Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Nobel bilim ödülleri ışığında Türkiye'ye bakmak https://www.evrensel.net/yazi/77730/nobel-bilim-odulleri-isiginda-turkiyeye-bakmak https://www.evrensel.net/yazi/77730/nobel-bilim-odulleri-isiginda-turkiyeye-bakmak? Nobel Fizik, Kimya, Fizyoloji veya Tıp, Edebiyat, Barış ve Ekonomi Ödüllerinin kimlere ve hangi çalışmalar için verildiğini konuyla ilgilenenler biliyordur sanırım. Bilmeyenler için ödül kazananları sırasıyla yazalım: David J. Thouless, Duncan Haldane, John M. Kosterlitz, Jean-Pierre Sauvage, Fraser Stoddart, Ben Feringa, Yoshinori Ohsumi, Bob Dylan, Juan Manuel Santos, Oliver Hart ve Bengt Holmström. Çalışmalarını buraya özetleyerek de olsa sığdırmak zor elbette. Bu çalışmaların çığır açıcı ve öncü çalışmalar olduğu rahatlıkla söylenebilir. Hatırlarsak geçen yıl Nobel Kimya Ödülü’nü kazanan üç bilim insanından biri Prof. Dr. Aziz Sancar idi. Sevindirici ve gurur vericiydi bence. Türkiye’de temel bilimler alanında nitelikli çalışmalar yapıldığı ve tüm olanaksızlıklara ve zorluklara rağmen inatla ve özveriyle çalışmalarını sürdüren bilim insanlarının var olduğu rahatlıkla söylenebilir. Bu çalışmaların ve araştırmacıların pratikte nasıl bir karşılığı olduğu ve toplumsal olarak nasıl değ..]]> Thu, 20 Oct 2016 04:29:58 +0300 Kısacık ömürlere neler sığdırılırmış neler! (2) https://www.evrensel.net/yazi/77630/kisacik-omurlere-neler-sigdirilirmis-neler-2 https://www.evrensel.net/yazi/77630/kisacik-omurlere-neler-sigdirilirmis-neler-2? Kaldığım yerden devam edeyim izninizle. O zaman gözaltı süresi 45 gündü ve 90 güne kadar uzatılabiliyordu diye hatırlıyorum. Daracık hücrelerde bazen 10 kişinin kaldığı, kan ve ter kokusunun birbirine karıştığı bir binada işkenceli 21 gün süren sorgulama sonrasında birçok vakaya ev sahipliği yapan ve müze yapılması için hâlâ uğraşılan e-tipi cezaevinin gözaltı kısmına nakledildik. Sevinmiştik fakat birkaç kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan “hoş geldin dayağı” sevincimizi boğmuştu. O dönemde yaşanan çok sayıda acı olay ve dış baskılar sonucu işkence ve kötü muamelenin “minimize” edildiğini belirtmeliyim. Yani görece şanslıydım. Darbeden hemen sonra gözaltına alınanlar çok ağır işkenceler altında uzunca bir süre cezaevinde tutulmuşlardı çünkü. 24 gün sonra askeri mahkemede yapılan duruşmada beraat ettim. Daha sonra gerekçeli kararı alarak işime geri dönmek için başvurdum ve göreve başladım yeniden. Açığa alındığım 11 ay boyunca yapılan kesintileri aldım fakat mahkeme kararına rağmen ki..]]> Thu, 06 Oct 2016 04:07:15 +0300 Kısacık ömürlere neler sığdırılırmış neler! https://www.evrensel.net/yazi/77531/kisacik-omurlere-neler-sigdirilirmis-neler https://www.evrensel.net/yazi/77531/kisacik-omurlere-neler-sigdirilirmis-neler? Darbeler ve olağanüstü hallerle dolu ömrümüz “yaşa yaşa gör temaşa” misali nelere tanıklık eder ve neleri sığdırırmış meğer! Resmi ve gayriresmi yalan ve talanlar ne kadar da çokmuş! Yurdum insanları nelere kadirmiş oysa! Az gitmişiz uz gitmişiz bir de bakmışız ki korkmaktan bile korkar hale gelmişiz. Kimilerinin “ihtilal” ve kimilerinin “ak devrim” diye adlandırdığı 1960 darbesinden bir yıl sonra doğmuşum. “Koyu bir Halk Partili” olan Dedem (Topal Cımo), o zamanın hava kuvvetleri komutanının adından esinlenerek beni adlandırmış. 1971-72’de hâlâ köyde yaşıyorduk. Radyodan “…..Kızıldere dolaylarında…görenlerin ve duyanların..” anonslarını hatırlıyorum. Bir kamu kuruluşunda çalışan dayım, kurs için Ankara’ya gittikten sonra döndüğünde “Deniz Gezmiş ve arkadaşları idam edildi” demişti. Bu döneme ait hatırladıklarım, Aşık Mahzuni Şerif’in “Erim Erim eriyesin ve Katil Amerika…” sözlerini içeren eserleriydi. 1973 yılında şehre taşındık. Ermeni ve Süryani komşularımız, her gün birka..]]> Thu, 22 Sep 2016 04:52:56 +0300 Bu kaos ve kabus ortamında barış olası mı? https://www.evrensel.net/yazi/77347/bu-kaos-ve-kabus-ortaminda-baris-olasi-mi https://www.evrensel.net/yazi/77347/bu-kaos-ve-kabus-ortaminda-baris-olasi-mi? İçeride ve dışarıda korkunç denebilecek durumlar yaşanıyor. Deyim yerindeyse bir kaos ve kabus hali var. Kaosu anlatmak için çeşitli örnekler verilir. Onlardan biri “kelebek etkisi”dir. Başlangıç durumuna olan bağımlılığa ve bunun kaosu nasıl artırdığına dikkat çekmek için Dünyanın bir noktasında kanat çırpan bir kelebeğin başka bir uzak noktada fırtınaya sebep olabileceği belirtilir. Şimdi kelebek Yakın-doğu ’da kanat çırpıyor ve Türkiye dahil bir çok ülkede fırtınalar kopuyor! Kaosun artarak sürmesi barış konusunda da çeşitli olasılıkları gündeme getirmektedir: Bu kaostan (düzensizlikten) bir düzen (barış) çıkabilir, iç çatışmalar şiddetlenebilir, kaosu fırsat bilen son dakika golcüleri sahneye çıkıp beklenmeyen maceralara girişebilir ve hatta aslında sürmekte olan emperyalist paylaşım savaşı yeni bir evreye taşınabilir vb. Sonuçta dünyanın geleceği için önemli olan enerji kaynakları ve bunun kontrolü söz konusudur. Silah tekellerinin eski ve son model silahları satışı söz konusudu..]]> Thu, 25 Aug 2016 04:32:38 +0300 Kentlerimiz ve demokrasimiz https://www.evrensel.net/yazi/77254/kentlerimiz-ve-demokrasimiz https://www.evrensel.net/yazi/77254/kentlerimiz-ve-demokrasimiz? Darbe karşıtlığı çeşitli yollarla biçimlendirilerek inşa sürecine eklemlendiriliyor. Kucaklayıcı olmayan ve çoğunluğun azınlık üzerindeki baskı ve tahakkümünü artıran bir yönde hızla ilerleyen bir süreçten söz ediyorum. Bunu demokratik bir devrim ya da dönüşüm diye nitelendirenler de var kuşkusuz. Kent-demokrasi ilişkisi yeni bir kavram değil elbette. Türkiye’nin çok partili hayata geçiş yaptığı 1950’li yıllardan beri süregelen çarpık bir kentleşme ve dolayısıyla çarpık bir demokrasi anlayışı var. Kentlerin gelişme ve yayılma biçimleri incelendiğinde önce ekili alanların ve bahçelerin deyim yerindeyse talan edilmesiyle başlayıp yer kalmayınca dağlara tırmanan ve sonra oraları da “fetheden” bir seyir izlediği görülür. Bu “fetih”teki öncüler hiç kuşkusuz kap-kaççı ve fırsatçı tüccar zihniyetine sahip olan, her iktidar döneminde güçlenen ve yasaları planlarına uyduran iş-insanı vatandaşlarımızdır. İşin korkutucu tarafı şudur: Demokrasi anlayışımız kentlerimizdeki “gelişme” dinamiklerine..]]> Thu, 11 Aug 2016 05:00:40 +0300 Darbe girişimi, normalleşme ve demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/77151/darbe-girisimi-normallesme-ve-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/77151/darbe-girisimi-normallesme-ve-demokrasi? Kısıtlı demokrasimizden ötürü girdaplarda boğuşmaya devam ediyoruz. Olmasını ümit ettiğimiz normal yaşama geçmekte çok zorlandığımız çok açık! Kafamızda kurguladığımız durumlar için yasalar çıkarıyoruz, güvenlik duvarları örüyoruz, yeni silahlar ve araçlar satın alıyoruz, her yıl duvarların boyunu artırıyoruz ama olmuyor! Neden normalleşemiyoruz ve neden her eşikte bir darbe girişimi var? Vicdan ve akıl tutulması bu kadar baskın ve kalıcı nasıl olabiliyor? Darbe girişimi sonrası bolca demokrasiden, demokrasiyi korumaktan ve demokratik değerlere sahip çıkmaktan bahsedildi de bunlar zaten yok ki! 12 Eylül 1980 Askeri Darbe değil miydi? 1982 Anayasası bu darbenin ürünü değil mi? 34 yıldır bu ülke bir darbe anayasası ile yönetiliyor ve biz utanmadan demokrasiden ve demokratik değerlerden dem vuruyoruz! İkiyüzlü ve yalancıyız o halde. İkiyüzlü ve yalancı olmamızda aldığımız eğitimin payı yok mu? Binlerce okul, onlarca üniversite ve yüz binlerce kurs hangi amaca yönelik hizmet veriyor?..]]> Thu, 28 Jul 2016 04:51:12 +0300 Su uyur, Milli Eğitim Bakanlığı uyumaz https://www.evrensel.net/yazi/77058/su-uyur-milli-egitim-bakanligi-uyumaz https://www.evrensel.net/yazi/77058/su-uyur-milli-egitim-bakanligi-uyumaz? Her demokratik muhalif atağa karşı, önce şiddet ve ardından yasal düzenleme için harekete geçen iktidar sahipleri yarattıkları bu kan gölü içinde hiç durmadan ve utanmadan eğitim ve araştırma faaliyetlerinin son kalıntılarını da ortadan kaldırmak için tüm güçlerini harcamaktalar. Ya biz veliler? Sanki bu yapılanlar bizim çocuklarımıza değil de başka bir gezegende yaşayanların çocuklarına yapılıyormuş gibi davranıyoruz. Buna ben toplumsal ikiyüzlülük diyorum. Günbegün artan ölümlerde taşınan tabutlardakiler de bizim çocuklarımızın değil sanki! Bu kadarına pes demeli artık! Peki, bu durumda ne yapmalıyız? Öncelikle toplumsal ikiyüzlülük haline son vermeliyiz. Milli Eğitim denen torna sisteminin cambazlıklarına seyirci kalmamalıyız. Çünkü söz konusu olan çocuklarımız, yani ülkenin geleceğidir. Sonra ölümlere dur demeliyiz. Ölenler de bizim çocuklarımızdır. Ülkenin küçük ve mutlu azınlığı rahatça uyuyacak diye gençlerimizin ölmesine/öldürülmesine dur demeliyiz. İktidar toplumsal muhalef..]]> Thu, 14 Jul 2016 05:00:46 +0300 Ne yazmalı ve ne yapmalı? https://www.evrensel.net/yazi/76956/ne-yazmali-ve-ne-yapmali https://www.evrensel.net/yazi/76956/ne-yazmali-ve-ne-yapmali? Yazımı yazmaya hazırlanırken Yeşilköy/Atatürk Havalimanındaki bombalı ve silahlı saldırı haberi ve görüntüleri yüreğimi dağladı. Öylece kalakaldım. Ne yazmalı ve ne yapmalı, diye düşündüm uzunca. Duygularını iyi ifade edenler yazıyor binlerce yıldır. Ya okuyucular? Okuma ve okuduğunu anlama konusunda epey sorunlu birçok toplumdan biriyiz ne yazık ki. Az okuyoruz ve az anlıyoruz. Fakat anlatılanlara, yalanlara ve masallara çok ama çok inanıyoruz! Cahillik bu mu yoksa? Günde ortalama 5-10 insanın çatışma, iş cinayeti, trafik cinayeti, kadın cinayeti ve bombalı saldırılar sonucu öldüğü bir ülkede yaşamak ne kadar acı verici! Bizleri yaşatmak ve can güvenliğimizi sağlamak kimin görevidir? Neden öldürmek yerine güzelce yaşatmak tercih edilmez bu ülkede? Eğitim ve bilim, sağlık, çevre ve tarım gibi ölümleri azaltabilecek alanlar rant, intikam ve hırs uğruna her şeyi yapabilecek “uzmanlara emanet edildiği” için kısa vadede çözüm bulmak ve olumlu işler yapmak çok zor gözüküyor. Ama ön..]]> Thu, 30 Jun 2016 04:52:36 +0300 Militarist ve gerici eğitimle nereye? https://www.evrensel.net/yazi/76859/militarist-ve-gerici-egitimle-nereye https://www.evrensel.net/yazi/76859/militarist-ve-gerici-egitimle-nereye? Uzun yıllardır yaz-boz tahtasını bile aratacak şekilde akla zarar her yöntemin militarizm ve gericilik adına denendiği bir “eğitim sistemi” var. Yetmezmiş gibi onca hataya ve başarısızlığa rağmen aynı ya da benzer militarist ve gerici saldırı girişimlerini sürekli yaşıyoruz. Dil hazırlık okulunda iken Sahaflar Çarşısında “Japan in Transition” adlı bir kitaba rastlamış ve satın alarak yutarcasına okumuştum. Japonya’nın yakın tarihi ve özellikle eğitim alanındaki geçişi anlatılıyordu kitapta. Yaşanılan istikrarsızlık ve artan militarizm üzerine ülke çapında bir tartışma başlatılmış ve sonuçta eğitim sisteminin iyileştirilmesiyle sorunların çözülebileceği ve ileri bir aşamaya geçilebileceği konusunda bir konsensüs (görüş birliği) sağlanmıştı. Alınan ve hayata geçirilen bir dizi karar arasında görüş birliğine varılan konularla ilgili politika değişikliği yapılmaması ve hükümetler değişse bile (hatırladığım kadarıyla 30 yıl boyunca) bu kararların mutlaka uygulanması da vardı. Ayrıca e..]]> Thu, 16 Jun 2016 04:52:59 +0300 Paranın padişahlığı ve güçlünün hukuku https://www.evrensel.net/yazi/76760/paranin-padisahligi-ve-guclunun-hukuku https://www.evrensel.net/yazi/76760/paranin-padisahligi-ve-guclunun-hukuku? Toplumsal yozlaşmanın ve çürümenin endişe verici hale geldiğinin altını çizmiştim. Bu yozlaşma ve çürümenin bilim karşıtlığı temelinde boyutlandırıldığını da eklemiştim. Bu kirli sürecin politik düzlemini ise öteki düşmanlığı oluşturmaktadır. Ötekiler, gündemi belirlemek adına Kürt, Ermeni, Alevi, Zerdüşt, ateist ve/veya akademisyen olabilmektedir. Bu konuda sınır tanınmamakta ve güçlüler akıllarına eseni söylemekte sakınca görmemektedirler. Söz konusu kirli süreç inanç düzleminde yalan ve yanlışlarla perdelenerek gözlerden kaçırılmaktadır. Bu amaçla çalışan çok sayıda devlet güdümlü kurum ya da kuruluş söz konusu olup harcanan paranın miktarı korkutucudur. Kirli süreci devamlı kılmak için sosyal ve politik önlemlere ek olarak dozajı gittikçe artırılan çok boyutlu baskı ve şiddet sarmalını da unutmamak gerekiyor. Faşist rejimlerde iki temel konu ön plana çıkar: Demagoji ve terör. Yani bir tarafta yalanlar ve çarpıtmalar gırla giderken diğer taraftan bunu etkili kılmak ve beyinlere k..]]> Thu, 02 Jun 2016 05:00:13 +0300 Bilim karşıtlığı, yozlaşma ve faşizm https://www.evrensel.net/yazi/76661/bilim-karsitligi-yozlasma-ve-fasizm https://www.evrensel.net/yazi/76661/bilim-karsitligi-yozlasma-ve-fasizm? Geçen yazıda geçmişle yüzleşmemenin yozlaşmayı ve çürümeyi hızlandırdığını belirtmiştim. Bilim karşıtlığı ya da düşmanlığı da yozlaşma ve çürümeyi hızlandıran ve dolayısıyla faşizme zemin hazırlayan önemli bir etkendir. Merak, heyecan ve araştırmaya dayanan bilim, bilimsel bilgi üretir ve bunu toplumun hizmetine sunar genel olarak. Bilimsel bilgi deneylerle kanıtlanan bilgidir. Bilim insanı şüpheci olmak zorundadır; dayatmaları sorgular ve belirli ilkelere göre değerlendirir. Biat etmeyi reddeder. İnsancıl ve barışçıdır. İnsanlık (ve bilim) tarihinde karanlık ve gerici rejimlere biat ve hizmet etmiş “bilim insanları” hep var olmuştur. Faşist rejimlere canla başla hizmet etmiş çok sayıda “bilim insanı” söz konusudur. Bu rejimlerde “bilim insanları” bilimsel ilkelere göre değil ırkçı, ötekileştirici, düşmanlaştırıcı ve aşağılayıcı hezeyanlara göre çalışmış ve elde ettikleri gerçekleri bu doğrultuda çarpıtmışlardır. Örnek vermek gerekirse Almanya ve Bilim denilince hemen A. Einst..]]> Thu, 19 May 2016 04:52:36 +0300 Yüzleşemediğimiz için yozlaşıyoruz! https://www.evrensel.net/yazi/76568/yuzlesemedigimiz-icin-yozlasiyoruz https://www.evrensel.net/yazi/76568/yuzlesemedigimiz-icin-yozlasiyoruz? Yüzleşmek geçmişte yaşananlarla hesaplaşmaktır. Sağlıklı bir durumu işaret eder. İyileştirir. Yozlaşmak toplumsal ve insani değerlerin alt-üst olmasıdır. Hastalıklı bir yapıya yol açar. Çürütür. Sıklıkla darbelenmiş ve örselenmiş bir toplum içinde yaşadığımız için yüzleşmeye cesaret edemediğimizden iyileşememekte ve içten içe çürümekteyiz. Kısacası sağlıklı olmayan ve kırılgan bir toplumsal yapıya sahibiz genel olarak. Her darbe bir öncekinden daha şiddetli ve yıkıcı olduğundan yozlaşma çok boyutlu şekilde hızlıca artmaktadır. “Milli Eğitim” Sisteminin ezberci, tek-düze, dogmatik ve bilim-karşıtı olması sebebiyle temel bilimlerin olmazsa olmazları bir bir hayatımızdan alınmakta ve oluşturulan boşluklar resmi ideolojinin temelsiz kırıntılarıyla doldurulmaktadır. Temel amaç sorgulayan, heyecanlanan, araştıran ve bulan bireyler yerine itaat eden, sorgulamadan kabullenen ve cahilliğiyle övünen kullar yetiştirmektir. Böylece sınıfsal farklılıklar perdelenmekte ve sömürü katmerleşmekted..]]