Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Para kafalılar https://www.evrensel.net/yazi/82666/para-kafalilar https://www.evrensel.net/yazi/82666/para-kafalilar? Beyin göçü ülkemizin en önemli sorunu haline geldi. İyi okulların mühendislik, tıp gibi bölümlerinden mezun olan öğrencilerimizin en büyük amacı bir şekilde batıya gitmek. Notu iyi olanlar yüksek lisans, notu iyi olmayanlar doğrudan iş bulup gitme çabası içinde ve bu gidiş çabasının en önemli sebeplerinden biri kendi ülkelerinde iş bulamamaları, bulsalar bile aldıkları maaşla gelecekleri ile ilgili olumlu planlar yapamamaları. Büyük bir Alman, Fransız, ABD şirketinin Türkiye’de üretim yapan fabrikasında araştırma geliştirme bölümünde çalışan bir mühendisimizin aldığı maaş o firmaların kendi ülkelerinde mühendislerine ödediği maaşın 4’te biri. Almanya’da bir mühendis haftada 35 saat çalışırken bizde en az 45 saat çalışıyor. Çoğu yabancı ve yerli şirket mühendise mesai ücreti de &ou..]]> Thu, 15 Nov 2018 04:30:58 +0300 Çalış öğrenci https://www.evrensel.net/yazi/82623/calis-ogrenci https://www.evrensel.net/yazi/82623/calis-ogrenci? Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı, rektörlerin, YÖK üyelerinin ve bilumum ilgili ilgisiz kişilerin alkışları arasında öğrenci kredi ve burslarının 2019 yılı için 470 liradan 500 liraya (yüzde 6,4) yükseltildiğini açıkladı. 30 lira artış. Günde 1 lira. Ekmek ve simit zammını karşılar mı belirsiz. Bir kaç gün önce de “Burs diye tutturmuşsunuz. Kredi alın. Zaten mezun olup işe girdikten 2 yıl sonra ödemeye başlıyorsunuz” gibi bir şeyler söyledi. Zaten burs almak öyle her babayiğidin harcı değil. Şehit, gazi çocuğu değilsen, engelli değilsen, annen, baban yaşıyorsa, yetiştirme yurtlarında büyümemişsen, amatör milli sporcu olamamışsan, ÖSYM’de ilk 100’e girememişsen burs alma sıralamasında kısıtlı kontenjan dışısın büyük olasılıkla. Babanın, her gün 6 işçinin hayatını kaybettiği iş kazalarında cinayete kurban gitmiş olması y..]]> Thu, 08 Nov 2018 04:30:51 +0300 Farzı ayn https://www.evrensel.net/yazi/82573/farzi-ayn https://www.evrensel.net/yazi/82573/farzi-ayn? Sözcü gazetesinin haberine göre, Harran Üniversitesi Rektörü, sevgili meslektaşım şöyle buyurmuş: -Cumhurbaşkanına itaat etmek “farzı ayn”dır. Karşı gelmek haramdır. Yalan mı?.. Ne diyor Buhari’nin, Beyheki’nin, Taberani’nin naklettiği güvenilir hadisler? “Emir’inizin beğenmediğiniz işlerine sabredin. Çünkü cemaatten bir karış ayrılan, cahiliyye ölümü ile ölmüş olur.” “Malını zorla alsa da Emir’in sözünü dinle ve ona itaat et.”“Müslüman, hoşuna gitmese de, Emir’in sözünü dinler ve ona itaat eder.” “Sultan, yeryüzünde Allah’ın gölgesidir. Ona ikram eden ikram görür, ona ihanet eden de ihanete maruz kalır.” “Emir’ine isyan edenin sevaplarının tamamı gider.”“Başı siyah Habeşli bir köle..]]> Thu, 01 Nov 2018 03:41:05 +0300 Andımız https://www.evrensel.net/yazi/82524/andimiz https://www.evrensel.net/yazi/82524/andimiz? Bir sonbahar günüydü. Residenzplatz ile Domplatz meydanlarının ortak köşesindeki duvar kenarını dükkana çeviren, yıllar önce Yugoslavya’dan Salzburg’a göç etmiş sokak ressamı arkadaşımla “Ne olacak bu Avusturya’nın” hali türünden bir yandan laflıyor, bir yandan tam karşımızda, bizim adalardaki faytonlara benzer arabaları çeken bakımlı ve besili atları, faytonlarla şehir turu atan çoğu Japon veya Arap turistleri izliyorduk. Meydanda dolaşanların çok azı İgor’un tanesi 15, bilemedin 20 avro olan resimleriyle ilgileniyordu. Yıllar içerisinde meydanın kokusundan işlerin nasıl gideceğini anlama becerisi kazanmış İgor, “Gel” dedi, “Tomaselli’ye gidip bir kahve içelim.” İgor’un tezgahını, para kutusunu, resimlerini meydanda bırakıp, Mozart’ın ayak izlerini takip ederek Tomaselli’de üst kat balkonunda her iki t..]]> Thu, 25 Oct 2018 04:00:32 +0300 Hocaların beka sorunu https://www.evrensel.net/yazi/82478/hocalarin-beka-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/82478/hocalarin-beka-sorunu? Geçtiğimiz günlerdeydi. Cumhurbaşkanlığı toplantı salonunda Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyeleri, üniversite rektörleri, diğer ilgili, ilgisiz kişiler toplanmış, Cumhurbaşkanı’nı dinliyorlar, zaman zaman neyi alkışladıklarını anlayıp anlamadıklarından şüphe duyduğum şekilde heyecanlarını belli ediyorlardı. Bir ara söz geldi öğrenci burslarına dayandı. Devlet hali vakti yerinde olmayan öğrencilere Kredi ve Yurtlar Kurumu aracılığıyla burs veriyordu. Cumhurbaşkanımız rakamların üzerine basa basa, büyük ve kalın harflerle müjdeyi verdi. “Öğrenci bursları yeni yılda lisans öğrencileri için Beeeeşşş yüz lira olacak.” Salonda bir kıyamet. Cumhurbaşkanı’nın atadığı koca koca (?) rektörlerden, YÖK üyelerinden bir alkış. Müjdeler devam ettikçe alkış, gürültü. - Yüksek lisans bursları BİİN lira…. - Yaşa&hellip..]]> Thu, 18 Oct 2018 04:05:15 +0300 Dimitar İliyev https://www.evrensel.net/yazi/82427/dimitar-iliyev https://www.evrensel.net/yazi/82427/dimitar-iliyev? Dedesinden kalan tek katlı, hani şu hayallerdeki pembe panjurlu ev eskisi bahçe içerisindeki evin hem oturma odası, hem misafir odası, hem yatak odası, hem mutfak olan tek odasında, hem kalorifer, hem ocak olan döküm sobasının üzerinde kaynamaya çalışan çaydanlıktan çıkan ıslık sesiyle yarı Sırpça, biraz Almanca, sıkışınca İngilizce, Dimitar ile laflıyoruz. Sırbistan’ın Bulgaristan sınırındaki kasabası Dimitrovgrad’dayız. Kasaba gümrükçüler, sınır polisleri, sınır tüccarları, sınırı geçip daha doğuya veya daha batıya gitmek isteyen yolunu şaşırmış tek tük turistlerle ve onlara kendi ürettikleri peyniri, domatesi, salamı, yumurtayı, turşuyu, üzümü, üzüm suyunu satmaya uğraşan köylülerle dolu. Gençler kasabada yapacak iş bulamadıklarından Belgrad, Sofya gibi büyük şehirlere gittikleri, kalan yaşı büyük erkeklerin de..]]> Thu, 11 Oct 2018 04:00:19 +0300 Hidayet https://www.evrensel.net/yazi/82381/hidayet https://www.evrensel.net/yazi/82381/hidayet? Hidayet. Belediye zabıtası. Muhalif parti zamanında belediyeye girdiği için bir türlü müdür olamadı. İlerleyen yaşına rağmen sokak sokak dolaşıp dilenci kovalıyordu düne kadar. Dün tarihi bir görevle görevlendirildi. Emir büyük yerden. En tepeden. Görev gizli telefon kulübesinde, dinlendikten sonra kendini imha eden kasetle değil, alenen parti gurup toplantısında televizyondan verildi. Her kötülüğün kaynağı olan bakkal, salçacı, turşucu, kuruyemişçi, tablacı, çorbacı izlenecek, hangi partiye oy verdiğine bakılmaksızın (?) depoları denetlenecek, deposunda fazla mercimek, soğan, fıstık, leblebi, hıyar turşusu çıkan her türden esnaf yakalanıp en tepeye bildirilecek. Hidayet bu görevinde yalnız da değil. Stokçu olduğundan şüphelenilen bakkal, turşucu, çorbacı, ajan vatandaş tarafından Hidayet’e bildirilecek. Vatandaş da en tepeden g&oum..]]> Thu, 04 Oct 2018 03:43:50 +0300 Servet https://www.evrensel.net/yazi/82331/servet https://www.evrensel.net/yazi/82331/servet? Başkanımız Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda beklenen konuşmasını dördüncü sırada yaptı. Üçüncü konuşmacı Trump ile koridorda mecburen karşılaşmış ve hafiften bakışmış olmalarını yandaş basının “Trump ile görüştü” diye zıplayarak yazmasını ve bize tarihin derinliklerinden hatırlattığı “Mübarek Beyaz Saray Merdivenlerini” saymazsak, konuşmanın insanla ilgili bölümü etkileyiciydi. Bir ara salondan gelen uğultu ve gürültüye karşı bir zamanın Sovyet lideri Kruşçev gibi ayakkabısının topuğuyla kürsüye vurmasını, vurmasa bile en azından “Kesin bee” diye çıkışmasını bekledim ama olmadı. Ne dedi Başkan? * Dünyanın en zengin 62 ailesinin serveti dünya nüfusunun yarısının sahip olduğundan yani 3 buçuk milyar insanın servetinden fazla. Haksızlık değil mi bu? Doğru mu? Doğru. Eeee? Ne yapacağız o zaman. Bu sayıyı herk..]]> Thu, 27 Sep 2018 04:54:30 +0300 Mos https://www.evrensel.net/yazi/82284/mos https://www.evrensel.net/yazi/82284/mos? Hemen hemen 3 bin 300 yıl öncedir. Dünyanın uygar coğrafyasında, bilinen 2 büyük devlet, Mısır ve Hitit bölgeyi paylaşmış, verimli topraklar için birbirleriyle kıyasıya rekabet içindedir. Mısır, tanrıların ve onların yeryüzündeki mutlak temsilcisi rahiplerin ve askerlerin yönetimindedir. Tanrı isimli Firavun Seti, görkemli sarayında, kalabalık ailesiyle rahip ve asker iktidarını yönetmektedir. Mısır’da Mısırlı olmak ayrıcalıktır. Onlar kirli işlere bulaşmaz, sanatla uğraşırlar, günlük işleri çeşitli milletlerden topladıkları insanlara, marangozluk, taş işçiliği gibi ustalık gerektiren işleri bu konularda uzmanlaşmış Şipurilere yaptırırlar. Şipuriler, tek tanrıya inanan İbrahim Peygamber’in soyundan gelen insanlardır. Tarihçilere göre Şipuri Amram Usta firavun sarayının taş işlerinde çalışmaktadır. Bir akşam sarayın bahçesinde Firavun Seti’nin kızı, 2. R..]]> Thu, 20 Sep 2018 03:14:58 +0300 Beyin göçü https://www.evrensel.net/yazi/82245/beyin-gocu https://www.evrensel.net/yazi/82245/beyin-gocu? Her organımız önemli. Ama nedense en büyük sorumluluğu beynimiz almış. Ne yaparsak sebebi o. Onun yaptıklarından tüm vücudumuz sorumlu. Doğar doğmaz yüklenmeye başlıyor. Ne verirsen doğru yanlış demeden onu alıyor içerisine. Beyinler çeşit çeşit. En az iki katman. İki katman önemli. Yeme, içme, üreme buradan yönetiliyor. Geliştikçe katmanlar, kıvrımlar artıyor. Şimdilik en fazla 4 katman. Dördüncü katmanlar sanat, bilim için. Çalıştıkça kıvrımlaşıyor. Bir de dolmuş beyinlerin vücutlarına daha iyi şartlar sağlamak için yaptıkları göçler var. Aslında vücut gidiyor ama beraberinde beyni de götürdüğü için buna beyin göçü diyoruz. Biz diyoruz da sokaktaki adam ne diyor? Sormuşlar beyin göçü ne diye? Yanıtlar muhtelif, yanıtları verenler cins cins. Bilgisayarda oyun oynamaktan gö..]]> Thu, 13 Sep 2018 03:00:36 +0300 Son savaş https://www.evrensel.net/yazi/82197/son-savas https://www.evrensel.net/yazi/82197/son-savas? Henüz iç savaş başlamamış, nereden geldiği belli olmayan(?) silahlar, kendilerine muhalif diyenler tarafından ortaya çıkartılmamıştı. Halep’te arkadaşımın butik otelinin taş avlusunda oturuyorduk. Suriye’de konuşulması bile tehlikeli olan gösteriler ufak tefek başlamış, hayatında gösteri nedir bilmeyen devlet güçleri silah kullanmıştı. Ben kendi ülkemden böyle gösterilere alışık olduğumdan endişelenecek bir şey olmadığını düşünüyordum. Arkadaşım Raşid endişeliydi. “Çok kötü”, dedi, “İç savaş çıkacak. Yıllardır dost olarak yaşadığımız insanlarla, komşularımızla kapışacağız. Ülkemiz tıpkı Irak gibi istila edilecek. Ama parası olan kendini kurtaracak, parası olmayan perişan olacak.” “Saçmalama” dememe aldırmadan “Kalk gidiyoruz” dedi. Halep’te yeni açılan bir Fransız ve bir Amerikan marketinden, 6 ay y..]]> Thu, 06 Sep 2018 03:15:08 +0300 Dışkı https://www.evrensel.net/yazi/82155/diski https://www.evrensel.net/yazi/82155/diski? Havuz medyasındaki açık oturumlarda ekonomiyi, anneleri tartışanlara bakıp zaman öldürürken aklıma geldi. Yıllar önceydi. Anadolu göçmeni demiryolu emekçisi dostum Sigi henüz sağdı. İnsanlık tarihinin en önemli buluşunu tartışıyorduk bilim insanı ve bilim insanı adayı arkadaşlarımızla dünyanın sınır ötesi bir yerlerindeki kısa tatilimizde. Almanların milli içkisinin etkisi arttıkça tartışma hararetleniyor, sesler ve diller birbirine karışıyordu. Aralarında mühendislik, tıp, felsefe, ekonomi gibi bilim dalları ile uğraşanlar, edebiyatçılar, sosyologlar, dil bilimciler vardı. “Tranzistör” demişti fizikçi olanı. “Yoktan var etmek gibi bir şey tranzistörü bulmak. Tranzistör olmasaydı bugün kullandığımız cep telefonlarından, uzay araçlarına kadar hemen hiçbir şeyimiz olmayacaktı. 70 yılda dünyayı bambaşka bir gezegen yaptık bu bu..]]> Thu, 30 Aug 2018 03:00:39 +0300 Aynı gemi https://www.evrensel.net/yazi/82064/ayni-gemi https://www.evrensel.net/yazi/82064/ayni-gemi? Hava sıcak. Ege’nin dantel koylarının buz gibi sularında bir yandan uzaklarda gölgeleri görünen Yunan adalarını seyrediyor, diğer yandan homurdana homurdana dalgalarla boğuşarak ilerleyen 2 beygirlik pancar motorlu teknemizde ayran (?), balık, kavundan oluşan derme çatma masamızda özellikle ayran bardaklarının dengesini sağlamaya çalışıyoruz. Konu, liramızın değer kaybetmesi. Konuyu açan, bölgede deniz altı, deniz üstü her çakıl taşının yerini ezbere bilen, Fenerbahçe’de doğup, mutluluğu buralarda aramaya karar vermiş kaptanımız. -Yaşım 81. Torunun düğününde çalgıcılara atmak için tanesi 3 liradan 100 adet 1 dolar almıştım, 300 liraya. 9 tanesi F serisi çıkınca arkadaşlar, “Maazallah yaşına başına, ayranına bakmazlar, atarlar içeri” deyince mecburen 9 tanesini en kuytu koyda balıklara attım. Kaldı 91 tane. Şimdi ülkem zorda. Yukarıdan emir ..]]> Thu, 16 Aug 2018 04:35:45 +0300 Bir de Tarık https://www.evrensel.net/yazi/82019/bir-de-tarik https://www.evrensel.net/yazi/82019/bir-de-tarik? İsmi Hasan. Ya da Hüseyin. Belki de Tarık. “İsmi lazım değil” der annem bir şey anlatırken kaynağını söylemek istemediğinde. Bu da öyle işte. 20 yıllık çalışanı ajansının. Basın emekçisi. İşçi. Kuruma girerken ortada AKP filan diye bir parti yoktu. Şimdi işsiz. Yıllarca her gün düzenli olarak gittiği işyerinde müdür çağırır geçtiğimiz bir gün. Masanın karşısına oturtur. Sana bir teklifimiz var. Şu anda işten istifa ettiğine ilişkin bir kağıt imzalarsan 20 yıllık tazminatını ve ihbar tazminatını alırsın. Biraz da destek çıkarız. Yok eğer istifa etmezsen seni işten atarız. Mahkeme mahkeme sürünürsün. Kendi isteğinle ayrılırsan önümüzdeki toplu iş sözleşmesinden sonra belki seni yeniden işe alırız. Hasan ya da Hüseyin veya Tarık hiç beklemediği teklif karşısında ne diyeceğini bilemez. Önce sendikası gelir aklına. Ama aylar önc..]]> Thu, 09 Aug 2018 04:34:26 +0300 Öfke toplumu https://www.evrensel.net/yazi/81976/ofke-toplumu https://www.evrensel.net/yazi/81976/ofke-toplumu? Doğru mu yanlış mı tam bilmiyorum. Bir ara çok konuşulmuştu dünyada beyzbolun milli spor olduğu ABD’den sonra topunu dahi görmediğimiz beyzbol sopası satışında ikinci ülke olduğumuz. Büyük Alman marketlerinin hemen girişinde indirim sepetlerinde görmüştüm kapış kapış satılan beyzbol sopalarını. “Abi” diyordu kulağı kesik mahalleli sırıtarak, “TÜV muayenesinde mecbur tutuyorlar. Sağlık çantası olmazsa hafif, beyzbol sopası olmazsa ağır kusur sayıyorlar.” Şimdi meyvelerini topluyoruz. Öfke ve şiddet yaşamımızın tam merkezinde. Gücü, gücü yetene. Daha doğrusu gücü yeten öfkeleniyor, gücü yetmeyen alttan alıp, yalakalaşıyor. Son olaylardan biri 82 yaşında adamın öldürülmesi. Bu yaşta adamı ters kelepçeleyip, yüzüne de biber gazı sıkarsan bu olsa olsa cinayet olur. Doktora ne demeli? Dedesi yaşında adam. Al karşın..]]> Thu, 02 Aug 2018 03:00:09 +0300 Yaylalar https://www.evrensel.net/yazi/81936/yaylalar https://www.evrensel.net/yazi/81936/yaylalar? Askerliğimi, o dönemlerde asteğmen olarak yapmam gerektiği halde bir tanıdığın da yardımıyla (torpiliyle) 8 ay er olarak yaptım. 3 hafta çavuş olma eğitimi alıp çavuş adayı olarak kıtaya gönderildim. Kıta dediğim acemi eğitim tümeni. 3 ayda bir yeni asker adaylarının gelip temel eğitim aldıkları tümenlerden biri. Ben eğitim çavuşuyum. Bölüğün günlük, haftalık eğitim çalışmasını planlıyor ve az ya da çok ne kadar yapılmış olsa da, emir gereği, tepelerden birileri gelip bakarsa “aferin bölüğe” desin diye, her şeyi dört dörtlük yapılmış gibi süsleyerek eğitim takip defterine raporluyorum. Sabah sporu denilen koşuda Anadolu’nun her yerinden toparlanmış acemileri dizip tümenin ıssız köşelerinde uygun adım koşuyoruz. Bölük veya tabur komutanının önünden geçerken sesler gürleşiyor. Türkçe bilmeyen Bingöll&..]]> Thu, 26 Jul 2018 04:00:22 +0300 Koca dev https://www.evrensel.net/yazi/81898/koca-dev https://www.evrensel.net/yazi/81898/koca-dev? Bugün dolar milyarderlerini yazacaktım; Geçen yıl sayıları 1810 olan ve 1 yıl içinde aralarına 233 kişi daha ekleyerek 2 bin 43’e ulaşan dünya dolar milyarderlerini, dünyanın açlık, eğitim, sağlık, kıtlık, çevre gibi tüm sorunlarını çözmeye yetecek devasa bir ( 7 buçuk trilyon dolardan fazla) paranın sahibi olan dolar milyarderlerini, geçen yıl 75 buçuk milyar dolar servetini bir yılda ikiye katlayıp 150 milyar dolara çıkarıp Bill Gates’in tahtını elinden alan dolar milyarderini. Soracaktım “Bu servetin dünya halklarına bedeli ne? Nasıl bir hırstır ve sonu nerede biter bu hırsın? En zengin 10 kişinin 7’si neden ABD’li? Sayıları son bir yılda 233 kişi artarken dünyanın hangi coğrafyalarında, kaç kişi savaşlarda öldü, kaç çocuk açlıktan, bakımsızlıktan hayata yaşayamadan veda etti?” diye. Soracaktım Birleşmiş Millet..]]> Thu, 19 Jul 2018 04:25:29 +0300 İnsanlık ormanı ODTÜ https://www.evrensel.net/yazi/81861/insanlik-ormani-odtu https://www.evrensel.net/yazi/81861/insanlik-ormani-odtu? ODTÜ, öğrencisine, öğretim üyesine, idari personeline, işçisine yaşatılan her zorluğa rağmen dünya üniversiteleri sıralamasında her zaman bizi gururlandıracak sonuçlar alıyor. Çünkü tüm gelir seviyesindeki gençlerimizin okuyabildiği ODTÜ’ye girebilmenin tek şartı düşünen, zeki ve çalışkan bir beyne sahip olmak. Düşünme faaliyeti beynin eseridir ve beynin üst katmanlarındaki kıvrımlarla ilgilidir. Kıvrımları keskinleşmemiş olanlar kurnazlığı zeka sanırlar. Oysa kurnazlık orta beyin faaliyetidir. Kurnazlık iktidar olmak için yeterli olabilir ama bilimsel düşünebilmek için yeterli değildir. Haksızlığa, hukuksuzluğa başkaldırmak, direnmek için önce “düşünmek” gerekir. Düşünen beyinlerin olduğu yerde itiraz olur, başkaldırı olur. Düşünen, cesur insan, yalana yalan, katile katil, uğursuza uğursu..]]> Thu, 12 Jul 2018 04:24:13 +0300 Ah bu gençler https://www.evrensel.net/yazi/81814/ah-bu-gencler https://www.evrensel.net/yazi/81814/ah-bu-gencler? Otobüste gençlerle konuşuyoruz. Biri yanımda, ikisi arkamda. Üçü arkadaş. Zaman zaman lafa karışan öndeki de belli ki tanıdık. Onların internet Türkçesini anlayabilmek için biraz zorlanıyorum. Yaşları seçme ve seçilme yaşını yeni geçmiş. Biraz daha tecrübeli olanı sınavdan yana rahat ama hayattan yana kaygılı. Konuşmaların tercümesi şu. - Sınav zordu. Bu ikinci girişim. Belki de kolaydı. Ama hiç önemli değil. Zaten çalışıyorum Tahtakale’de. Kasmadım (?). Bitirince iş bulma şansımın daha fazla olacağı bir, iki üniversite var. Diğerleri hayat törpüsü. Zaten bir üniversiteye girsem ne olacak? En iyi ihtimalle beş, altı yılım üniversitede geçecek. Cepte olmayan binlerce lirayı kış okullarında, yaz okullarında harcayarak bir üniversite bitireceğim. Ya da atılacağım. Barınma sorun. Hocaların kaprisi kişiliğimi aşındıracak. Ne bölü..]]> Thu, 05 Jul 2018 03:00:28 +0300 Zebra https://www.evrensel.net/yazi/81762/zebra https://www.evrensel.net/yazi/81762/zebra? Seçim sonuçları ile ilgili söyleyecek çok şey var ve hemen her düşünen, yazan bir şeyler söyledi. “Bundan sonra sistemin nasıl işleyeceğini göreceğiz” demek saçma. Umarım tersi olur ama ne yazık ki aynı malzemeden aynı sonuçlar çıkacak. Son yıllardaki uygulamadan farklı tek şey, zaten yapılıyor olanların yasalara uydurulacak olması. OHAL yine işçi grevlerini engellemek için kullanılacak. İktidardaki MHP hemen “OHAL’e devam” dedi zaten. Muhalefet edenler yine itelenecek, susturulacak. Karşı fikir üreten sivil toplum örgütlerine yapılan baskı artacak. Doğa katliamı Trakya’dan başlayarak, önce Karadeniz’e ve oradan tüm yurtta yayılacak. Bugün “İstanbul’a ihanet ettik” diyenler yıllar sonra “Türkiye’ye ihanet ettik” deseler bile iş, işten geçmiş olacak. Kadın cinayetleri, tecavüzle..]]> Thu, 28 Jun 2018 04:19:25 +0300 Gelecek gençlerin olacak https://www.evrensel.net/yazi/81713/gelecek-genclerin-olacak https://www.evrensel.net/yazi/81713/gelecek-genclerin-olacak? Hikaye malum. Nasreddin Hoca’dan mı, başka bir muhteremden mi aktarılır bilinmez. Hoca bir köye gitmiş. Köyün girişinde bütün köpekler bir araya gelip, başlamışlar havlamaya. Hoca bakmış köylü köpeklere sahip çıkmıyor, çaresiz “İş başa düştü” deyip yerden bir taş alıp köpeklere atmak için eğilmiş. Ama ne mümkün. Hangi taşa el attıysa hiçbiri yerinden kımıldamıyor. “Allah Allah” demiş Hoca, “Bu ne biçim memleket? Taşları bağlamışlar, köpekleri salmışlar.” Seçimde son düzlüğe girdik. Bir tarafta devşirme yandaşlar, sonradan yandaşlar, zaten hep yandaşlar. Hem kaybediyor olmanın telaşı, hem köşeye sıkışan kedinin saldırganlığı ile buldukları her kanaldan saldırıya geçiyorlar. İşler o kadar karıştı ki korkudan dilleri dolaşmaya başladı. Tarihimizin son başbakanı siyasetin çöplüğüne..]]> Thu, 21 Jun 2018 04:01:40 +0300 Dur bakalım n’olacak https://www.evrensel.net/yazi/81665/dur-bakalim-nolacak https://www.evrensel.net/yazi/81665/dur-bakalim-nolacak? İki gün önce sosyal medyaya yansıyan 2 haber dikkat çekici. Birinci konuşma Saadet Partili Abdullah Sevim’in konuşması. Önümüzdeki seçimin kimler arasında olacağı ile ilgili önemli tespitler içeriyor. Nokta atışlar yaparak tarafları özetliyor ve şöyle diyor. “Bu seçim 40 yıllık dükkanını kapatmak zorunda kalan Ali Amca ile paradan para kazanan rantiyeciler arasındadır. Şeker fabrikalarını satanla, ‘Ne olur satmayın’ diye mücadele edenler arasındadır. Çocuğu üşümesin diye saç kurutma makinesini açıp çocuğuna veren sonra da yan odada intihar eden Emine Akçay kardeşim ile yandaşlara kömür dağıtanlar arasındadır. Bu seçim bir türlü atanamadığı için intihar eden Merve Çavdar kardeşim ile devletin imkanlarını sömürenler arasındadır. Bu seçim köy yolu kapalı olduğu için ha..]]> Thu, 14 Jun 2018 03:40:57 +0300 Ezber ve zeka https://www.evrensel.net/yazi/81617/ezber-ve-zeka https://www.evrensel.net/yazi/81617/ezber-ve-zeka? 24 Haziran seçimlerinin sonuçlarını kim belirleyecek? Birkaç yüz bin mutlu ve menfaatçi azınlığı çıkartırsak ki onlar zaten her devre, her renge uyum sağlayan bukalemunlar, kalan büyük insan topluluğunun sorunları hemen hemen aynı. Herkes sahip olduğundan daha fazlasını hak ediyor ve istiyor. Ama önümüzdeki seçimin sonucunu sadece gençler belirleyecek. Çünkü onlar, sahip oldukları anlayamadığımız mizah ve değerlendirme yöntemleri ile meydan mitinglerini dışarıdan izliyorlar. Bulundukları canlı ortamları izlemiyor, kayda alıyor ve eve gidince ekrandan izliyorlar. Derste hocalarını dinlemiyorlar kayda alıyorlar. Not tutmuyorlar tahtanın fotoğrafını çekiyorlar. Sonra bakarak çalışıyorlar. Değişik bir teknikleri var. Aceleciler. Küçücük (?) bir problemi çözmek için harcayacak zamanları yok. Her şeyi hemen ve mümkünse pa..]]> Thu, 07 Jun 2018 02:15:24 +0300 Tercih https://www.evrensel.net/yazi/81570/tercih https://www.evrensel.net/yazi/81570/tercih? Topkapı’dan çıkıp Bakırköy’e doğru giderken güzel yeşillikler arasında ilk Merter’de görmüştüm kötü, çirkin binaları. Bahçelievler’in yeşil düzlüğünde piknik yaptığımız, Berber Ali Amca’nın “Buradan tarla alın. İleride çok değerlenecek” önerilerine Sultanahmetli babamın “Dağ başında ne işim var. Ben altı minareyi görmesem İstanbul’da olduğumu anlayamam” dediği, annemin ısrarıyla taşındığımız Bakırköy sahilinden denize girdiğimiz, Okmeydanı’daki dev binada oturan akrabamızı ziyarete giderken mabet sandığımız binadan korkup ağladığımız günlere rastlar çocukluğum. Annemizin “Sakın birinci kısımdaki kırmızı binaları geçmeyin” uyarısına rağmen, saka, iskete ve nadiren Florya kuşu avladığımız, ağlarımızı, tuzaklarımızı kurup kuş gibi öttüğümüz, petelye zıplattığımız Ataköy d&u..]]> Thu, 31 May 2018 04:15:15 +0300 Eeeeyyy dolar https://www.evrensel.net/yazi/81525/eeeeyyy-dolar https://www.evrensel.net/yazi/81525/eeeeyyy-dolar? Eeeyyyy Esenpi (S&P). Sen kimin hizmetindesin biliyoruz. Dolar 3.80’den 4.00’e. - Eeeyyyyy Amerika, eeeyyy Avrupa, eeyyyy Mars, eeeeyyy Jupiter. Dolar 4.00’dan 4.20. - Beka sorunu var. Bekaaaaaa. Dolar 4.20’den 4.40. - Birilerinin oyunlarını biliyoruz. Eeeyyy birileri. Dolar 4.40’tan 4.70. Dolar yükseliyor mu? Otobanda ters yola girip karşıdan gelenlere bağıran Karadenizli vatandaş gibi bağırıyoruz. “Dolar yükseliyoooorrrr.” Dolar yükselmiyor. Türk Lirası düşüyor. Dolar yükselse herkes için yükselir. Avro yükseliyor, Japon Yeni yükseliyor, Bulgar Levası yükseliyor, hatta Sırp Dinarı, İsveç Kronu, Kanada Doları yükseliyor. Peki “Eeeeeyyy Esenpi, eeeyyyy Fiç” diye bağıranlar, olağanüstü hali kaldırmayanlar, ikide bir “Bekaaa sorunu var” diyerek yatırımcının kaçmasını sağlayanlar, Cumhurb..]]> Thu, 24 May 2018 04:15:02 +0300 Büyüksün https://www.evrensel.net/yazi/81475/buyuksun https://www.evrensel.net/yazi/81475/buyuksun? Yer Soma. Daha fazla para hırsının, vahşi ve yandaş kapitalizmin sonucu çöken, patlayan maden ocakları, ölen canlar, bebelerinin süt parası için yüzlerce metre toprak altına inen, ölmeden mezara giren kara gözlü, kara giysili, kara yazgılı işçiler. Ve “Artık ölümler olmasın, can güvenliği önlemleri alınsın, suçlular hesap versin” diye tepkisini ortaya koyan bir madenci yakınını yerde tekmeleyen kravatlı bürokrat. Kimin gözüne girmek, daha hangi yüksek mevkilere yükselmek, sırtını sıvazlatmak için vurduğunu iyi biliyor. Yoksa yerdeki “gariban” emekçiyle ne alakası var adamın. Devletin resmi görevlileri yerdeki işçiyi tutmaya çalışırken bizimki çakıyor sağ voleyi. Kravatı bir yana savrulmuş. Efendilerinin önünde sürekli ilikli duran ceketi, tekmeye kuvvet vermek üzere dalgalanmış. Sol eliyle ald..]]> Thu, 17 May 2018 04:14:33 +0300 Sokağın hali https://www.evrensel.net/yazi/81427/sokagin-hali https://www.evrensel.net/yazi/81427/sokagin-hali? Ucuz et kıyağı çekilen marketlerden birindeyim. Annemin tembihi üzerine, yumurta kutusundaki yumurtaları tek tek kıpırdatıp, kırılıp kutuya yapışıp yapışmadıklarını kontrol ettikten sonra bir kutu yumurta alma çabası içerisindeyken sebze bölümünden bir bağrışma geliyor. Her vatandaşımız gibi oraya yöneliyorum. 50 yaşlarında uzun paltolu bir kadın ve kolundan yakalamış bir market görevlisi. Görevli, “Polis çağıracağım” diye bağırırken, kadın “Ben bir şey yapmadım” diye çırpınıyor. Görevli kararlı, kadının paltosunun iç cebine elini sokup 2 patates, 3 havuç, bir çocuk çorabı çıkartıyor. Zaten bir paltonun iç cebi bundan başka ne alabilir ki. Orada hemen bir halk mahkemesi kuruluveriyor. Ben konuşmaları izliyorum. Belli ki muhalif yaşlıca bir kadın, - Bıraksana kadını evladım. 2 patates, 3 havuçla hırsızlık mı olur? Başımızdakilere baksa..]]> Thu, 10 May 2018 04:03:37 +0300 1 Mayıs'a 1 kala https://www.evrensel.net/yazi/81385/1-mayisa-1-kala https://www.evrensel.net/yazi/81385/1-mayisa-1-kala? Yılda sadece birkaç hafta yüzünü gösteren güneşe, baharın ilk günlerinde iliklere işleyen soğuğa rağmen mutluluk sıralamasında her zaman ilk üçte yer alan ülkenin sokakları ana baba günü. Tüm kent sözleşmiş gibi aynı anda sokağa çıkmış elli, altmış kişilik gruplar halinde koşuyor. Koşmayanlar bisikletle peşlerinde. Sağda solda boş gözlerle etrafı izleyen birkaç yeni göçmen dışında herkes sanki zamanı kaçırmamak için hızla bir yerlere gidiyor. Ya da bir yerlerden geliyor. Her şey herkese yetecek kadar çok. Günlerden 1 Mayıs’a bir var. Bomboş yeşil düzlükleri, medeniyetin orta yerinde balta girmemiş orman yaşanabilsin diye bırakılmış çalılıkları, ağaçları, hayatı boyunca kötü muamele görmemiş sincapları, park farelerini, banklara oturmuş sandviçlerini yiyen insanları görünce çocukluğumuz..]]> Thu, 03 May 2018 04:15:37 +0300 Haziranda neyi seçeceğiz? https://www.evrensel.net/yazi/81340/haziranda-neyi-sececegiz https://www.evrensel.net/yazi/81340/haziranda-neyi-sececegiz? Ana muhalefetin ters köşe vekil ihracı ile başlayan süreç iktidarda kafaları karıştırdı. Hükümet ve parti sözcüleri neredeyse muhalefete küsmüş, partililer çok alınmışlar, reis fena kızmıştı. Bu kızgınlıklarını en yetkili ağızdan dile getirmişler ve sürekli tekrarladıkları “OHAL’i niye çıkardık? Sokaktaki insanı ilgilendiren bir durum yok. OHAL, FETÖ için” söyleminin arkasına saklanan “OHAL patronlar için. Bakın işçilere, grev yapabiliyorlar mı? Yasssaaak. Hele yapsınlar” ana gerekçesini kızgınlıkla tekrar ağızlarından kaçırıvermişlerdi. Şimdi işçilerin oturup “16 yıldır iktidarda olanlar, hatta 40 yıldır iktidarda olanlar bu süre içinde benim için ne yaptı? Sendikamda örgütlenmiş emek gücümle haklarımı o zaman mı daha güçlü savunabiliyordum, yoksa şimdi mi? diye düşü..]]> Thu, 26 Apr 2018 04:15:08 +0300 Parka https://www.evrensel.net/yazi/81295/parka https://www.evrensel.net/yazi/81295/parka? İkinci Dünya Savaşı yeni bitmiş, dünya yeniden paylaşılmış, galipler ganimetleriyle, mağluplar yenilmişlikleriyle köşelerine çekilmişlerdi. Mağluplar, mağlupluklarının faturasını Adolf Hitler'e, Benito Mussolini'ye kesmiş, eli kanlı diktatörler bacaklarından asılmış, savaştan paçayı kurtaran savaş suçlularının az kısmı yargılanmış ve insanlık yeni bir sayfa ile yeni bir savaşa kadar yoluna sulh içinde devam etmeye karar vermişti. Ama bu sessizlik uzun sürmemiş ve önce Fransızlar, ardından ABD "Komünizme karşı savaş" sloganıyla uzak Asya'nın verimli topraklarına göz koymuş ve Vietnam'a saldırmıştı. Dünya tarihinin en acımasız, en kanlı, en vahşi savaşı oldu Vietnam savaşı. Milyonlarca Vietnamlı kendi topraklarını savunmak için, 60 bin Amerikan askeri de 20 bin kilometre uzaktaki bu topraklara el koymak için öldü ya da kayboldu. Komünist önder Ho Şi Minh (Işığa kavuştu..]]> Thu, 19 Apr 2018 04:15:44 +0300 Yazıklar olsun bana https://www.evrensel.net/yazi/81243/yaziklar-olsun-bana https://www.evrensel.net/yazi/81243/yaziklar-olsun-bana? Sayın Cumhurbaşkanımız geçen gün partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada gerçeği tüm çıplaklığıyla yüzüme vurdu. Aslında doğrudan bana bir şey söylemedi ama “Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla” hesabı, ben mesajı aldım. Üzülmedim değil. Eminim benim gibi 35 seneden fazla devlete hizmet etmiş ve sadece halktan toplanan vergilerden kendine düşen ve adına “maaş” denilen şeyle geçinen ve “memur” olarak adlandırılan diğer 657’liler, 2547’liler de üzülmüşlerdir. Üniversitedeki görevleri dışında şöyle dışarıda bir makara çevirip üç, beş kuruş ek gelir elde etmeyi, en azından küçücük bir çantayla ayakta emlakçılık yapmayı, ya da yandaş bir kurumun danışmanlığına, yönetim kuruluna, ünlü bir siyasetçinin kapı kulluğuna, medya borazanlığına kapağı a..]]> Thu, 12 Apr 2018 03:01:56 +0300 Özgür üniversite https://www.evrensel.net/yazi/81204/ozgur-universite https://www.evrensel.net/yazi/81204/ozgur-universite? Geçen yılların birinde üniversitenin birinde yeni öğretim yılı başlamış, üniversiteye yeni kayıt yaptıran öğrenciler, kampus bahçesinde masa kurmuş, afiş asmış ve üye arayan öğrenci guruplarının arasında dolaşıp ilgi duydukları, yakın hissettikleri gurupları inceliyorlardı. Masalardaki afiş ve kağıtlardan kimin ne ile uğraştığı belli oluyordu. Guruplar arasında, arkalarına kırmızı bayrak asmış, ellerindeki küçük çaplı megafonla “Yaşasın Sosyalizm” diye bağıran komünist gençler, dönemin siyasetçilerinin en Gargamel portreleri ile iktidara yüklenen muhalif gençler, uçları çaktırmadan bükülmüş olsa da gamalı haç benzeri sembolleriyle ırkçılar, “İnsan bedeni kendisine aittir” pankartlarıyla özgürlükçü cinsiyet gurupları, metal müzik sevenler, tangocular, uçurtmacılar, model uç..]]> Thu, 05 Apr 2018 03:00:33 +0300 Ol kurtul https://www.evrensel.net/yazi/81159/ol-kurtul https://www.evrensel.net/yazi/81159/ol-kurtul? Babam anlatırdı. “Adnan Menderes’li, Celal Bayar’lı, Demokrat(?) Partili yıllarda Türkiye’ye biçilen rol küçük Amerika olmaktı. İşe, İstanbul’un en tarihi bölgelerini talan etmekle başladılar. İstanbul’un sur içini (o zaman İstanbul orasıydı) göbeğinden dörde ayırdılar. Şimdi Vatan Caddesi olan sokakta, Aksaray ve Fatih bölgesinde ne kadar tarihi konak, eski eser varsa yıktılar, yerine o günün şartlarında abartılı geniş yollar yaptılar. Bakma sen şimdi ‘İyi ki yapmışlar’ dediklerine. Onlar İstanbul’u yıktıkça yer açıldı. Göç yoğunlaştı. Koskoca Anadolu bozkırı dururken İstanbul ve çevresinin en güzel koyları, tepeleri kirli sanayi tesisleriyle ve etrafları ucuz işçi barındıran gecekondularla dolmaya başladı. İş bununla kalsa neyse, ama bu söylediklerimi o zamanlar söyleyenler vatan haini, gominist ilan ediliyo..]]> Thu, 29 Mar 2018 04:50:56 +0300 Lobi adamları https://www.evrensel.net/yazi/81108/lobi-adamlari https://www.evrensel.net/yazi/81108/lobi-adamlari? Devletlilerden yine azar işittik. Yıllardır temiz ve güvenilir enerji kaynakları ve elektrik enerjisi üretimi için verdiğimiz uğraş, sonunda geldi yine, “Malum lobilerin adamı” noktasında ufaldı gitti. Geçen gün enerji yöneticilerinin salonu doldurduğu toplantıda Cumhurbaşkanımız, “Onların derdi yeşili korumak filan değil, onların niyeti başka” gibi bir şeyler söyleyince üzülmedik değil. Nükleer enerji hayalimiz soğuk savaş dönemine dayanır. O günlerde, “Nükleer santral eşittir atom bombası, atom bombası eşittir büyük askeri güç” düşüncesi hakimdi. Zaman içinde görüldü ki Japonya’ya atılan atom bombasının sonuçları ortadayken bir ülkenin başka bir ülkeye atom bombası ile saldırması, düğmeyi elinde tutan kafayı yemedikçe mümkün değil. Hele dünyayı 10 kere yok edecek bombaya sahi..]]> Thu, 22 Mar 2018 03:39:12 +0300 Alıç ağacı https://www.evrensel.net/yazi/81058/alic-agaci https://www.evrensel.net/yazi/81058/alic-agaci? İlkbaharın başlamasına bir hafta kaldı. Akşamdan kalma dünya, yalpalayarak etrafında döndüğü güneşe dik bakacak haftaya. Aslında dik bakacak yüzü de kalmadı ya, suç onda değil, üzerinde yaşayan eşrefi mahlukatın bitmek tükenmek bilmeyen hırsında. Bu yıl erken uyandı badem ağaçları Antep’in sabahında. Kırlar pembe çiçekleriyle baştan çıkartıyor cırcır böceklerini. Bir helikopter böceği konacak dal beğenemiyor binlerce dal arasında. Öncü karınca tüm kış uyuduğu yuvasından uzattığı başıyla kararsız bakıyor insanlığın dünyasına. Bir alıç ağacının altına uzanıyorum. Alıç çiçeği bana ben alıç çiçeğine bakıyorum usulca. Yaşamı, güveni, dostluğu, merakı müjdeliyor elimin üstüne çıkan az önceki ürkek karınca. Bir arı vızıldıyor kulağımın dibinde “Günaydın. Tüm insanların alt..]]> Thu, 15 Mar 2018 04:15:51 +0300 Savaş https://www.evrensel.net/yazi/81010/savas https://www.evrensel.net/yazi/81010/savas? İnsanlık tarihi aynı zamanda savaşlar tarihi ile eş zamanlıdır. Dünya var olduğundan bu yana sözde canlıların en zekisi denilen insan kadar, kendi cinsini öldüren başka bir yaratık bulamazsınız. Yazılı tarih Sümer’le başlar ve ilk savaş da nedendir bilinmez ama büyük olasılıkla zenginliği paylaşma veya emek vermeden hazıra el koyma hırsı yüzünden 4 bin 700 yıl önce Sümerler ile Akadlar arasında yapılmıştır, hem de Ortadoğu’nun Basra’sında. O gün bu gündür Ortadoğu’nun bereketli toprakları kimselere yetemez oldu. İpini koparan buraya saldırdı. Kutsal kitapların ilk insanı Adem’in çocukları kıskançlık ve hırs yüzünden birbirlerini yine buralara yakın bir yerlerde tepelediler. Birileri çıkıp “Tanrı bize vaat etti” diye buralarda yaşayan insanların topraklarına el koydular. Filistin, Yahudi çatışmasının temellerini buralarda attılar. Hem de b..]]> Thu, 08 Mar 2018 04:50:41 +0300 Allah için https://www.evrensel.net/yazi/80971/allah-icin https://www.evrensel.net/yazi/80971/allah-icin? Savaş başlamadan önce hemen her hafta sonu Halep’e giderdim. Güzel sokakları, düzensiz ve heyecanlı insanları, çarşıları, 5 bin suriden başlayıp 500 suriye kadar düşen pazarlıkları, neredeyse bedava olan taksileri, lokantaları, benzini ile Suriye, 1 lirayla o zamanlar 34 suri alan bizler için cennet gibiydi. Türkiye’de arabamızın deposunu tam doldurmak için ayırdığımız para ile zaten tüm Halep gezimizi neredeyse bedavaya getiriyor üstüne de dolu depoyla dönüyorduk ülkemize. Bütün bir gün kimliksiz bir Kürt şoförle İbrahim Tatlıses dinleyerek dolaşmıştık Halep’in en kuytu köşelerini. Ortada genel bir yoksulluk vardı tıpkı bizim ’70’li yıllarımız gibi, ama mutsuzluk yoktu sokakta işinde gücünde olan insan için. Kavşağın tam ortasında, eski İstanbul’un Aksarayı’ndaki trafik polisleri gibi, eldivenli elleriyle gel, geç, ..]]> Thu, 01 Mar 2018 03:36:50 +0300 Sol, sağ https://www.evrensel.net/yazi/80925/sol-sag https://www.evrensel.net/yazi/80925/sol-sag? Ülkemiz insan değirmeni. En değersiz şey insan hayatı. 1999 yılının ağustos ayının 16’ncı günü akşamı İstanbul’dan Anadolu’ya doğru yola çıktık. Gece yarısı Aksaray’a ulaştığımızda aldık deprem haberini. Az önce altından geçtiğimiz Düzce’de beton köprü otobüsün üstüne düşmüştü. Yakınlarımızı aramaya çalıştık, ulaşamadık. İstanbul’a döndüğümüzde insanlar sokaklarda parklarda toplanmıştı. Bizimkiler de Ataköy’de denize yakın bir yeşilliğe battaniye ile çadır kurmuşlardı. Bir ay kadar orada yaşadılar. Geçen gün aynı yerden geçiyordum. Çadır kurduğumuz yerde çimenlerin yerinde beton gökdelenler yükseliyordu. Eskiden ayağımızı denize soktuğumuz sahil Bandırmaya doğru uzaklaşmıştı. Bugün İstanbul’da aynı depremi yaşasak insanların toplanacağı, konaklayacağı yer yok şehir i..]]> Thu, 22 Feb 2018 04:15:12 +0300 Timsah sözü https://www.evrensel.net/yazi/80880/timsah-sozu https://www.evrensel.net/yazi/80880/timsah-sozu? Torunumun büyüğü 3 buçuk yaşında. Ferit. Annesi, çocuk kanalları dışında televizyon seyretmesine izin vermiyor. Çocuk kanallarından da sadece kavga, dövüş olmayan çizgi filmleri izlemesi serbest. Bu sayede ben de bir “Çocuk kanalı uzmanı” oldum. Makinelerin sürekli kavga ettiği, birbirlerine saldırdığı “Dinazor makineler” kesin yasak. “İstanbul Muhafızları”nda İstanbul’a kötülük yapmak isteyen, tarihi eserleri yok etmeye çalışan, İstanbul’a ihanet eden Gürgen’in ve çırağı Azmi’nin yaptıklarını doğru bulmuyoruz ama muhafız çocuklar Çınar, Mehmet, Zeynep, Elif ve Ali’nin kötülere karşı verdiği barışçı mücadelesini destekliyoruz. Ama en beğendiğimiz çizgi film “Kuzucuk”. İçinde insan olmayan bir çiftlikte hayvanlar arasında geçen bu hayatta Kuzucuk..]]> Thu, 15 Feb 2018 04:50:07 +0300 Çöreklenme https://www.evrensel.net/yazi/80833/coreklenme https://www.evrensel.net/yazi/80833/coreklenme? Cumhurbaşkanı konuşmasının arasında Türk Tabipleri Birliği ve Türkiye Barolar Birliğini ve isimlerini saymadığı diğer bazı meslek odalarını kastederek, “İsimlerinin önündeki ‘Türk’, ‘Türkiye’ kelimelerini kaldıracağız “ dedi. Ama asıl önemli olan kelime, “Çöreklenmişler”, araya karıştı, kayboldu gitti., Şimdi örneğin mimar, mühendis odalarını ele alalım. Bugün Türkiye’nin hangi üniversitesinden hangi dereceyle mezun olursa olsun, mimar veya mühendis diplomasını, diploma hazır olmasa bile çıkış belgesini alan her mezun, bulunduğu ildeki şubeye veya temsilciliğe giderek üye olur. Ona hiç kimse “Sen bizim kafada değilsin, üye olamazsın” diyemez. Şubelerin yönetimi her iki yılda bir yapılan ve tüm üyelerin katılımıyla gerçekleştirilen seçimlerle belirlenir. Bu seçimler genellikle anahtar..]]> Thu, 08 Feb 2018 04:48:35 +0300 Zeytin ağacı https://www.evrensel.net/yazi/80787/zeytin-agaci https://www.evrensel.net/yazi/80787/zeytin-agaci? Emekli olduğundan beri ortalıkta gözükmüyordu. Almanya’ya yerleşmiş. Benim de geleceğimi duyunca buluştuk. Birer Alman yerli ve milli içeceğinden ısmarladık. Tam “Prost” diyecekken, kaşlarını kaldırıp, o eski en ciddi tavrıyla sordu. -Dünyanın çevresi kaç metre. -Ya havle. Yahu sen emekli değil misin? Bırak bu fizik kimya işlerini. dememe aldırmadan kendi sorusunu cevapladı. -Tam ortasından dolaşırsan 40 bin kilometre. Portakal gibi küre mi? Bu kez ben kaşlarımı kaldırdım. -Olur mu? Tepelerinden basık. -Olsun. Çapı ne eder? 12 bin 7 yüz kilometre. Yarı çapı? “O kolay” dedim, “böl 2’ye.” -6 bin 350. Yüzeyi kaç dönüm? Hesap zorlaşmadan bir, iki yudum içmenin telaşıyla bardağa sarıldım ki, elimi tuttu. -Dur. Önce şu hesabı bitirelim. Dört tane pi sayısı ile yarıçapın karesini çarp. Gözlerimi tavana ..]]> Thu, 01 Feb 2018 04:15:25 +0300 Her şey kimin için? https://www.evrensel.net/yazi/80746/her-sey-kimin-icin https://www.evrensel.net/yazi/80746/her-sey-kimin-icin? Bankaya gittim. Para yatıracağım. Sıramı aldım, beklerken bir görevli geldi. “Mobil uygulamamızı yükleyin, şubeye gelmeden işlemlerinizi yapın. Hem de bazı avantajlarımızdan yararlanın” dedi. Sabah kalktım. Televizyonda bir haber. “Kasiyersiz marketler işbaşında.” İstediğini alıp sepete atıyorsun. Elektromanyetik dalgalar aldığın malın ücretini doğrudan banka kartına gönderip, kredi kartından hesabı kesiyor. Çıkıp gidiyorsun. Beleş gibi. Dünya toz duman. Herkes birbirine düşman. Herkesi besleyecek topraklar kimine dar geliyor. Güya dindarlar, ama Allah’ın dünyayı yaratırken çizmediği sınırları kendileri çizmişler ve bu sınırları “Allah adına” korumaya çalışıyorlar. Sonuçtan sebebe gidersek, İngiliz yardım kuruluşu OXFAM’ın yıllık raporlarına bakmamız yeterli. Herkes birbirini yerken, sokakta işçi işçiyle, köylü köylüyle, ..]]> Thu, 25 Jan 2018 04:50:05 +0300 Otobüs ve devlet https://www.evrensel.net/yazi/80698/otobus-ve-devlet https://www.evrensel.net/yazi/80698/otobus-ve-devlet? Tapu dairesinde memursun. Zorunlu emeklilik yaşın 65. “Ben çalışmak istiyorum” desen de zorunlu emeklisin. Maliyede hesap uzmanısın. Dört işlem matematik ve biraz da istatistik işi idare ediyorsun. Yaş 65. İstesen de istemesen de emeklisin. Generalsin. Orduyu yönetiyorsun. Yaş 65, bilemedin 66. Tamam, işin bitti. Haydi eve. Ya da orduevi lokaline. Adliyede hakimsin, savcısın. Yaşın sınıra dayanmış. Tecrüben, altyapın, bilgi birikimin müthiş ama yaş gitmiş, iş bitmiş. İstersen gidip avukat olabilirsin, ama hakim, savcı olamazsın. İyi mi? 40 yıllık meslek hayatında aldığın memur maaşınla bir kenara bir şeyler atmış ve ömrünün kalan kısmını torunlarınla yazlığında geçirebilecek duruma gelmişsen iyi. Hâlâ üniversitede okuyan çocuğun varsa kötü. Seni zorunlu emekli yapanlar “Gitsin ömrünün kalan kısmını ayağını uzatıp mesai olmadan yaşasın” diye eme..]]> Thu, 18 Jan 2018 04:55:55 +0300 Yerli ve milli https://www.evrensel.net/yazi/80650/yerli-ve-milli https://www.evrensel.net/yazi/80650/yerli-ve-milli? İhsan Çaralan, “Pes artık” diyerek durumu özetledi. Cumhurbaşkanı, sonunda, seçilmemiş rektörünü bile KHK ile kendi atadığı Boğaziçi Üniversitesini yerli ve milli olmadığı için başarılı olamamakla suçlayarak yüksek öğretime son noktayı koydu. Noktayı koyarken de hocalara pergelli bir geometri dersi vermeyi de ihmal etmedi. Şimdi genel duruma bir bakalım. Ülkenin en ücra köşesi de dahil neredeyse her ilçeye çok sayıda yerli ve milli üniversiteler açıldı. Yerlilik ve millilik gereği bu üniversitelere gerici ve darbeci bir tosuncuk güruhu öğretim üyesi olarak yerleştirildi. Kapalı devre (Seçme jürilerinin de çete mensubu olduğu) yöntemlerle üniversitenin kapısından bile geçme kapasitesinde olmayanlar doktor, doçent, profesör yapıldı. İçlerinden en kıymetlileri, en millileri, en yerlileri id..]]> Thu, 11 Jan 2018 04:15:42 +0300 Hepimiz birimiz için https://www.evrensel.net/yazi/80604/hepimiz-birimiz-icin https://www.evrensel.net/yazi/80604/hepimiz-birimiz-icin? Hani şu sefalet ücretine, yok ile geçinmeye, sendika babalarımızın durumlarını kurtarmak babından bir iki sokranıp sonra bizi satmasına alıştık ama devletlilerin, hem de hükümetin ekonomiden sorumlu bakanı Çavuşoğlu’nun ve diğerlerinin “Ey asgari ücretliler... Hadi iyisiniz yine… Zenginleştiniz” anlamına gelen İsmail Dümbüllü’yü mezarında ters döndürecek, Cem Yılmaz’a mesleğini terk ettirecek türden esprilerine dayanmak gittikçe zorlaşıyor. Ne diyor Bakan? -Hadi iyisiniz. 2002’de, yani AKP iktidara geldiğinde, 90 asgari ücretle bir araba alıyordunuz, şimdi 42 maaşla. Haklı. Şimdi hemen tüm asgari ücretliler galerilere koşacak ve 4 yıllık maaşlarını ipotek ettirip altlarına sıfır araba çekecekler. Sonra arabanın deposunu dünyanın en pahalı benzininin satıldığı ülkemin petrol istasyonlarına çekip “Fulle usta” ..]]> Thu, 04 Jan 2018 04:50:42 +0300 Merak https://www.evrensel.net/yazi/80561/merak https://www.evrensel.net/yazi/80561/merak? Adettendir her yıl sonunda, geçen yıl içerisinde olan “en”lerden bahsetmek. Ama ben en çok dolar milyarderlerini merak ederim. Dünya listelerine kaç yeni milyarder girdi? Ülkemizin yeni milyarderleri kimler? Kaçı erkek, kaçı kadın? Kaç kişinin dolar milyarderi olmasına ramak kalmış? Kurdaki artış kimleri zengin, kimleri az zengin yapmış? Dolar milyarderleri dolarları nereden bulmuş? İşin içinde oğlanın sünnetinde takılan paraların, kızın düğününde verilen altınların etkisi ne kadar? Dört tarafı sularla çevrili kara parçalarında kaç milyarderin kaç milyar doları var? Devlet ile ne işler yapmışlar? Ne almış, ne satmışlar? Dolar milyarderleri ile avro milyarderleri arasındaki temel farklar nelerdir? Trump ve Merkel’in kaptanlığında, Kuzey Kore liderinin hakemliğinde 6-6 halı saha maç yapsalar kim kazanır? Fatih Terim, Madura, Yılmaz Vural, Put..]]> Thu, 28 Dec 2017 04:20:27 +0300 Aç gözlü Sapiens https://www.evrensel.net/yazi/80517/ac-gozlu-sapiens https://www.evrensel.net/yazi/80517/ac-gozlu-sapiens? Dünyanın, doğanın en büyük düşmanı insan. İnsan dışındaki tüm canlılar yaşadıkları ortama uyum sağlıyor, doğanın onlara verdiği ile yaşamlarını sürdürüyor. Başlangıçta durum insanlaşmaya başlayanlar için de böyleydi. Ama daha sonra, çalışmadan, yorulmadan yaşamanın, zenginleşmenin yolunu bulan, tadını alan uyanıklar işe önce benzer cinslerini yok ederek başladı. Biyolojik evrimi insanı mükemmele doğru götürürken, “Vicdan evrimi” bozuldu, kirlendi. “sapiens insan” doğanın verdikleri ile bir türlü doymadı. Eline geçene değil, önce yanındakinin eline geçene bakmaya başladı. Çalışmadan, emek vermeden elde etmenin yollarını bulmak için türlü yollar, düşünceler üretti. Kral oldu, kralın yanaşması oldu, soytarısı oldu, askeri oldu, müneccimi oldu, bey oldu, ağa oldu, bir şekilde, başlangıçta kimsenin ..]]> Thu, 21 Dec 2017 04:15:57 +0300 33a https://www.evrensel.net/yazi/80469/33a https://www.evrensel.net/yazi/80469/33a? 12 Eylül Darbesi yeni yapılmış, her kentin en büyük mülki amiri o kentteki tugay komutanı oluvermişti. Belediye başkanlıklarına yerleşimin büyüklüğüne göre emekli albayından emekli uzatmalı başçavuşuna kadar değişik rütbelerdeki asker eskileri atanmış, bol Arapçalı gerekçelerle birçok çalışanın işine son verilmişti. İşte bu karmaşa ve kara düzen içerisinde okulu bitirmiş, hocamın deyişiyle, zengin olmayı değil asistan olmayı seçmiş ve üniversiteye başvurmuştum. Benimle birlikte başvuran arkadaşlarımın işlemleri 1 haftada tamamlanmış ama benim atamam daha yapılmamıştı. Hocam çağırdı. “Kalk” dedi, “Paşaya gidiyoruz.” Hocam dekan olduğundan resmi arabayla tugaya gittik. Şahabettin Balkan paşa iki suratlı. Hocama bakınca yumuşak bana bakarken aksi, sert, nemrut. “İşte” dedi hocam. “Sizin sakıncalı bulduğunuz öğrencim. Ona ..]]> Thu, 14 Dec 2017 04:50:41 +0300 Alenen https://www.evrensel.net/yazi/80418/alenen https://www.evrensel.net/yazi/80418/alenen? Dilimiz ilginç. Aslında dilimiz değil ilginç olan. Bir türlü düşündüğünü doğrudan söyleme cesareti bulamayan insan üretmekten başka bir şey yapmayan eğitim sistemimiz ilginç. Bir insana alenen “yalancı” demek suç. Hakaret. “Doğruyu söylemiyorsun” demek normal. Alenen “sahtekar” demek suç. “Dürüst davranmıyorsun” demek çok normal. Alenen “hırsız” demek suç. Hakaret. Cezası var. “Servetinin kaynağını göster. Haksız kazanç mı?” demek eh işte. Suç değil. Hakeme, hakime alenen “Taraflı davranıyorsun” demek hakaret. “Tarafsız davranmıyorsun.” demek suç değil. Eleştiri. Ama iş gelip siyasi intikam ve infaza gelince durum değişiyor. 1128 akademisyen, üniversite hocası akan kanı durdurmak, gençlerimizin ölmemesi, bu toprak..]]