Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Yüzümüzün karası https://www.evrensel.net/yazi/72051/yuzumuzun-karasi https://www.evrensel.net/yazi/72051/yuzumuzun-karasi? Otobüste, kahvede, yolda izde kulak misafiriyiz artık faşizmin; açıkça... Eğe büke söylenen; satır aralarında okunanlar Fırat’ın suyu gibi berrak. “Dilenci, hırsız, katil, pis... Defolsunlar, gitsinler” denilen yüz binlerce savaş mağduru insan. En utangacının “Ama, onlar da...” diye başlayan cümleler kurduğu ırkçılık iklimi. Sürek avına çıkmış eli sopalı sürüler; onlar hayatın içinde görünür oldukça ite kaka uzaklaştırmaya çalışan insaniyetsizlik. Ne sadece Antep, ne sadece Urfa... Ülkenin dört bir yanında; zaten sicilimizin bozuk olduğu “Arap meselesi” ile sınanmaktayız. Daha doğrusu; Türk meselesi! “Biliyorsunuz bu topraklarda ırkçılık olmaz, hiç olmadı” diye kendini avutan; o dillere destan Türk misafirperverliği var ya hani! Recep Tayyip Erdoğan’ın miting meydanlarında &ldquo..]]> Sat, 16 Aug 2014 00:53:49 +0400 İnsan sevmek https://www.evrensel.net/yazi/71801/insan-sevmek https://www.evrensel.net/yazi/71801/insan-sevmek? Her söze inanmıyor, her gözyaşına kanmıyoruz. “İnsan”ı sevmek ile, “insan”ı kullanmak arasında ince bir çizgi var çünkü... “Siyaseten kullanılabilir” olan vakalar günlerce, aylarca gündemi işgal ederken, “siyaseten faydasız” olanları ara ki bulasın! “Suriye’de halk acı çekiyor” propagandasını aylarca, yıllarca dinleriz. Sonra o Suriyeli yüz binlerle geldiğinde; iftar çadırına yanaşmasın diye İstanbul’da barikat kurulur, Ankara’da sopa sallanır. Otobüste, yolda fark ettikçe, içten içe bir “nefret çemberi” kurulur. Elbette “siyaseten”dir bu çember! AKP’lisi, AKP karşıtı da ayırmaz çoğu kez; “Düşene bir tekme de sen vur” deyince sıraya girilir. Siyaseten Mısır, Esma, Mursi diye halkın başının etini yer birileri; sonra bıçakla kesilir gibi durur..]]> Sat, 12 Jul 2014 00:39:33 +0400 Şarkın kurtulduğu gün... https://www.evrensel.net/yazi/71743/sarkin-kurtuldugu-gun https://www.evrensel.net/yazi/71743/sarkin-kurtuldugu-gun? Nâzım Hikmet, “Seni öldürmeye geliyorlar Taranta Babu” diyeli neredeyse 80 yıl; İŞİD önce Musul’u, ardından Irak’ın Sünni bölgelerini ele geçireli neredeyse bir ay geçti. Taranta Babu’ya Mektuplar’ın şiirinin hiç değil “12. Mektup”unu bilirsiniz. Ha bir de, “Mussolini çok konuşuyor” diyen “8. Mektup”u... Çok konuşmak Mussolini’ye özgü değil. Çok konuşuyorlar, sahiden çok konuşuyorlar. Ve ne yazık; kandırıyorlar da çoğu kez. “Modern Batı İŞİD barbarlığına asla izin vermez” denilebiliyor hâlâ. “ABD müdahale etmek zorunda kalacak” falan da diyen var. O Orta Çağ öncesi karanlık ile kimsenin yan yana yürüyemeyeceğini varsayıyoruz. Uygar dünyanın güçlerinin... Böyle gidiyor işte; “...nasılsa ortadan kalkacak”... Ö..]]> Sat, 05 Jul 2014 00:23:47 +0400 Kavel'de miyiz hâlâ? https://www.evrensel.net/yazi/71687/kavelde-miyiz-hl https://www.evrensel.net/yazi/71687/kavelde-miyiz-hl? Cam grevi yasaklandı. Bakanlar Kurulu gecenin köründe imzasını bitirdiği karar ile 5 bin 800 işçinin anayasal hakkını “milli güvenliğe” ve “genel sağlığa” zararlı buldu. Bertolt Brecht’ten Sarper Özsan’ın bestelediği marş vardır ya hani; “gardiyanlar, yargıçlar, savcılar, kanunlar, yönetmelikler, dergiler, gazeteler, panzerler, kelepçeler, silahlar, zindanlar, borsalar, şirketler ve iktidarlar”ın hepsinin halka karşı olduğunu söyleyen... Hatırlama vakti bir kez daha... Cam işçilerinin greviyle, Şişecam patronunun iktidar ile buluştuğu noktayı; “suskunluk suikastı” ile görmezden gelinen büyük grevi; duymayan, görmeyen, konuşmayan partileri; ne varsa işte... Hepsi halka karşıdır; nokta! 2010 referandumu öncesi, “sendikal haklar”a dair verilen söylevleri hatırlama vakti şimdi... “Grev hakkı” her seferinde doğ..]]> Sat, 28 Jun 2014 00:07:51 +0400 Camın sırrı https://www.evrensel.net/yazi/71633/camin-sirri https://www.evrensel.net/yazi/71633/camin-sirri? Bizim ellerimiz camın sıcağından nasırlıdır hep. Kollarımız bile öyle. Cam değer; camın sıcağı çubuklardan avuçlarımıza ulaşır çünkü... Avuçlarımız kabadır odun kadar, yüzüne sürdüğünde acıtır. Tarlada çapa yapanlarınki gibidir...” Böyle anlatıyordu; yaptığı işi bir cam işçisi... 13 yıl önceydi; yine bir TİS süreciydi, grev arefesiydi. Muzaffer Özkurt ile bir cam fabrikasını dolaştık. Bir kapıdan giren maden tozlarının; arka kapıdan çıkan cama nasıl dönüştüğünü, tüm üretim aşamaları; işçilerle sohbet ederek gördük... Evrensel Pazar’ın kapağıydı o sayı. Camın narinliği ile işçinin “odun gibi kaba” elleri... İroni mi demiştiniz? Mesela; penceresizdi o fabrika; yani “cam”sızdı, güneşsizdi o fabrika. Ve işçiler “yazın bile evlerinde soba yaktıklarını” anlatıy..]]> Sat, 21 Jun 2014 00:34:27 +0400 Yasak bölge https://www.evrensel.net/yazi/71574/yasak-bolge https://www.evrensel.net/yazi/71574/yasak-bolge? Çocukken Amerikan filmlerini izleyip, “suç mahalleleri” sadece Amerika’da olur, sadece Harlem var sanırdık... Amerika’nın ekseriyetini Beverlyhills sanmamız da cabası... Değilmiş; geç olmadı öğrendik. “Yasak Bölge” adıyla ne çok film çekildi? Duvar oldukça, hangi tarafta olduğunuzun da önemi yok aslında. Rodrigo Plá’nın “Yasak Bölge”si; duvarın ardına sıkışan zengin hayatların doğurduğu faşizmi anlatıyordu. Duvarın “yanlış” tarafına düşen bir çocuk öyküsü. Vahşi hayvanlarla dolu bir kafeste ölmemeye çalışan yoksul bir çocuk... Bilimkurgu olan “Yasal Bölge 9” uzaylı mültecilerin konulduğu bir mülteci kampıydı; hiç ilgisi olmayan bir fantastik hikaye mi acaba? Şu an vizyondaki aksiyon “Yasak Bölge” ise, “soylulaştırılmış kent”in dışında d&oum..]]> Sat, 14 Jun 2014 00:11:33 +0400 Organik O.C https://www.evrensel.net/yazi/71459/organik-oc https://www.evrensel.net/yazi/71459/organik-oc? Alışığız biz; yuvarlak rakamlı yıllarda yıl dönümü, anma yapmaya... Anmalara, kutlamalara, protestolara daha bir “kitlesel” katılmaya... Aslında işte öyle bir yıl dönümü 2014... İnsanlığın gördüğü en büyük felaketlerden “birinci”sinin yıl dönümü. Nasıl ki; 2. Dünya Savaşı insanlığı “nükleer silah felaketi” ile tanıştırdı; 1. Dünya Savaşı’nda da “kimyasal silah felaketi”ni gördük. Hem de ilk yılında. 1914’te... Tam; 100 yıl önce... Eski vakitlerde “göz yaşartıcı gaz”; şimdilerde “biber gazı” adıyla bilenen; “O.C.” kısaltmalı gazla; ülkenin yarısı tanıştı son bir yılda. Bugün Metin Lokumcu’nun ölüm yıl dönümü, dün Çayan Birben’in ölüm yıl dönümüydü... Ve dün 159 gündür öl&..]]> Sat, 31 May 2014 00:12:51 +0400 Bir nefes... https://www.evrensel.net/yazi/71408/bir-nefes https://www.evrensel.net/yazi/71408/bir-nefes? Ağır ağır ölür alışkanlığının kölesi olanlar, her gün aynı yoldan yürüyenler, yürüyüş biçimini hiç değiştirmeyenler, giysilerinin rengini değiştirmeye yeltenmeyenler, tanımadıklarıyla konuşmayanlar.” Evet, alışkanlığın kölesi olmak; böyle anlatmış Pablo Neruda “ağır ölüm”ü... “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” dedikten sonra üstelik. Yine herkesin “eskisi gibi” yaptığı günler geçirmedik mi? “Ağır ağır ölür tutkudan ve duygulanımdan kaçanlar, beyaz üzerinde siyahı tercih edenler, gözleri ışıldatan ve esnemeyi gülümseyişe çeviren ve yanlışlıklarla duygulanımların karşısında onarılmış yüreği küt küt attıran bir demet duygu yerine “i” harflerinin üzerine nokta koymayı yeğleyenler.” Evet ya; duygular... İnsanız ya; sevinç gibi, umut gibi; bi..]]> Sat, 24 May 2014 00:23:54 +0400 'Oğlum hakkını helal et' https://www.evrensel.net/yazi/71346/oglum-hakkini-helal-et https://www.evrensel.net/yazi/71346/oglum-hakkini-helal-et? Soma’da ölen bir madencinin karalar içindeki avucunun elinde sıkı sıkı tuttuğu bir kağıt parçasında yazılıydı bu not: “Oğlum hakkını helal et”... “Helal”, “haram” tartışmalarını koyun kenara; “oğullar ve babalar” üzerine çıkmış o 17 Aralık kayıtlarını da... Küçücük çocuklar babalarını gömüyor. Tabutun tahtasına, mezarın toprağına el sürüp, yüz sürüp ayakta kalmaya çalışıyorlar. Yüzlerce çocuğun babasız büyüyeceği bir kent Soma artık. Ders kitaplarında “aile fotoğrafları”nın olduğu her sayfa gözyaşı demek. Ölümü yetişkinler anlamamış; çocuklar nasıl anlasın? Ama dolaşıyorlar şimdi yüzlerce mezar arasında... Bir daha kokusunu duyamayacakları babalarına ağlıyorlar, kömür kokan babalarına... Omuzlarında arkadaşlarının elleri teselli peşinde; ama ne m&uum..]]> Sat, 17 May 2014 00:32:01 +0400 Soma'nın iyi insanı https://www.evrensel.net/yazi/71329/somanin-iyi-insani https://www.evrensel.net/yazi/71329/somanin-iyi-insani? Saatlerdir yastayız, saatlerdir yayındayız. Yazdım yazdım sildim bu yazıyı... Olmuyor, olamıyor. Hayır, “söz bittiği”nden değil... Aksine yeni başlıyor. Acı acı üstüne geliyor; yara yara üstüne... Değil iyileşmek; kabuk bağlamadan oyuyorlar yaralarımızı yeniden. Bir ölümün yasını tutamadan; yeni kara haber geliyor. Ruhumuz yaralanıyor, beynimiz iğdiş ediliyor. “Uzlaşma”dan “üç dakikalık” sözde eylemlere uzanıyor ihanet (bu yazı yazıldıktan sonra Türk-İş yönetimi kararını revize ederek bir günlük iş bırakma eylemi yapacağını açıkladı). Madencinin kömür karası yüzünde iz bırakan gözyaşıyla ağlıyoruz. “Ey mutsuzlar! Kardeşlerinizi boğazlıyorlar, göz yumuyorsunuz. Çığlıklar duyuluyor, ama siz susuyorsunuz. Aramızda dolaşıp kurbanını seçiyor zorbanın teki, Sessiz kalırsak bize dokunmaz diyorsunuz. B.k yiyorsunuz!&rdq..]]> Thu, 15 May 2014 00:43:48 +0400 Kızıl orkestra https://www.evrensel.net/yazi/71287/kizil-orkestra https://www.evrensel.net/yazi/71287/kizil-orkestra? İnsanları milletine, diline, dinine, kafatasına, inancına, rengine, aklına, fikrine göre ayıran, kıyıma gönderen bir “ideoloji”yi anlamak ne mümkün! “Onu doğuran karın” kapitalizm elbette, nedenleri malum; ya peşine takılan onca insan? Dünyanın dört bir yanında 70 milyon insanın katledildiği bir “küresel trajedi”nin bittiği gün 8-9 Mayıs... Çoğu sivil 23 milyon Sovyet yurttaşı; çoğu sivil 20 milyon Çinli... 4 milyon Endonezyalı sivil mesela... 3 milyonu Polonya’da, 6 milyon Yahudi’nin soykırımı sonra... Onca film, onca kitap, onca yazılmış çizilmiş eserden sonra, anlatmaya gerek var mı? Nasıl anlatılır ki hem? Direnenleri hatırlayalım biz. 10 milyondan fazla kayıp veren Kızıl Ordu’nun insanlık adına büyük direnişini en başta. İşgal edilmiş Sovyet topraklarında ve Avrupa’nın her yanında dağlarda, şehirlerde verilen partizan savaşlarını... Ve ..]]> Sat, 10 May 2014 00:17:54 +0400 İşçinin ayakkabısı https://www.evrensel.net/yazi/71235/iscinin-ayakkabisi https://www.evrensel.net/yazi/71235/iscinin-ayakkabisi? Cem Karaca’nın o nefis şarkısındaki “Tamirci Çırağı”, “İşçi olduğunu, kuracağı her hayalin ona mutsuzluktan başka bir şey getirmeyeceğini” öğrenir ya ustasından... “İşçisin sen işçi kal” der ya ustası elini omzuna koyup... Ve çocuk tertemiz giyer tulumu yeniden... Bütün “imkansız aşk” hikayelerinden öte, can yakıcı bir gerçekliği vardır o şarkının... “Ustama dedim ki bugün, giymeyim tulumları...” diyen çırak öğrenir biraz daha “işçi” olmayı... Bugünkü sözümüz “işçi”yi hiç bilmeyenlere. Bir kendini bilmez müftü çıkıp “İsyan etme, ibadet et” diye “tevekkül” istiyor; bir kendini bilmez gazeteci “Kim işçi, kim değil” fetvası veriyor. “Vandallık” ahkamı zaten her yerde... Burjuva lafazanlarının t&uu..]]> Sat, 03 May 2014 00:11:29 +0400 İbret al deli gönlüm... https://www.evrensel.net/yazi/71180/ibret-al-deli-gonlum https://www.evrensel.net/yazi/71180/ibret-al-deli-gonlum? Kendimi bildim bileli, “yargı” ile ilgili bir tören varsa, orada kurumun başı çıkar saydırır da saydırır... Bir rahatlar; “hukuk var kardeşim”li rahatlama cümleleri kurulur. Sonra aynı tas, aynı hamam... Sıkılmadık mı? “Vay büyük cesaret, Başbakana soru sordu” diye gazetecilerin alkışlandığı ülkedeyiz. 23 Nisan çocuğunun demecinde “Ne diyeceğini merakla bekler” haldeyiz. Yandaş gazetecinin “iki gram muhalefet” ile demokrat; 40 yıllık dava arkadaşının “umut” sayılabildiği günlerdeyiz. Anlaşılır belki bir yanı; “Murtaza”lardan gına geldi; “Vatan kurtaran Şaban”lardan; “Zübük”lerden... Bir yanı anlaşılmaz. Hani Bertolt Brecht Galileo’yu anlatır ya; Engizisyon’da “haklı dava”sını satan Galileo’yu... “Dünya yuvarlaktır ve güneşin etrafında döner” dediği için yar..]]> Sat, 26 Apr 2014 00:10:42 +0400 Madem ki bahardır... https://www.evrensel.net/yazi/71121/madem-ki-bahardir https://www.evrensel.net/yazi/71121/madem-ki-bahardir? Evet, bizler işçiyiz, emekçiyiz. Tezgâh başında, maden ocaklarında, tarlalarda ter akıtıyoruz. Ürettiklerimiz süslüyor zenginlerin evlerini, mağazalarını. Biz ürettikçe yoksullaşıyor, onlarsa alın terimiz üzerinden semirdikçe semiriyor.” Böyle başlıyor deklarasyon. Altında Türkiye’nin 33 ayrı işçi havzasında yapılan işçi kurultaylarının imzası var. Dolar milyonerlerinin sayısı artarken; milyonlarca işçi adına “ayakkabı kutusu olmayanlar” adına düşünüyor, tartışıyor, soruyorlar. “Çalışma koşullarımız ağır. İnsanlıktan çıkmış haldeyiz. Ne doğuşunu, ne batışını görebiliyoruz, güneşe hasret kaldık. Her yıl 1000 canımızı iş cinayetlerine kurban veriyoruz. Binlercemiz sakat kalıyor, sınıf olarak acı çekiyoruz.” Yakınmakla bir yere varılmayacağını da biliyorlar, “Biz istemezsek, çarklar dönmez, mo..]]> Sat, 19 Apr 2014 00:14:16 +0400 Hayal et! https://www.evrensel.net/yazi/71069/hayal-et https://www.evrensel.net/yazi/71069/hayal-et? Yoğun gündem arasında daraldık; bunaldık. Eski bir sözü hatırlayalım şimdi; “Dünya masmavi görünüyor. Ne kadar da muhteşem. İnanılmaz!” “Eee, ne var bunda” demeyin dünyayı gören ilk insanın sözleri bunlar. Eklemiş elbette: “Ülkeler arasındaki sınırları göremedim, benim için tek bir gezegen ve tek bir halk vardı!” Söylemek hakkı, sözler anlamlı. Dünyayı, “dünya dışı”ndan ilk gören o. Ailesinin çalıştığı kolektif çiftlikte büyüyen ufak tefek bir dökümhane çırağıydı Yuri Gagarin. 