Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Avukatı tutuklu yargılamak https://www.evrensel.net/yazi/82241/avukati-tutuklu-yargilamak https://www.evrensel.net/yazi/82241/avukati-tutuklu-yargilamak? ÇHD’li Halkın Hukuk Bürosundan 17’si tutuklu 20 avukat “yargılanıyor” İstanbul Bakırköy Adliyesinde. Hukuki durum açısından yargılama sözcüğünü kullandım.Teknik olarak böyle. Fakat anladığım kadarıyla siyasi bir davada, sanık sandalyesinde oturan avukatlar, düzeni yargılıyorlar. Mesela, ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın Potemkin panolarını hatırlatması, bir ülkenin yargı sistemine karşı getirilmiş en ağır ve fakat en naif eleştiri sayılmalı. 18. yüzyılda Çarlık Rusyası’nda, Kırım Valisi Potemkin’in başvurduğu bir yöntem (panolar) ile hukuk sisteminin hakikatinin panolarla örtülmesi arasında paralellik kurulması sistem eleştirisi açısından müthiş. Hatırlıyorum, AB raportörlerinden çok değerli sosyalist bir milletvekili, şimdi uzaklarda, 1994 yılında Türkiye ziyareti ardından bir rapor yayımlamıştı. Ma..]]> Thu, 13 Sep 2018 03:05:57 +0300 Siyaset ve yargının kılavuzluğu https://www.evrensel.net/yazi/82199/siyaset-ve-yarginin-kilavuzlugu https://www.evrensel.net/yazi/82199/siyaset-ve-yarginin-kilavuzlugu? Son 10 yıldaki arşivlere bir bakalım ve mesela toplamda 627 kişinin yaşamını yitirdiği aşağıdaki katliamları hatırlayalım: Roboski (28 Aralık 2011, 34 ), Reyhanlı (11 Mayıs 2013, 53), Soma (13 Mayıs 2014, 301), Ermenek (28 Ekim 2014, 18), Diyarbakır ( 5 Haziran 2015, 5), Suruç (20 Temmuz 2015, 33), 10 Ekim Ankara Gar (10 Ekim 2015, 103), Kızılay (13 Mart 2016, 36), Davutpaşa (31 Ocak 2008, 20) , Çorlu Tren katliamı (8 Temmuz 2018, 25). Bu katliamların ve daha nice katliamın, ne gerçek faillerini ve ne de sorumlularını öğrenebildik. Bu katliamlardan bazıları ( Soma, Ermenek, Davutpaşa, Çorlu) iş kazası olarak kayıtlara geçti. Bize göre hiç de öyle değil. İş kazası olarak nitelenen cinayetlerin tümünde devletin yükümlülüklerini yerine getirmemesi olgusu yatmaktadır. Buna biz insan hakları hukukunda pozitif yükümlülük diyoruz. Önlem alma yükümlülü..]]> Thu, 06 Sep 2018 03:23:00 +0300 Bir basın açıklaması ve sonrası https://www.evrensel.net/yazi/82148/bir-basin-aciklamasi-ve-sonrasi https://www.evrensel.net/yazi/82148/bir-basin-aciklamasi-ve-sonrasi? Geçen hafta Cumartesi günü İHD Ankara Şubesi önünde hem Cumartesi annelerinin Galatasaray lisesi önündeki 700.oturma eylemine destek için hem de hasta mahpusların özgürlükleri için biraraya geldik. Mahpuslar için yapılan açıklama şöyleydi: “209. HAFTA BASIN AÇIKLAMASI 25.08.2018 Biz bugün Ankara Numune hastanesi yoğun bakımında yaşam savaşı veren Koçer Özdal’ın son durumunu aktarmak istiyoruz. Koçer Özdal 2014 yılında tutuklanmış ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilerek Bafra T Tipi hapishanesine konulmuştur. Uzun süre tek kişilik hücrede tutulan ve cezaevi şartlarında hastalanan Koçer Özdal, cezaevindeki diğer mahpusların uzun uğraşıları sonucunda arkadaşlarının yanına verilmiştir. Bundan 6 ay önce tetkikleri yapılmış ve mesane kanseri olduğu tespit edilmiştir. Kanserden kaynaklı olan dolaşım sistemi zarar g..]]> Thu, 30 Aug 2018 03:10:54 +0300 İnsan hakları ile demokrasi ilişkisi https://www.evrensel.net/yazi/82109/insan-haklari-ile-demokrasi-iliskisi https://www.evrensel.net/yazi/82109/insan-haklari-ile-demokrasi-iliskisi? İki insan hakkını sorun alanı olarak kabulden hareketle, insan hakları ile demokrasi arasındaki ilişkiye dair değerlendirmede bulunmak isterim. Bu iki sorun alanından ilki ifade özgürlüğüdür. Diğeri de yaşam hakkı bağlamında zorla kaybedilme olgusudur. İkisi de anayasasında “demokratik” diye nitelenen bir ülkedeki durumla ilgisi bağlamında yazının konusu oluyor. İfade özgürlüğü, biliniyor, AİHM tarafından demokrasinin, çoğulculuğun temeli olarak niteleniyor. David Beetham, “Demokrasi ve İnsan Hakları” kitabında (liberte yayınları), insan haklarının bölünmezliği ve bütünselliğine vurgu yapar. Medeni, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel haklar ile demokrasi ilişkisini analiz eder. BM Viyana Dünya İnsan Hakları Konferansı Viyana Belgesi’nin 8. maddesinde (Haziran 1993) demokrasinin bütün unsurlarına yer verilen bir tanım vardır. Şöyle: “a..]]> Thu, 23 Aug 2018 03:11:52 +0300 Savaş, Rahip Brunson ve hukuk krizi https://www.evrensel.net/yazi/82066/savas-rahip-brunson-ve-hukuk-krizi https://www.evrensel.net/yazi/82066/savas-rahip-brunson-ve-hukuk-krizi? Türkiye birkaç krizi birden yaşıyor. Bazıları konjonktürel bazıları ise yapısal. Konjoktürel kriz, ABD ile yaşanan kriz. Hükümetler anlaşırlar, pek fazla derinleşmez. Bizim tarafta söz gelimi anti-emperyalist bir eğilim olsa elbette derinleşir. Ama iş öyle değil. İkincisi, yani yapısal olanı ise, insan hakları ve demokrasi krizidir. Döviz krizi olarak öne çıkan ve nitelenen aslında her gün herkesin yaşadığı bir krizdir. Önce şöyle genel bir saptamayı tekrarlamış olayım. Türkiye’nin asal sorunu insan hakları ve demokrasi sorunudur. Bu sorunun en önemli halkası da Kürt sorunudur. Unutmayınız, savaş hem hayatları alıp götürüyor hem de ekonomiyi. 90’lı yılları yaşadık değil mi, 94’ü, ardından da birikmiş sorunların patladığı, 2001’i… Ne çabuk unuttuk, Suriye askeri harekatlarını, Zeytindali ve Afrin harekatlarını? Çelik ço..]]> Thu, 16 Aug 2018 04:46:37 +0300 Osmanlı ve Cumhuriyet anayasalarında insan hakları https://www.evrensel.net/yazi/82021/osmanli-ve-cumhuriyet-anayasalarinda-insan-haklari https://www.evrensel.net/yazi/82021/osmanli-ve-cumhuriyet-anayasalarinda-insan-haklari? 1808’de Sened-i İttifak ile başlayan anayasal metinlerde insan hakları konusu, güncelliğini koruyor. Anayasalardan beklenti yüksek. Ta 1800’lü yıllardan beri böyle. “İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı” adlı eserinde İlber Ortaylı, 1800’lü yılları anlatır (Timaş Yayınları, 2017). O dönemde, Osmanlı padişahları, aydınlar, Osmanlı bürokrasisi ve Osmanlı toplumu modernleşme sürecinin bir parçasıdır. Devletin uluslararası ilişkileri ise çok belirgindir. Söz gelimi 1856 Islahat Fermanı, Paris Antlaşması’nın hemen öncesinde kabul ve ilan edilmiştir. Önemli ölçüde azınlık hakları tanınmıştır. 1856 Paris Antlaşması Osmanlı’nın bir Avrupa Devleti olduğunu kabul ve ilan eden antlaşmadır. Bu yüzyılda ortaya çıkan 1808, 1839, 1856, 1876 anayasal kıymetteki metinlerinde, insan hakları anlayışındaki gelişmeleri görmek mümkün. En başta bü..]]> Thu, 09 Aug 2018 04:37:49 +0300 T.C. anayasalarında insan hakları https://www.evrensel.net/yazi/81977/t-c-anayasalarinda-insan-haklari https://www.evrensel.net/yazi/81977/t-c-anayasalarinda-insan-haklari? 1921 anayasasından başlayalım. Kurtuluştan kuruluşa giden yolda Osmanlı ülkesinde üçlü iktidar vardır. İlki İstanbul hükümeti, ikincisi 1918 yılından itibaren İngiltere’nin işgali ve yönetimi altındaki Osmanlının başkenti İstanbul gerçeği ve Ankara hükümeti olarak bilinen kuruluş ve kurtuluşçuların hükümeti. Bu üç iktidar/otorite farklı amaç gütmektedir. 1921 yılına gelindiğinde İstanbul’da artık bir Meclis yoktur. Sarayın hükümeti vardır. Bir de Ankara’da bir meclis, bir hükümet ve bir ordu vardır.1921 Teşkilatı Esasiye Kanunu 23 maddelik bir kanundur. Bu kanun özelinde insan hakları açısından iki önemli haktan söz etmek mümkündür. Birincisi, ulusların kendi kaderini tayin hakkı açısından, örneğin 1.maddesi, hakimiyetin bilakaydu şart milletin olduğunu vurgular. Millet, mukadderatı bizzat ve bilfiil ida..]]> Thu, 02 Aug 2018 03:05:10 +0300 Osmanlı anayasalarında insan hakları https://www.evrensel.net/yazi/81939/osmanli-anayasalarinda-insan-haklari https://www.evrensel.net/yazi/81939/osmanli-anayasalarinda-insan-haklari? İnsan haklarının Osmanlı İmparatorluğu’nun anayasal düzeninde (temel hukuki metinlerde) nasıl yer aldığı ve nasıl uygulandığı araştırılması ve incelenmesi gereken bir konudur. Sened-i İttifak’la (1808) başlayan ve İkinci meşrutiyete kadar (1908-1909) süren yüzyıllık dönemin cumhuriyete (1923) yansıyan ve etkide bulunan yanlarına rastlamak mümkündür. Dolayısıyla son iki yüzyıllık devlet hayatı için (Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti) en başta anayasal metinlerde temeller bulunabilir ve bu metinlerden hareketle gelişme seyri izlenebilir. Sadece iç dinamikler bakımından değil, o tarihlerdeki genel dünya ve özel olarak da Avrupa siyasi gelişmelerinin etkileriyle birlikte düşünmek lazım. Sened-i İttifak 7 şarttan oluşan bir metin. İnsan hakları açısından önemli bir kaç nokta olduğunu düşünüyorum. Devlet iktidarının (padişah/sultan yetkileri) sınırlanması bunl..]]> Thu, 26 Jul 2018 04:10:45 +0300 Onur Hamzaoğlu: Özgür insan https://www.evrensel.net/yazi/81900/onur-hamzaoglu-ozgur-insan https://www.evrensel.net/yazi/81900/onur-hamzaoglu-ozgur-insan? Albert Camus’nun Veba adlı romanını bilirsiniz. Cezayir’in Oran kentinde farelerin ölümünü gördüğünde bunun Veba olduğunu tespit eden, başının belaya gireceğini bile bile bu olguyu yetkili makamlara duyuran ve önlem alınmasını isteyen ve alınması gereken önlemleri de sıralayan Dr. Reeux’dür (Riö) roman kahramanı. Veba duyulur, kent karantinaya alınır. O sırada Veba’yı haber yapmak için Oran’a gelen Gazeteci Rambert, Dr.Rieux’un çalışmalarına tanık olur. Kentten çıkmak için doktorun yardım etmesini ister. Fakat doktor, kentin herkes için karantina altında olması nedeniyle isteği geri çevirir. Gazeteci de kentte vebaya karşı verilen mücadeleye katılır. Bir ara doktorla sohbetlerinde doktora “Siz bir kahramansınız” der. Doktor, “Bunun kahramanlıkla ilgisi yok” der. “Gazeteci ne ile ilgisi var?” diye sorar. Doktor, &ld..]]> Thu, 19 Jul 2018 04:27:59 +0300 OHAL kader değil çıkış mümkündür https://www.evrensel.net/yazi/81863/ohal-kader-degil-cikis-mumkundur https://www.evrensel.net/yazi/81863/ohal-kader-degil-cikis-mumkundur? OHAL gerçekten sona eriyor mu? Bence bu soruya tarihe bakarak cevap vermek lazım. Türkiye’de olağanüstü rejim koşullarına dair şöyle bir- iki tespit yapmak mümkün: Birincisi, Türkiye’de olağanüstü rejim koşulları bir istisna değil süreklidir. Arada geçen süreler yeni rejimin kanıksanması ya da terk ediliş tartışmalarının yaşandığı yeni dönemlerden çıkış olmadan başka bir olağanüstü koşulların yaşanması süreleridir. Örnek olsun, Türkiye Cumhuriyetinin kurulduğu 1923 yılından başlamak üzere 1987 yılına değin geçen 64 yılın 26 yılında sıkıyönetim askeri rejimi uygulanmıştır. 1987 yılında ilan edilen olağanüstü hal rejimi de 15 yıl sürmüş ve 30 kasım 2002 tarihinde yani 15 yıl sonra kaldırılmıştır. Böylece, 2002 yılını esas alırsak cumhuriyet 79 yıllık ömrünün 41 yılını, başka bir ifade ile ömrünün y..]]> Thu, 12 Jul 2018 04:36:00 +0300 Gazeteci/yazar özgürlüğü https://www.evrensel.net/yazi/81816/gazeteci-yazar-ozgurlugu https://www.evrensel.net/yazi/81816/gazeteci-yazar-ozgurlugu? Ahmet Turan Alkan hapisteki bir gazeteci. 700 günden fazla bir süredir özgürlüğünden yoksun. Zaman gazetesi yazarlarından… Birkaç gün önce oğlu Talat Alkan’dan şöyle bir mail aldım: “Tutukluluğunun 700. Gününden Notlar 1- Anayasa Mahkemesi’nin ve İnsan Hakları Mahkemesi’nin aynı dosyada emsal olarak verdiği –internet sitesi ve resmi gazetede yayınlanan- Şahin Alpay kararına rağmen tahliye edilmedi. Alkan’ın her iki mahkemede başvurusu bulunuyor. 2- Mütalaaya göre benzer durumda olan diğer yazarların –Ali Bulaç, Şahin Alpay vb. tahliyesinin ardından dosyada tutuklu kalan birkaç yazardan birisi Ahmet Turan Alkan. 3- Halen ağırlaştırılmış müebbet koşullarında, tecritte Silivri 9 Numaralı Kapalı Cezaevi’nde 3 kişilik odada kalıyor. 4- Alkan, Anayasal düzeni ortadan kaldırmak ve silahlı terör örgütüne ü..]]> Thu, 05 Jul 2018 03:10:30 +0300 Yeni kararnameler rejimi https://www.evrensel.net/yazi/81764/yeni-kararnameler-rejimi https://www.evrensel.net/yazi/81764/yeni-kararnameler-rejimi? Yeni kararnameler rejimine geçtik, hayırlı olsun. Bu rejimde iki türlü kararname var. İlki olağanüstü hal cumhurbaşkanlığı kararnamesi diğeri cumhurbaşkanlığı kararnamesi. Anayasa’nın 119/6-7.maddesinde düzenlenen OHAL cumhurbaşkanlığı kararnameleri kanun hükmündedir. Diğeri ise olağan hallerde temel hak ve özgürlükler hariç her alanda tek başına cumhurbaşkanı tarafından çıkarılabilecek olan cumhurbaşkanlığı kararnameleridir. Bu noktaya nasıl geldik? 16 Nisan 2017 tarihinde halkoyuna sunulan 6771 sayılı bir kanun vardı. Anayasa’nın 70 civarında maddesinde değişiklik öngören 18 maddelik bir kanundu bu. Bilinen hükümet sistemini tümüyle değiştiriyordu. Buna ‘cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi’ diyorlardı. Bakanlar kurulu ortadan kalkıyordu. Kurul yoktu artık. Tek karar verici vardı. Yürütme yetkileri tek kişide-cumhurbaşkanınd..]]> Thu, 28 Jun 2018 04:28:29 +0300 Seçimlerde gözlemci olmak https://www.evrensel.net/yazi/81714/secimlerde-gozlemci-olmak https://www.evrensel.net/yazi/81714/secimlerde-gozlemci-olmak? İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Eşit Haklar İçin İzleme Derneği (ESHİD), 2011 yılından beri 6 ayrı seçimde yaptıkları iş birliğini 24 Haziran 2018 seçimlerinde de sürdürüyorlar. İHD ve ESHİD bu amaçla, “Bağımsız Seçim Platformu” oluşturdular. İHD 30’dan fazla şubesi ile süreçte gözlemci olarak bulunacak. ESHİD tarafından hazırlanan ve platform bileşenlerine gönderilen 8 ayrı belge bulunmakta. Bu belgeler şöyle sıralanabilir: -Bağımsız Seçim Gözlemciliği Rehberi -Bağımsız Seçim İzleme Platformu hakkında bilgi notu -Bağımsız Seçim Gözlemcileri İçin Yönerge -135/1 ve -135/2 sayılı YSK Genelgeleri -YSK’nin Dil Kararı - İl ve İlçe Seçim Kurulları İçin Genelge - WhatsApp Kurulum Teknik Destek “Bağımsız Seçim Gözlemciliği Rehberi”, Hukukçu-Akademisyen Dr. Çiğdem Se..]]> Thu, 21 Jun 2018 04:04:30 +0300 Özgürlük talebi https://www.evrensel.net/yazi/81667/ozgurluk-talebi https://www.evrensel.net/yazi/81667/ozgurluk-talebi? Seçim dönemindeyiz.Seçilmek için biz seçmenlere seslenen siyasi partiler ve gerçek kişi adaylar var. Bize seslenenlerden bazıları içeriden sesleniyor. İçeri derken cezaevini kastediyoruz. S. Demirtaş’ı, O. Hamzaoğlu’yu hatırlayınız. Bir de yeni cezaevinden çıkmış ya da uzun yılla önce çıkmış ama sayısız gözaltılar ve tutuklama riskleri altında özgürlük mücadelesini vermiş, veren kişiler var.Ahmet Şık, Veli Saçılık hemen akla gelenler. Özgürlük talebi hep cezaevinden geliyor gibi anlaşılıyor. Hayır, öyle değil. Elbette cezaevi, kapatarak cezalandırma mekanı olarak insanın hareket alanıyla ilgili. Özgürlük fiziksel oluyor belirtilen durumda. Metrekare alanınız daraltılıyor da daraltılıyor.Yaşayanlar için mezar büyüklüğü gündeme getiriliyor. Hücre böyle bir şeydir. Hareket alanınızın en..]]> Thu, 14 Jun 2018 03:55:11 +0300 Barış yolu https://www.evrensel.net/yazi/81618/baris-yolu https://www.evrensel.net/yazi/81618/baris-yolu? Türkiye barışı için sivil alan girişimleri sürüyor. İki önemli gelişme yaşandı mayıs ayı sonlarında… İlki Norveç’in başkenti Oslo’da , Demokratic Progress Institutenin ((DPI) düzenlediği ‘Zor Zamanlarda Kapsayıcı Diyalogu Gerçekleştirme’ toplantısı ve diğeri de Barış Vakfının “Barışa Çağrı” başlığı ile “Vizyon Belgesi”ni açıklaması… Oslo’da yapılan toplantıya, Türkiye’de kamuoyunca tanınan pek çok şahsiyet katıldı. Nihal Bengisu Karaca, Kezban Hatemi, Ali Bayramoğlu, Fazıl Hüsnü Erdem, Kadir İnanır, Öztürk Türkdoğan, Ufuk Uras, Oral Çalışlar, Tarık Çelenk, Fuat Keyman, Vahap Çoşkun, , Diyarbakır Baro Başkanı Avukat Ahmet Özmen katılanlar arasındaydı. DPI’nın öncülerinden Kerim Yıldız’ı ’90’lı yıllardan beri tanır, bilirim. Hakikat hakkı, hukukun &..]]> Thu, 07 Jun 2018 02:20:36 +0300 Savunmaya özgürlük https://www.evrensel.net/yazi/81572/savunmaya-ozgurluk https://www.evrensel.net/yazi/81572/savunmaya-ozgurluk? CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, 5 Nisan avukatlar günü vesilesi ile, “Savunma hakkı savunmasız bırakılırken avukatların yaşadığı hak ihlalleri” başlıklı bir rapor yayımlamıştı. Rapora göre, OHAL süresi boyunca 570 avukat tutuklanmış, 1480 kadarı hakkında soruşturma açılmış ve 79 avukat hakkında da uzun dönemli hapis cezaları verilmiştir. Halen 17 Halkın Hukuk Bürosu avukatları yaklaşık 250 gündür tutukludur ve tecrit altında tutulmaktadırlar. Hapis içinde hapis. Tecrit bizim anlayışımıza göre, işkence ve onur kırıcı, aşağılayıcı muameledir. Tecrit kararlarını ve uygulanmasını biz suç kararları ve uygulaması olarak görürüz. Unutmayalım, işkence ve onur kırıcı muamele suçtur! Sayın Bingöl’ün raporunda da vurgulandığı gibi, çok sayıda avukat tutukludur. Ayrıca belirtmeliyiz ki pek çok avukat , keyfi suçlamalar ve hukuk..]]> Thu, 31 May 2018 04:26:42 +0300 Roboskî'de insanlık suçu https://www.evrensel.net/yazi/81527/robosk-de-insanlik-sucu https://www.evrensel.net/yazi/81527/robosk-de-insanlik-sucu? AİHM, Roboskî katliamı ile ilgili olarak, Selahattin Encü ve diğerleri/Türkiye kararında (başvuru no: 49976/16, 17.5.2018), kabul edilemezlik kararı verdi. Hatırlayalım, 28 Kasım 2011 tarihinde Irak devleti sınırları içinde TSK savaş uçakları bombalama yapmış ve çoğu çocuk 34 kişi öldürülmüştür. Öldürülenler T.C. yurttaşlarıdır. Konuyla ilgili olarak Genelkurmay Askeri Savcılığı kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir (2014). Savcılık, hakkında soruşturma yürütülen askeri personelin TCK 24. maddesine göre yasal emri yerine getirdikleri, 30. maddeye göre de ‘kaçınılmaz hata’ sonucu insanların öldürüldüğü görüşündedir. Bu karara karşı mağdur yakınları itiraz ederler. İtirazı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi inceler ve reddine karar verir. Karar yasaya göre kesindir (2014). Mağdur yakınları adına..]]> Thu, 24 May 2018 04:15:20 +0300 Osman Kavala ve Celalettin Can için özgürlük https://www.evrensel.net/yazi/81479/osman-kavala-ve-celalettin-can-icin-ozgurluk https://www.evrensel.net/yazi/81479/osman-kavala-ve-celalettin-can-icin-ozgurluk? Barış, Kültür ve İş İnsanı Osman Kavala, özgürlüğünden yoksun bırakılışının 6.ayında dışarıya bir mektup yazdı ve özgürlüğünden yoksun bırakılışına dair değerlendirmelerde bulundu. “Silivri’de tutukluluğumun altıncı ayı 1 Mayıs’ta tamamlandı. İddianameyi bekliyoruz. Masumiyet karinesi adil yargılanma hakkının temel bir ögesi olduğu için, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi normları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları olağanüstü bir tedbir olan tutuklama kararı için ‘kuvvetli süpheyi’ yeterli görmüyor, somut deliller aranmasını gerekli kılıyor. Ülkemizde ise durum farklı. Savcı ağır ceza gerektiren bir suç tarifi yaptığı zaman hakim kendini tutuklama kararı vermekte adeta zorunlu hissediyor. Yeterli delil olmadan verilen bu kararlar, iddianamenin hazırlanma sürecini de etkiliyor. Tutuklamadan sonra toplanan delillerle tutukluluk kara..]]> Thu, 17 May 2018 04:41:18 +0300 Beka sorunu https://www.evrensel.net/yazi/81429/beka-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/81429/beka-sorunu? ‘Beka sorunu’ndan söz ediyor siyasi iktidar. Türkiye’nin bir ‘beka sorunu’ yaşadığından söz ediyor. Biraz geçmişe gidelim. Türkiye aralık 1999 tarihinde AB’ye aday ülke ilan edilmiştir. Ekim 2001 tarihinde 35 maddelik kapsamlı anayasa değişikliği gerçekleştirilmiş ve 2002 yılı içinde de, ölüm cezasını kaldıran hükümler dahil pek çok hak ve özgürlükleri sınırlandıran yasalarda, iyileştirme içeren 3 uyum paketi çıkarılmıştır. İktidarda Bülent Ecevit başkanlığındaki koalisyon hükümeti vardır. Koalisyonda Ecevit’in DSP’si, Mesut Yılmaz’ın Anavatan Partisi ve Devlet Bahçeli’nin MHP’si vardır. O tarihlerde kimse Türkiye’nin bir beka sorunundan söz edemezdi. Gözler, dünyada insan hakları ve demokratik standartların en yüksek seviyede olduğu AB’ye çevr..]]> Thu, 10 May 2018 04:17:10 +0300 DİSK raporları https://www.evrensel.net/yazi/81387/disk-raporlari https://www.evrensel.net/yazi/81387/disk-raporlari? Bugün DİSK’in bazı raporlarından söz edeceğim. İlki kadın işçilerle ilgili. Türkiye’de , kadınların hayatın çeşitli alanlarında karşılaştıkları, en başta haklarda ve onurda eşitlik ilkesi açısından maruz bırakıldıkları kabul edilemez muamele biliniyor. DİSK, “Türkiye’de Kadın İşçi Gerçeği” raporunda bu muameleden bazı örnekleri 7 Mart 2018 günü yaptıkları basın toplantısında kamuoyunun bilgisine sunmuştu: Şöyle değerlendirmelerde bulunuyordu. Kadınların çalışma hayatındaki en önemli üç sorunu: Düşük ücret, işsizlik, sigortasız çalıştırılma. Kadınlar erkeklerden daha düşük ücret alıyor. Kadınların yüzde 63.9’u çalışma hayatından memnun değil. Kadınların yüzde 92’si sendikasız. Kadınların kıdem süresi erkeklere göre oldukça geride. İşyerinde kadına ayrımcılık düzeyi y&uum..]]> Thu, 03 May 2018 04:15:00 +0300 Yasaklar rejiminde yaşamak https://www.evrensel.net/yazi/81341/yasaklar-rejiminde-yasamak https://www.evrensel.net/yazi/81341/yasaklar-rejiminde-yasamak? Bir süredir İHD hakkında soruşturma yapılıyor. Bir süre dediysek, bunu yıl olarak da belirtelim. Hani sokağa çıkma yasakları vardı ya, hani Sur’da, Cizre’de, Şırnak’ta sivil insanlar öldürülmüş; bazılarının cenazeleri bir hafta boyunca yakınlarının gözleri önünde bekletilmişti ya, işte o günler ve durumlar için İHD ve pek çok insan hakları örgütleri raporlar hazırlamışlardı.Yıl 2015-2016…Henüz darbe teşebbüsü yaşanmamıştı. Genelkurmay eski alışkanlığıyla çeşitli devlet kurumlarına şikayet ve talimatlarını iletiyordu. O kurumlar da geleneksel olarak yaptıkları gibi, bu şikayet ve talimatları emir telakki edip harekete geçiyorlardı. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri, Venedik Komisyonu, Birleşmiş Milletler ilgili komite ya da komisyonları rapor mu hazırlamışlar, bu raporlar Türkiye’deki insan hakları savunucularını, insan hakları örg..]]> Thu, 26 Apr 2018 04:15:37 +0300 Ayşe Öğretmen ve düşüncenin suçlaması https://www.evrensel.net/yazi/81297/ayse-ogretmen-ve-dusuncenin-suclamasi https://www.evrensel.net/yazi/81297/ayse-ogretmen-ve-dusuncenin-suclamasi? Bir televizyon kanalına katılarak barışı seslendiren Ayşe öğretmen, geçmişteki ve şimdiki devletin barış düşüncesini benimsememesi nedeniyle hapis cezası almıştı. Ayşe öğretmen barış istemekle terör örgütü propagandası yapma suçunu işlemiş oluyormuş(!?) Şimdi 6 aylık bebeğiyle yarın (Cuma günü) hapse girecek. Barış düşüncesi benimsenmiyor, biliyoruz. Marazi bir durum bu. Bir hatırlatmada bulunayım. İHD Genel Başkanı Akın Birdal da 1995 yılında barışı seslendirmesi nedeniyle yargılanmış ve cezalandırılmıştı. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan! Düşünebiliyor musunuz, barış istemek kin ve düşmanlığa tahrik olarak değerlendiriliyor. Akın Bey’i 1999 yılında cezanın infazı için hapse atmışlardı. Bizim devletimiz barıştan pek hazzetmez. “Yurtta sulh, cihanda sulh” iyi bir slogan da eğitim sisteminden, yasal düzenlemelere değin pek barış içinde bir t..]]> Thu, 19 Apr 2018 04:15:39 +0300 Taner Kılıç’ın özgürlüğü https://www.evrensel.net/yazi/81244/taner-kilicin-ozgurlugu https://www.evrensel.net/yazi/81244/taner-kilicin-ozgurlugu? Taner Kılıç, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesinin 2014 tarihinden itibaren geçen aya kadar başkanlığını yapmış bir insan hakları savunucusudur. Avukattır. Uzmanlık alanı da mülteci hukukudur. Bilindiği gibi, insan haklarını savunma hakkı bir insan hakkıdır. Herkesin hakkıdır. İnsan haklarını bireysel olarak ya da başkalarıyla birlikte savunan insanlara da insan hakları savunucusu deniyor. Birleşmiş Milletler, İnsan Hakları Savunucularının Korunması Bildirgesi (9 Aralık 1998) insan hakları savunucularına tanınan hakları, yetkileri, devletlerin görev ve yükümlülüklerini gayet açık ve net bir biçimde düzenlemiştir. Taner Kılıç, 6 Haziran 2017 tarihinden beri özgürlüğünden yoksun tutuluyor. Hakkında açılan dava “Büyükada davası “ dosyası ile birleştirildi ve sonra da duruşmalar sırasında yargılamayı yapan mahkeme Taner’in tahliyesi..]]> Thu, 12 Apr 2018 03:03:27 +0300 Hapistekiler ve hapis tehdidi altındakiler https://www.evrensel.net/yazi/81207/hapistekiler-ve-hapis-tehdidi-altindakiler https://www.evrensel.net/yazi/81207/hapistekiler-ve-hapis-tehdidi-altindakiler? İnsan hakları bir fikirdir. İnsan aklının ürünüdür. Çok eskiden beri İnsan Hakları Derneği çalışma programlarında şöyle şeyler yazılıdır: “Türkiye’nin temel sorunu insan hakları ve demokrasi sorunudur. Bu temel sorunun en önemli halkası da Kürt sorunudur.” Türkiye’nin anayasal ve yasal sisteminde ve pratiğinde, insan hakları ve demokrasiye dair kusurlar çok. Hem mevzuattan kaynaklı hem de uygulamadan kaynaklı sorunlar bunlar. Bunun aşılması politik iradeye bağlı. Türkiye’yi yöneten politik ve bürokratik kadrolar, yüksek bir politik irade taşıyacaklar ki, insan hakları ve demokrasi standartları yükselebilsin. Ancak en başta bu gerçekleşmiyor. Mesela Aralık 1999 tarihinde başlayan ‘AB süreci’ insan hakları ve demokratik standartların yükseltilmesi için bir motivasyon kaynağı olabilirdi. Bir süre, kısmen oldu da. Öneml..]]> Thu, 05 Apr 2018 03:15:44 +0300 İHOP’un yeni OHAL raporu https://www.evrensel.net/yazi/81160/ihopun-yeni-ohal-raporu https://www.evrensel.net/yazi/81160/ihopun-yeni-ohal-raporu? İHOP “21 Temmuz 2016-20 Mart 2018 Olağanüstü Hal Uygulamaları Güncellenmiş Durum Raporu”nu yayımladı. Rapor 8 bölümden ve çok sayıda alt bölümden oluşuyor. Şöyle: Bölüm I. Olağanüstü Hal Yönetimi : Olağanüstü Hal İlanı ve Süresi ,Olağanüstü Hal Kararnameleri ve TBMM Denetimi ,Olağanüstü Hal Kararnamelerinin Kapsamı , OHAL Süresi ile Sınırlı Tedbirler, OHAL ile Sınırlı Olmayan Tedbirler , OHAL Kararnamelerinin Yargısal Denetimi, OHAL Kararname ve Uygulamalarının İnsan Hakları Denetimi, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi Açısından Derogasyon (Kısıtlama) ve Sınırları, İnsan Hakları Mekanizmalarına Bildirimler , Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Mekanizmalarının Denetimi Bölüm II. OHAL altında Gözaltı ve Tutuklama Tedbirleri: Gözaltı ile İlgili OHAL Uygulamaları , “Terörle M&u..]]> Thu, 29 Mar 2018 04:51:12 +0300 Afrin savaşında sivil halkın korunması (2) https://www.evrensel.net/yazi/81110/afrin-savasinda-sivil-halkin-korunmasi-2 https://www.evrensel.net/yazi/81110/afrin-savasinda-sivil-halkin-korunmasi-2? 12 Ağustos 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri ve 1977 tarihli protokolleri dışında , henüz Türkiye’nin taraf olmadığı Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü’nden de bahsetmek gerekir. Roma Statüsü, BM öncülüğünde Roma’da yapılan bir Konferansta 120 ülkenin oyu ile 1998 yılında kabul edildi. Statü 1, Temmuz 2002 tarihinden itibaren yürürlüğe girdi ve o tarihten itibaren işlenen suçlara bakmaya başladı. Statü’ye 158 ülke taraf oldu. Türkiye taraf olan ülkeler arasında değil. Uluslararası Ceza Mahkemesi daimi bir mahkemedir ve Lahey’de çalışmalarını sürdürmektedir. Mahkeme, soykırım, insanlığa karşı suç, savaş suçu ve saldırı suçu olmak üzere dört suça bakar. Mahkemede devletler değil gerçek kişiler yargılanır. Soykırım Tüzük’te (madde 6) tanımlanmıştır. Ulusal, etnik..]]> Thu, 22 Mar 2018 03:43:53 +0300 Afrin savaşında sivil halkın korunması https://www.evrensel.net/yazi/81059/afrin-savasinda-sivil-halkin-korunmasi https://www.evrensel.net/yazi/81059/afrin-savasinda-sivil-halkin-korunmasi? İnsan hakları kuruluşları ve uluslararası medya, Afrin savaşında sivil kayıplara dikkat çekmektedir. Meseleye pek çok açıdan yaklaşmak mümkün. Acaba hukuksal bakış hangi ölçütleri içerir? İhlaller ve yasaklanan eylemler ile hukuka uygun davranışlar hangileri ve nasıl olmak gerekir? Birlikte bakalım. Savaş hukukunun (silahlı çatışma hukuku ya da insancıl hukuk olarak da bilinir) en önemli belgeleri 12 Ağustos 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri ve Protokolleridir.(*) Cenevre Sözleşmelerine Türkiye taraftır. Sözleşmeler 30 Ocak 1953 tarih ve 8322 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Dört sözleşme vardır: (1) numaralı Sözleşme,”Harp Halindeki Silahlı Kuvvetlerin Hasta ve Yaralılarının Vaziyetlerinin Islahı Hakkında Cenevre Sözleşmesi”, (2) numaralı Sözleşme, “Silahlı Kuvvetlerin Denizdeki yaralı ve Kazazedelerinin V..]]> Thu, 15 Mar 2018 04:15:32 +0300 İfade özgürlüğüne kelepçe https://www.evrensel.net/yazi/81012/ifade-ozgurlugune-kelepce https://www.evrensel.net/yazi/81012/ifade-ozgurlugune-kelepce? Türkiye’de, bazı konularda çok fazla haksızlık yapılıyor. Haksızlık dediğimiz şey, ihlaller. Söz gelimi, ifade özgürlüğü ile ilgili, yasaklar, yasaklamalar, yaptırımlar, haksızlık dediğimiz ihlallerin en başta gelenlerinden oluyor. İfade özgürlüğü ihlalleri hayatın çok çeşitli alanlarında karşımıza çıkıyor.Edebiyatta, şiir,roman,öyküde; sanatta, resim, tiyatro, sinemada karşımıza çıkıyor. Siyasette. Basın yayın alanında.Ya da farklı dil,din,kültür alanında ve konularında çıkıyor karşımıza yasaklar, yasaklamalar, yaptırımlar… Dernek, sendika ya da bir topluluk/grup olarak hareket ettiğimizde ya da etkinlik düzenlediğimizde, o alanlardaki haklarımızla birlikte karşılaşıyoruz. Son yıllarda yoğun olarak yaşandığı gibi, sosyal medya alanında karşımıza çıkıyor yasaklar, yasaklamalar, kelepçeler. Bu kelepçelerden söz edelim biraz...]]> Thu, 08 Mar 2018 04:52:00 +0300 Afrin ve hukuka uygunluk arayışı https://www.evrensel.net/yazi/80972/afrin-ve-hukuka-uygunluk-arayisi https://www.evrensel.net/yazi/80972/afrin-ve-hukuka-uygunluk-arayisi? Türkiye’de karar verici siyasi aktörlerin, Türkiye’nin 2003’ten beri tarafı olduğu Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 20.maddesine aykırı olarak, kin ve nefret dolu savaş propagandası yaptığına tanık oluyoruz. Ayrıca barışı savunanlara soruşturma ve dava baskısında bulunuluyor; gözaltı ve tutuklama yoluna gidiliyor.Bu uygulamalar, bazı siyasilerin ve devleti yönetenlerin açıktan tehdit ve aşağılayıcı ifadeleri eşlik ediyor. Başka bir ülkenin (Suriye’nin) toprağına giriliyor ve Afrin’e bayrak dikmekten, fetihten söz ediliyor. Seferberlik çağrıları yapılıyor. “Savaş” tespitinde bulunanlara “ne savaşı?”, “Bu bir terörizmle mücadeledir” deniyor. Siyasilerin bu tutumuna bazı medya organları paralel yayınlarla destek veriyor. O arada insanlar, “savaş” denmeyen bu silahlı çatışma ortamında yaşamla..]]> Thu, 01 Mar 2018 03:38:52 +0300 Avrupa Konseyi Genel Sekreteri ile görüşme notları https://www.evrensel.net/yazi/80927/avrupa-konseyi-genel-sekreteri-ile-gorusme-notlari https://www.evrensel.net/yazi/80927/avrupa-konseyi-genel-sekreteri-ile-gorusme-notlari? Geçen hafta cuma günü Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Sayın T. Jagland ve beraberindeki heyet üyeleri ile Ankara’da bir görüşmemiz oldu. Biz dört kişi, dört ayrı STK temsilcisiydik. Ben İHD adına toplantıda bulundum. Belirlediğim dokuz başlık altında düşüncelerimi açıklayacaktım. Tekrara düşmemek, zamanı iyi kullanmak gerekiyor bu tür görüşmelerde. Ne söyledim? Aşağıda sizin de okuyacağınız gibi, sorunlar aynı, isimler değişik. Söz gelimi görüşme bugün olsaydı, “İki gün önce tutuklanan 78’lilerden Celalettin Can, Halkevci Kutay Meriç, Akademisyen Serdar Başçetin fikirleri nedeniyle gözaltına alındı ve tutuklandı” diyecektik. Çünkü yüzlerce gazeteci yazar, binlerce sosyal medyadan düşüncelerini açıklayan insan, aynı sorundan, ifade özgürlüğü sorunundan kaynaklı olarak g&ou..]]> Thu, 22 Feb 2018 04:15:18 +0300 Savaşta ve barışta hakikat (2) https://www.evrensel.net/yazi/80881/savasta-ve-barista-hakikat-2 https://www.evrensel.net/yazi/80881/savasta-ve-barista-hakikat-2? Hükümet adına Başbakan Yıldırım’ın, 21 Ocak 2018 günü, medyaya, Afrin harekatı bağlamında, 15 maddede toplanmış, “milli menfaat” vurgusu ile yaptığı tavsiye/talimatlara ve buna karşı siyaset dünyasından HDP’nin , ifade ve basın özgürlüğü özlü, yine 15 maddelik cevabına, geçen hafta, bu köşede yer vermiştik Hükümete, basın yayın dünyasından verilen cevaplardan bazıları da, 23 Ocak 2018 tarihli Bianet’te (bianet.org) şu üst başlık altında yer almıştı: “Basın Örgütleri Değerlendirdi: Savaşta Önce Gerçekler ölür.” DİSK Basın İş adına Faruk Eren’in açıklamasının başlığı şöyleydi“Gazeteci savaş makinesinin bir dişlisi değildir.” Türkiye Gazeteciler Sendikası adına Mustafa Kuleli’nin açıklamasının başlığı da şöyleydi: “Etik Gazetecilik zor, tehlikeli ama elzem ve ..]]> Thu, 15 Feb 2018 04:51:42 +0300 Savaşta ve barışta hakikat https://www.evrensel.net/yazi/80835/savasta-ve-barista-hakikat https://www.evrensel.net/yazi/80835/savasta-ve-barista-hakikat? 21 Ocak 2018 tarihli Evrensel’de , “Başbakan Yıldırım’ın medyaya verdiği 15 maddelik “dikkat edilecekler” listesi” ne yer veriliyordu. Haberde Başbakanın “listesi” şöyleydi: “* Haber ve yorumlarda bu harekatın tamamen terör örgütlerine yönelik olduğu ve terör örgütlerini etkisiz hale getirmeyi amaçlayıp sivil halkı koruduğunun ön plana çıkarılması * Yabancı haber kaynaklarının özellikle PKK, PYD, YPG, DEAŞ kaynakları üzerinden Türkiye aleyhine yapacağı haberler konusunda dikkatli olunması * Uluslararası haber kaynaklarının Türkiye aleyhine yapacağı haberleri yansıtırken Türkiye’nin milli menfaatlerinin gözetilmesi * Sivillere yönelik saldırı konusunda silahlı kuvvetlerin gösterdiği hassasiyetin hatırlatılması * TSK’nın Afrin’de yaptığı operasyon sadece PKK/PYD’ye yönelik değil DEAŞ&rsquo..]]> Thu, 08 Feb 2018 04:51:07 +0300 Kelimeler ve yan yana gelişler https://www.evrensel.net/yazi/80789/kelimeler-ve-yan-yana-gelisler https://www.evrensel.net/yazi/80789/kelimeler-ve-yan-yana-gelisler? Türkiye tarihinde, tehlikeli sayılan kelimeler olmuştur. Cumhuriyet öncesine de gider. Hemen akla gelenler, sosyalizm, komünizm, sosyal adalet, Marx, Lenin, Kürt, Kürdistan ve benzeri kelimeler oluyor.Bu kelimeler kendi kendine yan yana gelmez elbette.Getiren kişi ya da kişiler vardı ve onların başına bela gelirdi. Şimdi sayamayız, çok onlar ama onları temsilen İsmail Beşikçi diyelim, siz anlarsınız. Savaş, barış da o kelimelerdendi. Çok meşhur başkaları da var. Eskiler anlatırdı.Yıldız demenin, burun demenin yasak olduğu dönemler vardı tarihte. Sultan Abdülhamit dönemi ”istibdat dönemi” olarak nitelenir. Doğal olarak hürriyet meselesi bağlamındaki bir eleştiridir bu. Sadece kelimelerin anlamıyla sınırlı kalmaz düşünceler.Yan yana gelişleri/getirilişleri, her bir kelimenin sınırlarını, anlamlarını, boyutlarını aşabilir... Sözü getirmek istediğim bir nokta var: Türk Tabiple..]]> Thu, 01 Feb 2018 04:15:37 +0300 Durmak ya da hareket etmek https://www.evrensel.net/yazi/80748/durmak-ya-da-hareket-etmek https://www.evrensel.net/yazi/80748/durmak-ya-da-hareket-etmek? “Beklemek” diyecektim ama çok fazla heyecan katıyor, beklemek sözcüğü, hayatımıza. Bakmayın yazı başlığına “beklemek” yazmadığıma. Yine de ‘Beklemek iyidir’ derim ben. Beklemenin iyiliği, sabrı gösterir. Direnci de elbette. Şu sıralar, aslında bir mahpusun sabrını (Beklemesini zorunluluktan) gördük. Beklerken biz. Biz mi bekliyorduk, O mahpus mu, bilemiyorum. Biz, bizimle ilgili bilinenlerden yola çıkıyorduk. Kendimizi, bildiğimiz ölçüde korumaya çalışıyorduk. Bilmek çoğu durumda korumak demek. Korumak her zaman muhafazakarlık anlamına gelmiyor. Çoğu kez de devrimci bir tavrı içerir. Doğa, tarih, mimari ve çevre korumacılığı, hali ya da geçmişi korumayı içerse de gelecekle, hem hal ile hem de gelecek ile ilgilidir. Beklemek öğreticidir. Durmak gibi. “Durmak düşünmektir” derler. Buna inanırım şahsen. H..]]> Thu, 25 Jan 2018 04:52:41 +0300 Hakkın güce göre belirlendiği zamanlar https://www.evrensel.net/yazi/80701/hakkin-guce-gore-belirlendigi-zamanlar https://www.evrensel.net/yazi/80701/hakkin-guce-gore-belirlendigi-zamanlar? Anayasa Mahkemesinin(AYM) Mehmet Altan ve Şahin Alpay başvuruları nedeniyle verdiği ihlal kararlarına karşı “devlet” yaklaşımı çok ilginç bir durumu ortaya çıkardı. Soru şu: Devlet var mı, yok mu? Varsa, kim devlet? Söz gelimi, hükümet mi, sözcüsü mü devlet iradesini temsil ediyor? “hükümet” diyoruz. İkinci olarak, AYM’nin uyulması zorunlu kararlarına karşı, uymama kararları alan ilk derece mahkemeleri mi devleti temsil ediyor, onlar mı devlet iradesi taşıyor? Devlet yoksa, durum, bir benzetme ile “doğa durumu”dur ve hak güce göre belirlenmektedir. Bu durumda, devlet için, hem var hem yok diyebiliriz. Hapishanenin kapısını bir el tutuyor. “Açın kapıları” diyen devletin dili ve eli mi, yoksa “açılmayacak kapılar” diyen ve insanı hapiste tutmaya devam eden dil ve el mi devleti temsil ediyor? Bence devlet ve siyaset felsef..]]> Thu, 18 Jan 2018 05:07:28 +0300 Hak ve Adalet Platformu OHAL raporu https://www.evrensel.net/yazi/80652/hak-ve-adalet-platformu-ohal-raporu https://www.evrensel.net/yazi/80652/hak-ve-adalet-platformu-ohal-raporu? Hak ve Adalet Platformu , OHAL raporunu açıkladı. Raporun tam adı, “15 Temmuz 2016 Sonrası “OHAL” de Yaşanan Toplumsal Sorunlar ve Hak İhlallerin Sosyal Boyutları” şeklindedir. Rapor, 15 Temmuz sonrasında ne olduğunu bilmemize ve bir daha düşünmemize yol açacak, harika bir bilimsel çalışmadır. Rapora( www.hakveadalet.org) adresinden ulaşmak mümkün. Rapor’da , bu araştırmanın, 24 Eylül-1 Aralık 2017 tarihlerinde, internet üzerinden on-line araştırma tekniği kullanılarak, Türkiye’nin 82 ilinden 2 bin 29 kişi ve dünyanın 40 ülkesinden 144 kişinin katılımı ile yapıldığı bilgisine yer veriliyor. Rapor 487 sayfadır. Araştırmaya katılanlar 96 soruya yanıt vermişlerdir. Raporun “SUNUM “ bölümünde, araştırmanın tüm toplum kesimlerini kapsadığı belirtiliyor.Bu da 1)OHAL ve/veya KHK mağdurları, 2) OHAL ve/veya KHK mağduru yakınları, 3) doğrudan mağduriyeti olmay..]]> Thu, 11 Jan 2018 04:15:03 +0300 409 kadın katledildi https://www.evrensel.net/yazi/80605/409-kadin-katledildi https://www.evrensel.net/yazi/80605/409-kadin-katledildi? Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 2017 yılında kadınlara yönelik şiddet ile ilgili verilerini açıkladı. (http://kadincinayetlerinidurduracagiz.net/kategori/veriler). Buna göre, 2017 yılında 409 kadın katledildi.Kadına şiddeti uygulayanların yüzde 22’si kocaları, yüzde 13’ü akraba ya da tanıdıkları oluyor.2017 yılında 387 çocuk istismara uğruyor.Aynı yıl 332 kadın cinsel şiddete maruz kalıyor. Peki bu konuda Türkiye devletinin yükümlülükleri yok mudur? Olmaz mı?AİHM içtihatlarına göre, insan hakları söz konusu olduğunda, devletlerin iki tür yükümlülüklerinin olduğu biliniyor. İlki, devlet adına hareket eden, devlet yetkisi kullananların ihlal etmeme yükümlülükleri var. AİHM buna negatif yükümlülük diyor. Söz gelimi işkence yapmama yükümlülüğünü sayabiliriz. İkinci tür yük&uu..]]> Thu, 04 Jan 2018 04:51:02 +0300 KHK düzeni https://www.evrensel.net/yazi/80565/khk-duzeni https://www.evrensel.net/yazi/80565/khk-duzeni? Son iki KHK ile (695 ve 696), KHK düzenimiz (!?) kemale erdi. Boşuna itiraz ediyoruz, KHK düzenlemelerine. KHK düzeni, KHK düzenlemeleriyle olgunlaşır.Demokrasiye doğru değil elbette genel yönelimi Türkiye’nin. Büyük bir sapma gösterdi bu konuda. Aralık 1999 tarihinden itibaren AB süreci belirliyordu, genel yönelimi. Ne denli eleştirel yaklaşsak da kabul etmek lazım ki, AB üyesi ülkeler, demokratik ülkeler. İnsan hakları sorunları yok mu o ülkelerde? Olmaz mı? İdealize etmemek lazım. Fakat, yeryüzünde şu anda yürürlükte bulunan en demokratik birlik ve en yüksek standartlara sahip ülkeler topluluğu AB üyesi ülkeler. Şu andaki tek adam rejimine uygun bir KHK düzenlemesi çıktı. İnsan hakları hukuku, insan haklarının ancak yasayla sınırlanabileceğine amirdir. Söz gelimi Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 13. maddesinde de bu durum ..]]> Thu, 28 Dec 2017 04:48:41 +0300 Barışa dair bir rapor https://www.evrensel.net/yazi/80518/barisa-dair-bir-rapor https://www.evrensel.net/yazi/80518/barisa-dair-bir-rapor? Barış Vakfının (Türkiye Barış Meclisi) uzun zamandır beklenen çok değerli barışa dair raporu yayımlandı. Şöyle bir duyuruda bulunuldu: “Barış Vakfından Üç Dilde 2013-2015 Çözüm Süreci’nde STK’lar” Raporu ile Barış Vakfı bir ilki gerçekleştirdi ve çözüm sürecinde STK’lerin rolünü konu alan bir rapor çıkardı. Hazırlık çalışmasına 2017 mayıs ayında başladığımız “2013-2015 Çözüm Süreci’nde Sivil Toplum Kuruluşları” başlıklı rapor tamamlandı. Raporu, Cuma ÇİÇEK hazırladı. Saha araştırmasını Reha RUHAVİOĞLU ile Veysi ALTINTAŞ yaptı. Alev ERKİLET, Bekir AĞIRDIR ve Etyen MAHÇUPYAN ise danışman olarak katkıda bulundu. Raporda, çözüm sürecinde STK’lerin barış inşasına dair çalışmalarının muhasebesi ile pozisyonlarının ve kapasitelerinin analizini bulabilirsiniz. ..]]> Thu, 21 Dec 2017 04:15:22 +0300 Evrensel Bildiri’nin 69.yılında durum https://www.evrensel.net/yazi/80471/evrensel-bildirinin-69-yilinda-durum https://www.evrensel.net/yazi/80471/evrensel-bildirinin-69-yilinda-durum? Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, Evrensel Periyodik İzleme(EPİ) mekanizması aracılığı ile 4-5 yılda bir, üye ülkelerdeki insan hakları durumunu tartışıyor, izliyor ve tavsiyelerde bulunuyor.İnsan Hakları Ortak Platformu’nda(İHOP) bir süredir, 01.01.2015 tarihli EPİ tavsiyelerini çalışıyoruz. Bakın Konsey, o tarihte, hangi başlıklar altında tavsiyelerde bulunmuş: Adalet, ayrımcılık yasağı ve eşitlik, azınlıklar, basın özgürlüğü, cezasızlık, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği, çalışma, çocuk hakları, devlet görevlileri tarafından gerçekleştirilen hak ihlalleri,din ve inanç özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü,eğitim hakkı, ekonomik,sosyal ve kültürel haklar,engelliler, gizlilik hakkı, gözaltı-tutuklama,insan hakları eğitimi,insan hakları savunucuları,ırk ayrımcılığı,işkence ve diğer zalimce insanlık dışı ve onur kırıcı muamel..]]> Thu, 14 Dec 2017 04:52:49 +0300 İnsan Hakları Evrensel Bildirisi hakkında https://www.evrensel.net/yazi/80419/insan-haklari-evrensel-bildirisi-hakkinda https://www.evrensel.net/yazi/80419/insan-haklari-evrensel-bildirisi-hakkinda? Birinci Dünya Savaşı’nın ardından(1914-1918) kurulan Milletler Cemiyeti gibi (1920), İkinci Dünya Savaşının hemen ardından da (1939-1945) Birleşmiş Milletler (1945) adlı uluslararası örgüt kurulmuştur.(*) Her iki örgütün de temel amacı dünyada barışı egemen kılmaktı.Milletler Cemiyeti savaşın önlenmesi ve barışın dünyada egemen olması konusunda başarısız oldu. Bir daha benzer acıların yaşanmayacağı, barışın egemen olacağı bir dünya için , daha İkinci Dünya Savaşı sürerken Birleşmiş Milletler örgütü fikri ortaya atılmış ve girişimler başlamıştı. Nitekim Birleşmiş Milletler Antlaşması, 26 Haziran 1945 tarihinde ABD’nin San Fransisko şehrinde imzalandı. Yeterli sayıda devletçe onanması üzerine de 24 Ekim 1945 tarihinde yürürlüğe girdi. Antlaşmanın ilk iki maddesinde Birleşmiş Milletlerin barış amacıyla kurulduğu yazılıdır. Antlaşmanın “giriş” ..]]> Thu, 07 Dec 2017 04:18:29 +0300 365 günde 365 ihlal https://www.evrensel.net/yazi/80375/365-gunde-365-ihlal https://www.evrensel.net/yazi/80375/365-gunde-365-ihlal? Kapatılan Gündem Çocuk Derneği aktivistleri tarafından hazırlanan,”365 günde 365 ihlal” bilgi notu, TBMM’de, Milletvekili Şenal Sarıhan tarafından CHP Milletvekilleri, Gündem Çocuk, İHD ve TİHV yönetici ve üyelerinin katılımı ile düzenlenen basın toplantısında paylaşıldı. Bilgi notunda ilk ihlal şöyle yer alıyor: “1. 11 Kasım 2016, 11 yıldır çocuk hakları alanında çalışan Gündem Çocuk Derneğinin faaliyetleri Ankara Valiliği tarafından durduruldu.” 12. İhlal 677 sayılı KHK ile kapatılmaya dair ve 22 Kasım tarihini taşıyor: “12. 22 Kasım 2016 Gündem Çocuk Derneği sabaha karşı çıkartılan KHK ile kapatıldı.” Son iki ihlal, 364 ve 365. ihlaller olarak yer alıyor: “364. 15 Kasım 2017 tarihinde Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde, yük treninin çarptığı 12 yaşındaki Muhammet Emre Gebelek yaşamını yitirdi 365. K..]]> Thu, 30 Nov 2017 04:15:26 +0300 OHAL’in LGBTİ yasakları https://www.evrensel.net/yazi/80323/ohalin-lgbti-yasaklari https://www.evrensel.net/yazi/80323/ohalin-lgbti-yasaklari? Ankara Valiliği, “Nefret Suçu mağduru Transları Anma Günü” olan 20 Kasım’da, Ankara’da gerçekleştirilecek etkinlikleri süresiz olarak yasakladı. Şöyle de duyurdu: “Yasaklama Kararına İlişkin Basın Duyurusu Çeşitli sosyal medya ve birtakım yazılı ve görsel medya organlarından LGBTT (Lezbiyen, gay, biseksüel, transseksüel veya travesti) ile LGBTİ (Lezbiyen, gay, biseksüel, transgender, intersex) adıyla çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından, ilimizin muhtelif yerlerinde birtakım toplumsal hassasiyet ve duyarlılıkları içeren sinema, sinevizyon, tiyatro, panel, söyleşi, sergi vb. etkinliklerin gerçekleştirileceği şeklinde bilgiler elde edilmiştir. Söz konusu paylaşımlarla halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edeceği..]]> Thu, 23 Nov 2017 04:51:27 +0300 OHAL'in de ötesindeki durum https://www.evrensel.net/yazi/80288/ohalin-de-otesindeki-durum https://www.evrensel.net/yazi/80288/ohalin-de-otesindeki-durum? OHAL ilan etmişti hükümet.Çünkü, darbe teşebbüsüne muhatap olmuştu ve böyle bir teşebbüste bulunanları ortaya çıkartmak istiyordu. Bu anlaşılabilir bir şeydi. Fakat darbe önlenmesine ve kısa bir süre sonra da teşebbüs edenler yakalanmasına karşın, 28 KHK ile darbe teşebbüsünü ortaya çıkarmak ve cezalandırmaktan ötelere uzanan bir yönelim içine girdi siyasi iktidar. Yeni bir rejim ihdas etti, ediyor. Anayasa Mahkemesi,YSK, HSYK ve YÖK, üniversiteler, siyasi iktidara paralel, tutum takındılar. OHAL bilançosuna dair bilgileri geçen haftaki “OHAL Bilançosunu Unutmamak” başlıklı yazımızda paylaşmıştık. OHAL’in ötesine taşan şeylerin başında sokağa çıkma yasakları ve güneydoğudaki çatışmalı ortam sonuçları var. Savaş sonuçları yani… Bu konuda üç raporu dikkatinize sunmak isterim..]]> Thu, 16 Nov 2017 04:54:01 +0300 OHAL bilançosunu unutmamak https://www.evrensel.net/yazi/80235/ohal-bilancosunu-unutmamak https://www.evrensel.net/yazi/80235/ohal-bilancosunu-unutmamak? İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan 16 Ekim 2017 tarihinde düzenlediği basın toplantısında, OHAL’i anlatmıştı.O arada bir bilanço sunmuştu. “Bileşeni olduğumuz İHOP’un ,’OHAL Düzenlemeleri’ başlıklı 31 Ağustos 2017 tarihli raporuna bakılmasını tavsiye ederiz” diyerek bitirmişti sunumunu. İHOP Raporu 58 sahife ve şuradan ulaşılabiliyor: http://www.ihop.org.tr/2017/09/18/ohal-guncellenmis-durum-raporu/ Türkdoğan’ın sunduğu bilançoda, 21 Temmuz 2016 tarihinde başlayan OHAL’e ilişkin, 31 Ağustos 2017 tarihi itibariyle, özetle, şu tür konular, adlar ve sayılara ilişkin ihlal bilgileri paylaşılıyordu: 1-23 Temmuz 2016’da yürürlüğe giren 667 sayılı KHK ile gözaltı süresi 30 güne çıkarılmış, 27 Temmuz’da yürürlüğe giren 668 sayılı KHK ile de gözaltının ilk 5 gününe avukat ile görüş yasağı getirilmişt..]]> Thu, 09 Nov 2017 04:15:09 +0300 Osman Kavala https://www.evrensel.net/yazi/80190/osman-kavala https://www.evrensel.net/yazi/80190/osman-kavala? Özgürlük musluğu devletin elinde. O ne kadar açarsa musluğu, o kadar özgürsünüz. Politika Bilimine Giriş ve Kamu Hürriyetleri kitaplarında ve derslerinde Prof. Dr. Münci Kapani Hoca anlatıyordu bunu bize, Ankara Hukuk Fakültesinde, ’70’li yıllarda. Faşizmi yani… Yakın tarihlerdeki bir yazımızda ‘Çember Daralıyor’ başlığını kullanmıştık (Evrensel, 17 Ağustos 2017). Düşünen herkes için çember daralıyor. Böyle değerlendiriyorum. Ağır baskı rejimi/pratiği koşullarında yaşıyoruz. Bugün devlet iradesini temsil ettiği düşünülenler gibi düşünmeyenler ve eylemeyenler için, “tehlike çanları” çalıyor. “Tehlike çanları” tek tek bireyler açısından ise “kapı çalmaya” dönüşmüş durumda. Gelen “sütçü” değil. Kapın..]]> Thu, 02 Nov 2017 04:53:16 +0300 Baskı iklimi https://www.evrensel.net/yazi/80145/baski-iklimi https://www.evrensel.net/yazi/80145/baski-iklimi? Türkiye’nin genel yönelimi 1800’lü yılların başından beri “Batı”ya olmuştur. Modernist atılımlar açısından 1789 Fransız Devrimi sonrası gelişmeler yaklaşık 50 yıllık periyotlarla Türkiye’de yansımasını bulmuştur diyebiliriz. Tanzimat ve Cumhuriyet modernist atılımlardır.Okuyucuya bir not iletmek isterim. İletişim yayınlarının 9 ciltlik Modern Türkiye’de Siyasi Düşünce serisinin 1. cildi, “Cumhuriyete Devreden Düşünce Mirası, Tanzimat ve Meşrutiyetin Birikimi” adını taşır. Bu kitap ile, eylül 2017 tarihinde Türkçe çevirisi Yapı Kredi Yayınlarından çıkan “Düzenin Şeyleri, Tanzimatın Kelimeleri -19. Yüzyıl Osmanlı Reform Politikasının Karşılaştırmalı Bir Araştırması-” kitaplarını, “modernist atılımlardır” nitelemem bağlamında okumalarını öneririm. Kanımca Türkiye’nin Tanzimat ve cumhuriyet sonrası en &ou..]]> Thu, 26 Oct 2017 03:05:37 +0300 Büyükada ve barış akademisyenleri iddianameleri https://www.evrensel.net/yazi/80099/buyukada-ve-baris-akademisyenleri-iddianameleri https://www.evrensel.net/yazi/80099/buyukada-ve-baris-akademisyenleri-iddianameleri? Büyükada’da, stresle baş etme ve veri güvenliğini sağlama konulu kendi iç eğitimleri için toplanan insan hakları örgütlerinin değerli yönetici ve üyeleri, temmuz ayında günlerce gözaltında tutulmuş, 8’i tutuklanmıştı. Suçlama casusluktu. Onlar daha gözaltındayken paralel yargılama süreci işlemiş ve bazı gazetelere servis edilen yalan yanlış bilgilerle suçlu ilan edilmişlerdi. Ne yasa dışı silahlı örgüt üyesi olma ne de bu tür örgütlere üyelik ya da yardım etme iddiası bulunmaktaydı. Geçen hafta iddianamenin 11 hak savunucusu için hazırlandığı, mahkemeye gönderildiği; mahkemenin de iddianameyi kabul ettiği, hak savunucularının tutukluluk hallerinin devamına karar verdiği ve duruşma için de 25 ekim gününü tayin ettiği öğrenildi. Suçlama silahlı üç terör örgütüne (FETÖ, PK..]]> Thu, 19 Oct 2017 04:15:07 +0300 Muğla ve işkence görmeme hakkının ihlali https://www.evrensel.net/yazi/80050/mugla-ve-iskence-gormeme-hakkinin-ihlali https://www.evrensel.net/yazi/80050/mugla-ve-iskence-gormeme-hakkinin-ihlali? Ulusal üstü insan hakları belgelerinde (insan hakları hukuku ve insancıl hukuk belgeleri) işkence, mutlak yasak muamele olarak sayılır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 15. maddesi, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 4. maddesi ile iç hukuk olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 15.maddesi, savaş dönemi barış dönemi ayrımı olmaksızın her durumda işkencenin mutlak yasak olduğuna amirdir. İnsancıl hukukunun en önemli belgeleri olan dört Cenevre Sözleşmesi’nin dördünün de ortak 3. maddesi de işkenceyi mutlak yasaklar arasında sayar. Teknik adı “işkence yasağı” olmakla birlikte bunu kişiler açısından “işkence görmeme hakkı” olarak da nitelendirebiliriz. O nedenle yazımızın başlığında hak olma özelliğine dikkat çekmek için bu hakkın ihlali vurgusunda bulunduk. En başta yasa uygulayan görevliler ..]]> Thu, 12 Oct 2017 04:51:52 +0300 Murat Çelikkan: Hak savunuculuğunda gazeteciler https://www.evrensel.net/yazi/80004/murat-celikkan-hak-savunuculugunda-gazeteciler https://www.evrensel.net/yazi/80004/murat-celikkan-hak-savunuculugunda-gazeteciler? Çok değerli insan hakları savunucusu arkadaşımız, Gazeteci Murat Çelikkan, Özgür Gündem gazetesi genel yayın yönetmenliğini bir gün için ve dayanışma amacıyla üstlenmişti. Gazetede yayımlanan haberler nedeniyle yargılanmış ve sonuç olarak 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmıştı. Cezası kesinleşti ve 14 Ağustos tarihinden beri de Kırklareli Cezaevinde tutuluyor. Bir iş olarak gazetecilik , insan hakları bakımından, mesleki faaliyeti aşan boyutları olan bir faaliyettir. Avukatlık gibi, hekimlik gibi… Şöyle ulusal üstü bir belgeye gidelim. Birleşmiş Milletler, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin kabul ve ilan edilişinin arifesinde, 9 Aralık 1998 tarihinde, kısa adı İnsan Hakları Savunucularının Korunması Bildirgesi’ni kabul ve ilan etmişti. Bu bildiriye göre, herkesin, bireysel olarak ya da başkalarıyla birlikte, insan haklarını savunma hakkı vardı. İnsan hakları savunucusu da bir..]]> Thu, 05 Oct 2017 05:29:45 +0300 Nuriye ve Semih https://www.evrensel.net/yazi/79956/nuriye-ve-semih https://www.evrensel.net/yazi/79956/nuriye-ve-semih? Bugün, takvim yaprakları 28 Eylül 2017 tarihini gösteriyor. Bugün, Ankara Sincan’da, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın tutuklu olarak yargılandığı davanın duruşması var. Her ikisi de eğitimciydi. Yargısız, hükümsüz ihraç edilmişlerdi ve işlerini geri istiyorlardı. Onlar, 9 Kasım 2016 tarihinden itibaren her gün Ankara Kızılay Yüksel Caddesindeki İnsan Hakları Anıtı önünde basın açıklaması yapmak ve taleplerini kamuoyuna ve yetkililere duyurmak istiyorlardı. Gözaltına alınıyorlardı. Sonra eylemlerini oturma eylemine dönüştürdüler. Açlık grevine başladılar. Sonrasını siz de biz de biliyoruz. Gözaltı ve tutuklamalar… Haklarındaki örgüt üyeliği suçlamaları, Yüksel’deki basın açıklamaları ve açlık grevine başlamalarından sonra gündeme geldi. Öncesinde ne örgüt vardı ne de su&c..]]> Thu, 28 Sep 2017 04:15:12 +0300 OHAL ve insan hakları https://www.evrensel.net/yazi/79915/ohal-ve-insan-haklari https://www.evrensel.net/yazi/79915/ohal-ve-insan-haklari? 