Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net ‘Ülkesi ağıdistan’ https://www.evrensel.net/yazi/78068/ulkesi-agidistan https://www.evrensel.net/yazi/78068/ulkesi-agidistan? “Uykulardan sıçradığım her gece Kuşku, doğasına yürüdü gerçeğimin. Ya senin gözlerindeki ışık sönmüşse, Ya damarlarımdaki kan donmuşsa benim Ya da yangın sonrası bir orman Gibi ıssız ve hüznüne alışık... Ölümün rengine sözcükler arıyorsa şimdi Ülkesi ağıdistana dönmüş bir ozan” Bu dizeler, ilk gençlik çağından başlayarak hapishanelerle tanışan, düşüncesi nedeniyle acılar ve baskılar yaşayan Gerçek Aydın, Devrimci Şair Şükran Kurdakul’a ait... Şükran Kurdakul, “Ölümün rengine sözcükler arıyorsa şimdi / Ülkesi ağıdistana dönmüş bir ozan” dizeleriyle sanki bugünü anlatıyor. Savaşlarda-canlı bomba saldırılarında ölen gençlerin; madenlerde, gökdelenlerde, tersanelerdeki iş cinayetlerinde ölen işçilerin; din odaklı söylemleriyle yoksul çocukların dolduruldukları Kur’an kurslarında, yurtlarda çıkan yangınlarda ölen çocukların; bin yıllık ön yargılarla ve gerici söylemlerle kışkırtılan erkekler tarafından öldürülen kadınların ardından hep bir ağıt gelip duruyor usuma... Anaların ge..]]> Sat, 10 Dec 2016 04:52:22 +0300 Haklar ve görevler... https://www.evrensel.net/yazi/78022/haklar-ve-gorevler https://www.evrensel.net/yazi/78022/haklar-ve-gorevler? “Saçlarım tutuştu önce, Gözlerim yandı kavruldu Bir avuç kül oluverdim Külüm havaya savruldu.” Günlerdir, Nazım Hikmet’in Kız Çocuğu şiirinin bu dizeleri gelip takılıyor dilime; yanan kız çocuklarını düşündükçe... Aladağ’da çıkan yangının alevleri çoktan söndü, arkasında birçok soru bırakarak... Bir çocuk nasıl yanar? Onu binbir emek ve umutla dünyaya getiren annesi ne düşünür, ne duyumsar? Doğumuyla ailesine sevinç getiren, okuyup kendisini ve ailesini kurtarması beklenen bir çocuğun yitiminin verdiği acı nasıl sağaltılır? Neden hep acılar yoksullardan yana düşer? Neden yöneticiler, geleceğin umudu olarak tanımlanan çocuklara karşı sorumluluklarını yerine getirmez? Biliyorum, bütün yoksul ölümleri gibi bu da unutulacak, unutturulacak... Yangının nedenini araştırıp sorumluları cezalandırmak yerine, yayın yasağı getirerek olayın üstünün örtülmesi bunu gösteriyor. Tıpkı daha önceki birçok olayda olduğu gibi... Ne var ki, ölümlerde kırımlarda ihmali olan yöneticiler kadar, yöneti..]]> Sat, 03 Dec 2016 04:34:14 +0300 İstanbul’da bir güz masalı: Uluslararası kitap ve sanat fuarı https://www.evrensel.net/yazi/77930/istanbulda-bir-guz-masali-uluslararasi-kitap-ve-sanat-fuari https://www.evrensel.net/yazi/77930/istanbulda-bir-guz-masali-uluslararasi-kitap-ve-sanat-fuari? İstanbul’a yolu düşenler bilir ulaşımın ne denli güç olduğunu; özel araçlarla da toplu taşıma araçlarıyla da... Bu nedenle Beylikdüzü’deki İstanbul Kitap Fuarına gitmek, Anadolu yakasında yaşayanlar için bir kıtadan bir kıtaya, kentin farklı semtlerinde yaşayanlar için bir kentten başka bir kente yolculuğa çıkmak gibidir. Buna karşın, o zorlu yolculuğu tamamlayıp fuar alanına adım atar atmaz kitap fuarının ve sanat fuarının sunduğu zenginliklerle bambaşka bir dünyaya girdiğinizi duyumsar; çekilen güçlüklerin buna değdiğini, gelmeseydiniz eksik kalacağınızı düşünürsünüz. Bu serüven, yaprakların sararıp kızardığı, ağaçların yaprak döküp çıplak kaldığı son yazlarda yıllardır sürmektedir. Bu yılki teması Felsefe ve İnsan olan 35. İstanbul Kitap Fuarı 12-20 Kasım 2016 tarihleri arasında gerçekleşiyor. Aynı mekanda eş zamanlı açılan Artist 2016- 26. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarının bu yılki teması ise Umulmadık Topraklar. Bu demektir ki, güneşin ışıklarını alıp gittiği, ülkemizin ü..]]> Sat, 19 Nov 2016 04:11:30 +0300 Hayatın umutlu sesi https://www.evrensel.net/yazi/77835/hayatin-umutlu-sesi https://www.evrensel.net/yazi/77835/hayatin-umutlu-sesi? Dışarıdaki puslu gökyüzü, yağmurlu hava içimi karartıyor. Tıpkı art arda gelen haberlerin taşıdığı acılar ve baskılar gibi. Karanlık gökyüzünde gün ışıklarını arıyor gözlerim. Ne var ki güneş bulutların ardında. İçimi aydınlatan gün ışıkları, bir kitabın sayfaları arasında, 12-13 yaşındaki çocukların yazdığı öykülerin satırlarında çıkıyor karşıma. Geçtiğimiz günlerde sonuçlanan Zeynep Cemali Öykü Yarışması’nda ödül alan öykülerin derlendiği bir kitap bu. Yaşamlarının henüz başında olan çocuklar; içinde yaşadığımız onca kargaşaya, egemenlerin sesi olan kitle iletişim araçlarıyla toplumu kuşatan onca aldatmaya karşın gizlenemeyen gerçekleri görüp duyumsayarak haksızlıklara karşı adalet isteklerini ve arayışlarını dile getirmişler. Günışığı Kitaplığı’nın düzenlediği teması “Adalet” olan yarışmaya gönderilen öyküler, insana-yaşama olan umudumu yeniliyor. 12 -13 yaşındaki çocukların sözcüklerinde vücut bulan vicdan, küçük yüreklerin haksızlıklara isyanı ve adalet arayışı hem yazdıkları ö..]]> Sat, 05 Nov 2016 04:27:33 +0300 ‘Hişt hişt!’ https://www.evrensel.net/yazi/77747/hist-hist https://www.evrensel.net/yazi/77747/hist-hist? İnsan, yeryüzünde yaşamaya başladığı ilk zamanlardan bu yana korkmuştur karanlıktan. Karanlık belirsizliktir; tehlikelerin görünmez olduğu, nereye basacağınızı, önünüze neyin çıkacağını, ne yapacağınızı, kendinizi nasıl koruyacağınızı bilemediğiniz bir belirsizliktir. İnsan karanlığın içinde bir başınayken korkular büyütür içinde, kendisini güçsüz duyumsar. O yüzden, yeryüzünü ısıtan ve aydınlatan güneş umut kaynağı olmuştur hep insan için. Ancak, güneş gökyüzünden çekip gittiğinde, kör karanlıktayken insan, yanı başındaki insanın, insanların sesiyle kendisini daha iyi duyumsamıştır. Gücü vardır insan sesinin, gücü ve etkisi. İnsan, ateşi bulup ısınma ve aydınlanma gereçlerini keşfettiğinden; enerji kaynaklarını ışığa ve ısıya dönüştürdüğünden bu yana fiziksel olarak karanlıkta değil artık. Ne var ki, düşüncelerini özgürce ifade edemediği, istediğince davranamadığı ortam/ortamlar hep karanlığı çağrıştırmıştır insana. Karanlığın içindeki o bir başınalığı... İnsan, ilk çağlardan bu yan..]]> Sat, 22 Oct 2016 04:20:42 +0300 8 Mart yaklaşırken https://www.evrensel.net/yazi/76138/8-mart-yaklasirken https://www.evrensel.net/yazi/76138/8-mart-yaklasirken? Kişisel bakım ürünlerinin satıldığı mağazada orta yaşlı bir kadın kasadaki genç kıza çıkışıyor. “Kadınlar günü yaklaşıyor, daha çok ürün bulundurmanız, daha çok seçenek sunmanız gerekiyor.” Sabahın erken saatlerinden beri ayakta çalışan kasadaki genç kız, kendisine öğretilmiş bir sabır ve gülümsemeyle dinliyor kadını ve bunu yöneticilerin bilebileceğini söylüyor. Kendisinin de bir kadın, 8 Mart’ın emekçi kadınlar günü olduğunun bilincinde değil, olsa da bunu dile getiremiyor. Başka bir kadın, kocasının kendisine alacağı armağandan söz ediyor yanındaki kadına... Mağazada çalışan kızlar, yorgunluklarını dışa vurmadan reyondan reyona koşuyorlar sürekli. Bu ve buna benzer görüntüler sıkça çıkıyor karşımıza. Çünkü sistem, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü, çıkarları doğrultusunda bir alış veriş, hediye alıp verme gününe çevirmek istiyor. Reklamlar kadına alınacak armağanlar üzerine; televizyon programlarında kadın hakları, İslam’da kadına ne kadar çok değer verildiği konuşuluyor. Din ad..]]> Sat, 05 Mar 2016 04:22:37 +0300 Barış için adım atmak... https://www.evrensel.net/yazi/75976/baris-icin-adim-atmak https://www.evrensel.net/yazi/75976/baris-icin-adim-atmak? Silopi’de Cizre’de, Sur’da devletin kendi halkına uyguladığı şiddete, açtığı savaşa ilişkin ne yazsam eksik kalacak... Hangi birinden söz etmeli? Ölü bedeni buz dolabında bekletilen Cemile çocuk, elindeki beyaz bayrağa güvenerek sokağa çıktığı halde defalarca vurularak öldürülen ve ölü bedeni 7 gün sokak ortasında kalan Taybet ana, evinde anasının koynunda vurulup dedesinin kucağında hastaneye götürülürken yeniden kurşunlanarak öldürülen 3 aylık Miray bebek... Cizre’de yaralı halde sığındıkları bodrumda, bekledikleri ambulansın geçişine izin verilmediği için yaşamlarını yitiren -ölüme terk edilen ya da öldürüldükleri söylenen- onlarca insan... Ve zulüm... Sınırsız iktidar hırsıyla, halk çocuklarını kendi halkına karşı ölmeye öldürmeye gönderen, bir halkı ezip yok etmek için toplarla bombalarla evlerini başlarına yıkan, insanların ölü bedenlerini sokaklarda bekleten, soyup teşhir eden; “Çocuklar ölmesin” demeyi suç sayan, bu talebi dile getirenleri cezalandıran zulüm... Bu uygulamaları ..]]> Sat, 13 Feb 2016 04:58:27 +0300 Umudu diri tutanlar... https://www.evrensel.net/yazi/75765/umudu-diri-tutanlar https://www.evrensel.net/yazi/75765/umudu-diri-tutanlar? Çocukların kurşunlandığı, demokratik hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı, eleştiri hakkını kullanan bilim insanlarının savcılıkça kovuşturmaya uğradığı, “barış” diyen öğretmenin hakkında soruşturma açıldığı, gerçekleri yazanların hapsedildiği, tekel basının iktidarın sözcüsü haline geldiği bir ortamda umuttan söz etmek çok zor, ama bir o kadar da zorunlu. Renkli ekranlardan yayılan yalanlar, insanların gözlerine bağlanan göz bağına dönüşmüşken, dökülen onca kanın üstüne tescilli suç makinelerinin dürüst insanlara açıktan tehdidine göz yumuluyorken, soru soran eleştiren herkes “olağan suçlu” ilan ediliyorken umuttan söz etmek zor, ama bir o kadar da zorunlu. Ne ki umut demek, umuttan söz etmek yetmez, umudu diri tutmak için karanlığın içinde ışık olacak işler yapmak gerekir. Öldürümlere karşı dayanışma eylemlerinin, bilim insanlarının “Suça ortak olmayacağız” kararlılığının, onları destekleyen imza kampanyalarının, susturulmuşluğun içindeki “Çocuklar öldürülüyor” çığlığının her biri a..]]> Sat, 16 Jan 2016 04:51:08 +0300 Tek dileğim barış! https://www.evrensel.net/yazi/75661/tek-dilegim-baris https://www.evrensel.net/yazi/75661/tek-dilegim-baris? “Ana kalbim odlanır söz düşende davadan bes değil mi ey insanlar döküldü kan aktı kan bes değil mi kara toprak su içtin gözyaşından” Ülkemizdeki durumu hangi söz, hangi türkü, hangi şiir yeterince anlatabilir ki? Ana kucağındaki süt kokulu bebeğe, torununu korumaktan başka kaygısı olmayan silahsız dedeye kurşun sıkılıyorsa... Kentler bombalanıp saraydakinin emrettiği gibi “kadın çocuk demeden” Kürt halkına acımasızca saldırılıyorsa... İnsanlar ölülerini sokaktan alıp gömemiyorsa, üç çocuk anası kadın kapısının önünde vuruluyorsa... İnsanlık, ırkçılığın gölgesi altında kalmışsa... Ülkemizin bir bölümünde bunlar yaşanırken öteki bölümlerinde yalan ve zulüm yılbaşı süslerinde, caddelerin ışıltısında gizleniyorsa... İktidarın yüzü ve sözcüsü olan televizyonlarda programlar “vur patlasın, çal oynasın” sürüyorsa... Halk yığınları bölücülük masalıyla uyutuluyorsa... “Birkaç Mehmet” diye tanımlanan halk çocukları ölmeye, öldürülmeye gönderiliyorsa... Ana olsun olmasın, “İnsanım” di..]]> Sat, 02 Jan 2016 04:52:24 +0300 'Hani biz kardeştik?' https://www.evrensel.net/yazi/75557/hani-biz-kardestik https://www.evrensel.net/yazi/75557/hani-biz-kardestik? Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Yazmanı Gülsün Kaya İstanbul İlk Öğretmen Okulundan sınıf, TÖB-DER’den mücadele arkadaşım. Biz öğretmenlikten ayrıldıktan sonra da 100 Temel Eser dayatmasına karşı forumdan Somalı madenci çocuklarına yaz okulu etkinliklerine kadar birçok eylem ve etkinlikte yolumuz kesişti arkadaşımla. Dün sosyal medya sayfasında aşağıdaki yazıyı ve Diyarbakır’dan öğrencisinin mektubunu paylaştı. Ben bu hafta köşemi, onun sözlerine ve devletin kendi yurttaşına karşı yürüttüğü savaşı, ölümleri, çocukların eğitimsiz-öğretmensiz bırakılmasını, bir halkın göçe zorlanmasını görmezden gelen “batıdaki kardeşlerine” bir genç yüreğin isyanını ifade eden Adar’ın mektubuna bırakmak istiyorum. “Adar, Darüşşafaka’dan öğrencim. Sınava girdiği yıl, Diyarbakır sınav görevlilerinden biri de bendim. Sınıf arkadaşı Fatih sınavı kazanamadı diye çok üzülmüştü Adar. Yazdığı yazı yüreğimi dağladı bugün. Ona yalnız olmadığını söylemek istiyorum, “Kardeşlik sürüyor.” demek istiyorum. S..]]> Sat, 19 Dec 2015 05:00:06 +0300 Tek renk ya da ‘gökkuşağının tüm renkleri’ https://www.evrensel.net/yazi/75448/tek-renk-ya-da-gokkusaginin-tum-renkleri https://www.evrensel.net/yazi/75448/tek-renk-ya-da-gokkusaginin-tum-renkleri? “50 000’den fazla kitap, piyasadan 2015 yılı içerisinde imha edilmesi amacıyla toplatılmıştır. Halen geriye dönük olarak tüm kitapları ‘kültürel uygunluk ve yerlilik testi’nden geçirmekteyiz. 