Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Saray'dan bir mektup gelse yayımlar mıydınız? https://www.evrensel.net/yazi/82218/saraydan-bir-mektup-gelse-yayimlar-miydiniz https://www.evrensel.net/yazi/82218/saraydan-bir-mektup-gelse-yayimlar-miydiniz? Varsayalım büyük bir gazetede editörsünüz. Sabah işe geldiniz masanızda bir zarf. Açtınız. Saray’ın danışmanlarından biri tarafından kaleme alınmış, içeride bir grup olarak başkana direndiklerini, o gidene kadar kendilerini onun kötü eğilimlerini engellemeye ve demokratik kurumların korunmasına adadıklarını yazıyor. Türkiye’de olduğunuz için muhtemelen mektubu yırtar, parçaları yakar, külleri gömer, üstüne de kireç dökerdiniz. Zira, değil mektubun içeriği hakkında haber yapmak, ortaya çıkarsa, onu getiren postacının kardeşinin bakkalından alışveriş yapmanız dahi darbeye karışmak suçuyla aylarca hapiste kalmanıza neden olabilir. Neyse ki olay burada değil Amerika Birleşik Devletleri’nde geçiyor. Trump’ın ekibinden olduğunu söyleyen üst düzey bir yetkilinin, ismini vermeden, yazdığı makale geçen hafta New York Tim..]]> Sun, 09 Sep 2018 03:35:23 +0300 Kriz, kağıt ve medya https://www.evrensel.net/yazi/82176/kriz-kagit-ve-medya https://www.evrensel.net/yazi/82176/kriz-kagit-ve-medya? Tiyatroculuk ve gazeteciliği birbirine çok benzetirim. İkisinin de havasını soluyan, tozunu yutan, zaman zaman ikrah etse de, iflah olmaz. Sektör değiştirse de nefesi daraldığında soluğu orada alır. Şartlar el verse dünyayı değiştirir, öyle bir heves, zaten o yüzden bu iki sektörde sömürü çok yaygındır, ‘dünyayı değiştiriyorsun daha ne parası?’ Kuruluşundan itibaren bu topraklarda gazeteciliğin iddiası dünyayı değilse bile ülkeyi dönüştürmekti. Soru sormaktan ziyade ‘bana sor’ pozisyonuydu gazete sahiplerinin ve gazetecilerin kendilerine biçtikleri rol. Genellemeler yanıltıcı olabilir elbet ancak gazetecilik ve siyaset ilişkisi bu savı doğrular nitelikte. Her ne kadar öncülleri 60’ların sonlarına dayansa da gazetecilikte mesleki kırılma 80’lerde yaşandı. Artık ülkeyi değil kendilerini dönüştürmekle meşgul patronların dönemi..]]> Sun, 02 Sep 2018 04:45:54 +0300 Çaresiz fısıltı https://www.evrensel.net/yazi/82045/caresiz-fisilti https://www.evrensel.net/yazi/82045/caresiz-fisilti? Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan 1992’de bir televizyon kanalı ihtiyacı vesilesiyle Zekeriya Karaman, Haşim Bayram, Recai Kutan ve Azmi Ateş’le görüştü. Camilerde vaaz vererek para toplama işine giriştiler. Erbakan, bağış kampanyası için yaptığı konuşmada “Televizyonu olmadan bir davanın yürümesi mümkün değildir. Bir topluluğun toplum olması mümkün değildir. Kaldı ki bugün yapılmış olan cihadda, yani Hak’kın hâkim olması için yapılan mücadelede, televizyonu isterseniz topçu kuvveti olarak tarif edin, isterseniz hava kuvveti olarak tarif edin onun gidip bir tepeyi bombalamasından önce, piyadenin o tepeyi zaptetmesi mümkün değildir. Onun için bugün yapılmış olan cihadı, televizyonsuz yapmanın imkânı yoktur” dedi. Kanal7 1993’te kuruldu. Erbakan’ın bu konuşması 1998’te partinin kapatılmasıyla sonuçlanan davan..]]> Sun, 12 Aug 2018 03:50:38 +0300 Azınlık vakıfları ve dini liderleri neden bildiri yayınladı? https://www.evrensel.net/yazi/82002/azinlik-vakiflari-ve-dini-liderleri-neden-bildiri-yayinladi https://www.evrensel.net/yazi/82002/azinlik-vakiflari-ve-dini-liderleri-neden-bildiri-yayinladi? Türkiye’de medyada ayrımcılık, nefret söylemi çalışmalarının tarihi çok eski değil. O nedenle ayrımcılığın en acı vakaları yaşanmış olsa da “Bizde ayrımcılık olmaz”, “Türkiye’de ırkçılık yok” yalanlarına inanmayı tercih ettik yıllar boyu. Hastalık buraya özgü değil tabii, tarihinde nefret suçunun en ağırı, soykırım bulunan ülkelerden Almanya’da Mesut Özil’in dile getirdikleri ve onun tetiklediği #MeTwo kampanyası ırkçılık hastalığının kolay kolay iyileşmediğinin göstergeleriydi. Çok daha ağırı Amedspor ve Deniz Naki’nin başına geldiğinde ise futbol medyasında ancak bir iki cesur kalem ses çıkarmıştı. Bu yazıyı okuyanlardan bazıları “Ama…” ile başlayan cümleler kuracaklar içlerinden. Hep kurulur, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesinden Prof. Eser Köker ve geçen yıl ihraç edilen Prof. ..]]> Sun, 05 Aug 2018 04:40:11 +0300 ΝΙΏΘΟΥΜΕ ΤΟΝ ΠΌΝΟ ΣΑΣ ΚΑΙ ΘΑ ΤΟΝ ΞΕΠΕΡΑΣΟΥΜΕ ΜΑΖΙ* https://www.evrensel.net/yazi/81961/acinizi-hissediyoruz-birlikte-ustesinden-gelecegiz https://www.evrensel.net/yazi/81961/acinizi-hissediyoruz-birlikte-ustesinden-gelecegiz? ΝΙΏΘΟΥΜΕ ΤΟΝ ΠΌΝΟ ΣΑΣ ΚΑΙ ΘΑ ΤΟΝ ΞΕΠΕΡΑΣΟΥΜΕ ΜΑΖΙ Felaketler yarıştırılmaz elbet ancak yaşayanlar bilir yangının gücü ve hızı karşısında dehşete düşersiniz, önüne geleni yutan çok kollu bir canavar gibidir. Sevdiklerinizden, anılarınızdan geriye yıkık bir karaltı, kesif bir koku kalır. Yıllarca o karaltıyla yaşar, o kokuyu duyar sonra da unutmazsınız. Atina’da yaşanan korkunç bir felaketti. İnsanların çaresizliğini gösteren fotoğraflar, anlattıkları zihinlerimize kazındı. 80’i aşan kayıpların yarattığı travmayla birlikte çevreye ve insan sağlığına etkileri de uzun yıllar sürecek. Tarihi ve kültürel yakınlığımız nedeniyle bizleri derinden yaralayan bu felaketin sebepleri de çok ..]]> Sun, 29 Jul 2018 04:24:25 +0300 Kimselerin vakti yok durup iyi haberler yapmaya https://www.evrensel.net/yazi/81917/kimselerin-vakti-yok-durup-iyi-haberler-yapmaya https://www.evrensel.net/yazi/81917/kimselerin-vakti-yok-durup-iyi-haberler-yapmaya? Gazetecilik meslek olarak giderek zorlaşıyor. Yalnızca Türkiye’deki gibi hapse atılma, ölüm tehdidi, dava ve soruşturmalar nedeniyle ifadeden ifadeye koşmakla bitmiyor ya da başka ülkelerde de görülen hedef gösterme, basın toplantısından atılma, gözaltına alınma ile sınırlı değil. Gazeteciliğin değişen dünyasına, teknoloji ile gelen yeni zorluklara da hazırlıklı olmak gerekiyor. Evrensel’de İsmail Gökhan Bayram, Journo’da Mustafa Kuleli “tık avcılığı” adı verilen okuru çekmeye yönelik uygulamaların medyanın okur gözündeki güvenini sarstığı, bu aldatmacanın “muhalif” ya da bağımsız medyada da gayet yaygın olduğu eleştirilerini yaptılar. Aldatmaca kısmına en çok muhabirlerin mağduru olduğu “kopyala-yapıştır” yöntemiyle, kimi zaman kaynak göstermeden, link vermeden yapılan intihaller de eklenebilir. Bitti mi, bitmedi, geçen haftalard..]]> Sun, 22 Jul 2018 04:30:03 +0300 Medya mı, WhatsApp grubu mu? https://www.evrensel.net/yazi/81885/medya-mi-whatsapp-grubu-mu https://www.evrensel.net/yazi/81885/medya-mi-whatsapp-grubu-mu? Bu köşenin ana teması medyanın yapısal ve etik sorunları ve bunun topluma olan ve olası yansımaları. Kendi alanımın dışına çok taşmamaya gayret ediyorum ancak bu sefer yakın çevremde seçim sonuçlarının yarattığı ruh hallerine yönelik gözlemlerimden başlamak istiyorum. Çoğunluk çok ciddi bir hayal kırıklığına teslim olmuş durumda. “Her şey bitti” havası hakim. “Adam kazandı” İnce’nin seçim sonuçlarına dair yorumunun ötesinde, daha derin bir kaybın sloganı gibi. “Adam kazandı” biz kaybettik. ‘Bundan sonra ne yapalım, ya yurt dışına gideceğiz ya da Ege’de küçük bir kasabada korunaklı bir eve, kurtarılmış bölgelere sığınacağız’. “Daha da haber izlemem”, “Olan biten bundan sonra beni ilgilendirmiyor”, “Madem oy verdiler sonuçlarına katlansınlar, ben kendi hayatıma bakarım”. Bunları söyley..]]> Sun, 15 Jul 2018 03:59:45 +0300 Habertürk'ün sonunu getiren dijital dönüşüm mü siyasi dönüşüm mü? https://www.evrensel.net/yazi/81842/haberturkun-sonunu-getiren-dijital-donusum-mu-siyasi-donusum-mu https://www.evrensel.net/yazi/81842/haberturkun-sonunu-getiren-dijital-donusum-mu-siyasi-donusum-mu? Habertürk gazetesi yayın hayatına başladığında ben de doktora tezimin son paragraflarını yazmaktaydım. Gazete ilk sayısını 1 Mart 2009’da yayımladı ancak heyecanı bir yıl öncesinden başlamıştı. Herkesin aklında aynı soru vardı: Turgay Ciner, gazetelerin zarar ettiği bir dönemde dört yeni matbaa kurarak bu derece büyük yatırımı neden yapıyordu? Piyasanın durumuna bakıldığında delilik gibi görünüyordu. Habertürk bilindiği üzere yayın hayatına Ufuk Güldemir’in kurduğu bir haber sitesi olarak başlamıştı. Dijital yayıncılığın ileride gazeteleri tehdit edeceği tartışmaları o zaman da gündemdeydi. O dönem Gazeteport’un sahibi sonraki yıl gazete yazarları arasına katılacak olan Yavuz Semerci maliyetin okurlara yansıtılmaması durumunda Ciner’in yıllık zararının 50 milyon dolaraulaşabileceğini, pazar payı bulmakta zorlanacağını, bunun yerine halihazırda pazar payı olan bir gazetenin alınmasının daha ..]]> Sun, 08 Jul 2018 03:40:22 +0300 24 Haziran’dan sonra #UnutMADIMAKLIMDA https://www.evrensel.net/yazi/81793/24-hazirandan-sonra-unutmadimaklimda https://www.evrensel.net/yazi/81793/24-hazirandan-sonra-unutmadimaklimda? Seçim bitti, analizleri sürüyor. Adil bir seçim değildi, adaylardan biri cezaevinden kampanya yürüttü, en düşük oy alan adaylar medyada neredeyse hiç göremediklerimiz, demek ki insanlara ulaşmak için yalnızca sosyal medya yeterli değilmiş. Kalan başarı ve başarısızlık nedenlerini siyaset bilimcilerden bol bol, ilgiyle okuyoruz. Yalnızca siyasetçilerin değil, hepimizin çıkarması gereken dersler var kuşkusuz. Gazetecilik açısından da var. Seçim süreci ayrı ama seçim gecesi de medya etiği açısından tartışma yaratan ufak çaplı bir skandala sahne oldu. Skandal sözcüğünü gazetecilikten ziyade öznesi olan siyasetçi, adlı adınca Muharrem İnce için kullandım. Ertesi gün özür dilemesi büyük bir erdemdi zira bu topraklarda özür dileyen siyasetçiye kolay rastlayamıyoruz. Gazeteci yani İsmail Kü..]]> Sun, 01 Jul 2018 03:45:39 +0300 Sakallı bebekten bu günlere https://www.evrensel.net/yazi/81743/sakalli-bebekten-bu-gunlere https://www.evrensel.net/yazi/81743/sakalli-bebekten-bu-gunlere? “…Her yalanı dinleyiciyi hayrete düşürmek için tasarlanmıştı fakat aynı zamanda anlamsızca aşırıydılar - çok riskli yalanlardı. ‘İnsanların yalancı olduğunu düşünmesini pek umursamıyor gibisin’ dedim. Omuz silkti. Dinleyicileri tarafından ender olarak sorgulandığını söyledi. Karısı, kanser haberini nasıl kabullendiyse mucizevi şekilde iyileşmesinin de üstüne gitmedi. Başkaları, örneğin kayınpederi kesinlikle daha kuşkucuydu ama o da sessiz kalmayı tercih etmişti. Yalan söylemenin kariyerini nasıl etkilediğini sorduğumda - televizyon yapımcısıydı- sektörde herkesin yalan söylediğini anlattı: ‘İhtiyaç duyulan becerilerden biridir.” Stephen Grosz’un “İncelenen Hayatlar: Kendimizi Nasıl Yitirir, Nasıl Buluruz” adlı kitabında “Sırlar Üzerine” bölümünden alıntıladığım Philip’in yalan söylemesinin tek nedeni medy..]]> Sun, 24 Jun 2018 05:10:39 +0300 TRT, sadece nostalji, demode bir yayıncılık fikri mi? https://www.evrensel.net/yazi/81648/trt-sadece-nostalji-demode-bir-yayincilik-fikri-mi https://www.evrensel.net/yazi/81648/trt-sadece-nostalji-demode-bir-yayincilik-fikri-mi? Muharrem İnce TRT’nin kendisine ve diğer adaylara tanımak zorunda olduğu 10’ar dakikalık propaganda hakkını “Alın sizin olsun, sen beni hiçbir gün konuşturma, sonra çağır, istemiyorum” diye reddetti. TRT’nin yayın politikası düşünüldüğünde haklı mı? Haklı. İnce’nin TRT’nin 298 No’lu Kanun gereğince kendisine tanınan ve10 dakikayı geçmeyen iki konuşmaya ihtiyacı var mı? Elbette yok. Ben olsam yekten reddetmek yerine çıkıp TRT’nin ve yayıncılık ortamının nasıl özgürleştirileceğini anlatır, hiç olmazsa A Haber’den hallice TRT’de böyle bir konuşma yapmanın keyfini çıkarırdım zira açıktan suç teşkil etmedikçe içeriğine karışılamayan yayınlar bunlar. Ne zaman TRT’den ya da daha genel anlamda kamu yayıncılığının öneminden bahsetsem beni bunun mümkün olmadığına ikna etmeye çalışan, esp..]]> Sun, 10 Jun 2018 04:24:56 +0300 Medya özgürlüğü de kamu ihale kanunundan geçiyor https://www.evrensel.net/yazi/81597/medya-ozgurlugu-de-kamu-ihale-kanunundan-geciyor https://www.evrensel.net/yazi/81597/medya-ozgurlugu-de-kamu-ihale-kanunundan-geciyor? CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce konuk olduğu televizyon kanallarını ihya etti, etmeye devam edecek gibi de görünüyor. Çarşamba gecesi Habertürk’teki programın reytingleri diğer kanalları epey katlamış. Bunu programda soru soran konumunda bulunan Nagehan Alçı’nın “kişisel notlarında” yazdığı gibi yayın ekibinin uzun süren titiz hazırlığına bağlamak zor. Zira herkes İnce ile Alçı’nın karşı karşıya geldiğinde neler olacağını merak ediyordu. Bunun sebebi yine Alçı’nın ifade ettiği gibi kendisinin liberal demokrat kişiliği değil iktidara yakınlığı. İktidara yakınlık derken ilk akla gelen elbette ki yalı meselesi. Güle güle otursunlar gözümüz yok ancak bırakın yalıyı gazeteciler iki göz oda evlerinin kirasını zar zor öderken gazetecilikten başka işlerini bilmediğimiz bir aile nasıl oluyor da yalı satın alacak zenginliğe ulaşıyor, sormamızın bir sakıncası..]]> Sun, 03 Jun 2018 03:50:55 +0300 ‘Nasıl girdim bu işe, kim için?’ https://www.evrensel.net/yazi/81551/nasil-girdim-bu-ise-kim-icin https://www.evrensel.net/yazi/81551/nasil-girdim-bu-ise-kim-icin? “Ders vermek” deyimi en çok gazetecilik için kullanılıyor galiba. “İnsanlık dersi verdi”, “hukuk dersi verdi” gibi kullanımlarıvar ama en yaygın meslek özdeşleşmesi gazetecilikle. Çünkü gazetecilik çok göz önünde bir meslek, iyi gazeteciliğin nasıl olduğu hakkında herkesin fikri var. En iyi gazetecilik dersi ise akademiden ziyade gazeteciler tarafından veriliyor. Perşembe akşamı CNN Türk’te soru sormak için Muharrem İnce’nin karşısına dizilen Murat Çelik, Hande Fırat ve Hakan Çelik tersinden gazetecilik dersi verdiler. Yani gazeteciliğin nasıl olmaması gerektiğini herkesin anlayacağı şekilde açık açık gösterdiler. Jestleri, mimikleri, giyimleri, makyajları, aksesuarları, anlamsızca sürekli gülmeleri, telefonlarını kontrol edip iktidar partisi üyelerinden gelen mesajları soru diye yöneltmeleri, konular karşısında h..]]> Sun, 27 May 2018 03:32:34 +0300 Gazeteciler milletvekili olmalı mı? https://www.evrensel.net/yazi/81503/gazeteciler-milletvekili-olmali-mi https://www.evrensel.net/yazi/81503/gazeteciler-milletvekili-olmali-mi? Basın tarihimizde milletvekili olan çok sayıda gazeteci var. Nilgün Gürkan “Türkiye’de Demokrasiye Geçişte Basın (1945-1950)” adlı kitabında Cumhuriyet’in ilk yıllarında hükümeti destekleyen kimi gazetecilerin milletvekilliği ile ödüllendirildiğini, sürgüne yollanan muhaliflerinse aç kalmamaları için çeşitli memuriyetlere atandıklarını yazar. Bugünle kıyaslayınca daha insaflı bir politika olduğu söylenebilir. Gazetecilikten milletvekilliğine ya da siyasi danışmanlığa geçiş ve ardından geri dönüş oldukça tartışmalı bir konu. Gazeteciliğin olmazsa olmaz “temas-mesafe” kuralına aykırı. Hele ki gazeteci bunu bir “terfi” olarak görüyorsa durum daha da sakıncalı. Daha önceleri siyasi kariyer hedefinin Türkiye’de gazeteciliğin bir meslek olarak görülmemesinde önemli bir rol oynadığını belir..]]> Sun, 20 May 2018 03:16:59 +0300 Türkiye'deki gazeteciler Avrupa'dan ne bekler? https://www.evrensel.net/yazi/81411/turkiyedeki-gazeteciler-avrupadan-ne-bekler https://www.evrensel.net/yazi/81411/turkiyedeki-gazeteciler-avrupadan-ne-bekler? Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğünün durumu Avrupa için artık tek başına ele alınması gereken bir sorun. Önceki yıllarda 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü etkinliklerinde ağırlıklı olarak Türkiye konuşulsa da Doğu Avrupa ülkeleri de dahil edilir, ortak sorunlar çerçevesinde tartışılırdı. Dünyanın en büyük gazeteci hapishanesine dönmesinin ardından ülke adeta ayrı odaya alındı. Avrupa Komisyonunun desteğiyle Brüksel’de Avrupa Parlamentosunda iki gün süren toplantılara çok sayıda gazeteci ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi davetliydi. Türkiye AB ilişkilerinde artık adaylık yerine imtiyazlı ortaklık seçeneği konuşulmakta ve Avrupa Parlamentosu üyelik görüşmelerini geçen yıl alınan kararla dondurulmuşken bu toplantılardan ne beklendiği sorusu kafalarımızı kurcalamaktaydı. Son üç y..]]> Sun, 06 May 2018 04:15:05 +0300 Salonda bir değil iki fil var https://www.evrensel.net/yazi/81368/salonda-bir-degil-iki-fil-var https://www.evrensel.net/yazi/81368/salonda-bir-degil-iki-fil-var? Dışişleri Bakanlığı bünyesinde Barış ve Uzlaşma Çabaları (Peace and Reconciliation efforts) birimi bulunan Norveç’in başkenti Oslo’da geçen hafta “Çözümünde Medyanın Rolü” başlıklı bir toplantı yapıldı. Toplantıyı Democratic Progress Institute (DPI) düzenledi ve Türkiye’de farklı medya kuruluşlarından çalışan gazeteciler ve köşe yazarları davetliydi. Türkiye’de kolay kolay yan yana gelemeyecek bir grup olduğunu söyleyebilirim. Türkiye’nin buzdolabına kalktığı söylenen çözüm sürecini konuşmak zor. Hele de bu süreçte aktif rol oynayıp aracılık sorumluluğunu üstlenen HDP’nin eş başkanları dahil dokuz milletvekili hapiste, 11’inin milletvekilliği düşürülmüşken. Ve yine çözüm sürecini farklı taraflardan aktarmaya çalışan medya kuruluşları kapatılmış, gaze..]]> Sun, 29 Apr 2018 03:15:09 +0300 Erken seçim için hızlandırılmış siyasal iletişim https://www.evrensel.net/yazi/81327/erken-secim-icin-hizlandirilmis-siyasal-iletisim https://www.evrensel.net/yazi/81327/erken-secim-icin-hizlandirilmis-siyasal-iletisim? Devlet Bahçeli erken seçim lafı eder etmez seçim sürecine girdik. Kendisi bile şaşırmış, hatta ertesi günkü toplantıda Cumhurbaşkanı’nı “bari 24 Haziran’a kadar bekleyelim” diye ikna etmeye çabalamış olabilir. O gün üniversite sınavı varmış ama mühim değil, hem okuyacaklar da ne olacak? Sebahattin Zaim Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Arı’nın dediği gibi: “Ülkeyi ayakta tutacak olanlar okumamış cahil halk. Türkiye’nin okumuş kesimi, profesörden başlayarak geriye doğru en tehlikeli olanlar üniversite mezunları.” Önümüzde iki aylık bir süre var, adayların ellerini çabuk tutmaları, kısa sürede kendilerini topluma doğru şekilde anlatmaları gerekiyor.Yakın geçmişte Erdoğan’ın danışmanlığını yapmış hatta konuşma metinlerini yazmış olan Aydın Ünal, “Aday adaylarına tavsiyeler&rdqu..]]> Sun, 22 Apr 2018 04:15:46 +0300 Zuckerberg kimden ve neden özür diledi? https://www.evrensel.net/yazi/81269/zuckerberg-kimden-ve-neden-ozur-diledi https://www.evrensel.net/yazi/81269/zuckerberg-kimden-ve-neden-ozur-diledi? Türkiye’de özür dileyen bir yetkiliye kolay rastlamadığımızdan olsa gerek neredeyse tüm medya Mark Zuckerberg’ün başını öne eğmiş fotoğrafıyla ve “Üzgünüm, benim hatam” başlığıyla verdi haberi. Sahne Hollywood filmlerini andırıyordu, Zuckerberg bilindik giyim tarzının aksine, takım elbisesi ve kravatıyla, “iki dirhem bir çekirdek” (Bizim medya sever böyle ayrıntıları) ABD Senatosunda ifade verdi geçtiğimiz hafta. Facebook’un kurucusu olarak tüm sorumluluğu üstüne aldığını, 87 milyon Facebook kullanıcısının verilerinin izinsiz olarak paylaşılması ve kullanılmasının kendisinin hatası olduğunu söyledi. Göz yaşartıcı performansında hataları düzeltme sözü verdi. Bu ne Facebook’un karıştığı ilk skandal ne de dilenen ilk özürdü. Geoffrey A. Fowler ve Chiqui Esteban The Washington Post’ta öğrencisi olduğu Harvard&rs..]]