Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Balçıkla sıvanamaz https://www.evrensel.net/yazi/82259/balcikla-sivanamaz https://www.evrensel.net/yazi/82259/balcikla-sivanamaz? Bildiğimiz gibi bu iki sözcük bir özdeyişte kullanılır: Güneş balçıkla sıvanmaz. İçim acıyarak söylemek durumundayım ki, bu yazıda sıvanmayacağını ima ettiğim güneş değil, maalesef ekonomimizdir. Ekonominin genel durumu ortadadır, halkımız çarşı pazar ile mutfak arasındaki ilişkiye yakından tanıktır, iş arayanların durumu malumdur, eğitim ise amacı derin(!) bir başka hatta patinaj yapmaktadır. Bütün bir yazıyı doldurabilecek sorunlar yumağı ortada ve her gün biraz daha büyüyerek karşımıza dikilirken her nedense siyasilerin keyfi yerinde olmalı ki, ciddi hiçbir önlem ufukta görülmüyor. Dillerde bir orta vadeli plan (OVP) sürüp gitmekte; herkes biliyor ki, IMF’nin yolunu açtığı bu uygulama hedefleri genellikle tutturulamayarak tüm iktidar boyunca uygulanmakta olup, ulaştığımız sonuç ortadadır. Kaldı ki, OVP’nin asıl işlevi makro büyükl&..]]> Sat, 15 Sep 2018 03:10:00 +0300 Coğrafi konumun önemi https://www.evrensel.net/yazi/82212/cografi-konumun-onemi https://www.evrensel.net/yazi/82212/cografi-konumun-onemi? Türkiye’nin coğrafi konumunun avantaj mı, dezavantaj mı olduğu tartışmalı olabilir, ama ileride göreceğiz ki,bu konumdaki bir ülkede üretim araçlarının halkın adına kamunun elinde bulunması ve ülke yönetiminin de çok basiretli bir siyaset kadrosu tarafından yapılıyor olması kesin zarurettir. Türkiye coğrafi konumu ile bir Ortadoğu ülkesidir, ancak siyasi önemi ve rolü itibariyle bir “Orta-Dünya” ülkesidir. Ülkenin soğuk savaş dönemindeki önemi, sıcak çatışma döneminde azalmadığı gibi, daha da artmıştır. Ortadoğu siyasi çatışmaların sıcak olarak yaşandığı bir bölge olmanın ötesinde, büyük devletlerin aralarındaki örtülü çatışmaların da yaşandığı bir alandır. Modern anlamda devletleşememiş irili ufaklı yapıların mezhep ve etnik çatışmalarla birbiri üzerinde hakimiyet kurmaya çalıştığı bu bölge b&..]]> Sat, 08 Sep 2018 04:38:56 +0300 Kutsal papaz https://www.evrensel.net/yazi/82163/kutsal-papaz https://www.evrensel.net/yazi/82163/kutsal-papaz? Din insanları tanım gereği kutsal sayılır. Ama bizim ünlü papazımız nedense olağanüstü kutsal bir yaratık görüntüsü veriyor. NATO’nun birinci ve ikinci büyük ordusuna sahip iki devlet her nedense papazı paylaşamıyor. Bana öyle geliyor ki, bu durumdan papaz da mutlu ve oradan oraya sürüklenmesinden gizli haz alıyor olmalı. Nasıl mutlu olmasın ki, iki büyük devletin siyasilerinin papazın arkasına sığınarak toplumlarından katı gerçekleri gizlemelerini her halde papaz da hayretle izlemektedir. ABD’nin başkanı ile papazın aynı dinsel guruba dâhil olması, kendi anlayışları çerçevesinde kutsal ve önemli olabilir, ama salt bu durum Türkiye’ye şantaja dönüşemezdi, zira siyasilerimizin de belirttiği üzere eğer Türkiye bir hukuk devleti ise ve ABD de bu duruma saygı duyuyorsa mesele başka türlü hal yoluna koyulurdu.Bir siyasi de ABD&rsq..]]> Sat, 01 Sep 2018 03:15:21 +0300 Krizin yarattığı fırsat https://www.evrensel.net/yazi/82080/krizin-yarattigi-firsat https://www.evrensel.net/yazi/82080/krizin-yarattigi-firsat? Krizler fırsattır. Her fırsat ancak yönünü bilenler için yükselir. Kapitalist krizler de, yönünü en iyi bilen sistem ağa babaları olan komprador patronlar için avantajdır. Ben bugün kriz olgusunu bir fırsat olarak ele alacağım, ancak bu fırsatı kabahatini örtmeye çalışan siyasiler ve insanı sülük gibi sömüren patron açısından değil, düşünce ve eylem tembelliğinin kurbanı olarak sömürülen haklar ve ezilen kesimlerin yanında olması düşünülen kurum ve örgütler açısından irdeleyeceğim. Krizler sistemin işleyişini, krizlerden kimlerin görece en çok zarar göreceğini, kriz esnasında ve sonrasında siyasilerin tavırlarını ve hangi politikalarla krizden çıkış yolu arayacaklarını gösteren adeta bir sistem röntgeni işlevi görür. 2008 krizi gibi küresel çöküşler küresel sistemin..]]> Sat, 18 Aug 2018 04:43:49 +0300 Ekonominin sosyal alana duhulü https://www.evrensel.net/yazi/82033/ekonominin-sosyal-alana-duhulu https://www.evrensel.net/yazi/82033/ekonominin-sosyal-alana-duhulu? Siyasal erkin devletleşerek, tarafgirleriyle bilinemez bir geleceğe uzanmaya amaçlanan birlikteliği, kurun ani ve durdurulamaz yükselişi ile sarsıntı alanına girmiş olabilir. Günümüze dek tarafgirlerin iktidar partisine yakınlığı, hatta yapışkanlığı sosyolojik doku etrafında şekilleniyordu. Geçmişle hesaplaşma, her hal ve durumda toplumu gerecek şekilde sanal düşman yaratarak tabanın tahkim edilmesi yoluyla iktidar ile tarafgir arasında sosyolojik alan oluşturulup, güçlendiriliyordu. Ülkede eğitimin durumu, medya haberlerinin ne denli yanlı ve güvenilmez olduğu, adalet mekanizmasının durumu vb gibi genellikle toplumun aydın kesimini ilgilendiren alanlarla fazla alakadar olmayan tarafgirlerin siyasete verdiği koşulsuz teşviki ile işler Batı ülkelerindeki rasyonellikten uzak süreçlerle ıkına sıkına rejim değişikliğine dek gelebildi. Sebepleri herkesçe malum kur yükselişi artık sinyal vermeye başl..]]> Sat, 11 Aug 2018 04:15:19 +0300 Hocalarımıza saygı https://www.evrensel.net/yazi/81991/hocalarimiza-saygi https://www.evrensel.net/yazi/81991/hocalarimiza-saygi? Bir haftalık ayrılıktan sonra buluşmanın hoşluğunu yaşarken, bugün, maalesef, iki değerli hocamızla ilgili hüzünlü bir yazı yazıyorum. Bir hocamız, yaşamın olağan çizgisinde yaşama veda ederken bizi derinden hüzne boğdu. Diğer hocamız ise, yılların birikmiş kinin bedelini olağanüstü dönem uygulamasında ödercesine içimizi incitti, derinden yaraladı. 88 yaşında aramızdan ayrılan “Efsane Dekan” unvanlı Cevat Geray Hoca salt Siyasal Bilgilerin, yani Mülkiyenin hocası değildi, Hoca tüm üniversite camiasının efsane hocası idi. 1970’lerin ikinci yarısı olayların yükseldiği dönemdir. Salt 1977-82döneminde icra edilmiş dekanlık görevinin hocaya “Efsane Dekan” unvanını kazandırdığını düşünmek doğru olmaz. Zira böylesi sıcak dönemde Mülkiye gibi fevkalade önemli bir fakültede arkadaşları tarafından dekan olmaya layık görülmek v..]]> Sat, 04 Aug 2018 04:07:47 +0300 Ekonomik ve siyasi riskler https://www.evrensel.net/yazi/81909/ekonomik-ve-siyasi-riskler https://www.evrensel.net/yazi/81909/ekonomik-ve-siyasi-riskler? Halkımızın siyasi tercihlerinin şekillenmesinde toplum-siyaset ilişkisinin sağlıklı kurulmadığı kanısındayım. Bu kanımı güçlendirecek en önemli kanıt, siyasi erkin devamlı vurguladığı ve bu sistemle oldukça başarılı şekilde uzattığı siyasi yaşamının desteği olarak görülebilecek istikrar söylemidir. Söz konusu yanlış algılamanın nedeni bizatihi yanlış yönlendirmedir. Halka yansıtılma ve savunulma biçimi ile istikrar, içi boşaltılmış olarak ve yanlış adlarla siyasi pazarlama aracı olarak kullanılmaktadır. İstikrar olgusu ekonomi ile ilgilidir. İş çevrelerinin istikrar konusunda ısrarlı olması anlaşılabilir bir durumdur. Ne var ki, kısa dönemli istikrar anı ile orta veya uzun dönemli istikrar süreci birbirine ters olarak gelişebilir. Şöyle ki, bir uzun istikrar döneminin her kesiti kaçınılmaz olarak istikrar anını yansıtır. Buna karşın, her istikrar anının, uzun dönemde istikrarlı..]]> Sat, 21 Jul 2018 05:00:34 +0300 Ne yazmalıyım ki! https://www.evrensel.net/yazi/81876/ne-yazmaliyim-ki https://www.evrensel.net/yazi/81876/ne-yazmaliyim-ki? Bilineni söylemek, onlarca, binlerce söylemek bu aşamadan sonra kime ne fayda verecek ki! Biraz eskilere giderek, hafıza tazelemesi yapalım. AKP’nin ilk anayasa oyunu başladığında ileri gelen (Öyle olduğu düşünülen?) anayasa hukuku hocalarının bir bölümü, anayasa değişikliğinin, kurucu parlamentonun aksine, var olan kurulmuş parlamento kararı ile de yapılabileceğini söyledi. Var olan parlamentonun toplumu temsil kabiliyet yetersizliği bir yana, hangi zihniyetin fiili baskısı altında olduğunu dikkate almadan böyle bir hükme varmak, herhalde bizler gibi vasat insanların anlayamayacağı düzeyde deha işi olsa gerek! Bu durumda ne söyleyebilirim ki! AKP’nin menşei ve tarikat bağlantılarını görmezden gelerek, yöneticilerinin kullandığı dil ve davranışlarıyla takiye yaparak, siyasete her türlü müdahaleyi baskılama ve demokrasi aleyhtarı olduğunu ileri süren savlarını inanılmaz ..]]> Sat, 14 Jul 2018 04:21:58 +0300 Ring seferi https://www.evrensel.net/yazi/81833/ring-seferi https://www.evrensel.net/yazi/81833/ring-seferi? Nasıl bir ekonomi yönetimi yaptık ki, on yedi yıl sonra ekonomi aynı noktaya geldi? 2000 yılını şöyle bir hatırlayalım. Ekonomimiz yüksek enflasyon, yüksek bütçe açığı, yüksek borç stoku, yüksek düzeyde faiz, yüksek cari açık vs. sorunlarla cebelleşiyordu. Bir de günümüz koşullarına bakalım; neredeyse her koşulda durum aynı, bir farkla ki, özellikle son dönemin büyüme oranı biraz içimizi ısıttı (mı?). Tablo böyle, hepimiz tabloyu görüyoruz ve yaşıyoruz. Malumu ilan etmeye gerek yok. Ben bugün böyle bir süreçten nasıl geçtiğimizi değil de, sürecin işletilmesinde emperyalistin emeli ile siyasetçinin kısa vadeli çıkarının nasıl örtüştüğünü ve bu örtüşmenin ülke ekonomisine ne tür bir hayır(!) sağladığını kısaca irdelemek istiyorum. Önce şu konuyu aydınlığa..]]> Sat, 07 Jul 2018 04:05:26 +0300 Grup https://www.evrensel.net/yazi/81780/grup https://www.evrensel.net/yazi/81780/grup? Direksiyon başına geçen kaptan şimdi ufka bakarak derin iç kaygılarıyla grubu seyretmektedir. Kaptan, bir yandan 16 yılda bol para ile yaratılan enkazın nasıl yüzdürüleceği, diğer yandan da binbir devletsel gayret ve cefa ile elde edinilen başkanlığın nasıl sürdürüleceği konularını derin derin düşünmektedir. Öyle ya, eğer seçim propagandalarında gırtlak patlatırcasına haykırılan ekonominin nereden nereye geldiği hikayesi doğru ise, o zaman bu endişe niye! Oysa, hikayenin doğru olmadığı ortada; artık kral çıplak, herkes her şeyi görüyor, hatta önümüzdeki günlerde bizzat yaşayarak her şeyi anlayacaktır. Yani, “Ne yaparsa yapsın, sonuçta babamızdır” hikayesi bitecek ve ekonomi tüm haşmeti ile ortaya çıkacaktır. İş çevreleri baskılı kur altında yaşadıkları “kur riski” ni istikrar sözcüğü ile tüm topluma yutturarak ek..]]> Sat, 30 Jun 2018 03:10:13 +0300 Keşke! https://www.evrensel.net/yazi/81730/keske https://www.evrensel.net/yazi/81730/keske? Sistemler kapalı devre gibi çalışan bütünsel sosyal süreçlerdir. Kapalı devre modeli bir ülke için geçerli olmanın ötesinde, aynı sistem kimliğini haiz tüm ekonomileri kapsayan geniş bütünselliklerdir. Böylesi geniş bütünsel modelin işleyiş sürecini etkileyenler ve etkilenenler, ekonomilerin büyüklüklerine göre, yani başat konumda olma durumlarına göre şekillenir. Kısacası, güçlü merkez ekonomiler kendi ekonomik koşullarına göre salınırken, gerek ekonomik ilişkilerle, gerek siyasi kararlarla görece zayıf konumlu ekonomiler üzerinde etkili olabilirler. Bu etkileşim toplum kesimleri tarafından algılanamadığı gibi, çoğu durumda parıltılı görüntülerle aldatıcı da olabilmektedir. Bunun çok tipik örneğine Avrupa Birliği içinde Almanya çevresinde yer alan Yunanistan’ın son krizinde tanık olduk. ..]]> Sat, 23 Jun 2018 04:23:33 +0300 Bayram donanımı https://www.evrensel.net/yazi/81683/bayram-donanimi https://www.evrensel.net/yazi/81683/bayram-donanimi? Bayramlar sevinç ve coşku ile yaşanacak anlardır, ancak böylesi anlar çocuklar için farklı, erişkinler için farklı anlam taşır. Çocukluk, erişkinliği önceleyen her alandaki hazırlık aşamasıdır. Çocukluktan erişkinliğe doğru yol alınırken bayram sevinci ve mutluluğunun da anlamı değişir. Çocuklar, en saf hali ile yeni bir elbise ve bir çift ayakkabı ile mutlu olurlar, çünkü vicdanları temiz, kafaları berraktır. Çocuklar hiçbir art niyet ve kuşku taşımadan bayramı yaşarlar, çünkü vicdan muhasebesi yapacak hiçbir endişe ya da çekinceleri yoktur. Büyüklerinse, bayramı iç huzurla yaşayacaksa, iş yaşamında ya da siyasi faaliyetlerinde iç hesaplaşma yapılması gereken konulardan arınması gerekir. Bayramlaşmayı, iki insan arasında salt tokalaşma ya da sahte sarılmak olarak algılamak, deruni sorunların üzerini örtme sahteciliği altın..]]> Sat, 16 Jun 2018 04:55:11 +0300 Faiz mi, kur mu? https://www.evrensel.net/yazi/81637/faiz-mi-kur-mu https://www.evrensel.net/yazi/81637/faiz-mi-kur-mu? Yabancılar Türkiye üzerinde oyun mu kuruyorlar? Doğrudur, kurabilirler. Peki, Türkiye de başka devletler üzerinde acaba oyun kurmuyor mu? Bu tür soruların yanıtları çok nettir. Her devlet komşusu olduğu ya da ihtilaflı olduğu veya gücü yettiği devlet üzerinde oyun kurar ya da kurmaya çalışır. Yeryüzünde devletleşme filizlendikçe, devletlerarası casusluk da itibar kazanmaya başladı. ABD’nin son seçimde Rusya ile düştüğü ihtilaf ortadadır. Keza Avrupa Birliği ülkeleri ile Rusya, hatta ABD arasında zaman zaman ortaya çıkan ihtilaflar ülkeler arasında dipten seyreden gerginliklerin resmidir. Bu karmaşa içinde, uluslararası olağan ilişkiler ihtilafını iç politika malzemesi yapmak, anlayan seçmen nezdinde politikacının ülke yönetimindeki zafiyetinin işaretidir. Faiz meselesindeki dış güçler savı ise hepten abesle iştigaldir. Şö..]]> Sat, 09 Jun 2018 04:13:06 +0300 Eğitim güç ve özgürlüktür https://www.evrensel.net/yazi/81587/egitim-guc-ve-ozgurluktur https://www.evrensel.net/yazi/81587/egitim-guc-ve-ozgurluktur? Gençlerin bir bölümü bu hafta sonunda, belki de ne olduğunu, nasıl sonuçlanacağını bilemedikleri ve istedikleri gibi hazırlanamadıkları sınavda ter dökecekler. Sistemi henüz öğrenememiş gençlere başarılar dilerken, siyasi karar yaşına ulaştıklarında yaşadıkları ve kimlerin yaşattıkları üzerinde düşüneceklerini diliyorum! Üniversitelerimiz, amip misali, parçalanarak ülkemizin gelişmişlik düzeyini aşarcasına anormal sayıda lise benzeri kurumlara kavuşturulmaya çalışılıyor. Eğitim güç ve özgürlüktür. Geçmişte köy enstitülerinin baltalanması da tabanın güçlenmesinden korkan ağaların ve onların emrindeki siyasilerin eseridir! Bileşik kaplar teorisi bir ülkede bütün kurumların benzer nitelik göstereceğini söyler. Nitekim son iktidarla girişilen dönüştürme operasyonunda tedricen tüm kurumları..]]> Sat, 02 Jun 2018 04:50:21 +0300 Yeldeğirmenleri ile savaş https://www.evrensel.net/yazi/81540/yeldegirmenleri-ile-savas https://www.evrensel.net/yazi/81540/yeldegirmenleri-ile-savas? Çaresizlikten mi yoksa acemilikten mi bilemiyorum, son günlerde ekonomide yaşanan çok hızlı ters gidişe karşı ciddi önlem alınmazken, tam tersi yapılmakta, alevi iyice güçlendirecek şekilde isabetsiz beyan ve davranışlarda bulunulmaktadır. Akılcı yönetim anlayışı ile bağdaşmayan davranış ve beyanlar iki açıdan isabetsizdir. Birincisi, faiz ile enflasyon arasında yanlış ilişki kurularak, çaresizce ve umutsuzca faizin ve enflasyonun düşürüleceği ifade edilmektedir. Hatta faiz konusunda finans kesimi töhmet altına alınmakta, yaşananların iktidarı düşürmeye yönelik olduğu gibi saptamalar yapılmakta ve ilgili mercilere faizin indirilmesi konusunda emirler yağdırılmaktadır. Bu tür ifade ve davranışlar ekonomi kurmaylarının devre dışında bırakıldığı ve ekonominin tek adam yönetimine terk edildiği izlenimi yaratıyor ki, hiçbir aklı başında yatırımcı hukukun ve kuralların böylesin..]]> Sat, 26 May 2018 03:24:03 +0300 Kur zenginleri https://www.evrensel.net/yazi/81494/kur-zenginleri https://www.evrensel.net/yazi/81494/kur-zenginleri? Kapitalist sistemde her kriz ya da her antikriz politikası zengini abat eder, fakiri yaya bırakır, çünkü her kıpırdanış ya da önlem toplumda farklı gelir grupları arasında kaynak aktarım mekanizması işlevi görür. Bence, liberal kapitalistler krizlere karşı alınan önlemlerin işleri biraz düzeltmesine dayanarak, yoksulların kötü kullanışlarına karşın, kaynakların varsıllarda birikmesinin toplum için daha yararlı olduğunu, çünkü varsılların kaynakları daha rasyonel kullandığını ileri sürmedikleri için oldukça kibar davranmaktalar. Dünyada yükselmekte olan doların, Türkiye’deki yükselişi ise dünya düzeyinin üzerinde Türkiye’de şimdilere dek uygulana gelmiş olan yanlış ekonomi politikalar kadar, iç ve dış siyasette yaşanan inanılmaz hataların sonucudur. Şu halde, içte siyaset normalleşip, dış ilişkilerde mantıksal politikalar iz..]]> Sat, 19 May 2018 04:15:09 +0300 Somuta karşı soyut https://www.evrensel.net/yazi/81446/somuta-karsi-soyut https://www.evrensel.net/yazi/81446/somuta-karsi-soyut? Öyle anlaşılıyor ki siyasiler ve bazı üst düzey bürokratlar soyut söylemlerle somut durumun perdelenebileceği hakkında derin vukuf sahibidirler. Siyasilerin ve bürokratların demeçlerini izlerken bizleri kimlerin yönettiği konusunda kuşku ve üzüntüye kapılıyoruz. Umuyorum, yabancı elçilikler siyasilerin ve bürokratların bu tür afaki soyut söylem ve demeçlerini ülkedeki somut durumla aynı mesajda merkezlerine bildirmiyorlardır. Eğer, korktuğumuz gibi, soyut mesajlar somut görüntü ve olgularla merkeze yansıtılıyorsa, hakkımızda pek hayırlı düşünceler geliştirilemez. Cumhurbaşkanı adaylarının seçim vaatlerini yaparken, geçmiş icraatları da dikkate alarak geleceğe yönelik dürüst davranmaları ne denli ahlak sorunu ise, aynı şekilde halkımızın da gelecek değerlemesini yaparken geçmiş deneyimleri dikkate alması o denli kişisel ve ülkese..]]> Sat, 12 May 2018 04:46:48 +0300 Anlayamadıklarımız https://www.evrensel.net/yazi/81400/anlayamadiklarimiz https://www.evrensel.net/yazi/81400/anlayamadiklarimiz? Enflasyon rakamları ürkütücü düzeyde yüksek çıktı, bu tabloya ilaveten değerleme kuruluşunun not düşürmesinin de döviz yükselişini tetikleyeceği doğaldır. Türkiye için olduğu kadar, bizzat siyasiler için de fevkalade kritik seçimin arifesinde ortaya çıkan bu tablo hiç de şaşırtıcı olmasa gerek. Bu tablo yanında, önlenemeyen işsizlik sancısı, atanamayan emekçilerin çığlığı, heyecanla atama bekleyen öğretmen adayları dururken sözleşmeli öğretmen istihdamına yönelmek ilk bakışta anlaşılamaz gibi geliyor. Oysa düşünce boyutumuzu biraz gerilere çekip, tüm bu gelişmelerin uygulanan IMF-Derviş programının kritik dönemeçlerde nelere kadir olabileceğini göstermesi açısından aslında anlaşılabilir olduğunu görürüz. Anlaşılmadık olan, maalesef, siyasilerimizin bu gidişin son durağını algılayamadan gü..]]> Sat, 05 May 2018 04:15:51 +0300 Lütfen alışmayalım https://www.evrensel.net/yazi/81359/lutfen-alismayalim https://www.evrensel.net/yazi/81359/lutfen-alismayalim? Tüm emekçiler 1 Mayıs’ı kutlamaya hazırlanıyor. Bir yerden fon bulup, çok ciddi ve kapsamlı bir araştırma yaparak, 1 Mayıs’a giderken emekçilerin ne düşündüklerini, ne hissettiklerini ve hangi amaç ve duygu ile 1 Mayıs gününe hazırlandıklarını ortaya koymak isterim. Bu isteğimi, lütfen, emekçilerin 1 Mayıs kutlamaları hakkındaki düşüncemin olumsuz olduğu şeklinde yorumlamayınız. Ancak, aşağıda tartışmaya açacağım düşüncemde samimi olarak ısrarcıyım. 1 Mayıs günü alanlara çıkan emekçiler, acaba bu çıkışın son olacağı, zira “sermayenin emekçisi” olma durumunun sonlandırılması için mücadeleye bileneceği düşüncesini mi, yoksa her yıl rutin olarak yinelenen emekçi algılamasının bilince iyice çakıldığı bir coşkulu kutlama günü ideolojisini mi taşımakta ve yinelemektedir? 1 Mayıslar, bir..]]> Sat, 28 Apr 2018 04:15:58 +0300 Seçime giderken muhalefetin kozu https://www.evrensel.net/yazi/81315/secime-giderken-muhalefetin-kozu https://www.evrensel.net/yazi/81315/secime-giderken-muhalefetin-kozu? Baskın seçim kararını kimin aldığı, kime söylettiği, aynen 15 Şubat darbe girişimin kimin eseri olduğu gibi, siyasi meçhul olarak tarihe gömülecektir. Olanı bir tarafa bırakıp, göstermelik seçime giderken ülke manzarasına baktığımızda, maalesef, ileriyi ve planlanan ufku değil, birikmiş maliyetleri görmekteyiz. Bu net tabloyu, 15 yıl boyunca hem de olağanüstü tarihsel koşullardan da yararlanarak yaratıp, şimdi maliyetinden sıyrılmaya çalışan iktidarın seçim sloganından anlamaktayız, umarım anlayacağız da! İktidarın ve liderinin hemen tek sloganı olarak tüm sokak ilân tahtalarına seçim kararından önce(!) asılmış olan “kutlu yürüyüş” gibi söylemden halkın dikkatinin nereye çekilmek istendiği çok bellidir. AKP’nin daima izlediği yöntem, tüm eski proje taslaklarında da görüldüğü üzere, içi muğ..]]> Sat, 21 Apr 2018 04:15:56 +0300 Teşvikler ve kurlar https://www.evrensel.net/yazi/81261/tesvikler-ve-kurlar https://www.evrensel.net/yazi/81261/tesvikler-ve-kurlar? Firma bazında verilen teşvikler açıklanırken, adeta bu olağanüstü teşvik harcamalarının etkisini silercesine kurlarda da olağanüstü yükseliş gözlenmektedir. Öyle anlaşılıyor ki, her iki alanda da müthiş yanlışlık sürgit devam etmektedir. Birinci konu olarak teşviklere bir göz atalım. Her şeyden önce teşviklerin alan ya da coğrafi bölge itibariyle değil de firma olarak verilmesi, kaçınılmaz olarak, pakette ekonomiden çok siyasi endişenin önde olduğu kanaatinin yaygınlaşmasına yol açmıştır. Öyle anlaşılıyor ki, teşvik verilen firmalar siyasi çevrede dolaşan ve bu alana girmede başarılı olmuş olanlardır. ORKO nasıl silahlı kuvvetlerin sermaye ile birleşmesinin sembolü olarak görülüyor idi ise, teşvik alan sanayi kuruluşlarının siyasi havuzda yer alması da sermaye siyaset ilişkisinin güçlü kanıtı olsa gerek. Böylesi yapılanma iki açıdan f..]]> Sat, 14 Apr 2018 03:24:57 +0300 Seminer notları https://www.evrensel.net/yazi/81219/seminer-notlari https://www.evrensel.net/yazi/81219/seminer-notlari? “Seminer Notları” başlıklı bir yazının, seminer hakkında bilgi verme amaçlı olması hasebiyle, seminerden sonra yazılması gerekir. Seminer cuma günü başladığından, bu yazı seminer öncesinde, seminere hazırlanırken, savunmaya çalışacağım bazı görüşlerimle ilgilidir. Sözü edilen seminer, Marmara Üniversitesi Mezunları Derneğinin, “Türkiye 14. Vergi Kongresi” başlığı altında tertiplemiş olduğu, “Ekonomik Büyüme, Gelir Dağılımı ve Vergi Politikaları” konulu kongredir. Kongrede benim konumun başlığı ise “Küreselleşme ve Uluslararası Siyasetin Büyümeye Etkisi”şeklinde belirlenmiş. Bana verilen konu oldukça yeni olup, klasik iktisat öğretisinin son dönem araştırmalarını içeriyor. Hatta denebilir ki, süreç henüz tarih olmadığı için, elimizde anlamlı istatistik ve yorum da bulunmamaktadır. Hal böyle olunca,..]]> Sat, 07 Apr 2018 04:15:15 +0300 İstatistiklerin dili olsa https://www.evrensel.net/yazi/81175/istatistiklerin-dili-olsa https://www.evrensel.net/yazi/81175/istatistiklerin-dili-olsa? TÜİK’in yayımladığı ulusal gelir artış verilerine dayanarak, ekonomimizin 2017 yılında yüzde 7.4, yılın son çeyreğinde ise yüzde 7.3 oranında büyüdüğü görüntüsü ile yetinmek bazı noktaların ihmaline yol açabilir. O nedenle, durumu salt yıllık renksiz rakamlarla değil de, ete kemiğe bürünmüş görüntüsü ile ele almak daha anlamlı olur. Bir defa, Türkiye ekonomisi yüzde 1.5 ile 2.0 oranı dolayından oldukça yüksek nüfus artışına sahip olduğundan, halkın refaha kavuşabilmesi açısından yıllık ortalama gelir artış oranının kesintisiz olarak bu amaca uygun seyretmesi zorunludur. Yıllık ortalamalar olarak bakıldığında, nüfus artış oranı karşısında ulusal gelir artış oranı olumlu görülmekle beraber, gelir dağılımın iyileştirilmesi ve bu amaçla alt gelir gruplarının gelir düzeyinin korunabilmesi için asgari ücretl..]]> Sat, 31 Mar 2018 05:02:05 +0300 Kapitalizmin savaş nedenleri https://www.evrensel.net/yazi/81127/kapitalizmin-savas-nedenleri https://www.evrensel.net/yazi/81127/kapitalizmin-savas-nedenleri? Geçmiş dönemlerde hammadde tedarik amacı o dönemlere göre gelişmiş ekonomileri sömürgecilik işgal ve savaşlarına sürüklemişti. Hollanda, İspanya, Portekiz, İngiltere ve Fransa gibi başlıca sömürgeci ülkeler dönemin oldukça yetersiz ulaşım ve iletişim olanaklarına rağmen denizaşırı işgallere girişerek, bugünün sanayileşmiş ileri ekonomilerinin temellerini insan kanı ve yer altı ve yer üstü kaynakların hoyratça tüketilmesi üzerine kurmuşlardır. Her imparatorluk içinde bulunduğu dönemin olanak ve üretim biçimi çerçevesinde genişleme dinamikleri ile sömürgecilik yapmıştır. Genişleyen hiçbir imparatorluk, buna Osmanlı da dahil, sömürgecilik zihniyeti ve davranış modeli dışında tutulamaz. Ne var ki, her dönemin sömürgecilik mantığı ve davranış stili dönemsel üretim ilişkileri ile şekillenip öyl..]]> Sat, 24 Mar 2018 03:30:43 +0300 Einstein, Hawking ve Marx https://www.evrensel.net/yazi/81075/einstein-hawking-ve-marx https://www.evrensel.net/yazi/81075/einstein-hawking-ve-marx? Albert Einstein ve Stephan Hawking; birbirini izleyen iki deha! Ne ilginçtir ki, takipçi Hawking, üstat Einstein’ın doğum gününde yaşama veda etti; sanki bir işaret! Çağımızın en saygın fizikçisinin hüzünlü yaşamının onu çalışmadan alıkoymaması, insanlığa katkı yapmasına yol açtı. Hastalığının başlangıcında doktorların ancak iki yıl dolayında biçtikleri süre, yarım asrı aşkın zamana uzadı; öyle anlaşılıyor ki, doğanın insan ve toplum sevgisi siyasilerin vicdanından daha yumuşak ve insancıl! Doğanın insafına karşın Hitler’in gazabına uğramış olan asrın dehası Albert Einstein’a bir başka ülke kucak açmamış olsa idi, belki sabun olarak tüketilmiş ya da perişan bir halde çok önceleri yaşamını yitirmiş olacak idi. Bir siyasinin şahsi hırsıyla akademik camiaya vurulan darbe tüm ülkeye yayılır ve etkisi yıllarca silinemez. Hitler’in ufak ak..]]> Sat, 17 Mar 2018 04:15:36 +0300 Mücadele eden kadınlar https://www.evrensel.net/yazi/81031/mucadele-eden-kadinlar https://www.evrensel.net/yazi/81031/mucadele-eden-kadinlar? Yapı Kredi Yayınlarından Isabelle Mons’un Ruhun Kadınları başlıklı kitapta psikanalizin öncüleri olarak iki kadının adı geçmektedir. Bilim alanında olduğu kadar, sosyal alanda da büyük mücadele vermiş olan bu iki kadının yaşam öyküsünü, bilim ve sosyal alanda tarihe mal olmuş diğer kadınlarla birlikte, kadın veya erkek tüm eril davranış sergileyenleri nefretle kınayarak, kadınlara armağan ediyorum. Emma Eckstein ve Margarethe Hilferding isimli kahramanlarımızın kısa öykülerini kitaptan aktararak yansıtacağım. “Emma Ecstein artık izi bile kalmamış başka bir yüzyılın kadınıdır. Freud’la büyük anlaşmazlıklar yaşamış olsa da yüzünü psikanalize dönmüş ve Freud’un kuramlarının ilk taraftarlarından biri olmuştur. Onun kaderi kadın hakları mücadelesinin de simgesidir. 28 Ocak 1865’te dünyaya gelmiş olan Ecstein, 1897 yılında ilk kadın psikanalist..]]> Sat, 10 Mar 2018 04:53:41 +0300 İnsan olmak yetmiyor mu? https://www.evrensel.net/yazi/80984/insan-olmak-yetmiyor-mu https://www.evrensel.net/yazi/80984/insan-olmak-yetmiyor-mu? Ben bir yaşında iken ailem Erzurum’dan İstanbul’a gelmiş. Erzurum’da o dönemde Ermeniler, Kürtler ve daha başka birçok grup varmış. Keşke bugün de olsalar! Bu insanlar, bir arada komşuluk ilişkisi içinde dostça yaşamışlar, sevgilerini paylaşmış, yardım ellerini birbirine uzatmışlar. Ailemin kökeni nerelere dayanıyor, kesinlikle bilmediğim gibi, bilmek de istemiyorum. Ben bir insanım, insanların bir arada, her şeyini paylaşarak sulh içinde yaşamalarını istiyorum. Neden birbirimizin boğazına sarılıyoruz? Çünkü nüfus artıyor ve bu sistem içinde etkin nüfus ve üretim planlaması yapamadığımızdan kaynaklar sıkışıyor. Peki, neden bir araya gelerek, nüfusumuzun dengeli artmasını planlayamıyoruz? Çünkü kapitalist zihniyet öylesine zihnimizi ve yüreğimizi sarmış ki, sistem dışında bir şey düşünemiyor, her şey bizim olsun istiyor, bunun için ..]]> Sat, 03 Mar 2018 05:59:02 +0300 Ekonomik raporların gizemi https://www.evrensel.net/yazi/80895/ekonomik-raporlarin-gizemi https://www.evrensel.net/yazi/80895/ekonomik-raporlarin-gizemi? Devlet İstatistik Enstitüsü her ay birtakım rakamları yayımlıyor. Kurum görevini yapıyor. Hatta ikincil işlev olarak siyasete hizmet sunucu bazı görevleri de yerine getiriyor. Ne de olsa kurum siyasetin, dolayısıyla sistemin bir aracıdır ve onun emrinde çalışmaktadır. Günümüzde her alanda olduğu üzere kurumsal özgürlük ile siyaset yakın ilişkisi İstatistik Enstitüsüne de bulaşmış olduğundan, konuyu burada kesip asıl konumuza gelelim. İstatistik Kurumunun, şöyle veya böyle, siyasi sadakatle yapmış olduğu çalışmalar ve tablo düzenlemelerdeki değişiklikler analiz malzemesi olarak akademik dünyada devreye girer. Tablo düzenlemelerdeki değişiklikler yöntem açısından, tablo değerleri ise ekonominin işleyişi açısından irdelenir ve sonuçlar kamuoyu ile paylaşılır. Bu iki aşamanın birincisi olan veri toplama ve tasnif etme aşaması teknik ve siyasi aşamadır. İk..]]> Sat, 17 Feb 2018 04:51:26 +0300 Zamanla uyumlu etkileşimler https://www.evrensel.net/yazi/80850/zamanla-uyumlu-etkilesimler https://www.evrensel.net/yazi/80850/zamanla-uyumlu-etkilesimler? Günümüzün dincilik ya da gericilik politikalarının zamana ters gittiği görüntüsü aslında aldatıcıdır. Türkiye’nin siyasi dinciliğe savrulması, sosyolojik olarak anakronik gibi görülebilir olmakla beraber, zamana oldukça uygundur. Giderek yoğunlaşan dincilik sermaye ile emekçi kesim arasında gizemli yakınlık oluşturduğundan yoğun sömürüye rağmen sistemin sürdürülmesine hizmet etmektedir. Böylece, sermaye de, siyasi temsilcisi olan iktidar mensupları da durumdan oldukça mutludurlar. Zaman olgusunu takvim yaprağı ile değil de kapitalist süreçle ele aldığımızda, zaman ilerlemiyor, geriliyor. Hal böyle olunca, sistemin bekası amacıyla ona uyum sağlama mekanizmaları da zamana uymakta gecikmiyor. İnsanlık Modern Çağ’da akılcı davranmaya başladıkça savaşlara savrulması aklın değil, kapitalizmin eseridir. Savaşa sürüklenirken &cce..]]> Sat, 10 Feb 2018 01:28:26 +0300 Destekle köstek yan yana olabilir mi? https://www.evrensel.net/yazi/80804/destekle-kostek-yan-yana-olabilir-mi https://www.evrensel.net/yazi/80804/destekle-kostek-yan-yana-olabilir-mi? Suriye meselesinin isabetsiz ve hesapsız politikalarla nasıl bu hale büründüğü ya da büründürüldüğü(!) yıllar sonra tarihsel belgelerden anlaşılacaktır. Bugün çok net olarak bilebildiğimiz bir şey varsa, o da Ortadoğu’da ABD ve Rusya alan kapma mücadelesi verirken, taşeron devletler ilk hamlede rol kapıp masada olarak iç siyaseti tahkim etmeye, nihai hamlede ise bölge ülkeleri ile ekonomik ilişkiye girmeye çalışmaktalar. Bu amaçla kâh o tarafa kâh bu tarafa seğirterek olabildiğince sürece dahil olmaya çalışan taşeronları kullanan büyük devlet ise, karşılıklı derin stratejilerle duruma hakim olmayı hedeflemekte. Hazin olan şu ki, asıl plan yapıcılar ciddi insan kaybına uğramadan lehlerine olabildiğince avantaj yontmayı planlarken, taşeron devletler, bunun tam tersi pozisyonda, iç ve dış alanlarda belirsiz bir sonuca doğru yol alarak insan kaybı..]]> Sat, 03 Feb 2018 04:00:40 +0300 Bulmaca https://www.evrensel.net/yazi/80763/bulmaca https://www.evrensel.net/yazi/80763/bulmaca? Suriye topraklarında, ABD’nin beslediği Özgür Suriye Ordusu ile ilerleniyor. Bu harekata Rusya icazet veriyor. Büyük güçler çatışması! İçteki aklı evveller de Esad ile görüşmenin şart olduğunu salık veriyor. Halbuki Esad, ABD beslemeli ÖSO ile çatışmalı. Harekatın amacı ise Suriye topraklarının bütünlüğünün sağlanması olarak ilan ediliyor. Esad ÖSO ile anlaşırsa mı, yoksa ÖSO destekli harekat sonucunda zafer kazanılırsa mı, Suriye’nin toprak bütünlüğü sağlanacak, tam bir muamma! Destek kuvvet sağlanarak ÖSO’nun Esad’a dayatılması bir ülkenin iç siyasetine müdahale mi, yoksa talep gelmemiş olmakla beraber, komşu ülkenin iç siyasetine dostça destek mi! Harekatımızın amacı var olan terörü sonlandırmak ise; teröristi mi, bataklığı mı kurutmak gerekmektedir! ÖSO, ABD destekli kuvvet; Es..]]> Sat, 27 Jan 2018 04:52:25 +0300 Eğitimin millisi olmaz! https://www.evrensel.net/yazi/80715/egitimin-millisi-olmaz https://www.evrensel.net/yazi/80715/egitimin-millisi-olmaz? Eğitim bir sosyal kurum olarak, insanlık aleminin kültür ve medeniyet kaynağı ve oluşturma vasıtasıdır. Eğitim salt bir öğretim ve araştırma aracı olmanın çok ötesinde, gerek bu tür faaliyetlerinin yürütülmesinde, gerekse bulgu ve icatlarının sonuçlarının paylaşılması aşamalarında milli sınır ve anlayışların çok ötesine taşar. Bu yaklaşım çerçevesinde rahatlıkla diyebiliriz ki, toplumsal çok yönlü işleve sahip eğitim kurumlarını “milli” hapishanesine tıkmak, bizzat eğitimi olduğu kadar, böylesi anlayışla yürütülen eğitim faaliyetinin uygulandığı ülkenin de beslenme kaynaklarını kurutur. Bu nedenle, eğitimi bağnaz fikirsel ve siyasal anlayışların çok üzerinde tutarak, hem ülkeye, hem insanlığa hem de siyaset alanlarına sağlıklı hizmet yolları açık tutulmalıdır. Eğitim çok kültürlü bir faaliyet alanıdır. S&o..]]> Sat, 20 Jan 2018 02:22:35 +0300 ‘Patronuma söylemeyin beni işten kovar’ https://www.evrensel.net/yazi/80669/patronuma-soylemeyin-beni-isten-kovar https://www.evrensel.net/yazi/80669/patronuma-soylemeyin-beni-isten-kovar? Bu yazı, sigarayı özendiriyor diye Cem Yılmaz’ı dava eden bir profesörün çevreye zehirli gaz salacak olan bir tesisin tanıtım elemanlığını yapmış olması haberi üzerine beni geçmişe taşıdı ve yazının şekillendirilmesine sebep oldu. Bilemiyorum, insanlar bu denli bilinçsiz nasıl olabiliyor! Her şeyden önce nasıl oluyor da, öğretim üyeleri çeşitli tanıtım programlarında ya da reklamlarda yer alabiliyor! Öğretim üyelerinin reklamlarda ya da tanıtım programlarında yer alması, açıktır ki bazı pop parçalarında rol alan dansçılar misali, projenin halk nezdinde etkisinin güçlendirilmesini amaçlamaktadır. Bir öğretim üyesi reklam ya da tanıtım programının içeriğinin üzerinde bir etki oluşumu yaratabilmek için bir programda yer alıyorsa, halkın bu reklama ya da tanıtıma inanmaması gerekir. İşin öğretim üyesinin algılama ve içi..]]> Sat, 13 Jan 2018 04:15:15 +0300 İngiltere’nin yazılı anayasası yoktur https://www.evrensel.net/yazi/80623/ingilterenin-yazili-anayasasi-yoktur https://www.evrensel.net/yazi/80623/ingilterenin-yazili-anayasasi-yoktur? Herkes bilir ki, İngiltere bir anayasa devletidir, fakat yazılı anayasası yoktur. Peki, neden herkesin bildiği bir gerçeği yazının başlığı olarak kullandım. İşte bu yazının konusu budur. Hukukun yazılı olması esastır, ancak, yazılı kurallar etrafında ya da yazılıp sonra iptal edilmiş kurallar etrafında da bir hukuk mantığı ya da algılaması oluşur ve yazılı hüküm üst mahkemelerce iptal edilmiş olsa dahi bu algılama zihinlerde yer ederek, çoğu durumda kendine fiilen uygulama zemini dahi bulur. O nedenle hangi neviden olursa olsun yasa ya da geçici süre için kararname yapıcılarının fevkalade adil ve dikkatli olması “olmazsa olmaz” çelik kuraldır. Yasaların, birincisi zaruretten doğan organik nedeni, ikincisi ise toplumun sürüklenmesi arzulanan araçsal nedeni vardır. Örneğin birinci durumda teknolojinin değişimi ya da ekonomik koşulların icap ettirdiği durumlarda toplumsal düzen ve işleyişi..]]> Sat, 06 Jan 2018 04:51:04 +0300 Olumlu düşünelim mi? https://www.evrensel.net/yazi/80576/olumlu-dusunelim-mi https://www.evrensel.net/yazi/80576/olumlu-dusunelim-mi? Yeni yıla girerken ülkemiz ve tüm insanlık için olumlu düşüncelerden oluşan bir hayal kuralım. Hayalimizi yaşarken, yaşadıklarımızla amacımız arasındaki farkı bir günlüğüne unutalım ve böylece yeni yıla bir günlüğüne de olsa mutlu girmeye çalışalım. Sanırım birinci ve tek dileğimiz ülke siyaseti başta olmak üzere, kamu ve özel tüm yönetim kademelerine sadakat ilkesine göre değil, liyakat ilkesine göre atama yapılması ve kadroların gerçekten ehil ellere teslim edilmesidir. Yıllardan beri ülkemizde hükmünü sürmüş olan FETÖ surecinin en olumsuz iki etkisinden biri gençleri birer “kurşun asker” anlayışı ile yetiştirmek, ikincisi ise yetiştirilen kurşun askerleri kadrolara yerleştirmektir. Kurşun asker pedagojisindeki emrin dışına çıkmama ve verilen görevi aksatmadan yapma anlayışı kısa dönemde işlerin muntaz..]]> Sat, 30 Dec 2017 04:14:29 +0300 Bu nasıl bir kader? https://www.evrensel.net/yazi/80533/bu-nasil-bir-kader https://www.evrensel.net/yazi/80533/bu-nasil-bir-kader? Yıl 1960, aylardan Nisan ve Mayıs. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde Anayasa Hukuku dersinin hocası Prof. Dr. Hüseyin Nail Kubalı devamlı olarak demokrasiden dem vuruyor ve olmadığını ima ediyor. İktidarda Celal Bayar-Adnan Menderes yönetiminde Demokrat Parti var. Ülke siyaseti kızışıyor ve hükümet “Tahkikat Komisyonu” olarak bilinen meş’um bir komisyon marifetiyle ülkenin aydınlarını susturmaya yelteniyor. Dönemin son ayında Anayasa Hukuku dersi yapılamaz oldu, çünkü Kubalı hoca Tahkikat Komisyonu emri ile Ankara’ya davet edilmişti (“götürülmüştü” sözcüğünün kibar hali). Bundan 57 yıl sonra, 2017 yılında benzer olay tekrar edercesine, Ağır Ceza Mahkemesi’nde bir Anayasa Hukuku hocası, Prof. Dr. İbrahim Ö. Kabaoğlu yargıç karşısında ifade vermek durumda kalıyor. Hocanın suçu, cinayet, gasp, tehdit ya ..]]> Sat, 23 Dec 2017 04:15:13 +0300 TÜİK doğru mu söylüyor? https://www.evrensel.net/yazi/80487/tuik-dogru-mu-soyluyor https://www.evrensel.net/yazi/80487/tuik-dogru-mu-soyluyor? Medyada yayınlandı; Türkiye yılın üçüncü çeyreğinde % 11,1 oranında büyümüş. Bu oranı yorumlayan meslektaşlarımız da, baz etkisi ve mevsimlik etkilerden arındırılan oranın % 1,2 gibi çok düşük olduğunu ifade ettiler. Şu bir gerçek ki, bu birbirine zıt oranların ikisi de doğru. Çünkü iki oran farklı açılardan meseleyi ele almaktadır. Hal böyle olunca, TÜİK’in açıkladığı oranı bazı süzgeçlerden geçirdikten sonra ele alıp, yorumlamak gerekir. Şeklî olarak doğruluk başka şeydir, kavramlarla halka anlatılmak istenenin doğru yansıtıldığı ise daha başka bir şeydir. Birincisi, ekonomiye katkı yapan iki önemli kalem hane halkı tüketim harcamaları ve inşaat sektörüdür. Bu kalemleri ekonomiye anlamlı katkı yapan elemanlar olarak değil, bir seferlik ve müteakip aşamalarda ekonomiye katkı yapmasının söz konusu olmayac..]]> Sat, 16 Dec 2017 04:53:46 +0300 Kamusal israf https://www.evrensel.net/yazi/80438/kamusal-israf https://www.evrensel.net/yazi/80438/kamusal-israf? Toplumun mal varlığı olan kamusal kaynaklar üzerinde geçici süre için söz hakkını kullanan siyasal erk, her kuruş harcama için kamuya hesap verme durumundadır. Medyada boy boy yeni model arabalar ya da anlamsız yurt dışı gezileri sergilenerek kamusal fonların israf edildiğinden dem vurulur. Bunların hepsi doğru olmakla beraber, en önemli kamusal israf yeri parlamentodaki görevini ihmal eden vekillere yapılan ödemelerdir. Devlet malını deniz gören zihniyet çerçevesinde yapılan kamusal israf yanında, bir de örtülü israf alanları vardır. Bugünkü konuyu böylesi bir israf odağı oluşturmaktadır. Bilindiği üzere “Barış İmzacıları” olarak anılan öğretim üyelerinin bir bölümüne dava açılmış olup, uzun süredir önce emniyette ifade, daha sonra da Ağır Ceza Mahkemesinde yargılama süreci devam etmektedir. Konu yargıda olduğu için ..]]> Sat, 09 Dec 2017 03:53:40 +0300 Geçmiş zaman olur ki! https://www.evrensel.net/yazi/80389/gecmis-zaman-olur-ki https://www.evrensel.net/yazi/80389/gecmis-zaman-olur-ki? İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde anayasa hukuku dersine Prof. Dr. Hüseyin Nail Kubalı Hoca geliyordu. 1961 Anayasası öncesinde Anayasa >Mahkemesi olmadığından, hoca derste demokrasiye vurgu yaparken daima şunu hatırlatırdı bizlere. Siyasi iktidar anayasayı ihlal ederse mahkeme olmadığından hukuki yaptırım söz konusu olamaz, geriye siyasi yaptırım kalıyor, o da seçmenin siyasi kanaati ve sandık başındaki tavrıdır. Doğrusu, bu konuları anlatırken seçmenin böylesi kritik konularda ve durumlarda siyasi tavrının ne olacağı yönünde hocanın kanaatini hiçbir zaman açıkça anlayamadık, çünkü hoca bu konuda net bir şey söylemeden, salt durumu ortaya koyuyordu. Bugün hayatta olsa, talebelerinin ya da asistanlarının yaptıklarını görse, Kubalı Hoca’nın kanaati ne olurdu, doğrusu çok merak ediyorum. 1961 Anayasası ile birçok kurumun yanında Anayasa Mahkemesi ..]]> Sat, 02 Dec 2017 04:15:29 +0300 Bumerang https://www.evrensel.net/yazi/80344/bumerang https://www.evrensel.net/yazi/80344/bumerang? Son döviz yükselişi siyasi istikrarsızlıktan genel dünya ahvaline kadar savrulan birçok sebepten kaynaklanmaktadır. Bunların hepsinin şu veya bu oranda yükselişte payı vardır, ancak bir sebep var ki, sanırım kimse ondan söz etmedi. O da, siyasi istikrardan farklı olarak, sahte istikrarın bozulmasıdır. AKP iktidarının sadakatle uyguladığı IMF-Derviş programıyla döviz baskılı tutulup, burjuvazi üzerinde Demokles’in Kılıcı sallandırılarak, kur riski korkusu altında oy kotarıldı. Kur riski burjuvaziyi o denli kokuttu ki, yeter ki kur yükselmesin de, ülkeye, hukuk sistemine, medyaya ya da üniversiteye ne olursa olsun, cari açık nerelere yükselirse yükselsin vurdumduymazlığı ile iktidarı destekledi. Ne var ki, işlerin bir gün döneceği mukadderdi ve işte o gün geldi. O gün geldiğinde siyaset de burjuvazi de ter dökmeye başladı. Ne diyelim ki! Türkiye’de gerçekleşen..]]> Sat, 25 Nov 2017 04:53:36 +0300 Halka cehennem vatandaşa cennet yaraşır https://www.evrensel.net/yazi/80250/halka-cehennem-vatandasa-cennet-yarasir https://www.evrensel.net/yazi/80250/halka-cehennem-vatandasa-cennet-yarasir? Vergi cennetleri” ilginç bir kavram olsa gerek; doğrusu bu iki sözcüğün yan yana gelmesi, kafalarda vergi ile oluşan cehennem algısını silmeye yönelik olsa gerek! Vergiden kurtulmaya çalışılırken vergi kaçırmak fazla çirkin kalıyor; zira dürüst ve çocuklarına hep dürüst olmalarını salık verenler hiç “vergi kaçakçısı” olur mu? Çok ayıp! O zaman bir yol bulunmalı. Demirel’in vaktiyle buyurduğu gibi, “Demokrasilerde(!) çare tükenmez sözüne nazire olarak, bazı işleri dürüstçe yürütme konusunda da namütenahi çözüm ve çare bulunur. Çok açık ve net olalım, hiç kıvırmaya gerek yok: Yurt dışında firma kurulur, işletilebilir ve tabi kâr da edilebilir. Zaten amaç budur. Buraya kadar hukuki bir sorun olmadığı gibi, toplumsal birikimin yurt içinde ..]]> Sat, 11 Nov 2017 04:15:55 +0300 Hepsi planlı olabilir mi? https://www.evrensel.net/yazi/80205/hepsi-planli-olabilir-mi https://www.evrensel.net/yazi/80205/hepsi-planli-olabilir-mi? Türkiye neredeyse siyaseten yönetilemez konuma gelmiş; iktidar muhalefete çatıyor, muhalefet ise, temel sorunlara dokunmadan, yüzeysel ve kişisel meselelerle zaman geçiriyor. Kaldı ki, ülkenin ve halkımızın temel sorunları yanında konuşulanlar mesele dahi değil. Oysa Türkiye’nin başta ABD olmak üzere hemen tüm komşularıyla sorunu olduğu gibi, içte de bir dizi sorunla ortalık toz duman. Enflasyon almış başını gidiyor, yargının durumu ortada, üniversitelerimizi çökertecek kadar öğretim üyesi kurumdan ihraç edildiği gibi, şimdi de, savcılık ne olup bittiğini anlamaya dahi gerek görmeden mahkemeleri işgal etmekten çekinmemektedir. Toplum silah deposuna dönüşmüş, her gün gazetelerin üçüncü sayfasını aşan suçlar işleniyor vs. Anlaşılan işler yolunda gibi algılanıyor olmalı ki, liderler halkın sorunları ile değil, birbirlerinin sorunları ..]]> Sat, 04 Nov 2017 04:52:23 +0300 Cumhuriyet demokrasi ile kaimdir https://www.evrensel.net/yazi/80161/cumhuriyet-demokrasi-ile-kaimdir https://www.evrensel.net/yazi/80161/cumhuriyet-demokrasi-ile-kaimdir? “Cumhuriyet” ve “demokrasi” sözcükleri “damla” ile “yağmur” gibi birbirini tamamlayan, birinin diğerinden çıktığı ya da birinin diğerini oluşturduğu sözcüklerdir. O nedenledir ki, bir rejim olarak cumhuriyet söz konusu mu sorusunun testi demokrasinin varlığı ya da yokluğu ile yapılır. İki kavram arasında var olan böylesi ayrılamaz ikiz kardeşlik bizzat sözcük anlamlarından ve toplumsal-siyasal yaşamdaki gerçeklikten gelir. Şöyle ki, cumhuriyet sözcüğü cumhurun yani halkın temsilcileri eliyle yönetimi anlamına gelmektedir. O halde, böylesi yönetimde halkın doğrudan ya da temsil yoluyla söz sahibi olması gerekir ki, bu da halk yönetimi anlamına gelen Latince “demokratia” sözcüğünden oluşmaktadır. Bu kısa ve genel açıklamadan hemen varabileceğimiz sonuç şudur ki, Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına anca..]]> Sat, 28 Oct 2017 02:30:20 +0300 Sol geniş cephe demokrasisini zorlamalıdır https://www.evrensel.net/yazi/80116/sol-genis-cephe-demokrasisini-zorlamalidir https://www.evrensel.net/yazi/80116/sol-genis-cephe-demokrasisini-zorlamalidir? İnsanların eseri olan ve insanlar üzerinde yükselen toplumsal değerler toplumsal benimsenme derecesine göre insandan soyutlaşarak kurumsallaşır. İnsandan soyutlanarak somut kurumlara dönüşen değerler ya da kurumlar artık topluma mal olur. Siyasi eleştiriler kurumları tümüyle çökertemediği gibi, fazla yüceltemez de, çünkü kurumsal ekoller yoktan icat edilmemiş oldukları gibi, toplumun işleyiş sürecinde sistemin kendi kurumsal dinamikleri ile gelişeceği fikri üzerine oturtulmuşlardır. Türkiye’de Osmanlı’dan da itibaren çeşitli aşamalardan geçmiş olan sol akımın örgütsel olarak somutlaşma aşamalarında, maalesef, başına olmadık felaketler gelmiş ve günümüzde de gelmektedir. Sol düşüncesi birey olarak kimsenin mülkiyetinde ya da korumasında olmadığı gibi, hiçbir örgütün mutlak hakimiyetinde ve himayesinde de değildir,..]]> Sat, 21 Oct 2017 04:15:44 +0300 ‘Başat olan ekonomidir’ https://www.evrensel.net/yazi/80065/basat-olan-ekonomidir https://www.evrensel.net/yazi/80065/basat-olan-ekonomidir? Son vize krizi kadar Avrupa Topluluğu ile yaşanan nahoş siyasi gelişmeler de, sebebi ne olursa olsun, içeride ekonomiyi olumsuz etkilediği derecede, dış siyaseti de zora sokmaktadır.Önemli boyutta cari açığı olan ve Hazine Müsteşarlığı verilerine göre salt bu yılda 46 milyar dolar dış borç taahhüdü ile karşı karşıya bulunan Türkiye, doğal olarak dış siyasette bağımsızlığını koruma endişesi içinde davranış sergilerken, aynı zamanda da ülke ekonomisini dikkate almak zorundadır. Bazı ülke ya da bloklarla aramızda oluşan siyasi gerginlikler sadece dış ticaretimizi etkilemekle kalmaz, aynı zamanda içeride faiz-döviz hareketlerini de tetikleyerek “kur riski” koşulu altında faaliyet sürdüren büyük firmaların maliyet ve satış beklentilerini etkileyip, ani çöküşe sürüklenmelerine yol açabilir.Doğal olarak firmalarda patlak verebilecek bu tür ..]]> Sat, 14 Oct 2017 04:52:07 +0300 Vergi doğal mı? https://www.evrensel.net/yazi/79972/vergi-dogal-mi https://www.evrensel.net/yazi/79972/vergi-dogal-mi? İktidar yanlısı iseniz, yanıt verginin doğal olduğu şeklindedir, yani verginin nereye harcandığını ve yükün toplumda nasıl dağıtıldığını fazla sorgulamazsınız. Ancak eğer makul bir vatandaş iseniz, salt verginin nedeni ve yükün toplumda nasıl dağıldığı ile sınırlı kalmayıp, verginin nereye harcandığını da doğal olarak sorarsınız. Bu yazıyı akademik endişe ile yazdığım için, hangi verginin artırıldığı ya da gelirin hangi diliminde ne kadar oran artışının yapıldığını şimdilik bir tarafa bırakıp, meseleye siyaset açısından bakılması gerektiğini düşünüyorum. Bu yaklaşımda, iki önemli gerekçem var. Birincisi vergi ve harcama konuları siyasi otoritenin mutlak otoritesi içinde olan fiillerden değildir. Zira bütçesel konu toplum mal varlığı üzerinde tasarruf yetkisini içerdiğinden, bu konuda tek yetkili merci toplumun siyasal temsilcisi konumunda olan parlamentodur. O nedenle, bütçede ge..]]> Sat, 30 Sep 2017 04:15:25 +0300 Sonuçla uğraşmak https://www.evrensel.net/yazi/79928/sonucla-ugrasmak https://www.evrensel.net/yazi/79928/sonucla-ugrasmak? Bir ulusun çökertilmesi onu ayakta tutan sinir sisteminin çökertilmesiyle gerçekleştirilir. Bir ulusun sinir sisteminin üç dayanağı ise felsefi eğitim, adil hukuk ve sanattır. Sosyolojik ve felsefi olarak meseleyi anlamadan konuya atlayanların bu üç dokuda çok temel eksikliğin olduğunu söyleyeceklerdir. Örneğin, kimi çevrelere göre din, kimi çevrelere göre ahlak, kimi çevrelere göre gelenek, örf vs. gibi bir dizi eksiklik sayacaklardır. Oysa bu üç dokuda hiçbir eksiklik bulunmamaktadır. Eğitim sistemi mükemmel, hukuk sistemi adil, sanat alanlarında da üretken olan bir toplum ayakta durur, çünkü insanlar topluma ve kendisine katkı yapar, kendisine ve karşısındakine saygılıdır, özgür fikirlerin çarpışmasından güç ve uyanış çıkacağını bildiğinden daima aydınlığa yürür ve gelişir. Eği..]]> Sat, 23 Sep 2017 05:00:11 +0300 Körfez parası https://www.evrensel.net/yazi/79889/korfez-parasi https://www.evrensel.net/yazi/79889/korfez-parasi? Nihayet, çok şükür(!) kamu binalarını, yolları vs. satar hale geldik. İşin mimarlarına bakarsak, bu satış İslami kurala göre yapılacak. Yani, hülle yolu ile (Allah’ı kandırma!), faiz işlemini farklı dönemsel piyasalarda mal alışverişi olarak gösterip, bal gibi faiz karşılığında Körfez ülkelerinden para borçlanılacaktır. İslam esaslarına göre faiz haram olduğundan, genel uygulama olarak faiz operasyonunu alım satım işlemi gibi gösterip, örtülü faizle yoz kapitalist işlemler yürütülmeye çalışılacaktır. Aksi halde, gerçekten yolların, köprülerin ve kamu binalarının dönüşü olmaksızın parlamento kararı ile yabancılara satışı, parlamentonun, toplumun bekasını sürdürdüğü ulusun varlığını üç-beş kuruşa yabancılara satması demek olacaktır. Ekonomi boyalı bu görüntüyü uluslararası mücadeleye dökers..]]> Sat, 16 Sep 2017 04:15:12 +0300 Empati ve saygı https://www.evrensel.net/yazi/79847/empati-ve-saygi https://www.evrensel.net/yazi/79847/empati-ve-saygi? 6/7 Eylül olaylarının üzerinde 62 yıl değil 162 yıl dahi geçse unutamayız, unutmamalıyız. Unutmamak demek salt geçmişte yaşananı devamlı anmak değil, olayların nedenleri üzerinde düşünmek ve bir daha böyle ciddi yanlışlara sürüklenmemek için bilincimizi güçlendirmektir. Toplum bireylerden oluştuğundan atomize bireyler bu konuyu düşünebilir, üzülebilir, fakat aşamaz. Bu konuda görev örgütlere, özellikle de devlet denen en büyük örgüte düşer. Konunun yumuşak karnı da, maalesef, burasıdır. Hukuk ve nizamı sağlamakla görevli olduğu düşünülen devlet işin içinde ise durum ümitsiz olur. Devletin böylesi harami işlere bulaşmaması, hatta olayları samimi çaba ile önlemeye çalışabilmesi için, yapısının demokratik, laik ve sosyal demokratik politikalara uygun olması gerekir. İçte halkını k..]]> Sat, 09 Sep 2017 04:54:55 +0300 Çelişkiler https://www.evrensel.net/yazi/79803/celiskiler https://www.evrensel.net/yazi/79803/celiskiler? Bayram günü yazı yazmak, birçok zorluklar içinde zoraki iyilik aşılama çabası gibi algıladığımdan, bana hep zor gelir. Ona rağmen, yılda birkaç gün için de olsa olumlu hava estirmek ve onu teneffüs etmek tabiatıyla olumludur. Bu bayramda bazı güzel rastlantılar, ama onun yanında havayı bozan olumsuzluklar da yaşıyoruz, kısacası çelişkiler içindeyiz. Yaşamın genel kuralı da bu olsa gerek: “Hayat mücadele değil, mücadele hayattır”! Bir kitap başlığından alıntıladığım bu ifade bana çok doğru geliyor. Bayramın ilk günü Dünya Barış Günü olarak kutlandı. Yılda sadece belirli günlerde hatırlanan barış ufuktaki kara bulutları dağıtmaya yeter mi? Sovyetler’in dağılmasından sonra kapitalistlerin insafına kalmış olan dünyada uluslar içten içe kaynıyor, insanlar birbirini boğazlayacak hale gelmiş. Yılda bir günü barış kutlamalar..]]> Sat, 02 Sep 2017 05:00:19 +0300 Hüzün haftası https://www.evrensel.net/yazi/79758/huzun-haftasi https://www.evrensel.net/yazi/79758/huzun-haftasi? Sonbahara yaklaştığımız ağustosun son haftası, geleceğini akılcı düşünen ve planlayan halkımız için üzücü olaylarla geçti. ’78 kuşağının liderlerinden ve Dev-Genç örgütünün kurucularından Bülent Uluer’in ebediyete intikali büyük bir kayıp bombası olarak halkın üzerine düştü. ’78 kuşağı Türkiye tarihine altın harflerle yazılan bir kuşaktı. O dönemin sol kuşağı, maalesef ölüm anında dahi geleneklerimize ters şekilde karşıtlık görüntüsü içinde de olsa(!), halkın içine girerek halkın geleceğini birlikte kurgulamaya yeltendi. Bugünkü uyanık siyasilerin geçmişteki sol hareketin izlediği, halkın ince damarlarına sızma politikasının halkçılıkla bir ilgisi olmayıp, tam tersi, halkın aleyhine iktidarda kalma, burjuvaziye ve emperyalizme hizmet siyasetine yönelik oy tabanı oluşturma amaçlıdır. Ne..]]> Sat, 26 Aug 2017 04:15:34 +0300 Bilinç bulanıklığı https://www.evrensel.net/yazi/79709/bilinc-bulanikligi https://www.evrensel.net/yazi/79709/bilinc-bulanikligi? Nasıl oluyor da, her şey gözümüzün önünde parlak bir şekilde yaşanırken tepki vermek yerine uyum gösteriyoruz! Örneğin, son kamu personeli ücret görüşmelerinde devletin emekçilere tavrına karşı (Ki, alışılmış ve beklendik tavırdır!) emekçilerin “uslu çocuk” rolünü oynaması, böyle bir tablo sunuyor bize. Aslında çok basit ve hemen karşı çıkılması gereken bu olayın alt bağlantılarına inildiğinde, her iki taraf açısından da kararların nasıl oluştuğu ve davranışların nasıl şekillendiği netleşir. Makale boyutunda anlatıma giremeden hemen şunu belirtmem gerekir ki, amacım konuyu meşrulaştırmak olmayıp, birlikte anlamamız ve bunun üzerinde düşünerek geleceği örmek için davranışlarımızın stratejisini belirlememizdir. Şu soruyu sorarak başlayalım: Toplum nedir; kimliği nedir; devletin kimliği ve rolü nedir? İnsan topluluğuna toplum denir..]]