Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Her şeye rağmen güzel bir yıl için... https://www.evrensel.net/yazi/78202/her-seye-ragmen-guzel-bir-yil-icin https://www.evrensel.net/yazi/78202/her-seye-ragmen-guzel-bir-yil-icin? Geride bırakılan yıl ne kadar ağır sorunlarla dolu olursa olsun ve insanlar o yılın yeni yıla sarkacak olası etkilerini ne kadar tahmin etseler de yeni yıla yine de umutlu girmek isterler. Cepte para olmasa da pek çok kişi için, yeni yıl çekilişinden alınan bir çeyrek bilet bile anı umuda bağlamıştır: Ya çıkarsa! Tüm bunların yanında insanların kendi hayatlarını, yaşadıkları toplumu ve ülkeyi, özgür, sömürüsüz, huzurlu kılabilmek için bir çaba göstermesinin de kaçınılmaz olduğu bilinen bir gerçektir. Türkiye’de, açlık sınırı 1432 TL. Ama yeni yıla girerken belirlenen ücret bunun bile altında: 1404 TL. Yine yeni yıla giderken Türkiye cezaevleri gazetecilerle, yazarlarla ve halkın seçtiği siyasilerle dolu. Ülke, iktidar partisi AKP’nin ittifak halinde hareket ettiği MHP ile birlikte dayattığı anayasa değişikliği ile tek adam diktatörlüğünün kurumsallaştırıldığı bir ülkeye dönüştürülmek isteniyor. Yeni yıla girerken Özgür Gündem’in Yayın Danışma Kurulu Üyeleri Necmiye Alpay..]]> Sat, 31 Dec 2016 08:03:07 +0300 Kadınlar yasakları tanımıyor https://www.evrensel.net/yazi/76147/kadinlar-yasaklari-tanimiyor https://www.evrensel.net/yazi/76147/kadinlar-yasaklari-tanimiyor? Neredeyse 10 yıldır aynı güzergahlarda yapılan yürüyüşlerle kutlanan 8 Mart, bu sene valiliklerce “güvenlik” gerekçeleriyle yasaklanmaya çalışılıyor. Kadınlara ne evde, ne işte, ne sokakta, ne de kampüste güvenli bir yaşamın olanaklarını sunan devletin, kadınların taleplerini ortaya koyacakları mücadele gününde kadınların “güvenliğini” dert edindiğine inanmamız bekleniyor! Kadınlarsa yasakları tanımıyor. 159 yıl önce insanca yaşanacak bir ücret ve yaşam koşulları için yanarak can veren kız kardeşlerinin taleplerini bugüne taşıyan birikimle, kendilerine çizilen sınırlara karşı direniyorlar. İnsanca yaşam, insanca çalışma koşulları, insana yaraşır bir gelecek ve özgürlük, eşitlik, barış… Bugün hâlâ canlılığından hiçbir şey kaybetmemiş bu talepler, 2016 yılında kadınlara 19. yüzyılın yaşam ve çalışma koşullarını dayatanlara karşı, kadınların yasaklı meydanlarda dile getireceği talepler. Hiçbir kadın aşağılanma ve şiddetle karşı karşıya kalmadığında, hiçbirinin kişiliğine sa..]]> Sun, 06 Mar 2016 04:30:44 +0300 Kapitalist mantık, kansere davetiye https://www.evrensel.net/yazi/76140/kapitalist-mantik-kansere-davetiye https://www.evrensel.net/yazi/76140/kapitalist-mantik-kansere-davetiye? Oyuncaklar kanserojen. Çanta, kalem, silgi kanserojen. Mama kanserojen. Gıdalar kanserojen. Her gün böylesi haberler okuyoruz. Peki ya sağlık sistemi, bebeklerimizi, çocuklarımızı koruyabiliyor mu? Maalesef bu soruya olumlu yanıt verebilmemiz imkansız! Kapitalist sağlık geliştikçe, tedavi olanakları ve performansı yükseldikçe, yeni hastalıklar da ortaya çıkıyor. Yani tıp modernleştikçe, sanayileştikçe, kimyasallaştıkça tedavi ettiğinden çok daha fazla hastalık ve hastayı üretiyor. MR, röntgen çılgınlığı hızla artıyor. Söz konusu çılgınlığın yarattığı risklere aldırış eden yok. Kâr odaklı kapitalist mantık geliştikçe hatıra fotoğrafı gibi MR, röntgen çektirmek yaygınlaşıyor. Bebeklerimiz, çocuklarımız kanserin kucağına itiliyor. Bugünkü manşet haberimiz, yaşanan çılgınlığın en çarpıcı örneklerinden sadece biri. Haberde görüşlerine yer verdiğimiz uzmanların altını çizdiği gibi elbet de yüksek doz radyasyona maruz kalmak risk ama dozdan daha da önemlisi çekimin çokluğu. Ve maalesef..]]> Sat, 05 Mar 2016 04:28:53 +0300 Ortak bir mücadele cephesi için... https://www.evrensel.net/yazi/76109/ortak-bir-mucadele-cephesi-icin https://www.evrensel.net/yazi/76109/ortak-bir-mucadele-cephesi-icin? Ankara’da 70’e yakın aydın, gazeteci ve aktivist, 7 maddelik bir bildiri yayınlayarak “Erdoğan Türkiye’yi felakete götürüyor. Buna boyun eğemeyiz, eğmeyeceğiz” dedi. İstanbul’da ise içlerinde Anayasa hukukçusu akademisyenler ile bir gurup aydın ve yazar; herkesi çoğulcu, eşitlikçi ve özgürlükçü bir anayasa için buluşmaya çağırdı. Bu çevreler, bir zamandan beri tepkilerini ortak bildiriler, çağrılar olarak ifade etmektedir. Yukarıda sözünü ettiğimiz, dün yayımlanan iki “çağrı” da Erdoğan-Davutoğlu yönetiminin bu baskılarına tepki olarak ortaya çıkmıştır. Çağrıların kalkış nedeni farklı olsa da aslında baskıyı yapan ve baskıların yok edilmesi için mücadele edilmesi gereken güç aynıdır. Sadece bu iki bildiride sözü edilen baskılar değil; Silopi, Cizre, Sur’dan başlayan ve diğer kentlere doğru yayılan sokağa çıkma yasaklı operasyonlar, kentlerin yakılıp yıkılması, katliamlar, Türkiye’nin bölgede süren savaşlara katılması için yapılan manevralar, kapatılan TV’ler, basın özgürlüğüne yön..]]> Tue, 01 Mar 2016 04:42:04 +0300 İşçiler sendikacılardan ne bekliyor? https://www.evrensel.net/yazi/76055/isciler-sendikacilardan-ne-bekliyor https://www.evrensel.net/yazi/76055/isciler-sendikacilardan-ne-bekliyor? Metal iş kolundaki işçiler başta olmak üzere tüm sektörlerden pek çok işletmede “ek zam” talebi tartışılıyor. Sendikalı ve sendikasız işyerleri kaynıyor. Sendikalı iş yerlerinde harekete geçen işçilerin, ister istemez ilk aklına gelen, örgütlü oldukları sendikanın bu eylemlerine ne diyeceğidir. Ancak ne yazık ki, sendikaların genel tutumu, sınıf haini bir tutumdur, “sessizlik”tir! En ileri giden sendikacıların desteği bile; “İşçiler istiyor ve harekete geçiyorsa biz destekleriz” biçimindedir. Örneğin Birleşik Metal-İş Sendikası merkez yönetimi; “İşçiler harekete geçerse şubelerimiz destek verecek. Biz de elimizden geleni yapacağız” diyerek, şubeleri öne sürmüştü. Ama Gebze’de kurulu Cengiz Makine’de görüldü ki, Birleşik Metal’in Gebze Şubesi, “gözlemci” gibi davranıyor; işçilerin deyimiyle, topu işçilere atıyor! İşçiler, “MESS nasıl tüm imkanlarıyla patronun yanında oluyorsa, sendikamız da bütün imkanlarıyla bizim yanımızda olmalıdır” diyor. Elbette işçilerin taleplerine sahip çı..]]