> Sun, 15 Apr 2018 04:18:51 +0300 Rehine gazetecilikten kurtulma yolları https://www.evrensel.net/yazi/81227/rehine-gazetecilikten-kurtulma-yollari https://www.evrensel.net/yazi/81227/rehine-gazetecilikten-kurtulma-yollari? Cambridge Analytica’nın yarattığı sarsıntı daha bitmemişti ki Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 200 yerel televizyon kanalının sahibi Sinclair Broadcast Group fiyaskosu gündeme oturdu.Grup bünyesindeki haber sunucuları can sıkıcı sorumsuzluk ve tek taraflı habercilik anlayışının ülkeyi mahvetmesinden endişe duyduklarını ifade eden, bunun demokrasi için ne kadar tehlikeli olduğuna dikkat çeken bir metni birebir okudular*. Metnin içeriği ortak kaygıları yansıtıyor gibi görünse de dili Trump’un medya karşıtı görüşleriyle birebir örtüşmekteydi.Farklı vurgularla ve mimiklerle okusalar da aynı cümleleri tekrar etmeleri, sunucuları ellerindeki metni okumak zorunda olan rehine görüntüsünden kurtaramadı. Yalnızca iki sunucu metni okumayı reddetti. Huffington Post’a konuşan ismini vermeyen bir sunucu izleyicilerin arayıp sürekli hakaret ettiklerini, istifa etmeleri y&oum..]]> Sun, 08 Apr 2018 03:30:49 +0300 Muhalefetin seçimi: Metal yorgunluğu mu, ifade özgürlüğü mü? https://www.evrensel.net/yazi/81188/muhalefetin-secimi-metal-yorgunlugu-mu-ifade-ozgurlugu-mu https://www.evrensel.net/yazi/81188/muhalefetin-secimi-metal-yorgunlugu-mu-ifade-ozgurlugu-mu? Herkesin bu ara en merak ettiği şey AKP’nin ya da Erdoğan’ın basın özgürlüğü kısıtlamalarında ne kadar ileri gideceği ya da Doğan Grubu satışı ve Özgürlükçü Demokrasi gazetesine düzenlenen operasyonu birlikte düşünerek AKP’nin medyayla ne yapmak, nereye varmak istediği? Doğan Grubunun satışı ile ilgili epeyce analiz yapıldı, tekrar etmeye gerek yok ama dikkatinizi çekmek istediğim bir yorum var. Yıllarca Fethullah Gülen’in sağ kolu olarak görev yapıp 2014’te çark eden Hüseyin Gülerce’ye ait: “Bu satış, cumhuriyet dönemi medya tarihinin bir dönüm noktasıdır. Nasıl AK Parti iktidarı ve Erdoğan dönemi, siyasi hayatımızın bir dönüm noktası ise Doğan Medyanın, bilhassa Hürriyet gazetesinin el değiştirmesi de aynı ölçüde bir dönüm noktasıdır... Eğer okuyabilseydi Aydın Doğan, medyasını satmak..]]> Sun, 01 Apr 2018 05:07:43 +0300 Doğan Grubu'nun satışına dair akla takılan sorular https://www.evrensel.net/yazi/81137/dogan-grubunun-satisina-dair-akla-takilan-sorular https://www.evrensel.net/yazi/81137/dogan-grubunun-satisina-dair-akla-takilan-sorular? Medyada satın almalar ve birleşmeler doğası gereği hep spekülatif olmuştur. Hele Türkiye gibi şeffaflığın azaldığı ve medyadan kâr elde etmenin mümkün olmadığı ülkelerde kimin neden bu sektöre girdiği hep merak konusudur. Hafta ortası Doğan Medya Grubu’nun satışı da türlü soruları, sorunları içinde barındırıyor. Cevapları henüz bilmiyoruz ama muhtemelen en fazla birkaç yıla iki kişinin bildiği sır olmaktan çıkacak. Öncelikle Aydın Doğan medyadan neden çıktı? İlk akla gelen cevap üzerindeki baskılar: Erdoğan’ın hışmından sonra gelen vergi cezaları, “küçül!” talimatıyla Milliyet ve Vatan gazetelerinin satışı, pazar payının yüksekliği gerekçesiyle Star TV’yi elinden çıkarmak zorunda kalması ve uzun bir dönem her siyasi krizde (ki krizler hiç bitmiyor) hükümetin hedefi olması, iktidar medyasının, özellikle H..]]> Sun, 25 Mar 2018 05:20:35 +0300 Darbeciler görevde ama endişelenmeyin gazeteciler hapiste https://www.evrensel.net/yazi/81087/darbeciler-gorevde-ama-endiselenmeyin-gazeteciler-hapiste https://www.evrensel.net/yazi/81087/darbeciler-gorevde-ama-endiselenmeyin-gazeteciler-hapiste? 15 Temmuz’da Hava Kuvvetlerinin ikinci ismi olan ve darbe girişimine kızının düğününde yakalanan Mehmet Şanver geçtiğimiz perşembe günü, Habertürk’te Kübra Par’ın sunduğu Açık ve Net programına katıldı. Şanver, “darbeciler arasında hala aktif görevde olanlar var” dedi. Daha önce de pek çok söyleşiye konuk olmuştu Emekli Korgeneral ancak ilk kez isim vermeden net bir şemadan bahsetti: “Akın Öztürk darbenin 1 numarası olamaz. Çünkü onu Genelkurmay Başkanı olarak yazmamışlar. Yani üzerinde bir isim var. Bu da milletin kabul edeceği bir isim olmalı.” Şanver, bu ülkede darbe görmüş, olmadı askeriyenin kapısından geçmiş herkesin bildiği şeyin altını çizdi: “Bu taşeron edilmiş bir girişim. Bunun başarılı olması mümkün değil. Silahlı Kuvvetler böyle kişilere pabuç bırakmaz. Öyle de ol..]]> Sun, 18 Mar 2018 04:00:51 +0300 ‘Editoryal bağımsızlık safsatası’ https://www.evrensel.net/yazi/81042/editoryal-bagimsizlik-safsatasi https://www.evrensel.net/yazi/81042/editoryal-bagimsizlik-safsatasi? Cuma akşamı Murat Sabuncu ve Ahmet Şık’ın tahliye olduğu Cumhuriyet davasında gazeteye duyulan öfkenin özeti başlıktaki ifade. Davaya tanık sıfatıyla dört kez çağrıldıktan sonra ancak geçen cuma teşrif eden, yarım saati geçen süre boyunca kendini öven Yeniçağ Gazetesi Yazarı Mehmet Faraç’a ait. Kendisinin ve arkadaşlarının gazeteden ayrılmasının yarattığı yıkımı anlatırken bir gazeteciden beklenmeyecek şekilde “Bu çöküşü editoryal bağımsızlık safsatasıyla savunmasınlar” dedi. Ardından tiraj ve satış rakamları birbirine girdi oradan verilen reklamların etkisine sıçradı. Kaynağı Cumhuriyet’e reklam veren güvenilir bir arkadaşıymış. Oturduğum yerden ayağa fırlayıp “Yalnız kavramları doğru kullanalım, rakamlar için güvenilir kaynak gösterelim, olmuyor böyle” diye bir akademisyen müdahalesinde bulunmamak için kendimi zor tu..]]> Sun, 11 Mar 2018 04:58:54 +0300 'Çalışma demiyorum ama evden çalış' https://www.evrensel.net/yazi/80994/calisma-demiyorum-ama-evden-calis https://www.evrensel.net/yazi/80994/calisma-demiyorum-ama-evden-calis? Gazeteciliği bırakıp üniversiteye geçtiğimde bir hocam tebrik ederken “Çok iyi yaptın bayanlar için çok ideal bir meslek” demişti. Kastettiği akşam belirli bir saatte evde olabilecek olmam ve ders dışı çalışmaları evde de yapabilme imkanıydı. Kadınların daha yoğun iş olanağı bulduğu alanlarda dahi ayrımcılık ciddi bir problem olmayı sürdürüyor. CHP’nin hazırladığı işsizlik ve yoksulluk raporuna göre kadınların iş gücüne katılımı yüzde 33.8’e geriledi, OECD ülkeleri arasında sonuncu sıradayız. Büşra Cebeci’nin Bianet’te yayımlanan Başörtüsü Mücadelesinin Değişen Yolculuğu adlı yazı dizisinin en çarpıcı bölümlerinden biri başörtüsü mücadelesi veren, bu nedenle okullarından atılan, yargılanan kadınların kendi mahallelerinde nasıl ayrımcılığa uğradıklarıydı. Üniversiteden atılmaları “Lise mezunusun&rdquo..]]> Sun, 04 Mar 2018 04:19:00 +0300 Doğrulatma devletin işi midir? https://www.evrensel.net/yazi/80953/dogrulatma-devletin-isi-midir https://www.evrensel.net/yazi/80953/dogrulatma-devletin-isi-midir? Son dönemlerde hangi gazeteciyle konuşsam “90’larda hiç olmazsa gazetecilik yapabiliyorduk” cümlesini duyuyorum. Kürt sorununun en çatışmalı dönemi sık sık bugünle kıyaslanıyor, kuşkusuz izlenen politikalar kadar yapılan gazetecilik, kullanılan haber dilinde de benzerlikler var. Ancak ’90’larda yapılan, adı öyle konmamış olsa da, çoğunluğu iliştirilmiş (embedded) gazetecilik, sonraları pek çok itirafa konu olmuştu. Düşünün nasıl bir gazetecilik iklimindeyiz ki ordunun, JİTEM’in göz açtırmadığı, operasyon bölgelerine helikopterlerle taşındıkları günleri özlüyor gazeteciler. Bugün haber bültenlerinin en sıcak gelişmeleri Zeytin Dalı adı verilen Afrin operasyonundan. Son izlediğimde CNN Türk’te haber sunucusu elinde uzun bir çubukla harita önünde ilerleyişin yönünü gösteriyordu. Bölged..]]> Sun, 25 Feb 2018 04:15:39 +0300 ‘Hayat risktir’ https://www.evrensel.net/yazi/80906/hayat-risktir https://www.evrensel.net/yazi/80906/hayat-risktir? Erdoğan “İhraçlar sonraki yıllarda mağduriyet yaratabilir” diyen milletvekillerine başlıktaki cevabı vermiş. Bazı işlerde başarılı olmak için risk almak gerekebilir elbet, hatta işletme mantığında kimi zaman risk almazsanız başarılı olmanız zor ancak mevzu bahis ülke yönetimiyse ve riski kendi bekanız için vatandaşlarınızı mağdur etme pahasına göze aldıysanız bu pek parlak bir durumda olmadığınızın ilanı demektir. Erdoğan bundan birkaç yıl önce ülkenin “Bir anonim şirket gibi yönetilmesini istediğini” söylemişti, en iyi yaptığı şey ise başından beri riski dağıtmak. Yumurtalarını tek sepete koymuyor. Kendi kitlesine ben gidersem sizden intikam alacaklar, kadınların başörtüsüne el uzatacaklar, ezanı bile yasaklayacaklar derken daha geniş bir kitleye ben gidersem ülke batar diyor, emperyalizm kartını oynuyor, savaşı kutsuyor. İşin tuhaf tarafı ise ana muhalefet partisi dahi bu ris..]]> Sun, 18 Feb 2018 04:58:30 +0300 Winter is coming https://www.evrensel.net/yazi/80863/winter-is-coming https://www.evrensel.net/yazi/80863/winter-is-coming? İnternet yayınlarına müdahale girişimini, ne yalan söyleyeyim, epeydir bekliyordum. Hatta bununla ilgili bir konferans girişimimiz oldu lakin o da sansüre takıldı. Türkiye’de sansür mü var? Yok artık, nereden çıkarıyorsunuz(!) AKP’nin getirdiği torba yasa teklifinin 73. maddesi “Sabit ve mobil internet yapıları üzerinden sunulan radyo ve televizyonların denetlenmesi” ihtiyacının olduğu tespitini yapıyor ve bunları RTÜK denetimine sokmayı amaçlıyor. Ama tabii eğer yayın lisansı alacaklarsa, almayacaklarsa RTÜK bildirimiyle ‘zararlı’ bulunan içerikler sulh ceza hakimi kararıyla engellenebilecekler. Lisans alırlarsa internet kanunu olarak bilinen 5651 sayılı Kanun’un denetiminden çıkacaklar mı, orası belirsiz ya da bir “suç”a kaç ceza uygulanabilecek bilmiyoruz. Güzide medyamız ilk başta söz konusu tasarının ilgili maddesini “To..]]> Sun, 11 Feb 2018 05:13:57 +0300 Zeytin dalına bakar ve bir seçim yaparız https://www.evrensel.net/yazi/80772/zeytin-dalina-bakar-ve-bir-secim-yapariz https://www.evrensel.net/yazi/80772/zeytin-dalina-bakar-ve-bir-secim-yapariz? “Aynı anda iki efendiye sahip olamazsın, para ve bilgi! Ya da başka bir sicille ve uzun makalelerle halkı yanıltmayı seçersin” der Le Monde gazetesinin kurucusu Hubert Beuve-Méry. Gazeteciliğin ana akımı ne zamandır efendi olarak paradan başkasını tanımıyor, seçimini çok önceden yaptı. Lakin bazı durumlarda o sicilin bir bedeli de oluyor, genelde onu var eden sisteme değil gazetecilere kesiliyor ceza ve yola devam ediliyor. Bakmayın geçmişin savaş borazancılarının, genelkurmay gediklilerinin halen köşelerini koruduklarına, onlara en büyük ceza tenzili rütbeydi, bugünkülerin de akıbeti o olacak. Başbakanlığın geçtiğimiz hafta medya patron ve yöneticilerine dikte ettiği 15 maddelik liste, gazeteciliğin ne olmadığını anlatmak için değerli bir kaynak. Bu tür listelerle ilk kez karşılaşmıyoruz, kendisinin belirlediği “milli çıkarlara” tümüyle itaat eden m..]]> Sun, 28 Jan 2018 04:58:13 +0300 Yeteri kadar pişmanlık göstermemiş olmaları nedeniyle... https://www.evrensel.net/yazi/80726/yeteri-kadar-pismanlik-gostermemis-olmalari-nedeniyle https://www.evrensel.net/yazi/80726/yeteri-kadar-pismanlik-gostermemis-olmalari-nedeniyle? Eski Türkiye’de genelkurmay başkanlarının şeceresini ezbere bilir, kuvvet komutanlarının 30 Ağustos’ta terfi mi edeceği, emekliye mi ayrılacağına ilişkin iddiaya girerdik. Çok şükür askeri vesayet geriledi. Cumhurbaşkanı savaş ilan ederken genelkurmay başkanı cami yaptırıyor. Biz de onun yerine ağır ceza mahkemelerinin huyunu suyunu takip ediyoruz. Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi ağır ceza mahkemeleri ve heyetlerine ilişkin ne çok bilgiye sahibiz: Hangi mahkeme heyeti ortamı gerer, hangisi yumuşak görünüp ters köşeye yatırır, hangi mahkeme başkanının tavrı öğle yemeği sonrası (Sanırım şeker probleminden) değişir, hangisi “siz” yerine “sen” der, hangisi ağır ceza mahkemesini “terör mahkemesi” zanneder öğrendik. Bilmek de yeterli değil, heyetler sürekli değişiyor, yeni gelenleri de takip etmek lazım. Çağlayan devasa bir bina, ben içeride rehberli..]]> Sun, 21 Jan 2018 04:02:37 +0300 Gazeteciliği kurtaracak formül: Kadınların cesareti + Mesleki dayanışma https://www.evrensel.net/yazi/80679/gazeteciligi-kurtaracak-formul-kadinlarin-cesareti-mesleki-dayanisma https://www.evrensel.net/yazi/80679/gazeteciligi-kurtaracak-formul-kadinlarin-cesareti-mesleki-dayanisma? Haberini aldığım günden beri bekliyordum, gösterime girdiği cuma günü bitirmem gereken işleri bırakıp sinemaya koştum, The Post’u izlemek için. Film ayrıca Anayasa Mahkemesinin Mehmet Altan, Şahin Alpay ve Cumhuriyet Kitap Eki Yayın Yönetmeni Turhan Günay’ın bireysel başvurularını değerlendirip kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar vermesine rağmen Şahin Alpay’ın yargılandığı İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ve Mehmet Altan’ın yargılandığı 26. Ağır Ceza Mahkemesinin AYM’nin gerekçeli kararının Resmi Gazete’de yayımlanmaması gibi akılalmaz bir gerekçeyle tutukluluklarına devam kararı verdiği akşamın sabahında gösterime girdi. Gazetecilerin #EmsalKarar etiketiyle tüm tutuklu meslektaşları için özgürlük istediği, AYM’nin Twitter hesabından “Kararın basın duyurusu ve tam metnine Mahk..]]> Sun, 14 Jan 2018 04:15:45 +0300 Seni sevmediğim yalan! https://www.evrensel.net/yazi/80632/seni-sevmedigim-yalan https://www.evrensel.net/yazi/80632/seni-sevmedigim-yalan? Erdoğan’ın Fransa ziyareti öncesi tartışmalar başlamıştı. Macron’un Türkiye’deki insan hakları ihlalleri özellikle de basın özgürlüğünün kısıtlanmasına yönelik eleştirilerde sözünü sakınmayacağı muştulanmıştı. Nitekim iç kamuoyuna verdiği sözü tuttu. Her ne kadar iktidar medyasının bir kısmı bundan hiç söz etmese de, ana akım haberin altlarına itelese de Macron Türkiye’nin insan haklarına ve hukuk devletine bağlı kalması gerektiğini söyledi. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Örgütü verilerinden hareketle hapisteki gazetecileri ve başta Osman Kavala olmak üzere sivil toplum örgütleri temsilcilerini andı, hatta Fransa-Türkiye arasında ortak bir anlaşmayla kurulan Galatasaray Üniversitesinde öğretim elemanlarının yaşadığı sıkıntılara dahi değindi. Görüşmeyi Türkiye’deki büyük medyadan okur..]]> Sun, 07 Jan 2018 04:57:08 +0300 Güç bizimle olsun! https://www.evrensel.net/yazi/80588/guc-bizimle-olsun https://www.evrensel.net/yazi/80588/guc-bizimle-olsun? Geçtiğimiz yıl, 2016’nın bitse de kurtulsak dediğimiz son günleriydi, Cumhuriyet’e yapılan operasyonun ardından Berat Albayrak’ın sızdırılan maillerini haber yapan arkadaşlarımızın bir kısmı da cezaevine girmişti, hapisteki gazeteci sayısı 143’ü bulmuştu. Çoğu mektup, kart alamıyordu.Toplanıp bir fotoğraf çektirelim, onlara yanlarında olduğumuzu gösterelim istemiştik. Ahmet Şık o fotoğrafta vardı, ertesi gün saat 07.56’da “Gözaltına alınıyorum. Bir tweetle ilgili olarak savcılığa götürülecekmişim” yazdı. Çağlayan’da tüm gün süren ifade sürecinde kendisine hangi örgütün uygun olduğu konusunda savcının da kafası karışıktı. Şık yılbaşı fotoğrafından önce girdi cezaevine. Bugün yine yılbaşı kartı niyetine bir fotoğraf gördünüz ilk sayfada. Bu yıl o kalabalığın sığabileceği mekanı sağlayan Osman Kavala da selam yo..]]> Sun, 31 Dec 2017 05:07:03 +0300 'Kimler kimlerle yan yana geliyor, kadere bak!' https://www.evrensel.net/yazi/80543/kimler-kimlerle-yan-yana-geliyor-kadere-bak https://www.evrensel.net/yazi/80543/kimler-kimlerle-yan-yana-geliyor-kadere-bak? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 2016 istatistiklerine göre Türkiye Rusya’nın ardından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni en çok ihlal eden ülke. Rusya bize en büyük farkı Sözleşme’nin 5. maddesi yani “Özgürlük ve Güvenlik” hakkı ihlalinde atmış. İkinciliğe “sevinmek” için henüz erken, zira cezaevindeki tutuklu sayısını, bekleyen ve gelecek olan başvuruları göz önüne alınınca zirveye çok az kalmış olabilir. Bu arada, AİHM son yıllarda öncelik vermeyi taahhüt ettiği konularda bile iyi sınav vermedi bildiğiniz üzere, çok sayıda başvuruyu reddetti. Türkiye’nin iç hukuk oluşturduğu, hukuksuz, dolambaçlı yollara göz yumdu. Bu nedenle pek çok ihlalin sürmesine neden oldu, çok eleştirildi. Eleştirilmeye devam ediyor. AİHM 2014 yılında Ahmet Şık’la ilgili bir karar vermişti hatı..]]> Sun, 24 Dec 2017 05:05:03 +0300 Çağlayan'dan Kudüs'e… Entelektüelin sorumluluğu https://www.evrensel.net/yazi/80449/caglayandan-kuduse-entelektuelin-sorumlulugu https://www.evrensel.net/yazi/80449/caglayandan-kuduse-entelektuelin-sorumlulugu? Salı sabahı erken saatlerde özel bir derse hazırlanır gibi giyinip adliyenin önünde buluştuk. Ne zamandır görmediğimiz arkadaşlarımız, sınıftakinin aksine sabah mahmurluğundan eser olmayan gözlerle bakan, yaratıcılıklarıyla gülümseten öğrencilerimiz, üzerimizde çok emeği olan güç vermek için gelen hocalarımız… Duruşmalardan ziyade akademik bir şölen için buluşmuş gibiydik. Kuşkusuz bu Çağlayan’daki ilk büyük buluşmamız değildi. Geçtiğimiz yıl imza attığımız “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisinin ardından akademisyenlerin uğradığı hak ihlallerini 10 Mart’ta kamuoyuyla paylaşan üç arkadaşımız beş gün sonra ifade için çağrılıp tutuklandıklarında yine böyle bir kalabalık, dışarı çıkartıldığımız adliye binasının soğuk duvarlarına, camlarına bağırarak sesimizi duyurmaya çalışmıştık. Çağlayan..]]> Sun, 10 Dec 2017 04:05:31 +0300 Ahlaki çöküş ve medya ayağı https://www.evrensel.net/yazi/80399/ahlaki-cokus-ve-medya-ayagi https://www.evrensel.net/yazi/80399/ahlaki-cokus-ve-medya-ayagi? Günlerdir Twitter başında Reza Zarrab’ın ifadesini takip ediyoruz. Telaffuz edilen rakamlar baş döndürücü, kaçla çarpsak, eski paraya çevirsek, tamamın kaçta kaçı bu konuşulanlar? Zarrab şemalar çiziyor ancak bizim kafalar bir türlü basmıyor... Yargılama konusu ABD’nin İran’a uyguladığı ambargonun yasa dışı (Ülkenin uymayı taahhüt ettiği anlaşmalara aykırı) yollarla delinmesi, asıl ifşa olansa koca bir ahlaki çöküş. Diğer tarafta CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ayakkabı kutusundan çıkardığı belgeler var. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakın çevresinin bir offshore şirketine aktardığı paraların belgesi olduğu iddiasıyla. Zamanlaması manidar diyen var. Oysa yeni bir olay değil, aylar öncesinde The Black Sea adlı araştırmacı gazetecilik kurumunun sitesinde daha fazlası yayımlanmıştı. Karadeniz Bölgesi odaklı uzun süreli ar..]]> Sun, 03 Dec 2017 04:15:57 +0300 ‘Öldürüyorum çünkü öldürebiliyorum’* https://www.evrensel.net/yazi/80356/olduruyorum-cunku-oldurebiliyorum https://www.evrensel.net/yazi/80356/olduruyorum-cunku-oldurebiliyorum? Umarım bu yazıyı okuyan özellikle kadınlar, dünün yani 25 Kasım etkinliklerinin, gece yürüyüşlerinin nedeni acı ama tanık oldukları dayanışma ruhunun cesaret verici yorgunluğunu yaşıyorlardır. Bu hafta bol bol duyduğunuz üzere 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü. İlanına vesile olan 1960’da Dominik Cumhuriyeti Diktatörü Rafael Trujillo’ya insan hakları temelinde kafa tutan, politik mücadelelerinin bedelini defalarca hapse girerek, en sonunda da kocalarının kaldığı hapishane ziyareti sonrası tecavüz edilip vahşice öldürülerek ödeyen Patria, Minerva ve Maria Teresa Mirabal kardeşler. Yani “Üstüne titrememiz gereken kadınlarımızın başına gelen münferit, elim bir olay” değil mevzubahis olan. Kelebekler olarak adlandırılan bu üç kardeş, özgür iradeleriyle insan hakları için, devlet ve erke..]]> Sun, 26 Nov 2017 04:59:36 +0300 Babamız bizi sevmedi https://www.evrensel.net/yazi/80307/babamiz-bizi-sevmedi https://www.evrensel.net/yazi/80307/babamiz-bizi-sevmedi? Yunanistan’ın en başarılı yönetmenlerinden Yorgos Lantimos’un 2009 yapımı Köpek Dişi (Kynodontas) adlı filmini izlediniz mi? Oldukça rahatsız edici sahneleri var ama izlemediyseniz tavsiye ederim. Bir ebeveyn, ki baba figürü son derece otoriter, evde üç çocuklarına farklı bir eğitim vermektedirler. Dışarı çıkmalarına ve eve ziyaretçi gelmesine izin yoktur. Evdeki nesnelerin adlarını kendilerince değiştirirler, mesela kanepenin adı denizdir, tüfek güzel beyaz bir kuş demektir, masada ‘Tuzu uzatır mısın’ yerine ‘Telefonu uzatır mısın’ denir. Çocuklar dış dünyayı bilmedikleri için nesneleri onlara öğretilen şekliyle adlandırırlar. Bahçede olduklarında gördükleri uçak, düşmesini bekledikleri bir oyuncaktır. O evin dışına çıkmaya çalışanları büyük tehlikelerin beklediğine inandırılırlar. Bir gün öd&uu..]]