700 adet kitabın 362’si bu test sürecinden geçmiştir. Takdir edersiniz ki 1993 yılından beri yayınlanan 700 kitabın tek tek incelenmesi zaman almaktadır. Benzer durumlarla karşılaştığımız için yayınlarımızın satış ve dağıtımının durdurulmasına ilişkin mevzuat 2015 yılı içinde oluşturulmuştur ve hali hazırda kitaplar tespit edildikçe toplama işlemi yürütülmektedir. Sizin de dikkat çekmiş olduğunuz kitabı da aynı sürece dahil etmiş bulunmaktayız.” Yukarıdaki cümleler, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. A. Arif Ergin’in bir gazetenin köşe yazarına yazdığı teşekkür mektubundan. Ne için teşekkür etmiş TÜBİTAK başkanı? Yazar, TÜBİTAK ’ın 2011’de yayınladığı Gökkuşağının Tüm Renkleri adlı kitapta siyonist propaganda yapıldığını duyurduğu için... Sonrası, köşe yazarı için mutlu son: “TÜBİTAK, o kitapları toplat..]]> Sat, 05 Dec 2015 04:51:28 +0300 Canlı bomba olmaya övgü: Aleko adlı bir çocuk https://www.evrensel.net/yazi/75339/canli-bomba-olmaya-ovgu-aleko-adli-bir-cocuk https://www.evrensel.net/yazi/75339/canli-bomba-olmaya-ovgu-aleko-adli-bir-cocuk? Aleko Adlı Bir Çocuk, Milli Edebiyat Akımı’nın önde gelen yazarlarından Ömer Seyfettin’in öykülerinden biridir. Ömer Seyfettin, Cumhuriyet döneminin başından beri öyküleri ders kitaplarında, ünite dergilerinde yer alan değişmez yazarlardan biridir. Bu değişmezlik AKP iktidarı döneminde uygulamaya sokulan 100 Temel Eser listesinde de sürmüştür. Öte yandan öykülerine telif ödenmediği için, hemen hemen bütün yayımcılar Ömer Seyfettin öykülerini 10’luk, 20’lik diziler halinde yayımlamaktadırlar. Bu nedenle, cumhuriyet döneminde yetişen kuşaklar yaygın olarak onun öykülerini okuyarak büyümüşlerdir. Ömer Seyfettin’in değişmezliğinin nedeni, Milli Edebiyat Akımı’nın ideolojisine uygun olarak yazdığı öykülerinde Türklüğün ve Sünni İslam’ın yüceltilmesi, farklı ulus, din ya da mezheplerin kötülenmesi olgusunun ülkeyi yönetenlerin ideolojisiyle örtüşmesidir. Bu yazıda Ömer Seyfetttin’in bütün öykülerini değerlendirme olanağı yok, ancak günümüzde birçok İslamcı terör örgütünün kullandığı bir ..]]> Sat, 21 Nov 2015 04:51:59 +0300 Üstün Akmen’in ardından... https://www.evrensel.net/yazi/75244/ustun-akmenin-ardindan https://www.evrensel.net/yazi/75244/ustun-akmenin-ardindan? “Günler sevdiklerimizi birer birer alıyor elimizden. Eksik bir yaşam duygusu sarıyor içimizi onları uğurlarken. Kimi yemyeşil göğermiş yaprak kimi son yazında ömrünün düşüyor usul usul yaşam ağacımızdan.” 2005 yılında yazdığım Yaka Resimleri şiirimin girişindeki bu dizeler, son günlerde sık sık düşüyor aklıma. Nasıl düşmesin? Sennur Sezer’in ardından Ankara Katliamı’nda yitirdiğimiz dostların acısı kanarken içimizde Üstün Akmen’i de yitirdik. Şimdi de Gülten Akın acısı... Cağaloğlu’da çalıştığım dönemde, zaman zaman Cumhuriyet gazetesindeki arkadaşlarımı görmeye giderdim. Arkadaşlarım Şükran Soner, Kültür Servisi Şefi Turhan Günay en çok kapısını çaldığım arkadaşlardı. Semih Poroy, Kamil Masaracı, Erdal Atabek’le de görüşürdük bu gidişlerimde. Sanırım Şükran Soner’in İş ve Sendika yazılarını yazdığı odasında tanıştık Üstün Akmen’le; Cumhuriyet Yayınlarının sorumluluğunu üstlenmişti. O günden sonra, gazeteye gittiğimde ona da uğrayıp çay kahve ve sohbeti paylaştık zaman z..]]> Sat, 07 Nov 2015 04:51:12 +0300 Korku imparatorluğuna son vermek için... https://www.evrensel.net/yazi/75198/korku-imparatorluguna-son-vermek-icin https://www.evrensel.net/yazi/75198/korku-imparatorluguna-son-vermek-icin? Ülkenin üzerine 10 yılı aşkın bir zamandır çöken kötülük, bir karabasana dönüştü. Bir korku imparatorluğudur egemen kılınmak istenen. Işıklı saray görüntüleriyle, altın yaldızlı tahtlarla güç ve iktidarını halkın üzerinde duyumsatmaya çalışan... Peki, neyi örtüyor ya da örtmek istiyor bu altın yaldızlı taht görüntüleri? 1000 liraya varmayan asgari ücretle geçinmeye çalışan milyonların, pazara akşam çıkıp ucuz sebze arayan, atılan sebzeleri toplayıp çocuklarına aş yapmaya çalışan kadınların yoksulluğunu... Yolsuzluklarını, cinayetlerini örtmek için hak arayan insanların üstüne saldıkları halkın vergileriyle besledikleri kolluk güçlerinin halka uyguladığı şiddeti. “Güvenlik güçleri”nin, halkın değil de halka zulmedenlerin ve para babalarının güvenliğini sağladığını... Soma’da kâr hırsıyla madene gömülen 301 (ya da daha çok) madencinin davasında suçluların, sorumluların bir bir kurtarıldığını; hukukun, yasaların emekçiler için değil; para babalarının ve iktidar sahiplerinin çıkarlarına..]]> Sat, 31 Oct 2015 05:00:48 +0300 'Güvercin kasapları' https://www.evrensel.net/yazi/75102/guvercin-kasaplari https://www.evrensel.net/yazi/75102/guvercin-kasaplari? Silahların, savaşların insan yaşamına girdiği zamandan bu yana barışı arar iyiden, doğrudan, güzelden yana insanlar; saldırıya uğrayan mazlum halklar. Gagasında bir zeytin dalı taşıyan güvercin barışı simgeler eski çağlardan beri. Şiir olur şairlerin dilinde, şarkı olur söylenir, umuda kanat açar ressamların fırçasıyla... Barış ve güvercin özdeşleşmiştir insanların imgesinde. Çocuk, umudu simgeler. Çocuk; insan yavrusu... Tıpkı yeryüzündeki bütün canlılarda olduğu gibi, yaşamın yenilenmesini, geleceğe akıp gitmesini, sürekliliğini sağlayan canlı. Hangi türde olursa olsun, kimilerinin hayvan diye küçümsediği canlılar, tekil ya da grup olarak, yeni doğan yavrunun/ yavruların yaşatılması için kendi yaşamlarını ortaya koyarlar; yavrular arasında herhangi bir ayrım gözetmeden. “Çocuklar geleceğimizdir” söylemine karşı çocuklara kıyanların, kıyımına yol açanların dışındaki insan olabilmiş insan için de böyledir bu; ırk, dil, din vb. gözetmeden yeryüzündeki bütün çocukların koruyup gözetilm..]]> Sat, 17 Oct 2015 05:00:36 +0300 Belleğimdeki Sennur Sezer resimleri https://www.evrensel.net/yazi/75058/bellegimdeki-sennur-sezer-resimleri https://www.evrensel.net/yazi/75058/bellegimdeki-sennur-sezer-resimleri? Belleğimde ne çok Sennur Sezer resimleri var. Bunlardan biri bir kültür-sanat yolculuğuna ilişkin. İstanbul Evrensel Kültür Merkezinin düzenlediği Karadeniz Bölgesi etkinliklerinin sonuncusuydu Samsun’daki salon toplantısı. Büyük bir salon kiralanmıştı; kentteki işçiler, emekçiler, öğrenciler ve diğer aydınlar salonu tıklım tıklım doldurmuştu. Açış konuşmalarının ardından önce Sennur Sezer çağrıldı sahneye. O dik yürüyüşüyle gidip mikrofonu aldı ve emekçilerin birlikteliğinin zorunluluğu üzerine yaptığı kısa konuşmadan sonra Sabah Türküsü şiirini okudu. O diri, tok sesiyle... “Heyhey de hey / Bir sabahın üç kapısı var göğe/ Biri korku / çal yere./ Emek senin umut senin / Korku ne? / Yeter ki ellerin ellere kavuşsun.” dizeleriyle biten şiiri salondakiler yürekten alkışladılar; işçiler-emekçiler, o günden sonra o şiiri kendilerinin bildiler. Dönüş yolunda, yorgun ve mutluyduk hepimiz. Bir otobüs dolusu yazar, şair, tiyatro ve müzik insanı, kilometrelerce yol gitmiş; bilgi, birikim ve sa..]]> Sat, 10 Oct 2015 05:00:28 +0300 Son göç https://www.evrensel.net/yazi/74960/son-goc https://www.evrensel.net/yazi/74960/son-goc? Göç, doğa koşullarının zorlamasının dışında savaşlar nedeniyle ortaya çıkan bir olgu. Savaşlar, saldırılar ve kıyımlar sonucunda atalarının yerleşip kök saldığı, kendisinin doğup büyüdüğü topraklarda yaşayamaz olunca insan; yaşamını kurtarmak, çocuklarına bir gelecek kurabilmek için çözümü, başka topraklara göç etmekte buluyor. Ekonomik ve toplumsal açıdan daha iyi koşullar sunacağına inandığı ülkelere gidip yeni bir yaşama başlamak için sonu belirsiz -bazen de belli- yolculuklara çıkıyor. Hep biraz daha iyi bir yaşam, ekmek ve özgürlük için. Savaşlar, çatışmalar nedeniyle insanların kendi topraklarından istekleri dışında sürülüp başka yerlere gönderilmeleriyle ortaya çıkan zorunlu göçler ise, işin başka bir boyutu. İster tek çözüm olarak kendi isteğiyle yola çıksın, ister silah zoruyla evinden, yurdundan sürülüp çıkarılsın insanlar; sonu belirsiz göç yolları başka yoksunluklar, kırımlar ya da öldürümler getiriyor. Yakın tarihimiz göç yollarında ölen, öldürülen insanların öyküleriyle d..]]> Sat, 26 Sep 2015 05:00:02 +0300 Barış ve demokrasi kültürü için... https://www.evrensel.net/yazi/74864/baris-ve-demokrasi-kulturu-icin https://www.evrensel.net/yazi/74864/baris-ve-demokrasi-kulturu-icin? “Günler ağır. Günler ölüm haberleriyle geliyor. Düşman haşin zalim ve kurnaz.” Nazım Hikmet’in 1941’de yazdığı dizeler bugünü tanımlıyor sanki... Her sabah güneş, kadın-genç-çocuk demeden öldürülen insanların ölü bedenlerinin üzerine doğuyor. Daha birinin acısını yaşayamadan ötekinin haberi geliyor ve belleklerimizde birikiyor acının fotoğrafları... Kobanêli çocuklara oyuncak götürmek için güle oynaya gittikleri Suruç’ta katledilen gençlerin gülüşleri, işkenceyle öldürülüp sokaklarda sürüklenen Kürt kadınının çırılçıplak bedeni, IŞİD zulmünden kaçarken bindirildiği bottan düşüp dalgaların kıyıya sürüklediği bebek Aylan’ın ölüm uykusu, İsrail’in Gazze’deki kuşatmasını aratmayacak Cizre kuşatması nedeniyle ölüsü buzdolabında saklanan çocuk, ailelerinin binbir umutla büyütüp “vatan görevi” için devlete emanet ettiği gençlerin artık hiç yaşlanmayacak yüzleri, aralarında hiçbir politikacı ya da varlıklı aile çocuğunun olmadığı polislerin yüzleri... Evet. “Günler ağır. / Günler ölüm ..]]> Sat, 12 Sep 2015 05:00:40 +0300 ‘Orman gibi kardeşçesine’ https://www.evrensel.net/yazi/74771/orman-gibi-kardescesine https://www.evrensel.net/yazi/74771/orman-gibi-kardescesine? “Geçen yıl bu zamanlardı... Tek damla yağmurun düşmediği sıcak, kurak ve karmakarışık günler... Kaz Dağımızın, bin pınarlı İdamızın üstünü kara bulutlar sarmıştı... Ormanların gümbürtüsü haber verdi ki, altını oyamadıkları dağımızın bu kez üstünü tarumar edecek, suların yatağını değiştirip şelalelerinde yüzdüğümüz derelere HES yapacaklar! O zaman, ‘Şimdi yeni bir bahara hazırlanmanın tam sırası’ dedik. ‘Daha yukarıya çıkalım, daha derine inelim. Suyun gözüne, ağacın özüne varalım’ dedik. ‘Gençler meraklı dallarını, büyükler tecrübeli köklerini dağın derin bilgisine, ormanın özgür havasına, suların şifalı akışına bıraksın’ dedik. ‘Oradan, suyun gözünden, ağacın özünden, kuşun kanadından bir karşı çıkış eyleyelim’ dedik. Dünyayı anlayan, doğayla ortak hareket eden bir eylem fikri doğdu böylece...” Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Kazdağı Ekofest 2015’e bu sözlerle başlayan bir duyuruyla çağırdı doğa ve yaşam dostlarını. Kazdağı Ekofest 2015, bu çağrıya yanıt veren ..]]> Sat, 29 Aug 2015 04:51:33 +0300 'Bir yolu yürüyoruz birlikte...' https://www.evrensel.net/yazi/74622/bir-yolu-yuruyoruz-birlikte https://www.evrensel.net/yazi/74622/bir-yolu-yuruyoruz-birlikte? Evrensel Gazetesi’nin halka gerçekleri duyurmak üzere yola çıkışının üzerinden tam 20 yıl geçti. İşçilerin, emekçilerin, halkına karşı sorumlulukları olduğunu bilen aydınların var ettiği Evrensel Gazetesi, yola çıktığı ilk günden başlayarak kimden yana olduğunu ortaya koydu. O yüzdendir ki, oyun ve eğitim çağında olmasına karşın bir fabrikada iş cinayetinde yaşamını yitiren çocuk Ahmet’i çıkardı manşetine; tarlalarda pamuk toplayan, karanlık atölyelerde emekleri sömürülen çocuk işçilerin varlığını duyurdu. Toplumumuzda giderek yaygınlaşan kadına yönelik şiddetin kurbanlarından Güldünya’nın ve erkek şiddetinin yaşamlarını yok ettiği kadınların haberini yaptı. Yola çıktığı ilk günden başlayarak dili, kültürü yasaklanan; gözaltında kayıplarla, “faili meçhullerle” yaşamları karartılan Kürt halkının üzerindeki baskıyı yazdı. Adı üzerinde; Evrensel. Dünyadaki bütün ezilenlerin, sömürülenlerin haberini duyurdu okurlarına. Yalnızca acıları, sömürüyü, savaşları yazmadı Evrensel; yalnızca haber..]]> Sat, 08 Aug 2015 05:00:20 +0300 ‘Bir gün kadrim bilinirse ismim ağza alınırsa...’ https://www.evrensel.net/yazi/74488/bir-gun-kadrim-bilinirse-ismim-agza-alinirsa https://www.evrensel.net/yazi/74488/bir-gun-kadrim-bilinirse-ismim-agza-alinirsa? Edremit’e giden otobüste tek başıma gece yolculuğu yaparken beynimde hep Dağlar şiirinin son dizeleri dolanıp duruyordu: “Bir gün kadrim bilinirse, / İsmim ağza alınırsa, / Yerim soran bulunursa: / Benim meskenim dağlardır.” Bu dizelerin şairi Sabahattin Ali, kendi sonunu ve sonsuza dek dağlarla birlikte anılacağını sezmiş ve ortaya koymuştu sanki. 