> Thu, 07 Dec 2017 04:14:57 +0300 Erkek adası https://www.evrensel.net/yazi/80372/erkek-adasi https://www.evrensel.net/yazi/80372/erkek-adasi? Normal bir ülkede, yani az çok “Demokrasi var” denilen bir ülkede bizde olanların yüzde biri olsa ortada ne muhalefet kalır, ne iktidar, ne de yandaş medya. Baksanıza muhalefet lideri Meclis kürsüsünden çıkıp belgeleri sallayarak “Paralar Man Adası’na gitti” diyor. “Man” İngilizce’de erkek demek. Kadınlar yırttı. Ada erkek. İşin her tarafı çarpık. Bir kere Man Adası herhalde güney kutbunda, Mars’ta, balta girmemiş Afrika ormanlarında değil. Kısaca “İngiltere” dediğimiz Büyük Britanya İmparatorluğu ile bağımsızlık vermemek için yıllarca savaştığı Kuzey İrlanda arasında ve yine bağımsızlık vermemek için bir sürü referandum düzenlediği İskoçya arasında denizin tam ortasında bir ada. Kuzey İrlanda, İskoçya bağımsızlık için İngiltere ile boğaz boğaza gelirken, her nedense ekonomik olarak bağımsızlığını ilan e..]]> Thu, 30 Nov 2017 04:15:05 +0300 Öğretmeniiiiim... https://www.evrensel.net/yazi/80322/ogretmeniiiiim https://www.evrensel.net/yazi/80322/ogretmeniiiiim? Yarın öğretmenler günü. Aslında bu “haftalar”, “günler” bizim gibi bilgiyi anlamadan kolayca tüketen toplumlar için pek bir anlam ifade etmiyor. Devletli, devletsiz birileri toplanıp, yarın unutulmak ve ilgili hiçbir şey yapılmamak üzere bir iki metin hazırlayıp, okuyorlar, bazı kanallarda işin uzmanı (her konunun uzmanı) bilirkişiler kocaman laflar ediyorlar ve ertesi gün evli evine, köylü köyüne. Yarın öğretmenler gününde bazı ünlüler(?) arkalarında kamera ordusuyla ilkokul öğretmenlerinin evlerine gidecekler, kendilerini yetiştirdikleri için ellerini öpecekler ve sonra işgal ettikleri koltuklara dönüp emekli öğretmenleri için maaş artışı değil, “On maaş kredi” kararı çıkartacaklar. Kimi torunuyla gidip eski öğretmenine “Öğretmeniiiiim. Canım benim, canım benim” türün..]]> Thu, 23 Nov 2017 04:50:06 +0300 Üniversite mi, hapishane mi? https://www.evrensel.net/yazi/80281/universite-mi-hapishane-mi https://www.evrensel.net/yazi/80281/universite-mi-hapishane-mi? Önde bir çocuk. Elinde kağıt pankart. “Zindandan önce eğitim istiyoruz.” Yanında diğeri. 9, 10 gibi, aynı yaşlarda. “Bir okul bin hapishane kapatır.” Arkalarında veliler. Manavgat’ın Ilıca beldesinde 500 dönüme yakın bir arazi üniversite alanı olarak ayrılmış. Üniversitenin fakülteleri açılacak. Türkiye’nin her yöresinden gençler gelecek, kent yaşamı renklenecek. Öğretim üyeleri yöre insanından, yöre insanı öğretim üyelerinden, genç üniversite öğrencilerinden bir şeyler öğrenecek. Topluluğun en önündeki çocuklar gibi bölgenin diğer zeki ve çalışkan gençleri uzaklara gitmeden bulundukları yerde iyi kötü öğrenim görecekler. Ama olmaz. Sanki başka yer kalmamış gibi üniversite arazisine hapishane yapılacak. “Yükseköğrenim görenler vatan h..]]> Thu, 16 Nov 2017 04:39:12 +0300 İyi okul https://www.evrensel.net/yazi/80233/iyi-okul https://www.evrensel.net/yazi/80233/iyi-okul? Bir yakınım aradı. İstanbul’dan. - Çocuğu ilkokula göndereceğiz. Ne tavsiye edersin? “Çocuk 3 yaşında. Okula başlamasına daha 3 yıl var. Hem kelin merhemi olsa başına sürer.” diyecektim, diyemedim. Aklıma eski sistem geldi. - Okul önemli değil. İlkokulda öğretmen önemli. 5 sene boyunca çocuğu şekillendirecek. İyi öğretmen bul. Bir süre sustu. Sonra mırıldandı. -O eskidendi. Şimdi herkes bir şey söylüyor. İyi öğretmenler çoktan kapılmış durumda. İyi okul zaten iyi öğretmenleri olduğu için iyi. Bebekliğinden beri bol protein almış, çikolatayı bol yiyip şekeri iyi yakmış, iyi çocukları okutup iyi sonuçlar aldıkları için iyi ve seçme okul olmuşlar. Baktım kararlı. Biraz da kızgın. - Evin yakınında bir yerlere gönder. Hiç değilse servislerde perişan olmaz çocuk. Hem dur bakalım. Daha 3 yılın var. 3 yılda sistem..]]> Thu, 09 Nov 2017 04:15:13 +0300 Baba yorgun https://www.evrensel.net/yazi/80188/baba-yorgun https://www.evrensel.net/yazi/80188/baba-yorgun? İyi kötü işimi görüyordu. Almanların en ünlü markasının neredeyse en yorgun üyesi olan 73 model arabam önce bir sarsıldı. Sonra homurdandı. “Ne oluyoruz” demeye kalmadan kurbağa gibi zıplayarak son gücünü de harcadıktan sonra öksürdü, öksürdü ve sustu. Bir, iki kalp masajı maiyetinde dinamosuna elektrik verdim. Ara sıra şöyle bir canlanır gibi oluyor sonra tekrar uyuyordu. Çaresiz, emektarı sağa itip Salman Usta’yı aradım. “Yetiş usta. Bizim emektar tekledi.” Salman Usta bu arabanın içinde doğmuş. Arabayı da, yapanı da, satanı da, süreni de olduğundan beri tanıyor. Hemen geldi. Arabanın etrafında şöyle bir tur attı. Önce çenesini, sonra kafasını kaşıdı. Dudaklarını büzdü, gözlerini kıstı. Kötü haberi veren doktor edasıyla sağ elini lacivert önlüğünün sağ cebine soktu. En davudi ..]]> Thu, 02 Nov 2017 04:50:50 +0300 Köpek ve itibar https://www.evrensel.net/yazi/80142/kopek-ve-itibar https://www.evrensel.net/yazi/80142/kopek-ve-itibar? Bazı Avrupa ülkeleri Türkiye’ye gidecek veya Türkiye’den gelen Türk vatandaşlarını sınır kapılarında köpeklere koklatmaya başlayınca bizimkiler ayağa kalktı. “İnsanlık dışı!..” “Faşistler!....” “Doğru mu?” “Doğru..” “Yeni mi?” Yıllar önceydi. Türk Hava Yolları uçağı Londra pistine iniş yapmaya yeni başlamıştı. İniş hazırlıkları yaparken güler yüzlü T.C vatandaşı hostesimiz elinde bir spreyle uçağın içine gaz sıkmaya başladı. Parfüm sıkıyor sandık ama koku biraz garipti. Hostesi biraz sıkıştırınca sıkılanın dezenfekte ilacı olduğunu ve İngiltere’nin, Türkiye’den gelen uçaklara inişten önce mutlaka gaz sıkılmasını istediğini söyledi. Çoluk çocuk “Böcek” muamelesi görmüş, gazla dezenfekte edilmiştik. “Hostes gazı sıkmasa İngiliz polisi nereden..]]> Thu, 26 Oct 2017 03:00:13 +0300 Kör İHA https://www.evrensel.net/yazi/80096/kor-iha https://www.evrensel.net/yazi/80096/kor-iha? Yine maden faciası, yine işçi katliamı. Bir yanda Soma maden kazasında kömür uğruna canlarını veren yüzlerce işçinin davası, mahkeme sonuçlarında sorumlular hakkında verilen beraat kararları, maden sahibinin İstanbul’un göbeğinde yükselen gökdelenleri, diğer tarafta yeni iş cinayetleri, “Takdiriilahi ve rahmet” açıklamaları, “Sorumlular(?) yargı karşısına çıkarılacak” deyip işin içinden sıyrılma çabaları. Her şey üç beş kuruş daha fazla para için. Yer Şırnak. Açık kömür madeni. Yani yüzlerce dönüm kapkara, çorak, altüst edilmiş bir arazi. Üzerinden her gün “Tarladaki karıncayı” bile algıladığı, asla yanlış yapmayacağı söylenen silahlı, silahsız onlarca insansız hava aracının (İHA) geçip fotoğraflar çektiği, fotoğrafları ilgili ve yetkililere ilettiği Şırnak toprağı. Devl..]]> Thu, 19 Oct 2017 04:15:42 +0300 Süpüüüür https://www.evrensel.net/yazi/80049/supuuuur https://www.evrensel.net/yazi/80049/supuuuur? Hani deveye sormuşlar “Neren eğri” diye, o da “Nerem doğru ki.” diye cevaplamış. Ülkenin durumu işte neredeyse tam bu noktaya geldi. Eğitim, öğretim bitti. Bilmek, iktidardakinin tersini düşünmek, öyle her kitabı okumak ve uygulamak yasak. Yasağın cezası öyle böyle değil. Bilmemek, düşünmemek ve senin yerine düşündüğünü söyleyenin dediğini yapmak serbest ve faydalı. Orta öğretimdeki rezil durumumuz yetmezmiş gibi, dünya sıralamalarında eskiden listeye sokmayı becerebildiğimiz birkaç üniversitemiz de artık listelere giremiyor. Onlar da havlu attı. İşçi ölümlerinde şampiyonuz. Daha dün 4 işçi patlamada öldü. Ölenlerin ismi bile yok. Ama mesela milyarderler listesinden 4 patron fabrika patlamasında ölseydi yer yerinden oynardı. Ama malum gazetelerin sadece üçüncü sayfalarında haber olur 4 ..]]> Thu, 12 Oct 2017 04:50:41 +0300 Sefil aileler https://www.evrensel.net/yazi/80001/sefil-aileler https://www.evrensel.net/yazi/80001/sefil-aileler? Memlekete komünizm lazımsa onu da biz getiririz, siz kim oluyorsunuz” sözlerinin tek parti döneminin Ankara Valisi Nevzat Tandoğan’ın, polis tarafından yakalanan solcu gençlere hitaben söylediği rivayet edilir. Devlet tek adam yönetimindedir. Ferman validedir. Muhtarlara kadar herkes fikren olmasa da şeklen aynı partidendir ve dedikleri dedik, çaldıkları düdüktür. Savaş yılları henüz bitmiş, kıtlıktan nasibini daha çok işçiler, köylüler, işsizler, gençler alırken memurlar vartayı, “Memur devletin yüzüdür. İyi gi-yinmeli, iyi beslenmelidir.” diyen dönemin devletlileri sayesinde, görece ucuz atlatmışlardır. Bu haksızlığı kabul etmeyen solcular (Solculuk böyle bir şeydir) seslerini yükseltmişler ve komünist olmakla suçlanmışlardır. İşte Tandoğan bu gençlere hitaben söylemiştir bu sözleri. Tandoğan’ın hak..]]> Thu, 05 Oct 2017 05:13:12 +0300 Artık düşünmeyin https://www.evrensel.net/yazi/79953/artik-dusunmeyin https://www.evrensel.net/yazi/79953/artik-dusunmeyin? 12 Eylül’ün en önemli icraatlarından biri de ülkenin Yüksek Öğretim sistemini alt üst etmek olmuştu. Sonradan orasından burasından değiştirilmiş olsa da Yüksek Öğretim Kanunu (YÖK) ve bu kanunu yürüten kurum, devletin ve tabi ki o dönemde devleti yönetenlerin üniversiteler üzerindeki sopası olmuş, hoşa gitmeyen (?) öğretim üyeleri kapıya konmuş, hoşa gitmeyen öğrenciler zorla hoşa gidecek kılığa sokulmuştu. Kanun üniversitelere bazı olmazsa olmaz temel görev yüklüyordu. Bunların başında öğrenci yetiştirmek, hemen devamında bilimsel araştırma yapmak vardı. Yasanın “Amaç” maddesi “ATATÜRK İnkılapları ve ilkeleri doğrultusunda ATATÜRK milliyetçiliğine bağlı, Türk milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini taşıyan, Türk olmanın şeref ve mutluluğunu duyan” diye başlıyor, &ld..]]> Thu, 28 Sep 2017 04:15:42 +0300 Kelebek etkisi https://www.evrensel.net/yazi/79912/kelebek-etkisi https://www.evrensel.net/yazi/79912/kelebek-etkisi? İki dünya var. Birinde dünya servetinin yüzde 60’ını elinde tutan kaymak tabaka. Sayıları az. Dünya nüfusunun yüzde 5’i. En tepelerinde Trump. Arkasına devasa orduyu, silahları, nükleer bombaları ve acımasız kalpleri almış. Atıp tutuyor. “Kuzey Kore’yi ortadan kaldıracağız” Neden? Kore nükleer silah yapıyormuş. Dünya için tehlikeymiş. Yahu senin sahip olduğun, yer altında sakladığın nükleer bomba ile dünyayı 5 bin kere yok edecek güce sahipsin. Yanında senin kadar silaha sahip Rusya. Yetmedi İngiltere, Fransa, Hindistan, hatta Pakistan. Ama tehlike Kuzey Kore. Nükleer silah bahane. Hedef sosyalizm. Öyle olmasa Kuzey Kore ile beraber Venezuela’yı yok etmekten bahseder miydi? Aslında Büyük Orta Doğu Projesi bundan farklı mıydı? Trilyonlarca dolarlarını ABD’ye aktaran Suudi Araplar, ülkelerinin yer altı zenginliklerine el koyup ABD..]]> Thu, 21 Sep 2017 05:00:15 +0300 Kehanet https://www.evrensel.net/yazi/79871/kehanet https://www.evrensel.net/yazi/79871/kehanet? Dünya tarihi, geleceğe dönük öngörülerde bulunup çuvallayanlarla dolu. Hem de öyle sıradan değil konunun uzmanı kişilerin çuvallamaları. Yıl 1932. Atomun babası Einstein. “Nükleer enerjinin bir gün elde edilebileceğine dair en ufak bir gösterge bile bulunmuyor. Atomu istediğimiz gibi parçalayabiliriz.” 13 yıl sonra patlayan atom bombası. 1839. Dönemin en ünlü operatör doktoru. “Ameliyatlarda acının dindirilmesi aptalca bir hayal, onu aramaya çalışmak saçmalıktır.” 1865. Boston gazetesi editörü. “İyi bilgilenmiş kimseler bilirler ki sesi teller üzerinden nakletmek imkansızdır. Olsa bile pratik bir değeri yoktur.” 1944. Film şirketinin başkanı. “Televizyon en geç altı ay içerisinde piyasadan silinecektir. İnsanlar her akşam böyle bir kutuya bakmak istemezler.” Hani “Yok canım, gelen kurt ..]]> Thu, 14 Sep 2017 04:15:30 +0300 Sondan birinci https://www.evrensel.net/yazi/79829/sondan-birinci https://www.evrensel.net/yazi/79829/sondan-birinci? Eski bir Çin şiiri derki, Bir yıl sonrasını düşünüyorsan tohum ek, On yıl sonrasını düşünüyorsan ağaç dik, Yüz yıl sonrasını düşünüyorsan insan yetiştir. Biz hangisini yapıyoruz? Hiç birini. Bir yıl sonrası için tohum ekiyor muyuz? Eski ve yeni erkek tarım bakanlarının “erkeksen” seviyesinde süren atışmalarına bakın. İstanbul’a yerleşmiş toprak ağalarının tohum ekmeden, tahıl üretmeden dönüm başı mazot ve toprak desteği almak için sahte fatura verdiklerini itiraf ediyorlar. Bu bakanların yönetiminde ülke tarımı, Ukrayna’dan buğday, Bulgaristan’dan saman, Arjantin’den sığır ithal etti. Bir yıl sonrasını sadece seçim kazanmak için düşünüyorlar. Peki on yıl sonrası? Otoban kenarlarına dikilen süs ağaçlarını saymazsak ciddi bir ağaçlandırma çalışması var mı? Yeni..]]> Thu, 07 Sep 2017 04:50:17 +0300 Rektörün raconu https://www.evrensel.net/yazi/79747/rektorun-raconu https://www.evrensel.net/yazi/79747/rektorun-raconu? Bir açık oturumda, biyoloji öğrenimi görmüş, konusunda doktora(?) yapmış, profesör unvanlı bir dekan, evrim konusu tartışılırken, “Bizim hedefimiz maneviyatı ve inancı tam, yaradılışa inanan muhafazakar gençler yetiştirmektir” gibi bir şeyler yumurtlayarak raconunu kesmiş, bilime virgül atmış, Atatürkçü gençler yetiştireceğiz diye diye, sakallı, çekiçli heykel kırıcılar yetiştiren 12 Eylül generallerinin bile mezarlarında ters dönmesine sebep olmuştu. Önce iyi bir propoganda malzemesi olabileceği düşünülen Nobel ödüllü bilim adamımızın malum liselerden mezun olmadığı, biyoloji profesörü maneviyatçı dekan gibi düşünmeyip “Evrim bir gerçek” dediği, kaza ile daha da yanlış(?) şeyler söyleyip imaj bozacağı anlaşılınca, hele bir de sık sık “Atatürk” demesi görülünce üst&u..]]> Thu, 24 Aug 2017 10:03:02 +0300 Memur https://www.evrensel.net/yazi/79692/memur https://www.evrensel.net/yazi/79692/memur? 1907 doğumlu dedem anlatırdı. İnşaat kalfasıydı. Kabala ev inşaatı alıp Mecidiyeköy’deki dutluğa eşek sırtında gidildiği o dönemin İstanbulu’na yakışır 2 katlı evler yapardı. Küçük meşin cüzdanından 25 kuruş harçlıklarımızı çıkarıp, her gün yaptığı gibi annemin pişirdiği öğlen kahvesini yudumlarken başlamıştı anlatmaya. “İkinci Dünya Savaşı başlamış, ekmek karne ile adam başı gramla verilir olmuştu. 41 doğumlu dayının boynuna iple bağlardık ekmeği ‘Ekmeeeek’ diye ağladığı zamanlarda, yiyemesin de gözü doysun diye. Yokluk yıllarıydı. Ama devlet, “ Ele güne karşı” deyip memurunu kayırıyor, ona kıyafet, ayakkabı, maaş veriyordu. Sokaktaki takım elbiseli, boyalı kunduralı, kravatlı, fötr şapkalı memurlar ve lastik ayakkabılı, kumaşı bilmem kaçıncı kez ters yüz edilmiş ceketli, yakası kösele gibi olmuş gömlekli işçiler, işsizler aynı..]]> Thu, 17 Aug 2017 05:01:13 +0300 Şirince https://www.evrensel.net/yazi/79611/sirince https://www.evrensel.net/yazi/79611/sirince? Geç çocukluğum ve gençliğim Bakırköy’de geçti. O zamanlar İncirli’den Bakırköy sahiline iki tarafı ceviz, dut ve incir ağaçları ile dolu incecik bir yoldan gidilirdi. Kardeşim, Norman marka ikinci el bisikletini taksitle yeni almıştı. Dış ve iç lastiklerini değiştirip, zincir ve freni elden geçirdikten sonra yeni gibi olmuştu Norman. Bakırköy-Beyazıt dolmuşuna çarpıp hurdaya çıkana kadar ulaşım sorunumuzu hem ucuzlaştırmış hem de eğlenceli hale getirerek görevini yapmış ve kömürlükteki yerini almıştı. Bakırköy sahili balıkçı barınağından ibaretti 60’ların sonunda. Balığa çıkmadan dizimize kadar denize girer kayaların altından balık yemi olarak kullanmak için kurtçuk toplardık. Paramız olmadığı zaman barınağın yanından, biraz para bulduğumuzda şimdi yerinde devasa Rezidansların olduğu Ataköy plajından denize girerdik. Hatta bir yaz, şimdi Deniz İncisi ismiyle sahili kaplamış çirkin betonların yerinde olan ağaçların içine gömülmüş Polonya Kampında çadır bile kurmuştuk Halit’in babasın..]]> Thu, 03 Aug 2017 04:50:21 +0300 Sırrı Hoca'dan ders https://www.evrensel.net/yazi/79572/sirri-hocadan-ders https://www.evrensel.net/yazi/79572/sirri-hocadan-ders? 25 yıllık öğrencilik, 36 yıllık hocalık hayatım var. Öğrenciliğimde binlerce ders aldım, hocalığımda binlerce ders anlattım. Hocalık dönemimde öğrencilerim bana hep iyi notlar verdi. Fakültede öğrencilerin notlarıyla her zaman iyi ders anlatan hocalar arasında sayıldım. Ama ben bunca tecrübem içerisinde 2 gün önce Meclis Genel Kurulunda Sırrı Süreyya Önder’in verdiği ders kadar başarılı, içi dolu bir dersi ne dinledim ne de anlatabildim. İzlemeyenler, dinlemeyenler mutlaka bir yerlerden bulup dinlemeliler. 2 saati aşkın bir süre hiç durmadan, söylediğini bir daha tekrar etmeden, edebiyatın, sanatın, felsefenin, şiirin en derinlerinden çıkarttığı alıntılarla süslediği, en çirkin saldırılara bile, bir kez hariç, Nasrettin Hoca bilgeliğiyle yanıtlar veren Süreyya Hoca’nın, sınıfın en haylaz çocuklarının bile anlayabileceği açıklık ve sadelikteki anlatımından, yönteminden öğreneceğimiz çok şey var. Peki bu konuşmanın, gözlerini ve iradelerini liderlerine kilitleyerek körleşmiş beyin..]]> Thu, 27 Jul 2017 04:15:42 +0300 Özrü kabahat https://www.evrensel.net/yazi/79524/ozru-kabahat https://www.evrensel.net/yazi/79524/ozru-kabahat? İncili Çavuş’un ününü duyan padişah çavuşu çağırmış. “Bana öyle birşey yap ki özrü kabahatinden büyük olsun. Çavuş saraya yerleşmiş. Bir yandan padişaha ne yapacağını düşünür, bir yandan yer içer yatarmış. Çavuşun işi uzattığından şüphelenen padişah da “Hadi artık, bir şey yap” diye sıkıştırırmış. Çavuş da artık bir şeyler yapması gerektiğini bildiğinden, sarayın girişinde sotaya yatıp padişahı beklemeye başlamış. Neden sonra padişah kaftanını sallaya sallaya kapıda görünüp perdenin arkasına saklanan Çavuşun önüne gelmiş. Çavuş fırlayıp padişahın poposuna basmış cimdiği. Padişah şaşkınlığı geçince başlamış bağırmaya. “Bre sapık zındık. Utanmaz mısın koskoca padişahın poposunu cimdiklemeye.” Çavuş boynunu bükmüş, mahcup, “Özür dilerim padişahım. Sizi Valide Sultan sanmıştım.” Ödülü alıp saraydan ayrılmış. ”Üniversiteden bir hoca. Hukuk Profesörü. Bir gün hiç bir gerekçe söylenmeden önce açığa alındı, sonra KHK ile üniversiteden atıldı. Lojmanda oturuyord..]]> Thu, 20 Jul 2017 05:00:04 +0300 Başparmak https://www.evrensel.net/yazi/79474/basparmak https://www.evrensel.net/yazi/79474/basparmak? Bir işçi. Belediyede taşeron. Belediye kadrosundaki işçi ile aynı işi, hatta daha zorunu yapıyor ama belediyenin kurduğu şirkette asgari ücretli. Yanında annesi. Bir de yakını. Elinde parmağı. Ayak başparmağı. Beze sarmış. Çöp toplama kutusu düşmüş ayağına. 100 kiloluk demir kütle. Koşturmuşlar hastaneye yerde kalan ayak başparmağını kaptıkları gibi. Hani şu çağ atlayan sağlık sistemimizin 5 yıldızlı otel kıvamında denilen hastanemize. Süre kısıtlı, acele etmek lazım. Hastane muhteşem. Odalarda buzdolapları. Yatar, kalkar yataklar. Her odada televizyon. Oda içinde tuvalet, banyo. Koridorlar mermer, tuvaletler seramik, camlar aynalı. Konfor muhteşem. Ama bir şey eksik. Doktor. Parmağı dikecek doktor yok. Hastanede değil, şehirde yok. İşçi. Hem de taşeron işçi. Elinde ayaksız ayak parmağı. Şükrediyor ortopedi doktorunun pansumanına, elinde ölmüş ayak başparmağıyla. Bir çocuk. 5 yaşında. Terör saldırısında gözlerini kaybetmiş suçsuz, günahsız. Bir göze çare yok...]]> Thu, 13 Jul 2017 04:15:40 +0300 İnsan değirmeni https://www.evrensel.net/yazi/79381/insan-degirmeni https://www.evrensel.net/yazi/79381/insan-degirmeni? Şu anda dünya ülkeleri arasında her gün en çok insan kaybeden ülke sanırım bizim ülkemizdir. İnsan öğüten değirme ne döndü ülke toprakları, yolları. Bir yanda trafik kazaları. 3 günlük bayram (?) tatilinde insanlar mutluluklarını paylaşmak için yollara döküldü. Yaralanan 500 kişinin sonradan ölüp ölmediği yazılıp, çizilmediğinden, olay yerinde ölü sayısı 65’i geçti. Katliam gibi. Gün başına 22 kişi. Bilinmeyenleri saymıyoruz. Trafik ile bitmiyor. İş kazaları ve işçi ölümleri. Ocakta 161, şubatta 126. Yılın ilk 3 ayında 441. Nisanda 145. Günde 5 kişi. Şaka gibi. Göz göre göre gelen ölümleri durdurmak mümkünken konu devletlilerin, ilgili bakanlığın gündeminde bile değil. Onlar kıdem tazminatının peşinde. Asker zehirlenmelerinde toplu ölümler teğet geçti. Önlem yok. Yakında benzer haberleri duyunca sanki ilk defa oluyormuş gibi demeçler duymaya alıştık artık. Güney doğu sınırımızda gençlerimiz ölmeye devam ediyor. Şehit haberleri, “Etkisiz hale getirildi” haberleri artık..]]> Thu, 29 Jun 2017 04:15:20 +0300 Büyüdük https://www.evrensel.net/yazi/79341/buyuduk https://www.evrensel.net/yazi/79341/buyuduk? İstatistik Kurumu 2017 ilk çeyrek büyüme rakamlarını açıkladı; yüzde 5. Kimine göre şişirilmiş bu rakam 2016 yılında ortalama yüzde 2,9’du. Her şeye burnunu sokan bu sayıların tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Sapiens’in 50 bin yıl önce başlayan “çentiklerle sayma” serüveni, 3 bin yıl önce”sıfır”ın bulunmasıyla uzay çağına geçti. Bilim insanlarının evreni ve yaşamı anlamak için kullandığı “sayılar”ı herkes işine geldiği gibi virgüllüyor. Diyelim İstatistik Kurumu rakamları doğru. Ülkemiz yüzde 2,9 büyüdü. 2017 ilk çeyreğinde yüzde 5 büyüdü. Neydi 2017 yılı başında asgari ücret? 1400 lira. 3 aylık enflasyonu ekle; 1461. Eh, mademki yüzde 5 de büyüdük, zenginleştik, asgari ücret eder 1534 lira. Oldu mu? Olmadı. O zaman kim büyüdü? Büyüyen rakamlar kimin cebine gitti. Hadi asgari ücretten vazgeçtik, 7’nci derecenin bilmem kaçıncı kademesinde bir öğretmen maaşı 2800 lira. Ekle enflasyonu ilk 3 ay için, eder 2921. Bir de zenginleşmemiz var 3 aylık, toplam 3067. Alıyor mu öğretmen..]]> Thu, 22 Jun 2017 05:00:50 +0300 İnsan kaynağı https://www.evrensel.net/yazi/79290/insan-kaynagi https://www.evrensel.net/yazi/79290/insan-kaynagi? Dersler bitti. Üniversiteler on binlerce mezun verdi. Bir yandan da yenilerini almak için kaldırılacak denildiği halde bırakın kaldırılmayı sayıları 5’e yükselen giriş sınavlarıyla yeni öğrenciler üniversiteye girme savaşı veriyor. Gençler hayallerindeki mesleklerden çok herhangi bir bölüme kapağı atma derdinde. Durumu görece iyi olanlar tıp, mühendislik hayali kurarken, diğerlerinin ortak hedefi erkek, kız, “polis” olmak. Hiçbiri, örneğin “itfaiyeci”, “terzi”, “musluk tamircisi” filan olacağım demiyor. Genel düşünce bu meslekler hiçbir şey olamayanlar için sanki. Bu nedenle herkes bir şey oluyor ama sonuçta hiç kimse olduğu şeyi severek yapamıyor. Çünkü ilkokuldan başlayarak beyine kazınan düşünce “bir şey” olmak. O “bir şey” de hemen her aile için iyi bir maaş, rahat yaşam. Hiçbir çocuğun “Ben hiçbir şey olmayacağım. Ben zaten bir şeyim” deme özgürlüğü yok. Ama işin daha acısı, ne yazık ki tarım toplumuna geçme hatasını yapmış insan atalarımızın kurduğu sistemde insan artık “İ..]]> Thu, 15 Jun 2017 04:30:43 +0300 Keter https://www.evrensel.net/yazi/79241/keter https://www.evrensel.net/yazi/79241/keter? Neye inanacağımızı şaşırdık. Birkaç yıl önce Suriye’de 2 kadın doktor haberleşip, “Esad’ın sonu gelecek” türünde dertleşiyorlar. İki küçük çocuk duvara Esad’ı eleştiren yazılar yazıyor (Neden büyükler yazmıyor?). Halk çocukları kurtarmak için karakol basıp bir yığın polisi öldürüyor. Esad rejimi karakol basan halka karşı silah kullanıyor. Halka karşı silah kullanma konusunda sicili bozuk komşular fırsat bu fırsat uyanıklığı ile “Katil Esed” diye seslerini yükseltiyor. “Şam’da namaz”, “Katil Esed” naraları altında, bu naraları atanları tuvalet kağıdı gibi kullanıp dışarıda bırakan yedi düvel Suriye’ye çörekleniyor. Esas oğlan ve yalakaları Suriye’yi çoktan paylaşmış. Paylaşma işi anlaşma ile yapılmadığından içeride herkesin adamı ve teröristi var. Herkes yandaşını “Özgürlük savaşçısı”, karşısındakini “terörist” ilan ediyor. Viyana’yı, Rodos’u 8 ay kuşatmakla ele geçirme noktasına geldiği ile övünen Osmanlı’nın torunları (?), bir türlü Rakka’yı, Musul’u kuşatmayı akıl edememiş. Gelsi..]]> Thu, 08 Jun 2017 04:50:35 +0300 Yedi Bela Önder https://www.evrensel.net/yazi/79196/yedi-bela-onder https://www.evrensel.net/yazi/79196/yedi-bela-onder? Fıkranın esası Aziz Nesin Usta’nın. Ben Hasan Pulur ustanın bir yazısından mealen aktarıyorum. Adam seyahatten dönmüş, akşam yemekten sonra sormuş: “Eeee ne var, ne yok bakalım!” Kadın boynunu bükmüş: “Ne olsun, otobüste adamın biri gözlerini dikti bakıyor...” Adamın şivesi biraz bozuk: “Dur bakalım ne olacak?” Kadın devam etmiş: “Apartmana girdim adam peşimde! Asansöre bindim, dairenin kapısını açtım adam peşimde...” “Dur bakalım ne olacak?” Kadın olanları anlatmaya devam ediyor: “Yatak odasına girdim, soyundum, makyajımı temizledim, boy aynasında kendime baktım, ışığı söndürdüm, hafif kırmızı loş, yatağa uzandım.” Adam yine, “Dur bakaliii ne olacak?” Kadın pişkin cevaplamış. “Korkma bir şey olmadı. Senin her gece yaptığını yaptı.” Genelkurmay Başkanının yazılı açıklamasını okuyunca geldi fıkra aklıma. Bir binbaşı öğleden sonra gidip “MİT Müsteşarına operasyon düzenlenecek” ihbarında bulunuyor. MİT Müsteşarı Genelkurmay Başkanının yanına gidiyor. 4, beş saat birlikt..]]> Thu, 01 Jun 2017 05:00:02 +0300 Açlık grevi https://www.evrensel.net/yazi/79150/aclik-grevi https://www.evrensel.net/yazi/79150/aclik-grevi? Açlık grevinin tarihi, Hıristiyanlık öncesi İrlanda’ya, doğuda milattan önce 6ncı yüzyıla, Antik Hindistan’a kadar uzanır. Eski Roma’da, imparatorun dizi dibinde tüm nimetlerden yararlanacağına onun insanlık dışı uygulamalarını protesto etmek için açlık grevi yapan soylu senatörler, generaller vardı. “Adaletsiz rejimi, adaletle yıkınız. Alkışlar önüne kansız elle çıkınız.” diyen Gandi Hindistan’ın İngiliz işgalini sona erdirmek ve bağımsızlığı kazanmak için 3 hafta açlık grevi yaptı. Antik İrlanda’dan uzak doğuya kadar her yerde haksızlığa uğrayanlar haksızlık yapanı teşhir etmek, utandırmak için onların kapılarının önünde açlık grevi yaptılar. Açlık grevi, haksızlığa uğrayan ve hakkını arayabileceği hiçbir yer kalmadığını gören insanların bedenleri ile yaptıkları bir protestoydu. Filistin topraklarını “Vaat edilmiş topraklar(?)” ilan edip işgal eden İsrail’in hapishanelerinde tutuklu binlerce Filistinli, yaşam koşullarının iyileştirilmesi, işkencelerin durması için a..]]> Thu, 25 May 2017 04:50:17 +0300 Kuluçka https://www.evrensel.net/yazi/79100/kulucka https://www.evrensel.net/yazi/79100/kulucka? Güzel bir bahar sabahına uyandım. Tarla kuşunun şarkıları yerini iğde ve akasya kokularına bırakmıştı. Gelincikler, bir yıl boyunca saklandıkları yerden çıkmış, kısacık kırmızı ömürlerinde beğenilmek için hafif hafif dalgalanıyorlardı. Pencereyi açtım. Gözlerimi kapatıp bebekliğimden beri üzerinde tepindiğim koltuğuma oturdum ve derin bir nefes aldım. 1959 yılının ekim ayıydı. Ben henüz bir yaşına bile basmamış olmama rağmen dönemin başbakanı Menderes ABD’nin Beyaz Sarayı’nın mübarek merdivenlerini benim geleceğimi pazarlamak için tırmanıyordu. 10 yıllık iktidarı döneminde ABD’nin her istediğini yapmasına, 59 sonlarında Karamürsel’e, 54’te İncirlik’e ABD üsleri kurmasına, ülkemizin neredeyse tüm ağır sanayi tesislerini kuran Sovyetlere karşı yeşil kuşağın temellerini atmasına, henüz emekleme çağındaki çocuklara Amerikan süt tozu içirilmesinin alt yapısını hazırlamasına, “Ya bizdensin, ya onlardan” diye kendinden olmayanları hapisha-nelerde çürütmesine rağmen “deliğe süpürülüyor olm..]]> Thu, 18 May 2017 05:00:48 +0300 Kitaplar https://www.evrensel.net/yazi/79053/kitaplar https://www.evrensel.net/yazi/79053/kitaplar? Gaziantep kitap fuarı Gaziantep Üniversitesinde açıldı. Fuarı gezerken aklıma, halen üye mi bilmiyorum, bir zamanlar YÖK Denetleme Kurulu üyeliği yapmış bir profesörün, “Ben okuyan, yazan, düşünen, bilen adamdan korkarım. Bu ülke okumamış, cahil insanlar tarafından ayakta kalacak” benzeri açıklamaları geldi. Kitaplara saldıran, ön sözlerini, arka kapaklarını bir yudumda okuyan, kısıtlı harçlıklarıyla, alacakları kitabı kuyumcu hassaslığı ile seçen ilkokul, ortaokul öğrencilerini görünce, bu profesörün hayal ettiği ülkenin onun istediği şekilde ayakta kalmayacağını anladım. Diğer kulağımda AKP’li eski bakanın şikayeti ve endişesi yankılanıyordu. “ Okuyan, yazan sayısı arttıkça, eğitim düzeyi yükseldikçe bizim oylar düşüyor” demişti eski bakan. Hem yayınevi katılımı hem izleyici katılımı oldukça yüksek. Kentin okulları toplu olarak öğrencilerini kitap fuarına getiriyorlar. Yelpaze çok geniş. Kimi kitaplar yazarlarının düşünce dünyalarını resimle yazıyla ortaya koyuyor. Gençler daha..]]> Thu, 11 May 2017 04:00:12 +0300 Vicdan https://www.evrensel.net/yazi/79006/vicdan https://www.evrensel.net/yazi/79006/vicdan? Son kanun hükmünde kararname (KHK) ile yine çok sayıda akademisyenin işine son verildi. Aralarında profesör ve doçentlerin de olduğu hocalar bir daha hiçbir kamu kurumunda çalışamamak üzere üniversitelerden uzaklaştırıldı. Yazık oldu ülkenin bunca emeğine, kaynağına. Bir akademisyenin yetişmesi öyle az bir şey değil. Hocanın emeğinin yanında çok önemli bir kamu desteği gerekiyor. Öncelikle bu insanlar ülkenin gençleri içerisinden özenle seçiliyorlar. İçlerinde ülkenin her yöresinden insanlar var. Parasızlıktan düşmüşler tarikatların, şeyhlerin, hoca bozuntularının kucağına. Yoksul aile çocukları var. Yüksek Lisans, doktora ve sonrasında hoca olmuşlar. Tapu memuru, polis gibi değil hocalık. Nereden hesaplasanız bir akademisyen milyonlarca liraya patlıyor bu ülkede yaşayan diğer insanlara. Zaten zorlukla yürüyen akademik yaşam, yüksek öğretim, bilimsel araştırma çalışmaları, bir yandan yurt dışına giderek hayatını kurtarmaya(?) çalışan genç beyinler, bir taraftan, daha önceki ilişkile..]]> Thu, 04 May 2017 04:50:41 +0300 Balon patlar https://www.evrensel.net/yazi/78916/balon-patlar https://www.evrensel.net/yazi/78916/balon-patlar? Referandum oylaması öncesi hemen her televizyon kanalında gece yarılarına kadar kulağımızı patlatıncaya kadar bağırdılar. - Köprü yaptıııık, tünel kazdıııık, dünyanın en büyük havaalanını yapıyoruuuz. Kanal açıyoruuuuz. Onlar konuşur biz yaparııııız. Çağ atladık. Neyi alkışladığını bilmeyen binlerce kişi, Suriyeli göçmenler dahil, meydanlarda kürsüdekinin ses tonuna göre coştu. O bağırdıkça kızlar, kadınlar, çocuklar, erkekler hopladı, zıpladı. Bir tek maddesini bile bilmedikleri anayasa için oy verdi. Şimdi Türkiye bu yeni anayasa ile çağ atlayacak. Bekliyoruz. Şöyle bir karıştırdım. Dünyanın en yüksek gökdeleni Dubai’de. Yüksekliği 900 metreye yakın. Dünyanın en uzun kanalı Çin’de. 1800 kilometre. Dünyanın en zengin ülkesi kişi başına 90 bin dolar yıllık gelirle Arap krallığı Katar. Dünyanın en geniş caddesi Arjantin’de. Dünyanın en büyük meydanı Endonezya’da. Dünyanın en büyük çarşısı Türkiye’de, İzmir’de. En uzun asma köprüyü biz yapacağız. En büyük havaalanını biz y..]]> Thu, 20 Apr 2017 04:03:23 +0300 Neam https://www.evrensel.net/yazi/78865/neam https://www.evrensel.net/yazi/78865/neam? Son günlere girdik. Önümüzdeki pazar günü 18 maddelik anayasa değişikliği paketini oylayacağız. Pakette işçiler, emekçiler, gençler, öğrenciler, memurlar, kadınlar için tek kelime yok. Hakkını yemeyelim. Gençler için milletvekili olma yolu açılmış. 18-25 yaş arası nüfusumuz 8 milyon. Bir, iki genç milletvekili yapılırsa talih kuşunun kime konacağı belli ama rastgele olsa bile vekil olmak piyangodan büyük ikramiyeyi kazanmaktan 8 kez daha zor. Anayasa değişikliği bir zümreyi ölünceye kadar yargıdan kaçırmayı hedeflemiş. Başkan, yardımcıları, bakanlar ölünceye kadar dokunulmaz. Dokunabilme şartları, şark devesine hendek atlatmaktan zor. “Hayır” diyenler, “Yetmez ama hayır” diyenler, bir, iki çıkıntıyı saymazsak, ilk günkü dinginlik, olgunluk ve disiplin içinde neden hayır denmesi gerektiğini meydanlarda, kahvelerde, sokaklarda halka anlatmaya çalışıyorlar. Önceden tedbir alınıp, “hayır”ı anlatacak parti liderleri, parti ve dernek yöneticileri, gazeteciler gözaltına alınmış, özgürlükl..]]> Thu, 13 Apr 2017 04:50:52 +0300 Borç ve darbe https://www.evrensel.net/yazi/78817/borc-ve-darbe https://www.evrensel.net/yazi/78817/borc-ve-darbe? Türkiye’de darbeler tarihi ülkenin dış borç tarihi ile yakın benzerlik gösterir. 1946 yılında çok partili hayata geçişimizden sonra 1950’de Demokrat Partinin "Küçük Amerika olacağız” sloganı ile iktidara gelmesi, Osmanlı’dan kalan son borç taksitlerini henüz bitirmiş Türkiye’nin yeni borçlar almasının başlangıcı oldu. Devletin özellikle demir, çelik ve tekstilde büyüyerek gerçekleştirmeye çalıştığı kalkınma girişimi yerini borçla büyümeye bıraktı. ABD tarafından kabul edilen dönemin başbakanının Beyaz Saray’a gelişi bir radyo konuşanı tarafından “Beyaz Saray’ın mübarek merdivenlerini tırmanıyor” olarak verilmiş ve kurtuluş mücadelemizde silah ve para yardımı yaparak, sonrasında ülkemize demir çelik fabrikaları kurarak kalkınmamızda önemli desteği olan Sosyalist Sovyetler düşman, ülkemize sadece İncirlik’e, Karamürsel’e, Pirinçlik’e, Sinop’a askeri üs kuran, Kore’de yüzlerce insanımızın ölümüne neden olan ABD dost kabul edilmişti. Dost(?) ABD hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyor, her gü..]]> Thu, 06 Apr 2017 05:00:44 +0300 Cehalete övgü https://www.evrensel.net/yazi/78766/cehalete-ovgu https://www.evrensel.net/yazi/78766/cehalete-ovgu? Yakın geçmişin AKP’li mühendis enerji bakanı bir televizyoncuya demeç veriyor. “Eğitim seviyesi arttıkça AK Parti’nin hitap ettiği alanın daha da daraldığını görüyoruz. Anketlerde bunu söylüyor.” Tersten okursak, “Eğitim seviyesi düştükçe AKP’nin oyları artıyor.” demeye getiriyor. Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) Denetleme Kurulu Üyeliğine atanmış bir başkası, hem de profesör unvanlı, bir başka televizyonda konuşuyor. “Ben daha çok cahil ve okumamış, tahsilsiz halkın iradesine güveniyorum. Yani ülkeyi ayakta tutacak olanlar okumamış, hatta ilkokul bile okumamış, üniversite okumamış yani cahil halkın iradesine ben güveniyorum. Türkiye’yi ateşe sürükleyen okumuş kesim. Profesörden başlayarak geriye doğru (kendisi de profesör(?)). En tehlikeli olanlar üniversite mezunları. Ondan gerisi lise ve ortaokul. Olayları en rahat okuyanlar ilkokul mezunları. Çünkü zihinleri berrak.” Durum böyle olunca iktidarda kalmanın yolunu bulmuşlar. İşte son Yüksek Öğretime Geçiş (YGS) sınav sonuç..]]> Thu, 30 Mar 2017 04:50:23 +0300 G20’den T9’a https://www.evrensel.net/yazi/78718/g20den-t9a https://www.evrensel.net/yazi/78718/g20den-t9a? Çocukluğumuz ağaç tepelerinde geçti. Bırakın bilgisayarı, tableti, cep telefonunu, henüz televizyon bile olmadığından akşamları radyo dinler, gündüzleri “Sokağa çıkma” eylemini gerçekleştirirdik. O zamanlar İstanbul’un Çarşambası’nda bahçeler ve bahçelerde ağaçlar bile vardı. Sonradan taşındığımız Bakırköy’ün Hür sokağı, Bahçelievler düzlüğünün karşısında yemyeşil bir orman gibi ceviz, incir ağaçlarıyla bize çok güzel sokak yaşamı sunardı. En güzel incir ağaçları, karşı komşumuz akıl hastanesinin bahçesindeydi ve çete kurup dikenli tellerin arasından sıyrılarak çıktığımız incir ağaçlarının üzerinde, akıl hastalarının (O zaman deli derdik) aniden bahçeye havalandırmaya çıkarılmasıyla, saatlerce mahsur kaldığımız olurdu. Yakalandığımızda, kendisini Süleyman Demirel sanan delinin havalandırma süresince çektiği nutukları dinlemekle cezalandırılırdık. Delilerle aramızda korku, saygı ve ticarete dayalı bir ilişki oluşmuştu. Bahçenin tam karşısına dükkan açan Bedri Bakkaldan sigara alıp d..]]> Thu, 23 Mar 2017 04:10:05 +0300 Tek bayrak, tek millet https://www.evrensel.net/yazi/78675/tek-bayrak-tek-millet https://www.evrensel.net/yazi/78675/tek-bayrak-tek-millet? Her şey bir futbol maçında başlamıştı. 2000 yılında stadı dolduran binlerce erkek karşı seferleri başlatmış, hep birlikte bağırıyorlardı. “Avrupa, Avrupa duy sesimizi, İşte bu Türklerin ayak sesleri. Türklerle kimse başa çıkamaz …… …. kolla kendini.” 50’li yılların sonundan itibaren Anadolu’daki köyünden, henüz orta büyüklükte bir şehir dahi görmeden Almanya’nın Münih Garı’na inip, diş kontrolünden başarıyla geçen atalarımızın bir kısmı can havli ile garın güney çıkışının hemen karşısındaki “Goethe Strasse” de örgütlenmişler, ilk iş olarak kahvehanelerini açmışlardı. Hollanda, Fransa gibi ülkeler, sömürgelerinden gelen siyahi Surinamlıları, kıvırcık saçlı Marokları, Cezayirlileri tanıyorlardı ama, hiç sömürge olmamış, emir almaktan hoşlanmayan, eğlencesini daha çok erkek erkeğe, kadın kadına yapan, kahvehanede mutlaka yüksek sesle konuşup, bir sebepten kavga eden, arkadaşı, arkadaşının eşi, kızı biraz farklı davransa onu, “Almanlaşmak, Hollandalılaşmak”la suçlayan bu Anado..]]> Thu, 16 Mar 2017 05:00:00 +0300 Yetmez ama "Hayır" https://www.evrensel.net/yazi/78626/yetmez-ama-hayir https://www.evrensel.net/yazi/78626/yetmez-ama-hayir? Gelecek ay önümüze yine bir sandık konacak. İki seçenekli pusulanın bir tarafını tercih edip mührü basacağız. Oylar sayılacak. Ne tarafa fazla mühür basılmışsa o tarafın dediği olacak. “Tercihini “Hayır” olarak kullanacakların yaptıkları toplantılardan, açıklamalarından getirilmek istenen değişikliğin ne işe yaramayacağını az çok öğrendik. “Evet” çilerin açıklamaları içerikten çok slogana dönük. “Ey Avrupa, evet çıkınca görürsün gününü” türünden. Hesap ortada. “Evet” çıkarsa Kasım 2019’da seçim var. 5 artı 5 on sene daha eder, en kötü ihtimalle toplam 12 yıl 8 ay. Cumhurbaşkanımız için düşünülmediği söylenen sistemde AKP hayatta kalırsa bir AKP’li, Cumhurbaşkanımız aday olursa kesin seçilir, Allah uzun ömür versin, 75 yaşına kadar sorgusuz sualsiz iktidar garanti. Son dakika golü atıp, son saniyede meclisi feshedip bir seçim daha yaptırabilirlerse 80 yaşına kadar iktidarın tepesinde tek söz. Yok başka bir AKP’li seçilirse 2029 veya 2034 yılına kadar iktidar. “Bu değişiklik AKP için ..]]> Thu, 09 Mar 2017 03:27:49 +0300 Üç kez salla https://www.evrensel.net/yazi/78582/uc-kez-salla https://www.evrensel.net/yazi/78582/uc-kez-salla? İktidar hırsı, eldekini kaybetmeme telaşı, koltuk ve makam sevdası aklın önüne geçti. Her gece her kanalda hep aynı on, on beş kişinin aynı şeyleri yüzüncü kez tekrar ediyor olmaları bu ülkede neden en çok evlilik programlarının seyredildiğinin kanıtı. Devletliler tıpkı reklamlarda olduğu gibi her gece bize “İzle, izle..” diye madalyon sallıyor. “En iyi tartışmacı kavga eden tartışmacıdır, iyi reyting getirir” mantığıyla ne kadar kavgacı, bağırıp çağıran adam varsa her gece, gündüz kanallarda. Aynı adamlar bir o kanalda bir bu kanalda. Tartışmayı idare eden de çeliğin suyunu iyi veriyor. Geri çekilip horoz dövüşünü izliyor. Kanatlar fazla yolununca araya giriyor, sonra geri çekiliyor. Ömürleri, geceleri oturumlarda geçen taraftar kılıklı (kartal taraftarı ile alakası olmayan) üç, beş akademisyenin, rektörlerin gündüz ne yaptıklarını, öğrencilerine neler anlattıklarını, onları dünyaya nasıl hazırladıklarını merak ediyorum doğrusu. Televizyonlar böyle de sermaye arasında paylaşılmış b..]]> Thu, 02 Mar 2017 05:02:22 +0300 At, avrat, silah https://www.evrensel.net/yazi/78536/at-avrat-silah https://www.evrensel.net/yazi/78536/at-avrat-silah? Cemrenin ilki havaya düşmüş, bahar sabahı, yiyecek ve eş bulma telaşındaki hayvanların melodileri ile canlanmıştı. Heyecanla uyandım. Bu gün benim için özel bir gündü. Odama uğramadan, yıllardır odama gelip, “Duydun mu?” diye söze başlayarak sinirlerimi bozan iş arkadaşımın kapısını tıklattım. Önce ses vermedi. Bir daha ve daha güçlü tıklatınca içeriden cılız bir ses “Geeel” diye inledi. Gözlerinin içine bakarak oturdum. - Günaydın. Önce bir şeylerle uğraşıyormuş gibi önündeki kağıtları karıştırdı. Sonra kalktı. Bir tur attı. Yine oturdu. Sanki beni yeni görmüş gibi mırıldandı. - Günaydın. - Hayırlı olsun. Seninkiler çok yahşi bir iş etmişler. Önce anlamazlıktan geldi. Tavana baktı. Yüzünü buruşturdu. - Beni maşgul etme. Aparacak coğ işim var. Ne söyleyeceğsen cabuğ söyle. Yıllardır ona verdiğim cevabın aynısından başka söyleyecek bir cevap bulamamıştı. Arkama yaslandım. - Sizin başkan, avradını başkan birinci yardımcısı etmiş. - Olabilir - Başkan, avradını birinci yardımcı..]]> Thu, 23 Feb 2017 05:00:27 +0300 Cübbe https://www.evrensel.net/yazi/78489/cubbe https://www.evrensel.net/yazi/78489/cubbe? Mevsim icabı bağrışan kedilerin gürültüsüyle uyandım. Erkek kediler ortalıkta gözükmeyen, belki de hiç olmayacak dişi kedi için kavgaya tutuşmaya hazırlanıyorlardı. Kaskatı kesilmiş vücutlarıyla ve ilk hareket edenin kaybedeceği bilinciyle öylece duruyorlardı. Hava henüz aydınlanıyordu. Neredeyse yatak odama giren dallarıyla 30 yıllık dostum çam ağacına günaydın dedim. Sulu karın taneleri açık penceremden yüzüme çarpıyordu. Güzel havanın bol oksijenini ciğerlerime çekip 36 yıldır özenle sakladığım ve çok ender kullandığım cübbemi dolaptan çıkartıp yatağın üzerine serdim. Bir süre bakıştık. Bunca yıldır iliklenmediği, hatta ellerimle bile örtünmeyi, kapanmayı kabul etmeyip hocalık onurumu koruduğu için, minnet dolu bakışlarımla üzerine doladığım atkıyı düzelttim. Zor günlerden geçiyorduk. Daha önce de benzer günler yaşamıştık. 12 Eylül sonrası nice askeri merasimlere, hizaya getirme seminerlerine, paşaların fırça seanslarına zorunlu olarak birlikte katılmıştık ama, o, hep içindeki b..]]> Thu, 16 Feb 2017 04:10:58 +0300 Var mısın sanayici? https://www.evrensel.net/yazi/78441/var-misin-sanayici https://www.evrensel.net/yazi/78441/var-misin-sanayici? Yıl 1975. Teknik liseyi bitirmiş ve dokuma usta yardımcısı olarak o zamanlar Zeytinburnu’da bulunan Koç’ların Bozkurt dokuma fabrikasında işe başlamıştım. Beni revizyon takımına verdiler. 17 yaşımda henüz revizyonizm ile bir sorunum olmadığından takıma girdim. Takım bir usta, bir usta yardımcısı, bir de işçiden oluşuyordu. İşimiz her hafta Picanol marka bir dokuma tezgahını üretim dışı bırakıp bakıma almaktı. Yüzlerce tezgah olduğundan, başka revizyon takımları da olmasına rağmen, bir tezgaha sıra senede bir kere ancak gelebiliyordu. Birkaç hafta geçtikten sonra bizim usta, “Şunlar yaramaz adamlar. Fazla samimi olma” diye birilerini gösteriyordu. Bir akşam çıkışta yaramaz adamlarla yarar adamlar birbirine girdi. Sonradan yaramaz adamların DİSK üyesi, bizim ustanın da Türk-İş üyesi olduğunu öğrendim. Beni de sendikaya yazdırmak istiyorlardı. Ama üniversiteyi kazandığım için sendikalı olamadan işten ayrıldım. Mekikli Picanol dediğimiz tezgah neredeyse otomatikti. Beş, altı dokuma tezg..]]> Thu, 09 Feb 2017 04:50:10 +0300 ‘Hav’ https://www.evrensel.net/yazi/78358/hav https://www.evrensel.net/yazi/78358/hav? Serin bir Sovyet sonbaharıdır. Dünya düz mü, yuvarlak mı tartışmalarının üzerinden henüz birkaç asır geçmiştir. Kilise halen “düz” diye direnmektedir. Komünistler bu işe bir son vermek için Layka adlı köpeği Sputnik 2 adlı uzay gemisine bindirip uzaya gönderirler. Kafasında cam kavanozla Layka uzaya geldiğinde tepeden dünyaya şöyle bir bakar ve Rusça “hav” der. Bu kilise için yeterli bir kanıttır. Evet, dünya düzdür. Dünyanın yuvarlak olması kilisenin ve kutsal öğretinin gücünü zayıflatacak, bilimin mutlak zaferini ilan edecektir ve kilise, bazı papazlar yuvarlak olduğunu bilse de, henüz kıvırma manevrasına ilişkin bir sav bulamadığından “düz” diye direnmek zorundadır. Kiliseye göre Ruslar Layka’ya, “Düz ise bir kere, yuvarlak ise iki kere hav de” demişlerdir ve Layka sadece bir kez “hav” demiştir. Layka tüm bildikleriyle uzayda ölür. Kilise sevinmiştir. Maazallah bir daha “hav” derse tüm foyalarının ortaya çıkma tehlikesi vardır. Komünistler yılmaz. Bu kez Yuri Gagarin’i hazırlarl..]]> Thu, 26 Jan 2017 04:04:25 +0300 Müfredat https://www.evrensel.net/yazi/78313/mufredat https://www.evrensel.net/yazi/78313/mufredat? Bu müfredat denen şey ilginç bir şeydir. Dolu, boş, iyi, kötü, şartlanmış, yıkanmış, parlak, küflenmiş ne kadar beyin varsa hep müfredatlaşmak ister kendi gibi beyinler üretmek için. Bebek iç güdüleriyle doğar. Beslenmekten başka kaygısı yoktur kıvrımsız ilk beynin. Annesinin memesini bulur burnuyla, kokusuyla. Emer, büyümek için. Sonra kıvrımlaşmaya başlar beyin. Kıvrımların karmaşıklığı zekanın düzeyini gösterir. Her şeyi almaya, sorgulamaya, üretmeye hazırdır artık. Yeni şeyler duydukça, sorup, öğrendikçe, öğrendiğini yorumlayıp zekasıyla süzdükçe kıvrımlar artar. Kıvrımlar artsın diye matematik icat edilmiştir. Mantık icat edilmiştir. Felsefe hızlandırır kıvrımların artmasını. İşte tam bu aşamada müfredat devreye girer. Kıvrım tehlikelidir müfredatçılar için. Mantık, felsefe zinhar tehlikelidir. Kıvrımlı beyin sorgular, değerlendirir, mantığı ile yorumlar ve maazallah durumu çakar. İşte o zaman ekmek yoktur müfredatçılar için. Bu yüzden müfredat önemlidir. Ama bir kılıf lazı..]]> Thu, 19 Jan 2017 04:51:48 +0300 İnsanlık dili https://www.evrensel.net/yazi/78225/insanlik-dili https://www.evrensel.net/yazi/78225/insanlik-dili? Ülke gergin. İnsan kayıplarımız toplu cinayetlere dönüştü. Irak’tan, Suriye’den daha fazla insan kaybediyoruz terör olaylarında. Bu katliamları yapan sapkınlara küfür etmek, sapık, cani demek bir işe yaramıyor. Kaynağı belli olan terörün değirmenine kovayla, hortumla su taşıyanların, kontrol edilebilir olduğu sürece teröre ses çıkartmayan, teröristin sırtını sıvazlayanların teşhir edilip, cezalandırılması gerekiyor. Ama bundan daha kötü ve tehlikeli olan, lümpen takımının, sebep sonuç ilişkisini yorumlayabilecek kadar bile mantık eğitimi almamış insanların, hiç olmayacak yerlerde örgütlenerek ortaya çıkmaları terörün amacına ulaşıyor olduğu endişesi yaratıyor insanda. Hemen güneyimizde, Suriye’de, Türkiye’nin de taraf olduğu bir savaş sürüyor. Bir bölgeyi ele geçirmiş, o bölgede Irak Şam İslam Devleti kurup kendi yorumları ile şekillendirdikleri İslam’ı yaşamak isteyen ve düşman gördüklerine insanlık dışı cezalar veren, teşhirci bir örgüt var. Ellerinde nereden ele geçirdikleri bell..]]> Thu, 05 Jan 2017 04:30:34 +0300 Geleceğe mektup https://www.evrensel.net/yazi/78183/gelecege-mektup https://www.evrensel.net/yazi/78183/gelecege-mektup? Yıl ’80’lerin ortasıydı. Daha bırakın interneti, cep telefonunu, faks bile ancak büyük işyerlerinde vardı. Haberleşme, ağırlıklı olarak mektupla yapılıyordu. Henüz kamu kurumları özel birilerine aktarılmamış, halen insan için hizmet vermeye çalışıyordu. PTT de bunlardan biriydi ve “Kendine mektup yaz, 2000 yılında al” mektup kampanyası başlatmıştı. 2000 yılı çok uzak gibiydi. Darbe yeni yapılmıştı. Çocuklarımız ilkokula gidiyordu. Akademik hayatımızın henüz başlarındaydık. 18 yıl sonra ne olacağına ilişkin fazla bir öngörümüz yoktu. Çoluk çocuk oturup bir mektup yazdık. Hem o günümüzü anlattık yıllar sonra hatırlamak için, hem de 2000 yılında ne olacağımızın tahminlerini yaptık. Sonra hayatın mücadelesi içerisinde unuttuk kendimize yazdığımız mektubu. 2000 yılı yaklaşıyordu. Kimi kıyameti beklemeye başlamıştı. Kimine göre elektronik haberleşme çökecek, yeni yeni gelişmeye başlayan bilgisayar sistemleri, haberleşme sistemleri iflas edecek, dünya büyük bir karmaşanın içerisine düşece..]]> Thu, 29 Dec 2016 04:50:16 +0300 Zibidiler https://www.evrensel.net/yazi/78143/zibidiler https://www.evrensel.net/yazi/78143/zibidiler? Bölgemiz cehennemi yaşıyor. Neyi, neden paylaşamıyorlar belli değil. Halkın aslında böyle bir derdi de yok. Halk önce can güvenliği, sonra sessiz sedasız çocuklarını doyurabildiği, eğitebildiği bir hayat peşinde. Ama işte kanlı tarih, kendini farklı, önemli, üstün, hak eden sayan, hep daha fazlasını isteyen ve bu hırsla, bir grubun, bir düşüncenin, bir halkın liderliğini(?) ele geçiren insan müsveddelerinin kanlı kalemleri ile buna direnenlerin temiz beyaz kağıtları üzerine yazılıyor. Büyük İskender olmasaydı, Sargon, Ramses olmasaydı, Cengiz Han olmasaydı, Papa 2. Urban olmasaydı, Hitler, Mussolini ve benzerleri olmasaydı dünya tarihi farklı yazılacaktı. Ama olmadı. İki dünya savaşı ile dünyayı paylaşan bu aç gözlü insanlar, yeni bir paylaşım için ülkelerinde savaştıracak gençler bulamayınca kendi savaşlarını zengin toprakların yoksul ve eğitimsiz halklarının sırtına yüklediler. Milletleri, dinleri, mezhepleri için savaştığını sanan yoksul insanlar, karşı taraf dedikleri yoksul i..]]