Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Kriz algısı https://www.evrensel.net/yazi/82670/kriz-algisi https://www.evrensel.net/yazi/82670/kriz-algisi? Ekonomik kriz dönemleri, geleceğe yönelik belirsizliklerin arttığı, iş ve gelecek kaygısının başta gençler ve ücretli emekçiler olmak üzere, toplumun geniş kesimlerini sarıp sarmaladığı, buna karşın toplumun değişik kesimlerine göre kriz algısının farklı olabildiği dönemler olarak bilinir. Bu nedenle kriz dönemlerinde sadece ekonomik değil, toplumsal ve psikolojik açıdan da olumsuz sonuçlar ortaya çıkar. Türkiye ekonomisinin bir süredir yaşadığı ekonomik durgunluk sürecinin, 2018’in son üç ayı ve 2019’un ilk altı ayında ekonomik daralmaya doğru ilerlemesi bekleniyor. Ülke ekonomisi koşar adım tarihinin en ağır krizine doğru ilerlerken, ekonomi yönetimi kriz algısı oluşturmamak adına, ‘kriz’ kelimesini telaffuz etmemek için adeta direniyor. Bu nedenle bir süredir ekonomik göstergelerde yaşanan bozulma ve olumsuzlukların ‘ekonomik d..]]> Thu, 15 Nov 2018 04:40:05 +0300 2019 bütçesi: Sermayeye dost, emekçiye düşman https://www.evrensel.net/yazi/82576/2019-butcesi-sermayeye-dost-emekciye-dusman https://www.evrensel.net/yazi/82576/2019-butcesi-sermayeye-dost-emekciye-dusman? Ülke ekonomisinde bir yıl içinde toplanacak gelirleri ve harcamaları gösteren, gelirlerin nasıl toplanacağı ve kimler arasında nasıl bölüştürüleceğinin önceden belirlendiği bütçeler, iktidarın sınıfsal tercih ve kararlarını gösteren en somut ekonomik ve siyasal metinlerdir. Türkiye’nin uluslararası kapitalist sisteme uyumunu hedefleyen 24 Ocak 1980 kararlarından bu yana hazırlanan bütün bütçeleri, patronların beklentilerine göre hazırlanıp, emekçilerin en temel taleplerini yok saydığı için ‘sermayeye dost, emekçiye düşman’ olarak tanımlamak mümkün. Geçtiğimiz 16 yıl içinde hazırlanan bütçelerin sermaye yanlısı ve emek düşmanı karakteri çok daha belirgin olarak hissediliyor. 2019 bütçesi, halkın doğrudan ya da dolaylı olarak bütçenin yapılmasına, uygulanmasına ve denetlenmesine..]]> Thu, 01 Nov 2018 04:39:57 +0300 Kriz gündemi ve fedakarlık https://www.evrensel.net/yazi/82528/kriz-gundemi-ve-fedakarlik https://www.evrensel.net/yazi/82528/kriz-gundemi-ve-fedakarlik? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz haftalarda ‘Ekonomik krizin gündemden düşürülmesi’ talimatı vermesinin ardından, iktidar denetimindeki yazılı ve görsel medyada ‘ekonomik kriz’ ifadesinin kullanımından özellikle kaçınıldığı dikkat çekiyor. Son bir hafta içinde ülke gündeminde birbiri ardında yaşanan gelişmeler (Kaşıkçı cinayeti, Danıştay’ın andımız kararı, İş Bankası’ndaki CHP hisselerinin durumu, af tartışmaları üzerinden AKP ve MHP’nin atışması vb) kriz gündemini her ne kadar geri plana itiyormuş gibi görünse de, krizin etkilerini her geçen gün daha derinden hisseden milyonlarca emekçinin öncelikli gündemi olmayı sürdürüyor. İktidar ve çeşitli alanlardaki destekçileri, bir taraftan ekonomik krizin ülke gündeminde geri plana itilmesi için yoğun bir çaba h..]]> Thu, 25 Oct 2018 04:15:29 +0300 Krizin sorumlusu kim? https://www.evrensel.net/yazi/82429/krizin-sorumlusu-kim https://www.evrensel.net/yazi/82429/krizin-sorumlusu-kim? Ülke ekonomisinin içinde bulunduğu olumsuz koşullar giderek belirginleşiyor. Gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerekse ekonomi yönetiminin başına getirdiği damadı Berat Albayrak, her fırsatta Türkiye ekonomisinin güçlü ve şoklara karşı dirençli olduğunu söylüyorlar. Her fırsatta ekonomide yaşananların aslında kriz olmadığını, ekonomik göstergelerdeki bozulmaların tamamen dış güçlerin müdahalesinden kaynaklandığını tekrar edip duruyorlar. Başta elektrik ve doğalgaz olmak üzere, halkın günlük yaşamını yakından ilgilendiren tüm temel tüketim ürünlerine peş peşe zam yapılması, döviz kurlarındaki yükseliş, büyük bölümü inşaat alanında olmak üzere şirket iflasları ve giderek artması beklenen işten çıkarmalara rağmen ısrarla tekrarlanan 'Kriz yok, bunların hepsi manipülasyon’ söylemi, başta ücretli emekçiler o..]]> Thu, 11 Oct 2018 04:10:45 +0300 Enflasyon sarmalı https://www.evrensel.net/yazi/82377/enflasyon-sarmali https://www.evrensel.net/yazi/82377/enflasyon-sarmali? Türkiye’nin temel ekonomik göstergelerindeki bozulma ve giderek kronik hale geldiği anlaşılan yüksek enflasyon verileri, ekonomik kriz sürecinin henüz başında olmamıza rağmen,ekonomide çok yönlü olarak ciddi tahribatlar yaratacak gibi görünüyor. TÜİK’in dün açıkladığı Eylül ayı enflasyonu aylık yüzde 6.3; yıllık yüzde 24.52’ye çıkarak, son 16 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Eylül 2017’de 11.2 olan yıllık enflasyonun bir yıl sonra iki kattan fazla artmış olması ve Üretici Fiyatları Endeksi’nin (ÜFE) yüzde 46.15 ile rekor düzeye yükselmesi önümüzdeki aylarda artışın süreceğini gösteriyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan resmi veriler, üç aydır otomatiğe bağlanan elektrik ve doğalgaz zammına ek olarak, çarşı pazardaki yangının sadece bir k..]]> Thu, 04 Oct 2018 04:30:51 +0300 Krizin bedeli https://www.evrensel.net/yazi/82329/krizin-bedeli https://www.evrensel.net/yazi/82329/krizin-bedeli? 2019-2021 yıllarını kapsayan, eski adıyla Orta Vadeli Plan (OVP), yeni adıyla Yeni Ekonomi Program (YEP) açıklandı. YEP, Türkiye’nin tahmin edilenden çok daha uzun sürmesi beklenen, ağır bir ekonomik kriz ile karşı karşıya olduğu açıkça itiraf ediyor. Tarihinin en ağır ekonomik krizi ile karşı karşıya olmasına rağmen, gerek Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın yaptığı sunum, gerekse bakanlığın internet sitesinde yayınlanan metinde yer alan hamaset dolu, ekonominin gerçeklerinden uzak ifadeler, gerçeklerin üzerini örtmek çabasından başka bir anlam ifade etmiyor. YEP’te ekonomide yaşanan olumsuzlukların sorumlusu olarak 2013 yılında yaşanan Gezi direnişi, 17-25 Aralık süreci, 15 Temmuz 2016’da yaşanan darbe girişimi ve Türkiye’nin büyümesini çekemeyen ‘dış güçler’ gösterilirken, 16 yıldır ülkeyi yönetenlerin &lsquo..]]> Thu, 27 Sep 2018 04:55:40 +0300 İşçi eylemleri ve iktidarın tutumu https://www.evrensel.net/yazi/82287/isci-eylemleri-ve-iktidarin-tutumu https://www.evrensel.net/yazi/82287/isci-eylemleri-ve-iktidarin-tutumu? Ülkede yaşanan otoriter ve baskıcı uygulamalar ile işçi sınıfının çalışma ve yaşam koşullarına yönelik saldırıların nasıl iç içe geçtiğini, öncesi bir tarafa, geçtiğimiz 16 yıl içinde işçi sınıfının en temel sendikal hak ve özgürlüklerinin nasıl birer birer elinden alındığını biliyoruz. Geçtiğimiz yıllar içinde yüzlerce işyerinde, anayasal haklarını kullanarak sendikalara üye olan binlerce işçi işten atıldı. İşçilerin, yasal grev hakları, hiç ilgisi olmadığı halde, ‘milli güvenlik gerekçesiyle’ yasaklandı. Yıllar içinde sendikaların tamamına yakını yasal düzenlemeler ve fiili uygulamalarla yoğun bir denetim ve baskı altına alındı. İstanbul 3. havalimanının inşa sürecine başlandığı yıldan itibaren iktidar ve medyası tarafından büyük bir başarı olarak görülerek, dünyanın ‘kıskandığı&rs..]]> Thu, 20 Sep 2018 03:33:14 +0300 Borç batağı https://www.evrensel.net/yazi/82243/borc-batagi https://www.evrensel.net/yazi/82243/borc-batagi? Türkiye’de aileleriyle birlikte milyonlarca emekçi, gelirleri, döviz kurundaki yükselme ve sürekli artan enflasyon karşısında son yılların en yüksek erimesini yaşıyor. Türk lirası, ABD doları karşısında ocak 2018’den bu yana yüzde 40’ın üzerinde değer kaybetti. TÜİK’in tartışma yaratan işsizlik ve enflasyon verileri, kitlesel işsizlik riskinin artması, sürekli yükselen enflasyon ve gelir dağılımı adaletsizliğinin daha da bozulması gibi en temel ekonomik göstergeler düzelmek bir yana daha da kötüye gidiyor. Gerek kurlarda yaşanan ani hareketlilik, gerekse temel tüketim mallarına peş peşe yapılan zamlar, eylül ve ekim aylarında enflasyonu yüzde 20’nin üzerinde çıkaracak ve 2018 sonunda yıllık enflasyon yüzde 20’yi geçecek. 16 yılda toplumun çok küçük bir kesimi, TL’de yaşanan aşırı değer kayıpla..]]> Thu, 13 Sep 2018 03:10:48 +0300 Faturayı kim ödeyecek? https://www.evrensel.net/yazi/82201/faturayi-kim-odeyecek https://www.evrensel.net/yazi/82201/faturayi-kim-odeyecek? Türkiye ekonomisi, geçtiğimiz yıllar içinde kamusal üretime dayalı ekonomi uygulamalarını adım adım terk ederken, büyük ölçüde yabancı sermayeye ve sıcak paraya bağımlı, üretimden çok tüketime ve borçlanmaya endeksli ekonomik yapısı ile dünyanın ‘en riskli’ ekonomileri arasındaki yükselişini sürdürüyor. Yeni yönetim sistemiyle birlikte, ülke yönetiminde tam yetkili ve neredeyse tek söz sahibi haline gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan bir süredir ısrarla, geçmiş 16 yıllık iktidarının sorumluluklarını inkâr edercesine, ekonomide yaşanan ‘kur krizi’nin siyasi olduğunu iddia ediyor. Erdoğan, döviz kuru ve enflasyonda yaşanan olumsuz gelişmelerin artarak devam ettiği bir dönemde; ‘Bu süreçte çok büyük badire atlattık, iki aya kalmaz toparlarız’ diyerek, ekonomide yaşanan ve ön&uum..]]> Thu, 06 Sep 2018 03:30:23 +0300 Kriz sopası https://www.evrensel.net/yazi/82152/kriz-sopasi https://www.evrensel.net/yazi/82152/kriz-sopasi? Türkiye’de geçmiş yıllardan birikerek gelen ve yeni yönetim sistemine geçilmesinin ardından daha da belirginleşen siyasal, toplumsal ve hukuksal sorunlar, ekonomik göstergelerde uzun süredir yaşanan bozulmayla birlikte daha da belirgin hale gelmiş durumda. Ekonomik ve siyasal gelişmelerin birbirini doğrudan etkilediği sorunların iç içe geçtiği bir dönemde bütün ekonomik göstergeler, Türkiye’nin 1994, 2001 ve 2008 krizlerinden farklı ve çok daha ciddi bir krizle karşı karşıya olduğunun işaretlerini veriyor. Türkiye gibi ülkelerde ekonomik büyüme dönemlerinde bile işsizliğin biçim değiştirerek artması, yüksek enflasyon nedeniyle reel ücretlerde ve satın alma gücünde yaşanan gerilemeler, işçi ve emekçiler açısından ekonomik kriz algısının, sadece bilinen anlamda ekonomik kriz yaşandığında karşılaşılan olağanü..]]> Thu, 30 Aug 2018 03:15:25 +0300 Ekonomik savaş https://www.evrensel.net/yazi/82067/ekonomik-savas https://www.evrensel.net/yazi/82067/ekonomik-savas? Türkiye ekonomisinde uzun süredir yaşanan ve 24 Haziran seçimleri sonrasında etkisini arttıran ekonomik sorunlar, son iki haftada döviz fiyatlarında yaşanan ani dalgalanmalar üzerinden iyice su yüzüne çıktı. Bugüne kadar her açıdan ‘pamuk ipliğine’ bağlı olan ülke ekonomisinde yaşanan olumsuz gelişmelere karşı hiçbir önleyici tedbirin alınmaması, Türkiye’yi ciddi anlamda köşeye sıkıştırmış durumda. Türkiye ekonomisinin büyük ölçüde döviz cinsinden borçlanmaya ve sıcak paraya bağımlı olması, iç ve dış siyasette yaşanan her türlü gerilimin ekonomiyi derinden etkilemesine neden oluyor. Bu durumun son örneği, ‘Rahip krizi’ gerekçe gösterilerek başladığı iddia edilen, ancak uzun süredir öncü işaretleri görülen ekonomik dalgalanma sürecinde net bir şekilde görül..]]> Thu, 16 Aug 2018 04:49:25 +0300 Yeni istihdam rejimi -2 https://www.evrensel.net/yazi/81978/yeni-istihdam-rejimi-2 https://www.evrensel.net/yazi/81978/yeni-istihdam-rejimi-2? Türkiye, uzun yıllardır OECD ülkeleri içinde en katı istihdam rejimine sahip ülkeler arasında gösteriliyor. Her yıl, tek tek ülkelerin istihdam yapılarını ve çalışma yasalarını inceleyen OECD, tıpkı kredi derecelendirme kuruluşları gibi çalışma mevzuatının işçilerin haklarını ne kadar koruduğuna bakıyor ve yabancı sermaye temsilcilerine yönelik raporlar sunuyor. Geçtiğimiz yıllar içinde, istihdam rejimini mümkün olduğu kadar esnek hale getirmek için sayısız adım atılmış olsa da, Türkiye’de istihdam rejiminin katılığını sürdürdüğü, bunun da yabancı sermaye yatırımlarını engellediği iddia ediliyor. Bu durumun, özellikle kamu istihdamı açısından yeni adımları gündeme getirmesi kaçınılmaz. Yeni sistemle birlikte, kamu istihdamının niteliği açısından önemli değişiklikler gündemde. Örneğin Anayasa’da ifade edilen h..]]> Thu, 02 Aug 2018 03:10:44 +0300 Yeni istihdam rejimi -1 https://www.evrensel.net/yazi/81940/yeni-istihdam-rejimi-1 https://www.evrensel.net/yazi/81940/yeni-istihdam-rejimi-1? Bir ülkenin yönetim sistemi ile üretim ve emek süreci arasında somut bağlar vardır. Yönetim sistemi ile benimsenen istihdam politikaları arasındaki ilişkinin niteliğini ve temel karakterini yansıtan önemli alanlardan birisi de uygulanan istihdam rejimidir. Kapitalist üretim yapısında yıllar içinde yaşanan dönüşümle birlikte değişen istihdam rejimleri, iş gücünün farklı kesimlerine (işçi-memur, kadınlar, gençler, göçmen işçiler) göre farklılaşan çalışma ve istihdam biçimlerini beraberinde getirdi. Kamu ve özel sektör ayrımını büyük ölçüde ortadan kaldıran faklı istihdam biçimlerinin buluştuğu ortak noktayı istihdam ve çalışma koşulları açısından güvencesizlik temelinde yeniden örgütlenmesi oluşturuyor. Türkiye’de ‘eski’ sistemin geçerli olduğu son 16 yıl i&c..]]> Thu, 26 Jul 2018 04:15:01 +0300 Yapboz sistemi https://www.evrensel.net/yazi/81899/yapboz-sistemi https://www.evrensel.net/yazi/81899/yapboz-sistemi? Türkiye’nin, 1876’da kabul edilen ilk Anayasa olan Kanuni Esasi’den bu yana, hukuken ağırlıklı olarak parlamenter rejime dayanan hükümet sistemi, 24 Haziran seçimleri sonucunda tamamen terk edildi. 24 Haziran seçim sonuçlarının ardından geçen kısa süre içinde yaşananlar, yeni sistemle ilgili olarak çıkarılan OHAL KHK’leri ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri (CBK) ile ‘parlamenter sistemi’ çağrıştıran yasalar baştan aşağı değiştirildi. Yönetim sisteminde yaşanan değişikliklerle, sistemi kurgulayanlar dahil kimsenin tam olarak ne yaptığını bilmediği, yeryüzünde eşi benzeri olmayan ‘ucube’ bir yönetim modeline geçildi. Yeni sistemde açık olan tek şey, ülke yönetiminde doğrudan ya da dolaylı olarak rol alan ne kadar kurum, kuruluş, kurul vb. varsa, neredeyse tamamının tek bir kişiye bağlı hale getirilmesi. Erdoğan’ın gazetec..]]> Thu, 19 Jul 2018 04:26:51 +0300 Eski kafayla yeni sistem https://www.evrensel.net/yazi/81867/eski-kafayla-yeni-sistem https://www.evrensel.net/yazi/81867/eski-kafayla-yeni-sistem? Parlamenter rejime dayanan hükümet sistemi terk edilirken, ülke yönetiminde neredeyse bütün yetkilerin tek bir kişiye bağlı hale getirildiği yeni yönetim sistemine geçildi. Son bir hafta içinde peş peşe çıkarılan kanun hükmünde kararnameler (KHK) ve yayımlanan cumhurbaşkanlığı kararnameleri (CBK) ile yapılan köklü değişikliklere baktığımızda, sorunun basit bir hükümet sistemi değişikliği olmadığı, çok daha kapsamlı bir dönüşüm ile karşı karşıya olduğumuz anlaşılıyor. Genel olarak toplumsal yaşamın farklı alanlarında olduğu gibi, devlet yönetiminde de ‘yeni’ olarak ortaya atılan her sistem değişikliğinin, eskisine göre çok daha ‘doğru’ ya da ‘kusursuz’ olduğu iddia ediliyor. Günlerdir iktidara yaranmak adına, yeni sistem ile ilgili abartılı ve gerçek dışı yorumlar yapılırken, sadece sistemi ve aktörleri değiş..]]> Fri, 13 Jul 2018 04:23:05 +0300 Enflasyon girdabı https://www.evrensel.net/yazi/81817/enflasyon-girdabi https://www.evrensel.net/yazi/81817/enflasyon-girdabi? Türkiye’de artık kronik hale gelen yüksek işsizlik, hızla artan enflasyon ve ekonomik kırılganlığı artıran yüksek cari açık gibi temel ekonomik sorunlar, iki yıldır devam eden OHAL uygulamalarının da etkisiyle, ülke ekonomisinde ciddi tahribatlar yaratmaya devam ediyor. Çalışan nüfusun üçte ikisini oluşturan ücretli emekçilerin çalışma ve yaşam koşulları her geçen gün ağırlaşırken, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan resmi verilere göre, emekçilerin uzun süredir yaşadıkları geçim krizinin önümüzdeki aylarda daha da derinleşmesi kaçınılmaz. TÜİK’in son olarak açıkladığı haziran enflasyonu aylık yüzde 2.61; yıllık yüzde 15.39’a çıkarak, ocak 2004’ten bu yana en yüksek seviyeye ulaşmış durumda. Açıklanan resmi enflasyon verileri, toplumdaki tüm gelir gr..]]> Thu, 05 Jul 2018 03:15:43 +0300 Seçim sonucu nasıl okunmalı? https://www.evrensel.net/yazi/81766/secim-sonucu-nasil-okunmali https://www.evrensel.net/yazi/81766/secim-sonucu-nasil-okunmali? Bireylerin içinde bulundukları ağır maddi koşullar ve yaşadıkları sorunlara adeta meydan okuyarak karar verdikleri ve kendilerine sunulan seçenekler arasında bir kez daha otoriteden ve güçlüden yana tercih yaptıkları bir seçimi daha geride bıraktık. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal yapısında yaşanan gelişmelerin dışında 24 Haziran’da AKP, 16 yıldır tek başına sahip olduğu Meclis çoğunluğunu kaybedip MHP’ye muhtaç hale gelmesine rağmen, yeni sistemin en etkili aktörü olacak olan Erdoğan’ın ilk turda seçilmesini sağladı. Devletin, yargının ve medyanın tamamen iktidarın denetiminde olduğu, OHAL’e dayanarak yaratılan olağanüstü koşulların seçim sonuçları üzerinde ne kadar belirleyici etkisinin olduğu anlaşılıyor. Türkiye’de bütün devlet mekanizmasının AKP’nin denetiminde olması, işçi ve memur se..]]> Thu, 28 Jun 2018 04:48:33 +0300 Hesaplaşma vakti https://www.evrensel.net/yazi/81715/hesaplasma-vakti https://www.evrensel.net/yazi/81715/hesaplasma-vakti? Bir partinin iktidar olabilmesinin ve iktidarını sürdürebilmesinin temel koşulu, neyi ne kadar doğru yaptığından çok, toplumun geniş kesimlerini yaptıklarının doğru ve gerekli olduğuna inandırabilmesidir. Bu tespitin geçtiğimiz 16 yıl içinde defalarca test edildiğini gördük. Bugüne kadar yerli ve yabancı sermayenin desteğini hep arkasına alan AKP, iç ve dış politikada yaşanan gelişmeleri, ülke içinde yarattığı siyasal kamplaşmaları kendi lehine kullandı ve 7 Haziran 2015 seçimi dışında, girdiği bütün seçimlerden istediği sonuçları alarak çıktı. AKP emeğe, emekçilerin en temel haklarına, kazanımlarına ve özgürlüklerine yönelik saldırılarda en cesaretli sermeye partisi olduğunu her fırsatta gösterdi. Öyle ki, geçtiğimiz 16 yıl içinde Mecliste yasalaşan ve tamamına yakını emekçilerin aleyhine olan yasal düzenlemeler, Anaya..]]> Thu, 21 Jun 2018 04:08:35 +0300 İşçilerin sorunları seçimin neresinde? https://www.evrensel.net/yazi/81668/iscilerin-sorunlari-secimin-neresinde https://www.evrensel.net/yazi/81668/iscilerin-sorunlari-secimin-neresinde? AKP Hükümeti, 2002 yılında iktidara geldiğinden bu yana, önemli bir bölümünün desteğini almasına rağmen işçi ve emekçilerin ekonomik, sosyal ve demokratik taleplerini dikkate almak, onların yaşadığı sorunlardan çıkmalarını sağlayacak adımlar atmak yerine, tam tersi yönde hareket etti. Çeşitli nedenlerle kendisini destekleyenlerin değil, tek başına iktidar olmasının önünü açan yerli ve yabancı sermaye çevrelerinin, patronların talepleri ve ihtiyaçları doğrultusunda hareket etti. Toplumun geniş bir kesiminin ekonomide yaşanan ağır sorunlar ve dalgalanmalar nedeniyle ciddi bir borçlanma ve geçim sorunu ile karşı karşıya olduğu gün gibi açık olmasına rağmen, Erdoğan ve partisinin temsilcilerine göre Türkiye ekonomisi dünyada ‘1 numara’. Ekonomide her şey yolunda ve herkes hayatından memnun. Ekonomi ile ilgili sürekli aynı yalan..]]> Thu, 14 Jun 2018 04:00:11 +0300 Borç ekonomisi https://www.evrensel.net/yazi/81619/borc-ekonomisi https://www.evrensel.net/yazi/81619/borc-ekonomisi? Türkiye ekonomisi uzun bir süredir ekonomik olarak en ‘kırılgan’ ülkeler arasında ilk sırada yer alırken, ekonominin büyük ölçüde dış borçlanmaya ve sıcak paraya bağımlı olması, ülke ekonomisini kelimenin tam anlamıyla bir ‘borç ekonomisi’ haline getirmiş durumda. 2003’te Türkiye’nin brüt dış borç stoku 144 milyar dolarken, 15 yılda 3 kat artarak 2017 sonu itibariyle 453 milyar doları aştı. Toplam dış borcun milli gelire oranı ise yüzde 53.3 ile neredeyse 2001 krizi seviyesinde. AKP döneminde ekonominin her alanda coştuğu iddia edilmesine rağmen kamunun dış borcunun yaklaşık 2 kat, özel sektör dış borcunun ise 6.5 kat artmış olması dikkat çekici. AKP’nin ekonomi kurmayları, kamu borcunun milli gelire oranının düşük olduğunu, borçların büyük bölümünün özel sektör kaynaklı olduğunu s..]]> Thu, 07 Jun 2018 02:25:45 +0300 Yeni sistemin ilk seçimi https://www.evrensel.net/yazi/81574/yeni-sistemin-ilk-secimi https://www.evrensel.net/yazi/81574/yeni-sistemin-ilk-secimi? AKP’nin halkın en temel, ekonomik, toplumsal ve demokratik taleplerini karşılayacak, başta işçi ve emekçiler olmak üzere, yoksul emekçi kesimlerin (onların tabiriyle fakirlerin) yaşadığı ağır ekonomik ve sosyal sorunlarından kurtulmasına yardım edecek adımları atma olanaklarını büyük ölçüde yitirdiği bir dönemde seçime gidiliyor. OHAL koşullarında devletin bütün olanakları, yazılı ve görsel medyanın çok büyük bir bölümü iktidar cephesinin (AKP+MHP) seçimi kazanması için seferber olmasına rağmen, beklenen seçim havası hâlâ oluşmuş değil. Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimi tarihi yaklaştıkça, AKP-Erdoğan ve destekçilerinin ‘baskın seçim’ kararı alınırken yaşadıkları yüksek öz güvenin yerinde yeller esiyor. Öyle ki, seçimlere sayılı günler kalmasına rağmen AKP&rsq..]]> Thu, 31 May 2018 04:43:54 +0300 İşsizliğin görünmeyen yüzü https://www.evrensel.net/yazi/81478/issizligin-gorunmeyen-yuzu https://www.evrensel.net/yazi/81478/issizligin-gorunmeyen-yuzu? Türkiye, OECD ülkeleri arasında en düşük istihdam oranına sahip ülke olarak biliniyor. OECD ülkelerinde istihdam oranı (İstihdam edilen nüfusun 15-65 yaş arasında olan çalışabilir çağ nüfusuna oranı) ortalama yüzde 67 iken, Türkiye’de bu oran ortalama yüzde 47 (Şubat 2018 itibariyle yüzde 46.6) ile en düşük seviyede. Türkiye’de çalışabilir durumdaki her yüz kişiden 47’si istihdam ediliyorken, 53’ü istihdamda görünmüyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2018’in şubat döneminde gerçekleşen resmi işsizlik rakamlarını açıkladı. TÜİK’e göre şubat 2018’de geçen yılın aynı dönemine göre resmi işsiz sayısı ‘546 bin kişi’ azalarak ‘3 milyon 354 bin’ kişi olmuş. İşsizlik oranı ise 2 puanlık azalışla yüzde 10.6 seviyesinde gerçekleşmiş. Tarım ..]]> Thu, 17 May 2018 04:35:48 +0300 Kaybetme korkusu https://www.evrensel.net/yazi/81430/kaybetme-korkusu https://www.evrensel.net/yazi/81430/kaybetme-korkusu? 16 yıldır ülkeyi tek başına yöneten, devletin bütün kurumlarını kendi kadroları ile dolduran, eğitim başta olmak üzere, kamusal alanı bir bütün olarak kendi siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda biçimlendiren AKP, muhalefeti hazırlıksız yakalamak ve sandıktan istediği sonucu çıkarmak için adına 24 Haziran’da ‘baskın erken seçim’ kararı aldı. Seçim kararının neden bu kadar erken alındığı tartışılırken Erdoğan, seçim kararının yaklaşmakta olan ‘depreme karşı tedbir’ olduğunu açıklayarak, asıl nedenin ülke ekonomisinde yaşanan olumsuzluklar olduğunu itiraf etmişti. AKP tek başına iktidara geldiğinden bu yana ilk kez, 24 Haziran seçimlerine giderken, mutlak sandığı iktidarının ayaklarının altından kaymakta olduğunu iyiden iyiye hissetmeye başladı. Dikkat edilirse, bugüne kadar her seçim öncesi özellikle vurgu yapılan ve halkın ön..]]> Thu, 10 May 2018 04:23:08 +0300 1 Mayıs sınavı https://www.evrensel.net/yazi/81342/1-mayis-sinavi https://www.evrensel.net/yazi/81342/1-mayis-sinavi? 1 Mayıs bu yıl, 1890 yılında ilk kez kutlanmasının ardından 128. kez, işçi sınıfının uluslararası düzeyde Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü olarak kutlanacak. İşçi sınıfının çalışma ve yaşam koşullarının belirgin bir şekilde zorlaştığı, en temel haklarına, hatta yaşamlarına yönelik saldırı ve tehditlerin arttığı bir dönemde, işçi sınıfı bir kez daha ‘insanca yaşam ve çalışma koşulları’ talebiyle dünyanın dört bir yanında alanlara çıkacak. Tıpkı geçtiğimiz yıl olduğu gibi, bu 1 Mayıs’a da OHAL koşulları altında, geçtiğimiz yıldan çok daha olumsuz koşullarda gidiliyor. Ülke ekonomisinde yaşanan sorunların belirgin bir şekilde artması iktidarı ‘baskın’ erken seçim kararı almaya zorladı. Baskın seçim kararının alındığı gün OHAL’in tüm itirazlara rağmen yedinci kez uzatılması, Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerin ..]]> Thu, 26 Apr 2018 04:15:33 +0300 7 soruda eğitimde performans tuzağı https://www.evrensel.net/yazi/81298/7-soruda-egitimde-performans-tuzagi https://www.evrensel.net/yazi/81298/7-soruda-egitimde-performans-tuzagi? Toplumun her bireyinin eşit ve parasız olarak yararlanması gereken temel bir insan hakkı, aynı zamanda en yaygın kamusal hizmet olan eğitimin hızla ticarileştirilerek piyasa ilişkileri içine çekilmeye çalışıldığı bir dönemde, öğretmenlik mesleğini piyasanın koşullarına göre yeniden biçimlendirmek için eğitimde performans değerlendirme sistemi hayata geçirilmek isteniyor. Türkiye’de eğitimin giderek bozulan niteliğini daha da karmaşık hale getirecek olan, sadece bir milyona yakın öğretmeni değil, milyonlarca öğrenci ve veliyi de yakından ilgilendiren ‘Eğitimde performans sistemi’ni yedi temel soru ve cevap üzerinden açıklamaya çalışalım; 1- Performans nedir, performans değerlendirme neyi ifade ediyor? Performans; emekçinin herhangi bir işi yaparken önceden belirlenen standartlara uygun çalışmasını ifade ederken, performans değerlendirme; kişinin birey..]]> Thu, 19 Apr 2018 04:15:43 +0300 Ekonomik kriz alametleri https://www.evrensel.net/yazi/81245/ekonomik-kriz-alametleri https://www.evrensel.net/yazi/81245/ekonomik-kriz-alametleri? Türkiye’de ekonomik kriz alametleri denilince, döviz kurunun ve faizin yükselmesi, borsanın düşmesi yani mali piyasadaki ekonomik parametrelerin dalgalanması akla gelir. Bunun nedeni ülkede halkın günlük yaşamıyla çok ilişkili olmasa da, ‘piyasalar’ın gelişim seyri, borsanın ve dövizin inip çıkması, ekonominin gidişatını anlamak açısından yeterli görülür. Borsa yükseliyorsa ‘Ekonomi tıkırında, işler yolunda’ kabul edilirken; borsa düşünce, ABD doları ve avro yükselirse ‘Yandık, bittik, battık’ söylemleri kullanılmaya başlanır. Oysa bizim gibi ülkelerde, ekonominin nasıl olduğunu görmek için asıl bakılması gereken, halkın günlük yaşamına doğrudan etki eden enflasyon ve işsizlik verileridir. Türkiye ekonomisi, üretimden çok tüketime ve borçlanmaya dayanan, halkın günlük yaşamda e..]]> Thu, 12 Apr 2018 03:08:49 +0300 Yaşayarak öğrenenler https://www.evrensel.net/yazi/81208/yasayarak-ogrenenler https://www.evrensel.net/yazi/81208/yasayarak-ogrenenler? Türkiye’de patronların işçilere ‘ekmek verdiği’, bu nedenle işçilerin kendilerine ekmek veren patronun sözünü dinleyerek tevekkül etmesi (kaderine boyun eğmesi) gerektiğine olan inanış, onca yaşanmışlığa rağmen, günümüzde hala karşılığı olan bir düşünce ve davranış biçimi olarak varlığını sürdürüyor. Geçmişten günümüze hakkını arayanlar, iktidarın baskılarına karşı çıkanlar, daha güçlü olmak için mücadeleci sendikalarda örgütlenmek isteyenlerin ya ‘teröristlerin’ oyununa geldiği ya da ‘şeytana uyduğu’ yönündeki söylemlerin sürerken, bazı imamların Cuma hutbelerinde işçilerin greve çıkmasının dinen ‘caiz olmadığı’na yönelik konuşmalar yaptığı hatırlanacaktır. Ekonomik-toplumsal sistem kendi tarihsel gelişim yasalarına göre &lsq..]]> Thu, 05 Apr 2018 03:19:16 +0300 Kamuda 'şirket modeli' olur mu? https://www.evrensel.net/yazi/81111/kamuda-sirket-modeli-olur-mu https://www.evrensel.net/yazi/81111/kamuda-sirket-modeli-olur-mu? Geçtiğimiz yıllar içinde kamu hizmetleri alanında torba yasalar ve OHAL KHK’leri ile yapılan düzenlemelerle, kamu hizmetlerini yürüten kamu emekçilerinin çalışma biçimleri, hukuki statüleri, en temel hak ve güvencelerinin sürekli tartışma konusu yapıldığı biliniyor. Bakanlıklar tarafından düzenli olarak hazırlanan stratejik planlar, insan kaynakları, performans değerlendirme vb. gibi daha çok özel sektöre özgü çalışma biçimleri ve uygulamalar, kamu hizmetleri sunumunun ‘verimsizliği’ gerekçe gösterilerek, kamuda da yaygın olarak uygulanmaya başladı. Bu durum, geçmişte çok daha net görülen kamu istihdamı ile özel sektör istihdamı arasındaki ayrımların giderek belirsizleşmesini beraberinde getirdi. Yıllardır iktidarın niteliksiz yönetici kadrolarının beceriksizliklerinin üzerini örtmek iç..]]> Thu, 22 Mar 2018 03:49:03 +0300 Eğitimde performans oyunu -2 https://www.evrensel.net/yazi/81060/egitimde-performans-oyunu-2 https://www.evrensel.net/yazi/81060/egitimde-performans-oyunu-2? Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) ve MEB bünyesindeki okulların örgütsel işleyiş ve eğitim hizmetlerinin yürütülmesi açısından uzunca bir süredir ‘ticari şirket’ gibi hareket ettiği biliniyor. Bu durumun somut bir sonucu olarak, çoğunlukla fabrikalarda kullanılan ‘performans değerlendirme sistemi’ni eğitime uygulamaya çalışarak, eğitimi ve öğretmenlik mesleğini tamamen ‘piyasacı’ ve ‘rekabetçi’ bir mantıkla ele alıyor. Hükümetin mutlak anlamda başarısız olduğu eğitim gibi bir alanda, eğitimin niteliğinde yaşanan bozulmanın tek sorumlusu olarak öğretmenleri göstermesi, kendi siyasal sorumluluğunu gizlemekten başka bir anlam taşımıyor. Bakanlık, her ne kadar performans sistemi ile ‘Öğretmenlerin mesleki yeterliğini arttırmayı’ amaçladıklarını iddia etse de, asıl amacın 15 Temmuz sonrasında büyük ölçüde..]]> Thu, 15 Mar 2018 04:15:50 +0300 Eğitimde performans oyunu -1 https://www.evrensel.net/yazi/81013/egitimde-performans-oyunu-1 https://www.evrensel.net/yazi/81013/egitimde-performans-oyunu-1? Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), öğretmenlerin iş yükünü arttırmak ve çalışma koşullarını kendi ihtiyaçlarına göre belirlemek amacıyla, aynı işi yapan öğretmenler arasında farklı statü, özlük haklar ve ücret farklılıklarına neden olması kaçınılmaz olan eğitimde ‘performans değerlendirme’ sistemini hayata geçirmek için düğmeye bastı. Uygulanması düşünülen performans değerlendirme sisteminde öğretmenler, her yıl öğrenci, veli, okul müdürü ve meslektaşlarının değerlendirmeleri üzerinden puanlar alacaklar. Ayrıca ülke çapında bütün öğretmenlerin dört yılda bir merkezi sınava alınarak mesleki açıdan ‘yeterli’ olup olmadıklarının ölçüleceği iddia ediliyor. Öğretmenlere verilecek performans puanının yüzde 25’ini okul müdürü, yüzde 15’i..]]> Thu, 08 Mar 2018 04:53:25 +0300 Özelleştirmenin çarpık mantığı https://www.evrensel.net/yazi/80928/ozellestirmenin-carpik-mantigi https://www.evrensel.net/yazi/80928/ozellestirmenin-carpik-mantigi? Türkiye’de yılların birikimiyle kurulan ülkenin en temel üretim tesisleri, üretimin yanı sıra istihdama, sosyal ve ekonomik kalkınmaya önemli katkıları bulunmuş kamuya ait fabrika ve tesisler geçtiğimiz yıllar içinde birer birer özelleştirilerek kapatıldı. Hükümetin son olarak 14 şeker fabrikasını özelleştirme kararı alması, elde kalan son kamu işletmelerinin zaman içinde birer birer elden çıkarılacağını ve ‘uygun fiyatlarla’ satılacağını gösteriyor. Dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi, Türkiye’de de özelleştirme uygulamalarının çarpık bir mantık üzerine oturduğunu söylemek mümkün. Özelleştirmenin temel amacı olarak, adalet ve güvenlik (polis, ordu vb.) hizmetleri ile özel sektörün rağbet etmediği altyapı hizmetleri dışındaki tüm mal ve hizmet üretiminin özel sektöre bırakılması g..]]> Thu, 22 Feb 2018 04:15:41 +0300 ‘Torba yasa’ yağması https://www.evrensel.net/yazi/80882/torba-yasa-yagmasi https://www.evrensel.net/yazi/80882/torba-yasa-yagmasi? Ülke ekonomisini ve halkın günlük yaşamını yakından ilgilendiren konularda son yıllarda peş peşe ‘torba yasa’ çıkarılmaya başlandı. Normal koşullarda yan yana gelmesi mümkün olmayan, birbiriyle ilgisiz kimi düzenlemeleri tek bir ‘torba’ içine doldurarak çıkarma uygulaması hükümetin sıkça başvurduğu bir yöntem olarak dikkat çekiyor. TBMM verilerine göre, 1923-2007 yılları arasında Mecliste sadece 1100 yasa maddesi torba yasa yöntemi ile yasalaşmış. Oysa özellikle 2007 sonrasında Meclise getirilen torba yasalar ile yasalaşan madde sayısı tek başına 6 bini bulmuş durumda. AKP’nin ‘çıraklık dönemi’ olarak tanımladığı ilk döneminde (2002-2007) sadece 2 torba yasa çıkarılırken, kasım 2015’ten kasım 2017’ye kadar olan dönemde çıkarılan 23 torba yasa ile birbiriyle hiç ilgisi olmayan yüzlerce yas..]]> Thu, 15 Feb 2018 04:52:39 +0300 İstibdat rejimi https://www.evrensel.net/yazi/80791/istibdat-rejimi https://www.evrensel.net/yazi/80791/istibdat-rejimi? İktidarın, iç ve dış politikada attığı adımları, baskıcı ve tehdit dolu uygulamalarını eleştiren, itiraz eden herkesin ‘vatan haini’ olmakla suçlandığı bir dönemden geçiliyor. Ülkenin içinden geçmekte olduğu zorlu dönemi baskıyla, zorbalıkla ve tehditle güçlendirilmiş bir ‘istibdat rejimi’ (baskı rejimi) ile aşmaya çalışanlar, topluma dayatılan ezberlerin karşısında duran, iktidarın politikalarını eleştiren herkesi ‘bertaraf’ edilmesi gereken odaklar olarak görüp hedef gösteriliyorlar. Geçtiğimiz yıllar içinde iktidar, kendisi için tehdit olarak gördüğü bütün kurumları adım adım etkisiz hale getirilip, tamamına yakını kendi çıkarları doğrultusunda biçimlendirdi ve kullanmaya başladı. Sadece kurumsal anlamda değil, yargıdan, orduya, eğitimden, yazılı ve görsel medyaya kadar geniş bir alanda mutlak bir..]]> Thu, 01 Feb 2018 04:15:20 +0300 Barışa taraf olmak https://www.evrensel.net/yazi/80749/barisa-taraf-olmak https://www.evrensel.net/yazi/80749/barisa-taraf-olmak? AKP’nin iç ve dış politikada yaşadığı sıkışmışlıktan kurtulmak için başlattığı Afrin operasyonu, yoğun ve ‘tek taraflı’ propaganda eşliğinde sürdürülüyor. İktidar, operasyona gerekçe olarak her ne kadar ‘sınır güvenliği’ni gösterse de, asıl amacın hem iç, hem de dış politikada yaşanan sorunları geri plana itmek, çeşitli yönlerden sorgulanmaya başlanan hükümetin elini güçlendirmek olduğu çok açık. OHAL’in etkisiyle giderek ağırlaşan ekonomik ve toplumsal sorunlar, işsizlik, enflasyon, taşeronların kadro talebi, metal işçilerinin peş peşe aldığı grev kararları vb. gibi gündemlerin giderek artan savaş çığlıkları arasında şimdiden kaybolup gitmeye başladı. Türkiye’de uzun süredir ‘savaş’ ve ‘barış’ kavramları üzerinden artan siyasal saflaşma ve kutuplaştırma siyasetinin böyl..]]> Thu, 25 Jan 2018 04:54:47 +0300 OHAL keyfiliği https://www.evrensel.net/yazi/80700/ohal-keyfiligi https://www.evrensel.net/yazi/80700/ohal-keyfiligi? 20 Temmuz 2016’da ilan edilen OHAL’in üzerinden 18 ay geçti. Siyasi iktidar, geride bıraktığımız 18 ay içinde OHAL ilanı ile uzaktan yakından ilgisi olmayan sayısız düzenleme yaparak toplumsal yaşamın bütün alanlarını kendi ihtiyaçları doğrultusunda biçimlendirdi. Atılan bütün adımlar, biçim ve içerik bakımından ‘torba yasa’ gibi çıkarılan, yasal-hukuki niteliği tartışmalı olan kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) hayata geçirildi. Bugüne kadar çıkarılan 31 KHK’nin içeriğine bakıldığında, yapılan düzenlemelerin büyük bölümünün ‘darbe girişimi’ ile uzaktan yakından ilgisinin olmadığı, KHK’lerin hazırlanması ve uygulanmasında en önemli kriterin ‘keyfilik’ olduğu görülüyor. Özellikle kamuda yaşanan ihraç kararlarının alınma ve uygulanması süre..]]> Thu, 18 Jan 2018 05:03:46 +0300 Emekçinin gündemi https://www.evrensel.net/yazi/80606/emekcinin-gundemi https://www.evrensel.net/yazi/80606/emekcinin-gundemi? Türkiye gibi ekonomik-siyasal gündemlerin hızla değiştiği, bir gündemi tartışırken, birdenbire başka bir gündemin öne çıktığı, iktidar güçlerince yaratılan yapay gündemlerin, halkın gerçek gündemini bu kadar geri plana ittiği başka bir ülke bulmak hiç kolay değil. Uzunca bir süredir ülke gündeminde iç ve dış siyaset tartışmaları öne çıkarılmasına rağmen, emekçilerin gün geçtikçe zorlaşan çalışma koşulları ve yaşam mücadelesi, yüzde 12’ye dayanan (yüzde 11.92) yıllık enflasyon, sürekli artan işsizlik, yoksulluk ve çalışma yaşamına yönelik temel sorunların gündem olmasının önüne geçilemiyor. 2017 sonu ve 2018’in ilk günleri itibariyle asgari ücretin, asgari geçim indirimi (AGİ) dahil, 1603 TL olarak (1451 TL asgari ücret, 152 TL AGİ) belirlenmesi ve &lsquo..]]> Thu, 04 Jan 2018 04:52:21 +0300 Tehlikeli yönelim https://www.evrensel.net/yazi/80564/tehlikeli-yonelim https://www.evrensel.net/yazi/80564/tehlikeli-yonelim? 20 Temmuz 2016’da ilan edildiği günden bu yana, OHAL sürecinde Anayasa’da belirtildiği şekliyle OHAL konusuyla ilgili ilgisiz 30 tane kanun hükmünde kararname (KHK) yayımlandı. Yaratılan olağanüstü yönetim rejimi koşullarında, OHAL gerekçesi ile hiçbir ilgisi olmayan adımlar peş peşe atılırken, olağan koşullarda açıkça suç olan çok sayıda karar alındı ve uygulanmaya başlandı. Bir buçuk yıllık OHAL sürecinde yaşananlar, ‘Bir gece ansızın’ hatta sabaha karşı yayımlanan KHK’lerle yerleşik hale getirilmeye çalışılan tehlikeli uygulamaların, Türkiye’de uzun süredir devam eden faşizmin kurumsallaşması sürecini de hızlandırması kaçınılmaz görünüyor. Fabrikada, okulda, üniversitede, hastanede, sokakta, hatta evlerinde otururken bile insanlar, iktidarın günlük yaşamın bütün alanlarına müdaha..]]> Thu, 28 Dec 2017 04:47:14 +0300 Kamu istihdamı güvencesizleşirken ‘taşerona kadro’nun anlamı https://www.evrensel.net/yazi/80472/kamu-istihdami-guvencesizlesirken-taserona-kadronun-anlami https://www.evrensel.net/yazi/80472/kamu-istihdami-guvencesizlesirken-taserona-kadronun-anlami? Hükümet, yarısına yakını belediyelerde olmak üzere, kamuda çalışan yaklaşık 850 bin taşeron işçisinin kadroya alınacağı açıkladı. Kamuda taşeronda çalışan işçiler önce ‘güvenlik soruşturması’ ardından yazılı ve/veya sözlü sınavdan geçerek, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun (DMK) 4-d maddesine göre istihdam edilecekler. 657 sayılı DMK’nın 4-d maddesine göre ‘sürekli işçi’ statüsünde istihdam edilecek işçilere şu anda aldıkları aylık neyse onun üzerinden ücret verilecek. Bu kişiler hangi kurumun, hangi biriminde, hangi işi yapıyorlarsa aynı işi yapmaya devam edecek. Taşeron işçilerin kadroya geçirildiği söylense de, kadrolu işçilerle aynı haklara sahip olup olmayacakları henüz belli değil. Belediyelerde çalışan işçiler ise, iddia edildiği gibi kadrolu olarak değil, belediye şi..]]> Thu, 14 Dec 2017 04:53:30 +0300 Fedakarlığı kim yapacak? https://www.evrensel.net/yazi/80421/fedakarligi-kim-yapacak https://www.evrensel.net/yazi/80421/fedakarligi-kim-yapacak? 2018 yılı asgari ücret belirleme süreci daha başlamadan, işçilerin hangi koşullarda çalıştığı ve ne kadar zor koşullarda yaşam mücadelesi verdiğinden habersiz olduğu anlaşılan Çalışma Bakanı, 2018 asgari ücret zammı ile ilgili taraflardan ‘fedakarlık’ beklediklerini açıkladı. Üstelik bu sözler, işçiler ve patronlar arasındaki güç dengesinin, tarihte hiç olmadığı kadar patronların lehine olduğu, büyük bölümü emekçilerin vergileriyle oluşturulan bütçe kaynaklarının önemli bir bölümünün çeşitli yol ve yöntemlerle patronlara aktarıldığı bir dönemde söylendi. Bilimde ve teknolojide önemli gelişmeler ve ilerlemeler yaşanması, üretimde gelişmiş makineler ve bilgisayarların kullanılması nedeniyle artık işçilere eskisi kadar ihtiyaç olmadığı iddialarına rağmen, çalışma sür..]]> Thu, 07 Dec 2017 04:25:07 +0300 OHAL ekonomisi https://www.evrensel.net/yazi/80324/ohal-ekonomisi https://www.evrensel.net/yazi/80324/ohal-ekonomisi? Türkiye ekonomisinde yaşanan olumsuzluklarda OHAL’in ve OHAL uygulamalarının etkisi var mıdır şeklinde bir soru sorsak, verilecek cevap ‘kesinlikle evet’ olur. 20 Temmuz 2016’da OHAL’in ilan edilmesinden bugüne kadar geçen süre içinde ülkede yaşanan olağanüstü gelişmeler, kaçınılmaz olarak en çok ekonomik göstergeleri etkiledi. OHAL’in ilanından bugüne kadar geçen sürede ekonomik, siyasal, toplumsal ve hukuki alanlarda başından sonuna iktidarın gözetiminde ve denetiminde hayata geçirilen siyasi müdahaleler, başta ekonomi olmak üzere, toplumsal yaşamın hemen her alanında yaşanan sorunları daha da derinleştirdi. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında ellerine geçen fırsatı ‘Allah’ın bir lütfu’ olarak değerlendirenler, darbe girişimini ‘tek adam rejimi’nin inşası için tarihi bir fırsat olarak kullanm..]]> Thu, 23 Nov 2017 04:52:40 +0300 İşsizlik sarmalı https://www.evrensel.net/yazi/80284/issizlik-sarmali https://www.evrensel.net/yazi/80284/issizlik-sarmali? Toplumda en çok merak edilen konulardan birisi, her ayın on beşinde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan resmi işsizlik oranları. İşsizlik gibi, son derece somut, ekonomik ve toplumsal boyutları kadar, psikolojik etkileri itibariyle başta gençler ve kadınlar olmak üzere, toplumun geniş kesimlerini ilgilendiren bir konuda açıklanan resmi rakamlar kimseye inandırıcı gelmiyor. Halkın önemli bir bölümü, kendi yaşam deneyimlerinden yola çıkarak, tıpkı açıklanan enflasyon oranlarında olduğu gibi, işsizlik oranlarını da gerçekçi bulmuyor. TÜİK, bu yılın temmuz, ağustos ve eylül aylarını kapsayan ağustos döneminde işsizlik oranını yüzde 10.6 ile beklenenden (beklenti yüzde 11’di) daha düşük açıkladı. TÜİK’e göre bu dönemde tarım dışı işsizlik oranı 0.9 puanlık azalış ile yüzde 12.8 olurken, genç nüf..]]> Thu, 16 Nov 2017 04:44:54 +0300 Ekonomi coşuyor mu, batıyor mu? https://www.evrensel.net/yazi/80236/ekonomi-cosuyor-mu-batiyor-mu https://www.evrensel.net/yazi/80236/ekonomi-cosuyor-mu-batiyor-mu? Ekonomik koşulların iç ve dış siyasetteki gelişmelerden fazlasıyla etkilendiği son dönemde, göz göre göre yaşanan ekonomik ve toplumsal sorunlara gözleri kapalı bakmayı sürdüren iktidar temsilcileri,yoksul halk kesimlerinin giderek ağırlaşan çalışma ve yaşam koşullarına rağmen, tamamen gerçek dışı ve hamasete dayalı değerlendirmeler yapmayı sürdürüyorlar. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, ülke ekonomisi pek çok yönden ciddi bir krize, hatta uçuruma doğru sürüklenirken; “Endişemiz yok, ekonomimiz iyi durumda. Coşmuş olan bir ekonomimiz var” diyerek, etrafına sadece ‘pembe gözlükler’ ile baktığını ispatladı. Benzer bir şekilde, TÜİK’in ekim 2017 itibariyle yıllık enflasyonu yüzde 11.9 olarak açıklamasından birkaç saat sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, dalga geçer gibi “Ekonomide üst üste iyi haberler al..]]> Thu, 09 Nov 2017 04:15:31 +0300 Taşerona kadro verilir mi? https://www.evrensel.net/yazi/80191/taserona-kadro-verilir-mi https://www.evrensel.net/yazi/80191/taserona-kadro-verilir-mi? 15 yıllık iktidarı boyunca işçi sınıfının sahip olduğu en temel yasal ve sosyal hakları tırpanlayarak taşeron ve güvencesiz çalışmanın alanını genişleten hükümet, 2017 sonuna kadar kamuda taşeron olarak çalışan işçilerin kadro sorununun çözüleceğini açıkladı. Önce Maliye Bakanı, sonrasında Başbakan, ‘2018’de taşeron sorunu kalmayacak’ diyerek oldukça iddialı ifadeler kullandılar. Yıllardır taşeronda çalışan işçiler, büyük bölümü hastanelerde çalışan taşeron temizlik işçileri, kadro bekleyen 4-c’liler ve güvencesiz olarak çalışmaya mahkum edilen işçilerin iyi niyetli ‘kadro’ beklentilerinin, özellikle seçim dönemlerinde, nasıl istismar edildiği hatırlanacaktır. Başbakanın son grup toplantısında söylediklerinin, her ne kadar taşeronda çalışan işçileri yeniden heyec..]]> Thu, 02 Nov 2017 04:54:11 +0300 2018 bütçesi ne getiriyor? https://www.evrensel.net/yazi/80146/2018-butcesi-ne-getiriyor https://www.evrensel.net/yazi/80146/2018-butcesi-ne-getiriyor? Bir ülkenin gelirlerinin kimlerden nasıl toplanacağı, toplanan gelirden hangi kesimlere ne kadar pay ayrılacağının önceden belirlendiği bütçeler, siyasi iktidarın hangi sınıfın çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini gösteren, en somut ekonomik ve siyasal metinler olarak bilinir. 2018 bütçe maratonu, bütçe tasarısının Meclis Plan ve Bütçe Komisyonuna sunulmasıyla başladı. 2018 bütçesine genel olarak bakıldığında, AKP hükümetleri tarafından hazırlanan bütçelerin ana karakterinin değişmediği görülüyor. 2018 bütçesi, yüksek maliyetli borçlanmaların, yerli ve yabancı sermayeye daha fazla kaynak transferlerinin, askeri ve güvenlik harcamalarının merkezinde olduğu bir bütçe olarak dikkat çekiyor. 2018’de temel tüketim maddelerine yapılacak zamların otomatiğe bağlanması ve halkın ödediği dolaylı vergiler..]]> Thu, 26 Oct 2017 03:07:21 +0300 Tünelden çıkış https://www.evrensel.net/yazi/80051/tunelden-cikis https://www.evrensel.net/yazi/80051/tunelden-cikis? Emekçilerin kazanılmış haklarına yönelik en ağır saldırılar, hak kayıpları ve baskılar yaşanırken, emek örgütlerinin güçsüz, etkisiz ve dağınık bir görüntü sergilemesi, iktidarın plandı bir şekilde adım adım hayata geçirdiği saldırılara karşı güçlü ve etkili yanıtlar verilmesini giderek zorlaştırıyor. Özellikle son yıllarda etkisi hissettiren, başta sendikal mücadele alanı olmak üzere, sınıf mücadelesinin çeşitli alanlarında (ekonomik, siyasal, ideolojik vb) gözlenen zayıflık, iktidarı ve sermayenin örgütlü güçlerini daha da cesaretlendiriyor. Bugün her an kapılarını çalması beklenen işsizlik tehdidiyle binlerce işçi işini korumak adına patronların her isteğine boyun eğmek zorunda bırakılmış durumda. Emekçiler sürekli ‘diken üstünde’ çalıştıkları işyerlerinde değil, günlük yaşam..]]