1993 yılının nisan başıydı; Edremit’te Sabahattin Ali’nin yaşadığı sokağa adı verilecekti. Çiçeği burnunda bir yönetim kurulu üyesi olarak, TYS Başkanı Oktay Akbal tarafından, TYS’yi temsil etmekle görevlendirilmiştim. TYS adına katıldığım ilk etkinlik olduğu için kaygılı ve Sabahattin Ali’nin dizeleriyle iç içe olduğum için hüzünlüydüm. Edremit’te kaygım da hüznüm de dağılıp gitti. 1990’lı yılların o baskı ortamında, üstelik iktidar partisinin çeperindeki bir kültür derneğinin Sabahattin Ali adına böyle bir etkinliği düzenlenmesi beni şaşırtmış, bir o kadar da sevindirmişti. O gün, yaşadığı eve sokak adının yazılı olduğu tabelayı çakarke..]]> Sat, 18 Jul 2015 04:53:14 +0300 ‘Ne zaman insan olacak insan?’ https://www.evrensel.net/yazi/74394/ne-zaman-insan-olacak-insan https://www.evrensel.net/yazi/74394/ne-zaman-insan-olacak-insan? Ne zaman savaşlarda, çatışmalarda, toplumsal olaylarda öldürülenlerin sayısına ilişkin bir haber okusam, Nâzım Hikmet’in 2. Paylaşım Savaşı’nda ölen insan sayısından yola çıkarak yazdığı “Neyi Bildirir Sayılar?” şiirini anımsarım. Sayıların yalnızca bir rakam olmadığını söyler usta yazdığı şiirde... 1 Mayıs 1977’de İstanbul Taksim alanında öldürülen insan sayısı 34; 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta Madımak Otel’de yakılarak öldürülen insan sayısı 33; Tuzla tersanelerindeki iş cinayetleri sonucunda ölen işçi sayısı 100’ün üzerinde; Roboskî’de bombalanarak öldürülen çoğu çocuk insan sayısı 34; Soma’daki iş cinayetinin sonucunda yaşamdan koparılan maden işçisinin sayısı (resmi rakamlara göre) 301; 2014’te öldürülen kadın sayısı 257; 2015’in ilk aylarında öldürülen kadın sayısı 102. Ülkemizin yakın tarihinden derlediğim, ölü toplamını bildiren bu sayıların; yaşamdan koparılan kadınların, çocukların, kısacası insanların yaşamlarına ilişkin fazla bir şey söylemediğini, rakamlarla belirtilenl..]]> Sat, 04 Jul 2015 04:51:58 +0300 Kitaplarla, resimlerle büyümek... https://www.evrensel.net/yazi/74299/kitaplarla-resimlerle-buyumek https://www.evrensel.net/yazi/74299/kitaplarla-resimlerle-buyumek? İlkokullar, ortaokullar ve liseler tatile girdi. Yaz günleri her çocuk ve genç için farklı geçecek. Kimi ailesiyle tatile çıkacak, kimi köyüne gidecek, kimi çalışacak, kimi yaz okullarına ya da kampa gidecek. Tatile girerken çocuklar ve gençler için yaz okulları, kamp organizasyonları, kurslar, atölyeler, spor okulları vb. etkinlikler düzenleniyor. Bunların çoğunun özel kuruluşlar tarafından yapıldığını ve asgari ücretli ya da dar gelirli ailelerin olanaklarını aştığını söylemeye gerek yok. Bununla birlikte, çocukların ve gençlerin ulaşabilecekleri etkinlikler de var. Bunlardan biri de Evrensel Basım Yayın’ın çocuk ve gençlik kitapları kampanyası... Evrensel Basım Yayın, yaz boyunca çocuk ve gençlik edebiyatı dizisindeki kitaplarını yüzde kırk gibi büyük bir indirimle okurlarıyla buluşturmayı hedefliyor. Kampanya, ilk gençlik dizisinden çocuk kitaplarına, renkli resimli kitaplardan Kürtçe çocuk kitaplarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. İlk gençlik dizisinde; Türkiye’den ve dü..]]> Sat, 20 Jun 2015 04:55:11 +0300 Hep beraber, hep beraber! https://www.evrensel.net/yazi/74196/hep-beraber-hep-beraber https://www.evrensel.net/yazi/74196/hep-beraber-hep-beraber? Geçen hafta, 10’u yurt dışından olmak üzere 40 şair, Ali İsmail Korkmaz’ın kentinde; Eskişehir’deydik.Tepebaşı Belediyesi’nin düzenlediği 5. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması, tam da Gezi direnişinin yıl dönümüne geldi. 4 gün süren şiir şenliğinin 2. gününde şairler, Ali İsmail’e Şiirler bölümünde onun heykelinin önünde şiir okudular... Ali İsmail, yüzündeki o sıcacık gülümsemesiyle, fotoğraflarda artık hep genç kalacak çocuk... İki yıl önce, İstanbul Taksim’deki Gezi direnişinden yükselen yaşamı savunma çağrısını duyup sokağa çıkan çocuk... Ülkeyi yöneten kişinin, “Kadın, çocuk demeden gereğinin yapılmasını” emrederek yaşam savunucularının üzerine elindeki kolluk güçlerini sürmesi sonucunda; polislerin hunharca döverek katlettiği çocuk... 5. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşmasının onur konuğu Şair Eray Canberk’in 12 Mart’ın karanlık günlerinde yazdığı Başlayan Bitmeyen şiirinde ifade ettiği bir ezgiydi onun yaşamı da... Diyordu ki Eray Canberk, 12 Eylül karanlığında yazdığı ba..]]> Sat, 06 Jun 2015 04:50:57 +0300 'Koşun kurşun eritmeğe çağırıyorum' https://www.evrensel.net/yazi/74093/kosun-kursun-eritmege-cagiriyorum https://www.evrensel.net/yazi/74093/kosun-kursun-eritmege-cagiriyorum? Büyü bozuldu. Yüzlerce yıldır farklı din, dil ve ırktan insanların bir arada, birbirlerinin farklılıklarına saygı duyarak yaşadıkları Kuzguncuk’ta da; ayrımcı, bölücü, ayrıştırıcı politikalar sonucunu gösterdi. 6-7 Eylül olaylarında; derin devlet eliyle müslüman olmayan yurttaşların ev, işyeri, kiliselerine saldırılar düzenlendiğinde, insanların farklı din ve halklardan komşularına siper olduğu Kuzguncuk’ta büyü bozuldu. Hoşgörü, farklılıklara saygı konusunda örnek gösterilen Kuzguncuk’ta, Kuzguncukluların açtıgı HDP’nin seçim standı, her gün alişveriş yaptığımız, konuştuğumuz, hal hatır sorduğumuz esnaftan kişiler tarafından saldırıya uğradı. Bütün o güzel söylemler ve değerler hiçe sayılarak. Öyle ki standın başındaki kadınlar saldırıya uğradı, tartaklandı... …. Ülkenin, insanlarin hayatı üzerinde sadece seçim zaferi kazanmak, baskı ve şiddete dayanan diktatörlüğü iyice yerleştirmek uğruna oyunlar oynanıyor, planlar yapılıyor. Çatışma olmadığı halde düzenlenen operasyonlar, Suriye’..]]> Sat, 23 May 2015 05:00:39 +0300 Yaşama direnmenin yolları https://www.evrensel.net/yazi/74000/yasama-direnmenin-yollari https://www.evrensel.net/yazi/74000/yasama-direnmenin-yollari? Wendela-Beate, Hitler Almanya’da yönetimi ele geçirip ülkeyi, Avrupa’yı ve dünyayı kana buladığı yıllarda henüz küçük bir kızdı. Nazilerin baskı ve işkencelerinden korunmak için ailesiyle birlikte yaşadıkları evi terk edip çiftlik evlerinde saklanmak zorunda kaldılar. Yakalanmamak için sürekli yer değiştirmenin, korku ve kaygı içinde yaşamanın küçük kızı olumsuz etkileyeceğini düşünen ve bir marangoz olan dayısı, yaşadıklarının etkisini azaltmak için bir oyun buldu. Gittikleri çiftliklerde bulduğu tahta parçalarıyla Wendela-Beate için oyuncaklar yapmaya başladı; tahta küpler, çubuklar, evler, köprüler... Wendela-Beate, o baskı ve dehşet günlerinde yaşama tutunup direnmesini ve küçük sevinçler yaşamasını sağlayan bu oyuncakları yanından hiç ayırmadı. Yine o dönemde yaşayan Annemarie adlı kız çocuğunun ise oyuncaklar konusunda başka sıkıntıları vardı. Nazi baskılarının ve ırkçılığın Almanya’yı kasıp kavurduğu o günlerde, Alman aileler çocuklarının Yahudi çocuklarla arkadaşlık etmesini v..]]> Sat, 09 May 2015 05:00:21 +0300 Adlarını gizleyen çocuklar https://www.evrensel.net/yazi/73901/adlarini-gizleyen-cocuklar https://www.evrensel.net/yazi/73901/adlarini-gizleyen-cocuklar? Bugün 25 Nisan, iki gün önce Türkiye’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlandı. “Hangi ulusal egemenlik, hangi bayram, hangi çocuklar?” diye başlayan öyle çok soru var ki... Yazım bu soruların yanıtları hakkında olacaktı; ama sonra başka çocuklar üzerine bir yazı yazmaya karar verdim. Adlarını gizleyen, gizlemek zorunda bıraktığımız çocuklar... 1970’li yılların ortasında mücadelemi birleştirdiğim İlerici Gençler Derneğinde (İGD) adı benim adıma benzemeyen arkadaşlarım oldu. Fotoğraf kolundaki Sarkis, inanılmaz yetenekli, neşeli, yaşam dolu bir arkadaştı. Aynı kolda çalıştığı, sonradan eşim olan Hüseyin Akyüz’ün can arkadaşıydı... Ailesiyle birlikte Gedikpaşa’da üç katlı bir taş evin giriş katında yaşıyordu. Hep birlikte evlerine gittiğimizi, anne babasıyla tanıştığımızı anımsıyorum. Annesinin kaygıyla Sarkis’i odaya çekip bizi neden eve getirdiğini sorduğunu; o da annesine bizim farklı olduğumuzu söylediğini anlatmıştı evden çıkınca... O günlerde 6-7 Eylül olaylarına iliş..]]> Sat, 25 Apr 2015 05:00:53 +0300 ‘Hiçbir zaman tam karanlık değildir gece’ https://www.evrensel.net/yazi/73742/hicbir-zaman-tam-karanlik-degildir-gece https://www.evrensel.net/yazi/73742/hicbir-zaman-tam-karanlik-degildir-gece? Ünlü Alman Şair ve Düşünür Goethe’nin; yaşamının son dakikalarında söylediği söz herkesin belleğindedir. Şair, yatak odasının perdelerinin iyice açılmasını ve içeri daha çok ışık girmesini ister ve şöyle der: “Işık, biraz daha ışık.” Onun bu sözleri bütün insanlığın özlemini ifade eder. İnsan, yeryüzünde var olduğundan bu yana hep daha fazla ışığa özlem duymuştur. Çünkü karanlık bilinmezlerin, korkuların, acıların ortamıdır. Karanlıkta korkular büyütmüşüzdür hepimiz çocukluğumuzda. Çünkü karanlık kötülüklerle özdeşleşmiştir insanın yaşamında. Güneş son ışıklarını alıp gittiğinde, karanlığa bürününce ortalık kadınların, çocukların ve içinde kötülük taşımayan insanların içini bir tedirginlik kaplar. Çünkü karanlık kötülükleri perdeler; katiller, hırsızlar genellikle karanlığı yeğlerler “işlerini” icra etmek için... Geçen salı günü, birkaç kentin dışında bütün ülke karanlığa bürününce bunları anımsadım bir kez daha. Nedeni bilinmeyen bir elektrik kesintisi evlerden başlayarak bütün ..]]> Sat, 04 Apr 2015 04:51:33 +0300 ‘Kadınlar vardır’ demek... https://www.evrensel.net/yazi/73646/kadinlar-vardir-demek https://www.evrensel.net/yazi/73646/kadinlar-vardir-demek? 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü geldi geçti; ülkemizde ve dünyada kadınlar eşit, özgür, adil bir yaşam özlemlerini ve bu uğurda mücadele isteklerini haykırdılar. İnsan olmanın, kadın olmanın, emekçi olmanın onurunu görmeyen gözlere gösterdiler, duymayan kulaklara duyurdular; “Kadınlar vardır” dediler olanca güçleriyle ve kadınlar seslerini yükseltmeyi sürdürüyorlar. Çünkü günümüzde kadınların mücadelesi artık 8 Mart’la sınırlı değil. Kadınların “Kadınlar vardır” demesi doğal... Ancak onca ayrımcı, cinsiyetçi söylemlerin; kadına yönelik şiddet ve öldürümlerin arasında, bazı erkeklerin “Kadınlar vardır” demesi, bunu somut biçimde ortaya koymak için araştırma yapıp kitap yazması bambaşka bir değer taşıyor. Kadının ikincil cins olarak kabul edilip ezildiği dönemden başlayarak kadın, bin yıllar boyunca genellikle bir nesne olarak görülmüş ve gösterilmiş; yaşamda, yasalarda, edebiyatta, sanatın öteki dallarında... Erkekler genellikle kadınların fiziksel özelliklerini öne çıkarmışlar; k..]]> Sat, 21 Mar 2015 04:54:57 +0300 Yaşar Kemal’den öğrendiklerim https://www.evrensel.net/yazi/73544/yasar-kemalden-ogrendiklerim https://www.evrensel.net/yazi/73544/yasar-kemalden-ogrendiklerim? Yaşar Kemal’in İnce Memed adlı romanını ortaokul 2. sınıf öğrencisiyken okumuştum. Davutpaşa Ortaokulunun kütüphanesi çok zengindi ve o kütüphanenin devamlılarındandım. Dünya klasiklerini de o kütüphane aracılığıyla tanımıştım. Ancak İnce Memed o kütüphanede yoktu; bana, okumayı sevdiğimi bilen bir komşu tarafından verilmişti. O dönemde iki cilt olarak yayımlanan kitabın sayfalarını çevirirken tam anlamıyla okumanın tadına varmış, öte yandan da gözlerimin önünde yeni bir dünya açılmıştı. Yaşam, insanlar, hak ve adalet kavramları üzerine düşünmeye başlamıştım. “Okumak insanı özgürleştirir,” sözü ne kadar doğru… Yaşar Kemal’in kitaplarının yanı sıra, dünya klasiklerini ve hemen ardından tanıştığım Nâzım Hikmet’in kitaplarını okurken toplumun bana dayattığı yargıların, düşünce ve davranış kalıplarının kırıldığını, özgürleştiğimi duyumsamıştım. Sonrasında bir eğitimci olduğum süreçte de şiirlerim yayımlanıp şair-yazarlığa adım attığım süreçte de ondan hep öğrendim. Yaşar Kemal’in, yaşa..]]> Sat, 07 Mar 2015 04:52:15 +0300 Çocuklar doldurulacak bir kap değildir... https://www.evrensel.net/yazi/72940/cocuklar-doldurulacak-bir-kap-degildir https://www.evrensel.net/yazi/72940/cocuklar-doldurulacak-bir-kap-degildir? Edirne Kız Öğretmen Okulu öğrencilik dönemimde, okulun tiyatro salonuna ilk girdiğimde duvardaki iki yazı dikkatimi çekmişti. Biri, öğretmenlerin özverisini vurgulayan “Öğretmen muma benzer, erir fakat aydınlatır.” sözüydü. İkinci yazıdaysa, “Çocuk doldurulacak bir kap değil, tutuşturulacak bir ateştir.” deniyordu. O salona her gidişimde, aydınlatırken bir mum gibi eriyen öğretmenler için üzülür; ikinci yazıyı okurken uzun uzun düşünürdüm. Çünkü o güne dek öğrendiklerimi, yaşadıklarımı ters yüz eden bir sözdü. Çünkü o güne dek ailemden, özellikle de babamdan başlayarak herkes beni doldurulacak bir kap gibi görmüştü. Babam kendi din tercihini, okuldaki öğretmenlerim kendi düşüncelerini doldurmuşlardı beynimin içine ve bu hâlâ sürüyordu. O günden bu yana çok zaman geçti. Sonrasında gittiğim İstanbul İlk Öğretmen Okulundaki köy enstitülü öğretmenlerimin demokratik eğitim anlayışının sonucunda düşünen, sorgulayan bir insan olmayı seçtim. Doldurulacak bir kap değildim, hem o söz hem de hep..]]