> Sun, 19 Nov 2017 03:52:10 +0300 Adaletin bu mu medya? https://www.evrensel.net/yazi/80264/adaletin-bu-mu-medya https://www.evrensel.net/yazi/80264/adaletin-bu-mu-medya? Daha birkaç hafta önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın sızdırılan ve halen kamuya açık olan maillerinden haber yaptığı için cezaevindeki gazetecilerin seslerini duyurmaya çalışıyorduk ki yeni bir sızıntı dalgası tüm dünyayı sarstı. Sızıntıdan kamu yararı çerçevesinde haber yapmanın suç olmadığı da bir kez daha kanıtladı. Zira Kraliçe Elizabeth ve Prens Charles’tan, Kanada’nın sempatik görünmek için çırpınan Başbakanı JustinTrudeau’nun kampanya finansörü Stephen Bronfman’a, Donald Trump’ın yakın çevresine, Shakira’ya, Bono’ya, Formula 1 Şampiyonu Lewis Hamilton’a, milyarder Dermot Desmond’a, Nike, Apple, Facebook gibi dünya devi şirketlere uzanan bir liste söz konusu. Bu önde gelen politikacılar, ünlüler şirketlerini “cennet” tabir edilen ülkelere taşıyarak ..]]> Sun, 12 Nov 2017 04:15:08 +0300 Medya operasyonu çöktü, meğer delil yokmuş (!) https://www.evrensel.net/yazi/80170/medya-operasyonu-coktu-meger-delil-yokmus https://www.evrensel.net/yazi/80170/medya-operasyonu-coktu-meger-delil-yokmus? Tarih 25 Nisan 1998’di ülkenin iki büyük gazetesi Hürriyet ve Sabah Suriye’de yakalanan Şemdin Sakık’ın ağzından yazılmış “itiraflar”ı manşet yaptılar. Gazetelere göre Sakık “Türkiye’deki bazı ihanet cephelerinin tüyler ürpertici ilişkilerini” bir bir anlatmıştı. İlişkiler ağında en ön plana çıkan dönemin İnsan Hakları Derneği Başkanı Akın Birdal ile Refah Partisi Van Milletvekili Fethullah Erbaş’tı. Sakık’a göre Öcalan Birdal’dan “benim Türkiye’deki tabancamdır” diye söz ediyordu. Erbaş ise “Biz milleti değil ümmeti esas alırız” demiş ve kurulacak Kürt devleti ile İslam devleti arasında bir sorun olmayacağı mesajını” vermişti. Ertesi gün yani 26 Nisan’da “Örgüte destek veren, zaman zaman iş birliği yapan isimleri tek tek” açıklamıştı. Gazeteci Cengiz Ça..]]> Sun, 29 Oct 2017 03:26:31 +0300 Nerden baksan tutarsızlık https://www.evrensel.net/yazi/80126/nerden-baksan-tutarsizlik https://www.evrensel.net/yazi/80126/nerden-baksan-tutarsizlik? Ülke gündemi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in saraydan gelen istifa talebine “direnişine” kilitlenmişken diğer taraftan yine her sabah yeni gözaltılarla uyanmaya başladık. Başlangıç işareti ülke içinde seyahat ediyorken sanki kaçıyormuş gibi uçaktan apar topar gözaltına alınan Osman Kavala ile verildi. Aynı anda gazetecilere yönelik ev baskınları başladı. ETHA muhabirleri gözaltına alındı hatta baskın sırasında “nedense” basın kartları yakıldı. Cuma sabahı Ankara’da Mezapotamya Ajansı ve Jinnews’ten beş gazeteci sabaha karşı gözaltına alındı. Biz o sıralarda önümüzdeki haftanın davaları için umut ve güç toplamaya çalışıyorduk. 24 Ekim Salı günü 304 gündür özgürlüklerinden mahrum kalan Tunca Öğreten, Mahir Kanaat, Ömer Çelik ve tutuksuz yargılan..]]> Sun, 22 Oct 2017 04:15:56 +0300 Toplum mu hafızasız, medya mı? https://www.evrensel.net/yazi/80074/toplum-mu-hafizasiz-medya-mi https://www.evrensel.net/yazi/80074/toplum-mu-hafizasiz-medya-mi? Ali Bozan’ın Taybet İnan’ın Silopi’de yedi gün sokakta kalan cenazesini oğlunun sözleriyle anlattığı “7 Gün Yedi Gece / 7 Roj 7 Şev” adlı filmi Marmaris Uluslararası Kısa Film Festivali’nde kurmaca film dalında ikincilik ödülü aldı, Youtube üzerinden izlenebiliyor. Taybet İnan’ı hatırlayınca oğlunun mektubu geliyor ilk önce akla, Sezgin Tanrıkulu’nun Mecliste okuduğu “Annem tam tamına yedi gün sokakta kaldı. Hiçbirimiz uyuyamadık köpekler gelir, kuşlar konar diye. O orada yattı, biz 150 metre ilerisinde öldük” cümlelerinin geçtiği. Bozan’ın ödül aldığı Marmaris’e çok yakın Muğla’nın Seydikemer ilçesinde gözaltına alınanların çıplak ve işkence görmüş bedenlerinin teşhiri son iki yılda toplumsal çürümüşlük adına katettiğimiz büyük yolu düşünm..]]> Sun, 15 Oct 2017 04:57:05 +0300 Hapisle 'ödüllendirilen' gazetecilik https://www.evrensel.net/yazi/80031/hapisle-odullendirilen-gazetecilik https://www.evrensel.net/yazi/80031/hapisle-odullendirilen-gazetecilik? Ekim’in ikinci günü yani geçtiğimiz pazartesi Politico adlı haber sitesinde Ivanka Trump and Jared Kushner’ın devlet işleri için özel mail adreslerini kullandıkları, aile adına alınan domain üzerinden yüzlerce mail gönderdikleri ve maillerinin içeriğine ilişkin bir haber yayımladı. Bu durum yalnızca haberlerde yer almakla kalmamış, ülke güvenliğini riske atmış olmaları nedeniyle incelemeye de konu olmuştu. Bu arada Kushner’in 2016 seçimlerine Rusya’nın müdahalesi şüphesi nedeniyle soruşturma geçirdiğini de akıldan çıkarmamak gerek. Ortaya çıkan bu skandal sonrası ilk akla gelen Hillary Clinton, SiriusXM’e katılıp yeni kitabını ve Dışişleri Bakanlığı ve seçim sürecinde maruz kaldığı ayrımcılığı anlatırken e-mail skandalını “iki yüzlülüğün zirvesi” olarak nitelendirdi. Clinton “Benim yaptığım aptalca bir hataydı..]]> Sun, 08 Oct 2017 05:00:52 +0300 İfade özgürlüğünü kısıtlamanın maliyeti https://www.evrensel.net/yazi/79980/ifade-ozgurlugunu-kisitlamanin-maliyeti https://www.evrensel.net/yazi/79980/ifade-ozgurlugunu-kisitlamanin-maliyeti? Columbia Üniversitesine bağlı Knight First Amendment Institute web sitesinde bu ay aynı üniversitenin hukuk fakültesi profesörlerinden Tim Wu’nun “Is the First Amendment Obsolete?” (ABD Anayasası’nın ifade özgürlüğünü koruyan ilk değişiklik maddesi hükmünü yitirdi mi?) başlıklı bir makalesi epey tartışma yarattı. İfade özgürlüğünü hedef alan yeni tehditler tartışma serisi altında yayımlanan makalede Wu, First Amendment’ın yeni gelişen teknolojiler karşında ifade özgürlüğünü koruma konusunda yetersiz kaldığını savunuyor. Wu’ya göre artık ifadenin kendisi bir sansür aracına dönüşmüş durumda ve bu yeni sansür biçimi doğrudan düşüncesini ifade edeni değil, onu izleyenleri/dinleyenleri hedef alıyor çünkü okuyucu/izleyici ilgisini cezbetmek ya da yönlendirmek doğrudan konuşanı cez..]]> Sun, 01 Oct 2017 04:15:57 +0300 Nefret söylemi yarışı https://www.evrensel.net/yazi/79937/nefret-soylemi-yarisi https://www.evrensel.net/yazi/79937/nefret-soylemi-yarisi? Yıllardır dile getirilen ön yargı ve nefret söylemi nefret suçuna dönüşebilir, siyasetçilerin, medyanın çok dikkatli olması gerekir uyarıları kulak ardı edildi, sonunda Hatun Tuğluk’un cenazesine yapılanlar hepimize çok ağır geldi. Sırrı Süreyya Önder’in Mezopotamya Ajansına anlattığına göre “burada Kürt’e yer yok, cemevinden gelen Müslüman mezarlığına gömülemez, Ermeni dölleri diye…” başlayan tacizin devamında traktörün ve iş makinesinin gelmesi, artan kalabalık ve küfürlerle nefret suçuna dönüştü. Cenaze yerinden çıkartılarak Dersim’e götürüldü, hapisteki kızı Aysel Tuğluk define katılamadı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve AKP’li ve MHP’li başka siyasetçilerin nicedir HDP’lileri hedef alan söylemlerinin, hatta Erdoğan’ın HDP Eş ..]]> Sun, 24 Sep 2017 05:00:26 +0300 Gazetecilik ve kahramanlık -2 https://www.evrensel.net/yazi/79897/gazetecilik-ve-kahramanlik-2 https://www.evrensel.net/yazi/79897/gazetecilik-ve-kahramanlik-2? Daha önce aynı başlıkla bir yazı yazmıştım aynı minvalde olmasa da konu yine geldi gazetecilik ve kahramanlık noktasına dayandı. 11 Eylül’de tam 14 saat süren Cumhuriyet davasına ilişkin izlenimleri, gazetecilerin ve avukatların savunmalarını okumuş ve gazetecilerin ve yöneticilerin yalnızca işlerini yaptıklarını defaatle kanıtlamalarına rağmen halen serbest kalmamış olmalarına şaşırmış ve isyan etmişsinizdir eminim. Bu arada duruşma salonuna (nedense) cep telefonu ve bilgisayar alınmadığı halde bir yandan haber yazıp bir yandan olan biteni anbean duyuran benim de bir parçası olmaktan gurur duyduğum Dışarıdaki Gazeteciler ekibindeki arkadaşlara bir kez daha teşekkür etmek gerek, onlar ve o hengamede duruşma salonunda olan biteni bizlere görsel olarak aktarmaya çalışan Murat Başol, Tarık Tolunay, Halil Yavuz Ertürk ve Zülal’den oluşan çizerler ekibi olmasaydı davayı bu denli net aktaramazdık. Ben kapıdaki izdiha..]]> Sun, 17 Sep 2017 04:15:36 +0300 Sizi Bylock kullanan birinin tanıdığı aramış https://www.evrensel.net/yazi/79852/sizi-bylock-kullanan-birinin-tanidigi-aramis https://www.evrensel.net/yazi/79852/sizi-bylock-kullanan-birinin-tanidigi-aramis? Sırf sizi değil herkesi aramıştır, olmadı bayram seyran diye mesaj atmıştır. Geçtiğimiz bayram, evimi taşıyan şirketin sahibi beni “kutlama” başlıklı bir WhatsApp grubuna eklemiş. Telefonumda “Nakliyeci Bey” diye kayıtlı, tüm müşterilerinin bayramını toplu halde kutlamak istedi herhalde. Korkmadım desem yalan olur, ya Nakliyeci Bey bilmeden ByLock kullanan birini gruba eklediyse? Ya o grupta bulunan birisi “FETÖ” şüphesiyle soruşturma geçiren bir şirketten alışveriş yaptıysa, durduk yere başıma iş gelmesin dedim, hemen gruptan ayrıldım. Kusura bakmayın Nakliyeci Bey, geçmiş bayramınız kutlu olsun. Abarttığımı, paranoyak olduğumu düşünüyorsunuzdur. Bugün itibariyle 68 gündür tutuklu bulunan insan hakları savunucularına yöneltilen ‘en ciddi’ suçlamaların bundan eksik kalır yanı yok. İnsan Hakları Gündemi Derneğinden Günal Kurşun, Çukurova ..]]> Sun, 10 Sep 2017 05:05:24 +0300 Arka koltuk https://www.evrensel.net/yazi/79810/arka-koltuk https://www.evrensel.net/yazi/79810/arka-koltuk? Yaklaşık bir ay önceydi sanırım bir seyahat için havaalanına gidiyordum. Otobüste bir kadın koltuğunu sonuna kadar geriye yatırmış, arkasında oturan nefes alamayacak durumda. Hava çok sıcak. Arkasındaki yolcu kibarca koltuğunu kaldırmasını rica etti. Kaldırmadı, onun yerine havaalanına kadar elindeki kişisel gelişim kitabını okumayı tercih etti. Kişisel gelişimi, kişisel olarak mesafeli olsam da, yargılamak gibi bir derdim yok. Ancak ülkenin genel halini buna benzettiğim için anlatmayı tercih ettim. Farklı ortamlarda bir araya geldiğimizde ülke sorunlarına dair benzer şikayetlerle birbirmizi dolduruyoruz ancak bu umutsuzluk denizinden nasıl çıkarız kısmında işler karışıyor. Çoğumuz kendimizi çaresiz hissettiğimizden içimize döndük, Mehveş Evin’in Artı Gerçek’te geçen hafta yazdığı gibi haber seyretmiyor, gazete okumuyor “Olan biten saçmalıklara dayanamıyorum” diye..]]> Sun, 03 Sep 2017 05:00:11 +0300 Medyada ‘fedai’ devri https://www.evrensel.net/yazi/79717/medyada-fedai-devri https://www.evrensel.net/yazi/79717/medyada-fedai-devri? Amerika Birleşik Devletleri’nde 21st Century Fox adlı medya kuruluşunun başında bulunan James Murdoch, Charlottesville’de geçtiğimiz hafta yaşanan ve bir kişinin ölümüyle, onlarcasının yaralanmasıyla sonuçlanan ırkçı vahşetin ardından Başkan Trump’ın her iki tarafı suçlayan açıklamasını kınayan bir mail yollayıp, antisemitizm ve nefretle mücadele amacıyla kurulan Anti Defamation League’e bir milyon dolar bağışta bulunacağını açıkladı*. James Murdoch bildiğiniz üzere Trump’ın her daim destekçisi ve gayriresmi danışmanı Rupert Murdoch’ın oğlu. Charlottesville’de yaşananlar gerçekten dehşet verici ve siyasetçilerin nefret söylemlerinin toplumda nasıl nefret suçuna dönüştüğünün en net örneklerinden biri. James Murdoch’ın tepkisini ABD’deki Yahudi lobisinin gücüne bağlayabilirsiniz elbette ancak yazd..]]> Sun, 20 Aug 2017 05:06:31 +0300 Hak aramak suça dönüştü, buna alışın diyorlar https://www.evrensel.net/yazi/79634/hak-aramak-suca-donustu-buna-alisin-diyorlar https://www.evrensel.net/yazi/79634/hak-aramak-suca-donustu-buna-alisin-diyorlar? Yıllar önce sınavda sorduğum soruya bir öğrencim “1980 öncesi bizlerden bir sır gibi saklandığı için o dönem neler olup bittiğini bilemiyoruz” cevabını yazmıştı, uzun süre gülmüştüm. Son 10 senenin konusu ise ’90’larda yakılan Kürt köylerinden, beyaz Toros’lardan, Cumartesi Anneleri ’95’ten beri Galatasaray Meydanı’nda hak arıyor oldukları halde, gözaltında kaybedilenlerden nasıl da kimsenin haberdar olmadığıydı. Medya bize hep yalan söylemiş, ne olup bittiğini göstermemiş, hep devlet yanlısı bir dille vermişti. Çözüm süreci zamanı Erdoğan 5 Şubat 2011’de Cumartesi Anneleri’yle görüştü. 30 yılı geçen vakalarda sonuç almanın kolay olmadığını ancak bu sorunun hükümetin sorunu olduğunu, kayıp yakınlarının acılarını dindirmek için her türlü çabayı göstereceklerini söyledi. İki hafta önce Cumhuriyet gazetesi davasında mahkeme başkanı Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu’ya Hurşit Külter haberi üzerinden “Devlet tarafından kaybedilmiş” sözünü sordu. O sırada 22 yıldır kocası Fehmi Tosun’u..]]> Sun, 06 Aug 2017 04:59:51 +0300 Bir gazetenin bağımsızlık mücadelesi https://www.evrensel.net/yazi/79596/bir-gazetenin-bagimsizlik-mucadelesi https://www.evrensel.net/yazi/79596/bir-gazetenin-bagimsizlik-mucadelesi? Cumhurbaşkanı Erdoğan Die Zeit Yayın Yönetmeni Giovannidi Lorenzo’ya Temmuz başında bir söyleşi vermiş, o söyleşide dünyanın hiçbir yerinde bağımsız medya diye bir şey olduğuna inanmadığını söylemişti. Geçtiğimiz hafta boyu devam eden Cumhuriyet gazetesi davası tam da Erdoğan’ın bu inançsızlığı üzerine kurulmuştu. Bu durum, beş gün boyunca süren duruşmalarda sorulan sorularla da kanıtlandı. Mahkeme heyeti her sanığa ısrarla yaptıkları haberi, yazdıkları yazıyı, hatta iş sözleşmelerinin kim tarafından yapıldığını sordu. Soru sorma biçimleri bir örgüt şeması çıkarma gayretlerini apaçık ortaya serdi. Her soru “kimden emir aldınız”a çıkıyordu çünkü emir-komuta zinciri olmadan gazetecilik yapılabileceğine inanmıyorlardı. Cumhuriyet gazetesi davasını beş gün boyunca izledim, ‘niye?’ diye soranlara verecek ilk cevabım Türkiye’de gazeteciliğin nasıl suç sayıldığına en yakından tanık olma gayretiydi. Mahkeme heyeti ‘adeta’ iletişim fakültesine yeni girmiş bir gazeteci adayının soracağı soru..]]> Sun, 30 Jul 2017 04:15:12 +0300 'Gizli örgütün' 24 Temmuz planı https://www.evrensel.net/yazi/79551/gizli-orgutun-24-temmuz-plani https://www.evrensel.net/yazi/79551/gizli-orgutun-24-temmuz-plani? Yıl sanırım ’98’di, net hatırlamıyorum. ’90’lar ve onun yarattığı yıkımı konuşuyoruz hâlâ. İstanbul’da gözaltında kaybedilenler için Çağlayan’da bir “kayıp ormanı” oluşturuluyor. Arjantin’de 1976-1983 arası askeri rejim döneminde kaybedilen çocukları için her perşembe toplandıkları meydandan adlarını alan Plaza del Mayo Anneleri’nden ikisi “kayıp ormanı” için Türkiye’ye gelmiş. Gazetecilikte çok yeniyim, onlarla görüşmek için Uluslararası Af Örgütüne başvurdum. Özlem Dalkıran’la öyle tanıştık. İnsan hakları ihlallerine karşı eylemlere, Hrant Dink’in davası süresince protestolara, anmalara katılan herkes Özlem’i tanır. Tıpkı geçen hafta hiçbir somut gerekçeye dayanmadan gözaltına alınıp tutuklanan diğer hak savunucuları gibi. O yüzden sosyal medya kampanyalarının başlığı “O benim arkadaşım” oldu. Bu arada Plaza del Mayo Anneleri geçtiğimiz hafta o sırada gözaltında, bugün tutuklu olan hak savunucularının serbest kalmaları için bir bildiri yayımladı. Neden Özlem’le başladım çünkü Özle..]]> Sun, 23 Jul 2017 05:00:49 +0300 ‘Ellerinizi kaldırın’ güvenliğiniz ve haklarınız tehlikede https://www.evrensel.net/yazi/79455/ellerinizi-kaldirin-guvenliginiz-ve-haklariniz-tehlikede https://www.evrensel.net/yazi/79455/ellerinizi-kaldirin-guvenliginiz-ve-haklariniz-tehlikede? Dijital güvenlik hepimiz için önemli ve ihmal ettiğimiz bir mesele. Uluslararası ve ulusal alanda devletler ve şirketler tarafından en mahrem yazışmalarınıza kadar nasıl izlendiğinizi bilseniz o çok sevdiğiniz telefonunuza dahi dokunamayacak hale gelirsiniz. Ya da yine aşina olduğunuz üzere, Edward Snowden’ın ortaya çıkardığı (ABD Ulusal Güvenlik Ajansı) NSA’e ait belgeler dünya çapında ne denli gözetlendiğimizin farkında olmamızı sağlamak içindi. Gazetecilik, insan hakları savunuculuğu gibi bir iş yapıyorsanız, hem kaynaklarınızı ve kendinizi korumak amacıyla, hem de bunun bir hak olduğu bilinciyle dijital ortamda güvenliğinizi sağlayacak önlemleri almak zorundasınız. İşte bu gereklilik nedeniyle Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü İdil Eser, Helsinki Yurttaşlar Derneği’nden Özlem Dalkıran, Kadın Koalisyonu’ndan İlknur Üstün, İnsan Hakları Gündemi Derneği’nden Günal Kurşun ve Veli Acu, Eşit Haklar İzleme Derneği’nden Nejat Taştan, Hak İnisiyatifi’nden Şeyhmuz Özbekli, insan..]]> Sun, 09 Jul 2017 04:15:41 +0300 Avrupa’dan Türkiye’ye bakınca https://www.evrensel.net/yazi/79412/avrupadan-turkiyeye-bakinca https://www.evrensel.net/yazi/79412/avrupadan-turkiyeye-bakinca? Geçtiğimiz haftanın önemli bir bölümünü bir grup gazeteci ile birlikte basın özgürlüğünün durumunu tartıştığımız bir toplantı için Brüksel’de geçirdik. Türkiye’nin durumu dışarıda da gayet dikkatli bir şekilde izleniyor. Dolayısıyla ne söylediğimizi anlatmama gerek yok, burada yazdıklarımızı bir de orada anlattık. Asıl önemlisi oradaki temaslarımızda bize anlatılanlar ve sorulanlar. Toplantının zamanlaması önemliydi çünkü önümüzdeki hafta Strasburg’da Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye raporu oylanacak, ifade özgürlüğünün kısıtlanması, tutuklu gazeteciler ve OHAL dönemi hak ihlalleri raporun en önemli konuları, oylama gününe kadar her gün artan tutuklu gazeteci sayısını güncellemeye çalışmaları dahi durumun vahametini göstermeye yeter. Türkiye o kadar sıcak ve ilgiyle izlenen bir konu ki, konuştuğumuz herkes söze “size nasıl yardımcı olabiliriz, bize somut önerilerinizi söyleyin lütfen” cümlesiyle başladı. Haftaya yapılacak oylamada AB-Türkiye ilişkilerinin askıya alınması gayet güçlü..]]> Sun, 02 Jul 2017 04:56:23 +0300 "Savcıya mı soracağım ne söyleyeceğimi?" https://www.evrensel.net/yazi/79365/savciya-mi-soracagim-ne-soyleyecegimi https://www.evrensel.net/yazi/79365/savciya-mi-soracagim-ne-soyleyecegimi? Tüm haftayı yine gazeteciliğin yargılandığı davalarla geçirdik. KCK Basın Davası ertelendi ama 46 gazetecinin pasaportu ikinci kez iptal edildi. Mevzubahis Kürt basını olunca iptalin altını çizmek istedi mahkeme heyet sanırım. Özgür Gündem Dayanışma Davası da ertelendi, tek sevindirici gelişme Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay’ın yurt dışı yasağının kalkması oldu. En azından kendilerine verilen ödülleri almaya gidebilecekler. Pazartesi başlayan Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak’ın da aralarında bulunduğu 17 kişinin yargılandığı “15 Temmuz darbe girişimine iştirak” davasında ara karar ancak Cuma günü verildi ve tahliye çıkmadı. Geçen hafta yazdığım Nedim Türfent davasına da referansla tüm bu hukuksuzluğa rağmen olumlu bir karar çıkacağına dair çoğunuz gibi benim de umudum yoktu. Ancak özellikle Ahmet Altan ve Mehmet Altan’ın yapmış olduğu savunmalar Türkiye’de basın özgürlüğünün ne denli mesnetsiz gerekçelerle ihlal edildiğini çok güçlü biçimde gösterdi. Savunmalara geçmeden ö..]]