> Thu, 12 Oct 2017 04:52:50 +0300 Emekçinin ağır yükü https://www.evrensel.net/yazi/80005/emekcinin-agir-yuku https://www.evrensel.net/yazi/80005/emekcinin-agir-yuku? AKP Hükümeti, ekonomide önümüzdeki üç yıllık (2018-2020) hedeflerini içeren orta vadeli programı (OVP) geçtiğimiz hafta açıkladı. OVP’de belirtilen ve tamamına yakını kağıt üstünde kalması beklenen hedeflere ulaşmak için hazırlanan 130 maddelik torba yasa TBMM’ye sunuldu. Meclise sunulan torba yasa, ekonominin en ağır yükünün, ağır vergi artışları üzerinden yine halkın sırtına yıkılacağını gösteriyor. Özellikle ücretli emekçileri ağır vergi yükü altında ezen, bütçe kaynaklarını savunma sanayi başta olmak üzere, yerli ve yabancı sermayeye transfer etmeyi kolaylaştıran, yeni özelleştirmeleri gündeme getiren, Varlık Fonu gibi kurulduğundan bu yana ne işe yaradığı anlaşılamayan fonlara yeni kaynaklar aktaran düzenlemeler, her açıdan zor geçmesi beklenen 2018 yılı için hazırlık niteliğinde. OVP, ..]]> Thu, 05 Oct 2017 05:31:22 +0300 Eğitim üzerinden sınıfsal ayrışma https://www.evrensel.net/yazi/79919/egitim-uzerinden-sinifsal-ayrisma https://www.evrensel.net/yazi/79919/egitim-uzerinden-sinifsal-ayrisma? Toplumsal yaşamın, üretim süreçlerinin ve ilişkilerinin egemen sınıfın ihtiyaç ve çıkarlarına uygun olarak yeniden üretimini ve sürekliliğini sağlamak, eğitim sistemi üzerinden önceden belirlenmiş eğitim programları aracılığıyla düzene uygun ve uyumlu bireyler yetiştirmeyi gerektirir. Bir ülkenin yetişmiş insan gücü gereksinimi, büyük ölçüde eğitim süreci üzerinden karşılanır. Toplumsal iş bölümüne göre bireyler seçilir, gerekli bilgiler belli bir program (müfredat) dahilinde özenle yüklenir ve sistemin ihtiyacına göre yetiştirilmeye çalışılır. TEOG sınavının kaldırılması sonrasında yürütülen tartışmalar çoğunlukla yeni sistemin nasıl olacağı, çocukların bu durumdan nasıl etkileneceği üzerinde yoğunlaştı. Ancak sistem değişikliği tartışılırken, aynı zamanda toplumda giderek belirginleş..]]> Fri, 22 Sep 2017 05:00:54 +0300 Eğitimde ince hesaplar https://www.evrensel.net/yazi/79883/egitimde-ince-hesaplar https://www.evrensel.net/yazi/79883/egitimde-ince-hesaplar? Dünyanın her yerinde eğitim sistemleri, egemen sistemin ve temel değerlerinin, egemen sınıfın dünya görüşünün çocuklara ve gençlere aktarılmasını sağlayan en etkili mekanizmalardır. Bu nedenle eğitim sistemleri, okullar, özellikle eğitim müfredatları,egemen toplumsal, kültürel ve inançsal değerlerin bütün yönleriyle yeniden üretilmesini hedefler. Bir toplumda insanlar, çocukluktan başlayarak hangi bilgiler ve değerler üzerinden yetiştirilmek ve biçimlendirilmek isteniyorsa, eğitim politikalarının ona uygun olarak belirlenmesi ve uygulanması genel kuraldır. Bu durumun en somut örneğini Türkiye’nin eğitim sistemine bakarak kolaylıkla görebilmek mümkün. Türkiye’de 12 Eylül’den bu yana eğitim politikalarının merkezinde yer alan ‘Türk-İslam sentezi’ne dayalı uygulamalar, gerçek anlamıyla özelli..]]> Fri, 15 Sep 2017 04:15:33 +0300 Korku ve tehdit siyaseti https://www.evrensel.net/yazi/79841/korku-ve-tehdit-siyaseti https://www.evrensel.net/yazi/79841/korku-ve-tehdit-siyaseti? AKP, bugüne kadar iktidar olmanın ve iktidarda kalmanın en temel kurallarını başarılı bir şekilde uyguladı. Geçtiğimiz 15 yıl içinde kendi iktidarını tehdit edecek bütün kurumları birer birer etkisiz hale getirip, tamamına yakınını kendi çıkarları doğrultusunda yeniden biçimlendirdi. Sadece kurumsal anlamda değil, okullar, üniversiteler, kamu kurumları, yargı, ordu, medya vb. gibi bir iktidarın sahip olması gereken bütün alanlarda mutlak hakimiyet sağladı. Elinin ulaştığı her alanda potansiyel tehdit olarak gördüğü kesimlere yönelik güçlü bir baskı atmosferi oluşturdu. İktidar, iç ve dış politikada attığı adımları ve baskıcı uygulamalarını eleştiren, itiraz eden herkesin ‘terörist’ ya da ‘vatan haini’ olmakla suçlandığı böylesine zorlu bir dönemi, zorbalıkla ve tehditle güçlendirilmiş bir ‘korku siyaseti’ ile aşm..]]> Fri, 08 Sep 2017 05:56:35 +0300 Memurun trajedisi https://www.evrensel.net/yazi/79741/memurun-trajedisi https://www.evrensel.net/yazi/79741/memurun-trajedisi? 2018-2019 yıllarını kapsayan ve OHAL koşulları altında yapılan ilk toplusözleşme olarak tarihe geçen 4. dönem toplusözleşme görüşmeleri, çok daha kısa bir süre içinde, adeta ‘göz açıp kapanıncaya’ kadar tamamlandı. 2018-2019 yıllarını kapsayan toplusözleşmeyi anlaşılmaz bir acelecilikle, adeta ‘yangından mal kaçırır gibi’ imzalayan Memur-Sen, tüm zamanların en kötü sözleşmesine imza attı. OHAL KHK’leri ile yaşanan ihraç ve açığa almaların, soruşturmalar, sürgünler ve iş güvencesinin altını boşaltan uygulamaların gündeme bile gelmediği toplusözleşme süreci, büyük ölçüde ‘zam pazarlığı’na kilitlendi ve tıpkı öncekiler gibi hükümetin istediği şekilde bitti. Toplamda 5 milyonu aşkın devlet memuru ve emeklinin büyük umutlarla beklediği bir toplusözleşme..]]> Thu, 24 Aug 2017 04:15:48 +0300 İstihdamda görünmek https://www.evrensel.net/yazi/79693/istihdamda-gorunmek https://www.evrensel.net/yazi/79693/istihdamda-gorunmek? Türkiye, OECD ülkeleri arasında uzun süredir en düşük istihdam oranına sahip ülke. OECD ülkelerinde istihdam oranı (İstihdam edilen nüfusun 15-65 yaş arasında olan çalışabilir çağ nüfusuna oranı) ortalama yüzde 66 iken, bu oran Türkiye’de yüzde 47 ile en düşük seviyede. Yani Türkiye’de çalışabilir durumdaki her yüz kişiden sadece 47’si çalışıyorken geriye kalan yüzde 53’lük kesim istihdamda görünmüyor. İktidarın yıllar içinde adım adım hayata geçirdiği istihdam stratejisi üzerinden işçilerin ücreti, çalışma süresi, çalışma biçimi ve koşulları bakımından, ‘işletme’ ve ‘piyasa’ koşulları neyi gerektiriyorsa, o koşullarda çalışmanın altyapısı özellikle AKP iktidarı döneminde büyük ölçüde oluşturuldu. Öy..]]> Thu, 17 Aug 2017 05:02:14 +0300 Bir garip toplusözleşme https://www.evrensel.net/yazi/79613/bir-garip-toplusozlesme https://www.evrensel.net/yazi/79613/bir-garip-toplusozlesme? 3 milyonu aşkın devlet memuru ve 2 milyon memur emeklisinin 2018-2019 yıllarını kapsayan 4. dönem toplusözleşme görüşmeleri başladı. Her ne kadar Hükümet ile memur konfederasyonları arasında, gerçek bir toplusözleşme uygulamasından uzak, mevzuat yapısı ve işleyişi açısından garip bir toplusözleşme düzeni olsa da, milyonlarca devlet memuru ve memur emeklisi toplusözleşme görüşmelerini yakından takip ediyor. 2013’ten itibaren iki yıllık yapılan ve dünya üzerinde eşi benzeri olmayan Türkiye’ye özgü toplusözleşme uygulaması, bu yıl ilk kez OHAL koşullarında yapılıyor. Geçtiğimiz süreçte OHAL KHK’leri ile 100 bini aşkın kamu görevlisinin idari ve siyasi kararlarla kamu görevinden ihraç edilmesi, iktidarın OHAL sürecini emek mücadelesini baskı altına almak, başta işçilerin grev hakkı olmak üzere, en temel sendikal eylemleri, sendikal hak ve özgürlükleri kısıtlamak için kullanması, bu dönem ‘toplusözleşme süreci’nin hangi şartlar altında yürütüldüğü hakkında yeterince ipucu veriyor. Bug..]]> Thu, 03 Aug 2017 04:52:31 +0300 OHAL hedefleri https://www.evrensel.net/yazi/79528/ohal-hedefleri https://www.evrensel.net/yazi/79528/ohal-hedefleri? 20 Temmuz 2016’da ilan edilen ve bir yılı geriden bırakan OHAL sürecinde iktidar, hiçbir hukuki kaygı ya da engel tanımadan peş peşe çıkardığı 26 KHK ile kendi belirlediği kurallar dışında hiçbir hukuk kuralı, yasa ya da sınırlamayı dikkate almazken, emekçilerin en temel hakları ve güvencelerini yok sayarak, iş, ekmek, demokrasi ve adalet taleplerini görmezden gelmeyi sürdürüyor. İktidar, karşısında kendisini engelleyecek somut bir güç görmediği için, bir süredir kendi koyduğu kuralları, hatta yasaları bile hiçe sayan bir yönelime girdi. Bunun en somut sonuçlarını kamuda yaşanan kitlesel ihraçlarda görmek mümkün. Öyle ki, OHAL sürecinde çıkarılan 26 farklı KHK ile kamuda toplamda 111 bin 240 devlet memuru, yaşamlarını sürdürmeleri için gerekli olan bütün haklarından mahrum edilerek kamu görevinden ihraç edildi. Üstelik ihraçların tamamı, devlet memurlarının görevine son verilmesi için gerekli olan hukuki şartların hiçbirine uyulmadan hayata geçirildi. 15 Temmuz darbe girişimi s..]]> Thu, 20 Jul 2017 05:00:33 +0300 Kıdem fonunda uzlaşma yok https://www.evrensel.net/yazi/79478/kidem-fonunda-uzlasma-yok https://www.evrensel.net/yazi/79478/kidem-fonunda-uzlasma-yok? İşçilerin mevcut çalışma koşulları ve kazanılmış hakkını olduğu kadar, geleceklerini de yakından ilgilendiren “Kıdem Tazminatı Fonu” tartışmalarında hükümetin arabuluculuğu üzerinden uzlaşma arayışlarında son düzlüğe girildi. Çalışma Bakanı, geçtiğimiz hafta kıdem fonu tartışmalarının muhatapları olan patronlar ve işçi sendikaları konfederasyonları ile bir araya gelerek kıdem tazminatı fonunun kurulması için yüzde 70 mutabakat sağlanması gerektiğini, tarafların fonun kurulması konusundaki görüşlerini 13 Temmuz Perşembe’ye kadar bakanlığa göndermeleri gerektiğini açıklamıştı. Bugüne kadar yürütülen tartışmalar, işçi ve patron örgütlerinin kıdem tazminatında fon sistemine yönelik açıklamaları ve talepleri, ‘temcit pilavı’ gibi sürekli ısıtılarak gündeme getirilen kıdem tazminatı fonu tartışmalarında bırakalım yüzde 70’i, yüzde 10 kadar bile uzlaşma sağlanmasının mümkün olmadığı anlaşılıyor. Nitekim üç büyük işçi konfederasyonu olan Türk-İş, DİSK ve geçmişte kıdem fonunu destekleyen H..]]> Thu, 13 Jul 2017 04:15:20 +0300 Emekçinin kriz eşiği https://www.evrensel.net/yazi/79344/emekcinin-kriz-esigi https://www.evrensel.net/yazi/79344/emekcinin-kriz-esigi? Siyasi iktidar, Türkiye ekonomisinde yaşanan ve giderek etkisini arttıran ağır ekonomik sorunları görmezden gelmeye devam ediyor. Bugüne kadar pek çok yönden pamuk ipliğine bağlı olan ülke ekonomisindeki olumsuz göstergeleri 15 Temmuz darbe girişiminin geçici etkileri olarak açıklıyor ve bu durumun geçici olduğunu iddia ediyordu. Ancak iç ve dış politikada yaşanan son gelişmeler, bir yıla yaklaşan OHAL uygulamaları, ülkeyi ve ekonomiyi KHK’lerle yönetme anlayışının kalıcı hale gelmesi, ülkeyi ekonomik, toplumsal ve siyasal olarak ciddi tehditlerle karşı karşıya getirmiş durumda. İşsizliğin ve enflasyonun çift haneli rakamlara demir atması, iktidarın OHAL’in arkasına sığınarak hayata geçirdiği haksız ve hukuksuz uygulamalarla mağdur olanların sayısının giderek artması, mevcut koşullarda bu durumun daha fazla sürdürülebilir olmadığını, iktidar temsilcileri hariç hemen herkes görebiliyor. Türkiye’de özellikle son bir yıl içinde TL’de yaşanan değer kaybı ve yüksek enflasyon nedeniyl..]]> Thu, 22 Jun 2017 05:00:45 +0300 OHAL sopası https://www.evrensel.net/yazi/79294/ohal-sopasi https://www.evrensel.net/yazi/79294/ohal-sopasi? 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 11 ay geçti. Darbe girişimini yıllardır yapmak istediklerini hayata geçirebilmek için önemli bir fırsat olarak değerlendiren iktidar, önce ülke çapında OHAL ilan etti, ardından OHAL gerekçesiyle ilgili olup olmamasına bakmadan peş peşe yayımladığı kanun hükmünde kararnameler (KHK) ile ülkeyi yönetmeye başladı. Bugüne kadar mevcut 12 Eylül Anayasası başta olmak üzere, en temel ulusal ve uluslararası hukuk kuralları yok sayılarak 100 bini aşkın kamu personeli, hükümetin idari ve siyasi tasarrufuyla hukuksuz bir şekilde kamudan ihraç edildi. OHAL dayanak yapılarak çıkarılan, ancak OHAL kapsamının dışına çıkarılan KHK’lerle işten atılan ve/veya tutuklanan on binlerce kamu görevlisinin “suçlu” sayılması için hiçbir somut, hukuki niteliği olan kanıt arayışına girilmediği gibi, bugüne kadar asgari standartlarda bir ‘adil yargılama’ sürecinin işletildiğini söylemek mümkün değil. İktidarın kendisini mahkemelerin yerine koyarak ihraç edilen ya da açı..]]> Thu, 15 Jun 2017 04:30:47 +0300 Kıdem fonunda sona doğru https://www.evrensel.net/yazi/79243/kidem-fonunda-sona-dogru https://www.evrensel.net/yazi/79243/kidem-fonunda-sona-dogru? İşçilerin mevcut çalışma koşullarını ve haklarını olduğu kadar, geleceklerini de yakından ilgilendiren “kıdem tazminatı fonu” tartışmalarında sona yaklaşıldı. Hükümet tarafından sürekli vurgulanan, Başbakanın işçiler ile patronlar arasında “uzlaşma” sağlanmadan adım atılmayacak söylemine rağmen, kıdem tazminatının fona devri konusunun oldubittiye getirilerek yasalaşması hiç de ihtimal dışı değil. İşçilerin mevcut haklarında kaçınılmaz olarak geriye gidiş yaratacak olan kıdem tazminatı fonu uygulamasına cepheden karşı çıkmak yerine, bazı konfederasyonların yaptığı gibi sorunun fona yatırılacak prim oranlarına indirgenmesi dikkat çekici. Oysa kıdem fonu tartışmalarında başından itibaren sıkça vurguladığımız gibi, kıdem fonunda temel sorun yüzde kaç prim yatırılacağı değil, fon sisteminin bizzat kendisi. Çünkü kıdem tazminatında fon sistemine geçilmesi demek, bugün işçilerin sahip olduğu pek çok haktan, kazanımlardan ve güvencelerden peşinen vazgeçilmesi anlamına geliyor. Türkiye’..]]> Thu, 08 Jun 2017 04:52:41 +0300 Prangalar https://www.evrensel.net/yazi/79153/prangalar https://www.evrensel.net/yazi/79153/prangalar? AKP iktidarı, sermaye birikim sürecini kesintiye uğratma ihtimali bulunan hemen her konuda ‘sermayenin ayağındaki prangaları çözüyoruz’ söylemi eşliğinde hareket etti. İşçi ve emekçilerin en temel ekonomik, demokratik ve sendikal haklarını hedef alan yasal düzenlemeler peş peşe çıkarıldı. Çalışma yasaları patronların çıkarı ve dönemin ihtiyaçlarına göre sürekli değiştirilirken, sendikal faaliyetler engellendi. İşçilerin yasal grev hakkını kullanmasına bile tahammül edilemedi. Hükümetin uzun bir süredir işçilerin kıdem tazminatı hakkını, kamu emekçilerinin iş güvencesini hedef alan hazırlıkları son aşamaya geldi. Yıllar içinde adım adım hayata geçirilen taşeron çalışma düzeninin hemen her alanda yerleşik hale gelmesiyle artan iş cinayetleri, sadece işçilerin hak ve kazanımlarının değil, aynı zamanda can güvenliklerinin de hiç olmadığı kadar büyük bir tehdit altında olduğunu gösteriyor. Bugüne kadar işçiler ya da kamu emekçileri ile ilgili olarak yapılan bütün yasal düzenlemeleri..]]> Thu, 25 May 2017 04:54:29 +0300 'Partili memur' https://www.evrensel.net/yazi/79103/partili-memur https://www.evrensel.net/yazi/79103/partili-memur? Türkiye, OECD ülkeleri içinde ülke nüfusuna oranla en az kamu istihdamına sahip olan ülke. 80 milyon nüfuslu ülkede istihdam edilenlerin sayısı 27 milyonken, toplam kamu personeli sayısı (işçi, memur, sözleşmeli, geçici vb.) 3 milyon 480 bin. OECD ülkelerinde çalışan her 100 kişiden ortalama 21’i kamu personeli iken, Türkiye’de bu oran yüzde 12.9 ile OECD ortalamasının oldukça altında. Bugüne kadar kamu ve özel sektör çalışma ilişkilerini ortaklaştırma adına, kamu istihdamı aleyhine çok sayıda adım atıldı. 15 yıl önce kamu istihdamı, özel sektör istihdamına oranla göreceli olarak daha güvenceli ve avantajlı bir konumdayken, yıllar içinde yapılan yasal düzenlemelerle, ama özellikle 15 Temmuz sonrasında çıkarılan OHAL KHK’leri ile söz konusu avantajlar büyük ölçüde ortadan kalkmış durumda. Kamu personel rejiminde yıllar içinde yaşanan dönüşüm, ana hedefinde esnek ve güvencesiz istihdam olan, iş gücünü koruyucu herhangi bir düzenlemenin olmadığı bir istihdam rejimini hedefliyor. İkt..]]> Thu, 18 May 2017 05:00:12 +0300 Fon kumarı https://www.evrensel.net/yazi/79055/fon-kumari https://www.evrensel.net/yazi/79055/fon-kumari? Türkiye ekonomisinin uzun süredir ciddi anlamda olumsuz sinyaller verdiği hemen herkes tarafından görülebilir hale geldi. İşsizlik ve enflasyonun istikrarlı bir şekilde artmayı sürdürmesi, halkın önemli bir bölümünün ağır borç ve kredi yükü altında ezilmesi, çalışan nüfusun üçte ikisini oluşturan işçi ve emekçilerin yaşam ve geçim koşulları giderek zorlaşmasını beraberinde getirdi. Bütün bu yaşananların asıl sorumlusu olan hükümet, bir taraftan halkın yeterince tasarruf yapmamasını gerekçe gösterip zorunlu BES gibi uygulamaları hayata geçirirken, diğer taraftan iktidar, ‘paralel ekonomi’ olarak ifade edilen Türkiye Varlık Fonu üzerinden, hükümet yatırımlarına. ‘çılgın projelere’ ve patronlara kaynak yaratmanın derdine düşmüş durumda. Ülke ekonomisi açısından hiç de olumlu bir sicili olmayan fon kavramı ‘Belirli bir iş için ihtiyaç duyulduğunda harcanmak üzere ayrılıp işletilen para ya da mali kaynak’ olarak tanımlanıyor. Türkiye ekonomisinin 1980 sonrasında rotasının çizildiği 24 O..]]> Thu, 11 May 2017 04:02:26 +0300 1 Mayıs ve sonrası https://www.evrensel.net/yazi/78965/1-mayis-ve-sonrasi https://www.evrensel.net/yazi/78965/1-mayis-ve-sonrasi? 1 Mayıs, ilk kez kutlandığı 1890 yılından bu yana, işçi sınıfının 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren başta “sekiz saatlik iş günü” olmak üzere, “İnsanca yaşam ve insanca çalışma” talepleriyle yürüttüğü mücadelenin dönüm noktası olarak kabul ediliyor. İşçi sınıfı, 127 yıldır dünyanın dört bir yanında benzer taleplerle ve 1 Mayıs ile özdeşleşen “Birlik, Mücadele, Dayanışma!” sloganı ile patronların ve onların sözcüsü olan iktidarların saldırılarına ve hak gasplarına karşı talepleriyle alanlara çıkıyor. Dünyanın farklı ülkelerinde yapılan 1 Mayıs gösterileri ya da kutlamalarının,içerikleri ve biçimsel özellikleri farklılıklar gösterse de, dünyada 1 Mayıs gibi evrensel bir nitelik taşıyan, kitlesel ve yaygın olarak kutlanan başka bir gün yok. 1 Mayıs’ı farklı kılan, işçi sınıfının kapitalizme, emperyalizme, sömürüye, iktidarların sınır tanımayan saldırganlığına karşı, işçi ve emekçilerin ortak sınıf çıkarları etrafında birlik olması, sınıf dayanışmasını güçlendirmesi ve gerçek güc..]]> Thu, 27 Apr 2017 05:00:14 +0300 Kim kazandı? https://www.evrensel.net/yazi/78919/kim-kazandi https://www.evrensel.net/yazi/78919/kim-kazandi? Ülke tarihinin en şaibeli, en tartışmalı referandumunu yaşadık. Başından sonuna eşitsiz ve adaletsiz bir şekilde sürdürülen referandum süreci, seçim günü çok daha belirgin hale gelen baskı, tehdit, hile ve bütün bunları gölgede bırakan Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) kararıyla referandum sonuçlarına yönelik açık bir devlet müdahalesi yapıldığı görüldü. Açıklanan sonuçlar, devlet mekanizmasının bütün kademelerinin fiilen iktidarın denetiminde olduğu bir ortamda sandıktan iktidar partisinin istediği dışında bir sonuç çıkmaması için kendi hukukunu bile yok sayabildiğini bir kez daha gösterdi. Devletin bütün olanaklarının ‘evet’ için seferber edilmesine, sendikaların önemli bir bölümünün, çeşitli patron örgütlerinin, yandaş medyanın olağanüstü çabalarına rağmen, iktidar cephesinde istenilen ya da beklenenin uzağında bir sonuç ortaya çıktı. Ülke nüfusun yüzde 40’ının yaşadığı, milli gelirin yaklaşık üçte ikisinin üretildiği 17 büyük şehirde ‘hayır’ sonucu çıkarken, ülke genelinde sonuç,yüzd..]]> Thu, 20 Apr 2017 04:08:08 +0300 Kilit ve anahtar https://www.evrensel.net/yazi/78871/kilit-ve-anahtar https://www.evrensel.net/yazi/78871/kilit-ve-anahtar? Ülkenin ve halkın geleceğini yakından ilgilendiren anayasa değişikliği referandumunun yapılmasına sadece üç gün kaldı. Referandum sürecinin başından itibaren sürdürülen tek taraflı ‘evet’ propagandası, özellikle ‘hayır’ oyu kullanacaklara yönelik baskıların artması, referandumun Cumhurbaşkanı ve partisi açısından tam anlamıyla bir ‘varlık-yokluk’ meselesi haline getirildiğini, gösteriyor. 15 yıldır ülkeyi tek başına yöneten, ülke yönetimi ile ilgili her alanda istediğini hayata geçirenler, ülkenin en temel ekonomik, toplumsal ve siyasal sorunlarını çözme olanaklarını büyük ölçüde yitirdiler. Hatta bugünkü iktidarın, artık sandıktan hangi sonuç çıkarsa çıksın, işçi ve emekçiler başta olmak üzere, geniş halk kesimlerinin ekonomik-demokratik taleplerinin, temel hak ve özgürlüklerin önündeki en büyük engel haline geldiğini söylemek abartı olmayacaktır. AKP’nin bugüne kadar çözmek iddiasıyla hareket ettiği ne kadar sorun varsa, geçtiğimiz yıllar içinde bu sorunları çözmek bir yana daha da..]]> Thu, 13 Apr 2017 12:57:06 +0300 Referandum ve sendikal tutumlar https://www.evrensel.net/yazi/78768/referandum-ve-sendikal-tutumlar https://www.evrensel.net/yazi/78768/referandum-ve-sendikal-tutumlar? Tek tek bireyler, herhangi bir konuda bir tercihte bulunduklarında ve sonrasında bu tercihlerinin hatalı olduğunu anladıklarında, içine düştükleri durumun üzerinde fazla durmayıp, tercihlerini kolaylıkla değiştirebilir, günlük çıkarlarını düşünerek benzer durumlar karşısında farklı tutumlar alabilirler. Tek tek bireyler açısından geçerli olan bu durum emek örgütleri, özellikle de sendikalar açısından aynı ölçülerde geçerli değildir. Sendikalar herhangi bir konuda tutumlarını belirlerken öncelikle üyelerinin ve temsil ettiği sınıfın çıkarlarını gözetmek, onların beklentilerine uygun hareket etmek zorundadır. Bu nedenle 16 Nisan anayasa referandumu sürecinde sendikaların tutumu, tek tek bireysel tercihlerin çok ötesinde anlamlar taşıyor. İktidar partisi, uzunca bir süredir ekonomik toplumsal yaşamın bütün alanlarında olduğu gibi, sendikal alanı da denetimi altında tutmak için çeşitli müdahalelerde bulundu. Sendika değiştirme baskılarından, genel kurullara müdahaleye kadar çok say..]]> Thu, 30 Mar 2017 04:52:41 +0300 Referandum eşiği https://www.evrensel.net/yazi/78722/referandum-esigi https://www.evrensel.net/yazi/78722/referandum-esigi? AKP iktidarı döneminde tarihin en ciddi gelişimini gösteren Türkiye kapitalizmi, sürekli olarak artan işsizlikten ve yoksulluktan beslenerek, sermayenin ve onun kaynağı olan sömürünün muazzam bir şekilde artmasını sağladı. Referandum tarihi yaklaştıkça işçiler arasında süren tartışmalarda, oylanacak maddelerden çok, bugüne kadar yaratılan kutuplaştırma siyasetinin yarattığı bölünmelerin izleri daha fazla görülmeye başlandı. Referandumda neden ‘hayır’ demek gerektiği konusunda kafası net olanlar, gerekçelerini peş peşe sıralayabilirken, 16 Nisan’da ‘evet’ oyu kullanmayı düşünenlerin yapılacak değişiklikleri çok da umursamadıkları, oylarını kullanırken karşı karşıya kalacakları tehlikeleri pek dikkate almadıkları anlaşılıyor. İşçi ve emekçilerin çalışma koşulları her geçen gün daha da ağırlaşırken, kamu-özel ayrımı olmaksızın, güvencesiz ve geçici nitelik taşıyan istihdam biçimlerinin artmasıyla birlikte, Türkiye’nin zaten yapısal sorunları olan istihdam yapısı bir süredir ciddi a..]]> Thu, 23 Mar 2017 04:15:49 +0300 Kasabın bıçağı https://www.evrensel.net/yazi/78676/kasabin-bicagi https://www.evrensel.net/yazi/78676/kasabin-bicagi? Ülkenin geleceğini yakından ilgilendiren anayasa değişikliği referandumunun yapılmasına bir ay kaldı. İktidar, bir taraftan ekonomik dengelerdeki bozulmaları gizlemeye çalışırken, diğer taraftan sandıktan istediği sonucu çıkarmak için elindeki bütün araçları adeta seferber etmiş durumda. Benzer örneklerini ancak Afrika ülkelerinde görebileceğimiz bir ‘başkanlık modeli’ getirmek için toplumun çeşitli kesimlerine yönelik çeşitli vaatler peş peşe açıklanmaya başlandı. Açıklanan vaatler arasında 2.3 milyon kişiyi ilgilendiren Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerinin 1 Nisan’dan itibaren 53 TL’ye düşürülmesi, çiftçi ve esnaf borçlarının ertelenmesi ve yeniden yapılandırılması, esnafa faizsiz kredi kolaylığı, patronlara yeni borç silme ve vergi indirimleri, emekliye promosyon ödemesi gibi düzenlemeler var. AKP, sandıktan ‘evet’ çıkması için bütün devlet olanaklarını seferber etmiş durumda. OHAL koşullarında toplumun muhalif ve örgütlü kesimlerinin baskı ve tehditlerle sindirilmeye ça..]]> Thu, 16 Mar 2017 05:00:04 +0300 İstikrarsızlığın istikrarı https://www.evrensel.net/yazi/78584/istikrarsizligin-istikrari https://www.evrensel.net/yazi/78584/istikrarsizligin-istikrari? Toplumsal yaşamda istikrar denildiğinde, zamanında bir kez kurulmuş, hiç değişmeden süren ve hep aynı durum üzerinden devam eden durağan bir durumdan bahsedilmez. Kimi durumlarda istikrar kavramının anlamı, hangi tarafta yer aldığınıza bağlı olarak değişir. Türkiye’de olduğu gibi küçük bir azınlık için istikrarın sağlanması, büyük çoğunluk için istikrarsızlığın artması ya da derinleşmesi anlamına gelebilir. Son aylarda neredeyse bütün ekonomik göstergeler ciddi anlamda bozulmuş olmasına rağmen, geçmişte iktidar partisinin sandıktan istediği sonucu almasında en belirleyici etken olan ‘istikrar’ vurgusu, yine ‘temcit pilavı’ gibi ikide bir öne sürülmeye başlandı. Başbakanın referandum kampanyasını başlatırken söylediği ‘Sürekli istikrar için evet’ söylemi, öyle anlaşılıyor ki, 16 Nisan’a kadar en çok duyacağımız sloganlardan birisi olacak. Türkiye, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında alınan OHAL kararı ve ülkeyi KHK’ler ile yönetme anlayışı ile hayata geçirilen ‘olağanüstü rejim’..]]> Thu, 02 Mar 2017 05:04:33 +0300 Referanduma giderken https://www.evrensel.net/yazi/78539/referanduma-giderken https://www.evrensel.net/yazi/78539/referanduma-giderken? Türkiye gibi ülkelerde seçim dönemleri, gerçeklerle yalanların sık sık yer değiştirdiği, neyin doğru neyin yanlış olduğunun bilinçli olarak birbirine karıştırıldığı dönemlerdir. AKP’nin bugüne kadar geniş toplum kesimlerini ikna etmek ve onları attığı her adımın doğru olduğuna inandırmak için en açık gerçekleri bile profesyonelce ters yüz ederek istediği sonucu alma konusunda ödüllük bir performans sergilediğini kabul etmek gerekir. Herkesin gördüğü gerçekleri olduğundan farklı göstererek, hedef kitlesini aldatmak, kandırmak ya da en azından kafasını karıştırmak konusunda bilimsel çalışmalara konu olacak kadar profesyonelleşen AKP, bu yöntemle 7 Haziran seçimleri hariç, hemen her seçimde (Gülen Cemaati ile birlikte organize ettikleri 12 Eylül 2010 referandumu dahil) istedikleri sonuçları aldılar. Bugüne kadar ekonomiden siyasete hemen her konuda söyledikleri sayısız yalanlarla, gerçek dışı vaatlerle halkın tercihlerini nasıl değiştirebildiklerini, en açık gerçekleri bile kendi çıka..]]> Thu, 23 Feb 2017 05:00:18 +0300 Kitlesel kıyım https://www.evrensel.net/yazi/78491/kitlesel-kiyim https://www.evrensel.net/yazi/78491/kitlesel-kiyim? 15 Temmuz sonrasında ilan edilen OHAL dayanak gösterilerek çıkarılan ve konu bakımından hiçbir sınırlamaya tabii olmadığı anlaşılan kanun hükmünde kararnamelerin (KHK) hükümetin elinde nasıl tehlikeli bir silaha dönüştüğü son yaşananlarla birlikte daha net olarak görülmeye başlandı. Ne kadar “yasal” olduğu bile tartışmalı olan KHK’ler üzerinden halkın, ülkenin geleceğini yakından ilgilendiren pek çok konuda ekonomik, toplumsal ve siyasal yaşamın her alanına ilişkin düzenlemeler yapılıyor. OHAL KHK’leri üzerinden atılan adımlar, hukuki yönü açıkça tartışmalı kararlar ve uygulamaların ortaya çıkardığı ağır sonuçlar, 15 Temmuz’da engellendiği iddia edilen darbe mekanizmasının hiçbir kesintiye uğramadan işletildiğini ve giderek kontrolden çıkmaya başladığını gösteriyor. Son yedi ay içinde çıkarılan KHK’lerin içeriğine ve uygulama alanlarına bakıldığında, önemli bir bölümünün darbe girişimi ile uzaktan yakından ilgisinin olmadığı çok açık. KHK düzenlemeleri ile ekonomik politika..]]> Thu, 16 Feb 2017 04:20:16 +0300 Arpalık fonu https://www.evrensel.net/yazi/78446/arpalik-fonu https://www.evrensel.net/yazi/78446/arpalik-fonu? Türkiye’nin dengesiz bir şekilde dışa açıldığı Özal hükümetleri döneminde oluşturulan açık ve gizli fonlarla yerli ve yabancı sermayenin nasıl ihya edildiği, devletin ve halkın birikimlerinin nasıl ‘iç edildiği’ hatırlanacaktır. Benzer bir durum, Türkiye Varlık Fonu (TVF) üzerinden, üstelik geçmişte yaşananlardan hiç ders almadan hayata geçirilmeye çalışılıyor. Geçtiğimiz günlerde Bakanlar Kurulu kararıyla,toplam değerleri 100 milyar TL’yi bulan kamu kurum ve kuruluşları Türkiye Varlık Fonu’na (TVF) devredildi. Tıpkı 1980 sonrasında olduğu gibi, TVF üzerinden yoğun bir iç ve dış borçlanma sürecinin başlatılacağı anlaşılıyor. Fona aktarılan varlıklar kullanılarak, hatta ipotek edilerek (rehin verilerek) yerli ve yabancı sermayenin ihya edilecek olması, yıllardır uygulanan ‘Yoksuldan alıp zengine verme’ politikasının artarak sürdürüleceği anlamına geliyor. Üstelik hükümet, sadece devlete ait kamu kuruluşlarının varlıklarını değil, aynı zamanda ülkenin yer altı ve yer üstü zenginlikle..]]> Thu, 09 Feb 2017 04:55:29 +0300 İşçiye kaşıkla patrona kepçeyle https://www.evrensel.net/yazi/78404/isciye-kasikla-patrona-kepceyle https://www.evrensel.net/yazi/78404/isciye-kasikla-patrona-kepceyle? 15 yıldır tek başına iktidar olan AKP’nin bugüne kadar patronların bir dediğini iki etmediğini, özellikle ekonomik talepler söz konusu olduğunda hükümetin adeta seferberlik ilan ettiğini biliyoruz. 2002’den bugüne 2003, 2006, 2009, 2012 ve 2015 yıllarında “istihdam teşvik paketleri” açıklayarak patronların istihdam maliyetleri ciddi anlamda azaltıldı. Öyle ki, bugüne kadar “patrona teşvik” adı altında sadece patronlara aktarılan kaynak miktarı 50 milyar lirayı aşmış durumda. Başbakan, 24 Ocak kararlarının yıl dönümünde, tamamı bölgede bulunan 23 ili kapsayan ve seçim yatırımı olarak değerlendirilebilecek “Cazibe Merkezleri Projesi”ni açıkladı. 11 Ocak’ta resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren bölgesel nitelikli yeni teşvik paketi ile ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sorunlara rağmen nereden karşılanacağı belli olmayan 20 milyar liralık bir projenin (13 milyar lirası üretim, 7 milyar lirası hizmet sektörü) hayata geçirilmesi ve proje üzerinden 122 bin yeni istihdam sağlanması ..]]> Thu, 02 Feb 2017 05:00:39 +0300 'Dini' ve 'milli' müfredat https://www.evrensel.net/yazi/78363/dini-ve-milli-mufredat https://www.evrensel.net/yazi/78363/dini-ve-milli-mufredat? İlk ortaya çıktığı andan itibaren siyasetin ve ideolojinin belirleyici olduğu eğitimin çoğu zaman örtük (gizli) tutulmaya çalışılan siyasal-ideolojik yönünün hiç olmadığı kadar belirginleştiği bir ülkede yaşıyoruz. Başta eğitim müfredatı (öğretim programları) olmak üzere okullar, sınıflar, öğretmen ve öğrenciler, özellikle son yıllarda, iktidarın siyasi ve ideolojik dayatma ve müdahalelerinin merkezinde yer alıyor. Tarihin en tartışmalı şûraları arasında yer alan ve tam anlamıyla bir ‘Dini Eğitim Şûrası’ şeklinde gerçekleştirilen 19. Milli Eğitim Şûrası sonrasında Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından müfredat değişikliklerine ilişkin çalışma başlatılmıştı. MEB’in kamuoyundan uzak bir şekilde ‘kapalı devre’ olarak sürdürdüğü hazırlık süreci, 19. Milli Eğitim Şûra’sına damgasını vuran ‘dini’ ve ‘milli’ temelli eğitim anlayışına uygun bir şekilde tamamlandı. İki hafta önce 53 farklı dersin program taslağı açıklanarak, sonuca etki etmesi beklenmeyen itiraz ve değerlendirmeler için bi..]]> Thu, 26 Jan 2017 04:16:32 +0300 Yeni rejim https://www.evrensel.net/yazi/78269/yeni-rejim https://www.evrensel.net/yazi/78269/yeni-rejim? Türkiye’de altı aydır uygulanan ve en az altı ay daha sürmesi beklenen OHAL ile sürdürülen olağanüstü yönetim uygulamaları, bir süredir tartışılan ‘rejim değişikliği’ tartışmalarının nasıl bir içerikte olacağının ipuçlarını vermeye başladı. İlanından bu yana OHAL gerekçesi ile hiç ilgisi olmayan adımların atılması, yaratılan olağanüstü yönetim rejimi ile iktidarın hukuk dışına çıktığını gösteren ve olağan koşullarda suç olarak değerlendirilmesi kaçınılmaz olan çok sayıda karar alınması ve uygulanmasını beraberinde getiriyor. İktidar, kendisini doğrudan yargının yerine koyarak, yarısına yakını Milli Eğitim Bakanlığı ve üniversitelerden olmak üzere, yüz bine yakın kamu görevlisi için, mevcut hukuk sistemi içinde hukuken hiçbir anlamı olmayan ‘Bir daha geri dönmemek üzere’ kamu görevinden çıkarma kararları verdi. Bilinçli olarak işletilmeyen hukuk süreci üzerinden ihraç edilenlerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli olan ‘çalışma hakkı’nı engellemekle yetinmeyip, günlük yaşamlar..]]> Thu, 12 Jan 2017 05:00:22 +0300 Eskiyen yıldan yenisine kalanlar https://www.evrensel.net/yazi/78186/eskiyen-yildan-yenisine-kalanlar https://www.evrensel.net/yazi/78186/eskiyen-yildan-yenisine-kalanlar? Dünyada ve Türkiye’de son bir yıl içinde yaşanan gelişmeler, her açıdan derin bir çürüme içine giren sistemin geniş bir alanda etkisini gösteren ekonomik ve siyasal saldırılarının giderek ağırlaştığını, bu durumun 2017’de daha da artma eğiliminde olduğunu gösteriyor. Yıllardır sürdürülen mezhepçi dış politika ve bu politikaya uygun olarak atılan tehlikeli adımlar, ülkeyi 2016’da daha derin bir bataklığın içine çekti. İçeride ve dışarıda benimsenen şiddet ve savaş politikaları nedeniyle peş peşe yaşanan bombalı terör saldırıları ve katliamlar tüm ülkeyi kana ve gözyaşına boğdu. Büyük bölümü 2016 yılı içinde olmak üzere, Türkiye’de son bir buçuk yılda tam 32 bombalı saldırı gerçekleşti. Ülkenin farklı yerlerinde yaşanan saldırılarda 363’ü sivil 460 kişi can verdi, 2 binden fazla insan yaralandı. Sadece son bir yıl içinde Türkiye’de yaşananların onda biri normal bir ülkede yaşasa ortada ne hükümet, ne de AKP diye bir parti kalırdı. 15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından ik..]]> Thu, 29 Dec 2016 04:55:20 +0300 Korkunun derinliği https://www.evrensel.net/yazi/78145/korkunun-derinligi https://www.evrensel.net/yazi/78145/korkunun-derinligi? Türkiye’de geniş kitlelerin, iktidar güçleri tarafından yaratılan korku ve gerilim ortamında, güvenli bir gelecek umudunun giderek azaldığı bir dönemden geçiyoruz. Merkezinde resmi ve sivil iktidar güçlerinin yer aldığı, doğrudan insanların yaşam hakkını ve çalışma hakkını hedef alan baskıcı uygulamalar (Kamuda yaşanan ihraçlar ve açığa almalar, işten atmaların kolaylaşması, gazeteci ve muhalif siyasilere yönelik baskılar, gözaltı ve tutuklamalar vb.) artarak devam ediyor. 15 Temmuz sonrasında ilan edilen ve sayısız hukuk dışı uygulamalar eşliğinde işletilen OHAL sürecinde yaşanan bombalı saldırılar ile birlikte toplumun üzerine kabus gibi çöken acılar, korkular ve tehditler, günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline getirilmeye çalışılıyor. İktidar, iç ve dış politikada attığı adımları ve baskıcı uygulamalarını eleştiren, itiraz eden herkesin ‘vatan haini’ olmakla suçlandığı böylesine olağanüstü bir dönemi, zorbalıkla ve tehditle güçlendirilmiş bir ‘korku siyaseti’ ile aşmaya..]]> Thu, 22 Dec 2016 05:00:17 +0300 Asgari hesaplar https://www.evrensel.net/yazi/78097/asgari-hesaplar https://www.evrensel.net/yazi/78097/asgari-hesaplar? Asgari ücret, bir ülkede çalışan işçilerin yaşamını sürdürmesi için gerekli asgari geçim koşullarını ortaya koyan en somut göstergelerden birisidir. Asgari ücrette yaşanacak artış sadece asgari ücretle çalışanları değil, çeşitli sigorta primleri ve tazminatlar olmak üzere, neredeyse ücretli/maaşlı çalışan herkesi etkiler. Türkiye’de mevcut asgari ücret uygulaması, her ne kadar işçilerin yaşadığı sefaletin, ağır emek sömürüsünün devletin ‘yasal güvencesi’ altında sürdürülmesi anlamına gelse de, işçi sınıfının geniş kesimlerinin çalışma ve yaşam koşullarını belirleyen en temel etkenlerden birisi olmayı sürdürüyor. Bu nedenle her yıl aralık ayında milyonlarca emekçinin gözü kulağı, Asgari Ücret Tespit Komisyonundan çıkacak asgari ücret artış kararında oluyor. Milyonlarca asgari ücretlinin çalışma ve yaşama koşullarının tamamen dışında ve uzağında yürütülen göstermelik pazarlıklar, patronların “sıfır zam” dayatması, hükümetin “gerçekçi olmak” adına sürekli patronlardan yana tutum a..]]> Thu, 15 Dec 2016 04:54:56 +0300 2017 bütçesi ne getiriyor? https://www.evrensel.net/yazi/78057/2017-butcesi-ne-getiriyor https://www.evrensel.net/yazi/78057/2017-butcesi-ne-getiriyor? 2017 merkezi yönetim bütçesi hafta başından itibaren TBMM genel kurulunda görüşülmeye başlandı. 2017’ye ilişkin bütçe rakamları 17 Aralık tarihine kadar görüşülerek yasalaşacak. Fakat özellikle son iki ay içinde ekonomide yaşanan olağanüstü gelişmeler nedeniyle, önümüzdeki yıl için belirlenen bütçe hedeflerinin şimdiden yerle bir olduğunu söylemek mümkün. AKP hükümetlerinin bugüne kadar ortaya koyduğu bütçe pratiğine bakıldığında, istihdama yeterli kaynak ayırmak, asgari ücreti tamamen vergi dışı bırakmak, sürekli artan dolaylı vergileri azaltmak, temel tüketim mallarından alınan KDV’yi düşürmek, ücretli emekçilerin temel ihtiyaçlarını karşılayacak ücret politikaları uygulamak gibi bir derdi olmadığı anlaşılıyor. 2017 bütçesi bu yönüyle tıpkı öncekiler gibi emeğe düşman, sermayeye dost bir bütçe olarak karşımıza çıkıyor. 2017 Merkezi Bütçe Yasa Tasarısı, halkın ödediği vergilerin belirgin bir şekilde artmasını öngören, dolayısıyla temel tüketim maddelerine yapılacak zamların dö..]]> Thu, 08 Dec 2016 04:53:34 +0300 Çıkmaz sokak https://www.evrensel.net/yazi/78008/cikmaz-sokak https://www.evrensel.net/yazi/78008/cikmaz-sokak? Halkın günlük yaşamına doğrudan etki eden kötü ya da olumsuz haberler peş peşe geldiğinde “Çok alametler belirdi, kötü şeyler olacak!” sözü sık sık kullanılır. AKP’nin tek başına iktidarda olduğu son 14 yıl içinde, özellikle işçi ve emekçiler açısından, bu anlamda çok alamet ortaya çıktı, önemli hak kayıpları yaşandı. Türkiye’de halkın günlük yaşamını doğrudan ilgilendiren en temel ekonomik ve toplumsal göstergeler, bugüne kadar hiç olmadığı şekilde kötüye gitmeye başlamasına rağmen, ülkeyi yönetenlerin ağırlaşan ekonomik sorunları yeterince önemsememesi ya da hafife alma tutumu sürüyor. 15 Temmuz sonrasında ilan edilen OHAL ve ardından peş peşe çıkarılan kanun hükmünde kararnameler (KHK) üzerinden başlatılan kitlesel tasfiyeler, ihraçlar ve açığa almalarda yaşanan hukuksuzlukların yarattığı sorunlar giderek ağırlaşırken, iç ve dış politikadaki gelişmelerin ekonomi ve halkın günlük yaşamı üzerindeki yıkıcı etkileri daha da belirgin hale geldi. Bugüne kadar ekonomide, iç ve dış po..]]> Thu, 01 Dec 2016 04:40:45 +0300 Emekçinin krizi https://www.evrensel.net/yazi/77915/emekcinin-krizi https://www.evrensel.net/yazi/77915/emekcinin-krizi? Bir ülkede ekonomik, siyasal, toplumsal ve hukuki alanlarda meydana gelen olumsuz gelişmeler zincirleme bir reaksiyon şeklinde yaygınlaşma eğilimi gösterdiğinde, tüm dengeler hızla bozulmaya başlar ve bu durumun ilk somut sonuçları ekonomik yaşamda görülür. Bu durum hem tek tek ülkeler açısından, hem de o ülkede yaşayan emekçiler açısından benzer sonuçlar ortaya çıkarır. Ekonomi ve siyaset arasındaki iç içe geçmiş ilişki ve çelişkilerin niteliğini ısrarla göz ardı eden iktidar temsilcilerinin, özellikle emekçilerin giderek derinleşen ekonomik krizi koşullarında tamamen yalan propaganda ve hamasete dayalı değerlendirmeler yapması yaşanacaklar açısından yeterince endişe verici. Öncesi bir tarafa, özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında iç ve dış politikada yaşanan olağanüstü gelişmelerin etkisiyle bozulan ekonomik dengeler karşısında “vatan-millet” edebiyatı dışında hiçbir önlem almayan Hükümet, ülkeyi tarihin en büyük ekonomik krizine doğru sürüklüyor. Siyasal alanda yaşanan s..]]> Thu, 17 Nov 2016 04:24:54 +0300 Uçuruma doğru https://www.evrensel.net/yazi/77871/ucuruma-dogru https://www.evrensel.net/yazi/77871/ucuruma-dogru? Ülkede yaşanan olağanüstü gelişmeler, başından sonuna belli bir plan doğrultusunda hayata geçirilen ve bizzat iktidar eliyle yürütülen siyasi operasyonlar ülkeyi hem ekonomik hem de siyasi olarak hızla uçuruma doğru sürüklemeye başladı. Yıllardır ülkedeki bütün kurumların yönetim ve denetimini tek elde toplamak isteyen, kendilerinden habersiz yaprak bile kımıldamaması doğrultusunda hareket edenler, yıkıcı sonuçlarını hiç düşünmeden tehlikeli adımlar atıyorlar. Öncelikle ‘Kendilerinin uyması gereken en temel hukuk kurallarını yok sayan, toplumda kendileri gibi düşünmeyen ve yaşamayanları potansiyel tehdit olarak görüp sürekli baskı altında tutmaya çalışan, temel hak ve özgürlükleri sınırlayan, en temel sendikal, demokratik eylemleri suç sayarak yasaklayan bir iktidarın darbecilerden ne farkı var?’ sorusunu akla getiriyor. Yıllardır parlamentoda mutlak siyasi güç olanlar, darbe girişimi sonrasında mevcut konumlarını daha da pekiştirerek, yasa, hak, hukuk tanımadan mutlak siyasi otorit..]]> Thu, 10 Nov 2016 04:25:16 +0300 Kamu istihdamı nereye? https://www.evrensel.net/yazi/77781/kamu-istihdami-nereye https://www.evrensel.net/yazi/77781/kamu-istihdami-nereye? Ülke nüfusuna oranı açısından OECD ülkeleri içinde en az kamu istihdamına sahip olan ülkelerin başında Türkiye geliyor. OECD ülkelerinde toplam istihdamın yüzde 21.3’ü kamuda iken, Türkiye’de asker-polis sayısı dahil edildiğinde bu oran yüzde 12’yi ancak geçebiliyor. Bu açık gerçeğe rağmen, yıllardır ülkede memur sayısının ihtiyaçtan fazla olduğu, memurların iş güvencesi nedeniyle yeterince çalışmadığı, hatta “Yan gelip yattığı” iddiaları yandaş medya tarafından sürekli dillendiriliyor. Son yıllarda kamu istihdamı ile ilgili olarak “Vatandaşın daha iyi hizmet alması” iddiasıyla memurların sınırlı iş güvencesi ve diğer haklarının kaldırılması tartışmaları yaşanıyor. Serbest piyasa koşullarına uygun, günün koşullarına kolaylıkla uyum sağlayabilecek, işe alma/işten çıkarma süreçlerinin yeniden belirlendiği yeni bir kamu personel rejiminin oluşturulması için yeniden hazırlıklara başlandı. Hükümet, başkanlık sistemine uygunluk açısından siyasi iktidarla birlikte değişen bir yönetim y..]]> Thu, 27 Oct 2016 04:55:05 +0300 İşsizlik sopası https://www.evrensel.net/yazi/77731/issizlik-sopasi https://www.evrensel.net/yazi/77731/issizlik-sopasi? Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye’de istihdam edilen 27 milyon 636 bin kişiden 18 milyon 480 binini ücretli veya yevmiyeli çalışanlar oluşturuyor. Ücretli veya yevmiyeli çalışanların toplam istihdam içindeki payı ise yüzde 70’e dayanmış durumda. İstihdamda bulunan her 100 kişiden 70’ini ücretli emekçilerin oluşturması, emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarına yönelik olarak hayata geçirilen her politikanın halkın büyük bölümünü yakından ilgilendirdiğini ya da ilgilendirmesi gerektiğini gösteriyor. Uzunca bir süredir, çalışma hayatı başta olmak üzere, gündelik yaşamın neredeyse bütün alanları sermayenin çıkarları ve ihtiyaçları doğrultusunda biçimlendiriliyor. Çalışma yaşamında az çok düzenli, güvenceli istihdam biçimlerinden hızla uzaklaşma yaşanırken, geçici, kuralsız ve güvencesiz çalışma biçimleri belirgin bir şekilde artmaya ve yaygınlaşmaya başladı. Gerek özel sektörde, gerekse kamu istihdamında ‘Dönemin koşullarına kolaylıkla uyum sağlayabilecek’ bir isti..]]> Thu, 20 Oct 2016 04:30:42 +0300 OHAL ve emekçiler https://www.evrensel.net/yazi/77682/ohal-ve-emekciler https://www.evrensel.net/yazi/77682/ohal-ve-emekciler? Hükümetin halkın çeşitli kesimlerinin ekonomik, toplumsal ve demokratik taleplerini az çok karşılayabilecek, emekçilerin yaşadığı ağır sorunları hafifletecek olanakları büyük ölçüde yitirdiğinin ilk işaretleri ortaya çıkmaya başladı. 15 Temmuz’da yaşanan başarısız darbe girişimi sonrasında 3 ay süreyle ilan edilen OHAL, 19 Ekim’den geçerli olmak üzere 3 ay daha uzatıldı. Emekçi aileleri her geçen gün zorlaşan çalışma ve yaşam koşulları içinde hayatta kalma mücadelesi verirken, OHAL’in de etkisiyle ekonomik ve sosyal hayatta yaşanan ya da yaşanacak olumsuzlukların halkın günlük yaşamı üzerindeki etkilerinin artması kaçınılmaz. Ekonominin çarklarının belirgin bir şekilde yavaşlaması ve ekonomideki durgunluk geçtiğimiz hafta açıklanan orta vadeli program ile resmi olarak teyit edildi. Hane halkı borçlarının istikrarlı bir şekilde artması, işsizliğin yüzde 10’un üzerine oturması ve daha da artma eğilimi göstermesi, TL’de yaşanan değer kaybına bağlı olarak halkın satın alım gücünde yaşa..]]> Thu, 13 Oct 2016 04:03:29 +0300 Darbeci mantık https://www.evrensel.net/yazi/77631/darbeci-mantik https://www.evrensel.net/yazi/77631/darbeci-mantik? 15 Temmuz darbe süreci sonrasında ilan edilen OHAL sonrasında “darbecilerle mücadele” adı altında çıkarılan KHK’ler iktidarın potansiyel tehdit olarak gördüğü kişi ve kurumları birer birer hedef haline getirmeye başladı. Bu durumun son örneği on yıla yakın süredir işçi ve emekçilerin gözü kulağı olan, Hayatın Sesi Televizyonu ile birlikte çok sayıda muhalif TV ve radyonun yayını Başbakanlık tarafından OHAL gerekçesiyle durduruldu ve kapılarına mühür vuruldu. Herhangi bir ülkede iktidar gücünü önceden belirlenen kurallar ve yasalardan alır. Ancak yasaların, kuralların olması, temel hak ve özgürlüklerin yasalarda yazılı olması tek başına yeterli değildir. Yasalara ya da kurallara uyulması ve onların çizdiği sınırlar içinde hareket edilmesi başta iktidar olmak üzere, herkesin üzerinde en azından teorik olarak ortaklaştığı bir mesele. 15 Temmuz sonrasında her türlü ulusal ve uluslararası hukuk kurallarını yok sayarak hareket eden, hukuku fiilen askıya alanlar, özellikle OHAL’in arkasın..]]> Thu, 06 Oct 2016 04:08:07 +0300 ‘Terör torbası’ https://www.evrensel.net/yazi/77583/teror-torbasi https://www.evrensel.net/yazi/77583/teror-torbasi? 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden iki buçuk ay geçti. Darbe girişiminin bastırılmasının ardından ‘darbecilerle mücadele ‘edilecek iddiasıyla OHAL ilan edildi. Hükümet temsilcileri OHAL’i ‘devletin vatandaşa değil, kendisine karşı ilan ettiğini’ açıklamıştı. Ancak OHAL dayanak yapılarak çıkarılan ve konu bakımından darbe girişimi ile sınırlı olması gereken KHK’lerle atılan hukuksuz adımların, özellikle kamuda kitlesel tasfiyeleri beraberinde getirmesi asıl amacın darbecilerle mücadele olmadığını gösterdi. Hükümet, kısa süre içinde hedefini genişleterek, ancak darbecilerin cesaret edebilecekleri tehlikeli adımlar atmaya, üstelik bunu darbecilerle mücadele bahanesiyle yapmaya başladı. Her başları sıkıştığında toplumun desteğini almak için başvurdukları ‘terör söylemi’ni yeniden piyasaya sürdüler. Öyle ki, hükümetin ve kamu yöneticilerinin kendilerini mahkemelerin yerine koyarak ‘şüphe üzerine’ hüküm vermeleri sonucunda ihraç edilen ve açığa alınanlarla birlikte doğrudan ya da dola..]]