Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Usta'nın unutulan hikayesi: Erdoğan babasının ayakkabısını öperdi https://www.evrensel.net/yazi/67322/ustanin-unutulan-hikayesi-erdogan-babasinin-ayakkabisini-operdi https://www.evrensel.net/yazi/67322/ustanin-unutulan-hikayesi-erdogan-babasinin-ayakkabisini-operdi? Memleketteki gazetecilik performansı bu aralar beni cidden kaygılandırıyor... Mesela geçen hafta ‘Usta’nın Hikâyesi’ adında bir şey yayınlandı Beyaz TV’de. Sırtını koltuğa yaslayamayan, ‘Sayın Başbakanımız’ diye konuşan, lise müsameresinden fırlamış sunucuları; içi boş röportajları ve sıkıcılığıyla bir televizyon garabetiydi. Amma ve lakin takıldığım performans bu değil, ortadaki bariz medyalama çabasından tiksinenlerin kolaycılığı oldu. Klavye başına geçildi, ‘Usta’nın gerçek hikâyesi’ tadında yazılar, tvitler, haberler yazıldı. Hemen hepsinde Erdoğan’ın hızlı yükselişinden veya ülkenin ‘getirildiği’ durumdan dem vuruldu. Halbuki Başbakan’ın niye böyle bir insan olduğuna dair çok önemli çalışmalar var elimizde. Fehmi Çalmuk ve Ruşen Çakır’ın ‘Recep Tayyip Erdoğan’ kitabında, Usta’..]]> Mon, 09 Sep 2013 10:52:50 +0400 Her şey yolunda https://www.evrensel.net/yazi/62597/her-sey-yolunda https://www.evrensel.net/yazi/62597/her-sey-yolunda? Sakin bir görünüş altında her şey değişiyor. Her sınıf içinde her şey değişiyor…” 1972 yapımı Tout va bien (Her şey yolunda) filminde yönetmenler Godard ve Gorin, karakterlerine sadece bunu söyletmekle kalmaz bir de şu soruyu sordurur: Her şeyi değiştirmeye nereden başlarsın? Yanıt nettir: Her yerden. * * * Son zamanlarda, Gezi direnişi sanki Türkiye’yi sarsan o yirmi günden ibaretmiş gibi bir algı üretiliyor. Halbuki şu an, bu sakin görünüş altında her şey değişmeye devam ediyor. Hafızası kuvvetli olanlar belki hatırlar, bir önceki yazıda (#HerSeyYenidenBasliyor) Gezi’nin sosyal ve politik etkileri üzerinde dolaşmıştık. Bugün de biraz medyaya bakalım. Hemen herkes, Gezi direnişinin medyada bir şeyleri kökten değiştireceğinde hemfikir. Peki ne olacak, işte bunu sorunca görüş ayrılıkları başlıyor. Kimisine göre AK Parti güdümündeki tek sesli medya d&u..]]> Sun, 21 Jul 2013 15:48:40 +0400 #HerSeyYenidenBasliyor https://www.evrensel.net/yazi/59561/herseyyenidenbasliyor https://www.evrensel.net/yazi/59561/herseyyenidenbasliyor? Öncelikle küçük bir not: Bu yazıyı Pazar sabahı yazdığım için Gezi direnişinin şu an vardığı noktayı bilmiyorum. Belki bilmemem daha iyi. Çünkü bana göre direniş, zaten kazanmıştı. Hatta kamuoyu nezdinde haklıyken haksız duruma düşme riski vardı. Ve açıkçası, Gezi Parkı nöbetini bitirmenin iyi bir taktik olabileceğini düşünüyordum. Ama cumartesi akşamı her şey değişti, her şey yeniden başladı. Başbakan ısrar edince “dik duruyor”, yurttaşlar ısrar edince “provokasyon” diyenlerin ağzı kapandı. On yıldır askeri kışlasına göndermekle övünenler İstanbulluların üzerine jandarmayla yürüyünce, sivilleşme türküsü söyleyenlerin ağzı açık kaldı. Daha da önemlisi, Türkiye halkı kendine güvenini yeniden kazandı. Polisin kendisini böcek gibi ezemeyeceğini, devletin kendisine it muamelesi yapamayacağını anl..]]> Sun, 16 Jun 2013 12:10:41 +0400 Her şey yeniden başlarken https://www.evrensel.net/yazi/52449/her-sey-yeniden-baslarken https://www.evrensel.net/yazi/52449/her-sey-yeniden-baslarken? Türkiye’nin en güçlü iki siyasetçisi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın vardığı ve bizim henüz detaylarına vâkıf olmadığımız uzlaşmayı konuşuyor herkes. Anlamaya çalışıyor. Ezberler bozulmuş durumda. Zira yıllardan beri tekrarlanagelinen “Kürt sorunu demokrasi sorunudur” paradigması felce uğradı. “Demokratikleşme Kürt sorununu çözecek, bu engel ortadan kalkınca daha da demokratikleşeceğiz diyenler” bu günlerde hiç ortalıkta yok. Meselenin Türkiye ulus-devletini aşan doğası, Ortadoğu’daki yeni denklem ve Öcalan’ın strateji değişikliği pekâlâ farklı bir çözüme kapı aralıyor. Bu çözümün bir tarafında Kürtlerin talepleri, bir tarafında Başbakan Erdoğan’ın istekleri var kuşkusuz. Bu iki kefenin nasıl dengeleneceği ise şu an belirsiz… Bazıları barışın be..]]> Sun, 24 Mar 2013 13:01:56 +0400 Bu da bilgi diyeti https://www.evrensel.net/yazi/49266/bu-da-bilgi-diyeti https://www.evrensel.net/yazi/49266/bu-da-bilgi-diyeti? Fastfood zincirleri ve sundukları yağlı, tuzlu, şekerli gıdalar beslemiyor ama şişmanlatıyor. Bunu bilmeyen yoktur herhalde. Yine de pek çok insan bu ürünleri tüketme yönünde ciddi bir istek duyuyor. Üstelik her geçen gün bu gıdaların daha fazla çeşidiyle karşılaşıyoruz. Geçelim medyaya: Dört bir yandan gelen ve bakmadan duramadığımız bilgiler, “aslında ne olduğunu” anlamamızı sağlamıyor. Bize entelektüel bir bakış kazandırmıyor. Zihnimizi berraklaştırmıyor. Ama yine de ekranları kapatmayı, kafamızı çevirmeyi göze alamıyoruz. “İlk bilen” biz olmak istiyoruz. Acaba bir zararı var mıdır bunun da? Clay Johnson adlı zat-ı muhterem, Bilgi Diyeti (The Information Diet) kitabında, besin tüketimi ile bilgi tüketimi arasındaki benzerliklere dikkat çekip, bunu araştırma sonuçlarıyla destekliyor. O’na göre, abur cubur yemek nasıl obezleştiriyorsa, abur c..]]