı da “iyi”ydi. “Yetmez”di, ama olsundu, “evet”ti. Ne de olsa &..]]> Sun, 11 Sep 2011 10:11:04 +0400 Diklenmeden dik durunca… https://www.evrensel.net/yazi/12971/diklenmeden-dik-durunca https://www.evrensel.net/yazi/12971/diklenmeden-dik-durunca? Diklenmeden dik duruyoruz ya.. Haydi içeride şimdilik idare ediyoruz ama dışarıda? İdare ediyor göründüğümüz içeride de denizin bittiği yere geleceğimiz yakındır.. Ama ya dışarısı? Dışarıda idare ediyor gibi görünme şansı yoktur. Dış politikada adama yedirir yuttururlar. Öyle “hastane kuyruklarını kaldırdım” deyip, “Elhamdülillah Müslümanız” tafrası satıp kandırılacak kimse bulamazsınız dış ilişkilerde.. Pazarlamacılık yine de önemlidir, ama ambalajlamakla ve iyi çığırtkanlık yapmakla yutturamazsınız kimseye. Neyse, o. Belki sırtını yaslayacak “ağabey” aramakta olan bir iki ufak-tefek ülke bulursunuz. Görmemişin oğlu olmuş gibi sarılırsınız, ama ya zaten birisiniz adamıdır, size taşeronluk düşer ancak.. Ya kimsiz kimsesizdir, bir güç değildir, tam “hah, buldum” diyecek olursunuz, ya başınızı belaya sokar ya da devirirler gider. Ya ..]]> Mon, 05 Sep 2011 02:32:29 +0400 Ne hukuk ama!.. https://www.evrensel.net/yazi/12611/ne-hukuk-ama https://www.evrensel.net/yazi/12611/ne-hukuk-ama? “Demokratik laik sosyal hukuk devleti”ymişiz! “Yalandan kim ölmüş”? Yeni Anayasa’yı yaparken herhalde değiştirir de kurtuluruz bu kocaman yalandan! Yoksa tam bir tuluat: “İleri” olduğu söylenmesine karşın gel de üç kuruşluk demokrasi bul. Samanlıkta iğne aramak gibi.. Ya laiklik? Önce yalandı, şimdi kuyruklusundan. Artık “yaratılanı yaratandan ötürü seviyoruz” ve “çok hukuklu sistem”e geçtik geçeceğiz.. “Sosyal”den geriye “S”si bile kalmadı. Ne sosyal sigorta, ne sosyal güvenlik, ne de herhangi sosyal yardım.. Bu kadar yalanın içinde “hukuk”un sahici olma ihtimali var mı? Gelen gideni aratırmış derler. Neredeyse eskisini arayacağız? Hani Şemdinli Savcısını avukatlık bile yapamayacak biçimde meslekten men ederek bombayı soruşturduğuna soruşturacağına pişman eden o eskisini.. 12 Eylül’ü..]]> Sun, 28 Aug 2011 10:26:27 +0400 “Her şey halk için”… https://www.evrensel.net/yazi/12252/her-sey-halk-icin https://www.evrensel.net/yazi/12252/her-sey-halk-icin? Her şeyi halk adına olduğu kadar, ne kadar da halk için yapıyorlar. Varsa yoksa halk.. Çok seviyorlar. Baş tacı ediyor, ona hizmet için yaşıyorlar.. Ne yakınlarınınkiyle birlikte ceplerini doldurmayı düşünüyor, ne onun bunun rızkına göz dikiyorlar. Demirel ve dediği gibi, “kendilerini düşünüyorlarsa namertler!” Kuşkusuz ki “müşteri velinimetimizdir”i düstur edinen esnaf türünden, halkı “velinimet” sayıyorlar. Alın Amerikalı büyük patronlar ve temsilcileri olan ABD yönetimini, Obama ve bakanlarını.. İngiliz ve Fransız yönetimini, Cameron’u, Sarkozy’i. Halka aşıklar! Kendi halkları bir yana Suriye halkını da öyle seviyor, öylesine düşünüyorlar ki sormayın! Obama Amerikan halkına, Cameron İngiliz, Sarkozy de Fransız halkına fazlasıyla iyi davrandıkları, hiç baskı yapmadıkları ve katiyen şiddet uygulamadıklarından, ..]]> Mon, 22 Aug 2011 03:42:10 +0400 Durdurun Erdoğan’ı! https://www.evrensel.net/yazi/11805/durdurun-erdogani https://www.evrensel.net/yazi/11805/durdurun-erdogani? Bunca yakınlaşmışken.. Neredeyse elimizi uzattığımızda tutabilecek gibiyken.. Avuçlarımızın içinden kayıp gidiyor yine. Yine kaçırıyoruz barış fırsatını. Üç kuruşluk huzura hasret Türkiye bu kez de ardından yazıklanmaya başladı, başlayacak. Bir ateşkes fırsatı daha heba ediliyor. Yeniden silah seslerinin kulakları sağır eden gümbürtüsü artıyor. Eller tetiklerden çekilmiyor. Tersine… Neden? Niçin barış değil de savaş? Niye gencecik bedenler, arkalarında sevenlerini bırakarak bir bir düşüyorlar toprağa? Ve neden daha çoğunun kara toprağa girmeleri için bunca ısrar? Niçin ölüme çanak tutuluyor? Ölmeye ve öldürmeye? Neden? Kim öldürüyor? Yüzeyden aranırsa yanıtı, kolay: Gençler karşılıklı birbirlerini öldürüyorlar. Öyle ya.. Yirmili yaşlara yaklaşırken ve bu yaşlarda bir grup genç, Türkü..]]