> Tue, 23 Feb 2016 18:33:51 +0300 Bir PYD-YPG’ye bağlanma eksik kalmış! https://www.evrensel.net/yazi/76041/bir-pyd-ypgye-baglanma-eksik-kalmis https://www.evrensel.net/yazi/76041/bir-pyd-ypgye-baglanma-eksik-kalmis? Artvin Cerattepe’de Artvinlilerin yıllardır sürdürdüğü mücadeleyi yok sayan Artvin Valiliği ve öteki yerel idareciler, geçtiğimiz günlerde Cerattepe’yi AKP’ye yakınlığı ile namlanan Cengiz Holdingin yağmasına teslim etmişti. Ancak Artvinliler Cerattepe yolunda direnişleri kırılsa da mücadeleyi sürdürüyorlar. Ve mücadele giderek hem Artvin ve çevresindeki hem de tüm Türkiye’deki çevrecilerin desteğini alarak sürüyor. İşte bu tepkilerden çekinen Artvin Valiliği, halkın mücadelesini sindirmek için akıl almaz iddialarda bulunuyor, ancak darbe dönemi idarecilerinin yaptığı türden bir kara propaganda sürdürüyor. Artvin Valiliği, çeşitli dernekler ve kimi çevreci örgütlerin Artvin’e gelmesini önlemek ve Artvinlilerin Cerattepe’ye gitmesini yasaklamak üzere “önleyici yasaklama” kararı almış! Kararın nasıl bir ucube olduğunu haber sayfalarımızda okuyacaksınız. “Valilik genelgesi” olarak kullanılan bu metin, Artvin’e gelecek olanları, hükümetin terörist ilan ettiğe örgütlere bağladıktan..]]> Sun, 21 Feb 2016 05:00:41 +0300 Kamuda en büyük kıyım girişimi! https://www.evrensel.net/yazi/76016/kamuda-en-buyuk-kiyim-girisimi https://www.evrensel.net/yazi/76016/kamuda-en-buyuk-kiyim-girisimi? Başbakan Ahmet Davutoğlu imzasıyla yayımlanan genelgeyle, yetkili amirlerin, “Milli güvenliği tehdit eden örgüt ve yapılarla irtibatlı kamu çalışanları” hakkında işlem yapılması ve “İvedilikle adli mercilere bildirilmesi” istendi. Genelgeyle ilgili ayrıntılı bilgi haber sayfalarımızda var. Genelgedeki üslup ve kapsam dikkate alındığında o günleri yaşayanlar için hemen sıkıyönetim komutanlıklarının yayımladıkları bildiriler akla gelmiştir. Bir farkla ki, o günün sıkıyönetim komutanlıkları bu emirleri, yayımlamışlardır ama o gün bu genelgelerin gereğini yapacak “amirleri” az çok bir adalet duygusuyla hareket ettikleri için sıkıyönetimlerin kıyımları çok “sınırlı” kalmıştır. Bugünün “amirleri” ise, AKP tarafından 14 yıldan beri politize edilen, partizanlaşmanın okul müdür yardımcılarına kadar indirildiği dönemin amirleridir ve onlar, büyük bir bölümüyle bilinçli, eğitimli, gönüllü “cellatlar” olarak sahneye çıkacaklardır. Mahkemelerin de açıkça siyasi karar verdiği bir dönemde, bu gen..]]> Thu, 18 Feb 2016 05:00:52 +0300 Hezeyan ve çözümsüzlüğün itirafı! https://www.evrensel.net/yazi/76008/hezeyan-ve-cozumsuzlugun-itirafi https://www.evrensel.net/yazi/76008/hezeyan-ve-cozumsuzlugun-itirafi? Başbakan Davutoğlu, dün partisinin grup toplantısında konuştu. Başbakanın merakla beklenen konuşması; bir yanıyla dış politikada gelinen yerde tümüyle “yalnızlaşma” ve “çözümsüzlüğün” itirafı öte yanıyla da gelecekte bile uluslararası planda ciddi bir stratejiye sahip olmamayı yansıtan hezeyandan ibaretti. Bu yüzden de Davutoğlu, Rusya, Suriye, İran, PYD-YPG’ye, ABD, BM... ve Türkiye’nin Suriye politikasına onay vermeyen tüm ülkelere verip veriştirmekte bir sakınca görmedi! Böylece Başbakan, Erdoğan-Davutoğlu yönetiminin dış politikasına karşı çıkan herkesi; arsızlar, alçaklar, barbarlar, zalimler... gibi diplomaside hiç hoş karşılanmayacak nitelemelerle suçlarken, malum birkaç ülke dışında bir tek “dostlarının” kalmadığını da ilan etmiş oldu. Konuşmasında tamamen “iç politikaya” yönelik bir üslup kullanan davutoğlu, konuşmasının en hararetli bölümünde önceki gece CNN’de çıktığı “Tarafsız Bölge”de Hükümetin Suriye politikasına ve bölgedeki operasyonlarına açık destek veren Bay..]]> Wed, 17 Feb 2016 04:50:38 +0300 ‘İz bırakan’ bir genel kurul olsun! https://www.evrensel.net/yazi/75978/iz-birakan-bir-genel-kurul-olsun https://www.evrensel.net/yazi/75978/iz-birakan-bir-genel-kurul-olsun? DİSK Genel Kurulu dün başladı. Genel Kurulun açılış konuşmasını yapan DİSK Genel Başkanı Kani Beko; “Türkiye’nin bağımsızlığa, demokrasiye, laikliğe, barışa, kardeşliğe ihtiyacı var. İşçi sınıfının barışa ve kardeşliğe de ihtiyacı var... Bedeli ne olursa olsun DİSK barışı savunacaktır” diyerek, hem savaş ve savaş politikalarına karşı mücadelenin hem de DİSK’in bu mücadelede rol almasının önemine vurgu yaptı. Savaş politikalarına karşı çıkmanın yanı sıra DİSK Genel Başkanı; - Kıdem tazminatının tasfiyesine, - Esnek çalışmanın ve özel istihdam bürolarının yasallaştırılması girişimlerine, - Taşeron sisteminin tümden yasaklanması için mücadele edeceklerine dair çok net ifadeler kullandı. Kuşkusuz ki, şu günlerde sendikaların, sendika bürokratlarının görmezden gelmek için büyük bir çaba sarf ettikleri hükümetin savaş ve şiddete politikasına karşı DİSK’in Genel Kurulundan birinci ağızdan itiraz edilmesi çok önemlidir. Ancak DİSK Genel Başkanının, DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikasının üy..]]> Sat, 13 Feb 2016 05:01:43 +0300 Haber Nöbeti https://www.evrensel.net/yazi/75927/haber-nobeti https://www.evrensel.net/yazi/75927/haber-nobeti? Bu yazı yayımlandığında, ülkenin batısından çatışma sürecinin etkisinin sürdüğü bölgelere giderek orada görev yapan meslektaşlarıyla dayanışmak için ‘Haber Nöbeti’ başlatan gazetecilerin nöbetlerinin 3. günü olacak. Gazeteciler daha önceden de ilan ettikleri ve Evrensel’in de manşetinden ‘Haber Nöbeti’ başlığıyla duyurduğu gibi, böylelikle hem çatışma bölgelerinden haber akışının önüne konulan karartmayı biraz olsun kırmayı amaçlıyorlar, hem de orada son olarak imc TV Kameramanı Refik Tekin’in vurulmasında görüldüğü gibi, giderek çok daha zor koşullarda görev yapan meslektaşlarına yalnız olmadıklarını hissettirmeyi amaçlıyorlar. İlk gün çeşitli kurum temsilcileriyle görüşen, meslektaşları Refik Tekin’i evinde ve çeşitli basın kurumlarındaki meslektaşlarını bürolarında ziyaret eden, ayrıca Diyarbakır’da görev yapan meslektaşlarıyla bir araya gelerek onları dinleyen gazeteciler, dün de sahaya indiler. Bazıları Sur’daydı, bazıları Mardin’deydi, bazıları da DİHA’da ve başka bazı kurumlar..]]> Fri, 05 Feb 2016 05:00:39 +0300 İşçi havzalarında barış örülüyor https://www.evrensel.net/yazi/75899/isci-havzalarinda-baris-oruluyor https://www.evrensel.net/yazi/75899/isci-havzalarinda-baris-oruluyor? İstanbul’da çeşitli işçi havzalarında, işçilerin, akan kanın durması, barışın inşa edilmesi için imza kampanyası başlatmış olmaları son derece önemli ve umut veren bir gelişmedir. Daha önce İstanbul’da Tuzla tersane işçilerinin barış talebi ile başlattıkları imza kampanyasını hem gazetemizin sürmanşetine taşımış, hem de bu köşede konu edinmiştik. Bugün de, manşetimizi İstanbul’da, Güneşli ve İkitelli’de de çeşitli iş kollarından işçilerin, barış talebiyle başlattıkları imza kampanyasına ayırdık. İşçiler, imza kampanyasına ek olarak, sokağa çıkma yasağı olan yerlerde yaşayanlarla dayanışma için de yardım topluyorlar. Haberimizde de görüleceği gibi, bir işçi, “Daha fazla sessiz kalırsak bu ateş hepimizi yakar” diyor. Bu gerçeğin işçi sınıfı ve emekçiler içinde yaygın olarak bilince çıkarılması, bu ülkede barışın inşası bakımından kilit önemdedir. İşçiler, barış için imza atan akademisyenlere destek için atölyelerinde imza topluyorlar ve “Daha dün korkudan konuşamıyorduk, şimdi en azın..]]