Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net İfade özgürlüğünün sınırları? https://www.evrensel.net/yazi/73194/ifade-ozgurlugunun-sinirlari https://www.evrensel.net/yazi/73194/ifade-ozgurlugunun-sinirlari? İfade özgürlüğü, haliyle politik bir kavramdır. Sınırları toplumsal müzakereyle belirlenir. Ama bu müzakere, genelde eşit taraflar arasında yapılmaz. Dolayısıyla, buna mücadele demek daha doğru olur. 17. yüzyıl Avrupası’nda dünyanın güneşin etrafında döndüğünü söylemeniz, sizi engizisyon mahkemelerine postalardı. 1930’ların Japonyası’nda sosyal teoriden bahsetmek, bilimsel unvanlarınızın geri alınmasına neden olurdu. Yalnızca modern dünyanın tarihinde bile yüzlerce kitap yakma olayı var. Bugün bu mücadele dünyanın farklı yerlerinde devam ediyor. Dün engizisyon mahkemesi kuran mantık, bugün fırsat bulduğunda Facebook sayfası kapattırıyor, yazar hedef gösteriyor. Zaman ilerledikçe daha incelikli yöntemler geliştirildi tabii. “Dini hassasiyetler” zırhı icat edildi mesela. Bugünün Türkiyesi’nde de daha iki hafta önce, başka bir dinin kutsalı olan Aziz Nikola maketlerini bıçaklayanlar kendi dinlerine saygısızlık edildiği gerekçesiyle ortalığı velveleye veriyorlar. Kendi siyasi hareket..]]> Sat, 17 Jan 2015 05:00:02 +0300 İslamcılık’ın panzehiri demokratik laiklik https://www.evrensel.net/yazi/73091/islamcilikin-panzehiri-demokratik-laiklik https://www.evrensel.net/yazi/73091/islamcilikin-panzehiri-demokratik-laiklik? Geçen hafta bu köşede, İslamcılık ideolojisinin Türkiye’de kültürel tahakküm kurma arayışlarından bahsetmiş ve hegemonyaya giden yolda demokratik bir laiklik anlayışına sahip çıkmadan direnilemeyeceğinden bahsetmiştik. Bu hafta, biraz daha devam etmekte fayda var. Zira, İslamcıların geride bıraktığımız hafta yılbaşı kutlamaları, Sağlık Bakanı’nın da yer aldığı çarşaflı anne mizanseni ve “kadının kariyeri anneliktir” tartışması ile sanatçı Barış Atay’a bu konuyu eleştirdiği için Twitter üzerinden başlatılan sanal saldırı, bu konunun tazeliğini koruduğunu gösteriyor. Dahası, bu konuyu bu sene daha epeyce tartışacak gibiyiz. Zira, hegemonyanın rıza ayağını artık kotaramayan İhvancı rejimin, diğer ayak olan baskının dozunu 2015’te epeyce arttıracağı anlaşılmış bulunuyor. Dolayısıyla, tahakküm çabalarına karşı strateji geliştirmeye önce durumu tahlil ederek başlamakta fayda var. İSLAMCI NASIL MÜSLÜMAN OLDU? Meseleyi yakın tarihin perspektifine oturtmak gerekirse, 2000’li yıllarda İslam..]]> Sat, 03 Jan 2015 05:01:17 +0300 İslam'dan islamcılığı çıkarmak https://www.evrensel.net/yazi/73044/islamdan-islamciligi-cikarmak https://www.evrensel.net/yazi/73044/islamdan-islamciligi-cikarmak? Son birkaç haftadır (Yazı yazamadığım geçen hafta hariç) bu köşede “hegemonya” kavramını tartışıyoruz. Kısa bir özet geçmek gerekirse, AKP’nin kendi ekonomik ve sosyal sermaye ağlarıyla kendisinden olmayanları bu alanların dışına attığını, ancak AKP ideolojisinin ve kadrolarının kültürel sermaye azlığının bu hegemonik yönelimi, gerçek bir hegemonyaya dönüştüremediğini savunuyorum. Gezi’den beri bizzat Erdoğan tarafından yürütülen kültür savaşının giderek sertleşmesinin ve okulda okutulacak derslerden doğum kontrolüne kadar her alanda kendini göstermesi, AKP’nin bu alandaki yenilgisini pek değiştirmiyor. Zira AKP kültür savaşında saldıran taraf da olsa, kullandığı söylem defansif ve sürekli çaresizlikten kaynaklı bir hırçınlık içeriyor. Benim hipotezim, AKP rejiminin kendi kültür ürünlerini yaratamadıkça bu durumun değişmesinin imkansız olduğu yönünde. Şimdiye kadar kendi kadrolarının ürettiği pejmürdelikler karşılarındaki insanların rızasını kazanmanın kenarından bile geçemediler. Alev..]]