> Tue, 26 Feb 2013 10:33:36 +0400 Ölünüz çürüyebilsin istemez misiniz? https://www.evrensel.net/yazi/48075/olunuz-curuyebilsin-istemez-misiniz https://www.evrensel.net/yazi/48075/olunuz-curuyebilsin-istemez-misiniz? Türkiye’de adeta bir yemek Rönesans’ı yaşanıyor farkında mısınız? Uluslararası başarılar kazanan şeflerden, dünya standartlarındaki mekânlardan, artan hizmet kalitesinden bahsetmiyorum yalnızca. Beni asıl etkileyen zihinlerdeki değişim. Artık herkes ne yediğine, nasıl yediğine özen gösteriyor mesela. Köylü pazarları ve organik pazarlar kalabalıklaşıyor. Marketlerdeki organik ürün reyonları gitgide genişliyor. Aldığı ürürünün arkasındaki açıklamaları dikkatle okuyanları görüyoruz her yerde. Kimse eskinin sağlıksız ürünlerini kolay kolay tüketmiyor. Katkı, koruyucu, aspartam, gluten, nişasta bazlı şeker, GDO, antibiyotik gibi kelimeler hayatımıza girdiği gibi çıkıyor. “Yaparım bir hazır çorba, içerim” diyenler yok mu peki hâlâ? Ebette var. Bir eğilimden bahsediyorum ben. Aile kasabına, şarküterisine, ürünü k&o..]]> Sun, 03 Feb 2013 09:59:47 +0400 Kime sınav? https://www.evrensel.net/yazi/46872/kime-sinav https://www.evrensel.net/yazi/46872/kime-sinav? Samimiyet sınavı… Sağduyu testi… Üç PKK’li kadın siyasetçinin Diyarbakır’da yapılan cenaze töreni öncesi gazeteler, televizyonlar bu laflarla doldu. İkinci bir Habur olayı yaşanmamalıymış, provokasyonlara gelinmemeliymiş, Türklerin hassasiyeti gözetilmeliymiş vs.vs… Bayağı da yaygınlık kazandı bu yaklaşım. Biri de çıkıp “Birinci Habur olayı neydi ki, ikincisinden korkuyoruz” diye sormadı. Hakikaten neydi Habur olayı? Ne tahrik etmişti hassas Türk vatandaşları da bahar havası birden kışa dönmüştü? Sarı, yeşil ve kırmızı renklerinin yan yana gelmesi mi? Karşılamanın kalabalık olması mı? PKK’lilere sevgi-saygı gösterilmesi mi? E, bu saydıklarımızın tamamı geçen haftaki cenaze töreninde de vardı. Niye Habur barış sürecine sabotaj da, Diyarbakır sorunun çözümünde tarihi dönemeç? Demek ki mesele konjonktürel. Demek ..]]> Sun, 20 Jan 2013 12:40:19 +0400 Memlekete hoş geldiniz https://www.evrensel.net/yazi/46289/memlekete-hos-geldiniz https://www.evrensel.net/yazi/46289/memlekete-hos-geldiniz? 15 Şubat 1999 gecesi. PKK Lideri Abdullah Öcalan, Kenya’dan Türkiye’ye getiriliyor. Cavit Çağlar’ın özel uçağında, karşısında Bordo Bereliler var… -Abdullah Öcalan, memlekete hoş geldin. -Sağol. -Nasılsın, sağlık durumun nasıl? -İyi. (…) -Sen şimdi bizim misafirimizsin. Şimdi sana bir şeyler sormak istiyorum. Rahat ol. Kendini öyle sıkıntıya sokma. -Ben ülkemi severim. Annem de Türk’tü. Eğer bir hizmet gerekirse yaparız. Onun dışında bana bir şey sormayın. (…) -Bak şimdi kayıt yapıyoruz... -Kaydedin, yayınlayın. (…) Ben gerçekten söylüyorum. Türkiye ve Türk halkını seviyorum. Onlar için hizmet edeceğime inanıyorum. Fırsat verilirse yaparım. -Fırsat veririz de istediklerin ne? Ne istiyorsun mesela? (…) -Bir fırsat verilirse, bir hizmet imkânım varsa ki inanıyorum vardır, hizmet yapabilirim. 14 yıl önce Öcalan böyle diyor..]]> Sun, 13 Jan 2013 10:20:26 +0400 Jandarma biz gelecekten geldik https://www.evrensel.net/yazi/45040/jandarma-biz-gelecekten-geldik https://www.evrensel.net/yazi/45040/jandarma-biz-gelecekten-geldik? Bizim pamuk sakallı, nur yüzlü Marx Hoca, içinde yaşadığımız şu yılları ‘İnsanlığın tarih öncesi’ olarak tanımlıyor. Bize de ‘ilkel’ demiş oluyor bu durumda. Neee, bize mi? Evet hepimize. ‘Komünizme kadar ki yıllar beyhude, insanlığın asıl tarihi ondan sonra başlayacak’ diyor. Komünistlerin gelecekten gelmiş insanlar olduğu sonucuna varmak da mümkün buradan. Sevgili dostum Murat Şermet böyle düşünüyor. Ona göre komünistler geleceğin bilinç düzeyinden, ilişki biçimlerinden, yaşama kültüründen günümüzün ilkelliğine ışınlanmış öncüler. Tam da bu nedenle sık sık, ‘Bir komünist nasıl sigara içer yaa!’ diye şaşırıp söyleniyor… Nasıl yaşadığımız, nasıl yaşamak istediğimiz ve o istediğimiz hayat için neler yaptığımız, yeni bir yıla girip insanlığın gerçek tarihine (belki mil..]]> Sun, 30 Dec 2012 09:33:11 +0400 Bizi güzel havalar ihya etmeyecek https://www.evrensel.net/yazi/44445/bizi-guzel-havalar-ihya-etmeyecek https://www.evrensel.net/yazi/44445/bizi-guzel-havalar-ihya-etmeyecek? Geçen sabah bembeyaz bir kente uyandım ve işe giderken her gün önünden geçtiğim mendilci teyzenin gerçekten muhtaç olduğunu anladım. Böyledir bu işler, eğer yeterli hayat tecrüben yoksa bu turnusol anları ancak bir şeyler gösterir sana. Hava sıfır derece, yerler karlı iken, profesyonel dilenci görmezsiniz mesela etrafta. Gerçekten muhtaç olan sokaktadır, sokakta kalmıştır… Yürüdüm, devam ettim yola. Kartopu oynayan çocuklar gördüm. Ertesi gün okullar tatil edilecek, ne güzel, doya doya oynayacaklar karla. Bu düşüncelerden kalan tebessüm de uzun sürmedi. Çocukları hasta olmasın diye kollarından tutup eve sürükleyen anne babalar geldi gözümün önüne. Bu ülkede hasta olmak nereden baksan çok para. Ya da kıyafeti-ayakkabısı yeterli olmadığı için evde kalan, varsa pencereden bakan &ccedi..]]