> Mon, 15 Aug 2011 03:05:06 +0400 ‘Niyetli’ misiniz? https://www.evrensel.net/yazi/11344/niyetli-misiniz https://www.evrensel.net/yazi/11344/niyetli-misiniz? Ramazan’dayız, ancak sorumuz oruç üzerine değil. Biliniyor, yönetici zevat artık ezici çoğunlukla oruç tutuyor. İnansın inanmasın, sahurda niyet ediliyor ve iftara kadar yenmiyor. Hele son emeklilik operasyonundan sonra, yönetici zevatın kararları buradan vermediği kesin olmakla birlikte, dinin ve dinselliğin gidişatın tüm fonuna asıl rengini verdiği ortada. Anayasa ve siyasi partiler yasası da içinde tüm yasalara damgasını vurmuş olan eski renk verici Kemalizm, tabii ki öyle kolay yok olup gitmeyecek, ama ideolojiler arası ligin egemenlik tahtından çoktan sökülüp atıldı. Yeni anayasa ile egemenliğin yeni biçiminin belirticisi yeni dayatıcı ideolojik çerçevemize yakında kavuşacağımız tartışmasız. Herkes bunca hevesliyken.. Tüm burjuva partiler bunca sözünü etmişken… Dinci, İslami bir çerçeve mi? Bu motifli olacağı ne denli kesinse asıl i&c..]]> Mon, 08 Aug 2011 02:13:08 +0400 Bu hamur daha çok su kaldırır! https://www.evrensel.net/yazi/10884/bu-hamur-daha-cok-su-kaldirir https://www.evrensel.net/yazi/10884/bu-hamur-daha-cok-su-kaldirir? Konu: generallerin emeklilik istekleri. Dün Çaralan’ın bıraktığı yerden söylenecek epey şey var: “Ordunun AKP’lileşmesi polis ve yargıya göre daha uzun bir zaman alacak.” AKP’nin ömrü komuta kademesini AKP’lileştirmeye yeterse tabii. İktidarın “ipi”ni kim elinde tutacaktı? Sorun buydu ve aslında bir süredir ve sınırlı bir süre için yanıtlanmıştı. “İp” Erdoğan’ın elindeydi. Arkasında Amerikan emperyalizmi, önünde onun çizdiği rotayla menzil, elinde onun politikaları, “Allah yürü ya kulum” demişti. İktisatsa iktisat, sosyalse sosyal, dışsa dış politika, Batıcı neoliberal içerikleriyle izlenmekteydi. “Nükleer kalkan olmaz”dı, “Libya’ya müdahale kabul edilemez”di, Suriye ve “Esad kardeşimiz”di, ortak bakanlar kurulu toplantılarıyla “stratejik işbirliği konseyi”ydi fal..]]> Mon, 01 Aug 2011 03:51:42 +0400 Neden sevgili Sazak, neden? https://www.evrensel.net/yazi/10477/neden-sevgili-sazak-neden https://www.evrensel.net/yazi/10477/neden-sevgili-sazak-neden? Özgür Gündem’de başlamıştık, sürdürmek zorunlu görünüyor. Gündem’de Derya Sazak’a seslenirken sadece “boykot”u ve özerklik eleştirisini dile getirdiği ilk yazısından haberdardık. Sazak peş peşe yazmayı sürdürdü ve işin acısı tüm yazıları Kürtleri, PKK’yi BDP’yi hedefe koymaktaydı. Eleştiri oklarını, “dost acı söyler” diye düşündüğünden olmalı, hep örgütlü güçleriyle Kürtlere yöneltti. Fıkra şöyle: Gece eve hırsız girmiş. Ertesi sabah ev halkı tartışıyor. Kapının kilidi sağlam değildi.. Sıcak diye pencereyi aralık bırakmıştık.. Uykumuz ne kadar da ağırmış, hiç duymamışız.. Evdekiler daha bir dizi eksiklerini sayıp dökünce, evin anası dayanamayıp, “tamam, yahu demiş, kabahat hep bizde mi yani, bu hırsızın hiç mi kabahatı yok?” Sevgili Sazak’ınki ona ..]]> Sun, 24 Jul 2011 10:07:47 +0400 30 yıllık nafile söylem: “terörle mücadele”! https://www.evrensel.net/yazi/10006/30-yillik-nafile-soylem-terorle-mucadele https://www.evrensel.net/yazi/10006/30-yillik-nafile-soylem-terorle-mucadele? 