Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net 100 yıl sonra nasıl görünüyor? https://www.evrensel.net/yazi/82676/100-yil-sonra-nasil-gorunuyor https://www.evrensel.net/yazi/82676/100-yil-sonra-nasil-gorunuyor? Geçtiğimiz hafta 1. Dünya Savaşı’nın -genel paylaşım savaşı- 100. yıl dönümüydü. Emperyalist ülkelerin ve bazı bağımlı ülkelerin liderleri Paris’te toplandılar ve bir halk değişi ile geçmişi birbirlerinin “başına kaktılar”. “Biz olmasaydık ...siz şimdi...” diye başlayan cümleler havada savruldu. Bu arada yeni orduların -Avrupa Ordusu- kuruluşunu hızlandıracaklarını dünya halklarına müjdelediler! Durum böyle olunca doğal olarak dünya halklarının zihninde beliren soru şu oldu: Madem bunları söyleyecektiniz o zaman neden toplandınız? Kuşkusuz böylesi durumlar kapitalist-emperyalist sistemin politikasında seyrek rastlanan bir durum değildir. Barış üzerine atılan her nutuk, sonunda “barışı korumak için silahlanmanın ne kadar önemli olduğunu” açıklayan çağrılarla biter. Onlara göre silahsızlanma ancak rakibin teslim alınmas..]]> Fri, 16 Nov 2018 04:40:54 +0300 Komün'den Sovyetlere https://www.evrensel.net/yazi/82630/komunden-sovyetlere https://www.evrensel.net/yazi/82630/komunden-sovyetlere? Geçtiğimiz çarşamba günü Büyük Ekim Devrimi’nin 101. yıldönümüydü. Devrim, süren 1. Dünya savaşı nedeniyle silahlandırılmış olan işçilerin önderliğinde ve onlara katılan, yine silahlanmış yoksul köylülerin katılımıyla gerçekleşti. Şubat Devrimi ile ortaya çıkan Sovyetler’de küçük bir azınlık olan Bolşevikler, Şubat’tan Ekim’e giden dönemde işçi ve emekçi halkın barış, ekmek, toprak taleplerini içtenlikle ve kararlıkla savunan tek parti olarak son sovyet seçimlerinde çoğunluk haline geldiler ve ayaklanması örgütlemeleri ve iktidarı almaları olanaklı hale geldi. Bolşeviklerin önderliğinde iktidarı işçi sınıfı almıştı ama Batı’da beklenen işçi devrimleri yenilgiye uğramıştı. İşçi sınıfı ya sosyalizmi kurmaya yönelecek, ya da teslim olacaktı. Çok iyi bildi..]]> Fri, 09 Nov 2018 04:20:48 +0300 Büyük sermayenin iktidarı https://www.evrensel.net/yazi/82585/buyuk-sermayenin-iktidari https://www.evrensel.net/yazi/82585/buyuk-sermayenin-iktidari? Hükümetlerin hangi sınıfa hizmet ettiği, devletlerin hangi sınıfın devleti olduğu en açık biçimiyle kriz dönemlerinde ortaya çıkar. Erdoğan iktidarının kriz nedeniyle ilan ettiği önlemlere bakmak, bu çıplak gerçeği bir kez daha olanca açıklığı ile görmeye yetiyor. Son olarak ilan edilen ÖTV ve KDV indirimleri büyük sermayeye hizmette sınır tanınmadığını açıkça ortaya koydu. Otomotiv tekellerine -içlerinde yerli ve milli yok!- beyaz eşya, inşaat ve mobilya sektörüne sunulan son avantajlar, büyük sermayenin çıkarlarını savunma, onu krizin etkilerine karşı koruma konusunda atılmış adımlar oldu. Şimdi sıra işçilerin kıdem tazminatlarına el konulmasına geldi. İşçilerin alın terinden yapılan kesintilerle oluşmuş işsizlik fonu ise sürekli olarak yağmalanıyor ve buradan sermayeye kaynak aktarılıyor, devletin açıkları kapatılmaya ç..]]> Fri, 02 Nov 2018 04:20:38 +0300 Batan gemi ve fareler https://www.evrensel.net/yazi/82535/batan-gemi-ve-fareler https://www.evrensel.net/yazi/82535/batan-gemi-ve-fareler? “Cumhurbaşkanı İttifakı dağılıyor mu?” Son günlerde politik gündemin merkezine oturan konulardan birisi bu. AKP ve MHP’nin yerel seçimlerde rant paylaşımında anlaşılamaması üzerine ittifak yapamayacağının ortaya çıkması ve bunun her iki taraftan ve en yetkili ağızlar tarafından “herkes yoluna” sözleri ile ilan edilmesi, genellikle Cumhur İttifakı’nın dağılması olarak yorumlandı. Ancak ortaya çıkan bazı belirtiler ve en tepelerden yapılan açıklamalar ittifakın dağılmasından ziyade, yeni koşullarda, yeni biçimler altında devam edeceğini gösteriyor. Anlaşılan dalgalı kur misali bir ittifak göreceğiz. “Devletin Bekası” denilen temel politik ve ekonomik konularda ittifakın devam etmesi, diğer alanlarda tarafların kendi politik çıkarlarını güvenceye alacak politikalara yönelmesi bu ittifakın yeni biçimi olarak ortaya çıkıyor. Yani esnek bir ittifa..]]> Fri, 26 Oct 2018 04:20:34 +0300 Çare olacak mı? https://www.evrensel.net/yazi/82488/care-olacak-mi https://www.evrensel.net/yazi/82488/care-olacak-mi? Zabıta baskısıyla fiyatların kontrol edilmeye çalışıldığı bir dönem yaşanıyor. Sadece bu değil elbette, kredi borçlarını ve faizlerini ödeyemeyen şirketlere devlet eliyle kolaylık sağlanıyor, artan akaryakıt fiyatlarındaki fark ÖTV’den karşılanarak yine halktan alınıyor, yeni dış borç için devlet tahvilleri satışa çıkarılıyor. Kısacası ekonomik krizin tüm yükü halkın sırtına yıkılırken yüzde on göstermelik indirim gibi “tedbirlerle” kitlelerin hoşnutsuzluğu ve öfkesi kontrol altına alınmaya çalışılıyor. Ama tüm kontrol mekanizmalarına karşın iktidar basınına dahi yansıyan gerçeklerin üstü örtülemiyor. Daha düşük fiyatla ekmek satması için kapısına dayanılan “fırıncılar, elektrik, su, un vb. zamları geri alınırsa istediğiniz fiyattan ekmek satabiliriz, yoksa ekmek üretmeyi durdurabiliriz” diyorlar. Kapısına dayanıla..]]> Fri, 19 Oct 2018 04:20:55 +0300 Halkı vurma programı https://www.evrensel.net/yazi/82440/halki-vurma-programi https://www.evrensel.net/yazi/82440/halki-vurma-programi? “Enflasyonla mücadele programı” Bakan Albayrak tarafından sermayenin temsilcileri önünde açıklandı! Lafı dolandırmadan vurgulayalım ki, bu program halkı vurma, halkın ekonomisini çökertme, sermayeyi kurtarma programıdır. Zamlarla, enflasyonla zaten krizin tüm yükü halkın sırtına yıkılmaya başlanmıştı, ilan edilen bu program yıkım sürecinin hızlanacağını ilan etmekten başka bir anlam taşımıyor. TÜSİAD’çısından Koç’una, Sabancısına, MÜSİAD’çısından TOBB’una kadar tüm sermaye temsilcileri iktidarın ardında hizaya geçtiler ve krizi kendileri için fırsata çevirmenin yoluna çıktılar. Önce kendilerini McKinsey’e denetleteceklerini açıkladılar. Sonra halkın ABD ve özünde emperyalizm karşıtı tepkisi ve öfkesinin hedefi olacaklarını anlayınca en tepeden çark ettiler. Hesaplıyorlar ki, IMF’siz IMF..]]> Fri, 12 Oct 2018 04:25:50 +0300 Vatandaşın konkordatosu! https://www.evrensel.net/yazi/82339/vatandasin-konkordatosu https://www.evrensel.net/yazi/82339/vatandasin-konkordatosu? Konkordato, iflas durumundaki şirketlerin borçlarını ödeyebilecekleri koşullarda alacaklılarıyla anlaşmaları olarak tanımlanıyor. Son günlerde kriz nedeniyle iflaslar ve konkordatoların peşpeşe gelmesi bu kavramın günlük dilde yaygın olarak kullanılmasını da beraberinde getirdi. İşler öyle bir noktaya geldi ki, ünlü haber kanallarından birinin sunucusu telefonda bağlandığı hukukçuya “vatandaşın kişisel olarak konkordato ilan edip edemeyeceğini” soruyor! Hukukçunun bu soruya yanıtı ise olumlu! Bu soru ve yanıtı çok fazla söze gerek bırakmadan aslında güncel krizin net bir fotoğrafını çekiyor. Evet vatandaşın ekonomisi çökmüş durumda. Çarşı-pazar yanıyor, ücretler eridi, yapılan borçlar, alınan krediler artık ya ödenemiyor, ya da daha güç koşullarda zorlukla ödenebiliyor. Bu arada çocuğuna okul pantolonu alamayan babanın, borcunu ..]]