Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Edebiyat https://www.evrensel.net/yazi/73822/edebiyat https://www.evrensel.net/yazi/73822/edebiyat? Geçtiğimiz sene Hayat TV’de bir proje olarak başladı Deniz Tarafındaki Kale. İnönü Stadı’na ait bir söylemdi, tam da o tarihte yıkılmakta olan İnönü Stadı’yla beraber bir çok sembolle besleniyordu. Kentsel dönüşüm ve rantın yıkıcı, yeniyle eskiyi birbirinden koparan vahşetinden bahsediyordu. Değişen taraftarlık kültürü bu kalenin bir parçasıydı. Çok sıcak olan Gezi direnişi’nin bir mevziisiydi Deniz Tarafındaki Kale. Deniz tarafında olmakla, Deniz’in tarafında olmayı kastediyordu. Hayat TV ekranlarındaki Deniz Tarafındaki Kale’den çok hikayeler geçti. Taraftar grupları, sporcular, müzisyenler, yazarlar, sinemacı, edebiyatçı ve politikacılar, sporun altyapısı, bisiklet, maraton, ultra-maraton konuk oldu kalemize. Sonra Evrensel’de bir köşeye dönüştü Deniz Tarafındaki Kale. Ne kendimin, ne de temsil ettiğim bu köşenin en çok edebiyattan beslendiğini hiç inkar etmedim. Türkiye’de sporun (hadi biraz özele inip, torpil yapalım) ve futbolun edebiyatı, giderek köklenmekte. Cumhuriyet’in er..]]> Wed, 15 Apr 2015 04:51:02 +0300 Normalleşmek https://www.evrensel.net/yazi/73771/normallesmek https://www.evrensel.net/yazi/73771/normallesmek? Fenerbahçe otobüsüne sıkılan kurşunlar, bir anda uyandırdı herkesi. Fenerbahçe ligden çekilme anlamına gelebilecek sözler etmeye başladı. Konu bakan seviyesinde ele alındı, federasyon lig maçlarını durdurdu. Bir normalleşme beklentisiyle. Yaralanan iyileşsin, failler bulunsun, adilce yargılansın. Öyle bir yargılansın ki bir futbol maçı için gelen takım otobüsünü taramayı planlayanlar, bunu sosyal medyada yazanlar, şike yapanlar, yok yere şikeci yaftası asanlar, ırkçılar, ayrımcılar, tacizciler, şiddet yanlıları, kendisini zenci değiliz diye aklayanlar, saha içinde birbirine demediğini bırakmayanlar, hırsızlar, yalancılar, rantçılar, yasakçılar bir hafta içinde utansın. Silkinsin ve normalleşsin. Futbolun içine 100 yıldır sinen her fenalık, bir haftada temizlensin. Sonra da hep birlikte yeşil çimler üzerinde kardeşlik türküleri söyleyeceğiz. Bakın ateş edilen tüfek bulundu. Üzerindeki parmak izleri de tespit edildi. Futbolun temizlenmesi pek yakın. Emniyetin konuyla ilgili soruşturması ..]]> Wed, 08 Apr 2015 04:51:46 +0300 Adil https://www.evrensel.net/yazi/73618/adil https://www.evrensel.net/yazi/73618/adil? Kendisi Türkiye’nin en şahsına münhasır futbol figürlerinden. 1985-2006 arası 21 senelik dilimdeki gol krallarının tamamı yerli oyuncularken, bu periyodu tam ortasından bozan istisna. Arçil’in ikizi, Hami Mandıralı’nın partneri. Gürcistan milli takım tarihinin en çok gol atan futbolcusu. İzlemediyseniz mutlaka görmeniz gereken bir dakikalık Türkçeden Türkçeye çeviri yapan tercüman filminin en iyi yardımcı erkek oyuncusu, Süper Lig’in en esprili teknik direktörü Şota Arveladze, bu hafta sonu görevinden ayrıldı. Şota’nın Kasımpaşa teknik direktörü olarak sahaya çıktığı son maçında çok ilginç bir durum yaşandı. Maçın 19. dakikasında, Kasımpaşalı bir oyuncunun yerde sakatlanmış halde yattığını gören Torku Konyasporlu oyuncular durdu. Onların durduğunu fark etmeyen bir diğer Kasımpaşalı Ryan Donk ise uzaktan kaleye bir şut çekti ve gol oldu. Konyasporlu futbolcular şaşkın, taraftarlar kızgın, golü atan Ryan Donk ise şaşkındı. Hakem ise golü vermek durumundaydı. Ne yapacağından emin olan te..]]> Wed, 18 Mar 2015 05:00:16 +0300 Beklenti https://www.evrensel.net/yazi/73569/beklenti https://www.evrensel.net/yazi/73569/beklenti? Hep derdik ya, ligin eski tadı tuzu yok. Rekabet kalmadı, keyif vermiyor. Şampiyonun adı belli zaten. Bu sene değil dikkat ederseniz. Son 11 haftaya, 3 takım omuz omuza mücadele halinde giriyor. 3 Genç Teknik Direktör. Hamzaoğlu, Biliç, Kartal. Sansasyon peşinde değil hiç birisi. Gerilimi yaratma değil, yok etme peşindeler. Ellerinde 5-10 sene öncesinin şaşaalı kadroları yok. Hatta son yıllarda üç büyüklerin bütünsel olarak en mütevazı oyuncularla sürdürdüğü lig olsa gerek. Güzel çocuklara, güzel top oynatıyorlar. Kavga etmiyorlar. Ama hâlâ yavan futbol. Zira futbol asla sadece futbol değil. Başta Simon Kuper, tüm ustalara selam olsun. Doğru sözün değeri bin yıl biliniyor. Farklı beklentilerle aynı ekrana bakıyoruz. Yeşil çim kokusuna ara vereli çok oldu. E-bilet, çok yazdım bu konuyu çok yazılası bir tuhaflık çünkü. E-bilet tüm yan etkileriyle birlikte futbolseverin ayağını tribünden kesti. Muhalif taraftar gruplarını tribünden uzaklaştırmak istediler. Karşılığında yandaş gruplar ..]]> Wed, 11 Mar 2015 04:52:52 +0300 Koşa koşa https://www.evrensel.net/yazi/73519/kosa-kosa https://www.evrensel.net/yazi/73519/kosa-kosa? Geçen hafta Antalya Maratonu’ndan, orijinal adıyla Runatolia’dan bahsetmiştim. Koşmanın benim de içinde bulunduğum bir çok insan için nasıl da hayata, doğaya geri dönüş anlamı taşıdığını, koşunun bir çok yerinde, azim ve dayanışma hikayeleri olduğunu ifade etmiştim. Runatolia 1 Mart 2015’te Antalya’da koşuldu.10 yıldır düzenlenen bir gelenek. (Son yılda ismi Runtalya’dan Runatolia’ya dönüşse de, çizgi aynı. Politik tabirle, aynı gelenekten geliyorlar.) İstanbul Maratonu’ndan sonra, Türkiye’nin en kalabalık ikinci maratonu. Onlarca ülkeden, binlerce sporcu. Profesyonel atlet de var, ilk kez koşan da. Güneşli Antalya havasında, bahara ait mart ayının ilk gününü renklendiren insanlar. Binlerce insan arasında ilk dikkat çeken, katılımcıların çok büyük çoğunluğunun tişörtündeki bir mesajla, üye olduğu sivil toplum örgütüne dair bir sembolle, bağış toplayarak, giysisindeki bir resimle mesaj vermesiydi. Daha doğrusu bu mesaj verme kaygısı genelde Türkiyeli katılımcılara özgüydü. Nered..]]> Wed, 04 Mar 2015 04:52:07 +0300 Adım adım https://www.evrensel.net/yazi/73470/adim-adim https://www.evrensel.net/yazi/73470/adim-adim? Anayasasında sosyal yazan, ama sosyal sorunlara pek de yakın durmayan bir devletin vatandaşlarıyız. Eski bakan Erdoğan Bayraktar’ın ilaçlarını almakta zorlanan kanser hastası bir genç kadının avucuna, kırıcı biçimde para sıkıştırdığı görüntüyü ben unutamıyorum. Gezi Parkı direnişinden bir buçuk ay önceydi. Gezi Parkı’nı Türkiye’nin en büyük umudu, milyonların ortak terapi alanı olduğu günlerde mümkün olduğu kadar çok kişiye “Neden buradasınız?” sorusunu sormaya çalışıyordum. İnsanların tak ettiği noktayı öğrenmeyi istiyordum. Gezi Parkı’ndaki, 1 Mayıs’taki ya da Beşiktaş-Gençlerbirliği maçındaki polis şiddeti birinci sıradaydı. Dönemin Başbakanı Erdoğan’ın sözlerine alınanlar ikinci. İki ayyaş lafına bozulanlar vardı mesela. Ama azımsanmayacak kadar çok insanın da “Yeter artık” dediği noktalardan birisi Eski Bakan Bayraktar’ın hasta kadına muamelesiydi. Devletin soğuk, görgüsüz, paragöz yüzüydü. İnciticiydi. Bireysel sorunların bir çoğunun toplumsal çözümleri olduğuna inanıyoruz. E..]]