> Tue, 02 Feb 2016 05:00:02 +0300 Barışın emek ile inşası https://www.evrensel.net/yazi/75879/barisin-emek-ile-insasi https://www.evrensel.net/yazi/75879/barisin-emek-ile-insasi? Akademisyenlerin ölümlerin durması ve kalıcı barış için adım atılması talebini yükseltmesi, önemli bir etki yarattı. Edebiyatçıların, gazetecilerin, öğrencilerin, hukukçuların, sinemacıların ve çeşitli başka kesimlerin ‘Biz de bu suça ortak olmayacağız’ diye ortaya çıkmaları, akademisyenlere destek ile sınırlı olmayı aşarak barış mücadelesinin zeminini dalga dalga genişletti. Dün de, Türk-İş, DİSK, KESK ve bağımsız sendikalara üye 256 sendikacı ‘Barış ve ortak gelecek için yaşamı savunuyoruz’ başlıklı bildiri yayımlayarak barış için imza veren akademisyenlere destek verdi. Sendikacılar imzalayarak açıkladıkları bildiride şöyle dedi: “Biz biliyoruz ki; Savaş; yoksulluk, işsizlik ve açlık demektir. Savaş; emperyalistlerin ve sermayenin zenginleşmesi, halkların sefaleti demektir. Savaş; yoksul emekçi çocuklarının ölmesi, her gün daha da büyüyen acı ve gözyaşı demektir. O yüzden barış ve kardeşlikte ısrar edeceğiz. Ölümlere göz yummayacağız!..” Bu çok anlamlı ve önemli..]]> Sat, 30 Jan 2016 04:57:44 +0300 Gazetecilik suç değildir https://www.evrensel.net/yazi/75864/gazetecilik-suc-degildir https://www.evrensel.net/yazi/75864/gazetecilik-suc-degildir? İktidarı rahatsız eden MİT TIR'larına ilişkin haberi nedeniyle tutuklanan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül hakkında hazırlanan iddianamede, gazeteciler hakkında ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve 30 yıla kadar hapis istendi. İddianame, daha önce Ergenekon davasına monte edilen gazeteciler ve KCK Basın Davası kapsamında tutuklanan gazetecilerle ilgili iddianameler gibi ideolojik bir karalama metni özelliği taşıyor. Dündar ve Gül için, "Şüpheliler, bilgi ve belge olmamasına rağmen FETÖ/PDY'nin verdiği görüntüler üzerinden, T.C. devleti ve hükümetini terörle ilişkilendirme amacı doğrultusunda bilinçli ve sistematik olarak, kurgu yazılar kaleme almışlardır" deniliyor. Daha önce, aralarında gazetecilerin de bulunduğu kritik siyasi davalarda iktidar ve devlet içinde Cemaate yakınlığı ile bilinen kadrolar birlikte hareket ediyordu. AKP iktidarı daha sonra Cemaat ile arası bozularak, onu tasfiye etmeye girişince, bu..]]> Thu, 28 Jan 2016 08:45:45 +0300 Daha dibi var mı? https://www.evrensel.net/yazi/75856/daha-dibi-var-mi https://www.evrensel.net/yazi/75856/daha-dibi-var-mi? Evrensel, günlerdir Cizre’de bir binanın bodrum katındaki yaralıların ölüme terk edilmiş olmasına manşetinden dikkat çekiyor. Gün geçtikçe yaralılar arasından ölenler oluyor. Dün, tıbbi malzeme bittiği için kanamalı yaralar için yastıklardan çıkan pamukların kullanıldığını sürmanşetimizden belirtmiştik. Bugün elinizde olan gazeteyi hazırlarken de, nefes almanın bile güçleştiği bildirilen bodrum katında 24 yaralı vardı. Yaşamını yitirmiş yaralı sayısı da 4’tü. Yaralılardan birisi de Azadiya Welat Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Rohat Aktaş. Basın meslek örgütlerinin yaralı Gazeteci Rohat Aktaş için ses vermesi, girişimlerde bulunması gerekiyor. HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız yaralıların alınması için Şırnak Valisi Ali İhsan Su ile görüştü. Ateşin kesilerek belediye ambulansının yaralıların bulunduğu binaya gitmesi, yaralıları aldıktan sonra ise İpekyolu’nda 112 acil servis ambulanslarına taşınması önerisini reddeden Vali Su, durumu ağır olan yaralıların ateş altında yürüyer..]]> Wed, 27 Jan 2016 12:50:44 +0300 Gazetecilerin onur nöbeti https://www.evrensel.net/yazi/75826/gazetecilerin-onur-nobeti https://www.evrensel.net/yazi/75826/gazetecilerin-onur-nobeti? İktidarın sokağa çıkma yasağı uyguladığı ilçelerdeki gelişmeleri izlemeye çalışan gazeteciler keyfi biçimde tutuklanırken, son olarak buna gazetecilerin vurulması da eklendi. Geçtiğimiz yıl Metin Göktepe Gazetecilik Ödülü almış olan imc Televizyonu Kameramanı Refik Tekin, Cizre’de insanlar cenazelerini beyaz bayraklar eşliğinde götürmeye çalışırken zırhlı araçtan açılan seri ateş sonucu, orada bulunanlarla birlikte yaralandı. 1992 Cizre Newrozu’nda da Sabah Gazetesi Muhabiri İzzet Kezer, benzer bir ateş sonucu yaşamını yitirmişti. Devlet o günleri geri getirdi. Refik Tekin’in vurulduğu halde, orada sivillerin kendisiyle birlikte hedef olduğu bu saldırıyı kaydetmeye devam etmiş olması ise, akıllardan hiç çıkmayacak bir mesleki onur duruşudur. Böyle bir dönemde basın meslek örgütlerinin başkan ve yöneticilerinin çatışmaların ortasında habercilik yaparken baskılara maruz kalan gazetecilere destek olmak için Diyarbakır’a gelmiş olması ciddi bir önem taşıyor. Yine, burada yapmış ..]]> Sat, 23 Jan 2016 05:00:51 +0300 Eğitim piyasaya ve güvenlik güçlerine emanet! https://www.evrensel.net/yazi/75819/egitim-piyasaya-ve-guvenlik-guclerine-emanet https://www.evrensel.net/yazi/75819/egitim-piyasaya-ve-guvenlik-guclerine-emanet? Bugün öğrenciler karne alıyorlar. Batı illerindeki okullarda öğrenciler ve veliler, belki eğitimin sorunlarından da habersiz olduklarından, sevinç ifade ediyorlar. Bölge illerinde ise kimi yerlerde buruk da olsa bir “karne sevinci” yaşansa da on binlerce öğrenci ve velileri ise bırakalım karne sevincini, artık bir okulları ve öğretmenleri de olmadığı için, karne bile alamadı. Geçtiğimiz yıl başlatılan, “Dershaneleri kapatıyoruz” gerekçesi arkasında özel okullara tam destek sağlanması bu yıl bir adım daha ileri götürüldü. Özel okullara devlet tam destek sağlarken devlet okulları ise kadrolaşma, öğrencilerin dini eğitime yönlendirilmesi ve öteki devasa sorunlarla baş başa bırakıldı. Öte yandan sokağa çıkma yasakları operasyonlarının sürdürüldüğü bölgedeki il ve ilçeler başta olmak üzere tüm bölgede ise eğitim, “güvenlik güçlerinin” insafına terk edildi. Bu ilçelerde bir yarıyıl boyunca öğrenciler, sadece 15 gün okula “normal şartlarda” gidip gelebildi. Ve bu on binlerce öğrenci, ..]]