12 Nisan 1961 günü uzaya çıktığında 27 yaşındaydı, öldüğündeyse 34. Bugün Yuri’nin uzaya çıkışının yıl dönümü ve bütün dünyada “Yuri Günü” olarak kutlanıyor. Şimdilerde ağırlıkla “bilim dostu, uzay meraklıları” ile..]]> Sat, 12 Apr 2014 07:28:08 +0400 Meydan bizim, çay ucuz! https://www.evrensel.net/yazi/71005/meydan-bizim-cay-ucuz https://www.evrensel.net/yazi/71005/meydan-bizim-cay-ucuz? Rivayet olunur ki, Dersim’de devrimciler “Ya bugün ya yarın devrim olacak” diye atıp tuttuklarından halk meydana yeni bir ad vermiş: Palavra Meydanı... Tartışma, analiz, fikir yürütme değil de, palavra! Sadece söylenenlerin gerçek ile bağının zayıflığından olmasa gerek. Tuhaf bir tartışma adabı gelişti memlekette. Zaten vardı, iyice gelişti. Olay, sonuç, söz ne olursa olsun, “kendi fikri”ni doğrular tarzda kullanan, gerçeği buna uysa da uymasa da meze yapan bir tarz... AKP yüzde 43.3 aldı; yüzde 6.5 oy kaybetti, ama zafer onun! Hemen Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı, hatta başkanlığı konuşulur oldu. Zihnimizle oynayan bir algı yönetimi bu... Biz haklıyken Erdoğan “sandık” diyordu, şimdi biz “sandık” diyoruz. Hal böyleyken; Gezi’de gömdüğümüz “o hayali” neden depreşmesin? Yan yana olanların tartışma kültürüne..]]> Sat, 05 Apr 2014 00:03:33 +0400 Geçen yaz ne yaptığınızı biliyoruz! https://www.evrensel.net/yazi/70952/gecen-yaz-ne-yaptiginizi-biliyoruz https://www.evrensel.net/yazi/70952/gecen-yaz-ne-yaptiginizi-biliyoruz? Epeydir siyaset “değişmezlikler” üzerine kurulu sanılıyor. “AKP’li başka nereye oy verecek ki?” ya da “AKP karşıtıysan tek yol CHP”. Öyle mi sahi? Stratejisi “AKP karşıtlarını birleştirmek” olan bir muhalefet ağırlığı, neyi değiştirebilir? Aynı anda hem HDP’ye, hem MHP’ye “oyları bölmeyin” diyebilmenin esvabı mucizesi bu... AKP öcüsü ile siyasetin varabileceği nokta? 1977’de MC öcüsüyle CHP’nin “ite kaka” iktidarı kadar bir sonuç bile vermez artık. Ya da; ‘89’da 12 Eylül karanlığından SHP ile çıkma çabası... İkisinin de sonuçlarını bu ülke gördü. Tek bir özgürlük kırıntısı, tarihin hiçbir anında “sandık” ile gelmedi bu ülkeye. Mücadele edenler tırnaklarıyla kazandı. 1900’lerin başında da böyleydi bu; sonunda da... Şimdi d..]]> Sat, 29 Mar 2014 00:13:55 +0400 Zulme güle güle https://www.evrensel.net/yazi/70894/zulme-gule-gule https://www.evrensel.net/yazi/70894/zulme-gule-gule? Newroz sabahı bir neşe bir neşe... Mevsim dönmüş, yaza ilerliyor günler. Doğa canlanıyor, hayat yeniliyor kendini... Biraz bunun neşesi, biraz yasağın... Yasaktan neşe çıkar mı, demeyin, burası Türkiye! Bir gün önce öğleyin Recep Tayyip Erdoğan’ı dinleyip, “Yok artık” diye kızarken; gece vakti bir kez daha “yok artık” çekip, yasağa öfkelenirken hem de... Renkli bir timeline’a uyanmak. Eksiği bir yana, fazlasını görmek. Neşelenmeyip de ne yapalım? “Önemli olan yasaklarla mücedele...” kısmına takılmayın hiç; yasakla mücadelenin bin bir türünü üretti bu topraklar. 1990’ların başında özel radyo yasağında, uluslararası sulara açılıp yayın yapan Karadenizli radyocu zekası ayakta işte! Kürt’ün yasaların yıllarca önünde giden inadı da... Newroz’un “w”sinden ceza yediğim..]]> Sat, 22 Mar 2014 00:11:40 +0400 Haydi tadın altınlarınızı! https://www.evrensel.net/yazi/70837/haydi-tadin-altinlarinizi https://www.evrensel.net/yazi/70837/haydi-tadin-altinlarinizi? Bir fezleke sabahına uyandık... Milyon dolarlar, milyar dolarlar... 299 sayfa dolusu olay, isim, para, rüşvet, çıkar... Fotoğraflar, görüntüler, telefon görüşmeleri... Rakamlar, sayılar... 1 milyon 3 bin 43 kez parmak tuşlara dokunmuş bu fezleke metnini yazmak için. Tamı tamına 134 bin 467 kelime... Her biri ibretlik, 13 bin 782 satır... Bu kadar “para”ya boğulmuş metni okurken; aklımda aynı tek soru: “Berkin’in ölümü ve cenazesi piyasaları etkiler mi?” Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın cenaze akşamı katıldığı programda Berkin’in adının geçtiği tek an. Gülümseyerek verilen; “Etkilemez, etkilemedi zaten”. Etkilenmeyen piyasalarınız batsın! “Serbest” ya da değil hepsi; “yasal” ya da “yasa dışı” hepsi batsın! Anlamını sonradan değiştirmezse; “Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar&rd..]]> Sat, 15 Mar 2014 00:16:41 +0400 Erkekler hükmen yenik https://www.evrensel.net/yazi/70779/erkekler-hukmen-yenik https://www.evrensel.net/yazi/70779/erkekler-hukmen-yenik? Kadınlar, kadınlarımız...” diye başlayan onca yazıdan sonra... Anneliğe onca övgü düzülüp, ayakları altına “cennet” serildikten sonra... Kadınları anladığı sanılan yazarların, kadınların anlaşılmazlığı üzerine yazdığı romanlar “çok satar” olduktan sonra... Ve hatta; Nâzım ustanın “o malum şiiri”, nicedir 8 Mart’ın “resmi şiiri” olduktan sonra... Ne yazılır ki? 8 Mart 1857’yi okursunuz zaten bu işçi gazetesinin sayfalarında. 40 bin dokuma işçisi kadının büyük direnişini ve katliamı... İşçi kadınları, cinayetleri, zulmü, acıyı... Okudunuz, daha da okursunuz. Evet, bugün 8 Mart... Dünya Emekçi Kadınlar Günü. 1857’de katledilen işçi kadınların anısına saygıyla; 1910’dan beri... Kadınlar evde, sokakta, işyerinde ölürken susanların da konuşma günü bugün. Kadına ancak son..]]> Sat, 08 Mar 2014 00:18:47 +0400 Yaza ne kaldı ki? https://www.evrensel.net/yazi/70720/yaza-ne-kaldi-ki https://www.evrensel.net/yazi/70720/yaza-ne-kaldi-ki? Başka ülkede olsa...” Pek seviyoruz bu cümleyi... “Dünyanın hiçbir yerinde...” li cümlelerin yakın akrabası. Daha çok “yönetenler”in pişkinliğini anlatmak için kullanılır ya bu kalıplar; biz aynaya yazalım. Kasetler, kayıtlar, belgeler... 200 milyar avroyu bulan dev yolsuzluk; vahim iddialar... Bunları doğrulayan resmi-gayriresmi dinlemeler... Bunlar üzerine her seferinde mizahtan “yıkılan” sosyal medya... Haberi vermeyip, yalanlamayı veren bir medya. “Başbakan istifa etsin”, “Helikoptere binip gitsin” diyen bir muhalefet... Ve sınırlı protestolar... Ne idüğü belirsiz bir örgütün Çin işkencesi gibi gün gün yayınladığı “kasetler” üzerine kurulu ülke gündemi. “Bugün ne çıktı?”, “Saat kaçta paylaşacaklar?”... İlk üç beş gün “ç..]]> Sat, 01 Mar 2014 00:28:57 +0400 Cüneyt Özdemir'in e=mc2'si https://www.evrensel.net/yazi/70659/cuneyt-ozdemirin-emc2si https://www.evrensel.net/yazi/70659/cuneyt-ozdemirin-emc2si? 5 N 1 K”... Güzel program adı; gazeteciliğin abece’si... Olanı biteni tüm açıklığıyla ve “bilgi”yle yansıtmanın formülü. Gazeteciliğin “e=mc2”si... Hani; fizikte Einstein; cismin hareketsiz haldeki kütlesinin ışık hızının karesiyle çarpılmasının “enerji”ye eşit olduğunu anlatan formül. “Hareketsiz” halde olsa da kütle ile enerji arasında bağ kuran o dünyayı değiştiren formül. Hareketsizlik... Biraz eğretileme yapalım... Aylar sonra yazdığı “açıklama” yazısında bile satır aralarında “hareketsiz”liğe işaret fişeği çakan bir yazıyı, gazeteciyi başka türlü okuyalım... Enerji ve ışık hızı; şöyle bir kenarda dursun. 5 N 1 K’dır gazeteciliğin temel kuralı; peki dünkü yazı başlığı “Gezi’den Kiev çıkaramadılar” cümlesindeki “gizli özne”dir “K&rdquo..]]> Sat, 22 Feb 2014 00:51:14 +0400 Tek taş lobisi https://www.evrensel.net/yazi/70598/tek-tas-lobisi https://www.evrensel.net/yazi/70598/tek-tas-lobisi? Bugün 15 Şubat; gönül rahatlığıyla yazabiliriz artık. Dün olsaydı; “kapitalizmin aşkı metalaştırmasına alet olma” riski vardı, çok fena halde... 14 Şubat geçtiğine göre; artık “olağan tüketim dünyamız”a dönebiliriz; gönül rahatlığıyla! “İnsan hayret ediyor” artık; her 14 Şubat’ın “antikapitalist tüketime karşı mücadele günü” gibi kutlanmasına. Yineleniyor; “aşk bu değil”, “aşk metalaştırılıyor”, “kapitalizm, meta...” “Tek taş” ile simgeleşmiş bir mesele var ki... “Sonuçta lüks” çünkü; sonuçta “süs eşyası”. Hele “insanlar ekmek alamıyorken...” Kadınlar üzerinden tarifli süs piyasası! Sonuçta; bir ekmek, bir tuz ve hatta bir akıllı telefon değil. İhtiyaç hiç değil! Öyle mi? Bugün ..]]> Sat, 15 Feb 2014 01:15:51 +0400 Ol kitapta böyle yazılı https://www.evrensel.net/yazi/70539/ol-kitapta-boyle-yazili https://www.evrensel.net/yazi/70539/ol-kitapta-boyle-yazili? Yağmur yağmaz oldu epeydir. Kar da öyle. Kuru bir soğuk. “Su yok”lu günlere doğru gitmekteyiz. “Başaklar göverdi bak...” diyemeyeceğiz belki kuraklıktan... Patatesi hastalık vurmuş. Şimdi şehirlerde farkında değiliz, gündemimizde değil belki ya; er geç “sebze meyve halleri”ne yansıyacak bu hal. Üstüne bir de, “pek bir gündem olan” faizi, borsası, dövizi koy üstüne. “Siyasi kriz”e eyvallah da; “ekonomik kriz” dedin mi; topun ağzında kimin olduğunu bilecek kadar çok kriz yaşadı bu halk. Gayrısı; sosyal medyada “hiç işte n’olsun” diyen Nietche fotoğrafı kadar ironik. İnternet sansürü, medya telefonlarını, Çerkes soykırımı gölgesindeki olimpiyatları... Altın emzikli sosyete bebesi, milyon dolarlık mücevherat... Sevgililer Günü’ne özel kampanyalar... Gayrısı, yarı yarıya geyiğe,..]]> Sat, 08 Feb 2014 00:43:50 +0400 Adsız bebeğin çığlığı https://www.evrensel.net/yazi/70481/adsiz-bebegin-cigligi https://www.evrensel.net/yazi/70481/adsiz-bebegin-cigligi? Her şeyin zıddıyla birden varolduğu bir acayip dönemden geçtiğimiz kesin. Politikanın en küçük hücrelere kadar sirayet ettiği, ama bir o kadar “apolitik” bir süreçteyiz. Hepimiz “dayanışma” kavramını yeniden keşfedercesine heyecanlıyken; çöplükte bir haftalık bebek ölüme terk edilebiliyor aynı anda. Dondurucu soğuk ve yağmur altında; 7 günlük bebe... Söz değil, ses de tükeniyor. Devlet, Rojava çocuklarına gidecek aşıları “kimyasal” nedenlerle engelliyor; duymuyoruz bile. İlkeler çoktan “askı”da; ne yana baksan “karşıt”lık anahtar sözcük. Yoksulluk, yolsuzluk, ölüm; hepsi sıradan... Sokakta kadınlar öldürülüyor, seyrediyoruz. Seyir bu... Bir seyirlik temaşa... Acı, hüzün, mutluluk, heyecan, nefret, öfke, her şey var. O eski tragedyalarının “edep”si..]]> Sat, 01 Feb 2014 00:43:50 +0400 Ölenlerin adını unutma... https://www.evrensel.net/yazi/70422/olenlerin-adini-unutma https://www.evrensel.net/yazi/70422/olenlerin-adini-unutma? Bilal Erdoğan “ifade vermeye hazır”mış. 2 HSYK üyesi, 117 savcı, 4567 polis görevden alındıktan sonra... Bilal değil, “yargı” hazır aslında. Yargı önünde herkes eşit; ama “Bilal oğlan çok daha eşit”miş. Hem; “diktatör olsa oğlunun ifade vermesi”ne izin verir mi hiç? Vekilinin attığı yumruğu; “Genel Kurulun kürsüsünden Başbakanın ailesine bu sözlerin söylenmesi tahrik unsurudur. Sebep neticeleri doğurur” diye savunuyor gerçi; ama... İyi niyetli uyarı sayın siz! Çekip vurmuyor ya sonuçta! Polislerin karşısında bacak bacak üstüne atma “işkence”sinden mağdur bir zihniyet bu. Pozantı’nın, Sincan’ın hücre duvarları duysa bu “mağduriyet”leri dile gelir, orta yerinden çatlar. “Taş”laşmış vicdanlara kâr etmiyor Ali İsmail’in gülümsemesi bile... Hangi soka..]]> Sat, 25 Jan 2014 00:30:33 +0400 Vasıfsız çılgınlık https://www.evrensel.net/yazi/70362/vasifsiz-cilginlik https://www.evrensel.net/yazi/70362/vasifsiz-cilginlik? Ne çok hükümdar, padişah, kral, imparator gördü bu toprak. Binlerce yıl. Ne İskender’ler, ne Nabukadnezar’lar, ne Süleyman’lar, ne Sezar’lar... Hepsi aynı şeyi söylüyordu; “Biz Tanrı’nın yeryüzündeki gölgesiyiz”... İktidar bu demekti; “ilahi”, “kutsal”, “göksel”... İnsan umurlarında olmadığına göre; ancak “kudreti sorgulanamaz bir güç” adına kullanılırdı bu sınırsız yetki. Hiçbirinin aklına gelmedi. “Ben Tanrı’yım” demek... “Enel Hak”çılar vardı gerçi ya; onlar “bütün insanlık” için layık görmüştü “tanrının bir parçası” olma payesini... Geçtik aklın terazisinden; dinin terazisinin şirazesini patlatacak söz AKP Düzce Milletvekili Fevai Arslan’dan geldi: “Allah’ın b&..]]> Sat, 18 Jan 2014 00:08:10 +0400 İnternet bizim memleket https://www.evrensel.net/yazi/70301/internet-bizim-memleket https://www.evrensel.net/yazi/70301/internet-bizim-memleket? "Bozuk düzende sağlam çark olmaz” demiş Pir Sultan ya; ne güzel demiş. Yüzyıllar sonra bugünü ne güzel anlatıyor. KESK, DİSK, TMMOB, TTB yöneticileri de fark etmişler; bugünkü mitingin ana sloganı yapmışlar. “Bozuk düzende sağlam çark olmaz! Bu pisliği halk temizler!”. Mitinge Türk-İş’e bağlı pek çok sendika, siyasi partiler de destek verecek. Ankara’nın kalbinde bir kez daha duyacağız; demokrasi, adalet özlemlerimizi... Mitingin ayrıntılarını bugün gün boyu Hayat Televizyonu yayınlarında izleriz; görürüz hep birlikte... Biraz; bir hafta sonrasına bakalım biz. 18 Ocak Cumartesi’ye... 19 Haziran 2010’daki büyük “Sansürsüz İnternet” eyleminden sonra; bir kez daha güçlü biçimde İnternet’e sahip çıkılacak. “Sahip çıkılacak” vurgusu boşa değil. ..]]> Sat, 11 Jan 2014 00:08:26 +0400 Aslında devlet yok hacı! https://www.evrensel.net/yazi/70241/aslinda-devlet-yok-haci https://www.evrensel.net/yazi/70241/aslinda-devlet-yok-haci? Fırtına sanıyordu herkes; meğer fırtına öncesi sessizlikmiş. Hüseyin Gülerce, “daha büyük fırtınalar”a hazır olun, diyor. Bülent Arınç, “çıt çıt çetene” türküsüyle danışmanlara çakıyor. Cemil Çiçek’e kalsa 138. madde hükümsüz... Erdoğan esip gürlüyor; Gülen beddualar ediyor, “tetikçi”ler medyada, sosyal medyada habire karşılıklı mesaide... Gayrısını biliyorsunuz zaten, hırsızlık, silah dolu TIR’lar, jandarma, polis, operasyon, darbe, tezgah, bir o yandan bir bu yandan karşılıklı salvolar... Sinede kalan duygular işte! Hani neredeyse “Aslında devlet yok hacı” diyeceğiz az sonra! “Gözümüzde büyütmüşüz lan” diye kahve ağzıyla gevrek gevrek güleceğiz. “Çöktü çöküyor” diye çekirdek çi..]]