> Wed, 25 Feb 2015 04:52:40 +0300 Her şey https://www.evrensel.net/yazi/73420/her-sey https://www.evrensel.net/yazi/73420/her-sey? Her şey ziyadesiyle birbirine bağlı. Bunu derken 21. Yüzyılda diyalektiği yeniden keşfetmeyi ummuyorum. Sadece olup bitene dair gözlemimi söylüyorum. Düğümün en sonu. En korkunç son hem de. Olabilecek en feci şiddet, işkence ve tecavüz içeren bir vahşetle 20 yaşındaki Özgecan öldürülüyor. Öldürenler, bu şiddeti algılayanlar, lafı dolandırarak da olsa kadına karşı şiddeti savunanlar için sıradan bir cinayet. Çünkü daha önce 3-5-15-30-50-70-80 yaşlarındaki kadınların cinayetine de kulp taktılar. Alışkın ve soğukkanlılar. Sözleri, cinayet mahallindeki izleri temizleyen özel deterjanlar kadar uzmanlaşmış. Toplumun büyük çoğunluğu için ise tüyler ürpertici bir soğuklukta bir vahşet bu. Dolmuşa binen bir kadının vahşice katledilmesi. Hiçbir şeyden doğan kara, kahredici, pis bir şiddet. Bugünden sonra ne söylesek, o şiddete bulanmış olacak. Erkekliğini kadınları yutarak ispat etmeye çalışan dünya, artık asla Özgecan’ın başına hiçbir şey gelmemişçesine dönemeyecek. Bu köşenin bahsi s..]]> Wed, 18 Feb 2015 04:52:44 +0300 Mendil https://www.evrensel.net/yazi/73271/mendil https://www.evrensel.net/yazi/73271/mendil? Kendi liglerinin, Avrupa’nın, dünyanın en tepesinde iki takım oynuyor. Hafif bir turnuva da değil. Koskoca Copa Del Rey. İspanya Kral Kupası yani. Son 6 finalin tümünde, sahadaki iki takımdan birisi finalist namı taşımış. Toplamda 112 kere oynanmış kupa finalinin üçte birini, ikisinden birisi kazanmış. Avrupa futbolunun hangi boyuttan ölçersen ölç en büyüklerinden ikisi sahada. 100 bin kişilik CampNou’da Barcelona ile Atletico Madrid oynuyor. İspanya Milli Takımı’nda tarih boyunca en çok oynayan 10 oyuncunun 3’ü kadroda. Söylemesem bile bilirsiniz. Xavi, Torres, Iniesta. Milli Takımın gelmiş geçmiş en çok gol atanı, son iki sezonda iki takımın da formasını giymiş David Villa. Üçüncü çok atan golcü de Fernando Torres. O da sahada. İspanya Ligi’nin, Arjantin Ülkesi’nin, Amerika Kıtası’nın, Dünya Gezegeni’nin en büyük oyuncusu Lionel Messi orada. Dünya Kupası’nın en büyük beklentisi, en büyük sakatlığı Neymar orada. Bizim için büyük, dünya için orta halli yıldız Arda Turan da sahada. Yer..]]> Wed, 28 Jan 2015 05:00:26 +0300 Yuvarlak https://www.evrensel.net/yazi/73168/yuvarlak https://www.evrensel.net/yazi/73168/yuvarlak? Top ile oynanan çoğu spora uyarlansa da “Top yuvarlaktır” sözü futbola ait gibidir. (Çoğu spor diyorum, hepsi diyemiyorum çünkü Amerikan futbolu topu mesela, yuvarlak değil.) Ben bu sözün futboldan çıkıp hayatın her alanında kullanıldığı anlarda tuhaf bir gurur duyuyorum. “İşte Premier Lig bu!” diye çığlıklar atmak istiyorum. Çünkü gerçekten, topun yuvarlaklığı birçok belirsizliği anlatmaya derman olan müthiş bir tabir. Hayat, top yuvarlak olduğu için sürprizlerle dolu. Top yuvarlak olduğu için umudumuz hiç bitmiyor. Dünya bile yuvarlak olduğu için dönmeye devam ediyor. Harika değil mi, top yuvarlak diye seviniyor, bazen de topun yuvarlaklığı yüzünden üzülüyoruz. Kimi zaman da, ani bastıran karda, saha hızla bembeyaz oluveriyor. Top yuvarlak ama saha beyaz. Maçtan önce kalabalık ekiplerin, dev süpürgeleriyle yaptığı kar temizliği sahayı tekrar açıyor. Ama sağanak kar devam edince saha Ümit Aktan’ın harika deyimiyle önce “yoğurtlu ıspanak” rengine, sonra da tekrar beyaza dönüşüyordu...]]> Wed, 14 Jan 2015 04:52:36 +0300 Yabancı https://www.evrensel.net/yazi/73119/yabanci https://www.evrensel.net/yazi/73119/yabanci? Zaman hızlı akıyor. Çok değil iki buçuk ay önce, bu köşede istikrardan bahsederken, Süper Lig’deki yabancı oyuncu uygulamasını ele almıştım. Son üç yıldaki değişiklikleri alt alta dizmiş ve okuyucuya bu absürt görüntüyü yansıtmanın hazzıyla, huzur içinde yazımı yollamıştım. “…2012-2013: Kulüpler, istedikleri sayıda yabancı uyruklu futbolcu ile sözleşme imzalayabilirler. Müsabakalarda 8 yabancı uyruklu futbolcu 18 kişilik müsabaka isim listesine yazılabilir, ancak aynı anda en fazla 6 yabancı uyruklu futbolcu oynatılabilir. 2013-2014: Kulüpler, en fazla 10 yabancı futbolcu ile sözleşme imzalayabilirler ve 6 yabancı uyruklu futbolcu müsabaka isim listesine yazabilirler. 2014-2015: Kulüpler, en fazla 8 yabancı futbolcu ile sözleşme imzalayabilirler ve 5 yabancı uyruklu futbolcu müsabaka isim listesine yazabilirler. Anladığımız dile çevirecek olursak (6+2+sonsuz), (6+0+4), (5+3) şeklinde gidiyor...” Ne safmışım meğer? Absürtlüğün en büyüğünün bir sonraki olduğunu, Türkiye’de..]]> Wed, 07 Jan 2015 04:52:35 +0300 Hayal https://www.evrensel.net/yazi/73066/hayal https://www.evrensel.net/yazi/73066/hayal? Sosyal medya #yılınsporkaresi etiketiyle çalkalanıyor. Geriye bakmayı seviyoruz. Atkıyı yüzüne çekmiş taraftarlar, gol sevinciyle havada takla atan futbolcular, sert fauller, rakibiyle dalga geçenler, maçtan sonra kahraman pozu verenler, gergin teknik direktörler, ıstırap içindeki sakatlanmış oyuncular, e-bilet protestosundaki seyirciler, Dünya Kupası’ndaki Almanlar… Geriye yeterince bakılmışken, burada ileriye bakma fırsatını kullanalım. Adettendir, yeni yıldan dilek dilenir. Temenni etmek için yılın son gününü beklemek zorunda değiliz elbet, istemenin sonu yok. Ama olmayacağı neredeyse aşikar dilekleri, Kaf Dağı’nın ardındaki umutları, alelade bir günde harcamak istemiyoruz herhalde. Skorbordun sıfırlandığı günü seçiyoruz en faça dilekleri akıldan geçirmek için. Sporda 2015’in hayallerini alt alta yazalım. Oyun renklensin. Sadece forma renkleriyle yeterli kalınmasın. Taraftarın fişlenmeden, engellenmeden tribünleri doldurduğu, babasının elektronik biletiyle maça giren çocukları..]]> Wed, 31 Dec 2014 04:50:29 +0300 Sorumlu https://www.evrensel.net/yazi/73019/sorumlu https://www.evrensel.net/yazi/73019/sorumlu? Sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısının daha makbul olduğu, yıllar boyu her skorbordun üzerinde yazdı. Futbolculara Atatürk tarafından sevilmek yeterince heyecan vermemiş olsa gerek, o skorbordlarda adı yazan oyunculardan pek azı hem zeki, hem çevik, hem de ahlaklı olmayı önemsedi. Kabul. Türkiye’de spor hiçbir zaman huzur verecek kadar temiz olmadı. En naif spor izleyicisi dahi, sporun altında bir şeylerin yattığını hissetti hep. Zeki, çevik ve ahlaklılar genelde kazanamıyordu. Bırak kazanmayı, pek de sevilmiyordu.Ülke, Yeni Türkiye’ye dönüşerek daha zeki, daha çevik ve daha ahlaklı olmadı. Ama çok daha kötü bir şey oldu. Bu vasıfları taşımamaktan utanırdı en azından. Şimdi ise bu utangaçlığını üzerinden attı. Örnek mi? 3.5 sene öncesinde ortaya büyük bir şike skandalı çıktı. Ülkenin en büyük takımlarını, şampiyonlukları, kupa kazananları doğrudan etkileyen bir tezgahtı. Mahpuslara düşmeyen ne başkan kaldı, ne teknik direktör, ne futbolcu, ne idareci. Artık her şey açığa çıkmıştı. Ne ..]]> Wed, 24 Dec 2014 05:00:19 +0300 Zemin https://www.evrensel.net/yazi/72863/zemin https://www.evrensel.net/yazi/72863/zemin? 1984-1987 arası Galatasaray’ı çalıştıran Efsane Teknik Direktör Jupp Derwall Türkiye Anıları diye bir kitap yazmakla kalmıyor, bu günleri kitabında şöyle yansıtıyor. “Güzel zamandı geçen… Ne yazık ki, kısacıktı. Ama dolu dolu yaşandı… Teşekkürler sevgili İstanbul! Ve teşekkürler büyük ülke Türkiye! Yaşamama izin verdiğiniz sayısız harikulade güç için teşekkürler… Eğer onları yaşamamış olsaydım, hayatımın en anlamlı günlerini kaçırmış olacaktım…” 1988’te Beşiktaş’ta oynamış olan, Premier Lig’in gelmiş geçmiş en çok gol atan sekizinci oyuncusu Les Ferdinand, 2008’de İstanbul’u ziyaret etmişti. Ferdinand, uzun yıllar sonra yeniden Türkiye’de olmaktan çok mutlu olduğunu söyleyerek, “Otele gelirken İnönü Stadı’nı gördüm ve çok duygulandım. Eski hatıralarım canlandı. Beşiktaş benim kariyerimin başladığı yerdi. Çok güzel günlerim geçti ve unutulmaz arkadaşlıklar yaşadım” şeklinde bir açıklama yaptı bu ziyaretinde. Aynı dönemlerde Galatasaray’da forma giyen Zoran Simoviç v..]]