> Thu, 29 Sep 2016 04:53:46 +0300 Hitler’in izinde https://www.evrensel.net/yazi/77533/hitlerin-izinde https://www.evrensel.net/yazi/77533/hitlerin-izinde? İktidarın iç ve dış politikada artan sorunlara rağmen giderek sertleşen, darbecileri bile gölgede bırakan adımları ve tehlikeli uygulamaları devam ediyor. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında iktidar cephesinde oluşan korku ve panik ortamında atılan her adımda yeni sorunlar yaratılırken, OHAL kararı ve ardından çıkarılan kanun hükmünde kararnameler (KHK) ile tüm ülkede olağanüstü rejim uygulamalarının giderek yerleşik hale geldiğini görüyoruz. OHAL dayanak yapılarak çıkarılan ancak, OHAL kapsamının dışına çıkılarak hazırlanan KHK’lerle işten atılan ve/veya tutuklanan on binlerce kamu görevlisinin ”suçlu” sayılması için hiçbir somut kanıt arayışına girilmemesi, tamamen siyasi tasarruf ve şüphe üzerine hareket edilmesi dikkat çekici. İktidarın kendisini mahkemelerin yerine koyarak ihraç edilen ya da açığa alınan kamu görevlileri için “Bir daha geri dönmemek üzere” kamu görevinden çıkarma kararı vermesi, işletilmeyen bir hukuk süreci üzerinden ihraç edilenlerin “yaşam hakkı” ve “çalışma..]]> Thu, 22 Sep 2016 04:54:10 +0300 Siyasi tasfiye https://www.evrensel.net/yazi/77442/siyasi-tasfiye https://www.evrensel.net/yazi/77442/siyasi-tasfiye? Yıllardır kamu emekçilerinin sınırlı iş güvencesini kaldırmak, sadece kendileri gibi düşünen, mutlak biat anlayışıyla hareket edecek insanlarla çalışmak isteyen hükümet, darbe girişimi sonrasında bu hedefini gerçekleştirmek için OHAL hukukunu kendisine dayanak yaparak tehlikeli adımlar atmaya başladı. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında, tüm kamu kurumlarında, önceden hazırlıkları masa başında yapılan, büyük bölümü siyasi fişleme ve ihbarcılık sistemi üzerinden gerçekleştirilen açığa almalar ve ihraçlar, darbe girişimi ile uzaktan yakından ilgisi bulunmayanları da kapsayacak şekilde genişletilerek devam ediyor. Darbe girişimini yıllardır yapmak istediklerini hayata geçirebilmek için önemli bir fırsat olarak değerlendiriyorlar. Kısa süre içinde büyük çoğunluğu eğitim ve sağlık alanında, on binlerce kamu personeli “darbe soruşturması” gerekçesiyle açığa alındı. Ardından 1 Eylül gece yarısı çıkarılan 672 sayılı KHK ile Anayasa başta olmak üzere, en temel ulusal ve uluslararası hukuk kur..]]> Thu, 08 Sep 2016 05:00:41 +0300 Emek ve barış https://www.evrensel.net/yazi/77393/emek-ve-baris https://www.evrensel.net/yazi/77393/emek-ve-baris? Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü. Dünyada ve Türkiye’de halkların ağır bedeller ödemesine neden olan ve sürekli kışkırtılan savaş politikaları, ortak çıkarlara sahip olan işçi ve emekçileri şoven propaganda üzerinden karşı karşıya getirmek için sürekli kullanılıyor. İşçi sınıfının farklı kimlik, inanç, mezhep ve siyasi görüşten oluşması, savaş ve çatışma koşullarının yarattığı yıkımın yanı sıra, sınıfın birliğine ve mücadelesine yönelik en büyük tehdit olmayı sürdürüyor. Türkiye’de yıllardır savaş politikaları üzerinden yaratılan karşılıklı cepheleşme, milliyetçiliğin yükseltilerek ırkçılığın körüklenmesi, farklı kimliklerden emekçilerin birbirine karşı kışkırtılmasına, hatta düşman edilmesine neden oldu. Emekçilerin saflarında savaş politikaları nedeniyle yaşanan karşı karşıya gelişler, iktidarın ve patronların kazanılmış haklarına saldırırken daha cesaretli davranmalarını sağlarken, savaş bahanesiyle önemli hak kayıpları yaşandı. Savaş politikalarının belirleyici etkisiyle en temel h..]]> Thu, 01 Sep 2016 05:00:35 +0300 Güç dengeleri https://www.evrensel.net/yazi/77348/guc-dengeleri https://www.evrensel.net/yazi/77348/guc-dengeleri? “Sular yükselince balıklar karıncaları, sular çekilince karıncalar balıkları yer. Kimin kimi yiyeceğine suyun akışı karar verir” (Kızılderili atasözü). Sadece içinde bulunulan dönemin özelliklerine, o andaki güç dengelerine bakılarak kimlerin kazanıp, kimlerin kaybedeceğine, kimin başarılı olup kimin yenileceğini belli bir tarihsel andaki güç dengeleri değil, karşıt güçler arasındaki mücadelenin gelişim seyri belirler. Patronlar ile emekçiler arasında, kesintisiz olarak süregelen mücadele içinde oluşan ve oluşmakta olan güç dengesi, askeri ya da sivil darbe dönemlerinde belirgin bir şekilde sermaye güçleri lehine değiştiği biliniyor. Bunun gerçekleşmesi için, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında görüldüğü gibi, darbelerin mutlaka başarılı olması da gerekmiyor. Genel olarak işçi ve emekçilerin mücadelesi açısından 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yaratılan olağanüstü durum ve sonrasında oluşan koşullar, emekçilerin çalışma koşullarını doğrudan etkileyen düzenleme ve uygulamaların ..]]> Thu, 25 Aug 2016 04:34:52 +0300 Darbe fırsatçılığı https://www.evrensel.net/yazi/77303/darbe-firsatciligi https://www.evrensel.net/yazi/77303/darbe-firsatciligi? 14 yıldır tek başına iktidarda olan AKP, bugüne kadar kendisine yönelik en ciddi ve tehlikeli girişim olan 15 Temmuz darbe girişiminin püskürtülmesinin ardından ilan edilen OHAL üzerinden olağanüstü adımlar atmaya, ekonomik ve toplumsal yaşamın bütün alanlarını düzenlemeye devam ediyor. Son bir aydır her ne kadar “darbecilere karşı” mücadele etmek için ilan edildiği iddia edilse de, OHAL gerekçesiyle yapılanlar ve peş peşe çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerin (KHK) sadece darbecilerle mücadeleyi içermediği, yaşanan sürecin fırsata çevrilerek ekonomik ve toplumsal yaşamın bütün alanlarını yakından ilgilendiren konularda önemli adımlar atıldığı görülüyor. Türkiye ekonomisi açısından önemli bir milat olarak kabul edilen 24 Ocak 1980 kararlarının 12 Eylül darbesi sonrasında hayata geçirilmesinin mümkün olduğu hatırlanacaktır. Benzer bir durumun 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yaşanıyor olması dikkat çekici. Her ne kadar darbe girişimi püskürtülmüş olsa da, ülkenin AKP’nin de..]]> Thu, 18 Aug 2016 04:54:35 +0300 Yandaşlık https://www.evrensel.net/yazi/77253/yandaslik https://www.evrensel.net/yazi/77253/yandaslik? Birinden ya da bir düşünceden yana olmak, birini ya da bir düşünceyi desteklemek gibi bir anlamı olsa da, “yandaş” ya da “yandaşlık” kavramı, AKP ile birlikte farklı alanlarda ve daha militan tutumları ifade etmek için kullanılmaya başlandı. Son yıllarda yandaşlık durumu o kadar belirgin hale geldi ki, “yandaş” olmayanların iktidarın doğrudan hedefi olduğu düşüncesi hızla yaygınlaştı. Kuşkusuz AKP’den önce de “yandaşlık” vardı, ancak bu kavramın anlam sınırlarının bu kadar zorlandığı bir dönem daha yaşanmadı. İktidarın görüş, düşünce ve uygulamalarına, zaman zaman birbirine taban tabana zıt olsa da, itirazsız, koşulsuz onay vererek ona yaranmaya çalışanları, eleştiri ve itirazları sadece görmezden gelmekle yetinmeyip, karşısında olduğuna inandığı herkesi kolayca “hain”, “düşman”, “terörist” olarak gören ve suçlayan herkesi “yandaş” kategorisinde değerlendirmek mümkün. Bırakalım AKP’nin son 14 yılını, sadece son birkaç ayda yaşananlar bile, siyasi iktidar yandaşlığı açısından belirti..]]> Thu, 11 Aug 2016 05:00:20 +0300 Olağanüstü rejim https://www.evrensel.net/yazi/77153/olaganustu-rejim https://www.evrensel.net/yazi/77153/olaganustu-rejim? 15 Temmuz başarısız darbe girişimi sonrasında ülkede yaşananlara baktığımızda 3 ay süreyle ilan edilen OHAL ile birlikte, tüm ülkede olağanüstü rejim uygulamalarını da aşan keyfi karar ve uygulamaların hayata geçirildiğini görüyoruz. 667 sayılı OHAL Kanun Hükmünde Kararname’si (KHK) ile OHAL gerekçesi ile hiç ilgili olmayan çok sayıda adım atan ve ülke çapında ciddi anlamda hukuksuzluk yaratmanın yanı sıra, olağanüstü rejim uygulamaları ile iktidarın sürekli vurgu yaptığı hukuk dışına çıktığını gösteren çok sayıda karar alınmaya ve uygulanmaya başlandı. 23 Temmuz’da ilan edilen OHAL’in konu yönünden çerçevesini çizmesi beklenen 667 sayılı (KHK) ile çok sayıda özel eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşu, dernek ve vakıf kapatılırken, iki konfederasyona bağlı 19 sendikanın kapatılması, hangi gerekçeyle yapılmış olursa olsun, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerin güvencesinde olan sendikal haklara yönelik açık bir ihlal anlamını taşıyor. OHAL ile ilgili Anayasal ve yasal düzenlemeler..]]> Thu, 28 Jul 2016 04:53:06 +0300 Cadı avı https://www.evrensel.net/yazi/77109/cadi-avi https://www.evrensel.net/yazi/77109/cadi-avi? İktidar, en genel anlamıyla herhangi bir birey veya topluluğun başka birey veya topluluk üzerinde kendi istediklerini yapabilme veya yaptırabilme gücü olarak tanımlanır. Bir sınıfın ya da onun siyasal temsilcisinin iktidar olabilmesi ve iktidarda kalabilmesi, toplumun önemli bir bölümünü yaptıklarının doğru olduğuna inandırması gerekir. Olağanüstü dönemlerde iktidar, olağan dönemlerde olduğundan çok daha farklı araç ve uygulamaları devreye koyarak kendi otoritesini daha sağlam bir şekilde tesis etmek için karşısına çıkan fırsatları değerlendirmeye çalışır. 15 Temmuz askeri darbe girişiminin başarısız olduğunun kesinleşmesinin ardından, darbe sonrasında atılması beklenen adımların benzeri, bizzat sivil iktidar eliyle hayata geçiriliyor. Üstelik yıllardır fiilen yaptıkları gibi, kendi koydukları hukuk kurallarını bile daha bir iştahla çiğneyerek, toplumdaki darbe karşıtlığını kendi baskıcı, otoriter yönetim tarzlarını meşrulaştırmak için kullanıyorlar. Son bir haftadır ülkede yaş..]]> Thu, 21 Jul 2016 11:36:48 +0300 Kuşatma https://www.evrensel.net/yazi/77053/kusatma https://www.evrensel.net/yazi/77053/kusatma? Türkiye’yi işçi ve emekçiler için kelimenin tam anlamıyla bir sömürü merkezi haline getirmeye yönelik çok yönlü saldırıların hayata geçirilmeye, ciddi ve somut adımlar atılmaya başlandığı bir dönemden geçiyoruz. Kiralık işçilik düzenlemesi ile yerli ve yabancı iş gücüne yönelik “işçi ticaretinin” önü tamamen açılırken, özellikle genç, kadın ve göçmen işçiler üzerinden, tamamen esnek, güvencesiz ve keskin bir rekabete dayalı, yerli ve yabancı sermayeyi ziyadesiyle memnun edecek yeni istihdam biçimlerinin altyapısı hızla oluşturulmaya başlandı. Türkiye’nin istihdam yapısını uluslararası sömürü zincirinin önemli bir halkası haline getirmek amacını taşıyan ve Meclis gündeminde olan uluslararası iş gücü yasası düzenlemeleri üzerinden belirli alan ve mesleklerde (eğitim, sağlık, mühendislik vb. gibi) yabancılara bağımsız çalışma izni ve çalışma izni muafiyetleri verilmesi planlanıyor. Düzenlemenin yasalaşması durumunda çeşitli meslek gruplarından yabancıların (özellikle mühendis ve doktor..]]> Thu, 14 Jul 2016 05:00:02 +0300 Kuralsızlığın kuralı https://www.evrensel.net/yazi/76958/kuralsizligin-kurali https://www.evrensel.net/yazi/76958/kuralsizligin-kurali? Kapitalist üretim ve toplumsal ilişkiler ağını denetim altında tutarak tüm toplum üzerinde kurulan egemenlik ve otoriteyi ifade eden iktidarlar, güçlerini belli kurallar ve yasalardan alırlar. Ancak toplumsal yaşamda kurallar ya da yasaların olması, bir bütün olarak topluma egemen olmak için tek başına yeterli değildir. Önceden belirlenmiş olan kurallara herkesin uyması, söz konusu kuralların doğru olarak kabul edilmesi ve onaylanması gerekir. Genel olarak toplumda ya da işyerinde, içeriği duruma göre değişiyor olsa da,önceden belirlenmiş kurallara uyma biçimleri benzerlik gösterir. Kurallara uyulmadığı zaman,yine önceden belirlenmiş yaptırımlar ya da cezalar uygulanır. Ancak söz konusu kurallar ya da yasalara onları yapanlar uymamaya başlayınca işin rengi değişiyor. Kuralları koyanlar bu kurallara uymadığı zaman, herhangi bir yaptırımla ya da ceza ile karşı karşıya kalmadıkları görülmesiyle birlikte kuralsızlığın kural olduğu, güçlü olanın zayıf olanı daha çok ezdiği başka bir top..]]> Thu, 30 Jun 2016 04:55:47 +0300 Korkularla yüzleşme https://www.evrensel.net/yazi/76904/korkularla-yuzlesme https://www.evrensel.net/yazi/76904/korkularla-yuzlesme? Gelecek kaygısı ve korkusu içinde kendine ve çevresine olan güvenini kaybetmiş, “Her koyun kendi bacağından asılır” sözünün hakkını verircesine, kimseye güvenmeyen bireyler yetiştirmek,kapitalist sistemin öncelikli hedeflerinden birisidir. Okul sıralarından başlar ve ara sıra kesintiye uğrasa da, bireylerin yaşamı boyunca sürekli yeniden üretilir. 19. yüzyıla özgü çalışma ve yaşam koşullarının giderek yaygınlaşması, sermaye güçleri pek çok açıdan köşeye sıkışmış olmasına rağmen, emek örgütlerinin güçlenmek bir tarafa daha da zayıflayıp etkisiz hale gelmesi, ister istemez yaşanan korkuları besliyor ve büyütüyor. Kendisi ve ailesinin geleceği için endişelenen, güvenceli iş ve insanca yaşam için bir şeyler yapılması gerektiğini düşünenlerin iyi niyetli çabaları, çoğu zaman karşılarında yükselen korku duvarlarına çarparak geri dönebiliyor. İktidarın ve patronların işçi ve emekçileri “Terbiye etmek” ya da “Hizaya getirmek” için en çok kullandıkları şey, onları sürekli tedirgin etmek..]]> Thu, 23 Jun 2016 04:54:19 +0300 Fon mu, arpalık mı? https://www.evrensel.net/yazi/76810/fon-mu-arpalik-mi https://www.evrensel.net/yazi/76810/fon-mu-arpalik-mi? İşsizlik sigortası fonunun işlevi ve sürekli gündemde tutulan “kıdem tazminatı fonu” tartışmaları sürerken, iddia edildiğinin aksine, bilinen anlamda bir emeklilik sistemi olmaktan çok, başlı başına bir “tasarruf ve yatırım” uygulaması olan “bireysel emeklilikte otomatik katılım” tartışmaları gündemde. Hükümetin, bireysel emeklilik sistemine “otomatik katılım” olarak adlandırdığı ve 45 yaş altı ücretli çalışanları ilgilendiren “zorunlu bireysel emeklilik” ile ilgili yasal hazırlıklarda son aşamaya gelindi. Hükümetin yapmak istediği yasal düzenlemeye göre, 45 yaş altında bulunan tüm ücretlilerden otomatik olarak her ay 100 TL kesinti yapılacak ve en az 6 ay boyunca yapılan “zorunlu” kesintilerin ardından isteyen bu süre sonunda sistemden çıkabilecek. Ancak çıkış işlemlerinin nasıl olacağı ve sistemden çıkmayı zorlaştırmak için yeni bir kesinti yapılıp yapılmayacağı belli değil. Hükümetin hesabı bu yöntemle 10 yıl içinde 100 milyar TL’den fazla kaynak yaratmak. Türkiye ekonomi..]]> Thu, 09 Jun 2016 04:55:29 +0300 Despotik emek rejimi https://www.evrensel.net/yazi/76759/despotik-emek-rejimi https://www.evrensel.net/yazi/76759/despotik-emek-rejimi? Bugünden yakın geçmişe doğru baktığımızda, işçi ve emekçilerin ekonomik, sosyal ve demokratik hak kayıplarını içeren böylesine bir dönemin daha önce hiç yaşanmadığını kolaylıkla söyleyebiliriz. Sadece son 14 yıl içinde emekçilerin kazanımları birer birer ellerinin arasından kayıp giderken, genç kuşaklar açısından hiç iç açıcı olmayan bir çalışma yaşamı inşa ediliyor. İktidar uzunca bir süredir toplumun büyük bölümünü yakından ilgilendiren konularda, gayet başarılı bir şekilde, ‘iki ileri, bir geri’ taktiğini izleyerek hedeflerine doğru adım adım ilerliyor. Hak kayıpları ile ilgili tüm yasal düzenlemelerde her kesimin görüşünü alıyor, konuyu ‘müzakere ediyor’ gibi görünse de, nihayetinde yasal düzenlemelerin hepsi en büyük bileşeni iktidar olan sermaye güçlerinin istediği şekilde gerçekleşiyor. Mecliste yakın zaman önce yasalaşan (kiralık işçilik, yeni esnek çalışma biçimleri vb.) ve önümüzdeki dönemde yasalaşmayı bekleyen (zorunlu bireysel emeklilik, zorunlu arabuluculuk sistemi, kı..]]> Thu, 02 Jun 2016 05:00:43 +0300 Kamusal emekliliği tasfiye planı https://www.evrensel.net/yazi/76663/kamusal-emekliligi-tasfiye-plani https://www.evrensel.net/yazi/76663/kamusal-emekliligi-tasfiye-plani? Sosyal güvenlik denildiğinde, bir ülkede yaşayanlar arasında hiçbir ayırım gözetmeksizin, toplumun bütün fertlerinin ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamayı öngören, kişilerin bugünlerini ve yarınlarını güvence altına almayı hedefleyen sistemler bütünü anlaşılır. Bu tanım, elbette bugün uygulanan sosyal güvenlik sistemlerine oldukça uzak. Ancak buna rağmen, mevcut sosyal güvenlik sisteminin kapsamı ve parasal büyüklüğü uzun bir süredir yerli ve yabancı sermayenin iştahını kabartıyor. Kamusal sosyal güvenlik uygulamaları 1970’li yılların sonuna doğru fonların devlet tekelinde olması ve bu alanda yatırım yapan şirketler açısından “haksız rekabet” yarattığı ve bu alandaki devlet tekelinin kaldırılması gerektiği gerekçesiyle hedefe konuldu. 1995 yılında Türkiye’nin de imzaladığı “Hizmet Ticareti Genel Anlaşması” (GATS) ile hükümetlerden kamu hizmetleri üzerindeki devlet tekeline son verip, tüm kamu hizmetlerini “serbest rekabete” açmaları istenmişti. GATS’da sosyal güvenlik si..]]> Thu, 19 May 2016 04:54:16 +0300 Altın vuruş! https://www.evrensel.net/yazi/76621/altin-vurus https://www.evrensel.net/yazi/76621/altin-vurus? Kölelik, bir kişinin sömürü amacıyla bir diğeri üzerinde mutlak egemenlik ve denetim kurmasını ifade eden bir durum olarak biliniyor. İlk sınıflı toplum olan köleci toplumda köle sahipleri, köleler üzerinde her türlü tasarrufta bulunma hakkına sahipti. Köleler yaşadıkları, uyanık oldukları her saat, her dakika sahiplerinin hizmetinde olurlar, sahipleri onlara istedikleri gibi davranır, her türlü eziyeti yapabilirdi. Köleler sürekli çalışırlar ve ürettikleri her şeye sahipleri tarafından el konurdu. Köleler, ancak ölmeyecek kadar karınlarını doyurabilirken, bazen sırf sahipleri istiyor diye canlarını bile vermek zorunda kalırlardı. Bugünün dünyasında kölelik her yerde suç olarak tanımlanıyor. Birisini zorla çalıştırmak, onu istemediği bir şeyi yapmaya zorlamak, en azından görünüşte de olsa yasalarla yasaklanmış durumda. Ancak patronlar, tıpkı geçmişin köle sahipleri gibi, çalışmaktan başka seçeneği olmayan işçileri köle gibi çalıştırmak istiyor. Patronlar, kendi sınıf çıkarlarının kor..]]> Thu, 12 May 2016 04:16:40 +0300 Mücadele birikimi https://www.evrensel.net/yazi/76573/mucadele-birikimi https://www.evrensel.net/yazi/76573/mucadele-birikimi? Toplumsal yaşamla ilgili olarak hayata geçirilen politikalar, mevcut ekonomik-toplumsal sistem hangi sınıfın çıkarlarını koruyorsa, o sınıfın çıkarları ve talepleri doğrultusunda gerçekleştirilir. Bu durumun temel belirleyicisi, birbiriyle uzlaşmaz çıkarlar temelinde karşı karşıya gelen sınıflar arasındaki mücadelelerin biçimi, düzeyi ve sınıflar arasındaki güç dengesidir. Herhangi bir politika hayata geçirileceği zaman sonucun kimin ya da hangi sınıfın çıkarına olacağını belirleyen temel etken ise yürütülen mücadelelerin biriktirdikleridir. Kendi içinde daha örgütlü olan, mücadele araç ve yöntemlerini zamanında ve doğru kullanan sınıf her zaman kazanır. Sermaye güçleri ve onun hizmetindeki iktidar, bugüne kadar egemenliğini sürdürmek için çeşitli alanlarda kimi zaman rıza yoluyla, ama çoğunlukla baskı ve şiddet yöntemlerini kullanarak sınıf egemenliğini pekiştirdi. Hedefleri karşısında tehdit olarak gördükleri tüm kişi ve kurumları adım adım etkisiz hale getirmek için bütün olanakla..]]> Thu, 05 May 2016 05:00:03 +0300 İstihdam stratejisi-3 https://www.evrensel.net/yazi/76523/istihdam-stratejisi-3 https://www.evrensel.net/yazi/76523/istihdam-stratejisi-3? İşçi ve emekçilerin çalışma ve yaşama koşullarının gittikçe ağırlaştığı, esnek ve güvencesiz istihdam uygulamalarının kamu-özel ayrımı yapmadan bütün alanlarda yaygınlaştığı bir dönemden geçiliyor. İşçilerin iradesinin tamamen dışında, yapılan işin, işyerinin ve en önemlisi sermayenin istek ve beklentilerine göre belirlenen yeni çalışma biçimleri patronlara iş gücünün yapısında, yasal kurallara bağlı kalmadan, çalışma ilişkilerinde fiilen, istediği gibi değişiklik yapabilme serbestliği tanıyor. İktidarın yıllar içinde adım adım hayata geçirdiği istihdam stratejisi ile birlikte, işçilerin, çalışma süresi, çalışma biçimi, sayısı, çalışma koşulları, ücreti ve çalışma yetenekleri bakımından, ‘piyasa koşulları’ neyi gerektiriyorsa, o koşullarda çalışmanın alt yapısı oluşturuldu. Çıkarılan yasalar ve fiilen hayata geçirilen uygulamalar yetmiyormuş gibi, şimdi de esnek çalışma, taşeronun isim değişikliği üzerinden yaygınlaştırılması, özellikle kiralık işçilik gibi düzenlemeler üzerinden ç..]]> Thu, 28 Apr 2016 04:55:15 +0300 İstihdam stratejisi -2 https://www.evrensel.net/yazi/76471/istihdam-stratejisi-2 https://www.evrensel.net/yazi/76471/istihdam-stratejisi-2? Türkiye’de istihdamın artırılması için iş gücü piyasasının esnekleştirilmesi, işten çıkarmanın kolaylaştırılması ve işten çıkarma maliyetlerinin düşürülmesi, özellikle geçtiğimiz 14 yıl boyunca AKP iktidarının öncelikli gündemini oluşturdu. 2003 yılında 4857 sayılı İş Kanunu’nun çıkarılmasının ardından yapılan bütün düzenlemelerin hedefinde patronların istedikleri zaman işçi alıp istedikleri zaman çıkarabilmelerinin kolaylaşması, 19. yüzyıla özgü çalışma biçimleriyle piyasada ‘rekabet üstünlüğü’ sağlanması hedeflendi. İş Yasası’nın değişmesi ile birlikte işçiler arasındaki farklılıkları öne çıkartan ve sendikal örgütlenmenin son derece zor olduğu, genelde esnek çalışma olarak ifade edilen, kısmi süreli çalışma, ödünç işçilik vb. gibi yeni çalışma biçimleri hızla yaygınlaştı. Taşeron çalışma başta olmak üzere, kısa süreli, mevsimlik istihdam uygulamalarının katlanarak artması, işçilerin işsizlikle terbiye edilmesini, uzun çalışma süreleri ve düşük ücrete mahkum bir şekilde çalışmaya ra..]]> Thu, 21 Apr 2016 05:00:37 +0300 İstihdam stratejisi -1 https://www.evrensel.net/yazi/76422/istihdam-stratejisi-1 https://www.evrensel.net/yazi/76422/istihdam-stratejisi-1? Dünyada ve Türkiye’de sermayenin emeğe yönelik saldırıları yeniden yükselişe geçti. Pek çok ülkede, işçilerin kazanılmış haklarına, ekonomik, demokratik, sendikal hak ve özgürlüklere yönelik saldırılar giderek artıyor. Başta Fransa olmak üzere, Avrupa ülkelerinde işçiler, işsizler, gençler ve kadınlar iktidarların güvencesiz istihdam politikalarına karşı, güvenceli çalışma hakkı ve güvenli bir gelecek için ayağa kalkmış, isyan bayrağını açmış durumda. Sermaye güçleri istihdam stratejisini hayata geçirmek, içinde bulunduğu ekonomik-siyasal koşulları lehine çevirmek için her anı, her fırsatı sonuna kadar kullanmak istiyor. ‘İstihdam stratejisi’ ifadesi ile sadece üretimin ileri teknolojiye dayanan yeni örgütlenme tarzı veya yeni istihdam biçimleri değil, üretimin, emeğin, istihdamın, çalışma ilişkilerinin ve bir bütün olarak toplumsal yaşamın sermayenin birikim stratejisi doğrultusunda yeniden düzenlenmesini kastediyoruz. Kapitalizm, özellikle son 30 yılda, kendi içinde yaşadığı dönüşü..]]> Thu, 14 Apr 2016 04:35:26 +0300 Çıkış yolu https://www.evrensel.net/yazi/76376/cikis-yolu https://www.evrensel.net/yazi/76376/cikis-yolu? Kapitalist sistemin en temel özelliklerinden biri, bireyleri nesneleştirmek ve onları sistemin çıkarları doğrultusunda istediği gibi “yönetebilir” ve “yönlendirebilir” hale getirmek için çok sayıda araca sahip olmasıdır. Bu araçlar sayesinde toplumun geniş kesimleri, eğitim sistemi ve dini kurumların öncülüğünde, çocuk yaşlardan itibaren sistem karşısında daha itaatkar, daha uysal ve daha pasif hale getirilir. Böylece mevcut egemenlik ve güç ilişkileri sürekli yeniden üretilirken, toplumun önemli bir bölümünün iktidardan ya da güçlü olandan yana tutum alma eğilimi sürekli canlı tutulur. İnsanların herhangi bir sorun karşısında çaresiz olduğunu düşünmesinin, onları ister istemez en temel güncel ekonomik-siyasal gelişmeler karşısında bile daha pasif ve edilgen bir konuma itmesi kaçınılmazdır. Bu durum Türkiye’de öylesine yaygın bir hal almış durumda ki, yaşanan pasiflik ya da edilgenlik durumu, tek tek bireyleri sisteme ve onun düşünce dünyasına karşı gelmek bir yana, sanki bütün sinir ..]]> Thu, 07 Apr 2016 05:18:26 +0300 Yalancının mumu https://www.evrensel.net/yazi/76324/yalancinin-mumu https://www.evrensel.net/yazi/76324/yalancinin-mumu? Gerçekleri olduğundan farklı göstermeye çalışmak, karşısındakini aldatmak, kandırmak ya da en azından kafasını karıştırmak için en çok başvurulan yöntem yalan söylemektir. Özü sözü bir olmayan, olanı olduğu gibi değil, kendi istediği gibi yansıtanlara dünyanın her yerinde “yalancı” denir. Yalanın en önemli özelliği sürekli söylendiğinde kitleler üzerinde etkili olmasına rağmen, belli bir süre sonra gerçeklerin ortaya çıkması ile eski etkisini yitirmesinin kaçınılmaz olmasıdır. AKP, geniş toplum kesimlerini ikna etmek ve onları attığı her adımın doğru olduğuna inandırmak için yalan söylemeyi, etkili bir siyaset tarzı ve propaganda biçimi olarak başarılı bir şekilde uyguluyor. Bugüne kadar ekonomiden siyasete hemen her konuda söyledikleri sayısız yalanla halkın kafasını nasıl karıştırdıklarını, en açık gerçekleri bile kendi çıkarları için nasıl çarpıttıklarına defalarca şahit olduk. Geçtiğimiz hafta Başbakanın “Tüm taşeron işçileri, asıl iş-yardımcı iş ayrımı yapmaksızın kadroya alıy..]]> Thu, 31 Mar 2016 04:34:19 +0300 Taşeron işçiye kadro yalanı https://www.evrensel.net/yazi/76272/taseron-isciye-kadro-yalani https://www.evrensel.net/yazi/76272/taseron-isciye-kadro-yalani? Kamuda çalışan 720 bin taşeron işçisinin durumu ile ilgili olarak yapılan çalışmalarda sona gelindiği açıklandı. Başbakan, “Asıl iş-yardımcı iş ayrımı yapmaksızın kamuda çalışan bütün taşeron işçilerin kadroya alınmasına karar verdiklerini” belirterek “kamuda taşeronda çalışan işçi kalmayacağını” iddia etti. Başbakanın açıklamasının ardından kamuda çalışan bütün taşeron işçilerin kadroya alındığı iddia edilerek, daha önce olduğu gibi “Kamuda çalışan taşerona müjde” şeklinde haberler yapıldı, hükümete övgüler dizildi. Konu ile ilgili yasa düzenleme henüz kamuoyu ile paylaşılmamış olmasına rağmen, taşeron işçilerin kadroya alınması konusunda paylaşılan haberlerin gerçeği yansıtmadığını, taşeron işçiler açısından bilinen anlamda bir “kadroya alınma” durumunun olmadığını belirtmek gerekir. Nitekim Maliye Bakanı, taşeron firmalarda çalışan işçilerin kamuda “özel sözleşmeli personel” statüsünde istihdam edileceklerini ve 3 yılda bir sözleşmelerinin yenileneceğini açık..]]> Thu, 24 Mar 2016 04:52:44 +0300 Barışı savunmak https://www.evrensel.net/yazi/76224/barisi-savunmak https://www.evrensel.net/yazi/76224/barisi-savunmak? Türkiye son yılların en karanlık, en kötü dönemlerinden birisini yaşıyor. İktidarın “içeride savaş, dışarıda savaş” politikalarının bedelini masum insanlar hayatlarıyla ödemeye devam ediyor. Son 6 ay içinde üçü Ankara’da olmak üzere, toplamda beş büyük bombalı saldırı sonucunda çoğu gençlerden oluşan yüzlerce insan hayatını kaybetti. Son aylarda Türkiye’de yaşananlar dünyanın başka bir ülkesinde yaşansa yer yerinden oynar, yaşanan saldırıların sorumlularından ve bu saldırıların yaşanmasına neden olan siyasi iktidardan hesap sorulurdu. Bizde bırakalım iktidardan hesap sormayı, “Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” misali iktidara yönelik en küçük bir eleştiri getirdiğinizde “hain”, “bölücü”, “terörist” suçlaması ile karşı karşıya kalmanız kaçınılmaz oluyor. İşin ilginç tarafı bu tür söylem ve suçlamalar sadece hükümet cephesi ile sınırlı değil. İktidar yandaşı tüm kişi, kurum, sendika ve konfederasyonlar, hatta muhalif gibi görünen kimi yapıların barışı savunanlara karşı iktidarın “terör..]]> Thu, 17 Mar 2016 04:33:28 +0300 İşçinin iradesi ve gücü https://www.evrensel.net/yazi/76122/iscinin-iradesi-ve-gucu https://www.evrensel.net/yazi/76122/iscinin-iradesi-ve-gucu? Sermaye, işçi ve emekçilerin birlik olmasının önüne geçmek, sınıf dayanışmasını engellemek için bütün araçlarını seferber etmeyi sürdürüyor. Yapılan ve yapılmakta olan yasal düzenlemelerle, fiili yasak ve baskılarıyla işçi ve emekçilerin çalışma ve yaşam koşulları katlanılamaz hale gelmiş durumda. Fiziken ve zihnen hemen her fırsatta sömürülen işçiler, kaçınılmaz olarak egemen sistemin işleyişinde meydana gelen her türlü gelişmeyi, eğer ucu kendisine dokunmuyorsa, “olağan” olarak algılar. Örneğin herhangi bir alanda yaşanan bir gelişme, işçilerin sınıfsal çıkarlarına taban tabana zıt olduğu durumlarda bile, kendisini bütün bunların “dışında” tutmayı, “Beni ilgilendirmez” diyerek, tabiri caiz ise “bulaşmamayı” tercih edebilir. Ancak özellikle son birkaç yıldır ülkede yaşanan gelişmeler, çok sayıda işçi tarafından içselleştirilen bu durumun köklü bir şekilde değişmeye başladığının işaretlerini vermeye başladı. Asgari ücretin 1 Ocak 2016’dan itibaren aile geçim indirimi (AGİ) dahil net ..]]> Thu, 03 Mar 2016 04:59:11 +0300 Bütçe yalanları -2 https://www.evrensel.net/yazi/76067/butce-yalanlari-2 https://www.evrensel.net/yazi/76067/butce-yalanlari-2? AKP iktidarı döneminde yapılan bütün bütçelerin, o ana kadar yapılmış “en iyi”, “en sosyal” “Eğitime ve sağlığa en çok pay ayıran”, “Çalışanların enflasyona ezdirilmediği” bütçeler olduğu iddiasını, iktidar temsilcilerinin ağzından her yıl duyuyoruz. Ancak gerek 2016 bütçe verileri, gerekse toplumun büyük bölümünü oluşturan işçi, emekçi, yoksul halkın çalışma ve yaşam koşullarının sürekli kötüleşmesi, söz konusu iddia ve söylemlerin büyük bir yalan olduğunu açıkça gösteriyor. AKP iktidarları döneminde yapılan bütçelerin en belirgin özelliği halktan toplanan kamu kaynaklarının, giderek artan oranda kamu hizmetleri dışındaki alanlara aktarılması. AKP’nin 2002 yılından bu yana Türkiye’nin 1995’te imzaladığı Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS) taahhütlerini bire bir yerine getirmeye başlaması, kamu hizmetlerinin geçtiğimiz yıllar içinde adım adım tasfiye edilmesine ve hızla piyasa ilişkileri içine çekilmesine neden oldu. Geçtiğimiz yıllar içinde kamu kaynakları, asıl kullanılması gerek..]]> Thu, 25 Feb 2016 05:00:45 +0300 Bütçe yalanları -1 https://www.evrensel.net/yazi/76012/butce-yalanlari-1 https://www.evrensel.net/yazi/76012/butce-yalanlari-1? 2016 Merkezi Yönetim Bütçesinin komisyon görüşmeleri tamamlandı ve önümüzdeki günlerde TBMM Genel Kuruluna gelecek. Bütçeler, bir yönüyle devletin ve onun yürütme organı olan hükümetin bir yıl içindeki programını ve pratik uygulamalarını gösteren siyasi yönleri olan bir belge, bir yönüyle de söz konusu programın doğrudan etkileyeceği toplumsal sınıflara nasıl ve ne kadar kaynak aktarılacağını gösteren ekonomik metinler olarak biliniyor. Türkiye’nin kapitalist sisteme uyum sağlamak amacıyla aldığı 24 Ocak 1980 kararlarının hayata geçirilme sürecinden bu yana kurulan bütün hükümetler, ülke ekonomisinin yıllık gelir ve harcamalarını gösteren bütçeleri oluştururken, halkın değil yerli ve yabancı sermayenin çıkarları ve güncel ihtiyaçları doğrultusunda hareket ettiler. 1980 sonrası oluşturulan merkezi bütçelerin piyasa mekanizması ile hızlı bir bütünleşme, hatta iç içe girmiş olması, kamuya (halka) ait kaynakların, kamu hizmetlerinin dışındaki alanlara aktarılarak, kamu hizmetlerinin hız..]]> Thu, 18 Feb 2016 05:00:43 +0300 İşçi simsarlık büroları https://www.evrensel.net/yazi/75914/isci-simsarlik-burolari https://www.evrensel.net/yazi/75914/isci-simsarlik-burolari? İşçi sınıfının özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yürüttüğü zorlu mücadelelerle kimi zaman kulaklarının kesilmesiyle, kimi zaman hak mücadelesi yolunda canlarını feda ederek kazandıkları 8 saatlik çalışma süresi hakkında ciddi anlamda geriye gidişlerin, hak kayıplarının yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Türkiye’de 2003 yılında 4857 Sayılı İş Yasası’nın çıkmasıyla birlikte işyeri tanımı değiştirilerek belirsiz hale getirildi. Patronların işçilerle ‘geçici iş ilişkisi’ kurarak yasal sorumluluklarından sıyrılması sağlanırken, hem özel sektör hem de kamuda taşeron istihdamında ve diğer güvencesiz istihdam uygulamalarında anormal bir artış yaşandı. Patronların kendi işyerinde çalıştırdığı işçinin bir başka işyerine ‘ödünç’ olarak verilmesinin önü açılırken, 2011 yıllında çıkarılan 6111 sayılı torba yasa ile tıpkı işçiler gibi kamuda da ‘ödünç memurluk’ uygulaması yasal hale getirildi ve uygulanmaya başlandı. İşçi ile işyeri arasında geçici iş ilişkisi sağlayan taşeron isti..]]> Thu, 04 Feb 2016 05:00:48 +0300 Kadınlara ‘esnek’ tuzak https://www.evrensel.net/yazi/75860/kadinlara-esnek-tuzak https://www.evrensel.net/yazi/75860/kadinlara-esnek-tuzak? Esnek çalışmanın asıl hedef kitlesi olan kadınlara yönelik yeni tuzaklar içeren ve Mecliste görüşülmeye başlanan ‘torba yasa’ ile çalışan kadınlara doğum yapmaları halinde analık izni sonrasında birinci doğumda iki ay, ikinci doğumda dört ay, sonraki doğumlarda ise altı ay süreyle günlük çalışma süresinin yarısı kadar, mali ve sosyal haklarda herhangi bir kesinti yapılmaksızın çalışma imkanı sağlanarak, kadınların ‘iş, aile ve evdeki görevlerini’ birlikte yürütebilmelerinin önü açılıyor. Meclis gündemindeki düzenleme ile bir taraftan ‘en az üç çocuk’ politikası desteklenirken, diğer taraftan kadınların kısmi süreli istihdam üzerinden ‘çalışıyor gibi’ görünmeleri ve kadın istihdamının oransal olarak arttırılması hedefleniyor. Kadınların kısmi süreli, evden çalışma, uzaktan çalışma gibi esnek çalışma uygulamaları üzerinden istihdam edilerek, istihdamda ‘kısmi’ ya da ‘eksik’ yer almaları, bu şekilde aile içindeki ‘asli görevleri’ni aksatmamaları hedefleniyor. AKP Hükümeti sorunun ..]]> Thu, 28 Jan 2016 04:54:19 +0300 Zincirli köleler https://www.evrensel.net/yazi/75806/zincirli-koleler https://www.evrensel.net/yazi/75806/zincirli-koleler? Uzunca bir süredir, çalışma hayatı başta olmak üzere, günlük hayatın neredeyse tüm alanları sermaye güçlerinin ihtiyaçları ve çıkarları doğrultusunda biçimlendiriliyor ve yeniden düzenlenmeye çalışılıyor. Çalışma yaşamında ‘İş gücü maliyetlerini arttırdığı’ gerekçesiyle düzenli, istikrarlı ve kendi içinde sınırlı da olsa güvenceler taşıyan istihdam biçimleri ve sosyal haklar adım adım tasfiye ediliyor. Günümüz modern çalışma ilişkilerinin giderek geçici, kuralsız, istikrarsız ve güvencesiz hale getirilmesi, çalışma şansına sahip olan işçileri daha fazla ve daha hızlı çalışmaya, işyerinde ve ülkede sermayeye daha da bağımlı hale getirmeye ve koşulsuz ‘itaat etmeye’ zorluyor. Yıllardır yapılan yasal düzenlemeler ve patronlara yönelik istihdam teşvikleri ile temel dayanak noktası güvencesizlik ve istikrarsızlık olan ve işçileri köle gibi çalıştırmayı hedefleyen esnek, kuralsız ve angarya çalışma uygulamalarının ekonomik hedefler uğruna nasıl hızla yaygınlaştırıldığını görüyoruz. Bu duru..]]> Thu, 21 Jan 2016 05:00:01 +0300 Puslu hava https://www.evrensel.net/yazi/75749/puslu-hava https://www.evrensel.net/yazi/75749/puslu-hava? Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasal koşullar, iç ve dış etkilerle ekonomik sorunların giderek ağırlaştığını, bu duruma paralel olarak siyasal baskı ve şiddet ortamının günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline getirilmeye çalışıldığını gösteriyor. İktidarın aylardır ‘İçeride savaş, dışarıda savaş’ politikası ile hareket etmesi, ülkenin bir bölümünde fiilen olağanüstü hal uygulanırken özellikle kadınların ve çocukların hedef alınarak katledilmesi ‘Çocuklar ölmesin’ diyen öğretmenin, barış için çağrı yapan akademisyenlerin ‘terör propagandası’ yapmakla suçlanması gibi gelişmeler, siyasi iktidarın elinde bir sopa haline gelmiş ya da getirilmiş durumda. AKP Hükümeti, mevcut ekonomik-toplumsal sistemi kendisinin ve temsil ettiği sınıfın ortak çıkarları doğrultusunda yeniden biçimlendirmek, ‘Kurt puslu havayı sever’ atasözünden hareketle, işçi ve emekçilerin aleyhine düzenlemeler yapmak için yeni ve keskin bir viraja daha girmiş durumda. Önümüzdeki haftalardan itibaren, işçi ..]]> Thu, 14 Jan 2016 05:00:47 +0300 Geçmiş ve gelecek https://www.evrensel.net/yazi/75650/gecmis-ve-gelecek https://www.evrensel.net/yazi/75650/gecmis-ve-gelecek? Eskisini geride bırakıp, yeni bir yıla adım atarken, herkesin ortak dileği bütün kötülüklerin, olumsuzlukların ve acıların geçmişte bırakılması, gelecek ve yaşanılacak olan yeni yılın geçip giden yıldan daha iyi ve daha güzel olmasıdır. Ancak gelecek yıldan beklenenlerin gerçekleşmesi için bir şeyler yapılmadığı ya da somut adımlar atılmadığı sürece, her yeni yıl bir öncekini mumla aratır hale geliyor. 2015’te ekonomik, toplumsal ve siyasal alanda yaşanan gelişmeler, emekçiler ve ezilen halklar açısından önceki yıllarla kıyaslanmayacak kadar büyük saldırıların, kayıpların ve acıların yaşanmasına neden oldu. Yılın ilk yarısına emek alanında metal işçilerinin kitlesel direnişi damgasını vururken, özellikle 7 Haziran sonrasında başlatılan çatışmalı süreç, 10 Ekim Ankara Katliamı ve 1 Kasım seçimi sonrasında ülkenin adım adım iç savaşa sürüklenmesi, 2015’in son yılların en karanlık, en çok acı çekilen bir yıl olarak tarihteki yerini almasını sağladı. Emek mücadelesi ile barış mücadelesin..]]> Thu, 31 Dec 2015 05:00:58 +0300 Karoshi https://www.evrensel.net/yazi/75591/karoshi https://www.evrensel.net/yazi/75591/karoshi? Sermaye özellikle emek sürecinde, işçi ve emekçilerin çalışma koşulları ve işi yapış şekilleri sağladığı denetim, her fırsatta birim zamanda yapılan iş yoğunluğunu arttırmayı, başka bir ifade ile emeğin verimlilik oranını (yani sömürü oranını) arttırmak için, bütün olanaklarını seferber etmeye çalıyor. Üstelik bu durum özel ya da kamu istihdamı fark etmeksizin her iki alanda da somut olarak uygulanıyor. Son yıllarda yapılan yasal değişiklikler ve fiilen hayata geçirilen uygulamalarla özel istihdam ile kamu istihdamı arasında çok az fark kaldığını görmek mümkün. Son yıllarda işin yapılış biçiminin ayrıntılı kurallara bağlanması, mal ya da hizmet üretim sürecinin önceden belirlenmiş hedefler doğrultusunda düzenlenmesi, emekçilerin daha çok çalıştırılarak iş yükünü arttırmayı sağlamak için gündeme getirilen çeşitli popüler kavramlar var. ‘Verimlilik’, ‘performans’, ‘esneklik’, ‘kalite’ gibi ilk bakışta kulağa hoş gelen, ancak uygulandığında çalışma yaşamını alt üst eden bu kavramlar, ..]]> Thu, 24 Dec 2015 04:53:54 +0300 Performans oyunu -2 https://www.evrensel.net/yazi/75540/performans-oyunu-2 https://www.evrensel.net/yazi/75540/performans-oyunu-2? Dünyanın pek çok ülkesinde ücret, iş yükü ve çalışma koşullarının ağırlıklı olarak emekçilerin aleyhine, patronların lehine düzenlenmesinde kullanılan performans yönteminin, kedinin kapana sıkıştırdığı fare ile oynadığı gibi, güçlü olanın her zaman kazançlı çıktığı ve oyunun kurallarını belirleyenlerin her zaman kazançlı çıktığı bir oyun olduğunu söylemek mümkün. Performans oyununda temel kural rekabettir. Rekabetin sadece çalışma sürecinde değil, yaşamın her alanında etkin olduğu, emekçilerin kaçınılmaz olarak birbirine karşı acımasız bir rekabete itildiği ve haklarını kaybetme noktasına geldikleri bu oyundan kazançlı çıkmaları mümkün değil. 64. Hükümetin geçen hafta açıklanan “2016 Yılı Eylem Planı” içinde yer alan ve Aralık 2016’ya kadar değiştirilmesi hedeflenen kamu personel sistemi değişiklikleri içinde “performans değerlendirme sistemi” önemli bir yer tutuyor. Eylem planında yer alan ve “113. Hedef”olan “Kamu Personel Rejimi Reformu” başlığı altında “Kamu personelinin performa..]]> Thu, 17 Dec 2015 05:00:46 +0300 Performans oyunu -1 https://www.evrensel.net/yazi/75489/performans-oyunu-1 https://www.evrensel.net/yazi/75489/performans-oyunu-1? AKP, ilk kez tek başına iktidara geldiği 2002’den bu yana çalışma yaşamında, özel ya da kamu fark etmeksizin, özellikle istihdam rejiminde yaşanan ve tamamına yakını işçi ve emekçilerin aleyhine yaptığı düzenlemelerle ‘güvencesiz çalışma’ hedefine doğru adım adım ilerliyor. İstihdam yapısı ve çalışma biçimlerinin düzenlenmesinde sihirli bir kavram olarak kullanılan ‘performans’ ifadesi anahtar bir rol oynuyor. Dünyada ve Türkiye’de emek sürecinde (Emekçilerin birbiriyle, üretim araçlarıyla ve üretim araçları sahipleriyle kurduğu ilişkiler) diğer yöntemlerle birlikte kullanılan ‘performans’ uygulamaları geçmişe göre belirgin bir şekilde artmış durumda. Başta fabrikalar olmak üzere, bütün çalışma mekanlarında emek sömürüsünü mutlak olarak artıran ve sömürünün yoğunlaşmasını sağlayan yöntem ve tekniklerin hayata geçirilmesinde performans değerlendirme uygulamalarının belirleyici bir etkisi var. Kamuda performans değerlendirme uygulamalarının sağlık alanında uygulanmaya başlanması ile bi..]]> Thu, 10 Dec 2015 05:00:31 +0300 Dönüşümün yönü https://www.evrensel.net/yazi/75432/donusumun-yonu https://www.evrensel.net/yazi/75432/donusumun-yonu? Türkiye’de uzunca bir süredir ekonomik, toplumsal ve siyasal alanda köklü bir dönüşüm süreci yaşanıyor. Söz konusu dönüşüm sürecinde 24 Ocak 1980 kararları bir milat olarak kabul edilse de, 1995 yılında imzalanan Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS) ve bu anlaşma hükümlerinin birer birer hayata geçirildiği ve AKP’nin tek başına iktidar olduğu 2002 sonrasında başta işçi ve emekçiler olmak üzere, geniş halk kesimleri büyük hak kayıplarla karşı karşıya kaldılar. Türkiye’nin uzun yıllardır yaşadığı çok yönlü dönüşümünde 24 Ocak 1980 kararları ve sonrası dönemde yaşananların etkisi elbette yadsınamaz. Ancak, özellikle son 13 yılda AKP’nin tüm merkezi ve yerel yönetim pratikleri (siyasi kadrolaşma, baskı, sürgün ve yıldırma uygulamaları vb) Mecliste çıkarılan emek düşmanı yasalar (4857 Sayılı İş Kanunu, SSGSS, Torba yasalar vb) çalışma yaşamında büyük alt-üst oluşlara neden olurken, her adımda daha esnek, daha kuralsız ve daha güvencesiz istihdam biçimlerinin artmasına neden oldu. Bir ta..]]> Thu, 03 Dec 2015 04:39:29 +0300 Halkın değil hükümetin memuru https://www.evrensel.net/yazi/75376/halkin-degil-hukumetin-memuru https://www.evrensel.net/yazi/75376/halkin-degil-hukumetin-memuru? Geçtiğimiz yıllar içinde kamu hizmetleri alanında yapılan düzenlemeler kamuya, yani halka yönelik hizmetlerin hızla ticarileştirilmesi ve özelleştirilmesi sürecinde yaşanan gelişmeler, bir süredir kamu hizmetlerini yürüten kamu emekçilerinin çalışma biçimleri ve statülerini temel tartışma konularından birisi haline getirdi. AKP iktidar olduğu ilk günden itibaren kamu hizmet alanlarını birer birer piyasaya açarak büyük ölçüde paralı hale getirdi. Bütün bunları yaparken eğitimde, sağlıkta ve diğer alanlarda halkın cebinden yaptığı harcamalar belirgin bir şekilde arttı. Buna rağmen “millete hizmet” propagandası ile bir taraftan başta eğitim ve sağlık alanı olmak üzere, pek çok alanda güvencesiz istihdam adımları atılırken, diğer taraftan bütün kamu kurumlarında yoğun bir siyasal kadrolaşma gerçekleştirdiler. Yıllardır kendi beceriksizliklerinin üzerini örtmek için memurların “iş güvencesi” nedeniyle hizmetlerin aksadığını, “Devlete kapağı atanların yan gelip yattığını”bunun için i..]]> Thu, 26 Nov 2015 04:53:56 +0300 İnce hesaplar https://www.evrensel.net/yazi/75326/ince-hesaplar https://www.evrensel.net/yazi/75326/ince-hesaplar? AKP’nin 2002’den bu yana 4. kez, her iki seçmenden birisinin oyunu alarak tek başına iktidar olması, geçtiğimiz yıllarda yapamadıklarını yapmaları açısından daha cesaretli davranacaklarının işaretlerini vermeye başladı. Seçimin hemen ardından yapılan ince hesaplarla, asgari ücretin 1300 TL olması ve “taşerona kadro” tartışmalarına paralel olarak, kamu emekçilerinin iş güvencesinin kaldırılacağına ilişkin haberler birlikte gündeme getirilmeye başladı. Yıllardır “iş güvencesi” açısından özel sektör istihdamına göre görece daha “avantajlı” durumda olan kamu emekçilerinin çalışma statülerinin temelden değiştirilmesine ilişkin hazırlıklar yapıldığı, bu konuda yapılan çeşitli düzenlemelerle önemli mesafeler alındığı biliniyor. Geçtiğimiz 13 yıl içinde çalışma yaşamına yönelik olarak tamamına yakını işçi ve emekçilerin aleyhine olan çok sayıda yasal düzenleme meclisten geçti. Özel sektör ile kamu istihdamı arasında, kamu istihdamı lehine olan önemli farklılıklar esnek, kuralsız ve angarya ..]]> Thu, 19 Nov 2015 05:00:38 +0300 Kaşıkla verir, kepçeyle alırlar https://www.evrensel.net/yazi/75276/kasikla-verir-kepceyle-alirlar https://www.evrensel.net/yazi/75276/kasikla-verir-kepceyle-alirlar? AKP’nin 1 Kasım seçimleri sonrasında 4. kez tek başına iktidara gelmesinin ardından, özellikle ekonomik vaatlerinin ne kadarını, nasıl hayata geçireceği üzerinden tartışmalar yapılmaya başlandı. Özellikle asgari ücretin 1300 TL’ye yükseltilmesine ilişkin tartışmalar, başta asgari ücretle geçinen işçiler olmak üzere, hükümet ve patronlar cephesinde bir haftayı aşkın süredir çeşitli yönleri ile tartışılıyor. Öncelikle belirtmek gerekir ki, asgari ücrette yaşanacak artış sadece asgari ücretle geçinenleri değil, ücretli çalışan herkesi etkiliyor. Asgari ücretin 1300 TL’ye çıkarılması ücret ve maaşlar dahil, pek çok alanda temel göstergelerin değişmesi demek. Örneğin toplusözleşme yapılan işyerlerinde asgari ücretin taban ücret olarak kabul edilmesi nedeniyle özel sektörde yapılacak olan toplusözleşme sürecinde asgari ücrete yapılan zam önemli ölçüde belirleyici olacak. AKP cephesinden yapılan açıklamalara bakıldığında asgari ücretin 1300 TL olmaması için hiçbir neden yok. Ancak AKP’nin g..]]