12 Eylül bilançolarında hep idamları, açılan yüz binlerce davaları, gözaltına alınan ve tutuklanan insan sayılarını, kapatılan dernek, sendika ve siyasi partileri okurduk... Bir de mevzuat cephesinde olup bitenler vardı. Milli Güvenlik Konseyi döneminde (1980-1983), 669 yasa çıkartılmıştı. Olağanüstü bir performanstı Konseyin gösterdiği. Türkiye’nin zaten otoriter ve yer yer totaliter özellikler taşıyan siyasal ve hukuksal rejimi 12 Eylül generalleri tarafından aynı doğrultuda tahkim edilmekteydi. Sıkıyönetim askeri rejimi, 1984 tarihinden itibaren yerini OHAL rejimine bırakacaktı. OHAL’e geçiş ölçütü, açıklandığına göre huzur ve asayişin sağlanması, yaygın şiddet hareketlerinin ortadan kaldırılmasıydı. Bu gerekçeyle de bütün Türkiye’de aynı anda sıkıyönetim kalkmayacak ve aşama aşama önce OHAL’e sonra da..]]> Thu, 21 Sep 2017 05:00:17 +0300 Tanrıkulu'nun hakikat ve adalet arayışı https://www.evrensel.net/yazi/79875/tanrikulunun-hakikat-ve-adalet-arayisi https://www.evrensel.net/yazi/79875/tanrikulunun-hakikat-ve-adalet-arayisi? CHP İstanbul Milletvekili, Diyarbakır Barosu önceki başkanlarından İHD ve TİHV önceki yönetici ve üyelerinden, çok değerli İnsan Hakları Savunucusu Sezgin Tanrıkulu, hakikat ve adalet arayışını sürdürüyor. Konu, Hakkari merkeze bağlı, Tale (Oğul) köyünden dört yurttaşımızın, 31 Ağustos 2017 tarihinde SİHA’ların (silahlı insansız hava araçları) açtığı ateş nedeniyle birinin öldürülmesi ve diğer üçünün de yaralanmalarıyla alakalıdır. Tanrıkulu öldürülenlerin sivil yurttaşlar olduğunu ve öldürülmelerinin hukuka aykırı olduğunu söylüyor. Siyasi iktidar ve TSK öldürülenlerin “terörist” olduğunu iddia ediyor. Biraz eski yıllara gidelim: 26 Mart 1994 tarihinde Kuşkonar (25 kişi) ve Koçağılı (13 kişi) köylerine TSK uçakları ile bombalamalar yapılmış, aralarında 7’si kundaktaki be..]]> Thu, 14 Sep 2017 04:15:58 +0300 Adlarını anmak https://www.evrensel.net/yazi/79831/adlarini-anmak https://www.evrensel.net/yazi/79831/adlarini-anmak? Çok sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Uzun süreli bir eylem türüyle-ölüm orucu değil açlık grevi- ama her an yaşamlarını yitirme riski taşıyan bir eylem türüyle, hak arayışlarını sürdüren Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı onların iş ve aş eylemindeki talebini destekleyen Esra Özakça, Veli Saçılık, Acun Karadağ’ı anarak giriş yapmalıyım bu bahse. Onların istemlerini, eylem alanında, -Yüksel’de- destekleyenleri anmadan geçmek de ne kadar zor bir bilseniz. Konu, İLO’nun 111 sayılı Ayrımcılık (iş ve meslekte) Sözleşmesi’ne aykırı olarak dünya görüşlerinden (düşüncelerinden) kaynaklı ihraçlardır. Konu, çalışma hakkıdır ve elbette yaşam hakkıdır. Bir bilseniz, Büyükada’da insan haklarını savunma hakkı çerçevesinde bir araya gelen ve üretilmiş, kurgulanmış bir ..]]> Thu, 07 Sep 2017 04:52:32 +0300 Çatışmalı ortamları aşabilmek https://www.evrensel.net/yazi/79787/catismali-ortamlari-asabilmek https://www.evrensel.net/yazi/79787/catismali-ortamlari-asabilmek? İHD Diyarbakır Şubesi, geçen hafta, “Çatışmalı Ortamlarda Meydana Gelen İnsan Hakları İhlalleri (24 Temmuz 2015-24 Temmuz 2017) Araştırma Raporu Bilançosu”nu açıkladı. İHD, daha önce de 2017 yılı ilk 6 ay insan hakları ihlalleri bilançosunu açıklamıştı. İHD, “çatışmalı ortamlar” diyor, ihlallerin meydana geldiği “ortam”lara, durumlara… Türkiye toplumu olarak, bu “çatışmalı ortam”, “durum” üzerinde daha fazla düşünmemiz gerekmez mi? Gerekir elbette. Bu çatışmalı ortamın yarattığı bazı sonuçlar nelermiş, İHD raporuna nasıl yansımış, birlikte bakalım: Silahlı çatışmalarda, sadece bu yılın ilk 6 ayında 79 güvenlik görevlisi (asker, polis, korucu) yaşamını yitirmiş. Sadece bu yılın ilk 6 ayında 244 silahlı militan yaşamını yitirmiş. Yaşamını yitiren sivil insan sayısı da 6. Böylece, toplamda 33..]]> Thu, 31 Aug 2017 05:00:41 +0300 Irak ve Kürdistan referandumu https://www.evrensel.net/yazi/79746/irak-ve-kurdistan-referandumu https://www.evrensel.net/yazi/79746/irak-ve-kurdistan-referandumu? Barzani başkanlığındaki Irak- Kürdistan Otonom Yönetimi’nin aldığı referandum kararı, tartışmalara neden oldu. Başta Türkiye olmak üzere kararın geri alınmasını isteyen devletler olduğu gibi, Kürt siyasileri arasında da bu kararın isabetli olmadığını seslendirenler var... PKK adına yapılan açıklamalarda da referandum kararına karşı çıkılıyor. Politik olarak yanlış, zamansız, yersiz ve benzeri eleştirilerde bulunmak mümkün ve bulunanlar var: -Nereden çıktı şimdi bu? Tam da Suriye ve Irak’ta IŞİD ile savaş halindeyken, tam da Suriye’nin Kuzeyinde otonom yapılar oluşmuş, oluşmaktayken, bu yola başvurmak ne demek oluyor? Irak’ın toprak bütünlüğü ne olacak? Okuyor, dinliyoruz. Bu siyasi tercihler ve politikalar bir yana, böyle bir tasarruf- referandum- bir hak olarak ve insan hakları açısından savunulabilir mi? Kanımca, evet, savunulabilir. Birleşmiş Milletler M..]]> Thu, 24 Aug 2017 05:19:10 +0300 Çember daralıyor https://www.evrensel.net/yazi/79694/cember-daraliyor https://www.evrensel.net/yazi/79694/cember-daraliyor? Baskı pratiği için söylüyoruz. Herkes kendi zaviyesinden bakabilir. Çember daralıyor. Gazeteciler birer ikişer cezaevine gönderiliyor. 14 Ağustos Pazartesi günü de çok değerli gazeteci, yazar, insan hakları savunucusu bir arkadaşımız, Murat Çelikkan hapsedildi. Dayanışmak suç, fikrini söylemek suç; haber vermek, almak suç! Çember, özgürlükleri boğmakta olan bir rejim için de, rejimi tarihin bir evresinde işletme ve yönetme pratiği için de kullanılabilir. “Çanlar Kimin İçin Çalıyor”da Ernest Hemingway İspanya iç savaşını anlatıyordu. Sözel anlamda, - romanın adından - çağrışımlarda bulunabiliriz. 2017 Türkiyesi’nde nereye baksanız baskı, zulüm görüyorsunuz. Nasıl oluyor, nasıl oldu bu, akıl sır erdiremiyor bazen insan. “E biz söylemiştik,” çoğu kişinin s&..]]> Thu, 17 Aug 2017 05:03:18 +0300 'Tek tip'leşmek https://www.evrensel.net/yazi/79650/tek-tiplesmek https://www.evrensel.net/yazi/79650/tek-tiplesmek? İlk kez 12 Eylül 1980 askeri darbesi döneminde karşılaşmıştık, tek tip elbise giyme zorunluluğu ile… Açlık grevleri ve ölüm oruçları yaparak direnişler de peş peşe gelmişti. Hatırlıyorum. Ben 12 Eylül’den birkaç ay önce , fiilen, haziran ayında başlamıştım avukatlığa. 1981 yılından itibaren açlık grevlerine tanık olmaya başladık. Mamak, Metris, Diyarbakır…1981 ve 1982 ile 1984 ölümle sonuçlanan direniş yıllarıydı. Bizim de hafızamızda kayıtlıdır. Uzun yıllar sürdü, tek tip konusu. Hatta kişisel tarihimizde, bizim de duruşmaya giderken tek tip elbise giymediğimiz için, ağustos 1988 tarihinden kalma, hakkımızda hapishaneden tahliye edilmemizden sonrası verilmiş bir disiplin cezamız var. “Uzun yıllar sürdü” demekte haksız mıyız? Tek tip demek dayatma demek. Devlet dayatması, zorbalığın bir türüdür. Tek tip bana g&ou..]]> Thu, 10 Aug 2017 05:00:06 +0300 Hak savunucularına özgürlük https://www.evrensel.net/yazi/79612/hak-savunucularina-ozgurluk https://www.evrensel.net/yazi/79612/hak-savunucularina-ozgurluk? BM İnsan Hakları Savunucularının Korunması Bildirisi, hak savunucularına tanınan haklara 1, 5, 6, 7, 8, 9, 11, 12 ve 13. maddelerde yer verir. BM 29 No’lu Bilgi Belgesi’nin 15 ve 16. sahifelerinde, maddelerde tanınan haklar şöyle özetlenir: - İnsan haklarının gerçekleşmesi ve korunması için ulusal ve uluslararası düzeylerde çaba göstermek; -İnsan hakları çalışmalarını kişisel olarak veya başkalarıyla örgütlenerek yürütmek; -Dernekler ve hükümet dışı kuruluşlar kurmak; -Barışçı toplantılar düzenlemek; -İnsan haklarına ilişkin bilgi aramak, bulmak, almak ve elde muhafaza etmek; -İnsan hakları alanında yeni ilkeler ve fikirler oluşturup bunları tartışmak ve benimsenmesi için çalışmak; - Hükümet organlarına ve kuruluşlarına işlerini daha iyi yapmaları için eleştiri ve önerilerde bulunmak ve çalışmalarında insan haklarının yaşama geçirilmesini engelleyici yönler varsa bunlara dikkat çekmek; -İnsan haklarıyla ilgili resmi politikalar ve fiiller konusunda şikâyetlerde bulunmak ..]]> Thu, 03 Aug 2017 04:51:33 +0300 Paralel yargılamalar: Yüksel, Büyükada, Cumhuriyet https://www.evrensel.net/yazi/79574/paralel-yargilamalar-yuksel-buyukada-cumhuriyet https://www.evrensel.net/yazi/79574/paralel-yargilamalar-yuksel-buyukada-cumhuriyet? Paralel yargılama süreçlerini yaşıyoruz. Henüz yargılamalar başlamadan, soruşturma ve kovuşturma aşamasında ve/veya yargılamalar sürerken, basın yayın organlarında divanlar kuruluyor ve hükümler verilebiliyor. Yürütme gücünü elinde bulunduranların bu yolun açılmasındaki olumsuz rollerine işaret etmek isterim. Türkiye’de sadece bugün için değil, ta istiklal mahkemeleri dönemlerinden beri, bu usul geçerli olmuş. Son döneme ilişkin üç konuya bir bakalım isterseniz: * Yüksel direnişçileri Nuriye ve Semih, Veli, Acun, işlerini geri isteme eylemlerini yaparken ve Nuriye ve Semih’in hapiste ve açlık grevi süreleri 140’lı günlere varmışken, silahlı örgütlerle irtibatlandırılıyorlar. Koca İçişleri Bakanlığı haklarında kitap bile yazıyor. Soruşturma sürüyor haklarında ama bakanlık iddia makamı yerine geçiyor; bazı basın/yayın organları da fotomontaj fotoğraflar dahil aleyhe her tür yayını yapıyorlar. Yükselde de, Türkiye’nin pek çok yerinde insanlar, Nuriye ve Semih yaşasın, işlerine..]]> Thu, 27 Jul 2017 04:15:23 +0300 Çatışma çözümlerinde Türkiye modeli olabilir mi? https://www.evrensel.net/yazi/79526/catisma-cozumlerinde-turkiye-modeli-olabilir-mi https://www.evrensel.net/yazi/79526/catisma-cozumlerinde-turkiye-modeli-olabilir-mi? Savaş sona erecek, barış gelecek. Çatışma çözümlerinde Türkiye modeli, neden olmasın? Olabilir elbette. Akil İnsanlar Heyetlerinin raporlarına da yansıdığı gibi, Türkiye toplumu demokrasi istiyor. Uzlaşma noktası bu. Öte yandan Türkiye’nin özel durumu var. Bu durum hem etnik sorunları barındırmasında, hem de demokrasi yokluğunda kendisini gösteriyor. Bütün çatışma çözümlerinin yaşandığı ülkelerde ya demokrasi ile çözülmüş sorunlar ya da etnik sorunların yaşandığı ülkelerde kendi kendini yönetmeye dair çözümler gündeme gelmiş. Söz gelimi Şili’de, Arjantin’de darbe sonrası geçişlerde etnik temelli değil, genel olarak insan hakları ve demokrasi talebi ve arayışlarıyla çözümler bulunmuş.Çatışmalar başka türlü bir çözüm arayışlarıyla aşılamıyor. Türkiye de, Şili ve Arjantin gibi, darbeler ülkesi ama etnik boyutlu sorunları da var. Bizce iç içe geçmiş sorunlar. Türkiye’nin, Şili’den ve Arjantin’den farkı var. Türkiye de bu ülkeler gibi darbe süreçlerini yaşadı ve insanlarımız çok..]]> Thu, 20 Jul 2017 05:00:25 +0300 Büyükada baskınının düşündürdükleri https://www.evrensel.net/yazi/79480/buyukada-baskininin-dusundurdukleri https://www.evrensel.net/yazi/79480/buyukada-baskininin-dusundurdukleri? 5 Temmuz günü, Türkiye’nin önde gelen insan hakları örgütlerinin temsilcilerinin İstanbul Büyükada’daki bir otelde yapmakta oldukları toplantı, polis tarafından basıldı. Baskın sonucu 8 hak savunucusu, 2 eğitici olmak üzere toplam 10 insan hakları savunucusu gözaltına alındı. Toplantının konusu, olağanüstü koşullarda hak savunucularının stres ile baş etme, kendi kişisel ve kurumsal güvenlikleri ve dijital verilerinin güvenliğinin nasıl sağlanacağı üzerineydi. 1994 yılının başlarıydı, İHD’nin ilk projesiydi. Doç. Dr. Semih Gemalmaz, “Hukukçuların Bireysel Başvuru Hakkı Açısından Eğitimi” projesi çerçevesinde, hukukçuların Avrupa İnsan Hakları Komisyonuna nasıl başvuracakları konusunu anlatıyordu.Yer Diyarbakır’dı. OHAL koşullarındaydık. Katılımcılar avukatlardı. Siyasi polis toplantıyı basmış ve “Toplantıyı videoya alacağız” demişti. Sevgili Sezgin Tanrıkulu ve Semih hoca toplantının avukatlara yönelik, baroya ait bir salonda bir bilimsel-eğitim toplantısı olduğunu, kayda alamayacakl..]]> Thu, 13 Jul 2017 04:15:41 +0300 Tarsus Kadın Kapalı Cezaevinde neler oluyor? https://www.evrensel.net/yazi/79430/tarsus-kadin-kapali-cezaevinde-neler-oluyor https://www.evrensel.net/yazi/79430/tarsus-kadin-kapali-cezaevinde-neler-oluyor? Tarsus Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan mahpuslar, İHD’ye yaşam koşulları ile işkence ve kötü muamele gördüklerine dair şikayette bulunmuşlardı. Bu şikayetler üzerine İHD, 29 Mayıs ve 1 Haziran tarihlerinde mahpuslarla yüz yüze görüşmüştü. Bu görüşmeler sonucu yetkililere sorunlar ve talepler sözlü olarak iletilmiştir. Tarsus C Tipi kadın Cezaevinden, T tipi kapalı Cezaevine nakil sırasında da cezaevi müdürlerinin gözleri önünde saçlarından sürüklendikleri, küfürler edildiği, kağıt kalem verilmediği, darp raporları için doktora sevklerinin yapılmadığı, su verilmediği, yemeklerin çok az verildiği gibi şikayetler yoğunlaşmış ve İHD bu defa da 24 Haziran ve 29 Haziran tarihlerinde mahpuslarla görüşmüş ve iki ayrı rapor hazırlamıştır. Son olarak da, 4 Temmuz 2017 Salı günü, İHD Akdeniz Bölge Temsilcisi, Tarsus Şube Başkanı, Mersin Şubesi Başkanı ve Adana Şube Başkanı’nın imzasıyla Tarsus Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur. İHD’nin suç duyurusunda yukarıda özet..]]> Thu, 06 Jul 2017 05:01:25 +0300 AİHM ve barış akademisyenlerinin güçlü itirazları https://www.evrensel.net/yazi/79384/aihm-ve-baris-akademisyenlerinin-guclu-itirazlari https://www.evrensel.net/yazi/79384/aihm-ve-baris-akademisyenlerinin-guclu-itirazlari? AİHM, Köksal/ Türkiye kararında (12 Haziran 2017, başvuru no: 70478/16), 685 sayılı KHK ile kurulan komisyonu adres gösterdi. Bilindiği gibi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 13. maddesine göre, haklarının ihlal edildiğini düşünen herkesin, etkili başvuru hakkı var. Başvuru mekanizması olarak da yalnızca yargı kurumları kastedilmiyor. Komisyonlar da etkili başvuru mekanizmaları olarak kabul edilebiliyor. Şartları var tabii. Köksal kararından sonra, Türkiye’de çoğu kişi şöyle düşündü: “Bu iş bitti.AİHM topu taca attı!” AİHM topu taca atmayı düşünmüş olabilir. İş yükü geliyor akla.Ama pes etmeyenler de var. Güçlü itirazlarda bulunuyorlar. Böylelikle, bizi de uyarıyorlar: Pes etmek yok! Mücadeleye devam! Bilgiyle, bilinç ile… Geçenlerde basına da yansıdı. İnsan hakları hukukunun Türkiye’de önde gelen uzmanlarından değerli Prof. Dr. Yaman Akdeniz ve Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak, bazı Barış Akademisyenleri adına AİHM’e başvuruda bulundu. Üstelik bununla da yetinmedile..]]> Thu, 29 Jun 2017 04:15:18 +0300 Adalet https://www.evrensel.net/yazi/79345/adalet https://www.evrensel.net/yazi/79345/adalet? Bir barış ülküsünden söz etmek gerekirse, herhalde 1789 Fransız devrimini ve “Hürriyet, eşitlik, kardeşlik” sloganını “adalet” de eklenerek hatırlamak gerekir. 1791 tarihli Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi’ni incelediğimizde kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, suç ve cezaların yasallığı, masumluk karinesi ve adil yargılanma hakkı ile ilgili evrensel ilkeleri görmekteyiz. Bildiride haklar yönünden eşitlik 1. maddede yer alır. Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı 7. maddede, suç ve cezaların yasallığı ilkesi 8. maddede, masumiyet karinesi 9. maddede yer alır. Marks, Gotha Programı’nın Eleştirisi’nde, 80-90 yıl sonra, 1875’te, sosyalizmin adalet anlayışını da yansıtan ünlü sloganı açıklar: ”Herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre!” Peki bu eşitlik, adalet sorunu son 200 yılın mı sorunudur? Hayır, ta Aristo’ya (İÖ.384-İÖ.322) kadar gider. Ondan öncesi de var kuşkusuz. Bir söz var, adliye duvarlarında okunabiliyor: Başka örneklerinde de görüldüğü gibi, Atat..]]> Thu, 22 Jun 2017 05:00:53 +0300 BM’den ifade özgürlüğü eleştirisi https://www.evrensel.net/yazi/79293/bmden-ifade-ozgurlugu-elestirisi https://www.evrensel.net/yazi/79293/bmden-ifade-ozgurlugu-elestirisi? BM Düşünce ve İfade Özgürlüğü Özel Raportörü David Kaye, BM İnsan Hakları Konseyi 35. İnsan Hakları Oturumunda Türkiye’ye çok sert eleştiriler yöneltti. Kaye, Kasım 2016 tarihinde Türkiye’yi ziyaret etmişti. Görüşmelerde bulunduğu kişi ve kuruluşlar arasında, resmi kurum temsilcileri dışında, insan hakları örgütleri, basın yayın örgütleri temsilcileri de vardı. Kasım ayı verilerine göre, 177 medya kuruluşu kapatılmış, 231 gazeteci gözaltına alınmış ve cezaevlerinde 150’den fazla gazeteci tutuklu ya da hükümlü olarak bulunmaktaydı. Temel eleştiri noktası, terör tanımı ile ilgiliydi. Terör tanımının belirsizliği nedeniyle insanlar çok kolayca özgürlüklerinden yoksun bırakılabiliyor; gözaltı tutuklama ya da yargı huzuruna çıkarılma ve hapis tehdidi altında tutulabiliyorlar. Kürt ve alevi basın yayın organları ile Fethullah Gülen hareketine yakın basın yayın organlarının kapatıldığı ve çok sayıda çalışanının da cezaevinde olduğu raporda yer alıyor. Raporda OHAL’in kaldırılması, ifade öz..]]> Thu, 15 Jun 2017 04:30:04 +0300 Açlık grevi direnişi ve umuda dair https://www.evrensel.net/yazi/79242/aclik-grevi-direnisi-ve-umuda-dair https://www.evrensel.net/yazi/79242/aclik-grevi-direnisi-ve-umuda-dair? Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevi direnişi 90’lı günlerde… Üstelik, şimdi hapislik koşullarındalar. Acaba açlık grevi nasıl ve ne zaman sona erer? Elbette talep ettikleri ve duyurdukları gibi, işlerine geri dönmelerinin kabulüyle ilgili bir konudan söz ediyoruz. Onların, geri dönüşü mümkün olmayan bir yolda yürümeye zorlanmalarına hiçbir vicdan rıza göstermemeli diye düşünüyoruz. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın sürdürdüğü ve direnişi barışçıl ve demokratik tarzda başka eylem biçimleriyle sürdüren Acun Karadağ, Veli Saçılık, Esra Özakça’nın eylemleri, bize çok açık olarak OHAL rejiminin keyfi, hukuk dışı ve kolektif cezalandırıcı, ayrımcılık içeren özelliğini ortaya koymaktadır. Avrupa Konseyi Venedik Komisyonu ve Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserinin raporlarında dile getirilen temel bir mesele var: Bu da ihraç kararlarının ferdileştirmeden alınmış kararlar oluşu. Aynı zamanda ihraç kararlarının insanların sahip oldukları siyasi, felsefi ve inançlarına dayalı ayr..]]> Thu, 08 Jun 2017 04:51:40 +0300 Tutuklu gazetecilere özgürlük! https://www.evrensel.net/yazi/79199/tutuklu-gazetecilere-ozgurluk https://www.evrensel.net/yazi/79199/tutuklu-gazetecilere-ozgurluk? Tutuklu gazetecilerin listesi, “Bağımsız Gazetecilik Platformu” tarafından 23 Mayısta açıklanmıştı (platform24.org). Listede 166 gazetecinin adları yer alıyor. Çoğunun da eski/yeni görev yaptığı basın yayın kuruluşunun adı yazılı. Aynı zamanda o gazeteci/yazarın o yayın kuruluşundaki görevine de yer veriliyor. Biz tutuklu gazeteci ve yazarların adlarını P24’teki sıralamaya dayalı olarak yayıMlıyoruz. P24 “Tutuklu Gazeteciler” başlığını atmıştı. Biz de buna bir talep ekledik. “Özgürlük” diyoruz. -Tutuklu gazetecilere özgürlük! 23 Mayıs 2017 itibariyle tutuklu gazeteciler listesi şöyle: Abdulkadir Turay, Abdullah Kılıç, Abdullah Özyurt, Abdulvahap İş, Abdürrahim Ersöz, Ahmet Altan, Ahmet Memiş, Ahmet Metin Sekizkardeş, Ahmet Şık, Ahmet Turan Alkan, Ahmet Yavaş, Akın Atalay, Alaattin Güner, Ali Ahmet Böken, Ali Aşikar, Ali Babür Boysal, Ali Bulaç, Ali Konar, Ali Ünal, Ali Yüce, Arafat Dayan, Aslı Ceren Aslan, Atilla Taş, Ayhan Demir, Ayşe Nazlı Ilıcak, Ayşenur Parıldak, Ayteki..]]> Thu, 01 Jun 2017 05:00:54 +0300 OHAL zamanı https://www.evrensel.net/yazi/79152/ohal-zamani https://www.evrensel.net/yazi/79152/ohal-zamani? Türkiye darbeler ülkesi. 15 Temmuz darbe girişimi, karşı darbeye yol açtı. İktidar kanadı, darbe teşebbüsünü ‘Allahın lütfu’ olarak nitelendirdi. TUSİAD Genel Kurulu’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan, OHAL’in sona erdirilmesine yönelik beklentilere “OHAL neden kalksın?” gibi sözlerle cevap verdi. Şimdiler OHAL zamanı. Bütün darbelerde “darbe zamanları” olarak niteleyeceğimiz dönemlerin yaşandığını biliyoruz. Bu zamanlar özel olarak baskı dönemleri olarak yaşandı. Fakat ikinci temel özellik unutuluyor. Bütün darbe dönemleri, yaşandığı zaman dilimiyle sınırlı etkisi olan dönemler değil. Şöyle bir gerçek var: 1923 yılından 1987 yılına kadar geçen 64 yılın 26 yılında sıkıyönetim idaresi var. 1987 yılından 30 Kasım 2002 tarihine kadar da (bu tarihte OHAL’in son kez uzatılması Ecevit hükümetinin kararıydı) 15 yıl OHAL rejimini yaşadı Türkiye. Toplamda 41 yıl ediyor. Bu sayıya 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünü eklersek 42 yıl olağanüstü rejim şartları geçerli olmuş Türkiye’de. Haklar ve öz..]]> Thu, 25 May 2017 04:53:34 +0300 Yaşam hakkı ihlalleri ve kaybedilenler https://www.evrensel.net/yazi/79104/yasam-hakki-ihlalleri-ve-kaybedilenler https://www.evrensel.net/yazi/79104/yasam-hakki-ihlalleri-ve-kaybedilenler? İHD, 1995 yılında 17-25 Mayıs tarihlerini kayıplar haftası ilan etmişti. Ayrıca, ikinci kez “Kayıplar bulunsun” kampanyası düzenlemişti. İlk kampanya 18 Aralık 1992 tarihinde başlatılmıştı (bk. ihd.org.tr, basın açıklamaları, 18 aralık 1992 tarihli açıklama). Demek ki bu ilk kampanyanın üzerinden 25 yıl geçmiş… Hâlâ kayıplar sorunu aşılamamış bir sorun olarak duruyor. Kayıp yakınlarının ve İHD ve insan hakları savunucularının mücadelesi de sürüyor. Geçen ay başında, Arjantinli anneannelerin 1976 yılında askeri cuntanın gözaltı kamplarında doğmuş ve annelerinden koparılmış bebeklerden 121.sini bulduğu haberi vardı. Nasıl sevindim anlatamam. Çünkü ben o kaybedilmiş bebeklerden birisini-kardeşini- arayan bir insan hakları savunucusu kadını Arjantin’de tanımıştım. Okuyucularımız anımsayacaklardır. Bu köşede, “Geçmişle Yüzleşmede Arjantin Deneyimi” başlıklı 6 ve 13 Ekim 2011 tarihlerinde iki yazım yayımlanmıştı. O yazıda Plaza De Mayo Anneanneleri Derneğine (Abuelas de Plaza..]]> Thu, 18 May 2017 05:00:41 +0300 Açlık grevleri: Bir şey yapmamız lazım! https://www.evrensel.net/yazi/79057/aclik-grevleri-bir-sey-yapmamiz-lazim https://www.evrensel.net/yazi/79057/aclik-grevleri-bir-sey-yapmamiz-lazim? Bir şey yapmamız lazım! Ankara’da Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile Dersim’de Kemal Gün’ün açlık grevleri sürüyor. 60’lı günlerden 70’li günlere uzandı, açlık grevi yolu ile hak talebi… Birisi, sonuç olarak çalışma hakkı, akademik özgürlüklerle ilgili; diğeri ise “mezar hakkı” olarak nitelenen ama inanç özgürlüğü ve elbette birinci grup için de geçerli insan onuru ile ilgili. Her ikisi de, daha önceki yazılarımızda da vurguladığımız gibi, bizim anlayışımıza göre, şeref ve haysiyet (onur) meselesidir. Şu soru çok soruluyor: “Biz ne yapabiliriz?” Ben bütün hak mücadelelerinde ve desteklerde, sadelikten yanayım. Herkes- hepimiz verilen mücadelenin bir parçası olabiliriz. Ankara’da olanlar için mesela ziyaret, insan hakları anıtı önüne gitmek. İkinci olarak konu-komşuya duyurmak. Üçüncü olarak hangi parti ya da dernek, vakıf, oda üyesi-sempatizanı olursak olalım, siyasi iktidarı uyarması için girişimde bulunmak. Ya da bizim şu anda yapmaya çalıştığımız gibi, yazma/çi..]]> Thu, 11 May 2017 04:04:28 +0300 Dersim ve Yüksel’deki onur direnişi https://www.evrensel.net/yazi/79008/dersim-ve-yukseldeki-onur-direnisi https://www.evrensel.net/yazi/79008/dersim-ve-yukseldeki-onur-direnisi? Dışarıdaki hapishanede iki açlık grevi sürüyor. Onur direnişi demek daha doğru. Bugün onlardan, Ankara Kızılay - Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde Nuriye Gülmen/Semih Özakça ve arkadaşlarının, işlerine geri dönmek için ihraçlara karşı başlattıkları oturma eylemi ve açlık grevinden ve Dersimde Seyit Rıza Meydanı’nda Kemal Gün adlı bir babanın, oğlunun cenazesini almak ve gömmek için başlayıp sürdürdüğü 70. gündeki açlık grevinden söz edeceğiz. Bu iki eylemi aynı nitelikte görüyorum. İnsan onuruna yapılan saldırılara karşı verilen ve seçilen bir cevap olduğunu düşünüyorum. 7 Kasım (2016) günü, Dersim Çet Deresi’nde, savaş uçaklarının bombalaması sonucu, 11 genç insan, “DHK-C militanı” yaşamını yitirmişti. Yaşamını yitirenlerden birisi de 70 yaşındaki Kemal Gün’ün 28 yaşındaki oğlu Murat Gün’dü. Baba Kemal Gün oğlunun cenazesini almak için yetkili makamlara müracaat etti. Cenaze Kemal Gün’e verilmedi. Kemal Gün 24 Şubat’ta Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda açlık grevin..]]> Thu, 04 May 2017 04:52:15 +0300 Etkili Başvuru Hakkı: AYM, YSK ve Danıştay https://www.evrensel.net/yazi/78966/etkili-basvuru-hakki-aym-ysk-ve-danistay https://www.evrensel.net/yazi/78966/etkili-basvuru-hakki-aym-ysk-ve-danistay? Türkiye, hukukun üstünlüğü ilkesi açısından sorunlu bir ülkeydi. Yalnızca yargıç ve savcıların niteliği açısından değil. Yalnızca HSYK’nin ve adliye teşkilatının yapılanması açısından da değil. Bir bütün olarak sorunlu bir ülkeydi. Şimdilerde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 13.maddesinde, bir insan hakkı olarak düzenlenen, etkili başvuru hakkı konusunda, ciddi ciddi yeniden düşünmek zorundayız. ’90’lı yıllarda Avrupa İnsan Hakları Komisyonu/Divanı, Türkiye’de OHAL bölgesinde Sözleşmenin 13. maddesi bağlamında etkili başvuru yolunun bulunmadığına hükmetmişti. Etkili başvuru hakkına sahip olmanın kendisi bir insan hakkı. Adresi sadece mahkemeler değil. Komiteler, komisyonlar da etkili başvuru hakkı açısından bir yoldur; hakkın korunmasında başvuru usul ve mekanizmalarıdır. Şimdilerde özellikle sulh ceza hakimlikleri kararları (gözaltı,tutuklama kararları ile sosyal medya erişim yasakları) güncel, can yakıcı , cezalandırma kırbaçları/araçları işlevi görüyor, biliyorsunuz. Lakin bi..]]> Thu, 27 Apr 2017 05:00:18 +0300 İçeride - Dışarıda açlık grevleri https://www.evrensel.net/yazi/78920/iceride-disarida-aclik-grevleri https://www.evrensel.net/yazi/78920/iceride-disarida-aclik-grevleri? Açlık grevleri bir hak arama yolu olarak başvurulan bir araç. Dünya ve Türkiye pratiği, bu “araç”ın, insan hayatı için taşıdığı büyük riskleri ortaya koymakta. İçeride: 17 Nisan itibariyle Türkiye hapishanelerinde (33 farklı hapishanede), 292 siyasi mahpus (tutuklu ve hükümlü), süresiz/dönüşümsüz açık grevi yapıyor. Eylemcilerin 57’si kadın. Açık grevinde bulunanların talepleri üç noktada toplanıyor: İlki, İmralı Cezaevindeki tecrit uygulamasının kaldırılması. İkincisi, OHAL ile birlikte ağırlaşan cezaevi koşullarının iyileştirilmesi ve hak ihlali sonucunu doğuran uygulamalardan vazgeçilmesi ve üçüncüsü Kürt illerindeki abluka/kuşatmaya ve siyasi operasyonlara son verilmesi. Bu konuda HDP’nin cezaevi komisyonunun 17 Nisan tarihli “açlık grevleri bilgi notu” aydınlatıcı. Tam da bugünlerde KCK açlık grevlerinin sona erdirilmesi için çağrı yaptı. İnsan hakları örgütlerinin de ta başından beri mahpuslarla diyalog kurulması, insan hakları hukukuna uygun taleplerin kabul edilmesi ve..]]> Thu, 20 Apr 2017 04:09:58 +0300 Referandum sonrasına dair https://www.evrensel.net/yazi/78866/referandum-sonrasina-dair https://www.evrensel.net/yazi/78866/referandum-sonrasina-dair? Anayasa değişikliğinin hazırlanma usulü, oylanma usul ve şartları hep eleştirilmişti. İki aydır hükümet ve cumhurbaşkanlığının propaganda faaliyetleri ile ‘hayır’ kampanyasına yönelik kamu otoritelerinin aldığı tutumlar (vali ve kaymakamlar,emniyet birimleri) ve medyanın konuya yaklaşımı de temel eleştiri konuları arasındaydı. Değişiklik, daha çok iktidar bloku tarafından hazırlanmış olması ve katılımcı süreçlerin işletilmemesi nedeniyle eleştirilmekteydi. Bunun yanında daha çok bir kişinin arzusu ve onu her konuda denetlenemeyen tek yetkili kişi kılma amacı taşıması nedeniyle eleştirilmektedir. Belirttiğimiz nedenlerle de değişiklik teklifine plebisit teşhisinde bulunulmakta. “Tek adam rejimine hayır !” sloganı ve tek adamlık vurgusunun yoğunluğu da bunu gösteriyor. Referanduma konu anayasa metni hakkında İHD görüşlerine (ihd.org.tr) bakılmasını öneririm. Orada da vurgulandığı gibi üç konuda olumlu özellik var anayasa metninde. Bunlar, a) 18 yaş, 2) Askeri mahkemelerin kaldır..]]> Thu, 13 Apr 2017 04:51:10 +0300 Milli iradeci ve kalkınmacı anlayış https://www.evrensel.net/yazi/78820/milli-iradeci-ve-kalkinmaci-anlayis https://www.evrensel.net/yazi/78820/milli-iradeci-ve-kalkinmaci-anlayis? Ak Parti tarafından yoğun bir biçimde seslendirilen milli iradenin üstünlüğü tezi pek yabancısı olmadığımız tez. Evet, şu doğrudur: Genel ve eşit oy hakkı insanlık tarihi açısından bir devrimdir. Ayrıca ülke yönetimine katılma hakkı da bir insan hakkıdır. Biliniyor. Ancak oy sahiplerinin yaş ve cinsiyet kimliği bakımından kim olacağı, iradelerinin nasıl oluştuğu, tezlerini hangi koşullarda ve nasıl savunabildikleri çok önemli. Burada da ifade, basın, örgütlenme, toplanma özgürlüğü hakkı gündeme geliyor. O bakımdan “milli irade”nin bir fiksiyon olduğu söylenir. Belirli yaş grubundan ve oy verme hakkına sahip kişiler topluluğunun iradesinden söz edebiliriz. AK Parti liderliği son birkaç yıldır, hukuksal, yargısal denetimi de “vesayet” olarak nitelemekte: Milli irade üzerindeki vesayet! Oysa hukukun üstünlüğü ilkesi, kamu otoritelerinin kişinin hak ve özgürlüklerine müdahalesinin etkili hukuksal denetimi anlamına geliyor, AİHM kararlarına göre (Silver ve diğerleri/Birleşik Krallık kara..]]> Thu, 06 Apr 2017 05:00:13 +0300 Türkiye’nin hapishaneye dönüştürülmesi https://www.evrensel.net/yazi/78767/turkiyenin-hapishaneye-donusturulmesi https://www.evrensel.net/yazi/78767/turkiyenin-hapishaneye-donusturulmesi? Türkiye, henüz otokrasiyi öngören anayasa değişikliği gerçekleşmiş olmasa bile, haklar ve özgürlükler bakımından büyük bir hapishaneye dönüşmüş durumda. Fiili durum bu. Hakların ve özgürlüklerin en önemli güvencesi olması gereken ve onun da en etkili mekanizması olması gereken yargı, hakların ve özgürlüklerin güvencesi değil, siyasi karar vericilerin isteği doğrultusunda çalışan bir mekanizma haline gelmiş durumda. AİHM Silver ve diğerleri/İBirleşik krallık kararında(1983), hukukun üstünlüğü ilkesi için, yaklaşık olarak, “bireyin hak ve özgürlüklerine kamu otoritelerinin müdahalesinin etkili hukuksal denetimi anlamına gelmektedir “ şeklinde bir tarifte bulunmuştu. Türkiye’de yargı, bırakın böyle bir fonksiyon icrasını, ihlallerin birinci dereceden sorumlularından biri haline geldi.İhlallerin sistematik hale gelmesinde payı büyük. Şu anda Türkiye’de ne yargı var ve ne de hukuk… Fakat yine de hukuksal yollara başvurmakta, o alanda mücadeleyi sürdürmekte ve bunda ısrarda yara..]]> Thu, 30 Mar 2017 04:51:45 +0300 Yüksel'deki kıvılcım https://www.evrensel.net/yazi/78721/yukseldeki-kivilcim https://www.evrensel.net/yazi/78721/yukseldeki-kivilcim? Nuriye Gülmen adı, Türkiye’deki toplumsal mücadele/ direniş tarihine geçti. Tek kişilik eylemdi, Semih, Acun ve Veli ile çoğaldılar. Şimdi 134. gündeler ve direnişlerine - 14.gündür- açlık grevi eylemini de eklediler. “İşimizi geri istiyoruz, OHAL’e hayır!” pankartı açıyorlar. Karton kağıtlarla başlamışlardı, hâlâ var o kağıtlardan. Seyri Sokak, Mehmet Özer ve Mahmut Konuk’a da ödül vermek lazım, haber ve dayanışmada gösterdikleri olağanüstü katkıları için. Ben şahsen gün gün bu üç kanaldan takip ediyorum, direnişi. Kaç kez gözaltına alındılar, sayı versem yanıltmış olabilirim? Yirmi mi, otuz mu, bilemiyorum. Kıvılcım, 65 gün önce Malatya’ya sıçramıştı. Malatya emekçileri de her sokağa çıktıklarında gözaltına alındılar. 60’ı geçti gözaltı sayısı… Tek veya üç-dört kişilik direnişler yaygınlaştı. Tek kişilik eylem 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na tabi değil. Ellerinde bazen bir dosya kağıdı büyüklüğünde bazen de ondan büyük kağıtlara yazılmış düşü..]]> Thu, 23 Mar 2017 04:14:35 +0300 BM raporu: Cizre, Sur ve Nusaybin yıkımları https://www.evrensel.net/yazi/78677/bm-raporu-cizre-sur-ve-nusaybin-yikimlari https://www.evrensel.net/yazi/78677/bm-raporu-cizre-sur-ve-nusaybin-yikimlari? Barış İçin Akademisyenler (BAK) olarak bilinen bir grup akademisyen, 11 Ocak 2016 günü “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bir bildiri yayımlamışlardı. Akademisyenlerden 300’den fazlası ihraç edildi; pek çoğu gözaltına alındı, bazılarının sözleşmeleri yenilenmedi ve tümü hakkında, önce TMK 7/2 maddesine muhalefetten soruşturma, bazıları hakkında dava, sonra da TCK. 301. maddeye muhalefetten soruşturma için Adalet Bakanlığından izin talepli hukuksal girişimlerde bulunuldu. Üniversiteler ve YÖK disiplin soruşturmalarını başlattılar. Öte yandan Türkiye’nin insan hakları kuruluşları (af örgütü dahil) ve bölge baroları, Cizre, Sur, Nusaybin ve diğer sokağa çıkma yasakları ilan edilen ve kuşatılan kentlerle ilgili raporlar hazırladılar ve kamuoyuna açıkladılar. Raporlarda imzası bulunan bazı kuruluşlar KHK’ler ile kapatıldı (Gündem Çocuk, Özgürlükçü Hukukçular Dernekleri gibi). Bazıları hakkında askeriyenin emri ile Dernekler Dairesi tarafından incelemeler yapıldı; aylarca, sorular sorulup,..]]> Thu, 16 Mar 2017 05:00:12 +0300 8 Mart vesilesiyle... https://www.evrensel.net/yazi/78630/8-mart-vesilesiyle https://www.evrensel.net/yazi/78630/8-mart-vesilesiyle? KADINLARA KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN ÖNLENMESİ SÖZLEŞMESİ* Önsöz: Bu sözleşmeye taraf devletler, Birleşmiş Milletler şartının temel insan haklarına, insanlık onuru ve insanın değeri ile erkeklerin ve kadınların haklar bakımından eşitliğine olan inancını yeniden teyit ettiğini kaydederek, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin ayrımcılığın kabul edilemezliği prensibini teyit ettiğini ve bütün insanların onurları ve hakları bakımından eşit ve özgür doğduklarını ve herkesin cinsiyete dayanan ayrım da dahil, bu Bildiri’de yer alan hiçbir ayrımcılığa tabi tutulmaksızın haklara ve özgürlüklere sahip olduklarını ilan etmiş olmasını kaydederek, İnsan haklarına dair uluslararası sözleşmelere taraf olan devletlerin, erkeklere ve kadınlara ekonomik, sosyal, kültürel, kişisel ve siyasal haklardan yararlanmaları konusunda eşit haklar sağlama yükümlülüğü altında bulunduğunu kaydederek, Birleşmiş Milletler ve onun uzman kuruluşlarının gözetiminde meydana getirilen uluslararası sözleşmele..]]> Thu, 09 Mar 2017 03:36:07 +0300 Kalıcı KHK rejimi https://www.evrensel.net/yazi/78583/kalici-khk-rejimi https://www.evrensel.net/yazi/78583/kalici-khk-rejimi? Kuvvetler birliğine değil, kuvvetler ayrılığına ihtiyaç var. Önerildiği gibi, kuvvetlerin tek kişide olduğu ya da bir tür monarklık ifade eden eski Milli Güvenlik Kurulu yapısına benzer çoklu ama bir zümre hakimiyetine dayalı sistemler, kabul edilemez. Kabul edilemezliği, demokrasi anlayışımız gereği söylüyoruz. Demokrasi çoğulcu. saydam, açıklığa ve, katılımcılığa dayanır. O nedenle en başta kuvvetler ayrılığı (güçler ayrılığı) ilkesini kabul etmek lazım. Yasama, yürütme, yargı güçlerinden söz ediyoruz. Unutmayalım, hukukun üstünlüğü ve demokrasi bir ilkedir. Rejim bu ilkelere dayanmalıdır. Rejimin dayanacağı değerler ise insan hakları olmalıdır. Oysa ortaya konmuş olan anayasa değişikliği önerisi, ilke ve değerlere dayanmamaktadır. Hızlı karar alma gereğine ve bunun için de seçilmiş olanlardan tek kişiye (cumhurbaşkanına) her tür yetkinin verilmesine (pratikte yasama,yürütme,yargı yetkisinin) verilmesine dayanmaktadır. Güçler ayrılığı şekli olarak varlığını sürdürecekt..]]> Thu, 02 Mar 2017 05:03:01 +0300 Komiserin ifade özgürlüğü memorandumu https://www.evrensel.net/yazi/78538/komiserin-ifade-ozgurlugu-memorandumu https://www.evrensel.net/yazi/78538/komiserin-ifade-ozgurlugu-memorandumu? Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Sayın Nils Muiznieks’in, 15 Şubat 2017 tarihini taşıyan “Türkiye’de ifade özgürlüğü ve medya özgürlüğüne ilişkin Memorandum”u yayımlandı. (wcd.coe.int) Memorandum şu beş bölümden oluşuyor. 1) Medyada çoğulculuk ve bağımsızlık 2) İfade özgürlüğünü kısıtlayan yargı tacizi 3) Gazetecilerin korunması ve güvenliği 4) İnternet sansürü 5) Sonuçlar ve tavsiyeler Komiser, bazı sayısal bilgiler vermektedir. Örneğin, 1959-2015 yıllarında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, toplamda ifade özgürlüğü ile ilgili (10. madde ile ilgili) 619 ihlal kararı vermiştir. Bu kararların 258’i Türkiye ile ilgilidir. Türkiye’yi ihlallerde en yakından takip eden ülkede 10. madde ihlal sayısı 34’te kalmaktadır. Türkiye’de 18 Ocak 2017 itibariyle 151 gazeteci tutukludur. 11 Ocak 2017 itibariyle 158 medya şirketi kapatılmıştır. Bu kapatmalar, 45 gazete, 60 TV, 19 süreli yayını, 29 yayınevini ve 5 basın ajansını kapsamaktadır. Komiserin nitelemesiyle, “OHAL kapsamında..]]> Thu, 23 Feb 2017 05:00:29 +0300 Barış talebine ihraç https://www.evrensel.net/yazi/78493/baris-talebine-ihrac https://www.evrensel.net/yazi/78493/baris-talebine-ihrac? Önceki KHK’lerde olduğu gibi, 7 Şubat 2017 tarihli 686 sayılı KHK ile “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı barış bildirisine imza atan pek çok akademisyen daha ihraç edildi. Bu köşede OHAL ilanından beri pek çok kez ihraçlar konusuna değinmiştim. Üzerinde ısrarla durduğum konu, 12 Eylül askeri darbe tecrübesini bugünkü kuşaklara aktarmaktı. İHD, 1988 yılında “1402’likler Komisyonu “ kurmuştu.Bu komisyonun hazırladığı rapor, Türk-İŞ aracılığı ile İLO Aplikasyon Komitesine ve Genel Kuruluna taşınmıştı. İLO Türkiye’yi izlemeye almıştı. Çünkü yaklaşık 8 bin 500 kamu görevlisi sıkıyönetim komutanlarının emri ile ihraç edilmişti (Bakınız, Özen Haldun,, Entelektüelin Dramı, İmge yayınları, Ankara, 2002). İLO bu ihraçların 111 sayılı Ayrımcılık Sözleşmesi (İş ve Meslek) aykırı olduğu kararına varmıştı. Öyle ya, bir yargılama ve bir mahkeme kararı olmaksızın insanlar sırf siyasi görüşleri nedeniyle ya da sendika, dernek ya da odaya üye oldukları için kamudan ihraç ediliyordu. Bugün de ..]]> Thu, 16 Feb 2017 04:30:09 +0300 İhraçlarla gelen https://www.evrensel.net/yazi/78445/ihraclarla-gelen https://www.evrensel.net/yazi/78445/ihraclarla-gelen? Önceki gece yayımlanan 686 sayılı KHK bize de uğradı. Ne zamandır bekliyorduk. Ben de akşamüstü, İHD için çalışma programı taslağı hazırlama görevinin ağırlığı altında ve yoğunluklar arasında, üç konu belirlemiş ve onlar arasından seçme yapmaya çalışıyordum, bugün bu köşeye taşımak için. Gece vakti KHK çaldı kapımızı. Düşündüğüm konulardan birisi mülkiyet konusuydu. Sahi, mülkiyet nedir? Anlatayım. Bu soruyu “Mülkiyet nedir?” adlı kitapta, Proudhon soruyordu. Hani anarşist düşünür. Cevabı açık ve net sayılır: Mülkiyet hırsızlıktır! Haydaaa, şimdi herkes, hepimiz hırsız mıyız yani… Fakat öyle değil. Marx da, Proudhon’u eleştirir. Mülkiyetin kaynağının da mülkiyetin kendisinin de hırsızlıktan ibaret olmadığı düşüncesindedir. Peki J. J. Rousseau ne diyordu, “İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı”da. O da eşitsizlik konusunda mülkiyete işaret ediyor ve eşitlik ve insanın özgürlüğü konusunda düşüncelerini açıklıyordu. Hatırlar mısınız, ocak ayında, tam da Davos zirvesi önc..]]> Thu, 09 Feb 2017 04:54:24 +0300 İfadeye özgürlük ve demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/78405/ifadeye-ozgurluk-ve-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/78405/ifadeye-ozgurluk-ve-demokrasi? İfade özgürlüğü varsa demokrasi vardır. Peki demokrasi ne işe yarar? Kendimi gerçekleştirmeye yarar. Ne demek bu? Kendimi nasıl gerçekleştiririm? Bunu kendimle ilgili, çocuklarımla, eş dostla ilgili, köyüm, kentim, ülkem, dünya-evrenle ilgili kararları benim verebilmem-süreçlere ve kararlara katılmamla gerçekleştiririm. Bunun için irademin özgür olması gerekir. Bakın demokrasi, Birleşmiş Milletler Dünya İnsan Hakları Konferansı Viyana Belgesi’nin 8. maddesinde tarif ediliyor. Herkes, kendisini gerçekleştirmenin hemen bütün unsurlarını o tarifte bulabilir. ‘Tarif’ diye ben söylüyorum.Yoksa alışılagelmiş tarif tarifine pek uyduğunu söyleyemem. Aynen alıyorum.Vaktiniz varsa, okuyalım, sonra tartışalım. Şöyle: a) Demokrasi, kalkınma/gelişme ve insan haklarına ve temel özgürlüklere saygı, i-) Birbirlerine bağlıdır ve ii-) Birbirlerini karşılıklı olarak güçlendirirler b)Demokrasi, halkın, i-) Kendi siyasal, ekonomik, toplumsal ve kültürel sistemlerini belirlemek için, iste..]]> Thu, 02 Feb 2017 05:00:30 +0300 Savaş https://www.evrensel.net/yazi/78361/savas https://www.evrensel.net/yazi/78361/savas? Türkiye bir savaşın tam orta yerinde ve yanıyor. Bütün bir kuzey Afrika ve Ortadoğu’ya bakınız. Otoriter-totaliter rejimler çöktü, çöküyor ve bu ülkelerin liderleri (Saddam, Kaddafi, Mübarek, Esad vb.) ülkelerini ürettikleri rejim ve yönetim pratikleriyle iç çatışma ve savaşlara sürüklediler, mahvettiler. Sırf iktidarda kalmak uğruna yaptılar bunu. Türkiye ülke içinde çatışma ortamını yaşıyor. Ülke dışında da Suriye iç savaşının tarafı haline geldi. İçeride bazı güçler sivillere yönelik katliam yapıyor. IŞİD ve TAK bombalamalarını görmezden gelemeyiz. Kimse, bu tür gruplara öfkeli genç muamelesi yapamaz. Tam da Albert Camus’un “Doğrular” oyununu hatırlama zamanı… AKP politikaları çatışma çözümüne değil, çatışmalara dahil olmaya yönelik oluştu ve sürdürülüyor. Biz insancıl hukuku hatırlamaya ve hatırlatmaya çalışacağız bu yazıda. Barış istiyoruz… Çatışma, şiddet, savaş istemiyoruz. Barışı bir hak olarak görüyoruz. Barışın temellerini de tıpkı İnsan Hakları Evrensel Bil..]]> Thu, 26 Jan 2017 04:11:18 +0300 Venedik Komisyonu ne diyor? https://www.evrensel.net/yazi/78314/venedik-komisyonu-ne-diyor https://www.evrensel.net/yazi/78314/venedik-komisyonu-ne-diyor? Venedik Komisyonu (Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu) 12 Aralık 2016 tarihli görüş raporunu açıkladı. Acaba Venedik Komisyonu, artık sayısı yüz bini geçen kamudan ihraçlarla ilgili ne diyor? Bir de kapatılan, el konulan basın yayın organlarıyla ilgili ne diyor? Bu haftaki yazımızda bu iki konuya odaklanacağız. Rapor, “Türkiye, 15 Temmuz 2016 Başarısız Darbe Girişimi Sonrasında Çıkarılan 667-676 Sayılı Olağanüstü Hal Kanunu Hükmünde Kararnameleri Hakkında Görüş” başlığını taşıyor. Kamudan ihraçlar (arındırma, tasfiye) konusunda Venedik Komisyonu 109. ve devamındaki paragraflarda değerlendirmelerde bulunuyor. Komisyon raporunda, Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı’nın 1/2.maddesi ve bizim ihraçlarla ilgili yazdığımız yazılarda, ısrarla üzerinde durduğumuz ve bir 12 Eylül uygulaması olarak öyküsünü anlattığımız İHD’nin 1402’likler Komisyonunun çalışmasına temel oluşturmuş olan İLO’nun 111 sayılı Ayrımcılık Sözleşmesi (iş ve meslek), iki ulusal üstü insan hakkı..]]> Thu, 19 Jan 2017 04:52:15 +0300 İhraçlar: Sınırsız keyfilik https://www.evrensel.net/yazi/78266/ihraclar-sinirsiz-keyfilik https://www.evrensel.net/yazi/78266/ihraclar-sinirsiz-keyfilik? 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 631 akademisyen daha ihraç edildi. Böylece toplamda 4 binden fazla akademisyen üniversitelerden ihraç edilmiş oldu. Yine toplamda 135 bin kamu görevlisi hakkında işlem yapıldığı ve bunlardan 97 binden fazla kamu görevlisinin de ihraç edildiğini açıkladı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı. Bir mahkeme kararı sonucu gerçekleşmiyor ihraçlar. Binlerce kişi hakkında, topluca şu gerekçe ile oluyor ihraçlar: “ Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan…” Buradaki nitelemeler kanunlarda suç olarak yazılı. Suçlar ve cezalar da şahsidir. Halbuki kararı idari makamlar veriyor. Üstelik hangi kanuna dayalı olarak ve hangi delillere dayalı Bir yargılama sonucu varılan hüküm değil. Bunlar ağır suçlardır ama bir ceza soruşturma, kovuşturma ve yargılama sonucu verilmiş ve kesinleşmiş yargı ..]]> Thu, 12 Jan 2017 05:00:01 +0300 Beka sorunu ve sorumluluk https://www.evrensel.net/yazi/78227/beka-sorunu-ve-sorumluluk https://www.evrensel.net/yazi/78227/beka-sorunu-ve-sorumluluk? AK Parti, Kasım 2002 seçimleri sonucunda iktidara geldiğinde, Türkiye beka sorunu mu yaşıyordu? Hayır! Çünkü Türkiye, Aralık 1999 tarihinde AB’ye aday ülke ilan edilmiş, 2001 yılında yaşadığı mali krizi atlatmış, 24 Mart 2001 tarihinde kısa ve orta vade ulusal programını kabul ve ilan etmiş, Ekim 2001 yılında 35 maddelik anayasa değişikliğini gerçekleştirmiş, 2002 yılında üç uyum paketini yürürlüğe koymuş, 30 Kasım itibariyle de OHAL’i sona erdirme kararını almış, makro ölçekte yönünü otoriter ve yer yer totaliter özellikler taşıyan sisteminden demokrasiye doğru çevirmiş bir ülke idi. AK Parti’nin devir aldığı böyle bir ülke idi. Sorunları olan ama demokrasi açısından genel yönelimi belirginleşmiş bir ülke… AK Parti bu sürece uyum gösterdi ve üç uyum paketine 6 uyum paketi ilave etti ve AB ile ekim 2005 tarihinde katılım müzakerelerine geçme kararını aldırdı. Peki 14 yıldır ülkeyi yöneten AK Parti, 14 yıl sonra ne diyor? Türkiye bir beka sorunu ile karşı karşıyadır! B..]]> Thu, 05 Jan 2017 04:50:34 +0300 Hapiste yaşam hakkı ve özgürlükler https://www.evrensel.net/yazi/78185/hapiste-yasam-hakki-ve-ozgurlukler https://www.evrensel.net/yazi/78185/hapiste-yasam-hakki-ve-ozgurlukler? İnsan hakları her yerde geçerlidir. Her yere, olanca sadeliği ile söylüyoruz, “Her yer” dahildir. Ülke ve mekan sınırı tanımaz insan hakları. Yer altında, yer üstünde, karada, havada, denizde, hastanede, hapishanede… İnsan onuruna saygı ve onurun korunması herkes için geçerlidir. O nedenle diyoruz, insan onurunun korunması ve saygı için, ilişikteki -ulusal üstü insan hakları belgelerindeki- haklar listesine bakınız. O haklar tanınarak, uygulanarak, kullanılarak, korunarak, geliştirerek korunur insan onuru. O yüzden diyoruz, insan hakları, insan onurunun -insan onuru: insanın şeref ve haysiyeti- korunması için gerekli olan kural ve standartlardır. Cezaevlerinde de yaşam hakkı sorunları yaşanıyor. Bu hak bağlamında, hasta mahpuslara özgürlük için insan hakları örgütleri yıllardır çaba gösteriyor. Hapishanelerde 900’den fazla ağır hasta mahpus var; 300’den fazlasının durumu ağır. Uzun yıllardan beri cezaevinde bulunanlardan, Mesude Pehlivan’ı, yeni dönem mahpuslarından Ahme..]]> Thu, 29 Dec 2016 04:53:45 +0300 Türkiye'nin sistem sorunu https://www.evrensel.net/yazi/78146/turkiyenin-sistem-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/78146/turkiyenin-sistem-sorunu? Başkanlık sistemine geçiş tartışmalarında Türkiye’nin “sistem sorunu olmadığı” yolunda görüşler açıklanıyor. Gerçekten, Türkiye’nin sistem sorunu var mı? Biz “var” diyenlerdeniz. Öncelikle biz, Türkiye’nin temel sorununun insan hakları ve demokrasi sorunu olduğunu söylüyoruz. Bize göre, bu sorunun en önemli halkasını da Kürt sorunu oluşturuyor. Burada bizim kastımız yalnızca insan hakları ve demokrasi konusundaki maddi (esas ilişkin) yasalar değildir. Hakların ve özgürlüklerin kullanılması, uygulanması, korunması ve geliştirilmesinin güvencesini oluşturacak usulleri ve elbette kurumları dahil ediyoruz. Bu açıdan bakıldığında kurulduğu 1923 yılından 1987 yılına değin geçen 64 yılın 26 yılını sıkıyönetim askeri rejimi ile geçirmiş, ardından da 1987 yılından 2002 yılına değin OHAL rejimini 15 yıl boyunca yaşamış, yani toplamda 93 yıllık ömrünün 41 yılını olağanüstü yönetim usulleri ile geçirmiş bir ülkeden bahsediyoruz. Diyorlar ki, “Türkiye’nin sistem sorunu yok!” Nasıl ..]]> Thu, 22 Dec 2016 05:00:42 +0300 İnsan Hakları Günü - Çanakkale https://www.evrensel.net/yazi/78096/insan-haklari-gunu-canakkale https://www.evrensel.net/yazi/78096/insan-haklari-gunu-canakkale? 10 Aralık cumartesi günü, İHD Çanakkale Şubesi ve Çanakkale Belediyesi ile Kent Konseyinin birlikte düzenlediği insan hakları günü etkinlikleri için Çanakkale’deydim..Gazeteci Ragıp Duran moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, gazeteciler Celal Başlangıç ve Gökhan Durmuş ile birlikte konuşmacıydım. Özetle, şöyle bir sunum yaptım. İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, 68 yıl önce, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 10 Aralık 1948 tarihinde, Paris’te gerçekleşen oturumunda kabul ve ilan edilmiştir. 30 maddeden oluşan Bildiri’de, medeni ve siyasi haklar 1-21 maddelerde, ekonomik,sosyal ve kültürel haklar 22-28 maddelerde yer almaktadır. Böylece Evrensel Bildiri’nin, insan haklarına bütüncül yaklaşımı benimsediği görülür. Evrensel Bildiri, BM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Eleanor Roosevelt (ABD) ile Rene Cassin (Fransa) ve Joseph Malik’in (Lübnan) öncülüğündeki heyet tarafından, dünyanın değişik ülkelerinden 80 uzmanın katılımı ve katkısı ile hazırlanmış, dünyada en çok tanı..]]> Thu, 15 Dec 2016 04:53:55 +0300 İfade özgürlüğü için çağrı https://www.evrensel.net/yazi/78056/ifade-ozgurlugu-icin-cagri https://www.evrensel.net/yazi/78056/ifade-ozgurlugu-icin-cagri? 1999 yılındayız… İHD olarak 1 Mayıs itibariyle bir kampanya başlatacağız. Şöyle demişiz kampanya metnimizde: “Düşünceyi Açıklama Özgürlüğü” (İfade Özgürlüğü) İçin Kampanya başlatmaktadır. Çünkü; -Düşünceyi açıklama özgürlüğü olmadan, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkından, -Düşünceyi açıklama özgürlüğü olmadan, siyasal parti, sendika, vakıf ve dernek kurma/üye olma hakkından; örgütlü olarak düşünce anlatma hakkından, -Düşünceyi açıklama özgürlüğü olmadan, basın özgürlüğü ya da iletişim özgürlüğünden, -Düşünceyi açıklama özgürlüğü olmadan, resim, heykel, sinema, tiyatro ve benzeri yollarla düşünce açıklama ve yaratı özgürlüğünden, -Düşünceyi açıklama özgürlüğü olmadan, bilim özgürlüğünden, -Düşünceyi açıklama özgürlüğü olmadan, ülke yönetimine katılma, seçme ve seçilme hakkından, -Düşünceyi açıklama özgürlüğü olmadan, bilgi edinme, bilgiye ulaşma, bilgiyi yorumlama ve başkalarına iletme haklarından, söz etmek mümkün değildir. Türkiye’de başta, 12 Eylül askeri yönetiminin ürü..]]> Thu, 08 Dec 2016 04:52:11 +0300 Çocuk, evrensellik ve görelilik https://www.evrensel.net/yazi/78006/cocuk-evrensellik-ve-gorelilik https://www.evrensel.net/yazi/78006/cocuk-evrensellik-ve-gorelilik? Çocuk istismarının bir insan hakkı ihlali anlamına geldiğini bilmeyen yoktur. Çocuğun insan hakları, en başta BM İnsan Hakları Evrensel Bildirisi ve elbette BM Çocuk Hakları Sözleşmesi ile sabittir. Lakin bir süredir süren TCK 103. madde tartışmaları (kız çocuklarının evlendirilmesi, istismara, tecavüze maruz kalmaları ve bu suçlara ilişkin maddede yapılmak istenen değişiklikler ve af teklifi) insan haklarının evrenselliği ve rölativizm (görelilik) tartışmalarını da birlikte getirdi. Haliyle sadece sıradan bir madde tartışması değildir bu. Bazı AKP milletvekilleri ve Hüda Par yetkilileri toplumun kültür,gelenek özelliklerine dayandılar. Biz de geçen haftaki “Gündem Çocuk” yazımızda bu konuya değindik. Tezimizi şu soru ile birlikte temellendiriyorduk: Hukuk normu kültüre,dine,inanca mı dayanmalı yoksa insan haklarına mı? Biz, “insan haklarına dayanmalı” cevabını veriyorduk .Bizim laiklik anlayışımız ve hakları güvence almaya dönük düşüncemiz bunu gerektiriyordu. Laikliği, İ.Kuçuradi’n..]]> Thu, 01 Dec 2016 04:45:17 +0300 Gündem Çocuk https://www.evrensel.net/yazi/77966/gundem-cocuk https://www.evrensel.net/yazi/77966/gundem-cocuk? Bir yargısız infaz sonucu, Gündem Çocuk, hayatımızdan çıktı, gitti... Son sözlerini işittik. Çağrıydı aslında: “677 sy. KHK ile Gündem Çocuk Derneği de kapatılmıştır. Öyle ya da böyle, biz biliyoruz, çocuklar için daha iyi bir dünya mümkün! Yola devam!” 2005 yılından beri çocukların insan hakları için çalışıyorlardı. Maruz kaldıkları muamele haksız ve acımasızdı. Vedaları acı oldu… İnsan hakları savunucusu, bireysel olarak ya da başkalarıyla birlikte insan haklarını korumak ve geliştirmek için çalışan kişilere verilen bir addır.Gündem Çocuk çok değerli emekleriyle hak savunucularının yarattığı bir oluşumdur. Hükümet topuk selamı verdiği militarizmin talebi doğrultusunda gereğini yapmıştır. Militarizm sivil toplumu izlemekte, rapor etmekte ve hükümetten ricada bulunmaktadır. Sivil otorite gönüllü olarak bu ricaları yerine getirmektedir.Bütün bir Cumhuriyet tarihi boyunca olduğu gibi… Dolayısıyla mesele çok nettir. Demokrasilerde sivil otoritenin üstünlüğü kabul edilir. Fakat bi..]]> Thu, 24 Nov 2016 04:15:24 +0300 Hükümsüz mühürler https://www.evrensel.net/yazi/77917/hukumsuz-muhurler https://www.evrensel.net/yazi/77917/hukumsuz-muhurler? Bazı insan hakları örgütlerinin kapılarını mühürlediler. Etiketleyerek yaptılar bunu. Terörle ilişkilendiriyorlar. Örgütlerin adlarını sıralıyorlar. Hükümet yapıyor. Pek şaşırtıcı uygulama değil bu. Bekleniyordu. Bu yazıyı 14 Kasım Pazartesi günü yazıyorum. Henüz 370 örgütten büyük çoğunluğunun adları açıklanmadı. Şu saat itibariyle kapılarına mühür vurulmadı henüz… Bekleniyor. Dünyada da otoriter/totaliter sistemler, böyle muamelede bulunuyorlar özel olarak hak savunucularına ve genel olarak yaklaşımları bu şekilde oluyor ifade ve örgütlenme özgürlüğüne… Bu konuda dünyada nelerle karşılaşıyor hak savunucuları, Birleşmiş Milletlerin “Bilgi belgesi: 29” belgesine bakılabilir. Tam adı, “İnsan Hakları Savunucuları:İnsan Haklarını Savunma Hakkının Korunması”dır. Bu belgeye ve Türkiye’deki insan hakları savunucularına 2005 öncesi devlet nasıl yaklaşmış (hükümetler), medya ve soruşturma ve kovuşturma makamları nasıl yaklaşmış, “İnsan haklarının korunması ve geliştirilmesi, insan hakları ..]]