> Sat, 27 Dec 2014 05:00:51 +0300 Sosyal travmanın Osmanlıcası https://www.evrensel.net/yazi/72943/sosyal-travmanin-osmanlicasi https://www.evrensel.net/yazi/72943/sosyal-travmanin-osmanlicasi? Akla seza gündemler ülkesi”nin geçen haftaki menüsünün ara sıcağı Osmanlıca dayatması, aklıma ister istemez 1967-74 arası Yunanistan’a zulmeden faşist Albaylar Cuntası’nın yapmaya çalıştığı “dil devrimi”ni getirdi. Cunta, yönetimi ele geçirdikten bir sene sonra antik Yunancayla halk dili arasında bir yerde duran “katharevousa”yı resmi devlet dili yapmış, halk Yunancasının eğitimini ilkokulun ilk üç senesi haricinde yasaklamıştı. Bir nevi “arı Yunanca” olan katharevousanın Osmanlıcaya kıyasla halk diline çok daha yakın ve öğrenmeye daha müsait olması bile bu dayatmanın izansızlığını değiştirmiyordu. Tabii böylesi hamlelerin arkasında genelde tarihi hezeyanlarla beraber sopa zoruyla bile önü alınamayan kültürel hezimetlerden kurtulma çabası yer alıyor. Yunan aydınlanmasının ilk yıllarından, yani 18.yüzyıldan itibaren dil meselesi hep geleneksel-modern çekişmesinin çekirdeğinde yer almıştı ve katharevousayı dayatmanın kuşkusuz sembolik bir önemi vardı. Bunun yanında kullanışlı entelektüel..]]> Sat, 13 Dec 2014 05:00:36 +0300 Ak rejimin kültürel bataklığı https://www.evrensel.net/yazi/72887/ak-rejimin-kulturel-batakligi https://www.evrensel.net/yazi/72887/ak-rejimin-kulturel-batakligi? Sokak hareketlerini vahşice uyguladığı şiddetle sindiren, yaptığı yolsuzlukları da halının altına süpürebildiği kadar süpüren AKP rejimi, postu sağlama aldığına kanaat getirmiş olacak ki son haftalarda toplum mühendisliğine iyiden iyiye hız verdi. Böyle söyleyince hem Kemalistler (solcu takılanları dahil), hem de AKP’liler pek bozuluyor, demek ki doğru, baştan aşağı neokemalist bir toplum projesi bu. İdeolojik olarak köksüz, kültürel olarak çorak rejim, ilhamını mecburen kendisinden bir önceki kafası karışık toplumsal projeden alıyor. Ha, haksızlık etmeyelim, Kemalizm o kafa karışıklığını iki dünya savaşının arasında ve kendi bağımsızlık savaşından sonra yaşadı. AK rejim ise on iki yıldır çökedurduğu iktidarın rahat koltuklarında çapsızlığından bir şey üretemeyip, 85 yıl öncesini kopyalıyor. AKP projesinin neden neokemalist olduğunu daha sonra yine tartışırız da, biraz bu çapsızlığı yaratan iklimi kurcalayalım. Daha önce defaatle yazdım, tekrar edip okurun içini baymanın anlamı var mı..]]> Sat, 06 Dec 2014 05:00:30 +0300 Yılan kendi kuyruğunu yerse... https://www.evrensel.net/yazi/72838/yilan-kendi-kuyrugunu-yerse https://www.evrensel.net/yazi/72838/yilan-kendi-kuyrugunu-yerse? Geride bıraktığımız hafta, yandaş medyada eşine daha önce rastlamadığımız, ana akım medyada ise epeyce aşina olduğumuz tip bir operasyon yapıldı. AKP rejiminin yarı resmi organları 24 TV, Star ve Akşam gazetelerinin genel yayın yönetmenleri; ardından da onlara destek veren kimi Star ve Anadolu Ajansı çalışanları görevden alındı. Daha fazla ilerlemeden gerekli bir tartışmayı yapalım. Bu yandaş medya çalışanlarına yapılan operasyona basın özgürlüğü adına karşı çıkmak gerekir mi? İlkesel olarak tabii ki rejimin basın yayın organlarına operasyon yapması basın özgürlüğüne bir saldırıdır, zaten bunu yıllardır söylüyoruz. Yandaş medyanın yerden yere çaldığı Avrupa Birliği ilerleme raporlarında, Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) ve Sınır Tanımayan Gazeteciler gibi gazetecilik, Af Örgütü ve Human Rights Watch gibi sivil toplum örgütlerinin raporlarında bu durum sürekli eleştiriliyor. Rejimin medyaya yaptığı muamele kabul edilemez ve AKP otokrasisinin temel taşlarından biridir. Diğer taraftan, ..]]