> Thu, 22 Dec 2016 05:00:35 +0300 Barışı kazanmak https://www.evrensel.net/yazi/78094/barisi-kazanmak https://www.evrensel.net/yazi/78094/barisi-kazanmak? Hey savaştan beslenen sapkın! Hey devletli! Hey silah tüccarı, eli kanlı saldırgan. Biz barış istiyoruz. Geceleri birlikte uykusuz kaldığımız, büyümesi, sağlıklı büyümesi için canımızdan verdiğimiz, onlar mutlu olsun, iyi yaşasın diye her fedakarlığı yaptığımız gençlerimizin, kızlarımızın, oğullarımızın, bir sevgilileri bile olmadan ölmesini istemiyoruz. 20, 25 yıl üzerlerine titrediğimiz, okusun diye ceketimizi sattığımız, sigaramızı azalttığımız çocuklarımızın 2 liralık kör kurşunla yaşamdan kopmalarını istemiyoruz. Her ne olursa olsun hiçbir şey insan hayatından önemli değil. Hiçbir şey bir annenin gözyaşından değerli değil. Barış istiyoruz. Silahlar sussun istiyoruz. Savaştan beslenenlerin, siyasi çıkar sağlayanların, kasalarını dolduranların yargılanmasını, cezalandırılmalarını istiyoruz. Çocuklarımızı onların küçük ve kirli hesaplarına kurban etmek istemiyoruz. Savaş isteyenler, “Döve döve adam ederiz” sapkınlığı içerisinde olanlar, devleti kendi malı, insanla..]]> Thu, 15 Dec 2016 04:51:03 +0300 Tezekli kıssa https://www.evrensel.net/yazi/78055/tezekli-kissa https://www.evrensel.net/yazi/78055/tezekli-kissa? Hikaye bu ya, köyün ağası eşeğinin sırtında kasabaya yollanır. Arkasında maraba. Yol uzadıkça, hava ısındıkça maraba sokranmaya başlar. Ağa şakacı. - Bak der, - Şu yerdeki tezeği yersen eşeğe binersin. Ben de arkandan yürürüm. Ayaklarında derman kalmayan maraba kabul eder. Tezeğin ucundan bir parça tadar. Ağa kaşlarını kaldırır, - Olmaz der. - Biraz daha yiyeceksin. Maraba çaresiz dalar tezeğe. Atlar eşeğin sırtına. Hava sıcak. Yol uzun. Ağa yorgun. - Bak der, Ağa, - Ben yaşlı bir adamım. Hem de yoruldum. Hadi artık in eşekten de ben bineyim. - Olmaz der maraba. - Ben eşek için tezek yedim. Sen de yersen tezekten veririm eşeğin sırtını sana. Ağa çaresiz bir parmak alır tezekten. Sonra biraz daha. Sonra atlar eşeğin sırtına. Kıssadan hisseler. 1. Sonuçta eşek ağada, yol marabada kalmış ve tezek boş yere yenmiştir. 2. Biraz tezek yiyerek her ikisi de yolun bir kısmını eşek sırtında geçirmiştir. 3. Bu paylaşımı tezek yemeden de yapabileceklerken inek b.ku yemey..]]> Thu, 08 Dec 2016 04:50:06 +0300 Milliyetçi-muhafazakar https://www.evrensel.net/yazi/78012/milliyetci-muhafazakar https://www.evrensel.net/yazi/78012/milliyetci-muhafazakar? Yandaşa soruyoruz. - Milliyetçi misin? - Evet. - Muhafazakar mısın? - Hem de nasıl. - Peki Avrupa Birliği’ne üye olmak istiyor musun? - Olursa iyi olur. Ama onlar bizi istemiyor ki. - Onlar kim? - Almanya. - Almanya milliyetçi-muhafazakar iktidarla yönetilmiyor mu? - … - Başka kim istemiyor? - Avusturya. - Avusturya da yönetim ne? Milliyetçi-muhafazakar değil mi? Hem de iyice milliyetçi ve muhafazakar değil mi? - … - Silah ambargosunu milliyetçi ve muhafazakar Almanya ve Avusturya koymadı mı? - Koydu. - Fransa’da seçimleri kim alacak? - Büyük ihtimalle milliyetçi-muhafazakarlar. - Peki seçilecek milliyetçi-muhafazakar ya da daha milliyetçi-muhafazakar adaylar “Türkiye’yi Avrupa’da görmek istemiyoruz” demediler mi? - Dediler. - Türkiye’de sola, sosyal demokratlara küfür eden milliyetçi-muhafazakarların Avrupa’daki benzerleri Almanya’da, Fransa’da, Avusturya’da, Hollanda’da o ülkelerin solcularına, yeşillerine, sosyal demokratlarına oy vermi..]]> Thu, 01 Dec 2016 04:48:42 +0300 Eşek hikayesi https://www.evrensel.net/yazi/77962/esek-hikayesi https://www.evrensel.net/yazi/77962/esek-hikayesi? Aziz Nesin Usta’nın yazıları beni güldürmez. Bazen ağladığım da olmuştur hikayelerine. En çok da “Ah Biz Eşekler” hikayesi üzmüştür, kızdırmıştır beni, hikayenin eşek tarafının kahramanı olmak hissi ile. Hikayede bir kurt vardır. Bir de görmüş, geçirmiş eşek. Ama öyle böyle değil, tam eşşek. Güzel güzel otlarken duyar kurdun ulumasını. Ama kurdun gelmesini hiç istemediğinden, kendini kandırmaya çalışır: - Kurt değildir, inşallah değildir. Başka yer kalmadı da burasını mı buldu gelecek?.. Gözlerim iyi seçmiyor da ondan... Çalıların gölgesini kurt sandım. Kurt yaklaşır. Aralarında eşek adımı ile üç dört yüz adım kalmıştır. Eski kuşaktan eşek, - Aman Tanrım, yoksa bu gelen gerçekten kurt mu?.. Hayır, olamaz. Olmamalıdır. Ah... Yok, yok, kurt değil... diye inlemeye başlar. Kurtla aralarında elli adım kalınca o yine avunur: - Şu karşımda gördüğüm yaratık kurt değildir inşallah... Canım, ne diye kurt olsun... Belki devedir, belki fildir, belki de başka bir şey, belki de hiçbir ş..]]> Thu, 24 Nov 2016 04:13:19 +0300 Bıçak sırtı https://www.evrensel.net/yazi/77912/bicak-sirti https://www.evrensel.net/yazi/77912/bicak-sirti? 15 Temmuz darbe kalkışması öncesinde 20’ye yakın üniversitede rektör seçimleri yapılmıştı. Bazı üniversitelerin rektörlerinin atamaları gerçekleşmeden darbe girişimi olduğu için atama işi sonraya kalmıştı. Cumhurbaşkanı, aralarında ODTÜ’nün de olduğu birçok üniversiteye atamaları gerçekleştirmesine rağmen sadece Boğaziçi Üniversite’sinin rektörünü, hem de birinci seçilen adayın yüzde 90 katılımın yüzde seksenden fazlasının oyunu almasına rağmen, atamamış ve bekletmişti. Sonra bir kararname ile rektör seçimleri iptal edildi. Kararname geriye doğru işletilerek seçim yapılmış olmasına rağmen Boğaziçi Üniversitesi’ne uygulandı ve rektörlüğe, seçimlerde aday bile olmamış, yani hayalinde üniversiteye rektör olmak düşüncesi bile olmayan bir öğretim üyesi atandı. Şimdi, sıfır oy aldığı üniversiteyi ( aday olsaydı en azından kendi oyu ile birlikte daha fazla oy alırdı) kendisine oy vermeyen öğretim üyeleriyle yönetecek. Çünkü istese de istemese de atandı ve görevi kabul etti (etmeme şansı var m..]]> Thu, 17 Nov 2016 04:17:27 +0300 Vesayet düzeni https://www.evrensel.net/yazi/77867/vesayet-duzeni https://www.evrensel.net/yazi/77867/vesayet-duzeni? ABD’de seçimler sonuçlandı ve kendisinin bile beklemediği şekilde Trump kazandı. Oy verme sırasında karısının verdiği oya göz atması bile güvensizliğinin tepe yaptığı andı. Şimdi ne olacak? Dünya işini gücünü bıraktı bu soruyu soruyor. Karşılıksız dolar basma hakkına sahip ve yıllık harcamasının 15 trilyon dolar olduğu tek ülke olduğu düşünülürse sonuçtan tüm dünya etkilenecek. Şimdi ABD’de sokaktaki adama, kadına soracaklar, “Kime oy verdiniz?” Büyük çoğunluk “Valla Trump’a oy vermedim” diyecek. Cumhuriyetçilere oy verenler sokakta “Demokratlara oy verdim. Nasıl çıktı bu sonuç” numarasına yatacak. Demokratlara oy verdiği kesin olan okumuş, yazmış takım, sanatçılar, beyaz yakalılar, çevrecilerin bir kısmı “Mücadeleye devam” derken, bir kısmı komşu ülkelere göç etme tehdidine başlayacak. Açık cumhuriyetçiler “Ya sev, ya terk et” diye caddelerde tepinecek. Bu arada sistem, kurulu düzen, derin devlet, CIA, ordu, ulusal güvenlik birimi, ne dersek diyelim, Trump’u yola getirme brifi..]]> Thu, 10 Nov 2016 04:11:33 +0300 Korku https://www.evrensel.net/yazi/77818/korku https://www.evrensel.net/yazi/77818/korku? Çocukluğum Sultanahmet’te geçti. Babam Sultanahmet’in iki mahallesinden biri olan ve bugün tramvay yolu ile sahil arasında kalan Cankurtaran Mahallesi'nin muhtarıydı. Babamdan sonra muhtarlık, padişahlık gibi ama seçimle, önce amcama sonra halama geçmişti. Dedemin evi ile ünlü Sultanahmet hapishanesi aynı sokağın iki tarafındaydı. Zorla yatırıldığımız öğlen uykularından çoğunlukla mahkumların sloganlarıyla uyanırdık. Halam “Siyasiler” derdi bağıranlar için. Sonra mahkum odalarının pencerelerine briket ile duvar örüp mahkumları karanlığa mahkum ettiler. Çocuk aklımızın vicdanı ile üzülmüştük. “İrfan Vural ziyaretçi kılığında Sultanahmet Hapishanesinden kaçtı” haberi Ahırkapı sahilinden Bizans surlarına kadar olan İstanbul sınırlarında dalga dalga yayılmış, söylemesek de, örülen duvara tepkiden midir hatırlamıyorum, gizli gizli İrfan Vural’ı tutmuştuk. İlk filmimi de burada çevirmiştim. İkiz kardeşimle hapishane kapısında oynarken bir adam sağa sola “İki çocuk lazım! İki çocuk bu..]]> Thu, 03 Nov 2016 04:45:35 +0300 Sokak https://www.evrensel.net/yazi/77777/sokak https://www.evrensel.net/yazi/77777/sokak? Zamanın Başbakanı Süleyman Demirel sokaklarda gösteri yürüyüşü yapan sol guruplar için “Yürüsünler. Yürümekle yollar aşınmaz” demişti. Gücünün doruğundaki o günün Demirel’i, sol hareketi küçümseyen Demirel, gün geldi “Bir darbe ile daha karşılaşırsa muhtemelen komünist olur” noktasına geldi. Zamanın güçlü emniyetçisi Mehmet Ağar hep faili meçhullerle, solcu bilinen insanlara yaptığı baskı ve zulümlerle anılırken gün geldi “Aslında Komünist Partililer iyi insanlardı” demek durumunda kaldı. “Hata yapmışız” diyen örneklerle dolu siyasi tarihimiz. Sadece bizim değil tüm dünya tarihi “Hata yapmışız” diyen siyasetçilerle dolu. İktidardayken her pisliği yapan, sermayenin, emperyalizmin uşaklığını sırf elde ettikleri küçük menfaatleri için gönüllü olarak yerine getiren, menfaat zincirinde bulundukları aşağılık seviyeyi korumak için kimsenin gözünün yaşına bakmayan insan müsveddeleri, iktidar güçlerini kaybedip, o bir zamanlar aşağıladıkları, küçümsedikleri halkın arasına katıldıklarında..]]> Thu, 27 Oct 2016 04:50:16 +0300 Açıldık https://www.evrensel.net/yazi/77728/acildik https://www.evrensel.net/yazi/77728/acildik? Üniversitelerimiz topluca açıldı. Hayırlı olsun. Bu yıl tek tek açılışlara ilave olarak bir de Cumhurbaşkanlığında toplu açılış yapıldı. Salon doluydu. Sanırım güvenlik ve yer darlığı nedeniyle sadece rektörler, dekanlar ve seçilmiş hoca ve öğrenciler oradaydı. Cumhurbaşkanımız 1 saate yakın konuştu. Özellikle yüksek öğrenimde kalitenin en önemli şartını hoca başına düşen öğrenci sayısının azaltılması, yani akademisyen sayısının arttırılması olarak belirlemesi ülkenin ve üniversitelerin yıllardır çözemediği en büyük sorunlardan. Hele var olanların yok imza attı, çamura battı denilerek özensizce üniversitelerden uzaklaştırılmış olması bu sorunu daha da büyütmüş durumda. Bir ülkede polis sayısını, memur sayısını, işçi sayısını, seyyar satıcı sayısını bir günde arttırabilirsiniz ancak hoca kolay yetişmiyor. Yüksek lisansı, doktorası, yardımcı doçentliği filan derken bir akademisyenin profesör olması en az 15 yılını alıyor. Gerçekten ülkede üniversite sayısı arttı, üniversitede okuyan öğ..]]> Thu, 20 Oct 2016 04:26:13 +0300 Enerji ve kan https://www.evrensel.net/yazi/77679/enerji-ve-kan https://www.evrensel.net/yazi/77679/enerji-ve-kan? Dünya değişiyor. Sanayileşmiş ülkeler özellikle enerji yoğun ve çevre kirliliği sonuçlu üretim biçimlerini enerji zengini yoksul ülkelere kaydırıyorlar. Sanayi devi Avrupa ülkeleri artık demir, çelik üretimlerini yoksul Güney Amerika ülkelerinde, çimento üretimlerini yakıp yıkarak oluşturdukları pazarlara yakın Türkiye gibi ülkelerde yapıyorlar. Kendi ülkelerindeki üretimi de yüksek eğitimli insan gerektiren bilgi yoğun teknolojilere, bilgisayar yazılımlarına, haberleşme teknolojilerine ve finans yönetimine devşiriyorlar. Böylece bir taşla üç, beş kuş birden vuruyorlar. Hem gittikleri ülkenin elektriğini, suyunu, kömürünü tüketiyorlar, hem bacalarından çıkan zehirli gazları, külleri o ülkenin insanlarının kafalarına boşaltıyorlar, hem de “Yabancı yatırım getirdik” diye caka satıp, çiçekli taçlarla karşılanıyorlar. Hedef ülkelerin kafasız (ya da kafalı) siyasetçileri de halklarına “İş alanı yaratıyoruz. Sanayileşiyoruz” diye yutturuyorlar, moda deyimle halklarını “Algı” yaratıp, yönetiy..]]> Thu, 13 Oct 2016 04:01:33 +0300 Kimsin beee! https://www.evrensel.net/yazi/77628/kimsin-beee https://www.evrensel.net/yazi/77628/kimsin-beee? Hıristiyan batı Mars’a kuracağı bir milyon kişilik kenti ve insanları taşıyacak uzay aracını tasarlamakla uğraşırken bizimkiler hâlâ, tıpkı Fatih’in kuşatmasındaki Bizans’ta insanların kutsal ekmeğin mayalı mı, mayasız mı olduğunu tartıştıkları gibi, yeşil kuşak teorisyeni Hıristiyan üst akılların(?) maddi, manevi desteği ile medrese mi, üniversite mi tartışması içerisinde. Suriye’de, Irak’ta kan gövdeyi götürüyor. İslam coğrafyası perişan. Akıldan ve bilimden uzaklaştıkça ölü sayıları artıyor. Batının servetine servet katan bombalar, silahlar 10 yaşında çocukların elinde oyuncak. Cennete gitmek için dünyada cehennemi yaşıyor, herkes birbirini öldürüyor. Bizimkiler bağırıyor: Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğü korunmalı!.. Tamam, korunsun. Peki bütün Irak’ı, bütün Suriye’yi kim yönetecek? Teorik olarak cevap belli. Madem demokrasiyi savunuyoruz, insanlar eşit şartlarda örgütlenecek, yönetime talip olacak, herkese eşit şartlar sağlayan seçimlere katılacaklar, seçilecekler ve ülk..]]> Thu, 06 Oct 2016 04:05:53 +0300 Şeftali https://www.evrensel.net/yazi/77580/seftali https://www.evrensel.net/yazi/77580/seftali? Alman misafirimle sağa sola bakınarak hem laflıyor hem yokuş aşağı yürüyoruz Gaziantep sokaklarında. Türkiye’ye ilk gelişi. Türkçesi, Almanya’da Türk kahvelerinde öğrendiği birkaç küfür dışında, sıfır. Almanya’daki Türk kahvehane ahalisinin her cümlenin sonuna “telgraf stop’u” gibi eklediği ve onca küfre rağmen herkesin gülmeye, eğlenmeye devam ettiği sinkaflı küfürleri de eğlenceli bir şey sanıyor. “Oğlum” diyorum, “Sen Almansın. Biz bize istediğimiz küfrü ederiz ama sen edersen döverler.” Hava sıcak. Geçen hafta Frankfurt’ta katıldığı, Avrupa ile Atlantik ötesi (ABD ve Kanada) ülkeler arasında Avrupa Halkı aleyhine yapılacak olan ticaret anlaşmasını protesto yürüyüşünü anlatıyor. Gösteride en az 500 bin kişinin yürüdüğünü, sivil oluşumun düzenlediği mitinge sol ve sosyal demokrat partilerin büyük destek verdiğini, gösteriye kiliselerin de katıldığını, polisin mitingi sabote etmek isteyen Neonazileri gözaltına alışını, Merkel ve diğer iktidar sahiplerini eleştiren afiş ve res..]]> Thu, 29 Sep 2016 04:50:37 +0300 5’ten büyük https://www.evrensel.net/yazi/77529/5ten-buyuk https://www.evrensel.net/yazi/77529/5ten-buyuk? Cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda konuştu. Diğer liderler 10-12 dakika konuşurken, biz rekor kırarak 27 dakika konuştuk. Salona baktım. Obama konuşurken salon hınca hınç dolu. Ön sıralar karaborsa. Bizde biraz seyrekleşmiş. Cumhurbaşkanının uçağında koltuk bulan ayrıcalıklı 20 gazeteciden sadece biri Erdoğan’ı dinliyor. Diğerleri, günahları boyunlarına, Newyork sokaklarında ucuz spor ayakkabı, cep telefonu peşinde mi belli değil. Ama salonda olmadıkları kesin. Eh, imam yellenirse, cemaat ….. hesabı, diğer ülke delegeleri masalarında birer temsilci bırakarak gezintiye çıkmışlar. Olsun. Cumhurbaşkanının, “Dünya 5’ten büyük” sloganı, emperyalizme, diktatörlük rejimlerine, vahşi kapitalizme, doğa katliamlarına karşı koyan, mücadele eden, her yerde insan hak ve özgürlüklerini savunan, iş, ekmek, özgürlük mücadelesini, halkların kardeşliğini dünyanın her noktasında destekleyen herkesin altına imza atacağı bir slogan. Almanya, İtalya ve Japonya’yı yenerek ikinci dün..]]> Thu, 22 Sep 2016 04:50:40 +0300 Limon ve akademisyen https://www.evrensel.net/yazi/77440/limon-ve-akademisyen https://www.evrensel.net/yazi/77440/limon-ve-akademisyen? Yüksek öğrenim kurumlarında, üniversitelerde öğretimi gerçekleştiren, araştırma yapan ve özgün araştırmalarıyla alanına katkıda bulunan kişilere verilen genel meslek unvanıdır akademisyenlik. 20’li yaşların hemen başlarında alınan karar ile başlayıp, yıllarca süren zor bir çalışma süreci sonucunda ulaşılan zor ve sorumluluk isteyen bir görevdir. Her şeyden önce ülke gençleri size emanet edilir. Onlara sadece verdiğiniz dersin teorik bilgilerini aktarmakla kalmaz, aynı zamanda tavır ve duruşunuzla, insan ilişkilerinizle örnek olursunuz. Toplum size önü iliklenmesin diye düğmesiz dikilen cübbe sorumluluğu yüklemiştir. Aranızdan bazıları kendileri için büyük insanlık için küçük hesapları yüzünden cübbelerinin önünü iki ellerini önlerinde kavuşturarak devletliler, muktedirler karşısında ayıp saydıkları göbeklerini örtebilirler. Bazıları, diğer meslektaşlarından biraz daha önemli(?) olmak için aslında hak etmedikleri sandalye, koltuk peşinde koşabilir, koltuğu elde etmek için türlü cambazlı..]]> Thu, 08 Sep 2016 05:00:07 +0300 Üniversite çıkmazı https://www.evrensel.net/yazi/77396/universite-cikmazi https://www.evrensel.net/yazi/77396/universite-cikmazi? Yıllar önceydi. Yüksek Lisans çalışmasını tamamlamış bir öğrencim doktora sonrası çalışmalar için ABD’de bir üniversiteden kabul almıştı. Kabul eden ekip, konusunda uzman bir ekipti ve bu çalışmanın öğrencimin bilimsel kapasitesine çok olumlu katkıları olacaktı. Tabii öğrencim de ekibe çok önemli katkılarda buluşacaktı. Gitme zamanı gelmişti. Uçağı uzun bir yolculuktan sonra ABD’ye inmiş ve pasaport kontrolünden geçerek ABD’ye ayak basmıştı. Onu, kim olduklarını bilmediği ama Türkçe konuşan birileri kapıda karşıladılar. Akşam, bir tek kuş sütü eksik sofralarına davet ettiler ve bu toplantıların düzenli olarak yapıldığını ve katılırsa sevineceklerini söylediler. Adamlar Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğinin yapacağı işleri yapıyorlardı. Oysa Büyükelçiliğin kapısına gitse kendisini içeriye bile almayacaklardı. Resmi elçiler bulundukları ülkelerin insanlarıyla veya oraya gelen normal vatandaşlarla ilgileneceklerine daha çok turistik gezi benzeri ziyaretlerde bulunan normal olmayan resmi he..]]> Fri, 02 Sep 2016 04:50:52 +0300 Kolay ölümler ülkesi https://www.evrensel.net/yazi/77344/kolay-olumler-ulkesi https://www.evrensel.net/yazi/77344/kolay-olumler-ulkesi? Bomba patladı. Lüks otellerin yüksek tavanlı, kristal avizeli salonlarında düğün yapacak durumları olmayan yoksul insanlar, eşi, dostu, konu komşuyu evlerinin önüne çağırıp kına yaptılar. Amaç eğlenmek, bir arada sevinci paylaşmaktı. Olmadı. Büyütülüp, geliştirilen dinci örgütün büyümemiş kurbanı çocuk, beline ne sarıldığını bile bilmeden sokak ortasında havaya uçuruldu. Durum tespiti yapmak kolay. Senaryo yazmak da. Sonuçta Ümran’ın yaralarından mahcup olan yüzü ardından, adını ve fotoğrafını bile bilemeyeceğimiz onlarca çocuk havaya uçtu. Kocaman kocaman amcaların iktidar hırsının, hükmetme hırsının, kaprislerinin, egolarının bedelini, dünyayı güzel olmasa da kötü olmadan yaşamak ve zamanı gelince huzurla gitmek olarak özetlemiş binlerce ölçülü insan ödüyor. İşin en acı tarafı, o kocaman amcaların “Dursun bu masum kan” diyeceklerine “Misliyle cevap verildi” diye halen yangına körükle gitmeleri. Patlayan bombanın sahibini bile kabullenirken isteksizler ve faili sulandırmaya hazırla..]]> Thu, 25 Aug 2016 03:59:04 +0300 Emeğin iktidarına https://www.evrensel.net/yazi/77298/emegin-iktidarina https://www.evrensel.net/yazi/77298/emegin-iktidarina? Pek çok cemaatin inananı kendi şeyhini Allah’ın ya da Peygamber’in vekili olarak görür. Bazıları ise şeyhlerinin Mehdi olduğuna inanır. Cemaatlerde bireysel irade yoktur. Sorgulama kesin yasaktır. Şeyhin sözü Allah kelamı hükmündedir. Onun emrini tartışmak Allah’ı ve Kur’an’ı inkâr etmekten beterdir ve dine küfür olarak kabul edlir. Cemaatler birbirlerini hiç sevmezler. Birbirlerinin Kur’an’ı yanlış yorumladığını düşünür ve sapkın olduğuna inanırlar. Birbirlerinden kız alıp vermezler, iş yerlerinden alış veriş yapmazlar. Bu cemaatlerden büyük ve kalabalık olanları genellikle istihbarat örgütlerinin ilgi alanı içerisindedirler, siyasete meraklıdırlar. Şeyh kime işaret ederse oraya oy verirler. Cemaatlerin geneli iktidar olma olasılığı yüksek partileri desteklemeyi tercih ederler. Kurucusunu daha öncesinde sevmiyor (halen de sevmiyor) olmalarına rağmen 2002 yılından bu yana iktidarı desteklemektedirler. Pek çok cemaat Cumhuriyet’e, askere ve özellikle Atatürk’e karşı dindar ve kindar b..]]> Thu, 18 Aug 2016 04:41:03 +0300 Alçı https://www.evrensel.net/yazi/77248/alci https://www.evrensel.net/yazi/77248/alci? Ortaokulu Bakırköy Ortaokulunda okudum. Şimdi var mı bilmiyorum ama o yıllarda “Elişi” dersimiz vardı. Başka derslerimiz de vardı tabi. Her derse kısık gözlerini üzerimize dikerek ve her sınava “Taşıma suyla değirmen dönmez” diyerek başlayan Türkçe öğretmenimiz namı diğer Sütçü (?) hocamız bu unvanı hakkı ile almıştı. Aslında beden eğitimi öğretmeni olmasına rağmen, ağabeyinin ünlü bir tiyatro oyuncusu olmasından mıdır nedir, matematik derslerimize girip, en ufak hatamızda favorilerimizden çekerek boynumuzun uzun olmasını sağlayan Boralı hocamız korku kaynağımızdı. Öğrenim hayatım boyunca en kötü zamanlarda bile 4 buçuktan 5 ile geçmeyi başardığım halde sadece bir kez onun dersinden ikmale kalmayı becerdiğim tarih hocam, kırmızı saçları, iri küpeleri, kabarık saçları ile halen rüyalarıma girer. Son sınıf öğrencileri deneme amaçlı sigara partilerini okulun hemen arkasında, bir duvar ötemizdeki mezarlıkta gerçekleştirirlerdi. O yıllarda sanki ortaokul öğrencileri daha yaşlı ve iri gibiyd..]]> Thu, 11 Aug 2016 05:00:10 +0300 Kayyum https://www.evrensel.net/yazi/77201/kayyum https://www.evrensel.net/yazi/77201/kayyum? Türkiye, tarihinin en karanlık günlerinden geçiyor. Devlet içinde palazlanması, güçlenmesi ve devlet içinde devlet olmasına göz yumulmuş, desteklenmiş gerici bir grup yeterli güce ulaştığını düşünerek düğmeye bastı. Yirminci yüzyılın “Silah kimdeyse iktidar odur” gerçeğinin yirmi birinci yüzyılda çalışmayacağını düşünemeden iktidarı ele geçirmeye kalkıştılar. Bu yapının orduda, emniyette, devlet kurumlarında, sivil hayatta ve ekonomik hayatta elde ettikleri güç açığa çıktı. İnsan, ülkeyi son 30 yıl yöneten ve bu dönemin yarısında iktidarda olan bu günkü hükümetin ve devlet görevlilerinin demokrasinin gerçek güvencesi solculara, gezi eylemcilerine, Karadeniz, Bergama çevrecilerine, işçi ve emek örgütlerine, muhalif partilere aslan ve düşman kesilirken, alnı secdeye değen veya çaktırmadan gözleriyle ibadet eden, işçi ve emekçilere yapılan saldırılarda kol kola oldukları bu kırmızı yanaklı çocuklara karşı nasıl hoşgörülü oldukları, onların gizli planları karşısında nasıl uyuduklarını (?) ..]]> Thu, 04 Aug 2016 04:51:00 +0300 Emerike https://www.evrensel.net/yazi/77150/emerike https://www.evrensel.net/yazi/77150/emerike? Bizim zamanımızda tecrübeli darbe mağdurları, darbe sinyalini aldıklarında ne yapacaklarını iyi bilirlerdi. Darbeyi kimin yaptığına bağlı olmaksızın bedelin yine solculara, emekçilere, öğrencilere ödettirileceğini bilen eski tüfekler, önce evdeki kitapları güvenli bir yere aktarmanın telaşına girerdi. Başlığında, arka sayfasında, dip notunda bırakın sosyalizmi, “sos” geçen yemek kitapları da dahil, kırmızı kapaklılarından başlayarak tüm kitaplar hacı eniştenin evine taşınırdı. Güvenecek eniştesi dahi olmayanlar, olsa bile eniştesi hacı olmayanlar mecburen imha yoluna gider ve kitaplar, Orta Çağ’dan beri işleyen en iyi yol olarak görüldüğünden, yakılırdı. Kitapları apartman boşluğuna atmak, genelde hayattaki ilk darbesini yaşayanların tercih ettiği ancak darbeyi yapanların ilk bakacakları yer apartman boşlukları, kömürlükler olduğundan ve bulunan kitaplar yüzünden komşuların da hırpalanması yolunu açtığından, en acemi yoldu. Babalarından aldıkları tüyo ile uyanık öğrenciler fizik, kimya..]]> Thu, 28 Jul 2016 04:50:51 +0300 Darbe ve üniversiteler https://www.evrensel.net/yazi/77103/darbe-ve-universiteler https://www.evrensel.net/yazi/77103/darbe-ve-universiteler? Geçtiğimiz günlerde 20’ye yakın üniversitede rektörlük seçimleri yapıldı. Özellikle Anadolu’daki az gelişmiş üniversitelerde rektör adayları, projeleri ve seçildikleri takdirde yapacaklarıyla ilgili tanıtım faaliyeti yaparken, alttan alta konuşulan konu, rektör adayının bilimsel kalitesi, becerisi, zeka seviyesi, tecrübesi, bağımsızlığı değil daha çok hangi tarikata, cemaate, şeyhe bağlı olduğuydu. Üniversiteler bölünmüş, kadrolaşmış, belli cemaatler, tarikatlar arasında paylaşılmıştı. Esasen bilime, insan haklarına, özgür düşünceye inanması gereken üniversite hocaları müridi oldukları şeyhlerin piyonu olarak yönetici koltuklarını işgal ettiler. Amaçları kendi yandaşlarını, tarikat, cemaat yoldaşlarını nemalandırmak, halkın birikim ve fedakarlıklarıyla kurulan üniversitenin kaynaklarından faydalandırmaktı. Bu sırada üniversitelerin bilimsel destek kaynağını yöneten, dağıtan benzer şekilde tarikat ve cemaat güçleri arasında özellikle cemaatin ağırlıklı olduğu şekilde bölünmüştü. O zaman..]]> Thu, 21 Jul 2016 04:50:43 +0300 Suriye'ye büyük yürüyüş https://www.evrensel.net/yazi/77051/suriyeye-buyuk-yuruyus https://www.evrensel.net/yazi/77051/suriyeye-buyuk-yuruyus? Emperyalizmin yaldızlayıp “Arap Baharı” diye yutturmaya çalıştığı saldırı bölge halklarını katletmeye devam ediyor. Özellikle Suriye’de başlayan ve Irak’ta uygulanan, işlevi dini, mezhebi unsurları Arap milliyetçiliği, sosyalizm ve bağlı olarak laik bir anlayış ile birleştirmek olan Baas rejimi Arap halklarının emperyalizme karşı başkaldırısının teorik altyapısını oluşturuyordu. “Arap Baharı” kapsamına işte bu ülkeler alındı. Esas hedef devletlerin isimlerinde bir dönem yer alan ve az da olsa uygulamalarına yansıyan sosyalist politikaların diğer Arap halklarına kötü(?) örnek olacağı endişesi ve bu rejimlerin zaman içinde emperyalizme ve kapitalist sisteme alternatif bir model oluşturabileceği tehdidi ve Sovyet etkisiydi. Halklarının petrol paralarını batının tatlı hayatında mankenlerle çarçur eden Suudi prensler, bakanlar, petrol paralarını Batıya sermaye yapan, halklarının zenginliklerini Batılı silah şirketlerine aktaran Arap şeyhlerinin ülkeleri ve o ülkelerin halkları için özgürlük..]]> Thu, 14 Jul 2016 05:00:53 +0300 Başkoyun https://www.evrensel.net/yazi/77007/baskoyun https://www.evrensel.net/yazi/77007/baskoyun? Bayram günü nereden aklıma geldiyse, bir zamanlar bir kısa film izlemiştim. Geniş otlakta otlanmakta olan koyunların içindeki başkoyun bir uçuruma yönelmişti. Başkoyun diğerlerine göre daha uzun boylu, daha irice ve daha besiliydi. Etrafındaki başkoyun adaylarını zaman zaman boynuzlarıyla dürtüyor, sanki onlara “Ben başkoyun oldukça siz dikkatli olun, benim otlarıma yaklaşmayın” diyordu. Yalnızdı başkoyun. Bir, ara sıra yanına yaklaşıp havlayan Alman kurdu kırması köpekten, bir de elinde sırığıyla her an poposunu dürten çobandan korkuyordu. Onu izleyen daha düşük rütbeli koyunlar, siyah, beyaz keçiler sorgusuz sualsiz başkoyunun peşine takılmışlardı. Bir yandan başkoyuna yakın durarak kendilerini güven-ceye almak istiyorlar, bir yandan da başkoyundan kalan otları hızla yutmadan mideye indiriyorlardı. Burada yediğini çiğnemeye vakit yoktu. Her koyun sonra çıkarıp çiğnemek üzere ne bulursa hızla mideye indiriyordu. Bir yandan da bir gün nasıl başkoyun olacaklarının hesabını yapıyorla..]]> Thu, 07 Jul 2016 04:50:03 +0300 Canlı bomba https://www.evrensel.net/yazi/76954/canli-bomba https://www.evrensel.net/yazi/76954/canli-bomba? Yine bomba, yine katliam. Ülkemiz adı konmayan bir savaşın içinde. Kurtuluş savaşında verdiğimiz insan kaybından fazlasını verdik son 1 yılda, adı konamayan savaşta. İçinde kötülüklerin saklandığı ve açılması yasak mitolojik Pandora’nın Kutusunu açtık. Kutuyu açarken kimi zaman Büyük Orta Doğu Projesinin Eş Başkanı, kimi zaman Saddam düşmanı olduk. Kutuyu açan en büyük anahtar ile kardeş Esad’ı katil Esed yaptık. Günde beş vakit alnı secdeye değen Saddam, Esad düşmanımız; vaftiz olmuş Obama, Putin dostumuz oldu. Komşu ülkelerimizin Müslüman halklarını Frenk askerlerine tepeletmek için sınırlarımızı, topraklarımızı, üslerimizi açtık. “İslama laf söyletmeyiz” diye yalandan bağıra bağıra, Bizans’ın giremediği Emevilerin Suriye’sini, Abbasilerin Bağdat’ını haclı ordularına bombalattık. Önce, dört tarafı kontrolümüzde olmasına rağmen, Sünni bir devlet kurulur hayaliyle sınırlarımızı açarak malum bölgeyi IŞİD’e teslim ettik. İş rayından çıkıp, batının damarına dokununca IŞİD’i, DEAŞ yapt..]]> Thu, 30 Jun 2016 04:50:20 +0300 O ne derse, o https://www.evrensel.net/yazi/76900/o-ne-derse-o https://www.evrensel.net/yazi/76900/o-ne-derse-o? Chris Stephenson. İngiliz. Ama bir Türkiye vatandaşından daha çok katkısı var Türkiye’ye. Üniversitede hocalığa başlamış. Bilgisayar Bilimleri Bölümünü kurmuş. Ama bizim yurdun insanı böyledir. Türkiye’ye Demir Çelik Fabrikaları, Maden İşletmeleri kuran, Kurtuluş Savaşında emperyalizme karşı savaşan insanıma para, silah yardımı yapan, işgal ettiği toprakları terk eden Sosyalist Rusya düşman, çocukları süt tozu masallarıyla uyutan, Deniz ve arkadaşlarının idamına sebep olan, ülkeme önce askeri üs, daha sonra “Fast Food” zinciri kuran, gelişmeye başlayan sanayimi, “Siz yapmayın biz veririz” diye geri bırakan ABD dosttur yurdum insanı için. Vietnam Savaşına “Onlar bana bir şey yapmadı” diye katılmayı reddeden Muhammed Ali’yi alkışlar. NATO’ya girmek uğruna Uzak Asya’da, Kore’de gençlerimizi heba eden sağ zihniyeti savunur, onlara oy veririz. Savaşlara karşı çıkan kendi Muhammed Ali’lerini komünist ilan eder, hapislerde süründürürüz. Chris neden yargılanıyor? Hem de yarın İstan..]]> Thu, 23 Jun 2016 04:50:58 +0300 Gericiler https://www.evrensel.net/yazi/76857/gericiler https://www.evrensel.net/yazi/76857/gericiler? Diploma töreninde konuşma yapan müdüre liseli öğrenciler arkalarını döndü. Bugüne kadar yapılmış en barışçı, en akıllı ve en anlamlı protesto. Mezun olan liseli gençler 17-19 yaş aralığında. Yani AKP’nin “Eyyy gençler. Size önem veriyoruz. Size seçme ve seçilme hakkı veriyoruz” diye siyasetin tam içerisine çekmek istediği yaştalar. Partilerin oy deposu olarak görüp ağızlarını sulandıracak yaştalar. Ama bu yaştaki insanların bir özelliği var. Onlar geleceklerini planlarken yalan, sahtekarlık, yalakalık, biat düşünmezler. Bu yaştaki insanlar önce kendilerine inanırlar, önce kendi bilgilerine önem verirler. Bazen eksik bilgilerine rağmen doğru olduğunu düşündükleri fikirlerini ısrarla savunurlar. Bu kafa yapısını kıracak, ehlileştirecek(?) tek yöntem özgür düşünceyi dışlayan, sorgulamayı yasaklayan, farklı düşünceleri dışlayan, kötüleyen gerici eğitim sistemidir. İşte sırf bu nedenle son 14 yılda ülke yönetiminde tek söz sahibi olan hükümet 6 eğitim bakanı değiştirdi. Her eğitim bakan..]]> Thu, 16 Jun 2016 04:50:52 +0300 Hemen barış https://www.evrensel.net/yazi/76806/hemen-baris https://www.evrensel.net/yazi/76806/hemen-baris? Bir yılı devirdik 7 Haziran seçimlerinin üzerine. Adalet ve Kalkınma Partisi, bırakalım Anayasa’yı değiştirmek için gereken milletvekili sayısını, aldığı oy oranıyla iktidarı bile kaybetmişti. Derin bir sessizlik oldu. Saraydan ses yoktu. Çankaya’dan ses yoktu. Sonra silahlar patlamaya başladı. 20 Temmuz’da Suruç’ta sosyalist gençler IŞİD (?) tarafından bombalandı ve 34 genç hayatını kaybetti. Hemen ardından Ceylanpınar’da 2 polis evlerinde öldürüldü. Katliam çıtası yükseliyordu. Etki tepki yasasını iyi işleten silahlı unsurlar kontrollerini kaybetmiş, her ölen için karşı taraftan en az iki ölü düşüncesiyle saldırılarını sıklaştırmışlardı. Bombalar, silahlar patlamaya başladı. Binlerce kişi hayatını kaybetti. Ve kaybetmeye devam ediyor. Her ölüm arkasında kin ve nefret bırakarak başka ölümlere zemin hazırlıyor. Suriye’nin kuzey doğusuna yerleşmiş IŞİD sıkıştığı dar alanda bombalanıp, militan kaybettikçe, düşmanına intikam saldırıları düzenliyor. Eline silah almış gençler ölen her arkad..]]> Thu, 09 Jun 2016 04:50:13 +0300 Kabile ile cübbe https://www.evrensel.net/yazi/76755/kabile-ile-cubbe https://www.evrensel.net/yazi/76755/kabile-ile-cubbe? Sözlük, “Bir soydan türeyen, bir arada yaşayan topluluk” diyor kabile için. İlk kabileler Ortadoğu’da, din kökenli. Musevilik 12 kabile ile başlıyor. Bir rivayete göre 13’üncü kabile kuzeyden doğu Avrupa’ya gelen Yahudi Türkler. Kabilelerin çocuk beynimizi derinden etkileyenleri Kızılderili kabileler. Siular, Komançiler, Çeyenler, Apaçiler. Bir de bunların tarihe mal olmuş Reis’leri. Reis deyip geçmeyin. Kabile Reis’i demek her şey demekti. Her ne kadar ihtiyarlar meclisi, danışma kurulu gibi “İstişare” mekanizmaları olsa da, bir çadırda toplanıp derin bir suskunluktan sonra son söz tek kelimeyle reise aitti; - Ughh. Doğu kabilelerinde reis reisliğini babadan alıyordu ama Kızılderililerde reislik babadan gelebildiği gibi reisler kendi tırnaklarıyla bu makama gelebiliyordu. Bir de totem vardı. Kabilenin tam orta yerine dikilmiş, üzerinde kutsal heykeller, şekiller olan tahta direk. Etrafında ölüm, yağmur, bereket dansı yapan Şaman, kabilenin ikinci adamıydı. Fetvaları belirleyici..]]> Thu, 02 Jun 2016 05:00:43 +0300 Roma ve Reis https://www.evrensel.net/yazi/76703/roma-ve-reis https://www.evrensel.net/yazi/76703/roma-ve-reis? Uzun yıllar önceydi. Atlas Okyanusu’ndan Pers sınırlarına kadar uzanan devasa toprağıyla Roma İmparatorluğu kültürüyle, inancıyla, acımasızlığıyla tam ortadan ikiye çatlamış, batıda kalan parça Romalı olmayan imparatorların elinde Gotların, Barbarların, Vandalların saldırısıyla son nefesini vermişti. Geçilmez duvarları, entrikaları, piskoposları, prensesleri ve erguvan renkli imparatorlarıyla doğu bin yıl daha dayanabilecekti akınlara, saldırılara. Fatih’in şehre girip, karşı koymayanlara iyi davranılacağı sözüne rağmen, Roma’da kaçakların, asilerin, suçluların, suçsuzların, kurtarıcısı olan, imparatorun bile girmeye cesaret edemediği Ayasofya’ya sığınıp teslim olmayı reddeden halk kılıçlardan kurtulamamıştı Ayasofya ile birlikte. Roma son nefesini vermiş, tarih kanla, kılıçla, hırsla, hevesle yeniden başlamıştı bir daha. Bizim Fatih’e dedemin bile bilmediği bir sebeple taşınmamız daha sonralara rastlar. Kemalettin Tuğcu hikayeleri ile şekillenen, insanlaşan beynimizin herhangi bir bö..]]> Thu, 26 May 2016 05:00:40 +0300 Normal üstü https://www.evrensel.net/yazi/76659/normal-ustu https://www.evrensel.net/yazi/76659/normal-ustu? Normal bir ülkenin bir bölgesinde her gün o ülkenin gençleri ölüyor, bölgenin evleri, binaları, geçmişi yıkılıyor olsa, Normal bir ülkenin en işlek caddesinde, meydanında her gün bomba patlayacak, onlarca insan havaya uçacak korkusu yaşanıyor olsa, Normal bir ülkenin seçilmiş (?) başbakanı, bir gün tek seçici tarafından defterden siliniyor ve geldiği yere gönderiliyor olsa, Normal bir ülkenin meclisinde bir grup vekili meclisten atmak için türlü komplolar kuruluyor, kirli oyunlar oynanıyor olsa, Normal bir ülkede, o ülkenin en önemli anma günleri, bayramları, toplanma girişimleri “Bombaaa” diye iptal edilirken, ülkenin ve bölgenin en önemli adamları “Bombasız” düğün derneğe katılıyor olsa, Normal bir ülkenin en önemli otoyolunun 2 şeridi sırf muhterem birisi geçecek diye devletin polisi tarafından saatlerce trafiğe kapatılıp, ülke zaman ve para kaybına uğratılıyor olsa, Normal bir ülkenin sınır kenti, komşu ülkeyi ele geçirirken göz yumulmuş eşkiyalar tarafından bombalanıyor, a..]]> Thu, 19 May 2016 04:50:45 +0300 Gaziantep Kitap Fuarı https://www.evrensel.net/yazi/76617/gaziantep-kitap-fuari https://www.evrensel.net/yazi/76617/gaziantep-kitap-fuari? Geçtiğimiz hafta Gaziantep Üniversitesi’nde kitap fuarı vardı. Üniversitenin en yeni ve en geniş salonları ayrılmıştı fuar için. Salonun ikinci katında tam merdiven karşısında geniş ve iki taraflı cephesiyle Evrensel Basım Yayın fuarın en verimli yerinde kitaplarını sergiliyordu. Her yaştan okurlar doldurmuştu salonları. İnsanlar sanki yemek tadar gibi inceliyorlardı kitapların arka sayfasındaki tanıtım özetlerini bir bir. Çok bilinen yayın evlerinin yanında yöresel yayınevleri de en az diğerleri kadar okuyucuyu toplamıştı tezgahlarına. Tam girişin karşısındaki Gaziantepli şair, yazar, araştırmacı ve yayıncı Mehmet Kara’nın tezgahına konuk oldum önce. Tarihçi Yazar Celal Hoca’nın sözü vardı. Son kitabının bir kısmını birlikte inceledik. Kurtuluş Savaşı yıllarındaki ihanet çetelerinin, gerici tarikatların düşmanla yaptıkları işbirliklerinin belgelerini tek tek koymuştu sayfalarına. Kitabın arkasına Mustafa Kemal’in Mecliste yaptığı konuşmadan üç paragraf koymuştu o günün Osmanlıcasıyla...]]> Thu, 12 May 2016 04:09:55 +0300 Kilis mi, IŞİD mi? https://www.evrensel.net/yazi/76570/kilis-mi-isid-mi https://www.evrensel.net/yazi/76570/kilis-mi-isid-mi? Kırk yıl önceydi. Kilis’e gelmiştik. Anadolu’nun yoksul kentlerinden otobüsle geçerek ulaştığımız Kilis, özellikle çarşıları ve pasajlarıyla çok zengin görünüyordu. “Kilisli çok zekidir. Ya okur büyük adam olur, ya kaçakçılık yapar yine büyük adam olur” demişti elektronik eşya satan dükkandaki satıcı. Yağda kızarmış Kilis katmeriyle başlayan günümüz, tepside Kilis kebabıyla devam etmişti. Kiloyla tel maşa saat satıldığını ilk Kilis’te görmüştüm. O güne kadar Aristo Cetveli ile yapıyorduk trigonometrik hesaplarımızı. Casio marka pilli hesap makinesiyle Kilis’te tanıştım. Halen kullanırım 4 kalem pilli o hesap makinemi. 2 kilo tel maşa saat aldık İstanbul’da eşe dosta dağıtmak için. Yavuz’un babasının Reno 12 sıfır arabası için çift taraflı çalabilen bir de teyp atmıştım valize. Lokantada bir Kilisli Japonya’ya gittiğini, Türkiye’den geldiğini söylediğinde bir Japon’un “Türkiye Kilis’in neresinde?” diye sorduğunu övünerek anlatmıştı. Dönüşte Kilis-Gaziantep arasındaki jandarma karakolund..]]> Thu, 05 May 2016 05:00:00 +0300 Tarla Kuşu https://www.evrensel.net/yazi/76520/tarla-kusu https://www.evrensel.net/yazi/76520/tarla-kusu? Güzel bir bahar sabahına uyandım. Simsiyah bir tarla kuşu çam ağacının en yüksek dalından güzel sesiyle bahar şarkıları söylüyor. Nameleri hep farklı ve coşkulu. Akşam yağan yağmurun çimenlerin üzerinde bıraktığı kokuyu içime çekerek televizyonu açıyorum. Sabah haberlerine bakacağım. Televizyonda Muzaffer ve Kıvanç Hocalar. Arif Koşar soruyor, onlar anlatıyor. Seslerini duymadan hocaların sadece yüzlerine baksam, Arif’in sorularını duymadan seyretsem çok komik ve eğlenceli bir programda felaket gırgır şeyler anlattıklarını düşüneceğim. Kıvanç Hoca için yakalama kararı çıkıyor. “Kaçar” şüphesiyle polisler evini basıyor. Evde babası. Kendi üniversiteye gidiyor. Boğaz köprüsü üzerindeyken babası arıyor. “Polisler seni yakalamaya geldi.” Doğru karakola, oradan hapse. Hem de tecrit hücresine. Muzaffer Hoca çocuğu kreşe bırakacak. Kıvanç arıyor, “Yakalama kararı çıkmış.” Çocuğu kreşe bırakıyor, oradan tecride. Savcının soruları tam Aziz Nesin’lik. “Belirtilmeyen görüş” üzerinden y..]]> Thu, 28 Apr 2016 04:52:20 +0300 Barışa tez https://www.evrensel.net/yazi/76470/barisa-tez https://www.evrensel.net/yazi/76470/barisa-tez? Dünyada iki yaşam biçimi var. Birincisi savaş içinde yaşamak. Diğeri barış içinde yaşamak. Biri varken diğeri yok. Ama birinde yaşarken diğerini arzulamak, istemek, o şekilde yaşamak için çabalamak, konuşmak, yazmak var. Dünya savaşları böyle başladı. Siz bakmayın birinci dünya savaşının Sırp gencin Avusturya prensini öldürdüğü için başladığı masallarına. Öncesinde inanılmaz bir propaganda savaşı başlamıştı. Afrika, Asya, Ortadoğu gibi sömürge ülkelerden pay alma savaşı kızışmış ve temelde tükenmeye yüz tutmuş devasa imparatorluklar sermayenin paylaşım sofrasına konmuştu. Savaş istenen sonucu vermedi. İmzalanan barış anlaşmalarında hak ettiğini alamadığını düşünenler Yahudi düşmanlığı, komünizm karşıtlığı üzerinden başlattıkları söylem savaşını, birincisinin üzerinden henüz 20 yıl geçmişken, silahlı savaşa döndürdüler. İsa’dan öncekileri saymazsak dünya savaşının ikincisi başlamıştı. Kan gövdeyi götürdü. 30 milyondan fazla kişi öldü. O dönemde de savaş karşıtı olmak, barıştan bahsetmek..]]> Thu, 21 Apr 2016 05:00:05 +0300 'Ne seçimi lan' https://www.evrensel.net/yazi/76417/ne-secimi-lan https://www.evrensel.net/yazi/76417/ne-secimi-lan? Üniversitelerimizi rektörler yönetiyor. Kenan Evren’in Yüksek Öğretim Kanunu (YÖK) her üniversitenin başındaki kişiye Cunta Lideri Kenan Evren’in sahip olduğu yetkileri aratmayacak yetkiler verdi. Darbenin ilk yıllarında o rektörler bölgenin en yüksek rütbeli askerine bağlı çalışıyordu. Akademisyenlik hayatım, asistanlık yıllarımda bir haksızlığı dile getirmek için dekan ile konuşmamızda, dekanın bana “Durumuna şükret. Başımızda asker var” demesi ile başlamıştı. Sonra Evren üniformasını çıkardı ve sivil(?) oldu. Ama hep başımızdaydı. Aradan geçen 34 yıldan sonra Yüksek Öğretim Kanunu ile halen başımızda ve rektörler halen öğretim üyelerine bir zamanlar dekanın bana söylediği şeyler söylüyorlar. Devlet üniversitesi sayımız 200’e yaklaştı. 4 yılda bir bu üniversitelerin rektörleri değişiyor. Yüksek Öğretim Kanunu rektöre her yetkiyi verdiğinden üniversitenin huzuru, bilimsel ve sosyal başarısı rektörün sütüne kalmış. Kenan Evren ruhunu içselleştirmiş olanlar için üniversite eşittir kışl..]]> Thu, 14 Apr 2016 04:26:42 +0300 Suriye'de hayat https://www.evrensel.net/yazi/76366/suriyede-hayat https://www.evrensel.net/yazi/76366/suriyede-hayat? Suriye’deki iç ayaklanma ve savaşın rengi değişmeye başladı. Başlangıçta 100’den fazla grup ele geçirdikleri sokaklarda kendi yönetimlerini ilan ediyordu. Yolun başına kontrol noktası koyan ülkeye sahip olduğunu düşünüyordu. Zamanla bazı gruplar umutsuzluğa kapılıp ülkeyi terk etse de kalanlar birleşerek güçlendi. Suriye ordusu asker bulmakta güçlük çekiyordu. “Bu savaş benim savaşım değil” diyen milyonlarca kişi ülkeyi terk etmiş, önce canlarını kurtaracakları komşu ülkelere, oradan da daha iyi bir yaşam için batı ülkelerine akmaya başlamışlardı. Tüm zenginliklerini yıllarca sömürdükleri Afrika’nın, Ortadoğu’nun, yoksul güneyin insanlarına borçlu olan batı, masaya gelen hesabı görünce yan çizdi ve kapılarına dikenli tellerle kapattı. Kendi toprakları dışında ve olabildiğince uzaklarda toplama kampları oluşturdular. Bazen “Stratejik ortak” masalıyla yutturdukları, bazen beyzbol sopasıyla, Panama belgeleriyle, Zarraf’la korkuttukları yöneticilerimizin sırtlarını okşayarak, ya da kaşları..]]> Thu, 07 Apr 2016 04:56:38 +0300 Barış zamanı https://www.evrensel.net/yazi/76320/baris-zamani https://www.evrensel.net/yazi/76320/baris-zamani? Dünya tarihi savaşlar tarihi de aynı zamanda. Bazen devletler, imparatorluklar birbirine saldırmış kralların, başkanların ihtirasları ile, bazen insanlar başkaldırmış kendi içinde baskıya, zulme. Dünyanın en uzun savaşı Sicilly Adası Savaşı. Kraliyet ve Parlamento yanlısı İngilizlerle, bir gruba dışarıdan destek veren Hollandalılar arasında İngiltere’nin güneyindeki küçük Sicilly adası için yapılmış bu savaş. Savaş ilanı ile barış anlaşması arasında tam 335 yıl geçmiş. En kısa savaş 38 dakika. İşin içinde yine İngilizler var. Guatemala, tarihin en büyük iç savaşlarından birini yaşadı. İktidarı elinde tutanlara karşı verilen özgürlük mücadelesi otuz altı yıl sürdü ve 200 bin kişi hayatını kaybetti. Ülkenin yerli halkı Maya’lar neredeyse yok olma noktasına geldiler. İç savaş, 1954’te ABD desteğiyle kurulan cunta yönetiminin baskı altına aldığı sol hareketlerin, sendikaların ve yerli halkların diktatörlüğe başkaldırmasıyla başlamıştı. 1970’lerde şiddeti artan savaşta ordunun gerillalar..]]> Thu, 31 Mar 2016 03:29:34 +0300 Johny https://www.evrensel.net/yazi/76269/johny https://www.evrensel.net/yazi/76269/johny? Bir şarkı yazmışsın. Yetmezmiş gibi bir de söylemişsin. İngilizce olduğu için ben anlamadan gözlerimi kapatıp öyle ninni gibi dinliyordum. Dil bilen bizimki, “Aman, sen ne yapıyorsun? Bu John’un ne dediğini biliyor musun? Bir duyulursa, maazallah. Duyulmaz inşallah.” diye uyarınca tercüme ettirdim. “Hayal et bütün insanların bu gün için yaşadığını... Hiç ülke olmadığını hayal et Bunu yapmak zor değil” Sadece bize değil, sınırlarımıza, özellikle yolgeçen hanına dönen güney sınırlarımıza göz dikmiş limon mu, Lennon mu, her kimse. Burada sussa iyi. “Hayal et bütün insanların hayatı barış içinde yaşadığını Mülkiyetin olmadığını hayal et Yapabilir misin merak ediyorum” Sana ne benim hayalimden. Yapıp yapamayacağımdan. Ben yüksek tavanlar, parıltılı avizeler, mermer salonlar, altın musluklar hayal ediyorum. Hele mülkiyetime karışma bak fena olur. Kutulara, kasalara, yatak içlerine, yastık kılıflarına dolduruyorum dünyalıkları. Hanlar, hamamlar, e..]]> Thu, 24 Mar 2016 04:46:31 +0300 Tarihten ders https://www.evrensel.net/yazi/76220/tarihten-ders https://www.evrensel.net/yazi/76220/tarihten-ders? 12 Eylül askeri diktatörlüğünün ülkeyi ele geçirme nedeni büyük ölçüde 12 Ocak kararlarının uygulanabilmesini sağlamaktı. Ülke borç batağındaydı. Alınan dış krediler, dolarlar, marklar yandaşlara dağıtılmış, “Yatırım yapacağım” diye devletten milyarları kapan mafya bozuntuları paraları çantalara doldurup yurt dışına kaçırmışlardı. Borcu ödemek her zaman olduğu gibi işçinin, memurun, emekçinin sırtına yüklenmişti. Ancak o dönemin siyasi hareketliliği, güçlü işçi sendikalarını ortaya çıkartmış, üniversite gençliği, işçi gençliği bu örgütlü insanlar içerisinde düşünsel yapıyı güçlendirmişti. Egemenler için durum kritikti. Örgütlü işçi sınıfı, örgütlü gençler, bu talan düzenine son vermek için tehlikeli(?) şekilde büyümüş ve sevilmişlerdi. Cinayetler başladı. Arkasında devletin olduğu sonradan ortaya çıkan, devlet envanterine kayıtlı aynı silahla bir gün sağcı, ertesi gün solcu diye gençlerin öldürüldüğünü sonradan öğrendik. Önce günde bir, iki olan öldürme olayları 12 Eylül’e yaklaşırke..]]> Thu, 17 Mar 2016 04:26:51 +0300 Nohut https://www.evrensel.net/yazi/76172/nohut https://www.evrensel.net/yazi/76172/nohut? Yıllar önceydi. Karayolu ile o dönemde kominist olan Bulgaristan’a girmiş, sınırda polis tarafından elimize tutuşturulan mecburi rotayı takip ederek 30 saat içerisinde terk etmemiz gereken ülkeyi, hiçbir şehrine giremeden ve sadece bir kez durup kupon karşılığı benzin alarak, transit 8 saatte terk ederek şimdi yedi ülkeye bölünen Tito’nun büyük Yugoslavya’sına geçmiştik. Yugoslavya’da yollar mükemmeldi. Niş civarında bol peynirli, domatesli Çopska salatalı yemek molamızın ardından, o zamanlar Türkiye’den vize istemeyen Avusturya sınırına dayandık. Maribor’dan Graz’a geçen sınır kalabalıktı. Yugoslavların ucuz kahve alma telaşı, helal et peşindeki Türkler için hazırlanan kızarmış tavuk kokusuna karışıyordu. Yolculuğumuzun hedefi İngiltere olduğu için Almanlardan sınırda 30 mark karşılığında transit vizelerimizi alacaktık. Kısa bir alışveriş molasından sonra yolumuza devam etmeye hazırlanırken o zaman 10 yaşında olan oğlumun, “Baba para dağıtıyorlar” uyarısıyla kalabalığa katıldık. Yerde..]]> Thu, 10 Mar 2016 04:50:53 +0300 Schindler’in listesi https://www.evrensel.net/yazi/76118/schindlerin-listesi https://www.evrensel.net/yazi/76118/schindlerin-listesi? Filmin konusu ikinci dünya savaşında Almanya’da geçmektedir. Ülkedeki ve bölgedeki tüm Yahudi’leri yok etmeyi amaçlayan Naziler çocuk, kadın, hasta, sakat ve komünist olanlardan başlayarak Yahudileri ve Çingeneleri önce toplama kamplarına, sonra gaz odalarına göndermekte ve günde 5 bin kişiyi öldürme kapasitesiyle tüm Nazi karşıtlarını yok etmeyi hedeflemektedirler. Aynı zamanda fiziksel gücü yerinde olanları da savaş sanayilerinde kullanmakta ve onların posaları çıkana kadar yaşamalarına izin verilmektedir. Saf Alman olan Schindler, kurduğu fabrikaya uygun işçileri toplama kamplarındaki işe yarar Yahudiler arasından seçmektedir. Zamanla bu seçim duygusal bir hal alır ve Schindler Yahudileri ölümden kurtarmak gibi bir görev ile karşı karşıya bulur kendini. Yahudileri seçen sadece Schindler değildir. Diğer iş ve beyin gücü avcıları her savaşta olduğu gibi bu savaşta da canını kurtarıp güvenli bölgelere kaçan insanlara göz dikmişlerdir. Kurtulan önemli Yahudi bilim adamlarının çoğu ABD’..]]