> Thu, 12 Nov 2015 05:00:47 +0300 Neden böyle oldu? https://www.evrensel.net/yazi/75229/neden-boyle-oldu https://www.evrensel.net/yazi/75229/neden-boyle-oldu? Bireylerin içinde bulundukları koşulları ve yaşadıkları sorunları (ekonomik istikrarsızlık, baskı, şiddet, kaos, gelecek korkusu vb.) dikkate alarak karar verdikleri ve kendisine sunulan seçenekler arasında bir kez daha güçlü olandan yana tercih yaptıkları bir seçimi daha geride bıraktık. 7 Haziran’dan 1 Kasım’a kadar geçen 5 aylık bir sürede, AKP’nin oylarını yüzde 41’den yüzde 49’a çıkarması, başta AKP’liler olmak üzere herkeste büyük bir şaşkınlık yarattı. Türkiye’de parti-devlet bütünleşmesinin büyük ölçüde tamamlanmış olması, devlet mekanizmasının bütün kademelerinin iktidarın denetiminde olması ve geçtiğimiz 5 ay içinde yaratılan olağanüstü koşulların seçim sonuçlarına doğrudan etkisini görmek mümkün. Sadece devlet mekanizmasının değil, aynı zamanda sendikaların önemli bir bölümünün, patron örgütlerinin, kendisini “sivil toplum örgütü” olarak tanımlayanların büyük ölçüde AKP’nin çizgisinde olması, bütün göstergeler aleyhinde olmasına rağmen,13 yıldır tek başına iktidar olan bir ..]]> Thu, 05 Nov 2015 04:56:49 +0300 Görünen köy https://www.evrensel.net/yazi/75138/gorunen-koy https://www.evrensel.net/yazi/75138/gorunen-koy? Neden yapıldığı herkesin malumu olan 1 Kasım seçimlerine 10 gün kaldı. 13 yıllık tek başına iktidarı boyunca en açık gerçekleri bile profesyonelce çarpıtarak yıllardır toplumun hafızası ile alay edenler, iktidar ve destekçilerinin yalan propagandasına karşı gerçekleri savunanlarla açık açık dalga geçenler, ilk büyük tokadı 7 Haziran’da yediler. 1 Kasım’da ikinci tokadı yemek için yanaklarını uzatıyorlar. Yıllarca sandıktan istedikleri sonucu aldıklarında “milli irade” edebiyatı yapanlar, seçim sonuçları istedikleri gibi çıkmayınca dillerinden düşürmedikleri “milli irade”yi bir tarafa bırakıp, bugüne kadar işledikleri suçlar için hesap vermenin korkusuyla kendilerini kurtarmanın hesaplarını yapıyorlar. AKP, bugüne kadar, geniş toplum kesimlerini ikna etmek ve onları kendi saflarına çekmek için gerçeklerin üzerini örtme ve halka yalan söylemeyi, en azından gerçekleri çarpıtarak hareket etmeyi etkili bir propaganda yöntemi olarak başarıyla kullandı. Ancak özellikle ekonomik, toplumsal v..]]> Thu, 22 Oct 2015 04:20:52 +0300 Acı, öfke, hesap… https://www.evrensel.net/yazi/75090/aci-ofke-hesap https://www.evrensel.net/yazi/75090/aci-ofke-hesap? 10 Ekim’de, Ankara’nın orta yerinde, yakın tarihimizin en acı, en vahşi cinayetlerinden birisine tanık olduk. “Artık kimse ölmesin” diye ülkenin dört bir yanından barış umudu ile yola çıkan güzel insanlar, failleri belli olan ve göz göre göre gelen vahşi bir katliamın kurbanları oldular. Hayatını kaybedenler, pek çoğumuzun tanıdığı, bildiği, oturup sohbet ettiği, ortak değerler uğruna birlikte mücadele ettiği kişilerdi. Annelerimizi, babalarımızı, kardeşlerimizi, arkadaşlarımızı, yoldaşlarımızı kaybettik. Her birimiz canımızdan bir parça kaybettik. İnsanlar böylesine vahşi bir katliamla acımasızca katledilirken, peş peşe çalan telefonlara “iyiyim” yanıtı verirken sesimiz titredi, boğazımız düğümlendi, utandık. Bu satırların sahibi dahil, binlerce kişi bugün hayatta ise bilin ki sadece tesadüf eseridir. Ancak 10 Ekim’de Ankara Garı önünde patlatılan bombalar ve yaşanan vahşetin bir tesadüf olduğunu söylemek mümkün değil. Katliamı yapanların da, böylesine vahşi bir katliamın yapılması..]]> Thu, 15 Oct 2015 04:45:44 +0300 Kendine güven endeksi https://www.evrensel.net/yazi/75044/kendine-guven-endeksi https://www.evrensel.net/yazi/75044/kendine-guven-endeksi? Gelecek korkusu içinde kendine ve geleceğe olan güvenini kaybetmiş, ileride ne olacağının belirsizliği içinde umutlarını yitirmiş bireylerin sayısının hızla arttığı bir zaman dilimi içindeyiz. Toplumun geniş bir kesimi, içinde bulunduğu ekonomik koşulların, ekonomik-siyasi istikrarsızlık ve kaos ortamının kaçınılmaz bir sonucu olarak ciddi bir güven bunalımı içine girmiş durumda. Öyle ki, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini gösteren ekonomik güven endeksi tarihinin en düşük düzeyine inmiş durumda. Türkiye’de başta ülke nüfusunun önemli bir bölümünü oluşturan öğrenci ve işçi gençler olmak üzere, toplumun geniş bir kesiminin kendisi ve ülkenin geleceğine ilişkin güveninin yaşamın gerçekleri karşısında gün geçtikçe azalması, eğitimde, sağlık alanında, çalışma ilişkilerinde yaşanan olumsuz gelişmeler, koşulların her geçen gün daha da katlanılamaz hale gelmesi, ne kadar uğraşsalar da yaratılmaya çalışılan olumlu beklentilerin, ge..]]> Thu, 08 Oct 2015 04:54:27 +0300 İstikrarsızlığın istikrarı https://www.evrensel.net/yazi/74998/istikrarsizligin-istikrari https://www.evrensel.net/yazi/74998/istikrarsizligin-istikrari? Toplumsal yaşamda istikrar denildiğinde, zamanında bir kez kurulmuş, hiç değişmeden süren ve hep aynı durum üzerinden devam eden durağan bir durumdan bahsedilmez. Kimi durumlarda istikrar kavramının anlamı, hangi tarafta yer aldığınıza bağlı olarak değişir ve küçük bir azınlık için istikrarın sağlanması, büyük çoğunluk için istikrarsızlığın artması ya da derinleşmesi anlamına gelebilir. Bu açıdan baktığımızda Türkiye’de uzun bir süredir “istikrarsızlığın istikrarı” durumunun yaşandığını söylemek yanlış olmaz. AKP’nin,uzunca bir süredir bütün ekonomik ve siyasi göstergeler aksini göstermesine rağmen, sürekli istikrar vurgusu yapması, mevcut istikrarsızlık sürecinin devam etmesi sayesinde geçmişte yaptıklarının gündeme getirilmesi ya da hesap sorulmasının engellenmesi açısından ayrı bir önem taşıyor. Yoksa Saray’daki şahıs dahil, hiçbir AKP’li için “istikrar” kavramı, bilinen anlamıyla mevcut sorunların çözülmesi, günlük yaşamın normale dönmesi anlamına gelmiyor. Ülkedeki ekonomik ve..]]> Thu, 01 Oct 2015 04:54:04 +0300 Kriz göstergeleri https://www.evrensel.net/yazi/74904/kriz-gostergeleri https://www.evrensel.net/yazi/74904/kriz-gostergeleri? AKP’li Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, daha önce “derin” ekonomik bilgisine dayanarak söylediği “Ekonomik kriz olmayacak. Ben diyorum, garantisi benim. Ekonomik temellerimiz sağlam” sözlerinin ardından hafta başında bir röportajında “Türkiye’de ekonominin kriz ortamına gireceğine dair tek bir yapısal gösterge yoktur” diyerek, bizzat kendi elleri ile derinleştirdikleri krizin göstergelerini inkar etti. Türkiye’de uzunca bir süredir enflasyon v[RTF bookmark start: _GoBack][RTF bookmark end: _GoBack]e işsizlik istikrarlı bir şekilde artıyor. Ocak 2015’ten bu yana TL’deki değer kaybı yüzde 30’a dayandı. Özellikle yoksul, emekçi aileleri yıllardır geçimlerini büyük ölçüde borçlanarak sürdürürken, son birkaç ay içinde yaşanan ekonomik ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle mevcut borçlarını bile çeviremeyecek duruma geldiler. Siyasal alanda yaşanan çatışmalı sürecin sürmesiyle birlikte daha da belirginleşen kriz ve istikrarsızlık koşulları yaşanan sorunları daha da ağırlaştırıyor. Yıllarca Türk..]]> Thu, 17 Sep 2015 05:00:39 +0300 Modern kölelerin isyanı https://www.evrensel.net/yazi/74806/modern-kolelerin-isyani https://www.evrensel.net/yazi/74806/modern-kolelerin-isyani? Kölelik, bir kişinin sömürü amacıyla bir diğeri üzerinde mutlak egemenlik ve denetim kurmasını ifade eden bir kavram ya da durum olarak biliniyor. İlk sınıflı toplum olan köleci toplumda köle sahipleri, köleler üzerinde her türlü tasarrufta bulunma hakkına sahiplerdi. Bu nedenle köleler için uyanık oldukları her saat, her dakika, sahiplerinin hizmetinde olurlar, sahipleri onlara istediği gibi davranır, her türlü eziyeti yapabilirdi. Köleler sürekli çalışırlar ve ürettikleri her şeye sahipleri tarafından el konurdu. Köleler ölmeyecek kadar karınlarını doyurabilirken, bazen sırf sahipleri istiyor diye canlarını bile vermek zorunda kalırlardı. Günümüz “modern” dünyasında bu görüntü büyük ölçüde değişmiş olsa da, benzer uygulamaların patronlar tarafından hayata geçirilmeye çalışıldığı biliniyor. Bugünün dünyasında kölelik her yerde suç, birisini zorla çalıştırmak, onu istemediği bir şeyi yapmaya zorlamak, en azından görünüşte de olsa yasalarla yasaklanmış durumda. Ama patronlar, tıpkı geç..]]> Thu, 03 Sep 2015 05:00:01 +0300 Memuru yine kandırdılar https://www.evrensel.net/yazi/74761/memuru-yine-kandirdilar https://www.evrensel.net/yazi/74761/memuru-yine-kandirdilar? 2.5 milyon kamu emekçisinin ve 2 milyon memur emeklisinin merakla beklediği ve 2016-2017 yıllarını kapsayan toplusözleşme süreci, tıpkı 2013’te olduğu gibi, hükümet ve Memur-Sen ikilisi arasında kapalı kapılar arasında yürütülen görüşmeler sonucunda, görüşmelerin son gününde karşılıklı imzaların atılmasıyla tamamlandı. Geçici AKP Hükümetinin, milletvekili bile olmayan Bakanı Faruk Çelik, toplusözleşme görüşmelerinin başından itibaren kendi canından bir parça olarak gördüğü Memur-Sen’i tek muhatap olarak görürken, KESK ve Kamu-Sen’in toplusözleşme ile ilgili taleplerini dile getirmesinden bile büyük rahatsızlık duydu. KESK ve Kamu-Sen’e, en azından teorik olarak toplusözleşmenin tarafları olmasına rağmen, toplusözleşme masasında “süs bitkisi” muamelesi yapılması, bu konfederasyonların bünyesindeki sendikalara üye yüz binlerce kamu emekçisini yok saymak ve onlarla resmen dalga geçilmesi anlamına geldi. Memur-Sen, imzalanan toplusözleşmeyi, hükümetlerinin yaptığı gibi “kazanım” olarak s..]]> Thu, 27 Aug 2015 05:00:08 +0300 Ortak tutum https://www.evrensel.net/yazi/74708/ortak-tutum https://www.evrensel.net/yazi/74708/ortak-tutum? Geçici AKP Hükümeti ile konfederasyonlar arasında 2016 ve 2017 yılları için sürdürülen ve meşruluğu büyük tartışma konusu yapılan “toplusözleşme” görüşmeleri sürüyor. Hükümetin 2016 yılı için önce yüzde 4+4, 2017 yılı için ise yüzde 3+3 teklifinin büyük tepkiyle karşılanmasının ardından, hafta başında 2016 için öngörülen zam oranı yüzde 5+4 olarak güncellenirken, 2017 için herhangi bir değişiklik yapılmadı. Hükümet ile “yetkili” konfederasyon olarak masaya oturan Memur-Sen’in görüşmeler boyunca hükümetten çok KESK ve Kamu-Sen ile tartışmaya giriyor. Hatta Memur-Sen Başkanı, daha görüşmelerin başında AKP’ye özenerek, “Siz ülkeyi diğer partilerle nasıl ortak yönetmiyorsanız, biz de toplusözleşme görüşmelerini hükümetle baş başa yapmak istiyoruz” anlamına gelen ifadeler kullanarak, toplusözleşme sürecini, yasada yer almasına rağmen, hükümetle “baş başa” yürütmeyi bile teklif etti. Önümüzdeki iki yılı ilgilendiren toplusözleşmelerin müstafi bir hükümet ile yürütülmesine ilişkin bütün iti..]]> Thu, 20 Aug 2015 05:00:42 +0300 Savaş, barış ve sendikalar https://www.evrensel.net/yazi/74656/savas-baris-ve-sendikalar https://www.evrensel.net/yazi/74656/savas-baris-ve-sendikalar? AKP 7 Haziran seçimleri sonrasında tek başına iktidarını kaybetmesinin ardından, içeride ve dışarıda savaş politikalarını yeniden devreye soktu. Yıllarca dillerinden düşürmedikleri “siyasi istikrar” için tek başına iktidarın şart olduğunu göstermek, erken seçimin koşullarını oluşturmak için ülkeyi resmen yangın yerine çevirdiler. AKP’nin iktidarda kalma planı üzerinden hayata geçirdiği askeri ve siyasi operasyonlar tüm hızıyla sürerken, Başbakan Davutoğlu’nun “Bu vatan için evlatlarımızı feda etmeye hazırız” sözlerinin ardından, ülkenin yoksul emekçi çocukları savaşın bedelini canlarıyla ödemeye başladılar. Türkiye’de kışkırtılan savaş ortamı, artan çatışma ve ölümlerden “tek parti iktidarı” çıkarmaya çalışanlar ve bunun üzerinden oy hesapları yapanlar, sürekli çatışma ve savaş çığırtkanlığı yaparak kendilerinde geniş bir “savaş cephesi” oluşturdular. “Savaş” ve “barış” kavramları üzerinden gündeme getirilen yeni siyasal saflaşma ve kutuplaşma sürecinde, Türk-İş, Hak-İş ve Memur-Sen..]]> Thu, 13 Aug 2015 05:00:37 +0300 Toplusözleşme hesapları https://www.evrensel.net/yazi/74610/toplusozlesme-hesaplari https://www.evrensel.net/yazi/74610/toplusozlesme-hesaplari? 2.5 milyona yakın kamu emekçisi ve 2 milyonu aşkın memur emeklisinin 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin maaş zamları ve sosyal haklarının belirleneceği toplusözleşme görüşmeleri,3 Ağustos’ta resmen başladı. 3 Ağustos’a kadar yeni bir hükümet kurulmaması nedeniyle, bu yılki toplusözleşme görüşmeleri, 13 yıllık iktidarı boyunca aldığı her kararda, attığı her adımda kamu emekçilerini mağdur eden, 7 Haziran seçimleri sonrasında tek başına iktidarını kaybeden ve müstafi durumunda olan AKP hükümeti ile yapılacak. 4688 Sayılı yasada yapılan değişiklikle sadece adı “toplusözleşme” olan, grev hakkını içermeyen, hatta Kamu Görevlileri Hakem Kurulu (KGHK) uygulamasıyla grev hakkını açıkça yasaklayan “ucube” bir yapı oluşturuldu. Hükümetin buradaki amacı, yasada yapılan değişikliklerle bütün aşamalarını kendisinin belirlediği ve toplusözleşme sürecini başından sonuna kendisine yakın konfederasyon ile yürütmekti. KGHK üyelerinin çoğunu Bakanlar Kurulu seçtiği için iş o aşamaya gelse bile, hükümetin h..]]> Thu, 06 Aug 2015 05:00:16 +0300 Nasıl bir sendika -2 https://www.evrensel.net/yazi/74521/nasil-bir-sendika-2 https://www.evrensel.net/yazi/74521/nasil-bir-sendika-2? İşçi ve emekçilerin çalışma koşullarında ve günlük yaşamlarında tek başına değiştiremeyeceği, kontrol edemeyeceği onlarca şey olabilir. İnsanlar, bu temel gerçeği gördükçe ya da yaşayarak öğrendikçe örgütlenme ve mücadeleye katılma ihtiyacı hissederler. Herhangi bir alanda yürütülen bir mücadelenin başarısı açısından koşullar ne kadar uygun olursa olsun, bu koşulları kendi lehine çevirecek somut mücadele araçları yaratılmadan ya da mevcut mücadele araçları sınıfın çıkarları doğrultusunda doğru ve etkin bir şekilde kullanılır hale getirilmeden söylenen iddialı sözlerin ya da yapılan analizlerin kimseye bir faydası olmaz. İşçi sınıfının ekonomik-sosyal çıkarları açısından önemli bir mücadele aracı olan sendikalar, özellikle son yıllarda sınıf mücadelesi içindeki rolleri ve kendilerine duyulan güven açısından belirgin bir gerileme ve itibar kaybı yaşadılar. Pek çok sendika “işçi örgütü” olma vasfını hızla yitirerek, bürokratik birer kurum haline geldi. Sınıf mücadelesinin her düzeyin..]]> Thu, 23 Jul 2015 05:00:30 +0300 Nasıl bir sendika? -1 https://www.evrensel.net/yazi/74476/nasil-bir-sendika-1 https://www.evrensel.net/yazi/74476/nasil-bir-sendika-1? Her sınıf, sorunlarını kendi çıkarları çerçevesinde çözmek için uğraşır ve bunun için sahip olduğu mücadele araçlarını en etkili şekilde kullanmaya çalışır. Sınıf mücadelesi içinde ekonomik, siyasal ve ideolojik mücadelenin başarısı, mücadele araçlarının gücü ve etkisi kadar, bu araçların nasıl kullanıldığıyla da yakından ilgilidir. Örgütsüz hiçbir işçi ya da emekçinin, sayıları ne kadar çok olursa olsun, mevcut ekonomik-toplumsal sistemden kaynaklı korku ve zaaflarının üstesinden tek başına gelmesi mümkün değildir. İşçilerin patronlar karşısında ortak çıkarlara sahip bir sınıf haline gelebilmesi, aralarında birleşip örgütlü mücadeleye atıldıkça kazanabileceği ne kadar somut bir gerçekse, aynı işçilerin tek başlarına kaldıklarında sorunları, zaafları, korkuları ve inançları üzerinden kendilerini zayıf ve çaresiz hissetmeleri de o kadar kaçınılmazdır. Emek hareketi içinde küçümsenmeyecek kadar önemli bir ağırlığı bulunan sendikalar, özellikle son yıllarda yaşadıkları itibar ve güv..]]> Thu, 16 Jul 2015 04:52:16 +0300 İşçilerin gündemi -2 https://www.evrensel.net/yazi/74427/iscilerin-gundemi-2 https://www.evrensel.net/yazi/74427/iscilerin-gundemi-2? İşçi ve emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının nasıl olacağından, nerede, ne kadar ve nasıl çalışacaklarına kadar hemen her şeyin patronlar ve onların siyasal temsilcileri tarafından tek taraflı olarak belirlendiği bir ülkenin, gündeminin de işçilerin gündeminden farklı olması kaçınılmazdır. Türkiye gibi ülkelerde sürekli patron-hükümet iş birliği ile hakları, çalışma ve yaşam koşulları saldırı altında olan ve sürekli hak kaybı yaşayan işçiler genellikle madenlerde, inşaatlarda ya da yollarda kitlesel olarak iş cinayetlerine kurban gittiklerinde ülke gündemine girebiliyorlar. Bir ülkenin gündemi işçi ve emekçilerin en temel taleplerinden tamamen bağımsız bir şekilde değişiyorsa ya da emekçilerin kendi sorunlarını gündemleştirmek için yeterince güçlü, daha doğrusu örgütlü değilse, hepsi sömürülen ve ezilen bir sınıfın üyeleri olmalarına rağmen, kendi gündemlerini öne çıkaramadıkları için potansiyel olarak güçlü oldukları halde zayıf düşmeleri kaçınılmazdır. Sürekli değişen..]]> Thu, 09 Jul 2015 04:53:33 +0300 İşçilerin gündemi -1 https://www.evrensel.net/yazi/74380/iscilerin-gundemi-1 https://www.evrensel.net/yazi/74380/iscilerin-gundemi-1? Türkiye’de 7 Haziran seçimlerinden bu yana ülke gündemi büyük ölçüde koalisyon hükümeti kurulup kurulamayacağına, kurulabilirse kimler tarafından kurulacağına kilitlenmiş durumda. Son birkaç ayda yoğun bir şekilde iç ve dış siyaset tartışmalarının ön plana çıkmış olması, işçi ve emekçilerin günlük yaşam mücadelesini, işsizlik, yoksulluk ve çalışma yaşamına yönelik temel sorunlardan oluşan işçilerin gündemini ülke gündemi içinde sürekli geri plana itiyor. Türkiye’de siyaset gündeminin her dönem temel tartışma başlıklarından olması, işçilerin sorunlarının ise genellikle kitlesel olarak iş cinayetlerine kurban gittiklerinde hatırlanması, resmi verilere göre 13 milyona yakın işçinin çalıştığı bir ülke için oldukça ilginç bir durum olsa gerek. Son birkaç ayda metal iş kolunda yaşanan ve son 30 yılın en kitlesel ve yaygın işçi eylemi olarak ortaya çıkan direniş, uzun bir aradan sonra ilk kez işçilerin gündeminin ülke gündemi içinde yer almasına, görmeyen gözlerin görmesine, duymak ist..]]> Thu, 02 Jul 2015 04:54:12 +0300 15-16 Haziran'ın izinde https://www.evrensel.net/yazi/74283/15-16-haziranin-izinde https://www.evrensel.net/yazi/74283/15-16-haziranin-izinde? Türkiye’de, işçi sınıfı mücadelesi içinde önemli bir yeri olan 15-16 Haziran direnişinin üzerinden 45 yıl geçti. Aradan geçen uzun süreye rağmen, bu büyük işçi direnişinin güncel işçi mücadelesi açısından hala canlı bir örnek olarak hatırlanması, direnişin tarihsel anlamını ve önemini kaybetmediğini gösteriyor. 1960’lı yılların ikinci yarısından itibaren artan grevler ve başından sonuna işçilerin inisiyatifinde gerçekleşen fabrika işgalleri ile (özellikle Derby, Alpagut, Sungurlar fabrikalarında yaşanan işgaller ve diğerleri) belirgin bir ivme kazanan işçi hareketi, 15-16 Haziran 1970’de bir adım daha öne çıkarak, işçi sınıfının militan eylemliliği, işçi-sendika hareketinin büyümesi ve güçlenmesinde önemli bir rol oynadı. İşçi sınıfının o ana kadar kendiliğinden gelişme gösteren karakteri 15-16 Haziran ile ciddi bir sıçrama yaşadı. 15-16 Haziran direnişi, sadece yarattığı sonuçlar üzerinden değil, özellikle sendikal haklarını korumak için birleşen işçilerin, bir sınıf olarak ken..]]> Thu, 18 Jun 2015 05:00:24 +0300 Bumerang etkisi https://www.evrensel.net/yazi/74234/bumerang-etkisi https://www.evrensel.net/yazi/74234/bumerang-etkisi? Bumerang, ilk kez Avustralya yerlileri Aborjinler tarafından kullanılan ve ağaçtan yapılan kıvrık bir av aleti. Ne kadar şiddetli fırlatılırsa fırlatılsın, hedefindeki avı vuramaması durumunda, dönüp dolaşıp fırlatanı vurmasıyla ya da avlamasıyla ün yapmış bir alet olarak biliniyor. Bumerang, hareket özelliği nedeniyle avcıların kullandığı bir av aleti olmanın yanı sıra, toplumsal-siyasal gelişmeler ya da olaylar arasındaki karşılıklı neden-sonuç ilişkilerini açıklamak için sosyal bilimciler tarafından daha çok “Bumerang etkisi” kavramı ile ifade edilir. Belli bir etkinin sonucunda ortaya çıkan tepkinin olumsuz olarak geri dönmesi, toplumsal-siyasal olaylarda genellikle “bumerang etkisi” olarak değerlendirilir. Bu anlamıyla bumerang etkisi, hedefine ulaşmayan bir girişim ya da mesajın geri dönerek, girişimi yapanı ya da mesajı vereni vurması demektir. AKP ve Erdoğan, bugüne kadar yaptıkları her şeyi doğal bir kanun, kendilerini karşı konulamaz ve alternatifsiz bir güç gibi gösterdile..]]> Thu, 11 Jun 2015 05:00:46 +0300 Yolun sonu https://www.evrensel.net/yazi/74184/yolun-sonu https://www.evrensel.net/yazi/74184/yolun-sonu? Bir sınıfın ya da onun siyasal temsilcisinin iktidar olabilmesi ya da iktidarını sürdürebilmesinin temel koşulu, halkın büyük bölümünü yaptıklarının doğru olduğuna inandırması ve bu inancı sürekli canlı tutabilmesinden geçer. Bir iktidarın inandırıcılığını yitirmeye başladığına ilişkin somut işaretlerin ortaya çıkması, o iktidar için, ne kadar oy aldığından bağımsız olarak, artık yolun sonuna gelindiğini gösterir. Genel seçim sürecinin başından itibaren AKP kadroları ve yıllardır iktidardan beslenenlerin yanı sıra, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın canla başla AKP’ye resmen “oy dilenerek” saltanatlarını sürdürme telaşı giderek artan bir panik havasına bürünmeye başladı. Pazar günü yapılacak seçimlerin AKP açısından tam anlamıyla bir “varlık-yokluk” meselesi haline geldiğini söylemek mümkün. Öncesini bir tarafa bırakalım, sadece son birkaç ay içinde yaşanan gelişmeler bile AKP Hükümetinin ve onun her türden destekçilerinin inandırıcılık açısından nasıl büyük bir aşınma ve parçalanma yaşadığını..]]> Thu, 04 Jun 2015 05:00:05 +0300 İşçilerin gücü ve direnci https://www.evrensel.net/yazi/74132/iscilerin-gucu-ve-direnci https://www.evrensel.net/yazi/74132/iscilerin-gucu-ve-direnci? Hegel’in “Çıkarlar, insanların yaşamını yönetir” sözü, farkında olunsun ya da olunmasın, bireylerin tek başlarına kaldıkları sürece, egemen olan sınıfın düşüncelerinin etkisi altında olmasının kaçınılmaz olduğunu anlatır. Bu durum, örneğin işçiler açısından, patronlarla ne kadar karşıt çıkarlara sahip olurlarsa olsunlar, kendi başlarına kaldıklarında kaçınılmaz olarak onlara boyun eğmeyi beraberinde getirir. İşçi sınıfının her bir üyesi açısından, sınıf çıkarlarının farkına varması ve doğrudan kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmeye başlaması, sınıf oluşumunun en önemli aşamalarından birisidir. İşçilerin, kendi sınıf çıkarları doğrultusunda hareket edip, birlikte mücadele içine girmedikleri sürece, patronların ya da daha geniş anlamda egemen güçlerin çıkarlarına hizmet eden tutum ve davranışlar göstermesi kaçınılmazdır. 15 gün önce Bursa Renault fabrikasında başlayan ve kısa süre içinde diğer fabrikalara yayılan işçi direnişi, yıllardır işçilerin içine itildikleri koşullara ve b..]]> Thu, 28 May 2015 05:00:12 +0300 Metal direnişinin gösterdikleri https://www.evrensel.net/yazi/74080/metal-direnisinin-gosterdikleri https://www.evrensel.net/yazi/74080/metal-direnisinin-gosterdikleri? İşçilerin kendilerini en güçlü hissettikleri dönemler, kendilerinden çok üstün ve güçlü gördükleri patronlarına karşı, hakları ve talepleri için diğer işçilerle birlikte hareket ettikleri ve direnişe geçtikleri dönemlerdir. Günlerdir Bursa’da başta Renault ve TOFAŞ olmak üzere, otomobil fabrikalarında ve yan sanayinde çalışan 15 bine yakın işçi, son derece makul ve somut taleplerle kitlesel olarak direnişe geçtiler. Aynı işi yapan metal işçileri arasındaki ücret düzeyi ve çalışma koşulları açısından yıllar içinde oluşan farklılıklar, son olarak 3 yıllık imzalanan sözleşme ile yeni bir boyut kazandı. Aynı sendikanın otomobil fabrikalarında imzaladığı sözleşme ile Bosch’ta imzaladığı sözleşme arasında saat ücreti başına 2 TL fark oluşması (aylık 500 TL), yıllardır bıçak kemikte çalışan binlerce işçinin içinde biriken öfkenin patlamasına neden oldu ve işçilerin tepkisi dalga dalga diğer fabrikalara yayılmaya başladı. İşçilerin taleplerine kulak vermesi gereken sendikanın, patron sözcüsü..]]> Thu, 21 May 2015 05:00:07 +0300 Kaynaklar ve tercihler https://www.evrensel.net/yazi/73988/kaynaklar-ve-tercihler https://www.evrensel.net/yazi/73988/kaynaklar-ve-tercihler? İnsan ya da toplumla ilgili herhangi bir konuda kaynak yaratma ve yaratılan kaynakları kullanma sorunu gündeme geldiğinde ya da kaynakların herkesin ihtiyacına göre adilce bölüşülmesi talep edildiğinde, kaynakların denetimini elinde tutanlar, kapitalist iktisadın temel sloganı olan “ihtiyaçlar sonsuz, kaynaklar sınırlı” sözünü gündeme getirirler. Bu önemli söz, genellikle emekçilerle, halkın ekonomik sorunlarını içeren talepler gündeme geldiğinde kullanılır. Türkiye’nin geleceği açısından kritik bir eşik ya da önemli bir dönemeç olarak görülen 7 Haziran genel seçimlerine gidilirken, özellikle muhalefet partilerinin vaatlerinde ekonomik taleplere özel vurgu yapması, 12.5 yıldır ülkeyi tek başına yöneten AKP cephesinde ciddi bir rahatsızlık yarattı. Özellikle asgari ücretin yükseltilmesi, mazot fiyatlarının düşürülmesi ve emeklilere yönelik somut ekonomik vaatler, iktidar cephesinde “Kaynak nerede?”, “Kaynağı nereden bulacaksınız?” gibi soruları gündeme getirdi. AKP, ilk kez bir genel s..]]> Thu, 07 May 2015 05:00:37 +0300 1 Mayıs ve seçim https://www.evrensel.net/yazi/73935/1-mayis-ve-secim https://www.evrensel.net/yazi/73935/1-mayis-ve-secim? 2015 1 Mayısı, işçi ve emekçilerin yoğun olarak bulunduğu pek çok il ve ilçede, sanayi bölgelerinde, irili ufaklı pek çok yerde kutlanacak. Bu yıl 1 Mayıs’ın genel seçimler öncesine denk gelmiş olmasına rağmen, sendika ve konfederasyon merkezlerinin tamamına yakınının 1 Mayıs’ı anlamsız ve derin bir sessizlikle karşılıyor olması dikkat çekici. Önceki yıllardan farklı olarak, özelikle İstanbul’da 1 Mayıs kutlamaları önceden yapılmaya başlandı. İstanbul Valiliğinin Taksim’i bir kez daha yasaklaması ve kutlamalara kapatması günler öncesinden belli olmasına rağmen, sendikaların gerçek güçlerini göstermek için hem İstanbul’da hem de örgütlü oldukları diğer illerde yerel kutlamaları örgütlemek yerine, sorunu sadece “Taksim’e girmek” noktasına kilitlemeleri anlaşılır gibi değil. 1 Mayıs, ülke tarihinin belki de en kritik genel seçimleri öncesine denk gelmiş olmasına rağmen, ülkede önceki yıllardan farklı olarak ne 1 Mayıs havası ne de alışık olduğumuz anlamda bir genel seçim havası va..]]> Thu, 30 Apr 2015 04:55:29 +0300 1 Mayıs'a doğru-2 https://www.evrensel.net/yazi/73887/1-mayisa-dogru-2 https://www.evrensel.net/yazi/73887/1-mayisa-dogru-2? Türkiye’de 1 Mayıs’lar, yıllardır işçi ve emekçilerin en güncel ve somut taleplerinin, acil çözüm bekleyen sorunlarının gündeme geldiği, bütün sekter ve ayrıştırıcı girişimlere rağmen, emekçilerin birlik, mücadele ve dayanışma duygularıyla alanlara çıktığı bir gün olarak kutlanıyor. 1 Mayıs kutlamalarının her geçen yıl daha yaygın ve kitlesel olarak kutlanması yönündeki çabalar, iktidarı olduğu kadar, sendika bürokratlarını da yeterince tedirgin ediyor. 2015 1 Mayısı ekonomik, demokratik ve siyasal alanda yaşanan çelişki ve çatışmaların derinleştiği, işsizlik, yoksulluk, güvencesizlik tartışmalarıyla, demokrasi ve özgürlük taleplerinin iç içe geçtiği bir döneme denk geldi. 2015 1 Mayısı’nı öncekilerden ayıran önemli özelliklerden birisi de, başta Soma’da yaşanan kitlesel cinayet olmak üzere, iş cinayetlerine yönelik tepkilerin, işçi sağlığı ve iş güvenliği sorunlarına karşı duyarlılığın arttığı bir döneme denk gelmesi. İşçi ve emekçiler “İnsanca çalışmak, insanca yaşamak” gibi tarihs..]]> Thu, 23 Apr 2015 05:00:17 +0300 1 Mayısa doğru (1) https://www.evrensel.net/yazi/73832/1-mayisa-dogru-1 https://www.evrensel.net/yazi/73832/1-mayisa-dogru-1? 1 Mayıs, işçi sınıfının taleplerini en kitlesel ve en güçlü şekilde dile getirdiği ya da getirmesi gerektiği evrensel bir gün olarak biliniyor. Dünyada 1 Mayıs kadar geniş bir coğrafyada farklı kimlik, inanç ve dünya görüşünden yüz milyonlarca işçi tarafından kutlanan ikinci bir gün bulunmuyor. İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü olan 1 Mayıs, bu yıl 125. kez kutlanacak. 1 Mayıs kutlamalarının nasıl olacağı ya da olması gerektiği, kimlerin hangi taleplerle alanlara çıkacağı, taleplerini haykıracağı konusunda herhangi bir sorun yaşanmaması beklenirken, Türkiye’de uzun süredir özellikle bu konularda tartışmalar yaşanması dikkat çekici. Türkiye’de 1 Mayıs kutlamalarının nerede, nasıl ve kimlerle birlikte kutlanacağı yönündeki tartışmalar, son yıllarda belirgin bir şekilde görüldüğü gibi, 1 Mayıs’ın değerleriyle, tarihsel ve güncel önemiyle bağdaşmayan kimi örgütsel tutum ve davranışlarla her yıl bir biçimde gündeme geliyor. Yıllardır sadece Türkiye’ni..]]> Thu, 16 Apr 2015 04:55:11 +0300 Patrona teşvik işçiye kölelik https://www.evrensel.net/yazi/73782/patrona-tesvik-isciye-kolelik https://www.evrensel.net/yazi/73782/patrona-tesvik-isciye-kolelik? 12,5 yıldır tek başına iktidar olan AKP, 7 Haziran seçimlerinde kendisini kurtarmak için projeler üretmeye, yeni “istihdam ve teşvik” paketleri açmaya başladı. AKP, Kasım 2002’de tek başlarına iktidara gelmesinden bugüne kadar 2003, 2006, 2009, 2012 yıllarında olmak üzere her üç yılda bir “patrona teşvik, işçiye kölelik” anlamına gelen paketler açıklayarak kısa aralıklarla da olsa, aslında kimlerin çıkarını savunduğunu, kaynakları kimlerin hizmetine sunduğunu açıkça gösterdi. Bugüne kadar “patrona teşvik” adı altından aktarılan miktarın 30 milyar TL olduğu tahmin ediliyor. İktidarın 5. geleneksel “istihdam ve teşvik paketi” geçtiğimiz hafta başbakan ve ekonomiden sorumlu bakanların katılımı ile açıklandı. Önceki paketlerin devamı niteliği taşıyan, ancak içerik itibariyle daha kapsamlı olduğu görülen söz konusu paket patronlar dünyasında büyük memnuniyetle karşılanırken, işçiler cephesinden bakıldığında bu paketin neden “istihdam paketi” olarak adlandırıldığı konusunda büyük bir kafa k..]]> Thu, 09 Apr 2015 05:00:35 +0300 Yalanların etkisi, gerçeklerin gücü https://www.evrensel.net/yazi/73730/yalanlarin-etkisi-gerceklerin-gucu https://www.evrensel.net/yazi/73730/yalanlarin-etkisi-gerceklerin-gucu? Gerçekleri, apaçık ortada olduğu durumlarda bile, olduğundan başka türlü göstermeye çalışmak, karşısındakini aldatmak, kandırmak ya da en azından kafasını karıştırmak için en çok başvurulan yöntem yalan söylemektir. Özü sözü bir olmayan, olanı olduğu gibi değil, işine geldiği gibi yansıtmaya çalışanlara dünyanın her yerinde yalancı denir. Her şey gözünüzün önünde yaşanıyorken bile, gerçekleri profesyonelce çarpıtanlar yıllardır toplumun hafızası ile dalga geçip, gerçekleri savunanlarla resmen dalga geçiyorlar. Yalanların etkisi ile gerçeklerin gücü arasındaki dengesizlik son yıllarda o kadar arttı ki, bu konuda Türkiye’nin tam bir sosyal laboratuvar olduğunu söylemek mümkün. Türkiye’de, başta iktidar temsilcileri olmak üzere, hemen her konuda en temel gerçekleri bile ters yüz etmeye çalışanlara, örneğin cumhurbaşkanı ya da iktidar temsilcilerinden herhangi birisine, an açık gerçekleri bile inkar ettiklerinde “yalancı” derseniz, doğru söylüyor olsanız bile mevcut hukuk sistemi içinde ..]]> Thu, 02 Apr 2015 05:00:31 +0300 İşsiz ve güvencesiz https://www.evrensel.net/yazi/73631/issiz-ve-guvencesiz https://www.evrensel.net/yazi/73631/issiz-ve-guvencesiz? Geçtiğimiz günlerde Türkiye İstatistik Enstitüsü (TÜİK), işsizlik ve güvencesizlik ile ilgili iki önemli veri açıkladı. TÜİK’e göre aralık 2014 itibariyle resmi işsizlerin sayısı 3 milyon 145 bine (yüzde 10.9) çıktı. Aynı dönemde 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı ise yüzde 20.2 gibi tehlikeli sayılacak bir rakama dayanmış durumda. İşsizlik gençlerde ve kadınlarda istikrarlı bir şekilde artmaya devam ediyor. TÜİK’in bir başka verisine göre Türkiye’de yaklaşık 9 milyon kişi sosyal güvenlik kapsamı dışında, kayıt dışı ya da mutlak anlamda güvencesiz çalışıyor. Kayıt dışı istihdam oranı resmi verilere göre yüzde 35. Erkeklerin yüzde 29.29’u, kadınların yüzde 48.43’ü kayıt dışı istihdam ediliyor. TÜİK, 2014’e kadar üç ay süreyle iş arayanları işsiz sayıyorken, hesaplama yöntemini değiştirerek bir ay süreyle iş arayanları işsiz saymaya başladı. Yeni hesaplama yönteminin de yardımıyla 2014 yılı işsizlik oranı yüzde 9.9 gibi “psikolojik sınır” seviyesinde gösterildi. Gere..]]> Thu, 19 Mar 2015 04:56:26 +0300 AKP'nin gücü, mücadelenin yönü https://www.evrensel.net/yazi/73581/akpnin-gucu-mucadelenin-yonu https://www.evrensel.net/yazi/73581/akpnin-gucu-mucadelenin-yonu? Bir toplumda yaşayan bireylerin mevcut ekonomik-toplumsal sistemden ve onun yürütme organı olan hükümetten memnun olmasının önkoşulu, o an için geçerli olan ekonomik-toplumsal sistemin toplumun geniş kesimlerinin en temel ihtiyaçları ve beklentilerini az da olsa karşılayabilmesidir. İktidar, en genel anlamıyla herhangi bir birey veya topluluğun başka birey veya topluluk üzerinde kendi istediklerini yapabilme veya yaptırabilme gücü olarak tanımlanıyor. Bir sınıfın ya da onun siyasal temsilcisinin gerçek anlamda iktidar olabilmesi, mevcut iktidarını sürdürebilmesi, toplumun büyük bölümünü politikaları ile memnun etmesine ve yaptıklarının doğru olduğuna inandırmasıyla mümkün. Tarih boyunca egemen olmuş her sınıf, kendi çıkarlarını tüm toplumun yararınaymış gibi gösterebildiği oranda iktidarları koruyabildi. Sahip olduğu gücü, toplum üzerindeki etkilerini bu şekilde güvence altına alırken, özellikle toplumun örgütsüz kesimleri karşısındaki üstünlüğünü ancak bu şekilde sürdürebildi. Ekon..]]> Thu, 12 Mar 2015 05:00:17 +0300 İç güvenlik faşizmi https://www.evrensel.net/yazi/73483/ic-guvenlik-fasizmi https://www.evrensel.net/yazi/73483/ic-guvenlik-fasizmi? AKP, geçtiğimiz 12 yıl içinde kendi iktidarını tehdit edecek bütün kurumları etkisiz hale getirip, tamamına yakınını kendi çıkarları doğrultusunda yeniden biçimlendirdi. Başta devlet bürokrasisi olmak üzere, bütün kamu kurumları, okullar, üniversiteler, ordu, medya, yukarıdan aşağıya yargının bütün alanlarını kendi siyasal-ideolojik hedefleri ve dönemsel ihtiyaçları doğrultusunda düzenledi. Tıpkı 2. Dünya Savaşı öncesi Almanyası’nda Nazi Partisi’nin yaptığı gibi, parti-devlet bütünleşmesine yönelik adımlar birer birer hayata geçirildi. Fabrikada, okulda, üniversitede, hastanede, sokakta, hatta evlerinde bile insanlar, iktidarın günlük yaşama doğrudan müdahalesi ve düzenlemeleri üzerinden neredeyse nefes alamaz hale geldiler ve 2013 haziranında Gezi direnişi ile ülke çapında ilk büyük toplumsal patlama yaşandı. Gezi direnişi sürecinde AKP, mutlak sandığı iktidarının ayaklarının altından kaymakta olduğunu ilk kez net bir şekilde gördü ve o tarihten itibaren faşist rejimlerin toplumsa..]]> Thu, 26 Feb 2015 04:58:18 +0300 Orta Çağa kesin dönüş https://www.evrensel.net/yazi/73435/orta-caga-kesin-donus https://www.evrensel.net/yazi/73435/orta-caga-kesin-donus? Türkiye’de uzunca bir süredir, Orta Çağ dönemini hatırlatan politik söylem, uygulama ve olayların belirgin bir şekilde arttığı bir dönemden geçiliyor. Orta Çağ koşulları pek çok bakımdan gerilerde kalmış olmasına rağmen, o dönemi karakterize eden zihniyet dünyası ile günümüz Türkiye’si arasında somut bağlar kuracak o kadar çok örnek ortaya çıkmaya başladı ki, çok sayıda insan artık hangi çağda yaşadığını sorgulamaya yönelmiş durumda. Orta Çağ Avrupası’nda dini tekeline alan Katolik Kilisesi, toplum üzerindeki mutlak egemenliğini kaybetmemek için her gelişmeyi dine göre açıklıyor, halkı dinin emrettiği kurallara göre yaşamaya ve Kiliseye itaat etmeye zorluyordu. Bu yaklaşımın somut bir sonucu olarak, Orta Çağda kadınlara yönelik “insan mı, şeytan mı” tartışmaları üzerinden “cadı avı” başlatıldı. O dönem kadınların şeytanın bazı özelliklerine sahip olduğu, erkekleri sürekli “tahrik ettiği” ve onları “baştan çıkardığı” iddia edildi. Binlerce kadının cadı olduğu iddiasıyla canlı canlı ya..]]> Thu, 19 Feb 2015 05:00:08 +0300 Eğitimin ve toplumun geleceği https://www.evrensel.net/yazi/73383/egitimin-ve-toplumun-gelecegi https://www.evrensel.net/yazi/73383/egitimin-ve-toplumun-gelecegi? Türkiye’de 12 Eylül’den bu yana eğitim politikalarının merkezinde “Türk-İslam” sentezine dayalı uygulamalar yer alıyor. 12 Eylül’ün baskıcı, otoriter zihniyetinin günümüzdeki temsilcisi olan AKP, son 12 yılda eğitimi dinselleştirme uygulamaları ile eğitim sistemini ve toplumu dipsiz bir karanlığın içine doğru zorla itmeye devam ediyor. Geçtiğimiz 12 yıl içinde eğitim müfredatına sızdırılan bilim dışı söylemler, öğrencileri araştırmaya ve sorgulamaya yöneltmek yerine, sorgulamayan, itiraz etmeyen, itaatkar nesiller yetiştirmeyi hedefledi. AKP iktidarı döneminde pozitif bilimlere dayanan, bilimsel olan ne varsa hepsine karşı resmen savaş açılırken, özellikle felsefe dersi hedef haline getirildi. Evrim teorisi başta olmak üzere, bilimin en temel gerçekleri dinsel söylem ve uygulamalar üzerinden değersizleştirilirken, en temel bilimsel gerçeklerin bile yok sayılmasına dayanan politikalar, “farklı görüşler” saçmalığı üzerinden meşrulaştırılmaya çalışıldı. AKP iktidarı döneminde 2010’dan ..]]> Thu, 12 Feb 2015 05:00:23 +0300 Metal işçisinin iradesi ve inisiyatifi https://www.evrensel.net/yazi/73331/metal-iscisinin-iradesi-ve-inisiyatifi https://www.evrensel.net/yazi/73331/metal-iscisinin-iradesi-ve-inisiyatifi? Yıllardır ülkenin pek çok yerinde birbirinden farklı iş kollarında, farklı bölgelerde çeşitli düzeylerde gerçekleşen işçi eylemleri, fabrika direnişleri ve grevler işçilerin mücadele deneyimi ve sınıf bilincinin gelişmesi açısından öğretici özellikler gösteriyor. Türkiye’de sendikal örgütlülük resmi verilere göre yüzde 10 civarında gösterilse de, toplusözleşme hakkından yararlanan işçilerin oranı yüzde 5’i geçmiyor. Söz konusu yüzde 5’in toplusözleşme görüşmelerinde anlaşma olmaması durumunda yasal grev hakkı olmasına rağmen, oldukça uzun süren saçma sapan bir prosedürün ardından işçiler greve çıkabiliyor. Greve çıksalar bile daha ilk adımda patronların çıkarını gözeten hükümeti en büyük engel olarak karşılarında görüyorlar. İşçilerin kendi iradesi ile yaptığı her eylem, grev ya da direnişlerde başından sonuna kadar inisiyatifi elinde bulundurması, hem eylem ya da grev kararlarının alınmasında, uygulanmasında ve sonuç alıcı olmasında ayrı bir önem taşır. 15 bin metal işçisinin irad..]]> Thu, 05 Feb 2015 04:55:49 +0300 Metal grevi ve sınıfın dayanışması https://www.evrensel.net/yazi/73285/metal-grevi-ve-sinifin-dayanismasi https://www.evrensel.net/yazi/73285/metal-grevi-ve-sinifin-dayanismasi? Sınıf çıkarları açısından işçiler ile patronların birbirine taban tabana zıt oldukları temel bir doğru olmasına rağmen, bu durumun işçiler tarafından algılanması her zaman söylendiği kadar basit değildir. Kapitalist sistemin tüm bireysel ve toplumsal algılama ve düşünce sistemleri üzerindeki egemenliği nedeniyle, ağır sömürü koşulları altında milyonlarca işçi, patronlarla arasındaki sınıf çıkarı karşıtlığının farkını her zaman net olarak göremeyebilir. Bedenen ve zihnen hemen her fırsatta sömürülen işçiler, kaçınılmaz olarak egemen sistemin işleyişinde meydana gelen her türlü gelişmeyi, eğer ucu kendisine dokunmuyorsa, “olağan” olarak algılayabiliyor. Örneğin herhangi bir alanda yaşanan bir gelişme, işçilerin sınıf çıkarlarına ters olsa bile, kendisini yaşanan olumsuzlukların “dışında” tutmayı, çoğu zaman “beni ilgilendirmez” diyerek “tepkisiz” kalmayı tercih edebiliyorlar. Ama ne zaman işler doğrudan kendi çalışma ve yaşam koşullarını tehdit eder hale geliyor, işte o zaman işler deği..]]> Thu, 29 Jan 2015 05:00:08 +0300 Metal grevine doğru https://www.evrensel.net/yazi/73234/metal-grevine-dogru https://www.evrensel.net/yazi/73234/metal-grevine-dogru? DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş üyesi 15 bine yakın metal işçisi, metal patronlarının sendikası MESS’in (Metal Eşya Sanayicileri Sendikası) düşük ücret zammı ve 3 yıllık toplu iş sözleşmesi dayatmasına karşı, 29 Ocak’ta greve çıkmaya hazırlanıyor. Türkiye’de işçi sınıfına yönelik saldırıların ilk uygulandığı alanların başında, ağır fiziksel çalışmanın olduğu, sürekli üretim ve verimlilik artışının öne çıkarıldığı, performans ve esnek çalışma uygulamalarının ilk kez denendiği, bu anlamda işçi sınıfına yönelik saldırıların ilk kez hayata geçirildiği en temel alanların başında metal iş kolu geliyor. Her dönem istikrarlı bir şekilde gündeme getirilen işten çıkarmalar, esnek çalışma ve fazla mesai uygulamaları ile işçilerin sıkı bir disiplin içinde çalıştırıldığı metal işçileri, tıpkı birer robot gibi çalışıyor. Çok sayıda işçinin çalışmak, yemek ve uyumak dışında neredeyse hiç zamanının kalmadığı, meslek hastalıklarının yaygın olduğu metal iş kolu, inşaattan sonra en çok ölümlü iş cinayet..]]> Thu, 22 Jan 2015 05:00:46 +0300 Öğrenilmiş çaresizlik https://www.evrensel.net/yazi/73181/ogrenilmis-caresizlik https://www.evrensel.net/yazi/73181/ogrenilmis-caresizlik? Daha iyi bir yaşam ve gelecek için mücadele eden her insan ya da mücadele örgütü, herhangi bir konu karşısında tutumunu belirlerken, attığı ya da atacağı adımların sonuçlarını düşünerek hareket etmek zorundadır. Sendikal mücadele açısından bakıldığında, emekçilerin hak alma mücadelesi sürecinde ortaya çıkan her olumsuzluk, özellikle ilk kez örgütlenen, o ana kadar farkında olmadığı çelişkileri en derin şekilde yaşayanlar açısından önemli sonuçlar ortaya çıkarır. Türkiye’de genel olarak örgütlenme süreçlerinde, özel olarak sendikal mücadelede mevcut hakları koruma ve hak kazanma koşullarının giderek zorlaşması, geniş emekçi kesimleri üzerinde, ne yapılırsa yapılsın, nasıl mücadele edilirse edilsin, asla başarılı olunamayacağı gibi yaygın bir düşüncenin, daha doğrusu ön yargının gelişmesine yol açabiliyor. Tipik bir “öğrenilmiş çaresizlik” haline gelen bu durum, toplumsal yaşamın her alanında giderek yaygınlaşan bir özellik gösteriyor. Kapitalist sistemin temel özelliklerinden birisin..]]> Thu, 15 Jan 2015 05:00:40 +0300 Organize arsızlık https://www.evrensel.net/yazi/73131/organize-arsizlik https://www.evrensel.net/yazi/73131/organize-arsizlik? Mevcut düzen savunucuları ile karşıtları arasındaki çelişkilerin derinleştiği, safların daha da belirgin hale geldiği bir döneme girildi. İktidar partisini bir sarmaşık gibi saran ve tarihin en büyük yolsuzluk, rüşvet ve “organize hırsızlık” iddiaları sonrasında yaşananlar, iktidar cephesinde tarihe geçecek derecede ibretlik görüntülerin yaşanmasına neden oldu. Yolsuzluk ve rüşvet iddiaları karşısında her fırsatta kralın soytarıları gibi ortaya atılarak iktidara yaranmaya çalışanlar, en somut suçlamaları bile görmezden gelerek, gerçeklerin açığa çıkarılmasını isteyenlere karşı “Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” sözünün hakkını verircesine, resmen organize arsızlık hareketi başlattılar. Attıkları her adımda iktidara yaranma içgüdüsü ile hareket eden, iktidar beslemesi medya organları, köşe yazarları, yandaş sendikalar, vakıf ve cemaatler “tek ses, tek yürek” halinde en somut gerçekleri bile eğip bükerek, utanmadan sıkılmadan iktidarın ve saraydakinin önüne siper oldular. Yolsuzluk ..]]> Thu, 08 Jan 2015 04:45:51 +0300 Geçmişten geleceğe https://www.evrensel.net/yazi/73078/gecmisten-gelecege https://www.evrensel.net/yazi/73078/gecmisten-gelecege? Eskisini geride bırakıp, yeni bir yıla adım atarken, eski yılın olumsuzluklarını geride bırakıp, yeni yılda her şeyin daha iyi, daha güzel olmasını dileriz. Ancak karşılanan her yeni yılın sağlıklı, mutlu ve umut dolu olmasının bir dilek olmaktan çıkarak gerçekleşmesi için somut adımlar atılmadığı sürece, yaşanan yılın bir önceki yılı “mumla aratır hale geldiği” gerçeğini göz ardı etmemek gerekiyor. Önceki yıllarda olduğu gibi 2014’te de sistemi, iktidarı, patronları ile dört bir koldan yürütülen saldırılar, iş cinayetleri, doğa katliamları, başta eğitim olmak üzere, yaşamın her alanını kuşatan dini muhafazakarlık uygulamaları bütün hızıyla sürdü. 2014’te sermaye güçleri açısından olumlu olan her gelişme, iktidarın temsil ettiği kesimlerin çıkarına uygun olarak attığı her adım, emekçiler cephesinde daha fazla ölüm, kan, gözyaşı ve önemli hak kayıplarını beraberinde getirdi. Sermaye ve hükümet güçleri, karşılarına çıkan her fırsatı değerlendirerek emekçilere yönelik saldırı hamleler..]]> Thu, 01 Jan 2015 05:00:16 +0300 Laiklik ve laik eğitim -3 https://www.evrensel.net/yazi/73031/laiklik-ve-laik-egitim-3 https://www.evrensel.net/yazi/73031/laiklik-ve-laik-egitim-3? Dünyanın her yerinde eğitim sistemleri, egemen sistemin ve toplumun temel değerlerinin, dünya görüşlerinin çocuklara ve gençlere aktarılmasını sağlayan yapılar olarak bilinir. Bu nedenle eğitim sistemi ve okullar, aynı zamanda toplumsal ve kültürel değerlerin, o an için egemen dünya görüşünün bütün yönleriyle yeniden üretildiği alanlardır. Okulların kültürel üretimdeki en önemli rolü, mevcut sınıf eşitsizliklerinin, toplumsal ve kültürel farklılıkların sınırlarını çizen, bu farklılıkları doğal ya da kaçınılmaz hale getirmesidir. Ancak diğer taraftan okullar, aynı zamanda, söz konusu farklılıkların sorgulanması ve eleştirisi üzerinden yürütülecek mücadelelere uygun ortam ve olanaklar da sağlar. Bu anlamda Türkiye’nin eğitim sistemi ve okullar, aynı zamanda laik, bilimsel, demokratik eğitimi savunanlar ile eğitim sistemini dini referanslara göre biçimlendirmek isteyenlerin sık sık karşı karşıya geldiği mücadele alanlarının başında geliyor. Toplumda giderek derinleşen sınıfsal ve kültür..]]