> Fri, 28 Sep 2018 03:15:11 +0300 Hepsi manipülasyon! https://www.evrensel.net/yazi/82295/hepsi-manipulasyon https://www.evrensel.net/yazi/82295/hepsi-manipulasyon? Yeni yayımlanan “başkanlık” kararnamesini biliyorsunuz! Yalnız bunu öncekilerden ayıran önemli bir fark var. Bu Resmi Gazete’de yayınlanmadı, bağlayıcı olmaması için sadece sözle ilan edildi! Gaziler günü nedeniyle konuşan Erdoğan, “Kriz, mriz sakın inanmayın, bunlar manipülasyondur. Güçlenerek geleceğe yürüyoruz. Öyle AVM’lerde şurada burada manipülasyon yapanlara aldanmayın. Bu ülkede dolar ile avro ile kira mira yok. Bundan sonra Türk lirası geçer. Aksi takdirde bunun bedelini öderler. Burası Türkiye, ABD değil. Burada Türk lirasının hükmü vardır. Türk lirası ile mağazanı kiraya verirsin, alışverişini yaparsın” demiş. 16 yıllık iktidardan sonra bunların keşfedilmesi çok önemli! Kriz demenin adeta yasaklanmış olmasını bir yana bırakalım, demek ki bundan sonra “yap-işlet-devret” usulü yapılan köpr&u..]]> Fri, 21 Sep 2018 04:26:19 +0300 Esnaf barometresi! https://www.evrensel.net/yazi/82252/esnaf-barometresi https://www.evrensel.net/yazi/82252/esnaf-barometresi? “Polis esnafı ateş ederek dağıttı” 12 Nisan 2001 tarihli gazeteler Siteler esnafının isyana dönüşen eylemlerini böyle veriyorlardı. 11 Nisan’da Tandoğan Meydanı’nda yaklaşık 70 bin kişinin katıldığı büyük bir miting yapılmış, TBMM’ye yürümek isteyen kitleye polis müdahale etmiş, havaya ateş açmış, bankalar ve kamu binaları taşlanmıştı. Esnafın 2001 krizine tepkisi böyle olmuştu. Ama 2001 krizi bu yönüyle değil, bir esnafın Ecevit’e yazar kasa fırlatmasıyla hatırlanıyor. Bütün bunlara karşın olup bitenin “Dış güçlerin oyunu olduğu”, gösteri yapanların “Darbe provasına katıldıkları” gibi yaklaşımlar o dönemde kimsenin aklına gelmemişti. Gazetemizde 10 Eylül tarihinde yer alan bir habere göre büyük bir AVM’de, Forum İstanbul, içlerinde ünlü markaların da olduğu mağazalar kepenklerini iki saat..]]> Fri, 14 Sep 2018 04:15:14 +0300 Başka cephe yok mu? https://www.evrensel.net/yazi/82208/baska-cephe-yok-mu https://www.evrensel.net/yazi/82208/baska-cephe-yok-mu? Ya vatan cephesindesiniz, ya ABD cephesinde, üçüncü bir cephe yok.” Son günlerin etkin söylemi bu. AKP propagandistleri, onların Perinçek gibi yamakları sürekli bu söylemi tekrarlıyorlar. Habertürk Televizyonunda 3 Eylül akşamı yayınlanan ve CHP’li Balbay dışında bu çevrelerin “konuk” olduğu programda yine aynı sakız çiğnendi. Balbay’ın titrek ve belirsiz karşı savunmalarının ama temel konularda onlarla birleşmesinin, karşı tarafı daha da saldırganlaştırma dışında bir etkisi olmadı. Söylenilenlere bakılırsa Türkiye ile ABD savaş halinde ve bu cephede ya Türkiye cephesine girip vatan savunulacak, ya da ABD uşağı olunacak! Çünkü üçüncü cephe yok! Onlar bu tartışmayı yaptıkları sırada Saray’ın damadı Londra’da ülkeyi pazarlamakla meşguldü. Diğer taraftan ABD’nin Suriye özel temsilcisi ile gör&u..]]> Fri, 07 Sep 2018 04:55:18 +0300 Mesele ne? https://www.evrensel.net/yazi/82158/mesele-ne https://www.evrensel.net/yazi/82158/mesele-ne? Her ne kadar Erdoğan “içerimizdeki bazı gafiller sanıyor ki mesele Tayyip Erdoğan meselesidir. Hayır Türkiye meselesidir. Mesele İslam meselesidir” diyorsa da, Fransa ve Almanya’dan gelen son açıklamalara, ikili görüşmelerden sonra verilen demeçlere -Bakan Albayrak’ın Fransız meslektaşıyla yaptığı görüşmeden sonra yaptığı “ortak mücadele” açıklaması gibi- bakıldığında sorunun çok daha farklı olduğu görülüyor. Almanya ve Fransa için sorun ne Erdoğan meselesi, ne de Türkiye ve İslam meselesi. Onlar için sorunun iki yanı bulunuyor. İlki: Derinleşmemesi ve bir genel çöküntüye yol açmaması için önlem üzerine önlem alınan, şimdiden işçi ve emekçi kitlelerin üzerine yıkılmaya çalışılan güncel kriz dolayısıyla selden kütük kapma telaşına düşmüş olmaları ile ..]]> Fri, 31 Aug 2018 03:20:32 +0300 Batacak olan iktidardır! https://www.evrensel.net/yazi/82114/batacak-olan-iktidardir https://www.evrensel.net/yazi/82114/batacak-olan-iktidardir? Korkmanız ve endişeye kapılmanız için sıkça aynı gemideyiz palavrasına başvuruluyor. Korkmayın ülke bir gemi değildir ve batmaz! Batarsa iktidarlar, yönetici sınıflar batar. Eğer bu ülkede yaşayan bir halk, bir ulus, ya da ulusal topluluklar varsa, o ülkenin halkı, batan ve belki de rezilce bir çöküşle sahneden çekilen, veya halkın tokadı ile tarihin çöplüğüne atılan iktidarların yerine yenisini ve daha iyisini kurarlar. Hiç bir halk kendini yöneten egemen sınıfın kaderini paylaşmaz, onu gömer yoluna devam eder. Aslolan devlet değil, halktır. Daha önceleri bir tarafa bu topraklarda Hititler, Persler, Antik Yunan, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve son olarak Cumhuriyet Türkiye’si egemen oldu. Bu topraklarda yaşayan halklar devletsiz toplumu da –Çatalhöyük’te yapılan kazılarda kamu binalarına rastlanmadı- köleciliği de, feodaliteyi ..]]> Fri, 24 Aug 2018 04:56:41 +0300 Yenen hurmalar tırmalıyor! https://www.evrensel.net/yazi/82073/yenen-hurmalar-tirmaliyor https://www.evrensel.net/yazi/82073/yenen-hurmalar-tirmaliyor? Marx, Louis Bonaparte’ın 18 Brumaire’in bir yerinde “Eğer herhangi bir olay, meydana gelişinden uzun zaman önce, gölgesini önüne düşürdü ise, işte bu Bonaparte’ın hükümet darbesidir.” der. Dolar krizi gibi görünen ve gittikçe derinleşme eğilimi gösteren, bir çöküntüye dönüşmemesi için önlem üstüne önlem alınan güncel ekonomik kriz içinde benzer bir tespit yapılabilir mi? Bize göre yapılabilir. Çünkü ekonomik krizin gelmekte olduğunu tespit etmeyen hemen hemen hiçbir ciddi ekonomist ve ekonomi üzerine kafa yoran yorumcu bulunmuyordu. Ekonominin gidişi açıkça bu yöne doğruydu. Zaten seçimlerde bu nedenle öne alınmadı mı? Bu kriz ne sadece dolar krizidir, ne de “papaz”ın tutuklanmasından dolayı patlayan bir krizdir. Bu açıklamaların Sezer..]]> Fri, 17 Aug 2018 04:50:13 +0300 Bağımsızlık ve demokrasi için https://www.evrensel.net/yazi/82028/bagimsizlik-ve-demokrasi-icin https://www.evrensel.net/yazi/82028/bagimsizlik-ve-demokrasi-icin? Artık “Eyy” yok. “Aceleyle hareket etmeyen, soğukkanlı dış politika var.” ABD ile yaşanan son krize karşı Erdoğan iktidarının politikaları yukarıdaki cümlelerle tanımlanıyor. Erdoğan’dan “Eyy Trump, eyy Amerika” sözlerini duymadık. Yaptırıma karşı yaptırım sözleri de boş çıktı. Yüze tükürüldü ama ‘yarabbi şükür yağmur yağdı’ tutumuyla devam edildi. Şimdi Washington’da pazarlıklar devam ediyor. Arada yapılan açıklamalara göre Dolar ya yeni yükselme rekoru kırıyor, ya da durgunlaşıyor. Biz, iktidarın havuz medyası tam tersi bir rüzgar estirmeye çalışsa da antiemperyalist olmadığını biliyorduk ama, şimdi kendileri “biz antiamerikan’ da değiliz” diyorlar. Zaten olmaları da mümkün değil. Emperyalizme göbekten bağımlı bir ekonomi ve bu ekonomiyi daha fazla bağımlı hale getirmek için 16 yıldır olağanüs..]]