> Sat, 29 Nov 2014 05:00:09 +0300 Yeni Türkiye ulusu Amerika'yı keşfediyor https://www.evrensel.net/yazi/72782/yeni-turkiye-ulusu-amerikayi-kesfediyor https://www.evrensel.net/yazi/72782/yeni-turkiye-ulusu-amerikayi-kesfediyor? Bu köşede daha evvel (2 Ağustos 2014) AKP’nin müzmin köksüzlüğünü tartışmış ve bu köksüzlüğü ikame etmek için peydahladığı Kemalizm, Osmanlıcılık, İttihatçılık, 12 Eylül, 28 Şubat esintili “ortaya karışık” ideolojisinden bahsetmiştik. Bu ideolojik çorbanın şimdiye kadar zaman zaman ve belli belirsiz gündeme gelen tarihsel uzantısının, Yeni Türkiye takıntısının şahikasına ermesiyle beraber konuşulur olacağı kesindi. Bunun üstüne kaç ak sarayın maliyeti, kaç odası olduğu ve o parayla başka neler yapılabileceği tartışması kesilmeyip, dış basında “büyüklük hezeyanları” temalı hicive de konu olunca, tam yerine rast geldi, Müslüman denizciler Küba’ya camiyi dikiverdi! NEOKEMALİST AKP 2010 Anayasa Referandumu’ndan beri, ama özellikle de Gezi’den bu yana, Türkiye’de acayip bir durum yaşıyoruz. Erdoğan’ın şahsında cisimleşen AKP rejimi, var olan ulusun içinde kendisinden olmayanları bir şekilde ayıkladığı yeni bir ulus inşa ediyor. Buna “paralel ulus” desek herhalde “paralel” takıntıların..]]> Sat, 22 Nov 2014 05:00:40 +0300 Denize düşen Ak Rejim, Neonazi'ye sarılır! https://www.evrensel.net/yazi/72734/denize-dusen-ak-rejim-neonaziye-sarilir https://www.evrensel.net/yazi/72734/denize-dusen-ak-rejim-neonaziye-sarilir? Haziran direnişlerinden beri, Erdoğan rejiminin kontrolündeki medyanın kendisinden yana olmayan herkesi karalamak için ne gibi yollara başvurduğunu iyi biliyoruz. Rejimin gazeteleri ve televizyonları, bu yolda gazetecileri, avukatları, doktorları, sanatçıları ve dişlerini geçirebildikleri herkesi karaladılar. AKP’nin bu yalan kampanyasında ağırlıklı temalar ve yöntemler ise genelde bu rejimi yaratan 28 Şubat’tan ödünç alındı. İsim listeleri, yurt dışı örgütlerin maşası olma iddiaları, gözlerden alev çıkararak sergilenen sivil toplum düşmanlığı; 28 Şubat devrinden miras alınmakla kalmamış, o günlerdekine nispet yaparcasına mantık sınırlarının ötesine geçirilmişti. Türkiye’de eylemlere katılan en az dört milyon kişi Otporcu, Sorosçu ve “baron”ların uşağıydı. Ayrıca Alman gizli servisine çalışıyor, CIA’den maaş alıyor ve yeni doğmuş bebekleri canlı canlı yiyip, camilerde bira eşliğinde grup seks yapıyor, kalan libidolarını ise deri pantolonlarını giyip başörtülü bacılarımıza saldırarak tü..]]> Sat, 15 Nov 2014 05:00:30 +0300 İki örnekte otomatik Türkiye basını! https://www.evrensel.net/yazi/72678/iki-ornekte-otomatik-turkiye-basini https://www.evrensel.net/yazi/72678/iki-ornekte-otomatik-turkiye-basini? Bir haberin medyada veriliş biçimlerini analiz ederken iletişim bilimlerinde sıkça kullanılan “eşik bekçiliği” ve “çerçeveleme” kuramları, söz konusu olan ana akım Türkiye medyası olduğunda bir hayli atıl kalıyor. Zira bizim medyamızın düsturu, bu kuramlara yer bırakmayacak kadar basit ve hoyrat; “işine geleni yayımla, işine gelmeyeni yayımlama, karar veremediysen de haberi eğ-bük.” Bu abuk subuk prensibin uygulaması da bodoslama olunca, ortaya çıkan örnekleri incelemek hakikaten lüzumsuz oluyor. Zira bu iş, züccaciye dükkanına giren filin cam kırıp kırmadığını bilmek için olay yeri inceleme raporu tutmaya benziyor. Ancak yine de arada bir -ibret-i alem için- üst üste denk geldiğinde, ana akımın davranış kalıplarını ifşa etmekte fayda var. Bu hafta da elimizde iki örnek var. Birincisi; Futbolcu Deniz Naki’nin IŞİD militanlarınca darbedildikten sonra sözleşmesinin feshedilmesi, diğeri ise Kader Ortakaya’nın Kobanê sınırını geçerken vurularak öldürülmesi. ‘DENİZ NAKİ’YLE YOLLAR AYRILD..]]