> Sun, 25 Jun 2017 04:56:03 +0300 Adalet Yürüyüşü nereye varır? https://www.evrensel.net/yazi/79321/adalet-yuruyusu-nereye-varir https://www.evrensel.net/yazi/79321/adalet-yuruyusu-nereye-varir? CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun çarşamba günü tutuklanmasının ardından Ankara’dan İstanbul’a 28 gün süreceği açıklanan bir yürüyüş başlattı. Siz bu satırları okurken, eğer hâlâ devam ediyorsa, yürüyüş dördüncü gününe girecek. ‘eğer’e çift vurgunun sebebi CHP’nin muhalefet görevinde çok defalar hepimizi hayal kırıklığına uğratması. Dokunulmazlıkların kaldırılmasına Anayasa’ya aykırı olsa bile “evet” diyeceğiz demesi, HDP’nin 13 milletvekili tutukluyken sessiz kalması, referandumda ‘Oylarınız bize emanet’ sözü verip aynı akşam hukuksuzluğa teslim olması… Enis Berberoğlu gazetecilikten milletvekilliğine “yükselenlerden”, adı geçtiğinde aklıma ilk düşen Şemdinli manzarasına karşı beyaz örtülü masa başında bilgisayarı önünde kahvesini içtiği fotoğrafı oluyor, eylül 2012’ydi, Berberoğlu Hürriyet genel yayın yönetmeniydi. Çözüm süreci diye dağıtılan umutların bir kabusa dönüşmesinde medya tarafında Hürriyet’in, siyasi kanatta CHP’nin günahı çok. Be..]]> Sun, 18 Jun 2017 04:15:44 +0300 Gazeteciler uluslararası krizlerin rehineleri mi? https://www.evrensel.net/yazi/79271/gazeteciler-uluslararasi-krizlerin-rehineleri-mi https://www.evrensel.net/yazi/79271/gazeteciler-uluslararasi-krizlerin-rehineleri-mi? Bu haftanın gündemini Katar krizi işgal etti. Pazartesi günü Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır’ın Müslüman Kardeşler, Hamas ve İran’a destek vermesi nedeniyle Katar’la tüm diplomatik ilişkilerini kesmesi, ekonomik izolasyonla başlayan önlemler hafta boyu konuşuldu. Krizi tetikleyenin Katar Haber Ajansının (QNA) tweetleri olduğu iddiası var. Emir Tamim bin Hamad al-Thani’nin yaptığı bir konuşmada İran’ı, Hamas’ı ve Hizbullah’ı övdüğünü iddia eden tweetler 24 Mayıs’ta gece yarısı atıldı ancak Al Arabiya TV ve Sky News Arabia alıntılayarak haber yaptı. QNA ve Katar dış işleri hesabın hack’lendiğini söyledi. ABD istihbaratından bir kişi (Reuters’a göre,04.06.2017) Rus hacker’ların şüpheli olduğu bilgisini verdi. Rusya reddetti. Aynı sıralarda Global Leaks adlı hacker grubu Birleşik Arap Emirlikleri’nin ABD Büyükelçisi Yousef al-Otaiba’nın maillerini ele geçirerek Otaiba’nın İsrail yanlısı, neocon düşünce kuruluşu The Foundation for Defense of Democracies (FDD..]]> Sun, 11 Jun 2017 04:57:57 +0300 Gezi'nin gazetecilere öğrettikleri üzerine https://www.evrensel.net/yazi/79222/gezinin-gazetecilere-ogrettikleri-uzerine https://www.evrensel.net/yazi/79222/gezinin-gazetecilere-ogrettikleri-uzerine? Gezi protestolarını takip eden aylarda gazetecilik ve aktivizm arası sınırlar konusunu kafama takmış, bununla ilgili bir araştırmaya girişmiştim. Amacım bazıları çalıştıkları kuruma haber yapamayan ama mesai sırasında sosyal medyadan, sonrasında sokaklardan haber veren gazetecilerin kendilerini nasıl konumlandırdıklarını ve gazetecilik pratiklerini nasıl kullandıklarını anlamaya çalışmaktı. Kaldı ki liberal kuramın objektiflik idealinin veya daha kabul edilebilir tarafsızlık kriterinin son derece aşındığı, yerine bağımsızlık ve şeffaflığın önerildiği tartışmaların içindeydik. Sosyal hareketler yalnızca Türkiye’de değil dünyanın pek çok yerinde (Arap baharını, occupy hareketlerini hatırlayın) yükselişteydi. David Breaver, 2011’de kendisine ‘deneyimli bir gazeteci ve bir medya aktivisti’ olarak hitap eden bir davetiye aldığında “Aktivizm ve Gazetecilik birlikte mümkün olabilir mi?” başlıklı bir yazı yazmış, bu şekilde tanımlanmasına neden olanın medya özgürlüğünün tehdit altında olduğu, ..]]> Sun, 04 Jun 2017 06:12:46 +0300 Sayın Başkan, gazetecileri siz seçemezsiniz! https://www.evrensel.net/yazi/79178/sayin-baskan-gazetecileri-siz-secemezsiniz https://www.evrensel.net/yazi/79178/sayin-baskan-gazetecileri-siz-secemezsiniz? The Guardian Muhabiri Ben Jacobs Montana’da boşalan kongre üyeliği için yapılan özel seçim sürecinde Cumhuriyetçi Parti Adayı Greg Gianforte’nin fiziksel saldırısına uğradı. “Daha önce böyle bir şey görmemiştim, kimse de beklemiyordu” diyor Jacobs verdiği mülakatta, Cumhuriyetçi Partinin 23 milyon insanı sigorta kapsamı dışında bırakan sağlık politikasını sorduğu anda Gianforte üzerine çullandı, Jacobs’u duvara çarptı, gazetecinin gözlükleri kırıldı, çığlıklar arasında duyulan Gianforte’nin “Sizden tiksiniyorum ve bıktım, defol git buradan” sözleri oldu. Gianforte seçimde en yüksek oyu aldı, bu arada hakkında dava da açıldı, sonucu ne olacak, henüz bilmiyoruz. Trump ve yandaşlarının (Ki GianforteTrump tarafından desteklenen bir teknoloji şirketi milyoneri) medyadan ne denli nefret ettikleri bir sır değil. Putin’le süregelen tatlı ilişkilerinde en iyi anlaştıkları konulardan biri bu olsa gerek. Rusya Federasyonunun da basın özgürlüğü karnesi malum. En son geçtiğimiz perşembe, teknolo..]]> Sun, 28 May 2017 05:00:51 +0300 Washington ziyaretinin fotoğrafı https://www.evrensel.net/yazi/79128/washington-ziyaretinin-fotografi https://www.evrensel.net/yazi/79128/washington-ziyaretinin-fotografi? İktidar partisi de sembolleri seviyor, onlara türlü anlamlar yüklüyor. Geçtiğimiz günlerde görsel antropoloji çalışan bir arkadaşım yurt dışına çıktı. İşten atılan meslektaşlarımızın başına gelenlerle kıyas kabul etmez tabii ama bizler de yurt dışına çıkarken, ki ancak kısıtlı sürelerle çıkabiliyoruz (Öyle ‘araştırma yapacağım, X üniversitesi beni davet etti bir dönem gidip ders vereyim’e izin yok), türlü muamelelere maruz kalıyoruz. Her taraftan onaylattığımız izin dilekçelerimizi bir de havalimanı polisine sunuyoruz. Onlar da yurt dışı harcamalarımızı sanki ceplerinden karşılıyorlamışcasına bir kadirşinaslıkla bizi yolcu ediyorlar. Neyse, pasaport polisi arkadaşıma pasaportunu ve biniş kartını F ve G kontuarları arasındaki emniyet yetkililerine onaylatması gerektiğini söylüyor. Arkadaşım kontuarların baş harflerinden tedirgin oluyor. Öyle ya, “Başsavcı Mustafa Alper’i kamyon biçti” başlığı kötü olduğu için 55 saniye sonra değiştirildiği halde cumhuriyet.com.tr Genel Yayın Yönetmeni O..]]> Sun, 21 May 2017 05:00:55 +0300 Bize çözüm gerek umut gerek https://www.evrensel.net/yazi/79081/bize-cozum-gerek-umut-gerek https://www.evrensel.net/yazi/79081/bize-cozum-gerek-umut-gerek? Medyanın açlık grevleriyle imtihanı ezelden beri pek parlak değil. Yalnızca Türkiye’de değil, dünyada da böyle. 1981’de İrlanda Cumhuriyet Ordusunun (IRA) başlattığı ve 10 kişinin öldüğü açlık grevi İngiliz basınına göre Margaret Thatcher’ın zaferiydi ancak sonunda Pirus zaferine dönüştü. Filistinli mahkumlar cezaevi koşullarının iyileştirilmesi için geçtiğimiz nisan ayı ortasından beri açlık grevindeler. İsrail merkez medyası ise açlık grevlerinin zayıflamaya başladığını ve hapishaneden servis edilen görüntülerle Lider Marwan Barghouti’nin hücresinde gizli gizli yemek yediğini kanıtlamaya çalışıyor. Cezaevi önünde mangal partisi yapan aşırı sağcıları konu dışı bırakıyorum. Ana akım medya her daim iktidara sırtını dayadığı için açlık grevleri konusunda aldığı tavır da onun sözcülüğünü yapmak oluyor. 2000 yılında F tipi cezaevlerine ve tecride karşı başlatılan ölüm oruçları sürecinde “Sahte oruç kanlı iftar” manşeti atmıştı Milliyet. Yazarlar, akademisyenler, sanatçılar çözüm için..]]> Sun, 14 May 2017 05:01:14 +0300 Medyana sahip çık! https://www.evrensel.net/yazi/79032/medyana-sahip-cik https://www.evrensel.net/yazi/79032/medyana-sahip-cik? Geçtiğimiz hafta 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde Ben Gazeteciyim İnisiyatifi sosyal medyadan #haberinesahip çık kampanyası yaptı. Haberine, gazetecine, haber alma hakkına, haber olma hakkına sahip çık ama nasıl? Tutuklu gazetecilerin özgürlüklerine kavuşmaları için verilen mücadelenin hemen ardından dışarıdakilere nasıl sahip çıkacağımız konusu gündeme geliyor. Tartışmaların gelip dayandığı yer çoğunlukla aynı. Bunca baskı altında haber yapmayı sürdüren medya kuruluşları nasıl ayakta duracak? Haber pahalı bir iş, dahası her ne kadar işlerini büyük fedakarlıklarla yapsalar da gazetecilerin yaşamlarını sürdürmek için paraya ihtiyaçları var. Maalesef mucizevi bir formül yok. Belirli başlı gelir modelleri var. Gazeteyse satış/abonelik belirli bir yere kadar ayakta durmayı sağlıyor. Ancak açık konuşmak gerekirse okuyucu her ne kadar elde yalnızca birkaç gazetenin kaldığının farkında olsa da gazete almaya çok meyletmiyor. Bunda hayat pahalılığının, satın alma gücünün düşmesinin de öne..]]> Sun, 07 May 2017 04:56:46 +0300 Makbul gazeteciliğin sonu https://www.evrensel.net/yazi/78989/makbul-gazeteciligin-sonu https://www.evrensel.net/yazi/78989/makbul-gazeteciligin-sonu? 16 Nisan sonrası neler olacak, hükümetin ve cumhurbaşkanının toplumun tek adam rejimine karşı çıkan yüzde 50’ye tavrı ne yöne evirilecek derken yandaş cephe karıştı (Yüzde 50 demem bölünmüşlüğe atıftan, yoksa referandumun meşruiyeti hâlâ sorunlu). 1 Kasım seçimleriyle kıyaslandığında bu büyük oy kaybının faturasının birilerine kesileceğini tahmin etmek zor değildi ancak medya üzerinden başlayacağı belli bu yeni dizaynın faturası ağır olacak. Başlığa bakıp ‘Bu ne çelişki’ diyebilirsiniz. Eskinin makbulleri bugün medyadan uzaklaştırılıyorsa demek ki artık makbul değiller. Fakat o kadar basit değil, muhalif görünenin, eleştirenin hedef gösterilip kovulması eskidendi, paradigma değişti. İktidarın daha doğrusu Erdoğan’ın medyayla ilişkisi çeşitli dönemlere ayrılabilir. İktidara geldiği 2002’den sonra birkaç yıl medya patronlarıyla ilişkisi fena değildi. Güçlerinin farkında olduğundan, üstlerine gitmek yerine çeşitli ihaleler yoluyla kontrol etmeyi denedi. Ama o medyayla olmayacağı da..]]> Sun, 30 Apr 2017 05:00:58 +0300 İktidar medyasının hezimeti https://www.evrensel.net/yazi/78942/iktidar-medyasinin-hezimeti https://www.evrensel.net/yazi/78942/iktidar-medyasinin-hezimeti? Sonuçları şaibeli bir referandumu geride bıraktık. İtirazlar devam ediyor. Neyle sonuçlanacağı henüz belirsiz olsa da kesin olan bu referandumun tarihe yasaların çiğnendiği “mühürsüz referandum” olarak geçeceği. “Yapılan oylama sonucunu meşru göstermemeye çalışarak sosyal medya hesaplarından yapılan eylemleri organize etme, halkı kin, düşmanlığa tahrik, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” gibi bir suç icat edip gazetecileri, aktivistleri gözaltına almak ya da referandum sürecindeki eşitsiz koşulları ve şaibeleri dile getiren AGİT temsilcilerini “terörist destekçisi” ilan etmek beyhude bir çaba. İktidarın meşruiyeti ciddi bir yara aldı. Bunun yanında hepimizin, özellikle medyanın, bu süreçten çıkartması gereken dersler var. Anayasa değişikliği tartışmaları başladığından beri ifade ediliyor, 179 medya kuruluşunun kapatıldığı, 157 gazetecinin hapiste olduğu, medyanın tamamen hükümetin kontrolüne geçtiği OHAL koşullarında böyle bir referandum yapılmamalıydı. Israr, öncelikle ikt..]]> Sun, 23 Apr 2017 04:55:52 +0300 Biz ne zaman böyle olduk? https://www.evrensel.net/yazi/78894/biz-ne-zaman-boyle-olduk https://www.evrensel.net/yazi/78894/biz-ne-zaman-boyle-olduk? Son yılların popüler nostaljik sorusu, zaman zaman Twitter’da dalga konusu da oluyor, “Bize ne oldu böyle? Toplum olarak huzurumuz kalmadı”. Genel olarak AKP’nin kutuplaştırıcı politikalarını eleştirmek için kullanıyor ancak konu o kadar “taze” değil. Hazır referandum yasağı varken ne zamandır yazmak isteyip de fırsat bulamadığım ayrımcılık geçmişimize göz atalım isterim. Şair Yorgos Seferis’i bilirsiniz. İzmir’e ve onun şirin ilçesi Urla’ya yolunuz düştüyse, böyle güzel bir havada iskelesinde bir kahve içmek için mola verdiyseniz adını en azından tabelalarda görmüşsünüzdür. Seferis 1900’de Urla’da doğar, 14 yaşında mübadele nedeniyle evinden ayrılmak zorunda kalır. Bu topraklara ancak 1948’de, Yunanistan Büyükelçiliği’nde görev yaptığı zamanlarda, geri döner. 1957-62 yılları arasını ise Londra’da Kıbrıs müzakerelerine mesai harcayarak geçirir. 1963’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü alır, yani aslında bu topraklardan çıkan ilk Nobel ödülünün sahibidir. Mübadeleyle başlayan göçebelik hayat ..]]> Sun, 16 Apr 2017 04:58:12 +0300 Baharı özledik, güneşi özledik... https://www.evrensel.net/yazi/78844/bahari-ozledik-gunesi-ozledik https://www.evrensel.net/yazi/78844/bahari-ozledik-gunesi-ozledik? Keşke bazı savcılara bazı gazeteler köşe verseler de medya eleştirilerini iddianame yerine orada yazıp rahatlasalar. İşler iyice karıştı Cumhuriyet gazetesi iddianamesinde savcı gazeteyi hiçbir dayanağı olmayan dedikoduya dayalı manipülasyonlarını filtre edip doğrulatmadan sürmanşetlere taşımakla suçluyor, bazı ‘küçük’ gazeteciler de her gün “tutuklanacaklar”, “geberecekler” diye köşelerinden, sosyal medya hesaplarından bağırıyor. Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticileri hakkındaki iddianame bu hafta bolca yazılıp çizildi. 306 sayfalık akıllara zarar iddianamede özet olarak gazete Yunus Nadi’nin kurduğu dönemde benimsediği yayın çizgisini değiştirerek FETÖ/PDY, PKK/KCK ve DHKP/C’ye destek vermekle suçlanıyor. Yayın politikasını değiştirmek suçsa örneğin ben de Yeni Şafak’ın yayın çizgisinin değişiminden çok rahatsızım. Allah korusun tutuklanmalarını falan istemem ama bir zamanlar fikir gazetesi olan, acaba benim gibi düşünmeyenler ne diyor diye okuduğum gazete cuma günü “Kaos Sembo..]]> Sun, 09 Apr 2017 06:00:52 +0300 Hukuk ağlıyor https://www.evrensel.net/yazi/78798/hukuk-agliyor https://www.evrensel.net/yazi/78798/hukuk-agliyor? Anayasa Mahkemesi geçtiğimiz Çarşamba borsagundem.com Genel Yayın Yönetmeni Orhan Pala’nın yapmış olduğu bireysel başvuruyu karara bağlayarak “bir basın suçundan dolayı hapis cezası verilmesinin gazetecinin ifade ve basın özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır” hükmünü verdi. Güzel haberler ender olduğundan konu medyamızda da genişçe verildi. Bilmeyenler için kısa bir özet: 5 Kasım 2012’de Borsa Gündem’de borsada işlem gören bazı şirketlerin hissedarı ve aynı zamanda aracı kurum sahibi iki kişinin manipülasyon yaptığına dair haber yayınlanmış. Habere konu olan kişiler bu bilgilerin doğru olmadığı, çarpıtıldığı, bu nedenle itibarlarının zedelendiği, şirketlerinin hisse değerlerinin düştüğü gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuşlar, ilgili Sulh Ceza Hakimliği de ceza davası açmış. Gazeteci Pala, habere konu olan kişilerin bu suçlardan yargılandıklarını kanıtlayan belgeler sunmasına rağmen yargılama sonucunda hakaret suçundan iki kez 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmış ve hükmün açık..]]> Sun, 02 Apr 2017 05:00:10 +0300 Gazetecinin koltuk derdi https://www.evrensel.net/yazi/78741/gazetecinin-koltuk-derdi https://www.evrensel.net/yazi/78741/gazetecinin-koltuk-derdi? Gazetecilikte soruyu sorma biçiminiz, duruşunuz, karşı tarafa hitap şekliniz mesleğinize bakışınızı gösterir. Çünkü o randevuyu kendinizin ya da bir yakınınızın menfaati için talep etmemişsinizdir, sorularınızı da kendi adınıza değil kamu adına sorarsınız. Bu sorumluluğun farkındaysanız görüşmeye çok iyi hazırlanarak gidersiniz ki kimsenin aklında bir soru işareti kalmasın. Görüştüğünüz kişi yanıtlarıyla sizi ve kamuoyunu yanıltmasın, bilgileri gizlemesin, çarpıtmasın. Bu yüzden dikkat ederseniz gazeteciler, özellikle siyasetçilerle konuşurken, koltuklarında hiç rahat değildirler. Sürekli notlarını kontrol ederler, almaya çalıştıkları cevap bir türlü gelmedikçe sıkıntıyla kıpırdanırlar. Kulakları muhataplarında, elleriyle not tutarken bir yandan da bir sonraki soruyu düşünmektedirler. Siyasetçilere sorduğu zor sorularla tanınan ünlü İtalyan gazeteci Oriana Fallaci başarısının sırrını insanların sormaya cesaret edemediği soruları sorabilmesinin sonucu olduğunu söyler. Bazı gazetecil..]]> Sun, 26 Mar 2017 05:00:18 +0300 Bedeli kim ödeyecek? https://www.evrensel.net/yazi/78699/bedeli-kim-odeyecek https://www.evrensel.net/yazi/78699/bedeli-kim-odeyecek? Özgür ve işini doğru yapan bir medya demokratik toplumun vazgeçilmezidir. Neden, çünkü soru sorar, sorgular, tartışmaya açar. Liberal bakış açısının gerçekleşmesinin mümkün olup olmadığı tartışmalı bu savının en azından asgarisine ihtiyaç duyar haldeyiz. Geçtiğimiz haftayı Türkiye-Hollanda arası siyasi gerginliği izleyerek ve sonuçlarını tartışarak geçirdik. İktidarın, özellikle de Erdoğan’ın söylemlerinin ve ondan beslenen medyanın manşetlerinin, ne kadar pervasız olunabileceğini gösteren örnekler olarak tarihe geçeceğinden kuşku yok. Gerginlikte Avrupa’da yükselen ırkçı siyasetin etkisi aşikar olsa da ‘işler düzelir yarın unutulur’ savı tartışılır. Öncelikle Avrupa’nın referandum süreci için muhatap alınacak bir muhalefet olarak ortaya çıkması Hollanda’nın Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ziyaretini engellemesi ile başlamadı. 15 Temmuz’dan beri Avrupa’dan aradığı desteği bulamayan iktidar zaman zaman sitemini dile getirmekte, mülteci anlaşmasını bir koz olarak kullanmaktayd..]]> Sun, 19 Mar 2017 05:45:58 +0300 Gözden ırak olan vicdandan da ırak https://www.evrensel.net/yazi/78654/gozden-irak-olan-vicdandan-da-irak https://www.evrensel.net/yazi/78654/gozden-irak-olan-vicdandan-da-irak? Birkaç ay önce kendisini milliyetçi olarak tanımlayan bir arkadaşımla tartışmamızda konu geçtiğimiz bir yılda düzenlenen operasyonlar için ilan edilen sokağa çıkma yasakları, bu süreçte yaşanan ölümler ve hak ihlallerine geldi. “Ben” dedi arkadaşım “Bu sefer bu terör bitsin diye onları görmezden gelmeyi tercih ettim”. Pek çok insan böyle yaptı “ama onlar da…” diye başlayan cümlelerinde devletin vatandaşlarına karşı sorumluluğunu unutup, geçmişte baskı ve çatışma yöntemleriyle herhangi bir sonuç alınabilmiş gibi “belki bu sefer”in arkasına sığınıp gözlerini kapattılar. Hak ihlallerine dikkat çeken “Bu suça ortak olmayacağız” diyen akademisyenler yargılandılar, işlerinden oldular. Raporlayan sivil toplum kuruluşları yaftalandı, bir kısmı kapatıldı. Haberini yapan gazetecilerin bir kısmı halen hapiste, arada tutuklanıp bırakılanları saymıyorum. Akademisyenlere destek veren sinemacılar hakkında bile soruşturma açıldı. Bunları dile getirenlere “vatan haini” denildi, “teröre destek olmakl..]]> Sun, 12 Mar 2017 04:00:31 +0300 28 Şubat mağdurları ülkesi https://www.evrensel.net/yazi/78608/28-subat-magdurlari-ulkesi https://www.evrensel.net/yazi/78608/28-subat-magdurlari-ulkesi? Yıl dönümü itibariyle Cumhurbaşkanı ve Hükümet 28 Şubat’ı “evet” kampanyasının dayanaklarından birine dönüştürmeye, “Hayır çıkarsa eski günlere geri döneriz” mesajı vermeye girişti. Özelikle kadınları hedef alan mesajlarda sık sık başörtüsü yasakları hatırlatılıyor, yaşanılan mağduriyetlerin hiçbir dönemle kıyaslanamayacağı ifade ediliyor. Hiç birimizin hatırlamak dahi istemediği o yasaklar aynı zamanda başörtülü ya da başörtüsüz kadın dayanışması ve demokrasi mücadelesi ile kaldırıldı. Bunu unutmamak gerek. Bugün aralarında ’90’larda üniversiteden atılmış Prof. Dr. Cihangir İslam da dahil olmak üzere, başörtüsü yasaklarına karşı çıkmış her daim demokrasiyi savunmuş yüzlerce akademisyen işinden oldu. 28 Şubat dönemi bugün pek çoğumuzun hatırlayacağı kadar yakın olması, medya-iktidar-ordu arasındaki girift ilişkilerin doğurduğu siyasi ve ekonomik kriz ve sonunda AKP’yi iktidara taşıması açısından kimileri için vazgeçilmez bir referans. İktidara gelmeleri üzerinden nereneyse 15 yıl g..]]