> Thu, 03 Mar 2016 04:53:45 +0300 Mühendis odaları seçimleri https://www.evrensel.net/yazi/76065/muhendis-odalari-secimleri https://www.evrensel.net/yazi/76065/muhendis-odalari-secimleri? Gelişmiş demokrasilerde seçilmiş iktidarın temel görevi, öncelikle kendisini destekleyen ve seçen kesimlerin taleplerini yerine getirmek olmakla birlikte, sistemin diğer seçilmiş güçlerinin, meslek odalarının, sendikaların, sivil toplum kuruluşlarının seslerine ve uyarılarına kulak vermek ve ortak paydada birleşmektir. Ülkenin en önemli bilgi gücünü temsil eden tabip odaları, mühendis odaları, barolar gibi kurumlar, üyelerinden aldıkları güçle her zaman iktidarların yanlış uygulamalarına daha yüksek sesle karşı koyma gücünü göstermişlerdir. Ancak, az gelişmiş demokrasilerde veya demokrasiyi öncelikle tek parti, mümkünse tek adam iktidarına geçiş için vasıta olarak gören sistemlerde iktidarlar partileri dışındaki tüm sivil ve mesleki kuruluşların yönetimlerini de partileştirmek ve partilerinin alt birimi, kararlarının onay birimi olarak çalıştırabilmek için çoğunlukla, bindikleri dalı kestiklerinin farkına varamayan ve odaları siyasi gelecekleri için atlama taşı gibi gören üyelerinin d..]]> Thu, 25 Feb 2016 05:00:37 +0300 Kim konuşacak https://www.evrensel.net/yazi/76009/kim-konusacak https://www.evrensel.net/yazi/76009/kim-konusacak? Geçtiğimiz günlerde ülkenin hemen tüm üniversitelerinden akademisyenler ülkemizde ve bölgemizde önlenemez şekilde yükselen savaşa, cinayetlere, ölümlere dikkat çekmek için, başlığında “Barış” olan bir çağrıya imza attılar. Savaştan siyaseten ve madden nemalanan savaş cephesi, kendi yedikleri bokların gündeme gelmemesi için her gün taklalar atan gündem karıştırıcılar, aslında bir iki cümle ile eleştirebilecekleri barış bildirisine savaş açtılar. Savcıları, polisi, jandarmayı, mülki amirleri her gün kışkırtıp halkın üzerine salmayı görev edinmiş çevreler bu kez yine savcıları ve atadıkları rektörleri göreve çağırdılar. Zaten iyice beşinci dünya ülkeleri düzeyine gerilemiş, tüm baskılara rağmen iyi üniversite olma çabası içerisinde olanların tankla tehdit edildiği, bilimsel araştırmadan çok gündüz öğretimi, gece öğretimi, ek ders, döner sermaye gibi akçeli işlere odaklanmış, yandaş olmayanlara Nobel kazanmış olsa da kadro verilmeyen yüksek öğretim kurumlarımıza son darbeyi vurmak, sayılar..]]> Thu, 18 Feb 2016 05:00:26 +0300 Halep yanıyor https://www.evrensel.net/yazi/75958/halep-yaniyor https://www.evrensel.net/yazi/75958/halep-yaniyor? Savaştan önceydi. Gümrük kontrolü ve ardından polis kontrolünden sonra Kilis kapısından girmiştik Suriye’ye. Otomobilin gümrük işlemleri için sıra beklerken Kilisli bir sınır tüccarı önümüze geçip Suriyeli görevlinin çekmecesine 5 TL bırakınca işlerin nasıl çabuklaştırıldığını anlamıştık. Biz de aynısını yaptık. Son kapıdan önce gümrük memurunun “Bahşiş mi, teftiş mi?” sorusuna 10 TL ile cevap verdik. Daha önceden uyarıldığımızdan boş depoyla girdiğimiz Azez kasabasında depoyu, litresi 40 suriden (o zaman 33 suri 1 liraydı) tıka basa doldurduk. Çarşı içerisindeki simit fırınında bedavaya yakın bir fiyata çay ve böreklerimizi yedikten sonra Halep’e yola koyulduk. Solumuzda yüksek duvarlı askeri üssü geride bırakıp Halep’e vardık. Küçücük köy yollarının girişine devasa beton sütunlu kapılar yapmış, üzerlerine hem Suriye, hem parti bayrakları ve Beşar Esad’ın posterlerini koymuşlardı. Kapılara bakınca insan köye değil, dünyanın en önemli kentine girdiğini düşünüyordu. Halep merkezine gel..]]> Thu, 11 Feb 2016 05:00:14 +0300 Enseye tokat https://www.evrensel.net/yazi/75911/enseye-tokat https://www.evrensel.net/yazi/75911/enseye-tokat? Sırıtarak odama daldı. Samimiyetimize güvenerek, otur demeden oturdu. - Söyle bakalım. Devlet nedir? Eski Yunan’a kadar gidersek işin sonunun gelmeyeceğini bildiğimden karşı soruyla cevapladım. - Ne bileyim nedir. Sen söyle. - YÖK devlet midir? - Evet. - YÖK Başkanı, üyeleri? - Onlar devlet görevlisi. - Genelkurmay devlet midir? - Evet. - Başkanı? - Sayılır. O devlet görevlisi. - Emniyet devlet midir? - Evet. - Müdürü, memuru? - Onlar da görevli. - Peki Başbakan devlet midir? - O hükümet. Devletin direksiyonunun başında. - Bakanlar? - Onlarda hükümet. - Cumhurbaşkanı? - O devletin başında. - Emniyet Müdürü, Genelkurmay Başkanı kime bağlı? - Başbakan’a. - Bir bakan, bir başbakan, “Yıkılsın. Biz buraları yeniden yapacağız. TOKİ’ye iş yaratacağız. 3 bin yıllık İstanbul’u Dubai’ye, Hazreti İbrahim’in 4 bin yıl önce içinden geçtiği Diyarbakır’ı Toledo’ya benzeteceğiz.” gibi laflar edince bunu hükümet söylemiş, devlet yapmış olmayacak mı? - Olacak. - O zaman olan ..]]> Thu, 04 Feb 2016 05:00:18 +0300 Karın ağrısı https://www.evrensel.net/yazi/75857/karin-agrisi https://www.evrensel.net/yazi/75857/karin-agrisi? Bir tartışmadır gidiyor. Sanki herkes tıp doktoru. Teşhisler havada uçuşuyor. Konu karın ağrısı. Kimin karnı ağrıyor, neden ağrıyor, nasıl geçer? Kalbi olanlar, işkembesi olanlar, her ikisi de olmayanlar konunun bir ucundan yapıştı. Akademisyenlerin “Savaşı durdurun” bildirisi görevini yaptı, tarihe notunu düştü. Uyanık ve gerilim sever siyasetçiler, devletliler bildiriyi kullanıp, gündemi oyaladı. Şimdi kendilerine görev çıkaran zavallılar tarihin karanlık sayfasına isimlerini yazdırma aymazlığıyla konunun içinde. Akademisyenlere hakaret edenler de biliyor bu işten ellerine bir şey geçmeyeceğini. Ama siyasi geleceklerini düşman yaratmayla, sanal düşmanla savaşmayı seven yoksul halkı oyalamayla ve böylece yedikleri bokların gündeme gelmemesini sağlamakla becerebilen siyasetçiler, iş ciddi konulara gelince sus pus. Bu ülkenin gençleri, çocukları, kadınları, erkekleri birbirini öldürüyor. Her “Etkisiz hale getirme” arkasında yüzlerce kişiyi etkili hale getiriyor. Ortak kaderi, ortak y..]]> Thu, 28 Jan 2016 04:50:14 +0300 Üniversiteye kim saldırır? https://www.evrensel.net/yazi/75803/universiteye-kim-saldirir https://www.evrensel.net/yazi/75803/universiteye-kim-saldirir? Pakistan’da silahlı bir grup 3 bin öğrencinin öğrenim gördüğü Baça Han Üniversitesinin kampüsüne saldırdı. Saldırganlar üniversite çalışanlarını, hocaları ve özellikle kadın öğrencileri hedef aldı. Saldırıda bizimkilerin hayalindeki tank kullanılamadı ama silah, bomba kullanıldı. Profesörler, öğrenciler öldürüldü. Üniversitelere saldırmak, üniversitenin ilerici, aydın birikimini törpülemek, mümkünse yok etmek o ülkeyi sömürge yapmak isteyen emperyalistlerin temel hedeflerinden biri. Saldırı önce sözle başlıyor. Ülkenin en önemli üniversiteleri hedef alınıyor. İlgisiz yığınların kafalarına yüksek sesle bilimin, düşünmenin zararları, yüksek değerlerin kendi çıtalarından daha yüksek olamayacağı gibi kafa karıştırıcı bilgiler dolduruluyor. Cahil yığınlar, bindikleri dalı kestiklerinin, yaşadıkları minicik refahın kaynağının o üniversiteler olduğunun bile farkına varmadan, bilim insanlarına, bilim yuvalarına düşmanlaştırılıyor. Bilmemenin verdiği lümpenlikle bilim insanlarına sözlü tacizl..]]> Thu, 21 Jan 2016 05:00:17 +0300 Teminimde güçlük https://www.evrensel.net/yazi/75746/teminimde-gucluk https://www.evrensel.net/yazi/75746/teminimde-gucluk? Babam Sultanahmetliydi. Muhtarlık işini amcam ve sonra halam devralmadan önce ölümüne kadar uzun süre muhtarlık yaptı. Sultanahmet Parkı’nı ve fıskiyeli havuzu yaptırırken günlerce parkın bitişiğindeki muhtarlık ofisinde yatmıştı. Bize her sabah, “Hayatınız boyunca nereye giderseniz gidin ama gittiğiniz her yerden 6 minareyi görün” derdi. Babama kalsa dünya Ahırkapı ile Alemdar arası ile sınırlıydı. O yıllarda İstanbul henüz çirkin beton binalarla kuşatılmadığından 6 minare hemen her semtten görünüyordu. Draman’dan Balat’a inen yola yakın bir yerde oturuyorduk. Anneannemin evi 5, 6 evlik Çıkrıkçı yokuşundaydı. Bu yokuştan 5 profesör (3’ü Çantalı Cemile hanım teyzenin çocukları Yarman kardeşler), 1 ressam (Kadriye teyzenin oğlu Reha) çıktı sonradan. Anneannem Bakırköy’e taşınınca annem de tutturdu Bakırköy diye. O güne kadar sadece askerlik için Gelibolu’ya giden babamın “Ben İstanbul dışına çıkmam” direnişi bir yıl kadar sürdü. Sonra annemin ısrarı kazandı ve Bakırköy’e taşındık. Ann..]]> Thu, 14 Jan 2016 05:00:19 +0300 Maazallah bilim https://www.evrensel.net/yazi/75698/maazallah-bilim https://www.evrensel.net/yazi/75698/maazallah-bilim? Nobel Kimya Ödülü’nü Türkiye’de doğan, ABD’ye göçen ve bilim hayatına ABD’de başlayan hocamız kazandı. Bizim devletliler hemen bunu oya çevirmek için harekete geçtiler. Özel davetler, resmi ziyaretler. Hoca “Bana burada bir görev teklif ederler, hayır diyemem diye korktum” diyerek başarıya beleşten konmak isteyen zihniyetten çekindiğini açıkladı. Ama daha baştan “Ben ödülü Atatürk’e hediye edeceğim” diyerek bu teklif işinin önünü kestiğini bilmiyordu. Bu ülkede bu tip şeyler ölmüşlere değil yaşayan devletlilere armağan edilmeliydi ki işe yarasın. Ülkemizde bilim, “Proje başvuru evrakınızda proforma faturanın elektronik kopyası eksik, projenizi reddediyoruz” diye, içeriğine bile bakmadan proje desteğini geri çeviren TÜBİTAK ve benzer bazı kuruluşların desteği(?) ile esas olarak üniversitelerimizde yapılmaya çalışılıyor. Hoca başına düşen yaklaşık 60-100 öğrenci, sabah 8’den gece 10’a kadar derse girmekten başka bir şey yapamayan hocası ile doğu üniversitelerimizin, bırakın bilimsel ç..]]> Thu, 07 Jan 2016 04:50:20 +0300 Yuhh https://www.evrensel.net/yazi/75647/yuhh https://www.evrensel.net/yazi/75647/yuhh? Bir milletvekili. Ankara İmam Hatip Lisesinden mezun. Muhtemelen benim gibi orta halli bir ailenin çocuğu ve tıpkı benim gibi elitlerin(?) okuduğu ODTÜ’ye girmiş. O Kimya’ya, ben Elektrik’e. Bitiremeyip Hacettepe’ye geçiş ve İngilizce öğretmenliği. Hem şair, hem makaleci, hem hikayeci. Hem de baş müşavir ve metin yazarı. Şimdi, ODTÜ düşmanı. İki hedefi var. Biri güney doğunun yoksul ilçelerine tankla girmek, diğeri genellikle yoksul ve orta halli ailelerin zeki çocuklarının okuduğu ODTÜ. Her yıl dünyanın en iyi 100 üniversitesi içerisinde yer alan ODTÜ. Gelişmekte olan ülke üniversiteleri sıralamasında ilk 3’te olan ODTÜ. Sadece elit ve zengin çocuklarının değil, zeki ama imkanı olmayan gençlerin de okuyabilmesi, mühendis olabilmesi için ülke tarihinde ilk defa kendi adıyla Güneydoğu’ya (Gaziantep’e), Mersin’e Fakülte açıp, hocalarını görevlendiren, kütüphanesiyle, alt yapısıyla, bilimsel saygınlığıyla tam destek veren yurtsever ODTÜ. Bozkır’ın ortasında bir vaha yaratan, tüm ağaçlar..]]> Thu, 31 Dec 2015 05:00:20 +0300 Luchs https://www.evrensel.net/yazi/75588/luchs https://www.evrensel.net/yazi/75588/luchs? Soğuk bir Almanya sabahı. Dieter’le bir yandan kahvelerimizi yudumluyor, bir yandan laflıyoruz. Soruyorum. - Almanları en iyi anlatan 3 şey nedir? - Çalışmak, bira, otoban. - Dördüncü? - Polis. - Almanlar için Türkler? - Kalabalık ve Luchs. - Luchs ne? - Sizdeki tilki. - Zekiler mi yani? - Değil, kurnazlar. Kurnazlık başka, zekilik başka. Onları ilk buz kalıplarıyla ürettikleri jetonları kullanarak sigara makinelerinden sigara götürmeleriyle tanıdık. - Başka? - Çaktırmadan köpekleri tekmeleyip, kendini ısırttırmak ve sahibinden tazminat almak hangi Alman’ın aklına gelir? - Abartma. - Trafikte öncelik kendinde olduğu halde Alman’a yol verip, tam geçerken çarpan ve geçiş önceliği olduğunu söyleyip Alman’dan para alan? - Onlar istisna. - Peki, 2 odalı evi 400 avroya kiralayıp oda oda 300’er avroya verip 200 avro kâr yapan? - Bu ticaret. - Hadi bırakalım buradakileri. Ya Türkiye’dekiler. Paradan altı sıfır atıp 1 liralık demir para yaptınız. Bizim 2 avronun aynısı. Bi..]]> Thu, 24 Dec 2015 04:50:18 +0300 Mecbur muyuz? https://www.evrensel.net/yazi/75536/mecbur-muyuz https://www.evrensel.net/yazi/75536/mecbur-muyuz? Yeni yıla yaklaşıyoruz. İnsanlardaki en büyük heyecan Hindi mi? Hediye mi? Tek taş mı? Noel Baba’yı mı bekleyecek büyük çoğunluk? “Nesrin Topkapı nerede? Dansöz oynayacak mı?” diye uykuları kaçıyor insanların. “Piyango kime vuracak? Bana çıkarsa cami mi yaptırsam, aş evi mi kursam?” diye yukarıya mesaj verip, dört mü dönüyor insanlar. Hepsinden biraz var ama, en büyük heyecan maaşların ne olacağı? Öncelikle asgari ücret. Devletlinin biri açıkladı, “Asgari ücret geçinme ücreti değil, sosyal korunma ücretidir.” Konuşulan ücret 1300 lira. İnsan sormadan edemiyor. Bugün ülkemizde kaç kişi asgari ücretle çalışıyor? Kaç işçinin eşi çalışıyor? Kaç asgari ücretli bu parayla tüm ailenin geçimini sağlamaya çalışıyor? 7 ve 3 yaşında 2 çocuğu olan asgari ücretli eşini işe mi göndersin? Çocuklara trafik ışıklarında kağıt mendil mi sattırsın? 1300 lira çocukları mı, eşi mi sosyal korumaya alacak? Bakmayın işverenin ağladığına. Onlar bir formülünü bulur. Ücret politikalarını revize edecekl..]]> Thu, 17 Dec 2015 05:00:32 +0300 Kelebekler https://www.evrensel.net/yazi/75483/kelebekler https://www.evrensel.net/yazi/75483/kelebekler? Güneydoğu’da sokak savaşları sürüyor. Bölgenin gençleri sokaklara hendekler kazıp, mahalle, sokak, ev direnişine geçtiler. Polis, asker, özel tim hendeklere savaş açtı. Başbakan açıkladı, “Savaş, hendekler kapanana, hendek kazanlar bitene kadar sürecek”. İki taraftan biri bi-tince savaşın biteceğine inanıyor iki taraf da. Üç beş kuruşu olan daha batı illere kaçıp, ailesini ateşten uzaklaştırmaya çalışıyor. Ama büyük çoğunluk yoksul. Gelip ama gidemeyeceği yer onun mahallesi. Hendek kazanlar gökten zembille inmedi, aşağı mahalleden gelmedi ya. Hepsinin ailesi, anası, kardeşi, dayısı, halası, ninesi aynı mahallede. Kovsan gitmezler, öldürsen bitmezler. Ama iktidar kararlı. Hendekler kapanana kadar mücadele sürecek. İki taraftan da gençler, babalar, çocuklar ölecek. Taşlar atılacak, camiler, okullar yakılacak. Barış isteyenler öldürülecek. Fark etmez. Hendekler kapanacak. Sonra? Çocuklarını, yeğenlerini sokak savaşlarında kaybedenler ne olacak? Kapanan hendeklerin tekrar kazılmaması na..]]> Thu, 10 Dec 2015 05:00:35 +0300 Medeniyet ve savaş https://www.evrensel.net/yazi/75428/medeniyet-ve-savas https://www.evrensel.net/yazi/75428/medeniyet-ve-savas? Yunancada “İki ırmak arasındaki bölge”dir Mezopotamya; Basra’dan Güney Toroslara, İran’a kadar uzanan, üstü de, altı da verimli toprakların adıdır. İnsanlık tarihi Mezopotamya ile başlar. İlk medeniyet, ilk sınıflı toplum, ilk sınıf mücadeleleri bu topraklarda başlamıştır. Bu medeniyetin başlatıcıları Sümerler, toprağı işlemeyi, tahılı bölüşmeyi, kazancı medeniyete dönüştürmeyi ilk başarmış insanlardır. Basra körfezinden Güney Toroslara ve Akdeniz’e, yani tüm Mezopotamya’ya hakim olma hayalleri ve tarihin ilk askeri diktatörü Elam’lı Sargon’un barbar saldırıları medeniyetlerinin sonu olmuştur. 4 bin 700 yıl önceki bu savaş tarihteki ilk savaştır da. İlk medeniyet ve medeniyete ilk saldırı bu topraklarda başlamıştır. Hem de ortada henüz petrol bile yokken. Bu savaş üretmeyi ve iyi yaşamayı becerebilen bir topluluğa, hazıra konmak ve zenginliği çalmak için yapılan barbar saldırının ilk örneğidir de tarihte. Tüm kitaplı, kitapsız peygamberlerin, evliyaların da ana vatanına komşudur Mezo..]]> Thu, 03 Dec 2015 04:28:07 +0300 Öğretmene bak https://www.evrensel.net/yazi/75373/ogretmene-bak https://www.evrensel.net/yazi/75373/ogretmene-bak? Yıl 1968. Dünya’da yer yerinden oynarken, dünya gençliğinin savaş karşıtı eylemlerini kapitalizmin sulandırarak “Savaşma seviş” düzeyine indirdiği, tıpkı bu günkü gibi “Özgürlük” sloganlarının sosyalizmi hedef aldığı ve gençlerin kafalarının karıştırıldığı günlerdeyiz. Henüz ilkokul öğrencisiyim. Bizim evde de hafiften bir isyan. Annemin “Bakırköy’e taşınalım” ısrarına karşı, “Ben İstanbul dışına taşınmam” diye direnen, bize “Nereye giderseniz gidin mutlaka 6 minare gözünüzün önünde olsun” diye öğüt veren Sultanahmetli babamın direncinin kırıldığı ve teslim olduğu günler. 5. sınıfa Bakırköy Yavuzevler ilkokulunda yabancı arkadaşlarla ve yeni öğretmenle başladığım yıllar. Sınıfta matematik kraliçesi seçilen Asuman’a karşı erkekleri temsilen kral seçilen benle arkadaşların imalı dalga geçmesi. Sınıfa bir pazartesi sabahı kazanla getirilen ve naylon bardaklarla içtiğimizden tadı iyice bozulan Amerikan yardımı süt tozunu içerken bize anlayabileceğimiz kadarıyla bir şeyler söylemeye ç..]]> Thu, 26 Nov 2015 04:50:40 +0300 Ülkemizde üniversite var mı? https://www.evrensel.net/yazi/75322/ulkemizde-universite-var-mi https://www.evrensel.net/yazi/75322/ulkemizde-universite-var-mi? Ülkemizde üniversite var mı? Bu soruyu yanıtlamadan önce üniversitenin nasıl bir şey olması gerektiğini bilmek gerekiyor. “Üniversite” ismi milli maçta yenisini ıslıkladığımız eski Yunan’dan geliyor. Eflatun ve Aristo, hiçbir politik ve dini baskı unsuru olmadan, öğrencileri ile felsefi tartışmalar yaptıkları okullara evrensel ölçekte bağımsız kurumlar olarak üniversite adını koyuyorlar. O dönemde üniversiteler, aklı ve bilgiyi duyguların önüne alarak, kişilerin olayları görerek ve tartışarak farkına varabilmelerini sağlayan ortamlardı. Ne yazık ki zaman içerisinde sadece ülkemizde değil tüm dünyada üniversiteler bu evrensel özgürlüğünü kaybetti. Toplumun en üst düzeydeki düşünce gücünü elinde tutan üniversiteler, tüm insanlığın değil, onu parasal olarak destekleyen devletlerin, sermayenin, diktatörlerin ve bilumum güçlerin arka bahçesi oldu. Yasaları, yönetmelikleri hep bu amaç ile yazıldı ve uygulandı. Yönetimleri bu amaçla oluşturuldu ve bu amaca uygun uygulama güçleriyle donatıldı..]]> Thu, 19 Nov 2015 05:00:41 +0300 Büyük alamet https://www.evrensel.net/yazi/75270/buyuk-alamet https://www.evrensel.net/yazi/75270/buyuk-alamet? Sarıçiçek köyünde başımıza gökten taş yağdı. Bizimkine sordum. - Bu bir kıyamet alameti mi? - Evet ama alamet çok. Kıyametin küçük ve büyük alameti var. - Yapma. - Bak. Küçük alametler 28 tane. Küçük alametlerin bazıları çoktan oldu, bitti zaten. Diğerleri halen sürüyor. - Deme yahu? - Malın çoğalıp artması. Fitnenin ortaya çıkması. Peygamberlik iddiasında bulunanların ortaya çıkması. İnsanların işlerini, onları yürütecek ve idare edecek güce sahip olmayan, ehliyetsiz kimselere vermesi. Cehaletin ortaya çıkması. Faizin yaygınlaşması. Çalgılı aletlerin yaygınlaşması. - Eyvah? Sona yaklaşıyoruz yani. - Dahası da var. Koyun çobanlarının binalarının yükselmesi ve birbirleriyle yarışmaları. - İstanbul’da binalar göğü deldi. B.ku yedik yani. - Öldürme olaylarının çoğalması. Depremlerin çoğalması. Giyinmiş oldukları halde çıplak sayılan kadınların ortaya çıkması. Kadınların erkeklerden daha çok olması. - Neyse. Biraz daha zamanımız var demek. - Sevinme. Alametlerin güçlüleri de v..]]> Thu, 12 Nov 2015 05:00:58 +0300 Havlama https://www.evrensel.net/yazi/75226/havlama https://www.evrensel.net/yazi/75226/havlama? Seçimler bitti. 7 Haziran ile 1 Kasım arasındaki 5 aydan az sürede yüzlerce kişi öldürüldüğüne göre seçim süreci bitmeseydi daha çok bomba patlayacak, çok insan ölecekti herhalde. Sonuçlar AKP’yi iktidar yaptı. Bu ülkenin yarıya yakını, yani her 4 yetişkinden 2’si, korkuyla, severek, bilmeden, bilerek gibi bir yığın farklı nedenden bu partiye, doğal başkanına, başbakanına, bölgesindeki milletvekili adayına oy verdi. Şimdi taraftar medya, gazetesiyle, televizyonuyla, yorumcusuyla barış mesajları veriyormuş gibi yaparken, ”Ama” diye sürdürerek aba altından sopa göstermeye, seçim sürecinde muhalefet etmiş köşelere, kişilere hesap sorulacağı tehdidini savuruyorlar. Amaçları seçim sürecinde verilen vaatleri, 13 yıldır uyguladıkları “Düşman yarat ve onunla kavga et, bizim millet genellikle kalabalığın yanında yer alarak haklıya haksıza bakmadan kavgayı sever” yöntemini sürdürmek. Şimdi orta yerde verilen sözler duruyor. Kadın girişimciye 100 bin lira, iş kurmak isteyen gence 50 bin lira, il..]]> Thu, 05 Nov 2015 04:52:46 +0300 1 Kasım https://www.evrensel.net/yazi/75186/1-kasim https://www.evrensel.net/yazi/75186/1-kasim? 7 Haziran seçim sonuçlarını kabullenemeyen iktidar “yeniden seçim” dedi ve önümüzdeki pazar günü yine sandık başına gidiyoruz. Geçici iktidar partisi milletvekilleri sonucu beğenmezse yeniden seçime gideceğiz. Her seçimde iktidar oyları biraz daha eriyecek ve seçim maratonu AKP tarihin arka sayfalarındaki yerini alana kadar devam edecek. Durum onu gösteriyor. Her konuşmasına “80 yıllık cumhuriyet dönemi” diye başlayan iktidar partisi vekillerinin son 13 yıldır ülkeyi tek başına yönettikleri ve ülkemizdeki yaşam kalitesinin ne hale geldiği ortada. Tam 13 yıldır iktidardalar. Takdiriilahi diye günah notunu yukarıya atmaya çalıştıkları karnelerinde 16 binden fazla işçinin ölümü var. İlk çağdaki köle sisteminde yapılanlar yapılıyor günümüzde. Her şey daha fazla üretim, daha fazla kâr üzerine kurgulanmış. Cumhuriyet tarihinin en kanlı işçi kıyımı bu dönemde Soma’da yapıldı. Sorumlu yok, suçlu yok. Bilim ve teknoloji gelişiyor, eskiden insanın yaptığı işi bugün robotlar yapıyor ama bu geliş..]]> Thu, 29 Oct 2015 04:05:40 +0300 Hangi devlet? https://www.evrensel.net/yazi/75134/hangi-devlet https://www.evrensel.net/yazi/75134/hangi-devlet? Devlet ansiklopedilerde “Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık” olarak tanımlanıyor. Yani bir toprak parçasını ele geçirmiş ya da ilk canlının ortaya çıkmasından beri orada bulunan(?) insanlar, aralarındaki düzeni sağlamak için bir sistem oluşturuyorlar. Aralarından seçtikleri insanlara değişik görev ve yetkiler veriyorlar ve bu görevleri nasıl yapmaları gerektiği ile ilgili ortak bir karara varıp kurallar geliştiriyorlar. Devlet cansız bir varlık olduğu için onu harekete geçiren ve kontrol eden seçilmiş ya da atanmış, veya tepeden inmiş insanlar grubuna da hükümet adı verilerek sistemin işlemesi sağlanıyor. İşin teorik özü bu. Tarihte ilk devlet Akadlar. Sümerleri yenerek Mezopotamya’da büyük bir devlet kuruyorlar. Devletin başı Kral Sargon. Kral Sargon diğer tüm krallar, imparatorlar, padişahlar gibi nihayetinde tuvalete bizim gibi çömelen sıradan bir insan. Ama yanındaki silahlı koruma gücünün deste..]]> Thu, 22 Oct 2015 04:14:20 +0300 Saygısızlar https://www.evrensel.net/yazi/75086/saygisizlar https://www.evrensel.net/yazi/75086/saygisizlar? Önemli bir futbol karşılaşmasıydı. İzlanda’yı yenmemiz yetmiyordu. Ukrayna’nın, Letonya’nın yenilmesi gerekiyordu. Hollanda’nın yenilmesi de işin tuzu biberi olacaktı. Tüm bunlar gerçekleşti ve takımımız Avrupa kupası finallerine doğrudan katılmayı başardı. Şimdi Fransa’da Avrupa’nın diğer dev takımlarıyla karşılaşacak. Tüm bu sürprizler, başarılar, başarısızlıklar futbolun içinde var. Bu kez her şey istediğimiz gibi oldu. Ancak bu karşılaşmanın öncesinde ve sonrasında gördüklerimiz ülkemizin nasıl ikiye bölündüğünü gösteriyordu. Maç öncesinde her iki takım oyuncularının, İtalyan hakemlerin, teknik kadroların ve kendini insan sınıfında görenlerin tümü Ankara’daki katliamda hayatını kaybeden çocuklar, kızlar, gençler, kadınlar, erkekler için saygı duruşunda bulunup terörü lanetlediler. Hayatını futbola vermiş, başarının baş mimarı ve Türkiye’de seveni kadar sevmeyeni de, buna kıskananı da demek mümkün, çok olan Fatih hocanın maçtan sonra, “Sevinsen, sevinemiyorsun. Dünyanın en büyük b..]]> Thu, 15 Oct 2015 04:39:36 +0300 Fırlama Heyri https://www.evrensel.net/yazi/75041/firlama-heyri https://www.evrensel.net/yazi/75041/firlama-heyri? Dünya’nın bir çok ülkesi ABD’nin işgalci politikalarını ve uygulamalarını doğal karşılayan veya mecburen kabul eden ve bu işten nemalanan işbirlikçilerle yönetildiğinden, diğer ülkelerin emperyalist veya anti emperyalist girişimleri yine aynı kişilerce, “işgalcilik”, “yayılmacılık” gibi sloganlarla karşılanıyor. Hemen hemen tüm dünyayı elinde tutan ABD tekerine çomak sokacak Rusya girişimlerine hafifçe sesini yükseltirken işbirlikçiler avaz avaz bağırıyor. ABD dediğiniz ülkenin dünya üzerindeki 63 ülkede askeri üssü var. 156 ülkede asker bulunduruyor. 250 binden fazla ABD askeri çeşitli dünya ülkelerinde güvenliği (?) sağlamak üzere konuşlandırılmış. Yanki, eski Sovyet Cumhuriyeti ülkelerinin topraklarına üsleriyle, insanlarına cemaat okullarıyla göz dikmiş, devşirme insan yaratıyor. Gittiği her ülkede ayağını masanın üzerine uzatarak oturuyor. Kızılderililer için söylediği sözü muhaliflere uyarlamış; “En iyi muhalif, ölü muhaliftir” diyor. Ama Rusya hafiften sıcak denizlere açılsa ..]]> Thu, 08 Oct 2015 04:51:14 +0300 Mars ve şeytan https://www.evrensel.net/yazi/74994/mars-ve-seytan https://www.evrensel.net/yazi/74994/mars-ve-seytan? Hacılar telaşlı. Hacı olmanın gereklerini yerine getirmek için şeytanı taşlayacaklar. Ortalık mahşer yeri. İnsanları yoldan çıkarmakla görevli şeytan her hicri yılın aynı döneminde, Kurban Bayramı’nda taşlanacak. İnanç hücrelerimizin zorlamasıyla gen hücrelerimize yerleşerek kuşaktan kuşağa geçen, otobüse, vapura binerken, trafikte araba sürerken hortlayan, önündekini geçme ruh hali ve ardından gelen panik ve binlerce ölüm. 3 milyon hacının her birinin attığı ve bedava mı olduğunu bilmediğim 3 taşla toplam 9 milyon taş yiyen şeytanda tık yok. İşlere devam ve ne hikmetse çalışma bölgesi hep Müslüman ülkeler. Yemen’de, Irak’ta, Suriye’de, Türkiye’de ve hemen tüm İslam coğrafyasında beyinlerinin derinliklerinde kedi bacağı ayıran gizli müritler. Kendisini taşlayanların toplu ölümü ile alınan intikam. Kutsal topraklarda dişe diş mücadele. “Her ölüme vesile gerek, kader” diye sıyırmaya çalışan yöneticiler ve suçunu kabul eden sorumluları bile korumaya çalışan bizimkiler. Tanrının bahşettiği..]]> Thu, 01 Oct 2015 04:50:09 +0300 Çok şükür ki https://www.evrensel.net/yazi/74900/cok-sukur-ki https://www.evrensel.net/yazi/74900/cok-sukur-ki? Bayram öncesi güzel bir şeyler yazabilmek için gazete sayfalarında güzel bir şeyler arıyorum. Tarihin bu günkü sayfalarını karıştırıyorum. Tanıdığım yaşlılara, gençlere soruyorum. Yok. Bu gün yazacak iyi bir şeyden vazgeçtik, şöyle orta karar tebessüm ettirecek bir haber bile yok. Ama olan biten tüm kötülükler insan icadı. Deprem yok. Göktaşı düşmedi. Kıyamet alameti kimine göre var ama çok belirgin değil. Bir yanda kan gölüne döndürülmüş Ortadoğu. Ortadoğu’nun petrolüne, parasına hayran ama insanına düşman bir batı. Yoksul Türkiye 2 milyondan fazla insanı barındırmak zorunda kalırken, 5, 10 bin göçmeni görünce yan çizen Avrupa. Kurtuluşu Avrupa’da sanan çoluk, çocuk sulara, yollara düşmüş insanlar. Bir araya gelip Suriye’deki savaşı durduracaklarına, devleti yeniden güçlendirip, Suriye’yi eski yaşanabilir duruma getireceklerine, “Sen onu destekledin, ben bunu destekledim, tank soktun” diye birbirlerini yiyen süper güçler. İnsansız kalmış bir ülke. Diğer yanda Türkiye. İyi giden hiç ..]]> Thu, 17 Sep 2015 05:00:39 +0300 Tarihi tekerrür https://www.evrensel.net/yazi/74850/tarihi-tekerrur https://www.evrensel.net/yazi/74850/tarihi-tekerrur? Yıl 1980. Dışarıdan borç aldığı dolarları yoksul halka, emekçilere, gençlere ödetmek için 24 Ocak kararlarını alan ve uygulayan iktidar. Anayasa’nın verdiği güçle buna direnen işçi örgütleri, üniversiteliler, emekçiler. Sokakta öldürülen gençler, işçi önderleri. Evlerinde boğazlanan ilerici gençler. Evleri, iş yerleri yakılan solcular, sağcılar. Kafasız faşistleri tetikleyip ülkede mezhep, ırk savaşı başlatma programlarını uygulayan batılı ajanlar, gizli servisler. Birbirlerinin gölgelerine kurşun sıkan, “3 sizden, 3 bizden” sözüyle ülkenin intikam tarihini özetleyen, şapkalı, bıyıklı siyasetçiler. Devlet damgalı aynı silahla öldürülen sağdan, soldan gençler. Gençlerin arasına sızmış devlet maaşlı provokatörler. Maraş’ta, Çorum’da işaretlenen evler, toplu katliamlar. Ve 12 Eylül 1980 sabahı. Bir gün önce ülke kan gölü iken, insanlar sokağa çıkamazken, silahlı çeteler çocukları bile öldürürken, gazete binaları basılıp yakılırken, üniversiteler kapalıyken bir gecede amaca ulaşılm..]]> Thu, 10 Sep 2015 04:50:39 +0300 Yüce Divan https://www.evrensel.net/yazi/74802/yuce-divan https://www.evrensel.net/yazi/74802/yuce-divan? 1 Eylül Dünya Barış günü yine insanların birbirini boğazladığı, sopalarla kovaladığı, gözlerine gaz sıkıp, kafalarını kırdığı görüntülerle geçerken yeni adli yıl da öylesine başladı. Yargıdaki yeni planların ilk işaretini yaptığı açılış konuşmasında “Yüce Divan görevinin Anayasa Mahkemesi’nden alınarak Yargıtay’a verilmesini” isteyen Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit verdi. Başkan “Her türlü cemaat-cemiyet çıkarının toplum çıkarının yerine ikame edilmesinin, hukukun bireysel veya grupsal ihtiraslara feda edilmesinin de hiç bir mazereti, açıklaması olamaz” diyerek, diğer cemaat ve tarikatları görmeden AKP tarafından sadece Gülen Cemaatine karşı başlatılan savaşın da ilgi alanı içerisinde olduğunun işaretini verdi. Bir tarafta, ülkede 7 milyon ceza davasının sürdüğünü, korkunç ve baş edilemez boyutlara ulaşan dava dosyasından bunaldığını açıklayan başkan, sanki bu kadar iş yetmezmiş gibi şimdi bir de yakında müşterisi çoğalacak olan Yüce Divan yüküne de talip. Diğer tarafta bireysel b..]]> Thu, 03 Sep 2015 05:00:52 +0300 Milli irade https://www.evrensel.net/yazi/74756/milli-irade https://www.evrensel.net/yazi/74756/milli-irade? Doğu Karadeniz’deki cinayetin suçlusu belli. Metrekare başına 250 kilo yağmuru 6 saatte indiren “Güç”. Çünkü bu işin içinde parmağı olan hiç kimse suçunu kabul etmiyor. Ortada bir tek takdiri ilahi kalıyor. Artık bu işin suçunu da yukarıya havale edenler öbür tarafa gittiklerinde yüz yüze alırlar cevaplarını. Suya hasret kalırlar öteki tarafta. Orta Çağ’dan beri bilinen gerçek şu ki, suyun hızı aktığı kanalın genişliği ile ters orantılıdır. Genişlik yarıya inerse hız iki katına çıkar. Dörtte bire inerse, dört katına. Hızla akan tonlarca suyun önünde de kimse duramaz. Duramaz da bu bölge Arabistan Çölü değil ki. Dik ve yüksek yamaçların zorlamasıyla dere yatakları su yolları milyonlarca yılda işlenmiş. Doğa kendisinin iyi ve kötü huylarını öyle dengelemiş ki, kimseye zararı yok faydası var. Bunu herkes biliyor. Gelgelelim dini imanı para olan geri zekalılar doğaya uyum sağlayacaklarına cılız bedenleriyle ona hükmetmeye kalkmışlar. Derelerle kardeş olacaklarına ona düşman olmuşlar. “Sen..]]> Thu, 27 Aug 2015 04:49:57 +0300 Tokat https://www.evrensel.net/yazi/74704/tokat https://www.evrensel.net/yazi/74704/tokat? Hükümet kurmama girişimleri seçimden bu yana yeniden seçim isteyenlerin beklentileri doğrultusunda başarıyla gerçekleşti. Her zaman olduğu gibi HDP dışındaki iki parti iktidar partisine istediği fırsatı verdi. Bir tarafta “Belki hükümet olurum; olamasam da en azından seçmene mesaj veririm” telaşındaki CHP. 40 gün havanda su dövüp, sonra “Bize koalisyon teklif edilmedi” deyince durum ortaya çıktı. Hakemi de arkasına alan AKP 40 gün orta sahada top dolaştırmış, bitime 5 gün kala golü atmıştı. Gerçekten hükümet kurulacak sanan ve “Anafikir analizinde” tekleyen CHP’de uzatmalarda bir iki atak yapsa da maçı mağlup bitirmiştir. Anafikir, rövanş ve iktidar hırsından asla vazgeçmeyecek insanların zaman zaman iyi niyetli olduklarını sanmak hatasını yapmaktır. Seçilemeyenler, tek adam olamayanlar bu işin peşini bırakmaz. Seni de koltuk değneği gibi kullanırlar. Hele ta Cağaloğlu arkadaşlığından gelen gönül birlikteliği içinde olan bu insanların birbirlerine kazık atacaklarını düşünmek, içlerinde..]]> Thu, 20 Aug 2015 05:00:50 +0300 Barış istiyoruz https://www.evrensel.net/yazi/74654/baris-istiyoruz https://www.evrensel.net/yazi/74654/baris-istiyoruz? Hey devletli; Biz barış istiyoruz. Geceleri birlikte uykusuz kaldığımız, büyümesi, sağlıklı büyümesi için canımızdan verdiğimiz, onlar mutlu olsun, iyi yaşasın diye her fedakarlığı yaptığımız gençlerimizin, kızlarımızın, oğullarımızın ölmesini istemiyoruz. 20, 25 yıl üzerlerine titrediğimiz, okusun diye ceketimizi sattığımız, sigaramızı azalttığımız çocuklarımızın 2 liralık kör kurşunla yaşamdan kopmalarını istemiyoruz. Her ne olursa olsun hiçbir şey insan hayatından önemli değil. Hiçbir şey bir annenin gözyaşından değerli değil. Barış istiyoruz. Silahlar sussun istiyoruz. Savaştan beslenenlerin, siyasi çıkar sağlayanların, kasalarını dolduranların yargılanmasını, cezalandırılmalarını istiyoruz. Çocuklarımızı onların küçük ve kirli hesaplarına kurban etmek istemiyoruz. Savaş isteyenler, “Döve döve adam ederiz” sapkınlığı içerisinde olanlar, devleti kendi malı, insanları sahip oldukları devletin köleleri sananlar, karınları doysa da gözleri doymaz dürzüler, sahtekarlar, siyasi ikbal ..]]> Thu, 13 Aug 2015 05:00:21 +0300 Şerefliler https://www.evrensel.net/yazi/74607/serefliler https://www.evrensel.net/yazi/74607/serefliler? İnsanoğlu kendisi ve çocukları için kaliteli bir yaşam peşinde. İstiyorki her gün evine yeteri kadar yiyecek götürsün, çocukları ortalama bir eğitim alsın, sağlık sorunları yaşamasın, doktora, hastaneye kolay ve ücretsiz ulaşsın. Bunun için çabalıyor ama toplum içinde fırsatları lehine çevirmeye alışmış, saldırgan, bencil ve şımarık insanlar pastanın tamamına ve acımasızca göz diktiklerinden, kendilerini buna daha layık gördüklerinden ülkemizde yaşam kalitesi bir türlü iyileşemiyor.Yaşam kalitesi açısından ortaların altındayız. Bırakalım kaliteli yaşamayı, sadece yaşayabilmeyi becermek bile neredeyse imkansızlaştı. Ölmek o kadar kolay ve ucuz ki. Hemen her gün onlarca kişi serinlemek için girdikleri suda boğularak ölüyor. Trafik kazalarında ölümlerde dünyanın en üst sıralarındayız. Ölü sayısı 5’i geçmezse artık trafik kazaları ön sayfaya haber bile olmuyor. Ülkenin en önemli değeri olan gençlerin 33’ü bir patlama ile katlediliyor. Üniversite bitirip pisikolog, matematikçi, tarihçi, zi..]]> Thu, 06 Aug 2015 05:00:05 +0300 Son mutluluk https://www.evrensel.net/yazi/74520/son-mutluluk https://www.evrensel.net/yazi/74520/son-mutluluk? Ilık bir Halep akşamıydı. Halep’in dar sokaklarındaki taş evin büyük avlusunda çaylarımızı yudumluyorduk. Esad öncesi Suriye’nin önemli bir ailesinin torunu olan Raşid, “Bu iş öyle basit bir şey değil” demişti. Dera’da çocuklar duvarlara dönemin en bilinen Arap sloganı olan “Halk, düzenin yıkılmasını istiyor” sloganını yazmış ve muhaberat tarafından işkence görmüşlerdi. Hem de peygamber torunu oldukları bilinen bu kentin ileri gelenlerinin tüm ısrar ve ricalarına rağmen. “Esad akıllı davransa, çocuklara işkence yapan iki, üç polisi göstermelik de olsa cezalandırsa, dedelerinden özür dilese bu iş büyümezdi” deyince Raşid gülümsemiş, “Sen öyle san. Düğmeye basıldı. Bu ülkede en az muhaberatçı kadar batılı istihbaratçı var. Bilumum istihbarat örgütü hemen komşu topraklardaki silah yığınaklarını buraya geçirmek için hazır bekliyor. Yakında gösteriler büyür ve silahlar patlamaya başlar.” Gerçekten Raşid haklı çıkmıştı. Önce bin kişi Dera’da, sonra binlerce kişi tüm Suriye’de cuma namazı ç..]]> Thu, 23 Jul 2015 05:00:50 +0300 Fatih’in külliyesi https://www.evrensel.net/yazi/74474/fatihin-kulliyesi https://www.evrensel.net/yazi/74474/fatihin-kulliyesi? Büyükşehirlerde işler çığırından çıktı. En iyi şartlarda ömrümüzün onda biri yollarda geçiyor. Koca ülkede yer kalmamış gibi nüfusun yarısı bir kaç büyükşehirde toplanmış. Enlemesine yerleşim tükendiğinden diklemesine yaşam şehrin üçüncü boyutunu da kirletmiş. Gökyüzü görünmez olmuş. Aynı şehir içerisinde Avrupa’nın ve Bangladeş’in sokaklarını görmek mümkün. Araç kullanırken kirlenen, sabırsızlaşan, bencilleşen ruhumuz şımarıklığımızdan çok ezilmişliğimizin dışa vurumu. Araçların modelleri, fiyatları yükseldikçe teknolojik gelişmeye ayak uyduramayan sosyal gelişmemiz trafik canavarı olarak kendini gösteriyor. Direksiyon başındaki canavar beynimizle, polis karşısındaki eğik başımız arasındaki orta yolu bir türlü ayarlayamıyoruz. Ara sokaklar çöplük. Herkes evini temizleyip pisliğini sokağa atıyor. Ama ülkeyi yönetenlerin derdi başka. Onlar için yaşam kalitesi, kapılmış bir deri koltuk ve emirlerine verilen üç, beş kuruşluk araç ile bir sekreter. Üst üste koydukları servetlerini koru..]]> Thu, 16 Jul 2015 04:50:15 +0300 Ülkemin ölümleri https://www.evrensel.net/yazi/74432/ulkemin-olumleri https://www.evrensel.net/yazi/74432/ulkemin-olumleri? Ölüm kaçınılmaz. İnsan vucudu bir hesaba göre 200 yıl yaşamaya uygun. Ama her şey yolunda giderse ve dış etkenler ömrü törpülemezse. Yani her yaptığımızla 200 yıldan geriye sayıyoruz. Bazen birer birer, bazen onar onar. Bu sayma işlemine herkes dahil. En zengin erken giderken en yoksul sınırları zorluyabiliyor. Ancak bu örnekler bireysel istisna. Genele baktığımızda yoksullukla yaşam süresi orantılı. Hem de tersten. Yoksul ülkelerde yaşam kısa. Zengin ülkeler insanı yaşatabilmek için her yolu deniyor. Buna yaşamı kısaltan nedenleri yoksul ülkelerin sırtına yüklemek de dahil. Ama öyle ölümler var ki, sırf başkaları iyi, zengin, mutlu yaşasın diye ölünen ölümler. Bir traktör romörküne, bir minibüs içine doluşup yiyemediği domatesi, giyemediği pamuğu çapalamaya giderken yaşanan ölümler. Yerin yedi kat dibine inip yakamadığı kömür için ölünen ölümler. Bir tarafın şehidi (?) olmamak için bir sandala doluşup güneşin battığı yerde umudu aramak için ölünen ölümler. Ölümlerin, işin fıtratında..]]> Thu, 09 Jul 2015 16:26:17 +0300 Yedi düvel https://www.evrensel.net/yazi/74376/yedi-duvel https://www.evrensel.net/yazi/74376/yedi-duvel? Tüm diğer bölge ülkeleri gibi Suriye’de baskıcı bir grup tarafından yönetiliyordu. Evet, yöneticileri eleştirmek, pastadan düşen payın hacmini konuşmak, dil, din, mezhep ayrımını körükleyen konuşmalar yapmak yasaktı. Tıpkı şu anda körfez emirliklerinde, Suud ülkesinde olduğu gibi. Ama ekmek bedavaydı. Kira yoktu. Eğitim, sağlık az ama herkes içindi. Suriye’de tüm inançtan insanlar yoksuldular ama yaşıyorlardı. Bir gün iki çocuk duvara Esad karşıtı bir şeyler yazdı. Sonra kıyamet koptu. Tek kelime konuşmaya çekinen insanlar nedeni çok belli olarak nereden çıktığı belli olan silahlarla silahlandırıldılar. Ok yaydan çıkmıştı. Dünyanın tüm gizli servisleri ve Suriye’deki ajanları gizli silah depolarını kullanıma açmışlardı. Ortaya yüz çeşit grup çıktı. Manyağı, sadisti Suriye’ye doluştu. Jüpiter’in uydusundaki çakıl taşını gören büyük devletler Suriye’ye giren çıkan manyakları, silahları göremediler ve yüz binlerce kişi kör testerelerle kesildi. “Uluslararası ilişkilerde karşılıklı men..]]> Thu, 02 Jul 2015 04:50:34 +0300 Çok şükür https://www.evrensel.net/yazi/74333/cok-sukur https://www.evrensel.net/yazi/74333/cok-sukur? Çoktandır sesi soluğu çıkmıyordu. Hışımla odama daldı. “Hele otur. Bir nefes al” dememi duymadan burnundan soluyarak başladı anlatmaya. - Bir yakınım rahatsızlandı. Şikayetlerinden yola çıkarak önce Gugıl dayıya sorduk. O bir şeyler söyledi. Benzer şikayetlere sahip insanları yutub’dan izledik. Tivitler atıldı. Ingstram’dan fotoğraflar yollandı. Vatsap’tan onlayn ilişkilere girildi. Duyduklarımızı, gördüklerimizi dikkatle uyguladık. Mesajlar filan derken sonuç, elde var sıfır. Ne hastamızın şikayeti azaldı, ne de morali düzeldi. Kaynatılmış ebegümeci suyu dahil denemediğimiz ilaç kalmadı ama nafile. Sonra bir arkadaşın önerisiyle kalktık çok ünlü bir hastanenin çok ünlü bir profesörüne gittik. “Yarın muayenehaneme gelin” dedi. Gittik. Kapıdaki sevimli kıza bin liranın yarısını çarpıldıktan sonra içeri girdik. “Yarın hastaneye gelin, tahlil yapalım” komutuyla çıktık. Tahliller yapıldı. Durum vahimdi. Yan etkisi bol, sıkı ve ağır bir ilaç tedavisi olacaktı. Sonuç, “Allah’tan ümit kesilm..]]> Thu, 25 Jun 2015 05:00:28 +0300 Algı https://www.evrensel.net/yazi/74280/algi https://www.evrensel.net/yazi/74280/algi? Dünya iyice garipleşti. Algı yönetimi, insanların sağlıklı analiz yapamaması için yöntemler geliştiriyor. Sistem kapitalizm. Parası olan şirket kuruyor. Üretiyor ya da alıyor, sonra satıyor. Aldığı sattığı para olan, bankalar. Her yıl sonunda hesaplar yapılıyor. Gelen, giden masraf derken ortaya bir “kâr” çıkıyor. Bilmem ne bankası hemen gazeteye ilan veriyor. “Bankamızın bu yıl kârı 1 milyar lira”. Eski parayla bir katrilyon. Diğeri altta kalır mı? “Bizimkisi daha fazla”. Hem de bu açıklamayı reklam olsun diye yapıyorlar. Oysa bu kuruluşların yaptıkları kârın büyüklüğü ürettiklerini ya da aldıklarını olması gerekenden daha fazlaya sattıkları yani bizi iyice kazıkladıkları anlamına geliyor. Kâr nereye gidiyor? Çoğu yabancı olan şirket ortakları bölüşüyor. Oysa şirket bir yıllık kârından vazgeçse, hani dese ki, “Bu yıl kazancımızı işçilerimize dağıtalım”, bu parayla 5, 6 bin ev yapılabilir. O sistemin adı da zaten kapitalizm olmaz. Üretenlerin de ne kadar katma değer ürettikleri ..]]> Thu, 18 Jun 2015 05:00:28 +0300 Önce vicdan https://www.evrensel.net/yazi/74230/once-vicdan https://www.evrensel.net/yazi/74230/once-vicdan? İktidardan beslenen ve iktidarı besleyen sermaye çevreleri ellerindeki tüm güç ile HDP’nin baraj altında kalması için elinden geleni yaptı. Olmadık yalanlar, iftiralarla AKP’yi tek başına iktidar, Cumhurbaşkanını başkan yapmak için devletin en küçük memuru dahil tüm mekanizması ile yüklendi. Ama sonuç ortada. Ülkemiz insanı tehdide, şantaja pabuç bırakmadı. Verdiği güç ile şımaran iktidara okkalı bir tokat attı. Ana ve ikinci muhalefet partilerini de umut olarak görmediklerini değiştirmedikleri oy oranlarıyla gösterdiler. Haksızlığa, yolsuzluğa karşı en ciddi mücadeleyi vereceğine, insanlar, cinsiyetler arasında güçsüzden yana pozitif ayrımcılık uygulayacağına, halkına tepeden bakmayacağına inandıkları, çaldığı ve çalacağı tek şey “Saz” olan liderine güvenerek, HDP’ye oy verdiler. Öncelikli beklentileri ülke siyasetinin pislikten, talandan, hırsızlıktan, kaba kuvvetten, kibirden arındırılması. Arkasına aldığı devlet gücüyle muhalif sanayiciyi, muhalif esnafı, muhalif olsun olmasın tüm..]]> Thu, 11 Jun 2015 05:00:36 +0300 Geri sayım https://www.evrensel.net/yazi/74182/geri-sayim https://www.evrensel.net/yazi/74182/geri-sayim? Pazar günü Türkiye, tarihinin en önemli seçimlerinden birini yapacak. Daha seçim yapılmadan seçim sandıklarının güvenliği kaygı uyandırıyor. Önceki seçimlerde özellikle kırsal kesimlerdeki sandıklardan çıkan blok oylar, köyün ileri geleninin tüm köy adına oy kullandığı haberleri, sandık sonuçlarının toplanması ve merkeze iletilmesi sırasında işin içine giren virüsler, kesilen elektrikler önümüzdeki seçimde de benzer vukuatların olabileceğini düşündürüyor. Sadece biz değil tüm dünya seçim güvenliği için kaygılarını şimdiden açıkladı. İktidar partisi dışındaki partiler sandık koruma yöntemleri bile geliştirdi. Ana muhalefet elektrik kesilmesi durumunda “Sandığın üstüne oturma” yöntemi belirledi. Elektrik kesilme işi özellikle Güneydoğu’da çok yaygın. Şimdiden alıştırma kesintileri uygulanıyor. Diğer partiler dayak yemeyi dahi göze alarak sandık başlarından ayrılmayacak. Sandık sayım sonuçlarının yazıldığı kağıtlardaki bilgiler bilgisayara girerken tuşlarda kayan parmaklar dahil her şey g..]]> Thu, 04 Jun 2015 05:00:28 +0300 Paralelci ve ampül https://www.evrensel.net/yazi/74128/paralelci-ve-ampul https://www.evrensel.net/yazi/74128/paralelci-ve-ampul? Günlerden perşembe. Akşamın geç saatleri. Hafif bir müzik ile yavaş yavaş araba sürüyor. İleride trafik polisleri “Uygulama” yapıyorlar. Hayret. Oysa birkaç gün sonra seçim var ve seçim öncesi uygulama yapmak, ceza yazmak iktidar için hayırlı bir iş sayılmaz. Polis kibarca ehliyet, ruhsat istiyor. Belgeler tamam. Ama her şey tamam değil. Polis, -Efendim ön kısa farlardan biri bozuk yanmıyor. Ampülünüz patlamış. -Öyle mi? Farkında değilim. Hemen yaptırırım. -Tamam efendim. Siz yarın ampülü değiştirin. Ancak şimdi bir ceza uygulamak zorundayız. Ufak bir tartışmadan sonra işler karışıyor. Yazarsın, yazamazsın derken sürücü son planını uygulamaya koyuyor. Plakasının harflerinin AK olmasında da istifade polise çıkışıyor. -Siz şimdi ampüle mi taktınız? Seçim öncesi hükümetin oylarını düşürmeye mi çalışıyorsunuz? -Ne münasebet efendim. Biz görevimizi yapıyoruz. -Yok, yok. Benim uzun farlar yanıyor. Şuradan eve gideceğim. İlla ceza yazmak istediğinize göre sizin niyetiniz başka. Yoksa ..]]> Thu, 28 May 2015 05:00:45 +0300 Demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/74077/demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/74077/demokrasi? Sistemin adı demokrasi. İlk uygulandığı yer: Yunan, Atina. Yıl: İsa’dan 500 yıl önce. Köleler ve gladyatörleri saymazsak, Atina’da yaşayan yüz bin kişi içerisinden alfabetik sıraya göre seçilen insanlar parlamentoyu oluşturuyor. Sırası gelen şehri yönetiyor. Şehir dediğimiz zaten ülkenin kendisi. O sırada bu işi hazmedemeyen soylular, zenginler, iktidarı sonsuza kadar ele geçirmek için türlü işler yapıyorlar, ama beceremiyorlar. Kağıt üzerinde parlamento her şeyin üzerinde. Ama parası çok olan düdüğünü öttürüyor. Sokrat’ı öldürüyor. Sonra demokrasi yeniliyor. Krallıklar, dinler, din devletleri, yakılan cadılar, papalar, imamlar, hahamlar. Yoksullaşan ve sömürülen halk. Hayatın tüm zenginliklerine ve güzelliklerine layık, doğuştan şanslı egemenler. Ta ki birileri çıkıp güçlü ve kararlı sesleriyle “İş, ekmek, özgürlük” diye bağırana kadar. Yöntem değişiyor. Sayıca çok olandan kaynaklanan korku ile, egemenler yeni yöntemler geliştiriyorlar. Model eski Yunan’dan. Adı demokrasi. Ama yontu..]]> Thu, 21 May 2015 05:00:33 +0300 Sayılar https://www.evrensel.net/yazi/74030/sayilar https://www.evrensel.net/yazi/74030/sayilar? Seçimler yaklaştıkça sayılar önem kazanıyor. Her kürsüye fırlayan sayıları kendi menfaati için istediği yöne eğip büküyor. Ama halkı ilgilendiren bu sayılardan çok pazardaki, çarşıdaki temel ihtiyaç maddelerinin altındaki etiketlerdeki sayılar. İktidara ve yandaşlarına göre Türkiye dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biri. Hedef ilk 10. Ulusal gelirimiz mükemmel. Uluslararası itibarımız, bize ezelden beri düşman olan Avrupa’yı, okyanus ötesini, Afrika’nın kuzeyini, dört taraftaki komşularımızı, münafıkları, zındıkları, yani dünyanın yüzde doksan dokuzunu saymazsak, iyi. Yeşil alanlara, kent ormanlarının yerine kurulan alışveriş merkezi sayısında dünya birincisiyiz. AVM’lerde yok yok. Diğerlerine göre silahsız soygunun en büyük göstergesi olan enflasyonda dünyanın en kötü 5 ülkesi arasındayız. Gelir dağılımı adaletsiz. Yoksulla fakir arasındaki uçurum inanılmaz. Somut konuşalım. Alman işçisi 3 bin lira asgari ücret alırken biz 9 yüz küsur lira ile geçinmek zorunda kalıyoruz. Alman i..]]> Thu, 14 May 2015 05:00:24 +0300 Zeytinyağlı yiyemem https://www.evrensel.net/yazi/73985/zeytinyagli-yiyemem https://www.evrensel.net/yazi/73985/zeytinyagli-yiyemem? Türkü 2 Kasım 1954 tarihinde İhsan Kaplayan’ dan kaynak gösterilerek Muzaffer Sarısözen tarafından derlenmiştir Marshall Planı 2. Dünya Savaşı sonrasında 1948-1951 yılları arasında yürürlüğe konan ABD kaynaklı bir ekonomik yardım paketidir. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 16 ülke, bu plan uyarınca ABD’den ekonomik kalkınma yardımı almıştır. Türkiye’ye biçilen görev öncelikle Sovyet Sosyalist Sistemin Akdeniz’e ulaşmasını engellemektir. Bunun için gerekli olan gerici, dinci kuşaklar yetiştirmektir. 1950’de buna uygun olarak Türkiye’de sistem değşikliği desteklenir. Kurtuluş Savaşı’nı yapan ve padişahlık sonrası uygulanan modern değişimleri yaşayan kuşaklar, antiemperyalist düşünceler geri plana itilecek ve “İstersem odunu vekil yaparım” diyenlerin Beyaz Sarayın Mubarek Merdivenleri’ni tırmanmaları sağlanacaktır. İlk okullarda süt tozu dağıtımı başlar. Ama bu arada ABD dünyanın en büyük mısır üretici ülkesidir. ABD birikmiş olan mısır dağlarını eritmenin bir yolu olarak mısırözü y..]]