> Sat, 19 Aug 2017 05:03:45 +0300 Dünya 'beş'ten büyük ise! https://www.evrensel.net/yazi/79663/dunya-besten-buyuk-ise https://www.evrensel.net/yazi/79663/dunya-besten-buyuk-ise? Yabancılaşma, kökeni çok eskilere dayanmakla birlikte, çağdaş kullanımda Marx okumaları ile su yüzüne çıkan ilginç bir sözcüktür. Çok genel ifadesi ile yabancılaşma, insanın yarattığı bir olguyu bizzat kendisine hükmeden güç haline dönüştürmesidir. İktisat alanında hem emek hem de patron için yaygın kullanılan bu kavram, siyaset, teknoloji gelişimi vs. gibi toplumun çok farklı alanlarında da kullanılmaktadır. İlginç olan şudur ki, insanın yabancılaşması, gerek yarattığı hayali güçleri gerek bu güçlere tapınmasının sonuçlarını algılamasını engeller. Buradaki konumuz, yabancılaşmanın bence en yaygın alanı olan politikadır. Politikada yaşanan yabancılaşma birden çok alanda, birbirini destekleyen sarmal halinde yaşanır. O nedenledir ki, politik yabancılaşmayı anlamak ve çözümlemek olanaklı olmadığından, ç&oum..]]> Sat, 12 Aug 2017 05:00:23 +0300 Örgütler sekreterleşirken https://www.evrensel.net/yazi/79626/orgutler-sekreterlesirken https://www.evrensel.net/yazi/79626/orgutler-sekreterlesirken? Kamu kesiminde her örgüt, kuruluş kanunu ile kurulur. Örgütlerin kuruluş kanunlarında, kuruluş sebebi, amacı, organları vs. yazılıdır. Örgütler, başta Anayasa ve genel hükümler çerçevesinde ve kuruluş kanunlarındaki hedefler doğrultusunda işlevlerini yerine getirir. Kanunlar çerçevesinin dışına çıkıldığında görev dışına çıkma ya da vazife ihmali veya başka sebeplerle takibata uğrarlar. Böylesi çerçevesi çizilmiş örgütlere hiçbir siyasi ya da idari görevli hariçten görev tayini yapamaz ve aklına estiği konuda örgütleri doğrudan ya da dolaylı olarak görevlendiremez. Kuruluş kanunları ile kuruluş ve faaliyet gösteren örgütlere herhangi bir siyasi veya idari görevlinin emir vermesi veya örgütlere vazife tayini, salt kanunların dışına çıkmış olmak anlamına gelmez. Böylesi usulsüz ve teamüllere aykırı davranışın arkasında çok daha derin hukuksal ihlal yatmaktadır. O da şudur: Örgütlerin kanunla kurulmuş olması, kuruluş gerekçe ve amaçlarını milletin temsilcileri konumundaki milletvekille..]]> Sat, 05 Aug 2017 05:54:37 +0300 Kanıt mı istiyorsunuz! https://www.evrensel.net/yazi/79586/kanit-mi-istiyorsunuz https://www.evrensel.net/yazi/79586/kanit-mi-istiyorsunuz? 6 bin 337 akademisyen, 41 bin 667 öğretmen, 115 bin 094 kamu çalışanı, 4.034 yargıç ve savcı işinden uzaklaştırılmış, 195 medya örgütü kapatılmış ise, FETO ile ilişki içinde olmanın ve bu gerekçe ile, ahireti ileriye bırakalım da, bugün bağımsız yargı karşısında hesap verme gereğinin bundan daha güçlü kanıtı olur mu? Bu kişiler ve örgütler bir gecede mi işe girdi (alındı) ya da faaliyete geçti de, devlet denen, elinde istihbarat örgütü, içişleri bakanlığı teşkilatı, asker ve polisi olan devasa kuruluşun hiç haberi olmadı da, şimdi de toplumdan anlayış ve af dilenerek canla başla ülkeyi selamete çıkarmaya çalışıyor? Siz inandınız mı? Bir dönemler siyasi kadro desteği ve bir meczubun robotları marifetiyle ordunun parçalanması rampaya koyuldu ve bu trajediye savcılık rolünü de üst düzey siyasi yetkililer üstlendi. Müşterek düşman(!) halledildikten sonra, şimdilerde de temizleme faaliyeti bizzat ortağa yöneltilirken, dikensiz gül bahçesinde tek adam hâkimiyetinin kurulabilmesi ..]]> Sat, 29 Jul 2017 04:15:59 +0300 Bütçe hakkı ve demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/79542/butce-hakki-ve-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/79542/butce-hakki-ve-demokrasi? Ulus devlet öncesi dönemlerde feodal bey ya da kral mutlak hâkim olarak, aynı zamanda toplumsal varlıkların da hâkimi idi. Kralın ya da feodal beyin hazinesinin krematistik olarak adlandırıldığı geçmiş dönemlerin sözde bütçelerinde halk mülkün sahibi olmadığı için, kralın mülk üzerindeki tasarrufunun denetimi de söz konusu değildi. Günümüzde ulus devletlerin ortaya çıkışı ile aynı anda mülkün sahipliği de asıl sahip olan halkın uhdesine geçmiştir. Böylece toplumun yöneticiler karşısındaki özgürlüğü, mülkün yönetiminin, yönetimin parasal görüntüsü olarak da bütçe hakkının halka geçmiş olması ile kazanılmıştır. Kameralistik yapı olarak bilinen yeni sistemde halktan toplanan vergiler de, yapılan harcamalar da yine halkın temsil edildiği parlamentolarda karar bağlanmaktadır. Bir anlamda ulusal servetin bir bölümünün harcama ve vergi sistemi ile yeniden dağıtıldığı bütçe üzerinde, hükümet organlarının, halkın temsilcisi olan parlamentonun verdiği yetki içinde davranma dışında bir yetkis..]]> Sat, 22 Jul 2017 05:00:47 +0300 Tepkinin şiddeti eylemin etkisindendir https://www.evrensel.net/yazi/79495/tepkinin-siddeti-eylemin-etkisindendir https://www.evrensel.net/yazi/79495/tepkinin-siddeti-eylemin-etkisindendir? Hepimizin bildiği bir hikaye vardır. Ahirette Türkler cehennemden çıkamayacakmış, çünkü cehennemden çıkmaya yeltenenler diğerleri tarafından ayağından yakalanıp, aşağıya çekilecekmiş. Her hikaye gibi bu hikaye de halk deneyimi sonucunda oluşturulmuş olmalıdır. Çünkü bu hikaye, halkımızın genel düşünce ve bir olay karşısında tepki verme biçimini öylesine yansıtıyor ki, ahireti ahirete bırakalım da, bu gidişle dünyevi cehennemden çıkmamız olanaksız gibi gözüküyor. Adalet yürüyüşü cumhuriyet tarihimizin çok önemli bir aşamasıdır. Bu yürüyüş, adaletsizliğe, insan hakkına saygısızlığa ve ülkenin genel sürüklenişine bigane kalınmaması gerektiğini vurgulamıştır. Bu yürüyüş, tek adam sultası altında, adaletten yoksun bu ortamı halkımıza reva gören yönetim biçimine karşı çok bilinçli, aynı zamanda da o denli barışçıl ve tüm halkı kucaklayıcı bir ikaz kalkışı idi. Evet bu yürüyüşü bir parti tertipledi ve baştan bitişine kadar da parti başkanı yürüyüşün önünde yer aldı. Ancak, yürüyüşte parti..]]> Sat, 15 Jul 2017 04:15:41 +0300 Adalet sokakta aranır mı? https://www.evrensel.net/yazi/79445/adalet-sokakta-aranir-mi https://www.evrensel.net/yazi/79445/adalet-sokakta-aranir-mi? Evet; kaybolmuş ise, aranır! Bugün sokakların durumu yürüyenlerin değil, yürütenlerin yansı ve ayıbıdır. İktidar, muktedir ise, adaletin niçin ve nasıl kaybedildiğini irdelemekle sorumludur. Eğer iktidar bunu yapmıyor ve toplumun bir kesimi de bu durumdan hoşnut ise, yönetim zafiyeti aşılmış, ülkeye ve insanlara ihanet boyutuna ulaşılmış demektir. Siyasi erk adaleti gasp ediyor ve meşru yer ve koşullarda aranmasının önünü tıkıyorsa, doğal olarak, adaleti aramanın yeri sokaktır. Adalet kalkışı, adaletsizliği yaratan siyasi erkin eylemlerinin sonucu, bu zilletin yok ediliş umudunun ise başlangıcıdır. Adaletin sokakta aranıyor olması iki yanlışı aynı anda gösterir. Birincisi gasp edilen adalet, ikincisi ise sokak dışında arama yerinin milletin elinden alınmış olmasıdır. Günümüz koşullarında ülkemizde cereyan eden vahim durum bence budur ve bu vahim durumun banisi ise siyasi iktidardır. Şöyle ki, tek insan yönetimi altında bir sosyal projeyi toplumun büyük kesimine dayatmaya kalkmak sa..]]> Sat, 08 Jul 2017 05:33:07 +0300 Evrensel’de yazmak https://www.evrensel.net/yazi/79404/evrenselde-yazmak https://www.evrensel.net/yazi/79404/evrenselde-yazmak? Bu yıl 23. yaşını kutlayan Evrensel’de neredeyse yaşının yarısı kadar süredir yazmaktayım. İnsanı bir yayın organında bu denli uzun süre tutan acaba nedir diye düşündüğümde, maziye gidiyorum ve hangi olay ya da olguların beni Evrensel’e bu denli bağladığını düşünüyorum. Öyle zamanlar oldu ki, benzer başka yayın organlarında yayınına izin verilmeyen yazıma Evrensel kucak açtı. Öyle zamanlar oldu ki, bizzat parti başkanının bireysel aday olarak parlamentoya girmeye yeltendiği dönemde, sağ partilerin yoğun baskısı altındaki bir parlamentoda münferit çıkışlarla anlamlı mücadele verilemeyeceği ve örgüt mantığının köreltilebileceği görüşü ile karşı çıktığım yazıma Evrensel’de yer buldum. Anlamlı bir çizgide bağnazlığa savrulmadan özgür ifadeye açık bir yayın örgütünde yazmak, tüm açık görüşlülükle okuyucularla buluşmak demekti benim için. Yazarlara karşı böylesi demokratik tavır içinde olan Evrensel, hitap ettiği kitle itibariyle emeğe ve sömürülenlere yönelik politikası ile de özgürlüğe ..]]> Sat, 01 Jul 2017 04:55:55 +0300 Bir bayram yazısı https://www.evrensel.net/yazi/79357/bir-bayram-yazisi https://www.evrensel.net/yazi/79357/bir-bayram-yazisi? Bu hafta, önümüzde bayram olması nedeni ile ilk bakışta işimin kolay olacağını düşündüm. Bir bayram yazısında işlenebilecek konular bellidir; kardeşlik, dostluk, müsavat, etrafa sevgi ve muhabbetle bakmak vs, vs.. Fakat bu sözcükleri yazarken bir de baktım ki, bunlardan hemen hiç biri şu anda ülkemizde, halkımız arasında yaşanan duygular değil. Daha da ilginci, toplumu yöneten siyasi kadro bu duyguları köreltmek ve iktidarda oturma aşkına aksi yönde toplumu tetikleyebilmek için tüm devlet gücünü kullanarak elinden geleni ardına koymuyor. Daha da ilginci, maalesef, toplumumuzun bir kesimi de sapkınca taparcasına siyasi erkin bu tutumunu desteklemektedir. Bu durumda, kolay olduğunu düşünerek başladığım yazının içini doldurmak hayli güçleşmiş oldu. Tarihsel nedensellik ve bunun üzerinde yürüyen diyalektik hemen tüm oluşumların toplumsal altyapının dönüşüm şekli üzerinde oturan yönetimi açıklar. Bu anlatımın halk dilindeki ifadesi, her toplumun layık olduğu iktidara ya da yöneticiye ka..]]> Sat, 24 Jun 2017 04:02:29 +0300 Kıdem tazminatı emekçinin hakkı mıdır? https://www.evrensel.net/yazi/79262/kidem-tazminati-emekcinin-hakki-midir https://www.evrensel.net/yazi/79262/kidem-tazminati-emekcinin-hakki-midir? Bugünlerin en sıcak tartışması kıdem tazminatı tartışması gibi gözüküyor. Nedir kıdem tazminatı, diye düşündüğümüzde, emekçilerin yıllar boyu gasbedilmiş haklarının bir bölümünün emekçiye verilmesinden başka bir şey değildir. Eğer kıdem tazminatı konusu bu denli açık ve net bir konu ise, bunun uzun uzun tartışılacak bir yanı olabilir mi? Mesele tartışıldığına göre, demek ki mesele bu kadar basit değilmiş. Çünkü öyle bir sistem içinde bu mesele tartışılıyor ki; üretim esnasında emekçi ve devlet sermayenin öz kardeşidir, ancak sıra üretimin paylaşılmasına gelince her ikisi de sermayenin üvey kardeşi mesabesine indirgenir. Demek ki, başat eleman sermayedir; tarih sermayenin kaderini de, emeğin kaderini de böyle yazmış! Sermaye ne emekten çaldığı bölümden emekçiye daha fazla pay vermeye, ne de devletten aktardığı kaynak ve yararlandığı hizmetten devlete pay vermeye yanaşır. Dolayısıyla mesele mutlak hak gasbı olmaktan çıkarılıp, bir tür çıkar çatışmasına dönüştürülerek müzakere alanına çek..]]> Sat, 10 Jun 2017 04:53:19 +0300 Halkı uyutan siyaset https://www.evrensel.net/yazi/79212/halki-uyutan-siyaset https://www.evrensel.net/yazi/79212/halki-uyutan-siyaset? Bir toplumda en üst düzeyli istihbarat ve karar , iktidardaki siyasi yapıdır. İktidara gelen siyasi yapının toplumsal oy çokluğu ile bu makama geldiği ve icraatta bulunduğu varsayıldığında, kamusal karar ya da icraatın genelde toplumun yararına olduğu düşünülebilir. Eğer siyasi ve idari karar ve uygulamalar genelde toplumun yararı doğrultusunda alınıyor ise, bu durumda halkın genel kararların peşinde koşmaması, alınan kamusal kararları detayları ile inceleyip, toplumun lehine mi, aleyhine mi olduğu konusunda kafa yormaması ve kendi işine bakması ve huzurlu olması gerekir. Türkiye’mize baktığımızda; bir gün Taksim’de ağaçlar kesiliyor diye günlerce ayağa kalkıyorsak, diğer gün Irak’a kuzeyden girmek için topraklarımıza yabancı askerler gelecek diye hop oturup hop kalkıyor ve bu kararı bozmak için toplantılar yapıp parlamento üzerinde baskı oluşturmaya çalışıyorsak, ormanlarımız yağmalanıyor diye günlerce muhalefeti örgütlemek için zaman harcıyorsak ve nihayet günümüzde pek değerli z..]]> Sat, 03 Jun 2017 05:00:43 +0300 Ufuk kararıyor https://www.evrensel.net/yazi/79167/ufuk-karariyor https://www.evrensel.net/yazi/79167/ufuk-karariyor? 1960 darbesi yapıldığında üniversite idim. Yani, Cumhuriyet Türkiye’sinin ilk darbesinden itibaren her darbeye erişkin gözüm ve bilincimle tanık oldum. Her darbe yüreğimizi kararttı, ülkeyi bir adım geriye götürdü, demokrasi hamlelerine ket vurdu. İnsanlık suçu olan ağır hapis ve özellikle de idam gibi alnımıza yapışan kara leke damgasını yedik. Fakat darbe ertesinde birkaç adım geriden de olsa, zulme ve haksızlıklara uğrayanların anısını aklımızda ve yüreğimizde taze tutarak, yine yaşamaya ve ufkumuzu geliştirmeye koyulduk. İşin en ilginç yanı, darbeler toplumdan çok önemli bazı değerleri ya da düşünceleri kopartırken, çok önemli bazı katkılar da yapmışlardır. 1960 darbesi ertesinde yapılmış olan 1961 Anayasasıyla bugün siyasilerin denetime almaya çalıştıkları Anayasa Mahkemesi, planlama vb gibi devlet yönetimini çağdaşlaştıran çok önemli hamlelere de imza atılmıştır. Sekiz yıllık eğitim meselesi de maalesef doğrudan siyasi irade ile değil de, ancak siyasilere kabul ettirilerek yaşama..]]> Sat, 27 May 2017 04:53:58 +0300 19 Mayıs halkın kutlama günüdür https://www.evrensel.net/yazi/79118/19-mayis-halkin-kutlama-gunudur https://www.evrensel.net/yazi/79118/19-mayis-halkin-kutlama-gunudur? Toplumsal formatlar insanları farkında olmadan bilmedikleri alanlara sevk ederek, sistemlerin kesintisiz uygulanmasına ve olumsuzlukların kafalara kazınmasına yol açmaktadır. 19 Mayıs bir devlet kuruluş günü değildir. 19 Mayıs ülkenin fiili işgaline karşı direnişin başlatıldığı gündür. Şu hale göre, 19 Mayıs çok önemlidir, hatta denebilir ki, cumhuriyetin ilanından da daha mühim bir gündür, zira 19 Mayıs ile başlatılan halk direnişi olmasa ve zafer kazanılmasa idi, 29 Ekim de olanaklı olmayabilirdi. Kısacası, 19 Mayıs ruhen ve bedenen bir ulusun kararlı bir biçimde ayağa kalkış ve direnişe başlangıç günüdür. Bu direnişin sönümlenmemesi amacıyladır ki 19 Mayıs, yaşatılmak üzere, gençliğe armağan ve teslim edilmiştir. 98 yıl öncesinin projesine bugünkü görüntüsü ile yaklaştığımızda, Atatürk’ün gençliğe hitabesinin uzak görüşlülüğü ve anlamı daha bir derinleşmektedir. Savaşlar, sömürgecilik faaliyetleri ya da milletlerin esareti gibi politika bilimi ve uygulama alanındaki tanımlanan o..]]> Sat, 20 May 2017 05:00:36 +0300 Tarihin çelik yumruğu https://www.evrensel.net/yazi/79071/tarihin-celik-yumrugu https://www.evrensel.net/yazi/79071/tarihin-celik-yumrugu? Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür. Ne hazindir ki, yıllara damgasını vurmuş, özdeyiş haline gelmiş olan bu ifade bugünün siyasetçilerinin bir kulağından giriyor, herhalde beyne ve vicdana uğramadan, öbür kulağından çıkıyor. 65 gündür açlık grevine yatmış olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya tüm kulaklar ve vicdanlar tıkalı kalmaktadır. Bu arkadaşlara iktidarı ve muhalifi ile tüm siyasilerin bigane kalması herhalde OHAL gereği değildir. Hal böyle ise, FETÖ temizliği amacıyla uygulamaya koyulmuş olan OHAL döneminde de ya bu arkadaşların suçu kendilerine ve topluma açık edilmeli ya da bu durum OHAL dışında tutularak, adil yargılama ile neticeye gidilmelidir. Basın, eğitim ve hukuk alanlarında yapılan sistematik temizlik(!) salt ilgili bireyleri ilgilendirmemektedir. Hal böyle olsa idi, olaylara toplumun bir kesimine yapılmış haksızlık veya adaletsizlik denir ve bu bağlamda meseleye yaklaşılırdı. Bu konular adil ve aydınlık toplum talebinin gereği olarak doğrudan toplumu ilgilendiren..]]> Sat, 13 May 2017 04:15:27 +0300 Başkanlık kodları saptanıyor https://www.evrensel.net/yazi/79023/baskanlik-kodlari-saptaniyor https://www.evrensel.net/yazi/79023/baskanlik-kodlari-saptaniyor? Küreselleşme olgusu kesinlikle salt ekonomi alanında yaşanmamaktadır. Olayı tetikleyen sermayenin devinim ve birikim sürecidir, ama dipten seyreden süreci hızlandırmak ve kolaylaştırmak için üst katmanlarda siyasette, hukukta, hatta felsefe ve ideolojide de çok köklü dönüşümler yaşanmaktadır. Sermayenin küreselleşmesinin en temel koşulu çözülemeyen ulus devletlerin yapısal pekişmeleri ve dünya hakimiyetini ele geçirme mücadeleleridir. Günümüzde ABD ile Rusya arasında yaşanan sürece gelecekte muhtemelen Çin, belki Hindistan ve sair büyük ve büyüyen ülkeler de katılacaktır. Genel tablo öylesine şekilleniyor ki, sermaye küreselleşirken, ulus devletler de dünya hakimiyeti için yoğun mücadele içine girmiş bulunuyor. Böylesi devler arası mücadelede taraflar saflaşırken, yandaş seçimi ve/veya yönlendirme politikası yürütmektedir. Oluştuğunu düşündüğüm sanal küresel federal yapılanmasında eyalet dokularının şekillendirilmesi de güçler arasındaki ekonomi-politik güç dengelerine göre ortaya ..]]> Sat, 06 May 2017 04:51:54 +0300 Kapitalizmi kapitalist mantıkla irdelemek https://www.evrensel.net/yazi/78979/kapitalizmi-kapitalist-mantikla-irdelemek https://www.evrensel.net/yazi/78979/kapitalizmi-kapitalist-mantikla-irdelemek? Bugünlerde pek moda olan yaklaşım, dünyanın günümüz koşullarında faşizme sürüklenmesinin geçmişteki pembe dönemle karşılaştırılmasıdır. İki farklı dönem olarak gösterilen bu yaklaşım, bana göre tam kafa karıştırıcı ve sistemi geri plana çekerek, amaçtan bağımsız olarak, meşrulaştırma yöntemidir. Çünkü, geçmişin sosyal demokrat dönemi de günümüzün faşist kapitalist dönemi de farklı sistemler değil, faşist sistemin, farklı nesnel koşullara kendi iradesi ile ve kendi çıkarı doğrultusunda uyum sağladığı farklı görüntülerdir. Komünizmin yükselişte olduğu ve kapitalist alanlarda da emekçilerin şiddetli mücadele dönemlerinde sermayenin emek üzerindeki baskıyı gevşetmesi sistemin korunması ve devamı açısından gerekli idi. Sosyal demokrasi politikalarıyla sermaye bu gerekliliği yerine getirdi. Kaldı ki, sosyal demokrasi politikaları piyasalardaki genişletici etki nedeniyle sermayenin önünü açıcı işlev de görmekte idi. Dolayısıyla, sosyal demokrasi ile sistemin nitelik değiştirerek gevşediği ya ..]]> Sat, 29 Apr 2017 05:00:47 +0300 İç dinleme ahlakı https://www.evrensel.net/yazi/78936/ic-dinleme-ahlaki https://www.evrensel.net/yazi/78936/ic-dinleme-ahlaki? Hepimizin bir iç dinleme odası, bir vicdan muhasebe merkezi vardır. Cinayet mahalline dönen katillerin bile henüz körelmemiş bir iç dinleme odası vardır. Bu odadaki muhakeme insanı intihara dahi sürükleyebilir. Ne var ki, her organın sahip olduğu bünyeyi koruma kodu doğrultusunda bireysel psikoloji de bizleri korur ve yaptığımız bazı suçlara meşrulaştırıcı gerekçeler icat eder. Ancak, suçun boyutu bazı durumlarda psikolojinin meşrulaştırma kapasitesini aşarak bireyin rahatsızlanmasına neden olur. Bu tür rahatsızlıklar önce saldırı olarak çevreye yönelirken, iki taraflı bıçak misali, bizzat birey psikolojisinde de yıkıma yol açar. Artık bu insan rahatsızdır, sağlıklı karar alamaz, çoğu zaman da çevreyi dinlemeden kendi yolunda ısrar eden koyu bir despot olma yolunda ilerleyerek, bir yandan içini bastırır, diğer yandan da tedhiş yaratıcı davranışlarla çevrenin kendisine yönelmesinin yollarını tıkamaya çalışır. Ancak, böylesi karakter yapısı asla kendisini suçlamadan, çevreyi yıkarak yolu..]]> Sat, 22 Apr 2017 04:55:51 +0300 Altyapısız güç https://www.evrensel.net/yazi/78882/altyapisiz-guc https://www.evrensel.net/yazi/78882/altyapisiz-guc? Referandum yarın olduğuna göre o konuda bir şey yazmak doğru olmaz. Ancak, şu kadarını söylemeden edemiyorum ki, AKP’nin 15 yıllık icraatının çok net sonucu ülke halkını ikiye bölmüş olduğudur. PKK ile mücadele eden ve ülke bütünlüğü için gençlerimizin şehit olmasına göz yuman halkımızın sabrı karşısında siyasi iktidar umarım bu fecaatin farkına varır da, ülke bütünlüğü için şimdiye kadar yaptıklarını vicdan muhasebesinden geçirir. Anayasa dediğimiz metnin tüm toplumu, hiç değilse nitelikli çoğunluğunu kapsaması ve kuşatması gerektiğine göre, oluşacak oy oranı umarım siyasetçilere ciddi uyarı olur! Atatürk, giriştiği büyük harekâta rağmen, bir imparatorluktan çağdaş bir ulus devlet çıkarma becerisini 1923 ile 1938 tarihleri arasına sığdırarak, onbeş yılda gerçekleştirdi. Kurtuluş savaşını kazandı, böylece gazi unvanını elde etti ve devleti kurdu. Günümüzde kurulu bir devleti bozmaya çalışanlar da 15 yılda ancak bu kadar iş yapabildiler. Önce Avrupa’ya yamanma gayretleri, daha sonra..]]> Sat, 15 Apr 2017 04:51:15 +0300 Kapitalizmin nefes koridoru https://www.evrensel.net/yazi/78835/kapitalizmin-nefes-koridoru https://www.evrensel.net/yazi/78835/kapitalizmin-nefes-koridoru? Kim önden hareket ederse o kazanır! Kapitalizmin hareket yasası budur. Oysa bu yasa, dünyasal zaman varsayımı altında, görüldüğü kadarı ile ne biyolojinin ne de doğanın hareket kanunları arasında yer alır. Dünyasal zaman hareketini evrensel zaman hareketi içinde düşündüğümüzde bizim ortalama seksen yıllık yaşamımız evrensel zaman hareketi ile belki de bir saat ya da biraz fazla veya eksik bir zaman dilimine denk geliyor olabilir. Biz dünyada hareket ettiğimize göre davranış ve hesaplarımızı dünya zaman hareketine göre yaparız, daha doğrusu yapmak durumundayız. ABD perşembeyi cumaya bağlayan gece Suriye’deki, çok önemli bir hava üssünü bombalayarak, haber kaynaklarından sızan bilgilere göre, Suriye’nin hava operasyon kabiliyetini ortadan kaldırdı. Bunun gerekçesi de, geçtiğimiz günlerde Suriye yönetiminin muhalif güçlere ve yandaşlarına kimyasal olduğu ileri sürülen hava saldırısı düzenlemiş olması olarak gösterilmektedir. Sebebi, oluşumu ve neticeleri ile fevkalade üzücü olan bu du..]]> Sat, 08 Apr 2017 05:00:54 +0300 Bunda mutlaka bir iş var https://www.evrensel.net/yazi/78786/bunda-mutlaka-bir-is-var https://www.evrensel.net/yazi/78786/bunda-mutlaka-bir-is-var? Türkiye freni boşalmışçasına ölümüne doğru koş(turul)uyor. Kendileri çalıp, kendileri oynar misali, anayasa taslağını yapan AKP tüm hatları ile Türkiye’nin olduğu kadar kendi akıbetini de zorluyor. AKP milletvekilleri de, kimileri kabarık Fetö dosyası belasına, kimileri de çıkar ya da korku hesabıyla, maalesef, ülkenin sürüklenmesine inanılmaz şekilde seyirci kalırken, kendi kaderlerini de riske atmaktadır. Veri düzen içinde siyaset yapmanın da bir usulü ve adabı vardır. Usul ve adap derken daha baştan başlamak gerekir. Geçen haftalarda sizlerle paylaşmış olduğum anayasa yapımındaki yanlışları yinelemeden söylemek gerekir ki, iş daha baştan yanlıştır. Bu noktadan başlarsak, detaya girmeden şu kadarını söylemekle yetinebilirim ki, AKP’nin parlamenter sayısını 600’e çıkartırken temsilin daha iyi olacağını beyan etmesi, külliyen yanlış bir mantık içermekle beraber, bu söylem, bizzat kendilerinin de ulusal iradeyi doğru ya da tam temsil etmediğini düşündükleri parlamentoda çok ciddi bi..]]> Sat, 01 Apr 2017 04:52:39 +0300 Rant siyaseti https://www.evrensel.net/yazi/78691/rant-siyaseti https://www.evrensel.net/yazi/78691/rant-siyaseti? 2013 skandalından itibaren siyaset, saldırı gölgesine savunma politikası güderek rayından çıkmış bulunmaktadır. Gerçi o tarihten önce de siyaset makul rayında değildi, fakat 2013 yolsuzluk davaları ertesinde halkın bölünme derinliğine paralel olarak devlet yönetimi de siyaset ve ekonomi olarak bölünmüş bir görüntüde götürülmeye başladı. Her siyasi iktidar ekonomiyi iktidar süresinin uzatılması amacıyla kollar. AKP dönemi de böylesi doğal görüntü sergilemeye yeltenirken, öylesine can havline kapıldı ki, günü kurtarma pahasına siyasette kalma süresini adeta bireysel biyolojik süreye eşitlemeye çalışılıyor gibi bir yola girildi. Bunun en belirgin örneğini, iktidara inanılmaz olanaklar sunan küresel serseri sermayenin istihdam sağlayıcı sanayi yatırımlarına değil de, siyaseti boyama malzemesi olarak inşaat ve bazı altyapı yatırımlarında kullanılması oluşturur. Alt yapı yatırımlarının ekonomi açısından önemi büyük olmakla beraber, her ekonomik kararda olduğu gibi, söz konusu yatırımların da..]]> Sat, 18 Mar 2017 05:00:15 +0300 Güç temerküzü https://www.evrensel.net/yazi/78646/guc-temerkuzu https://www.evrensel.net/yazi/78646/guc-temerkuzu? Toplumsal yönetimde güç temerküzü demokrasinin çözülüşünü simgeleyen çok temel bir patolojidir. Bunun nedeni, demokrasi karşıtı diktatörlerin işlem ve eylemlerinin hiçbir engelle karşılaşmasını arzulamıyor olmalarıdır. O nedenledir ki, 1961 Anayasası ile kurulmuş olan Anayasa Mahkemesi son iktidar tarafından işlevsizleştirilmiş, kuvvetler ayırımı ilkesi rafa kaldırılmış olmaktadır. Ne hazin bir tarihsel manzaradır ki, bir zamanların demokrasi kahramanı olarak anılan Anayasa Hukuku profesörü Hüseyin Nail Kubalı’nın asistanı bugün bir AKP milletvekili olarak partinin icraatına onay verebilmektedir. Profesör Kubalı Demokrat Parti’nin son dönemlerinde derslerde daima demokrasiden dem vurarak, siyasilerin anayasayı ihlal etmesi durumunda hukuki bir karşılığı olmadığını anlatırdı. Hoca, böylesi haykırışlarıyla o derece devrin iktidarının gözüne batmış olmalı ki, Demokrat Parti yönetiminin son dönemlerinde kurulmuş olan meşum Tahkikat Komisyonu kararı ile derslere gelemez hale gelmişti. Bö..]]> Sat, 11 Mar 2017 03:42:21 +0300 Devekuşu’nun gizlediği https://www.evrensel.net/yazi/78599/devekusunun-gizledigi https://www.evrensel.net/yazi/78599/devekusunun-gizledigi? Siyasetin şirazesi bir kez şaşınca, ya çok derin bir siyasi çöküş ya da sosyal çalkantı olmaksızın, salt sistemin iç dengeleri ile frensiz gidişatı durdurmak fazla olası değildir, hele de toplumun siyasete ve siyasetçiye bakışı mantıksal olmaktan uzak olursa! Geçen yıl ağustos ayında fazla tantana kopartılmadan Türkiye Varlık Fonu Anonim Şirketi unvanı ile bir fon yönetimi ihdas edildi. Fona bazı kamu varlıkları aktarıldı ve şirket ilave fonlar oluşturma yetkisi ile de teçhiz edildi. Türkiye, fon yönetimine Özal döneminden itibaren aşinadır. Özal döneminde ne için olduğu fazla belli olmayan yüzün üzerinde fon kurulmuş, hemen hepsi açık vererek ülkenin finansal dengesini sarsmış idi. 2000 yılı programı ile birkaç büyük fon korunarak diğerleri bütçeye alınmış ya da kapatılmıştır. Devlet hesaplarında şeffaflık ve birlik ilkelerine aykırı olan fon hesapları bütçenin sıkıcı uygulama ve denetim usullerinden sıyrılmak isteyen siyasilerin daima iştahını kabartmıştır. 2016 yılının ağustos..]]> Sat, 04 Mar 2017 05:01:32 +0300 Çocuk mu kandırıyorsunuz? https://www.evrensel.net/yazi/78553/cocuk-mu-kandiriyorsunuz https://www.evrensel.net/yazi/78553/cocuk-mu-kandiriyorsunuz? Hemen tüm gelişmiş ülkelerde orta eğitimden başlayarak yüksek eğitim düzeyinde de sürdürülen ve mesleki ve teknik eğitimden önce öğrencilere tanıtılan alan felsefe ve mantıktır. İki kademeli Alman eğitim sisteminde ilk dönemlerde tıp, hukuk ve teoloji birinci derece bilim olarak kabul edilmişken, zamanla teolojinin yerine felsefe ikame edilmiştir. Bizim sistemimize baktığımızda, özellikle de AKP döneminde orta eğitimin imam hatipleştirilmesi ve yüksek eğitimde felsefe ve mantığın kale alınmaması eğitim politikasındaki siyasi yaklaşımı açıkça göstermektedir. Felsefe ve mantık, tüm bilgilerin anası olup, düşünce ve yorum sistematiğinin çözümlenmesinde başat olarak salt bilgiye öncüldür. Aksi halde, AKP ve paraleli olan FETÖ mantığına uygun olarak, her emre itaate hazır bilgili “kurşun asker” yetiştirilmiş olur. Bugün emperyalizm emrinde AKP kadrolarınca istenen ve yapılan tam da budur. Önümüzdeki meşum anayasa oylamasında siyasi liderlerin yaptıkları akıl almaz mantık hatalarını onlar..]]> Sat, 25 Feb 2017 05:00:37 +0300 Toplumun gücünü kırma teşebbüsü https://www.evrensel.net/yazi/78504/toplumun-gucunu-kirma-tesebbusu https://www.evrensel.net/yazi/78504/toplumun-gucunu-kirma-tesebbusu? Toplumlar, olayları genel ve yüzeyde yansıyan görüntüleri ile ya da çoğunlukla siyasilerin propagandalarıyla algılar ve öylece değerlendirirler. Oysa çoğu toplumsal olaylar ve siyasilerin toplum üzerinde uyguladıkları politikalar çok farklı nedenlere bağlı olduğu gibi, öngörülenden de çok farklı sonuçlara gebe olurlar. Bilindiği üzere, genelde eğitim alanında uygulanan yöntemlerle genel toplumsal eğitim düzeyi bizzat AKP yöneticilerinin marifetiyle FETÖ tipi eğitime dönüştürülme yoluna sokuldu. FETÖ tipi eğitim modelinin tek mantığı, bazı teknik becerilerle donatılmış, felsefeden yoksun kurşun asker üretmektir. Kurşun asker modelinde düşünmeden yoksun teknik eleman üretimi söz konusudur. Günümüzün orta öğretim kurumlarının imam hatipleştirilip, laik ve sorgulayıcı eğitim modelinden uzaklaştırılarak yaratılmak istenen, siyasi iktidarın anladığı ve giderek koyulaştırarak hedeflediği “gütme” mantığının gerektirdiği toplum modelidir. Bu model teknoloji düzeyi itibariyle gerici olmayıp,..]]> Sat, 18 Feb 2017 04:53:46 +0300 Ülkeyi karanlığa sürükleyen anlayış demokrasi getiremez https://www.evrensel.net/yazi/78476/ulkeyi-karanliga-surukleyen-anlayis-demokrasi-getiremez https://www.evrensel.net/yazi/78476/ulkeyi-karanliga-surukleyen-anlayis-demokrasi-getiremez? CIA başkanının Türkiye’yi ziyaret gününde Rus uçaklarının Türk askerlerine saldırması, bu denli ileri teknoloji çağında, herhalde, kaza olsa gerek! Son mucize kararla referandum konuşmalarında ayırımcılık yapan iletişim kanallarına YSK tarafından yaptırım uygulamasının kaldırılması da, herhalde, demokrasi vaadi ile Türkiye’ye yeni kılıf giydirmeye çalışan AKP’nin alametifarikası olsa gerek! Küreselleşme ve teknoloji çağında, çocukluktan yakalanarak dimağların söndürülmesi ve akademinin bitirilmesi de, herhalde, AKP’nin Türkiye’yi çağdaşlaştırma projesinin şahikası olsa gerek! Bu yazıda, emperyalizmin psikoloji ve siyaset biliminin tüm incelikleri kullanılarak Türkiye üzerinde siyasal erk marifetiyle tezgahladığı manevraları bir tarafa bırakıp, tüm ulusun geleceğini telafisi olanaksız derin felakete sürükleyen eğitimin ve akademinin çökertilme politikasını gündeme taşımak istiyorum. Yıl 1933, yer Almanya, dünya üniversite sisteminin en güçlü olduğu ülke ve her alanda Nobel ödülü s..]]> Mon, 13 Feb 2017 11:26:15 +0300 Özgürlük ve güvenlik karşıt kavramlar değildir https://www.evrensel.net/yazi/78416/ozgurluk-ve-guvenlik-karsit-kavramlar-degildir https://www.evrensel.net/yazi/78416/ozgurluk-ve-guvenlik-karsit-kavramlar-degildir? Parlamentodan geçen anayasa değişikliği teklifinin, topluma yansıtılan amacında çok başlılığın kamu hizmetlerini aksattığı ileri sürülmektedir. Hukuk açısından fevkalade yanlış olan bu savunmanın özü halk tarafından anlaşılamamaktadır. Zira çok başlılık olarak ifade edilen kuvvetler ayrımı ve parlamento karşısında cumhurbaşkanlığının tarafsızlığı gereksiz çok başlık değil, demokrasinin temel garantisidir. Zira ancak böyle bir sisteme demokratik cumhuriyet adı verilir. Böyle bir sistemde cumhuru oluşturan halk, belirli süre için seçtiği temsilcilerini de cumhurun başı olan cumhurbaşkanını da bizzat kendisinin kurmuş olduğu uzun erimli devlet yapı ve ilkeleri doğrultusunda tutar ve koyduğu kurallara ve ettiği yemine sadık kalmasını sağlar. O nedenledir ki, çağdaş cumhuriyetlerde salt sandık demokrasisi demokrasinin özü olarak görülemez. AKP’nin yaşam sıvısı olarak son döneminde devreye soktuğu anayasa değişikliği ise demokrasinin temel dayanaklarını yıkarken, içten içe halkı özgürlük..]]> Sat, 04 Feb 2017 05:00:48 +0300 10-20 yıl sonra https://www.evrensel.net/yazi/78376/10-20-yil-sonra https://www.evrensel.net/yazi/78376/10-20-yil-sonra? Bir zamanlar bir meclis vardı, üzerinde parti hakimiyeti olmakla beraber yine de oldukça özgürdü. Öyle zamanlar oldu ki, ABD Irak’a kuzeyden girebilmek için topraklarımızı kullanmaya kalkınca, dönemin başbakanı ve cumhurbaşkanı dahi bu talebi yardım vaadi karşılığında onayladığı halde, meclis topraklarımızın kullanılmasına onay vermedi. Kendisini Kaf Dağı’nda gören cumhurbaşkanları dahi anayasanın hükmü ile sınırlandırıldıklarını, bütçe tasarısını ve anayasa değişikliklerini veto edemeden onaylama zorunda olduklarında sinirlenerek anlayabiliyorlardı. O dönemde cumhurbaşkanları yasaları da ancak anayasaya aykırılıklarına dayanarak meclise iade edebiliyorlardı. Geçmişte bir dönede kendisini hâkim-i mutlak gören ve parlamentonun sigorta işlevini idrak edemeyen bir siyasetçi meclisi devreden çıkardığında, bir müttefikin emri ile Irak boru hattını keserek, Cumhuriyet tarihimize kara leke sürdü. Dünya hakimi bu süreçte bir ülkeyi koşulsuz ve denetimsiz kendisine bağlamanın yolunu öğrendi. ..]]> Sat, 28 Jan 2017 03:15:57 +0300 Kozasından çıkamayanlar https://www.evrensel.net/yazi/78328/kozasindan-cikamayanlar https://www.evrensel.net/yazi/78328/kozasindan-cikamayanlar? Küreselleşme akımı bireyselliği kışkırtırken, isteyerek ya da amaçsızca insanı yalnızlaştırdı ve ruh aleminde açıklanamayan derin korku ve endişelerle baş başa bıraktı. Yarına güvensiz bakan insan farkında olmadan yaşadığı tatminsizliği ve korkusunu hızlı yaşam ve tüketim tutkusu ile baskılamaya çalıştı. Tüm bu süreçler insanın, yönü ve amacı belli olmayan değişim tutkusuna sarılmasına neden oldu. Böylece durumundan ve sahip olduğundan mutlu olmayan, devamlı tatminsizlik yaşayan bir insan dokusu ortaya çıktı. Devamlı yükselen toplumsal çılgınlık doymak bilmez taleplerin piyasaya çıkmasına yol açarak, sıkışık sermayenin de devamlı kışkırtması ile dizginlenemez hal aldı. Dizilerde beynimize ve ruhumuza çakılan lüks fakat tatminsiz hızlı yaşamlar toplumun yapısını yansıtırken, aynı zamanda doyumsuz toplumsal hırs dokusunu da yeniden üretmektedir. Yalnızlaşırken hızla değişen alemde kendini bulan insan kendi tercih ve olanakları ile sürüklenme tedirginliği karşısında, doğal olarak, bil..]]> Sat, 21 Jan 2017 06:53:18 +0300 Vatana ihanet konusu https://www.evrensel.net/yazi/78284/vatana-ihanet-konusu https://www.evrensel.net/yazi/78284/vatana-ihanet-konusu? Her politik karar, her tartışma, maalesef, ne denli aklıselim ve mantıksal düşünceden uzak olduğumuzu ortaya koyuyor. Bu durum, birincisi ve en önemlisi düşünce kütlüğü ve düşünme isabetsizliğinin, ikincisi ise çaresizliğin ifadesi olarak ortaya çıkmaktadır. Kurdaki yükselişte, iç ve dış nedenlere bakmadan insanların dolar bozdurmasına salık verildi. Aklı başında hiçbir insan kur yükselirken döviz bozdurarak servet kaybına uğramak istemez. Muhtemelen bundan dolayıdır ki, piyasadan gelen haberlere göre, yurdum akıllı insanı dolarını avro ile değiştirmiş ve böylece ulu emre şeklen uyduğunu, ileride işe yarar endişesi ile, kayda geçirmiş oldu. Trump etkisi ile dünyada dolar değer kaybederken, en şiddetli düşüş lirada yaşanıyorsa, sorunun nedenini iç politikaya aramamız gerekirken, insanlara dolar bozdurmalarını salık vermek ancak olumsuz gidişatı biraz daha derinleştirici isabetsiz politika olarak yorumlanabilir. Nitekim sonuç da ortada! İnsanlarımızın üç beş kuruşluk dolarlarını ha..]]> Sat, 14 Jan 2017 05:00:25 +0300 Gündemin hızlı değişimi https://www.evrensel.net/yazi/78238/gundemin-hizli-degisimi https://www.evrensel.net/yazi/78238/gundemin-hizli-degisimi? Gündemin hızlı değişimi izlemeyi zorlaştırmakta, toplumsal öngörüyü ise tam körlüğe mahkum etmektedir. Gündemde ekonomiye karşın toplumsal kargaşa ve terör ağırlık kazanmaktadır. O kadar ki, çok değil, sadece birkaç yıl öncesi Suriye ve Irak’taki olayları medyadan öğrenip, ülkemizin daha huzurlu olduğuna şükrederken, bugün maalesef benzerlerini ülkemizde yaşamaktayız. Siyasetin ekseni de artık iktisattan kaydı, çünkü her gün biraz daha kötüleşen iktisat siyasetçinin yararlanabileceği bir alan olmadığı gibi, tam tersine siyasete darbe vurabilecek boşluklar barındırdığından bu alana girmek siyasetçinin işine gelmemektedir. Ne var ki, bu gidişle önümüzdeki günlerde ve yılda iktisat alanında öylesine sıkışık durumlarla karşılaşacağımız aşikar ki, artık siyasetçi kapatmaya çalışsa da bu yırtık fazla yama tutmayacaktır. Toplusözleşmelerdeki tıkanıklıklar, tüketici tercihinde olumsuz gelişmeler, Suriye’de sürdürülen savaşın olumsuz etkileri ve Ortadoğu batağındaki durum birikimli olarak ge..]]> Sat, 07 Jan 2017 05:40:28 +0300 Yükselen ekonomide asgari ücret https://www.evrensel.net/yazi/78199/yukselen-ekonomide-asgari-ucret https://www.evrensel.net/yazi/78199/yukselen-ekonomide-asgari-ucret? Eurostat ölçütlerine uyularak, ulusal gelirimiz sentetik yöntemlerle yükseltilip, 11 bin 750 dolar sınırı aşıldıktan sonra, yüksek orta gelir grubundan yüksek gelir grubu ülkelerine dahil edildik. Ne diyelim; hayırlara vesile olsun! İstatistik rakamları bana hiçbir zaman güven vermemiştir. Çünkü çoğu bilgilerin edinilme yolu ve yöntemi sakattır. Örneğin ABD gibi hassas milli gelir hesaplarının olduğu varsayılan bir ülkede dahi kayıt dışı ekonomi alanı kesinlikle saptanamamaktadır. Bunun sebebi, açıktır ki, objektif bilginin olmadığı yerde anket ya da çeşitli ölçütlere dayalı olarak tahmin yapılıyor olmasıdır. Üretim ve kapasite kullanım oranı istatistikleri de yine çoğunlukla anket ya da enerji kullanım vb. gibi yan ölçütlere dayandırılınca sonuç oldukça gerçek dışına kayabilmektedir. Siyasi manevralara çok açık enflasyon hesaplamaları ise, sepete hangi ürünün koyulduğuna bağlı olarak saptanınca, hem bütçe yapımında hem de sermayenin belası asgari ücret saptanmasında işler biraz kol..]]> Sat, 31 Dec 2016 04:51:42 +0300 İstikrarın koşulu tek parti midir? https://www.evrensel.net/yazi/78113/istikrarin-kosulu-tek-parti-midir https://www.evrensel.net/yazi/78113/istikrarin-kosulu-tek-parti-midir? Türkiye’nin geçmişte koalisyonlarla çok sarsıldığı ve zaman kaybettiği gerekçesi ile burjuvazi tek parti rejiminin istikrar güvencesi olacağı görüşünü geliştirdi ve medya araçları ile de bu görüşünü pompaladı. 2000 krizine gelirken işbaşında buluna Ecevit koalisyonu bu konuda zihinlerde yer eden son örnek oldu. Ve işte tek partili dönemi on dört yıldır idrak ediyoruz. Şimdi kendimize dönüp, samimi olarak soralım: Ekonomik ve siyasi istikrara kavuştuk mu? Şöyle bir bakalım duruma. Maliye Bakanı açıklamış ki, bütçe on milyar lira fazla vermiş. Bu haber çok sevindirici, ancak haberi tümüyle okuduğumuzda, bu fazlanın kamu borçlarının yapılandırılmasına dayalı olarak salt bir aylık olduğu ve bütçe açığının devam ettiğini anlamaktayız. Biliyoruz ki, bütçe dönemsel olarak açık ya da fazla verebilir. Önemli olan geçici durumlar değil, bir bütün olarak tüm zaman boyutundaki, hatta ekonomik dalgalanmalar boyutundaki durumdur. Demek ki, tüm kısıntılara rağmen bütçe konusunda henüz istikrara ka..]]> Sat, 17 Dec 2016 04:33:47 +0300 Meğer finans baronları içte imiş! https://www.evrensel.net/yazi/78069/meger-finans-baronlari-icte-imis https://www.evrensel.net/yazi/78069/meger-finans-baronlari-icte-imis? Umarım Türkiye’deki siyasete ve ekonomi politikasına dış dünya ciddiyetle yaklaşmaz da, fazla alay konusu olmayız. Nereden başlayayım ki, siyasi alanda 15 Temmuz komikliğinin Çanakkale zaferine benzetilmesine mi, yoksa ekonomik alanda tüm işlemlerin TL ile yapılması emrinin dolar yükselişini engelleyeceğine iman edenlerin döviz bürolarına koşmalarına mı takılayım? Ya da 1961 ve 1982 Anayasalarının askerler tarafından yapıldığı için demokratik olmadığı gerekçesi ile reddedilerek, 2016 anayasasının(!) siviller tarafından yapılıyor, hele de başkanlık sistemini dayatıyor olarak demokratik ve liberal olacağına mı aldanayım? Bu incileri saymakla bitiremeyeceğimizden dolayı, işi burada kesip, kendi konumuza dönelim. Bugünkü konumuz şu anlı şanlı döviz bozdurarak ulusal paraya geçme zaferimiz ile ilgilidir. Çanakkale zaferinde askere verilen “Ben size ölmeyi emrediyorum!” kutsal emrine benzer derecede ulvi emri alan vatandaşların kutsal göreve yönelmelerinin tahlili beni aşar. Bu konu için ..]]> Sat, 10 Dec 2016 04:53:52 +0300 Toplumsal tasarruf seferberliği https://www.evrensel.net/yazi/78028/toplumsal-tasarruf-seferberligi https://www.evrensel.net/yazi/78028/toplumsal-tasarruf-seferberligi? Hatırlayacağımız gibi, bir zamanlar troleybüs adı verilen ve tepe anteni ile elektrik şebekesinden enerji alarak çalışan taşıtın bir parçasının söküldüğü söylenirdi. Ne kadar doğru olduğunu bilmediğim söylentiye göre, elektrik kesintisi durumunda taşıtı belirli toplanma merkezine götürebilecek kadar elektrik depolayan aküsü çıkarılmış idi. Taşıtta görüntüde bir şey değişmedi ve taşıma işi yerine getirildi. Aküler de herhalde başka bir alanda, belki de piyasasında el altından değerlendirilmiştir. Batılının çalışmayan kafasıyla yaptığı makineyi, biz müthiş zekamızla birden fazla amaca hizmete koşabilmede mahirizdir. Aynı mantığı iki kardeş partinin vatani duygularla devreye sokmaya hazırlandıkları inanılmaz fedakarlıkla oluşturmaya çalıştıkları Türk tipi yönetim biçimi ile, bu kez de Batıdan kopyaladığımız kamu yönetimi ve eğitim alanında girişeceğimiz değişikliklerle, geçmişte atalarımızın yaptığına benzer şekilde, İkinci Türkiye Cumhuriyeti kurucuları olarak yine Batıya örnek olabil..]]> Sun, 04 Dec 2016 04:20:47 +0300 Adalet yoksa devlet yoktur https://www.evrensel.net/yazi/77978/adalet-yoksa-devlet-yoktur https://www.evrensel.net/yazi/77978/adalet-yoksa-devlet-yoktur? Getiriliş gerekçesi ile ilgisi olmayan alanlara yayılan ve ne zaman sonlandırılacağı belli olmayan OHAL yönetimi, sadece insanların haksız yere canını yakmakla ve yaşamlarını karartmakla kalmıyor, halkımızı bölerek ve ilerisi için umutsuzluğa sürükleyerek ülkeyi de belirsiz bir akıbete doğru sürüklemektedir. Muhtelif sektörlerde binlerce, on binlerce kamu çalışanı görevinden edinildiği gibi, halen işinin başında olanlar da başlarına ne zaman ne geleceğinden emin olamamanın huzursuzluğunu yaşamaktalar. Bu sürecin insan hakkı ile ilgili boyutu olduğu gibi, kamu hizmetlerinin niteliği ile de ilgili boyutu bulunmaktadır. Kamu kesiminden ihraçların ve bazı kurumlar üzerindeki baskıların toplum vicdanında aklanabilmesi için ilgili kişinin ya da kurumun hukuk sistemine dayalı olarak aleni şekilde suçlanması ve suçun kanıtlanması gerekir. OHAL yönetim biçimi ülkeyi karartma değil, tam tersi bazı tehlikelerden koruma sistemi olacaksa, keyfilikten uzak ve hukuka uygun uygulanarak sisteme meşr..]]> Sat, 26 Nov 2016 04:40:35 +0300 Sistem üniversitesi memurlaştırıyor https://www.evrensel.net/yazi/77932/sistem-universitesi-memurlastiriyor https://www.evrensel.net/yazi/77932/sistem-universitesi-memurlastiriyor? Üniversite kurumu, yasası ve yöntemi ile olduğu kadar, öğretim üyelerinin yetki ve hakları ile de genel devlet yönetimi dışındadır. Bunun nedeni, üniversitenin bir ülkenin genel kamu yönetimine uzak, hatta eleştirel olabilmesi için ona karşı bağımsız olmasını gerekli kılmasıdır. Üniversite bütçesinin ‘katma bütçe ‘ sistemi içinde büyük kısmı itibariyle genel bütçeden finanse edilmesinin gerekçesi de, mali bağlılığına rağmen yönetsel özerkliğinin simgesi ve gereğidir. Hatta üniversite bütçesinin tüm harcamalarının genel bütçeden finanse edilmesi de işin özünü değiştirmez. Üniversite bütçesinin genel bütçeden karşılanması siyasilere üniversite üzerinde denetim hakkı vermez. Zira kamu bütçesinin sahibi siyasi erk olmayıp, toplumdur. Toplum, üniversite için ayırdığı para ile uzun dönmede istikbalini bilimin ışığı altında sağlamak ve sürdürmek, kısa vadede ise üniversitenin sağladığı bilgi ve donanımla siyasi erki denetlemek istemektedir. Günümüzün karmaşık yönetim sisteminde siyasilerin..]]> Sat, 19 Nov 2016 04:20:53 +0300 Olaylar ve insanlar https://www.evrensel.net/yazi/77883/olaylar-ve-insanlar https://www.evrensel.net/yazi/77883/olaylar-ve-insanlar? Bu haftanın moda yazı konusu kuşkusuz Trump’tır. Dünyanın en büyük ekonomisi olan ve şimdilik de olsa, lider konumundaki bir ülkenin başına hiç beklenmedik bir insan dört yıl için, belki de, sekiz yıllığına başkan yapıldı. “Başkan yapıldı” ifadesi bu yazının genel yaklaşımını yansıtmak için kasıtlı olarak kullanıldı. Bu ifade ile, başlıktaki anlayışı ortaya koymaya çalışıyorum; sosyopolitik alanda temel belirleyici olaylardır, insanlar ise sosyopolitik eğilimleri tercüme ederek pratiğe uygulayan ya da uygulamaya çalışan elemanlardır. Trump’ı olaylar başkan yapmıştır. Bu yaklaşımla, tarihi kahramanlar olarak anılanlar, aslında tarihsel süreçlerin olgunlaşma düğümlerinde süreci çözerek, yine tarihe uygun akış rayına oturtanlar olarak görülmelidir. Tarihin akışını temel belirleyici koltuğuna yerleştirmek, akışın süzülüşünde önemli rol oynayanların tümüyle dışlanmasını değil, tam tersine, akışın doğru okuyucusu olarak gerekli yere oturtulmasını gerektirmektedir. Dikkat edilirse, tüm ifadel..]]> Sat, 12 Nov 2016 04:31:01 +0300 Bir vatandaş olarak soruyorum https://www.evrensel.net/yazi/77839/bir-vatandas-olarak-soruyorum https://www.evrensel.net/yazi/77839/bir-vatandas-olarak-soruyorum? Ne olduğu belli olmayan darbe girişimi ertesinde ilan edilen OHAL yönetiminde, ilan ediliş sebebini aşarcasına binlerce insan görevinden ihraç edildi ve gözaltına alındı. Bu dönemde görevden atılan ve/veya gözaltına alınan herkes için geçerli olmakla beraber, bir eğitimci olarak ben burada üniversitelerde yaşanan kıyımdan söz etmek ve siyasilerden bir davranış ve yanıt talep etmek durumundayım. Başlarken, şu hususu açıkça belirtmeliyim ki, her kim olursa olsun, hangi makamda bulunursa bulunsun yasalar karşısında herkes eşittir ve suç niteliğinde bir eylemde bulunmuş ise mutlaka bunun karşılığını da görmelidir. OHAL gibi yarı sıkıyönetim dönemlerinde hemen hiçbir gerekçe gösterilmeden öğretmen ve öğretim üyelerinin görevden alınmaları da olabilir, bir şartla ki, siyasetçi sorgulanamaz koşuldan yararlanmış olmasın ve azil sebebi de OHAL ilanına uygun olsun. Hukuk eğitimine de ihtiyaç göstermeyen bu mantık kuralının tüm siyasilerin bilgisi dahilinde olduğunu düşünmek fazla yanlış olmasa g..]]> Sat, 05 Nov 2016 04:24:52 +0300 Demokrasi için Birlik https://www.evrensel.net/yazi/77795/demokrasi-icin-birlik https://www.evrensel.net/yazi/77795/demokrasi-icin-birlik? Çok açık ki, içinden geçtiğimiz dünya ahvali ne denli olumsuzsa, şu anda ülkeyi yönetme durumunda olan siyasi erk de o denli ülke ve demokrasi aleyhine kararlar almakta ve ısrarla icraatını sürdürmektedir. Bu durumda, halkın çok doğal hakkı, demokratik yetkilerini kullanarak, olağan duruma tepki koymak ve ülkenin geleceğini kurtarmaktır. Öyle anlaşılıyor ki, ilk hedef anayasa oylamasını engellemek ve böylece, artık bizzat AKP sıralarından da yükselen “Başkanlık eşittir diktatörlük” oluşumunu engellemektir. Bu amaçla 23 Ekim Cumartesi günü yapılmış olan “Demokrasi İçin Birlik” toplantısının açılışında Binnaz Hoca’nın çok isabetle belirttiği gibi, konuşmalarda durumun ne olduğu değil, bu gidişatı önlemek için ne tür önlemler alınabileceğinin tartışılması gerekirken, üzüntü ile gördüm ki, sonuç bildirgesi bildiğimiz ifadelerden öteye geçememiş. İzninizle bu konularda ne düşündüğümü özetlemek istiyorum. Bir defa, tartışma ve ikna çabaları partiye değil, halka yönelik olmalıdır, çünkü bu ..]]> Sat, 29 Oct 2016 04:58:53 +0300 Elini veren tabii ki kolunu kaptırır https://www.evrensel.net/yazi/77746/elini-veren-tabii-ki-kolunu-kaptirir https://www.evrensel.net/yazi/77746/elini-veren-tabii-ki-kolunu-kaptirir? 1982 yılında YÖK celladı kafamızın üzerinde dikilirken meseleyi hafife almış olan üniversite camiasının bugünlerde böylesi bir cendereye alınması fazla şaşılacak bir şey değildir. 1982 müdahalesi ile bugünkü müdahale özü itibariyle farklı olmakla beraber, iki müdahalenin de hizmet ettiği amaç aynıdır; üniversiteyi çökertmek! 1982 müdahalesi, darbe mantığı doğrultusunda, üniversite camiasını sulandırarak radikal eğilimlerden uzak tutup orta çizgide seyrini sağlamak idi. Bugünkü müdahale ise, o günü dahi aratabilecek şekilde üniversiteyi tam bir gerici ve tutucu kurum haline dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Yuva, ilk ve orta eğitim hizaya sokulduktan sonra yüksek eğitimin de bu süreçle uyumlu olması rampada olan bir projedir. Toplumu hizaya getirmek, terbiye etmek ve yeni bir nesil türü yaratmayı kafasına koymuş olan AKP iktidarı, toplum için olduğu kadar, kendisi için de ucu gözükmeyen çok tehlikeli bir politik maceraya sürüklenmektedir. Ne olduğu, kimin bilgisi dahilinde kimlerin devreye..]]> Sat, 22 Oct 2016 04:18:22 +0300 Lozan'ı tartışmanın çoklu yorumu https://www.evrensel.net/yazi/77695/lozani-tartismanin-coklu-yorumu https://www.evrensel.net/yazi/77695/lozani-tartismanin-coklu-yorumu? Son günlerde saman alevi gibi parlayan ve sönen Lozan tartışmasının iki açıdan ele alınabileceğini düşünüyorum. Tartışma basit siyasi manevra olarak da görülebileceği gibi, ülkenin üzerine kurşun gibi çöken ağır gündemi değiştirme hamlesinde, bizzat hamle yapanın da fark etmediği şekilde gizli inancının açıklanması olarak da yorumlanabilir. Bence tartışmanın asıl gösterdiği ilginç alan, halen siyasete hâkim olan zihniyetin bilinçaltı yansımasıdır. Diktatörler asıl amaçlarına yönelirken, amacı perdeleyebilmek için dikkatleri farklı noktalara çekmeye özen gösterirler. Bu stratejinin çok önemli aracı ise devamlı gündemi değiştirici farklı fikirlerle toplumu yorum ve düşünce labirentinde koşturarak boğmaktır. Bu stratejide başarının şansı, yan konuların olabildiğince ciddi olarak seçilmesidir. Çakma darbe sonrasında Atatürk posterlerine AKP saflarında yer verilmesinin seçmen tabanında yaratabileceği alerjinin bertaraf edilmesi açısından Lozan önemli idi. Bence Lozan konusunun gündeme ta..]]> Sat, 15 Oct 2016 04:27:07 +0300 Ne pahasına olursa olsun! https://www.evrensel.net/yazi/77647/ne-pahasina-olursa-olsun https://www.evrensel.net/yazi/77647/ne-pahasina-olursa-olsun? Sanat sanat için midir, yoksa toplum için midir? Bu tartışmayı siyasete döktüğümüzde çok ilginç alanlara gidebiliyoruz. Sanatın toplumsal işlevi ikinci plana atılarak, salt sanat için sanat tezi, bazı itirazlara rağmen, savunulabilir ve geniş bir kabul de görebilir. Peki, sanat sanat içindir görüşünü siyaset için de devreye sokabilir miyiz? Diyebilir miyiz ki, siyaset toplum için değil, salt siyaset için yapılabilir! Bu zihniyetin barındırdığı örtülü ifade ne anlama gelebilir ki! Toplum için yapılmayacaksa, siyaset nedir ya da siyasetin amacı nedir ki? Niçin bir siyasi kadro türlü manevralarla halkı kamplaştırarak devamlı olarak iktidarda kalmayı hedefler ki! 15 yıllık iktidar süresini serseri para bolluğu içinde geçirip, işler biraz sıkıştığında da çareyi inşaat işlerinde arayan bir siyasi kadro, göstermelik bir orta vadeli programı açıklarken, bizzat başbakanın itirafı ile “İşlerimizi kış tutuyoruz, yaz çıkarsa bahtımıza” anlayışı ile niçin iktidara bu kadar yapışır da, ayrılmaktan g..]]> Sat, 08 Oct 2016 05:00:24 +0300 Faşizmin bireyi değerleme ölçütü https://www.evrensel.net/yazi/77596/fasizmin-bireyi-degerleme-olcutu https://www.evrensel.net/yazi/77596/fasizmin-bireyi-degerleme-olcutu? Faşizm insan yığınları üzerinde yükselirken, insanın beynini devre dışına iter ya da insanı ezer. Yoğun propaganda ve yalanla beyni devre dışına çıkmış insan faşizmin emrine girer ve onun kölesi olur. Bu yolda rahat ve suhuletle ilerlemek isteyen faşizm saptırılmış ve tahrif edilmiş kutsal inanca hitap ederek ya da ulusal sembol ve söylemler kullanarak yığınları düşünmeden harekete geçirmeye çalışır. Bireyin ve toplumun sükunet içinde düşünme ve çözümleme yapmasına olanak vermemek amacıyla, devamlı gündem değiştirilir, devamlı yığınların karşısına çıkılıp, hitabet sanatının en baskılayıcı yöntemi kullanılarak yığınların düşünmeden güdülenebilir hale getirilmesi sağlanır. Bu süreçte, diktatörün çizgisine girenler de aynı habis emele hizmet eder. Ekonomik alanda, kapitalist sistem mantığı içinde bireyin topluma yaptığı katkı kadar ulusal gelirden pay aldığı ileri sürülerek birey, özellikle de emekçiler kandırılmaktadır. Emekçiler görmüyorlar mı ki, ürettiklerini patronun mülkiyetine..]]> Sat, 01 Oct 2016 04:51:53 +0300 Anlamlı bir anma programı https://www.evrensel.net/yazi/77548/anlamli-bir-anma-programi https://www.evrensel.net/yazi/77548/anlamli-bir-anma-programi? Doçent Dr. Fahrettin Yağcı Hoca, Türkiye’nin yetiştirdiği nadir değerlerden biridir. Hocamız, maalesef, çağımızın amansız hastalığına yakalandıktan ve bir süre büyük bir azimle mücadele ettikten sonra geçtiğimiz aylarda vefat etti. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyetinin fevkalade kadirşinas bir davranışı ile geçtiğimiz perşembe akşamı, Yağcı’nın sınıf arkadaşları ve dostları ile bir anma programı gerçekleştirildi. Hocamızı andık, yaptıklarını, kah neşe kah hüzünle hatırladık. Fahrettin Hoca, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun olduktan sonra, İngiltere’de Londra İktisat Okulunda (London School of Economics) yüksek lisans ve doktorasını tamamlayarak, Türkiye’ye döndü ve yine İktisat Fakültesinde asistan olarak göreve başladı. Daha sonra Boğaziçi Üniversitesinde de görev yapmış olan Fahrettin Hoca’nın çok önemli ve kayda değer görevi planlama teşkilatındaki görevi oluşturur. Planlamanın yeni kurulduğu ve başında Profesör Bilsay Kuruç ve Profesör O..]]> Sat, 24 Sep 2016 04:52:38 +0300 Yakışıksız üniversite ve siyaset politikası https://www.evrensel.net/yazi/77501/yakisiksiz-universite-ve-siyaset-politikasi https://www.evrensel.net/yazi/77501/yakisiksiz-universite-ve-siyaset-politikasi? Bir bayramı olsun huzurlu atlatmak niçin mümkün olamıyor, neyin kavgasını yapıyoruz? Ülke içinde ve ülke dışında devamlı bir çatışma halidir sürüp gidiyor. Kapitalist toplumsal süreçlerin özünde kimi zaman örtülü kimi zaman açık sürtüşme ve çatışmaların yaşandığı bilinir ve bu hal doğaldır. Ne var ki, sermaye yandaşı olduğu açık olan kapitalist siyasi yapıların özünde de bu çatışmaları kısmen bastırıcı, çoğunluğu ile uzlaşmalı yatıştırıcı özellik ve görev olduğu düşünülür. OHAL sepetine ne bulunursa koyulurken, adım kadar bildiğim ve inandığım meslektaşların bu yapay sepete koyularak görevlerine ŞİMDİLİK(!) son verilmesi hiçbir hukuk sistemi ile bağdaşmayacak bir politika ürünü olsa gerek. Umalım ki, hukuk bu çarpık ve frensiz gidişin önüne makul bir set çeker, hatta geçmişte yapılan yanlışların, çok zaman geçmeden düzeltilme adımlarını atar. Bir öğretim üyesi düşünelim ki, mesleği ve alanı itibariyle halkın sağlığı üzerine çok ciddi bir araştırma yapıyor, fakat karşılığında uzun dö..]]> Sat, 17 Sep 2016 04:09:39 +0300 Sürüklenişin farkına varamıyoruz https://www.evrensel.net/yazi/77361/suruklenisin-farkina-varamiyoruz https://www.evrensel.net/yazi/77361/suruklenisin-farkina-varamiyoruz? AKP iktidarı iki bakımdan diğer iktidarlardan farklıdır. Bu farklılığı ilk defa yaşadığımız ve deneyimsiz olduğumuz için, ne durumu net olarak algılayabiliyoruz, ne de ileriyi görebiliyoruz. İlginç olan böylesi şaşkınlık salt toplumu değil, bizzat tüm iktidar elemanlarını da sarmış bulunmaktadır. Günümüz iktidarının geçmiş iktidarlardan birinci önemli farkı, basit bir genelleme ile, özellikle yönetim kademesinde olan önemli bölümünün devlet geleneğinden değil, özel sektörden ya da yerel idareler gibi merkezi yönetime göre farklı kademelerden gelmiş olmalarıdır. Bu durum, kamusal yönetimde kısa dönemli özel çıkarı kamusal çıkarın önüne koyan yönetim biçiminin başat olmasına yol açmıştır. Bu özelliğin çok tipik örneğini, AKP’nin plan ve programsız kısa görüşlülüğü ile, 14 yıllık inanılamaz küresel fırsatın sonucunda, ülkeyi bir yandan inşaat sektörüne muhtaç, diğer yandan da kara para aklama cennetine çevirmesi oluşturur. Devlet yöneticiliği basiretinden uzak AKP siyaseti, deneyimli ..]]> Sat, 27 Aug 2016 04:51:41 +0300 Mülkiyet değişimi https://www.evrensel.net/yazi/77319/mulkiyet-degisimi https://www.evrensel.net/yazi/77319/mulkiyet-degisimi? Ülkemizin maliye tarihinde vergi faciası olarak anılan bir Varlık Vergisi meselesi vardır. 1942 yılında çıkarılan bu vergi, teorik esası makul olmakla beraber, uygulamanın tam bir fecaat şeklinde tezahür etmesi nedeniyle, tarihimizden silemediğimiz bir lekedir. Tartışmaya açık olmakla beraber, teorik esası ünlü Keynes’e dayanan bu vergi, öyle iddia edilir ki uygulama tekniği ile toplumun mülkiyet yapısını Müslümanlaştırmak amacıyla kullanılmıştır. Aradan yetmiş yıla yakın bir süre geçmiş olan günümüzde FETÖ operasyonlarıyla benzer bir amacın güdülüyor olduğu ileri sürülebilir; bu kez mülkiyetin el değiştirmesinin Müslümanlaştırma şeklinde değil, karşıtlardan yandaşlara geçirmek şeklinde olduğu düşünülebilir. Şu gerçek artık çok netleşmiştir ki, FETÖ operasyonu, işbirliğinden birinci derecede yararlananlar, yani bugün siyaset katlarında oturanlar tarafından, ikinci derece yararlananlar, hatta gerçekten aldanmış olanlar üzerinde uygulanmaktadır. Bu meseleyi haklılık açısından tartışma..]]> Sat, 20 Aug 2016 04:55:35 +0300 Sokak dayatması https://www.evrensel.net/yazi/77271/sokak-dayatmasi https://www.evrensel.net/yazi/77271/sokak-dayatmasi? Şerif Mardin’in “mahalle baskısı” kavramı ilhamı ile, günümüzde giderek yoğunlaşan olumsuz gelişmelere “sokak dayatması” kavramını geliştirip, üzerinde ciddi tartışmalar yapılmasını faydalı addediyorum 15 Temmuz badiresini atlattıktan sonra, niçin olduğunu anlayamadığımız bir garip “sokak savruluşu” yaşadık, daha doğrusu yaşatıldık. Adına “demokrasi nöbeti” verilen, sabah dörtlere dek süren toplantıların yapıldığı bölgede oturan vatandaşlar tüm bu süre boyunca gündüzleri sarhoş şekilde dolaşmaya mahkum edildi. Söz konusu nöbetlerin bitişi olarak ilan edilen 7 Ağustos Pazar günkü mitinge ise adeta insanlar katılmaya zorlandı. Son derece dürüstçe gerekçesini de açıklayarak mitinge katılmama kararı almış olan ünlü bir sanatçının tüm konserleri iptal edilerek, adeta yaşam damarları kesilmeye çalışılmaktadır. Böylesi gelişmeler, gelecekteki yönetim biçimi ve demokrasi adına vahim sinyaller taşımaktadır. Şerif Mardin’in mahalle baskısı yaklaşımı, ikna ve belki de zımnî zorlama ile yöre ..]]> Sat, 13 Aug 2016 04:19:33 +0300 Ülke profili https://www.evrensel.net/yazi/77216/ulke-profili https://www.evrensel.net/yazi/77216/ulke-profili? Olaylara şablon siyaset bilimcilerin değil de, tarihsel süreci de katan bir gözle bakarsak, acaba son siyasi oyunları nasıl yorumlayabiliriz. Bugünkü konumuz böylesi bir sohbet havası taşımaktadır. Yazı bir yorumdur, tabii ki eleştiriye açıktır. Tarihte hep şu mesele tartışılır; Çanakkale geçilemez değil de, geçilir olsa idi, acaba bugünkü dünya haritası nasıl şekillenir, siyasi güç dengeleri nasıl belirirdi? Benzer şekilde, Kurtuluş Savaşı döneminde Sovyetler kapitalist dünyayı tehdit etmemiş olsa idi, acaba Anadolu’nun kaderi ne olurdu? Bu ve benzeri sorular spekülatif nitelikte olup, sonuç hakkında kesin yargıya varmak olanaksızdır. Şimdi gelelim günümüz konularına. Şöyle bir hatırlayalım, lütfen! Osmanlı’nın çöküşünü engellemeye yönelik ortaya çıkan Batıcılık, Osmanlıcılık ve İslamcılık başlıklı üç önemli akımdan en önemlisi olan İslamcılığın cılız uzantılarını ihmal ederek, son halka temsilcisi olarak görülebilecek Erbakan hareketi farklı adlar altında siyasal partiye dönü..]]> Sat, 06 Aug 2016 04:52:03 +0300 Döviz bozduranları tanıyalım https://www.evrensel.net/yazi/77170/doviz-bozduranlari-taniyalim https://www.evrensel.net/yazi/77170/doviz-bozduranlari-taniyalim? Kimin ve neyi amaçladığı, kimlerin önceden haberdar olduğu ve kimlerin boş yere harcandığı belli olan ve olmayan, komedi darbe ertesinde külliyetli miktarda döviz bozdurulduğunu açıklayan Başbakan, hangi akla hizmet ettiği belli olmamacasına, bu davranışı vatanseverlikle açıkladı. Böylesi aldatmaca ve yanlış açıklama yapan Başbakana herhalde danışmanları yanlış bilgi vermiş olmalı. Zira bu davranış, vatan sevgisi ile ilgili olmadığı gibi, belki de en son vatan sevgisi ile açıklanabilir bir olaydır. O zaman bu olay nedir, nasıl açıklanmalıdır? Bugün bu sihirli olayı kısaca tartışmak istiyorum. Olay gerçekten sihirli, ya da Marx’ın “meta fetişizmi” olgusunu açıklarken kullandığı mantık yapısındakine benzer şekilde, yüzeyde gözüken olgu, aslında gerisinde bir dizi çirkin davranışı perdelemektedir. Şu halde gelişmeyi adım adım izleyerek, partili finans parazitlerinin emir-kumanda altında, özde çirkin fakat sahte olumlu görüntüyü mercek altına alalım. Darbe benzeri olarak belirli amaca yö..]]> Sat, 30 Jul 2016 05:00:57 +0300 Şimdi sınav zamanı https://www.evrensel.net/yazi/77120/simdi-sinav-zamani https://www.evrensel.net/yazi/77120/simdi-sinav-zamani? 15 Temmuz kalkışında halkın sokaklara çağırılması ve kimilerinin vurularak yaşamını yitirmesi, kimilerinin tankların üzerinde selfie çekmesi, daha yabanilerinin ise askerleri kırbaçlaması, bizzat kalkışın kendisi kadar demokrasi tarihimize leke olarak geçecek çok ciddi yönetim hatası olarak görülmelidir. Gerçek niyet bence tamamıyla farklı olmakla beraber, biraz olumlu düşünerek, halkı, emir almış silahlı askerin karşısına çıkarmada bir gerekçe, askeri polisle ya da kalkışa katılmamış askerlerle karşı karşıya getirmemek olabileceği gibi, ikinci gerekçe de güvenlik güçlerine karşı silah kullanmaya kalkabilecek askerin halka karşı böyle bir vahşete yönelmeyeceği düşüncesi olabilir. Bu görüşle, halkın sokağa dökülmesi ilk bakışta anlaşılabilir olmakla beraber, kitle psikolojisi bizi çok farklı sonuca taşımaktadır. Şöyle ki, sokağa çıkan halkın zafer sarhoşluğu ile neler yapabileceği kestirilemez ve durum rahatlıkla denetimden çıkabilir. Nitekim asker teslim olduktan, hatta silahlarını..]]> Sat, 23 Jul 2016 04:53:43 +0300 Ciddi bir itiraf! https://www.evrensel.net/yazi/77068/ciddi-bir-itiraf https://www.evrensel.net/yazi/77068/ciddi-bir-itiraf? Basına yansıdığı kadarı ile, makamının ne olduğunu bilmediğim bir kişi, Cumhurbaşkanının dış politikada tek yetkili olduğunu ve ne yapması gerektiğini ona kendisinin ya da benzerlerinin söylediğini “ifşa” etmiş. Bu ifade maalesef çok acı bir ifşadır. Bu ifadeye muhatap olan her kimse ilgili kişi hakkında mutlaka soruşturma başlatıp, dava açmalıdır. Zira söz konusu iddia çok ciddi bir ülke sorunudur. Bu nedenle, böylesi çirkin ifşaat karşısında ilgililerin, özellikle de doğrudan ilgili olarak Cumhurbaşkanının sessiz kalması tüm topluma karşı derin bir sorumsuzluk anlamına gelir. Birincisi, ifade kendi içinde çelişkili duruyor. İlgili kişi hem dış politikayı Cumhurbaşkanının tek başına kurduğunu söylüyor, hem de kendisi de dahil, çevresindekilerin Cumhurbaşkanına akıl verdiğini ve onların dediğinin yapıldığını söylüyor. Durum böylece ortaya koyulunca, ifadenin gerçek dışı olma olasılığı oldukça düşük gözüküyor. Çünkü bu denli ciddi konuda böyle bir ifşaat ilgili mercilerce derhal yal..]]> Sat, 16 Jul 2016 04:52:30 +0300 Vatandaşlık vaadi siyasi ahlakla bağdaşmaz https://www.evrensel.net/yazi/77021/vatandaslik-vaadi-siyasi-ahlakla-bagdasmaz https://www.evrensel.net/yazi/77021/vatandaslik-vaadi-siyasi-ahlakla-bagdasmaz? Küresel egemenin peşinden giderek bölgesel hâkimiyet inşası hırsına kapılıp elden geldiğince Suriye’yi karıştırmak, Sünnileri içeri alırken insani ve vicdani olma rolüne soyunmak, arkasında büyük manevraların gizlendiği çirkin bir oyundur. Böylece güya hem AB avuç içine alınacak, hem Kürt sorunu çözülecek, hem de “başkan” olarak bölge hakimiyeti kısmen ele geçirilerek Rusya ve ABD’ye yol haritası verilebilecek idi. Hayret doğrusu, kim yutar bu numarayı! Hesap çok çirkindi; Suriye derinlemesine karıştırıldıktan sonra göç edenlere devlet haysiyetine yakışmayacak şekilde göz yumulup Avrupa limanlarına salınan göç dalgasından ürken Avrupa ile pazarlığa oturulacaktı. Bu pazarlıkta Avrupa’dan koparılacak avantajlara bağlı olarak durum kontrol altına alınacaktı. Nitekim AB’den koparılan yüz karası sadaka karşılığında derin politika sahibi Türkiye AB’nin sınır karakolu görevini yüklenmeyi kabul etti. Zengin taraf piyasaya çıkarılan haysiyet ve gururu parası ile satın almış oldu! Kim kazandı? ..]]> Sat, 09 Jul 2016 05:00:18 +0300 Türkiye hepimizin https://www.evrensel.net/yazi/76971/turkiye-hepimizin https://www.evrensel.net/yazi/76971/turkiye-hepimizin? İnsanımızı yasa boğan hain saldırıyı kınıyorum, yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Saldırıdan yaralı olarak kurtulanlara acil şifalar diliyorum. Halkımıza söyleyecek bir çift lafım, zamanın yaraları hafifletebileceği, hatta sarabileceğidir. Politikacılara tavsiyem ise, başımıza gelen her belayı koşulsuz defedercesine anlamsız şekilde savunmaya geçeceklerine, biraz da iç ve dış politikalarını, davranışlarını ve kullandıkları ifadeleri şöyle bir gözden geçirmeleridir. Yeni acılar yaşamamak için acıyı unutmadan, uzun dönemli politik ve etkili pratik önlem alma yoluna girmek politikacıların ahlaksal görev anlayışı olmalıdır. Dileyelim, ülkemizde insani hırslarını basiretli davranışlarının gerisine itebilmiş politik yöneticiler iş başında olur! Hiç demagojiye yer yok; Türkiye, bir ulus-devlet olarak, bu topraklarda yaşayan, ekmeğini burada elde eden, geleceğini bu ülke ile bütünleştiren, dil, din vb. gibi alt kimlikler farkı gözetmeden, herkesindir. Pol..]]> Sat, 02 Jul 2016 05:00:12 +0300 İhbara dayanan devlet olur mu, böyle bir yapı ne kadar yaşar? https://www.evrensel.net/yazi/76918/ihbara-dayanan-devlet-olur-mu-boyle-bir-yapi-ne-kadar-yasar https://www.evrensel.net/yazi/76918/ihbara-dayanan-devlet-olur-mu-boyle-bir-yapi-ne-kadar-yasar? Utanıyorum; devlet ve devlet daireleri ihbar müessesine dayanarak iş yapıyor. Sınıfta bir tıp hocası gördüğü vaka örnekleri üzerinde uygulamalı anlatım ve ders yapamaz mı? Aynı şekilde, sınıfta bir sosyal bilimler hocası da yaşanmış ya da yaşanan sosyal fenomonolojiler üzerinden örnekleme yaparak uygulamalı ders anlatamaz mı? Bundan daha doğal ne olabilir ki! Eğer, tıp hocası teknik bir yanlış yapmışsa, bilimsel olarak eleştirilir, hatta diğer hocalarla bilginin kontrolü dahi yapılabilir. Ama yanlış bilgi kasıtlı olmamak şartı ile, yargıya taşınmaz, yargıda da böyle bir davayı hiçbir aklı başında yargıç konu olarak gündemine almaz. Bu süreç, doğal olarak sosyal alanda da yaşanabilir ve mesele bir şekilde çözüme ya da, kimsenin diğerini baskılamaması koşulu ile, herkesin kafasında başka şekilde kalabilir. Sosyal fikirlerde farklılıklar böyle oluşur, sosyal zenginlik de böyle şekillenir. Sosyal alanda tek bir fikir ya da sonuç olamayacağından, herkes olaya farklı şekilde bakabilir ve bu ..]]> Sat, 25 Jun 2016 04:52:52 +0300 Siyasetin tahammülsüzlüğü ve demokrasi sözcüğü https://www.evrensel.net/yazi/76872/siyasetin-tahammulsuzlugu-ve-demokrasi-sozcugu https://www.evrensel.net/yazi/76872/siyasetin-tahammulsuzlugu-ve-demokrasi-sozcugu? Günümüzün teknoloji olanaklarında insanlar ve bölgeler arasındaki iletişimi engellemek nerede ise olanaksızdır. Öylesine yaygın ve etkili iletişim kanalı ve araçları var ki, nerede ise iletişimi mutlak olarak engellemek olanaklı olamamaktadır. Buna rağmen, iletişimin müthiş gücü karşısında, ani far ışığında donmuş tavşan misali, siyaset çaresiz kalmaya mahkumdur ve kalmaktadır da. Çıkardığı yasa benzeri emirnamelerle her gün bir dizi kararlar alarak medyaya ve iletişim ağlarına “demokrasi adına”(!) müdahale etmeye yeltenen iktidar, belki kısa dönemde kendine göre bazı ufak sonuçlar alıyor olsa da, uzun dönemde bizzat ayağına kurşun sıkmış olduğunu anlayacaktır. Var olan siyasetin anlayışı ve yürüyüş hattı birçok bakımdan fevkalade yanlış ve toplumu karartıcıdır. Bir defa, siyasete yöneltilen ve siyasetçileri tedirgin eden eleştiriler, belki ufak bölümü hariç, çoğunluğu toplumun daha iyi yönetilmesini amaçlar nitelikte olup, bizzat siyasetin ufkunu genişletmeye yöneliktir. Böylesi ya..]]> Sat, 18 Jun 2016 04:55:33 +0300 Her sayının sonsuza bölünmesinin neticesi sıfırdır https://www.evrensel.net/yazi/76825/her-sayinin-sonsuza-bolunmesinin-neticesi-sifirdir https://www.evrensel.net/yazi/76825/her-sayinin-sonsuza-bolunmesinin-neticesi-sifirdir? Ülkemizde maalesef giderek yükselen terörü halkın gözünde küçültmek için, insanlığın yaratılışından başlayıp kıyamete dek sürecek “olağan” bir olgu olarak göstermek, matematik ifadesi ile sıfırlamak, politik ifadesi ile de değersizleştirerek halkın gözünden gizlemek anlamına gelir. Artık uyanalım, bu gidiş ülkeyi tehlikeye atmaktadır. Şu anda düşük yoğunluklu bir iç çatışma yaşıyor gibiyiz,ama bunun ucunda hepimizi üzecek hatta boğacak olumsuz gelişmelere gebe olabiliriz. Birkaç yıl önceleri, komşularda Arap Baharı yaşanırken, her ülkenin hiç umulmadık bir anda Irak veya Suriye benzeri hallaç pamuğu gibi atılabilir diye basiretli olarak düşünebilseydik, keşke! Ama siyaset öylesine gözünü karartarak kendi hedefine koşmaktadır ki, korkarım hayaller uğruna viran edilen ülkenin külleri arasında bizzat kendisi de kalacaktır. Her ülkeye çevre ya da dünya egemeni açık ya da gizli tuzak kurabilir ya da politik olarak saldırabilir. Böylesi manevralardan Türkiye masun olmadığı gibi, aktif ro..]]> Sat, 11 Jun 2016 04:52:45 +0300 Zürriyetçilerin Anayasa sevdası karşısında Anayasacılar https://www.evrensel.net/yazi/76774/zurriyetcilerin-anayasa-sevdasi-karsisinda-anayasacilar https://www.evrensel.net/yazi/76774/zurriyetcilerin-anayasa-sevdasi-karsisinda-anayasacilar? 1961 Anayasası’nın taslağını oluşturan Ord. Prof. Dr. Sıddık Sami Onar başkanlığındaki bilim heyetine yöneltilen haklı bir itiraz vardı. O da şu idi, anayasa bir ulusun sosyal, felsefi, iktisadi vs. hedef ve ilkelerinin teknik normla ifadesi ya da görüntüsü olduğuna göre, teknik normun altyapısının doldurulmasında hukukçular dışında çok geniş bir kadronun yer alması gerekirdi. Nitekim Anayasa Mahkemesinin geçmiş dönem başkanının hukukçu olmamış olması, siyasi mülâahazalar hariç, teknik bir sorun oluşturmamıştır. Benzer şekilde, mahkemenin üyeleri arasında da iktisatçı, sosyolog ya da felsefecinin bulunması doğrudur, doğaldır, hatta gereklidir. Aslında anayasa tartışmalarında hukukçu bulunacaksa, bunlar tercihen hukuk felsefesi ya da hukuk sosyolojisi alanında yetkili kişiler olmalıdır. İlkeler saptandıktan sonradır ki, pozitif hukukçu altyapının kodifikasyon işini yapabilir. Türkiye’de her şey gibi burada da bir gariplik sürüp gitmektedir; daha anayasa tasarısının şekillendirilmesinde ..]]> Sat, 04 Jun 2016 05:00:29 +0300 Türkiye'de demokrasi var mı ki, demokratik anayasa yapılabilsin? https://www.evrensel.net/yazi/76721/turkiyede-demokrasi-var-mi-ki-demokratik-anayasa-yapilabilsin https://www.evrensel.net/yazi/76721/turkiyede-demokrasi-var-mi-ki-demokratik-anayasa-yapilabilsin? Bir ülkede demokratik anayasa yapımının gerçekleştirilmesi iki önemli koşula bağlıdır. Birincisi, ekonomik alt-yapının niteliği, ikincisi ise Anayasanın bu amaca hizmet ediyor olmasıdır. İki koşulun kısa açıklamasına geçilmeden önce, gerçek anlamda demokrasiden ne anlaşıldığının açılması gerekir. Demokrasi, kapitalist sistemin beyinleri bulandıran sihirli sözcüğüdür. Demokrasi sözcüğü ister Batı dünyasında olduğu gibi salt konuşma ve eylem yapma özgürlüğü şeklinde anlaşılsın, ister halkın yönetim biçimi olarak en basit yorumuyla oy verme özgürlüğü olarak tanımlansın, özden ve gerçeklikten yoksundur. Zira demokrasi olgusu ve sözcüğü bazı temel hakların sadece ve sadece saptanması anlamında alınırsa şekilsel tanımdan öteye gidilmemiş olur. Avrupa İnsan Hakları Bildirgesi’nde olduğu gibi, barınma, beslenme, eğitim ve sağlık gibi çok temel haklardan, seyahat, temiz çevre vb. gibi daha alt düzey haklara dek bir dizi haklar listelenerek uluslararası bildirgeler halinde saptanıp, uluslararas..]]> Sat, 28 May 2016 05:00:38 +0300 Kapitalizmin inanılmaz tezleri https://www.evrensel.net/yazi/76675/kapitalizmin-inanilmaz-tezleri https://www.evrensel.net/yazi/76675/kapitalizmin-inanilmaz-tezleri? Geçen günlerde 301 emekçinin yaşamını yitirmesine neden olan SOMA cinayetinin ikinci yılında kapitalizm kurbanlarını hüzünle andık. “Soma cinayeti” sözcüğü kapitalizmin korkunç yüzünü perdelediği için bana pek uygun gelmiyor. Tüm iş cinayetleri, inşaat cinayetleri gibi SOMA cinayeti de sistemin olağan ve yadırganamayacak sonucudur. O nedenle, SOMA maden cinayetinden sorumlular yargılansın ve en ağır cezaya çarptırılsın, ama sosyal ve siyaset alanında tüm cinayetlerin asıl sorumlusu olarak sistem yargılanmalıdır. Ne hazindir ki, bir başbakanı görevden alıp, yeni adayı ahbap-çavuş ilişkisi içinde göreve getirirken, halkımızın kafasına demokrasi tuluatında her gün yeni bir kumpas örülmektedir. Oy veren olduğu sürece, bu oyun da sürüp gidecektir. Demek ki, “Her ulusun kendi kaderini tayin hakkı” şöyle veya böyle gerçekleşiyormuş! Toplum çürümeye başlayınca bu çürüme de tüm dokuları sarmaktadır. Geçen hafta içinde üniversitelerimiz maliye öğretim üye ve yardımcıları Antalya’da bir ulusal k..]]> Sat, 21 May 2016 05:00:25 +0300 Caretta https://www.evrensel.net/yazi/76635/caretta https://www.evrensel.net/yazi/76635/caretta? “Sini kaplumbağası (caretta), denizlerde yaşar. Caretta, nesli tehlikedeki kritik tür deniz kaplumbağalarına verilen addır. Yaklaşık 106 milyon yıldır yeryüzünde oldukları düşünülmektedir. Bugün sayıları giderek azalmaktadır. Nesli tükenme altında olduğu için koruma altında tutulmaktadır.” Google’da “caretta” sözcüğü arandığında bu bilgilere ulaşılır. Evet, bugünkü konumu caretta sözcüğü altında toparlayacağım, ama sizlere nesli giderek tükenmeye yüz tutmuş bu sevimli hayvanlardan değil, Google’da “Caretta Yayıncılık” olarak görülen, yayın hayatımıza yeni girmiş olmakla beraber hızla gelişen ve okuyucularını çok yönlü ve fevkalade yararlı eserlerle buluşturan bir yayınevinden söz edeceğim. Caretta son yayını olan, soyadı ile müsemma Kerem Çalışkan’ın hazırladığı Herkes İçin Osmanlı başlıklı eserle, günümüze ışık tutan derslerle dolu 623 yılın anlatımını okuyuculara sunmaktadır. Günümüzde başta siyaset alanında olmak üzere, dizileriyle hatta halkımızın bir bölümünün özlemleriyle güncel..]]> Sat, 14 May 2016 04:12:05 +0300 Bu yönetimde demokratik anayasa https://www.evrensel.net/yazi/76588/bu-yonetimde-demokratik-anayasa https://www.evrensel.net/yazi/76588/bu-yonetimde-demokratik-anayasa? “Kör ölür badem gözlü olur” özdeyişi o kadar doğru ki! Siz, ayyuka çıkmış bu kadar olay yaşanırken sisteme başat siyasi doku içinde kalacaksınız, sonra sıkışınca istifa edip geçmişi karalayacaksınız ve kahraman olmayı umut edeceksiniz! Ya da bu kadar olaylar içine batmış bir siyasi doku içinde hâlâ kalacaksınız ve ara sıra kalkıp, göstermelik efendi üslupla kader arkadaşlarını biraz da utangaç bir eda ile yereceksiniz! Bu tür tavırlar, tek kelime ile, yozluktur ve ayıptır! Çünkü yapılması gereken, yoz kadroya yaşam hakkı tanımamak ve kadrodan anında ayrılmaktır; yozluğa bulaşanlara destek çıkmamaktır. Başbakan istifa etmiş ya da görevden alınmış. Bu iki durum arasında bir fark var mı? Son durumun en doğru ve geçerli yorumu Rusya’dan gelmiş; zaten yöneten de yönetilen de belli değil mi! Türk siyasi yaşamında bir perde kapanırken, oyunun ruhu tüm çıplaklığı ile artık sahneleniyor. Büyük sahneyi görmek gerekiyor. Bu sahnede, “Askerlerin yaptığı” yutturmacası ile değiştirilmeye çalışıl..]]> Sat, 07 May 2016 04:52:24 +0300 Dincilik perdesi arkasında emperyalizme hizmet https://www.evrensel.net/yazi/76536/dincilik-perdesi-arkasinda-emperyalizme-hizmet https://www.evrensel.net/yazi/76536/dincilik-perdesi-arkasinda-emperyalizme-hizmet? Meclis başkanlığına getirilmiş bir sırdaşın İstanbul Üniversitesi gibi AKP’nin fethetmeye yemin ettiği bir kalede ortaya attığı görüş salt kendi görüşü olmayıp, kesinlikle düşünülmüş, taşınılmış ve ağabey-kardeş havası içinde görüşülmüş planlanmış bir tavırdır. Üstelik bu tavır, bence bir nabız yoklaması da olmayıp, tutması duası ile pekiştirilen, bir alıştırma denemesidir. AKP gibi farklı ilişki ağları ile çimentolanmış bir yapıda en üst düzeyli bir sorumlunun ilgisiz bir ortamda böyle bir savı ortaya atması kesinlikle rastlantısal görülemez. O zaman bu konu irdelenmeli ve ana meseleye inilmelidir. Öyle sanıyorum ki, AKP’nin işbaşına ge(tiri)lirken yüklendiği misyonunun perdelenmesi ve sürdürülebilmesi için kökünün halk katmanlarına indirilmesinin gerekli olduğu bir derin temele gereksinme vardır. Bu noktada AKP zorlanmaktadır ve ikircikli davranmak durumundadır. Tanımı gereği tüm halkı kapsaması gereken bir anayasanın AKP’ye göre en güçlü temeli dincilik görüşü olmalıdır. Dincilik..]]> Sat, 30 Apr 2016 05:00:25 +0300 Tahammül fersah zıtlıklar https://www.evrensel.net/yazi/76485/tahammul-fersah-zitliklar https://www.evrensel.net/yazi/76485/tahammul-fersah-zitliklar? Eğer bir ülkede çeşitli alanlarda yaşanan zıtlıklar ya da çelişkiler bir şekilde ülkenin sosyal veya siyasal dengesizliğini ve çelişkilerini gösteriyorsa, sırası hakkında fazla bir şey söyleyemem ama Türkiye’nin uluslararası sıralamada oldukça önlerde yer aldığını ileri sürebilirim. Birinci örneği üniversitelerimizden vermek istiyorum. Geçen hafta İstanbul’da bir üniversitemizde yaklaşık 11 yıl evvel vefat etmiş olan bir hocayı anmak için tertiplenen salon toplantısına üniversite yönetimi izin vermiyor ve toplantı dışarıda bir salonda sessizce yapılabiliyor. Yıllarca kuruma hizmet etmiş ve üniversitede görevi başında iken rahatsızlığı nedeni ile vefat etmiş bir hoca için tertiplenen anma toplantısına üniversite idaresi izin vermiyor. Bilim ve insanlık adına utanılacak bir yönetsel karar! Anlamakta zorluk çekiyorum ve kınıyorum. Diğer yandan, evvelki gün Ankara’da Hacettepe Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesinde Maliye Kulübü “Kriz Ortamında Türkiye” başlıklı iki gün süren ..]]> Sat, 23 Apr 2016 05:00:44 +0300 Pişmanlığın kişilikli olanı makbuldür https://www.evrensel.net/yazi/76438/pismanligin-kisilikli-olani-makbuldur https://www.evrensel.net/yazi/76438/pismanligin-kisilikli-olani-makbuldur? Pişmanlık ve özür dilemek fazilettir, ancak bir daha böyle hatalar yapmamak kaydı ile. Geçmiş hataların yinelenmemesi konusunda toplumun tek güvencesi, pişmanlık duyan kişinin pişmanlık duyduğu hatayı işlediği görevde bulunmamasıdır. Bunun yolu da, artık toplumun huzurundan çekilmektir. Öyle anlaşılıyor ki, pişmanlığın da Türk usulü uygulaması tarih sahnesine şanlı harflerle yazılıyor! Bu pespayelikleri artık içim kaldırmıyor! Nedamet getirenlerin artık sahneyi terk etmelerini istiyorum. Bu arzum kin veya intikam duygularına dayanmamakta, çok güçlü maddi temelden yükselmektedir. Şöyle ki, AKP’nin işbaşına gelmiş olduğu dönemde söyledikleri ile yaptıklarının uyuşması küresel ve Türkiye’nin içinde bulunduğu konjonktür açısından zaten olanaklı değildi. Dönem başında çok açık görülebilen bu durumu, Türkiye’de siyaset ve siyasilerle iç içe olduğu kadar, dış dünya liderleri, özellikle de ABD’de sıkı dostları ile temasta bulunanlar göremez olamazlardı. Bu durumda konuyu tamamıyla başka açı..]]> Sat, 16 Apr 2016 04:52:36 +0300 Sosyal ormanlar katledilmesin https://www.evrensel.net/yazi/76385/sosyal-ormanlar-katledilmesin https://www.evrensel.net/yazi/76385/sosyal-ormanlar-katledilmesin? Kapitalizmin rant yağması doğayı katletmektedir. Doğanın katledilmesi yeni bir olgu değildir. Eskilerde de doğa katliamı yapılıyordu ve geçmişte Rosa Lüksemburg’un bu konuya değinmeleri çok manidardır. Ancak, günümüzde sistemin sıkışması iledir ki, doğa katliamı şiddetli olmaya başladı ve çok daha görünür hal aldı. Şehirlerin yayılması, nüfusun artması vb. gibi değişmeler yanında özellikle de kâr haddinin gerilemesi doğa katliamını hızlandırmıştır. Kriz konuları konuşulurken maalesef doğa katliamı ya da küresel ısınma gibi yaşamsal ve geri dönüşü olmayan ya da çok uzun zaman alan alanlar atlanmakta, çözümü çok daha kolay olan geçici konulara dikkat verilmektedir. Bunun nedeni açıktır, krizde doğayı sömüren sermaye kendi sıkışmış kuyruğunun derdine düştüğünden tüm toplumu kendi sorununda yoğunlaştırır. Bugünkü yazıda sosyal ormanlar adı altında eğitim ve sanat kurumlarını tartışacağım. Yaşam alanlarının ve kalabalık kentlerin ciğeri olarak tanımlanan ormanlara analojik olarak ün..]]> Sat, 09 Apr 2016 04:52:12 +0300 Büyüme, ama nasıl? https://www.evrensel.net/yazi/76337/buyume-ama-nasil https://www.evrensel.net/yazi/76337/buyume-ama-nasil? İktisat alanında kullanılan ifadeler ilk bakışta parıltılı olabilmekle beraber, biraz derine inildiğinde içeriğinin ilk algılamadakinden çok farklı olduğu görülebilir. DPT’nin son açıklaması tam da böyle farklı algılama oluşturmaya müsait bir durum oluşturmaktadır. Büyüme olumlu algılanan bir kavramdır. Oranı yüzde 6 ve daha üstünde olmuş olsa daha da iyi olurdu, ama yüzde 5 de kabul edilebilir bir orandır. Makul görülebilecek bu oranın arka planına baktığımızda, daha doğrusu makul görülebilecek büyüme oranının nasıl oluştuğunu irdelediğimizde, ana sebebin iç tüketim harcamaları ve biraz gevşetilen kamu kesimi harcamaları olduğunu görmekteyiz. Bu iki neden ve büyümeye yol açan sair detay sebepler yeni yatırımları tetikleyip kurulu kapasitede artışa yol açmış olsa idi, durum fevkalade olarak yorumlanabilirdi. Zira böylesi net reel yatırıma dayanan gelir artışının devamlı ve kalıcı olabileceğini düşünebilirdik. Kapitalist sistem içinde bakarsak, yeni yatırımlar ileriki dönemlerde y..]]> Sat, 02 Apr 2016 04:52:50 +0300 Olağan iktidarlar muktedir olmamalıdır https://www.evrensel.net/yazi/76289/olagan-iktidarlar-muktedir-olmamalidir https://www.evrensel.net/yazi/76289/olagan-iktidarlar-muktedir-olmamalidir? İktidar siyasi bir olguyu ifade eden olgu ve kavramdır. İktidar genel seçim sonucuna göre belirli süre için yasama ve yürütme erki hakimiyetini elinde tutan geçici iradedir. Muktedir olmak ise her şeye kadir güçlü erki ifade eder. Demokrat Parti döneminde Devrin Başbakanı Adnan Menderes’in “İktidar olduk, ama muktedir olamadık” söylemi, istenilen tüm kararların mutlak serbestlik içinde alınamadığı ve/veya karar alınsa da uygulanamadığı mealinde tam da böyle bir farklılığı sergiliyordu. Sanırım, günümüz AKP iktidarının sıkıntısı da güçlü iktidar konumlarına rağmen aynı güç ve vüsatta henüz tüm alanlara muktedir olamamaları ile ilgidir. İktidarlar neden zaman zaman aynı zamanda muktedir olmak isterler? Bu sorunun yanıtı, tersinden, şöyle bir soru ile verilebilir: İktidarın amacı ile devlet dokusunun organik yapısı ve toplumsal kurumlarının işleyişi arasında ne gibi nedenlerle ve hangi dönemlerde çatışma ortaya çıkabilir? Açıktır ki, devlet dokusu ya da devlet ruhu diyebileceğimiz topl..]]> Sat, 26 Mar 2016 04:54:52 +0300 Barış-birlik ya da terör-çatışma ve bölünme https://www.evrensel.net/yazi/76237/baris-birlik-ya-da-teror-catisma-ve-bolunme https://www.evrensel.net/yazi/76237/baris-birlik-ya-da-teror-catisma-ve-bolunme? Ortadoğu’da ABD ile Rusya arasında kah örtülü kah açık sürtüşme-çatışma yaşanıyor. Bu çatışmanın sonucunda Ortadoğu’nun egemeni belli olacak. Ortadoğu’da egemenler arasında bu çatışma yaşanırken, hatta bu çatışmaya Avrupa ülkeleri dahi fazla müdahil olma yolunda rol üstlenmeyi göze alamazken bölgenin küçük ülkelerinden herhangi birinin hakimiyet iddiasında bulunması komediden öteye geçemez. Fakat görece küçük ülkelerden böylesi efelenme konumuna geçenleri egemenler fevkalade ustalıkla hizmetlerine alıp, istihdam edebilirler. Bu tür örtülü manevraların örnekleri tarihte çok sık görüldüğü gibi, günümüzde de küçük ülke liderleri arasında bu role heveslenenlerin kullanıldığı görülmektedir. Hiçbir terör eylemi, arkasında güçlü bir devlet desteği olmadan veya onun ajanları tarafından planlanıp uygulamaya koyulmadan gerçekleştirilemez. Bu itibarla, terör, bir veçhesiyle çevreye ölüm ve ıstırap saçarak toplumu amaçlı olarak istikrarsızlaştırmaya yönelik vahşi kriminal bir olay olarak görül..]]> Sat, 19 Mar 2016 04:52:48 +0300 ‘Yargı yetisinde kriz’ https://www.evrensel.net/yazi/76187/yargi-yetisinde-kriz https://www.evrensel.net/yazi/76187/yargi-yetisinde-kriz? Ödevini yapmamış öğrenciler kopya yapar. Ben de bugün, yazının başlığı dahil, tümünü kopya yapıyorum. Türkiye öylesine savruluyor ki, değerli okuyuculardan özür dileyerek ve gelecek haftaya kadar toparlanmaya çalışarak, bugünkü yazımın böyle kabul edilmesini rica ediyorum. Umarım kopya ettiğim bölüm bazı anılarınızı çağrıştırır ve beğenirsiniz. “Arent’e göre bir ölüm makinesi olarak işleyen Nazi devlet aygıtına yıllarca hizmet eden Eichmann’ın dikkat çekici yanı, kötülük timsali şeytan ya da canavar olması değil, sıradanlığı ve düşünme ve yargılama becerisinden yoksunluğudur. Savunması sırasında başvurduğu basmakalıp ifadeler; hayatı boyunca yalnızca görevinin gereklerine ve üstlerinin buyruklarına özenle itaat eden sadık bir yurttaş ve iyi bir aile reisi olarak davranmış olduğunu sıklıkla vurgulaması; Yahudilerin öldürülmesinden değil, sadece tehcirinden sorumlu olduğu konusundaki ısrarı; Arent’e ghöre bütün bunlar Eichmann’ın etik yargı yetisinin aşındığının , haklıyı haksızdan ay..]]> Sat, 12 Mar 2016 04:51:03 +0300 Nereden nereye geldik! https://www.evrensel.net/yazi/76137/nereden-nereye-geldik https://www.evrensel.net/yazi/76137/nereden-nereye-geldik? 1960 yılının nisan ayları, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde, Prof. Dr. Hüseyin Nail Kubalı hoca, o zamanki adıyla, Teşkilatı Esasiye dersini yapıyor. Hocanın devamlı vurguladığı konu demokrasi. Demokrasi konusu işlenirken de yasaların anayasaya uygunluğunun denetimi meselesi öne çıkıyor. O dönemde Anayasa mahkemesi yok. Bu durumda hocanın yargısı şu oluyor. Mademki yasaların Anayasa’ya uygunluğunun yasal denetimi (kazaî murakabası) yapılamıyor, o zaman görev halka düşüyor; siyasi kararları ile halk anayasa mahkemesi gibi davranarak, anayasayı çiğneyici yasa yapan siyasi erke gerekli yanıtı verecektir. Anlaşılan, hoca bayağı bir iyi niyetli imiş; keşke bugünleri görmüş olsa idi!.. Bilindiği üzere, o dönemlerde, siyasetin dili ve tarzı farklı olarak, bugünlere benzer manzaralar yaşanıyordu. Dönemin iktidarı, Demokrat Parti yönetimi, her akşam radyolardan Vatan Cephesine Türkiye nüfusundan fazla insanı kaydediyordu; Tahkikat Komisyonu diye bir dehşet komisyonu kurup, üniversit..]]> Sat, 05 Mar 2016 04:59:05 +0300 Dışarıdan bakabilsek https://www.evrensel.net/yazi/76081/disaridan-bakabilsek https://www.evrensel.net/yazi/76081/disaridan-bakabilsek? Hep biliyoruz ki, hiçbir sistem içeriden anlaşılamaz. Türkiye’nin içinden geçtiği vahim tablo da bu nedenle tam olarak anlaşılamıyor. Oysa, ülkede çok farklı ve birbiri ile taban tabana zıt görüşler birbiri ile çatışıyor ve bu çatışmadan ülkemiz çok büyük yara alıyor. 1923 yılında ulus devlet olarak kurulmuş olan yapının, soğuk savaş döneminden sıcak çatışma ve bölünme dönemine girişle maalesef çatırdadığını görmekteyiz. Osmanlı’nın “hasta adam” nitelemesi ile dağılan külleri arasından kotarılan ulus devlet, bu kez de küreselleşme tezgahında “medeniyetler çatışması” ortamında hallaç pamuğu gibi atılmaya başladı. 1950’lerden beri beslenen, fakat bir türlü dönüştürülüp çağdaşlaştırılamayan gerici akımların ülkeyi tam bir sosyal çatışma ortamına sürüklediği açıktır. Bu bağlamda, günümüzün siyasal yapılanmasını ve iktidarı da 1950’lerden beri içten içe beslenen ve büyüyen akımın siyasete taşınıp, ekonomi raylarını kendi yönünde yapılandırması olarak görmek yanlış olmaz. 2000’li yıll..]]> Sat, 27 Feb 2016 04:51:43 +0300 Terör olayı lanetlenmelidir, ama! https://www.evrensel.net/yazi/76029/teror-olayi-lanetlenmelidir-ama https://www.evrensel.net/yazi/76029/teror-olayi-lanetlenmelidir-ama? Akademisyenlerin imzaladığı barış bildirgesi, fevkalade anlamsız şekilde, terör örgütlerine çatılmadığı gerekçesi ile şiddetle eleştirilmişti. Evet, bildiride açık ifadelerle terör olayı üzerinde durulmamış ve teröristlerin eylemleri kınanmamıştı. Her halde akademisyenler, hatta aklı başında hiç kimse, bildiri yayımlayarak teröre destek vermez. Zira, teröre destek vermek isteyen, IŞID’e katılımlarda görüldüğü gibi, terörist olur ve eyleme katılır. Bu nedenle, bildiriyi böylesi bir gerekçe ile yerme, siyasete prim sağlar, ama aklı selimle ilgili görülemez. Duru bir mantıkla ön yargısız okunduğunda görülür ki, bildiri, bir yönü ile terörün kaynağını göstermeye çalışırken, diğer yönü ile de terörle mücadele adı altında sürdürülen operasyonların ileride nasıl terör yaratma ortamı oluşturduğu üzerinde durmaktadır. Kısacası, terörün kaynağının sorgulanmasıyla terörün istenmeyen bir sosyal olay olduğu ima edilirken, mücadele yönteminin sorgulanması ve vurgulanması da ileriye matuf olası te..]]> Sat, 20 Feb 2016 04:52:49 +0300 Devletin fabrika ayarları https://www.evrensel.net/yazi/75975/devletin-fabrika-ayarlari https://www.evrensel.net/yazi/75975/devletin-fabrika-ayarlari? Ekonomide kapitalizmin ilk çağlarındaki ilişkiler ve doktriner anlayışlara yöneliyoruz. Locke’un veya Smith’in ya da Mill’in sermayenin günümüzdeki kadar canavarlaşmadığı dönemin kurallarına dönüyoruz. Küçük devlet, denk bütçe, serbest (azgın!) piyasa, sosyal haklardan yoksun köleleştirilmiş emek gücü vs, sanki geçmişin özlemini giderircesine ilk dönem uygulamalarına dönülmektedir. İkinci Paylaşım Savaşı ertesinde kapitalist dünyanın biraz nefes aldığı düzen fiilen olduğu kadar, ilkesel olarak anayasalardan da kaldırılmaktadır. Kısacası, Westfalia Antlaşması ertesinde oluşturulan ulus devlet modeli çözülürken, siyasal erkin ve devlet yönetiminin de özü ve şekli değişmektedir. Kısacası devlet aygıtının fabrika ayarları bir hayli bozulduğu gibi, halkımıza demokratik olacağı yönündeki aldatmacalarla yapılması tasarlanan anayasa da daha da bozulmuş olarak hukukileştirilmeye çalışılmaktadır. Anayasa referandumunda cumhurbaşkanının halk tarafında seçilmesinin nasıl bir tuzak olduğunun de..]]> Sat, 13 Feb 2016 04:55:13 +0300 Akademide ötenazi eğilimi https://www.evrensel.net/yazi/75929/akademide-otenazi-egilimi https://www.evrensel.net/yazi/75929/akademide-otenazi-egilimi? Ülkede hukuk anlayışı ve uygulaması hakkında derin kuşku yaşanırken, darbe anayasasından yeni bir anayasaya geçiş planları yapılıyor. Günümüzün de facto tek adam yönetimini de jure konuma dönüştürmeyi amaçlayan anayasa değişikliğine “demokratik” sıfatı yaftalanıyor. İktidardan uzaklaşma korkusu ile siyasi iktidar çimentolanmışcasına birbirine kenetlenirken uygulanan politikalarla toplumun kutuplaşması gerçekleşiyor. Teknolojinin hızla ilerlediği yeni dünya koşullarında göçmenlere de vatandaşlık verme rüyası ile beşer sayısının çoğaltılmasına çalışılırken, kaliteli eğitim ikinci plana atılarak beşeri sermaye zayıflatılıyor. Üniversite sayısı bakkal açarcasına artırılırken, anlamsız savlarla ancak uzun yıllarda yetişebilen deneyimli akademisyenlerin üzerine gidiliyor. Böylesi akıl almaz çelişkiler yumağında akademi hangi anlayış ve ilke ile bilimsel ve ifade özgürlük şiarına sahip çıksın ki! Gidişattan anlaşılan o ki, akademi camiası ötanazi eğiliminde can çekişiyor. Başta siyasi karar ..]]> Sat, 06 Feb 2016 04:45:16 +0300 Siyaset alanında küreselleşme https://www.evrensel.net/yazi/75876/siyaset-alaninda-kuresellesme https://www.evrensel.net/yazi/75876/siyaset-alaninda-kuresellesme? Küreselleşme kavramını genellikle ekonomik süreçlerde kullanmaya alıştık. Artık ezberler hale geldiğimiz üzere, kapitalizm azalan kâr oranları krizini aşabilmek için piyasaları genişletmek ihtiyacı içinde tarihsel süreçte çeşitli aşamalarda farklı politikaları uygulamaya sokmuştur. Bunlar arasında “sosyal devlet” ve “finanslaşma” en belirgin olanlardır. Bu yürüyüşte küreselleşme de, gerek üretim faktörleri tedariki gerekse ürünlerin satışı için tüm yerküreyi sermayenin emrine sunulması olarak sahneye sürüldü. Böyle baktığımızda, küreselleşmeyi yeni emperyalizm olarak algılarken, sosyal devlet uygulamalarını bir tür kapitalist oyalama ve aldatmaca, finanslaşmayı ise sermayenin, üretim yapmadan tüketiciyi ve emeği sömürme, yani bir tür ilkel birikim süreci olarak görebiliriz. Bu klasik anlatım tarzında hemfikir olabiliriz, ancak işin siyasi alandaki yayılımını ihmal etmemek koşulu ile. ABD Başkan Yardımcısının son ziyaretini, kanımca, siyasi küreselleşmenin çok önemli ve ihmal edilem..]]> Sat, 30 Jan 2016 04:52:07 +0300 Akademik yaklaşım, siyasetçi tavrı https://www.evrensel.net/yazi/75822/akademik-yaklasim-siyasetci-tavri https://www.evrensel.net/yazi/75822/akademik-yaklasim-siyasetci-tavri? Akademisyen çok boyutlu çözümleme yapar. Siyasetçi ise, tarihin akışında yakaladığı fırsatları kollayarak, kısa dönemli nokta politikası uygular. Hazin olan şudur ki, toplumun büyük bir kesimi de, maalesef, koparılan yaygara doğrultusunda fikir sahibi olur. Bireysel ve toplumsal düzeyde algılamalarımız da ne yazık ki, fazla derinliği olmayan anlık görüntü ve şamatalarla şekillenir. Bu toz-duman arasında akademisyenin farkı ortaya çıkar. Bu fark nedeniyledir ki, akademisyen dışlanabilir, hatta nahak şekilde siyasetçiler tarafından değersizleştirilmeye layık görülebilir. Oysa, akademisyenler siyasetçi davranışı ile dışlanmayıp, gerçek devlet adamlığı vakarı ile dikkate alınsa tüm taraflar müstefit olur. Nahoş gelişen son sürece bu yazı boyutunda kısaca şöyle bir bakarak, akademisyen görüşü karşısında, koparılan yaygaralarla halkın kulaklarına ve kafalarına sokulmaya çalışılan görüş arasındaki farkı kısaca analiz etmeye çalışalım. Akademisyenler günümüzde yaşanan ve tüm toplumun her k..]]> Sat, 23 Jan 2016 04:53:08 +0300 Barış taraflara çağrıdır https://www.evrensel.net/yazi/75766/baris-taraflara-cagridir https://www.evrensel.net/yazi/75766/baris-taraflara-cagridir? Barış, çok temel bir insanlık hakkıdır. Barış talebi ise, insanlık hakkının korunmasını amaçlar. Barış, tarafların çatışmasını önlemeye yönelik olduğundan, tüm taraflara çağrıdır. Teröre karşı mücadelenin, terör olgusunun gereği biçimde yorumlanıp, tıkanmış siyasi kanalların açılarak, barışa hizmeti amaçlarcasına yapılması kamusal bir işlevdir. Aksi halde, teröre hizmet edilerek, çirkin yüzünün toplumun farklı yörelerinde göstermesine hizmet edilebileceği gibi, taraflar arasında nesiller boyu sürecek kin ve intikam tohumlarının atılmasına da yol açılabilir. Öğretim kurumları ve öğretim elemanlarının tavırları tarihin her döneminde siyasilerin hiddet ve şiddetini üzerine çekmiştir. Bunun sebebi çok açık olmakla beraber, gerekçesi toplumsal değildir. Öğretim elemanları devlet memuru gibi konuşma yasaklı kişiler olmayıp, tan tersi, topluma karşı çok ciddi, bir o kadar da riskli görevleri yüklenmiş sorumlu kişilerdir. Toplumsal olayları yorumlayarak toplumsal alana yaymak, siyasiler..]]> Sat, 16 Jan 2016 04:52:34 +0300 Siyasi suçun toplumsal cezaya dönüştürülmesi https://www.evrensel.net/yazi/75714/siyasi-sucun-toplumsal-cezaya-donusturulmesi https://www.evrensel.net/yazi/75714/siyasi-sucun-toplumsal-cezaya-donusturulmesi? Silivri’de yıllarca haksız yere yatmış olan mağdurlar şimdilerde çok da haklı olarak tazminat davasına yönelmekteler. Mağdurların dava hakkı kutsal olup, tazminat almaları haklarıdır. Bu arada yaşanan ölümlerin telafisi ise, maalesef, imkansızdır. İşin bu boyutuna söylenecek bir şey olmadığı gibi, tam tersi, mağdurların bu yola yönelmeleri, hukukun ne denli siyasallaştırıldığı ve adaletten uzaklaştırıldığı konusunda toplumsal bilinçlenme, nasıl olacaksa(!), adına tasvip edilir bir gelişme olarak görülmelidir. Ancak; bu konuda hukukçuların bizleri şu iki konuda aydınlatmaları gerekir, ki hukukun siyasallaştırılması ve böylesi durumlarda başvurulan tazminat yükümlülüğünün kime ya da kimlere raci olacağı konularında hem ikinci bir adaletsizlik yaşanmamış, hem de halk doğru bilince ulaşmış olsun. Bu iki konunun aydınlatılmasında kilit soru şu olabilir: Nasıl oldu da yıllarca tutuksuz, sonra da yargılama esnasında olmak üzere yıllarca fiilen hapiste tutulan insanlar tam bir gün dahi sürmey..]]> Sat, 09 Jan 2016 04:50:30 +0300 Yeni yıla girişi kutlarken https://www.evrensel.net/yazi/75662/yeni-yila-girisi-kutlarken https://www.evrensel.net/yazi/75662/yeni-yila-girisi-kutlarken? Yeni olana iki önemli psikolojik nedenle yönleniliyor. Birincisi, yeni olanın algılamada değişiklik, hatta olumluluk hissi yaratması; ikincisi ise, eski olanın memnuniyetsizlik ya da herhangi bir nedenle değiştirme arzusu uyandırmasıdır. Yeni yıl olgusu da böylesi duygularla algılanır ve kutlanır. Böylece, eskimiş olduğu düşünülen zaman dilimindeki acıların sihirli bir şekilde sonlanacağı ve daha olumlu bir döneme girileceği zihinlerde parlar. Yeni yıla girilirken yaşanan coşku ve heyecan geçmişi geride bırakıyor olmaktan çok, geleceğin yaşanıyor olması ile ilgili olsa gerek. Geçmiş yaşanmıştır, oysa, gelecek yaşanacak olduğundan hayal kurmaya müsait bir ortamdır. Hayal kurulurken de genellikle olumlu düşünüldüğünden gelecek daima geçmişe göre daha parlak algılanır. Yeni yıla ait hayallerin ekonomik boyutu üzerinde biraz durup düşünmemiz gerekir. Yeni yıl ekonomik alanda genellikle zam kavramı ile anılır. Zamlar gerek bireyler gerekse firmalar açısından gelir ve gider cephesinden ol..]]> Sat, 02 Jan 2016 04:53:27 +0300 Küresel ısınma sorunu https://www.evrensel.net/yazi/75609/kuresel-isinma-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/75609/kuresel-isinma-sorunu? Küresel ısınma ve iklim değişikliği, açıktır ki, karşı karşıya kaldığımız çok önemli bir sorun. Kyoto Anlaşmasından ciddi bir sonuç çıkmadı. Konu uzmanlarının ısrarlı ikazları ve kamuoyunun baskıları sonucunda geçen haftalarda yapılan Paris Konferansında, biraz muğlak olmakla beraber, bir sonuca varıldığı anlaşılıyor. Ancak, varılan sonucun derde deva olup olmayacağını, hatta uygulanıp uygulanmayacağını zaman gösterecektir. Tüm çevre sorunlarında olduğu gibi küresel ısınma ya da iklim değişikliği konularında da kanaatimce asıl sorun arka plana atılmakta, bu sorunları başımıza çıkaran sistemin içinde bir çözüm üretme yoluna gidilmektedir, ki tüm geçmiş deneyimlerde olduğu gibi, bu yolun sonunun da hüsran olacağını yakında göreceğiz, gibi geliyor bana. Umarım yanılıyorumdur! Meseleleri ele alış tarzımıza şöyle bir bakalım. HES’lere karşıyız, nükleer enerji üretimine karşıyız, katı yakıt ile enerji üretimine karşıyız, küresel ısınmaya ve iklim değişikliğine karşıyız, vs… Doğru..]]> Sat, 26 Dec 2015 04:51:44 +0300 Sistemin ilginç ve garip mantığı https://www.evrensel.net/yazi/75556/sistemin-ilginc-ve-garip-mantigi https://www.evrensel.net/yazi/75556/sistemin-ilginc-ve-garip-mantigi? Şöyle bir örnekle başlayalım. Hepimiz eğitim faaliyetini destekleriz ve bu alanda yapılan harcamaları olumlu karşılarız. Üstelik de, eğitim derken aklımıza kültür ve genel becerimizi yükseltmek değil de, daha çok iş bulmak ve istihdam edilmek gelir. Yani, eğitim alanımızı ve eğitim kurumumuzu seçerken ileride girmeyi tasarladığımız, yani kendimizi sömürüye sunduğumuz iş alanı gelir. Lafı fazla uzatmadan açıkça söyleyelim ki, eğitim alarak istihdam edilmeyi, sömürülmeyi tasarlıyoruz. Buraya kadar her şey doğru diyemeyeceğim. Zira, yukarıda ima ettiğim gibi, istihdam alanında ne kadar çok aynı ya da benzer düzeyde eğitim almış insan sayısı olursa, istihdam olanaklarının sabit kaldığı varsayıldığında ücretler o denli düşer. Kısacası, aldığımız eğitim, hem çalışanın gelirini düşürür hem de iş bulma alanlarının genel ücret düzeyini geriletir. Peki, hal böyle ise, eğitimden vazgeçmek mi gerekir, diye düşünebilir miyiz! Tabii ki, hayır. Bu çelişkiyi tercihlerimizin nasıl sistemik kalıplar ar..]]> Sat, 19 Dec 2015 05:00:58 +0300 Kahraman emekçi https://www.evrensel.net/yazi/75505/kahraman-emekci https://www.evrensel.net/yazi/75505/kahraman-emekci? Merkez Bankası Başkanı asgari ücretle enflasyon arasında ilişki kurarak, hükümetin seçim vaadinin uygun olmadığını ifade etmiş olmakla, bir manada, Asgari Ücret Komisyonu kararlarında sermayenin ve onun siyasi temsilcisi hükümetin elini kolaylaştırmış oldu. Merkez Bankası Başkanının bu ifadesi, teknik ve siyasi açılardan olmak üzere, iki şekilde değerlendirilebilir. Bugün bu iki açıklama şeklini kısaca tartışalım. Önce teknik ve mekanik değerleme açısından meseleye bakalım. Burada denmek istenen şudur ki, asgari ücretin artırılması fiyatları iki yönden etkiler. Birincisi, asgari ücretin yükseltilmesi üretim maliyetini yükselterek, maliyet enflasyonuna neden olabilir. İkincisi ise, eline daha fazla satın alma gücü geçen emekçi harcamasını yükselterek, bu kez de talep enflasyonu cephesini tetikler. Evet, bunlar doğru çıkarsamalar, ama her iki açıklamada da çok temel varsayımlar kabul ediliyor. Şöyle ki, asgari ücretin girdi maliyeti artışı yaratacağı doğrudur, ama bu çözümleme, fiyat sa..]]> Sat, 12 Dec 2015 05:00:30 +0300 Asgari ücret kavramı https://www.evrensel.net/yazi/75449/asgari-ucret-kavrami https://www.evrensel.net/yazi/75449/asgari-ucret-kavrami? Seçime giderken her parti asgari ücret üzerinden görücüye çıktı. Ne hazindir ki, yanılmıyorsam, görece en düşük değeri veren parti önemli bir çoğunlukla tek başına hükümet olabilecek çoğunluğu sağladı ve şimdi de Asgari Ücret Komisyonunda göğsünü kabarta kabarta kendi bakanı marifetiyle seçim vaadini savunmaya açıyor. Büyük bir ihtimalle de vadettiği miktarı kabul ettirerek vaadine sadık kalmış olacak. Parti haklı, ne yapsın ki, seçime giderken dürüstçe teklifini verdi, hem de rakipleriyle hiçbir rekabete girmeden miktarı telaffuz etti. Demek ki, bir şeyden emin idi! Emin olduğu şey, kimlerden ne kadar oy alacağı idi. Aldı da! Daha doğrusu, hangi akla hizmet ise, verdiler de! Yukarıdaki paragrafta belki biraz kapalı olarak bir şeyler söylemeye çalıştım. Tabiatıyla anlaşıldı, ama izninizle yazının geri kalan bölümünde şu Allah’ın belası “asgari ücret” kavramı ve olgusu üzerinde biraz durmak istiyorum. Şunu da belirteyim ki, buradaki amacım asgari ücretin ne olması gerektiği ya da na..]]> Sat, 05 Dec 2015 04:52:39 +0300 Seçim vaatleri zamları bütçe artışlarına yedirilmemeli https://www.evrensel.net/yazi/75394/secim-vaatleri-zamlari-butce-artislarina-yedirilmemeli https://www.evrensel.net/yazi/75394/secim-vaatleri-zamlari-butce-artislarina-yedirilmemeli? Emekliler başta olmak üzere muhtelif alanlarda yapılan seçim vaatlerinin 2016 başından itibaren uygulanacağı söylemi dolaşıyor. Yılbaşında yeni bütçe uygulaması başlayacağından, seçim vaatlerinin olağan bütçe artışlarına yedirilme olasılığı oldukça yüksek gözüküyor. Böylesi bir mali aldatmaca zamların ve/veya vaatlerin reel boyutunu küçültür. Bütçeye koyulacak olan özlük hakları zımnî deflatör olarak adlandırılan ve gelecek yılın enflasyon tahminini gösteren bir katsayı ile artırılır. Enflasyon tahmininin isabeti dışında, yükselme eğilimindeki enflasyonist dönemlerde geçmiş yılın enflasyonuna uygun bir katsayı belirlenmesi özlük haklarının reel değerinde aşınma oluşturur. Böylesi çarpık hesaplama ile saptanan katsayıya göre yapılan zamlar, yıl içinde fiili duruma göre düzeltiliyor olsa da, aradan geçen zaman süresinde fiili enflasyon ile tahmini enflasyon arasındaki fark kaybedilmiş olur. Devlet hazinesine gelir olarak geçen bu fark, birey açısından reel kayıptır. Kamu kesiminde özlü..]]> Sat, 28 Nov 2015 05:00:36 +0300 İstikrar ve kur https://www.evrensel.net/yazi/75340/istikrar-ve-kur https://www.evrensel.net/yazi/75340/istikrar-ve-kur? AKP’nin yüzde 49 oyla birinci büyük parti olmasının istikrar beklentilerini yükseltiyor şeklinde algılanması ve kurun gerilemesinin istikrarın kanıtı olarak görülmesi, kanımca, çok ciddi bir yanılgıdır. Bu görüşümü kıyamet tellallığı olarak değil, fakat AKP’nin siyaset yapma felsefesini irdelemek adına sergiliyorum. Bir sistemin bir anda istikrarlı olması ya da istikrarlı imiş gibi algılanması onun uzun vadede istikrarlı olacağı anlamına gelmeyebilir. Oysa istikrar uzun vadeli planlamalar için gerekli bir koşuldur. AKP’nin gerek şimdiye kadar izlemiş olduğu gerekse bundan sonra da izleyeceği anlaşılan politikalar çok temel nedenlerle istikrar vadedici özellik taşımamaktadır. Birincisi, sosyal ve kültürel sistemde çok köklü değişiklikler yapmaya yönelen parti, giderek çok daha yoğun toplumsal tepki oluşturma potansiyeli taşımaktadır. Olası toplumsal tepkiler karşısında iktidarı alan ve gücünü hiçbir çevre ile paylaşma etiği taşımayan diktatör eğilimli yönetimin giderek ağırlaşacak ..]]> Sat, 21 Nov 2015 04:52:05 +0300 Siyaset ve seçmen tabanı davranışı https://www.evrensel.net/yazi/75290/siyaset-ve-secmen-tabani-davranisi https://www.evrensel.net/yazi/75290/siyaset-ve-secmen-tabani-davranisi? “Halkımızın yüksek basireti” ya da “Halkın kararı en doğrusudur” demek, aynı zamanda, seçilmiş iktidarlardan memnun olmak demektir. Kısacası, eğer halk daima en iyisini yapıyor, daima en doğru kararı alıyorsa, burjuva demokrasisinde seçimler sonucunda oluşan siyasi yapıya hiçbir eleştiri yöneltmemek gerekir. Sandık başına giden halk sadece vaatlerle ilgilenmeyip, son icraat dönemini de değerlendirdiğine göre, siyasi iktidarları aklamaktan başka çare kalmıyor. Nitekim, ülkemizde de durum aynı olmalı ki, 13 yıldır ve eski gücünden hiçbir kayıp yaşamadan AKP iktidarda duruyor. Hal böyle ise, niçin ve nasıl oluyor da siyasi partileri ve iktidarın icraatını eleştiriyoruz. Örneğin, toplumun nerede ise yarısı AKP’yi onaylamıyor ve liderlerine sempati ile bakmıyor, fakat diğer yarısı ise AKP kadrosuna nerede ise tapıyor. Bu zıtlıkta bir yanlışlık olması gerekir. Evet, bu zıtlıkta bir yanlışlık var. Bugün bence yanlışlık olarak görülmesi gereken konularda bir şeyler söylemek istiyorum. He..]]