> Fri, 22 Jan 2016 05:00:20 +0300 Bir vekil daha ne desin? https://www.evrensel.net/yazi/75809/bir-vekil-daha-ne-desin https://www.evrensel.net/yazi/75809/bir-vekil-daha-ne-desin? Sokağa çıkma yasağının 40. gününe girdiği Cizre’de aralarında HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız ve gazetecilerin de olduğu gruba iki zırhlı araçtan seri şekilde ateş açıldı. İMC TV kameramanı Refik Tekin dahil 10 kişi yaralandı. Saldırının ardından Evrensel’e konuşan Faysal Sarıyıldız, arkadaşımız Şerif Karataş’a yaşananları anlattıktan sonra şu cümleyi kurdu: “Bu sizinle yaptığımız son görüşme olabilir. Bir daha görüşme şansımız olmayabilir.” Bir vekil yaşadıklarını, tanık olduklarını daha etkili hangi cümle ile anlatabilir? Daha ne diyebilir? Türkiye, barışçıl çözüme dair diyalog arayışlarının iktidar tarafından rafa kaldırılmasının ardından 2009’da başlayan KCK davalarında ‘düşman ceza hukuku’ kavramını çok sık duymaya başlamıştı. Seçilmiş vekiller, belediye başkanları, gazeteciler ve hukukçuların uydurma gerekçelerle suçlandıkları yargılamalarda savunma yapan avukatlar, karşılaştıkları muameleyi ‘düşman ceza hukuku’ pratiği olarak özetlemişlerdi. Bugün de o ‘düşman ceza..]]> Thu, 21 Jan 2016 05:00:25 +0300 ‘Dayanışma’ değil ‘mücadele ortaklığı’ https://www.evrensel.net/yazi/75763/dayanisma-degil-mucadele-ortakligi https://www.evrensel.net/yazi/75763/dayanisma-degil-mucadele-ortakligi? Barış için Akademisyenlerin “Bu suça ortak olmayacağız” demesini bahane ederek, tüm ilerici demokrat güçlere topyekün savaş ilan etmesi de Hükümetin bölgedeki operasyonlarına karşı tepkileri durduramıyor. Barış için Akademisyenlere akademiden destek çoğalıyor; bütün tehdit ve baskılara karşın yeni yüzlerce akademisyen bildiriye imza atıyor. Üniversite gençliği hocalarını desteklemek için ayrı imza stantları açıyor. Dahası edebiyat dünyası da “Barış İçin Edebiyatçılar İnisiyatifi” oluşturarak, Barış için Akademisyenlerin yayımladıkları bildiriye imza attıklarını açıkladılar. Yine gazeteciler ve sinemacılar, Barış için Akademisyenlerle aynı talepleri paylaştıklarını ilan ettiler. Bütün bunların da ötesinde çeşitli bilim, kültür ve sanat çevrelerinde, sendikacılar arasında ve çeşitli meslek örgütleri içinde de benzer girişimlerin yapıldığı haberleri geliyor. Türkiye’nin ilerici demokrat güçleri, artık Erdoğan-Davutoğlu yönetimi “Ya bizden yanasınız ya teröristlerden” biçimindeki ..]]> Fri, 15 Jan 2016 05:00:31 +0300 Hocalarımızın yanındayız https://www.evrensel.net/yazi/75753/hocalarimizin-yanindayiz https://www.evrensel.net/yazi/75753/hocalarimizin-yanindayiz? Aralarında çeşitli alanlardan çok önemli çalışmalara imza atmış bilim insanlarının bulunduğu 1128 akademisyenin, “Bu suça ortak olmayacağız” diyerek yaptıkları açıklama, iki gün içinde doğurduğu sonuçlar bakımından bile tarihi değerdedir. Devlet şiddetinin durmasını ve kalıcı bir barışın sağlanmasını talep eden akademisyenler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, YÖK’ü, yandaş basını, iktidara yakın üniversite yönetimlerini ve son olarak da mafya lideri Sedat Peker’i karşılarında buldu. Devletin zirvesi ile bir suç örgütü liderinin bilim insanlarını tehdit konusunda ortaklaştığı bir ülkeyiz. Başlı başına bu bile, akan kanın durması ve bu ülkenin demokratikleşmesi için risk alan hocalarımızın ne kadar değerli bir iş yaptığını göstermeye yeter. 32 yıl önce, “Türkiye’deki demokratik düzene ilişkin gözlem ve istekler” başlığını taşıyan ve ‘Aydınlar Dilekçesi’ diye tarihe geçen metinde imzası olanları, Cumhurbaşkanı koltuğunda oturan, cunta lideri Kenan Evren, “vatan haini” ilan etmişti. Bugün de, a..]]> Thu, 14 Jan 2016 05:00:51 +0300 Herkes için örnek girişim! https://www.evrensel.net/yazi/75737/herkes-icin-ornek-girisim https://www.evrensel.net/yazi/75737/herkes-icin-ornek-girisim? Kendilerine “Barış İçin Akademisyenler” diyen 1128 akademisyen bir açıklama yaparak, “Bölgede süren sokağa çıkma yasakları ve hak ihlalleri”ne dikkat çekerek, “Bu ülkenin akademisyen ve araştırmacıları olarak katliamın suç ortağı olmayacağımızı beyan ediyor, bu talebimiz yerine gelene kadar siyasi partiler, Meclis ve uluslararası kamuoyu nezdinde temaslarımızı durmaksızın sürdüreceğimizi taahhüt ediyoruz” dediler. Elbette akademisyenler bundan önce de çeşitli konularda toplu imzalarla görüşlerini belirttiler. Ama bugün; *Başbakanın, basında ve siyasi çevrelerde “Yakında operasyonlar sona erecekmiş” söylentisine bile tahammül edemeyip anında kürsüden “Operasyonların sonuna kadar sürdürüleceğini” ilan ettiği, * Bir TV kanalında canlı yayına telefonla katılan bir kişinin “Bölgedeki gelişmelere ilgisiz kalınmaması” çağrısının kanal yönetiminde paniğe yol açıp, bu çağrıyı yapan yurttaşın ve kanalın linç edilmek istendiği, * Erdoğan-Davutoğlu yönetiminin, ifade ve basın özgürlüğü başta o..]]> Tue, 12 Jan 2016 05:00:35 +0300 Metin Göktepe... Hep aynı heyecanla... https://www.evrensel.net/yazi/75713/metin-goktepe-hep-ayni-heyecanla https://www.evrensel.net/yazi/75713/metin-goktepe-hep-ayni-heyecanla? Metin Göktepe, 20 yıl önce bugün, Evrensel’in istihbarat servisindeki sabah toplantısında, Ümraniye Cezaevinde öldürülen tutukluların cenaze törenleriyle ilgili gündem konusunda, “Mutlaka ben izlemeliyim arkadaşlar” demişti. O gün o habere giden Metin, polisin kurduğu barikatı aşarak haberi halka ulaştırmak konusundaki ısrarı sonucu gözaltına alındı ve götürüldüğü Eyüp Kapalı Spor Salonu’nda alçakça dövülerek katledildi. Bugün yine gazeteciliği heyecanla yapmanın, geri durmamanın bedelinin gazetecilere gözaltı, işkence ve tutuklamalarla ödettirilmek istendiği günlerdeyiz. JİNHA Muhabiri Beritan Canözer’in gözaltına alınmasına gerekçe olarak ‘heyecanlı tavırları’ gösterilmişti. Polis tarafından gözaltına alındıktan sonra tıpkı Metin Göktepe gibi götürüldüğü spor salonunda kendisine işkence yapıldığı haberi gelen DİHA Muhabiri Nedim Oruç’un, gözaltında olduğunun emniyet tarafından kabul edilmesi bile ısrarlı bir takip sonucu gerçekleşti. Nedim Oruç, kendisi gibi gerçekleri halka ulaşt..]]> Fri, 08 Jan 2016 07:25:10 +0300 Habercinin sorumluluğu https://www.evrensel.net/yazi/75628/habercinin-sorumlulugu https://www.evrensel.net/yazi/75628/habercinin-sorumlulugu? Savaş hali, savaşı yürütenlere ve savaş destekçilerine, her vahşeti normal görme, her yalanı söyleme hakkını tanıyor adeta. Başka türlü; insan soyundan gelen birisinin, bir gazetecinin, apaçık cinayetleri bile soğukkanlılıkla izlemeyi de geçerek, bu cinayetleri “yalan habere” çevirmesi nasıl açıklanabilir! Şu anda sermaye medyasının bütün kanatları, bölge kentlerinde süren sokağa çıkma yasakları ve ona eşlik eden kentlerin yıkımı; sivillerin, bebeklerin yaşlıların, hasta ve yaralıların sokak ortasında katledilmesini büyük bir soğukkanlılıkla, olup biteni apaçık bildikleri halde, “Teröristlerin ateşiyle öldüler”, en hafifinden “İki ateş arasında kaldılar” diyerek, açıkça yalan haberler yapıyorlar. “Yalan haberciliğin” nereye vardığını, üç aylık bebek Miray İnce’nin öldürülmesinde gördük. Bölgede sınırsız imkanlara ve çok sayıda muhabire sahip koca AA ve DHA, yalan haber yapmışlar ve bebeğin ailesine bile, “Bebeğiniz nasıl öldü?” diye sorma zahmetine girmeden kulaklarına üfleneni..]]