> Sat, 04 Jan 2014 00:14:53 +0400 Anaların ahı devrimci bir eylemdir https://www.evrensel.net/yazi/70162/analarin-ahi-devrimci-bir-eylemdir https://www.evrensel.net/yazi/70162/analarin-ahi-devrimci-bir-eylemdir? Homeros, 2 bin yıl önce söylemiş, “Babalar oğullarını gömmemeli.” Anneler de elbet... Kabul ölüme çare yok. 40’ı çıkmamış Ayaz’ın ölümüne de mi yoktu? Madende, tersanede ölen işçilere de mi? 1.5 milyon liraya polis koruması “satın alamadıkları” için her gün üçer beşer öldürülen kadınları da mı yaşatamazdık? Bu “kader” dediğiniz, sadece bize mi? Birilerinin “vadeli-vadesiz” hesapları şişerken, biz “vadesi dolmuş” deyip tevekküle mi sığınacağız? Allah bir tek bizim çocuklara, bizim gençlere mi “takdir” ediyor ölümü? Para yağarken “Kurban olduğum Allah verdikçe veriyor” diyorlar da, “küçücük acılar” neden “dış güçlerin komplosu” oluyor. Geçin efendim bir kalemde... “kader&rd..]]> Thu, 26 Dec 2013 00:35:56 +0400 Allah'ın gazabı! https://www.evrensel.net/yazi/70111/allahin-gazabi https://www.evrensel.net/yazi/70111/allahin-gazabi? Y kuşağı, “GTA’da polis döven kuşağa çattınız” diye duvar yazıları yazmış olabilir. Biz de; “kutu kutu pense, elmamı yerse”li oyunların hemen peşine, Cenk Koray’ın soğuk esprilerle “kutu” açtığı günlerden geliyoruz... Filipinler diktatörünün karısı İmelda Marcos’un 2700 çift ayakkabısının “büyük bir saltanat” simgesi sayıldığı günlerden... Ufkumuz dar tabii o günlerde; “kutu”ya değil, ayakkabıya bakıyoruz daha... Oysa neler düşüyor payımıza o “kutu”lardan? - “Kutunuzu açalım mı?” - “Ay bilmem ki...” - “Bir elektrikli süpürgesi vereyim? Kutu bana kalsın”. - “Ama ya kutuda televizyon varsa?” Kalsın, kalmasın, açsın açmasın... “Ya daha büyüğü, daha değerlisi varsa kutunun içinde?” sorusuyla şekillen..]]> Sat, 21 Dec 2013 00:25:01 +0400 Saray, saltanat, Erdal... https://www.evrensel.net/yazi/70048/saray-saltanat-erdal https://www.evrensel.net/yazi/70048/saray-saltanat-erdal? Çöker elbet, çökecek. Bakmayın siz yapılan koca koca “adalet sarayları”na... Kriz sonrası her köşede pıtrak gibi biten “simit sarayları”na... Saltanat düşkünlerinin kurduğu o “sefahat” dünyası da bitecek. Dün; “böbürlenme padişahım senden büyük Allah var” diye yapılan devir teslim tezahüratları değildi bu gerçeğin habercisi. Bugün de değil. “Üç öğün simit hesabı”yla asgari ücret saptayanlar, “yaşam tarzı”na karışmıyoruz gevezeliği arasında ortada bir “hayat” bırakmayanlar bizzat kendi sonlarını haber veriyor. Sistem, kendi mezar kazıcılarını çok iyi biliyor, tanıyor. Ağır gündem içinde görünmeyen, gösterilmeyen, sorulmayan yanıtlanmayan sorular çok. “Ekonomi büyüyor” martavalları ile avunma devri geçti, geçiyo..]]> Sat, 14 Dec 2013 00:17:22 +0400 Aldırma 128! https://www.evrensel.net/yazi/69990/aldirma-128 https://www.evrensel.net/yazi/69990/aldirma-128? Ne vakit “ölüm”den söz açsak, aynı yoldan yürüyor sözcükler. Tek bir gerçeğe yöneliyor. Kaçak maden ocağında 3 madenci, TTK’ye ait ocakta 1 madenci, Ordu Havalimanı inşaatında 1 işçi... Rakamlar, rakamlar... Kim bilir bu yazı yazıldığı anda kaç “1” kaybettik, kaybediyoruz. “1 hepsinden büyüktür” yazmıştık bir vakitler. Hâlâ da öyle. O “1” insanın hayatı; büyük olmalı o kürsülerde, canlı yayınlarda anlatılan koftiden mağduriyetlerden... Ama öyle değil işte? Öyle değil ki; televizyonlarda, gazetelerde başka şeyler görüyor, başka söylevler dinliyoruz tekrar tekrar... “Belediye başkan adayımız...” diye anonslar, “üç çocuk, beş çocuk” duyuruları... Çakma hesaplardan aynı anda twit yağmuru: “İyi çalıştı... Eserler..]]> Sat, 07 Dec 2013 00:50:34 +0400 Seyirlik temaşa mı? https://www.evrensel.net/yazi/69936/seyirlik-temasa-mi https://www.evrensel.net/yazi/69936/seyirlik-temasa-mi? Bizdeki keyif kimsede yok. Koltuklarımıza kurulup çekirdek çitleyerek, “cemaat-Hükümet” kavgasını izlemekteyiz. Özetle ruh halimiz “Yiyin birbirinizi”. Bir gazete manşeti değil bu sadece; “bizim mahalle”nin genel ruh hali... Ezilen çimenler olarak, keyif bizde! Dershaneler kapatılmalı, elbette. Özel okullar da... Şüphe yok; “parasız, eşit ve bilimsel” eğitimin önünde ne engel varsa yıkılmalı. AKP Hükümetinin de, cemaatin de niyeti bu değil. Öyleyse, “Aman bize ne”, hatta “asıl mesele başka...” deyip sıyrılacak mıyız? Ortaya saçılması olası belgeler “iktidarın gerçek yüzünü gösterebilir” diye avunacak mıyız? En fenası, “Cemaat tercih değiştirip bizi kurtaracak” rüyasına mı yatacağız? Karşımızdaki kirli rant siyaseti iş birliği de yapsa, kavga da etse; olan bu ülkeye, gen&..]]> Sat, 30 Nov 2013 01:37:04 +0400 Ses tonu https://www.evrensel.net/yazi/69878/ses-tonu https://www.evrensel.net/yazi/69878/ses-tonu? Geçen hafta Sinan Cemgil’in söylediği türküden kalkarak yazmıştım aslında; “Mezarımı derince kazın, dar olsun yar yar...”... Eşi Şirin Cemgil ile birlikte söylüyordu; doğum günüydü... Olmadı; fazla “depresif” oldu yazı. Noktayı koyamayınca; bir hafta esgeçtik. Affola. Baskılar, acılar, ölümler arasında “umutsuzluk yasaktır” elbette; ama “günlerin getirdiği...” bu işte. Geçen hafta yazı yazılırken de öyleydi. O yazının bıraktığı yerden başlayalım yine de.”Usandık yar yar usandık” diyen türküyle Sinan Cemgil’in “ses tonu”nu öğrenmiştik. Biraz Ruhi Su havası, ağır, tok, kendinden emin... Dilimize yıllardır yerleşmiş o sözün müsebbibinin sesiyle bir kez daha oturdu “Hocam” hitabı.... “Hocam” demişken; başka “hoca”larla, “hocaefendi”lerle karışm..]]> Sat, 23 Nov 2013 00:39:17 +0400 O leoparı öldürmeyecektik https://www.evrensel.net/yazi/69765/o-leopari-oldurmeyecektik https://www.evrensel.net/yazi/69765/o-leopari-oldurmeyecektik? Bir yerde yanlış yapıyoruz. Hızla öğrenip hızla unutuyoruz. İktidarsa yavaş öğreniyor belki, ama asla unutmuyor. Farkında mıyız, kaybediyoruz... “Öğrenilmiş çaresizlik” üzerine ne yaşasak; öğrenemiyoruz sanki... Kaybediyoruz. “İnsanlar ölürken leoparı kimin umurunda” dediğimiz için belki. Bu topraklarda insan yüzünden yok olmuş onca canlının, börtü böceğin lanetinden belki de... Belki sadece ağaçların, kuşların ahından... Ne ilgisi var der, diyen çıkar mutlak... Hayvan sevmek lüks bu ülkede çünkü. Sosyete sevdası! Ya işçiler, emekçiler? O da mı öyle? Elimizden kayıp giden “kıdem tazminatı” hakkı karşısındaki sessizlik... Günde kaç işçi ölüyor; önlenebilir iş cinayetlerinde. Toplumsal muhalefetin neresinde bu gerçek? Ya Kürtler? Sınır boyunda “utanç duv..]]> Sat, 09 Nov 2013 00:50:38 +0400 Dewlet aklı https://www.evrensel.net/yazi/69706/dewlet-akli https://www.evrensel.net/yazi/69706/dewlet-akli? W harfi alfabeye eklendi artık. Nerede istersek orada yazabiliriz, dava dosyalarında baki. “Nevruz” değil, “Newroz” yazdığımız haberlere açılan davalar geliyor aklıma. 28 Şubat civarı olmalı. Biz gazetede “Tanklarla gözdağı” manşeti atarken, medyanın postmodern darbeye ağız birliği ile selam durduğu günler... Nereden nereye? Sahne aynı roller başka, diye şarkı vardı ya hani... İzlerin hepsi birbirine karışmış. Gerçek kimsenin umurunda değil. Bir insan mekanizması, bir savunma yöntemi: Nasıl istiyorsan öyle hatırla. Ne görmek istiyorsan onu gör. Nasılsa insan hafızası nisyan ile malül. Aynı gün içinde bile. Gelecekte 31 Ekim 2013’e bakanlar, medyada bir demokrasi zaferi, bir kadın kahramanlığı edebiyatı okuyacaklar. Ayşe Gökkan, ya görünmeyecek, ya iç sayfalarda küçük bir “taşra” haberi sayılacak. Hayır, Nusaybin ç..]]> Sat, 02 Nov 2013 11:44:46 +0400 İlk taşı kim atsın? https://www.evrensel.net/yazi/69653/ilk-tasi-kim-atsin https://www.evrensel.net/yazi/69653/ilk-tasi-kim-atsin? Gerçek bir “masumiyet müzesi” kurulsa; bomboş bir binadan başka ne konur ki içine? Duvarlar bile masum değil bu dünyada... Hiç masum değil! “Sınanmadığın günahın masumu değilsin” demiş Eyüp Can... “İki aylık bebesini 9 gün yalnız bırakıp ölümüne sebep olduğu” iddia edilen anneye dair yazısında. Belki yazıların en “merhametli”si... Ama öyle mi sahiden? “Mahpus” ile “akıl hastanesi” arasında “ikincisi doğrudur” deyince; çözülüyor mu; “insaf” ve “vicdan” sorunları... Gerçeği anlamış oluyor muyuz? Bir yanıyla haklı Eyüp Can; ilk taşı günahsız olan atsın; bu kadar net! “Canavar anne”ye dair ahkam kesen medyasına, sosyal medyasına, kahvehane geyiklerine, ev gezmeleri dedikodularına karşı; elbet babanın ne yaptığı sorulur. Çevik Kuvvet’in bu “cen..]]> Sat, 26 Oct 2013 00:12:16 +0400 Tekrardaki mucize https://www.evrensel.net/yazi/69595/tekrardaki-mucize https://www.evrensel.net/yazi/69595/tekrardaki-mucize? İtalya’da yurtsuzluktan bir binayı “işgal” eden gençler Taksim adı verince, “ulusal bir gurur” duyan var mıdır acaba? “Bak işte, dünyaya örnek olduk” diye böbürlenen, bir yerlerde... İlginç ve medyatik bir haber; boy boy fotoğrafı basılacak cinsten... Grafiti ile yazılmış süslü püslü “Taksim” adı... Sevinelim elbet; gurur da duyalım; Gezi direnişi “ilham” veriyorsa dünyanın başka yerlerine... Ama üzülelim; hatta utanalım da; Paris’ten gelen liseli gençler haberiyle... Biri Kosovalı Roman, diğeri Ermeni... İki arkadaşlarının sınır dışı kararına direnen Parisli gençlerin erdemi karşısında. Ne çok linç yaşadık, ne çok haberi öfkeyle okuduk biz. İlçelerden sürüldü Romanlar toplu halde; linç edildi Kürtler... Kimi topraklarını terk etti; kimi okuduğu okulu bıraktı. Ka&cced..]]> Sat, 19 Oct 2013 12:18:21 +0400 Ahlaksızlığın 'öz'ü https://www.evrensel.net/yazi/69545/ahlaksizligin-ozu https://www.evrensel.net/yazi/69545/ahlaksizligin-ozu? İnsanın özü neyse, odur... Maskeler değişir sadece. Öz neyse, bir yerde mutlaka çıkar” dedi bir arkadaş... Sonra; oyuna girdik... Öz, biçim, görüntü tartışmaları şimdilik kenarda dursun... “Öz”ü de, “görüntü”yü de hayatın içinde anlarız, anlıyoruz nasılsa... Biz darbe günlerine gidelim... Malum “mağdur”u bol bir darbe bu. O gün alkış tutanların, fikri her daim iktidarda olanların bile; bugün “mağdurum da, mağdurum...” nakaratlarıyla gözyaşı döktüğü günler. “80’lerde Lubunya Olmak”... Mekan Artı’nın yeni oyunu... Darbenin pek konuşulmayan mağdurlarına dair. Tek sıra sokaklarda yürütmeler, vücuda vurulan damgalar, Haydarpaşa’dan tekme tokat trene bindirilip sürgüne gönderilmeler, karakollarda kedili işkenceler, taciz tecavüz.. Tüm bu i..]]> Sat, 12 Oct 2013 06:05:10 +0400 Vasıfsız, barbar ve mantar https://www.evrensel.net/yazi/69480/vasifsiz-barbar-ve-mantar https://www.evrensel.net/yazi/69480/vasifsiz-barbar-ve-mantar? Bir millet çıldırıyor. Çıldırması için her şey yapılıyor. Belki çıldırdık bile. Önceki akşam televizyon izleyenler, kanallar arası zaplayanlar ve sosyal medyadan olan bitene maruz kalanlar ne dediğimi anlar. Anası danası, yandaşı muhalifi tam bir çoraklık, kepazelik, vasıfsızlık. Bir de burada anlatmayalım. Emin olun, bir şey de kaybetmezsiniz. Biz başka “vasıfsızlar”dan söz edelim... Bir ilan, minibüs koltuğu arkasına bantlanmış “Merdiven temizliği için VASIFSIZ elemanlar aranıyor”. Altına sadece bir cep numarası iliştirilmiş. Belli ki, bir büro bile yok. “Oğlum evin dip köşe temizlenmesi lazım. Birini mi bulsak?” diyen 71 yaşındaki annem geldi aklıma. Öyle ayda yılda bir çağıracak işte: “Merdivenleri silen kadına söylesem, benden yaşlı. Utanıyorum söylemeye.” İşte o “utanma duygusu” lazım bize; bulmacaların “iki harflisi”...]]> Sat, 05 Oct 2013 13:35:31 +0400 Paketi beklerken... https://www.evrensel.net/yazi/68618/paketi-beklerken https://www.evrensel.net/yazi/68618/paketi-beklerken? Demokrasinin gelmesini bekliyoruz; “ha bugün, ha yarın” derken ay sonuna kaldı galiba. İçeriği belli olmayan “paket”e dair tek bildiğimiz “nefret suçları”na dair ceza artırımı... Bülent Arınç, İslamafobi ile ilgili konferansta müjde olarak duyurdu bunu... Ne anlamalıyız? Davaların kime, neden açılacağı ortada değil mi? Hele de Fazıl Say, Hayyam rubaisi yüzünden bir kez daha hapis cezası almışken. İktidar farklı inançları ya da inançsızlığı; etnik kökenleri, siyasi görüşleri ve hatta Gezi direnişine katılanları açık bir “nefret söylemi” ile anmaya devam edebilecek mi? İlköğretim çağında çocukların etekleriyle uğraşanların; 1+1 evlere dair fanteziler kuranlardan ne bekleyeceğiz ki? En azından tutarlılık? Berkin’i vuranlara dava bile açılmazken; adını yazdığı için Evrensel’e ceza verilmesi; Berkin&..]]> Sat, 21 Sep 2013 13:43:02 +0400 Bir hazin hikaye https://www.evrensel.net/yazi/67819/bir-hazin-hikaye https://www.evrensel.net/yazi/67819/bir-hazin-hikaye? Yine dene, yine yenil... Daha iyi yenil” der Beckett... Ne güzel söz! Yenildiği için suçlanabilir mi bir insan? Daha doğrusu, yenildiği için “haksız ya da yanlış” sayılabilir mi? 12 Eylül faşizminin ezdiği, sadece bu halkın devrimcileri, devrimci örgütleri değildi. Yaşayarak gördük 30 yıldır... Toplumsal dokunun hücrelerine işleyen ve halkın yeni yeni üzerinden atmaya başladığı bir travma... Sovyetler’in çöküşü de öyle... Uygulamaya neye evrilmiş olursa olsun, bütün yanlışlığına rağmen revizyonizmin çöküşü, başka bir dünyaya götürdü bizi. Ve bugün; son 30 yıldır, son 20 yıldır bu topraklarda yaşadıklarımız; neoliberal saldırı dalgasının peşine eklenen bu iki travmanın sonucu... Ve elbette 11 Eylül 2001... Yeniden biçimlendirilen dünyanın, o çok sevdikleri “zamanın ruhu”nun doğum..]]> Fri, 13 Sep 2013 16:53:40 +0400 Örtü ve amentü https://www.evrensel.net/yazi/67185/ortu-ve-amentu https://www.evrensel.net/yazi/67185/ortu-ve-amentu? Bu hafta ne yazsam?” değil, “Bu hafta hangisini yazsam?” dediğin bir ülke burası... Akşam yattığın gündemle, sabah kalktığın gündemin “aynı” olamadığı... Hayır, doğru değil... Farklı görüntüleriyle “aynı gündem”e uyanıyoruz hep. Kimin ne dediğinin, ne diyeceğinin belli olduğu günler. ODTÜ’de öğrenciler cemaat üyelerini “İftirayla velileri kandırdığı için” kovalıyor. Neymiş, “faşist ODTÜ”; başlıyor bir yaygara. “Türban yüzünden” yalanı ayrı bela... Özgürlük, demokrasi, örgütlenme... “Kutsal” kavramlar sokuluyor hemen dolaşıma... Ve “Sosyalistlerin iktidarı ne kadar mağdur ettiği” üzerine bir masal. Yersen! Aradan saatler geçiyor, dozerler, TOMA’lar, çevik kuvvet el birliğiyle öğrencilerin çadırlarına saldırıyor, ağaçları biç..]]