13 Türk ve 7 Kürt delikanlısının öldüğü Diyarbakır Silvan’daki son çatışma önemli, sonuçları da önemli olacak. Asıl sonucunun Kürt sorunu ve hakkaniyetli bir çözümünün eskisinden de derinlemesine tartışılması olmasından ise kaçınılamayacak. Bir askeri uzman olarak emekli albay Sarızeybek “pusu” değil, “tesadüf muharebesi” diyor. Eğer uçaktan bombalama değilse, şundan önemli ki, hükümet sanki tam da bir barış iklimini yerleştirmeye uğraşıyormuş da, “hain PKK”, “hain pusu” vb. yollarla yeniden bir “hain saldırı”nın düğmesine basmış değil. Tersine, durum şu ki, hükümet, milliyetçiliği pompalayarak oy toplamaya yönelik sayılan seçim öncesinin “ben olsaydım asardım” tutumunu sürdürerek bir türlü barışa niyet etmiyor, barışçıl bir tutum..]]> Sun, 17 Jul 2011 09:38:07 +0400 Suriye, sadece Suriye değildir! https://www.evrensel.net/yazi/9587/suriye-sadece-suriye-degildir https://www.evrensel.net/yazi/9587/suriye-sadece-suriye-degildir? Libya’ya ABD ve Fransa öncülüğünde yapılan ve Türkiye’nin üs olarak kullanıldığı NATO saldırısının nedenlerinin de sonuçlarının da Libya ile sınırlı olmayacağını söylemiştik. Bu saldırı ile emperyalistler hem Kaddafi gibi kendileri için güven vermeyen bir diktatörden kurtulmuş ve Libya’nın başta petrol olmak üzere kaynakları yağmaya sorunsuz bir şekilde açılmış olacaktı. Hem de bu müdahale üzerinden ‘özgürlük’ isteyen Arap halklarının desteklenmesi görüntüsü üzerinden bu halk hareketlerinin yedeklenmesi ve Bölge’ye müdahalenin aracı olarak kullanılmasının yolu açılacaktı. Bugün Libya fiilen ikiye bölünmüş durumda. Ülkenin petrol kaynakları NATO destekli muhaliflerin elinde. Şimdi Türkiye’nin de içinde yer aldığı ‘Libya Temas Grubu’ Kaddafi sonrasını planlıyor ..]]> Sun, 10 Jul 2011 10:08:15 +0400 “Hele bir girin”-2! https://www.evrensel.net/yazi/9579/hele-bir-girin-2 https://www.evrensel.net/yazi/9579/hele-bir-girin-2? “Hayırlı olsuna bekliyorum” buyuruyor “uzlaşma ve dengelerin adamı”! Faşist kökten ANAP’a kuruculukla, 24 yılda 6 hükümette bakanlıkla temayüz ettiği “derin” devlet adamlığı “uzlaşmacılık” sayılıyor. Devir, ambalajlama ve pazarlama devri. Nasıl pazarlanırsan.. Uzlaşmaya zorlanıyor ya, Kılıçdaroğlu da “sorunu çözmek Çiçek’in görevi” diyor. Ama ne uzlaşma! Ne “uzlaşma adamlığı”! Açıktan ilk kez gençlerin yumurtaladığı B. Kuzu ileri sürmüştü: “Yanlıştan dönsünler”. AKP’ye göre yanlıştı boykot ve yarım-boykot olan yemin etmemek. CHP ve Blok, BDP yanlış yapmışlardı. Öyle diyor, “burunlarını sürtme”ye uğraşarak “yanlış”ı herkesin gözüne sokmaya çalışıyordu AKP. Başbakan aynısını söyledi: “İnanıyorum ki, başta ana muhalefet partis..]]> Sun, 10 Jul 2011 09:59:06 +0400 “Hele bir girin”! https://www.evrensel.net/yazi/9129/hele-bir-girin https://www.evrensel.net/yazi/9129/hele-bir-girin? Emek Demokrasi Özgürlük Bloku Hatip Dicle’nin vekilliğinin iadesi ve tutuklu vekillerin serbest bırakılmasını istiyor, CHP de aynı isteği dile getiriyor ya.. Blok halk iradesi vurgusuyla seçilmiş vekillerin Meclis’e girebilmelerinin önündeki engelin kaldırılmasını savunuyor, CHP de vekillerini sahipleniyor ya.. Başta BDP olmak üzere Blok bu nedenle parlamentoyu boykot ediyor ve CHP de onunla birlikte yemin etmiyor ya.. Dakika sektirmeden “Eee, girin Meclis’e, çözümünüzü söyleyin de, düzeltilebilsin” çağrısı jet hızıyla ve en üst perdeden gündeme getirildi. Seçilmiş vekillerin Meclis’e girebilmelerinin olanaklı kılınmasına karşı çıkmak kolay değil. Kimse karşı çıkamıyor. Kürt düşmanı MHP ve halkının önder bildiği Öcalan için “ben olsam asardım” diyen Erdoğan bile açıktan karşı çıkamı..]]