> Thu, 05 May 2016 05:00:50 +0300 Kendi çapında bir 'yıldız' olan Türkiye hızla 'black hole' olma yolunda! https://www.evrensel.net/yazi/76468/kendi-capinda-bir-yildiz-olan-turkiye-hizla-black-hole-olma-yolunda https://www.evrensel.net/yazi/76468/kendi-capinda-bir-yildiz-olan-turkiye-hizla-black-hole-olma-yolunda? Black hole (kara delik), kritik kütleye sahip yıldızların evrimi sürecinde dönüştüğü ve alanından cisimlerin hatta ışığın bile kaçamadığı bir oluşumdur. Yazının başlığı okuyuculara tuhaf gelebilir ama şu yaşananlara bakınca tuhaf olmayan ne kaldı ki! Hayattan, temel bilimleri çıkardık ve geriye Türkiye kaldı! Muktedirleri rahatsız eden, eleştiren ve gerçek düzleme davet eden her çağrı artık yok hükmündedir! Yalakalıkta sınır tanımayanlardansanız taciz, tecavüz, cinayet, kumar, rüşvet ve yalan serbesttir artık! İyi, güzel, renkli, neşeli, farklı ne varsa ‘black hole’ tarafından yutulmuştur. Geleceğe dair planlarımız da tıpkı ışık gibi ‘black hole’dan kaçamayıp yakalanmıştır. Milli Eğitimin eğitim kısmı da ‘black hole’ içinde tutukludur ne yazık ki! Bilimsel bilgi, ifade özgürlüğü, barış savunuculuğu da ‘black hole’ içine hapsedilmektedir. Meğerse gerçekleri ilk öldüren sadece savaş değil ‘black hole’muş aynı zamanda. G. Orwell’ın 1984 romanındaki ‘big brother’ şimdilerde ‘blac..]]> Thu, 21 Apr 2016 05:00:06 +0300 Toplumsal akıl tutulması: Şiddet in, barış out! https://www.evrensel.net/yazi/76371/toplumsal-akil-tutulmasi-siddet-in-baris-out https://www.evrensel.net/yazi/76371/toplumsal-akil-tutulmasi-siddet-in-baris-out? Yaşananlara bakınca nereden nereye geldik sorusu geliyor akla hemen. Şiddetin ve şiddet araçlarının yüceltilmesi sonucu ne ahlak, ne gelenek ve ne de görenek kaldı! Artık hırsızlığı kimin yaptığına bağlı olarak kanıksadık. (Benim hırsızım iyidir!) Artık katliamı kimin yaptığına bağlı olarak kanıksadık. (Benim katilim iyidir!) Artık çocuklara yönelik tacizi kimin yaptığına bağlı olarak kanıksadık. (Benim tacizcim iyidir!) Sorumluluğu olan bakanlar başta olmak üzere yetkililerin aklanmasını kanıksadık. (Benim bakanım iyidir!) Katliam sanıklarının tahliye edildi fakat barış talep eden akademisyenlerin tutuklanması normal mi? Sanırım bunu da kanıksamamızı istiyorlar. Hükümetteki partiye yakınlığı bilinen bir vakfın (Ensar) yurdunda kalan öğrencilerin yurtta kalan bir öğretmen tarafından cinsel tacize uğradığı haberi şok etkisi yaratırken art arda cinsel taciz ve tecavüz haberleri paylaşılmaya başlandı. (Basında çok sayıda örnek var.) Nobel Ödüllü yazarımız Sayın Orhan Pamuk’un günce..]]> Thu, 07 Apr 2016 05:04:44 +0300 Kamu güvenliğini 'sağlamak'! https://www.evrensel.net/yazi/76271/kamu-guvenligini-saglamak https://www.evrensel.net/yazi/76271/kamu-guvenligini-saglamak? Eşitlik, barış ve özgürlük için yüreği çarpan tüm insanların 2016 Nevruz/Newroz bayramını kutluyorum öncelikle. 2016 Nevruz/Newrozu’nun barışı tesis etmenin yine ve yeniden hatırlanmasına vesile olmasını diliyorum. Hatırlayalım: 5 Haziran 2015’te yani seçimden sadece iki gün önce Diyarbakır HDP mitinginde bomba patlatılmış ve çok sayıda ölen ve yaralanan olmuştu; 20 Temmuz 2015’te Suruç/Ş. Urfa’da yine bir canlı bomba saldırısı oldu ve gençlerimiz ömürlerinin baharında öldürüldüler; ağustos ortalarından itibaren sokağa çıkma yasakları ve güvenlikli bölge ilan etme uygulamaları başlatıldı; 10 Ekim 2015’te Ankara’da canlı bombaların saldırısında çok sayıda yurttaşımız öldürüldü; 12 Ocak 2016’da Sultan Ahmet/İstanbul’da bombalı saldırı yapıldı ve sonuçta ölenler ve yararlananlar oldu; 17 Şubat 2016’da Ankara’da meydana gelen bombalı saldırıda çok sayıda ölü ve yaralı vardı; 13 Mart 2016’da yine Ankara’da bombalı saldırı sonucunda çok sayıda ölü ve yaralıya tanık olundu; son olmasını dile..]]> Thu, 24 Mar 2016 04:51:39 +0300 Eşitlik ve ayar çekme kurumları https://www.evrensel.net/yazi/76174/esitlik-ve-ayar-cekme-kurumlari https://www.evrensel.net/yazi/76174/esitlik-ve-ayar-cekme-kurumlari? Kadın ölümlerinin ve tecavüzlerin ayyuka çıktığı bir süreçte Dünya Emekçi Kadınlar Günü her şeye rağmen kutlandı. Doğrusunu söylemek gerekirse kadınlar her alanda ve her anlamda hayatın yükünü sırtladıkları gibi mücadele konusunda da cesurlar ve öncüler. Ne yazık ki resmi görüş kadınlara sadece annelik ‘görevi’ni uygun görüyor. Eşitlik asla söz konusu değil bu zihniyete göre. “Dünya Ekonomik Forumu’nun (DEF) 2015 Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu’nda Türkiye giderek geriliyor. 2014’te 142 ülke arasında 125. sırada yer alan Türkiye, 2015’te 145 ülke arasında 130. sırada yer alıyor. Eğitimde cinsiyet eşitliği açısından Türkiye 105. sırada yer alıyor. Kadınların okur yazarlık oranında 105. sırada yer alan Türkiye’nin sırası eğitim düzeyi yükseldikçe düşüyor. İlköğretim seviyesinde 100., ortaöğretimde 101., yüksek eğitimde ise 100. sırada.” (bianet). Toplum mühendisliğinin altın devirlerini yaşayan Türkiye’de her konuda olduğu gibi eşitlik konusunda da topluma ayar çeken kiş..]]> Thu, 10 Mar 2016 04:52:22 +0300 Eğitim, inanç ve ahlak https://www.evrensel.net/yazi/76064/egitim-inanc-ve-ahlak https://www.evrensel.net/yazi/76064/egitim-inanc-ve-ahlak? Suruç’tan başlamak üzere Ankara’da ikinci kez yaşanan bombalı şiddet eylemlerinde onlarca insanımızı kaybetmemizin yanında yaralananlar ve yakınları ile toplumun geri kalanının yaşadığı travma da artarak sürmektedir. Sağlıklı düşünüp ciddi çözüm önerileri sunamıyoruz ne yazık ki. Çünkü yaşanan olağanüstü koşullar sebebiyle nesnel analizler ve analizciler ağır baskı altındalar. Bu durumda eğitim ve inanç bağlantısı ile birlikte ahlak kavramını da tartışmak durumundayız. Gerçek düzlemde eğitim de inanç da iyi insanı amaçlar. Suç, günah, ceza, cehennem ve korku(tma)nun egemen olduğu geri bıraktırılmış ülkelerde eğitim ve inanç genellikle bilinçli şekilde birlikte yürütülmeye çalışılır. Sonuçta şefkat/sevgi yerine şiddetin çeşitli biçimleri yüceltilir. Akla ve bilime aykırı bu yöntemle iyi insan yetiştirildiği iddia edilirse de en sonunda büyük bir ahlaki çöküntü yaşanır. Tüm inanç sistemleri iyi ahlaka sahip güzel insanlardan söz eder; temizliğe önem veren, iyi huylu, saygılı, Allah’tan..]]> Thu, 25 Feb 2016 05:00:51 +0300 Barış üzerine anlamlı sözler https://www.evrensel.net/yazi/75959/baris-uzerine-anlamli-sozler https://www.evrensel.net/yazi/75959/baris-uzerine-anlamli-sozler? Ekmek, su ve hava kadar gerekli olmasına rağmen barış hâlâ uzakta gözükmekte güzel coğrafyamızda. Barışı isteyenler ağır baskı altındalar ve gözü dönmüş linççilerin hedefi yapılmış durumdalar… Barış istediği için, insanlar ölmesin dediği için ağır baskılara ve saldırılara uğrayan bilim insanlarımız her gün yasalara, temel insan haklarına, düşünme ve kanaatini açıklama özgürlüğüne aykırı yeni uygulamalarla karşılaşmaktalar. Oysa çatışmalı süreçlerde kendisini barış mücadelesine adamış hatta A. Einstein gibi yüzyılın bilim insanları kendini ‘barış savaşçısı’ diye tanımlamıştır. Bu yazıda barış isteyen, insanlar ölmesin diyen bazı bilim insanlarının ve sanatçıların anlamlı sözlerine yer vermek istiyorum. “Aynı anda hem savaşa hazırlanıp, hem de savaşı önleyemezsiniz.” (A. Einstein) “Bizi ilgilendiren konu yalnız barışı kurmanın ve korumanın teknik çareleri değil, aynı zamanda kafaları eğitmenin, aydınlatmanın yoludur.” (A. Einstein) “Barış herkesin işidir.” (F. J. Curie) “Biz bilim..]]> Thu, 11 Feb 2016 05:00:00 +0300 1933 üniversite ‘reformu’ndan 2016’ya değişen ne? https://www.evrensel.net/yazi/75859/1933-universite-reformundan-2016ya-degisen-ne https://www.evrensel.net/yazi/75859/1933-universite-reformundan-2016ya-degisen-ne? Reşit Galip Bey’in Milli Eğitim Bakanlığı sırasında Darülfünundan Üniversiteye dönüşüm süreci Mayıs 1933’te çıkarılan yasayla başlatılmıştı. Reşit Galip Bey, yıllarca okullarda okutulan ve yakın bir zamanda kaldırılan ‘Andımız’ın yazarı ve ilk uygulayıcısı olup Ankara İstiklal Mahkemesi üyesiydi. ‘Reform’ sürecinde 150’ye yakın müderris ve müderris yardımcısının görevine son verilmişti! Andımız uygulamadan kaldırılırken Reşit Galip Bey’in kafatasçı olduğu vurgulanarak “Devlet vatandaşına bakarken, muteber ve muteber olmayan, öz evlat, üvey evlat muamelesi yapıyordu. Devlet vatandaşına yaşam tarzı, kılık kıyafet, resmi tarih, resmi ideoloji dayatıyordu. Biz bugün devletin bu çarpık bakışına bir son veriyor, 76 milyonun devlet nazarında bir ve beraber olması için tarihi bir adım atıyoruz” deniliyordu.(AA web sitesi). “Tasfiye hareketi DTCF dekanı Prof. Dr. Enver Ziya Karal’ın Milli Eğitim Bakanlığı’na 13 Aralık 1945’te yazdığı raporla başlar. Bu raporda Doçent Behice Boran, Doçent ..]]> Thu, 28 Jan 2016 04:52:02 +0300 Barış ve çözüm için diyalog, diyalog için üçüncü göz şart https://www.evrensel.net/yazi/75747/baris-ve-cozum-icin-diyalog-diyalog-icin-ucuncu-goz-sart https://www.evrensel.net/yazi/75747/baris-ve-cozum-icin-diyalog-diyalog-icin-ucuncu-goz-sart? Arkamız, önümüz, sağımız ve solumuz ölüm oldu. Ölümlerle yatıp ölümlerle kalkıyoruz neredeyse. En son İstanbul’da canlı bombanın kendini patlatması sonucu bir katliam yaşandı. İnsan yaşamını ve toplumsal barışı hedef alan bu ve benzeri eylemleri tüm yüreğimle kınıyorum. Ölümler (katliam, şiddet, iş cinayetleri, kadın cinayetleri, faili meçhul cinayetler, trafik kazaları.) yakınımızda ya da uzağımızda, tanıdığımız ya da tanımadığımız insanları yaşamdan çekip almakta ve toplumdaki hastalığın derecesini yükseltmektedir. Çatışmalı süreçler ne yazık ki ölümleri sıradanlaştırmaya, barış ve diyalog zeminini yok etmeye sebep olmaktadır. Devletin öncelikli görevlerinden biri vatandaşlarının can ve mal güvenliğini sağlamaktır. Sağlıklı bir çevrede güven içinde yaşamak her vatandaşın en temel hakkıdır. Devletin vatandaş için var olduğunu hatırlatmak isterim. Buradan hareketle çatışmalı sürecin sonlandırılması ve ölümlerin durması için acil diyaloğa ihtiyaç olduğu açıktır. Çünkü çatışmalar ölüm ..]]> Thu, 14 Jan 2016 05:00:12 +0300 Zulümlerden zulüm, ölümlerden ölüm altında yeni yıl https://www.evrensel.net/yazi/75645/zulumlerden-zulum-olumlerden-olum-altinda-yeni-yil https://www.evrensel.net/yazi/75645/zulumlerden-zulum-olumlerden-olum-altinda-yeni-yil? TİHV’nin (Türkiye İnsan Hakları Vakfı) 26 Aralık tarihli raporunun girişiyle başlamak yararlı olacaktır: “16 Ağustos 2015 tarihinden bu yana başta Diyarbakır, Şırnak, Mardin ve Hakkari olmak üzere toplam 7 ildeki, en az 17 ilçede, resmi olarak tespit edilebilen 56 süresiz ve gün boyu sokağa çıkma yasağı ilanı gerçekleşmiştir. Bu yasaklar süresince insanların en temel yaşam ve sağlık hakları ihlal edilmiş olup TİHV Dokümantasyon Merkezi verilerine göre en az 124 sivil sadece resmi sokağa çıkma yasağı ilanı olan zaman dilimleri içerisinde bu bölgelerde yaşamlarını yitirmiştir.” İşlerine geldiği zaman Anayasa’yı hatırlayan muktedirler yaşama, barınma, sağlık ve eğitim haklarının kabaca ihlalini unutmuş gibiler! Daha önce de defalarca belirtildiği gibi 1930’ların “Türk ırkından olmayanların bir tek hakkı vardır: Türk ırkından olanlara hizmetçilik/kölelik” zihniyeti hâlâ geçerli! Tanklarla, toplarla, kurşunlarla, yakılıp yıkılan şehirler ve her gün öldürülen insanlarla kafamıza vurarak bu ..]]> Thu, 31 Dec 2015 05:00:39 +0300 Sandıktan hendeğe: Öğretmenim nereye? https://www.evrensel.net/yazi/75539/sandiktan-hendege-ogretmenim-nereye https://www.evrensel.net/yazi/75539/sandiktan-hendege-ogretmenim-nereye? 7 Haziran 2015’ten bugüne yaşadıklarımızı düşünürsek çok kötü günler geçirdiğimiz ortaya çıkar. 7 Haziran’da sandıklardan güzel ve olumlu bir seçim tablosu çıkmıştı. Yüksek ve haksız baraja rağmen halkların iradesi sandığa yansımıştı. Halkların iradesi “milli irade” sayılmayınca Meclis bekleme odasına alındı, koalisyon görüşmeleri oyalamalarla heba edildi ve ‘erken seçim’ gündeme alındı. Erken seçim sürecinde linç ve katliam girişimleri, parti binalarına/evlere/işyerlerine yönelik saldırı ve yakma eylemleri ve en son Diyarbakır’da düzenlenen mitingde bombalı saldırı yaşandı. Kutuplaştırma, düşmanlaştırma, hedef gösterme ve yönlendirme sonucu sandığa yansıyacak irade tehdit edildi ve esir alındı. İstenen sonuç elde edilince sıra diğer planları hayata geçirmeye geldi. Kör-topal yürüyen fakat olumlu sonuçları epey fazla olan “barış ve çözüm süreci” bitirildi, müzakere masası devrildi ve çatışmalı süreç başladı. Oysa 7 Haziran 2015 öncesinde ve hemen sonrasında müzakerelerin başlayacağın..]]> Thu, 17 Dec 2015 05:00:55 +0300 Nereye gidiyoruz? https://www.evrensel.net/yazi/75431/nereye-gidiyoruz https://www.evrensel.net/yazi/75431/nereye-gidiyoruz? Bilim ve insanlık tarihinin “Nereden geldik, nereye gidiyoruz” sorusuyla başladığı söylenir. Şu an ülkemizde yaşayan duyarlı insanların kendi kendisine ve yüksek sesle sorması gereken soru budur. Binden fazla üyesi olan Diyarbakır Barosunun Başkanı hepimizin gözü önünde, gündüzün ortasında ve ayaklarından vurulmuş Dört Ayaklı Minare’nin yanı başında katlediliyor. Nereye gidiyoruz? Birçok ilçede sokağa çıkma yasaklarıyla birlikte açlık, susuzluk ve ölümler sürüyor. Nereye gidiyoruz? Yaşamaya çalıştığımız bu kadim şehrin tarihi Suriçi bölgesinde kör şafakta yankılanan silah ve bomba sesleri altında uyumaya/uyanmaya ve işe/okula gitmeye hazırlanmaya çalışmak! Nereye gidiyoruz? Öldürülen insanlar, yıkılan ve yakılan evler, duvarlara yazılan çirkin yazılar, zırhlı araçlar ve silahlar ve de bombalar, kurşunlanan camiler ve kiliseler ve topa tutulan mezarlıklar! Nereye gidiyoruz? Çatışmalı ortamda eğitim/öğretim yapılmaya çalışılan okullar, ertelenen TEOG sınavı, kurşun ve bombalar altın..]]> Thu, 03 Dec 2015 04:36:47 +0300 Eşitsizlik, normalleşememe, zorunlu göç ve barış https://www.evrensel.net/yazi/75324/esitsizlik-normallesememe-zorunlu-goc-ve-baris https://www.evrensel.net/yazi/75324/esitsizlik-normallesememe-zorunlu-goc-ve-baris? Yakın zamanda yaşanan Paris Katliamıyla birlikte bilim insanlarının, gazeteci, yazar ve araştırmacıların birçok kez önemini dillendirdikleri ancak göz önüne alınmayan sorunlar hızlıca tekrar gündeme geldi. Bu bağlamda Avrupa ülkelerinin bu ve benzeri savaş halleri sebebiyle zorunlu olarak göç eden mülteciler sorununu çözmede başarısız olduğunu gözlüyoruz. Türkiye’de olağan hale getirilen sokağa çıkma yasakları süresinde sivil ölümlerin artması ve insanların göçe zorlanması sorunun bu önemli boyutunu epey görünür kılmaktadır. Dünya ölçeğinde enerji kaynaklarını ve bu kaynaklara sahip ülkeleri sömürerek sermaye birikimi sağlamış, endüstri devrimini yaparak bilimsel ve teknolojik gelişmeleri hızlandırmış olan devletler geçmişte ektikleri rüzgarı şimdi fırtına olarak biçmekteler. Öyle ki bu fırtına artık tüm insanlığı tehdit eder hale gelmiş durumdadır. Milyonlarca insanın yurdundan/toprağından göç etmesi, aç ve susuz kalması pahasına kendi halklarına yüksek bir refah sağlayan kapitalist..]]