> Sat, 13 Dec 2014 05:00:13 +0300 'Yeni bir dünya için' https://www.evrensel.net/yazi/72783/yeni-bir-dunya-icin https://www.evrensel.net/yazi/72783/yeni-bir-dunya-icin? Ünlü Bulgar Yazar Angel Karaaliyçev’in, bir karınca kolonisine dadanarak onları ezip öldüren ayı ile karıncalar hakkında bir çocuk öyküsü vardır. Ayıyla tek tek karşılaşan karıncalar, kendilerinden binlerce kat büyük olan ayının zulmünden kurtulmak için bir araya gelerek çözüm ararlar. Öyküyü anlatmayalım. Özet olarak güçlerini, akıllarını, yüreklerini birleştirerek bu çözümü bulurlar... Karaaliyçev bu öyküsünde çocuklara; güçlerini birleştirerek haksızlıklara karşı durmak, zulmü, sömürüyü ortadan kaldırmak, yaşamı güzelleştirmek mümkündür iletisini veriyor, edebi bir anlatımla. İnsanın yeryüzündeki serüveninin başladığından bu yana -eşitlik üzerine kurulan komünal toplumların dışında- ezenle ezilenin, haklıyla haksızın, iyiyle kötünün mücadelesi sürüyor. Bu mücadele sürecinde ezilenler ancak güçlerini birleştirip birlikte mücadele ettiklerinde başarılı olabildiler. İnsanlık tarihinde ezilen sınıfların mücadelesi inişli çıkışlı bir süreçte ilerledi ve günümüzde de sürüyor. Egemenler, ..]]> Sat, 22 Nov 2014 05:00:32 +0300 AKP'nin sanatla sınavı https://www.evrensel.net/yazi/72674/akpnin-sanatla-sinavi https://www.evrensel.net/yazi/72674/akpnin-sanatla-sinavi? Bir grup öğrenciyle birlikte geldi standa. Genç bir kadındı. Heyecanlıydı. Stanttaki kitapların arasından birini alıp gösterdi bana ve öğrencilerine. “Bir Dilim Ekmek İçin... 8 yaşımdayken okumuş ve çok sevmiştim. Bana okumayı sevdiren kitap. Tekrar tekrar okunmaktan yıprandı, ama ben onu yıllarca sakladım. Şimdi oğlum okuyor...” Sevinçli şaşkınlıkla baktım yüzüne. 8 yaşında bir çocukken kitabımı okumuş, sevmiş, sahiplenmiş, unutmamış... Benim kitabımla okuma alışkanlığı kazanmış. Büyümüş, anne olmuş; eğitimciliği seçmiş ve öğrencilerini alıp gelmişti karşıma... İçimdeki o iflah etmez iyimserlik ve tükenmeyen umut canlandı bir kez daha. “Yapılan hiçbir şey boşuna değil; emek yerde kalmaz.” Elindeki kitabı uzatıp heyecanla sordu; “Oğlum için imzalar mısınız?” Kitabı imzalarken sohbet ettik biraz da. Görsel Sanatlar Öğretmeni olmuş; Edirne’ye yazar geleceğini öğrenince hemen öğrencilerini toplayıp gelmişti. Zeynep Öğretmen’le, Edirne Belediye Başkanlığının düzenlediği, benim günübirlik..]]> Sat, 08 Nov 2014 05:00:22 +0300 AKP'nin sanatla sınavı https://www.evrensel.net/yazi/72564/akpnin-sanatla-sinavi https://www.evrensel.net/yazi/72564/akpnin-sanatla-sinavi? “Hiç kimsenin hayat tarzına karışmayacağız!” aldatmacasıyla geldiler. Gelir gelmez de kadınların bedeninden giyim biçimlerine, kız çocuklarının kaç yaşında başlarını örtüp okulu bırakacağına; kısacası eğitimden sağlığa kadar birçok alanda yaşam biçimlerimize karıştılar, karışıyorlar. AKP’nin geldiği günden beri yaşamlarımızdaki olumsuz değişimleri yazmak bu köşenin sınırlarını aşıyor. Biz bugün Kültür Merkezi kapatmaktan kitap-oyun-film-konser yasaklamaya uzanan engel ve baskıların yalnızca birkaçından söz edeceğiz. 2010’da Avrupa Kültür Başkenti ilan edilen İstanbul’un bu yılı konser, opera salonu olmadan geçirmesinden başlayalım. Evrensel gazetesi okurları, AKP iktidarının, İstanbul Atatürk Kültür Merkezini yıllardır nasıl atıl bıraktığını, nüfusu 20 milyona varan kenti salonsuz bıraktığını çok iyi biliyorlar. Ç..]]> Sat, 25 Oct 2014 00:04:28 +0400 'Zulme karşı silah kuşanıyorsa kadın' https://www.evrensel.net/yazi/72455/zulme-karsi-silah-kusaniyorsa-kadin https://www.evrensel.net/yazi/72455/zulme-karsi-silah-kusaniyorsa-kadin? Kadınların yeryüzündeki acılı tarihinin başladığı günlerden bu yana ne çok zaman geçti, ne çok acı yaşadı kadınlar tarih boyunca; kadını köleleştirerek emeğinin yani sıra cinselliğini sömüren, kadını çocuk doğurma makinesi olarak gören erkek şiddeti nedeniyle. Erkeğin kadın üzerindeki egemenliği erkeklerin yaptıkları yasalarla sağlandı, din kurumu aracılığıyla pekiştirildi. O ki bir değil, birden çok kadın bedeni helal sayıldı erkeğe dinsel kurallar aracılığıyla. Yüzyıllar geçti, bin yıllar geçti. İnsan mağaradan, ağaç evlerden ışıklı rezidanslara çıktı; erkeklerin takındıkları incir yaprağının, sarındıkları hayvan postlarının yerini markalı takım elbiseler, pahalı kravatlar aldı. Ancak bazılarının kadınlara bakışlarında hiçbir değişiklik olmadı. Dünyanın birçok yerinde kadınlara yönelik erkek şiddeti sürüyor çeşitli biçimlerde....]]> Sat, 11 Oct 2014 00:13:04 +0400 Somalı çocuklarla https://www.evrensel.net/yazi/72195/somali-cocuklarla https://www.evrensel.net/yazi/72195/somali-cocuklarla? Resmi kaynakların ölü sayısını 301 olarak açıkladığı Soma maden kazasının ilk günlerinden beri orada olmak, yaraların sarılmasına küçük de olsa katkıda bulunmak istedim hep. Karne döneminde kitaplarımı göndermenin yanı sıra, Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneğinin SOMA’YA BİR KÖPRÜ projesiyle bu isteğimi gerçekleştirme olanağı bulabildim. Köprünün kurulması için en büyük emek ve çaba, Çocuk Gelişim ve Eğitim Uzmanı Sevgi Koşaner’e ait. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumundan şube müdürü olarak emekli olan Sevgi Koşaner’in uzmanlığının yanı sıra güven veren kişiliği ve duyarlı yüreği bu projeye gönül rahatlığıyla katılmamı sağladı. Maden kazasının ardından yetkililer tarafından yapılan açıklamalar, bölgeye giden ilgili-ilgisiz kişilerin duyarsız tutumları, iyi niyetli olmasına karşın m..]]> Sat, 06 Sep 2014 00:06:40 +0400 Arap kızı camdan bakmıyor... https://www.evrensel.net/yazi/72146/arap-kizi-camdan-bakmiyor https://www.evrensel.net/yazi/72146/arap-kizi-camdan-bakmiyor? “Yağmur yağıyor, seller akıyor Arap kızı camdan bakıyor.” Çocukluk yıllarımızdan belleğimizde kalan bu çocuk tekerlemesini hâlâ anımsayanlar vardır içimizde. Hani şu; yağmur yağarken sokakta oynayan çocuklara katılamadığı için yalnızca camdan bakan Arap kızından söz eden çocuk tekerlemesi. Peki, kimdir bu Arap kızı? Kim olacak? Osmanlının “Yedi iklime hakim olmak için” kuzeyden güneye, batıdan doğuya yayılma politikası nedeniyle savaşlarda ele geçirilip Osmanlı mülküne getirilen kölelerden yalnızca biri… Çocuk olmasına bakılmaksızın saraylarda, konaklarda hizmetçi olarak kullanılan, yetişkinliğinde Arap bacı olarak hizmetçiliği süren Arap kızlarından, kadınlarından yalnızca biri… Küçük kız, herkesten önce kalkıp ocağı yakar, evi süpürür. Bebeğe bakar, odun kırar; o dönemde y..]]> Sat, 30 Aug 2014 00:18:09 +0400 Hoşçakal zeytin ağacı, merhaba umut https://www.evrensel.net/yazi/72098/hoscakal-zeytin-agaci-merhaba-umut https://www.evrensel.net/yazi/72098/hoscakal-zeytin-agaci-merhaba-umut? “Gelmiş dünyanın dört bir ucundan Ayrı dilleri konuşur, anlaşırız Yeşil dallarız dünya ağacından Gençlik denen bir millet var, ondanız.” 24. Uluslararası Anti Faşist ve Anti Emperyalist Gençlik Kampı’nın yapıldığı Dikili-Sotes Tatil Köyüne adım atar atmaz Nazım Hikmet’in bu dizeleri takıldı dilime. Çünkü kamptaki ortam; şairin yukarıdaki dizeleriyle bire bir örtüşüyordu. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden ve dünyanın değişik ülkelerinden gelen gençler, kamp alanını kaplayan zeytin ağaçlarının altında; dünya ağacının yeşil dalları gibi buluşup kaynaştılar. Ege’nin cömert ve bilge zeytin ağaçları kucaklayıp gölgeledi gençleri; birinin altında Arap gençler, birininkinde Latin Amerika’dan gelenler, bir başkasında Avrupa ülkelerinden gelenler Türkiyeli arkadaşlarıyla buluştular..]]> Sat, 23 Aug 2014 00:04:30 +0400 Ayinesi iştir kişinin... https://www.evrensel.net/yazi/72003/ayinesi-istir-kisinin https://www.evrensel.net/yazi/72003/ayinesi-istir-kisinin? Cumhurbaşkanlığı seçimine bir gün kaldı. Yarın kadın erkek, yaşlı genç, farklı inançlardan ve farklı halklardan seçmenler sandığa gidip cumhurun yeni başkanını seçecek... Seçime kıl payı kalan şu günlerde; seçim propagandaları hızlandı, söylemler sertleşti. Sertleşti de ne oldu? Herkes kendi bilinçaltındakileri su yüzüne çıkardı. Cumhurbaşkanlığına aday olmasına karşın başbakanlıktan da vazgeçmeyen Recep Tayyip Erdoğan’ın ırkçı ve ayrımcı söylemleri giderek arttı. Cumhurun başkanlığına aday olmasına karşın, kendisine oy veren Türk ve Sünni İslam’ın dışındakileri dışlayan, ötekileştiren tutumu giderek belirginleşti. Boynuna puşi dolayıp çıktığı mitinglerde “çözüm süreci” sakızını çiğneyip durmasının amacıysa, Kürtlerin oylarını almak. Kendisinin, kendisine oy verenlerin ve yandaş basının dışındaki..]]> Sat, 09 Aug 2014 00:24:44 +0400 Seçimler... https://www.evrensel.net/yazi/70948/secimler https://www.evrensel.net/yazi/70948/secimler? Çocukken anneannemden dinlediğim, sonrasında da ayrıntılı olarak çözümlemesini yapmaya çalıştığım masalların bazılarındaki bir olgu hep dikkatimi çekmiştir. Masal kahramanı ya da kahramanları kardeşler bir amacı gerçekleştirmek için yola çıkarlar. Biraz gittikten sonra bir yol ağzına gelirler. Yol üç çatala ayrılmaktadır. Kardeşler hangi yola gideceklerini bilemezler. Uzun süre tartıştıktan sonra en kolay ulaşılır gibi olan yolları seçer büyük kardeşler. Küçük kardeşse, onlardan farklı bir yol seçer. Masalların kiminde büyük kardeşler seçimleri nedeniyle büyük sıkıntılar yaşarlar da canlarını zor kurtarırlar. Küçük kardeşse yaşadığı bazı zorluklardan sonra başarılı ve mutlu olarak geri döner. Hatta kardeşlerini de o kurtarır bazı masallarda... Ya da tam tersi olur bazı masallarda... Kiminin yolu uçurumlara..]]> Sat, 29 Mar 2014 00:11:43 +0400 Öldürülmüş çocuklar için https://www.evrensel.net/yazi/70891/oldurulmus-cocuklar-icin https://www.evrensel.net/yazi/70891/oldurulmus-cocuklar-icin? Toplumsal yaşamın koşullarıyla doğanın koşulları bazen nasıl da örtüşüyor... Bir haftalık etkinliklerin ardından Almanya’dan Türkiye’ye dönerken, İstanbul’un üzerinde gördüğüm kara, kapkara bulutlarla karşılaştım önce... Uçağın dışındaki karanlık, ülkemizin üzerine çöken karanlığı, insanların yaşamını karartan kara güçleri duyumsattı bana o anda... Nasıl duyumsatmasın? Berkin’in çocuk bedeni, iki gün önce toprağa verilmişti. Ülkeyi yöneten kişi, verdiği emirle polislerin öldürdüğü 14 yaşındaki Berkin çocuk için terörist demişti... Bu sevgisiz, acımasız söylem yeni değil. 2006’da da duymuştuk biz buna benzer sözleri... Ülkeyi yöneten kişi “Çocuk da olsa kadın da olsa gerekeni yapın!” emrini verirken yüreği sızlamamış, sesi titrememişti bile. Sonuç..]]> Sat, 22 Mar 2014 00:08:16 +0400 'Ya Tartuffe?' https://www.evrensel.net/yazi/70716/ya-tartuffe https://www.evrensel.net/yazi/70716/ya-tartuffe? Bugünlerde aklıma sık sık Moliere’in Tartuffe adlı oyunu geliyor... Moliere “Tartuffe”ta din maskesi altında çevresindeki insanları etkisi altına alan çıkarcı ve düzenbaz bir adamı anlatır. Oyun, oynandığı dönemde kilise tarafından büyük bir hoşnutsuzlukla ve tepkiyle karşılanır; Moliere’e büyük sıkıntı yaratır. Daha önce sahnelediği oyunlarda insanların çelişkilerini, varlıklarına güvenip soyluluğa öykünmelerini; cimrileri, kibarlık budalalarını ele alan Moliere’in, sahte dinciliği konu ettiğinde tepki görmesi ilginçtir, ama şaşırtıcı değildir. Kilisenin tepkileri karşısında, yazarın arkasında bulunan Kral 14. Louis bile ona destek olamaz. Tepkiler 1664’ten 1669 yılına dek sürer. Peki, bunca karşı çıkılacak ne anlatmıştır Moliere bu oyunda? Çıkarcı, ahlaksız ve düzenbaz biri olan “Tartuffe”, din adamı görünü..]]> Sat, 01 Mar 2014 00:25:54 +0400 Kader değil... https://www.evrensel.net/yazi/70655/kader-degil https://www.evrensel.net/yazi/70655/kader-degil? Kader, 11 yaşında imam nikahıyla evlendirildi. Bir erkek çocuk doğurdu... Bir süre sonra yine gebe kaldı... Ama çocuk bedeni ikinci çocuğu büyütemedi. Erken doğan bebek öldü. Sonra Kader öldü... 14 yaşında... Av tüfeğiyle vurularak; 14 saçma tanesi çıkarıldı karnından. Şimdi, “Öldü mü öldürüldü mü?” sorgulaması yapılıyor... İntihar ettiğini öne sürüyor ailesi... Kim bilir, belki de doğrudur. Ama Kader kendi canına kıymış olsa bile, yine de öldürülmüştür. 