> Thu, 07 May 2015 05:00:12 +0300 Yavru vatan (?) https://www.evrensel.net/yazi/73932/yavru-vatan https://www.evrensel.net/yazi/73932/yavru-vatan? Kıbrıs’ta Cumhurbaşkanlığı seçimlerini Mustafa Akıncı kazandı. Mustafa Akıncı ODTÜ mezunu, mimar. 40 yıldır siyasetin içinde ve 14 yıl boyunca Lefkoşa Türk Belediyesi başkanlığı yapmış. 1987-2001 yılları arasında Toplumcu Kurtuluş Partisi’nin Genel Başkanlığı’nı yapmış. 16 yıl milletvekilliği görevinde bulunmuş. 2015 Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı seçimlerine bağımsız aday olarak katıldı ve ikinci turda aldığı yüzde 60.5 oyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı seçildi. İyi derecede İngilizce biliyor. Aldığı oy oranı Mister Obama’dan da, Sayın Cumhurbaşkanımızdan da fazla. Her 3 kişiden nerdeyse 2’si Kıbrıs’ta barış ve kardeşliği, eşitlikçi bir çözümü isteyen ve destekleyen, bu amaçla Annan Planı döneminde oluşturulan Barış ve Demokrasi Hareketi’ni kurmuş ve liderliğini üstlenmiş Mustafa Akıncı’yı desteklemiş. Ama farketmez. Akıncı, seçilir seçilmez ilk uyarısını Anavatandan almış. “Ağzından çıkanı kulağın duysun”. Alır, çünkü milliyetçi Türkiye, istese ihya edebileceği,..]]> Thu, 30 Apr 2015 04:50:37 +0300 Kaynak https://www.evrensel.net/yazi/73882/kaynak https://www.evrensel.net/yazi/73882/kaynak? HDP seçim bildirgesini kamuoyuna sundu. Bildirinin giriş bölümü, “Bugün kaygısı ve yarın korkusu hepimizin hayatını çekilmez kılıyor” diye başlıyor ve “Türkiye halklarını Yeni Yaşam’ı birlikte inşa etme yolunda, HDP saflarında buluşmaya ve birleşmeye, HDP’yi büyütmeye çağırıyoruz” diye bitiyor. Bildiride toplumun tüm sorunları ele alınmış, gerçekçi ve adil çözüm önerileri sunulmuş. Gençler, emekliler, sporcular, yargı, basın, dış politika, hastalar, göçmenler, özgür cinsel tercih isteyenler, hemen her kesim için daha güzel ve özgür bir gelecek vadeden ve bu geleceği yaratacak siyasi ve ekonomik yöntemleri ortaya koyan programda mantıksız ve hayal ürünü tek cümle yok. Milletvekili olmak için aday gösterilenler, programı kararlılıkla uygulayacak dünya görüşüne sahip. Ülke kaynaklarının ve artı değerinin paylaşımındaki haksızlığı tersine çevirecek kararlılık ve güçteler. Gelgelelim zengin ülkemin yoksul insanı temiz kalbiyle soruyor; “Kaynak nerede?” Dolmuşta, kahvede, parkta, markette..]]> Thu, 23 Apr 2015 05:00:22 +0300 Akkuyu santrali https://www.evrensel.net/yazi/73828/akkuyu-santrali https://www.evrensel.net/yazi/73828/akkuyu-santrali? Mersin Akkuyu’da hukuksuz temel atma töreni yapıldı. 20 milyar dolar gibi çok büyük bir kurulum maaliyeti ve dışa bağımlı kaynak gerektiren bir proje, yıllarca süren mücadelelere rağmen, artık neyin baskısı ile yapıldıysa, apar topar başlatıldı. Ülkenin geleceğinin nükleer enerjide olmadığını bilen, gören o kadar aydın, duyarlı, sorumlu insanın protestoları ile yapılan temel atma töreninde inanılmaz yalanlar söylendi, bilinçsiz insanların kafalarını karıştıracak saçma sapan açıklamalar yapıldı. Ülkemiz büyüyor. Elektrik enerjisi üreten santralle-rimizin toplam gücü 70 bin 5 yüz Megavat’a ulaştı. Her ne kadar su fakiri olsa da ülkemizde elektrik enerjisi üretiminin en büyük payını yüzde 34 gibi bir oranla hidroelektrik santraller (HES) alıyor. Göletli veya akan su yöntemi ile üretilen elektrik bir çok çevre sorununu da beraberinde getiriyor ama en azından toplu ölümlere sebep olmuyor. Hidroelektrik santrallerin sonuçlarını ne yazık ki 30, 40 yıl sonra çölleşmiş topraklarda deve gezin..]]> Thu, 16 Apr 2015 04:50:12 +0300 Karanlık https://www.evrensel.net/yazi/73725/karanlik https://www.evrensel.net/yazi/73725/karanlik? Türkiye dün kabusu yaşadı ve gelecekteki kabusların tatbikatını yaptı. Elektriğini İran’dan alan Van dışında neredeyse tüm kentlerimizde elektrikler kesildi. Elektrikler kesilebilir. Doğal afet olur, insan hatası arıza olur ve bir nedenle elektrikler kesilebilir ama garip olan elektrik üretiminden, iletiminden ve dağıtımından doğrudan sorumlu olan ve esas mesleği de elektrik mühendisi olan Enerji Bakanının elektriklerin kesilme nedenini uzun süre bilmiyor, bilse de açıklayamıyor olmasıydı. Bu bilgiyi Bakana verecek teknik insanlardan da ses çıkmıyordu. Oysa tüm enerji üretim ve iletim sistemi an an gözleniyor ve kontrol ediliyor olsaydı arızanın nedeni hemen anlaşılır ve kamu oyuna doğru bilgi verilebilirdi. Elektrik Mühendisleri Odası, Türkiye genelinde birçok ilde meydana gelen elektrik kesintilerinin bazı özel santrallerin “fiyat düşüklüğü” nedeniyle elektrik satmak istememesinden veya Avrupa Birliğinin, “Siz kaliteli elektrik sağlayamıyorsunuz” diyerek Türkiye’yi Avrupa Birliği e..]]> Thu, 02 Apr 2015 05:00:51 +0300 Cehalet ve iktidar https://www.evrensel.net/yazi/73682/cehalet-ve-iktidar https://www.evrensel.net/yazi/73682/cehalet-ve-iktidar? Türkiye’nin en büyük sorunu Arınç-Gökçek kavgası mı? Sayın Cumhurbaşkanımız Büyük Usta’nın salı toplantıları mı? Doların, altının, faizlerin, borsanın emme basma tulumba gibi çıkıp, inip birilerinin cebine servet aktarması mı? Hemen güneyimizde insanların birbirini kör bıçaklarla keserken seyirci kalmamız, oradan kaçan insanları barındırmaya çalışmamız mı? Sanatçı Kayahan’ın sağlık durumu mu? Rahmetli Baba Dündar Kılıç’ın torununun her kızdığında etrafı mermi manyağı yapması mı? Kızgın Futbolcu Emre’nin Biliç’e İstanbul üzerinden göz dağı vermesi mi? Bunların hepsi bir kaç gün konuşulur ve unutulur gider. Baki kalan cehalettir. Geçtiğimiz hafta yapılan üniversite giriş sınavlarının birinci ayağında ortaya çıkan sonuçlar Türkiye’nin gelecek 20-30 yılının karanlığa ve yoksulluğa mahkum edildiğini somut olarak ortaya koydu. Henüz lise öğrenimi sırasında “Okuyup da ne olacak?” diyerek 270 bin öğrenci okulunu bıraktı. Sınava girmeyi başaran 2 milyona yakın kişiden genel ortalama..]]> Thu, 26 Mar 2015 05:00:24 +0300 Tarihten not; Ferdinand Marcos https://www.evrensel.net/yazi/73628/tarihten-not-ferdinand-marcos https://www.evrensel.net/yazi/73628/tarihten-not-ferdinand-marcos? 1965-1986 yılları arasında 21 yıl Filipinler devlet başkanlığı görevindeydi. Tarihe, kurduğu otori-ter rejim, yolsuzluklar ve baskı uygulamaları ve karısının ayakkabı koleksiyonu ile geçti. Siyasette güçlenmek için Filipin direniş hareketinin önderlerinden biri olduğunu iddia etti ancak resmi ABD arşivleri Marcos’un, 2. Dünya savaşı sırasında Japonlara karşı yürütülen mücadelede hemen hiçbir rolünün bulunmadığını ortaya koydu. 1965 seçimlerini kazanarak başkanlık görevini üstlendi. 1969’da yeniden seçilerek Filipinler’de bu görevi iki dönem üst üste sürdüren ilk başkan oldu. Zamanla güçlü öğrenci gösterileri ve kent gerillasının yükselen mücadelesiyle karşılaştı. 1972’de ‘komünist ve yıkıcı güçler’i gerekçe göstererek sıkıyönetim ilan etti. Hızla hareket ederek muhalif politikacıları tutukladı ve silahlı kuvvetleri rejimin bir baskı aracı haline getirdi. Marcos sıkıyönetim döneminde gözaltına alınmak için hakim kararı güvencesini ortadan kaldırmak da içinde olmak üzere birçok ..]]> Thu, 19 Mar 2015 04:50:28 +0300 TMMOB'a baskı https://www.evrensel.net/yazi/73577/tmmoba-baski https://www.evrensel.net/yazi/73577/tmmoba-baski? Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğini (TMMOB) ve bağlı odaların yönetimlerini ele geçirme, partilerinin arka bahçesi yapma hayali son 50 yılın tüm iktidarlarını heyecanlandırıyordu. Bu amaçlarına ulaşmak için akla gelmeyecek yöntemleri uyguladılar. Kamu kurumlarında çalışan mühendislerin, müdürlerinin gözetiminde oy kullanmaları, sandıktan çıkarken kutuya atmadıkları listeleri müdürlerine göstererek aklanma(?) rezaletlerini yaşadık. Bazı şubelerde bu girişimler başarılı oldu. Meslektaşlarının ve halkın çıkarlarını koruyacaklarına, iktidarda yer kapma hevesiyle odaları kendi siyasi gelecekleri için basamak olarak kullanan sağcı mühendisleri gördük. Ama TMMOB teslim olmadı. 12 Eylül’ün faşist iktidarları bile TMMOB’yi teslim almayı başaramadı. Şimdi, 12 Eylül paşalarının beceremediklerini iktidar yapmaya çalışıyor. Bu iktidar 12 Eylül generallerinden daha sistemli çalışıyor. Akıl hocaları Almanya’nın 1936-1945 dönemi iktidar taktiklerini didik didik incelemişler. Geniş halk kitleleri..]]> Thu, 12 Mar 2015 05:00:29 +0300 Gariban https://www.evrensel.net/yazi/73528/gariban https://www.evrensel.net/yazi/73528/gariban? İktidar kararlı. En tepedeki ısrarla tekrarlıyor. “Bu yasa ya geçecek, ya geçecek.” Ses en tepedeki tek seçiciden gelince seçim arifesinde listede yer kapmak isteyen partililer heyecanlı. “Anayasayı tanımıyorum” diyen bile var. Bu telaşın, heyecanın, korkunun nedeni geçtiğimiz günlerde FORBES dergisinin “En zengin Türkler” listesi açıklanınca anlaşıldı. En zengin 100 Türk, 100 Türk değil 118 Türk çıktı. Listenin tepesinde sıkışmak zorunda kaldılar garibanlar. En tepede Murat Ülker var. Tanrı “Yürü ya kulum” demiş. Bir yılda 2 katrilyona yakın para kazanmış. Serveti listeye göre 11 katrilyon. Zekatı 275 trilyon. Hani zekatını işçisine dağıtsa, zekattan vazgeçtik, fitresini verse işçisinin yüzü gülecek. İşçisi Mustafa Çakar. 15 yıl Ülker’e çalışıyor. Bir lira birikmiş parası yok. Sesini bir yükseltse, arkadaşlarıyla meydanlara çıkıp bir bağırsa, liste sarsılacak. Listenin daha alt sıralarındaki garibanlar tam bir yıl çalışıp, çabalamışlar. 118’inin serveti ancak 20 katrilyon artarak..]]> Thu, 05 Mar 2015 05:00:30 +0300 Seçim https://www.evrensel.net/yazi/73478/secim https://www.evrensel.net/yazi/73478/secim? Demokrasi kelimesinin aslı Yunancadır. Bu sistemi ilk uygulayan Yunanlılar, halk zümresi, ahali sözcüğünden türetmişlerdir “Demokrasi” kelimesini. Demokrasi halkın yönetimi, halkın kendi kendisini yönetmesi anlamına gelen siyasi yönetim biçimidir. Ansiklopedilerde demokrasi “Genel olarak temsil, çoğunluğun yönetimi, partiler arası karşıtlık ve yarışma, alternatif hükümet şansı, kontrol, azınlık haklarına saygı gibi temel kavram ve düşüncelerle belirlenen politik sistemdir” olarak tanımlanmaktadır. Demokrasi, genel ifadesini, yöneticilerin yönetilenler tarafından seçilmesi düşüncesinde, yönetimle halk arasındaki ilişkilerin niteliğinde, yurttaşlar arasında ekonomik ve kültürel bakımdan büyük farklılıkların olmaması gerektiği görüşünde bulur. Ülkemizde gelir dağılımındaki inanılmaz farklılıklar, özellikle radikal dünya görüşleri körüklenerek tam ortadan bölünmüş, gırtlaklarına kadar bankalara borçlandırılarak sınıf bilinçleri karartılmış ve rehin alınmış insanlar, uyguladığımız demokr..]]> Thu, 26 Feb 2015 04:30:48 +0300 Yasalar ve diktatörler https://www.evrensel.net/yazi/73431/yasalar-ve-diktatorler https://www.evrensel.net/yazi/73431/yasalar-ve-diktatorler? 24 Ocak 1980 tarihinde dönemin başbakanı Demirel, Müsteşarı Turgut Özal’a bir görev verdi. Aslında bu ödev emperyalist ülkelerde yazılmış ve uluslararası savaş olmadan Türkiye’nin doğal kaynaklarının ve artı değerinin batının cebine akmasını öneriyordu. Alınan borçlar ve çalınan paralar menkul ya da gayrimenkul olarak mutlaka ödenmeliydi. 24 Ocak kararları temel olarak tam anlamıyla Türkiye’nin “serbest piyasa ekonomisine” geçmesini ve uluslararası sermaye ile entegrasyon sağlanmasını amaçlıyordu. Yabancı sermayeye ilk kez kapılar bu kadar net olarak aralanıyordu. Kamunun ekonomi içindeki payı azaltılacak, tüm halkın malı olan değerler seçilmiş yandaşlara devredilecekti. Sermaye birikimini henüz gerçekleştirememiş olan yandaşlar, yabancılarla işbirliği yapacak, halkın birikimi yerli ve yabancı işbirlikçilerin eline geçecekti. Onlar da bunun komüsyonunu ilgili siyasilere ödeyeceklerdi. Yolsuzluk, haksızlık, toplumsal değerlerin çöküşü hızlanmıştı. İyi değerler aşağılanıyor, engel yasala..]]> Thu, 19 Feb 2015 05:00:00 +0300 Hep aynı https://www.evrensel.net/yazi/73379/hep-ayni https://www.evrensel.net/yazi/73379/hep-ayni? Karadenizli vatandaşımıza sormuşlar. “Temel, benzine zam geldi. Litresi 5 lira oldu. Ne yapacağız.” “Bana farketmez” demiş Temel. “Ben her hafta 50 liralık alıyorum.” Durumumuz Temel’in durumuna döndü. Emekli maaşına 18 lira zam geldi. Memur ve işçi zamları da o kadar. Ama hiç birimize farketmedi. Biz halen haftada 40 liralık ekmek almaya devam ediyoruz. Her ay fiyatı ne kadar artarsa artsın 200 liralık doğal gaz kullanıyor, 40 liralık otobüse biniyoruz. Yemeklerde kullanmak üzere 20 liralık et tadı ve kokusu veren et suyu kapsülü alıyoruz. 6 ayda bir 15 liralık tavuk kırıntı alıyoruz. Elektrik ve suyu her ay 50 liralık kullanıyoruz. Banyo sayısını azalttık. Fazla aydınlık gözlerimize dokunur oldu. Gülsüm anne aylık 5 liralık elektrik kullanmaya sabitlendiğinden yatalak hastasıyla karanlıkta oturuyor. Diğer tarafta ne oluyor? Orada işler iyi. Birisi kaşlarını çatarak bağırdı çağırdı. Dolar fırladı. Dolarlar yüksek fiyattan satıldı. Şimdi bağıranlar sustu. Bağıranların yüzün..]]> Thu, 12 Feb 2015 05:00:36 +0300 Dank https://www.evrensel.net/yazi/73327/dank https://www.evrensel.net/yazi/73327/dank? İktidar giderayak servet transferini hızlandırmak için düğmeye bastı. Ülke üretiminin yüzde 80’i, ülke nüfusunun yüzde 10’unun cebine akıyor. Dolar milyarderlerimizin sayısı Avrupa ülkelerinin milyarder sayılarını geçti. Yabancı sermayenin eline geçmiş bankalarımız çok şükür(?) her yıl eski parayla katrilyon kâr yaptıklarını övünerek gazetelere ilanlar vererek kutluyorlar. Bizim algı operasyonuna açık vatandaşımız da bankaların bu kârının kendi cebinden çıktığını düşünmeden kredi faizi ödemekle, borcu borçla çevirmekle meşgul. İşçi ölümlerinde dünya rekoru bizde. Orta Çağların vahşi üretim yöntemleri kullanılarak insan emeğinin sömürülmesi üzerine kurulmuş bir düzende umutları öbür dünyaya ertelemiş insanlar. Türkiye’nin en eski kuralıdır. Devlet birisine “Yürü ya kulum” demeden kimse zengin olamaz. Zengin olmanın en azından başlangıcı devlete iş yapmakla başlar. Ardından hükümetle halvet olma ve siyasi ilişkileri ticari kazançlara dönüştürme işi başlar. Bu kirli ilişki kazan-kaz..]]> Thu, 05 Feb 2015 04:50:23 +0300 Gökyüzünü kaybeden kartal https://www.evrensel.net/yazi/73282/gokyuzunu-kaybeden-kartal https://www.evrensel.net/yazi/73282/gokyuzunu-kaybeden-kartal? Yıllardan 1938, yaz sabahıydı. Köyün davarını Sivisik’te otlatmaya götürmüştük. Etrafımızı askerler sarmıştı. Biz askerden korkmuyorduk. Onlarla çoktandır beraberdik. Beyaz Dağ’da çadır kurmuşlardı. Onlara her zaman ekmek, yumurta, tereyağ götürür satardık. Biz onlara, onlar da bize alışmışlardı. Onlardan bir kötülük beklemiyorduk. Bir sabah köyün üstünde davar otlatırken bir gürültü koptu. Köyde ne kadar kadın, erkek ve çocuk varsa toplamış bize doğru getiriyorlardı. Biz iki kardeş de kendiliğimizden gidip onlara karıştık. Yolda kaçanlar oldu. Annemi bulduk. Babam kaçmıştı. Askerler bizi 4-5 km uzaktaki dağa götürdüler. Orada erkekleri ayırdılar. Erkeklerin bellerindeki kuşakları söktüler ve birbirlerine bağladılar. On beş yaşından küçük erkekleri kadınların yanında bırakıp erkekleri 200 metre uzağa götürdüler. O zamanlar hükümet bizim köye bir ihbarcı atmıştı. Onu vurdular. Herkes sevindi. Aradan beş dakika geçmeden erkeklerin götürüldüğü taraftan silah sesleri geldi. Etrafımıza ma..]]> Thu, 29 Jan 2015 05:00:16 +0300 Talan https://www.evrensel.net/yazi/73229/talan https://www.evrensel.net/yazi/73229/talan? Enerji yaşamın olmazsa olmazı. Modernleşen yaşam, gelişen teknoloji insanın enerji gereksinimini de artırıyor. Ama kullandığımız her enerji türü doğadan da bir şeyleri eksiltiyor. Türkiye fosil enerji kaynakları açısından yoksul bir ülke. Petrol, doğal gaz, kömür rezervlerimiz bize yetecek kadar değil. Bunun yanında rüzgar, güneş gibi enerji üretmek için tükenmeden kullanabileceğimiz kaynaklarımız birçok batı ülkesinden daha verimli. Buna rağmen sanki karar vericiler bu ülkenin doğasını yok etmeye, çocuklarımıza çöl bırakmaya yemin etmişler gibi yanlış kararlarla kömür ve su kullanan elektrik üretim tesislerini olmadık yerlere kurmaya devam ediyorlar. Sadece santral için değil üçüncü köprü, İstanbul’a yeni havaalanı için seçtikleri yerler bile sanki özellikle yanlış seçilmiş gibi. Dünyanın en özel vadilerine hidroelektrik santral yapma, dünyanın en yeşil ovalarına kömür santralleri yapma akıl işinden çok kâr işi. Güzel Ege sahilleri yoğun bir saldırı altında. Şimdi yeni bir doğaya sa..]]> Thu, 22 Jan 2015 05:00:43 +0300 Görev zayiatı https://www.evrensel.net/yazi/73177/gorev-zayiati https://www.evrensel.net/yazi/73177/gorev-zayiati? Yer Paris. Dünya liderleri terörü lanetlemek için yürüdü. Önde devlet başkanları ve başbakanları. Yüzlerinde derin bir üzüntü ifadesi. Kol kola girmişler. Fransa’nın yanında Almanya. Türkiye biraz kenarda. Filistin lideri ile İsrail lideri arasında bir kaç kişi. Önlerinde kalabalık gazeteciler. Ellerde pankartlar. Terörün kaynağı dünyanın en zengin yer altı kaynaklarının üzerinde dünyanın en yoksul insanlarının yaşadığı ülkeler. Çoğunlukla Müslümanlar. Başlar dik ve kararlı. Tüm liderler ileriye bakıyor. Obama yok. Putin yok. Terörist kim? Silahlı saldırı ne zaman terör, ne zaman savaş. Huzur içerisinde yaşayan bir Suriye’de 2 çocuğun duvara Esad karşıtı yazı yazarken yakalanıp işkence görmelerini protesto etmek için yola çıkıp, nereden bulundukları belli olan silahlarla devlet güçlerine saldıranlar terörist mi? Yoksa özgürlük savaşçısı mı? Terör mağduru Fransa dünyanın en büyük silah imalatçısı ve ihracatçısı 5 ülkeden biri değil mi? Almanya’nın ekonomisini ayakta tutan en öne..]]> Thu, 15 Jan 2015 05:00:41 +0300 TMMOB https://www.evrensel.net/yazi/73127/tmmob https://www.evrensel.net/yazi/73127/tmmob? Mühendis ve Mimar Odaları ülkemizin demokrasi tarihi ile neredeyse yaşıt. Kurulduğu günden bu yana, kuruluşundaki sağlam ilkelerden sapmadan, kurucularının çağdaş, üreten, ürettiğini dengeli paylaşan bir ülke olma hayallerini geliştirerek büyüten üye ve yöneticileri ile güçlenen mimar ve mühendis odaları her dönemde olduğu gibi yine sermayenin ve iktidarın hedefinde. Her seçim döneminde iktidar desteği ile oluşturulan meslekte birlik gurupları oda yönetimlerini ele geçirmek ve oda muhalefetini kırmak için iktidarın tüm olanaklarını da kullanarak seçimlere katıldı. Ancak mühendis ve mimarların örgütlü mücadelesi, aydınlık ve emekten yana tavırları her dönem başarılı oldu. Mücadelesini, sokak, meydan ve hukuk dahil demokrasi içerisinde var olan tüm yöntemleri kullanarak sürdüren mühendis ve mimar odaları bir çok hukuksuzluğu, talanı önlemeyi başardı. Mimar ve Mühendis Odalarını seçimler ile ele geçirmekten ümidini kesen iktidar oda muhalefetini zayıflatmak için, üyeleri ile ilişkile..]]> Thu, 08 Jan 2015 04:41:12 +0300 Gülme https://www.evrensel.net/yazi/73027/gulme https://www.evrensel.net/yazi/73027/gulme? Her yıl sonunda adettendir bitirilen yıl ile ilgili önemli olaylardan bahsetmek. 2014 yılı bitmek üzere. Yoğun bir yıldı. Ben de 2014 yılında ailemizi en çok güldüren olaylar nelerdi diye oturup bir liste yaptım. İşte en çok güldüklerimiz. Maltepe’den Kadıköy’e doğru gidiyoruz E5’ten. Maltepe köprüsünü geçtik. Buradan sabah, akşam, gece, ne zaman geçsem trafik felç. Hızlı gitmekten vazgeçtik, trafik şöyle 20, 30 kilometre hızla aksa razıyız ama yok. İstanbul’un bir çok yolu için gitmeden durmak normal. Ama yol boyu trafik uyarı levhası asmış. Hani şu boş yollara hiç bir şey asmayıp normal hızı kaza ile yüzde 10 aşanlara yüklü ceza yazan trafik. “RADAR”. Araçların değil hızlı gitmek, kıpırdayamadığı yol boyunca radar kontrol. Bizim toruna bez aldık. Ucuzundan. 80 adet 49.50 TL. Velet günde 6 kez çiş yapsa, 2 de kaka, eder 8. 80 bez 10 gün. Ayda 3 paket 150 lira. Dört çocuk 600 lira. Hadi diyelim araya zaman koyduk. En küçük beze yaparken 2’si acil baskı ile tuvaleti öğrendi. Eder 300..]]> Thu, 25 Dec 2014 05:00:37 +0300 Yetmiyor https://www.evrensel.net/yazi/72978/yetmiyor https://www.evrensel.net/yazi/72978/yetmiyor? Ülke nüfusu 80 milyona dayandı. Ülkelerin gelişmişlik düzeyi kişi başına düşen vatandaş sayısıyla ölçülüyor. Eğitimde, kamu hizmetlerinde bu sayı çok önemli. İyi bir eğitim için üniversitede 13-15 öğrenciye bir hoca düşmeli. İyi bir sağlık hizmeti alabilmek için doktor başına düşen hasta sayısı Almanya’da 260 civarında. Avrupa’nın bir çok ülkesinde bu sayı aşağı yukarı 300. Bizde 550-600 arasında. Türkiye’de herkesin eşit koşullarda sağlık hizmetinden yararlanamadığı gerçeği ile karşı karşıyayız. Kişi başına düşen sağlık harcamaları bazında değerlendirmelere bakıldığında yapılan iyileştirmelere rağmen halen Avrupa ülkeleri ile ciddi bir uçurum söz konusu. Ama insanın yolu hastaneye düşüp manzarayı kendi gözleriyle gördüğünde sayıların anlamını daha iyi anlıyor. Geçen hafta bir yakınımın rahatsızlığı nedeniyle İstanbul’da bir devlet hastanesine gittim. Konusunda uzmanlaşmış ihtisas hastanesi. Hastanede servislerde boş yatak yok. Çoğu kalp hastası insanlar acil bölümünde koridorlarda s..]]> Thu, 18 Dec 2014 05:00:56 +0300 Fesuphanallah https://www.evrensel.net/yazi/72920/fesuphanallah https://www.evrensel.net/yazi/72920/fesuphanallah? İkiz kardeşimle birlikte ortaokuldaydık. Bir gün babam yanında yaşlıca bir adamla eve geldi. “İşte çocuklar dedi, “Mustafa Hoca. Size Osmanlıca öğretecek”. Mustafa hoca ilginç adamdı. Her derse Süleyman Demirel için yazdığı ve son mısrası “Başımızın tacı bizim bay Süleyman Demirel” olan şiirini okuyarak başlardı. Dersin yarısı Süleyman Demirel muhabbeti ile geçer, sonlara doğru Mustafa Hoca’nın “Eski Türkçe” dediği harfleri, heceleri çalışmaya başlardık. Dik bir çizgi çekip üzerine kısa bir çizgi atıp sorardı. - Bu ne? - İ. - Hasbinallah. Hayır, e. Kısa çizgiyi dik çizginin altına çekerdi. - Bu ne? - ...... - Lahavle. İ. Bir yuvarlak çizer yüzümüze bakardı. - O. - Fesuphanallah. Hayır, 5. Mahalle camiine giden diğer çocukların aksine biz elif, be, te, se değil, Arap harflerini e, i, u diye öğreniyor, bir yandan da bu yazma işinin nerede işimize yarayabileceğini düşünüyorduk. İlk icraatımız tarih sınavı için kullanılmak üzere hazırladığımız küçük kağıtları Arap..]]> Thu, 11 Dec 2014 05:00:39 +0300 Halay https://www.evrensel.net/yazi/72821/halay https://www.evrensel.net/yazi/72821/halay? Günlerden pazar. Yer Bostancı Gösteri Merkezi. Salon giriş kapısına kadar dolu. Oturacak yerden vazgeçtik ayakta duracak yer bile yok. Girişteki büyük alan dolu. Kapının dışı dolu. Kadınlar çoğunlukta. Sahnede uluslararası dayanışmanın tüm renkleri. Fransızca konuşan Tunus Milletvekilini dinleyene kadar Fransızca bildiğimi bilmiyordum. Tercüme edilmese, hatta hiç konuşmasa da anlayacaktım dediklerini. Hemen önümde duran orta yaşı bir hayli geçmiş eski tüfeği bile hoplatıyor sahnede bir sağa bir sola koşup “Dağılın lann” diyen sanatçı. Arapça seslenen kadının güzel sesine kayıtsız kalamıyor, ayağıyla tempo tutuyor yanımdaki ciddi sakallı. Ve sonra halay başlıyor. Bölgenin suyunu içemeyenlerin, ekmeğini yemeyenlerin asla hakkıyla başaramayacakları halay. Toplam 5 hareketten oluşan dansın ahengi içimizdeki ritimde saklı. Tüm heyecan ve hevesleriyle halayın arasına karışmış uzun boylu Avrupalı iki yoldaş. Biri erkek, biri kadın. İçlerine gömülmüş kültürel tempoları ile bu işi başarmala..]]> Thu, 27 Nov 2014 04:52:25 +0300 Korku https://www.evrensel.net/yazi/72768/korku https://www.evrensel.net/yazi/72768/korku? Ülkemizde polis şiddeti yeni bir şey değil. Kutsal ve güçlü devlet tanımı ile bireyi değersizleştiren düşünce yapısı ve uygulaması, söz konusu “Devletin güvenliği(?)” olduğunda, vatandaşını dövebilen, ona işkence yapabilen, ona iftira atabilen bir yapıyı da koruması altına alıyor. Devletin kutsal olduğuna inandırılmış ama aynı zamanda görece yüksek maaşla görevlendirilmiş ve ne yazık ki cehaletinin sonucu, düşünsel olarak sınıfı ile çelişen saflarda taraflaşmış insanlar karşı tarafta olduklarını düşündükleri insanları iftira, şiddet yolu ile cezalandırmayı mesleklerinde başarı gibi görüyorlar. Gezi Parkı direnişindeki sınırsız saldırganlıkları ile Türk Polisi dünya ölçüsünde bir başarıya imza attı. Psikolojik tedavi görmesi gereken insanların eline silah, yetki, gaz bidonu, TOMA verildi ve onlar devleti koruduklarını sanarak Taksim Parkı’nda son kalan bir kaç yüz ağacı korumaya çalışan ve yeri geldiğinde polislerin de haklarını savunma cesaret ve sorumluluğunu gösterebilecek insanların..]]> Thu, 20 Nov 2014 05:00:13 +0300 Akıllı https://www.evrensel.net/yazi/72656/akilli https://www.evrensel.net/yazi/72656/akilli? Yandaş vatandaşa göre cumhuriyet tarihinin en akıllı hükümeti ile yönetiliyoruz. Evet, Avrupa Birliği’ne tam üyelik heyecanı ile başladıkları yönetme görevinin 12. yılında bir arpa boyu yol alabilmiş değiller ama bunun sorumlusu hükümet değil. Peki kim? Yandaşa göre başta, “Eyyy Ce Ha Pe”. Sonra bilumum muhalifler, solcular, Kürtler, Geziciler, kızlı erkekli içki içenler, Berkin Elvan ve ailesi, Beşiktaş Çarşı. Hatta Soma’da gazla zehirlenen, Ermenek’te su altında kalan, Ülker’de grev yapan işçiler. Bu münafık tayfa hükümetin başarısız olması için ellerinden geleni yapıyor. Yandaş’a göre en tepedeki her şeyi hak ediyor. O, asgari ücretten alınan vergilerle toplanan paralarla, katledilen Atatürk Orman Çiftliği arazisinin içerisine yapılan 1 buçuk katrilyonluk saraya layık. O, yarım katrilyonluk uçakta özel olarak uçmalı. O, parmağıyla işaret etti mi, işaret ettiği doğduğuna pişman edilmeli. Herkes onu sevmeli. Çünkü o, köylü Türkiye’yi bir günde şehirli Türkiye yaptı. Aynı ineğiyle,..]]> Thu, 06 Nov 2014 05:00:35 +0300 Önce can https://www.evrensel.net/yazi/72602/once-can https://www.evrensel.net/yazi/72602/once-can? Yine maden faciası, yine işçi ölümleri. Bu yılın ilk 9 ayında kaybettiğimiz işçi sayısı 1500’e yaklaştı. İçlerinde 16 yaşından küçük çocuklar ve kadınlar da var. Savaş gibi. Bu bir rekor. Trafik kazalarındaki birinciliğimizi, işçi ölümleriyle güçlendirdik. Zenginleştiği, büyüdüğü iddia edilen Türkiye’nin dışarıdan görüntüsü 18’inci yüzyılın Afrika’sının sömürge ülkeleri gibi. Kuzey Avrupa ülkesinde pazar çatısı çöküyor, ilgili bakan istifa ediyor, başbakan özür diliyor. Japonya’da bir bürokrat rüşvet alırken yakalanıyor, ilgili bakan “Bu adamı oraya ben getirmiştim, üzgünüm” deyip istifa ediyor. Tutmasalar “Harakiri” yapacak. Kendisinin doğrudan sorumlu olmadığı bir yolsuzluk bile yüzünü kızartıyor, halkın içine çıkamıyor. Uygar ülkelerde (zengin değil, uygar) tren kazası oluyor ulaştırma bakanı istifa ediyor. Herkes kendi sorumluluğunun bilincinde ve insan onuru, insan hayatı koltuktan değerli. Bizde durum farklı. Her işçi ölümünde suçlu kurallara uymayan işçi, ya da işçinin güvenli..]]> Thu, 30 Oct 2014 06:00:04 +0300 İki kuş https://www.evrensel.net/yazi/72545/iki-kus https://www.evrensel.net/yazi/72545/iki-kus? Bölgede IŞİD terörü artarak devam ediyor. Siz bakmayın IŞİD ile mücadele için kurulduğu söylenen uluslararası koalisyona. Güney Kürdistan topraklarında yayılan ve Şii ve Türkmen bölgelerine doğru kayan IŞİD saldırılarından bölgede yaşayan halk dışında herkes memnun. Bir taşla iki kuş vurdukları için Avrupalı ortaklar memnun. Birinci kuş kaçak petrol satışından elde edilen milyonlarca dolar tutarındaki paraları bölgede çarpışanlara illegal olarak sattıkları silahlarla geri almaları. İkinci kuş, ülkelerindeki radikal cihatçıların bölgeye gitmesine göz yumarak onların şehit olmalarını seyahat özgürlüğü kapsamında destekliyor olmaları. Rusya memnun. Esad’a gücünün yetmeyeceğini anlayan IŞİD’in saldırılarını Esad muhalifi olan diğer odaklara kaydırması Rusya’yı rahatlattı. Hele Rusya için her zaman tehlike olan Çe&..]]> Thu, 23 Oct 2014 00:36:44 +0400 Alman modeli https://www.evrensel.net/yazi/72491/alman-modeli https://www.evrensel.net/yazi/72491/alman-modeli? Türkiye karışık. İktidar, iktidarını sonsuz kılmak hayali ile baskıyı arttırıyor. Muhalefete, aykırı sese tahammülleri kalmadı. En çok konuşması gerekenlere “Sus” diyor. Yukarıdan gelen ve “Ey ...” diye başlayan tek ses dışında ses duymaz olmuş. Her şeye rağmen konuşmaya çalışanlara, sıkıntısını demokratik yoldan göstermeye çalışanlara ya sopa, ya kurşun, ya bomba. Demokrasi tanımındaki özgürlüğü türban ile sınırlamışlar. Bunun dışındaki özgürlük talebi onlar için “Vatan hainliği”. Zaten gizli servis devleti olmuştuk, şimdi aleni polis devleti olma yolunda ilerliyoruz. Şimdi polise model arıyorlar. İlk seçenek Alman modeli. İnsan sormadan edemiyor. Alman modelinde kişi başına düşen gelir 40 bin avro, biz de 10 bin dolar(?). Almanya Anayasası “İnsan onuru” ile başlıyor, bizim Anayasa insanı ve onun onurunu değil devleti korumak içi..]]> Thu, 16 Oct 2014 00:04:06 +0400 Tezkere https://www.evrensel.net/yazi/72389/tezkere https://www.evrensel.net/yazi/72389/tezkere? Yine gündemde tezkere var. Suriye ve Irak bataklığına havadan bombalarla katılmayı uygun ve güvenli bulan Batı, bölgede Orta Çağ vahşeti uygulayan unsurları frenlemek ve kontrol altına alabilmek için kendi insanını tehlikeye atmadan bu işi becerebilecek birilerini sahaya sürmek niyetinde. Bu işe en uygun güç Türkiye ve bu işe en hevesli iktidar da bizim iktidar. Eski başbakan bir kere “Esed gidecek, bu hafta olmazsa haftaya gidecek” dedi ya, bu iş olmalıydı. İki dudağı arasından çıkan her şeyi emir olarak algılayan ve olması için canla başla çalışan partisinin gücü bu kez Esad’ı devirmeye yetmemişti. IŞİD can kurtaran gibi yetişti. Bir tezkere hazırladılar. IŞİD’den başka herkes tehdit altında. Bölgedeki Kürtler tehdit altında. Uçuşa yasak bölge diye tutturanlar, IŞİD’in havadan vurulmasını mı engellemek istiyorlar? Yoksa bölgede yapacaklar..]]> Thu, 02 Oct 2014 00:24:36 +0400 Sonun başı https://www.evrensel.net/yazi/72334/sonun-basi https://www.evrensel.net/yazi/72334/sonun-basi? Bir toplumun her ferdi önemlidir. Ama yaşadığı topluma katkı sağlayan, o toplumun daha mutlu, daha insana yakışır olması için çaba sarf eden insanların yine o toplum tarafından biraz daha değerli görülmesi, ödüllendirilmesi ve hak ettikleri saygıyı görmeleri gerekir. Bunu yapmayan toplumlar, insanını güdülecek koyun olarak gören toplumlar ve o toplumun ısrarla seçtiği yöneticiler ile yönetilen ülkeler ne yazık ki tarih boyunca bunun bedelini insanlarına verdikleri kalitesiz hayat ve yok olma ile ödemişlerdir. Son on yıla baktığımızda ülkemiz tam da bu hata ile uçuruma doğru sürüklenmektedir ve tüm dünya değerlendirmelerinde en kötü notları almaktadır. Örneğin trafik. Her yere bölünmüş yol yapmakla övünen iktidara nispet, trafik kazaları katlanarak artmıştır. Bayramlarda ölümlü trafik kazaları haber olm..]]> Thu, 25 Sep 2014 00:17:17 +0400 Alman paraleli https://www.evrensel.net/yazi/72282/alman-paraleli https://www.evrensel.net/yazi/72282/alman-paraleli? Yer Almanya. SchleswigHolstein Eğitim Bakanı eski akademisyen rüşvet almakla suçlanıyor. Aldığı iddia edilen rüşvet milyon Avro’mu? Ayakkabı kutularında mı? Yatak odasındaki kasalarda mı? Binlerce dolarlık kol saati mi? Değil. Peki bu iddialar ortaya atıldığında Eyalet Başbakanı, hükümet arkadaşları, “Bizim Bakan böyle şeyler yapmaz. Komplodur, düzmecedir, eklemedir, Alman paralelinin işidir dediler mi? Demediler. Ne dediler? - Bakanın bu kararını saygıyla karşılıyoruz. Değerli bir kabine arkadaşımızı kaybetmekten büyük üzüntü duyuyoruz. dediler. Peki muhalifler, “Hırsız, sahtekar, soyguncu” filan dedi mi? Hayır. Ne dediler? - Akademik hayattan gelerek politikaya katılan ve eğitim alanında önemli çalışmalar yapan bakanın aldığı kararı saygıyla karşılıyor ve çalışmalarından dolayı teşekkür ediyoruz. dediler. Peki Bakan zorla,..]]> Thu, 18 Sep 2014 00:31:31 +0400 Mücadele abi https://www.evrensel.net/yazi/72184/mucadele-abi https://www.evrensel.net/yazi/72184/mucadele-abi? Önümüzde Avusturya Alplerine kadar uzanan uçsuz bucaksız Bayern düzlüğü. Tıpkı Mardin’den Mezopotamya’ya bakıyormuş gibi hissediyorum. Tek fark Bayern düzlüğünde her tarlanın köşesine yerleştirilmiş çiftlik evleri. Dağlar, ovalar, hatta dereler insan eli ile düzeltilmiş burada. Her şey olması gereken yerde ve sanki hep oradaymış gibi. Bu düzenlilik insana güven veriyor. Sürpriz beklemeyi gerektirecek hiçbir şey yok. Dieter ile laflıyoruz. Alman mantığıyla felsefe yapıyor. - Yaşamın temel hedefi dünyadan zevk almak olmalı. Madem dünyaya geldik ve yaşam bize hediye edildi onu en güzel şekilde geçirmemiz temel amacımız değil mi? Yaşamı sadece hayatta kalabilme mücadelesi olarak yaşamak, beslenme ve üreme gibi alt beyin faaliyetlerinin dışında bir şey düşünememek yaşamı anlamsızlaştırmıyor mu? Sanatla, müzikle, resimle uğraşmak olmada..]]> Thu, 04 Sep 2014 00:13:03 +0400 Umut https://www.evrensel.net/yazi/72132/umut https://www.evrensel.net/yazi/72132/umut? İnsan bedenleri, çoluk, çocuk, kadın, genç, yaşlı. Sahillerde insan vicdanına sahip insanların yüzünü kızartacak görüntüler. Hedef canlı, cansız Avrupa’ya ulaşmak. İnsan tacirlerine ciddi paralar ödeyerek çıktıkları bu umut yolculuklarında akıllarına bile getirmedikleri ölümü, öncesinde aldatılmışlık duygusu yaşayarak ve ne olduğunu bile anlamadan tatmak. Dünyanın en zengin topraklarının insanlarının sefaleti. Tüm geleceğini yerli iş birlikçileri ile birlikte soyan Avrupa, şimdi kurtuluşu. Parlak sloganlar üretip sanal hedeflerle insanları oyalayan büyük sermayenin silahlı koruyucusu ABD ve Avrupa. Dünyanın petrolünün üzerinde oturan insanlara özgürlük vadedip önce onları donlarına kadar soyan sonra canlarına kasteden karteller, şirketler. Ne oldu Büyük Ortadoğu Projesi? Ne oldu genişletilmişi. Oltadaki y..]]> Thu, 28 Aug 2014 00:03:35 +0400 Suriyeliler https://www.evrensel.net/yazi/72079/suriyeliler https://www.evrensel.net/yazi/72079/suriyeliler? Gaziantep’te ve bölgede Suriyelilere karşı yürütülen linç kampanyası sürüyor. Dedikodu medyası, fısıltı gazeteleri ve ırkçı provokatörler, saldırgan tabanlarını istim üstünde tutmak, eylemsizlikten kaynaklanan kopuşlarını önlemek için Suriyelileri bahane ederek ara sokaklardaki lümpen saldırılarını sürdürüyor. Her yerde olduğu gibi Antep’te de 3 çeşit Suriyeli var. Birinci gruptakiler Suriye’den gelirken yüklü miktarda parayı da yanlarında getirenler. Bu kesim ile ilgili bir sorun yok(?). Onlar Antep’in en pahalı semtlerinde evlerini almışlar. Organize Sanayi Bölgesinde fabrika kuranlar bile var. Son model arabaları ile günün piyasa saatlerinde kentin piyasa caddelerinde voltalarını atıyorlar. Pahalı ve markalı dükkanların bulunduğu alışveriş merkezlerinde Suriye tipi türbanlarıyla şık hanımlar ciddi paralar harcıyor ve Antep..]]> Thu, 21 Aug 2014 00:16:40 +0400 Nefret ve öfke https://www.evrensel.net/yazi/72031/nefret-ve-ofke https://www.evrensel.net/yazi/72031/nefret-ve-ofke? Lümpen gençler. Aslında kendileri gibi bir yaşamdan gelip en tepelere gelen diğerlerine baktıklarında ve onu elleri kızarıncaya kadar alkışladıklarında duydukları mutluluğun kendilerine bir faydası olmadığını anladıklarında ortaya çıkıyor öfke. Eski tarihi filmlerde Kara Murat’ın Bizans tekfurunu hakladığı sahnelere dalıp film çıkışı minare tepesinden düşen Selim’in, zengin kıza aşık olup itelenen ve sonra kendisi de zengin olup intikamını alan Tarık’a özenen Hidayet’in, Rumeli Hisarı’nın kulelerini Macar Kralının sarayı sanıp duvardan duvara zıplayan Cüneyt Arkın ile bütünleşip, parende atarken belini kıran Sabri’nin hikayesi bu. Bu gençler şimdi Gaziantep sokaklarında Suriyeli avına çıktılar. Çirkin ve kabul etmedikleri bu savaşın hiçbir tarafında yer almak istemeyen barışçı insanlara Gaziantep sokaklarında saldırmaya başladılar. Sürü psikolojisi..]]> Thu, 14 Aug 2014 00:45:45 +0400 Yabancı mühendisler https://www.evrensel.net/yazi/71985/yabanci-muhendisler https://www.evrensel.net/yazi/71985/yabanci-muhendisler? Türkiye’deki üniversite sayısı 200’e yaklaşıyor. 108 devlet üniversitesi ile birlikte 71 vakıf üniversitesi, hemen her bilim dalında öğretim faaliyetini sürdürüyor. Dünya ülkeleri ile kıyaslandığında üniversite sayımız yetersiz. ABD’de 6 bine yakın üniversite var. 50 bin kişiye bir üniversite düşüyor. İspanya’da 32 bin kişiye. Nüfusu bizim kadar olan İran’da bile 350’ye yakın üniversite var. Mısır’dan iyiyiz. Üniversite sayımız yetersiz ve yüksek öğrenim görmüş insan sayımız az ama mevcut mezunlarımıza meslekleri ile ilgili iş bulabilme konusunda ciddi sıkıntılarımız var. Sosyal Bilimlerde durum daha kötü ama en azından iş bulabilmesi daha kolaydır diye düşünülen mühendislik mesleğinde bile mezunların neredeyse yüzde 30’u işsiz. İşi olanların bir kısmı mühendislik dışında bankacılık, &..]]> Thu, 07 Aug 2014 00:31:19 +0400 Süper güç ve fısst https://www.evrensel.net/yazi/71888/super-guc-ve-fisst https://www.evrensel.net/yazi/71888/super-guc-ve-fisst? Türkiye süper güç. Ortadoğu’da ne derse o. ¨Van Minut¨ ile başlayan dayılanma, “Sabrımızı taşırmasınlar¨la devam ediyor. Başbakanda, bakanların çoğunda aynı tarz oluştu. ¨Son uyarımızı yapıyoruz¨, ¨İsrail şaşırma, sabrımızı taşırma”. Ekonomik olarak uçuyoruz. Dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biri olduk. Hedef 2023. Önce ilk 10. Sonra 5, belki 1. Nüfus genç. Başbakanın “Çoğalın” komutu farz kabul edilmiş. Çoğalıyoruz. Üç, beş. Gücü yeten sekiz, on. Allah rızkını verir nasıl olsa. İnsanımız modern. Dünyanın en gelişmiş teknolojisini kullanıyor. Parayı basan uzay aracı turu, araba, telefondan başka her işi yapan elektronik cihaz sahibi oluyor. Biraz hazımsızlık yok değil ama o kadarı sonradan gören herkeste olur. Trafik süper. Bizdeki 3 şerit geliş, 3 şerit gidiş yol, otoban ve otomobil cenneti Almanlarda ..]]> Thu, 24 Jul 2014 00:05:52 +0400 Stop https://www.evrensel.net/yazi/71833/stop https://www.evrensel.net/yazi/71833/stop? Eskiden telgraf vardı. Uzun ve kısa sinyal sesleriyle kodlanan harflerden kelime oluşurdu. Ancak kelimenin bittiğini telin diğer ucundakine belirtmek için her kelimeden sonra “stop” yazılırdı. Ahmet..stop … topu...stop…tut...stop. Şimdi teknoloji gelişti. Çok değil daha 30 yıl önce şehirlerarası yazdırıp 2 gün bağlanmayı beklediğimiz telefonun yerini görüntülü, internetli telefonlar aldı. Tuvalette oturduğumuz yerden, Arjantin’de tuvalette oturan arkadaşımızı yaptığımız işten taviz vermeden arayabiliyoruz. Yüz yüze konuşma, hal hatır sorma, sohbet etme alışkanlığımızın yerini çoktan, tweet, youtube filan aldı. Ama yine de yüz yüze konuşmaya çalışanlara özellikle gençlere dikkat ettim onlar halen telgraf döneminden kalma geleneklerini sürdürüyorlar. Ama İngilizce “stop”un yerine “A… K…” diye küf..]]> Thu, 17 Jul 2014 00:05:07 +0400 İyi mi? https://www.evrensel.net/yazi/71779/iyi-mi https://www.evrensel.net/yazi/71779/iyi-mi? İnternet’te gezinirken gördüm. Meğer polis olduktan sonra çevik kuvvete geçmek o kadar da kolay değilmiş. Çevik kuvvetimiz, kendi alanında deneyimi ve cesareti ile dünyanın en iyi polis gücüymüş ve teşkilatın göz bebeği imiş. Günümüzde polis olmak isteyen birçok gencimizin idealinde çevik kuvvet polisi olmak varmış. Çevik kuvvet polisi olmak için önce genç olacakmışsın. Sağlam bir fiziki yapıya sahip olup aşırı kilolu olmayacakmışsın. Ve en önemlisi “biber gazına” karşı alerjin olmayacakmış. Bu ön şartları sağlıyorsan tüm toplumsal olaylara müdahale eğitimlerinin verildiği 1 aylık kursa katılıp başarılı olacakmışsın. Çevik kuvvet polisi olarak görev yapmak isteyen herkes zorlu bir görevi gerçekleştirmek için kendini hazırlamış insanlardan oluşmaktaymış. Bu iş sadece ve sadece vatan ve millet aşkı i&cc..]]> Thu, 10 Jul 2014 00:34:02 +0400 Yaşam https://www.evrensel.net/yazi/71719/yasam https://www.evrensel.net/yazi/71719/yasam? Yaşam çok ilginç. Dünyanın farklı insanlarının farklı kaygıları, sevinçleri var. Genel sorun geçinebilecek kadar gelire sahip olmak. Ama bazı insanlar için paranın, zenginliğin, güçlü olma hırsının sonu yok. Aslında büyük çoğunluk, küçük çıkarları için, hırslı azınlığın planlarını, hayallerini uygulama görevini yapıyor olduğunun farkında bile değil. Ya beyni yıkanmış, ya bulunduğu dünyadan başka dünyanın içerisine girme kapasitesinden yoksun. Ya da yaşamın zorlayıcı gerçekleri ile kuşatılmış. Kendisinden çok üzerindeki sorumlulukların geçiminin telaşında. Zengin Avrupa tam ortasından ikiye bölünmüş. Zenginlik ve yoksulluk futbola da yansımış. Yukarıyla kıyaslandığında fakir sayılan güney, Portekiz, İtalya, İspanya, Yunanistan, Hırvatistan Dünya kupasında havlu atmışlar. Ama insanlar her şeye rağmen akşam b..]]> Thu, 03 Jul 2014 00:03:59 +0400 İntikam https://www.evrensel.net/yazi/71667/intikam https://www.evrensel.net/yazi/71667/intikam? Irak’ta olan biten insanlık adına utanç verici. Günü gelen, silahı eline geçiren intikam peşinde. Saddam’ın yargılanışı, yargılanırken hakimin aşağılayıcı, azarlayan tavırları, o dönemde Saddam’ı sevsin sevmesin herkesi rahatsız etmişti. Ve Saddam boynuna ip geçirilirken bile dik duruşunu ve direnişini o yaşına rağmen kaybetmemişti. Sonuçta öldü. Ama hiç kimse onun titreyerek, yalvararak öldüğünü söyleyemez. Sağken yaptığı katliamların hesabını öderken bile inandığı bir iş yapmış olmanın ruh hali içindeydi. Şimdi durum değişti. Saddam’ı idam edenler bu yargılamayı ve idamı Şii işi olmaktan kurtaramadılar. O, uluslararası adil bir mahkemede değil, ABD işgali altındaki Irak toprağının mezhep ağırlıklı kukla hükümetinin emrindeki kukla mahkemede yargılandı. İdamına önceden hüküm verildiğinden ilk yargıç fazla yumuşak bulunmuş ve ne o..]]> Thu, 26 Jun 2014 00:01:58 +0400 Onda bir https://www.evrensel.net/yazi/71613/onda-bir https://www.evrensel.net/yazi/71613/onda-bir? Otuz beş yıldır durmadan çalışıp, her sabah 8’de iş başı yapıp akşam 6’da eve gelmeme rağmen neden bir türlü zengin olamadığımı, Türkiye’nin en zengin adamı Rahmi Koç’un gazetedeki sözünü okuyunca anladım. Meğer ben kazandığımın hepsini yiyormuşum. Ünlü babadan zengine göre, zengin olmanın yolu 10 kazanıyorsan bir harcamakmış. Belki okurlar diye tüm işçi kardeşlerime “forward” ediyorum. Aldığınız 900 liradan az maaşınızı ona böleceksiniz. Eder 90. Bunu harcayabilirsiniz. Kalan 810 lirayı biriktireceksiniz. Diyelim becerdiniz. Günde 3 lirayla ailenizi geçindirdiniz. Cukkaya attığınız para yılda eder yaklaşık 10 bin lira. 30 yıl durmadan ve bir iş kazasına kurban gitmeden çalışsanız, bu arada günlük harcamanız da artmasa, posanız çıkmaya yakın elde olur 300 bin lira. Diyelim parayı enflasyona karşı korudunuz, faiz, döviz ç..]]> Thu, 19 Jun 2014 09:13:59 +0400 Memnun https://www.evrensel.net/yazi/71549/memnun https://www.evrensel.net/yazi/71549/memnun? Anlaşılan o ki petrol bitmeden Ortadoğu’ya huzur gelmeyecek. Cehaletle hırsın birleşmesinden ortaya çıkan vahşet bölge halklarına yıllardır kan kusturuyor. Dünyanın en zengin toprakları üzerinde dünyanın en talihsiz insanları oturuyor. On yıllardır binlerce, yüz binlerce öldürülüyorlar. Tek neden bu servetin dünya zenginlerinin kasasına akmasının sağlanması. Gün geçmiyor ki ortaya yeni bir örgüt ve bu örgütün katliamları çıkmasın. Çoğu inancı için savaştığını sanırken beslendikleri kaynaklara hizmet ediyor olduklarının farkında bile değil. Örgütlerin bazı yöneticileri Batılı ülkelerin istihbarat örgütleriyle al takke ver külah. Batı uyanık. Ellerine pasaport ve tek yön bilet verip Türkiye’ye turist olarak postaladığı sakallı vatandaşlarını Ortadoğu bataklığında ölüme gönderiyor. Bir taşla iki kuş..]]> Thu, 12 Jun 2014 00:07:03 +0400 Yağmur https://www.evrensel.net/yazi/71491/yagmur https://www.evrensel.net/yazi/71491/yagmur? Yıllar önceydi. İstanbul henüz Bizans’tan kalma duvarların içi kabul ediliyordu. Merter’e ilk yüksek binalar yapıldığında, “Bu Allahın dağında kim oturacak” diyen babamın sesi kulaklarımda çınlıyor. Onun için İstanbul Sultanahmet demekti. “Nereye giderseniz gidin baktığınızda 6 minareyi göreceksiniz” diye öğütlerdi bizi. Bahçelievler’e, Haramidere’ye sadece piknik yapmak için giderdik. Pereja fabrikasının arkasından kuzeye uzanan yeşil düzlüklerde top oynardık. Sonra bir şey oldu. Sanki görünmez, duyulmaz bir komut tüm Anadolu’ya “İstanbul’a gidin demişti. Surların dışı İstanbul sayılmadığından toprakların çoğu kamunundu. Gelenler Avrupa yakasında Zeytinburnu’yu tercih ediyorlardı. Bu bölgede o zamana göre ciddi sanayi kuruluşları vardı. Bozkurt, Aksu, Akfil gibi Türkiye’nin en büy&uum..]]> Thu, 05 Jun 2014 00:04:01 +0400 Yaşam https://www.evrensel.net/yazi/71439/yasam https://www.evrensel.net/yazi/71439/yasam? Yaşam, sonu olan bir süreç. Yaşam süresi canlının hızı ile doğru orantılı. Karasinek kanatlarını saniyede 200 kez çırpar. Sivri olanı 500 kez. Saatte 7 buçuk kilometre hızla uçar. Bir arabanın 5000 km hızla gitmesi gibi bir hızdır bu sinek için, boyu ile kıyaslandığında. 2 hafta, en fazla 3 hafta yaşar. Hızla yaşar ve çabuk ölür. Ağaç. Hiç kıpırdamadan 1000 yıl yaşar. Köpek insandan 3 kat daha hızlı koşar. Ömrü, insan ömrünün 3’te biri kadar. Kaplumbağa 150 yılda alır filin 50 yılda aldığı yolu. Eşek 30 yıl yaşar eşekliğinin onuruyla. Akrep 6 yıl geçirir serin kayalıkların dibinde. İnsandan başka canlıda hırs yoktur. O yaşamak ve üremek üzerine kurulmuş dünyasında kimseye zarar vermeden yaşamayı ister. Kutup ayısının tek derdi 35 yıllık ömrünü insana av olmadan geçirmektir. Balina 100 yıl kaçar gözü dönm&uu..]]> Thu, 29 May 2014 00:02:40 +0400 Maden ocağının dibinde https://www.evrensel.net/yazi/71386/maden-ocaginin-dibinde https://www.evrensel.net/yazi/71386/maden-ocaginin-dibinde? Yıl 1977. Cem Karaca “Maden ocağının dibinde Hava yok ışık yok Maden ocağının dibinde Besin yok karın yok Maden ocağının dibinde Oğlun bile yok Maden ocağının dibinde Bir sen varsın, direnen Maden ocağının dibinde Işık yok hava yok Maden ocağının dibinde Besin yok karın yok Maden ocağının dibinde Oğlun bile yok Bir sen varsın, direnen Maden ocağının dibinde Ayırdılar seni dünyadan Aldılar elinden ışığını, havanı, besinini Sevdiğin kadını taptığın oğlunu aldılar elinden Ayırdılar seni dünyadan” Yıl 2014. Başbakan Olur böyle şeyler. İşin fıtratında var ölüm. Yıl 1974. Cem Karaca “Beni siz delirttiniz evet, evet, evet siz delirttiniz beni Uçaklar, rüşvetler ve mobilyalar ve ahlak üstüne nutuklar Günden güne ufalan ekmekler pasta yesin efendiler.”..]]> Thu, 22 May 2014 00:06:12 +0400 Katliam https://www.evrensel.net/yazi/71325/katliam https://www.evrensel.net/yazi/71325/katliam? Bir maden cinayeti daha. Katliam gibi. Kazaların çoğunda bir ihmal, her ihmalde daha az masraf daha çok kazanç zihniyeti var. “İş ve işçi güvenliğinden tasarruf” mantığı var. Sayılar ortada. Soma’da her yıl yaklaşık 5 bin iş kazası oluyor. Bu inanılmaz bir rakam. İnsanların gelişen teknolojiyi kullanmayı becerebildiği bu çağda bu kadar kazanın sorumlusu sadece daha çok kazanç hırsı içinde olanlardır. 12 bin kişinin yer altında çalıştığı bir madende 5 bin kaza olur mu? Her yıl yaklaşık 100 kişi ölür mü? Ölümler teknoloji gelişse de her yıl ikiye katlanarak artar mı? Artıyorsa bu kullanılan teknolojinin eskiliği, işçi eğitiminde savsaklama, önleyici tedbirlerin alınmasında vurdumduymazlık değil midir? Şimdi olacaklar belli. İşçi ailelerine, kaybettikleri babaları, kardeşleri, çocukları için biraz para verecekler. Bir işçinin hayatının..]]> Thu, 15 May 2014 00:39:16 +0400 Prost https://www.evrensel.net/yazi/71265/prost https://www.evrensel.net/yazi/71265/prost? Heinz ile birlikteyiz. Bayern Ovası’nın güneyinde Alp Dağlarına bakan bir tepede, çok ender görebildiğimiz güneşin sıcaklığına teslim olmuş, laflıyoruz. Hemen ötemizde Alp Dağlarının karlarını Tuna Nehri’ne ulaştırmaya çalışan kızgın nehir bize aldırmadan akıp gidiyor. Mısır tarlaları henüz buğday başakları kadar. Çalışmak ve tatil yapmayı ibadet kabul eden genel Alman düşüncesi buradaki insanların genlerinde var. Romanyalı, Bulgar, Macar, Polonyalı göçmen işçiler, sistemi kapitalizm lehine biraz bozmuşlar. Heinz’ın düşünceleri Almanların genel düşüncesini de yansıtıyor. Heinz ile arkadaşlığımız çok eskilere dayandığından dili döndüğü kadar küfür etmeyi de öğrendi. Zaten bizde yabancı dil öğrenmeye küfürle başlanır. On bir sene ilk ve orta öğretimde yabancı dil dersi alırız aklımızda sadece Amerikan filmlerinden ..]]