> Thu, 25 Dec 2014 05:00:00 +0300 Laiklik ve laik eğitim -2 https://www.evrensel.net/yazi/72982/laiklik-ve-laik-egitim-2 https://www.evrensel.net/yazi/72982/laiklik-ve-laik-egitim-2? Toplumların ekonomik, sosyal ve kültürel yapısının nasıl olacağını ya da olması gerektiğini belirleyen temel etken, benimsediği insan yetiştirme modelidir. Çocukların yetiştirilmesi konusunda benimsenen politika ve uygulamalar, toplum yapısının nasıl olacağı/oluşturulacağı konusunda en temel belirleyicilerin başında gelir. Türkiye’de din ile eğitim arasındaki ilişkiyi büyük ölçüde din ile devlet ilişkisi belirliyor. Dolayısıyla dini konu ve kurallar devlet yönetiminde ne kadar güçlü bir etkiye sahipse, dinin ya da dini söylem ve kuralların eğitim sistemi üzerinde belirleyici, yönlendirici ve dayatmacı uygulamaların hayata geçirilmesi kaçınılmazdır. Bu anlamda, Türkiye örneğinde olduğu gibi, belli bir dinin ve mezhebin (Sünnilik) eğitim üzerindeki etkisini, geçmişten günümüze var olan siyasal yapı ve iktidar ile kurulan ilişkilerden ayrı değerlendirmek mümkün değil. Laik eğitim, özünde bilimsel eğitimi ifade eden bir kavram ve bilimin kuşku duyan, sorgulayan ve eleştiren yüzünü ifade ..]]> Thu, 18 Dec 2014 05:00:35 +0300 Laiklik ve laik eğitim -1 https://www.evrensel.net/yazi/72925/laiklik-ve-laik-egitim-1 https://www.evrensel.net/yazi/72925/laiklik-ve-laik-egitim-1? Toplumlar, bir arada yaşamak isteğinde olan ve böyle yaşadıkları sürece gelişen ve geleceğe güvenle bakarak kalkınabilen insan topluluklarıdır. Uygarlık tarihi boyunca çeşitli dönemlerde çeşitli düşünce biçimlerinin toplumsal yaşamı belirlediği görülür. Eski toplumlarda “gelenekler” ve “ruhban sınıflar”, Ortaçağ’da “din ve din adamları” toplumsal yaşam kurallarının, devlet yönetimi ve okullar başta olmak üzere, çeşitli kurumların işleyişinde belirleyici ve yönlendirici olmuşlardır. Laiklik anlayışı, Avrupa’da Aydınlanma Çağı’ndan önce yıllarca süren din ve mezhep savaşları sonrasında oluşurken, laikliğin kültürel olarak ortaya çıkışı ise, kilisenin baskısına ve günlük yaşama doğrudan müdahalesine karşı gösterilen güçlü ve kitlesel tepkilere dayanmıştır. Laikleşme, tarihsel ve toplumsal bir süreç ve modern toplumda bireyin yaşamının çeşitli alanlarının (gündelik yaşam, eğitim vb) belli bir dini inancın belirleyiciliği ya da dini kurallar tarafından yönlendirilmesinin olmaması anlamı..]]> Thu, 11 Dec 2014 05:00:29 +0300 Eğitim sistemi nereye gidiyor? https://www.evrensel.net/yazi/72874/egitim-sistemi-nereye-gidiyor https://www.evrensel.net/yazi/72874/egitim-sistemi-nereye-gidiyor? Bir toplumda insanlar, çocukluktan başlayarak hangi bilgiler, gerçekler ve değerler üzerinden biçimlendirilmek ve yetiştirilmek isteniyorsa, eğitim politikaları ona uygun olarak oluşturulur. Türkiye’nin eğitim sisteminde, eğitim politikaları belirlenirken, sistemin ihtiyaçları ve siyasi iktidarın açık ya da örtük olarak sahip olduğu amaç ve hedefler büyük önem taşıyor. Milli Eğitim Şuraları, gerek yapısı, gerekse bileşimi açısından Türkiye’de eğitim politikalarının belirlenmesi ve uygulanmasında iktidarlar tarafından önemli dayanak noktaları olarak görülmüştür. Eğitimin sorunlarının dört konu başlığı altında tartışıldığı 19. Milli Eğitim Şurası, eğitimde 4+4+4 dayatmasını bile gölgede bırakacak öneri ve tartışmalar eşliğinde devam ediyor. Eğitimdeki en temel sorun alanlarını görmeyen, eğitim sistemini çeşitli yönleriyle sorgulayan ve somut çözüm önerileri sunmayan bir Şura’nın eğitim sisteminin yapısal sorunlarına kalıcı çözümler üretmesi elbette beklenemez. Eğitimin sorunlarına çöz..]]> Thu, 04 Dec 2014 05:00:00 +0300 Zor sorunlara zor çözümler https://www.evrensel.net/yazi/72824/zor-sorunlara-zor-cozumler https://www.evrensel.net/yazi/72824/zor-sorunlara-zor-cozumler? Gerek siyasal alanda, gerekse çalışma yaşamında yoğun bir gündem yaşanıyor. İşçi cinayetlerinin, ataması yapılmayan öğretmenlerin ve taşeron işçilerin sorunlarının daha önce hiç olmadığı kadar çok tartışıldığı bir dönemden geçiliyor. Giderek artan işsizlik oranları, çift haneye dayanan enflasyon, 2015’te asgari ücrete ve kamu emekçilerine yapılması planlanan yüzde 3+3 zam tartışmaları pek çok açıdan iç içe geçmiş durumda. Çalışma yaşamında acil çözüm bekleyen onca sorun varken, kıdem tazminatı fonu ve taşerondan da beter olan kiralık işçilik tartışmaları yeniden alevlendi. Çalışma Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı (DPT) öncülüğünde yapılan toplantılarda, kamu emekçilerinin işe alınma ve işten çıkarılması konusunda yeni düzenlemeler yapılırken, kamuda daha esnek, daha güvencesiz ve performansa dayalı çalışma konusunda daha somut adımlar atılması için yapılan hazırlıklarda sona gelindi. Polise ve valilere olağanüstü yetkiler getiren ve örneklerini ancak faşist rejimlerde görebil..]]> Thu, 27 Nov 2014 04:57:52 +0300 Uçan ekonomi batan emekçi https://www.evrensel.net/yazi/72769/ucan-ekonomi-batan-emekci https://www.evrensel.net/yazi/72769/ucan-ekonomi-batan-emekci? Eski Yunan’da ekonomi bir evin mal varlığını yönetme sanatı olarak tanımlanırmış. O dönemde etki alanı evden ibaret olan ekonominin anlamı zaman içinde farklı içerikler kazanmış olsa da, özellikle emekçi ailelerinin “geçimi” açısından ilk anlamını koruduğunu söylemek mümkün. Kapitalizmde insanlar, ancak üretilen ürünleri talep ettiklerinde ve o malı tüketebildiklerinde, “tüketici” kimliğini kazandıkları ölçüde değerliyken, tüketici kimliğinden uzaklaştıkça giderek değersizleşiyorlar. Çünkü kapitalist sistem açısından “tüketim eğilimi yüksek” olan tüketiciler, “tüketim eğilimi düşük” olanlara göre çok daha önemli ve değerli kabul ediliyor. Türkiye’de emekçi ailelerin tamamına yakını geçimlerini büyük ölçüde borçlanarak sürdürmeye çalışırken, enflasyon ve işsizlik tehdidini sürekli enselerinde hissediyorlar. Her sofraya oturduklarında bir sonraki günü nasıl kurtaracaklarının hesabını yapıyorlar. Bu nedenle “kriz” ve “istikrar” kelimelerinin anlamı işçi ve emekçiler için siyasetçilerde..]]> Thu, 20 Nov 2014 05:00:54 +0300 Kim doğru söylüyor? https://www.evrensel.net/yazi/72718/kim-dogru-soyluyor https://www.evrensel.net/yazi/72718/kim-dogru-soyluyor? Nüfusunun önemli bir bölümünü ücretli emekçilerin ve onların ailelerinin oluşturduğu Türkiye gibi ülkelerde geniş kitlelerin güvenli bir gelecek umudunun giderek azaldığı günleri yaşıyoruz. Giderek ağırlaşan ekonomik sorunlar, hızla artan iş cinayetleri, işten atmaların ve işçi direnişlerinin artması, doğa katliamları, siyasal alanda yaşanan kaos gibi gelişmelere rağmen iktidar temsilcileri giderek artan sorunlar karşısında hiç sorumluluğu yokmuş gibi davranmayı sürdürüyor. AKP, iktidarda olduğu son 12 yıl içinde Türkiye’nin ekonomik anlamda büyük adımlar attığını, dünyanın “güçlü” ekonomileri arasında yer aldığını her fırsatta dile getiriyor. Her ne kadar ülke ekonomisi “kırılgan ekonomiler” kategorisinde her dönem liste başı olsa da, bu durumun iktidar cephesinde en küçük bir tedirginlik yaratmaması, aksine her açıklamalarında ekonominin kendi dönemlerinde “uçuşa geçtiğini” iddia etmeleri dikkat çekici. Yıllardır hükümet programları ve bütçeler kopyala-yapıştır yöntemiyle, hep aynı..]]> Thu, 13 Nov 2014 04:56:25 +0300 Bütçe tuzağı https://www.evrensel.net/yazi/72661/butce-tuzagi https://www.evrensel.net/yazi/72661/butce-tuzagi? 2015 yılı Merkezi Bütçe Tasarısı, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmeye başlandı. AKP tarafından yapılan bütün bütçeler, o ana kadar yapılmış “en iyi”, “en sosyal” “Eğitime ve sağlığa en çok pay ayıran”, “Çalışanların enflasyona ezdirilmediği” bütçe gibi söylemler eşliğinde sunuldu. Ancak 2014 bütçe gerçekleşme tahminleri ve 2015 bütçe taslağında yer alan veriler, bütün bu söylemlerin büyük bir kandırmaca olduğunu açıkça gösteriyor. Önemli bir bölümü işçi ve kamu emekçilerden toplanan vergilerle oluşturulması planlanan 2015 bütçesi emekçiler açısından ciddi tuzaklar içeriyor. Hükümet ile Memur-Sen’in, 2014-2015 yıllarını kapsayan ve Türk-İş’e bile rahmet okutacak bir kıvraklıkla, “Yangından mal kaçırır gibi” imzaladığı “toplu satış” sözleşmesinin sonuçları, 2015 bütçe görüşmelerini özellikle kamu emekçileri açısından daha da önemli hale getirdi. 2014’te kamu emekçilerinin hükümet ve Memur-Sen iş birliği ile tarihte ilk kez enflasyon farkı almayacak. Maaş katsayısına bağlı öde..]]> Thu, 06 Nov 2014 05:00:42 +0300 2015 bütçesinin karakteri https://www.evrensel.net/yazi/72548/2015-butcesinin-karakteri https://www.evrensel.net/yazi/72548/2015-butcesinin-karakteri? 2015 Merkezi Bütçe Taslağı, 17 Ekim’de TBMM’ye sunuldu. Önceki bütçelerle birebir aynı mantıkla hazırlanan 2015 bütçesi, iktidarın önümüzdeki yıl ekonomik, toplumsal ve siyasal alanda yapacaklarının ilanı niteliğinde bir belge olması nedeniyle büyük önem taşıyor. Hükümetin üç yıllık bir plan dahilinde gündeme getirdiği bütçe taslağı, ekonomi politikalarının hangi hedefler doğrultusunda ve hangi temellerde yürütüleceğini göstermesi açısından önemli. Nitekim bütçeler, bir yönüyle devletin ve onun yürütme organı olan hükümetin bir yıl içindeki programını oluşturan ve siyasi yönleri olan bir belge, başka bir yönüyle de söz konusu programın doğrudan etkileyeceği toplumsal sınıflara nasıl ve ne kadar kaynak aktarılacağını gösteren ekonomik metinler olarak bilini..]]> Thu, 23 Oct 2014 00:39:28 +0400 Yeni kuşatma https://www.evrensel.net/yazi/72493/yeni-kusatma https://www.evrensel.net/yazi/72493/yeni-kusatma? Bir toplumda yaşayan bireylerin sistemle barışık olması ve sistemin uygulamalarını “itiraz etmeden” kabul edebilmesi için, o an için geçerli olan ekonomik-toplumsal sistemin, o bireylerin en temel ihtiyaçları ve beklentilerini asgari düzeyde de olsa karşılaması gerekir. Bunun sağlanmadığı koşullarda insanların çalışma ve yaşam koşullarını sorgulaması, eleştirmesi hatta somut olarak harekete geçmeye hazır hale gelmesi ihtimali ortaya çıkar. Türkiye’de ve dünyanın değişik bölgelerinde yaşanan gelişmelerin büyük bölümü, açıkça sermayenin çıkarlarının gerektirdiği politikalar üzerinden sürerken, işçi ve emekçilerin en temel ekonomik, demokratik talepleri görmezden gelinmeye devam ediliyor. Türkiye’de işsizlik ve enflasyon rakamları, bugüne kadar olduğu gibi, sürekli beklentilerin üzerinde artarke..]]> Thu, 16 Oct 2014 00:09:11 +0400 Hangi özgürlük? https://www.evrensel.net/yazi/72392/hangi-ozgurluk https://www.evrensel.net/yazi/72392/hangi-ozgurluk? Dünyanın her yerinde eğitim sistemleri, içinde var oldukları ekonomik-toplumsal sistemlerin ideolojisi, ihtiyaçları ve hedefleri neyi öngörüyorsa o doğrultuda biçimlendirilir. Başka bir ifade ile insanlar, hangi bilgiler, gerçekler ve değerler üzerinden biçimlendirilecekse, eğitim politikaları da o bilgiler ve değerlere uygun olarak oluşturulur. Bir ülkede dini konular devlet üzerinde ne kadar güçlü bir etkiye sahipse, eğitim sistemi üzerinde de o kadar yönlendirici ve dayatmacı olması kaçınılmaz. Bu anlamda, Türkiye’de dinin eğitim üzerindeki etkisini, mevcut toplumsal-siyasal yapı ve iktidarın hedeflerinden ayrı düşünmek mümkün değil. Türkiye’de sisteme her yönden itaat edecek, sorgulamayan ve itiraz etmeyen nesiller yetiştirmek amacıyla eğitime dini içerik kazandırma uygulamalarının temelleri yıllar önce atı..]]> Thu, 02 Oct 2014 00:26:27 +0400 Eğitim grevi https://www.evrensel.net/yazi/72286/egitim-grevi https://www.evrensel.net/yazi/72286/egitim-grevi? Yıllardır eğitim sistemine yönelik olarak atılan her adımda, yapılan her yasal düzenleme ve fiili uygulamalarda okulöncesinden yükseköğretime kadar eğitimin bütün kademelerinde yaşanan piyasalaştırma ve ticarileştirme uygulamaları, eğitimin içeriğinin dini kurallara göre düzenlemesi girişimleri son 12 yılda, özellikle 4+4+4 yasası sonrasında belirgin ve gözle görünür bir şekilde arttı. Diğer pek çok alanda olduğu gibi, eğitim sistemi de iktidarın ekonomik, siyasal ve ideolojik hedefleri doğrultusunda biçimlendirildi. 12 Eylül’ün ürünü olan zorunlu din dersi dayatmasına, “zorunlu seçmeli” din dersleri eklenmesi, anadilinde eğitim yasağının sürmesi, eğitimin içeriğini dini içerikte biçimlendirme uygulamaları ve bütün okullarda fiilen imam hatip modeline geçilmesi, TEOG sınavı sonrasında 40 bin ö..]]> Thu, 18 Sep 2014 00:38:41 +0400 'Yeni' Türkiye https://www.evrensel.net/yazi/72231/yeni-turkiye https://www.evrensel.net/yazi/72231/yeni-turkiye? Eski” olan her şeyin aynı zamanda “kötü” ve “yanlış”, “yeni” olarak ortaya atılan her şeyin ise mutlak anlamda “iyi” ve “doğru” olduğu yönündeki algı ve düşüncelerin, hayatın her alanında genel kabul gören bir durum haline geldiği günleri yaşıyoruz. “Yeni” kavramının toplumun zihninde kendiliğinden yarattığı olumlu düşünceler, herhangi bir isim ya da kavramın önüne “yeni” geldiği zaman, otomatik olarak toplumun genelinin kullanılan ifadeye sıcak yaklaşmasına neden olabiliyor. AKP’nin seçim dönemlerinde ağırlıklı olarak kullandığı “Yeni Türkiye” sloganı, ülkede giderek artan ekonomik, sosyal ve siyasal kutuplaşmaya, sistemin her tarafından pislikler fışkırmasına rağmen, halka “Yeni Türkiye” masalları anlatmak, yeni bir pazarlama sloganı olarak öne çıkıyor. Kuş..]]> Thu, 11 Sep 2014 00:43:43 +0400 Yaşayarak öğrenenler https://www.evrensel.net/yazi/72183/yasayarak-ogrenenler https://www.evrensel.net/yazi/72183/yasayarak-ogrenenler? Toplumsal yaşamın üretim sürecinden günlük ilişkilere kadar her yönüyle eşitsizlikler ve çelişkiler üzerinden gelişmesi, herhangi bir alanda meydana gelen değişikliklerin farklı toplum kesimleri üzerindeki etkilerinin de farklı olmasına neden oluyor. Bir ülkede, toplumsal yaşamla ilgili olarak yapılan yasal düzenlemeler ya da uygulanan politikalar, mevcut ekonomik-toplumsal sistem hangi sınıfın çıkarlarını koruyorsa, o sınıfın istek ve beklentileri doğrultusunda gerçekleşiyor. Bu durum toplumun çok az bir kesiminin kendisini güvende hissetmesini sağlarken, büyük bölümünde geleceğe ilişkin endişe ve korku yaratıyor. Kendisi ve ailesinin geleceği için endişelenen, nitelikli bir eğitim, sağlıklı bir yaşam, güvenceli bir iş ve insanca yaşamak için bir şeyler yapılması gerektiğini düşünen insanların tepkilerini engellemek için yazılan birey..]]> Thu, 04 Sep 2014 00:12:28 +0400 Bıçak kemikte https://www.evrensel.net/yazi/72083/bicak-kemikte https://www.evrensel.net/yazi/72083/bicak-kemikte? Patronlar ve onların siyasal temsilcisi olan siyasi iktidar, işçi ve emekçileri ihtiyaç duyduğunda istediği gibi kullanıp, ihtiyacı kalmadığında kolaylıkla kapı önüne koyabileceği bir düzen yaratmak için yıllardır çırpınıyorlar. Çünkü onlar için işçiler, işin en kolay elden çıkarılabilen unsurları olarak görülüyor. Üretim sürecinin, artı değer üreten biricik öğesi canlı emek olmasına rağmen, işçilerin patronlar tarafından kullanılıp atılabilmesi ya da kolayca yerine başkasının bulunabilmesi onların örgütlü mücadeleye bakışlarını ve dirençlerini zayıflatan bir etki yaratıyor. İşçilerin, karşı karşıya olduğu sorunlardan kaynaklanan zayıflıklar, özellikle yoksulluk ve işsizlik baskısı, patronların sonu gelmeyen isteklerinin hükümet tarafından her fırsatta gündeme getirilmesine neden oluyor. Ne kadar &c..]]> Thu, 21 Aug 2014 00:24:16 +0400 Mülteci işçiler https://www.evrensel.net/yazi/72033/multeci-isciler https://www.evrensel.net/yazi/72033/multeci-isciler? Suriye’de yaşanan iç savaşın uzaması, başta sınır iller olmak üzere, Türkiye’ye doğru zorunlu göç sayısının artışında önemli bir etken oldu. Savaşın Suriye ve bölge halklarına güvenli yaşam hakkını tamamen ortadan kaldırması, Türkiye’ye doğru yoğun bir mülteci akımı yaşanmasına neden oldu. Türkiye’de resmi kayıtlara göre 1 milyonu aşkın Suriyeli mülteci var. Kayıt dışı olanlarla birlikte bu sayının çok daha fazla olduğu tahmin ediliyor. Suriyeli mültecilerin sadece 250 bini kamplarda kalırken, büyük bölümü, başta Hatay, G.Antep, Adana, Mersin, Ş.Urfa gibi sınır kentleri olmak üzere, metropol illere giderek “kayıt dışı” ya da “kaçak” olarak çalışıp, kendilerinin ve ailelerinin yaşamını sürdürme mücadelesi veriyorlar. Sınır kentleri başta olmak üzere büyük şehirlerde artık her k&ou..]]> Thu, 14 Aug 2014 00:47:03 +0400 İşten atma endeksi! https://www.evrensel.net/yazi/71988/isten-atma-endeksi https://www.evrensel.net/yazi/71988/isten-atma-endeksi? Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye’yi yıllardır istihdam biçimleri ve çalışma koşulları açısından en katı mevzuata sahip ülkeler arasında gösteriyor. Türkiye’de esnek çalışma biçimlerinin diğer OECD ülkelerine göre oransal olarak daha az olması ve kıdem tazminatı gibi patronların sırtında büyük bir “yük” olarak görülen az sayıda hak, istihdamdaki “katılığın” en temel nedeni olarak görülüyor. OECD her yıl, tek tek ülkelerin istihdam yapılarını ve çalışma yasalarını inceleyerek ve çalışma mevzuatının işçilerin haklarını ne kadar koruduğuna bakarak, “işe alma/işten atma” endeksleri oluşturuyor. Bu endeks ile hangi ülkelerde işçilerin daha kolay işten atıldığı ya da işe alındığı belirlenerek, ilgili ülkelerin özellikle yabancı sermaye yatırımları i&ccedi..]]> Thu, 07 Aug 2014 00:33:32 +0400 Mücadeleci sendikacılık -2 https://www.evrensel.net/yazi/71894/mucadeleci-sendikacilik-2 https://www.evrensel.net/yazi/71894/mucadeleci-sendikacilik-2? Son yıllarda, sendikalardan söz edildiğinde gündeme gelen ya da getirilen konuların başında; mevcut yapıları ve mücadele tarzları ile sendikaların ihtiyaca yeterince yanıt vermemesi geliyor. Mevcut sendikal yapıların ve egemen sendikal anlayışların işçi ve emekçileri sermaye güçleri karşısına daha örgütlü ve birleşmiş bir şekilde dikmek gibi bir dertlerinin olmaması, işçi sınıfının en eski, en yaygın ve en kitlesel mücadele araçlarından birisi olan sendikaların ne işe yaradığını ve kimin örgütü olduğunu tartışılır hale getirdi. Geçtiğimiz yıllar içinde, şu ya da bu nedenle, sendikaların zaten sınırlı olan gücü ve etkisi belirgin bir şekilde kırıldı. Hatta geniş emekçi kesimleri açısından sendikaların ve sendikal mücadelenin gereksiz, işlevsiz, neredeyse işe yaramaz haline getirilmesi çabaları belirginleşti. Bütün eksikliklerine v..]]> Thu, 24 Jul 2014 00:21:05 +0400 Mücadeleci sendikacılık -1 https://www.evrensel.net/yazi/71837/mucadeleci-sendikacilik-1 https://www.evrensel.net/yazi/71837/mucadeleci-sendikacilik-1? İşçi sınıfının sermayeye karşı mücadelesinin ilerlemesinde en önemli araçlardan birisi olan sendikalar ve sendikal mücadele, uzunca bir süredir çeşitli yönleriyle tartışılıyor. Yürütülen tartışmalarda ağırlıklı olarak sendikaların mevcut zaaflarından nasıl sıyrılacağı, daha mücadeleci ve emekçilerin farklı kesimlerini ortak hedefler doğrultusunda birleştirebilmesi için neler yapması gerektiği konuları öne çıkıyor. İşçi sınıfının ekonomik, sosyal, demokratik hak ve çıkarları açısından en önemli araçların başında gelen sendikalar, son yıllarda işçi-emekçi haklarına yönelik saldırıların artmasına rağmen, en temel konularda bile ortaya koydukları yetersiz pratik tutum nedeniyle, üyeleri başta olmak üzere, sendikal mücadelenin gerekliliğine ve önemine inananlar tarafından sürekli eleştiriliyor. Uzunca bir süred..]]> Thu, 17 Jul 2014 00:08:35 +0400 Sendikal yenilenme https://www.evrensel.net/yazi/71782/sendikal-yenilenme https://www.evrensel.net/yazi/71782/sendikal-yenilenme? Uzunca bir süredir emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarını doğrudan ilgilendiren, bugünleri ve geleceklerini olumsuz etkileyen yasal düzenlemeler ve fiili uygulamalar hayata geçiriliyor. Toplumun büyük bölümünü oluşturan işçi ve emekçilerin kazanılmış haklarına yönelik olarak hayata geçirilen uygulamalara ve çok yönlü kıskaca alınmışlığa karşın emekçilerin acil talepleri, ortak mücadele zeminlerini her geçen gün genişletiyor. Ancak sendikalar cephesinde söz konusu genişlemeyi değerlendirecek, buradan sendikaların kendisini mücadeleci bir temelde yenileyecek adımlar atılabildiğini söylemek henüz mümkün değil. Eğitimde ve sağlıkta yaşanan dönüşüm sürecinin her şeyi yerle bir ederek ilerlemesi, enerji ve madenlerde yaşanan özelleştirmeler, sürekli artan iş cinayetleri, son olarak SÜTA..]]> Thu, 10 Jul 2014 00:54:43 +0400 Grev korkusu https://www.evrensel.net/yazi/71723/grev-korkusu https://www.evrensel.net/yazi/71723/grev-korkusu? Yarattığı etki ve sonuçları itibariyle patronları grev kadar korkutan çok az eylem biçimi var. İşçilerin greve çıkmasının patronları korkutan yönü, sadece grev nedeniyle üretimin aksaması ya da kârlarının azalması değil. Onların asıl korkuları, grev gününe kadar çeşitli yöntemlerle böldükleri, zaman zaman karşı karşıya getirdikleri işçilerin talepleri ve gelecekleri için “tek vücut” halinde birleşmiş ve kenetlenmiş olmaları. İşçiler çalışmadığı zaman üretimin durması ve işyerindeki sömürü mekanizmasının en azından bir süreliğine sekteye uğraması, grevlerin patronlar için her zaman büyük bir tehdit ve korku kaynağı olarak algılanmasına neden oldu. İşçi sınıfı grev hakkını, grev yaparak ve ağır bedeller ödeyerek kazandı. Grev silahının etkili bir mücadele silahı olarak kullanılmaya başlandı..]]> Thu, 03 Jul 2014 00:08:53 +0400 Asla yalnız yürümemeliler https://www.evrensel.net/yazi/71671/asla-yalniz-yurumemeliler https://www.evrensel.net/yazi/71671/asla-yalniz-yurumemeliler? Soma’da yaşanan işçi katliamı ve sonrasında yaşanan gelişmeler, Şırnak’ta maden ocaklarında çalışan işçilerin insanlık dışı koşullarda çalışmaya mahkum edilmesi, sayıları iki milyona yaklaşan taşeron işçilerin acil çözüm bekleyen sorunları, madenlerin ve enerji santrallerinin özelleştirilmesine karşı işçilerin uzun süredir sürdürdüğü mücadele ve son olarak torba yasa üzerinden kamu emekçilerinin “son kale” olarak adlandırdıkları iş güvencesinin kaldırılmasına yönelik adımlar, sendikal alanda uzun yıllardır temel bir kural gibi işleyen “Her koyun kendi bacağından asılır” anlayışının artık ciddi biçimde sorgulanması gerektiğini gösteriyor. Türkiye’de bir süredir, ülke gündemini meşgul eden ekonomik ve siyasal gelişmelerin ve hükümetin kendisi gibi düşünmeyen herkese karşı tak..]]> Thu, 26 Jun 2014 00:05:43 +0400 Torba yasa düzeneği https://www.evrensel.net/yazi/71614/torba-yasa-duzenegi https://www.evrensel.net/yazi/71614/torba-yasa-duzenegi? Türkiye’de bir süredir toplumun geniş kesimlerini doğrudan ilgilendiren konularda yapılan yasal düzenlemelerin “Yangından mal kaçırır gibi” hayata geçirilmesi olağan hale geldi. Özellikle emekçilerin hakları başta olmak üzere, günlük yaşamını yakından ilgilendiren konularda normal koşullarda yan yana gelmesi asla mümkün olmayan düzenlemelerin bir “torba” içine doldurularak çıkarılan yasalar, hükümetin elinde kontrolsüz bir güce dönüşmüş durumda. TBMM verilerine göre 2007 yılına kadar Mecliste sadece 1100 kanun maddesi torba yasa yöntemi ile yasalaşırken, 2007 sonrasında torba yasalar içinde yasalaşan madde sayısı 5 bini bulmuş durumda. Sadece bu rakamlar bile, hükümetin hedeflerine daha hızlı ulaşmak için mecliste nasıl bir “torba yasa düzeneği” kurduğunu gösteriyor. Torba yasa..]]> Thu, 19 Jun 2014 09:14:44 +0400 15-16 Haziran'ın anlamı https://www.evrensel.net/yazi/71579/15-16-haziranin-anlami https://www.evrensel.net/yazi/71579/15-16-haziranin-anlami? Türkiye’de, işçi sınıfı mücadelesi içinde önemli bir yeri olan 15-16 Haziran direnişinin üzerinden 44 yıl geçti. 15-16 Haziran direnişinin bugün işçi sınıfı mücadelesi açısından hâlâ hatırlanıyor olması, direnişin Türkiye işçi sınıfı tarihi içinde ne kadar büyük bir önem taşıdığını gösteriyor. 15-16 Haziran direnişini önemli ve anlamlı kılan, onun yarattığı değerlerin sürekli vurgulanmasının çok nedeni var kuşkusuz. En önemli neden, Türkiye tarihinde böylesi bir eylemin pek çok yönden ilk olması ve bugüne kadar aşılamamış olması. 15-16 Haziran direnişini önemli kılan nedir diye bir soru sorulacak olsa, verilecek ilk yanıt, işçilerin kararlı ve fiili bir şekilde yola çıktıklarında, karşılarında hiçbir engelin (yasaların, polisin, askerin vb) duramayacağı olacaktır. 15-16 Haziran diren..]]> Sun, 15 Jun 2014 00:23:41 +0400 Kuşatmayı kırmak https://www.evrensel.net/yazi/71552/kusatmayi-kirmak https://www.evrensel.net/yazi/71552/kusatmayi-kirmak? İşçi ve emekçilerin çalışma koşullarından gündelik yaşamına kadar bütün alanları, sermayenin ve temsilcisi olan Hükümetin siyasal-ideolojik çıkarları doğrultusunda düzenlenip, dönemin ihtiyaçlarına göre sürekli olarak yeniden biçimlendiriliyor. Öncesi bir tarafa, sadece son 12 yıl içinde işçi sınıfı mücadelesinin tüm tarihsel mevzilerini ve kazanımlarını ortadan kaldırmak adına atılan adımları, çıkarılan yasaları ve yaşanan hak gasplarını dikkate alsak, çoğunun AKP iktidarı döneminde hayata geçirildiğini görebiliriz. Son 12 yıl içinde bir taraftan ekonomik ve toplumsal alanda yaşanan kapsamlı dönüşüme paralel olarak ücretli emeğin oranı neredeyse iki kat artarken, diğer taraftan işçi ve emekçilerin örgütlenme olanağına sahip olan kesimleri ve onların temsilcisi olan sendikalar her y..]]> Thu, 12 Jun 2014 00:12:07 +0400 Dibe doğru https://www.evrensel.net/yazi/71495/dibe-dogru https://www.evrensel.net/yazi/71495/dibe-dogru? AKP iktidarının bugüne kadar attığı her adımda, geçmiş iktidarlar ile karşılaştırıldığında, sermayenin çıkarları ve yaşamsal gereksinimlerine uygun davrandığını açıkça görmek mümkün. Bu anlamda emekçilerin haklarını, kazanımlarını, hatta son olarak yaşanan işçi cinayetlerinde görüldüğü gibi, doğrudan can güvenliğini hedef alan düzenlemeler, uzun bir süredir “dibe doğru” acımasız bir yarışın yaşandığını ve bu durumun önümüzdeki dönemde daha da sertleşerek devam edeceğini gösteriyor. Emekçilerin önce can güvenliği, sonra iş ve ücret güvencesini doğrudan tehdit eden acımasız rekabet ortamında gündeme getirilen bütün yasal düzenlemeler, son olarak taşeron çalışmayı da içeren torba yasa tasarısında olduğu gibi “bir verip üç alma” politikası üzerine kurulmuş durumda..]]> Thu, 05 Jun 2014 00:07:51 +0400 Taşeron fırsatçılığı https://www.evrensel.net/yazi/71444/taseron-firsatciligi https://www.evrensel.net/yazi/71444/taseron-firsatciligi? 12 yıllık iktidarı boyunca işçi sınıfının sahip olduğu en temel yasal ve sosyal hakları tırpanlayarak taşeron ve güvencesiz çalışmanın alanını genişleten AKP Hükümeti, Soma’da yaşanan işçi katliamının acısının sürdüğü bir dönemde yeniden gündeme getirdiği taşeron yasa tasarısı üzerinden iş cinayetlerini fırsata çevirmenin hesaplarını yapıyor. Yıllardır işçiler aleyhine yaptığı düzenlemeler ile işçileri iş cinayetlerine, güvencesizliğe, düşük ücrete, örgütsüzlüğe ve 19. yüzyıla özgü çalışma koşullarına mahkum eden siyasi iktidar, iş cinayetlerinin temel nedeni olan taşeron çalışmayı yasaklamak bir yana, kapsama alanını daha da genişletmek için düğmeye basmış durumda. Yıllardır işçi hakları ile ilgili istisnasız bütün saldırıları medyaya “müjde” eşliğinde servis ederek ..]]> Thu, 29 May 2014 00:09:44 +0400 İşçi katilleri https://www.evrensel.net/yazi/71328/isci-katilleri https://www.evrensel.net/yazi/71328/isci-katilleri? Manisa’nın Soma ilçesinde Soma Holding’e bağlı Soma kömür A.Ş’ye bağlı bir kömür madeninde meydana gelen patlama sonucu en az 300 işçinin hayatını kaybettiği katliam gibi bir iş cinayeti yaşandı. Soma’daki iş cinayetinde ölen işçilerin büyük bölümünün taşeron işçisi olması, taşeronlaştırmanın sadece üretimi değil, işçilerin hayatını da nasıl ucuzlattığını gösteriyor. Türkiye’de milyonlarca işçi, Soma’da patlama yaşanan maden ocağında meydana gelen patlama sonucunda ölen işçilerle benzer koşullarda, hiçbir güvencesi olmadan çalışmak zorunda. Bırakalım işçi sağlığı ve iş güvenliğini, can güvenliği bile olmadan çalışmak zorunda bırakılan işçilerin yaşadığı sorunlar sadece iş cinayetlerine “kurban” gittiklerinde gündem olabiliyor. Soma’da yaşanan iş ci..]]> Thu, 15 May 2014 00:42:42 +0400 1 Mayıs’ın değerleri https://www.evrensel.net/yazi/71217/1-mayisin-degerleri https://www.evrensel.net/yazi/71217/1-mayisin-degerleri? Bu yıl 1 Mayıs, 124. kez kutlanıyor. 1 Mayıs’lar, bütün tarihi boyunca, bir taraftan sınıfın güncel ve somut taleplerinin öne çıktığı bir gün olarak kutlanırken, diğer taraftan işçi sınıfının ve ezilen halkların mücadelesinin seyri açısından da ayrı bir önem taşıyor. 1 Mayıs aynı zamanda, işçi sınıfı mücadelesi sürecinde yaratılan ortak değerlerin, savaşsız, sömürüsüz, barış ve kardeşliğin hakim olduğu bir dünya kurma isteğinin simgeleştiği bir gün. 1 Mayıs’ın değerlerini güçlü kılan, işçi sınıfının emperyalizme, kapitalizme, sömürüye ve sermayenin sınır tanımaz egemenliğine karşı birlik olması, sınıf dayanışmasının güçlenmesi ve mücadelenin ilerletilmesinin önemli simgelerinden birisi olması. İşçi sınıfının kalbi olan İstanbul’da Taksim Meydanı’nı yasaklayanların asıl korkuları, iş&ccedi..]]> Thu, 01 May 2014 00:07:08 +0400 1 Mayıs yaklaşırken -II https://www.evrensel.net/yazi/71161/1-mayis-yaklasirken-ii https://www.evrensel.net/yazi/71161/1-mayis-yaklasirken-ii? 1 Mayıs, işçi ve emekçilerin güncel ve somut taleplerinin, acil çözüm bekleyen sorunlarının gündeme geldiği bir mücadele günü olarak ülkenin dört bir yanında kutlanacak. 1 Mayıs kutlamalarının her geçen yıl daha yaygın ve kitlesel hale gelmesi ve özellikle son yıllarda ülke gündeminde ön plana çıkması gerek siyasi iktidarı, gerekse sendikal bürokrasiyi tedirgin etmeyi sürdürüyor. 2014 1 Mayısı’nı öncekilerden ayıran en önemli özellik, sınıfsal ve toplumsal çelişkilerin daha da derinleşmesi ve bu durum üzerinden Türkiye’nin dört bir yanında işçilerin, sendikal bürokrasinin engellemeleri ve polis şiddetine rağmen ezberleri bozan tepkiler vermeye başlamış olması. Yatağan işçilerinin özelleştirmeye karşı verdikleri kararlı mücadele, taşeron işçilerin hakları için hemen her g&..]]> Thu, 24 Apr 2014 00:09:46 +0400 1 Mayıs yaklaşırken https://www.evrensel.net/yazi/71104/1-mayis-yaklasirken https://www.evrensel.net/yazi/71104/1-mayis-yaklasirken? 1 Mayıs, işçi sınıfının 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, “sekiz saatlik iş günü” ve “insanca yaşam” talepleriyle yürüttüğü kararlı mücadelenin dönüm noktası olarak kabul edilen ve işçi sınıfının 8 saat iş günü mücadelesinin evrensel bir nitelik kazandığı özel bir gün olarak biliniyor. 1 Mayıs, 1886 yılında çalışma sürelerinin 8 saate düşürülmesi ve daha önce kriz nedeniyle düşürülen ücretlerinin yeniden yükseltilmesini talep eden ABD’li işçilerin toplandığı Haymarket Meydanı’nda yaşanan olayların sorumlusu olarak gösterilen Albert Parsons, August Spies, Adolph Fischer ve George Engel isimli dört işçi önderinin idamının ardından, idam edilen işçilerin ve 8 saatlik iş günü mücadelesinin simgeleştiği bir gün. 1 Mayıs ilk kez kutlandığı 18..]]> Thu, 17 Apr 2014 00:08:11 +0400 Doğrular ve gerçekler https://www.evrensel.net/yazi/71048/dogrular-ve-gercekler https://www.evrensel.net/yazi/71048/dogrular-ve-gercekler? Yaklaşık 12 yıldır tek başına iktidar olan ve 30 Mart seçimlerinden beklentilerin üzerinde bir sonuçla çıkan AKP, aradan geçen 12 yıla ve bütün yıpranmışlığına rağmen, toplumun belli bir kesimi üzerindeki inandırıcılığını ve etkisini sürdürüyor. Yıllardır somut gerçekler yerine, eksik, yanlış veya çarpıtılmış bilgilerle halkı kendi çıkarları doğrultusunda bölüp, 30 Mart seçimleri sürecinde belirgin bir şekilde kutuplaştıranlar, aynı safta olması gereken işçi ve emekçileri bile birbirine karşı kışkırtarak, düzen güçleri ve onların siyasal temsilcileri arkasında yer almalarını sağlayarak yedeklemeyi bir kez daha başardılar. AKP, kendisinden önceki iktidarlardan farklı olarak, çeşitli alanlardaki politika ve uygulamalarının geniş kitleler tarafından sorgulanmaya başladığı her dönem, ayakları altından kaymaya başlayan toprağı tut..]]> Thu, 10 Apr 2014 00:15:38 +0400 Sandık mesajları https://www.evrensel.net/yazi/70988/sandik-mesajlari https://www.evrensel.net/yazi/70988/sandik-mesajlari? 30 Mart’ta yapılan “genel” görünümlü yerel seçimler, düzen güçlerini temsil eden partilerin toplumda yarattığı kutuplaştırmanın doğrudan belirleyici olduğu bir şekilde sonuçlandı. Türkiye’de toplumun en küçük birimlerine kadar her alanda örgütlü bir güç olarak hareket eden AKP, 12 yıldır tek başına iktidar olmanın bütün olanaklarını kullanarak bir seçimi daha, beklentilerin aksine, az hasarla atlattı. İktidar partisi, halkı kendi saflarına çekebilmek için bin bir türlü yalan, iftira, korku, hile ve aldatma ile geniş kitlelerin duygu ve düşüncelerini bir kez daha başarılı bir şekilde yönlendirdi. AKP, karşısındaki güçlere kıyasla yıllardır ekonomik, sosyal ve siyasal açıdan doğrudan temas ettiği, sadece seçim dönemlerinde değil, yıllardır örgütlü bir şekilde ..]]> Thu, 03 Apr 2014 00:10:05 +0400 Tek gerçekçi alternatif https://www.evrensel.net/yazi/70927/tek-gercekci-alternatif https://www.evrensel.net/yazi/70927/tek-gercekci-alternatif? Bugüne kadar attığı her adımda farklılıkları yok sayan, aykırı olan her sesi susturmak isteyen, en temel demokratik tepkileri bile şiddet kullanarak bastırmaya çalışan siyasi iktidar ve karşısındaki güçler, 30 Mart Pazar günü önemli ve tarihi bir testten geçecek. Önce Gezi direnişi sürecinde ardından 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile birlikte yaşanan olağanüstü gelişmeler, başta Başbakan olmak üzere, AKP ve çeşitli türden destekçilerinin inandırıcılıklarının ülke çapında büyük bir aşınmaya ve parçalanmaya doğru ilerleyişini hızlandırdı. AKP hükümetinin faşist rejimleri bile gölgede bırakan iktidar pratiği, halkın geniş kesimlerinin, işçilerin, kamu emekçilerinin, kadınların ve gençlerin yaşadıkları sorunlara gerçekçi çözümler üretecek, halkın en temel taleplerini karşılaya..]]> Thu, 27 Mar 2014 00:05:49 +0400 Lafa değil icraata bakalım https://www.evrensel.net/yazi/70875/lafa-degil-icraata-bakalim https://www.evrensel.net/yazi/70875/lafa-degil-icraata-bakalim? Üç aydır ülke gündeminin ilk sırasını oluşturan yolsuzluk ve rüşvet iddialarının 30 Mart’ta yapılacak seçim sonuçlarını nasıl etkileyeceği merakla bekleniyor. Başbakan ve partisi, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrasında normal koşullarda insan içine çıkamayacak hale gelmelerine rağmen, eşine az rastlanır bir pişkinlikle hareket ediyorlar. Öyle ki, 30 Mart yerel seçimleri ile ilgili olarak öne çıkan seçim sloganlarını, yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ile dalga geçen bir üslupla “Lafa değil, icraata bakarım” şeklinde belirlemişler. Başbakanın aile bireylerinden, aile dostu iş adamlarına, bakanlardan bakan çocuklarına kadar yakın çevresindeki herkesi içine alan yolsuzluk ve rüşvet çarkının ayrıntıları birer birer ortaya çıkmasına rağmen, reklam kampanyalarında “Lafa değil, icraata bakarım” söy..]]> Thu, 20 Mar 2014 00:10:20 +0400 Çürümenin boyutu https://www.evrensel.net/yazi/70698/curumenin-boyutu https://www.evrensel.net/yazi/70698/curumenin-boyutu? 12 yıldır tek başına iktidar olan AKP’nin ve Başbakanın gündem saptırmaya yönelik bütün çabalarına rağmen, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrasında yaşanan gelişmelerin ülke gündemindeki ağırlığı sürekli artıyor. Başbakan ile oğlu arasında geçen ve bütün itirazlara rağmen Başbakanın itibarını “sıfırlayacak” kadar ciddi etkiler yaratması beklenen telefon konuşmaları doğruysa, üzeri örtülmek istenen pisliklerin, en iyimser tahminlerin bile çok ötesinde olması kuvvetle muhtemel. Anlaşılan o ki, bugüne kadar, ortaya çıkan kirli ilişkiler ve yolsuzluk iddiaları devede kulak bile değilmiş. Yolsuzluk zincirinin halkaları arttıkça yaşananların sadece iktidar partisi ile sınırlı olmadığı, çürümenin çok daha geniş boyutlarının olduğu anlaşılıyor. Yaşanan yolsuzlukların, rüşvet ve kara para aklama girişimlerinin sorumlusu ola..]]> Thu, 27 Feb 2014 00:07:02 +0400 Greif direnişi ve işçilerin inisiyatifi https://www.evrensel.net/yazi/70638/greif-direnisi-ve-iscilerin-inisiyatifi https://www.evrensel.net/yazi/70638/greif-direnisi-ve-iscilerin-inisiyatifi? Yıllardır ülkenin pek çok yerinde birbirinden farklı iş kollarında, farklı bölgelerde çeşitli düzeylerde gerçekleşen işçi eylemleri, örgütlenme girişimleri ve direnişler işçi sınıfının mücadele yöntemleri ve deneyimleri açısından öğretici dersler ortaya çıkarıyor. İşçi eylemleri denilince genellikle örgütlü işçilerin eylemleri ya da sendikalaşma sürecinde yaşanan sorunlara tepki olarak yapılan eylem ve direnişler akla gelir. Oysa işçi hareketi ne sadece sendikaların, sendikalaşmak isteyen işçilerin yaptıkları eylemlerden ibaret, ne de şu ya da bu düzeyde gerçekleşen sendikalı işçilerin yaptıkları eylem ve direnişler tek başına işçi eylemlerinin tamamını oluşturur. Ancak şu bir gerçek ki, işçilerin içine itildiği çalışma ve yaşam koşulları, onları kimi zaman fiilen yasal sınırları zorlayan hat..]]> Thu, 20 Feb 2014 01:07:14 +0400 Alternatif https://www.evrensel.net/yazi/70581/alternatif https://www.evrensel.net/yazi/70581/alternatif? Türkiye gibi çok kısa süre içinde ekonomik-siyasal koşulların bir anda değiştiği, her şeyin açıkça ortada olduğu zamanlarda bile, yalanların gerçekler üzerindeki egemenliğinin bu kadar baskın olduğu bir ülke daha bulmak kolay değil. Yaklaşık iki aydır tüm ülke, tarihin en büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonu ile çalkalanırken, siyasi iktidarından yandaş medyasına kadar bütün düzen güçleri ortaya saçılan pisliklerin üzerini örtmek için bütün olanaklarını seferber etmiş, mevcut düzeni kurtarma telaşında. Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrasında ekonomik ve siyasi çıkarları tehlikeye girenler işi o kadar azıya aldılar ki, bilim kurgu filmlerine taş çıkartacak yaratıcılıkla gündeme her gün yeni haber ve iddialar ortaya atıyorlar. Bütün bu insanüstü çabanın altında yatan ise,..]]> Thu, 13 Feb 2014 00:15:59 +0400 Haramiler ve emekçiler https://www.evrensel.net/yazi/70519/haramiler-ve-emekciler https://www.evrensel.net/yazi/70519/haramiler-ve-emekciler? 12 yıldır ülkenin kaynaklarını her adımda ortak çıkarları üzerinden “kesişerek” paylaşanlar, ekonomik ve siyasal çıkarları çatışmaya başladığı andan itibaren “paralel yapı” tartışmaları üzerinden birbirini suçlamaya başladılar. Yıllardır “tek parti” anlayışıyla karşısında duran bütün muhalif güçleri, sendikaları, bilim insanlarını, kimi zaman rızayla, kimi zaman zor kullanarak hizaya getirmeye çalışan ittifakın çatlamasıyla birlikte, derin ayrışmalar ve yeniden saflaşmalar yaşanıyor. İktidarın himayesinde büyüyen haramilerin iplikleri pazara çıktıkça ekonomide yaşanan olumsuz gelişmeler, tıpkı 2008 krizi sonrasında olduğu gibi, faturanın yine halkın sırtına yıkılmak istendiğini gösteriyor. Kriz denilince siyasi iktidar dahil, toplumun geniş bir kesiminde döviz kurunun ve faizin yükselmesi, borsanın düşmesi, mali piyasadak..]]> Thu, 06 Feb 2014 00:43:53 +0400 Hesaplaşma https://www.evrensel.net/yazi/70403/hesaplasma https://www.evrensel.net/yazi/70403/hesaplasma? Yarın, 12 Eylül darbesinin en önemli gerekçesini oluşturan 24 Ocak kararlarının 34. yıl dönümü. 17 Aralık operasyonu ile bir kez daha açığa çıkan yolsuzluk, yağma ve talan düzeninin ilk adımları 24 Ocak 1980 yılında alınan ekonomik kararlarla atıldı. Ekonominin üretimden çok iç ve dış borçlanmaya dayandığı, halkın yoksulluk, işsizlik ve enflasyon altında ezilmesini temel alan “ekonomik istikrar” söylemi, 24 Ocak kararlarından bugüne siyasi iktidarların en çok sarıldıkları bir söylem olmayı sürdürüyor. 12 Eylül darbesinin mimarı Kenan Evren 24 Ocak kararları ile 12 Eylül darbesi arasındaki dolaysız ilişkiyi o dönem gazetelerde çıkan açıklamalarında şu sözlerle özetlemişti; “Eğer 24 Ocak kararları denen kararların arkasından 12 Eylül dönemi gelmemiş olsaydı, o tedbirlerin fiyasko ile sonuçlanaca..]]> Thu, 23 Jan 2014 00:10:54 +0400 Taşeron işçiye kadro yalanı https://www.evrensel.net/yazi/70344/taseron-isciye-kadro-yalani https://www.evrensel.net/yazi/70344/taseron-isciye-kadro-yalani? Hükümet, bir süredir taşeron çalışmanın kapsamı ve içeriğini yeniden düzenleyen bir düzenleme üzerinde çalışıyor. Yapılan çalışma ile özellikle kamuda çalışan taşeron işçilerin sosyal ve özlük hakları ile ilgili bazı konularda birtakım düzenlemeler yapılacağı iddia ediliyor. Yapılması düşünülen düzenlemeyle hiç ilgisi olmadığı halde, taşeron çalışmayı yaygınlaştıracak, kadrolu çalışmayı neredeyse imkansız hale getirecek değişikliklerin, sermaye medyasında “600 bin taşeron işçiye kadro müjdesi” gibi baştan aşağıya yalan bilgiler eşliğinde yer alması dikkat çekici. Çalışma Bakanlığı, uzun süredir üzerinde çalıştığı taşeron çalışma düzenlemesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun “İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenle uzmanlık gerektiren işler” olan 2. maddesini..]]> Thu, 16 Jan 2014 00:48:33 +0400 Düzen bekçileri https://www.evrensel.net/yazi/70278/duzen-bekcileri https://www.evrensel.net/yazi/70278/duzen-bekcileri? AKP’nin geçmiş sermaye hükümetlerini kat be kat aşan bir içerikte oluşturduğu yağma ve talan düzeninin her yerinden pislik akmaya devam ediyor. Yolsuzluk ve rüşvet tartışmaları ile birlikte bir taraftan “paralel devlet” ya da “devlet içinde çete” tartışmaları yürütülürken, diğer taraftan paralel olduğu iddia edilen ama hemen her adımda kesişen yolsuzluk ve rant ilişkilerine her gün bir yenisinin eklendiği ortaya çıkıyor. Eskilerin “müesses nizam” dedikleri kurulu düzen savunucuları ile karşıtları arasındaki safların giderek daha da belirginleşmeye başladığı günler yaşıyoruz. Son haftalarda yolsuzluk ve rüşvet operasyonları ile birlikte ülkede yaşanan gelişmeler, ortaya saçılan pisliklerin üzerini örtme ya da dikkatleri başka yerlere çekme girişimlerinin çok yönlü olarak sürdüğün&u..]]> Thu, 09 Jan 2014 00:37:10 +0400 Eski yıldan yenisine kalanlar https://www.evrensel.net/yazi/70219/eski-yildan-yenisine-kalanlar https://www.evrensel.net/yazi/70219/eski-yildan-yenisine-kalanlar? Geçtiğimiz yıl, emekçilerin haklarına yönelik saldırıların, emek ve demokrasi güçlerine yönelik baskı ve şiddetin en yoğun yaşandığı bir yıl oldu. Hükümet, karşısına çıkan her fırsatı değerlendirdi ve ortak saldırılarını “müjdeler” vererek peş peşe hayata geçirdi. Kamu emekçilerinin iş güvencesine yönelik düzenlemeler, kıdem tazminatı fonu, özel istihdam büroları ve kiralık işçilik, taşeron çalışmanın yaygınlaşması, özellikle madenler ve enerji alanındaki özelleştirme ihaleleri, geçen yıldan 2014’e kalan öncelikli gündemler. Siyasi iktidar, geçtiğimiz yıl bir taraftan ülke kaynaklarını yoğun bir yağmaya ve talana açarken, diğer taraftan kendisi gibi düşünmeyenleri, kurumları, sendikaları ve siyasi güçleri bertaraf etmek için siyasi operasyonlarla baskılar yaparak, gözaltı..]]> Thu, 02 Jan 2014 01:13:05 +0400 Yolsuzluk ve paralel sendikalar https://www.evrensel.net/yazi/70161/yolsuzluk-ve-paralel-sendikalar https://www.evrensel.net/yazi/70161/yolsuzluk-ve-paralel-sendikalar? Türkiye, on gündür tarihin en büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile çalkalanıyor. Geçtiğimiz 11 yıl içinde adım adım inşa edilen yolsuzluk ve rant düzeninin çatlaklarından sızmaya başlayan pislikler, başta iktidar partisi olmak üzere, yolu siyasi iktidarla kesişen bütün kişi ve kurumları fazlasıyla tedirgin etmeye başladı. Bir ucu siyasi iktidara kadar uzanan milyar dolarlık yolsuzluk, rüşvet ve kara para aklama iddiaları yenilir yutulur gibi değil. Bir tarafta boğazına kadar borca batmış, geçinebilmek için bütün bireyleri çalışmak zorunda bırakılan emekçi aileleri, alacakları üç kuruş zammın hesabını yapan asgari ücretliler, diğer tarafta para sayma makineleri ile paraları tıkır tıkır sayıp, desteler halinde ayakkabı kutuları içinde saklayan banka müdürleri, adı rüşvet ve kara para aklama işine karıştığı iddia edilen b..]]> Thu, 26 Dec 2013 00:35:09 +0400 Kul hakkı https://www.evrensel.net/yazi/70091/kul-hakki https://www.evrensel.net/yazi/70091/kul-hakki? Türkiye birkaç gündür içlerinde bakan çocuklarının, belediye başkanlarının ve iş adamlarının olduğu, tarihin en büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu tartışıyor. Hükümet ile cemaat arasındaki siyasi gerilimin yükseldiği bir dönemde, bugüne kadar siyasi nüfuz kullanılarak gündeme getirilen milyar dolarlık kara para aklama, rüşvet ve altın kaçakçılığı gibi sayısız yüz kızartıcı suç iddiasıyla büyük ve kapsamlı bir operasyon başlatıldı. Türkiye bir taraftan tarihinin en büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile sarsılıp milyarlarca doların aralarında siyasetçilerin de olduğu birileri arasında nasıl bölüşüldüğünü tartışırken, aileleri ile birlikte ülke nüfusunun önemli bir bölümünü oluşturan emekçi ailelerinin her ay mucizeler yaratarak geçinmeye ç..]]> Thu, 19 Dec 2013 00:46:29 +0400 Sarı sendika https://www.evrensel.net/yazi/70027/sari-sendika https://www.evrensel.net/yazi/70027/sari-sendika? Türkiye’de özellikle son birkaç yıl içinde işçi ve emekçilerin hak ve çıkarları için mücadele eden, en temel örgütlenme faaliyetleri çeşitli yollarla engellenmeye çalışılan, üyeleri sık sık baskı ve tehditlerle karşılaşan, basın açıklaması yapmaları hatta yasal grevleri bile fiilen engellenen ve sürekli itibarsızlaştırılmaya çalışılan az sayıda mücadeleci sendika kaldı. Siyasi iktidarın ve onun siyasal uzantılarının yıllardır yıpratamadığı, devletten ve sermayeden az çok bağımsız hareket edebilen kimi sendika merkezleri, ya içeriden müdahale edilerek ya da seçimler üzerinden “ele geçirilmeye” çalışılıyor. Son olarak Hava-İş’te yaşananlar, bütün baskı ve tehditlere rağmen yandaş hale getirilememiş bir sendika merkezinin iktidar güçleri ve sendika içindeki uzantıları tarafından..]]