> Fri, 06 Sep 2013 17:12:29 +0400 Ebemkuşağı https://www.evrensel.net/yazi/66544/ebemkusagi https://www.evrensel.net/yazi/66544/ebemkusagi? Durun siz düşmansınız” diye bağıran bir Başbakan... Gezi direnişinde iktidarın tutumunu en iyi özetleyen işlerden biriydi Penguen’in kapağı... O yüzden bugün “merdiven”lerin “rengahenk”ine müdahale edilmesi; griye boyanması şaşırtmıyor kimseyi... Ne renk, ne ses, ne fikir, ne din, ne etnisite... Hatta, sanki de ne “cins”... Egemen olan dışında hiçbir “farklılık”ın var olmasından değilse de, ortalarda görünmesinden rahatsız bir iktidar. Hele hele bir araya gelmeleri en büyük kabusları... Fındıklı’da Cihangir’e çıkan merdivenlerden biri 64 yaşındaki Orman Mühendisi Hüseyin Çetilen tarafından gökkuşağı renkleriyle güzelleştirildi. Ve duyulur duyulmaz, harekete geçildi, merdiven “gri” ile boyandı gecenin en geç saati... Bu Beyoğlu bölgesinin ilk “gri vakası” değil... Gezi direnişinin o &ldqu..]]> Fri, 30 Aug 2013 17:04:31 +0400 Barış budur işte! https://www.evrensel.net/yazi/65825/baris-budur-iste https://www.evrensel.net/yazi/65825/baris-budur-iste? Ağlıyorsan insansın... Başbakan da ağlamış; samimiyet falan tartışmasına lüzum yok. İnsani bir belirtidir; insan üzülür. Evet; Başbakan Erdoğan, İhvan’ın liderlerinden Muhammed el Biltaci’nın, darbeciler tarafından öldürülen kızı Esma’ya yazdığı mektubu dinlerken hüngür hüngür ağladı. Kendisiyle özdeşlik kurduğunu da söyledi. “Davası için çalışmaktan evlatlarına vakit arayamayan baba” figürünün kurduğu özdeşlikti bu. Ve elbette genç yaşta bir evladın katli... Kim ağlamaz? Kim üzülmez? Babalarını göremeyen çocuklar üzülür. İster “bir dava peşinde”, ister 16 saat mesaide olsun... Ya da cezaevine tıkılmış olsun babalar... Çocuklar bekler kapının çalınışını... Geleceğini bilerek bekler. Gelmesi umuduyla bekler... Evden çıkan ve bir daha haber alınamayanların çocukları da üz&..]]> Fri, 23 Aug 2013 18:12:31 +0400 İkinci Yeni'nin dizeleriyiz https://www.evrensel.net/yazi/64475/ikinci-yeninin-dizeleriyiz https://www.evrensel.net/yazi/64475/ikinci-yeninin-dizeleriyiz? Yaz bitiyor. Gözler, “sıcak” geçecek sonbaharda... Ağustos’u yarıladık; Turgut Uyar’a; Edip Cansever’e adanan ağustos’u... Evet; Ağustos’ta doğmuşlardı; ama kuşku yok şiirleri Haziran’da bir kez daha doğdu. Çünkü, “Ve bizim bir haziranımız / bir yıl kadar yetecektir dünyaya” demişti Turgut Uyar. Turgut Uyar’ı okuyan, bilen, sevenlerin ortak duygusu; “bizim bir haziranımız” itibariyle “Gezi’nin şairi olduğu” yönünde.. İkinci Yeni’nin bu usta şairini tanımayanlar; Gezi’yi düşleyip, okuduklarında şaşırıyorlar. “Halbuki korkulacak hiçbir şey yoktu ortalıkta / Her şey naylondandı o kadar” diyerek başlayan “Geyikli Gece” mesela. Gezi direnişinde duvarlara yazılması tesadüf olabilir mi? “Gezi Parkı, bizim Geyikli Gece’miz” desek yeri; sonrasında ekliyor şair: “...ama Geyikl..]]> Sat, 10 Aug 2013 09:56:02 +0400 Sevişmek tehlikeli ve yasaktır https://www.evrensel.net/yazi/63802/sevismek-tehlikeli-ve-yasaktir https://www.evrensel.net/yazi/63802/sevismek-tehlikeli-ve-yasaktir? İnadına mı yapıyorlar bilmiyorum? Her gün birkaç yerden skandal bir söz patlıyor. Bombalar, silahlar zaten aralıksız patlamakta... Acı, öfke, kızgınlık... “Kızlı erkekli aynı merdivenden çıkıyor”muş çocuklar... Okulun Müdürü söylüyor. Dilin ucuna gelen sözleri, zor yutuyor insan. Her sözlerinde “bastırdıkları” duygular; anlayamadıkları “hormonlar” var. 1980’lerin; 1990’ların çocukları, gençleri; orada burada müdür, şef falan olanlar... Mesele gençler, cinsellik, özgürlük olunca; dönemin popüler kitapları geliyor ister istemez. Erdal Atabek’in üst üste gelen “Kuşatılmış Gençlik”, “Kışkırtılmış Erkeklik, Bastırılmış Kadınlık” gibi kitaplarının epey faydasını gördü dönem gençleri... İşte bugün “müdür” olanlar; başka kitap..]]> Fri, 02 Aug 2013 17:21:26 +0400 ZA-GA-LA-DIIIIIIIIIK! https://www.evrensel.net/yazi/63159/za-ga-la-diiiiiiiiik https://www.evrensel.net/yazi/63159/za-ga-la-diiiiiiiiik? Hayat olağan akışındayken pek fark edilmez. İki arada bir derede sürer gider hayat; rengini kimse önemsemez. Bir iki “risksiz söz”le; “aykırı birkaç laf”la idare edersin durumu... Ama sonra “sanki bir devrim” olur; “isyan göz kırpar” ve her şey değişir... İster Iron Maiden ol, ister Okan Bayülgen... İster sevimsiz komedyen, ister şarkıcı sinema yazarı... “Kim olursan ol yine gel” diyenler; “sen git” diyebilir, “bizden uzak, iktidara yakın ol”! Garip günlerden geçiyoruz. Başbakan çıkıyor, “Kemirgenler” diye haykırıyor halkına. Bir “hukukçu”, Gezi eylemine katılanlara “müebbet isterim” diyebiliyor, bir ilahiyatçı “Hamileler sokakta gezmesin” kafasında... Hadi Polat Alemdar’ın Türkçesini koyun bir kenara da; Okan Bayülgen’i, Şafak Sezer’i, Ömür ..]]> Fri, 26 Jul 2013 16:37:25 +0400 Helallik size lazım https://www.evrensel.net/yazi/62506/helallik-size-lazim https://www.evrensel.net/yazi/62506/helallik-size-lazim? Varsa aranızda kanı bozuk olanlar, gelsin söylesin, kınarsam şerefsizim. Muaf tutacağım törenlerden” diye höykürmüştü lisenin müdürü... Bayrak töreninde “hafiften hareketlenme”nin bedeliydi, bu minvalde uzun bir nutuk dinlemek... Kanı bozuk! Ya Ermeni, ya Rum kanını kastediyordu müdür. “Bozuk”luğu tayin eden kafaya göre değişir bu. Bizim müdür, “dört dörtlük Türk kanı” istiyordu o vakitler. Yemedi tabii, gidip, “Bizim kanımız bozuk hocam” diyemedik tabii... Şimdi, “ülkenin müdürü” meydanlarda haykırıyor; milletten, mezhepten, “faiz lobisi”nden söz ediyor, “Bunlar...” diye saydırıyor da saydırıyor. Kan üzerine hesap bitmiyor; bunca kan dökülen topraklarda nasıl bitsin? “Helal kan” peşinde Kızılay... Açıkça söylüyor, Kızılay Genel..]]> Fri, 19 Jul 2013 22:33:47 +0400 İnsan ve vicdan meselesi https://www.evrensel.net/yazi/61959/insan-ve-vicdan-meselesi https://www.evrensel.net/yazi/61959/insan-ve-vicdan-meselesi? “Bir bayan, hele ki bu toplumda ismi olan birisinin çok yakınıysa, böyle bir şeyi söylüyorsa bu hakikaten dikkate almaya değer bir şeydir.” İşte Vali Mutlu’nun dikkate alma ölçütleri... Kabataş vakasında tutum bu. Ya polis aracında, gözaltında taciz edilen kadınların ifadelerini ne yapacağız? “Toplumda ismi olan” ne demek? Tanınmış, meşhur, ünlü... “Hamili kart yakinimdir”gillerden biri? Toplumda ismi olan ne çok insan var artık... Ne çok tanıyoruz, ne çok seviyoruz birbirimizi... Kırmızılı siyahlı kadınları, Vildan teyzeleri, hepsini... 62 yaşında gözaltına açıkça eziyet edilen Mücella Yapıcı’nın “toplumda ismi olan bir yakını” var mı acaba? Bu yüzden mi ciddiye alınmıyor, savcılıkta, mahkemede söyledikleri? “Gözümün önünde kızımı taciz ettiler” çığlığı neden duyulmuyor? &ld..]]> Mon, 15 Jul 2013 09:37:37 +0400 #diren1+1 https://www.evrensel.net/yazi/61252/diren11 https://www.evrensel.net/yazi/61252/diren11? Çimento, kum ve beton günlerindeyiz. Büyük inşaat hamlesinin ortasında yerindeyiz. İsyanlar, direnişler bile ya kışla inşaatından, ya “kalekol” inşaatından çıkıyor artık. Yıkıp yıkıp yeniden yapıyorlar. Maddi değeri “1” olan, biraz dozer; biraz kazma ve insan emeği katınca; “2”ye, “3” çıkıyor. Rant dediğin bu. Manevi değerine nasıl ölçüt bulalım. Tek bildiğimiz “0” olduğu her şeyin. Tarihin, kültürün, anıların, kent hafızasının... Rant yıkıyor; insan direniyor. Kanı canı pahasına direniyor. Ve bir belediye meclisi çıkıyor, 70 metre karenin altındaki evlere yasak getiriyor. Neden? Geniş geniş ferah ferah yaşayalım diye mi? 1+1 evlerde sıkışmayalım diye mi? Eksik olmasınlar... Evet, rant uğruna küçücük daireler astronomik fiyatlara satılıyor. Sıkıştırıp daha fazla daire yaratarak, yeni rant alanları çıkarılıyor ortaya. Biz k&..]]> Fri, 05 Jul 2013 10:25:17 +0400 'Direnen kızlar çok güzel' https://www.evrensel.net/yazi/60660/direnen-kizlar-cok-guzel https://www.evrensel.net/yazi/60660/direnen-kizlar-cok-guzel? "Güzel kadınları severim,. İşçi kadınları da severim;. Güzel işçi kadınları. Daha çok severim” demiş Orhan Veli... Gezi Direnişi’nin duvar yazıları, dövizleri de benzer şeyler söylüyor. “Direnen kızlar çok güzel” diyor duvar yazıları. Öyleler sahiden. Çünkü kadınlar direnişin önünde. En önünde. KONDA’nın 4 bin 411 direnişçi ile yaptığı ankette oran yüzde 50.9. Yarıdan biraz fazla. Çıplak gözle görülen ise daha fazlası. Gezi’deyken de, sokaktayken de, sokak aralarındayken de, şimdi parklarda da kadınların “çoğunlukta” olduğu görülüyor. Pek çok şey söylenebilir kadınlar ve direniş üstüne. Aklımızdaki o eski sözün hiç değil ilk önermesi tartışmasız gerçek: “Kadın olmadan devrim olmaz, devrim olmadan kadın kurtulmaz”. Kad..]]> Fri, 28 Jun 2013 10:47:42 +0400 Güya iktidar https://www.evrensel.net/yazi/60016/guya-iktidar https://www.evrensel.net/yazi/60016/guya-iktidar? “Güya namaz kılıyorlar” sözü her şeyin özeti. Yönünü Allah’a dönmüş olana bu kadar hoyrat olan, dinin kurallarını dahi yok sayıp, siyasetin hizmetine sokan bir zihniyet... Bira içene, öpüşene, direnene ne yapacağını varın siz düşünün. Yapıyor da zaten... “Güya bir iktidar”dır artık... Halkın içtiğine, sevdiğine, sevgilisine, parkına, ağacına karışan... Sandık sandık dedikçe, demokrasi ve özgürlüklerden uzaklaşan. Polisin, zabıtanın, eli sopalı, bıçaklı çetelerinin arkasına sığınan bir köhnemişlik. Özgürlük dedikçe dinden, yaşam biçimi dedikçe camiden ve kışkırtmadan medet ummak, hangi derdi çözer? Paranoyanın zirvesi. Güya o yönetiyor ülkeyi, ama herkes ona karşı... Dış güçler, iç sentezler, faiz lobisi, büyük sermaye, Amerika, Almanya, ..]]> Fri, 21 Jun 2013 14:30:07 +0400 Anlamak gideni https://www.evrensel.net/yazi/58856/anlamak-gideni https://www.evrensel.net/yazi/58856/anlamak-gideni? Saatler gece üçe gelirken, ‘alın terini ekmeğine katık eden işçi kardeş’ten söz ediyorsa Başbakan; işler epey karışık demektir. Hele de ‘faiz lobisi’ düşman, işçiler ‘kardeş’ oluverdiyse birden... Evet, bu bir balkon konuşması sayılabilir. Ama alışılageldik “Herkesin Başbakan”ı konuşması bekleyenler hayal kırıklığına uğradılar. Erdoğan, ‘eski günler’e, Mehmet Akif’e, ‘faiz düşmanlığı’na, ‘Milli Görüş nobranlığı’na dönüverdi. Sürecin rengini gördük, dün gece... Bir ‘ecdad’a sarıldı, bir ‘yoksullar’a... ‘Sürgünden dönen muhalefet lideri’ ya da ‘halk ayaklanmasıyla iktidarı sallanan yaşlı diktatör’ havası çalmayı sürdürdüğü sürece, bütün çıkışlar kapalı. ‘Yol ver Taksim’i ezelim’ di..]]> Fri, 07 Jun 2013 11:20:12 +0400 Şerefine Türkiye https://www.evrensel.net/yazi/57702/serefine-turkiye https://www.evrensel.net/yazi/57702/serefine-turkiye? Liberal, ana muhalefeti suçluyor; “Böyle ana muhalefet olursa sonu bu olur” Ötekinin derdi liberaller; “Mutlu musun, sen destekledin...” MHP zaten hep koltuk değneği... O buna, bu ona... En tazesi Kürtler; yık bütün suçu onların sırtına... Hadi, 12 Eylülden beri bizim tarafın yaşadıklarını bir kenara bırakalım. 1994 yerel seçimlerindeki Refah Partisi zaferinden alırsak; gerilimin açığa çıkmasını ve elbette Recep Tayyip Erdoğan’ın devr-i iktidarını; koca 20 yıl... “Mevcut iktidar zihniyetinin adımları ve ona karşı mücadele planları” ile geçen 20 yıl... Sonuç? Ülke nüfusunun yarıdan fazlası genç olduğuna göre, ülke nüfusunun büyük bölümü bu iklimde büyüdü. Şimdi eğri oturup, bir bardak soğuk suyu “şeref”ine kaldırıp konuşalım memleketin halini. CHP, bu devrin neredeyse tüm&uu..]]> Fri, 24 May 2013 10:55:38 +0400 Başbakan ve 100 patron https://www.evrensel.net/yazi/57073/basbakan-ve-100-patron https://www.evrensel.net/yazi/57073/basbakan-ve-100-patron? Washington’a 100; Kahire’ye 280, Moskova’ya 200, Pekin’e 300... ABD Başkanı Obama’ya “Yanımda 100’e yakın iş adamlarımızla geldik. İş adamlarımız temaslarına devam edecek” diyen Erdoğan’ın “kervan” listesi bu... “Ee, ne var bunda?” diyebilir birileri... Peki, “Ben 70 milyonun Başbakanıyım” demiyor mu Erdoğan? “Hükümet”in başında T.C. ibaresi yok mu? Yoksa bu hükümet... Şüphemiz yok; elbette sermaye hükümeti. Mesele; bunu unutmamakta... O yüzden; ABD gezisinin “başarı” ölçütleri nezdimizde çok farklı. Her istediğini elde etse Erdoğan, gülerek değil, kahkahalar atarak çıksalar Rose Garden’a; ne fark eder? Biz biliyoruz; o kahkahalar bize bomba olur yağar. Masanın bir yanında Erdoğan ve adamları; diğer yanında Obama ve adamları... Çok mutlular, ağızlar kulaklarda... 100 patron ne yapıyor ..]]> Fri, 17 May 2013 09:32:33 +0400 Firavun ve ahmaklar https://www.evrensel.net/yazi/56446/firavun-ve-ahmaklar https://www.evrensel.net/yazi/56446/firavun-ve-ahmaklar? Hep okyanus ötesine verilen selamlar gündem olurdu; bu kez “okyanus ötesi” fena selam verdi. Köşenin bu bölümünü Fettullah Gülen’e ayıralım... Güzel açıklama, güzel metin... İlk defa Fettullah’ın açıklamasına katılmamak elde değil. Ben bilmiyorum kim olduğunu; ama kimse o “firavun”, kimse o “Nemrut”; öncekiler gibi tarihin çöplüğüne gidecektir muhakkak! Kısa kısa alıntılayalım... “Sıradan bir insan gelir, şöyle böyle konjonktürel olarak bir yerde bazı imkânları elde edebilir, dümene oturabilir. (...) Elde edilen imkânlardan kaynaklanan küstahlaşma, yalnızca kâfirlerle sınırlı değildir. Hatta mümin bile olsa, ahlâken firavun olur. Sıfatları itibarıyla firavun olur. Bazen nimetlerin sağanak sağanak baştan yağması; o da insanı böyle nemrutlaştırır. İnsan gaflete dalar. (...) Dediğim..]]> Fri, 10 May 2013 11:09:37 +0400 Küserek değil yıkarak https://www.evrensel.net/yazi/54640/kuserek-degil-yikarak https://www.evrensel.net/yazi/54640/kuserek-degil-yikarak? Yine; “barış süreci”, Zübeyir Aydar; sosyalistler; başlamıştım yazıya ki; yemek arasında bir büyüğümüz uyardı: Şu İstanbul meselesini yaz... Yaz yaz; bitmiyor ya; yine yazayım. Efendim; Başbakan küsüvermiş. Kime mi? Sultanahmet’in arkasından nanik yapan gökdelenin sahibine. “Traşlayın, dedim. Yapmadı, küstüm” diyor. “Samimiyet” ile “dalga geçmek” arasındaki farkı bilmediğimizi mi sanıyorlar; yoksa artık bizimle eğlenmeye mi başladılar varın siz hesap edin. 20 yılını belirlediği kentin betonlaşmamış, birkaç noktası kalmış; onlar da hedefte. Sultanahmet’in önüne de “iğrençlik abidesi” köprüyü diken bu zihniyet... Önüm, arkam, sağım, solum beton... Üç beş ağacı bir arada gören baltayı kopup koşuyor neredeyse. Ne uğruna? Taksim’in bir yanına Topçu Kışlası, bir yanına kocaman cami..]]