> Fri, 10 Aug 2018 04:12:29 +0300 Kıbleniz neresi? https://www.evrensel.net/yazi/81945/kibleniz-neresi https://www.evrensel.net/yazi/81945/kibleniz-neresi? Bakan Albayrak büyük patronlarla buluşmasında “Merkez Bankası piyasa koşulları neyi gerektiriyorsa onu yapacaktır” demiş. Ardından da şu “ilginç” cümleyi kurmuş, “Merkez Bankasının bağımsızlığının ve karar alma mekanizmalarının spekülasyona konu edilmesi kabul edilemez.” Önce ikinci söylediğinden başlayalım: Merkez Bankasını ve kararlarını bu ülkede öncelikle kimin tartıştığı, üstelik neredeyse tüm televizyonların naklen yayınıyla bu işi yaptığı çok iyi bilinir. Bakan Albayrak bu sözleri yanlış yerde söylemiş! Bir aile toplantısı düzenlese ve orada konuşsa daha doğru olurdu! Gelelim diğer meseleye. Piyasanın sopasının etkili olduğu görülüyor. Piyasalar belli ki, “ey” haykırışlarını hiç ciddiye almıyorlar. Hatırlarsınız, Yunanistan -onların yönetim ve yöntemi çok farklı olmakla birlikte- ekonomik krizin doruğa çık..]]> Fri, 27 Jul 2018 04:35:34 +0300 Ne yapacaklar? https://www.evrensel.net/yazi/81908/ne-yapacaklar https://www.evrensel.net/yazi/81908/ne-yapacaklar? 24 Haziran seçimleri ve ardından doğal olarak ülkenin içine girdiği yeni politik durumla ilgili yapılan tartışmalar, uluslararası düzeyde olup biten bazı gelişmelerin gölgede kalmasına neden oldu. Örneğin NATO zirvesi, Trump-Putin görüşmesi, “ticaret savaşlarının” ulaştığı boyut vb. gibi. Kuşkusuz burada bu sorunları ayrıntıları ile ele almak olanaklı değil. Ama bazı önemli noktaların altının çizilmesi gerekli olacak. Brüksel’de 11-12 Temmuz’da yapılan NATO Liderler Zirvesinde 79 maddelik bir sonuç bildirgesi yayımlandı. Zirvede bir araya gelen devletlerin liderleri ticaret savaşları nedeniyle birbirlerine kılıç çeken ülkelerin yöneticileri! Halkları sömürmek ve zulmetmek dışında hangi konuda ve nasıl ortak bir tutum alabilirler? Bir konuda daha anlaştılar, Trump’ın silahlanmaya GSMH’lerinin yüzde 2’sini hemen harcamaya başlamaları konu..]]> Fri, 20 Jul 2018 03:22:41 +0300 Bu kesinlikle bir fabl değil! https://www.evrensel.net/yazi/81870/bu-kesinlikle-bir-fabl-degil https://www.evrensel.net/yazi/81870/bu-kesinlikle-bir-fabl-degil? Kümesin tilkiye, kuzuların kurda, genel olarak ormanın da aslanın yönetimine verildiği bir La Fontaine masalı biliyor musunuz? Muhtemelen hiç duymadınız ve bilmiyorsunuz. Ama tilkiler, kurtlar, aslanlar üzerine epeyce La Fontaine masalı -bu masallar fabllardan uyarlanmıştır- okumuşsunuzdur. Yeni hükümetin bileşimini okuyunca pek çoğumuz muhtemelen bu masalları hatırlamışızdır. Tabii yeni hükümete o masalların esprisini, ironisini uyarlamamak kaydıyla! Milli eğitim, özel okul patronuna, sağlık, özel hastane patronuna, hazine ve maliye Saray’ın damadına teslim edildi. Gerçi devlet özelleştirmelerin hız kazandığı, neoliberal dalganın yüksek olduğu bir dönemde zaten eğitimden, sağlıktan, ücretsiz kamusal hizmetlerden elini çekmiş, buralar kademeli olarak paralı hale getirilmişti. Şimdi zirve -Tramp diğer yanda ayrı bir zirve!- noktasına varıldı. Devlet benim işim asker, polis, özel g&..]]> Fri, 13 Jul 2018 04:28:48 +0300 Halkı savunun yeter! https://www.evrensel.net/yazi/81826/halki-savunun-yeter https://www.evrensel.net/yazi/81826/halki-savunun-yeter? Seçimin sonuçları yaygın bir biçimde tartışılıyor. Her politik akım, parti ve kişi kendi bulunduğu yerden sonuçlara ilişkin değerlendirmeler yapıyor, ileriye yönelik sonuçlar çıkarıyor. CHP de kendi bakış açısına göre bazı değerlendirmelerde bulundu. Bu değerlendirmede dikkat çeken bir nokta şu; “Karşı mahalleye seslenmek için dini ve milli değerleri” dikkate alarak propagandayı yürütmek! Kuşkusuz bu yeni bir gelişme değil. Ekmelettin İhsanoğlu’nun aday gösterilmesi de bu yaklaşımın bir ürünü idi ve CHP dini ve milli değerleri daha fazla öne çıkarırsa daha fazla oy alabileceğini hesaplıyor! Neresinden bakılırsa bakılsın bu solda olduğunu iddia eden bir parti için yanlış bir yaklaşımdır. Tabii bunun karşılığı dini ve milli değerlere karşı açıktan ajitasyon yürütmek olmuyor! Ama bu sahaya doğrudan bu biçimde ideolojik ve po..]]> Fri, 06 Jul 2018 04:22:24 +0300 Buçuğun iktidarı! https://www.evrensel.net/yazi/81776/bucugun-iktidari https://www.evrensel.net/yazi/81776/bucugun-iktidari? Seçimlere tek adam tek parti diktatörlüğünü garanti altına almak için gidilmişti. Seçim sonuçları anayasal olarak görünüşte tek adam diktatörlüğünü sağlamış gibi görünüyorsa da, politik açıdan bakılınca ortaya çıkan siyasi yapı daha çok bir buçuk adam, bir buçuk parti diktatörlüğüne benzemiyor mu? Böyle dememizin sebebi ise seçim sonuçlarında yatıyor. Tek adam ancak MHP’nin oyları ile seçilebildi. Yanındaki adam buçuk oluyor. AKP Mecliste salt çoğunluğu -ki içinde BBP oyları da var- kaybetti, ancak MHP ile birlikte bunu sağlayabiliyor. Buçuk parti de bu oluyor. Erdoğan’ın partisinden on puan fazla aldığı palavrası da çökmüş durumda. Buçuklu iktidar gücün değil, güçsüzlüğün, istikrarın değil, istikrarsızlığın ve geri..]]> Fri, 29 Jun 2018 04:20:58 +0300 Önüne bir sandık koyacaklar! https://www.evrensel.net/yazi/81724/onune-bir-sandik-koyacaklar https://www.evrensel.net/yazi/81724/onune-bir-sandik-koyacaklar? Seçimlere iki gün kaldı. Gerekçeleri farklı, hatta birbirine taban tabana zıt olsa da, bu seçimlerin cumhuriyet tarihinin en önemli seçimleri olduğu konusunda genelde bir görüş birliği bulunuyor. Erdoğan iktidarı ve onun destekçileri, seçimlerin kazanılmasını tek adam, tek parti diktatörlüğüne geçiş için stratejik bir adım olarak görürken, muhalefet ise bu gidişin önlenmesi açısından seçimleri kazanmanın kilit bir öneme sahip olduğunu kabul ediyor. Nasıl oldu da seçimler bu kadar öneme sahip olabildi? Olağan dönemlerde seçimler hangi düzen partisinin bir dönem yönetme yetkisini eline alacağını belirleyen bir işleve sahipti. İş birlikçi büyük sermayenin sınıfsal iktidarı sürüyor, benzer programlara sahip düzen partileri küçük politik değişikliklerle görünürde ..]]