> Thu, 17 Nov 2016 04:21:45 +0300 Cumhuriyet ve HDP tutuklamaları https://www.evrensel.net/yazi/77866/cumhuriyet-ve-hdp-tutuklamalari https://www.evrensel.net/yazi/77866/cumhuriyet-ve-hdp-tutuklamalari? Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, bir insan hakkıdır. Bu hakla ilgili ulusal üstü insan hakları belgelerinde , kişilerin özgürlüklerinin keyfi olarak kısıtlanamayacağı yazılıdır. Kişilerin özgürlüklerinin polis, savcı ya da yargıç tarafından kısıtlanabilmesinin , demokratik bir toplumda, ancak yasayla ve belirli durum ve koşullarda, belirli gereklilik ve orantılılık ölçütlerine uyularak mümkün olabileceği bu belgelerde ve mahkeme içtihatlarında yer almaktadır. Herkesin, hüküm kesinleşinceye kadar suçsuzluğu karinesi genel olarak kabul edilir.O nedenle de Manga Carta (Büyük Ferman,1215) hüküm öncesi özgürlük kısıtlamasını/tutuklamayı reddeder. İlke, hüküm öncesi tutuksuz yargılamadır. Türkiye’de- bütün olağanüstü dönemlerde- toplu ve keyfi tutuklamalar yaşanmıştır ve bugün de yaşanmaktadır. Bütün darbeciler, seçilmiş iktidarların ne kadar memleketi kötü yönettiklerini ve kamu düzeninin ve güvenliğinin ne derece bozulduğunu ve yönetime bu nedenle -bozulan düzeni yeniden tesis etme..]]> Thu, 10 Nov 2016 04:27:37 +0300 Teknik bir tartışma: ‘FETÖ’ nedir? https://www.evrensel.net/yazi/77823/teknik-bir-tartisma-feto-nedir https://www.evrensel.net/yazi/77823/teknik-bir-tartisma-feto-nedir? Son zamanlarda Gülen Cemaati için “Terör örgütü” nitelemesi kullanılmaktadır.Türkiye’de çok sık bir şekilde “terör” kelimesinin kullanılmasına bakarsak, bunda şaşacak bir şey yok. Çünkü bir kaç kez bu köşede de yazdığımız gibi, Türkiye mevzuatında ve özellikle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 1. maddesinde terör tanımı çok geniştir. Benimsenmeyen bir düşünceyi açıklayan herkes, bu düşünce, konusu bakımından, söz gelimi “Kürt sorunu”na ilişkin ise ya da “Ermeni sorunu” ve “soykırım” ile bağlantılı ise kategorik olarak polisin ve savcıların dikkatini çeker. Ayrıca kullanılan kelimeler bakımından, söz gelimi, “Kürdistan” ya da “soykırım” denmesi de terörle mücadele kapsamında değerlendirilebiliyor. Yani Türkiye mevzuatındaki tanım ve yargı pratiğindeki hakim anlayış gereği yalnızca şiddet değil ölçüt. Türkiye hapishanelerindeki gazeteci ve yazarların sayısı- şimdilik- yüz otuz. Neredeyse tamamı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında tutuklu olarak bulunuyorlar. Adalet Bakanlığı da a..]]> Thu, 03 Nov 2016 04:57:34 +0300 OHAL rejiminin kalıcılaşması https://www.evrensel.net/yazi/77780/ohal-rejiminin-kalicilasmasi https://www.evrensel.net/yazi/77780/ohal-rejiminin-kalicilasmasi? Hükümet kalıcı bir rejim ihdas etmek istiyor. OHAL koşullarında geçici olması gereken önlemler bir siyaset tarzı haline getiriliyor ve kalıcı olağanüstü hal rejimi yapılandırılıyor. Askeri kurumlara yönelik düzenlemeler bunun ilk adımıydı. Cumhurbaşkanlığının ve hükümetin seslendirdiği düşünceler, farklı olana tahammülsüzlük-siyasette, toplumsal hareketlerde, düşüncede, düşüncenin dile getirilişinde, cinsiyetler arası eşitlik ilkesinde ve tüm vatandaşların eşitliği ilkesinde giderek tekçiliğin daha da kurumlaşmasına hizmet ediyor. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinin efsanevi sosyal demokrat hocalarımızdan Prof. Dr. Münci Kapani hocamız faşizmi anlatırken Pareto ve Mosca’dan örnek verirdi. “Özgürlükler rejimi açısından, faşizmde, özgürlükler musluğunu bir el tutar” der, naklederdi: “Bu el devletin elidir. O el, musluğu ne kadar açarsa siz o kadar özgür olursunuz!” İktidarı desteklemek amacıyla ne kadar konuşur, yazar, toplantı ve yürüyüş düzenlerseniz düzenleyin, bu durum sizin ifade..]]> Thu, 27 Oct 2016 04:54:52 +0300 Terör tanımının önemi https://www.evrensel.net/yazi/77733/teror-taniminin-onemi https://www.evrensel.net/yazi/77733/teror-taniminin-onemi? Türkiye mevzuatında terörün tanımı çok geniş olarak yapılıyor. Bu geniş terör tanımının yarattığı sorunlar var. İfade, örgütlenme ve toplanma özgürlüğü, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı bakımından sorunlar (keyfi tutuklamalar), çalışma hakkı, seyahat özgürlüğü ve benzeri pek çok alanda sorunlar yaşanıyor. BM ve AB yetkilileri, “Türkiye terör tanımını değiştirmeli, daraltmalı” diyordu. CB Erdoğan ve hükümet tepki gösteriyordu bu görüşlere… KHK’ler ile birlikte, şimdi daha iyi anlaşılıyor, terör tanımının darlığının ya da genişliğinin önemi. Biz bu konuyu, okuyucularımız anımsayacaklardır, “Terör Tanımının Genişletilmesi” başlıklı iki yazımızda (Evrensel, 24 ve 31 Mart 2016) işlemiştik. Darbe teşebbüsünün ardından yaşananlar nedeniyle, yeniden bakma ihtiyacı duymaktayız. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 1.maddesinde tanımlanıyor terör. Şöyle: “Terör tanımı Madde 1– (Değişik birinci fıkra: 15/7/2003-4928/20 md.) Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, ..]]> Thu, 20 Oct 2016 04:31:12 +0300 Geçmişle yüzleşmede Arjantin deneyimi (2) https://www.evrensel.net/yazi/77684/gecmisle-yuzlesmede-arjantin-deneyimi-2 https://www.evrensel.net/yazi/77684/gecmisle-yuzlesmede-arjantin-deneyimi-2? Arjantin’de yapılan askeri darbenin üzerinden 40 yıl geçti. Yüzleşme ve hesaplaşma süreçlerinde, yaşam hakkı, işkence yasağı ve zorla kaybetmeler konusunda etkin soruşturma yapılmasında karşılaşılan sorunlar nelerdi ve bu sorun aşıldı mı, aşıldıysa ne ölçüde aşıldı? Bu sorumuza şöyle yanıtlar aldık: - İlki yüzleşme ve hesaplaşmanın olabilmesi için yüksek siyasi iradenin olması şarttır. İkincisi, mağdur (Hakları ihlal edilenler ve yakınları) katılımı ve onların desteklenmesi, üçüncüsü medya desteği, dördüncüsü güçlü sivil toplum örgütleri ve onların sürece katılımı ve beşincisi ihlallerin belgelenmesi ve altıncısı yürütme organı ile iyi bir diyaloğun olması gerekir. Elbette soruşturma ve kovuşturma makamları ile yargılama makamlarının bağımsızlığı ve insan hakları hukukuna tam riayeti de gereklidir. Etkin soruşturma engellerinin başında zaman faktörü geliyor. Bazı failler şu anda ev hapsinde. Zira çok yaşlılar ve bazıları da hasta. Ayrıca 40 yıl sonra yeni deliller çıkıyor ve her ..]]> Thu, 13 Oct 2016 04:05:33 +0300 Geçmişle yüzleşmede Arjantin deneyimi https://www.evrensel.net/yazi/77632/gecmisle-yuzlesmede-arjantin-deneyimi https://www.evrensel.net/yazi/77632/gecmisle-yuzlesmede-arjantin-deneyimi? İnsan haklarının korunması ve geliştirilmesinde uluslararası deneyim paylaşımı çok önemli. İHD Diyarbakır Şubesinden Avukat Abdullah Zeytun ile birlikte, 25 Eylül ve 01 Ekim tarihlerinde Arjantin Buenos Aires’te, “cezasızlığa karşı mücadele” toplantılarına katıldık. Toplantıyı UNESCO’nun 2. kategori temsilciliği olan, “İnsan haklarının savunulması için uluslararası merkez (CIPDH) organize etmişti. Toplantılarda, “cezasızlığa karşı, hakikat, adalet, onarım ve tekrar etmeme garantisi” konularında sunumlarda bulunuldu. Biz, 15 temmuz darbe girişimine karşı olduğumuzu, darbe teşebbüsünde 173’ü sivil olmak üzere 243 kişinin yaşamını yitirdiğini, 2 binden fazla yaralının olduğunu bildirdik. Hükümetin darbecilerle ilgili soruşturma açmasının doğal olduğunu fakat bunun insan hakları ihlal edilerek yapılamayacağı, bu yönde çok sayıda şikayetler aldığımızı anlattık. Hükümetin çıkardığı KHK’lerin insan hakları belgelerine aykırılıklar taşıdığını, yaşam hakkı, işkence yasağı, ifade özgürlüğü, kiş..]]> Thu, 06 Oct 2016 04:09:04 +0300 Zorla kaybedilenler https://www.evrensel.net/yazi/77619/zorla-kaybedilenler https://www.evrensel.net/yazi/77619/zorla-kaybedilenler? Cumartesi günü insan hakları savunucuları, bütün Türkiye’de, İstanbul Galatasaray Lisesi önünde 600. kez tekrarlanacak oturma eylemi nedeniyle, oturma eylemi yaptılar. Bu durum, eyleme katılma ya da eylemle dayanışma olarak nitelenebilir. Türkiye’de zorla kaybedilme olgusu denince kurum olarak öncelikle İHD geliyor akla doğal olarak. Hafızamızı tazeleyelim isterim. İHD’nin, 18 Aralık 1992 günü yaptığı kayıplar kampanyası ile ilgili açıklama İHD web sitesinde duruyor. Başta söylediğimiz gibi, Cumartesi annelerinin 27 Mayıs 1995 tarihinde Galatasaray Lisesi önünde başlattığı ve geçen hafta 600. kez tekrarlanan efsanevi direnişleri devam ediyor. İHD’nin 1 Haziran 1995 tarihinden itibaren başlattığı ikinci kez kayıplar kampanyası hatırlardadır. Zamanın İHD ve TİHV başkanları (sevgili Akın Birdal ve sevgili Yavuz Önen) ortak basın açıklamasıyla başlattılar ‘kayıplar bulunsun’ kampanyasını. İHD en az beş kez özel sayı çıkardı. Son iki yıldır da BM Kayıplar Sözleşmesinin ve Uluslararası..]]> Thu, 29 Sep 2016 03:56:34 +0300 İhraçlar ve 111 sayılı sözleşme https://www.evrensel.net/yazi/77532/ihraclar-ve-111-sayili-sozlesme https://www.evrensel.net/yazi/77532/ihraclar-ve-111-sayili-sozlesme? Kamudan ihraçlar bütün hızıyla devam ediyor. On binlerce kamu çalışanı, akademisyenler, öğretmenler ve diğerleri, yargısız infaza tabi tutuluyorlar. Öte yandan Hükümet yeni adımlar atmakta. Valilikler ve üniversiteler bünyesinde kurullar oluşturulmasına karar verildiği anlaşılıyor. Hatırlayacaksınız, biz başından beri bu konuya dikkat çekmeye çalışıyorduk. Hafızasız bir toplum değiliz. Belgeler var. Mücadele tarihi var. Bu uygulamalar 12 Eylül askeri darbesi dönemini hatırlatıyor. Bazı özellikleri ile de daha kapsamlısı. O nedenledir ki, İHD 1402’likler Komisyonundan ve Sevgili Haldun Özen’in “Entelektüelin Dramı” kitabından söz ediyorduk. Orada ihraç uygulamasının insan haklarına aykırılığı, buna karşı nasıl mücadele edildiği ve edilmesi gerektiğine dair, bilgiye ve tecrübeye dayalı anlatımlar var. Herkese ve özellikle de demokratik kitle örgütlerine, sendika, oda ve derneklere bu deneyimden faydalanmalarını öneririm. Çalışma yaşamında ayrımcılık konusunda da Mesut Gülmez ..]]> Thu, 22 Sep 2016 04:53:07 +0300 Kör savaş ve KHK devleti https://www.evrensel.net/yazi/77485/kor-savas-ve-khk-devleti https://www.evrensel.net/yazi/77485/kor-savas-ve-khk-devleti? Öcalan, sürmekte olan çatışma-savaş-durumunu “kör savaş” olarak nitelendirmiş: - Kimse kimseyi yenemez, savaşı durdurmak, sorunu 6 ayda çözmek mümkün demiş. Öcalan’ın kardeşinin aktardıkları bunlar. Sorun da Kürt sorunu ve Öcalan bu sorunu 100-200 yıllık bir sorun olarak gördüğünü söylemiş. Keşke çözüm sürecine dönülebilse.. Keşke silahlar sussa… Biz bütün savaşları reddeden bir anlayışı savunuyoruz. Temiz savaş yoktur. Bütün savaşlar kirlidir. Bütün savaşlar “kör”dür. O nedenle de insancıl hukuk (savaş hukuku) diye bir hukuk var. Sınırlandırma yaklaşımıdır bu. Savaşı “insanileştirme (!?)” çabası. İnsancıl Hukuk, savaşanlar, kendilerine göre, hangi yüksek amacı güttüğünü söylerse söylesin (bağımsızlık, eşitlikçi sosyal düzen, devrim, dini-inancı hakim kılmak vb.), “Şu şu hareketleri, insana, doğaya karşı yapamazsınız” der. Savaşın “haklı savaş”olup olmadığıyla ilgilenmez. Bunun için uluslararası ölçekte geçerli kurallar konmuştur; denetim mekanizmaları oluşturulmuştur, yargı k..]]> Thu, 15 Sep 2016 05:00:00 +0300 OHAL ihraçları 12 Eylül mirasıdır https://www.evrensel.net/yazi/77444/ohal-ihraclari-12-eylul-mirasidir https://www.evrensel.net/yazi/77444/ohal-ihraclari-12-eylul-mirasidir? Hatırlayalım, Türkiye 1923-1987 döneminde 26 yıl, 1987-2002 döneminde 15 yıl ve toplamda da 41 yıl olağanüstü yönetim usulleri ile yönetilmiştir. Hatırlayalım, 12 Eylül darbecileri, 1980-1983 arasında kısa bir dönemde 669 yasa çıkarmışlardı. 15 Temmuz sonrası Hükümet, darbecilerin usulünü benimsemiş gözüküyor. Şimdilik 5 KHK çıkardı. KHK’lerle hak ve özgürlükleri askıya alıyor ve devleti yeniden yapılandırma yolunda ilerliyor… TBMM devre dışı. Bir de şu var: Hükümet cadı avını yaşatıyor topluma. Hoşlanmadığı fikir sahiplerini “FETÖ’cülükle, teröristlikle” suçluyor ve gözaltı, tutuklama, işten atma, mallarına, mülklerine el koyma dahil her tür kötülüğü yapabiliyor. Hukukun üstünlüğü ve hukuki güvenlik ilkelerini de tanımıyor. Oysa, kimse “Darbe teşebbüsü soruşturulmasın” demiyor. Ancak, insanların haklarına saygı göstererek yapılması gereken soruşturma işlemleri keyfi bir biçimde sürdürülüyor. Dahası var. Darbe ve savaş karşıtlarına genişletiyor soruşturmayı ve tüm muhaliflere yöneli..]]> Thu, 08 Sep 2016 05:00:55 +0300 Darbe ve kaos https://www.evrensel.net/yazi/77392/darbe-ve-kaos https://www.evrensel.net/yazi/77392/darbe-ve-kaos? 15 Temmuz darbe teşebbüsünün püskürtülmesinin ardından sık sorulan sorulardan birisi de Türkiye’nin “Nereye gitmekte olduğu” sorusudur. Bu soruya, bugüne bakarak “kaos” ve “otokratik yönetim” ya da tam tersi, yapılanları bir gereklilik/zorunluluk olarak görüp “demokrasiye doğru evrilme” süreci diyenler de olabilir. Biz bu sürece ilişkin beklenti için geçen haftaki yazımızda “rüzgar” cevabını vermiştik: - Yapısal sorunların aşılması için bir rüzgara ihtiyaç var. Ama nasıl bir rüzgar? Türkiye ’90’lı yıllardan çıkışta AB’yi bir çıpa olarak görmüştü. Kopenhag siyasi kriterleri olan hukukun üstünlüğü ve demokrasi, insan hakları ve azınlık haklarına saygı olarak 4 ana başlıkla ifade edilen kriterler, Türkiye’nin demokrasiye yönelimini ifade edecekti. Öyle de oldu. Aralık 1999 Helsinki zirvesinde başlayan AB’ye adaylık sürecinde Ecevit Hükümeti, 35 maddelik anayasa değişikliğini ekim 2001 tarihinde gerçekleştirmiş ve 2002’de de 3 uyum paketi çıkarmıştı. Kasım 2002 seçimleri sonucu AKP ..]]> Thu, 01 Sep 2016 05:00:20 +0300 Türkiye'de insan hakları sorunları https://www.evrensel.net/yazi/77345/turkiyede-insan-haklari-sorunlari https://www.evrensel.net/yazi/77345/turkiyede-insan-haklari-sorunlari? 15 Temmuz darbe teşebbüsü öncesinde, Türkiye’de insan hakları sorunları, “sistemik (yapısal)” sorunlar halindeydi.. Yapısal sorun demek, yasaların, normların düzenlenmesinden, içeriğinden; onların uygulamasından ve uygulamanın denetlenmesinden, bu konudaki kamu görevlilerinin eğitiminden ve ihlallerle ilgili yargısal pratikten ve ihlallerin tekrarlanmaması için alınması gerekli önlemlerin durumundan söz etmek demek. Yapısallık, sorunlara tek boyutlu ve tekil değil bir bütün olarak, bir set olarak bakmak demek. İlkece hukukun üstünlüğünü kabul etmek demek. Daha popüler hale gelen kavramla, cezasızlık politikası oluşturmamak demek. Genel bir tarihsellik fikri olarak, 1923’ten 1987 yılına değin geçen 64 yılının 26 yılını yani neredeyse yarıya yakın ömrünü, sıkıyönetim askeri yönetimi altında geçirmiş bir ülkeden -Türkiye- bahsediyoruz.1987 yılından sonraki 30 Kasım 2002 tarihine kadar da 15 yıllık uygulama OHAL rejimidir. Belirtilen durumda 93 yılın toplamda 41 yılı olağanüstü koşullarda..]]> Thu, 25 Aug 2016 04:10:24 +0300 Erdoğan'a suikast ve siyasi suç https://www.evrensel.net/yazi/77304/erdogana-suikast-ve-siyasi-suc https://www.evrensel.net/yazi/77304/erdogana-suikast-ve-siyasi-suc? 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik Marmaris saldırısı (suikasti), siyasi suç kavramını ve Fethullah Gülen’in iadesi konusunu tekrar gündeme getirdi. Siyasi suç, devletin siyasal ve hukuksal düzenine karşı işlenmiş suçlar için kullanılan bir kavramdır. Siyasi suçla ilgili Türkiye mevzuatında bir tanımlama bulunmamaktadır. Ancak, yorumla bazı suçların siyasi suç olabilecekleri kabul edilebilir. Söz gelimi, Terörle Mücadele Kanunu’nun 1. maddesinde terör tanımı vardır. Bu tanım o kadar geniş ve belirsizdir ki, hiçbir şiddet eylemini tasvip etmese bile, -şiddetin, “terörün” eleştirildiği bir yazı, konuşma, karikatür, şiir nedeniyle bile- insanlar “terör suçu”ndan yargılanabilir. Böyle durumlarda bile, kişi, siyasi suç ile değil terör suçu nedeniyle yargılanır. Belki Türk Ceza Kanunu’nun 5. bölümündeki 309. maddeden itibaren “Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar” açısından siyasi suç kavramı kabul edilebilir (bize göre 3. bölümden itibaren sayılan suçla..]]> Thu, 18 Aug 2016 04:57:54 +0300 Ara rejim https://www.evrensel.net/yazi/77251/ara-rejim https://www.evrensel.net/yazi/77251/ara-rejim? Darbe teşebbüsü başarıya ulaşsaydı Türkiye bir “ara rejim”e yuvarlanacaktı. İyi ki de başarıya ulaşamadı. Fakat bir sorun var. Darbe çok şükür püskürtüldü ama biz Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları nasıl bir rejimde yaşıyoruz? Darbe sonrası ilan edilen şeye baktığımızda anlıyoruz bunu: OHAL rejimi! Peki ikinci bir soru soralım; OHAL rejiminin darbe ya da ara rejimden ne farkı var? Darbeciler bütün yurtta sıkıyönetim ilan edeceklerdi. Sıkıyönetim komutanlarını da belirlemişlerdi. Darbe püskürtüldü ama Cumhurbaşkanının başkanlığındaki Bakanlar Kurulu toplantısında AK Parti iktidarı bütün yurtta OHAL ilan etti. 667 sayılı KHK 12 maddelik bir kararname ama hayatın bütün alanlarını olağanüstü hale getirdi. Sorgusuz sualsiz gözaltına alınabilirsiniz, 30 gün boyunca tutulabilirsiniz hücrelerde. Ölebilirsiniz, öldürülebilirsiniz, ki oluyor bunlar. İşkenceli günler demek olağanüstü hal. Avukat, hekim yüzü göremeyebilirsiniz. Açığa alınırsınız, işten atılırsınız. Hakim de olsanız, profesör de ol..]]> Thu, 11 Aug 2016 05:00:06 +0300 Hak savunucuları - hükümet diyaloğu https://www.evrensel.net/yazi/77205/hak-savunuculari-hukumet-diyalogu https://www.evrensel.net/yazi/77205/hak-savunuculari-hukumet-diyalogu? Salı günü, Başbakan Yardımcısı Sayın Numan Kurtulmuş, insan hakları savunucularıyla bir araya geldi. Toplantıda, Mazlum Der, İHD, TİHV, İHAD, HYD, Af Örgütü Türkiye Şubesi, STGM Başkanları vardı. Ayrıca İHOP’u da saymalıyım. Akademisyenler Prof. Dr. Turgut Tarhanlı, Prof. Dr. Bekir Berat Özipek ve Doç. Dr. Nezir Akyeşilmen katılımcılar arasındaydı. Bütün katılımcılar darbe karşıtı tutumlarını bir kez daha dile getirdiler İnsan hakları savunucuları konulara doğal olarak eleştirel yaklaşıyor. Eksiklere, hatalı/kusurlu eylem ve işlemlere dikkat çekiyorlar. Bununla da sınırlı değil. Hükümete bazı tavsiyelerde bulundular. Söz gelimi kamuya alınacak çalışanlarla ilgili mülakat sınavlarının kaldırılmasını önerdiler. İşkencenin önlenmesini, şikayetlerinin ciddiye alınmasını ve ihlaller söz konusu olduğunda da inkar pozisyonu almak yerine bu eleştirileri, şikayet ve talepleri ciddiye aldıklarını, inceleneceğini ve gereğinin yapılacağını deklare etmesini istediler. Hükümet adına yapılan açıklama..]]> Thu, 04 Aug 2016 04:58:53 +0300 OHAL ve dokunulmaz haklar https://www.evrensel.net/yazi/77152/ohal-ve-dokunulmaz-haklar https://www.evrensel.net/yazi/77152/ohal-ve-dokunulmaz-haklar? 15 Temmuz darbe girişimi püskürtüldü. İyi ki Türkiye toplumu olarak darbe teşebbüsüne kitlesel karşı duruş sergilenebildi. Fakat unutmayalım, darbelere karşı çare darbelerle yüzleşmekten ve hesaplaşmaktan geçer. 93 yıllık cumhuriyetin 41 yılı sıkıyönetim ve olağanüstü hal yönetimi altında geçmiş. Her darbe dönemi sistemi otoriter/totaliter özellikler itibariyle tahkim etmiş. Sadece 12 Eylül darbe döneminde çıkarılan yasa sayısı 669’dur. Yani olağanüstü dönemler sonraki dönemleri de belirlemiş. Darbe girişimi önlendi ama OHAL ilan edildi. Hak ve özgürlüklerde olağanüstü sınırlamalara gidilecek. Hükümetin çıkardığı 667 sayılı KHK kabul edilemez nitelikte düzenlemeler içeriyor. Bu konuda İHD/TİHV ve İHOP tarafından yapılan basın açıklamalarında ciddi eleştiri ve uyarılar var. Olağanüstü hallerde insan hakları ve özgürlüklerinin durumu nedir? Kısa bir gezinti yapalım isterseniz: Türkiye’nin tarafı olduğu Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi Belgeleri savaş ve olağanüstü hallerde ..]]> Thu, 28 Jul 2016 04:52:41 +0300 İdam https://www.evrensel.net/yazi/77105/idam https://www.evrensel.net/yazi/77105/idam? İdam, biliyorsunuz, ölüm cezasının infaz biçimlerinden birisidir. Türkiye’nin ceza mevzuatında uzun yıllar 40’tan fazla maddede ölüm cezası öngörülmekteydi. Aralık 1999 tarihinde başlayan AB’ye adaylık sürecinde , 3 Ağustos 2002 tarihinde TBMM’de kabul edilen üçüncü uyum paketinde ölüm cezası konusuna yer verilmişti. Bu paketle, ölüm cezasının savaş ve yakın savaş halleri dışında hukuk sisteminden çıkarılmasını hüküm altına alan yasa çıkarıldı. İktidarda Bülent Ecevit’in Başbakan olduğu, ANAP ve MHP’nin iktidar ortağı olduğu hükümet vardı. Sonra da AKP hükümetleri (Gül ve Erdoğan hükümetleri) döneminde hem AİHS’ye ek 6 ve 13. protokoller kabul edildi hem de yasalardaki ölüm cezası öngören hükümler kaldırıldı. Anayasanın 38. maddesinde 2004 yılında yapılan değişiklikle “(Değişik onuncu fıkra: 7/5/2004-5170/5 md.) Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemez.” hükmü getirildi. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) ek 6 no’lu ölüm cezasının kaldırılmasına dair proto..]]> Thu, 21 Jul 2016 04:52:07 +0300 İHD ile 30 yıl https://www.evrensel.net/yazi/77052/ihd-ile-30-yil https://www.evrensel.net/yazi/77052/ihd-ile-30-yil? İHD, 17 Temmuz 1986 tarihinde kuruldu. İşkenceler, yargısız infazlar, zorla kaybetmeler, zorla yerinden etmeler, ölüm cezası, Kürt sorunundan kaynaklı ihlaller, savaş ve barış konuları, inanç, ifade, örgütlenme, toplanma özgürlükleri konuları ilgi alanındaydı. Mitingler, yürüyüşler, protestolar ve raporlarıyla tanındı. Sözünü sakınmadı. Pek çok yöneticisi ve üyesi gözaltına alındı, tutuklandı, öldürüldü, öldürülmek istendi. Pek çok şubesi kapatıldı, pek çok yöneticisi ve üyesi hakkında -binden fazla soruşturma- davalar açıldı. Sevgili okuyucularım, 30. yıl vesilesiyle, İHD İnsan Hakları Akademisinde, benim de katkıda bulunmaya çalıştığım, a) “İnsan hakları hukuku ve insancıl hukukun temel özellikleri” ve b) “İnsan haklarını savunma hakkı” adlı eğitim çalışmalarında/derslerde, katılımcı arkadaşlara önerdiğim kaynakları/okuma önerilerini bilginize sunuyorum. Çok yaşa İHD, çok yaşayın İHD’liler! A) İnsancıl hukuk 1) İnsancıl Hukuk Nedir? Prof. Dr. Anıl Çeçen, Türk Hukuk Kurumu 2) İn..]]> Thu, 14 Jul 2016 05:00:41 +0300 Vicdan https://www.evrensel.net/yazi/77009/vicdan https://www.evrensel.net/yazi/77009/vicdan? “Arka Bahçe” şiirinde Birhan Keskin, “Birbirine dolanan hayaller yumağıdır hayatımız kim karar verebilir birbirine dokunan taş ve su hakkında, kimin kimi ayakta tuttuğuna, ve günün aslında kumdan, tuzdan ve ışıktan oluşmadığına?” der. Çoook düşündürücü, müthiş dizeler, değil mi? Şöyle şeyler olmuştu geçen bir iki hafta içinde, düşünelim, derim ben: Şebnem Korur Fincancı’yı, Erol Önderoğlu’yu, Ahmet Nesin’i, dayanışma amacıyla birer gün için üstlendikleri Özgür Gündem gazetesi genel yayın yönetmenliği nedeniyle tutuklamışlardı. Çünkü egemen sistemin duyulmasını, bilinmesini istemediği haberleri ve yorumları yayımlamışlardı. Hani, herkesin “hakikati bilme hakkı” var ya, hani bu hak ifade özgürlüğü hakkının bir parçasıdır ya, BM İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin 19 ve BM Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin de 19 ve AİHS’nin 10. maddesinde yer alan… Oydu suçları. İfade özgürlüğü hakkını kullanmak. Bu hakkı kullandığı için yaptırımlara maruz k..]]> Thu, 07 Jul 2016 04:52:02 +0300 Venedik Komisyonu Raporu https://www.evrensel.net/yazi/76957/venedik-komisyonu-raporu https://www.evrensel.net/yazi/76957/venedik-komisyonu-raporu? Venedik Komisyonu, Türkiye’de uygulanmakta olan sokağa çıkma yasakları konusunda “Görüş Raporu” hazırladı. Rapor 13 Haziran 2016 tarihli ve sayı numarası 842/2016. Rapor, İHOP tarafından Türkçe’ye çevrildi. Rapor’a http://www.aihmiz.org.tr/files/Sokaga_Cikma_Yasaklarinin_Yasal_Cercevesi_Hakkinda_Gorus_Raporu.pdf adresinden ulaşmak mümkün. Raporda, uluslararası yasal çerçeve hatırlatıldıktan sonra, ulusal yasal çerçeveye geçiliyor ve anayasal hükümler ile yasal düzenlemelere değiniliyor. Uygulanan sokağa çıkma yasaklarının yasal dayanakları analiz ediyor. Venedik Komisyonu, raporlarının “sonuçlar” bölümünde (93-98 paragraflarda) özetle şöyle denmektedir: Komisyon, 2015 yaz aylarından beri sürmekte olan silahlı çatışmalardan ve bu çatışmaların yol açtığı ve sivil kayıplar dahil can kayıplarından ve büyük maddi hasarların yaşandığı gelişmelerden kaygı duymaktadır. (paragraf 93). Komisyon, yetkili makamların terörle mücadeledeki çabaları ve kararlılıklarını meşru olarak görmektedi..]]> Thu, 30 Jun 2016 04:54:08 +0300 Özgür Gündem yayın yönetmenliği https://www.evrensel.net/yazi/76903/ozgur-gundem-yayin-yonetmenligi https://www.evrensel.net/yazi/76903/ozgur-gundem-yayin-yonetmenligi? Özgür Gündem gazetesinin yayın yönetmenliğini, dayanışma amacıyla birer gün yapan Şebnem Korur Fincancı, Erol Önderoğlu ve Ahmet Nesin, 20 Haziran günü tutuklandılar. İnsan hakları savunucusu, bilindiği gibi, insan haklarını korumak ve geliştirmek için, bireysel olarak ya da başkalarıyla birlikte çalışan kişi demektir. Tutuklanan arkadaşlar insan hakları savunucusudurlar. Özgür Gündem’e yönelik, dolayısıyla basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskılara karşı dayanışma amacıyla, şimdiye kadar 49 kişi gönüllü olarak, birer gün genel yayın yönetmenliği görevini üstlendiler. Sırada 100’den fazla gönüllü var. İnsan hakları örgütleri açısından ve ifade özgürlüğünün ve yargı pratiğinin ne olduğuna ilişkin ise şunlar söylenebilir: 1996 yılında esir askerleri almak için “Kuzey Irak”a gitmişti İHD Genel Başkanı Akın Birdal, Mazlum Der Genel Başkanı İhsan Arslan ve insan hakları savunucuları. Sonra gözaltına alındılar, DGM Savcıları tarafından verilen talimatla. Bu bir ilkti. Biz..]]> Thu, 23 Jun 2016 04:53:53 +0300 Orlando katliamı https://www.evrensel.net/yazi/76860/orlando-katliami https://www.evrensel.net/yazi/76860/orlando-katliami? Amerika, Orlando’da en az 50 kişi katledildi. Bir o kadar da ağır yaralı var. Katliamla ilgili haberlerde, daha çok gey bireylerin uğrak yeri olan bir mekanın, katliam mekanı olduğu bilgisi yer aldı. Türkiye medyasında ise bazı yazılı basın yayın organlarında haberler nefret suçu işlenerek verildi. Sosyal medya ise, ne yazık, nefret suçunun en yoğun biçimde işlendiği platform. Şu sıralar İstanbul’da LGBTİ’lerin Onur Yürüyüşü gündemde. LGBTİ’lere haddini bildirmek isteyen magandalar var, çok sayıda ve hemen her yerde. Bunlar linççi güruhlar. Peki Orlando benzeri katliam Türkiye’de mümkün mü? Evet, neden olmasın? Eğer yazılanlara, toplumdaki bazı kabul edilemez yaklaşımlara bakacak olursak, bu tehlikenin varlığını görür, hissederiz. Mesele, insan olarak bakma meselesi. “O da ne?” demeyin. “Nasıl olacak bu ?” demeyin. Ekli listeye bakın! Ne demek ekli liste? Bence açık. Siz insan olarak , medeni ve siyasi haklara, ekonomik, sosyal ve kültürel haklara sahip misiniz? Hemen- hem..]]> Thu, 16 Jun 2016 04:54:18 +0300 Bombalar https://www.evrensel.net/yazi/76809/bombalar https://www.evrensel.net/yazi/76809/bombalar? İstanbul’da, Vezneciler’de patlatıldı bombalar. Ölenler ve yaralananlar oldu. Kimisi kamu görevlisiydi, kimisi sivil insan. Acı düştü ocaklara, çığlıklar yankılandı.Yayın yasağı da geldi peşinden. Hatırlayınız, Şırnak ve Yüksekova’nın bilançosunu açıklamıştı daha birkaç gün önce Genelkurmay. Bir-iki ayda 1000 ölü, sadece askeri kesimden 500’den fazla yaralı. Kaç sivil, kaç çocuk, kaç hasta insan vuruldu da biz bilmiyoruz. Bilançolara yansıyan bilgilerin, hem teyidi hem de anlamaya elverişli olması gerekiyor. Fakat bu eleştiri, savaşın-çatışmanın gayriinsaniliğini perdelememeli. Savaş/çatışma neden çıkar, çatışma olmaksızın sorunlar çözülemez mi? Acaba bu savaşçı/çatışmacı zihniyette ve kültürde değişme mümkün müdür? Bu temel soruları daimi olarak sormak gerek. Kendimize, iç ve uluslararası kamuoyuna ve de devletlerin ve hükümetlerin temsilcilerine. Ben yeryüzünde sorulduğunu düşünüyorum. Mesafeler de alınmış durumda. Lakin bu sorular ve alınan mesafeler daha çok savaşın ..]]> Thu, 09 Jun 2016 04:54:26 +0300 Kötülükler dünyası (2) https://www.evrensel.net/yazi/76756/kotulukler-dunyasi-2 https://www.evrensel.net/yazi/76756/kotulukler-dunyasi-2? OHAL bölgesinde, -80’lerin sonlarından başlayarak bütün bir 90’lı yıllar boyunca- köyler zorla boşaltılıyordu. İlk olarak İHD açıklamıştı bu zorla yerinden etme uygulamalarını. İHD, 1993 yılı sonunda zorla boşaltılan, yakılan/yıkılan, köy ve mezra sayısını 874 olarak açıklamıştı. Hükümet İHD açıklamasını yadsıyordu. O tarihte Çiller hükümeti vardı ve sosyal demokratlar da iktidar ortağı idi. Başbakan Yardımcısı Sayın Murat Karayalçın’dı. Ocak 1994 sonlarında ya da Şubat başlarında Sayın Karayalçın bizimle başbakanlık binasında, makamlarında, görüşmek istemişlerdi. O tarihlerde İHD Genel Başkanı değerli Akın Birdal’dı ve ben de Genel Sekreter olarak görev yapmaktaydım. Görüşmeye, yanımıza boşaltılan, yakılan/yıkılan köylerin listesini alarak gitmiştik... O gün, Sayın Karayalçın görüşmemizin belli bir anında koltuktan kalktılar ve çalışma masalarının bulunduğu yerden siyah bir çanta içinden bir belge çıkardılar. Boşaltılan köy ve mezra sayısının 871 olduğunu bildirdiler. Çok üzgün old..]]> Thu, 02 Jun 2016 05:00:40 +0300 Kötülükler dünyası https://www.evrensel.net/yazi/76706/kotulukler-dunyasi https://www.evrensel.net/yazi/76706/kotulukler-dunyasi? Her insanın, iyi ve kötü problemi ile karşılaşma olasılığı bulunmakta. Kötülük problemi bugünün dünyasına özgü problem değil. Çok tanrılı dönemde de sonrasında da “iyi” tanrıya ait bir nitelik sayılmış. Kötülük insandan geliyor, bu tür bir anlayışa göre. Bizim kötülük problemi ile hukuksal ve siyasal düzlemde karşılaşmamız ve farkındalığına varmamız, 12 Eylül döneminde olmuştu. Mamak, Metris ve Diyarbakır zindanları ve gözaltı uygulamaları (işkenceler), mağdurlardan dinlediğimiz, tutanaklara ve adli tıp raporlarına yansımış olanlardı. Fakat elbette kötülük bunlarla sınırlı değil. Dinin, siyasetin, felsefenin konusu olmuş kötülük. Biz, F Tipi Cezaevleri direnişleri sürecinde, söz gelimi aralık 2001’de İHD adına yaptığımız açıklamalarda ve Irak’ın işgali döneminde yaptığımız savaş karşıtı açıklamalarda (2003) kötülük problemine değiniyorduk. (Örneğin bakınız, bianet.org/bianet/insan-haklari/6830-uc-kapi-uc-kilit) “İyi ve Kötü Tanrıların Ön Yargılarıdır” adlı kitabında Helmut Eisendle,..]]> Thu, 26 May 2016 05:00:06 +0300 Diyarbakır’da patlatılan bombalar https://www.evrensel.net/yazi/76662/diyarbakirda-patlatilan-bombalar https://www.evrensel.net/yazi/76662/diyarbakirda-patlatilan-bombalar? Diyarbakır Sur ilçesi Dürümlü köyü yakınında 12 Mayıs 2016 günü, gece, bir kamyonda bulunan bombalar patlatıldı. Beş metre derinliğinde, 30 metre çapında bir çukur oluştu. Toplamda 13 sivil insan yaşamını yitirdi. Ölenler Yakar ve Yaman ailesinin fertleri… Kamyonda dört PKK’linin bulunduğu ve patlamada onların da öldüğü bildiriliyor. Cenazelerin kimliği adli tıp raporu ile belirlendi. İki bakan cenaze sahiplerine taziye ziyaretinde bulundu. Çok düşündürücü gelişmelere tanık oluyoruz. Bir tarafta devlet propagandası var, diğer tarafta da PKK… Onlar çatışmanın tarafları… Kentlerdeki büyük yıkım kameralardan farklı sunuluyor. Devletin açıklamaları farklı. İnsan hakları örgütlerinin belgeye dayalı tespitleri devlet açıklamalarının tersini gösteriyor. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserlerinin açıklamaları bağımsız ve tarafsız gözlemcilere sahanın açılmasını ve hakikatin ortaya çıkmasını istiyor. Şöyle değerlendiriyorum: Savaşta önce hakikat ö..]]> Thu, 19 May 2016 04:52:56 +0300 Raporlar ve etkileri https://www.evrensel.net/yazi/76624/raporlar-ve-etkileri https://www.evrensel.net/yazi/76624/raporlar-ve-etkileri? Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Komite (CAT) toplantılarında (27-28 Nisan 2016) Türkiye’nin durumu görüşüldü. Ülkeler belirli zaman dilimlerinde Komiteye rapor sunuyorlar. Aynı dönemde hükümet dışı kuruluşlar da (HDK) konu hakkında “gölge rapor” sunuyor; bu raporlar “alternatif rapor” olarak da adlandırılıyor. Türkiye’den İHD, TİHV ve HRW bu yıl rapor sunan örgütler arasında yer aldı. İHD ve TİHV’in raporlarına internet sitelerinden ulaşmak mümkün (İHD’nin Türkçe ve İngilizce, TİHV’in şimdilik İngilizce raporu yer alıyor). İHD Raporunu Genel Başkan Av. Öztürk Türkdoğan, TİHV raporunu da Av. Senem Doğanoğlu sundu. Bu raporların niteliği ve HDK’lerin işlevleri konusunda Birleşmiş Milletlerin yayınının İHOP için Metin Çulhaoğlu tarafından yapılan Türkçe çevirisine (hükümet dışı kuruluşların (HDK) ve Ulusal İnsan Hakları Kuruluşlarının (UİHK) İşkenceye Karşı Komite’ye Rapor Sunma Süreçlerine Katılımı) İHOP internet sayfasından ulaşmak mümkün. İHD Raporu, 16 sayfa olup 16 başlık alt..]]> Thu, 12 May 2016 04:20:29 +0300 Çocuk evlilikleri ve topluluk davası https://www.evrensel.net/yazi/76569/cocuk-evlilikleri-ve-topluluk-davasi https://www.evrensel.net/yazi/76569/cocuk-evlilikleri-ve-topluluk-davasi? İnsan hakları evrenseldir, bölünmezdir, birbiriyle ilişkilidir; biri diğerine tercih edilemez. Doğuştan kazanırız, üstün ahlaki normlardır. Türkiye’de hem genel olarak insan hakları için çalışan kişiler, insan hakları örgütleri var, hem de özel olarak bazı haklar için çalışan kişiler ve örgütler… Biliyoruz ki, insan haklarını savunmak bir insan hakkıdır ve bu hak, herkesin hakkıdır. İnsan hakları savunucuları da, insan haklarını korumak ve geliştirmek için bireysel olarak ya da başkalarıyla birlikte çalışan kişilerdir. Gündem Çocuk Derneği ve onun bünyesinde faaliyette bulunan çocukların insan haklarını savunan kişiler, çocuk hakları savunucularıdır. Başka bir ifade ile insan hakları savunucusu kişilerdir. Hem Gündem Çocuk hem de tek tek kişiler. 2005 yılından beri ihlalleri belgeliyorlar; mağdurlara destek oluyorlar, çocuk haklarını tanıtıyorlar, bu alandaki eğitim süreçlerine katılıyorlar ve çocukların insan hakları fikrini tanıtıyor ve insan hakları kültürünün oluşmasına katkıda bu..]]> Thu, 05 May 2016 05:00:51 +0300 Laiklik, insan hakları ve demokrasi* https://www.evrensel.net/yazi/76522/laiklik-insan-haklari-ve-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/76522/laiklik-insan-haklari-ve-demokrasi? Yaşam tarzına müdahale riskinin -özellikle Başbakan’ın söylemleri sonucu- arttığını düşünen geniş toplum kesimleri, Gezi Parkı vesilesiyle tepkisini yurt çapında göstermede gecikmedi. Bu işaret üzerinden temel konuyu tartışalım. Biz, laikliği İ. Kucuradi’nin tarif ettiği üzere, (TBB Dergisi, Sayı 52, 2004 ) hukuk normlarının dini inanca, kültürel ya da yerel normlara dayalı olarak oluşturulmaması olarak anlarız. Böyle “negatif” bir tanım, bizim “peki hukuk normu neye göre, neyi temel alarak oluşturulmalıdır?” sorusunu sormamıza neden olur. O zaman başka bir tanıma ihtiyaç duyarız. Cevabını, “İnsan hakları ve özgürlüklerine göre, bunlar temel alınarak” diye verebiliriz. Böylece yapılmaması gereken negatif olandan yapılması gerekene geçmiş oluruz. Kucuradi sekülarizm kavramının latince kökeninden hareketle (çağ, yüzyıl) değerlendirmede bulunur. Buna göre sekülerlik çağdaşlık anlamını taşır. Bir devletin hukuk normları çağın değerlerine dayanmalıdır. Bu değerler ise -hepimiz anlaşır..]]> Thu, 28 Apr 2016 04:54:52 +0300 İfade özgürlüğü ve kelepçe https://www.evrensel.net/yazi/76469/ifade-ozgurlugu-ve-kelepce https://www.evrensel.net/yazi/76469/ifade-ozgurlugu-ve-kelepce? Avrupa Birliği, 7-9 Aralık 2000 tarihlerinde yapılan Nice zirvesinde Temel Haklar Şartı’nı onaylamıştı. Şart’ın girişinde “Birlik, bölünmez ve evrensel değerler olan insan onuru, özgürlük, eşitlik ve dayanışma değerleri üzerine inşa edilmiştir. Demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkelerine dayanmaktadır” denmektedir. İnsan haklarının evrenselliği, bölünmezliği, birbiriyle ilişkili ve bağlı oluşları ve birinin diğerine tercih edilemezliği ulusal üstü insan hakları belgelerinde vurgulanır. 1968 Tahran Bildirisi, Haziran 1993 Dünya İnsan Hakları Konferansı Viyana Bildirisi buna örnektir. İfade özgürlüğü bir insan hakkı olarak, BM İnsan Hakları Evrensel Bildirisi ve Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 19.maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesinde yer alır. Türkiye Anayasası’nın 26. ve 28. maddelerinde de tanınır bu özgürlük. Özgürlük, o arada ifade özgürlüğü temel bir değerdir. Bilgiye, hakikate ulaşmayı, bunu açıklamayı, yaymayı, değerlendirmeyi içeri..]]> Thu, 21 Apr 2016 05:00:17 +0300 Hak savunucularını susturmak https://www.evrensel.net/yazi/76424/hak-savunucularini-susturmak https://www.evrensel.net/yazi/76424/hak-savunucularini-susturmak? Hafta sonu, İstanbul’da, “10. Düşünce Özgürlüğü Buluşması” vardı. Avrupa, Uzak Asya Ortadoğu ve Kuzey Afrika’dan insan hakları savunucuları ile Türkiye’den savunucular, gazeteciler, avukatlar, hekimler, sendikacılar, akademisyenler toplantılara katıldılar. Düşünce özgürlüğü alanındaki sorunlar konuşuldu,tartışıldı. Sağ olsun, Sevgili Şanar Yurdatapan öncülüğünde, Düşünce Suçu (!?)’na Karşı Girişim, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Şeffaflık Derneği, Bianet, Hafıza Merkezi ortaklığında/dayanışmasında bir araya geldik. Toplantıdan bir/iki gün önce de Cumhurbaşkanı, tehditkar bir ifade ile insan hakları örgütlerinin (İHD, TİHV, SES, Diyarbakır Barosu ve Gündem Çocuk Derneği) ortak “Cizre Gözlem raporu, 31 Mart 2016” üzerine bir değerlendirmede bulunmuştu. Bu listeye Mazlum_Der’i de, Af Örgütünü ve İHOP bileşeni diğer insan hakları örgütlerini de dahil etmek lazım. Aynı türden çalışmalarda bulunuyorlar. İnsan hakları örgütleri: Baş verir ama baş eğmeyiz Bugün bu konu üzerinde dura..]]> Thu, 14 Apr 2016 04:40:39 +0300 Mültecilerin iadesi https://www.evrensel.net/yazi/76374/multecilerin-iadesi https://www.evrensel.net/yazi/76374/multecilerin-iadesi? Türkiye ve AB “Geri Kabul Anlaşması” imzaladı. Böylece Avrupa Konseyi üyesi ülkeler dışından gelenlere mülteci statüsü tanımayan Türkiye ile birkaç milyar Euro ve vizesiz Avrupa hayali satışı ile konuyu halletme yoluna giden AB, büyük ölçüde rahatladı. Ne güzel, BM, 1951 tarihli Sığınanların Statüsüne İlişkin Cenevre Sözleşmesi’ne coğrafi çekince koyan ve 1951’den bu yana mülteci statüsü tanıdığı insan sayısı 50’yi geçmeyen Türkiye, böbürlenerek ortalıkta dolaşmaya ve gerçek dışı söylemlerde bulunmaya devam edecek. Mülteci statüsü tanımak demek, o kişiyi hak sahibi olarak görmek ve mülteci sözleşmenin gerektirdiklerini yapmak demek. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun kabul edildiği 2013 yılına değin iltica hakkı konusunda bir yasası yoktu Türkiye’nin. Bunca yıl kendisine sığınan insanlara “misafir” muamelesi yapıyordu, hak sahibi kişi muamelesi değil. Dolayısıyla, barınma, beslenme, eğitim, sağlık, çalışma ve benzeri hakları tanımıyordu “misafirlerine.” Çok ..]]> Thu, 07 Apr 2016 05:20:01 +0300 Terör tanımının genişletilmesi (2) https://www.evrensel.net/yazi/76326/teror-taniminin-genisletilmesi-2 https://www.evrensel.net/yazi/76326/teror-taniminin-genisletilmesi-2? BM Raportörü, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 1. maddesindeki terör tanımını, belli suç eylemlerine dayalı olarak değil de amaç ya da hedefe göre tanımlama getirilmesi nedeniyle eleştirmektedir. Raportöre göre tanım belirsizdir ve geniştir. Belirtilen durumda hiçbir şiddet eylemine karışmasa bile insanlar ve kuruluşlar terörist olarak suçlanabilirler. Nitekim öyle oluyor. Gazeteciler, yazarlar, akademisyenler, insan hakları savunucuları, sendikacılar, sanatçılar, kadınlar, belediye başkanları, öğrenciler teröristlikle suçlanabiliyorlar. Hiç bir şiddet eyleminde bulunmadıkları halde suçlanabiliyorlar. Şimdi, bu TMK 1. maddesindeki tanıma ve terör suçu sayılan maddelere ve kimlere terör suçlusu (terörist) denildiğine bakalım: “Terör tanımı Madde 1– (Değişik birinci fıkra: 15/7/2003-4928/20 md.) Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik,..]]> Thu, 31 Mar 2016 04:37:58 +0300 Terör tanımının genişletilmesi (1) https://www.evrensel.net/yazi/76275/teror-taniminin-genisletilmesi-1 https://www.evrensel.net/yazi/76275/teror-taniminin-genisletilmesi-1? 2006 yılında Birleşmiş Milletler Özel Raportörü Finlandiyalı Profesör Martin Scheinin Türkiye’de incelemelerde bulunmuştu. Raportör, ilk raporunu BM İnsan Hakları Komisyonuna sunmuş ve rapor, Komisyonun 62. oturumunda görüşülmüştü. Terör tanımı konusu şöyle yer almaktaydı raporda: -Özel Raportörün, yetkililer, teröre ilişkin suçlardan mahkum olan ya da bu sebeple suçlanan kişiler ve sivil toplum aktörleriyle toplantılarına dayanarak, terörü belli suç eylemlerine ithafta bulunarak değil amacı ya da hedeflerine dayanarak tanımlayan 1991 Terörle Mücadele Yasası’nın 1. maddesindeki terör tanımının belirsiz ve geniş koşullarda biçimlendiğini gözlemlemiştir. Bu sebeple, söz konusu tanım, olağanüstü durumlarda bile ihlale izin vermeyen bir hüküm olan Sivil ve Siyasi Haklar Uluslararası Anlaşması’nın (ICCPR) 15. maddesinde tanımlandığı şekliyle yasallık ilkesine ilişkin kaygıları arttırmaktadır. Terörün bu tanımı, yasanın diğer hükümlerine uygun olarak uygulandığında, “terör”ün uluslararası a..]]> Thu, 24 Mar 2016 04:55:36 +0300 Herkesin terörist olma hali https://www.evrensel.net/yazi/76225/herkesin-terorist-olma-hali https://www.evrensel.net/yazi/76225/herkesin-terorist-olma-hali? Eleştiren ve itiraz eden herkes terörist olabilir. Peki hangi siyasi rejimlerde olur bu? Otokratik rejimlerde olur. Totaliter rejimlerde olur. Türkiye’deki rejimin ivmesi eski Türkiye’ye çoktan dönmüş vaziyette. Biçimi değişik oldu. Eski Türkiye’ye özlem duyanlar olabilir. Bizim itirazımız vardı eski Türkiye’ye. Bunu da her fırsatta dile getiriyorduk. Yeni Türkiye demeye başladılar. Bizim yeni Türkiye’den anladığımız özellikle AB süreci denilen aralık 1999 sonrası Türkiye’nin genel yönelimlerinin demokrasiye doğru olduğu dönemle ilgiliydi. Önümüzde dikta rejimlerinden -AB’nin de büyük etkisiyle- demokrasiye yönelmiş ülke örnekleri vardı. İspanya, Portekiz,Yunanistan’ın demokrasiye geçiş süreçleri… Türkiye rejiminde de bu tür bir değişim olabilirdi. Şahsen benim Erbakan hareketi ile ilgili (milli görüş hareketiyle ilgili) ön yargılarım yoktu. Ama örneğin köken olarak o hareketten gelen AK Parti kadrolarının AB sürecine uyum sağlayacakları ve Ecevit’ten sonra süreci daha da ilerle..]]> Thu, 17 Mar 2016 04:35:54 +0300 İnsan onuru, Cizre ve Sur https://www.evrensel.net/yazi/76175/insan-onuru-cizre-ve-sur https://www.evrensel.net/yazi/76175/insan-onuru-cizre-ve-sur? Cizre ve Sur’da yaşanan yıkım ve katliama dair raporlar çıkmaya başladı. TİHV ve İHD başkanlarının ilk ön raporu, TİHV Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı tarafından hazırlandı ve açıklandı. 6-7 Mart 2016 tarihlerinde TTB, SES, İHD, TİHV, İHOP, Gündem Çocuk Derneği, Diyarbakır Barosu heyetleri Cizre’de incelemelerde bulundular. O arada Sur’da teslim olduğu bildirilen insanların çıplak fotoğrafları basına yansıdı. Irak işgali döneminde Ebu Garib cezaevinde Amerikalı askerlerin esirlere yaptığı muameleyi çağrıştıran fotoğraflar. İnsan onuruna saldırı niteliğindeki fotoğraflar önce yalanlandı, sonra da Diyarbakır Valiliği açıklamasıyla doğrulandı. Bu fotoğraflar da dahil olmak üzere hükümetin Cizre ve Sur operasyonları insan hakları hukukuna da insancıl hukuka da aykırıydı. Buna dair görüşlerimizi birkaç yazımızda dile getirmiştik. Hendek ve barikat kaldırılacak gerekçesi/bahanesi ile insanlar öldürülebilir ve apartmanlar tank ve top atışına tutulabilir mi? AİHM, 12 Kasım 20..]]> Thu, 10 Mar 2016 04:53:09 +0300 Anayasa çağrısı https://www.evrensel.net/yazi/76125/anayasa-cagrisi https://www.evrensel.net/yazi/76125/anayasa-cagrisi? Pazartesi günü İstanbul’da yeni bir anayasa için çağrı yapıldı. Çağrı, “Çoğulcu, eşitlikçi ve özgürlükçü anayasa için” başlığını taşıyordu. Çağrı metni ve imzacıları şöyleydi: - Çoğulcu, eşitlikçi ve özgürlükçü anayasa için Darbe anayasasının yapıldığı tarihten bu yana, toplumda yeni anayasa arayışları eksik olmamış, farklı siyasal anlayışlara dayalı değişik anayasa önerileri gündeme gelmiştir. Bu çerçevede çoğulcu, eşitlikçi, özgürlükçü bir anayasa talebi en zor şartlarda bile savunulmuştur. Anayasa tartışmaları bir süredir yeniden canlanmış, kamuoyunun gündemine girmiştir. Çatışmaların sürdüğü ve mevcut anayasadaki hakların fiilen askıya alındığı bugünkü ortamda yeni anayasa sürecinin demokrasi dışı yönelimlere alet edilmesinden endişe duyuyoruz. Bu sürecin, otoriter bir rejime hukuki statü oluşturma ihtimaline karşı, tüm toplumsal kesimlerin evrensel demokratik değerler çerçevesinde etkili bir irade ortaya koymaları hayati önem taşıyor. Çoğulcu, eşitlikçi ve özgürlükçü değerlere..]]> Thu, 03 Mar 2016 05:11:55 +0300 Barışın izlenmesi ve çevre https://www.evrensel.net/yazi/76066/barisin-izlenmesi-ve-cevre https://www.evrensel.net/yazi/76066/barisin-izlenmesi-ve-cevre? İnsan haklarının evrensel, bölünmez, birbirine bağlı ve birbiri ile ilişkili oluşu, pek çok ulusalüstü insan hakları belgesinde vurgulanır. (Tahran Bildirisi 1968, madde 13, Viyana Belgesi m. 5 gibi). Demokrasi için de Viyana Belgesi 8. maddesi, “Demokrasi, halkın, kendi siyasal, ekonomik, toplumsal ve kültürel sistemlerini belirlemek için, istencinin özgürce ifade edilmesine ve kendi yaşamlarının tüm yönlerine tam katılımına dayanır.” şeklinde bir hüküm taşır.Tanımda yer alan, “Kendi yaşamlarının tüm yönlerine tam katılımına dayanır” ifadesine lütfen dikkat! İnsan hakları bilindiği gibi, medeni, siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel ve dayanışma haklarını kapsar. Geçen hafta, Çocuklar İçin Barış Girişimi, İzmir’de etkinlikler düzenlemişti. Basın açıklaması yapmak, bisikletler ile barış turu atmak ve panel düzenlemek gibi. İzmir polisi valiliğe müracaatla, paneli “kamu düzeninin bozulmasını, suç işleneceğine dair ciddi emarelerin ortaya çıkmasını engelleme, toplumsal reaksiyon ve endi..]]> Thu, 25 Feb 2016 05:00:05 +0300 TİHK kapatılır TİHEK açılır https://www.evrensel.net/yazi/76011/tihk-kapatilir-tihek-acilir https://www.evrensel.net/yazi/76011/tihk-kapatilir-tihek-acilir? Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHK) 6332 sayılı Yasa’yla kurulmuş (RG 21 Haziran 2012) bir ulusal insan hakları örgütüydü. 1992 yılında Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Komisyonu Paris’teki toplantısında bazı ilkeleri benimsemişti. BM Genel Kurulu da bunları 1993 yılında onaylamıştı. Bu ilkelere/prensiplere “Paris Prensipleri” deniyordu. Buna göre, insan haklarını korumak ve geliştirmek için çalışacak ulusal insan hakları kurumları yasayla kurulmalı, idari ve mali açıdan bağımsız/özerk kurumlar olmalı, temsilde çoğulculuk, sivil toplumun katılımı sağlanmalı ve kurum üyeleri güvencelere sahip olmalıdır. Türkiye’de insan hakları örgütleri üç buçuk yıl önce kurulan TİHK yasasına eleştiriler yöneltiyordu. Örgütlenme modeline, idari ve mali özerklik ve kurul üyelerinin seçimi ve sahip olmaları gereken güvenceler konularına, bütçe olanakları sorununa eleştiriler getiriyordu. En çok da BM İşkence Sözleşmesi’ne ek İhtiyari Protokol (OPCAT) uyarınca işkenceyi önlemede ulusal önleme me..]]> Thu, 18 Feb 2016 05:00:49 +0300 Çatışmadan çıkış https://www.evrensel.net/yazi/75960/catismadan-cikis https://www.evrensel.net/yazi/75960/catismadan-cikis? 16 Ağustos 2015 tarihinde başlayan sokağa çıkma yasakları uygulaması devam ediyor. Sokağa çıkma yasağının, doğrudan kendisi sorunlu değildi. Süresi ve koşulları önem taşıyordu. Sağlık, beslenme, barınma, seyahat, eğitim ve benzeri sosyal hayatla ilgili boyutlar, sokağa çıkma yasağı ile bağlantılıydı ve bunlara dair devletin bir önlem alıp almadığı ya da ne yaptığı/yapacağı önemliydi. Sokağa çıkılmadığında ne olacaktı? Ne olacağı, olanlarla anlaşıldı. Çatışma ve ölüm! Asker, polis, korucu, militan, sivil insanlar, kadınlar, çocuklar…. Sayısı ya bini geçti ya da yaklaştı. Ölüm! Çatışmaları Aşarak Çözüm kitabında Johan Galtung şöyle demekteydi: “Bir çok kere değindiğimiz gibi kim neden silahları bırakmak istesin ki? Silah askeri çözüm getirebilir. Veya en azından onurlu bir yenilgi fırsatı sağlar. Özellikle de tünelin ucundaki ışık görünmüyorsa veya çatışmanın aşılması umudu yoksa.”(s.227) Acaba çatışmanın öyle bir evresinde miyiz? Bir ilçenin birkaç mahallesindeki çatışmada eli sil..]]> Thu, 11 Feb 2016 05:00:46 +0300 Savaş: Pirus zaferi ve Sisifos söyleni https://www.evrensel.net/yazi/75913/savas-pirus-zaferi-ve-sisifos-soyleni https://www.evrensel.net/yazi/75913/savas-pirus-zaferi-ve-sisifos-soyleni? 1984’ten beri süren bir savaş var. Savaş, devlet güçleri ile PKK arasında. Türk ve Kürt halkı birbirleriyle savaşmıyor. Bu savaşa devlet yetkilileri ve politikacıların büyük bir kısmı, “Terörle mücadele” diyor. Geçenlerde basına da yansıdı. AİHM’nin “Silahlı çatışma” nitelemesinde bulunmuş olmasını Türkiye hükümeti pek “hoş” karşılamamış. Savaş ya da insancıl hukukun başka bir adı da “silahlı çatışma hukuku”dur. Hükümet bundan ürkmüş anlaşılan. Türkiye’nin itirazı anlaşılır bir durum ama yapacak bir şey yok. Savaş politikalarında ısrar, bu sonucu doğuruyor. Bu sonucu doğuruyor ama bundan ibaret değil, sonuçlar. Çözüm süreci vardı, bitti. Şahsen bizim eksikleri olmakla birlikte olumlu bulduğumuz ve desteklediğimiz bir süreçti. Oysa sürecin yasası da vardı. (16.07.2014 tarihli 6551 sayılı Yasa). Bakanlar Kurulunun hangi konulara eğileceği -11 başlık altında toplanmıştı konular- ve kimin koordinatörlük yapacağı da yine Bakanlar Kurulunun kararı ile belirlenmişti. Bu karar da Cumhurb..]]> Thu, 04 Feb 2016 05:00:10 +0300 Akademisyenlerin barış bildirisi https://www.evrensel.net/yazi/75861/akademisyenlerin-baris-bildirisi https://www.evrensel.net/yazi/75861/akademisyenlerin-baris-bildirisi? Akademisyenler, bir insan hakkı olan barış hakkı için, “Bu suça ortak olmayacağız” başlığı ile, 11 Ocak 2016 tarihinde 1128 imzalı, beş paragraflık bir bildiri yayımladı. Resmi tepki, ölçüsüz oldu. Ne ifade özgürlüğüne, ne üniversitenin özerkliğine, ne de yargının bağımsızlığına saygı gösterildi. Akademisyenlerin fikirlerine ve çağrılarına, hakaret ve tehditlerle, gözaltılarla, cezai soruşturmalarla, işten atma ve uzaklaştırmalarla cevap verildi. Bildiri, terör örgütünü övmek, terörü teşvik etmek, propagandasını yapmak olarak nitelendirildi. Adının bile anılmadığı bir şey nasıl övülmüş, şiddeti teşvik etmiş ve propagandası yapılmış olabilir? Basında, konuya ifade özgürlüğü ve barış hakkına saygı çerçevesinde yaklaşanlar oldu. Bildiri’de PKK’ye eleştiri yöneltilmemiş olmasını eksiklik olarak değerlendirenler oldu. Objektiflik ölçütünü hatırlatanlar oldu. Olabilir, böyle de düşünülebilir. Ayrıca Bildiri’yi, hangi cümle ya da kelimeyle olmuş, kanıt göstermeden, şiddeti meşrula..]]> Thu, 28 Jan 2016 04:55:03 +0300 Özerklik/ Öz yönetim istemek (2) https://www.evrensel.net/yazi/75804/ozerklik-oz-yonetim-istemek-2 https://www.evrensel.net/yazi/75804/ozerklik-oz-yonetim-istemek-2? İç self determinasyon bağlamındaki taleplerin niteliğinden kaynaklı olarak sorunu çözüm şansımızın yüksek olduğunu düşünüyorum. Kürt siyasetinin iki önemli aktörünün iç self determinasyon talebinde bulunduğunu söylemiştik. DTK/HDP Diyarbakır’da yaptıkları toplantının ardından 14 maddelik bir deklarasyon yayımladı. Şöyle özetlenebilir: 1) Ülke genelinde bir veya birden fazla ili kapsayacak şekilde özerk bölgeler oluşturulacak, 2) Tüm özerk bölgeler yeni anayasaya göre seçilmiş kişilerce yönetilecek, 3) Merkezi yönetimin vesayeti yeni anayasaya göre sona erecek, 4) Şehir meclislerine toplumun çeşitli kesimlerinin katılımı ve katkısı sağlanacak, 5) Kadınlar tüm karar meclislerinde yer alacak ve eşit temsil edilecek, 6) Gençlik karar mekanizmalarında yer alacak, 7) Her kademede eğitim öz yönetimlere bırakılacak. Yeni demokratik anayasada bununla ilgili düzenlemeler olacak. 8) Dil, kültür ve inanç alanında çalışmalar yapılacak ve inanç kurumlarının özerkliği sağlanacak. 9) Bütün düzeylerdek..]]> Thu, 21 Jan 2016 05:00:50 +0300 Özerklik/ Öz yönetim istemek (1) https://www.evrensel.net/yazi/75748/ozerklik-oz-yonetim-istemek-1 https://www.evrensel.net/yazi/75748/ozerklik-oz-yonetim-istemek-1? Self determinasyon hakkı, “Halkların kendi geleceklerini belirleme hakkı” anlamına geliyor. Bu hak bir insan hakkı ve “ikiz sözleşmeler” olarak da anılan ve Türkiye’nin de 2003’ten beri tarafı olduğu, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi ve Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin birinci maddesinde yer alıyor: - Bütün halklar kendi kaderlerini tayin hakkına sahiptir. Bu hak vasıtasıyla halklar kendi siyasal statülerini serbestçe tayin edebilir ve ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmelerini serbestçe sürdürebilirler. Bu hakla ilgili olarak AGİK 1975 Helsinki Nihai Senedi’nin 8. maddesini ve Afrika Halkların Hakları Şartı hükümlerini de hatırlamak gerek… Self determinasyon hakkının iki yönü var: Dış self determinasyon, bağımsız devlet kurma hakkına; iç self determinasyon da demokrasiye işaret ediyor. Baskın Oran, iç self determinasyon için, “Halkların kendi rejimlerini (siyasal, ekonomik vs.) özgürce seçmeleri anlamına gelir. Yani ..]]> Thu, 14 Jan 2016 05:00:48 +0300 Aziz Yural’ın ardından https://www.evrensel.net/yazi/75701/aziz-yuralin-ardindan https://www.evrensel.net/yazi/75701/aziz-yuralin-ardindan? 