> Wed, 03 Dec 2014 04:52:18 +0300 Destek https://www.evrensel.net/yazi/72759/destek https://www.evrensel.net/yazi/72759/destek? Geçtiğimiz sezon, 30 Ocak 2014 günü İspanya Kral Kupası’nda çeyrek final maçı. Çeyrek final serisinin ilk ayağı bir hafta önce San Sebastian’da oynanmış. Real Sociedad, Racing Santander’i 3-1 yenerek deplasmandaki ikinci maça iyi skorla gitmeyi başarmıştı. Ancak ikinci maçtan önce, Racing Santander’li oyuncular bir bildiri yayınladılar. Başkan oyunculara aylardır hak ettikleri ücreti ödemiyordu. Hatta bir tur önceki kupa maçında, Almeria karşısında Santander’li oyuncular maçın ilk 20 saniyesi koşmayarak yönetime bir mesaj vermişti. Haklarını istiyorlardı. Başkan Angel Lavin defalarca ücretlerini ödeme sözü vermiş ve tutmamıştı. Artık bıçak kemiğe dayanmıştı ki, takım kaptanı Mario Fernandez öncülüğünde bir bildiri yayınladılar. “Kulübümüz ve bizim için ne kadar kritik olduğunu bildiğimiz bu dönemde aldığımız bu kararın; saygı ve minnet duyduğumuz Racing taraftarı tarafından anlaşılıp sahiplenileceğini umuyoruz” diye ifade ettiler kendilerini. Evlerinde Sociedad’ı 2-0 yendikleri t..]]> Wed, 19 Nov 2014 04:52:19 +0300 Rezil https://www.evrensel.net/yazi/72707/rezil https://www.evrensel.net/yazi/72707/rezil? Murathan Mungan’ın muhtemelen on yılları, bir ihtimal asırları kucaklayacak bir tespiti var Türkiye’ye dair. “Burada her şey olabilirsiniz ama rezil olamazsınız.” demişti. Asla rezil olunmayan ülkenin, rezil olmama güvencesini almış insanları da kendi çizdikleri çizginin dışında hiçbir şey olmaya izin vermiyor. 2007’den beri Almanya’da her düzeyde genç milli takımda oynayan, Bayer Leverkusen’de St. Pauli’de iz bırakmış bir oyuncu Deniz Naki. İkinci bir Mesut Özil olur yorumları yapılmış hakkında. Orijinal Mesut Özil gibi, o da istikrar yakalamakta zorlansa da iyi oyuncu unvanını kalıcı olarak elde etmiş bir isim. Oynadığı St. Pauli tüm dünyadaki muhalif, solcu, anarşist tribünlerinin severek andığı bir Hamburg takımı. Gönüllerdeki yeri bambaşka. Geçen sezonun başında, sosyal bir tarih vermek gerekirse Gezi direnişinin hemen sonrasında Gençlerbirliği’ne transfer oluyor Deniz. Viva St. Pauli taraftar grubu Gençlerbirliği’nin sol eğilimli, antifaşist taraftar grubu KaraKızıl’a şu me..]]> Wed, 12 Nov 2014 04:50:03 +0300 Çözümsüz https://www.evrensel.net/yazi/72647/cozumsuz https://www.evrensel.net/yazi/72647/cozumsuz? 30 Eylül 2014 günü Ziraat Türkiye Kupası kuraları çekildi. Bölgesel Amatör Ligde oynayan Cizrespor ile, 2. Lig’den Göztepe eşleşti. Kuranın çekildiği günden itibaren sosyal medyada, özellikle Göztepe taraftarı endişeli yorumlar yapmaya başladı. Çünkü Cizrespor bir önceki turda Aydınspor 1923 ile oynamış ve gergin bir maç geçmişti. Daha doğrusu maçın gergin geçtiğini Aydınsporlu Aytek Aşıkoğlu’nun tweetlerinden öğrendi kamuoyu. Aşıkoğlu’nun yazdığı tweetleri birleştirerek (imla hataları kendisine ait olmak üzere) aktarıyorum. “Şükurler olsun TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞIYIM şükürler olsun ATATÜRK’ÜN EVLADIYIM. Bir tane türkbayrağinın olmadığı bizden başka kimsenin türkçe konuşmadığiistiklalmarşımizi sadece bizim söyledigimiz bir yerde Türkiye Kupasi maçı oynadik.tehditlericinde sözde stada girerken yedigimiz dayaklar arasinda arama yapilmadanicerialinan 5000 eli taşlı kişilerin icindebaziarkadaslarimizinhakli olarak oynamak istemedigibazilarinin ise korkudan elinin ayaginintitredgi k..]]> Wed, 05 Nov 2014 04:51:43 +0300 Vasat https://www.evrensel.net/yazi/72588/vasat https://www.evrensel.net/yazi/72588/vasat? Eğer kibrit kutusu üzerindeki “vasati” kullanımını saymazsak, vasat sözcüğü gündelik hayatta en çok sporda, hatta futbolda kullanılır. Vasatı aşamadı, vasat bir takım, vasat futbolcu, vasat futbol kalitesi… Sözlüğe bakarsan; vasat orta demek, ortalama anlamına geliyorsa da vasat ortalamanın kötüye, yavana yakın alt dilimini ifade ediyor. Bir oyuncu için vasat oynadı derken “Takımın ortalaması kadar performans gösterdi” anlamı çıkmaz. Kötüye yakındı diye okunur. Vasatın altında ise, berbattı demenin kibarca söylenişi aslında. Vasatlık, Türkiye’de gündelik hayatın ana unsuru oldu. Uzunca bir süredir. Vasat olmazsan marjinal ilan ediliyorsun. Baskı düzeni, vasatın üstüne çıkıp başarmaya çalışanları, vasatın altında kalıp kaybedenleri tümden marjinal ilan ediyor. Vasatlık bölgesini ise yegane kurtuluş gibi gösteriyor. Vasat ol, silikleş ve rahatla diyor. Vasatın dışını rezil, aykırı, zararlı gösteriyor. Spora da yansıyor bu. Süper Lig, bir ara Avrupa’nın önde gelen ligleri arasında göst..]]> Wed, 29 Oct 2014 06:00:48 +0300 İstikrar https://www.evrensel.net/yazi/72538/istikrar https://www.evrensel.net/yazi/72538/istikrar? Türkiye’de futbolun iyiye gitmediğine dair yazmak belki de işin kolayı. Alim olmaya gerek yok bunun için. Nereden tutsan elinde kalıyor. Geçtiğimiz haftalarda bunu n sebeplerinden bazılarına; ekol yaratamayışımıza, yapıcı futbol oynayamayışımıza, futbolun doğru ve dürüstçe yönetilemeyişine değinmeye çalıştım. Bu hafta daha basit bir konudan yaklaşacağım. İstikrar. Son üç yılda Türkiye Futbol Federasyonunun uyguladığı yabancı kısıtlamalarını aldım federasyonun web sitesinden: 2012-2013: Kulüpler, istedikleri sayıda yabancı uyruklu futbolcu ile sözleşme imzalayabilirler. Müsabakalarda 8 yabancı uyruklu futbolcu 18 kişilik müsabaka isim listesine yazılabilir, ancak aynı anda en fazla 6 yabancı uyruklu futbolcu oynatılabilir. 2013-2014: Kulüpler, en fazla 10 yabancı futbolcu ile sözleşme imzalayabilirler ve 6 yabancı uyruklu futbolcu müsabaka isim listesine yazabilirler. 2..]]> Wed, 22 Oct 2014 00:09:59 +0400 Çek bir Türkiye https://www.evrensel.net/yazi/72482/cek-bir-turkiye https://www.evrensel.net/yazi/72482/cek-bir-turkiye? Türkiye Milli Takımı 1996’da ilk kez Avrupa Şampiyonası’na katıldığında ve hemen sonrasındaki Euro 2000’de çeyrek final geldiğinde bu topraklara futbolun adaleti olduğuna dair bir hava yayılmış idi. Euro 2000’in az öncesinde ve az sonrasında gelen başarılarla UEFA ve Süper Kupası olan bir ülke sıfatını, takip eden ilk Dünya Kupası ile de Dünya üçüncülüğünü elde etti Türkiye. “Çalışınca oluyor”dan tutun da, milli birlik ve beraberliğe kadar 1001 adet analizle açıklanan bir başarı vardı. Türkiye futbolu, 75 yılda yaşayamadığı başarıyı sonrasındaki beş yılda yaşamıştı. Bu başarıların neredeyse tümünün altında bir isim vardı, Fatih Terim. Mevzu adalet falan değildi. Sadece birkaç yıl geçerli olacak bir “işgal futbolu” devriydi. Sahayı domine eden, rakibin burçlarına saldıran takım kazanıyordu. Dönem A..]]> Wed, 15 Oct 2014 00:44:04 +0400 Yeni Türkiye milli takımı https://www.evrensel.net/yazi/72431/yeni-turkiye-milli-takimi https://www.evrensel.net/yazi/72431/yeni-turkiye-milli-takimi? Türkiye Kadın Milli Basketbol Takımı İstanbul ve Ankara’da düzenlenen Dünya Kadınlar Basketbol Şampiyonası’nda yarı final oynadı. Futbol ve basketbol gibi takım sporlarında milli takım düzeyinde yaklaşık 20 yıldır başarı elde edebiliyor Türkiye. Futbolda Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası’nda yarı final, erkek basketbolunda eşdeğer turnuvalarda final oynadı. Kadınlarda alınan Eurobasket ve Olimpiyat dereceleri var. Voleyboldaki başarı ise kulüpler düzeyinde. Sporda ekolün önemine inanıyorum. Ekol olmak en basit tabir ile sokakta o sporu oynayan çocuklar kendisine örnek aldığı, hayran olduğu oyuncular. Türkiye’nin bu düzeyde ekol olduğu tek dönem 80’ler ve 90’lar için halter olsa gerek. Belki güreş bir de. Olimpiyat performansı bunun için iyi bir gösterge. Türkiye’nin bugüne dek aldığı toplam 88 olimpiyat madalyasının 69’u g&..]]