> Fri, 22 Jun 2018 04:25:39 +0300 Gelişmeler hızlanırken https://www.evrensel.net/yazi/81679/gelismeler-hizlanirken https://www.evrensel.net/yazi/81679/gelismeler-hizlanirken? Ülke seçim atmosferine kilitlenmişken uluslararası arenada da önemli gelişmeler yaşanıyor. Son G7 Zirvesi bu gelişmelerin hızının artmakta olduğunu açıkça ortaya koydu. ABD’nin Trump liderliğinde kendi emperyalist çıkarlarını, egemenliğini ve üstünlüğünü korumak için girdiği yol, bu süreci hızlandıran başlıca etken durumunda. Ancak bu gidişatın hızlanmasına etken olmuş olsa da, gelişmeleri sadece Trump’ın kişisel eğilimlerinin belirlemediğini, sorunun temelinde tekelci kapitalist sistemin emperyalist karakterinin yattığını tespit etmek gerekiyor. İkinci Dünya Savaşı’nın sonucunda ABD Batı emperyalizminin tartışılmaz liderliğine oturmuştu. ABD liderliğinde Batı emperyalizmin tüm güçleri merkezileşmiş ve yoğunlaştırılmıştı. NATO, BM, Dünya Bankası, IMF, AB gibi kurumlar bu mücadelenin sonuçlarına ve çıkarlarına göre şekillendirilmiş, “ul..]]> Fri, 15 Jun 2018 03:18:42 +0300 Ne demek isteniyor? https://www.evrensel.net/yazi/81628/ne-demek-isteniyor https://www.evrensel.net/yazi/81628/ne-demek-isteniyor? Seçim öncelerinde partilerin vaatlerini sıralamaları usuldendir. Oylarını verip, daha sonra pasif bir izleyici olarak köşelerine çekilmesini bekledikleri “seçmenlere” eğer yönetime gelirlerse neleri kazandıracaklarını sıralarlar. Politikayı burjuva tarzda yapmayı kendi çizgilerinin temeli olarak kullanan düzen partilerinin neredeyse hiç birisi kötü bir gelecek vadetmez. Önlerinde sıkıntılı bir dönem görünüyor olursa, başta biraz zorluk olsa da bunu atlatınca güzel günler görüleceği mutlaka bu vaatlere eklenir. Ama halk kitlelerinin çalışma ve yaşam koşulları sürekli geriye gider. Bu kez de öyle oldu. Düzen ve sermaye partileri bildirgelerini, beyannamelerini açıkladılar, vaatlerini sıraladılar. Bu sırada diğer partilerin girmedikleri bir konuya MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin bodoslama girdiği görüldü. Bu ko..]]> Fri, 08 Jun 2018 03:20:34 +0300 Adam 'usta'! https://www.evrensel.net/yazi/81581/adam-usta https://www.evrensel.net/yazi/81581/adam-usta? Çok iyi hatırlanacağı gibi taraftarları ona ikinci dönemle birlikte “usta” demeye başlamışlardı. Artık bu dönem geride kalıyor. “Usta”, henüz “büyük usta” mı, yoksa “başusta” olarak adlandırılması gerektiğine tam karar veremese de, eğer 24 Haziran’daki seçimleri kazanırsa “ustalıkta” bir üst aşamaya geçtiğinin kabul edilmesi gerektiği konusunda kararını vermiş durumda. Adam gerçekten “usta”, aşağıda onun ustalığına ilişkin kanıtlardan bazılarını sunduğumuzda siz de bu ustalığa şapka çıkarabilirsiniz. “Usta” yönetimi devraldığında ülkenin dış borçlarının toplamı 2003 sonu itibarıyla 129 milyar dolardı. Bu borçlar 2009 gelindiğinde 288 milyar dolar olmuştu. Borçlar 2017 sonunda 437 milyar dolara, bugünlerde ise 450 milyar dolara ulaşmış bulunuyor. Ülkeyi borç batağına saplayıp se&ccedi..]]> Fri, 01 Jun 2018 04:26:43 +0300 Seçimler ve politika https://www.evrensel.net/yazi/81535/secimler-ve-politika https://www.evrensel.net/yazi/81535/secimler-ve-politika? Politik mücadelenin hangi yanında yer alınırsa alınsın, bu mücadeleyi yapan güçler tarafından seslendirilen genel bir tespit var. O tespit de şu; ‘Ülke kendi tarihinin en önemli seçimini yapacak.’ Ülkenin tek adam, tek parti diktatörlüğünün kurulması ile düze çıkacağını -bu duruma nasıl düştüğünü gerçeğini es geçerek- savunanlar, Erdoğan ve “Cumhur İttifakının” mutlaka kazanmasını istiyorlar. Bunlara göre ağzından çıkan her sözün yasa sayıldığı ülkeyi yönetecek tek adamın demir yumruğu ile tüm sorunlar çözülecek. Bu cephede amaç birliği konusunda göze çarpan bir anlaşmazlık bulunmuyor. Buna karşın muhalefet güçlerinin ilk adımda “tek adam, tek parti diktatörlüğünü” engellemek dışında ortak bir yönü bulunmuyor. Muhalefet sağdan..]]> Fri, 25 May 2018 04:15:23 +0300 İktidara muhalefet etmek yasak mı? https://www.evrensel.net/yazi/81487/iktidara-muhalefet-etmek-yasak-mi https://www.evrensel.net/yazi/81487/iktidara-muhalefet-etmek-yasak-mi? Muhalefet partilerinin Erdoğan’ı iktidarda tutmak gibi bir görevi mi var? Başta Erdoğan’ın kendisi olmak üzere, havuz medyasının hızlı Erdoğancı yazarlarının arada bir üstüne basa basa söylediklerine bakılırsa muhalefetin görevi buymuş. Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İ. Karagül, “Koca koca siyasetçileri, siyasi partileri” hedefleyerek, “Dikkat ediyorum da, hiçbirinin, bu ülkeyi daha da güçlendirme, büyütme, küresel sert fırtınaya karşı nasıl koruyacaklarına dair tek cümleleri yok. Varsa yoksa ‘Erdoğan”ı devirelim!’ derdindeler” diyor. Bunlar “Erdoğan’ı devir, Türkiye’yi durdur”un peşindelermiş. Bilindiği gibi seçimlere katılan muhalefet partilerinin her birisinin ayrı programı ve stratejisi var. İktidar blokunu oluşturan AKP ve MHP’nin kurduğu “Cumhur İttifakı”na karşılık CHP, İYİ Part..]]> Fri, 18 May 2018 04:46:58 +0300 Dünyayı değiştirmek https://www.evrensel.net/yazi/81439/dunyayi-degistirmek https://www.evrensel.net/yazi/81439/dunyayi-degistirmek? Komünist Manifesto “Avrupa’da bir hayalet dolaşıyor, komünizm hayaleti” diye başlayan ünlü girişiyle hâlâ güncelliğini koruyor. Bu girişten esinlenerek ‘Bugün dünyada bir hayalet dolaşıyor, Marx’ın hayaleti’ diyebiliriz. Böyle dememizin nedeni Marx’ın 200. doğum yıl dönümünde uluslararası düzeyde ve ülkemizde gerçekleştirilen etkinliklerdir. Doğum yerinde heykeli dikildi ve müzeler bir süre Marx için açılacak. Emperyalist-kapitalist sistemin ideologlarının çizdiği Marx imgesi şöyle: Emperyalist sistem krize her girdiğinde Marx’ın hayaleti biraz daha belirginleşiyor, adeta canlanıyor, kanatlanıp uçuyor! “Acaba Marx haklı mıydı” tartışmaları ortalığı kaplıyor. Kapitalist sistem bu krizi bir biçimde atlatmış, gelecek krize kadar biraz nefes almışsa hayalet solgunlaşıyor, kanatları koparılıyor ve..]]> Fri, 11 May 2018 04:27:24 +0300 Dikkat: ‘Daha çok’ diyorlar! https://www.evrensel.net/yazi/81396/dikkat-daha-cok-diyorlar https://www.evrensel.net/yazi/81396/dikkat-daha-cok-diyorlar? Seçim zamanı düzen ve sermaye partileri açısından aynı zamanda vaat zamanıdır. 16 yıldır ülkeyi yöneten iktidar partisi seçim önünde “daha çok özgürlük, daha çok demokrasi, daha çok refah” ve “tam bağımsız yargı ve adalet” vadediyor. Bunlara kısaca ‘Şimdiye kadar yaptıklarına bakın, bundan sonra neler yapacaklarını kolayca anlarsınız’, yaptıkları yapacaklarının teminatıdır gibi bir karşılık verilebilir. Ama geniş kitleler açısından sorunun bu kadar basit bir yanıtının olmadığını biliyoruz. Bu nedenle bazı kısa hatırlatmalar yapmamız gerekiyor. Erdoğan başkanlığındaki AKP iktidarı iş başına geldiği günden bu yana halkın her türlü özlemini ve isteğini sonuna kadar istismar etme ve ne dediyse tam tersini yapma konusunda önceki bütün iktidarları geride bırakan bir pratik sergiledi. Neleri istismar etmediler ki. Ülkenin tari..]]