> Sun, 03 Jul 2011 09:39:28 +0400 Büyük düşünmek… https://www.evrensel.net/yazi/8678/buyuk-dusunmek https://www.evrensel.net/yazi/8678/buyuk-dusunmek? Bir yandan dünya.. Bir yandan Kuzey Afrika ve Ortadoğu.. Ve kuşkusuz Türkiye. Tümü ve tümünde olup bitmekte olanlar büyük düşünmeyi zorluyor. Dayatıyor. Artık hiçbir gerekçeye sığınılarak küçük düşünülemez. Havada uçuşturulan laflar, iddialar, kendi kendine gelin-güvey olmaların büyüklüğü yetmeyeceği gibi, küçük düşünmeye delalet ettikleri de tartışmasızdır. Seçimler ve sonuçları örneğin, öğretici olmuştur. Tabii ki parlamento her şey demek değildir. Siyasetin merkezi organı da değildir. Onlardan biridir sadece. Bu örneğin, halkın iradesinin çiğnenmesi karşısında bağımsızların boykotuyla görülmüştür. Alışılmış olduğu üzere ve ne olursa olsun parlamento denmemiştir. Değiştirici dönüştürücü yaklaşımın olduğu kadar, Türkiye’yi, sokakları, i..]]> Sun, 26 Jun 2011 12:11:25 +0400 Halkın kurtuluşu için… https://www.evrensel.net/yazi/8234/halkin-kurtulusu-icin https://www.evrensel.net/yazi/8234/halkin-kurtulusu-icin? “Her iki kişiden birinin oyunu aldı” deniyor. Yalnızca “demokratik ilerleme” ya da “ileri demokrasi” için AKP’ye umut bağlayan AKP’severler değil, AKP ağırlığı altında ezilmiş hissedip tutunacak doğru “dal” bulamayıp “yılan”a sarılanlar da umutsuzluk ve kendine güvensizlikle böyle diyor. “Her iki kişiden biri”.. “İkiden biri” olmasa bile, AKP’nin elli milyon seçmenin yirmi bir milyonu tarafından desteklendiği ve oy tabanını büyüttüğü açık. Hem dini kullanıyor, hem şoven milliyetçiliği. Ve toplum mühendisliğini iyi bilen yol göstericileri var. Sağlığı “dönüştürüyor” örneğin, yasa çıkarıp. Yolu her hastaneye düşenden para kesecek. Bunun için binlerce özel hastanenin önünü açmış. Ama çıkardığı yasanın uygulanmasını erteliyor. Hele s..]]> Sun, 19 Jun 2011 12:15:35 +0400 Türkiye nereye? https://www.evrensel.net/yazi/7818/turkiye-nereye https://www.evrensel.net/yazi/7818/turkiye-nereye? İlk sonuçlar, seçimin galibinin Emek Demokrasi Özgürlük Bloku olduğunu gösteriyor. Blok sadece seçimin galibi olmakla kalmıyor; artık muhalefetin asıl mihrakı da Bloktur. “İktidar” değişmiyor. AKP henüz bayır aşağı yuvarlanmaya başlamadı, durumunu idare ediyor. Henüz kandırmayı başarabiliyor. “Umut Memet’in ekmeği, ye Memet ye..” sözü geçerli hâlâ. “Büyüdük, büyüyoruz” edebiyatı, “Hedef 2023” göndermesi iş yapıyor mu, tartışılır. Önemli bir bölümü işsiz kalmış işçilerle, geri kalan emeğiyle geçinenler açısından bu “büyüme” masalının bir somutluğu yok. Emekçinin cebi delik, filesi eskisinden küçük. Büyüyenin büyük sermaye sahipleri olduğu, ama yoksulun daha da yoksullaştığı ayan bayan ortada ve buradan hayal kurulduğunu..]]> Sun, 12 Jun 2011 16:59:35 +0400 Polis devleti https://www.evrensel.net/yazi/7372/polis-devleti https://www.evrensel.net/yazi/7372/polis-devleti? Tartışması “korku imparatorluğu” diye başlamıştı, “kuruluyor” denmişti. Yanlışı şuradaydı ki, yeniden kurulmasına gerek yoktu, zaten egemen imparatorluk korku üzerine kuruluydu ve korku yaymaktaydı. Ama zaten, N. Mert de konuyu gündeme getirirken “yoktu” dememiş; AKP ve Erdoğan’la korku ve imparatorluk arasındaki ilişkiye dikkat çekmişti. Çekmişti de, sonunda “namert” olmuştu! Yoksa korku ve bu korkuyu üretmek bakımından öteden beri sağlamdık. Ortaasya’ya kadar giderdi. Devlet olmakla, devlet kurmakla ünlüydük. Devlet, zaten “sopa” demekti. Eline alan ya da elinde bulunduran, karşısındakinin, bendesinin, halkının yani, Allah yarattı demeden, sırtında dener, kafasına kafasına vururdu. Üstelik, daha davar güder ve sonradan beğenmeyip aşağılamak için “aşiret devleti” adını taktığımız Barzani’ninki türünden, başında seç..]]