> Thu, 19 Nov 2015 05:00:32 +0300 Kaos, seçim ve ötelenen barış https://www.evrensel.net/yazi/75228/kaos-secim-ve-otelenen-baris https://www.evrensel.net/yazi/75228/kaos-secim-ve-otelenen-baris? 7 Haziran’dan sonra dayatılan kaos ve linç atmosferinde yaşanan bir “seçim süreci” sonunda 1 Kasım erken genel seçimleri yapılmış ve resmi olmayan sonuçlar açıklanmış durumda… Tartışmalar, itirazlar, suçlamalar, derin ve sığ analizler birbirini izlemekte. Seçimin üzerinden fazla bir zaman geçmeden Silvan ve Yüksekova’dan çatışma ve ölüm haberleri gelmeye başladı. Basın emekçileri üzerindeki baskılar artarak sürüyor. Hükümet sözcüsü, “kamu düzeni tesis edilmeden” çözüm süreci konusunda her şeye kulağımız kapalı derken “sürecin” geçmişteki aktörlerinden bir milletvekili, “başkanlıktan vazgeçemeyiz” mesajıyla nabız yokluyor. Siyasi düzlemde bu gelişmeler yaşanırken Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK), “Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde değişiklik yapılmasına dair yönetmelik taslağını” görüş ve öneri almak üzere askıya çıkardı. Görüş ve önerileri alma süresi doldu. Bakalım bu önemli konuda nasıl bir yönetmelik oluşturulacak? Bu arada öğrencileri ve velileri ilgilendiren tartışmalı bi..]]> Thu, 05 Nov 2015 04:54:46 +0300 Operasyonlar ve canlı bombalar ortamında seçim https://www.evrensel.net/yazi/75137/operasyonlar-ve-canli-bombalar-ortaminda-secim https://www.evrensel.net/yazi/75137/operasyonlar-ve-canli-bombalar-ortaminda-secim? Barış ve özgürlük talepleriyle en temel haklardan biri olan toplanma ve gösteri yapmak için An-Kara’da bir araya gelen güzel insanlara yönelik bombalı saldırıyı lanetleyerek başlamak istiyorum. Duyarsız ıslıkları, aciz gülümsemeleri, istifa etmeyip pişkince konuşan kibirli yöneticileri ve hedef çarpıtmaya çalışan siyasi sorumluları protesto ediyorum. Anlaşılan o ki Reyhanlı, Suruç ve Diyarbakır’daki bombalı saldırılarda olduğu gibi vatandaşlarının can ve mal güvenliğini korumakla görevli olanların bilgisi ve gözetimi altında gerçekleşen korkunç bir katliamla karşı karşıya kaldık. Katliamlarda yitirdiklerimiz içimizi acıtırken yürütülen ve onlarca sivilin ölümüne de sebep olan operasyonlar kesintisiz sürdürülmektedir. Böylece toplumun barış, eşitlik, özgürlük ve adalet talepleri boğulmaya çalışılmaktadır. Yaratılan nefret ve linç atmosferi farklı toplum kesimleri arasındaki köprüleri zayıflatmakta ve toplumu birleştirecek aktörleri devre dışı bırakmaktadır. Türkiyelileşmek projesiyle ..]]> Thu, 22 Oct 2015 04:18:18 +0300 Eğitimde ayrımcılık: Barış biraz daha uzakta! https://www.evrensel.net/yazi/75043/egitimde-ayrimcilik-baris-biraz-daha-uzakta https://www.evrensel.net/yazi/75043/egitimde-ayrimcilik-baris-biraz-daha-uzakta? Esas konuya geçmeden önce Ahmet Hakan’a yapılan saldırıyı ve Silvan’da DİHA emekçilerine yönelik silahla tehdit girişimini kınadığımı belirtmek istiyorum. Bu saldırı ve tehditler savaşın öncelikle gerçekleri öldürdüğünün kanıtlarıdır. Şırnak’ta 26’sı yakın mesafeden olmak üzere 28 kurşunla katledilip zırhlı aracın arkasına bağlanarak sürüklenen genç sanatçı Hacı Lokman Birlik, iktidarın insanlık ve barış konusunda nerede durduğunun yürek burkan görüntüsüdür. Bu ve benzeri insanlık dışı görüntüler barışın hâlâ uzakta olduğunu sergilemektedir. Tarih Vakfı ve Uluslararası Azınlık Hakları Grubu (MRG) ortaklığında Avrupa Birliğinin mali desteğiyle yürütülen “Türkiye’de Eğitim Sisteminde Eşitliğin İzlenmesi” adlı proje kapsamında hazırlanan, “Türkiye Eğitim Sisteminde Renk, Etnik Köken, Dil, Din ve İnanç Temelli Ayrımcılık” raporu kamuoyuyla paylaşıldı (30.09.2015, egitimajansi.com, bianet.org). Raporun “Temel ilkeler ve tavsiyeler” kısmında şunların yer aldığı açıklandı: “-Eğitim sist..]]> Thu, 08 Oct 2015 04:53:56 +0300 Okullar açılırken 'Türk Milli Eğitim Sistemi'ne bakış https://www.evrensel.net/yazi/74948/okullar-acilirken-turk-milli-egitim-sistemine-bakis https://www.evrensel.net/yazi/74948/okullar-acilirken-turk-milli-egitim-sistemine-bakis? Türk Milli Eğitim Sistemi, sonradan değişikliğe uğramış da olsa özünü koruyan 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’na dayanmaktadır. Bu kanun 1973 yılında Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. “Bu kanun, Türk milli eğitiminin düzenlenmesinde esas olan amaç ve ilkeler, eğitim sisteminin genel yapısı, öğretmenlik mesleği, okul bina ve tesisleri, eğitim araç ve gereçleri ve devletin eğitim ve öğretim alanındaki görev ve sorumluluğu ile ilgili temel hükümleri bir sistem bütünlüğü içinde kapsar.” (Kanunun 1. maddesi). Bu kanunda yer alan Türk Milli Eğitiminin Temel İlkeleri kısmında şunlar yer alır: I– Genellik ve eşitlik, II– Ferdin ve toplumun ihtiyaçları, III– Yöneltme, IV– Eğitim hakkı, V– Fırsat ve imkan eşitliği, VI– Süreklilik, VII– Atatürk İnkılap ve İlkeleri ve Atatürk Milliyetçiliği, VIII– Demokrasi eğitimi, IX– Laiklik(: “madde 12– (Değişik: 16/6/1983 - 2842/4 md.) Türk milli eğitiminde laiklik esastır. Din kültürü ve ahlak öğretimi ilköğretim okulları ile lise ve ..]]> Thu, 24 Sep 2015 05:00:59 +0300 Savaşa karşı barış, darbeye karşı demokrasi! https://www.evrensel.net/yazi/74852/savasa-karsi-baris-darbeye-karsi-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/74852/savasa-karsi-baris-darbeye-karsi-demokrasi? Ülkemiz ve ülkemizde yaşayan halklar zor ve ciddi bir dönemi yaşıyor. Bu satırları yazarken HDP’nin genel merkez binası ile birçok parti binasına, Kürt yurttaşlara, otobüslere, iş yerleri ve evlere yönelik saldırı ve yakma girişimleriyle ilgili endişe verici haber ve görüntüler söz konusuydu. Bir taraftan çok sayıda iç burkan ölümler ve şehir/ilçe/mahalle ablukaları yaşanırken öte yandan linç girişimlerinin ayyuka çıkmış haline tanık olmaktayız. Aklı başında hiçbir insan ölümleri savunamaz ve ölümler üzerinden siyasi rant elde edilmesine yönelik girişimleri onaylayamaz. İnsan hayatının her şeyden daha önemli olduğu gerçeğini kabullenmek durumundayız. Kin ve nefrete dayalı ötekileştirme ve kutuplaştırma dili ne yazık ki toplumu bu noktaya taşımıştır. Şu tespitle başlayalım: Barış içinde yaşıyor olsaydık ne ölümleri ne de linç girişimlerini yaşayacaktık. Adı konulmamış savaş ortamında gelecek kaygısı ve belirsizliğin getirdiği farklı bir psikoloji söz konusu olmaktadır. Şu an topl..]]> Thu, 10 Sep 2015 04:52:25 +0300 Savaş, darbe ve ahlaki çöküntü https://www.evrensel.net/yazi/74760/savas-darbe-ve-ahlaki-cokuntu https://www.evrensel.net/yazi/74760/savas-darbe-ve-ahlaki-cokuntu? Antik Yunanlı Oyun Yazarı Aiskhylos’un özlü sözleri arasında; “Savaşın ilk şehidi akıl, vicdan ve hakikattir. Savaşta verilen ilk kayıp gerçektir” yer alır. Kötü yönetilmesine rağmen devam eden bir süreçte çatışmasızlığın en önemli sonucu can kayıplarının sona ermesiydi. 7 Haziran 2015 milletvekili genel seçimlerinde çok yönlü saldırılara ve adaletsiz seçim barajına rağmen demokrasi güçlerinin iyi bir temsiliyet sağlaması üzerine geçici hükümet, meclisi ve yasaları hiçe sayarak savaş kararı almıştır. Toplum mühendisliği uygulamalarının her dönemde ayyuka çıktığı ülkede savaş kararıyla birlikte “akıl, vicdan ve hakikatin” öldürüldüğü bir kaotik ortama girilmiş durumdadır. Savaş ve darbe dönemlerinin ahlaki çöküntüyü hızlandırdığını deneyimlerimizden biliyor olmamız gerekmektedir. Toplum mühendisliği yoluyla hep nesneleştirilmeye çalışıldık. Özne olduğumuzu haykırdığımızda darbeler ve muhtıralarla ayar verilen ve haddi bildirilen toplum olduğumuz tekrar tekrar hatırlatıldı. Bu duruma i..]]> Thu, 27 Aug 2015 05:00:48 +0300 Güçlünün hukuku ve ahlakı https://www.evrensel.net/yazi/74653/guclunun-hukuku-ve-ahlaki https://www.evrensel.net/yazi/74653/guclunun-hukuku-ve-ahlaki? Güçlü derken her şeye rağmen iktidarı elinde tutmak için her yolu deneyen(ler)i kastediyorum. Bu anlamda güçlünün hukuku tam anlamıyla temel hukuk ilkelerinin çiğnenmesi, güçlünün ahlakı ise tüm ahlaki ve sosyal değerlerin oya ve paraya tahvil edilmesi anlamına geliyor bence. Resmi yalanlarla beslenen bir ülkede gerçeğin ve gerçeği savunanların sesinin boğulması için gerekirse savaş da çıkarılır. Şu an böyle bir süreci yaşıyoruz. Savaş hali zaten hukukun ayaklar altına alındığı ve ahlaki değerlerin çöktüğü bir anormalliktir. Böylece görece demokratik yollarla sindiremediğiniz muhalefeti ezebilir ve yapılan resmi ahlaksızlıkların üstünü kolayca örtebilirsiniz. İtaat etmeyenleri hain diye yaftalarsınız ve gözaltı/tutuklamaları olağanlaştırabilirsiniz. 7 Haziran Genel Seçimi sonucunda ortaya çıkan iradenin meclise yansımış halini de böylelikle “oyun dışı” bırakabilirsiniz. En kötü haliyle siyasi partiler ve seçim yasalarının hiçe sayıldığı ve TBMM’nin süresiz tatile çıkarıldığı kısaca ..]]> Thu, 13 Aug 2015 05:00:11 +0300 Darbeye karşı barışı savunmak https://www.evrensel.net/yazi/74565/darbeye-karsi-barisi-savunmak https://www.evrensel.net/yazi/74565/darbeye-karsi-barisi-savunmak? Barışı savunmanın zorlaştığı yeni bir darbe dönemindeyiz. Çatışmasızlık hali sebebiyle sağlanan görece diyalog süreci çözüme evrilmeyince militaristleşitrme devreye girdi ve siyaset tüketildi. Şimdi savaş hali yaşanmakta tüm ülkede. Bu savaş darbeci zihniyetin halklara karşı açtığı bir savaştır. Bahane “terörizme mücadele” olsa da esas hedeflenen toplumsal muhalefetin ezilmesidir. Vurulan hedefler, gözaltı, işkence ve tutuklamalar muhalefete karşı topyekûn bir savaş açıldığını göstermektedir. Hatırlayalım: 7 Haziran seçimlerinde istenen sonuç elde edilmeyince sürecin bitirilmesine yönelik sözlerle başladı bu savaş. Ardından orman yangınları ve Suruç Katliamı söz konusu oldu. Bu katliamda yeni bir yaşam inşa etmek üzere yola çıkmışken bombanın patlatılmasıyla aramızdan ayrılan cesur gençlerimizi bir kez daha sevgiyle anmak istiyorum. Darbeye zemin hazırlamak ve işlenen büyük suçları perdelemek için kurulan tuzaklarda yitirdiğimiz tüm insanları selamlıyorum. Geçici hükümetin yeni mecli..]]> Thu, 30 Jul 2015 05:00:19 +0300 Barışmak mı zor savaşmak mı zor? https://www.evrensel.net/yazi/74475/barismak-mi-zor-savasmak-mi-zor https://www.evrensel.net/yazi/74475/barismak-mi-zor-savasmak-mi-zor? 7 Haziran seçimlerinin sonuçlarından gerekli mesaj alınmamış olmalı ki çevremizi saran ateş çemberine rağmen barışın daha zorlanacağı bir evreye girdik. Hatırlayalım: Seçim sürecinde halkların umudu haline gelen ve hem söylemi hem de eylemiyle iyiden, güzelden, doğrudan, barış ve adaletten yana olduğunu sergileyen HDP’ye yönelik çok sayıda silahlı ve bombalı saldırıya, seçim bürolarını yakmaya ve linç girişimlerine seyirci kalan bir hükümet/devlet örneği gözlemledik. Saldırganlar yakalanmadı ve haklarında ciddi bir soruşturma açılmadı. Bu durum bile gelecek kötü günlerin habercisi olmaya yeterliydi. Suriye ve Suriye Kürdistanı’nda (Rojava) yaşananların canlı tanığı olmayı sürdürüyoruz. Sınır illerindeki vali ve belediye başkanlarının bir kesiminin tavırları ve söylemleri de ortada! Yapımı sürdürülen barajlar, yollar ve karakollar ile gözlenen askeri hareketliliğin sebepleri nelerdir acaba? Eğer ortada ciddi ve şeffaf yürüyen bir sözüm ona barış ve çözüm süreci varsa sadece bir ..]]> Thu, 16 Jul 2015 04:51:41 +0300 Madımak’ta canlar yanarken, Kobanê’de insanlık bombalanırken https://www.evrensel.net/yazi/74378/madimakta-canlar-yanarken-koban-de-insanlik-bombalanirken https://www.evrensel.net/yazi/74378/madimakta-canlar-yanarken-koban-de-insanlik-bombalanirken? 2 Temmuz 1993; Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’a giden canların çeşitli saldırı girişimlerinden sonra Madımak Otelinde, Türkiye’nin ve dünyanın gözü önünde 8-9 saat süren yakma/dumanla boğma girişimi sonucu 33 masum insanın hunharca katledildiği tarihtir. O tarihte, Cumhurbaşkanı S. Demirel, Başbakan ise T. Çiller idi. Cumhurbaşkanı S. Demirel, katliam sırasında ve sonrasında ‘Güvenlik güçleriyle halkın karşı karşıya getirilmediği’ ile övünürken Başbakan T. Çiller ‘Vatandaşların zarar görmediğini’ ilan ediyordu. En küçük eylemlere onlarca kişilik kuvvetlerle ve olanca teçhizatla müdahale eden devlet 8-9 saat süren bu katliamda öldürülmek için hedef seçilen Aziz Nesin’in halkı tahrik ettiği şeklindeki haksız ve yalan iddialarla avutuyordu toplumu! Ertesi gün çıkan bazı malum gazetelerin manşetinde ‘Gazanız mübarek olsun’ gibi başlıklar yer almaktaydı. Canları tutuşturan karanlık eller ve bu ellerin kullandığı maşalar hâlâ karanlıkta. 2 Temmuz 1993’te başlayan yangın devam ..]]> Thu, 02 Jul 2015 04:52:08 +0300 Milli irade ve milli eğitim https://www.evrensel.net/yazi/74281/milli-irade-ve-milli-egitim https://www.evrensel.net/yazi/74281/milli-irade-ve-milli-egitim? Türkiye tarihinde birçok ilkin yaşandığı ve devlet eliyle kutuplaştırmanın tavan yaptığı bir seçimi geride bıraktık. Bu konuda epey yazıldı, tartışıldı ve analizler yapıldı. Bir kritik dönemeç olan genel seçim, haksız ve adaletsiz yüzde 10 barajını yıkarak Meclis aritmetiğini ve rengini değiştirmiş oldu. Kürtlerin/ötekilerin Meclise girmesini engellemek üzere kurulan baraj yıkıldı ama tüm saldırı, katliam ve linç girişimlerine rağmen başarılı sonuç alan ötekilerin kutlamalarının yasa dönüşmesi için derin kuvvetler ortalığa salındı ve kaostan medet umuldu. Akılcılık ve serinkanlılık olası kaotik durumu da önlemiş durumda. Şimdi, mili irade ve milli eğitimi sorgulamanın zamanıdır. Lisede iken milli şuur kavramı da sıkça karşımıza çıkardı. Çoğumuz için soyut olmasına rağmen (milli) tarih öğretmenlerimiz için çok önemliydi. Hiç unutmam: Milli şuur konusu işlenirken gülen bir sınıf arkadaşım (milli) tarih öğretmenimizden yediği şiddetli bir tokatla yere kapaklanmıştı. Derken aradan yılla..]]> Thu, 18 Jun 2015 05:00:44 +0300 Barışa doğru kritik bir dönemeç https://www.evrensel.net/yazi/74180/barisa-dogru-kritik-bir-donemec https://www.evrensel.net/yazi/74180/barisa-dogru-kritik-bir-donemec? Linç girişimleri, hakaretler, silahlı ve bombalı saldırılar, ilk kez bir cumhurbaşkanının bir parti lehine meydan meydan/ekran ekran dolaşıp oy isteme manzaraları altında 7 Haziran Milletvekili Genel Seçimlerine 3 gün gibi çok kısa bir zaman kaldı. Son haftaya MİT TIR’larıyla ilgili Cumhuriyet gazetesinin alkışlanacak habercilik başarısı ve ardından gelişen tehditler ve dayanışma mesajları, otomotiv ve metal sektöründeki işçi eylemleri ve Iğdır’da kadınların demokratik protestosu sonrasında kadınlara yönelik ağır sözler damgasını vurdu. Toplumsal barışla ilgili bazı makamların temsili de olsa sorumluluğu olmasına rağmen tam aksi yönde davranması ve gerilimi/kutuplaştırmayı tırmandırması durumun ciddiyetini artırmaktadır. Yalan ve iftiraların üst perdeden ve artarak sürmesi toplumun geleceği açısından çok kaygı verici bir durumdur bence. Bunlar artık rejimin tüm mekanizmalarının ne kadar aşındığını da sergilemektedir. Kadınların yaşamdaki anlamlı yeri ve önemi tartışmasızdır. Özelli..]]