> Sun, 05 Mar 2017 04:58:04 +0300 'Dingo'nun ahırı' ve hakikat arayışı https://www.evrensel.net/yazi/78558/dingonun-ahiri-ve-hakikat-arayisi https://www.evrensel.net/yazi/78558/dingonun-ahiri-ve-hakikat-arayisi? Hayatımız film şeridi gibi gözümüzün önünden aksa unutamayacağımız enstantaneler olur. Benimkilerden biri 2011 mart başında Ahmet Şık ve Nedim Şener’in tutuklandığı gecedir. Sebebini hatırlamıyorum ama o gece adliyeye gidememiş, bilgisayar başında sürekli F5’e basarak kararın açıklanmasını beklemiştim. Bir türlü yenemediğim iyimserliğimle serbest bırakılacaklarını düşünüyordum, olmadı. Şık ve Şener bir yılı aşkın süre Silivri’de kaldılar. O enstantane son bir yıldır çok sık biçimde kendini hatırlatıyor. Çok sevdiğim, değer verdiğim nice gazeteci, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Şık ve Şener’in uzun tutukluluk sürelerinin “özgürlük ve güvenlik hakkı” ile “ifade özgürlüğünün” ihlali olduğunu belirtip Türkiye’yi mahkum etmesine rağmen aynı gerekçelerle, iddianamelerini cezaevinde bekliyor. Ahmet Şık ancak absürt bir filmin konusu olabilecek sebeplerle 30 Aralık’ta yeniden tutuklandı. Geçtiğimiz hafta 2012’de odatv davası kapsamında tutuklu olduğu Silivri Cezaevi çıkışında söylediği s..]]> Sun, 26 Feb 2017 05:00:21 +0300 Referandum sürecinde siyasi tartışma özgürlüğünü kim koruyacak? https://www.evrensel.net/yazi/78512/referandum-surecinde-siyasi-tartisma-ozgurlugunu-kim-koruyacak https://www.evrensel.net/yazi/78512/referandum-surecinde-siyasi-tartisma-ozgurlugunu-kim-koruyacak? Geçen haftaya yine bir KHK ile başladık. Adı tanıdık, Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, içeriğinde ise medyayı ilgilendiren önemli düzenlemeler var. İlki çok ilgi çekmedi. Daha önce el konularak kayyum atanan medya kuruluşlarının TMSF’ye devredilerek satışı düzenleniyor. Son maddede ise ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan özel radyo ve televizyonların 15 Temmuz 2016 itibarıyla sahip oldukları yayın lisanslarının ve el konulan varlıklarının RTÜK tarafından yeni alıcılara devri kolaylaştırılıyor. Satış tamamlanır tamamlanmaz devrin bir ay içinde tamamlanması öngörülüyor. Bu da herhangi bir yargılama süreci olmadan, kanıt bulunmadan “terör”le ilişkilendirilerek kapatılan ve varlıklarına el konulan medya kuruluşlarının TMSF eliyle yeni yandaş sermayedarlara satılması, iktidar medyasının sayısının artması demek. Yani yeni ihaleler karşılığında tahminen in..]]> Sun, 19 Feb 2017 04:57:57 +0300 O postalların ezdiği yalnızca cübbeler değil https://www.evrensel.net/yazi/78468/o-postallarin-ezdigi-yalnizca-cubbeler-degil https://www.evrensel.net/yazi/78468/o-postallarin-ezdigi-yalnizca-cubbeler-degil? Yarın pek çok üniversitede yeni dönem başlıyor. Ders içeriklerimizi güncelleştirdiğimiz, akademik çalışmalarımıza zaman ayırabildiğimiz ara dönemde yine gece yarısı gelen bir KHK ile sarsıldık. Hocalarımla, arkadaşlarımla aynı “suçu” işlemiş bir akademisyen olarak o listeleri tararken nasıl bir üzüntü yaşadığımı, kendi ismimi görmediğimde nasıl bir mahcubiyet duyduğumu tarif edemem. Teselli için sözcük bulmak da zor, umutlu mesajlar vermek de. Ancak burada sözünü ettiğim bir meslek grubunun başına gelenlere duyulan üzüntü değil. Daha önce ifade etmiştim Türkiye’de akademi hiçbir zaman özgür olmadı, dışı sizi içi bizi yakan atama yükseltme kriterleriyle vasatı ya da vasatın az üstünü çoğu kez kabullendi. Son bir yılda “Bu suça ortak olmayacağız” diyen Barış İçin akademisyenler ve onların ifade özgürlüğüne sahip çıkan bir grup dışında ciddi bir dayanışma örneği de göstermedi. Düşünün, rektörlük seçimlerinin bir KHK ile kaldırılmasına kaç üniversiteden, kaç akademisyen ses çıkardı? YÖ..]]> Sun, 12 Feb 2017 05:33:04 +0300 'Hayır'lı bir kampanya örgütlemek https://www.evrensel.net/yazi/78383/hayirli-bir-kampanya-orgutlemek https://www.evrensel.net/yazi/78383/hayirli-bir-kampanya-orgutlemek? Siyasal iletişim zor bir alan, hele de içinde yaşadığımız dönemde. Siyasal iletişimin temelinde çatışma var, kitlelerin taleplerinin ölçülmesi, beklentilerinin tahmin edilmesi, gündem oluşturma ve ikna temel fonksiyonları. Bunun için de reklam, halkla ilişkiler ve propaganda teknikleri kullanılıyor. Çıkış noktası politikanın güya bilimsel bir zemine oturtulması olsa da aslında çatışan görüşlerin nicel tahminler yoluyla ‘pazar’ içine alınmasına dayanıyor. Böylece diğerleri marjinalleştirilerek dışlanıyor. Bourdieu siyasal iletişimin kurucu aktörü olan uzmanların, bilim insanlarının, araştırmacıların iktidara ortak olarak eleştirel bakış açısından vazgeçtikleri, siyasal yaşamın sözde bir oyuna dönüştürülmesine katkıda bulundukları eleştirisini yapıyor. Habermas ise siyasi karar almada güç odağı haline gelen uzman ve bilim insanlarını yetkisiz sorumlu olarak tanımlayarak kamusal alanda hesap vermediklerini söylüyor. Geçmiş seçim süreçlerinde fena halde yanılmalarına rağmen referandumla il..]]> Sun, 29 Jan 2017 03:46:35 +0300 Büyüyünce ne olacaksın Türkiye? https://www.evrensel.net/yazi/78332/buyuyunce-ne-olacaksin-turkiye https://www.evrensel.net/yazi/78332/buyuyunce-ne-olacaksin-turkiye? Cuma günü medyanın klişe deyimiyle “okullarda karne heyecanı yaşandı”. Alışılageldiği üzere televizyon kuruluşlarından ekipler okullara gidip öğrencilere senede yalnızca iki kez yaptıkları gibi mikrofon uzattı. Bu röportajları mümkün olduğunca izlemeye çalışıyorum. Çocukların sevimliliğini, coşkusunu göstermek için çabalarken perişan olan muhabirleri izlemek bazen çok eğlenceli oluyor. Bu sefer CNN Türk kamerasına sevimli bir kız çocuğu takıldı. Muhabir karne almasına bir saat kalan çocuğa büyüyünce ne olmak istediğini soruyor. Çocuk tereddütsüz “cumhurbaşkanı olmak istiyorum” diyor, muhabirin şaşkınlığı sorusuna yansıyor “nasıl?” Öyle ya bir kız çocuğunun cumhurbaşkanı olmak istemesi pek rastlanır bir durum değil, onlardan daha o yaşta toplumsal cinsiyet rollerini sarsmayacak meslekleri hedeflemeleri bekleniyor. Muhabir muhtemelen öğretmen ya da en fazla doktor gibi bir cevap beklerken o yaşta siyasi kariyerini planlamış bir çocukla karşılaşmanın şokunu yaşıyor. Çocuk bunun farkında “..]]> Sun, 22 Jan 2017 04:50:34 +0300 Hakikat sonrası dönemin gazetecilik sorunları https://www.evrensel.net/yazi/78291/hakikat-sonrasi-donemin-gazetecilik-sorunlari https://www.evrensel.net/yazi/78291/hakikat-sonrasi-donemin-gazetecilik-sorunlari? Türkiye temsilcisi olduğum Etik Gazetecilik Ağı (Ethical Journalism Network) geçtiğimiz haftalarda Haberlerde Etik: Hakikat Ötesi Dönemde Gazeteciliğin Zorlukları (Ethics in the News: EJN Report on Challenges for Journalism in the Post-truth Era) başlıklı bir rapor yayımladı. Raporda, Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılma oylamasının Avrupa genelinde ırkçılık, aşırılık ve siyasi propagandayı yoğunlaştırdığı, Amerika Birleşik Devletleri’nde Trump’ın seçilme sürecinde ortaya çıkan bağnazlık, cinsiyetçilik ve kutuplaştırıcı söylemlerin hem ülke içindeki hem dışındaki insanları sarstığı, gazetecilikle ilgili krizin yalnızca batıyı değil doğuyu da sardığı, Hindistan-Pakistan arasındaki savaş çığırtkanlığının bir bilgi savaşına dönüştüğü, Asya genelinde nefret söyleminin yükseldiği, Afrika’nın merkezi ve doğusu arasındaki çatışmalarda medyanın mücadelesi konu ediliyor. Ayrıca Türkiye’ye benzer şekilde Pakistan’da kadın cinayetlerinin medya tarafından “onur cinayeti” olarak adlandır..]]> Sun, 15 Jan 2017 05:00:59 +0300 Gazetecinin imzası https://www.evrensel.net/yazi/78245/gazetecinin-imzasi https://www.evrensel.net/yazi/78245/gazetecinin-imzasi? Melody Kramer geçtiğimiz Çarşamba Poynter’da gazeteci imzalarını farklı şekilde sunsak okuyucu güveninde bir artış olur mu üzerine bir tartışma başlattı. Yazıda The Trust Project ve Santa Clara Üniversitesi Markkula Center for Applied Ethics’in geliştirdiği okuyuculara haberi, yazıyı yazan hakkında bilgi edinmesini sağlayan iki yeni aracın geliştirildiğinden söz ediyor. Benzer bir çaba La Stampa ve BBC’de de mevcut. Örneğin diyor Kramer enerji ya da siyaset konularında haber yapan ya da yazı yazan birinin konu hakkındaki haberlerini ve yayınlarını bir başka deyişle uzmanlığını öğrenmek okuyucu için değerli olmaz mı? Doğru bilgiye ulaşmak yalnızca Türkiye’de değil dünyanın hemen her yerinde önemli bir sorun haline geldi. Güven konusu bundan önce çoğunlukla medya kuruluşlarının sorumluluk alanındaydı. Gazete sloganları da bunu yansıtıyordu “bağımsız haber”, “tarafsız ilkeli haber”, “en iyi haber”, “en güncel haber” vs. Medya sahiplerinin iktidarlarla ilişkilerinin giderek girift bir h..]]> Sun, 08 Jan 2017 03:24:05 +0300 Türkiye'de basın özgürlüğünün fotoğrafı https://www.evrensel.net/yazi/78206/turkiyede-basin-ozgurlugunun-fotografi https://www.evrensel.net/yazi/78206/turkiyede-basin-ozgurlugunun-fotografi? Arabada giderken telefonumla güneşin doğuşunu çekmeye çalışıyorum, saat 06.24, yolculuk Mardin’e.Yanımda o zaman Diken’in editörlerinden Tunca oturuyor. Geçen sene Şubat’ın 5’i, Haber Nöbeti’nin ilk ekibindeyiz. Diyarbakır’da kalamadık. Cizre’de bordum katlarından insanların yardım çığlıkları yükseliyor. Selahattin Demirtaş Mardin’e gelmiş. Diyarbakır’dan gazeteci arkadaşlarımız Mahmut Oral ve İlyas Akengin’le birlikte haber yapacağız. Saat 7.30, bir kahvede soba başında Tunca ile Demirtaş’ı nasıl yapsak da uyandırsak planları yapıyoruz kıkır kıkır, ne de olsa haberimizin peşindeyiz. Şehir ağır bir güne uyanıyor. Önce Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk’le görüşüyoruz, hakkında açılan soruşturmaları soğukkanlılıkla anlatıyor ama acil olan Cizre. Ahmet Türk rüyasında Selahattin Demirtaş’ı görmüş, Cizre’deki insanlar kurtarılıyormuş. Tunca ‘nasıl yaparım da Cizre’ye giderim’ derdinde. Cizre’ye giremeden Nusaybin’de Cizre’dekilerin yakınlarıyla görüşebiliyoruz. Elimizden gelen..]]> Sun, 01 Jan 2017 04:55:04 +0300 ‘Devlet büyükleri’ ne kadar büyük? https://www.evrensel.net/yazi/78121/devlet-buyukleri-ne-kadar-buyuk https://www.evrensel.net/yazi/78121/devlet-buyukleri-ne-kadar-buyuk? “Sosyal medya üzerinden devlet büyüklerine hakaret ettiği iddiasıyla gözaltına alınan Hüsnü Mahalli tutuklandı” böyle haber cümleleri okuyor ya da duyuyorum. Kim acaba bu “devlet büyükleri”? Haberlere göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu tanımlamayı içeren bir soruşturma açmış. Öyleyse Ceza Kanunu’nda olmalı değil mi? Ama orada da böyle bir tanım ya da suç yok. Olamaz da, çünkü devletin büyüğü, küçüğü, değerlisi, değersizi olmaz, vatandaşları olur. Türkiye’de yargı bağımsız ve tarafsız değil diyoruz ya işte en basit ve somut örneği bu. Devletin “büyükleri” olduğunu düşünen bir savcı suç işlemeleri halinde onlar hakkında nasıl soruşturma açacak ya da bir hakim o “büyükleri” yargılamaya nasıl cesaret edecek? Bourdieu’nün sembolik iktidar kavramına referansla bazı ifadelerin hayatımıza nasıl girdiği, nasıl üzerinde uzlaşılmış gibi anlam kazandığını, hiç sorgulanmadığını durup düşünmekte fayda var. Bundan bir yıl önce Cumhuriyet gazetesinin başarılı muhabiri Alican Uludağ Emniyet Ge..]]> Sun, 18 Dec 2016 04:50:30 +0300 Sızıntıdan görünen medya https://www.evrensel.net/yazi/78077/sizintidan-gorunen-medya https://www.evrensel.net/yazi/78077/sizintidan-gorunen-medya? Devletler güvenlik politikalarına yönelip, şeffaflıktan uzaklaştıkça, haber alma ve verme hakkı kısıtlandıkça bilgi başka yerlerden sızarak bize ulaşıyor. Julian Assange’ın kurduğu Wikileaks 2010 yılında ABD Dışişleri Bakanlığının dünyanın pek çok ülkesindeki ABD büyükelçilikleri, konsoloslukları ile yazışmalarını yayımlamaya başlamıştı. Belgelerin içeriği El País, Le Monde, Der Spiegel, TheGuardian ile The New York Times gibi prestijli gazetelerin titiz çalışmaları sonucu ayıklandı ve duyuruldu. Bu sayede ABD’nin Irak ve Afganistan’daki savaşlarda sivilleri hedef aldığını, tutuklananlara işkence uyguladığını öğrendik. Edward Snowden ise 2013 yılında başka bir yol izleyerek ABD Ulusal Güvenlik Dairesinin ulusal ve uluslararası çapta gözetleme faaliyetlerini doğrudan gazetecilere sızdırdı. Bunlar en ses getirenler olsa da tek örnekler değil. Devletlerin ve onlarla iş birliği yapan büyük şirketlerin bilgiyi ellerinde tutma, kendilerini koruma ve bizleri gözetleyerek kontrol etmeleri üzer..]]> Sun, 11 Dec 2016 05:54:02 +0300 Şapkadan çıkacak anayasa paketi https://www.evrensel.net/yazi/78027/sapkadan-cikacak-anayasa-paketi https://www.evrensel.net/yazi/78027/sapkadan-cikacak-anayasa-paketi? “Siyasete hakim olan egemen söylemi bu süreçte de yeniden üreten ve yaygınlaştıran medyanın aynı zamanda siyasi duruşuna paralel olarak tarafgir bir tutum sergilediği, habere konu olan tarafların tümünün görüşlerine yer vermediği, toplumun bazı kesimlerinde varolan ön yargıları pekiştirici bir tutum sergilediği dolayısıyla anayasa için gerekli uzlaşma zemininin oluşmasında katkı sunmaktan uzak olduğu görülmüştür.” Bundan üç yıl önce yeni anayasa yapımı sürecini medyanın nasıl yansıttığına dair hazırlamış olduğum raporun sonuç bölümünde yukarıdaki değerlendirmeyi yapmışım. Rapor için Hürriyet, Milliyet, Sabah, Taraf, Cumhuriyet, Radikal, Star, Zaman, Yeni Şafak, Özgür Gündem, Aydınlık ve Agos’tan oluşan 12 gazeteden haber, köşe yazısı ve yorumlardan oluşan 907 içeriği incelemiş, tartışmaların odağının anayasa yerine başkanlık sistemi olmasını eleştirmişim. Bugün bu gazetelerin bir kısmı yok. Birkaç ay önce yine heves edilmiş olsa da yeni anayasadan vazgeçilip rota Bahçeli’nin desteğ..]]> Sun, 04 Dec 2016 04:15:36 +0300 Simitle ümit arasında https://www.evrensel.net/yazi/77939/simitle-umit-arasinda https://www.evrensel.net/yazi/77939/simitle-umit-arasinda? Gezi direnişi zamanı medyaya öfkeli kitlelerin en popüler sloganlarından biriydi “Gazeteci simit sat onurlu yaşa!”. Gazeteci simit ilişkisi çok eski. Daha önce yazmıştım. Gazeteciler çalışma koşullarını iyileştiren, bugün 212 olarak anılan, düzenleme için 1961’de bir yürüyüş yapmışlardı. Gazetecilerin ellerindeki dövizlerin bazılarında “Çalışan gazeteci bugüne dek simitle ve ümitle yaşadı”, “Simidimiz ve hürriyetimiz için” yazıyordu. Örgütlü mücadele ’70’lerde gazetecilere çok şey kazandırdı. Ancak ’80’lere gelindiğinde işler değişti, yeni gelen patronların daha cazip teklifleri vardı, yüksek maaşlara meyleden çok sayıda gazeteci oldu. Askeri darbenin iyice kısırlaştırdığı siyasi iklimde gazetecilik yapmak zordu, gazetecilerin bir kısmı artık simitle anılmak istemediklerine karar verdiler. Simidin yerini şaraplar, “rafine tatlar” aldı. Afiyet olsun, keşke herkes öyle yaşasa ama şehir merkezine uzak plazalarla, popüler restoranlar, barlar arasında geçen bu yeni yaşam tarzı gazetecileri ..]]> Sun, 20 Nov 2016 04:33:15 +0300 Eğilmemek ancak bağımsız kalarak mümkün https://www.evrensel.net/yazi/77889/egilmemek-ancak-bagimsiz-kalarak-mumkun https://www.evrensel.net/yazi/77889/egilmemek-ancak-bagimsiz-kalarak-mumkun? Cumhuriyet gazetesine önceki hafta yapılan operasyon, iktidarın kendisine muhalif gördüğü diğer medya kuruluşlarına yaptıklarından farklıydı, nedenini hiç düşündünüz mü ya da yönetici ve yazarlarından dokuzunun tutuklu olmasına rağmen nasıl dik durabildiklerini? Cevabı sahiplik yapısında, Cumhuriyet bir vakıf tarafından yönetiliyor, yönetim yetkisine sahip tek hissedar da yazarlarından oluşan Cumhuriyet Vakfı. Çok sayıda hissedarı var ancak Vakıf dışındakilerin hisse oranları yayın politikasını etkileyebilecek denli büyük değil, bu sayede editöryel bağımsızlığını koruyor. Çukurova Grubu’na TMSF tarafından el konulup, şirketler satıldıktan sonra Ethem Sancak, Erdoğan’la çıktığı bir seyahatte çevresindekilere Mehmet Emin Karamehmet’in Cumhuriyet’teki hisselerinin kendisine geçtiğini, yönetim kuruluna girebileceğini söyleyip sevinmişti hatırlarsanız. Ardından Vakıf bir açıklama yayınlayıp Sancak’a devredilen hisse oranının % 4,8 olduğunu, yönetim kurulu toplantılarına katılmasının mümkün ..]]> Sun, 13 Nov 2016 05:00:24 +0300 Bu işyerinde cesaret var https://www.evrensel.net/yazi/77845/bu-isyerinde-cesaret-var https://www.evrensel.net/yazi/77845/bu-isyerinde-cesaret-var? Olayların medya tarafını anlatmak giderek güçleşiyor. Gazeteci tutuklamaları, medya kuruluşlarının kapatılması tüm dünyanın gündemine aldığı başlı başına bir olay haline geldi. Bunun farkında olduğundan hükümetin ilk yaptığı şey saatlerce internetimizi kesmek, sesimizin duyulmasını önlemeye girişmek. Son bir haftadır rutinleştiği üzere dün de kabus gibi bir sabaha uyandık, gece boyu süren ifade alma sürecinin ardından Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu ve Yayın Danışmanı Kadri Gürsel, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyeleri Hakan Kara, Musa Kart, Bülent Utku, Güray Öz, Mustafa Kemal Güngör, Önder Çelik ve Cumhuriyet Kitap Eki Genel Yayın Yönetmeni Turhan Günay tutuklandı. Hem de “FETÖ’nün amacına uygun hareket ederek, iç kargaşa çıkartmaya ve ülkeyi yönetilemez hale getirmeye yönelik haberler yapmak” gibi akıl almaz gerekçelerle. Cumhuriyet bir kaledir, taşrada büyüyenler bilir kolunun altında gazeteyi taşımak bile başlı başına bir direniştir. Zaman zaman eleştirsek de f..]]> Sun, 06 Nov 2016 05:00:41 +0300 Sırlarla örtülemeyen gerçek: Medya devletin kontrolünde https://www.evrensel.net/yazi/77804/sirlarla-ortulemeyen-gercek-medya-devletin-kontrolunde https://www.evrensel.net/yazi/77804/sirlarla-ortulemeyen-gercek-medya-devletin-kontrolunde? Çalışma alanım itibariyle yakın bir zamana kadar “Türkiye’de büyük medya gruplarının pazar payı ne?”, “Hükümet kontrolündeki medyanın payı ne kadar ve etkisi ne kadar geniş?”, “En çok hangi gazete okunuyor, hangi televizyon seyrediliyor?” gibi sorularla çok sık muhatap oluyordum. Hepsine tek bir cevap veriyordum: “Bilmiyorum”. Bir akademisyen olarak verebileceğim tek cevap bu, çünkü elimizde artık hiçbir veri yok. Devletimiz sağ olsun veri sıkıntımıza çare olmadı ama bütün muhalif kanalları susturarak en azından soruların önünü kesti. Kalanların nasıl kontrol edildiğini de Redhack’in yayınladığı mailler sayesinde öğrendik. Fakat üç gazeteci bu işin peşini bırakmadılar: Dilay Yalçın, Elif İnce ve Burcu Karakaş. İşten atılmalarından önce ana akım medyada hak haberciliği konusunda örnek gösterdiğimiz isimlerdendiler, işsiz kalınca da rahat durmadılar hem gazeteciliğe devam edip hem de Türkiye’de medyanın içler acısı halini ortaya döktüler. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü ve BİANET büny..]]> Sun, 30 Oct 2016 05:00:50 +0300 İtina ile gazeteci suçlanır https://www.evrensel.net/yazi/77754/itina-ile-gazeteci-suclanir https://www.evrensel.net/yazi/77754/itina-ile-gazeteci-suclanir? Belki takip edenleriniz olmuştur Amerika’da DemocracyNow Programcısı Amy Goodman hakkında soruşturma başlatıldı. Suçu Kuzey Dakota’da yapılması planlanan boru hattına yönelik protestoları haberleştirmesiydi. Savcı Ödüllü Gazeteci Goodman’ı huzuru bozmak ve isyanla suçlamaktaydı. Amy Goodman’la özdeşleşen DemocracyNow radyo, televizyon ve web üzerinden yayın yapan, kâr amacı gütmeyen dolayısıyla reklam almayan yalnızca dinleyicilerinin / izleyicilerinin ve kurumların bağışlarıyla varlığını sürdüren bağımsız yayıncılığın en önde gelen kuruluşlarından biri. Ana akım medyanın görmediği iklim değişikliği, çevre felaketleri, polis şiddeti ve diğer hak ihlalleri haberlerini DemocracyNow’dan takip edebilirsiniz. Amy Goodman’ın boru hattı protestolarını eylül ayında da haberleştirmiş polisin insanlara biber gazı ve köpeklerle saldırdığını gösteren videosu milyonlarca kişi tarafından izlenmişti. Eyalet Savcısı Ladd Erickson bu görüntüler yüzünden kendisine yasak bölgenin ihlali nedeniyle soruştu..]]