30 Aralık 2015 tarihinde (TİHV’in resmi kuruluş gününde) TİHV gönüllüsü, SES üyesi bir insan hakları savunucusu, Aziz Yural, öldürüldü. Cizre’de yaralı bir kadına yardım ederken, devlet kurşunu ile vuruldu. Aralarında Aziz’in de bulunduğu TİHV Cizre Referans Merkezindeki sağlık emekçileri daha bir hafta önce, 23 Aralık’ta bir çığlık atmışlardı. TİHV bu çığlığı şöyle duyurmuştu: “TİHV Cizre’den çalışma arkadaşlarımız, hekimler sesleniyor! İnsanların en temel haklarına erişmek için dahi evlerinden çıkamadığı 9. günde Cizre’de sağlık hakkı: Sokağa çıkma yasaklarının en yoğun can aldığı Cudi, Nur ve Yasef Mahallelerinde; – 112 Ambulansları hiçbir şekilde hasta almaya gelmiyor! – Mahallelilerde soğuklardan dolayı üst solunum yolları enfeksiyonları görülüyor! – Çocuklarda yüksek ateş baş gösteriyor ama yasak öncesi stok yaptığımız ateş düşürücü şuruplar bitmek üzere! – Kronik hastaların ilaçları da bitmek üzere. Tansiyonu 230’a yükselmiş kişiler var! – Askeri Karargah olarak kullanı..]]> Thu, 07 Jan 2016 04:53:07 +0300 TİHV 25. yaşında https://www.evrensel.net/yazi/75646/tihv-25-yasinda https://www.evrensel.net/yazi/75646/tihv-25-yasinda? Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), 25 yaşında. Kuruluşundan itibaren 15 binden fazla işkence mağduruna tıbbi ve psikolojik destek verdi. İşkenceyi belgeledi. Kuruluş öyküsü kısaca şöyle anlatılabilir: Nevzat Helvacı başkanlığındaki İnsan Hakları Derneği(İHD) Genel Yönetim Kurulu (GYK), işkenceye karşı bir vakıf kurmak amacıyla tüzüğünde değişiklik yapmak için, İHD 1. Olağanüstü Genel Kurulunu 7 Mayıs 1988 tarihinde topladı. O gün, Tüzük’ün 3/3. maddesine “vakıf kurmak” ibaresi eklendi. 12 Eylül askeri darbe döneminde 650 bin kişiye işkence yapılmıştı. İşkence, darbe dönemi sonrasında da devam ediyordu ve tahribatları çok büyüktü. Şartlar, işkence teşhis ve tedavisi için ve işkenceye karşı mücadele için, ayrı, özel bir oluşuma gitmeyi zorunlu kılmaktaydı. İHD, bu ihtiyaca cevap vermek istiyordu. İHD GYK 6 Ağustos 1988 günlü,16/5 numaralı kararında “Türkiye’de işkence ve tedavi merkezinin kurulması yolunda komisyonlar oluşturmaya ve çalışmaların yürütülmesi için genel sekreterliğin y..]]> Thu, 31 Dec 2015 05:00:06 +0300 Gündem Çocuk ve ‘devlet aklı’na dair https://www.evrensel.net/yazi/75592/gundem-cocuk-ve-devlet-aklina-dair https://www.evrensel.net/yazi/75592/gundem-cocuk-ve-devlet-aklina-dair? Geçen hafta, Gündem Çocuk Derneği’nin 10.kuruluş yıldönümü etkinlikleri vardı. Tahir Elçi’ye adanan “Devlet Aklı ve Çocuk “ konu başlıklı birinci oturumda, akademisyenler Nilgün Toker ve Güven Gürkan Öztan, çocuğa ve devlet aklına ilişkin değerlendirmelerde bulundular. İkinci oturumda Feray Salman’ın moderatörlüğünde, Gökçer Tahincioğlu’nun Gündem Çocuk için yazdığı, öldürülen 19 çocuğun öyküsünün anlatıldığı, Devlet Dersi kitabının tanıtımı yapıldı… Ardından da GeçErken Quintet’in caz dinletisi gerçekleşti. Açılışta, Cizre’den bir öğretmenin mektubundan bir bölüm okundu. “Aynı göğün altındayız” diye bitiyordu mektup. Turgut Uyar’ın “Göğe Bakma Durağı” adlı şiiri vardır, bilirsiniz. Buradan ilhamla, “Göğün altındakiler, pekala, barış içinde, birlikte, sevgiyle, göğe bakabilirler” diyebiliriz! Sevgili öğretmenimiz “Aynı göğün altındayız” derken, bu dileği dile getiriyordu sanki. İnsanların haklarda ve onurda eşitliğini vurgulayan ve kardeşçe davranma gerekliliğine işaret ed..]]> Thu, 24 Dec 2015 04:54:16 +0300 Hendekleri aşarak çözüm https://www.evrensel.net/yazi/75542/hendekleri-asarak-cozum https://www.evrensel.net/yazi/75542/hendekleri-asarak-cozum? Bir süredir, “şehir savaşları”nda gözlemlenen, “hendekler” olgusu sorgulanıyor. Hendekler, savaşın sebebi mi yoksa bir sonuç mudur? Kanımca meselenin kaynağı, Türkiye’nin yaşamakta olduğu Kürt sorunudur. Bu meselenin barışçıl demokratik çözümünde yaşanan tıkanıklıklar ve oluşan silahlı çatışma/savaş durumudur. Yani hendek, bu durumun yüzlerce, binlerce görünümünden birisidir. Format da değişiklik olabilir, konu, savaş durumuyla ilgilidir. Konunun iki boyutu var: A) 1) İnsan hakları hukuku açısından: Türkiye’de insan hakları ve demokrasi, asal sorundur. Bu sorunun en önemli halkası da Kürt sorunudur. İnsan hakları ve demokrasi mücadelesinin, demokratik araç ve yöntemlerle verilmesi gerektiği de biliniyor. Hendekler için, şiddet içermeyen, direnme hakkı çerçevesinde bir eylem de denilebilir ya da İHEB 29.ve 30.maddesinde de belirtilen prensiplere aykırı kullanma ya da hakların ve özgürlüklerin suistimal edilmemesi ilkesine aykırılıktan da söz edilebilir. Ancak burada, her durumda ..]]> Thu, 17 Dec 2015 05:00:16 +0300 Gazetecileri tutuklamak https://www.evrensel.net/yazi/75486/gazetecileri-tutuklamak https://www.evrensel.net/yazi/75486/gazetecileri-tutuklamak? Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül de tutuklandı. Siyasi iktidar, “gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklanmadılar” dedi. Halbuki haberi herkes okudu Cumhuriyet’te… Dündar ve Gül, Cumhuriyet’te, iktidar sahiplerinin benimsemediği bir yayına imza attılar. O nedenle haklarında soruşturma açıldı ve tutuklandılar. Türkiye’de ilk üç temel sorunu şöyle saymak mümkün: İlki Kürt sorunu eksenli olanlardır. İkincisi hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde olanlar-hukuki güvenlik, bağımsız ve tarafsız yargı, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, adil yargılanma ve savunma hakkı eksenli olanlar - ve üçüncüsü de ifade özgürlüğü ile ilgili olanlar. Hatırlayalım: İnsan onuru, eşitlik, özgürlük, barış ve dayanışma temel değerlerdir. Hukukun üstünlüğü ve demokrasi ise bu değerleri yaşatacak sistemin temel ilkeleridir. Bir daha hatırlayalım: İnsan hakları, evrenseldir, bütünseldir, bölünmezdir. Tüm insan hakları birbiriyle ilişkilidir, biri diğerine tercih edilemez. Yukarıda belirtilen ilk üç temel soru..]]> Thu, 10 Dec 2015 05:00:35 +0300 Tahir Elçi'nin vedası https://www.evrensel.net/yazi/75434/tahir-elcinin-vedasi https://www.evrensel.net/yazi/75434/tahir-elcinin-vedasi? 20 Ekim günü şöyle bir mail göndermiştim Tahir Elçi’ye: - Başkan geçmiş olsun. Önce çok üzüldük. Şimdi çok sevinçliyiz. Dayanışma duygularımızla... Sevgiler. Hüsnü Öndül O da bana 22 Ekim günü şöyle cevap vermişti: - Çok çok teşekkürler Hüsnü abi. Selamlar. Tahir. 28 Kasım Cumartesi günü İHD Diyarbakır İnsan Hakları Akademisinde katılımcı üyelerimizle insan haklarını savunma hakkı (hak savunuculuğu) ve insan hakları hukuku ve insancıl hukukun temel özellikleri konularında eğitim çalışması yapıyorduk. Bazı yönetici ve üyelerimiz de 5-6 yıldır her cumartesi, “Cumartesi İnsanları”yla gerçekleştirdikleri, hakikat arayışı için ve cezasızlık politikasına son verilmesini amaçlayan İnsan Hakları Anıtı önündeki oturma eyleminin hazırlığını yapıyorlardı. Kimdi insan hakları savunucusu ve ne yapardı insan hakları savunucuları? Şöyle tarif edilmekteydi genellikle: Bireysel olarak ya da başkalarıyla birlikte, insan haklarını korumak ve geliştirmek için çalışan kişilerdir. Tarif, İnsan Hakları..]]> Thu, 03 Dec 2015 04:51:08 +0300 Şiddetle değişen nedir? https://www.evrensel.net/yazi/75375/siddetle-degisen-nedir https://www.evrensel.net/yazi/75375/siddetle-degisen-nedir? Şiddet üzerine düşünmeye Hannah Arendt ile başlayabiliriz. İlk kulağım(n)ızın çekildiği, ilk küfür işittiğim(n)iz, ilk kavgaya tanıklık ettiğim(n)iz ya da ilk dirseği yediğim(n)iz günler aklımıza gelebilir. Çocuktunuz ve tarlada oynamaya kalktığınız serbest patlayıcılardan birinin patlamasını yaşamış olabilirsiniz. Ya da mayına basan arkadaşlarınızın ölümü, uzuvlarını kaybedişleri gözünüzün önünden gitmiyor olabilir. Boşaltılan köyünüzü, silahlı adamların gelip evinizi taramasını, mahalle arkadaşınızın bir kurşunla öldürülüşünü tabiî ki unutmuş olamazsınız. İlk futbol maçına gidişinizi ve eli satırlı adamların küfürler eşliğinde bir gence saldırışını, gencin öldürülüşünü, binlerce insanın hep bir ağızdan analara (kadınlara) küfürler edişini, mahallenizden konvoy halinde geçen düğün arabalarından havaya kurşunların sıkılışını, kentin üzerinde savaş uçaklarının camları ha kırdı ha kıracak alçaklıkta korkunç sesler çıkararak geçişini, ilk kez sinemada savaş filmi seyredişinizi… Tari..]]> Thu, 26 Nov 2015 04:52:47 +0300 Silvanlar: Savaş ve barış arasında https://www.evrensel.net/yazi/75325/silvanlar-savas-ve-baris-arasinda https://www.evrensel.net/yazi/75325/silvanlar-savas-ve-baris-arasinda? Cizre ve Silvan’dan hareketle -çatışmalar, şiddet, hendekler, ambargolar, ölümler, öldürmeler, bombalamalar ve ablukalar- pek çok şey tartışılıyor. Yaşananlar, Türkiye’nin tümünde insanları sarsıyor. Çatışma ortamı, insanları pozisyon almaya zorluyor. Çoğu kez anlam vermekte zorlanıyoruz olan bitene. Şöyle düşünüyorum: Birbirimizi ve birbirimizin telaşını, endişesini, korkusunu anlamaya çalışmalıyız. Olan bitene insan hakları hukuku ve insancıl hukukun ilkeleri penceresinden bakabilir miyiz? Bence en doğrusu bu. Çünkü olağan rejim koşullarındaki ve savaş/çatışma koşullarındaki ilke ve standartlar, bu iki hukuk dalında var. İlk olarak hemen ve daimi olarak barış talebimizi seslendirmeliyiz. Bıkmadan tekrarlamalıyız. Çatışmalarla ilgili olarak çatışan tarafları savaş yasa ve geleneklerine ve ilkelerine uymaya zorlamalıyız. Ölümler var. Sayılardan ibaret değil ne asker, ne polis ne de gerilla…Ve ne de siviller… İnsan… Hepsi insan onuruna sahip ve her birinin bir hikayesi var. A..]]> Thu, 19 Nov 2015 05:00:48 +0300 Hendek meselesine dair https://www.evrensel.net/yazi/75273/hendek-meselesine-dair https://www.evrensel.net/yazi/75273/hendek-meselesine-dair? Kürt meselesinden kaynaklı silahlı çatışma “durum”una savaş, düşük yoğunluklu savaş, silahlı çatışma, isyan ve benzeri nitelemelerde bulunabilirsiniz. 1984 yılı Eruh ve Şemdinli’de başlayan silahlı kalkışma/çatışmaları esas alacaksak 31 yıllık bir geçmişi var bu “durum”un. 35-40 bin kişinin (siviller, askerler, korucular, gerillalar) ölümü; binlerce faili meçhul, gözaltında kayıp ve 3700 köy ve mezranın zorla boşaltılması, üç milyon civarında Kürdün zorla göçe tabi tutulması bilinen gerçekler. İHD 24 Ekim 1992 yılındaki 4. Olağan Genel Kurul’unda “durum”a “savaş” demiş ve tarafların savaş hukuku ilkelerine uygun davranması gereğine işaret etmişti. Hatırlayınız, ondan önce de 1991 yılında Uluslararası Af Örgütü, Yokohama Bildirgesi’nde, ihlallerden devletlerin sorumluluğunun esas olması yanında devlet dışı aktörlerin keyfi öldürme eylemlerini de ilgi alanında tutmaya başlamıştı. İHD 1992’den itibaren insan hakları hukuku yanında insancıl hukuku da (savaş hukuku, silahlı çatışma hukuk..]]> Thu, 12 Nov 2015 05:00:17 +0300 AKP iktidarı yeniden https://www.evrensel.net/yazi/75232/akp-iktidari-yeniden https://www.evrensel.net/yazi/75232/akp-iktidari-yeniden? AK Parti/AKP iktidarları dönemi devam ediyor. Şaşırtıcı olan, 7 Haziran’da yüzde 40 bandında olan bir parti, nasıl olur da son beş aydaki performansı da belliyken, 1 Kasım’da oylarını 9 puan birden yükseltebilmiştir? Bu konu tartışılıyor yoğun olarak. Benim, pek de anlamadığım, seçmen davranışları, siyaset sosyolojisi konuları bunlar. Görebildiğim kadarıyla herkes gerçeğin bir ya da birden fazla veçhesine işaret ediyor. Pek çok insan gibi ben de, seçmenin bir miktar daha AK Parti’yi cezalandıracağını ve ona tek başına iktidar olanağı vermeyeceğini, siyasilere “ülkeyi koalisyonla yönetin” diyeceğini düşünüyordum. Öyle olmadı, seçmen iktidar partisini değil, MHP’yi cezalandırdı. Bir miktar da HDP’ye sitem etti. Ama sırtını dönmedi ona. “Sen Mecliste olmalısın” dedi. Üstelik silahlı çatışma ortamında ve çatışmanın müsebbibi olarak gösterildiği ve sanki çatışan veya çatışma isteyen HDP’ymiş gibi fatura çıkarılmak istenen koşullarda bunu dedi. Seçmen CHP’deki olumlu kıpırdanmayı da gö..]]> Thu, 05 Nov 2015 04:59:47 +0300 Linç yangınları, bombalar, yayın baskınları https://www.evrensel.net/yazi/75189/linc-yanginlari-bombalar-yayin-baskinlari https://www.evrensel.net/yazi/75189/linc-yanginlari-bombalar-yayin-baskinlari? Türkiye, kimsenin can ve mal güvenliğinin bulunmadığı bir duruma sürüklenme içinde. Kimsenin kişi özgürlüğü hukuksal güvence altında değil. Kimsenin düşünce ve ifade özgürlükleri güvencede değil. Türkiye hukuki güvenlik sorununu yaşıyor. Şöyle: 1) Türkiye’de insanların yaşam hakkı (AİHS mad.2), ya devlet operasyonları ile ihlal ediliyor (Dur ihtarına uymadığı için öldürülenleri, terörist denilerek ev baskınlarında ya da sokakta öldürülenleri kastediyorum) ya da devlet yaşam hakkını koruma önlemlerini almadığı için-devlet dışı aktörlerin linç eylemleri, yangın eylemleri, kurşunlamalar ve bombalamalar gibi- ihlal ediliyor. İlki için AİHM devletlerin negatif yükümlülüğünün yerine getirilmemesi (İhlal etmeme yükümlülüğü), ikincisi için de pozitif yükümlülüğün (Koruma önlemi alma yükümlülüğü) yerine getirilmemesi diyor. 2) Türkiye’de insanların kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı (AİHS madde 5) güvence altında değil. Her an, herkes hakkında ve her tür şüphe/suçlama ile gözaltı ve yakalama..]]> Thu, 29 Oct 2015 04:10:59 +0300 Tahir Elçi'nin özgürlüğü https://www.evrensel.net/yazi/75141/tahir-elcinin-ozgurlugu https://www.evrensel.net/yazi/75141/tahir-elcinin-ozgurlugu? Diyarbakır Barosu Başkanı Avukat Tahir Elçi’ye, katıldığı bir televizyon programındaki konuşması nedeniyle önce tehditlerde bulunulduğunu ardından da savcılığın inceleme ve soruşturma başlattığını duymuştuk. Tahir Elçi de Baroda davet beklediğini açıklamıştı. Olması gereken, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 98. maddeye göre ifade vermek üzere çağrılmasıydı. Fakat Cumhuriyet Savcılığı öyle yapmadı. Suçun ağır cezalık oluşu -düşünce açıklaması niye ceza davasının konusu oluyor ve niye ağır cezalık oluyor bu da ayrıca bir sorun ya- ve Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 7/2. maddesinin (Terör örgütüne yönelik övme/propaganda) ihlal edildiği düşüncesiyle CMK 100. maddesini uyguladı. Tutuklamaya yönelik yakalama kararıydı bu. Elçi, Diyarbakır’da salı günü gözaltına alındı ve uçakla İstanbul’a getirildi. Bakırköy savcılığında ve tutuklama talebiyle sevk edildiği sulh ceza hakimliğinde savunmasını yaptı. Ardından adli kontrol şartıyla ve yurt dışına çıkış yasağı kararıyla savcının tutuklama taleb..]]> Thu, 22 Oct 2015 04:26:40 +0300 Ankara'da katliam https://www.evrensel.net/yazi/75092/ankarada-katliam https://www.evrensel.net/yazi/75092/ankarada-katliam? Şiddeti kutsayabiliyor insanlar. Savaşı da... Sanki dünyada şiddet ve savaş önlenemezmiş gibi. Şiddetin bin bir türü var. Savaş için de geçerli bu çeşitlilik. “Haklısı var, haksızı var” deniyor. Savaş hukuku, silahlı çatışma hukuku ya da insan hakları savunucularının kavramlaştırmasıyla insancıl hukuk var. Savaşın sınırlandırılmasıyla ilgili kuralları ve mekanizmaları içeriyor. Savaş yasa ve geleneklerinden söz ediyor. Sivillerin, yaralıların, kazazedelerin korunmasından, savaşlarda yasak eylem ve silahlardan söz ediyor. Uluslararası nitelik taşıyan, iki ya da daha çok devletin karıştığı savaşlara uluslararası nitelikli savaş deniyor. İç savaşlar var. Bir ülkenin belirli bir ya da birden fazla bölgesinde süren savaşlar var. “Silahlı çatışmalar” demek belki daha az tartışılan kavramlaştırma oluyor. Bir de elbette terörizm kavramı var, devletlerin insan toplumunun önüne getirip koyduğu. Kavram siyasallaşmış bir kavram. İsteyen istediğine “terörist muamelesi” yapabiliyor; “terörist” d..]]> Thu, 15 Oct 2015 04:47:59 +0300 İşkence ve ulusal önleme mekanizması https://www.evrensel.net/yazi/75042/iskence-ve-ulusal-onleme-mekanizmasi https://www.evrensel.net/yazi/75042/iskence-ve-ulusal-onleme-mekanizmasi? Şu sıralar, Birleşmiş Milletler (BM) İşkencenin Önlenmesi Alt Komisyonu (SPT) üyeleri Türkiye’deler ve resmi kurumlarla ve insan hakları örgütleriyle görüşmelerde bulunuyorlar. Hatırlayalım: Birleşmiş Milletler İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi çerçevesinde bir ulusal önleme mekanizması kurulması gerekiyordu ve Türkiye gecikerek de olsa bir adım atmıştı. Ulusal Önleme Mekanizmasının fonksiyonlarını yerine getirmek üzere Bakanlar Kurulu Türkiye İnsan Hakları Kurumunu (TİHK) yetkilendirmişti. Bu karar 28 Ocak 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştı. Türkiye’nin sivil alandaki insan hakları örgütlerine göre burada bir sorun vardı. Öncelikle, 21 Haziran 2012 tarihli 6332 sayılı Yasa ile kurulan (RG. 30 Haziran 2012) TİHK konusunda insan hakları örgütlerinin itirazları vardı. Bu yasa ulusal kurumlarda olması gereken unsurların ne olduğunu ortaya koyan Paris Prensipleri’ni tam karşılamıyordu. Fonksiyonları, üyelerinin seçimi, çoğulculuk ilkesi açısından ve bağımsızlık ve çalışmaları ..]]> Thu, 08 Oct 2015 04:52:39 +0300 Aziz Güler ve insan onuruna saygı https://www.evrensel.net/yazi/74997/aziz-guler-ve-insan-onuruna-saygi https://www.evrensel.net/yazi/74997/aziz-guler-ve-insan-onuruna-saygi? “Oğlumuzu, evladımızı, canımızı istiyoruz! Oğlumuz-kardeşim Aziz Güler’i 21 Eylül 2015 tarihinde Rojava’da kaybettik. Naaşı şu an orada. Oğlumuzun- kardeşimin cenazesini devlet-hükümet yetkilileri bize vermiyor. Aziz, bu toprakların çocuğu. Bu topraklarda doğdu, büyüdü, okudu, çalıştı, yoksul insanlar için mücadele etti. Şimdi onu kaybettik. Onun ruhu ve bedeni ancak doğup büyüdüğü bu topraklarda, çok sevdiği halkının ve arkadaşlarının yanında huzura kavuşacak. Aziz’imizi yaşarken hiç yalnız bırakmadığımız gibi kaybettikten sonra da yalnız bırakmayacağız. Bunun için oğlumuzun- kardeşimin naaşını istiyoruz. Onu her gün ziyaret etmek için, Ona olan hasretimizi biraz olsun gidermek için, Onu her zaman sevgiyle kucaklamak için bedenini istiyoruz. Oğlumuzun- kardeşimin cenazesini ailemizin yaşadığı İstanbul’da defnetmek istiyoruz. Ancak başvurduğumuz makamlar Rojava’dan hiçbir cenazeyi Türkiye’ye kabul etmediklerini, Bakanlar Kurulu kararı olduğunu söylüyorlar. Hiçbir yasa, karar,..]]> Thu, 01 Oct 2015 04:53:41 +0300 İnsancıl hukuk ve Cizre https://www.evrensel.net/yazi/74949/insancil-hukuk-ve-cizre https://www.evrensel.net/yazi/74949/insancil-hukuk-ve-cizre? Cizre’de güvenlik güçleri halka saldırdı. Şırnak Valisi önce sokağa çıkma yasağı ilan etti, sonra da ağır silahlarla saldırı başlatıldı. Cizre halkı, günlerce, insan onuruna aykırı muameleye tabi tutuldu. İnsanları aç bırakma, yaralıları ve hastaları tedaviden yoksun bırakma, aşırı ve orantısız güç kullanma, sivillere ateş edilmesi, yaralanması ve öldürülmesi, insanların cenazelerinin defnedilememesi ve evlerde buzdolaplarında bekletilmesi gibi insan onuruna aykırı muameleleri, kamu düzeninin sağlanmasının gerektirdikleri ile ne alakası olabilir? Kamu düzeni, 35 günlük bebeklerden, 75 yaşındaki hasta insanlara kadar, insanları sokakta öldürmekle, hastaların hastanelerden ve hekimlerden sağlık hizmeti alamamasıyla, ilaç için eczaneye gidememesiyle, yiyecek ve su temin edilememesiyle sağlanmış olabilir mi? Kamu düzeni için (!?) keyfi biçimde öldürüldü insanlar. Yasaklarla ve keyfi yönetim pratikleriyle çevrili bir düzen için. İtiraz edene kuvvetle ve şiddetle cevap verilen bir düzen ..]]> Thu, 24 Sep 2015 05:00:10 +0300 Sığınmacılar ve mülteciler https://www.evrensel.net/yazi/74902/siginmacilar-ve-multeciler https://www.evrensel.net/yazi/74902/siginmacilar-ve-multeciler? Türkiye, yurttaşlarına yalanı gerçekmiş gibi sunmada oldukça mahir bir ülke. Yaşar Kemal bir zamanlar, bu yalancılık özelliği nedeniyle “yalan seferleri” nitelemesinde bulunmuştu. Kamu binalarının odaları ve koridorları aydınlatılmaya muhtaç. Hani bir zamanlar -1991 milletvekili genel seçimleri öncesi- Demirel, “Karakolların duvarları camdan olacak” derdi, yaş itibarıyla hatırlayanlarınız vardır. Bize göre bu bir dil oyunu idi. Cam dendiğinde akla saydamlık, açıklık gelir, değil mi? İyi bir reklamdı. Ama öyle olmadı. İnsanlar karakolların içinde ne olup bittiğini hiçbir zaman öğrenemedi. Dışarıdan bakınca hiçbir şey görünmüyordu. İnsanların cenazeleri çıkmaya, ayak tabanları patlamaya ve vücudunun çeşitli yerlerinde elektrik yanıkları oluşmaya devam etti. İşkence altındaydılar… Tıpkı bunun gibi, Türkiye sığınmacı ve mülteciler konusunda gerçekleri ters yüz etmeye ve iki yüzlü davranmaya, ne kadar acımasız bir anlayış ve yönetim pratiğine sahip olduğunu gizlemeye çalışıyor. İnsan aklı ..]]> Thu, 17 Sep 2015 05:00:50 +0300 Savaş yangınları https://www.evrensel.net/yazi/74853/savas-yanginlari https://www.evrensel.net/yazi/74853/savas-yanginlari? HDP İstanbul Milletvekili Beyza Üstün, TBMM’de 21 Ağustos günü bir basın toplantısı düzenledi ve 38 sahifelik “Temmuz-Ağutos (ağustos olacak, orijinal haliyle aldım. h.ö.) 2015’te Kürdistan’daki Orman Yangınlarına İlişkin Gözlemler ve Teknik İnceleme Raporu: Savaş Stratejisi’nin Bir Uzantısı Olarak Orman Yangınları” adını taşıyan çok önemli bir rapor paylaştı. Raporda orman yangınlarının çıkarıldığı bölgeler şöyle belirtildi: “1. Cudi Dağı, Lice – Hani – Kocaköy Üçgeni, Kulp – Silvan, Savur ve Mazı Dağı Orman Yangını 2. Diyarbakır (Amed) Hazro, Silvan, Kulp Bölgesi Güleç Köyü Orman Yangınları 3. Dersim Aliboğazı Amutka Karakolu Civarındaki Orman Yangınları 4. Amed Lice Orman Yangınları 5. Dersim Karakoçan Okçular Köyü Yaylası Şewle ve Sınce ile Cobur, Kızılca, Golan Orman Yangınları 6. Yayladere İlçesi Güneşlik Köyü ve Güneşlik – Zeynelli – Bilekkaya Civarındaki Orman Yangınları” HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ da 8 Eylül’de yaptığı açıklamada 7 eylül günü 12..]]> Thu, 10 Sep 2015 04:53:56 +0300 Zorla kaybedilme ve halkların barış hakkı https://www.evrensel.net/yazi/74804/zorla-kaybedilme-ve-halklarin-baris-hakki https://www.evrensel.net/yazi/74804/zorla-kaybedilme-ve-halklarin-baris-hakki? Zorla kaybedilme/kaybetme sorununu anlayabilmek için, 1915, başlangıç yılı olabilir. 1930’lu, 40’lı yıllarda da rastlanıyor kaybetmelere. 1980’li ve büyük ölçüde 90’lı yıllarda sistematik hale geliyor zorla kaybetme pratiği. Yakın tarihe bakalım: İHD ilk olarak 18 Aralık 1992 tarihinde “kayıplar bulunsun”, kampanyası başlatmıştı. Fakat esas olarak 1995 yılında Hasan Ocak’ın kaybedilmesi sırasında İHD’nin ve kayıp yakınlarının mücadelesi yükseldi ve ses getirmeye başladı. İHD ikinci kez 01 Haziran 1995’te” kayıplara son, sorumlular yargılansın” kampanyası başlattı. İHD İstanbul Şubesi Kayıplar Komisyonu kayıp yakınlarıyla birlikte hareket ediyordu. Hak savunucuları mağdurları hak sahibi kişiler olarak görür. Kayıp yakınları cumartesi günleri Galatasaray lisesi önünde oturmaya başlamışlardı. Mağdurlar artık aynı zamanda hak savunusu kimliği taşıyorlardı. Zira yalnız kendi hakları için değil bu da dahil olmak üzere herkes için taleplerde bulunuyorlardı. Hak savunucuları çalışmalarıyla, i..]]> Thu, 03 Sep 2015 05:00:20 +0300 Doğa, hayvanlar, insanlar https://www.evrensel.net/yazi/74757/doga-hayvanlar-insanlar https://www.evrensel.net/yazi/74757/doga-hayvanlar-insanlar? Dünyada her şeyin merkezine insanı koymak ve “insana göre” değerlendirmek genelde kabul gören bir görüş. Ama bu hep böyle gitmez. İnsan insanı anlamalı. Yetmez. İnsan doğayı da anlamalı. Bitkileri, hayvanları…Üstelik insanı merkeze almak şart da değil. Yazımızın ikinci konusu buna dair. İlki savaşla bağlantılı. 28 Aralık 2011 tarihinde Ropboski’de TSK savaş uçakları çoğu 18 yaşından küçük, yani çocuk, 34 insanı katletmişti..Zamanında, tarafsız, etkili soruşturma yapılmadan iki yıl sonra takipsizlik kararı verilmişti. Katliamdan bir ay falan sonraydı. Diyarbakır’da Hasanpaşa iş hanında sohbet sırasında Diyarbakır’ın yerlilerinden bir kadın arkadaş demişti ki, “Diyarbakır’da sokaklarda hiç köpek yok, dikkatinizi çekti mi?” Bu bir yorum meselesi. Şafi mezhebi ile ilgili. Zamanı geldiğinde ilahiyatçılar, zamanın ruhuna uygun yeni yorumlamalarda bulunacaklardır kuşkusuz. Ama bunu köpek düşmanlığı olarak görmek doğru bir yaklaşım olmasa gerek. Bir inanç grubunun kanımca temizlikle i..]]> Thu, 27 Aug 2015 04:58:47 +0300 Seçimlerin hükmü https://www.evrensel.net/yazi/74706/secimlerin-hukmu https://www.evrensel.net/yazi/74706/secimlerin-hukmu? Seçim tartışmaları sürüyor. Hükümet modelleri konusunda da tercihler ortaya konuyor. Acaba Türkiye, dahil olduğu Avrupa Konseyi standartları bakımından ne durumdadır? Bu sorunun pek çok yanıtı verilebilir. Türkiye anayasal ve yasal sistemi bakımından, pek çok uyumsuzluğu barındırsa da, kural olarak yönünü batıya dönmüş bir ülke. Otoriter ve yer yer totaliter özellikler taşıyan sistemi 1999 AB süreci ile birlikte bir eğilim olarak demokrasiye yönelmişti. Son birkaç yıldır özellikle Erdoğan’ın söylemleri üzerinden Türkiye’yi değerlendirecek olursak elbette demokrasinin (d) sinden söz edemeyiz. Fakat temkinli olmak durumundayız. Söylem ile eylem bazen üst üste gelmeyebilir. Zira sonuç ve seçim hedefli bir politikacı var karşımızda. Hemen her politikacı gibi, fonksiyonlarla, güç ilişkileriyle meşgul. O nedenle seçim kazanma hedefli düşünüyor ve davranıyor olabilir. Belirtilen durumda çeşitli taktiklere başvurmakta olduğunu tespit gerekir. Milliyetçi oyları almak gibi, çeşitli dini inanç..]]> Thu, 20 Aug 2015 05:00:01 +0300 Barış için diyalog masaları kurmak https://www.evrensel.net/yazi/74655/baris-icin-diyalog-masalari-kurmak https://www.evrensel.net/yazi/74655/baris-icin-diyalog-masalari-kurmak? Oslo masası devrildiğinde “Daha fazla Oslo” ihtiyacı belirmişti. Dolmabahçe mutabakatı bozulduğunda da -şimdiki durum- “Daha fazla Dolmabahçe mutabakatı” kendisini hissettiriyor. Neden böyle? Çünkü diyalog temeldir. Konuşarak, tartışarak aşılır sorunlar. Prof. Dr. Johan Galtung’un çatışma çözümleri konusunda geliştirdiği, çatışmaları aşarak çözme, dönüştürme, bize göre doğru yaklaşımdır. Dünya deneyimleri de bunu gösteriyor. Peki ne yapmak lazım? Aşamalı düşünelim. Şöyle: Kimimiz silahsızlanma diyoruz, kimimiz silah bırakma, değil mi? Kimimiz ateşkes diyoruz, kimimiz çift taraflı ya da “PKK tek taraflı ateşkes ilan etsin” diyoruz. Kimiz çatışmasızlık diyoruz, kimimiz eylemsizlik halinden söz ediyoruz. Kimimiz çatışmasızlık halini barış olarak niteliyoruz, kimimiz ise “Bu hal barış anlamına gelmez ,barış daha genel ve temel bir kavramdır “diyoruz. Negatif/pozitif barış tasnifi yapıyoruz. Devlet, hükümet yetkilileri ve onlar gibi düşünenler, ne derlerse desinler, PKK’nin son tahlil..]]> Thu, 13 Aug 2015 05:00:19 +0300 Sakin kal https://www.evrensel.net/yazi/74609/sakin-kal https://www.evrensel.net/yazi/74609/sakin-kal? Gezi direnişi sırasında rastladığım bir slogandı, “Sakin Kal!” Duvarlara yazılmıştı. Bir şey daha var, kimin sözü hatırlamıyorum: Durmak düşünmektir! Öyle zamanlardan geçmekteyiz. Sakin kalmalıyız, durup düşünmeliyiz. Şu sıralar bağıra-çağıra konuşulmakta. Hainlik, viskicilik, kandan beslenmek, şerefsizlik suçlamaları en tepelerde ifade ediliyor. Nefret söylemleri, ırkçı/ayrımcı sözler, kulakları sağır ediyor. Tartışma değil bu. Soruna çözüm arayışı değil. Sorunu analiz eden, anlamaya çabalayan, anlamayı sağlayan, kolaylaştıran sözler, sesler değil. Hakikat arayışını nasıl sağlarız? Bağırarak ve kategorik olarak birbirimizi hain ilan ederek nereye varabiliriz? Bir taraf hep “PKK haklı, eylemleri de hep isabetli, yerinde, doğru, hiç yanlış, hata, ihlal yok” demeye getiriyor. Diğer taraf ki, çok baskın, hem devlet gücü elinde hem de medya gücü. “Barışı PKK bozdu, zaten hiç anlaşmaya uymadılar, tüm öldürmelerin, bombalamaların, yakmaların/yıkmaların faili PKK” demeye getiriyor. Ne..]]> Thu, 06 Aug 2015 05:00:16 +0300 Savaş ya da barış hükümeti https://www.evrensel.net/yazi/74564/savas-ya-da-baris-hukumeti https://www.evrensel.net/yazi/74564/savas-ya-da-baris-hukumeti? Türkiye hızla savaş koşullarına sürüklenmekte. Seçimlerde halk AKP’ye tek başına hükümet olma ve başkanlık rejimine geçme vizesi vermemişti. Çünkü AKP otoriterleşme eğilimini açık bir şekilde göstermişti. Halk, barış ve demokrasi istiyordu. 17/25 Aralık, hükümetin hukuka darbesi olarak tarihin kayıtlarına geçmişti. Yolsuzluk ve rüşvet batağının üstü, yeni baskı yasaları ve kurumlaşmaları ile örtülmek isteniyordu. Sonuç olarak halk bu durumları gördü ve sağduyusu ile HDP’yi barajın üstüne çıkardı. Şimdi yeni bir durum var. AKP 2002-2005 döneminin AKP’si olsa pekala AKP/CHP koalisyonu ya da AKP/HDP koalisyonu ve daha da iyisi bu üç partinin koalisyonundan bahsedilebilir ve temennide bulunulabilirdi. AKP’nin anladığımız kadarıyla hukukun üstünlüğü ilkesine dayalı bir demokratik sistemi inşa etme ve insan hakları ve özgürlüklerini tanıma ve uygulama iddiası geçmişte kalmış durumda. Bu değer ve ilkelerin kendisi için bir rahatsızlık kaynağı olduğu yönünde eğilimi var. Dolmabahçe dekla..]]> Thu, 30 Jul 2015 05:00:11 +0300 Ulusalüstü insan hakları belgeleri ve Türkiye https://www.evrensel.net/yazi/74518/ulusalustu-insan-haklari-belgeleri-ve-turkiye https://www.evrensel.net/yazi/74518/ulusalustu-insan-haklari-belgeleri-ve-turkiye? Ulusalüstü insan hakları belgelerine taraf olunması ve çekince konularak taraf olunan belgelerdeki çekincelerin kaldırılması sorunu temel sorunlardan birisidir. Bir yanıyla konu insan haklarının uluslararası koruma altında oluşuyla yakından ilgilidir. Türkiye pek çok ulusalüstü insan hakları belgesinin tarafıdır. Özellikle AB’ye aday ülke olarak ilan edildikten (10 Aralık 1999) sonraki dönemde, imzalanan ve onaylanan belge sayısındaki artış dikkat çekicidir. Bu durum memnuniyet vericidir. Ancak Türkiye’nin tarafı olmadığı ya da çekinceler ile taraf olduğu pek çok ulusalüstü insan hakları belgesi (özel olarak sözleşme ve protokolleri kastediyoruz) bulunmaktadır.* Onaylanmayan ya da çekince konulan ya da sadece imzalanan ya da onay belgesi depo edilmeyen sözleşme ve protokollerin uzun bir listesi var. Dileriz Türkiye bu eksikliklerinden kurtulur. 1) Her Biçimiyle Irksal Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Uluslararası Sözleşmesi (IAOKS) 2) BM Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleş..]]> Thu, 23 Jul 2015 05:00:12 +0300 LGBTİ’lere saldırılar https://www.evrensel.net/yazi/74477/lgbtilere-saldirilar https://www.evrensel.net/yazi/74477/lgbtilere-saldirilar? LGBTİ Aktivisti Kemal Ördek, geçen hafta Ankara’da cinsel saldırıya ve gaspa uğradı. Kemal Ördek’in anlatımlarına göre failler polisten koruma görmüşlerdi. Bu saldırı öncesinde, Ankara cadde ve sokaklarına afişler asılmıştı. Afişlerde “Lut kavminin çirkin işini yapanı görürseniz faili de mef’ulü de öldürünüz” yazıyordu. LGBTİ bireyleri hedef gösteren, nefret suçu içeren afişler... Kemal Ördek, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği kurucusudur ve genel başkanıdır. Aynı zamanda Sayın Kemal Ördek, İHD İnsan Hakları Akademisince düzenlenen eğitim seminerlerinde LGBTİ haklarını anlatan bir eğitici hocamızdır. Herkes bilmeli ki, bizim için (İHD -Akademi) Kemal Ördek’in varlığı şereftir. Artık herkes LGBTİ’lerin uzun süredir attığı sloganda olduğu gibi, LGBTİ’lerin varlığını görmelidir. Onlar vardırlar. Üstelik kimse hiç de yadırgamasın, haklarıyla vardırlar. Kimse dini duygu ve inançları da bu konulara alet etmeye çalışmasın. Herkes için söylüyorum, herkes LGBTİ’ler..]]> Thu, 16 Jul 2015 04:53:47 +0300 Barışı tehdit eden eğilimler https://www.evrensel.net/yazi/74426/barisi-tehdit-eden-egilimler https://www.evrensel.net/yazi/74426/barisi-tehdit-eden-egilimler? Türkiye’de çatışmasızlık hali sürüyor. Bu iyi bir şeydir. Yalnız bu durum barış durumu olarak nitelendirilemez. Barış, çatışma yokluğundan ibaret değil. Bir “durum” olarak elbette çatışmasızlık hali barışın bir unsurudur. Görünüm olarak da en önemli işareti… Burada birinci konu, bu çatışmasızlık halinin sürekliliğinin sağlanmasıdır. Çatışmasızlık hali, nasıl korunabilir ve sürekliliğinin garantisi nedir? Bu soruya, Thomas Hobbes’in analizinden yola çıkarak, durumu “kuvvet belirler” diyemeyiz. Doğa durumunda değiliz ki, kuvvet sınırsız kullanılsın ve haklar “kuvvete göre” belirlensin. Hak, kuvvete göre belirlenemez. Kuvvet/zor, hâlâ çok önemli ama hak, hukuka göre belirleniyor. İnsan hakları savunucuları, bu “hak” olarak nitelendirilen şeyi de herhangi bir hak olarak kavramıyor. “Uluslararası insan hakları hukukuna göre hak”, diyorlar. O zaman çatışmasızlık halinin barış hali/durumu olarak nitelendirilebilmesi için, hak ve özgürlüklerin tanındığı, uygulandığı ve korunması için ..]]> Thu, 09 Jul 2015 04:52:19 +0300 Hitit-Kadeş dersleri https://www.evrensel.net/yazi/74379/hitit-kades-dersleri https://www.evrensel.net/yazi/74379/hitit-kades-dersleri? İki hafta önce ziyaret ettiğimiz Hititlerin başkentinden- Hattuşa (Boğazkale/Boğazköy)- 26 Haziran Cuma günü İstanbul’a, İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne (1891) geliyoruz. Gülhane Parkı’nda yer alan Müze, “İstanbul Arkeoloji Müzeleri” olarak geçiyor kayıtlarda. Ana bina ve Eski Şark Eserleri Müzesi ve Çinili Müze binalarından oluşuyor. Kadeş Antlaşması’nın tabletini arıyoruz. Eski Şark Eserleri Müzesi’nde sergileniyor. Görüyoruz. Kadeş, Suriye’nin şimdiki Humus kenti yakınındaki bir yerleşim alanı. Hititler ile Mısırlılar MÖ 1274 yılında savaşıyorlar. O tarihlerde Kadeş, Hititlerin egemenliğindeki bir yer. Savaşın galibi yok, her iki tarafın da zayiatı büyük. Hitit Kralı II. Muvattalli savaştan iki yıl sonra ölüyor. Savaştan 16 yıl sonra Kadeş Antlaşması, MÖ 1258 tarihinde yapılıyor. Mısır’ın başında II. Ramses ve Hititlerin başında da Kral III. Hattuşili vardır. Orijinal metin Akad dilinde yazılır. Antlaşmanın Mısır ve Hitit dilinde iki çivi yazılı kopyası var. İki eşit dev..]]> Thu, 02 Jul 2015 04:53:05 +0300 Hititler övgüsü https://www.evrensel.net/yazi/74335/hititler-ovgusu https://www.evrensel.net/yazi/74335/hititler-ovgusu? Birkaç kez tarihi eser ve mekanlarla ilgili yazılar yazmıştık bu köşede. İznik ile ilgili olanı (İznik, Eski-Yeni, Ağustos 2014) ve Adana’ya dair (Kuşlar Gibi, Nisan 2015) yazımızı hatırlatmak isterim. İznik’te bakımsızlığa, toz bulutuna,ilgisizliğe dikkat çekmiştik. Adana’da ise kentin en önemli iki müzesinin iki yıldır kapalı oluşuna, bu konuda eski müzelerin bulunduğu yerlerde hiçbir açıklayıcı bilginin bulunmayışına, oralardaki esnafın verdiği bilgiye göre hareket etmek durumunda kalmaya dikkat çekmiştik. Elbette eleştirel bakmaya çalışıyoruz, dünyada ve Türkiye’de olana bitene. O nedenle yergide bulunuyoruz genellikle. Ama bu defa övgüde bulunacağız. Övgümüz, Türkiye’de tarihi ve doğal, kültürel çevreye/değerlere saygı açısından eksikleri görmediğimiz anlamına gelmemeli. Meselelere bütüncül bakmayı savunuyoruz. Bir bakanlık, yerel yönetim pratiği değil Türkiye’nin eksikliği. Sistemik bir sorun var. Bunun farkındayız. Eğitimi alalım. Misal, sanat tarihi okullarda seçimlik ders ..]]> Thu, 25 Jun 2015 05:00:10 +0300 Adriyatik'ten Çin Seddi'ne https://www.evrensel.net/yazi/74282/adriyatikten-cin-seddine https://www.evrensel.net/yazi/74282/adriyatikten-cin-seddine? Eskiden Turgut Özal’dan ve Demirel’den çok sık duyardık. Özal, “21.asır Türk asrı olacak” derdi. Demirel de “Adriyatik’ten Çin Seddine kadar” diye başlayan cümleler kurardı.Türklerden söz ederlerdi. Hegemonik alan tarifleriydi bunlar. Erdoğan ve Davutoğlu da çok yoğun bir biçimde Türk/İslam motifleri içeren cümleler kuruyorlar. Liderlerin tarihe, kültüre atıfta bulunmaları doğal karşılanabilir ve “bir sakınca yok” denebilir. Biz şahsen, bütün partilerden insan hakları, özgürlük, eşitlik, adalet kelimelerini içeren cümleler bekliyoruz. Barış, demokrasi, çoğulculuk, açıklık,katılımcılık kelimeleriyle kurulmuş cümleler duymak istiyoruz. Özgürleşmek! Devletin nüfuz alanı Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar uzanmış uzanmamış, oradan oraya kadar siyasi, tarihi ve kültürel izler varmış. İyi, güzel de Türkiye insanları yalnızca Türklerden ve yalnızca Müslümanlardan oluşmuyor. Başbakanlar, atalarından söz ederken, “biz” diye konuşuyor ve etnik olarak Türkler, din ve inanç olarak ..]]> Thu, 18 Jun 2015 05:00:22 +0300 Siyasetçilerin farkı ve uzlaşma https://www.evrensel.net/yazi/74233/siyasetcilerin-farki-ve-uzlasma https://www.evrensel.net/yazi/74233/siyasetcilerin-farki-ve-uzlasma? HDP’lilerin parti olarak seçimlere girmesi büyük bir riskti. Pek çok insan, başta da HDP yetkilileri, riski, Sayın Demirtaş gibi, “bıçak sırtı” olarak açıklıyorlardı. Şahsen biz de, böyle bir riskin göze alınmaması, barış sürecinin mevcut haliyle bile devam etmesi durumunda pekala dört yıl sonra HDP olarak seçimlere girilebileceğini, çünkü iklimin o zaman daha uygun olacağı düşüncesindeydik. Bizi, HDP’nin TBMM dışında kalması durumundaki olası olumsuz gelişmeler endişelendiriyor, ürkütüyordu. Ama karar verilmişti. Okuyucular hatırlayacaklardır, baraja takılma olasılığı karşısında, geçen hafta, yazımızı, “Boş verin, bunu konuşmayalım” diyerek bitirmiştik. Burada siyasetçilerin farkı ortaya çıktı. Biliyorsunuz felsefe kavramlarla, siyaset fonksiyonlarla ilgilidir. Siyaset güç ilişkisini, örgütlenmeyi, bunun imkanlarını ilgi alanında tutar. Çok isabetli karar vermiş HDP’li siyasetçiler. Mesele kritik bir dönemde, halkın eğilimini, nabzını iyi ve doğru ölçmenin dışında boyutlar içeriyo..]]> Thu, 11 Jun 2015 05:00:59 +0300 Kalkınmacı anlayış https://www.evrensel.net/yazi/74181/kalkinmaci-anlayis https://www.evrensel.net/yazi/74181/kalkinmaci-anlayis? Ne pahasına ve nasıl olursa olsun üretim ve ihracat yapmak; dövizin nasıl gelirse gelsin ama ülkeye gelmesi anlayışı -bir tür merkantilist anlayış- hakim bir anlayış olarak gözleniyor. O nedenle olmalı, sürekli olarak Merkez Bankasındaki döviz rezervinin artışından -mukayeseli olarak- söz ediyorlar. AK Parti, Türkiye’de geleneksel olarak var olan yaklaşımı sürdürüyor: Kalkınmacılık! Kalkınmacı anlayış, insan ihtiyaçlarını yol, su, elektrik, boru hatları, hava alanları, köprüler, barajlar, trenler, gökdelenler, AVM’ler olarak anlıyor. Özgürlük, eşitlik, adalet diyemiyor. Bunlar söz konusu olduğunda da manevi değer olarak anlıyor ve özellikle inanç ile ilgili konu bazında değerlendiriyor. Bu konudaki yaklaşım ve tasarruflarını İslam’ın belirli kolları dışındaki insanlara ise “Engin hoşgörüsü ile tanıdığı bir şey” olarak görüyor. Onların “hakkı” olarak görmüyor. Kadın-erkek eşitliği meselesinde, en yetkili ağız, eşitliği reddediyor ve bunu “fıtrat” farklılığı olarak açıklıyor. 13 yıl..]]> Thu, 04 Jun 2015 05:00:26 +0300 Yarından sonra https://www.evrensel.net/yazi/74130/yarindan-sonra https://www.evrensel.net/yazi/74130/yarindan-sonra? “Tam” diye bir şey var mıdır hayatta? Pek sanmam.Her şeyin “yarım” ya da” tamamlanmamış” olduğu düşüncesi bana sıcak geliyor. Her şey süreçten ibarettir. Sonsuzluktur. Öyle olunca, “tamlıktan, tamamlanmışlık”tan ve “son”dan söz edilemez. Tam ve mükemmel? Neye, kime göre, hangi zaman diliminde? Sanatı da kapsar mı, süreç dediğimiz, sonsuzluk dediğimiz şey? Resmi, heykeli, besteyi, şiiri? Peki ya aşkı? Olabilir. Yarın hep var. Bizden bağımsız olarak var. Dünya için de evren için de var. Ne zamana kadar? Hem “zaman” hangi zamandır? Bugün, bizim kullandığımız kavramlarla mı “zaman” değerlendirmesinde bulunacağız? Kıyamet nedir, olası mı, o zaman sonsuzluk da mı yok, “tam”lık gibi?.. Geçenlerde bir arkadaş insan hakları durumuyla ilgili düşüncelerini açıkladı. Katılmadım ama “o da senin fikrin” dedim. Bir süreçtir. 1986’dan beri (öncesi elbette var ama “insan hakları hareketi”nden söz edeceksek İHD’nin kurulmasını esas alabiliriz) binlerce insanın katkısıyla veriliyor mücadele. Bir de ..]]> Thu, 28 May 2015 05:00:10 +0300 HDP'ye oy vermek https://www.evrensel.net/yazi/74079/hdpye-oy-vermek https://www.evrensel.net/yazi/74079/hdpye-oy-vermek? Cumhurbaşkanlığı seçimi döneminde Türkiye’nin batısı sayın Selahattin Demirtaş ile tanış olmuştu. Olumlu, sempatik karşılama sandığa da yansımıştı. Şimdilerde daha kuvvetli bir rüzgar esiyor. Pek çok insanın vicdanları da isyanda: -Oyumu saldırılar altında seçim çalışmasını sürdüren HDP’ye vereceğim… Tabloya bakın: Üç yüzden fazla HDP’li gözaltına alınmış, 78’i tutuklanmış ve en az 62 seçim bürosu saldırıya uğrayıp yakılmış, bombalanmış, tahrip edilmiş. Pek çok yaralı HDP’li var. Mülki idare amirlerinin, polis ve jandarmanın propaganda ve toplanma özgürlüğü konusundaki ayrımcı uygulamaları da cabası… Gelelim devletin seçimlere ve genel oy meselesine bakışına: Öncelikle 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu, başta ifade özgürlüğü olmak üzere pek çok yasaklama içeriyor. 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ve yüzde 10 barajını 33.maddesinde “Genel baraj ve hesaplanması” başlığı altında hüküm altına almış olan 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanun..]]> Thu, 21 May 2015 05:00:36 +0300 12 Eylül yüzleşmesi https://www.evrensel.net/yazi/74033/12-eylul-yuzlesmesi https://www.evrensel.net/yazi/74033/12-eylul-yuzlesmesi? 12 Eylül Darbesinin Lideri Kenan Evren geçtiğimiz hafta sonu yaşamını yitirdi ve cenazesi Devlet Mezarlığına defnedildi. Evren, darbe suçundan yargılandı, cezalandırıldı; lakin hüküm kesinleşmeden yaşamını yitirdi. Ceza yargılaması, geçmişle yüzleşme ve hesaplaşmada gecikmiş ve yetersiz bir adımdı. Ama sembolik anlamı olan bir adımdı. Küçümsememek lazım. Peki neden sadece sembolik oldu, oluyor? Türkiye’nin geçmişle yüzleşme sorunu temel bir sorundur. Yüzleşme 1915 Ermeni Soykırımı ile başlayabilir. Korkuluyor. Dersim Soykırımı ile yüzleşmekten de 6/7 Eylül 1955 yağma, talan, katliamlarıyla; Sivas, Çorum, Maraş, 1 Mayıs, Madımak Katliamlarıyla yüzleşmekten de korkuluyor. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat darbeleriyle yüzleşmekten de… Kürt isyanlarıyla ve katliamlarıyla yüzleşmekten de korkuluyor. 1984’te başlayan isyandan, son 30 yılın kaybetmeler, zorla yerinden etmeler, işkenceler, yargısız infazlarıyla yüzleşilmekten de korkuluyor. Yüzleşmenin nasıl olacağına dair pek çok yol..]]> Thu, 14 May 2015 05:00:41 +0300 CHP ve Suriyeliler söylemi https://www.evrensel.net/yazi/73987/chp-ve-suriyeliler-soylemi https://www.evrensel.net/yazi/73987/chp-ve-suriyeliler-soylemi? CHP seçim propagandasında, Suriyeli sığınmacılar konusunda neredeyse ayrımcı bir dil kullanıyor. Söz gelimi, AKP’yi eleştirme adına, Suriyelilere hükümetçe yapılan yardımlar konusunda Suriyelilere yapılan yardımların vatandaşlara yapılmadığını söylüyor. Yabancı düşmanlığını körükleyen söylemler genellikle muhafazakar kesimlerden, sağcılardan ve ırkçı/faşist gruplardan gelir. Suriyeli sığınmacı ve mültecilerin sahip olduğu haklar, ne komşuluk hukukundan, ne ortak dini hukuktan ne de kültürel ya da siyasi yakınlıktan kaynaklı haklardır. Onların sahip oldukları haklar insan haklarıdır ve insan hakları hukukundan kaynaklıdır. Burada ne CHP’nin ne de AKP’nin geleneksel misafirlik anlayışlarından kaynaklı bulunuyorlar. Türkiye’de bulunmalarının nedeni bahşedilmiş nedenler değil, uluslararası insan hakları hukukundan kaynaklı nedenlerdir. İlki, 1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin 14. maddesinde yazar: - Herkesin zulüm altında başka ülkelere sığınma ve sığınma olanaklarından ..]]> Thu, 07 May 2015 05:00:48 +0300 Hukukun iflası https://www.evrensel.net/yazi/73936/hukukun-iflasi https://www.evrensel.net/yazi/73936/hukukun-iflasi? Siyasi iktidarın güçler ayrılığı ilkesini reddetmesinden bu yana çok zaman geçti. Şimdi, otokratik bir yönetim altındayız. Eskiden bu “eğilim” gözleniyordu. Artık, eğilim olmaktan çıktı, uygulanıyor. Böyle olmayabilirdi. “Avrupa Birliği Müzakere Sürecinde Yargı ve Temel Haklar Faslı” başlıklı, şubat 2013 tarihli bir kitap var. İnternete girdiğinizde (http://www.abgm.adalet.gov.tr/pdf/yargi_ve_temel_haklar_kitap.pdf) ulaşabilirsiniz. Hani şu Avrupa Birliği katılım müzakerelerinde açılırsa görüşülecek/gereği yapılacak olan “Yargı ve Temel Haklar” adlı 23. fasılla ilgili bu kitap. Tam da bugünlerde tekrar güncel hale geldi. Şöyle soruların cevabını arıyoruz ya …Hukuk devleti nedir, ya da hukukun üstünlüğü ilkesi nedir, neye yarar? Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ne demektir? Yargıçlık güvencesi nedir? Hukuk güvenliği ne anlama gelir? İnsan hakları ve özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesinde yargının rolü nedir? Bu fasılla ilgili tarama 2006 yılında yapılmış. Eks..]]> Thu, 30 Apr 2015 04:56:09 +0300 Soykırımın gölgesi https://www.evrensel.net/yazi/73883/soykirimin-golgesi https://www.evrensel.net/yazi/73883/soykirimin-golgesi? Geçmişin gölgesi- soykırım- yüz yıldır üzerimizde.Yüzleşmemiz gerekiyor. Bugün 24 Nisan 1915 tarihinde tehcire tabi tutulan ve sonra da büyük çoğunluğu öldürülen İstanbullu Ermeni aydınlardan 68’inin adlarını köşemizde yayımlıyoruz. 24 Nisan 1915’te başlayan süreçte yaşamını yitiren, yüz binlerle ve 1.5 milyon gibi sayılarla ifade edilen bütün soykırım kurbanlarına saygı ile… 1) Krikor Zohrab-Yazar, Avukat, Şair, Siyasetçi, Profesör 2)Tlgadintsi-Yazar, Öğretmen 3) Rupen Zartaryan-Yazar, Siyasetçi 4) Yeruhan-Yazar, Şair 5) E.Agnuni (Haçadur Malumyan)-Gazete Editörü 6) Rostom Rostomyants-Tüccar 7) Parunak Feruhan-Kemancı 8) Diran Kelekyan- Yazar, Üniversite Hocası 9) Vartkes Serengülyan- Siyasetçi 10) Hovhannes Kılıçyan-Kitapçı 11)Taniel Varujan-Şair, Yazar, 12) Rupen Sevag- Doktor, Şair 13) Paşayan Karabet Efendi-Doktor, Yazar, Osmanlı Parlamentosunun Eski Milletvekili, 14) Nazaret Dağavaryan- Doktor, yazar 15) Keğam Parseğyan-Yazar, gazeteci, öğretmen 16) Ardaşes Harutünyan- Yazar, ..]]> Thu, 23 Apr 2015 05:00:42 +0300 Kuşlar gibi… https://www.evrensel.net/yazi/73831/kuslar-gibi https://www.evrensel.net/yazi/73831/kuslar-gibi? Acaba yerden göğe bakmakla, “kuş bakışı” denilen, gökten yere bakmak nasıl olur? Bir de karşılaşmalar, karşı karşıya gelmeler? Kişilerin, sınıf ve sosyal tabakaların karşı karşıya gelmeleri? Siyasal sistemlere makro açıdan bakmak, nasıl olur mesela? Geçen hafta Adana’da “Kuşlar” oyununu izledim. Yazının ilhamı oradan geliyor. Bir bakalım isterseniz. “Göğe Bakma Durağı”“ adlı üç bentten oluşan şiirinde Turgut Uyar, bent başlarında ve sonlarında sevgilisine göğe bakmayı teklif eder. Şöyle birkaç dizeyi hatırlayalım: -İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım(…) Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım İnecek var deriz otobüs durur ineriz(…) Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda Beni bırak göğe bakalım Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum(…) Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat Durma kendini hatırlat Durma g..]]> Thu, 16 Apr 2015 04:54:51 +0300 Kulp katliamı ve hukuk https://www.evrensel.net/yazi/73780/kulp-katliami-ve-hukuk https://www.evrensel.net/yazi/73780/kulp-katliami-ve-hukuk? Böyle hukuk ve böyle hukukçuluk olur mu? Yakada rozet, nasıl dolaşılır, ortalıkta? Böyle adalet olur mu? Böyle bir adalete nasıl, neden güvenilsin? 13 yıl önce kahretmek, umarsız, çaresiz feryat etmek mümkündü. Pek de umut yoktu doğrusu, görünür gelecekte. Yıl 1993, aylardan ekim. Kulp’un köylerinde güvenlik güçleri operasyonlar yapıyor. 11 köylüyü, askerler alıp-götürüyor. Bir daha haber alınamıyor. İçerde hukuk yolları işlemiyor. İçerde hukuk yok bu konuda. 11 insan kaybediliyor ve kılı kıpırdamıyor yetkili, görevli ve sorumlu kamu görevlilerinin. İHD devreye giriyor. Konuyu kamuoyuna ve yetkili makamlara duyuruyor. İçerde sonuç almak mümkün değil. Doğrudan başvuru yapılıyor, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne. Avrupa Mahkemesi sonuç olarak, ‘ihlal var’ diyor ve Türkiye’yi sorumlu tutuyor. O tarihlerde görevli, yetkili ve sorumlu olan anlı-şanlı kamu görevlileri, kaybedilen 11 kişi için susmuşlardı. Susarak korumuşlardı, insanları kaybedenleri ve katledenleri. Durum şimdi farkl..]]> Thu, 09 Apr 2015 05:00:33 +0300 Aydınlanma, akıl ve şiddete dair https://www.evrensel.net/yazi/73728/aydinlanma-akil-ve-siddete-dair https://www.evrensel.net/yazi/73728/aydinlanma-akil-ve-siddete-dair? Zor dönemlerden geçiyoruz. Zor dönemler... Akıl, özgürlük, insanın araçsallaşması, dogmalar, inançlar, laiklik ve şiddete dair bir iki söz etmek isterim bugün. Şöyle başlar, Kant’ın “Aydınlanma nedir?” başlıklı yazısı: - Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır. Bu ergin olmayış durumu ise, insanın kendi aklını bir başkasının kılavuzluğuna başvurmaksızın kullanamayışıdır. (…) Sapare Aude!Aklını kendin kullanmak cesaretini göster! Sözü şimdi aydınlanmanın parolası olmaktadır. Kant, aklı temel alır. Ona göre aydınlanma için de yalnızca özgürlük gerekir. Peki bu nasıl bir özgürlüktür? Kant bu soruya şöyle sade bir cevap verir: - Aklı her yönüyle ve her bakımdan çekinmeden kitlenin önünde apaçık olarak kullanmak özgürlüğü. Kant, aklın kamu hizmetinde kullanılmasından ne anladığını da açıklar bu yazıda: - Kendi aklını kamu hizmetinde kullanmaktan, bir kimsenin, örneğin bir bilginin bilgisini ya da düşüncesini yani aklını, onu izleyenl..]]> Thu, 02 Apr 2015 05:00:51 +0300 LGBTİ hakları insan haklarıdır (2) https://www.evrensel.net/yazi/73683/lgbti-haklari-insan-haklaridir-2 https://www.evrensel.net/yazi/73683/lgbti-haklari-insan-haklaridir-2? Geçen hafta KAOS GL’nin “LGBT Hakları İnsan Haklarıdır” adlı kitapçığından alıntılarla LGBT kavram ve terimlerine değinmiştik. Haklar konusuna devam edelim isterseniz... İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin 1. maddesinde tüm insanların özgür, haklarda ve onurda eşit olduğu vurgulanır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10/1. maddesinde de eşitlik düzenlenir. Madde aynı zamanda ayrımcılık yasağını da içerir. - Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. LGBTİ bireyler (burada yer alan (İ), interseks bireylere işaret etmektedir), “herkes” gibi, bütün insan haklarına sahiptir. Ama devasa sorunları var. Örneğin, sık sık karşılarına Kabahatler Kanunu’nun “genel ahlak”ı çıkarılıyor, cezalar kesiliyor.Ya da öldürülüyorlar, işkence ve kötü muameleye maruz kalıyorlar. İş bulamıyorlar, bulduklarında da kimlikleri nedeniyle işsizliğe mahkum bırakılıyorlar. Söz gelimi, futbol hakemi ise hakemlik..]]> Thu, 26 Mar 2015 05:00:58 +0300 LGBT hakları insan haklarıdır! https://www.evrensel.net/yazi/73632/lgbt-haklari-insan-haklaridir https://www.evrensel.net/yazi/73632/lgbt-haklari-insan-haklaridir? Köşemizin adı ‘özgürlükler’ ama şimdiye kadar özel olarak LGBT haklarına yer vermemiş olmak benim önemli bir eksikliğimdir. Okuyucularımdan özür diliyorum. Bugün LGBT literatüründen bazı kavram ve terimlere kısa bir yolculuk yapalım istiyorum. Tarifleri de Kaos GL yapacak. Ben bugün, şimdilik, sadece “özgürlükler” alanını açmış oluyorum. Bakalım “LGBT hakları insan haklarıdır” adlı KAOS GL broşüründe (Ankara, kasım 2014) ne diyor? Başlıyoruz: * LGBT’nin açılımı, lezbiyen, gey, biseksüel, trans şeklindedir. * Cinsel azınlıklar grup ya da kimliklerin tümünü kapsayan bir terimdir. * Cinsel yönelim, kişinin cinsel dürtülerinin hangi cinse yöneldiğini belirler. Heteroseksüellik, eşcinsellik, biseksüellik gibi. * Eşcinsel, kendi cinsinden olanlara duygusal ve cinsel yönelim içinde bulunan kadın ve erkeği tarifler. * Eşcinsellik, aynı cinsiyetten iki kişi arasındaki cinsel ya da duygusal çekim ve cinsel davranışları ifade eden bir kavramdır. * Gey sözcüğünü, erkek eşcinseller ke..]]> Thu, 19 Mar 2015 04:58:36 +0300 Dışarının öyküleri https://www.evrensel.net/yazi/73579/disarinin-oykuleri https://www.evrensel.net/yazi/73579/disarinin-oykuleri? “İçeri” ve “dışarı” ile hapishaneleri anlatırız birbirimize. “Kapatarak cezalandırma” yaklaşık 300 yıllık bir geçmişe sahip. İnsanın insanı “cezalandırması” insanın bir icadı. Anlaşmazlıkların, malların, alacak/vereceğin çözümü için mahkeme kurmak anlaşılır da, niye “ceza hukuku” var, bu pek anlaşılır değil. Hukukun adı, neden ceza? İnsan neden ceza yargısına tabii tutulur? Yaptırımın adı neden cezadır? Dışarıyı genellikle biz, dışarıdan birilerinin anlatmasını ister, bekleriz. Öyle ya, “İçerisi ne bilir dışarının hallerini?” Halbuki öyle değil. İçeriyi tasarlayanlar, evet bunu bir ceza olarak tasarladılar. Çünkü özgürlüğün fiziksel olduğunu biliyorlardı. O nedenle hareket alanını daraltmak ve kapatmak, bir buluştu onlar için. Kapatarak cezalandırmanın mantığı özgürlüğün fiziğine dayanıyor. Fakat yanıldıkları bir şey var. İnsan beynini unuttular. İnsanın yaratıcılığını, hayal gücünü ve kurma gücünü. İnsan kurma ustasıdır. Hem hayalde, tasavvurda hem de yapma eyleminde. Dünyaya şek..]]> Thu, 12 Mar 2015 05:00:51 +0300 İHD'nin imza kampanyası https://www.evrensel.net/yazi/73530/ihdnin-imza-kampanyasi https://www.evrensel.net/yazi/73530/ihdnin-imza-kampanyasi? İHD, cezasızlığa karşı bir imza kampanyası başlattı. 31 Mayıs’a kadar imzalar toplanacak. Kampanya metni şöyle: -Sayın Ahmet Davutoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, Ankara Sayın Başbakan, İnsan Hakları Derneğinin 04 Şubat 2015 tarihinde başlattığı “Cezasızlığa Son, Adalet İstiyoruz” kampanyasının bir parçası olarak yürüttüğümüz imza kampanyasına ilişkin taleplerimiz aşağıda bilgilerinize sunulmaktadır. Cezasızlık (impunity) kavramının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından ilk kez Yaşa/Türkiye kararında 104. paragrafta kullanıldığını belirterek, Cezasızlığın, Birleşmiş Milletler (BM) Cezasızlıkla Mücadeleye Dair Güncellenmiş Prensipler Seti’nde ve Avrupa Konseyi Ağır İnsan Hakları İhlallerinde Cezasızlığın Ortadan Kaldırılması Konulu Kılavuz İlkeleri’nde, ağır insan hakları ihlallerinin faillerinin bulunmalarının, soruşturulmalarının, kovuşturulmalarının, yargılanmalarının, suçlu bulunurlarsa cezalandırılmalarının mümkün olmaması hali olarak nitelendiğini hatırda tutarak, Ce..]]