> Thu, 04 Jun 2015 05:00:04 +0300 Baraj(lar)ı aşmak ve ötesi https://www.evrensel.net/yazi/74078/baraj-lar-i-asmak-ve-otesi https://www.evrensel.net/yazi/74078/baraj-lar-i-asmak-ve-otesi? 7 Haziran Genel Seçimine sayılı günler kalması sebebiyle esasında adaletsiz yüzde 10 seçim barajını aşmanın ne denli önemli ve yaşamsal olduğunu anlıyorsak da her alanda barajlı bir ülkede yaşadığımızı unutmamak gerekiyor. Yaşamımızı barajlı hale getiren kurumlar ve oy hırsızlığı demek olan seçim barajı, 12 Eylül askeri faşist darbesinin ürünü olan 1982 Anayasası ile kurulmuştur. Söz konusu kurumların başında yüksek öğrenimi ve devletin güvenliğini ilgilendiren her alanı kontrol etme amaçlı kurumlar gelir. İnanç alanını kontrol eden diğer bir kurumun (seçim alanlarında epey tartışıldı) yetkileri ve kapsama alanı bu anayasa ile daha da genişletilmiştir. 1982 Anayasasında varlığını bulan bu devasa kurumlar dışında kırmızı kitaplarda ‘iç düşman’ diye tanımlanan topluluk, ulus, inanç sahibi ve diğer olası muhalif kesimlere uygulanan barajlar da söz konusudur. Özellikle Kürtler, Ermeniler, Aleviler, Êzidîler ile barış ve demokrasiyi savunan emekçiler bu bakış açısına göre her daim iç düşm..]]> Thu, 21 May 2015 05:00:38 +0300 Devletin etkin ideolojik araçları: Milli Eğitim ve Diyanet İşleri https://www.evrensel.net/yazi/73986/devletin-etkin-ideolojik-araclari-milli-egitim-ve-diyanet-isleri https://www.evrensel.net/yazi/73986/devletin-etkin-ideolojik-araclari-milli-egitim-ve-diyanet-isleri? Şekillendirme anlamına gelen ‘formasyon’ yaşamımızda önemli bir yere sahiptir. Aklınıza hemen ‘pedagojik formasyon’ gelmiştir sanırım. Öğretmenlik yapabilmek için ‘pedagojik formasyon’ programından geçmek gerekmektedir. Kısacası öğretmen adayları bu programda milli eğitimin öngörülerine uygun olarak şekillendirilmeye çalışılır. Sonuçta, devlet tarafından öğretmenlerin de çeşitli öğretim kurumlarında öğrencileri bu çerçevede şekillendirmesi beklenilmektedir. Öğretim kurumlarında ‘andımızla başlar bu şekillendirme, yani formasyon süreci. Türk’üm, doğruyum, çalışkanım… derdik her sabah en gür sesimizle. Yıllar sonra öğrendik ki bu ülkede yaşayanlar sadece Türk’ler değilmiş; her vatandaş da doğru ve çalışkan değilmiş meğerse! Böylece formasyon özüne yabancılaşma, tek tipleştirme ve yalan söyleme ile başlamış imiş! Kompozisyon yazmak epey zordu o yıllarda. Fakat kolayca yüksek not almak olasıydı: Atatürk’ü övdüğümüz oranda kompozisyon notumuz yükselirdi. Özgün ve yaratıcı fikirlerden çok ..]]> Thu, 07 May 2015 05:00:07 +0300 Kim ve ne için nükleer enerji? (2) https://www.evrensel.net/yazi/73884/kim-ve-ne-icin-nukleer-enerji-2 https://www.evrensel.net/yazi/73884/kim-ve-ne-icin-nukleer-enerji-2? Yükselişe geçen HDP’ye yönelik saldırıların artması, tüm protestolara rağmen Akkuyu Nükleer Santralinin temelinin atılması ve ardından gelişen eylemler ve seçim bildirgelerinin açıklanmasıyla gündemin epey yoğunlaştığı ve ısındığı söylenebilir. HDP’nin seçim bildirgesinde konumuz açısından şu dikkate değer ifade yer alıyor: “Nükleer enerji yatırımlarını durduracağız. HES, termik, nükleer vb. enerji projelerine, ekolojik yıkıma yol açan maden işletmeciliğine, endüstriyel atık ve kirlilik sonucunda yaşam alanlarının tahribatına Biz’ler son vereceğiz. Enerjinin yerel halkın ihtiyacı için, yerinde üretilmesini sağlayacağız. Yenilenebilir enerjiye öncelik vereceğiz.” Bence bu Türkiye ve Yakındoğu açısından tarihi ve çok anlamlı bir durumdur. CHP’nin bildirgesinde nükleer enerji santralleri ve yatırımları doğrudan yer almamaktadır. Bu bildirgede önemli gördüğüm ifade şudur: “Çevre ve toplumla uyumsuz, yerel paydaşların karşı çıktığı projeleri uygulamaya koymayacağız. Verimli tarım arazile..]]> Thu, 23 Apr 2015 05:00:15 +0300 Kim ve ne için nükleer enerji? (1) https://www.evrensel.net/yazi/73781/kim-ve-ne-icin-nukleer-enerji-1 https://www.evrensel.net/yazi/73781/kim-ve-ne-icin-nukleer-enerji-1? Güneş, jeotermal, rüzgar (RES), su (HES) ve kömür (Termik Santral) gibi enerji kaynakları konusunda gerekli araştırmalar yapılıp bilimsel bilgiye dayalı raporlar yazılmadan gündeme atom bombası gibi Nükleer Santral ihaleleri ve kararları düştü! Güneş, jeotermal ve rüzgar enerji santralleri dışında kalanlar -HES ve Termik Santraller– da insan sağlığını tehdit eden ve doğayı tahrip eden kirli ve öldürücü kaynaklardır. Madem hem sağlığımız ve hem de doğal yaşam tehdit altındadır o zaman Nükleer Enerji Santrallerinin (NES) kim ve ne için olduğunu sormak en doğal hakkımız olmalıdır. NES’de yakıt olarak radyoaktif maddeler kullanılır (genellikle Uranyum-235). Uranyumun yakıt çubuğu haline getirilmesi ve NES’in kalbine yerleştirilmesi de ayrı ve önemli bir süreçtir. NES’de uranyumun üzerine gönderilen nötronlar (yüksüz ve görece ağır parçacıklar) yoluyla fisyon (bölünme) denilen zincirleme süreç başlar. Her bölünmede müthiş miktarda enerji açığa çıkar. Bölünmelerin milyonlarca olduğunu düşün..]]> Thu, 09 Apr 2015 05:00:25 +0300 Milli eğitim, temel eğitim ve zorunlu eğitim: Eğitimde kaos https://www.evrensel.net/yazi/73685/milli-egitim-temel-egitim-ve-zorunlu-egitim-egitimde-kaos https://www.evrensel.net/yazi/73685/milli-egitim-temel-egitim-ve-zorunlu-egitim-egitimde-kaos? 2015 Newroz/Nevruz coşkusunun yarattığı umut dalgasının sürmesi ve temel sorunların artık müzakere edilerek çözüm aşamasına gelmesi dileğiyle başlamak istiyorum. Eğitimsel süreçlerde politikacıların söz ve karar sahibi olmalarının olumsuz ve gelecek karartıcı sonuçlarını her gün yaşamaktayız. Hükümetlerin intikam almaya yönelik gündelik politikalarının sonucu olarak çocuklarımız ve onların geleceğiyle ilgili kötü ve zararlı olan ne varsa bulunup uygulamaya konulduğunun tanığıyız ve mağduruyuz. Gerek Milli Eğitim Bakanlığının ve gerekse bu bakanlığa bağlı Temel Eğitim Genel Müdürlüğünün moda deyimle “vizyon ve misyonunun” sanal düzlemine bakarsanız çok pembe bir tablo görürsünüz. Yaşanan gerçeklerle uyuşmayan hatta taban tabana zıt kararlar ve gelişmeler söz konusudur. Gazete ve televizyon haberlerine göre son iki yılda 400 bin çocuk okulu bırakmıştır. Temel Eğitim Genel Müdürlüğünün görevleri arasında bunun önlenmesi de var! Temel eğitim, İlköğretim ve zorunlu eğitimde yaratılan ka..]]> Thu, 26 Mar 2015 05:00:57 +0300 Akademik teşvik programı, üretim ve bilimsel bilgi https://www.evrensel.net/yazi/73578/akademik-tesvik-programi-uretim-ve-bilimsel-bilgi https://www.evrensel.net/yazi/73578/akademik-tesvik-programi-uretim-ve-bilimsel-bilgi? Son birkaç yazıda bilim ve bilim politikalarını tartışmıştık. Türkiye’nin yetersiz de olsa bir bilim politikası olduğunu belirtmiştik. Bu politikanın özünde param varsa alırım, üretirim, yaparım gibi bilim ve insanlık tarihine ters yaklaşımların olduğunu da kısaca vurgulamıştık. Aslında bunun daha özcesi şudur: “Madem akıllısın neden paran yok?” Böylelikle üretici aklın sadece para kazanmaya özendirilmesi ve bu sayede bilimsel üretim yapılması amaçlanmaktadır. Son günlerde yeni bir “akademik teşvik programı” ile ilgili resmi düzlemde tartışmalar ve taslak metinler gündeme düştü. Eğitim ve öğretime yönelik çalışmalar hariç diğer tüm çalışmaların belirlenen limitler dahilinde belirli puansal getirisi olacak ve bu puanlar üzerinden akademisyenin maaşına ek gelir söz konusu olacaktır. Çalışmalar kendi arasında ulusal ve uluslararası diye de ayrılmakta ve beklendiği gibi uluslararası olanlar ya da yabancı dilde yazılanlar daha çok puan ve dolayısıyla daha çok para getirmektedir. Bu uygulam..]]> Thu, 12 Mar 2015 05:00:54 +0300 Türkiye'de bilim ve bilim politikaları (3) https://www.evrensel.net/yazi/73482/turkiyede-bilim-ve-bilim-politikalari-3 https://www.evrensel.net/yazi/73482/turkiyede-bilim-ve-bilim-politikalari-3? İç Güvenlik Reformu Paketi’ adı altında TBMM’de görüşülen ve birkaç maddesi kabul edilen yasa tasarısı gündemdeyken bilim ve bilim politikaları tartışması daha önemli ve gerekli hale gelmektedir. TÜBA (Türkiye Bilimler Akademisi) (www.tuba.gov.tr), 02.09.1993’te 497 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan resmi bir kurumdur. Kuruluş amaçları ve görevleri ilgili siteden öğrenilebilir. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı olarak 1994’te çalışmalarına başlayan TÜBA belirli bir dönem süresince her alanda iyi işler yapmış ve eksikliklere rağmen birçok başarıya imza atmıştır. Ancak TÜBA’nın işleyişine hükümetlerin daha fazla müdahale etmeleri ve yeni bir yapılanma amaçlamaları üzerine tartışmalar ve kopmalar yaşanmıştır. Bunun sonucunda azımsanmayacak sayıda TÜBA üyesi istifa ederek Türkiye Akademisi Derneğini (bkz. bilimania.com) ve ardından Bilim Akademisini (www.bilimakademisi.org) kurmuşlardır (2011). TÜBA’dan istifa eden bilim insanları TÜBA’nın özerkliğini kaybettiğini ve..]]> Thu, 26 Feb 2015 04:44:51 +0300 Türkiye'de bilim ve bilim politikaları (2) https://www.evrensel.net/yazi/73378/turkiyede-bilim-ve-bilim-politikalari-2 https://www.evrensel.net/yazi/73378/turkiyede-bilim-ve-bilim-politikalari-2? İlk yazıda hangi çerçevede ve kimlerin görüşleri üzerinden nasıl bir tartışma yapılacağı belirtilmişti. Çeşitli kanallardan gelen eleştiriler olumlu olmakla birlikte bu konunun geçmişte tartışıldığı ve bir anlamda eskidiği, bu sebeple yeni ve özgün konuların tartışılması da önerilmekteydi. Türkiye’de bir konu tartışıldığında ve belirli sonuçlar ortaya konulduğunda sanki her şey bitmiş gibi bir hava yaratılır. Oysa bilim ve bilim politikaları konusunda gözden kaçırdığımız önemli noktalardan birisi şudur: Genel seçimler öncesinde ya da sonrasında genellikle ekonomiye ilişkin programlar öne çıkarılır ve başarı ya da başarısızlık buna göre ölçülür, bilim ve bilim politikalarının her alandaki belirleyiciliği böylece göz ardı edilmiş olunur. Bence kesin sonuç alınıncaya kadar tartışma canlı tutulmak zorundadır. “1980’li yılların başlarında Türkiye yoğun bir şekilde sanayi sektörüne yatırım yapmaktaydı. Ancak 1990’lı yıllara gelindiğinde bu yatırımların daha çok hizmetler sektörüne kaydığı g..]]> Thu, 12 Feb 2015 05:00:29 +0300 Türkiye'de bilim ve bilim politikaları (1) https://www.evrensel.net/yazi/73281/turkiyede-bilim-ve-bilim-politikalari-1 https://www.evrensel.net/yazi/73281/turkiyede-bilim-ve-bilim-politikalari-1? Bu epey önemli ve her zaman güncel olması gereken konulara geçmeden önce iki güzel gelişmeyi anmadan geçemeyeceğim: 4.5 aydır destansı bir direnişin ardından dünyanın kalbinin attığı Kobane’de zafer kutlaması yapılmakta ve komşumuz Yunanistan’da SYRIZA (Sol Radikal Blok) son seçimin galibi olarak Avrupa’da dolaşan hayaletin cisimleşmiş hali olmaktadır. Umarım dönüm noktası olmaya aday bu iki olay bilimin aydınlık yolundan barışa giden yolu daha da kısaltır. Türkiye’de bilim ve politikaları konusunda özellikle son 30 yıl içinde azımsanmayacak gelişme ve değişmeler yaşansa da alınan kararların uygulanması ve gerekli alt yapının kurulması hâlâ sorunludur ne yazık ki. Bu konularda çeşitli çalışmalar ve görüşler olmakla birlikte sırasıyla Bilgenur Baloğlu, Semih Akçomak, Bahadır Yıldız, Hale Ilgaz, S. Sadi Seferoğlu ve Ergun Türkcan’ın saptamaları üzerinden bir tartışma başlatmak istiyorum. “Peki, bilim politikalarımız neden yok, varsa da neden uygulanmıyor olabilir? - Politika yapıcıları..]]> Thu, 29 Jan 2015 05:00:06 +0300 Bilimsel gelişmeler, barbarlık ve barış https://www.evrensel.net/yazi/73178/bilimsel-gelismeler-barbarlik-ve-baris https://www.evrensel.net/yazi/73178/bilimsel-gelismeler-barbarlik-ve-baris? Öncelikle Paris’te Charlie Hebdo dergisi çalışanlarına yönelik katliamda katledilenleri saygıyla anarak ve katilleri kınayarak başlamak istiyorum. Bu saldırı basın-yayın ve düşünce özgürlüğüne yöneliktir. 2 Temmuz 1993’te “Cumhuriyet Sivas’ta kuruldu Sivas’ta yıkılacak” haykırışları altında Madımak Otelinde yazar, şair, eleştirmen, hekim ve semah ekibi üyesi sanatçıların katledildiğini unutmuş olamayız diye düşünüyorum. “Fransız Devrimi veya Fransız İhtilali (1789-1799), Fransa’daki mutlak monarşinin devrilip, yerine cumhuriyetin kurulması ve Roma Katolik Kilisesi’nin ciddi reformlara gitmeye zorlanmasıdır. Avrupa ve Batı dünyası tarihinde bir dönüm noktasıdır. Sosyal bir akımı başlatan en büyük etkendir.”(Vikipedi, Özgür Ansiklopedi). Bu iki katliamda, cumhuriyetin düşünce anlamında filizlendiği yerde yıkılması ile düşünce ve ifade özgürlüğünü temsil eden sanatçıların hedef seçilmesi gibi iki temel ortak yön bulunmaktadır. İnsanlık Tarihi ile Bilim Tarihi doğal olarak paralel şek..]]> Thu, 15 Jan 2015 05:00:15 +0300 Yüzleşmeksizin geçen bir yılın ardından... https://www.evrensel.net/yazi/73077/yuzlesmeksizin-gecen-bir-yilin-ardindan https://www.evrensel.net/yazi/73077/yuzlesmeksizin-gecen-bir-yilin-ardindan? Savaşsız ve sömürüsüz bir yeni yıl diliyorum tüm okuyuculara. Bin bir umutla girdiğimiz ve bir dönüm/kırılma yılı olmasını dilediğimiz 2014’ü geride bıraktık. Yeni umutlarla 2015’e merhaba! Zini Gediği Katliamı: 6 Ağustos 1938 tarihinde Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü Zini (ya da Zeyni) Gediği’nde 95 köylünün kurşuna dizilerek öldürülmesi olayıdır (Wikipedi). Yüzleşebildik mi? Hayır! Roboski Katliamı: 28 Aralık 2011’de çoğu çocuk yaşta 34 Kürt vatandaşımızın savaş uçaklarıyla bombalanması sonucu gerçekleşen olaydır. Bunun için kaynağa ve tanığa gerek yok. Hepimiz tanığız. Yüzleşemedik ne yazık ki. Sanık(lar) belli, tanıklar belli ama yüzleşmeyi denemedik bile! Bu iki olay arasında 73 yıllık bir zaman dilimi var. 73 yılda yaşanan gelişmeleri saymaya kalksak sayfalar yetmez. Türkiye’de ve dünyada epey değişim yaşanmış bu zaman aralığında. Bölgesel savaşlar, darbeler, başka başka katliamlar, kitle hareketleri, siyasi ve ekonomik krizler yaşanmışsa da öldürmeye, gizlemeye ve yüzleşmemeye yem..]]> Thu, 01 Jan 2015 05:00:33 +0300 Takrir-i Sükûn Yasasından yargı/iç güvenlik paketine https://www.evrensel.net/yazi/72979/takrir-i-suk-n-yasasindan-yargi-ic-guvenlik-paketine https://www.evrensel.net/yazi/72979/takrir-i-suk-n-yasasindan-yargi-ic-guvenlik-paketine? 3 maddeden oluşan 4 Mart 1341 (1925) tarihli Takrir-i Sükûn Kanunu’nun 1. maddesi şöyleydi: “İrticaa ve isyana ve memleketin nizam-ı içtimaisini (toplumsal düzen) ve huzur ve sükûnunu ve emniyet ve asayişini ihlale bâis (bozmaya yönelik) bilumum teşkilât ve tahrikat ve teşvikat ve teşebbüsat ve neşriyatı (örgütlenmeleri, kışkırtmaları, yüreklendirmeleri, girişimleri ve yayınları), Hükümet, Reisicumhurun tasdikiyle ve re’sen ve idareten men’e mezundur (kendi başına yasaklamaya yetkilidir). İş bu ef’al erbabını (bu eylemleri işleyenleri) Hükümet, İstiklâl Mahkemesi’ne tevdi edebilir. (Vikipedi) ‘Takrir-i Sükûn’ huzurun sağlanması anlamına geliyor. Dillerden düşmeyen ve Yargı/İç Güvenlik Paketine dayanak olarak ileri sürülen güncel deyim ise Kamu Düzeni’dir. 1925’te çıkarılan yasaya, 1960 ve 1980 askeri darbelerine, muhtıralara ve e-muhtıralara rağmen bir türlü huzuru sağlayamamışız/kamu düzenini tesis edememişiz. Ne yazık! 