> Wed, 08 Oct 2014 00:51:29 +0400 Kentin sporu https://www.evrensel.net/yazi/72381/kentin-sporu https://www.evrensel.net/yazi/72381/kentin-sporu? Gezi’den beri herkesin gözü açıldı. Fazlasıyla. İnşaatın kentleri yuttuğunu gördü insanlar. Yüzlerce yıl önce başlayan kentleşme, hayvanların ve bitkilerin doğal ortamlarını ele geçirdi. İnsanların doğa uğruna kentlerin yok edilişine tepkisi Nazi karşıtı din adamı Martin Niemöller’in meşhur sözünde olduğu gibiydi. “İnşaatçılar önce bitkiler için geldiler, ses çıkarmadım. Çünkü bitki değildim. Hayvanları toplayıp kentlerden attıklarında, sesimi çıkarmadım, çünkü hayvan değildim. Benim için geldiklerinde ses çıkaracak kimse kalmamıştı.” Sıra insanlarda gerçekten. İnşaat şantiyeleri bir bir insanları yutuyor. Öldürüyor. Yeşil alanları, parkları, sahilleri, koruları hedef alıyor inşaatlar. İnsanlara ait doğal yaşam hürriyetini alıp götürüyor. En çok da kentli insanın spor yap..]]> Wed, 01 Oct 2014 00:08:54 +0400 Jüri toplumu https://www.evrensel.net/yazi/72326/juri-toplumu https://www.evrensel.net/yazi/72326/juri-toplumu? Geçen hafta futbolun maddi değerinin yok olduğunu tartışmıştım bu köşede. Her şeyi babalar gibi satabilen iktidar nasıl olduysa futbolu satılamaz hale getirdi. Kapitalizme karşı olduğundan, futbolu satmak istemediği için değil; satın alanları bile tayin etme egosundan ötürü. Tribünleri kendi tasarlamak istiyor. Adeta Adnan Oktar’ın canlı yayında sevgiyle karşıladığı kadın program ortakları gibi seyircilerin maçlara gelmesini istiyor iktidar: - Munis, kedi gibi, şirin. Ağzı var dile bak yahu, bundaki şirinliğe bakar mısın? Muhteşem bir şey… Maşallah çekip devam edelim. Çünkü iktidarın hayallerindeki seyirciler dışında, futbola dair Maşallah çekilecek bir durum kalmadı. Geçen sene, tam da bu zaman, eylülün ekinoks haftasında Olimpiyat Stadı’nda oynanan Beşiktaş-Galatasaray maçına 76 bin 127 seyirci gelmiş. (Sahi maçın sonunda sahaya girilmesi, trib&uum..]]> Wed, 24 Sep 2014 00:38:08 +0400 Futbolun değeri https://www.evrensel.net/yazi/72274/futbolun-degeri https://www.evrensel.net/yazi/72274/futbolun-degeri? Dünyanın en büyük vergi, muhasebe, denetim ve danışmanlık şirketlerinden Deloitte Avrupa’daki toplam futbol pazarının büyüklüğünü 20 milyar Euro olarak hesaplıyor. Bu sayı sadece Avrupa’daki liglerin değeri. Takımların geliri alt alta yazılınca oluşan yekun. Avrupa dışındaki kıtaları, Dünya Kupası ve diğer uluslararası organizasyonları hesaba katınca sayı daha da büyüyor. 20 sene önce sadece tribün gelirleri, yöneticilerin hibeleri ve bir kaç oyuncuya ödenen yüksek transfer ücretlerinden oluşan bir pazardı futbol. Aradaki milyarlarca Euro’luk farka, biz endüstrileşen futbol diyoruz. Futbolseverin sevmediği, dünyayı ticaret gözlüğü ile algılayanların ise sevdiği bir meblağ bu. Kulüpler bu bütçeyi üç gelir kaleminden sağlıyor özünde. En büyüğü yayın hakları, ikincisi reklam ve sponsorluklar, ü&..]]> Wed, 17 Sep 2014 00:12:52 +0400 Değişim https://www.evrensel.net/yazi/71978/degisim https://www.evrensel.net/yazi/71978/degisim? Yanıtına ulaşmakta zorlandığım bir soru var: Futbol dinamik bir oyun mu, yoksa muhafazakar bir kurguda mı? Değişim mi kazanır futbolda, istikrar mı? Eğer oyun sistemleriyse söz konusu olan, 4 yılda bir dünya futboluna damga vuran hakim oyun stili değişiyor diyebiliriz.1934-1938’deki İtalya’nın ve 1958-1962’deki Brezilya’nın dublelerinin ardından Dünya Kupası’nı peş peşe alabilen bir takım yok. Gerçekten de hakim futbol ekolünün dört yıllık periyodlarla yeni bir karaktere büründüğünü görmek mümkün. Dünya Kupası’nı alan futbol ekolü, tüm dünyada binlerce takımın ilham kaynağı oluyor. 1970’lerin Hollanda’sının Total Futbol’u, 1990’ların Almanya’sının 3-5-2’si 4 yıldan daha uzun süreler damgasını vurduysa da futbola, modern futbolun sahaya diziliminde bahsedebileceğimiz değişim 4 yıllık periyotlarla gerçekl..]]> Wed, 06 Aug 2014 00:07:28 +0400 Altın güvercin https://www.evrensel.net/yazi/71827/altin-guvercin https://www.evrensel.net/yazi/71827/altin-guvercin? Dört yıl özlenen renk cümbüşü bitti. Gary Lineker tekrar haklı çıktı desek yalan olmaz. Almanya kazandı. Tabii futbolla ucundan ilgilenen kim varsa Almanya’nın hakkını takdir edecektir. Ediyor da zaten. Almanya bir ilki başarıp, kupayı finale çıkmadan kazandı. Unutulması mümkün olmayan 7-1’lik Brezilya yarı finalinden sonra herkesin teki oldu Almanya. 1986 ve 1990’ın finallerinden birisi tekrar edecekti. Ya isyankar Arjantinli gençler alacaktı kupayı ya da Alman disiplini sürprize yer vermeyecekti. İkincisi oldu. İki hafta önce bu köşede kahramanlar çağının bittiğini, futbolun yeni kurgusunun kahraman çıkartmayacağını yazdım. En az Diego Armando Maradona kadar yetenekli, en az onun kadar deli Lionel Messi’nin bir dünya kupası efsanesi olmasının önündeki tek ve mutlak engelin futbolun kahramanlara izin vermeyecek kadar büyük bir ekonomik pasta olduğu..]]> Wed, 16 Jul 2014 00:20:38 +0400 Kahramanlar çağı https://www.evrensel.net/yazi/71710/kahramanlar-cagi https://www.evrensel.net/yazi/71710/kahramanlar-cagi? Dünya Kupası’nda üçüncülük maçını da sayarsak 10 maç kaldı. Çeyrek final, yarı final ve final; matematik gereği kaderi tayin edecek maçlar. Erken kaybeden Avrupalılar (İtalya-İspanya-İngiltere) tersten bir sürpriz yarattı, Kosta Rika ve Kolombiya da tatlı bir Amerikan esintisi hissettirdi. Sürpriz kazanan ve kaybedenlerin ortak baş harfleri dışında henüz unutulmaz sahneler yaşanmadı. Ya da daha fazlasını istemekten; eldekiyle tatmin olmak zorlaşıyor. Bir oyun var gibime geliyor. 2006 ve 2010 Dünya Kupası’nda 5 gol atan gol kralı oluverdi. Şimdi ise Kolombiyalı James Rodriguez çeyrek finale kadar 5 golü defterlere yazdırdı bile. 5’er gol atan 4 kral çıkan 2010’un dört valesi Müller, Forlan, Villa ve Sneijder toplam 20 golün 9’unu çeyrek final ve sonrasında attılar. Yani ilk 16 seviyesinde henüz Forlan ve Sneijder 2, Müller ..]]> Wed, 02 Jul 2014 00:05:53 +0400 Dik dur https://www.evrensel.net/yazi/71657/dik-dur https://www.evrensel.net/yazi/71657/dik-dur? Galatasaray Liv Hospital basketbol takımı, Fenerbahçe Ülker ile oynadığı Beko Basketbol Ligi final serisinin son maçı için Ülker Arena’daki maça çıkmayınca 20-0 yenik ilan edildi. Bugün sadece bu cümle etrafında yazmaya çalışacağım başarabilirsem. Belki basketbolseverlerin unutamayacağı bir final serisi olma ihtimali varken, son maçı oynanmayan bir seri olarak yine unutulmamayı başardı. Galatasaray yönetimi günahı sevabı kendisine ait bir karar aldı ve kendilerini deplasmanda güvenli hissetmediklerini söyleyerek maça çıkmadı. Kıyamet de o noktada koptu. Çünkü bu güne kadar “Gerekirse ligden çekiliriz” söylemleri, “Federasyon aklını başına alsın” yaklaşımları (En azından tepedeki takımlar tarafından yapıldığında) arkası gelmeyen bir güç gösterisi olarak algılanıyordu. O yüzden Ünal Aysal&r..]]> Wed, 25 Jun 2014 00:02:41 +0400 Renksiz https://www.evrensel.net/yazi/71601/renksiz https://www.evrensel.net/yazi/71601/renksiz? Bu oyunu bir sürü başka şey kadar, gol için seviyoruz. Gol olmayan onlarca sıkı maç söyleyebilirim. Ama gollü bir maç, golsüz bir maçtan genelde daha iyidir. Sevdiğimiz Dünya Kupası, sevdiğimiz gollerle başladı. 