> Fri, 19 Apr 2013 10:38:09 +0400 Emek neydi? https://www.evrensel.net/yazi/54056/emek-neydi https://www.evrensel.net/yazi/54056/emek-neydi? Doğup büyüdüğü sokağı hatırlayan var mı? Sonrasında gidip gören? Hadi bizim kuşağı geçtim; özellikle büyük kentlerde aynı evde ortalama kaç yıl yaşayabiliyor insanlar? Resmi kayıtlara kalsa; yarının biraz fazlası “ev sahibi” görünüyor. Öyle mi sahiden? Hem AKP’nin “büyük inşaat hamlesi” nasıl değiştirecek bu rakamları? Kendi evinde “borçlu” konuma düşmeyecek mi milyonlarcası? İlk sorumuza dönelim; benim büyüdüğüm sokağın ortasından bir bulvar geçeli epey oldu. Evlerin hemen hepsi yıkıldı ya da yıkılacak. Okul yolunda dalından meyve yediğimiz bahçelerde yüksek binalar yükseliyor çoktandır. Hepi topu kaç yıl oldu ki? Büyüyoruz öyle mi? Yıkıp yeniden yaparak mı? Binaların katlarının yükselmesi eşittir ülkenin yükselmesi mi acaba? Hadi işin “yık yap, işlem..]]> Fri, 12 Apr 2013 12:26:34 +0400 Akil işçiler https://www.evrensel.net/yazi/53487/akil-isciler https://www.evrensel.net/yazi/53487/akil-isciler? Kim istemez ki, “barış” olsun! Eskiyi karıştırmazsak; bugün “barış” istemeyen neredeyse yok... Ama nasıl? Herkes “akil”i kendine; herkesin “barış”ı da... Görülen o ki; herkesin “bir hesap”ı da var. Umutlar da, kaygılar da bu yüzden. Bir yanımız yaprak dökerken, bir yanımızda “bahar çiçekleri” açmasında bir “hayır” görebilsek keşke... Uludere raporu, Ceylan Önkol davası, üniversitelerde furya halinde faşist saldırılar, gözaltılar... Sınır ötesine nedensiz bomba yağdıran topçu bataryaları... Aynı anda yaşanabiliyor her şey. Umut da, umutsuzluk da... ‘Akil’lik de; “akilsizlik” de... Aynı anda farklı düşler görülebiliyor; hiç uyumadan... Büyük düşler... Kimi barışa, kimi savaşa, kimi hem barışa hem savaşa dair... Holding başkanının “barış” düşü ile..]]> Fri, 05 Apr 2013 13:09:42 +0400 Karşılaşma ve helalleşme https://www.evrensel.net/yazi/52873/karsilasma-ve-helallesme https://www.evrensel.net/yazi/52873/karsilasma-ve-helallesme? Bayrak dedin mi, mevzu derin. “Türk bayrağı”nı konuşurken; birden “İslam Bayrağı” da ekleniverdi gündeme... Abdullah Öcalan Newroz mesajında dedi ya; “Bugün kadim Anadolu’yu Türkiye olarak yaşayan Türk halkı bilmeli ki Kürtlerle bin yıla yakın İslam bayrağı altındaki ortak yaşamları kardeşlik ve dayanışma hukukuna dayanmaktadır”. Sonrası “kapitalist modernite” eleştirisi; 1920 ruhuyla “demokratik modernite”yi inşa çağrısı... BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, “saptırıldı” diyerek açıklık getirdi: “Şimdi bazıları ilk kez duymuş gibi feryat figan ediyor. Bu çevreler acaba ilk kez geçen hafta Cihangir’de karşılaştığını mı düşünüyorlar?” Söylenenlerin tarihsel gerçekliğine şüphe yok. Ama; bugün ne anlaşıldığı da önemli... Bu “kardeşlik”in başka halklara, inançlara ne geti..]]> Fri, 29 Mar 2013 11:25:01 +0400 Kürtler bayrağı sever https://www.evrensel.net/yazi/52282/kurtler-bayragi-sever https://www.evrensel.net/yazi/52282/kurtler-bayragi-sever? Bakmayın siz; “anlı şanlı” partilerin Meclisteki şovlarına, “dev bayraklar”ın gölgesine sığınmasına... Hiçbir bayrak örtmez; örtemez gerçeğin üzerini... Mithat Cemal Kuntay’ın “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır / toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır” sözüyle büyüdü, büyütüldü bu ülkenin yurttaşları... Türk’ü, Kürt’ü, Ermeni’si... Hepsi... Evet, bu ülkede “bayrak” kutsal... Öyle kutsal ki; özel koruma kanunları var. Biçimi, şekli, her şeyi kurala uygun olmak zorunda... Keşke bu yasayı akıl edenler; “Her isteyenin aklına estiği gibi kullanamayacağı”, hele hele “Bir başka halka karşı sopa gibi sallanamayacağı” konusunda da net bir hüküm koymayı da akıl etselerdi. Bu kadar “kriz” yaşamazdık o zaman... MHP’liler, CHP&rs..]]> Fri, 22 Mar 2013 10:53:34 +0400 Erkek eli https://www.evrensel.net/yazi/51022/erkek-eli https://www.evrensel.net/yazi/51022/erkek-eli? Anneyi, anneliği kutsal sayan bu toplumda erkekler ne yazık ki hâlâ kadınları, kızları öldürüyor! Bu çelişkiyi anlamak mümkün değil!” diyor Tarkan... 8 Mart’taki onca açıklama, onca söz, onca talepten öne çıkan bu olacak şüphe yok. Belki “erkek” olduğu için, belki “popstar” olduğu için... Bir “erkek” olarak, “erkek”leri eleştirdiği için belki de... “Erkek zulmüne uğramakta olan bütün kadınların acılarının dinmesi, ölüm ve şiddet riskinden kurtulmaları, çocuk gelinlerin kurtarılmaları ve bütün kadınların özgürleşmeleri gerekir... Hukukun, şiddete maruz kalan kadınları daha fazla desteklemesi gerekir... Hepimizin, kadınlara uygulanan şiddete karşı bilinçlenmesi ve sonuna kadar savaşmasi gerekir...” diyor Tarkan. Güzel sözler; hoş dilekler... Hele de 8 Mart..]]> Fri, 08 Mar 2013 11:40:35 +0400 Servet düşmanı https://www.evrensel.net/yazi/50309/servet-dusmani https://www.evrensel.net/yazi/50309/servet-dusmani? Listelere alışığız biz; rakamlara... 20 günde 100 kadın şiddet nedeniyle ölüyor mesela. Ama bizim 100’ümüz onlar değil. Hayır; hemen her ay iş cinayetlerinde yaşamını yitiren 100’e yakın işçi de yok. Ölümlerinin ardından “neyse...” deyip geçilemeyecekler var bu listede; ölümleri günlerce haber; sayfalarca taziye ilanını “hakeden”ler var yalnızca. İçten içe “servet”lerine düşmanlık beslediğimiz düşünülen 100 kişi var! “Gözümüz yok; servetlerinde, paralarında...” diyeceğiz; ama... Onların mı sahiden? “Özel mülkiyeti ortadan kaldırmak istiyoruz diye dehşete düşüyorsunuz. Oysa sizin mevcut toplumunuzda nüfusun onda dokuzunun özel mülkiyeti ortadan kaldırılmış durumda; özel mülkiyetiniz ancak onda dokuzun buna sahip olmaması sayesinde ayakta duruyor” diyor bizim ..]]> Fri, 01 Mar 2013 09:51:29 +0400 Cemre https://www.evrensel.net/yazi/49672/cemre https://www.evrensel.net/yazi/49672/cemre? Evrensel’in bilebildiğim kadarıyla tek Samsunlu yazarı olarak; Samsun-Sinop hattında yaşananlardan başlamak gerekirdi belki. Karadeniz halkını, “özel organizasyonlar”ı, AKP’den, CHP’ye, MHP’ye takınılan tutumları... “Karadeniz milliyetçidir” diye kesilen ahkamları hatta... Ama, boşverin “bahar”dan söz edelim biz. Her sonbaharda ölür ve ilkbaharda yeniden dirilir Temmuz... Sümer tabletlerine ilk çekiç darbesi indiğinden beri biliriz bunu... Belki öncesi de vardır... Dumuzi diyen de var; Tamuz da; Attis de, Adonis de... Temmuz, aşktır, doğurganlıktır, berekettir, bolluktur... Bahardır Temmuz... Evet, ilk Cemre düştü; 20 Şubat’ta... Önce havaya... Sırada su ve toprak var. Yeniden diriliş böyle başlıyor doğada... Ya insanda? Cengiz Çandar; Hakkari izlenimlerini aktarırken, kulaktan kulağa yayılan “duyum”u anlatıyor: “Mart’t..]]> Fri, 22 Feb 2013 10:52:22 +0400 Lafla peynir gemisi https://www.evrensel.net/yazi/49126/lafla-peynir-gemisi https://www.evrensel.net/yazi/49126/lafla-peynir-gemisi? Keşke şöyle bir rahatlasak... PKK ateşkes ilan etse; bütün güçleriyle ülke dışına çıksa; hatta külliyen bıraksa her şeyi... Karşılığında ne mi alacak? Şart mı? “Karşılıksız” sevmek; sevmelerin en güzeli değil miydi? Şu “Uzlaşma Komisyonu” otursa, AKP’liler ne diyorsa “He” dese; Başkanlık falan fişmekan geçse aynen... Uzlaşsa toplum... Ali Kırca’nın 1990’lardaki “Siyaset Meydanı” gibi; eninde sonunda herkes “ortak nokta”da buluşsa... El ele versek, sevinsek mutlu olsak... Şu işçiler olmasa, Aleviler ses çıkarmasa, hayat bayram olsa... Peki kime? Böyle sorular da sormasa kimse... Akıp gidiverse hayat; geçip giden günlerimize hüzünlensek sadece... Adalet Bakanı çıkıp; “Hakimler zihniyet değiştirmeli” dese; Başbakan çıkıp “Yargı gereğini yapmalı” demese... Sorunlar asla ve kat&rs..]]> Fri, 15 Feb 2013 11:43:31 +0400 Ana dilde susmak https://www.evrensel.net/yazi/48514/ana-dilde-susmak https://www.evrensel.net/yazi/48514/ana-dilde-susmak? Neyse ki; “Kürtçe diye bir dil yok, eni konu 300 kelime”li günlerde değiliz. Yoksa, “Zerya”yı nüfus memurunun yanlış yazdığını düşünür; “Zin”i “zindan”ın kısaltması sanabilirdik. Allah’tan “ileri”, hatta “aşırı” demokrasi günlerindeyiz... Kürtçe savunmanın “yasalarda serbest”; mahkeme salonlarında “yasak” olduğu günlerde... KCK tutuklusu Gazeteci İsmail Yıldız’ın 9 aylık kızı Zerya Zin. Dün; mahkeme salonunda ağladı ve düzeni bozdu. Bakmayın siz 9 aylık olduğuna; 9 yaşında olsa; 99 yaşında olsa ne değişecek? Yine bozacaktı düzeni ana dilinde konuşarak, belki konuşamayarak... “Ne olduğu anlaşılamayan” bir dilde ağlamak geliyordu elinden sadece. Öyle yaptı. Kürtçe yasaklanınca “Ka naneki bi tırki” (Bana Kürtçe bir ekmek ver) diyenlerin “etnik kö..]]> Fri, 08 Feb 2013 11:32:29 +0400 Sevgili arkadaşım https://www.evrensel.net/yazi/47332/sevgili-arkadasim https://www.evrensel.net/yazi/47332/sevgili-arkadasim? Önce çocuklar ve yaşlılar... Gemi batarken bile... Ya bir ülke, “vicdansızlık” denizinde batarken? Samatya’da yaşlı Ermeni kadınlara yönelik seri cinayetler devam ediyor. Herkes kaygılı, herkes tedirgin. Sokağa çıkmaktan ürker halde. Emniyet, “nefret suçu” için bulguya, “ırkçılık” için ipucuna ulaşamamış henüz! Ermeniler de, CHP’li vekil Birgül Ayman Güler’e “Türklerle eş, eşit gördüremeyeceğimiz” halklardan olsa gerek. İster hırsızlık, ister kentsel dönüşüm, ister nefret cinayeti olarak açıklansın; tek bir gerçek var! Bu ülkenin genlerine sızmış, sızdırılmış bir gerçek. “Hepiniz Ermenisiniz, hepiniz p....” pankartı altında konuşan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin dün itibariyle görevden alındı. Kendisi ve mizahçılar dışında üzülen yok. Ya sevi..]]> Fri, 25 Jan 2013 13:37:32 +0400 Tanrı Türk'ü korusun https://www.evrensel.net/yazi/46721/tanri-turku-korusun https://www.evrensel.net/yazi/46721/tanri-turku-korusun? Yılbaşından birkaç gün önce Şehir Tiyatroları’nda “Zengin Mutfağı” oyunu sırasında yankılandı bu slogan: “Tanrı Türk’ü korusun”. Başparmağın yüzük parmağı ve orta parmak ile birleştiği; işaret parmağı ile serçe parmağın kurdun kulakları olacak şekilde dikildiği o meşhur el hareketi eşliğinde. Ülkücülere, hatta her ne demekse “Türklük”e hakaret sayılmıştı oyun, bu nedenle hakarete maruz kalıyordu sahnelenirken... İdrak yolları tıkanmış, iltihaplanmış bir fikirsizliğin, zamane artıkları işte! Zengin Mutfağı’nın Şener Şen’li ilk sahnelenişini göremedik elbette, ama film versiyonunu TRT ekranında izledik birkaç kere. Bir mutfaktan kalkarak anlatılmış bir Türkiye hikayesiydi izlediğimiz. Oyuna yeni eklenen şarkılardan birinde diyor zaten; “40 yıllık bir oyun bu, eski değil, yeni de değil”. Evet, hikaye hâlâ güncel, h&..]]> Fri, 18 Jan 2013 12:07:39 +0400 Güzel günler https://www.evrensel.net/yazi/46089/guzel-gunler https://www.evrensel.net/yazi/46089/guzel-gunler? Türkiye’de gündem ne hızlı değişiyor, değil mi? Her sabah bir acıya, bir ölüme, bir katliama açıyoruz gözlerimizi. Zonguldak, Çukurca, Paris... Metan gazı, biber gazı, bombardımanlar, susturuculu silahlar... Servis kazasında ölen işçiler, “kazara” yaşayan milyonlar... Tüm bu karanlık tablodan daha vahimi; şaşırmıyoruz! Ne katliam gibi iş cinayetlerine, ne “barış” konuşulurken dağlarda ölenlere... Türk gençlerine, Kürt gençlerine... Şaşırmıyoruz... “Akl-ı selim”den değil; “öngörülü bir halk” olduğumuzdan hiç değil. Paris’te 3 Kürt kadın siyasetçi öldürülüyor; herkeste aynı “klişe” cümle: “Barış sürecine girildiği şu günlerde...” Yalan mı, yanlış mı? Değil elbette. Mesele de bu ya. Göz göre göre gelen ölümler her yerde bizi..]]> Fri, 11 Jan 2013 10:06:37 +0400 Silahlara veda https://www.evrensel.net/yazi/45538/silahlara-veda https://www.evrensel.net/yazi/45538/silahlara-veda? Siz hangi taraftasınız? “İhtiyatlı iyimserlik” mi, “İhtiyatlı kötümserlik” mi? “Daha ortada bir şey yok”, “Duruma göre bakacağız” hali mi? Sabahtan akşama televizyonlarda habire konuşan, gazete köşelerinde ahkam kesenlere boşverin bir kalemde. “Öyle olursa, böyle olur”, “Şu adım atılırsa, PKK silah bırakır”, “Aman ha dikkat”, “İstismar edilmesin”... Bütün hesapları, kaygıları bir kenara bırakın. “AKP’nin asıl hesabı ne; CHP hangi taktiği izliyor, MHP’nin tavrı süreci etkiler mi?” bu soruları da es geçin şimdilik. “Amerikan planı mı bu?”, “Suriye’deki iç savaşla bağı var mı?” unutalım bir anlığına... Kandil’in Öcalan’ı dinleyip dinlemeyeceğine, Kürt siyasi hareketinin farklı temsiliyetlerinin nasıl tutum alacağına da kafayı takmayın. Saflıktan değil, son bir ..]]> Fri, 04 Jan 2013 12:59:07 +0400 Her Göktürk bir Uludere'dir https://www.evrensel.net/yazi/44880/her-gokturk-bir-uluderedir https://www.evrensel.net/yazi/44880/her-gokturk-bir-uluderedir? Mesele Göktürk 2... İddiaya göre Türkiye’nin “ilk yerli” uydusu... Daha önce atılan bilimsel amaçlı uydu “Rasat”ı saymazsak; ithal malzemeleri, Çin’den fırlatılmasını umursamazsak; doğru sayılabilir. Yerli olsa ne olcak? Türkiye halklarına tek faydası “üniversitenin yeniden ayakta olması”na vesile olması bu uydunun... Bir televizyon kanalının “öğrenciler uyduya karşı” diye haber yapmasının ardından, “yok artık, dünyanın dönmesine karşılar” diye geyikler döndü. Göktürk 2’ye karşı çıkmanın “insanlık suçu”; bu uyduyla gurur duymamanın “vatan hainliği” sayıldığı günlere geldik. Ürkek olmaya; ağızda gevelemeye hiç gerek yok: Göktürk 2, bir askeri istihbarat uydusudur. Doğrudan “atış” yapmasa da; askeri bir silahtır! Yapacağı iş de, neden olacakları da bel..]]