> Sat, 14 Nov 2015 04:51:20 +0300 SS Partisi kurucu meclis arayışında https://www.evrensel.net/yazi/75245/ss-partisi-kurucu-meclis-arayisinda https://www.evrensel.net/yazi/75245/ss-partisi-kurucu-meclis-arayisinda? Sadaka ve Sadakat temelli AKP’nin Türkiye partisi olma yolundaki coşkusuyla yeni anayasa oluşturma gayretleri kurucu meclis çağırışımı yapıyor. Zira anayasanın temel ilkelerinin değiştirilmesi yanında, belki devlet yapısının yeniden şekillendirilmesi de yeni kurulumu gerektirecek boyutta taleplerdir. Hatta, kimi AKP sözcülerinin medyaya yansıyan ifadelerinde görülen, muhalefet partilerinin eski zihniyet ve düşüncelerini değiştirmeleri gerektiği anlayışı devletin yeniden kurulacağı izlenimini vermektedir. Böylesi kapsamlı bir anayasal değişiklik ancak salt anayasa yapma görevi ile toplanan kurucu meclis çatısı altında yapılıyor olabilir. Zira, böylesi çok kapsamlı bir değişikliğin kurulmuş parlamentolarda olağan nisapla sağlanabileceği, sağlansa dahi tüm toplumun kabulüne mazhar olacağı düşünülemez. Böylesi kapsamlı devlet yapısı ve yönetim biçimi değişimi AKP’nin aldığı oyların verdiği cesaretle kotarılabilecek bir konu da değildir. Üniter devlet yapısının niteliğinde nasıl bir deği..]]> Sat, 07 Nov 2015 04:52:18 +0300 Siyasetin faşizan yansımaları https://www.evrensel.net/yazi/75199/siyasetin-fasizan-yansimalari https://www.evrensel.net/yazi/75199/siyasetin-fasizan-yansimalari? Demokrasinin kötüler arasında en iyi yönetim rejimi olduğu söylenir. Halkın sandıkta tecelli eden kararının kutsal olduğu söylenir. Siyasi arenada koalisyonların istikrar bozucu verimsiz yapılar olduğu söylenir. Milletvekillerinin seçilmişler olup, atanmış olarak nitelenen bürokrat kadroya göre daha üst düzey yetki ile donanmış olması hasebiyle mutlak yetkili olduğu söylenir. Halk tarafından seçilmiş cumhurbaşkanının partili olmasının istikrar sağlayıcı olduğu söylenir. Söylenir de, bunların hepsi aslında siyasal arenada faşizan talep ve söylemlerdir ve demokrasi olarak bilinen ve kötüler arasında en iyi olarak nitelenen siyaset sistemini kötüler arasında en dibe çeken ve en kötü yapan azgın taleplerdir. Zira tüm talepler bir arada ya da ayrı ayrı yönetimi despotluğa sürükleyen ve demokrasi ile uzaktan yakından alakası olmayan söylem ve taleplerdir. Demokrasinin özü, çoğunluğun her durum ve kararda tek söz hakkı sahibi olması olmayıp, karşılıklı etkileşimler ve ikna yolu ile müşterek ..]]> Sat, 31 Oct 2015 05:00:52 +0300 Cehaletin toplumları kandırma gücü https://www.evrensel.net/yazi/75151/cehaletin-toplumlari-kandirma-gucu https://www.evrensel.net/yazi/75151/cehaletin-toplumlari-kandirma-gucu? Geçen gün bir TV kanalında biri gazeteci biri profesör, iki AKP övücüsünün sohbetini dinlerken içim kan ağladı. Belli ki kanal da, kanalda konuşanlar da objektiflikten uzak ve fevkalade yanlı. Buna bir diyeceğim yok, ama eğer söylenenler doğru ve gerçek olsa idi programı dinlemeye değer dahi bulabilirdim. Zira, tüm siyasi partilerinkiler gibi AKP yandaşları da camın arkasında anlamlı ve doğru şeylerden söz ederek partiye hizmet ediyor olabilir. Gelin görün ki, iş öyle değil, iki konuşmacı da hamaset adına, hem de oldukça teknik bir alanda, tam anlamı ile gerçek dışı ifadelerde bulunarak, kafalarına göre, halkı iknaya yeltenmeye kalkışmışlardı. Konuştukları, AKP’nin 13 yıllık icraatının iktisadi alanda yaptıklarının çok yüzeysel ve yalan yanlış analizinden ibaret idi. Konuşmacılara göre, AKP’nin çok önemli icraatı, kendi dönemlerine dek Türkiye’yi baskı altına almış olan ve Türkiye’ye direktifler yağdıran IMF’yi elinin tersi ile kovması imiş! Hemen meselenin aslına girelim ve bu dos..]]> Sat, 24 Oct 2015 04:51:35 +0300 Faşizm yansımaları https://www.evrensel.net/yazi/75101/fasizm-yansimalari https://www.evrensel.net/yazi/75101/fasizm-yansimalari? Köşe yazı sahiplerine yönelik eleştiriler doğal olduğu kadar, yazının değerlendirilmesi niteliğinde olması hasebiyle bunların okuyucu kitlesine ulaşması da yararlıdır. Bu anlayışla, bir arkadaşın geçen haftaki yazıya yaptığı eleştiriyi okuyucuların takdirine sunuyorum. Sütunun bir bölümünü böyle bir amaçla kullanmamın diğer önemli bir nedeni de, eleştirinin bir bakıma EVRENSEL’i de ilgilendiriyor olmasıdır. Eleştiriyi aynen aşağıya alıyorum. {Sayın Önder, “Amerikan ulusu ve devlet erkanı Nobel Ödüllü vatandaşları ile mi övünür, yoksa Nobel adayları yetiştiren eğitim ve araştırma kurumları ile mi? Öyle düşünüyorum ki, Amerikan resmi kurumları ve halkı insanları ile değil, kurumları ile övünürler. Çünkü, Amerikan yönetiminin eseri insan değil, kurumdur. Önce kurum oluşturulur, kurum insanı yetiştirir” demişsiniz. Çok şükür, Evrensel’de batı emperyalizminin güzellemeleri artık açık açık yapılıyor. Sizler bu ülkenin Gorbaçov’larısınız. O da kendi maskesini indirmiş ve Rus devletinin s..]]> Sat, 17 Oct 2015 05:00:32 +0300 Bakanların yüzü kızarmadı mı! https://www.evrensel.net/yazi/75056/bakanlarin-yuzu-kizarmadi-mi https://www.evrensel.net/yazi/75056/bakanlarin-yuzu-kizarmadi-mi? Bir zamanlar bir bakan gerine gerine gençlerimize öğüt vermeye kalktı. Gençlerimiz nasıl olsa teknoloji üretemeyeceği için, ara eleman olarak yetişmeli imiş! Yine geçen günlerde bir başka siyasi de bir üniversitede ODTÜ’ye ya da Boğaziçi Üniversitesine öykünmemeleri gerektiğini söylemiş. Gazete haberlerinden edindiğimiz bu bilgiler doğru ise, yazık bu millete, yazık bu gençlere demekten başka bir şey gelmiyor elimizden. Yazık; çünkü, akla durgunluk veren bu ifadeleri yüksek makamlardaki siyasiler söylüyor, ama bu siyasileri bu mevkilere getirenler de bu gençlerin bir bölümü değil mi! Kimya dalında bu yılın Nobel ödülünü bir Türk kökenli profesör almış. Tabii ki, bu haber sevindirici, ama sevinç kaynağı şahsın Türk kökenli olması değil. Bu şahıs herhangi bir ulustan olabilirdi. Burada önemli olan Nobel’e layık görülen kişinin alt kimliği değil, çalışması ve insanlığa yaptığı katkıdır. Genetikle ilgili buluşuyla Profesör Sancar’ın kanser hastalığının tedavisinde önemli bir adıma imza at..]]> Sat, 10 Oct 2015 05:00:50 +0300 Çöken kapitalizmde ulusal üretim https://www.evrensel.net/yazi/75013/coken-kapitalizmde-ulusal-uretim https://www.evrensel.net/yazi/75013/coken-kapitalizmde-ulusal-uretim? Acaba, Volkswagen olayı ile küreselleşme arasında bir ilgi olabilir mi! Acaba, sosyal demokrasi ile finanslaşmanın ilgisi olabilir mi! Acaba, küreselleşme ile neoliberalizmin ilgisi ne olabilir! Acaba, neoliberalizm ile sosyal adaletin ilgisi olabilir mi! Acaba, dünyanın önde gelen ilk on üniversitesi ekonomi bilim(!) nasıl okutuluyor! Acaba, bu olgular arasındaki tüm benzerlik ve farklılıklar derinden seyreden dokunun devinim yansımaları mıdır! Asıl sorgulayacağımız konu budur. Bu sorgulamayı son yaşadığımız gazete ve mensubuna yönelik saldırı üzerinden başlatalım. Son ifademi baştan söylemem gerekirse, bu ifadenin ön yargım olarak görülmesini de göze alarak, oluşumların sosyolojik boyutundan bizzat biz sorumluyuz. Siyasi kadronun eylemleri ve onun kışkırtmasının yansımaları olarak su yüzüne çıkan polisiye (Türkiye’de) ve sahtekarlık (Volkswagen) olayları aynı dokunun farklı ortamlardaki yansımalarıdır. Aynı olay olarak nitelediğim olgu ise kapitalizm ve onun giderek hızlanan çöküş ..]]> Sat, 03 Oct 2015 04:57:13 +0300 Siyasiler, siz bayram kutlamasına inanıyor musunuz? https://www.evrensel.net/yazi/74961/siyasiler-siz-bayram-kutlamasina-inaniyor-musunuz https://www.evrensel.net/yazi/74961/siyasiler-siz-bayram-kutlamasina-inaniyor-musunuz? Her bayramda sanki herkes birbirine sarmaş dolaş, arada hiçbir ihtilaf, hatta kin yokmuş gibi davranılıyor. Sosyolojik olarak bir milleti birbirine çimentolayan bağlardan biri de kutsal ritüeller ya da günler olabilir. Bu tür uygulamalar her ne kadar giderek zayıflıyor olsa da, yine de insanlık çeşitli nedenlerle böylesi gelenekleri ayakta tutmaya gayret etmekte ve bu gayretinde de oldukça başarılı olmaktadır. Günümüzün ulus devlet formatı içinde insanları birbirine kenetleyen en önemli bağın vatandaşlık ilişkisi olduğu ileri sürülmektedir. Asırlar öncesinde, günümüzün devlet yapılarının henüz teşekkül etmemiş olduğu dönemlerde toplumların yönetsel ve hukuksal yapıları ve işleyişi konusundaki hükümleri doğal olarak dinler koyuyordu. Çağımızın modern devlet yapıları uzun yıllardan süzülerek gelen ve köklü felsefelere dayanan yönetim kural ve kurumlarını oluşturduktan sonra artık dinsel kurallara yer kalmamış gibi düşünülür olmakla beraber, kutsal günler hâlâ yaşanmakta ve insanlar aras..]]> Sat, 26 Sep 2015 05:00:35 +0300 Haysiyet anıtı https://www.evrensel.net/yazi/74917/haysiyet-aniti https://www.evrensel.net/yazi/74917/haysiyet-aniti? Çok iyi hatırlıyoruz! Gebze-Orhangazi-İzmir otoyol projesinde bir halatın kopmasından kendisini sorumlu tutan Japon Mühendis Kishi Ryoichi intihar etmiş idi. Bunun üzerine Yalova Belediyesinin almış olduğu karar doğrultusunda intihar eden mühendisin anısına bir heykel yaptırılmış, geçen günlerde de törenle açılmış olduğunu gazetelerden öğreniyoruz. Ülkemizde bir inşaat işinde çalışırken intihar eden bir yabancı insan adına heykel dikilmesi vefa duygusu ile açıklanabilir. Ancak, yapılan açıklamalara bakılırsa inşaatta kullanılan halatın kopmasında bu mühendisin bir hatası olmadığı gibi, hafızam beni yanıltmıyorsa, inşaattaki nadir yerli parçalardan biri de bu halat imiş. Ne var ki, mühendis bir Japon. Ben Japonya’da bulundum. O ülkede bulunduğum sürece öyle şeyler okudum ve bizzat yaşadım ki, bir halat koptu diye Japon mühendisin intiharı, günlük olaydan öteye geçmez. Eğer her bu tür intihar için Japonya’da heykel dikilmiş olsa idi, Japon adalarında her köşebaşında bir heykel g..]]> Sat, 19 Sep 2015 04:51:36 +0300 Kavramlarla felakete sürükleniş https://www.evrensel.net/yazi/74865/kavramlarla-felakete-suruklenis https://www.evrensel.net/yazi/74865/kavramlarla-felakete-suruklenis? AKP, felakete sürüklenişi kavramlarla yönetmeye çalışmaktadır. AKP iktidarı, aydın bozuntularını da yanına alarak kadim tarihe sahip olduğu iddia edilen bir ulusu derin bir uçuruma sürüklemektedir. Derin korku yaşayanlarca ulusun tüm kurumları köreltilerek kavimler birbiri ile çatıştırılıp, aradaki küllerden kurtuluşa yükselmeye çalışılmaktadır. Yazık! Şöyle bir düşünelim, ülkenin bir bölümünde yaratılan kin ve nefretin yıllarca süreceği kanlı bir çatışma yaşanmakta, teröristlere karşı devletçe (!) amansız bir mücadele yürütülmekte, her gün sayısız şehit verilmekte, böylece ülkenin birliği sağlanmaya çalışılmaktadır! Lütfen, şöyle bir gözümüzü kapatalım ve kimin kiminle, ne için, ne adına ve nasıl bir çatışmaya girdiğini, kimin, ne için öldüğünü ve ölülere ne ad verildiğini şöyle bir gözden geçirelim. Bu anlamsız mücadele daha bir süre devam edeceğe benzediğine göre, yandaş TV kanallarındaki konuşmaları, özellikle de AKP milletvekilleri ve yandaş medya sözcülerini (zaten başka kimse y..]]> Sat, 12 Sep 2015 05:00:13 +0300 İntikam https://www.evrensel.net/yazi/74818/intikam https://www.evrensel.net/yazi/74818/intikam? Doldurulan deniz, bir fırsatını bulunca kendisinden çalınan alanı geri alırsa ya da tabiat kendisine yapılan tahribatın zamanı gelince yakıp yıkarak intikamını alırsa, benzer şekilde sistemin ezdikleri de zamanı gelince intikamını alır ve alıyor da! Ancak, intikamcılar burada da kapitalizmin oyununa gelerek, topluca ve isyan şeklinde değil de, teker teker ve yine kapitalizme hizmet edecek şekilde davranıyorlar. Bunda şaşılacak bir şey yok, çünkü sistemin askeri, polisi, üniversitesi ve sahtekar politikacıları var. Çeşitli medya organlarında sahile vuran bebeklerin acı tablosu hepimizi yürekten yaraladı. Sade çocuğun cesedi mi, Akdeniz’de boğulan, saatlerce kurtarılmayı bekleyen insan trajedileri her gün içimizi sızlatıyor. Akdeniz nerede ise mülteci mezarlığına dönmek üzere. Bu tablolar yaşanırken Suriyeli ufak bir çocuk İngilizce olarak tüm dünyaya ilginç bir mesaj verdi: “Savaşı durdurun, biz Avrupa’ya gitmek istemiyoruz!” Ne gariptir; içimizde birbirimizde çatışıyoruz, asıl nedene..]]> Sat, 05 Sep 2015 05:00:23 +0300 Barış Günü’ne doğru https://www.evrensel.net/yazi/74772/baris-gunune-dogru https://www.evrensel.net/yazi/74772/baris-gunune-dogru? Gerçek tarihi ihtilaflı olmakla beraber 1 Eylül Barış Günü’ne doğru yol alırken, dönüp önce bir dünyanın durumuna, sonra da kendi halimize şöyle bir bakalım. Demek ki, kapitalist sistemin her mekanizması aldatıcı olduğu gibi, nasıl ortaya çıkmış olursa olsun, Barış Günü de bir hikaye, aslında devamlı çatışan ve savaşan insanları ya da milletleri kandırmak için ilan edilmiş bir günmüş. Yıllar önce Diyarbakır’da Tek Gıda İş Sendikasının bir toplantısına katıldığımda oradaki insanların hep şu noktayı vurguladığına tanık oldum: halkların çatışıyor olmaması, halkların birbirine düşman olmaması en büyük sosyal ve politik garantimizdir. Bugün artık, maalesef, çatışma, halklar düzeyine indi; artık halklar çatışıyor. Günlük yaşamımızda yatak odamıza dek karışan iktidarın önde gelenlerinin, yurdun çeşitli yerlerinde HDP’ye saldıran halkları bir gün olsun yermemeleri düşündürücüdür, saldırganları cesaretlendiricidir. Sorunların siyaset alanında tartışılması ve o arenada çözüm aranması gerek..]]> Sat, 29 Aug 2015 04:52:15 +0300 Umarım durum anlaşılır https://www.evrensel.net/yazi/74732/umarim-durum-anlasilir https://www.evrensel.net/yazi/74732/umarim-durum-anlasilir? Olayları görünen yüzü ile yorumlama genellikle yanıltıcıdır. Zira, bir arada oluşmuş gibi algılanan iki olay arasında ilk bakışta fark edilemeyecek kadar derin bir nedensellik olabileceği gibi, tam tersine, hiç bir ilişki olmayabilir de. Önümüzdeki seçim döneminde siyasi partilerin seçim propagandaları bence şimdiden netleşmiş durumdadır. AKP diyecek ki, ben iktidarda iken çatışma ve ölüm yaşanmadı, ama bakın, bana oy vermediğiniz dönemde cenazeler gelmeye başladı. Diğer partiler ise, muhtemelen bu görüntünün altındaki temel nedene inecek ve asıl nedenleri halka binbir güçlükle anlatmaya çalışacaktır. Şimdi şöyle bir düşünelim; bu düzeyde seyredecek seçim yarışında genel eğilim acaba hangi sav doğrultusunda oluşabilir? Bu sorunun yanıtını değerli okuyuculara bırakarak, bugün, yine seçim propagandaları ile ilgili farklı bir noktaya, belki de halkımızın daha duyarlı olabileceği bir konuya değineceğim. Biliyoruz ki, halkın siyasi eğilimleri, kemikleşmiş geleneksel oylar dışında, günlük g..]]> Sun, 23 Aug 2015 04:55:16 +0300 Sürüklenen ulus https://www.evrensel.net/yazi/74668/suruklenen-ulus https://www.evrensel.net/yazi/74668/suruklenen-ulus? İki haftalık tatil boyunca tabii ki ülkede olup bitenleri izledim, kahroldum! Bu yazıyı şekillendirmeye başladığımda bir kez daha kahroldum! Bu nasıl bir anlayıştır ki, bir faninin hırs ve intikam duygusu ile bir ulus karanlık bir geleceğe sürükleniyor, ya da Türkiye’ye şekil vermeye yeltenen emperyal güç içteki elemanını ayakta tutmaya mı çalışıyor! Uzun yıllar sonra Türkiye siyaset tarihini yorumlayacak olanlar, herhalde, geçmişte İstanbul Hükümeti pozisyonunu andırırcasına ülkeyi sürüklemeye çalışan iç veya dış despota değil de, sürüklenene bakacak ve bu gidişi tarihe bir kara leke olarak düşecektir. AKP ve fiili lideri hiçbir dönemde hukuk kural ve kurumlarına sadık kalmadı, fakat şekillendirmeye çalıştığı toplumu, ünlü savcıların firarından da anlaşıldığı üzere, hukuk kurumları ile gütmeye yöneldi. Bu bağlamda tartışacağım mesele, böyle bir gidişata başat olan nedensellik ilişkisi ve bu gidişatı kolaylaştıran toplumsal dokunun oluşumudur. Yazının özetini başta vermem gerekirse,..]]> Sat, 15 Aug 2015 04:17:54 +0300 Sorumlu mu aranıyor? https://www.evrensel.net/yazi/74533/sorumlu-mu-araniyor https://www.evrensel.net/yazi/74533/sorumlu-mu-araniyor? Yaşamımda ancak birkaç kez acıların paylaşıldığında hafiflediği duygusunu bu denli yoğun yaşadım. Suruç Katliamı ve diğer cinayetler yüreklerimizi öylesine yaktı ki, bu derin acılar paylaşılmakla dahi hafiflemiyor. Çünkü arkasında derin, anlamsızca ve cahilane bir devlet yönetim anlayışı ve bu yönetime karşı yürütülen mücadele var! Bir devlet yönetim örgütü düşünelim ki, ne tarih bilincine sahip ne de bilimsel anlayışa. Bir yönetim düşünelim ki, megalomani histerisi içinde salt kendi düşüncesinin geçerli ve başat olduğu anlayış ve inadına sahip lider güdülemesi altında. Bu koşullarda bugün gelinen trajik nokta hiç şaşırtıcı değil! Devletin temel kurumlarını, özellikle de Hariciye örgütünü saygısızca “monşer” ilan ederek, uzun erimli görüntüyü bir kişinin miyopik ufkuna havale eden anlayış ne tarihsel süreci anlayabilir ne de dış dünyadaki olayları tahlil süzgecinden geçirebilir. Bir iktidarın tarih anlayışı, günahı ve sevabı ile tarihe mal olmuş bir imparatorluğu diriltmek olduğunda,..]]> Sat, 25 Jul 2015 05:00:12 +0300 Bir bayram yazısı https://www.evrensel.net/yazi/74487/bir-bayram-yazisi https://www.evrensel.net/yazi/74487/bir-bayram-yazisi? Öyle denir ki, bayram günleri paylaşım, dostluk ve mutluluk günleridir. Tüm yaşamım boyunca kafamı meşgul eden bu konuyu bir türlü anlayamamışımdır. Neden bayramlar var; neden paylaşım ve mutlu birliktelikler salt bayram günlerinde hatırlatılıyor? Sebebi çok açık: çünkü diğer günler gizli ya da açık çekişme günleridir. Çünkü, kapitalizmin ruhunda rekabet, çekişme ve karşısındakini ezme duygusu saklıdır. Bütün bir ramazan boyunca siyasi içerikli reklamlarda “yardımlaşma”, “paylaşım” vs. gibi insanların duygularını sömüren afişler reklamlar panoları doldurdu. İnsanlar da iftar çadırlarına katkı yaparak belki de derinden duydukları ezme duygularını yücelterek mutluluğa ermeye çalıştılar. Oysa, kapitalist sistemin özü üretmektir, paylaşım değildir. O halde, sistemin özüne dokunmadan, neden sonucu üzerinde oynanmaya çalışılmaktadır? Eğer, paylaşım ile insanların mutluluğu artacak ise, o zaman niçin konu sistem bağlamında ele alınmıyor da, insanların mutluluğu başkalarının bir miktar feda..]]> Sat, 18 Jul 2015 04:51:57 +0300 Mücadele mi intikam mı? https://www.evrensel.net/yazi/74442/mucadele-mi-intikam-mi https://www.evrensel.net/yazi/74442/mucadele-mi-intikam-mi? Tüm mücadelelerde olduğu gibi politik mücadelelerde de tüm alan kapsanır ve alan mücadelesi yapılır. Tüm alana yayılmadan bazı hatlarda yürütülmeye çalışılan kısmi mücadelenin başarı şansı düşük olur. Ekonomik politikaların uygulanmasında olduğu kadar, mücadelelerde de sistem mantığının göz önünde bulundurulması ve stratejinin ona göre rampaya koyulması kaçınılmazdır. Aksi halde, karşıt güçler mücadelecinin zayıflığını algılar ve kapsanmayan alanlarda mevzi kazanarak mücadeleyi içinden çürütür. Ne söylemek istediğim sanırım artık açık oldu: Yunanistan’ın durumu! Yunanistan’ın mücadele mi ettiği yoksa Avrupalı ağabeylerinden intikam mı almaya çalıştığı belli değil. Yunan hükümet yetkilileri Avrupa Birliği içinde ve Avro Bölgesi’nde kalarak mücadele kararı aldıklarında bir sistem mücadelesine girmemiş olduklarını açıkça beyan etmiş oldular. Bu beyan, daha başlangıçta Avrupa Birliği kodamanlarına çok önemli koz sağlayarak, hem mücadele hem de intikam kozunu Yunanistan’ın elinden almış ..]]> Sat, 11 Jul 2015 04:51:47 +0300 Referandum günü https://www.evrensel.net/yazi/74395/referandum-gunu https://www.evrensel.net/yazi/74395/referandum-gunu? 5 Temmuz Yunan halkı, Yunanistan’ın kriz hükümeti ve Troyka için çok önemli. Zira, halkın oyu Troyka karşısında Yunan halkının düello gücünü sergileyecek. Oylama sonucu, Yunan halkının gücü ve dirayetine bağlı olarak, emperyalizmin oyunu ve halkları köleleştirme tepisi açığa çıkarılmış olacak. Yunan halkının hiç suçu yok, denemez. Avrupa’dan alınan paralarla, öğleden sonraki siestalar da dahil, har vurup harman savurmanın elbette bir sonu olacak idi. Bu nokta doğru da, Avrupa Merkez Bankasının ve başta Almanya olmak üzere AB ülke yöneticilerinin ve finansal değerleme kuruluşlarının hiç mi suçu yok! Demek ki, Yunanistan’ın bu tavrı bizzat Avrupa ülkelerinin, daha doğrusu Avrupa sermayesinin işine geliyormuş, onun için bu gidişata seslerini çıkarmamışlar. Hatta, Yunanistan’a verilmiş olan borçlarla Avrupa sermayesinin kazancının bir bölümü aslında Yunanistan’ın borcuna karşılık da geliyor olmalı. Bu hissenin hesabı yapılamaz, ama yapılabiliyor olsa da böyle bir hesaplaşma kapitalizmi..]]> Sat, 04 Jul 2015 04:52:25 +0300 Siyaset salt bir iç mesele değildir https://www.evrensel.net/yazi/74347/siyaset-salt-bir-ic-mesele-degildir https://www.evrensel.net/yazi/74347/siyaset-salt-bir-ic-mesele-degildir? Seçimler sonrasında yürütülen tartışmalarda ortaya çıkan hemen her fikirde siyasetin bir iç mesele olarak algılandığı görülmektedir. Her konuda olduğu gibi bu konuda da Batıdan aldığımız görüşler, maalesef, bize uymamaktadır. Keşke uysa idi! Günümüzün bütünleşen küresel dünyasında bir ülke dünya skalasında başat konuma yaklaştıkça siyaset iç güç dengelerine göre kurulur. Ancak, ülkenin konumu altlara düştükçe siyasetin dinamiği de göreli olarak dış denge ve yönlendirmelere göre şekillenir. Arap Baharı boş yere yaşanmadı; Irak’a müdahalenin görünür sebebi Saddam idi, ama gerçek başka yerlerde idi, vs. Türkiye’de de 2000 IMF-Derviş programı boş yere yapılmadı ve AKP iktidarı Kürt kökenli vatandaşların emanet oyları ile güçlü iktidara oturtulmadı. Dönemin başbakanının Türkiye’nin artık dünya siyasetinde rol belirleyici olduğunu yüksek tondan dillendirmesi de bu bağlamda, siyaset dilinde ifadenin tersinden okunarak anlaşılması gerekir şeklinde yorumlanmalıdır. Geçmişte İngiltere, günüm..]]> Sat, 27 Jun 2015 04:51:42 +0300 Önce insan, sonra doktor https://www.evrensel.net/yazi/74297/once-insan-sonra-doktor https://www.evrensel.net/yazi/74297/once-insan-sonra-doktor? Geçen hafta bu sütuna yazı gönderemedim, okuyuculardan uzak kaldım. Nedeni, kısa sürede halledilebilmiş olan bir sağlık sorunu idi. Yıllık kontrol için kan tahlili ile işe başlamışken kalp anjiyosuna kadar gittik, oradan da birkaç kalp damarında daralma ile karşılaşınca iş biraz büyümeye başladı. İşte bugün bu noktadan sonrasını siz değerli okuyucularımla paylaşmak istiyorum. Asıl konuya geçmeden, bu süre içinde çok değerli dostlardan görmüş olduğum ve kuru bir teşekkürle asla geçiştirilemeyecek olan ve beni bugüne taşıyan çok yakın ilgi ve destek için duyduğum minnettarlığı ifade etmek istiyorum. Neoliberalizmin insanın karakterini körelten, vicdanını karartan çılgın alevini etrafa saçtığı, utanmaz ve insanlıktan çıkmış kimi ana akım iktisatçılarının kobay olarak devreye soktuğu Şili’de sosyal güvenlik ve sağlık alanlarında insanlık dışı politikalar devreye sokulurken hep şunu dilerdim. Bu meşum politikaları devreye sokanlar önce kalp veya böbrek yetmezliği ya da kanser vb. gibi umu..]]> Sat, 20 Jun 2015 04:51:09 +0300 Fren meselesi https://www.evrensel.net/yazi/74197/fren-meselesi https://www.evrensel.net/yazi/74197/fren-meselesi? Bu yazı seçim yasaklarının bulunduğu gün yayımlanacağından, seçim yasaklarını ihlal etmemek endişesi ile, suya sabuna dokunmadan bir şeyler söylemek durumundayım. O nedenle, biraz geçmişe öykünerek, bugüne gelmek istedim. Geçen günlerde ortalarda yeni bir “Aydınlar Bildirisi” başlıklı imza metni dolaşıyordu. Eksik olmasın dostlarımız, bana da metni göndermişler, fakat ben metni imzalamadım. Metni imzalamamamın iki sebebi var. Bugün kısaca bu konuda kafamdaki sebepleri tartışmak istedim. Birincisi, “aydın” kimdir, kim kime aydın yaftasını yapıştırma hakkını haizdir; kim kendini aydın olarak niteleme gücüne ya da saygısızlığına sahiptir? Aydın salt okumuş insan değildir; aydın cahil, fakat ümmi olabilir. Aydın kelleyi koltuğunun altına alabilir. Aydın, yalaka değildir. Aydın, kamu otoritesinden emir, direktif ya da paye almaz. Böyle insanlar var mı ki Türkiye’de, böyle bildiriler dolaştırılıyor! Bakınız, bilim dünyasına, hepsi suskun; bakınız din ulemalarına, hepsi suskun; bakını..]]> Sat, 06 Jun 2015 04:51:30 +0300 Tarihi eser ve hukuk tahribatı farklı eylemler midir! https://www.evrensel.net/yazi/74145/tarihi-eser-ve-hukuk-tahribati-farkli-eylemler-midir https://www.evrensel.net/yazi/74145/tarihi-eser-ve-hukuk-tahribati-farkli-eylemler-midir? Suriye’de IŞİD eski uygarlıklara ait heykelleri ve sair kalıntıları tahrip etmektedir. Biz de bu yapılanları barbarlık olarak nitelemekteyiz. Doğrudur; geçmiş dönemlere ait sanat eserleri ya da sair tarihi kalıntılar sadece geçmiş dönemi yansıtan müze eserleri olarak değerlendirilemez, onlar, aynı zamanda yaşanan toplum düzeninin tarihsel ve sosyolojik temellerini de yansıtır. Antik Yunan kalıntıları ya da Selçuk dönemi eserleri veya harabeleri ilgili coğrafyalarda kurulmuş ve yaşanmış medeniyetlerin somut göstergeleridir. Böylesi somut eserleri tahrip etmek geçmişi silerek medeniyetsizlik üzerine barbarlığı inşa etmekle özdeştir. İlerideki nesiller, geçmiş medeniyetler hakkında bir fikre sahip olmazken, bunları yıkan barbarlığı ve Vandalizmi nefretle anacaklardır. Böylesi davranışlar tarihi, geri çekemez, fakat geriletir ve insanlığa zaman kaybettirir. Böylesi davranışlar demokratik olamaz; çünkü, böylesi davranışlar kendi görüş ve düşüncelerinden başka bir şeyi asla kabul etmezler, o..]]> Sat, 30 May 2015 04:52:11 +0300 Güç, demokrasi, emperyalizm https://www.evrensel.net/yazi/74094/guc-demokrasi-emperyalizm https://www.evrensel.net/yazi/74094/guc-demokrasi-emperyalizm? Seçimler demokrasinin simgesi ise, seçimlerin sonucunun tek parti sistemi yaratmaması beklenmelidir. Zira, sınıflardan oluşan kapitalist sistemde, teorik olarak, her sınıf kendi temsilcisini meclise gönderip, aralarında koalisyon kurmaları koşuluyla taleplerini siyasete yansıtmış olur. Sermaye çıkarını güden siyasi partiler de çalışan sınıfların çıkarını savunuyor gözükebilir, hatta bazı ara dönemlerde gerçekten savunuyor da olabilir. Ancak böyle bir durum hem arızi olur, hem de çalışan sınıfın bir çeşit aldatılmasına yol açar. Otto von Bismarck’ın sosyal demokrasi denemelerinden Batı dünyasından İkinci Paylaşım Savaşı ertesinde uygulanan politikalara dek tüm uygulamalar, ilkin sempatik görüntülerine rağmen, ne kalıcı olmuşlardır ne de çalışan sınıfın gerçekten çıkarına hizmet edebilmişlerdir. AKP öncesi koalisyonların bazı siyasi sürtüşmeler oluşturması halkımızda tek ve hakim siyasi parti yönetimi görüşünün gelişmesine neden olmuştur. Sermaye çevreleri de siyasi istikrar adına tek ..]]> Sat, 23 May 2015 05:00:00 +0300 Soma da öğretemezse artık diyecek bir şey kalmaz! https://www.evrensel.net/yazi/74044/soma-da-ogretemezse-artik-diyecek-bir-sey-kalmaz https://www.evrensel.net/yazi/74044/soma-da-ogretemezse-artik-diyecek-bir-sey-kalmaz? Soma faciasının üzerinden bir yıl geçti, haysiyetli politika adına, ilgili bakanlar da, kabine de utanmadan yerinde duruyor. Niye durmasın ki, yerin kaç yüz metre altında böyle bir kazanın olması da çok normal, oradaki tüm insanların da “telef” olması da işin doğasında, yani fıtratında olan bir durumdur. Böylesi doğal durumlarda ne hükümet istifa eder, ne de ilgili bakanlar görevi bırakır. Tam tersine, ilgili bakan günler boyu orada kalır, “değerli arkadaşlar” sözcükleri ile başlayan yumuşak ifadelerle durumu idare eder, ama hiç kimse bu adamı ne protesto eder, ne de dışlar. Siyasilere dersini halk verir. Bu ders, sadece dört yılda bir sandıkta verilmez. Sandıkta verilen ders değil, verilen oylarla siyasilere belirli sürede ülkeyi yönetme yetkisidir. Bu yetki usulsüz kullanılmış ise halkın dönem içinde hesap sorma hakkı vardır. Böylesi hesap sormalar da protestolarla, ilgili bakana arka dönülerek ya da açıklama yaparken tezahürat yapılarak veya toplantılarına gitmeyerek yapılır. Eğer ..]]> Sat, 16 May 2015 05:00:19 +0300 Değersizleştiren ekip değerlenebilir mi? https://www.evrensel.net/yazi/74001/degersizlestiren-ekip-degerlenebilir-mi https://www.evrensel.net/yazi/74001/degersizlestiren-ekip-degerlenebilir-mi? Seçimlere doğru hızla yol alırken anket kuruluşları da devamlı anketler yapıyor, günaşırı oranları yenileniyor, vs. Sanırım, Türkiye’deki boş işlerden biri de seçimler üzerine yapılan tahmin ya da anketler olsa gerek. Türkiye’deki işsizlik ya da enflasyon anketlerinin bilineni süslemekten ibaret olduğu gibi, seçim anketleri de buna benzer bir şey. Türkiye’de yapısal işsizlik ve yapısal enflasyon olduğundan, oranlarda bazı arıza nedenlerle hafif oynamalar olsa da genel havanın fazla değişmesi beklenemez. Bu durum, ağustos ayının ortasında kapalı bir odada ertesi günün havasını tahmin etmeye benzemektedir. Buna rağmen bu dönemde seçim anketleri fevkalade önemlidir. Çünkü, seçim sonuçlarına göre partilerin dizilme sırası değişmeyecek olsa da, AKP’nin oyu gerilerken, AKP dışı hareketlenmeler önemli olabilir. Bu saptamayı yaptıktan sonra, asıl konum olan, nasıl oluyor da, bir ulusun hemen tüm değer ve kurumlarını çiğneyen ve değersizleştiren bir siyasi parti ve yöneticilerinin halk nazarın..]]> Sat, 09 May 2015 05:00:30 +0300 Denetimli 1 Mayıs ‘kutlaması’ https://www.evrensel.net/yazi/73951/denetimli-1-mayis-kutlamasi https://www.evrensel.net/yazi/73951/denetimli-1-mayis-kutlamasi? Gerçekten “devlet” aygıtının insanını böylesine korurcasına 1 Mayıs gününün kutlanmasına iştirak etmesi göz yaşartıcı bir manzara oluşturuyor. Devlet örgütü, oy aldığı ve kendisini iktidara taşıyan halkı gözetmek ve korumakla görevli olduğuna göre, bu yıl tabanın ısrarla üzerinde durduğu Taksim Meydanı’nın gösterilere kapatılması fevkalade doğru ve yerindedir. Yüce hükümetin vasi anlayışı ile halkını düşünerek Taksim Meydanı’nı bir masum gösteriye kapatmasını bu nedenle haklı görmeliyiz. Hükümetin bu yaklaşımının ne diktatörlükle ne de faşizmle uzaktan yakından bir ilgisi görülemez! Neden bu yasak faşizm olarak görülemez, konusunu irdelersek, önce faşist kişiliğe yönelmemiz gerekiyor. Faşist kişilik sadece kendi aklına güvenir. Akıl alma gereğini gördüğünde de, kendisine yakışır beyinlerden alır. Zira, faşistin aklı üstün akıl olduğundan, ilave akıl, ancak üstün aklın yanında durabilecek, onu pohpohlayacak aile içi “cilalı akıl” da olabilir. Bu cilacı akıl, ikinci aşamada da, veril..]]> Sat, 02 May 2015 04:52:47 +0300 23-24 Nisan acıları https://www.evrensel.net/yazi/73902/23-24-nisan-acilari https://www.evrensel.net/yazi/73902/23-24-nisan-acilari? 23 Nisan gününü, yılda bir gün “Çocuk Bayramı” olarak kutluyoruz. Genellikle öyle bilinir ki, bir bayram ya da bir şenlik mutlu bir olayın ya da bir başarının veya bir görevi ifa etmiş olmanın sonucunda yapılır. Ödev yapılır, sonuç dostlarla kutlanır; sınıf geçilir, aile çevresi ya da arkadaşlarla kutlanır; verilen görev yerine getirilir, sonuç kutlanır vs... Her 23 Nisan günü ulu siyasilerimiz neyi kutluyorlar? Oto tamirhanelerde ustanın azarlamasına ve istismarına maruz kalan çocukların mutluluğunu mu; yoksa, çeşitli okul giriş sınavlarının sık değiştirilerek yaratılan kafa karışıklığını mı; veya çocukların kışın kar ve tipi altında ayaklarında basit lastik ayakkabılarıyla kilometrelerce yol teperek okula gitmelerini mi; veya çocuk yaşta türbanlı beyinleriyle evlendirilmelerini mi kutluyorlar! 23 Nisan günü siyasilerin yanında medyada boy gösteren çocukların hangi çevreden nasıl seçildikleri de diğer çocukların kafalarını karıştıran temel sorulardan biri değil midir! Saçının bir teli..]]> Sat, 25 Apr 2015 05:00:43 +0300 Siyasetin seviyesi düşürülmemeli https://www.evrensel.net/yazi/73846/siyasetin-seviyesi-dusurulmemeli https://www.evrensel.net/yazi/73846/siyasetin-seviyesi-dusurulmemeli? Ne gariptir ki, açılım başlığı altında Kürt sorununu ele almış gibi gözüken AKP, seçime giderken, elemanlarını meydana salarak, korkulu rüyası olarak gördüğü HDP’ye TV ekranlarında inanılmaz yaftalarla saldırmaktadır. Geçen gün bir TV kanalında AKP propagandası ile görevli bir kişi, AKP’yi iktidardan düşürmek ya da zayıflatmak için HDP’nin hınzır bir siyasi proje olarak iç ve dış güçlerce devreye sokulduğunu iddia etmiştir. Siyaseti yozlaştıran bu ve benzer kişiler, adeta, Ankara’da Tandoğan Meydanı’nın adını değiştirirken, “Bu ülkeye komünizm gelecekse, onu da biz yaparız!” dercesine, HDP’nin kuruluş gerekçesini kafalarına göre halka anlatmaya çalışmaktalar. Demek, hangi partinin kurulacağı ve hangi partiye oy verileceği kararını da AKP verecek. HDP, etnik kökenli ya da bir Türkiye partisi olabilir. Birincisi hukuken sakıncalı, ama ikincisi tamamen normal bir durum. Hukuken sakıncalı bir durum varsa, ilgili herkes, bu arada işgüzar AKP kadroları da yargı mercilerine durumu bildiri..]]> Sat, 18 Apr 2015 04:52:47 +0300 Siyasette sadakate yer yoktur https://www.evrensel.net/yazi/73793/siyasette-sadakate-yer-yoktur https://www.evrensel.net/yazi/73793/siyasette-sadakate-yer-yoktur? Öyle gözüküyor ki, bu seçimlerde artık tek parti hegemonyası zayıflayacak ya da tümüyle bitecek. Tek parti hakimiyetinin sonlanması yeni anayasa yapımı için olduğu kadar Kürt sorununun ele alınması açısından da kaçınılmazdır. Fiili koalisyonun ya da parlamento dayanışmasında sağlanacak ittifakın kaçınılmaz başat ortağı AKP olacaktır. Bütün mesele, AKP’nin başat olacağı açık ya da örtülü koalisyonun ortağının kim olacağıdır. Gerek anayasa oluşturulması gerekse Kürt sorununun çözümü açılarından AKP ile CHP’nin koalisyonu zorlanıyor. Bu konu bugünlerde siyaset kulislerinde konuşulan ana mesele gibi duruyor. Üstelik böyle bir koalisyon emperyalizmin de büyük arzusu olabilir. Yukarıda sözü edilen anayasa ve Kürt sorunlarının sonuca bağlanması açısından emperyalizmin böyle bir koalisyon arzusunda olmasının sebebi, CHP’nin, kökü itibariyle, devleti kurmuş olan temel kurucu parti olması, AKP’nin ise bu yapıyı dönüştürmeye çalışan potansiyel kurucu parti işlevine soyunmuş olmasıdır. Böylece, i..]]> Sat, 11 Apr 2015 05:00:53 +0300 Devlet aygıtı her yerde aynı https://www.evrensel.net/yazi/73744/devlet-aygiti-her-yerde-ayni https://www.evrensel.net/yazi/73744/devlet-aygiti-her-yerde-ayni? ABD Başkanı John F. Kennedy öldürüldüğünde, şüpheli şahıs da öldürülerek tüm ifşaat kanalları tıkandı, dosya rafa kaldırıldı ve olay tarihin derinliğine gömüldü. Demek, İlahlar böyle uygun gördü! ABD’de 11 Eylül’de kulelere vaki saldırı da oldukça meçhul kaldı. Tüm dünyaya hükmeden bir ülkenin hava sahasında meçhul bir uçak, hatta uçaklar, bir süre dolaşıyor, dünyanın en ücra köşesinde uçan kuştan haberdar olan bir ülke bunu algılayamıyor. İlahlar bunu da böyle uygun görmüş olmalı! Irak’ın nükleer saldırıya hazırlandığı, uzaydan çekilmiş resimlerle güya saptanmış bazı kara görüntüleri nükleer tesisler ya da kitle imha silahı depoları olarak Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna sunan ABD delegesi, ABD’nin Irak’ı işgali sonucunda kitle imha silahının bulunmaması karşısında bir özür dahi dilemedi! Ne de olsa büyük devlettir! Türkiye’de bir gün boyunca, bir il hariç, hemen tüm ülkede elektrik kesintisi yaşandı, resmi makamlar hiç bir açıklama yapma gereğini duymadı. AKP’nin bıyık al..]]> Sat, 04 Apr 2015 04:54:20 +0300 Tiyatrolar Günü'nde tiyatroyu düşünmek https://www.evrensel.net/yazi/73706/tiyatrolar-gununde-tiyatroyu-dusunmek https://www.evrensel.net/yazi/73706/tiyatrolar-gununde-tiyatroyu-dusunmek? Değerli okuyucular, sizlere bu yazıyı, Cuma günü hazırladım. Yani “Tiyatrolar Günü”nde. Tiyatro deyince aklımıza, seyircilerin izlediği sahne ve oyun gelir. Bugün sizlere başka bir senaryo sunmak istiyorum. Gelin, tüm dünyayı, onun içinde Türkiye’yi sahne, insanları ya da insanlarımızı da bu sahnede rol alan oynayıcılar olarak düşünelim. Böylesi romanlar vardır. Çoğumuzun hatırlayacağı gibi, Eric Arthur Blair’in George Orwell takma ad ile yazdığı ünlü “Hayvanlar Çiftliği” bu konuda en ünlü örnekler arasındadır. Blair toplumsal baskılara karşı çıkışı ile bilinir. Kapitalizmin örtülü baskılarını algılayamayıp, reel sosyalizmin topluma açık müdahalelerini baskı olarak kabul eden bu kişi benzeri harika çocuklarının edebiyat ve sanat dünyasındaki sayısı bir hayli kabarıktır. İnsanı insanlığından çıkaran neoliberalizmin yapılandırılmasının ilk toplantısına önayak olan Walter Lippmann da, siyasi yazar ve edebiyatçı olarak, dünya tiyatrosunda sosyalizm karşısında kapitalizme prim verenlerdend..]]> Sun, 29 Mar 2015 07:19:12 +0300 Tiyatrolar gününde tiyatroyu düşünmek https://www.evrensel.net/yazi/73701/tiyatrolar-gununde-tiyatroyu-dusunmek https://www.evrensel.net/yazi/73701/tiyatrolar-gununde-tiyatroyu-dusunmek? Değerli okuyucular, sizlere bu yazıyı dün, Cuma günü hazırladım. Dün “Tiyatrolar Günü” idi. Tiyatro deyince aklımıza, seyircilerin izlediği sahne ve oyun gelir. Bugün sizlere başka bir senaryo sunmak istiyorum. Gelin, tüm dünyayı, onun içinde Türkiye’yi sahne, insanları ya da insanlarımızı da bu sahnede rol alan oynayıcılar olarak düşünelim. Böylesi romanlar vardır. Çoğumuzun hatırlayacağı gibi, Eric Arthur Blair’in George Orwell takma ad ile yazdığı ünlü “Hayvanlar Çiftliği” bu konuda en ünlü örnekler arasındadır. Blair toplumsal baskılara karşı çıkışı ile bilinir. Kapitalizmin örtülü baskılarını algılayamayıp, reel sosyalizmin topluma açık müdahalelerini baskı olarak kabul eden bu kişi benzeri harika çocuklarının edebiyat ve sanat dünyasındaki sayısı bir hayli kabarıktır. İnsanı insanlığından çıkaran neoliberalizmin yapılandırılmasının ilk toplantısına önayak olan Walter Lippmann da, siyasi yazar ve edebiyatçı olarak, dünya tiyatrosunda sosyalizm karşısında kapitalizme prim verenl..]]> Sat, 28 Mar 2015 04:53:16 +0300 Ben de özür diliyorum! https://www.evrensel.net/yazi/73647/ben-de-ozur-diliyorum https://www.evrensel.net/yazi/73647/ben-de-ozur-diliyorum? Vaktiyle AKP’yi yere göğe koymayan, bugün kara yüzü ortaya çıkmış olan bu örgütü öve öve bitirmeyen kendinden menkul aydınlar yaşanan derin faşizm karşısında biraz utangaç tavırla özür dilemeye başladılar. Halk aldanabilir, ama bir akademisyen aldanmaz, aldanamaz, çünkü gidişatı, yani genel trendi görerek böyle bir başlangıcın nereye varacağını görebilir, hesaplayabilir. Bu sözde aydın kesiminin bence bugün yapması gereken şey salt özür dilemek olamaz. O insanlar artık lütfen sussunlar. Ne gariptir ki, ben kendimi bir aydın olarak göremiyorum, daha doğrusu hiçbir edepli insan kendisini aydın olarak görmez, görmemelidir. Fakat bir akademisyenim. Bir akademisyen olarak ben de bugün özür dilemeye geldim huzurunuza. Ben AKP döneminden önce iktidara gelmiş partiler ve bu partilerin başkanlarından gerçekten özür diliyorum. Bir zamanlar, daha doğrusu tüm partilerin işbaşında olduğu dönemlerde onların icraatlarını eleştirmiş, başkanlarını ve/veya yöneticilerini eleştirmiştim. Bunların ar..]]> Sat, 21 Mar 2015 04:56:40 +0300 Her zulüm bir gün yıkılır https://www.evrensel.net/yazi/73594/her-zulum-bir-gun-yikilir https://www.evrensel.net/yazi/73594/her-zulum-bir-gun-yikilir? Toplumsal yaşam devamlı yürüyen şerit gibidir. Bu yürüyüşte iki konu vardır, ki bu konular insanların yüreğinde umut ışıklarının devamlı yanık kalmasını sağlar. Konulardan biri devamlı değişim, diğeri ise değişimin şöyle ya da böyle doğruya veya hakkaniyete yönelik olduğudur. Bu iki güçtür ki, insanları ve ulusları faşizmin ve zulmün zindanından bir gün çeker çıkarır. Türkiye, bu yola girmiş olup, zamanla hızlanırcasına yoluna devam edecektir. Artık bir gafilin dediğini doğru okuma zamanı gelmiştir; “12 yıllık reklam arası”(!) bitmek üzeredir. Üniversiteler uyanıyor ve başkanlık zorbalığına karşı direniyor; bildiriler yayımlayarak “Türki Tipi Başkanlık” zırvalığını ayaklarının altına alıyor. En eski üniversitelerimizden İstanbul Üniversitesinde üniversiteye yakışır bir rektör seçimi yapıldı. Eğilim yoklamasına katılmış her haysiyetli üniversite hocasının böylesi bir oy potansiyeli karşısında hocalık namusuna yaraşır şekilde bu sonuca saygılı olması gerekir. Böylesi dik duruşla, siyas..]]> Sat, 14 Mar 2015 05:00:40 +0300 Üniversiteye açık siyasi müdahale https://www.evrensel.net/yazi/73546/universiteye-acik-siyasi-mudahale https://www.evrensel.net/yazi/73546/universiteye-acik-siyasi-mudahale? İstanbul Üniversitesinde boşalan rektörlüğü kapmaya yeltenen siyasi hırs önümüzdeki hafta “baskın seçim” yapacaktır. Tabiatıyla, bu tür kararlar siyasi kademelerin en üst düzeylerinde alınmazlar. Karar orta kademede alınır, ama orta kademede alınan karar, Türkiye’nin içinden geçtiği “mahalle yönetimi faşizmi” tünelinde mutlaka üst kademelerle ilintilidir. Üst kademelere danışılmadan, el-etek öpülmeden hiçbir kademede karar alınamaz. Rektörlük akademik anlamda ve alanda fazla önemli olmayan, üniversite kurumunun yönetsel özerkliğinin sembolüdür. Bununla beraber, doğal olarak, üniversitenin geleceğe yönelik projeksiyonları ve amaçlarının belirlenmesinde ve fakülteler arasında bu konuda eş güdüm hizmeti görülmesinde rektörlük önemli bir mevkidir. Bunun dışında rektörlük YÖK ve sair üst düzey yöneticilerle ilişkiler içinde ülkesel bilim yaşamı üzerinde de etkili bir makam olarak görülebilir. Tabii, tüm bu yürüyüşler yukarının üniversite üzerinde despotik baskılamasının olmadığı, ül..]]> Sat, 07 Mar 2015 04:56:53 +0300 Bir oturumdan toplumsal manzara https://www.evrensel.net/yazi/73494/bir-oturumdan-toplumsal-manzara https://www.evrensel.net/yazi/73494/bir-oturumdan-toplumsal-manzara? Geçen akşam TV’de bir oturum izledim. Fazla detaya girmeden ve oturumun künyesini açık etmeden sadece oturumun bende düşündürdüklerini kısa bir yazı boyutunda yansıtmak istedim. Her oturumda olduğu gibi, izlediğim oturumda da, çok keskin olmamakla beraber, karşıt görüşte kişiler vardı. Belki de tarafların aşırı zıt olmamaları nedeni ile oturum olgun ve yapıcı fikirlerin ileri sürüldüğü gayet nezih bir ortamda cereyan etti. Oturumda en geniş işlenen konu, AKP iktidarının “dindar nesil” başlığı altında yürüttüğü politikanın ne denli anlamsız ve yanlış olduğu idi. Hemen şunu belirtmeliyim ki, AKP’nin dindar nesil yetiştirme politikası ile ufacık çocuklara anlamsız ve yararsız konuları ezberletmeye yeltenmesinin faydadan çok hem yetişen nesle hem de bizzat din kurumuna büyük zarar vereceği konusunda tüm konuşmacıların tam bir ittifak içinde olması ilerisi için çok ümit verici bir nokta idi. Aynı şekilde, çocuklarımıza genel ahlak ve davranış kültürü verilmesinin gerekli olmasına karşın, b..]]> Sat, 28 Feb 2015 05:00:09 +0300 AKP’nin ölümüne ihtiyacı var https://www.evrensel.net/yazi/73449/akpnin-olumune-ihtiyaci-var https://www.evrensel.net/yazi/73449/akpnin-olumune-ihtiyaci-var? Hepimiz biliyoruz ki, bir ülke vatandaşlarının en önemli güvencesi hukuk sistemi, anayasa ve devlet aygıtının meşru organlarıdır. Şu anda Türkiye’de giderek çökertilen bir hukuk sistemi, tamamıyla rafa kaldırılan bir anayasa ve işgal altında tutulan devlet aygıtı var. O zaman neye güveneceğiz, nereye sığınacağız? Bu ilkel sorunun yanıtı ise çok açıktır. Hiçbir hukuk kuralının bulunmadığı bir ormanda pusulur ve en güçlüye sığınılır. Hukuk sisteminin çalıştırılmadığı, devletin işgal edilerek kurumlarının baskılandığı bir toplumda en güçlü, tarihin çeşitli dönemlerinde çeşitli ülkelerde görüldüğü üzere, bu suçları işleyen faşist siyaset odaklarıdır. Şu anda Türkiye’de siyaset sahnesinde “dayatmacı zorba” karşısında “makul aktör” rollerinin paylaşılarak yürütülen siyasetin tek hedefi önümüzdeki seçimlerde iktidardan düşmemektir. Böyle bir yol demokratik midir? Tabii ki değil; hukuk sisteminin işlemez hale sokulduğu bir toplumda demokrasiden nasıl söz edebiliriz ki! Toplumların ..]]> Sat, 21 Feb 2015 04:58:11 +0300 Faiz lobisini kim oluşturuyor? https://www.evrensel.net/yazi/73395/faiz-lobisini-kim-olusturuyor https://www.evrensel.net/yazi/73395/faiz-lobisini-kim-olusturuyor? Siyaseti ne kadar seversek sevelim, ona ne denli hakim olduğumuzu düşünürsek düşünelim, devlet aygıtının her kademesine hakim olmak tek adam olarak hiçbir babayiğidin harcı değildir. Zaten bu denli dallı budaklı bürokrasinin mevcudiyeti de bu gerekçeye dayanır. Her bir daire o alanın mütehassısları tarafından yürütülür. Özal, devlet bürokrasisinden gelmiş olmakla beraber, bu gerçeği çiğneyerek ya da bürokrasi ile kırtasiyeyi karıştırarak, “bürokrasiyi kaldırmayı” hedeflemişti. Türkiye’de AKP’nin yavaş yavaş “Devlet”e yürüyerek, başta yargı olmak üzere bürokrasinin tüm kademelerini paralelciler aleyhine ele geçirmelerinin bu aşamasında şimdi de Merkez Bankası gündeme geldi. Ne var ki, tüm kademeler oldukça sessizce paralel yapıdan temizlenip AKP’lileştirilirken Merkez Bankası, onun da elinde olmadan, belirli bir direnç gösterdi ve işte karşımıza yeni dolar dalgalanması ve ona bağlı olarak da borsa salınımları çıktı. Türkiye’de faiz uzun yıllardır yüksek seyrediyordu. Hatta bazı ekonomi..]]> Sat, 14 Feb 2015 05:00:21 +0300 Faiz cehaleti https://www.evrensel.net/yazi/73349/faiz-cehaleti https://www.evrensel.net/yazi/73349/faiz-cehaleti? Bazı koşullarda insanların ve toplumların genel düzeyleri çok net olarak yansır. Gençler arasında tertiplenen uluslararası bilgi yarışmalarında oldukça gerilerden gelmemiz hiç de rastlantısal değildir. Geçen günkü öğretmen atamalarına bakalım; en çok ve en az öğretmen atamalarının hangi alanlarda yapıldığına bir göz atalım. Diğer taraftan bir sorgulamada bir savcının insanlara, din ve vicdan özgürlüğünden mi yoksa ifade özgürlüğünden mi yana olduklarını sorması, eğer kasıtlı değilse, eğitim sistemi üzerinde derin düşünmemizi ve kafamızı taşlara vurmamızı gerektiren bir durumu sergilemektedir. Din ve vicdan deruni ve her insanın kendi tercihine göre içinde olan, niteliği itibariyle engellenmesi söz konusu olamayan bir alan, ifade ise bir duygu ve düşüncenin topluma açık edilmesidir. Bir alan, niteliği itibariyle engellenemez, diğer alan ise zorbalıkla bir süre için engellenebilir. Eğitimde felsefe okutulmadığı, toplumda yayılan her sözcüğü düşünmeden kullanmaya başladığımızda böylesi ce..]]> Sat, 07 Feb 2015 05:00:45 +0300 Yunanistan değişiyor mu? https://www.evrensel.net/yazi/73300/yunanistan-degisiyor-mu https://www.evrensel.net/yazi/73300/yunanistan-degisiyor-mu? Kimilerinin “Avrupa’nın şımarık çocuğu” dediği, kimilerinin Avrupa birliğinin “hovarda şımarığı” adını taktığı komşumuz Yunanistan’da, 25 Ocak günü yeni bir yola giriş gerçekleşti. Son altı yıldır devamlı küçülen ekonomide, cari açık yüzde 15’ler düzeyinde iken, daralma sonucunda ithalatın yapılamaz olması nedeniyle kapanmaya yüz tuttuğu, işsizliğin tavan yaptığı, gençlerde bu oranın yüzde 60’lara kadar yükseldiği, kısacası ekonomik durgunluk ve kriz sözcüklerini de aşarcasına adeta batma noktasına gelmiş olduğu bir ekonomide Syriza Partisi oyların yüzde 36,23’ünü alarak, parlamentoda 300 koltuğun 149’una sahip oldu. Parti başkanı, şimdiki başbakan Alexis Tsipras 15 Eylül 2014 tarihinde kendi halkı kadar, Avrupa Birliği’ne hatta troyka olarak adlandırılan AB Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası ve IMF’den oluşan üçlüye yönelik Selanik Programı’nı açıkladı. Her ne kadar bu program, İkinci Paylaşım Savaşı ertesinde Almanya’nın Batı dünyasına olan borçlarının affını konusundaki 1952-53 Lond..]]> Sat, 31 Jan 2015 04:57:25 +0300 Luther, Calvin artık lütfen geliniz https://www.evrensel.net/yazi/73248/luther-calvin-artik-lutfen-geliniz https://www.evrensel.net/yazi/73248/luther-calvin-artik-lutfen-geliniz? Batı dünyası din ve mezhep kavgalarını kapatalı değil yıllar, asırlar geçti. Türkiye’nin Batılaşma hamlesini cumhuriyetle başlatmak ne kadar hatalı ise, laikliğe yönelişini de aynı dönemle başlatmak o denli hatalıdır. Tabii ki, cumhuriyet Osmanlı’nın son dönem çırpınışlarından çok ciddi ve radikal bir kopuştur, ancak, sosyolojik olarak her devrim hareketinde olduğu gibi, cumhuriyetin oluşumunda da tarihsel koşulların önemli harcının olduğu yadsınamaz. On beşinci yüzyılın sonlarına doğru dünyaya gelmiş ve on altıncı yüzyılın ilk yarısını yaşamış olan Luther, aslında keşiş olmasına rağmen, kiliseye karşı gelmiştir. On altıncı yüzyılın ilk yarısında yaşamış olan Calvin de Batı dinsel anlayışında büyük reform hareketinin mimarlarındandır. Doğal olarak, İslam dünyasında da, başta İbni Rüşd olmak üzere birçok düşünür ve din alimi nakli bilgi ve dogmaya karşı çıkmıştır. Fakat, en son söylenmesi gerekeni baştan söylemek gerekirse; günümüzde gelinen noktada, maalesef, hemen hiçbir yoruma meyda..]]> Sat, 24 Jan 2015 05:00:58 +0300 Dünya ekonomisinin büyüme hızı geriliyor https://www.evrensel.net/yazi/73195/dunya-ekonomisinin-buyume-hizi-geriliyor https://www.evrensel.net/yazi/73195/dunya-ekonomisinin-buyume-hizi-geriliyor? Dünya Bankası raporunda dünya ekonomisi için daha önce tahmin edilen yüzde 3.4’lük büyüme oranında revizyona gidilmiş ve büyüme oranı yüzde 3’e çekilmiş. Denebilir ki, sadece 0.4 puanlık bir gerilemeyi fazla büyütmemek gerekir. Evet, gerileme puanı küçük bir değeri ifade etmektedir, ancak, zaten büyüme oranı da fazla büyük bir değer değildir. Dolayısıyla temelde küçük değerde küçük puanda bir gerileme önemlidir. Dünya Bankasının bu tahminleri genel dünya içindir. Aynı raporda gelişmiş ekonomiler için farklı gelişmekte olan ekonomiler için farklı tahminler yapılmıştır. Genel olarak bakarsak, gelişmiş ekonomiler için daha düşük, gelişmekte olan ekonomiler için ise görece daha yüksek büyüme oranları belirlenmiştir. Tüm bu değerler tahmindir. Doğal olarak, bu değerler beklenmedik olaylar karşısında değişebilir. Bu noktada iki konuya değinmem gerekiyor. Bunlardan birincisi, kapitalist sistem içinde söz konusu genel gerilemenin emekçiler üzerindeki olumsuz etkisidir. Ekonomiler geriledikçe..]]> Sat, 17 Jan 2015 05:00:22 +0300 Nüfus meselesi https://www.evrensel.net/yazi/73148/nufus-meselesi https://www.evrensel.net/yazi/73148/nufus-meselesi? İktidarın kafa yorduğu nüfus meselesi AKP’ye bırakılamayacak kadar önemlidir. 1960’lı yılların ilk dönemlerinde İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde öğrencilik yaparken, şimdiki iktidarın liderlerinin hocası ve yol göstericisi olmuş olan Profesör Sabahattin Zaim hocadan da benzer ifadeleri işitirdik. Hocanın anlatımında da Batılıların kasıtlı politikası söylemi geçerdi. Ancak, hoca meseleye çok daha bilimsel yaklaşırdı. Öyle anlaşılıyor ki, bu mesele bir ekolün ciddi şekilde kafa yorduğu bir konu olagelmiş. Ülke nüfuslarının yaşlanması emeklilik konusundan çeşitli siyasi alanlara dek uzanan boyutta bir konudur. Bu itibarla meseleyi uzun vadeli programa oturtmadan ele almak anlamlı ve bilimsel olamaz. Hele de meseleyi kadınlarla ilgili açık ya da örtülü amacın uygun anahtarı olarak görmek ve konuyu buna yönelik kurgulamak, tek kelimeyle, yanlıştır. Her şeyden önce “nüfus” ile ne anlaşıldığının ortaya koyulması gerekir. Eğer nüfus ile salt biyolojik varlık kastediliyorsa b..]]> Sat, 10 Jan 2015 04:58:11 +0300 Ümit edilir ki! https://www.evrensel.net/yazi/72993/umit-edilir-ki https://www.evrensel.net/yazi/72993/umit-edilir-ki? Bu yazıyı yazarken yeni yıla daha bir haftalık bir süre var. Gelecek hafta yılın son yazısını yazıyor olacaktım. Ancak, yurt dışında bulunan oğullarımla birlikte yeni yıla girerek, hasret giderebilmek için yurt dışında bulunacağımdan, yılın son yazısını şimdi yazıyorum. Böyle olunca, değerli meslektaşım Sinan Alçın ile tartışmanın son aşamalarını yeni yıla taşırken, tüm değerli okuyuculara da sağlıklı, mutlu ve başarılı bir yıl ve yıllar diliyorum! İki gün önce Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi İktisat ve İşletme Kulübü arkadaşların daveti vesilesiyle yaptığım toplantıda, bir genç meslektaşımın bu tartışmaya atıf yaparak soru yöneltmesi böylesi tartışmaların genel yararı hakkında bende çok sevindirici bir kanaat oluşturdu. Bu vesile ile ilgili kulüp arkadaşlarımı kutluyorum. Soru üzerine, tartışmamızla ilgili kısa bir açıklama yaparak, tartışmayı, izninizle gelecek yıla taşımak istiyorum. Değerli meslektaşım haklı olarak benim kullandığım “kamusal mülkiyet” kavramını işaret etmiş. Do..]]