2010’da gruplardaki ilk maçların sonunda, 16 maçta 25 gol görmüşken; şimdi gruplarda ilk maçlar dahi bitmeden 41 gol gördük bu yazının yazıldığı an itibariyle. Ölüm gruplarında, favoriler arasındaki maçların 0-0, 1-1 bitmesine alışmıştık. Son finalin kaybedeni Hollanda’nın şampiyon İspanya’yı beşlemesine, Almanya’nın havalı Portekiz’i dörtlemesine şaşırmaz olduk. 2010’da vuvuzela sesleriyle çınlayan kupa, şimdiden gol diyen çığlıklarla kazındı aklımıza. Konuşmak için çok erken ama 1990’dan beri beş kupayı Brezilya-Fransa-İtalya-İspanya’dan oluşan Latin&Akdeniz ekürisi kaza..]]> Wed, 18 Jun 2014 00:01:41 +0400 Birinci sınıf futbol https://www.evrensel.net/yazi/71371/birinci-sinif-futbol https://www.evrensel.net/yazi/71371/birinci-sinif-futbol? Tribünlere localar yapılırken bas bas bağırdık. “Futbolu ait olduğu sınıftan koparmayın” diye. Yaptınız locaları tribünün tam göbeğine. Yayın hakları ihaleleri sırasında yırtındık. “Satılan senin futbol izleme özgürlüğün, kazanma ihtimalindir” diye. Tribünlerin sesini en çok kısan aldı ihaleyi. Sponsor pazarlıkları sırasında çok söyledik. “Kapitalizmde vermeden almak yoktur. Gün gelir o sponsor şirketler ipotek koyuverir senin forma aşkına” diye. Şimdi sponsor firmanın ismi kulüpten önce geliyor. Kombine biletler furya olduğunda dedik. “Kombine takımına fayda gibi görünür ama futbolun renklerini yok edecek” diye. Şimdi gelsin deplasman yasağı, gitsin e-bilet. Takımlar şirketleşmeye başladığında, “Oooh futbolumuz kalkınacak” diye düşünenlere “ Metin Kurt’un “Futbol arsada güzel, borsada de..]]> Tue, 20 May 2014 23:59:49 +0400 Babalara gelmeyelim https://www.evrensel.net/yazi/71311/babalara-gelmeyelim https://www.evrensel.net/yazi/71311/babalara-gelmeyelim? Anneler günü, Türkiye’nin en güçlü baba figürlerinin canlı yayındaki hiddetli öfke patlamalarının gölgesinde geçti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nu; Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ise Fenerbahçe taraftarlarını edepsiz ve terbiyesiz olmakla suçladı. Bağıra çağıra, herkesin önünde. Siyasetten bağımsız düşünmek kolay olmasa da, eninde sonunda spor sayfasında yayınlanan bir köşe yazısı bu. O yüzden Başbakan’ın öfkesini değil de Aziz Yıldırım’ı ele alalım. Adil olmayan bir yargı süreci sonunda mahkûmiyeti kesinleşen cefakar bir nefer diyorlar. Yıkılmayan son kale Fenerbahçe’nin, hani İslam Çupi’nin, Lefter’in, Selçuk Yula’nın erken kaybettiğimiz Ali İsmail Korkmaz’ın Ahmet Atakan’ın takımını; serveti, özgürl&uu..]]> Wed, 14 May 2014 03:28:43 +0400 Bir tek dileğim var https://www.evrensel.net/yazi/71258/bir-tek-dilegim-var https://www.evrensel.net/yazi/71258/bir-tek-dilegim-var? Bu yazıyı Hıdırellez gecesi yazıyorum. Bu topraktaki milyonlarca kişinin bir gül ağacının altına taşlarla dizdiği hayal, ateşten atlarken dilediği yegane istek. Gerçekleşmeyeceğine neredeyse emin olduğun ama bir türlü vazgeçemediğin rüyaların gecesi. Deniz Tarafındaki Kale adına ateşin üzerinden atlarken, sahalarda aşağıdaki güzel insanların artmasını umdum. İtiraz etmeyenler: Hangi maçta olmaz ki tartışmalı bir pozisyon? Sinsi bir faul, gizli bir ofsayt, hakemin görmediği bir elle oynama. Pozisyonun mağduru da illa ki hakkını arar. Bağırır, elini kaldırır. İsyan eder. İstemediği kararı engellemeye çalışır. İşte tam bu anda, itiraz etmeden haklı ya da haksız; hakemin kendi gibi hatasıyla doğrusuyla bir insan olduğunu fark eden oyuncu sessizce kalkar. Hiçbir şey demeden, tatlı bir el hareketiyle konuyu kapatarak mevkisine geçer ya. İşte o zaman bambaşka bir titrer insanın içi. Kimi zaman takımının h..]]> Wed, 07 May 2014 00:09:18 +0400 Tekerrür https://www.evrensel.net/yazi/71144/tekerrur https://www.evrensel.net/yazi/71144/tekerrur? Yenilik hep umuttur. Yeni bir oyuncak her çocuğu mutluluktan deliye döndürür. Yeni bir kent görünce keşfetmenin büyüsüne, heyecana kapılırsın. Yeni bir kitap, yeni bir şarkı, yeni bir dost bazen de yepyeni bir aşktır hayatın anlamı. Rutin ne kadar sıkıcıysa yeni de o kadar neşelidir. Bugün bir günlüğüne devlet erkanının koltuğuna oturacak çocuklar neşe kaynağı oluveriyor, değişmeyeceğini bildiğin yıllanmış koltuklara yarım saatliğine bir yenilik getiriyor diye. Sporu da yeni olanı görme heyecanı adına sevmiyor muyuz? Yeni bir transfer uğruna sabahın kör karanlığında kalkıp havaalanına, yola düşüyor binlerce taraftar. Bahis sitelerinin 11.50 oranla neredeyse kesin yenilir dediği takımın, bir umut yeni bir şey yapar da yener diye değil mi umutlu bekleyişin? Akıl almayan bir şut, hayal edemediğin bir pas için. Aynı nehirde iki kere yıkanılmadığından, yarına dair umudumuz hiç b..]]> Wed, 23 Apr 2014 00:01:45 +0400 Ekol https://www.evrensel.net/yazi/71091/ekol https://www.evrensel.net/yazi/71091/ekol? Tanju Çolak “Bu bir sevgi olayı” diyerek açıklasa da, spor bir ekol olayı. Doğru altyapı çalışmalarını kurar, hedefe yönelirsen meyvelerini alma şansın artıyor. Başarılı olursan özgüvenin yükseliyor, başarıyı sürdürme ihtimalin de yükseliyor. Biraz örnekleyerek başlayayım. Futbolun en büyük organizasyonu Dünya Kupası. Bu yılın ev sahibi Brezilya 7 final, 5 şampiyonlukla kupa tarihinin en sıkı istatistiğine sahip. Bu 7 finalin 4’ünü 1950-70 arası oynanan 5 kupada, kalan 3’ünü ise 1994-2002 arası oynanan 3 turnuvada almış. İlk dalga Pele, Didi, Garrincha neslinin eseri, ikincisi Romario, Ronaldo, Rivaldo jenerasyonunun. 1994 ve 2002 Şampiyonluklarının ikisinde birden form giyen sadece iki futbolcu var oysa, Cafu ve Ronaldo. Yani aynı oyunculardan kurulu bir kadrodan söz etmek de mümkün değil. Ancak birbirini eğiten, elden ele geçen oturmuş bi..]]> Wed, 16 Apr 2014 00:02:34 +0400 Geri al https://www.evrensel.net/yazi/71033/geri-al https://www.evrensel.net/yazi/71033/geri-al? Benim gibi bilişim sektöründe çalışan bir dostum, yıllar önce bilgisayarlarda olup da gerçek hayatta olmayan en önemli özellik “Undo (Geri al)”dır demişti. İnsan öğrenen bir varlık. Çağlar içinde binlerce sosyal, kültürel, siyasal ve teknolojik devrim gerçekleştirmiş insan türü; şu gerçeği öğrenip kabul etmiş. İnsan hata yapıyor. Ve en güncel devrimlerden birisi olan bilgisayar teknolojisi bunun üzerine kurulmuş. Kimi zaman sinir bozan “Silmek istediğinize emin misiniz?”, “Dosyayı kapatmadan önce kaydetmek ister misiniz?”, “Geri al”, “Geri almayı geri al” komutları insanın hata yaptığı gerçeği üzerine kurulu. Hatalara toleransı olmayan sistemler insanın doğasına ters. Ne yazık ki, önceki yüzyılların ürünleri olan hukuk, mekanik, siyaset ve spor; teknoloji kadar anlayışlı değil. H..]]> Wed, 09 Apr 2014 00:04:05 +0400 Daha https://www.evrensel.net/yazi/70916/daha https://www.evrensel.net/yazi/70916/daha? Sporun geçmişi 4000 yıl önceye dayanıyor. İnsanlık tarihine göre çok bir süre değilse de; insan 4000 yıldır evrimleşti. Ortalama insan ömrü o günlerden bugüne 4 kat arttı. Olimpik sporların temel mottosu olan “Daha güçlü, daha hızlı, daha yüksek” noktalara erişti sporcular. Artık rekorlar santimetrelerle, saliselerle kırılıyor. Sporcular çocuk yaştan itibaren eğitimi, beslenmesi, disipliniyle bir rekor makinesi olacakmış gibi yetiştiriliyor. Zira insan bedeninin limitleri var. Daha güçlü, daha yüksek, daha hızlı olmak o kadar kolay değil artık. Efsanevi sırıkla atlamacı Sergey Bubka’nın 1994’ten beri kırılamayan 6.15 metrelik rekorunu, Fransız atlet Renaud Lavillenie20 yıl sonra ancak 1 santimetreyle aşabildi.Bubka’dan geriye doğru 20 senede bu rekor 30 kere ilerletilmiş ve toplamda 60 santimetre yükseltilmişti. Yüksekliğin sınırlarındayız sa..]]