> Fri, 28 Dec 2012 11:35:52 +0400 Hâlâ buradayız https://www.evrensel.net/yazi/44301/hl-buradayiz https://www.evrensel.net/yazi/44301/hl-buradayiz? Bu yazıyı okuyabiliyorsanız; kıyamet kopmamış demektir. New York Times’in 1910 yılında Halley Kuyrukluyıldızı dünyaya çarpmayınca attığı manşet gibi; “Hâlâ Buradayız”... Evet, hâlâ olduğumuz yerdeyiz! 4 santim karın esaretinde. Yoldan çıkan metrobüslerin, yılın ilk karıyla birlikte tatil edilen okuların kentinde... Çöken metrobüs sistemi, kapanan yollar... Tatil olan okullar, iptal edilen okul, kreş servisleri... “Kıyamet günü” yolları bomboş bir Cuma sabahı... Hâlâ olduğumuz yerdeyiz. Her yıl olduğu gibi; yeni yılı yeni zamlar ile karşılamaya hazırlanan bir hükümetin yönettiği ülkede. Sadece sigaraya gelecek zam; yüzde 31. Paket başı iki liraya yakın. Günde bir paket içene, ayda 60 lira ek yük! Ve asgari ücrete öngörülen zam; sadece yüzde 3. Hepi topu düz hesap 20 lira var yok. Sevinsek mi; kopmadı..]]> Fri, 21 Dec 2012 09:41:12 +0400 Nizamiyenin ardı https://www.evrensel.net/yazi/43049/nizamiyenin-ardi https://www.evrensel.net/yazi/43049/nizamiyenin-ardi? “Komutanların dövmesine alıştık abi artık ona bişe dediğim yok. Ama üst devremizin yaptıklarına artık katlanamıyoruz. Abi 20 yaşındayım, evliyim, eşimi anamı babamı bırakıp askere geldim. Allah cehennemi bize burda yaşatıyo. Şu dünyada intihar edicek en son kişiydim. Beni kaç kere intiharın eşiğine getirdiler. (...)Abi elini uzat ne olursun. Bir gün yenik düşüp intihar etmekten korkuyorum.” (askerhaklari.com) Bu cümlelerle yazılmış kaç mektup vardır acaba? Kaç yazılamamış mektup... Günlerdir konuşuyoruz; yüzlerce asker intiharı... Rakamlara yansımamış duygusal sakatlanmalar... “Askere gelmeden önce yaşama sevinci olan bir insandım, artık içimde ne askerlik, ne de vatan sevgisi kaldı. Bütün psikolojim alt üst oldu. Geceleri uyuyamıyorum. Vücuduma titremeler geliyor. Arkadaşlarımın söylediğine göre bazen de kendi kendime konuştuğum oluyormuş.” (askerhaklari..]]> Fri, 07 Dec 2012 11:16:20 +0400 İşçi Memet https://www.evrensel.net/yazi/42362/isci-memet https://www.evrensel.net/yazi/42362/isci-memet? “Yedi kapılı Teb şehrini kuran kim?” diye sorar ya Brecht... Tarihte bugün sayfalarının hangisine baksak; aynı soru... “Ne oldular dersin duvarcılar, Çin Seddi bitince?” İşte bugün 1 Aralık... Bakın “tarihte bugün” listelerine... Aksak Timur’u, Rus Çarı 1. Alexandr’ı, Woody Allen’ı, Kolombiyalı uyuşturucu taciri Pablo Escobar... Kimi ararsan var? Bir eksikle... Yeni Türk Harfleri, Osmanlı borçları, Ford’un ilk hareketli montaj tezgahı, “karartma geceleri”nin başlaması, Kore’de bilmem hangi Türk birliğinin zaferi, Turgut Özal’ın müsteşar oluşu, Yargıtay Başkanı’nın yaş haddinden emekliliği, Yugoslav uçağının düşüşü ve benzeri pek çok vaka... Ne ararsan var; 1 Aralık’ta... Dubai’nin çirkin 7 yıldızlı oteli Burj Al Arab’ın hizmete açılması bile... 321 metrelik bu oteli yapan iş&c..]]> Sun, 02 Dec 2012 07:10:40 +0400 Biz tanıyoruz! https://www.evrensel.net/yazi/41689/biz-taniyoruz https://www.evrensel.net/yazi/41689/biz-taniyoruz? Bakışındaki insafsızlıktan, insansızlıktan tanıyoruz. Sesindeki korkudan; neden olduğun acılar karşısındaki kayıtsızlığından... Tanıyoruz ve hiç unutmayacağız. Hatırladıkça insanın insana ettiklerini de hatırlayacağız; insan olduğumuzu da... Kitlesel kıyımların, işkencelerin, ülkeyi devasa bir hapishaneye çeviren zulüm günlerinin orta yerinde inleyen “kısık” sesini kulağımızda duydukça unutmayacağız karanlığı... İzleri bugünlere uzanan, bu toprakların hâlâ üzerinden atamadığı karanlığı... Alkışlayanları, çanak tutanları, destek verenleri de... Hatırlayacağız, Diyarbakır’ı, Mamak’ı, Metris’i... İşkencehaneye dönmüş kamu binalarında yapılan akıl almaz işkenceleri... Yasaklanan grevleri... Ve direnenleri elbette... Şairin, “döğüşenler de var bu havalarda” dediği güzel insanları... “Hafıza-i beşer nisyan ile malül” dese de atalar; insa..]]> Fri, 23 Nov 2012 11:45:44 +0400 Tankınız ne güçlü! https://www.evrensel.net/yazi/41074/tankiniz-ne-guclu https://www.evrensel.net/yazi/41074/tankiniz-ne-guclu? Sonunda bu da oldu. Yüzde 100 yerli tank üreteceğiz. “Altay”ın prototipi çıktı. Başbakan Erdoğan bunun coşkusuyla konuşuyor; “Sabrımızın sınırı var, gerektiğinde...” Gerçi tankın motoru Almanya’dan, 120 mm’lik namlusu ve ana silah sistemi Güney Kore’den; ne gam! Parasıyla “teknoloji” apartıp “milli tank” yapmak da başarıymış sonuçta! Kime göre? Sevineler yok değil. Başbakan Erdoğan’ın yanında Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Erdoğan ile birlikte bir “tank maketi” tutmuş gülümsüyor mesela. Sonuçta onun şirketi de işin içinde! İşin aslı, 30 Mart 2007’de yapılan Savunma Sanayi İcra Komitesi toplantısına uzanıyor; Milli Tank Üretim Projesi burada kararlaştırılmış. Koç’un Otokar A.Ş.’si ana yüklenici olarak görev almış. 500 milyon dolar da “tasarım” aşam..]]> Fri, 16 Nov 2012 13:32:30 +0400 İdam sevdası https://www.evrensel.net/yazi/40384/idam-sevdasi https://www.evrensel.net/yazi/40384/idam-sevdasi? Hayırdır inşallah! Başbakan Erdoğan’a bir haller oldu. Yatıyor kalkıyor, “idam”dan söz ediyor. “İleri demokrasi” diye Avrupa’da verdiği örneklerin yerini, Çin, ABD gibi “idam cezası” uygulayan ülkeler aldı. “Halk idamın geri getirilmesini istiyor” diyerek “suçu” halka yıkmasının ardından, şimdi de “Yeri geldiği zaman idamın bir haklılık sebebi de var” diyerek yine tribünlere, milliyetçi oylara oynuyor. Ama ortada seçim yok ki? Yoksa var mı? İdris Naim Şahin geri durur mu? Yasak üstüne yasak; genelge üstüne genelge... Bize göre hava hoş! Zaten gerçek muhaliflerin, emek ve demokrasi güçlerinin yasaklardan gün yüzü gördüğü yoktu... Ama, Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamak; 10 Kasım’da Atatürk’ü anmak isteyenlere bu kadar “zulüm”, bizi bile şaşırt..]]> Fri, 09 Nov 2012 12:51:57 +0400 İşçinin ölümü https://www.evrensel.net/yazi/39739/iscinin-olumu https://www.evrensel.net/yazi/39739/iscinin-olumu? Çok seviyor rakamları Başbakan... IMF’ye borç şuydu bu oldu; dünya bilmem kaçıncısıydık da şuraya geldik. Cari açık, kredi notu... Rakam, rakam üstüne... Yeterli sıklıkta ve karmaşıklıkta söylenince “ikna edici” sanıyor belki de... İşte size bir rakam; 5 haneli. 10.297; bu yazı yazılırken bile artmıştır gerçi. Ölüm sayacı işliyor fabrikalarda, işyerlerinde... 10 yılda 10 binden fazla insan can vermiş iş cinayetlerinde. “İşçi” deyince bir patronun muhasebesini tutanların “girdi” ya da “çıktı” kalemlerindeki “emtia”lardan sanılmasın... İnsan bu... Etiyle kemiğiyle, çoluğuyla çocuğuyla, yariyle babasıyla insan... 10.297’yi boşverin bir dakikalığına; sadece “bir” olsun. Herşeyin başlangıcı olan “bir”. Siz o bire; akşam mesai bitimi yolunu gözleyen bir küçük çocuğun göz&..]]> Fri, 02 Nov 2012 10:01:29 +0400 İnsanlar ey, nerdesiniz? https://www.evrensel.net/yazi/39162/insanlar-ey-nerdesiniz https://www.evrensel.net/yazi/39162/insanlar-ey-nerdesiniz? Tüm derdi tasası “yaşamak”, hatta “daha iyi yaşamak” olan insan ölümü kutsayabilir mi? Kutsal kitapların ilk emri değil midir “Kimseyi öldürmeyeceksin!”... Kendini de... Ölüm ve yaşam üzerine verilen söylevlerin ayyuka çıktığı günlerdeyiz yine. Kürt mahkumlar ölüme yattığından beri, “yaşamın erdemi”ni keşfetti malum zevat. Oluk oluk kan akarken, inanalım mı? “İçerde” ve “dışarda” savaş çığırkanlığı almış başını giderken hem de... Suriye’de ateşkes için canla başla çalışan hükümet, sınırın bu tarafında “ateşe devam” diyor da, başka bir şey demiyor. Bu mu yaşamı kutsamak? Bir insan, bilinçli bir hak arama eylemi olarak bedenini ölüme yatırdığında elden ne gelir? İstediğiniz kadar “biçim yanlış”, “doğru yöntem değil” diye ahkam kesin;..]]> Sat, 27 Oct 2012 04:59:03 +0400 Bir memleket şiiri: Evrensel https://www.evrensel.net/yazi/38601/bir-memleket-siiri-evrensel https://www.evrensel.net/yazi/38601/bir-memleket-siiri-evrensel? Hasan Hüseyin’in “koçero hep / durur orda / dağlarda” diye anlattığı bir eşkıyadır Koçero. “bir selamdır sımsıcak / varamamış dostuna / varamamış koçero” der sonra... Uzun uzun anlatır... Okunası şiir, “Koçero: Vatan Şiiri”. Ondan ilhamla yazalım; bir modern zamanlar “eşkıya”sını... Hata olursa, affola. “Gocunmayın güzel beyler, hanımlar; alınıp incinmeyin”. Hükümete sorarsanız, “müzmin muhalif, ne yapsak beğenmez”. Muhalefete sorsan, “bize de muhalefet yahu...” Savcıya, polise, askere sakın ha sormayasınız... “Duayen” medyacılara kalsa, “amatör bir çaba”. “Tatlı su” entelektüeline sorsan; haberleri iç karartıcı, uzun uzun anlatır öyle sıkıcı. “Tatlı su kefali”nin zaten dünya umurunda değil... Her gazeteye abone “renksizler” için; “kağıdı ..]]> Fri, 19 Oct 2012 16:07:42 +0400 İstikrar, iktidar ve iktidarsızlar https://www.evrensel.net/yazi/38123/istikrar-iktidar-ve-iktidarsizlar https://www.evrensel.net/yazi/38123/istikrar-iktidar-ve-iktidarsizlar? Eğri oturup doğru konuşalım; Başbakan kongre konuşmasında “hedef 2071” diye yüzümüze baka baka dalgasını geçebiliyorsa, kabahatin çoğu bizim. Bu gerçeği söylemeye dilimiz varsın artık... Aynı “kabahat”tir AKP Hükümeti’ne “memurun iş güvencesini kaldırma” ve “sendikaları yok etmeye girişme” cüreti veren... Ne Amerikan desteği, ne el altından giren dolarlar, ne büyük sermaye ittifakı, ne cemaat desteği, ne bilmem ne... AKP 10 yıldır “istikrar”lı biçimde ülkeyi yönetebiliyorsa; Başbakan 2023’ü 2071’e uzatıyorsa tek bir nedeni var. Sınıf hareketi belki de tarihinin en “durgun”, en “dingin” günlerini yaşıyor. Başbakan’ın gönül rahatlığıyla “istikrar” diyebilmesinin, AKP Hükümeti’nin en akıl almadık yasaları birer birer çıkarabilmesinin nedeni ..]]> Sat, 13 Oct 2012 10:08:30 +0400 Tencere dibin kara https://www.evrensel.net/yazi/37696/tencere-dibin-kara https://www.evrensel.net/yazi/37696/tencere-dibin-kara? Savaş hakkında ne denir ki? Kalmış mıdır söylenmedik söz... “Bizi birbirimize düşüren hangi Tanrı” diye başlamıyor mu Homeros Troya Savaşı’nı anlatmaya? Tragedyalar, masallar, şiirler, romanlar, türküler... Savaş üstüne, savaşa lanet eden... “Savaşa uzak değiliz” diyor Başbakan... Savaşa yakın, bize uzak bir Başbakan... “Evet” diyen diğerleri gibi... Nice “savaş” düşkünü vardır tarihte, “demokrasi”den, “vatan”dan, “özgürlük”ten dem vuran. Halklarına “daha güzel bir dünya” vadeden. Verebildikleri tek şey; 1 metreye 2 metre bir toprak parçası savaşa sürdükleri yurttaşlarına... Ve ne yazık; “genel olarak savaşa karşı olmak”tan söz etmiyoruz bugün. 30 yıldır süren “iç savaş”ın “dışarı”ya taşınmasından söz ediyoruz. Her yıl ç..]]> Sat, 06 Oct 2012 11:44:08 +0400 Gerçeğin susmayan sesi... https://www.evrensel.net/yazi/37225/gercegin-susmayan-sesi https://www.evrensel.net/yazi/37225/gercegin-susmayan-sesi? Hayat Dergi’nin bu ayki sayısında “Her kanalda yüzlerce necefli maşrapa” başlıklı yazıyla değinmiştik gerçi ya; “habercilik” üzerine bir dizi olunca, yine atıfta bulunmak gerekti. The Newsroom’dan söz ediyorum. Şöhretin zirvesindeyken “Haber yapmaya karar veren” bir “haberci”nin hikayesi var bu dizide. Bir haber kanalının “Nihayet haber yapmaya karar vermesi”; bizim haber kanallarının “Haber yapmamaya karar verdiği” döneme gelince daha bir dikkat çekici oldu tabii. Dizinin, bugünkü hali ortada olan “eski haber kanalı”mız NTV’nin kardeşi CNBC-e’de yayınlanması da ayrı bir ironi... Neyse efendim, dizide öyle pek bir numara yok aslında. Diziyi ilginç kılan, bizim halimizin daha vahim oluşu... Yoksa, burjuva gazeteciliğin “objektiflik” adına koyduğu “kurallar silsilesi”ne alkış tutmamayı öğrene..]]> Sat, 29 Sep 2012 11:07:36 +0400 Saygı, ölüm ve sayılar https://www.evrensel.net/yazi/36768/saygi-olum-ve-sayilar https://www.evrensel.net/yazi/36768/saygi-olum-ve-sayilar? Ne ölüye saygımız kaldı, ne diriye... Belki duble yollarda sıra sıra dizilmiş araçlar ha bire bayrağa sarılı tabutlar taşıdığından... Belki, yerlere serilmiş paramparça bedenler önünde poz verdiğinden birileri... Bir yandan “saygı” diye bağırıp, bir yandan “hakaretler” havada uçuştuğundan, belki de... “Dinlere, peygamberlere, insanların kutsal değerlerine yönelik hakaretler fikir ya da eleştiri hürriyeti olarak görülemez” diyor Başbakan... Malum film ile ilgili konuşuyor. Haklı bile derdik belki; Zerdüştleri aşağılayan sözleri, meydanlarda CHP liderinin Aleviliğinin yuhalanmasını bilmesek. Ateistlere yönelik açık hakaretleri hatırlatmaya bile lüzum yok! “Kendine Müslüman” iktidar zihniyeti işte... “Saygı” kavramından anladığı, “kendine saygı” sadece... Yasa da hazırlanacak; “kutsala hakaret eden” yargılana..]]> Sat, 22 Sep 2012 11:07:33 +0400 Tecavüz tümörü, teşhis, tedavi... https://www.evrensel.net/yazi/36317/tecavuz-tumoru-teshis-tedavi https://www.evrensel.net/yazi/36317/tecavuz-tumoru-teshis-tedavi? Tecavüz tümörü! Şebnem Korur Fincancı’nın Evrensel’de geçen hafta yazdığı yazının başlığıydı bu. Yazının hemen başlangıcındaki “Tecavüz, kadın bedeninde iktidar alıştırmaları. Tecavüzün sağlaması erkek iktidarının rıza sanrıları. Sanrılı bozukluktan muzdarip iktidar azmanları. Rahim tahliyesi yerine cezaevi tahliyeleri. Çaresiz (!) kadının karnında büyüyen tecavüz tümörüne çaresiz (!) insanlık...” cümleleriyle, memlekete konuşmuş bir teşhis bu! Hem adli tıp uzmanı bir profesörün “mesleki teşhisi”, hem de bir kadının, bir insanın teşhisi... “15 yaşında bir çocuğun yüreğinde, beyninde büyüyen tümör” ile ilgili değil bu teşhis sadece... Hangi yana dönseniz, hangi kente baksanız, kimle açıkça sohbet edebilseniz; görebileceğiniz, hissedebileceğiniz bir tümör! Fethiye, Sakarya, S..]]