> Sat, 20 Dec 2014 05:00:57 +0300 Kalkınma tartışması https://www.evrensel.net/yazi/72941/kalkinma-tartismasi https://www.evrensel.net/yazi/72941/kalkinma-tartismasi? Geçen haftaki yazıma değerli meslektaşım Sinan Alçın’dan yerinde ve güzel bir yanıt geldi. Meslektaşıma teşekkürler, bütçe görüşmelerinin yapıldığı, bütçe dışı çirkin atışmalarda tüm kirli çamaşırların saçıldığı bir ortamda, akademik bir konuyu insanca ve dostça tartışmanın yaşamımızda çok daha anlamlı yeri olacağını düşünüyorum. Geçen hafta kalkınma konusuna kısaca değinip, bu arada yaşanan sıkıntıların toplumda adaletsiz dağıldığını, kalkınma aşamalarında sistemler arasında fazla fark olmadığını, gerçekten biraz eksik boyutu ile, ileri sürmüştüm. Bu yazıda, geçen haftaki yazımı esas alıp, meslektaşımın geliştirdiği noktalar üzerinde kısaca fikirlerimi belirteceğim. Belirtmem gereken birinci nokta, sistemden bağımsız, hatta kişisel uğraşlarda dahi her tür ekonomik faaliyetin alternatif maliyeti olduğudur. Örneğin, bir ev kadınının ev işi yapması da (İdeolojik bir anlatım olduğunun farkındayım!) ya da bir ailenin öz tüketim için kendi bahçesinde ekip biçmesi de maliyetlidir. Hatta, b..]]> Sat, 13 Dec 2014 05:00:23 +0300 Kalkınma sıkıntıları mı? https://www.evrensel.net/yazi/72896/kalkinma-sikintilari-mi https://www.evrensel.net/yazi/72896/kalkinma-sikintilari-mi? Sosyal alanda yaşanan iktisadi kalkınma olayı fizik alanında yaşanan uçağın kalkış “take-off” aşamasına denk düşer. O esnada çok büyük sıkıntılar yaşanır; emek üzerine ağır yük bindiği gibi, sermaye sahibi de yüksek kârlarla kendisine emanet edilen toplumsal artık üzerinde har vurup harman savuramaz, tasarruf oranını yükseltir. Bu dönemde kamu bütçesi de yük çeker; sermayeye tanınan avantajlar nedeniyle vergi gelirleri sıkışır, sosyal harcamalar istenildiği düzeyde gerçekleşemez, devletin alt-yapı harcamaları yoğunlaşır vs. kısacası hem kamu hem de özel kesim ciddi yük altında kalkınma çabalarını sürdürmeye çalışır. Böylesi olağanüstü sıkışıklık dönemlerinde uygulanan ekonomik sistemin özelliklerine göre toplum, açık veya örtülü olarak, baskılı süreçten geçiyor olabilir. Kapitalist sistemin ilk sanayileşme ve kapitalistleşme dönemlerinde özellikle İngiltere’de yaşanan Püriten ahlak ve felsefe anlayışı, Weber’in eserlerinden çok açık görüldüğü gibi, özellikle emek üzerinde ciddi baskı ..]]> Sun, 07 Dec 2014 04:58:40 +0300 Beyinlerin metalaştırılması https://www.evrensel.net/yazi/72837/beyinlerin-metalastirilmasi https://www.evrensel.net/yazi/72837/beyinlerin-metalastirilmasi? Toplu taşıma araçlarında insanlar bir şeyle meşgul. Evde aileler bir arada iken genellikle gençler bir şeyle meşgul. Otobüs duraklarında otobüs bekleyenler bir şeyle meşgul. Sevgililer buluşup karşılıklı otururken birbirleri ile konuşmayıp bir şeyle meşgul oluyorlar. Aklımıza gelen gelmeyen hemen her ortamda insanlar birbirleri ile konuşmayıp, birbirlerinin yüzüne bakmadan bir şeyle meşgul oluyorlar. Eskiden iletişim emek-yoğun olurdu, şimdi ise teknoloji-yoğun yapılıyor; insanlar araya bir araç koyuyor, araç vasıtasıyla konuşuyor. Eskiden insanların servet ve güç gösterisi araba, lüks mobilya, mücevherlerle donatılmış kol saati ya da sair eşyalarla gerçekleştiriliyordu. İnsanların bu zaafını keşfeden üreticiler de ona göre ürün üretiyorlar. Şimdi de insanlar buluştuklarında ya da toplantılarda selamdan önce masaya o garip aleti koyuyorlar. Kimin aleti daha yeni model ya da daha marifetli ise o daha üst perdeden gücünü kanıtlamış oluyor. Uçak piste tekerleğini koyar koymaz elektronik..]]> Sat, 29 Nov 2014 05:00:49 +0300 İstanbul'dan bir Piketty geçti https://www.evrensel.net/yazi/72784/istanbuldan-bir-piketty-gecti https://www.evrensel.net/yazi/72784/istanbuldan-bir-piketty-gecti? Geçtiğimiz günlerde İstanbul’dan oldukça ünlü bir iktisatçı geçti: Thomas Piketty. Bu kişinin ününün, 685 sayfalık kitabının anında İngilizceye, Türkçeye daha birçok dile çevrilmesinden değil, ismi, cismi ve içeriği ile Marx’ı örtülü şekilde hedef almasından geldiği kanaatindeyim. Kitabı ilk gördüğümde aklıma Marx’ın Kapital’i geldi. Kitap, kalınlığı ve başlığın yazılış şekli ile tamamıyla Kapital’i anımsatıyor. Doğrusu, böylesi bir kopyalama pek akıllı işi olmasa gerek; zira, kendisine güvenen hiç kimse hasım aldığı kişi veya eserle böylesi yüzeysel şekli yöntemle mücadeleye girişmez, çünkü bu tavır saldırılanın değil, saldıranın aleyhinedir. Piketty, kitabına Kapital adını verip, başlığın altına da “Yirmi Birinci Yüzyılda” ibaresini eklemiş bulunmaktadır. Gerçek amaç böyle mi, bilinmemekle beraber, sanki Marx’ın Kapitali’nden iki asır geçmiş olduğu ima edilircesine, günümüz sistemine iki asır önce ortaya koyulan yaklaşımla değil de, Piketty yaklaşımı ile bakılması gerektiği ima ed..]]> Sat, 22 Nov 2014 05:00:07 +0300 Merak ediyorum, acaba ne düşünürler! https://www.evrensel.net/yazi/72733/merak-ediyorum-acaba-ne-dusunurler https://www.evrensel.net/yazi/72733/merak-ediyorum-acaba-ne-dusunurler? Halk olarak bizler devlet makinesinin işleyişini yönetsel ya da yargısal açılardan dışarıdan izleyerek, bazı uygulamaların hukuka ters, bazılarının antidemokratik ya da faşizan olduklarını düşünürüz. Merakım; acaba devletin içindekilerin bu yaşananlara nasıl baktığıdır! Bunca iş cinayetleri yaşanırken; toplumsal olaylarda emniyet güçleri sanki saptanmış olarak Alevi vatandaşlara gaz fişeği isabet ettirerek yaralar, hatta yaşamlarını sonlandırırken; yargı organı ilgisiz bir öğrencinin işgüzarlığını dikkate alarak, hukuk içinde işlem yapan bir öğretim üyesini, Profesör Renan Pekünlü’yü, Türkiye’yi dünya aleme rezil edercesine mahkum ederken; Cumhurbaşkanlığı döneminde Gül’e ABD ziyaretinde soru soran öğrenciye, edinilen bilgilere göre Ankara merkezli taciz postaları gönderilirken; SOMA olayında yere düşmüş bir insana tekme atan kamu görevlisi cezalandırılması yerine taltif edilirken; el diyarlarda yabancı gazeteciler dahi AKP sarayını basın toplantısında konu edinirken ve daha saymakla ..]]> Sat, 15 Nov 2014 05:00:46 +0300 Mutad vaatler ve mutad bir yazı https://www.evrensel.net/yazi/72675/mutad-vaatler-ve-mutad-bir-yazi https://www.evrensel.net/yazi/72675/mutad-vaatler-ve-mutad-bir-yazi? AKP 25 maddelik “Yapısal Dönüşüm Paketi”ni açıkladı. Ne diyelim; hayırlara vesile olsun! Artık bazı ifade ve girişimlere öylesine alıştık ki, söylenecek başka bir şey kalmamaktadır. Küreselleşen dünyada kalkınmasını tamamlamaya çalışan ve hızla yükselen rekabete ayak uydurmaya gayret eden bir ülke olan Türkiye’de yöneticiler tabii ki bazı ciddi girişimler yapma ve planlar oluşturma durumundadırlar. Orta vadeli planlar ya da ekonomik paket programları bu tür girişimlerin doğal sonucu olsa gerek. Buraya kadar fazla söylenecek bir şey yok; yani, her şey, her yapılan fevkalade doğru ve geçerli gibi gözükmektedir. Ancak; eğer plan ve programlarla ya da dışarıdan devşirilen uzman ekiplerle ülkeler kalkınabilselerdi, her ülke bu yola başvurur, birkaç yılını hatta on yıllarını feda eder ve kalkınmış bir ülke olarak dünya yüzeyine çıkardı. Bunun böyle olmadığı bizzat ülkelerin kalkınma çabalarının incelenmesinden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, önümüzde iki yol olduğu açıkça görülmektedir..]]> Sat, 08 Nov 2014 05:00:45 +0300 Her şey çok normal değil mi! https://www.evrensel.net/yazi/72621/her-sey-cok-normal-degil-mi https://www.evrensel.net/yazi/72621/her-sey-cok-normal-degil-mi? Kömür, doğrudan ve/veya dönüştürülerek enerji üretiminde kullanılan önemli bir cevherdir. Kömür, üretimi zor, kirli ve çevre düşmanıdır, ama ekonomik gerekçelerle vazgeçilemez bir cevherdir. Çünkü; çevre maliyeti hesaplarına girmiyor, üretim sömürü üzerinden gerçekleştirildiğinden maliyet tasarrufu sağlanabiliyor. “Yükseklerde yaşayan yiğit insanların ülkesi” olarak da anılan, deniz seviyesinden yaklaşık 1400 metre yüksekteki Ermenek’te kömür cevheri insanların hemen tek geçim kaynağıdır. İnsanların tek geçim kaynağına muhtaç olduğu bir ortamda insani değerler ya da merhamet söz konusu olur mu! İnsanlar salt Ermenek’te mi, tek geçim kaynağına muhtaç oldukları gerekçesiyle, sömürü altında oldukları halde duruma siyaseten müdahale etmekten çekinmekteler? Soma’nın üzerinden daha bir yıl bile geçmeden, torba yasasında yaşam odası unutulurken (tabii ki, sehven!), madenlerle ilgili (Sadece madenler mi, belki de kafalarda özel yaşamımız da dahil, hemen her şeyle ilgili) izin belgesi ulu dene..]]> Sat, 01 Nov 2014 05:00:42 +0300 Vitrindeki görüntüler https://www.evrensel.net/yazi/72565/vitrindeki-goruntuler https://www.evrensel.net/yazi/72565/vitrindeki-goruntuler? Bir ülkenin dış dünya nezdinde tanınması başlıca iki kanaldan olur. Birincisi, ülkenin vitrine koyduğu ürünlerdir. Bir ülkenin vitrine koyduğu ürünlerin başında üst düzey siyasetçiler, doğal olarak da devlet başkanı ya da cumhurbaşkanı veya bakanlar kurulu gelir. Aynı kanalda vitrinde yer alan ürünler arasında iç siyasette önemli yer tutan idari ya da yargısal kararlar da söz konusudur. Bu ölçütle Türkiye’nin dış dünyadaki yansımasına baktığımızda Cumhurbaşkanının icraatı tam bir felakettir. Her an her konuda fikir sahibi olduğunu zanneden cumhurbaşkanının her konuya karışması makamı ve genel teamüllerle uyumlu değildir. Cumhurbaşkanının yaptığı her gaf dış dünyada salt cumhurbaşkanını değil, maalesef, tüm ülkeyi bağlamaktadır. Bu nedenledir ki, ileri ülke cumhurbaşkanları ya da devlet başkanları devamlı konuşma krizinde olmadıkları gibi, i..]]> Sat, 25 Oct 2014 00:05:10 +0400 Artvin-Çoruh Üniversitesi zenginliği https://www.evrensel.net/yazi/72508/artvin-coruh-universitesi-zenginligi https://www.evrensel.net/yazi/72508/artvin-coruh-universitesi-zenginligi? Artvin-Çoruh Üniversitesi, 15-17 Ekim tarihleri arasında fevkalade zengin içerikli bir Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi gerçekleştirdi. Üç gün devam eden kongrede, yabancı konuklarla ülke akademisyenleri buluştuğu gibi, ülkenin çeşitli yörelerinden katılan genç akademisyen meslektaşlar da bir araya gelip çalışmalarını sergileme ve fikir alış verişinde bulunma şansını yakaladı. Artvin-Çoruh Üniversitesi böylesi geniş katılımlı bir kongre konuklarına ev sahipliği yaparak, ülkemiz akademik yaşamında çok önemli bir adım atmış oldu. Bu güçlü atılım için Üniversite Rektörü Profesör Mehmet Duman başta olmak üzere, tertip organizasyonunda emeği geçen tüm Akademisyen dostlar gerçek bir teşekkürü hak etmiş bulunuyor. Üç gün devam eden kongrede iki yabancı akademisyen güncel ha..]]> Sat, 18 Oct 2014 00:11:23 +0400 Her sürecin bir sonu vardır https://www.evrensel.net/yazi/72459/her-surecin-bir-sonu-vardir https://www.evrensel.net/yazi/72459/her-surecin-bir-sonu-vardir? AKP hem iç hem de dış siyasette ülkeye ve dünya halklarına karşı inanılmaz hatalar ve yanlışlıklar yaparak, etrafa zarar vermektedir. Bir Cumhurbaşkanlığı spor karşılaşmasında AKP’li ve karşıt gençlerin çatışması belki de Türkiye tarihinde ilk defa görülmüş bir olumsuzluktur. Türkiye Cumhuriyeti’nde hemen tüm Cumhurbaşkanlığı Kupası müsabakalarında, cumhurbaşkanı sevilsin ya da sevilmesin, böyle bir vahamet yaşanmadı! Eğer yaşanan vahamet bir sonuç ise, bu sonucu yaratan, oniki yıldır tüm iktidara sahipken seçim kanununu değiştirmeyip antidemokratik biçimde iktidarı işgal ederek halkı bölen siyasi kadrodur! Gezi kalkışına iktidarın bitmeyen kini, kendi ektikleri rüzgarın fırtınaya dönmesi korkusunun sonucudur. AKP insanları, halkları böldü. Türkiye’yi kamu hizmetlerinden başlayıp, tedricen özel sektör kuruluşlarına da yayarcası..]]> Sat, 11 Oct 2014 00:27:20 +0400 Bir bayram yazısı nasıl olur? https://www.evrensel.net/yazi/72405/bir-bayram-yazisi-nasil-olur https://www.evrensel.net/yazi/72405/bir-bayram-yazisi-nasil-olur? Öyle denir ki, bayramlar mutluluk ve neşe günleridir. İnsanlar çeşitli vesilelerle mutlu olurlar. Bayramlar da bu vesilelerden biridir. Bugün Kurban Bayramı’nın ilk günü. Bizim de mutlu olmamız gerekir. Evet, ben de çok mutluyum! Niçin olmayayım ki, şükürler olsun tezkere parlamentodan geçti de, huzur içinde uyuyabileceğiz. Böylece, hem öteden beri, ABD’nin emri ile diş bilediğimiz Esad zor durumda kalacak, belki de ortadan kaldırılmış olacak, hem de cari açığa umar olabilecek dolarlar ülkemize akarak, ekonomiyi canlandıracak. Nasıl mutlu olmayayım ki, artık neredeyse tüm okullarımız imam hatip sistemine girdi. Böylece, hem okullarda kılık kıyafet çok daha insani olacak, hem de çocuklarımız fizik, kimya ya da matematik gibi işimize yaramayan boş bilgi ameleliğinden kurtulup bir an önce aile yuvasına kavuşarak, dindar ordu yetiştirip, siyaseti old..]]> Sat, 04 Oct 2014 00:45:19 +0400 Eczacılar https://www.evrensel.net/yazi/72356/eczacilar https://www.evrensel.net/yazi/72356/eczacilar? Türk Eczacıları Birliği Perşembe günü başlayan ve üç gün devam eden 12 inci Eczacılık Kongresini tertipledi. Kongrenin ilk gününde “Dünya’da ve Türkiye’de Güncel Gelişmeler: Siyaset, İktisat, Toplum” başlıklı panelde beş konuşmacı fikirlerini, açıkladı. Panelin sonunda da salondan söz alanlar kısmen katkı yaptı kısmen de panelistlere sorular yönelterek, konunun etraflıca tartışılmasına yol açtılar. Benim de konuşmacı olarak katıldığım panelde ilk dikkati çeken husus, Türkiye’nin tam bir kafa karışıklığını yansıtan fikirlerin saçılması oldu. Tabiatıyla böylesi bir farklılık demokrasi açısından ilk bakışta hoştur. Ne var ki, çok farklı konuşmaları aynı saygı ile dinleyen salonun da fark ettiğini düşündüğüm gibi, panelin, umarım hepimize en önemli öğretisinin, farklı fikirlerin temsil edilmesinin zenginleş..]]> Sat, 27 Sep 2014 00:20:11 +0400 Yapı bozuculuk https://www.evrensel.net/yazi/72300/yapi-bozuculuk https://www.evrensel.net/yazi/72300/yapi-bozuculuk? Son dönem Fransız sosyologları ve filozofları fevkalade ilginç, çoğu zaman da anlaşılması güç teoriler ya da görüşler ortaya atmaktalar. Bunlarda biri de, başlıkta kullandığım, yapı bozuculuk kavramıdır. Bir banka ve kredi değerlendirme kuruluşları ile ilgili olarak cumhurbaşkanının konuşmalarını dinleyince aklıma bu kavram geldi, tabiatıyla içeriği ve felsefesi ile değil de - zaten böyle bir şey olamaz - işlevi ile! Üst düzeyli bir siyasetçi bir ülkede tüm kurumları bozarsa, bunun bir gidişe işaret ettiği açıktır. Kamusal görevlerle yükümlü bir insan dar bir alanda yaşamayıp, davranış ve sözleri çok geniş alanlara hatta tüm dünyaya yayılıyor olabildiğinden, her davranışına ve konuşmasına dikkat etmek mecburiyetindedir. Zira, üst düzey siyasilerin söz ve davranışları uluslararası alanda salt kendisini değil, ülkeyi ve tüm toplum..]]> Sat, 20 Sep 2014 00:14:54 +0400 Siyasetin yandaşla buluşması https://www.evrensel.net/yazi/72246/siyasetin-yandasla-bulusmasi https://www.evrensel.net/yazi/72246/siyasetin-yandasla-bulusmasi? Türkiye Cumhuriyeti, son 12 yıla dek, ekonomi alanında tökezlemekle beraber, yönetim alanında şöyle veya böyle çağdaş sisteme uymaya çalışıyor, kimi zaman da oldukça üstün başarılar sağlıyordu. Buna bir örnek olarak, üniversite giriş sınavı sistemi verilebilir. Bu sınav bir zamanlar gelişmiş ülkelerin dahi dikkatini çekiyor, hatta eksperlerini gönderip, nasıl oluyor da bu denli büyük bir kütleyi böylesi bir sıralamaya tabi tutup, o zamanlar kıt olan üniversitelere yerleştirebiliyoruz diye, inceleme yapıyorlardı. Bu başarının tek nedeni, o zamanki yönetimin yandaş ahlaksızlığı ile değil, “işe adam” ilkesi ile çalışıyor olması idi. Son oniki yıldır devir öyle değişti ki, üniversitelere bizzat adam ismi ile kadrolar açılabiliyor, tam bir yandaş mantığı ile, tabana hiç sorulmadan, hatta bilgi verip onayını alma nezaketi dahi gös..]]> Sat, 13 Sep 2014 00:06:34 +0400 Dünyada bir hayalet dolaşıyor https://www.evrensel.net/yazi/72196/dunyada-bir-hayalet-dolasiyor https://www.evrensel.net/yazi/72196/dunyada-bir-hayalet-dolasiyor? Karaburun Bilim Kongresi, her yıl eylül ayında Karaburun’da yapılan çalıştay, genç akademisyen ve araştırmacıların özgün çalışmaları ve fedakarlıkları üzerinde yükselmektedir. Bu yıl dokuzuncusu tertiplenmiş olan kongrenin başlığını, yukarıda vermiş olduğum bu yazının başlığı oluşturmaktadır. Her fikrin özgürce tartışıldığı bu toplantılar, ülkemiz düşünce bilim yaşamında önemli bir yere sahip olduğu gibi, özellikle genç akademisyenlere de fevkalade olanaklar sunarak, bu alanda büyük hizmet vermektedir. Her yıl olduğu gibi, bu yıl da Kürt ve açılım meselesinden, neoliberalizmin toplum ve emekçiler üzerinde baskı aracı olarak kullandığı medya ve sair ideolojik aygıtlar tartışmaya açıldı. Toplantı tebliğleri, online olarak izlenebilir şekilde programlanmaktadır. Oldukça devamlı olarak katıldığım bu toplantıların bu yılki programına, maalesef, ..]]> Sat, 06 Sep 2014 00:07:34 +0400 Osmanlı'nın çöküşü devam ediyor https://www.evrensel.net/yazi/72147/osmanlinin-cokusu-devam-ediyor https://www.evrensel.net/yazi/72147/osmanlinin-cokusu-devam-ediyor? Bilindiği gibi Osmanlı’nın çöküşü, kitapların imparatorluğun en parlak devri olarak tanımladığı yükselme döneminde başlamıştır. Batı’nın sanayi ve teknoloji alanında ilerlemesine karşın, Osmanlı’nın derin uyku döneminden uyanırken, son dönemlere doğru salt şekilsel yönden Batı’yı taklit etmeye başlaması, çöküşü durduramadığı gibi yıkılışı da engelleyememiştir. Bölgesel ayaklanmalar yanında giderek artan dış borç imparatorluğa son darbeyi vurarak, Batılılar nezdinde “hasta adam” yaftasıyla paylaşım sofrasına çekilmiştir. Sonuç malum; Birinci Paylaşım Savaşı hezimeti, işgaller, Sevr ve Kurtuluş Savaşı sonrası topraklar, Batılıların fiili işgalinden kurtarılmış olduğu kadar, güney bataklığından da uzaklaştırılarak, Lozan’la noktalan durum. İşte bu “destan”ın yazılışını, düşünce özgürlüğünün timsali o..]]> Sat, 30 Aug 2014 00:19:21 +0400 Bu nasıl bir maşeri vicdandır? https://www.evrensel.net/yazi/72099/bu-nasil-bir-maseri-vicdandir https://www.evrensel.net/yazi/72099/bu-nasil-bir-maseri-vicdandir? Türkiye’de anayasa var mı; yürürlükte mi, yoksa rafa mı kaldırıldı? AKP grubunda özgürlük var mı; yoksa tüm teşkilat maşeri vicdanını bir kişinin diktasına teslim ederek, emir altında mı yürüyor? Türkiye’de şimdiye dek bir devlet ilkesi ya da yönetimi var mı idi, yoksa 90 yıllık bir boşluktan sonra devlet henüz mü kuruluyor, ya da 2023 yılında mı kurulacak? Şimdiye dek hiçbir ulusal ilke ya da hedef yoktu da, şimdilerde mi “dava” ekibi işbaşına gelerek, ulusu aydınlığa sürüklemektedir? AKP parti başkanını, kongre üyeleri özgür iradeleri ile seçmesi gerekirken, sanki ilahi bir güç bir hafta öncesinde parti başkanını seçmiş bulunmaktadır. Hiç kuşku yok ki, kongre üyeleri önümüzdeki toplantıda, derin meşveret sonucunda ve tam bir özgürlük anlayışı içinde(!) bir hafta öncesind..]]> Sat, 23 Aug 2014 00:05:27 +0400 İnsan bir kez ölür https://www.evrensel.net/yazi/72047/insan-bir-kez-olur https://www.evrensel.net/yazi/72047/insan-bir-kez-olur? Hep biliriz, halk arasında şöyle bir söz vardır; insan yapamadığını söyler, söyleyemediğini de rüyasında görür. “İnsan bir kez ölür” ifadesi bu bağlamda çok tehlikelidir; dikkatle ve ancak hak edenin kullanabileceği bir ifadedir. Zira, bu ifadeyi kullanmaya ehil olabilmek için gereğinin yapılması lazımdır. Örneğin, eğer kamuoyu bir siyasi üzerinde kuvvetli şüphe taşıyor ve bu şüpheyi ortadan kaldıracak meşru yollara başvurulmadan olaylar bir şekilde geçiştirilmiş ise, o insan vicdanın derinliklerinde her gün ölüyordur. Bu nedenle, “insan bir kez ölür” ifadesi vicdanların derinlerindeki korkunç batışın dışa vurumundan başka bir şey değildir. Hukukta, iddia sahibinin ispatla yükümlü olduğu genel kuraldır. Ancak, güçlüler ve ellerine her türlü olanağı olanlar bu kuralın istisnasına baş vurup vicdanları..]]> Sat, 16 Aug 2014 00:42:19 +0400 Farkın netleştirilmesi https://www.evrensel.net/yazi/71854/farkin-netlestirilmesi https://www.evrensel.net/yazi/71854/farkin-netlestirilmesi? Türkiye’de cumhurbaşkanı seçimi ilk kez halk tarafından yapılacaktır. Her ilk uygulamada olduğu gibi böylesi fevkalade önemli bir süreçte atılacak her adım, ileriye yönelik teamüllerin oluşmasına katkı yapacaktır. Bu nedenle, bu meseleyi bugün yaşadığımız, pazarcılığa benzer, tuluat mesabesinden çok daha farklı düşünmek ve, adayların belirlenmesinden, propaganda çalışmalarına varana dek hemen her aşamayı detaylı olarak düzenlemek ve uygulamak zorundayız. Demokrasi ve seçmen haklarına riayet açısından üzülerek şunu belirtmek durumundayım ki, böylesi önemli bir seçim aşamasına, parti başkanını ve başbakanı cumhurbaşkanlığına terfi ettirmek isteyen AKP’nin çoğunlukla iktidarda olması çok büyük bir ulusal trajedi olarak tepemizde durmaktadır. Zira, sözünü ettiğim düzenleme ve uygulamaların ağırlıklı düzenleyic..]]> Sat, 19 Jul 2014 00:24:44 +0400 Vesayet altında demokrasi garabeti https://www.evrensel.net/yazi/71797/vesayet-altinda-demokrasi-garabeti https://www.evrensel.net/yazi/71797/vesayet-altinda-demokrasi-garabeti? Bu memleketin aydın ve bir kısım gazeteci takımını anlayamıyorum. AKP iktidara ilk geldiği günden beri, başbakan toplumun her alanını mutlak kontrolü altına almaya çalışırken, aynı zamanda da bol keseden özgürlük ve demokrasi sözcüklerini bolca israf etmekten imtina etmemiştir. AKP’nin israf ettiği bu sözcükleri ciddiye alan akıl takımı da AKP’nin özgürlüklere kapı açtığını iddia etmiş, hatta bunu savunmuşlardır. Bir kişi AKP’nin politikalarını kendi çıkarı, hırsı ya da geçmişten intikamı adına tasvip edebilir, ama bir politikanın tasvibin ötesinde toplumsal düzeyde savunulması, ancak politikanın toplumsal yararlığı ölçüsünde yapılabilir. Aksi halde, salt kişisel duygularla benimsenen, fakat toplumsal çıkara aykırı politikaların alenen savunulması ancak avenelik ile izah edilebilir. Kimsenin özeline karışmadık sloganı ile yola ç..]]> Sat, 12 Jul 2014 00:23:53 +0400 Demokrat Parti rayına giriliyor https://www.evrensel.net/yazi/71740/demokrat-parti-rayina-giriliyor https://www.evrensel.net/yazi/71740/demokrat-parti-rayina-giriliyor? Cumhurbaşkanlığı seçimine giderken iki ciddi siyasi hata ülkenin sırtına yükleniyor. Bunlardan birincisi cumhurbaşkanının parti başkanı olması ya da parti ile çok yakın ilişki içinde bulunması, ikincisi ise, cumhurbaşkanlığı makamını icranın başı gibi kullanma hırsıdır. Bu iki hata, hem parti ve siyasileri yıpratır, hem de ülke siyasetine çok büyük zarar verir. Bir defa, cumhurbaşkanlığı yüksek yargıdan önceki en üst düzeyli denetim makamıdır. Yasama organının onayladığı yasa tasarılarını, anayasanın genel hükümleri ile ilgili değişiklikler ve bütçe tasarısı dışında, cumhurbaşkanının parlamentoya geri gönderme yetkisinin olması bir kontrol işlevidir. İktidar partisi başkanının bu makama gelmesi, zaten parlamentonun çalışmadığı ve kabinenin lider hakimiyetinde baskılanması durumunda, devlet işlerinde tüm kontrol mercilerinin dumura uğratılmış olacağını gösterir. ..]]> Sat, 05 Jul 2014 00:13:54 +0400 Saldırı, bağımlı siyaset yöntemidir https://www.evrensel.net/yazi/71683/saldiri-bagimli-siyaset-yontemidir https://www.evrensel.net/yazi/71683/saldiri-bagimli-siyaset-yontemidir? İktidar partisi mevkiindeki bir siyasal iradenin, hele de, bazı kuşkulara rağmen, seçmen oylarının yarısına yakın bölümünü almış olduğu durumda sergilediği görüntünün daha güçlü ve kendisine güvenli hissettiği şeklinde olması gerekirken, AKP’nin izlediği politika bunun tersini göstermektedir. Her durumda muhalefet cephesindeki partilere ölçüsüz ve saygısız çatma stratejisi, kendisini şahin hissedenlerin içindeki güvercin çırpınışını çağrıştırmaktadır. Bu durum, lider olma arzusunu yanarcasına arzulayan bir fani davranışı olarak psikolojik boyutta değil, sosyoekonomik politik tabana dayanılarak açıklanabilir. AKP’nin iddiası olağan bir siyasi parti olmayıp, bir “dava hareketi” olduğudur. Bu politika iki açıdan fevkalade tehlikelidir. Birincisi, davanın ne olduğu seçim bildirgesi ve/veya propagandalarında a&cced..]]> Sat, 28 Jun 2014 00:03:35 +0400 Seçime her koldan çalışılıyor https://www.evrensel.net/yazi/71630/secime-her-koldan-calisiliyor https://www.evrensel.net/yazi/71630/secime-her-koldan-calisiliyor? İktisatçıların ve maliyecilerin önemli bir saptaması, seçime giderken genellikle iktidar partisinin kesenin ağzını açtığı şeklindedir. Maliyeciler arasında seçim konjonktürü olarak bilinen bu politika birkaç şekilde uygulanır. En tipik uygulama şekli, başta maaşlar olmak üzere tüm akçeli ödemeler ve olağan zamlar olabildiğince geciktirilerek, tam seçim arifesine denk getirilmeye çalışılır. Hatta, bu dönemlerde ek zamlara da baş vurulabilir. Diğer bir yöntem de bütçe kısıtı altında, harcamalar seçim arifesi ayda yoğunlaştırılarak etkinin şiddeti yükseltilmeye çalışılır. Tabii, akçeli politikalara ilaveten, tutulsun ya da unutulsun, büyük veya küçük her türlü vaat de seçim yatırımları arasında yer alır. Soma faciasının seçimden kısa bir süre önce gerçekleşmesi de sanki tek iş kazası ..]]> Sat, 21 Jun 2014 00:32:18 +0400 Seçim konjonktürü https://www.evrensel.net/yazi/71575/secim-konjonkturu https://www.evrensel.net/yazi/71575/secim-konjonkturu? TÜİK mutadan ulusal gelir verilerini yayımladı. Yüzümüzü güldüren rakamlar, maalesef içimizi aynı derecede ısıtmadı. Farklılığın nedenini anlamak için rakamlara şöyle bir göz atalım. Önemli veriler şöyle: Ulusal gelir yılın birinci çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre cari fiyatlarla yüzde 14.8 artmış gözüküyor. Basit bir hesapla, enflasyonu yüzde 10 kabul edersek, reel artışın 4.8 dolaylarında olduğunu görürüz. TÜİK’in ulusal gelirdeki artış verisi de zaten yüzde 4.4’tür. Ulusal gelirdeki artışın nedenlerine indiğimizde, önemli sektör olan imalat sanayiindeki artış, yılın birinci çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre sabit fiyatlarla yüzde 4.9 olarak veriliyor. Ulusal gelir üzerinde etkili olan diğer kesim finans ve sigorta faaliyetleridir. Bu kesimin yılın birinci &c..]]> Sat, 14 Jun 2014 00:11:59 +0400 Cumhurbaşkanlığı yolu rüşvetle döşenmemelidir https://www.evrensel.net/yazi/71514/cumhurbaskanligi-yolu-rusvetle-dosenmemelidir https://www.evrensel.net/yazi/71514/cumhurbaskanligi-yolu-rusvetle-dosenmemelidir? Cumhurbaşkanlığı için girilen yolun rüşvet, haksızlık ve aldatmaca taşları ile döşenmesi ne ülkeye ne de bu yoldan giden gafile yarar sağlar. Böylesi kirli ve şaibeli yolda yürüyen hırslı gafillere oy veren halk kesimi de ne kendine ne de oy verdiğine yar olmuş olur. Ne hazindir ki, bu genel ifadeler bazı bölümleri ile Türkiye gerçeğinde yansımaktadır. Bu konuda hemen ilk ağızda Kürt halkları ve hakları ile ilgili istenen tavizler ve zaman kazanmak için top çeviren siyasetçiler karşımıza çıkmaktadır. Kürt halkının haklarının meşruiyeti, ülkenin başına geçmeye heveslenen, toplumun yarısını kin ve nefretle anan, doğal olarak, bu duygunun karşılığını da yaratan bir kişinin, verdiği sözler ya da yaptığı vaatlerle oy toplayarak cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmasını meşru kılamaz. Türkiye’de üçlü bölünme yaşanmaktadır; Kürtler ve..]]> Sat, 07 Jun 2014 00:32:39 +0400 Devleti tahayyül etmek https://www.evrensel.net/yazi/71456/devleti-tahayyul-etmek https://www.evrensel.net/yazi/71456/devleti-tahayyul-etmek? Mark Neocleous’un, Akın Sarı çevirisi ile, Notabene Yayınevi tarafından Devleti Tahayyül Etmek başlığı ile yayımlanan kitabı, ABD toplumu için yazılmış olmasına rağmen, sanki kimi yerlerinde Türkiye’nin de hazin durumunu yansıtıyor gibi bir hava vermekte. Devlet örgütü, güvenlik siyaseti vb. gibi konularda çalışan yazar, İstanbul’daki konferansında devlet olgusunu güvenlik ve özgürlük kavramları arasında ele aldı ve güvenliğin ağır bastığı, ya da toplumların böylesine yönlendirildiği ortamlarda güvenlik örgütü ve ağı ile topluların şekillendirildiği ve yönetildiğini ileri sürdü. Kamusal güvenlik ağının salt polis ya da benzeri kolluk kuvvetlerinden ibaret görülmeyip, istihbarat, eğitim, politika, yönetim ve benzeri tüm alanları kapsayan, entegre çalışan bir kompleks şeklinde ele alınması gerektiğini belirten yaz..]]> Sat, 31 May 2014 00:06:35 +0400 İlgililere ithaf https://www.evrensel.net/yazi/71405/ilgililere-ithaf https://www.evrensel.net/yazi/71405/ilgililere-ithaf? Ünlü “her toplum layık olduğu yöneticiye kavuşur” özdeyişini hepimiz biliriz, yine de can havliyle, asıl sorumluyu şaşırıp, yanlış hedefe yöneliriz. Söz konusu ünlü özdeyişi “Her diktatör bir bataklık üzerinde yükselir” olarak yeniden yazarsak, asıl hedef netleşir. Geçen gün TOBB salonlarında yaşananlar, maalesef, bu ifadenin çok acı bir tablosunu oluşturdu. Ara ara salonda yükselen alkışların sahipleri olan, ülkenin ileri gelen iş dünyası temsilcileri, böylesi eylemleri ile, maalesef, Türkiye’nin nerelere savrulmasına katkı yaptıklarının farkına dahi varamadılar. SOMA faciasının üzerinden henüz bir hafta geçti ki, beklendiği üzere, her şey normale döndü. Nasıl dönmesin ki, ne sistem değişti, ne de ekonomik koşullar. Emperyalizmin eteğinde, merkezden aldığı ihaleyi topluma dayatan bir siyasi yapının baskısı altı..]]> Sat, 24 May 2014 00:21:42 +0400 Cahilin ders alma manevrası https://www.evrensel.net/yazi/71343/cahilin-ders-alma-manevrasi https://www.evrensel.net/yazi/71343/cahilin-ders-alma-manevrasi? Ölen madenci ailelerinin ve halkımızın acısını paylaşıyorum, başsağlığı diliyorum! Soyut düşünme kapasitesinden yoksun mahluklar, ancak somutlaşan durumlar ertesinde ders alacaklarını, hem de hiç utanmadan, ifşa ederler. Evet, bu durum tam anlamıyla cehaletin ifşasıdır! 19. yüzyıl kazalarını dillendiren bir insan, bu söylemi ile somuttan da ders almamış olduğunu itiraf etmiş olmaktadır. Gün, şaka günü değildir. Şunu artık idrak etmeliyiz ki, maalesef, SOMA faciası TOMA kabadayılığının acı yansımasıdır. Kısacası SOMA olayı ne işin fıtratı ne de kaderle açıklanabilir; olayın çok net ve çıplak görüntüsü kör cehaletle birleşmiş halk düşmanlığıdır. Bir milletvekili önergesinin, incelenmeden, araştırılmadan, salt muhalefet önergesi diye parlamentoda reddedilmesi, tam anlamı ile cehalet ve halk düşmanlığıdır. Kaza ile bir dizi eksikliğin yaşanıyor olduğunun anlaşıldığ..]]> Sat, 17 May 2014 00:27:49 +0400 Kapitalist sistemde sermayeye niçin çatılır? https://www.evrensel.net/yazi/71285/kapitalist-sistemde-sermayeye-nicin-catilir https://www.evrensel.net/yazi/71285/kapitalist-sistemde-sermayeye-nicin-catilir? Bir ülkede uygulanan ekonomik sistem kapitalizm ise, açıktır ki, sistemin tüm unsur ve kurumlarına sermaye hakimdir. Bu sistemde, başta bizzat devlet organları olmak üzere, hukuk sistemi, eğitim sistemi, aile sistemi, hatta inanç sistemi dahi sermayenin emrinde ve hizmetindedir. Kapitalizmde devlet kurumunun mülkü sahibi olmamasının nedeni de, devletin sermaye karşısında güçlü olmasını engellemektir. Halkımızın şuursuzca özelleştirmelere destek verirken öne çıkarılan verim meselesi tam bir aldatmaca idi; zira özel işletmeler de kârlı olmalarına rağmen verimsiz idi. Özelleştirmeleri dayatmada burjuvazinin ve emperyalizmin asıl amacı toplumsal kararlarda kamu erkinin gücünü özel sermaye ve emperyalizm lehine zayıflatmak idi. Gezi direnişi ertesinde ve giderek AKP yönetiminin sermaye kesimine karşı sertleşen (ya da öyle görünen) tavrı böyle bir sistem..]]> Sat, 10 May 2014 00:16:54 +0400 Bravo https://www.evrensel.net/yazi/71232/bravo https://www.evrensel.net/yazi/71232/bravo? Bravo emekçilere; imanlı emekçi bilinciyle bölünmeyi başardılar! Sermayenin gözünü yaşartacak bu muazzam başarıya imza atan sendikalarımıza ve liderlerine en içten tebriklerimi sunuyorum. 1 Mayıs gününde, hiç değilse bir günlük dahi olsa, “dayanışma” anlayışı içinde davranarak, sermaye ve hükümete karşı emeğin hakkını savunmada yekvücut bir görüntü sergilemeyi başarabilselerdi. Maalesef, olmadı, olamadı! Sermaye ve hükümet böylesi başarıyı kutlayıp, sendikaları bağrına basmaz mı! Bravo, işçi ve emekçilerin huzuru ve mutluluğu için ellerini açıp dua eden emekçilerimizi kutluyorum! Eğer bu işi böylesine kotarmaya çalışan sendikalar kutsal duygulara gerçekten ve samimiyetle inanıyorlar ise, bu duyguları ile iman ederek, keşke bir kişinin üretimine kimsenin el koyamayacağı hükmüne d..]]> Sat, 03 May 2014 00:09:19 +0400 Hazine üzerinden soygun https://www.evrensel.net/yazi/71177/hazine-uzerinden-soygun https://www.evrensel.net/yazi/71177/hazine-uzerinden-soygun? Binbir yüz küreselleşme her sefer başka bir yüzle, ama giderek derinleşen sömürü vantuzu ile karşımıza çıkıyor. Yüzler değiştikçe vantuzlar da derinleşiyor. Yüzler insanları oyalarken, vantuzlar ceplerimizde, hatta kalplerimizde giderek daha derine iniyor. Ne var ki, yüzler değişerek halkı oyalayıp soyarken, halkın oyları ile sandıktan çıkmış ve demokrasinin tek göstergesi olarak sandığı işaret eden siyasilerle kol kola yürümektedir. Emperyalizmin uluslara dayattığı demokrasi böyle bir şeydir! Bir zamanlar ulusal yargının yerine tahkim kurulunu ikame eden ve kendi seçtikleri sivil yargıçlarla ve gizli oturumlarda ihtilafları sözde çözme formülünü demokratik iş anlaşması diye halklara yutturanlar, şimdi de, bu kadar dolambaçlı sürece dahi gerek görmeden, firmaların büyük ihalelerde Hazineden garanti sağlaması yolunu aç..]]> Sat, 26 Apr 2014 00:05:53 +0400 Değerleme şirketlerinin kanaati https://www.evrensel.net/yazi/71118/degerleme-sirketlerinin-kanaati https://www.evrensel.net/yazi/71118/degerleme-sirketlerinin-kanaati? Değerleme şirketleri özel kuruluşlardır ve çeşitli dönemlerde muhtelif ekonomiler hakkında rapor yayınlama işlevi ile yükümlüdürler. Bu kurumların özel olması uluslararası yatırımcılara güvence verir. Zira, eğer bunlar kamu kuruluşu olmuş olsa idi, devletlerarası ilişkilerde yakınlaşma da dışlanmanın değerleme kurumlarını objektiflikten uzaklaştırabileceği düşüncesi yaygındır. Ancak, durumun her hal ve koşulda böyle olmadığı da zaman zaman görülmektedir. Örneğin, geçen yıl ABD’de yaşanan, kamu bütçesi borç limitini yükseltme krizi, devlet kurumlarının bir hafta süre ile kapatılmasına rağmen, bu konuda söz konusu özerk değerleme kurumlarının sesi çıkmadı. ABD’deki krizde değerleme kurumlarının sessiz kalması salt ABD’nin söz konusu kurumlar üzerindeki etkisinden kaynaklanmamaktadır. Hatta, bu durum uluslararası yatırımcılara ..]]> Sat, 19 Apr 2014 00:10:38 +0400 Türkiye darbelerden kurtuldu mu! https://www.evrensel.net/yazi/71065/turkiye-darbelerden-kurtuldu-mu https://www.evrensel.net/yazi/71065/turkiye-darbelerden-kurtuldu-mu? İki araç yarışa başlarsa, olağan koşullarda, istatistiksel olarak bir şekilde birinin yarışı bırakma eğilimine gireceği kestirilebilir. Bu oyunun kazananı yoktur; hırslısı ve ezeni vardır. AKP’nin siyasi macerası böylesi bir ruh hali içinde, ülke aleyhine seyretmektedir. 1923 yılında kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti, ömrümüz olur da görürsek, 2023 yılında, farklı temellere oturtulmuş bir Türkiye Cumhuriyeti olacaktır. Şu farkla ki, 1950’lere kadar, siyasi anlamda ve alanda bağımsız ve emperyalizme boyun eğmeyen bir Cumhuriyet, bu kırılmadan günümüze dek olgunlaşarak, 2023’e doğru emperyalizmin yörüngesinde bir uydu konumuna dönüştürülmektedir. Ekonomi politikasında yaşanan bu süreç toplum üzerinde çözücü etki oluşturdukça, dinsel-gerici ve fanatik birleştiriciler yeni hegemonya aracı olarak toplumsal uyuşturucu iş..]]> Sat, 12 Apr 2014 07:25:44 +0400 Halka inmek mi, halkı kandırmak mı! https://www.evrensel.net/yazi/71004/halka-inmek-mi-halki-kandirmak-mi https://www.evrensel.net/yazi/71004/halka-inmek-mi-halki-kandirmak-mi? Şu konuyu hep merak ederim; acaba siyasetçiler bir meydan propagandasında söyledikleri ya da bir seçim öncesi yaptıkları vaatler hakkında akşam yatarken ne düşünürler? Böyle bir eylem sonrasında siyasetçiler, acaba çok doğru şeyler söylediklerini mi, yoksa çok çarpıcı konuştuklarını mı, düşünürler? Acaba siyasiler bu tür davranışlarını, dürüst bir dost tavrı olarak mı, yoksa sevgilisine kur yapan çapkın duygu hırsızı tavrı olarak mı değerlendirirler! Son seçim tuluatında da tam bunu düşündüm. Çok açık söylemem gerekir ki, futbol takımı tutar gibi siyasi parti tutan bir seçmen güruhu karşısında siyasetçinin de başka manevra alanı yoktur. Her koşulda halka inen siyasetçi halkın dostu değildir; zira böyle siyasetçi halka doğruyu değil, duymak istediğini söyleyerek, onu yükseltmez, onu o..]]> Sat, 05 Apr 2014 00:02:50 +0400 Vaha https://www.evrensel.net/yazi/70949/vaha https://www.evrensel.net/yazi/70949/vaha? Ekonomi olarak borsaların konuşulduğu, yatırım olarak borsada işlem gören kağıtların el değiştirmesinin konu edildiği; ekonomik kalkınma, gelir dağılımı ya da bölgesel gelişme vb. gibi konuların yerini, küreselleşme ortamında, kimin ve ne için olduğu belli belirsiz gelişen piyasalar aldatmacasının aldığı bir ekonomi çölünde, “Üretim Ekonomisi” başlığı altında, iki gün süren bir reel ekonomi toplantının tertip edilmesi, çölde vaha misali, inanılması zor, bir o kadar da harika olaydır. Bu fevkaladelik, geçen hafta sonunda Kültür Üniversitesinde gerçekleştirildi. Üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Durmuş Dündar başta olmak üzere, Ekonomi Bölüm Başkanı değerli meslektaşım Doç. Dr. Sinan Alçın ve tüm meslektaşlarımızın katkıları ile gerçekleştirilmiş toplantı için kendilerini candan kutlu..]]> Sat, 29 Mar 2014 00:12:13 +0400 Artık yeter! https://www.evrensel.net/yazi/70892/artik-yeter https://www.evrensel.net/yazi/70892/artik-yeter? Bu sütunu okuma külfetine katlanan dostlarım, ekonomi ya da benzer konularda yazı beklerken, böyle bir yazı ile karşılaşınca, büyük bir olasılıkla biraz tedirgin, hatta kızgın dahi olabilirler. Zira böyle bir yazı benim alanım içine girmez. Ancak, Türkiye’de işler o raddeye ulaşmıştır ki, artık iktisat, hatta hukuk alanlarında konuşmanın ne bir anlamı ne de ülkeye bir yararı vardır! Türkiye demokratik, laik bir hukuk devleti midir, yoksa AKP hanedanlığı, hatta tek kişilik bir şeyhlik ya da feodal beylik midir! Siyasilerin her söylediğinde binlerce mantık hatası yapılıyorsa ya siyasiler kendilerini fevkalade güce dayalı olma kanaati ile mantıksal düşünme adabına bağlı hissetmiyorlar, ya da halkı “göbeğini kaşıyan”, düşüncesiz ve idrakten yoksun güruh olarak görüyorlar. Millete en galiz küfür edenlerle iş birliği yapmanın yanında, bizzat kendilerinin dav..]]> Sat, 22 Mar 2014 00:08:43 +0400 Korkmak ve utanmak insani değerlerdir https://www.evrensel.net/yazi/70835/korkmak-ve-utanmak-insani-degerlerdir https://www.evrensel.net/yazi/70835/korkmak-ve-utanmak-insani-degerlerdir? Faşistlerin gerçekleştirdikleri Sivas Katliamı ertesinde katliamdan kurtulan Aziz Nesin’in bir gazetecinin yangın esnasında korkup korkmadığı sorusuna verdiği yanıt çok ilginç idi. Nesin’in soruya yanıtı, korkunun insani bir duygu olduğu ve bu duygunun insanı tehlikelerden koruma işlevi gördüğü şeklinde idi. Bu yanıt bana çok ilginç gelmiştir. Amatörce merakla ilgilendiğim psikoloji alanında da, yanılmıyorsam, Eric Fromm’da da sevgi ve nefret duyguları arasında da böylesi bir ilişki kurulduğunu okumuş idim. Psikiyatr ve psikologların affına sığınarak, şöyle düşünüyorum ki, korkma ve utanma duyguları da bir anlamda birbirini tamamlayan duyumsal algılamalardır. Her iki duyumsal algılama da, algılama yapan bireyi merkeze alarak, korku algılaması bireyi dış etmenlere karşı, utanma algılaması ise, çevreyi bireyden kaynaklanacak zararlı etkilere karşı koruma işlevi görür. ..]]> Sat, 15 Mar 2014 00:14:32 +0400 Kutlama yanlış olmuyor mu! https://www.evrensel.net/yazi/70777/kutlama-yanlis-olmuyor-mu https://www.evrensel.net/yazi/70777/kutlama-yanlis-olmuyor-mu? Bugün, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Bu vesile ile çeşitli kutlama mesajları yayımlanıyor. Ben, bu yazıda bunların hiçbirine katılmadığım gibi, kutlama falan da yapmayacağım. Lütfen, hemen kızgınlık belirtisi göstermeden, yazının devamını okuyunuz ve eğer bana yönelik hâlâ kızgınlığınız devam ederse, lütfen hiç çekinmeden ve tüm dehşetiyle kızgınlığınızı bana yansıtınız. Lütfen! 8 Mart Dünya Emekçiler Kadınlar Günü, bilindiği üzere, New York’taki bir tekstil fabrikasında daha iyi çalışma koşulları talebi ile, 8 Mart 1857 tarihinde kalkıştıkları isyan hareketi sonucunda polisin kapattığı kapıların arkasında fabrikada çıkan yangında can vermiş olan 129 kadın emekçiyi anmak üzere, 8 Mart 1908 tarihinde düzenlenmiş olan ve 40 bin dolayında tekstil işçisinin katıldığı “Büyük Kadın Yürüy&uum..]]> Sat, 08 Mar 2014 00:17:24 +0400 'Ulusların sağlığı' https://www.evrensel.net/yazi/70717/uluslarin-sagligi https://www.evrensel.net/yazi/70717/uluslarin-sagligi? Türkiye’nin içinden geçtiği kaos ve karambol o denli derin ve kuşku yaratıcı ki, koyu karanlık içimizi karartmaktadır. Şimdilere dek “kuzu sarması” misali birbirine destek olmuş olan iki gerici odak, potansiyel vesayet odaklarını ortadan kaldırma adına yürüttükleri müşterek operasyon ve gerçekleştirdikleri mahkemelerde yüzlerce insanın yaşamını kararttıktan sonra, şimdilerde birbirleriyle kıyasıya mücadele eder duruma gelmişlerdir. Sosyolojik olarak siyaset kadrosu bir üründür. Bu ürün toplumdan yükselir ve sistemin ideolojik dokuları tarafından beslenir. Türkiye’de AKP iktidarı da, yarım yüzyıldan fazla sürede sürdürülen hazırlıkların ürünüdür. Bu ürünün oluşmasında, bugünkü kavganın taraflarından olan cemaat baş rolü oynamıştır. Nitekim, bir dizi davaların sürdürülmesin..]]> Sat, 01 Mar 2014 00:27:03 +0400 Halkların siyasi tercihi https://www.evrensel.net/yazi/70656/halklarin-siyasi-tercihi https://www.evrensel.net/yazi/70656/halklarin-siyasi-tercihi? Zannediyoruz ki, halklar iktidarın her politika ve kararını ve bunların kısa ve uzun dönemdeki olası sonuçlarını net olarak algılayarak siyasi tercihini yapmaktadır. Bu görüşe dayanarak, her seçim sonrasında siyaset bilimi ulemaları (alimleri değil!) TV ekranında parlak yorumlarını yaparken, “Halkımız şu partiyi iktidara taşıdı, ama karşısına da şu partiyi koyarak iktidarın hareket alanını kontrol etmeyi tercih etti” gibi dahiyane beyanlarda bulunur. Oysa, bu konu etrafındaki tartışmalar ana akım iktisat öğretisi ile iktisat psikolojisi arasındaki derin çatışmayı oluşturmaktadır. Ana akım iktisat öğretisi, bireylerin her konu hakkında doğru bilgi ve algılama sahibi olduğu ve bu algılamaya dayanarak kendi çıkarı doğrultusunda rasyonel karar verdiğini savunur. İktisat psikolojisi ise, bu iki varsayımı da reddeder. İkinci görüşün siyasi analize daha uygun olduğunu düşünüyorum. Ana akım ikti..]]> Sat, 22 Feb 2014 00:46:16 +0400 Dehşete düştüm https://www.evrensel.net/yazi/70597/dehsete-dustum https://www.evrensel.net/yazi/70597/dehsete-dustum? En sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim: Birincisi, kurtuluş savaşları ülkenin yabancılar tarafından işgali durumunda işgalcilere karşı yapılır; ikincisi, Türkiye bir Kurtuluş Savaşı yapmış, başarı ile çıkarak, istiklaline kavuşmuştur. Niçin bunları yazdım, çünkü geçen hafta içinde Başbakan bir konuşmasında Türkiye’nin kurtuluş savaşı verdiğini ve bundan muzaffer çıkarak şaha kalkacağı mealinde bir ifadede bulundu. Başbakanın ikinci dileği, tabiatıyla, hepimizindir, ama birincisi üzerinde dikkatle durmak zorundayız. Bu ifadenin anlamını ve kastını çözümlemezsek, gidişat yönünü saptayamayız ve ona göre toplumsal ve siyasal hedeflerimiz şaşar. Bu saptamaya bir ufak ek yapmak gerekiyor. O da, evet vatanı işgalcilerden kurtardık, fiziksel anlamda istiklale ve özgürlüğe kavuştuk, ama ekonomik sistem ve ideoloji olarak Batı modeli içinde kald..]]> Sat, 15 Feb 2014 01:10:27 +0400 Devleti oluşturan halktır, ama! https://www.evrensel.net/yazi/70537/devleti-olusturan-halktir-ama https://www.evrensel.net/yazi/70537/devleti-olusturan-halktir-ama? Devletin temel yasası anayasadır. Anayasanın gerek yapılışı gerek korunması diğer yasalardan çok farklıdır. Anayasa devleti kurar, organlarını belirler ve devlet denen “canavar” a karşı halkın haklarını korur. Bu anlamda; kamu örgütleri kendilerine çizilen sınırların dışına çıkamaz, vatandaşlar ise sınırlandırılmış alanlar dışındaki tüm alanlarda serbesttir. Kısacası, anayasa ve yasalar birinci derecede devlet aygıtını sınırlar ve denetim altında tutar. İşte standart bilgiler çerçevesinde devlet ve anayasa hakkındaki görüşler beş aşağı beş yukarı böyledir. Hal böyle olunca; Evren’in anayasanın bekçisi olma sıfatını yüklenmesi ne denli yanlış idi ise, AKP Hükümetinin yeni bir anayasa yapmaya kalkması da o denli yanlış bir girişimdi. Ailenin satın alma gücüne bakmadan her gördüğü oyuncağı almak isteyen çocuk misali, iktidarı işgal etmiş bir p..]]> Sat, 08 Feb 2014 00:36:32 +0400 AKP'nin zaferini görelim https://www.evrensel.net/yazi/70478/akpnin-zaferini-gorelim https://www.evrensel.net/yazi/70478/akpnin-zaferini-gorelim? Merkez Bankası son kararıyla piyasayı siyasete, piyasa içinde de faiz baronlarını reel üreticilere hakim kıldı. Başbakanın MB kararına karşı sıkıntılı tavrı, birincisi on iki yıldır uyguladıkları ve iftihar ede ede bitiremedikleri iktisat politikalarının iflas etmiş olduğunun delili olmasından, ikincisi de “faiz lobisi” olarak nitelediği hayali karşıtlarının su yüzüne çıkmış olmasındandır. Sözde faize karşı olan Başbakan şimdi büyük bir faiz artışı ile karşı karşıya gelmiş oldu. İşte, AKP’nin muazzam iktisat politika zaferinin ülkeyi getirdiği yer budur! AKP’ye körü körüne itibar eden ve adeta Türkiye’nin kurtarıcısı olarak gören avene takımı, eğer bu politikalardan zıkkımlanmıyorsa, artık aklını başına almalı ve önümüzdeki seçimlerde ülkeyi değilse bile, kendisini düşünerek oy vermeye yönelmelidir. 2000 yılında IMF-Derviş programı..]]> Sat, 01 Feb 2014 00:40:40 +0400 Ulusal irade nerede tecelli eder? https://www.evrensel.net/yazi/70426/ulusal-irade-nerede-tecelli-eder https://www.evrensel.net/yazi/70426/ulusal-irade-nerede-tecelli-eder? Meselelerimizi konuşurken bir dizi kavram, hatta slogan kullanıyoruz. Kullandığımız kavram ve sloganların üzerinde ne denli anlaşmaya vardığımızı dahi dikkate almadan peş peşe sıralayıp gidiyoruz. Hatta toplumların öyle dönemleri vardır ki, sosyal geçiş ya da çalkantı dönemlerinde, çoğu kavram veya slogan anlamını yitirir ya da farklı anlama bürünmüş olabilir. Bugün söz konusu kavramlardan günümüzde en çok kullanılan “Ulusal İrade” üzerinde bir çift söz etmek istiyorum. Ulusal irade üzerinde dururken, AKP tarafından bu kavramın nasıl yanlış dehlizlere sürüklendiği üzerinde de durmak istiyorum. Ulusal irade kavramı, söz hakkı ve karar iradesinin ulusa ait olduğu anlamı taşır. Bundan daha doğal ne olabilir ki! Ulusal karar iradesi seçimlerle milletvekillerine devredilerek, onlar marifetiyle kullanılır. Bundan da daha doğal bir şey olama..]]> Sun, 26 Jan 2014 00:11:49 +0400 Bir de şöyle bakalım https://www.evrensel.net/yazi/70360/bir-de-soyle-bakalim https://www.evrensel.net/yazi/70360/bir-de-soyle-bakalim? Hemen her delikten pislik kokuları çıkan bir dehlizden geçiyoruz. Siyasileri suçluyoruz, hukukun ihlal edildiğini ileri sürüyoruz, emniyet ve savcılık makamlarında onlarca yüzlerce kamu görevlisinin yeri değiştiriliyor, vs. vs. Öyle ki, bir zamanlar sunta kaçakçılığından ve bir banka hesaplarını boşaltmaktan sorumlu insanların siyasetteki yakınları günümüz siyasilerinin yanında neredeyse ak sütten çıkmış kaşık gibi kaldılar. O zaman, ne oluyor diye bir bakalım. Bir zamanlar Erol Toy adındaki kişi İmparator adıyla bir kitap yayınlayarak, ülkemizin ünlü iş adamının ilk zenginlik kaynağını nasıl oluşturduğunu bizlere anlattı.Türkiye’de ve dünyada hemen tüm zenginliklerin kökenine baktığımızda, edepli ve usulüne uygun iş yaparak, dürüst vergi ödeyerek, rakipleri ezmeye çalışmadan bir yere gelinmediğini görmekteyiz. Sermaye b&uu..]]> Sat, 18 Jan 2014 00:06:31 +0400 Seçim propagandasına aldanmamalıyız https://www.evrensel.net/yazi/70298/secim-propagandasina-aldanmamaliyiz https://www.evrensel.net/yazi/70298/secim-propagandasina-aldanmamaliyiz? Geçen haftaki yazımda, memurların servis hakkına kavuşmalarına bir memur arkadaşın bir TV kanalında yansıttığı memnuniyetine ve bu gelişmeyi ülke ekonomisinin iyileşmesine bağlamasına itiraz etmiş idim. Bunun üzerine, bir değerli okuyucumuz samimi itirazda bulunarak, servisin olmadığı durumda işe gidiş gelişlerin hem güç hem de pahalı olduğunu, bu nedenle servisi olumlu karşıladığını ifade etti. Bugün, belki başka dostların da benzer itirazları olabilir düşüncesiyle, son yazımı biraz açarak tartışmak istiyorum. Geçen haftaki yazımın iyi ifade edilmemiş ya da yanlış anlaşılmış olduğunu iddia etmiyorum. Yazıda belirttiğim gibi, TV’de memnuniyetini ifade eden arkadaşı, maalesef, anlayamıyorum ve bu tavra şiddetle itiraz ediyorum. Servisin olmadığı durumda hem işe gidiş gelişler fevkalade külfetli hem de maliyetli olduğundan, tüm emekçilere servis hizmetinin olması zaruridir. Hatta, memur ve işçi ..]]> Sat, 11 Jan 2014 00:06:21 +0400 Siyasetin ucuzluğu halka biçilen fiyattır https://www.evrensel.net/yazi/70238/siyasetin-ucuzlugu-halka-bicilen-fiyattir https://www.evrensel.net/yazi/70238/siyasetin-ucuzlugu-halka-bicilen-fiyattir? Bir siyasetçi nasıl olur da halkla oynarcasına, insanların gözünün içine baka baka gerçek dışı beyanlarda bulunur. Böyle davranışın tek nedeni vardır: Halkın söylenenleri anlayamamasını düşünerek, oy almaktır. Böyle davranan siyasetçi halkın olanları ve bunun üzerine söylenenleri gerçek anlamı ile algılayamayacağını düşünmektedir. Devamlı siyasete müdahale ediyor gerekçesi ile silahlı kuvvetlere müdahale adına sürdürülen davalarda onlarca sahte belgenin kullanıldığı, yazılımı henüz mevcut olmayan yöntemle suç aletleri yaratıldığı, hukuk sistemine derin kuşku düşürecek şekilde gizli tanık dinlenildiği iddia edilirken, silah arkadaşlarına karşı tüm kapıları sıkı sıkıya kapatmış olan Genel Kurmay Başkanlığı, her ne hikmetse, yıllar sonrası, kararların oluşum ve kesinleşme aşamasında davalarda kuşku uyandıracak şekilde sahte ve..]]> Sat, 04 Jan 2014 00:12:11 +0400 Bilinçsiz iyilik bilinçli kötülükten farksızdır https://www.evrensel.net/yazi/70177/bilincsiz-iyilik-bilincli-kotulukten-farksizdir https://www.evrensel.net/yazi/70177/bilincsiz-iyilik-bilincli-kotulukten-farksizdir? “Tıpkı en kötü köle sahiplerinin kölelere karşı iyi davrananlar olması ve bu yaklaşımın, sistemin korkunç yüzünün acı çeken insanlar tarafından fark edilmesine ve bu sistem üzerine kafa yoran insanlar tarafından anlaşılmasına engel olması gibi, mevcut koşullarda İngiltere’deki gidişata baktığımızda, topluma en çok zarar verenlerin en fazla faydalı olmak isteyenler olduğunu görürüz.” Yılın son yazısında niçin böyle bir başlık ve ilk cümle ile başladığım sanırım oldukça açıktır. Son genel seçimler bence halkımıza ve iktidara verilmiş son şans idi. Halkımız bu şansını fevkalade kötü kullandı ve bu kadroyu, hem de büyük bir güvenle, iktidara taşıyarak sadece ulusa değil, bizzat iktidar mevkiindeki siyasilere de çok büyük bir kötülük yapmış oldu. Bunun cezasını şimdilerde, hem de uluslararası dü..]]> Sat, 28 Dec 2013 00:54:43 +0400 Evet darbe, kabul edilemez, ama!... https://www.evrensel.net/yazi/70108/evet-darbe-kabul-edilemez-ama https://www.evrensel.net/yazi/70108/evet-darbe-kabul-edilemez-ama? Evet, son gelişmeler bir darbedir; hem de halkın yüzde 50’sinin oyları ile (Öyle söyleniyor!) iktidar olan bir hükümete karşı yapılmış bir darbedir. Bu niteliği ile savunulamaz. Ama; darbenin açığa çıkardıkları da savunulamaz. Üstlerine bilgi vermeden harekete geçen emniyet güçlerini şiddetle kınayan bir başbakan, kendi çevresinde bu kadar işler oluyorken, hatta olanlar açığa çıktıktan sonra, nasıl olur da onların üzerine eğilmez ki! Bu darbe olmasa idi, eğer saçılanlar gerçekse, bu işlerin sonu nereye varacaktı! İşin bu boyutu yargıya intikal etmiş olduğundan, oradaki karmaşaya girmeden, hukuka güvenerek(!), ben başka bir açıdan meseleye yaklaşmak istiyorum. Bütün saygıdeğer okuyucular biliyordur, ama bu ortamda bir kez daha şu geçmişi hatırlayalım istedim. Bir gün Adnan Menderes’in oğlu babasına bir arkadaşı ile ticaret yapaca..]]> Sat, 21 Dec 2013 00:23:32 +0400 Bütçe, rakam cetveli değildir https://www.evrensel.net/yazi/70045/butce-rakam-cetveli-degildir https://www.evrensel.net/yazi/70045/butce-rakam-cetveli-degildir? Parlamento Genel Kurulunda bütçe görüşmeleri sürdürülmektedir. Bu süreç aralık sonuna doğru bitirip, yeni bütçe uygulaması ile yeni yıla girilecektir. Görüşmelerde muhalefetin tasarıya itirazlarının, buna karşın iktidar cephesinin ise karşı açıklamalarının olması olağan süreçtir. Hatta, muhalefet kanadı her durumda bütçe tasarısını eleştirip, ret oyu vermesi politik teamüldendir. Bunun nedeni, bütçe tasarısının reddedilmesinin, yeni mali yıl başlarken Hükümetin bir kuruş vergi toplayamaması ve bir kuruş harcama yapamaması, yani kamu işlerinin felç olmasıdır. Tabii, böyle bir durumu muhalefet de istemeyeceğinden, tasarının ret edilmesi durumunda, bir iki maddelik “geçici bütçe” hazırlanır ve kabul edilerek, devlet işlerinin aksaması önlenir. Bu durumda, yasal bir zorunluluk olmamakla birlikte, doğal olarak bek..]]