> Thu, 05 Mar 2015 05:00:26 +0300 Çözüm ışıkları https://www.evrensel.net/yazi/73485/cozum-isiklari https://www.evrensel.net/yazi/73485/cozum-isiklari? Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümünde bir türlü istenilen seviyede yol alınamıyor. Bunun Kürt sorununun bugün geldiği aşamadan kaynaklı bir çok nedeni var. İç ve dış faktörlerin, koşulların etkisi düşünülmeli ve zaman zaman tıkanıklıkların yaşanabileceği kabul edilmeli. Fakat bir olguyu tespitte fayda var. “Hiçbir şey yapılmıyor, adım atılmıyor” şeklinde haklı sayılabilecek eleştiriler olmakla birlikte, bildiğimiz anlamda “Silahlar da patlamıyor.” Çatışmalar gerilla/ordu, polis, korucu arasında cereyan etmiyor. Kent hareketleri var ve bu kent hareketlerinde yakma, yıkma, öldürme ve Cizre örneğinde olduğu gibi devletin polisinin çocukları öldürmesi var. Şu ana kadar, son aylarda meydana gelen çatışmaların kontrol altına alındığını saptayabiliriz. Şubat ayı boyunca Öcalan’ın taraflara sunduğu 10 maddelik teklif üzerinde spekülasyon yapıldı ve sonuçta bu 10 madde 22 şubatta Fırat Haber Ajansında KCK Eş Başkanı Bese Hozat tarafından açıklandı. Şöyleydi 10 madde: 1) Demokrati..]]> Thu, 26 Feb 2015 04:44:22 +0300 Ölüm cezası tarihin çöplüğündedir https://www.evrensel.net/yazi/73432/olum-cezasi-tarihin-coplugundedir https://www.evrensel.net/yazi/73432/olum-cezasi-tarihin-coplugundedir? Ölüm cezasının geri getirilmesi yolunda düşünce açıklıyor bazı siyasiler. Ölüm cezası, devlet eliyle taammüden işlenmiş bir cinayettir. Geri getirmek o kadar kolay değil. Hatırlayalım: Bu ülkenin insan hakları savunucuları, İHD’nin 1987 yılı eylül ayında başlattığı ve aralık 1988’de sonlandırdığı kampanyalarıyla 150 bin imza toplamışlardı. 1999 yılı kampanyaları ile de 539 bin imza topladılar. İmzalar TBMM Başkanlarına takdim edilmişti. Bu kampanyalarda yüzlerce insan hakları savunucusu, gözaltılarla, polis şiddetiyle, coplarla karşılaşmıştı. Sokaklarda, meydanlarda, çarşı/pazarlarda toplanmıştı o imzalar. Kolay değil… Siyasiler ölüm cezasını geri getirmeyle uğraşacağına, devletin ceza ve infaz politikasını değiştirmeli; sistemi özgürlük, eşitlik ve adalet ilkelerine uyumlu hale getirmeli. Türkiye’de ölüm cezasının kaldırılmış olması utanılacak bir durum değil. Tersine insani açıdan olumlu bir durum. Sadece barış döneminde değil savaş döneminde de ölüm cezasını uygulamayacağını taah..]]> Thu, 19 Feb 2015 05:00:20 +0300 Torbalara hapsedilen özgürlükler https://www.evrensel.net/yazi/73380/torbalara-hapsedilen-ozgurlukler https://www.evrensel.net/yazi/73380/torbalara-hapsedilen-ozgurlukler? Geçen yıl(2014), TBMM’de insan hakları ve özgürlüklerini ilgilendiren 14 kanun ve 9 da insan hakları ve özgürlüklere dair sözleşmelerin onay kanunları kabul edilmişti. Yasaların neredeyse tümü “torba” diye tabir edilen yasalardı. Özgürlükleri kısıtlayan ve sınırlandıranlar da vardı, bir ölçüde geliştirenler de… Olumsuz olanlara misal, MİT yasası, internet düzenlemeleri ile ilgili yasalar, Sağlık Bakanlığı teşkilatı ile ilgili olup hekimler için tehdit oluşturan düzenlemeler ve HSYK yasalarını sayabiliriz. Aynı dönemde kısmen olumlu yasal düzenlemeler de vardı. Fakat baskın yön (trend), hem yasalar bakımından hem de iktidar sahiplerinin söylemleri bakımından otokrasiye doğru gidişin işaretlerini taşıyordu. Uygulamadaki insan hakları sorunları ise biliniyor. Yargısız infazlar, keyfi gözaltı ve tutuklamalar, adil olmayan yargılamalar, düşünceye uygulanan soruşturma ve dava baskıları… Şu sıra iş artık şirazesinden çıkmış durumda. Dört torba yasa var gündemde. Biraz hapsedilen özgürlükle..]]> Thu, 12 Feb 2015 05:00:04 +0300 Yeryüzünün lanetlileri ve adalet idesi https://www.evrensel.net/yazi/73333/yeryuzunun-lanetlileri-ve-adalet-idesi https://www.evrensel.net/yazi/73333/yeryuzunun-lanetlileri-ve-adalet-idesi? Ne zamandır ağır bir kitapla haşır neşirken (Ceza ve Adalet, Özkan Agtaş, Metis Yayını) araya Fanon girdi. Fanon denince Yeryüzünün Lanetlileri (Frantz Fanon, Versus Yayınları) akla geliyor doğal olarak. İkisi de zor kitaplar. İkisini birden okumaya kalkışanınsa vay haline. Şiddet Fanon analizlerinde kaçınılmaz ve zorunlu olandır. Yoksullara hitap eder doğrudan. Sömürgelerin halklarına... Kitaba ön söz yazan J.P Sartre ile Fanon arasında fark var. Benim okumalarım öyle. Fakat Sartre 2000’li yıllarda, Türkiye’de yazsa “ön söz”de yazdıklarını, içeri atarlar ömür boyu. 1961 yılında, yani yarım asır önce yazmış. Bugünün ölçülerinde de açıkça şiddete övgü, teşvik olarak Türkiye’deki savcıların, yargıçların yorumlayacağı nitelemeler var. Halbuki savcı ve yargıçlar bir baksalar duruma. Mesela, AİHM Gül ve diğerleri/Türkiye davasında (başvuru no.4870/02, 8 Haziran 2010), şiddet konusunda ne kadar isabetli karar vermişti. Sloganlar şunlardı: “İktidar namlunun ucundadır”, “Bizde hesapları namlu..]]> Thu, 05 Feb 2015 04:51:56 +0300 Hasta mahpuslar listesi https://www.evrensel.net/yazi/73283/hasta-mahpuslar-listesi https://www.evrensel.net/yazi/73283/hasta-mahpuslar-listesi? İHD, Adalet Bakanlığı’na, 23 Ocak 2015 tarihinde hasta mahpusların güncellenmiş, 649 kişilik listesini sundu. Adalet Bakanlığı kayıtlarında mutlaka daha fazla sayıda mahpusun adları vardır. Hatta duyumlarımıza göre, hasta mahpusların sayısı 2-3 bin, ağır durumda olanlar da 700 civarındadır. İHD listesindeki ağır durumda olan ve İHD’nin bir an önce tahliye edilmeleri gerektiğini savunduğu, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu ilk 245 mahpusun ön adları şöyle: Avni, Abdullah, Abdürrahim, Adem, Abdulkahar, Ali , Azad, Abdurrahman, Ali Haydar, Aydın, Aydın, Aziz, Askeri, Aslan, Alaattin, Abdurrahman, Alattin, Adnan , Adnan, Abdülkadir, Abdurrahman, Abdulvahap, Aydın, Aynur, Abdullah, Ali, Ayfer, Abdullah, Abdullah, Ahmi, Abdullah, Ahmet, Abdülhekim, Barboros, Bayram, Bahattin, Bülent, Bekir Cumali,Cemil, Cengiz Sinan, Cömert, Cihan, Candaş, Cemil, Cengiz, Cafer, Cahit, Cengiz, Devrim, Devrim, Diren, E.A. (çocuk), Esra, Emrah, Ergin, Ergül, Erhan, Erkan, Erol, Erdal, Emin, Emer, Ers..]]> Thu, 29 Jan 2015 05:00:15 +0300 İfade özgürlüğü ve hassasiyetler https://www.evrensel.net/yazi/73231/ifade-ozgurlugu-ve-hassasiyetler https://www.evrensel.net/yazi/73231/ifade-ozgurlugu-ve-hassasiyetler? Paris’te Charlie Hebdo adlı mizah dergisine silahlı saldırı yapılması ve 12 kişinin katledilmesi dünyada büyük tepkilere neden oldu. İfade özgürlüğü, yaşam hakkı, inanç özgürlüğü ve şiddet konuları tartışmanın merkezindeydi. Derginin yayınlarının ifade özgürlüğü kapsamında olup olmadığı da tartışılan konuların başındaydı. Çoğu kişi, ifade özgürlüğünün hem her bir ülkenin kendi iç işi olduğunu düşünüyor hem de bazı konularda kendilerinin “hassasiyetleri”nin dikkate alınmasını istiyor. İfade özgürlüğünün sınırlarının “hassasiyet” ile belirlenmesi isteniyor. Her ülkenin, her toplumun, her bireyin kendi hassasiyeti ekleniyor ve tartışılıyor. Tartışmalara bakacak olursak, kimse evrensel ya da bölgesel ölçekteki ilkelerden, standartlardan söz etmiyor. Herkes kendi hassasiyetini öne çıkarıyor. İş hassasiyetlere kalsa, özgürlükler yok olacak ve hassasiyet diyenler de nefes alamayacak hale gelecek. Kişiye ve toplumlara göre değişen hassasiyetlere göre mi sınırlamalar getirilmeli yoksa bu kon..]]> Thu, 22 Jan 2015 05:00:34 +0300 Soykırım: 972 bin insan https://www.evrensel.net/yazi/73179/soykirim-972-bin-insan https://www.evrensel.net/yazi/73179/soykirim-972-bin-insan? Soykırım nedir? 1948 tarihli “Soykırım Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşme”nin 2. maddesinde soykırım tanımlanmıştır. Şöyle: “Bu Sözleşme bakımından, ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu, kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen aşağıdaki fiillerden her hangi biri, soykırım suçunu oluşturur. a) Gruba mensup olanların öldürülmesi; b) Grubun mensuplarına ciddi surette bedensel veya zihinsel zarar verilmesi; c) Grubun bütünüyle veya kısmen, fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanarak yaşam şartlarını kasten değiştirmek; d) Grup içinde doğumları engellemek amacıyla tedbirler almak; e) Gruba mensup çocukları zorla bir başka gruba nakletmek.” Tarihçi Murat Bardakçı, “Talat Paşanın Evrakı Metrukesi” adlı kitabında resmi bilgilere yer vermektedir. Talat paşa kim? Tehcir zamanı (1915) Dahiliye Nazırı (İçişleri Bakanı), sonra da (1917-1918) Sadrazam (Başbakan). Talat Paşa’nın belgelerinde tehcir öncesi Osmanlı’da yaşayan Ermeni nüfus, n..]]> Thu, 15 Jan 2015 05:00:31 +0300 Şiddet ve özgürlük https://www.evrensel.net/yazi/73134/siddet-ve-ozgurluk https://www.evrensel.net/yazi/73134/siddet-ve-ozgurluk? Kobanê ve Cizre olayları barış sürecinin bozulacağına dair endişeleri artırıyor. Son iki ayda Adana, Adıyaman ve Batman’da, sonra da iki kez İzmir’de çeşitli toplantılarda pek çok insanla insan haklarını, demokrasiyi, Kürt meselesini ve özel olarak da barış sürecini tartıştık. ‘90’lı yılların korku ortamını yaşamış Batman’da gece saat 22.00’lerde pastanelerde insanlar eşleri, aileleri, sevgilileriyle oturuyorlardı. Halk çatışmasızlık ortamının bozulmasını istemiyor. Öte yandan 6-8 Ekim Kobanê olayları da halkı ürkütmüş durumdaydı. Dizginsiz bir şiddetin özgürlüğü esir alma girişimlerine dair insan hakları çevrelerinden aldığım bilgiler ve edindiğim izlenimler var. Bir ilkede anlaşmak gerekiyor. Bunu barış isteyen sivil alandaki insanlar açısından söylüyorum. Bir: Devlet, askeri ve polisiyle şiddet uyguluyor. İki: PKK şiddet uyguluyor. Üç: Hizbullah şiddet uyguluyor. Eğer barışı istiyorsak , sivil alandan bizler, öncelikle olguları, olayları çarpıtmadan aktarmalıyız. Sonra da devlete..]]> Thu, 08 Jan 2015 04:47:30 +0300 İnsan Hakları Komitesi tavsiyeleri https://www.evrensel.net/yazi/73080/insan-haklari-komitesi-tavsiyeleri https://www.evrensel.net/yazi/73080/insan-haklari-komitesi-tavsiyeleri? 2015’in bu ilk günü, Perşembe’ye, bizim yazı günümüze denk geldi. Gelin insan hakları ve özgürlükleri konusuna birlikte bakalım. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi 106. oturumunda (15 Ekim-2 Kasım 2012) Türkiye ile ilgili 27 paragraftan oluşan sonuç gözlemlerini kabul etmişti. “Kaygı duyulan temel unsurlar ve tavsiyeler” başlığı altında sırayla ve özetle şöyle denmekteydi: -Sözleşme ve protokollere konulmuş olan çekinceler kaldırılmalı. Hukukçuların sözleşme hükümleri konusunda eğitimi sağlanmalı. TİHK bağımsız olmalı, Paris Prensiplerine uygun yapılanmalı. Ayrımcılık yasağı ve eşitlik ilkesine ilişkin yasa çıkarılmalı. Etnik, dinsel ve dilsel azınlıklara mensup bireyler korunmalı. LGBT bireylerin yaşadıkları ihlaller önlenmeli ve haklarına saygı gösterilmeli. Gözaltında kayıpların akıbetleri ve kaybetmelerle ilgili etkili, şeffaf ve bağımsız soruşturmalar yürütülmeli. Kadına yönelik şiddet konusunda bilgilendirme, etkin önlemler alma ve şiddetten korunma konusunda zaman çi..]]> Thu, 01 Jan 2015 05:00:18 +0300 Hapishaneler https://www.evrensel.net/yazi/73029/hapishaneler https://www.evrensel.net/yazi/73029/hapishaneler? Geçen hafta, İzmir’ de, İHD’nin “Hapishaneler Çalıştayı” vardı. Didar Şensoy’u, leman Fırtına’yı, Ayşenur Zarakolu’nu andık, sohbetlerimizde. İHD’nin doğduğu kaynaktır hapishaneler. Hapishanelere bakışımı değiştiren bir kitaptan söz ettim arkadaşlara. Hani bazı romanlar vardır. Başlangıç cümleleri ünlüdür. Mesela Yaşar Kemal’in İnce Memed’i, “Toros dağlarının etekleri ta Akdeniz’den başlar” şeklindedir. Müthiş bir cümledir. Orhan Pamuk’un Yeni Hayat romanı da öyledir işte. Ben çok sık olarak hafızaya dayalı anlatımlarda Beyaz Kale, Kara Kitap ve Yeni Hayat romanları konusunda karıştırırım. Toplantıda şimdi yazacağım cümlenin Kara Kitap adlı romanın giriş cümlesi olduğunu söyledim. Oysa yanlıştı, Yeni Hayat’ın ilk cümlesiydi. Nedense Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur, Mahur Beste ve Sahnenin Dışındakiler şeklindeki üçlemesine paralel olarak Orhan Pamuk’un Kara Kitap,Yeni Hayat ve Beyaz Kale’sini birlikte düşünmüşümdür. Oysa farklıdır. -Bir gün bir kitap okudum ve hayatım değişti. Ye..]]> Thu, 25 Dec 2014 05:00:41 +0300 Toplu mezarlar https://www.evrensel.net/yazi/72980/toplu-mezarlar https://www.evrensel.net/yazi/72980/toplu-mezarlar? İHD Diyarbakır şubesi birkaç gün önce, güncellenmiş “2014 toplu mezarlar” raporunu açıkladı. (www.ihddiyarbakir.org ) Rapora göre 348 toplu mezarda 4201 insanın cenazesi var! Bu rapor dünya çapında yankı uyandırması gereken bir rapor. Başbakanın, hükümetin ne düşündüğünü merak ediyorum doğrusu. Medya için de söylüyorum, biz 90’lı yıllarda yaşadık bunları.Tanığız. Çoğu kez yapıldığı gibi, “bilmiyoruz,duymadık,görmedik” denilemez. 90’lı yıllarda İHD zorla yerinden edilenlerin, faili meçhullerin, gözaltında kayıpların raporlarını açıkladığında böyle tutum alınmıştı. Ama artık dönem farklı olmalı. Sorunlar var ama dönem geçmişle yüzleşmeye doğru rüzgarın estiği bir dönem… İHD bu tür olaylarla ilgili olarak Birleşmiş Milletlerin 1989 yılında kabul ettiği “Yasa dışı, Keyfi ve Toplu İnfazların Önlenmesi İçin İlkeler” belgesini 1992 yılında Türkçeye çevirerek yayımlamıştı. Birleşmiş Milletler, Gözaltında Kayıplar Bildirgesi’ni aralık 1992de kabul ve ilan ettiğinde, İHD de aynı tarihte “kay..]]> Thu, 18 Dec 2014 05:00:21 +0300 Kürtçe isim yasağı https://www.evrensel.net/yazi/72922/kurtce-isim-yasagi https://www.evrensel.net/yazi/72922/kurtce-isim-yasagi? Geçen hafta sonu Batman’da bütün çocuklar gibi, güzel mi güzel, sempatik mi sempatik bir çocuk tanıdım. Adı, ASİWA. Kürtçede “ufuk” anlamına geliyormuş. Yazılışına dikkat ettiniz mi, “W” harfi var. İşte bu yazının konusu ASİWA yasağı. ASİWA Musa Anter’in torunu, Dicle Anter’in de kızı oluyor. Devlet, ASİWA’ya T.C. kimliği vermiyor; adında “W ” harfi var diye. Bir halkın diline saygı, eşit yurttaşlık talebinin temelidir. En önemli müdahale alanıdır. Hatırlayalım, pek çok yasağı barındırıyordu Türkiye’nin yasaları. Bir ara saymıştık, 13 ayrı yasada dil ve kültür yasakları vardı. Bunlardan bazıları kaldırılmıştı zaman içinde. Ancak o kadar çok alanda karşımıza çıkıyor ki, yasaklar rejiminden bir türlü özgürlükler rejimine geçemiyoruz. Dünyanın en önemli tiyatro yazarlarından Harold Pinter’in “Dağ Dili adlı oyunu, biliyorsunuz, Türkiye ziyaretinin ardından yazılmıştı. Türkiye hapishanelerinde anne ile evladının kendi dillerinde konuşamaması çok çarpıcı bir şekilde anlatılıyordu. ASİWA..]]> Thu, 11 Dec 2014 05:00:26 +0300 Ulus devlet-Kürt devleti (2) https://www.evrensel.net/yazi/72871/ulus-devlet-kurt-devleti-2 https://www.evrensel.net/yazi/72871/ulus-devlet-kurt-devleti-2? Geçen hafta yayımlanan yazımızda bazı tespitlerde ve öngörülerde bulunmuştuk. Bize göre , ulus devlet çağı sürmekteydi. Çözüm olasılıkları bağlamında ya Türk/Kürt ortaklığı tam hak eşitliğine dayalı olarak kurulur; ya ayrı coğrafyalarda Kürt devletleri doğar, komşu oluruz demeye gelen düşünceler açıklamıştım. Başka bir olasılık da bugün yaşadığımız süreçle çok yakından bağı bulunan durumdur: Türkiye’nin demokratik bir devlet olması… Özerk bölgeleri olur ya da olmaz, üniter devlet özelliği olur ya da olmaz; böyle bir dönem tahminime göre, 50-100 yıl sürebilir. Demokrasi kültürü yerleşir, Çeklerle Slovakların yaptığı gibi ayrı ya da birlikte yürümeye karar verilir.Başka bir örnek de İngilizlerle İskoçların başvurduğu yöntemdir: Referandum. Bu analizlerimizin insan haklarıyla, demokrasiyle bağlantısı var. Ve demokrasi kültürüyle… Şöyle: Kürt sorununun bireysel hak ve özgürlüklerle bağlantısı biliniyor. Bir de grup -kolektif haklarla, ulusların kendi kaderini tayin hakkı ile bağlantısı ..]]> Thu, 04 Dec 2014 05:00:48 +0300 Ulus devlet-Kürt devleti https://www.evrensel.net/yazi/72820/ulus-devlet-kurt-devleti https://www.evrensel.net/yazi/72820/ulus-devlet-kurt-devleti? Ulus temelli devlet olgusuna 1789 sonrasında rastlıyoruz. Uluslaşma daha çok feodalizmden kapitalizme geçiş süreci ile bağlantılıdır. Bu aynı zamanda egemenlik ilişkisini gündeme getirir. Ulus, günümüzde de yaygın olarak etnik temelli olarak anlaşılıyor ve tanımlanıyor. Kültürel boyutlu tanım henüz güçlenmiş değil. Fakat ulusun vatandaşlık üzerinden tanımı demokratiktir ve dünyadaki demokratikleşme çabaları yoğunlaştıkça ve kendisini hissettirdikçe güçlenmekte olan eğilimin bu olduğunu söyleyebiliriz. Biz geçmişte yazdığımız sosyal devlete dair yazılarımızda ticaret devriminin hukuk devletini, sanayi devriminin de sosyal devleti doğurduğuna işaret ediyorduk. Uluslaşma ve ulus devlet açısından da sanayi devriminin büyük etkisi bulunmaktadır. Şöyle bir anlayış var: Ulus devlet çağı sona ermiştir. Dolayısıyla ulus devlet fikri de… Ben öyle düşünmüyorum. Olgularla çelişiyor bu tespit. Ulus devlet çağı sona ermemiştir. Dünyadaki trend de , “sona ermiştir” tezini değil tersini doğrulamakt..]]> Thu, 27 Nov 2014 04:51:07 +0300 Çatışma çözümleri ve hakikat komisyonları https://www.evrensel.net/yazi/72767/catisma-cozumleri-ve-hakikat-komisyonlari https://www.evrensel.net/yazi/72767/catisma-cozumleri-ve-hakikat-komisyonlari? Hakikat Adalet Hafıza Merkezi; Murat Çelikkan tarafından derlenen “Hakikat Komisyonları” adlı kitabı yayımladı. Kitabın başında “sunuş” bölümünde Meltem Aslan’ın harika bir “özet” yazısı var. Hakikat komisyonlarının ne zaman, nerede kurulmaya başlandığını, ne işe yaradıklarını ve hakikati bilme hakkı ile bağlantısını çok güzel anlatmış sunuşta. Kitap 2 bölümden oluşuyor. Birinci bölüm, “Hakikatin Peşinde:Etkili Bir Hakikat Komisyonu Yaratmanın Bileşenleri” başlığından oluşuyor. Bu başlıktaki belge, BM’nin de bileşenlerinden olan bir projenin ortak ürünü (2013). Çeviri Nazım Dikbaş’a ait. Editör de Ayşe Günaysu. İkinci bölüm ise “Dünyada Hakikat Komisyonları” başlığını taşıyor. Bu bölümde 11 ülke deneyimleri anlatılıyor. Bu ülkeler Arjantin, Şili, El Salvador, Güney Afrika Cumhuriyeti, Guatemala, Sierra Leone, Doğu Timor, Peru, Fas, Brezilya, Eski Yugoslavya Bölgesi Hakikat Komisyonu olarak sıralanıyor. “Tarihsel uzlaşma komisyonları” olarak da Amerika Birleşik Devletleri ve İrlanda den..]]> Thu, 20 Nov 2014 05:00:55 +0300 Çözüm sürecini ve hayatı tehdit eden faktörler https://www.evrensel.net/yazi/72719/cozum-surecini-ve-hayati-tehdit-eden-faktorler https://www.evrensel.net/yazi/72719/cozum-surecini-ve-hayati-tehdit-eden-faktorler? Çözüm süreci var diye demokratik eleştiri, tepki ve barışçıl eylemlerden vazgeçilmesini istemek demokratik bir tutum değil. Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümünden söz ediyorsak, kamu düzeninin öncelikle hakları ve özgürlükleri tanımak, korumak, kullanmak ve geliştirmekten geçtiğini anlamamız gerekir. Ya da “artık anlamanız” gerekir. Devleti yöneten politik ve bürokratik kadrolara söylüyorum bunları. Çünkü, hakların ve özgürlüklerin askıya alındığı, kısıtlandığı ve bunun sistemik/yapısal hale getirildiği (91 yıllık Cumhuriyet’in 41 yılı askeri ve yarı askeri rejim altında geçti) bir düzen ile AİHM’in anladığı kamu düzeni taban tabana zıttır. Türkiye’nin kamu düzeni AİHS’in reddidir. AİHM, “Avrupa Kamu düzeni AİHS’e dayanır” diye vurgular. Bizde siyasetçiler kamu düzeni ile tanka, topa, namluya referans veriyorlar. Yargısız infazlara kapı aralanıyor, yasa tasarıları ile… O nedenle kamu düzenini telaffuz eden yöneticiler bize otoriter sistemi yıllarca muhafaza ve müdafaa etmiş k..]]> Thu, 13 Nov 2014 05:00:05 +0300 İHD yolu https://www.evrensel.net/yazi/72659/ihd-yolu https://www.evrensel.net/yazi/72659/ihd-yolu? İnsan Hakları Derneğinin 17.Olağan Genel Kurul toplantısı 1-2 Kasım 2014 tarihlerinde Ankara’da yapıldı. Birinci gün, konferansa ayrılmıştı. Konu, “İnsan Hakları ve Demokratik Katılım” olarak belirlenmişti. Demokratik Özerklik tartışıldı. Sunumları Hatip Dicle ve Çetin Gürer yaptılar. İkinci günün gündemi, çalışma raporu üzerine tartışmalar ve seçimlerdi. Ben 1986’dan bu yana bütün genel kurullara katılmıştım. Bu genel kurulda da örgütlenmemize, iletişime ve eş güdüme dair yapısal sorunlarımız gündeme getirildi. Çözüme kavuşturamadığımız bir konudur. Bütçe kısmında gelirler daha çok proje ve bağış ağırlıktaydı. Üye aidatı konusu temel bir meseleydi ama tartışılamadı. İHD tıpkı insan hakları kavramının kendisi gibi dinamik karakterli bir insan hakları örgütüdür.Genel Merkez Çalışma Raporu’nda iki yıl içerisinde yayımlanan inceleme araştırma rapor sayısının 42 olduğu yazılı. İki yılda neredeyse her on beş günde bir heyetler oluşturulmuş ve sahada inceleme/araştırma yapılıp, rapor yazı..]]> Thu, 06 Nov 2014 05:00:10 +0300 Çözüme mecbur ve mahkum olmak https://www.evrensel.net/yazi/72604/cozume-mecbur-ve-mahkum-olmak https://www.evrensel.net/yazi/72604/cozume-mecbur-ve-mahkum-olmak? Bazen mecbur ve mahkum hissedebilirsiniz kendinizi. Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç telaffuz etti, mecbur ve mahkum kelimelerini. İyi ama, çözüm sürecine kendimizi mecbur ve mahkum hissetmezsek, yol alamayız ki... Bu bir zorunluluğa işaret ediyor ve Engels’in de dediği gibi, bu zorunluluğu kavradığımız ölçüde özgürleşebiliriz. Böyle bir durumda mecbur ve mahkum hissetmek, özgürlüğümüze de işaret edebilir. İnsan hayatına ve insan onuruna duyduğumuz saygının gereği, bu kanı durdurmalı ve insan haklarına dayalı bir düzeni kurmalıyız. İsterseniz, yaşam hakkı ihlalleriyle alakalı, sadece silahlı çatışmalarda yaşamını yitiren insanların sayılarını -20 yıllık (1994-2014) sonuçları- hatırlayalım. Sonra siz düşünün elinizi vicdanınıza götürüp: -Çözüme mecbur ve mahkum muyuz, değil miyiz? İHD verileri (ihd.org.tr, bilançolar) 1994-1999 yıllarındaki silahlı çatışmalarda, altı yılda (1994:5 bin kişi, 1995: 3 bin 894 kişi, 1996: 2 bin 859 kişi, 1997:2 bin 514 kişi, 1998:1718 kişi, 1999:8..]]> Thu, 30 Oct 2014 06:00:24 +0300 Çözüm süreci ve hükümetin planı https://www.evrensel.net/yazi/72549/cozum-sureci-ve-hukumetin-plani https://www.evrensel.net/yazi/72549/cozum-sureci-ve-hukumetin-plani? Kürt sorununun insan hakları ve demokrasi sorunu olarak görülmesi yenidir. Siyasette ve kamu bürokrasisinde hakim olan anlayış, sorunun varlığını ret ve inkara dayalıydı. Hükümetler ve şimdiye kadar bütün hükümetlere yön veren başta askeriye olmak üzere güvenlik bürokrasisi sorunu “terör” sorunu olarak görüyordu. Bakış açısı böyle olunca dünün “eşkıya” nitelemesinin bugün yerini “terörist” nitelemesine bırakması basit bir yer değiştirme oluyordu. Hayat dinamiktir, bu biliniyor. Koşullar, durumlar ve toplumlar değişiyor. Artık askeri tedbirlerle, katliamlarla, yakmalar, yıkmalar, sürgünlerle ve düşünme ve örgütlenmeleri yasaklamalarla bir yere varılamıyor. Bu, anlaşılmış olmalı. Ekonomik hayat hızla değişiyor. Ticarileşme, ulaşım, iletişim yoğunlaşıyor. Dünya değişiyor. Bölge değişiyor. Bilgi..]]> Thu, 23 Oct 2014 00:40:02 +0400 Çözüm süreci ve baskı yasaları https://www.evrensel.net/yazi/72492/cozum-sureci-ve-baski-yasalari https://www.evrensel.net/yazi/72492/cozum-sureci-ve-baski-yasalari? AK Parti hükümetleri, Gül dönemi hariç tutulursa, sık sık tehdit dilini kullanmaktaydı.AB süreci olarak nitelendirilen zaman dilimi (2000-2004), katılım müzakerelerinin başlangıcına değin (3 ekim 2005), Kopenhag siyasi kriterlerini karşılamaya dönük reform beklentileriyle geçti. Sonra da AB İlerleme Raporlarına da yansıyan 2006 ve 2007 yıllarındaki duraklama ve yer yer geriye gidişler gözlendi. (2006 yılında DGM yasasında savunma hakkına getirilen kısıtlamalar, 2007 yılında polisin silah kullanma yetkilerine ilişkin düzenlemeler, örnek olarak gösterilebilir). AK Parti hükümetleri sonraki yıllarda da pek çok yasa çıkardı. Hakları ve özgürlükleri kimi zaman sınırlandıran, kısıtlayan yasalardı bunlar; kimi zaman da ilerleten, genişleten.Yani AK Parti hükümetleri hep kötü yasalar (Hakları ve özgürlükleri kısıtlayan) ve hep kötü u..]]> Thu, 16 Oct 2014 00:07:55 +0400 Savaş ve barış arasında https://www.evrensel.net/yazi/72438/savas-ve-baris-arasinda https://www.evrensel.net/yazi/72438/savas-ve-baris-arasinda? Hükümetin insan hakları ve demokrasi politikası, en iyimser yorumla “ortaya karışık” diyebileceğimiz türdendi. Gezi’den beri de böyleydi. 2013-2014 yılı yasama faaliyetinde, HSYK, İnternet, MİT yasası gibi düzenlemeler elbette hakları ve özgürlükleri kısıtlayan geriye doğru düzenlemelerdi. Ama yetersiz de olsa olumlu yasal düzenlemeler de yapılmıştı. Azınlık haklarıyla, Kürt dilinin kullanımı ve Kürtçe eğitim alanındaki düzenlemeler, özel yetkili mahkemelerin kaldırılması bir kaçı olarak akla geliyor. Hükümet temmuz ayında da barış konusunda çok önemli bir belge sayılabilecek çerçeve yasayı çıkarmıştı. Fakat bütün bunlara baktığımızda “ortaya karışık” dememizin bir nedeni var. Torbalar dolusu mevzuat çıkmış ama bir sistematiği yok yasama çalışmalarının. Kimseye danışmıyor ve özensiz hazırlanıyo..]]> Thu, 09 Oct 2014 00:48:27 +0400 Çözüm süreci ve Kobanê tutumu https://www.evrensel.net/yazi/72393/cozum-sureci-ve-koban-tutumu https://www.evrensel.net/yazi/72393/cozum-sureci-ve-koban-tutumu? Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yoldan çözümü mümkün… Yalnız kesin olan bir şey var; Kürt halkının insan hakları ve özgürlükleri tartışma konusu yapılamaz. Bu konudaki prensip, hakları tanıma, kullanma, koruma ve geliştirme süreçlerinin Kürtler söz konusu olduğunda da, geçerli olduğudur. Diğer bütün konular tartışılabilir. Mevcut üniter yapı da federal yapı da ve her tür yönetim biçimi de hakların ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi için -eğer istenirse- yeterli olabilir. Çözüm süreci ya da barış süreci hayırlı bir gelişmeydi. Bize göre hâlâ öyledir. Lakin büyük sıkıntıların bulunduğu da biliniyor. Kandil’den yapılan açıklamalara bakılırsa bu sıkıntılar had safhada. En çok kaygı verici durum IŞİD konusunda hükümetin g&uum..]]> Thu, 02 Oct 2014 00:27:11 +0400 İnsan onurunu koruyan kadınlar https://www.evrensel.net/yazi/72338/insan-onurunu-koruyan-kadinlar https://www.evrensel.net/yazi/72338/insan-onurunu-koruyan-kadinlar? 2014 Uluslararası Hrant Dink Ödülü’nü Türkiye’den Şebnem Korur Fincancı ve Birleşik Krallık’tan Angie Zelter, Türkiye Barış Meclisi’nin 2014 Orhan Doğan Barış Ödülü’nü de Eren Keskin aldı. Şebnem ve Eren İHD/TİHV’den dostlarım ve kavga arkadaşlarımdır. Angie ile şahsen tanışmıyorum ama dünya insan hakları hareketinden yoldaşımızdır. Şöyle tanıtıldılar: Angie Zelter-1997’de, İngiliz Trident nükleer silah sistemini şiddetsiz, açık ve barışçıl bir şekilde etkisiz kılmayı amaçlayan Trident Pulluk Demiri (Trident Ploughshares) kampanyasını başlatan Zelter, İskoçya’dan Ellen Moxley ve Danimarka’dan Ulla Roder’le beraber, İskoçya Loch Goil’deki Trident Sonar test istasyonu Maytime’a girdi, bilgisayarlara ve elektronik ekipmanlara zarar verdi, makineleri bozdu, seyir defterlerini, dosyaları ve bilgisayar donanımlarını d..]]> Thu, 25 Sep 2014 00:19:49 +0400 Eski Türkiye mühürleri https://www.evrensel.net/yazi/72288/eski-turkiye-muhurleri https://www.evrensel.net/yazi/72288/eski-turkiye-muhurleri? Eskiden, “Kürt yok” derlerdi. Kart-Kurt seslerinden bahsederlerdi. “Türk’ün dağlı olanıdır” falan derlerdi. Olmayan bir varlığın dili de olmazdı elbette. O nedenle Kürtçe diye bir dil de yoktu. Olsa olsa Türkçe’nin şivelerinden birisi olabilirdi… Yasaklar, tabular tarihe kazınmıştı. Bizim kişisel tarihimize de dokunan yanları vardı bu yasak, tabu meselesinin. 1988 yılında Yalçın Küçük hocanın çıkardığı Toplumsal Kurtuluş adlı siyasi dergide bir yazım yayımlanmıştı: Yanmakta olan oduna bir demir aletle dokunmak… Engels’in “Devletin ailenin özel mülkiyetin kökeni” adlı kitabında eski zaman kabilelerinde, bir yasaktan söz ediliyordu ve bu yasak “yanmakta olan oduna bir demir aletle dokunma yasağı” idi. Tehlikeli olurdu dokunmak. Ben Kürtlere dair olan konuların konuşulması ve yazılmasının tabu sayıldığ..]]> Thu, 18 Sep 2014 00:39:52 +0400 İş cinayetleri https://www.evrensel.net/yazi/72234/is-cinayetleri https://www.evrensel.net/yazi/72234/is-cinayetleri? Türkiye, işçi sağlığı ve güvenliği hakkı bakımından, diğer pek çok sosyal hak bakımından olduğu gibi, dünya ülkeleri sıralamasında sonlarda yer alıyor. İnsan haklarının medeni ve siyasi haklar olarak nitelenen haklar kataloğu düşünüldüğünde (işkence yasağı, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, adil yargılanma hakkı, inanç özgürlüğü,ifade özgürlüğü, toplanma özgürlüğü gibi) nasıl geri bir ülkeyse- ve elbette demokrasi ölçütleri bakımından da- ekonomik ve sosyal haklar bakımından da öyle gerilerde yer alıyor. İnsanların hakları ve özgürlükleri tanınırsa ve hakların ve özgürlüklerin gerektirdikleri yerine getirilirse, Türkiye’nin sıralamadaki yeri de değişir. Bu geri-ileri meselesi ülkelerin cari sisteminin yurttaşlarına verdiği değerle alakalıdır. Tü..]]> Thu, 11 Sep 2014 00:45:21 +0400 Hükümet programı ve demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/72179/hukumet-programi-ve-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/72179/hukumet-programi-ve-demokrasi? Davutoğlu Hükümetinin programı belli oldu. Programda, 12 yılda yapılanlar ve tahmin edilen konulardaki taahhütler sıralandı. 27 Mart 2013 tarihinde bu köşede yayımlanan “Devletin Restore Edilmesi” başlıklı yazımızda o tarihlerde dışişleri bakanı olan Sayın Davutoğlu’nun İstanbul Ticaret Odasında yaptığı konuşmasından hareketle bir değerlendirmede bulunmuştuk. Davutoğlu, Türkiye’nin bir restorasyon sürecinden geçmekte olduğunu söylüyordu. Davutoğlu’nun değerlendirmesine göre restorasyon demokrasi, ekonomi ve dış politika konularındaydı. Sayın Davutoğlu’nun 13-19 ocak 2014 tarihinde Mersin’de yapılan büyükelçiler konferansında , “Türkiye’nin Restorasyonu: Güçlü demokrasi, dinamik ekonomi, etkin diplomasi” başlıklı konuşmasında, şu an içinden geçmekte olduğumuz dönemin 4. restorasyon dönemi olduğunu söyl&uu..]]> Thu, 04 Sep 2014 00:03:18 +0400 İznik-Eski-Yeni https://www.evrensel.net/yazi/72133/iznik-eski-yeni https://www.evrensel.net/yazi/72133/iznik-eski-yeni? Çok eski zamanlardan beri sürer “zaman” üzerine tartışmalar. İnsandan doğru baktığımızda, kestirmeden söylersek biz “aynı ırmakta iki kez yıkanılamayacağı” düşüncesini paylaşırız. Dolayısıyla her şey aynı anda hem yenidir (A=A’dır) ve hem de eskidir (A=A dediğimiz anda). Bir yandan her şey, söz gelimi bizim bu satırları yazdığımız anda ve okuyucu okuduğu anda hem yenidir hem de eski. Benim için beynimde oluştuğu an ve yazmaya harfleri, yenidir. Okur için yenidir ama benim için bir gün eskidir. Demek ki kişiye göre de değişebiliyor, niteleme. Koşullara göre de… Fakat “var olan” her şey, “var olduğu” anda, eskidir diyebiliriz. İnsan beyninde olan söz, yazı, bir şey “yapma eylemi”, söylendiği, yazıldığı, yapıldığı anda eskir. Artık eskidir o. Fakat o anda, o zaman diliminde yenidir. Daha geniş zaman dilimlerinde düş&..]]> Thu, 28 Aug 2014 00:04:21 +0400 Gordion düğümlerinin çözümü https://www.evrensel.net/yazi/72086/gordion-dugumlerinin-cozumu https://www.evrensel.net/yazi/72086/gordion-dugumlerinin-cozumu? Üç bin yıldan fazla geçmişi olan bir tarihe giriş yapıyoruz. Friglerin başkentindeydik hafta sonu. Gordion, Yassıhüyük köyünde... Biz bu başkentin avuç içi kadarlık bir alanını görebildik. Gordion Müzesi’ni ve Midas Tümülüsü’nü… Ankara’ya 96 kilometre mesafede, Sakarya Nehri’nin hemen yanı başındaki geniş bir havza burası… Köylüler ve mevsimlik tarım işçileri soğan tarlalarında çalışıyorlardı geçen hafta. Efsane bu ya, MÖ 334 yılında Büyük İskender Asya seferi sırasında ordusu ile Frigya’nın başkenti Gordion’a gelir. Evveliyatı var. Gordion kentinde yine efsaneye göre, kral kente ilk giren kişi olacaktır ve öküz kağnısı ile bu kişi Gordios adındaki bir köylüdür. Gordios kağnısını adak olarak Frig tanrısına adar ve Zeus tapınağına, kızılcık dalları ile bağlar. Bu bağı (..]]> Thu, 21 Aug 2014 00:26:42 +0400 Amberin Zaman için https://www.evrensel.net/yazi/72034/amberin-zaman-icin https://www.evrensel.net/yazi/72034/amberin-zaman-icin? 65 kadın yazar, gazeteci Amberin Zaman ile dayanışmak amacıyla bir basın bildirisi yayımladılar. Tümüne katılıyorum. Bu köşe bugün dayanışmacı yazarlara aittir. “Recep Tayyip Erdoğan, Amberin Zaman’dan özür dilemelidir BASINA VE KAMUOYUNA TEHDİT VE HAKARETLERE SON VERİLSİN! Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası boyunca, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ırkçı, mezhepçi ve cinsiyetçi söylemleri ile Türkiye’deki çeşitli kesimlere hakaret etmekten ve onları hedef göstermekten çekinmemiştir. Tüm bunları “Cumhurbaşkanı Adayı Başbakan (!)” gibi trajikomik ve Türkiye demokrasi tarihine geçecek en üst düzey sıfatlarla yapmıştır. Yeni olmayan bu saldırılar, artık sistematik bir hal almıştır. “Çok afedersiniz, daha da çirkini, bana Ermeni dediler”, “Alevi olduğunu açıkla”, “kendisi Zaza” gib..]]> Thu, 14 Aug 2014 00:48:10 +0400 Sistemle oynamak https://www.evrensel.net/yazi/71990/sistemle-oynamak https://www.evrensel.net/yazi/71990/sistemle-oynamak? Sistem krize doğru gidiyor. Erdoğan seçilse de seçilmese de krize doğru gidiyor. Sırf sistemle oynandığı için değil. Ama cumhurbaşkanlığı seçimi tuz biber ekecek. Zira epeyi bir zamandır Türkiye yön duygusunu-demokrasi ve insan hakları standartları bakımından- yitirmiş bir ülke görünümünde. Türkiye’yi yöneten politik ve bürokratik kadroların demokrasi bilinci ve kültürü açısından büyük bir açığı var. Demokrasiyi özümsememiş. Kendi başına yol haritasını oluşturamıyor. AB süreci hiç olmazsa katkı sağlıyordu. Şimdi o da bir kenara itildi. Niyet ve irade meselesi. Şu andaki yakın tehlike, Erdoğan faktörü nedeniyle, yasal alt yapısı olmaksızın başkanlık sistemi pratiğine geçmek. Kısa dönemde sorunlar yaşatmasa da uzun erimde krizlere neden olacağı açık. Bugün Erdoğan, başkanlık sistemine geçmek istiyo..]]> Thu, 07 Aug 2014 00:34:50 +0400 Roboskî Müzesi göründü https://www.evrensel.net/yazi/71938/robosk-muzesi-gorundu https://www.evrensel.net/yazi/71938/robosk-muzesi-gorundu? Roboskî katliamına karşı duyarlı kamuoyu bir tavır geliştirme, bu tavrı kalıcı hale getirme doğrultusunda çalışmalarını olanca hızı ile sürdürüyor. Bu cümleden olarak Roboskî müzesi ve anma yeri mimari tasarım yarışması düzenlenmişti. 12 temmuz günü Ankara’da Roboskî ailelerinin katılımı ile danışma kurulu,seçici kurul, yarışmada ödül grubuna kalan beş projenin ekipleri ve Roboskî Müzesi Girişimi üyeleri bir araya gelmişlerdi. 13 Temmuz Pazar günü de seçici kurul toplanmış ve birinciyi seçmişlerdi. Birinci gelen proje Ozan Öztepe’nin ekip başı olduğu, Mimar Derya Ekim Öztepe Yardımcıları Deniz Ekim Çubukçu (iç mimar), Zsofia Török (mimar) ve danışmanlarının İsmail Yıldırım (ressam heykeltıraş), Aba Müslim Çelik (şair), Erkut Tokman (şair) olduğu ve yarışmada “03 numaralı proje” olara..]]> Thu, 31 Jul 2014 00:09:26 +0400 Şiddet: Özgürlüğün bedeli ve doğrular https://www.evrensel.net/yazi/71891/siddet-ozgurlugun-bedeli-ve-dogrular https://www.evrensel.net/yazi/71891/siddet-ozgurlugun-bedeli-ve-dogrular? Şiddet insan hayatının bir parçası haline gelmiş. Siyasal amaçlı şiddet ise, üzerinde ayrıca durulması gereken bir konu. İktidar şiddetinin ve onun insana bakışının ne denli acımasız olduğunu göstermesi açısından Özgürlüğün Bedeli adlı Emmanuel Robles’in oyunu iyi bir örnek.Olay Venezuella’da geçmektedir.İspanya’nın sömürgesidir Venezuella. İktidara karşı Simon Bolivar adlı devrimcinin önderliğinde bir mücadele verilir. İspanyol ordusu Bolivar’ı yakalamak üzeredir ancak Monserrate adlı bir İspanyol subay, Bolivar’ın kaçmasına yardımcı olur. İzquierdo adlı komutan bu durumu tespit eder. Monserrate’yi işkence ile konuşturamayacağını bilir ve başka bir yola başvurur.Pazardan 6 Venezuella’lı masum kişiyi askerlerine yakalatır ve onları gözaltına alır.Tüccar, genç bir bakire kadın ve çocuk yaştaki bir erkek, su testisi ustas..]]> Thu, 24 Jul 2014 00:18:50 +0400 İHD ile 28 yıl https://www.evrensel.net/yazi/71840/ihd-ile-28-yil https://www.evrensel.net/yazi/71840/ihd-ile-28-yil? Türkiye 28 yıl önce -17 Temmuz 1986 – İHD ile tanıştı. İHD 98 insan hakları savunucusunun dünyaya deklarasyonuydu: İnsan hak ve özgürlükleri için çalışmak… Kolay olmayacaktı. Tüzel kişi olarak kapatmalara ve davalara maruz kalacaktı. 22 yöneticisi ve üyesi öldürülecek, pek çok yöneticisi ve üyesi öldürülmek istenecekti. Yönetici ve üyeleri göz altılara, tutuklamalara, davalara muhatap olacaktı. Yönetici ve üyelerine açılan soruşturma ve kovuşturmaların sayısı 1000’i geçecekti… Özgür insanlar kurmuştu İHD’yi. Sol görüşlü mahpusların anneleriydi bu hareketin öncüleri. Dolayısıyla ilk kıvılcım, mağdur hareketi özelliğini taşıyordu. Mağdurların katılımı ve desteği hep var oldu. Ancak bu ilk kıvılcımın ardından kuruluşa giden yolda yalnızca mağduriyet değil, ..]]> Thu, 17 Jul 2014 00:10:42 +0400 Elektrik kesintisi ayrımcılığı https://www.evrensel.net/yazi/71781/elektrik-kesintisi-ayrimciligi https://www.evrensel.net/yazi/71781/elektrik-kesintisi-ayrimciligi? Her gün elektrik kesintilerine ilişkin feryatları duymaktayız. Nerede oluyor bu kesintiler? Bir arızadan kaynaklı, geçici ve nadiren olan bir şey mi? Elektrik kesintileri Türkiye’nin hemen her yerinde oluyor. Yalnız biz bu genel ve sık rastlanan türden elektrik kesintilerinden söz etmiyoruz. Elbette bu tür kesintiler hizmetin kalitesiyle ilgilidir. Bakım, onarım eksikliği, niteliksiz malzeme kullanımı ve benzeri nedenlerle olabilir. Ve bu türden kesintiler kabul edilemez. Bizim bu yazıda sözünü ettiğimiz ise başka bir şey: Ayrımcılık! Elektrik kesintisi ayrımcılığı! Bu ayırımcılık da Türkiye’nin her yöresinde değil, özel olarak bir bölgesinde Kürt coğrafyasında yaşanan ayırımcılık. Üstelik bu kesintiler, borçluya (tüketiciye) ya da usulsüz ya da kaçak kullanımda bulunan kişiye ait yerdeki kesintiler değil. Bir semt, bir sokak, mahalle, bir kent tümüy..]]> Thu, 10 Jul 2014 00:43:02 +0400 Yaşamak https://www.evrensel.net/yazi/71721/yasamak https://www.evrensel.net/yazi/71721/yasamak? I Dün Sivas’ta Madımak yangını vardı. Hâlâ yanıyor. Yaşam hakkı ile bir ilkeden söz ediyoruz. İnsan onuruna uygun yaşama koşulları, durumları, yaşam hakkının korunmasının koşullarına ilişkindir. İşkence görmeme, köle- kul olmama, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına sahip olma, adil yargılanma, düşünce ve ifade özgürlüğüne, inanç özgürlüğüne, toplanma özgürlüğüne, sendika hakkına, çalışma hakkına, iş güvenliği hakkına, çevre hakkına sahip olmak ve Evrensel Bildiri’nin 28. maddesinde yazılı Bildiri’de yer akan haklara ve özgürlüklere dayalı uluslararası ve toplumsal düzene sahip olmak, hepsi insan haklarıdır. Bütün bu hakları ve özgürlükleri yaşam hakkıyla birlikte düşünmek lazım. Madımak katliamı, insan haklarının en ağır, ciddi ihlallerinden biridir.Tam da b&..]]> Thu, 03 Jul 2014 00:05:53 +0400 Barış sürecini düşünmek https://www.evrensel.net/yazi/71669/baris-surecini-dusunmek https://www.evrensel.net/yazi/71669/baris-surecini-dusunmek? Barış süreci ” ya da “çözüm süreci” denilen süreç, niteleme açısından da anlam açısından da henüz mutabakatın sağlanamadığı bir süreç. “Çözüm” diyenler -ki genellikle hükümet kanadı oluyor- meseleye daha çok “terör” sorunu olarak bakıyor. Belki daha nötr bir tabirle PKK’nin silahsızlandırılması olarak bakıyor. “Barış süreci” nitelemesini kullananlar -bizim de paylaştığımız düşünce- meseleye Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü olarak bakıyor. Burada PKK’nin silahsızlanması elbette ihmal edilmemesi gereken bir boyuttur. Ama nasıl olacak bu iş? Biz şahsen bu meseleye, öteden beri, “PKK’ye uygulanacak hukuk “ diyoruz. J.Galtung, dünyadaki örneklere bakarak, ya önce silahsızlanma gerçekleşir sonra yasal değişi..]]> Thu, 26 Jun 2014 00:03:57 +0400 Haziranlar https://www.evrensel.net/yazi/71611/haziranlar https://www.evrensel.net/yazi/71611/haziranlar? Daha dün gibi… Zaman ilerledikçe, yaşanmışlıkların, tanıklıkların sayısı artıyor. Hafızada birikenler de çoğalıyor. Bazen sevinçlere bazen de hüzünlere dair düşünüyorsunuz. - Dün gibi hatırlıyorum… Bireysel anlamda, 30-40 yıl hatta 50 yıl öncesi, insan ömrü düşünüldüğünde uzak geçmişe işaret edebilir ama toplumların tarihi açısından bu süreler o kadar uzun zaman dilimi olarak sayılmaz herhalde. Bugünlerde, haziranlarda yaşananlar yazılmaya, hatırlanmaya başlandı. Ethem, Nâzım, Hasan Hüseyin, Berkin hatırlandı. 15-16 Haziran’ı (1970) anlatanlar var… Büyük işçi direnişinden söz edenler. Bendeniz de 1984 yılının 17 Haziranı’nda İstanbul’da Haydarpaşa Askeri Hastanesi önlerindeydim. Sonraki yıllarda da hep konuşacağımız gibi, ölümü konuşuyorduk. Ölümü..]]> Thu, 19 Jun 2014 09:12:48 +0400 Yaşam hakkı, çocuklar ve bayrak https://www.evrensel.net/yazi/71551/yasam-hakki-cocuklar-ve-bayrak https://www.evrensel.net/yazi/71551/yasam-hakki-cocuklar-ve-bayrak? Yaşam hakkı, kuşkusuz, ulusallarüstü insan hakları belgeleriyle ve iç hukukla korunan bir insan hakkıdır. Birkaç gün önce devlet Lice’de Ramazan Baran ve Baki Akdemir adında iki insanı öldürdü. Hemen ardından iki askerin silahına inceleme/soruşturma amacıyla el konduğu bilgisi de kamuoyuna yansıdı. Kamu görevlilerinin işlediği cinayetlerde Türkiye’de etkili soruşturma yapılmadığı, cezasızlık politikası izlendiği biliniyor. O nedenle öyle umut verici gelişmeden söz etmek mümkün değil. Bu iki insanın öldürülmesi çok önemli olmasına karşın bir anda bayrak direğine bir çocuğun/gencin tırmandığı ve bayrağı indirdiği bilgisi ve görüntüleri medyaya yansıdı. Öldürülen iki insan unutuldu, unutturuldu. Artık biliniyor. Semboller, kimi zaman, dünyanın her yerinde, bütün insanlığa karşı işlenen suçlarda, hukuksuzlukl..]]> Thu, 12 Jun 2014 00:09:56 +0400 Festus Okey davası ve adalet https://www.evrensel.net/yazi/71493/festus-okey-davasi-ve-adalet https://www.evrensel.net/yazi/71493/festus-okey-davasi-ve-adalet? 20 Ağustos 2007 tarihinde İstanbul Beyoğlu Polis Merkezinde polis tarafından öldürülen Festus Okey’in davası Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 27 Ocak 2014 tarihinde kararı bozması nedeniyle, bugün (5 Haziran 2014) yeniden, 21. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek. Mahkeme, Festus’un akrabalarının müdahillik talebini inceleme ve araştırma yapmaya ihtiyaç duymadan reddetmişti. Ardından da Polis Memuru Cengiz Yıldız’a taksirle insan öldürmekten 4 yıl 2 ay hapis cezası vermişti. Polis memuru memuriyet görevini (Kamu görevlisi olmanın tanıdığı yetkilerle birlikte), belinde silahı ile 2007’den beri sürdürüyor ve tutuksuz yargılanıyor. Şaşmamak gerekiyor. Türkiye’nin adalet sistemi ve yargı pratiği cezasızlık temeline oturuyor. AİHM ilk kez Yaşa/Türkiye kararında (2 Eylül 1998, paragraf 104) cezasızlık kavramını kullanmıştı. Cezasızlık nedir? Cezasızlık, ağır insan hakları..]]> Thu, 05 Jun 2014 00:05:24 +0400 Soma: Suç zincirindeki failler https://www.evrensel.net/yazi/71442/soma-suc-zincirindeki-failler https://www.evrensel.net/yazi/71442/soma-suc-zincirindeki-failler? İnsan hakları hukuku devlet-birey ilişkisini ilgi alanında tutar. İhlaller devlet kaynaklıdır ve bu tür ihlallere “dikey ihlaller” denir. Bir de “yatay ihlaller” vardır. Kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz gibi… İşçi-işveren ilişkisinde olduğu gibi. AİHM içtihatlarına göre devletler, iki tür yükümlülük altındadır. Kendisi hak ve özgürlükleri ihlal etmeyecektir. Bu konudaki yükümlülüklerine negatif yükümlülük diyoruz. Mesela işkence yapmayacaktır. İkinci tür yükümlülük ise pozitif yükümlülüktür. Buna önlem alma yükümlülüğü diyebiliriz. İş sağlığı ve güvenliği hakkı, bir insan hakkıdır. İnsan Hakları Evrensel Bildirisinin 23., BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 7., ve Avrupa Sosyal Şartı’nın ..]]> Thu, 29 May 2014 00:06:04 +0400 Veba, körlük, körleşme https://www.evrensel.net/yazi/71387/veba-korluk-korlesme https://www.evrensel.net/yazi/71387/veba-korluk-korlesme? “Dünyayı ve Türkiye’yi anlamakta zorlanıyoruz. Soru sormamız ve tartışmamız gerekiyor. Barış ve demokrasi, insan hakları ve özgürlükleri alanını hükümetlerin insafına terk edemeyiz. Demokratik reformların yapılmasında ve adımların atılmasında hiç mi katkısı, etkisi olmaz-olamaz toplumun? Türkiye toplumu tamamen edilgen bir toplum mu? İktidarlar saban, toplum da tarla mı? Hayır, öyle değil. Metafor diyelim, “Kırmızı halı” sermedi hiçbir devlet hak arayanlara. En gelişmiş demokrasilerde bile, o da son 30-40 yılda, saygı duydular; diyalog kurdular, kolaylaştırdılar bir miktar çalışmaları. O kadar. Biz de o da olmadı. Devletin yurttaşın hizmetindeki bir araç olması, şimdilik bir dilek, temenni durumunda. Öyleyse, hak ve özgürlükler için sürekli mücadele etme, talepte bulunma, itiraz etme, izleme, gözleme şart. Nobel ödüllü ü..]]> Thu, 22 May 2014 00:07:26 +0400 Soma Katliamı https://www.evrensel.net/yazi/71323/soma-katliami https://www.evrensel.net/yazi/71323/soma-katliami? Maden işçilerinin iş cinayetinde hayatlarını yitirmesi bir sınıf olarak en başta bütün dünya işçilerinin yüreğini dağladı. Onlarla birlikte dünyanın bütün vicdanlı insanları da kahroldu. İnsan hakları belgeleri, bütün bu yeryüzünde olup bitenlerden süzülüp geliyor. Acılarla, mücadelelerle, gözyaşları, zaferler ve yenilgilerle yoğrulup geliyor. Pek çok bilim dalını ilgilendiren, felsefi boyut olmadan da temellendirilemeyen bir şey insan hakları. Hep söylenir. Kaynağı hayattır. Yaşama durumlarıdır. Maden işçilerinin yaşadıkları, hak olarak yaşam hakkıyla, insan onuru ile ve elbette çalışma hakkı, iş sağlığı ve iş güvenliği haklarıyla bağlantılıdır. Birleşmiş Milletler Ekonomik Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesinin 7/b maddesi “güvenli ve sağlıklı çalışma koşulları”na sahip olmayı bir insan hakkı olarak ..]]> Thu, 15 May 2014 00:36:02 +0400 Su hakkı bir insan hakkıdır https://www.evrensel.net/yazi/71268/su-hakki-bir-insan-hakkidir https://www.evrensel.net/yazi/71268/su-hakki-bir-insan-hakkidir? Birleşmiş Milletler (BM) Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesinin(Komite), 2002 yılına ait 15 No’lu Genel Yorum’u, “su hakkı” ile ilgilidir. Komite, “Giriş”te şöyle der: “Su, hayat ve sağlığın esası olan kısıtlı bir doğal kaynaktır ve bir kamu malıdır. Bir insan hakkı olarak su hakkı, insanlık onuruna uygun bir hayat sürdürülebilmesi için zaruridir. Ayrıca bu hak, diğer insan haklarının gerçekleştirilmesi için bir ön koşuldur.” Komite’ye göre, “Bir insan hakkı olarak su hakkı, herkesin yeterli, güvenli, kabul edilebilir, fiziksel olarak erişilebilir ve karşılanabilir suya hakkı olduğunu öngörmektedir. Yeterli miktarda güvenli su, susuzluktan kaynaklanan ölümleri önlemek, su ile ilgili hastalıkların riskini azaltmak ve her türlü tüketim, yemek pişirme, kişisel veya ev içi sağlık gereksinimlerini karş..]]> Thu, 08 May 2014 07:13:36 +0400 Avrupa Sosyal Şartı’nda haklar https://www.evrensel.net/yazi/71218/avrupa-sosyal-sartinda-haklar https://www.evrensel.net/yazi/71218/avrupa-sosyal-sartinda-haklar? Bugün, 1 Mayıs vesilesiyle, (Gözden Geçirilmiş) Avrupa Sosyal Şartı’nın 1.Bölüm’ünde yer alan hakları hatırlamanın zamanıdır. Her bir sosyal hak, tarihselliği bağlamında çalışan sınıfların mücadelelerinin ürünüdür. İşte o haklar: 1) Herkes, özgürce edinebildiği bir işle yaşamını sağlama fırsatına sahiptir. 2) Tüm çalışanların adil çalışma koşullarına sahip olma hakkı vardır. 3) Tüm çalışanların güvenli ve sağlıklı çalışma koşullarına sahip olma hakkı vardır. 4) Tüm çalışanların, kendileri ve ailelerine iyi bir yaşam düzeyi sağlamak için yeterli adil bir ücret alma hakkı vardır. 5) Tüm çalışanlar ve işverenler ekonomik ve sosyal çıkarlarını korumak amacıyla ulusal ve uluslararası kuruluşlar düzeyinde örgütlenme özgürlüğüne sahiptir. 6) Tüm ç..]]> Thu, 01 May 2014 00:08:08 +0400 Büyük felaket https://www.evrensel.net/yazi/71159/buyuk-felaket https://www.evrensel.net/yazi/71159/buyuk-felaket? Büyük bir felaket yaşanmıştı. 24 Nisan 1915 tarihinde başlayan Osmanlı Ermeni halkına yönelik kırıma, kıyıma soykırım demek, bugünün ölçütleriyle pekala mümkün. Kesin olmamakla birlikte toplamda 235 İstanbullu aydın (gazeteci, avukat, doktor, bilim insanı, sanatçılar, mimarlar, mühendisler, matbaacılık ve yayıncılık işiyle uğraşanlar) 1915 yılının 24 Nisan’ında Çankırı ve Ayaş’a sürgün edilir. Sürgün Dahiliye Nazırı (İçişleri Bakanı) Talat Bey’in (1917-1918 yıllarında Sadrazam ve Paşa olacaktır) 24 Nisan tarihli telgrafı ile gerçekleşir. Telgraf talimatı Erzurum, Adana, Ankara, Aydın, Bitlis, Halep, Hüdavendigar (Bursa), Diyarbakır, Sivas, Trabzon, Konya, Mamuretülaziz (Harput vilayeti, Elazığ), Van valiliklerine ve Urfa İzmit, Bolu, Canik (Samsun), Karesi (Balıkesir), Kayseri, Niğde, Eskişehir, Karahisar_ı sahib (Afyonkarahisar) ve Maraş mutasarrı..]]> Thu, 24 Apr 2014 00:08:33 +0400 Sosyal haklara dair (3) https://www.evrensel.net/yazi/71103/sosyal-haklara-dair-3 https://www.evrensel.net/yazi/71103/sosyal-haklara-dair-3? Sosyal hakların ne olduğuna dair, şimdi gökyüzündeolan Prof. Dr. Bülent Tanör’ün harika bir tanımı var: -Emekçi sınıfların burjuvazilere karşı yürüttükleri mücadele sonucu elde ettikleri haklara sosyal haklar adı verilir.(*) Sendika hakkını, çalışma hakkını yani iş edinme hakkını, adil ve güvenli çalışma koşullarını, sosyal güvenlik hakkını, toplu iş sözleşmesi hakkını, grev hakkını bir çırpıda sayabiliriz. Yeterli giyim, barınma (konut), beslenme, sağlık haklarını ekleyebiliriz. Hakların tümünün mücadele ile elde edildiğini, mücadelenin talepleri, itirazları bünyesinde barındırdığını ve ortaya insan haklarının (konumuz bakımından insan hakkı olarak sosyal hakların) çıktığını biliyoruz. İnsan hakları insan aklının ürünüdür. Bir düşüncedir, fikirdir. Tarihsellik bakımından insan haklarının uluslararası korunmasında..]]> Thu, 17 Apr 2014 00:07:37 +0400 Sosyal haklara dair -2 https://www.evrensel.net/yazi/71044/sosyal-haklara-dair-2 https://www.evrensel.net/yazi/71044/sosyal-haklara-dair-2? BM Sosyal Haklar Komitesi, BM Ekonomik Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi hükümlerinin nasıl anlaşılması, yorumlanması ve uygulanması konusunda yorum kararlar almıştır. Şöyle:1- Taraf devlet raporları hakkındadır (1989) 2- Uluslararası teknik yardım (1990) 3- Taraf devlet yükümlülüklerinin niteliği (1990) 4- Yeterli konut hakkı (1990) 5- Engelli kişiler. (1994) 6- Yaşlı kişilerin ekonomik sosyal ve kültürel hakları (1995) 7- Yeterli konut hakkı: Zorla tahliyeler (1997) 8- Ekonomik yaptırımlar ile ekonomik sosyal ve kültürel haklara saygı arasındaki ilişki (1997), 9- Sözleşmenin ülke içinde uygulanması (1998) 10- Ulusal insan hakları kuruluşlarının ekonomik sosyal ve kültürel hakların korunmasındaki rolü (1998) 11- İlköğretim için eylem planı (1999), 12- Yeterli beslenme hakkı (1999) 13- Eğitim hakkı (1999), 14- Mümkün olan en yüksek seviyede sağlık ..]]> Thu, 10 Apr 2014 00:11:39 +0400 Sosyal haklara dair -1 https://www.evrensel.net/yazi/70985/sosyal-haklara-dair-1 https://www.evrensel.net/yazi/70985/sosyal-haklara-dair-1? İnsan hakları kavramından söz ettiğimizde, hemen birinci kuşak haklar da denilen yaşam hakkı, işkence yasağı, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, adil yargılanma hakkı, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü, düşünce, din ve vicdan özgürlüğü, ifade özgürlüğü gibi hak ve özgürlükler akla geliyor. Bu birinci kuşak haklar meselesinin İnsan Hakları Evrensel Bildirisinin hazırlık aşamasında da gündeme geldiği biliniyor. ABD ve genel olarak batı bloku bireysel özgürlüklere vurgu yaparken, başta Sovyetler Birliği olmak üzere doğu bloku sosyal hakları öne çıkarıyordu. Tartışmalar, tabiri caiz ise özgürlük/ekmek eksenli olarak sürdürülüyordu. Bir büyük uzlaşmayla, Bildiri’nin 21. maddesinden 29. maddesine kadar olan bölümünde ekonomik ve sosyal haklara başka bir ifade il..]]> Thu, 03 Apr 2014 00:05:35 +0400 Yereldeki iktidarlar https://www.evrensel.net/yazi/70926/yereldeki-iktidarlar https://www.evrensel.net/yazi/70926/yereldeki-iktidarlar? Yerel yönetimlerle ilgili seçimler, 30 Mart’ta yapılacak. Bu bilginin içeriği konusunda söylenen slogan bu seçimlerin bir “referandum” niteliğinde olduğudur. İki blok var: Birinci blok BDP/ HDP ve TKP/ÖDP’den oluşuyor. Demokrasiye, eşitliğe,özgürlüğe katılımcılığa vurgu yapıyor. İkinci blok AKP, CHP ve MHP’den oluşuyor. Onlar da kalkınmacı ve merkeziyetçi blok. Bu blok ağırlıklı olarak yol, su, elektrik, tapu, han, hamam, kat ve köprü, viyadük, kavşaklardan söz ediyor. Bu kalkınmacı Türkiye siyasetçilerinin tamamına yöneltilebilecek eleştiri, hiçbir siyasi heyetin, kentli hakları ya da literatürde pek çok kesimce de benimsendiği gibi kent hakkı konusunda çalışmamış ve seçim çalışmalarında bu konuyu gündeme getirmemiş olmalarıdır. Oysa yerinden/yerel yönetim olgusu temel bir konudur. Uluslar arası insan ha..]]