> Mon, 28 Dec 2015 07:53:41 +0300 Savaşa ve savaş politikalarına hayır! https://www.evrensel.net/yazi/75614/savasa-ve-savas-politikalarina-hayir https://www.evrensel.net/yazi/75614/savasa-ve-savas-politikalarina-hayir? KESK, DİSK ve TMMOB, 29 Aralık günü iş bırakarak, bölgede halka yönelik süren “sokağa çıkma yasaklı” operasyonlara ve Hükümetin Türkiye’yi Ortadoğu’da giderek büyüyen savaş batağına çekme politikalarına “hayır” diyecek! Erdoğan-Davutoğlu yönetiminin politikalarına karşı sendika ve emek örgütlerinin işçilere, emekçilere mücadele çağrısı yapması elbette ki çok önemlidir. Çünkü bir yandan Türkiye’yi giderek büyüyen biçimde Kürt güçleriyle çatışmaya öte yandan bölgedeki iç savaşlara katılmaya zorlayan Hükümetin politikalarına karşı gerçek bir barış mücadelesi çizgisinden tutum almayı, sermaye muhalefetinin yapamayacağı; yapmayacağı çoktan ortaya çıkmıştır. Dahası sosyal mücadeleler tarihi de açıkça göstermektedir ki, savaşa karşı barış mücadelesi ve hükümetlerin savaş politikalarına gerçek bir tutum ancak sendikaların ve emek örgütlerinin merkezinde olduğu emek ve demokrasi cephesinden olabilir. Bu nedenledir ki sendikaların ve emek örgütlerinin çağrısına barış isteyen, kardeşlik..]]> Sat, 26 Dec 2015 05:00:56 +0300 Yeterince ‘silkelersek’ bulunur! https://www.evrensel.net/yazi/75607/yeterince-silkelersek-bulunur https://www.evrensel.net/yazi/75607/yeterince-silkelersek-bulunur? Bu kaçıncı kayıp görüntü, bu kaçıncı kayıp kanıt? Hem de başka yerde değil, Emniyette! O Emniyet ki, Türkiye’de herhangi bir adli ya da siyasi olayda kanıtları toplayıp, savcılığa vermekle görevli ve yetkili tek kurum. Ama ne zaman bir önemli cinayet, “kritik kanıta” ihtiyaç olan çok önemli bir dava olsa Emniyet o kritik kanıtı kaybediyor! Bunu Hrant Dink’in katli davasında yaşadık, görüntüler yıllar sonra bulunabildi. Gezi’de yaşadık, yetkilileri yalanlayan görüntüler aylar sonra ortaya çıktı. Ali İsmail cinayetinde görüntüler Emniyetin yetkililerinin himayesinde sildirildi! Ancak TÜBİTAK araya girerek görüntülere ulaşılabildi! Şimdi de Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin, 28 Kasım günü katledilmesine ilişkin Emniyet Müdürlüğü ekiplerince çekilen iki ayrı kamera kaydında, “vurulma anına ilişkin 17 saniyelik görüntünün kaybolduğu” ortaya çıktı. Kamerayı kullanan polis memuru; “Heyecandan, o anda kayıttan çıktığını” söylüyormuş! Gel de inan! Silah sıkan polislerin görüntüsü v..]]> Fri, 25 Dec 2015 05:00:35 +0300 Bir savaş değil, vahşi bir imha savaşı! https://www.evrensel.net/yazi/75598/bir-savas-degil-vahsi-bir-imha-savasi https://www.evrensel.net/yazi/75598/bir-savas-degil-vahsi-bir-imha-savasi? Şırnak’ın Silopi ilçesinde 5 gün önce sokak ortasında vurularak yaşamını yitiren 11 çocuk annesi, 50 yaşındaki Taybet İnan’ın çocukları annelerinin cesedini sokaktan alamıyor. Cenazeyi almak için dışarı çıkanlar da vuruluyor. Silopi’deki bu trajik vakayı ele alıp gündeme getiren manşet haberimiz, bir gerilim-korku filminin senaryosu gibi. Bu bir örnek, evinin avlusuna çıktığı için vurulan çocuklar, hamile kadınlar, yaşlılar, her biri tanklı-toplu, bu sokağa çıkma yasaklı operasyonların hedefi olarak hayatlarını kaybediyor. Yetkililerse bu gelişmeleri, toptan; “Operasyon bölgelerinde beş sivil öldürüldü” biçiminde, üstelik de karşı tarafı suçlayarak veriyor. Genelkurmaydan verilen en son haber; “Son bir hafta içinde 168 teröristin ölü 1’inin de sağ olarak ele geçirildiği” biçiminde. Bu haber gün boyu defalarca yineleniyor haber kanallarında ve haber programlarında. Ama, bu haberi alan gazeteciler, “Bu nasıl savaş? En ağır kayıpların verildiği savaşlarda bile eğer bir ölü varsa, ..]]> Thu, 24 Dec 2015 05:02:41 +0300 20 yıldır susmadık susmayacağız! https://www.evrensel.net/yazi/75587/20-yildir-susmadik-susmayacagiz https://www.evrensel.net/yazi/75587/20-yildir-susmadik-susmayacagiz? Arif Koşar ve Vural Nasuhbeyoğlu arkadaşlarımız, dün bir kez daha hakim karşısındaydı. Arkadaşlarımızın suçları, son yıllarda pek çok gazetecinin “işledi” iddiasıyla adliye saraylarına sürüklendiği “cumhurbaşkanına hakaret suçu”! Evrensel’in sorumluları, muhabirleri, yazarları, 20 yıllık yayın yaşamı boyunca, sayısız kez , “Neden şu gerçeği haber yaptın” denerek savcılar, yargıçlar huzuruna çıkarıldılar. Çünkü gerçeğin üstünü örtenlerle dişe diş bir mücadeleye girmeden gerçek gazeteciliğin yapılamayacağı bir ülke Türkiye. Ve Evrensel ilk nüshasının bayilere çıkmasından beri gerçeklerin peşinde koşmayı ilke edinen gazetecilik mücadelesinin ön cephesinde olmayı kendi misyonu, varoluş nedenlerinin başında saydı. Bugün de pek çok gazetecinin her gün “cumhurbaşkanına hakaret” gibi arkaik bir suçtan dolayı mahkemelere çıkarıldığı, cezaevlerine atıldığı bir dönemde de Evrensel elbette ki, “Acaba cumhurbaşkanına hakaretten dava açılır mı” kaygısını umursamadan gerçekleri savunmaya devam ede..]]> Wed, 23 Dec 2015 05:00:21 +0300 Siz ne hissederdiniz ey insanlar! https://www.evrensel.net/yazi/75571/siz-ne-hissederdiniz-ey-insanlar https://www.evrensel.net/yazi/75571/siz-ne-hissederdiniz-ey-insanlar? “Sokağa çıkma yasaklı” olarak bölgenin ilçelerinde yürütülen askeri harekat, boyutlanarak sürüyor. Daha önce Sur’daki yasak sırasında “Esadullah Timi” imzalı duvar yazılarıyla halkı sindirme girişimi, önceki günden beri Silopi sokaklarında, “mehter marş”lı, “Ölürüm Türkiye”li marşlarla yenilenmeye başlandı. “Esadullah Timi” imzalı “duvar yazıları”nı “Halkı kışkırtıyor”, “Güvenlik güçlerinin imajını bozuyor” diye yasaklayan yerel idareciler, öyle görünüyor ki “mehter marşlı” harekattan hoşnutlar! Onlar hoşnut da; Silopi’nin, Cizre’nin, Sur’un Dargeçit’in, Nusaybin’in halkı, bütün bir bölge halkı, ne hissediyor? Bu ülkenin her yanında, yüreğinde insanlık duygusu taşıyan halkı, ey insanım diyen insanlar; Peki siz olsanız; sizi eve hapsetmiş, evleri sokakları adım adım zapteden, tanklı, toplu kuvvetin bu işi marşlar, türküler eşliğinde yapmasını nasıl karşılardınız? Peki siz olsanız; çocuklu kadınların, yaşlıların, henüz çocukluktan çıkan gençlerin bu marşlar, türküler eşliğinde haya..]]