> Sat, 15 Sep 2012 11:15:26 +0400 Acımız var diye, ara mı verelim? https://www.evrensel.net/yazi/35892/acimiz-var-diye-ara-mi-verelim https://www.evrensel.net/yazi/35892/acimiz-var-diye-ara-mi-verelim? Acımız var diye ara mı verelim?” diyor ya Afyon Valisi; haklı galiba. Acımız hiç bitmiyor ki bu topraklarda... Ölüm bütün halleri ve ihtimalleriyle sızmış haber bültenlerimize... Her anımıza... Asker, işçi, genç, polis, kadın, gerilla, mülteci, çocuk... Mahşerin dört atlısından biri olan “ölüm”, her haliyle her anımızda... Oysa, Şair Yılmaz Odabaşı’nın ustaca özetlediği gibi “Ve andolsun ki hiçbir kurşun, hiçbir çelik, hiçbir toprak ve hiçbir vatan daha kutsal değildir insandan!” Geçin efendim, kurşunu, vatanı, toprağı... “Zamanın ruhu” o kadar sıradanlaştırdı ki ölümü; 25 genç ölümünün ardından pekala sucuktan lokumdan söz edebiliyor Sayın Vali! Özrü kabahatinden büyük, farkında değil: “Genelkurmay Başkanı gibi popüler bir isim gelmiş. Kü..]]> Sat, 08 Sep 2012 10:21:10 +0400 Standart çocuk, standart eğitimci, standart ülke! https://www.evrensel.net/yazi/35487/standart-cocuk-standart-egitimci-standart-ulke https://www.evrensel.net/yazi/35487/standart-cocuk-standart-egitimci-standart-ulke? Yine öfkeli ve beddualı başlık attık, ama okuyun anlayacaksınız... Nazım Özgün, nam-ı diğer “Böcük”ün “okula gidememe” hikayesini anlatmış annesi İrem Afşin... tazeanne.com’da dün yayınlanan yazının başlığı, “Sesimize ses verin! Yine okullu olamadık”. Bu ara bütün veliler okullardan yana dertli, ama İrem hanımın yaşadıkları, bu topraklarda halkın geldiği noktanın açık bir özeti. “Bu ülkede maalesef engelli, farklı, özel gereksinimli kısaca “normal olmayan” bireyleri sevmiyoruz aslında. Dışlıyoruz, acıyoruz hatta görmezden gelmeye çalışıyoruz. Çünkü ayrımcılık ve haksızlık yaşantımızın her anında geçerli” diye başlamış yazısına İrem Özgün. Zaten duyduğumuz, gördüğümüz, tanık olduğumuz, okuduğumuz her şey bize bunu doğruluyor. Sadece engelliler için değil; “normal” olmayan..]]> Sat, 01 Sep 2012 09:53:07 +0400 Küçük kara civciv https://www.evrensel.net/yazi/35107/kucuk-kara-civciv https://www.evrensel.net/yazi/35107/kucuk-kara-civciv? Birden fazla asker yolcusu var aynı sokaktan, mahalleden... Aynı sokağın çocukları, askere giderken birlikte eğleniyorlar, moral arıyorlar, ne güzel... Türküler söylüyorlar, halay çekiyorlar. Ve bizim medyaya göre “yanlışlıkla” bir Kürtçe parça çalmaya başlıyor. Büyü bozuluyor, halay dağılıyor. Kürtçe parçayla halay çekmeye devam eden asker yolcusu bir genç, tartaklanıyor, dövülüyor. Sonrası... O da kardeşini, akrabasını toplayıp geliyor; sonrası malum... Kavga, dövüş, üç yaralı, 7 gözaltı... “Olaya karışanlar, aynı mahallenin, aynı sokağın çocukları. Birlikte halay çekiyorlarmış” diyor Bayraklı Emniyet Müdürü Bahadır Yeşiltepe. Medya ise keyfine ve niyetine göre anlatıyor olayı. En iyi niyetli görüneni “yanlışlıkla Kürtçe parça” diye ..]]> Sat, 25 Aug 2012 10:59:20 +0400 Bayram, Şemdinli ve gençler https://www.evrensel.net/yazi/34712/bayram-semdinli-ve-gencler https://www.evrensel.net/yazi/34712/bayram-semdinli-ve-gencler? Bu ülkenin derdi gençleriyle... “Üç beş Mehmet öldü diye Meclis toplanmaz” cümlesindeki “nesne” de odur; “çocuklar” sözüyle “sempatik” bir küçümsemeye maruz kalan da... Yıllardır birbirine düşman kılınmış, düşman kılınmaya çalışılmış gençlerin “gülümsemesi” bile dert, her nedense... Şemdinli’den söz ediyoruz. Milletvekilleri ile BDP, EMEP, ÖDP, ESP başkanlarının da yer aldığı heyete “hoş geldin” demek için yola inen PKK’lilerden... DHA muhabirinin “İkinci Habur” diye tanımladığı ve “Türkiye bu görüntüler üzerine ikinci bir Habur sendromu yaşayacak” dediği görüntülerden... Şemdinli’de yola inen PKK’liler ile “bayram havası”nda bir karşılaşma yaşanırken; Başbakan Erdoğan, “Herkes net olacak..]]> Sat, 18 Aug 2012 10:18:25 +0400 Burası bizi öldürmek isteyenlerin yurdu https://www.evrensel.net/yazi/33849/burasi-bizi-oldurmek-isteyenlerin-yurdu https://www.evrensel.net/yazi/33849/burasi-bizi-oldurmek-isteyenlerin-yurdu? Tezer Özlü, böyle diyordu: Burası bizim yurdumuz değil ki; bizi öldürmek isteyenlerin yurdu... Bu hissi kanserli bir hücre gibi yayan ne çok gelişme yaşadık son bir haftada... Son bir ayda, son bir yılda, son yüzyılda... Burası bizi öldürmek isteyenlerin yurdu! Malatya’dan Ayazağa’ya; Muğla’dan Altınoluk’a... “Ölüm” diye böğüren sürüler kadar; yaşadığımız suskunluk da artırıyor bu hissi. “Ölüm” diye biten sloganlar dışında iki ses baskın çıkıyor bu sessizlikte. Biri “tekbir”... Diğeri İstiklal Marşı... Son yüzyılın özeti biraz da bu iki seste... “Allahu Ekber (Tanrı uludur)” diye bağırıyorlar. Sopa gibi sallıyorlar “inanç”larını... Karşısındakinin inancı aynıymış, benzermiş; düşünmüyorlar bile üzerine. “Korkma” diye başlayan İstiklal Marşı’nı, “..]]> Sat, 04 Aug 2012 10:19:30 +0400 Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol https://www.evrensel.net/yazi/33398/ya-oldugun-gibi-gorun-ya-gorundugun-gibi-ol https://www.evrensel.net/yazi/33398/ya-oldugun-gibi-gorun-ya-gorundugun-gibi-ol? Ne mutlu bize, simit ve su satıp kitap okuyan bir Başbakanımız var. Bir röportajında anlatıyor. Hadi adına takılmayalım, ama söylemeden de geçmeyelim, röportaj verdiği “edebiyat” dergisinin adı ‘The İstanbul Review”. Ne diyor peki? “Fikri temeli olmayan, düşünceyle zenginleştirilmeyen hiçbir hareketin başarılı olamayacağını biliyorduk” diyor hem de... Ve ekliyor; “İşte onun için, hem çok okumaya, hem de geniş bir yelpazede okumaya özen gösterdik”. Sonra başlıyor saymaya... Liste başında “elbette” Necip Fazıl Kısakürek var. “Bütün bir kâinat muşamba dekor, / Bütün bir insanlık yalana teslim” diyen Sakarya şiiri ve “Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek; / Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?” diyen “Çile” şiiriyle... Gerçek ve yalan..]]> Sun, 29 Jul 2012 08:12:46 +0400 Parasız eğitim devrimi! https://www.evrensel.net/yazi/33011/parasiz-egitim-devrimi https://www.evrensel.net/yazi/33011/parasiz-egitim-devrimi? Birilerinin “Bu da mı gol değil” dediğini duyar gibiyim... “Parasız eğitim geliyor” kolay değil! Hiç değil, son 20 yılın gençliğinin uğruna ilk defa eyleme gittiği, ilk copunu yediği, ilk ‘gözaltı’sını yaşadığı, hapis yattığı, soruşturma yediği o “büyük” talep gerçek oluyor! AKP MYK toplantısında Başbakan Erdoğan buyurmuş ki, “Harçların kaldırılması için çalışma yapın”. Müthiş haber! Eee, niye sevinmiyoruz o zaman? Bertolt Brecht der ya hani; “Başkan barıştan söz ediyor / Demek ki savaş çıkacak yakında / Savaşı lanetliyor Bay Başkan / Demek ki başladı seferberlik”... Bizim iş o hesap; “parasız eğitimden söz ediyor Başkan adayı; demek ki...” İlginçtir kimsenin bilgisi de yok, ne YÖK haberdar, ne Rektörler... Kimsenin fikrinin sorulduğu da yokmuş; “Sonuçta yürütmenin kararı” diyor ..]]> Sat, 21 Jul 2012 15:45:49 +0400 Sosyalistler AKP’ye! https://www.evrensel.net/yazi/32608/sosyalistler-akpye https://www.evrensel.net/yazi/32608/sosyalistler-akpye? Kesin bir şey varsa, bizim memleketin kafası karışık. Alışılageldik “denge”ler değişiyor, “yıkılmaz” denilen saltanatlar yerle yeksan oluyor. Ülke değişiyor. Dünün alışılmış “saf”laşmaları, yerini yeni ve güçlü ittifaklara, yeni ve silik karşıtlıklara bırakıyor. “Değişim” sihirli bir sözcük değil aslında, “Değişmeyen tek şey değişimin kendisi” diyen Heraklit’e sevgimizden, “olumlu” algılıyoruz hep... Öyle mi? Öz değişiyor mu peki? Ya da şöyle soralım; yeni mi bu yaşadıklarımız? “Peşlerinde kadim ve hürmete şayan bir ön yargılar ve kanaatler silsilesini sürükleyen tüm durgun, donuk ilişkiler silinip süpürülüyor; yeni ortaya çıkan her şey daha kemikleşemeden miadını dolduruyor. Katı olan her şey buharlaşıyor, kutsal olan her şey dünyevileşiyor ve en sonunda insanlar yaşamın gerçek koşu..]]> Sun, 15 Jul 2012 07:44:28 +0400 Su, toprak ve ateş ölümleri https://www.evrensel.net/yazi/32259/su-toprak-ve-ates-olumleri https://www.evrensel.net/yazi/32259/su-toprak-ve-ates-olumleri? Su, toprak, ateş, hava... Antik Yunan’da yaşasaydık, “hayatın kaynağı”nı konuşacaktık uzun uzun... Evrenin temel, ilk öğesini “arkhe”nin hangisi olduğu üzerine tartışacaktık. Ne zaman var olduklarını, nasıl bir araya geldiklerini ve hatta insanlığın bugüne nasıl geldiğini... Kimimiz Thales’in sözüne inanıp “su”da arayacaktık “hayatın anlamı”nı... Kimimiz Anaksimenes gibi “hava”da... Belki de, “Aynı nehirde iki kere yıkanılmaz” sözüyle gönlümüzde taht kurmuş Herakleitos gibi “ateş”te görecektik “temel öge”yi... Yazık bize ki; Türkiye’de ve 2012 yılında yaşıyoruz! Cern’de yapılan önemli deney ile aynı tarihlerde... Adamların “Allah’ın belası parçacık”ı bulduğu, evrenin oluşumu ile ilgili önemli bulgulara ulaştığı zaman diliminde; biz de yaşıyoruz. Ama, “Filmde ger&..]]> Sat, 07 Jul 2012 10:35:17 +0400 Bir ihtimal daha var... https://www.evrensel.net/yazi/31838/bir-ihtimal-daha-var https://www.evrensel.net/yazi/31838/bir-ihtimal-daha-var? 6 ay içinde; 35 bin 830 maddelik bir liste... Böl çarp günde 200; saatt 8 ‘bilgi’... Hayır, bu dünyanın en sağlam “ajan”ının ya da istihbarat servisinin “performans” bilgileri değil... Gönüllü olarak cebinizde taşıdığınız “ajan”ın kayıtları... Cep telefonu operatörlerinin hakkınızda “nasıl bir bilgi hazinesi”ne sahip olduğunu hayal bile edemezsiniz... Almanya Yeşiller Partisinden Politikacı Malte Spitz’in uzun süren hukuk mücadelesi sonunda elde ettiği kayıtlar, “Dünyanın gittiği yer”i göstermesi bakımından oldukça önemli. Deutsche Telekom adlı operatör, hakkında tutulan kayıtları isteyen Splitz’e 35 bin 830 maddelik bir liste verdi. 6 ay içindeki tren seyahatlerinden kimlerle görüştüğüne, nerede uyuduğuna her türlü bilgi yer alıyor. “Bize çip taktılar”, “A..]]> Sat, 30 Jun 2012 10:27:27 +0400 Veliaht prensi kim öldürdü? https://www.evrensel.net/yazi/31448/veliaht-prensi-kim-oldurdu https://www.evrensel.net/yazi/31448/veliaht-prensi-kim-oldurdu? Evrensel’in Haber Müdürü “Bir Sırp, veliahtı öldürdü” diyerek ironik bir gülümsemeyle geldiğinde anlamalıydım, aslında... Olası dünya savaşının nasıl başlayacağına dair senaryoların orta yerine düştü aslında Türkiye’nin savaş uçağı... Gayrı ne olur; göreceğiz... Zaten Suriye’ye girmeye pek meraklı, Amerika ve yörüngesindeki uydular ne yapacak? Türkiye’nin Suriye’ye “ileri demokrasi” götürmeye pek meraklı siyasi iktidarı nasıl bir tepki verecek? Çok sürmez, kokusu çıkar... Elbette, bir de Suriye ile ortak tatbikattaki Çin, Rusya, İran faktörleri de var... Haliyle düşen uçak, sırf Türkiye’nin değil, dünyanın gündemi artık... Uzun öngörüler için erken; ancak dünyayı götürmek istedikleri yer çok açık. Biz içeriye dö..]]> Sat, 23 Jun 2012 10:35:20 +0400 Erdoğan Hocaefendi’ye, bu halk barışa hasret https://www.evrensel.net/yazi/31014/erdogan-hocaefendiye-bu-halk-barisa-hasret https://www.evrensel.net/yazi/31014/erdogan-hocaefendiye-bu-halk-barisa-hasret? "Gurbet, hasrettir. Hasretin bedeli çok ağırdır, faturası çok ağırdır. Biz gurbette olup şu vatan topraklarının hasreti içinde olanları aramızda görmek istiyoruz. Gurbet aynı zamanda garipliktir. Zaten oradan anlamını yükleniyor. Onun için de biz garipliğe tahammül edemeyiz. Diyoruz ki bu sıla hasreti artık bitmelidir, bitsin istiyoruz...” Başbakan Erdoğan’ın Arena’daki bu “okyanusötesi” seslenişine katılmamak mümkün değil! Sürgünlere, vatan hasretiyle ölümlere şiirden, romandan, hayattan aşinayız ne de olsa... Başbakanların “canı yürekten seslenmediği” sürgünlerden aşinayız. Hatta, Bakanlar Kurulunun toplanıp “vatandaşlıktan attığı” ustalardan aşinayız... Ama bu seferki başka... Devletin tepesinden “hasretlik bitsin” çağrısı yapılıyor; zat-ı muhterem “Zaten Cumhurbaşkanı da çağırdı, başkaları da ç..]]> Sat, 16 Jun 2012 15:36:43 +0400 Aynılaştığı yerden batsın ‘ahlak’ınız! https://www.evrensel.net/yazi/30586/aynilastigi-yerden-batsin-ahlakiniz https://www.evrensel.net/yazi/30586/aynilastigi-yerden-batsin-ahlakiniz? AMK için de “delikanlı bir spor gazetesi” diyorlar; hepsi öyle zaten. “Delikanlı” tanımını keyfine göre bozuşturmuş “erkek egemen” kültürün yansıması bu da. “Tarafın dilinden anlayan” diyerek, “küfür”ü halkçı olmakla eş tutuyorlar. Yersen? Karşı çıkanların bile “Böyle isim mi olur AMK” diye haberler yaptığını düşünürsek, tartışmaya “1-0” önde başlıyor bu zihniyet. Bu isim üzerine yapılan espriler, “Olur mu yahu” derken bıyıkaltından gülümseler hepsi bu “mağlubiyet”in sonucu. AMK zihniyeti kazanıyor. AKP Hükümetinin “Türk aile yapısı”, “gelenek, görenek, töre” ve elbette “İslam’a uygunluk” diye önüne gelen her şeye müdahale ettiği günlerden geçiyoruz. Birbirini seven iki gencin bırakın se..]]> Sat, 09 Jun 2012 10:44:14 +0400 Milletimin en talihsiz gecesi, ana rahmine düştüğünüz gecedir https://www.evrensel.net/yazi/30113/milletimin-en-talihsiz-gecesi-ana-rahmine-dustugunuz-gecedir https://www.evrensel.net/yazi/30113/milletimin-en-talihsiz-gecesi-ana-rahmine-dustugunuz-gecedir? Kürtaj tartışması, insanı insanlığından utandıran açıklamalar... Biber gazıyla ölümler, ölenin ailesine bile biber gazı sıkma vicdansızlığı... 14 yaşında kıza tecavüz etmekten serbest kalan polis şefleri, daha ilköğretimdeki kızın gözyaşları... Yüzünü mozaikliyorlar kızın, ya gözyaşları, haykırışları... Savaş tehditlerinin bini bir para... Grev yasakları, greve çıkanı işten atan zihniyet, onun destekçisi hükümet... Sansürler, gazeteciye, bilim insanına, sanatçıya... İşten atarak susturma alçaklığı... Öyle bir hafta geçirdik ki; ne desek laf değil... Ne desen, bir yanı eksik... Evrensel’in geçen aylardaki manşeti gibi, ne söylesen 301’lik... “Oğlum bak git” diyebiliyoruz şimdik; “Yoksa fena olacak...” Bugün 3 Haziran... Boşverelim sıcak gündemi, bu haftanın “ağır ve aşağılık” gelişmelerini... Eskilerde..]]