11 yaşında bedensel ve psikolojik gelişimini tamamlamadan; okuldan-eğitimden koparılarak evlendirildiği için... Bu evliliğe onay veren aileler; din, töre, gelenek denilerek ailelerin kız çocuklarının yaşamına hükmetmesine onay veren toplum tarafından öldürülmüştür... Kader, kız çocuklarının 4+4+4 yasasıyla eğitim ..]]> Sat, 22 Feb 2014 00:42:17 +0400 Kadınlar, öldüren aşklar ve öyküler https://www.evrensel.net/yazi/70596/kadinlar-olduren-asklar-ve-oykuler https://www.evrensel.net/yazi/70596/kadinlar-olduren-asklar-ve-oykuler? Günler ölüm haberleriyle geliyor; nerdeyse her gün bir kadın eşi, nişanlısı, sevgilisi ya da aile üyelerinden bir erkek tarafından öldürülüyor... Hem de nasıl? Defalarca bıçaklayarak, boğazlayarak, sokak ortasında kurşunlayarak! Öldürme biçimleri farklı olsa da cinayet nedeni tek... Öldürülen kadın ya da genç kızın üzerinde hak sahibi olduğunu düşünmek... Çocukken babanın, ağabeyin, dayıların, amcaların sahiplendiği kız çocuklarının namusu; evlenince kocasından, kocasının ailesinden soruluyor. Sonrası, küfürden dayağa, dayaktan öldürüme kadar uzanan erkek şiddeti... Kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz ve cinayetin psikolojik-sosyolojik-ideolojik birçok nedeni var. Doğdukları andan başlayıp yetişkin oluncaya dek gördükleri aile ilişkileri, izledikleri filmler, dinledikleri haberler, okudukları kitaplar; &ccedi..]]> Sat, 15 Feb 2014 01:09:30 +0400 TYS'nin 40. yılı üzerine https://www.evrensel.net/yazi/70536/tysnin-40-yili-uzerine https://www.evrensel.net/yazi/70536/tysnin-40-yili-uzerine? Türkiye Yazarlar Sendikası yönetim kurulu, kuruluşunun 40. yılında düzenlediği basın açıklamasıyla mücadele kararlılığını bir kez daha duyurdu. 4 Şubat 1974'te kurulan sendika, geçirdiği onca badireye karşın, bugünlere gelebilme başarısını gösterdi. Cağaloğlu'nda DİSK Tekstil Sendikasının genel merkezindeki 4-5 metrekarelik bir yerde, ülkemizin önde gelen yazarlarının girişimiyle kurulan TYS, ekonomik olanaksızlıkların yanı sıra sürekli baskıya karşılaştı. Üyelerine yönelik saldırılarla, öldürümlerle sarsıldı. Bütün bunlar TYS'nin en baştan yaptığı sınıfsal seçimin bedeliydi. Kuruluş aşamasında, bir işçi sendikasının genel merkez binasında olmayı seçmesi; ülkemizde yıllar sonra ilk kez kutlanan 1 Mayıs işçi ve emekçi bayramlarında, kortejin en başında yaşlı üyeleriyle birlikte yer alması seçtiği sınıfın hangisi olduğunu açıkç..]]> Sat, 08 Feb 2014 00:34:11 +0400 Yazarlar okullarda... https://www.evrensel.net/yazi/70477/yazarlar-okullarda https://www.evrensel.net/yazi/70477/yazarlar-okullarda? Kitaplarım yayınlandığından bu yana duyarlı öğretmen, veli ya da okul yöneticilerinin çağrısıyla anaokullarından üniversitelere kadar farklı düzeylerdeki okullarda çocuklarla ve gençlerle buluşuyoruz. Bu buluşmalar, çocuklar ve gençler için kitapları bulunan yazarların her geçen gün artmasıyla çoğalarak sürüyor. İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğünün, birkaç yıl önce başlattığı Yazarlar Okullarda projesi yeni bir biçim kazandı. Daha önce İstanbul MEM tarafından belirlenen yazarların çektikleri kurada çıkan ilçelerdeki okullara gittikleri proje, çeşitli sorun ve sıkıntılara neden olması nedeniyle eleştirilmişti. Bu yıl İstanbul MEM, ilçe müdürlüklerini ve okulları çağıracakları yazarlar konusunda özgür bıraktı. Bunun sonucunda, okullardan ve ilçe Milli Eğitim Müdürl..]]> Sat, 01 Feb 2014 00:37:54 +0400 'Ummadık sevinçler, taze sürgünler' https://www.evrensel.net/yazi/70419/ummadik-sevincler-taze-surgunler https://www.evrensel.net/yazi/70419/ummadik-sevincler-taze-surgunler? Kitap imzaları, söyleşiler ve toplantılar için yapılan yolculukların, yorucu olmasına karşın güzel bir yanı var. Kültürel alışveriş yalnızca toplantı salonuyla, ayak üstü sohbetlerle sınırlı kalmıyor. Gidilen yerlerdeki antik kalıntıları, doğal güzellikleri görmek beni çoğaltıyor. 7. Çukurova Kitap Fuarı için gittiğim Adana ve çevresinde görüp yaşadıklarım da yeni birikimler, anılar ekledi dağarcığıma... Eğitim-Sen Ceyhan Şubesinin düzenlediği etkinlikten, Şube Başkanı Şahin Demirci ile Adana’ya giderken çıktı karşımıza Yılankale... Ceyhan Ovası’ndaki sarp bir tepenin üzerine kurulan kale, iç ve dış surlarıyla, bulutları delen burçlarıyla hâlâ ayakta. Evliya Çelebi 17. yüzyılda, çevredeki Şahmaran Söylencesi’nden etkilenerek Şahmaran Kalesi adını vermiş; daha sonra Yılankale adını almış. Kalenin eteklerindeki loka..]]> Sat, 25 Jan 2014 00:21:34 +0400 Roboskîli çocuklar https://www.evrensel.net/yazi/70297/roboskli-cocuklar https://www.evrensel.net/yazi/70297/roboskli-cocuklar? Kimi 10 yaşını henüz geçmiş çocuklardı, kimi ilk gençliğini süren ergenler, kimi gençliğinin baharında genç adamlar.. Hepsi de annelerinin damla damla emzirip emek emek, umut umut büyüttüğü gözbebekleriydi... Tıpkı farklı coğrafyalardaki kentlerin irili ufaklı evlerinde yaşayan yaşıtları gibi... Ağlayan, gülen, şakalaşan; sevgileri, umutları olan çocuklar... Ne var ki, çocukların yaşamları gibi yazgıları da toplumsal koşullara ve doğdukları coğrafyaya göre değişiyor. Yaşıtları okul sıralarında eğitim görmenin sevinç ve erincini yaşarken; dizüstü bilgisayarlar, tabletler, dokunmatik ekranlı telefonlarla “iletişim kurup” zaman öldürürken, onlar çalışmaya alıştılar. Hem kendilerinin hem ailelerinin geçim sorumluluğunu omuzladılar. Oyunları çalışmaktı; tütünde, ekinde, pamukta ve kaçakta... Kendilerinden &oum..]]> Sat, 11 Jan 2014 00:05:51 +0400 Köy kütüphaneleri https://www.evrensel.net/yazi/70237/koy-kutuphaneleri https://www.evrensel.net/yazi/70237/koy-kutuphaneleri? Yeni yıl geldi, ama siyaset eski siyaset; çıkar çatışmaları nedeniyle ortalık toz duman... Hükümet bütün işini gücünü bırakmış, yolsuzlukların üstünü örtmeye çalışıyor. Bu karmaşa, sevgisizlik ve şiddet ortamında umut ve sevgi sözcüklerine, onların içerdikleri davranışlara ne çok gereksinimimiz var. Umut yalnız milli piyango bileti ya da beklenmedik anda size sunulan bir para değil. Halkımızın demokrasi mücadelesi, emekçilerin hak almak için bir araya gelişleri, küçük küçük de olsa birleşip büyüyen mücadelelerin hepsi umut... Umut, yaşamı ileriye doğru değiştirip bütün insanlar için güzelleştirmek için iğneyle kuyu kazmaktır, emek vermektir. Görmediğimiz, bilmediğimiz ne umutlar vardır yaşamda, doğada... Yeni yılın bu yazısında bunlardan birini; bir sevgi, umut, direnç ve m&u..]]> Sat, 04 Jan 2014 00:11:13 +0400 Mağdur ve mağrur https://www.evrensel.net/yazi/70173/magdur-ve-magrur https://www.evrensel.net/yazi/70173/magdur-ve-magrur? On yılı aşkın bir süredir ülkemizde bir mağduriyet edebiyatı sürüp gidiyor. Ne demektir mağdur? Bir kişi ya da kişilerden, olaydan, kurumdan vb. zarar gören demek... Bu sözcüğü kullanan kişi/kişilere bakıyoruz ve aklımıza “Yavuz hırsız ev sahibini korkutur” deyişi geliyor. Erk/iktidar elinde olduğu halde mağdur olduğunu söylüyor ülkeyi yöneten kişi. İnanıyor da bazıları, inanıyorlar ki onca baskı, sömürü, zulüm ve yolsuzluğa karşın hâlâ savunabiliyorlar onu ve onun temsil ettiklerini... Son günlerde mağdur sözcüğü bir şarkıcı için söyleniyor; eşi yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan şarkıcı televizyon ekranlarında ağlarken görünüverince birçok kişi onun mağdur olduğunu söylüyor... Ah benim yufka yürekli halkım, gözyaşlarına hiç dayanamaz... O yüzden değil mi Başbakanın ya da Meclis Baş..]]> Sat, 28 Dec 2013 00:40:55 +0400 Yaka resimleri https://www.evrensel.net/yazi/70107/yaka-resimleri https://www.evrensel.net/yazi/70107/yaka-resimleri? “Günler sevdiklerimizi birer birer aliyor elimizden. Eksik bir yasam duygusu sariyor içimizi onlari ugurlarken. Kimi yemyesil gögermis yaprak kimi sonyazinda ömrünün düsüyor usul usul yasam agacimizdan.” Gülen, Seyit Ali, Ahmet Ögretmen... Birbiri ardina ayrildilar aramizdan... Her birinin gidisi biraz daha eksiltti bizi. Ne var ki, mücadeleyi çogaltan yasamlarini animsamak avuttu acimizi... Bir devrimci yalniz kendisi degildir ve çok insandir... Yitirdigimiz arkadaslarimizin her birimizle ayri ayri anisi vardir mücadelenin içinde. Ben Gülen’i Evrensel Kültür Merkezinin Izmir’deki kurulus günlerinden animsiyorum. Sessiz, sakin ve çaliskan... Seyit Ali’yi ise Emek Partisinin kurulus günlerinden ve birlikte çalistigimiz günlerden... Kendi sinifinin partisini kurmanin, partiyle örgütlü müc..]]> Sat, 21 Dec 2013 00:23:00 +0400 Yeni yıl sevinci mi? https://www.evrensel.net/yazi/70044/yeni-yil-sevinci-mi https://www.evrensel.net/yazi/70044/yeni-yil-sevinci-mi? Adettendir; yılbaşı yaklaşırken mağazaların vitrinleri süslenir, caddeler ışıklandırılır. Büyük caddelerdeki boydan boya camlı mağazaların vitrinlerinde neler olmaz ki... Karlı orman görüntüsü vermek için üzerine pamuk parçaları serpiştirilmiş çam dalları, üzeri armağan paketleriyle ve yanıp sönen ışıklarla süslü gerçek çam fidanları, Ren geyiklerinin çektiği, armağan paketleriyle dolu kızaklar, kızağı süren Noel Baba figürleri... Hepsinin bir tek amacı vardır. İnsanların vitrinlere yaklaşmasını sağlayarak mağazalarda satılmayı bekleyen eşyaya dikkati çekmek, alış verişi hızlandırmak... Pastanelerin vitrinlerindeki üzerleri renkli şekerlerle kaplanmış, yeni yılı anımsatan motiflerle süslenmiş irili ufaklı pastalar da yeni yıl sevincini duyurmak için yarışır birbiriyle... Market vitrinlerindeki içi türlü türlü yiyecek, i..]]> Sat, 14 Dec 2013 00:13:37 +0400 Bu yazıyı sileceğiz! https://www.evrensel.net/yazi/69875/bu-yaziyi-silecegiz https://www.evrensel.net/yazi/69875/bu-yaziyi-silecegiz? Her yıl 25 Kasımlarda bir kez daha anımsanır; ne çok acı çekmiştir kadın tarihte ve ne çok acı çekmektedir. Sanki acı yazgısıdır kadının ve “Alın yazısı buymuş” diyerek yaşadığı acıları kabullenmesi istenir. Oysa, insanın yeryüzündeki serüveninin başladığı günlerde ne çok saygı görmüş, ne çok kutsanmıştır kadın; doğuran, besleyen, büyüten, üreten insan olarak... Kadına yönelik şiddetin ve acıların tarihi; köleci sistem döneminde ortaya çıkan devlet, din ve aile kurumlarının tarihiyle kesişir... Erkek erkinde olan devlet, bütün ezilenlerle birlikte kadınların yaşamını belirleyen yasaları yapar ve uygulanmasını sağlar. Din, kadınların erkeklere itaat etmesinin ibadet olduğunu belirler. Aile, “Ailenin reisi erkektir, kadın çocuk doğurur, yemek yapar, çamaşır yıkar, kocasının ve çocuklarının gereksinimlerini karşılar” tanımla..]]> Sat, 23 Nov 2013 00:36:45 +0400 Çocuklara yeniden özgürlük... https://www.evrensel.net/yazi/69760/cocuklara-yeniden-ozgurluk https://www.evrensel.net/yazi/69760/cocuklara-yeniden-ozgurluk? Çocuklar ölüyor iş kazalarında, salgın hastalıklarda; çocuklar ölüyor mayını oyuncak sandığı için. Çocuklar sokaklarda, karanlık atölyelerde çalıştırılıyor. Küçük kız çocukları dedesi yaşında adamlarla evlendiriliyor. Çocuklar cezaevlerinde büyüyor; kimi annesi cezaevinde olduğu için, kimi suça itilip "suçlu çocuk" olarak görüldüğü için, kimi devlet şiddetine karşı elindeki taşı fırlattığı, sapanı kullandığı için... "suçlu çocuk olarak tanımlanıp devletin gözetimindeki cezaevlerine kapatılan çocuklar tecavüzle karşı karşıya kalıyor. Başbakan, birer yetişkin olan üniversite öğrencilerinin yaşam biçimine müdahale etmeyi gündeme getirirken; adı çocuk mahkumlara tecavüz olaylarıyla anılan Pozantı ve öteki ceza kurumlarında olanları gö..]]> Sat, 09 Nov 2013 00:44:40 +0400 İstanbul'da kitaplı günler başlarken... https://www.evrensel.net/yazi/69704/istanbulda-kitapli-gunler-baslarken https://www.evrensel.net/yazi/69704/istanbulda-kitapli-gunler-baslarken? Bugün, Tüyap ve Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından düzenlenen 32. İstanbul Uluslararası Kitap Fuarı açıldı. Fuar merkezinin Beylikdüzü’de olması nedeniyle biraz zorlansak da kitaplı günlerin başlaması biz yazarları heyecanlandırıyor. Nasıl heyecanlandırmasın? İstanbul Kitap Fuarı küçük bir salonda başladığı günden bu yana; çok sayıda söyleşi, konferans, imza günleriyle okur yazar buluşmasının gerçekleştiği önemli bir olanak... Son yıllarda okulların ve eğitimcilerin fuara ilgisiyse oldukça arttı. Hafta içi sabah saatlerinde, fuar alanı çocuk sesleriyle çınlıyor... O yüzdendir ki fuar yönetimi bir de çocuk etkinlik alanı ayırdı birkaç yıl önce... Yayınlanan kitaplar arasında da çocuk kitaplarının sayısı oldukça fazla. Ne var ki, yayınlanan kitapların hepsinin nitelik olarak çocuk ve gençlik kitap..]]