> Sat, 08 Nov 2014 05:00:01 +0300 Bize ayrılan haberciliğin sonuna geldik https://www.evrensel.net/yazi/72622/bize-ayrilan-haberciligin-sonuna-geldik https://www.evrensel.net/yazi/72622/bize-ayrilan-haberciligin-sonuna-geldik? Hatırlarsınız, haziran ayında Radikal gazetesi matbu yayınını durdurmuş ve yalnızca İnternet üzerinden devam edeceğini açıklamıştı. “Türkiye’nin ilk ve tek dijital gazetesi olmanın heyecanı...” sosuyla servis edilen bu gelişme, gazetenin çalışanlarının yarısının kapının önüne konulması gibi küçük bir detayı da barındırıyordu ama biz burada dijital devrim yapıyorduk, sinyorita! Lakin kazın ayağı pek tabii ki öyle değildi. Reklam pastası tamamen reytinge (sektör diliyle trafiğe) göre dağıtılan İnternet dünyasında Radikal’in rakibi başta kendi grubundaki olmak üzere boyalı basının dijital sürümüydü artık. “Tık”ın geçer akçe olduğu bu dünyada, ünlü galerileri, balon haberler, Fotoşop’lu görseller gerekiyordu. Muhabirlere ve onların emek harcayarak ortaya çıkardığı haberlere de lüzum yoktu artık. Bir muhabire verilen zaman ve parayla, iki stajyer editör istihdam edip, nicelik bakımından on katı içerik çıkarmak mümkündü. Yanlış hayatın doğru yaşanmayacağını görmek çok uzun sürmeyecekti. ..]]> Sat, 01 Nov 2014 05:00:52 +0300 Yandaşın sosyal medyasını da su bastı! https://www.evrensel.net/yazi/72566/yandasin-sosyal-medyasini-da-su-basti https://www.evrensel.net/yazi/72566/yandasin-sosyal-medyasini-da-su-basti? AKP’linin rant hırsı gibi, yandaşlarının zincirleme yalan kazaları da bitmek bilmiyor. Ayrımcılık ve rant üzerine bina edilen bir rejimin buram buram yolsuzluk kokan icraatlarını aklamak ise orada burada beslediği medya piyonlarına kalıyor. Daha önce Noam Chomsky’nin ağzından yazılan “milkport” mektubu, yüz kişilik üstü çıplak, deri eldivenli çetelerin başörtülü bacılarımızın üstüne işediği Kabataş yalanı, bir günde değişiveren Kobanê koridoru manşetleri derken, sıra yerel yönetimlerin yediği nanelere geldi. Üsküdar Belediyesi, AKP’li belediyelerin fantastik performansları arasında özel olarak anılmayı fazlasıyla hak ediyor. AKP, İstanbul’un merkez ilçelerinden Üsküdar’da seçim kampanyası boyunca belediyeyi yeni adayı Hilmi Türkmen’in kampanyası için kullanmış, Eski Başkan Mustafa Kara’nın dö..]]> Sat, 25 Oct 2014 00:08:50 +0400 Sıradan insan olmak gazeteciye yetmeyince https://www.evrensel.net/yazi/72510/siradan-insan-olmak-gazeteciye-yetmeyince https://www.evrensel.net/yazi/72510/siradan-insan-olmak-gazeteciye-yetmeyince? Haftalık bir medya eleştiri köşesinin, misal bizimkinin, Perihan Mağden’in Münevver Karabulut’un intihar eden katili hakkında yazdığı ve muhtemelen bunu yaparak çok zekice bir iş yapmaktan emin olduğu yazısını konu etmesi beklenebilirdi. Doğrudur, Mağden’in yazısı esas ve usul bakımından Antimedya Gazete’nin alanına girmektedir. Lakin, dikkat çekmek için yazıldığı -yazarın son dönemdeki diğer yazılarına bakarak da- anlaşılabilen bu yazıya Evrensel’in kıymetli bir yarım sayfasını ayırmak, haydi benim gibi bir boş gezenin boş kalfasının vaktine eziyet değilse de, bu gazeteyi var eden basın işçilerinin emeğine ve fedakarlıklarla gazeteyi alan okuyucunun aklına hakaret olurdu. Perihan Hanım’ın lüzumsuz ve giderek banalleşen değişik olma çabası zaten durduk yere hiç iktiza etmediği bir ilgiyi üzerinde topladı. Biz de köşenin şimdiye kadarki kısmında haybeden iki kez Perihan Mağden ..]]> Sat, 18 Oct 2014 00:16:43 +0400 Ulusalcı aklının Rojava'yla imtihanı https://www.evrensel.net/yazi/72456/ulusalci-aklinin-rojavayla-imtihani https://www.evrensel.net/yazi/72456/ulusalci-aklinin-rojavayla-imtihani? Türkiye’nin –yenisiyle, eskisiyle- birden bire çıldırıverme hâllerine alışkınız. Rasyonelliğin zaten pek tutulmadığı bu ülkede, özenle manipüle edilmiş fevri tepkilerden oluşan yumağa biz (nedense) ‘siyaset’ diyoruz. Yoksa yapılan şeyin herhangi bir politik akıl taşıdığından değil. Temelinde kendisi dışındaki herkesten çılgınca korkmak ve bu paranoid güvensizliği hamasi bir söylemle bağıra çağıra ifade etmekten oluşuyor bizim siyasetimiz. Pek çok farklı kesimce paylaşılan ve ülkenin politik kodlarına perçinlenmiş bu durumun, sık sık ve yüksek oktanlı deliliklere sebep olması anormal değil. Aksine her gün bir delilik olmaması anlamsız kaçardı. Türkiye, kendi içindeki çıldırmalarını çoğu zaman bir şekilde regüle edebiliyor, edemediği zamanlarda ise ülkenin kabarık tradeji dosyasına yenileri ekleniyor. Diğer taraftan işin içine ..]]