> Sun, 20 Dec 2015 05:00:51 +0300 ‘Askerle çözüm’ aşaması! https://www.evrensel.net/yazi/75553/askerle-cozum-asamasi https://www.evrensel.net/yazi/75553/askerle-cozum-asamasi? Bölgedeki, “sokağa çıkma yasağı” bununla birlikte sürdürülen askeri harekata artık “operasyon” demek olup biteni aşırı küçümsemek olmaktadır. Yandaş medyanın övünerek iddia ettiğine göre, Cizre ve Silopi’ye yönelik harekata 1000 adet askeri araç, ve 10 bin dolayında asker katılmaktadır. Bu harekatı 16 generalin yönettiği de yine bu medya tarafından aktarılmaktadır. Dahası bölgeye beş bin dolayında askerin daha gönderileceği de belirtilmektedir. Bu yüzden de artık bölgede bir “polis-asker operasyonu”ndan değil 15 bin askerin katıldığı “küçük bir savaş”tan söz etmek gerekir. Önceki gün üç çocuk annesi Hediye Şen’in tuvalete giderken öldürülmesi ise bölgede sürdürülen savaşın sadece “silahlı güçleri” hedef alarak değil, “kımıldayanın vurulduğu” psikolojik boyutu da olan bir savaş olarak sürdürüldüğünü göstermektedir. Hükümet, “Çözüm Süreci”ni buzdolabına koymuş, yerine “Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi”nin getirildiğini iddia etmiştir. Ama bölgeye gönderilen büyük askeri güç,..]]> Fri, 18 Dec 2015 07:31:26 +0300 Hak-hukuk yok, şiddet ve keyfilik var! https://www.evrensel.net/yazi/75544/hak-hukuk-yok-siddet-ve-keyfilik-var https://www.evrensel.net/yazi/75544/hak-hukuk-yok-siddet-ve-keyfilik-var? Cizre ve Silopi’yi hedef alan “sokağa çıkma” yasaklı operasyonlar, bugüne kadar görülmemiş bir sertlikte devam ediyor. Her iki ilçede kente hakim tepelere yerleştirilmiş tanklar ve ağır zırhlı araçlarla kuşatılmış. Bazı hedeflere tankların ateş açtığı, yer yer patlama ve silah seslerinin geldiği, Cizre’de bir caminin de tank ateşine maruz kaldığı belirtiliyor. Güvenlik güçlerinin evlerin kapısını kırarak, itiraz eden vatandaşları tartaklayarak evlere girdiği; daha operasyonların başlamasıyla trafoların da vurulduğu, bunun elektrik ve su sıkıntısına yol açtığı da gelen haberler arasında. Sadece vatandaşların konut masuniyeti değil milletvekillerinin dokunulmazlığı da ayaklar altında. Şu anda sokağa çıkma yasağının olduğu ilçelerde bulunan HDP’li vekillerin evlerine de zorla giriliyor. Başbakan “Özgürlükleri korumak için bu operasyonları yapıyoruz” diyor. Ama, operasyonlar can güvenliği başta olmak üzere hiçbir özgürlük, hiçbir hak-hukuk tanınmadan yürütülüyor. Onun için de bölge ha..]]> Thu, 17 Dec 2015 05:00:02 +0300 Böyle gidemez! https://www.evrensel.net/yazi/75529/boyle-gidemez https://www.evrensel.net/yazi/75529/boyle-gidemez? Önceki gün Silopi ve Cizre’de görevli üç bin dolayında öğretmenin SMS’yle kendi memleketlerine gönderilip okulların kapatılmasının arkasından dün akşamdan itibaren de bu ilçelerde sokağa çıkma yasağı uygulamasına geçildi. Artık, sokağa çıkma yasağının sadece sakağa çıkma yasağı olmadığını biliyoruz. Çünkü yasakla birlikte, evlerin, marketlerin, okulların, camilerin her tür bireysel toplumsal kullanım mekanının yakılıp yıkıldığına, kullanılamaz hale getirildiğine tanık oluyoruz. Bu sefer “yeni” olan, sokağa çıkma yasağının iki büyük ilçede birden ilan edilmesi ve okulların kapatılarak öğretmenlerin de ilçeleri terk ettirilmesidir. Peki böyle nereye kadar gidilecektir. Yasak ne kadar sürecek, okullar ne zaman, nasıl açılacaktır? İlçeyi terk eden öğretmenler nasıl dönecek, dönerse cehenneme bırakıp gittikleri öğrencileri tarafından nasıl karşılanacak, onların güvenlerini nasıl kazanacaklardır? Ve dahası ülkenin bu bölgesinde sokağa çıkma yasakları, çocuk yaşlı, kadın erkek demeden c..]]> Tue, 15 Dec 2015 15:07:00 +0300 ‘Tekmelemeye yarar!’ https://www.evrensel.net/yazi/75510/tekmelemeye-yarar https://www.evrensel.net/yazi/75510/tekmelemeye-yarar? Bugün manşetimizdeki haberler bir gerçeği, sendikaların sadece kamuoyu gözünde değil, üye işçilerin gözünde de itibarının kalmadığını, dahası sendikanın bir işe yarayıp yaramadığının sorgulanmaya başladığını gösteriyor. Daha yeni imzalanan toplusözleşmede bile ücretlerin yılbaşında belirlenecek asgari ücretin altında kalması kar-şısında TEKSİF üyesi işçi isyan ediyor. “Öyleyse sendika ne işe yarar?” diye soruyor işçiler. Soru çok haklı görünüyor. Ama gerçekten haklı olabilmesi için sorunun doğru sorulması, “Bu sendikacılar ne işe yarar?” olarak sorulması gerekmektedir. İşçiyi böyle konuşturan elbette Türkiye’deki 70 yıla yaklaşan bürokratik, sınıf iş birlikçisi, sendikayı sendikacının mülkü olarak gösteren sendikal kültürdür. Ama, şu da bir gerçek ki, “Bu kadar da olmaz artık!” dedirten ama olan, yeni örnekler, mevcut sendikaların nasıl sınıf düşmanı bir çizgide yürüdüğünü de her gün daha çok gözümüze sokuyor. Geçtiğimiz yaz metal işçileri Türk Metal yöneticilerinin sınıf hainliğ..]]> Sat, 12 Dec 2015 05:00:45 +0300 Yaptıkları yapacaklarının teminatıdır https://www.evrensel.net/yazi/75504/yaptiklari-yapacaklarinin-teminatidir https://www.evrensel.net/yazi/75504/yaptiklari-yapacaklarinin-teminatidir? Davutoğlu Başbakan olalı daha 16 ay oldu ama kaç kez “reform paketi”, kaç kez “eylem planı” açıkladığını değme siyaset izleyicisi çıkaramaz. Hele ilk başbakanlığından sonra Davutoğlu her hafta bir “reform paketi” açıklıyordu. Davutoğlu abese irca etse de AKP’nin 13 yıllık devri iktidarı boyunca pek çok “reform paketi”ne tanık olduk. Ama bu reformların her birinin aslında sadece sermaye için “reform”, işçi sınıfı ve halk yığınları için birer “karşı reform” olduğunu da gördük. “Sosyal güvenlik”ten “iş yasası”na, “Anayasa değişiklikleri”nden “sağlık reformu”na, “yargı reformu”ndan “eğitim reformu”na… toplum yaşamını doğrudan etkileyen sayısız “reform” yapan AKP Hükümetleri, her reformda, halk için hayatı zorlaştırmıştır. Dahası bütün bu reformlar devlet ve sosyal yaşamı ilgilendiren bütün köşe başlarının “AKP’lileştirilmesi”nin dayanağı olarak uygulanmıştır. İlkokuldan başlayarak tüm okul idareleri, araştırma ve yönetim birimleriyle üniversiteler, hastaneler, yargı, emniyet, TRT-..]]