> Sat, 02 Jun 2012 09:27:42 +0400 Ne insan canı umurunda, ne kadın bedeni, Erdoğan’ın derdi ucuz iş gücü https://www.evrensel.net/yazi/29728/ne-insan-cani-umurunda-ne-kadin-bedeni-erdoganin-derdi-ucuz-is-gucu https://www.evrensel.net/yazi/29728/ne-insan-cani-umurunda-ne-kadin-bedeni-erdoganin-derdi-ucuz-is-gucu? Her konuda bir şeyler bilme, bir şeyler söyleme davranışının, psikolojide yeri var mı acaba? Bir nevi takıntı, bir tür sosyal davranış bozukluğu mu? Bir Başbakan, aklına gelen gelmeyen her konuda bir “fikir” ifade ediyor; sonra da uygun zamanı bulduğunda bunu hayata geçirmeye çalışıyorsa, o sistemin adı ne olur? Öğretmenler “az çalışıyor” gibi... Eğitimcinin çalışma biçimi, saatine dair yorum yapmadan önce birazcık “inceleme” gerektirmez mi? Öğretmenin “mesai”si, girdiği ders saati ile ölçülebilir mi? Sahi, başka ne iş yapar öğretmen? Bilgisi var mıdır Başbakanın? Üstelik, “maaş” konuşurken; “üstü örtülü tehdit” toplusözleşme “racon”unda var mıdır? Dizi karakteri Behzat Ç.’nin evliliğini bile dert etmiş bir zihniyetin varacağı son “saçmalama” noktasını tah..]]> Sat, 26 May 2012 11:12:33 +0400 Velev ki, küçük bir bez parçası! https://www.evrensel.net/yazi/28857/velev-ki-kucuk-bir-bez-parcasi https://www.evrensel.net/yazi/28857/velev-ki-kucuk-bir-bez-parcasi? Eğri oturup doğru konuşalım; bizim kuşağın Batı illerinde yaşayanlarının “puşi”yi ilk gördüğü yer TRT’dir. Nerede mi? Tek kanallı dönemin haber bültenlerinde; Filistin lideri Yaser Arafat’ın başında... “Kefiye” de derler o biçime... Efendim, gel zaman git zaman; “puşi”nin aslında “bizim buralar”a ait olduğunu öğrendik tabi... Her devrimci gencin evinde özel bir yeri oldu. Yaygın kullanımı ise daha çok son yıllara rastlar... Birkaç yıldır zaten en ünlü kot markalarının vitrinlerini süslüyor. “Tiki tipi puşi” üzerine o kadar laf söylendi ki; uzatmaya lüzum bile yok. Hem zaten bizle de sınırlı değil... Amerika’da Televizyon Yıldızı Rachel Ray giyince de “Vay Arap simgesi” diye ortalığı yıkanlar oldu. “Terörizme destek veriyor” diye... Rachel Ray’ın puşisi ABD’de Urban Outfitters ad..]]> Sat, 12 May 2012 09:02:38 +0400 Denizim Hüseyinim Aslanım burada yaşıyor https://www.evrensel.net/yazi/28432/denizim-huseyinim-aslanim-burada-yasiyor https://www.evrensel.net/yazi/28432/denizim-huseyinim-aslanim-burada-yasiyor? Ormandı… Rüzgar ağaçların yapraklarında ıslıklar çalardı. Bazen fırtınalar kopar… Bazen usul usul incecik yağmurlar yağar… Bulutların kirpiklerinden aşk damlar… Gökyüzünün tam orta yerinden ateşler çakardı. Cesur ve yürekli adamlardı. Mert ve ateşli delikanlılardı. Meşe gövdeleri gibi esnek ve kıvrak… Çınar gibi kökleri derinlerde… Yıkılmaz ve yok olmaz kızıl şafaklardı. Tarih yazmaya soyunmamışlar… Ama tarihin aşınmaz kayalarına isyanın resmini kazımışlardı. Çünkü halka mal olmuşlardı. Bazen okul çocukları gibi koşar… Sokak aralarında bir şiirin mısralarına ateş sarar… Bir şimşeğin ucunda parlar… Işıklar saçarlardı. Ve bu yüzden o andan bu yana. Her mayısın altısında... İçemediğimiz duru sular gibi kana kana… Göz bebeklerimiz onları arardı. Mert… Ve altın gibi ağır ve sert adamlardı. Bir..]]> Sat, 05 May 2012 10:26:53 +0400 Bir bebeğin gözlerinde sosyalizmi görmek https://www.evrensel.net/yazi/28431/bir-bebegin-gozlerinde-sosyalizmi-gormek https://www.evrensel.net/yazi/28431/bir-bebegin-gozlerinde-sosyalizmi-gormek? Bizim bir an önce devrim yapmamız lazım. - Orası öyle de, neden? - Hastaneler... Ciddi bir rahatsızlık nedeniyle yolu hastaneye düşmüş bir dostumuza ait bu söz... Cümlenin devamını siz istediğiniz gibi getirin. Elbette, kendi yaşadıkları için değil bu söz... Gördükleri için... Hissettikleri için... Özellikle de çocuklar için... İnsan canına, çocukların canına kastedilen şu günlerde, “ilaç” gibi geldi bu söz. Sağdan sağdan geliyorlar çünkü... Sürekli geliyorlar. Ne sevinç, ne neşe, hatta ne de hüzün... Geride hiçbir insani kırıntı, küçücük “umut zerresi” bırakmamak üzere geliyorlar. İnsan olanın gördüğü, duyduğu, dokunduğu, hissettiği her olay, aynı doğru yolu gösteriyor bize. Kim ne derse desin; tek başına tarihten, kitaplardan, gelenekten, anne babadan, arkadaşt..]]> Sat, 05 May 2012 10:25:24 +0400 Yakalayın kaçıyor https://www.evrensel.net/yazi/28001/yakalayin-kaciyor https://www.evrensel.net/yazi/28001/yakalayin-kaciyor? Gayet şeffaf olan yüce devletimizin… Gayet şeffaf bir şekilde özelleştirdiği elektrik idaresinin hür girişimcileri vatandaşa hür biçimde giydirdikçe giydiriyor! Zaten hür teşebbüsün hürlüğü de buradan geliyor! Ne kadar fazla geçirirse hürlüğü o kadar artıyor! Ancak, vatandaşın lehine azıcık denetim istense, başta memleketi idare edenler ve cengaverleri ayağa kalkıyor: Burası hür bir ülkedir… Hür teşebbüse karşı çıkmak, hürriyete karşı çıkmak demek olup… Yoksa siz hürriyete karşı mısınız? Böylece anlıyoruz ki, vatandaşın kanını emmek hürlük… O kadar da emmeyin demek, nankörlüktür! Misal; Elektrik faturasının dip kısmında bir yerlerde kaçak elektrik diye bir bölüm vardı. Hallice bir hür giydirme söz konusu. Gerçi bu iş medyaya yansıyınca, adlandırma kısmına sansür..]]> Sat, 28 Apr 2012 10:41:27 +0400 Hâlâ şıp şıp toprağa damlıyor kanı... https://www.evrensel.net/yazi/28000/hl-sip-sip-topraga-damliyor-kani https://www.evrensel.net/yazi/28000/hl-sip-sip-topraga-damliyor-kani? 1950’lerin “dedikodulu ucuz siyaset” günlerine hoşgeldiniz efendim... “Komünistler çocuklarınızı elinizden alacak”lı, “şapka masalları” ile dolu geyikler; tek parti dönemi CHP’si üzerinden sürüyor. Bir “camiler ahır” oldu geyiğidir gidiyor. Başbakan Erdoğan, 1930’lardan kalma bir Cumhuriyet kupürü gösterdi; peşine sıra sıra açıklamalar... Bir kısım ulusal basın atladı hemen; “Biz yapmadık, siz yaptınız” diye basıverdiler Irak’tan işgal altındaki cami fotoğraflarını... Türban üzerinden yürütülen “kirli” siyaset, bir dönem “miğfer ve süngü” olan camiler üzerinden kendini yeniliyor. Cumhuriyeti kuranları ve onların devamı olan askeri “laik” sanma ya da gösterme hastalığının devamı, iki tarafta da sürgit devam... 1925 sayılı “Tekke ve Zaviyelerin Kapatı..]]> Sat, 28 Apr 2012 10:39:43 +0400 ‘Muhafazakar sanatçı’ya açık mektup https://www.evrensel.net/yazi/27518/muhafazakar-sanatciya-acik-mektup https://www.evrensel.net/yazi/27518/muhafazakar-sanatciya-acik-mektup? llah aşkına; nedir bu kendini kanıtlama aşkı! Nereden çıktı bu “Biz de sanatçıyız” yakınması... Oyuna alınmayan “ezik” çocuklar gibi mızmızlanmalar... Biz size “sanat yapamazsınız” demedik ki; “Yaptığınız sanat bir halta yaramaz” demiş olabiliriz en fazla... Haksız mıyız? Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen’in “Muhafazakar sanat ve estetik normları oluşturulmalı” sözünün ardından, İskender Pala “Muhafazakar sanat manifestosu” yazdı diye, sorun çözüldü mü sanıyorsunuz? Ahmet Hakan karşı bir hamleyle “Muhafazakar sanat olmaz, çünkü sanat devrimcidir” yazınca, karşısına “gelenek” kozunu öne sürmenize hiç gerek yok Sayın Taha Akyol! Geçmişe, geleneğe sahip çıkmama halinizin bir “beceriksizlik” olmadığını anlayabilecek haldeyiz çok şükür. Gel..]]> Sun, 22 Apr 2012 05:41:12 +0400 Müdürün biri, bir gün tiyatroda... https://www.evrensel.net/yazi/27063/mudurun-biri-bir-gun-tiyatroda https://www.evrensel.net/yazi/27063/mudurun-biri-bir-gun-tiyatroda? Fazıl Say’ın ‘retweet’lediği Ömer Hayyam dörtlüğü üzerinden kopan fırtanaya baksanız; sanırsınız ki adamlar “Öbür dünyanın derdinde”... Bütün ömrünü adadığı cennetine sövülmüş sanki de; hepsi birden ayağa fırlayıvermiş. “Irmaklarından şaraplar akacak, diyorsun / Cennet-i alâ meyhane midir? / Her mümine iki huri diyorsun / Cennet-i alâ kerhane midir?” demiş Ömer Hayyam, ünlü piyanistimiz de bunu paylaşmış. Sonrası seyreyleyin gümbürtüyü... Fazıl Say kibar adam; Ömer Hayyam olsa şöyle derdi büyük ihtimal; “Kör cehalet çirkefleştirir insanları. / Suskunluğum asaletimdendir. / Her lafa verecek bir cevabım var elbet, / Lakin bir lâfa bakarım laf mı diye, / Bir de söyleyene, bakarım adam mı diye” Hayyam’ın döneminde de benzerleri varmış ki; demiş zaten. H..]]> Sat, 14 Apr 2012 08:57:41 +0400 Kara haberler arasında Nar’ın güzelliği https://www.evrensel.net/yazi/26632/kara-haberler-arasinda-narin-guzelligi https://www.evrensel.net/yazi/26632/kara-haberler-arasinda-narin-guzelligi? Utanma da kalmadı artık. Yumuşak söyleme; kibarca soyma, bir bahane üretme... Ne yapıyorlarsa, doğrudan, açıkça, göz göre göre yapıyorlar. 40 günde 62 işçi ölmüş... Madende, barajda, inşaatta, her yerde. Bilebildiklerimiz bunlar. “Haber değeri” görülmeyen, “haberimiz olmayan” kimbilir daha kaç işçi? İstatistikler “her gün üç işçi” diyor da, ne önemi var? Patronların banka hesaplarındaki “rakam”lara dönüşen binlerce insandan söz ediyoruz işte... Babasız kalmış çocuklardan, evlatsız kalmış annelerden, annesiz kalmış bebelerden... Ne uğruna? Yine bir rakam “yüzde 8 nokta bilmem ne” oranında büyümüş Türkiye. Sevinecek miyiz? Eğer varsa bir maaş, sadece doğal gaz zammı bile, ona yapılan/yapılacak zammı fazla fazla götürmüşken... Büyüyen kim; canı p..]]> Sat, 07 Apr 2012 11:00:46 +0400 Bize de bahar gelir mi? https://www.evrensel.net/yazi/26189/bize-de-bahar-gelir-mi https://www.evrensel.net/yazi/26189/bize-de-bahar-gelir-mi? Havalar ısınıyor; 400 liralık doğalgaz faturaları, çocukları yatağa düşüren salgınlar geride kalacak. Kent sokaklarında soğuktan titreyenler ısınacak; kapalı köy yolları açılacak. Kardelenler karları delip güneşe kavuşuyor artık. Karlar eriyor; buzlar çözülüyor. "Buzlar Çözülmeden" adlı bir Cevat Fehmi Başkut oyunu vardır ya; biri komedi olarak iki kere sinemaya uyarlanan.... Daha çok Kemal Sunal'lı komedi versiyonu bilinir; "Deli Deli Küpeli" olarak... Kasabaya gelen iki delinin kaymakam olması ve en "insani" biçimde tüm sorunları çözmesini anlatır. Yakın zamanda Haldun Dormen de "Bir Kış Masalı" olarak hem Türkçe, hem Kürtçe uyarlamalarını yaptı. İki "deli", tüm önyargılar ya da iktidar ilişkilerinden azade, "insan"dır çünkü... Ve sorunlara "insani" ç..]]> Sat, 31 Mar 2012 10:58:15 +0400 Papa’ya açık çağrı: Gel vazgeç! https://www.evrensel.net/yazi/25739/papaya-acik-cagri-gel-vazgec https://www.evrensel.net/yazi/25739/papaya-acik-cagri-gel-vazgec? "Papa şu anda bizi izliyordur. Eğer beni izliyorsa, onu canlı yayında İslam’a çağırıyorum. Sevgili Papa, gel müslüman ol. Benimle birlikte söyle, eşhedüenlailahe...” sözlerini bir haber sunucusundan duyduğumuzda çok gülmüştük. Papa’nın Türkiye’yi ziyaretinde, Flash TV’de yaşanmıştı bu olay. Üstelik, “Çaktırmadan şehadet mi getirdi?” yazısı ile verilmişti bu çağrı. Bayağı bir mizah; biçimsiz bir espri anlayışı... Ama yine de güldü herkes... Peki, Papa 16. Benediktus’un dün Küba’ya gitmeden hemen önce yaptığı “Marksizm’i bırakın” çağrısı neden “ciddi ciddi” haber oluyor. Dün haber sitelerinde, bugün muhtemelen bütün gazetelerde... Papa, Meksika’da yaptı bu açıklamayı, bugün de nüfusun sadece yüzde 10’unun “katolik” oldu..]]> Sat, 24 Mar 2012 11:06:06 +0400 6 liralık odun 23 sentlik asker 16 milyarlık uçak! https://www.evrensel.net/yazi/25253/6-liralik-odun-23-sentlik-asker-16-milyarlik-ucak https://www.evrensel.net/yazi/25253/6-liralik-odun-23-sentlik-asker-16-milyarlik-ucak? Bektaşi’nin biri: Her ne olursa Tanrı’dan, diye kesip atar, avuturmuş kendini. Onun bu ilkesini bilip duyan bir külhani, Bektaşi’nin tam ense köküne zorlu bir sille aşketmiş. Bektaşi dönüp bakmış kıvılcımlı gözlerle. Külhani: ‘Baba, ne bakıyorsun? Tanrı’dan!’ demiş. Bektaşi: Anladık be imanım, Tanrı’dan ya, hangi peze... eliyle yaptırdı diye, ona bakıyorum, merak ettim de!”... (*) Ölümden fıkra çıkar mı? Çıkıyor işte. Ne zaman bir tekinsiz ölüme “Vadesi dolmuş, yapacak bir şey yok” dense; “Takdir-i ilahi” diye açıklayıverse bir “yetkili”; bu Bektaşi fıkrası düşüyor aklımın bir yerine. Son bir hafta daha sık oldu. Ne çok ölüm yaşadık, dar günde. AKP’li bakan “Takdir-i ilahi” diyor yine. Çadırda yanan 11 işçinin hesabını sormayalım istiyorlar. “Ölüm a..]]> Sat, 17 Mar 2012 10:54:38 +0400 Bir taş attım havaya, düştü maphushanaya https://www.evrensel.net/yazi/24778/bir-tas-attim-havaya-dustu-maphushanaya https://www.evrensel.net/yazi/24778/bir-tas-attim-havaya-dustu-maphushanaya? Kimsenin şüphesi olmasın; bu topraklarda herkes bir gün 15 dakikalığına da olsa “KCK”li olacak! Bir sohbet, bir telefon görüşmesi, bir e-mail yüzünden, 15 dakikalığına ufka bakıp düşündüğünden belki de... Antropolog, Yazar Müge Tuzcuoğlu gibi... Diyarbakır’ın göbeğinde, her şeyi açık, her şeyi “yasal” bir binada, Mecliste grubu bulunan bir siyasi partinin Siyaset Akademisi’nde “15 dakikalık bir görüşme yaptığı” için gözaltında Müge Tuzcuoğlu... Bu yazıyı yazarken, yeni “bir haber var mı” diye bakıyorum bir taraftan... Ve evet, Diyarbakır’dan geliyor kötü haber. Müge Tuzcuoğlu ve 13 kişi tutuklanmış. Gerekçe malum; “KCK üyesi olmak”... Karadeniz’in Hopası’ndan bir “Laz kızı” Müge Tuzcuoğlu. Bazılarının ilk aklına gelen neden 4 yıldır Diyarbakır’da yaşadığı..]]> Sat, 10 Mar 2012 10:10:43 +0400 Acayipleşti havalar, bir güneş, bir yağmur, bir kar... https://www.evrensel.net/yazi/24277/acayiplesti-havalar-bir-gunes-bir-yagmur-bir-kar https://www.evrensel.net/yazi/24277/acayiplesti-havalar-bir-gunes-bir-yagmur-bir-kar? Lamı cimi yok, havalar soğuk. Memleketin gündemi ne kadar sıcak olursa olsun, içimizi titreten bir soğuk var. “Asıl kar şimdi başlıyor” haberlerinden gına geldi. Üstüne bir de “mini buzul çağı”na girdiğimize dair spekülasyonlar eklenince üşümemek elde mi? Ay sonu doğal gaz faturası gelince de, eli ayağı birbirine dolanıyor. Soğuk hava dalgası Avrupa’dan, Doğu Avrupa’ya, Balkanlar’a, oradan Ortadoğu’ya yayılıyor. İsrail, Filistin, Lübnan, Ürdün ve Suriye’ye kar yağıyor, Kudüs’te okullar kar tatiline giriyor. Onlarca, yüzlerce insan Avrupa’nın orta yerinde soğuktan donarak ölüyor. Amerika yine fırtına mağduru... 30’a yakın ölü var. Bilmem hangi İngiliz üniversitesinden uzmanlar, “Küresel ısınmanın yerini artık, mini buzul çağının aldığını” ilan ediyorlar. Neymiş efendim, 1997’de “Kür..]]> Sat, 03 Mar 2012 10:30:28 +0400