> Sun, 23 Dec 2012 10:24:25 +0400 Medyaya kızma medya ol, böyle çok daha güzelsin https://www.evrensel.net/yazi/43845/medyaya-kizma-medya-ol-boyle-cok-daha-guzelsin https://www.evrensel.net/yazi/43845/medyaya-kizma-medya-ol-boyle-cok-daha-guzelsin? Manzarayı siz de görüyorsunuz, iyi gazeteciler için iki yakın ihtimal var; işsizlik ve hapis. Kalanlarsa her gün içlerine sinmeyen işler yapıp, hayatlarını idame ettirmeye çalışıyor. Altına imza atılmayacak işler, öyle yazılmak zorunda olunduğu için öyle olan işler. Ve bununla beraber bir de daimi kovulma korkusu, sendikasızlık ve mobbing var tabii. Aslına bakarsanız, holding medyasında gazetecilere gerçek anlamda gazetecilik yapmamaları için para veriliyor bile denebilir. Kurcalama, sorgulama, tehlikeli alanlarda dolaşma. Konulan sınırlar içinde istediğin kadar takıl. Kurallara uyarsan, yeni bir ekonomik krize kadar geçinip gidebilirsin bile! Diyeceğim, oralarda gazeteciliğin sınırları iyiden iyiye daraldı. Birçok sektörde yatırımları olan sermaye grupları siyasi iktidardan duydukları derin korku nedeniyle kuyruklarını kıstırdı. Henüz yüzde 50 oy almamışken bile Uzan grubunu bitirmi..]]> Sun, 16 Dec 2012 11:28:48 +0400 Devrim televizyondan yayınlanmayabilir https://www.evrensel.net/yazi/41837/devrim-televizyondan-yayinlanmayabilir https://www.evrensel.net/yazi/41837/devrim-televizyondan-yayinlanmayabilir? Devrim televizyondan yayınlanmayabilir. Ama internetten canlı yayınlanacağına eminim. Devrimin bir parçası olacaksanız siz de emin olun, çünkü elimizdeki akıllı telefonlar, tabletler ya da dizüstü bilgisayarlar facebook'a girebildiği gibi naklen yayın da yapabiliyor. En ücra köşedeki bir eylem, bir direniş, bir fabrika işgali ya da polis saldırısı cep telefonu kamerasıyla tüm dünyaya canlı olarak iletilebilir ve iletiliyor. Wall Street, Madrid, Atina, Boğaziçi Starbucks işgalleri, kürtaj yasağına karşı farklı illerdeki protestolar, THY direnişi ve son bir aydaki çeşitli açlık grevi eylemlerinde sayısız canlı yayın yapıldı. Hem de bahsettiğimiz bu cihazlarla. Çoğunun kaydı internette duruyor, dileyen görebilir. (livestream.com/revoltistanbul kanalı iyi bir örnek) Üstelik tek bir kişiye, cihaza, açıya da mahkûm değiliz. Her birimiz artık sahadaki bağımsız habercileriz. 3, 4..]]> Sun, 25 Nov 2012 11:02:29 +0400 Silkele başgan düşüyorlar! https://www.evrensel.net/yazi/40558/silkele-basgan-dusuyorlar https://www.evrensel.net/yazi/40558/silkele-basgan-dusuyorlar? Geçen haftaki YÖK protestoları vesilesiyle fark ettim, üniversitelilerin belleğinde AK Parti öncesi yok… Düşünsenize, 3 Kasım 2002'den beri aynı kadrolar yönetiyor ülkeyi. Dile kolay, 10 yıl… 18-19 yaşındaki bir üniversitelinin oturup haber izlediği, gazete okuduğu zamanın tümü. Sanki hiç bitmeyecek gibi. Önce Erdoğan vardı, hep Erdoğan olacak. Ezelden ebede… Hâlbuki bu yalancı bahar bir gün bitecek. Üstelik yakın bir gelecekte. Neticede, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a seçmenin gözü önünde posta koyan bir Erdoğan var artık. Ve tabii "Erdoğan'a biat etmem" diyen bir Arınç'la, hükümetin icraatından duyduğu rahatsızlıkları her fırsatta hissettiren bir Gül… "Tayyip Erdoğan, maşallah, Zaloğlu Rüstem gibi. Elinde koca bir pala, ya Allah bismillah deyu, durmadan..]]> Sun, 11 Nov 2012 11:57:53 +0400 Havan kime 20 gazete? https://www.evrensel.net/yazi/39296/havan-kime-20-gazete https://www.evrensel.net/yazi/39296/havan-kime-20-gazete? Belki gözünüze ilişmiştir, anaakım medyadan 20 gazete, internet haber sitelerine savaş ilan etti. "Gazetelerin içeriği sadece gazetelerindir" başlıklı bir bildiri yayınlayan bu büyük sermaye gazeteleri, internet sitelerini "korsan gazetecilik" yapmakla, "emek hırsızlığı"yla suçladı. Tam olarak şöyle dediler: Ürettiğimiz ve bütün hakları bize ait olan; haber, yorum, köşe yazısı, fotoğraf, karikatür, grafik, çizgi ve sayfa dizaynı gibi materyallerin hiçbir şekil ve hacimde kullanılmasına izin vermeyeceğiz... Ne yalan söyleyeyim, ziyadesiyle acıklı geldi bana bu çıkış. Her şeyden önce, kaynak göstererek alıntılama hırsızlık falan değildir. Zaten haber dediğimiz şey de, yayımlandıktan sonra artık kamu malıdır. Kaldı ki, insanlar günümüzde gazeteleri haber için almıyor. Dün internette okuduğum, televizyonda izlediğim ve zaten..]]> Mon, 29 Oct 2012 09:10:33 +0400 Ayinesi klavyedir kişinin… https://www.evrensel.net/yazi/38774/ayinesi-klavyedir-kisinin https://www.evrensel.net/yazi/38774/ayinesi-klavyedir-kisinin? Deneme. Deneme, bir- ki-üç… Nasıl yazıyorduk? Öhöm! Efendim yedi aylık bir aradan sonra, yine yeni yeniden huzurlarınızdayım. Beni özlediniz mi bilmiyorum ama ben sizi çok özledim. Öyle ki, yazı günüm teslimata 21 saat kala haber verildiği halde hiç yüksünmedim, hemen geçtim klavyenin başına… Tabii bir ‘ne yazacağım sendromu’ hâsıl olmadı değil. Ne yazacağım, ne yazacağım diye klavye başında eşinirken, bizatihi klavyenin kendisini yazmaya karar verdim. (Dâhice değil mi?) Kolaycılıktan değil, vallahi ‘takık’ olduğum bir mesele bu. Zira ben böylesine bir bilgi kirliliğini, böyle alabildiğine cehaleti ve umursamazlığı başka bir konuda görmedim. Evet, gündemimiz Q klavye saçmalığı… Aslında benden genç olanların böyle bir gündemi yok, benden yaşlı olanlar içinse eskimiş bir tartışma bu. Olsun, yine de bir d..]]