> Fri, 11 Dec 2015 08:37:34 +0300 Ayrımcılık, umursamazlık, görmezden gelmek https://www.evrensel.net/yazi/75493/ayrimcilik-umursamazlik-gormezden-gelmek https://www.evrensel.net/yazi/75493/ayrimcilik-umursamazlik-gormezden-gelmek? Bingöl’ün Kiğı ilçesinde 3 Kasım’da yaşanan 5.5 büyüklüğündeki deprem, bu sefer “Kiğı depremi, İstanbul depreminin habercisi olur mu”, “İstanbul’da da deprem olursa hangi önlemler alınacak” geyiğinin konusu bile olmadı! Oysa Fizan’da bile, 4-5 şiddetinde bir deprem olsa, lafı dolandırıp, “İstanbul’da ne zaman ve kaç büyüklüğünde deprem olacak; bu depreme hazır mıyız?..” üstünden habercilik yapanlar Bingöl’ün 5.5’lik depremine itibar etmedi! Ama onlar umursamasa da, Kiğı’da evleri, iş yerleri yıkılmış, kullanılmayacak hale gelmiş yüzlerce insan kışın giderek artan soğuğunda, yokluk ve yoksulluk içinde ne yapacağını bilmiyor. Belki de ülkeyi yönetenler artık “ayrımcılık”ta öyle bir noktaya geldiler ki, bu topraklarda yaşayanları kendilerinden saymıyorlar! Bugün, Türkiye’nin de altına imza attığı, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin yayımlanmasının 67. yılı. Bildirgenin esası insanların can ve mal güvenliğini sağlamayı, barınma çalışma hakkını korumayı da devletin sorumluluğuna ver..]]> Thu, 10 Dec 2015 05:00:05 +0300 ‘Soğuk savaş’ sıcak yalanlar! https://www.evrensel.net/yazi/75446/soguk-savas-sicak-yalanlar https://www.evrensel.net/yazi/75446/soguk-savas-sicak-yalanlar? Başbakan Davutoğlu, Rusya’nın Türkiye’ye yönelik “IŞİD’den petrol alıyorlar”, “IŞİD’e destek veriyorlar” gibi suçlamalarını, “Soğuk savaş döneminin propagandasını hatırladılar”, “Sovyetik yalanlar” diye karşılıyor. Sanki “soğuk savaş” Sovyetler Birliği’nin ve Rusların icadıymış gibi! Oysa “soğuk savaş” batı emperyalizminin SB’yi çökertmek için uyguladığı, merkezinde “kara propaganda” ve özel savaş yöntemleri olan, istihbarat örgütlerinin başrolde olduğu stratejinin gayriresmi adıdır. Bunları söylerken Davutoğlu da “soğuk savaş” döneminin propagandasına dönmüş oluyor zaten. Bugün emperyalistler ve gerici güçler, bu denenmiş “savaş” biçimini kullanmaktadır. Yani sadece Ruslar soğuk savaş dönemini hatırlamış değil Davutoğlu da en az Putin kadar bu kirli silahı kullanmaktadır. Ki, “soğuk savaş”ı Rusya üstünden SB’ye, sosyalizme mal ederken “soğuk savaş”ın mucidi ve en aktif sürdürücüsü ABD ve İngiliz emper-yalizmini aklamak bile bir “soğuk savaş hilesi”dir. Suriye’de bir “Suriye’yi ku..]]> Fri, 04 Dec 2015 05:00:52 +0300 Asgari ücret için azami mücadele! https://www.evrensel.net/yazi/75427/asgari-ucret-icin-azami-mucadele https://www.evrensel.net/yazi/75427/asgari-ucret-icin-azami-mucadele? Açlık sınırının 1391 TL, yoksulluk sınırının 4 bin 530 TL olduğu ülkede Hükümet asgari ücreti 1300 TL’ye çıkarmayı vadetmekle övünüyor. Patronlar ise bu asgari ücretten doğabilecek küçük bir yükü bile kabul etmemek için bin dereden su getiriyor. Ama açıkça asgari ücretin artırılmasına karşı çıkma cesaretini de gösteremeyen patronlar, zaten vermedikleri vergilerin daha da azaltılmasını ve aradaki farkın, illa da “İşsizlik Fonu”ndan karşılanmasını istiyorlar. Hükümetlerin vaatlerini yerine getirmesi konusunda pek çok kez aldatılmış olan ve bunu öz deneyimleriyle öğrenmiş olan işçiler de Hükümetin asgari ücreti 1300 TL’ye çıkarma girişiminin arkasında bir Ali Cengiz oyunu, bir katakulli olduğunu düşünmektedirler. Bu konuda işçi sendikalarının sessizliği, bu tartışmanın asıl tarafı oldukları, bu konuda işçileri doğru bir biçimde bilgilendirme yapması ve mücadele örgütlemesi gereken onlar değilmiş gibi davranmaları da elbette işçilerin endişelerini artırmaktadır. Eğer işçiler ve mücadel..]]> Wed, 02 Dec 2015 05:00:22 +0300 Gerçeğe mücadele ile ulaşacağız https://www.evrensel.net/yazi/75418/gercege-mucadele-ile-ulasacagiz https://www.evrensel.net/yazi/75418/gercege-mucadele-ile-ulasacagiz? Başbakan Davutoğlu, bir yandan, “Tahir Elçi’nin katledilmesinin failleri mutlaka açığa çıkarılacaktır” derken öte yandan da dönüp elinde sanki kesin kanıtlar varmış gibi, “Bu olayın asli faili terörist örgüttür” diyor. Başbakanın yaklaşımına göre Tahir Elçi’yi ya “Terör örgütü öldürmüş”tür ya da basın açıklaması yapan avukatlar heyeti iki ateş arasında kalmış, serseri bir kurşun Tahir Elçi’yi öldürmüştür! Bu en yukarıdan belirlenen Hükümet tutumuna, bu tür cinayetlerde bugüne kadar gösterilen gerçek faillerinin ortaya çıkarılmadığı da eklendiğinde, Tahir Elçi’nin katillerinin yetkili makamların gayretleriyle ortaya çıkarılmasını beklemenin aşırı bir iyimserlik olacağı apaçıktır. Hrant Dink davasının arkasındaki sorumlular, ailesinin, avukatlarının ve Türkiye’nin demokratik kamuoyunun ısrarlı takipçiliğine karşın, aradan geçen sekiz yıl sonra daha yeni yeni gün yüzüne çıkmaya başlamıştır. Ki Hrant Dink cinayeti, sayısız faili meçhul cinayet içinde faillerin az çok gün ışığına çıkarıl..]]> Tue, 01 Dec 2015 05:00:14 +0300 Elçi’nin davası, demokrasi mücadelesinin davasıdır https://www.evrensel.net/yazi/75406/elcinin-davasi-demokrasi-mucadelesinin-davasidir https://www.evrensel.net/yazi/75406/elcinin-davasi-demokrasi-mucadelesinin-davasidir? Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi çatışmalarda zarar gören “Dört Ayaklı Minare”deki basın açıklaması sonrası katledildi. Elçi, Diyarbakır’da barış ve özgürlük mücadelesiyle öne çıkan, bu nedenle de barış düşmanı kişilerin hedefe koyduğu çok önemli bir kişilikti. Bu son basın açıklamasında, “Artık bu kadim şehirde saldırılar, operasyonlar istemiyoruz” diyen Tahir Elçi, Kürt sorununun barışçıl çözümü için mücadele eden bir hukukçu ve baro başkanı olarak, Diyarbakır'a olduğu kadar Türkiye’nin demokrasi mücadelesine de önemli katkılar yapmıştır. O Diyarbakır’ın barış elçisiydi! O Türkiye’nin gözde bir insan hakları mücadelecisi, tutarlı bir demokrattı! Katiller ona kurşun sıkarken aynı zamanda savunduğu barışa, özgürlüklere, insan haklarına da saldırmışlardır. Bu yazı yazılırken, tetikçi katilin kim olduğu henüz bilinmiyordu ama hangi taraftan olduğu, Diyarbakır’daki barış ve özgürlük mücadelesinin karşısındaki resmi gayriresmi güçlerin saflarında olduğu biliniyordu. Katilin ve ark..]]> Sun, 29 Nov 2015 05:00:46 +0300 Baskı varsa direnenler de olacak! https://www.evrensel.net/yazi/75397/baski-varsa-direnenler-de-olacak https://www.evrensel.net/yazi/75397/baski-varsa-direnenler-de-olacak? Ülkemizin en önemli gazetecilerinden Can Dündar ve Erdem Gül’ün “casusluk” ve “Terör örgütüne yardım etmek” gibi suçlamalarla tutuklanmasını, Evrensel çalışanları olarak şiddetle kınıyoruz. Çünkü, gazetecilerin böylesi, onları toplum karşısında ”itibarsızlaştırılmasını” da amaçlayan suçlamalarla tutuklanması ancak faşist rejimlerde faşizm heveslisi diktatörlüklerde görünen türden bir baskı biçimidir. Nasıl ki “Ergenekon” ve “Balyoz” gibi davalar etrafında yaratılan “karartma”nın baskısı altında tutuklanan Ahmet Şık ve Nedim Şener basın ve halkın haber alma özgürlüğünün simgesi olmuşsa, şimdi de Can Dündar ve Erdem Gül, basın ve halkın haber alma özgürlüğü mücadelesinin bir simgesi olacak bir biçimde tutuklanmışlardır. Şık ve Şener’i tutuklayanlar sindiremedikleri gibi Dündar ve Gül’ü tutuklayanlar da gerçek gazetecileri sindiremeyecektir. Ne yazık ki ülkemizde gazeteciler, egemenler tarafından her zaman baskı altında tutulmak istenmiş, gazeteciler tutuklamaktan işkenceye, işsiz b..]]