> Sun, 23 Oct 2016 04:57:08 +0300 Tehlike altındaki gazeteciler için rehber https://www.evrensel.net/yazi/77705/tehlike-altindaki-gazeteciler-icin-rehber https://www.evrensel.net/yazi/77705/tehlike-altindaki-gazeteciler-icin-rehber? İktidar gazetecilere mesleklerini yaptırmamak için her yolu denese de onlar yine alanlarda, saldırı altında, çok zor koşullarda bize haber vermek için çabalıyorlar. Ve ülke, içindeki ve çevresindeki savaşlar nedeniyle haberciler için belki de hiç olmadığı kadar tehlikeli bir yere dönüştü, dönüşmeye devam ediyor. Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) bu koşullar altındaki gazetecilerin neler yapması gerektiğine dair “Gazetecinin Güvenlik Rehberi: Değişmekte Olan Tehlikeli Bir Dünyada Haber Takip Etmek” başlıklı bir rehber yayınladı, birkaç hafta önce Gazeteci Şafak Timur tarafından Türkçeye çevrildi. Rehber, silahlı çatışma, organize suçlar ve yolsuzluk, toplumsal olaylar ve çalkantılar, doğal afetler, salgın hastalıklar, kitlesel felaketlerde gazetecilere hayatta kalma ve işlerini yapabilme konusunda çok kilit öneriler sunuyor. Yalnızca bu olaylarla da sınırlı değil, Türkiye gibi bir ülkede gazeteciler rutin haber takibi yaparken bile ciddi riskler altındalar. Tecrübe, dayanışma elbette ç..]]> Sun, 16 Oct 2016 04:57:56 +0300 Medyanın 10 Ekim imtihanı https://www.evrensel.net/yazi/77657/medyanin-10-ekim-imtihani https://www.evrensel.net/yazi/77657/medyanin-10-ekim-imtihani? Geçen sene, tam bu yazıyı yazdığımın bir sene öncesi, Üsküdar’da arkadaşlarımla görüştüğümde bana “Akşam Ankara’ya yola çıkıyoruz, geliyor musun” demişlerdi, tembelliğimden mütevellit gelemeyeceğimi, yaşlandığımı söylemiştim, “sağlık olsun” demişler ve gülüşmüştük. Döndüklerinde görüşecektik, o gün gördüğüm insanların bir kısmı o cumartesi öldü, sağ kalanların yarasını sarmak kolay olmadı, olmayacak. 7 Haziran’da yeşeren ümidimiz adım adım sönmüş önce 20 Temmuz’da Suruç’ta, ardından 10 Ekim’de Ankara’da pek çok arkadaşımızı barış ümidine kurban verdik. Her ayın 10’unda kaybettiklerimizi anmamıza rağmen insan katliamın üzerinden bir yıl geçtiğine inanamıyor. Bu bir yılda başka kayıplar da verdik hiç birinin nedenleri, arka planı aydınlatılmadı. İktidar ortaya bir “terör örgütü kokteyli” atarak sorumluluklarından sıyrılmaya çalıştı. Katliamdan 25 gün önce istihbarat almasına rağmen emniyetin hiçbir şey yapmadığı ortaya çıktı. Haberini yapan Cumhuriyet Gazetesi Muhabiri Kemal Göktaş i..]]> Sun, 09 Oct 2016 04:57:15 +0300 Türkiye’de basın özgürlüğünün bir günü https://www.evrensel.net/yazi/77620/turkiyede-basin-ozgurlugunun-bir-gunu https://www.evrensel.net/yazi/77620/turkiyede-basin-ozgurlugunun-bir-gunu? Bu yazıyı size Evrensel gazetesinden yazıyorum. Sabah Çağlayan Adliyesi’nde Özgür Gündem gazetesi ile dayanışma nöbetine katıldığı için Celal Başlangıç, gazetenin Sorumlu Yazı işleri Müdürü İnan Kızılkaya ve Yazarı Ömer Ağın yargılanıyordu. Yetişemedim. Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat dayanışma için adliyedeydi. Ondan ve oradaki diğer arkadaşlarımızdan haber alıyorduk. Hemen ardından Fatih Polat’tan Hayatın Sesi televizyonunu mühürlemek için RTÜK yetkililerinin binaya geldikleri haberini aldık. Hiç olmazsa ona yetişmek için sanki bitmek bilmeyen bir yola çıktım. Binanın önüne geldiğimde mühürleme işlemini haber yapmak için gelen İMC TV ekibi koşarak ayrılıyordu. Ekipler İMC TV’ye gitmişlerdi. Bu satırları yazarken maliye ekipleri geldi. Üst katta televizyonlara ait dökümleri sayıyorlar. Kapının önünde biri gazeteci arkadaşlara sormuş “mallarınız ne oldu?” diye, “hiçbiri bizim değil ki” diye cevap vermiş o da. Kapının önünde derin bir sessizlik, konuşabilenler Hay..]]> Tue, 04 Oct 2016 15:22:49 +0300 Bizim medyamız devlet kapatınca susmaz https://www.evrensel.net/yazi/77604/bizim-medyamiz-devlet-kapatinca-susmaz https://www.evrensel.net/yazi/77604/bizim-medyamiz-devlet-kapatinca-susmaz? Güney Afrika’da 1989’da Olağanüstü Hal döneminde CASET hareketi başlar. Ağır sansür ortamında insanlar bilgiye aç durumdadır, siyahi toplum kendilerini ifade edecek alan bulamaz. CASET siyasi toplantıları, yerel müzikleri, anlatıları video kasetlere kaydedip yaymaya başlar. Bu onların keşfettiği bir yöntem değildir. Nicedir baskı altındaki toplumlarda bilginin bu tür alternatif yollarla yayılımı bilinen bir olgudur. Söz gelimi Ekvador’da, Tanzanya’da ve Afganistan’da bu tür deneyimler yaşanmıştır. Hatta Ayetullah Humeyni’nin Fransa’da sürgünde olduğu dönemde kaydedilen kasetler İran’da elden ele dolaşmış ve çoğaltılmıştır. CASET mücadelenin medyada başladığı yer olur, çalışan kesim, işçi sınıfı, gençler destek verir ve Apartheid rejiminin oluşturmaya çalıştığı algı zihinlerde kırılmaya başlar. Rejimin çöküşe geçmesinin başka birçok nedeni vardır ama bir parçası da ülkede uygulanan sansürün uluslararası toplumun tepkisini çekmesi ve haberin, bilginin alternatif yollarla dolaşımıdır. CAS..]]> Sun, 02 Oct 2016 03:59:26 +0300 Korka korka yaşamak ne... https://www.evrensel.net/yazi/77558/korka-korka-yasamak-ne https://www.evrensel.net/yazi/77558/korka-korka-yasamak-ne? Son aylarda bir Selda Bağcan rüzgarı esiyor. Yurt dışında festivallerde sahneye çıkıyor, sözlerini anlamasalar da insanlar onun şarkılarıyla coşuyor, hüzünleniyor. En son konseri 24 Eylül’de (yani dün akşam) Barcelona’da Primavera Sound 2016’da birlikte sahneye çıktığı Boom Pam ile Babylon’da olacaktı, bu satırları yazarken baktım biletler tükenmişti. Ne güzel Bağcan artık yalnızca solcuların birlikteyken dinleyip eşlik ettiği bir sanatçı değil, çok daha geniş kesim özellikle de gençler tarafından dinleniyor ve seviliyor. Sevinmemin bir sebebi de dinleyenlerin şarkılarının, türkülerinin sözlerine de kulak verecek olması. Bu sayede belki Hürriyet’in “ortak değerlerimiz” yazı dizisinde bile kendine yer bulur. Başlığı Hasan Hüseyin’in yazdığı Acıyı Bal Eyledik şiirinin Bağcan tarafından enfes yorumunu dinlerken seçtim. Bu sıralar sık sık dilime düşüyor: “…kırdık mı kanadını serçenin vurduk mu karacanın yavrulusunu ya nasıl kıyarız insana” Nicedir serçenin kanadını da kırıyoruz, ..]]> Sun, 25 Sep 2016 04:27:39 +0300 Trol gazeteciliği https://www.evrensel.net/yazi/77506/trol-gazeteciligi https://www.evrensel.net/yazi/77506/trol-gazeteciligi? Geçtiğimiz hafta Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Türkiye’deki trollerin gazetecileri nasıl taciz ettiğini gösteren bir analiz yayınladı. Aslında Enstitü, Ocak ayından beri sosyal medya üzerinden gazetecilere yönelik saldırılarla ilgili izleme yapıyor. Elde edilen bin veriden 250’si Çağla Zimmermann tarafından içerik analizine tabi tutulmuş. Mesajların büyük çoğunluğu (yüzde 72,4) şiddet tehdidi içeriyor, yüzde 10’unu korkutma, yüzde 9,6’sını ise aşağılama içeren hakaretler oluşturuyor. Dördüncü sırada ise yüzde 8 ile cinsel içerikli hakaretler var ve tahmin edeceğiniz süre büyük çoğunluğu kadın gazetecileri hedef alıyor. Bu tehdit ve hakaretleri gönderen sosyal medya hesaplarının çok büyük çoğunluğu AKP destekçisi. Sosyal medya profillerinde bu durum özel olarak belirtilmiş.Kullandıkları mesajlarda bol bol “vatan haini”, “terörist” ve “kâfir” sözcükleri geçiyor. Küfürlerin içinde cinsiyetçi olmayanlar çok az, “anneler” illa ki işin içinde. Kadınlara yönelik mesajlarda ise tecavü..]]> Sun, 18 Sep 2016 04:14:00 +0300 iki dil bitti, bavullarınızı toplayın https://www.evrensel.net/yazi/77467/iki-dil-bitti-bavullarinizi-toplayin https://www.evrensel.net/yazi/77467/iki-dil-bitti-bavullarinizi-toplayin? Herkesin özellikle lise çağlarında unutamadığı öğretmenleri vardır, sayısı bir-ikiyi geçmez. Ergenliğin sıkıntıları başınıza vurmuşken bir şiirle, bir kitapla size ulaşır, dünyanızı değiştirir. Bizim mesela Sevcan Hocamız vardı, felsefeyle girdi dünyamıza, dünyayı değiştireceğimize inandığımız en ateşli zamanlarımızda bir müddet sonra varoluşsal dertlerimizin ağlama duvarı oldu, hep sevgiyle hatırlarız. Çoğu sol görüşlü ve sendikalı öğretmenlerdir onlar. Dergi çıkarmak istersiniz, tiyatroya gönül verirsiniz hep destek olurlar. Bütün dünya karşınızda o öğretmenler yanınızdadır. Bu öğretmenlerin 11 bin 301’ini bir günde açığa aldılar. Aralarında 9 bin 843’ü Eğitim Sen üyesi. Ortada hiçbir soruşturma yok, bu isimler nasıl belirlendi hiçbir bilgi yok. Kendilerine kısa mesajla iletilmiş bir tebligat duyurusu, bir de okullara gelen “terör örgütü ile bağlantılı olduklarının değerlendirildiği” bilgisi var. BirGün’den Nurcan Gökdemir’in haberine göre bazılarının gerekçesi 29 Aralık’ta yapıla..]]> Sun, 11 Sep 2016 04:03:02 +0300 Bakın bu sizin eseriniz https://www.evrensel.net/yazi/77416/bakin-bu-sizin-eseriniz https://www.evrensel.net/yazi/77416/bakin-bu-sizin-eseriniz? Auckland Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Maria Armoudian’ın Reporting from the Danger Zone: Frontline Journalists, Their Jobs and an Increasingly Perilous Future (Tehlike bölgesinden haber vermek: Cephedeki gazeteciler, işleri ve giderek artan oranda tehlikeli hale gelen gelecek) başlıklı kitabının tanıtım yazısı düştü önüme. Armoudian kendisine bu araştırma için ilham verenin Hrant Dink olduğunu söylüyor. Kendisiyle kitap için bir görüşme de yapmış, Dink’in riskli durumuna rağmen cesaretle mücadele ettiğini, bedelini de çok ağır biçimde ödediğini söylüyor. Ne yazık ki bu topraklar hep bedel ödeyen yazarlarıyla, gazetecileriyle, akademisyenleriyle ilham oluyor epeydir. Evrensel gazetesinin Mersin Muhabirleri Cemil Uğur ve Halil İbrahim Polat’ın gözaltında geçirdikleri süre 13 günü buldu. Bu esnada darbedildiler, hakaretlere uğradılar. Cuma akşamı aldığımız habere göre yine TEM’e götürülmüşler. Sosyal medya hesaplarında Erdal Eren’in resmini görüp sormuşlar, sonra ona da hakaret etmişler..]]> Sun, 04 Sep 2016 05:00:39 +0300 OHAL’de gazetecilik ‘dava’sı https://www.evrensel.net/yazi/77370/ohalde-gazetecilik-davasi https://www.evrensel.net/yazi/77370/ohalde-gazetecilik-davasi? John Keane ’90’ların başında yazdığı Medya ve Demokrasi adlı kitabında Demokratik Leviathan dönemine girdiğimizden bahsederken saydığı sansür biçimleri arasında olağanüstü hal erkleri de bulunur. Devlet böyle dönemlerde ön engelleme ya da yayın sonrası sansür, tehdit, yasaklama ve tutuklama yöntemleriyle gazetecileri kendi politikaları doğrultusunda yayın yapmaya zorlar. Her türlü aykırı görüş, eleştiri “vatan hainliği” ile yaftalanır. Bunlar Türkiye’de ’90’ların çok öncesinde de uygulanan yöntemler. ’90’lardaki sansür biçimlerine çoğumuz tanıklık ettik zaten. Şu sıralar yaşadığımız ise bunun bir ileri aşaması. Özgür Gündem ’90’ların devamını yaşadığımızın kanıtı olarak 16 Ağustos’ta 8. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından geçici olarak kapatıldı. Ardından bildiğiniz üzere polis baskınıyla gazeteciler gözaltına alındı. O gün yaşananları, eğer okumadıysanız, Kemal Bozkurt’un kaleminden mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Sendika10.org’da yayımlanan “Özgür Gündem’in saçları” başlıklı yazı, Tü..]]> Sun, 28 Aug 2016 04:36:19 +0300 Gazetecilik ve kahramanlık https://www.evrensel.net/yazi/77279/gazetecilik-ve-kahramanlik https://www.evrensel.net/yazi/77279/gazetecilik-ve-kahramanlik? Bundan birkaç yıl önce çözüm sürecinde medyanın rolü başlıklı bir toplantıya katılmıştım. Orada geçmiş basın tarihi okumalarımı karşılayan şöyle bir sonuç çıkardım: Kimi kıdemli gazetecilere gazetecilik yetmiyor. Tahmin edersiniz ki bunların çoğu erkek. Onlar çözüm sürecinde kendi birikimlerine danışılmasını, hatta imza masasında bizzat bulunmayı istiyorlar, gazeteci olarak değil tabii. Yerel gazetecileri, sorunu yaşayanları dinlemeye falan tahammülleri yok, “Biz konuşuruz, en çok bizi dinleyin” hali katılımcılar için tahammülfersa. Toplantı ortamından sıyrılıp yerel gazetecilerle yaptığım özel sohbetlerde çok şey öğrendiğimi hatırlıyorum. Türkiye’de gazeteciliğin en önemli sorunlarından biri bu, bazı gazeteciler gazeteciliğe gönül indirmiyor. Onlar için gazetecilik bir atlama tahtası, orada kendini gösterip başka bir yere geçmek daha prestijli. Bu yüzden gazeteciler soru sormaktan ziyade konuşuyor. Türkiye’de gazetecilik faaliyetlerinin salt gazetecilikle ilişkilendirilmemesinin bir ..]]> Sun, 14 Aug 2016 04:43:34 +0300 Gazetecilikte liyakat meselesi https://www.evrensel.net/yazi/77223/gazetecilikte-liyakat-meselesi https://www.evrensel.net/yazi/77223/gazetecilikte-liyakat-meselesi? Bundan 78 yıl önce 14 Temmuz’da Resmi Gazete’de yayınlanmasıyla birlikte Türk Basın Birliği (TBB) kurulmuştu. Amaç 1936’da çıkarılan 3008 sayılı İş Kanunu’ndan fikir işçisi olmaları nedeniyle dışlanan gazetecilerin mesleki haklarını düzenlemekti. Kanun en azından işvereni bir sözleşme yapmaya mecbur bırakmıştı. 1952’de çıkarılan ve 1961’de 212 sayılı yasayla değişikliğe uğrayan yaygın kullanımıyla Basın İş Kanunu’nun da temelini oluşturdu. Ancak bu işin havuç kısmıydı bir de sopa tarafı vardı. Kanunun ikinci maddesine göre gazetecilerin TBB’ye kayıt olmadan gazetecilik yapmaları yasaklanmıştı. Başvuru için özellikle genç gazeteciler kurumlarından alacakları iyi hal ve başarılarını kanıtlayan belge getirecek, birlik içinde oluşturulan bir komisyon adayın mesleki liyakati ile geçmişi ve ahlaki itibar derecesini değerlendirecekti. Zaten TBB’nin kuruluş amaçlarından biri de gazetecilik mesleğini “Cumhuriyetin menfaatlerine hadim kılmaktı”. Anladığınız üzere asıl amaç gazeteciliği kontro..]]> Sun, 07 Aug 2016 05:00:39 +0300 'Parayla değil sırayla' https://www.evrensel.net/yazi/77180/parayla-degil-sirayla https://www.evrensel.net/yazi/77180/parayla-degil-sirayla? 12 Eylül darbesini basın alkışlarla karşılar, gazete manşetlerinde, köşe yazılarında darbeye ve Kenan Evren’e methiyeler düzülmektedir. Bu yazarlar arasında Nazlı Ilıcak da vardır. Her darbe sürecinde olduğu gibi artan baskılar kendisini de bir süre sonra eleştiren gazeteciler kategorisine sokar. Bir yıl sonra bir yazısı nedeniyle gazetesi Tercüman kapatılır. Gazete kapatmalarıyla ilgili Evren’e “Bundan sonra ne olacak?” diye sorduğunda Evren gülerek “Parayla değil sırayla” yanıtını verir. Ilıcak bir yıl sonra tutuklanır. Tutuklanmasının ardından Uğur Mumcu 2 Ekim’de darbecilere yapılan övgülerin, alkışların haklı eleştirileri susturduğundan yakınırken 9 Ekim’deki yazısında “Fikir işçilerinin cezaevlerine girmesine karşı duyarsız kalınarak demokrat olunamaz”* diyerek tartışmayı doğru yere çekmeye çalışır. Üzerinden 34 yıl geçmesine rağmen tartışma halen doğru eksene oturtulabilmiş değil. Nazlı Ilıcak önce gözaltına alındı ardından cuma akşamı tutuklandı. Her zaman iktidara yakın dur..]]> Sun, 31 Jul 2016 05:00:10 +0300 İktidarın övdüğü medya https://www.evrensel.net/yazi/77125/iktidarin-ovdugu-medya https://www.evrensel.net/yazi/77125/iktidarin-ovdugu-medya? Belki izleyenleriniz olmuştur “The Revolution will not be Televised” (Devrim Televizyonda Yayımlanmayacak) adlı bir belgesel vardır. 2001 yılında Kim Bartley and Donnacha O’Briain adlı iki belgeselci Hugo Chavez’le gelen değişimi çekmek üzere Venezuela’ya giderler fakat kendilerini Chavez’e karşı yapılan bir darbe girişiminin ortasında bulurlar. 15 Temmuz gecesi Türkiye’de yaşanan darbe girişimini televizyondan izlerken aklıma geldi. Chavez’le Erdoğan’ı kıyaslamama kızanlar olacaktır. Kızmayın, konu o değil. Bartley and O’Briain’in belgesellerinin önemli bölümü ana akım medyanın darbe gecesi gerçekleri nasıl çarpıttığı, darbecileri nasıl desteklediğine ayrılır. Hatta bir medya patronunun da darbenin bizzat içinde olduğu iddia edilir. Ticari medyanın Chavez öfkesi ise bir kısmıyla uyguladığı sansür politikalarından kaynaklanmaktadır. Belgeselcilere o kaos içinde en büyük yardım alternatif medya kuruluşlarından gelir, çektikleri görüntüleri paylaşarak belgeselin tamamlanmasına ve tüm dün..]]> Sun, 24 Jul 2016 04:11:02 +0300 İktidarın övdüğü medya https://www.evrensel.net/yazi/77124/iktidarin-ovdugu-medya https://www.evrensel.net/yazi/77124/iktidarin-ovdugu-medya? Belki izleyenleriniz olmuştur “The Revolution will not be Televised” (Devrim Televizyonda Yayımlanmayacak) adlı bir belgesel vardır. 2001 yılında Kim Bartley and Donnacha O’Briain adlı iki belgeselci Hugo Chavez’le gelen değişimi çekmek üzere Venezuela’ya giderler fakat kendilerini Chavez’e karşı yapılan bir darbe girişiminin ortasında bulurlar. 15 Temmuz gecesi Türkiye’de yaşanan darbe girişimini televizyondan izlerken aklıma geldi. Chavez’le Erdoğan’ı kıyaslamama kızanlar olacaktır. Kızmayın, konu o değil. Bartley and O’Briain’in belgesellerinin önemli bölümü ana akım medyanın darbe gecesi gerçekleri nasıl çarpıttığı, darbecileri nasıl desteklediğine ayrılır. Hatta bir medya patronunun da darbenin bizzat içinde olduğu iddia edilir. Ticari medyanın Chavez öfkesi ise bir kısmıyla uyguladığı sansür politikalarından kaynaklanmaktadır. Belgeselcilere o kaos içinde en büyük yardım alternatif medya kuruluşlarından gelir, çektikleri görüntüleri paylaşarak belgeselin tamamlanmasına ve tüm dün..]]> Sun, 24 Jul 2016 04:11:20 +0300 Bir darbe gecesi https://www.evrensel.net/yazi/77078/bir-darbe-gecesi https://www.evrensel.net/yazi/77078/bir-darbe-gecesi? Tahmin edeceğiniz üzere bambaşka bir yazıyı hazırlamış ve göndermek üzereydim. Cuma akşamı hepimizin tanık olduğu kaosla birlikte şu anda evin dışından gelen silah sesleri ve ne olduğunu bilmediğim patlama sesleri altında yazıyorum. Ne yazacağımı da bilmiyorum zira kimin kiminle mücadele ettiği, kimin amacının ne olduğu bilgilerinin havada uçuştuğu bir dehşeti yaşıyoruz. Televizyonda meclis bombalanıyor, bilinmeyen bir helikopter kamu binalarını tarıyor. Sıcağı sıcağına analiz zor, hoşgörünüze sığınıyorum. Medya tarafından gözlemlediğim kadarıyla olayın anlaşılmasından ziyade medya, içinde bulunduğu durum itibariyle pozisyon almaya bakıyor. Teknolojinin olanaklarıyla 3G’den Erdoğan’a, Abdullah Gül’e, olabildiğince AKP yöneticisine bağlanıldı. Medyanın tabiriyle (kendi seçimleri değil elbet) “kalkışma girişimi”ni kimin ne amaçla yaptığına dair bir bilgi öğrenemedik. Oysa eminim her gazetecinin içinden geçen bunu planlayanlarla görüşmektir. Failin adı “paralel yapı”, lakin Cemaat’e ya..]]> Sun, 17 Jul 2016 05:00:16 +0300 Onurunla çalış, barış içinde yaşa https://www.evrensel.net/yazi/77032/onurunla-calis-baris-icinde-yasa https://www.evrensel.net/yazi/77032/onurunla-calis-baris-icinde-yasa? Rockefeller ailesi ilginç bir aile, bizim komplo teorisine meraklı köşe yazarları ara ara “dünyayı yöneten aileler sırrı”nı ifşa etmeyi pek severler. Haklarında türlü efsaneler dolaşır, internette bolca var. Bu yazıya onlarla başlama sebebim bir sırrı açığa çıkarmak değil, iletişim araçlarının propaganda aracı olarak kullanılmasına sağladıkları katkıyı hatırlatmak. Kısa bir geçmiş bilgisi vermek gerekirse 1839’da doğan ve Standart Oil Company’yi 25 yaşında kuran John D. Rockefeller kısa sürede neredeyse tekel durumuna gelir ve antitröst yasalarına takılır. Buradan itibaren baba Rockefeller üzerindeki baskıyı, basında çıkan yolsuzluk iddialarını yardım faaliyetleri ile azaltma gayretine girer. Siyasetçilerle ilişkilerinin gelişmesinin ardından Rockefellar’ın yardım faaliyetleri kamuoyu oluşturma alanına kayar, amaç yaklaşmakta olan İkinci Dünya Savaşı için toplumu psikolojik olarak hazırlamak ve uluslararası kamuoyundan özellikle Latin Amerika’dan gelecek tepkileri sindirmektir. Dönem 1..]]