> Fri, 04 May 2018 04:15:23 +0300 Seçime doğru https://www.evrensel.net/yazi/81354/secime-dogru https://www.evrensel.net/yazi/81354/secime-dogru? Erdoğan ve Bahçeli’nin “baskın seçim” kararı almaları, 24 Haziran’da yapılacak seçimleri siyasi gündemin en önüne yerleştirdi. Artık her politik tartışma gidip seçimlere bağlanıyor. Erken seçim kararını vererek ilk hamleyi Erdoğan iktidarı ve onun ortağı yapmış olsa da, ikinci hamle ana muhalefet partisi CHP’den geldi. CHP’li 15 milletvekili İyi Partiye transfer edildi ve bu partinin seçimlere girmesi sağlanırken, Akşener’in de cumhurbaşkanı adayı olmasının önü açılmış oldu. Baskın seçim kararının neden alındığı, gerek bu kararı alanların açıklamalarından, gerekse de iç ve dış politik gelişmeleri ve ekonomiyi iyi takip eden çevrelerin açıklamalarından dolayı çok iyi biliniyor. Özetle şöyle deniliyor: ‘Ülkenin bulunduğu bölgede önemli gelişmeler olacak, politikada ve ekonomide önemli kararlar ..]]> Fri, 27 Apr 2018 03:21:52 +0300 İşçilerin uluslararası birliği https://www.evrensel.net/yazi/81311/iscilerin-uluslararasi-birligi https://www.evrensel.net/yazi/81311/iscilerin-uluslararasi-birligi? Ülke seçim atmosferinde 1 Mayıs’a gidiyor. Tek adam, tek parti rejimine doğru gidişin önünün kesilmesi için güçlü ve yaygın bir 1 Mayıs’ın önemi daha da artmış bulunuyor. Gazetemizde “baskın seçime” ilişkin değerlendirmeleri okuyacaksınız. Biz bugün burada başka bir konuyu ele alacağız. 1 Mayıs yaklaşırken işçi sınıfı üzerine yapılan bazı değerlendirmelerde basına yansıyor. Aydınlık yazarı, Vatan Parti’li, geçmişte Türk-İş’te çalışmış Yıldırım Koç “işçilerin uluslararası birliğinin neden gerçekleşmeyeceğine” ilişkin yazdığı bir makaleyi köşesinde yer verdi. Belli ki, geçmişteki “görevlerinden” ötürü işçi sınıfı adına söz söyleme hakkını kendinde görüyor. Yakın bir dönemde işçileri gerici savaşlar için vatan savunmasına, kendi ser..]]> Fri, 20 Apr 2018 04:15:16 +0300 Manevra alanı daralıyor https://www.evrensel.net/yazi/81252/manevra-alani-daraliyor https://www.evrensel.net/yazi/81252/manevra-alani-daraliyor? Suriye’de Doğu Guta’nın Duma ilçesinde meydana geldiği iddia edilen kimyasal silah saldırısı nedeniyle uluslararası ilişkilerde gerginlik biraz daha tırmandı. Neler olduğunu ayrıntıları ile bilmek zor ama olay provokasyon kokuyor. Doğu Guta rejim tarafından kuşatılmış durumda ve rejimin kimyasal silah kullanması için her hangi bir neden bulunmuyor. Hatırlanacağı gibi Esad yönetiminin elindeki kimyasal maddeler daha önce imha edilmişti. Ancak ABD ve İngiltere gibi güçler askeri saldırı tehditlerini artırmış durumda. Rejim üzerinden Rusya ve İran sıkıştırılmaya çalışılıyor, Erdoğan yönetimine de “kafa karıştırıcı” dolaylı mesajlar veriliyor. Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, “Bölgesel ve küresel güçlerin yıkıcı ve hayal dahi edilemez sonuçlara neden olacak çıkar çatışmaları yüzünden ilk kez sadece bölgesel, ..]]> Fri, 13 Apr 2018 03:35:48 +0300 Sorun çözüldü mü? https://www.evrensel.net/yazi/81214/sorun-cozuldu-mu https://www.evrensel.net/yazi/81214/sorun-cozuldu-mu? Afrin’in ele geçirilmesi büyük bir zafer kazanılmışçasına kutlanıyor. Şehrin merkezinde dalgalandırılan bayrağa bakınca anlamak gerekiyor ki Afrin, sahiplerinden alınıp fethedilmiş! Afrin’de yaşayanların ezici çoğunluğu Kürtlerdi ve bu bölge Suriye’deki kaosun dışında kalmış tek bölgeydi. Peki kazanılan bu askeri zaferin, bölgede artık inkar edilemeyecek bir yere sahip olduğu açıkça görülmüş olan Kürt sorunu açısından anlamı nedir? Afrin’in düşmesi ile Kürt sorunu çözülmüş mü oldu? Genel olarak ifade etmek gerekirse ulusal sorunlarda “askeri çözüm” bulunmamaktadır. Çünkü askeri olarak hangi yenilgiye uğramış olursa olsun ezilen bir halkın mücadelesinin bitirildiği görülmüş bir şey değildir. Hele bu halkın bölgedeki nüfusu on milyonlarla -30 ile 50 milyon ara..]]> Fri, 06 Apr 2018 03:19:06 +0300 Gerilim nereye varacak https://www.evrensel.net/yazi/81171/gerilim-nereye-varacak https://www.evrensel.net/yazi/81171/gerilim-nereye-varacak? Geçmişte İngiltere adına casusluk yapmış olan Eski Rus Albayı Sergey Skripal ve kızının İngiltere’de kuşkulu bir biçimde zehirlenmesi yeni bir uluslararası krize yol açtı. Rusya hedefe kondu. Başta İngiltere olmak üzere pek çok Batılı ülke belirli sayıdaki Rus diplomatı sınır dışı etmeye başladı. Son olarak Nato Genel Sekreteri de NATO’da görevli yedi Rus diplomatın akreditasyonunun iptal edildiğini açıkladı. Buna karşılık Rus Dışişleri Bakanı Lavrov’da bu hareketin yanıtsız kalmayacağını açıklayarak öncelikle ABD’yi suçladı. Bir taraftan bunlar olurken diğer taraftan da ABD işlerinde Almanya’nın da olduğu bazı Batılı ülkelerin ve özellikle Çin’in ABD’ye ihraç ettiği başta demir-çelik olmak üzere bazı ürünlere ek vergiler uygulamaya hazırlanıyor! Çin, dünyaya “Serbest ticareti savunalım” çağrısı ya..]]> Fri, 30 Mar 2018 04:57:34 +0300 Sorun çözüldü mü? https://www.evrensel.net/yazi/81123/sorun-cozuldu-mu https://www.evrensel.net/yazi/81123/sorun-cozuldu-mu? Afrin’in ele geçirilmesi büyük bir zafer kazanılmışçasına kutlanıyor. Şehrin merkezinde dalgalandırılan bayrağa bakılınca anlamak gerekiyor ki Afrin, sahiplerinden alınıp fethedilmiş! Afrin’de yaşayanların ezici çoğunluğu Kürtlerdi ve bu bölge Suriye’deki kaosun dışında kalmış tek bölgeydi. Peki kazanılan bu askeri zaferin, bölgede artık inkar edilemeyecek bir yere sahip olduğu açıkça görülmüş olan Kürt sorunu açısından anlamı nedir? Afrin’in düşmesi ile Kürt Sorunu çözülmüş mü oldu? Genel olarak ifade etmek gerekirse ulusal sorunlarda “askeri çözüm” bulunmamaktadır. Çünkü askeri olarak hangi yenilgiye uğramış olursa olsun ezilen bir halkın mücadelesinin bitirildiği görülmüş bir şey değildir. Hele bu halkın bölgedeki nüfusu on milyonlarla -30 ile 50 milyon a..]]> Fri, 23 Mar 2018 02:06:47 +0300 Şimdi gerekli olanı yapmak https://www.evrensel.net/yazi/81071/simdi-gerekli-olani-yapmak https://www.evrensel.net/yazi/81071/simdi-gerekli-olani-yapmak? İçerdiği hükümlere bakılacak olursa, Mecliste kabul edilen seçim yasası, seçimleri her yolla AKP-MHP ittifakına kazandırma yasasıdır. Burada bu gerici yasanın maddelerini tartışmak niyetinde değiliz. Bunlar zaten yeterince biliniyor. Ama bazı çevrelerde bu seçim yasası ile seçimlere girilip girilmemesi üzerine, seçimlerin boykot edilmesi ihtimali üzerine bir tartışma yürüyor. Seçimler vaktinde yapılırsa önümüzde daha bir buçuk yıldan fazla bir zaman bulunuyor. Demokrasi ve özgürlükler için mücadele eden kesimlerin bu zamanı nasıl değerlendireceğinin bir önemi bulunmuyor mu? Demokrasi için, demokratik bir seçim ortamı ve demokratik bir seçim yasası için mücadele etmek, bunun için birleşebilecek en geniş güçleri birleştirmek için çaba göstermek gerekmez mi? Bir taraftan bu tart..]]