> Sat, 14 Dec 2013 00:14:31 +0400 Hazin gelişmeler https://www.evrensel.net/yazi/69987/hazin-gelismeler https://www.evrensel.net/yazi/69987/hazin-gelismeler? Geçmişte bir dönemde seçim öncesinde TÜSİAD siyasi parti liderlerini görüşmeye çağırmış idi. Yanlış hatırlamıyorsam, Bülent Ecevit böyle bir görüşme önerisini kabul etmemiş ve, sanırım, tüm diğer liderlerin teker teker gitmiş olduğu bu toplantıya gitmemiş idi. Rahmetli Ecevit’in bu tavrı fevkalade onurlu ve olumlu idi. Zira TÜSİAD, bir dernek olarak, bir meslek gurubu örgütü, hatta bundan da öte bir sanayi topluluğu örgütü idi. Bu örgüt ekonominin dümeninde oturan başat kesimdir. Siyasi kararlarda fevkalade etkili olan böyle bir örgütle seçime girecek bir siyasi parti liderinin görüşmeye gitmesi, diğer seçmenlerde güvensizlik yaratabileceği gibi, bizzat siyasi partiyi de ileride alacağı siyasi kararlarda bağlayabilirdi. Bu nedenlerle Ecevit’in bu tavrı fevkalade doğru ve öğretici idi. Son d&o..]]> Sat, 07 Dec 2013 00:47:57 +0400 Dershane pedagojisi https://www.evrensel.net/yazi/69933/dershane-pedagojisi https://www.evrensel.net/yazi/69933/dershane-pedagojisi? Dershaneler üzerinden AKP-Cemaat kavgasını fevkalade benimsiyorum. Bu kavga, biri cemaat diğeri ise iktidar erkine sahip olan iki üvey-kardeş arasındaki nifak ittifakını olduğu kadar, kırılganlıklarını da gösterdiğinden önemlidir, bana göre. Nitekim, son haberler, AKP’nin silahlı kuvvetleri, almış olduğu MGK kararıyla kendilerine yakın gözükerek oyalarken, neler yapmayı planlamış olduğunu gözler önüne sermiştir. Öyle anlaşılıyor ki, burada AKP cemaatle gizli ittifak yaparak, silahlı kuvvetler üzerindeki planını uygulamış. Bu kavganın bir post meselesi olduğunu düşünerek ve ileride her iki kesimin de kirli çamaşırlarını görmeyi bekleyerek, burada sadece dershane dünyasının pedagojik yanı üzerinde durmak istiyorum. Bir defa, olağan okul sistemi yanında dershane sistemine gereksinme söz konusu olamaz ve olmamalıdır. Olağan okul sisteminin yeterli olmaması yanında, yüksek okula ..]]> Sat, 30 Nov 2013 01:32:35 +0400 Bu bir yüz karasıdır! https://www.evrensel.net/yazi/69876/bu-bir-yuz-karasidir https://www.evrensel.net/yazi/69876/bu-bir-yuz-karasidir? Her şey bir bütünün parçasıdır. Toplumsal çöküşte her kurum çöküş içine girer. Batan geminin kaptanı, tüm çabalarına rağmen, kurtaramadığı gemiyi en son terk eden olurken, batan toplumlarda, maalesef, siyasiler ve emrindeki yöneticiler toplumu batıran başaktör rolüne soyunurlar. Bunun nedeni, siyasetçinin, oy endişesi ile, toplumu yüceltmek yerine, nabza göre şerbet vermesidir. Bilim insanının siyasetçiden farkı da bu noktada ortaya çıkmaktadır; bilim insanı, halk adına doğru bildiğini, tüm tepkilere rağmen, hiçbir çekince yaşamadan, açıkça ortaya koyar. Tabii ki, dönemin avenesi değil de, gerçek anlamda bilim insanı ise! Bugün, gerçek bir bilim insanı, Profesör Onur Hamzaoğlu ile bazı kamusal yöneticiler ve siyasiler arasındaki inanılmaz mücadeleyi siz değerli okuyucularla paylaşmak istiyo..]]> Sat, 23 Nov 2013 00:37:15 +0400 Dersim vardı, katılamadım, üzgünüm! https://www.evrensel.net/yazi/69823/dersim-vardi-katilamadim-uzgunum https://www.evrensel.net/yazi/69823/dersim-vardi-katilamadim-uzgunum? Dün İstanbul Üniversitesi önünde, asistanların işlerine son verme kararı alan yönetime karşı eylem vardı. Her kademede artık netleşen diktatör tavırlı yönetimlere karşı tertiplenen bir eyleme katılamadığım için üzgünüm, ama dünkü eylemin bir özelliğinden dolayı bir kat daha üzgünüm. Diktatörleşen idare üzerinde düşünürken, yaşamımda ilk kez “Balık baştan kokar” ifadesinin bu denli yerinde ve etkili olduğuna tanıklık etmekteyim. Şöyle ki, sanki herkes kafasını yukarı kaldırmış, büyük şef bugün ne diyecek ya da neyi yasaklayacak diye pür dikkat kesilmiş ve imalı emri alır almaz bütün sadakati ile içindeki saldırganlığı açığa çıkarmanın doyumsuz hazzını yaşamaya koyulmaktadır. Ampul aydınlarını yerin dibine sokamayan bir toplumu paketlenmiş demokrasi söylemi ile uyutan siyasal kadro resmi ve sivil ele..]]> Sat, 16 Nov 2013 00:58:19 +0400 Öğrenilmiş davranış kodları https://www.evrensel.net/yazi/69762/ogrenilmis-davranis-kodlari https://www.evrensel.net/yazi/69762/ogrenilmis-davranis-kodlari? ABD özgürlük ve demokrasi adına Irak’a girdi. Irak’ta binlerce, milyonlarca insan öldü, ülkede olaylar yatışmadı, huzur kalmadı. Kimi yorumcular bu durumu ABD’nin başarısızlığı olarak yorumlarken, diğerleri ise kaotik durumun ABD’nin işine yaradığını, bu durumun hedeflenen siyasi strateji olduğunu savundu. İkinci gurup savunuculara göre ise, Irak’ta karmaşanın devam etmesinin ABD hakimiyetinin bu ülkede devamını sağladığını, hatta bizzat ülke yöneticilerinin dahi böyle bir tercihte bulunduğunu savunmaktalar. Bu tezin ne denli doğru olduğu benim muhakeme sınırlarımı aşıyor olmakla beraber, doğru ve geçerli olabileceğini düşünebiliyorum. Şöyle ki, söz konusu politikalar, ABD’nin girdiği ülkeye fazla asker yığmadan, aşırı bir maliyete katlanmadan, devamlı karışıklık gerekçesi ile elinin daima ülkenin ve bölgenin üzerinde olmasını sağladığı ve ..]]> Sat, 09 Nov 2013 00:47:21 +0400 İzmir'de seçim propagandası https://www.evrensel.net/yazi/69705/izmirde-secim-propagandasi https://www.evrensel.net/yazi/69705/izmirde-secim-propagandasi? 1923 yılında Lozan görüşmeleri tıkandığında, henüz resmi olarak devlet dahi kurulmamışken İzmir’de İktisat Kongresi toplandı. İktisat Kongresi’nin olumlu etkisiyle Lozan sonlandırıldı ve devlet oluşturuldu. 1923 yılında toplanmış olan İktisat Kongresi ile geçtiğimiz çarşamba günü toplanan Beşinci İktisat Kongresi’nin arasında zerre kadar bir ilişki söz konusu değildir. Öyle anlaşılıyor ki, önce yerel, arkasından da genel seçimlere doğru gidilirken, her alan bir seçim yatırım olanağı olarak düşünülüp, kurgulanmaktadır. Bu amaçla, “Gazi Paşa” olarak Atatürk de, Birinci Meclisin açılışındaki ünlü dua sahnesi de, İzmir İktisat Kongresi de, hiç bir sakınca görülmeden, siyaset tüketim alanına sokulmaktadır. Öyle anlaşılıyor ki, bundan böyle seçimlere kadar çeşitli kutlama ve anma programlarında ..]]> Sat, 02 Nov 2013 11:43:01 +0400 Bütçe meselesi https://www.evrensel.net/yazi/69652/butce-meselesi https://www.evrensel.net/yazi/69652/butce-meselesi? Bütçe hem çok önemli hem de fazla önemli olmayan bir metindir. Bütçe önemlidir; zira, bütçe kamusal fonların nerelerden sağlandığını ve bunların nerelere harcandığını gösterir. Kamusal fonların nereden sağlandığı meselesi toplumdaki vergi yükü ve bu yükün hangi guruplar tarafından yüklendiği ile ilgilidir. Ortalama olarak bütçede ulusal gelirin yüzde 25 dolayında bir tutarın kamu tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır. Kamusal finansman yükünün toplumda nasıl dağıldığı meselesine gelince, hemen her zaman söylenen ve herkesin bildiği gerçeği burada yinelemek durumundayım. Tüm ulusal gelirin yaratılma yükü olduğu gibi, kamusal yük de emekçilerin üzerindedir. Üretim aşamasındaki sömürüye ilaveten, vergi gelirlerinin yaklaşık dörtte üçünü de emekçiler dolaylı ve dolays..]]> Sat, 26 Oct 2013 00:10:38 +0400 Kin kini doğurur https://www.evrensel.net/yazi/69544/kin-kini-dogurur https://www.evrensel.net/yazi/69544/kin-kini-dogurur? İhtilal ya da darbe gibi her türlü baskılayıcı kalkış, çeşitli yollardan kendisini korumaya alır. Darbeler sonrası idam vs. gibi şiddetli ve insanlık dışı cezalar ya da anayasamızdan kaldırılmış olan "Geçici 15. madde" gibi hükümler hep ihtilal ya da darbe yapanları korumaya yöneliktir. Bu tür kalkışlar toplumsal olduğundan, konuyu salt darbeciler ile siyasiler bağlamında görmemek, kalkışın taraftarları ya da yandaşları ile de ele almak kaçınılmazdır. Darbelerin halkın bir bölümü tarafından alkışlanırken, diğer bölümü tarafından nefretle karşılandığı unutulmamalıdır. Bu durumda, darbeleri besleyen koşulları toplumsal tabanda aramak sosyolojik bir gerekliliktir. Hiçbir darbe ve karşı darbe toplumun ana dokusunu değiştiremez, tam tersine, yeni darbelere gebe toplumsal koşullara zemin hazırlar. Darbelerin panzehiri toplumda kin tohumu ekmek değil, darbenin toplumsal patolojisini..]]> Sat, 12 Oct 2013 06:03:54 +0400 Para düşkünü toplum düşmanları https://www.evrensel.net/yazi/69478/para-duskunu-toplum-dusmanlari https://www.evrensel.net/yazi/69478/para-duskunu-toplum-dusmanlari? Obama’nın sağlık sigortası projesine karşı çıkanlar ABD federal bütçede borçlanma sınırını yükseltmeye karşı çıkarak, Obama projesini engellemeye çalışmaktalar. Kısacası, devlete vergi verenler paralarını o kadar sevmektedir ki, orta gelir tabakasına dahil ya da yoksulların sağlık harcamalarını karşılamaya yanaşmamaktadırlar. Bu konu insanlık açısından ele alınabilir olmakla beraber, kapitalist sistemin “rasyonel insan” anlayışı ve “mülkiyet” duyguları sağlık gibi fevkalade toplumsal konuda dahi insanî düşünce kanallarını tıkamaktadır. Varsıl kesimin sağlık harcamaları hakkında fazla endişesi olmayabilir, zira başlarına gelebilecek felaketi paraları ile halledebilirler. Yoksul kesimin ise, parası olmadığı için ölüme terk edilmesi fazla sorun edilmemelidir. Konunun kısaca tartışılmasına girmeden önce hemen şu noktanın belirtilmesi bana çok önemli ge..]]> Sat, 05 Oct 2013 13:34:36 +0400 Neden uyanmalıyız! https://www.evrensel.net/yazi/69145/neden-uyanmaliyiz https://www.evrensel.net/yazi/69145/neden-uyanmaliyiz? Ekonomide “dalga” kavramı aynen denizdeki “dalga” anlamında kullanılır. Her iki alanda da dalga inişli çıkışlıdır. Daha da önemlisi, dalgalarda her çıkış mutlaka bir inişin işaretidir. O nedenle, çıkışlara inanmadan, ileri dönemde yaşanacak inişe göre program yapmak, ona göre karar vermek gerekir. Nereden çıktı bu “dalga” konusu, diye düşünebiliriz. Mesele şudur: Bizler emekçiyiz; emekçiler yükselen dalgada işlerin iyi gittiğini zanneder. İşlerin görece iyi gittiği ve sermaye yatırımlarının yükseldiği dönemlerde emekçiler iş bulur, sömürülüyor olmakla beraber, kendilerine göre fena olmadığını düşündükleri gelir elde ederler. Böyle dönemlerde emekçiler biraz da borç falan alarak gecekondularını yapar, hatta çocuklarını evlendirir, bir gecelik de olsa, biraz eğlence ve mutluluk ya..]]> Fri, 27 Sep 2013 17:15:43 +0400 Üniversiteler açılırken https://www.evrensel.net/yazi/68613/universiteler-acilirken https://www.evrensel.net/yazi/68613/universiteler-acilirken? Üniversiteler, geçmiş yıllarda bir siyasetçinin katılımıyla açılış yaparken, sanırım ilk defa bir siyasetçinin gereksiz katılımı olmadan, olabildiğince üniversiteye yakışır bir şekilde sessiz sedasız açıldı. Üniversite, ilk ve orta öğretimden farklı olarak, siyaset ve sermaye vs. gibi tüm toplumsal şekillendirici örgüt ya da kurumlardan bağımsızdır, daha doğrusu öyle olduğu düşünülür. Üniversite evrensel bilim kurallarının ortaya çıkarıldığı ve topluma yaygınlaştırıldığı en üst düzeyli eğitim ve araştırma kurumudur. Hatta, “eğitim ve araştırma kurumu” ifadesini ters çevirip, “araştırma ve eğitim kurumu” ifadesini kullanmak daha doğrudur. Çünkü üniversitenin birinci görevi araştırmadır, eğitim üniversitenin ikinci görevidir. Üniversite, ana görevi araştırma olduğu içindir ki, sermaye..]]> Fri, 20 Sep 2013 17:40:53 +0400 12 Eylül hezeyanı https://www.evrensel.net/yazi/67815/12-eylul-hezeyani https://www.evrensel.net/yazi/67815/12-eylul-hezeyani? Önce resmi tarih dili ile konuşalım. Bu bakışa göre, 12 Eylül 1980 askeri darbesi, Türk siyasi yaşamına büyük darbe vurmuş olan üçüncü askeri müdahaledir. Dolayısıyla, hem siyasi yaşamı kendi olağan çizgisine oturtmak hem de halkın sandığa yansıyan iradesini korumak amacıyla bu ve bu gibi müdahaleleri kınamak kaçınılmaz bir demokrasi görevidir. Doğrudur, askeri ya da herhangi bir güçle kamuoyu kararına müdahale tasvip edilemez. Ancak, geçtiğimiz haftalarda da kendimce açıklamış olduğum üzere, demokrasi denen “ehven-i şer siyasi tiyatro”nun temel şartı olarak sandığın ileri sürülmesi, öncelikle sandık namusunun korunması ile olasıdır. Halkın bir şekilde seçim iğfalleri ile karşı karşıya bırakıldığı bir ortamda, siyaset değil, rüşvetli aşiret yönetimi -ki, askeri darbeden beter- hakim demektir. Basit bir örnekle aşiret y&ou..]]> Fri, 13 Sep 2013 16:48:45 +0400 Gezi isyanı ve kürtlerin tavrı https://www.evrensel.net/yazi/67183/gezi-isyani-ve-kurtlerin-tavri https://www.evrensel.net/yazi/67183/gezi-isyani-ve-kurtlerin-tavri? Geçen haftaki yazımda İzmir’in şirin belediyesi Karaburun’da, hemen hiçbir üniversitede görülemeyecek özgürlük havası içinde, dokuz gün kadar sürecek akademik toplantılar yapılacağını haber vermiştim. Bu yazının değerli okuyucularla buluştuğu gün Karaburun toplantıları sonlanıyor olacak. Toplantı seanslarının birinde, birkaçı hariç, sol parti liderlerinin konuşmalarına tanık olduk. Çok önemli ve ilginç olan bu seansta, biri “Gezi direnişi”, diğeri ise söz konusu direniş hareketinde Kürt örgütlerinin tavrı olmak üzere, iki önemli konu öne çıktı. Konuşmacılar bu iki konu etraflıca yoğunlaşmış olmakla beraber, diğer konularda taraflar arasında tam bir görüş birliği sağlandığını ileri süremeyiz. Gerek konuşmalar gerekse salondan gelen eleştiriler gösterdi ki, her şeyden önce sol cephe hemen hiçb..]]> Fri, 06 Sep 2013 17:06:11 +0400 Karaburun yollarında https://www.evrensel.net/yazi/66538/karaburun-yollarinda https://www.evrensel.net/yazi/66538/karaburun-yollarinda? Karaburun İzmir’in Karaburun yarımadasındaki şirin ilçesidir. Karayolu ile İzmir merkezinden yaklaşık iki saate yakın bir sürede ve biraz da meşakkatli bir yolculuk sonunda varılan ilçeye, 2007 yılında başlatılan Üçkuyular-Karaburun vapur seferleri, üç tarafı denizle yani doğal asfaltla kaplı ülkemizde, karayolu sevdasına yenik düşmüş. Karaburun ilçesinde her yıl yaklaşık on gün kadar süren fevkalade güzel ve üst düzeyli akademik toplantılar tertip edilmektedir. Tüm meşakkatini genç meslektaşlarımızın yüklendiği toplantılar her açıdan katılanlara fevkalade büyük yararlar sağlamaktadır. Kurum niteliğinde olmayan, atanmış rektörü ya da dekanı bulunmayan Karaburun Üniversitesi her türlü görüşün savunulduğu ve tartışıldığı çok yararlı bir fikir ve tartışma ortamıdır. Her yıl farklı konuların tartışıldığı Karaburun ..]]> Fri, 30 Aug 2013 16:58:21 +0400 Dış siyasetin iç siyasete yansıtılan gerici manzaraları https://www.evrensel.net/yazi/65822/dis-siyasetin-ic-siyasete-yansitilan-gerici-manzaralari https://www.evrensel.net/yazi/65822/dis-siyasetin-ic-siyasete-yansitilan-gerici-manzaralari? Suriye ile başlayan, şimdilerde de Mısır’daki vahim olaylarla sürdürülen gerici politikalar çok tehlikeli boyutta seyretmektedir. Aşağıda kısaca açıklamaya çalışacağım, bu durumdan yararlanarak sürdürülen yanlış politik manevraların içte politik baskılamayı, yani faşizmi, dışta da ülkenin yalnızlaştırılmasını gündeme getireceği açıktır. Bunun anlamı şu ki, içte seçmen tabanının körlüğü düşüncesi üzerinden, maalesef, dışta ülkenin kredi yitirmesi pahasına dahi olsa, gelecek siyasi dönemi kurtarmak. 1946 seçimleri ile yatıp kalkan iktidarın, her fırsatta dilinden düşürmediği ileri demokratik ortamda iktidardan uzaklaşma korkusunu anlamak hiç de güç olmasa gerek! Birincisi, gerek Suriye gerek Mısır olayları, çok vahim olmakla beraber, ne dünya tarihinde ne de son dönemlerde eşi görülmemiş vahş..]]> Fri, 23 Aug 2013 18:08:03 +0400 Tatil sonrası buluşma https://www.evrensel.net/yazi/65135/tatil-sonrasi-bulusma https://www.evrensel.net/yazi/65135/tatil-sonrasi-bulusma? Bir aylık bir istirahat ayrılığından sonra okuyucularla buluşmak çok hoş olmakla beraber, bu kez neler yazayım diye düşünürken, bu süre içinde Türkiye’de ve dışarıda olanlar, maalesef, içimi kararttı. Mısır’daki olumsuz gelişmeler, Batı dünyasının katliamlar karşısında sessizliğini koruması yanında, bu durumdan yararlanarak, Türkiye’de bazı meydanlarda geceleri yapılan “tekbirli gösteriler” vahim gelişmelere gebe olunduğunu göstermektedir. Mısır’daki insanlık dramına karşı çıkış adına hemen her akşam halk yığınlarına dinsel içerikli siyasi toplantı yaptırmak, iç siyasete olduğu kadar da dış siyasete ters düşen bir davranış olarak görülmelidir. Söz konusu halk mitingleri Mısır’daki olaylara tepki yanında, içte de başat siyasetçilerin derin korku içinde olduğunun göstergesidir. Yıllardır süren siyasi davanın ..]]> Fri, 16 Aug 2013 19:15:04 +0400 Karanlık günler derinleşiyor https://www.evrensel.net/yazi/61958/karanlik-gunler-derinlesiyor https://www.evrensel.net/yazi/61958/karanlik-gunler-derinlesiyor? Manava meyvesi, balıkçıya balığı taze mi, diye sorulmaz. Çünkü onlar satıcıdır. Siyasetçiye de icraatı sorulmaz, konuşmalarından gerçek anlaşılamaz. Siyasetçi, balıkçıdan da manavdan da daha tevilcidir. İktidar, yaptıkları kadar, hatta ondan da öte yapmadıklarıyla değerlendirilir. ABD’de Wall Street oturumunu polis haşince dağıttı. Ya da geçen haftalarda Avrupa’da sekizler toplantısını protesto eden göstericileri polis yine haşince dağıttı. Peki, oralarda sonuçta kaç ölü var, eli palalı ya da tabanca ile havaya ateş eden kaç tane sorumsuz görevli çılgın sahnede? Hiç yok! Brezilya’da da gençler ve halk sokaklara döküldü. Brezilya’da da devlet var, orada da halkın isyanı bazı devlet politikalarına karşı idi. Brezilya Devlet Başkanı Rousseff’in TV’de yayınlanan konuşmalarını bizim siyasiler hiç duymadı mı? ..]]> Mon, 15 Jul 2013 09:36:58 +0400 Kurbağa nasıl haşlanır? https://www.evrensel.net/yazi/61251/kurbaga-nasil-haslanir https://www.evrensel.net/yazi/61251/kurbaga-nasil-haslanir? Kurbağanın nasıl haşlanacağını bilenlerle bilmeyenler arasında demokrasi açısından hiçbir fark yoktur. Aradaki fark geçmişten edinilen tarihsel bilgilerin nasıl kullanıldığıdır. Erbakan’ın “kanlı mı, kansız mı” ifadesi kurbağa haşlama sanatındaki ustalığının göstergesi ise, bu ustalığın “kansız” uygulama maharetinin haleflere geçmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu ustalığın uygulanması çağdaş demokrasiye ters olup, toplumsal mühendislik anlamına geldiğinden, demokrasi testinde sandık gerekçe olamaz. Nasır’a başarısız suikast girişiminde bulunan Müslüman Kardeşler gurubunun lideri Mursi’nin askeri darbe ile indirilmesi kabul edilemez, ama yüzde 52 oy oranına güvenerek, salt bir gurubun yandaşlığını yapmak da demokrasi ile bağdaşamaz. Ne hazindir ki, gelişmekte olan Ortadoğu ülkeleri Batı’nın direktif ve yönlendirmeleri ile kendi halkları arasında sivrilmiş başat ..]]> Fri, 05 Jul 2013 10:23:24 +0400 Böyle bir politika bir kişinin kararı olarak görülemez https://www.evrensel.net/yazi/60657/boyle-bir-politika-bir-kisinin-karari-olarak-gorulemez https://www.evrensel.net/yazi/60657/boyle-bir-politika-bir-kisinin-karari-olarak-gorulemez? Anayasa çalışmaları, Kürt açılımı, Gezi olayları ve tüm bu benzeri gelişmelerde aynı yönde ısrarlı bir politika izlendiği görülüyor. Buna ilaveten, Türkiye’nin laiklik çizgisinden uzaklaşması, ülkede dinciliğin yaygınlaştırılması gibi gerici olayların giderek alan kazanması da tek kişinin iradesi ya da davranış biçimi olarak yorumlanamaz. Diyelim ki, başbakanın davranış stili böylesi gelişmelere yol açıyor. Peki ama şu sorulmaz mı? Danışmanlar, kabine üyeleri, hatta esameleri ne kadar okunur bilememekle beraber, parlamentodaki AKP milletvekillerinden niçin hiç bir ses çıkmamaktadır. Hal böyle olunca, duruma daha geniş bir açıdan bakmak gerekmektedir. Son gelişmeler ertesinde Avrupa ülkelerinin ve ABD’nin tavrını dikkate alarak bu konuya bir aydınlık getirebiliriz. Tabii bu bir tahminden öte geçemez. Ancak, politik meselelerde, gizli ilişki ..]]> Fri, 28 Jun 2013 10:45:47 +0400 Görüşmenin samimiyeti https://www.evrensel.net/yazi/59437/gorusmenin-samimiyeti https://www.evrensel.net/yazi/59437/gorusmenin-samimiyeti? Özde demokratik olmayan, demokrasiyi salt bir araç olarak gören sahte demokratlar da amaçlarına ulaşmak için demokratik görüntülü bazı süreçleri ya da mekanizmaları araç olarak kullanmaktan geri durmazlar. Başbakanın 12 Haziran Perşembe günkü toplantısı böyle bir koku vermektedir. Hele de toplantıya katılan bir kişinin Emek Sineması yıkımını gerçekleştiren firma sahibi ile akrabalık ilişkisi içinde olması kuşkuları daha da derinleştirmektedir. Diğer gruplarla yapılan ya da yapılacak toplantılar, pek böyle bir görüntü vermemekle beraber, umarım bu kuşkuyu kaldırır. AKP yönetiminde hakim zihniyet ve yönetim tarzında parti ile hükümet arasında bir fark gözetilmeyeceği açık olmakla beraber, Gezi Parkı olayının bir parti meselesi gibi ele alınması ve her aşamada hükümetin önüne geçilmesi vahim bir hatadır. Bu yakla..]]> Fri, 14 Jun 2013 11:29:14 +0400 Kararsız denge https://www.evrensel.net/yazi/58852/kararsiz-denge https://www.evrensel.net/yazi/58852/kararsiz-denge? Ülke bıçak sırtında ilerliyor. Şu anda demokratik cephe açısından olumlu, neoliberal gerici kesim açısından ise olumsuz olaylar yaşanıyor. Sonucu despotizm mi, yoksa kapitalizm içinde sahte demokrasi mi belirleyecek, bilemiyorum. Beni umutsuzluğa sevk eden şu ki, ne sistem demokratik (seçim yasası, parlamentonun hali, yargının teşkili ve işleyişi, vs. vs.) ne tarihten gelen dokusal ve davranışsal halimizle insanımız demokratik, ne de emperyalizmin baskısı demokrasinin yeşermesine elverişli. İnsanımız lider fetişi içinde, liderlik taslayanların ise ne aklı yerinde ne de psikolojisi sağlıklı. Böyle olunca da toplumun dümeni emperyalistlerin eline geçer. Zira, gidişat doğrultusunda dikta hevesliliğini algılayamayan sanatçı, aydın, bilim ya da akil insan üreten bir toplumu, tabii ki, tepesine bir çakma lider monte ederek emperyalistler yönetir. Peki, bu yorum çerçevesinde Taksim olayları ..]]> Fri, 07 Jun 2013 11:17:46 +0400 Kürt meselesi üzerine https://www.evrensel.net/yazi/58321/kurt-meselesi-uzerine https://www.evrensel.net/yazi/58321/kurt-meselesi-uzerine? Şimdiye dek Kürt meselesi üzerine açık ve net fazla bir şey yazmadım. Geçen hafta sonunda yapılmış olan iki günlük toplantı hakkında da ne leh ne de aleyhte bir cümle ettim. Konu hakkında sessizliğimi korumaya çalıştım, öyle gözüküyor ki, daha da koruyacağım. Bir dostumuzun bu tavrımı eleştiren yazısı üzerine, kendisine, teşekkürlerimle bir cevabi yazı gönderdim. Dostumuz da, benim yazımın üzerinde kendi kanaatini de paylaşarak, bana yanıt gönderdi. Biz aramızda konuyu hallettik sayılır. Ancak, benzer düşünen dostlar olabileceği endişesiyle ve konumumu netleştirmek amacıyla, bana yöneltilen itiraza vermiş olduğum yanıtı, ana fikri kaybetmeden, burada sizlerle de, yazı boyutunda kısaca, paylaşmak istiyorum. Bir kere, sol bir insan olarak, etnik kimlikle değil, sınıf bilinci ile ilgilenmekteyim. İkinci olarak, meselenin kökten çözümünün, tüm y&ou..]]> Fri, 31 May 2013 10:06:07 +0400 Deniz Gezmiş üniversiteye hoşgeldi https://www.evrensel.net/yazi/57697/deniz-gezmis-universiteye-hosgeldi https://www.evrensel.net/yazi/57697/deniz-gezmis-universiteye-hosgeldi? Deniz Gezmiş heykelinin Mimar Sinan Üniversitesine dönüşü, Türkiye’de halkın iradesinin etkili olduğunun -daha doğrusu olacağının- bir göstergesidir. Ancak bu ifadeyi, AKP iktidarı sayesinde halkın iradesinin etkin olduğu şeklinde beyanda bulunan yandaşlarınki ile karıştırmamak gerekir. Peki, halkın iradesinin etkili olması ne demektir, Deniz Gezmiş heykelinin üniversiteye dönmesinin bununla nasıl bir ilgisi bulunmaktadır? Halkın iradesi bir tas çorba ya da elektrik olmadığı halde siyasi oyuncuların verdiği buzdolabını gecekondu kulübesinin bir köşesinde paslanmaya terk edilmek üzere koyan sözde yandaşın hile ile oluşturulmuş iradesi kastedilmemektedir. Ya da din bezirganlığı ile halkın samimi duyguları istismar edilerek kazanılan çarpıtılmış bilince sahip yandaşların iradesi halk iradesi değildir. Neden değildir? Çünkü, o insanlar ne ekonomiye, ne siyasete, hatta ne de kendi yaşamlarına t..]]> Fri, 24 May 2013 10:41:39 +0400 İkinci kriz İkinci Dünya Savaşı ile sonlandırıldı https://www.evrensel.net/yazi/57059/ikinci-kriz-ikinci-dunya-savasi-ile-sonlandirildi https://www.evrensel.net/yazi/57059/ikinci-kriz-ikinci-dunya-savasi-ile-sonlandirildi? 1929 krizi kapitalizmin ikinci derin krizidir. İkinci kriz 1939-1945 yıllarında fevkalade kanlı seyreden İkinci Dünya Savaşı ile sonlandırıldı. Böylece yeryüzü kaynakları yeniden paylaşılmış, savaş sonrasında yapılan harcamalar ve teknolojik atılımlarla krizin izleri silinmiş ve kapitalist dünya yeni bir raya oturtulmuştu. Bilindiği üzere, savaşın sonuna doğru, 1944 yılında Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) kurularak, uluslararası kapitalist işleyişe belirli bir yol haritası verildiği gibi, açık ve örtülü olarak çevre ekonomileri gelişmiş emperyalist devletler tarafından gözetim ve denetim altına alınmıştır. Yaşadığımız kriz sonrasında alınmış önlemlere rağmen gerek merkez emperyalist ekonomiler, gerek çevre ekonomilerde anlamlı düzelme görülmemiştir. Kaldı ki, günümüz koşullarında gerek istihdam yaratarak gerek coğrafi olarak piyasaları genişleterek krizin ö..]]> Fri, 17 May 2013 08:41:23 +0400 Hukuk kimin elinde? https://www.evrensel.net/yazi/56443/hukuk-kimin-elinde https://www.evrensel.net/yazi/56443/hukuk-kimin-elinde? Fransa’da Ermeni katliamı yapılmadığı şeklinde beyanda bulunmayı yasaklayan yasayı eleştiren iktidarımız, işten çıkarılmalara karşı hukuk yolu ile hak arama yolunu tıkamaktadır. Geçmişte, tarikat ilişkisi nedeniyle emir-komuta silsilesinin bozulduğu gerekçesi ile askerlikten ihraç kararına, hukuksuz karar gerekçesi ile şerh koyan siyasetçi, bugün işbaşına geçtiğinde işten çıkarmalar karşısında hukuk yolunu kapatmaktadır. Bu durum karşısında, “Bu nasıl bir ilkesizliktir” sorgulaması yerine, “Bu kimin iktidarıdır” sorgulaması yapılmalıdır. Hukuk kuralları bazı temel ilkeler doğrultusunda belirlenir ve yazılı hale dökülür. Hukuk ilkelerinin sağlam olduğu toplumlarda yazılı metinlere dahi ihtiyaç duyulmaz ve böyle maddeler yapılmaz. Örneğin, İngiltere’de yazılı bir anayasanın bulunmaması İngiltere’nin bir anayasasının bulunmadığı anlamına gelmez. Bunun ter..]]> Fri, 10 May 2013 11:08:14 +0400 Emekçi hakları https://www.evrensel.net/yazi/54637/emekci-haklari https://www.evrensel.net/yazi/54637/emekci-haklari? Emekçiler ayakta, taşeronlaştırmaya karşı çıkıyorlar, her ay onlarca emekçi iş cinayetlerinde can veriyor, asgari ücret artık bir kişiyi bile doyurmaya yetmiyor, ama yine emekçiler, hem de hiç vazgeçmeden, “emekçi hakları” diye bağırıyor, meydanlarda sesini duyurmaya çalışıyor. Bir anayasa yapılmaya çalışılırken ne siyasiler emekçilere bir şey soruyor ne de emekçiler ne istediklerini kamuoyu ile paylaşarak ve seslerini yükselterek ilgililere iletiyor. Ama sadece “emekçi hakları” diye, sanki kendi içlerine doğru bağırıyor, haykırıyor. Geçen hafta sonunda yine bir emekçi hakları toplantısı yapıldı, aynı bağırtı ve şikayet orada da yükseldi. Bu tür bağırışlardan bir sonuç alınamıyor. Bunun sebebi ise çok açık; emekçinin olduğu durumda karşıda sermayedar vardır. Karar sermayedardadır. Kapitalizmin bu aşamasında ser..]]> Fri, 19 Apr 2013 10:35:54 +0400 Yumuşak karın bir göstergedir https://www.evrensel.net/yazi/54052/yumusak-karin-bir-gostergedir https://www.evrensel.net/yazi/54052/yumusak-karin-bir-gostergedir? Toplumsal sorunları çözmek amacı taşıyan basiretli bir siyasetçi toplumsal değişim, mesaj ya da tepkileri “toplumsal yumuşak karın” dokusunda izler ve politikalarını ona göre planlar. Kafasındaki projeyi topluma dayatmak amacı taşıyan baskıcı politikacı ise toplumsal kıpırdanmalardan anlamlı işaretler almak yerine, suçlayıcı ve susturucu politikalara yönelir. Bunun en tipik örneğini herhangi bir üniversiteye konuşmaya giden bir siyasetçinin protestocu gençleri yaka-paça dışarı atan güvenlikçileri (!) engelleyerek, protestocu genci dinlemeye ve gücü yetmediğinden, topluluk içinde fikrini savunmaya cesaret edememesi oluşturur. Demokrasinin bir vasıta olduğuna inanan politikacı başka türlü davranmaz. Üniversitelerimizde gençler ayakta. Tabii, siyasi iradenin kimliğini sergilercesine güvenlik güçleri de ayakta. Siyasiler de, hangi akla hizmetse..]]> Fri, 12 Apr 2013 12:24:45 +0400 Çamura taş atmamak https://www.evrensel.net/yazi/53484/camura-tas-atmamak https://www.evrensel.net/yazi/53484/camura-tas-atmamak? Çamura taş atmak tehlikelidir, çünkü üstünüze çamur sıçrar. Faşizan iktidarların toplumları teslim almasının tek yolu budur. İktidarlar bu rollerini korku psikolojisi dinamiğine dayanarak oynarlar. Hiçbir eleştiriyi kabul etmeyen ve her eleştiri odağını kendi içinde yalnızlaştırarak izole eden iktidar odağı, Hitler döneminde görüldüğü gibi, “çaresizlik” psikolojisine kapılarak faşizan güç odağını içselleştirip kabullenen çevreyi teslim alarak genişler. Böylece faşizan iktidarlar giderek daha fazla güç kazanır ve güce yönelik her kalkışı daha şiddetle ezme kapasitesine ulaşır. Dünyanın güneşin etrafında dönmesi ya da ayın dünyanın etrafında dönmesi gibi, sosyal olaylarda da zayıf yaratıklar kişiliklerini yitirerek gücün etrafında kümelenir. Tabii bu tür kümelenmenin zayıf a&c..]]> Fri, 05 Apr 2013 13:07:34 +0400 37. İktisatçılar Haftası https://www.evrensel.net/yazi/52870/37-iktisatcilar-haftasi https://www.evrensel.net/yazi/52870/37-iktisatcilar-haftasi? İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti her yıl üç gün süre ile muhtelif başlıklar altında paneller ve konferanslar tertiplemektedir. Bu yılki paneller dizisi “Cumhuriyet’in 90. Yılında Ekonomi-Toplum-Siyaset” başlığı altında, geçtiğimiz hafta yapıldı. Cemiyetin ilkeleri doğrultusunda daima olduğu gibi, bu yıl da salt İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi elemanlarından değil, dışarıdan da konuşmacılar panelleri zenginleştirdi ve izleyicilere yeni ufuklar açtı. Panellerde Cumhuriyet’in 90 yıllık süresinde ekonomik, toplumsal, eğitim ve benzeri bir dizi alandaki değişim ve gelişmeleri ele alındı. Tabiatıyla her konuda doksan yıllık serüvenin tüm inceliklerinin detaylarıyla ele alınması olanaklı değildir. Konuların ana çizgileri ile irdelendiği toplantılarda salt geçmiş tartışılmadı, ileriye yönelik tahmin ve görüşler de sergilendi. Bu yazıda, ..]]> Fri, 29 Mar 2013 11:20:56 +0400 Barışa paha biçilmez, ama! https://www.evrensel.net/yazi/52271/barisa-paha-bicilmez-ama https://www.evrensel.net/yazi/52271/barisa-paha-bicilmez-ama? Umalım ki, halklarımız bundan böyle eşit koşullarda, dostluk ve kardeşlik duyguları ile barış içinde yaşasın ve mutlu yaşam sürsün. Umalım ki, bu temenni gerçekleşsin! İçinden geçtiğimiz süreçte iki hattın dikkatlice karar denklemine koyulması gerektiği kanaatindeyim. Bunlardan biri Irak’ın işgali ile başlayan, Mısır, Arap Baharı, Libya vs. yıkımları arasında sıra Suriye’ye dayanmışken, Türkiye’nin bir karışıklığa tahammülü yoktur. Karışıklık Türkiye haritasını BOP projesine uyarlayabilecek iken, fazla bilinmedik bir sebeple, öyle anlaşılıyor ki, projede şimdilik bir değişikliğe gidilmiş. Belki de bu gelişme bizi ikinci hat üzerine taşımaktadır. O hat Ortadoğu ve Irak petrolleri meselesi gibi geliyor bana. Irak petrollerine ulaşma ya da Irak petrolünü Türkiye üzerinden taşıma konusu Türkiye’ye önemli bir avantaj sağlayacakken, anlaşılmadık şekilde ..]]> Fri, 22 Mar 2013 10:32:29 +0400 Yaklaşılan hedefi tartışalım mı? https://www.evrensel.net/yazi/51666/yaklasilan-hedefi-tartisalim-mi https://www.evrensel.net/yazi/51666/yaklasilan-hedefi-tartisalim-mi? Bir ülkede bu denli alt-üst oluş yaşanırsa ne hukuk kalır ne de örf ve adet. O zaman insan ister istemez kafasından geçiriyor; devlet aygıtını eline geçiren erk niçin ülkeyi bu denli sarsıyor? Acaba toplumsal kurumları mı ve bu arada hukuku mu değiştirmek istiyor! Bunun yanıtını, oldukça açıklayıcı olarak, bireysel psikoloji alanındaki araştırma yöntemlerinde bulabiliriz. Bilindiği üzere, bu tür çalışmalarda Hitler kampları ve askeri sistemler incelenir. Bunun nedeni, söz konusu alanlarda "kişilik değiştirme ya da dönüşltürme" süreci yaşanır. Bu ortamlarda bireyin tüm algılama ve davranış dinamikleri değiştirilir ki, verilen emirlere koşulsuz itaati sağlanabilsin. Kısacası, bir bireye ya da topluma yeni kılıf geçirilirken, önce eski kılıfın sökülüp atılması gerekmektedir. Böyle bir sürecin sancısız olması döz konusu olamaz. Bu s..]]> Fri, 15 Mar 2013 11:33:34 +0400 Ne demeli ki! https://www.evrensel.net/yazi/50305/ne-demeli-ki https://www.evrensel.net/yazi/50305/ne-demeli-ki? Çalışma alanım iktisat olduğu için, okuyucuların bu sütun yazarından iktisadi düşünceler ya da yorumlar beklemeleri haklarıdır. Ancak, içinde bulunduğumuz alt-üst oluşlar o denli hızlı ve karmaşık seyrediyor ki, iktisadi konular, maalesef, biraz arka planda kalıyor. Vahim olan, tüm oluşumların “insan hakları” ya da “demokrasi” vb. gibi parıltılı söylemler gölgelemesinde bölge insanının çok ciddi karanlığa ve teslimiyete sürüklenmesidir. Bir “zenci” edebiyatıdır gidiyor. Hikaye; ABD’de Rosa Park adlı zenci bir kadının otobüse arka kapıdan binmediği ve beyaz şahsa kalkarak yer vermediği için gelişen olaylarla başlatılan mücadelenin, 1964 yılında Yurttaş Hakları Yasası’nın kabulüyle neticelenmesidir. ABD’de ilk zamanlar ikinci sınıf vatandaş olarak kabul görmüş olan zenciler beyazlarla eşit haklara kavuştu ve bugünlere ge..]]> Fri, 01 Mar 2013 09:49:12 +0400 Organları güdük demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/49667/organlari-guduk-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/49667/organlari-guduk-demokrasi? Benim dediğime inanan, benim kurallarımı benimseyen halk demokrasisi” herhalde ne demokrasinin babası olarak bilinen Eflatun’un ne de çağdaş demokrasi filozoflarının iddiası olabilir. Zira, Eflatun’dan başlayarak hemen tüm siyaset bilimi ve demokrasi üzerine yazmış-çizmiş filozoflara baktığımızda, hepsinin halkın bilinçli olduğu ve bu bilinçle desteklediği yönetim sisteminin adının demokrasi olabileceğini ifade ettiklerini görürüz. Halk aydın ve tümü ile bilge de olsa her konuda fikir sahibi değildir, olamaz da. Günümüzün karmaşık yönetim ağı içinde alınan her kararın, söylenen her sözün nereye oturduğu yorumunu halk rahatlıkla yapamaz; halka yönelik böyle bir beklenti olamaz. Doğru bilgi sahibi olmayan, yorum yapamayan bir kitlenin oyu üzerine oturtulan siyasete de demokrasi adı verilemez. Demokrasi; bilinçle kullanılan oyların son..]]> Fri, 22 Feb 2013 10:49:06 +0400 Devlet mi aşiret mi? https://www.evrensel.net/yazi/49123/devlet-mi-asiret-mi https://www.evrensel.net/yazi/49123/devlet-mi-asiret-mi? Politika biliminde aşiret yapısı devlet yapısını önceler. Bir araya gelen insan toplulukları önce kabile ya da aşiret olarak örgütlenir, zamanla devlet aşamasına geçilir. Feodalite yönetimi de gelişmiş aşiret biçimi olarak kabul edilirse, devlet ile aşiret ya da kabile arasında çok temel farklar olduğu anlaşılır. Nedir bu farklar? Bir defa örgütlenme biçimi farkı ortaya çıkar. Aşiret ya da feodal yapılarda kararlar aşiret reisi ya da feodal beydedir. Devlet ise çok dallı budaklı bir yapıdır ve kararlar merkezden verilmez. Devlet yapısında kuvvetler ayırımı yanında, çok gelişmiş idari yapılar arasında yetki ve kararlar dağıtılmıştır. Politik psikoloji açısından, yönetim anlayışı tibariyle devlet adamı ile aşiret reisi arasında çok önemli farklar olduğunu görürüz. Aşiret reisi ya da feodal bey her alt ünitenin kendi mülkiyetinde ve tüm kararların kend..]]> Fri, 15 Feb 2013 11:41:21 +0400 İki anı üzerine https://www.evrensel.net/yazi/48512/iki-ani-uzerine https://www.evrensel.net/yazi/48512/iki-ani-uzerine? Geçtiğimiz günlerde çok değerli bir insan ve iktisat hocası olan profesör Oktay Yenal’ı kaybettik. Toplumumuz için büyük bir kayıp olan Oktay Yenal’ın çok zengin ve bir o kadar da renkli dış eğitim ve deneyimi olduğunu Homer Kitabevi yayınlarından çıkmış olan “İktisat Penceremden” adlı eserinden öğreniyoruz. Hoca’nın aktardığı iki anı, bana bir yabancı akademisyen dostumun Türk iş insanları hakkındaki intibaını hatırlattı. Dostum, uluslararası konferanslarda gelişmekte olan ülke temsilcilerinin şık giyimlerinden belli olduğunu ve iş insanlarımızın şirket kârlarını derhal kişisel servetlerine dönüştürdüğünü söylemişti. Oktay Hoca’nın Dünya Bankası misyonu ile gittiği Peru’daki görüşmelerden yansıttığı ilginç anısı şöyle: “Gözlediğim çarpıcı gerçek, ülkenin nasıl yabancı ticaret a..]]> Fri, 08 Feb 2013 11:31:45 +0400 Leviathan https://www.evrensel.net/yazi/47908/leviathan https://www.evrensel.net/yazi/47908/leviathan? Leviathan, İncil’de adı geçen mitolojik su canavarıdır. Genellikle liberal iktisatçılar devleti bu canavara benzeterek, yetkilerinin sınırlandırılması gerektiği fikrini ileri sürmüşlerdir. Onlara göre devlet örgütü, elindeki yasama, yürütme ve yargı erkleri ile bireysel özgürlükleri sınırlama gücüne sahiptir ve çoğunlukla da bu gücünü kullanmaktan geri durmamaktadır. Siyasilerin aşırı yetki kullanma alanlarının salt yönetsel alanla sınırlı olmayıp, özel çıkar alanına da sarktığı ileri sürülür. Nitekim, Buchanan gibi ünlü düşünürler, siyasetçileri birer peygamber gibi düşünmemek gerektiğini, onların da birer insan olarak ele geçirdikleri olanakları kendileri ve çevreleri lehine çekinmeden kullanabildiklerini ifade etmiştir. Kapitalist sisteme salt siyasal yapı olarak bakanlar, üst..]]> Fri, 01 Feb 2013 10:59:57 +0400 Davos terapisi https://www.evrensel.net/yazi/47330/davos-terapisi https://www.evrensel.net/yazi/47330/davos-terapisi? Davos denen bölge Avusturya’da kayak sporlarının yapıldığı turistik bir yerdir. Bu yer 1971 yılından itibaren “Dünya Ekonomik Forumu” olarak bilinen, sosyetik görüntülü ideolojik toplantılar mekânıdır. Türkiye bu toplantılara özellikle Özal döneminde büyük önem atfetmiş, toplantıya katılmak için can atan bürokrasi, medya ve hatta akademik çevrelerden insanlara sahne olmuştur. Davos toplantıları; yansız ve çok uluslu ortak konferans görüntüsüne rağmen, aslında başat ülke öğelerinin güdülemesi altında yürütülen bir etkileme toplantısıdır. Davos, bu yönü ile aynen Dünya Bankası, IMF ya da Dünya Ticaret Örgütü gibi kapitalizmin çok önemli kalelerindendir. Dikkat edilirse, bu kaleler; bir kısmı IMF gibi denetleyici olarak, bir kısmı Dünya Ticaret Örgütü g..]]> Fri, 25 Jan 2013 13:35:26 +0400 İnsan değeri https://www.evrensel.net/yazi/46720/insan-degeri https://www.evrensel.net/yazi/46720/insan-degeri? İnsan değerlidir. İnsan değeri salt insanın kendisi açısından değil, hatta ondan da öte toplum açısından çok önemlidir. İnsan değer yaratan varlıktır. Geçmişte kendi başına yaşamını idame ettirebilen insan, günümüzün giderek karmaşıklaşan toplumlarda kendi başına değer yaratma becerisine sahip değildir. Bunun nedeni, günümüzde insan maddi sermaye ile birleşerek üretime girmesi ve bu şekilde hem kendi hem de toplum için değer yaratabilmesidir. Neden bu yazıyı yazıyorum. Sebep şudur: Sistemimizin adı “kapitalizm”dir, yani toplumsal kararlarda söz sahibi olan kapitaldir. Toplumsal kararlarda insan faktörünün yeri ve rolü azdır ve giderek azalmaktadır. Bu konuda sermayeden fazla bir şey beklemek doğru değildir, çünkü sermaye insanı değil, tam tersi, insan sömürüsünü düşünür ve onun peşindedir. Ne gariptir ki, top..]]> Fri, 18 Jan 2013 12:01:48 +0400 12 Ocak kalkışı https://www.evrensel.net/yazi/46084/12-ocak-kalkisi https://www.evrensel.net/yazi/46084/12-ocak-kalkisi? Bugün 12 Ocak. Bugün Ankara’da olmak vardı. Türkiye’yi karanlığa sürükleme girişime karşı tepki yürüyüşünde olmak vardı. Ancak, bazı nedenlerden dolayı bu görkemli kalkışta bedenen bulunamıyorum, fakat kalbim ve ruhum orada, karanlığa karşı çıkanların yanında! Her toplumsal kalkış insana heyecan verir. Bu heyecanın nedeni, belki bir güç gösterisi içinde olmanın sağladığı güven duygusu, belki de bir şeye karşı çıkışın irade gücü algılamasıdır. Bugünkü Ankara yürüyüşü salt ne güç gösterisinin sağladığı güven duygusu, ne de karşı çıkışın insanda sağladığı irade gücü algılamasıdır. Bugünkü Ankara yürüyüşü Türkiye’nin sürüklenmeye çalışıldığı ve dönüşü çok zor olabilecek derin karanlığı yırtma yürüyüşüdür...]]> Fri, 11 Jan 2013 10:01:50 +0400 2013 yılına girerken https://www.evrensel.net/yazi/45530/2013-yilina-girerken https://www.evrensel.net/yazi/45530/2013-yilina-girerken? Her derdin devası vardır” özdeyişine benzer şekilde, Türkiye’deki gelişmeler karşısında her ekonomik sorunun perdelenme çaresi var olduğu söylenebilir. 2008 krizinde ekonomi büyük yara alırken, siyasiler “teğet” sıfatını icat etti. Cari açık ulusal gelirin yüzde 7 gibi fevkalade büyük boyutuna ulaşırken, ihracatta rekor kırdığımız ilan edildi. Nasıl bir ekonomi ki, ihracatta rekor kırılırken cari açıkta da tehlikeli düzeyde rekor seviyelere çıkılabiliyor! 2012 yılı için yüzde 5 olarak saptanmış olan büyüme hızı zorla yüzde 3 düzeyinin biraz üzerinde gerçekleşirken, tahminin sadece iki puan saptığı ifade edildi. Evet, tahmin sadece iki puan sapmıştı, ama sapma oranı çok büyük, yüzde 50 düzeyine yakın. İşsizlik zaten alıştığımız bir konu vs. Batık krediler tavan yaparken, karşılıksız çek sayısı da artışını sür..]]> Fri, 04 Jan 2013 12:50:27 +0400 Susmak fazilettir https://www.evrensel.net/yazi/44878/susmak-fazilettir https://www.evrensel.net/yazi/44878/susmak-fazilettir? Cildi sararan hastayı muayene eden doktor hastanın cildine değil, karaciğerine bakar. Sosyal sorunların özü de tepede değil, tabanda aranır. Talebeler ayakta ise, talebelere ve anlık eylemlere bakılmaz; talebeleri böylesi eyleme iten sebeplere bakmak gerekir. Basiretli siyasetçinin yapması gereken, olayları anlama zahmetine girmeden üzerine benzinle gitmek değil, toplumu böylesine ateşleyen güçlü birikimi oluşturan nedenlerin ortadan kaldırılmasına çalışmaktır. Son YÖK tasarısı bir yandan hukuksuzluğu diğer yandan da üniversitenin çökertilişini yansıtıyor olmakla beraber, bu da başlı başına tüm rahatsızlığı açıklayamaz. Zira ulusal bir başarının kutlanması için ODTÜ’ye gelen siyasetçi ile YÖK tasarısı arasında anlık ilişki kurmak fazla anlamlı olamaz. Olaylar, siyasal iktidarın artık netleşen zihniyetine tepkidir. Üniversite üzerindeki operasyon toplumsal m..]]> Fri, 28 Dec 2012 11:33:26 +0400 İdris Hoca üzerinden yürütülen sahtekarlık https://www.evrensel.net/yazi/44302/idris-hoca-uzerinden-yurutulen-sahtekarlik https://www.evrensel.net/yazi/44302/idris-hoca-uzerinden-yurutulen-sahtekarlik? İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezunlar Cemiyeti vefakâr bir davranışla emekli olmuş ya da vefat etmiş hocaları anma programları organize ederek, topluma hizmet etmiş kişilerin eserleri ve fikirleri ile bir kez daha hatırlanmasına hizmet etmektedir. Geçtiğimiz hafta içinde de vefat etmiş değerli hocamız İdris Küçükömer için böyle bir program düzenleyen Cemiyet, Hoca’nın bir kez daha fikirleriyle anılmasına hizmet etmiş oldu. Bu tür programların olumlu ve olumsuz anlamda hoş ve yararlı tarafları vardır. Cemiyetin amacı dışında, bu toplantıda da böylesi haller yaşandı ve bunların yaşanması iyi oldu. Toplantıda ortaya çıkan iki yüzlülük ve zorlama kişilik ya da fikir kanıtlaması çırpınış ve zavallılıkları yanında, İdris Hoca’nın samimi akademik fikirlerini topluma yutturmaya çalışan “âlim görüntülü medya madrabazları&rdquo..]]> Fri, 21 Dec 2012 09:41:51 +0400 Bu bütçeden emekçiye fayda gelmez https://www.evrensel.net/yazi/43614/bu-butceden-emekciye-fayda-gelmez https://www.evrensel.net/yazi/43614/bu-butceden-emekciye-fayda-gelmez? Parlamentoda görüşülmeye başlamış bulunan 2013 Bütçesinin önce tümü, ikinci aşamada ise kalemleri üzerindeki tartışmalara geçildi. Kamusal kaynakların tedariki ve kullanımı hakkında görüntüde siyasal süreçle karar veriliyor olmasına rağmen, söz konusu tercihlerin asıl belirleyicisi toplumsal güç denge(sizlik)leridir. Genel bütçe büyüklüğü ve harcama kalemleri ile gelir kalemlerinin dağılımı, bir yandan sermaye birikimini gözetici eğilimler taşırken, diğer yandan da sistemi meşrulaştırıcı özellikler yansıtır. Neoliberal döneme özgü olarak, bütçe hacminin büyütülmemesine dikkat edilirken, finansman yükünün sermayeden olabildiğince uzaklaştırılıp geniş toplum kesimlerine yaygınlaştırılması, bu amaçla dolaysız vergilerden dolaylı vergilere doğru yöneliş göze çarpar. Kamu ..]]> Fri, 14 Dec 2012 11:21:26 +0400 Yapısal soruna anlık politika https://www.evrensel.net/yazi/43046/yapisal-soruna-anlik-politika https://www.evrensel.net/yazi/43046/yapisal-soruna-anlik-politika? 2008 krizi seyrederken, piyasalara inanılmaz boyutta paralar saçıldı, merkez bankası işlemleri ile paraların bir kısmı geri emildi, bazı firmalar battı, ekonomiler çöküşe geçti, siyasiler makamlarını kaybetti, vs. Önceleri işsizlik geri plana atılarak bütçe disiplini kuralına sıkı sıkıya1 bağlanıldı. Şimdilerde ise, işsizlik sorununa da çare yaratma eğilimi gelişti. Bana öyle geliyor ki, işsizlik sorununa yönelik çözüm arayışları kapitalizmin ve onun karar merkezini oluşturan sermayenin anlayışlı ve insancıl davranışının bir neticesi olmayıp, komünizmin çöküşte olmasına rağmen yaşanan derin sosyalizm korkusunun sonucudur. Hatta diyebiliriz ki, Sovyetler dağıldıktan sonra, komünizme karşı kurulmuş olan NATO hâlâ niçin korunuyorsa, bugün ileri ekonomilerin işsizliğe çare aramaya koyulmaları da aynı nedene dayanmaktadır. İşsizliğin büyük bo..]]> Fri, 07 Dec 2012 11:13:42 +0400 Uygulamada bileşik kaplar! https://www.evrensel.net/yazi/42358/uygulamada-bilesik-kaplar https://www.evrensel.net/yazi/42358/uygulamada-bilesik-kaplar? Hepimizin bildiği sosyolojik görüşe göre, bir toplumda her kurum birbirine benzer nitelikler taşır; hiçbir sosyal kurum diğer kurumların ortalamalarından çok farklı değildir. Bugün ve ilerideki irdelemelerle bu görüşü siyasal icraatlar üzerinden tartışmaya açmak istiyorum. Geçen haftaki yazımda siyasal erkin eğitim üzerindeki uygulamasını cinayet olarak nitelemiş, yazının başlığını da “Eğitim Cinayeti” olarak belirlemiş idim. Peki, siyasal erk eğitim kurumun üzerinde cinayet işliyor da, diğer kurumlarda daha farklı işler mi yapıyor? Bence hayır! Doğal olarak, her birey olayları kendi bakış açısından değerlendirir. Ancak, AKP’nin icraatlarının toplumun çok derin dokularına nüfuz ettiği ve oralarda köklü ve nesiller sürecek kalıntılar oluşturacak nitelikte olduğu da, duygusallıktan öte, maddi bulgulara dayalı gerçeklerdir. Eğitim üzerindeki ..]]> Fri, 30 Nov 2012 10:47:10 +0400 Eğitim cinayeti https://www.evrensel.net/yazi/41681/egitim-cinayeti https://www.evrensel.net/yazi/41681/egitim-cinayeti? Geçen hafta YÖK’ün yeniden şekillendirilmesi konusunda bir toplantıya katıldım. Değerli konuşmacıların ufkumuzu açan konuşmaları arasında çok güzel bir alıntı salonla paylaşıldı. Şöyle ki: “Bir toplumda bilgi yasaklandığında birinci nesilde cehalet güçlendirilir. Bunun üzerinde yükselen ikinci nesil ise cahil olduğunun farkına dahi varamaz!” Böylesi bir hainliği hangi siyasetçi toplumuna reva görür ki! Malum hikâye çok manidardır. Baltacılar ormanda ağaç keserken, bir ağaç diğerine, “baltanın sapı bizden mi?” diye sorar. Aldığı yanıt “evet” olunca, yapılacak hiçbir şey olmadığını anlar. YÖK Başkanı dolaşarak her çevreden fikir alıyor. Umalım ki, Başkanın bu çabası samimidir ve siyasetçiler karşısında baltaya sap olma gafletini göstermeyecektir. AKP tüm kurumlara saldırırken, geçmişte ..]]> Fri, 23 Nov 2012 11:40:08 +0400 Anayasa zorlamaları https://www.evrensel.net/yazi/41071/anayasa-zorlamalari https://www.evrensel.net/yazi/41071/anayasa-zorlamalari? İlk ve ortaöğretim derdest edildi. İlahiyat dersleri ordu eğitim sistemine kadar girdi. Sıra üniversitelere geldi. Yeni ve genç YÖK Başkanı, göreve geldiğinde bir tasarıyı kucağında bulduğunu ifade ediyor. Hukukçu arkadaşlarımıza göre bu öyle bir tasarı ki, var olan anayasa hükümlerine açık aykırılık taşıdığından, ya yeni anayasa beklenecek ya da çıkarıldığı durumda Anayasa Mahkemesi tarafından kesinlikle iptal edilecek. O zaman insan sormadan edemiyor: anayasa değiştirilmeden nedir bu acele, ya da acaba başka bir amaç mı güdülüyor? Türkiye’de herkesin zamanı sanki ileri sanayileşmiş ülkelerinkinden de çok kıymetli gibi, onlarda uzun zamana yayılan ve düşünüp taşınılarak gerçekleştirilen benzer projeler bizde bir an evvel kotartılmaya çalışılıyor. Anayasayı yılsonuna kadar çıkaracağız, YÖK yasasını anayasadan da önce çık..]]> Fri, 16 Nov 2012 13:29:46 +0400 10 Kasım anısına https://www.evrensel.net/yazi/40380/10-kasim-anisina https://www.evrensel.net/yazi/40380/10-kasim-anisina? Bugün 10 Kasım; Atatürk’ün ölümünün 75 inci yılı. Sovyetler de bundan ancak beş yıl fazla yaşadı. Demem o ki, aradan çok uzun bir dönem geçmiş ve olumlu ya da olumsuz köprülerin altından da çok sular akmıştır. Bugünkü devlet anlayışı ve yönetimi Cumhuriyet’in ilk dönemdekinden çok farklıdır. 1940’ların ikinci yarısında CHP’nin son döneminde atılmış olumsuz adımlar; derin bir 1950 kırılması; 1960 dönüşümü; 1980 savrulması; ve 2000 Osmanlılık özentisi ilk yönetim anlayışı ile bugünkü arasında fersah fersah fark oluşturmuştur. O halde nedir bu Atatürk düşmanlığı; olumlu ya da olumsuz, ilk dönemin anlayışı yaşıyor mu ki, onu yıkmaya çalışıyorlar! Bugün kendilerini Kemalist görenler ünlü altı ok ilkesine uyuyor mu; bizzat CHP kendi oklarına ne derece bağlı? Demek ki, asıl mücadel..]]> Fri, 09 Nov 2012 12:49:08 +0400 Teori ile pratik birleştiriliyor https://www.evrensel.net/yazi/39735/teori-ile-pratik-birlestiriliyor https://www.evrensel.net/yazi/39735/teori-ile-pratik-birlestiriliyor? Sosyal olaylardan üretim ilişkiler tabanı çekilince özgürlük ve demokrasi ya da bireyci davranış kalıpları gibi ekonomi ve üretim ilişkileri ile sıkı sıkıya bağlı olgular sanki birer soyut oluşumlarmış gibi ele alınır ve öylece açıklamaya çalışılır. Oysa hemen tüm sosyal oluşumların temelinde ekonomi ve üretim ilişkiler yatmaktadır; gelir dağılımı ve karşılıklı güç ilişkilerinin dikkate alınmadığı bir ortamda varsıl ile yoksul arasında demokratik ilişki kurulmasını hayal etmek dahi olanaksızdır. Böyle bir yapılanmada toplumsalcılığın aksine bireyci yaklaşım demokrasiyi değil, despotizmi ve faşizmi yeğlemektir. Sosyal olgu ve olayların oluşumunda başat rol oynayan ekonomi, bir boyutu ile sistem, diğer boyutu ile de ekonomik gelişmişlik aşaması olarak görülmelidir. Toplumsal ilişkiyi böyle tanımlamak, aynı zamanda devleti de tanımlamak demektir. Ekonomik sistem ve devlet mekanizması incelenmeden..]]> Fri, 02 Nov 2012 09:58:24 +0400 Hangi topluluğun bayramı? https://www.evrensel.net/yazi/39163/hangi-toplulugun-bayrami https://www.evrensel.net/yazi/39163/hangi-toplulugun-bayrami? Yapılmak istenen, Birinci Cumhuriyet’ten İkinci Cumhuriyet’e mi geçiş, yoksa cumhuriyet yönetiminden ümmet yönetimine mi geçiş, belli değil. Zira herkesin malumudur ki, cumhur denen topluluk sadece ve sadece Büyük Millet Meclisi’nde sembolleşir. Hal böyle olunca, eğer “cumhur”un bayramı kutlanacaksa, şimdiki parlamentonun bileşimi ya da toplumu temsil derecesine bakılmadan, bu bayramı kutlama mekânı sadece ve kesinlikle Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. AKP’nin Cumhuriyet’le kavgasını anlayamıyorum. Her ne kadar göstermelik olarak kullanılıyor olsa da dinsel (yani, dincilik) yönelişler dahi cumhuriyet ile yürütülebilir olduğundan, iktidarın Cumhuriyet ile mi yoksa cumhurla mı kavgalı olduğu belli değil. Dinsel yöneliş inançlarla ilgili, cumhuriyet ise yönetim biçimi ile ilgili olgu ve kavramlardır. Hal böyle olunca, cumh..]]> Fri, 26 Oct 2012 10:30:44 +0400 AKP çok başarılı bir siyaset yürütüyor mu? https://www.evrensel.net/yazi/38174/akp-cok-basarili-bir-siyaset-yurutuyor-mu https://www.evrensel.net/yazi/38174/akp-cok-basarili-bir-siyaset-yurutuyor-mu? Bu başlık şaka ya da alay konusu olarak saptanmadı. Samimi olarak inanıyorum ki, kısa dönemde AKP fevkalade başarılı bir siyaset yürütmektedir. Bu durumda “siyaset” sözcüğünü açmamız gerekir; siyaset denen şey nedir, ya da AKP’nin siyasetten anladığı nedir? Bu da yetmez, siyasetin hangi sistemde yapıldığına bakmak gerekir. İşte bu nokta yolların birleştiği kavşaktır; kapitalist sistemde yapılan siyaset nedir? Hatta biraz daha zorlarsak, taşların bağlanıp köpeklerin salındığı ortamda can çekişen merkez kapitalizmin en haşin görüntüsüyle emperyalizmi çevreye yaydığı koşulda, gelişmesini sürdürmeye çalışan geri kalmış bir ülkeyi yönetme özlemi ile tutuşan siyasetçinin izlediği siyaseti kastediyorum. Bence, böyle bir siyaset özde ve etik açıdan fevkalade zor, fakat etiksel dokunun paralize edildiği yüzeysel koşulda ise fevkalade ko..]]