> Thu, 08 May 2014 07:11:49 +0400 Özgür çiçek https://www.evrensel.net/yazi/71214/ozgur-cicek https://www.evrensel.net/yazi/71214/ozgur-cicek? Ünlü bir doğu sözü “İnsan buğday başağına benzer, olgunlaştıkça eğilir” der. Olgunlaşmak yaşla ilgili görünse de, onca yaşamışlıklarına rağmen ilk günkü gibi sap kalan insanlar olduğu gibi, genç yaşına rağmen başı ağırlaşmış, hoşgörü ve olgunlukla eğilmiş birçok insan vardır. Olgunlaşmak insanın temel talebiyle, geleceğinde sahip olmak istediği konumu ve bu konuma ulaşmak için izleyeceği yol ile doğrudan ilgilidir. Kimi, yaşamın insana verilen kısacık bir evren süresi olduğu bilinciyle yaşar. Temel hedefi bu kısa süre içerisinde hem mutlu olmak hem mutlu etmektir. Önce kendisini eğitir ve sonra ürettikleriyle sonsuz zaman sürecinde irice bir nokta olarak kalmaya çabalar. Onun için yaşam bir hediyedir. Yaşamla barışıktır. Milyonda bir ihtimal sonucu aynı zaman sürecini paylaştığı diğer canlılara sevgi ve saygı duyar. Tüm canlıların da..]]> Thu, 01 May 2014 00:04:53 +0400 22 Nisan https://www.evrensel.net/yazi/71155/22-nisan https://www.evrensel.net/yazi/71155/22-nisan? 23 Nisan malum. Emperyalist saldırıya uğramış Anadolu’nun yeniden var oluş mücadelesinde dış ve iç saldırganlara karşı vereceği savaşta ulusun iradesi ile kurulan meclisle idare edilmesi kararını aldığı gün. Mecliste herkes var. Padişahı ve hilafeti destekleyenler bile. 23 Nisan ve sonrasında Meclis tutanakları o günlerin siyaseten ne kadar zor geçtiğinin kanıtı. Mustafa Kemal’in gücü bile zaman zaman zorlanıyor. Ama hiçbir satır yok ki o tutanaklarda, milletin vekillerini yolsuzlukla, rüşvetle, iş birlikçilikle suçlasın. Çatışma tamamen fikir çatışması. Ortada bölünecek pasta, alınacak yüzde, önüne yatılacak rüşvetçi olmadığından değil, o dönemin vekillerinin Ankara’da bulunma sebeplerinin sadece ve sadece bağımsız bir ülke kurma hayallerinden kaynaklanıyor olmasından. Bu nedenle 23 Nisan 1920 önemli ve o günün şartla..]]> Thu, 24 Apr 2014 00:04:21 +0400 Kızıl ve yeşil https://www.evrensel.net/yazi/71102/kizil-ve-yesil https://www.evrensel.net/yazi/71102/kizil-ve-yesil? Ülke Libya. Yer Yeşil Meydan. Kaddafi’ye karşı başkaldıran gençler, yaşlılar, insanlar Yeşil Meydan’da. Polisin, askerin baskısı, saldırısı, silahı fayda etmiyor. Meydan kazanıyor. Önce “Ne işi var NATO’nun orada” diye hafiften Kaddafi’ye destek veren bizim iktidar sonra çark edip NATO gemilerine destek sağlıyor. Yeşil Meydanı destekliyor. Ülke Mısır. Yer Tahrir Meydanı. Gençlerin, yaşlıların, özgürlük isteyen insanların hedefi sivil giyimli askeri iktidar. Meydanda katliamlar, gaz bombaları, Mısır TOMA’ları fayda etmiyor. Mübarek yıkılıyor. Meydan kazanıyor. Bizim devletlilerden meydana tam destek. Hiç biri çıkıp, “Tahrir gösteri meydanı değildir. Gitsinler başka meydanda otursunlar” demiyor. Aksine meydanda çadır kuranlara başparmaklarını avuçlarına kıvırıp selam gönderiyorlar. Ülke Ukrayna. Yer “Maidan Nezalezhnos..]]> Thu, 17 Apr 2014 00:07:10 +0400 Dayanma gücü https://www.evrensel.net/yazi/71042/dayanma-gucu https://www.evrensel.net/yazi/71042/dayanma-gucu? Siyasetin en önemli varlık nedeni ulusal geliri paylaştırma görevidir. Siyasetle uğraşanlar kişisel ihtiras ve hırslarını her ne kadar “Vatana ve millete hizmet” olarak adlandırsalar da sonuçta hiçbiri örneğin dokunulmazlık, kıyak emeklilik, harcırah, yolluk gibi avantajlarından vazgeçmez-ler. Esasen yasa yapma ve yürütme görevi olan siyasetçiler bu görevlerini yaparken bulundukları, geldikleri sınıfa hizmet kadar onları oraya getiren sınıfın da çıkarlarına hizmet ederler. Ancak kafası bulandırılmış, ülke yönetmeyi ulusal geliri dağıtma görevi ile ilişkilendiremeyen geniş ve yoksul halk kesimleri hiç de kendi çıkarlarına olmayan insanları sırf kaşını, gözünü, konuşmasını beğendiği için ülkeyi yönetmekle görevlendirebilir. Eğitim düzeyi düşük ülkelerde, sivil toplum kuruluşlarının denetiminden özellikle ka&ccedi..]]> Thu, 10 Apr 2014 00:10:12 +0400 Yarımız https://www.evrensel.net/yazi/70984/yarimiz https://www.evrensel.net/yazi/70984/yarimiz? Seçim bitti. Seçim haritası ülkenin sağlıklı gelişmediğini gösteriyor. Antalya dışında sahil şeridini AKP yine kaybetti. Karadeniz sahili, orta Anadolu ve doğunun bir kısmı ille de AKP diyor. Kürt halkının yoğun yaşadığı bölgelerde Urfa dışında sürp-riz yok. Ülke zihinsel olarak bölgelere bölünmüş. Bir arada barış içinde yaşama kültürü yerini bölgesel olarak “Ya sev ya terk et”e bırakıyor. İnsanlar düşüncelerine göre “Şurada yaşanır, burada yaşanmaz” türünden yer seçme çalışmalarına başladılar. Her ne kadar bu seçim sadece belediye başkanlığı seçimi olsa da ortalama öğrenim düzeyi ilkokul üçüncü sınıf olan güzel halkımın oy mühürleme odasına girerken kulaklarında ve beyninde yansılanan “Ampule bas”, “Elmaya bas” gürültüleri se&cced..]]> Thu, 03 Apr 2014 00:03:53 +0400 Seçim https://www.evrensel.net/yazi/70925/secim https://www.evrensel.net/yazi/70925/secim? 3 gün sonra sandık başına gidiyoruz. Yerel yöneticilerimizi seçeceğiz. Ülkemizde demokrasi, seçimden seçime sandık başına gitmekle sınırlandığı, demokrasinin en önemli bileşenlerinden olan sivil toplum örgütleri, meslek odaları Hitler Almanyası’nda yapılandan bile daha kurnazca yapılan baskılarla susturulduğu, işlevsizleştirildiği için bu seçim önemli. Bir tarafta biat etmiş, utanmadan küçücük çocuğa “teröristtir” diyen insanlar. Aziz Nesin’in “Eşeği yiyen kurt hikayesi” ndeki gibi halen “Yok yok o kurt değildir” diye tekrarlayanlar. Ya da ustanın, otobüste bir adam tarafından sıkıştırılıp eve aynı adamla girene kadar “Dur bakalım ne olacak” diye tekrarlayan meraklı. Onlar için ülkeleri üzerine fazla kafa yormaya gerek yok. “Böyyüklerimiz bizim için iyi olanı düşü..]]> Thu, 27 Mar 2014 00:04:29 +0400 Hüseyin https://www.evrensel.net/yazi/70872/huseyin https://www.evrensel.net/yazi/70872/huseyin? Adı Hüseyin. Suriyeli. Her iki tarafın da kirli olduğu, ‘özgürlük’ yalanıyla başlatılıp insanları köleleştiren bu savaşın içinde olmamak için kaçmış çoluk, çocuk Türkiye’ye. Alabildiklerini alabilmişler ancak küçük valizlerine bir Esma, üçte çocuk. Esma gelinliğini, düğün ayakkabısını, küçük Ferit ayıcığını. Valizdeki kendi hakkını kızına vermiş hatıra defterini koyabilsin diye. Onu üzen geride bıraktığı, yıllarca özenle biriktirdiği anıları. Okuduğu okul, sevdiği kızı gizlice izlediği büyük gölgeli, yüksek ağaç, yaşlı babası. Her sabah besmeleyle açıp çocukların nafakasını çıkardığı dükkanı. Bir koşu mesafede olmasına rağmen bir daha asla dönemeyeceğini düşündüğü vatanı. Dönse bile bir daha bulamayacağı eşleri, dostları. Ege Denizi’ni..]]> Thu, 20 Mar 2014 00:03:31 +0400 Haram lokma https://www.evrensel.net/yazi/70817/haram-lokma https://www.evrensel.net/yazi/70817/haram-lokma? Sabahın köründe odama daldı. Sinirliydi. - Gece hiç uyumadım. Sabaha kadar haram lokmayı düşündüm. Aslında kızılacak o kadar şey vardı ki. Küçücük çocuğu kafasından vuran kahraman ve destan yazan polislerin sokakta dolaşıyor olmaları tüm insanların uykularını kaçırıyordu. Artık dayanılmaz olan sokak saldırıları, rüşvetler, cep harçlıkları, kol saatleri zaten insanların ruh yapısını bozmuş, patlama noktasına getirmişti. Yine de ya sabır çekerek ilgileniyormuş gibi yaptım. - Ne olmuş haram lokmaya? - Haram malum. Hak edilmeden, alın teri dökülmeden ya da riske girilmeden kazanılan para. Haram ortaya çıktığında üretim ilişkileri bu kadar karmaşık olmadığından haram para sadece hırsızlık veya tefecilik ile elde edilen paraydı. Orta yerde banka filan yoktu ve parası olanlar muhtaçlara verdikleri borç karşılığında para kazanıyorlardı. İlkel tefecilik hal..]]> Thu, 13 Mar 2014 00:35:06 +0400 Algı https://www.evrensel.net/yazi/70756/algi https://www.evrensel.net/yazi/70756/algi? Günümüzün moda kelimesi “algı” ve “algı yönetimi”. Sebep, sonuç ilişkisini anlamakta ve yorumlamakta zorlanan, orta öğretim programından özellikle kaldırılan “Mantık” dersini alamamış toplumların yönlendirilmesi, kolaylıkla aldatılabilmesi ve yönetilebilmesi için dahiyane buluş. Toplumların zaten zor olan gerçeği algılama mekanizmalarını bulandırıp yerine sizin söylediklerinizi gerçek olarak algılamasını sağlayan beyin yıkama işlemi. Siyasetin ve siyasilerin geniş halk yığınlarını, beyni yıkanmış ve düşünme yeteneklerini kaybetmiş uzaylılar gibi diziler halinde kendilerine oy vermelerini sağlayan sihirli değnek. Gelişen haberleşme teknolojilerini, televizyonu, interneti, yazılı basını ve her türlü iletişim yöntemlerini kullanarak sabah akşam yüksek sesle ve binlerce kez tekrarlanarak beynimize sokulan bilgiler. Neye inanacağımızı ş..]]> Thu, 06 Mar 2014 09:57:18 +0400 Baba-oğul https://www.evrensel.net/yazi/70700/baba-ogul https://www.evrensel.net/yazi/70700/baba-ogul? 70’li yıllar. Ya da 1980’in o karanlık 12 Eylül sabahı. Haberleşme kablolu telefonlarla. Kablonun ucunda baba. Geç yatıp, geç kalkan oğlunu uyaracak. - Oğlum kalktın mı? - Ne oldu baba? - Sıkıyönetim. Kalk. Evi temizle. - Evde bir şey yok ki baba. - Saçmalama kalk hemen kitap-ları yak. Yok yok yakacak vakit yok hemen hepsini çöpe at. - Ders kitaplarını da mı? - Evet hepsini. Baba daha önceden tecrübeli. Genel Kimya ders kitabının ingilizce ismi “General Chemistry” yi gören uzatmalının “Kim ulan bu gomünist general” diye gençleri hırpaladığına şahit olmuş. - Ne var ne yok hepsini attın mı? - Bir kaç küçük broşür kaldı. Atmaya kıyamıyorum. - Onları da Rıfat amcana ver. O tecrübeli, saklar. Ardından gözaltı. İşkence. Kayıp. Yıllarca hapis. Yok olan kitaplar. Yıl 2014. Haberleşme kriptolu. Yani şifreli...]]> Thu, 27 Feb 2014 00:08:15 +0400 Paralel ceza https://www.evrensel.net/yazi/70636/paralel-ceza https://www.evrensel.net/yazi/70636/paralel-ceza? Bizim ülkemizde yasal bütçenin gelirler bölümünün içerisinde “Cezalardan toplanacak para” diye bir kalem vardır. Cezaların önemli bir kısmı “Trafik cezalarından” karşılanır. Çünkü para genelde küçük olduğu için insanlarımızın aklına yazılı itiraz etmek, mahkemeye gitmek gibi işler pek gelmez. Onun yerine önce trafik polisinin insafı yoklanır. İnsafsız olduğuna karar verildikten sonra bir iki ufak tehdit yapılır, sonra ceza ödenir. Hatta 10 gün içinde ödenir ki daha az ödensin. Trafik polisi durdurdu mu, elindeki ceza koçanı mutlaka bitecek türünden bir emir almışsa ne yapar eder bir şey bulur, cezayı yazar. Hangimizin neresi doğru ki aracımız doğru olsun. Lastiğin dişini ölçüp, “Lastikler eski” diye ceza yazan polis gördük bir zamanlar. Yine böyle vergi toplama günlerind..]]> Thu, 20 Feb 2014 01:05:10 +0400 Uzun kulaklı mahlukat https://www.evrensel.net/yazi/70576/uzun-kulakli-mahlukat https://www.evrensel.net/yazi/70576/uzun-kulakli-mahlukat? Bu ülkede lider olmak için bağıracaksın. Önüne kim gelirse azarlayacaksın. Mümkünse kapalı kapılar arkasında tokatlayacaksın, döveceksin. Bizim insanımız babasının azarını, annesinin, ağabeyinin dayağını yiyerek büyüdüğü için, kendisine her bağıranı, kendisini her tokatlayanı babasının, ağabeyinin yerine koyuyor olsa gerek. Nasıl olsa baba, ağabey ne yapıyorsa onun iyiliği için yapıyordur. Nasıl olsa annenin, babanın vurduğu yerde gül biter. Böyle olmasa 10 yıldan fazla durmadan bağıran, halkı azarlayan, onun, bunun anasına, bacısına söven muhterem devletliler koltuklarını koruyabilirler mi? Şimdi ana muhalefet üst yönetimi de bunu anlamış olacak ki grup toplantısında söz almadan konuşmaya başlayan bir partiliye verdi veriştirdi. Bu güne kadar kibarlığı ve sabrı ile tanınan lider başladı bağırmaya. “Susturun”, “Atın dışarı”, Belki, biz duymadı..]]> Thu, 13 Feb 2014 00:09:46 +0400 Demirci https://www.evrensel.net/yazi/70517/demirci https://www.evrensel.net/yazi/70517/demirci? Avrupa’nın küçük bir ülkesindeyim. Usul usul yağan kar havanın soğuğunu biraz kırmış. Yakın geçmişten kalan bir çok şatoyu, sarayı sanat merkezi yapıp halkın kullanımına açmış Tito. Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun parlak günlerinde Avrupa aristokrasisinin vals yaptığı yüksek tavanlı, büyük avizeli salonda şimdi, o kentte yaşayan insanların yarı amatörce yaptıkları resim ve heykeller sergileniyor. İnsanlar orta halli ama temiz giyimli. Giriş kapısına çekilen kırmızı kurdele ve tepside makas sergiyi açacak birini bekliyor. Kent nüfusuyla oranlandığında katılım iyi. Kentin belediye başkanı ve diğer protokol hazır. Küçük bir çocuk yaşından umulmayacak bir ustalıkla keman çalıyor. Hüzünlü bir Hırvat şarkısına benziyor çaldığı. Küçük kadehlerde türlü içkiler, tepsilerde bir yudumluk sandviçler haz..]]> Thu, 06 Feb 2014 00:42:05 +0400 Küçük Amerika https://www.evrensel.net/yazi/70458/kucuk-amerika https://www.evrensel.net/yazi/70458/kucuk-amerika? İkinci Dünya Savaşı’nın ardından dünya dengeleri yeniden oluştu. Türkiye’yi yönetenler Amerika Birleşik Devletleri önderliğinde Batı’nın yanında yer almaya karar vermişti. 20. yüzyılın tam ortasında yedi düvele karşı mücadele etmiş kadrolar tasviye edilip yerine “Beyaz Saray’ın mübarek merdivenlerinden” tırmanan kadrolar getirildi. Süreç uzun olacağı için bu kadroların iktidarda kalmalarını ve bir kazaya uğramamalarını sağlamak için uygun (?) seçim yasaları geliştirilmişti. Zaman zaman rayından çıkan demokrasinin balans ayarı rayından çıkan tanklarla sağlanmış, “eşitlik”, “özgürlük”, “talana son” gibi sloganlarla bozgunculuk yapanlar tankların paletlerinden güç alan düzmece mahkemelerce idam edilmiş, yıllarını hapishanelerde geçirmek zorunda bırakılmışlardı. Her şey emperyalizmin değ..]]> Thu, 30 Jan 2014 00:11:06 +0400 Patates https://www.evrensel.net/yazi/70399/patates https://www.evrensel.net/yazi/70399/patates? Fıkra Meşhur. İngiliz, Amerikalı, bir de bizim Temel CIA’ya ajan olmak için başvurur. Sınav için boş bir odanın önüne getirirler hepsini. İngiliz odaya girerken eski ajanlar kulağına fısıldar. - Odaya girince saklanacaksın. Seni bulursak sınavı kaybedersin. “Tamam” der İngiliz dalar odaya. Boş odanın ortasındaki boş çuvalı görür. Zaman azalmıştır. Çaresiz dalar çuvalın içine. Peşinden ajanlar. Tekme, sopa çuvala girişirler. İngiliz dayanamaz, “Yeter” diye çıkar çuvaldan. Sınavı kaybeder. ABD’li aynı şekilde dalar çuvalın içine. Peşinden yarma ajanlar. Basarlar çuvala sopayı. ABD’li dayanamaz, “Yeter” diye çıkar çuvaldan. Sınavı kaybeder. Olan bitenden habersiz Temel bu ikisinin kaybettiğini görünce heyecanlanır, kendinden emin dalar odadan içeriye. Saklanmak için boş duvarları ..]]> Thu, 23 Jan 2014 00:05:57 +0400 Satılık organ https://www.evrensel.net/yazi/70340/satilik-organ https://www.evrensel.net/yazi/70340/satilik-organ? Suriye sınırına komşu illerimizde tam bir insanlık dramı yaşanıyor. Savaştan kaçan çaresiz insanların geride bıraktıkları ülkeleri tam bir yıkım içinde. UNESCO’nun koruma listesindeki Halep’te taş taş üstünde kalmadı. Diğer birçok kent ve kasaba da yerle bir oldu. Savaş bugün bitse ülkenin eski haline dönmesi yıllar alacak gibi. Ama ülkenin en büyük kaybı yetişmiş insan gücü. Küçük ülkenin az sayıdaki yetişmiş insanı aileleri ile birlikte ülkelerini terk ettiler. Orada kalanlar ya kaçabilme gücü olmayan, geçiş noktaları için gerekli rüşvet parası bulamayan insanlar, ya da özellikle kalıp savaşmayı tercih eden diğerleri. Savaşanların neredeyse tamamı “Cihat” başlattıklarını söylüyor ama bu nasıl bir cihatsa frenk silahlarıyla Müslüman kardeşlerine saldırıyorlar. Şimdilik bu çatışma &uu..]]> Thu, 16 Jan 2014 00:45:30 +0400 Kutu https://www.evrensel.net/yazi/70275/kutu https://www.evrensel.net/yazi/70275/kutu? Ayakkabı kutusu ülkenin dengesini bozdu. Ne güzel özgürlük ve demokrasi adına gençler gazlanıyor, sopalarla dövülüyordu. Ne güzel, Başbakana “Metal Müzik” işareti yapan gencin eline ters istikametten bakan Başbakan meseleyi ters anlıyor, özel emriyle genç karakola ifadeye alınıyor, hırpalanıyordu. Gezi parkında ölesiye dövülen insanlara yardım ettiler diye doktorlar soruşturuluyor, insanları içeri aldılar diye ünlü otel yöneticileri hırpalanıyor, otel sahibi önemli patronların başka işlerini maliye müfettişleri basıyordu. “Yemekler pahalı” diyen üniversite öğrencisine, üniversitede “Sürekli ve güvenli iş” diyen geçici işçiye, Akşam 9’da balkona çıkıp tava, tencere çalan emekli teyzeye, benzin fiyatlarına söylenen şoföre, asgari ücrete direnen emekçi..]]> Thu, 09 Jan 2014 00:23:14 +0400 Umut https://www.evrensel.net/yazi/70215/umut https://www.evrensel.net/yazi/70215/umut? Adettir. Her yıl sonu, geride bırakılan yıldan akılda kalanlar, önemli olanlar, iyi-ler, kötüler sıralanır, almanaklar hazırlanır. Amaç, gelecek nesillere bilgi aktarmaktır. Her ne kadar sanal dünya, yazılı dünyanın yerini almış ve geleceğimizin tarihi küçük bir bilgisayar virüsünün insafına kalmış olsa da, neyse ki halen yazıp, çizme işini sürdüren eski moda insanlar var. Yaşam tüm insanları hızla bilinen sona götürmesine rağmen, evren okyanusunda kendilerine verilen su damlası büyüklüğündeki hayatlarını, hırs, kan ve savaşla elde ettikleri servetleri ile kurdukları haksızlık düzeni ile sağladıkları sefahati bitmez sananlar tüm dünyayı yakıp yıkmaya devam ediyor. Yıllar, tüm dünya servetinin ve üretiminin neredeyse yüzde doksanını tüketen küçük bir azınlığın isteklerini yerine getirmek, onların doymak bilme..]]> Thu, 02 Jan 2014 00:58:23 +0400 Beddua https://www.evrensel.net/yazi/70156/beddua https://www.evrensel.net/yazi/70156/beddua? Bombalı saldırı, 80 ölü. Yer Irak. Günlerden pazar. Bombayı koyan Müslüman. Hem de koyusundan. Bombayla havaya uçan beş vakit namazında Müslüman. Havadan bomba. 180 ölü. Yer Suriye. Kent Halep. Bombayı atan Müslüman. Bombayla cennete giden sakalıyla, entarisiyle Müslüman. Polis göstericilere saldırdı. Göstericilerden çok sayıda insan öldü. Saldıran polisten de bir kaçı hayatını kaybetti. Yer Mısır. Polis Müslüman. Üniformalısından. Gösterici daha Müslüman. Kardeş Müslüman. Aşiretler ayaklandı. Diktatörü devirdi. Sonra halletti. Yerine yeni diktatörü getirdi. Binlerce insan babasını, kardeşini, çocuğunu kaybetti. Yer Libya. Ayaklanan aşiret Müslüman. Halledilen diktatör Müslüman. Yerine gelen diktatör daha Müslüman. Müslüman Müslüman’ı a..]]> Thu, 26 Dec 2013 00:27:34 +0400 Dolar milyarderi https://www.evrensel.net/yazi/70086/dolar-milyarderi https://www.evrensel.net/yazi/70086/dolar-milyarderi? Sabri Usta ile laflıyoruz. Sabri Usta dededen köylü, babadan işçi. Emekliliğine az kalmış. “Ah bir emekli olsam. Üç kuruş maaş yetmi-yor. Emekli maaşı destek olur. Ama askerliği borçlanacak parayı nereden bulacağız.” diye lafa girişinden, konuyu ülkemizde yaşanan yolsuzluk, rüşvet ve talana getireceğini anlıyorum. Lafa dolambaçlı yoldan giriyor. - Sovyetler Birliği yıkılmadan önce Rusya’da kaç kişide dolar vardı? - Ne doları, 1 dolar kuruşu bile yasaktı. Cebinde yakalanan doğru Sibirya’ya. - Peki Sovyetler yıkılınca ne oldu? 2003’te dolar milyarderi sayısı 17, 2013’te 125 oldu. Düşün 10 yılda sıfırdan 17’ye, diğer 10 yılda 17’den 125’e. Sayı çığ gibi büyüyor. Heyecanını küfre dönüştürüp, yeni icat küfürler üretsin diye hafiften yüklendim. - Ne olmuş yani Sabri Usta. Adamlar ça..]]> Thu, 19 Dec 2013 00:20:09 +0400 Ahmetler Kanyonu https://www.evrensel.net/yazi/70024/ahmetler-kanyonu https://www.evrensel.net/yazi/70024/ahmetler-kanyonu? Doğa talanı tüm hızıyla sürüyor. Önce ihtiyacın çok üzerinde yaratılıp rantiyecilere aktarılan ve sonra çok büyük paralarla satılan birer taşınır haline getirilen hidroelektrik santral (HES) proje lisansları derelerimizi, doğamızı birer birer yutuyor. Benim kuşağım bilinçli yaratılan elektrik kısıntıları sonucu oluşturulan “Elektriksiz kalıyoruz” yaygara-larıyla yapılan onlarca talana şahit oldu. Ancak gelişen teknoloji elektrik tüketimini arttırmaktan çok azaltmaya yönelik olduğundan bir çok gelişmiş ülkede hayat şartları iyileşmesine rağmen elektrik tüketimi düştü. Talan sırası şimdi “Ahmetler Kanyonu” nda. Ülkemi-zin az sayıda kanyonlarından biri olan Manavgat’daki, Ahmetler Kanyonu da HES talanına kurban edilmek isteniyor. Burada yapılması planlanan devasa büyüklekteki beton elektrik santrali bölgenin inanılmaz güzelliğin..]]> Thu, 12 Dec 2013 00:16:42 +0400 Formasyon https://www.evrensel.net/yazi/69970/formasyon https://www.evrensel.net/yazi/69970/formasyon? Bir ülkenin en önemli varlığı insanıdır. Toplumun farklı taleplerine cevap verebilecek insan yetiştirme konusunda ciddi sorunlarımız var. Yetiştirme işini üstlenen kurumların başında okullarımız geliyor. Çıraklık eğitiminden, yüksek öğretime kadar geniş alanı kapsayan eğitim ve öğretim işimizdeki ciddi sorunlar geleceğimiz ile ilgili kaygıları beraberinde getiriyor. Özellikle yüksek öğretim kurumları, üniversiteler ve çalışanları ideallerini kaybetmiş. Bilimle, sanatla uğraşmanın dışlandığı, düşünmenin zinhar yasak olduğu, düşündüğünü açıklamanın hem yasak, hem de çok tehlikeli olduğu üniversitelerimizde büyük resimle uğraşmaktan çok, detaya boğulmuş, öğrenmekten çok yaşama çabası içerisinde olan mutsuz öğrenciler, öğretim üyesi olmanın en az şartlarını sağlamak için gece gündüz ders vermek zo..]]> Thu, 05 Dec 2013 00:06:10 +0400 Kadın, erkek https://www.evrensel.net/yazi/69916/kadin-erkek https://www.evrensel.net/yazi/69916/kadin-erkek? Ülkeyi yönetenlerin, kadın ile erkeği ayrı yaşayan tek tip insan yetiştirme hayali en yetkili ağızlardan dile getiriliyor. Kadını, en azından yarım insan, ama daha çok “Her kötülüğün kaynağı” sayan çarpık düşünce kendine kutsal kitaplardan uygun paragraflar bulup çarpıtarak yorumlama ve akıl karartma yöntemiyle yandaş da bulabili-yor. Kız çocuklarını daha çocukluk yaşlarında kadınlaştıran, onu sadece sahibine ait(?) cinsel objeye dönüştüren aileler bunu en iyi ihtimalle “Modaya uyuma”, “Kızını koruma”, “Konu komşudan çekinme”, “Abisinin başını belaya sokmama” adına yapıyor. Bırakınız tarihi, bu günkü dünya bile bize kadını ve erkeği toplumda ayrıştırılmış insan kalabalıklarının bilimde, sanatta ileri gidemediklerini, sanayileşemediklerini gösteriyor. Toplumu, kadını ile erkeği ayrıştırılmış kala..]]> Thu, 28 Nov 2013 00:18:59 +0400 Dershane https://www.evrensel.net/yazi/69857/dershane https://www.evrensel.net/yazi/69857/dershane? Eğitim sistemimiz insanları bir üst okula hazırlamaktan çok, bir üst okulu kazanma üzerine kurulmuş. Yukarıda yer az, oraya gitmek isteyen çok olunca çarkı kurmuşlar. Okulların beceremediğini becersinler ve daha da önemlisi çarkı hızlı döndürsünler, çark döndükçe kazanç artsın diye dershaneleri icat etmişler. Benim yıllarımda dershane kavramı bu kadar yaygın değildi. Lisede ne öğrendiysek o bilgilerle sınava girer, iyi kötü bir şeyler yapardık. Önemli olan, aynı şeyleri aynı kaynaktan, yani okulundan öğrenen gencin arkadaşlarından biraz fazlasını ortaya koyarak başarılı olmasıydı. Sınavda sadece derse dayalı bilgiler değil, ağırlıklı olarak zeka seviyesini belirleyen “Şekilli” sorular olurdu. Sonra çıtayı yükselttiler. Liseyi bitiren genç benim 1 saatte çözemediğim soruyu 2 dakikada çözüyor. Bir yö..]]> Thu, 21 Nov 2013 00:06:46 +0400 İki yüzlü https://www.evrensel.net/yazi/69800/iki-yuzlu https://www.evrensel.net/yazi/69800/iki-yuzlu? Üniversite öğrencilerinin bütün sorunları bitti. Akademik sorunları artık yok. İstedikleri dallarda eğitim alıp, mezun olduktan sonra istedikleri işlere girebiliyorlar. Ailelerine yük olmamaları için devlet yeteri kadar burs vere-rek onların en azından temel ihtiyaçlarını karşılamalarını sağlıyor. Aldıkları eğitimin yanında her biri, özel yeteneklerini, ilgi alanlarını geliştirip, fikirlerini arkadaşlarına aktarma konusunda son derece özgür. Ders yükleri insanca. Aldıkları eğitimin gereği olan pratik çalışmayı yapabilecekleri alanlar özel sektör ve kamu tarafından onlara sunuluyor. Barınma sorunları yok. Her yüksek okul öğrencisi mutlaka kendine ait bir odada özel yaşamını sürdürebiliyor. Aynı mutfağı, aynı tuvaleti, aynı evin ortak alanlarını paylaştığı arkadaşlarıyla insanca bir yaşam sürüyor. İnsan olarak sahip olduğu temel haklar ve özgürlükler, &uum..]]> Thu, 14 Nov 2013 07:20:05 +0400 YÖK'süz dünya https://www.evrensel.net/yazi/69741/yoksuz-dunya https://www.evrensel.net/yazi/69741/yoksuz-dunya? Yeni bir üniversite sabahına YÖK ile uyandık. Akademik hayatımızın büyük kısmı YÖK ile birlikte geçtiği için, YÖK’süz bir üniversitenin nasıl olacağını neredeyse unutmuştuk. O sırada radyoda sabah türküleri yerine yüksek sesli yöneticilerin “Demokrasi, özgürlük, eşitlik” üzerine uyku açıcı vaadleri kulaklarımızı tırmalıyordu. İhsan Doğramacı’yı bile mumla aratan yeni YÖK uygulamaları, yarıdan fazlası seçilemediği halde atanan üniversite rektörlerinin krallık bölgelerinde yaptıkları, “Ben seçilmişleri atanmışlara ezdirmem” diyen devletlinin kulaklarımızdaki sesi ile kahvaltıya oturduk. İşimize gelen diyetisyenin önerilerine dikkat ederek hazırladığımız bol yumurtalı kahvaltı-mızla birlikte çayımızı yudumlarken, yavaş yavaş karnımızın da doyuyor olmasının rehavetiyle, özgür üniversitel..]]> Thu, 07 Nov 2013 08:56:21 +0400 İstanbul https://www.evrensel.net/yazi/69685/istanbul https://www.evrensel.net/yazi/69685/istanbul? Çocuktum. Biz İstanbul’un Avrupa yakasında sur içinde yaşıyorduk. Yeni gelişen Bakırköy’e taşınma talebine “Ben İstanbul dışında yaşayamam” diye karşı koyan Sultanahmetli babam, annemin ısrarına ancak iki sene dayanabilmişti. Cumartesi günleri alış veriş günümüzdü ve hep birlikte Mısır Çarşısı’na, oradan biraz yukarıya ve nihayetinde Beyazıt’a çıkılır, cezaevinin bitişiğinde oturan babaannem ziyaret edilir, dedemin evine bakan gangsterler koğuşunun tuğla ile örülü pencerelerinden dışarıya taşan gürültüler dikkatle dinlenir, kadın kılığında hapishaneden kaçan İrfan Vural’ın hikayeleri ile birlikte akşam, İstanbul terkedilerek Bakırköy’e dönülürdü. Bakırköy’den İstanbul bu kadar uzakken, karşı taraf dediğimiz Kadıköy ve ötesi bizim için tam bir gurbetti. Senede bir, iki kere yazları..]]> Thu, 31 Oct 2013 09:26:45 +0400 Nefret https://www.evrensel.net/yazi/69629/nefret https://www.evrensel.net/yazi/69629/nefret? Nefret insana ait bir duygu. İnsan beyni geliştikçe, sanatla, edebiyatla, bilimle şekillendikçe, insana yakışır bir dünya görüşü ve davranışıyla donandıkça beynin kıvrımları arasında azalıyor. İnsan dışındaki canlılarda nefret duygusu yok. Korkma var. Kızma var. Saldırma var. Öldürme var. Ama nefret yok. Nefret menfaat ile doğrudan ilişkili. Maddi ya da manevi, iyi ya da kötü bir ilişki içinde olmadığı birisinden nefret etmiyor insan. Nefretin ete, kemiğe bürünmesi, eyleme geçmesi insanın sahip olduğunu sandığı gücüyle ilgili. Nefretini güçsüzlüğünün altında saklamaya mahkum insan yalakalaşıyor, gününü beklerken alttan alıyor, susuyor ve bekliyor. Edilgen nefret duygusunu bastırmayı, görmezden gelmeyi beceremeyen az evrimleşmiş insan ise gücü oranında saldırıyor, yok ediyor. Nefret kıskançlıktan, elde edememiş ol..]]> Thu, 24 Oct 2013 09:49:06 +0400 Bayram https://www.evrensel.net/yazi/69578/bayram https://www.evrensel.net/yazi/69578/bayram? Bayramı idrak etmekteyiz. Ama öncesinde arifeyi idrak ettik. Gaziantep, nüfusuna mecburen eklenen yarım milyon Suriyeli ile birlikte bayramdan çok tatile hazırlanıyordu. Büyük alışveriş merkezleri dahil esnaf bıçakları, sisleri, mangalları vitrine dizmiş, kurbanının ciğerine göz dikmiş etoburların hırsını ve iştahını kazanca çevirmenin hazırlığını tamamlamıştı. Patronunun vereceği 4 kilo eti kırk pay edip derin dondurucuda bir yıl kullanmayı alışkanlık haline getirmiş İşçi Hasan, keseceği koyunun kesme parasına, ilave derisine, bağırsağına, kellesine paçasına göz koymuş, partili olmadığı için kasap kadrosundan hacca gidememiş Kasap Yusuf, etle alakası olmadığı halde bayram harçlığı olmasa bile bayram şekerine, mendiline razı küçük Ahmet, bayram namazında hocadan fırça yemeye alışık akşamcı Rıza, bayramlık ayakkabısını namaz çıkışı tedarik eden üçkağıtçı En..]]> Thu, 17 Oct 2013 12:02:24 +0400 Andımız https://www.evrensel.net/yazi/69523/andimiz https://www.evrensel.net/yazi/69523/andimiz? İlkokuldan aklımda tek kalan, 10 Kasım sabahı Atatürk’ü 3 dakika kıpırdamadan anarken başım döndüğü için duvara yaslandığımdan beden eğitimi öğretmenimden yediğim tokattı. Atatürk’ü seven sosyalist bir ailenin çocuğu olmama rağmen ne olduğu belli olmayan bu hocamdan yediğim tokat tabii ki ailemden devraldığım özü değiştirmemişti ama ortalıkta Atatürkçü numarası yapan insanların ilk örnekleri hakkında önemli bilgi sahibi olmamı sağlamıştı. Okul hayatımız o zamanlar biraz değişik olan andımızla geçmişti. Bir arkadaşımız bir şeyler söylüyor, hep birlikte anlamını düşünmekten çok, doğru tekrarlıyor olmanın heyecanı ve hevesiyle anlamını düşünmeden tekrarlıyorduk. Hafta başında ve sonunda istiklal marşı okuyor, diğer günler andımızı okuyorduk. “Türküm, doğruyum, çalışkanım, yasam.” Ç..]]> Thu, 10 Oct 2013 06:00:37 +0400 Paket https://www.evrensel.net/yazi/69456/paket https://www.evrensel.net/yazi/69456/paket? Paket açıklandı. Genç kadın otobüs beklerken gözaltına alındı. Başbakanlığın hemen yanında hazır bekleyen belediye otobüsünün içinde polis tarafından işkenceye, tacize uğradı. Tecavüzden zor kurtuldu. Büyük olasılıkla bunu yapan inkar edecek, kadın, polise mukavemetten suçlanacak. Paket özgürlükleri genişletecek. Şanslı ki, öldürülmedenBaşbakanlık ofisi yakınlarında gözaltına alınmayı becerebilen genç, polisler tarafından dövüldü, burnu kırıldı. Kontrol eden doktor (?), “Bir şey olmaz” dedi. Paketlerin arkası gelecek. Başbakan’ın aracı geçerken suratını ekşiten, dudağını büken, metal müzik işareti yapan, yumurta olsa yumurta atma ihtimalini aklından geçirdiği anlaşılan genç, neyse ki koruma polisleri tarafından görüldü. Gözaltına alındı. Hakkında “Örgüt üyesi olmaktan dav..]]> Thu, 03 Oct 2013 11:04:52 +0400 Karanlık dış güç https://www.evrensel.net/yazi/68997/karanlik-dis-guc https://www.evrensel.net/yazi/68997/karanlik-dis-guc? Karanlık dış güçler henüz Suriye planını masaya koymamıştı. Halep’te, arkadaşım Reşat’ın otelinin taş avlusunda çaylarımızı yudumluyor, siyaset konuşuyorduk. Avluda kimse olmadığı ve Reşat’la tanışıklığımız epey eskiye dayandığı için rahat konuşuyorduk. Konu Suriye’de demokrasiden açılmıştı. Elimden tuttu. Otelin hemen karşısındaki fırının önüne gittik. Fırının önü ana baba günüydü. Onlarca kişi küçücük bir pencereden ekmek almaya uğraşıyor, sonradan gelen iri yarı olanlar diğerlerini, kadınları ve çocukları iteleyerek en öne geçiyor ve kimse bu duruma itiraz etmiyordu. Bu kargaşa oradan geçen bir trafik polisinin ufak bir sözlü müdahalesiyle son buldu. “İşte” dedi Reşat, “Henüz başkasının hakkına saygı göstermeyi öğrenememiş, gücünü haksızlık için kullanan, otobü..]]> Wed, 25 Sep 2013 16:51:51 +0400 Kökü dışarıda https://www.evrensel.net/yazi/68326/koku-disarida https://www.evrensel.net/yazi/68326/koku-disarida? Üniversitelerimiz yeni öğretim yılına başlıyor. Henüz resmi açılışlı, bakan katılımlı, yumurtalı, sloganlı açılışlar izlemedik ama bu tip işlerin olmaması için yöneticilerin kulağı çekilmiş gibi görünüyor. Aslında tüm muhalefetin önünü kesmek için kendilerince geçerli bir senaryo yazdılar. Neymiş? Kökü dışarıda odaklar yeni öğretim yılında ortalığı bulandırmak için her türlü eylemin arkasında olacaklarmış. Yani şimdi üniversite öğrencileri “Harçlar çok yüksek”, “Harçsız, haraçsız, parasız eğitim” dese al sana kökü dışarıda talep. Yemekleri beğenmediğini sesli söylese, yemek fiyatlarını yüksek bulsa, al sana kökü dışarıda eylem. Tüm sıkıntılara rağmen içindeki sanatçıyı ortaya çıkartmak için bir kulübe üye olu..]]> Wed, 18 Sep 2013 16:50:37 +0400 Prost https://www.evrensel.net/yazi/67607/prost https://www.evrensel.net/yazi/67607/prost? Ilık bir Avrupa akşamı. Dükkanların önüne atılmış masalarla dolu meydan iki, üç katlı evlerle çevrelenmiş. Evlerin üzerinde yapılış tarihleri 1430, 1385… Zaman sanki donmuş gibi. Bir gözümüz meydanda, bir gözümüz uzaktan da olsa ekranda. Felix ile laflıyoruz. Felix, Sigi’nin arkadaşı. Futbol meraklısı. Herkes Bayern Münih’i tutarken o, işçi sınıfına daha yakın bulduğu için koyu 1860 taraftarı. Kahvede hemşehrilerimiz maç izliyor. Kadını yaşamın kıyısında yaşayan toplumumuzun ayrıcalıklı erkekleri. Ani bir gürültü. Kahvenin önünde küçük bir ulusal gösteri. Türkiye: 1 Romanya: 0. “İşte” diyor Felix, “Terim farkı. Oyuncular aynı, top aynı, stad aynı, rakip aynı, hakem aynı.” Eskiden kalan top oynamışlığımızın verdiği cesaretle arkama yaslanıyorum. -İyi müdafaa Felix Karadenizli arkadaşlarından &..]]> Wed, 11 Sep 2013 17:08:52 +0400 Secde https://www.evrensel.net/yazi/66340/secde https://www.evrensel.net/yazi/66340/secde? Emperyalist güçler anlaştılar. Şimdilik ufak bir yıkım projesini hayata geçirmeye hazırlanıyorlar. Ve gazetelerin İnternet sayfalarına yorum yazan bazı gerizekalılar da seviniyor. Katil Esed, sonun geldi. Zafer islamın olacak. Yani bunu yazana gerizekalı demek bile gerizekalılara hakaret olur. Saldırıya hazırlanan kim? ABD. Protestan ve katolik. Biraz ortodoks. Çoğunluk neofaşist. Sonra? İngiltere. Kraliçenin kilisesi. Ezilmiş müslümanlar yüzde 5. Ordu? Protestan. Fransa? Sözde laik. Müslüman mı? Haşa. Obama cumaya gider mi? Tövbe estağfurullah. İngiliz? Fransız? Caminin yolunu bilmez. Esad? Cumaları kaçırmaz. Vakit namazları eksiksiz. Oruç? 30 gün. Müslüman topraklara hıristiyan bombası. Zavallı gerizekalı. Sevin bakalım Müslümanların zaferine. Yarın kapında görürsen Amerikalı’sını, İngiliz’ini, Fransız’ını, secdeye ilk sen varırsın kıçına tekm..]]> Wed, 28 Aug 2013 16:56:03 +0400 Bir hükümet iki bakan https://www.evrensel.net/yazi/64950/bir-hukumet-iki-bakan https://www.evrensel.net/yazi/64950/bir-hukumet-iki-bakan? Bir hükümet, iki bakan. Biri Çevre ve Şehircilik Bakanı. Müteahhit kafalı. Tokİ’ci. En büyük eseri betondan İstanbul. Neyse ki Osmanlı eserlerine, Topkapı Sarayı’na, Gülhane Parkı’na, Sultanahmet Meydanı’na dokunamıyor. Bina yapılacak arazi kalmayınca kendisi ile hiç ilgisi olmayan bir konuya el attı. Mucitliğe. Ama tersten. “Bu ülke Müslüman bir ülke. Yüzde 99’u Müslüman. Tarihten gelen bir yapısı var. Türkiye’nin bulunduğu coğrafya çok zor bir bölge ve Türkiye onun merkezinde bulunuyor. Şimdi Türkiye’nin konumu itibariyle biz icat yapamıyoruz, buluş yapamıyoruz. Tarım ülkesiyiz biz. Ne yapacağız biz?” Sonra? “Bizden mucit çıkmaz ifadesi nerde? Böyle bir ifade yok. Ara teknik eleman ihtiyacı ortada. Bunu söylü-yoruz. Ülkemizi ve teknik elemanlarımızı seviyorum. Ülkemizde gerçek..]]> Wed, 14 Aug 2013 15:51:26 +0400 İsimli ilan https://www.evrensel.net/yazi/64267/isimli-ilan https://www.evrensel.net/yazi/64267/isimli-ilan? Geçtiğimiz günlerde Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nin öğretim üyesi ilanı ile rezaletin son perdesini izleme talihsizliğini yaşadık. Üniversitelere siyasetçilerin, hem de yaşayan siyasetçilerin isminin konmasının ancak 6. dünya ülkelerine özgü bir şey olduğunu saymazsak, öğretim üyelerinin nasıl seçildiği ve atandığı rezaleti bu malum ilanla bir kez daha ortaya çıktı. Normal olarak çağdaş ülkelerin üniversiteleri alt organları vasıtasıyla öğretim üyesi açığını sayısal ve akademik ihtiyaçlarına göre belirler ve ilan ederler. Bu ilanda belirtilen şartlara uyan hocalar isterlerse gerekli evraklarını hazırlayarak yardımcı doçentse dekanlıklara, doçent veya profesörse rektörlüklere verir. Ardından konularında uzman ve tarafsız öğretim üyelerinden oluşan jüriler başvuru dosyalarını inceler ve başarılı bu..]]> Wed, 07 Aug 2013 16:45:22 +0400 Osman geliyor https://www.evrensel.net/yazi/63620/osman-geliyor https://www.evrensel.net/yazi/63620/osman-geliyor? Osman. Lakabı, Bürokrat. Çocukluğundan beri kravat taktığı için almıştı bu ön ismi. Sonradan kamu kuruluşuna memur olarak girince lakabı tescillendi. Geçenlerde görgüsünü ve bilgisini arttırsın diye Bürokratı Avrupa’ya yollamışlar. Hedef Hollanda. Oradan otobüsle Fransa ve İspanya. Sonra İstanbul. Soruyorum. - Osman. Yediğin, içtiğin senin olsun. Bari gördüklerini anlat. - Valla domuz eti korkusuyla ottan başka bir şey yiyemedik. Gördüklerimiz de bize ders oldu. Amsterdam tam bir köy. Sözde dünyanın en zengin 10 ülkesinden biri. Yolları daracık. Evler eski, çoğu tuğladan. Bir sıva bile yapamamışlar. Yol olmadığından millet kanallarda kürek çekiyor. Bizim 17. Yüzyılın Haliç’i gibi. Millette araba alacak para yok. Koca koca kadınlar, adamlar bile bisiklete binmek zorunda. Adamlar bizden üç yüz yıl geri. Şehrin en rantlı y..]]> Wed, 31 Jul 2013 18:11:48 +0400 Üçüncü Moğol talanı https://www.evrensel.net/yazi/62951/ucuncu-mogol-talani https://www.evrensel.net/yazi/62951/ucuncu-mogol-talani? Havadan bakıldığında Avrupa’nın en çirkin yapılaşmış kenti, tarihi yarımadada şimdilik varlığını koruyabilen Topkapı Sarayı’nın bahçesini saymazsak, İstanbul’dur. Tekirdağ’dan, Silivri sahillerine ve Yeşilköy’e kadar uzanan beton yığınları şimdi bu şeridin kuzeyini Karadeniz sahillerine kadar tehdit etmektedir. Ülkeyi yönetenlerin ve bu yönetime destek verip ceplerini dolduran talancıların “Yeşil”, “Güzel çevre” gibi kaygıları olmadığı gibi, insanların, çocuklarımızın sağlıklı çevrede yaşama hak ve taleplerine saygıları da yoktur. Bu zihniyetteki bir siyasi iktidarın yasa yapma yetkisini mutlak olarak elinde bulundurmasının, talan girişimlerine karşı verilecek hukuki mücadelenin önünü torba yasalarla kesme çabalarının, dikensiz talan bahçesi yaratma hırslarının bedelini ne yazık ki bu ülkenin çocukları ödeyecekler. Başlang..]]> Wed, 24 Jul 2013 16:21:00 +0400 Memeci Hayri https://www.evrensel.net/yazi/62245/memeci-hayri https://www.evrensel.net/yazi/62245/memeci-hayri? Hayri 40’ında. 5 kız, 1 erkek babası. Erkek en küçük. Zaten 5 kızı da 1 erkek yüzünden yapmış. “Erkek bulalım derken Başbakanın çıtasını çoktan aştık cehaletimizden. Yaparken iyiydi de, bakarken kötü” diyor, bıyık altından sırıtarak. “Okutmaya çalıştık, okutamadık. İşe verelim dedik, korktuk veremedik. Şimdi bari kocaya verelim diyoruz. Ona da para lazım. 3’ü gelinlik oldu. İsteyen işçi, babası işçi, ben işçi, avrat işsiz. Nasıl vereceğiz 3 kızı kocaya. Damatta yok, bizde yok. Hadi diyelim buzdolabı, misafir odası, televizyon, düğün oğlan tarafının, en kötü çeyiz, oturma odası, çamaşır makinesi, mutfak eşyası, yatak, döşek 10 bin lira. 3 kız 30. Ben bu işle, bu maaşla nasıl yapacağım. Mecburen yüklendik kredi kartlarına. Bankalar babamdan iyi. Sok kartı çek parayı. Soran yok. Nasıl ödersin diyen yok. 2 banka ile daval..]]> Wed, 17 Jul 2013 15:36:25 +0400 Komandante https://www.evrensel.net/yazi/61752/komandante https://www.evrensel.net/yazi/61752/komandante? Sloven sanatçı, Sosyalist Yugoslavya’nın birlikte yaşanmış güzelliklerini anlatan şarkıları ve gitarıyla biraz hüzünlü ama coşkulu sesiyle söylüyor. Şarkının bazı satırlarını anlamını bilmesek de hep birlikte tekrarlıyoruz. Salondaki tek yabancı biz olduğumuzdan sanatçı İngilizce soruyor. -Neredensiniz? -Türkiye’den Gözleri parlıyor. Şarkısında geçen ‘Che Guavera’ ismine heyecanla katılmamızdan olacak, Türkçe olarak ‘Yaşasın Taksim Direnişimiz’ diyor. Sonradan anlıyoruz ki Kapıkule’den Manş Denizi’ne kadar herkesin dilinde ortak slogan olmuş ‘Taksim Direnişi’. Direnenler, direnişi başlatanlar, her türlü saldırıya rağmen haklılıklarının gücü ile dik duranlar ülkemin değerini arttırmış Türkiye’nin batısında, doğusunda. Sırbistan’da Dimitar, Bulgaristan’da Hristo, ya da Slovenya’da Marko, dünyaya ..]]> Wed, 10 Jul 2013 12:06:02 +0400 Avro lobisi https://www.evrensel.net/yazi/60461/avro-lobisi https://www.evrensel.net/yazi/60461/avro-lobisi? Tarih 27 Mayıs. Taksim’deki Gezi Parkı’nın Asker Ocağı Caddesi’ne bakan duvarın 3 metrelik kısmı Taksim Yayalaştırma Projesi kapsamında yıkıldı. Ağaçlar taşınmak üzere yerinden söküldü. Taksim Dayanışma grubu eyleme başladı, 40-50 kişilik grup çadır kurup parkta sabahladı. 1 avro, 2 lira 39 kuruş. Tarih 28 Mayıs. Sabah eylemcilerin sayısı arttı. Yıkım çalışmaları durduruldu. Zabıta ve polis müdahalesi geldi. Parktaki nöbete katılanların sayısı artmaya başladı. 1 avro, 2 lira 39 kuruş. Tarih 30 Mayıs. Polis ekipleri hükümetin emriyle eylemcilere müdahale etti. Olaylar sırasında çadırlar yandı. 1 avro, 2 lira 45 kuruş. Tarih 31 Mayıs. Sabaha karşı polis parktaki eylemcilere bir kez daha müdahale etti. Eylemciler akşama kadar nöbet tuttu. Akşam saatlerinde hızla sayı arttı. Polisin sert müdahalesi sonrası ortalık karıştı. Eylemler hızla diğer illere de yayıldı. Ankara, İzmir, Mersin,..]]> Wed, 26 Jun 2013 12:45:18 +0400 Durmak https://www.evrensel.net/yazi/59837/durmak https://www.evrensel.net/yazi/59837/durmak? Ülke garipleşti. Yürümek suçtu. Toplanmak daha büyük suç. Bağırmak, slogan atmak, pankart taşımak suçtu. Hem de terör suçu. Şimdi “durmak”, “susmak”, “tek olmak” suç oldu. “Duran adam”ın etrafında dolaşıp ne yapacaklarını şaşıran sivil polisler baktılar “duran adam” pantolonu indirecek panikleyip geri çekildiler. Polis şefleri önceleri emir veriyordu. “ Yürüyenleri, bağıranları, pankart taşıyanları toplayın”. Şimdi şaşırdılar, “Duranları, susanları, kitap okuyanları toplayın” diye bağırıyorlar. İşleri zor. Baksanıza, İstanbul’da yerdeki genç kızı tekmeleyen polis kendi vahşetinin filmini görünce inanamayıp, “Bu ben miyim? Hatırlamıyorum.” diyor. İzmir kordonda yürüyen genç kızı saçlarından sürükleyen çakma robotek, filmini görünce y..]]> Wed, 19 Jun 2013 10:47:14 +0400 Gezi Parkı Kent Ormanı https://www.evrensel.net/yazi/59239/gezi-parki-kent-ormani https://www.evrensel.net/yazi/59239/gezi-parki-kent-ormani? Taksim Gezi Parkı, sadece gezi parkı olmanın çok ötesine geçti. Yıllar önce Irak işgaline destek veren ve asker gönderme kararı alan İngiliz parlementosunu protesto etmek için parlamento kapısına 10 metre uzaklıktaki parka çadır kuran savaş karşıtlarının çadırları halen duruyor. Dünyanın her yerinden Londra’ya gelen sadece savaş karşıtları değil, özünde insan sevgisi olan herkes bu çadırları ziyaret ediyor. Zaman zaman küçük tartışmalar yaşansa da, ne İngiliz Meclisinden çıkan parlamenterler, ne polis parka müdahale edemediği gibi, ilk günden bu yana duran pankartlara da müdahale edemiyorlar. Pankartlarda sadece sloganlar yok, dönemin başbakanı Toni Blair’i, Bush’un elinde tasmalı köpek gibi gösteren posterler de var ve bu oralarda insanların demokratik hakkını kullanmak ve siyasetçileri eleştirebilmek özgürlüğü sını..]]> Wed, 12 Jun 2013 10:48:28 +0400 Faşizm müzesi https://www.evrensel.net/yazi/58672/fasizm-muzesi https://www.evrensel.net/yazi/58672/fasizm-muzesi? Hava sıcak. Beşiktaş’ın ara sokaklarından Maçka’ya doğru yürüyorum. İlk gün Gezi Parkı’na sabah saldırısı düzenleyen polis gaz sıkmaktan yorulmuş. Maçka parkının önü pois otolarıyla, polise tahsis edilmiş belediye otobüsleriyle dolu. Park yemyeşil. 60, 70 yıllık ağaçlar. Çimen. Daha dün Gezi parkına, Taksim’de son nefes alınacak bölgeye saldıranlar kendileri değilmiş gibi, Maçka parkının yeşil çimenlerine uzanmışlar. Hani diyorum şunlara, “Kalkın. Terkedin burayı. Parka AVM yapacağız” diye bağırsam eminim bana saldıracak, parkı korumaya girişecekler. Taksim Meydanı’nı, Gezi Parkı’nı halk teslim almış. Özellikle gençler coşkulu. Parkın içerisinde ağaç budama numarasıyla şimdiden ve kimsenin tepkisini çekmeden kütükleştirilmiş 4 ağaç gövdesi gözüme çarpıyor. Bir daha asla yeşermeleri..]]> Wed, 05 Jun 2013 11:18:38 +0400 Hizbu... https://www.evrensel.net/yazi/58119/hizbu https://www.evrensel.net/yazi/58119/hizbu? Sayın Başbakanımızın bir danışmanının dönemin ABD Başkanı Bush’a söylediği ve siyasi tarihimizin gri sayfalarına geçen “Bu adamı kullanın, deliğe süpürmeyin “ şeklindeki sözlerini hatırlarsınız. İsrail-Arap itişmesinde Hamas’ı savunan Başbakanımız, Bush Yönetimi’yle ilişkileri kötüye gidince danışmanını ve yardımcısını ilişkileri düzeltmesi için alelacele ABD’ye göndermişti. Danışman, bir Amerikan düşünce kuruluşunda yaptığı konuşmada, Amerikalıların Erdoğan’ı kullanmaları gerektiği anlamına gelen cümleler sarf etmişti. Danışmanın tartışma yaratan şu sözleri gazetelerde yer almıştı: “Sömürmek kötü bir kelime, ama kullanmak? Bu adamdan yararlanın. Bence onu devirmek, delikten aşağı koymak yerine, onu kullanın. Bundan yararlanmalısınız. Teklifim budur.” Aradan yıllar geçti. Türkiye’yi yönetenler, Kuzey Afrika..]]> Wed, 29 May 2013 10:03:03 +0400 Cop ve üniversite https://www.evrensel.net/yazi/57494/cop-ve-universite https://www.evrensel.net/yazi/57494/cop-ve-universite? Talanda, sömürüde çıtayı yükselten üniversiteye saldırıyor. Ülkede satılmadık değer kalmadı. Halkın birikimleriyle yapılan ne varsa gerçek değerlerinin çok altında yerli, yabancı üç, beş kişiye aktarıldı. Sıra toprak satışına geldi. İstanbul’un en değerli kamu arazileri gökdelen zenginlerine peşkeş çekildi. Yer kalmayınca aklı başına gelmiş gibi davrananlar, çevreci rolü yapanlar iş bittikten sonra, “Aslında en fazla 4 kat olmalı. İnsan toprağa yakın yaşamalı” demeye başladı. Ülkenin milli gelirinin artmasının en önemli unsuru olan üretenler, işçiler ödüllerini yoksulluk maaşı, sağlıksız beslenme, sendikasızlaştırma, cop ve biber gazlı sindirme olarak alırken, artan milli gelir, sayıları mantar gibi çoğalan dolar milyarderlerine gitti. Üçüncü Moğol istilasının modern şekli, güzelim şehirlerimizi yerle bir etti. Emek ..]]> Wed, 22 May 2013 10:18:34 +0400 Neden? https://www.evrensel.net/yazi/56842/neden https://www.evrensel.net/yazi/56842/neden? Türkiye büyüyor, zenginleşiyor ve gelişiyorsa bu zenginleşme, hadi vazgeçtik işsizleri, öğrencileri, kadınları, emeklileri, neden en azından günde 10-12 saat çalışan işçiye yansımıyor? 2002 yılında 3500 dolar olan milli gelirimiz, 11 bin dolara yükseldiyse neden insanlar, çalışanlar gırtlaklarına kadar borca batmış, banka kredilerinin rehini olmuş? Neden bu ülkede sadece bankalar yılda milyar doların üzerinde kâr yapabiliyor? 10 yıl önce 5-6 olan dolar milyarderi sayımız bu gün 35’e çıkmış, dünyanın artı değerini cebe indiren 1300 kişi arasına 35 kişi sokarak yüzde 3’e ulaşmışız da neden üniversite mezunları arasındaki işsizlik sürekli artıyor? Çalışma şansı yakalayanlar neden aldıkları eğitimle ilgili işlerde değil de polislik, gümrük memurluğu gibi alakasız işlerde çalışmak zorunda kalıyor. Gelişen ve özgürleşen Türkiye&rs..]]> Wed, 15 May 2013 07:25:50 +0400 Devletliyle sohbet https://www.evrensel.net/yazi/56268/devletliyle-sohbet https://www.evrensel.net/yazi/56268/devletliyle-sohbet? Efendim. Taksim Meydanı niçin 1 Mayıs tarihinde hem de güpegündüz işçilere kapatıldı da, hemen arkasından hem de gece yarısına kadar topçulara, popçulara açıldı? -Hepinizin ta…. “Kürt” de yok, pardon “Kür” de yok, “taj” da yok. -Efendim Türkiye’nin milli geliri artıyor ve dolar milyarderi sayısı ile Avrupa’nın ilk 3’üne giriyorsak, ülkenin kasaları döviz dolu ise ve tüm Avrupa Türkiye’ye imrenerek bakıyorsa bu zenginlik neden asgari ücrete yansımıyor? Üniversite mezunu genç işsizler neden pazarcılık yapmak zorunda kalıyor? - Ananızı alıp... En az 5 çocuk yapmayan muhalif. Doğurtan ebe, önüm arkam saklanmayan sobe. - Peki efendim ülkemizde madem ki ileri demokrasi ve özgürlük var, neden üniversite öğrencileri sizleri eleştirmek için pankart açtıklarında 3..]]