> Wed, 26 Mar 2014 00:02:44 +0400 Hatice https://www.evrensel.net/yazi/70862/hatice https://www.evrensel.net/yazi/70862/hatice? Mahallenin bilgiç, pek de hazzedilmeyen abisinin sözüdür. Sadece kazandığı maçlardan sonra der. “Ben Hatice’ye değil neticeye bakarım aslanım” diye, sevimsizce. Netice her sözün sonudur ona göre. Artık bunun üzerine anlattığın her laf Hatice’nin bir parçasıdır ve abimiz Hatice’ye bakmadığını baştan söylemiştir. “Sana bir sivrisinek masalı anlatayım mı?” kadar pis bir kısır döngüdür. Halbuki çoğumuz Hatice’nin peşindeyizdir. Mahalle basketbolu tek potada oynanırken, sessiz bir anlaşmayla ilk 15-20 dakikada skor hesabı tutulmaz. Isınma, alışma, rakibi tartma oturumudur. Ama skor sayılıyormuşçasına da sıkı geçer bu kısmı maçın. Hatta daha özgürce, daha güzel oynanır basket. En estetik hareketler bu dönemde gelir. Kalan kısımda o tadı bulamazsın bir daha. Futbolcular ısınmaya çıktığında, dertleri genelde H..]]> Wed, 19 Mar 2014 00:01:17 +0400 Son düdük https://www.evrensel.net/yazi/70813/son-duduk https://www.evrensel.net/yazi/70813/son-duduk? 8 yaşındaki oğlum Güney, futbolla yatıp kalkmaya başladı bir süredir. Hem oynuyor, hem de izliyor, öğrenmeye çalışıyor. Çok da soru soruyor. Kurallarla, teamüllerle, olmazlarla törpülenmemiş zihni her şeyi sorgulamaya izin veriyor çünkü. -Hiçbir maçta kaleci topu elle karşı kaleye fırlatarak gol atmış mıdır? -Mesela, endirekt serbest vuruşta vuran futbolcu şut çekti ve top direğe çarpıp geriye döndü, kimseye çarpmadan taa kendi kalesine gitti. Gol sayılır mı? En çok da itirazlara takılıyor. -Baba, hakemin düdüğü çaldıktan sonra kararını değiştirmeyeceğini herkes biliyor. Neden o kadar itiraz ediyorlar ayıp değil mi? Ayıp duygusunun en son hangi futbol tartışmasında mevzu bahis olduğunu düşünüyorum. Bildik yanıtlarla tatmin etmeye çalışıyorum merakını.”Oyuncu da biliyor hakemin kararını değiştir..]]> Wed, 12 Mar 2014 08:50:25 +0400 Bizim anneler, babalar, oğullar https://www.evrensel.net/yazi/70747/bizim-anneler-babalar-ogullar https://www.evrensel.net/yazi/70747/bizim-anneler-babalar-ogullar? Babasının Metin Kurt’a söylediği “Sakın sizden zayıflarla uğraşmayın. Zayıflara yardımcı olun. Eğer ille de biriyle mücadele edecekseniz sizden daha güçlüsü olsun” sözleri Metin Kurt’a hayatı boyunca ilham veriyor. Galatasaray’da oynarken, kulüp kendisinin fikrini almadan eski sözleşmesini yarı bedeline uzatmayı dayatıyor. Kabul etmiyor, kulüp inat ediyor ve yasaların zayıf noktasını kullanarak Metin’i asgari bir bedel üzerinden zoraki oynatıyor. Metin “Tamam uzatın ben de oynarım ama canınıza okurum. Bu anti-demokratikliği ortaya çıkarırım, utandırırım sizi” diyor. İki sene boyunca o paraya oynuyor ama ilk futbolcu örgütlenmesini kuruyor. Futbolcuların sendikalaşmasına önayak oluyor. Ernesto Che Guevara gençliğinde arkadaşı ile Latin Amerika’yı motosikletle gezerken Peru’daki cüzzam hastaları ile futbol oynuyor. Daha sonra babası..]]> Wed, 05 Mar 2014 00:14:23 +0400 Değer https://www.evrensel.net/yazi/70684/deger https://www.evrensel.net/yazi/70684/deger? Futbol endüstriyelleşti cümlesini her yazının bir yerlerine yazmak gerekiyor. O kadar çok etkisi oluyor ki bunun oyuna. Endüstriyelleşmek, bir şirket gibi yönetilmek demek. Heyecanla, duyguyla değil paranın rasyonalitesiyle hareket etmek. Daha iyi futbolla değil de daha büyük stadyumla, forma satışıyla, borsadaki hisse değeriyle övünmek ne yazık ki normalleşti. O kadar yavaş ve sinsice yedirdiler ki bunu; sporda rekabet ettiğini sanan bir çok taraftar takımının stadyum inşaatında, mağaza satışında, sponsor anlaşmasında, hisse senedinde en iyi olmasını dilerken buldu kendisini. Hisse senedine önem verseydim sor kulübü değil banka tutardım, istikrarlıdır banka kağıtlarının getirisi. Mağaza cirosu o kadar belirleyici olsa, ülkeden çıkmış bir sürü perakende devi mevcut. Onlardan birisinin renklerine gönül verirdik. En iyi inşaatı yapmak marifetse, müteahhitten bol ne var? Onlara sev..]]> Wed, 26 Feb 2014 00:03:09 +0400 Sağlam https://www.evrensel.net/yazi/70624/saglam https://www.evrensel.net/yazi/70624/saglam? Gençler, çocuklar spor yapsın isteriz. Sağlıklı olsunlar. Takım ruhunu, arkadaşlığı öğrensinler. Galibiyeti tatsın, yenilgiyi hazmedebilsin. “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” sözü bu toprakların bir liderinden çıkmıştır. Şimdilerde sağlam kafa da sağlam vücut da prim yapmıyor gerçi; varsa yoksa sağlam irade. Bundan 13 sene önce “Futbolu sağlıklı bir yaşam için oynamıyoruz” diyen futbolcunun Emre Belözoğlu oluşu ya müthiş bir tesadüf ya da dünyevi adalet. Emre bu beyanatın üzerine iki ırkçılık skandalının, birkaç saha içi şiddetin, rakiplerine ettiği bolca küfrün sahibi oldu. Gerçekten sağlıklı bir psikolojisi olmadığını, futbol oynadığı halde sağlıklı kalmadığını ispat etti. Ki o Emre, Türkiye’den son 20 yılda yetişen en yetenekli 3-5 futbolcu arasında gösterilir. Uç bir örnek olsa da, komünist bir..]]> Wed, 19 Feb 2014 00:01:34 +0400 Suya düştü https://www.evrensel.net/yazi/70565/suya-dustu https://www.evrensel.net/yazi/70565/suya-dustu? İki hafta önce, sezon sonuna kadar iyileşemeyecek Bruma’nın sezon sonuna kadar Gaziantep’e kiralık verilmesinin beni ne kadar huzursuz kıldığını yazdım. Bu iki haftada küçük arkadaş gruplarımızda o kadar çok tartıştık ki bunu. “Geçmişte sözleşme dondurmak serbestti, ne oldu da bu hak Galatasaray’a tanınmadı?” diyene de hak verdim, “A’dan Z’ye yasal görünüyor ama içime sinmeyen bir nokta var bu kiralamada” diyene de. Sonra laf lafı açtı, konu Cenk Tosun’un Beşiktaş’la anlaştıktan sonra Gaziantepspor’la Beşiktaş’ın oynadığı maça geldi. Ben de sordum “Peki bu iş nediraga?” diye. Orada, arkadaşım Barış’tan bir yanıt aldım ki hayatın her alanına çekip götürülesi. “Abi, o iş tertemiz. Biz insana, Cenk’in insanlığına güvenmeyeceksek bırakalım bu işi.” Sahi ya, ne kadar..]]> Wed, 12 Feb 2014 00:04:34 +0400 Günlerin bugün getirdiği https://www.evrensel.net/yazi/70505/gunlerin-bugun-getirdigi https://www.evrensel.net/yazi/70505/gunlerin-bugun-getirdigi? Ara transfer dönemi bitti. Bol hareket, bol para döngüsü. Yeni umutlar. Devre arası transferi büyülüdür. Sezon sonunda eskiye dair ne varsa yaz sıcağında erir gider. Sıfırdan başlar. Bitmiş sezona dair defterler kapanır. Yazın gelen oyuncu yeni bir takıma gelmiştir. Devre arası transferinin ise şapkadan tavşan çıkarması beklenir. Yeterince iyi gitmeyen takıma, ya da iyi takımın aksayan bölgesine gelmiştir. Yeni bir takımın bir üyesi olması değil, mevcut takımın ağrıyan yerini iyileştirmesidir beklenti. Sezon sonu gelmeden alelacele transfer edildiğine göre, kuvvetle muhtemel eski takımının yıldızıdır, ya da tam tersi bir önceki takımın artık teklemeye başlayan emektar ağabeyi sıfatıyla yeni camiaya tecrübesiyle güç katacaktır. Devre arası transferi, planlayan açısından da incelik gerektirir. Teknik direktörün sahaya çıkardığı 11 sorgulanmaz da, 70. dakikada oyuna soktuğu te..]]