> Sun, 10 Jul 2016 05:00:43 +0300 Harcanıp gidiyor ömür dediğin https://www.evrensel.net/yazi/76980/harcanip-gidiyor-omur-dedigin https://www.evrensel.net/yazi/76980/harcanip-gidiyor-omur-dedigin? Salı akşamı Atatürk Havalimanındaki patlamanın ardından ölenlerin sayısı bu yazı yazılırken 44’e ulaşmıştı. Katliamın olduğu gece gazeteci arkadaşlarımla yaralıların getirildiğini öğrendiğimiz üç hastaneyi dolaştık. Bütün acil girişleri polisler tarafından tutulmuştu ve yaralı yakınları dahil bilgi alabilen kimse yoktu. Bu arada yayın yasağı geldiğini öğrendik, bir bilgiye ulaşabilsek bile bu ortamda kim nasıl yayımlayacaktı? Aynı sıralarda sosyal medyadan bilgi akışı da durma noktasına geldi. Yayın yasağının amacının ölen ya da yaralanan insanların fotoğraflarının yayımlanmasını önlemek ve güvenliği sağlamak olduğu söyleniyor. Hangi fotoğrafların yayımlanacağı bir gazetecilik etiği sorunu, bunun önüne yasaklamayla değil bilinçlendirmeyle geçilebilir. Türkiye’de medyanın artık bu konuda sağduyulu davrandığını düşünüyorum. Benim de üyesi bulunduğum Etik Gazetecilik Ağı (Ethical Journalism Network) hemen ertesi gün Türkiye’deki gazeteciler için bir rehber derleyip yayınladı. Türkiye’d..]]> Sun, 03 Jul 2016 04:30:03 +0300 'Öfkem baki, ama umudum da her daim diri…' https://www.evrensel.net/yazi/76925/ofkem-baki-ama-umudum-da-her-daim-diri https://www.evrensel.net/yazi/76925/ofkem-baki-ama-umudum-da-her-daim-diri? “Tren ve arabayla üç saat yol teptikten sonra kendimi Sakarya Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde sert mizaçlı dört gardiyan arasında buldum. Sırayla göz göze geliyor, “acaba kaset hangisinde?” diye kendime soruyordum.” Erol Önderoğlu Bianet’in 90’ların Hak Mücadeleleri dosyasında “Gazeteciliğin Tam da Ortasına Düştüm” başlıklı yazısına böyle başlamış. Özgür Gündem gazetesinin sorumlu müdürlüğünü yaptıktan sonra “örgüt propagandası”, “bölücülük propagandası” ve “kin ve düşmanlığa tahrik”ten suçlanıp Aralık 1994’te tutuklanan Işık Yurtçu RSF-Fransa Vakfı Dünya Basın Özgürlüğü Ödülü’ne hak kazanmış ancak hapiste. Törene katılamayacağı için tören mesajını bir kasede kaydedip gardiyanlara teslim etmiş. Erol da kaseti almaya gitmiş. “Korku saldı; ‘Ya bir de, kaseti alamadan geri dönersem? Tören, rezil olur!’… Arkadan beliren dördüncü bir gardiyan endişeme son verip, rahat hareketlerle kaseti elime tutuşturdu.” Çok zor bir hafta geçirdik. Bundan daha bir ay önce pek çok uluslararası basın örgüt..]]> Sun, 26 Jun 2016 04:16:31 +0300 Bu ülkede yaşanmaz oldu https://www.evrensel.net/yazi/76879/bu-ulkede-yasanmaz-oldu https://www.evrensel.net/yazi/76879/bu-ulkede-yasanmaz-oldu? Başlıktaki ifade bana ait değil RTÜK Hayatın Sesi Televizyonuna 13 Mart Ankara Güvenpark’taki patlamanın ardından yaptığı haberler nedeniyle ceza keserken gerekçesinde “Bu ülkede yaşanmaz oldu” temasının işlendiğini belirtmiş. Patlama sonrası hastane önünde yakınlarını kaybedenlerin, yaralılar için koşanların tepkilerini yayımladığı için. Artık haber yaparken hangi temaların işleneceğini RTÜK’e soracaksınız. 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8. maddesi “Yayın Hizmet İlkeleri”ni düzenliyor. Gerekçe içinde (d) bendine atfen “Terör örgütlerini güçlü gösteren, terör örgütlerinin korkutucu ve yıldırıcı özelliklerini yansıtıcı nitelikte yayın icra edildiği” ve “terör eyleminin, faillerinin ve mağdurlarının terörün amaçlarına hizmet eder şekilde sunulduğu” şeklinde ifadeler de var. Kanunun 8. maddesi öyle kapsamlı ki alfabe zor yetmiş “ş” bendine kadar gidiyor. Seç, beğen, ceza kes, büyük kolaylık. Aynı kanunun 32. maddesine göre 8. maddenin “d..]]> Sun, 19 Jun 2016 04:54:53 +0300 İpin ucu kaçtı mı? https://www.evrensel.net/yazi/76832/ipin-ucu-kacti-mi https://www.evrensel.net/yazi/76832/ipin-ucu-kacti-mi? Geçtiğimiz yıl 7 Haziran seçimi öncesi Yüzde 10 Mecmua’ya yazmıştım, artık söylemi iktidar değil muhalefet belirliyor diye. Demirtaş’ın “seni başkan yaptırmayacağız” demeci söylem hâkimiyetini iktidarın elinden aldı. Seçim sonuçları da aslında bir kısmıyla bu söylem iktidarının devrilmesini yansıtıyordu. 7 Haziran’dan sonra önce Suruç Katliamı ardından başlayan çatışmalar ve en son 10 Ekim Katliamı muhalefeti bir anlamda sindirdi. Barış isteyenler, anlaşılabilir sebeplerle, geri çekilerek yas tutmayı tercih ettiler. Bilinen hikayedir Amerika – İspanya savaşı sırasında dönemin en büyük medya sahiplerinden ve ‘yellow journalism’ yani sansasyonel haberciliğin kalelerinden biri olan New York Journal’in sahibi William Randolph Hearst, 1897’de muhabiri Frederic Remington’ı Küba’ya yollar. Remington mesaj atar “Burası sakin, herhangi bir sorun yok, savaş olmayacak, dönmek istiyorum” diye. Hearst cevap verir, “Lütfen kal, sen fotoğrafları çek ben savaşı çıkartacağım.” Yukarıdaki hikâye sava..]]> Sun, 12 Jun 2016 04:24:13 +0300 Hurşit Külter'in haberini kim yapacak? https://www.evrensel.net/yazi/76786/hursit-kulterin-haberini-kim-yapacak https://www.evrensel.net/yazi/76786/hursit-kulterin-haberini-kim-yapacak? Medyadan dünyanın hiçbir yerinde kimse memnun değil. Örneğin Fransa’da şu ara gündemde olan ve protesto edilen çalışma yasasının medyada kendine ne kadar yer bulabildiği, protestoları gösterme konusunda penguene dönüşmese de Fransız medyasının sessizliği büyük eleştiri konusu. Geçtiğimiz hafta medya eleştiri sitesi Acrimed’de çalışma yasasının kadınlar aleyhine olacak düzenlemelerine Elle, Grazia ve Marie Claire gibi dergilerde neden yeterince yer verilmediği konu edildi. Hiç yer verilmemiş değil bu arada, eleştirilen, birkaç üstünkörü makaleyle geçiştirilmesi ya da adı yasayla birleşen Çalışma Bakanı Myriam El Khomri’nin hırsına odaklanan editoryal bakış açısı. Acrimed kadın dergileri de dahil olmak üzere medyanın genel tutumunu elit sınıf gazeteciliğinin bir sonucuna bağlıyor ve elbette ki siyasetçilerle yakın ilişkide olan, medya dışında da yatırımları bulunan holdingleşen medyaya. Twitter’da ise tepki büyük, medya yalanlarını ifşa edenler çok, yine de arada örneğin Bağımsız Fotoğra..]]> Sun, 05 Jun 2016 05:00:25 +0300 Genç bir gazeteci meslekten nasıl soğutulur? https://www.evrensel.net/yazi/76732/genc-bir-gazeteci-meslekten-nasil-sogutulur https://www.evrensel.net/yazi/76732/genc-bir-gazeteci-meslekten-nasil-sogutulur? Ülkede gazetecilere yönelik baskıların ulaştığı durum malum, bu baskıları düzenli olarak izleyen ve Bianet’te raporlayan Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu’ya bile soruşturma açıldı. Adliye artık yargılanan ve onlara desteğe gelen gazetecilerin buluşma yeri oldu, eski dostlar sık görüşüyor. Çoğu holding medyasındaki işlerinden kovulmuş, dedikodusu, hatırası bol, sonu çaresizliğe çıkan sohbetler yapılıyor. Gazetecilerin yargılandığı duruşmaların izlenmesinin iletişim fakültesi öğretim müfredatına dahil edilmesinin vakti geldi. Yargılananlar arasında kıdemli gazetecilerin yanında Cumhuriyet Muhabiri Canan Coşkun gibi hakkında yaşı kadar ceza istenen çok sayıda genç gazeteci de var. Diğer taraftan sınav sistemi mağdurları dışında gazetecilik bölümünü isteyerek seçenlerin heyecanını söndürmek kolay değil. Kendi öğrenciliğimden hatırlıyorum, rüyaları yapacağınız manşetler, yazacağınız kitaplar, alacağınız ödüller süsler. Şimdi artık batıda çok heveslisi kalmad..]]> Sun, 29 May 2016 04:58:20 +0300 Digiturk'ün satışı ve dokunulmazlık oylamasının sonucu https://www.evrensel.net/yazi/76685/digiturkun-satisi-ve-dokunulmazlik-oylamasinin-sonucu https://www.evrensel.net/yazi/76685/digiturkun-satisi-ve-dokunulmazlik-oylamasinin-sonucu? Son birkaç yıldır medyada sahiplik yapısı yeniden değişiyor. Çok ilginç gelişmelerin yaşandığı bu değişim sürecinde hiçbir şeffaflık söz konusu değil. Yıllardır bu alanda çalışan bir araştırmacı olarak bu kadarına ilk kez tanık oluyorum. Bizden nelerin gizlendiğini, kamunun ne kadar zarara uğratıldığı hakkında fikrimiz ancak yakaladığımız ipuçlarından ibaret. Geçen hafta Digiturk İcra Kurulu Başkanı Ümit Önal, Hürriyet gazetesine bir röportaj verdi. Önal, Türkiye Futbol Federasyonuna (TFF) yılda 400 milyon dolar verdiklerini ve Digiturk’ün futboldan zarar ettiğini açıkladı. Önal ayrıca TMSF’nin kontrolünde bulunan Digiturk’ün Katarlı beIN Media Group’a satışında son iki aya girildiğini ve satışın 1 milyar doların üzerinde olduğunu da söyledi. Bunun üzerine Ekonomi Ekibi adlı internet sitesinde “Katarlılara 400 milyon dolarlık Digiturk kıyağı” başlıklı haberde daha önce Türk Telekom ve Doğan Grubu’nun verdiği tekliflerle Digiturk’ün değerinin 1 milyar 650 milyon dolara yükseldiği hatırl..]]> Sun, 22 May 2016 05:00:54 +0300 ‘Usta işi’ kokteyl analizle gazeteciliği suçlamak https://www.evrensel.net/yazi/76642/usta-isi-kokteyl-analizle-gazeteciligi-suclamak https://www.evrensel.net/yazi/76642/usta-isi-kokteyl-analizle-gazeteciligi-suclamak? Dicle Haber Ajansı Muhabirleri Nedim Türfent ve Şermin Soydan 12 Mayıs’ta Van’da gözaltına alındılar. Nedim Türfent Van’da avukatıyla dahi görüştürülmeden Yüksekova’ya götürüldü ve 13 Mayıs’ta tutuklandı. Bu yazı yazılırken Şermin Soydan’ın gözaltı süresi ise uzatılmıştı. Türfent Dicle Haber Ajansının cezaevinde olan 12. muhabiri. Hepsi de “Örgüte üye olmak”, “Örgüt propagandası yapmak”tan parmaklıklar arkasında. Sorduklarında “Onlar gazeteci değil, terörist” demenin kılıfı bu. Oysa herkes biliyor gazetecilik nedeniyle tutuklandıklarını, bu yüzden zaten AB “terör” kavramını ve yasalarınızı gözden geçirin diyor. Bir haber ajansının 12 muhabirinin, toplamda 36 gazetecinin “terörist” olmasını kimsenin aklı almıyor. Gazeteci Nedim Türfent bir süredir kendilerine Beyaz Torosçular ismini seçen sosyal medya hesabı tarafından tehdit ediliyordu. Tehditler Türfent gözaltına alındıktan sonra da devam etti. Onca faili meçhul cinayetin ardından birilerinin “Beyaz Torosçular” diye bir isim alıp insa..]]> Sun, 15 May 2016 04:58:25 +0300 Mağluptur bu yolda galip https://www.evrensel.net/yazi/76600/magluptur-bu-yolda-galip https://www.evrensel.net/yazi/76600/magluptur-bu-yolda-galip? Geçtiğimiz hafta salı, Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle ünümüz yine sınırları aştı, çoğu toplantının bir oturumu “Ne olacak bu Türkiye’nin hali”ne ayrıldı. Sevgi Akarçeşme, Frederike Geerdink, Sezin Öney ve ben Brüksel’de Avrupa Gazeteciler Federasyonu davetlisi olarak kadın bakışından Türkiye’de medya özgürlüğünü anlattık. Türkiye’de alışık olmadığımız kadar bir kalabalık vardı. Ardından başka ülkelerde ne olup bitiyor diye girdiğim bir sonraki oturumda da konu dönüp dolaşıp Türkiye’ye geldi. Bizim oturumda katılımcılar ilgiyle bir sonraki aşamanın ne olacağını sordular. Hepimiz devletin gözünde “terörist” miydik? Çözüm neydi? Ülkeden kaçmayı düşünüyor muyduk? Korkmuyor muyduk? Dedik ki “terörist” olarak yaftalanmak piyango gibi, imzacı olduğum halde bana ya da diğer imzacılara vurmaz ama dört arkadaşımızı 40 gün cezaevinde tutar. Aynı haberin daha önce yayımlanmasına, Anayasa Mahkemesinin kararına rağmen tanımı ve cezası dahi olmayan “devlet sırrının” ifşası nedeniyle Can Dündar..]]> Sun, 08 May 2016 05:00:20 +0300 Düşünce özgürlüğü var ama bize kadar var https://www.evrensel.net/yazi/76548/dusunce-ozgurlugu-var-ama-bize-kadar-var https://www.evrensel.net/yazi/76548/dusunce-ozgurlugu-var-ama-bize-kadar-var? “İfade özgürlüğünün ‘Devletin veya nüfusun bir bölümü için saldırgan, şok edici veya rahatsız edici bilgiler ve düşünceler için de geçerli olduğu ve bunlar olmaksızın demokratik toplum olmayacağı’ belirtildi.” Bu cümleleri Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Aydın yazmış. Prof. Dr. Baskın Oran’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a, akademisyenler için kullandığı “alçak, zalim, cahil, tiksinti verici, vatan haini, terör örgütünün maşası, ahlaksız, mandacı artığı” gibi ifadeler nedeniyle açtığı manevi tazminat davasına cevaben. Aydın’ın cevabı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Handyside (1976) kararına referans veriyor. Aydın bununla da yetinmeyip bir de Manuel Castells (1985) kararına referans vermiş. Körün istediği bir göz Hüseyin Aydın bize iki göz bahşetmiş. Ne diyor Castells kararı “Hükümet hakkındaki eleştirilerin caiz olan sınırları, özel kişilere, hatta politikacıya yapılan eleştiriye oranla daha geniştir. Demokratik bir sistemde hükümetin eylem, işlem veya hataları, sadece yasama ve yargı organ..]]> Sun, 01 May 2016 05:04:25 +0300 Ve TCK 301 yeniden sahnede https://www.evrensel.net/yazi/76497/ve-tck-301-yeniden-sahnede https://www.evrensel.net/yazi/76497/ve-tck-301-yeniden-sahnede? Geçtiğimiz hafta Cenevre’de Birleşmiş Milletler çatısı altında Göçmenler Üzerine Anlatının Değişimi başlıklı bir konferans düzenlendi. Dünyanın çeşitli yerlerinden uzmanlar göçmenlerin yaşadığı dramı nasıl anlatsak da bu konudaki duyarlılığı arttırsak üzerine görüşlerini, tecrübelerini dile getirdiler. Çok yakıcı bir konu, her yerde benzer dramlar yaşanıyor. Nefret söylemi, yabancı düşmanlığı artıyor, çünkü insanlar korkuyor. Korku anlaşılabilir bir şey, aşmak için daha çok konuşulmalı, daha çok tartışılmalı. Aşılamayan şeyse politikacıların beslediği nefret söylemi. Örneğin gazetecilerin göçmen ve mültecileri zavallı kurbanlar olarak göstermekten ziyade olumlu hikâyelere odaklanmaları işe yaramıyor. Çünkü politikacılar bu olumlu örneklerin ön plana çıkarılmasını istemiyor. Onun yerine insanlarda korkuyu ve öfkeyi derinleştirmeye çalışıyor. Almanya’da bir araştırmada mülteci karşıtı bir kişi savunma olarak “Beni devlet milliyetçi yaptı, benim suçum değil” demiş. Bir yerde haklı. Avrupa..]]> Sun, 24 Apr 2016 05:00:09 +0300 ‘Kayserili Pazarlığı' ile AB'ye gireceğini sanmak https://www.evrensel.net/yazi/76448/kayserili-pazarligi-ile-abye-girecegini-sanmak https://www.evrensel.net/yazi/76448/kayserili-pazarligi-ile-abye-girecegini-sanmak? Kayserili pazarlığı lafı hoş değil, bir kere genelleme ve ayrımcılık içeriyor. Davutoğlu AB ile görüşmeler sonrası dönüş yolunda gazetecilere “Biz ilk 3 milyarı, bir yıl içinde demiştik. Onlar da iki yıl için ısrar ediyordu.’Yeni bir boyut getirdik, bütün masraflar artacak, 3 milyar daha istiyoruz’ dedim. ‘Geri kabulden kaynaklanan bütün masrafları da siz vereceksiniz’ dedim. Diyelim, Ege Denizi’nden bin kişi bunların havayolu ile memleketlerine gönderilmesi sırasındaki masraflar da size ait. Kayserili pazarlığı iyi oldu” demişti. Kayserili olsam hele de böyle ‘kirli bir mülteci pazarlığı’ ile anılmak istemezdim. Yazı işlerinde olsam bu sözün hiçbir eleştiri getirilmeden manşete çıkarılmasına da itiraz ederdim. Dinleyen olur muydu? Sanmam. Gazetelerimiz 7 Mart’taki görüşmeleri ve sonrasını büyük bir umut ve iştahla verdi. Akşam gazetesi mesela “Oyunu biz değiştirdik” gururunu yaşıyordu. Milliyet 8 Mart’ta, Karar 9 Mart’ta haziranda vizesiz Avrupa hayallerini manşete taşımıştı. 18 Mar..]]> Sun, 17 Apr 2016 08:31:41 +0300 Gazetecilik mizansen kaldırmaz https://www.evrensel.net/yazi/76413/gazetecilik-mizansen-kaldirmaz https://www.evrensel.net/yazi/76413/gazetecilik-mizansen-kaldirmaz? Akademisyenlik çoğu insana göre çok sıkıcı bir iş, saatlerce bilgisayar başında makale, kitap okuyor, herkesin daha önce söylediklerinin üzerine bir cümle eklemek için ömrünüzü harcıyorsunuz. Bu durum sizi çoğunlukla sosyal ortamlardan alıkoyuyor, arada bir eğlenmek için dışarı çıktığınızda da yarım bıraktığınız teziniz, makaleniz yüzünden vicdan azabı duyuyorsunuz. Üstelik eş dost ortamında tartışmanın en heyecanlı yerine akademik müdahalelerinizin can sıkıcılığı da cabası. Çoğu zaman ‘O işler pratikte öyle yürümüyor hocam’ serzenişleri ‘Çok mu ileri gittim, muhabbeti tatsızlaştırdım’ suçluluğu yaratıyor. Maalesef böyle, belki mesleki deformasyon ama ‘Önce kavramları doğru kullanalım ki tartışma bir yere varsın’ bizim için daha ön planda. Size niye böyle içimi döktüm, çünkü bu hafta 6 Nisan’da Nazlı Çelik’in Star Haber’de yaptığı,”iliştirilmiş gazetecilik” örneği üzerinden tartışıldı medyada. Söylenmek istenenlerle aynı fikirde olmakla birlikte yine bir müdahalede bulunma gereği hisse..]]> Wed, 13 Apr 2016 04:52:59 +0300 Nefret tohumları https://www.evrensel.net/yazi/76398/nefret-tohumlari https://www.evrensel.net/yazi/76398/nefret-tohumlari? Hrant Dink’in ölümünün ardından Türkiye’de nefret söylemi ve nefret suçuna yönelik farkındalık arttı, başta Hrant Dink Vakfı olmak üzere pek çok sivil toplum kuruluşu medyada / sosyal medyada nefret söylemini izliyor, teşhir ediyor. Nefret söyleminin kökenleri ve sonuçları üzerine sık sık toplantılar, paneller düzenleniyor, toplumun bu konuda bilinçlenmesine çalışılıyor. Çünkü nefret söylemi yasaklanarak önüne geçilecek bir sorun değil. Bizdeki gibi bu konuda yeterli ve açık yasal düzenlemeler olduğunda dahi uygulanmıyor, uygulandığında ise nefret söylemini engellemek için değil düşünce özgürlüğünü kısıtlamak için kullanılıyor. Merak eden Türk Ceza Kanunu 216. maddesinden kimlerin yargılandığına baksın. Nefret söylemini engellemenin yolu öncelikli olarak onu üretmemek, üreteni tespit etmek gerekliyse teşhir etmek, uyarmak ve toplumu bilinçlendirmek. Bu süreçte zincirin ilk halkasını siyasetçiler oluşturuyor. Siyasetçilerin söylemlerine çok dikkat etmeleri gerekiyor, onların söylemleri..]]> Sun, 10 Apr 2016 05:00:31 +0300 'Ya bizden yanasın ya teröristlerden' https://www.evrensel.net/yazi/76348/ya-bizden-yanasin-ya-teroristlerden https://www.evrensel.net/yazi/76348/ya-bizden-yanasin-ya-teroristlerden? “11 Eylül 2001’de her yerde tüm ekranlar iki kulenin yanışını gösteriyordu, tüm medya platformları aynı haberleri veriyordu. İki gün sonra George W.Bush ekranlara çıkıp tüm dünyayı uyardı: ‘Ya bizden yana olursunuz ya da teröristlerden’. İyi habercilik bir dereceye kadar yorum içerir ama ‘Ya bizdensin ya onlardan’ böyle bir şey değil. Demokrasilerde gazetecilerin rollerinden biri iktidarın duymak istemediklerini söylemektir, iktidarın kurallarına kolayca boyun eğmek değil”. Bu satırların yazarı James Rodgers o dönem BBC muhabiri, şu anda Londra’da City Üniversitesinde öğretim üyesi. Rodgers’a bunu hatırlatan ise Mısır’da 400 gün hapiste kalan el Cezire Muhabiri Peter Greste’nin ekim 2015’te Kurt Schork Ödülü alırken yaptığı konuşma olmuş. Greste “Sınırları zorladığınızda birilerini özelikle de iktidardan birilerini mutsuz edebileceğinizi bilirsiniz. Oysa ben sınırları zorlamamıştım, iktidarı kızdırabilecek hiçbir şey yapmamıştım, bu nedenle çok şaşırdım” diyor. Rodgers’a göre bu 11 Eyl..]]> Sun, 03 Apr 2016 05:00:45 +0300 Savaş dolu hayatların hikâyesi https://www.evrensel.net/yazi/76299/savas-dolu-hayatlarin-hik-yesi https://www.evrensel.net/yazi/76299/savas-dolu-hayatlarin-hik-yesi? “Barış savaşı artık bütün ilerici aydınların, en önde gördükleri bir savaş olmuştu. Fakat hükümet işlediği cinayeti, halkın gözünden saklamak için beyannameleri toplattı, dağıtanları hapsetti. Az sonra Barışseverler Cemiyeti kapatıldı. Behice Boran ve arkadaşları mahkemeye verildi. Biz memleketten çıktıktan sonra mahkeme, sanıkların birer sene hapislerine karar verdi. Memlekette barışı savunmak bile suçtu.” Yukarıdaki satırları 1950’de Türkiye’nin Kore Savaşı’na asker göndermesini protesto edenlerden Sabiha Sertel kaleme almış. Barışseverler Cemiyeti hükümetin kararını protesto etmek için bir bildiri yayımladı, bildiriyi yayımlayanlar vatan hainliği ile suçlanarak hapse atıldı. Ne kadar tanıdık değil mi? Başka tanıdık hikayeler de var. İçinde bulundukları dönemde yazar Sabahattin Ali devletin içinde olduğu şüphe götürmeyen bir cinayetle öldürülmüş, pek çok yazar baskı altında işlerini yapamaz, hatta hayatlarını sürdüremez hale gelmiştir. “Ben iş buldum. Bir arkadaşım evlere su dağıt..]]