> Thu, 27 Mar 2014 00:05:08 +0400 Newroz barışı https://www.evrensel.net/yazi/70874/newroz-barisi https://www.evrensel.net/yazi/70874/newroz-barisi? Geçen yıl Öcalan’ın mesajı Diyarbakır Newroz alanında okunduğunda, bütün Türkiye derin bir nefes almıştı. Zira mesaja göre barış meselesi taktik bir mesele değil; bir plan, program ve takvim dahilinde ulaşılacak bir hedef oluyordu. Bir ateşkes değildi ilan edilen şey. Ben bir deklarasyon olarak algıladım. Deklarasyonlar ilan edilirdi. Orada ilan edilenler, her şeye rağmen ilan edilenler tarafından yerine getirilirdi. O nedenle deklarasyonlarda yer alanlar pazarlığa tabi tutulamazlar. İlkeseldir. Hatırlayalım, Türkçede İnsan Hakları Evrensel Bildirisi ya da bildirgesi ya da beyannamesi dediğimiz metin Fransızca ve İngilizce aslıyla bir deklarasyondur. Deklarasyon, içerikleri itibarıyla tanımaya, tanınmaya ihtiyaç olmaksızın zaten vardırlar. Sen tanısan da tanımasan da vardırlar. Şarta -kayda bağlı değildir. Söz gelimi insan hakları vardır. Şöyle söylenebilir: Ey devletler siz tanısanız da tanımasanı..]]> Thu, 20 Mar 2014 00:08:47 +0400 Çocukları öldüren dünya https://www.evrensel.net/yazi/70818/cocuklari-olduren-dunya https://www.evrensel.net/yazi/70818/cocuklari-olduren-dunya? Yeryüzünde milyonlarca çocuk açlıktan ölüyor. Milyonlarca çocuk çalıştırılıyor ücretli kölelik düzenlerinde. Öldürülüyorlar iş cinayetlerinde. Yalan dünyanın gerçekleri var. Bunlardan bazıları bizim şimdi şuracıkta dile getirdiklerimiz. Bir de savaşlar var. Eline silah verilip ölüme gönderilen çocuk asker konuları. Çok konu var acılardan söz edeceğimiz. Mesela, Türkiye Cumhuriyeti’nde 500’den fazla çocuğun polisler ve askerlerce katledilmesi var. 26 Mart 1994 tarihinde Kuşkonar ve Koçağılı köylerini savaş uçaklarıyla bombalayan devlet, annelerinin kucağındaki 7 bebeği ve annelerini öldürmüştü. Aynı devlet 2011 yılı 28 Aralık akşamında 34 Roboski’li Kürt’ü bombaladı.19’u çocuktu katledilenlerin. Uğur Kaymaz’ı, Ceylan Önkol’u, da..]]> Thu, 13 Mar 2014 00:35:35 +0400 Belirsizlikler arasında https://www.evrensel.net/yazi/70761/belirsizlikler-arasinda https://www.evrensel.net/yazi/70761/belirsizlikler-arasinda? Edip Cansever, “Belirsizlikler “ şiirinde*, “Gölge dolaşır geceyle esmerliğin arasında -Bir an- bakışların mavi denizle gök arasında Bir uyumsundur sen -yazlar gezinir kış günlerinin içinde- der. Yazın bir kenara “Yazlar gezinir kış günlerinin içinde…” -Şairin duyguları “iç dünya”ya dairdir diyebilirsiniz ama “dış dünya”da olan da pek farklı değil bundan… Kaotik bir ortam var. Belirsizlikler arasındayız. Heisenberg’in “belirsizlik ilkesi”ni Cansever’in “Belirsizlikler”iyle birlikte düşünelim isterseniz. 17 Aralık’tan bu yana olan biteni takipte ve analiz etmekte zorlanıyoruz. Hükümet yasama organına hakim Türkiye’de. O yüzden yasama organı faaliyetlerini siyasal iktidar tasarrufları olarak kabul edebilirsiniz. İlki 125 maddelik “Torba Kanun”dur. Bu ka..]]> Thu, 06 Mar 2014 10:07:52 +0400 Devlet katliamlarından kalan https://www.evrensel.net/yazi/70697/devlet-katliamlarindan-kalan https://www.evrensel.net/yazi/70697/devlet-katliamlarindan-kalan? Pazartesi günü Çorum’da kamuoyunda “Çitil davası” diye bilinen bir davanın duruşması vardı. İddianameye göre, 1993-1994 yıllarında, Mardin Derik’te, o tarihlerde yüzbaşı olan M. Çitil, 13 insanı infaz etmişti. Dava da bu tür davalarda genellikle yapıldığı gibi Çorum’a nakledilmişti. Mağdurlar 1200 kilometrelik bir mesafeden, ta Derik’ten gelerek adalet arıyorlar. Yüzbaşı, o tarihten beri rütbece yükselişini sürdürmüştü. Şimdi ise Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentinde, jandarma komutanı general olarak görev yapıyor. Duruşmada mağdurların avukatlarından birisi, “Ankaralı bir avukat olarak, vergi veren bir mükellef olarak korkuyorum” dedi. “13 kişiyi öldürmekle ve işkence yapmakla suçlanan bir kişi, benim güvenliğimi sağlamakla görevli” dedi. Avukat, böyle suçlamalar altında olan b..]]> Thu, 27 Feb 2014 00:05:54 +0400 İnternet'ten takip https://www.evrensel.net/yazi/70639/internetten-takip https://www.evrensel.net/yazi/70639/internetten-takip? İnternet dünyasında neler oluyor? Bir büyük göz ve kulak-devletin gözü, kulağı- sınırsız bir takip savaşı için canla başla gayret gösteriyor. Telefonlarınız dinleniyor, sokakta MOBESE tarafından büyük gözaltındasınız. Yetmiyor, yetinmiyor devlet. İnternet trafiğini de düzenlemek ve izlemek istiyor. Sonuç: İnsanların hal ve hareketlerini, seyahatlerini izleyip günü geldiğinde ceza kesmeyi planlayan devlet başarıya ulaştı. Kişisel verileri koruyacak bir yasa da yok Türkiye’de. En başta devlete karşı koruyacak. Devlet de bunu biliyor ve böyle bir yasa çıkarmamak için yıllardır direnç gösteriyor. Birkaç yıldır bekleyen taslak/tasarılar da yeterli güvenceyi içermiyordu ama onu bile çıkarmamakta ısrar ediyor Hükümet. Devletin sadece İnternet trafiğini izlemek, depolamak ve günü geldiğinde kullanmakla sınırlı bir m&uu..]]> Thu, 20 Feb 2014 01:07:22 +0400 Özgürlük adımlarını at(a)mamak https://www.evrensel.net/yazi/70580/ozgurluk-adimlarini-atamamak https://www.evrensel.net/yazi/70580/ozgurluk-adimlarini-atamamak? Türkiye, politikacısı ve bürokrasisiyle insan hak ve özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesine direnç gösteren bir ülke. Politikacı özgürlüklere devlet merkezli yaklaşıyor. Devletin dış politikasının gerektirdikleriyle sınırlı bir özgürlük anlayışı var. Yurttaşlarının özgürlüğünü devletin ihsanı olarak görüyor. Sistemi bir türlü şu meşhur Kopenhag siyasi kriterleri ile uyumlu hale getirmiyor. Hatırlayalım bu kriterleri: Hukukun üstünlüğü ve demokrasi, insan hakları ve azınlık haklarına saygı… Türkiye hukuk düzenini kriterlere göre inşa etmemekte direniyor. Yavaşlıyor, duruyor, geriye adımlar atıyor, ileriye doğru adımlar atar gibi yapıyor, süreci zamana yayıyor. Anlaşılan en erken ta 2023’lere, 2071’lere kalıyor demokratik bir ülke olmak… Kabul etmeliyiz ki AB süreci makro öl&..]]> Thu, 13 Feb 2014 00:15:19 +0400 Hukuk, demokrasi ve insan hakları var mı? https://www.evrensel.net/yazi/70515/hukuk-demokrasi-ve-insan-haklari-var-mi https://www.evrensel.net/yazi/70515/hukuk-demokrasi-ve-insan-haklari-var-mi? İnsanlar elbette ister adaleti, özgürlüğü, eşitliği, yurttaşı olduğu devletin yasalarının insan hak ve özgürlüklerine dayanmasını ve o yasaları uygulamak durumunda olan kamu görevlilerinin insan onuruna hürmet eden muamelelerde bulunmasını elbette ister. Avrupa Konseyi 1949 yılında 10 ülke tarafından kuruldu. Türkiye, Yunanistan ile birlikte bu 10 üyeli topluluğa o yıl üye oldu. Türkiye ve Yunanistan ilk üyeler olduğu için “kurucu üye” sıfatını kazandılar. Peki bunca yıldır kurucu üye sıfatını taşıyan Türkiye neden bir türlü demokratik bir ülke olamamıştır? Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 1954 yılından beri tarafı olan bir ülke nasıl oluyor da Sözleşme’de yer alan hakları ve özgürlükleri bir türlü tanımıyor; koruma, uygulama ve geliştirme yoluna gitmiyor? Neden? Ned..]]> Thu, 06 Feb 2014 00:39:33 +0400 İşkenceyi önleme mekanizması https://www.evrensel.net/yazi/70460/iskenceyi-onleme-mekanizmasi https://www.evrensel.net/yazi/70460/iskenceyi-onleme-mekanizmasi? Kısa adı “Birleşmiş Milletler İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi” olan sözleşme 10 Aralık 1984 yılında imzaya açılmış ve 1987 yılında da yürürlüğe girmişti. Türkiye sözleşmeyi 2 Ağustos 1988 tarihinde onaylamış ve böylece sözleşmenin tarafı ülkelerinden birisi olmuştu. BM, sözleşmeye ek İhtiyari Protokol’ü (OPCAT) 2003 yılında imzaya açtı ve OPCAT 22 Haziran 2006 tarihinde yürürlüğe girdi. Türkiye, OPCAT’ı önce 14 Eylül 2005 tarihinde imzaladı, 15 Haziran 2011 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile onayladı ve onay belgesini 27 Eylül 2011 tarihinde BM Genel Sekreterliği’ne tevdi ederek OPCAT’ın tarafı oldu. OPCAT taraf devletlere bir yıl içerisinde Ulusal Önleme Mekanizması (UÖM) oluşturma yükümlülüğü getirmektedir. Türkiye bu süreyi bir yıldan fazla süredir aşmış durumdaydı. U&O..]]> Thu, 30 Jan 2014 00:12:30 +0400 17 Aralık nedir? https://www.evrensel.net/yazi/70401/17-aralik-nedir https://www.evrensel.net/yazi/70401/17-aralik-nedir? Hükümet, “darbe teşebbüsü” diyor 17 Aralık için. 25 Aralık’ta ikinci bir soruşturma başlatıldı. Ama o arada savcılar ve polis müdürleri değiştirildi. İkinci soruşturma durdu ve ardından şekil değiştirdi. Soruşturmalara Hükümet açıkça müdahale etti. Hükümete göre savcılar ve polis örgütündeki pek çok müdür kamu görevini yaparken emirleri devlet organları dışındaki bir odaktan almaktadır. Hükümet çevrelerine göre, nasıl Gezi olaylarının arkasında dış güçler, faiz lobisi varsa bu odak da (cemaat ) rüşvet ve yolsuzluk adı altında hükümeti devirmeye, ülke çıkarlarını dinamitlemeye yönelmiştir. Bu ağır suçlamalar karşısında Cemaat adına yapılan açıklamalarda, kamu görevlilerinin rüşvet ve yolsuzluğu ortaya çıkarmak için çalıştığını, asıl..]]> Thu, 23 Jan 2014 00:07:37 +0400 Özür, yargı, müze https://www.evrensel.net/yazi/70343/ozur-yargi-muze https://www.evrensel.net/yazi/70343/ozur-yargi-muze? 26 Mart 1994 tarihinde Kuşkonar ve Koçağılı köyleri uçaklarla bombalandığında kimse inanmamıştı: -Devlet bir köyü neden bombalasın ki? Bombaladı, inkar etti, “Ben yapmadım” dedi. Türkiye toplumuna karşı siyasetçisi ve ordusu yalan söyledi. Roboskî Katliamı nedeniyle açılan soruşturmada sivil savcıların uzun sessizliğinden sonra Askeri Savcılık bize göre hukuka aykırı olarak takipsizlik kararını verdi. Katliamdan iki yıl sonra askeri savcılıkça şüpheli olarak nitelendirilenlerin isim listesi yayımlandı. Olayın resmi anlatımı da öğrenildi. Hakikatin bir yönü sadece… Savcıya göre Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, 34 kişinin ölümüne yol açan emri veren komutandı. Askeri savcı Özel’in emri için “kaçınılmaz hata” dedi. Halbuki kaçınılmaz hata şüpheliler listesinde yer almayan uçak pilot..]]> Thu, 16 Jan 2014 00:47:42 +0400 Uçaklar geldiğinde https://www.evrensel.net/yazi/70276/ucaklar-geldiginde https://www.evrensel.net/yazi/70276/ucaklar-geldiginde? Ölüm makineleridir savaş uçakları. 1945 yılının 6-9 Ağustos günlerini bir düşünün… Japonya Hiroşima’dasınız, Nagazaki’desiniz ve gökyüzünde bir uçak var. Atom bombasını taşımaktadır. İlkinde 145 bin, ikincisinde 74 bin insan katledilecektir. Geçen hafta sözünü etmiştik: Uçaklar geldiğinde Şırnak Kuşkonar ve Koçağılı köylerine, 26 Mart 1994 tarihini göstermekteydi takvim yaprakları… Ürkütücü bir sesi vardı uçakların. Kimsenin aklından geçmezdi elbette, uçakların evlerini bombalayacağı. Ama bombaladılar… Katliama maruz kalanların 7’si bebekti, toplam 38 kişi. Devletin ordusu da devletin başbakanı da yalan söylüyordu. Ordu, “Bizim uçaklarımız uçmadı”, Başbakan da “PKK’nin uçakları bombaladı” diyecekti. AİHM “benzer v..]]> Thu, 09 Jan 2014 00:24:17 +0400 Roboskî Müzesi'ne doğru https://www.evrensel.net/yazi/70216/robosk-muzesine-dogru https://www.evrensel.net/yazi/70216/robosk-muzesine-dogru? Takvim yaprakları 26 Mart 1994’ü gösteriyordu. Türk ordusuna bağlı savaş uçakları Şırnak’ın Kuşkonar ve Koçağılı köylerine bomba yağdırdılar. Kuşkonar köyünden 25, Koçağılı köyünden 13 olmak üzere toplam 38 kişi uçak bombalarıyla öldürüldüler. Öldürülenlerin 7’si bebekti. Zamanın başbakanı PKK uçaklarından söz etti. TSK Hava Kuvvetlerinin o tarihlerde uçmadığını söyledi. Valiler saldırıyı teröristlerin yaptığını söylediler. Yalanda birleşildi. Dosya 20 yıl boyunca Şırnak, Diyarbakır savcılıklarında ve askeri savcılıklarda dolaştı, durdu. O arada çok değerli Hukukçu, Avukat Tahir Elçi 2006 yılında AİHM’ye taşıdı dosyayı. Davanın adı “Benzer ve diğerleri/Türkiye” davasıydı. Başvuru numarası 23502/06 idi. Olaydan 18 yıl sonra, 2012 yılında, Sivil Havacılık Genel Müdürl&uu..]]> Thu, 02 Jan 2014 01:00:38 +0400 Tutuklu avukatlar sorunu https://www.evrensel.net/yazi/70160/tutuklu-avukatlar-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/70160/tutuklu-avukatlar-sorunu? ÇHD’li avukatların davası Silivri’de başladı.ÇHD Genel Başkanı dahil dokuz tutuklusu var davanın. Türkiye’de son birkaç yıldır 40 kadar avukat tutuklu olarak yargılanıyor. Bazıları KCK’li olmakla, bazıları başka bazı siyasi örgütlere üye olmakla suçlanıyorlar. Ortak özellikleri var bu avukatların. Politik davalara giriyorlar. ÇHD’li avukatlar devrimcilerin, öğrencilerin,işçilerin, sendikacıların, Kürt siyasetçilerinin, işkenceye, yargısız infazlara uğrayanların haklarının savunuculuğunu yapıyorlar. Kamu otoriteleri adetleri olduğu üzere; avukatı, gazeteciyi, insan hakları savunucusunu, sendikacıyı, öğrenciyi fikirlerini söyledikleri için; demokratik toplanma haklarını kullandıkları için ya da örgütlendikleri için tutukladıklarını söylemiyorlar. Askeri darbe dönemlerinde de hep “Türkiye’de dü..]]> Thu, 26 Dec 2013 00:34:00 +0400 Tutuklu vekiller sorunu https://www.evrensel.net/yazi/70088/tutuklu-vekiller-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/70088/tutuklu-vekiller-sorunu? İnsan haklarının korunmasında iç hukuk koruması birincil korumayı oluşturur. Ulusalüstü hukukun koruması ikincil korumadır. Hatırlayalım: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) “insan haklarına saygı yükümlülüğü” başlıklı 1. maddesinde, devletlerin AİHS’nde yer alan hakları ve özgürlükleri kaza yetkisi dahilindeki herkese tanıdıkları yazılıydı. Yani kişi, yer ve konu bakımından tanımanın getirdiği yükümlülüklere işaret ediliyordu. Sözleşmenin 46. maddesinde de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) kesinleşmiş kararlarına uymayı taahhüt ediyordu devletler. Devletler, -Türkiye’nin uzun yıllar yaptığı gibi- “AİHM ne karar verirse versin, benim uygulamam değişmez. Başvuru konusu dosyada gerekeni yaparım ama bildiğim ihlal uygulamalarına da devam ederim. Her dosya ayrıdır” diyemeyeceklerdir. Ama diyenler oldu. AİHM tekrarlanan ihlaller ..]]> Thu, 19 Dec 2013 00:44:10 +0400 MGK ve ifade özgürlüğü https://www.evrensel.net/yazi/70025/mgk-ve-ifade-ozgurlugu https://www.evrensel.net/yazi/70025/mgk-ve-ifade-ozgurlugu? Taraf gazetesi 2004 yılında yapılan bir Milli Güvenlik Kurulu toplantısında alınan ve katılan kurul üyelerinin tümünün imzasını taşıyan kararları yayımladı. Başbakan bu kararların gizli olduğu ve bunları açıklamanın “vatana ihanet” suçunu oluşturduğunu açıkladı. Bununla birlikte yayımlanan metnin içeriğine ve imzalara kimse itiraz etmedi. Acaba yasal durum nedir? 2945 sayılı Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanunu(MGK)’nun 2. maddesinde “milli güvenlik” şöyle tanımlanır: “Madde 2 – Bu Kanunda geçen, a) Milli Güvenlik; Devletin anayasal düzeninin, milli varlığının, bütünlüğünün, milletlerarası alanda siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik dahil bütün menfaatlerinin ve ahdi hukukunun her türlü dış ve iç tehditlere karşı korunması ve kollanmasını,(&hel..]]> Thu, 12 Dec 2013 00:18:25 +0400 Türkiye'deki rejimin niteliği https://www.evrensel.net/yazi/69973/turkiyedeki-rejimin-niteligi https://www.evrensel.net/yazi/69973/turkiyedeki-rejimin-niteligi? Türkiye gibi anayasal sisteme sahip ülkelere otoriter sisteme sahip ülkeler deniyor. Türkiye’deki sistem 1923 yılından 1987 yılına değin sıkıyönetim ağırlıklı olmuş. Bu 64 yılın 26 yılında sıkıyönetim askeri rejimi var. 1987 yılından 30 Kasım 2002 tarihine değin yani 15 yılda olağanüstü hal (OHAL) rejimi halinde geçmiş. Böylece 2002 yılı itibarıyla toplamda 79 yıllık Cumhuriyet’in 41 yılı askeri ve yarı askeri rejimin uygulandığı yıllar olmuş. 1920’lerde kurulan İstiklal Mahkemeleri 1949 yılına değin varlığını sürdürmüş. Diyarbakır’da 1978 yılında sıkıyönetim askeri rejimi zamanında doğan bir Kürt çocuğunu düşünün. 30 kasım 2002’de OHAL kalktığında bu çocuk 24 yaşında bir gençti ve hiç olağan rejimde yaşamamıştı. Ankara, İzmir, İstanbul’da da sınırlı olan hak ve özgürlüklere bile sahip değildi. 1923&rsq..]]> Thu, 05 Dec 2013 00:08:37 +0400 ÇHD’li avukatlar https://www.evrensel.net/yazi/69924/chdli-avukatlar https://www.evrensel.net/yazi/69924/chdli-avukatlar? Nasıl da koşturuyorlardı, kendilerinden önce gözaltına alınmış,tutuklanmış avukat arkadaşları için.”Savunmayı savunmak” diyorlardı. Şu anda 40 civarında avukat tutuklu Türkiye hapishanelerinde.Bunlardan dokuzu “ÇHD operasyonunda” tutuklandı. “Yok öyle değil” diyor, Adalet Bakanlığı ve polis. Bakanlık ve polis ta “12 eylül” günlerinden beri, “Türkiye’de hiç düşünce suçlusu yok” diyordu; “Hiç işkence yok.” Türkiye yargısı ve polisi sütten çıkmış ak kaşık.Yasalar da çok iyi. İfade özgürlüğünü AİHS’ye aykırı biçimde sınırlandıran yasa yok; savcılarımız kapı tutma fonksiyonlarını iyi yerine getiriyorlar, polisten gelen her fezlekeyi iddianame haline dönüştürmüyorlar. Yargıçlarımız ise tam anlamıyla AİHM kriterlerini uyguluyorlar. KESK&..]]> Fri, 29 Nov 2013 00:06:55 +0400 ÇHD'li avukatlar https://www.evrensel.net/yazi/69917/chdli-avukatlar https://www.evrensel.net/yazi/69917/chdli-avukatlar? Nasıl da koşturuyorlardı, kendilerinden önce gözaltına alınmış,tutuklanmış avukat arkadaşları için.”Savunmayı savunmak” diyorlardı. Şu anda 40 civarında avukat tutuklu Türkiye hapishanelerinde.Bunlardan dokuzu “ÇHD operasyonunda” tutuklandı. “Yok öyle değil” diyor, Adalet Bakanlığı ve polis. Bakanlık ve polis ta “12 eylül” günlerinden beri, “Türkiye’de hiç düşünce suçlusu yok” diyordu; “hiç işkence yok.” Türkiye yargısı ve polisi sütten çıkmış ak kaşık.Yasalar da çok iyi. İfade özgürlüğünü AİHS’e aykırı biçimde sınırlandıran yasa yok; savcılarımız kapı tutma fonksiyonlarını iyi yerine getiriyorlar, polisten gelen her fezlekeyi iddianame haline dönüştürmüyorlar. Yargıçlarımız ise tam anlamıyla AİHM kriterlerini uyguluyorlar. KESK&..]]> Thu, 28 Nov 2013 00:42:18 +0400 '90'lı yıllardaki katliamlar https://www.evrensel.net/yazi/69860/90li-yillardaki-katliamlar https://www.evrensel.net/yazi/69860/90li-yillardaki-katliamlar? AİHM yakınlarını 24- 26 Mart 1994 tarihinde uçak bombardımanında kaybetmiş olan Kuşkonar ve Koçağı köylülerinin başvurusunu sonuçlandırdı. Yaşam hakkının ihlal edildiğine karar verdi. O yıllarda AİHM’ye başvuran avukatlar ve başvurucular üzerinde baskılar yoğunlaştırılırdı. AİHM bu davada devletin bilgi gizlemesini de değerlendirdi. Türkiye toplumu acılı bir toplum. Çeşitli kesimlerin yaşadıkları da katmerli oluyor. Kürtler, Aleviler, bütün azınlıklar… ‘90’lı yıllar, cumhuriyet tarihinin en kanlı yılları. Özellikle 1992-1996 dönemi, en çok faili meçhul siyasi cinayetlerin, zorla kaybetmelerin, zorla yerinden etme uygulamalarının ve silahlı çatışmalarda en fazla insan kaybının yaşandığı yıllar. İHD İnternet sitesinde yer alan bilançolarda bunu görmek olanaklı. İHD 1994 başından itibaren aylık raporlar yayınlamaya başlamıştı. Sayın Akın Birdal he..]]> Thu, 21 Nov 2013 00:13:14 +0400 Berkin E.'nin isyanı https://www.evrensel.net/yazi/69803/berkin-enin-isyani https://www.evrensel.net/yazi/69803/berkin-enin-isyani? Devleti yönetenler hiç düşündüler mi acaba; 14 yaşındaki bir çocuk -1999 doğumlu Berkin E. - neden itiraz eder onların karar ve uygulamalarına? Hâlâ anlamadıkları ve anlama çabası içerisine girmedikleri görülüyor. Nasıl oluyor da polis, Gezi’de öldürdüğü 6 kişi ve yaraladığı 8 bin kişi olmasına ve 11 kişinin de gözünü kör etmesine rağmen, kahraman olabiliyor ve destan yazmış olabiliyor? Berkin E. adlı çocuk, bundan tam 5 ay önce 2013 yılının 16 Haziran Pazar günü sabahı, İstanbul Okmeydanı semtindeki evlerinden ekmek almaya çıktığı sıralarda vuruldu. İnler, cinler değil, kamu görevlileri vurdu. Kimdir kamu görevlisi? Devletin asli ve sürekli işlerini gören kişi demektir. Kamu gücünü kullanırlar. Görevleri ve yetkileri ve görev ve yetkilerinin sınırları kanunla belirlenmiş kişiler..]]> Thu, 14 Nov 2013 07:22:17 +0400 Devlet ve çocuklar https://www.evrensel.net/yazi/69743/devlet-ve-cocuklar https://www.evrensel.net/yazi/69743/devlet-ve-cocuklar? Büyük bir olasılıkla çocukların tasavvurunda devlet yoktur. Mahkemeler, polisler, coplar, TOMA’lar, biber gazları, hapishaneler yoktur. Ama ağaçlar, hayvanlar ve elbette çocuklar, anneler, babalar; evler, yollar, sular, nehirler ve elbette güneş, gökyüzü, ay dede vardır. Çocuğun gözünde kesinlikle insanlar ve doğa vardır. Kötülük yoktur. Kötülüğü büyükler var eder. Ama farzı misal çocuklara “Hakim amca ne yapar?” diye sorsanız, çocukların haklarını koruyan değil, parmağını sallayan mekanizmaya işaret edecektir. Sorarken biz “amca” deriz, “teyze” demeyiz. Bu da var. Şimdilik onu geçelim. Sempatik “amca “ sözcüğünü kullanırız da o bile yumuşatmaz devlet zorunu. Korku ve cezalandırma üzerine kurulu sistem var yer-yüzünde. Ne kadar “devlet yurttaşın e..]]> Thu, 07 Nov 2013 08:58:17 +0400 Greenpeace ve Gizem’e özgürlük https://www.evrensel.net/yazi/69686/greenpeace-ve-gizeme-ozgurluk https://www.evrensel.net/yazi/69686/greenpeace-ve-gizeme-ozgurluk? Greenpeace, merkezi Hollanda’da bulunan 40’tan fazla ülkede şubesi olan uluslararası bir çevre kuruluşudur. Ormanımızı, havamızı, suyumuzu, doğamızı korumak için şiddet içermeyen eylemler yapar; hükümetleri uyarır. Biz insanları da uyarır/uyandırır ayrıca dostlar. Çıkar amaçlı değil değer odaklı çalışmalar yapar. Ayrıca bir çıkardan söz etmek gerekirse çevre ve doğa koruyuculuğu en büyük çıkar sayılmalıdır. Mikro ölçekte bir şirket ya da bir kişi doğayı tahrip ederek çıkar elde edebilir ama makro ölçekte bakıldığında sonuç olarak o kişinin de kaybettiği görülebilir. Bütün canlılar açısından koruma ve geliştirme perspektifine sahip olmak çok önemlidir. “Kuzeyden güneye ne işimiz var bizim?” diyemeyiz. Ülke sınırlarını tanımaksızın insan hakları, çevre ve doğa savunuculuğu yapa..]]> Thu, 31 Oct 2013 09:29:05 +0400 Balyoz ve hukuk https://www.evrensel.net/yazi/69635/balyoz-ve-hukuk https://www.evrensel.net/yazi/69635/balyoz-ve-hukuk? Yargıtay 9.Ceza Dairesi, kamuoyunda “balyoz davası” olarak bilinen davada (esas no: 2013/9110, karar no: 2013/12351, tefhim tarihi 9.10.2013) 65 sahifelik kararını açıkladı. Karar, bazı sanıklar yönünden bozma, bazıları açısından ise onama şeklinde çıktı. Kararda, komutanlar için yüce divan itirazı, birinci sınıf hakimlerin yargılanması, DGM-özel yetkili mahkemeler konusu, AİHM’nin işbu davanın sanıklarından bazılarının 5. madde (kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı) bakımından başvuruları üzerine verdiği karar, reddi hakim istemlerinin karara bağlanması konularındaki usul konuları değerlendiriliyor. Ayrıca kararda, yasama dokunulmazlığı, kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan sonra aynı fiil nedeniyle kamu davası açılması konusu, bilirkişilerin kimlik tespitleri ve yeminlerinin sonradan tamamlanması, delil tartışmasının yapılmadığı , Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. ..]]> Thu, 24 Oct 2013 09:52:31 +0400 Yaşam tarzına müdahale https://www.evrensel.net/yazi/69579/yasam-tarzina-mudahale https://www.evrensel.net/yazi/69579/yasam-tarzina-mudahale? Gezi Parkı’nı koruyanlara karşı hükümet saldırılarının başladığı gün olan 31 Mayıs Cuma gününden 10 Haziran Pazar gününe kadar İstanbul’daydım. İHD Akademisi’nin dersleri vardı. Taksim’de, Gezi’de, Beyoğlu’da, Kadıköy ve Bağdat Caddesi’nde olanlara dair doğrudan kendi gözlemlerim oldu. Büyük itirazın yaşam tarzına müdahale tehlikesi/riski olduğunu düşünüyordum ve hâlâ öyle düşünüyorum. Yaşam tarzına müdahalenin çok ciddi kutuplaşmalara neden olduğu açık. Hükümetin Gezi’yi anlayabildiğini sanmıyorum. O nedenle de hükümet/AKP, kendilerinden önceki kadınların örtülerine (yaşam tarzına) müdahale eden iktidar sahibi toplum mühendislerinin hatasına düşüyor. Hükümet başbakanın bu konu açıldığında arada kurduğu cümlede olduğu gibi- &ldq..]]> Thu, 17 Oct 2013 12:03:07 +0400 Zaman aşımı sınırında insan hakları https://www.evrensel.net/yazi/69526/zaman-asimi-sinirinda-insan-haklari https://www.evrensel.net/yazi/69526/zaman-asimi-sinirinda-insan-haklari? Haber ajansları “Zaman aşımına bir gün kala katledilen 11 köylünün dosyası yeniden açıldı” diye haber geçmişti, birkaç gün önce (www.ajansafi rat.net/news/guncel/zamanasimina-bir-gun-kala-k). Türkiye devleti kuruluşundan beri cezasızlık politikası uyguluyor. Hukuk sistemini bunun üzerine kurmuş. Zira cezasızlık, asıl olarak ağır insan hakları ihlallerinin soruşturulmaması, kovuşturulmaması ve faillerinin cezalandırılmaması halidir. Ağır insan hakları ihlallerinde bulunanlar ise kamu görevlileridir esas olarak. Zorla kaybetmeler, zorla yerinden etmeler, yargısız infazlar, faili meçhuller, işkenceler ilk akla gelen eylemler/ihlaller oluyor. Zaman aşımı da bu koruma mekanizmalarından birisidir. İnsan hakları ihlalleri soruşturulmaz. Sümen altı denilen deyim gerçeği ifade eder. Dosyalar bekler. Sorumlular tespit edilmez. Unutulmaya terk edilir. Üst sınır 20 yıldır. Kim..]]> Thu, 10 Oct 2013 06:00:37 +0400 Demokratikleşme ve Hakikat https://www.evrensel.net/yazi/69460/demokratiklesme-ve-hakikat https://www.evrensel.net/yazi/69460/demokratiklesme-ve-hakikat? Başbakan “demokratikleşme paketi” olarak adlandırılan çalışmanın hangi konuları kapsadığını ve çerçevesini, 30 Eylül günü yaptığı basın toplantısında açıkladı. Eleştiriler daha çok konu bakımından ve kapsam bakımından açıklanan pakette yer almayanlar üzerine oldu. Pakette yer alanlar için “yapılmasın!” demiyor kimse. Ama Türkiye’nin 11 yılını doldurmuş hükümet döneminde bile hâlâ insan hakları ve temel özgürlükler alanında hem mevzuattan kaynaklı hem de uygulamadan kaynaklı temel sorunları var. Başbakan diyor ki: - Seçim sisteminde değişiklik yapalım. Siyasi partilere devlet yardımının sınırlarını genişleteceğiz. Eş başkanlık imkanı getireceğiz. Üyelik koşullarında iyileşme sağlayacağız. Türkçe dışındaki dillerde propaganda önündeki engelleri kaldıracağız. Nefret suçuna ceza artırımı getireceğiz. Ay..]]> Thu, 03 Oct 2013 11:06:56 +0400 Ethem'i öldüren düzen https://www.evrensel.net/yazi/69013/ethemi-olduren-duzen https://www.evrensel.net/yazi/69013/ethemi-olduren-duzen? Ağır insan hakları ihlallerinde bulunanların cezasızlığı mağdurların adalet beklentisinin karşılanmadığını gösterir aynı zamanda. Failleri koruma mekanizmaları devreye girer. Failler, genellikle, polis, asker ve onlarla birlikte hareket edenlerdir.Yargısız infaz yaparlar, gözaltında kaybederler, köyleri yakarlar, yıkarlar, işkence yaparlar, tecavüz ederler ve katlederler. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinde 23 Eylül Pazartesi günü başlayan Ethem Sarısülük’ün öldürülmesi davasında bir şey oldu: Sanık gizli! Bunu gördük. Sanığın adı A. Ş’de hakimlerin karşısındaki kişinin nasıl bir sureti vardır, hakimler bilmiyorlar! Yoksa biliyorlar da göz mü yumdular? Felaket bir durum olur, öyleyse. Bir dakika bile kürsüde ve bu davada görev yapamazlar. Ayrıca suçtur bu. Sanığın sureti önemli mi? Hem de nasıl önemli. Bu iş gizli tanık dinlemeye benzemez. ..]]> Wed, 25 Sep 2013 17:19:24 +0400 Demokratikleşme paketi açılırken https://www.evrensel.net/yazi/68336/demokratiklesme-paketi-acilirken https://www.evrensel.net/yazi/68336/demokratiklesme-paketi-acilirken? Hükümet çevrelerinin “demokratikleşme paketi” olarak nitelediği çalışma Başbakan tarafından bir müddet sonra açıklanacakmış. Daha baştan kötümserliğe, karamsarlığa gerek yok. Türkiye’nin insan hakları ve demokratikleşme konusundaki değişim iradesinin karakteri bellidir. Bütüncül olmayan, parçalı ve seçmeli, uzun zamana yayılmış bir değişim iradesi var. En iyimser yorumla, 50 yıl sonra, bugünkü Almanya, Fransa demokrasisinin seviyesi yakalanabilir bu yöntem ve kavrayışla. O da son yıllarda yaşandığı gibi otokrasiye yönelme olmazsa… Türkiye’yi yöneten politik ve bürokratik kadrolar, insan hakları ve özgürlüklerini içselleştirmiş, demokrasiyi özümsemiş kadrolar değil. Böyle bir gözlem ve kanaat yersiz olmasa gerek. Bakın neden? 1999 yılı AB aralık Helsinki Zirvesinde DSP, ANAP ve MHP iktidarı vardı T&..]]> Wed, 18 Sep 2013 17:33:47 +0400 Katiller korunurken https://www.evrensel.net/yazi/67609/katiller-korunurken https://www.evrensel.net/yazi/67609/katiller-korunurken? Tarih eli temiz bir devleti kaydetmedi henüz. Devletlerin katil olduğunu söyleyenler pek de haksız değiller. Tarihinde ölüm cezasını uygulamamış bir devlet var mı bilmiyorum. İşkence yapmamış, yargısız infazda bulunmamış bir devlet olmuş mudur acaba? İnsanlar devletlere “katil “derken devletlerin yasalarından, karar vericilerinden ve elbette uygulayıcılardan, tetikçilerden hareketle bunu söylüyorlar. Devletten gerçek kişi gibi söz ettiğimizin farkındayım. Bu uygulayıcılar, tetikçiler, genellikle devletin memuru oluyor ya da onlarla bağlantılı olanlar. O nedenle devletin katilliğinden söz ediliyor. İyi de bugüne geldiğimizde ne diyeceğiz? “Canım bütün devletler katildir zaten” deyip geçecek miyiz? Türkiye’de bazen olumlu gidişleri görüyoruz. Ama yine de sormadan edemiyoruz: TC arınıyor mu kirlerinden? Ya da bir kandırmaca peşinde olabilir mi? Şundan soruyoruz ..]]> Wed, 11 Sep 2013 17:17:15 +0400 Devlet sırrı https://www.evrensel.net/yazi/66992/devlet-sirri https://www.evrensel.net/yazi/66992/devlet-sirri? 28 Şubat davasının yargılamaları Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinde 2 Eylül’de başladı. Basına yansıyan bilgiye göre Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararlarını isteyen Mahkemeye karşı MGK Genel Sekreterliği gizlilik kavramını öne sürmüş. Kararları da göndermemiş. Konu birkaç açıdan önemli. Türkiye’nin yasalarında Temmuz 2013 itibarıyla bizim yaptığımız araştırmaya göre, devlet sırrı, sır kavramlarının geçtiği 32 yasa var. Gizlilik kavramının geçtiği yasa sayısı da 60. Daha alt mevzuatı buna dahil ederseniz, sırlar ve gizlilikle kendisine zırh oluşturmuş bir devlet yapısını görürsünüz. Demokrasi kriterleri açısından bakıldığında bu durum demokrasinin açıklık ve saydamlık ilkeleri açısından çok ciddi bir eksikliğe karşılık gelir. Açıklık ve saydamlık (şeffaflık) devletin hesap verebilirliği açısından önemlidir. Konunun bir de ifade &oum..]]> Wed, 04 Sep 2013 22:18:18 +0400 Hasta mahpuslar https://www.evrensel.net/yazi/66346/hasta-mahpuslar https://www.evrensel.net/yazi/66346/hasta-mahpuslar? Hangi durum ve koşulda olursa olsun insan hastaysa tedavi edilmelidir. Söz konusu olan cezaevindeki insansa açıklama yapmayı, eylemde bulunmayı, kamuoyu oluşturmayı gerekli kılıyor bu durum. Evet, cezaevinde de insanın yaşam hakkı, sağlık hakkı ve işkence görmeme hakkı var. İnsan hakları kuruluşları sürekli izliyor hapishaneleri. İHD “Doğu ve Güneydoğu Bölgesi İhlal Raporu”nu 14 Ağustos’ta açıkladı. TİHV de “Hasta Mahpusların Durumlarına Dair TİHV Görüş ve Açıklaması” başlıklı bir açıklama yaptı 26 Ağustos tarihinde. İHD açıklamasında 2013 yılının ilk altı ayındaki durum yer alıyor. İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici raporu açıklarken, başka cezaevlerine yapılan sevkler sırasında yaşananlara, cezaevlerinde uygulanan tecrit ve izolasyona, haksız disiplin cezaları uygulamalarına, mahpusların haberleşme haklarının engellenmesine dikkat çekmişti. En önemli sorun olar..]]> Wed, 28 Aug 2013 17:03:35 +0400 AİHM’den gaz kararları https://www.evrensel.net/yazi/65573/aihmden-gaz-kararlari https://www.evrensel.net/yazi/65573/aihmden-gaz-kararlari? AİHM en son 23 Temmuz 2013 tarihinde İzci/Türkiye davasında ihlal kararı verdi. * 2005 yılında İstanbul Beyazıt Meydanı’nda Dünya Kadınlar Günü kutlamalarında aralarında başvurucu İzci’nin de bulunduğu gruba polis basın açıklaması sonrasında, dağılmaya başlandığı sırada, müdahale etmiş, cop ve biber gazı kullanmıştır. Başvurucunun yüzüne, başına ve vücudunun çeşitli yerlerine polisin darbeleri isabet etmiş, başvurucu yere düşmüş,yerde de polisler tarafından tekmelenmiştir. AİHM davada Sözleşmenin 3. maddesinin (işkence yasağı) ve 11.maddesinin (toplanma özgürlüğü) ihlal edildiğine karar vermiştir. AİHM kararının 32. paragrafında İçişleri Bakanlığının 15 şubat 2008 tarihli 19 numaralı Genelge yayınladığını, bu genelgenin 2559 sayılı Kanun’un 16. maddesinin 3.fıkrasının (b) bendinde biber gazının polis memurlarınca kullanılabileceğine dair hükme dayanarak çıkarıl..]]> Wed, 21 Aug 2013 16:59:04 +0400 Ankara hileleri https://www.evrensel.net/yazi/64987/ankara-hileleri https://www.evrensel.net/yazi/64987/ankara-hileleri? Ankara demek otoriter sistem demek. Formda (biçimde) çağdaş, esasta gerici. Form dediğin, kılık kıyafet ve benzeri batı icatlarıyla uyumlu (insan hakları, azınlık hakları, demokrasi, eşitlik, özgürlük, hak hukuk hariç). Otoriter sistem demek tekçilik demek. Aynı zamanda yukarıdaki değerlerin taklitçiliği demek. Çoğulculuğun, açıklığın, saydamlığın ve katılımcılığın reddedildiği sistem demek. Demokrasinin reddi yani… Başvurduğu hileler var. Çok çeşitli alanlarda bu hileler. İnsan haklarına saygıyı göremiyorsunuz. Sadece o tarihte devletin dış politikası gereği, insan haklarına duyarlılığı ifade ediyorsa, bir uluslararası sözleşmeye taraf oluyor ya da iç hukuksal düzenlemelerde bu saygıyı “dışarıya” göstermek üzere düzenlemeler yapıyor. Bunlar benim yorumlarım da, durum saptamasını bundan 13 yıl önce, 2000 yılında bilimsel olarak Prof. Dr. Mesut G&uu..]]> Wed, 14 Aug 2013 17:34:00 +0400 Hem darbe hem yargı sorunu var https://www.evrensel.net/yazi/64269/hem-darbe-hem-yargi-sorunu-var https://www.evrensel.net/yazi/64269/hem-darbe-hem-yargi-sorunu-var? Türk Gladio’su Ergenekon mudur? Güldürmeyin insanı. Danıştay davası eklenmese tek bir cinayeti yok bizim Gladio’nun. Çok temiz iş yapıyorlar! Hiç şiddet eylemi yok. Savcılar sormuştu Genelkurmaya. Onlar da “bünye-mizde yok böyle bir örgüt” demişlerdi! Komik değil mi? Herkes duymuştur adını, kontrgerillanın. Kontrgerilla, adı sürekli değişti. Şimdi Özel Harp Dairesi mi, Seferberlik Tetkik Kurulu mu bilemem ama öyle yasa dışı, yani askeriyede bazı askerlerin gizlice kurduğu bir örgüt değil. Savcılar henüz Genelkurmayın kapısından girebilmiş değil. Bilen komutanlar da susmaktadır düşüncesindeyim. Kontrgerilla Cumhuriyeti lafı boş bir niteleme değil. Ergenekon kamuoyuna gösterilendir. Kontrgerillanın kartvizit örgütüdür. Böyle düşünüyorum. Bu açıdan hiç kimse şahsen bana mesela Yalçın Küçük&rsquo..]]> Wed, 07 Aug 2013 16:49:32 +0400 Barış olacak mı? https://www.evrensel.net/yazi/63627/baris-olacak-mi https://www.evrensel.net/yazi/63627/baris-olacak-mi? Bir çatışmasızlık hali yaşanıyor. 2004-2012 döneminden farklı bir durum var. Akan kan durdu.Çok sevindirici bir durum. Değerini bilmek gerek. Ama nasıl? 1999 yılında da PKK silahlı güçlerini sınır dışına çekmişti. 2004 yılına kadar da çatışmalar minimum seviyeye inmişti. İHD istatistikleri bunu gösteriyor. PKK tezlerine göre bu dönem değerlendirilemedi. Bu türlü bir yaklaşım bence eksik. Eğer görüşme kastediliyorsa doğru olabilir. Fakat 1999 aralık Helsinki zirvesi ile başlayan dönem demokratikleşme adımları bakımından olağanüstü ileri adımlardır. Ölüm cezası bu dönemde ortadan kalktı. Fakat bir şey ortaya çıktı. Diyalog temeldir. Anlama çabası demektir diyalog. Ben yaptım ve en iyiyi ve doğruyu, üstelik senin için de gerekli olanı ben bilirim tavrının demokratik bir tavır olmadığı görüldü. Şimdiki durum farklı. Bilebildiğimiz kadarıyla..]]> Wed, 31 Jul 2013 18:18:13 +0400 Laiklik, insan hakları ve demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/62950/laiklik-insan-haklari-ve-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/62950/laiklik-insan-haklari-ve-demokrasi? Yaşam tarzına müdahale riskinin -özellikle Başbakanın söylemleri sonucu- arttığını düşünen geniş toplum kesimleri, Gezi Parkı vesilesiyle tepkisini yurt çapında göstermede gecikmedi. Bu işaret üzerinden temel konuyu tartışalım. Biz, laikliği İ.Kucuradi’nin tarif ettiği üzere, (TBB Dergisi, Sayı 52, 2004 ) hukuk normlarının dini inanca, kültürel ya da yerel normlara dayalı olarak oluşturulmaması olarak anlarız. Böyle “negatif” bir tanım, bizim “Peki hukuk normu neye göre, neyi temel alarak oluşturulmalıdır?” sorusunu sormamıza neden olur. O zaman başka bir tanıma ihtiyaç duyarız. Cevabını, ‘İnsan hakları ve özgürlüklerine göre, bunlar temel alınarak’ diye verebiliriz. Böylece yapılmaması gereken negatif olandan yapılması gerekene geçmiş oluruz. Kucuradi, sekülarizm kavramının latince kökeninden hareketle (çağ, yüzyıl) ..]]> Wed, 24 Jul 2013 16:20:57 +0400 Nevzat Helvacı'nın anılarından https://www.evrensel.net/yazi/62247/nevzat-helvacinin-anilarindan https://www.evrensel.net/yazi/62247/nevzat-helvacinin-anilarindan? Nevzat Helvacı “Karanlıkta Yol Aramak” adında İmge Yayınlarından çıkan kitabında hayatını ve anılarını anlatıyor. Mücadele içinde geçen bir hayat. 12 Mart 1971 öncesini, öğretmenlik ve avukatlık hayatını, TÖS ve TÖB-DER sürecini ve 12 Mart ve 12 Eylül 1980 darbe dönemini, yargılamaları anlatıyor. Kitap 393 sahife ve 149. sahifeden son sahifeye kadar olan bölümde Nevzat Bey’in insan hakları alanındaki yolculuğu var. İHD’nin kuruluş sürecindeki bölümler, TİHV’in kurulması, TİHAK’ın kuruluşu ve son 25 yıla ilişkin olaylar kitapta yer alıyor. Nevzat Bey, İHD için, ölçülü, bilgili, güven veren kişiliği ve deneyim sahibi oluşuyla büyük bir şanstı. O zamana kadar Türkiye’de kurulan insan hakları örgütlerinin ömrü üç ayı ancak bulmuştu. Nevzat Bey, kitabının 197. sahifesinde “Bir O..]]> Wed, 17 Jul 2013 15:40:50 +0400 Çözüm sürecinde hak talebi https://www.evrensel.net/yazi/61754/cozum-surecinde-hak-talebi https://www.evrensel.net/yazi/61754/cozum-surecinde-hak-talebi? Hak taleplerine açık ya da örtülü itirazlar geliyor. Şöyle düşünceler var: -Çözüm sürecindeyiz bunları gündeme getirmenin ve talep etmenin zamanı mı? Çözüm sürecindeyiz, gösterinin, yürüyüşün, protestonun zamanı mı? Gezi Parkı ve Lice itiraz ve taleplerine böyle yaklaşılıyor. Halbuki Gezi de Lice de demokratik itirazlardır. Demokratik derken demokrasiye uygunluktan söz ediyoruz. Taleplerin dile getiriliş biçimi de içeriği de demokrasiye uygundur. Çevreye, yeşile saygı ve silahlanmaya, militarizme hayır! “Çözüm süreci” denilen şeyin sadece PKK’nin silahlı unsurlarının sınır dışına çekilmesinden ibaret olmadığı -ama bu sürecin çok önemli bir parçası olduğu- herkes tarafından kabul ediliyor. Hatta üç- dört aşamalı planlardan söz ediliyor. Bu günlerde t..]]> Wed, 10 Jul 2013 12:07:24 +0400 Gaz genelgesi https://www.evrensel.net/yazi/61114/gaz-genelgesi https://www.evrensel.net/yazi/61114/gaz-genelgesi? Geçen hafta gazeteler, İçişleri Bakanlığı’nın Bakan Muammer Güler imzası ile “gaz genelgesi” yayımladığını yazdı. Türk Tabipleri Birliği de 11 binden fazla insanın gazdan etkilendiğini açıklamıştı. İçişleri Bakanlığı internet sitesinde Gaz Genelgesi yer almıyor. Sadece bu da değil. Bir zamanlar bakanlık sitesinde yer alan “Basın açıklamaları”yla ilgili genelge de, toplantı ve gösterilerle ilgili genelgeler de yer almıyor. Türkiye hem anayasasında hukuk devleti yazan hem de bizzat devleti yöneten politik ve bürokratik kadrolar tarafından hukukun baskı aracı olarak kullanılabildiği bir ülke.Bütün sancının temelinde insan haklarının korunması ve geliştirilmesi sorunsalı bakımından bu yatıyor. Hukukun üstünlüğü ilkesine dayanan devletlerde (hukuk devletlerinde), bireyin haklarına ve özgürlüklerine kamu otoriteleri tarafından bir müdahale yap..]]> Wed, 03 Jul 2013 13:14:28 +0400 Gezi Parkı ile Kürt sorunu https://www.evrensel.net/yazi/60479/gezi-parki-ile-kurt-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/60479/gezi-parki-ile-kurt-sorunu? Bir: Gezi Parkı sorunu, bir insan hakları ve özgürlükleri sorunudur. Park sorununda çevre hakkına odaklanabiliriz. ‘Gezi parkı ve kentli hakları’ yazımızda değindiğimiz gibi, sorunu kentli hakları bakış açısıyla temellendirebiliriz. Nitekim, çevre, kentlerin fiziksel görünümü, kentlerde dolaşım, ulaşım, tarihsel ve kültürel değerler konuları bu sorunla birlikte gündeme oturdu. Ancak temel haklar öne çıktı: İfade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, toplantı ve gösteri özgürlüğü, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ve elbette yaşam hakkı ve işkence yasağı. Güvenlikçi bakış açısının hakim oluşuna, polisin bu hak ve özgürlüklere haksız müdahalesine, keyfi ve aşırı güç kullanımına tanık olduk. Başbakanın “Destan yazanlar, benim polisim” diye..]]> Wed, 26 Jun 2013 13:04:12 +0400 Gezi Parkı, mitingler ve süreç https://www.evrensel.net/yazi/59839/gezi-parki-mitingler-ve-surec https://www.evrensel.net/yazi/59839/gezi-parki-mitingler-ve-surec? Başbakan,”Muhalefetin 100 bin kişi topladığı yerde biz 1 milyon kişi toplarız” demişti. Taksim Gezi Parkı’nın yok edilmesi girişimine karşı başlatılan protesto gösterileri nedeniyle böyle bir değerlendirmede bulunuyordu. Mitingler gerçekleşti. AKP tarafından düzenlenen mitingler ile AKP iktidarının uygulamalarına karşı gerçekleştirilen toplantı ve gösteriler (mitingler) arasında nitelik farkı var. Gezi Parkı için yapılan toplantı ve gösteri yürüyüşleri bir hak arayışıdır ve idarenin eylem ve işlemine karşı yapılmaktadır. Dolayısıyla demokratik bir ülkede bu hak ve özgürlüğün kullanımı doğaldır ve yürütme organına düşen bu tür toplantı ve gösterileri yasaklamak değil bu haklarını kullananların özgürce ve güvenli bir şekilde kullanmalarına imkan sağlamaktır. Ama ne oldu? Demokratik ve barışçıl protesto hakkının kullanımına karşı hük&..]]> Wed, 19 Jun 2013 10:48:06 +0400 Gezi Parkı ve kentli hakları https://www.evrensel.net/yazi/59240/gezi-parki-ve-kentli-haklari https://www.evrensel.net/yazi/59240/gezi-parki-ve-kentli-haklari? -Vicdanını dinle beni öldürme! Gezi Parkı’nda bir ağacın isteğiydi bu sözler. Ağaçların yaşamaya hakkı yok mu? Var! Gezi Parkı’ndaki olayların, direniş ve isyanın temelinde haklar ve özgürlükler yatıyor. Genel olarak ifade, toplantı, örgütlenme özgürlüğü haklarından söz edebiliriz. Yasakları ve sınırlamaları bu hakların ihlali olarak nitelendirebiliriz. Aynı zamanda polisin barışçıl nitelikteki toplantılara karşı güç kullanmasını eleştirebiliriz. Bu nok-tada toplantılara karşı kullanılan güç açısından yaşam hakkı ihlallerini ve işkence yasağı ihlallerini gözlemlemek de mümkün. Can ve uzuv kayıpları ve yaralanmalar var. Üstelik bu hak ve özgürlükler yaygın bir biçimde ihlal edilmiştir. Gezi Parkı protestoları 77 ilde gerçekleştirilmiş ve neredeyse tümünde barışçıl gösterilere karşı kuvvet kullanı..]]> Wed, 12 Jun 2013 10:49:28 +0400 Gezi Parkı sloganları https://www.evrensel.net/yazi/58674/gezi-parki-sloganlari https://www.evrensel.net/yazi/58674/gezi-parki-sloganlari? İstanbul/Taksim Gezi Parkı’nda sivil direniş var. Protestoya biber gazıyla karşılık veriyor hükümet. Kafa/ kol kırarak… Direniş bütün Türkiye’ye yayılıyor. Bu direniş protesto gösterisi biçiminde kendisini ifade ediyor. İstanbul’da başta Kadıköy olmak üzere kaç gündür tencere tava sesleri yankılanıyor, geceleri. Biber gazı yalnızca protesto eylemcisine zarar vermiyor. Toplumda herkese zarar veriyor. Beşiktaş’ta atılan gaz bombası Kabataş iskelesinde vapura binmiş yurttaşları da-genç, yaşlı, çocuk, hasta, hamile demeden, herkesi-ağlatıyor ve canını acıtıyor. Biz buna tanıklık ettik önceki akşam. Yaşadık... Biber gazı ölçüsü olabilecek bir saldırı aracı değil. Toplu cezalandırma ve topluma gözdağı verme aracı olarak nitelenebilir ancak… Üstelik sadece kullanılma biçimi değil, her şart altında kendisi, açık ya da kapalı ort..]]> Wed, 05 Jun 2013 11:19:42 +0400 Çoğulculuk: Az olanı anlamak https://www.evrensel.net/yazi/58143/cogulculuk-az-olani-anlamak https://www.evrensel.net/yazi/58143/cogulculuk-az-olani-anlamak? Milli ve dini hassasiyetlerden çok sık söz ediliyor. Milli ile kastedilen “Türk”ün hassasiyeti, dini ile kastedilen de “Sünni, Hanefi İslam”a ait olan değerler konusundaki hassasiyet oluyor. Ben anlıyorum da çoğulcu etnik, dinsel, dilsel ve kültürel dokuya sahip toplumlarda bu düşünce tarzını sorunlu görüyorum. Şöyle: Adil olmanın gereği, hakikatli bir insansanız, az olanı anlamaya çalışırsınız. Az olanın hassasiyetini gözetirsiniz. Öteki türlüsü, çok olanın sizi dövmesinden korkmak olur; saygıyla falan da alakası yoktur. Çok olanın oy gücü de var, kural koyma ve uygulama gücü de var. Evrensel ilke ve değerlerin, insan hakları ve özgürlüklerinin önüne ve üstüne çoğunluğun çıkarı, hassasiyetini getirirseniz, demokrasi olmaz bu, çoğunluğun hegemonyasından, diktasından s&..]]> Thu, 30 May 2013 04:52:11 +0400 FIDH Kongresi İstanbul'da https://www.evrensel.net/yazi/57495/fidh-kongresi-istanbulda https://www.evrensel.net/yazi/57495/fidh-kongresi-istanbulda? Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH), üç yılda bir yapılan genel kurulunu bu defa 23-26 mayıs 2013 tarihlerinde İstanbul’da yapacak. Programda 23-24 mayıs tarihleri “Forum programı”nın uygulanacağı günler olarak yer alıyor. Programın konusu ise, “Siyasal Dönüşümler ve İnsan Hakları: Deneyimler ve Olası Sorunlar” şeklinde belirlenmiş. Forumda 7 dilde çeviri yapılacak. FIDH’nin merkezi Paris’te. FIDH, Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyde danışman statüsünde olan bir kuruluş. Türkiye’den İHD, FIDH’nin üyesidir. TİHV ve Diyarbakır Şubesi de gözlemci üye statüsündedir. FIDH “Sivil birleşmiş milletlerdir” demek yanlış olmaz. Baksanıza,100’den fazla ülkenin 164 insan hakları örgütü FIDH’nin üyesi. Bu demektir ki bugünden itibaren dünyanın en az 100 ülkesinden insan hakları savun..]]> Wed, 22 May 2013 10:19:29 +0400 Rüzgar kanatlılar https://www.evrensel.net/yazi/56848/ruzgar-kanatlilar https://www.evrensel.net/yazi/56848/ruzgar-kanatlilar? Biraz kızgın ve kırgın oluyor insan hayata karşı. Her zaman değil, bazen…Ne zaman diye sormayın bana. Sevdiklerinizle ilgili, aşk, aile,arkadaş/dostlarla ilgili… Ve elbette ideolojik ve siyasi arkadaşlıklar,yoldaşlıklarla ilgili sorunlar karşısında… Ama daha çok geçmiş hatırlandıkta, hüzün ağır basıyor. İsyanlarınız yaşınızla birlikte bastırılabiliyor. Öfkeniz kontrol altına alınabiliyor. Rastlantılar, talihsizlikler ve elbette talihin yaver gittiği durumlar da dahildir bu hayata… Her ortamda olur; ailede,toplulukta olur bunlar. Bizim evde de rüzgar kanatlı bir kardeş vardı. Bazen takılırdı bana, iflah olmaz iyimserlik hallerim nedeniyle... -Lan oğlum, bir defa da bana anlat şu hayallerini…Bir defa da bu çocuğun da morale ihtiyacı vardır de ve bana da anlat … Göremediğim,tespit edemediğim,farkında olamadığım anlar da olmuştur.İnsan en yakınındakileri bazen göremeyebiliyor.Anlayamayabiliyor&hel..]]> Wed, 15 May 2013 07:43:23 +0400 Çitil Davası ve cezasızlık politikası -2 https://www.evrensel.net/yazi/56273/citil-davasi-ve-cezasizlik-politikasi-2 https://www.evrensel.net/yazi/56273/citil-davasi-ve-cezasizlik-politikasi-2? Cezasızlık, Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan bir politika. İki yönlü kendisini gösteriyor. İlki Anayasanın 129. maddesindeki memurlar için getirilen “izin” sistemi. Bununla bir dokunulmazlık, bağışıklık sağlanmış oluyor. Buna insan hakları literatüründe “immunity” deniyor. Cezasızlık, cezadan muaf olma ise “impunity” kelimesiyle ifade ediliyor. Kavramın AİHM tarafından ilk kez Yaşa/Türkiye kararında 2 Eylül 1998 tarihli kararda kullanıldığını biliyoruz. Cezasızlık, bu köşede 21 kasım 2012 tarihli “cezasızlık” başlıklı yazımızda da belirttiğimiz gibi, ‘insan hakları literatüründe, “ciddi (ağır) insan hakları ihlalleri”nin soruşturulmasının, faillerinin bulunmasının, suçlanmalarının,yargılanmalarının ve cezalandırılmalarının mümkün olmaması halidir.’ Çitil davasında adları geçen sivil insanların, 1993-1994 yıllarınd..]]> Wed, 08 May 2013 10:19:35 +0400 Barışa giden yol https://www.evrensel.net/yazi/54421/barisa-giden-yol https://www.evrensel.net/yazi/54421/barisa-giden-yol? Öcalan 2009 yılı ağustosunda hükümete barış konusunda bir “yol haritası” sunmuştu. Kamuoyu bu yol haritasının içeriğini 2011 yılında o tarihte günlük olarak yayınlanan “Günlük Gazetesi”nin 8-18 mart 2011 tarihlerinde yayınlanan nüshalarından öğrenmişti. Biz de bu 51 sahifelik “yol haritası”nın bilgisine ulaştıktan sonra, bu köşede “Barış sorunu ve Öcalan’ın yol haritası üzerine” başlıklı dört yazımızı 7- 28 nisan 2011 tarihleri arasında yayınlamıştık. O dönemde nelerin yaşandığını ve düşünüldüğünü Cengiz Çandar’ın “Dağdan İniş-PKK nasıl silah bırakır?” adlı TESEV yayını rapor-çalışmasına bakarak ayrıntılı olarak öğrenmek mümkün (Haziran 2011). İçinden geçmekte olduğumuz süreç, 2009-2011 yıllarında yaşanan süreç gibi değil. O dönem, sonrad..]]> Wed, 17 Apr 2013 10:48:30 +0400 Barış ve aşk https://www.evrensel.net/yazi/53889/baris-ve-ask https://www.evrensel.net/yazi/53889/baris-ve-ask? Barış ya da çözüm süreci birdenbire, aniden yüksek sesle telaffuz edilir oldu. Peki birdenbire olan bir şey var mı doğada ve toplum hayatında? Mesela aşk birdenbire, aniden olan mıdır?Barış da aşk gibi midir? Orhan Veli, “Birdenbire” şiirinde, -Her şey birdenbire oldu. Kız birdenbire, oğlan birdenbire; Yollar, kırlar, kediler, insanlar... Aşk birdenbire oldu, demekteydi. Oğuz Atay, “Korkuyu Beklerken”de, birdenbire olan konusunda, -İyi şeyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insanı, diyordu. Birhan Keskin de “Aşk”şiirinde, aşk için, -Aniden. Birdenbire, beklenmedik olandan... Beklemeyene: Dilegelen bir dünya, demişti. Gülten Akın’sa ,”seni sevdim” şiirinde: -Seni sevdim, seni birdenbire değil usul usul sevdim “Uyandım bir sabah gibi” değil, öyle değil Nasıl yürür özsu dal uçlarına Ve günışığı sislerden düşsel ovalara (…)Seni sevd..]]> Wed, 10 Apr 2013 10:15:47 +0400 Anlamaya çalışmak ve bilmek https://www.evrensel.net/yazi/53300/anlamaya-calismak-ve-bilmek https://www.evrensel.net/yazi/53300/anlamaya-calismak-ve-bilmek? Biraz da siz dinleseniz! Biraz da anlamaya çalışsanız… Siyasetçiler hep konuşuyorlar. Biz de vatandaşlar olarak dinliyoruz onları. Elbette örgütlü güçtürler ve kendi danışmanları vardır. Ama önce başkalarını dinleme temel olmalı… Anlamaya çalışma… Türkiye’de de bazı alanlarda siyasetçilerden, partililerden daha fazla bilgiye, tecrübeye ve fikre sahip insanlar, insan toplulukları vardır. Bu her şeyi bilme anlayışı sivil toplumda da var. Herkes, hepimiz, her konuda fikrimizi açıklama ihtiyacını duyuyoruz; bu kabul de edilebilir ama hem konuştuğumuz konuyu hem de o konudaki doğru ve isabetli olanı sadece kendimizin bildiği düşüncesinde olabiliyoruz bazen… Halbuki öyle değil. Önce pek çok konuda, o konuyu bizden daha iyi bilenlerin olabileceğini, daha isabetli değerlendirmelerde bulunabileceğini kabul etmemiz gerekiyor. Mesela konunun güncelli..]]> Wed, 03 Apr 2013 10:53:05 +0400 Devletin restore edilmesi https://www.evrensel.net/yazi/52660/devletin-restore-edilmesi https://www.evrensel.net/yazi/52660/devletin-restore-edilmesi? Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, “devletin restore edilmekte olduğu”nu Ocak 2013 tarihinde, İstanbul Ticaret Odası Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada açıklamıştı. Son olarak mart ayı ortalarındaki Diyarbakır kentini ziyaretinde de konuya değindi. Sayın Davutoğlu, restorasyonu gerçekleştiren siyasal iktidarın bir mensubu olduğuna göre bizim, “AKP döneminde devlet restore ediliyor” dememiz bize ait bir tespit olmaktan çıkar. Zira restorasyonu yapan “ben restore ediyorum” diyor. O zaman bizim şu soruyu sormamız gerekir: Devlet gerçekten restore ediliyor mu ve bu restorasyon nasıl bir restorasyondur? Önce Davutoğlu’nun çok özetle açıkladığı restorasyon konusuna bakalım. Davutoğlu, İTO toplantısında diyor ki: Tanzimat birinci restorasyon dönemidir. Cumhuriyet ikinci, Demokrat Parti dönemi (1950-1960) üçüncü ve AKP iktidarı dönemi dörd..]]> Wed, 27 Mar 2013 10:01:31 +0400 Yalana ve bahara dair https://www.evrensel.net/yazi/52104/yalana-ve-bahara-dair https://www.evrensel.net/yazi/52104/yalana-ve-bahara-dair? Yalan söylemek kötüdür! Genellikle böyle söyleriz. İnanırız da buna. -Özü sözü bir insan, yani dürüst insan yalan söylemez, deriz. Peki her durumda böyle midir? Yalan her durumda kötü müdür? Yalanın sonuçlarına bakarak mı böyle düşünürüz yoksa sonuçlarından bağımsız olarak yalan konusunda “bu ilkece böyledir” mi deriz? Yalan, bir konuya ilişkin, bir duruma ilişkin olarak söylendiğine ve bir durumu etkileme/değiştirme ya da gösterme/gizleme/değiştirme amacını ve potansiyellerini taşıdığına göre, konuya/duruma, yalanı söyleyene, kime söylediğine, hangi koşullarda, neden söylediğine bakmak gerekmez mi? Sanık yalan da söyleyebilir değil mi? Peki “kötü” müdür bu? Kötü olan nedir? Üst bir ilke, değer olarak savunma hakkı bunu-yalanı- tanır sanığa. Ama tanık yalan s&o..]]