> Sun, 21 Oct 2012 15:49:09 +0400 Başbakan’ı nasıl bilirsiniz? https://www.evrensel.net/yazi/24813/basbakani-nasil-bilirsiniz https://www.evrensel.net/yazi/24813/basbakani-nasil-bilirsiniz? İki senelik ömrünün kaldığı yazıldı diye esip gürledi Başbakan. Üstüne bir de gazetecilik dersi vermeye kalktı... Yerinde olsam gazeteciler üzerindeki baskıları kaldırır ve ülkenin önemli sorunlarını çözmüş bir başbakan olarak anılmayı dilerdim… Kürt sorununun çözümü konusunda kimileri umutsuz. Bilakis, son derece umutlu olmalıyız bence. Türkiye’nin batısındaki insanların Kürtlerin siyasi statüye kavuşmasına razı olmayacağını iddia ediyorlar. Gerçekten öyle mi olacak acaba? MİT-PKK görüşmelerini ele alalım. Ne oldu o görüşmelerde? Devlet PKK ile masaya oturdu. Müzakere yürüttü. Yıllar boyu “Devlet teröristle pazarlık yapmaz” diye propaganda yapılıyordu. Hatta MHP lideri Bahçeli böyle görüşmeler yapıldığını dile getirdiğinde, Başbakan Erdoğan “İspatlayamayan şerefsizdir&rdqu..]]> Mon, 12 Mar 2012 05:24:00 +0400 Ekim Devrimi’nde telgraftı bugün internet https://www.evrensel.net/yazi/22973/ekim-devriminde-telgrafti-bugun-internet https://www.evrensel.net/yazi/22973/ekim-devriminde-telgrafti-bugun-internet? Dijital aktivizm, yurttaş gazeteciliği, gayrimerkezileşme... Şimdilik bazılarımıza uzaydan gelmiş gibi görünen bu kavramlar, aslında hayatımıza çoktan girdi bile. Arap Baharı’nın ilk günlerinde bir daha çıkmamak üzere kamuoyu gündemine yerleşen bu kavramlar, Wall Street’i işgal et eylemlerinde de en çok kullanılan sözcüklerdendi. Peki, dünyanın önemli bir bölümü, müthiş bir altüst oluş yaşarken Türkiye’de tartışmalar ‘Tunus’ta, Mısır’da devrimi facebook yapmadı’ düzeyinde mi kalacak? Mümkün değil. Eskilerin tabiriyle, eşyanın doğasına aykırı. Bu yüzden bu hafta ufuk açıcı olacağına inandığım bir sunumu buradan paylaşmak istiyorum. Özgür Uçkan, Cumartesi günü Bilgi Üniversitesi’nde dijital aktivizm ve yurttaş medyası üzerine bir sunum yaptı. Erkan Saka, Ezgi Köksal, Simge Seze..]]> Sun, 12 Feb 2012 09:32:02 +0400 Hakara makara, hakuna matata... https://www.evrensel.net/yazi/21243/hakara-makara-hakuna-matata https://www.evrensel.net/yazi/21243/hakara-makara-hakuna-matata? ‘Yeni medya düzeni’ diye bir laf var, duymuşsunuzdur. İnternetle, gelişen teknolojiyle, bilişimle ilgili bir şey... Şimdilerde ise sık sık AK Parti’nin muma çevirdiği ‘medyalama’ ortamı için kullanıldığını duyuyorum bu lafın. Üzülüyorum. Çünkü ‘uluslararası toplum’ gibi ‘yeni medya düzeni’ sözünde de geleceği görüyorum. Ve komünistler gelecekten gelmiş insanlardır. Marx, komünizme kadar geçen zamana ‘insanlığın tarih öncesi’ demiyor muydu? Dağıtmayayım konuyu. Bu yeni dönemden bahsedeceğiz bu gün. Herkes ‘yeni’den bahsettiğine göre ‘eski’ olana bir bakmak gerek ki, anlayalım gideni ve geleni: Eski medya düzeninde, yani asıl haber kaynağının basılı gazeteler olduğu zamanlarda (18 yaşın altındakiler hatırlamaz), bir tarafta içeriği üreten profesyonel gazeteciler bir tara..]]> Sun, 15 Jan 2012 08:49:47 +0400 E. Özkök tarzı bir yazı denemesi https://www.evrensel.net/yazi/18720/e-ozkok-tarzi-bir-yazi-denemesi https://www.evrensel.net/yazi/18720/e-ozkok-tarzi-bir-yazi-denemesi? Günlerden pazar. O derin duygusallığı, rafineliği ve ‘Yeni Türkiye’nin aurasını yakalamış, robe de chambre’ımı giymiş, iPod’umda Marlene Dietrich’in inanılmaz güzel sesi eşliğinde tam Martell konyağımı avucumda ısıtıyordum ki telefon çaldı. Arayan İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in Basın Danışmanı Sarphan Uzunoğlu’ydu... Sarphan’la tanışıklığımız taa geçen yıla dayanır... Sesini duyunca önce sevindim sonra hemen “N’apıyon lan hayırsız” diyerek bir puan öne geçtim. Çünkü eğer bu sözleri o söyleseydi, ben hayırsız durumuna düşecektim. Neyse... Ben böyle deyince ikimizi de bir gülme aldı... Sarphan, genç ve eskisolcu gazetecilere bir davet vereceğini müjdeledi. Benim de katılmamı istedi. Davetin verildiği mekâna gittiğimde gözlerime inanamadım. Burası Taksim’in göbeğinde, 80 önc..]]> Mon, 05 Dec 2011 04:18:10 +0400 Kürtlere ‘oh olsun’ diyenleri ne yapalım? https://www.evrensel.net/yazi/16558/kurtlere-oh-olsun-diyenleri-ne-yapalim https://www.evrensel.net/yazi/16558/kurtlere-oh-olsun-diyenleri-ne-yapalim? Son yılların en kötü haftalarından birini geçirdik. Kurulalı 88 yıl olmasına rağmen hâlâ Kürt sorununu çözememiş bu Cumhuriyet’te, bir yanda gencecik insanlar yine dağlarda birbirlerini öldürdü; bir yanda depremden beter ırkçılık felaketinin bu 88 yılın sonunda nerelere vardığını gördük. Enkaz altında kalanların acısını yaşarken, enkaz altında kalan insanlığın karşısında üzüldük, kızdık, öfkelendik… Şimdi ben, bir haftadır yapıldığı gibi, Müge Anlı ya da başka bir banal ırkçıya çatsam ya da çaksam buradan ne olacak ki? Köşedeki bakkal, üst kattaki genç öğretmen ya da Facebook’taki lise arkadaşınız başka türlü mü düşünecek? Geçen hafta boyunca sorup durdum: Neden böyle? Neden böyleler? Onları değiştirmenin bir yolu yok mu?.. Eğer yok diyorsanız, bırakalım her şeyi. Bu ülkenin y..]]