> Thu, 12 Dec 2013 00:20:25 +0400 Farklı gündem, ortak mücadele https://www.evrensel.net/yazi/69975/farkli-gundem-ortak-mucadele https://www.evrensel.net/yazi/69975/farkli-gundem-ortak-mucadele? Herhangi bir alanda yürütülen mücadelenin, sadece o an için saldırıya uğrayan kesimlerle sınırlı kaldığı, diğer kesimler tarafından sahiplenilmediği ya da en azından fiilen desteklenmediği durumlarda başarılı olmasının çok zor olduğunu gösteren onlarca deneyim saymak mümkün. İşçi sınıfı mücadelesini, ortak sınıf çıkarları ve hedefleri etrafında birleşmiş bir sınıfın mücadelesi olarak tanımladığımızda bu temel gerçek sürekli karşımıza çıkıyor. Emek hareketi, bir süredir bütün mücadele düzeylerinin iç içe geçtiği ve potansiyel olarak canlanma eğilimleri gösterdiği bir gelişim seyri izliyor. Yatağan’da çalıştıkları madenlerin özelleştirilmek istenmesine karşı günlerdir direnen maden işçilerinin kitlesel mücadelesi, çoğunluğunu taşeronda çalışan işçilerin oluşturduğu ve örgütlen..]]> Thu, 05 Dec 2013 00:10:30 +0400 Suçlu kim? https://www.evrensel.net/yazi/69919/suclu-kim https://www.evrensel.net/yazi/69919/suclu-kim? İnsanca bir yaşam ve onurlu bir gelecek için mücadele eden her insan, her mücadele örgütü, bugünü ve geleceği ile ilgili bir konuda tavır geliştirirken ya da tutum belirlerken atacağı adımların hangi etkilere bağlı olduğunu düşünmek ve bu düşüncenin kendisine yüklediği görev ve sorumluluk üzerinden hareket etmek zorundadır. Birbirinden bağımsızmış gibi görünse de, yıllardır toplumsal yaşamın farklı alanlarında yürütülen mücadeleler, grevler ya da direnişlerin birbiri ile olan bağı somut bağları olmasa da, söz konusu mücadele alanlarından birisinin başarı ya da başarısızlığının, çeşitli düzeylerdeki örgütlü emek güçlerinin ve sınıf mücadelesinin geleceği açısından olumlu ya da olumsuz etkileri olması kaçınılmazdır. Kuşkusuz sınıf mücadelesinin çeşitli alanlarında yer alan örgütlü..]]> Thu, 28 Nov 2013 00:43:42 +0400 Kıdemde sona doğru https://www.evrensel.net/yazi/69862/kidemde-sona-dogru https://www.evrensel.net/yazi/69862/kidemde-sona-dogru? İşçi sınıfının bugününü ve geleceğini yakından ilgilendiren “kıdem tazminatı fonu” tartışmalarında sona yaklaşıldı. Bugüne kadar sürekli vurgulanan “uzlaşma” söylemleri bu defa işe yaramamış gibi görünüyor. Hükümetin kıdem tazminatı konusunda işçilerin, hatta patronların bile yanaşmadığı bir değişikliğe gitmeme eğilimi arttı. Yine de her şey önümüzdeki hafta yapılacak olan son toplantıda netleşecek. Sürecin başından itibaren bu köşede sıkça vurguladığımız gibi, kıdem tazminatı fonu tartışmalarında temel sorun fona yüzde kaç para yatırılacağı değil, fon sisteminin bizzat kendisiydi. Çünkü kıdem tazminatında fon sistemine geçilmesi demek, bugün işçilerin sahip olduğu pek çok haktan ve güvencelerden peşinen vazgeçmesi anlamına geliyordu. Bu konuda sendikalar ve işçiler arasında giderek ar..]]> Thu, 21 Nov 2013 00:14:51 +0400 Kaynak bölüşümü adaletsiz https://www.evrensel.net/yazi/69805/kaynak-bolusumu-adaletsiz https://www.evrensel.net/yazi/69805/kaynak-bolusumu-adaletsiz? Bir sistemin insan ya da piyasa merkezli olduğunu anlamanın en kolay yolu, o sistemin kaynaklarını (gelirlerini) toplumun farklı kesimleri arasında nasıl bölüştürdüğü, yapılan bölüşüm sonrasında kimin payına ne kadar düştüğüdür. Bu konuda en somut belgeler ise merkezi bütçelerdir. Bugüne kadar AKP tarafından yapılan bütün bütçelerin o ana kadar yapılmış “en iyi bütçe”, “en sosyal bütçe” ya da “Eğitime, sağlığa en çok pay ayıran bütçe” vb. iddialar eşliğinde sunuldu. Ancak bugüne kadar gerçekleşen bütçe pratiklerine baktığımızda bu ifadelerin tamamen propaganda amaçlı olduğu görülüyor. Örneğin Hükümet bütçeden eğitime ve sağlığa en çok payın son 11 yıl içinde ayrıldığı propagandasını yaparken, bütçeden ayr..]]> Thu, 14 Nov 2013 07:23:40 +0400 Yalan söyleme sanatı https://www.evrensel.net/yazi/69745/yalan-soyleme-sanati https://www.evrensel.net/yazi/69745/yalan-soyleme-sanati? Gerçekleri olduğundan başka türlü göstermeye çalışmak, karşısındakini aldatmak, kandırmak ya da en azından kafasını karıştırmak için en çok başvurulan yöntemdir yalan söylemek. Özü sözü bir olmayan, olanı olduğu gibi yansıtmayanlara dünyanın her yerinde yalancı denir. Ancak Türkiye’de, hemen her konuda en temel gerçekleri bile ters düz ederek konuşanlara, örneğin Başbakana ya da Hükümet temsilcilerinden herhangi birisine, elinizde çok somut bilgiler olmasına rağmen “yalancı” derseniz, doğru söylüyor olsanız bile mevcut hukuk sistemi içinde “suçlu” ilan edilebilir, devlet büyüklerine hakaretten yargılanıp, ceza alabilirsiniz. AKP Hükümeti, geniş toplum kesimlerini ikna etmek ve onları yedeklemek açısından, yalan söylemeyi, etkili bir siyasi söylem tarzı olarak başarılı bir şek..]]> Thu, 07 Nov 2013 08:59:35 +0400 Kimin bütçesi https://www.evrensel.net/yazi/69634/kimin-butcesi https://www.evrensel.net/yazi/69634/kimin-butcesi? Bütçeler, bir ülke ekonomisinin, hatta siyaset mekanizmasının temel sınıfsal yönelimlerini, milli gelirden kimlerin ne kadar pay alacağının önceden belirlendiği belgeler olarak, hükümetin sınıfsal ve siyasal tercihlerini en somut olarak yansıtan metinlerdir. Türkiye’nin kapitalist sisteme uyum sağlamak amacıyla alınan 24 Ocak 1980 kararlarının hayata geçirilme sürecinden bu yana kurulan bütün hükümetler, ülke ekonomisinin yıllık gelir ve harcamalarını gösteren bütçeleri oluştururken, halkın değil yerli ve yabancı sermaye örgütlerinin ihtiyaçları ve beklentileri doğrultusunda hareket ettiler. 1980 sonrası oluşturulan merkezi bütçelerin piyasa mekanizması ile hızlı bir bütünleşme, hatta iç içe girmiş olması, kamuya (halka) ait kaynakların, kamu hizmetlerinin dışındaki alanlara aktarılarak, kamu hizmetlerinin hızla piyasa ili..]]> Thu, 24 Oct 2013 09:52:06 +0400 Zincirin zayıf halkası https://www.evrensel.net/yazi/69581/zincirin-zayif-halkasi https://www.evrensel.net/yazi/69581/zincirin-zayif-halkasi? Toplumun çeşitli alanlarında yürütülen mücadeleleri bir zincir gibi olduğunu ve zincirin gücünün en zayıf halkası kadar olduğunu düşünürsek, sendikal mücadelenin en zayıf halkasının, en temel işçi haklarının Hükümet ve patronlarla müzakere edilerek koruma çabası olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye’de uzunca bir süredir, mücadeleci sendikacılık yerine Hükümet ve patronlarla sadece müzakere odaklı bir sendikal anlayış benimsendiğinden, “müzakereci sendikacılık”, sendikal mücadelede zincirin en zayıf kırılmaya en yakın halkasını oluşturuyor. Emek örgütleri, sermaye ve onların çıkarlarının koruyucusu olan Hükümetle kazanılmış haklarını “müzakere” ya da “pazarlık” konusu yapmaya başladıkları andan itibaren kaybetmeye başlıyorlar. Kazanılmış hakların pazarlık konusu yapılması, b..]]> Thu, 17 Oct 2013 12:04:49 +0400 Takke düştü, oyun görüldü! https://www.evrensel.net/yazi/69531/takke-dustu-oyun-goruldu https://www.evrensel.net/yazi/69531/takke-dustu-oyun-goruldu? İşçiler açısından “son kale” olarak ifade edilen kıdem tazminatı hakkının, patronların istekleri doğrultusunda en az yarı yarıya azaltılıp, elde etme koşullarının daha da sınırlandırılması için son viraja girildi. Sendikaların bütün eleştiri ve itirazlarına rağmen, taşeron çalışmayı yaygınlaştıracak düzenlemelerle birlikte, kıdem tazminatı fonu kurulmasına yönelik hazırlıklar tamamlanmak üzere. 1975 yılından bu yana bugünkü haliyle devam eden, 12 Eylül darbecilerinin bile dokunmaya cesaret edemediği kıdem tazminatı hakkında öyle değişiklikler öngörülüyor ki, mevcut uygulamada işçi lehine ne varsa, hemen hepsi ortadan kaldırılacak. Başbakan’ın ve Çalışma Bakanı’nın işçi ve patronlar arasında uzlaşma olmadan düzenleme yapılmayacağını açıklayıp, bayramdan sonra hazırlanan taslağın Başbakan’a sunulacağının ilan edilme..]]> Thu, 10 Oct 2013 06:00:09 +0400 Su uyur, hükümet uyumaz! https://www.evrensel.net/yazi/69461/su-uyur-hukumet-uyumaz https://www.evrensel.net/yazi/69461/su-uyur-hukumet-uyumaz? AKP Hükümetinin iktidarda olduğu 11 yıl içinde, çalışma yaşamına yönelik düzenlemeleri hayata geçirme sürecindeki temel pratiği, gerçekleri olduğundan farklı göstererek, önce insanların kafasını karıştırmak, ardından toplumun bir kısmını kendince ikna ederek, daha doğrusu kandırarak yedeklemek şeklinde oldu. Yakın zamana kadar özellikle işçilerin ve kamu emekçilerinin en temel haklarını ellerinden alan, çalışma ve yaşam koşullarını daha da zorlaştıran düzenlemeler adım adım hayata geçirildi. Toplumun geniş kesimine yönelik yalan propagandanın etkisi hissedilirken, son dönemde işlerin tersine dönmeye başladığının işaretleri gelmeye başladı. 2002–2013 döneminde Türkiye’de istihdamın yapısı temelden değişirken, kamu-özel fark etmeksizin, istihdam biçimleri ve en temel emekçi hakları sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda d&uu..]]> Thu, 03 Oct 2013 11:07:28 +0400 Yeni saldırılar kapıda https://www.evrensel.net/yazi/69012/yeni-saldirilar-kapida https://www.evrensel.net/yazi/69012/yeni-saldirilar-kapida? Emek örgütleri ile patronları, tamamı işçiler aleyhine olan düzenlemeler konusunda uzlaştırmak amacıyla toplanan Çalışma Meclisi toplantısı bugün başlıyor. İki gün sürecek toplantıda ekim ayından itibaren gündeme gelecek yeni saldırıların hazırlıkları yapılacak. Toplantı üç başlık üzerinden yapılacak; kıdem tazminatı fonu, taşeron uygulaması ve özel istihdam bürolarının kurulması. Çalışma Meclisi toplantısına sendikalar, sermaye örgütleri ve hükümet temsilcilerinin yanı sıra Başbakan’ın da katılacak olması, Meclis açılınca yasalaşması beklenen yeni saldırı yasalarının normalde hiçbir yaptırım gücü olmayan Çalışma Meclisi üzerinden meşrulaştırılmaya çalışıldığı anlaşılıyor. ASIL HEDEF KIDEM TAZMİNATI Hükümet ekim ayından itibaren, Ulusal İstihdam Stratejisi’ne paralel bazı yasal düzenlemeler yapacak. Mer..]]> Wed, 25 Sep 2013 17:18:53 +0400 Rekabet https://www.evrensel.net/yazi/68331/rekabet https://www.evrensel.net/yazi/68331/rekabet? Rekabet, “belli bir amaca yönelik olarak gerçekleştirilen ve rakipler arasında çatışmaya dayanan eylemler bütünü” olarak tanımlanıyor. Bilinen anlamıyla “rekabet” olması için, ortada birbiriyle yarışan ve belli amaçları olan “rakiplerin” olması gerekir. İlk ortaya çıktığı günden bu yana kapitalistler için her ne kadar “piyasa” kavramı hep ön plana çıkmış olsa da, bütün kapitalist değerlerin temelinde yer alan “rekabet” kavramının ayrı bir yeri var. Çocuklara eğitim sistemi içine dahil olduğu ilk andan itibaren, daha okul sıralarından başlayarak, her fırsatta birbiriyle rekabet etmesinin öğretilmesi, birbirinin üzerine basarak ilerlemesi öğretiliyor. Okulda başlayan ve zaman içinde bireylerin tüm yaşamını tıpkı bir sarmaşık gibi saran “yarışma” durumu, okul sonrasındaki çalışm..]]> Wed, 18 Sep 2013 17:26:41 +0400 Kimin krizi? https://www.evrensel.net/yazi/67612/kimin-krizi https://www.evrensel.net/yazi/67612/kimin-krizi? Krizler, kapitalist üretim tarzının zaman içinde biriken çelişkilerin gün yüzüne çıkmasını kolaylaştırmak ve bu çelişkilerin daha net şekilde görülmesini sağlamak açısından her zaman öğretici olmuştur. Ancak krizler, aynı zamanda sistemde yaşanan kronik sorunların sermaye lehine çözümü için, yeni ve canlı bir sermaye birikimi döneminin koşullarını yaratmak için önemli bir fırsat olarak değerlendirilmiştir. Son günlerde Türkiye’nin ciddi bir ekonomik krizin arifesinde olduğunu söyleyip tedbir alınmasını isteyenler, yarın olası bir krizde oluşacak “kriz pastası”ndan en büyük payı kapmaya çalışacaklar. Bu nedenle krizlerin muhatapları açısından krizden beslenenlerle, krizlerin yükünü taşıyan, hatta bedelini ödeyenler açısından ortak bir kriz algısından bahsetmek mümkün değil. Emek&..]]> Wed, 11 Sep 2013 17:18:13 +0400 Türk-İş nereye? https://www.evrensel.net/yazi/66994/turk-is-nereye https://www.evrensel.net/yazi/66994/turk-is-nereye? Türk-İş, tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birisini yaşıyor. İşçi haklarına yönelik en yoğun saldırıların yaşandığı, tarihin en kapsamlı saldırgan politikaların hayata geçirildiği son 11 yıl içinde, işçilerin çıkarlarını savunmaktan çok Hükümetin ve patronların istek ve beklentilerine göre hareket eden Türk-İş’te bir süredir devam eden tartışmalar sonrasında, Hükümete yakın bir isim olarak bilinen Mustafa Kumlu istifa etti ve yerine Başbakan’ın yakın arkadaşı olduğu belirtilen Ergün Atalay geçti. Aralık 2011’de yapılan son genel kurulda gerçek üye sayılarından çok, ödenen aidat hesabı ile şişirilen üye sayıları ve delege hesabıyla seçilen bir yönetimin ne kadar meşru olduğu bugüne kadar çok tartışıldı. Ancak asıl sorun mevcut yönetimin Aralık 2015’e kadar Türk-İş’i yönetecek ..]]> Wed, 04 Sep 2013 22:20:12 +0400 Kıdem ve fon sistemi https://www.evrensel.net/yazi/66350/kidem-ve-fon-sistemi https://www.evrensel.net/yazi/66350/kidem-ve-fon-sistemi? İşçi hakları ile ilgili olarak son yıllarda üzerinde en çok tartışılan “kıdem tazminatı fonu” konusu yeniden alevlendi. Tepkiler üzerine rafa kaldırıldığı açıklanan kıdem fonu tartışması önümüzdeki günlerde yeniden gündeme gelecek. Yıllardır patronların sırtında yük olarak görülen kıdem tazminatını fiilen kuşa çevirmeyi (Kıdem tazminatı miktarını en az yarı yarıya azaltmayı) amaçlayan çalışmalarda sona yaklaşıldı. Hükümet sadece fon sistemi getirmekle kalmıyor, işverenden yüzde 2, devletten yüzde 1 oranında kesilen işsizlik sigortası primini binde 5’e indirmek istiyor. Mevcut haliyle bile sadece onda biri işsizlere harcanan işsizlik sigortası fonu bu uygulama ile daha da işlevsiz hale getirilecek. Basına yansıdığı kadarıyla kıdem tazminatı fonunun bireysel emeklilik sistemine benzer bir şekilde yapılandırılacak. Bireysel kıdem hesapları üzerinden olu..]]> Wed, 28 Aug 2013 17:10:44 +0400 Yandaşlık https://www.evrensel.net/yazi/65580/yandaslik https://www.evrensel.net/yazi/65580/yandaslik? Geçtiğimiz 11 yıl içinde “yandaşlık” kavramı o kadar farklı alanlarda, o kadar yaygın kullanılmaya başlandı ki, asıl anlamını AKP iktidarı ile birlikte kazanmaya başladığını söyleyebiliriz. Kuşkusuz AKP’den önce de yandaşlık vardı. Ancak hiçbir zaman, bu kavramın anlam sınırlarını bu kadar zorlayan bir dönem yaşanmadı. İktidarın görüş, düşünce ve uygulamalarına koşulsuz onay vererek ona yaranmaya çalışanları, eleştiri ve önerileri sadece görmezden gelmekle kalmayıp, Gezi sürecinde eleştiri yapanları her fırsatta hainlikle suçlayan herkesi “yandaş” olarak nitelendirmek mümkün. Bırakalım son 11 yılı, sadece son birkaç ayda yaşananlar bile, siyasi iktidar yandaşlığı açısından belirtileri giderek artan ve ilaçla tedavisi mümkün olmayan kronik bir hastalık durumunun yaşandığını gösteriyor. Bu anlamıyla günlük hayatın her..]]> Wed, 21 Aug 2013 17:11:32 +0400 Memuru nasıl kandırdılar? https://www.evrensel.net/yazi/64986/memuru-nasil-kandirdilar https://www.evrensel.net/yazi/64986/memuru-nasil-kandirdilar? Kamu emekçilerinin 2014-2015 yılı ücret zammı ve sosyal haklarını kapsayan toplusözleşme, Hükümet ve Memur-Sen arasında kapalı kapılar ardında yapılan “tarihi uzlaşma” sonucunda jet hızıyla imzalandı. Memur-Sen’in Hükümet ile “ideolojik” yakınlık gereği gizlice anlaşıp, sonucu KESK ve Kamu Sen’e “tebliğ” etmesi, tam bir komedi örneği olarak karşımıza çıktı. KESK ve Kamu-Sen’in, en azından teorik olarak toplusözleşmenin tarafları olmasına rağmen, toplusözleşme masasında “süs bitkisi” muamelesi görmeleri, bu sendikalara üye kamu emekçileri ile resmen dalga geçilmesi anlamına geliyor. Memur-Sen, imzalanan toplusözleşmeyi, Hükümetlerinin yaptığı gibi “müjde” olarak sunarken, ileride kamu emekçilerinin iş güvencesi ve çalışma koşullarını değiştirecek yasal düzenlemeler karşısında nas..]]> Wed, 14 Aug 2013 17:32:32 +0400 Toplusözleşmeye giderken-2 https://www.evrensel.net/yazi/64271/toplusozlesmeye-giderken-2 https://www.evrensel.net/yazi/64271/toplusozlesmeye-giderken-2? Memur sendikaları ile hükümet arasındaki sadece adı “toplusözleşme” olan ama kendisi bir şeye benzemeyen görüşmeler 1 Ağustos’ta başladı ve dün sona erdi. Memur taban aylıklarına yapılan 175 lira iyileştirmeye Memur-Sen ‘evet’ dedi. Hükümet tarafı, karşısında milyonlarca memur temsil eden sendikalar olduğunu umursamaksızın, rutin bir işlem yapıyor gibi, sadece önümüzdeki yıllarda yapmayı planladığı zam teklifini sunarak, geçtiğimiz yıllardaki gibi süreci bir oldu-bittiye getirmek istediğini gösteriyor. Toplusözleşme görüşmelerine katılan üç konfederasyonun zam talepleri dışındaki, özellikle çalışma koşulları ve kadrolu çalışma yönündeki talepleri büyük ölçüde benzerlikler taşımasına karşın, en azından asgari müştereklerde ortak tutum takınmaktan uzak durmaları, geçtiğimiz yıllarda olduğu gi..]]> Wed, 07 Aug 2013 16:52:10 +0400 Toplusözleşmeye giderken-1 https://www.evrensel.net/yazi/63628/toplusozlesmeye-giderken-1 https://www.evrensel.net/yazi/63628/toplusozlesmeye-giderken-1? Çalışma Bakanlığı verilerine göre 2002 yılında sendika üyesi olabilen 1 milyon 357 bin 326 devlet memurunun 650 bin 770 bini (yüzde 48) sendika üyesiydi. Aradan geçen 11 yılda sendikalaşabilir devlet memuru sayısı 2 milyon 134 bin 638’e, sendikalı memur sayısı ise 1 milyon 468 bin 21’e (yüzde 68.77) ulaştı. Aynı dönemde işçi sendikaları ciddi bir erime yaşarken, memur sendikalarının üye sayısında belirgin bir artış görüldü. Ancak bu sayısal artışın, ne memur sendikalarının gücü ve etkisi üzerinde, ne de toplusözleşme görüşmelerinde kamu emekçilerinin elini güçlendiren derecede somut ve ilerletici bir etkisi görüldüğünü söylemek mümkün değil. Hükümetle memur sendikaları arasında 2014-2015 yıllarını kapsayacak olan toplusözleşme görüşmeleri başlıyor. 2001 yılında çıkarılan 4688 sayılı..]]> Thu, 01 Aug 2013 11:52:50 +0400 Korkunun ecele faydası https://www.evrensel.net/yazi/61755/korkunun-ecele-faydasi https://www.evrensel.net/yazi/61755/korkunun-ecele-faydasi? AKP, Gezi direnişine kadar iktidar olmanın ve iktidarda kalmanın en temel kurallarını başarılı bir şekilde uyguladı. Geçtiğimiz 11 yıl içinde kendi iktidarını tehdit edecek bütün kurumları etkisiz hale getirip, tamamına yakınını kendi çıkarları doğrultusunda yeniden biçimlendirdi. Üniversiteler, kamu kurumları, yargı, ordu, medya vb gibi bir iktidarın sahip olması gereken bütün alanlarda mutlak sayılabilecek derecede güçlü bir baskı atmosferi oluşturdu. 11 yıllık AKP iktidarı döneminde, iktidarın haksız uygulamalarına karşı çıkan herkes potansiyel hedef haline getirildi. Son olarak Gezi direnişinin önemli bir bileşeni olan TMMOB’ye yönelik olarak çıkarılan bir yasa maddesi ile meslek odalarını etkisiz hale getirecek, mutlak anlamda zayıflatacak adımlar atıldı. Fabrikada, okulda, üniversitede, hastanede, kışlada, hatta evde sokakta bile insanlar, iktidarın günlük yaşa..]]> Wed, 10 Jul 2013 12:07:54 +0400 Ezber bozan https://www.evrensel.net/yazi/61119/ezber-bozan https://www.evrensel.net/yazi/61119/ezber-bozan? Gezi Parkı direnişinin ortaya çıkış şekli ve sonrasında yaşananlar, eylemlerin hızla yaygınlaşması, katılımcılarının çeşitliliği, eylemler sürecinde kullanılan mizahi dil, atılan sloganların verdiği politik mesajlar ve talepler, toplumun farklı kesimlerinde benzer ya da ortak duyguların oluşmasını sağladı. Gezi eylemlerinin öncülük ettiği toplumsal başkaldırının nedenleri ve gelişimi üzerine ne kadar derin analizler yapılırsa yapılsın, Haziran ayı boyunca süren direnişin tarafları açısından her yönüyle “ezber bozan” özellikler gösterdiği söylenebilir. Türkiye’de, özellikle AKP iktidarı döneminde, belirgin bir şekilde ağırlaşan baskıcı, otoriter yönetim anlayışı ve yaşam alanlarına müdahale girişimlerine karşı Gezi direnişi ile başlayan isyan ve özgürlük mücadelesi, kendisini ekonomik, toplumsal ve siyasal olarak baskı altında hisseden kesimlerin bi..]]> Wed, 03 Jul 2013 13:18:49 +0400 Gezi ve sendikalar https://www.evrensel.net/yazi/60481/gezi-ve-sendikalar https://www.evrensel.net/yazi/60481/gezi-ve-sendikalar? Gezi eylemleri olarak ifade edilen kitlesel eylem ve gösteriler, ağırlıklı olarak örgütsüz kitlelerin kendiliğinden tepkisi şeklinde gelişmiş olsa da, kısa süre içinde, daha örgütlü bir hareket olması gerektiği yönündeki ihtiyaç kendisini açıkça hissettirdi. Eylemlerin 20. gününden itibaren parklarda yapılmaya başlanan forumlarda yürütülen tartışmaların içeriğine bakıldığında, ilerisi için daha örgütlü bir hareket yaratmak gerektiği konusunda bir ortaklaşma yaşandığı görülüyor. 4-5 Haziranda yapılan grevlerin, gezi eylemlerinin doğrudan etkisiyle, beklenenden daha yoğun bir katılımla gerçekleşmesi, gezi parkına yönelik saldırıya tepki olarak beş örgüt tarafından 17 Haziranda grev kararı alınması sendikal hareketin, eylem sürecine yönelik en görünür müdahalesi oldu. 17 Haziran grev kararı, ..]]> Wed, 26 Jun 2013 13:05:32 +0400 Yalan siyaseti https://www.evrensel.net/yazi/59851/yalan-siyaseti https://www.evrensel.net/yazi/59851/yalan-siyaseti? Yaklaşık 11 yıldır uygulanan politikalar, çıkarılan yasalar, teşvik paketleri, yerli ve yabancı sermayeye sağlanan kolaylıklar sermaye güçlerinin istikrarlı bir şekilde büyümesini sağlarken, halkın geniş bir kesimini yoksulluğa, işsizliğe ve geleceksizliğe mahkum etti. Tek parti iktidarı ile gündeme gelen “istikrar” söylemi, o kadar profesyonel yalanlar eşliğinde kullanıldı ki, yoksul halk kesimleri hiçbir çıkarları olmadığı halde, iktidar partisi tarafından başarılı bir şekilde sürdürülen “yalan siyaseti” üzerinden yedeklenip, halkın en temel haklarına yönelik kapsamlı saldırılara ve hak gasplarına dayanak yapıldı. Gezi parkı eylemleri sonrasında yaygınlaşan kitlesel gösterilerin “sosyal patlama” ya da “toplumsal başkaldırı” şeklinde ortaya çıkması, 11 yıldır sürdürülen “yalan siyaseti”nin biçim değiştirerek sü..]]> Wed, 19 Jun 2013 11:21:08 +0400 Marjinal https://www.evrensel.net/yazi/59242/marjinal https://www.evrensel.net/yazi/59242/marjinal? Gezi Parkı’nda başlayan ve ülke geneline yayılan eylemlerin üzerinden 16 gün geçti. Başbakanın Gezi Parkına topçu kışlası yaptırma inadını sürdürmesi ve projeye karşı çıkanları “marjinal”, “ideolojik”, “yoldan çıkmışlar” gibi ifadelerle suçlaması, hükümet ve Başbakana yönelik öfkeyi arttırdı. Başbakanın demokratik tepkilerini gösterenlere karşı “üç-beş çapulcu” diyerek aşağılamasıyla başlayan malum söylemler, eylemlerin yaygınlaşarak daha da kitleselleşmesi sonrasında, “Bunlar dış güçlerin, faiz lobisinin işi”, “Türkiye’nin büyümesinden rahatsız olanlar eylemleri kışkırtıyor” gibi tamamen korku ve paranoyaya dayalı ifadelerin Başbakan, hükümet temsilcileri ve yandaş medya tarafından daha yüksek sesle dile getirilmesine neden oldu. Gezi parkı eylemlerinin..]]> Wed, 12 Jun 2013 10:50:58 +0400 Başkaldırı https://www.evrensel.net/yazi/58676/baskaldiri https://www.evrensel.net/yazi/58676/baskaldiri? Türkiye, son bir haftadır tarihinin en önemli dönemlerinden birisini yaşıyor. AKP iktidarının saldırgan ve dayatmacı girişimlerine karşı yıllardır damla damla biriken öfke, iktidara ve onun bir numaralı temsilcisi Başbakana yönelerek, emekçilerin ve halkın taleplerini dikkate almayan hükümete ve onun zorba yönetim tarzına karşı kitlesel tepkilere dönüştü. 10 yılı aşkın süredir işçilerin, kamu emekçilerinin, Kürtlerin, Alevilerin, üretici köylülerin, kadınların, gençlerin, kısacası toplumun tüm ezilen, dışlanan, yok sayılan kesimlerinin talepleri görmezden gelindi. Gezi Parkı’nda başlayan direniş kıvılcımı, emekçi halkın en temel haklarını ve çıkarlarını yok sayan baskıcı ve otoriter yönetim tarzına, iktidarın bitmek bilmez saldırılarına ve başbakanın “kibirli” tutumuna karşı, halkın günlük yaşamını ve geleceğini savunma me..]]> Wed, 05 Jun 2013 11:21:05 +0400 Şirket tipi istihdam https://www.evrensel.net/yazi/58144/sirket-tipi-istihdam https://www.evrensel.net/yazi/58144/sirket-tipi-istihdam? Kamuda uzun yıllardır yaşanan, AKP iktidarı ile birlikte hızlanan dönüşüm sürecinde, özelleştirme (Mal ve hizmet üretiminin özele devredilmesi); serbestleştirme (Devletin mal ve hizmet üretiminde tekel olmaktan çıkması ve özel sektöre bu alanların açılması); piyasalaştırma (Devletin mal ve hizmet üretiminde özel sektörle rekabet edebilir bir yapıya dönüştürülmesi) gibi adımlar, her aşamada birbiriyle iç içe geçmiş bir şekilde hayata geçirildi. 1980’lerin başından itibaren kamu yönetiminde benimsenen temel politika kamuya ait işletmelerin özelleştirilmesi ve devletin asli görevleri dışında (iç ve dış güvenlik, adalet vb.) faaliyette bulunmaması oldu. Ardından 1995 yılında Dünya Ticaret Örgütü bünyesinde imzalanan GATS ile kamu hizmetlerinin tamamına yakının “serbestleştirileceği” ve “pi..]]> Wed, 29 May 2013 10:35:43 +0400 Torba yasa https://www.evrensel.net/yazi/57511/torba-yasa https://www.evrensel.net/yazi/57511/torba-yasa? AKP 10 yılı aşkın bir süredir tek başına iktidarda. Meclisteki sayısal üstünlüğüne güvenerek neredeyse her yasayı tek başlarına çıkardılar. TBMM’nin Temmuz 2012 verilerine göre son 10 yılda, tamamına yakını sermayeye hizmet aşkıyla, 2 bin kanun tasarı ve teklifi yasalaşmış. AKP hükümetinin yasa yapma yöntemine baktığımızda “torba yasa” olarak bilinen ve hukukçular tarafından “özel yasama yöntemi” olarak tanımlanan yönteme sıkça başvurduğunu görüyoruz. Torba yasa düzenlemeleri ile attığı her adımda sermayenin çıkarları doğrultusunda hareket eden AKP hükümeti, ilgili ilgisiz çok sayıda maddeyi, özellikle anlaşılması güç bir dille yazmaya ve kamuoyunda tartıştırmamaya özen gösteriyor. Torba yasa düzenlemelerinde teknik açıdan ortaya çıkan en önemli sakınca, birbiriyle uzaktan yakından ..]]> Wed, 22 May 2013 10:46:26 +0400 Grev kırıcılığı https://www.evrensel.net/yazi/56882/grev-kiriciligi https://www.evrensel.net/yazi/56882/grev-kiriciligi? Hava yolu taşımacılığı ve metal iş kolunda peş peşe alınan grev kararlarının ardından ilk grev, Hava-İş üyeleri tarafından başlatıldı. 15 Mayısta uygulanacağı açıklanan grev kararının kamuoyuna açıklanmasından itibaren, hakkını peşinen vermek lazım, THY yönetimi, hükümet ve sermaye medyası grevi daha baştan engelleyebilmek için çok çalıştılar. Bu süreçte harcadıkları enerjiyi THY ile Hava-İş arasındaki toplusözleşme görüşmelerinin uzlaşma ile sonuçlanması için harcasalardı, muhtemelen bugün başka şeyleri tartışıyor olurduk. Yapılmasına karar verilen veya yapılmakta olan bir grevin etkisini azaltmak ya da grevin engellenmesi için girişilen her türlü girişim ya da eylem grev kırıcılığı olarak değerlendirilir. Türkiye’de son dönemde alınan yasal grev kararlarının bile engellenmesi için akla hayale gelmeyecek yöntemlerin uygulanması, yasal grev ..]]> Wed, 15 May 2013 09:05:25 +0400 Haklılar ve güçlüler https://www.evrensel.net/yazi/56289/haklilar-ve-gucluler https://www.evrensel.net/yazi/56289/haklilar-ve-gucluler? Yaşamın hangi alanında olursa olsun, belirli bir hakkı elde edebilmek için haklı olmak tek başına yeterli değil. İşçi sınıfının mücadele tarihi, bu ifadeyi doğrulayan yüzlerce hatta binlerce deneyime tanıklık etmiştir. Bu nedenle emekçilerin daha iyi koşullarda çalışıp yaşayabilmesi için haklı olması kadar, haklarını elde edebilmeleri için aynı zamanda güçlü olmaları gerekir. Sendikal alanda yaşanan genel durgunluğa rağmen, örgütlü oldukları alanlar itibariyle üye sayılarının çok üzerinde etkileri olması kaçınılmaz olan sendikaların son bir hafta içinde peş peşe aldıkları grev kararları, patronları, hükümeti ve elbette sermaye medyasını şimdiden telaşlandırdı. Kendisini her fırsatta “dünya yıldızı” olarak göstermeye çalışan THY yönetimi, haksız yere işten çıkardığı 305 Hava-İş üyesini, Yargıtayın işe iade edilmeleri..]]> Wed, 08 May 2013 11:06:25 +0400 Grev günleri https://www.evrensel.net/yazi/54434/grev-gunleri https://www.evrensel.net/yazi/54434/grev-gunleri? Sermaye güçleri bir taraftan işçi ve emekçiler arasındaki her türlü ayrım ve rekabeti artırıp sınıf içi bölünmeyi derinleştirirken, diğer taraftan aynı kesimleri ortak çıkarlar etrafında fiilen birleşmeye ve birlikte hareket etmeye zorluyor. Türkiye’de uzun zamandır, bu kadar sık aralıklarla grev ve iş bırakma kararlarının alınıp uygulandığı bir dönem yaşanmadı. AKP Hükümetinin emekçilerin iş güvencesine ve kazanılmış haklarına göz dikmesi, kamu hizmetlerini adım adım özelleştirme girişimlerine karşı ortaklaşan talepler üzerinden yapılan eylemler, geçmişte hemen hemen bütün sendikaların temel felsefesini oluşturan “Her koyun kendi bacağından asılır” anlayışının yavaş da olsa değişmeye başladığının işaretlerini vermeye başladı. 2013 yılının ilk yarısında yaşanan ekonomik ve siyasal sorunlara paralel olarak taşeronlaştırmanın yaygınlaştırılmak ist..]]> Wed, 17 Apr 2013 12:22:17 +0400 Tehlikeli adımlar https://www.evrensel.net/yazi/53895/tehlikeli-adimlar https://www.evrensel.net/yazi/53895/tehlikeli-adimlar? 1980’li yıllarda başlayan Türkiye’nin uluslararası kapitalist sisteme tam entegrasyonu süreci, 1990’lı yıllardan 2002’ye kadar koalisyon hükümetlerinin iktidarda olması nedeniyle istenilen hızda olmadı. Yerli ve uluslararası tekellerin büyük bir iştah ve özlemle bekledikleri yasal değişikliklerin yaşanması için AKP gibi “katıksız” bir sermaye partisinin tek başına iktidara gelmesi gerekiyordu. 1990’lı yılların ilk yarısında önce belediyelerde, sonra kamunun tümünde taşeronlaştırmanın hızla yaygınlaştırılması, esnek, güvencesiz ve angarya çalışmanın artması, kamu hizmetlerinin piyasa koşullarında üretilmesi noktasında geçtiğimiz yıllar içinde epey mesafe alındı. Bugünden geriye doğru baktığımızda, işçi ve emekçi sınıflar o kadar çok hak kaybı yaşadı ki, burada hepsini saymaya kalksak sayfalar yetmez. Ancak bütün bunlara ra..]]> Wed, 10 Apr 2013 10:23:37 +0400 Çok çalışmak! https://www.evrensel.net/yazi/53483/cok-calismak https://www.evrensel.net/yazi/53483/cok-calismak? Kamu personel rejiminde yapılmak istenen değişikliklere ilişkin tartışmalar artarken, kamu emekçilerinin ne kadar çalıştığı üzerinden yapılan resmi yorumlar devam ediyor. Bir süredir özellikle hükümet yanlısı gazete ve İnternet sitelerinde kamu emekçilerinin iş güvencesini hedef alan yazılar belirgin bir şekilde arttı. Kimi gazete ve İnternet sitelerinde “Devlete kapağı at, yan gel yat devri bitiyor!”, “Artık çalışanla çalışmayan belli olacak!” vb. gibi vıcık vıcık iktidar yalakalığı kokan haberlere, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın benzer içerikteki sözleri de eklendi. Bakan bey geçen hafta heyecanlı bir şekilde “657 Sayılı Kanun bize uymuyor. Devlet memuru oluyor birisi, ondan sonra yat, uzan, para kazan, böyle bir şey yok!” diyerek, AKP Hükümetinin kamu emekçilerine bakışının çarpıklığını gösteriyor. Cu..]]> Fri, 05 Apr 2013 13:06:45 +0400 Kürt sorunu ve sendikal tutum https://www.evrensel.net/yazi/52680/kurt-sorunu-ve-sendikal-tutum https://www.evrensel.net/yazi/52680/kurt-sorunu-ve-sendikal-tutum? Sendikalar, dil, din, etnik kimlik ve siyasi görüş farklılıklarına bakılmaksızın, işçi sınıfının hak ve çıkarlarını kazanmak, korumak ve geliştirmek için oluşturulmuş kitlesel sınıf örgütleri olarak tarif edilir ya da bilinir. Teorik olarak bakıldığında, hiçbir sendikanın faaliyetlerini sürdürürken ayrımcı tutumlar içinde olmaması gerekir ve beklenir. Ancak Türkiye’de, özellikle Kürt sorunu söz konusu olduğunda, bütün bu temel ilkelerin bir tarafa bırakıldığına ilişkin sayısız örnek saymak mümkün. Türkiye’de uzun yıllar yok sayılan Kürt halkının kimlik başta olmak üzere, demokrasi, barış ve özgürlük merkezli talepleri, egemenler tarafından hep tehlike ve tehdit olarak görüldü ve gösterildi. Kürt sorununun sendikal ve siyasal alanda da fazlasıyla istismar edildiği biliniyor. Geçmişte sendikalarda y&u..]]> Wed, 27 Mar 2013 11:05:09 +0400 Sermayenin rotası https://www.evrensel.net/yazi/52107/sermayenin-rotasi https://www.evrensel.net/yazi/52107/sermayenin-rotasi? Sermaye rotasını, her zaman en yüksek kâr edeceği, fazla çaba harcamadan kazanç sağlayabileceği alanlara yöneltir. Belli bir zaman diliminde kâr elde etme oranının en yüksek olduğu alanlar, kaçınılmaz olarak sermayenin ekonomik ve siyasal etki alanının yoğunlaştığı alanlar olarak ön plana çıkar. Türkiye’nin, 1995 yılında Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) tarafından Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS) ile gündeme getirilen ve kamu hizmetlerinin ticarileştirilmesi ve özelleştirilmesi sürecinde belirlenen hizmet alanlarının tasfiyesi süreci tüm hızıyla sürüyor. GATS, tüm kamu hizmet alanlarının serbest piyasaya açılması için mevcut düzenlemeleri genişleten ilk çok taraflı yatırım ve ticaret anlaşması olması açısından önemli bir anlaşma olarak biliniyor. GATS, sadece sınır ötesi ticaret ve yatırımları kapsamakla ka..]]> Wed, 20 Mar 2013 12:39:31 +0400 14 Mart ve sağlık hakkı https://www.evrensel.net/yazi/51470/14-mart-ve-saglik-hakki https://www.evrensel.net/yazi/51470/14-mart-ve-saglik-hakki? Bugün 14 Mart Tıp Bayramı. Bayram denilince kutlanması gereken bir gün akla gelir ama söz konusu sağlık olunca bu pek mümkün değil. Bu nedenle sağlık ve meslek örgütleri, 14 Martı halkın sağlık hakkına yönelik saldırılara karşı seslerini yükselttikleri, bir mücadele günü olarak görüyorlar. AKP tarafından tavizsiz bir şekilde uygulanan “Sağlıkta Dönüşüm Programı”, kamuda yaşanan ve önümüzdeki dönemde daha da hızlanması beklenen dönüşümün temel ayağını oluşturdu. Geçtiğimiz yıllarda sağlık alanının bir bütün olarak özel sağlık kuruluşlarının ve ilaç tekellerinin inisiyatifine bırakılması, piyasa merkezli bir sağlık modelinin benimsenmesi, sağlığı hak olmaktan çıkarıp, herkesin gelirine göre yararlanabileceği bir hizmet haline getirdi. OECD’nin yaptığı araştırmalara göre ekonomik olarak hizmet değeri e..]]> Wed, 13 Mar 2013 10:52:30 +0400 Kadınlara esnek çalışma tuzağı https://www.evrensel.net/yazi/50821/kadinlara-esnek-calisma-tuzagi https://www.evrensel.net/yazi/50821/kadinlara-esnek-calisma-tuzagi? AKP, tıpkı bir pazarlamacının malını satmak için olmadık yöntemler denemesi, alıcıları etkilemek için abartılı ve gerçekçi olmayan şeyler yapması gibi, emekçiler için olumsuz sonuçlar ortaya çıkaracak ve yıkım anlamına gelecek pek çok düzenlemeyi “müjdeleyerek” sunmaya devam ediyor. AKP Hükümeti son “müjdesi”ni kadınlara verdi. Kadınların doğum izinlerinin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılarak, doğum sonrasında 3 ya da 6 yıl süreyle kısmi süreli çalışma, evden çalışma vb. gibi esnek çalışma uygulamalarının hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bu şekilde bir taraftan nüfus artışı sağlanırken, diğer taraftan kadınların kısmi süreli istihdam üzerinden çalışıyor gibi görünmeleri ve kadın istihdamını rakamsal olarak yüksek gösterilmesi sağlanacak. Kapitalizmin ilk yıllarından itibaren ucuz iş g&u..]]> Wed, 06 Mar 2013 10:50:04 +0400 Somut adımlar atma zamanı https://www.evrensel.net/yazi/50118/somut-adimlar-atma-zamani https://www.evrensel.net/yazi/50118/somut-adimlar-atma-zamani? Sermaye güçleri, emekçilerin en temel hakları ve güvenceleri başta olmak üzere, insanca yaşam ve çalışma koşulları, eşitlik, özgürlük ve barış taleplerini ısrarla yok sayarken, hiçbir kaygı ve engel tanımaksızın, kendi koyacağı kurallar dışında hiçbir kural, yasa ya da sınırlamaya tabi olmadan hareket ediyor. Kapitalist sistem, karşısında kendisini engelleyecek bir güç görmediği için, bir süredir kendi koyduğu kuralları, hatta yasaları bile hiçe sayan bir yönelime girdi. Bunun en acı sonuçlarını son yıllarda kamu-özel ayrımı yapmaksızın esnek ve güvencesiz istihdamın yaygınlaşmasıyla, taşeronlaştırma ve sendikasızlaştırma girişimleriyle, çalışma ve yaşam koşullarının giderek zorlaşmasıyla net bir şekilde görüyoruz. Son yıllarda sadece Türkiye’de değil, en gelişmiş kapitalist ülkelerde bile emekçilerin sahip olduğu en temel h..]]> Wed, 27 Feb 2013 11:14:09 +0400 KESK neden hedefte? https://www.evrensel.net/yazi/49531/kesk-neden-hedefte https://www.evrensel.net/yazi/49531/kesk-neden-hedefte? Ülkenin içinden geçmekte olduğu ekonomik ve siyasal koşullar, başta sendikal mücadele alanı olmak üzere, toplumun örgütlü kesimlerine yönelik çok yönlü kuşatmanın giderek arttırdığını gösteriyor. Sendikal alanda bir taraftan işçilerin sendikal mücadelesi sendikal barajlarla ve yoğun işten atmalarla boğulmaya çalışılırken, diğer taraftan kamu emekçilerinin iş güvencesi başta olmak üzere en temel haklarına ve çalışma biçimlerine yönelik kapsamlı saldırıların hazırlıkları yapılıyor. Hükümetin saldırıları elbette sadece emekçilerin haklarıyla sınırlı değil. Örgütsüz bir toplum yaratmak ve örgütlenmenin, örgütlü mücadelenin “tehlikeli” ve uzak durulması gereken faaliyetler olarak gösterilmesi için yoğun çaba harcanıyor. Emekçilerin haklarının korunması ve geliştirilme..]]> Wed, 20 Feb 2013 10:39:58 +0400 Esaret zinciri https://www.evrensel.net/yazi/48920/esaret-zinciri https://www.evrensel.net/yazi/48920/esaret-zinciri? Uzunca bir süredir, çalışma hayatı başta olmak üzere, gündelik hayatın neredeyse tamamı sermayenin dönemsel ihtiyaçları ve güncel çıkarları doğrultusunda biçimlendirilmeye çalışılıyor. Özellikle çalışma yaşamında düzenli ve standart istihdam biçimlerinden hızla uzaklaşılırken, standart dışı, kuralsız ve güvencesiz çalışma koşulları hızla artmaya başladı. Bu durumun da kaçınılmaz bir sonucu olarak en temel ekonomik, sosyal ve sendikal haklar, sermayenin dikensiz gül bahçesini oluşturmak adına göstere göstere tasfiye edilmek isteniyor. İşçi ve emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının gelecekte nasıl olacağından, nerede, ne kadar ve nasıl çalışacağına; neyi, nasıl ve ne kadar tüketeceğine kadar hemen her şey sermaye tarafından belirlenmeye çalışılıyor. Günümüzde çalışmanın sınırları hızla belirsizleşirk..]]> Wed, 13 Feb 2013 09:09:09 +0400 Altın vuruş https://www.evrensel.net/yazi/47735/altin-vurus https://www.evrensel.net/yazi/47735/altin-vurus? Kamu hizmetleri alanında yaşanan dönüşüm süreci, çalışma yaşamında “iş güvencesi” ve özlük hakları açısından işçilere göre, daha “avantajlı” durumda olan kamu emekçilerini ve onların göreceli olarak daha “güvenceli” olan istihdam biçimlerini temel hedef haline getirdi. Eskiden kamu hizmetleri alanında, işin niteliği gereği, tam zamanlı, iş güvenceli, kadrolu istihdam esastı. Ancak AKP Hükümetinin kamu hizmetlerini hızla piyasalaştırması, kamu personel rejiminin kaçınılmaz olarak piyasa kurallarına göre yeniden yapılandırılmasını gerektiriyordu. Bir süredir kamu emekçilerinin iş güvencesi ve çalışma biçimleri üzerinden sürdürülen tartışmalarda son aşamaya gelindiğinin ve yasal değişiklik için somut adım atma aşamasına gelindiğinin işaretleri daha net olarak ortaya çıkmaya başl..]]> Wed, 30 Jan 2013 11:56:27 +0400 24 Ocak kararlarının güncelliği https://www.evrensel.net/yazi/47141/24-ocak-kararlarinin-guncelligi https://www.evrensel.net/yazi/47141/24-ocak-kararlarinin-guncelligi? 24 Ocak kararları olarak bilinen ve Türkiye’yi sermaye için cennet, emekçiler için cehenneme çevirmeyi hedefleyen o ünlü kararların alındığı günün üzerinden 33 yıl geçti. Bugüne kadar hayata geçirilen ne kadar emek düşmanı politika varsa, istisnasız hepsinin temelinde 24 Ocak kararlarının olduğunu söylesek, kesinlikle abartmış olmayız. 24 Ocak kararlarının Türkiye’yi sermaye sınıfının çıkarları doğrultusunda nasıl dönüştürdüğünü, ekonomik-siyasal anlamda emekçi sınıfların çalışma ve yaşam koşullarını nasıl zorlaştırdığını anlatmaya ne kelimeler, ne de sayfalar yeter. 33 yıl önce kapitalizmin ve Türkiye’nin içinde bulunduğu durum ile bugün arasında çok büyük farklar olduğu tartışma götürmez bir gerçek. Ancak bu durum, 24 Ocak 1980 kararlarının bugüne kadar nasıl g&uum..]]> Wed, 23 Jan 2013 10:50:25 +0400 Üniversite A.Ş. yasası https://www.evrensel.net/yazi/46573/universite-as-yasasi https://www.evrensel.net/yazi/46573/universite-as-yasasi? Türkiye’de üniversiteler, geçtiğimiz yıllarda giderek artan bir biçimde idari ve mali baskı altına alınırken, atılan her adımda üniversitelerin piyasa ile uyumlu olması, kaynaklarını “daha etkin” ve “daha verimli” kullanması istendi. Redhack’in YÖK’ün sitesini haklayarak elde ettiği “gizli” ibareli yolsuzluk belgeleri, bugüne kadar fiilen hayata geçirilen ve yeni yasayla resmiyet kazanacak olan üniversitelerin nasıl işletileceğinin, nasıl “etkin” ve “verimli” çalışacağının ipuçlarını veriyor. Uzun bir süredir pek çok alanda olduğu gibi üniversitelerde de piyasanın mutlak egemenliği ile pekişen yeni bir tahakküm ve baskı düzeninin oluşturulmasına çalışılıyor. Birkaç aydır YÖK öncülüğünde yürütülen ve üniversitelerde ticarileştirme uygulamalarına uluslarara..]]> Wed, 16 Jan 2013 11:28:49 +0400 Sorumluluk https://www.evrensel.net/yazi/45906/sorumluluk https://www.evrensel.net/yazi/45906/sorumluluk? Herhangi bir mücadele örgütü, bir konuda tutum belirlerken ya da adım atarken, durduğu yerin önemini, yürüttüğü mücadelede başarılı olmasının hangi etkenlere bağlı olduğunu düşünmek ve bu durumun omuzlarına yüklediği sorumluluk ile hareket etmek zorunda. Yıllar içinde mevcut sendika yönetimleri ile işyerleri arasındaki mesafenin sürekli açılmasının kaçınılmaz bir sonucu olarak, en temel sorunlara bile zamanında müdahale etmek ve çözüm üretmenin gittikçe zorlaştığı çok açık. Hangi alanda olursa olsun, sendikal mücadele sürecinde şu ya da bu şekilde bulunan herkes, üzerine düşen sorumluluk ve görevleri asgari düzeyde bile yerine getirmiş olsa, bugün yaşanan pek çok örgütsel sorun belki gündeme bile gelmeyecek. Sermaye ve hükümet yeni hak gasplarını hayata geçirmek iç..]]> Wed, 09 Jan 2013 09:26:50 +0400 Gelecekten beklentiler https://www.evrensel.net/yazi/45345/gelecekten-beklentiler https://www.evrensel.net/yazi/45345/gelecekten-beklentiler? Eski yılı geride bırakılıp, yenisinin karşılandığı her yıl hemen hemen bütün insanlar, öncelikle yeni yılda daha iyi koşullarda çalışmayı ve yaşamayı, mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir yıl geçirmeyi diler. Neredeyse her yeni yıla girildiğinde benzer beklentiler dile getirilir ve bütün bir yıl boyunca bu beklentileri gerçekleştirmek için uğraşılıyor. Geçmişten günümüze iyi kötü yürütülen her türlü mücadelenin, çabanın özünü hep daha iyi bir gelecek kaygısı oluşturuyor. Her yeni yıla büyük umutlar ve beklentilerle girilirken, toplumun geniş bir kesiminde geçmişte yaşanmış olumsuzlukların, hak kayıplarının yarattığı ve giderek büyüyen gelecek korkusunu yok saymak mümkün değil. Geçtiğimiz dönemde özellikle sağlıkta ve eğitimde yaşanan olumsuz gelişmeler, işçilerin ve kamu emekçilerinin &cc..]]> Wed, 02 Jan 2013 14:12:13 +0400 Kamu-Özel ortaklığı -2 https://www.evrensel.net/yazi/44725/kamu-ozel-ortakligi-2 https://www.evrensel.net/yazi/44725/kamu-ozel-ortakligi-2? Son yıllarda kamuya ait ne varsa haraç mezat satıldı. Buna paralel olarak kamu hizmetlerinde de yoğun bir ticarileştirme sürecinin yaşandığı biliniyor. Bu süreçte “kamu” kavramına adını veren “halk” (public) anlayışından hızla uzaklaşılarak, tamamen piyasa odaklı yeni bir “kamu” anlayışı oluşturulmaya çalışılıyor. En temel kamu hizmet alanları, “finansman ihtiyacı” bahane edilerek kamu özel ortaklığı adı altında yerli ve yabancı sermeye güçleriyle işbirliği içinde çeşitli proje ve ihaleler üzerinden hızla piyasa ilişkileri içine çekildi. Bu durum kaçınılmaz olarak, “kamu yararı” yani “halkın yararı” kavramını yeniden tanımlamayı beraberinde getirdi. Artık kamu yararı halkın değil, sermayenin ve dolayısıyla piyasanın dönemsel ihtiyaçlarına, orta ve uzun vadeli hedeflerine göre belirlenecek. Kamu özel ortakl..]]> Wed, 26 Dec 2012 15:01:21 +0400 Kamu-Özel ortaklığı -1 https://www.evrensel.net/yazi/44110/kamu-ozel-ortakligi-1 https://www.evrensel.net/yazi/44110/kamu-ozel-ortakligi-1? Geçtiğimiz yıllar içinde dünyada ve Türkiye’de sermaye birikiminin önündeki engelleri aşmak, kâr alanlarını daha da genişletmek için atılan en kapsamlı adım özelleştirme uygulamaları oldu. Kamu kurumlarının, özel sermaye eliyle daha iyi çalışacağı ve kar edeceği iddia edilerek özelleştirmeler teşvik edildi. Özelleştirme uygulamalarını meşrulaştırmak adına birçok kampanya yürütüldü. Türkiye’de özelleştirmelerin ve özelleştirme sonucunda ortaya çıkan ekonomik ve sosyal sorunların en yoğun yaşandığı dönem 2002-2012 yılları arası oldu. 1986 yılından bugüne aradan geçen 26 yılda, son olarak köprü ve otoyolların özelleştirilmesini de eklediğimizde, 48 milyar dolarlık özelleştirme yapıldı. Bu rakamın 43 milyar dolarının (yüzde 90) son 10 yıl içinde, AKP iktidarı döneminde gerçekleşmiş olması dikkat ..]]