> Sat, 02 Nov 2013 11:40:40 +0400 Haydarpaşa'dan başlardı yolculuklar https://www.evrensel.net/yazi/69650/haydarpasadan-baslardi-yolculuklar https://www.evrensel.net/yazi/69650/haydarpasadan-baslardi-yolculuklar? Ne zaman Haydarpaşa Tren Garı’nın önünden geçsem bir sızı kaplıyor içimi... 10 yılı aşkın bir süredir Eskişehir Osmangazi Üniversitesindeki derslerim için hemen hemen her hafta gittiğim Eskişehir’e buradan başlardı yolculuğum; Eskişehir Garı’nda sona ererdi. İki yıl öncesine kadar... Önce elektrik kontağı çıktı da çatı yandı da, filan falan dendi... Yangın söndü, ama bina onarılmadı. Hızlı tren yoluydu, falandı filandı derken, Haydarpaşa trenlere kapatılıverdi... Önce uzun yol trenlerine, sonra banliyölere... Ne zamandır tren düdükleri duyulmuyor Haydarpaşa’da... Ne zaman önünden geçsem, çocukluğumun tren yolculukları geliyor aklıma... İstanbul’dan Isparta’nın Sütçüler ilçesine gitmek için çıktığımız yolculuk Haydarpaşa’dan başlardı... Tıpkı, İstanbul’dan Anadolu’ya giden b..]]> Sat, 26 Oct 2013 00:09:24 +0400 Kibritçi Kız’dan günümüze... https://www.evrensel.net/yazi/69592/kibritci-kizdan-gunumuze https://www.evrensel.net/yazi/69592/kibritci-kizdan-gunumuze? Çocukluğunda Kibritçi Kız masalını okumamış olan var mıdır? Hiç sanmıyorum. Eğer ince, resimli halde basılan kitabı okumadıysanız, ilkokuldaki okuma kitaplarında, ünite dergilerinde ya da tatil kitaplarında mutlaka karşınıza çıkmıştır. Kibritçi Kız, hani şu bir yılbaşı öncesi, eve ekmek parası götürebilmek için sokaklarda kibrit satmaya çalışan çocuk... Sonrası, çocuk yüreklerimizde büyük bir üzünçtü... Yoksul bir ailenin çocuğu olan Kibritçi Kız, kar altında üşüyünce ısınmak için yaktığı kibritlerin alevinde düşlere dalıyor ve son kibritin alevinde gördüğü ölmüş ninesiyle birlikte göğe yükseliyordu... Yoksul bir çocukluk geçiren ve bazı masallarında bu yaşamın izleri görülen Danimarkalı Yazar Hans Christian Andersen’in Kibritçi Kız masalı, yazarın pek &..]]> Sat, 19 Oct 2013 12:15:52 +0400 Bir sosyalist meddahtı Haşmet Zeybek https://www.evrensel.net/yazi/69543/bir-sosyalist-meddahti-hasmet-zeybek https://www.evrensel.net/yazi/69543/bir-sosyalist-meddahti-hasmet-zeybek? Sonyaz ısıtmayan güneşi, kısalan günleri ve sararıp dökülen yapraklarıyla çaldı kapımızı... Ne var ki dalından düşen yalnızca sarı yapraklar değil. Yaşam ağacımızdaki yaprak dökümü de sürüyor ve dostlarımız birer birer aramızdan ayrılıyorlar. İki gün önce Haşmet Zeybek’i de yitirdiğimizi duyunca bir kez daha eksildiğimi duyumsadım. Onunla, öğretmenliğimin ilk yıllarını geçirdiğim Balıkesir’den İstanbul’a döndüğümde tanışmıştım. 1970’li yılların başıydı ve ülke sıkıyönetimin, baskıların etkisi altındaydı. Bir yazar arkadaşın davetiyle ailece Alpagut Olayı adlı oyuna gitmiştik. Oyun, içeriğiyle ve sahnelenişiyle, o güne dek alışageldiğimiz tiyatro oyunlarından çok farklıydı. 1969 yılında Çorum’un Dodurga ilçesindeki Alpagut Maden Ocağında yaşanmış bir olaydan kaynaklanıyordu. Devlete ait Alpagut Linyit İşletmelerind..]]> Sat, 12 Oct 2013 06:02:06 +0400 Küçük mücahitler yetiştirmek... https://www.evrensel.net/yazi/69144/kucuk-mucahitler-yetistirmek https://www.evrensel.net/yazi/69144/kucuk-mucahitler-yetistirmek? Geçen hafta bu köşede, Milli Eğitim Bakanı’nın okullarda dağıttığı, çocukları cihada çağıran çocuk kitabından söz etmiştik. Bakanın bu seçiminin rastlantısal olmadığı, daha sonra Başbakanın yaptığı, çocukların dini içerikli seçmeli derslere yönlendirilmesi uyarısıyla da örtüşmektedir. Çocukları “Tekçi düşünceye uygun yetiştirmeyi hedefleyen” bu uygulamalar bir bütünün parçasıdır. Aslında bu yeni bir uygulama da değildir. Çocukların var olan egemen ideolojiye uygun olarak, mevcut sistemin sürdürücüsü olarak yetiştirilmesi çabası eskiden beri uygulanmakla birlikte, günümüzde iyice gün yüzüne çıkmıştır... Çocuk ve gençlik kitaplarında, geçmişten günümüze din uğruna savaşların, ölmenin ve öldürmenin yüceltilmesi ..]]> Fri, 27 Sep 2013 17:14:59 +0400 Okullar açıldı dersimiz savaş! https://www.evrensel.net/yazi/68609/okullar-acildi-dersimiz-savas https://www.evrensel.net/yazi/68609/okullar-acildi-dersimiz-savas? Bu yıl okulların kapıları, yine çözülememiş sorunlarla açıldı. Eğitim sistemindeki gerici program ve ders kitapları; kalabalık sınıflar, atanmayan öğretmenler vb. sorunlara koştu çocuklar sırtlarındaki ağır çantalarla... Okullar açılırken, ülkemiz eğitim öğretiminin hiç sorunu yokmuş gibi, bu sorunları çözmekle ya da en azından çözüm aramakla yükümlü olan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, okula başlayan çocuklara Cahit Zarifoğlu'nun yazdığı kitapları dağıttı. Okula başlayan çocukları kitaplarla karşılamak hoş bir uygulama olarak görülebilir... Ama bakanın eğitim öğretim yılının başında yaptığı ilk icraati değerlendirebilmek için dağıttığı kitapta yer alan metinlere göz atmakta yarar var. İşte, Cahit Zarifoğlu'nun Ağaç Okul, Çocuklara Afganistan Şiirleri kitabından birkaç alıntı: "Çocuklar savaş o..]]> Sat, 21 Sep 2013 13:25:29 +0400 Erkek şiddeti https://www.evrensel.net/yazi/67181/erkek-siddeti https://www.evrensel.net/yazi/67181/erkek-siddeti? BDP Küçükçekmece Kadın Meclisi Üyesi Nazliye Sincar, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde eski eşi tarafından öldürüldü. Nazliye Sincar’ın 11 çocuğunun babası Şeyhzeydan Harman, 10 yıl önce terk ettiği eski eşini, barış mitingine gitmek üzere otobüse bineceği sırada, herkesin gözü önünde öldürdü. Bir kadının daha erkek şiddetine kurban olduğu haberini, 1 Eylül Dünya Barış Günü için Kadıköy’de yapılan mitingte duyduk. Bir an kanım çekildi. Oysa Nazliye ne ilk kadındı erkek şiddetiyle yaşamdan koparılan ne de son olacak ne yazık ki… Ancak o gün orada; ülkemizde, bölgemizde ve bütün dünyada savaşlar, yani şiddet son bulsun diye toplanmıştık… Çünkü erkek şiddetinin akıl almaz boyutlara ulaştığı savaşların kurbanları; savaşın çıkmasında etkisi olmayan..]]> Fri, 06 Sep 2013 17:01:51 +0400 Barış insanın elinde... https://www.evrensel.net/yazi/66539/baris-insanin-elinde https://www.evrensel.net/yazi/66539/baris-insanin-elinde? 1 Eylül Dünya Barış Günü için bir yazı yazmayı tasarlıyordum günlerdir. Yeryüzünde adil, kalıcı barışın sağlanmasını, insanlığın o en büyük özlemini dışa vuran; barış için sanatçıların sorumluluklarını, sanat yapıtlarının işlevselliğini bir kez daha anımsadığımız bir yazı… Savaşın kapımızda olduğu şu günlerde, barış için ortak mücadelenin nasıl da yaşamsal olduğunu düşünüyorum… Savaşların, savaş ağaları tarafından ekonomik, politik, psikolojik güç elde etmek için çıkarıldığını; savaşlardan, yalnızca halkların zarar gördüğünü ilkokul çocukları bile biliyor artık. AKP iktidarının savaş politikalarını destekleyen ve savaş çığlıkları atarak halkı savaşın gerekliliğine inandırmaya, yan yana yaşadığımız halklara düşman etmeye çalışan kitle iletişim araçlarının yüzüyse kirlendikçe k..]]> Fri, 30 Aug 2013 16:58:26 +0400 Şiir ağacı https://www.evrensel.net/yazi/65824/siir-agaci https://www.evrensel.net/yazi/65824/siir-agaci? Dikili’de bir zeytin ağacı var. Ağacın dallarında, tek tük zeytinlerin yanı sıra şiir çiçek açıyor. Gövdesinde “şiir ağacı” ve “edebiyat atölyesi” yazan zeytin ağacıyla bir hafta önce tanıştım. Yalnız zeytin ağacıyla değil; yüreklerindeki coşku ve beyinlerindeki bilinçle kampa katılan gençlerle de… Emek Gençliğinin düzenlediği 11. Gençlik Kampı’na katılmak için Sotes Tatil Köyü’ne adımımı attığım ilk anlardan başlayarak, bir gençlik ülkesine girdiğimi ayrımsadım. Bu gençlik ülkesinde, gençlerin yaydığı enerji ve coşkunun insanı sarıp sarmalamaması olanaksız. Yüzlerindeki kocaman gülümseme ve gözlerindeki sevgi dolu bakışlarla karşıladı gençler beni. Kamptaki etkinliklerin, atölye çalışmalarının düzenlenmesinden gece nöbetlerine, sebze ayıklanmasından konukların ka..]]> Fri, 23 Aug 2013 18:10:45 +0400 Bendeki Can Yücel resimleri https://www.evrensel.net/yazi/65136/bendeki-can-yucel-resimleri https://www.evrensel.net/yazi/65136/bendeki-can-yucel-resimleri? Geçtiğimiz günlerde, Kuzguncuk’ta Can Yücel’i andık. Konuşmamı hazırlarken, popüler kültürün egemenliğindeki kitle iletişim araçlarında ve kimi çevrelerde onun şarabı seven, küfreden, şiirlerinde küfür sözcükleri kullanan bir kimlik olarak yansıtılmasının; Can Yücel’in insan, şair, devrimci kimliğinin bütünsel olarak algılanmasının zaman zaman önüne geçtiğini düşündüm. Onu daraltan, kitlelere yanlış tanıtan bu görüntüler Can Yücel’i bütünsel olarak yansıtmıyor. Ben, onun şiirlerinden ve yaşam karşısındaki duruşundan yola çıkarak bendeki Can Yücel resimlerinden söz etmek istiyorum. HAKSIZLIKLARA KARŞI ÖFKEYLE DOLU 1974’ün ilk aylarıydı. Önce Sevgi Duvarı’ndaki şiirlerinden tanıdım Can Yücel’i. Sander Yayınlarının yayımladığı kitabın kapağını, usta sanat&cc..]]> Fri, 16 Aug 2013 19:16:53 +0400 Ali'yi kim öldürdü? https://www.evrensel.net/yazi/61957/aliyi-kim-oldurdu https://www.evrensel.net/yazi/61957/aliyi-kim-oldurdu? Ali öldü; 19 yaşında, gencecik… Yüzündeki sıcacık gülümsemesi kaldı bize… Bir de, birden çok kişinin neden olduğu vahşice öldürümüne karşı duyduğumuz öfke… Taksim Gezi Parkı direnişine destek olmak için ülkenin dört bir yanında ayağa kalkan binlerce gençten biriydi o. Ülkenin başbakanı, demokratik taleplerle eylem yapan kitleleri kanla, baskıyla susturmak istedi. Televizyonlarda birkaç kez üzerine basa basa söylediği gibi; polise, “Kadın çocuk demeden gereğinin yapılmasını” emretti. Eskişehir polisi de ülkenin öteki kentlerinde olduğu gibi bu emri yerine getirmek için elinden geleni esirgemedi; hatta kimi elinden gelenin fazlasını yaptı. Genç yaşlı, kadın erkek çocuk demeden halkın üzerine gazla, ilaçlı sularla ve coplarla saldırdı. Ali, Eskişehir’de polisin vahşi saldırısı sırasında kafasın..]]> Mon, 15 Jul 2013 09:36:13 +0400 İnsan, doğa ve yaşam https://www.evrensel.net/yazi/61248/insan-doga-ve-yasam https://www.evrensel.net/yazi/61248/insan-doga-ve-yasam? İnsan, doğanın bir parçası olduğunu ne zaman unuttu? Makineler yapıp ona egemen olduğunda mı? Sanayi devriminden sonra kentleri kuşatıp beton evlerde yaşamaya başladıktan sonra mı? İnsanın yeryüzündeki uzun serüvenini düşünecek olursak bunun zamanını tam olarak bilmek oldukça güç. Ancak bildiğimiz bir şey var ki, insan doğanın parçası olduğunu unuttu; doğadaki öteki canlıların yaşam haklarının olduğunu da… Bu dünyayı onlarla paylaştığımızı da…Doğadan uzaklaşan ve doğanın bir parçası olduğunu unutan insan, doğadaki yer altı yer üstü bütün zenginlikleri yalnız kendi çıkarları uğruna kullanmaya, kullanırken de yıkıp yok etmeye başladı. Bu dünyayı paylaştığımız öteki canlıları da… Kimi heyecan yaşamak için avlarda öldürdü hayvanları; kimi postu, dişi, eti, derisi için öldürdü… İnsan doğadan uzaklaştıkç..]]> Fri, 05 Jul 2013 10:21:46 +0400 Zulmün artsın https://www.evrensel.net/yazi/60655/zulmun-artsin https://www.evrensel.net/yazi/60655/zulmun-artsin? İstanbul Taksim Gezi Parkı’ndaki ağaçların kesilmesine karşı gençlerin başlattığı yaşamı savunma mücadelesi bir ayı doldurdu. Gençlerin birkaç ağaçla başlayıp yaşamın bütününü savunmak için sürdürdükleri karşı çıkışlar çeşitli biçimlerde ülkemizin birçok kentine ve parklarına yayılarak sürüyor. Gençlerin yaşamı savunma mücadelesini baskıyla, zorla, kanla bastırmak isteyen iktidarın uyguladığı şiddet de… Bu ülkenin gözbebeği gençlerin üzerine gaz, ilaçlı su sıkılıyor; plastik -hatta gerçek- mermilerle ateş ediliyor, coplarla saldırılıyor. Kim saldırıyor? Adı “Güvenlik güçleri” olan polis saldırıyor gençlere; öldüresiye, kör edesiye, kafa kol kırasıya… Kimin güvenliğini sağlamak için? Yer altı, yer üstü kaynaklarımızı, kü..]]