14 Aralık Operasyonlarının dumanları arasında 17 Aralık Yolsuzl..]]> Thu, 18 Dec 2014 05:00:06 +0300 Çözüm süreci ile Alevi açılımı aldatmaca mı? https://www.evrensel.net/yazi/72872/cozum-sureci-ile-alevi-acilimi-aldatmaca-mi https://www.evrensel.net/yazi/72872/cozum-sureci-ile-alevi-acilimi-aldatmaca-mi? Gerek süreçlerin ve gerekse açılımların oldu bitti gibi kolayca olmayacağını bilenlerdenim. Ama nasıl olması/yürümesi gerektiğini de az çok biliyorum. Yaşamasam bile okumuşluğum, dinlemişliğim ve yaşanmışlıklara tanıklığım var. Ciddi ve kararlı şekilde sahiplenilip belirli ve ortaklaşılmış bir program dahilinde yürümüyorsa bir süreç şüphe duymak gerek diye düşünüyorum. Bu konuda yeterli olmasa da çokça yazıldı, konuşuldu, yol haritaları, taslaklar ve metinler gündeme getirildi, tek taraflı ateşkesler ilan edildi, sözler verildi, yol temizliği dahil talepler sıralandı, kurumlar ve kişiler detaylı açıklamalar yaptılarsa da pratik ve somut adımlar ya da yasal düzenleme anlamında bir gelişme yaşanmadı. Bu hem kırılmalara yol açtı hem de kutuplaşmayı büyüttü. Alevi açılımlarının “dağ fare doğurdu” örneğindeki gibi bir sonuca ulaştığını gördük ve yaşadık. Devlet devşirmiş olduğu biat eden kurum ve kişilerle konuşarak kendi doğrularına paralel şekilde çözümle ilgili olmayan kandırmaca düzen..]]> Thu, 04 Dec 2014 05:00:10 +0300 Sayılar, bakanlar ve hayatın anlamı https://www.evrensel.net/yazi/72766/sayilar-bakanlar-ve-hayatin-anlami https://www.evrensel.net/yazi/72766/sayilar-bakanlar-ve-hayatin-anlami? Mecliste zaman zaman soru önergeleri verilir ve yazılı/sözlü cevaplanması istenir. İlgili bakanlar ya da vekiller de “Ağzı var dili yok” misali rakamları sıralarlar. Sonra ne olur dersiniz: Her şeyi fütursuzca tüketen “günlük” hayat tekrarın tekrarıyla devam eder. Rakamlara ve gerçeklere geçmeden önce 77 yıl önce düzmece bir mahkemenin verdiği haksız karar sonucu idam edilen Seyid Rıza ve canlarının, Ahmet Kaya’nın, Sinan Cemgil’in, Mustafa Asım Hayrullahoğlu’nun, Kader Ortakaya’nın ve adını anamadığım tüm güzel insanların anısı önünde saygıyla eğilmek istiyorum. “Yaş kesen baş keser” derdi dedelerimiz/ninelerimiz: Zeytinlere kıyan zalimler nice başları da kesmişler/kesiyorlar. Bu zihniyete son vermeliyiz artık! Sıralayacağım rakamlar gazete ve televizyon haberlerinden, soru önergelerine verilen cevaplardan oluşmaktadır. Yanlışlık ya da eksiklik olabilir. 2014 yılını da tüketiyor olmamız sebebiyle yeni yılda zihniyet değişikliğine bir katkı sunmasını diliyorum: Öldüren değil yaşatan ..]]> Thu, 20 Nov 2014 05:00:44 +0300 Tökezletilen süreç ve hortlatılan militarizm https://www.evrensel.net/yazi/72658/tokezletilen-surec-ve-hortlatilan-militarizm https://www.evrensel.net/yazi/72658/tokezletilen-surec-ve-hortlatilan-militarizm? Cumartesi Annelerinin 500. haftada da çığlıkları sürerken Ermenek’te su basması sonucu mahsur kalan ve hâlâ ulaşılamayan madencilerin ve Isparta’da iş cinayeti sonucunda katledilen mevsimlik işçilerin ailelerinin feryadı yüreğimizi burkuyor. Hele bir madenci annesinin “Oğlum yüzme bilmezdi” demesi gerçekten utandırıyor ve gözlerimizin dolmasına sebep oluyor. Berfo Nine’nin acısına derman olmamış bir zihniyetin bu çığlıkları ne derece duyduğu ve önemsediği tartışılır bir konudur bence. Bilim insanlarına, insan hakları savunucularına ve rasyonel düşünceye kulak asmayan bu öldürücü zihniyet “ısrar ederim iyi dans ederim” havasında havanda su dövmeyi sürdürürken son 12 yılda 15 bine yakın emekçinin iş cinayetlerinde katledildiği düşüyor haberlere. Hükümetin bakanları sanki ölüme dair rakamları vermekle mükelleflermiş gibi sakin ve pişkin konuşuyorlar. Yaşam çok ucuz bu ülkede önlem almak ise çok pahalı! Ölümlerden sonra alınan ‘güvenlik önlemleri’ gaz bombası gibi adeta; gözlerimiz yaşarı..]]> Thu, 06 Nov 2014 05:00:18 +0300 Değişen dünya ve değişmeyen zihniyet https://www.evrensel.net/yazi/72547/degisen-dunya-ve-degismeyen-zihniyet https://www.evrensel.net/yazi/72547/degisen-dunya-ve-degismeyen-zihniyet? Dünya hızla değişiyor, bu değişim aslında hızlı bir yok oluş anlamına geliyor yaşlı gezegenimiz için. Bunların Türkiye’deki egemen millici zihniyet için pek fazla anlamı yoktur bence. Geçmişten ders çıkarmayan ve doğal olarak aynı hataları tekrarlayan, düşünceden ve düşünenden ölesiye korkan, farklılıkları iç düşman diye niteleyip sürekli savaşan, gençlerden hoşlanmayan ve öldürmeyi yücelten bir zihniyetten söz ediyoruz. Gerçekte 1930’lu yıllardaki milli şef dönemini yaşıyor gibiyiz. 1924 Anayasası sürecini ve hemen sonrasını dikkatlice incelersek bugüne ayna tutmuş oluruz diye düşünüyorum. 1921 Anayasası’nda yer alan farklılıklar ve haklar bir anda buharlaşmış geriye tekçi zihniyeti yansıtan ruhsuz maddeler kalmıştır. Bu duruma itirazlar gecikmemiş ancak her itiraz ve muhalif atak daha ciddi ve hak budayıcı adımla..]]> Thu, 23 Oct 2014 00:38:39 +0400 Hangi çözüm hangi barış? https://www.evrensel.net/yazi/72445/hangi-cozum-hangi-baris https://www.evrensel.net/yazi/72445/hangi-cozum-hangi-baris? Yine bir akıl tutulması döneminden geçiyoruz. Barışçıl çözüm yöntemleri yerine öldürmeyi ve tehdit savurmayı tercih eden, daha doğrusu alışkanlık haline getiren bir devlet aklı devrede ne yazık ki. Kobanê’de 3 haftayı aşkın bir süredir emperyalistlerin ve petro-dolarcı kralların ve şeyhlerin besleyip büyüttüğü kiralık katillere karşı özveriyle savaşanlar kim? Bu direnişe destek sunmak için çırpınanlar kim? Çözmek yerine başkalarını suçlayan hükümet acaba bu soruların cevabını ne kadar biliyor? Türkiye’nin batısından doğusuna doğru geldiğinizde her anlamda farklı bir dünyaya geldiğinizi fark ediyorsunuzdur siz de. Türkiye’yi ve Türkiye’de yaşananları, Kürt coğrafyasının gerçeklerini ‘ulusal’ adı verilen TV kanallarının tek taraflı ve ırkçı yayınlarından ibaret sanan onlarca yurtta..]]> Fri, 10 Oct 2014 00:35:56 +0400 Yakın Doğu’da savaş ve etnik temizlik https://www.evrensel.net/yazi/72345/yakin-doguda-savas-ve-etnik-temizlik https://www.evrensel.net/yazi/72345/yakin-doguda-savas-ve-etnik-temizlik? Korktuğumuz her şey başımıza geldi ve savaş ne yazık ki her yanımızı sardı. Yazılan senaryolar ve yapılan planlar değişerek uygulamaya konuluyor. Bu uygulamalar ve operasyonlar büyük bir etnik temizliği de beraberinde getiriyor. Savaş tacirleri her zaman olduğu gibi daha fazla para kazanma ve destek sundukları iktidarların ömrünü uzatma derdindeler. Kısacası “Kasap et derdinde, koyun can derdinde” şeklindeki ifade, farklı etnik ve dinsel inanca sahip insanlar can derdinde savaş bezirganları para ve egemenlik derdinde diye değiştirilse yeridir. Türkiye gerek içte ve gerekse dışta (bölge, Avrupa ve ötesi) geleneksel perde arkasında karıştır, bekle ve harekete geç politikasını sürdürüyor. İçte barış süreci denen soyut bir işle meşgul olunurken dışta sürecin ruhuna fatiha okutacak bin bir türlü oyunun içinde rol alınıyor denebilir. Sonuçta öldürülen,..]]> Fri, 26 Sep 2014 00:08:11 +0400 Nasıl bir eğitim ve nasıl bir üniversite? https://www.evrensel.net/yazi/72230/nasil-bir-egitim-ve-nasil-bir-universite https://www.evrensel.net/yazi/72230/nasil-bir-egitim-ve-nasil-bir-universite? Konuya geçmeden önce Şişli’de katledilen işçilerin ve Kürt coğrafyasında paralı katillerce katledilenlerin ailelerine başsağlığı dilemek ve DTK’nin (Demokratik Toplum Kongresi) yeni yöneticilerini selamlamak istiyorum. Ayrıca, 6-7 Eylül’de İstanbul’da ‘özel harpçi derin güçlerin’ Türk ve Müslüman olmayan vatandaşlara yönelik yağma, talan ve katliamını kınıyorum. Başlıkta yer alan soruların cevabı aslında insanlaşma süreciyle çok yakından ilintilidir. Türkiye’de bu süreç 1924 Anayasası’ndan hemen sonra sık sık kesintiye uğratılmış ve doğal mecrasından uzaklaştırılmıştır. Bu kesinti ve uzaklaştırma, toplumun kimyasını bozmak yoluyla eğitim ve araştırma faaliyetlerinin ‘resmi ideolojiye’ uygun olarak formatlanmasıyla sonuçlanmıştır. ‘Resmi ideoloji’ye hizmet etmeyen her düşünce yasakl..]]> Thu, 11 Sep 2014 00:43:12 +0400 Savaşın gölgesinde 'Türk Milli Eğitimi' https://www.evrensel.net/yazi/72131/savasin-golgesinde-turk-milli-egitimi https://www.evrensel.net/yazi/72131/savasin-golgesinde-turk-milli-egitimi? Komşularla sıfır sorun iddiasıyla başlayan ama sıfır komşu ile biten ‘Türk dış politikası’ bizzat içinde olduğu savaşın farklı boyutlarıyla cebelleşmek gibi zor bir döneme girmiş durumdadır. Savaş elbette ezilenler için göç, yıkım, ölüm, kan ve gözyaşıdır. Diğer taraftan kendi zenginini yaratan bir özelliği de vardır bu yıkıcı sürecin. Şu an iktidarda olan güçler savaş ve benzeri süreçlerin yarattığı zenginlik üzerinden bölgede ‘dev bir güç’ olmayı hatta Osmanlı İmparatorluğu gibi geniş sınırlara sahip olmayı hayal ediyorlardı. Bu politika da diğerleri gibi çuvallamış durumdadır. Oysa insan haklarına saygı duyan Demokratik Türkiye gibi bir amacımız olsaydı her şey çok daha farklı gelişebilirdi. Bunun için bir zihniyet devrimi gerekmektedir. Kısa vadede bu yönde bir sıçramanın olasılığı çok düşükt&..]]> Thu, 28 Aug 2014 00:03:03 +0400 Savaş, geçim ve seçim https://www.evrensel.net/yazi/72032/savas-gecim-ve-secim https://www.evrensel.net/yazi/72032/savas-gecim-ve-secim? Bir seçimi daha geride bıraktık. Katılımın görece düşük olduğu, haksızlık ve hukuksuzluğun tavan yaptığı bu seçimin sonuçları hâlâ tartışılıyor. Her şeye rağmen Halkların Demokratik Partisi adayı S. Demirtaş’ın büyük bir başarı sağladığını kabul etmek gerekiyor. TİP’in daha önce kazandığı başarıyı çok daha ileriye götürerek umudumuzu çoğaltan S. Demirtaş ve çalışma arkadaşlarına yürekten teşekkür etmek istiyorum. Yakın Doğu’da var olma yok olma savaşının gölgesinde, her türlü olumsuzluğa karşın Türkiyelileşme, Türkiye’nin umudu olma ve ciddi bir muhalefeti örme anlamında tarihi bir başarıdır söz konusu olan. Şimdi, yakın bir gelecekte yapılacak genel seçimler için hazırlık yapma ve çıtayı daha da yukarıya taşıma zamanıdır. Muhtemelen AKP içinde başlayacak tartışmalar ve yarılmalar ciddi ve tut..]]> Thu, 14 Aug 2014 00:46:25 +0400 Toplumsal gelişmeler ve yakın doğu https://www.evrensel.net/yazi/71937/toplumsal-gelismeler-ve-yakin-dogu https://www.evrensel.net/yazi/71937/toplumsal-gelismeler-ve-yakin-dogu? Bilim ve inanç düzlemlerinde evrim ve insanlaşma farklı şekilde algılanır ve değerlendirilir. Günlük yaşamdaki tartışma ve çatışmaların çoğu bu farklılıkla ilintilidir denebilir. Kapitalist ilişkilerin gelişmesiyle birlikte bu çatışmalar yer yer savaşlara dönüşür. Emperyalistlerin çıkarları uğruna tüm süreçlere müdahale edilir ve bunlar tarih ya da gelişme diye yutturulur. Bu çerçevede Yakın Doğu’ya baktığımızda kan, gözyaşı ve yıkım görürüz. Bilimsel olanla inanç düzlemine ait olanların karşı karşıya getirilip çatıştırılması andığımız sistemin büyük planlarının bir parçasıdır genellikle. Şüphe duyma, sorgulama ve analiz etmeye dayanan bilimle özünde dogmatik olan dinsel inançlar gelişmiş diye ifade edilen ülkelerde çatışmadan ziyade toplumların sağlıklı gelişmesi için kendi d&uum..]]> Thu, 31 Jul 2014 00:08:14 +0400 Deneyimler ışığında sınıf mücadelesi ve seçim https://www.evrensel.net/yazi/71836/deneyimler-isiginda-sinif-mucadelesi-ve-secim https://www.evrensel.net/yazi/71836/deneyimler-isiginda-sinif-mucadelesi-ve-secim? Toplum mühendisliğinin çeşitli operasyonları ile şekillendirilen toplumumuz, kritik koşullarda önemli bir seçim sürecinde konum belirleyecek. Yerel seçimlerde yaşananlar tazeliğini koruyor. Yakın ve Ortadoğu, emperyalist devletlerin çıkarlarına göre bir kez daha düzenlenmek durumuyla karşı karşıyadır bugün. Gerek ülkede ve gerekse bölgede tam bir güçlünün hukuku durumu (Türkiye, İsrail, Mısır, Irak, vb) egemen durumdadır. Adalet sadece güçlüler için söz konusudur. Buna karşılık sınıf mücadelesi epey zayıftır ve kısa vadede güçleneceğe benzememektedir. Ustalaşan devlet geleneği, 12 Eylül askeri faşist darbesiyle ezilen ve dağıtılan emek örgütlerinin yerine devlet güdümlü emek ve ‘sivil toplum’ örgütleri kurarak sınıf mücadelesinde yeni gedikler açmış durumdadır. Hâlâ y..]]> Thu, 17 Jul 2014 00:08:00 +0400 Kürt Özgürlük Hareketi, HDP ve seçim https://www.evrensel.net/yazi/71720/kurt-ozgurluk-hareketi-hdp-ve-secim https://www.evrensel.net/yazi/71720/kurt-ozgurluk-hareketi-hdp-ve-secim? Yakın ve Ortadoğu’da “Arap Baharı” diye nitelendirilen fakat bence dalgalanma tanımının daha yerinde olduğu dinamizm sonucunda pek de hesapta olmayan gelişmeler ve değişimler yaşanıyor. Sürekli bir kaynayan kazan durumundaki bölgede yeni sınırlar ve yeni yapılanmalar gündeme gelecek denebilir. Kürdistani güçler birlik konusundaki belirsizliği yenip bu yönde bir adım daha atarlarsa bölgenin ve insanlığın yararına önemli değişimleri sağlayabilirler diye düşünüyorum. Bu koşullar altında Halkların Demokratik Partisi (HDP) kongresini yaptı ve sorunların çözümü, özgürlük, eşitlik temelinde yeni bir yapılanma için göz ardı edilemez bir aktör olduğunu gösterdi. Elbette çeşitli eleştiriler ve suçlamalar da söz konusu oldu doğal olarak. Geçmişten beri hep şunu vurgulamıştık sanırım: Sorunları ortaklaştırmadan çöz&uum..]]> Thu, 03 Jul 2014 00:05:08 +0400 Yakın Doğu'daki yangın yayılırken savaş ve barış https://www.evrensel.net/yazi/71610/yakin-dogudaki-yangin-yayilirken-savas-ve-baris https://www.evrensel.net/yazi/71610/yakin-dogudaki-yangin-yayilirken-savas-ve-baris? Yakın Doğu demek yanı başımız demek. Orada büyük bir yangın ve vahşet var. Bu yangın ve vahşet genişleyerek sürüyor. Tehlike yaklaşıyor. Tedirginiz bu savaşın vahşetinden fakat barış konusunda da çok talepkar olduğumuzu söylemek zor bana göre. Barış zor, fakat barışı savunmak daha da zor. Yangın ve vahşet yaklaşırken önce canını kurtarmak ister insan, sonra da mümkünse malını. Savaş tüm gerçekleri öldürmüştür ve sıra kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere insanlara gelmiştir. Kaçmak gelir insanın aklına öncelikle: Güvenlikli bir yere kaçmak ve canını emniyete almak. Bunun için tüm mal varlığını bile vermeye hazırdır o an. Yoksulsa işi daha da zordur. Artık şansa kalmıştır her şey. Ölümle yaşam arasında git-gellerden sonra canını kurtarmışsa mutlu sayar kendini. Buruk bir sevinç duyar ama içi kan ağlamaktadır. Savaş kan, gö..]]