> Sat, 11 Oct 2014 00:14:17 +0400 BM macerası ve Yeni Türkiye’nin geri vitesi https://www.evrensel.net/yazi/72352/bm-macerasi-ve-yeni-turkiyenin-geri-vitesi https://www.evrensel.net/yazi/72352/bm-macerasi-ve-yeni-turkiyenin-geri-vitesi? Malumunuz, üzerinde yüz kızarmayan cihan imparatorluğu Yeni Türkiye’nin haşmetlileri, geçen hafta dünyaya haddini bildirmek üzere New York seferine çıktılar. Lakin, sefer düz yol başladığı gibi gitmeyip kısa sürede yokuş yukarı bir hal aldı ve işin şekli değişmeye başladı. Önce neoakbulut Davutoğlu’nun başını çektiği “IŞİD’i ne vuracakmışız?” aranağmesi, bizzat Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun yanında John Kerry tarafından “IŞİD’i vuracağız, Türkiye de katılacak” solosuyla kesildi. Ardından, Türkiye’nin Mısır Cumhurbaşkanı El-Sisi’yle görüşme yolları aradığı haberleri yayılmaya başladı. Onun arkasından da Tayyip Erdoğan’ın davudi sesinin yankısıyla boş sandalyeleri coşturduğu BM Genel Kurulu geldi. Tam o sırada Güvenlik Konseyinden de IŞİD’i koruyan, kollayan ülkelere yaptırım kararı gelmesin mi? Kos..]]> Sat, 27 Sep 2014 00:16:36 +0400 İstanbul United filmi: Amatörü eğlendirir https://www.evrensel.net/yazi/72301/istanbul-united-filmi-amatoru-eglendirir https://www.evrensel.net/yazi/72301/istanbul-united-filmi-amatoru-eglendirir? Geride bıraktığımız hafta, futbol taraftarlarının 2013 Haziran Direnişi’ndeki birlikteliğini anlatan Istanbul United filminin Berlin galası yapıldı. Ben de Uluslararası Af Örgütü Almanya şubesinin Türkiye’den sorumlu ekibinin davetlisi olarak Cineplex Alhambra’daki gösterim öncesinde küçük bir sunum yaptım. Sunumda İstanbul United’ı yaratan sebeplerden, AKP’nin yargı üzerinde kurduğu tahakkümden, neo-liberal politikalarından ve yaşam tarzına müdahalelerinden bahsettim. AKP ve o zamanki müttefikleri tarafından bir şov davasına dönüştürülen şike davasının, polisin taraftarlara karşı dozunu sürekli arttırdığı şiddetin Türkiye’deki futbolseverlerde hızlı bir politizasyon yarattığını anlattım. Konuşma sonunda Lufthansa’dan plaket ya da bileyim Faiz Lobisi’nden çelenk filan gelmemesi ne yalan söyleyeyim hayal kırıklığı yarattı. Yalnız..]]> Sat, 20 Sep 2014 00:17:22 +0400 Medya cinayeti gösterirken nasıl sakladı? https://www.evrensel.net/yazi/72247/medya-cinayeti-gosterirken-nasil-sakladi https://www.evrensel.net/yazi/72247/medya-cinayeti-gosterirken-nasil-sakladi? Geçen hafta on işçinin hayatını kaybetmesine neden olan Torun Center’daki iş cinayeti, Soma’da kendi kendini rezil eden medya için yeni bir sınav oldu. Her şeyden önce şunu söylemek lazım ki, önemli ve acil olaylarda ana akım medyanın hantallığı da, ana akıma olan güvensizlik de devam ediyor. Olay gecesine baktığımızda, ana akım medyanın asansör cinayetini nakletmekte tereddütlü ve yavaş kaldığını, buna karşın Evrensel, sendika.org, capul.tv gibi alternatif haber kaynaklarının linklerinin çok daha hızlı dolaşıma girdiğini gördük. Gerek polisin işçilere ve eylemcilere uygulaması, gerekse inşaatın sahibi Torunlar Holding’in Tayyip Erdoğan’la bağları bu kaynaklar sayesinde yaygınlık kazandı. Cinayetin ertesi günü gazetelerin önemli kısmı, habere birinci sayfalarında yer verdiler. Baskıya yetiştiremeyenler ise ertesi gün olaya daha geniş yer ayırdılar. Gerek ana..]]