> Wed, 08 May 2013 10:15:30 +0400 Suriye ve Esad https://www.evrensel.net/yazi/54405/suriye-ve-esad https://www.evrensel.net/yazi/54405/suriye-ve-esad? Suriye'deki kargaşa ve savaş yerini düşük yoğunluklu itişmeye bıraktı. Kuzeydeki birkaç ilçe ölçeğindeki yerleşim birimi dışında, kendilerine "muhalifler" diyen gurubun eline geçmiş ciddi bir şehir yok. Aslında ortada birleşik bir muhalefet de yok. Ortak düşman ilan ettikleri Esad'a karşı birleşme niyetleri de yok. Küçük guruplar daha çok devşirme militanlarını eğitecekleri ya da daha hayali olarak ileride kurmak istedikleri dünya düzeninin küçük bir örneğini oluşturacak küçük topraklar peşinde. Her iki tarafta da yer almak, kardeş kanı dökmek istemediği için ülkesini terk etmiş. Suriyelilerin ortak düşüncesi ortada Esad'dan çok köklü bir devlet yapısının var olduğu ve muhalif denen toplama kuvvetlerin bu yapıyı yıkma şanslarının olmadığı. Türkiye'nin Esad'a Esed diyen kesimi de bunun farkında. Suriye'den ka..]]> Wed, 17 Apr 2013 09:53:32 +0400 Sinema ve Emek https://www.evrensel.net/yazi/53884/sinema-ve-emek https://www.evrensel.net/yazi/53884/sinema-ve-emek? Yer İstanbul. ‘70’lerin başı. Henüz televizyon denen cam ekran gecelerimizi rehin almamış. Perşembe akşamlarını iple çekiyoruz. Saat 9’da “Radyo Tiyatrosu” dinleyeceğiz. Oyuncularını, dekorunu keyfimize göre kafamızda şekillendirdiğimiz için mutluyuz. Özellikle korku senaryoları en beğendiklerimiz. Yaz gecelerimiz sinemada geçiyor. Her gece 2 film. Çoğu Türk filmi. Sinema babamın. 1500 kişilik yazlık sinema. Devasa perdesine kömür arkının ışığı yardımıyla yansıyan sanatçılarla ağlıyor, onlarla gülüyor, onlarla direniyoruz. Tahta sandalyelerde 4 saat oturmanın zorluğunu önleyici deri minderler kapı girişinde. Ücretli. Dev perde Cankurtaran tren istasyonunun hemen yanında olduğundan gece seferlerinde makinistlerin sinema sevgisi seferlerin aksamasına neden oluyor. Devlet Demir Yollarının ikazı üzerine hat boyuna kumaş engel çekiyoruz. Gelen hasılatın çoğu..]]> Wed, 10 Apr 2013 10:09:22 +0400 Küçük düştüm https://www.evrensel.net/yazi/53299/kucuk-dustum https://www.evrensel.net/yazi/53299/kucuk-dustum? Konunun detaylarını bilmiyorum. Bir devlet üniversitemizde öğretim görevlisi olarak çalışan bir bilim emekçisi hakkında yapılan “Devleti küçük düşürücü, milletin milli ve manevi değerlerini küçümseyen belli etnik grupları ön plana çıkartmaya çalışan, genel anlamda siyasi görüşlerini öğrencilere empoze eder nitelikte söylemlerde bulunmak” şikayeti ile ilgili inceleme yapılmaksızın soruşturmaya uğradı. Soruşturmayı yapan muhtemelen akademik olarak bir ya da daha üst akademik unvanlı bir başka bilim emekçisi. Suçlu (?) öğretim görevlisi hakkındaki iddiaları reddediyor ve kendisine Eğitim Emekçilerinin Sendikasından istifa ettiği takdirde hakkındaki soruşturmadan kurtulacağının söylendiğini aktarıyor. Bu sırada malum medya “Çanakkale şehitlerine hakaret ettiği” şeklinde art arda haberler çık..]]> Wed, 03 Apr 2013 10:52:26 +0400 Tarih https://www.evrensel.net/yazi/52658/tarih https://www.evrensel.net/yazi/52658/tarih? Tarih; insanlığın elindeki en önemli yol gösterici. Bilimsel buluşlarla desteklenmiş büyük değişimleri saymazsak, uygarlık kendi etrafında dönerek yavaş adımlarla ilerliyor. Çok değişkenli yaşam denkleminde, çözüm aramak, bulmak akıl işi. Akıl, doğru bir bilgilenmeyle çeşitlenmezse, akıllı insan okuduğundan, gördüğünden dersler çıkartma erdemini, menfaat üretme çirkinliğinden üstün tutmazsa olduğu yerde dönüp durur. Akıl, hırsı yenerse dönerken oluşan çemberler daralır, ileri gidiş hızlanır. Tarihin, tarih olması için ileri giden sonsuz zamanda bir yer kaplaması gerekir. İşte yıl 1990. Yer Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti. Büyük önder Josip Broz Tito’nun ölümü ile değişen yönetim tarzı. Sırbistan’ın sertlik yanlısı başkanı Slobodan Miloşeviç’in bütün Yugoslavya’ya Sırp ö..]]> Wed, 27 Mar 2013 09:58:44 +0400 https://www.evrensel.net/yazi/52103/as https://www.evrensel.net/yazi/52103/as? Anadolu’nun büyük bir kenti. Gün yeni yeni ağarmaya başlamış. Yoksul mahalle halkı çoktan yollara düşmüş. İş bulabilen şanslı erkekler servis duraklarında yarı uykulu. Bıyıklı, kirli sakallı. Sigortalısı var, sigortasızı var. Çoğu sendikasız. İşlerini elde tutabilme telaşındalar. Kimbilir ne zaman döneceklerini bilmeden ve belli ki sadece hayatta kalmalarına yettiğinden, sevmeyerek gidiyorlar işlerine. Kadınlar. Uzun, renkli elbiseleri, örtülü başları, naylon ayakkabıları, umarsız bakışları. Bir ellerinde çocukları. Çocuklar sürüklenircesine annelerine ayak uydurmaya çalışıyorlar. Diğer ellerinde tencereler, satıllar. Boş. Telaşla koşturuyorlar. Hedef aşevleri. Çoğu Kürtçe, Arapça konuşuyor. Şırnak’tan, Cizre’den, Erciş’ten gelenler iş, aş için gelmiş. Halep’ten, Azaz’dan gelenler can korkusundan sığınmışlar insanın çizdi..]]> Wed, 20 Mar 2013 12:32:42 +0400 Böyyükşehir https://www.evrensel.net/yazi/51465/boyyuksehir https://www.evrensel.net/yazi/51465/boyyuksehir? Avrupa Birliğine gireceğiz ya, kağıt üzerinde sayıların düzelmesi lazım. Nereden başlayacağız? Önce köylerden. Türkiye’nin köylü nüfusu AB’ye uygun değil. Köylüleri eritip sabun mu yapalım? Yavaş yavaş yok etsek uzun sürecek. Biz de uyanıklık yapıp şehir alanlarını kağıt üzerinde değiştirdik. Hop, bir gecede köylerin yarısı şehrin mahallesi oldu. Biz uyanığız da, ya adamlar gelip köy dolmuşlarını, dolmuşlarda taşınan satıl yoğurtlarını, sepetteki köy yumurtalarını görürse? Dolmuşları kaldırdık. Aynı köylünün kullandığı halk otobüsüne belediye otobüsü deyip, fiyatını da ikiye katladık. Hop köylümüz oldu şehirli. Eskiden yarım saatte ulaştığı köyüne 1 buçuk saatte ulaşıyor. Halk otobüsü sayısı az ve seferler seyrek olduğu için ayakta yolculuk ediyor. Otobüse yoğurt yüklemek yassak olduğundan para et..]]> Wed, 13 Mar 2013 10:49:46 +0400 Bilimin kalesi ODTÜ https://www.evrensel.net/yazi/50798/bilimin-kalesi-odtu https://www.evrensel.net/yazi/50798/bilimin-kalesi-odtu? ODTÜ dünya sıralamasında ilk 60 üniversite arasına girdi. Şimdi ne yapacaksınız? Öğretim üyelerine, profesörlerine olmadık laflar ettiniz. Öğrencisini, asistanını, hocasını üniversite hakkı kazanamamış, ekonomik kurtuluşu polislikte bulabilmiş fakir aile çocuğu benim polisime coplattınız, gazlattınız. Huzur ortamını bozmak, insanlarının enerjisini bilim dışı işlere yoğunlaştırıp içini boşaltmak için yıllardır arsalarına, arazisine, ormanına saldırıyorsunuz. Ama yine de beceremediniz. ODTÜ’yü, iktidara biat etmiş, başarı çıtası “Emredin efendim” seviyesine düşürülmüş idarecilerin ufkuyla sınırlı, “Tükürürüm sanata” dan “Tükürürüm bilime” terfi etmiş siyasilere fahri doktora dağıtan bir üniversite durumuna getiremediniz. Çünkü hep böyle olmuştur. İnsanlığın gelişimi hep farklı dü..]]> Wed, 06 Mar 2013 10:13:46 +0400 Zagreb'e veda https://www.evrensel.net/yazi/50089/zagrebe-veda https://www.evrensel.net/yazi/50089/zagrebe-veda? Karanlık bir Yugoslavya sabahı. Sokaklar soğuğa ve kara aldırmadan koşuşturan kadınlarla, erkeklerle dolu. Temizlik işçileri mesailerini çoktan tamamlamış. Geniş caddeler. Geniş meydanlar. Her çağdaş kentte olduğu gibi tren garı şehrin en önemli meydanında. Önünde otobüs durakları. Gençler sokak kahvelerinde uykularını açma çabasındalar. Zagreb görkemli Yugoslav geçmişi ile geleceğe ayak uydurmaya çalışıyor. Gençliğimin Edirnekapı Çarşıkapı troleybüsleri, törenle yok ettiğimiz Kadıköy tramvayları toplanıp Zagreb’e gelmişler. Garın tam karşısında muhteşem bir taş bina ve önünde uçsuz, bucaksız parkta gezinen insanlar. Hızımıza ayak uydurmaya çalışan İvan’a “Hırvatistan’da TOKİ yok mu?” diye soruyorum. Sırf hınzırlık olsun diye, “Bu koca yeşilliğe ne gökdelenler yapılır, şu taş bina ne güzel 7 yıldızlı otel o..]]> Wed, 27 Feb 2013 09:46:50 +0400 Möhim üniversiteler https://www.evrensel.net/yazi/49498/mohim-universiteler https://www.evrensel.net/yazi/49498/mohim-universiteler? Dünyanın en başarılı üniversiteleri sıralaması. İlk sırada Harvard. Amerika’dan. İkinci Massachusett. Amerikan. Üç Cambridge. İngiliz. Dört Stanford. O da Amerikan. Beş California. Altı Oxford. İngiliz. Yedinci Amerikan. İlk 17 Amerikan İngiliz paslaşması. İlk elliye bakıyorum. Singapur var. Hong Kong var. Danimarka var. Dünyanın 16. Büyük ekonomisi olan Türkiye yok. İlk 50’nin yarısı Amerikan. Ne kadar vefasızlar. Yaşayan, ölmüş bir yığın siyasetçileri var. Baba Buş var. Neokon oğul Buş var. Bil Kılintın var. Karısı var. Tarihten Kisincır var. Hiç birinin aklına devlet üniversitesinin kapısına ismini yazdırmak gelmemiş. Ya İngilizlere ne demeli. Demir leydi Teçır’ları, Irak işgalcisi işçi (?) partili Toni Bileyır’ları var. Toni o kadar ünlü olmuştu ki Buş’la ortak karikatürünü görenler çomarlarının ismini değiştirmişti. Hadi İngi..]]> Wed, 20 Feb 2013 09:31:19 +0400 Çeynç piliz https://www.evrensel.net/yazi/48919/ceync-piliz https://www.evrensel.net/yazi/48919/ceync-piliz? Soğuk bir Londra akşamı. İş çıkışı en yakın İngiliz kahvesinde yarım litre birasını, yarım fincan İtalyan kahvesini yağda kızarmış balığıyla birlikte yudumlayan yorgun insanlar metrolara yönelmiş. Göz göze gelmek yasakmışçasına insanlar ellerindeki kitaplara, akşam gazetelerine kilitlenmiş. Birbirlerini çaktırmadan süzen şık giyimli hanımlar ve onları yine gizli gizli izleyen erkekler. Kocaman naylon poşetler dünyanın en pahalı caddesinin en ucuz dükkanının markasını taşıyor. Dipsiz kuyuya inen yürüyen merdivenlerden yeryüzünün derinliklerine doğru kayıyoruz. Kutsal kitaplardaki “Yerin yedi kat dibi” burası olmalı. Üstümüzden geçen tren vagonlarının dehlizlerde çıkardığı önce yükselen, sonra yavaş yavaş uzaklaşan uğultular kimsenin umurunda değil. Dehlizin dulda bir yerinde mukavva kutusundan evinde soğuktan korunmak için üzerini çaputlarla ..]]> Wed, 13 Feb 2013 09:08:24 +0400 Belgrad https://www.evrensel.net/yazi/48310/belgrad https://www.evrensel.net/yazi/48310/belgrad? Türkçeyi alt yazılı Türk dizilerinden öğrenen şoförümüzle dizileri tartışarak Belgrad’ın en önemli meydanına doğru yol alıyoruz. NATO kılıklı ABD uçaklarının bombaladığı harabe binalar gelecek kuşaklar ne olup bittiğini unutmasın, emperyalizmin çirkin yüzünü görsün diye özellikle onarılmıyor. İngilizce, Almanca, Rusça bilen orta yaşlı sürücümüz binalarla ilgili soruma Sırpça bir küfürle karşılık veriyor. “Tito’nun Yugoslavya’sını tek parça tutmaya çalışan sadece bizdik.” diyor Balkan şiveli Türkçesiyle. Şehir trafiği İstanbul kadar olmasa da heyecanlı. Gazella köprüsünü geçip eski kente giriyoruz. Sadece yayalara ayrılmış caddenin başında iniyoruz taksiden. Caddede yoksulluk ve zenginlik bir arada. İkinci dünya savaşının mağlubu Almanya üçüncü d&u..]]> Wed, 06 Feb 2013 09:32:56 +0400 Vakur, damıtılmış, şey https://www.evrensel.net/yazi/47117/vakur-damitilmis-sey https://www.evrensel.net/yazi/47117/vakur-damitilmis-sey? Bir TV kanalında haberleri izliyorum. Başbakan Gaziantep’te. Kalabalık toplanmış “Türkiye seninle gurur duyuyor” komutuna uyumlu katkı yaparken kalabalıktan biri bağırıyor. “Şubatta atama bekliyoruz.” Ondan sonra eşit şartlarda süren bir diyalog gelişiyor. Öğretmen adayı eşi atanamayan bir öğretmen ile Başbakan oy tartışması yapıyor. Bu sefer Başbakan “Al o oyu..” diye başlayan cümlesini “Kendine sakla” diye bitirmeyi başardığından, konu “Atama yoksa oy da yok” diye bitiyor. “İyi” diyorum. “Artık bundan sonra meydanlarda daha düzeyli atışmalar dinleyebileceğiz. İnsanlar sıkıntılarını daha rahat dile getirebilecek.” Ardından ikinci haber başlıyor. Bir üniversitede fahri doktora unvanı verilecek. Rektör cübbeyi tutuyor. Başbakanın boyu uzun. Cübbeyi rektörün elinden alıp bir görevliye veriyor. Ardından rektörün konuşması. &O..]]> Wed, 23 Jan 2013 10:05:38 +0400 Popo ısıtmalı makam aracı https://www.evrensel.net/yazi/46543/popo-isitmali-makam-araci https://www.evrensel.net/yazi/46543/popo-isitmali-makam-araci? “Yeni Yükseköğretim Yasa Taslağı 05.11.2012 tarihinde başta üniversiteler olmak üzere kamuoyunun görüş ve önerilerine sunulmuştur.” Bu metin bir süredir üniversitelerin elektronik sayfalarının duyurular bölümünde yer alıyor. Sanırsınız ki, hocalar, öğrenciler, ilgililer, ilgisizler bu metni satır satır okuyacak, madde madde tartışıp görüş ve önerilerini YÖK’e sunacaklar ve YÖK gelen görüşler doğrultusunda gerekli düzeltmeleri, eklemeleri, çıkartmaları yapacak. Yasa tasarısını en geniş uzlaşma zemininde netleştirip yasalaşması için Meclise gönderecek. Meclisteki vekiller de “Madem yasa tasarısı en geniş akademik katılımla yazılmış ve düzenlenmiş” deyip yasayı kabul edecekler. Türkiye’de akademisyen sayısı yaklaşık 100 bin. 3 milyon üniversite öğrencisi var. Merak ediyorum acaba tasarıyı destekleyenlerin ka&..]]> Wed, 16 Jan 2013 10:10:04 +0400 Hack'lemek https://www.evrensel.net/yazi/45890/hacklemek https://www.evrensel.net/yazi/45890/hacklemek? Eskiden bir haksızlıkla karşılaştığımızda, bir yerde bir yolsuzluk, usulsüzlük gördüğümüzde pankartları alır yollara çıkardık. Bir kısım “Sokağa hakim olan ülkeye hakim olur” derken, ünlü baba “Yollar yürümekle aşınmaz” derdi. O günlerde yürüyenlere sadece polis değil, farklı görüşteki insanlar da saldırırdı. Öğrencilerin hakları ile ilgili yürüyüşlere başka türlü öğrencilerin saldırması çok yaygındı. İşçilerin hakları için yürüyen gençlere bir yerlerden yönlendirilen diğer işçilerin saldırtılması olağan işlerdendi. Bölünme haklar ve sınıflar temelinde değil yapay düşüncelerin temelinde oluşturulmuştu. Bir adam sağcıysa, ister işçi, ister işsiz, ister öğrenim imkanı bulamamış genç olsun, farkına varmadan sermayeyi, onun kolluk kuvvetini savunurdu. Devi..]]> Wed, 09 Jan 2013 08:34:46 +0400 Komer'in intikamı https://www.evrensel.net/yazi/45334/komerin-intikami https://www.evrensel.net/yazi/45334/komerin-intikami? Saldırılanın üniversitelere odaklanması boşuna değil. Sonradan emir komuta ile kurulmuş, içi özenle kadrolaşmış, yönetimleri bilimden çok ahbap, yandaş ölçülerine göre oluşturulmuş, henüz akademik başarıları görülmemiş ve bu öğrenci sayısı ve bu hoca sayısı ile başarılı olmaları yakın gelecekte mümkün görünmeyen üniversiteleri saymazsak, köklü üniversitelere düşmanlığın ardında değerleri kendi seviyelerine indirme çabası mı var? ODTÜ Türkiye’nin en önemli üniversitesi. TUBİTAK’ın, ilk Teknopark’ın kuruluşunda öncü görevini yerine getirmiş, bir çok ilklerde imzası olan üniversite. Öğrencileri zorlu üniversite sınavlarından başarıyla geçmiş, ülkenin en üst çalışkanlık gurubunda yer alan öğrenciler. Gelecekte teknolojiyi bu günkü gibi dışarıdan ithal etme..]]> Wed, 02 Jan 2013 10:18:02 +0400 Siyasetçi ile hoca https://www.evrensel.net/yazi/44673/siyasetci-ile-hoca https://www.evrensel.net/yazi/44673/siyasetci-ile-hoca? Amerika Irak’ı işgal etti. Bir yandan altyapıyı yerle bir ederken, evleri basıp çoluk çocuk demeden katlederken, diğer yandan besleme çeteleri kullanarak üniversite hocalarına suikastlar düzenledi. Yetişmesi zor ve zaman alan, ülkesi için çok önemli işler yapmış üniversite hocaları özellikle seçilerek bir bir suikasta uğruyorlardı. Onlarca fizikçi, matematikçi, mühendis öldürüldü. Çünkü biliyorlardı ki, yerle bir ettikleri şehirleri tekrar yapma işi kendilerine para olarak geri dönecekti. Petrol için verdikleri paralar tekrar kasalarına girecek, işsizlerine iş yaratıp ülkelerindeki kıpırdanmayı geciktireceklerdi. Büyük şirketleri çifte kar yaparken, Irak’lının elinde ne petrol ne para kalacaktı. Çünkü biliyorlardı ki, evleri basıp katlettikleri insanlar diğerlerine ders olacak, yorgun, yoksul, sil..]]> Wed, 26 Dec 2012 09:36:38 +0400 Patriot ile Göktürk https://www.evrensel.net/yazi/44106/patriot-ile-gokturk https://www.evrensel.net/yazi/44106/patriot-ile-gokturk? Uzaya bir uydu fırlattık. Nereden? Çin’den. Uydu yerli malı. Görevi askeri. Yüksek kalitede fotoğraf çekme yeteneğine sahip. Nerenin? Düşmanın. İşe bakın. Önce Kürecik’e radar istasyonu. Hedefi İran füzelerini yerden gözlemek. Füzenin yerini havadayken bulacak. Kim vuracak? O da düşünüldü. Patriotlar geliyor. Yerleri belli. Güneydoğu sınırlarında. Neden? İsrail’e giden füzeyi ancak buradan atılırsa yakalayabilir. Sonra? Göktürk. Askeri uydu. Düşmanın üslerinin, silahlarının, stratejik bölgelerinin yerini belirleyecek. Sonra vuracak. Neyle? Savunma amaçlı Patriotla mı? Düşman kim? NATO üyesi Türkiye’nin düşmanı, hedefi İsrail mi? İran mı? Sokak’taki çocuk bile biliyor tüm bu askeri girişimlerin Müslüman topraklar, İran ve Orta Asya için olduğunu. Harcanan para büyük. Savaş karşıtı ODT..]]> Wed, 19 Dec 2012 09:55:05 +0400 Neden TMMOB https://www.evrensel.net/yazi/43447/neden-tmmob https://www.evrensel.net/yazi/43447/neden-tmmob? Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve bağlı Odaların varlık nedenlerinden biri ve en önemlisi “Kamunun (halkın) ve ülkenin çıkarlarının korunması, yurdun doğal kaynaklarının bulunması, korunması ve işletilmesi için girişim ve etkinliklerde bulunmak” ilkesidir. Sadece bu amaç bile mevcut iktidarın neden Mühendis Odalarını yok etmeye çalıştığının kanıtıdır. Ülke kaynaklarının talan edilmesinin önündeki en bilgili ve güçlü kuruluş olarak Mühendis ve Mimar Odaları üyelerinin varlığı, halkın çıkarlarını korumak için ortaya koyduğu çaba, uyguladığı yöntemler, verdiği hukuk mücadeleleri talancıları, işbirlikçileri her dönem rahatsız etmiştir. Talancı sermayenin çevreye ve tarihi değerlere ve kültürel mirasa yaptığı saldırı, tarımı yok ederek oluşacak dışa bağımlılıktan alacağı uğursuz komisyon hayali, ithal temelli ..]]> Wed, 12 Dec 2012 10:14:30 +0400 Patriot inşaallah https://www.evrensel.net/yazi/42833/patriot-insaallah https://www.evrensel.net/yazi/42833/patriot-insaallah? “Ben demiştim, bak söylediklerim bir bir çıkıyor. Bilim yanılmadı. Geçen yılın 21 Eylül’ünde bu köşede birlikte yaptığımız hesap uğursuzların Kürecik radarı yanına füze kurmasına neden oldu.”diyerek, hafif bir gururla odama daldı. “Yahu ben dün ne yediğimi hatırlamıyorum. Hem zaten durumum seni dinlemeye uygun değil. Hadi sonra görüşürüz, güle güle.” dememe aldırmadan oturdu. - Kürecik’le İran’ın arası kaç kilometreydi? - … - 1000. ABD Kürecik’e radar üssü kuracaktı. Kurdu. Sallamaz ya, diyelim İran İsrail’e bir füze salladı. Radar anladı. Füzeyi havada vuracak. Füzenin İsrail’e varma süresi kaç dakikaydı? - … - 6 dakika. Yok füze Kürecik’e atıldıysa süre 10 dakika. İran’dan füze geliyor. Füzeyi havada vuracak karşı füze atılacak. Nereden? ..]]> Wed, 05 Dec 2012 09:47:20 +0400 Sağcı https://www.evrensel.net/yazi/42120/sagci https://www.evrensel.net/yazi/42120/sagci? Ortadoğu’da kan gövdeyi götürüyor. Akan kanın iki temel nedeni var. Biri İsrail’in güvenliği, ki her insanın başka insanları rahatsız etmeden, öldürmeden güven içinde yaşam hakkı var ama güvenlik diye katliam yapma hakkı yok, diğeri esasen zaten birinci nedenle örtüşen petrol gelirinin paylaşımı. Bunun dışında konuşulan her şey hikaye. Yok Arap baharıymış, yok demokrasiymiş, yok bilmem ne projesiymiş. Bu işle öyle bir günde kararlaştırılıp uygulanmıyor. Bu işlerden büyük paralar kazanan, paranın yanında dünyayı ve insanları kontrol etmenin, onları istedikleri şekilde tasarlamanın ve kullanmanın zevkini yaşayan derin sermaye durmadan düşünüyor, yeni projeler, sloganlar üretiyor. Ürettiklerini hayata geçirmek için tüm para ve silah güçlerini kullanmaktan, gittikleri yerlerde utanmaz bir işbirlikçi yönetim yaratmaktan &cced..]]> Wed, 28 Nov 2012 10:55:50 +0400 Isırmak https://www.evrensel.net/yazi/41492/isirmak https://www.evrensel.net/yazi/41492/isirmak? Haberciliğin en önemli ilkelerinden biridir. “Köpek adamı ısırırsa değil, adam köpeği ısırırsa haber olur.” Ortadoğu’nun önemli lideri, her ne kadar bu coğrafyada Frenk’in, İngiliz’in, özellikle de Amerikalının sözü daha çok geçiyorsa da, arabeskçilerin (Arap oldukları için Arabesk sevmeleri onları maganda yapmadığı gibi bu tutkuları doğal karşılanıyor) en beğendiği lider olan Başbakanımız Ortadoğu’nun üzerinden şöyle bir geçtikten sonra Mısır’a geçti. Kendisini üniversiteye davet ettiler. Fahri bir şeyler vermemiş olsalar da samimi bir şekilde ağırlandı. Aslında durumda buraya kadar haber özelliği taşıyan bir şey yoktu. Tam “Zap” layacakken sunucu heyecan ve gururla haberi patlattı. “Sayın Başbakanımız üniversitedeki konuşmasını yapmak üzere konferans salonuna yanında korumaları ve danışmanları olmaksızın geldi.” ..]]> Wed, 21 Nov 2012 12:37:56 +0400 Kaçamak https://www.evrensel.net/yazi/40800/kacamak https://www.evrensel.net/yazi/40800/kacamak? Düşün bir. Çıkmışsın yola. İşin gücün var. Yolda birine rastlıyorsun. Arkadaşın mı? Sayılmaz. Bir iki görmüşlüğün var. Kılığına bakılırsa epey varlıklı. Selam, sabah derken adama öyle bir bakıyorsun ki mecburen, “Hadi” diyor, “İşi gücü boş ver. Bana takıl. Sana bizim fakirhaneyi gösteririm. Altın tozlu Pekin ördeği kızartması yer, alkolsüz kımız içeriz. Evin bahçesinde gezeriz” Sağına, soluna bakıyorsun. Teklif cazip. Bir yanda iş. Çözemediğin için büyümüş sorunlar, senden emir almadan tuvalete gidemeyen personel, hapşırsan grip numarası yapan, senin gölgenle üç, beş kuruş dünyalık yapma çabasında zevat. Diğer yanda bedava aş. Hem de ne aş. Düşüyorsun peşine, varıyorsun evine. Evde oda enflasyonu var. Yataklar değerli maden. Perdeler Çin ipeği. Koltuklar Belçika kadifesinden berjer. Yem..]]> Wed, 14 Nov 2012 08:58:01 +0400 Yine YÖK yasası https://www.evrensel.net/yazi/40174/yine-yok-yasasi https://www.evrensel.net/yazi/40174/yine-yok-yasasi? Bizde adettir. Biri bir yerin başına getirilince ilk işi fikir üretmek olur. Üreteceği fikrin alt yapısını oluşturacak bilgi sahibiyse hasar küçük atlatılabilir. Yetki çok bilgi azsa ve bilmeyene hiç kimse “Bilmiyorsun” deme cesaretine sahip değilse sonuç felaket olur. Ülkemizde işlerin başına genelde “Benden olsun da ne olursa olsun” mantığıyla adamlar getirildiğinden yıllarımız eski fikirleri yeni bulduğunu sanan insanların yaptıklarını engellemeye çalışmakla, engelleyememişsek sonradan düzeltmekle geçer. İşte Yüksek Öğretim Kurumu. Cumhurbaşkanının değişimi ile beraber üyeleri değişti. Başkanı değişti. Ardından rektörler değişti. Bilgiye bakılmaksızın aynı fikirde olmayan dekanlar, bölüm başkanları, hizmetlileri değişti. Şimdi, en tepeden en aşağıya kadar tam kadro aynı fikirdeler. Ve yeni fikirleriyle ürettiklerini sandıkları yeni YÖK yasa tasarıs..]]> Wed, 07 Nov 2012 09:23:15 +0400 Faşist https://www.evrensel.net/yazi/39548/fasist https://www.evrensel.net/yazi/39548/fasist? Ülkemizde hemen her gösteride, yürüyüşte, toplantıda, basın açıklamasında benzer görüntüler yaşanır. Gösteriye katılanların, seslerini duyurmak için meydana çıkanların üzerine yoksul halk çocuklarından devşirilmiş toplum (?) polisleri salınır. Mahkemelerin suç saymayacağı bilinen eylemlerin haksız cezaları sopa, cop, tekme, tokat, sakat bırakma, bazen de kurşun olarak kolluk kuvveti tarafından anında uygulanır. Yeni model coplarıyla polisler olayları önlemekten çok, olay çıkartmak, intikam almak gibi duygularla hareket ediyor görüntüsü verirler. İşini kaybetmemek için direnen işçiler, parasız eğitim isteyen öğrenciler, en temel haklarının peşinde koşan insanlar bu polislerin hedefi ve düşmanıdır ve bu düşmanlık aslında yukarıdan aldıkları emir ve güvenceye dayanır. 29 Ekim kutlama gösterilerinde de benzer görünt&uu..]]> Wed, 31 Oct 2012 11:03:46 +0400 Kuçu kuçu https://www.evrensel.net/yazi/38995/kucu-kucu https://www.evrensel.net/yazi/38995/kucu-kucu? Basın özgürlüğünden sınıfta kaldık. Trafik kazalarında birinciydik şimdi yeni bir birinciliğimiz daha oldu. “Sesini fazla yükseltip bunu yazıya dökenleri içeri tıkma birinciliği.” Aslında insana yakışmayan ne kadar iş varsa bu konularda dünya sıralamasında ön sıraları kimselere kaptırmıyoruz. “Damdan düşerek ölme” gibi bir istatistik dünyanın hangi çağdaş ülkesinde yapılıyordur? Hangi ülkelerde trafik kazalarında suçun yüzde doksanı sürücüye aittir? Hangi ülkede belediye başkanını eleştiren esnafın dükkanına belediye zabıtası kamp kurup, ceza üstüne ceza yazar. Önce yoksullaştırılıp sonra lümpenleştirilen toplumsal yaşamda, güçlünün diğerlerini ezmek, otobüse önce binmek, yoldan önce geçmek, her şeyi istemek bilinciyle ta tepeden başlayarak bozulmuş bir idari yapıda neden basın ö..]]> Wed, 24 Oct 2012 10:52:52 +0400 Kentsel dönüşüm https://www.evrensel.net/yazi/38392/kentsel-donusum https://www.evrensel.net/yazi/38392/kentsel-donusum? Son dönemin en yeni yıkım projesi kentsel dönüşüm. Oy için izin verdikleri çarpık yapıları yıkıp yerine insana yakışmayan beton gökdelenleri dikip, insanları borçlandırarak gelecek 20 yıllarını gasbetmeye kentsel dönüşüm diyorlar. Dünyanın tüm gelişmiş ülkelerinde insanların yaşamak istediği konut tipi bahçeli, en fazla 2 katlı evlerdir. Avrupa’nın büyük kentlerine 2 bin metre yükseklikten bakarsanız göreceğiniz en çirkin şehirler Türkiye’nin büyük şehirleridir. Özellikle İstanbul’a batıdan yaklaştığınızda gördüğünüz, iç içe geçmiş binlerce yüksek beton bina içinizi karartır. Güzelim Büyükçekmece ve Küçükçekmece gölleri bu yüksek binalar arasında boğulmuştur. Rant, sermayenin ve devletlinin gözünü o kadar karartmıştır..]]> Wed, 17 Oct 2012 11:09:28 +0400 Üniversiteler açılıyor https://www.evrensel.net/yazi/36568/universiteler-aciliyor https://www.evrensel.net/yazi/36568/universiteler-aciliyor? Ülkenin kalabalık ve tatsız gündemi yüzünden üniversitelerimizin yeni öğretim yılına başlaması sessiz sedasız oldu. Yakında, yumurtalı, pankartlı, ileri demokrasi uygulanan ülkemizde "gık" diyenin paspas yapıldığı, biber gazlı, bol öfkeli açılış törenlerini yaşamayız, sadece cici çocukların alındığı salonlarda aba altından sopalı açılış konuşmalarına, atanmış yöneticilerin gerdan kırarak yaptıkları yarı mahcup eleştirilere şahit olmayız, inşallah. Özellikle Anadolu'daki üniversiteler eğitim ve öğretimi unuttular, artık iyiden iyiye, esnafa müşteri üretme, ev sahibine kiracı bulma işlevinden öte bir şey yapamaz oldular. Bırakın bilimsel faaliyetlere katılmayı, geçinebilmek için ikinci öğretim seçeneği ile karşı karşıya bırakılan öğretim üyeleri ünlü babalardan birinin dediği gibi "ders manyağı" oldular. Yetersiz büt&..]]> Wed, 19 Sep 2012 11:10:23 +0400 Manzaralar https://www.evrensel.net/yazi/36088/manzaralar https://www.evrensel.net/yazi/36088/manzaralar? Ülke İngiltere. Yer Londra’da parlamento binasının önü. Londra’nın en kalabalık bölgesi. Az ileride ünlü Trafalgar Meydanı. Meydana giden yolun solunda Başbakanlık Konutu. Turist gibi dolaşan yüz kişiden en az ellisi polis, 25’i gizli servis. Parlamentonun çıkış kapısının tam karşısında heykelleri ile ünlü küçük parkta çadırlar. Irak’a yapılan ilk saldırıyla birlikte kurulmuşlar. Irak’ta, Libya’da, Suriye’de ve dünyanın diğer bölgelerindeki emperyalist saldırılara karşı duruşun bezden kalesi. Haw bu kaleyi 11 yıl önce kurdu. Demir korkuluklara asılmış bayraklar ve küçük çadır, üzerinde güneş batmayan imparatorluğun heybetli beton kalesinden büyük duruyor. Polis tam karşıdan seyrediyor. Müdahale etse insanlığından utanacak, ortada ne parlamento binası ne başbakan kalacak son kullanma tarihi bitmeden ön..]]> Wed, 12 Sep 2012 09:25:39 +0400 Kimlikli ağaçlar https://www.evrensel.net/yazi/35718/kimlikli-agaclar https://www.evrensel.net/yazi/35718/kimlikli-agaclar? Adı: Çınar Doğum Yeri: Londra-İngiltere Doğum Tarihi: 1878 İkametgah Adresi: Streatham Common – Londra Mesleği: Gölge yapmak, oksijen üretmek, kuşları ve sincapları barındırmak. Bu bilgi İngiltere’nin ünlü parklarından birindeki asırlık ağaca ait. Park dediğim uçsuz, bucaksız yeşil düzlük. Tam TOKİ’lik. 30 hektar, hafif eğimli. Arazi Londra’da değil de Büyükçekmece’de, Haramidere’de olsa A2 usulü 600 villa çıkar. Eski Türk parasıyla tanesi bir trilyondan hacı fışfışa satılsa 200 milyon sterlin. Sadece çınarın kapladığı alandan 4 villa çıkar. Kütüğünü saymazsak 1.3 milyon sterlin. Bir başka ağaç. Eski mesleği cellatlık. Kimliğinde yazıyor, çok adam asılmış dallarında. Konuşsa kim bilir ne rezillikler, ne kahramanlıklar anlatacak gölgesinde yapılanlardan. Şimdi emekli. Altından gelip geçen insanlar akıllarına estiği..]]> Wed, 05 Sep 2012 09:48:34 +0400 Ünaldı’dan OSB’ye https://www.evrensel.net/yazi/34534/unaldidan-osbye https://www.evrensel.net/yazi/34534/unaldidan-osbye? 20 yıl önceydi. O yıllarda Gaziantep’in doğu mahallelerinden Ünaldı’ya yerleşen küçük sanayi, atölyeler, tek tük dokuma tezgahları bugün Organize Sanayi Bölgesinde binlerce dönüm üzerine kurulmuş yüzlerce tezgahlı dünya devi fabrikaların başlangıcıydılar. Yaşam zordu Ünaldı’da. Henüz sermaye birikiminin ilk basamaklarındaydı patronlar. Büyümek için maliyeti kısmak gerekti. Maliyet kısılmalıydı ki kâr fazla olsun. Yeni yatırımlar yapılsın. Arsalar alınsın. Ünaldı’nın, Perilikaya’nın dar sokaklarından geniş sanayi bölgelerine taşınılsın. Maliyet dediğin çok başlı canavardı onlar için. Hammadde fiyatlarını tefeciler, stokçular belirliyordu. Onlara güç yetmezdi. Enerji desen devletten. Zam yaptı mı kime karşı çıkacaksın? Tek yolu vardı maliyetten kısmanın. İşçiye az vereceklerdi. Veriyorlardı da. A..]]> Thu, 16 Aug 2012 03:15:57 +0400 Zavallı Payk https://www.evrensel.net/yazi/34085/zavalli-payk https://www.evrensel.net/yazi/34085/zavalli-payk? Geçen hafta küçük bir haber gazete ve elektronik basının sayfalarında kısa bir süre yer buldu. Haber, ABD’deki ‘Wall Street’i işgal et’ eylemleri sırasında California Üniversitesi öğrencilerinin direnişine biber gazıyla karşılık veren polis John Pike’ın (Payk) işten atılmasıyla ilgiliydi. Payk’ın, oturdukları yerden kalkmayan, kaçmak yerine cesurca oturup direnen öğrencilere yakın mesafeden biber gazı sıktığını gösteren video İnternet’e sızdığında büyük tepki çekmiş öğrencilerin yüzüne kısa mesafeden biber gazı sıkan güvenlik görevlisi Payk teşhis edilmişti. Bu olayın görüntüleri İnternet’te yayılınca büyük tepki çeken polis önce üniversitenin iç soruşturma raporunda aklanmış ancak yoğun baskılar nedeniyle işten atılmış ve California Üniversitesi ile olan 110 bin dolarlık yıllık anlaşması..]]> Wed, 08 Aug 2012 10:18:06 +0400 ÖSO https://www.evrensel.net/yazi/33620/oso https://www.evrensel.net/yazi/33620/oso? İran’da Humeyni’nin iktidarı ele geçirmesinden sonra en büyük yıkıntıyı İran sosyalistleri, komünistleri yaşamıştı. Şah yandaşlarının bir çoğu keskin bir dönüşle yeni yönetime kapılanmayı başarmış ancak sosyalistler, devrime (?) yardım etmiş olmalarına rağmen canlarını kurtarabilmek için ülkelerini terk etmek zorunda kalmıştı. O dönemde ailesinin bir kısmıyla Türkiye’ye kaçmayı başarabilmiş öğretim üyesi arkadaşım anlatmıştı İran’da olan biteni ilk ağızdan. “70’li yılların sonlarıydı. ABD’nin bölgedeki en büyük ortaklarından biri olan İran Şahı gücünden ve tarihinden aldığı cesaretle ufak ufak palazlanmaya, İran burjuvası ve aristokrasisinin sıkıştırmasıyla İran pastasından sömürgeci emperyalistlerin aldığı pay konusunda mızıkçılık etmeye başlamıştı. Dünyanın en büyük ham petrolü satıcılarından biri o..]]> Wed, 01 Aug 2012 10:43:44 +0400 Rektör https://www.evrensel.net/yazi/33204/rektor https://www.evrensel.net/yazi/33204/rektor? Anadolu’da bir üniversite. Gündem rektör seçimi. Adaylar profesör. Seçenler öğretim üyesi. Hepsi doktoralı. En az 11 yıl temel, üstüne 4 yıl lisans, 2-3 yıl yüksek lisans ve 4-5 yıl doktora eğitimi. Eder en az 21 yıl. Oku, okut, çalış, üret, ülkeni uluslararası ortamlarda temsil et. 4 yıl sonra önüne sandığı koysunlar. -Seç bakalım seni yönetecek rektörü. Rektör adayları heyecanlı. Seçilme telaşındalar. Vaatlerin sınırı yok. Ayda arsa, Jüpiter’den halka. Havadan unvan. Sonra sandık. Seçilen mutlu. Ne de olsa en azı 21 yıl eğitimli yüzlerce hocanın desteğini almış ve birinci olmuş. Ya vaatlerine, ya samimiyetine inanmışlar, ya da merkezi sistemle oylarını vermişler. Fark etmez. Sonuçta seçimden birinci çıkmış. Sonra YÖK. Sandıktan çıkan yüzlerce özgür iradeli hoca oyu bir kenara, aylarca uğ..]]> Wed, 25 Jul 2012 08:22:34 +0400 Fısss https://www.evrensel.net/yazi/32828/fisss https://www.evrensel.net/yazi/32828/fisss? 3 şerit otobandan Edirne’ye doğru yaklaşırken 5 cente muhtaç olduğumuz günlerden nerelere geldiğimizi düşünüyorduk. Her ne kadar Filistin’e yardım götüren gemideki vatandaşlarımız katledilmiş olsalar da artık büyük devlet olmuştuk. Ankara’dan Edirne’ye 3 şerit otoban hiçbir Avrupa ülkesinde yoktu. Her ne kadar uçağımız düşürülmüş, iki pilotumuz öldürülmüş, biz askerken çıkartmaya zorlandığımız postallar her nasılsa ayaklarından çıkmış olsa da biz büyük devlet olmuştuk. Artık ABD başkanlarının seçilip, seçilememesi Wall Street Journal üzerinden bizimkilerin iki dudağının arasında sıkışmıştı. “Elma dersem Bush, armut dersem Obama, karanlıkta gel odama”. Her ne kadar başka bir ülkeden aldığı istihbaratla onlarca köylüsünü bombalayarak katleden başka bir ülke olmasa da, biz b&u..]]> Wed, 18 Jul 2012 10:26:49 +0400 Utanç https://www.evrensel.net/yazi/32052/utanc https://www.evrensel.net/yazi/32052/utanc? Haklarını teslim etmek lazım. Dünyanın emperyalist güçleri, aralarındaki çıkar çatışmalarının savaşlarını ellerini pisliğe bulaştırmadan zengin toprakların yoksul halklarının sırtına yüklemiş durumda. Dünya savaşlarından aldıkları ders ile kendi insanlarının yerine yoksul ve eğitimsiz(?) insanların birbirlerini boğazlamalarını daha uygar bulduklarından, paylaşım savaşlarını şimdilik Kuzey Afrika’ya, Orta Doğu’ya yıktılar. Kendi ülkelerindeki gösterilerin, iç ayaklanmaların önüne geçebilmek, eroinle uyuşturamadıkları gençlerinin öfkesinden şimdilik korunabilmek için bir yandan demokrasi yalanının sınırlarını gevşetip sıkmaktalar, bir yandan da yoksul topraklardan çaldıkları servetin küçük bir bölümünü dağıtmaktalar. Bu savaşların olmazsa olmazı olan iş birlikçilerini de “Muhalif” adı altında tanımlayıp, dolarla destekle..]]> Wed, 04 Jul 2012 09:56:12 +0400 Torba https://www.evrensel.net/yazi/31649/torba https://www.evrensel.net/yazi/31649/torba? İcadı eskiye dayanır. Önceleri pamuk veya kıldan dokunmuş kumaştan yapılırdı. Farklı boy ve biçimde ve ağzı büzülüp bağlanabilen torba, sonraları naylondan yapıldı. Ağzı geniş açılıp, sonradan içindekiler düşmesin diye iyice büzülebildiğinden çok değişik işler için kullanılır. Bir de özel amaçlar için kullanılan torbalar vardır. En ünlüsü Mecliste kullanılandır. Torbanın ağzı genişçe açılır. Sonra aklına gelen, eline tutuşturulan metni yasa teklifi diye bu torbaya doldurur. Teklifler değişik kişiler tarafından verilse de aslında tek kalemden çıkmış gibidir. Teklifi veren, verdirene karşı görevini yerine getiriyor olmanın heyecanı ile teklifi götürüp ilgili merciye verir. İlgili merci sanki teklif teklifi verenden geliyormuş gibi teklifi alır ve işleme koyar. Aslında bu işlerde sıra vardır ama iş, toprakların yabancılara satılması, İstanbul&r..]]> Wed, 27 Jun 2012 11:01:52 +0400 Cumhur https://www.evrensel.net/yazi/31231/cumhur https://www.evrensel.net/yazi/31231/cumhur? Güneşte 45 derece ile boğuşmam yetmezmiş gibi sırıtarak yanıma yaklaştı - Söyle bakalım, bizim devlet şeklimiz ne? - Sosyal bilgiler sınavı mı var? Velev ki Cumhuriyet diyelim. - Tamam. Cumhur ne demek? - O devlete vatandaşlık bağıyla bağlı olan ve bunu ifade eden kimlik taşıyan insanlar topluluğu. - Süper. Peki cumhuriyette en yüksek makam ne? - Bizde mi, başka cumhuriyetlerde mi? - Zevzeklik etme. En azında kağıt üstünde diyorum. -Cumhurbaşkanı mı? - Velev ki cumhurbaşkanı diyelim. Cumhurbaşkanını bizim yeni anayasa maddesine göre kim, nasıl seçecek? - Halk seçecek. Oyların yüzde 50’den bir fazlasını alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olacak. Bu çoğunluk sağlanamazsa, ikinci oylama yapılacak. İlk oylamada en çok oy alan iki aday katılacak, oyların çoğunluğunu alan Cumhurbaşkanı seçilecek. - Kim aday olacak? - Şimdiki cumhurbaşkanı dahil şartları sağlayan herkes. - Seçim ne zaman? - 2 ..]]> Wed, 20 Jun 2012 09:59:58 +0400 Suzan https://www.evrensel.net/yazi/30798/suzan https://www.evrensel.net/yazi/30798/suzan? Suzan. Babası Jim. Uzun yıllar Londra’nın kalabalık sokaklarında çalıştıktan sonra emekli olup Güneybatı İngiltere’nin sonsuz yeşilliklerinde, dedelerinden kalma 500 yıllık köy evine yerleşip, bundan sonra sadece kitap okuma kararı alan 27 yıllık dostum. Suzan’la İstanbul’u geziyoruz. İlk iki gün yaya. Sultanahmet, Eminönü, Kapalıçarşı, Çemberlitaş. İnsanlar sel gibi ama araç az. Son gün Taksim’in arkalarında buluşuyoruz. Tarlabaşı üzerinden Saraçhane’ye gelmemiz yarım saatten fazla sürünce, Aksaray üzerinden Yenikapı’ya oradan sahilden Yeşilköy’e asla ulaşamayacağımızı anlıyorum. Aklıma, arabasında her zaman hazır çorba, neskafe malzemesi, paket bisküvi bulunduran tecrübeli İstanbul şoförü kardeşimi aramak geliyor. “Yol radyosunu dinle” diyor. Açıyorum. Radyo canlı. Sunucudan çok katılanlar konu..]]> Wed, 13 Jun 2012 09:45:42 +0400 THY https://www.evrensel.net/yazi/30386/thy https://www.evrensel.net/yazi/30386/thy? Türk Hava Yollarındaki grev ve ardından işten atılmaları engellemek için yapılan hak mücadelesine karşı Hava Yollarının aldığı tavır toplum vicdanını rahatsız ediyor. Kantarın topuzu iyice kaçtı ve artık yaşamda insanın değerinin yerini borsa, hisse senedi, menkul değer aldı. Vahşi kapitalist sistemde de başka türlü olması beklenemezdi doğrusu. Sade vatandaş olarak en azından reklamlarını izlediğimizde Türk Hava Yollarının büyüdüğünü, zenginleştiğini sanmıştık. Belki de büyümüştür. Bunu en iyi bu büyümeden nemalanan insanlar bilebilir. Ancak bu kazancın çalışanlara yansımadığı ortada. Bu şirketi yönetenler, başta mali müşavir Topçu, ardında bu günlerde ne olduğunu bilmediğim genel müdür sanırım modern ölçme yöntemleri ile şirketin büyümesini ölçüyorlardır. Örneğin reklamlarda oynayan Manchester United takı..]]> Wed, 06 Jun 2012 10:28:42 +0400 Rektörlük seçimi https://www.evrensel.net/yazi/29932/rektorluk-secimi https://www.evrensel.net/yazi/29932/rektorluk-secimi? Haziran ayının ikinci yarısı bir çok üniversitede seçim heyecanı ile geçecek. ODTÜ, İTÜ, Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Çukurova, Dokuz Eylül, Boğaziçi gibi önemli üniversitelerin rektörlükleri için seçim var. Rektörlük seçimi önemli. 12 Eylülün dokunulamayan ünlü 2547 sayılı Yüksek Öğretim Yasası’nın “Rektörün Görevleri” bölümüne bir göz atmamız bu seçimlerin neden önemli olduğunun kanıtı. Bu ünlü yasaya göre rektör demek üniversite için tek adam demek. Seçilme yöntemi tam bir demokrasi katliamı.Üniversitede görevli profesör, doçent ve yardımcı doçentler (ne demekse bu yardımcı doçent) üniversiteyi yönetebileceklerini düşündükleri profesörlere oy..]]> Wed, 30 May 2012 08:58:09 +0400 Haberim yok https://www.evrensel.net/yazi/29542/haberim-yok https://www.evrensel.net/yazi/29542/haberim-yok? Uludere’de 34 insan, genç, çocuk demeden katledildi ama bugüne kadar sorumlularla ilgili pek bir gelişme yoktu. Başbakan konuştukça durum vahim bir şekilde aydınlanıyor. İşin birinci vahim tarafı, bu ülkenin silahlı kuvvetleri nereden geldiği belli olan istihbaratla gidip sınır ötesinde kendi vatandaşlarını bombalıyor ve bu ülkeninbaşbakanından bırakın izin almayı haber bile vermiyor. Ülkede başbakana haber vermeden tuvalete bile gidemeyenler bombalama işini haber vermeden gerçekleştirme emrini başbakandan daha yukarıda birilerinden mi alıyor? Parlamenter sistemde başbakandan daha yukarıda biri olur mu? Hadi diyelim uzatmalı çavuşun biri, albaylar, generaller Silivri’de olduğundan sorumluluğu üzerine alıp “Bombalayın” dedi, ya da F tipi uçağı kullanan kısa dönem er pilot heyecanlanıp tetiğe dokundu, bu güne kadar bir şey söyleyemediğine göre onun da sonradan haberi olduğ..]]> Wed, 23 May 2012 10:33:54 +0400 Jagodina https://www.evrensel.net/yazi/29059/jagodina https://www.evrensel.net/yazi/29059/jagodina? Ilık bir Yugoslavya akşamı. Ortada Yugoslavya kalmamış ama biz Yugoslavya demeyi sürdürüyoruz.. 3 şerit otobanda tek tük ilerleyen araçlar ekonomik sıkıntının da göstergesi. Hedefimiz Belgrad Niş otoyolunun hemen yanında küçük bir Sırbistan şehri. Diğer eski Yugoslav eyaletleri gibi Sırbistan da büyük önderleri Tito’nun kurduğu sistem üzerinde ayakta duruyor. Sanatta ve sporda çok ileri gitmiş olmalarını ona borçlular. Orta yaş ve üstündekilerin Tito’ya bağlı olmalarından çok özellikle gençlerin Tito resimli tişortlarla dolaşmaları artık geri dönülmez bir hata yaptıklarını kabullenmiş olmalarından kaynaklanıyor. Zengin olma umuduyla parçaladıkları büyük Yugoslavya’dan paylarına yoksulluk kalmış. Pazar hareketli. Yörenin kaymağı meşhur. Köylüler ürünlerini çok uygun fiyatlarla satıyorlar. 30 yumurta ..]]> Wed, 16 May 2012 07:58:04 +0400 Pislik https://www.evrensel.net/yazi/28641/pislik https://www.evrensel.net/yazi/28641/pislik? 2007 yılında başladığı Cumhurbaşkanlığı görevini 5 yıl sonra seçilemeyerek terk etmek zorunda kaldı Sarkozy. Sarkozy sağcıydı. Esasen ulusal üretimi paylaştırmak olan burjuva siyaset sanatında her zaman sermayenin yanında yer aldı. Aslında varlık nedeni de oydu. Tersten okursak, sermaye sahipleri için hırslı ve kullanmaya açık bulunmaz bir nimetti Sarkozy. İlk işi emeklilik yaşını 60’tan 62’ye çıkartmak olmuştu emek karşıtının. Ardından çalışma güvenliğini yok eden, gençlerin iş bulabilmelerini ve buldukları işte kalabilmelerini zorlaştıran yani geleceklerinin patronların iki dudağı arasında olduğu emek düşmanı yasaları iktidarda kalabilme uğruna çıkartmıştı. Yetmemiş, uluslararası sömürgeciliğin 21. yüzyıl modeli olan “Özgürlük ve demokrasi götürme” ipine sarılmış, Kuzey Afrika’nın doğal kaynaklarına, birikmiş sermayesine göz dikmiş, yıllarca..]]> Wed, 09 May 2012 09:02:04 +0400 Ham armut https://www.evrensel.net/yazi/28225/ham-armut https://www.evrensel.net/yazi/28225/ham-armut? Bugün üniversite çalışanları, akademik personel, araştırma görevlileri, yardımcı doçentler, doçentler, profesörler toplumun en eğitimli kesimini oluşturmalarına rağmen ancak geçinebilecekleri kadar düşük maaşlar almaktalar. Üniversiteyi yeni bitirmiş, bilimsel araştırma yaparak akademik yükselme çabası içerisinde olan, bu arada evlenmeyi, çocuk sahibi olmayı hayal eden genç mühendis, doktor, tarihçi, iktisatçı 1900 lira maaş alabilmektedir. Bu maaş karşılığında hem akademik çalışmaya katkıda bulunmakta, hem öğretim faaliyetlerine yardımcı olmakta, kısaca hocası ne derse onu yapmaktadır. Üniversitelerde ücret sorunu vardır ve hemen çözülmelidir. Gelgelelim bundan daha önemli bir sorun daha vardır ki, aslında ücret sorununun çözülebilmesi için öncelikle bu sorunun çözülmesi gerekm..]]> Wed, 02 May 2012 10:43:28 +0400 Şifre https://www.evrensel.net/yazi/27762/sifre https://www.evrensel.net/yazi/27762/sifre? Gündemin bu kadar değişken ve kirli olduğu bir günde “Ne yazsam acaba” diye düşünürken odama daldı. “Meşgulüm, sonra gel” dememe fırsat bırakmadan atıldı. - Söyle bakalım. Sen dinleniyor musun? Sorusunun nereye uzanacağını bildiğimden ve biran önce sıkılır gider ümidiyle anlamazlıktan gelerek sırıttım. - Ne gezer. Evde hanım bildiğini okur. Dinlenmek ne kelime. İstersen dinleme. - Öyle değil. - Çocuklar desen hepsi kendi aleminde. - Ben şey diyorum. - Ha öğrenciler mi? Derste hepsi gözümün içine bakarak dinliyormuş gibi yapıyorlar ama sınav sonuçlarına bakarsan onlar da dinlemiyor. - Yok kardeşim. Sus da sorumu tamamlayayım. Ben telefonların dinleniyor mu diye soruyorum. - İnşaallah dinleniyordur. Biz zaten okunmak, bilinmek için yazıyor, çiziyoruz. Bu arada bir de dinleniyorsak dondurmalı keşkül. Dinleyen belki vicdanlıdır da bir şeyler öğrenir. ..]]> Wed, 25 Apr 2012 10:06:03 +0400 Rektör ataması https://www.evrensel.net/yazi/27302/rektor-atamasi https://www.evrensel.net/yazi/27302/rektor-atamasi? Demokrasi safhasını geride bıraktık. Şimdi ileri demokrasiyi yaşıyoruz. Nerede? Örneğin üniversitelerde. Yargılıyormuş gibi yaptığımız 12 Eylül döneminin en baskıcı ürünü YÖK durduğu yerde duruyor. Durduğuyla kalmayıp, üniversitelerde tek yetkiyi elinde bulunduran rektörün, üniversitesinde sevilip, sevilmediğine, tecrübesine, bilgisine bakarmış gibi yaptığı ama aslında “Bizden” ölçüsü temelinde seçilmesini sağlayacak 3 kişilik listeyi Cumhurbaşkanına sunuyor. Cumhurbaşkanı da bir süzgeçten daha geçirip muhteremi rektör olarak atıyor. Sonra. Kağıt üstünde değil ama uygulamada, rektör atanır atanmaz tüm muhalif dekanların, enstitü müdürlerinin, yüksek okul müdürlerinin istifalarını rica ediyor. Üç, beş yönetici her türlü baskıyı göze alıp direnirse direniyor. Diğer muhalifler is..]]> Wed, 18 Apr 2012 11:32:39 +0400 İleri demokrasiciler https://www.evrensel.net/yazi/26866/ileri-demokrasiciler https://www.evrensel.net/yazi/26866/ileri-demokrasiciler? 5 Nisan Perşembe günü Çukurova Üniversitesinde olup bitenler dehşet ve ibret verici. Sabah saatlerinde Adana Valiliğinin talimatı ile çok sayıda çevik kuvvet polisi, bilimum zırhlı araçları ile birlikte “Narenciye Araştırma ve Gen Bahçesi” olarak kullanılan ve örneği dünyada da nadir olan alanın Adana Bilim ve Teknolojisi Üniversitesine tahsis edildiği gerekçesi ile üniversite arsasına giriyorlar. Girebilirler mi? Normal demokratik ülkelerde giremezler. Bir üniversite arazisinin başka bir üniversiteye tahsis edilmesi zaten beklenemez bile. Hem bu arazi yakında su ile birlikte altından daha değerli olacak tarım toprağıysa, aklı başında hiç kimse buraya beton bina dikmeyi düşünemez, düşünene de “Yuhh” çekerler. Ama bizim gibi ileri demokrasilerde girer. Hem girer, hem karşı koyanı döver. Öğrenci, hoca, dekan, rektör dinlemez..]]> Wed, 11 Apr 2012 10:49:26 +0400 Mutluluk ve büyüme https://www.evrensel.net/yazi/26403/mutluluk-ve-buyume https://www.evrensel.net/yazi/26403/mutluluk-ve-buyume? Ekonomi ile ilişkim üniversiteden aldığım hoca maaşımın yaşama dönüşmesiyle sınırlı. Ama kolayca eğilip bükülebilen, adamına göre yorumlar üretebilmeyi sağlayan düzgün ya da çarpıtılmış rakamlara, yüzdelere yabancı sayılmam. Bu günlerde iki önemli rakam tablosu açıklandı. Dünya ülkelerinin ekonomik büyüme ve halklarının mutluluk tablosu. Büyümede dünya ikincisi olduk. Birinci Çin. Peşimizde Hindistan ve Endonezya. Almanya yüzde 3 büyüme ile ortalarda. Kişi başına düşen gelirin gerçekten her kişinin başına eşit düşmediğini ve gelir dağılımında dengenin emekçiden yana en kötü olduğu ülkelerden biri olduğumuzu saymazsak, kişi başı gelirimiz en abartılı rakamla 11 bin dolar. Almanya’da 33 bin dolar. Lüksemburg birinci. Kişi başı 76 bin dolar. Şimdi hesaplayalım. Almanlar 33 bin dolar kazanıyor ve yılda yüz..]]> Wed, 04 Apr 2012 10:02:28 +0400 Yıl 2002 https://www.evrensel.net/yazi/25973/yil-2002 https://www.evrensel.net/yazi/25973/yil-2002? Önce ABD ziyareti. Beyaz Saray’ın mübarek merdivenlerini tırmanma sahnesi yok ama Başkan Bush’la diz dize fotoğraf.. Kokuyu alan sermayenin ve kontrolündeki basın ve televizyonların yoğun desteği. Sonra üçte bir oyla üçte iki çoğunluk ve iktidar. Halkın talepleri maddeler halinde parti programında. Madde: Türkiye’nin zengin yer altı ve yer üstü doğal kaynakları vardır. Sonuç: Enerji üretiminde yüzde 75 dışa bağımlılık. Madde: Düşünce ve ifade özgürlükleri uluslararası standartlar temelinde inşa edilecek, düşünceler özgürce açıklanabilecek, farklılıklar birer zenginlik olarak görülecektir. Sonuç: Ortada. Hapishaneler kitap yazanlarla dolu. Eğitim Sen’in demokratik gösteri hakkına “Yasadışı” damgası. Madde: Seçim Kanunu değiştirilecektir, Sonuç: Hukuksuz seçim barajına devam. Madde..]]