> Fri, 28 Jun 2013 10:44:08 +0400 Sait Maden'i uğurlarken https://www.evrensel.net/yazi/60013/sait-madeni-ugurlarken https://www.evrensel.net/yazi/60013/sait-madeni-ugurlarken? Cağaloğlu’ya adım attığım ilk günlerden bu yana, onunla hep karşılaşırdık. Yokuşu inerken ya da çıkarken. Ak saçlarının çevrelediği ince yüzünde hep bir gülümseme olurdu selamlaşırken. Kısaca hal hatır sorduktan sonra yolumuza devam ederdik. Onca yapıta, bilinen bir ad olmasına karşın hiç değişmeyen bu incelikli, alçakgönüllü tutumu beni hep etkilerdi. Tıpkı A. Kadir’in şiirinde söylediği gibi, yüzünden eksilmeyen gülümsemesiyle bir iner bir çıkardı bu yokuşu; çocuklarına ekmek parası kazanmak için. Tıpkı kendisine benzeyen pek çok yazın emekçisi gibi… Cağaloğlu’daki yayınevlerinde çalışmaya başladıktan sonra onunla daha sık karşılaşmaya başlamıştık. Yokuştan vilayete çıkarken sol taraftaki bir iş hanında kendi kurduğu Çekirdek Yayınlarına gelip gidiyordu her gün; onca yaşına karşın. İki bina ötes..]]> Fri, 21 Jun 2013 14:28:12 +0400 Halkın ve hayatın sesi https://www.evrensel.net/yazi/59436/halkin-ve-hayatin-sesi https://www.evrensel.net/yazi/59436/halkin-ve-hayatin-sesi? Başbakan Taksim’de günlerdir direnişte olanları, onları desteklemek için ülkenin dört yanında alanlara çıkıp eylem yapan yüz binleri halktan saymıyor. Sürekli yinelediği bir şey var: Birkaç çapulcu. Onu dinlerken düşünüyorum. Başbakanın bu tavrı yeni değil ki… İşbaşına geldiği ilk günlerden başlayarak demokratik eğitim için; harçlara, YÖK’e karşı eylem yapan üniversite öğrencilerini halktan saymadı. Hakları için onca polis şiddetine karşın Ankara’nın ayazında direnen TEKEL işçilerini halktan saymadı. Fındık, pancar, buğday taban fiyatlarını protesto eden, tarımdaki emperyalist müdahaleye karşı çıkan çiftçileri, kırsal kesim emekçilerini halktan saymadı. Eğitim sistemindeki gerici ve antidemokratik uygulamalara, paralı eğitime karşı çıkan eğitimcileri halktan saymadı. Sağlık sisteminin ticarileşmesine, ila&c..]]> Fri, 14 Jun 2013 11:28:46 +0400 Yaşama sahip çıkmak https://www.evrensel.net/yazi/58851/yasama-sahip-cikmak https://www.evrensel.net/yazi/58851/yasama-sahip-cikmak? Bursa’da havlucu Receb’e, Karabük fabrikasında tesviyeci Hasan’a düşman, fakir - köylü Hatçe kadına, ırgat Süleyman’a düşman, sana düşman, bana düşman, düşünen insana düşman, vatan ki bu insanların evidir, sevgilim onlar vatana düşman...” Dilimizin eşsiz ozanı Nâzım Hikmet’in 7 Aralık 1945’te yazdığı bu dizeleri son zamanlarda sık sık anımsıyorum... Evet onlar, yani ülkenin yer altı yer üstü kaynaklarını, halkın mallarını pervasızca yağmalayanlar, bu yağma ve sömürü düzenine karşı çıkanları baskıyla, zulümle susturmaya çalışanlar, onları temsil eden iktidar, onların güvenlik güçleri bu uygulamalara boyun eğmeyen halka düşman. Yani güvencesiz iş koşullarına, sınırsız sömürüye karşı fabrikalarda, atölyelerde, meydanlarda direnen işçilere; emperyalizmin iste..]]> Fri, 07 Jun 2013 11:17:17 +0400 Yaşamın bedeli!... https://www.evrensel.net/yazi/58320/yasamin-bedeli https://www.evrensel.net/yazi/58320/yasamin-bedeli? Ahmet Yıldız 13 yaşındaydı. Adana’daki yoksul ailelerden birinin çocuğuydu. Okul giderlerini karşılayabilmek için bir plastik fabrikasında ayak işlerini görmek için işe başladı. Ancak işveren onu plastik enjeksiyon makinesinin başına geçirdi. Kısa bir süre sonra da Ahmet’in başı enjeksiyon makinesine sıkıştı ve çocuk ağır yaralandı. İşveren onu hastaneye götürdüğünde “Trafik kazası geçirdi” dedi. Ne var ki yalanı kısa sürede ortaya çıktı. Çıktı ama Ahmet kurtarılamadı. Açılan dava nedeniyle hazırlanan bilirkişi raporu işverenin kusurlu olduğunu ortaya koyunca, işveren hakkında, “Taksirle ölüme neden olma” suçundan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı... Açıldı ama Ahmet artık yaşamıyordu. Bilirkişi raporunu okuyunca, “Suçlular cezasını bulursa, belki öteki çocuk işçilerin can g&uu..]]> Fri, 31 May 2013 10:05:31 +0400 Barış ve demokrasi için... https://www.evrensel.net/yazi/57699/baris-ve-demokrasi-icin https://www.evrensel.net/yazi/57699/baris-ve-demokrasi-icin? Aralarında Yaşar Kemal ve Rakel Dink’in de bulunduğu aydınların çağrısıyla düzenlenen Demokrasi ve Barış Konferansı bugün Ankara’da başladı. Bugün başlayan ve tıpkı konferans gibi iki gün sürecek olan Türkiye Yazarlar Sendikasının 18. Genel Kurulu nedeniyle, “Anayasanın toplumdaki kültür, kimlik, dil, inanç, cinsiyet farklılıklarını güvence altına alması ve insan haklarına dayanan demokrasinin evrensel ölçütlerini barındırması; yasaların, yargı sisteminin insan haklarına ve demokratik hukuk ilkelerine uygun hale gelmesi, uygulamaların da bu çerçevede gerçekleşmesi...” talebiyle toplanan konferansa çağrılı olmama karşın katılamadım. Ancak, bu konferansın, toplumumuzun ortak geleceği, barış içinde bir arada kardeşçe yaşama özleminin gerçekleşmesi ve ülkemizin demokratikleşmesi konusunda önemli bir adım olduğunu biliyorum. Ger..]]> Fri, 24 May 2013 10:42:35 +0400 Çocuk bayramı kutlu olsun mu? https://www.evrensel.net/yazi/54630/cocuk-bayrami-kutlu-olsun-mu https://www.evrensel.net/yazi/54630/cocuk-bayrami-kutlu-olsun-mu? Ahmet Yıldız 13 yaşındaydı. Bir emekçi ailenin çocuğuydu. Ailesinin yetiremediği okul giderlerini karşılamak için 100 lira haftalıkla bir plastik fabrikasında işe girdi. Okuldan sonra girdiği fabrikada çay yapacak, temizlik işlerine bakacaktı. Ahmet henüz çocuktu; yaşıtları okul çıkışında evlerine gidip dinlenirken, sokakta top oynarken o fabrika işçisi oldu. Üstlendiği sorumluluk büyüktü, ama Ahmet henüz çocuktu. Çünkü, Türkiye’nin de imzaladığı Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin birinci maddesine göre, 18 yaşından küçük herkes çocuk olarak tanımlanmaktadır. Türkiye’de İş Yasası’nın 71. maddesinde çalışma yaşı 15 olarak belirlenmiştir, 15 yaşın altındaki çocukların çalıştırılması yasaktır. Ancak aynı yasada 14 yaşındaki çocukların çalıştırılabileceklerinden söz edilmektedir. ..]]> Fri, 19 Apr 2013 10:25:13 +0400 Sanat, özgürlük ve özerklik https://www.evrensel.net/yazi/54049/sanat-ozgurluk-ve-ozerklik https://www.evrensel.net/yazi/54049/sanat-ozgurluk-ve-ozerklik? Sanat ve sanatçılar üzerinde baskı, yasak, sansür ya da yıkım haberinin gelmediği gün geçmiyor neredeyse... Son dönemde artmış olmasına karşın, bu yeni bir durum değil. Ülkemizin tarihi sanat ve sanatçı üzerindeki baskı, yasak ve sansürlerle dolu. Osmanlı dönemindeki görsel sanatlar üzerindeki din etkili yasaklar, şair yazarların yazdıkları hiciv, taşlama türü yapıtların yasaklanıp şairlerin, yazarların cezalandırılması bilinen olgular. Cumhuriyet’in ilk yıllarından başlayarak şair ve yazarların üzerindeki baskı ve öldürümler; egemenlerin amaçları doğrultusunda davranmayan sanatçıların baskı ve zulüm gördüğünü göstermektedir. Sanat ve sanatçının üzerindeki bu baskıların en önemli nedenlerinden biri, egemenlerin, sanattan yararlanarak kitleleri yönlendirmek ve yönetmek isteğidir. Çünkü sanat ya..]]> Fri, 12 Apr 2013 12:23:21 +0400 Çare bulmak... https://www.evrensel.net/yazi/53462/care-bulmak https://www.evrensel.net/yazi/53462/care-bulmak? İniş çıkışlarla dolu yaşam. Bazen sorunsuz geçer günler, dümdüz bir ovada yürür gibi. Bazen güçlüklerle boğuşur insan, soluk soluğa tırmanırcasına dağları… Bazen de bir tepeden düşer gibi iner tepe takla yükseklerden aşağı… İniş çıkışlarla dolu yaşam; dümdüz bir yolda ilerler, bazen yokuş tırmanır, bazen de yokuş aşağı iner insan; tıpkı doğada olduğu gibi… Yaşam çeşitliliklerle doludur. Bazen kapkara bir bulut gibi çöker acılar, sıkıntılar; bazen de şiddetli bir sağanak siler götürür acıları, kötülükleri… Bazen solgun bir gün ışığıyla gelir umut, bazen de güneşin bütün ışıklarıyla yıkanmış gibi pırıl pırıl bir sevinç kaplar içimizi… Yaşam çeşitliliklerle doludur ve bu çeşitlilikle sonsuzluğa akar sürekli, tıpkı doğadaki gibi; kışın karanlığını ilkyazda filizlenen umutl..]]> Fri, 05 Apr 2013 12:19:20 +0400 'Silahları yandırın' https://www.evrensel.net/yazi/52270/silahlari-yandirin https://www.evrensel.net/yazi/52270/silahlari-yandirin? Barış sözcüğüyle simgelenen yaşam biçimi, gerçekleşmesi güç bir düş müdür? İnsanlar, farklılıklarına karşı kardeşlik ve barış içinde yaşayamaz mı; anlaşmazlıklarını konuşarak, görüşerek çözemez mi? Koca bir insanlık tarihi içinde neden bunca kan dökülmüş; toprak kadınların, çocukların gözyaşlarıyla sulanmış? İnsanlık tarihinden günümüze savaşların nedenlerine baktığımızda sahip olma, hükmetme, kendi dinini kabul ettirme ve yayılmacılık hırsının öne çıktığını görüyoruz. Tarihteki imparatorluklar hep savaşlar, fetihler sonucu kurulmuştur… Osmanlı İmparatorluğunun üç kıtaya yayılmış olmasıyla övünülür hep. Nasıl yayılmıştır? Kendi ordusundan, savaştığı ülkelerden ne kadar insan ölmüştür? Kaç kadın dul, kaç çocuk yetim kalmıştır? İnsanlara acı ç..]]> Fri, 22 Mar 2013 10:31:40 +0400 'Kadın olanın türküsü' https://www.evrensel.net/yazi/51013/kadin-olanin-turkusu https://www.evrensel.net/yazi/51013/kadin-olanin-turkusu? Kadın yaşamlarını anlatan ne çok türkü, ağıt, ninni, mani vardır Anadolu’da. Kadınlar; üzerlerindeki baskı nedeniyle dile getiremedikleri üzüntüyü, durumlarından şikayeti ninnilerle dile getirmişlerdir. Kiminde gurbete giden eşe özlem, kiminde yoksulluk, kiminde çocuğun büyüyüp annesine bakması umudu ya da mutsuz evliliğini çocuğu nedeniyle sürdürdüğü vb. durumlar konu edilmiştir. Giresunlu bir kadın, “Ağla Zeynebim ağla, ninni,/ Kara yazmalar bağla ninni/ Babası ölen çocuk hu hu/ Haydi bağrını dağla, ninni.” derken, Eskişehirli bir kadın eşini savaşta yitirdiğini çocuğuna şöyle anlatmış: “Kolumdan kol bağım düştü/ Sevim sevdam sana düştü/ Ağa baban şehit düştü/ Ninni nazlı gülüm ninni.” Halk türkülerimizin önemli bir bölümü de kadın ağızlıdır; kına türküleri..]]> Fri, 08 Mar 2013 10:25:29 +0400 'Ben çıkana kadar büyüme e mi?' https://www.evrensel.net/yazi/50304/ben-cikana-kadar-buyume-e-mi https://www.evrensel.net/yazi/50304/ben-cikana-kadar-buyume-e-mi? Uçurtmayı Vurmasınlar filmindeki Barış’ı anımsıyor musunuz? Hani, cezaevindeki annesiyle birlikte koğuşta kalan küçük Barış’ı… O film, Barış’ın durumundaki çocukların varlığını ve yaşadıklarını anımsatmıştı bize… O çocuklar ki, kimi cezaevinde anneleriyle kalırken, kimileri yaz kış demeden cezaevlerindeki babalarını, annelerini görmek için görüş günlerinde yollara düştüler, gardiyan gözetimindeki kısacık görüşlerde özlem gidermeye çalıştılar. Babasının askerde olduğunu sanan, okulda öğretmenine, arkadaşlarına öyle diyen çocuklardı onlar. Peki ya analar, babalar? Yeni doğan bebeğini göremeyen, kokusunu içine çekemeyen; doğumda eşinin yanında olamayan babalar… Hasta çocuklarının yanında olamayan, ana kucağına hasret çocuklarını yanında yatıramayan analar… Okula başlayan çocuğunu elinde..]]> Fri, 01 Mar 2013 09:47:47 +0400 Ders kitapları ve yasaklar üzerine https://www.evrensel.net/yazi/49654/ders-kitaplari-ve-yasaklar-uzerine https://www.evrensel.net/yazi/49654/ders-kitaplari-ve-yasaklar-uzerine? Eğitim öğretimin en önemli araçları olması gereken ders kitaplarındaki metinlerle ilgili tartışmalar sürüyor. Ders kitaplarında özellikle ülkemiz edebiyatının güçlü kalemlerinin yapıtlarının açık ve kapalı yollarla yasaklanması, metinlerinin eksiltilerek ya da değiştirilerek yayınlanması da… En son, Edip Cansever’in Masa da Masaymış şiirinden bira sözcüğünün geçtiği dizelerin atıldığı, Melih Cevdet Anday’ın şiirindeki “tanrı” sözcüğünün “Allah” olarak değiştirildiği ortaya çıktı. Düşünüyorum da, daha kim bilir nelerle karşılaşacağız. Yapıtlarımızın kısaltılarak, özetlenerek alınması; yazarın bundan haberdar edilmemesi gibi uygulamaları saymıyorum bile… Söyleşi için gittiğim okullarda, öğrenciler kitaplarını getirip gösterince haberim oluyor. Ne diyeceğimi bilemiyorum, ama hiç..]]> Fri, 22 Feb 2013 10:30:22 +0400 'Kırmızı gül sende kaldı muradım...' https://www.evrensel.net/yazi/49121/kirmizi-gul-sende-kaldi-muradim https://www.evrensel.net/yazi/49121/kirmizi-gul-sende-kaldi-muradim? 1975 yılında Cumhuriyet gazetesinde çıkan bir duyuruda, Ruhi Su’nun girişimiyle kurulan Dostlar Korosu’na sınavla korist alınacağı yazıyordu. Türküleri çok sevdiğim için hemen katılmaya karar verdim. Sınav günü, ablamla birlikte Şişli’deki Dostlar Tiyatrosuna gittik. Sınav, tiyatronun girişindeki yönetim odasında yapılıyordu. İçeri girerken, plaklarından tanıdığım, grevdeki Erdemir işçileriyle dayanışma gecesinde uzaktan görüp dinlediğim Ruhi Su’yu yakından göreceğim için çok heyecanlıydım. Odada, onun dışında genç bir kadın vardı; piyanonun taburesine oturmuştu. Ruhi Su, onun çaldığı ezgilerin ses olarak yinelenmesini istemişti. Odadan çıkarken, Ruhi Su ile birlikte çalışan bu kadının kim olduğunu merak etmiştim. Ablamla birlikte koroya seçildikten sonra ilk provada koro arkadaşlarımızla ve onunla tanıştık. Sümeyra Çakır&rsquo..]]