> Sun, 27 Mar 2016 05:00:47 +0300 'Barış' diyemem iktidar izin vermedikçe https://www.evrensel.net/yazi/76246/baris-diyemem-iktidar-izin-vermedikce https://www.evrensel.net/yazi/76246/baris-diyemem-iktidar-izin-vermedikce? Edward Abbey’in meşhur lafıdır “Hiçbir şey dünün gazetesi kadar bayat değildir” der ama benim en sevdiğim şeylerden biri eski gazeteleri okumak. Eşya paketlerken gözünüz bir makaleye takılır, bir magazin haberi gülümsetir. En güzeli de araştırma için Atatürk Kitaplığının alt katına inip ciltlenmiş o eski sayfaları çevirmek, şu iş bitse de keyif için burada vakit geçirsem hissi. Ancak son birkaç yıldır aynı zevki vermiyor eski gazeteleri karıştırmak, daha çok bir ‘Neydi ne oldu’ şaşkınlığı, bir döneklik tarihi, iktidarın dümen suyunda giden basının zavallı halleri ve bugün bu uğurda ödenen bedeller... Can sıkıcı, dahası can yakıcı. Bugün ülkenin her yerinde Newroz kutlamaları var. Pek çok ilde kutlamalar yasaklandı. Eminim pek çoğumuz bugünü bilgisayar, telefon başında (televizyon diyemiyorum) çıkan olayları izleyerek ve üzülerek geçirecek. Çok değil üç yıl öncesinin gazetelerinin ilk sayfalarına bakıyorum, bambaşka bir ülke bambaşka temenniler… Bir haftadır devletin yaptığı “temizliğ..]]> Sun, 20 Mar 2016 04:25:24 +0300 Demokles'in kılıcı https://www.evrensel.net/yazi/76199/demoklesin-kilici https://www.evrensel.net/yazi/76199/demoklesin-kilici? Günümüzde gücün sorumluluğunu ve diken üstünde olma halini betimleyen bir deyim olarak kullanılan Demokles’in kılıcı aslında yöneticiler için önemli dersler barındırır. Hikayeye göre MÖ 4. yüzyılda Sirakuza’nın korkunç tiranı Dionysius’un sarayında Demokles adlı bir dalkavuk yaşar ve Dionysius’un yüceliğini, gücünü yere göğe sığdıramaz. Kendisi de bir gün onun sahibi olduğu güce sahip olmanın, şedit tiranlığın hayalini kurar. Bunu fark eden Dionysius Demokles’e hükümdar giysisi giyip, taç takmasını ve onuruna verilecek ziyafete hükümdar olarak katılmasını önerir. Demokles büyük bir mutlulukla kabul eder ancak tahtının üzerinde tek bir kıla bağlı büyük keskin bir kılıcın varlığını fark ettiğinde korkuya kapılır, tahttan kalmak ister ama Dionysius izin vermez. Amacı şiddet konusunda Demokles’e bir ders vermektir. Siyaset bilimci John Keane Demokles paradoksunun şiddet kullanmaktan doğan güçsüzlük üzerine düşünmeyi telkin ettiğine işaret ederken yönetenlerin veya yönetmede gözü olanların ..]]> Sun, 13 Mar 2016 05:00:44 +0300 Davut'un zaferi https://www.evrensel.net/yazi/76143/davutun-zaferi https://www.evrensel.net/yazi/76143/davutun-zaferi? Bir toplantı için Floransa’dayım. Galleria dell’Accademia’nın ortasında Davut heykelinin önünde yığılıp kaldım. Öyle bir görkem, öyle bir mükemmellik, insanı soluksuz bırakacak derecede… Dakikalarca incelemekten bıkılmayacak detaylara daldım. Michelangelo’nun Davut’u 1501 ile 1504 seneleri arasında Floransa Katedrali’nin arka bahçesinde tamamlanmış. Michelangelo, Agostinodi Duccio ve Antonio Rossellino’nun yarım kalmış işine talip olduğunda 26 yaşındaymış. Rönesansın bu en önemli heykeli Davut (ya da David) ve Goliath arasındaki mücadeleden doğuyor. Goliath Filistinli, savaşa zırhı ve kalkanıyla donanımlı bir şekilde geliyor. Çoban olan Davut’un elinde ise sadece bir taş ve sapan var, bir de tanrıya inancı ve cesareti. Michelangelo Davut’u çıplak ve Goliath ile savaşa girmeden hemen önce yakalamış. Elindeki taşı sımsıkı tutuyor, mermerden oyduğu mükemmel vücut figürünün en can alıcı kısmı her an canlanıverip kavgaya girebilecekmiş izlenimi vermesi. Zaten ziyaretçilerin büyük bir kısmı ..]]> Sun, 06 Mar 2016 04:10:13 +0300 İnkar et ve aksat operasyonları https://www.evrensel.net/yazi/76090/inkar-et-ve-aksat-operasyonlari https://www.evrensel.net/yazi/76090/inkar-et-ve-aksat-operasyonlari? Geçtiğimiz hafta eski CIA Ajanı Barry Eisler Democracy Now’a konuk oldu ve hem Amerikan hükümetinin gazetecilere bakışını hem de izleme politikalarının geldiği boyutu anlattı. Eisler “The God’s Eye View” (Tanrının Gözünden Bakış) adlı kurgu bir kitap yazdığını duyurdu, kitaba ilham olan Edward Snowden’ın 2013 yılında tüm dünyayı sarsan NSA’in (Ulusal Güvenlik Ajansı) küresel izleme programına ilişkin sızıntıları. Kitaba adını veren The God’s Eye ise geniş kapsamlı bir izleme programının adı. Kitap bir kurgu ancak Eisler kitabın sonunda 18 sayfalık bir kaynakça hazırladığını ve okuyucuların o kaynakçayı incelediklerinde her şeyin gerçek olduğunu ve bahsettiği programın uygulanabilir olduğunu anlayacaklarını söylüyor. Verdiği örnekler tüylerinizi diken diken edecek ölçüde, evinizdeki güvenlik için kurulan kameralar, televizyonlar da dahil olmak üzere tüm elektronik aletler izleme/dinleme aracına dönüştürülebiliyor ya da kalp piliniz uzaktan müdahale ile durdurulabiliyor. Eisler’ın pro..]]> Sun, 28 Feb 2016 05:00:04 +0300 Olay yerine bağlanıyoruz… https://www.evrensel.net/yazi/76037/olay-yerine-baglaniyoruz https://www.evrensel.net/yazi/76037/olay-yerine-baglaniyoruz? Çarşamba akşamı Ankara’nın göbeğinde askeri araçların geçişi sırasında bombalar patladı, 28 kişi öldü, 61 kişi yaralandı. Türkiye seçim sürecine girdiğinden beri ülkenin çeşitli yerlerinde patlayan bombalar nedeniyle toplu ölümleri nerdeyse kanıksar hale geldik. Sonrasında hep bildik açıklamalar, klişe laflar, birlik mesajları… Oysa ölümler için yapılan saygı duruşunun ıslıklandığını, sevinç mesajlarının paylaşıldığını gözlerimizle gördük hep birlikte. Patlayan bombaların zamanlaması ise hep manidar oldu. Diyarbakır’daki patlama 7 Haziran seçimlerinden iki gün önce gerçekleşti, beş kişi öldü. Suruç’ta 20 Temmuz’da 32 gencin öldüğü patlamanın hemen arkasından operasyonlar başladı. 10 Ekim Katliamı ise 1 Kasım seçimi öncesi barış isteyenlere verilen mesajdı. 12 Ocak’ta Sultanahmet’te patlayan bomba mülteci pazarlıklarının sürdüğü günlerde turistleri kurban seçmişti. İçeride etkisi çok büyük olmadı, hatta olay yerinden bildiren muhabirlerin görüştüğü tanıklar turizmin kötü etkileneceğinde..]]> Sun, 21 Feb 2016 04:56:00 +0300 Tak şak gazeteciliği de incelik ister https://www.evrensel.net/yazi/75984/tak-sak-gazeteciligi-de-incelik-ister https://www.evrensel.net/yazi/75984/tak-sak-gazeteciligi-de-incelik-ister? AKP iktidarı basına kapalı basın toplantısı yapmayı seviyor, bunu biliyoruz. Medya patronlarını, genel yayın yönetmenlerini, ki neredeyse hepsi erkek, topluyor ve onlarla basına sızdırılmayan bir toplantı yapıyor, biz sadece toplantının yapıldığını biliyoruz. Yüksekova ve Çukurca’daki baskınların ardından 2011 yılında o zaman Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan yine böyle bir toplantı yapmış, toplantıya Taraf adına katılan Yasemin Çongar “Millî’ gazetecilik ve ‘gayrimillî’ hislerim” başlıklı yazısında salonda kalmak üzere verilen tavsiyelerdense “gazeteci milletinin kendi kendini sansür etme konusundaki gönüllülüğüne” şaşırdığını yazmıştı sonrasında. Geçtiğimiz hafta Başbakan Davutoğlu medya patronları ve üst düzey yöneticileriyle yeniden bir araya geldi. Çağrılan medya gruplarında hükümetin politikalarına karşı çıkan, eleştiren, farklı kaynaktan haber veren tek bir yayın kuruluşu yok. Doğan TV Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ Hürriyet Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı V..]]> Sun, 14 Feb 2016 04:55:18 +0300 Haber nöbeti’nin ardından https://www.evrensel.net/yazi/75941/haber-nobetinin-ardindan https://www.evrensel.net/yazi/75941/haber-nobetinin-ardindan? Gazetecilerin girişimiyle başlatılan ve her hafta bir grup gazetecinin sokağa çıkma yasaklarının olduğu bölgelere giderek meslektaşları ile dayanıştığı, birlikte haber yapıp olan biteni duyurmaya çalıştığı Haber Nöbeti’nin ilk ekibi döndü. Yeni ekip birkaç gün içinde yola çıkacak. Onlara özenmiyorum desem yalan olur. Çok güzel insanlar tanıdım, Diyarbakır’da harika gazetecilerle çalıştım ve çok şey öğrendim. Perşembeden bu yana size gözlemlerimi günlük olarak buradan aktarıyorum. Yine bildiğiniz üzere Cizre’deki sokağa çıkma yasağı ve 9 gündür haber alınamayan yaralılar nedeniyle bir grup gazeteci ile birlikte Mardin ve Nusaybin’e geçtik. Perşembe akşamı bir evin daha vurulduğu, 9 kişinin öldüğü 25 kişinin yaralandığı duyuruldu. Bu nedenle cuma günü yine Nusaybin’e, barış nöbeti tutan yaralıların aileleriyle görüşmeye gittik. Haber neredeyse oraya gitmek gerekti. Bu sefer artık hamlığını üzerinden atmış bir muhabir olarak hem Tigris Haber hem de JINHA Haber Ajansı ile birlikte çalışaca..]]> Sun, 07 Feb 2016 04:58:35 +0300 İyi gazetecilik gurur duyulacak bir iştir https://www.evrensel.net/yazi/75884/iyi-gazetecilik-gurur-duyulacak-bir-istir https://www.evrensel.net/yazi/75884/iyi-gazetecilik-gurur-duyulacak-bir-istir? Bu hafta Spotlight adlı bir film gösterime girdi. Boston Globe gazetesinde araştırmacı gazetecilik birimi olan ve üç-dört ay belki daha uzun süre çalışarak özel haberler ortaya çıkaran Spotlight ekibinin Boston Katolik Kilisesinin çocuk istismarını nasıl gizlediğini belgelerle ortaya çıkarmasını konu alıyor. Hem de 2001 yılında yani 11 Eylül olayları nedeniyle Amerika’da medyada sansür ve oto sansürün çok yaygın olduğu, eleştirel görüşlerin ihanet anlamına gelebildiği bir yılda. Size filmin analizini yapacak değilim, zaten Şenay Aydemir, Çağdaş Günerbüyük ve Suncem Koçer gibi değerli yazarların olduğu gazetede bu bana düşmez. Şunu söylemek isterim ki film görsel açıdan iyi olduğu kadar gazeteciliğin nasıl bir iş olduğunu ve önemini göstermesi açısından çok önemli. Gerçek bir olaya dayanan filmin en değerli tarafı gazetecileri bir kahraman olarak göstermiyor oluşu, ‘Gazeteciler işlerini iyi yapmazlarsa bu neye mal olur’u anlatıyor ve basit bir şeklide iyi gazeteciliğin gurur duyulacak b..]]> Sun, 31 Jan 2016 05:00:16 +0300 Nefret söylemi https://www.evrensel.net/yazi/75834/nefret-soylemi https://www.evrensel.net/yazi/75834/nefret-soylemi? Bir akademisyen olarak çalıştığım konuları bizzat deneyimlediğim günlerin içindeyim. Gerçi Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğünü savunan ya da nefret söyleminin ya da nefret suçunun, ayrımcılığın önlenmesi için çalışanların hedef haline gelmesi hiç zor değil. “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini imzaladığımız için bir meslek grubu olarak neredeyse her gün hakarete uğruyoruz, kimilerimiz gözaltına alınıp serbest bırakıldı, kimilerimizin ifadeleri alındı, kimilerimiz ise söylemi eyleme geçirmek isteyen gruplarca tehdit edildi, edilmeye devam ediyor. Bildirinin içeriği düşünce özgürlüğünü kısıtlayan onca düzenlemeye rağmen herhangi bir suç unsuru içermiyor. Herkes bunun farkında aslında. Düşünce özgürlüğünün ve de akademik özgürlüğün iktidar tarafından belirlenmeye çalışıldığı ilginç bir dönemden geçiyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan bizden tiksindiğini belirttiği konuşmasında uluslararası alanda üretimimiz olmadığından bahsetti, önce onu tekzip edelim. Cumhurbaşkanının akademik indeksleri ..]]> Sun, 24 Jan 2016 05:00:12 +0300 Korkmuyoruz! https://www.evrensel.net/yazi/75778/korkmuyoruz https://www.evrensel.net/yazi/75778/korkmuyoruz? Türkiye’de gazetecilik alanında en etkin ve en saygın öz denetim mekanizmalarından biri olan Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumlulukları Bildirgesi “Gazeteci; başta barış, demokrasi ve insan hakları olmak üzere, insanlığın evrensel değerlerini, çok sesliliği, farklılıklara saygıyı savunur. Milliyet, ırk, etnisite, cinsiyet, dil, din, sınıf ve felsefi inanç ayrımcılığı yapmadan tüm ulusların, tüm halkların ve tüm bireylerin haklarını ve saygınlığını tanır. İnsanlar, topluluklar ve uluslar arasında nefreti, düşmanlığı körükleyici yayından kaçınır. Bir ulusun, bir topluluğun ve bireylerin kültürel değerlerini ve inançlarını (veya inançsızlığını) doğrudan saldırı konusu yapamaz. Gazeteci; her türden şiddeti haklı gösterici, özendirici ve kışkırtan yayın yapamaz” der. Ben böyle değerlerle gazeteci yetiştiren bir okuldan mezun oldum şimdi de aynı okulda insan haklarına, barışa, gazeteciliğin evrensel değerlerine saygılı gazeteciler yetiştirmeye çalışıyorum diğer hocalarım ve arkadaşlarımla bi..]]> Sun, 17 Jan 2016 04:57:43 +0300 'Patronlar paralarını biz hayatımızı koyduk' https://www.evrensel.net/yazi/75724/patronlar-paralarini-biz-hayatimizi-koyduk https://www.evrensel.net/yazi/75724/patronlar-paralarini-biz-hayatimizi-koyduk? Başlıktaki slogan 10 Ocak 1961’de gazetecilerin özlük hakları için düzenledikleri yürüyüşte pankartların birinin üzerinde yazıyordu. 27 Mayıs darbesinin ardından Milli Birlik Komitesi 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun’da gazeteciler lehine değişiklikler yapmıştı. Komite ayrıca resmi ilanların DP döneminde olduğu gibi “besleme basın”a akmasını önlemek için Basın İlan Kurumunu da kurdu. Gazetecilere verilen yeni haklara en büyük itiraz elbette gazete patronlarından geldi. 11-13 Ocak tarihlerinde üç gün boyunca gazete çıkarmayarak düzenlemeyi protesto ettiler. Gazeteciler buna karşı büyük bir yürüyüş düzenlemenin yanı sıra bu üç gün boyunca Basın Gazetesi adlı ortak bir gazete çıkardılar. Gazetenin ilk günkü başyazısında şunlar yazıyordu: “Temel hak ve hürriyetlerimizin gerçekten kısıtlandığı, basının yalnız basının değil, bütün memleketin gerçekten eşi görülmemiş bir tehlikenin içine sokulduğu günlerde bile gazetel..]]> Sun, 10 Jan 2016 05:00:57 +0300 İliştirilmiş gazetecilik https://www.evrensel.net/yazi/75671/ilistirilmis-gazetecilik https://www.evrensel.net/yazi/75671/ilistirilmis-gazetecilik? İliştirilmiş gazetecilik kavramı hayatımıza 2003 yılında Amerika ve koalisyon güçlerinin ikinci kez Irak’ı işgali sırasında girdi. Mart ayında başlayan işgalin ardından 775 muhabir ve foto muhabir ordunun koruması altında savaşı haberleştirmek üzere Irak’a gitti. İliştirilmiş gazeteciler bulundukları birliğin yerini, silahların konumunu ifşa etmeyeceklerine dair bir sözleşme imzalayarak ve kısa bir eğitim alarak savaş bölgesine gönderildiler. Amerikan ordusunun böyle bir uygulamaya başlamasının ardında 1991’deki işgal sırasında toplumun doğru bilgilendirilmediğine yönelik eleştirilerin olduğu söylendi. Ancak asıl sebep ordunun savaş sırasında bilgi akışını kontrol etmenin de savaşın bir parçası olduğunu, kamunun algısını şekillendirmenin önemini fark etmesiydi. İliştirilmiş gazeteciler o dönem ve sonrasında epey tartışıldı. Savaşı bu konumda haberleştirenler o koşullarda Irak’ta bulunmanın çok riskli olduğunu, ölen iliştirilmiş gazetecileri de örnek göstererek savundular. Karşıtları..]]> Sun, 03 Jan 2016 05:00:32 +0300 Roboski Katliamı'ndan bugüne ne değişti? https://www.evrensel.net/yazi/75619/roboski-katliamindan-bugune-ne-degisti https://www.evrensel.net/yazi/75619/roboski-katliamindan-bugune-ne-degisti? Facebook kullanıcıları bilirler, sık sık birkaç yıl önce çekilmiş bir fotoğrafınız “anılarınızı paylaşın” önerisiyle karşınıza çıkar. Medya kuruluşlarının sayfalarında da şöyle bir öneri çıksa mesela “Dört yıl önce Şırnak’ın Roboski ve Bujeh köylerinden 28’i aynı aileden, 19’u çocuk 35 kişi Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait savaş uçaklarının bombardımanıyla öldürüldü ve siz 10 saat boyunca bu haberi veremediniz.” Sansür konusunda hükümetle aynı çizgide olduğu için, hatta kimi konularda onu bile aşan engellemeleriyle eleştirilen Facebook’tan çok şey beklediğimi mi düşünüyorsunuz? Haklısınız. Yılın bu son günlerinde karşımıza bol bol geçtiğimiz yıl mutlu göründüğümüz fotoğraflarımız çıkacak ya da dört yıl önce Roboski katliamı hiç olmamış gibi kutladığımız yılbaşı görüntülerimiz. Tıpkı bu sene olacağı gibi. Roboski Katliamı medyaya uygulanan sansürün fark edilmesi açısından da dönüm noktalarından biriydi. Katliam 28 Aralık 2011’de saat 21.30 sıralarında kaçakçılık yapan köylülerin üzerin..]]> Sun, 27 Dec 2015 05:00:22 +0300 Eksik kalan hikayeler https://www.evrensel.net/yazi/75568/eksik-kalan-hikayeler https://www.evrensel.net/yazi/75568/eksik-kalan-hikayeler? Geçtiğimiz Cuma yani 18 Aralık Uluslararası Göçmenler Günü’nde Ethical Journalism Network (EJN- Etik Gazetecilik Ağı) “Moving Stories: International Review of How Media Cover Migration” (Üzücü Hikayeler: Medyanın Göçmenleri Nasıl Haberleştirdiğine Dair Uluslararası Değerlendirme) başlıklı bir rapor yayınladı. 15 Ülkeyi kapsayan rapor genel olarak gazetecilerin göç hikayelerini haberleştirmede ne kadar eksik kaldığını ve haberlerin politikacıların propaganda tuzağına feda edildiğini ortaya koyuyor. Suriye’deki savaş ortamı alarm vermesine rağmen bu konunun uzun süre göz ardı edildiği, Amerika’da Donald Trump ve Avrupa’daki ırkçı/milliyetçi muadillerinin göçmen karşıtı ya da Müslüman karşıtı nefret söylemlerinin toplumdaki kaygıyı nasıl arttırdığı, kötü ve sansasyonel haberciliğin hemen tüm ülkelerde ne derece baskın olduğu raporun öne çıkan sonuçları arasında. Geçtiğimiz eylül başında Doğan Haber Ajansı Muhabiri Nilüfer Demir’in çektiği Aylan Kurdi’nin Bodrum sahilindeki cansız bedenini..]]> Sun, 20 Dec 2015 05:00:34 +0300 Cinayetin adını koymak neden önemli https://www.evrensel.net/yazi/75515/cinayetin-adini-koymak-neden-onemli https://www.evrensel.net/yazi/75515/cinayetin-adini-koymak-neden-onemli? Hangi cinayetin diye soracaksınız doğal olarak, haklısınız, cinayetler artık günlük hayatımızın bir parçası haline geldi. Bahsetmek istediğim konjonktüre, sürece veya ateşkese bağlı olmadan her gün birkaç kadını hedef alan cinayetler yani kadın cinayetleri. Bu ayın başında Özgecan Aslan davasında sanıklara herhangi bir indirim uygulanmadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi yürekleri bir miktar soğutsa da her davadan benzer sonuç alınmıyor, “tutkuyla seven”, duruşmada kravat takan sanıkların iyi halleri yargıçların kalbini yumuşatıyor, üstelik medya da her davaya aynı ilgiyi göstermiyor. Geçtiğimiz hafta Evrensel yazarlarından Sevda Karaca’nın da dikkat çektiği gibi kadına yönelik şiddetin toplumsal temellerine inilip bunu değiştirecek politikalar üretilmediği sürece sonuç almak zor. Daha kısa bir ifadeyle kadına yönelik şiddet aslında politik bir mesele. Fakat siyasetçilerin özellikle de konuyla doğrudan ilgili iktidar partisinin çözüm önerisinin ne olduğunu bir türlü öğre..]]> Sun, 13 Dec 2015 05:00:41 +0300 'Başka dünyalar düşü' kurmak ya da mücadele etmek https://www.evrensel.net/yazi/75462/baska-dunyalar-dusu-kurmak-ya-da-mucadele-etmek https://www.evrensel.net/yazi/75462/baska-dunyalar-dusu-kurmak-ya-da-mucadele-etmek? Evrensel’de sizlerle buluştuğum için, artık düzenli olarak bu sayfalarda yazacağım için çok mutluyum. Biraz da endişeli olduğumu itiraf etmeliyim. İçinde bulunduğumuz dönemde “Medya Tarafı” başlıklı bir köşe yazmak oldukça riskli, zira medya hangi tarafından tutsak elimizde kalıyor. Gazetecilerde ciddi bir umutsuzluk ve yılgınlık hakim. Soruşturmalardan ve tehditlerden başlarını alamayanların kimisi ülkeden gitmeyi düşünüyor, bazıları meslek seçimlerini sorguluyor, daha kötüsü herkes durumun daha kötüye gideceğinden emin. Bu yılgınlık içinde ne yapacağımıza cevap ararken geçenlerde aklıma Hüseyin Cahit Yalçın’ın Edebiyat Anıları’nda anlattığı bir hikaye geldi. Abdülhamit yönetiminin baskısı ve basına yönelik sansüründen yılan Servetifünun yazarlarının aklına hep birlikte ülkeyi terk etme fikri gelir. Mehmet Rauf’un bulup getirdiği bir broşür sayesinde “gökyüzünün bile yeni” olduğu söylenen Yeni Zelanda’ya göç edilmesine karar verilir. Esat Paşa’nın Ankara’daki çiftliği satılacak ve göç..]]> Sun, 06 Dec 2015 05:00:09 +0300