> Fri, 16 Mar 2018 04:15:23 +0300 Hayal tacirleri https://www.evrensel.net/yazi/81026/hayal-tacirleri https://www.evrensel.net/yazi/81026/hayal-tacirleri? Hayal kurmak kuşkusuz kötü değildir. Kötü olan kurulan hayallerin gerçeklikle bağının aşırı ölçüde kopuk olması ve üretilen hayallerin gerçek olarak pazarlanmaya başlamasıdır. “Türkiye yeni bir kuruluşun temellerini atıyor... Ülkemizde ilk kez çok güçlü bir milli devlet aklı kök salıyor.” (İ.Karagül Yeni Şafak. 6 Mart) Karagül bu yönde yazılar yazan tek kişi değil. Erdoğan iktidarının peşine takılan, oralardan beslenen medyanın pek çok yazarının yazıları, haber ve yorumları aynı yönde yapılan değerlendirmelerle dolu. Özellikle Afrin’e yönelik saldırının ardından milliyetçilik ve şovenizm aşırı ölçüde kışkırtılıyor ve geniş kitleler bu gerici etkinin altına alınmak isteniyor. Yakında “Bir Türk’ün dünyaya bedel olduğunu” ciddi ciddi inananların ortaya çıkması şaşırtıcı olmay..]]> Fri, 09 Mar 2018 04:58:43 +0300 Tüm olanakları kullanmak https://www.evrensel.net/yazi/80981/tum-olanaklari-kullanmak https://www.evrensel.net/yazi/80981/tum-olanaklari-kullanmak? AKP-MHP ittifakının üzerinde çalıştığı ve anlaştığı seçim yasaları, ülkenin tek adam, tek parti iktidarını iyice yerleştirmek ve sağlamlaştırmak için nelerin göze alınabileceğini açık seçik ortaya koyuyor. Meclisteki muhalefetin durumu dikkate alındığında, onların sınırlı çerçevede muhalefeti ile bunları Mecliste yasalaştırmaları konusunda da önlerinde ciddi bir engel görülmüyor. Oysa sorun tüm ülkenin ve halkın yakın geleceğinin belirlenmesi üzerine ve sadece Mecliste ve olağan parlamenter yöntemlerle ele alınıp, kararlaştırılamayacak kadar önemli. Erdoğan iktidarı ülkeyi, olağanüstü hal koşullarına eklenmiş, “savaş ve seferberlik” havası eşliğinde yönetiyor. Kitleler arasında milliyetçiliğin ve şovenizmin yaygınlaştırılması ve egemen olması için tüm medya gücü seferber edilmiş durumda ve çıkan muhalif sesle..]]> Fri, 02 Mar 2018 05:44:47 +0300 Hâlâ güncel https://www.evrensel.net/yazi/80939/h-l-guncel https://www.evrensel.net/yazi/80939/h-l-guncel? “Avrupa’da bir hayalet dolaşıyor- Komünizm hayaleti. Eski Avrupa’nın bütün güçleri bu hayaleti defetmek üzere kutsal bir ittifak içine girdiler....” Böyle başlıyordu ve şu ünlü çağrıyla bitiyordu: “Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yok. Kazanacakları bir dünya var. Bütün ülkelerin işçileri birleşiniz!” Şubat 1848’de yayımlanan Komünist Manifesto’nun yayımlanmasının üzerinden tam 170 yıl geçti. Bu komünistlerin çağrısıydı ve kapitalizm, yani ücretli kölelik düzeni tarih sahnesinden silinmedikçe bu çağrı geçerliliğini ve güncelliğini yitirmeyecektir. O zamanın serbest rekabetçi kapitalizmi giderek üretimin ve sermayenin yoğunlaşması ve merkezileşmesi sonucu, tekelci kapitalizme, emperyalizme dönüştü. Bugün kapitalist dünya s..]]> Fri, 23 Feb 2018 04:15:23 +0300 Gidiş nereye? https://www.evrensel.net/yazi/80892/gidis-nereye https://www.evrensel.net/yazi/80892/gidis-nereye? Ülke olağanüstü halden sürekli savaş haline doğru bir gidişe sürüklenmiş durumda. Olağanüstü hal darbecilerle mücadele adına ilan edilmiş, ama uygulamaların ve kapsamın çok geniş olduğu, olduğu kadarıyla da zaten sorunlu olan eski hukuksal normların ortadan kaldırıldığı, tüm muhalefetin susturulmaya ve ezilmeye çalışıldığı olağan bir yönetim biçimine dönüşmüştü. Olağanlaşan bu yönetim biçimi artık savaş koşullarının öne sürüldüğü ve bu sürecin ne zaman sonlanacağının kestirilemeyeceği bir keyfiliğe doğru evrilmiş durumdadır. Coğrafi olarak değerlendirildiğinde ülkenin bir bölümü Ortadoğu’dadır. Son yıllarda giderek daha fazla Ortadoğu sorunlarına ilgi gösterilse de ülke henüz politik ve stratejik olarak bir “Ortadoğu ülkesi” durumuna gelmemişti. Ama artık bu durumun hızla değiştiği bir s&uu..]]> Fri, 16 Feb 2018 04:57:24 +0300 Tarihin çarpıtılması https://www.evrensel.net/yazi/80846/tarihin-carpitilmasi https://www.evrensel.net/yazi/80846/tarihin-carpitilmasi? Afrin’e yapılan harekat devam ederken ağır bir şoven, milliyetçi havanın ülkenin üzerine çökmesi için yoğun bir çaba gösteriliyor. Yeni Şafak’tan Star’a, Aydınlık’tan Sabah’a vb. gazeteler ve benzer çizgide yayın yapan televizyon kanalları adeta tek ses oldular. Erdoğan’dan Bahçeli’ye, Perinçek’ten Yıldırım’a değişik tonlardan hep aynı sesi duyuyoruz. Devletin bekası, vatan savunması, ülkenin birliği nutukları halkın üzerine boca ediliyor. Patronlar mutlu, dinci gericiler “Sol elle yemek yiyen şeytandır” fetvaları verecek kadar pervasızlaşmış durumda. Soğukkanlılığını ve sağ duyusunu yitirmemiş insanlar Afrin’in ülke için nasıl bir tehdit oluşturduğunu anlamıyor, harekattan önce oradan neden hiç saldırı gelmediğini elbette tartışıyor ve gerçekleri öğrenmeye çalışıyor. Suriye halkının, Suriye&..]]> Fri, 09 Feb 2018 05:43:55 +0300 Haklı mı dediniz? https://www.evrensel.net/yazi/80800/hakli-mi-dediniz https://www.evrensel.net/yazi/80800/hakli-mi-dediniz? Savunma bakanlığına soyunan bay Perinçek ilan ediyor: “Afrin Harekatı haklıdır, insanlık içindir ve insancıldır...” savaş karşıtlığı örtüsü altında yürütülen kampanya, hangi niyetle yapılırsa yapılsın, nesnel olarak insanlık dışıdır... ABD emperyalizminin hizmetindedir.” (31.01.2018 Aydınlık) İktidarda zaten aynı kafada olduğu için, savaşa karşı bildiri yayınlayan TTB yöneticileri yaka paça gözaltına alınıyorlar. Suçları ölümü değil yaşamı, savaşı değil barışı savunmak! Hangi savaş haklıdır, hangileri haksızdır? Vatan Partisi Genel Başkanı Perinçek ezilenlerin ezenlere, sömürülenlerin sömürenlere, bağımsızlık için savaşanlarla, emperyalist savaşın içinde yer alan savaşları birbirine katarak ve her şeyi çorbaya çevirerek bütün bu savaşları haklı ilan ediyor ve Afrin Harekatı’nın da benzer olduğunu iddia..]]> Fri, 02 Feb 2018 04:15:52 +0300 Saldırgan kim, savunan kim? https://www.evrensel.net/yazi/80758/saldirgan-kim-savunan-kim https://www.evrensel.net/yazi/80758/saldirgan-kim-savunan-kim? Afrin harekatı ABD’ye karşı değil, adı Suriye olan bir ülkede yaşayan, kendi özerk bölgesini kurmuş, barış içinde yaşayan, Türkiye için bir tehdit oluşturmayan komşu Kürt halkına karşı yapılmaktadır. “Büyük” televizyon ve gazetelerden halkın üzerine her saat, her dakika boca edilen yalanların bu gerçeği örteceğini sanmak büyük bir yanılgı olacaktır.Savaş havasının bu denli pompalandığı bir saldırının ilk günlerinde şovenizm dalgasının her yeri kaplaması beklenmedik bir gelişme değildir. Ama geçen her gün gerçeklerin bu yalanların arasından başını kaldırması, şovenizm havasının ağır sisini dağıtması da diğer bir gelişme olacaktır. Nitekim estirilen teröre rağmen karşı seslerin yükselmeye başlaması, aralarında aydınların, politikacıların, yazarların bulunduğu kesimlerin açıklaması gerçeklerin karartılamayacağını, üzerlerinin örtüleme..]]