> Sun, 05 Jun 2011 10:23:47 +0400 Kürtlerin genel grevi: kepenk kapatma! https://www.evrensel.net/yazi/6964/kurtlerin-genel-grevi-kepenk-kapatma https://www.evrensel.net/yazi/6964/kurtlerin-genel-grevi-kepenk-kapatma? Başbakan Erdoğan, Bölge kentlerinde kapalı kepenkler ve protestolarla karşılanıyor. Oysa hatırlanacağı gibi 2007 Genel Seçimlerinde yaratılan beklenti üzerinden AKP Kürtlerin önemli bir kısmının desteğini almıştı. AKP’nin borazanlığını yapan yazar ve yorumcular da verilen bu destek üzerinden AKP’nin ülkenin her tarafında siyaset yapabilen tek parti olduğu söylemleri eşliğinde ‘AKP güzellemeleri’ yapıyorlardı. Aynı yazar ve yorumcular, bugün AKP’nin Bölge’de siyaset yapma zeminini kaybetmeye başlaması konusunda ise o yapmayı çok sevdikleri “sosyolojik tespitler”i bir tarafa bırakıp Kürt hareketine saldırıyorlar. İşi JİTEM’ci cinayet şebekelerinin en büyük mağduru olan Kürt hareketini Ergenekoncularla işbirliği yapmakla karalamaya kadar vardırıyorlar. Oysa yaşanan bütün cinayetlerin açığa çıkartılması, karanlıkların aydınlatılm..]]> Mon, 30 May 2011 09:26:13 +0400 Türkler, Kürtler ve Bölgesel Özerklik https://www.evrensel.net/yazi/6963/turkler-kurtler-ve-bolgesel-ozerklik https://www.evrensel.net/yazi/6963/turkler-kurtler-ve-bolgesel-ozerklik? Neredeyse adetten olmuş gibidir. Etnisite söz konusu olduğunda başlanır sayılmaya: Türkler, Kürtler, Lazlar, Çerkesler… Böylece Türkiye’nin renklerinin vurgulandığına inanılır. Birer zenginlik olarak etnik çeşitliliğin ortaya konduğu düşünülür. Doğrudur da, eğer ülkenin tam bir “mozaik” oluşturan etnik farklılıklarına dikkat çekilmek isteniyorsa, hiçbir yanlışlık yoktur, böyle sayılabilir. Ancak bu etnik renklilikten söz ediş, bir adım ötesine götürülürse abese varılır. Türklerle Kürtlerin geri kalanlardan ayırt ediciliğinin üstünü örten bir algılamanın unsuru olarak kullanılıyorsa, temel bir yanlışa düşülüyor demektir. Bugün Kürt sorununun kazanmış olduğu önem yok sayılıp, Kürtler Laz ya da Çerkeslerle eşitlenerek ele alınıyorlarsa, hatanın ötesine geçiliyor demekti..]]> Mon, 30 May 2011 09:25:17 +0400 Filistin’in ve Kürtlerin Leyla’sı! https://www.evrensel.net/yazi/6620/filistinin-ve-kurtlerin-leylasi https://www.evrensel.net/yazi/6620/filistinin-ve-kurtlerin-leylasi? Filistinliler ve Kürtler, emperyalist yağmadan paylarına kimliksizlik, savaş, yoksulluk ve kendi toprağında sürgün yaşamak düşen Bölge’nin iki mazlum halkı. Bu iki halk, aynı zamanda emperyalizm ve işbirlikçilerinin gerici plan ve politikalarına karşı mücadelenin iki önemli dinamiği olmayı sürdürüyor. Filistin sorunu, gerek dünya halklarının ve devrimci hareketlerinin destek ve dayanışmasını kazanmış olması ve gerekse Bölge rejimlerinin ABD ile politik çelişkileri, halkın baskısı ya da iç politika malzemesi yapmak için savunmak zorunda kaldıkları bir dava olarak devletlerin Ortadoğu politikalarında Kürt sorununa göre hep daha öncelikli bir yer tuttu. Hatta denilebilir ki, Filistin sorunu, Bölge rejimlerinin ABD emperyalizmi ile ilişkilerini belirleyen öncelikli bir konu olageldi. Bu yüzden Mısır’da ABD işbirlikçisi Mübarek rejiminin yıkılmasında..]]> Sun, 22 May 2011 16:03:05 +0400 Gayrı meşru ve meşru olan… https://www.evrensel.net/yazi/6618/gayri-mesru-ve-mesru-olan https://www.evrensel.net/yazi/6618/gayri-mesru-ve-mesru-olan? Burjuvazi karşıtlarını daima gayrı meşru ilan etmiştir. Çıkarlarına uyanı “meşru” saymış, sistemleşmiş çıkarlarını “meşru düzen” ilan etmiştir. Ama tümü meşruluğunu kanıtlamaya yetmemiştir. Entrika, dolap üstüne dolap, gangsterlik burjuvaziye karakterini veren yöntemler olmakla kalmamış, varlığını da şekillendirmiştir. Tekel, başlı başına dikte edicilik, yok sayıcılık, hatta yok edicilik, kendinden başkasını ve hakkını tanımayıcılık olarak gayrı meşruluğa temel sağlamıştır. Tekel fiyatı rekabetin gayrı meşru ilan edilmesidir; ama burjuvazinin kendi meşruluğunun da inkarı olmuştur. Ya burjuvazi meşrudur, öyleyse tekelci dayatmalar gayrı meşrudur, tekel ve tekelcilik meşru sayılamaz. Ya da tekel ve dayatmacılık meşru ilan edilmişse, rekabetiyle burjuvazinin kendisi, kapitalizm meşruluğunu yitirmiş olmaktadır. Ortadoğu’nun petrolünü tekeline alma girişimi meşru mudur? Ya da Libya’nın “ulu..]]