> Sun, 30 Oct 2011 15:56:35 +0400 Polis bülteni gazeteciliği https://www.evrensel.net/yazi/15679/polis-bulteni-gazeteciligi https://www.evrensel.net/yazi/15679/polis-bulteni-gazeteciligi? Yeni bir gazetecilik türü peyda oldu diyorlar: Belge gazeteciliği. Emniyet ya da ‘özel yetkili’ savcılar bazı gazetelere, bazı belgeleri gönderiyor, onlar da yayınlıyor. Bir fenalık var mı bu işte diye düşündüm; önceleri olağan buldum bir bakıma. Neticede araştırmacı gazetecilik yapıyorsan, bir şekilde bilgi ve belgelere ulaşman gerekir ve bunları da bit pazarından bulamazsın. Ama yok, buradaki mesele başka... ‘Hassas’ konulara giren gazeteci bazı güç odaklarını rahatsız eder; güç odaklarından bazıları ise gazeteciyi kullanmak-yönlendirmek ister. Araştırmacı gazeteciliğin doğasında bazen haber kaynaklarını kullanmak, bazen de haber kaynakları tarafından kullanılmak vardır. Bu ilişkide gazeteci ile haber kaynakları arasında bir gerilim olurdu eskiden. Alttan alta bir denge gözetilir, bir güç savaşı yaşanır, bir gizli pazarlık sürer giderdi. İki tarafın da kozları olduğunda..]]> Sun, 16 Oct 2011 09:40:30 +0400 Kan var bütün kelimelerin altında https://www.evrensel.net/yazi/14283/kan-var-butun-kelimelerin-altinda https://www.evrensel.net/yazi/14283/kan-var-butun-kelimelerin-altinda? Siirt’te öldürülen dört genç kadının anısına… Annemi kaybettim ben, altı ay olmuş… Yaşayanlar bilir, hiçbir şeye benzemez. Artık bir daha hiç eskisi gibi olamayacağını hissedersin. Evlat acısından sonra en büyük acı diyor çokları. Doğru herhalde… Annem bir hastane odasında can verdi. Gece 4’e doğru uyandırıp haber verdiler. Odasına girdim, ölümün kokusunu duydum. Çenesi bağlı annemin soğuk yüzünü, saçlarını okşadım. Artık bir daha sesini duyamayacaktım… İlk günler, ilk haftalar, aylar derken, geçen bayram annemin olmadığı ilk bayram sabahımızı da yaşadık. Barış Manço’nun, ‘Bugün bayram erken kalkın çocuklar’ şarkısında ne anlattığını böylece anladım. Ve babamın bu yaz bahçedeki güllere neden bu kadar özen gösterdiği de, annemin mezarını bir gül bahçesine &cc..]]> Sun, 25 Sep 2011 10:54:37 +0400 Peki ya medyanın şahin ve güvercinleri? https://www.evrensel.net/yazi/12967/peki-ya-medyanin-sahin-ve-guvercinleri https://www.evrensel.net/yazi/12967/peki-ya-medyanin-sahin-ve-guvercinleri? Hayat TV'de sabahları gazetelerin birinci sayfalarını okuyup yorumlamaya çalıştığımız bir programımız vardı. O dönemde her Allahın günü sabah erkenden kalkar 15-20 gazeteyi didik didik ederdik. Bir sezon boyu bu işi yapmak, takdir edersiniz ki üzerimizde kalıcı etkiler bıraktı. O kadar ki, 'Türk medyası ruh sağlımızla oynadı' deyip AİHM'e gitsek yeridir. Şimdi, böyle bir medya mağduru(!) olarak uzunca bir aradan sonra, her sabah kitle kültürü gazetelerine ellerimi yeniden bulaştırmaya karar verdim ve eski tas ile eski hamamın aynı yerde durduğunu görüp, sabunu alıp, ilk günden pes ettim. Varsın bizim gazetelerimiz el boyasın. Bana koymaz. Ne de olsa gazetenin el boyaması, göz boyamasından iyidir. Neyse efendim, güzel cumartesi sabahından gelsin o zaman haberlerimiz. Konumuz BDP'nin kongresi… Milliyet 'BDP'de şahin dönem' başlığını atmış. Nasıl şahin olunuyor, kimler şahin ve bu dönem neden 'ş..]]> Mon, 05 Sep 2011 13:47:45 +0400 Çözüm istemek suç değil https://www.evrensel.net/yazi/12248/cozum-istemek-suc-degil https://www.evrensel.net/yazi/12248/cozum-istemek-suc-degil? Tam da her şey iyi gidiyorken ve Kürt sorununun çözüleceğine dair umutlar artmışken birden sahne değişti. Şimdi silah sesleri ve ağıtlar varken, biz ses çıkartamaz olduk. Neden böyle oldu? Dönüm noktası, Silvan’da 13 askerin hayatını kaybettiği saldırı mı, yoksa bu savaş çok önceden mi planlandı? Neden Blok çevresindeki yüzlerce kişiyi tutuklama hazırlıkları yapılıyor? Tam da bu kritik haftalarda, avukatlarının Öcalan’la görüşmesine neden izin verilmiyor? Bu sorulara yanıt veremiyorum. Ama şunu biliyorum: Kürt sorununun demokratik çözümünü isteyen güçlerin de bu süreçte hataları, eksikleri oldu. Aslında bu hafta ben de bunu yazacaktım. Mesela ‘Türkiye’yi 25 parçaya bölüp, her birine özerklik vereceğiz’ demekle ‘İl sayısını 25’e indirip, yetkileri arttırılmış valilerin halk tarafın..]]