> Sun, 14 Oct 2012 13:39:11 +0400 Çelişki mi, çaresizlik mi? https://www.evrensel.net/yazi/37716/celiski-mi-caresizlik-mi https://www.evrensel.net/yazi/37716/celiski-mi-caresizlik-mi? Cumhuriyet Gazetesinin değerli yazarı Sayın Nilgün Cerrahoğlu, son günlerdeki yazıları ile son çılgınlığa ışık tutmaktadır. Sayın Cerrahoğlu’na hem bilgi ve düşün dağarcığımıza yaptığı değerli katkıları, hem de çok yararlı bir kaynakla tanışmamızı sağladığı için teşekkür ediyorum. Sözü edilen yazıya temel olan kaynak kitap Peter Hopkirk’in İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun adlı eseridir. Muhtemelen çoğu okuyucunun bildiği bu eseri, bir kez daha burada zikretmeden geçmek istemedim. Sayın Cerrahoğlu’nun yazısına gelince, yazıda, Batılıların, özellikle de Almanların Müslüman kütleleri nasıl felakete sürüklediklerini, bu yolda nasıl hain siyasetler kullandıklarını, Osmanlıların son dönemlerindeki oyunlarını ve İttihatçıları nasıl yönlendirdiklerini okudukça, insan bugünleri hatırlıyor. Tarihten bu kadar mı kayıtsız kalınır; bu kadar mı ..]]> Mon, 08 Oct 2012 02:01:12 +0400 Buzdağının tepesi altının eseridir https://www.evrensel.net/yazi/37272/buzdaginin-tepesi-altinin-eseridir https://www.evrensel.net/yazi/37272/buzdaginin-tepesi-altinin-eseridir? Siyaset bazen bir kuruluş aracı, bazen ahenkli bir toplumun yönetim biçimi, bazen de parçalı bir toplumda bir grubun diğer grup ya da gruplar üzerinde sosyal baskılama ya da radikal değişim aracıdır. Örneğin, Cumhuriyet bir kuruluş siyasetidir; radikal bir sosyal dönüşüm projesidir. Cumhuriyet kalkışı maalesef ancak kısa süreli başarılı olmakla birlikte, toplumun çağdaşlık yolunda mesafe almasında önemli katkılar yapmıştır. 2023 yılı hedeflenerek günümüzde yürütülen sosyal ve siyasal dönüşüm projesi ise “Çağdaş Cumhuriyet” kalkışıyla bir şekilde hesaplaşma projesi olarak gelişmektedir. Devleti ele geçirenlerin bu projenin fevkalade ustalıkla yürütülme sürecinde baskı aracı olarak uygulamaya koydukları siyasi tutuklama ve davalar olağan yargılama sistemi içinde değerlendirilemez. Zaten amaç da hukukun kurallarını uygulamak..]]> Sun, 30 Sep 2012 11:25:19 +0400 Hepimiz mahpusus https://www.evrensel.net/yazi/36799/hepimiz-mahpusus https://www.evrensel.net/yazi/36799/hepimiz-mahpusus? Bir vücut nasıl bir bütünse, bir toplum da öyle bir bütündür. Bir vücutta nasıl bir organ aksadığında tüm vücut rahatsız oluyorsa, bir toplumda da toplumun bir kısmı yara aldığında tüm toplum rahatsız olur, tökezleyebilir. Ceza sisteminin mantığında böyle bir biyo-sosyolojik felsefi görüş hakimdir. Bu doğrultuda ceza sisteminde hakim ilke, toplumu rahatsız eden marazi dokunun toplumdan uzaklaştırılarak, hem tutukluya toplumu daha fazla rahatsız etmeden ıslah olma yolunu açmak, hem de toplumun daha fazla yaralanmamasını sağlanmaktır. Çağdaş devletlerde idam cezasının kalkmasının temelinde de bu görüş vardır; suçluya hiçbir olanak tanımadan yaşamını sonlandırmak gibi bir devlet mantığı olamaz. İsmail Beşikçi, Büşra Ersanlı, Onur Hamzaoğlu, şimdi de Müge Tuzcuoğlu topluma verdikleri zarar için değil, fakat yaptıkları katkı nedeniyle hesap verme durumuna..]]> Sun, 23 Sep 2012 18:36:41 +0400 Milli Eğitim Bakanı bir ideoloji gütmüyor mu? https://www.evrensel.net/yazi/35949/milli-egitim-bakani-bir-ideoloji-gutmuyor-mu https://www.evrensel.net/yazi/35949/milli-egitim-bakani-bir-ideoloji-gutmuyor-mu? Her dönemde insanları karalamak için bir sıfat kullanılagelmiştir. Bir zamanlar suçlama sıfatı olarak “komünist” sözcüğü kullanıldı, şimdilerde “PKK yandaşı” denmektedir. Belki de tüm zamanların en yaygın suçlama ifadesi ise “ideolojik olmak” ya da “ideolojik davranmak” olmuştur. Geçen günlerde Milli Eğitim Bakanı da 4+4+4 uygulamasından şikayet eden velileri ve örgütleri anlamsız bir şekilde ideolojik davranmakla suçlama yoluna gitti. Bu durum iki açıdan beni çok üzdü. Birincisi bir bakanın halkından veya çeşitli örgütlerden gelen tepkilere aklı başında yanıt vermek yerine, kara çalma yoluna gitmesi; ikincisi ve daha önemlisi de, bakanlık makamına oturmuş birisinin ideoloji hakkında gereği kadar bilgili olmamasıdır. Önce, şu ünlü suçlama sözcüğünü anlayabilm..]]> Sun, 09 Sep 2012 10:41:01 +0400 'Barış günü' mü, hangi sistemde? https://www.evrensel.net/yazi/35560/baris-gunu-mu-hangi-sistemde https://www.evrensel.net/yazi/35560/baris-gunu-mu-hangi-sistemde? Uluslararası yasalar yapılır, adına “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi” denir. Bazı günler oluşturulur, adına “Barış Günü” denir. Kitaplar yazılır, başlık olarak “Adalet” ya da “Özgürlük” sözcükleri kullanılır. “Dürüst Davranma Koşulları” konulu konferanslar düzenlenir. Bu tür aktiviteleri gördüğümde, kafamda ilk belirlenen algılama şu oluyor: “Demek ki toplumda bunların eksiklikleri var.” Barış Günü söylemi de bende böyle bir çağrışım yapıyor. 1 Eylül Hitler faşizminin Polonya’yı işgal ettiği gündür. Birleşmiş Milletler’in kabul ettiği Uluslar arası Barış günü ise 21 Eylül’dür. 21 Eylül günü, dünya çocuklarının biriktirdikleri bozuk paralarla Japonya tarafından yapılan ve üzerinde “Çok Yaşa Mutlak Barış” ibares..]]> Sun, 02 Sep 2012 10:30:54 +0400 Kürt meselesi https://www.evrensel.net/yazi/35129/kurt-meselesi https://www.evrensel.net/yazi/35129/kurt-meselesi? İki hafta önceki “Siyasi Çılgınlığa Çare Toplantısı” başlıklı yazıyı şu cümle ile tamamlamıştım. “Evet, Kürt sorununun çözülmesi salt Kürtleri değil, Türkleri de özgürleştirir, ancak bir koşulda; o da, çözümün sosyalist bir ortamda ve emperyalistlerin bölgeden kovularak sağlanmasıdır.” Geçtiğimiz hafta sonunda Çare Toplantısının ikincisi yapıldı ve maalesef, ben şu anda yine aynı kanaati, hatta daha da güçlenmiş olarak, taşıyorum. Son toplantıda, tarihsel koşulların ne denli belirleyici olduğunu ve muhtemelen farkında olunmadan, bu koşullar içinde ileri sürülen fevkalade samimi düşünce ve fikirlerin de ne denli gerçek problemi kavramaktan uzak olduğunu gördüm. Aynı düşünceleri yinelemek yerine, bu kez bazı sorularla konuyu açmaya çalışacağım. Sondan başlayarak,“Kürt ..]]> Mon, 27 Aug 2012 03:03:18 +0400 Gerçek bayrama yüzümüzü dönelim https://www.evrensel.net/yazi/34769/gercek-bayrama-yuzumuzu-donelim https://www.evrensel.net/yazi/34769/gercek-bayrama-yuzumuzu-donelim? Özal’ı ilk ve son defa TBMM’de, davetiye ile gittiğim dinleyiciler locasından gördüm. Konuşmasında, iktidarları döneminde neler yaptıklarını ballandıra ballandıra anlatıyordu. Akabinde bir muhalefet milletvekili de, yanıt olarak şöyle dedi: “Düşünün ki, bir ebeveyn, çocuklarının üç yaşına geldiğini, yürümeye ve konuşmaya başladığını belirterek, çocuklarına ne kadar çok emek verdiklerini anlatsa, demezler mi, bu gelişme doğaldır, siz bunun üzerine ne koydunuz?” Aynı zihniyetin devamını da günümüz siyasetçilerinde, Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımı(!) olan, metroyu yapmış olmakla övünürken görüyoruz. Büyüklük veya küçüklük mutlak değil, göreli kavramlardır. Saygısızca ve istihza ile anılan, “yurdun demir ağlarla örüldüğü” Cumhuriyet’in i..]]> Sun, 19 Aug 2012 10:27:03 +0400 Siyasî çılgınlığa çare toplantısı https://www.evrensel.net/yazi/34425/siyas-cilginliga-care-toplantisi https://www.evrensel.net/yazi/34425/siyas-cilginliga-care-toplantisi? Geçtiğimiz hafta sonunda bir çağrı üzerine, yaşanan son vahim olayların tartışıldığı ve bir umut ışığının nasıl yakılabileceği konulu toplantıya katıldım. Açıkça söylemem gerekir ki, toplantıdan çok şey öğrenmeme rağmen, bu tür toplantılardan nerelere varılabileceği ya da varılamayacağı konusunda da fikir sahibi oldum. Toplantının açılışını yapan yönetici dostumuz, son olaylar ve gelişmeler karşısında siyasilerin olup biteni anladığı konusunda ciddi kuşkularının olduğunu belirterek meydanı tartışmacılara bıraktı. Bir bakıma tüm tartışmalar ve uzun tiradlar arasında en can alıcı ifade de bu oldu. Ancak bu ifadenin ve hemen tüm tartışmaların çok ciddi eksiğini de yine bu ifade yansıtıyordu. Üzerinde yaşadığımız küre büyük bir hızla kendi etrafında dönüşünü bize hissettirmediği gibi, galiba ekonomik tabanlı siyasal küreselleşme akımı da bizi yönetirken b&u..]]> Mon, 13 Aug 2012 17:06:09 +0400 Bilgi ile bilim https://www.evrensel.net/yazi/33916/bilgi-ile-bilim https://www.evrensel.net/yazi/33916/bilgi-ile-bilim? Uğur Mumcu’nun ünlü “Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olmak” ifadesini, kendisini saygı ve rahmetle anarak, bir ufak ilave ile şöyle değiştirmek istiyorum: “Bilimleştirilmemiş bilgi ile hüküm sahibi olmak.” Bilgi statik ve anlık olarak bir şeyi tanı(mla)maktır. Örneğin, “Kamuda aşırı istihdam olduğundan özelleştirme gerekir” ifadesine sorgulamadan inanmak gibi. Bilginin bilimleştirilmesi ise, bir anlık statik durumun tüm sürecin akışından açıklanmasıdır. Örneğini özelleştirme operasyonunu sıkışan kapitalizm sürecine yerleştirerek süreci açıklamak, gibi. Ya da, AKP yöneticileri değişti mi ve ya anayasa değişikliği oylamasının demokrasiye yönelik olup olmadığı konuları da ancak bilimsel bir süreçte irdelenerek yol gösterici olabilir. Bilimsel çözümleme yapmadan salt anlık ve gerekçesiz bilgi ile karara yöneler..]]> Sun, 05 Aug 2012 13:41:10 +0400 Çöken sadece neoliberal politikalar mı? https://www.evrensel.net/yazi/32294/coken-sadece-neoliberal-politikalar-mi https://www.evrensel.net/yazi/32294/coken-sadece-neoliberal-politikalar-mi? Geçtiğimiz hafta sonunda Elektrik Mühendisleri Odası Thorstein Veblen üzerine yararlı geçen iki günlük bir toplantı tertipledi. Günümüzün iktisadi gidişatı ve onun sınıflar üzerindeki etkileri bağlamında Veblen’in fikirlerinin tartışılması ve Marx’ın görüşleri ile karşılaştırılması, sorunların anlaşılması ve çözümlenmesine ışık tutucu nitelikte idi. Bugün, Veblen ışığında son ekonomik krizin neoliberal politikalar açısından nasıl yorumlanması gerektiği konusunu özetle tartışmak istiyorum. Neoliberal politikaların tek cümlede açıklanması; ileri düzeyde gelişmiş ülke sermaye dokusunun krizini aşmak için kendi belirlediği ve adına “piyasa” dediği kurallarla yerküreyi istila hareketidir. Günümüzde en ileri emperyalist yapısına ulaşmış olan kapitalizmin amentüsü Washington Uzlaşması’dır. Washington Uz..]]> Sun, 08 Jul 2012 09:49:08 +0400 Kâr transferleri https://www.evrensel.net/yazi/31880/kr-transferleri https://www.evrensel.net/yazi/31880/kr-transferleri? Geçen hafta bir oda başkanı yabancı yatırımcıların büyük kâr transferleri yaptığını söylemiş. Oysa bu işlemde hiçbir yanlışlık söz konusu değil. Yatırımcı doğal olarak kârlı işlere girer ve sağladığı kârı istediği şekilde kullanır. Bir oda başkanının böyle bir ifadede bulunması beni dehşete düşürüyor; bazen düşünüyorum, bizi kimler yönetiyor! Küreselleşmenin daha ilk aşamalarında yabancı yatırımcıların emelleri tartışılmış; bu insanların hangi gaye ile bizler gibi kalkınmakta olan ekonomilere geldikleri açık açık yazılmış çizilmişti. Ama o zaman bu doğruları söyleyenlere ‘dinozor’ adı verilmiş; yabancı yatırımcıların ülkeye teknoloji getireceği, istihdam yaratacağı ve ödemeler dengesine olumlu katkı yapacağı gerekçesi ile olumlu bakılması önerilmişti. Şöyle bir düşünelim. Bir yatırımcı niçin yabancı bir ü..]]> Sun, 01 Jul 2012 10:05:18 +0400 Jacobinizmi reddeden Jacobinler https://www.evrensel.net/yazi/31491/jacobinizmi-reddeden-jacobinler https://www.evrensel.net/yazi/31491/jacobinizmi-reddeden-jacobinler? Bir toplumu şekillendirmek için önce onun var olan değerlerinin yıkılması gerekir ki, yerine yenileri koyulsun. Var olan değer yıkımı ve yeni değer inşası ise, büyük tepki çekebileceğinden dolayı, işlem doğrudan birey dokusu üzerinden değil, bireylerin davranış kodlarının, birinci aşamada görerek öğrenme, ikinci aşamada ise sosyal baskı ve fiili dayatma ile şekillendirildiği kurumlar üzerinden yapılır. Bireyi dolaylı yoldan etki altına alarak dönüşümü sağlayan kurumlar üzerinden sürdürülen Jacobinizm fazla dikkat çekmediği gibi, aşırı dirençle de karşılaşmaz. İşte AKP’nin yaptığı böyle bir Jacobinizm’dir. Jacobinizm toplumları öncelikle bilgi ve dil de dâhil olarak kültür ve sanat üzerinden etkiler ve dönüştürür, diğer kurumlara ise dönüşümün suhuletle sürdürülmesi ve tamamlanması gö..]]> Sun, 24 Jun 2012 10:01:05 +0400 İstatistiklerin anlamsız kullanımı https://www.evrensel.net/yazi/31079/istatistiklerin-anlamsiz-kullanimi https://www.evrensel.net/yazi/31079/istatistiklerin-anlamsiz-kullanimi? Geçen hafta sonuna doğru gazetelerde ekonomik durumla ilgili ilk anda olumlu gözüken iki haber vardı. Bunlardan biri bütçenin birincil fazla verdiği, diğeri ise, işsizlikte tek haneli değerlere inilmiş olduğu idi. İki haber de içimize ferahlık veriyor olmakla beraber, iki nedenden dolayı her iki haberin de hiçbir değer ifade etmediğini düşünüyorum. Olumlu gözüken iki haberi de değersizleştiren iki neden şunlardır. Birincisi, istatistik verilerden anlamlı sonuç çıkarabilmek için zaman boyutunun bir aylık sürelerden çok daha uzun olması gerekir. Bütçe gelişmeleri ve istihdam gibi konular uzun dönemli eğilimler bağlamında ele alınır ve böyle bir gözlemde bir aylık kısa dönemli veriler ancak eğilimin sürdüğü yönünde bir kanıt oluşturabilir. Oysa verilen değerler fevkalade kısa zaman boyutunda bir tür kesit analizi niteliğinde ol..]]> Sun, 17 Jun 2012 14:00:55 +0400 Kapitalizmi kimler, nasıl buralara taşıdı? https://www.evrensel.net/yazi/30632/kapitalizmi-kimler-nasil-buralara-tasidi https://www.evrensel.net/yazi/30632/kapitalizmi-kimler-nasil-buralara-tasidi? Geçtiğimiz hafta sonunda basında iki haber yan yana çıktı. Bunlardan birinin başlığı şöyle: “TİM’den Muş’a Yatırım Seferi”; diğerinin başlığı ise şöyle: “(X Firması)İlk Yurtdışı Yatırımını Makedonya’da Yaptı” . Görüldüğü üzere, bir yandan Türkiye’nin geri kalmış bölgelerine yatırım çekmeye çalışılırken, büyük bir firma bir yabancı ülkede yatırım yapıyor. İşte kapitalizmin, daha da ileri giderek, küreselleşmenin mucizevî cilvesi budur: içeride biriktir, dışarıya aktar! Sermayenin vatanının olmadığı öteden beri biliniyor olmakla beraber, ulusal ekonomik sınırların kalktığı günümüz koşullarında sürecin daha da hız kazandığı ortadadır. Hal böyle olunca, bir yandan sermayeyi içeride tutabilmek, diğer yandan da dış sermayeyi de çekebilmek için devletler adeta birbirleri ile yarışırcasına m..]]> Sun, 10 Jun 2012 11:33:11 +0400 Demokratik Cumhuriyet https://www.evrensel.net/yazi/30155/demokratik-cumhuriyet https://www.evrensel.net/yazi/30155/demokratik-cumhuriyet? Özal anayasanın bir maddesinin ihlal edilmesinin önemli olmadığı gibi akıl almaz parlak fikirler ortaya atmıştı. AKP kurmayları ve başbakan da devamlı olarak herkesin anlayabileceği bir anayasa yapılacağını söylemekteler. Bu iki yaklaşım da anayasanın nasıl ilgisiz ve bilgisizce algılandığının çok açık kanıtıdır. Sondan başlayacak olursam, anayasalar, adı üstünde, yasaların da üzerinde temel ilkeleri kapsayan üst düzenlemelerdir. Bu itibarla anayasaların bireyler tarafından okunacağının, hele de anlaşılacağının düşünülmesi meseleye nasıl hafif bakıldığının göstergesidir. Eğer böyle olmuş olsa idi, hukuk fakültelerinde bir yıl boyunca bu ders okutulmazdı. Anayasalar halkın okuması için değil, yasa yapıcılarının uyması için yapılır. Anayasayı ihlal eden birey olmaz, ama anayasayı ihlal eden siyasi karar ve/veya uygulama olur. Anayasalar siyasetçinin baskı ve zulmünden bireyi kor..]]> Sun, 03 Jun 2012 19:53:57 +0400 Demokratik görüntülü denetimsiz devlet https://www.evrensel.net/yazi/29783/demokratik-goruntulu-denetimsiz-devlet https://www.evrensel.net/yazi/29783/demokratik-goruntulu-denetimsiz-devlet? İktisat Fakültesi yıllarımda Anayasa Hukuku ve İdare Hukuku derslerinden bugüne dek aklımda kalan en önemli ilke devletin her organının her aşamada yasal denetime tabi olmasının modern demokrasilerin olmazsa olmaz koşulu olduğudur. Çeşitli hukuk derslerinde Prof. Dr. Hüseyin Nail Kubalı, Ord. Prof. Dr. Sıdık Sami Onar, Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu ve diğerleri, sanki bugünleri görmüşler gibi, devamlı olarak “hukuk” ve “denetim” kavramlarını yan yana kullanırlardı. O günlerde doğrusu yeterince anlayamadığım bu kavramların anlamını ve değerini bugün bütün benliğimde derinden hissediyorum ve maalesef, yaşıyorum. Parlamento da dâhil olarak, hiçbir devlet organı, ne denli yüksek oy oranı ile iktidara gelmiş olursa olsun, yasal denetimden azade olamaz, olmamalıdır! Anayasa Mahkemesi ya da Danıştay gibi kurumların olmadığı dönemlerde idarenin mutlak olarak denetim dışında ..]]> Sun, 27 May 2012 11:26:56 +0400 Yolun sonu göründü https://www.evrensel.net/yazi/29365/yolun-sonu-gorundu https://www.evrensel.net/yazi/29365/yolun-sonu-gorundu? Bu yazıyı 19 Mayıs günü yazıyorum. 19 Mayıs önemli bir gündür; Anadolu halkının emperyalist işgale karşı direnişe geçme hazırlığının başlatıldığı “ilk adım “günüdür. O nedenle, 19 Mayıs emperyalizm karşıtları tarafından ne denli saygı ile anılırsa, emperyalistler ve onların içerideki işbirlikçileri tarafından da o denli nefretle anılır. 19 Mayıs emperyalizme karşı şahlanışa kalkış öncesi sessizliğe gömülüş günü olması hasebiyle emperyalist işbirlikçileri tarafından ne denli unutturulmaya çalışılırsa, işbirlikçilerden hesap sormaya hazırlananlar tarafından da o denli canlı tutulmaya çalışılmaktadır. Çevresel konumlu bir ülkenin emperyalistler tarafından işgal edilmesi salt silahla olmaz. Silahla işgal dönemi artık geride kaldı. Geçmişteki sömürgecilik faaliyetlerinin günümüzün kadife eldivenli emperyaliz..]]> Sun, 20 May 2012 11:56:38 +0400 Türkiye ekonomisi ve kredi notu https://www.evrensel.net/yazi/28884/turkiye-ekonomisi-ve-kredi-notu https://www.evrensel.net/yazi/28884/turkiye-ekonomisi-ve-kredi-notu? Türkiye ekonomisini siyasiler farklı, değerleme kuruluşları ise farklı görmekteler. Siyasiler seçmenine mesaj iletmek amacıyla ekonomiyi değerlendirirken, derecelendirme kuruluşları potansiyel yatırımcılara bilgi vermek amacıyla ekonomiyi değerlendirir. İki amacın farklı olması sonuçların da mutlaka farklı olmasını gerektirmez, ancak amaçlarla ilgili olarak, farklı sonuçların ortaya çıkması da işin doğası gereğidir. Hangi değerlendirmenin daha güvenilir olduğu açısından meseleye yaklaşım yaptığımızda ise, değerleme kuruluşlarınkini daha güvenilir olarak görmek akla yatkındır. Zira siyasiler bizzat kendi eserlerini değerlendirdikleri için olduğu kadar, değerleme sonucu ile çıkarsal ilişki içinde bulunuyor olmalarının da sübjektif davranışa uygun bir ortam oluşturduğu açıktır. Buna karşın, değerleme kuruluşları ise hem başkalarının icraatını değerlendiriyor, hem de sonuç ile &ccedi..]]> Mon, 14 May 2012 03:13:57 +0400 Sanat-devlet ilişkisi https://www.evrensel.net/yazi/28460/sanat-devlet-iliskisi https://www.evrensel.net/yazi/28460/sanat-devlet-iliskisi? Geçmişte bir gün Atatürk Havalimanında yolculuk telaşında iken kulağıma ince bir müzik sesi geldi. Sesin geldiği yere gittiğimde beş altı kişilik hoş bir keman takımının Mozart’tan bir parçayı seslendirdiğini gördüm. Orada insanların müziğin havasında yumuşayıp, adeta o bölgeden ayrılmak istemediğine tanık oldum. Ben de aynı havaya girmişken, uçağı kaçırmamak için ayrıldığımda içimi bir huzurun kapladığını hissettim ve tüm yolculuğum fevkalade güzel geçti. Şimdi ilgililere iki sorum var. Birincisi, böyle bir etkinlik şeriat uygulayan herhangi bir Arap ülkesinde görülebilir mi? İkincisi, bu müzik meleklerinin beni ve dinleyenleri huzura kavuşturma maliyetini kim karşılayacak? Sanat tarihini kabaca iki döneme ayırmanın fazla yanlış olmadığını düşünüyorum. Birinci dönem varsıl kesimlerin ve aristokratların zenginlikleri ile sanatı besleyip..]]> Sun, 06 May 2012 16:15:39 +0400 Dr. Ersin Arslan’ın anısına https://www.evrensel.net/yazi/27565/dr-ersin-arslanin-anisina https://www.evrensel.net/yazi/27565/dr-ersin-arslanin-anisina? Türkiye’de çağdaşlaştırılmaya çalışılan bir kesimin ezeli mücadelesinin AKP iktidarı ile ebedi amaca dönüştürülmesi ülkeyi ve toplumu cahiliye devrine döndürme potansiyeli taşımaktadır. Zira yarım yüzyıla yakın süre içten içe sürdürülen sabırlı bir çaba ile besleyip büyütülen gerici doku, tabandan yükselen iktidarıyla tedricen şiddetlenerek toplumu kendi özlemlerine çekmeye ant içmiş gözükmektedir. Toplumun her aşamasında gözlemlediğimiz ve giderek yükselen şiddet, çağın gidişine ve akla uymayan gericiliğin ikna yoluyla topluma kabul ettirilemeyeceği anlayışının simgesel patolojisinin toplum katmanlarına yayılmasının işaretleridir. Dr. Ersin Arslan’ın öldürülmesi basit bir polisiye olay değildir. Cinayetin 17 yaşında bir genç tarafından işlenmesi, dedenin parasından yoksun kalınacağı..]]> Sun, 22 Apr 2012 12:18:13 +0400 Maliyetler devlete, kârlar özel sermayedara https://www.evrensel.net/yazi/27126/maliyetler-devlete-krlar-ozel-sermayedara https://www.evrensel.net/yazi/27126/maliyetler-devlete-krlar-ozel-sermayedara? Son teşvik paketi öyle geniş bir tartışma alanı açtı ki, üzerine kaç yazı yazılsa yeridir. Arsa tahsisinden, kazançların vergi dışı tutulmasına; gümrük muafiyetinden, sigorta primi işveren hissesine dek çok geniş bir alanda özel avantajların sağlandığı son teşvikler belki de Cumhuriyet tarihinin en büyük teşvik paketi olsa gerek. Denebilir ki, İkinci Cumhuriyet sermayesinin oluşturulma yöntemi, sıkça eleştirilen Birinci Cumhuriyet sermayesinin oluşturulma yönteminden pek de farklı gözükmemektedir. O zaman şöyle bir soru geliyor akla. Birinci Cumhuriyet sermayesi başarılı olmamış ise, acaba aynı yöntemle oluşturulmakta olan İkinci Cumhuriyet sermayesinin başarılı olma şansı ne olabilir! Bu sav tartışılabilir, ancak şimdiki sermaye oluşturma politikalarından çok farklı olarak, Birinci Cumhuriyet politikalarının şöyle bir fazileti vardı; o dönemde de halka dayanılarak serm..]]> Sun, 15 Apr 2012 16:35:12 +0400 Teşvik paketi mi, yağma paketi mi? https://www.evrensel.net/yazi/26662/tesvik-paketi-mi-yagma-paketi-mi https://www.evrensel.net/yazi/26662/tesvik-paketi-mi-yagma-paketi-mi? Bazen düşünüyorum da, ne kadar büyük bir fırsatı kaçırmışım! Türkiye’de yatırımcı olmak, hele de iktidar yanlısı olarak, örneğin bir kardeşi parlamentoya gönderip, partinin tüm sadaka dağıtım işlerini üstlenmek ne güzel bir girişimcilik olsa gerek! Şimdi de bir teşvik paketi yayınlandı. Başbakanın paketi açıklamasının ertesi günü bütün sermaye çevreleri, özellikle de yandaş çevreler hükümete ve pakete methiye dizmekteler. Kimine göre, bu paketle Türkiye uçacak, kimine göre ustalık dönemine yaraşır bir paket, kimine göre bölgesel eşitsizlikler azalacak vs. Umalım, bütün bu güzel temenni veya öngörüler gerçekleşir, dünyanın 10 büyük ekonomisi içine dahil oluruz. Ancak, bu güzel temenniler önünde üç önemli engel bulunmaktadır. Birincisi T&u..]]> Sun, 08 Apr 2012 11:01:31 +0400 Anayasa fiilen oluşturuluyor https://www.evrensel.net/yazi/26346/anayasa-fiilen-olusturuluyor https://www.evrensel.net/yazi/26346/anayasa-fiilen-olusturuluyor? Anayasa; devleti kuran, hükümet yapısını ve organlarını oluşturan ve devletin yetkisini vatandaşlar lehine sınırlayan temel yasadır. Hobbes; devleti, Tevrat’ta da sözü edilen “Leviathan” adlı canavara benzetmiş ve çeşitli organları ve yetkileri ile vatandaşın haklarını çiğneyebilen bir varlık olarak nitelemiştir. İşte bundan dolayı, hukuk felsefesinde anayasa ile bu devin yetkilerinin sınırlandırılması gerekli görülmüştür. Sınırlama sürecinde de yetki sınırlananda değil, sınırlayandadır. Felsefeden nasibini almamışların elinde yönetilen toplumlar böylesi görüşlere itibar etmez, çünkü anlayamaz! Hal böyle olunca da, arkasına milleti aldığı zehabına kapılan gafiller, emperyalistlerin emrinde olduğunun dahi bilincine varamadan, millete her türlü zulmü reva görür! Bir anayasa değişikliği tartışmasıdır, gidiyor. AKP göstermelik çıkışlar..]]> Tue, 03 Apr 2012 09:52:05 +0400 İktisatçılar haftası https://www.evrensel.net/yazi/25784/iktisatcilar-haftasi https://www.evrensel.net/yazi/25784/iktisatcilar-haftasi? İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezunları Derneği geleneksel “İktisatçılar Haftası” programının otuzaltıncısını, “Yüzyılın Başında Değişimin Krizi – Gerçekler, Olanaklar, Sınırlar” başlığı altında geçen hafta içinde gerçekleştirdi. Üç gün boyunca süren programda, Derneğin vefa anlayışının güzel bir ifadesi olarak her gün bir emekli hoca hatırlandı ve ödüllendirildi. Çok değerli konuşmacıların yer aldığı programda, ekonomik kriz, Avrupa Birliği meseleleri, medya, adalet sorunları ve toplumsal zihniyet konuları gibi çok çeşitli meseleler etraflıca irdelendi. Bu toplantıların çok önemli bir özelliği konuşmacıların salt İktisat Fakültesi mezunları ile sınırlı tutulmayıp, konuların uzmanı tüm bireylere açık tutulmasıdır. Benzer şekilde, konular da salt iktisat ile sınırlandırılmayıp, yukarıda da ifade edilmi..]]> Sun, 25 Mar 2012 11:09:56 +0400 Newroz’un açtığı yol! https://www.evrensel.net/yazi/25299/newrozun-actigi-yol https://www.evrensel.net/yazi/25299/newrozun-actigi-yol? Newroz, yıllardan beri Kürt halkının ulusal talepleri ve mücadeleyi sahiplenme düzeyini gösteren, bu yönüyle devletin politikalarına yanıt anlamı taşıyan bir gün olarak kutlanıyor. Başta Diyarbakır ve İstanbul olmak üzere çeşitli kentlerdeki kutlamaların yasaklanması ise, AKP’nin askeri ve siyasi operasyonlarla; baskı, yasaklama ve tutuklamalarla Kürt ulusal hareketini etkisizleştirme, mücadeleyi marjinalize etme politikasının bir devamı olarak gündeme getirildi. Ama Diyarbakır Newroz’u halkın mücadelesinin önünde hiçbir yasağın duramayacağını, devletin baskı ve tasfiye politikasının yine halkın mücadelesinin karşısında etkisiz kaldığını/kalmaya mahkûm olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Diyarbakır’da Newroz alanına girişlerin önüne kurulan polis barikatları, halkın üzerine sürülen panzerler, atılan gaz bombaları on binlerin ala..]]> Sun, 18 Mar 2012 11:19:41 +0400 Niyet okuma https://www.evrensel.net/yazi/25298/niyet-okuma https://www.evrensel.net/yazi/25298/niyet-okuma? Vücut dili hakkında onlarca yabancı kaynaklı kitaplar var. Onlarca saçma rüya tabiri kitapları rafları işgal ediyor. Kimse bunlara bir şey demiyor. Vücut dilinin farklı kültürlerde farklı olabileceğini, rüyaların da farklı bireylerde geçmiş hikâyelerine göre farklı yorumlanabileceğini kimse ileri sürmüyor. Ama mesele bazı politikaların ve uygulamaların yorumuna gelince, bu tür yorumlar niyet okuma olarak niteleniyor ve aşağılanarak reddediliyor. Oysa ekonominin gidişat çizgisi doğrultusunda pekâlâ bazı politikaların neye yönelik olduğu belirli olasılıklarla kestirilebilir ve geleceğe ait oldukça doğru yorum yapılabilir. Nitekim özelleştirmelerle ilgili politikacıların söylemlerinin doğru olmadığını söyleyenler haklı çıkmadı mı? Bugünkü sohbetimi eğitim projesi ile ilgili böylesi bir niyet okuma ya da yorum etrafında sürdüreceğim. Düş&..]]> Sun, 18 Mar 2012 11:19:04 +0400 Eğitim projesi samimi mi? https://www.evrensel.net/yazi/24815/egitim-projesi-samimi-mi https://www.evrensel.net/yazi/24815/egitim-projesi-samimi-mi? Evet, samimi; hem de çok samimidir! İktidarın üzerinde ısrarla durduğu eğitim projesi, iktidar ile emperyalizm arasında olduğunu düşündüğüm organik bağlar açısından samimidir. Emperyalizmin, yarım asırdan fazla süredir Türkiye üzerinde gerçekleştirmeye çalıştığı dönüştürme çabaları; geçmiş iktidarların oy kaygısıyla ufak ufak yıprattığı zemin üzerinde, AKP’nin son döneminde olgunlaşarak artık meyvesini vermeye başlamıştır. Ustalık dönemi salt AKP’nin 10 yıllık süresinin son dönemi olmayıp, 1950’den beri yaşanan toplumsal yozlaştırmanın son perdesidir. AKP’nin dayattığı anayasa değişikliği emperyalizmin dönüştürdüğü toplumun yeni yollarını pozitif hukuk alanında belirlerken, girişilen eğitimde reform çabaları da alttan toplumsal ideolojik dönüşümü gerçekleştirecektir. Bundan yararlana..]]> Sun, 11 Mar 2012 12:12:53 +0400 MİT ve kapıdaki savaş! https://www.evrensel.net/yazi/22986/mit-ve-kapidaki-savas https://www.evrensel.net/yazi/22986/mit-ve-kapidaki-savas? MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve arkadaşlarının KCK soruşturması kapsamında ve “şüpheli” sıfatıyla ifadeye çağrılmasının yarattığın toz-duman devam ediyor. Başbakan Erdoğan’ın talimatıyla ‘MİT Kanunu’nda değişiklik yapılması için AKP milletvekilleri tarafından hazırlanan yasa tasarısı hızla Meclise sunuldu. Ardından MİT’çileri ifadeye çağıran özel yetkili savcı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bu soruşturmadan alındı. Fakat bu hamlelerin su yüzüne çıkan kavganın üstünü örtmeye yetmeyeceği görülüyor. Şimdi herkes AKP ile cemaat arasında yaşanan bu kavganın arka planında nelerin, kimlerin olduğuna dair senaryolar üretiyor. MİT’in “PKK ile mücadeleyi sabote ettiği”nden “Ergenekoncuların yeniden harekete geçtiği”ni söyleyenlere, “hükümete karşı komplo”yu işaret edip İran-Suriye p..]]> Sun, 12 Feb 2012 10:49:12 +0400 Mesaj https://www.evrensel.net/yazi/22985/mesaj https://www.evrensel.net/yazi/22985/mesaj? Bir grup genç akademisyen arkadaşımız bir mesaj metnini kaleme almış. Benim postama da gelmiş olan bu metni, ilgili tarafları yansıtmadan, aşağıda olduğu gibi sütunuma alıyorum. “Sayın Başbakan, Bizler; Müslüman, Hristiyan, Yahudi ya da Zerdüşti, Alevi veya Şafii, dindar ya da dinsiz, Ateist veya Agnostik, laikliğin gerekliliğine yürekten inanan genç ve akademisyenler olarak dindar ve muhafazakar bir gençlik yetiştirmeye dair son açıklamalarınızı son derece tehlikeli ve ürkütücü buluyoruz. Turan Dursun’un fikirlerinden dolayı katledilmesi, Aziz Nesin’in maruz kaldığı baskılar, Maraş ve Sivas katliamları ve son olarak Rahip Santoro ve Zirve Yayınevi cinayetleri hafızalarımızda bu kadar tazeyken, toplumu inanç üzerinden bölen, dahası yüzbinlerce vatandaşımızın benimsediği Ateizmi tüm kötülüklerin anası olarak hedef gösteren ayrımcı söyleminiz biz..]]> Sun, 12 Feb 2012 10:48:39 +0400 Terörün finansmanı meselesi https://www.evrensel.net/yazi/22519/terorun-finansmani-meselesi https://www.evrensel.net/yazi/22519/terorun-finansmani-meselesi? AKP Hükümetinin hedef listesinde sıra Kürt işadamlarına geldi! 26 Ocak’ta Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından savcı ve yargıçların da katıldığı, “Terörünün Finansmanının Önlenmesi İçin İşbirliği” adı altında bir toplantı yapılmıştı. Bu toplantının ardından hazırlanan “Terörün Finansmanını Önleme Yasa Tasarısı” Meclis başkanlığına sunuldu. Bu tasarıya göre, AKP hükümetinin atayacağı memurlardan kurulacak komisyon, “teröre yardım ettiği tespit edilen” iş adamlarının mal varlıklarını dondurabilecek ve hatta bu mal varlıklarına el konulmasına karar verebilecek. Yasa tasarısı öncesi yapılan toplantıya savcı ve yargıçların katılması, KCK operasyonlarının Kürt sermaye çevreleri arasında AKP politikasına mesafeli duran/durmaya çalışan işadamlarını da içine alabileceği kaygılarını arttırıyor. Ama asıl önemlis..]]> Sun, 05 Feb 2012 09:31:49 +0400 Laikliğin önemi https://www.evrensel.net/yazi/22518/laikligin-onemi https://www.evrensel.net/yazi/22518/laikligin-onemi? Bir siyasetçi neden halkının dini ile ilgili olur ve neden aynı dinden olmasını arzular ki? Bu kritik sorunun yanıtını düşünerek, halkını “dindar” yapma çabası içindeki siyasilerin ne amaç güttüğünü, halklara “Allah rızası için”(!) din yolunu açmaya çalıştığını iddia eden gönüllü(!) gafillerin ise ne şekilde siyasetçinin amacına girdiğini rahatlıkla görürüz. Dünya bir barut fıçısına dönme arifesinde iken Türkiye’nin laiklikten uzaklaştırılarak dinsel bir atmosfere çekilmesi, eğer egemen emperyalist güçlerin olağanüstü beceri ve başarısı değilse, iç siyasetin yönetsel basiretsizliğini perdeleme aracı olduğu kadar, iç ve dış siyaset açısından da gelecek dönemlere ait ciddi ve vahim öngörüsüzlüğüdür! Bir yandan geçmişte Or..]]> Sun, 05 Feb 2012 09:31:13 +0400 Burkay, Öcalan ve derin devlet! https://www.evrensel.net/yazi/22078/burkay-ocalan-ve-derin-devlet https://www.evrensel.net/yazi/22078/burkay-ocalan-ve-derin-devlet? Kemal Burkay, geçtiğimiz Temmuz ayında AKP’nin çağrısıyla yurda döndüğünde “Tarih, 31 yıllık sürgün hayatından sonra ülkeye dönen Burkay’ı, devlet ricalinin ilgisi ile halkının mücadelesi arasında yapacağı tercihe göre yazacaktır” demiştik. Burkay’ın ortaya koyduğu tutum ve yaptığı açıklamalar safının giderek netleştiğini göstermektedir. Ama maalesef Burkay’ın durduğu yer, hem de Kürt halkının saldırılara karşı tam da birlik ihtiyacını duyduğu bir zamanda halkının yanı değildir. Meclis komisyonlarında, AKP-Gülen iktidarının medya organlarında boy gösterip boyuna Kürt hareketini hedef alıyor Burkay. Neler demiyor ki? Mesela Öcalan’ın, önce Suriye’nin ve yakalandıktan Türk Genelkurmayının denetiminde olduğunu söylüyor. Peki, bu söylemin aslında bir Kürt sorunu olmadığını, ‘Kürt hareketinin ve mücadel..]]> Sun, 29 Jan 2012 09:42:42 +0400 Eleştirirken kendimize bakabilmek https://www.evrensel.net/yazi/22077/elestirirken-kendimize-bakabilmek https://www.evrensel.net/yazi/22077/elestirirken-kendimize-bakabilmek? Dersimiz tarihten ve olaylardan ders almak olsa idi, Fransa’nın soykırım yasasını kabulüne karşı yaptığımız eleştirileri bir kez olsun kendimize yönelttiğimizde utanabilirdik. Tartışmak istediğim konu Fransa’nın böylesi gerçekten garip, insan haklarına ve düşünce özgürlüğüne yasak getiren yasayı kabul etmesini savunmak değil. Fransa’nın bu politikası karşısında yönelttiğimiz eleştirilere bakarak hem siyasilerimize hem de anayasa tartışmalarında ileri sürülen bazı anlayış sahiplerine bir çift laf söylemek istiyorum. Fransa malum yasayı geçirince hemen Fransa’nın tarihine girdik ve Fransız İhtilali ile yeryüzüne saçılan eşitlik, özgürlük ve adalet ilkelerine sarılarak, Fransa’yı bu evrensel ilkeleri çiğniyor olmakla suçladık. Fransa parlamentosunun girişimini bizzat Fransızlar tarafından tüm dünyaya yaygınlaştırılan İ..]]> Sun, 29 Jan 2012 09:42:06 +0400 Nerde bu işçinin xaqqi? https://www.evrensel.net/yazi/21663/nerde-bu-iscinin-xaqqi https://www.evrensel.net/yazi/21663/nerde-bu-iscinin-xaqqi? Hayat Televizyonu seyredenler kollarını açmış, isyan eden işçinin “nerde bu işçinin xaqqi” haykırışını Evrensel gazetesinin reklam/tanıtımından bilirler. Diyarbakır tuğla işçisinin feryadıdır bu! Yüzlerce derece sıcaklıktaki fırınlarda ya da toz-toprak içinde çalışarak kazanır ekmek parasını tuğla işçisi. Sigortası yoktur, 700-800 TL ücret için en ağır şartlar altında günde 10-12 saat ter döker. Sigorta işçinin hakkı değilmiş gibi, tuğla patronları bu talebin karşısına ücretlerin 200-300 TL düşürülmesini çıkarmışlar bugüne kadar. İşçiler de “nasıl olsa yeşil kartım var” diyerek bu kölelik koşullarında çalışmayı sürdürmüşler. Ama AKP Hükümeti’nin 2012 Ocak ayından itibaren uygulamaya soktuğu Genel Sağlık Sigortası (GSS) ile ‘yeşil kart’ uygulaması kaldırıldı. Yeşil kartlılar ‘vize&r..]]> Sun, 22 Jan 2012 09:32:07 +0400 Emperyalizm ve ilkel toplumlar https://www.evrensel.net/yazi/21662/emperyalizm-ve-ilkel-toplumlar https://www.evrensel.net/yazi/21662/emperyalizm-ve-ilkel-toplumlar? Geçmişin sömürgecilik döneminde sömürülen toplumlar üzerinde silah ve zor kullanıldığından, doğal zenginliklere sahip ülkelerin toplumsal gelişmişlik düzeyinden çok askerî nitelikleri önemli oluyordu. Askerî müdahaleye boyun eğen her toplum gelişmiş güçlü merkezin sömürgesi olma potansiyeli taşıyordu. Oysa günümüz koşullarında sömürgeciliğin yerini almış olan emperyalizm silah gücüne değil, ekonomik işlemlere dayandığından, sömürülen ülkeden kaynak çekişi güçle değil, yönetim tekniği ile gerçekleştirilmektedir. Hal böyle olunca, sömürgecilik döneminde ülkeler arasındaki silah gücü itibariyle farklılık, emperyalist dönemde yönetsel kapasite ve maharet farklılığına evrilmiş bulunmaktadır. Kısacası, sömürgecilikten emperyalizme evriliş, bir ba..]]> Sun, 22 Jan 2012 09:31:39 +0400 İlkel toplumlar ve demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/21390/ilkel-toplumlar-ve-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/21390/ilkel-toplumlar-ve-demokrasi? Değerli okurlarım hiç sizi yormadan, yazıda işlemeye çalışacağım ana fikri ilk cümlede ifade etmeme izin veriniz lütfen. Fikir şu: İlkel toplum yapıları demokrasi kurum ve kuralları ile bağdaşamaz; bu tür toplumlardaki yönetim biçimi demokrasi olamaz. Bu tür toplumlardaki geleneksel yapılar ileri ülkelerden aktarma kurumlarla dönüştürülmeye çalışılsa da başarı sansı fazla yüksek değildir. Söz konusu başarısızlık özellikle de güçlü ekonomik hamlelerin yapılamadığı dönemlerde kesin sonuç şeklinde karşımıza çıkar. Öyle düşünüyorum ki, Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı durum da, maalesef, böyle bir yapı özelliği taşımaktadır. Bu yazı boyutunda fikrimi açıklayabilmem için önce demokrasi kavramından ne anladığımı belirtmem gerekiyor. İlkel toplumlarda demokrasi sadece şekilsel görüntüsü..]]> Tue, 17 Jan 2012 09:22:46 +0400 ABD ve Kürtler https://www.evrensel.net/yazi/21257/abd-ve-kurtler https://www.evrensel.net/yazi/21257/abd-ve-kurtler? Kürtler, Avrupa’nın birçok kentinde ABD’yi protesto eylemleri düzenliyor. Oysa Türkiye’de şoven-ulusalcı çevrelere sorarsanız, “Bölge’de Kürtleri ABD destekliyor” cevabını alırsınız. ABD’nin Irak müdahalesinden sonra Kürtlerin federe yönetim oluşturmaları, özellikle Bölge’nin Türk, Arap, Fars egemenlerinin bu yönlü propagandalarının önünü açmıştı. ABD’nin halkların demokrasi ve özgürlük istemleri karşısındaki politikasını, Arap halklarının isyanlarına karşı tutumunda gördük. İşbirlikçisi diktatörlerin ayakta kalma şansı kalmayınca demokrasi yanlısı maskesi takarak ayaklanmacılar içinde kendi işbirlikçilerini oluşturma yolunu tuttular. ABD’nin, toprakları yine emperyalistler eliyle parçalanan Kürtlerin demokrasi mücadelesi karşısında takındığı tutum daha fazlas..]]> Sun, 15 Jan 2012 09:28:51 +0400 Yetki alanım değil, ama insanlık görevim https://www.evrensel.net/yazi/21256/yetki-alanim-degil-ama-insanlik-gorevim https://www.evrensel.net/yazi/21256/yetki-alanim-degil-ama-insanlik-gorevim? Profesör Sayın Celal Şengör Körfez depremi sonrasında böyle bir olaya tanıklık etmiş olmaktan bir tür mutluluk duyduğunu söylediğinde ya da buna benzer bir ifadede bulunduğunda, söylemi pek anlaşılmadı ve genel tepki ile karşılandı. Tabii ki, Sayın Şengör binlerce vatandaşın ölümü üzerine mutluluk duymamıştı. Bu ifadenin anlaşılma şekli şöyle olmalıydı, sanırım. Deprem ile ilgili laboratuar deneyimi yapılamadığından, yaşanmış olan doğa olayını Şengör hoca bir tür deney olarak algılayıp, sürecin işleyişini gözlemlemekten akademik bir tatmin duyduğunu ifade etmiş olmalı, diye düşünüyorum. Bunda da hiçbir yanlış ve kötü niyet aranmamalı. Benim alanım sosyal olaylar ve özellikle de ekonomi olduğundan, bu yazının geri kalan bölümünde doğrudan ilgi alanım içinde olmayan konulara gireceğimden, Böylesi bir atlımın gerekçesini oluşturmak &u..]]> Sun, 15 Jan 2012 09:28:19 +0400 İşçilere Kürt sorununu nasıl anlatacağız? https://www.evrensel.net/yazi/19572/iscilere-kurt-sorununu-nasil-anlatacagiz https://www.evrensel.net/yazi/19572/iscilere-kurt-sorununu-nasil-anlatacagiz? Yazımızın başlığına çıkardığımız soru, sınıf partisi EMEP’in 16-17 Aralık tarihlerinde yapılan 6. Genel Konferansında sendikacı bir arkadaşımız tarafından dile getirildi. Açıktır ki, Türkiye gibi son 30 yılında Kürt sorununun çözümsüzlüğünden kaynaklı çatışma ve şiddetin yaşandığı; şovenizm ve milliyetçiliğin alabildiğince kışkırtıldığı bir ülkede işçi-fabrika, sendikal alandaki mücadelemizin önemli soru/sorunlarından biri de budur. Dolayısıyla bu soruyu sormak, işçi-emekçileri burjuva-milliyetçi politikalara karşı kendi sınıf çıkarlarına kazanmak yönünde atılmış bir adım olarak anlam taşımaktadır. Burjuvazi TÜSİAD-MÜSİAD’ından Medyasına kadar her alanda bu sorunu konuşurken bugünkü Türk-İş yönetimi başta olmak üzere işçi sendikalarının bu konuda yıllardır ya sessiz kaldıkları, ya da burjuva gericiliğin ..]]> Mon, 19 Dec 2011 05:44:00 +0400 Anayasa ideolojisiz olur mu? https://www.evrensel.net/yazi/19571/anayasa-ideolojisiz-olur-mu https://www.evrensel.net/yazi/19571/anayasa-ideolojisiz-olur-mu? Bu sorunun en yalın yanıtı “hayır”dır. Bu kısa yanıtı temellendirmek için önce “ideoloji” sözcüğünü biraz irdelememiz gerekmektedir. Bu sözcük ile akla Marks geldiği için kötü, sözcük de halkımıza genellikle çirkin ve çekinilecek bir kavram olarak algılatılmaktadır. Böylece hem Marks halledilmiş, hem de istenmeyen her fikir bu kavram sepetine atılarak sorun ortadan kaldırılmış olmaktadır. Oysa halkımız çok iyi bilmektedir ki, kendilerinin en samimi ve sadık dostu, günümüz medyasında yer tutmuş bir dizi yandaş ve sisteme sadık yazar ve aydınlar değil, Marks’tır. İdeoloji kavramına baktığımızda, genel açıklama şöyledir. Toplumun büyük kesimlerinin sistemin başat grupları tarafından kendi çıkarları doğrultusunda uygun fikir ve düşüncelerle donatılmasıdır. Eğer ideoloji bir toplumda ekonomik sistemin düş&uum..]]> Mon, 19 Dec 2011 03:22:04 +0400 Bir yanıt bekliyorum https://www.evrensel.net/yazi/19146/bir-yanit-bekliyorum https://www.evrensel.net/yazi/19146/bir-yanit-bekliyorum? Türkiye yeni bir anayasa yapmaya soyunmuş. Geçmişte hiçbir anayasayı benimsemeyen bir siyasal yapı ve yandaşları yeni bir anayasa yapmaya hazırlanıyor. Bu hedef seçimlerde ortaya koyuldu. Seçimlerden sonra Meclis Başkanı bazı Anayasa Hukuku hocalarını toplantıya çağırdı ve görüşlerini aldı. Internet ortamında bir sayfa açılarak, tüm tarafların görüşlerinin alınması yoluna gidilmeye çalışılıyor. Öngörülen yeni anayasanın yapımı ile ilgili zaman dahi veriliyor. Kapitalist mantık çerçevesinde tüm bu çabaları olumlu görmek gerekebilir, ancak Meclis Başkanı’nın toplantısına katılan profesör meslekdaşlarımdan bazı konular üzerine bir yanıt bekliyorum. Sanırım söz konusu meslekdaşlar o toplantıda konuştukları ve oluşturdukları kanaatleri ile ilgili olarak topluma bilgi vermek durumundalar. Zira toplantı şahsi değil, toplumsaldır; toplumun bir kesim..]]> Sun, 11 Dec 2011 12:07:51 +0400 Dersim’in kayıp kızları ve ‘sevgi evleri’! https://www.evrensel.net/yazi/18723/dersimin-kayip-kizlari-ve-sevgi-evleri https://www.evrensel.net/yazi/18723/dersimin-kayip-kizlari-ve-sevgi-evleri? Dersim tartışması, yazılı ve görsel medyada gündemin önemli konularından biri olmayı sürdürüyor. Ana ekseni hala AKP ve CHP etrafında saf tutan güçler tarafından belirlenen bu tartışma ile Dersim’de yaşananlar tarihsel bağlarından, ilişkilerinden kopararak “özür” dileyip dilememeyle sınırlı bir çerçeve hapsedilmek isteniyor. Çerçeve böyle belirlenince Dersim konusunda “özür” dileyen Başbakan Erdoğan, “resmi tarihle hesaplaşabilecek kadar cesur ve demokrat”; Dersim Katliamının bütün ayrıntılarını İhsan Sabri Çağlayangil’den daha önce dinlemiş olan “Tunceli”li Kılıçdaroğlu da kendi halkına yapılan zulmü savunma çizgisinde bir lider oluyor! Peki, ya ötesi? Süleyman Demirel, son Kürt ulusal hareketi/mücadelesini 29’uncu Kürt isyanı olarak adlandırmıştı. Koçgi..]]> Mon, 05 Dec 2011 02:52:27 +0400 Krizlerin kapitalizme katkıları https://www.evrensel.net/yazi/18722/krizlerin-kapitalizme-katkilari https://www.evrensel.net/yazi/18722/krizlerin-kapitalizme-katkilari? Sistemler canlı varlıklar gibi güçlüdür; yaşamlarını sürdürebilmek ve düşmanlarını çökertebilmek için müthiş mücadeleler içine girer, güçleri oranında mücadele sonuçlanır. Kapitalizmin üçüncü derin krizinin içinden geçerken bu konuyu gözden geçirmede iki açıdan fayda görmekteyim. Kriz üzerine düşünen ve yazan meslektaşlarımın bu eylemleri esnasında birincisi kendi öznel beyin faaliyetlerinde nasıl bir etki yaşadıkları, ikincisi de okuyucularda ya da dinleyicilerde nasıl bir etki oluşturdukları üzerinde derin derin düşünmeleri gerektiği kanısındayım. Bugün bu konu üzerinde kafa yorarak, kapitalizmin krizlerden dahi nasıl yararlı çıkma kanalını açtığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Kendi mantığımla çelişmemek için, asıl konuya girmeden, iki noktayı belirtmem g..]]> Mon, 05 Dec 2011 02:52:01 +0400 Yalanın perdesini yırtmak! https://www.evrensel.net/yazi/18306/yalanin-perdesini-yirtmak https://www.evrensel.net/yazi/18306/yalanin-perdesini-yirtmak? Nagehan Alçı, CNN Türk’teki programında elinde kaleşnikofla atış yapan birinin fotoğrafını sallayarak KCK operasyonu kapsamında gözaltına alınan avukatların hepsinin Kandil’de silahlı eğitim yaptığını söylüyor. Altan Öymen, polis tarafından servis edilen böylesi fotoğraflar konusunda bir gazetecinin kesin konuşmaması gerektiğini söylemeye yeltense de Alçı sözünü kesiyor; kaynaklarının kendisine verdiği bilgilerin kesinliğinden emin daha büyük ve kapsamlı operasyonların yapılacağı müjdesini de veriyor! Alçı’nın fotoğrafını elinde salladığı ‘kaleşnikoflu avukat’ Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından İrfan Dündar’dı. “Kandil’de askeri eğitim gören” Dündar, nasılsa gözaltında serbest bırakıldı ve söz konusu fotoğrafın bir piknikte çekildiği ortaya çıktı. Ancak bu gerçeklerin sonradan ortaya çıkması..]]> Sun, 27 Nov 2011 11:48:11 +0400 Bu nasıl bir inat böyle! https://www.evrensel.net/yazi/18305/bu-nasil-bir-inat-boyle https://www.evrensel.net/yazi/18305/bu-nasil-bir-inat-boyle? 2008’de başlayan kapitalizmin üçüncü krizine üç yıl gibi kısa bir süre varken ABD’de çok ünlü üniversitelerin Nobel ödüllü iktisatçıları, artık ekonomik dalgalanmaların önlenmiş olduğuna ve bundan sonra gelişme meseleleri ile uğraşmanın gerekliliğine vurgu yapıyorlardı. FED’in eski başkanı Alan Greenspan dahi krizi niçin öngöremediklerini bir türlü anlayamıyordu. Aynı şekilde, İngiltere’deki ünlü Londra İktisat Okulu (London School of Economics) öğretim üyeleri de krizin niçin öngörülemediğini Kraliçe’ye yazmış oldukları mesajda kendilerine yakışmayacak basitlikte anlatıyorlardı. Krizi öngöremeseler bile şu tarihsel hikayeden nasıl oldu da hiç kuşkulanmadılar! Şöyle bir düşünelim; son elli yılda Keynes haklı idi ise, niçin Friedman sahneye çıktı? Fr..]]> Sun, 27 Nov 2011 11:47:30 +0400 KCK paralel devlet mi? https://www.evrensel.net/yazi/17859/kck-paralel-devlet-mi https://www.evrensel.net/yazi/17859/kck-paralel-devlet-mi? Başbakan Erdoğan ve yandaş medya, Kürt siyasetine karşı KCK adı altında yapılan siyasi operasyonları savunmak için sık sık KCK’nin “paralel devlet örgütlenmesi” olduğunu söylüyor. Erdoğan bu iddiayı, KCK operasyonları kapsamında Prof. Ersanlı ve yayıncı-yazar Zarakolu’nun tutuklanmasının eleştirilmesi bile “suça iştirak etmek” olarak göstermeye kadar vardırıyor. Öyle ya, KCK paralel devlet örgütlenmesi olduğuna göre artık akademisyeni, gazeteciyi, belediye başkanını, milletvekilini, kadınları, sendikacıları tutuklamak için uygun bir kılıf yaratılmış oluyor. Ve bu operasyonları eleştirmek bile suç olabiliyor. Son dönemlerde uzun bir dönemden beri AKP’yi destekleyen liberal çevreler ile Başbakan Erdoğan arasında yeni bir polemik başlatan da işte bu Kürt hareketine karşı yapılan operasyonlarda sergilenen Nazi’lerin Propaganda Bakanı Goebbels&..]]> Sun, 20 Nov 2011 15:43:00 +0400 Bir paylaşım https://www.evrensel.net/yazi/17851/bir-paylasim https://www.evrensel.net/yazi/17851/bir-paylasim? Gerek medyanın bir bölümünde çıkan yazılarıma, gerekse çok nadir olarak çağırıldığım TV programlarında çizdiğim tablolara, zaman zaman bazı dostlar tarafından eleştiriler ve görüşler aktarılmaktadır. Tüm eleştiri ve görüşlerin düşünce ve yorumlama süreçlerime çok ciddi ve yararlı katkılar yaptığını düşünmekteyim. Bu nedenle, tüm dostlara çok teşekkür ediyorum. Söz konusu görüşlerin bir bölümü, hatta hemen tümü, karşılıklı yazışmalar şeklinde cereyan etmektedir. Oysa ben şöyle düşünüyorum ki, dostlar arasında gerçekleşen bu tür iletişim özel olmayıp, tüm toplumu ilgilendiren bir meseledir. Hatta böylesi iletişimden benim kadar diğer okuyucuların da haberdar olmaları ve kendi paylarına düştüğü kadarıyla tartışmaları izlemeleri gerekmektedir. Zira bu tür iletiş..]]> Sun, 20 Nov 2011 15:23:11 +0400 Kapitalizm krizi tartıştırıyor https://www.evrensel.net/yazi/17437/kapitalizm-krizi-tartistiriyor https://www.evrensel.net/yazi/17437/kapitalizm-krizi-tartistiriyor? Kriz her yerde tartışılıyor zannediyoruz. Hayır, kriz anlamlı ve doğru şekilde tartışılmıyor! Kapitalizm, akil adamlar(!) arasındaki kriz tartışmalarını, kendisini gizleyeceği ve sistemik yara almadan çıkabileceği şekilde yönlendiriyor. Bir tartışma ortamı aynı zamanda bir çözümleme ortamı şeklinde çalışmıyorsa bundan iki sonuç ortaya çıkar. Birincisi sistemik ilişkilerin perdelenmesi ve böylece sistem aklanarak uygun bir günah keçisinin bulunması, ikincisi ise savunulan çözüm yolları arasında sistemin özüne, yani genetik yapısına dokunan ve ona zarar veren hiçbir önerinin geliştirilememiş olmasıdır. Görüldüğü üzere, her iki yolda da sistem kazanmaktadır. Böylesi tartışma yönteminde sistemin kazancı bu boyutları da aşarak, bireyler ve toplum sistem karadeliği içine çekilip, sistem de krizler de olağan gösterilerek, bireysel ve ..]]> Sun, 13 Nov 2011 09:30:36 +0400 Cenup* cephesinde yeni bir şey yok! https://www.evrensel.net/yazi/17043/cenup-cephesinde-yeni-bir-sey-yok https://www.evrensel.net/yazi/17043/cenup-cephesinde-yeni-bir-sey-yok? Barzani’nin Türkiye ile ortak bir askeri operasyona “hayır” demesi konusunda ne düşündüğü sorulan CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Biz başbakanı Barzani konusunda uyarmıştık” yanıtını vermiş. Kılaçdaroğlu, bu yanıtla Kürt sorununun “terörle mücadele” sorunu olarak algılanması bakımından aralarında AKP ile bir fark olmadığını da söylemiş oluyor. Son günlerde özellikle Kazan Vadisi’ne yapılan operasyondan sonra PKK’yi askeri olarak bitirme senaryoları Kılıçdaroğlu’nu da etkilemişe benziyor! Fetullahçı Zaman, kullanılan silahlarla PKK’lilerin yanmış, parçalanmış bedenlerini övünme vesilesi yapıyor; artık operasyonlar daha etkili oluyormuş. Yani yaşanan vahşet ordunun hükümetin emri altına girmesinin kerameti! Başbakan Erdoğan, Ersanlı ve Zarakolu’nun KCK operasyonları kapsamında tutuklanmasını eleştiren köşe ya..]]> Sun, 06 Nov 2011 09:50:35 +0400 Bir kriz konuşmasının ardından https://www.evrensel.net/yazi/17042/bir-kriz-konusmasinin-ardindan https://www.evrensel.net/yazi/17042/bir-kriz-konusmasinin-ardindan? Geçtiğimiz hafta sonunda İzmir’de bir toplantıya davetli idim. Çok hoş ve canlı bir topluluk konuşmamı can kulağı ile dinledikten sonra, fevkalade anlamlı ve olaya nüfuz edici sorular yöneltip, olumlu katkılar yaptı. Konuşmadan sonra yönetici dostlarla yediğimiz hoş bir akşam yemeğinde de toplantının uzantı konuşmaları ile güzel bir günü noktalamış oldum. Bugün, siz değerli okurlarımla, toplantı vesilesiyle yaşadığım duygularımı paylaşmak istiyorum. Kriz konusunu sizlerle çok kereler konuştuk, ama burada, İzmir’deki konuşmamda da ele almış olduğum ve bu düşüncelerimle dostları biraz üzdüğümü düşündüğüm bazı temel ve bence soğukkanlı yaklaşılması gereken çok önemli noktaları açmak istiyorum. Burada tartışmak istediğim konu krizlerin sistemi ve insanları nasıl etkilediği meselesidir. Bu meseleye yaklaşım yaparken çevre nesnel koşulu ile birey &o..]]> Sun, 06 Nov 2011 09:48:53 +0400 Suriye Kürtlerini Erdoğan mı kurtaracak? https://www.evrensel.net/yazi/16568/suriye-kurtlerini-erdogan-mi-kurtaracak https://www.evrensel.net/yazi/16568/suriye-kurtlerini-erdogan-mi-kurtaracak? Suriye Kürtleri ile Dayanışma Komitesi, 22 Ekim’da Diyarbakır’da “Arap Baharı ve Suriye Kürdistanı” konulu bir konferans düzenledi. Konferansa dayanışma komitesinden temsilcilerin yanı sıra daha önce KCK Yürütme Konseyi Başkanı Karayılan’la görüşüp ‘blok’ oluşturan 11 Kürt partisinin oluşturduğu ‘Suriye Kürt Partileri Koalisyonu’ ile bugünkü Suriye muhalefeti ile birlikte hareket eden 6 partinin oluşturduğu ‘Şeşkoli’den temsilciler katıldı. Dayanışma komitesinde yer almasına rağmen konferansta BDP temsilcileri yer almazken Türkiye’den katılımcılar daha çok KADEP, HAK-PAR çevrelerine yakın ve BDP-DTK çizgisine mesafeli Kürt çevreleri oldu. Konferansta Bölge’de yaşana gelişmelerin Suriye’ye etkisi ve Kürtlerin durumu tartışılırken özellikle dayanışma komitesinden temsilcilerin NATO’..]]