> Wed, 20 Mar 2013 12:35:01 +0400 Şiddet: Özgürlüğün bedeli ve doğrular https://www.evrensel.net/yazi/51467/siddet-ozgurlugun-bedeli-ve-dogrular https://www.evrensel.net/yazi/51467/siddet-ozgurlugun-bedeli-ve-dogrular? Şiddet insan hayatının bir parçası haline gelmiş. Siyasal amaçlı şiddet ise üzerinde ayrıca durulması gereken bir konu. İktidar şiddetinin ve onun insana bakışının ne denli acımasız olduğunu göstermesi açısından Özgürlüğün Bedeli adlı Emmanuel Robles’in oyunu iyi bir örnek. Olay Venezuela’da geçmektedir. İspanya’nın sömürgesidir Venezuela. İktidara karşı Simon Bolivar adlı devrimcinin önderliğinde bir mücadele verilir. İspanyol ordusu Bolivar’ı yakalamak üzeredir ancak Monserrate adlı bir İspanyol subay Bolivar’ın kaçmasına yardımcı olur. İzquierdo adlı komutan bu durumu tespit eder. Monserrate’yi işkence ile konuşturamayacağını bilir ve başka bir yola başvurur. Pazardan 6 Venezuelalı masum kişiyi askerlerine yakalatır ve onları gözaltına alır. Tüccar, genç bir bakire kadın, çocuk yaştaki bir erkek, su testisi ustası, bir tiyatro sa..]]> Wed, 13 Mar 2013 10:51:38 +0400 Fener-Galatasaray barışı https://www.evrensel.net/yazi/50797/fener-galatasaray-barisi https://www.evrensel.net/yazi/50797/fener-galatasaray-barisi? Çok keyifli bir iş şu Erdoğan beyefendi ile Öcalan beyefendi arasındaki ilişkiyi analiz etmek… Ben Fenerliyim abiler. Dolayısıyla Erdoğan beyefendiyi tutarım. Fanatik Fenerliyim hem de… Sarı lacivert renklerdir sevdiğim renkler. Düşünsün Galatasaraylı hemşehrilerim. Öcalan’ın tek başına takımı sürüklemesini anlarım da taraftar desteği olmadan olmaz. Sarı kırmızı taraftar takımına sahip çıkmalı. Bu maç, ne şampiyonluk maçı, ne kupa ne de lig maçı… Tamamen dostluk maçı. Bunu anlıyoruz, biliyoruz. Dostluk maçı diyoruz ama kuralsız oynanacak anlamı çıkmasın. Dostlar arasında da etik ilkeler geçerli. Evrensel ilkelere göre oynayacağız. Maçın kurallarını da evrensel standartlar oluşturacak. Maçın sonucu şimdiden belli diyemeyiz. “Kazan- kazan” formülü geçerlidir. Ağlara giden top sayısıyla ölçmüyoruz kaz..]]> Wed, 06 Mar 2013 10:13:23 +0400 Çözüm süreci ve diyalog https://www.evrensel.net/yazi/50116/cozum-sureci-ve-diyalog https://www.evrensel.net/yazi/50116/cozum-sureci-ve-diyalog? Kürt sorununun çözümü konusunda tarihi günler yaşanıyor. Herkes böyle söylüyor. Gördüklerimiz var, bize aktarılanlar var ve bunlar zaten sır olmasını gerektirecek şeyler değil. Ama ‘tarihi günler’ deniyor, diyoruz. İçerikle ilgili yeterli açıklık yoksa da toplumda “tarihi” diye nitelenebilecek adımlar beklentisi var. PKK’den beklenenleri konuşuyoruz, okuyoruz. Devlet ne diyor, bilmiyoruz. İnsan hakları ve özgürlükleri konusunda ne diyor? Ne diyecek? Hangi adımları atacak, planı projesi var mı? Demokratik standartlara yaklaşımı nasıl olacak? Kopenhag kriterlerini çoktan terk edip (2006’dan itibaren) Ankara kriterlerini yeniden canlandırmış ve bu doğrultuda restorasyona yönelmiş bir hükümet var. Ankara kriterleri bütün otoriter-totaliter sistemlerin kriterleridir, biliniyor. Düşüncenin hapsedilmesidir. İşkencedir, yargıs..]]> Wed, 27 Feb 2013 11:13:11 +0400 Yargı ve araçsallık sorunu https://www.evrensel.net/yazi/49497/yargi-ve-aracsallik-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/49497/yargi-ve-aracsallik-sorunu? Kendilerini “Atatürkçü”, “ulusalcı” olarak niteleyen yargıç ve savcılardan, politik muhaliflerin davaları söz konusu olduğunda şöyle dediklerini duyardık: -Biz Ata’nın huzurunda yemin ettik. Çanakkale’de şehitlerimiz var! Türkiye’yi adil yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü, parti kapatma davaları nedeniyle eleştiren Avrupa’nın tuzu kuru!.. Onlar 30 bin vatandaşını terörden kaybetmedi ki… Daha çok Kürt politikacılar ve onların partilerinin davalarında ve İslami kesimle ilgili davalarda bu söylem yoğunlaşırdı. Paranoya hep aynı konu etrafında oluşturuluyor ve yayılıyordu: - Bölücülük ve irticai unsurların laik cumhuriyeti tehdidi! 1991 öncesinde de her olumsuzluk komünistlere ihale edilirdi. Merkezinde askerin bulunduğu bu militarist sistemin en önemli taşıyıcılarından birisiydi yargı. Önceki Cumhurbaşkanı Ah..]]> Wed, 20 Feb 2013 09:30:53 +0400 Gözlerin https://www.evrensel.net/yazi/48918/gozlerin https://www.evrensel.net/yazi/48918/gozlerin? Paul Eluard “Asıl Adalet” şiirinde anlatıyordu insanın oluş sürecini. İki hafta önce, “Adalet Arayışları” yazımızda yer vermiştik. -İnsanlarda tek sıcak kanun (…) Öpücüklerden insan yapmalarıdır. Zarafete bakınız: Öpücüklerden insan yapmak! Eluard, şiirinde sıraladığı ve “kanun” olarak nitelediği şeylerin “bir çocukcağızın ta yüreğinde” başladığını söyler. Akıl izler bu yolu. Bütün hikayelerde insan var. Biz insanlar yazıyoruz. Diğer canlıların yazdıklarını göremiyoruz. Ama gönül gözüyle bakarsak görebiliriz. Onlar da yazıyor. Görebiliriz: Kurdu, kuşu, karıncayı, balıkları… Çiçekleri, hani o, hatırlayın canım Pir Sultan Abdal’dan “Sordum Sarı Çiğdeme” şiirinden: -Anam yer babam yağmur, diyen çiçekleri, Nâzım’ın “Salkım Söğüt”lerini: -Akı..]]> Wed, 13 Feb 2013 09:07:59 +0400 Genelge ve özgürlükler https://www.evrensel.net/yazi/48329/genelge-ve-ozgurlukler https://www.evrensel.net/yazi/48329/genelge-ve-ozgurlukler? İnsan hakları ve özgürlükleri hukukun üstünlüğü ilkesi doğrultusunda anayasal ve yasal olarak güvence altına alınmadığında, ikincil mevzuatla ya da fiili olarak bu hakların ve özgürlüklerin kullanılmasına engeller çıkarılabiliyor ya da kısıtlanabiliyor. Bu durumun tipik örneğini, İçişleri Bakanlığı’nın o tarihte bakan olan İdris Naim Şahin imzasıyla yayınlanan 02 Kasım 2012 tarihinde 2012/64 sayılı bir Genelge’si oluşturmaktadır. Şahin’in Genelge’si ile 11.06.2004 tarihli ve 2004/100 sayılı İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu imzalı Genelge de yürürlükten kaldırıldı. Bir parantez açalım Aksu Genelgesi’ne: Aksu Genelgesi, Derneklerin binasında yapılan basın toplantılarına ve açıklamalarına polislerin girmesine, görüntü ve ses kaydı almalarına yasak getirmekteydi.Açık havada yapılan basın açıklamaları için bildir..]]> Wed, 06 Feb 2013 10:37:02 +0400 Adalet arayışları https://www.evrensel.net/yazi/47734/adalet-arayislari https://www.evrensel.net/yazi/47734/adalet-arayislari? Bugünlerde Türkiye toplumunun pek çok kesiminde adalet arayışlarını görmek mümkün. Her dönemde adalet arayışının içerisinde olanlar da var. Dün muktedir olanlar bugün mağdur ve hak arayışında olabiliyorlar. Cumhurbaşkanları, başbakanlar, genel kurmay başkanları, bakanlar ilk akla gelenler… Ancak yukarıda belirttiğimiz gibi geleneksel olarak mağdur ve hak arayışında olan kesimler var. İşçiler, köylüler, siyasi muhalif kesimler, Kürtler, Ermeniler, Aleviler, sosyalist ve komünistler, çeşitli cemaatler, inanç grupları bu arada sayılabilir. Adalet arayışlarında her dönemde asker- polis- yargı üçlüsünden şikayet vardır. Her dönemde baskın siyasal-ideolojik eğilimin baskı aracı işlevini yerine getirdiklerine dair bir kanaat vardır. Bugün polis ve yargı baskısı öne çıkıyor. Başbakan bile daha düne kadar arkasında durduğu asker operasyonla..]]> Wed, 30 Jan 2013 11:50:17 +0400 İmralı, Paris, ÇHD https://www.evrensel.net/yazi/47139/imrali-paris-chd https://www.evrensel.net/yazi/47139/imrali-paris-chd? Son bir ayda olup bitenler bize neyi gösteriyor? Baş döndürücü bir hızla iyi-likler de kötülükler de yaşanıyor. Bunu gösteriyor. İyi, mesela şudur: İmralı’da devletin (elbette hükümet iradesiyle-politik irade ile- kamu görevlilerinin) PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmesi önemli. Hemen ardından milletvekilleri Ahmet Türk ve Ayla Ata Akad’ın da görüşme yapmış olmaları önemli… Türkiye demokrasisinin standartları açısından, yurttaşların hak ve özgürlükleri açısından bakmak lazım meseleye. Türkiye’de barış sağlanırsa-ki herkese büyük sorumluluk düşüyor-bunu sağlayanlara ancak teşekkür edilir ve saygı duyulur. O nedenle her işin başlangıç noktası olan diyaloğ çok önemliydi; dileriz derinleşerek ilerler… Kötü ve kötülükler de var: Paris’te ü..]]> Wed, 23 Jan 2013 10:49:25 +0400 Gerze'de doğayı korumak https://www.evrensel.net/yazi/46563/gerzede-dogayi-korumak https://www.evrensel.net/yazi/46563/gerzede-dogayi-korumak? Sinop Gerze’de halk, yıllardır doğayı korumak için çırpınıp duruyor. Doğayı, çevreyi korumak demek, insanı ve tüm canlıları korumak demek. Kuşları, balıkları, inekleri, koyunları, kuzuları, karıncaları, tilkileri, çiçekleri, ağaçları, suları, toprakları, kumları, dereleri, nehirleri, gölleri, denizleri korumak demek. Kömüre dayalı termik santraller sorunu, insanlığın varolma konusunda ciddi sorunlarından birisi. Neden? Çünkü dünyadaki karbondioksit kirliliğinin yaklaşık yüzde otuzundan fazlası bu santrallerden kaynaklanıyor. Türkiye 51 kömürlü santral inşa etmeye hazırlanıyor. Bu santrallerle toprak zehirleniyor. Su zehirleniyor. Erozyon tehlikesi yaratılıyor. Asit yağmurlarına davetiye çıkarılıyor. Greenpeace öncü ve en etkili bir uluslararası çevre kuruluşu olarak “Gerze korkmuyor” dedi ve bir kampanya başlattı. Kampanya (http://kimko..]]> Wed, 16 Jan 2013 10:41:52 +0400 Mahur Beste, Ba, Kaplumbağa https://www.evrensel.net/yazi/45905/mahur-beste-ba-kaplumbaga https://www.evrensel.net/yazi/45905/mahur-beste-ba-kaplumbaga? Bu haftaki yeni yıl yolculuğumuzda, yanımızda roman, şiir ve masal kitapları var. Kürt sorununda ortalık sisli -puslu. Ama güneş de kendisini gösteriyor. Roman, şiir, masal bahsi zihin açar. Zihin açıklığına ihtiyacımız var doğrusu. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Mahur Beste’si ile tanışmam 70’lerin sonlarında olmuştu. Halbuki Huzur’u çok önce okumuştum.Yazılış tarihleri itibariyle Mahur Beste’yi Huzur, Huzur’u da Sahnenin Dışındakiler izler, bilirsiniz. Mahur Beste’de 1890’lı yılların (1310) Osmanlı İmparatorluğu anlatılır. Siyasi gelişmeler, İstanbul şehir hayatı, modernleşme, şark, garp tartışmaları, toplumun bir kesiminin ilişkileri, aşkları ve geleceğe yönelik umutları, kaygıları işlenir. Bugün Türkiye’de tartışılan ne varsa Mahur Beste’de yazarın ifade ettiği gibi 1890’lı yıllarda da benzer konular tartışılmaktaydı. Türkiye’nin geçiş halindeki bir ..]]> Wed, 09 Jan 2013 09:26:10 +0400 Ermeni vakıflarına ait mülkler '2012 Beyannamesi' https://www.evrensel.net/yazi/45339/ermeni-vakiflarina-ait-mulkler-2012-beyannamesi https://www.evrensel.net/yazi/45339/ermeni-vakiflarina-ait-mulkler-2012-beyannamesi? Siz hiç azınlık oldunuz mu güzel kardeşim Safça yanıtladım: -Hayır olmadım. -Bir düşünelim, sonra buluşup- konuşalım. Bana bu acı dersi, bir dost meclisinde yıllar önce bir Ermeni hekim vermişti. Kaç kuşaktır buralarda yaşadığını hatırlamıyordu, İstanbul’un köklerindeki atalarının… Dini farklıydı çoğunluktan ve ulusal-etnik-ırksal yönden çoğunluktan farklıydı, dili de öyle… Ama İstanbulluydu ve devletin adı- rejimi değişmiş olabilir, Türkiyeliydi. Bir olgu var: Azınlık olunuyordu ve doğuluyordu. Tarih dilimine, coğrafyaya ve devletlerin çizdiği “sınır” denilen çizgilere göre ve o tarihte, o coğrafyada geçerli hukuka göre azınlık olarak doğabiliyor, olabiliyordunuz. İş geliyor bence özellikle yaşanan travmalarla ilgili “hakikati bilme hakkı”nda ve “anlama çabasında” düğümleniyordu. İnsanlar açısınd..]]> Wed, 02 Jan 2013 10:29:38 +0400 Tutuklu fikirler https://www.evrensel.net/yazi/44714/tutuklu-fikirler https://www.evrensel.net/yazi/44714/tutuklu-fikirler? Gazeteciler,avukatlar,sendikacılar,insan hakları savunucuları,bilim insanları,siyasetçiler, öğrenciler, milletvekilleri yasadışı bir örgüt adına ya da onun üyesi sıfatıyla faaliyette bulunmak suçlamasıyla tutuklular. Suçlama genellikle böyle oluyor. Halbuki ya konuşma yapmışlar ya da yazmışlar. Toplantı yapmışlar. Seyahat etmişler, yurt içinde dışında konuşmalar yapmışlar. Kitap yazmışlar ya da kitap gazete haber çevirisi yapmışlar. Siyaset akademisinde ders vermişler. -“Fikirlerinden dolayı tutuklamıyoruz” diyorlar. Ama hepsinin ortak özelliği hükümetin hoşuna gitmeyen fikirlere sahip olmaları. Bazıları da Türkiye’deki cari rejime muhalif düşünceler taşıyorlar. Oda TV iddianamesini, Ergenekon davasının iddianamelerini, KCK Diyarbakır, İstanbul iddianamelerini ve diğer pek çok davalardaki iddianameleri okuyanlar, ifade ve örgütlenme özgürlüğü..]]> Wed, 26 Dec 2012 14:49:21 +0400 Roboski ve cezasızlık https://www.evrensel.net/yazi/44107/roboski-ve-cezasizlik https://www.evrensel.net/yazi/44107/roboski-ve-cezasizlik? AİHM, cezasızlık (impunity) kavramını ilk kez 2 Eylül 1998 tarihli Yaşa/Türkiye kararında kullanmıştı (paragraf 104). Cezasızlık insan hakları hukukunda, ağır insan hakları ihlalleri faillerinin soruşturulmaması, yargılanmaması, yargılandıkları durumda cezalandırılmaması halidir. Bu durum kendisini bir politika olarak kendisini gösterir. O nedenle sadece savcılar, polisler (soruşturma makamları) ya da hakimler (kovuşturma makamları) değildir bu durumun sorumlusu. Politik ve hukuki sistemin kendisi buna göre yapılandırılmıştır. Söz gelimi Türkiye sistemi böyle yapılandırılmıştır. Asker, polis başta olmak üzere devlet yetkisi kullanarak insan hakları ihlallerinde bulunanlar koruma kalkanı altına alınmıştır ve bu koruma kalkanı çok yönlüdür. Örneğin, 1913 tarihli Memurin Muhakematı Kanunu geçici adını taşımaktaydı (muvakkat). Devletin memurunu yargılayamazdınız. Amiri izin vermezdi (İl ya da İlçe İdare kurul..]]> Wed, 19 Dec 2012 09:56:23 +0400 İnsan hakları gününde... https://www.evrensel.net/yazi/43468/insan-haklari-gununde https://www.evrensel.net/yazi/43468/insan-haklari-gununde? 10 Aralık insan hakları gününde, her zamanki gibi. “hapishanelere güneş doğmuyor.” Yaklaşık 130 bin tutuklu ve hükümlü, 80-90 bin kapasiteli cezaevlerinde tutuluyor. Güneşe hasretler… Güneşi, başlarını gökyüzüne çevirdiklerinde rast gelirseler görüyorlar. Havalandırmada elbette… Yargı kural tanımıyor. Anayasa’nın 141/3.maddesi, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” mı diyormuş? -Boşverin, biz kalıp cümlelerimizi kurar ve buna da gerekçe deriz diyorlar. Eskiden, ‘suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu’ gibi kalıp cümleler kurulurdu. Zamanla bu değişti.Yeni kalıplar geldi. Cahit Demirel/Türkiye davasında(7 Temmuz 2009) AİHM bu kalıp cümleleri kararına alıyor ve eleştiri konusu yapıyordu. 6352 sayılı Kanun (3.yargı paketi) 5 Temmuz 2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımla..]]> Wed, 12 Dec 2012 10:55:12 +0400 Kürt sorunu ve şiddete bakış https://www.evrensel.net/yazi/42856/kurt-sorunu-ve-siddete-bakis https://www.evrensel.net/yazi/42856/kurt-sorunu-ve-siddete-bakis? Kürt sorunu” diye adlandırdığımız sorunda bir şiddet boyutu var ki kimi kez sorunun önüne geçiyor ve sorun şiddet sorununa indirgeniyor. Halbuki şöyle bakarsak soruna, şiddet boyutu ve onun yol açtığı insan acılarını da hak ve özgürlük boyutunu da görebiliriz gibime geliyor. O da şudur: Kürt sorunu diye bir sorunu üreten sistemin kendisidir. Kürt sorunu bir halkın kendi kaderini tayin ilkesiyle de bağlantılı bir insan hakları ve özgürlükleri sorunudur. Bilindiği gibi, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin ve Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’nin 1.maddesinde “Halkların kendi kaderini tayin hakkı” (self determinasyon)bir insan hakkı olarak yer alır. Ben bu konuda Kürt halkının iradesinin birlikte yaşamak doğrultusunda olduğunu ve o nedenle halkın kendi geleceğini belirlediğini düşünüyorum..]]> Wed, 05 Dec 2012 10:54:06 +0400 Balyoz adaleti https://www.evrensel.net/yazi/42126/balyoz-adaleti https://www.evrensel.net/yazi/42126/balyoz-adaleti? “Balyoz davası” sanıklarının davaları artık Yargıtay aşamasında. Geçenlerde balyoz davasında bir yakını olan bir kişi insan hakları kuruluşları ile görüşmelerde bulundu.”Tutuklu Adalet-Adalete İnen Balyoz-“ adını taşıyan bir broşürü de ilettiler.Broşürde davaya ve delillerine dair değerlendirmelerde bulunulmaktadır.Deliller bahsinde söyleyebileceğim tek şey, genel olarak “hileli adalet” sürecini yaşamakta olduğumuzdur. Çeşitli bilirkişi raporları var. Raporlara karşı raporlar sunuluyor.En önemli delil olarak gösterilen elektro- nik ortamlardaki delillerle ilgili yüzlerce detay,teknik terimler… Adli kesinliğe ulaşıldığı böyle tartışmalı bir durumda nasıl söylenebilir? Kuşkudan sanık yararlanır değil mi? Evrensel bir ceza hukuku kuralından söz ediyoruz. Olana bitene bakınca hukukun evrensel ilkelerinin ihmal edildiğini düşünüyorsunuz ister istemez. Biz..]]> Wed, 28 Nov 2012 12:20:48 +0400 Cezasızlık https://www.evrensel.net/yazi/41493/cezasizlik https://www.evrensel.net/yazi/41493/cezasizlik? Cezasızlık, insan hakları literatüründe, “ciddi(ağır) insan hakları ihlalleri”nin soruşturulmasının, faillerinin bulunmasının, suçlanmalarının, yargılanmalarının ve cezalandırılmalarının mümkün olmaması halidir. Bu konuda “Birleşmiş Milletler Cezasızlıkla Mücadeleye Dair Güncellenmiş Prensipler Seti(8 Şubat 2005) “ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Ciddi İnsan Hakları İhlallerinin Sona Erdirilmesine İlişkin Rehber İlkeleri(30 mart 2011)” hatırlanabilir.Ciddi insan hakları ihlalleri olarak, Uluslar arası Ceza Mahkemesi Statüsü’nde de belirtildiği gibi, insancıl hukuk ve insan hakları hukuku bakımlarından da suç olarak belirtilen işkence,insanlığa karşı suç ve soykırım suçları sayılabilir. Avrupa Konseyi belgeleri bakımından da “Rehber İlkeler”de belirtildiği gibi, “ciddi insan hakları ihlalleri” AİHS’in devletlere yükümlülük yük..]]> Wed, 21 Nov 2012 12:38:21 +0400 Barış meclisi tartışıyor https://www.evrensel.net/yazi/40854/baris-meclisi-tartisiyor https://www.evrensel.net/yazi/40854/baris-meclisi-tartisiyor? Türkiye Barış Meclisi 17 Kasım cumartesi günü Ankara’da toplanıyor. Toplantı öncesinde, -şimdiden- “Kürt Sorunundaki Değişim ve Barışın İmkanları” başlıklı 11 sahifelik bir broşür katılımcılara dağıtılmaya başlandı. Barış Meclisi, Kürt sorunundaki değişimi Ortadoğu’daki gelişmelere bağlıyor. Daha ilk cümlede bu olguya vurgu yapılıyor: “Türkiye, Kürt sorununda yeni ve kritik bir aşamaya girdi.Türkiye’nin Kürt sorunu, bölgenin ve bütün Kürtlerin sorunu halini aldı.” Sonra da “Türkiye, değişen Ortadoğu’nun, değişmiş Kürtleriyle karşı karşıya olduğunun farkında olmaktan uzak. ‘Kürdü kürde kırdırma’ politikasıyla, kapıya dayanan demokratik ve adil çözümde uzatmaları oynuyor.” şeklinde değerlendirmelerde bulunuluyor. Metinde, “Artık savaş, salt Kürt hareketinin silahlı kanadına karşı y&uum..]]> Wed, 14 Nov 2012 15:00:36 +0400 Kürtler ne istiyor? https://www.evrensel.net/yazi/40175/kurtler-ne-istiyor https://www.evrensel.net/yazi/40175/kurtler-ne-istiyor? Kürt sorunu, çözümlenmesi ve çözümü giderek karmaşıklaşan bir soruna dönüşüyor. Öyle de olsa sorunun çözümünde imkanlar ve şanslar var. Ancak bir analize de ihtiyaç var. Nedir imkanlar ve şanslar? Bir kere siyasal sistem olanca katılığı ile Kürtlerin ülke yönetimine katılımına engeller çıkarmış olsa da Kürt siyasal örgütlülüğü bu engelleri aşma başarısını gösterebilmiştir. Siyasal temsildeki yüzde 10’luk barajı kastediyorum. Sistem bu temsil boyutunu kendi hanesine yazmak istemektedir. Kürtler aynı zamanda Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı coğrafyada yerelde iktidar konumuna gelmiştir. Öte yandan Kürt toplumu bin yılın birikimiyle coğrafyanın bütününde kendisine hayat yolları bulmuştur. Kaynaşma batıda da önemli mesafe katetmiştir. Son yıllardaki linç kültürünün ..]]> Wed, 07 Nov 2012 09:23:42 +0400 Açlık grevleri ve bağlar yaratmak https://www.evrensel.net/yazi/39550/aclik-grevleri-ve-baglar-yaratmak https://www.evrensel.net/yazi/39550/aclik-grevleri-ve-baglar-yaratmak? Türkiye cezaevlerinde başlatılan ve 50. günlere gelmiş açlık grevi eylemlerine tanık oluyoruz. İçeridekiler bir şeyler anlatmaya çalışıyorlar. Bence bir kaç talep meselesi değil bu. Ne Öcalan’a uygulanan tecridin kaldırılması, ne de Kürt meselesinin birkaç ana unsuruyla ilgili taleplerdir konu. Peki nedir? Bizce mesele, “bağlar yaratma” konusunda düğümleniyor. Hani Küçük Prens’te kendisiyle oynamak isteyen Küçük Prens’e söyler ya Tilki, “seninle oynayabilmem için beni evcilleştirmen gerek” diye…Evcilleştirmeyi de “bağlar yaratmak” olarak açıklar ya… Bence mesele budur: “Bağlar yaratmak.” Bir korku iklimiyle yaşanmış zaman. Devlet sorgusuz sualsiz adam öldürmüş bu ülkede; kaçırmış, yok etmiş. Yakmış yıkmış köyleri, yerleşim alanlarını... Yasaklamış dilleri ve ..]]> Wed, 31 Oct 2012 11:04:59 +0400 İlerleme raporu: İhlaller ve önlemler https://www.evrensel.net/yazi/39022/ilerleme-raporu-ihlaller-ve-onlemler https://www.evrensel.net/yazi/39022/ilerleme-raporu-ihlaller-ve-onlemler? AB İlerleme Raporu 10 Ekim’de açıklandı. Hükümet çevreleri genellikle yaptıkları gibi, “AB Türkiye’ye adil davranmadı” gibi değerlendirmelerde bulundular. Sembolik anlamları olan “çöpe atma” eylemlerinde bulunanlar da oldu. “Raporumuzu biz kendimiz hazırlarız” diyenler de… Çok tuhaf ama yadırgamamak lazım. Politik söylemler bunlar. AB 1998 yılından beri aday ülkelerle ilgili İlerleme Raporları hazırlıyor.Türkiye’ye özgü bir şey değil ve Türkiye ile ilgili 15 rapor hazırlanmış şimdiye kadar. AB İlerleme Raporları genellikle ölçülü, dengeli bir üslupla ve olumlu olan gelişmeleri mutlaka kayıt altına alan bir bakış açısıyla yazılmakta. Bunu biliyoruz. “Olumsuzlukları görmezden geliyor” diyemeyiz. Ama insan hakları savunucuları da İlerleme Raporlarına genellikle kimi vahim ihlaller karşısında yeterince..]]> Wed, 24 Oct 2012 12:09:08 +0400 Yürüyüşlerle, açlık grevleriyle... https://www.evrensel.net/yazi/38393/yuruyuslerle-aclik-grevleriyle https://www.evrensel.net/yazi/38393/yuruyuslerle-aclik-grevleriyle? Özgürlük fikrini işliyor kimimiz. Okullarda, işyerlerinde, evde, sokakta... Daha çok mahkeme salonlarında dile getiriliyor ama… Talep ediliyor özgürlük. İnsanların özgür doğması doğaldır deniyor ama öyle olmadığını biliyoruz tarihe baktığımızda. Zincirler hep var.Yerleri, konusu değişiyor ama zincir özgürlüğü sınırlamak için her yerde fırsat kolluyor. Bir ideali, olması gerekeni vurguluyor özgür doğmak.Ya da insanlık diyor ki, her doğan insanı biz özgür kabul ederiz. Tarih tanıktır ki, özgürlük kazanılan bir şey. Talep etmekle, kazanmakla ilgili bir şey. Dünyanın her yerinde kelepçe ile dolaşan heyula var. Zapt-ı rapt altına alınması gerekenler diye bir kategori icad ediyor. Thomas Hobbes, leviathan demiş. Odur özgürlüğü tehdit eden en büyük güç. En demokrat, sivil rejimde bile kelepçeyi, mahkemeyi, hapish..]]> Wed, 17 Oct 2012 11:10:08 +0400 Ağla ey devlet https://www.evrensel.net/yazi/37919/agla-ey-devlet https://www.evrensel.net/yazi/37919/agla-ey-devlet? ”Acıyı görmek” ne demektir? “Başkasını acıtmak” ne demektir? Göç Hikayeleri’inde (*) dendiği gibi, “acıyı gören insan başkasını acıtmaz” sözü neyi anlatır? Bu soruları sormamıza Diyarbakır’ın yeni Emniyet Müdürü’nün sözleri neden oluyor. Ağlamak!.. Bir nevi, eline silah alıp dağa çıkmış (bu eski bir betimleme olmalı, eşkiyalık-efelik gibi, halbuki yeni durum örgütlü siyasi bir olguya işaret ediyor, “terör örgütü” deniyor bu olguya, sıfatsız adı PKK oluyor) gençlerin ölümüne “yanarım” diyor Diyarbakır’ın yeni Emniyet Müdürü. “Ağlarım, ağlamayana insan demem “diyor. Devletin resmi görevlisi diyor bunları. Çok önemli bir merkezde söylüyor: Diyarbakır’da!.. ‘Acıları ortaklaştırmak gerek’ diyorduk, uzun zamandır... Re..]]> Wed, 10 Oct 2012 10:41:58 +0400 Roboski ve Pozantı: Hakları ve özgürlükleri savunmak https://www.evrensel.net/yazi/37469/roboski-ve-pozanti-haklari-ve-ozgurlukleri-savunmak https://www.evrensel.net/yazi/37469/roboski-ve-pozanti-haklari-ve-ozgurlukleri-savunmak? Roboskî bir küçük köydür koca Mezopotamya coğrafyasında, Uludere ilçesine bağlı… Pozantı da Akdeniz bölgesi derler Türkiye’de, cezaevinde çocuklara yapılan işkence ve aşağılayıcı muamele ile gündeme gelmiş bir mekanın ve o mekanın bulunduğu yerin-ilçenin adıdır. Roboskî bir katliamla gündeme geldi; biz bölge dışında yaşayan insanlar öylece bildik, öğrendik bu köyü. Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı uçaklar bombaladı köylüleri; 34 Türkiye Cumhuriyeti yurttaşının canını aldı. Yurttaş olmalarının da önemi yoktu, sivil silahsız insanlardı. Bir silahlı çatışma dolayımında da meydana gelmedi bombalama eylemi. Devletin en yetkili ağızları, ne özür diledi açıkça, ne de bu katliamın sorumluları hakkında insan hakları hukukuna uygun soruşturma açıldı. Bir yıla yaklaşıyoruz, bir tek askeri yetkili somut olarak so..]]> Wed, 03 Oct 2012 10:48:47 +0400 Vicdani reddin reddi https://www.evrensel.net/yazi/37026/vicdani-reddin-reddi https://www.evrensel.net/yazi/37026/vicdani-reddin-reddi? Vicdani reddin reddi nelere yol açıyor, gürünüz. Eskişehir’de görülen ve bugün de (27 Eylül 2012, Perşembe) yeni bir duruşması daha yapılacak olan iki dava var. İlki kamuoyunda “Herkes bebek doğar” davası olarak biliniyor. “Ya ne olarak doğar, ne var bunda?” diyebilirsiniz. Diyoruz da insanlar “Herkes bebek doğar, asker doğmaz” dedikleri için suçlanıyorlar. Böyle bir durum var. Bir iki duruşma önceydi. Eskişehirli üç kadın, asker değil bebek doğurduklarına dair tanıklıkta bulundular. Saçmalık, vicdani retçi sanıklarda ve bebek doğurduklarına dair beyanda bulunan kadınlarda değil. Saçmalık, suçlamada; militarizmi yücelten anlayış ve sloganlarda. “Her Türk asker doğar” sloganının sanki gerçekmiş gibi ve bir hukuki yaptırım olarak insanların karşısına çıkartılmasında... “Herkes bebek doğar” dedi..]]> Wed, 26 Sep 2012 10:58:51 +0400 Daha fazla Oslo https://www.evrensel.net/yazi/36569/daha-fazla-oslo https://www.evrensel.net/yazi/36569/daha-fazla-oslo? Başbakan Erdoğan Oslo barış seferine çıkmakla doğru bir iş yapmıştı. Cudi’ye bomba yağdırmak; köyleri, dağları, taşları bombalamak, insanları, hayvanları öldürmek, yaralamak, yakmak, yıkmak yerine diyaloğu, müzakereyi, masayı seçmişti. Erdoğan’ın seçimi doğru ve yerinde bir seçimdi. Yıllar öncesinden yapılması gereken bir işti. Bize doğal/normal geliyor da riskli ve o nedenle de cesaret isteyen bir işti. Olan oldu. Başarısızlıkla sonuçlandı süreç. Sonuçlar ise savaşın sonuçları... Ne olsun? Vahim sonuçlar… Düşünün kaç bin anne baba ağladı Oslo masası devrildikten sonra ve kaç bin yuvadan çığlık sesleri yükselmekte halen... CHP’ye bakalım bir de. Son girişimine… CHP Oslo’yu diline doladı yine... Neredeyse Erdoğan’ı vatan haini ilan edecekler. Oslo mutabakat metnindeki 9 maddeyi, metinde geçen hakem devle..]]> Wed, 19 Sep 2012 11:10:47 +0400 Geçiş dönemi adaletine engeller https://www.evrensel.net/yazi/36093/gecis-donemi-adaletine-engeller https://www.evrensel.net/yazi/36093/gecis-donemi-adaletine-engeller? İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch, HRW) “Adalet Vakti-Türkiye’de Doksanlarda Gerçekleşen Faili Meçhul Cinayetler ve Kayıplar İçin Cezasızlığın Sona Erdirilmesi-” adlı Raporunu açıkladı. Raporu çok değerli bir İnsan Hakları Savunucusu-Araştırmacı Emma Sinclair-Webb yazdı. Emma, Türkiye’yi uzun yıllardır izliyor ve Türkiye’nin insan hakları durumunu çok iyi biliyor. Büyük travmalar yaşamış toplumlarda, bu travmaların atlatılması ve demokrasiye doğru yönelimin belirginleşmesi süreçlerinde yapıp-edilenlere geçiş dönemi adaleti deniyor.İnsan haklarını ihlal eden geçmiş dönem sorumlularının yargılanmaları,cezalandırılmaları, mağdurlara tazminatlar ödenmesi, hakikat komisyonlarının kurulması, geçmişle yüzleşilmesi-hesaplaşılması, müzeler kurulması, meydanlara, sokaklara mağdurların adlarının verilmesi ve i..]]> Wed, 12 Sep 2012 10:06:20 +0400 Halil Savda barış için yürüyor https://www.evrensel.net/yazi/35719/halil-savda-baris-icin-yuruyor https://www.evrensel.net/yazi/35719/halil-savda-baris-icin-yuruyor? Ne güzel insanlar var bu dünyada. Biz susuz kalmayalım, doğa korunsun diye HES karşıtı eylemlerde bulunuyorlar; gözaltılara, tutuklamalara ve öldürülmelere muhatap olanlar mı dersiniz; doğal hayatı korumak için hayvanların haklarını savunanlar mı, böceklerin çiçeklerin korunması için kendisini adayanlar mı dersiniz, siyasal, medeni, ekonomik, sosyal ve kültürel haklar için savaşım veren insan hakları savunucuları mı dersiniz; kadınlar, mülteciler, çocuklar için onların hakları ve özgürlükleri için çalışmalar yapanlar mı dersiniz! Güzel insanlar… Halil Savda bir vicdani retçi insan. Savaşmayı, eline silah almayı tümüyle reddediyor. Hapis ise hapis, yatıyor onuruyla. Öldürmeyi reddediyor. Öldürmeyi öğrenmeyi de reddediyor. Savaşa karşı; savaş araç ve gereçlerine karşı… Hem çok ces..]]> Wed, 05 Sep 2012 09:49:00 +0400 Savaşın sona ermesi mümkün https://www.evrensel.net/yazi/35329/savasin-sona-ermesi-mumkun https://www.evrensel.net/yazi/35329/savasin-sona-ermesi-mumkun? -Türkiye’de savaşın sona ermesi mümkün. -Peki nasıl? 3 bin 700 köy ve mezra boşaltılmış, 1980-2000 döneminde. Sadece ev boşaltması olsa bile vahim ya 3 bin 700 köy ve mezradan söz ediyoruz. On binlerce evden… 35-40 bin insan ölmüş çatışmalarda. “Daha da fazla” diyorlar. Kurtuluş savaşında, iki ordunun çarpışmasında bile bunun yarısı kadar insan ölmüştü. Savaş var. Faili meçhulleri, yargısız infazları, zorla kaybedilenleri saymıyoruz. Askeri yönetim ve olağanüstü hal yönetim usullerini de… Türkiye’de savaşın sona ermesinden söz ediyorduk. Evet, şöyle bir başlangıç olabilir: Türkiye’de insan hak ve özgürlüklerinin geleceği konusunda olanaklar, olasılıklar ve seçenekler üzerinde düşünmek gerekiyor. Biz son 12 yılı makro ölçekte demokrasiye doğru yönelme dönemi ..]]> Wed, 29 Aug 2012 10:22:18 +0400 Rehineler, bombalar… https://www.evrensel.net/yazi/34923/rehineler-bombalar https://www.evrensel.net/yazi/34923/rehineler-bombalar? Savaş yasa ve geleneklerine uygun hareket eden örgütlere “savaşan taraf “deniyor, insancıl hukuk, savaş hukuku ya da silahlı çatışma hukukunda… “Savaşan taraf” diye nitelenebilmek için bir bölgede hakimiyet tesis edecek, silahı açıkça taşıyacak, sivil halktan kendisini ayıran özel giysileri (üniforma) olacak, belirli bir disipline tabi olacaklar, başlarında komutanları olacak ve savaş yasa ve geleneklerine uygun hareket edecekler. Böylelikle savaşan taraf statüsü kazanacaklar. Mesela en önemli koşul olan 12 Ağustos 1949 tarihli Cenevre Sözleşmelerinin ortak 3. maddesine uygun davranacaklar. O maddede yazan, işkence, onur kırıcı davranış ve keyfi öldürme yasağına uyacaklar. Rehin almayacaklar. PKK izleyebildiğimiz kadarıyla genel olarak Cenevre Sözleşmelerine uymaya gayret gösteriyordu. Basına yansıdığına göre de Kızılhaç’a da başvuruda bulu..]]> Wed, 22 Aug 2012 10:50:47 +0400 Aygün’ün alıkonulması https://www.evrensel.net/yazi/34533/aygunun-alikonulmasi https://www.evrensel.net/yazi/34533/aygunun-alikonulmasi? Devlet güçleri milletvekillerine biber gazı sıktığında, copladığında kafa-göz-bacak kırdığında ve genel olarak güç kullandığında ya da hareketlerini kısıtladığında haklı olarak karşı çıkıyoruz. Hak ihlaline maruz kaldıkları için ve bir de saygıdan değil mi? Halka saygıdan. Seçim sistemlerinin antidemokratik oluşunu da unutmuyoruz ama ne olursa olsun halkın oyları var milletvekilinde. O nedenle halk iradesine saygı gereği dokunulmazlık tanıyoruz vicdanlarda onlara.Yasaların tanıdığı dokunulmazlıklar ayrıdır… Peki alternatif iktidar odakları aynı hareketi yaptığında tavrımız ne olmalı? Ya da kendisini zaman zaman insancıl hukukla bağlı saydığını deklere eden silahlı bir askeri-siyasi hareket alıkoyma-rehin alma ya da kaçırma eylemlerine başvurduğunda “savaşta olur böyle şeyler” mi demeliyiz? Benim kanım yukarıda yer alan devlet güçlerinin güç kullanması/alternatif iktidar odaklarının..]]> Wed, 15 Aug 2012 10:40:31 +0400 Pazartesi, salı, çarşamba… https://www.evrensel.net/yazi/34133/pazartesi-sali-carsamba https://www.evrensel.net/yazi/34133/pazartesi-sali-carsamba? -Varım. Buradayım…Bütün pazartesilerde, salılarda ve de çarşambalarda… Ama sorular da yok değil kafamda. Ben gerçekten var mıyım? ‘Buradayım’ diyorum. Gerçekten burada mıyım? Hem, “bura”sı neresi? Gün isimlerini yazıyorum. Gün, yaşadığım gezegende (gezegen?), dünyaya ait zaman algısını ya da nitelemesini göstermiyor mu? Başka gezegenlerde zamanı algılayan varlık var mı ve nasıl algılıyorlar acaba, hem onlarda da zaman kavramı var mı? Kaç zamandır yukarıdaki soruları soran biriyle konuşmamıştım. -Sende de olur mu böyle şeyler, dedi bana. -Evet, dedim. Çok uzun yıllar oldu, soruyorum bu soruları. Bunlar varoluşla ilgili. Gerçek nedir, gördüğümüz ya da bize gösterilenler nedir? -Kuantumla tanışıklığım pek de gerilere gitmez benim dedim arkadaşıma. Herhalde ilk ciddi karşılaşmam kişisel tarihim itibariyle 1980’lerin başıydı. Pek de önemsedi..]]> Wed, 08 Aug 2012 13:54:39 +0400 AKP ve basın hürriyeti teklifi (2) https://www.evrensel.net/yazi/33619/akp-ve-basin-hurriyeti-teklifi-2 https://www.evrensel.net/yazi/33619/akp-ve-basin-hurriyeti-teklifi-2? AKP’nin Anayasa Uzlaşma Komisyonuna verdiği basın hürriyeti ile ilgili teklifinin, AİHS’nin 10/2. maddesindeki sınırlama ölçütleriyle hem uyumlu hem uyumsuz noktalarının bulunduğu düşüncesindeyiz. İfade özgürlüğü konusunda AİHS dışında diğer Avrupa Konseyi belgelerinden de söz etmek mümkün. Bunlar arasında İfade ve Bilgi Özgürlüğü Bildirisi (1982), Avrupa Sınırötesi Televizyon Sözleşmesi (1989) ve Avrupa Konseyinin gazetecilerin haklarına ilişkin tavsiye kararları belirtilebilir. Bütün bu düzenlemelerde ifade özgürlüğü temel alınmaktadır. Türkiye’nin yürürlükte bulunan Anayasasının 26.maddesinde düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti düzenleniyor. 27. maddede bilim ve sanat hürriyeti, 28, 29, 30, 31 ve 32. maddelerde de basın yayın ile ilgili hükümler yer alıyor. 26. maddede Aİ..]]> Wed, 01 Aug 2012 10:43:25 +0400 AKP ve basın hürriyeti teklifi (1) https://www.evrensel.net/yazi/33228/akp-ve-basin-hurriyeti-teklifi-1 https://www.evrensel.net/yazi/33228/akp-ve-basin-hurriyeti-teklifi-1? -Türkiye Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) tarafı mı? -Evet, tarafı. -AİHS, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) kurulmasını öngörüyor mu? -Evet, öngörüyor. -Kurulmuş mu? -Evet, kurulmuş. -Türkiye, Mahkemenin zorunlu yargı yetkisini kabul ediyor mu? -Evet, ediyor. -AİHS’nin 46.maddesine göre mahkemenin kesinleşmiş kararlarına uymak zorunlu mu? -Evet, zorunlu. -Sözleşme hükümlerini yorumlamakta en üst otorite Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi mi? -Evet, öyledir. -Peki Anayasanın 90.maddesine göre ve tabii yeni demokratik anayasada daha kesin ifadeler de yer almalı ama şu andaki yürürlükteki Anayasanın 90.maddesine göre usulüne göre yürürlüğe girmiş insan hakları ve özgürlüklerine ilişkin uluslararası sözleşmeler yasalardan da üstün müdür? -Evet, üstündür. Yazımıza bazı temel bilgileri ha..]]> Wed, 25 Jul 2012 10:03:18 +0400 Avukatlar: Hak savunucusu karıncalar https://www.evrensel.net/yazi/32829/avukatlar-hak-savunucusu-karincalar https://www.evrensel.net/yazi/32829/avukatlar-hak-savunucusu-karincalar? İstanbul’da avukatlar davası başladı. Bir soru soralım önce: Kime, insan hakları savunucusu denir? Şöyle cevap verebiliriz bu soruya: İnsan haklarını korumak ve geliştirmek için bireysel olarak ya da başkalarıyla birlikte çalışan kişilere insan hakları savunucusu denir. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Savunucularının Korunması Bildirisi’ndeki hükümlere uygun düşer bu tanımlama. Tanıma göre her meslekten insan ya da herkes insan hakları savunucusu olabilir. Bir de yaptıkları işten kaynaklı olarak savunuculuk faaliyetinde yoğun olarak bulunanlar var. Avukatlar, gazeteciler, hekimler ilk akla gelenler arasında. Türkiye’de 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 76.maddesi, avukatların örgütü barolara insan haklarını koruma ve savunma görevi veriyor. İstanbul’da KCK davaları var, birkaç çeşit.Gazeteciler, avukatlar, sendikacılar ağırlıklı davalar bunlar. 2009 yılında Diyarbakır&rsqu..]]> Wed, 18 Jul 2012 10:28:10 +0400 Kürtler ve Türkler ölürken... https://www.evrensel.net/yazi/32471/kurtler-ve-turkler-olurken https://www.evrensel.net/yazi/32471/kurtler-ve-turkler-olurken? Silahlı çatışmalarda evlatlarımız ölüyor. Bu savaşta her etnik kökenden, ulustan gençler ölüyor. Askeriyenin bünyesinde de PKK’nin bünyesinde de -anladığımız kadarı ile- Türk, Kürt, Laz, Ermeni, Arap genç insanlar var. Biz bu duruma bu yazı çerçevesinde ‘Kürtler ve Türkler ölürken’ diyoruz. Çünkü bu çatışmanın temelinde Kürtlerin hak talepleri yatıyor. Doğru ya da yanlış silaha sarılmış insanlar var ve bu insanlar silahlı politik bir örgütün bünyesinde bir araya gelmişler. Silah varsa ölüm kaçınılmaz oluyor. Yoğunluk düzeyi değişiyor ama silah ölümü de bünyesinde taşıyor. Biz bu yazıda onu göstermeye çalışıyoruz. Silahın kullanılıyor olması önemli. Kuşkusuz bir temennide bulunabiliriz. Keşke araya silah girmeseydi... Fakat bir realite var. Sizin- bizim irademizin..]]> Wed, 11 Jul 2012 10:45:07 +0400 Tutuklu öğrencilere özgürlük https://www.evrensel.net/yazi/32053/tutuklu-ogrencilere-ozgurluk https://www.evrensel.net/yazi/32053/tutuklu-ogrencilere-ozgurluk? ODTÜ mezuniyet töreninde (1 Temmuz Pazar) büyük bir pankart açıldı: “Tutuklu Öğrencilere Özgürlük!” İnşaat mühendisliğinden mezun gençler de yürüyüş sırasında, Sincan Cezaevinde tutuklu bulunan İnşaat Mühendisliği 3. Sınıf Öğrencisi İlhan Kaya’nın serbest bırakılmasını isteyen pankartı taşıyorlardı. Bir özel durumu nakletmemde mahsur yok. Şimdi gökyüzünde olan kardeşim Bayram da muhakkak duymuştur ve ne sevinçler içindedir; oğlu (yeğenim) özgürlük talebini içeren pankartı taşıyanlar arasındaydı. Çok sevindim. Özgürlük böyle bir şeydir; “başkasının özgürlüğü”dür. Senin özgürlüğünü savunursam/savunabilirsem özgürüm. Mezun gençler, otoriter sistemin göstergeleri olan marşlara ve şarkılara inat, sisteme yönelik pek..]]> Wed, 04 Jul 2012 09:56:38 +0400 Çatışma üreten sistemden çıkış https://www.evrensel.net/yazi/31650/catisma-ureten-sistemden-cikis https://www.evrensel.net/yazi/31650/catisma-ureten-sistemden-cikis? Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümü konusu, temel mesele olmaya devam ediyor. Barış meselesini demokrasiyle ilişkilendiriyoruz. Çatışma üreten sistemin geçmişi var ve bu geçmişten çıkış süreci henüz esaslı bir şekilde başlamış değil. Makro açıdan, 21. yüzyılın başlarından itibaren demokrasiye doğru yönelimi tespit etmemiz gerekiyor. Ama bu çok genel bir eğilim halinde… Zor bir ülke Türkiye. O nedenle de çatışma sürecinden çıkış için, sağlıklı, kalıcı, sürekli bir barış ve demokrasi için yüksek politik irade gerekiyor. İşin tarihselliğine bakarak zorluğu anlamaya çalışalım isterseniz. Türkiye 29 Ekim 1923’ten 30 Kasım 2002 tarihine kadar geçen 79 yılın 41 yıl 4 ayını sıkıyönetim ve olağanüstü hal rejiminde geçirdi. Bu sürenin 26 yılı sıkıyönetim, 19.07.1987 tarih..]]> Wed, 27 Jun 2012 11:02:19 +0400 Cezaevlerini doldurmak https://www.evrensel.net/yazi/31232/cezaevlerini-doldurmak https://www.evrensel.net/yazi/31232/cezaevlerini-doldurmak? Otoriter sistemleri ayakta tutan en önemli güçlerden birisi de yargı gücüdür. Askeriyeyi, güvenlik bürokrasisini, üniversiteyi ve medyayı da o arada anabiliriz. Türkiye’de de böyle olmuştur. Ceza ve infaz politikasını siyaset ve güvenlik bürokrasisi birlikte oluşturuyorlar. Yürütme gücünün mensupları olan polisler yargı alanında görev ve yetki kullanıyorlar. Oluşturulan ceza ve infaz politikasını da yargı gücü uyguluyor. İç içe geçmişlik söz konusu. Bazen bu iki güç arasında çelişme de olabiliyor. Sözgelimi AB sürecinde ve halen reformlara direnç gösteren en önemli güç yargı gücüdür. AİHM istatistiklerine göre Türkiye yargısının verdiği kararların sadece yüzde 2.1’i insan haklarına uygun. AİHM tarafından kararlarının yüzde 87.5’i ihlal olarak de..]]> Wed, 20 Jun 2012 10:00:38 +0400 Normalleşme https://www.evrensel.net/yazi/30800/normallesme https://www.evrensel.net/yazi/30800/normallesme? Bütün mesele, Türkiye’nin sıkıyönetim ve olağanüstü hal rejimlerinin çağrıştırdığı düzenden çıkıp-çıkamayacağıdır. Çağrıştırılan düzen, adı Başbakanın da zaman zaman işaret ettiği “Ankara kriterleri” tarafından belirlenen düzendir. Ankara kriterlerinin uygulandığı düzenin merkezinde asker-polis-yargı vardır; yasaklar vardır, cop vardır. Elbette sömürünün hırsızlığın, yağmanın daniskası vardır. Sloganları da değişmez: Irkçılık-milliyetçilik… Bu hep böyle oldu. Bizim “normalleşme” dediğimiz şey, insan hakları ve özgürlüklerinin tanınması, kullanılması, korunması ve geliştirilmesidir. Bu bir süreçtir. Böyle bir sürecin yaşanması için yüksek politik irade gerekir. Bizim tespitimize göre Türkiye’de eksik olan en önemli konu budur. Türkiye’yi yöneten poli..]]> Wed, 13 Jun 2012 09:50:44 +0400 İfade özgürlüğü: AİHM ve Türkiye yargısı https://www.evrensel.net/yazi/30393/ifade-ozgurlugu-aihm-ve-turkiye-yargisi https://www.evrensel.net/yazi/30393/ifade-ozgurlugu-aihm-ve-turkiye-yargisi? Adalet Bakanlığı, AİHM’nin Türkiye ile ilgili 1959-2011 dönemine ilişkin istatistiklerini Türkçeye çevirip yayımladı (http://www.inhak.adalet.gov.tr/istatistikler/2011.html) . Buna göre, AİHM tarafından Türkiye yargısının kararlarıyla ilgili verdiği toplam 2747 kararın 2404’ü başka bir ifade ile yüzde 87.5’i ihlal kararıdır.2747 karardan yalnızca 57 karar, başka bir ifade ile kararların yüzde 2.1’i isabetli olup, ihlal içermiyor.Yüzde 2’lik adil karar pratiği, övünülecek bir şey olmasa gerek… AİHM verileri Türkiye yargısının insan hakları ve özgürlüklerine yaklaşımında sorunların bulunduğunu gösteriyor. O nedenle yargı gücü insan haklarını koruma görevini yerine getir(e)miyor. İHOP tarafından hazırlanan “Türkiye’de İfade Özgürlüğü:Mevzuat ve Yargı Gözlem Raporu”nda da açıklan..]]> Wed, 06 Jun 2012 10:56:23 +0400 Kürt sorununda müzakere heyetleri https://www.evrensel.net/yazi/29947/kurt-sorununda-muzakere-heyetleri https://www.evrensel.net/yazi/29947/kurt-sorununda-muzakere-heyetleri? Geçen hafta İmralı için girişimde bulunan heyet, spekülatif haberlerin konusu oldu. Heyette ben de vardım. Aramızda hiç konuşmadığımız bir nitelik atfedildi heyetimize. Şahsen ben “müzakere heyeti” olduğumuzu bilmiyordum. “Müzakere heyeti” derken Kürt sorunu ya da PKK sorunu için oluşturulan ya da öyle olduğu iddia edilen bir heyetten söz ediyorum. Konu bizim açımızdan açık, net ve sade idi. İmralı’da 13 yıldır tecrit altında tutulan bütün dünyanın bildiği bir kişi var: Abdullah Öcalan. Avukatlarıyla 10 aydır görüştürülmüyor. Koster arızaları ileri sürülüyor, hava muhalefeti falan... Öcalan’ın savunmasını üstlenmiş olan Asrın Hukuk Bürosu avukatları kaygılarını ve uyarılarını dile getiriyorlar. Barış ve Demokrasi Partisi milletvekilleri de… Adalet Bakanından bu konuyu görüşmek üzere ..]]> Wed, 30 May 2012 10:33:04 +0400 Hata ve özür https://www.evrensel.net/yazi/29541/hata-ve-ozur https://www.evrensel.net/yazi/29541/hata-ve-ozur? Herkes askeri cenahtan yapılan açıklama karşısında şaşkındı. Asker hata kabul etmeyen ve özür de dilemeyen açıklamalar yapıyordu. Uludere/Roboski’de 34 sivil insan savaş uçaklarının bombardımanı sonucu yaşamlarını yitirmişti. Askere bakılırsa her şey kurallara ve hukuka uygundu. İyi de kasıtlı ya da kasıtsız 34 insanı öldüren bombalama var ortada. Bir yetki kullanımı var ve hukuk devletlerinde bu yetki kullanımı hukuksal denetime tabidir. Bütün yetki kullanımları hukuksal denetime tabidir. Emri kim vermişti? Niye vermişti? Sonuç ölüm olduğuna göre nasıl “Hata yok” dendi? Özür de dilemediniz; olayla ilgili doğru dürüst bilgi de vermediniz. Neden? Kamuoyu bu ve benzeri soruları sorar, cevapları bekler ve ararken,-genellikle yapıldığı gibi- başbakan havada açıklamalar yaptı. ‘Hata da var, özür de var, tazminat da var; bunu daha önce de söyledik&r..]]> Wed, 23 May 2012 10:33:33 +0400 Vicdani reddin kabulü https://www.evrensel.net/yazi/29075/vicdani-reddin-kabulu https://www.evrensel.net/yazi/29075/vicdani-reddin-kabulu? Türkiye Cumhuriyeti vicdani reddi bir insan hakkı olarak kabul etse ne olur? Teorik açıdan şöyle söylenebilir tabii: Devlet bir hakkı kabul etse ne olur, kabul etmese ne olur? Hak, hak olmaktan çıkar mı? Çıkmaz tabii. Ama hakların tanınması, korunması, kullanılması ve geliştirilmesi diye bir sorunumuz var. Yalnızca ulusalüstü insan hakları belgelerinde yer alması yetmiyor hak ve özgürlüklerin. Devletlerin onaylamaları ve gerektirdiklerini yapmaları gerekiyor. O nedenle hem ulusal üstü belgelerde Türkiye’nin onay imzasını görmek istiyor insan hakları savunucuları hem de sözgelimi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini (AİHS) yorumlama ve denetleme konusunda en yüksek otorite olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına uyulmasını istiyor. Zira AİHS 46. maddede AİHS tarafı ülkeler AİHM’in kesinleşmiş kararlarına uymayı o taahhüt ediyorlar. AİHM Büyük Daire kar..]]> Wed, 16 May 2012 10:04:19 +0400 Herne peş’i söylemek https://www.evrensel.net/yazi/28645/herne-pesi-soylemek https://www.evrensel.net/yazi/28645/herne-pesi-soylemek? Bir savcı size dese ki “Bir mayıs mitinginde Samanyolu şarkısını söylemişsin, bu terör örgütü marşıdır, gel buraya!” ne dersiniz? Olur mu olur? Hukuk karar vericilerin keyfine göre şekil alırsa, siz her hangi bir şarkıyı söylemek, sözlerini tekrarlamak suretiyle “Terör örgütü üyesi olmasanız da terör örgütünün ve amacının propagandasını yapma” suçlarını işlemekle itham edilebilirsiniz. Şaka yapmıyorum. “Herne peş”, Türkçe anlamı “İleri” olan bir kelime.Ünlü Kürt şair Cegerxwin’in(Aman dikkat: Irkçılar “Allah Allah varolmayan Kürtlerin, var olmayan Kürt dilinin de şairi olur muymuş” diye itiraz edebilirler) şiirinin de adıdır. Şivan Perwer 1977 yılında şarkı olarak albümünde seslendirmiş.Grup Yorum’un albümlerinde de yer alıyor. Şiwan Perver’in seslendirdi..]]> Wed, 09 May 2012 09:15:20 +0400 Uludere’de solan adalet https://www.evrensel.net/yazi/28224/uluderede-solan-adalet https://www.evrensel.net/yazi/28224/uluderede-solan-adalet? Bir ülkenin ordusu, bile bile yurttaşlarını bombalar mı? Hayır, bombalamaz. Yurttaşları olmasa da sivil insanları bombalar mı? Bu sorunun cevabı da ‘hayır, bombalamaz’ olmalı. Türkiye’de savaş uçaklarıyla Türkiye’nin sivil yurttaşları Uludere/Roboski’de bombalandı ve bombalarla öldürüldü. Bombalama emrini verenler Türkiye ordusunda bu konulardaki yetkili görevliler olmalı. Peki bilerek mi verildi bombalama emri? ‘Hayır’ demek durumundayız. Cevaplar hayırsa, burada bir kasıt aramıyoruz demektir. Ama kastın olmaması hukuk açısından problem olmadığını göstermez. Burada verilen cevaplar, “kural olarak”, “ilkece” gibi kelimelerle birlikte okunmalı. Kasıt yoksa da 34 kişi öldürülmüştür. Ceza hukuku bakımından sorumluluk ortadan kalkmıyor. Kasıt olmadığı halde fiilin sonucu ölüm olmuştur. İnsan öldürmek suçtur. C..]]> Wed, 02 May 2012 10:42:24 +0400 Tutuklama sorununun iki boyutu https://www.evrensel.net/yazi/27761/tutuklama-sorununun-iki-boyutu https://www.evrensel.net/yazi/27761/tutuklama-sorununun-iki-boyutu? Tutuklama sorunu insanın özgürlüğü sorunudur. İnsanın özgürlüğünün sınırlanabileceği durumlar olabilir.1948 İnsan Hakları Bildirisi’nin 3. maddesi kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını düzenler. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesinin başlığı da “özgürlük ve güvenlik hakkı”dır. Kişinin özgürlüğünden söz ediyoruz. Kişi her durumda gerçek kişi (insan) olmayabilir. Ama burada kastedilen insanlardır. Çok uzun bir geçmiş yolculuğu da yapılabilir. Magna Carta’ya da gidebiliriz (19 Haziran 1215). Magna Carta’nın 20.maddesi, “özgür bir adam suçun derecesine göre küçük bir suç için yalnızca para cezasına çarptırılabilir...” der. 39. madde çok ilginçtir: “Kendi zümresinden olanlar ya da ülkenin ilgili yasala..]]> Wed, 25 Apr 2012 10:05:32 +0400 Vicdani red ve somut norm denetimi https://www.evrensel.net/yazi/27303/vicdani-red-ve-somut-norm-denetimi https://www.evrensel.net/yazi/27303/vicdani-red-ve-somut-norm-denetimi? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), sıklıkla, Türkiye’nin çeşitli yasalarındaki bazı maddelerinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) aykırı olduğuna karar vermektedir. Sözgelimi, Terörle Mücadele Kanunu’nun 6/2 ve 6/5. maddeleriyle ilgili görüşü, “Gözel ve Özer” ile “Ürper ve Diğerleri” kararlarında böyledir. Kararlarda, kanunun kendisinden ve uygulamasından kaynaklı sorunlara işaret edilmektedir. AİHS’e uygunluk/uyumun en yüksek denetim organı olan AİHM, aslında soyut norm denetimi yapmamaktadır. Bir hukuk kuralının uygulanmadan önce sırf düzenlenmesinden hareketle Sözleşmeye aykırılığını gündeme almamaktadır. En son Altuğ Taner Akçam/Türkiye (25.10.2011, başvuru no.27520/07) kararında 301. madde söz konusu olduğunda AİHM bu konudaki fikrini tekrar açıkladı. Mahkeme, kararının 66, 67 ve 68. paragraflarında; &rdqu..]]> Wed, 18 Apr 2012 11:33:19 +0400 Askerlik ve savaş https://www.evrensel.net/yazi/26865/askerlik-ve-savas https://www.evrensel.net/yazi/26865/askerlik-ve-savas? Bugün, “Askeri harcamalara karşı küresel eylem günü.” Bugün, Türkiye toplumunun çeşitli kesimlerinden insanlar, Galatasaray Lisesi önünde saat 12.30’da buluşuyorlar.Bir basın açıklaması yapacaklar. Çağrı metinlerinde söyledikleri gibi, “Bir ülkenin büyüklüğü beslediği orduyla, başka ülkelere yolladığı askerlerle, savaşa ve silahlanmaya ayırdığı bütçeyle değil, barışa ve insanına verilen değerle anlaşılır.”diyecekler. Sonra bazı verileri paylaşacaklar; çağrı metinlerinde bazılarını açıklamışlardı: “149 Ülkenin analiz edildiği Dünya Barış Endeksi’nde Türkiye 128. sırada. Küresel Militarizasyon Endeksi’nde Türkiye 27. sırada.” diyecekler. Talep edecekler, çağrı metinlerindeki gibi: “Bu tabloyu değiştirmek için, savaşa değil insana bütçe diyoruz. Askeri harcam..]]> Wed, 11 Apr 2012 10:48:57 +0400 12 Eylül yargıda https://www.evrensel.net/yazi/26405/12-eylul-yargida https://www.evrensel.net/yazi/26405/12-eylul-yargida? “Geçiş dönemi adaleti” diye bir kavram var. Travmalar yaşamış ülkelerde demokrasiye adım atılır atılmaz yaşanan bir süreci anlatıyor. Geçmişle yüzleşme ve geçmişle hesaplaşmanın efendice yapılması hali diyelim isterseniz. Hesaplaşma çok yönlü yapılıyor. Sürecin başlangıçlarında genellikle “hakikat komisyonları” kuruluyor. Yasayla oluyor bu. Çok geniş yetkilerle donatılıyor. Bugüne kadar 40’a yakın ülkede bu komisyonlar kurulmuş ve fonksiyonlarını icra etmişler. Hesaplaşmada törenler de var, anıtlar da... Anma günleri de var, mağdurların adlarının yaşatılması da. Meydanlar, cadde ve sokaklarda onların adlarını görebilirsiniz. Tazminat da var mağdurlar için, yargılanma da failler için. Özür dileme de var pişmanlığı açıkça dile getirme ve hakikatleri itiraf etme de… Ama her şeyden önce bir zihniyet değişimi s..]]> Wed, 04 Apr 2012 10:04:47 +0400 İfade özgürlüğü ve yargının sorumluluğu https://www.evrensel.net/yazi/25972/ifade-ozgurlugu-ve-yarginin-sorumlulugu https://www.evrensel.net/yazi/25972/ifade-ozgurlugu-ve-yarginin-sorumlulugu? Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) karşısında devletler bütün organlarıyla sorumludur. Dolayısıyla polis, asker, hakim, savcı, bakanlıkların yetkilileri, tapu müdürü, bir kamu kültür kurumu sorumlusu vb. Sözleşme ve o Sözleşmeyi yorumlama konusunda en yüksek otorite olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları karşısında, “beni ilgilendirmez, ben bağımsız Türk mahkemesiyim, biz terörle mücadele ediyoruz, veririz ihlal durumunda parasını, yolumuza devam ederiz” ve benzeri türden argümanları ileri süremezler. Kimin parasını kime veriyorsunuz? Verdiğiniz para vatandaşın parasıdır. Vatandaş da size “insanların haklarını ihlal et, sonra tazminatını da yine benden aldığın paralarla ödersin” demiyor. Türkiye’de ifade özgürlüğü konusu, temel ve sürekli sorun alanlarından birisi olmaya devam ediyor. Yukarıdaki girişi güncelliği n..]]> Wed, 28 Mar 2012 11:22:43 +0400 Newroz güneşi https://www.evrensel.net/yazi/25514/newroz-gunesi https://www.evrensel.net/yazi/25514/newroz-gunesi? Mitoloji ile başlayalım. Mitolojide tarih-zaman dizgesi nereye kadar uzanır, insanlık ne dersler çıkarmıştır yaşadıklarından; ne görmüş ve neler geçmiştir başından? Hangi korkuları yaşamış ve hangi sevinçleri tatmıştır? Ne olmuştur tarihte, hangi savaşlar, zulümler? Ne seller, depremler görmüştür insanlar? İnsan hikayeleri neresindedir bu tarihin? Kahramanlar kimlerdir, krallar mı halklar mı; güneş nasıl bir kaynaktır, evrenin sınırı var mıdır; hangi uzaklıktadır bize? İnsan ne zaman, nasıl yaratılmıştır, ya da “oluş” nasıl bir şeydir? Tanrılar, efsaneler, destanlar nerede, hangi koşullarda türemiş ve bugüne gelmişlerdir; ne anlatırlar bize? Bu günlerde yapılacak en iyi şeylerden birisi de soru sormaktır. Ne derdimiz var? Bilelim ve ona göre çözüm bulmaya çalışalım. Bugünün derdi, insanlık için diyelim buna, mesela, doğaya uyum sorunudur. Ya da doğanın insan..]]