> Mon, 22 Aug 2011 03:38:51 +0400 Şortlu kızlar mı, dindarlar mı? https://www.evrensel.net/yazi/11790/sortlu-kizlar-mi-dindarlar-mi https://www.evrensel.net/yazi/11790/sortlu-kizlar-mi-dindarlar-mi? Sapla samanı ayırmak gerek. Daha önce anlatmaya çalıştım, şimdi ‘şortlu kıza dayak’, ‘Erzurum’da sigara içen kadına ramazan saldırısı’ ve ‘Fatih’teki provokatör travestiler’ meseleleri üzerine bir kere daha gireceğim konuya: 28 Şubat’ın boğucu günlerinde, İzmir’de evlerin posta kutularına sistematik biçimde tek sayfalık fotokopi mektuplar konuyordu. Kâğıtta bazı firmaların ‘irticacılar’a yardım ettiği belirtiliyor ve bu firmalardan alışveriş yapılmaması isteniyordu. Ülker de vardı içinde, Evyap da... Elden ele dolaşıyordu liste. Misafirliklerde de konuşmalar dönüp dolaşıp Refah-Yol hükümetine geliyordu. Erbakan meclis kürsüsünden ‘Kanlı mı geleceğiz, tatlı mı geleceğiz’ derken, benim annem, ablamı Almanya’ya kaçırmayı düşünüyordu. Televizyon haberlerinde, ya Şevki Yılmaz’ın bi..]]> Mon, 15 Aug 2011 02:49:57 +0400 Auslander Raus!* https://www.evrensel.net/yazi/10476/auslander-raus https://www.evrensel.net/yazi/10476/auslander-raus? Milliyetçilik, egemen sınıfların çıkarlarını bütün toplumun çıkarları olarak göstermesini sağlayan bir örtüdür. “Milli çıkar”, “milli birlik” söylemleri, toplum içinde farklı çıkarlara sahip sınıflar olduğunu gizler. Cumhuriyetin kuruluş sürecinin en gözde sloganı “sınıfsız, zümresiz kaynaşmış bir kitleyiz” idi. Üstelik bu slogan sadece cumhuriyet burjuvazisinin çıkarlarını bütün halkın çıkarı gibi göstermekle kalmıyor, cumhuriyetin iki kurucu unsurundan birinin-Kürtlerin- inkârına dayanıyordu. Bugün bir yandan dünyanın en zenginleri listesine giren milyar dolarlık burjuvalarımız ve günde bir doları dahi bulamayan açlık sınırının altında yaşayan milyonlarca insanımız var. Ama yine de milliyetçi söylem ve politikalar hem Kürt sorunu üzerinden, hem de son zamanlarda yine ..]]> Mon, 25 Jul 2011 03:52:45 +0400 Özgürlük herkes için mi? https://www.evrensel.net/yazi/10456/ozgurluk-herkes-icin-mi https://www.evrensel.net/yazi/10456/ozgurluk-herkes-icin-mi? Geçen hafta Banu Güven olayı üzerinden bir basın özgürlüğü yazısı yazmış ve memlekette gazetecilik yapma sınırlarının gitgide daraldığından bahsetmiştim. Bu yazı üzerine hiç beklemediğim insanlardan, hiç beklemediğim tepkiler aldım. Kimi “Ergenekoncu haber kanalı yola getirilmeli elbette” dedi, kimi “Soner Yalçın ile Ahmet Şık bir mi” diye sordu. Kimisi “Yüzde 50’ye saygı duymayı öğreneceksiniz” diye aba altından sopa gösterdi, kimisi tutuklu gazetecilerin çıkardığı gazeteyi ek olarak vermemizi ‘statükoyla iş tutmak’ olarak nitelendirdi. Bazılarıysa ‘Ergenekoncu’ dedikleri basın-yayın organlarına ya da gazetecilere özgürlük istemenin, Ergenekon’un değirmenine su taşımak olduğunu söyleyerek beni de Ergenekoncu ilan etti(!) Gelin şu işin aslını bir konuşalım… Basın özgürlüğü de..]]> Sun, 24 Jul 2011 08:33:16 +0400 Bu kadarcık gazeteciliğe mahkûm değiliz https://www.evrensel.net/yazi/9989/bu-kadarcik-gazetecilige-mahkm-degiliz https://www.evrensel.net/yazi/9989/bu-kadarcik-gazetecilige-mahkm-degiliz? NTV ekranında kendimizi en yakın hissettiğimiz yüzdü Banu Güven. Haberleri anlatırken bizden yana biri olduğunu hissediyorduk bir şekilde. ‘Hayata Dönüş Operasyonu’nun Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’e, “Vicdanınız rahat mı?” diye sorarken de, İsmail Beşikçi’yi programında ağırlarken de yaptığı gazetecilikti. Hem de iyisinden. Ama işte, bütün memlekette gazeteciliğin sınırları daraltıldı. Otosansür ve sansür, kraldan çok kralcılık, holdingin diğer yatırımlarını gözetme kaygısından gazeteciliğe anca bu kadar yer kaldı. Banu Güven de ‘ben bu kadarcık gazetecilik yapmam’ diyerek, çok sevdiğini bildiğim işinden ve kanalından ayrıldı. 14 senelik hikâye böyle bir sonla bitti. Holding medyasında iyi gazeteciliğin sınırlarının gitgide daraldığı günlerden geçiyoruz. Birçok sektörde yatırımları olan sermaye grupları siyasi iktidardan..]]> Sun, 17 Jul 2011 07:56:44 +0400 AK Parti Tanju Okan’a müsaade eder miydi? https://www.evrensel.net/yazi/8675/ak-parti-tanju-okana-musaade-eder-miydi https://www.evrensel.net/yazi/8675/ak-parti-tanju-okana-musaade-eder-miydi? İzmir’de, Karaburun’dayım bir haftadır. Ege denizinin içinde bir yarımadada, memleketimdeyim… Bizim burada insanlar çok içer. Biliyorum, bir dolu yer için böyle şehir efsaneleri söylenir. ‘Nüfusa göre en çok içki tüketilen yer’ bazen Edirne olur bazen Keşan, bazen Lüleburgaz, Konya, İzmir ya da Bursa. Kimisi de memleketi ve hemşerilerinin içkiciliğiyle övünür. Ben onlardan değilim. Ama burada içilir yani. Bir yaşam tarzıdır. Herkes içer. Kimse garipsemez. Hayatın normal akışı budur. İyi bir şey mi bu? Bilmiyorum. Kötü görünmüyor. İçkiye karşı çıkan, militanlarına içki yasağı koyan ‘şef’ler de okuyorsa bu yazıyı, varsın kızsınlar bana. Ama her akşam rakı masasında ülke kurtaran solcular da beni müttefik bellemesin sakın ha. İçkiyi savunmak değil niyetim. İstemeyen içme..]]> Sun, 26 Jun 2011 12:08:47 +0400 Zaman anca size yeter https://www.evrensel.net/yazi/7827/zaman-anca-size-yeter https://www.evrensel.net/yazi/7827/zaman-anca-size-yeter? Seçimden önceki son gün yayın yasağı başlıyor ya, televizyon ekranları bir mahzunlaşıyor. Erdoğan’ın ‘İstikrar sürsüüüün...’ tekerlemeleri, Kılıçdaroğlu’nun ‘Bennn’ diye başlayan cümleleri, Bahçeli’nin ‘Öyle bir tokat atın kiii!’ nidaları o gün itibariyle tatile çıkıyor. Sanki medya 4 yıl boyunca, yansız bir yayıncılık yapmış, haberle yorumu birbirinden ayırmış da, son 24 saatte vatandaşın objektif bir karar verebilmesi için bu yayın yasağı elzemmiş gibi bir hava... Komik tabii... Bakın, bizim memleketin haberci yetiştiren iletişim fakültelerinde dersler lak lak ile geçer. Teori falan değil ha, yanlış anlaşılmasın... Teoriden anlaşılanın sulandırılmışı üzerinden yapılan tartışmalardır bunlar. İşte o derslerin en gözde temaları, ‘Tarafsız basın mümkün müdür?’, ‘Tarafsızlık diye bir şey var ..]]> Sun, 12 Jun 2011 18:14:20 +0400 AK Parti, medyalamaları ve psikolojik savaş https://www.evrensel.net/yazi/6958/ak-parti-medyalamalari-ve-psikolojik-savas https://www.evrensel.net/yazi/6958/ak-parti-medyalamalari-ve-psikolojik-savas? Seçim dönemlerinde, gazeteleri taramak moral bozan bir iş haline geliyor. Her biri maksatlı haberler, yorumlar, fotoğraflar sayfaları dolduruyor. Manşetler bir psikolojik harbin silahları olarak okura doğrultuluyor… Yansız olmalarını beklemiyorum elbette. Zaten hangi gazetenin hangi partiyi desteklediğini bilmeyen yok. Ama işte seçim döneminde öyle çığırından çıkıyor ki bu iş, ülkenin geleceğinden endişe eder hale geliyorum. Örneğin Kürt sorununda, CHP’nin kayıtsız tavrı yıllar boyu eleştirildi. Şimdi bölge illerine giden, ‘Kürt’ diyebilen yeni bir başkanı var bu partinin. Fena mı? Müteşekkir olacak halimiz yok elbette. Hayat kendi gerçekliğini dayatıyor. Ve gerçek devrimci. Kürt halkının on yıllardır süren mücadelesi Türkiye’yi değiştirdi. Bunu göremeyenler gidiyor ve yerlerine yenileri geliyor. Ama gelenler ufacık bir adım atmaya kalktığınd..]]> Thu, 30 Jun 2011 11:36:41 +0400 ‘Devrimden Sonra’ Kürtler! https://www.evrensel.net/yazi/6198/devrimden-sonra-kurtler https://www.evrensel.net/yazi/6198/devrimden-sonra-kurtler? Bugün “ülkenin demokratikleştirilmesi bakımından en önemli sorun hangisidir?” ve “demokratikleşme için yürütülen mücadelenin en önemli dinamiğini kimler oluşturmaktadır?” sorularına bu mücadeleden bihaber olmayan herkesin vereceği yanıt bellidir. Evet, Kürt sorunu, ülkenin demokratikleştirilmesi mücadelesinin en güncel sorunu ve Kürtler, bu mücadelenin en dinamik odağı olmayı sürdürmektedir. Daha dün on binlerce Kürt ‘Kürt Dil Bayramı’nı alanlarda taleplerini haykırarak kutladı. Kürtler, eşit hak taleplerini yükselttikçe devlet daha fazla operasyon ve ölüm, daha fazla baskı ve tutuklama ile bu mücadeleye karşı durmaya çalışmaktadır. Yine Kürtlerin son dönemlerde geliştirdikleri ‘sivil cuma’ eylemleri de, devletin vaazı ve imamlarına karşı inanç özgürlüğü ve ..]]> Mon, 16 May 2011 04:21:10 +0400 Eurovision bence neden önemli? https://www.evrensel.net/yazi/6197/eurovision-bence-neden-onemli https://www.evrensel.net/yazi/6197/eurovision-bence-neden-onemli? Bu yılki Eurvison’un reytingine baktım, çok düşük. Geçen yıllarla kıyaslanmayacak kadar düşük. Bu müthiş şovu, bu büyük televizyonculuk olayını izlememiş kimse. Hâlbuki içinde renk var, ses var, eğlence var, heyecan var… Neden izlenmemiş? ‘Bizimkiler futbolu değil, takımlarını, hatta takımlarını da değil, kazanmayı seviyorlar…’ Bizim Mithat (Sözmen) Televizyon’da haftanın maçlarını değerlendirirken böyle demişti bana. Aydınlanmıştım. Galiba hayatın pek çok alanında benzer bir psikoloji var. Buna da dün kani oldum. Eurovision’daki uzun başarısızlık dönemi boyunca ‘Aman canım Eurovision’u kimse önemsemiyor Avrupa’da’ diye birbirimizi avuttuk. Son 10 yıldaki başarılar döneminde ise ‘Kimse önemsemiyor ki’ demek, bu sefer ‘cool’ bir duruş haline geldi. İkisi de saçmaydı elbette. Ki..]]> Mon, 16 May 2011 08:25:09 +0400 Çılgınsın Türkiye, büyük düşün! https://www.evrensel.net/yazi/5279/cilginsin-turkiye-buyuk-dusun https://www.evrensel.net/yazi/5279/cilginsin-turkiye-buyuk-dusun? Hayatımız günde 8-10 saat çalışarak geçiyor. Bu yüzden, dünyanın en güzel şehirlerinden birinde ikamet etsek de, onun güzelliklerini yaşayamıyoruz. Kimisinin de vakti var, parası var, yaşamayı bilmiyor. Onlar işte, tam sopalık... Sopalık demişken, biraz da kendimize vuralım, maksat eşitlik sağlansın. Bu güzelim şehir, bu aşık olduğumuz şehir, tüm güzellikleriyle beraber yakında yerle bir olacak. Milyonlarca kişi hep birlikte öleceğiz. Yollar kapanacak, köprüler yıkılacak, enkaz altında çürüyeceğiz. Cesetlerimiz kokacak... Hastaneler de yıkılacağı için, yaralılar -eğer şanslılarsa- sakat kalacak. Tabi böyle bir vaziyette hayatta kalmaya ne kadar şans denebilir meçhul. Yani ordu bile giremeyecek bu şehre. Açlık, yağma, salgın hastalıklar... Tüm dünya, gözü yaşlı buraya bakacak. Aynı Japonya’ya bakıldığı gibi. Biricik İstanbul’unu kaybetmiş T&..]]