> Thu, 19 Jun 2014 09:12:17 +0400 Barbarlıkta ısrar: Nereye kadar https://www.evrensel.net/yazi/71492/barbarlikta-israr-nereye-kadar https://www.evrensel.net/yazi/71492/barbarlikta-israr-nereye-kadar? "Dağlarına bahar gelmiş memleketimin ya da “Bunlar engerekler ve çıyanlardır/Bunlar aşımıza ekmeğimize göz koyanlardır” diye yazınca aklınıza kim gelir? Elbette, Ahmed Arif! 2 Haziran 1991’de hakka yürüyen bu büyük şairimizi saygı, sevgi ve özlemle anıyorum. “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür/Ve bir orman gibi kardeşçesine”, “Çocuklar öldürülmesin/Şeker de yiyebilsinler” diye haykıran Nâzım Hikmet’i 3 Haziran 1963’te sonsuzluğa yolculadık. Dünya Şairi büyük usta Nâzım’a binlerce selam! Geçtiğimiz günlerde Cannes Film Festivali’nde büyük ödül olan Altın Palmiye “Kış Uykusu” adlı filmle Yönetmen Nuri Bilge Ceylan’a verildi. Çok sevinmemiz ve gurur duymamız gereken bu başarıdan ötürü Nuri Bilge Ceylan’ı yürekten kutluyorum...]]> Thu, 05 Jun 2014 00:04:43 +0400 Vahşi kapitalizm ve Soma madenci katliamı https://www.evrensel.net/yazi/71384/vahsi-kapitalizm-ve-soma-madenci-katliami https://www.evrensel.net/yazi/71384/vahsi-kapitalizm-ve-soma-madenci-katliami? Vahşi kapitalizmin kâr hırsı uğruna güvencesiz ve sağlıksız koşullarda çalışmaya mahkum edilen Soma’daki madencilerin göz göre göre gelen bir facia sonucu katledilmesi karşısında tüm emekçilerin üzüntüsünü paylaştığımı ve baş sağlığı dilediğimi ifade ediyorum öncelikle. Bu büyük acıyı ortaklaştırmaya çalışanlara yönelik sözlü ve fiili saldırıları da kınıyorum. Adalet duygumuz zaten büyük yara almıştı, büyük bilimsel ve teknolojik gelişmelerin yaşandığı çağımızda çok sayıda madencinin iş cinayetinde öldürülmesi kalkınmada da sınıfta kaldığımızın acı bir itirafı ve göstergesi oldu. Vahşi kapitalizm basitçe şöyle tanımlanabilir: “1. Hayat unsurunu hiçe sayan kapitalizme, muhalifleri tarafından takılmış isim. 2. Türkiye, Rusya gibi gelir dağılımının dengesiz olduğu ülkelerde uygulanan k..]]> Thu, 22 May 2014 00:02:38 +0400 Çocuklar, kadınlar ve malum zihniyet https://www.evrensel.net/yazi/71267/cocuklar-kadinlar-ve-malum-zihniyet https://www.evrensel.net/yazi/71267/cocuklar-kadinlar-ve-malum-zihniyet? Başlarken Dersim Katliamı’nda devlet dersinde hunharca katledilen yurttaşlarımızı zulmün karşısında diz çökmeyen Seyid Rıza şahsında ve ömürlerinin baharında idam edilen üç fidanı cesur gençlik önderi Deniz Gezmiş şahsında saygıyla anıyorum. Malum zihniyetin tüm çabalarına rağmen hayatlarını Türkiye halklarının birlikte yaşaması için cesaretle adayan bu güzel insanlardan yeterince ders alıp almadığımızı açık yüreklilikle tartışmamız gerekiyor bugün. Dersim Katliamı sırasında süt emen bebeler ve çocuklar insafsızca süngülenmişti. Kadınlar vahşice katledilmiş ve Munzur kana kesmişti desem abartmış olmam. Bunlar yetmezmiş gibi sağ kurtulan kız çocukları tanımadıkları ailelere evlatlık adı altında asimile edilmek amacıyla verilmişti. Deniz Gezmiş idam edildiğinde 25, Seyid Rıza’nın oğlu idam edildiğinde 17 yaşındaydı. 12 Eylül askeri faşist ..]]> Thu, 08 May 2014 07:13:06 +0400 Yüzleşmeyen zihniyetin değişmeyin kodları ve soykırımda 99 yıl https://www.evrensel.net/yazi/71158/yuzlesmeyen-zihniyetin-degismeyin-kodlari-ve-soykirimda-99-yil https://www.evrensel.net/yazi/71158/yuzlesmeyen-zihniyetin-degismeyin-kodlari-ve-soykirimda-99-yil? 23 Nisan’da çocuk bayramı kutlanır ve 24 Nisan’daki Ermeni Soykırımı perdelenmeye çalışılır her yıl. Bu nasıl bir zihniyettir ki 99 yıl önce İttihatçıların planlayarak yaptığı ve övünerek ‘tarihe yazdığı’ ve Hitler’e esin kaynağı olduğu iddia edilen bir soykırımı inkar eder, sahip çıkanları vatan haini ilan eder ve yüzleşmekten kaçınır? Ne ilginçtir ki bu zihniyeti besleyenler de utanmadan içlerindeki kin ve nefreti deyim yerindeyse kusmayı çekinmeden sürdürür hâlâ. Resmi kayıtlara göre 1940 çocuk tutuklu var 23 Nisan’ın bayram olduğu bu ülkede. Neredeyse her gün çocuklar öldürülür iş kazalarında ya da atılan gaz kapsülleriyle ya da sıkılan kurşunlar ve atılan havan mermileriyle. İşkence ve tecavüz edilir çocuklara bu ülkenin zindanlarında. Bunu dile getiren çocuklara..]]> Thu, 24 Apr 2014 00:07:55 +0400 Türkiye'nin kutuplaştırılmış halleri https://www.evrensel.net/yazi/71043/turkiyenin-kutuplastirilmis-halleri https://www.evrensel.net/yazi/71043/turkiyenin-kutuplastirilmis-halleri? Maddesel ortamlarda dış bir alanın etkisiyle kutuplaşma durumu yaşanır ve artı yüklerle eksi yükler ayrışarak farklı yerlerde toplanır. Kutuplaşma sonucu bağlı yükler gündeme gelir. Temel bilimlerin yaşamımızdaki yeri ve önemi tartışma götürmez bir gerçekliktir. Temel bilimlerdeki ilkeleri ve yasaları toplumsal olayları açıklamakta doğrudan kullanamayız ama benzerlik kurarak çözüm yolları aramak epey mantıklıdır ve gereklidir bence. 30 Mart 2014 ‘Yerel Seçim’ sonuçları hâlâ tartışılıyor. Sonuçta şaibelerin, yalanların, haksız tutumların, güçlünün hukukuna uygun durumların en fazla yaşandığı bir ‘seçim’ yaşadık. Kazanan/kaybeden tartışmaları sürüyorken kutuplaştırma siyasetinin en belirgin etken olduğunun altını çizmeliyiz. ‘Seçim’ öncesi ‘siyasi hayatın vazgeçilmez öğeleri..]]> Thu, 10 Apr 2014 00:11:01 +0400 Şehir bizim, seçim bizim ya barış? https://www.evrensel.net/yazi/70928/sehir-bizim-secim-bizim-ya-baris https://www.evrensel.net/yazi/70928/sehir-bizim-secim-bizim-ya-baris? Silvan/Amed’de, 10 yaşındaki Mehmet Ezer’in Berkin Elvan gibi gaz kapsülüyle ağır yaralanması bir kez daha savaş halinin ve hukukunun geçerli olduğunu gösterdi. Hayati tehlikesi bulunan Mehmet Ezer’in ailesi başta olmak üzere hepimize geçmiş olsun. Bence çocuklarımızın hayatına bu kadar kastetmiş bir rejimin yaklaşan seçimleri şimdiden meşruiyetini yitirmiştir. ‘Seçim’ çalışmaları hızla sürüyor ve ‘seçime’ çok az bir süre kaldı. Bozuk düzenin değişmesinden yana olan partilerin önemli sloganlarından biri olan ‘Şehir Senin, Seçim Senin’ başlığa esin kaynağı oldu. 21 Mart tarihi Amed Newrozu’ndaki coşku ve dalgalanma gündemin değişmez konusu olan barış sürecinin yeni aşamasının yolunu çizdi: Diyalogdan yasal güvenceye sahip müzakereye! Seçim atmosferinde de olsak insani sorumluluklar..]]> Thu, 27 Mar 2014 00:06:35 +0400 Berkin'in anısına https://www.evrensel.net/yazi/70815/berkinin-anisina https://www.evrensel.net/yazi/70815/berkinin-anisina? Ekmek almak için evden çıkıp 269 gün sonra hakka yürüyen bir can; Berkin Elvan. Hepimizin gözü önünde günden güne eridi. Annesi: “Oğlumu Allah değil, Recep Tayyip Erdoğan aldı” diye feryat ederken emri verenler seçim meydanında tehdit yağdırıyordu ve emir alan ‘kahraman’lar Berkin’i bir gün olsun yalnız bırakmayan arkadaşlarına yine malum araçlarla ve orantısız şekilde saldırıyordu. Yolun açık olsun Berkin! Seni unutursak yediğimiz ekmek burnumuzdan gelsin! Sana kıyan eller aynı süreçte Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Mustafa Sarı, İrfan Tuna, Selim Önder, Ethem Sarısülük, Zeynep Eryaşar, Medeni Yıldırım, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan ve Serdar Kadakal’ı da katletmiş ya da ölümüne sebep olmuştu. Şu an binlerce insan Berkin Elvan için ve geleceğimizin umudu olan canlar için ayaktalar. Öld&u..]]> Thu, 13 Mar 2014 00:33:51 +0400 Kutuplaşma ve kirli siyaset ortamında seçimler https://www.evrensel.net/yazi/70695/kutuplasma-ve-kirli-siyaset-ortaminda-secimler https://www.evrensel.net/yazi/70695/kutuplasma-ve-kirli-siyaset-ortaminda-secimler? Gündem epey yoğun ve değişken olmakla birlikte yerleşik kutuplaşma sebebiyle temel algılarda sadece çok küçük değişim var gibi gözükmektedir. Toplumu alabildiğince gererek yaratılan küçük çıkarlara dayalı kirli siyaset ortamı ne yazık ki tatlı suyu, havası, denizi, ormanı, kırsal kesimi ve devasa köyleri andıran şehirleri gün be gün zehirlerken ‘seçim tiyatrosu’ tüm araçlarıyla sergilenmeye devam ediyor. Bazı TV kanalları ve gazeteler yalanları dizi dizi, sayfa sayfa örtmeye çalışıyor. Ölümle pençeleşen hasta tutuklular, Fatma Erkan ve Uğur Kaymaz gibi çocuk yaşta acımasızca katledilen çocuklar, binlerce işsiz, kadınlara yönelik şiddet, eğitim ve sağlıkta alarm veren durum, yolsuzluklar, duyarlı kesimler dışında kimsenin umurunda ya da gündeminde değil. AİHM kararları olmasa çoğumuz bu kahredici insanlık dışı durum..]]> Thu, 27 Feb 2014 00:05:38 +0400 Paket (demokrasi), torba (yasa), kutu (rüşvet), barış ve çözüm (yalan) https://www.evrensel.net/yazi/70579/paket-demokrasi-torba-yasa-kutu-rusvet-baris-ve-cozum-yalan https://www.evrensel.net/yazi/70579/paket-demokrasi-torba-yasa-kutu-rusvet-baris-ve-cozum-yalan? Yukarıdaki başlık yaşadığımız son durumun bir özetidir aslında. Bu kelimelerin bende çağrıştırdığı: Demokrasi sürekli paketlenmektedir; Yasalar torbalarda süzülüp içine zehirli maddeler atılarak servise sunulmaktadır; Ayakkabı kutularında saklanmaya çalışılan milyarlar rüşvet ve yolsuzluğu sergilemektedir; Barış ve çözüm süreci ne yazık ki büyük ve resmi yalanları örtmek amacıyla kullanılmaktadır. “Paralel …” denilenleri yazmaya gerek duymadım çünkü paralel yapılar bu sistemin olmazsa olmazıdır. Yeni olan şey bu yapıların iktidar tarafından tüm muhalifleri susturmak amacıyla genel bir kılıf şeklinde kullanılmasıdır. Götürülenler büyüdükçe yalanlar ve kılıflar da doğru orantılı olarak büyüyor. Para sayma makineleri bunu kanıtlıyor tabii ki. Yargı ve askeri/sivil bürokrasideki yeni yapılanma da buna eşlik e..]]> Thu, 13 Feb 2014 00:14:07 +0400 Yeni bir 'Milli şef ve ebedi şef' girişimi mi? https://www.evrensel.net/yazi/70461/yeni-bir-milli-sef-ve-ebedi-sef-girisimi-mi https://www.evrensel.net/yazi/70461/yeni-bir-milli-sef-ve-ebedi-sef-girisimi-mi? Başlarken 12 yıl önce kaybettiğimiz Yayıncı ve İnsan Hakları Aktivisti ‘Cesaret Ana’ Ayşenur Zarakolu’yu ; 28 Ocak’ı 29’una bağlayan gece alçakça katledilerek karanlık sulara gömülen Mustafa Suphi ve yoldaşlarını saygıyla andığımı belirtmek istiyorum. “26 Aralık 1938: CHP 1. Olağanüstü Kurultayı, Atatürk’ün vefatından sonra 26 Aralık 1938’de toplandı. Bu kurultayda Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, ‘değişmez genel başkanlığa’ seçildi. Kurultay ayrıca, Atatürk’ü ‘Ebedi Şef’ ilan ederken, İnönü’ye de ‘Milli Şef’ unvanını verdi.” (CHP’nin web sitesinden) Bu açıklayıcı kısa bilgilerden sonra günümüz Türkiye’sinde bu çerçevede yer alan gelişmelere bakabiliriz şimdi. Başkanlık, yarı-başkanlık, partili başkanlık sistemi tartışmaları derken Anayasa Uzlaşm..]]> Thu, 30 Jan 2014 00:13:12 +0400 Demokratik Türkiye mi, Kriz/Kaos/Darbe mi? https://www.evrensel.net/yazi/70341/demokratik-turkiye-mi-krizkaosdarbe-mi https://www.evrensel.net/yazi/70341/demokratik-turkiye-mi-krizkaosdarbe-mi? Bu soruyu ya da bu sorunun çevresindeki tartışmayı önemsediğimizden şüphe ediyorum desem yanılmış olur muyum acaba? Sanırım toplum olarak krizi ve kaosu demokrasiden daha fazla benimsiyoruz. Başka bir açıdan ifade etmem gerekirse toplum mühendislerimiz kriz/kaos/darbe seçeneklerini demokrasiye göre yeğleyen bir toplum tipi üretmiş durumdalar. Evde, sokakta, mahallede, okulda, iş yerinde, trafikte, dava görmek için gidilen adliye koridorlarında, tedavi olunmak için gidilen hastanelerde karşılaştığımız sorunları nasıl çözdüğümüzü düşünelim örneğin! Orman yasalarına taş çıkartacak özgün yöntemler icat etmekte pek de mahiriz değil mi? Gazeteler, radyolar, filmler, ders kitapları ve ille de şu illet televizyon dizilerinde; güçlüye tapınma, güçlünün adaletine sığınma, şiddete dayalı sorun çözme yanında g..]]> Thu, 16 Jan 2014 00:46:14 +0400 2014 Türkiye için bir milat olabilir mi? https://www.evrensel.net/yazi/70217/2014-turkiye-icin-bir-milat-olabilir-mi https://www.evrensel.net/yazi/70217/2014-turkiye-icin-bir-milat-olabilir-mi? Hareketli bir yılın ardından katliam anmalarının damgasını vurduğu acılı bir aralık ayından sonra yeni umutlarla yeni yılı karşılamış olduk. Tüm okuyucuların yeni yılının farklı ve güzel olmasını diliyorum. Yeni yılın farklı ve güzel olması için epey sebep var çünkü. 1 Ocak, Gregoryen Takvimine göre zaman çizelgesinde 1 olarak kabul edilen tarihtir. 0 yoktur, bu sebeple milattan önce ve sonra kısaltmalarıyla bu noktaya göre tarihsel belirlemeler yapmaktayız. Sivil ve demokratik Anayasa yapamadan dolayısıyla onlarca antidemokratik yasa ve düzenlemeyi değiştirmeden girdik yeni yıla. Katliamlarla yüzleşemedik, geçmişimiz hâlâ kanlı ve kirli olarak duruyor ardımızda. 2013 ‘e girerken verdiğimiz sözleri tutmadığımız gibi yeniden sözler vererek başka bir yeni yıla girmiş olduk. Umutlarımızı çoğaltmak bu olsa gerek. Belki de kalıp davranışlardır bunlar. Tarihin tekerrür&u..]]> Thu, 02 Jan 2014 01:05:25 +0400 Çoğunluk diktatörlüğü mü demokrasi mi? https://www.evrensel.net/yazi/70089/cogunluk-diktatorlugu-mu-demokrasi-mi https://www.evrensel.net/yazi/70089/cogunluk-diktatorlugu-mu-demokrasi-mi? CHP’nin tutuklu Milletvekili M. Balbay’ın tahliyesinden sonra beklenen BDP’li tutuklu milletvekillerinin de tahliyesiydi. Birden gündeme AKP Milletvekili H. Şükür’ün istifası ve ardından aralarında “ünlü” iş adamları ve “ünlü” bakanların oğullarının da bulunduğu gözaltılar düştü. Görüldü ki BDP’li seçilmişlerin tahliyeleri çok da yer etmiyormuş malum medyada ve malum zihniyetin kapsama alanında! Yerel fakat özel yetkili mahkemeler böylece Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararını es geçmiş oldu. Nasıl olsa söz konusu olan Kürt milletvekilleriydi ve zaten özel yetkili mahkemelerin kuruluş ve işleyişine uygun “soyut ve somut” bir durum söz konusuydu! Bu ciddi ve kritik durumun ilk sinyalini Adalet Bakanı daha önce vermişti zaten. Gazetelerde yer alan habere göre “Anayasa Mahkeme..]]> Thu, 19 Dec 2013 00:44:49 +0400 Diyalog, müzakere ve barış-2 https://www.evrensel.net/yazi/70032/diyalog-muzakere-ve-baris-2 https://www.evrensel.net/yazi/70032/diyalog-muzakere-ve-baris-2? Son yazıda, Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezinin düzenlediği Barış ve Müzakere Süreciyle ilintili önemli bir toplantıdan notlar ve değerlendirmelerin ilk bölümünü sunmuştum. Şimdi, kaldığım yerden devam etmek istiyorum. D. Zeyrek, hükümetin tam çekilme olmadığı için adımları yavaşlattık şeklindeki açıklamasının doğru bir yaklaşım olmadığını vurguladı. Ana dilde eğitimin bundan bağımsız olduğunu belirterek kanın durduğunu ama her şeyi konuşamadığımızı söyledi. Roboski ile yüzleşemediğimizi, demokratikleşme paketinin iddialı olmadığını, Andımızın kaldırılmasının olumlu olmakla birlikte Anayasadaki vatandaşlık tanımının hâlâ yerinde durduğunun altını çizdi. Ayrıca, devletin ve KCK’nin tüm yurttaşların kârlı çıkacağı bir yaklaşım sergilemediğini ve PYD’nin rakibinin Barzani olmasının sürece zarar verdiğini de ekledi. Süreç müzaker..]]