> Wed, 21 Mar 2012 11:00:42 +0400 Femen ve hak ihlali https://www.evrensel.net/yazi/25031/femen-ve-hak-ihlali https://www.evrensel.net/yazi/25031/femen-ve-hak-ihlali? Cinsiyetçi devlet, kadına yönelik şiddeti protesto eden “Femen Grubu”na bir dakikada müdahale etti ve onların düşüncelerini açıklamalarını ve toplantı yapmalarını engelledi. Medya da bu acul devlet pratiğini, kadını aşağılayan görüntüler ve sunuşlar eşliğinde verdi. Genel olarak böyle yaklaşırdı devlet. Medya da buna uygun davrandı. Femen’in protestosuna konu olan insan hakları ihlalleri es geçildi. “Femen Grubu”nun göğüslerine takmıştı medya kafayı. Aklı cinsiyete ve cinselliğe takılı vatandaş da tepki gösteriyordu ahlakçı polisimizle birlikte. Yaka paça gözaltına almışlardı kadınları. Polisle birlikte “vatandaş” da “ahlak!” diyordu, “ahlak!” Türkiye’nin ahlakı kurtarılacaktı(!) Bir hakikat var ama. O da şu: Bu memlekette her gün kadınlar,dövülüyor,sövülüyor,öldürül..]]> Wed, 14 Mar 2012 09:53:41 +0400 Adalet https://www.evrensel.net/yazi/24573/adalet https://www.evrensel.net/yazi/24573/adalet? Bir barış ülküsünden söz etmek gerekirse, herhalde 1789 Fransız devrimini ve “hürriyet eşitlik adalet” sloganını “kardeşlik” de eklenerek hatırlamak gerekir. 1791 tarihli Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi’ni incelediğimizde kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, suç ve cezaların yasallığı, masumluk karinesi ve adil yargılanma hakkı ile ilgili evrensel ilkeleri görmekteyiz. Bildiride haklar yönünden eşitlik 1.maddede yer alır. Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı 7. maddede, suç ve cezaların yasallığı ilkesi 8. maddede, masumiyet karinesi 9. maddede yer alır. Marx, Gotha Programı’nın Eleştirisi’nde, 80-90 yıl sonra, 1875’te, sosyalizmin adalet anlayışını da yansıtan ünlü sloganı açıklar: “Herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre!” Peki bu eşitlik, adalet sorunu son 200 yılın mı sorunudu..]]> Wed, 07 Mar 2012 10:41:41 +0400 Ankara’da Zarakolu Günü ve ertesi https://www.evrensel.net/yazi/24103/ankarada-zarakolu-gunu-ve-ertesi https://www.evrensel.net/yazi/24103/ankarada-zarakolu-gunu-ve-ertesi? Ankara’da hafta sonu (25 Şubat Cumartesi) Zarakolu günü olarak kayda geçti. Ankara Sanat Tiyatrosu’nu doldurmuştu, Ragıp Zarakolu’nun dostları. “Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi ve Belge Dostları” Ragıp için bir gece düzenlemişlerdi. O arada çokça sevgili Ayşe Zarakolu da anıldı. Zarakolu’lar insan hakları savunucusu arkadaşlarımızdı. İHD’ye çok emekleri geçti. Ama genel olarak ezilen ve sömürülen insanların, halkların dostlarıydılar. Ayşe uzaklardan bize gülümsüyor; Ragıp da oğluyla Kandıra’da yaşıyor bir süredir... İstanbul’a biraz hasretliği olmalı, onu söylememiz lazım... Gecede “Bandista” müzik grubu çok değerli Ulus Baker’i de hatırlattı bize: ”her şey herkesleşiyordu herkes her şeyleşiyordu.” Barış, kardeşlik, özgürlüktü tema. İfade hürr..]]> Wed, 29 Feb 2012 11:01:34 +0400 Cumhurbaşkanı daveti ve hazin yargı manzaraları https://www.evrensel.net/yazi/22724/cumhurbaskani-daveti-ve-hazin-yargi-manzaralari https://www.evrensel.net/yazi/22724/cumhurbaskani-daveti-ve-hazin-yargi-manzaralari? 1998 yılı adli yıl açılışında gündeme getirilmişti, yargıda “vicdan ile cüzdan” arasındaki sıkışmışlık. Böyle bir ikilemin varlığı ya da tehdidi ne hazin bir durumdur, hukukun üstünlüğü ilkesi bakımından. Geçen hafta Cumhurbaşkanı yasama, yürütme ve yargı temsilcileri ile yemekli bir toplantıda bir araya geldi. Danıştay Başkanı yargıçların maaş durumunu gündeme getirdiklerini söyledi. Muhakkak başka konular da konuşulmuştur yargıyla ilgili olarak. Ama para konusu öne çıktı. Hazin bir durum. Aradan 14 yıl geçmiş ama yargı hâlâ emeklerinin karşılığını alamamaktan ya da maddi açıdan tatmin edici olmayan ücret koşullarından yakınıyor ve çözüme kavuşmuyor bir türlü bu konu. Dikkat çekmesi doğal. Öne çıkması da… Ama o kadar da değil. Bizim konuşacağımız ve kamuoyu önünde tartışmamız gereken yargıya d..]]> Wed, 08 Feb 2012 10:12:12 +0400 Hrant davasındaki düğümün çözümü https://www.evrensel.net/yazi/22278/hrant-davasindaki-dugumun-cozumu https://www.evrensel.net/yazi/22278/hrant-davasindaki-dugumun-cozumu? Türkiye’nin mevcut hukuk düzeninde devlet kaynaklı/devletle ilişkili hiçbir cinayet çözülemez. Hangi cinayet çözülebilmiştir ki?.. Hrant’ın katledilmesi davasında Başbakan açıkladı: “32 saat geçmeden failleri bulduk.” Doğrudur. Süre 32 saattir ama gecikme 31 saat 59 dakikadır. Devletin memurları işin içindeyse teorik olarak Başbakan bundan sorumludur ve tabii ki cinayetten de sorumludur. Şahsını kastetmiyoruz, kurumsal olarak devlet yükümlülüklerinden (pozitif ve negatif) söz ediyoruz. Devlet münferiden bir tek memuru, diyelim Trabzon emniyetindeki bir tek istihbaratçısıyla sorumlu değildir. Trabzon’da ve Pelitli’de jandarmadaki subayı, astsubayı eriyle ve de Trabzon ve İstanbul’daki memurlarıyla-asker ve polis-sorumludur. Devletin bilgisi dahilinde işlenmiş bir cinayetin failini 32 saat sonra bulmak işin aslına bakıldığında tam bi..]]> Thu, 02 Feb 2012 04:42:37 +0400 Toplum ve siyaset–hukuk ilişkisi https://www.evrensel.net/yazi/21840/toplum-ve-siyasethukuk-iliskisi https://www.evrensel.net/yazi/21840/toplum-ve-siyasethukuk-iliskisi? Acaba demokratikleşmenin hareket ettirici ve taşıyıcı gücü olarak toplumu mu siyasi kadroları mı işaret etmemiz gerekir? Siyasi kadrolara bürokratik kadroları da dahil edebiliriz. Acaba kimdir, mevcut olandan daha ileri bir sistemi-demokrasiyi talep eden? Şahsen bu soruya Türkiye’nin AB’ye aday ülke ilan edildiği ta Aralık 1999 tarihli Helsinki zirvesinden bu yana vermekte olduğumuz bir yanıt var. Bu köşede ve pek çok yazı ve konuşmalarımızda ve üstlendiğimiz sivil toplum görevlerinde bu yanıtı tekrarlayıp durduk. O da şu: Türkiye’yi yöneten politik ve bürokratik kadrolar demokrasiyi içselleştirmiş kadrolar değil. İnsan hakları ve özgürlüklerini kendilerinin cebindeki bir şey -para gibi-olarak görüyorlar ve vermemek için kırk dereden su getiriyorlar. Hakları ve özgürlükleri, hep, devletin dış politikasına göre algılıyorlar. Devletin dış politikasın..]]> Wed, 25 Jan 2012 09:48:00 +0400 Dink davası ve vicdan https://www.evrensel.net/yazi/21442/dink-davasi-ve-vicdan https://www.evrensel.net/yazi/21442/dink-davasi-ve-vicdan? Hrant’ın katli nedeniyle yapılan soruşturma ve kovuşturmaları 1) Analoji, 2) Kötülerin kazanamayacağına dair inanç ve 3) Yaşam hakkının korunması bakımından devletlerin yükümlülükleri boyutları ile değerlendirebiliriz. İlkinden başlayalım.1915 yılının 24 Nisanında İstanbul’dan pek çok Ermeni aydını sürgüne gönderildi, Çankırı yörelerine doğru…Yasal dayanak ise sonra oluşturulmaya başlandı Mayıs 1915 tarihli “Tehcir Kanunu” ile…Önce ihlal et, sonra kanuna uydur İttihatçı zihniyeti cumhuriyet döneminde de sürdü.12 Eylül darbe döneminde Mamak Cezaevinde tutuklu olan insanları cezaevinden emniyete götürüyorlardı, işkenceye... Kanunsuzdu bu uygulama. Bir süre sonra kanununu da çıkardılar. 1915 yılı olayları nedeniyle, devletin ve devletin görevlilerinin suçlanması gündeme geldiğinde hep münferit ol..]]> Wed, 18 Jan 2012 09:57:45 +0400 Başbuğ’un yargılanması mı? https://www.evrensel.net/yazi/21023/basbugun-yargilanmasi-mi https://www.evrensel.net/yazi/21023/basbugun-yargilanmasi-mi? O çok övündükleri rejim, daha düne kadar Genelkurmay Başkanı’nı yargılayacak bir mahkeme icad etmemişti. Cumhurbaşkanları yargılanabilirdi bu rejimin hukuk kurallarına göre ama Genelkurmay Başkanları yargılanamazdı. Sonra bir gün 12 Eylül 2010 tarihinde bir anayasa referandumunu yaşadı Türkiye. Hemen her hukuksal düzenlemede olduğu gibi, eksikler-gedikler, bunun yanında iyi, özgürlükçü düzenlemeler ve tabii yetersiz düzenlemeler, hepsi vardı paketin içinde… Anayasanın 145. ve 148.maddesi de vardı değişiklik yapılan maddeler arasında. Anayasa’da 145.madde değişikliği ile askerlerin sivil yargıda belirli suçlar nedeniyle yargılanmaları anayasal olarak hüküm altınsa alınıyor; 148. madde değişikliği ile de Genelkurmay Başkanlarına ve kuvvet komutanlarına Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesi’nde yargılanma yolu açılıyordu. 145. madde genel ..]]> Wed, 11 Jan 2012 09:54:23 +0400 Yeni yıla eski yıllardan bakmak https://www.evrensel.net/yazi/20567/yeni-yila-eski-yillardan-bakmak https://www.evrensel.net/yazi/20567/yeni-yila-eski-yillardan-bakmak? Hayat, piyango gibi bir şey. Ama sorular çok: Kim söylüyor, kimin açısından öyle? Belki de herkes için öyle... Hayat elbette piyangoya benzetilebilir ama şans ve rastlantıdan ibaret değil hayat. Şans dediğimiz rastlantıdır ya da içinde rastlantıyı taşıyor. İnsanın kendisi dünyadaki varlığını sorgulayabiliyor. İradesi yok doğuşunda. “Kim?” olduğundan çok “kimin?” olduğu önem taşıyor çoğu kez. Kimin oğlu-kızı olduğu genelde geleceğini de büyük ölçüde belirliyor. Büyük ölçüde belirleme tıpkı genlerin intikali gibi oluyor. Mesela doğumla edinilmiş varlıklar ve koşullar gibi. O zaman bazı şeyler bu “şans” işi doğumla açıklanabilir. Şans bu durumda maddi varlığın bolluğu, yokluğu, azlığı, orta hallisi ile açıklanabilir. Ya da varlık ve koşullar çevre faktörleri ile değerlendirilebilir. Edebiyat ve sanat d&..]]> Wed, 04 Jan 2012 09:13:53 +0400 Hakikati bilme hakkı ve yüzleşmeler https://www.evrensel.net/yazi/20138/hakikati-bilme-hakki-ve-yuzlesmeler https://www.evrensel.net/yazi/20138/hakikati-bilme-hakki-ve-yuzlesmeler? Söze bir soruyla başlayalım: Herkesin “hakikati bilme hakkı” var mıdır? Vardır elbette. Ulusal üstü insan hakları belgelerinde yer alır bu hak. Bir not düşelim. İnsan hakları evrimci ve dinamik karakterlidir. Bakın klasik ifade özgürlüğü hakkından sonra dünyadan yaşananlardan çıkarılan derslerle itirazlarla, taleplerle, şikayetlerle-insan haklarının kaynağının hayat olduğunu gösterir bu durum- bir yaşama durumu hak formatında kendisini gösteriyor: Hakikati bilme hakkı! Ne için hakikati bilme hakkı ortaya çıkıyor ve bu hakkın tanınması nelere yol açıyor acaba? Soykırımlar, insanlığa karşı işlenmiş suçlar, yaygın ve sistematik işkenceler, yasa dışı ve toplu infazlar, zorla kaybetmeler, zorla yerinden etmeler yaşanıyor dünyanın çeşitli bölgelerinde- ülkelerinde. Hakikat komisyonları kuruluyor, 40’ın üzerindeki ülkelerde. Hakikat ortaya çıksın ..]]> Wed, 28 Dec 2011 09:53:41 +0400 Soykırım suçu ve düşünceyi yasaklamak https://www.evrensel.net/yazi/19748/soykirim-sucu-ve-dusunceyi-yasaklamak https://www.evrensel.net/yazi/19748/soykirim-sucu-ve-dusunceyi-yasaklamak? İnsan hakları problemleri son tahlilde hukuk problemleri olarak çıkar karşımıza… Fransa’da gündeme gelen “soykırımı inkar suçu” vesilesiyle Türkiye’de devlet ricali ve toplumun bazı kesimleri ayağa kalktı. Tuhaf bir durum. İnsanları yakanlar, katledenler, her tür işkence ve eziyeti yapanlar diyecekler ki, “Hayır katliamı biz yapmadık, onlar yaptı”; sonra da onca zulme uğrayanların acılarıyla alay edecekler, utanmadan konuşacaklar ve denecek ki “Bu fikir özgürlüğüdür!” İstenen bu mudur? İçerde her tür eleştirel fikri bastıracaksın ve tek doğruymuş gibi kendi ezberini dayatacaksın, sonra da başka ülkelerde yapılanları eleştireceksin. Açık konuşalım. “Soykırımı inkar” fikir özgürlüğü anlamına gelmez. Mağdurların acılarına ortak olmaktır böyle bir yasak. Böyle bir yasak soykırım söylemine ve suçuna ö..]]> Wed, 21 Dec 2011 10:28:17 +0400 Festus Davasında ilk son https://www.evrensel.net/yazi/19351/festus-davasinda-ilk-son https://www.evrensel.net/yazi/19351/festus-davasinda-ilk-son? Festus Okey davasında önemli bir sürecin sonu geldi. Dört yıl iki ay hapis verildi polis hakkında…Hatırlayalım: Festus Okey adıyla bilinen Nijerya uyruklu bir genç, 20 Ağustos 2007 tarihinde İstanbul Beyoğlu Polis Merkezi’nde bir polisin kurşunuyla hayata veda etmişti. Suçlanan polisin de imzasını taşıyan tutanaklar var dosyada. Hepsi de Festus’un ölümünden sonra düzenlenen tutanaklar. Polisler Beyoğlu’nda “siyahi” iki kişiden şüpheleniyorlar ve onları polis merkezine götürüyorlar. Polis “siyah”tan şüphelenmekte haklı çıkıyor! Çünkü öldürdükten sonra düzenledikleri tutanakta Festus’un üzerinden uyuşturucu çıktığını yazmışlar! Savcılar bu uyuşturucu bulunması ve gözaltına alma olaylarından Festus öldük/öldürüldükten sonra haberdar oluyorlar. Aksiliğe bakın ki o tarihler..]]> Wed, 14 Dec 2011 09:48:37 +0400 Dava izlemek https://www.evrensel.net/yazi/18902/dava-izlemek https://www.evrensel.net/yazi/18902/dava-izlemek? İnsan hakları savunucuları davaları ya mağdur hakları açısından ya da sanık hakları açısından izlerler. Odaklanma anlamında söylüyoruz bu mağdur/sanık hakları ayrımını. Herkes için adil yargılanma esastır. Bunda şüphe yok. Söz gelimi Festus Okey davası, N.Ç davası, işkence davaları , Sivas katliamı davası ve benzeri davalar mağdur hakları açısından izlemeye örnek olacak davalar. Sanık hakları açısından pek çok davadan bahsedilebilir. Söz gelimi İnsan Hakları Ortak Platformu’nun izlediği Diyarbakır KCK davası, vicdani red davaları ve bütün ifade özgürlüğü davaları bu kapsamda sayılabilir. Bazen seçme yapma zorunluluğu doğuyor. Çok büyük bir operasyonlar zinciri halinde sürdürülen Ergenekon davaları sanırım 15 iddianame ve birleştirmelerle üç ayrı dava biçiminde sürüyor. Beş-altı yüz sanık, sayıları y&..]]> Wed, 07 Dec 2011 09:11:11 +0400 Fikir suçu(!?) ve hapislik https://www.evrensel.net/yazi/18493/fikir-sucu-ve-hapislik https://www.evrensel.net/yazi/18493/fikir-sucu-ve-hapislik? 12 Eylül askeri darbesi döneminde olduğu gibi sonraki yıllarda da hükümetler, “bizde fikir suçlusu yok” derlerdi. Ya ne vardı? Hükümetler, hapistekiler için ya ‘yasadışı örgüt üyeliği,yöneticiliği suçundan hapistedir’ ya da ‘şiddeti teşvik, suçu övmek, halkı tahrik suçlarından hapistedirler’ şeklinde açıklama yapardı. Nitekim iddianamelere baktığınızda da eskiden ya silahlı çeteye yardım, yataklık (169) ya silahlı çetenin yöneticisi ya da üyesi olmak (168/1,2) ya da sosyalist, komünist bir örgüte yönetici olmak, üye olmak suçlarından dava açıldığını görürdünüz (141) Şimdilerde KCK ya da Ergenekon örgütlerine üye olmakla suçlanıyor insanlar düşünceleri nedeniyle. Ya da pek çok sol, sosyalist komünist düşünceli insan yasa..]]> Wed, 30 Nov 2011 09:03:31 +0400 Depremde çocuk olmak https://www.evrensel.net/yazi/18067/depremde-cocuk-olmak https://www.evrensel.net/yazi/18067/depremde-cocuk-olmak? Van-Erciş depremi nedeniyle siyasilerin polemiklerine ve bürokrasinin çıkardığı güçlüklere tanık olmaktayız. Öte yandan hak sahibi olarak 7’den 70’e insanların beklentilerine “sosyal devlet”kavramına uzak devlet yapılanması yanıt verememektedir. Gündem Çocuk Derneği’nden gönüllüler ilk andan itibaren deprem bölgesinde çocuklarla birlikte büyüklere yönelik etkinliklerde bulunmaktadır. Çocuklar, “Küçük Prens” kitabında anlatıldığı gibi “büyüklerin seviyesine inerek” büyüklere bir şeyler anlatmaya çalışmaktadır. “Ercisingençsesi” yayınları(gazete ve blog) bunlardan birisi. Gündem Çocuk Derneği bir basın açıklaması yaptı, birkaç gün önce. Açıklama, sahadan yapılan açıklama ve bilgiye ve gözleme dayalı. Şöyle demekteler: &..]]> Wed, 23 Nov 2011 10:12:59 +0400 Bütçe:Deprem ve savaş https://www.evrensel.net/yazi/17623/butcedeprem-ve-savas https://www.evrensel.net/yazi/17623/butcedeprem-ve-savas? Sosyal devlet düşüncesi ve bunun gerçekleşmesi doğrultusunda uygulamalar içinde olunması sanayi devriminin ürünüdür. Hukuk devleti de bilindiği gibi ticaret devrimine ait bir fikir ve uygulamadır. Sosyal devleti topluma, hukuk devletini de bireye odaklanma olarak düşünebiliriz. Çelişik gibi dursa da iki kavram bir bütünü ifade eder: Sosyal hukuk devleti… Buna bir de “demokratik” sözcüğü eklenmektedir. Bunlar üzerinde durmak gerekir. Devletin sosyal niteliği, yurttaşın ekonomik, sosyal ve kültürel hakları bağlamında önem taşır. Çünkü sosyal devlet, yurttaşın insan onuruna uygun koşullarda yaşam sürmesi için yükümlülük üstlenen devlet demektir. Yurttaşın bu durumu devletin ilgi alanındadır. Sosyal güvenlik şemsiyesi geniş anlamda olağan, olağanüstü tüm alanları, durumları, koşulları kap..]]> Wed, 16 Nov 2011 09:36:38 +0400 Haksız tutuklama sorunu ve AİHM https://www.evrensel.net/yazi/17197/haksiz-tutuklama-sorunu-ve-aihm https://www.evrensel.net/yazi/17197/haksiz-tutuklama-sorunu-ve-aihm? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 2. Dairesi, Diyarbakır Barosu avukatlarından değerli arkadaşlarım Meral ve Mesut Beştaş’ın başvuruları üzerine, 7 Temmuz 2009 tarihinde Cahit Demirel-Türkiye davasında (Başvuru no.18623/03), çok önemli bir karar vermişti. Şöyle bir durum var: AİHM’ye intikal edip karara bağlanmış davaların yüzde 87’si ihlal ile sonuçlanmışsa Türkiye yargısının adil olmayan kararlar pratiği içersinde olduğu tartışmasızdır. Tartışma konusu olan KCK ya da Ergenekon oluşumları değil, özgürlüğünden yoksun bırakılan bireylerin hukuka aykırı biçimde özgürlüklerinden yoksun bırakılmaları konusudur. Aşağıda Türkiye yargısının pratiği ile ilgili AİHM’nin Cahit Demirel-Türkiye kararının 5.ve 6. sahifelerinin çevirisi yer almaktadır. “IV. AİHS’NİN 46. MADDESİNİN UYGULANMASI AİHS’nin 46. maddesi şöyledir: “1. Yüksek ..]]> Wed, 09 Nov 2011 09:34:06 +0400 Hukuk şirazesinden çıkarsa https://www.evrensel.net/yazi/16750/hukuk-sirazesinden-cikarsa https://www.evrensel.net/yazi/16750/hukuk-sirazesinden-cikarsa? İdeolojik ve siyasi pozisyon alan polis ve yargının bakış açısına göre memleketin yarısı AKP’lidir; kalanı da Ergenekoncu ve KCK’lidir. Bu denklemin bir mantığı bulunmaktadır. Mantığın kurucu unsuru sandıktan çıkan oydur. Bu denklemin başka versiyonları da var. İşte bu mantığın en çarpıcı versiyonunun vardığı ve varacağı yerler. Barış ve Demokrasi Partisi, bu partiden belediyeler, Demokratik Toplum Kongresi ve bu tür oluşumlar, basın yayın kuruluşları dahil, denkleme göre, KCK’nin birer parçasıdırlar. O halde bu oluşumlarda görev alanlar, seçilmiş olanlar da dahil, bu oluşumların etkinliklerinde yer alanlar, basın yayın kuruluşlarında yazanlar, demeç verenler, düzenledikleri etkinliklerine katılanlar, panellerde falan konuşmalar yapanlar, fikrini söyleyenler, KCK’lidir. Olmasa bile ceza kanununda bulunan “örgüt üyesi olmasa bile cezalandırırlar” hükmüne ..]]> Wed, 02 Nov 2011 09:41:50 +0400 Barışa doğru https://www.evrensel.net/yazi/16316/barisa-dogru https://www.evrensel.net/yazi/16316/barisa-dogru? Dağda siyaset silahla yapılıyor; ovada silahsız. Dağ ve ova metaforu, artık biliniyor, silahsızlanmayı ve barışı ifade etmek üzere kullanılıyor. Fakat savaşçı zihniyetin anlamadığı bir şey var. Savaş bitince ya da savaşın bitimine doğru işaretler alınca insanlar sevinir ve sevinçlerini şarkı, türkü ve çeşitli sembollerle ifade ederler. Türkiye’de demokratlara, barışseverlere, Kürtlere neredeyse sevinmek, gülmek, şarkı türkü söylemek de yasak. Irkçılardan izin alacaksınız, sevinciniz de onların müsaade ettiği kadar olacak. Sevinç suç onlara göre... Geçen hafta Çukurca’da 7-8 karakola birden sayılarının 300-400 civarında olduğu söylenen PKK’li gerilla grupları saldırı düzenledi. Çatışmalar sürdü, sürmekte ve neredeyse karşılıklı olarak ölen asker-PKK’li sayısı 100’e yaklaştı ya da geçti, bilemiyoruz. Biz ..]]> Wed, 26 Oct 2011 09:36:49 +0400 AKP: Barışa dair doğrular ve yanlışlar https://www.evrensel.net/yazi/15864/akp-barisa-dair-dogrular-ve-yanlislar https://www.evrensel.net/yazi/15864/akp-barisa-dair-dogrular-ve-yanlislar? AKP iktidarının yapıp ettikleri konusunda toptancı bir tutum var. Bu tutum sahiplerine göre ya hepten yanlış yapıyor AKP iktidarı ya da taraftarlarına göre hepten doğru… Oysa doğru adımlar attığı zamanlarda da o doğruların içinde yanlış olanlar vardı; yanlış diye değerlendirilen politika ve uygulamalarında da doğru yanlar vardı. Bu yazı iki konudaki AKP iktidarının tutumuna dair değerlendirmeyi içerecek Bunlar a) Habur süreci ve b) Oslo görüşmeleri hakkındadır. Dolayısıyla AKP’nin Kürt sorununa ve barış sorununa nasıl yaklaştığına dair de ip uçları arayabileceğiz böylelikle… Kanımca her iki konudaki AKP iktidarının tutumu belirli aşamalarına kadar genel olarak doğru ve yerinde tutumlardır. Fakat her ikisinin günümüze yansıyan olumsuz sonuç ve etkileri olmuştur ve olmaktadır. Bu sonuçlar ve etkilerin olumsuzlukları özgürlük kısıtlamaları (KCK soruşturma ve davaları il..]]> Wed, 19 Oct 2011 09:27:29 +0400 Özgürlükler ve sistemik sorunlar https://www.evrensel.net/yazi/15446/ozgurlukler-ve-sistemik-sorunlar https://www.evrensel.net/yazi/15446/ozgurlukler-ve-sistemik-sorunlar? Türkiye’nin insan hakları sorunlarını, insan hakları örgütleri, yıllardır raporları, basın açıklamaları ve çeşitli etkinlikleriyle sergiliyorlar ve konunun çözümü için çaba gösteriyorlar. Hükümet çevreleri ise (bütün hükümetler döneminde olan bir durumdan söz ediyoruz) ya sorunların varlığını inkar ediyorlar ya da sorunların var olduğunu ancak bunların uygulamadan kaynaklı ve sistemik olmayan bir durumu yansıttığını söylüyorlar. Sorunu kabul ettikleri durumlarda da çözüme ilişkin ya yetersiz önlemler alıyorlar, sözgelimi işin esasını değiştirmeyecek yasa değişiklikleri yapıyorlar ya da idare organları ve yargı, bilinen aykırı uygulamalarını sürdürüyorlar. İnsan hakları ve özgürlüklerinden bir kaçı ile ilgili durum hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından sistemik (yapısal) o..]]> Wed, 12 Oct 2011 09:45:33 +0400 Fenerli babanın aslan kızı https://www.evrensel.net/yazi/14952/fenerli-babanin-aslan-kizi https://www.evrensel.net/yazi/14952/fenerli-babanin-aslan-kizi? Fenerli kadınların yazdığı destanı artık biliyoruz değil mi? Nüfusun yarısını teşkil eden kadınlar futbol sahalarından uzak tutuluyordu. Kimler tarafından? Genel bir cevap vermek lazım. Dünyada mülkiyetin yüzde 90’nını Türkiye’de de yaklaşık yüzde 80’ni tutan erkekler tarafından. Kas gücü ve küfür eşlik ediyor mülkiyet meselesine…Evet, o destan Fener stadında 46 bin kadın ve çocuk olarak tesçil edildi. Saik ne olursa olsun, demek ki kadınlar fırsat olduğunda (buna pozitif önlem de diyebiliriz) pekala erkek oyunu-erkek oyunu efsanesini yerle bir edebiliyor; futbol oyununun bir spor ve eğlence olduğunu gösterebiliyormuş. Hayırlı bir gelişme oldu. Fakat azizim eylül hüznünden çıkışta henüz 1 ekimde Haldun Dormen’in yazıp yönettiği “Kantocu” oyunu, Ankara Devlet Tiyatroları Çayyolu sahnesinde sahnelendi. Oyunu izlemeye gelenlerin ..]]> Wed, 05 Oct 2011 10:16:54 +0400 Bayatyan kararı ve vicdani red https://www.evrensel.net/yazi/14501/bayatyan-karari-ve-vicdani-red https://www.evrensel.net/yazi/14501/bayatyan-karari-ve-vicdani-red? Ermenistan vatandaşı Bayatyan’ın Ermenistan aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptığı başvuru (Başvuru no:23459/03) Büyük Daire’nin 7 temmuz 2011 tarihli kararıyla kesin karar olarak sonuçlandı. Büyük Daire, vicdani reddin Sözleşmenin 9.maddesinde yer alan din ve vicdan özgürlüğünün içinde var olduğu sonucuna vardı. Vicdani red, bilindiği gibi, dini, ahlaki ve politik nedenlerle zorunlu askerlik hizmetini yerine getirmeme hakkını içeriyor. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin 1967 yılında aldığı 337 sayılı karar vicdani reddin tarifini de unsurlarını da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9.maddesiyle ilişkisini de ortaya koymakta. Şöyle: “1. Askeri hizmetle yükümlü ve vicdani sebeplerden ya da dini, etik, ahlaki, insani felsefi veya benzeri sebeplerden gelen güçlü inançları sebebiyle silahlı hizmeti yerine getirmeyi ..]]> Wed, 28 Sep 2011 11:52:45 +0400 Belge Yayınlarının azınlık hakları yolculuğu https://www.evrensel.net/yazi/14045/belge-yayinlarinin-azinlik-haklari-yolculugu https://www.evrensel.net/yazi/14045/belge-yayinlarinin-azinlik-haklari-yolculugu? Yolculuğu sevgili Ayşenur ve Ragıp Zarakolu başlatmıştı. Çoğu Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı solcusu ve insan hakları savunucusu, bu yolculuğa onların açtığı ve yürüdüğü yoldan giriş yapmıştı. Ben dahil. Konu azınlık haklarıydı. Hani Hrant’ın, O samimi ve sahici adamın bizlere hatırlattığı ve geniş toplum kesimleri açısından da güncel hale getirdiği konu. Beni de Hrant’la tanıştıran Ragıp’tı. Yıl 1999… Aylardan temmuz… Belge yayınları Ayşenur’un açtığı yolda yürüyüşünü sürdürüyor. Geçen ay Ragıp Zarakolu İstanbul’daki bir buluşmamızda iki kitap tutuşturdu elime. Biri Belge’nin diğeri kitap yazarının kendi yayınladığı bir kitap. Belge yayınlarının yayınladığı 600 yüz sahifeye yakın bir kitap: “Soykırımın İkinci Safhası (Sürgüne Gönderilen Osmanlı Ermenilerinin Suriye Mezopotamya Toplama Kamplarında İmha Edilme..]]> Wed, 21 Sep 2011 12:44:37 +0400 İHD okulunda ders zili https://www.evrensel.net/yazi/13639/ihd-okulunda-ders-zili https://www.evrensel.net/yazi/13639/ihd-okulunda-ders-zili? İHD-İnsan Hakları Akademisi’nde dersler 16 Eylül Cuma(yarın) saat 18.00’de başlıyor. İsterseniz, ‘İHD okulunda ders zilinin çalması’ diyelim buna. İHD- Akademisi geçen yıl kuruluş sürecini tamamlamış ve açılışını 17 Temmuz 2010 günü gerçekleştirmişti. Açılış dersini çok değerli insan hakları savunucusu, filozof Prof. Dr. İonna Kucuradi vermişti. Bir yıl süren hazırlıklardan sonra ders programları hazırlandı, takvim ve eğitimciler belirlendi. Hazırlıklardan kasıt şudur: Akademi bilim kurulu tavsiyeleri doğrultusunda katılımcılar için 14 sorudan oluşan bir anket formu hazırlandı. Bu sorular İHD’nin bütün şubelerine ve temsilciliklerine gönderildi (İHD’nin 2010 yılı itibariyle 28 şube ve 5 temsilciliği vardı). İnsan hakları savunucularının beklentileri neydi, nasıl bir eğitim ve öğretime ihtiyaç vardı ve hangi yöntemler uygulanmalıydı? Akademi bili..]]> Thu, 15 Sep 2011 12:55:27 +0400 Arap Baharını okumak https://www.evrensel.net/yazi/13216/arap-baharini-okumak https://www.evrensel.net/yazi/13216/arap-baharini-okumak? Aynı anda iki görüntü var: Biri dünyanın(kapitalizmin) yaşadığı kriz. Diğeri “Arap baharı!” İlişki olmalı. Ekonominin belirleyiciliğini en özlü bir şekilde “Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı”da “Önsöz” de Marx anlatıyordu. “ Ulaşmış olduğum ve bir kez ulaşıldıktan sonra incelemelerime kılavuzluk etmiş olan genel sonuç, kısaca şöyle formüle edilebilir: Varlıklarının toplumsal üretiminde, insanlar, aralarında, zorunlu, kendi iradelerine bağlı olmayan belirli ilişkiler kurarlar; bu üretim ilişkileri, onların maddi üretici güçlerinin belirli bir gelişme derecesine tekabül eder. Bu üretim ilişkilerinin tümü, toplumun iktisadi yapısını, belirli toplumsal bilinç şekillerine tekabül eden bir hukuki ve siyasal üstyapının üzerinde yükseldiği somut temeli oluşturur. Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, ..]]> Wed, 07 Sep 2011 10:16:39 +0400 Savaşın nedenleri ve sonuçları https://www.evrensel.net/yazi/12414/savasin-nedenleri-ve-sonuclari https://www.evrensel.net/yazi/12414/savasin-nedenleri-ve-sonuclari? Barış ve demokrasi konusunda yüksek bir politik irade olmayınca “çatışma” kaçınılmaz oluyor. Çünkü oyalama, öteleme, erteleme on yılların güvensizlik ortamını besleyen tohumlardır. Neden 2002 - 2004 döneminde değiştirilen dil yasakları hakkındaki yasalardan sonra 5 yıl beklenip de TRT Şeş’te Kürtçe yayına geçildi? Neden 5 yıl beklendi? Neden hâlâ genel müdür değişirse ve veya hükümet isterse bu kanal yayından kaldırılabilir haldedir? Neden Kürtçe yayın yasal güvenceden yoksun bırakılıyor? Neden yıllarca Kürtçe kursların açılması konusunda kapı- pencere ölçülerinin santim uygunsuzluğu gerekçesiyle(!?), evet evet bu uyduruk gerekçelerle güvensizlik tohumları ekildi, beslendi? Şimdi de “anadilde eğitim olmaz, savunma olmaz, konuşma, yazma olmaz; yerel yönetimlerin özerkliği olmaz&rdq..]]> Wed, 24 Aug 2011 11:53:03 +0400 Otokrasi ihtimali https://www.evrensel.net/yazi/11989/otokrasi-ihtimali https://www.evrensel.net/yazi/11989/otokrasi-ihtimali? Başbakan Erdoğan’ın son birkaç yılık söylemlerinde dikkat çeken öğeler var. Söylemler yanında icraata bakıldığında da özellikle polis ve yargı pratiklerinin bu söyleme eşlik ettiği görülmektedir. Başbakan’ın çeşitli dönemlerdeki söylemlerinden hareketle bir hükme varmak her zaman isabetli olmayabilir. Ama tekrarlanan söylemler ve alınan tutumlar var. Başbakan her konuda karar verici konumda. Her söylediği kesin doğru ve yerine getirilmesi elzem kabul ediliyor. O konuşmadan icraat görülmüyor. Algı giderek bu söylediğimiz gibi. Polis pratikleri dedik. Başbakanı protesto etmek demokratik bir hak. Ancak demokrasilerde başbakanlar eleştirilebilir. Buna karşılık insanların başlarına bir şey gelmez demokrasilerde. Halbuki şimdilerde başbakanı her protesto eylemi biber gazı, dipçik ve copla karşılanıyor. O da yetmiyor gözaltılar tutuklamalar başlıyor. Başbakan “An..]]> Wed, 17 Aug 2011 10:16:25 +0400 Türkiye Barışını Yakalamak (2) https://www.evrensel.net/yazi/11507/turkiye-barisini-yakalamak-2 https://www.evrensel.net/yazi/11507/turkiye-barisini-yakalamak-2? Türkiye barışını yakalamak için “Büyük Uzlaşma”ya ihtiyaç var. Nedir bu? 12 Haziran milletvekili seçimleri öncesinde programatik düzeyde yaptığımız bir incelenmede Emek Özgürlük ve Demokrasi Bloku ile CHP’nin görüşlerinin arasında Çin Seddi bulunmadığını, eğer CHP programda savunduklarını pratikte de savunursa Türkiye’nin demokrasi ve insan hakları sorununun ve elbette demokrasi ve insan hakları sorununun en önemli halkası olan Kürt sorununun çözümünün mümkün olacağını belirtmiştik. Kürt sorunu çok büyük bir sorundur ve büyük uzlaşmaları gerektiriyor. Bu mesele birbirinden kopuk olarak Diyarbakır-Hakkari hattından ya da Samsun-Trabzon hattından bakarak değil ama her yönden, birlikte bakarak ve konuşarak çözülebilir. Evet, evet! Bu, siyasetçilerin ve toplumun uzlaşmasına iht..]]> Wed, 10 Aug 2011 08:29:51 +0400 Türkiye Barışını yakalamak (1) https://www.evrensel.net/yazi/11074/turkiye-barisini-yakalamak-1 https://www.evrensel.net/yazi/11074/turkiye-barisini-yakalamak-1? İnsan hakları belgeleri, genel olarak barışın temellendirilmesinde insan hakları ve özgürlüklerini esas alır. Barış hakkı da halklara tanınmış bir haktır. İnsan hakları ve özgürlüklerinin tanındığı, kullanıldığı ve korunduğu sistemler, barışın egemen olduğu sistemlerdir. İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin “Başlangıç” maddesini, tüm insanların onurda ve haklarda eşitliğini vurgulayan birinci maddesini ve herkesin Bildiri’de yer alan haklara ve özgürlüklere dayalı uluslararası ve toplumsal düzene hakkının olduğunu vurgulayan 28. maddeyi düşündüğümüzde yaklaşımın bu olduğunu görürüz. Eşitsizliklerin derinleştiği ve otoriter-totaliter rejim özelliklerinin baskın olduğu bir sistemin barışı değil çatışmayı ve savaşı üreteceği açıktır. Türkiye örneğinde, nitekim üretmiştir de… Türkiye’deki durumla ilgili, barı..]]> Wed, 03 Aug 2011 09:48:35 +0400 Genç ölümler… (Şaban Dayanan için) https://www.evrensel.net/yazi/10664/genc-olumler-saban-dayanan-icin https://www.evrensel.net/yazi/10664/genc-olumler-saban-dayanan-icin? İHD’nin 25.kuruluş yılı kutlamaları çerçevesinde Genel Başkan Öztürk Türkdoğan, mücadele sürecindeki genç ölümlere değindi… Yaşamlarını yitiren İHD kurucularının adlarını söyledi. Emil Galip Sandalcı, Gülizar Çağlayan, Didar Şensoy, Mahmut Tali Öngören, Mehmet Ali Aybar, Niyazi Ağırnaslı, İbrahim Tezan, Ahmet Tahtakılıç, Aziz Nesin, Hamdi Konur, İsmet Pekdemir, Nusret Fişek, Haldun Özen, Recep Cüre, Cahit Talas, İbrahim Açan, Jülide Gülizar ve Halit Çelenk…Onları “ minnetle, şükranla anıyorum” dedi. Ayrıca, “İnsan hakları mücadelesinde öldürülen yönetici ve üyelerimizi de (Vedat Aydın, Sıddık Tan, İdris Özçelik, Kemal Kılıç, Orhan Karaağar, Cemal Akar, Şevket Epözdemir, Muhsin Melik, İkram Mikyaz, Tacettin Aşçı, Abuzer Öner, Ahmet Aydın, M. Şirin Polat, Me..]]> Wed, 27 Jul 2011 10:00:21 +0400 Hakkari suları https://www.evrensel.net/yazi/10252/hakkari-sulari https://www.evrensel.net/yazi/10252/hakkari-sulari? Hakkari’de sular dansediyor. Van üzerinden 201 kilometre mesafedeki Hakkari’ye (Çölemerik) yöneldiğinizde bir süre sonra fark edebilirsiniz bunu.Yolculuğunuzda Van- Gürpınar yolu üzerinde Zernek Barajı’nı sessiz, dingin haliyle görürsünüz. Yolunuz zorunlu olarak Hoşap’tan geçer. Hoşap Kalesi’ni gördüğünüzde, “hele bir soluklan” der hisleriniz. Hoşap’tan yola koyulduğunuzda bir müddet sonra fark edersiniz derelerin aktığı yönü. Sümbül Dağı’nın gölgesinde bütün dereler Zap’ta birleşirler. Zap ortaklığı, birleştikçe giderek büyür. Bundan 40-45 yıl önce keşfetmiş devrimci 68 kuşağı Zap’ı. Zap çoğalıyor katılımlarla, coşku artıyor. Her gelen dere dans ederek geliyor Zap’a. Bu dans Hakkari’ye 30 kilometre kala hızlanıyor. Ritmi, düzenden düzensizliğe doğ..]]> Wed, 20 Jul 2011 12:15:26 +0400 Festus Okey yaşadı mı? https://www.evrensel.net/yazi/9774/festus-okey-yasadi-mi https://www.evrensel.net/yazi/9774/festus-okey-yasadi-mi? Festus Okey’in öldürülmesi davasında çok ilginç gelişmeler oluyor. Mahkeme Festus Okey’in Festus Okey olup olmadığını araştırıyordu. Kimlik bilgilerini ta Nijerya’dan getirtmeye çalışıyordu. Yazışma usulü böyle. Adalet Bakanlığına yazı yazılıyor, Bakanlık Dışişleri Bakanlığına yazıyor, Dış İşleri Bakanlığı Nijerya Dışişleri yetkililerine, muhtemelen Nijerli yetkililer de kendi bakanlık birimlerine… Belki de mahkemenin yazısından sonra bunların hiçbirisi olmuyor. Mahkemenin yazısı, talebi henüz sınırları aşıp Nijerya’ya ulaşmamış da olabilir. 20 Ağustos 2007 tarihinde bir kamu görevlisi insan öldürüyor. Bu öldürmenin tartışmalı tek bir yönü var. Öldürme kasıtlı mı taksirli mi? Çünkü polis “kasten öldürmedim” diyor, “Boğuşma sırasında silah ateş aldı” diyor. Evet, kesin olan bir şey var: Bir insan (..]]> Wed, 13 Jul 2011 09:50:32 +0400 Türkiye’ye bakmak https://www.evrensel.net/yazi/9285/turkiyeye-bakmak https://www.evrensel.net/yazi/9285/turkiyeye-bakmak? Türkiye’ye birkaç açıdan bakılabilir. Devlet merkezli bakılabilir; insan merkezli ve toplumsal sınıf ve tabakalar merkezli olarak bakılabilir. Ekonomik, sosyal kültürel açılardan bir bütün olarak ya da ayrı ayrı olmak üzere de bakılabilir. Bir ilkeye ihtiyaç var. Şöyle bir durum tespiti yapılabilir ve bu bir hükmü de içerir: Türkiye’nin asal sorunu insan hakları ve demokrasi sorunudur. Bu asal sorunun en önemli halkasını da Kürt sorunu oluşturur. O zaman Türkiye’ye bakış bu pencereden oluyor. İnsan hakları ve demokrasi sorunları asal sorun olarak tespit ediliyorsa ve Kürt sorunu da en önemli halka oluyorsa sorunun çözümüne dair düşünmek ve tartışmak gerekir. Klasik bakış önce bu tespite karşı çıkışla başlıyor. Özetle şöyle diyor: Türkiye’nin bölücülük ve terör sorunu var..]]> Wed, 06 Jul 2011 10:02:39 +0400 Tuzak ve kriz sistemi https://www.evrensel.net/yazi/8883/tuzak-ve-kriz-sistemi https://www.evrensel.net/yazi/8883/tuzak-ve-kriz-sistemi? Devlet yurttaşlarına tuzak hazırlar mı? Demokratik hukuk devleti ise hazırlamaz. Demokratik devletin kamu görevlileri hukukun gerektirdiklerine göre davranırlar. Demokratik rejime sahip olmayan devletlerde ise o devlet tarafından benimsenmiş resmi ideolojiye ya da partizan kamu görevlilerinin tercihlerine göre şekil alır eylem ve işlemler. O tür ülkelerde çoğu kez benimsenmeyen düşünce sahipleri cezalandırılır. Tuzak da olur, krizler de kaçınılmazdır. Çünkü yapısal olarak hemen her konuda demokrasiyle çelişen mevzuata ve uygulamalara sahiptir o ülkeler. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerine ve mahkeme içtihatlarına aykırı hukuki düzenlemeler ve uygulamalar tekrarlanan bir hal aldığında “sistemik sorun” teşhisinde bulunmakta. Bu konuda Ürper ve diğerleri-Türkiye ve Cahit Demirel- Türkiye kararlarına bakılabilir. M..]]> Wed, 29 Jun 2011 09:39:04 +0400 Anayasa ve değişmezlik https://www.evrensel.net/yazi/8384/anayasa-ve-degismezlik https://www.evrensel.net/yazi/8384/anayasa-ve-degismezlik? Yeni, demokratik anayasa talebi gündemdeki yerini koruyor. Tartışma değişmez maddeler eksenli olarak açıldı. CHP ve MHP hemen refleks gösterdiler: “İlk üç madde değişmez!” Halbuki tartışılan anayasa değişikliği yapmak değil; yeni, demokratik anayasa yapmak! Belki de “yaptırmayız efendim”ciler galip gelecek; belki de AKP de bu koroya katılacak. Şimdiden bir şey söylenemiyor. Ama belli olan bir şey var: Yeni, demokratik anayasa yapılacaksa o zaman bugünkü anayasanın değişmezleri üzerinden tartışamayız. Eğer Anayasa değişikliği ile sınırlı bir yol benimsenecekse, bu konuda da yöntem çok. İlk üç maddeye dokunmak da dahil… Sözgelimi değişmezliği hüküm altına alan 4. maddeyi değiştirirsiniz veya kaldırırsınız ve ilk üç maddeyi değiştirilebilir maddeler haline getirirsiniz. Değişmezler/değiştirilemez/, değiştirilemezliği teklif edilemezlerden olan 3.maddede &..]]> Wed, 22 Jun 2011 07:28:13 +0400 Barış ve demokrasi yolunda ilerlemek https://www.evrensel.net/yazi/8026/baris-ve-demokrasi-yolunda-ilerlemek https://www.evrensel.net/yazi/8026/baris-ve-demokrasi-yolunda-ilerlemek? Barış ve demokrasi konusunda, pratik, zenginleştiriyor insan zihnini... Akıl devreye giriyor somut sorunların çözümü gündeme geldiğinde. İnsan toplumu gerçek somut durumlarla ilgili analiz, tutum, iş ve eylem bekliyor. Türkiye’deki seçimler söz konusu olduğunda şöyle de bakılabilir: 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu diye bir kanun var, 12 Eylül askeri cuntasının hazırladığı. Onun 33. maddesi yüzde 10 seçim barajını öngörüyor. İktidar sahipleri “yönetimde istikrar” adına “temsilde adaleti” es geçtiler. Halbuki asıl olan temsildir. Yani halk iradesidir. Ama temsilde adalet ikinci plana atıldı hep. Yüzde 10 baraja rağmen 90’lı yıllar ki, 2002 yılına değin sürdü bu durum, koalisyonlar dönemiydi. Teknik olarak “azınlıklar” hedef alınmıştı. Azınlıklar kendi kendisini yönetemeyecek, temsilcilerini göndere..]]> Wed, 15 Jun 2011 09:33:40 +0400 Seçimler, idare ve yargı https://www.evrensel.net/yazi/7540/secimler-idare-ve-yargi https://www.evrensel.net/yazi/7540/secimler-idare-ve-yargi? Türkiye hukukun üstünlüğü, demokrasi, insan hakları ve azınlıkların korunması başlıklarının tümünde, son 10 yılda yapılan hukuki reformlara karşın, yapısal olarak sorunlu bir ülke halindedir. Seçimler konusuna bakalım. İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin 21. maddesi şöyledir: “Madde 21 1. Herkes, doğrudan ya da serbestçe seçilmiş temsilcileri aracılığıyla ülkesinin yönetimine katılma hakkına sahiptir. 2. Herkesin, ülkesinde kamu hizmetlerinden eşit yararlanma hakkı vardır. 3. Halk iradesi, hükümet otoritesinin temelini oluşturmalıdır; bu irade, genel ve eşit oy hakkı ile gizli ve serbest oylama yoluyla, belirli aralıklarla yapılan dürüst seçimlerle belirtilir.” Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek 1 No’lu Protokol’ün 3.maddesi de şöyledir: “Madde 3-Serbest seçimlere hak Yüksek Sözleşmeci taraflar, yasama..]]> Wed, 08 Jun 2011 10:17:22 +0400 Blok, CHP ve demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/7117/blok-chp-ve-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/7117/blok-chp-ve-demokrasi? Demokrasi yarışı AKP ile CHP arasında değil, Blok ile CHP arasında yaşanıyor. AKP başlıca yeteneği olan AB uyum sürecine 2005 yılına değin paralel tutum takınmak şeklindeki yaklaşımını 3 ekim 2005 tarihinde “katılım müzakereleri”ne başlanmasını sağladıktan sonra büyük ölçüde terk etmişti. Karşısında ana muhalefet partisi olarak yer alan CHP tüm bu süreçte hukuki reformların önünde engel bir politika izlemekteydi. Yurttaşların hak ve özgürlük alanını genişletecek hukuki reformları deyim yerindeyse “AB’ye verilmiş taviz” olarak görmekteydi. Çok cılız bir demokrasi iradesi gösteren AKP bile bu süreçte CHP’nin yanında reformcu bir parti görünümü sergilemekteydi. AKP’nin demokrasi iradesi konusundaki 9 yıllık pratiği belli. Türkiye hâlâ otoriter bir sisteme sahip ve son yıllardaki pratiğe bakıldığında da b..]]> Wed, 01 Jun 2011 11:31:45 +0400 Blok seçim beyannamesinde kadın https://www.evrensel.net/yazi/6729/blok-secim-beyannamesinde-kadin https://www.evrensel.net/yazi/6729/blok-secim-beyannamesinde-kadin? “Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu”, seçim beyannamesinde Türkiye’de demokrasi için çözüm önerilerini sıralıyor. Çok önemli ve doyurucu çözümler öneriyor ve vaadediyor. Blok, dikkat çekici bir şekilde ve yalnızca blok beyannamesinde yer aldığı biçimde, genel seçim beyannamesinin dışında ayrı bir “Kadın Seçim Bildirgesi” hazırlamış durumda. Başlıklar şöyle yer alıyor “Bildirge”de: -21.yüzyıl, “Kadın Yüzyılı”olacak -Cinsiyet ayrımcılığına karşı güçlü mücadele yürüteceğiz -Hedefimiz eşit temsil -Eşitlik sağlanıncaya kadar kota -Sosyal destek yetmez eşitlik bakanlığı -Eşitlik için, çerçeve yasa ve bütçe -Kadın katliamlarını durduracağız -Eğitim ve sağlık en temel hakkımız -Yoksulluk kadınların kaderi değil -Cinsiyet özgürlük&..]]> Wed, 25 May 2011 15:23:41 +0400 Arıza ve ölüm https://www.evrensel.net/yazi/6393/ariza-ve-olum https://www.evrensel.net/yazi/6393/ariza-ve-olum? Geçen hafta Gündem: Çocuk! Derneği, geçen yıl 12 Mayıs’ta yaşamını yitiren Efe Boz’un ölüm yıldönümü nedeniyle bir açıklama yaptı. Açıklamada 24 ayda 13 çocuğun ölümü münferit değildir” dendi. İşte “arızalarda(!?)” yaşamını yitiren çocuklar: “Fatma Karoğlan, 18 Mayıs 2009, Adapazarı’nda Hızırtepe Kız Yetiştirme Yurdunda, Mine Gün, 18 Mayıs 2009, Adapazarı’nda Hızırtepe Kız Yetiştirme Yurdunda, Mustafa Kutlar, 30 Eylül 2009’da İstanbul-Güngören Lütfi Kırdar İÖO’da, Umut Balık, 22 Mart 2010’da Uşak’da Eşme YİBO’da, Fadime Yalçın, mart 2010’da Manisa-Demirci İmrenler Köyü İlköğretim Okulunda, Özlem Çakan, 22 Mayıs 2010’da Samsun Yaşar Doğu Kız Yetiştirme Yurdunda, Zeynep Binici, 22 Mayıs 2010’da Samsun Yaşar Doğu Kız Yetiştirme Yurdu..]]> Wed, 18 May 2011 11:19:18 +0400 Festus davası: Cezasızlık politikasına örnek https://www.evrensel.net/yazi/5894/festus-davasi-cezasizlik-politikasina-ornek https://www.evrensel.net/yazi/5894/festus-davasi-cezasizlik-politikasina-ornek? Festus Okey Nijerya vatandaşı bir insan. Türkiye’de sığınma başvurusu vardı ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinde dosyası bulunuyordu. O nedenle de Yüksek Komiserlik kendisine kimlik vermişti. 20 Ağustos 2007 tarihinde İstanbul’da saat 18 sularında derisinin siyah olması nedeniyle gözaltına alındı. Derisi siyahtı ve o nedenle de uyuşturucu işine bulaşmış olabilirdi! Polisler böyle anlatıyor, böyle geçiyorlardı tutanaklara. Öldürüldü. Kendisinden önce binlercesi gibi polis tarafından öldürüldü. Polis karakolunda kurşunlandı; Taksim İlkyardım Hastanesinde ameliyat sırasında saat 23’e doğru yaşamını yitirdi. Geçen hafta davaya ilişkin izlenimlerimizi yazmıştık. Şimdi de soru soralım istedik. Devlet cevap versin. Hukuk da var işin içinde, vicdan da… Soru 1) Siz nasıl bir devletsiniz ki, bazı memurlarınız, tıpkı bir zamanlar Güney Afrika&rsq..]]> Wed, 11 May 2011 11:15:21 +0400 Festus Okey davası izlenimleri https://www.evrensel.net/yazi/5480/festus-okey-davasi-izlenimleri https://www.evrensel.net/yazi/5480/festus-okey-davasi-izlenimleri? 26 Nisan’da Sütlüce’deki Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Festus Okey’in davası görüldü. İHOP adına davayı izledim. Davaya büyük çoğunluğu çok genç 30-35 kişi gelerek ilgi gösterdi. Daha önce onlarca insanın yaptığı gibi 26 Nisan duruşmasında da 70 civarında insan şikayet ve davaya müdahil olma dilekçesi verdi. Bir vicdan hareketidir bu girişimler. İnsanlık vicdanı böyle bir şeydir. Harekete geçer haksızlık, çaresizlik, kimsesizlik hallerinde…Siz de yalnız olmadığınızı anlarsınız bu vicdan sahibi insanları gördükçe, duydukça… Festus Okey, İstanbul’da 20 Ağustos 2007 tarihinde öldürüldü. Gözaltında… Polisin silahından çıkan kurşunla. Bu noktalarda tartışma yok. Polis, bilinçli, kasıtlı bir eylem olmadığını savunuyor. İşin esasına girince anlaşılacak bu durum. Karanlık noktalar..]]> Wed, 04 May 2011 11:36:31 +0400 Barış sorunu ve Öcalan’ın yol haritası üzerine düşünceler(4) https://www.evrensel.net/yazi/5010/baris-sorunu-ve-ocalanin-yol-haritasi-uzerine-dusunceler4 https://www.evrensel.net/yazi/5010/baris-sorunu-ve-ocalanin-yol-haritasi-uzerine-dusunceler4? Çok acıdır, barış şansı için en etkili politik aktörlerden birisinin düşüncelerine neredeyse 2 yıl sonra ulaşabilmek ve tartışabilmek… Çok acıdır, o politik aktör düşüncelerini ve önerilerini ‘gözden geçirme, değiştirme ve geliştirmeye açık’ olduğunu söylemişken, bu şansı kullanamamış olmak… Barış sorununun çözümünde - barışın imkanları ve şartlarına sunduğu elverişli zemin açısından – Öcalan’ın yol haritası bir şans olabilir. Fırat Haber Ajansının 09.04.2011 tarihli haberinde Öcalan’ın “Demokratik zeminde Kürt Sorunu çözülmezse, daha önce 156 sayfalık yol haritasında da belirttiğim gibi-ki hâlâ güncelliğini korumaktadır-varlığını koruma ve özgürlüğünü sağlama savaşı gündeme gelecektir.” dediği yazılı. İçerik ve terminoloji aç..]]> Wed, 27 Apr 2011 09:41:48 +0400 Barış sorunu ve Öcalan’ın yol haritası üzerine düşünceler (3) https://www.evrensel.net/yazi/4533/baris-sorunu-ve-ocalanin-yol-haritasi-uzerine-dusunceler-3 https://www.evrensel.net/yazi/4533/baris-sorunu-ve-ocalanin-yol-haritasi-uzerine-dusunceler-3? Öcalan, hazırladığı yol haritasının V.bölümünde yer alan “Eylem Planı”nda, ”Toplumsal sorunlarda önerilen her çözüm modeli pratik değer ifade etmedikçe zihin jimnastiği olmaktan öteye gitmez. Şüphesiz pratik adımlar da düşünceyle ilgilidir, yürüyen düşüncedir. Yine de başarılı çözümlemelerin değeri ancak pratikle yanıt bulabilir.” demektedir. Aynı yerde ikinci paragrafta, diyalogun ve müzakerenin önemine ve barışın değerine işaret etmektedir: ”Anlamlı diyaloglara her zaman öncelik verilmesi gerektiğine inanırım. Ama diyalog adına kendini kandırmanın da felaket getirdiğini bilirim.” Öcalan bu satırları yazdıktan ve hükümete ilettikten iki ay sonra (19 Ekim 2009) “Habur hadisesi” cereyan etti. Hükümet ve yargı, silahını bırakıp barış için gelenlere olumlu yaklaştı.Barış umutları arttı.Fak..]]> Wed, 20 Apr 2011 11:17:56 +0400 Barış sorunu ve Öcalan’ın yol haritası üzerine düşünceler(2) https://www.evrensel.net/yazi/4017/baris-sorunu-ve-ocalanin-yol-haritasi-uzerine-dusunceler2 https://www.evrensel.net/yazi/4017/baris-sorunu-ve-ocalanin-yol-haritasi-uzerine-dusunceler2? Abdullah Öcalan, “Yol Haritası”ında, hem Türkiye’nin demokratikleşmesiyle ilgili düşüncelerini sergiliyor hem de barışın eylemsel (fiili olarak) nasıl sağlanacağına dair düşünceler açıklıyor. Öcalan bir realite. Başka realite-ler de var kuşkusuz. Öcalan, bu realite-lerin de farkında olduğunu gösteren analizde bulunuyor. Bu önemli. Mesela, farklı ulusal ya da etnik kökenlerden, dinler, diller, siyasi görüşlerden ve inançlardan insanlar bir realite. O nedenle, barış sorununu demokrasi ve insan hakları ve özgürlükleri çerçevesinde düşünmek ve öyle hareket etmek realiteye de uygun düşünmek demek. Realite, Türkiye toplumunun çoğulcu etnik, dinsel, dilsel ve kültürel dokusudur. Yol haritasında, Öcalan’ın kavramlar üzerinde çalıştığını ve yoğunlaştığını görebiliyoruz. Kavramlara yoğunlaşması,..]]> Wed, 13 Apr 2011 11:42:15 +0400 Barış sorunu ve Öcalan’ın yol haritası üzerine düşünceler(1) https://www.evrensel.net/yazi/3592/baris-sorunu-ve-ocalanin-yol-haritasi-uzerine-dusunceler1 https://www.evrensel.net/yazi/3592/baris-sorunu-ve-ocalanin-yol-haritasi-uzerine-dusunceler1? Türkiye barışı açısından önemi yadsınamayacak bir gelişme Ağustos 2009 tarihinde yaşanmıştı. Abdullah Öcalan, AİHM’e ve hükümet yetkililerine 150 sahifelik bir “yol haritası” sunduğunu açıklamıştı. Bir müddet sonra Öcalan haftalık görüşmelerinde haritadan bazı bölümleri ana başlıklar halinde avukatlarına ve onlar aracılığı ile kamuoyuna aktarıyordu. Bu sütunlarda birkaç kez Öcalan’ın yol haritasının neden kamuoyuna açıklanmadığını sormuştuk. Kendimizi de katarak “merak etmemenin” ve bunun açıklanmasını istememenin kabul edilemez olduğunu söylemiştik. Hatta bir Türkiye Barış Meclisi toplantısında “yol haritasını okuyan, kendisinde olan ya da okuduğunu bildiğiniz kimse var mı?” diye de sormuştuk. Öcalan’ın düşünceleri savaş-barış tartışmasında ve Kürt sorunun demokratik ve barışçıl çöz&u..]]> Wed, 06 Apr 2011 14:14:39 +0400 Taslak düşünceleri toplamak https://www.evrensel.net/yazi/3073/taslak-dusunceleri-toplamak https://www.evrensel.net/yazi/3073/taslak-dusunceleri-toplamak? Adının “İmamın Ordusu” olacağı söyleniyor. ‘İçinde bir sürü işe yarar-yaramaz bilgi’ olduğu söyleniyor. Yazar son sözünü söylememiş ama okuyanlar ve “devlet” söylüyor. Devlet,- her dönemde kime deniyorsa “devlet” diye işte o - her dönemde her çıkan ve takibata uğrattığı kitap için bir şeyler söylüyordu zaten. Söyledikleri hiç de iyi şeyler olmuyordu. Çünkü fikir sahiplerinden hiç hazzetmezdi devlet. Benimsenmeyen düşüncelerin sahiplerinden tabii ki… Taslak düşüncelere el koymak ne ceza yasalarında yer alıyor ne de usul yasalarında. El koyma kararları mahkemelerden de sadır olsa kanunsuz! Evet evet kanunsuz! Hukuk dışı falan demiyorum. Fikri cezalandırma yolunda yürümenin hukukla ne alakası var. Biz o noktada değiliz. Kitap taslağını toplamanın kendisi kanunsuz. Neden mi? ..]]> Wed, 30 Mar 2011 10:13:04 +0400 Yargıda özgürlük karşıtı eğilimler https://www.evrensel.net/yazi/1685/yargida-ozgurluk-karsiti-egilimler https://www.evrensel.net/yazi/1685/yargida-ozgurluk-karsiti-egilimler? Türkiye yargısının bazı düzeltmelere karşın bağımsızlık ve tarafsızlık sorununun olduğu çok açık. Keyfi gözaltılar ve tutuklamalar da bugün ortaya çıkmış bir sorun değil.Ama uygulamaya bakıldığında durumun giderek kötüleştiği de görülüyor. Yargının pratiğini insan hakları standartları açısından ölçmenin en nesnel yolu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarıdır..AİHM’den neredeyse her 10 kararından 9’u ihlal olarak dönen bir yargıya yargı kurumu denilebilir mi?Olsa olsa böyle bir yargı o devletin ideolojik aygıtı olarak nitelendirilebilir.Ya da baskı aracı… Yargının uluslar arası insan hakları belgelerinde yer alan haklara ve özgürlüklere yabancı kalmasının -Anayasa’nın 90. maddesi hükmüne karşın yabancı kalmasının- anlamı nedir acaba? Kanımızca yargının insan hakları belgelerine ve gerçekleştirilen hukuki reformlara direnişi..]]> Wed, 09 Mar 2011 11:57:40 +0300 Haklar ve özgürlükler: Öznesi kim? https://www.evrensel.net/yazi/1232/haklar-ve-ozgurlukler-oznesi-kim https://www.evrensel.net/yazi/1232/haklar-ve-ozgurlukler-oznesi-kim? İnsan hakları ve özgürlükleri konusunda, bunca olana bitene karşın netleşmeye ihtiyaç var. Hakları ve özgürlükleri ihlal eden devlet oluyor da o hakların ve özgürlüklerin öznesi (sahibi) kim oluyor? Bu sorunun cevabı, “Hakkın ve özgürlüğün ne olduğu ve kime tanındığına göre değişir” şeklindedir. Bazen çocuktur, bazen kadındır, bazen çalışandır ve genellikle de “herkes”tir hakkın sahibi. Sözgelimi “kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı” herkes içindir; adil yargılanma hakkı, özel hayatın ve aile hayatının korunmasına hak ve ifade özgürlüğü hakkı da öyle. Bu durumda kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, adil yargılanma hakkı, özel hayatın korunması ve ifade özgürlüğü hakkı mağdurun kimliğine göre değerlendirilemez. Ama pratikte hiç de &..]]> Wed, 02 Mar 2011 15:00:55 +0300 Toplu mezarlar https://www.evrensel.net/yazi/740/toplu-mezarlar https://www.evrensel.net/yazi/740/toplu-mezarlar? Bugünlerde, Türkiye’nin Güneydoğu bölgesinde, pek çok yerde, toplu mezarlar açılıyor. Kendiliğinden açılmıyor. Bu memlekette İHD adında bir insan hakları örgütü var. Faili meçhul cinayetleri bütün bir ‘90’lı yıllarda ve sonraki yıllarda rapor ediyordu. Gözaltında kaybolanları da… Kayıpları arıyor, araştırıyor ve onlarla ilgili kampanyalar başlatıyordu. “Cumartesi Anneleri” ile en büyük dayanışmayı o gösteriyordu. En zor zamanlarda yapıyordu bunu. Her hafta yönetici ve üyeleri gözaltına alınıyor ve coplanıyordu. Şimdilerde başka bir şey daha yapıyor İHD. Faili meçhul cinayetlerde ve toplu infazlarda yaşamını yitirenlerin gömüldükleri alanları işaret ediyor. Savcılara suç duyurusunda bulunuyor. Mağdur hareketi olarak yola çıkan İHD şimdilerde çok yoğun bir şekilde mağdurların başvurularını idari ve adl..]]> Wed, 23 Feb 2011 23:05:13 +0300 Toplu davalar ve tutuklama rejimi https://www.evrensel.net/yazi/360/toplu-davalar-ve-tutuklama-rejimi https://www.evrensel.net/yazi/360/toplu-davalar-ve-tutuklama-rejimi? Toplu davalarda tutuklu olarak yargılanan insanların durumları-kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı bağlamında- endişe verici olmaya devam ediyor. Nedeni şu: Bu davalarda şüpheli ya da sanıklar genellikle bir örgütlenme içersinde yer almakla ya da darbe suçlaması altında olanlar örneğinde olduğu gibi bir eylemi-eylemler dizisini- gerçekleştirme hazırlığında ve teşebbüsünde bulunmakla suçlanıyorlar. Bu durumun kendisi bireyi ortadan kaldırıyor. İlkin kamuoyu yargısı açısından ortadan kaldırıyor. Sözgelimi Ergenekon ya da darbe soruşturmalarında bu durum net olarak gözleniyor. KCK davasında da birey oluş tamamen ortadan kalkıyor. Hem de soruşturma ya da kovuşturma makamları pratikleriyle birey, bireyin hak ve özgürlükleri ortadan kalkıyor. Suçlama sanıkların tümüne kolektif olarak yöneltiliyor. Belirtilen durumda tek tek bireylerin fiili değerlendirme kon..]]> Thu, 17 Feb 2011 23:48:49 +0300