> Sun, 22 May 2011 15:53:22 +0400 Denizler ve sol https://www.evrensel.net/yazi/5704/denizler-ve-sol https://www.evrensel.net/yazi/5704/denizler-ve-sol? Cuma günü 39. “Altı Mayıs”tı. Özelliği, sadece avukatları olmakla kalmayan, mücadelesini mücadelelerine bağlamış yoldaşları Halit Ağabeylerinin, Denizlerle, artık sonsuza kadar ve ayrılmazca bütünleşmesiydi. Denizler 20’li yaşlarını sürüyorlardı ve bu kez halkların kurtuluş “ipi”ni göğüslemek üzere hâlâ en önde koşmalarını kimse garipsemiyor. Şurasından burasından itiraz eden birkaç çatlak sesin belli belirsiz mırıltısı duyulmuyor bile. Denizlerin ve halkın ve emeğin ve özgürlüğün düşmanlarıysa seslerini bile çıkaramıyor. Ellerinde sadece istismar etmek ve “yatırlar” haline dönüştürmek için uğraşma olanağı kaldı. Oysa zamanında “terörist”in karşılığı olarak “eşkıya” demiş, “anarşist” demiş, idam sehpasına çıkararak halkın bağrından koparıp alabilecekleri..]]> Sun, 08 May 2011 10:16:16 +0400 Bürokrasinin çarkı… https://www.evrensel.net/yazi/5291/burokrasinin-carki https://www.evrensel.net/yazi/5291/burokrasinin-carki? İşte ÖSYM. İşte YSK. Bürokrasi. Birileri alınıp başlarına atanıyor ve uygulamaları kanun hükmünde oluyor. Ne denli halka, demokrasiye, hukuka karşı kararlar olursa olsun geçerliliği tartışılamıyor. Ancak yeterince güçlü eylemli tutumla uygulandığında olacakların algılanması sağlandığında kararlardan dönülmesi mümkün olabiliyor. YSK’nın veto kararında olduğu gibi. Altından kalkılamayacağı anlaşıldığında yine hukuk ve demokrasi tanınmadan “yaptım oldu” türünden karar değiştiriliyor. Ya da ÖSYM. ‘Allem kallem’ YGS sonuçları açıklandı. Göz göre göre ve “yanlışlıkla şifrelendi” denmesine rağmen! Kime karşı sorumlu bu kurumlar? Halka karşı mı? Olmadıkları kesin. Halk belirlemiyor ki bürokratları. Halk ne seçiyor, ne de değiştirebiliyor! Kim seçiyor peki? Kendi aralarında üst bürokrasi ve iktidar ipini ele geç..]]> Sun, 01 May 2011 12:03:24 +0400 Şu bürokrasi… https://www.evrensel.net/yazi/4840/su-burokrasi https://www.evrensel.net/yazi/4840/su-burokrasi? Sınav skandalının sarsıntıları durmadı. Parmaklarını halkın, ille de gençlerin gözlerine batıra batıra geleceklerini garanti altına almaya bakmaktaydılar. Müsteşarlar, müşavirler, yeni ÖSYM ve YÖK başkanları, TÜBİTAK’a, Merkez Bankası’na, YSK’ya, Yargıtay’a, Anayasa Mahkemesi’ne yüksek bürokratlar gerekti. En iyileri hazırlanmalı, kazasız-belasız ilerlemeleri sağlanmalıydı. KPSS’ydi, YGS’ydi ne varsa kullanılmalı, “Türkiye’nin geleceği” kurtarılmalıydı. Türkiye demek onlar demekti! ÖSYM’nin imamı, kendisi de hileli biçimde gelmişti. Düpedüz çalıntı bir tercüme tez yayınlamış, soruşturma konusu olunca bir özür yazısıyla idare edilmişti. Geçen yılsa İTÜ’de doktora sınavlarında hile tespit edilmiş, rektörlük sınavları iptal etmiş, kazanamayanları kazandıran imama dur demişti. Durdurulmuştu da ne ..]]> Sun, 24 Apr 2011 11:43:57 +0400 Ha gayret! Ayaklandıracaksınız… https://www.evrensel.net/yazi/4329/ha-gayret-ayaklandiracaksiniz https://www.evrensel.net/yazi/4329/ha-gayret-ayaklandiracaksiniz? ÖSYM “imamı”, bilimin “B”sinden anlamadığı belli olan bir bilim adamı! Öyle görünüyor. Konusuna müthiş hakim olduğu anlaşılıyor. Her ağzını açtığında olay oluyor. Adam sanki olay çıkarsın diye “yaratılmış”! KPSS hilesi ortaya çıkalı fazla olmamıştı. “Şifre” denen kopya işi çıktı. “Yok” dendi önce. Görüldü ki, var. Öğrencilere gönderilen “mektup”ta itiraf edildi. “Var, ama soru kitapçığı sınavdan sonra yayınlandı” dendi. Hemen anlaşıldı ki, kitapçık sınavdan üç gün önce hazırlanmıştı. Ve üstelik her öğrenci için ayrı kitapçık vardı. Açık değil mi? Nasıl da kızlar 8-10 okulda “haremlik” olarak sınava sokulmuşlardı? Ayarlanabilmişti değil mi? Bu ayarlanmıştı ve kitapçık üç gün önceden hazırlanmıştı da, herkese ..]]