> Sat, 13 Sep 2014 00:11:38 +0400 Utanmıyorum, öyleyse varım! https://www.evrensel.net/yazi/72197/utanmiyorum-oyleyse-varim https://www.evrensel.net/yazi/72197/utanmiyorum-oyleyse-varim? Haftalardır düşünüyorum, Yeni Türkiye’nin ilkeleri olsa ne olurdu diye... Hani bilirsiniz, Fransa’nın “Özgürlük-Eşitlik-Kardeşlik” sloganı ya da Tito’nun Yugoslavya’sının “Kardeşlik ve Birlik”i gibi... Yeni Türkiye’nin en göze batan özelliklerini düşündüm ve aklıma ilk gelen şu oldu. Vasatlık-kankacılık-cukkacılık... Türkiye’nin içine sürüklendiği rejimi pek güzel anlatıyordu ama tam değildi sanki. Önce “zalimlik”i eklemek gerekti. Oldu ama yine eksik kaldı. Neyse ki son iki haftada ülkenin medyası olmazsa olmaz “utanmazlık”ı hatırlattı da, tablo tamamladı. Geçen hafta Songül Karlı, Kanaltürk televizyonundaki gündüz kuşağı programına eşini 43 yerinden tornavidayla yaralayan bir adamı çıkarttı. Halen yargılanmakta olan ve nedense tutuklanmayan bir adamı. Al..]]> Sat, 06 Sep 2014 00:09:25 +0400 Çocuk havuzu medyası... https://www.evrensel.net/yazi/72148/cocuk-havuzu-medyasi https://www.evrensel.net/yazi/72148/cocuk-havuzu-medyasi? Perşembe günü Recep Tayyip Erdoğan yemin ederek kendi yandaşlarının neredeyse resmi bir ifade hassaslığında kullandığı deyimle “Yeni Türkiye’nin 1. Cumhurbaşkanı” oldu. Aslında Tayyip Erdoğan’ın “Eski Türkiye”nin kurumlarıyla da çok sorun yaşadığı söylenemezdi, zira on beş gündür kendisini hem başbakan, hem cumhurbaşkanı sayıyor; iki koltuktan birini adeta altından çekeceklermişçesine sahipleniyordu. Nihayet perşembe komedyanın en azından bu kısmı sona erdi ve “Reis” (biliyorsunuz hepsinin lakabı var) başbakanlığı “Hoca”ya emanet ederek Köşk’e -alkışlar arasında üstelik- geçiverdi. Dün çıkan yandaş gazetelerde beklenebileceği üzere söz birliği vardı, ana tema cumhurbaşkanlığının “millet” tarafından muzaffer bir şekilde devralınmış olduğuydu (Gül’ün bunca yıldır kimi temsil ettiği sorusuna yanıt yo..]]> Sat, 30 Aug 2014 00:23:41 +0400 Yumuşak güç, koftiden gazetecilik https://www.evrensel.net/yazi/72100/yumusak-guc-koftiden-gazetecilik https://www.evrensel.net/yazi/72100/yumusak-guc-koftiden-gazetecilik? Türkiye’nin resmi dış politika geleneğini kısaca özetlemek gerekirse “Halklara düşman, devletlere dost” denebilir. Özellikle Demokrat Parti döneminden itibaren kendi kendisini “Mahallenin kabadayısı sağa sola eziyet ederken düşene bir tekme sallayan pısırık ama sinsi çocuk” durumuna sokan Hariciye, AKP namıyla maruf Türkiye İhvanı ülkede kendi çapınca bir rejim kurunca bir anda “Ev sahibi hacı amcanın gece gece arıza çıkarıp konu komşuyu uyandıran ayarsız oğlu” moduna geçti. Artık Türkiye, istisnasız her dış meselede kimin daha güçlü olduğunu hesaplayıp usulca yanına kayıvermiyor; yangına körükle, ateşe barutla, trafik münakaşasına levyeyle girişiyor. Üçüncü dünyadan, bağlantısızlara kadar dünyada ne kadar mazlum varsa karşısında cephe alıp büyüklerin paçasının arkasından tekme sallayan T&u..]]> Sat, 23 Aug 2014 00:12:36 +0400 Haber tercümede kaybolursa https://www.evrensel.net/yazi/72050/haber-tercumede-kaybolursa https://www.evrensel.net/yazi/72050/haber-tercumede-kaybolursa? Türkiye medyası gibi farklı nedenlerle haber yapmakta zorlanan bir medya için, yabancı basından tercüme haberler her zaman için can simidi. Birincisi kolay, İnternet çağında masa başından haber yapma imkanı sağlıyor, ki bu aynı zamanda içeriğin maliyetini de azalttığından patronların da çok hoşuna gidiyor. İkincisi nispeten risksiz, sıkıntıya girdiğinizde “Ben yapmadım Miki yaptı” deyip haberin orijinalini gösterip sıyrılma şansınız var. Üçüncüsü, en tehlikelisi ve en sık yapılanı ise, yabancı basından çevirdiğiniz haberi istediğiniz gibi eğip bükebilir, ayıklayabilir, bağlamını değiştirebilir ve manipülasyonun katmerlisini yapabilirsiniz; eğer okur haberin orijinaline ulaşıp okumazsa kimsenin ruhu duymaz. Üstelik bir de Türkiye gibi yabancıların kendisi hakkında ne konuştuğu konusunda takıntılı bir toplumda haberinizin okuyucunun dikkatini çekmesi garantidir. ..]]