> Wed, 19 Dec 2012 09:58:32 +0400 Asgari ücret https://www.evrensel.net/yazi/42861/asgari-ucret https://www.evrensel.net/yazi/42861/asgari-ucret? İşçi sınıfı tarihi içinde çalışma sürelerinin düşürülmesi, kadın ve çocuk emeğinin acımasızca sömürülmesine son verilmesi, sigorta hakkı vb gibi en temel insani taleplerle sürdürdüğü sınıf mücadelesinin temel talebi “insanca yaşayacak ücret” oldu. Avrupa’da başlayan, daha sonra dünyanın farklı kıtalarındaki ülkelerde yürütülen sınıf mücadeleleri sonucunda kapitalistler, işçi sınıfının insanca yaşayacak ücret talebini, “asgari ücret” adı altında kabul etmek zorunda kaldılar. Asgari ücretin kabul edilmesi, işçi sınıfının yaşadığı vahşi sömürüyü ortadan kaldırmadı ama sömürünün sınırlandırılması açısından önemli bir kazanımı ifade etti. Türkiye gibi sınıf farklılıklarının her geçen gün daha da derinleştiği ülkelerde çalışan iş&cc..]]> Wed, 05 Dec 2012 10:58:27 +0400 Kırmızı çizgiler https://www.evrensel.net/yazi/42128/kirmizi-cizgiler https://www.evrensel.net/yazi/42128/kirmizi-cizgiler? Çalışma yaşamında en yoğun gündemlerin öne çıktığı bir dönemden geçiyoruz. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası sürecinde getirilen yeni sınırlamaların işçi hareketi ve sendikal örgütlenme üzerindeki olası etkileri tartışılırken, önümüzdeki yıldan itibaren kamuda daha esnek, güvencesiz ve performansa dayalı çalıştırma konusunda daha somut adımlar atılması planlanıyor. Kamuda ücretlerin derece ya da kıdeme göre değil, gösterilecek bireysel performansa göre belirlenmesi yönünde hazırlıklarda son aşamaya gelindi. Öncekine göre daha esnek, kuralsız ve güvencesiz çalışma düzeninin, görece güvenceli çalışmanın olduğu kamuda da yaygınlaştırılmak istenmesi artık bir sır değil. Bu çerçevede başta taşeron çalıştırmanın kapsamının genişletilmesi olmak üzere, sermayenin hareket ve kar alanını “s..]]> Wed, 28 Nov 2012 12:21:56 +0400 İkilem https://www.evrensel.net/yazi/41508/ikilem https://www.evrensel.net/yazi/41508/ikilem? Türkiye’de uzun süreli işsizliğin yapısal hale gelmesi, eskiden asla birbirinden ayrı düşünülemeyecek olan “iş” ile “güvenceyi” giderek birbirinden ayırmaya, hatta karşı karşıya getirmeye başladı. İş isteyene güvence yok, güvence isteyene iş yok. AKP iktidarı ile birlikte yaygınlaşan taşeron ve geçici istihdam uygulamaları nedeniyle artık işçilerin her türlü “güvence” (iş, gelir, sağlık sigortası, sosyal güvenlik) talebi, sermayenin güvencesizlik ideolojisi ile doğrudan çatışma içine giriyor. Resmi verilere göre kamuda 585 bin 788, özel sektörde 419 bin 466 olmak üzere, toplam 1 milyon 5 bin 254 alt işveren (taşeron) işçisi çalışıyor. Taşeron işçilerinin büyük bölümünün kayıt dışı olduğu göz önüne alındığında gerçek taşeron sayısı çok daha fazla. 2002 yı..]]> Wed, 21 Nov 2012 12:59:34 +0400 Sonun başlangıcı https://www.evrensel.net/yazi/40856/sonun-baslangici https://www.evrensel.net/yazi/40856/sonun-baslangici? Toplumun özellikle yoksul, emekçi kesimlerini etkileyecek olan yeni bir ekonomik krizin alametleri görülmeye başlandı. AKP’nin iktidara geldiği 2002’de 3,4 milyar lira olan toplam hane halkı borçları, geçtiğimiz 10 yılda tam 74 kat artarak, 252 milyar TL’ye ulaşmış. TÜİK’e göre 25 milyon 498 bin kişilik çalışan nüfusun yüzde 52’sinin tüketici kredisi borcu var. Bu veriler, 2008 krizinden bu yana, ücretleri hızla eriyen ve satın alım gücü belirgin bir şekilde düşen işçi ve emekçiler açısından yeni ve tehlikeli bir dönemece girildiğini gösteriyor. Hanehalkının borcunun önemli bir bölümünü tüketici kredileri ve kredi kartı borçları oluşturuyor. Sürekli borçlanan, gelecekteki gelirini harcayarak ayakta durmaya çalışan milyonlarca emekçiyi çok daha zor günlerin bekliyor..]]> Wed, 14 Nov 2012 15:02:20 +0400 Performans kapanı https://www.evrensel.net/yazi/40190/performans-kapani https://www.evrensel.net/yazi/40190/performans-kapani? İktidarda 10 yılını geride bırakan AKP, geçtiğimiz 10 yıl içinde en çok hangi kesimlerin haklarına yönelik saldırılar gerçekleştirdi diye bir soru sorsak, yanıtımız hiç tereddütsüz işçi ve emekçiler olacaktır. 10 yıldır istihdamda yaşanan ve tamamına yakını emekçilerin aleyhine gerçekleşen büyük dönüşüm sürecinde yavaş yavaş sona doğru gelindiğinin işaretleri verilmeye başlandı. Ulusal İstihdam Stratejisi ile belirlenen istihdamda dönüşüm sürecinin kamu ya da özel ayrımı yapılmadan bütün istihdam alanlarını kapsadığı çok geçmeden anlaşıldı. Bugüne kadar işçilerin, kamu emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarını, hatta geleceklerini yakından ilgilendiren çok sayıda yasal düzenleme yapan AKP hükümeti, gerek “2023 vizyonu”, gerekse “2013 hükümet programı&rdq..]]> Wed, 07 Nov 2012 10:44:12 +0400 2013 bütçesi üzerine-2 https://www.evrensel.net/yazi/39570/2013-butcesi-uzerine-2 https://www.evrensel.net/yazi/39570/2013-butcesi-uzerine-2? 10 yıllık AKP iktidarı döneminde hazırlanan bütün bütçeler kopyala-yapıştır yöntemiyle, ilgili yıl için öngörülen rakamsal hedeflerde değişiklik yapılarak hazırlanıyor. Devletin gelir ve giderleri ile bunların hangi kurumlar arasında nasıl dağıtıldığını gösteren bütçe kanunu tasarıları, sanıldığı gibi bir yıllık değil, 3 yıllık hazırlanıyor. 2013 bütçe kanun tasarısında sadece 2013’ün değil, 2014 ve 2015 yıllarının bütçe kalemleri de tahmini olarak belirlenmiş durumda. Bütçeler hazırlanırken hükümet programına, orta vadeli programa ve hükümetin diğer hedef ve programlarına paralel bir şekilde hazırlanmasına dikkat ediliyor. Bütçe hedeflerinde bir sapma meydana geldiğinde, en bildik yöntem olan vergi artışları ve zamlar devreye sokularak, iktidarın beceriksizliğinin faturası hep emekçilerin, yoksul halkın sırtına yıkılıyor. Bu..]]> Thu, 01 Nov 2012 01:52:09 +0400 2013 bütçesi üzerine-1 https://www.evrensel.net/yazi/39028/2013-butcesi-uzerine-1 https://www.evrensel.net/yazi/39028/2013-butcesi-uzerine-1? 2013 Bütçe Tasarısı geçtiğimiz hafta TBMM’ye sunuldu ve 2013 yılına ilişkin tahmini kamu gelir ve harcama kalemleri kamuoyuna açıklandı. Türkiye, 10 yıllık AKP iktidarı döneminde büyük ölçüde dış kaynak girişine yani “sıcak paraya” bağımlı, yüksek cari açığın finansmanına dayalı bir büyüme stratejisi izledi. 2012 yılı öncesinde yaşanan yüksek büyüme oranları tersine döndü ve dünya ekonominin durgunluğa girmesine paralel olarak büyüme oranlarında ciddi anlamda azalma eğilimi baş gösterdi. 2012 büyüme hedefi yılbaşında yüzde 5 olarak açıklanmışken, bugün 2012 sonu itibariyle yüzde 2.5 büyümenin bile başarı sayılacağından bahsediliyor. AKP hükümetinin 2013 bütçesi, yıllardır benimsenen ve ağırlıklı olarak ücretli emekçileri ezen vergi rejiminde ısrar edileceğini..]]> Wed, 24 Oct 2012 13:46:44 +0400 Yasal cendere https://www.evrensel.net/yazi/38394/yasal-cendere https://www.evrensel.net/yazi/38394/yasal-cendere? Sendikalar ve Toplu İş İlişkileri Yasası tüm itirazlara ve karşı çıkışlara rağmen TBMM’de görüşülüyor ve maddeler teker teker geçiyor. Düzenlemelerden doğrudan etkilenecek olan sendikaların önemli bir bölümünün kimi zaman uzlaşarak, kimi zaman ise sessiz ve tepkisiz kalarak destek verdiği düzenlemeler, sendikalar ve sendikal hareket açısından tam bir yasal cendere haline gelmiş durumda. Yıllardır “sosyal diyalog”, “uzlaşma”, “işbirliği” vb. gibi kavramları dilinden düşürmeyenlerin, kendilerini bir sınıf örgütünün temsilcileri olarak görmek yerine “sosyal taraf” olarak tarif edenlerin 12 Eylül döneminin yasalarından bile geri düzenlemeler getiren bu yasanın çıkmasında AKP hükümetinden çok daha fazla katkısı olduğunu söylersek kesinlikle abartmış olmayız. 12 Eylül sonras..]]> Wed, 17 Oct 2012 11:10:43 +0400 Turuncu sendika yasası https://www.evrensel.net/yazi/37921/turuncu-sendika-yasasi https://www.evrensel.net/yazi/37921/turuncu-sendika-yasasi? Bir hakkın kazanılması ve korunması kadar, o hakkın egemenler tarafından tanınması, bunun için yasal düzenlemeler yapılması önemlidir. Ancak hakların yasa haline getirilmesi, onların pratikte özgürce, herhangi bir sınırlama olmaksızın kullanılabileceği anlamına gelmez. Bu konuda en somut örnek, sendikal yasalar ve örgütlenmeye ilişkin Anayasal ve yasal düzenlemelerdir. Türkiye’de sendikal örgütlenme Anayasal bir hak olmasına karşın, sendikalaştığı için işten atılan işçiler o kadar çok ki, Türkiye’de işçilerin Anayasal hakları gerçekten güvence altında olsaydı, işçilerin sendikal örgütlülüğü uzun bir süredir yüzde 5’lere çakılıp kalmazdı. Mevcut Anayasa hükmü ve yasaları dahi uygulamayan AKP hükümetinin, “sendikal örgütlenmenin önünü açmak” iddiasıyla ..]]> Wed, 10 Oct 2012 10:43:07 +0400 AKP’nin 2023 ‘Vizyonu’ https://www.evrensel.net/yazi/37470/akpnin-2023-vizyonu https://www.evrensel.net/yazi/37470/akpnin-2023-vizyonu? İktidar, en genel anlamıyla herhangi bir birey veya topluluğun başka birey veya topluluk üzerinde, kimi zaman baskıyla, kimi zaman rızayla, kimi zaman da ikisiyle birden kendi istediklerini yapabilme veya yaptırabilme gücü olarak tanımlanır. Bir sınıfın ya da onun siyasal temsilcilerinin iktidar olabilmesi ve iktidarını sürdürebilmesi, gerçekleri olduğundan farklı gösterebilme yeteneğine, toplumun büyük bölümünü yaptıklarının doğru olduğuna inandırmasına ve kendi sınıf çıkarlarını, tüm toplumun çıkarıymış gibi gösterebilmesine bağlıdır. Tarih boyunca egemen olmuş her sınıf, iktidarını bu temelde güvence altına alabilmiş ve sürdürebilmiştir. AKP ve onun her konuda ahkam kesmeyi marifet sanan “tek” lideri Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz 10 yıl içinde yoksulların taleplerine sahip çıkıyormuş gibi görünmeyi sahne sanatçılarına taş &cc..]]> Wed, 03 Oct 2012 10:49:15 +0400 Zamlar ve bütçeler https://www.evrensel.net/yazi/37027/zamlar-ve-butceler https://www.evrensel.net/yazi/37027/zamlar-ve-butceler? 2012 bütçesi, ilk 8 ayda 8.5 milyar açık verdi ve 2012 sonunda bütçe açığının 14 milyar TL’ye ulaşması bekleniyor. Bütçe açığını kapatmak için vergi oranları arttırılarak resmen bir “zam dalgası” başlatıldı. Üstelik söz konusu “dalga” sadece zamlarla sınırlı kalmadı. Hükümetin ekonomiden sorumlu bakanı yaşanan vergi artışları ve zamları, vatandaşın “huzur ortamının bozulmaması için yapılan ayarlamalar” olarak görmek gerektiğini belirterek, bir avuç “tuzu kuru” dışında halkın büyük bir bölümüyle resmen dalga geçti. AKP Hükümeti halkın, toplumun örgütlü güçlerinin zamlara karşı yeterince tepki göstermemesini fırsat bilerek, neredeyse soluduğumuz havaya bile vergi salacak politikaları 10 yıldır kararlılıkla hayata geçiriyor. Özellikle yıl sonlarına ..]]> Wed, 26 Sep 2012 10:59:24 +0400 Gerçek gündemler https://www.evrensel.net/yazi/36570/gercek-gundemler https://www.evrensel.net/yazi/36570/gercek-gundemler? İnsanların günlük yaşam koşulları üzerinde doğrudan etkili olan ve kendi iradeleri dışında yaşanan gelişmeler söz konusu olduğunda karşımıza çıkan gerçekler, çoğunlukla görülen ya da sistem tarafından gösterilmek istenenlerden çok farklı sonuçlar ortaya çıkarabiliyor. Türkiye’de giderek artan bir hızla değişen gündemleri takip etmeye çalıştığımızda, çoğu zaman egemenler tarafından yaratılan yapay gündemlerin, günlük yaşam mücadelesi içindeki esas sorunların üzerini büyük ölçüde örten, emekçilerin gerçek sorunlarının gündeme gelmesini engelleyen bir işlev gördüğüne şahit oluyoruz. Hatta bu anlamda Türkiye’nin tam bir laboratuar olduğunu söylesek abartmış olmayız. Hangi içerikte olursa olsun, yaratılan her gündemin ekonomik, sosyal, siyasal ve ideolojik y&o..]]> Wed, 19 Sep 2012 11:11:13 +0400 4+4+4’ün asıl hedefi-II https://www.evrensel.net/yazi/36105/444un-asil-hedefi-ii https://www.evrensel.net/yazi/36105/444un-asil-hedefi-ii? Kapitalizmde zorunlu eğitim aracılığıyla bireyler, küçük yaşlardan itibaren zorunlu olarak birtakım ölçütlere göre biçimlendirilir. Böylece egemen toplumsal sistemle uyumlu, yaşananlara itiraz etmeyen, sesini çıkarmayan bireylerin yetiştirilmesi amaçlanır. Bu açıdan bakıldığında, temelleri 12 Eylül darbesi ile atılan “eski” eğitim sistemi ile 4+4+4 modelinin “strateji hedefinin” aynı olduğu çok açık. 12 Eylül sonrasında ilkokuldan üniversiteye kadar eğitimde “Türk-İslam” sentezi benimsenirken, bugün gerek ülke yönetimi, gerekse eğitim politikaları ile adım adım 12 Eylül’ün izinden gidenlerin “Dindar nesil yetiştirme” hedefleri bire bir örtüşüyor. AKP’nin 4+4+4 ile ulaşmak istediği kısa ve uzun vadeli hedefler ve okulların açılmasına sayılı günler kala yaşanan büy&uu..]]> Wed, 12 Sep 2012 11:45:47 +0400 4+4+4’ün asıl hedefi -I https://www.evrensel.net/yazi/35726/444un-asil-hedefi-i https://www.evrensel.net/yazi/35726/444un-asil-hedefi-i? Kapitalist sistemin günümüzdeki temel ihtiyaçlarına ve hükümetin siyasal hedeflerine uygun olarak hayata geçirilmeye çalışılan 4+4+4 eğitim modeli, bir süredir çeşitli yönleriyle tartışılıyor. Zorunlu eğitimin 1819 yılındaki ilk uygulaması ile hedeflenenlerle, bugün Türkiye’de 4+4+4 ile nasıl bir nesil yetiştirmek istendiğine ilişkin hedefler arasındaki benzerliklere baktığımızda, karşımıza çıkan ortak noktalar dikkat çekici. Kuşkusuz her ülkenin eğitim süreçleri, o ülkelerin tarihsel ve toplumsal özelliklerine özgü şartlarda biçimlenir. Ancak söz konusu olan çocukların yetiştirilmesi olunca, ulaşılmak istenen hedefler açısından ortak sayılabilecek pek çok nokta bulmak mümkün. Prusya’da 1819 yılında ilk kez uygulanan zorunlu eğitim uygulamasının hedefleri, zorunlu eğitimin işlevi konusunda yeterince ipucu ver..]]> Wed, 05 Sep 2012 10:16:01 +0400 Kuralsızlık kural olunca https://www.evrensel.net/yazi/35330/kuralsizlik-kural-olunca https://www.evrensel.net/yazi/35330/kuralsizlik-kural-olunca? Kapitalist sistemin tüm toplum üzerinde kurduğu egemenlik ve otoriteyi ifade eden iktidar, gücünü önceden belirlenen kurallar ve yasalardan alır. Ancak kurallar ya da yasaların olması, bir bütün olarak topluma egemen olmak için tek başına yeterli değildir. Önceden belirlenmiş kurallara uyulması, onların doğru olarak kabul edilmesi ve onaylanması gerekir. Benzer bir şekilde patronları işyerlerinde güçlü yapan, üretim araçlarına sahip olmasından kaynaklı işçilere çalışmayı buyurma ve onları yönetme gücünü elinde bulundurması, işçilerin de bunu bilerek ve onaylayarak çalışmayı kabul etmeleridir. Genel olarak toplumda ya da işyerinde, içeriği duruma göre değişse de, önceden belirlenmiş kurallara uyma biçimleri benzer biçimlerde gerçekleşir. Kurallara uyulmadığı zaman, yine önceden belirlenmiş yaptırımlar ve cezalar uy..]]> Thu, 30 Aug 2012 03:54:54 +0400 İşçi eylemlerinin karakteri -2 https://www.evrensel.net/yazi/34925/isci-eylemlerinin-karakteri-2 https://www.evrensel.net/yazi/34925/isci-eylemlerinin-karakteri-2? 1990’lı yıllardan itibaren tekstil, inşaat, turizm, metal vb sektörlerde yapılan yerli ve yabancı yatırımlar işçi sınıfının sayısal olarak genişlemesini hızlandırdı. Son yirmi yılda ücretli emeğin toplam istihdam içindeki payı yüzde 36’dan yüzde 62’ye çıktı. Bugün itibariyle üçte ikisi genç işçiler olmak üzere, toplam işçi sayısı 13 milyonu aşmış durumda. Uzun yıllar belli başlı sektörlerde esnek çalışma uygulamaları üzerinden yaratılan parçalanmaya paralel olarak, işçilerin bir sınıf olarak hareket etmelerini engellemek için hemşericilik, cemaat ilişkileri gibi geleneksel, TKY, “kalite çemberleri” vb gibi “modern” yöntemler kullanıldı. Özellikle ihracata yönelik üretim yapan sektörlerde uluslararası rekabete uygun, çalışkan ve “uysal” bir “işçi profili”..]]> Wed, 22 Aug 2012 10:51:42 +0400 İşçi eylemlerinin karakteri -1 https://www.evrensel.net/yazi/34599/isci-eylemlerinin-karakteri-1 https://www.evrensel.net/yazi/34599/isci-eylemlerinin-karakteri-1? Son yıllarda özellikle işsizlik baskısı üzerinden işçileri günde en az 10-12 saat ve daha yoğun çalıştırma uygulamaları, işçilerin fiziksel gücünü ve psikolojisini bozarken, düşük ücretler nedeniyle yaşam koşullarını içinden çıkılmaz hale getirdi. Çalışma koşullarının zorluğuna ve işsizlik baskısına bağlı olarak yaşanan sorunlar ister istemez çeşitli sonuçlar ortaya çıkarıyor. Öncelikle üzerlerindeki baskılara ve sendikaların bozuk siciline rağmen, sendikal örgütlenme girişimlerinde ve işçi eylemlerinde yaşanan artış dikkat çekici boyutlara ulaştı. Türkiye’de örgütsüz ya da yeni örgütlenen işçileri korku ve çekincelerini yenerek eylem yapmaya, örgütlenme girişiminde bulunmaya iten nedenler nelerdir diye bir soru sorulacak olsa, karşımıza bütün işçilerin şu ya da bu d&uu..]]> Thu, 16 Aug 2012 11:06:13 +0400 Atı alan Üsküdar’ı geçmeden https://www.evrensel.net/yazi/34112/ati-alan-uskudari-gecmeden https://www.evrensel.net/yazi/34112/ati-alan-uskudari-gecmeden? AKP’nin emekçilerin en temel haklarına yönelik saldırılarını hayata geçirirken benimsediği pazarlama ve ikna yöntemini bir süredir kıdem tazminatı fonu tartışmalarında somut bir şekilde görüyoruz. Tıpkı bir pazarlamacının malını satmak için taklalar atması, potansiyel alıcıları etkilemek için abartılı ve aldatıcı ifadeler kullanması gibi, ne zaman emekçilerin haklarına yönelik yeni saldırılar olsa “müjdeler” eşliğinde gündeme getiriliyor. Sermayenin maymun iştahlılığı bugünlerde o kadar artmış durumda ki, patronlar için peş peşe açıklanan teşvik paketleri, sigorta ve prim kolaylıkları getiren istihdam destek paketleri vb düzenlemeler yetmez oldu. Her daim aç kurtlar gibi sürekli pusuda bekliyorlar ve işçilerin ellerinde kalan son hak kırıntılarını bir çırpıda geri almak için gün sayıyorlar. Sermaye medyası, her konuda olduğu gibi, ..]]> Wed, 08 Aug 2012 12:21:57 +0400 Sansarlar ve simsarlar https://www.evrensel.net/yazi/33621/sansarlar-ve-simsarlar https://www.evrensel.net/yazi/33621/sansarlar-ve-simsarlar? 4857 Sayılı İş Yasası’nda patronların sırtındaki “ağır yükleri” kaldırmak için yapılan hazırlıklarda son aşamaya gelindiği yönündeki haberler, geçtiğimiz hafta içinde basına sızdırıldı. Yapılan hazırlıklarla bir süredir çeşitli şekillerde gündeme getirilen ve Ulusal İstihdam Stratejisi ile ayrıntılı bir şekilde çerçevesi çizilen çok sayıda esnek ve güvencesiz çalışma biçimlerinin yasal bir çerçeveye oturtulması planlanıyor. AKP hükümeti, gece vakti kümeslere girip tavukları boğan ve yumurtalarını alarak etrafı tarumar eden ve sinsi özellikleri ile tanınan sansarlar gibi, en olmadık zamanlarda işçilerin haklarını elinden almak ve yaşamlarını alt üst etmek için elinden geleni yapıyor. Daha birkaç ay önce “taşeron işçilerin sorunlarını çözeceğiz” diyerek kıdem tazminatı fonunu..]]> Wed, 01 Aug 2012 10:44:10 +0400 İşsizlik gerçekten düşüyor mu? https://www.evrensel.net/yazi/32831/issizlik-gercekten-dusuyor-mu https://www.evrensel.net/yazi/32831/issizlik-gercekten-dusuyor-mu? TÜİK resmi işsiz sayısını, Nisan 2012 itibariyle 2 milyon 425 bin, işsizlik oranını ise yüzde 9 olarak açıklandı. TÜİK’in verilerine göre, geçen yılın aynı dönemine göre işsizlik oranında ciddi bir düşüş yaşandığı görülüyor. Acaba gerçekten de öyle mi? Açıklanan işsizlik oranlarının TÜİK’in benimsediği istatistik yönteminden kaynaklı olması, meseleye pembe gözlüklerle bakıldığında ortaya çıkan işsizlik tablosu da ister istemez “tozpembe” oluyor. TÜİK verilerine göre “İş gücüne dahil olmayanlar” kategorisinde olan, fiilen işsiz olduğu halde çeşitli nedenlerle iş aramayıp çalışmaya hazır olan 1 milyon 956 bin kişi, iş bulma ümidini yitirmiş 659 bin kişi ve diğer kategorisinde değerlendirilen 1 milyon 296 bin kişi var. Ancak bütün bu insanlar, fiilen işsiz olmalarına rağmen, benimsenen resmi..]]> Wed, 18 Jul 2012 10:29:57 +0400 Kıdemdeki pazarlık payı https://www.evrensel.net/yazi/32473/kidemdeki-pazarlik-payi https://www.evrensel.net/yazi/32473/kidemdeki-pazarlik-payi? Hafta başından itibaren kimi gazetelere ve köşe yazarlarına servis edilen kıdem tazminatı fonu taslağı ile ilgili bilgiler, mevcut kıdem tazminatı sisteminin kaldırılması ve yerine fona dayalı yeni bir sistem kurulması yönündeki hazırlıklarda son aşamaya gelindiğini gösteriyor. Kıdem tazminatı ile ilgili yıllardır sermaye örgütlerinin yaptığı tespit ve öneriler belli bir olgunluğa ulaşmış ve yasa taslağı haline getirilmiş durumda. Kıdem tazminatı fonu ile ilgili ayrıntılı bir yasa taslağı hazırlanmış olması, önümüzdeki dönemde hükümetin ilk iş olarak kıdem tazminatı konusunu gündeme getireceğini gösteriyor. Türkiye’de işçilerin kıdem tazminatı hakkından çok zor koşullarda yararlandığı bir gerçek. Ancak bu durumun sorumlusu olarak kıdem tazminatı alabilen işçileri göstermek kadar anlamsız bir şey olamaz. Patronlar kıdem tazminatı ödemekten kaçınmak iç..]]> Wed, 11 Jul 2012 10:46:01 +0400 Yaz rehaveti https://www.evrensel.net/yazi/32056/yaz-rehaveti https://www.evrensel.net/yazi/32056/yaz-rehaveti? AKP Hükümeti, varlığı ve mücadelesi egemen sistemin çıkarları ile çelişen örgütlü ya da örgütsüz kesimlere yönelik saldırılarını durmaksızın sürdürüyor. Ancak yaz aylarına girilmesiyle birlikte, tıpkı geçmiş yıllarda olduğu gibi, özellikle toplumun örgütlü güçlerinin üzerine anlaşılmaz bir rehavet çökmüş durumda. Ülkenin çeşitli yerlerindeki işçi direnişlerinin rutin bir seyre girmesi, THY’den atılan 305 Hava-İş üyesinin yaşadığı mağduriyette bir arpa boyu yol alınamaması, Toplu İş İlişkileri yasasındaki belirsizlikler nedeniyle 200 bini aşın işçinin toplusözleşme yapamaması ve burada sayamadığımız pek çok sorun yaz ayları ile birlikte sanki gündemden düşmüş gibi bir hava var. Bütün bunların üzerine başından sonuna “siyasi bir operasyon” olduğu açık&c..]]> Wed, 04 Jul 2012 10:05:20 +0400 Baskın mesajları https://www.evrensel.net/yazi/31651/baskin-mesajlari https://www.evrensel.net/yazi/31651/baskin-mesajlari? KESK ve KESK’e bağlı sendikalara yönelik bir süredir devam eden baskınlar, gözaltı ve tutuklamalar yeterli görülmemiş olacak ki, hafta başında başta KESK ve Eğitim Sen olmak üzere, sendika merkezlerine, ani baskınlar yapılarak kamuoyuna çeşitli mesajlar verildi. Polisin, sabahın altısında, sendika binalarına gelip arama yapmak istemesi, hepsi aynı zamanda “devlet memuru” olan sendika yöneticilerini “şafak vakti” evlerinden gözaltına alması, ancak faşizm gibi olağanüstü yönetim dönemlerinde görülebilir uygulamalar olarak dikkat çekiyor. KESK’e bağlı sendikalara yönelik olarak, daha önce büyük gürültüler eşliğinde gerçekleştirilen “operasyonlar” amacına ulaşmamış olacak ki, bu sefer aralarında KESK genel başkanı ve ağırlıklı olarak KESK’e bağlı sendikaların merkez yöneticilerinin bulunduğu yeni bir &ldq..]]> Wed, 27 Jun 2012 11:02:52 +0400 Sendikalar ve barış mücadelesi https://www.evrensel.net/yazi/31234/sendikalar-ve-baris-mucadelesi https://www.evrensel.net/yazi/31234/sendikalar-ve-baris-mucadelesi? Sendika nedir şeklinde bir soru sorulduğunda, çoğunlukla “İşçi ve emekçi sınıfların ekonomik, demokratik hak ve çıkarlarını kazanma, koruma ve geliştirme örgütü” şeklinde bir tanım yapılır. Sendikalar, genellikle ekonomik mücadele aracı olarak görülmesine rağmen, aynı zamanda demokratik hakların, en temel özgürlüklerin savunulmasında, ülkedeki demokratikleşme mücadelesinin güçlendirilmesinde önemli görevleri olan örgütlerin başında gelir. Türkiye’de 30 yıldır bir biçimde süren çatışma ortamında 40 bini aşkın genç yaşamını yitirdi. Tamamına yakını yoksul, emekçi çocukları olan bu gençler, savaş üzerinden elde edilen “siyasi rant” uğruna hayatlarını kaybettiler. Geçtiğimiz otuz yıl içinde Kürt sorununun çözümü için atılması gereken adımlar ..]]> Wed, 20 Jun 2012 10:01:51 +0400 Kamusal emekliliği tasfiye adımları https://www.evrensel.net/yazi/30823/kamusal-emekliligi-tasfiye-adimlari https://www.evrensel.net/yazi/30823/kamusal-emekliligi-tasfiye-adimlari? Sosyal güvenlik sistemleri, son yirmi yıldır dünya ve ülke gündeminde ön sıralarda olmasına karşın, özellikle son on yılda sistemi oluşturan bütün birimler kamusal olmaktan çıkarılarak adım adım tasfiye ediliyor. Sosyal güvenlik denildiğinde, bir ülkede yaşayanlar arasında hiçbir ayırım gözetmeksizin, toplumun bütün fertlerinin ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamayı öngören, kişilerin bugünlerini ve yarınlarını güvence altına almayı hedefleyen sistemler bütünü anlaşılır. Bu tanım, elbette bugün uygulanan sosyal güvenlik sistemlerine oldukça uzak. Buna rağmen, mevcut sosyal güvenlik sisteminin kapsamı ve parasal büyüklüğü yerli ve yabancı sermayenin iştahını kabartıyor. 1980’lere kadar bir sorun olarak görülmeyen sosyal güvenlik sistemleri, fonlarının devlet tekelinde olması ve bu alanda yatırım yap..]]> Wed, 13 Jun 2012 10:36:54 +0400 Eğitimde kaos https://www.evrensel.net/yazi/30397/egitimde-kaos https://www.evrensel.net/yazi/30397/egitimde-kaos? Temel eğitimin, eğitim sisteminin ihtiyaçlarından çok, Başbakanın ve partisinin siyasal ve ideolojik hedefleri doğrultusunda 4+4+4 şeklinde kademeli olarak değiştiren yasanın yürürlüğe girmesinin ardından, yeni sistemin nasıl uygulanacağına yönelik tartışmalar giderek artıyor. 4+4+4 kademeli eğitim sisteminin, yeterli altyapı ve hazırlık yapılmadan 2012-2013 eğitim öğretim yılında uygulanmaya başlanacak olması, eğitim sisteminde bugüne kadar görülmemiş bir kaosun yaşanmasına neden olacak gibi görünüyor. Toplumun çeşitli kesimlerinden yükselen tepkilere rağmen AKP’nin dayatmasıyla yasalaşan ve yangından mal kaçırır gibi, aceleyle hayata geçirilen 4+4+4 kademeli eğitim düzenlemesine yönelik tepkiler, ilköğretim okullarının ilkokul, ortaokul ve imam hatip ortaokulu olarak ayrılmaya başlanmasının ardından yoğunlaştı. Türkiye’nin dört bir yanında çok sa..]]> Wed, 06 Jun 2012 11:01:58 +0400 Yalancının mumu https://www.evrensel.net/yazi/29949/yalancinin-mumu https://www.evrensel.net/yazi/29949/yalancinin-mumu? Kamu emekçilerinin 2012 ve 2013 yıllarını kapsayan toplusözleşme görüşmelerinin son aşamasında Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, 2.5 milyon kamu emekçisi ve 2 milyona yakın memur emeklisine 2012 yılı için yüzde 4+4, 2013 yılı için yüzde 3+3 zam oranı verileceğini açıkladı. Açıklanan rakamların hükümetin beklentileri ile hemen hemen aynı olması, en iyimser beklentileri bile alt üst etmeye yetti. Hakem Kurulu tarafından açıklanan karar, pek çok yönden tarihi bir nitelik taşıyor. Her şeyden önce, 12 Eylül referandumu sırasında kamu emekçilerinin “Evet” oyu vermesi için hükümet ve Memur-Sen cephesinden yapılan “Memurun toplusözleşme hakkı” ile ilgili bütün propagandanın, ileri sürülen bütün gerekçelerin bir hükmü olmadığı, hepsinin koca bir yalan olduğu net bir şekilde ortaya &cc..]]> Wed, 30 May 2012 10:34:17 +0400 Ortak grev, tek hedef https://www.evrensel.net/yazi/29545/ortak-grev-tek-hedef https://www.evrensel.net/yazi/29545/ortak-grev-tek-hedef? Kamu emekçilerinin 23 Mayıs grevi, yoğun bir hazırlık sürecinin ardından beklendiği gibi çok büyük bir katılımla gerçekleşti. 23 Mayıs grevinin, kamu emekçileri tarafından yakın zaman önce gerçekleştirilen 25 Kasım 2009 ve 21 Aralık 2011 grevlerini aşan özellikler göstermesi önemliydi. En önemli farklılık, KESK ve Kamu Sen’in çağrısıyla gerçekleştirilen greve, hükümete yakın olarak tanımlanan Memur Sen’e bağlı sendikaların üyelerinin de yoğun bir şekilde katılmasıydı. Eğitim iş kolunda en fazla üyeye sahip olan Eğitim Bir Sen ve Memur Sen’e bağlı diğer sendikaların üyeleri, işyerlerinde yürütülen ortak grev çalışmalarının etkisiyle, yoğun bir şekilde greve katılım gösterdiler. 23 Mayıs grevinde başta eğitim, sağlık, büro ve demiryolları olmak üzere, sendikal örgütlülüğün güçlü ..]]> Wed, 23 May 2012 10:36:57 +0400 Hükümetin toplusözleşme hesabı https://www.evrensel.net/yazi/29090/hukumetin-toplusozlesme-hesabi https://www.evrensel.net/yazi/29090/hukumetin-toplusozlesme-hesabi? Hükümetle yetkili sendikalar arasında, 2012 ve 2013 yılları için sürdürülen “toplusözleşme” görüşmelerinde hükümetin komik bile sayılmayacak zam teklifi, hem kamu emekçilerinde hem de görüşmelere katılan sendikalarda büyük bir şaşkınlık yarattı. Oysa Hükümetin sunduğu yüzde 3+3’lük teklif, aylar öncesinden 2012 bütçesinde ve Orta Vadeli Program’da belirtilmişti. 4688 sayılı Yasa’da yapılan değişiklikle sadece adı “toplusözleşme” olan, grev hakkını içermeyen, hatta Yüksek Hakem Kurulu uygulamasıyla grev hakkını açıkça yasaklayan bir yapı oluşturuldu. Hükümetin buradaki hesabı, yasada yapılan değişikliklerde bütün aşamalarını kendisinin belirlediği ve toplusözleşme sürecini başından sonuna kendisine yakın konfederasyon ile yürütmekti. Yüksek hakem kuru..]]> Wed, 16 May 2012 10:34:41 +0400 İstikrar kimin için? https://www.evrensel.net/yazi/28661/istikrar-kimin-icin https://www.evrensel.net/yazi/28661/istikrar-kimin-icin? 10 yıldır iktidarda olan AKP ve onun politikalarına kayıtsız koşulsuz destek veren sermaye çevreleri, en çok hükümetin istikrarından söz edip duruyorlar. AKP’nin iktidar olduğu son 10 yıldır uygulanan politikaların kimler için ve nelerin pahasına hayata geçirildiğine baktığınızda, böyle istikrar olmaz olsun diyesiniz geliyor. AKP’nin ve destekçilerinin en çok öne sürdüğü argüman, tek parti iktidarı ile gündeme gelen “istikrar” tartışmaları oldu. Bu kavramı o kadar profesyonel bir şekilde kullandılar ki, hiçbir çıkarları olmadığı halde, geniş halk kesimlerini bu kavram etrafında yedekleyip, yine halkın en temel, en yaşamsal haklarına yönelik saldırılarına dayanak yaptılar. İstikrar kavramı, kuşkusuz farklı sınıf kesimleri açısından farklı anlamlar içeriyor. Sermaye açısından bakarsanız ülkede 10 yıldır mutlak bir istikrar olduğ..]]> Wed, 09 May 2012 10:34:05 +0400 1 Mayıs ve sonrası https://www.evrensel.net/yazi/28227/1-mayis-ve-sonrasi https://www.evrensel.net/yazi/28227/1-mayis-ve-sonrasi? Bu yıl 1 Mayıs, önceki yıllarla kıyaslanamayacak bir kitlesellikle, ülkenin batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine 100’e yakın yerde oldukça yaygın ve coşkuyla kutlandı. Son yıllarda işçi sınıfının haklarına, hatta canına kast eden sermaye saldırılarının artmasının 1 Mayıs’a katılımı arttırdığını, birbirinden farklı pek çok kesimin benzer taleplerle alanlarda yerini aldığını gördük. 2012 1 Mayıs’ının geçtiğimiz yıllarda yapılan kutlamalarla karşılaştırdığımızda kimi farklılıklar dikkat çekti. Bu yıl işçi sınıfın örgütlü ve örgütsüz kesimleri, taşeron işçiler, organize sanayi bölgelerinde çalışan genç işçiler geçtiğimiz yıllarla kıyaslandığında daha kitlesel ve somut talepleriyle alanlardaki yerlerini aldılar. İşçi sınıfının, taşeronlaştırma, iş cinayetleri, kıdem tazminatı üzerinden yapılan hesaplara tepkisiz kalmadığı..]]> Thu, 03 May 2012 04:11:49 +0400 1 Mayıs 2012’nin önemi https://www.evrensel.net/yazi/27764/1-mayis-2012nin-onemi https://www.evrensel.net/yazi/27764/1-mayis-2012nin-onemi? Bu yıl 1 Mayıs, 122. kez işçi sınıfının uluslararası düzeyde birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak kutlanacak. 1 Mayıslar ilk kez kutlandığı 1890 yılından bu yana, bütün ülkelerde, hem işçi ve emekçi sınıfların birliği, hem de her fırsatta birbirine karşı kışkırtılan halkların kardeşliği duygusunun en somut şekilde alanlara yansıdığı bir mücadele günü olarak kabul ediliyor. 2012 1 Mayıs’ını önemli kılan bazı temel etkenler var. Her şeyden önce bu yıl 1 Mayıs, sermaye güçlerinin tam desteğini arkasına alan AKP Hükümeti’nin emeğe ve işçi sınıfının kazanılmış haklarına karşı giriştiği saldırıların yoğunlaştığı bir döneme denk geldi. Özellikle kıdem tazminatı üzerinden yapılan hesaplar, özel istihdam bürolarına ilişkin hazırlıklar, bölgesel asgari ücret uygulamasına geçilmek istenmesi, patronlara yönelik akıl almaz teş..]]> Wed, 25 Apr 2012 10:07:06 +0400 Teşvik patrona, ölüm işçiye yakışır! https://www.evrensel.net/yazi/26869/tesvik-patrona-olum-isciye-yakisir https://www.evrensel.net/yazi/26869/tesvik-patrona-olum-isciye-yakisir? Başbakan tarafından açıklanan son “teşvik paketi” öncekilere göre çok daha kapsamlı ve uzun vadeli olarak hazırlanmış. Böylesine kapsamlı bir paketin Türkiye ekonomisi üzerinde etkisi kaçınılmaz olan krizin olası etkilerine karşı bir önlem olarak gündeme getirilirken, aynı zamanda bugüne kadar kararlılıkla sürdürülen emek düşmanı politikaların giderek artacağının tescili olarak değerlendirmek mümkün. Açıktan ya da yandan yandan AKP yağcılığı yapan sermaye yanlısı gazeteler, emek düşmanı önlemler içeren sözde teşvik paketini “devrim” olarak yansıtıp, hükümete övgüler dizerken açıklanan önlemlerden sonra neredeyse “Artık bizi kimse tutamaz” diyecek kadar abartılı yorumlar yaptılar. Bugüne kadar açıklanan ve tamamı sermayenin isteklerini içeren teşvik paketlerinin Türkiye’y..]]> Wed, 11 Apr 2012 10:51:14 +0400 Adım adım tasfiye https://www.evrensel.net/yazi/26408/adim-adim-tasfiye https://www.evrensel.net/yazi/26408/adim-adim-tasfiye? Son yıllarda özellikle sağlık ve eğitim gibi, toplumun tümünü yakından ilgilendiren konularda “dönüşüm” adı altında yaşananlar, sermayenin, geçmişte piyasa ilişkilerinden “görece özerk” bir yapıda bulunan bu iki önemli hakkın nasıl adım adım piyasa ilişkileri içine çekildiğini gösterdi. Sağlık ve eğitim hizmetleri, finansmanından sağladığı sonuçlara kadar geniş bir alana yayılmış olan iki önemli kamu hizmeti. Bu hizmetlerin hangi ilkeler çerçevesinde hayata geçirileceğine yönelik olarak yapılan tercihler, en az sağlık ve eğitim politikalarının belirlenmesi ve uygulanması kadar önemli. Bir ülkede eğitim ve sağlık politikalarının uygulanma pratiği, bir bütün olarak içinde yaşanan sistemin toplumsal gerçekliğini yansıtır. Bu noktada, her iki konu üzerinden bir değerlendirme yapılırken, sadece ekonomik düzey d..]]> Wed, 04 Apr 2012 10:16:59 +0400 Eğitim üzerinden ince hesaplar https://www.evrensel.net/yazi/25976/egitim-uzerinden-ince-hesaplar https://www.evrensel.net/yazi/25976/egitim-uzerinden-ince-hesaplar? 4+4+4 kademeli eğitime ilişkin kanun teklifi, bütün itirazlara rağmen meclis genel kurulunda görüşülmeye başlandı. Hükümetin düzenlemeye karşı olanların tepkilerini göstermelerini engellemek için, ülke çapında fiilen “olağanüstü hal” ilan etmiş olması, aslında kararlı gibi görünmeye çalışmalarına rağmen, büyük bir acizlik içinde, gölgelerinden bile korkar hale geldiklerini gösteriyor. AKP bugüne kadar, 4+4+4 düzenlemesi ile ilgili olarak büyük ölçüde “din eğitimi” ekseninde tartışılacağı öngörüsü üzerinden hareket etti. Böyle olması durumunda toplumu “‘Dindarlar’ ve ‘dine düşmanlar’ olarak iki kampa böler, düzenlemeyi kolayca meclisten geçiririz” diye hesap ettiler. Ancak evdeki hesap bu kez çarşıya uymadı. İlk g&uu..]]> Wed, 28 Mar 2012 11:24:38 +0400 Altın vuruş https://www.evrensel.net/yazi/25516/altin-vurus https://www.evrensel.net/yazi/25516/altin-vurus? Ülkenin içinden geçmekte olduğu ekonomik ve siyasal koşullar, pek çok alanda yaşanan sancılı dönüşümün işaretlerini bir süredir belirgin bir şekilde vermeye başladı. Sağlıktan eğitime, çalışma yaşamından sendikal alanın yeniden biçimlendirilmesine kadar, yaşanan dönüşümün baş aktörü olan iktidar partisinin en küçük demokratik tepkilere karşı gösterdiği tahammülsüzlük ve şiddet giderek artıyor. İçinde bulunduğumuz olağanüstü dönemin bir yansıması olarak, iktidar ve sistemle sorunu olan kesimler baskınlar, gözaltılar ve tutuklamalarla sindirilmeye çalışılırken, sağlıkta ve eğitimde yaşanan dönüşümün tam gaz devam etmesi, emek alanında yürütülen yeni saldırı hazırlıkları, önümüzdeki dönemin çok daha yoğun ve sıcak gelişmelere gebe olduğunu gösteriyor. AKP, m..]]> Wed, 21 Mar 2012 11:01:48 +0400 Patronun kârı, işçilerin canı https://www.evrensel.net/yazi/25053/patronun-kri-iscilerin-cani https://www.evrensel.net/yazi/25053/patronun-kri-iscilerin-cani? Pazar günü İstanbul Esenyurt’ta, milyon dolarlık bir alışveriş merkezinin inşaatında çalışan 11 taşeron işçi, plastik çadırda elektrik sobasıyla ısınmaya çalışırken çıkan yangında can verdi. Yangının ardından ayrıntılar ortaya çıkmaya başlayınca, tıpkı Davutpaşa’daki patlamada olduğu gibi işçilerin bir kısmının sigortasının bile olmadığı, kayıt dışı çalıştırıldıkları ortaya çıktı. Yangında ölen işçilerden bazıları, aynı Davutpaşa’daki patlama sonrasında olduğu gibi, yangından sonra sigortalı yapılmış. Yine benzer pek çok olayda olduğu gibi, yangın sonrasında ana akım medyanın konuya ne kadar “duyarlı” yaklaştığını gördük. Yangında ölen işçilerin yaşamlarından kesitler sunularak olayın görünen yanını her zamanki gibi “yazık oldu” tarzında gösterdiler. Göz göre göre bir iş cinayetine kurban giden iş&cced..]]> Wed, 14 Mar 2012 10:56:10 +0400 Dikensiz gül bahçesi https://www.evrensel.net/yazi/24574/dikensiz-gul-bahcesi https://www.evrensel.net/yazi/24574/dikensiz-gul-bahcesi? AKP hükümeti iktidar olduğu ilk günden bu yana, Türkiye’yi sermaye için kelimenin tam anlamıyla ‘dikensiz gül bahçesi’ haline getirmek adına insanüstü bir çaba içine girdi. Bugünden geriye doğru baktığımızda, emeğe ve emekçilerin haklarına yönelik fiili saldırılar bir tarafa, sadece mecliste yasalaşan düzenlemeleri dikkate aldığımızda, her geçen gün, bir öncekinin aranır hale geldiğini görebiliyoruz. Kuşkusuz her sınıf ve onun siyasal temsilcileri, sorunlarını kendi çıkarları çerçevesinde çözmek için uğraşır ve bunun için sahip olduğu araçları en etkili şekilde kullanmaya çalışırlar. AKP’nin yaptığı gibi kimi zaman gerçekleri çarpıtarak ikna eder, kimi zaman Başbakanın son dönemde sıkça yaptığı gibi açıkça tehdit eder, kimi zaman da korkutur. İktidarların, ..]]> Wed, 07 Mar 2012 10:42:18 +0400 Her şey piyasa için https://www.evrensel.net/yazi/24105/her-sey-piyasa-icin https://www.evrensel.net/yazi/24105/her-sey-piyasa-icin? Başbakan’ın “Dindar nesil yetiştirmek istiyoruz” söylemlerinden hemen sonra gündeme gelen zorunlu eğitimin kendi içinde kademelendirilerek 12 yıla çıkarılması tartışmaları artarak sürüyor. Düzenlemeye yönelik itirazların büyük bölümünde eğitimin dinselleştirilmesi vurguları ön plana çıkıyor. Ancak bu tür itirazlar ileri sürülürken, aynı düzenleme ile temel eğitimin günümüz piyasa ilişkilerine uygun hale getirilmesi gerçeğinin geri planda kalması, eğitim sisteminde yapılacak böylesine köklü bir değişikliğin asıl amacının görülmemesi tehlikesini de beraberinde getiriyor. Milli Eğitim Bakanı, AKP grup başkanvekillerinin imzasıyla “kanun teklifi” olarak sunulan düzenlemenin “eğitim sistemini esnekleştirmek” amacı taşıdığını söyledi. İlk bakışta Bakanın esnekleştirmeden kastının zorunlu..]]> Wed, 29 Feb 2012 11:02:32 +0400 İstatistik yalanları https://www.evrensel.net/yazi/22726/istatistik-yalanlari https://www.evrensel.net/yazi/22726/istatistik-yalanlari? Her gün çok sayıda basın yayın organında, farklı konularla ilgili sayılar, istatistikler eşliğinde haberler veriliyor. İstatistik öyle bir araç haline gelmiş durumda ki, çoğu zaman gerçek olmayanları doğruymuş gibi göstermek için temel başvuru kaynağı olabiliyor. Ancak diğer taraftan, çoğu zaman sayılar eşliğinde söylenen yalanları ortaya çıkarmak için, farklı bir yorumla yine istatistik verileri kullanmak durumunda kalabiliyoruz. AKP hükümetinin, özellikle geniş toplum kesimlerini ikna etmek açısından, istatistikleri çok iyi kullandığını kabul etmek gerek. Hükümetin bugüne kadar sayıları abartmak ve kafa karıştırmak amacıyla kullandığına dair çok sayıda örnek sayabiliriz. Bu tür propagandanın başarısını AKP’nin “Hayaldi gerçek oldu!” söyleminde fazlasıyla gördük. Bütün bunlar, ortaya atılan istatisti..]]> Wed, 08 Feb 2012 10:13:08 +0400 Sendikal yasalar neden değişiyor? https://www.evrensel.net/yazi/22281/sendikal-yasalar-neden-degisiyor https://www.evrensel.net/yazi/22281/sendikal-yasalar-neden-degisiyor? Emek ile sermaye arasındaki çıkar çatışması ve mücadelenin en önemli alanlardan birisi olduğu için sendika ve toplu pazarlık hakkı ile ilgili yasal düzenlemeler, piyasanın, dolayısıyla sermaye sınıfının çıkarlarına ters düşmeyecek şekilde düzenlenir. Bugün işçi ve kamu emekçileri sendikalarıyla ilgili yasaların değiştirilmek istenmesinin ardında yatan temel gerekçe, sendika özgürlüğünü genişletmek değil, sendikal yasaları mevcut piyasa sisteminin ihtiyaçlarına göre yeniden biçimlendirmek olarak karşımıza çıkıyor. 12 Eylül 1980 öncesinde sendikaların sınıf hareketi içindeki etkinliğine ve gücüne doğrudan bir tepki olarak düzenlenen 2821 Sayılı Sendikalar Yasası ile 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Yasası, sınırları 24 Ocak kararları ile çizilen dönemin ekonomi politikalarına uygun bir şekilde ..]]> Wed, 01 Feb 2012 08:45:06 +0400 ‘Tek tip’ sendikal düzen https://www.evrensel.net/yazi/21843/tek-tip-sendikal-duzen https://www.evrensel.net/yazi/21843/tek-tip-sendikal-duzen? AKP’nin 12 Eylül referandumu öncesinde yere göğe sığdıramadığı kamu emekçilerine “toplusözleşme” söyleminin nasıl içi boş bir balon olduğu ortaya çıktı. Hafta başında meclise sevk edilen ve bugün TBMM Plan ve Bütçe komisyonunda görüşülmesi beklenen 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasasında değişiklik yapılmasını öngören tasarı ile getirilmek istenen düzenlemeler, neresinden tutulsa elde kalacak cinsten. 4688 sayılı Yasa’da yapılmak istenen değişiklikler, AKP’nin otoriter ve her aşamada belirleyici olacağı tipik yönetim zihniyetinin somut bir yansıması olarak kaşımıza çıkıyor. Yasa değişiklikleri, tıpkı işçi sendikalarında olduğu gibi, kamuda örgütlü memur sendikalarını bir bütün olarak denetleme ve hareket alanlarını kısıtlama mantığı ile hazırlanmış. Özgür bir toplu pazarlık sisteminin en temel ..]]> Wed, 25 Jan 2012 09:50:03 +0400 Yolun sonu https://www.evrensel.net/yazi/21444/yolun-sonu https://www.evrensel.net/yazi/21444/yolun-sonu? Geçtiğimiz yıllar içinde Türkiye’de sermayenin hareket alanlarını sınırlayan engelleri aşmak, patronların kâr alanlarını daha da genişletmek ve kapitalist sistemin karşısına çıkacak zorluklarla baş edebilmesi için çok önemli adımlar atıldı. Bazen “reform”, bazen de “devrim” adı altında hayata geçirilen düzenlemeler, başta işçiler ve kamu emekçileri olmak üzere, toplumun geniş kesimleri açısından önemli hak kayıpları ile sonuçlandı. Geçtiğimiz 9 yıl içinde özellikle çalışma yaşamına yönelik olarak uygulanan politikalar üzerinden çok sayıda yasal düzenleme yapıldı. Kamu ve özel sektör çalışma ilişkilerinde kuralsızlaştırma ve emeğin aşırı sömürülmesini öngören düzenlemeler birbirine paralel olarak ve pek çok noktada iç içe geçmiş bir şek..]]> Wed, 18 Jan 2012 09:58:38 +0400 Krizin reçetesi: esnek istihdam https://www.evrensel.net/yazi/21025/krizin-recetesi-esnek-istihdam https://www.evrensel.net/yazi/21025/krizin-recetesi-esnek-istihdam? 1990’lı yıllardan itibaren iktidara gelen bütün sermaye partilerinin hedefi, işçi sınıfının elinde olan sınırlı hakları geri almak oldu. Özellikle kriz dönemlerinde hükümetler, işsizlik, yoksullaşma vb nedenlerle toplumda oluşan psikolojiyi de kullanarak, hakları olanlarla olmayanları bir şekilde karşı karşıya getirdi. İşsizler çalışma şansına sahip olanlarla, taşeronlar kadrolularla, güvencesiz çalışanlar ise iş güvencesi olanlarla rakip oldular. Aynı iş üzerinden farklı statülerde istihdam biçimleri uygulanarak yeni rekabet biçimleri yaratıldı. AKP hükümeti, daha önceki dönemlerde olduğu gibi, önümüzdeki aylarda etkisi daha fazla hissedilecek olan krize karşı en etkili reçete olarak, istihdamın daha da esnekleştirilmesi ve patronların sürekli yakındıkları “işgücü maliyetlerini” azaltmak üzerinden adımlar atmaya hazırlanı..]]> Thu, 12 Jan 2012 03:46:20 +0400 Zorunlu GSS can yakacak https://www.evrensel.net/yazi/20582/zorunlu-gss-can-yakacak https://www.evrensel.net/yazi/20582/zorunlu-gss-can-yakacak? Başta enflasyon ve cari açık rakamları olmak üzere, 2011’e ilişkin rakamların beklentilerin üzerinde gelmesi, 2012 yılının pek çok yönden zor geçeceğinin işaretlerini bugünden vermeye başladı. 2012’nin neden zor geçeceğinin ilk işareti, 1 Ocakta başlayan zorunlu Genel Sağlık Sigortası (GSS) ile verildi. “Herkesin sağlık güvencesine kavuşacağı” propagandası ile yürürlüğe giren zorunlu GSS üzerinden sosyal güvenlik kapsamında olmayanlar, Ocak ayı sonuna kadar genel sağlık sigortasına başvurup gelir testine tabi olmazlarsa, SGK tarafından gelirlerine bakılmaksızın, devlete kişi başı 212 TL borçlu olacaklar ve bu borç her ay katlanarak artacak. 2003 yılından bu yana uygulanan “sağlıkta dönüşüm” programı ile sağlık hizmetlerinin kamusal niteliği adım adım ortadan kaldırıldı ve sağlık hakkı piyasa ilişkileri içinde eritilmeye başlandı. Sağlı..]]> Wed, 04 Jan 2012 09:58:01 +0400 Emeğin muhasebesi https://www.evrensel.net/yazi/20141/emegin-muhasebesi https://www.evrensel.net/yazi/20141/emegin-muhasebesi? Birkaç gün sonra bir yıl daha geride kalacak ve yeni umutlarla 2012 yılına girmiş olacağız. Eskisini geride bırakıp, yeni bir yıla adım atarken, kendimiz ve çevremiz için her şeyin daha iyi ve güzel olmasını dilerken, bu dileğin gerçekleşmesi için gereken somut adımlar atılmadığı sürece, her yeni yılın bir önceki yılı mumla aratır hale geldiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. 2011 yılında, daha önceki yıllarda olduğu gibi, sermaye açısından olumlu olan gelişmeler, emekçi sınıflar açısından ciddi olumsuzlukları, önemli hak kayıplarını, özellikle emekçilerin çalışma ve yaşam koşulları açısından ciddi geriye gidişleri ifade etti. Bu anlamda 2011 yılı açısından emeğin muhasebesini yapacak olsak, zarar hanesinin oldukça kabarık olduğunu ve geçmiş yıllardan birikerek gelen sorunların bütün ağırlığıyla 2012’ye devredildiğini söyleyebilir..]]