> Sun, 17 Apr 2011 10:20:07 +0400 İtaat ve itaatsizlik sorunu https://www.evrensel.net/yazi/3823/itaat-ve-itaatsizlik-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/3823/itaat-ve-itaatsizlik-sorunu? Demokratik Kürt hareketi, baktı olmuyor, Kürt halkının ana kitlesine mal ederek “sivil itaatsizlik”in yolunu açtı. Türkiye’de bir itaatsizlik sorunu oluştu. Yoksa itaat ederdik. “Biat toplumu” olmak dayatılmıştı halka. Halife-padişaha bendelikle Osmanlıyı saymayalım. Önce aile içinde.. Baba-koca sözünün dayağa bağlanmış ululuğu.. Sonra okul ya da Kur’an kursu ve medrese.. Tokatlı, cetvel vurmalı, falakalı öğretmen-hoca ve müdür-molla sözünün üstünlüğü.. Ardından kışlada biat.. Kim dayak yemeden bitirmiştir ki? Hangi emir demiri kesmemiştir ki? Yaşam boyu şeyhe müritlik.. Allah korkusu.. Devlet dairesinde “Bekçi Murtaza”lıkla birleşen amire kölelik.. Ve modern kölelik olarak patron karşısında boynun kıldan inceliği.. Öğretmenlerin milli eğitim karşısında ya da koca koca paşaların bir üst rütbelisi ve he..]]> Sun, 10 Apr 2011 11:21:06 +0400 Zekeriya Öz ve Özel Yetkililik… https://www.evrensel.net/yazi/3374/zekeriya-oz-ve-ozel-yetkililik https://www.evrensel.net/yazi/3374/zekeriya-oz-ve-ozel-yetkililik? Sonunda geri adım atıldı. Dayanılamadı. Tutulan mevzi fazlasıyla “ileri”ydi; savunulamadı. Gördünüz mü sevgili Öz’ünüzü almadan edemediniz! Ama kamufle edilmeye çalışıldı. Nasıl Mübarek “yük” haline gelince, Mübareksiz devam etme yolu tutulduysa, Öz’süz devam kararı alındı. Öz artık “yük”tü çünkü! Çok ileri gitmişti. “İleri demokrasi”nin militan bir avangardı olarak, üstlendikleri fazla “ileri”ydi. Tabii ki ilerici değildi; “ileri demokrasi” kapsamındaki “ileri” adımlarını geriye doğru atmıştı. Kitap toplatmak neydi? Hele basılmamışını? Basın özgürlüğünün neresine sığmıştı? Bal gibi suçtu burjuva hukukuna göre. Bal gibi gericilikti! Kimsenin kitap yazmasına, düşüncelerini açıklayıp yaymasına karışılamaz, terör sayılam..]]> Sun, 03 Apr 2011 10:48:20 +0400 Seçimler ve yaklaşımlar… https://www.evrensel.net/yazi/1922/secimler-ve-yaklasimlar https://www.evrensel.net/yazi/1922/secimler-ve-yaklasimlar? Takvim çalışıyor, seçim süreci başladı. Önce devlet memurları ve sendikacılar falan görevlerinden istifa ettiler. Zekeriya Öz dışında neredeyse herkes siyasete atılmaya karar verdi. Hakim ve savcılar patır patır döküldüler. Hani hiç siyasal bir iş yapmıyorlardı ya, şimdi atılacaklar siyasete! Önceden? Ceplerinde duruyordu! Salim Uslu, işçilerin ünlü “önderi”, sıkı “savunucusu”, işçi düşmanı paketlerin destekçisi, AKP’den aday olmak üzere istifa etti. Önceden hiç AKP’li olduğu belli olmuyordu doğrusu! Hiç uğraşmazdı siyasetle! Süleyman Çelebi farklı mı? CHP’den aday olacağını açıkladı. Eh hiç işçi olmayacak olsa bile bir-iki sendikacı adayı olsun bari CHP’nin! Hakimler şunlar bunlar, ama tümü “üst tabaka”dan olanlar doluştular onun da kapısına. Ama zat..]]