> Sat, 16 Aug 2014 00:51:37 +0400 'Bizim Ermenilerimiz, onların Ermenileri' https://www.evrensel.net/yazi/72002/bizim-ermenilerimiz-onlarin-ermenileri https://www.evrensel.net/yazi/72002/bizim-ermenilerimiz-onlarin-ermenileri? Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın (bakın cumhurbaşkanı adayı demiyorum, öyle desem seçim yasaklarını ihlal etmiş olabilirdim, oysa Başbakan Erdoğan’la Cumhurbaşkanı Adayı Erdoğan bambaşka şeyler, öyle olmasa başbakanlıktan istifa etmek zorunda olurdu, oysa bugünlerde makam aracına takılan bir sahte plaka, her soruna deva olabiliyor) muhtemelen Türkiye televizyon tarihinde canlı yayında edilmiş en galiz ırkçı ifadeyle nefretinden önce Gürcüleri, sonra “daha da çirkini” Ermenileri yararlandırması, bu ülkenin müzmin “Ermeni sorunu”nu tekrar gündeme getirdi. Tartışılsın tabii, bu ülkenin başta kendi bünyesinde yaşayan farklı gruplara karşı olmak üzere ciddi bir ayrımcılık problemi olduğunu kabul etmeye ne kadar yaklaşırsak o kadar iyi. Ermenilere karşı yapılan ırkçılığı ve hazır elimiz değmişken 1915 Ermeni soykırımını inkar etmeyi bırakınca; antisemitizm, tran..]]> Sat, 09 Aug 2014 00:23:52 +0400 AKP'nin müzmin köksüzlüğü https://www.evrensel.net/yazi/71953/akpnin-muzmin-koksuzlugu https://www.evrensel.net/yazi/71953/akpnin-muzmin-koksuzlugu? Bu haftanın yazısı tam manasıyla bir medya yazısı değil, ancak medyanın sayısal olarak önemli bir kısmının, yandaşların hâl ve hareketlerini anlayabilmek için bir ara bu analizi yapmak gerekiyordu. On iki yıl içerisinde milli görüş mirasçılığından Müslüman-Demokrat parti projesine, oradan otokratik bir rejime dönüşen AKP’nin kültürel kodlarını çözümlemek, hem rejimin hedeflediği ancak henüz tam başaramadığı hegemonyaya karşı direnmek, hem de ne olup bittiğini anlamlandırabilmek açısından önemli. Bu yazı, başka hiçbir yazının da veremeyeceği gibi, hayatın sırrını ya da AKP’nin şifrelerini vermeyi hedeflemiyor. Ancak on yıldan fazladır ülkeye hükmeden bir iktidarın nasıl kalıcı olduğunu anlayabilmek, nasıl gidici olacağını bulmanın da ilk şartı. Bu nedenle AKP üzerine kafa yormakta fayda var. BİR İDEOLOJİ ÇORBASI OLARAK AKP AKP, ta..]]> Sat, 02 Aug 2014 00:14:08 +0400 Evet #direngazetecilik! Ama böyle değil!.. https://www.evrensel.net/yazi/71907/evet-direngazetecilik-ama-boyle-degil https://www.evrensel.net/yazi/71907/evet-direngazetecilik-ama-boyle-degil? Perşembe günü 91 basın meslek örgütünün oluşturduğu Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP) Twitter üzerinden #DirenGazetecilik ve #BasınÖzgürOlsaydı etiketleriyle bir kampanya başlattı. Pek güzel... Ancak en başından söylemek lazım ki; sorunun tahlili, sorunu çözmek için seçilen yöntem ve kampanyanın mecrası hatalı. Bu ilk defa olan bir şey de değil. Neyin yanlış olduğunu açıklamaya çalışayım. Twitter’da etiketler üzerinden başlatacağınız bir kampanyanın temel amacı farkındalık yaratmaktır. Oysa Türkiye’de basın özgürlüğü meselesinin temelinde insanların farkındalık yoksunluğu yatmıyor. Burası insanların politik olarak kutuplaştığı ve sorunları aldıkları pozisyonlara göre algıladıkları bir ülke. Yani etiketle ulaşacağınız kitlenin büyük bir kısmı basının özgür olmadığını ve olması ge..]]> Sat, 26 Jul 2014 01:32:48 +0400 Yandaşın akılla imtihanı! https://www.evrensel.net/yazi/71852/yandasin-akilla-imtihani https://www.evrensel.net/yazi/71852/yandasin-akilla-imtihani? Bu sayfaların sürekli olarak Yeni Şafak, A Haber, Star, Akşam ya da NTV gibi AKP’yle ve Erdoğan’la yarı-organik ilişkideki medya organlarına “laf çakarak” işgal edilmesi taraftarı değilim. Zira, bu bizi karşı tarafla zorunlu olarak eşitleyeceğinden, Evrensel gibi yayınlarda yapılması gereken entelektüel üretimi budayacaktır. Durmadan karşı cenaha laf yetiştirerek yapılan basitçi ve sığ muhalefetin tirajlara da gayet güzel yansıtılabilen bir tribüne oynama mekanizması olageldiğinin farkındayım. Burada da onu yapacak Twitter takipçisi fazla üç-beş persona illa ki bulunurdu. Lakin, faydası yok, fazlası da sivilce yapıyor. Gerek yok. Diğer taraftan, yandaş medyanın özellikle Gezi’den beri süregelen hezeyan hallerine de arada bir değinmekte fayda var. Her seferinde kendilerini aşıyorlar ve bu ipten kazıktan kurtulma tatbikatlarında da bir çeşit emek var. Dolayısıyla arada bir ne y..]]