> Fri, 15 Feb 2013 11:39:22 +0400 Ders kitaplarında öğretilenler ve yaşam https://www.evrensel.net/yazi/48472/ders-kitaplarinda-ogretilenler-ve-yasam https://www.evrensel.net/yazi/48472/ders-kitaplarinda-ogretilenler-ve-yasam? Ülkemizdeki okullarda okutulan ders kitaplarının büyük bir çoğunluğu; çocuğun yaşamsal gerçekliklerini yansıtmayan ve gereksinimlerine yanıt vermeyen, yaşamdan kopuk araçlardır. Bu olguya; okul öncesi eğitiminde kullanılan boyama kitapları, temel kavramların tanıtıldığı kitaplardan başlayarak, ilköğretimdeki, ortaöğretimdeki ve yüksek öğretimdeki bütün kitaplarda rastlayabiliriz. Bu konuda örnekler çok fazladır; birkaçını vermekle yetinelim. Okul öncesi eğitimde yararlanılan boyama kitapları ve kavramların tanıtıldığı kitaplardaki görsel malzeme, kavramların tanıtılma biçimi, ülkemizdeki çocukların büyük bölümünün günlük yaşamında gördüğü, kullandığı nesnelerden çok uzaktır. Birçoğu, batıdaki baskıların aynen kopya edildiği, birçoğu yine bu örnekler göz önüne alınara..]]> Fri, 08 Feb 2013 09:53:46 +0400 'Sarı bir gül gibi dağılırken sularda ay...' https://www.evrensel.net/yazi/47905/sari-bir-gul-gibi-dagilirken-sularda-ay https://www.evrensel.net/yazi/47905/sari-bir-gul-gibi-dagilirken-sularda-ay? 29.9.1916’da doğan İsmet Kür’ü 21.1.2013’te kaybettik. Aydın bir ailenin çocuğu olarak yaşama gözlerini açan Kür; kitaplarının yanı sıra birçok anı bıraktı bize. Onunla ilk kez Türkiye Yazarlar Sendikasının etkinliklerinde karşılaşmıştık. İlerlemiş yaşına karşın özenli giyimiyle, davranışlarıyla, konuşmalarıyla hemen ilgimi çekmiş ve içimde büyük bir saygı ve hayranlık uyanmıştı. Sonra, birçok eylem ve etkinliği paylaştık; F Tipi cezaevlerine karşı TYS üyeleri olarak başlattığımız açlık grevinde, savaş karşıtı eylemlerde, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vb. etkinliklerde yer aldı. Sohbetlerimizden birinde, benim de bir dönem öğrenim gördüğüm Edirne Kız Öğretmen Okulunda okuduğunu öğrenmiştim. O okulda, ablası Şai, Yazar Halide Nusret Zorlutuna’nın öğrencisi de olmuştu. Sonrası yaşam yolunda soluk soluğa bi..]]> Fri, 01 Feb 2013 10:56:08 +0400 Barış Çocukları https://www.evrensel.net/yazi/47326/baris-cocuklari https://www.evrensel.net/yazi/47326/baris-cocuklari? 19 Ocak günü saat 15.00’e doğru Agos’un önünde törenin başlamasını beklerken, yağmur hızlandı ve 15.00’te sağanağa dönüştü. Ama binanın önünü ve Osmanbey’e çıkan cadde ve sokakları dolduran binlerce kişi, yağmura karşın yerinden kıpırdamadı. Hrant Dink’in öldürüldüğü kaldırımdaki karanfiller, yere serilen gazeteler, yakılmak için hazırlanan mumlar, Hrant’ın bize gülümseyen resimleri ıslandı; ama biz ıslandığımızın ayrımına bile varmadık. Neydi oraya toplanan insanların içini yakan ateş? Bunun pek çok yanıtı var. Hrant Dink’in öldürülmesiyle simgelenen ayrımcılığa, nefret suçlarına, 6 yıldan beri adaletin yerine getirilmemesine duyulan öfke… Ülkemizin geçmişinde ve günümüzde baskılardan payına düşeni almalarına karşın, yılmak yerine bilenen insanların kararlılığ..]]> Fri, 25 Jan 2013 13:31:11 +0400 'Onu okuma! Bunu oku! https://www.evrensel.net/yazi/46077/onu-okuma-bunu-oku https://www.evrensel.net/yazi/46077/onu-okuma-bunu-oku? Gün geçmiyor ki Türkiye’nin çeşitli illerinde kitap yasaklama, bazı kitapları ödev olarak veren öğretmenler hakkında soruşturma açıldığı haberi gelmesin! Biz, Yunus Emre’nin dizelerinin sansürlenmesi; Fareler ve İnsanlar ile Şeker Portakalı’nın yasaklanacak kitaplar olmadığı hakkında konuşa duralım; bu kez İzmir ve Bursa İnegöl’den iki haber geldi. İzmir’de Bilgin Adalı’nın, Zeynep Cemali’nin ve Muallim Naci’nin kitaplarını öneren öğretmenler hakkında “Türk örf, adet ve dini inançlarına aykırı bilgi vermek ve davranmak; bilimsel olarak çürütülen evrim teorisini ideolojik olarak zorla çocuklara empoze etmek” iddiasıyla soruşturma açıldı. Bursa İnegöl’deki bir okuldaysa, bir velinin şikayeti üzerine Kaymakamlık tarafından oluşturulan Komisyon, edebiyatımızın usta kalemi Muzaffer İzgü’n&uum..]]> Fri, 11 Jan 2013 09:51:29 +0400 Bir adım at, bir ses ver! https://www.evrensel.net/yazi/45529/bir-adim-at-bir-ses-ver https://www.evrensel.net/yazi/45529/bir-adim-at-bir-ses-ver? “Kimsenin yaşam biçimine karışmayacağız” diye geldiler… Gelişlerinden ve iktidarlarından çıkar uman taraftarları da “Bunlar değişti, yaşam biçimimize karışmayacaklar” diyerek onları desteklediler. Sonra ne oldu? İnsanların yatak odalarına kadar girdiler. İnsanların kaç çocuk sahibi olacağından, kadınların çocuklarını nasıl büyüteceklerine kadar türlü türlü fetvalar verdiler. Kürtajı yasaklayarak kadınların kendi yaşamları üzerinde karar hakkını elinden aldılar; sezeryanı yasaklayarak anne ve bebeğin yaşamını tehlikeye attılar. Sonra, zaten iktidara geldiklerinden beri kadrolaşıp gericileştirdikleri eğitime el attılar. 4 artı 4 artı 4 ucube yasasını çıkardılar; ana kucağındaki çocuklar yuvaya gideceklerine 1. Sınıfa başlatıldı. Yine bu yasaya bağlı olarak 10 yaşın üzerindeki çocukların çırak öğrenci statüsüyle patron köles..]]> Fri, 04 Jan 2013 12:47:56 +0400 Yeni yıla girerken... https://www.evrensel.net/yazi/44859/yeni-yila-girerken https://www.evrensel.net/yazi/44859/yeni-yila-girerken? Bugün 28 Aralık. Bir yılın daha sonuna geldik. Yeni yıl yaklaşırken, çarşılarda, pazarlarda ve alış veriş merkezlerinde hareket başladı. Bir ay öncesinden vitrinler süslendi. Renkli basının sayfaları günlerdir, yeni yıl kutlamaları için otel, lokanta, eğlence merkezi vb. yerlerin reklamlarıyla dolu. Magazin eklerindeyse, yeni yıl armağanı tanıtımı adı altında “reklam haberler” yayınlanıyor. TV ekranlarının durumu da daha farklı değil… Yılbaşı da tıpkı anneler günü, sevgililer günü, babalar günü vb. günler gibi, alış verişi körüklemek ve vitrinlerden yansıyan sahte pırıltılarla, TV ekranlarındaki sanal eğlencelerle; içinde yaşadığımız kapitalist sistemden kaynaklanan sömürü ve baskının üzerini örtmek için bir olanak olarak görülüyor para babalarınca… Oysa, 31 Aralık gecesi yeni bir yıl başlasa da 2012, 2013’e acılar, baskıl..]]> Fri, 28 Dec 2012 09:52:29 +0400 Roman kahramanları... https://www.evrensel.net/yazi/44298/roman-kahramanlari https://www.evrensel.net/yazi/44298/roman-kahramanlari? Çalıkuşu Feride, Bekçi Murtaza, İnce Memet, Anna Karenina, Raskolnikov, Madam Bovary, Genç Werther... Hepsi bildik, tanıdık… Oysa biz onları; usta yazarların düş gücüyle kitap sayfalarında yaşam bulmuş kurmaca kişilikler, yani roman kahramanları olarak tanıdık. Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu romanının kahramanı olan Feride, bir aşk acısı uğruna İstanbul’dan uzaklaşıp köy öğretmeni olarak gittiği yerlerdeki insanların kendisine ne kadar gereksinimi olduğunun ayrımına varır ve idealist bir öğretmen tipi olarak ölümsüzleşir. Orhan Kemal’in Bekçi Murtaza’sı, patronuna öyle bağlıdır ve işini öylesine önemser ki, Adana’da bir fabrikada çalışırken, gece vardiyasında uyuklayan kendi küçük kızını tokatlayarak uyandırmaktan çekinmez. Öylesine gerçektir ki; işgüzar, kraldan çok kralcı tipler Murtaza olarak..]]> Fri, 21 Dec 2012 09:39:04 +0400 Çocuğun sanat eğitimi hakkı https://www.evrensel.net/yazi/43610/cocugun-sanat-egitimi-hakki https://www.evrensel.net/yazi/43610/cocugun-sanat-egitimi-hakki? Okuduğum iki haber içimdeki umudu yeşertti yine. Haber çocuklar ve gençlerle ilgiliydi. Kentsel dönüşüm adıyla evleri yıkılan, yaşam çevreleri yok edilen çocuklar ve gençler; yaşama müzikle tutunuyorlar. Mahallenin yerine yapılan inşaatların yanındaki atölyede çalışmalara katılan çocukların kimi ritim tutuyor, kimi keman çalıyor, kimi dans ediyor. Çocukların ve gençlerin etkin katılımıyla gerçekleşen bu çalışmalar; İTÜ Konservatuar ve Sulukule Roman Kültürünü Geliştirme ve Dayanışma Derneği işbirliğiyle yürütülüyor. Edirnekapı çevresindeki yaklaşık 20 devlet okulundan gelen yüzlerce öğrencinin katıldığı bir başka çalışma ise, Barış İçin Müzik Vakfı tarafından gerçekleştiriliyor. Oluşturulan Barış İçin Müzik Yaylı Grubu ve Barış İçin Müzik Çocuk Orkestras..]]> Fri, 14 Dec 2012 11:15:44 +0400 'Edebiyat Sokağı'nda yürürken... https://www.evrensel.net/yazi/43044/edebiyat-sokaginda-yururken https://www.evrensel.net/yazi/43044/edebiyat-sokaginda-yururken? Sokakları ve sokakta yürümeyi severim. Sokaklar evlerin kapılarının yaşama açıldığı, insanın dış dünyayla bağ kurduğu yerlerdir. Çocukluğumda sokaklar bizim oyun alanlarımızdı. Sokaklarda çocuk kahkahaları çınlardı; sonra annelerin eve çağıran sesleri duyulurdu. Hepimiz bu çağrıları duymazdan gelirdik. Çünkü sokakta, arkadaşlar vardı. Arkadaşlarla birlikte sokakta oynanan oyunun tadına doyum olmazdı. Geçen hafta, bambaşka bir sokakta yürüdüm; yol arkadaşlarımsa üretken ve özverili eğitim emekçileriydi. Sokağın girişindeki tabelada “Edebiyat Sokağı” yazıyordu. Bu sokak, Bursa’nın Yıldırım İlçesi Arabayatağı mahallesindeki Hasan Ali Yücel İlköğretim Okulu’nun içindeydi. Köşedeki tabelayla, koridoru çevreleyen tuğla desenli duvarlarla ve sokak lambalarıyla, sınıf kapılarının açıldığı koridorlara sokak gör&..]]> Fri, 07 Dec 2012 11:12:49 +0400 'Okunsun diye tarihi elin' https://www.evrensel.net/yazi/42356/okunsun-diye-tarihi-elin https://www.evrensel.net/yazi/42356/okunsun-diye-tarihi-elin? Selahattin Taran, İstanbul İlköğretmen Okulu’ndan resim öğretmenimdi. Tıpkı iş öğretmenimiz Hidayet Gülen, Çocuk Edebiyatı öğretmenimiz Enver Naci Gökşen gibi… Üstelik yalnız öğretmen değil, kimin için sanat yaptığını bilen bir ressamdı. Yapıtlarıyla 17 kişisel sergi gerçekleştirmişti. 1918-1986 yılları arasında onurlu ve anlamlı bir yaşam süren Selahattin Taran, 1942’de Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş bölümünü bitirdi. Kepirtepe Köy Enstitüsü’nün kurucu öğretmenleri arasında yer aldı. 1957- 1958 yılları arasında bir süre İlköğretim resim müfettişliği yaptıktan sonra, 1958’de Gazi Eğitim Enstitüsü öğretmenliğine getirildi. 1960’da İstanbul Çapa Öğretmen Okulu Resim Semineri öğretmenliğine atandı. İstanbul İlköğretmen Okulu’nda resim öğretmeni olarak çalıştı. Tan..]]> Fri, 30 Nov 2012 10:45:44 +0400 Çocuk ve gençlik edebiyatının önemi https://www.evrensel.net/yazi/41685/cocuk-ve-genclik-edebiyatinin-onemi https://www.evrensel.net/yazi/41685/cocuk-ve-genclik-edebiyatinin-onemi? Bu yıl 31. Tüyap Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın ana teması, “Çocukluğum Yurdumdur- Çocuk ve gençlik Edebiyatı; onur yazarı ise Gülten Dayıoğlu olarak belirlendi. 31. yılında da olsa Tüyap’ın bu seçimi büyük önem taşıyor. Çünkü çocuk ve gençlik edebiyatının çocukların gelişiminde, kimliklerinin biçimlenmesinde düşündüğümüzden de büyük önemi var. Nedir çocuklar ve gençler için edebiyat? Yaşamda var olan her şeyin; çocuğun gözüyle ve bakış açısıyla algılanıp çocuğun iç dünyasını yansıtan, düş gücünü, merak duygusunu harekete geçiren ve yazınsal değer taşıyan öykü, masal, şiir, oyun ya da roman biçiminde çocuğa-gence yeniden anlatılmasıdır. 31. Tüyap Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nda, Gülten..]]> Fri, 23 Nov 2012 11:42:50 +0400 Yıllar sonra merhaba https://www.evrensel.net/yazi/41070/yillar-sonra-merhaba https://www.evrensel.net/yazi/41070/yillar-sonra-merhaba? Ne güzel şey bakar gibi berrak bir suya bakabilmesi insanların birbirlerinin gözlerine. Daha dün ayrılmış gibi merhaba diyebilmek eski dostluklara ne güzel!.. -Yüzünde utanç, yüreğinde korku, pişmanlıklar olmadan- (*) Öyle dostluklar, birliktelikler vardır ki arasına yıllar da girse, yollar da girse eskimez, eksilmez. Bir okul arkadaşınızdır; okul sıralarında ilk gençliğin coşkusunu, hüzünleri, sevinçleri ve umudu paylaşmışsınızdır. Cezaevi arkadaşınızdır; yoksunlukları, zulmün getirdiği baskıları ve acıları paylaşmışsınızdır. Kavga arkadaşınız, yoldaşınızdır; daha güzel bir dünya kurmak için birlikte yola çıktığınız; o zorlu yolculukta mücadeleyi, güçlükleri, yitiklerin-yenilgilerin acısını, kazanımların-yengilerin sevincini paylaştığınız… Ya da yüzünü hiç görmediğiniz, sesini hiç duymadığınız, ama birlikte yürü..]]> Fri, 16 Nov 2012 13:29:11 +0400