> Sun, 30 Oct 2011 16:08:32 +0400 Cesaretin etiksel olanı fazilettir https://www.evrensel.net/yazi/16567/cesaretin-etiksel-olani-fazilettir https://www.evrensel.net/yazi/16567/cesaretin-etiksel-olani-fazilettir? Van depremi aklımızı başımıza getirdi mi? Görece kolay ve risksiz alanlarda bazı kazanımlar sağlanmış olduğu anlaşılıyor. Örneğin, basından edinilen bilgilere göre, yardım ve kurtarma işinde belirli mesafe alınmış. Yardım alanında ise, yardım kamyonlarının kamu görevlileri tarafından denetim altına alınamaması ve yüz kızartıcı yağma faaliyetinin görülmesi, medeniyet düzeyinde alınması gereken daha çok mesafenin olduğunu göstermektedir. Bu vahim ve iptidai durum Van’a özgü olmadığı gibi, deprem gibi felaket koşuluyla da bağlantılı görülemez. İstanbul’da dahi bir ATM’de işlem yaparken, arkanızda Darvin’e konu oluşturabilecek bir varlığın nefesini hissetmiyor musunuz? Bankalar ya da PTT gibi yerlerde sıra numarası alıp safça sıranızı beklerken, tam sıranız gelip de bankoya gittiğinizde birisinin önünüze geçerek, sırasının geçmiş olduğundan dolayı işlem yaptı..]]> Sun, 30 Oct 2011 16:08:03 +0400 Kapitalizm yıkılıyor mu! https://www.evrensel.net/yazi/16113/kapitalizm-yikiliyor-mu https://www.evrensel.net/yazi/16113/kapitalizm-yikiliyor-mu? ABD’de bir kısım halk, sadece ABD’nin değil tüm kapitalist dünyanın ana finans merkezi olan Wall Street önünde gösteri yaparak, kapitalist sistemi, gelir ve servet dağılımı bozukluklarını ve ultra milyoner finans baronlarını protesto ediyor. Bu gösteriler zaten epeydir Yunanistan’da sahnede idi. Bazı AB ülkelerinde de benzer gösteriler yapılmaya başladı. Acaba kapitalizm bu gösterilerden ciddi yara alır mı, ya da acaba kapitalizmin sonu mu geliyor! Bu soruların yanıtı hem olumlu hem de olumsuzdur. Gösteriler olumludur, zira bu gösteriler kapitalizmin artık net bir şekilde açığa çıkmış olan sorunlarının anlaşıldığına ve sona doğru gidildiğine dair bir göstergesidir. Bu konuda en ufak bir kuşku söz konusu olamaz. Ancak diğer yanıt olumsuzdur, çünkü bu gösteriler bu hali ile ve bu konjonktürde kapitalizmi devirmeye, maalesef, yetmeyecektir. Bir defa, halk dalkavuklu..]]> Sun, 23 Oct 2011 13:13:45 +0400 İslamcı çevrelerin Kürt Sorunuyla imtihanı! https://www.evrensel.net/yazi/15692/islamci-cevrelerin-kurt-sorunuyla-imtihani https://www.evrensel.net/yazi/15692/islamci-cevrelerin-kurt-sorunuyla-imtihani? Radikal’den Ezgi Başaran’ın Gülenci Cemal Uşşak’la röportajı, İslamcı/dindar çevrelerin Kürt sorununa yaklaşımına dair bir tartışma başlattı. Yazarlar ve Gazeteciler Vakfı İkinci Başkanı olan Uşşak’ın “Biz dindarlar Kürtlerin ıstırabını hissetmedik” sözleri üzerinden çeşitli yorum ve değerlendirmeler yapıldı. Hasan Cemal gibi liberal yazarlar bu özeleştirinin önemine dikkat çekerken, eski Başbakanlık Sözcüsü ve TV 24 Yayın Yönetmeni Akif Beki ise, Uşşak’ın değerlendirmelerini “galat-ı meşhur”(yaygın/genellik kazanmış yanlış) olarak değerlendirerek bütün muhafazakâr çevrelerin Kürt sorununa ilgisiz kaldığı söylemine ve dolayısıyla çözümsüzlük politikalarında rolleri olduğuna itiraz ediyor. Uşşak, bu tartışmaları başlatan röportajında şu belirlemeleri yapıyor: “Türkiye’de y..]]> Sun, 16 Oct 2011 10:02:13 +0400 Akıl vermek saygısızlıktır https://www.evrensel.net/yazi/15691/akil-vermek-saygisizliktir https://www.evrensel.net/yazi/15691/akil-vermek-saygisizliktir? İnsanların birbirlerine akıl vermesi ya da nasihat etmesi ne denli saygısızlıksa, aynı şekilde bir devlet siyasetçisinin başka devletlere akıl vermesi de o denli yanlış ve siyasî etiğe aykırı bir davranıştır. Bunun nedeni, başka insanlara akıl vermenin altında, akıl verenin kendisini diğerinden daha akıllı görmesi gibi bir saygısızlığın bulunmasıdır. Zor durumda olan bir dostla zorluğunu paylaşmak ise akıl verme ya da yönlendirme olarak değil, dostça paylaşım olarak görülebilir. Bir ülke siyasetçisinin başka bir ülke halkına ya da siyasetçisine akıl vermeye kalkması ise bir dostluk nişanesi olarak görülemeyeceği gibi, uluslar arası ilişkiler açısından siyasi olgunluk ve nezaket işareti olarak da algılanamaz. Hangi ülkenin diğerine nasıl üstün olduğu hiç belli olmaz. Mısır dediğimiz ülke bugünlerde zor dönemlerden geçiyor olabilir, ancak bir zamanlar İngilizleri ..]]> Sun, 16 Oct 2011 10:01:42 +0400 Yalan ve toplum https://www.evrensel.net/yazi/15254/yalan-ve-toplum https://www.evrensel.net/yazi/15254/yalan-ve-toplum? Dünya ekonomisinin merkezi ABD’de insanlar ayakta ve Wall Street’i sallamaya çalışıyor. Finansal işlemlere karşı kaygılı ve kızgın insanlar bir yandan krizden Wall Street’i sorumlu tutuyor, bir yandan da zenginlere vergi koyulmasını talep ediyor. Ne hazin bir kaderdir ki, neoliberal politikaları tüm dünyaya dayatarak çevre ekonomilerden elde ettiği finansal sömürü ganimetleri ile ayakta durmaya çalışan Amerikan ekonomisi, bumerang etkisi ile kendisi vurulmuş bir halde şimdilerde çıkış yolu aramaktadır. Bakalım Amerikan’ın büyük ve şanlı üniversiteleri bu kalkışı nasıl yorumlayacak! ABD’de yaşanan kalkış, kapitalizmin ilk büyük krizinin yaşandığı dönemde, 1857 yılında Engels’in Marx’a iki hafta ara ile yazmış olduğu notu çağrıştırmaktadır. Engels’in ilk metni şöyle: “Amerika’nın çöküşü muhteşem ve bu &ccedi..]]> Sun, 09 Oct 2011 09:35:21 +0400 ÖDP-TKP-HE ve Kongre Girişimi https://www.evrensel.net/yazi/14738/odp-tkp-he-ve-kongre-girisimi https://www.evrensel.net/yazi/14738/odp-tkp-he-ve-kongre-girisimi? 12 Haziran Seçimleri öncesinde Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’nda birleşen siyasi parti ve çevrelerin, kitle örgütlerinin, toplumun farklı kesimlerinin temsilcilerinin, aydınların bu mücadele birliğini ortak bir platform üzerinden sürdürme çabası, bugün Kongre Girişimi’nde ifadesini bulmaktadır. Kongre Girişimi, kendini “Halktan, ezilenden, yok sayılandan, doğadan, emekten, özgürlükten, eşitlikten, barıştan, adaletten ve demokrasiden yana olanların yeni bir toplum, insanca bir yaşam için ortak mücadele” platformu olarak tarif etmektedir. Kongre programında bu mücadele platformunun etrafında birleştiği temel talepler; “Kürt sorununun, barışçıl demokratik ve eşit haklara dayalı çözümü”, “Türkiye’de yaşayan tüm halkların kültürlerinin ve kimliklerinin tanınması”, “..]]> Mon, 03 Oct 2011 13:32:09 +0400 Politika deneyimi https://www.evrensel.net/yazi/14718/politika-deneyimi https://www.evrensel.net/yazi/14718/politika-deneyimi? Her alanda ihtisas kazanmak ve işin ehli olmak, yüksek kabiliyet sahibi olmak gibi istisnai durumlar dışında, zaman ve deneyim sonucu oluşturulabilir. Açıktır ki, zaman ve deneyim sonucunda ihtisas sahibi olmak da en azından vasat kabiliyet ve güçlü rekabetçi ortamı gerektirir. Erdoğan’ın politik yaşamını “çıraklık” ve “ustalık” dönemi gibi dönemleştirmesi, temel aksaklıklara rağmen, salt mantıksal açıdan doğru görülebilir. Politika alanında deneyim kazanmanın en önemli iki koşulundan biri politika dışı toplumsal sömürü mekanizmalarını kullanmadan ya da böyle bir ortamın kullanılmadığı ortamlarda politik yürüyüş sergilemektir. Türkiye’de 1950 döneminden itibaren dincilik ve feodal yapılar üzerinde yürütülen politikanın politikacılara gerçek politika alanında güç ve deneyim sağladığı ileri s&uu..]]> Sun, 02 Oct 2011 09:09:49 +0400 Tecrit eşittir savaş! https://www.evrensel.net/yazi/14300/tecrit-esittir-savas https://www.evrensel.net/yazi/14300/tecrit-esittir-savas? 27 Temmuz’dan bu yana Öcalan’ın avukatları ile görüşmesi engelleniyor. Bu engellemenin yasal bir dayanağı olmadığı için gerekçe olarak “hava muhalefeti” ve “koster arızası” gösteriliyor. Öcalan’la görüşmelerin engellendiği tarihten bu yana Kürt sorunu giderek savaş ve şiddetin belirleyici olduğu bir hatta ilerliyor. Oysa Temmuz ayının ortalarına kadar Öcalan, avukatları ile görüşme notlarında sorunun çözümü yönünde olumlu mesajlar veriyordu. Devlet/hükümet heyetiyle yapılan müzakerelerde çözüm yönünde atılması gereken adımlara dair protokoller üzerinde mutabakata varılmış, hatta öncelikli olarak bir ‘Barış Konseyi’nin oluşturulacağı belirtilmişti. Yine MİT ve PKK arasında Oslo’da yapılan görüşmelerden geçtiğimiz günlerde basına sızdırılan 5. gör&uum..]]> Sun, 25 Sep 2011 11:37:58 +0400 Bir ütopya https://www.evrensel.net/yazi/14299/bir-utopya https://www.evrensel.net/yazi/14299/bir-utopya? Bugün bir ütopya ya da güzel bir hayal üzerine konuşalım istedim. Bugünkü konu bir ütopya, yani bir hayal, ama bu hayalin önemi, günümüzde bize gerçek gibi gözükenlerin aslında nasıl bir hayal olduğunu arka planda yansıtıyor olmasıdır. Nasıl ki, aynalarda görüntü terstir, sağ yan yerinde sol yan gözükürse, bugün konuşacağımız ütopyayı da böylesi ters görüntü algılamasıyla okuyarak, içinden geçtiğimiz sıkıntılardan, hiç değilse, hayal yoluyla da olsa bir süre için kurtulmaya çalışalım. Türkiye Somali’ye yardım ediyor. Bu kampanya, sanırım kasıtlı olarak, Ramazan ayına denk getirilerek hayır işlerinin de oya tahvili yoluna gidildiği açık. Başbakan Birleşmiş Milletler toplantısında Somali’nin acısını içinde duymayanların insanlıktan ya da demokrasiden söz edemeyeceği mealinde bir ifa..]]> Sun, 25 Sep 2011 11:37:24 +0400 İnsan yıpratan ülke https://www.evrensel.net/yazi/13837/insan-yipratan-ulke https://www.evrensel.net/yazi/13837/insan-yipratan-ulke? Ülkelerin kalkınmaları ve ilerlemelerinde en önemli öğe yetişmiş nitelikli insan gücüdür. Küreselleşmenin tüm ülkeleri silkelediği ve yetişmiş insan gücüne en fazla ihtiyaç duyduğumuz bu dönemde Türkiye insan gücünü pervasızca harcamaktadır. “İnsanlarını Yıpratan Ülkeler” sıralamasında, nitelikli insan gücünü yurt dışına kovan ülkeler tasnifinde Türkiye kesinlikle ilk 5 ülke içinde yer alır. Bu durum şu birkaç örnekten de açıkça anlaşılmaktadır. Profesör İsmail Beşikçi’nin hapis döneminde Üniversite Öğretim Elemanları Sendikası olarak ziyaretine gittiğimizde çok sarsıldığım şu manzara ile karşılaşmıştım. Beşikçi Hoca her ne kadar hapishane arkadaşları yanında fevkalade itibarlı bir kişi olarak muamele görüyor oluyorsa da, devlet katında ziyaretçileri ile y&..]]> Sun, 18 Sep 2011 11:24:27 +0400 İran batağa sürükleniyor! https://www.evrensel.net/yazi/12970/iran-bataga-surukleniyor https://www.evrensel.net/yazi/12970/iran-bataga-surukleniyor? Ortadoğu, yüzyılı aşkın bir süredir hem sahip olduğu enerji rezervleri, hem de farklı kıtaları birleştiren bir konumda bulunması nedeniyle emperyalist güçlerin ilgi odağı olmayı sürdürüyor. Bu ilgi, Bölge’nin çıkar çatışması içindeki farklı emperyalist güç ve odakların mücadele alanı olduğu anlamına da geliyor. Hatırlanacağı gibi 2001 11 Eylül saldırısından sonra ABD, Ortadoğu’yu modern dünyayı tehdit eden bir coğrafya olarak ilan ederek bu coğrafyayı yeniden dizayn etmek üzere harekete geçmişti. ‘Büyük/Genişletilmiş Ortadoğu Projesi’ olarak bilinen plan ile Fas ve Cezayir’den Afganistan ve Pakistan’a 23 ülkenin içinde yer aldığı geniş bir coğrafya müdahale alanı olarak belirlenmişti. Planın uygulanmasına Afganistan ve Irak müdahaleleri ile başlanmış; Irak’ın Suriye ve İran’a karşı müdahale içi..]]> Mon, 05 Sep 2011 04:46:27 +0400 Kapitalizm ve mücadele https://www.evrensel.net/yazi/12969/kapitalizm-ve-mucadele https://www.evrensel.net/yazi/12969/kapitalizm-ve-mucadele? İzmir-Karaburun’da bu hafta içinde bir grup genç akademisyen dostlar tarafından organize edilen bir seminer yapılacak. Seminerin genel başlığı “Kapitalizm ve Mücadele” olarak belirlenmiş. Dünya elimizden kayıyor; kulakları sağır eden özgürlük çığlıkları arasında insan hakları çiğneniyor; ne olduğu belirsiz liberalizm kavramının perdelemesi arkasında sermayenin emeği boğmasına devlet çanak tutuyor; kimi yerde gericilik, tarikat ve cemaat aymazlığı, kimi yerde de çeşitli başka sosyal hayallerle kandırılan ve güdülen haklar da bu iktidarları besleyerek, idam ilmiğini kendi elleri ile boğazlarına geçiriyorlar! Böyle bir ortamda Karaburun Semineri’nin anlamı ve topluma sağlayacağı yarar çok yüksektir. Günümüzün emperyalizm aracı olan neoliberal politikaların ne olduğunu ve çeşitli ülkelerde nasıl geliştiğini irdeleyenler, bu durumu Şil..]]> Mon, 05 Sep 2011 02:31:20 +0400 Barış Anneleri ve bayram! https://www.evrensel.net/yazi/12610/baris-anneleri-ve-bayram https://www.evrensel.net/yazi/12610/baris-anneleri-ve-bayram? ‘Barış Anneleri’nin sınır noktasında savaş ve operasyonlara karşı başlattığı ‘canlı kalkan’ eylemi bir haftasını geride bıraktı. Bu eylem, 16 ilden sınır bölgesine DTK’nın öncülüğünde yapılan yürüyüşle destekleniyor. Barış Anneleri, bayramı da barış eyleminde geçirecek. Sadece bu eyleme bakarak bile Erdoğan’ın ‘Savaş Hükümeti’nin OHAL tedbirleriyle Bölge’de 90’lı yılları geri getirme hesaplarının tutmayacağını söylemek mümkündür. Kürt halkı dün nasıl ki çocuklarının cenazelerine sahip çıkmak için sınırları aştıysa, bugün de operasyonlara karşı kendini siper etmektedir. Kürt kadınları, bu eylemde olduğu gibi Kürt özgürlük mücadelesinin hep en önünde yer aldılar. Çünkü bu mücadele Kürt kadınları için ulusal özgürlük müc..]]> Sun, 28 Aug 2011 10:25:45 +0400 Dünya ahvali https://www.evrensel.net/yazi/12609/dunya-ahvali https://www.evrensel.net/yazi/12609/dunya-ahvali? “Ben karanlık bir ormanın tam ortasında olduğumuza ve ne yöne gitmemiz gerektiği konusunda yeterli niteliğe sahip olmadığımıza inanıyorum.” Değerli meslektaşım Profesör Meryem Koray’ın Kapitalizm Küreselleşirken Dünya Ahvali başlıklı son kitabı Wallerstein’den alıntı bu cümle ile başlıyor. Küreselleşen dünya ormanı, küreselleşme akımı içinde yönünü kaybeden insan da hem bireyleri hem de toplumları simgeliyor olsa gerek! Ormanın içindeki karmaşıklık ortamında yönümüzü belirleyecek tartışmaları yaparken de “bilgi, ahlak ve siyasetin” bir arada ele alınması gerektiği, yine kitabın girişindeki alıntıda açıkça ifade ediliyor. Açılan ulusal sınırlarla, serbestleşen ekonomilerle, kısacası neoliberal tanımlama içinde uygulanan politikalarla ortaya çıkmış olan küreselleşme bir medeniyet projesinin ekonomik ve kültürel do..]]> Sun, 28 Aug 2011 10:25:07 +0400 İmralı mutabakatına ne oldu? https://www.evrensel.net/yazi/12251/imrali-mutabakatina-ne-oldu https://www.evrensel.net/yazi/12251/imrali-mutabakatina-ne-oldu? Başbakan Erdoğan, 61. Hükümeti ‘savaş hükümeti’ ilan etmiş durumda. İktidarı ve muhalefetiyle egemenler cephesi koro halinde savaş naraları atıyor. Sınırötesi hava operasyonlarının ardından kara harekâtı hazırlıkları yapılıyor. Otuz yıllık “terörün kökünü kazıma” nakaratları yine ağızlarda. Başta ‘Yeni Şafak’ olmak üzere daha düne kadar AKP’nin barış çabalarının savaşı isteyen PKK ve TSK tarafından boşa çıkarıldığını söyleyen çevreler, AKP’nin koçbaşları olarak sadece PKK’ye değil, BDP’ye; bütün Kürt siyasetçilere karşı savaş elbiselerini giyerek faşist yüzlerini gösterdiler. Öyle bir hava estiriliyor ki, büyük bir askeri operasyon yapılacak, bütün Kürt siyasetçiler içeri konulacak ve sorun halledilecek! AKP’nin akıl hocaları, “PKK ile Kü..]]> Mon, 22 Aug 2011 03:41:16 +0400 Makul taleplerin politik uygulanabilirliği https://www.evrensel.net/yazi/12250/makul-taleplerin-politik-uygulanabilirligi https://www.evrensel.net/yazi/12250/makul-taleplerin-politik-uygulanabilirligi? Siyasetçiler genellikle verdikleri sözleri tutmadıkları için halk nazarında güvenilmez kişilikler oluştururlar. Oysa bu durum siyasilerin ne yalancı ne de beceriksiz oldukları savla açıklanabilir. Seçim öncesi vaatler ile seçim sonrası yapılan icraat arasındaki fark, siyaset ile ekonomi ve tarihsel koşullar alanlarının örtüşmemesinden oluşur. Şöyle ki, seçim öncesinde yapılan vaatlerin gerçekleştirilebileceği siyaseten samimi olarak düşünülebilir olmakla beraber, siyasetçinin iktidardaki manevra alanını büyük oranda tarihsel ve ekonomik koşulların şekillendirdiği başat toplumsal doku belirler. Uzun dönemde dönüştürülebilen toplumsal dokuyu yadsıyan katı siyaset yanlıları siyasetçinin başarısızlığını bir tür suçluluk olarak görüp, siyasal irade eksikliği gibi ne olduğu belirsiz gerekçe ile açıklamaya yelt..]]> Mon, 22 Aug 2011 03:40:31 +0400 26. sınırötesi operasyon kime karşı yapılacak? https://www.evrensel.net/yazi/11804/26-sinirotesi-operasyon-kime-karsi-yapilacak https://www.evrensel.net/yazi/11804/26-sinirotesi-operasyon-kime-karsi-yapilacak? TRT önceki gün “KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan’ın İran tarafından yakalandığı” iddiasını gündeme getirdi. Bu iddia KCK kaynakları tarafından yalanlanmış olsa da medya organlarında geniş yer buldu. Bu tür “haber”lerin zaman zaman ‘psikolojik harp’in araçları olarak gündeme getirildiği biliniyor. Mesela 2008 kışında fiyaskoyla sonuçlanan sınırötesi operasyon öncesinde de Karayılan ve Cemil Bayık’ın yakalandığı haberleri yapılmıştı. Ama burada dönemin ABD Genelkurmay Başkanı’nın “PKK’yi bitirebilecek tek komutan” sözleriyle pohpohladığı Büyükanıt’ın söz konusu operasyondan sonra “Ordunun tümü Kandil’e gitse PKK’yi temizleyemez” itirafında bulunduğunu hatırlatmak gerekiyor. İran’ın bir aydır on binlerce askerle ve ağır silahlarla Kandil’e yaptığı operasyonun sonuçl..]]> Mon, 15 Aug 2011 03:04:19 +0400 Akıl almaz çılgınlık https://www.evrensel.net/yazi/11803/akil-almaz-cilginlik https://www.evrensel.net/yazi/11803/akil-almaz-cilginlik? “Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Bilim Kurulu’nun geçtiğimiz ay aldığı kararla Türkiye’nin tek teorik fizik ve matematik enstitüsü olan Feyza Gürsey Enstitüsü’nü fiili olarak kapatmasına tepkiler dinmiyor. Enstitünün TÜBİTAK BİLGEM (Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknoloji Araştırma Merkezi) bünyesine bağlanması, aslında enstitünün fiilen kapatılması anlamına geliyor.” 13 Ağustos 2011 tarihli Vatan gazetesinde bu haberi okuduğumda önce bir yanlışlık olabileceğini düşündüm. Ancak, yazının devamında seçkin bilim insanlarının TÜBİTAK Başkanına bir mektup yazmaya hazırlandıklarını ve bu mektuba Max Planck Enstitüsü’nden Profesör Diter Lüst, Texas A&M Üniversitesi’nden Dr. Chris Pope, Pennsylvania Üniversitesi’nden Prof. Mitjam Cvetic ve Doç. Dr. Stefan Vand..]]> Mon, 15 Aug 2011 03:03:34 +0400 Burkay’ın dönüşü ve Öcalan’ın hücresi! https://www.evrensel.net/yazi/11343/burkayin-donusu-ve-ocalanin-hucresi https://www.evrensel.net/yazi/11343/burkayin-donusu-ve-ocalanin-hucresi? Ülkeye dönüşü sırasında gördüğü ilgi, herhalde Kemal Burkay’ı şaşırtmıştır. Ama AKP politikalarını ve medyayı yakından takip edenler, bu ilginin sebepsiz olmadığını da çok iyi biliyorlar. Öncelikle Başbakan Erdoğan adını vererek Burkay’a ülkeye dönme çağrısı yapmış ve İçişleri Bakanı Atalay da özel olarak telefonla arayarak bu isteği tekrarlamıştı. Zaten AKP’nin başlattığı “açılım” sürecine destek vermek için geldiğini Burkay’ın kendisi de söylüyor. İşte önemli Kürt siyasetlerinden PSK’nin (Partîya Sosyalîsta Kurdistan) kurucusu olduğu için 31 yıldır İsveç’te sürgün yaşayan Burkay’ın ülkeye dönüş hikâyesinin arkasında bu ilişki/işbirliği yatıyor. AKP’nin de medyanın da Burkay’a ilgisi, Kürt siyaseti içinden PKK/BDP’ye karşı bir ses o..]]> Mon, 08 Aug 2011 02:12:33 +0400 Yine kriz https://www.evrensel.net/yazi/11334/yine-kriz https://www.evrensel.net/yazi/11334/yine-kriz? Haftalarca üst üste kriz yazısı yazmanın bir anlamı, krizin atlatılmamış ve bizi de tehdit ediyor olmasıdır. Siyasîlerin ne söylediği fazla önemli görülmemelidir. Bunun nedeni, siyasilerin kriz paniği yaratmamak ve halkı sükûnetle davranmaya sevk etmek istemeleridir. Bu isteklerinde siyasîler haklı olabilir, ne var ki, gerçek onların gösterdiği pembe tablo gibi değil. Bu konuda bürokratlar hem beyanatları ile hem de aldığı kararlarla halka daha güvenilir bilgi sunar. Nitekim Merkez Bankası Başkanının son açıklamaları ve aldığı kararlar önemli görülmelidir. Her şeyi bir tarafa bırakalım, küreselleşen dünyada sadece üretim ve tüketim küreselleşmemekte ya da sadece sermaye tüm yerküreyi dolaşmamakta, aynı zamanda sistemin tüm sorunları ve bu arada krizleri de dünyayı dolaşmaktadır. Küreselleşme derecesine bağlı olarak merkez sermayenin ilişki ..]]> Mon, 08 Aug 2011 02:02:55 +0400 Kandil hesapları! https://www.evrensel.net/yazi/10868/kandil-hesaplari https://www.evrensel.net/yazi/10868/kandil-hesaplari? İran Ordusunun PJAK’ın (Partîya Jîyana Azadîya Kurdistan/Kürdistan Özgür Yaşam Partisi) Kandil’deki kamplarına karşı operasyonu devam ediyor. Kandil bölgesindeki sivil yerleşim birimlerinin de vurulduğu bombardımanlar eşliğinde sürdürülen operasyona 30 bin İran pastarının (askerinin) katıldığı belirtiliyor. Yine İran pastarları ile PJAK’ın askeri kanadı HRK (Hezên Rizgarîya Kurdistan/Kürdistan Kurtuluş Güçleri) arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı gelen haberler arasında. Türk devletinin, bu operasyonu desteklediği ve İran’a istihbarat sağladığı biliniyor. ABD’nin bu operasyona tepkisi, Irak kuvvetleri sözcüsü General Buchanan’ın “Eğer İran, Irak tarafında bir tehdit görüyorsa Irak hükümeti ile görüşmeli ve sorunu çözmeli” açıklamasından ibaret. Bu açıklamaya bakan hi&cce..]]> Mon, 01 Aug 2011 03:51:05 +0400 Satıcı ürününü kötüler mi? https://www.evrensel.net/yazi/10867/satici-urununu-kotuler-mi https://www.evrensel.net/yazi/10867/satici-urununu-kotuler-mi? Siyasiler ve diğer bazı çevreler ekonomide işlerin iyi gittiğini açıklıyor. Bu açıklamalar yapılırken, 2008 krizinin teğet geçtiği iddiasının doğrulandığı görüşüne de yer verilerek, geçmişteki tahminlerin tuttuğu, dolayısıyla ileriye ait iddiaların da tutacağı inancı yaygınlaştırılmaya çalışılmaktadır. Değerli okuyucularım geçmişteki iddiaların ne denli tuttuğunu sizlerin anlayışınıza bırakıyorum. Kaldı ki, 2008 krizinin Türkiye üzerindeki etkileri o dönemin yazılarında ele alınmıştı. Kısa bir hatırlatma yapmak gerekirse, kriz yılı olan 2008’de büyüme hızımız yüzde 0,9 oranında, yani ancak yüzde birin de altında gerçekleşebilmiştir. Krizin şiddetinin devam ettiği 2009 yılının ilk üç ayında ulusal gelirde yüzde 14,3, ikinci üç ayında ise yüzde 7 oranında olarak, yılsonu itibariyle yüzde 6 dolayında küçülme yaşamıştır. Bu..]]> Mon, 01 Aug 2011 02:52:50 +0400 Cari açık konusu https://www.evrensel.net/yazi/10455/cari-acik-konusu https://www.evrensel.net/yazi/10455/cari-acik-konusu? Yazının başlığını “cari açık sorunu” olarak değil de, “cari açık konusu” olarak yazmam rastlantısal değil, kasıtlıdır. Cari açık ciddi bir sorundur, ancak meseleyi salt bir sorun olarak görmek, günah keçilerini bulmanın ve sorunu çözmenin kolay olduğu izlenimini verebilir. Oysa geç kapitalistleşen ekonomilerde cari açık konusu kendi başına ele alınabilecek bir sorun olarak görülmeyip, bu tür ekonomilerin kronik bir meselesi olarak irdelenmesi gereken bir konudur. Bu meselenin boyutları, ekonominin iç örgütlenmesi, zaman içinde uygulanan politikalar ve uluslararası piyasalardaki ilişkiler ağı etrafında şekillenir. Hal böyle olduğu için uluslararası derecelendirme kuruluşları ülkelerin cari açıkları meselesine çok hassas bir şekilde yaklaşırlar. Uluslararası derecelendirme kuruluşlarının ikazlarının ciddiye alınmayarak alay konusu ..]]> Sun, 24 Jul 2011 08:30:35 +0400 Özerklik ilanı ve ‘Kürt Yazı’! https://www.evrensel.net/yazi/10005/ozerklik-ilani-ve-kurt-yazi https://www.evrensel.net/yazi/10005/ozerklik-ilani-ve-kurt-yazi? Demokratik Toplum Kongresi (DTK) 14 Temmuz’da Diyarbakır’da ‘Demokratik Özerklik’ kararını ilan etti. Bu karar 13 askerin ve 7 gerillanın yaşamını yitirdiği çatışmayla aynı güne denk geldiği için yeterince ilgi uyandırmadı. Dahası Türk medyası bu karar ile ölen askerler arasında ilişki kurarak şovenizm ve gericiliği tırmandıran bir tutum sergiledi. Öncelikle şunu söylemek gerekir ki, yaşananlar Kürt sorununun barışçıl demokratik çözümüne ortam sağlamak bakımından çatışmasızlık koşullarının önemini bir kez daha göstermiştir ve Kürt ulusal hareketinin ‘eylemsizlik’ kararına rağmen devletin operasyonlarda ısrar etmesi bu süreci baltalamaktadır. Özerklik kararına gelince, bu karar her şeyden önce “Kürtler ne istiyor?” sorusunun yanıtını vermektedir. Ayrıca bu karar öyle birden bire ortaya atılmış da değildir. Referandu..]]> Sun, 17 Jul 2011 09:31:03 +0400 Emir demiri keser https://www.evrensel.net/yazi/10001/emir-demiri-keser https://www.evrensel.net/yazi/10001/emir-demiri-keser? Kıdem tazminatı kaldırılıyormuş!...Emek istihdamında esnek sistem uygulanacakmış!..Yabancı sermayeye kolaylıklar sağlanıyormuş!...Devlet küçültülüyormuş!.. Ormanlar, su kaynakları satılıyormuş!..derelerimiz borular içinde öldürülüyormuş!..Almanya, Japonya ve diğer gelişmiş ülkelerde alınan kararlar aleyhine Nükleer santral kurulması inatla sürdürülüyormuş!.. . Bunlar yapılıyor, çünkü küreselleşme akımı Allah’ın emri diye algılanıyor ve kuralları vazgeçilmez şekilde uygulamaya koyuluyor. Böylesi “emir demiri keser” döneminde siyasiler halklardan oy alarak iktidara geliyor ve halkın taleplerini icraata yansıttıklarını ve yansıtacaklarını seçim meydanlarında gırtlaklarını parçalarcasına anlatmaya çalışıyorlar. Bir de bakıyoruz ki, iktidar ele geçirilir geçirilmez halkın hiç de hoşuna gitmeyen işlemler icraat..]]> Sun, 17 Jul 2011 09:06:01 +0400 Demokrasi ve siyasal erkin davranışı https://www.evrensel.net/yazi/9567/demokrasi-ve-siyasal-erkin-davranisi https://www.evrensel.net/yazi/9567/demokrasi-ve-siyasal-erkin-davranisi? “Güçlü iktidar” ve “istikrar” ifadeleri son seçime gidilirken birbirini tamamlayan ve halkımızın oylarını avlayan iki sahte slogan olarak işlev gördü. Aynen neoliberalizm politikasında toplumun hangi kesiminin özgürleştirildiğinin anlaşılmaması gibi, güçlü iktidarın sağladığı istikrarın da neyin ve kimin lehine olduğu anlaşılamadan halkımızın oyları yönlendirildi. Sonuçta göstermelik demokrasi sağlandı ve hükümet programı açıklandı. Programda emekçiler için, aldatılmış gerekçelerle sergilenen kıdem tazminatı ve esnek çalışma koşulları, emperyalizmin doğrultusunda ve burjuvazinin çıkarları lehine ekonomiyi yönlendiren siyasiler lehine oy kullanmış olan emekçilerimize armağan olsun! Bu program doğrultusunda işletilecek ekonominin çarkları arasında ezilen emekçileri ve halkımızı artık ne cemaat ilişkileri ne de..]]> Sun, 10 Jul 2011 09:27:46 +0400 ‘Komşularla Sıfır Sorun’a ne oldu? https://www.evrensel.net/yazi/9128/komsularla-sifir-soruna-ne-oldu https://www.evrensel.net/yazi/9128/komsularla-sifir-soruna-ne-oldu? Ortadoğu’daki sorunları barışçıl yollardan çözeceği mesajlarını veren Obama’nın ABD Başkanı olduğu dönemde Türkiye Dışişleri Bakanlığı’na Davutoğlu getirilmişti. Obama, Türkiye’yi Bölge’nin “lider ülkesi” ilan etmiş; yazdığı makalelerde Türkiye’nin ‘Yeni Osmanlı’cı politikalarla Bölge’de liderlik yapmasını savunan Davutoğlu, bu politikayı uygulamak üzere göreve çağrılmıştı. Davutoğlu döneminde dış politikada özellikle “komşularla sıfır sorun” söylemi öne çıkmıştı. Çünkü komşularını düşman olarak gören bir Türkiye’nin Bölge’de liderlik yapması mümkün değildi. Bu temelde İran ve Suriye ile yeni anlaşmalar yapıldı. “Ermeni açılımı” gerçekleştirildi. Irak’ta Kürt Federe Yönetimi’nin Erbil kentinde başkonsoloslu..]]> Sun, 03 Jul 2011 09:38:50 +0400 Avrasya Kaplanı büyümede https://www.evrensel.net/yazi/9124/avrasya-kaplani-buyumede https://www.evrensel.net/yazi/9124/avrasya-kaplani-buyumede? İktisat alanı iki müzmin yaklaşımdan mustariptir. Birincisi ekonomik olguların ölçüm ve hesaplanmasındaki gariplikler, ikincisi ise, birincisi ile bağlantılı olarak, iktisatçıların meseleleri ele alış ve topluma yansıtışlarındaki çarpıklık ve muğlaklıklardır. Hal böyle olunca, Türkiye bir dizi riskler ve kırılganlıklar üzerinde yüzerken, aynı anda “Avrasya Kaplanı” damgasına da layık görülebilmektedir. Nereden başlamalı ki; bir yönü ile döviz kurunun baskılı tutulup giderek yükselen cari açığın oluşturduğu riskli ve yapay büyüme mi, yoksa kriz ertesi üzerine gelen seçim arifesi bir dönemin iradî şişirilmiş olağan görüntüsü mü eleştiri konusu yapılmalı? O kadar ki, riskli, yapay ve şişirilmiş yüzde 11’lik büyüme oranı sarhoşluğu ile, uzun bir sosyalist dönem potansiyeli üzerine ve son krizden ya..]]> Sun, 03 Jul 2011 09:27:56 +0400 ‘Uslu’dan Al Haberi! https://www.evrensel.net/yazi/8677/usludan-al-haberi https://www.evrensel.net/yazi/8677/usludan-al-haberi? Haydi, hepimize geçmiş olsun! Yine demokrasimize yönelik büyük bir tertipten kurtulduk. Hapisteki milletvekillerin salıverilmesi engellenerek barış ve demokrasimize yönelik “Türk ve Kürt ortak yapımı derin operasyon” engellenmiş oldu. Neyse ki, Taraf’ın Emre Uslu’su gibi bu komploları deşifre eden demokrasimizin yılmaz savaşçıları var (!) Gerçi böyle yapılarak “halk iradesi” denen şey biraz ayaklar altına alınmış oluyor ama bu kadar kusur kadı kızında da olur. Zaten AKP’yi desteklemeye devam edersek yeni dönemde bu kusurları da bir güzel düzeltecek! *** Emre Uslu, Taraf’ın emniyet kökenli ‘derin demokrat’ yazarlarından biri. AKP’nin demokratikleşme adına geliştirdiği politikayla aynı adı (açılım) taşıyan köşesinden AKP politikalarının savunuculuğunu yaptı hep. 25 Haziran tarihli “Komployu Deşifre Ediyorum” yazısında ya..]]> Mon, 27 Jun 2011 03:21:03 +0400 Sırada Türkiye mi? https://www.evrensel.net/yazi/8676/sirada-turkiye-mi https://www.evrensel.net/yazi/8676/sirada-turkiye-mi? Öyle gözüküyor ki, yerküreye hükmetmenin önemli bir odağı Ortadoğu bölgesidir. Ortadoğu konumu ve doğal yapısı itibariyle petrol, su, krom, bakır, manganez bor vs gibi şimdilerde olduğu kadar ilerisi için de fevkalade önemli ve yaşamsal olmaya aday doğal kaynakları barındırması nedeniyle fevkalade önemli bir bölgedir. Ortadoğu, siyasal açıdan İsrail’in güvenliği yanında, Rusya’nın ve Çin’in açılım alanı olması ve Orta Asya Cumhuriyetleri’nin denetim merkezi oluşturması nedeniyle de ciddî önemi haiz bir bölgedir. Belki de bu bölge emperyalistler açısından hiç bir özgür topluma bırakılamayacak derecede önemlidir. Maalesef, bu çetrefil sorunun çözüm anahtarı da siyasî olarak Türkiye’de gibi görülmekte, daha doğrusu öyle gösterilmektedir. Yeni dönem parlamentonun e..]]> Sun, 26 Jun 2011 12:10:23 +0400 ‘Sosyolojik İnkâr’ın teorisyenleri! https://www.evrensel.net/yazi/8227/sosyolojik-inkrin-teorisyenleri https://www.evrensel.net/yazi/8227/sosyolojik-inkrin-teorisyenleri? Bugün artık Kürt sorununda “kart kurt” söylemine dayanan ırkçılık, kaba inkârcılık miadını doldurdu. MHP‘liler bile sözlerine “Kürt kardeşlerimiz” diyerek başlıyor. AKP hükümetleri döneminde Kürtlerin varlığını kabul eden ama onların farklı bir ulusal kimliğe sahip olmasının gereği olan kolektif haklarını reddeden yeni tarzda bir inkârcılık gelişti. AKP’nin medyada ‘köşe tutmuş‘ ideologları, Kürtler ne zaman bir talebi öne çıkarsalar, bu talebin neden kabul edilemeyeceği üzerine “sosyolojik gerekçeler” uydurmak üzere harekete geçiyor. Kürtler anadilde eğitim mi istedi, Taha Akyol’un koçbaşılığını yaptığı bu ‘sosyolojik inkâr’ın teorisyenleri hemen harekete geçiyor. Her yörenin Kürtçesinin farklı olduğu, kolektif bir hak olan anadilde eğitimin sosyal koşulları..]]> Sun, 19 Jun 2011 12:11:18 +0400 Sarkaç demokrasisi https://www.evrensel.net/yazi/8224/sarkac-demokrasisi https://www.evrensel.net/yazi/8224/sarkac-demokrasisi? Geçen Pazartesi günü zahmet edip de yazımı okuyan değerli okuyucularım fark etmiştir; o bir rüya; yani gerçekleşmesi zaten söz konusu olmayan bir fantezi idi. O bir dua dahi değildi. Zira böylesi bir yakarışı Yüce Tanrı da, kendi işimizi kendimizin halletmesi gerektiği görüşü doğrultusunda, kabul etmezdi! Rüyamda ne görmüştüm: Türkiye’nin emperyalizme teslimiyeti halkımıza istikrar ve büyüme diye yutturuluyordu. Finans parazitleri dışında halkımız, döviz kurunun istikrarlı olarak baskılı tutularak dünyada serseri mayın gibi dolaşan spekülatif sermayenin uluslararası piyasada en yüksek getiriyi alıp çıkmasına olanak sağlandığını algılasaydı, bu politika mimarına oy verir mi idi! Halkımız, devamlı yükselen dış borçların sıcak para ile geçici olarak finanse edilerek, kısa dönemde sorunların halının altına süpürüldüğ&uum..]]> Sun, 19 Jun 2011 12:07:20 +0400 Cellat Uyandığında… https://www.evrensel.net/yazi/7817/cellat-uyandiginda https://www.evrensel.net/yazi/7817/cellat-uyandiginda? Cellat uyandı yatağında bir gece “Tanrım” dedi “Bu ne zor bilmece : Öldürdükçe çoğalıyor adamlar Ben tükenmekteyim öldürdükçe...” (A. Behramoğlu) 12 Haziran seçimlerinin asıl galibinin ‘Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’ olduğunu söylemek için seçim sonuçlarını beklemeye gerek yoktu. Çünkü bu ‘blok’, seçim sürecinde sadece Kürt coğrafyasında değil; ülkenin her tarafında her milliyetten işçi ve emekçilerin, kadınların, gençlerin, aydınların katılımıyla egemen sınıflar ve onların siyasal temsilcilerinin karşısına halk güçlerinin seçeneği olarak ortaya çıkmıştır. Milyonlarca Kürt’ü, işçi ve emekçiyi, aydını etrafında birleştirerek seçim barajını yerle bir etmiş, anlamsızlaştırmıştır. Ve demokrasi, eşitlik, insanca ya..]]> Sun, 12 Jun 2011 16:59:09 +0400 Seçim rüyası https://www.evrensel.net/yazi/7797/secim-ruyasi https://www.evrensel.net/yazi/7797/secim-ruyasi? Bu yazıyı seçim gününden önceki gecede yazıyorum. Yazıyı gazetede okuduğumda, umarım, rüya, halkımızın iradesi ile gerçekleşmiştir! Rüyamda, Türkiye’nin emperyalizme tam teslimiyetinin halkımıza istikrar ve büyüme olarak yutturulduğu; tek adam yönetiminin parti iktidarı olarak görüldüğü; aydınlarımızın(!) muvafakati ile yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirlerine kenetlendiği yönetim biçiminin ileri demokrasi olarak satıldığı; yabancı yatırımların denetiminde üretimden montaja ve ticarete yönelen, yükselen cari açık yanında artan işsizlik ve yoksulluğun kol gezdiği ekonominin büyüme olarak yansıtıldığı ve daha birçok benzeri faaliyetlerin ilerleme olarak halkımıza takdim edildiği bir dönemin kapandığını gördüm. Seçimlerden önceki gecede, seçim propagandalarının bitmiş olması nedeniyle, siyasetç..]]> Sun, 12 Jun 2011 08:51:13 +0400 ‘Akil Adamlar’, CHP ve samimiyet https://www.evrensel.net/yazi/7371/akil-adamlar-chp-ve-samimiyet https://www.evrensel.net/yazi/7371/akil-adamlar-chp-ve-samimiyet? Kürt sorununun çözümü konusunda, dünyadaki benzer sorunların çözüm deneyimlerinden yola çıkılarak çeşitli öneriler gündeme getiriliyor. Bunlardan biri de çatışmalı sürecin sona erdirilmesi ve çözüm koşullarının belirlenmesi için İrlanda ve Güney Afrika’da oluşturulan ‘Akil Adamlar Komisyonu’dur. 2007 sonlarında Öcalan tarafından dillendirilen bu öneri geçtiğimiz günlerde CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu tarafından yeniden gündeme getirildi. Hükümet ve yanlısı medya, bu öneriyi tartışmak yerine daha baştan “Öcalan’ın önerisini savunuyorlar” söylemlerine sarılarak ‘akil’ olmayan bir tutum içinde oldu. ‘Akil Adamlar Komisyonu’, toplum üzerinde saygınlığa sahip olan farklı çevrelerden tanınmış kişilerin bir araya gelerek sorunun ç&..]]> Sun, 05 Jun 2011 10:23:09 +0400 Kapital https://www.evrensel.net/yazi/7361/kapital https://www.evrensel.net/yazi/7361/kapital? Son kriz Marx’ı bir kez daha gündemin ilk sıralarına yükseltirken, Marx’ın önemli yapıtı olan Kapital’e olan ilgiyi de artırmıştır. Ne hoş bir rastlantıdır ki, bu büyük eserin Türkçe çevirisi değerli akademisyen Nail Satlıgan tarafından gerçekleştirilerek kamuoyuna sunulmuş bulunmaktadır. Kapital’in basımını gerçekleştiren Yordam Yayınevi, bu vesile ile Kapital üzerine bir toplantı tertipleyerek, konu etrafında nitelikli bir fikir ortamı oluşmasını sağlamıştır. Bu toplantının izlediğim birinci oturumunda değerli hocamız Korkut Boratav yanında, Kapital’in çevirisini gerçekleştiren Nail Satlıgan, ve Marksizm üzerinde çalışmalar sürdüren Özgür Öztürk ve Ahmet Tonak yer alarak değerli fikirlerini katılımcılarla paylaştı. Tarihsel maddecilik ve diyalektik konusunda bir konuşma yapan Boratav Hoca, toplumsal devinim sürecinde nedensellik il..]]> Sun, 05 Jun 2011 09:42:05 +0400 Tehlike yaklaştıkça! https://www.evrensel.net/yazi/6965/tehlike-yaklastikca https://www.evrensel.net/yazi/6965/tehlike-yaklastikca? Sosyal alanda “Bileşik Kaplar Kuramı” olarak bilinen çok ünlü bir kuram vardır. Bu kurama göre, bir toplumda tüm kurumlar nitelikleri itibariyle birbirine benzer. Örneğin, bir toplumda siyaset kurumlarının niteliği askeri kurumlardan, eğitim kurumlarından ya da sair sosyal kurumlardan çok farklı olamaz. Ancak, farklı kurumların toplum açısından algılanma farkı oluşabilir. Yapılan anketlerde toplumsal kurumların toplum tarafından algılanmalarının farklı olduğu gibi bir durum ortaya çıksa da, aslında bu farklılığın gerçe durumu değil, toplumsal ya da isteksel algılama farklılıklarını yansıttığı ileri sürülür. Sosyal kurumları iradi olarak tedricen çökertilen Türkiye’de son dönemlerde yaşanan olumsuzlukların tek bir kuruma inhisar ettiğini düşünmek bilimsellikle bağdaşır bir yaklaşım değildir. Bu sav, Türkiye’nin şimdilere dek en iyi yaptığı ifade edilen..]]> Mon, 30 May 2011 09:26:48 +0400 Federatif sistem batıdan mı başlatılıyor! https://www.evrensel.net/yazi/6196/federatif-sistem-batidan-mi-baslatiliyor https://www.evrensel.net/yazi/6196/federatif-sistem-batidan-mi-baslatiliyor? Avrupa’da hiçbir kentin bir İstanbul ya da bir Meksiko City kadar büyük olduğu görülmez. 10 milyon ve üzerindeki kentlerin, bazı sosyo-ekonomik koşullara bağlı olarak, genellikle geç kapitalistleşme yoluna girmiş ekonomilerde görüldüğü bir gerçektir. Nüfusun büyük bir bölümünün bir kentte ya da bir bölgede toplanması, siyaset ve ekonomi açısından övünülecek değil, yerinilecek bir durumdur. Zira, böylesi dengesiz patolojik büyüklükler plansız programsız ve yanlış ekonomi politikalarının kaçınılmaz sonucudur. Bazı kentlerde veya bölgelerdeki hızlı ve anormal nüfus yığılmaları kentsel hizmetlerin aksamasına ve maliyetlerin yükselmesine yol açar. Böylesi devasa boyutlara ulaşan kentsel alanların merkezi devlet yönetiminde de ağırlığı artarak, merkezî kaynak ve hizmetlerin ülke sathında ha..]]> Sun, 15 May 2011 10:46:03 +0400 ‘Terör’den kimler besleniyor? https://www.evrensel.net/yazi/5698/terorden-kimler-besleniyor https://www.evrensel.net/yazi/5698/terorden-kimler-besleniyor? Düşünün ki son 40 günde 25’i HPG gerillası, 2’si demokratik gösterilere katılan siviller ve 3’ü de devletin güvenlik görevlisi olmak üzere 30 kişi yaşamını yitiriyor. Yine YSK vetosu, demokratik çözüm çadırları, KCK davası protestosu gibi demokratik gösterilerde binden fazla Kürt gözaltına alınıyor ve bunların 300’ü tutuklanıyor. ‘Bağımsız yargı’, 20 kentte eş zamanlı olarak; operasyonların son bulması, tutukluların serbest bırakılması, seçim barajının düşürülmesi ve demokratik bir anayasa yapılması taleplerini dillendirmek için kurulan demokratik çözüm çadırlarının toplatılması kararı alıyor. Bu karar panzerler eşliğinde ve gaz bombalarıyla kadın-yaşlı demeden herkes şiddete maruz bırakılarak uygulanıyor. Bütün bunlar yaşanırken sesi çıkmayan Başbakan Erdoğan, PKK’nin üstlendiği Ka..]]> Sun, 08 May 2011 09:37:00 +0400 Sıfır faiz aldatmacası https://www.evrensel.net/yazi/5695/sifir-faiz-aldatmacasi https://www.evrensel.net/yazi/5695/sifir-faiz-aldatmacasi? Geçen haftaki yazıda Başbakanın faizin sıfırlanabileceği yolundaki açıklamasının kapitalizmde geçerli olamayacağını belirtmiş, halkımızı bu yönde kandırmak yerine, haksız kazanç yollarının kapatılmasına çaba sarfetmeye yönelmesinin daha isabetli olacağından söz etmiştim. Bugünkü yazıda kapitalist sistemde faizin niçin sıfırlanamayacağını bir kez daha ifade ettikten sonra, Başbakanın, bu yoz sistemde duygularında samimi ve gücü yetiyorsa, diğer haksız kazanç (ki, bu tür edinimlere kazanç denemez) yollarını tıkaması gerektiği konusu üzerinde duracağım. Şu noktayı saptamamız gerekir ki, ne ad altında anılırsa anılsın, ister faiz densin ister kâr payı, paradan para kazanabilmek için, öncelikle ulusal gelirden birilerinde bir şekilde oluşmuş aşırı birikimin bulunması ve başka grupların bu birikimi kullanmaya aday olması gerekmektedir. İşte bu noktada yollarımız çata..]]> Sun, 08 May 2011 09:24:31 +0400 Çılgınlık değil aklıselim zamanı! https://www.evrensel.net/yazi/5290/cilginlik-degil-akliselim-zamani https://www.evrensel.net/yazi/5290/cilginlik-degil-akliselim-zamani? Dün ülkenin ve Bölge’nin dört bir tarafında alanlara çıkan işçi ve emekçiler, Başbakanın ‘çılgın proje’sine de karşı seslerini yükselttiler. İşçi ve emekçiler, ülke kaynaklarının yağmalanmasına dayanan rant projelerinin değil; demokrasi, barış ve insanca yaşam taleplerinin gerçekleşeceği bir ülke ve gelecek istemlerini haykırdılar. Daha şimdiden ülkeyi nasıl bir gelecek beklediği sorusunun cevabının dün alanlara çıkan yüz binlerin haykırdığı talepler ile ülke egemenlerinin ‘çılgınlıkları’ arasındaki mücadele tarafından belirleneceğini söyleyebiliriz. Bir yanda Kürt sorununun eşit haklar temelinde demokratik çözümü, inançlar ayrımını ortadan kaldıracak gerçek bir laiklik ve herkese iş ve güvenceli çalışma; kayıt dışılığın, taşeronlaştırmanın yasaklanması talepleri… Ö..]]> Sun, 01 May 2011 12:02:56 +0400 Faiz sıfır olabilir mi! https://www.evrensel.net/yazi/5289/faiz-sifir-olabilir-mi https://www.evrensel.net/yazi/5289/faiz-sifir-olabilir-mi? Para bir maldır ve üç önemli işleve sahiptir. Paranın birinci ve en eski işlevi, anlık alış-verişlerde kullanıldığı şekli ile, mübadele aracı olmasıdır. Mübadele ekonomisinden paralı ekonomiye geçildiğinde, alış verişlerde para kullanılarak, hem mübadele işlemleri kolaylaştırılmış hem de ekonomilerin gelişmesi hızlandırılmıştır. Paranın yine eski dönemlerden beri bilinen ikinci işlevi ise servet saklama aracı olmasıdır. Bu yönü ile para tasarruf edilen değerleri ifade eder. Tüketilmeyip tasarruf edilen değerler yatırıma yönlendirilerek, gelecekte tüketim amaçlı kullanılmak üzere nemalandırılır. İşte, faiz denen olgu, bir dönem gelirinden tüketilmeyerek tasarruf edilen ve yatırıma yönlendirilen değerlerlerde meydana gelen artıştır. Kapitalist sistemde bu artışa kimler katkıda bulunmuş ise, yaptıkları katkı ve yatırımın sağladığı ürün artışı oranlarına bağlı olarak payını alır. Bu p..]]> Sun, 01 May 2011 12:02:25 +0400 Yol ayrımına doğru! https://www.evrensel.net/yazi/4826/yol-ayrimina-dogru https://www.evrensel.net/yazi/4826/yol-ayrimina-dogru? Bölge’de bir süreden beri tırmanan şiddet ve gerilim, “90’lı yıllara geri mi dönülüyor?” sorusunun sıkça sorulmasına neden oluyor. Devletin yanıtsız bıraktığı tek taraflı ateşkesin sona ermesiyle başlayan çatışmalar, Kürt siyasetçilerin yargılandığı KCK davasında yaşanan hukuksuzluklar, Newroz’dan bu yana kurulan ‘Demokratik Çözüm’ çadırlarına devlet güçlerinin saldırıları ve en son ‘Emek, Demokrasi Ve Özgürlük Bloku’ adaylarının YSK tarafından veto edilmesi sonrasında yaşanan olaylar gerçekten de Kürt sorunu karşısında devletin en koyu inkârcı politikaları uyguladığı dönemleri hatırlatmaktadır. Halk eylemlerine devlet güçlerinin İsrail askerlerini aratmayan müdahaleleri sonucu insanlar kurşunlanarak öldürülmekte; kadın, yaşlı demeden panzerler ve gaz bombaları eşliğinde saldır..]]> Sun, 24 Apr 2011 10:42:34 +0400 Çocuklar, yönetiminin parıltıları! https://www.evrensel.net/yazi/4799/cocuklar-yonetiminin-pariltilari https://www.evrensel.net/yazi/4799/cocuklar-yonetiminin-pariltilari? Bir 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı daha geride bıraktık. İki önemli sözcükten oluşan bir bayram;“ulusal egemenlik” ve “çocuk bayramı”. Çocuklar bayram yapar, eğer ulusal egemenlik içinde geleceklerine güveniyorlarsa! Gençlik aşamasına evrilen çocukların en büyük idealleri sağlam bir eğitim almaktır. Oysa, eğitim sürecine girmek başka bir dert, eğitim aldıktan sonra anlamlı bir iş bulmak başka bir dert. Bu yılki sınav skandalının gençler üzerindeki etkisini hiç uzun uzun tartışmaya gerek yok. Ancak, bu konuda şu dört noktayı belirtmeden geçmeyi, hem bir vatandaş hem de bir eğitimci olarak, içime sindiremiyorum. Birincisi Cumhurbaşkanı ve Başbakanın skandalın incelenmesi için ilgili inceleme komisyonlarını harekete geçirmeden, kamuoyuna, sınav başkanını dinleyip tatmin oldukları şeklinde açıklama yapmaları; i..]]> Sun, 24 Apr 2011 08:42:57 +0400 Sendikalar siyasetin içindedir, ama nasıl! https://www.evrensel.net/yazi/4303/sendikalar-siyasetin-icindedir-ama-nasil https://www.evrensel.net/yazi/4303/sendikalar-siyasetin-icindedir-ama-nasil? Sendikalar emekçi haklarını koruma görevi üstlenmiş örgütler olarak bilinir. Bu tanımlamanın doğal uzantısı olarak, sendikalar sınıflı toplumun bir örgütü olarak karşımıza çıkmaktadır. Sınıflı toplum ifadesi de, doğal olarak, kapitalizmi tanımlar. Bir sistem olarak kapitalizm, üretim araçları mülkiyetinin özel sektörde olduğu ve toplumda küçük bir grubun diğerleri aleyhine tüm üretim araçları üzerinde mülkiyet ilişkisi kurduğu sistemdir. Bu sistemde güç, üretimi gerçekleştiren büyük emekçi kesimde değil, sermaye mülkiyetine sahip olan az sayıdaki patronlardadır. Kapitalizmde sistemin başat elemanı emekçiler değil, sermayedir; dolayısıyla, güç emekçilerde değil, maalesef, sermayededir! Para ilişkisinin en yoğun olduğu kapitalizmde her şey metalaşıken, emek gücü de metalaşmakta ve emek p..]]> Sun, 17 Apr 2011 08:49:02 +0400 Kürt sermayesi AKP saflarında! https://www.evrensel.net/yazi/3822/kurt-sermayesi-akp-saflarinda https://www.evrensel.net/yazi/3822/kurt-sermayesi-akp-saflarinda? Bir Kürt burjuvazisinin bulunup bulunmadığı konusu, Sol-sosyalist çevrelerde uzunca bir dönem tartışma konusu oldu. Elbette bugün de bu tartışmalar üzerine çokça şey söylenebilir. Ancak toplumun işleyiş yasaları, dünün belirsiz/ anlaşılması zor ayrım ve çatışmalarını giderek daha fazla gün yüzüne çıkarıyor. Bölge’de son yıllarda yaşanan gelişmeler, en belirgin haliyle Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Galip Ensarioğlu’nda ortaya çıkan hem Kürtlerin ulusal-kültürel taleplerinin dillendiren, hem de Kürt halkının mücadele ve taleplerine mesafeli bir Kürt burjuvazisinin bulunduğunu artık bir tartışma konusu olmaktan çıkarmıştır. Evet, bu burjuva çevreler, hem Türk burjuvazisiyle iç içe geçmiş durumda bulunmakta ve devletin Bölge’deki bütün ihalelerini almakta ama öte yandan G&uu..]]> Sun, 10 Apr 2011 11:15:12 +0400 Parlamento bileşimi üzerine https://www.evrensel.net/yazi/3821/parlamento-bilesimi-uzerine https://www.evrensel.net/yazi/3821/parlamento-bilesimi-uzerine? Milletvekili adaylarının saptanması için siyasi partilerin hummalı çalışmasını ciddi bir zaman kaybı olarak görüyorum. Çünkü, varolan koşullar ortamında bu kadar çok sayıda milletvekilinin parlamentoda bulunmasını hem bütçeye yük hem de gerçek demokrasiye aykırı buluyorum. Bu saptamalarım ne parlamenter sisteme ne de seçilmiş ve seçilecek parlamenterlere yönelik saygısızlıktır; böyle bir niyetim söz konusu olmayıp, sadece fikir jimnastiği yapıyorum. Birinci olumsuz nokta, milletvekili aday adaylarının akıbetinin parti başkanının himmetine kalmış olmasıdır. Hal böyle olunca, parlamentoya girebilmek için olduğu kadar, bir sonraki seçimde de yerini koruyabilmek için parti başkanına kul köle olmak kader haline geliyor. Böyle bir tablo içinde parlamentoda alınan kararlarda sayı hesabı anlamını yitiriyor. Belki bunun tek istisnasını, Körfez op..]]> Sun, 10 Apr 2011 11:13:44 +0400 Doğanın dersi de bir şey ifade etmiyorsa! https://www.evrensel.net/yazi/3371/doganin-dersi-de-bir-sey-ifade-etmiyorsa https://www.evrensel.net/yazi/3371/doganin-dersi-de-bir-sey-ifade-etmiyorsa? Japonya, depremle iç içe yaşayan, depreme karşı her türlü tedbiri düşünmüş ve almış bir teknoloji devidir. Bu ülke halkı üç yıllık eğitimden sonra ancak bir gazeteyi okuyabilmektedir. Bu ülke halkı, hiçbir şeyi aceleye getirmeden, her şeyi büyük bir sabırla ve dikkatle, en ince detayına kadar inceliyor, hesaplıyor ve ona göre hareket ediyor. Japonya İkinci Paylaşım Savaşı’nda nükleer saldırıya hedef olmuş, nükleer felaketi yaşamış ve deprem kuşağı üzerindeki ülkesine, tüm olasılıkları dikkate alarak ince hesaplara dayalı nükleer enerji santralı kurmuş. Son deprem, doğa gücüne karşı Japonya’nın tüm sabırlı ince hesaplarının ve dikkatinin ne dereceye kadar geçerli olabildiğini çok açık ve acı bir şekilde göstermiş oldu. Japonya bir teknoloji devi ve kılı kırk yaran ince hesap ülkesi olduğuna göre, doğanın acıma..]]> Sun, 03 Apr 2011 10:44:49 +0400 14 Mart https://www.evrensel.net/yazi/1923/14-mart https://www.evrensel.net/yazi/1923/14-mart? 14 Mart Tıp Bayramı günüdür. Tıp Bayramı gününün nasıl başladığı konusunda ansiklopedileri karıştırdığımızda şu bilgilere rastlıyoruz. Değerli okuyuculara kolaylık olsun diye, bu bilgileri kısa olarak burada aktarıyorum: 14 Mart 1827 tarihinde II. Mahmut döneminde, Hekimbaşı Mustafa Behçet’in önerisiyle ilk cerrahhanenin, Şehzadebaşı’ndaki Tulumbacıbaşı Konağı’nda Tıphane-i Amire adıyla kurulması, Türkiye’de modern tıp eğitiminin başladığı gün olarak kabul edilir. Okulun kuruluş günü olan 14 Mart günü Tıp Bayramı olarak kutlanır. İlk kutlama, 1919 yılının 14 Mart günü, işgal altındaki İstanbul’da gerçekleşmiştir. O gün, tıbbiye üçüncü sınıf öğrencisi Hikmet Boran’ın önderliğinde, tıp okulu öğrencileri işgali protesto için toplanmış ve onlara devrin ünlü doktorları da destek vermişitir.Böylece t..]]> Sun, 13 Mar 2011 12:08:51 +0300 Güç ve etik https://www.evrensel.net/yazi/1497/guc-ve-etik https://www.evrensel.net/yazi/1497/guc-ve-etik? Güç de, yüksek voltaj gibi, kontrol edilmediği durumda çevresine zarar verir. Yüksek voltajın zararlı etkilerinden çevrenin korunması için çeşitli yalıtım sistemleri kullanılır. Toplumsal alandaki gücün yalıtılması, etik kuralları ile gerçekleştirilir. Ne var ki, toplumsal etik hatta kutsal kuralların koyulması ve uygulanması da, maalesef, çoğu zaman gücün etkisi ve denetimi altına girer. Sosyal sistemlerde kapitalist demokrasi ile faşizm arasındaki ince fark da gücün denetimsiz olarak tüm çevreyi baskılama altına alması ile netleşir. Kütlesi büyük olan maddelerin çevreyi çekim gücünün etkisi altına alması da bir fizik kuralıdır. Bu kuralın sosyal alandaki yansıması ise, güçsüz dokuların giderek güç ve/veya güçlünün etrafında toplanması şeklinde tezahür eder. Gücün etrafı..]]> Sun, 06 Mar 2011 11:20:29 +0300 ‘Akdeniz dünyası’ https://www.evrensel.net/yazi/1020/akdeniz-dunyasi https://www.evrensel.net/yazi/1020/akdeniz-dunyasi? Bugünkü başlığımız, 1902 yılında Lorrain’de doğmuş olan ünlü Fransız tarihçisi Fernand Braudel’in, “II. Philippe Döneminde Akdeniz ve Akdeniz Dünyası” başlıklı önemli eserlerinin kısaltılmış şeklinden oluşmaktadır. Bu yazıya ilham veren Braudel, tarihi süreçleri çok ve karmaşık faktörlerin etkileşimi ile oluşan süreç olarak algılamaktadır. Eski medeniyetlerin beşiği olan Akdeniz’de, Kuzey Afrika ülkelerinde peş peşe patlak veren ayaklanmaların yeni uyanışların işaret olsa gerek! Tarihte her uyanış devrimle sonlanmış olsa idi, günümüzde kapitalizm buralarda olmaz, insanlık çok farklı aşamalarda bulunurdu. Kuzey Afrika’nın uyanışı da, gerek dünya konjonktürü, gerekse uyanan toplumların tarihsel mirasları ve sosyal dokuları bağlamında, maalesef, bölge ülkelerini böylesi bir devrime taşıyabilecek gibi göz&uum..]]> Mon, 28 Feb 2011 04:04:47 +0300 Tarihi doğru okumak-II https://www.evrensel.net/yazi/166/tarihi-dogru-okumak-ii https://www.evrensel.net/yazi/166/tarihi-dogru-okumak-ii? Geçen hafta araya Mısır konusu girince, siz değerli okuyucularıma verdiğim sözde duramamıştım. Bugün, iki hafta önceki konuya devam ederek, “Tarihi Doğru Okumak” sözcüğünün doğru okunma biçimini tartışmak istiyorum. Bu konuyu iki koldan tartışmaya açma niyetindeyim. Birinci aşamada tarihi oluşturan gücün ne olduğunu irdeleyeceğim; ikinci aşamada ise bu gücü saptadıktan sonra, ona uyma ya da karşı çıkarak değiştirmeye çalışma çabalarını tartışarak değerlendireceğim. Kapitalizm sürecinde oluşan toplumsal yapılar, diğer bir deyişle medeniyet tarihi, bir üst yapı olarak, alt-yapı niteliğindeki üretim ilişkileri üzerinde yükselir ve şekillenir. Marksist tartışmalarda ünlü Yunan medeniyeti ile o dönemin üretim ilişkileri arasında kurulamayan bağlantı gibi bazı istisnai örnekleri bir tarafa bırakırsak, sözü edilen üretim..]]> Thu, 17 Feb 2011 04:20:34 +0300