> Fri, 26 Jan 2018 04:56:58 +0300 Asıl harekat içeride https://www.evrensel.net/yazi/80710/asil-harekat-iceride https://www.evrensel.net/yazi/80710/asil-harekat-iceride? Bugünlerde ülkenin temel meselesinin Afrin olduğu iktidar tarafından kuvvetle pompalanıyor. Erdoğan hükümetinin bitmeyen Kürt düşmanlığının ürünü olarak Afrin’e yapılacak harekatla ilgili her açıklamasını sınıra yığılan birliklerin haberleri, fotoğrafları izliyor, gerilim tırmandırılıyor. Son olarak MGK’de aynı tehditleri yineledi. ABD’ye adı verilmeden son zamanlarda genellikle yapıldığı gibi sert sözlerle saldırılırken, İncirlik’teki ABD faaliyeti son hızla devam ediyor! Afrin’de ABD ile bağlantı kuruluyor ama bu bölge asıl olarak Rusya’dan soruluyor. Yani onun onayı olmadan adım atılması olanaksız. Türkiye’ye yönelik her hangi bir saldırısı, tehdidi bulunmayan Afrin’in bu denli ortaya atılması İdlip’te desteklenen çetelerin neden olduğu suçüstü yakalanma halinin ve sıkışmışlığın üstünü örtme amacını taşıyıp, taş..]]> Fri, 19 Jan 2018 02:56:00 +0300 Kim, kiminle? https://www.evrensel.net/yazi/80665/kim-kiminle https://www.evrensel.net/yazi/80665/kim-kiminle? “Müdahale ve saldırı bölgeselleşecekse savunma da bölgeselleşmek zorundadır. Artık hiçbir ülke, tek başına kendini savunma gücüne sahip değildir.” (Yeni Şafak İ. Karagül. 5.1.2018) Ortadoğu ve yakın çevresine “Batı Dünyası’nın” müdahalelerine karşı iktidarın sesi Yeni Şafak Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül’ün çağrısı böyledir. Bir süredir Perinçek ve Vatan Partisinin de benzer çağrılar yaptığını -Batı Asya Birliği- biliyoruz. Bu tür çağrıların yenilenmesine vesile olan neden ise İran’daki son hareketlenme. Karagül ve benzerleri Ortadoğu’dan Pakistan ve Hindistan’a kadar olan ülkelerin ABD, İngiliz, İsrail gibi devletlerin müdahalesine maruz kaldığını, İslam ülkelerinin hedef haline geldiğini, mezhep vb. ayrılıkların bir yana bırakılarak karşı bir direnişin yükseltilmesi ger..]]> Fri, 12 Jan 2018 04:15:10 +0300 Ortadoğu halkları https://www.evrensel.net/yazi/80618/ortadogu-halklari https://www.evrensel.net/yazi/80618/ortadogu-halklari? Gözler İran üzerine çevrilmiş durumda. İran’ın çeşitli kentlerinde, ekonomik ve siyasal koşullardan kaynaklanan gösterilerin ne ölçüde yaygınlaşacağı, mevcut rejimi devirmeyi başarıp başaramayacağı üzerine yoğun bir tartışma var. Ortadoğu halklarının zaman zaman isyana yönelen hareketleri gerici çevreler tarafından genel olarak hep benzer suçlamayla karşılaştı: Dış güçlere uşaklık ve vatan hainliği. Bu bölgede gelişecek bağımsız bir halk hareketi hem bölge gericiliklerinin, hem de emperyalist devletlerin korkulu rüyası oldu. Şimdilik gücü ve yaygınlığı için net bir şey söylenemeyen ama örgütsüzlüğü belirgin olan, kendiliğinden patlayan İran halkının bugünkü hareketi de benzer suçlamaların hedefi olmuş durumda. Bölge gericiliklerinin her türden destekçileri diyorlar ki: “ABD ve İsrail harekete des..]]> Fri, 05 Jan 2018 04:55:02 +0300 Tehdit açık ve net https://www.evrensel.net/yazi/80572/tehdit-acik-ve-net https://www.evrensel.net/yazi/80572/tehdit-acik-ve-net? İktidar adına muhaliflere saldıracak sivil çetelere ceza uygulanmayacağını ilan eden son KHK’ler geleceğe ilişkin bir niyetin açığa vurulmasıdır. İktidar açıkça demektedir ki, ‘Emrimdeki polis ve asker gücü, iki dudağımın arasından çıkanları uygulayan yargı bana yetmiyor, muhalefet besleyip sokağa saldığım çeteler tarafından da her türlü yol ve yöntem kullanılarak ezilecektir.’ 696’ sayılı KHK’nin bu ülkenin halkına söylediği budur. Bugünlerde bu KHK’ler üzerinde yoğun bir tartışmanın olduğu da bir gerçektir. Zayıf bir ihtimal olarak varsayalım ki, bunlar “Düzeltilmiş” olsun. Bu durumda iktidar tarafından sivil milislere politik olarak verilmiş olan mesaj değişmeden kalacaktır. Bu çeteler artık bilecekler ki yapacakları her türlü saldırı iktidarın koruması altındadır ve kendilerine yasalar ne derse desin cezai bir yaptır..]]> Fri, 29 Dec 2017 04:23:08 +0300 Stratejik itiraf! https://www.evrensel.net/yazi/80530/stratejik-itiraf https://www.evrensel.net/yazi/80530/stratejik-itiraf? Trump’ın açıkladığı ABD’yeni “ulusal güvenlik stratejisi’nde” yeni olan bir şey var mı? Olduğu görülüyor. ABD’nin tartışmasız egemen olduğu bir dünyanın artık var olmadığı belgede üstü örtülü olarak bir biçimde itiraf ediliyor. Rusya ve Çin’e ilişkin yapılan tespitler bu durumun kanıtları olarak belgede yer alıyor. Bu nokta Trump’ın ilk kez bir Amerika ulusal güvenlik stratejisinde “ekonomik güvenlik” kavramının yer aldığı açıklaması ile birlikte ele alındığında bu tablo daha net ortaya çıkıyor. Bush gibi “önleyici saldırıdan” söz edilmiyor olması, bazı çevreler tarafından “Yakın zamanda silahlı saldırı tehdidi olmadığı”gibi yorumlanabiliyor. Ama ortada daha vahim bir durum var. Trump belgesi doğrudan silahlı saldırıların, müdahalelerin, işgallerin neden ortaya çıktığının, nede..]]> Fri, 22 Dec 2017 04:15:45 +0300 Büyüme ve işçiler https://www.evrensel.net/yazi/80490/buyume-ve-isciler https://www.evrensel.net/yazi/80490/buyume-ve-isciler? Güngör Uras’ın Ayşe Hanım Teyzesi soruyormuş, “ekonomi rekor büyüdü, benim payıma ne düşecek?” Uras kötü haberi veriyor, Ayşe Hanım Teyze “üretici değil, tüketici, onun geliri emekli maaşı.” Peki bu soruyu üretim yapan işçiler sorsaydı acaba yanıt ne olurdu? Örneğin sözleşme dönemine giren metal işçileri, ya da asgari ücretin belirlenmesini gözleyen milyonlarca işçi, veya diğer işçi ve emekçiler. Olumlu bir yanıt alırlar mıydı dersiniz? Gerçi bu büyümenin nasıl bir büyüme olduğunu gazetemizde B. Falakoğlu uzun uzun yazdı. Genelde baz etkisi çıkarıldığında bu büyümenin 6 civarında olduğu da kabul ediliyor. Ama yine de yıl sonunda ekonominin 6 civarında bir büyüme göstereceği sanılıyor. Ekonominin kendi içindeki zayıflıkları ve dengesizlikleri bir yana bu da ciddi bir büy&..]]> Sat, 16 Dec 2017 04:56:42 +0300 Çürüyorlar, kokuyorlar! https://www.evrensel.net/yazi/80434/curuyorlar-kokuyorlar https://www.evrensel.net/yazi/80434/curuyorlar-kokuyorlar? Aynı zamanda veya bir kaç gün içinde birbirine zıt açıklamaları bu ülkede kim yapabilir? Ülkenin politikasını yakından takip edenler için bu sorunun yanıtı tektir ve hemen verebilirler. Man Adası tartışması sürerken bazı para babası patronların “Servetlerini yurt dışına çıkardığı ve bunun da vatana ihanet anlamına geldiği” açıklaması da benzer bir sonuca ulaştı. Bir gün sonra bu “düzeltildi” ve serbest piyasa ekonomisine sahip olan ülkede, böyle bir para hareketine sınırlama konulamayacağı açıklaması yapıldı. Sermaye ve para hareketleri, ekonominin belli kurallar içinde kendi işleyişi söz konusu olunca emir ve komuta ile, “ey” haykırışları ile bu hareketlere yön verilemeyeceğini, bu yönde yapılan açıklamaların ters teptiğini ekonomi bilgisine sahip olmayan, ama gelişmeleri az çok takip eden her vatandaş artık çok iyi ..]]