> Wed, 28 Mar 2012 11:23:03 +0400 Tevekkül https://www.evrensel.net/yazi/25513/tevekkul https://www.evrensel.net/yazi/25513/tevekkul? Dünya kirlendi. Emperyalist sermaye her şeyi, iyi niyeti, kötü niyeti, akıllıyı, safı, bir şekilde kendi lehine kullanmayı başarıyor. Taktik hep aynı. Önce bir slogan. Perestroika ve Galsnost ile Sovyetleri hallettiler. Yeltsin’i biraz daha iktidarda tutabilselerdi koca Sovyetleri küçük ve borçlu bir sömürgeye dönüştüreceklerdi. Değişim, özgürlük diye Balkan halklarına önce birbirlerini boğazlattılar ve sonra ünlü batı şirketlerinin açık pazarı haline getirdiler. Arap baharı diye Kuzey Afrika’nın tozunu attılar. Kan gövdeyi götürdü. Ölümlerinde bir sakınca görülmeyen yüz binlerce kişi öldü. Bahar için savaşanlar sonbaharı, savaşı körükleyenler petrol kuyularının sallanan at başları gölgesinde, uranyum tarlalarının radyasyonlu çimenlerinde ilkbaharı yaşadı. Diktatörlere öl&uum..]]> Wed, 21 Mar 2012 11:00:16 +0400 Takdir-i ilahi https://www.evrensel.net/yazi/25017/takdir-i-ilahi https://www.evrensel.net/yazi/25017/takdir-i-ilahi? On bir işçi yanarak yaşamını kaybetti. Takdir-i ilahi. Yahu bu “takdir-i ilahi” nasıl bir şey de, dünyada trafik kazalarında küffar, işi sıyrıksız atlatırken bizim müminler ölüm sayılarında birinciliği kimseye bırakmıyor? Neden garp memleketlerinde yola yağ damlasa itfaiye önlem alıyor da, bizde mıcırda kayıp ölen sürücü yüzde doksan kusurlu ilan edilip, suçu tanrıya havale ediliyor? Tanrı neden sadece bu güzel toprakların kadınlarına erkekler tarafından dövülüp, öldürülme ve katil erkeklerine aslanlar gibi ortalıkta dolaşma ayrıcalığı vermiş? Neden takdir-i ilahi sadece bizim ülkemizde vatandaşların kendi paralarıyla aldıkları uçaklar tarafından bombalanıp, çoluk çocuk öbür dünyaya gitmelerinden mutluluk duyuyor? Takdir-i ilahi neden sadece bizim ülkemizdeki insanlara belediyenin açtığı çukurda boğulmayı nasip ..]]> Wed, 14 Mar 2012 08:26:00 +0400 Belgrad https://www.evrensel.net/yazi/24547/belgrad https://www.evrensel.net/yazi/24547/belgrad? Hava soğuk. Son yılların en yoğun kar yağışı altında güzel Yugoslav şehri Belgrad. ABD’nin şehrin göbeğinde özenle(!) bombaladığı binalar insanlık ayıbı olarak korunmuş. Eski taş binaların güzelliği, mecburen yapılmış çirkin, yüksek, beton toplu konutlarla gölgelenmiş. Boyasız balkonlardan sarkan uydu antenler yokluk ve sıkılmışlık hissi veriyor insana. Geniş caddeleri, hafif yokuşlu ara sokakları işlerine gitme telaşındaki insanlarla dolu. Kadınlar çoğunlukta. Bakımlı, güzel gençlerin yüzünde sabah yorgunluğu. Bizim çoktan hurda diye garaja çektiğimize benzer otobüsler hınca hınç dolu. Binebilmek için çekingen bir itişme içerisinde olan orta yaşlı erkekler. Dirsek ve çantalarını avantaja dönüştürme telaşıyla ilerleyen kadınlar. Emekçi kadınlar. Hacı Murat’ın dedesi türünden Yugo marka taksi ile turluyoruz Belgrad sabahını...]]> Wed, 07 Mar 2012 09:00:28 +0400 Dost, düşman https://www.evrensel.net/yazi/24082/dost-dusman https://www.evrensel.net/yazi/24082/dost-dusman? Geçen yüzyılın başında yoksul Türkiye’nin emperyalizme karşı verdiği savaş. Yardım edenler? İngiliz, Fransız, İtalyan süngüsü altında tutsak mazlum halklar, iç savaştan yeni çıkan, toparlanma çabasında Sovyetler Birliği, ekmeğinin yarısını biriktirip müslüman kardeşine gönderen Güney Asyalı fakir. Oralı olmayanlar? Mandacı ABD. Ardından Lozan antlaşması. Kabul edenler? Zamanın 7 düveli. İngiltere, Fransa, İtalya, Sovyet Rusya ve diğerleri. Kabul etmeyen? Henüz saldırganlığı teorik aşamada olan ABD. Ardından sanayi kalkınma hamlesi. Yardım edenler? Sovyet Rusya. İskenderun Demir Çelik. Kayseri Tekstil, Nazilli Tekstil, Seydişehir Aliminyum, Aliağa Petrol Rafinerisi, Bandırma Asit Sülfürük, Artvin Levha. Ağır Sanayi. Başka yardım eden? ABD. Süt tozu.. Ardından soğuk savaş? Askeri üsler. Kuran, ABD. İncirlik, Karamürsel, Pirinçlik, Sinop. Tüm birikimle..]]> Wed, 29 Feb 2012 09:36:43 +0400 Uludere https://www.evrensel.net/yazi/22723/uludere https://www.evrensel.net/yazi/22723/uludere? Uludere’de 35 insan, genç, çocuk demeden katledildi ama bugüne kadar sorumlularla ilgili pek bir gelişme yok. İş, sulandırılıp, toplumsal hafıza dışına çıkana kadar göstermelik bir, iki girişimle idare edilecek gibi. Bir haber şöyle. “ F-16 savaş uçakları, İnsansız Hava Araçları’ndan (İHA) gelen görüntüler üzerine PKK’lı sandıkları Irak’tan kaçak mazot getiren vatandaşları bombaladı.” Haberde, öldürülenler dışında insan yok. Bulan Heron cansız, vuran F16 cansız. İyi mi? Bu Heron denen pilotsuz uçak yerde bir yerde konumlanmış insan tarafından izleniyor. Yerdeki adamın gözü de, kulağı da Heron’a monte edilmiş. Dümeni de yerdeki adamın elinde. Hadi diyelim Heron uzaktan kumanda, peki F16. İçinde bir pilot var. Elinde bir çubuk, çubuğun ucunda tetik. Bastı mı torpiller insanın üzerine yağıyor. Pilot bizim gib..]]> Wed, 08 Feb 2012 10:11:09 +0400 Ünaldı direnişi https://www.evrensel.net/yazi/22263/unaldi-direnisi https://www.evrensel.net/yazi/22263/unaldi-direnisi? Emek mücadelesi tarihi terle, kanla, canla yazılmıştır. Bugün emekçilerin sahip olduğu ve önemsizmiş gibi görünen her şeyin arkasında mutlaka verilmiş bir mücadele ve hatta savaş vardır. Dünya servetinin, artı değerinin paylaşımında sermayeden yana tavır alan güç adı ister faşizm, ister demokrasi, ister adil düzen olsun, her zaman emekçinin insanca yaşama talebine direnmiştir. Paraca güçlü sayıca az olan bu kesimlerle mücadele edebilmenin tek yolunun paraca güçsüz, sayıca çok emekçilerin üretimden gelen güçlerini örgütlü bir şekilde kullanmaları ile mümkün olduğunun kanıtının en önünde yer alan direniştir Gaziantep Ünaldı direnişi. İktidarda “Adil düzen” sloganıyla oy toplamış altı kızarmış kadayıf meraklısı Erbakan vardır. O günlerin Gaziantep’i için önemli sayılacak 20 b..]]> Thu, 02 Feb 2012 05:22:43 +0400 Hoşt https://www.evrensel.net/yazi/21829/host https://www.evrensel.net/yazi/21829/host? Hamza ve Michael’la yağmurlu bir Londra gününde öylesine dolaşıyoruz. Michael (Biz Mikael diyoruz) babadan bizden. Anne çok uluslu. Çat pat Türkçe de biliyor. Solumuzda ünlü saray. İçinde bir kraliçe, bir baba prens, bir çok küçük ve orta boy prens ve prenses. Kapısında kuş yuvasına benzer heybetli şapkalarıyla nöbetçiler, kraliyet askerleri. Sağımızda ünlü heykel. Aslanın başını okşayan işçi ve köylü kadın ve erkek. Köylünün elinde orak, işçininkinde çekiç. Türkiye’de olsa heykel ellerindeki aletler nedeniyle çoktan depoda yerini almıştı. Karşımızda zarif bir hanım. Elinde bir ip, ipin ucu boş. Az önce ipin ucuna bağlı olan gorilden dönme köpek çimenleri eşeliyor. Gözü Hamza’da. Hamza ilk geliyor. Köpekleri uzaktan sevmeyi tercih edenlerden. Köyde &cce..]]> Wed, 25 Jan 2012 09:09:04 +0400 Karanlık https://www.evrensel.net/yazi/21427/karanlik https://www.evrensel.net/yazi/21427/karanlik? Son 10 yıldır sürdürülen piyasacı, özelleştirmeci enerji politikalarının, sonunda gelip dayandığı nokta bu. * Enerjide yüzde 80’e yaklaşan dışa bağımlılık. * Elektrik enerjisi üretimi, iletimi ve dağıtımında çok başlılık. * Parçalanmış kurumların yönetim ve teknik yapısında liyaket, beceri, bilgi değil yandaşlığın esas alınması. * Küçük birimlerin özelleştirme adı altında düzenlerinin, işleyişlerinin bozulması. * Karlı kuruluşlar haline getirilip, alıcısına çöpsüz üzüm (?) sepeti şeklinde sunulabilmesi için kurumlarda görece iyi maaş alan, teknik bilgisi yüksek personelin emekli edilerek yerine genç, deneyimsiz ve düşük maaşlı kişilerin alınması ve bu alımlarda bile yandaşlığın ön planda tutulması. Sonuç rezalet. Bu gün evimizdeki aydınlatmadan, ısıtmadan, sanayi üretimimize, ulaşımımıza kadar her bakımdan dışa bağımlıyız...]]> Wed, 18 Jan 2012 08:30:49 +0400 Onbaşı https://www.evrensel.net/yazi/21019/onbasi https://www.evrensel.net/yazi/21019/onbasi? Askerlik görevi gelmiş, çatmıştı. Yüksek lisans, doktora, tecil, bakaya, kaçak derken yaşımız yüzbaşı yaşını geçmişti. İlkin bir yazılıya çağırdılar. Ardından mülakat. Yer Ankara. Mevsim kara kış. Hava sıcaklığı gece eksi 10-15. Kesin asteğmen yapacaklar korkusuyla bildiklerimi bile bilmezden geliyordum mülakatta. O zaman kısa dönem 8 ay. Olsun. 16 ay teğmen olacağıma sekiz ay er olayım bir an önce üniversitedeki işimin başına döneyim telaşındayım. On gün sonra listeler asılıyor. Sonuç: kısa dönem. İlk işim bir ankesörlü telefon bulup müjdeyi evdekilere bildirmek. İlkin 6 hafta acemilik. Mutfak görevi, bulaşık. Ardından usta birliğinde çavuş adayı. İlk ay erliğe devam. Günlerden cuma. Bölük komutanının emriyle üç arkadaş huzurdayız. Müjdeyi açıklıyor. - Rütbeniz “Onbaşı” oldu. Birbirimize bakıyoruz. Mantığımız bize..]]> Wed, 11 Jan 2012 09:46:41 +0400 Zam https://www.evrensel.net/yazi/20548/zam https://www.evrensel.net/yazi/20548/zam? Bir tarafta Hasan Usta. Yaşı 60. Çıraklığı saymazsak, altmış yıllık yaşamının 35 yılını fabrikalarda üreterek geçirmiş. Makine ustası. “Makineyi civatalarına kadar söküp bir torbaya doldur. Torbanın ağzını bağla. Koy Hasan Usta’nın önüne. Makineyi torbanın içinde düzsün.” diyor, ustanın usta olmuş çırağı Hanefi. Çalışırken, çocuğunu bir küçük gofret ile sevindirecek parası olmamış, elektrik, su, ekmek, bulgur, kiradan kalan. Ne zaman ne alacağına hep başkaları karar vermiş. Hasan Usta emekli. Çıraklığı dayakla, 35 yıllık halfelik ve ustalık döneminin çoğu kayıt dışı geçtiğinden, ancak askerliği borçlanarak emekli olabilmiş usta. 35 yıllık emeğinin karşılığı aldığı maaş 800’den az. “Çok şükür. Ya emekli olamayıp namerde muhtaç kalsaydık” derken sesindeki gurur ve üzüntü birlikte hiss..]]> Wed, 04 Jan 2012 08:27:08 +0400 Gizli https://www.evrensel.net/yazi/20117/gizli https://www.evrensel.net/yazi/20117/gizli? Ayhan Çarkın. Eski polis. Kirli işler ekibinin elemanı olduğunu itiraf ediyor. Bu güne kadar öldürdüğü, öldürme işine katıldığı, öldürüldüğünü bildiği insan sayısını kendi de unutmuş. İmana geliyor. “Öldürdüğüm adamın annesini oğlunun fotoğrafıyla Galatasaray’da Cumartesi annesi olarak görünce vicdanım sızladı. Konuşmaya karar verdim” dediğine göre en azından annesinden utanıyor. Ya da öyle görünüyor. Konuşuyor. İsimler veriyor. Yerler gösteriyor. İnanan yok. Neden? Çünkü gizli değil. Oysa Ayhan Çarkın gizli tanık olsaydı, siyah perde arkasından, sesini değiştirerek konuşup, bu söylediklerini o durumda söyleseydi sonuç ne olurdu?. Hiç. Suçlayan değil, suçlanan önemli. Suçunun ne olduğunu bilmeden yüzlerce kişi gizli tanık ifadeleriyle hapishanelerde tutuluyor...]]> Wed, 28 Dec 2011 08:33:54 +0400 Ermeni https://www.evrensel.net/yazi/19734/ermeni https://www.evrensel.net/yazi/19734/ermeni? Yıl 2006. Aylardan Ekim. Gazetede bir haber. “Edirne’ de bir kravat satıcısı, Fransız Parlamentosunca sözde Ermeni soykırımını inkar edenlere hapis ve para cezası verilmesini öngören yasa teklifinin kabul edilmesini protesto etmek amacıyla Atatürk Anıtı’nda ‘Fransız markalı’ kravatlarını yaktı. Kravat satıcısı, Atatürk Anıtı önünde yaptığı konuşmada, çeşitli ülkelerin kravatlarını sattığını belirterek, önceki hafta Fransa Parlamentosu tarafından kabul edilen yasadan üzüntü duyduğunu söyledi. Kravat satıcısı, daha sonra Fransız ürünü olan kravatların bir kısmını, Fransa Parlamentosunda kabul edilen, sözde Ermeni soykırımı ile ilgi yasayı protesto etme amacıyla yaktı ve daha sonra yanan kravatları ayaklarıyla ezdi. Kravat satıcısı, ayrıca Fransız ürünlerinin kullanılmamasını istedi.” Aradan 5 yıl geçti. Aynı tasarı aynı şekliyle aynı parlamento..]]> Wed, 21 Dec 2011 08:30:11 +0400 Tivit https://www.evrensel.net/yazi/19343/tivit https://www.evrensel.net/yazi/19343/tivit? Yeni YÖK Başkanımız işe hızlı başladı. Öğrencilere ilk mesajı anlamlı. - Yumurta atmayın tweet atın. Ben bu tweet işinden pek anlamam. Ama Cumhurbaşkanımızdan sonra YÖK Başkanımız da “İlla tweet” diyorsa bu işte bir keramet vardır. Bunu duyan öğrenciler hemen tweete sarılmışlardır herhalde. Sevgili devletlilerin köşe yazısından çok tweet okuduklarını anlamış bulunduğumuzdan dolayı yazımızı tweet şeklinde sunuyoruz. Belki okurlar. Tweet (tivit) bir: Mısır’da, Tunus’da, Suriye’de, İran’da, Yemen’de öğrencilerin özgürce protesto etme haklarını kullanmaları gerektiğini savunan devletliler aynı özgürlüğü kendi üniversitelerindeki öğrencilere neden sağlamıyorlar? Tweet (tivit) iki. Hükümeti eleştirenler saçma sapan iddialarla üç, beş ay içeri atılıp cezalandırılırken ve onlara destek olmak isteyen gençler “Örgüt &uu..]]> Wed, 14 Dec 2011 09:13:03 +0400 Güney Hoca https://www.evrensel.net/yazi/18898/guney-hoca https://www.evrensel.net/yazi/18898/guney-hoca? 80’li yılların başlarıydı. Cunta işe hızlı başlamış, üniversitelerdeki en değerli bilim insanlarının listesini hazırlamıştı. Aslında cuntanın bilimle pek ilgisi olmadığından listeler, karanlık köşelerde, karanlık kişilerce oluşturulmuştu. Sonra YÖK kuruldu. Cunta kirli işlerini YÖK ile legalleştirip, bölge komutanlıklarıyla işleme koyuyordu. Tugay komutanı Tuğgeneraller, kıdemli albaylar kimin asistan, kimin doçent olabileceğine karar veriyor, üniversitelerin “Tak-Şak” yöneticileri tarihlerinin en utanç verici günlerini yaşıyorlardı. Temizlik (?) harekatı hızlanmış, ünlü 1402 ile hocalar kapı önüne konmuş, şanslı olanlar da oraya, buraya sürülmüşlerdi. Paşa çocuğu dekanımızın desteği ile zorlu vetoları atlatarak akademik hayata yeni başlamış genç bir asistandım. Bu kirli ve karanlık üniversite günlerinde karşılaşmıştım Güney Gönenç hoca il..]]> Wed, 07 Dec 2011 08:57:43 +0400 Red https://www.evrensel.net/yazi/18477/red https://www.evrensel.net/yazi/18477/red? Doktoramı yeni bitirmiş genç bir bilim insanı olarak akademik hayatımı sürdürüyordum. Amacım doktora çalışmalarım süresince öğrendiklerimi, ürettiklerimi genişletmek ve bilim okyanusuna bir damla olarak ilave etmek, insanlığın hizmetine sunmaktı. Tecildi, bakayaydı, kaçaktı derken yaşım da 30’lara yaklaştığından askerlik görevimi yapmaya karar verdim. Ya 16 ay yedek subay olacaktım ya da 8 ay er. Eş, dostun da yardımıyla 8 ay er olarak acemi askerliğime başladım. Soğuk aralık günlerinde en sevdiğim yer herkesin nefret ettiği “bulaşıkhane” idi. Acemilik sonrası eğitim onbaşısı ve ardından eğitim çavuşu olarak 8 ayı doldurdum ve terhis oldum. Bizim tabur tank piyade idi ama hızlandırılmış eğitimle jandarma yetiştiriyordu. Hayatında eline kalemden başka bir şey almamış ve gençlere bilimden başka bir şey öğretmeye alışık olmayan ben, diğer gençlere, oyun gibi, G3 söküp takmay..]]> Wed, 30 Nov 2011 08:07:24 +0400 Ben olsam https://www.evrensel.net/yazi/18044/ben-olsam https://www.evrensel.net/yazi/18044/ben-olsam? Ekonomik kriz içerisinde çabalayan kapitalist ve emperyalist bir ülkenin vicdansız bir başbakanı olsam iktidarımı uzatmak için ne isterim? Öncelikle yer altı zenginlikleri ile göz kamaştıran Libya, İran, Ortadoğu gibi ülkeleri hedefe koyarım. İlk yapacağım iş her ne kadar daha önce kanka olmuş olsam da, hızlı bir U-dönüşle bu ülkelerin iktidarlarını, liderlerini kötülemeye başlarım. Esad gibi Şii ise Sünnilikten, Saddam gibi Sünni ise gaddarlıktan, Kaddafi gibi gösterişçi ise imamlıktan, İran gibi softa ise özgürlükten girer petrolden çıkarım. Kamuoyu dediğin kitle gazete, kitap okumuyor, sabah akşam dizi, eğlence programı izliyorsa zaten işim kolay. Ben ne dersem, gazetelere onu yazdırır, televizyonlarda onu söyletirim. “Yazmam, söylemem” diyenler için çeşitli tezgahlar hazırlar, onların ümüklerini sıkarım. Sonra benim gibi s..]]> Wed, 23 Nov 2011 08:54:41 +0400 Suriye https://www.evrensel.net/yazi/17621/suriye https://www.evrensel.net/yazi/17621/suriye? Komşumuz Suriye ile aramızı bozmak isteyen güçler gerginliği tırmandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Geçen gün Halep’teki, Şam’daki Türkiye Elçiliklerine yapılan saldırıları izleyince aklıma 12 Eylül öncesinin en ünlü düzenlemesi Maraş katliamı geldi. Maraş’ta sokağa çıkan provokatörler “Aleviler camileri ateşe veriyor”, “Kızılbaşlar müslümanları öldürüyor” çığlıklarıyla topladıkları çapulcuların arkasında alevi mahallerini basmış, 100’den fazla insan hayatını kaybetmişti. Yıllar sonra, CIA emeklisi masa şefi yankilerin hatıralarından, onların o günlerde Maraş’ta turistik (?) gezide olduklarını anlamıştık. Ama iş işten geçmişti. Yapılan provokasyon amacına ulaşmış, Türkiye yıllar sürecek bir karanlık işgalin altında uluslararası sermayenin sofrasına meze yapılmıştı. Libya halledildikte..]]> Wed, 16 Nov 2011 09:35:43 +0400 Talan https://www.evrensel.net/yazi/16739/talan https://www.evrensel.net/yazi/16739/talan? Libya’da talan başladı. Dünyanın en tatlı petrol kaynakları için anlaşmalar çoktan yapıldı. Fransız nükleer santrallerinin temel yakıtı Libya uranyumu Fransız depolarına akıyor. Tarihin en büyük ve önemli hazineleri birer birer yok ediliyor. Tıpkı Bağdat’ta, tıpkı Basra’da, tıpkı Babil’de olduğu gibi. Elli yıl, yüz yıl sonra birer birer meydana çıkacaklar batı müzelerinde, tıpkı Efes harabeleri, tıpkı Zeugma mozaikleri gibi. Meydanları doldurup Kaddafi gitsin diye davul, zurna çalanlar, onu bir boruda kıstırıp tekbir sesleriyle katledenler henüz işin farkına varmış değiller. Ama yakında gerçekle yüz yüze gelecekler. Önce bedava ev sahibi olma hakları ellerinden alınacak. Kaddafi’nin dağıttığı petrol gelirleri hayal olacak. Bankalar hibe değil, özendikleri batı ülkelerinde olduğu gibi kredi dağıtacak. Önce kredi kartı mağduru olacaklar. Sonra toplumsal ..]]> Wed, 02 Nov 2011 08:48:21 +0400 Sal https://www.evrensel.net/yazi/16310/sal https://www.evrensel.net/yazi/16310/sal? Türkiye’nin bugünkü ve gelecekteki enerji sorunları Elektrik Mühendisleri Odası’nın değişik tarihlerde ülkemizin bir çok bölgesinde düzenlediği Bölgesel Enerji Forumları ile sürüyor. Her iki yıllık dönemlerde düzenli olarak yapılan bu forumlarda konunun tüm tarafları görüş ve önerilerini dile getirme fırsatı buluyorlar. Bu dönemin sonuncu enerji forumu Diyarbakır’da yapıldı ve 2 gün boyunca hem bölgenin enerji potansiyeli hem enerji sorunları dile getirildi. Toplantı Diyarbakır’da olduğu için tabi olarak gündemin en önemli konusunu Hasankeyf’e yapılan Ilısu Barajı oluşturdu. Gerçi bu konuda yapılmayan, yazılmayan kalmadı ama Ilısu Barajı’nın enerji üretmekten çok, siyasi bir tercih olduğunu bilen bizler devlet yetkililerinden (?) her zamanki sözleri dinlemek zorunda kaldık. Yetkilinin yanına soru işareti koym..]]> Wed, 26 Oct 2011 09:08:18 +0400 Enayi https://www.evrensel.net/yazi/15848/enayi https://www.evrensel.net/yazi/15848/enayi? Zamlar yağmur gibi yağmaya devam ediyor. Elektrik zammıyla başlayan son zamlar, sigara, telefon, derken yakında ekmeğimize kadar uzanacak gibi. Aslında bu toplum zamlara alışıktı ama zam yapanlar şimdiye kadar hiç “Bu zam yoksulu değil, zengini vuracak” dememişti. Eski kurt politikacıların hiç birinin aklına, “Bunlar zam değil, güncelleme” demek de gelmemişti. Gelmişse bile söylemeye utanmıştı, ya da tepkiden çekinmişti besbelli. Zamlar, zam değil güncelleme ve hedefi de zenginler olduğuna göre korkacak bir şey yok demektir. Sonuçta zenginden alıp yoksula verecekler. İşsizlik bitecek, dilencileştirilmiş yoksulluğun yerini onurlu çalışma alacak. İyi mi? Peki adama sormazlar mı? Madem sen yoksulu düşünüyorsun da nasıl oldu da 10 yıl önce sayıları 7, sekiz olan dolar milyarderimizin sayısı bu gün 38’e çıktı. 30 ekstra dolar milyarderine 30, 40 milyar doları kimden aldın da..]]> Wed, 19 Oct 2011 09:02:24 +0400 Kongre Hareketi https://www.evrensel.net/yazi/15435/kongre-hareketi https://www.evrensel.net/yazi/15435/kongre-hareketi? Dünya’da ve ülkemizde emeğe verilen değer her gün biraz daha azalıyor. Üretimde karlılığın artması için tasarruf yapılabilecek ilk kalem olarak işçi maaliyetinin görülmesi, aslında toplumun tamamını yoksullaştırdı ve yaşam kalitesini düşürdü. Günde 12 saatten fazla çalışan, hatta iş sonrası kağıt toplayarak geçimini sağlamak zorunda bırakılan işçilerin toplumsal hayata katılması, hak arama mücadelesinde önde olmasa bile bir yerlerde görev alması neredeyse imkansız hale geldi. İşçiler arasındaki bu geçici geri durma hali Antep’te yapılan Kongre Hareketi Halk Buluşmasına da yansıdı. Eğitim emekçileri, çeşitli partilerin temsilcileri, bazı dernek ve dergilerin yönetici ve temsilcileri konuşmaları dikkatle dinlediler ve toplantıya konuşmaları ile katkıda bulundular. “Tüm baskı ve haksızlıkları ortadan kaldırmak için bir araya ..]]> Wed, 12 Oct 2011 09:04:22 +0400 Üniversiteler https://www.evrensel.net/yazi/14914/universiteler https://www.evrensel.net/yazi/14914/universiteler? Üniversitelerimiz yeni öğretim yılına sessiz sedasız başladı. Okullar açılalı neredeyse 3 hafta olmasına rağmen şatafatlı açılış törenlerine rastlamadık. Dolayısıyla yumurtalı, pankartlı protestolar da olmadı, olduysa da biz duymadık. Türkiye’de birkaç elit(?) üniversite dışında hemen hemen tümü sorunlarla yeni yıla başladı. Özellikle Anadolu’daki üniversiteler, artık iyiden iyiye, esnafa müşteri üretme, ev sahibine kiracı bulma işlevinden öte bir şey yapamaz oldular. Önce ekonomik bunalıma sokulup sonra kurtuluş reçetesi olarak ikinci öğretim seçeneği ile karşı karşıya bırakılan öğretim üyeleri bilimsel araştırmayı, kongre, konferans gibi bilimsel faaliyetlere katılmayı unuttular. Yetersiz bütçe imkanları ile devletten alamadıkları yolluk, harcırah gibi ücretleri yaz okulundan toplayabilme telaşına girdiler. Öğrenciler açısından d..]]> Wed, 05 Oct 2011 08:01:08 +0400 Sömürge https://www.evrensel.net/yazi/14472/somurge https://www.evrensel.net/yazi/14472/somurge? Ülkenin bir çok bölgesinde yeraltı, yerüstü zenginlikleri saldırı altında. Eski sömürgeciliğin yerini yeni yöntemler aldı. Eskiden sömürülmek istenen ülkeye askerle, tüfekle gidilir, direnen ne kadar yerli varsa toptan yok edilir ve varsa bölgenin işbirlikçileri kullanılarak bir koruma gücü oluşturulur ve sömürgecilerin çevresinde ikinci bir koruma çemberi kurulurdu. O gün de saldıran aslında sermaye idi. Kendi ülkesinde daha zengin, daha az çalışarak yaşamak isteyen sömürgeciler bunun bedelini yoksul, eğitimsiz yerli halklara ödetirlerdi. Sömürülen ülkenin tüm zenginlikleri doğrudam dışarıya götürüldüğünden halklar yoksulluk ve perişanlık içerisinde yaşamaya mahkum edilirlerdi. Az da olsa tarihte, sömürülen halkların sömürgecilere karşı verdikleri örgü..]]> Wed, 28 Sep 2011 10:11:50 +0400 Kürecik https://www.evrensel.net/yazi/14042/kurecik https://www.evrensel.net/yazi/14042/kurecik? “Ben Moskova’da fizik okudum. Matematikten de biraz anlarım. Eh coğrafya desen, geze geze her yeri öğrendim. Ama ben bu işin içinden çıkamadım. Gel sen çık” diye odama daldı. İşin içinde bu kadar çok bilim dalı olduğuna göre, problemin zor olacağını düşündüğümden, suratıma en kızgın ifademi yerleştirerek çıkıştım. -Sonra gel. Şimdi işim var” Beni duymadan başladı konuşmaya. - Söyle bakalım, Malatya’nın Kürecik ilçesiyle İran’ın arası kaç kilometre? - Bilmem - Sen de 800. En fazla 1000. - Peki Rusya’nın Kürecik’e uzaklığı ne? - Ne bileyim kardeşim. Aç haritayı ölç. - Kızma. Hesap ciddi. Sen belle o da 1300 kilometre. Şimdi hesapla bakalım. ABD Kürecik’e radar üssü kuracak. Sallamaz ya, diyelim İran İsrail’e bir füze salladı. Radar anladı. Füzeyi havada vuracak.Füzenin İsrail&rsqu..]]> Wed, 21 Sep 2011 12:41:18 +0400 Akademi https://www.evrensel.net/yazi/13590/akademi https://www.evrensel.net/yazi/13590/akademi? 12 Eylül’den sonra kurulan YÖK sayesinde zaten tüm birimleri devlet tarafından kontrol edilebilir hale gelen bilim dünyamızın görece bağımsız kuruluşlarından biri olan Türkiye Bilimler Akademisi son çıkarılan düzenlemeyle artık iyiden iyiye devletin değil hükümetin kontrol alanına sokulmaya çalışılıyor. Bizde adettir. Para kazanabilirsin, çok zengin olabilirsin, hatta iktidar olman yetmez dünya lideri bile olabilirsin ancak bazı saygın alanlarda, örneğin bilim dünyasında, saygınlık kazanmak için bunlar yetmez; yapabileceğin tek şey bazen eşi dostu devreye sokarak, bazen yüklü paralar yatırarak, bazen de devlet gücünü çaktırmadan kullanarak, ama çoğunlukla devletlilerle, sermaye ile yakın olmaya çalışan yöneticilerin daveti ile “Fahri Doktora” unvanı kapmaya çalışırsın. Oysa fahri olmayan doktorayı almak çoğunlukla z..]]> Thu, 15 Sep 2011 11:23:48 +0400 Yemeyin bizi https://www.evrensel.net/yazi/13192/yemeyin-bizi https://www.evrensel.net/yazi/13192/yemeyin-bizi? Beyler kızgın. İsrail özür dilemezse vay haline. Yemeyin bizi. Yok efendim, İsrail havaalanında Türkiye’den gelen turistlere kötü muamele yapılıyor, çok eziyet ediliyormuş. Peki, ABD havaalanında ne yapılıyor? Çırıl çıplak soyup, ince arama bile yapılıyor ama bizimkilerde tıs yok. Hadi diyelim ABD bu. Efelenmeye gelmez. Peki komşumuz Bulgarlar. Kapıkule’den çıkıp Bulgar topraklarına ayak basmadan değil siz, arabanız bile böcek muamelesi görüyor. Böcek dezenfektesini üzerinize yediğiniz yetmiyormuş gibi az ötede sotalanmış memur, dezenfekte parasını makbuz karşılığı sizden alıyor. Hem ilaçlanıyorsunuz hem ilaç parası ödüyorsunuz. Nerede bizim devletliler, van minütler. Yemeyin bizi. Hepsi hikaye. Sen bir grup Müslüman’ın diğer Müslümanları kırması için iki, üç yüz milyon doları çantaya doldur götür..]]> Wed, 07 Sep 2011 08:53:03 +0400 Akbaba https://www.evrensel.net/yazi/12413/akbaba https://www.evrensel.net/yazi/12413/akbaba? Akbabaların başları kel kursakları büyüktür. Yürümeye ve leşleri tutup kaldırmayauyum sağlamış olan ayakları iri ama güçsüz, tırnaklarıysa yassıdır. Gagaları genellikle eti ve deriyi koparabilecek kadar güçlü ve kalındır. Görme ve duyma duyusu gelişmiştir. Çoğunun besin seçme alışkanlığı olmadığından genellikle leş ve çöp gibi ne bulurlarsa yerler. Yalnızca bazı türleri kaplumbağa, kuzu gibi savunmasız hayvanlara saldırır. Akbabalar uzun ve geniş kanatları üstünde dönerek saatlerce havada kalabilirler. İçlerinde biri ölü ya da can çekişen bir hayvan bulduğunda öbürleri de kilometrelerce uzaktan uçarak gelir. Besini paylaşırken gövdesi daha büyük ve gagası daha güçlü olana öncelik tanıyan topluluk düzenine sıkı sıkıya bağlı kalırlar. Akbabalar genellikle kümeler halinde tünedikleri ve y..]]> Wed, 24 Aug 2011 11:52:30 +0400 Maribor https://www.evrensel.net/yazi/11966/maribor https://www.evrensel.net/yazi/11966/maribor? Yugoslavya’nın uzun düzlüklerini aşarak Alp Dağlarının Avrupa’daki en doğu tepelerine ulaşıyoruz. Savaştan önce bir sınır kapısı ile geçtiğimiz Yugoslav yolu şimdi 3 kapıya bölünmüş. Eziyet yabancılara. Eski Yugoslavlar kimlik kartlarıyla geçebiliyorlar polis kontrollerinden. “Önce bütündük, sonra savaşarak parçalandık, şimdi yine bütünleşmeye çalışıyoruz.” diye hayıflanıyor kendisinin de ne olduğunu bilmeyen Mihailo. İlk durağımız sırtını dağlara dayamış güzel kent Maribor. Drava nehrinin ikiye böldüğü kent, biraz doğuda nehri ikiye bölerek intikamını almış gibi. Eskiden doğunun sınırı sayılan bu kent şimdi Avusturya ile bütünleşmiş. Ama incecik sınır çizgisi bile Sloven ve Avusturyalı insan karekterlerinin arasına çizilmiş kalın bir fark oluşturmuş. 150 yıl Osmanlı idaresinde kalmış kentin insanlarının ruhlarının bir par&cce..]]> Wed, 17 Aug 2011 08:54:58 +0400 Tarihin sonu https://www.evrensel.net/yazi/11498/tarihin-sonu https://www.evrensel.net/yazi/11498/tarihin-sonu? Dünya toz duman. Tarihin sonu geldi. Ama bu son, önce “Sosyalizm öldü” deyip sonra “Yanılmışım” diye çark eden Japon’un dünya tarihine biçtiği son değil. Meteor çarpmasıyla ufalanacak yer kürenin doğal sonu da değil. Sonu gelen kapitalizm. İlk ateş, zengin yönetimli yoksul halkların yaşadığı Arap ülkelerindeki gençlerin başlattığı isyan hareketi ile yakıldı. 20, 30 yıllık diktatörlülerin yerle bir ettiği işçi, köylü örgütlülüğünün bu ülkelerde yeteri kadar güçlü olmaması ne yazık ki yakılan bu ateşin hedefine ulaşmasını engelledi. Daha da ötesi, bu gençler başlattıkları hareketle “Özgürlük” hikayesi ile emperyalist saldırganların ekmeğine yağ sürdüler. Sorun özgürlükten çok yoksulluk ve işsizlik sorunuydu. Bu nedenle benzer hareketler &ldquo..]]> Wed, 10 Aug 2011 08:10:48 +0400 Cıyyk https://www.evrensel.net/yazi/11068/ciyyk https://www.evrensel.net/yazi/11068/ciyyk? Uzun bir aradan sonra nihayet güneş yüzünü gösterdi. Hava 20 derece ama Bayern’in 20 derecesi bizim Güneydoğu’nun 40 derecesinden beter. Gölgelerden yürümeye çalışarak Karlsplatz’a ulaşıyoruz. Her çeşit genç, yaşlı, kadın, erkek havuzun cılız sularının yarattığı ufak esintinin verdiği serinliğin yardımıyla öğrenci grupların doğaçlama gösterilerini izliyor. Yaya yolunu takip ederek çarşının derinliklerine doğru dalıyoruz. Kulağımıza gelen yüksek seslerden caddedeki çoğunluğun İtalyan ve İspanyollar olduğu sonucunu çıkartıyoruz. Sokak kahveleri tıka basa dolu. Bütçesi kısıtlı olanlar belediyenin ağaç gölgelerine yerleştirdiği şezlonglara yerleşmişler. Şezlong kapamayanlar çaktırmadan şezlong sırasına girmiş, oturan şanslıya psikolojik baskı uygulamayı deniyor. Mağazalar daha çok kadın müşterilerle dolu. “Kadınlar ..]]> Wed, 03 Aug 2011 09:36:46 +0400 Düüttt https://www.evrensel.net/yazi/9736/duuttt https://www.evrensel.net/yazi/9736/duuttt? Kapıkule’ye üç şerit otobanla ulaşıyoruz. Kapının Türkiye’ye giriş tarafında gurbetçi yoğunluğu kendini hissettirmeye başlamış. Alman polisinin, Fransız jandarmasının soğuk bakışları karşısında hırpalanmış, pasaport kontrollerinde Avrupa vatandaşları için ayrılan sıralardan kovulmuş insanlar, ülkelerine gelmiş olmanın verdiği güçle işlemlerin yavaş sürüyor olmasını yüksek sesle protesto ediyorlar. Gidişte birkaç araç ancak var. Araçtan inmeden bütün işlemlerimiz bir, iki dakika içerisinde sonuçlanıyor. Görevli polis edebiyat fakültesi mezunu. Öğretmen olamadığı için polis olabilmiş. Aracımızın işlemlerini yapan genç gümrükçü sanat tarihçisi. Ara bölgede Avrupa’nın en lüks vergisiz alış veriş merkezi yapılmış. Dilimizi yarım yamalak konuşan bir Bulgar kadını yanımıza yaklaşıyor. “Komşu. Si..]]> Wed, 13 Jul 2011 07:57:37 +0400 Kazak Abdal https://www.evrensel.net/yazi/9265/kazak-abdal https://www.evrensel.net/yazi/9265/kazak-abdal? 12 Eylülün antidemokratik Anayasasına karşılar ama nimetlerinden sonuna kadar faydalanıyorlar. İşte rektör atamaları. En yüksek oyu alan 6 rektör adayı önce YÖK’ün sonra kalan 3’ü Cumhurbaşkanının elemesinden geçiyor ve çoğunlukla en yüksek oyu alan değil, en iyi hizmeti(?) vereceğine inanılan aday atanıyor. Hem de bu yasayı antidemokratik bulup, kendi yaptığı atamaları kendi içine sindiremeyenler tarafından. İşte seçim yasası ve seçim barajı. Alınan oy Meclise aynı oranda yansımıyor. Yasa güçlüyü daha güçlü yapma üzerine kurulmuş. Milyonları temsil eden insanlar Meclis dışında bırakılıyor. İşte partiler yasası. Lider, tek adam. Dokunan parlıyor, yükseliyor. Yan bakan sürünüyor. İktidarsa, istediğini bakan yapıyor. Muhalefetse Meclisin kaymaklı görevlerine istediğini getiriyor. Patagonya dostluk grubu üyesi yapıp, ..]]> Wed, 06 Jul 2011 09:01:50 +0400 Yok deve https://www.evrensel.net/yazi/8867/yok-deve https://www.evrensel.net/yazi/8867/yok-deve? Yıllarca bu köşeyi paylaştığım ve en verimli yaşında kaybettiğimiz Erdal hocanın affına sığınarak bu gün size önemli bir hayvanı tanıtmayı uygun buldum. Hayvanın halk arasındaki adı deve. Camelidae familyasının Camelus cinsini oluşturan iki evcil hayvan türünün ortak adı. Develer yük çeki ve binek hayvanı olarak kullanıldığı gibi, yünü, sütü, derisi ve eti için de beslenir. Yalnızca evcil türleriyle tanınan bu hayvanların yabanıl atalarından bu yana pek az değişikliğe uğradığı sanılmaktadır. Devenin iki türü Güney Asya ülkeleri ile Afrika’da yetiştirilen tek hörgüçlü deve (C.doremedarius) ve Orta Asya’da yetiştirilen çift hörgüçlü deve (C. bactrianus) dir. Hörgüçlerinde yağ depolayabilme yeteneği olan bu hayvanların uzun bacakları, yumuşak yayvan iki toynaklı ayakları kumda yürümelerini kolaylaştırır. Ay..]]> Wed, 29 Jun 2011 08:50:35 +0400 Hayırlı olsun https://www.evrensel.net/yazi/8380/hayirli-olsun https://www.evrensel.net/yazi/8380/hayirli-olsun? Sokaktayım. Kağıt toplayanlara, seyyar satıcılara, inşaat işçilerine, kentin merkezinde ağaç gölgesinde çay parası ödemeden etrafı seyreden emeklilere, işsizlere soruyorum. - Kime oy verdiniz? - Tayyib’e. - Niye? - Öbürleri gibi pısırık değil. Vurdu mu ses getiriyor. Bahçeli de bağırıyor ama, Kılıçdaroğlu sessiz. Bize, vurunca göçerten Başbakan lazım. - Kime vurunca? - Mazlumu ezene, vatandaşı süründürene. Bugün git yarın gel diyen bürokrata. - Yapma yahu. Geçen yıllarda 1 Mayıs kutlamak isteyen işçileri Taksim’e sokmamak için sokak aralarında coplayan, su sıkan kimdi? - İstanbul polisi. - Başlarında kim vardı? - İstanbul Valisi. - Şimdi o vali nerede? - Mardin milletvekili. - Nereden? - AKP’den. - Kim seçti? - Tayyip Erdoğan. - Hayırlı olsun. Yola devam ediyorum. Durumu daha iyice görünen esnafa soruyorum - Kime oy ver..]]> Wed, 22 Jun 2011 06:54:07 +0400 Anlamak https://www.evrensel.net/yazi/8013/anlamak https://www.evrensel.net/yazi/8013/anlamak? Seçimler sonuçlandı. Okur, yazar kesim şimdi seçim yorumu yapma telaşında. Yorumlar ne? - Seçmen istikrara evet dedi. - Seçmen anayasa değişikliğinde AKP’ye tek başına vize vermedi. - CHP çuvalladı. Genel Kurula gitmeli. Şu istifa etmeli. Öbürü gelmeli. Ön seçim yaramadı. Kontenjan öksürttü. Sonuçlara sayılarla bakarak soralım. - AKP yüzde kaç oy aldı? - Yüzde elli. - Mecliste kaç vekil var? - 550. - Yarısı? - 275. - AKP’nin vekili 325. Nereden geliyor bu 50 fazla? - Seçim barajlarından. - Barajı kim yıktı? - Kim? - Blok hareketi. Aldığı oy kadar vekil çıkardı. Gereken yerde vekil adayı istifa etti. İnanılmaz bir planlama ve özveri ile bu işi başardı. Mahalle mahalle, sandık sandık hesaplar yapıldı. - Şimdi ne olacak? - Bir kere hiç bir şey dünkü gibi olmayacak. Blok vekilleri siyasete, liderin işaret parmağıyla, ya da paraş..]]> Wed, 15 Jun 2011 08:47:58 +0400 Korku https://www.evrensel.net/yazi/7532/korku https://www.evrensel.net/yazi/7532/korku? İktidarın güçlü ismi. Askere fırça atarak, hatta “Topuk selamı verecek” diye çıkışarak korkusuzluğunu ortaya koyan Türk büyüğü. Çaktırmadığını zannederek aba altından sopa gösterme ustası. Hani üstüne gitsen, Adana usulu küfürü bile gülerek söyleyebilecek kadar soğuk kanlı insan. 18 yaş üstü cümlelerle kadın başkanları üzen siyasetçi. “Manisa olmadan asla” diye posta koyup, “İkna oldum, Bursa”ya yelken indiren hoşgörülü zat. Üzüntüsünden mi, sevincinden mi bilinmez, sık sık göz yaşı döken engin yürek, korkusuz şahsiyet, nihayet uykularını bölen, rüyalarına giren korkusunu açıklamış; “Che Guevara.” Che öleli epey zaman olduğuna göre muhteremin ve muhterem gibi hisli insanların asıl korkusu ya Che’nin ruhu, ya Che’nin torunu. Ama..]]> Wed, 08 Jun 2011 09:30:14 +0400 13 Haziran https://www.evrensel.net/yazi/7114/13-haziran https://www.evrensel.net/yazi/7114/13-haziran? Türkiye yine eşit olmayan şartlarda yarışmaya çalışan adaylarla adaletsiz bir seçime gidiyor. Bir tarafta yüzde 10 seçim barajını kullanarak büyümüş, aldığı üçte bir oyla parlementonun üçte ikisini ele geçirmiş, iktidarı sırasında bazen rant sağlayarak, bazen sopa göstererek koltuğa yapışmış, sanki 9 yıldır iktidarda değilmiş gibi her yapamadığı için diğer partileri suçlamayı becerebilen, dolar milyarderi sayısını 6 ‘dan 40’a, yoksul sayısını 15 milyona çıkarmış, ama halen “Mağdur”, iktidar partisi. Aynı tarafta, artık “Ana muhalefet partisi” olması ülke demokrasisinin olmazsa olmazı olarak kabullenilmiş “Ana Muhalefet Partisi” ve arkasında küçük muhalefet partisi. Diğer tarafta seçim barajını aşamayacakları ilgili medya kuruluşları, “Bastir parayı, bakayim falina” sistemi ile çalışan anke..]]> Wed, 01 Jun 2011 11:29:30 +0400 Esnaf https://www.evrensel.net/yazi/6718/esnaf https://www.evrensel.net/yazi/6718/esnaf? Yer, Güneydoğu’nun büyük bir kenti. Kentin alışveriş merkezindeyiz. İnsanlar almaktan çok bakmaya mecbur, bir aşağı bir yukarı çarşıyı turluyorlar. Parti bayraklarından gökyüzü görünmüyor. Bayraklara bakan da yok zaten. Uzaklardan gelen yüksek sesli elektronik bağrışmalar, çocukluğumun hoşgörülü Sultanhamamı’nda tezgah üstünde kadın iç çamaşırını kafasına takke gibi takıp, “İkizlere takke” diye bağırarak satan satıcıya rağmet okutuyor. Çarşının bir ucundan kalabalık bir grup çarşıya giriyor. Hava sıcak. Grup takım elbiseli. Bir partinin vekil adayları. Esnaf ziyaretinde. İlk dükkana dalıyorlar. Ben de beraber. - Hayırlı işler. Biz vekil adayıyız. Sorunlarınızı çözmek için oyunuza talibiz. - Hayırlı olsun. Allah kolaylık versin. - İşler nasıl? - Çok şükür. - Seçimi nasıl görüyorsun? ..]]> Wed, 25 May 2011 14:48:54 +0400 Seçim https://www.evrensel.net/yazi/6390/secim https://www.evrensel.net/yazi/6390/secim? Demokrasi kelimesinin aslı Yunanca dimokratia (halk zümresi, ahali) sözcüğünden türemiştir. Demokrasi halkın yönetimi, halkın kendi kendisini yönetmesi anlamına gelen siyasi yönetim biçimidir. Genel olarak, temsil, çoğunluğun yönetimi, partiler arası karşıtlık ve yarışma, alternatif hükümet şansı, kontrol, azınlık haklarına saygı gibi temel kavram ve düşüncelerle belirlenen politik sistemdir. Demokrasi, genel ifadesini, yöneticilerin yönetilenler tarafından seçilmesi düşüncesinde, yönetimle halk arasındaki ilişkilerin niteliğinde, yurttaşlar arasında ekonomik bakımdan büyük farklılıkların olmaması gerektiği görüşünde bulur. Ülkemizde gelir dağılımdaki inanılmaz farklılıklar bile, uyguladığımız demokrasiyi ciddi anlamda sorgulanır yapmaktadır. Herşeyden önce pahalanan siyaset ve sermaye tarafından yönlendirilen yapılar yoksul kesimlerin ..]]> Wed, 18 May 2011 11:17:56 +0400 Bağımsız aday https://www.evrensel.net/yazi/5874/bagimsiz-aday https://www.evrensel.net/yazi/5874/bagimsiz-aday? Seçime bir ay kaldı. Anketçiler, kasetçiler hasılatı artırdı. İşleri iyi. Aslında bağımsız adayları saymazsak bu yapılacak olana, halkın kendi parlamentosunu seçtiği bir seçim demek pek inandırıcı görünmüyor. Oy pusulalarında partiler dizilmiş. Partilerin gösterdiği milletvekili adayları parti başkanları tarafından belirlenmiş. Şimdi halk, parti başkanlarının karar verdiği adayları oylayacak. O milletvekili adayının gerçekten milletvekili olma kapasitesine sahip olup olmadığı, bu görevi ülke artı değerinin adaletli dağılımını sağlamak, işsizliğe, yoksulluğa ortadan kaldırmak için yüklenip yüklenmediği meçhul. Ama kesin olan bir şey var, o da listede üst sıraları kapmak için genel başkanın gözüne girecek bir şeyler yapmış olması. Geçen gün iktidar partisinin tecrübeli bir milletvekili adayı başkanı için, “O bizim ustamız” diyor. İşsiz..]]> Wed, 11 May 2011 10:29:49 +0400 Deniz, Hüseyin, Yusuf, Mahir, İbrahim... https://www.evrensel.net/yazi/5478/deniz-huseyin-yusuf-mahir-ibrahim https://www.evrensel.net/yazi/5478/deniz-huseyin-yusuf-mahir-ibrahim? 70’li yılların hemen başı. ABD saldırganlığının günün birinde tüm dünyayı rehin alacağının farkında olan yurtsever gençler tercihlerini işçiden, köylüden, emekten, tam bağımsızlıktan, onurlu gelecekten yana koyup, başkaldırıyorlar. Bu başkaldırış, bu isyan, işbirlikçilere, ülkenin legal(?) işgaline karşı. Kimi tarlada, karasabanda kucaklaşıyor köylüsüyle ihbar edildiğini bile bile. Kimi fabrikada, çekiçte işçiyle. Oysa onlar ülkenin en önemli okullarına girmeyi başaracak kadar zekiler. Mühendislik, hukuk gibi en zor bölümleri kazanmışlar. Zekalarını kendi çıkarları için kullansalar, “ABD üslerine, emperyalist planlara karşı çıkmakla hata yaptık. Boyun eğiyoruz” deseler belki bu gün ülkenin en üst yönetim koltuklarına oturtulacaklar. Ama yapmıyorlar. “Kahrolsun emperyalizm ve yerli işbirlikçil..]]> Wed, 04 May 2011 11:35:08 +0400 Suriye https://www.evrensel.net/yazi/5008/suriye https://www.evrensel.net/yazi/5008/suriye? Suriye’nin ikinci büyük kenti Halep’teyim. Halep, 4 milyon insanın yaşadığı koca bir kent. Osmanlı’dan kalma kapalı çarşısı başlı başına bir olay. Çarşıda ne istersen var. Kaleye komşu ucunda kuyumcularla başlayan çarşının, ortasına kasaplar, diğer ucuna kunduracılar, gömlekçiler, manavlar, halıcılar, hediyelik ıvır zıvırcılar yerleşmiş. Her satıcının ortak paydası Halep Pazarlığı. 100 liradan başlayan pazarlık 15, 20 liraya bağlanabiliyor. Pazarlığa alışık olmayan Avrupalı turistler belli ki tembihlenmişler. Utana, kızara pazarlık yapıyorlar. Anahtar kelime, “Son kalem”. “En aşağı ne olur” anlamına geliyor. Eşimin önerdiği fiyatı duyan satıcının yüzü bulanıyor, yarı ağlamaklı söyleniyor. - Vallah hasarat. - Yok hasarat. Son kalem. Helal, helal. Alış veriş faslı bittikten sonra yemek için bir yerler arıyoruz. Halep kalesinin etrafı restore edilmiş. Kent, UNESCO’nun kor..]]> Wed, 27 Apr 2011 09:37:53 +0400 Fransız https://www.evrensel.net/yazi/4511/fransiz https://www.evrensel.net/yazi/4511/fransiz? Başbakan Avrupa’da onu, bunu azarlamış. Fransız’a, “Fransız kalmışsın” demiş. Ne yani Fransız, Japon mu kalacaktı. Hem kadın Fransız olmazdan önce İstanbulluymuş. Şans işte. Deyim Orta Doğu Teknik Üniversitesi kökenlidir. ABD tarafından kurulmasına rağmen ABD elçisinin otomobilini yakan anti emperyalist kuşağın yetişmesinde önemli yeri olan bu üniversitede tüm dersler İngilizcedir. Zor dersleri mükemmel İngilizceleriyle anlatan hocaları anlayanlar anlar, anlamayanlar “Fransız” kalırdı. Bu Fransız kalma işinin iki temeli vardı. Ya dinleyen dili anlar ama konuyu anlamazdı ki bu iyiye alamet sayılmazdı, ya da başka işlerin yoğunluğundan dinlemeye de vakit bulunamazdı ki, bu başka alanlarda daha hayırlı işler yapılıyor olduğuna yorulurdu. Avrupalı, “Fransız kaldın” deyimine fazla kafa takmadı. Konu kapandı gitti. Çünkü Başbakan aynı konuşmada “Haçlı Seferleri” il..]]> Wed, 20 Apr 2011 09:14:27 +0400 Farketmiyor https://www.evrensel.net/yazi/4016/farketmiyor https://www.evrensel.net/yazi/4016/farketmiyor? Rahmetli Ecevit zamanında hep birlikte mide ve bağırsak sorunları yaşamaya başlamıştık. Başbakan olmasına rağmen bir çok iş rahmetlinin çemberi dışında döner, olay rahmetliye intikal ettiğinde rahmetli konuya tepki göstermek için sindirim sorunu yaşar, ya da yaşadığını söylerdi. Sonra bu sindirim sorunu toplumun geniş kesimlerine yayıldı. “Miş gibi” olanlar başlarına işlerine gelmeyen bir iş geldiğinde bol salçalı patlıcan musakka yemiş tepkisini gösterirler ve sindirim sorunlarından, hazım sorunlarından sokranırlardı. Ne zaman ki rahmetli, ABD’nin Irak işgali planına destek olmayacağını açık etti, hafiften antiemperyalist bayrak gösterme teşebbüsünde bulundu, acilen mide ve bağırsak ameliyatına alınarak hazım sorunu çözülmeye çalışıldı ve vadesinden önce rahmetli olma tehlikesiyle yüz yüze geldi. Bu sırada, işgalcinin komşu Müslüman halkın gırtlağı..]]> Wed, 13 Apr 2011 11:40:29 +0400 Benden olsun https://www.evrensel.net/yazi/3589/benden-olsun https://www.evrensel.net/yazi/3589/benden-olsun? Varımız yoğumuz çocuklarımız. Elimize avucumuza ne geçtiyse onlar için harcadık. Kimimiz gün geldi ceketimizi satıp onları okutmaya çalıştık. Sağdan soldan akraba desteğiyle dershaneye bile yolladık. Bizim beceremediğimizi becersin, okusun mühendis, doktor, avukat olsun diye. Ama bütün bu emeklerin sonu gelip bir üniversite sınavına dayandı. Söylentisi bile tüm inanılırlığı, güveni yok edebilecek bir sınavda ortaya şifre çıktı. Aslında işin çivisi zaten çoktan çıkmıştı ama bu son şifre işi sınavın üzerine tüy dikti. İlk soru çok açık. 1 milyon 700 binden fazla adayın her birine ayrı sınav soru kitapçığı hazırlamak hangi sivri zekalının fikri. “Bu iş böyle olsun” diyen bir akıllı vardır ve kim olduğu da bellidir. Biz de bilsek sevineceğiz. İstanbul’da, Hakkari’de, Trabzon’da sınava giren öğrenciler birbirlerinden kopya ..]]> Wed, 06 Apr 2011 14:11:31 +0400 Kızıl bayrak olsa https://www.evrensel.net/yazi/3066/kizil-bayrak-olsa https://www.evrensel.net/yazi/3066/kizil-bayrak-olsa? Tek partili sistemle yönetilen müslüman ülkelerin özellikle bazılarında meydana gelen olaylar hiç hayra alamet değil. Bu ülkelerde yönetimi elinde bulunduran azınlık ya bir aileye, ya bir aşirete, ya da küçük bir mezhebe ait. Bu ülkelerin ortak paydaları muhalefete izin vermiyor olmaları. Bugüne kadar bu ülkelerde emekten yana muhalefet olabilecek bir karşı siyasetin geliştirilmesine izin verilmemiş olması ortaya bugünkü kaotik durumu çıkartıyor. İşte Libya. Eğitim düzeyi düşük. Görece adaletli davranan Lider Kaddafi ülke petrol gelirlerinin büyük kısmını kendi hanesine kaydetmiş. Ancak önemli bir kısmını da yoksul Afrika ülkelerine aktarmış. Ülkesinde açlık ve sefalet olmayacak kadar parayı halka dağıtmış. Herkese ev bedava. Son zamanlarda da petrol gelirleriyle ülkesinin imarına kolları sıvamış. Modern binalar, yollar yapma işine ..]]> Wed, 30 Mar 2011 09:44:21 +0400 Çevrenerji Bakanı https://www.evrensel.net/yazi/1682/cevrenerji-bakani https://www.evrensel.net/yazi/1682/cevrenerji-bakani? Çevre ve Orman Bakanlığı, sağolsun, düzenli mesaj göndererek bakanlık çalışmaları ve düşünceleri hakkında bizi bilgilendiriyor. Bunların çoğunu okuyor ve bilgimizi arttırıyoruz. Son mesaj Hidroelektrik Enerji Üretimi ile ilgili. Mesajdan bazı başlıklar şöyle; “Enerji, kalkınmanın lokomotifidir.” “Yılda 25 milyar dolar kömüre, petrole, doğalgaza gidiyor.” “Suyumuz boşa akmasın. Temiz ve masrafsız elektrik üretimi için Hidroelektrik Santral.” Sadece başlıkları okuyan, mesajın Enerji Bakanlığı’ndan geldiğini sanır, ama değil, mesaj Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan.” Çevre ve Orman Bakanı ya kendini Enerji Bakanı sanıyor, ya da Enerji Bakanı bu işi sayın Bakana vermiş. Çünkü mesajın devamı daha da ilginç. “Devlet, özel sektör elele, hidroelektrik santral yapmaya.” “Özel sektör 10 Atat&uu..]]> Wed, 09 Mar 2011 11:53:04 +0300 Özgür https://www.evrensel.net/yazi/1227/ozgur https://www.evrensel.net/yazi/1227/ozgur? Yüzünde diktatör devirmeye giden militan ifadesiyle odama daldı. Toparlanmama fırsat vermeden yüklendi. - Ekonomiden anlar mısın? - Maaşımıza göz dikmiş taksitli satıcılara direnecek kadar anlarım. - Saçmalama. Makro-ekonomi diyorum. - Anlamam. - Söyle bakalım. Zengin toprakların yoksul halklarının başına diktatörleri bela eden kim? - Kim? - Hinlik etme. Peki o diktatörlere iktidarlarını korumaları için uçak, tank, top, tüfek satan kim? - Bilmem? - Sen bilmemeye devam et. O diktatörler halkın petrolünü kendi hesaplarına satıp, elde ettikleri milyarlarca doları, komisyonlarını ödedikten sonra hangi ülkelerin bankalarına yatırıyor. Hangi ülkelerin bankaları bu paraları yoksul halkları soymak için kullanıyor? - Dubai’nin mi? - Saflık etme. Londra’nın, Zürih’in, Paris’in, Dusseldorf’un, ABD’nin bankalarına. Soru sorma sırası bana gelmişti. - Neden..]]> Wed, 02 Mar 2011 14:55:58 +0300 Ali Nesin https://www.evrensel.net/yazi/397/ali-nesin https://www.evrensel.net/yazi/397/ali-nesin? Ali Nesin. Aziz Nesin’in oğlu. Matematik profesörü. Denklem dünyasında kaybolup, gerçek yaşamla bağını en aza indirmiş, sayıların arasına boğulup gitmiş akademisyenlerden değil. En önemli organın beyin olduğunu biliyor. İnsanın insanlaşma mücadelesindeki baş düşmanının da ne olduğunun farkında. Bu nedenle çocukları, gençleri hedeflemiş. Onlara matematik öğretiyor, matematiği sevdiriyor. Sevdiriyor ki, düşünen, sorgulayan, yorumlayan “daha insan” insan sayısı artsın. Oysa bir devlet üniversitesinde bir koltuk kapsa bu koltuğu büyütmek, ısıtmak için ona buna gerdan kırsa, matematik bilgisini “padişahım çok yaşa” kelimesinin matematiksel gerekçelerini açılamak ve doğrulamak için harcasa ve tepedekini “Evet efendim, sepet efendim” deyip yandaş bilimadamı olsaydı şimdi çektiği sıkıntıları çekmez, gül gibi ge&ccedi..]]> Fri, 18 Feb 2011 02:39:46 +0300