> Wed, 05 Feb 2014 00:23:43 +0400 Ne karşılığı https://www.evrensel.net/yazi/70447/ne-karsiligi https://www.evrensel.net/yazi/70447/ne-karsiligi? Yirmi yıl kadar önce milyonlarca kişi Galatasaray’ın bir Trabzonspor maçında bacağı kırılan genç yıldızı Okan Buruk’a ağlamıştı. Gözyaşları kurumadan, Galatasaray’ın “Oyuncumuza sahip çıkacağız” açıklamasıyla bu sefer duygudan ağladı aynı insanlar. Tesadüf o ki, 20 yıl sonra Galatasaray’ın bir başka genç oyuncusu Aydın Yılmaz’ın geçtiğimiz hafta bacağı kırıldı. Milyonlar yine kahroldu. Sakatlık pozisyonundaki rakip oyuncu Serdar Özkan’ın gözyaşları kalplere dokundu. Sarı-kırmızılılar Gaziantep maçına “Aydın Yılmaz yanındayız” pankartıyla çıktı. Ne kadar şiirsel. Ne kadar güzel insanlar değil mi? Ne yazık ki değil. Zira buralarda güzelliğin altını kazıyınca, yok edici bir kazanma hırsı çıkıyor ortaya. Galatasaray’ın sezon sonuna kadar iyileşme ihtimali bulunmayan Bruma’yı Gaziantep’e sezon sonuna kadar kirala..]]> Wed, 29 Jan 2014 00:04:36 +0400 Endüstriyel https://www.evrensel.net/yazi/70390/endustriyel https://www.evrensel.net/yazi/70390/endustriyel? Birkaç gündür Barcelona’dayım. Dünyanın futbol denince insan aklına düşen en üst düzey her konusunun göbeği burası. Kazanmanın süreklilik gösterdiği, kaybetmenin uzun yıllardır istisnaya bağlandığı ülke. Biz endüstriyel futbol derken, futbol endüstrisinin alıp gittiği, okyanuslara yelken açtığı yer. İspanyol futbolu kazanıyor senelerdir. Alabilecek kupa kalmadı buraların gençlerine. Sadece Real Madrid ve Barcelona’yı demiyorum, milli takımı, Atletico Madrid’i derken kıtanın ve dünyanın birkaç kere tartışmasız büyüğü olduğunu kanıtladılar. Biz de bağırıyoruz. “Endüstriyel futbol istemiyoruz.” diye. Lakin buralarda futbol endüstri olmanın çok ötesinde. Hani futbol en büyük sektör, futbolu durdurmak isteyenler dış mihrak diye yaftalamıyor neredeyse. Hükümete karşı duranlar “Averaj Lobisi&rdqu..]]> Wed, 22 Jan 2014 00:18:25 +0400 Umut vardır https://www.evrensel.net/yazi/70329/umut-vardir https://www.evrensel.net/yazi/70329/umut-vardir? Dünyada yılın futbolcusu ödülünü, yani orijinal adıyla FIFA Ballon d’Or (Altın Top) ödülünü Cristiano Ronaldo kazandı. Geçtiğimiz sene La Liga’da Barcelona, Şampiyonlar Ligi’nde Bayern Münih kupayı alırken Ronaldo’nun takımı Real Madrid ikisinin de gerisinde kaldı. Ancak bireysel performans olarak rakipleri Lionel Messi ve Franck Ribéry’den daha çok iz bırakan bir yıl geçiren Ronaldo’nun hem Altın Top ödülünü hem de ödül töreninde gözyaşı dökmeyi hak ettiğini düşünenlerdenim. Tek cümleyle anlatmak icap ederse “Çocuk iyi koştu”. Altın Top ödülünün son üç yılı tamamen İspanya Ligi’nde oynayan oyuncular tarafından işgal edilmiş. 2010-2011 ve 2012’nin ilk üçünde Barcelona ve Real Madrid’in yıldızları Lionel Messi, Ronaldo, Xavi v..]]> Wed, 15 Jan 2014 00:07:18 +0400 Mazeretim var https://www.evrensel.net/yazi/70264/mazeretim-var https://www.evrensel.net/yazi/70264/mazeretim-var? Diyorlar ya futbol yığınların deşarj olma aygıtı diye. Dert edip çatmayacağım bunu diyenlere, bu sözdeki doğru yanlara bakacağım. Madem ki hayatta eşitsizlikten, kaybetmekten, şiddetten, yalandan şarj ediyorsunuz bizi, bunun tersi de var. Deşarj olacağız. Olmaz üç paraya beş köfte. Fizik kanunudur, elektrikle yüklenen cisim çarpar. Ama yok, hayatın geri kalanında dolup öfkeyi tribünde boşaltma halini de anlatmayacağım. Bugün, maç izlerken basitçe neler beklediğimizi, olmadığında asfalyalarımızı attıranları, çileden çıkaranları yazacağım ki pür neşe geldiğimiz maçta neden asabi bir kitleye dönüştüğümüzün mantığını bulabileyim. Saygı: Öyle şampiyonlar ligi maçında koluna “Respect” çıkartması yapıştırmak yetmiyor işte. Ben aylar öncesinden kombinemi alıyor, soğukta gecenin bir vakti geliyorsam bu güzelliğin bir par&cce..]]> Wed, 08 Jan 2014 00:03:47 +0400 Bazı yıllar https://www.evrensel.net/yazi/70203/bazi-yillar https://www.evrensel.net/yazi/70203/bazi-yillar? Çift sayılı yıl, belirgin ölçüde daha fazla spor demektir. Dünya Kupası, Avrupa Şampiyonası ya da Olimpiyattır çift sayılı yıl. Renklere vurgun milyonlarca insanın evini, barkını bırakıp bambaşka bir ülkede umudun peşine düşmesidir. Gidemeyenlerin gidenlere heyecanını moralini yükleyip, evlerinde sokaklarında bayraklar, enstrümanlar, düdükler, tencere ve tavalarıyla ses çıkarmasıdır zafer uğruna. Yıkılmaz denenlerin yıkılışına, hiç beklenmedik yerden çıkan kahramanlara şahit olmaktır. Giden maçın dönmesidir. Zaptettiğin sahada beklenmedik gol yemek, bir kez daha dirilmektir. Penaltılara kalan maçın sonunda, sahanın ortasında kol kola girip kaderi seyretmektir. Stada pankartını sokamamaktır, kapıdaki polis üstünde ne yazdığını anlamadığı için. Kimi zaman yürek kaldırmadığı için bakamamaktır olup bitene. Tribünde yummaktır gözlerini.Andres Es..]]> Tue, 31 Dec 2013 23:06:51 +0400 Ülke gibidir https://www.evrensel.net/yazi/70144/ulke-gibidir https://www.evrensel.net/yazi/70144/ulke-gibidir? Futbol asla sadece futbol değildir sözü herkesin beyninde bir yer kaplıyor. Çok büyük bir söz bence, ama çok zor değil. Tıpkı Ay’a ayak basan ilk astronot Neil Armstrong’un meşhur cümlesi gibi. Yalın ve doğru. Basit. Çünkü hiçbir şey aslında sadece kendisi değil. Zincirleme bir dünyada yaşıyoruz. Siyaset sadece siyaset değil, ne bileyim sanat sadece sanat değil. Her kelimeyle kurulabilecek muhteşem bir cümle. Cümle bile sadece cümle değil aslında. 2011’de şike skandalı ortaya çıktığında hepimiz formalarımızı giydik alelacele. Nasıl olup da futbolcular, yöneticiler, işadamları birleşip bizim takımımızın emeğini çalmış ya da kirletmişti? Tertemiz futbolda bu da neydi böyle? İnanın şike soruşturmalarının neye bağlandığının ucunu bir müddettir kaybettim. Yalın klişelerden başladık, öyle ilerleyelim. Epi topu 22 kişinin bir topun peşinden koşmasıy..]]> Wed, 25 Dec 2013 00:06:34 +0400 Sahaya girmeyiniz https://www.evrensel.net/yazi/70074/sahaya-girmeyiniz https://www.evrensel.net/yazi/70074/sahaya-girmeyiniz? Türkiye’nin tarihi tel örgülerle çevrili. Cezaevleri, tel örgülerle ayrılan köyler, halk girmesin diye çevrilen ama askeri ama özel mülk sahiller. Türkiye’nin milli aletlerinden birisi tel örgüdür desek yeridir. 1860’larda bir Fransız Leonce Eugene Grassin-Baledans tarafından patenti alınmış ilk dikenli telin. 150 yıllık hikaye nereden baksanız. Stadyumlar tel örgü sektörünün sıkı müşterilerinden oldu yıllarca. Tüm dünyada seyircisiyle arasına en sert engeli koyan spordu belki futbol. Taraftar her ne kadar pankartlarla renklendirerek soğukluğunu kırmaya çalışsa da, futbolu yönetenler oyunla izleyici bütünleşmesin istediler. Çok büyük acılar yaşandı stat tel örgülerinde. 1989’daki Sheffield Wednesday – Liverpool maçında 96 taraftar izdihamda tel örgülere sıkışarak can verdi...]]> Wed, 18 Dec 2013 00:03:54 +0400 Adalet https://www.evrensel.net/yazi/70015/adalet https://www.evrensel.net/yazi/70015/adalet? Vakt-i zamanında sevdiğim bir dostum demişti “Bu NBA ne menem iş anlamıyorum. Küme düşme yok, şampiyonlar ligi yok. Ne demeye oynuyorlar ki?” (Sondaki ki’den sözkonusu dostumun Egeli olduğunu da anlamışsınızdır) Şakayla karışık bu eleştiri NBA sisteminin tümünü izah ediyor. Gerçekten de bir sonraki seneye taşan bir ödül veya ceza uygulaması yok NBA’in. Aksine, bir önceki senenin başarısız takımlarına “draft”larda öncelik tanınarak, takımlar arasında denge sağlanmaya çalışılıyor. Başarılıyı daha da başarılı yapmak yerine; dengeli, heyecanlı bir lig oluşturmaya çalışıyor ABD’liler. Ödülleri de sonraki sezona taşmıyor. O sezonun istatistiklerine dayanan bir takdir sistemi var. Vegas’ta olan Vegas’ta ödüllendiriliyor. Yüzüğü hak eden takıyor ve sonraki sezon oyun en baştan başlıyor. Futbolda ise bu adaleti pek göremiyoruz...]]