> Sun, 13 Mar 2011 12:07:59 +0300 Ya kime keseceğiz faturayı? https://www.evrensel.net/yazi/1511/ya-kime-kesecegiz-faturayi https://www.evrensel.net/yazi/1511/ya-kime-kesecegiz-faturayi? Beyefendi diyor ki, “hiç kimse yargının tasarruflarından dolayı bize fatura kesmeye, bize çamur atmaya, bizi hedef tahtasına yerleştirmeye kalkışmasın. Biz savcı da değiliz, hakim de değiliz.” Neden söylüyor bunu? Çünkü gazeteci Nedim Şener’le Ahmet Şık gözaltına alınıyorlar. Ne yapmışlar? Gazetecilik. Başka? Kitap yazmışlar. Yani araştırmacı ve yazarlar. İkisi de, beyefendi ve arkadaşlarının beğenmedikleri türden yazılar yazanlardan. Şener, Hrant cinayetini araştırmıştı örneğin. “Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları” kitabını yazmış, polis içinde yuvalanmış Fethullahçıları ve Dink olayındaki rollerini deşifre etmişti. Arı kovanına çomak sokmuştu kısacası. “Ergenekon Belgelerinde Fethullah Gülen ve Cemaat” de bir diğer kitabıydı. Dik duruşuyla “Dünya Basın Özgürlük Kahramanı” ödülü almıştı. İşin ilginciyse, Fethu..]]> Sun, 06 Mar 2011 12:34:38 +0300 Güney’de yeni bir döneme doğru https://www.evrensel.net/yazi/1019/guneyde-yeni-bir-doneme-dogru https://www.evrensel.net/yazi/1019/guneyde-yeni-bir-doneme-dogru? Tunus ve Mısır’da diktatörlerinin devrilmesiyle başlayıp bütün Arap ülkelerine yayılan halk isyanları, Irak Kürdistan Federe Bölgesi’ne de sıçradı. 17 Şubat’ta Kürdistan Bölgesi’nin en önemli kentlerinden Süleymaniye’de başlayan halk eylemleri, Bölge’nin diğer kentlerine de yayıldı. Bölgesel Yönetimin göstericilere karşı silah kullandığı ve ölümlerin yaşandığı gösteriler nedeniyle Kürdistan bölgesindeki tüm üniversiteler de tatil edildi. Yapılan eylemlerin hedefinde Kürdistan Federe Yönetimini oluşturan KDP (Kürdistan Demokrat Partisi) ve KYB (Kürdistan Yurtseverler Birliği) içindeki yönetici zümrenin yolsuzlukları yer alırken halkın artan yoksulluğa karşı insanca yaşam ve demokrasi talepleri öne çıkıyor. Önceleri Goran (Değişim) Hareketi’nin başını çektiği gösteril..]]> Mon, 28 Feb 2011 04:03:38 +0300 “Mahallemiz”de devrimler ve mahalleliler https://www.evrensel.net/yazi/1018/mahallemizde-devrimler-ve-mahalleliler https://www.evrensel.net/yazi/1018/mahallemizde-devrimler-ve-mahalleliler? IMF Ortadoğu Direktörü “bizim mahalle”nin devrimlerinden ders almak gerektiğini, “hükümetlerin çıkarması gereken derslerden birinin sürdürülebilir büyüme ve yoksul hanelere daha iyi planlanmış yardım” olduğunu söylüyor. Suudiler örneğin, çoktandır sağa-sola epey para dağıtıyor. IMF adına konuşanlar bile, adını “ayaklanma” diye takıyorlar. Ne olduğunun farkındalar. Katiyen Dünya Bankası ile kendilerin ve Amerikalı emperyalistlerin işi olmadığı biliyorlar, Tunus’ta ve Mısır’da olup bitenlerin. Daha süreceği anlaşılıyor ve kuşkusuz hiçbir ülke birbirinin kopyası değil ve halk ayaklanmaları da kendi yollarını izliyorlar. Ama şurası kesin ki, Arap ülkelerinde halklar, milyonlarla ayağa kalktılar ve yumruklarını vurdular tarihin “masası”na. Diktatörlerini devirdiler, deviriyorlar. Neden hala bu “mahalle”nin bi..]]> Mon, 28 Feb 2011 04:02:41 +0300 Bin Ali’yle Mübarek sonrası… https://www.evrensel.net/yazi/159/bin-aliyle-mubarek-sonrasi https://www.evrensel.net/yazi/159/bin-aliyle-mubarek-sonrasi? Tunus ve Mısır, Türkiye bakımından, yalnızca bir dış politika meselesi olmanın ötesinde, çoktan iç politika meselesi haline geldiler. Hem emekçiler ve devrimciler hem de sermaye ve gericiler bakımından. Tunus pek tartışılmadı. Daha “kaotik”ti. Komünistler, devrimciler daha etkindi, ne olur ne olmazdı. Üstelik Mısır bölgede daha gelişkin bir ülke, daha etkin güçtü de. Ayaklanmanın sürmesi ve Bin Ali kaçmışken Mübarek’in direnmesi de Mısır üzerinde durulmasını getirdi. Tartışıldı: Mısır kimi model alacak, hangi örneği izleyecekti? Türkiye’yi mi İran’ı mı? O, işsizlik ve yoksullukla nefes alınmaz özgürlük yokluğuna karşı ayaklananlar, örneğin Turgay Ciner’in Afşin-Elbistan kömür ocaklarında boğaz tokluğuna, üstelik göz göre göre ölümüne çalıştırılmayı mı örnek almalıydılar? Ya d..]]> Thu, 17 Feb 2011 04:11:09 +0300