> Fri, 13 Dec 2013 00:13:30 +0400 Diyalog, müzakere ve barış -1 https://www.evrensel.net/yazi/69971/diyalog-muzakere-ve-baris-1 https://www.evrensel.net/yazi/69971/diyalog-muzakere-ve-baris-1? Dershaneler konusu gündemdeki yerini korumakla birlikte görüşme ve görüş almalardan sonra ocak 2014’te kararlaşmaya gidilecek gibi bir durum ortaya çıktı şimdi. Bu konuda yazmayı düşünüyordum, ancak pazar günü Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezinin Barış ve Müzakere Süreci ile ilgili olarak düzenlediği kapsamlı toplantıdan sonra bu toplantının içeriği ve sonuçları üzerinde yazmaya karar verdim. Ana konuya geçmeden önce Adıyaman’da Alevilere ait evlerin işaretlenmesini protesto ettiğimi ve bu konunun daha önceki benzer çirkinliklerde sergilenen “çocuklar yapmıştır” türünden hamasi açıklamalarla geçiştirilmemesi gerektiğinin altını çizdiğimi belirtmek istiyorum. Toplantıda BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, süreçle ilgili önemli ve anlamlı açıklamalar yaptı. Önerilerini ..]]> Thu, 05 Dec 2013 00:07:24 +0400 Eski meseleler ve yeni partnerler https://www.evrensel.net/yazi/69859/eski-meseleler-ve-yeni-partnerler https://www.evrensel.net/yazi/69859/eski-meseleler-ve-yeni-partnerler? Eski meseleler derken Kürt meselesi başta olmak üzere çözüm bekleyen temel meseleleri kastettiğim açıktır. Geçtiğimiz hafta sonu Amed gösterişli toplantılara ve göz yaşartan buluşmalara tanıklık etti. Hani Türkiye’de yaşadığımı unutsaydım sel gibi akan gözyaşlarına kapılıp boğulabilirdim. Ne duygusallık, ne Amedseverlik, ne kardeşlikmiş ama! Kürdistan mı telaffuz edilmedi, meşhur nakarat olan tekçi düşünce mi dillendirilmedi, barış ve kardeşlik türküleri mi söylenmedi, Ahmet Kaya mı anılmadı… Bir de kasım ayında düzmece bir yargılama sonucu idam edilen Seyid Rıza anılsaydı ve pazar günü Alevilerce düzenlenen Aşureye icabet edilseydi sessiz bir devrimi yaşamış olacaktık adeta! Olayı hafife aldığım anlaşılmasın sakın. Önemli bir buluşmaydı: Hem seçime yönelik bir adım olarak hem de seçime kadar zaman kazanma anlamında etkili bir g..]]> Thu, 21 Nov 2013 00:12:18 +0400 Duvarlar ve insanlar https://www.evrensel.net/yazi/69744/duvarlar-ve-insanlar https://www.evrensel.net/yazi/69744/duvarlar-ve-insanlar? Bilinmeyen bir dilin konuşulduğu ülkeydi orası. Ölüm tarlalarından cesetlerin fışkırdığı ve insanlar yeni yılı kutlamaya hazırlanırken çocuk ve gençlerin bombalandığı ve de cesetlerinin katırlarla taşındığı bir coğrafyadan söz ediyorum. Kan, gözyaşı ve kayıpların eksik olmadığı; gençliklerin ve sevdaların yarım kaldığı barışa hasret bir coğrafyanın sınırlarını bir zamanlar cetvelle çizip ayıranlar ve sınırlara mayın döşeyenler şimdi duvar örerek bir kez daha bağrından yaralıyorlar. Tüm bilgi alma çabaları sonuçsuz kalan seçilmiş bir belediye başkanı canını ölüme yatırarak direniyor duvara karşı. Daha vahim olanı şu: Vicdanımız ve gözlerimiz ve de yüreklerimiz duvara karşı duran bir belediye başkanına karşı başka bir duvar sanki. Aklımız mı tutuldu ne? İktidar ve yandaşları aslında toplumsal farklılıklar arasına çoktandır duvar örmekteydi. Her fırsatta gerilim ..]]> Thu, 07 Nov 2013 08:58:54 +0400 Devlet-ulusun devletleşmesinde iki kritik adım https://www.evrensel.net/yazi/69632/devlet-ulusun-devletlesmesinde-iki-kritik-adim https://www.evrensel.net/yazi/69632/devlet-ulusun-devletlesmesinde-iki-kritik-adim? 1924 Anayasasıyla perçinleşmiş devlet-ulus zihniyeti edindiği yeni donanımlarla devleşmeye çalışıyor. Bu konuda atılan birçok adım söz konusu olmakla birlikte iki kritik adım ve sonrasına dair düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. 1924’te Diyanet İşleri Başkanlığı kurulur ve 1925’te tekke ve zaviyeler kapatılır. Bu tarihler, devlet-ulusun devleşme projesinin ilk kritik adımıdır. Bir anlamda devlet dini yaratılmakta ve tuhaf bir laiklik anlayışıyla devlet-ulusun egemenlik alanı genişletilmektedir. “Kongreden (1932 Türk Tarih Kongresi) iki ay sonra, Türk tarih tezinin ateşli savunucusu, Eski İstiklal Mahkemesi Hakimi Dr. Reşit Galip Maarif Vekili tayin edilerek, üniversiteye çeki düzen vermekle görevlendirildi. Daha önce İsviçreli Eğitimci Albert Malche ülkeye çağrılarak, Darülfünun’un aksayan yönlerini eleştiren bir rapor yazması sağlanmıştı. 1933 temmuz..]]> Thu, 24 Oct 2013 09:51:02 +0400 Paketlenen demokrasi, inadına barış... https://www.evrensel.net/yazi/69529/paketlenen-demokrasi-inadina-baris https://www.evrensel.net/yazi/69529/paketlenen-demokrasi-inadina-baris? Paketlemek fiilinin sözlük anlamlarına bakınca şunlar gözüme çarptı: 1) Bir veya birkaç şeyi kağıda sararak, kutuya koyarak bağlamak, 2) Yakalamak, ele geçirmek, derdest etmek, 3) Argoda birini baştan savmak, atlatmak (www.turkcebilgi.com). Aylardır özenle reklamı yapılan ve geniş toplum kesimlerinin beklentisini yükselten meşhur ‘demokratikleşme paketi’ gerçekte var olan demokrasi kırıntılarını da paketleme girişimi olmasın sakın? Orantısız güç kullanmayı eleştiren akademisyenlere “dağa çıkın” diyen ‘rektör’ler, cemevi isteyenlere “Müslümansanız camiye gelin” diyen ‘politikacı’lar, “Cemevleri teröristlerin merkezi olmamalı” diyen ‘yazar-vekil’ler, devlet dersinde katledildiği kanıtlanan Ali İsmail ile ilgili haber takibi yapan bir gazeteci için “Oğlum İsmail,..]]> Thu, 10 Oct 2013 06:00:23 +0400 Bilim, din ve barış: Nereden nereye? https://www.evrensel.net/yazi/69005/bilim-din-ve-baris-nereden-nereye https://www.evrensel.net/yazi/69005/bilim-din-ve-baris-nereden-nereye? Bilim tarihinin ‘Nereden geldik, nereye gidiyoruz’ sorusuyla başladığı kabul edilir. Bu sorunun üzerinden yüzlerce yıl geçti. İnsanlaşma süreci devam ediyor. Bilimsel ve teknolojik gelişmeler epey hızla giriyor yaşamımıza. Dinle ilgili tartışmalar geri bıraktırılmış ülkeler başta olmak üzere sürüyor. Bu coğrafyalarda barış çok uzakta hâlâ… Bilindiği üzere bilimde her şey tartışmaya açık iken din alanında tartışma ya da şüpheye yer yoktur. Dolayısıyla toplumsal ilerlemenin olması ya da toplumun geri kalmışlık zincirini kırabilmesi için bilim düzlemi ile din düzleminin ayrılması, denge halinin kurulması ve korunması gereklidir. Aksi durumda hem beynimizde hem de toplumsal yaşamımızda bir kargaşa söz konusu olur. İnsanlık tarihi milliyetçilik ile dinsel inançların yaşamda önemli bir yer tuttuğunun örnekleriyle doludur. Fakat bu tarih bilim i..]]> Wed, 25 Sep 2013 17:09:08 +0400 Osmanlıcılık-Türkçülük kavgası ve ötekilerin durumu https://www.evrensel.net/yazi/67729/osmanlicilik-turkculuk-kavgasi-ve-otekilerin-durumu https://www.evrensel.net/yazi/67729/osmanlicilik-turkculuk-kavgasi-ve-otekilerin-durumu? İçeride ve dışarıda savaşın öldüren ve göç ettiren yüzünü en açık şekilde yaşadığımız bir dönemden geçiyoruz. Önce gerçekler sonra da çocuklar ve kadınlar katlediliyor çok yakınımızda. Buna rağmen seçim ve kazanma hırsı çoğu ziyan edilmiş hayatımızı belirlemeyi sürdürüyor hala. Yakın-doğudaki bu vahim duruma ek olarak yakın çevremizde amansız bir kavga daha sürüyor. Bu kavga her fırsatta katledilen ve malları yağmalanan ötekilerden geriye kalanları eritme ya da yok etme “ülküsü”nü koruyor. Söz konusu kavga, yakın tarihte 1. paylaşım savaşında başlayan ve onlarca yurttaşın canına ve malına mal olan bir kavgadır. Bu kavga, İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC) ile Osmanlıcılar diye nitelendirebileceğimiz güçler arasındaki iktidar kavgasıdır. Bu kavganın ilk galibi İTC’dir ve sonucu da 1924 Anayasası..]]> Thu, 12 Sep 2013 16:56:57 +0400 Korku imparatorluğunun korkuları https://www.evrensel.net/yazi/66345/korku-imparatorlugunun-korkulari https://www.evrensel.net/yazi/66345/korku-imparatorlugunun-korkulari? Korku İmparatorluğunun insanlara aşıladığı ve beyinlere işlediği korkulardan bahsetmiştim. Sonuçta, ‘Peki imparatorluğun korkuları yok mu’ diye sormuştum. Aslında sorunun cevabını hepimiz az ya da çok biliyoruz. Çünkü imparatorluk ve biz bu korkularla büyüdük ve bugüne geldik. İsterseniz Korku İmparatorluğunu yapı diye adlandıralım ve bu şekliyle kullanalım. Yapı, en başta kendi insanından korkuyor diye başlayabiliriz. 1924 ve sonrasında oluşturulan anayasa metinleri ve pratikteki uygulamaları çok iyi açıklar bu durumu. Günümüzde darbe karşıtlığı moda söylem haline gelmişken hâlâ bir darbe anayasası ile yapıyı sürdürme çabaları ve yetmezmiş gibi güvenlik önlemlerini arttırma girişimleri not edilebilir. Dünyaya “meydan okuma” denemeleri ile darbe anayasasıyla toplumu “yönetme” ısrarı, mezarlıktan geçerken ıslık ..]]> Wed, 28 Aug 2013 17:02:38 +0400 Korkunun imparatorluğundan imparatorluğun korkusuna https://www.evrensel.net/yazi/64984/korkunun-imparatorlugundan-imparatorlugun-korkusuna https://www.evrensel.net/yazi/64984/korkunun-imparatorlugundan-imparatorlugun-korkusuna? On yıllardır bir korku imparatorluğunda yaşadığımızı inkar edebilir miyiz? Bu konuda epey yaşanmışlıklar olduğu çok açıktır. Hatta diyebiliriz ki var olan rejim korku ve yalan üzerine inşa edilmiştir. Düşünelim o zaman; Dersim Katliamı’nı yaşayanların korkusunu tarif edip anlamaya çalışmak olası mıdır? 90’lı yıllarda Amed’de (Diyarbakır) yaşananların yarattığı korkuyu nasıl tanımlarsınız örneğin? İki olay arasında yarım asırdan fazla bir zaman aralığı var. Sonuçlarını birlikte yaşıyoruz belki, ama o zaman ve mekanda yaşamak ve o korkuyu hissetmek başka bir durumu işaret eder. ‘Şeriat geliyor korkusu’ aşılandı bazen. Bazen de darbe korkusu salındı damarlarımıza. Korkularımızla büyüdük, korkularımızı büyüttük ve yeni korkular ürettik. Çarpıcı bir örnek daha; 1978 Maraş’ında evler işaretlendi önce ve ardından katledildi insanlar dünyanın göz&uu..]]> Wed, 14 Aug 2013 17:30:17 +0400 Rojava devrimi ve Alevilerin tutumu https://www.evrensel.net/yazi/63625/rojava-devrimi-ve-alevilerin-tutumu https://www.evrensel.net/yazi/63625/rojava-devrimi-ve-alevilerin-tutumu? Çok iddialı ve çok boyutlu bir işe giriştiğimin farkındayım. Bu yazıyı bir deneme olarak kabul edin lütfen. Çevremizdeki hayat o kadar hızlı değişiyor ki kayıtsız kalmak akla zarar bir davranış haline geliyor artık. İnsanım diyen herkesin bu konulara kafa yorması kaçınılmaz bir görevdir bence. Rojava; Batı Kürdistan ya da Suriye Kürdistanı diye anılan bölgeyi ifade ediyor. Bilindiği üzere 19 Temmuz 2012’de Rojava devrimi yapıldı ve o günden bu yana Rojava halkı demokratik özerkliği kurmaya çalışıyor. Çok boyutlu sorunların sarmalında debelenen Yakın Doğu’da böyle bir yapılanmanın kolay olmadığı açıktır. Tüm zorluklara rağmen akıllıca ve demokratik yöntemlerle adım adım özerk bir yapı inşa edilmektedir. Bu dinamik coğrafyada yaşayan Alevilerin bu gelişmelere karşı tutumu beni epey rahatsız ettiği için değinme gereği duyuyorum. Suriye’de ve Türkiye&r..]]> Thu, 01 Aug 2013 11:46:48 +0400 Açılım yalanı ve barış-çözüm tuzağı https://www.evrensel.net/yazi/62275/acilim-yalani-ve-baris-cozum-tuzagi https://www.evrensel.net/yazi/62275/acilim-yalani-ve-baris-cozum-tuzagi? Açılımların içinin boş olduğu ve çeşitli adlarla ‘piyasaya sürülen’ açılımların tamamen yalan olduğu netleşti artık. Açılım yalanıyla Alevileri, ‘barış ve çözüm’ tuzağıyla da Kürtleri oyalama ve kandırma yolunu seçen bir hükümetle karşı karşıyayız. Gelinen noktada bir sonuç, ilerleme ve somut bir adım var mıdır? ‘Evet’ demek için akılsız ya da usta bir yalancı olmak gerekir. Darbe sonrası Mısır’daki bir kısım muhalefeti ve her daim Suriye’deki muhalefeti destekleyen malum zihniyetin temsilcileri ne yazık ki ülkedeki muhaliflere karşı olanca güçleriyle savaş açmış durumdadır. Örnek mi? Gezi Direnişi sırasında ve sonrasında yaşananlar; Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş’ın vahşice katledilmesi; Lice’de kalekol protestosunda Medeni Yıldırım’ın hunh..]]> Wed, 17 Jul 2013 17:16:47 +0400 Zurnadan ney sesi çıkarmak ve süreç https://www.evrensel.net/yazi/61118/zurnadan-ney-sesi-cikarmak-ve-surec https://www.evrensel.net/yazi/61118/zurnadan-ney-sesi-cikarmak-ve-surec? Başlıktaki konuların birbiriyle ne ilgisi var demeyin, bence epey ilintili konular. Bunu işlemeye çalışayım bu yazıda. İşlediği ve kararlılıkla sürdürüleceği iddia edilen bir süreci yaşıyoruz. Üzerinde anlaşılan ilkelere ve bu ilkelerin hayata geçirilmesi yönünde basınç oluşturan bir iradeye rağmen süreç bir türlü demokratik yönelime evrilmiyor, aksine otoriter ve baskıcı bir nitelik kazanıyor. Korku ve yalan imparatorluğunu ebedi kılma ve buna yönelik muhalefeti ne pahasına olursa olsun ezme gibi “klasikleşmiş” Devlet Zihniyeti hâlâ egemen ne yazık ki. Hükümet yetkilileri zurnadan ney sesi çıkarmaya uğraşırken kimi kesimler merak ve heyecanla bunun gerçekleşmesini beklemenin doğru olduğunu salık vermektedir. Kimi kesimler ise durumu şüpheyle karşılamakla birlikte ‘dur bakalım ne olacak’ havasındadır. İktidarın zehirli meyvelerinden b..]]> Wed, 03 Jul 2013 13:17:53 +0400 Gezi Parkı'ndan barışa yol gider mi? https://www.evrensel.net/yazi/59838/gezi-parkindan-barisa-yol-gider-mi https://www.evrensel.net/yazi/59838/gezi-parkindan-barisa-yol-gider-mi? Gezi olayları ya da Gezi direnişi diye özetlenen ve Türkiye’de birçok ilkleri yaşatan bir süreci yaşamaktayız. Öyle bir süreç ki sadece Türkiye’de değil neredeyse tüm dünyada epey yankı uyandırmış ve Brezilya’da “Artık aşk bitti, burası Türkiye” diyen yığınlara esin kaynağı olmuştur. Şimdi, çözüm ve barış süreci ile Gezi sürecinin nerede ve nasıl kesişeceğini tartışma zamanıdır bence. Öncelikle altı çizilmesi gereken birkaç noktayı vurgulamak isterim: 1. Gezi direnişi ve akabinde gelişen ve genişleyen süreç Türkiye gibi korku ve yalan imparatorluğunda korku duvarının aşılması ve yalanların deşifre edilmesi anlamında bir kırılma noktası olmuştur, 2. Dayatmalara, özel hayatın sınırlanmasına, güçlünün hukukuna, çoğunluğun diktasına ve otoriter tek-adamlığa karşı duran esprili, dayanışmacı, akılcı bir gen&..]]> Wed, 19 Jun 2013 10:47:43 +0400 Muhafazakarlaştırılamayanlardan mısınız? https://www.evrensel.net/yazi/58671/muhafazakarlastirilamayanlardan-misiniz https://www.evrensel.net/yazi/58671/muhafazakarlastirilamayanlardan-misiniz? Güncel gelişmelere geçmeden önce 2 Haziran 1991’de yitirdiğimiz Ahmed Arif ve 3 Haziran 1963’te yitirdiğimiz Nâzım Hikmet’i anmak istiyorum: “Bunlar, Engerekler ve çıyanlardır/Bunlar /Aşımıza, ekmeğimize /Göz koyanlardır/Tanı bunları/Tanı da büyü...”; “Yaşamak bir ağaç gibi/Tek ve hür/Ve bir orman gibi kardeşçesine /Bu davet bizim…” 28 Mayısta Taksim Gezi Parkı’nda yasaya uygun olmayan ve halkın muhalefetini göz ardı eden ağaç katliamı ve yıkım çalışmalarının başlaması üzerine başlayan ve dalga şeklinde yayılan, hâlâ da devam eden kitlesel bir hareketlenme yaşamaktayız. Devletin güvenlik güçlerinin aşırı güç kullanması sonucu onlarca yaralı, gözaltı ve iki de ölüm söz konusudur. Demokratik hak aramaya karşı aşırı bir devlet terörü estirilmiştir. Demokrasi ve Barış Sürec..]]