> Sat, 28 Nov 2015 05:00:40 +0300 Yeni Osmanlıcılığın karanlık sayfaları! https://www.evrensel.net/yazi/75392/yeni-osmanliciligin-karanlik-sayfalari https://www.evrensel.net/yazi/75392/yeni-osmanliciligin-karanlik-sayfalari? Türkiye Suriye sınırında Rusya savaş uçağının düşürülmesiyle “MİT TIR’ları” yeniden siyasi gündemin ön sırasına çıktı. Dün de MİT TIR’ları ve içindeki silahları haber yapan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesinde ifadeleri alındıktan sonra tutuklandılar. Dün, ayrıca Adana’da MİT TIR’larını durdurup arayan savcıların ve askerlerin de duruşmaları vardı. Hükümet, Suriye’deki Cihatist gruplara yaptığı yardımı gizlemek için bu yükü taşıyan TIR’ların “MİT TIR’ları” olduğunu söylemişti. Bu yüzden de MİT TIR’ları ile ilgili haber yapanları, TIR’ları durdurup arayanları, bu “yardımları” eleştirenleri “vatan haini” ilan etmekte duraksamamıştı. Nitekim MİT TIR’larını durduranları, haber yapanlar mahkemelere çekilmiştir. Ama bugün artık “MİT TIR’ları” tüm dünyanın gündemindedir. Cumhurbaşkanı “Bu TIR’ların içinde silah olsa ne olur olmasa ne olur”a kadar gelmiştir. Ortaya çıkan tablo tam da “Mızrağın çuvala sığmad..]]> Fri, 27 Nov 2015 05:00:52 +0300 ‘Senkronize’ Erdoğan Hükümeti! https://www.evrensel.net/yazi/75372/senkronize-erdogan-hukumeti https://www.evrensel.net/yazi/75372/senkronize-erdogan-hukumeti? “Erdoğan Hükümeti” derken bir dalgınlık ya da ağız alışkanlığı ile söylenmiş değil. Çünkü, 1 Kasım’dan bu yana, Davutoğlu’nun karşımıza “64. Hükümet” diye getirdiği Hükümetin gövdesi, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmadan önceki hükümetidir! O Hükümette olmayıp da “yeni” diye bu hükümete girenler ise, Tuğrul Türkeş ve Berat Albayrak gibi o tarihte AKP’li ya da milletvekili olmayanlardır. Geri kalan “yeniler” ve görev değişikliklerinin ise, muhtemeldir ki “senkronize” pazarlıkları sonucu olduğu anlaşılmaktadır. Örneğin Başbakanın ısrarıyla milletvekili adayı olan Ali Babacan’ın Bakanlar Kuruluna bile girememesi karşılığında “ekonomi yönetimi”nde normalde Erdoğan’ın “Olmasa iyi olur” diyeceği bir iki bakanın olması gibi. Peki Bakanlar Kurulu listesi başka isimlerden oluşsaydı, halk için değişen bir şey olur muydu? Kesinlikle hayır! Çünkü bu hükümet, öncelikle AKP’nin arkasındaki büyük sermaye güçlerinin, özel olarak da “fiili başkan” Erdoğan’ın Saray’daki “yürütme komitesi”nin prog-ramın..]]> Wed, 25 Nov 2015 04:45:07 +0300 Sancar’ın çağrısına kulak verelim! https://www.evrensel.net/yazi/75364/sancarin-cagrisina-kulak-verelim https://www.evrensel.net/yazi/75364/sancarin-cagrisina-kulak-verelim? Bölge’de sokağa çıkma eşliğinde sürdürülen terör her geçen gün tırmanıyor. Saldırılar öylesine yaygın ki, Eş Başkan Demirtaş dahil HDP’li vekillerin bir bölümü, Meclis faaliyetlerini yürütemez durumda. Nitekim, Nusaybin’deki 11 günü geride bırakan sokağa çıkma yasağını ve bu yasak eşliğinde yürütülen operasyonu protesto etmek için “açlık grevi”nde olan Mardin milletvekilleri ve Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanının da içinde olduğu heyet de bu şiddetten nasibini aldı. Hiçbir yetkili güvenlik güçlerine, “Ne yapıyorsunuz” demiyor. Ve artık iyice görülüyor ki, bu şiddet; bu yakıp yıkma eylemi, keyfi öldürme ve yaralamalar, onlara verilen emrin gereğidir! Onun içindir ki bir süreden beri Bölge’de bu saldırıların hedefi olan halk, olup bitenin haberini, yapan basına konuşurken, hükümetten, yetkililerden değil, “Batı illerindeki ilerici demokrat güçlerden, Kürt halkının acısını içinde duyan Türkiye’nin geleceğini Kürt ve Türk halkının kardeşleşmesinde gören kesimlerden destek v..]]> Tue, 24 Nov 2015 04:56:00 +0300 Irkçılığa, din ayrımcılığına karşı https://www.evrensel.net/yazi/75359/irkciliga-din-ayrimciligina-karsi https://www.evrensel.net/yazi/75359/irkciliga-din-ayrimciligina-karsi? IŞİD’in Paris Katliamı, Avrupa gericiliğine ve hükümetlerine özgürlükleri sınırlamak için kolay bulamayacakları bir fırsat verdi. “Sosyalist” Fransa Cumhurbaşkanı Hollande özgürlükleri sınırlama heveslilerinin başında yürüyor! Fransa’da OHAL’in üç ay süreyle uzatılması için Hollande’ın parlamentoya sunduğu teklifte, “Kamu düzeni için tehdit oluşturduğuna inanılan herkesin ev hapsine alınabilmesi, polise mahkeme izni gerekmeksizin arama yapma yetkisi” verilmesi de var. Fransa Başbakanı Vells, “Güvenliğin sağlanması için bazı özgürlükleri kısıtlamak zorunda kalabiliriz” derken, Dışişleri Bakanı Fabius, Fransa’da yapılacak “çevre zirvesi”ni bahane ederek, zirve öncesi ve sonrasında yapılacak bütün gösterilerin yasaklandığını da duyurdu! Sadece Fransa’da değil İsveç, Belçika başta olmak üzere diğer Avrupa ülkelerinde de özgürlükleri kısıtlamak için girişimler var. Hükümetler “kamu güvenliği” bahanesiyle özgürlükleri kısıtlamaya hazırlanıyor. Faşist ve faşizan, gerici odaklar ise IŞİD’..]]> Fri, 20 Nov 2015 16:11:12 +0300 Diyanetten IŞİD’ciliğe etkisiz eleştiri! https://www.evrensel.net/yazi/75358/diyanetten-isidcilige-etkisiz-elestiri https://www.evrensel.net/yazi/75358/diyanetten-isidcilige-etkisiz-elestiri? Batı Afrika ülkelerinden Mali’de lüks bir oteli basan “Cihadist” teröristler, oteldeki müşterileri rehin aldı. Ve “uzmanlar” hemen teşhisi koydu: “Bu Paris Katliamı’yla dayanışma eylemidir!” Bir yanıyla elbette böyle olabilir, büyük olasılıkla öyledir de. Ama Batı Afrika’nın uzun sömürgecilik dönemlerinden kalma ağır yaralarını, emperya-lizm döneminin bu ülke halklarına reva gördüğü acıları günümüzde yaşamaya devam eden bu ülkelerdeki tepkileri, “Paris Katliamı’nın Mali’deki uzantısı” gibi göstermek her halde Cihadizme yönelik en etkisiz eleştiri olacaktır. Tıpkı dün “cuma hutbesi”ni, “IŞİD terörizminin İslam’la bir ilgisi yoktur” demeye ayıran Diyanetin IŞİD’e karşı tavır aldığını sanması gibi. “Cihadist terörizmle İslam’ın bir ilgisinin olmadığı” iddiası bugün Cihadist terörizme karşı yöneltilmiş sadece en etkisiz değil en yanlış eleştiridir. Çünkü İslami kaynaklar (Ayet ve hadisler başta olmak üzere İslami literatür) Cihadizme sınırsız dayanaklar sunmaktadır. Çünkü IŞİD ve el K..]]> Sat, 21 Nov 2015 16:08:32 +0300