> Sun, 01 May 2011 09:07:39 +0400 Bir umut https://www.evrensel.net/yazi/3787/bir-umut https://www.evrensel.net/yazi/3787/bir-umut? Bu yazıyı Pazar sabahı, bağımsız adayların açıklanmasını beklerken yazıyorum. Dolayısıyla başka bir gündemim yok şu an. Heyecanla adayların kamuoyuna açıklanmasını bekliyorum. ‘Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu’ bu seferki ittifakın adı. Her ne kadar BDP’li dostlar bunun yalnızca bir seçim ittifakı olmadığının altını çizse de, evet bu bir ittifak. Ve ittifak kurulurken yaşanan tartışmalar ziyadesiyle görünür, duyulur, bilinir oldu bu kez. Belki Emek-Barış-Demokrasi Bloğu ya da Bin Umut Adayları sırasında ‘dışarıya’ bu kadar bilgi sızmamıştı. Bu sefer öyle olmadı. Doğruluğu sonradan teyit edilen bilgiler ve sayısız iddia twitter ve forumlar başta olmak üzere internete saçıldı. Aşağıdan yukarıya uzun vadede örülmeyen, halk güçlerini değil onların bazı temsilcilerini birleştiren bir çalışmada, elbette gizliliklerin olduğu bir ‘içerisi&r..]]> Sun, 10 Apr 2011 09:48:48 +0400 Haksızlığa alışmak istemiyorum https://www.evrensel.net/yazi/1921/haksizliga-alismak-istemiyorum https://www.evrensel.net/yazi/1921/haksizliga-alismak-istemiyorum? Metadata ya da üst veri. Yani bir veri hakkındaki veri... 14 Şubat’taki OdaTV baskınında el konulan bilgisayarlardan Soner Yalçın’ın yazdığı iddia edilen bir word belgesi çıkmıştı. Bu dosyada “Nedim kitapla ilgili Ahmet’i çalıştırsın” gibisinden notlar vardı. Peki nereden biliniyor bunun Soner Yalçın tarafından yazıldığı? Herkesin kolaylıkla kendi bilgisayarında deneyip görebileceği gibi, bir word belgesine sağ tıklayınca ortaya çıkabilecek bilgiler bunlar… Kim yazdı, ne zaman yazdı, hangi bilgisayarda yazdı falan gibi veriler… Ama asıl önemlisi bu bilgilerin hemen herkes tarafından kolaylıkla değiştirilebileceği geçeği. O kadar basit ki, beş dakikanızı bile almaz. Şimdi Ahmet Şık ve Nedim Şener’in Silivri’de tutulmasının ‘yasal’ dayanağı işte bunlar. Üstelik Soner Yalçın, bu belgelerle benim bir alâkam yok diyor! Ne bir ses kaydı, ne bir..]]> Sun, 13 Mar 2011 12:06:50 +0300 Ahmet Abi https://www.evrensel.net/yazi/1496/ahmet-abi https://www.evrensel.net/yazi/1496/ahmet-abi? Ahmet Şık gazeteci. ‘Gazeteci ‘denince benim aklıma O gelir. Ahmet Ağabey bana gazeteciliği öğreten iki kişiden biridir. Şimdi, Ahmet Ağabey gözaltına alınmış, tutuklanmışken; sevgili eşi Yonca ve kızı Mina’nın da yuvası olan o ev sabah 6’da polisler tarafından basılmışken, ben aslında ortalığı ayağa kaldırmak istiyorum. Ama annemin bozulan sağlığı nedeniyle ne İstanbul’a dönmeye imkânım ne de uzun yazılar yazmaya zamanım var. İşte bu yüzden, bu hafta affınıza sığınarak, twitter’da yazılan yorumları bu köşeye taşıyacağım... Ve sadece şunu söyleyeceğim: Ahmet Şık Türkiye medyasının yüz akıdır. Ona bir şey yapabileceğini sanan güçlerin karşısına bu ülkenin dürüst insanları mutlaka çıkacaktır. Kanat Atkaya: Bu yaşananlar faşizm değil, benim adım Jozefin, 100 metreyi 4 saniyede koşarım, boyum 2.50, rengim yeşil, suya girersen ıslanmazsın. Özgür Mumcu: İkinci b..]]> Mon, 07 Mar 2011 09:10:59 +0300 Sarkozy bizim gazetecilere bayılmış! https://www.evrensel.net/yazi/1017/sarkozy-bizim-gazetecilere-bayilmis https://www.evrensel.net/yazi/1017/sarkozy-bizim-gazetecilere-bayilmis? ‘İşte terbiyesiz bir adamın oturuşu’, ‘Sarkozy Fransız kaldı’, ‘Kompleksli Sarkozy öyle bir oturdu ki’, ‘Gökçek’ten Sarkozy’ye sakız yanıtı’… Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin Türkiye ziyareti holding medyasında bu başlıklarla haber oldu. Sarkozy holding medyasının ağzına sakız verdi… Tabii Sarkozy’nin açıklamaları da, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliği bağlamında, bir şekilde haberleştirildi. Ama bence asıl önemli olan Türkiyeli gazetecilerle ilgili sözleriydi. Bir gazeteci ‘Mısır ve Libya’daki halk isyanların ardından tüm dünyanın bu ülkelere model olarak Türkiye’yi gösterdiğini ancak Fransa’nın Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıktığını hatırlatarak bunun bir çelişki olup olmadığını’ sordu. Sorkozy ise, Cumhurbaşkanı Gül&rsq..]]> Tue, 01 Mar 2011 09:37:18 +0300 İşte bu bizim hikâyemiz… https://www.evrensel.net/yazi/155/iste-bu-bizim-hikyemiz https://www.evrensel.net/yazi/155/iste-bu-bizim-hikyemiz? Televizyonculuk dünyanın en boktan işlerinden biridir. Bu sektörde çalışanların en az yarısı işlerini sevmezler. Ya geçim derdinden oradadırlar, ya yapabilecekleri başka bir işleri yoktur… Her gün karne alır televizyoncular. Saat 11 dedin mi reyting listeleri gelir, önceki gece kim ne yapmış anlaşılır. Hem de dakikalık aralıklarla ölçüldüğünden reyting, bir programın, dizinin ya da haber kuşağının hangi kısmının izlendiği (yani iyi olduğu), hangi kısmının izlenmediği (yani kötü olduğu) net bir şekilde izleyici tarafından belirlenir. İzlenmek tek amaçtır. İzlenmiyorsanız ideolojinizi yayamazsınız, reklam kuşaklarınızı satamazsınız, bu işin herhangi bir pozisyonunda daha fazla kalamazsınız. Daimi bir rekabet halindedir, kanallar, programlar, ekran yüzleri. Her gün 3 tane gazete alabilirsiniz. Ama aynı anda üç kanal seyreden yoktur. Ya güzel kızla yakışıklı oğlanın dizisi ya ..]]> Mon, 28 Feb 2011 12:36:15 +0300