> Wed, 05 Jun 2013 11:18:08 +0400 Çözüm süreci, Aleviler ve sol -3 https://www.evrensel.net/yazi/57500/cozum-sureci-aleviler-ve-sol-3 https://www.evrensel.net/yazi/57500/cozum-sureci-aleviler-ve-sol-3? Ağır aksak da olsa ilerleyen bir süreç ve yeni gelişmeler söz konusudur. Bunlarla ilgili irdelemeye geçmeden önce Reyhanlı’daki bombalama olayı sonrası yaşamını yitirenleri andığımı, yaralılara geçmiş olsun demek istediğimi ve saldırıyı yapanları kınadığımı belirtmek isterim. ‘Ser verip sır vermeyen bir yiğit’ olarak tarihe geçen İbrahim Kaypakkaya’nın düşüncesinin ve mücadelesinin önemli ve anlamlı olduğunu düşünüyorum. Problemlerini çözmede zorlanan toplumların bu deneyimden öğrenecekleri çok şey olduğu açıktır. Kısa vadede barış ve demokrasiyi önemseyen tüm kesimler için önemli olduğunu düşündüğüm iki olayı da anmak isterim; 25-26 Mayısta Türkiye’de ve 29-30 Haziranda Avrupa’da düzenlenecek Demokrasi ve Barış Konferansı. Bu iki konferansın sonuçlarının ve yankılarının anlamlı olaca..]]> Wed, 22 May 2013 10:34:50 +0400 Çözüm süreci, Aleviler ve sol -2 https://www.evrensel.net/yazi/56287/cozum-sureci-aleviler-ve-sol-2 https://www.evrensel.net/yazi/56287/cozum-sureci-aleviler-ve-sol-2? Son yazımda, son günlerde epey tartışılan ve farklı tepkiler alan çözüm süreci, Aleviler ve sosyalist solu yazmak istediğimi yazmıştım. Gelinen noktada, kararlaşmalar uyarınca Kürt gerillalarının ‘sınır dışına’ çekilmesi aşaması başladı. ANF ’nin geçtiği habere göre “hazırlıklar tamam, olumsuzluklara rağmen geri çekilme başlayacak.” Umarım ve dilerim bu aşama Demokratik Türkiye’ye, Kürtlerin ve ötekileştirilen/yok sayılan kesimlerin kendi kaderini tayin hakkını garanti altına alacak bir ortama olanak sağlar. ‘Vatandaşımızın burnu kanamasın’ diye Taksim 1 Mayıs Meydanını emekçilere yasaklayan zihniyet ne yazık ki değişmediğini göstererek çok sayıda ‘vatandaşımızın’ yaralanmasına sebep oldu. Uygulanan orantısız şiddeti kınıyorum ve yaralanan emekçilere geçmiş olsun demek istiyorum. 4 Mayıs 2013, Dersim Katliamının 76. yılın..]]> Wed, 08 May 2013 10:56:03 +0400 Barış süreci ve üniversiteler https://www.evrensel.net/yazi/53892/baris-sureci-ve-universiteler https://www.evrensel.net/yazi/53892/baris-sureci-ve-universiteler? Görüldüğü kadarıyla ‘Barış ve Çözüm Süreci’ şimdilik barışın tesis edilmesi yönünde ilerletilmeye çalışılıyor. Bu konuda güçlü bir direncin ortaya çıktığını görüyoruz ve yaşıyoruz. Malum düzen partilerinin direnci ve kararsızlığı barış karşıtlarına ne yazık ki geniş bir manevra alanı kazandırmış durumda. Barış konusunda henüz netleşmiş bir plan ve program da yok ne yazık ki. Sanki el yordamıyla, ‘dene ve gör’ yöntemiyle ya da -elim varmıyor yazmaya ama- ‘mış gibi yapma’ yani çalının etrafından dolanma tercih ediliyor gibi… Barış sözcüğünün telaffuz edilmesi ve bu konuda olumlu sayılabilecek adımlar atılması üzerine sanki bir merkezden düğmeye basılmış gibi hemen tüm üniversitelerde ırkçı saldırılar söz konusu oldu. Hatta gazeteye yansıyan haber ve görüntülere..]]> Wed, 10 Apr 2013 10:21:05 +0400 Zor barış! https://www.evrensel.net/yazi/52669/zor-baris https://www.evrensel.net/yazi/52669/zor-baris? Mart ayı adeta bir katliam anmaları ayına dönüştürülmüş durumda. 12 Mart: Gazi Katliamı, 16 Mart: Halepçe ve İstanbul Üniversitesi Katliamı, 28 Mart: Diyarbakır Çocuk Katliamı, 30 Mart: Kızıldere Katliamı… Öncelikle bu katliamlarda hunharca katledilen yurttaşlarımızın ailelerine ve yakınlarına baş sağlığı diliyorum yeniden. “Bölücülük ve Terörle Mücadele” adı altında yapılan “operasyonların” hazin ve düşündürücü sonuçlarıdır bu üzücü olaylar. Daha vahim olanı bu katliamlarla hâlâ yüzleşmemiş olmamızdır. Katliamı yapanlar korunmuş ve kollanmış, deliller karartılmış ve aileler mahkeme kapılarında ve duruşma salonlarında adeta süründürülmüştür. Katiller değil ama anma etkinliklerine katılanlar cezalandırılmıştır. Geçen yıl yine bir ‘operasyon’ sonucu Roboski’de u..]]> Wed, 27 Mar 2013 10:51:32 +0400 Hassasiyet, korku, beklenti ve pazarlıklar: Barışını arayan ülke https://www.evrensel.net/yazi/51466/hassasiyet-korku-beklenti-ve-pazarliklar-barisini-arayan-ulke https://www.evrensel.net/yazi/51466/hassasiyet-korku-beklenti-ve-pazarliklar-barisini-arayan-ulke? Bu savaş ilk değil bu topraklarda, görünen o ki eğer başarılabilirse ilk barış olacak. Süreci zorlu kılan önemli bir etkendir bu. Bu sebeple kırılgan bir süreç ve bağlantılı olarak korkulu bir bekleyiş söz konusudur. Görüşmeler başladı ancak hâlâ bir müzakere süreci başlamadı. Herkes 21 Mart 2013’te yapılacak açıklamayı bekliyor. Anlamlı bir Newroz yaşayacağız bu yıl. Tüm okuyucuların Newroz Bayramı’nı şimdiden kutluyorum. Umarım 21 Mart 2013 tarihe düşen önemli bir not olur. ‘Böyle barış ve çözüm olur mu’ demeyin. Oluyor işte! Yıllardır tek tip insan yaratmak uğruna bin bir yalanın ders kitaplarına yazıldığı ve entrikaların olağan işler haline geldiği bir toplum mühendisliği ülkesinde barış ve çözüm böyle oluyor demek ki. Barış ve çözüm süreçlerine dair epey örnek var ama bu türd..]]> Wed, 13 Mar 2013 10:51:03 +0400 Barış baharı https://www.evrensel.net/yazi/50119/baris-bahari https://www.evrensel.net/yazi/50119/baris-bahari? Başlığı yazarken epey düşündüm: Öyle ya onlarca yıldır kafalara kazılan umutsuz, ötekileştirici, tek-tipçi, öfkeli, talancı yurttaş profili birkaç görüşmeyle sonlanmayacağına göre barış ve çözüm umudunun bir başka bahara ötelenme tehlikesi her zaman vardır. Ben yine de bardağın dolu tarafını görerek değerlendirmeye çalışayım. Bunun için epey olumlu gelişme de yok değil hani… Sinop, Samsun ve Hatay’da yaşanan linç girişimleri savaştan beslenen çevrelerin dinamizmini yansıtıyor. Tehlikeli olan şey bu güçlerin hâlâ korunuyor olmasıdır. Ulusalcı çevrelerin kutsal ittifakı ve askeri/siyasal operasyonlar olumsuzluğu arttıran başka etkenler olarak beliriyor. Olumlu gelişmeler yok mu? Var elbette: Kalıcı bir barışa yönelik olarak HDK, EMEP, BDP ve TBM (Türkiye Barış Meclisi) başta olmak üzere farklı kurumlardan ve topluluk..]]> Wed, 27 Feb 2013 11:15:21 +0400 Barış, samimiyet ve ciddiyet ister https://www.evrensel.net/yazi/48948/baris-samimiyet-ve-ciddiyet-ister https://www.evrensel.net/yazi/48948/baris-samimiyet-ve-ciddiyet-ister? ABD Başkanı Obama, Öcalan ile devlet arasındaki görüşmeleri desteklediğini açıkladı... HDK, görüşme sürecinin müzakerelere dönüşmesi için ‘Çözüm için müzakere, barış için eşitlik’ adıyla büyük bir kampanya başlattı... Barış Anneleri ve Roboskî’li aileler de Öcalan’la yapılan görüşmelere tam destek verdi. Roboskî’li aileler, Barış Anneleri, asker aileleri ve çocukları polis tarafından öldürülen aileler Meclis önünde barış için buluştu. Yapılan açıklamada acılar ve özlem ortaktı... EMEP, ‘Savaşa dur de demokrasi için birleş’ adını taşıyan kampanya başlattı... K. İnanır, ‘Barış hasreti, Kürt ve Türk hassasiyetinden büyüktür. Barış sürecinden döneni halk affetmez’ dedi... Türkiye Barış Meclisi (TBM), K&uu..]]> Wed, 13 Feb 2013 10:28:46 +0400 Barış: Ne kadar yakın/uzak? https://www.evrensel.net/yazi/47736/baris-ne-kadar-yakinuzak https://www.evrensel.net/yazi/47736/baris-ne-kadar-yakinuzak? Aslında uzaklık ve yakınlık mesafe ile ilgili olmakla birlikte günlük yaşamımızda olayların zamansal sıralamasını anlatmakta da kullanılabilmektedir. Yakın ve Orta-Doğu’nun yeniden biçimlendirilmeye çalışıldığı bu ciddi süreçte barışın yakınlığı ve uzaklığı yaşamsal bir değer kazanmaktadır. İçeride de durumun epey vahim olduğunu söylersem abartmış olmam sanırım. Dolayısıyla iç ve dış koşullarda bir kırılma hali söz konusudur. Bu kırılmanın insanların yararına olması, barışın sağlanması yönünde yürütülecek mücadeleye ve atılacak adımlara bağlıdır. CHP içinde gelişen son durum barış, çözüm, demokrasi, eşitlik ve adalet konusunda gidilecek uzun bir yol olduğunun göstergesidir. 1924-2013: Doksan yıllık bir zaman aralığıdır fiziksel olarak. Bu zaman aralığında yürütülen kesintisiz “proje” şu an yaşadığımız tüm ciddi sorunların maddi te..]]> Wed, 30 Jan 2013 11:57:25 +0400 Ölüm tarlasında barış çiçeği açacak! (Mı?) https://www.evrensel.net/yazi/46565/olum-tarlasinda-baris-cicegi-acacak-mi https://www.evrensel.net/yazi/46565/olum-tarlasinda-baris-cicegi-acacak-mi? Paris’te 3 Kürt kadın siyasetçinin vahşice katledilmesi dev gibi bir tepki dalgasına yol açtı sonuçta. Kırılganlık, tereddüt, karamsarlık, umut, kızgınlık ve başlayan olumlu bir sürecin kesintiye uğrayacağı endişesi gibi gayet insani tepkiler dünyanın her yerinden sel gibi aktı denebilir. Barışa evrilen yol, ölümlerin durması ve gözyaşlarının akmamasına yönelikken daha yolun başında böylesi bir siyasi cinayetin işlenmesi doğal olarak çeşitli yorumlara ve değerlendirmelere yol açtı. Umut veren gelişme, sürecin kesintiye uğramaması için olgun sayılabilecek söylem ve davranışların öne çıkmasıdır bence. Sorunları çözerken olasılıkları hesaplayarak çözüme uygun akılcı yolu bulmanın ne kadar zor olduğunu yaşayarak öğrendik sanıyorum. Çözümsüzlükten beslenen kesimlerin hâlâ aktif olduğunu göz ön&u..]]> Wed, 16 Jan 2013 10:43:22 +0400 Yeni yıl/yeni umutlar https://www.evrensel.net/yazi/45338/yeni-yilyeni-umutlar https://www.evrensel.net/yazi/45338/yeni-yilyeni-umutlar? Artık 2013 yılındayız. Barış, adalet ve özgürlük dolu bir yıl olmasını diliyorum. Yeni yılın yeni umutların müjdecisi olmasıdır önemli olan. Bu beklentiden ötürü yeni bir sürecin başladığını ilan ettiler hemen. İmralı ile görüşmeler yapılıyor ama tek bir amacı var(mış): “Örgüte silah bıraktırmak.” 2012 her anlamda emekçiler için bir yıkım yılı oldu desem abartmış olmam. Tüm kazanımlar geri alınmaya çalışıldı. Direnenlerin başına ne geldiğini gördük ve yaşadık. Hapishaneler onlarca siyasetçi, gazeteci, sendikacı, öğrenci ve seçilmiş belediye başkanları/meclis üyeleriyle doldurulmuş durumda. Bu utancın yeni bir yılda sürdürülmemesi gerekiyor bence. Çözüme ve dolayısıyla barışa giden yol doğru muhataplarla doğru zeminde buluşmaktan geçiyor. Hükümet çevreleri hedefe “örgüte silah bır..]]> Wed, 02 Jan 2013 10:28:33 +0400 Yüzleşme olmadan barış olmaz https://www.evrensel.net/yazi/44108/yuzlesme-olmadan-baris-olmaz https://www.evrensel.net/yazi/44108/yuzlesme-olmadan-baris-olmaz? İnsanın kendisiyle barışık olması aslında bir denge durumudur. İç ve dış dünya arasındaki bir dengedir bu. Bu denge bozulduğunda çeşitli psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıkar. Kişinin kendi geçmişiyle olan bağlarını şimdiki zamandan koparmak olası değildir. Bu durumda yüzleşmenin önemi ve anlamı belirir. Geçmişimizle yüzleşmeyi başardığımızda denge haline ulaşırız ve dolayısıyla kendimizle barışık oluruz. Toplumsal barış bir anlamda kendisiyle barışık bireylerin çoğalmasıyla olası hale gelir. İç ve dış dünyası arasında denge kurabilmiş bireylerden oluşan toplum sağlıklı bir toplum olup barış içinde yaşamaya adaydır. Bu genel değerlendirmeden yola çıkarak Türkiye’de yüzleşme ve barış içinde yaşama konusuna bakabiliriz artık. Yakın geçmişte yüzleşilmesi gereken o kadar olay vardır ki sıralanmaya kalkışılırsa uzun bir liste ortaya çıkar (katliamlar ve soykırı..]]> Wed, 19 Dec 2012 09:57:13 +0400 Savaş ölüm, barış yaşamdır https://www.evrensel.net/yazi/42860/savas-olum-baris-yasamdir https://www.evrensel.net/yazi/42860/savas-olum-baris-yasamdir? Yakındoğu’daki savaş her gün yeni olaylarla ‘geliyorum’ demeyi sürdürüyor. Yeryüzü ve ülkemiz savaşların sebep olduğu kana, gözyaşına ve korkunç yıkımlara hiç de yabancı değil aslında. Buna rağmen “çıkar alanı” diye anılan geniş bir coğrafyada savaşlar sürüyor ve hayatlar sönüyor. Ölüm kol geziyor olanca çıplaklığıyla: Önce gerçekler sonra da canlar ölüyor/öldürülüyor. Enerji kaynaklarını paylaşmak uğruna örülen “yeşil kuşak”, yalanlara kılıf uydurmak amacıyla debelenip duruyor ve milyon dolarları emperyal güçlerin çıkarları için ölen canlar pahasına harcamaya devam ediyor. Behice Boran, 1950 yılında kurucusu ve başkanı olduğu Barışseverler Cemiyeti, Menderes hükümetinin Kore’ye asker göndermesini kınayan bir bildiri yayımlayınca 15 ay hapis cez..]]> Wed, 05 Dec 2012 10:58:03 +0400 Zor fakat olanaksız değil: Barışı örmek https://www.evrensel.net/yazi/41507/zor-fakat-olanaksiz-degil-barisi-ormek https://www.evrensel.net/yazi/41507/zor-fakat-olanaksiz-degil-barisi-ormek? Yerelden ulusala ve uluslararası alana uzanan geniş bir uzayda iki ayı aşkın bir süre “yaşamayı uğrunda ölecek kadar sevmek” anlamında gündeme gelen ve önemli gelişmelere yol açan açlık grevlerinin sonlandırılması her anlamda sevindirici bir gelişme oldu. Bu konuda çok yazıldı, çizildi ve konuşuldu. Eylemler sonlanmakla birlikte sorunlar hâlâ çözülmeyi bekliyor. Bu gelişmelerin barışa giden yolda önemli bir ivme sağladığını düşünüyorum. Taleplerin meşru ve makul olduğu konusunda bir görüş birliğine varıldığı söylenebilir. Toplum vicdanının harekete geçirildiğini de belirtmeliyim. İçeri ile dışarı arasındaki sınırlamanın kalktığı; onca çarpıtmaya, yalan haberlere, karalamalara ve ablukalara rağmen toplum vicdanının ortaklaştığı bir durumu yaşadık diyebilirim. Bu noktada, Türkiye Barış Meclisinin Genel Kurulunun yapılması barışı örmek..]]> Wed, 21 Nov 2012 12:47:05 +0400 Barışa doğru giden yolda açlık grevleri https://www.evrensel.net/yazi/40189/barisa-dogru-giden-yolda-aclik-grevleri https://www.evrensel.net/yazi/40189/barisa-dogru-giden-yolda-aclik-grevleri? Açlık grevinin 58. günündeyiz. Artık ölüme biraz daha yakınız. Barış, adalet ve özgürlük için canlarını feda eden yurttaşlarımız artık yaşamla ölümü ayıran ince sınırdalar. “Ölüm hep bana/Bana mı düşer usta?” (R. Durbaş) diye yazan şairimiz aranan çırak için yazmıştı bu şiiri. Oysa sadece çırakların değil ötekileştirilenlerin payına hep ölüm düştü bu ülkede. Onlar ki uzun zamandan beri ötekileştirilmeye şimdi de hiçleştirilmeye çalışılıyorlar. Bugün barışa doğru giden yolda açlık/ölüm grevlerine katılanların taleplerini ve bu taleplerin barışçı yaşamdaki karşılığını anlamaya çalışalım. Savaşın önce gerçekleri sonra da kadın ve çocukları öldürdüğünü bilmeyen/görmeyen kalmadı sanırım. Bir avuç ölüm tacirinin hırsı uğruna ç..]]> Wed, 07 Nov 2012 10:43:31 +0400 Niçin barışa doğru? https://www.evrensel.net/yazi/39027/nicin-barisa-dogru https://www.evrensel.net/yazi/39027/nicin-barisa-dogru? Öncelikle tüm okurlara yürekten bir merhaba demek istiyorum. Bundan böyle bu köşede hayatı ve düşüncelerimizi paylaşacağız. Savaş tamtamları çalarken “barışa doğru” tuhaf gibi gelebilir. Ama unutmayalım: “Çocuğun gördüğü düştür barış” (Y. Ritsos). İnsanlık (ve bilim) tarihinin “Nereden geldik nereye gidiyoruz?” sorusuyla başladığını kabul ediyoruz. Bu süreçte savaşlar ve kıtlıklar yaşandı. Doğal felaketlere tanık olundu. Son büyük paylaşım savaşında milyonla ifade edilen sayıda insan öldü. Avrupa adeta yeniden inşa edildi. Şimdi artık bölgesel savaşlar var. Dünyayı çıkar alanı ilan eden “koalisyon” güçleri, “Demokrasi götürmek” adına bölgesel savaşları ve çatışmaları körüklediği gibi düşman diye ilan ettiği ülkelere “operasyon” yapmakta sak..]]> Wed, 24 Oct 2012 13:46:12 +0400