> Wed, 11 Dec 2013 00:02:33 +0400 Kırmızı kart demet demet https://www.evrensel.net/yazi/69961/kirmizi-kart-demet-demet https://www.evrensel.net/yazi/69961/kirmizi-kart-demet-demet? Dünya Kupası artık gündemde. İster 64 yıl sonra Brezilya’ya dönen turnuva diyelim, ister Ronaldo ile Messi’nin hiç bitmeyen mücadelesi, 6 ay boyunca bunu konuşacağız. Öte yandan futbolu hakemsiz konuşamaz olduk. Ofsaytı geç çaldı, sertliğe prim verdi, eyyam yaptı (eyyam ne demek hâlâ tam bilmeksizin), maçı katletti diye veryansın edecek; 22 yakışıklının yaptığından çok bir otoritere bakacağız. Diskalifiye, yani kuralları çiğneyenin oyundan atılması her oyunda var. Futboldaki belki en serti. Kırmızı kart rengiyle olsun, bıçak sırtı oluşuyla olsun ne desen boş bir hal yaratıyor. Kesip atıyor. İşte şimdi kırmızı kartın etkisine bakalım istiyorum. Son haftanın iki kritik maçı, Real Madrid-Galatasaray ve Fenerbahçe-Beşiktaş oyunlarında baş roldeydi kırmızı kart. Sergio Ramos ve Meireles’in gördüğü kartlar; sonunda olmasa da o dakika itibariyle maç..]]> Wed, 04 Dec 2013 00:05:49 +0400 Pek şampiyonlar ligi değil https://www.evrensel.net/yazi/69904/pek-sampiyonlar-ligi-degil https://www.evrensel.net/yazi/69904/pek-sampiyonlar-ligi-degil? Geçen hafta Şampiyonlar Ligi’nin nasıl olup da üç-beş ülkenin bir o kadar takımının kendi arasında döndürdüğü bir kupa olduğundan bahsetmiştim. Şimdi de aynı Şampiyonlar Ligi’nin şampiyonların ligi olmaktan çıktığı ana dönelim. 1997-98 sezonuyla birlikte Şampiyonlar Ligi 4 gruptan, 6 gruba çıktı. 16 takımlı oynanan yıllarda bazı küçük Avrupa ülkelerinin şampiyonları doğrudan UEFA Kupası’na katılıyor, Şampiyonlar Ligi’nin ön elemesine dahi alınmıyordu. 1997 ile birlikte Şampiyonlar Ligi ön elemesinin takımları herkese açıldı, eh devir adaletin herkesçe kıymete bindiği devirdi, alkışlandı haliyle. Bunun yanında Avrupa’nın en üst sırasındaki 8 ülkeden ilk kez ikişer takım alındı kupaya. Yani şu oldu, ilave kontenjanın tamamı en üst dilimdeki ülkelere ayrıldı. İstatistiksel olarak büyük takımlara çekilmiş b&uum..]]> Wed, 27 Nov 2013 00:02:11 +0400 Şampiyonlar Ligi'nde dev tekrar https://www.evrensel.net/yazi/69848/sampiyonlar-liginde-dev-tekrar https://www.evrensel.net/yazi/69848/sampiyonlar-liginde-dev-tekrar? 21. yüzyılın kulüplerarası en büyük futbol organizasyonu UEFA Şampiyonlar Ligi 21 yılı geride bıraktı. Birkaç hafta Şampiyonlar Ligi’nin bu 21 sezonunun analizini yapmak icap ediyor. Büyük bir birikim olmuş 90’lardan bugüne. 21 sezonda 7 ülkeyi gezmiş kupa. Birer kez giden Fransa, Hollanda ve Portekiz’i üzmeden istisna sayarsak, Almanya, İngiltere, İtalya ve İspanya takımları sırasıyla 3-4-5 ve 6 kere kazanmış en büyük kupayı. Kendi içinde emperyalist bir düzen. 21 kupanın 13’ünü 5 takım götürmüş eve. Real Madrid(3) – Barcelona(3) – Milan(3) – Manchester United (2) –Bayern Münih(2). İşin ilginci kazanamayan finalistlerin de tamamı bu 7 ülkenin 6’sından. Portekiz’in tek finalisti Porto 1’de 1 yapmış, Mourinho pek sevmez kaybetmeyi. 6 ülkeden gelen 21 farklı finalin mağduru da epi topu 13 farklı takımdan o..]]> Wed, 20 Nov 2013 07:24:30 +0400 Yabancı krallar https://www.evrensel.net/yazi/69790/yabanci-krallar https://www.evrensel.net/yazi/69790/yabanci-krallar? 30 sene önce ilk yabancı gol kralı Galatasaraylı Tarık Hoçiç oldu. Devir iki yabancı devriydi. 11 oyuncunun sadece 2’si Türkiye Cumhuriyeti pasaportu taşımazken, bunlardan birisinin gol kralı olması en azından istatistiksel olarak zordu. İkinci yabancı golcü de Trabzonspor’lu Gürcü ikizlerden Şota Arveladze idi. 1996’da şampiyonluğu Fenerbahçe’ye kaptırırken Trabzonspor, en azından tarihinin ikinci gol kralıyla övünüyordu. O yıldan sonra Trabzonspor, Fatih Tekke ve Burak Yılmaz’la iki kere daha aldı krallık tacını. Tarık Hoçiç’ten başlayan 30 senelik dilimde toplam 6 kere yabancı futbolcular kazanmış gol krallığını. 96’da Şota Arveladze, 2007 ve 2011’de Alex de Souza, 2009’da Milan Baros ve 2010’da Ariza Makukula. Bu yıl ise şu ana dek en çok gol atan 10 oyuncunun tamamı yabancı. Yerlilerden en skorerler, son iki yılın gol kralı Burak Yılma..]]> Wed, 13 Nov 2013 07:54:37 +0400 Hakemin saati https://www.evrensel.net/yazi/69731/hakemin-saati https://www.evrensel.net/yazi/69731/hakemin-saati? Futbol eninde sonunda bir hakem sporu. Bugüne dek denmediyse ben diyebilirim. Örneğimiz çok taze. 18 Ekim 2013’te Bundesliga’da oynanan Hoffenheim-Bayer Leverkusen maçında Leverkusen’in ikinci golü, videolardan açıkça görüldü ki gol değildi. Direğin arkasından, yırtık filelerin içinden geçen top kalenin içine düştü. Hakem golü verdi ve federasyon Hoffenheim’in sonrasındaki itirazını geçerli bulmadı. Takdir hatası sayıldı. Mevcut kural muhtemelen golün verilmesini emrediyor ama akıl ve vicdan bu golün geçerli sayılması karşısında donup kalıyor. Hakemin takdir hakkı sonsuzdur futbolda. Oyunun tek amacı gol dahi hakem takdiriyle yoktan var edilebiliyor. Hadi bunun istisna olduğunu düşünelim. 40 yılda bir denk gelir Hoffenheim’ın rastladığı talihsizlik. Ancak tamamen hakem takdirindeki kart cezaları, çizgi ihlalleri, ofsa..]]> Wed, 06 Nov 2013 09:09:41 +0400 İyi oynayan https://www.evrensel.net/yazi/69675/iyi-oynayan https://www.evrensel.net/yazi/69675/iyi-oynayan? Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk de, şimdilerde Cumhuriyet 2.0 sürümünü inşa eden Recep Tayyip Erdoğan gibi her şeyi “iyi bilen” bir lidermiş. Sözlerinden anladığımız kadarıyla, hakim olmadığı konularda dahi genel geçer yorumlar yapabilmekte mahir birisiymiş. 40’larının başında spora çok vakit harcayamamış birisi olarak yeni bir Cumhuriyetin başına kim gelse –hele ki 90 sene önce- ideal sporcunun özelliklerini “Zeki, çevik ve ahlaklı” olarak tanımlayabilir herhalde. Twitter mizahı henüz bu söze bulaşmamış olsa da, yakında üzerine “Ben de sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim. İsmet İnönü” “caps”leri üretilebilecek kadar düz bir vecize. Sporun evrensel boyuttaki söz sahibi Uluslararası Olimpiyat Komitesi ise, sporun özünün en güncel hali sayabileceğimiz ..]]> Wed, 30 Oct 2013 09:13:13 +0400 Futbol da değişir https://www.evrensel.net/yazi/69624/futbol-da-degisir https://www.evrensel.net/yazi/69624/futbol-da-degisir? Futbol ahalisinin bu spordan beklentisi üç aşağı beş yukarı belli. Taraftarsa takımı kazansın. Hep kazansın, farklı kazansın. Tarafsızsa iyi oyun olsun. Bol gol olsun, goller de güzel olsun. Bol gol olmuyorsa, maç sıkı geçsin. Hakem adil olsun, kimse sakatlanmasın. Hepsi hoş temenniler. Lakin futbolda ne yaparsak yapalım dinamik oyunu garantilemek güç. Kulüpler şirket gibi yönetilirken, yeşil sahalar bahis, reklam, yayın hakları gibi yan sanayiler tarafından çevrilmişken güzel futbol dileği naif bir ütopya. Böylesi devrimleri futbolcudan beklemek de zor, o da ekmeğinin derdinde. Futbolda değişimden bahsedeceksek, kuralları kurcalamak şart. 1980’lerden sonra birkaç kural değişikliği tartışıldı. Kimi kalıcılaştı kimi tutmadı. En kritiği geri pas kuralıydı. 1992’de kalecilerin, takım arkadaşlarının ayakla verdiği pası elle tutması yasaklandı. İlk açıklandığında kaleci ve defans oyuncu..]]> Wed, 23 Oct 2013 09:17:18 +0400