> Sat, 19 Jul 2014 00:23:14 +0400 'Ekmek için Ekmeleddin, kaçak çay için Selahattin' https://www.evrensel.net/yazi/71798/ekmek-icin-ekmeleddin-kacak-cay-icin-selahattin https://www.evrensel.net/yazi/71798/ekmek-icin-ekmeleddin-kacak-cay-icin-selahattin? Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci turuna tam bir ay kala Antimedya Gazete’de, adayların iletişim stratejilerini masaya yatırmanın vakti geldi demektir. Üç adayın da kampanyaları üç aşağı beş yukarı belli olduğuna göre, kampanyalara iletişimci gözüyle bakmakta da bir sakınca yok. Yalnız baştan söyleyeyim; yapacağım yorumların adaylara duyduğum siyasi yakınlıkla uzaklıkla bir alakası yok. İyi kampanya iyidir, kötü kampanya kötüdür. Sonra yerel seçimlerde olduğu gibi kendimizi lüzumsuz kavgalar içinde bulmayalım. Oyuma gelince; yazı yazdığım dönemdeki hiçbir seçimde saklamadım, yine saklamayacağım. 10 Ağustos’ta gayet huzurlu bir şekilde sandığa gidip, oyumu Selahattin Demirtaş’a vereceğim. Bunun da az sonra yazacaklarımla alakası yok, ama saklamaya gerek de yok. ERDOĞAN: YA BENİ SEÇERSİNİZ, YA BENİ SEÇERSİNİZ Malumu ilan ederek baş..]]> Sat, 12 Jul 2014 00:37:19 +0400 'Yurttaş gazeteciliği' ofsayta düşünce! https://www.evrensel.net/yazi/71741/yurttas-gazeteciligi-ofsayta-dusunce https://www.evrensel.net/yazi/71741/yurttas-gazeteciligi-ofsayta-dusunce? Memlekette her şey derme çatma olduğundan, dahası en az bir otuz yıldır bunun böyle olması memleketin bizatihi işleyiş şekli haline geldiğinden, yeni bir kavram ortaya çıktığında bunun Türkiye’deki tezahürü de paldır küldür gerçekleşiyor. “Yurttaş gazeteciliği” de böyle bir şey. Bu kavram 1999 yılında Amerikalı Medya Eleştirmeni ve Akademisyen Jay Rosen tarafından “What are Journalists for?” (Gazeteciler Ne İçindir?) kitabında ilk kez ortaya atılmıştı. Rosen, Amerikan anayasasının ve Batı demokrasilerinin dayandığı “bilgilendirilmiş toplum” ve “toplumsal münazara” kavramlarının medyaya yerleşen piyasa mantığı ve sermayeyle ilişkiler nedeniyle işlemez hale geldiğini ve bu yüzden katılımcı yeni bir model geliştirilmesi gerektiğini savunuyordu. İnternet’in yaygınlaşmaya başladığı yıllarda ortaya atılan bu öneri, kaçınılmaz olarak bu mecrayla b..]]> Sat, 05 Jul 2014 00:21:08 +0400 'Walter Mitty'nin vedası' ya da 'Radikal'in gizli yaşamı' https://www.evrensel.net/yazi/71684/walter-mittynin-vedasi-ya-da-radikalin-gizli-yasami https://www.evrensel.net/yazi/71684/walter-mittynin-vedasi-ya-da-radikalin-gizli-yasami? Eğri oturup doğru konuşalım. Radikal’i okurken zaman zaman dellensek de, orasına burasına konduruluveren kimi “hassas vatandaş” köşe yazarlarını, yaşam tarzı takıntısını, hele son döneminde iyiden iyiye gazeteden çok dergiye -haber dergisine bile değil- dönmesini sevemesek de, Radikal gazetesi ciddiye aldığımız bir gazeteydi. Bizim mahallede meşin top almak için bayramı beklemeyen tek çocuktu. Evinde bilgisayarı olmasına hepimiz uyuzduk ama gazoza parası yetmeyene ısmarlayacak kadar da bizdendi. Özetle kıl olsak da, burjuva bulsak da, bir Hürriyet’e ya da Sabah’a dönüşmemiş olmasının öneminin farkındaydık. Şimdi Radikal yok. Bunun tek bir nedeni olduğunu söyleyemeyiz. Evet, Radikal çok uzun süredir tatmin edici bir gazete değil. Susurluk döneminde ulaştığı bir milyon tirajdan yirmi beş binlere kadar inmesinde bunun çok büyük bir payı var. Bir gazete mu..]]> Sat, 28 Jun 2014 00:05:31 +0400