> Wed, 28 Dec 2011 09:55:16 +0400 Sendikal hareketin yönü https://www.evrensel.net/yazi/19877/sendikal-hareketin-yonu https://www.evrensel.net/yazi/19877/sendikal-hareketin-yonu? Sermayenin, geride bıraktığımız yıllar içinde, işçi sınıfının en temel haklarına karşı attığı her adımda, karşısındaki güçleri çeşitli biçimlerde dağıtıp, farklı ve güvencesiz istihdam biçimlerine mahkum etti. Buna paralel olarak zaman içinde sayıları gittikçe azalan sınırlı sayıda örgütlü işçiyi temsil eden sendikalar, sendikal bürokrasinin de çabalarıyla, giderek güçsüz ve etkisiz kurumlar haline getirildi. Sendikalar, toplumun geniş kesimlerini ilgilendiren en temel konularda bile ortaya koydukları yetersiz pratik tutumlar nedeniyle, üyeleri başta olmak üzere, sendikal mücadelenin gerekliliğine ve önemine inanlar tarafından çeşitli yönleriyle eleştiriliyor. Bu durumun dolaysız bir sonucu olarak, gerek örgütlenme çabaları, gerekse sınıf mücadelesi içindeki etkileri açısından sendikal mücadelenin..]]> Fri, 23 Dec 2011 09:49:07 +0400 Güzel ölümler tatlı cezalar... https://www.evrensel.net/yazi/19876/guzel-olumler-tatli-cezalar https://www.evrensel.net/yazi/19876/guzel-olumler-tatli-cezalar? 2009 yılında Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesindeki bir maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında 19 maden emekçisi can vermişti. AKP’li bakanlar, hiç utanıp sıkılmadan böyle ölümlere “güzel ölüm” diyorlar ekranlarda.. İki gün önce, bu maden ocağının sahiplerinin duruşması vardı. Mahkeme, yargılanan patronlara beşer yıl ceza verdi, ölen madencilerin yakınları ise haklı olarak bu düşük cezalara isyan ettiler. Bu memlekette puşi takanın, kitap yazanın kaç sene hapis cezası ile yargılandığını okurlarımız iyi biliyor. Tam 19 canın bedelini toplamda 5 seneyle ödetmek işte bu adaletin cilvesidir, adalete güvenelim arkadaşlar. İş cinayetleri, düzen gazetelerinde haber niteliğini kaybediyor ve bu toplumsal yara giderek derinleşiyor. İktidar ise, kapitalizmin pençesinde can veren emekçilerin hesabının dahi sorulmasını istemiyor. Bu yılın şubat ayında, Af..]]> Fri, 23 Dec 2011 09:48:09 +0400 2012 bütçesi kimin için? https://www.evrensel.net/yazi/19353/2012-butcesi-kimin-icin https://www.evrensel.net/yazi/19353/2012-butcesi-kimin-icin? 2012 Bütçesi bir haftadır Meclis Genel Kurulunda görüşülüyor. Önceki yıllarda olduğu gibi, 2012 bütçesi, yapılan görüşmeler sonrasında noktasına virgülüne dokunulmadan oylanacak ve kabul edilecek. Bugüne kadar AKP tarafından yapılan bütün bütçeler, o ana kadar yapılmış “en iyi”, “en sosyal” “eğitime ve sağlığa en çok pay ayıran bütçe” propagandası eşliğinde sunuldu. Toplumdaki farklı sınıfların milli gelirden ne kadar pay alacağını, kimlerden ne kadar vergi toplanacağını, gelirlerin kimlere nasıl dağıtılacağını belirleyen bütçeler, dışarıdan bakıldığında sadece sayısal verilerden oluşuyor gibi görünse de, başından sonuna siyasal metinlerdir. Çünkü bir devletin bütçesini oluşturan kalemlerin nerelere harcandığı, o devletin gerçekte kimlerin hizmetinde, hangi sınıfların çıka..]]> Wed, 14 Dec 2011 09:50:01 +0400 Türk-İş’in seçimi https://www.evrensel.net/yazi/18911/turk-isin-secimi https://www.evrensel.net/yazi/18911/turk-isin-secimi? 1952 yılında Türkiye’nin ilk işçi konfederasyonu olarak kurulan Türk-İş’in 21. Olağan Genel Kurulu bugün başlıyor. Sendikaların ve sendikal hareketin içinde bulunduğu durumun çeşitli yönleriyle sorgulandığı bir dönemde toplanan Türk-İş Genel Kurulu, “Nasıl bir Türk-İş?” tartışmaları eşliğinde yapılıyor. Türk-İş, uzun bir sürecin ve karmaşık ilişkilerin etkisiyle kuruldu. Türk-İş’in sendikal çizgisinin oluşmasında, Amerikan sendikacılığını tanımlayan “ücret ve meslek sendikacılığı” fikri belirleyiciydi. Özellikle ilk yıllarında Türk-İş’e asıl rengini veren işçi hakları değil, “milliyetçi”, “antikomünist” tutumlar ve politikalar oldu. Bu anlamda Türkiye’nin ilk işçi konfederasyonu, işçilerin hak ve çıkarlarını kazanmak ve korumak için mücadele eden bir işç..]]> Wed, 07 Dec 2011 09:52:18 +0400 Angarya https://www.evrensel.net/yazi/18498/angarya https://www.evrensel.net/yazi/18498/angarya? Angarya, otorite sahibi bir kişi ya da kurumun, karşısındakinin istek ve iradesine karşı zorla yaptırdığı, genelde karşılığında para verilmeyen iş olarak tanımlanır. Anayasanın 18. maddesinde; “Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır” ifadesi olsa da, bugün çeşitli işkollarında işçilerin, kamu emekçilerinin çeşitli şekillerde yapmaya zorlandıkları, asli işlerinin dışında olan pek çok işin ücretlendirilmeyerek “karşılıksız çalışma” haline geldiğini söylemek mümkün. Fransız devrimine kadar işçiler için çalışmak zorunluydu ve işçiler patronlar tarafından çoğu zaman zor kullanılarak çalıştırılıyordu. Sanayi devrimi ve ona paralel olarak yaşanan Fransız devrimine kadar angarya, işçiler için bir patronun emrinde mutlak itaat altında çalışmasının genel biçimini ifade ediyordu. Öyle ki, kapitalizmin ilk yı..]]> Wed, 30 Nov 2011 09:30:51 +0400 Sendikal Güç Birliği Platformu https://www.evrensel.net/yazi/18069/sendikal-guc-birligi-platformu https://www.evrensel.net/yazi/18069/sendikal-guc-birligi-platformu? Türkiye’de sendikalı işçi sayısı kamuda yüzde 8, özel sektörde yüzde 3’lere kadar geriledi. Bugüne kadar sırtını devlete ve kamu sektörüne dayayarak varolmaya çalışan, işçiden çok hükümetin sözünü dinleyen sendikalar ve sendikacılar, yüzlerini işçilerden çok hükümete çevirmiş sıradaki saldırının ne zaman geleceğini bekliyorlar. Sendikaların olumsuz anlamda sürekli tartışma konusu yapılması, en çok ihtiyaç duyulduğu zamanlarda saldırılara karşı mücadele edecek bir yönelime girmemesiyle, dolayısıyla sermayenin saldırı stratejisi karşısında ne yapacağını bilemez durumda olmasıyla doğrudan bağlantılı. Sendikal hareketin dibe vurması, sendika bürokrasisinin sermayenin ideolojisiyle donanmış olması, işbirlikçi sendikacılık anlayışının yaygınlığı, seçim pazarlıkları ve koltuk kavgalarına rağmen, sendikalar..]]> Wed, 23 Nov 2011 10:14:12 +0400 Büyük kuşatma https://www.evrensel.net/yazi/17624/buyuk-kusatma https://www.evrensel.net/yazi/17624/buyuk-kusatma? AKP hükümeti, ekonomik-toplumsal ilişkileri temsil ettiği kesimlerin çıkarları doğrultusunda yasal ve fiili adımlarla düzenlemeyi sürdürüyor. Hükümet son dönemde işçi sınıfı mücadelesinin tüm tarihsel mevzilerini ve kazanımlarını ortadan kaldırmaya yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. Öncesi bir tarafa, son birkaç ay içinde yaşanan gelişmelere baktığımıza bile önümüzdeki dönem nasıl yoğun bir saldırı dalgası ile karşı karşıya kalacağımız anlaşılıyor. Kıdem tazminatlarının fona devredilmesi, KHK düzenlemeleri ile kamunun örgütsel yapısının büyük ölçüde değiştirilmesi, kamu emekçilerinin iş güvencesini kaldırmaya yönelik adımların sürmesi vb. gibi pek çok gelişme eş zamanlı olarak ve profesyonelce yürütülen “yalan propaganda” eşliğinde gündeme getirildi. Sermaye ve onun s&ou..]]> Wed, 16 Nov 2011 09:37:02 +0400 Ücretler bölgelere göre bile değişecek https://www.evrensel.net/yazi/17198/ucretler-bolgelere-gore-bile-degisecek https://www.evrensel.net/yazi/17198/ucretler-bolgelere-gore-bile-degisecek? Olmayan şeyleri varmış gibi göstermek, yalanları allayıp pullayıp gerçekmiş gibi sunmak, AKP hükümetinin en büyük ”meziyeti” olarak karşımıza çıkıyor. 9 yıldır emekçilerin, halkın çıkarları ile taban tabana çelişen hangi adımı attılarsa, son derece profesyonel yöntemler izlediler. En acımasız saldırıları bile öncesinden müjdeleyerek hayata geçirdiler. Bu durumun son örneğini Hükümetin olağanüstü çabalarla çıkardığı kanun hükmünde kararnameler (KHK) ile gördük. Bu seferki “müjde”nin adı “Kamuda eşit işe eşit ücret geliyor!” yalanı oldu. 2.5 milyon memuru ilgilendirdiği söylenen, ancak çoğunlukla kamuda çalışan üst düzey yöneticiler, müdürler, müdür yardımcıları, daire başkanları vb. gibi yöneticilerle uzman ve uzman yardımcılarının ücretle..]]> Wed, 09 Nov 2011 09:36:51 +0400 Sıra geldi iş güvencesine! https://www.evrensel.net/yazi/16752/sira-geldi-is-guvencesine https://www.evrensel.net/yazi/16752/sira-geldi-is-guvencesine? AKP’nin tek başına iktidara geldiği 2002 yılından bu yana, çalışma ilişkileri alanında yaptığı bütün fiili uygulamalar ve yasal düzenlemeler, işçi ve emekçilerin hakları ve güvencelerini adım adım ellerinden almayı hedefledi. 2003 yılında 4857 sayılı İş Kanunu’nun çıkarılmasından bu yana yapılan yasal değişikliklere baktığımızda, özellikle esnek çalışmanın yaygınlaştırılması, taşeronlaştırma, performans değerlendirmesi vb uygulamaların, işçileri ve kamu emekçilerini daha esnek ve daha fazla çalıştırmayı hedeflediği görüldü. Yıllardır ülkenin gündeminde olan güvencesiz çalışma uygulamaları, yaşanan krizlerle birlikte istihdam üzerinde kalıcı tahribatlar yarattı. Devletin yurttaşlarına karşı anayasal görevi olan yeni istihdam alanları yaratma, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik vb olanakları sağlamak gibi sorumluluklar geri plana itilerek, &ldquo..]]> Wed, 02 Nov 2011 09:45:08 +0400 Kalenin korunması https://www.evrensel.net/yazi/16319/kalenin-korunmasi https://www.evrensel.net/yazi/16319/kalenin-korunmasi? İlk ortaya çıktıkları günden bu yana sendikalar, yıllarca işçiler için aynı zamanda birer kale işlevi gören örgütler oldular. Sendikaları yasaklayarak, faaliyetlerini yasa dışı ilan ederek işçi hareketini dize getirmek isteyen sermaye iktidarları, bunu başaramayınca onları yasal olarak tanıyarak bu kaleyi “içten” çökertmek istediler. Bunun için 19. yüzyılın son çeyreğinden itibaren gelişen sendikal bürokrasi aracılığıyla sendikaları kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmek ve sermaye için “zararsız” kurumlar haline getirmek için epey çaba harcadılar. İşçi sınıfı açısından örgütlenmeye inançsızlık ve sendikalara güvensizlik eğilimi son yıllarda çok arttı. Son olarak kıdem tazminatı fonu tartışmalarında olduğu gibi emekçilerin kazanılmış haklarına yönelen muhtemel saldırılara karşı za..]]> Wed, 26 Oct 2011 09:38:57 +0400 Çalışma süreleri neden gündemde? https://www.evrensel.net/yazi/15874/calisma-sureleri-neden-gundemde https://www.evrensel.net/yazi/15874/calisma-sureleri-neden-gundemde? AKP hükümetinin bugüne kadar emek ve işçi düşmanlığında sınır tanımayan saldırıları yetmemiş olacak ki, son dönemde Hükümetin bakanlarından “orijinal” açıklamalar yapılmaya başlandı. Son dönemde gündeme gelen bakan açıklamalarının hemen hepsinin kamuoyunun nabzını ölçmeye yönelik olduğu ise çok açık. Kıdem tazminatı fonu ile ilgili olarak Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve Çalışma Bakanı Faruk Çelik tarafından yalan yanlış bilgiler eşliğinde ileri sürülen önerilerin ardından, mesai saatlerinin değiştirilmesi ve bunun üzerinden çalışma sürelerinin yeniden düzenlenmesine yönelik tartışmalar gündeme gelmeye başladı. Enerji Bakanı Taner Yıldız, “Güneş enerjisinden daha fazla yararlanmak” adına kamu emekçilerinin mesai saatlerinin resmen “şafak vakti”ne çekilmesini önerdi. Ne..]]> Wed, 19 Oct 2011 11:21:36 +0400 Üniversitelerde söz ve karar hakkı için oylar Sarıkız’a https://www.evrensel.net/yazi/15497/universitelerde-soz-ve-karar-hakki-icin-oylar-sarikiza https://www.evrensel.net/yazi/15497/universitelerde-soz-ve-karar-hakki-icin-oylar-sarikiza? Geçtiğimiz Salı günü Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde dekanlık seçimleri gerçekleştirildi. Mevcut yönetimde Dekan Yardımcısı olan işletme bölümü hocalarından Prof. Dr. Yalçın Karatepe ile Uluslararası ilişkiler Bölümü’nden Prof. Dr. İlhan Uzgel’in dekan adayı olarak girdiği seçimleri 57’ye karşı 42 oy ile Yalçın Karatepe önde bitirdi. Öğrenci dostu olarak bilinen dahası öğrenci taleplerine elinden geldiğince karşılık verebileceğinden emin olduğumuz, dış politikadaki gelişmelere özelde ise AKP’nin yürüttüğü dış politikaya muhalif bir çizgiden bakan İlhan Uzgeli’in seçimleri geride kapatması elbette üzücü oldu. Şimdiye kadar yaptıklarıyla İlhan Hoca için söylediklerimizin tam tersini tecrübe ile sabit hale getiren Yalçın Hoca’nın dekan se&cc..]]> Thu, 13 Oct 2011 08:56:43 +0400 Performans tuzağı https://www.evrensel.net/yazi/15449/performans-tuzagi https://www.evrensel.net/yazi/15449/performans-tuzagi? Sermayenin özellikle emek sürecinde, emekçilerin işi yapış yöntemleri, çalışma hızları, yetenekleri ve çalışma koşulları üzerinde sağladığı denetim, sürekli olarak işin yoğunluğunu arttırmayı ve emeğin verimlilik oranını (Siz sömürü oranı olarak okuyun) yükseltmek için, bütün olanaklarını kullanıyor. Son yıllarda işin yapılış biçiminin ayrıntılı kurallara bağlanması, mal ya da hizmet üretimi sürekli arttırılarak, tek tek emekçilerin iş yükünün artması üzerinden gündeme getirilen performans değerlendirme uygulamaları, emekçilerin kendiliğinden daha fazla çalıştırılmasının önünü açan oldukça etkili bir sistem olarak fabrikalardan kamu kurumlarına kadar geniş bir alanda uygulanıyor. Sermayenin, emekçilerin bilgi, beceri ve deneyimlerine bağımlılığını en aza indirecek şekilde sürekli yeni makineler ve iş..]]> Wed, 12 Oct 2011 09:48:17 +0400 Hükümet memurluğu: Kamuda sözleşmeli istihdama açılan kapı https://www.evrensel.net/yazi/14954/hukumet-memurlugu-kamuda-sozlesmeli-istihdama-acilan-kapi https://www.evrensel.net/yazi/14954/hukumet-memurlugu-kamuda-sozlesmeli-istihdama-acilan-kapi? AKP hükümetinin kamu personel sistemini kökten değiştirme ve piyasa koşullarına uygun bir kamu yönetimi yapısı inşa etme çalışmaları hız kesmeden sürüyor. Hükümet, bir taraftan işçilere sözleşmeli, taşeron, 4-c vb gibi güvencesiz istihdam biçimlerini dayatırken, diğer taraftan kamu personeli için belirli süreli sözleşmelilik temelinde çalışmanın önü açan adımlar atmaya başladı. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in, Çalışma Bakanı olarak görev yaptığı dönemde gündeme getirdiği ve hükümete yakınlığı ile bilinen Memur Sen tarafından da desteklenen “hükümet memurluğu” sistemi yeniden gündemde. AKP hükümeti, 12 Haziran seçimleri öncesinde bütün itirazlara rağmen TBMM’den almış olduğu “6 ay süreli” Kanun Hükmündeki Kararname (KHK) çıka..]]> Wed, 05 Oct 2011 10:19:08 +0400 Yasalar mı? Haklar mı? https://www.evrensel.net/yazi/14504/yasalar-mi-haklar-mi https://www.evrensel.net/yazi/14504/yasalar-mi-haklar-mi? İşçi sınıfının yıllarca süren mücadelesi ve ödenen bedeller üzerinden elde edilen kazanımların egemenler tarafından yasa haline getirilmek zorunda kalınması, sınıf mücadelesinin sonraki aşamalarında en önemli dayanak noktalarından birini oluşturmuştur. Emekçi sınıflar açısından bir hakkın kazanılması ve korunması kadar, o hakkın egemenler tarafından tanınması, bunun için yasal düzenlemeler yapılması elbette önemlidir. Ancak hakların yasa haline getirilmesi, onların pratikte özgürce ve hiçbir fiili sınırlama olmaksızın kullanılabileceği anlamına gelmez. Hakların yasa haline gelmesi o hakkın özgürce kullanılabilmesi için tek başına yeterli olmadığı gibi, sendikalar açısından yeni hakların kazanılması, mevcut hakların korunması ve geliştirilmesi de önemlidir. Sınıf mücadelesinin yükseldiği, emekçilerin geniş kesimlerinin hak ve çıkarları için ha..]]> Wed, 28 Sep 2011 11:55:00 +0400 Kıdem tazminatı tartışmalarında yalanlar ve gerçekler https://www.evrensel.net/yazi/14044/kidem-tazminati-tartismalarinda-yalanlar-ve-gercekler https://www.evrensel.net/yazi/14044/kidem-tazminati-tartismalarinda-yalanlar-ve-gercekler? Mevcut kıdem tazminatı sisteminin kaldırılması ve yerine fona dayalı yeni bir sistem kurulması yönündeki tartışmalar son günlerde iyice arttı. Geçtiğimiz haftadan itibaren önümüzdeki dönemde kurulacak yeni sistemin ana hatlarının netleştiği ve Avusturya Modeli olarak bilinen sistemin hükümet tarafından benimsendiği konuşuluyor. Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz’ın bir gazeteye verdiği röportajla gündeme gelen Avusturya Modeline dayanan yeni sistemin önümüzdeki aylarda açıklanması beklenen istihdam paketi içinde yer alması bekleniyor. Kıdem tazminatı tartışmalarında yıllardır sermaye örgütlerinin yaptığı tespit ve değerlendirmeler, son dönemde bizzat hükümet yetkilileri ve bakanlar tarafından dile getiriliyor. Sermaye örgütlerinin beklentileri ve talepleri doğrultusunda şekillenmesi beklenen kıdem tazminatı konusu, görünen o ki açıklanacak istih..]]> Wed, 21 Sep 2011 12:44:02 +0400 İşten atılma endeksi! https://www.evrensel.net/yazi/13622/isten-atilma-endeksi https://www.evrensel.net/yazi/13622/isten-atilma-endeksi? Türkiye, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından, yıllardır istihdam açısından en katı mevzuata sahip ülkeler arasında gösteriliyor. Türkiye’de geçici ve kısmi süreli istihdamın diğer ülkelere kıyasla hâlâ az olması, kıdem tazminatının varlığı, patronlar sırtındaki diğer “istihdam yükü” vb nedenler, OECD tarafından istihdamda katılık yaratan temel nedenler olarak öne sürülüyor. OECD her yıl, tek tek ülkelerin istihdam yapılarını ve çalışma yasalarını inceleyerek, çalışma mevzuatının işçilerin haklarını ne kadar koruduğuna bakarak, “işe alma/işten atılma” endeksleri oluşturur. Bu endeks ile hangi ülkelerde işçilerin kolaylıkla işten atıldığı ya da işe alındığı yönündeki incelemeler üzerinden bu ülkelerin özellikle yabancı sermaye yatırımları için uygun olup olmadığını &oum..]]> Thu, 15 Sep 2011 12:17:19 +0400 Taşerondan beslenenler taşeron işçilerin sorunlarını çözemezler! https://www.evrensel.net/yazi/12793/taserondan-beslenenler-taseron-iscilerin-sorunlarini-cozemezler https://www.evrensel.net/yazi/12793/taserondan-beslenenler-taseron-iscilerin-sorunlarini-cozemezler? Hükümetin taşeron işçilerin sorunlarıyla ilgili yeni bir çalışma başlatacağı, taşeron işçilerin sosyal ve özlük hakları ile ilgili tüm konularda birtakım düzenlemeler yapılacağı iddia ediliyor. Bazı gazete ve internet sitelerine aynı cümlelerle yer alan “500 bin taşerona tazminat müjdesi!” başlıklı habere göre; başta kıdem tazminatı hakkı, iş garantisi, asgari ücretin üzerinde ücret alma hakkı vb gibi konularda hükümet tarafından yasal düzenleme yapılacakmış. Haberin ne kadar gerçekçi olduğu bir tarafa, veriliş tarzına bakıldığında, geçmişte işçilerin ve kamu emekçilerinin haklarına yönelik saldırılar gündeme geldiği zaman verilen haberler gibi, yeni bir saldırı dalgasının arifesinde olunduğu anlaşılıyor. Hükümetin çalışma ve sosyal güvenlik alanında yeni düzenlemeler yapacağı ve “işsizlikle müca..]]> Wed, 31 Aug 2011 09:59:38 +0400 Görünen köy https://www.evrensel.net/yazi/12415/gorunen-koy https://www.evrensel.net/yazi/12415/gorunen-koy? Kapitalist sistemin giderek derinleşen krizinin önümüzdeki aylarda yaratacağı muhtemel sonuçlar dikkate alındığında, işçi sınıfı ve diğer emekçi kesimlerin hakları açısından öncekilerle kıyaslanamayacak kadar kapsamlı bir saldırı sürecinin başlarındayız. Önümüzdeki dönemde krizlerle boğuşan kapitalist devletlerin kumandayı eline alarak, daha baskıcı ve otoriter yöntemlerle “piyasa mekanizmasını” sermayenin dönemsel ihtiyaçları doğrultusunda yeniden şekillendireceğini tahmin etmek zor değil. Sermayenin yıllardır istediği “istihdam maliyetlerini azaltma” girişimleri için ne tür adımlar atılacağı hükümet programında ve “Ulusal İstihdam Stratejisi”nde ayrıntılarıyla açıklandı. İstihdam yapısının daha esnek hale getirilmesi ve güvencesiz istihdamın yaygınlaştırılması hükümetin önümüzdeki dönem önce..]]> Wed, 24 Aug 2011 11:53:32 +0400 Krizin ayak sesleri https://www.evrensel.net/yazi/11990/krizin-ayak-sesleri https://www.evrensel.net/yazi/11990/krizin-ayak-sesleri? En gelişmiş kapitalist ülkeler başta olmak üzere dünya kapitalist sistemi yeni bir krizin tehdidi altında. Yunanistan’ın ardından İtalya ve İspanya ekonomilerinde yaşanan gelişmeler, 2008’de üzerine “para serpiştirilerek” geçiştirilmeye çalışılan kriz ateşinin yeniden alevlendiğini ve tüm dünyayı saracak yeni bir krizin ayak seslerinin her geçen gün daha net duyulmaya başlandığını gösteriyor. Kapitalizmin tarihi, pek çok kez insanı ve toplumu merkeze almayan, milyonlarca emekçiye insanca ve onurlu bir yaşam olanağı vermeyen bu sistemin, er ya da geç büyük krizlerle karşı karşıya kalacağını ve sistemin bu krizleri aşmak için tüm toplumu karşısına almaktan çekinmediğinin sayısız örneklerini gösterdi. Bugün kapitalizmin yaşamaya başladığı sarsıntının henüz başında olunmasına rağmen pek çok kimse, geçmişte yaşanan onca den..]]> Wed, 17 Aug 2011 10:17:01 +0400 Memur sendikacılığı nereye? -2 https://www.evrensel.net/yazi/11530/memur-sendikaciligi-nereye-2 https://www.evrensel.net/yazi/11530/memur-sendikaciligi-nereye-2? Çalışma Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de 8 memur konfederasyonu ve bu konfederasyonlara bağlı 96 tane sendika var. 909 bin 168 kişinin çalıştığı eğitim alanında 23; 381 bin 436 kişinin çalıştığı sağlık alanında ise 17 farklı sendika faaliyet yürütüyor. Her ne kadar bu sendikaların önemli bir bölümü “tabela” sendikası olmaktan öte gitmese de, devlet memurlarının toplamda yüzde 68’ini oluşturan eğitim ve sağlık alanlarında bu kadar çok sendikanın olması ve bu sendikaların “yetkili” olmak için birbirleriyle kıyasıya rekabet etmesi dikkat çekici. Bakanlık verilerine göre 2002 yılında sendika üyesi olabilen 1 milyon 357 bin 326 devlet memurunun 650 bin 770 bini (yüzde 48) sendika üyesiydi. Aradan geçen 9 yılda devlet memuru sayısı 1 milyon 874 bin 543’e sendikalı memur sayısı ise 1 milyon 195 bin 102’ye (..]]> Wed, 10 Aug 2011 09:50:42 +0400 Memur sendikacılığı nereye? -1 https://www.evrensel.net/yazi/11076/memur-sendikaciligi-nereye-1 https://www.evrensel.net/yazi/11076/memur-sendikaciligi-nereye-1? Memurların sendikal örgütlenmesine tarihsel olarak baktığımızda, oldukça kısa bir geçmişi olduğunu görürüz. Avrupa’da memur sendikalarının ortaya çıkışı, işçi sendikalarından çok sonra, özellikle ikinci dünya savaşı sonrasında kamu hizmetlerinin gelişmesine ve yaygınlaşmasına paralel olarak gerçekleşti ve yaygınlık kazandı. İlk memur örgütlenmesi 1890 yılında ABD posta işletmelerinde fiilen kuruldu ve 1917 yılında Amerikan kongresi tarafından yasal olarak tanındı. İngiltere’de 1908 yılında memurların örgütlenmesi başlarken, 1916 yılında yasal olarak tanındılar. Fransa’da memur sendikalarının devlet tarafından yasal olarak tanınması ancak 1946 yılında gerçekleşti. Memurların örgütlenme çabasında işçilerin gerisinde kalmasının kuşkusuz çeşitli nedenleri var. Memurluk rejiminin kapitalizmin tarihsel gelişimi açısından özel..]]> Wed, 03 Aug 2011 09:50:55 +0400 Başarmanın kuralı https://www.evrensel.net/yazi/10666/basarmanin-kurali https://www.evrensel.net/yazi/10666/basarmanin-kurali? Kapitalizmin dünya çapında sürdürdüğü saldırı ve yıkım politikalarını birbirine bağlayan temel gücün, sermayenin içinden geçilen dönemin o anki ihtiyaçlarından kaynaklanıyor olması, herhangi bir alanda yaşanan değişim ve dönüşümlerin, kaçınılmaz olarak sermayenin nihai çıkarlarına uygun olarak gerçekleşmesini beraberinde getiriyor. Bu nedenle bugün Türkiye’de ve dünyanın değişik bölgelerinde işçi sınıfının en temel haklarına yönelik olarak başlatılan çok yönlü saldırıların büyük bir bölümü, açıkça sermaye birikiminin temel ilkeleri doğrultusunda ve çıkarlarının gerektirdiği politikalar üzerinden yürütülüyor. Sermaye, yaşamın her alanında kurduğu maddi ve psikolojik üstünlüğünü korumak ve pekiştirmek için tarihinden ve geç..]]> Wed, 27 Jul 2011 10:01:39 +0400 Kıdem tazminatı neden hedefte? https://www.evrensel.net/yazi/10254/kidem-tazminati-neden-hedefte https://www.evrensel.net/yazi/10254/kidem-tazminati-neden-hedefte? “Ustalık” dönemine hızlı bir giriş yapan AKP, çalışma yaşamında kapsamlı değişiklikler için düğmeye bastı. Son yıllarda esnek çalışma uygulamalarının yaygınlaşmasına paralel olarak iş gücü maliyetleri ciddi anlamda azaltılmıştı. Bugüne kadar fazla mesai ücretleri, ikramiye, prim vb gibi ödemeler adım adım ortadan kaldırılırken, sıra ihbar ve kıdem tazminatı gibi en temel iş gücü maliyetlerini azaltmaya, işçi sınıfı ve sendikaların kolunu kanadını kırmaya geldi. Geçmişte defalarca gündeme getirilen Kıdem Tazminatı Fonu, genel olarak sermayenin olası bir kriz ile karşı karşıya bulunduğu yeni dönemdeki ihtiyaçlarına paralel bir adım. Fonun asıl amacı, patronların yaklaşan kriz ortamında işçileri, en az maliyetle bireysel ya da toplu olarak daha kolay işten çıkarmasının önünün açılması. Yapılması düşünülen düzenleme ile iş&cce..]]> Wed, 20 Jul 2011 12:25:02 +0400 Şapkadan çıkan tavşan https://www.evrensel.net/yazi/9773/sapkadan-cikan-tavsan https://www.evrensel.net/yazi/9773/sapkadan-cikan-tavsan? AKP’nin “ustalık” dönemine denk gelen 61. Hükümet programı açıklandı. Başbakan, 61. Hükümet programını okurken “çıraklık” ve “kalfalık” dönemlerinde yaptıklarından daha fazlasını ustalık dönemlerinde yapmayı sürdüreceklerini, sermayeye hizmet ve emekçilerin haklarına saldırıda sınır tanımayacaklarını ilan etti. 61. Hükümet programı, her ne kadar önceki hükümet programlarıyla benzerlikler taşısa da, özellikle geçmişte çalışma yaşamında hayata geçiril(e)meyen düzenlemelerin, emekçilerin elinde kalan son hak kırıntılarının, önümüzdeki dönemde hükümetin saldırılarının ana hedefi olacağını gösteriyor. Son yıllarda istihdamın hızla esnekleştirilmesi, işgücünün kendi içinde parçalanması ve çok katmanlı hale getirilmesi üzerinden oluşturulan yeni ..]]> Wed, 13 Jul 2011 09:49:52 +0400 Söylemden eyleme geçme zamanı https://www.evrensel.net/yazi/9286/soylemden-eyleme-gecme-zamani https://www.evrensel.net/yazi/9286/soylemden-eyleme-gecme-zamani? Türk-İş’e bağlı 10 sendika merkezi, geçtiğimiz hafta bir açıklama yaparak, sendikal hareketin yaşadığı tıkanıklık ve mevcut sendikal yapıların emekçilerin karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm üretmemesi tespitinden hareketle, Türk-İş içinde daha mücadeleci bir odak yaratmak için bir platform oluşturduklarını açıkladılar. Platformun öncelikli olarak mevcut sendikal sistem karşısında yaşadıkları sıkıntıların aşılması için Türk-İş yönetimini “zorlayacağını” belirtmesi ve öncelikli hedefini Türk-İş’i “alternatif bir sendika düzeyine getirmek” ve “Türk-İş’in mevcut sendikal tıkanıklığın giderilmesi için görev yapmasını sağlamak” olarak belirlemesi platformun ortaya çıkış nedenini sınırlandırıyor gibi görünse de, sendikaların kamuoyuna açıkladığı 11 temel ilkenin içeriğine bak..]]> Wed, 06 Jul 2011 10:03:06 +0400 Siyasete mesafe ve müdahale https://www.evrensel.net/yazi/8884/siyasete-mesafe-ve-mudahale https://www.evrensel.net/yazi/8884/siyasete-mesafe-ve-mudahale? Türkiye’de geniş halk kesimleri yıllardır, siyaseti sadece bu işi meslek edinen “siyasetçilerin” yaptığı bir iş olarak görüyor. Bunu sağlayan en temel neden, Türkiye gibi ülkelerde halkın büyük bir bölümünün siyasete katılımının sadece seçim dönemlerinde oy vermek ve sonrasında kenara çekilerek meydanı siyasetçilere bırakması ile sınırlı tutulmuş olması. 12 Haziran genel seçimleri, seçim öncesi ve sonrasında yaşananlar açısından bakıldığında, bugüne kadar yapılmış bütün seçimlerden farklı özellikler gösterdi. Özellikle Emek Demokrasi ve Özgürlük Blokunun oluşmasından itibaren yaşanan gelişmeler, yargısız infaz niteliğindeki yargı kararları ve bunların yarattığı sonuçlar, alışılmış ezberleri şimdiden bozmuş durumda. Türkiye’de seçimler öncesinden bugüne kadar sistemin v..]]> Wed, 29 Jun 2011 09:39:34 +0400 ILO kimin örgütü? https://www.evrensel.net/yazi/8397/ilo-kimin-orgutu https://www.evrensel.net/yazi/8397/ilo-kimin-orgutu? Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 100. Uluslararası Çalışma Konferansı geçtiğimiz hafta tamamlandı. TİSK, Türk-İş, Kamu-Sen hükümet delegasyonu ile, DİSK ve KESK ise üyesi oldukları Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) heyeti ile konferansa katıldılar ve görüşlerini konferans delegeleri ile paylaştılar. Türkiye yıllardır ILO tarafından kendisine “önerilen” düzenlemeleri yerine getirmediği için her yıl olduğu gibi, bir kez daha “özel paragraf”a alındı. Bu durum basına “Türkiye ILO’nun kara listesinde” diye yansısa da, aslında ortada kara liste falan yok. Türkiye yıllardır “özel paragraf”ta olmasına karşın, söz konusu uygulamanın hiçbir somut yaptırımı olmadığından her yıl aynı nakarat tekrarlanıp duruyor. ILO, sendikalar ve bu sendikaların üyeleri tarafından genellikle bir emek örgü..]]> Wed, 22 Jun 2011 10:00:21 +0400 İktidarın gücü, mücadelenin seyri https://www.evrensel.net/yazi/8032/iktidarin-gucu-mucadelenin-seyri https://www.evrensel.net/yazi/8032/iktidarin-gucu-mucadelenin-seyri? İktidar, en genel anlamıyla herhangi bir birey veya topluluğun başka birey veya topluluk üzerinde kendi istediklerini yapabilme veya yaptırabilme gücü olarak tanımlanır. Bir sınıfın ya da onun siyasal temsilcisinin iktidar olabilmesi ya da mevcut iktidarını sürdürebilmesi, toplumun büyük bölümünü yaptıklarının doğru olduğuna inandırması, kendi sınıf çıkarlarını, sanki tüm toplumun çıkarınaymış gibi gösterebilmesinden geçer. Tarih boyunca egemen olmuş her sınıf ve egemen sınıfın sözcüsü olan siyasi iktidarlar sahip oldukları gücü, bu şekilde güvence altına alabilmiş, kazandıkları geçici zaferleri, karşısındaki güçler üzerindeki üstünlüklerini ancak bu şekilde sürdürebilmişlerdir. 12 Haziran genel seçimleri sonucunda ortaya çıkan tablo, yukarıda yaptığımız tespiti bir kez daha doğrulayan sonuçlar ortaya ..]]> Wed, 15 Jun 2011 10:09:06 +0400 AKP’nin eğitim karnesi -2 https://www.evrensel.net/yazi/7554/akpnin-egitim-karnesi-2 https://www.evrensel.net/yazi/7554/akpnin-egitim-karnesi-2? Sadece Türkiye’de değil, dünyanın dört bir yanında kapitalizm, kendi var oluş koşullarını bütünsel olarak yeniden üretirken, bu bütünsel değişimin merkezinde yer alan eğitim alanında da bir dizi uygulamayı hayata geçiriyor. AKP’nin eğitim karnesine bu açıdan bakarsak, özellikle geçtiğimiz 9 yıl içinde eğitim sisteminde yaşanan köklü değişikliklerin, eğitimde piyasalaştırma ve özelleştirme uygulamalarının tek başına AKP’nin ürünü olmadığını söyleyebiliriz. Ancak bunu söylerken, bugüne kadar hiçbir hükümetin, başta eğitim ve sağlık hakkı olmak üzere, halkın ekonomik ve sosyal haklarına AKP kadar saldırma cesareti göstermediği gerçeğini de göz ardı etmemek gerek. AKP, geçtiğimiz 9 yıl içinde “müşterisi” en çok olan kamu hizmetlerinin başında gelen eğitimi, sermayenin talepleri d..]]> Wed, 08 Jun 2011 11:13:51 +0400 AKP’nin eğitim karnesi -1 https://www.evrensel.net/yazi/7118/akpnin-egitim-karnesi-1 https://www.evrensel.net/yazi/7118/akpnin-egitim-karnesi-1? Geçtiğimiz yıllar içinde kamu hizmetleri alanında en köklü dönüşümler eğitim alanında meydana geldi. AKP döneminde okul öncesi eğitimden yükseköğretime kadar eğitim sisteminin bütününe yönelik olarak önemli değişiklikler hayata geçirilirken, eğitim hizmetlerinin piyasalaştırılması ve bu hizmetleri sunan eğitim ve bilim emekçilerinin piyasa koşullarına uygun olarak istihdam edilmesi ön plana çıktı. AKP döneminde eğitim sisteminde, toplumun genelinde yaşanan ekonomik-toplumsal ilişkilerde yaşanan dönüşüme paralel olarak köklü değişiklikler yaşandı. Geçtiğimiz yıllarda genel olarak kamu hizmetlerinde ve çalışma yaşamında, sermayenin ihtiyaçlarına uygun ve bu ihtiyaçlara paralel değişiklikler yaşanırken, söz konusu değişikliklerden en büyük payı, Türkiye’de en yaygın kamu hizmeti alanlarından biris..]]> Wed, 01 Jun 2011 11:32:15 +0400 AKP’nin sağlık karnesi https://www.evrensel.net/yazi/6726/akpnin-saglik-karnesi https://www.evrensel.net/yazi/6726/akpnin-saglik-karnesi? 12 Haziran seçimlerinin yaklaşmasıyla birlikte düzen partilerinin seviyesiz kapışmaları ve bol reklamlı seçim vaatleri havalarda uçmaya başladı. Başta iktidar partisi AKP olmak üzere, bugüne kadar sadece seçim öncesinde halkı hatırlayan, seçim vaatleri konusunda “köprüyü geçinceye kadar” desteksiz atanların, seçimden sonra bu vaatlerinin ne kadarını gerçekleştireceğini hep birlikte göreceğiz. 2002’den bu yana tek başına iktidar olan AKP, devlet olanaklarını da sonuna kadar kullanarak, dağı taşı seçim bombardımanına tutmuş durumda. AKP’nin seçim propagandasında ağırlıklı olarak sağlık konusunu işlediği görülüyor. Televizyonlarda birbiri ardına “duygusal” ve “mesaj yüklü” reklamlar dönerken, ülkenin dört bir yanındaki reklam panolarında AKP propagandası “Hayaldi gerçek oldu!&rdqu..]]> Wed, 25 May 2011 15:12:47 +0400 TÜİK’in işsizlik hesabı https://www.evrensel.net/yazi/6394/tuikin-issizlik-hesabi https://www.evrensel.net/yazi/6394/tuikin-issizlik-hesabi? Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) hafta başında, bu yılın ocak, şubat ve mart aylarında yaptığı Hanehalkı İşgücü Anketi (HHİA) sonuçlarını açıkladı. TÜİK’e göre işsizlik oranında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 2.9 gibi ciddi bir düşüş gerçekleşmiş. Şubat ayında Türkiye’deki kayıtlı işsiz sayısı 2 milyon 964 bin, istihdam edilenlerin sayısı ise 22 milyon 802 bin kişi olmuş. İşsizlik gibi, toplumun geniş kesimini ilgilendiren bir konuda açıklanan rakamlar, çoğu zaman gerçekleri yansıtmak yerine, gerçeklerin üzerini örten ve bu nedenle halkın aldanmasına neden olabilen bir işlev görüyor. Çünkü TÜİK’in işsizlik hesaplamasında benimsediği yönteme göre işsizlik oranlarını gerçekte olduğundan düşük göstermek hiç de zor değil. Çalışma çağında olup da (15-65 yaş aras..]]> Wed, 18 May 2011 11:19:48 +0400 AKP’nin istikrarı https://www.evrensel.net/yazi/5895/akpnin-istikrari https://www.evrensel.net/yazi/5895/akpnin-istikrari? Genel seçim atmosferine girilmesiyle birlikte, iktidar ve muhalefet partileri seçim vaatleri ve sloganlarıyla meydanlarda boy göstermeye başladı. Yaklaşık 9 yıldır iktidarda olan hükümet partisi AKP ve onun “tek kişilik dev kadrosu” Başbakan öylesine iddialı konuşmalar yapıyor, öyle mesajlar veriyor ki, Türkiye’de yaşamıyor olsanız memlekette her şeyin yolunda gittiğini, işsizlik ve yoksulluk diye bir sorun olmadığını ve geçtiğimiz 9 yıl içinde Türkiye’nin en “ileri” demokrasi uygulamalarının yaşandığı bir özgürlükler ülkesi haline geldiğini sanırsınız. Tek başına iktidar olduğu ilk günden bu yana AKP’nin ve destekçilerinin en çok öne sürdüğü argüman tek parti iktidarı ile gündeme gelen “istikrar” tartışmaları oldu. Nitekim 12 Haziran genel seçimlerine giderken ülkenin dört bir yanınd..]]> Wed, 11 May 2011 11:16:03 +0400 AKP’nin istihdam karnesi https://www.evrensel.net/yazi/5481/akpnin-istihdam-karnesi https://www.evrensel.net/yazi/5481/akpnin-istihdam-karnesi? AKP hükümeti, 2002 yılında iktidara geldiği ilk günden bu yana yoksul, emekçi kesimlerin ekonomik, sosyal ve demokratik taleplerini az çok tatmin edecek, emekçilerin yaşadığı sorunlardan çıkmalarını sağlayacak adımlar atmak yerine, tam tersi yönde hareket ederek, tek başına iktidar olmasının önünü açan yerli ve yabancı sermaye çevrelerinin beklentileri ve ihtiyaçları doğrultusunda hareket etti. Seçimlere bir ay gibi kısa bir süre kala iktidar partisi AKP, yelkenlerini şişirdikçe şişiriyor. AKP’lilere ve savunucularına bakarsanız 2002 yılından bu yana memlekette kötü giden hiçbir şey yok. Aksine Türkiye, geçtiğimiz yıllarda başbakanın tabiriyle “şaha kalkmış” önüne hangi zorluklar, engeller çıkarsa çıksın, hiç aldırış etmeden, yoluna devam ediyor. Acaba gerçekten öyle mi? Ülke nüfusu..]]> Thu, 05 May 2011 03:52:31 +0400 1 Mayıs’ın hakkını vermek https://www.evrensel.net/yazi/5012/1-mayisin-hakkini-vermek https://www.evrensel.net/yazi/5012/1-mayisin-hakkini-vermek? 1 Mayıslar ilk kez kutlandığı 1890 yılından bu yana işçi sınıfı için yaşanılan dönemin en önemli uğraklarından birisi olmuştur. 1 Mayıs yıllardır, işçi sınıfının enternasyonal dayanışması, dünyanın dört bir yanında insanca yaşam ve çalışma koşulları başta olmak üzere, ortak taleplerin dile getirildiği evrensel bir gün olarak kutlanıyor. Tek tek ülkelerde yapılan kutlamalar içerikleri ve biçimleri açısından farklılıklar gösterse de, 1 Mayıs gibi tüm dünyada kitlesel ve yaygın olarak kutlanan başka bir gün yok. Bu farklığı yaratan 1 Mayıs’ın işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele kararlılığını ulusal ve uluslararası boyutta, ekonomik ve siyasal sınıf örgütleri aracılığıyla dosta düşmana göstermesi. Yürütülen mücadelenin geleceği açısından, işçi sınıfının ve dostlarının yüreğindeki umudu büyüt&..]]> Wed, 27 Apr 2011 09:43:54 +0400 ‘İdeolojik’ sendika https://www.evrensel.net/yazi/4535/ideolojik-sendika https://www.evrensel.net/yazi/4535/ideolojik-sendika? Türkiye’nin hemen her konuda yorum yapmayı kendisine vazife gören, üstelik bunu yaparken kendisi dışındaki herkese daha baştan “hiçbir şey bilmeyen” niteliksiz kalabalıklar muamelesi yapan bir başbakanının olması ne kadar iyi bir şeydir bilemeyiz. Ancak bildiğimiz bir şey var ki, Başbakanın hemen her konuda yaptığı “orijinal” yorumlar ve “çokbilmiş” tavrı, artık kabak tadı vermeye başladı. Başbakanın Memur-Sen’in kongresinde sendikal mücadele ve grev ile ilgili olarak söylediği sözler günlerdir tartışılıyor. Kendisinin bugüne kadar üzerine yorum yapmadığı bir tek sendikalar konusu kalmıştı, onu da geçtiğimiz hafta sonu yaptı. Kongrede yaptığı konuşmada Başbakan, Memur-Sen’in referandumdaki “Evet” tutumunun ne kadar doğru olduğunu vurgulayarak, Memur-Sen’in “Sendikal mücadelede yeni bir damar” açtığını, bu damarın “h&..]]> Wed, 20 Apr 2011 11:19:18 +0400 Beyaz grev https://www.evrensel.net/yazi/4020/beyaz-grev https://www.evrensel.net/yazi/4020/beyaz-grev? Sağlık alanında örgütlü sendika ve meslek örgütleri, 13 Martta binlerce sağlık emekçisiyle gerçekleştirdiği görkemli mitingin ardından aldığı ‘Beyaz Grev’ kararını, önümüzdeki hafta 19-20 Nisan tarihlerinde uygulayacak. Sağlık emekçilerinin sendikalarını ve meslek örgütlerini bir araya getiren ve grev gibi önemli bir sorumluluk altına girmelerine neden olan koşullara bakıldığında, önümüzdeki hafta yapılacak grevin sadece sağlık emekçilerini ilgilendirmediği çok açık. Kamu hizmetlerinin ticarileştirilmesi ve özelleştirilmesi uygulamaları ilk olarak sağlık alanında başladı. AKP tarafından tavizsiz bir şekilde uygulanan “Sağlıkta Dönüşüm Programı”, genel olarak kamuda yaşanan dönüşümün temel ayağını oluşturdu. AKP iktidara geldiğinde sağlık alanında kamunun payı yüzde 65, özelin payı yüzde 3..]]> Thu, 14 Apr 2011 03:29:57 +0400 Beklentiler ve gerçekler https://www.evrensel.net/yazi/3593/beklentiler-ve-gercekler https://www.evrensel.net/yazi/3593/beklentiler-ve-gercekler? İnsanlar hep daha iyi koşullarda yaşamak, bunu sağlamak için de iyi bir eğitim almak, çalışmak, üretmek, kendisi ve ailesinin gelecekte rahat etmesi için uğraşır. Yaşamın neredeyse tümünü kaplayan bütün bu çaba içinde harcanan emeğin, yürütülen mücadelenin özünü hep daha iyi bir gelecek kaygısı oluşturur. Gelecek korkusu içinde kendine ve geleceğe olan güvenini kaybetmiş, ileride ne olacağının belirsizliği içinde umutlarını yitirmiş bireylerin sayısının hızla arttığı bir dönemi yaşıyoruz. Bu duyguları en yoğun şekilde yaşayanlar, kuşkusuz üniversite kapısında okumak için bekleyen, üniversiteyi bitirip de işe girmeyi bekleyen, işe girebilmişse güvenceli çalışmayı bekleyen, çalışma ve yaşam koşullarının bir şekilde iyileşmesini bekleyen vb. gibi beklentiler içinde olanların sayısı o kadar çok arttı ki, burada heps..]]> Wed, 06 Apr 2011 14:16:02 +0400 Yaptıkları, yapacaklarının teminatı https://www.evrensel.net/yazi/3075/yaptiklari-yapacaklarinin-teminati https://www.evrensel.net/yazi/3075/yaptiklari-yapacaklarinin-teminati? Son yıllarda istihdamın esnekleşmesi, kendi içinde çok katmanlı ve parçalı hale gelmesi, hem yeni istihdam biçimleri üzerinden ücretlerin fiilen geriletilmesini sağladı, hem de iş gücünü parçalayıp kutuplaştırarak kendince daha esnek ve kuralsız bir yapı oluşturdu. Bu durumun istihdamın yapısı üzerindeki en belirleyici etkisi istikrarsız, kırılgan, geçici nitelikler taşıyan, güvencesiz istihdam uygulamalarının hızla artması ve yaygınlaşması oldu. Son otuz yılda ortaya çıkan ve kamu-özel ayrımı yapmaksızın hızla yaygınlaşan kısmi süreli çalışma, sözleşmeli ve geçici çalışma, belirli süreli çalışma vb. gibi esnek ve güvencesiz istihdam biçimlerinin artışı, standart istihdam ilişkisine göre, çok daha yüksek düzeyde güvencesizlik, kuralsızlık, istikrarsızlık ve belirsizlik ortaya çıkardı. İstihdamın yapısında m..]]> Wed, 30 Mar 2011 10:15:33 +0400 Acele demokrasi ve üniversiteler https://www.evrensel.net/yazi/1743/acele-demokrasi-ve-universiteler https://www.evrensel.net/yazi/1743/acele-demokrasi-ve-universiteler? “Erkek adalet değil gerçek adalet istiyoruz” pankartıyla kadınlar yürürken 12 yaşındaki çocuğa defalarca cinsel istismarda bulunan Hüseyin Üzmez tahliye edildi. “Kadın cinayetlerine son” diye haykırılırken 42 yaşındaki Ünzile kadın boşandığı eşi tarafından öldürüldü. Kuma olarak götürüldüğü evde gördüğü baskılar sonucu Raşide Orak, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde intihar etti. Liste daha fazla uzatılabilir. O kadar çok isim var ki anılması gereken. Geçen haftadan beri 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü için her yerde alanlara çıkan kadınlar soğuğa, yağmura kara aldırış etmeden talepleri için yürüyorlar. Başkenti yaşanmaz hale getiren karın altında bile kadınlar talepleri için rengarenk yürüdüler. Çünkü onlar yürüken kız ka..]]> Thu, 24 Jan 2013 05:26:16 +0400 Çok ses, tek yürek! https://www.evrensel.net/yazi/1686/cok-ses-tek-yurek https://www.evrensel.net/yazi/1686/cok-ses-tek-yurek? Uzun süredir eğitim, sağlık gibi temel kamu hizmetlerinin ticarileştirilmesi ve özelleştirilmesine yönelik fiili uygulamalara ve yasal düzenlemelere hep birlikte tanıklık ediyoruz. AKP, kamu hizmetlerinin genelinde olduğu gibi, sağlık alanında da, bir taraftan özel sektörün bir dediğini iki etmezken, yerli ve yabancı sermaye gruplarının sahibi olduğu ilaç tekellerine kamu kaynaklarını transfer etmek için her türlü manevrayı yapıyor. 8,5 yıllık AKP iktidarında uygulanan “sağlıkta dönüşüm” programının desteğiyle siyasi olarak kendilerine yakın yandaşlarının sahibi olduğu özel hastanelere kamu kaynaklarını aktardılar. Yetmedi, Başbakan’ın konuşmalarında sık sık ifade ettiği “Biz fakir fukaranın, garip gurebanın haklarını savunuyoruz” ifadesine nispet yapar gibi, yoksulların ücretsiz tedavi edilmesi için 165 yıl önce kurulan Vakıf Gureba Hastanesi, kuruluş amacı..]]> Wed, 09 Mar 2011 11:58:36 +0300 Metal grevinin anlamı https://www.evrensel.net/yazi/1230/metal-grevinin-anlami https://www.evrensel.net/yazi/1230/metal-grevinin-anlami? Emekçilerin geleceği açısından çok sayıda olumsuz düzenleme içeren torba yasanın yasalaşmasının ardından boş durmayan sermaye güçleri, ara vermeksizin yeni ve daha kapsamlı saldırılar için hazırlıklarını yapmaya başladı. Son yıllarda sıkça gündeme getirilen kıdem tazminatlarının kaldırılması, bölgesel asgari ücret ve özel istihdam büroları ve bunun gibi yeni yasal düzenlemelerin seçimlerden hemen sonra yasalaşması için hazırlıklar sürüyor. Hatta son anda torba yasadan çıkarılan “uzaktan ve evden çalışma”, “deneme sürelerinin arttırılması” ve “denkleştirme sürelerine” ilişkin yasal düzenlemelerin, seçim sonrasında hazırlanacak yeni bir “torba yasa” ile gündeme gelmesi bekleniyor. Sermaye saldırılarının çok yönlü olarak hayata geçirildiği böylesi bir dö..]]> Wed, 02 Mar 2011 14:59:52 +0300 AKP’nin kılavuzları https://www.evrensel.net/yazi/743/akpnin-kilavuzlari https://www.evrensel.net/yazi/743/akpnin-kilavuzlari? AKP Hükümetinin 8.5 yıldır iktidarı boyunca en istikrarlı ve kararlı hareket ettiği, istediği yasaları hızla çıkardığı alanların başında çalışma yaşamına ilişkin düzenlemeler geliyor. 2003 yılında 4857 sayılı İş Kanunu’nun çıkarılmasından, Cumhurbaşkanının onayına sunulan torba yasaya kadar, çalışma hayatına ilişkin olarak çıkarılan yasaların içeriğine bakılsa, kime ne getirdiği, kimlerden neler götürdüğü karşılaştırılsa, hükümetin ve sistemin gerçek yüzünü göstermek için fazla çaba harcamaya gerek olmadığı kolaylıkla görülebilir. Cumhuriyet tarihinin en emek düşmanı, buna karşılık yaptığı her yasal düzenleme ile sermaye ve patronlara “ilan-ı aşk” eden AKP Hükümetinin yaptıkları kuşkusuz sadece kendi marifeti değil. AKP Hükümetine pek çok konuda olduğu gibi, çalışma yaşamına ilişkin konul..]]> Wed, 23 Feb 2011 23:06:42 +0300 Yalan rüzgarları https://www.evrensel.net/yazi/375/yalan-ruzgarlari https://www.evrensel.net/yazi/375/yalan-ruzgarlari? Torba yasa ile ilgili Meclis mesaisi yoğun tartışmalar ve eylemlere rağmen, geçtiğimiz cumartesi günü geç saatlerde tamamlandı. İşçi ve emekçilerin daha esnek, kuralsız ve güvencesiz çalıştırılmasını öngören bazı düzenlemeler kamuoyunda oluşan tepkiler sonucunda şimdilik yasalaşmadı. Özellikle “deneme sürelerinin uzatılması”, “denkleştirme” ile “uzaktan ve evden çalışma” gibi, uygulanması durumunda büyük hak kayıplarına neden olacak maddeler, muhtemelen seçim sonrasına bırakılarak, torba yasadan son anda çıkarıldı. Torba yasaya kadar, hiçbir yasal düzenlemenin bugüne kadar bu kadar yoğun övgüyü ve eleştiriyi bir arada almadığını söylersek abartmış olmayız. Bu cümle pek çoğunuza şaşırtıcı gelebilir. Ancak iki buçuk aylık torba yasa sürecini yakından takip edenler, bu ifadenin ne anlama..]]> Fri, 18 Feb 2011 02:20:48 +0300