> Fri, 08 Dec 2017 04:15:10 +0300 Mayınlı arazi https://www.evrensel.net/yazi/80339/mayinli-arazi https://www.evrensel.net/yazi/80339/mayinli-arazi? Ülkeyi yönetenlerin uluslararası planda geleneksel müttefikleri ve dostları ile ilişkilerine bakıldığında görülen şu: Bu ilişkiler mayınlı arazide yürümeye benzemeye başlamış, atılacak bir sonraki adımda hangi sürprizle karşılaşacağı bilinmiyor. ABD, NATO, AB ile ilişkilerin bugün geldiği noktayı başka türlü tarif etmek pek olanaklı görünmüyor. Yöneticilere ve onların beslemelerine bakılınca “Ülkeye ve onun liderine kurulan komploların” haddi hesabı bulunmuyor. Bütün bunların üzerinden iktidar yandaşlarının önemli bir bölümü şu değerlendirmeyi yapıyorlar: “Artık yüzümüzü Avrasya’ya dönelim, güç de, teknoloji de, para da orada.” Erdoğan’la Avrasyacıların ve bazı ulusalcıların girdiği ittifakın bu yönde atılmış bir adım olduğu bolca yazılıp çiziliyor. Rusya ve İran’la ilişkiler, Sur..]]> Fri, 24 Nov 2017 03:29:15 +0300 Bu adımın amacı ne? https://www.evrensel.net/yazi/80297/bu-adimin-amaci-ne https://www.evrensel.net/yazi/80297/bu-adimin-amaci-ne? Politik arenadaki son tartışma konumuz bilindiği gibi Atatürkçülük. Erdoğan ve AKP’sinin Atatürk konusunda eski politikalarından dönüş yapma sinyalleri vermesi, Atatürk hakkında olumlu ifadeler kullanmaları bu tartışmanın nedeni durumunda. Burada AKP ve Erdoğan’dan Atatürkçü olur mu, onlar bu konuda ne ölçüde samimi gibi sorunları tartışmayacağız. Çünkü karşımızda tarihsel veya güncel her politik sorunu istismar etmekte ustalaşmış bir lider ve onun partisi bulunuyor. Bu nedenle bugün Atatürk’ü kullanmaya neden ihtiyaç duyduklarını ana hatları ile kısaca tartışmak durumundayız. Erdoğan ve AKP’sinin “tek adam, tek parti rejimini” kurma konusunda peş peşe adımlar attığını, ülkeyi diktatörlükle yönetme konusunda önlerindeki tüm engelleri kaldırmaya çalıştıklarını yaşayarak biliyoruz. Bu gerici &cc..]]> Fri, 17 Nov 2017 04:19:04 +0300 Antiemperyalizm oyun değildir https://www.evrensel.net/yazi/80247/antiemperyalizm-oyun-degildir https://www.evrensel.net/yazi/80247/antiemperyalizm-oyun-degildir? 8 Kasım tarihli Star gazetesinin manşeti “NATO’dan Türkiye’yi Kuşatma Tatbikatı” idi. Haber “Terör koridoruna izin vermeyen Türkiye’ye “müttefik ablukası....ABD ve Almanya Yunanistan’da “doğudaki düşmana karşı” Artemis Saldırısı adlı füze tatbikatı başladı” diye devam ediyordu. Bu haberi konu edinen Star Yazarı Nuh Albayrak kendi köşesinde “NATO denen ‘Darbeci fabrikasına asker göndermeyelim” diyor, giden kurmayların beyinlerinin yıkandığını yazıyordu. Albayrak yazısında devamla, 15 Temmuz’da Türkiye’yi kontrol altına alma çabasının boşa çıktığını NATO’nun “son görev olarak” “Türkiye’ye müdahale yetkisini kullanacak galiba!” tespitini yapıyordu. Yazar “gençliğinde NATO’ya hayır diyenlerin şimdi Amerikan avukatına dönüştüğü”nden yakınıyo..]]> Fri, 10 Nov 2017 04:15:54 +0300 Neler oldu? https://www.evrensel.net/yazi/80202/neler-oldu https://www.evrensel.net/yazi/80202/neler-oldu? Irak Kürdistanı’nda yapılan bağımsızlık referandumun arkasından olanları hep birlikte gördük. Kürtlerin bağımsızlık özlemleri Irak merkezi yönetiminin askeri operasyonları ve bölgenin gerici yönetimlerinin iş birliği ile şimdilik bastırıldı. Bölgede etkili olan ABD ve Rusya ise olup biteni sessizce izledi. Gerici ve şovenistler “ülkelerimizi böldürmeyiz” haykırışları ile, ulusalcı solcular da “Biz size emperyalistlere güvenerek yola çıkmayın demedik mi” eleştirileri ile durumu “özetlediler.” Sorunun özü ne Irak Kürdistanı’nın tartışmalı sınırları, ne de Kürt politik çevrelerinin kendi aralarındaki farklı politikalarında yatmaktadır. Bu tür tartışmalar muhtemelen her zaman olacaktır. Sorunun özü Barzani’nin aşiret reisliği, despotluğu ve iş birlikçi kimliği de değildir. Çevreleyen ülke ve onları..]]> Fri, 03 Nov 2017 04:58:44 +0300 Ekim Devrimi https://www.evrensel.net/yazi/80157/ekim-devrimi https://www.evrensel.net/yazi/80157/ekim-devrimi? 25 Ekim –eski Rus takvimi ile- Büyük Ekim Devrimi’nin 100. yıl dönümü idi. İşçi sınıfının önderliğini destekleyen yoksul köylülüğün desteği ile kurulan işçi iktidarı, çetin ve zorlu bir iç savaşın içine sürüklenmiş ama eski dünyanın güçlerini bozguna uğratarak, yeni sosyalist dünyanın inşasına girişmişti. Sonradan yıkılmış olsa da, kurulan bu yeni sosyalist uygarlığın insanlığın büyük bir kazanımı olduğu gerçeğini sağ duyusunu yitirmemiş, aklı başında hiç kimse inkar etmeyecektir. Bu uygarlığın insanlığa kazandırdıkları Ekim Devrimi’nin 100. yılı nedeniyle yazılmış pek çok yazıda uzun uzun söz ediliyor. Sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya kurmak için verilen bu büyük çabayı, faşist barbarlığın yenilgiye uğratılmasını burada yeniden tekrar etmeyeceğiz. Ancak şubattan eki..]]> Fri, 27 Oct 2017 03:59:36 +0300 Tek adam ve merkezileşme https://www.evrensel.net/yazi/80112/tek-adam-ve-merkezilesme https://www.evrensel.net/yazi/80112/tek-adam-ve-merkezilesme? Faşist yönetim biçimlerinin temel özelliklerinden birisi devlet iktidarının aşağıdan yukarıya doğru aşırı merkezileşmesidir. Ancak bu merkezileşme sadece devlete ve politikaya ait bir özellik değildir. Toplumsal yaşamın denetlenmesi, yönlendirilmesi, ülkenin ulusal özelliklerine göre dinin, milliyetçiliğin kullanılması gibi etkenlerde bu merkezileşmenin diğer unsurlarıdır. Toplum giderek tek bir ideoloji etrafında toplanmaya, şekillendirilmeye çalışılır. Bu anlamda her türden faşizm “yerli ve millidir.” Ancak bu merkezileşmenin sorunsuz ve çelişkisiz olduğu sanılmasın. Özellikle tek adam yönetimine doğru bir gidiş varsa iç çelişki ve çatışmalar daha belirgin hale gelebilir, devlet iktidarının halkın karşısına en yalın haliyle çıkması ciddi ek sorunları da beraberinde getirir. Artık sadece ülkenin iç ve dış politikasındaki temel sorunlara değil, liseye gir..]]> Fri, 20 Oct 2017 04:15:43 +0300 Başka bir referandum! https://www.evrensel.net/yazi/80018/baska-bir-referandum https://www.evrensel.net/yazi/80018/baska-bir-referandum? Başka bir referandum derken elbette Katalonya’nın referandumunu kastediyoruz. IKBY’nin referandumu üzerine bolca yazıldı ve hemen her kesim tutumunu ortaya koydu. Sorunu Kürt sorunu, bir ulusun hakları temelinde değil de Barzani vb. öne sürerek tartışanlar, bu sorunun üzerini örtmeyi ve gericiliği güçlendirmeyi tercih ettiler. Katalonya’nın referandumu ise benzer yönlere sahip olmasına rağmen oldukça farklı koşullara da sahip. Katalonya, katalanlar ayrı bir ulus olarak tanınmasa da İspanya içinde özerk bir bölge ve kendi meclisi, hükümeti var, dil konusunda da özgürlüğe sahip. Görüldüğü kadarıyla demokratizm konusunda ciddi bir sıkıntı bulunmuyor. Ama konu ulusal sorun olunca demokratizmin en önemli unsuru eksik kalmış! Yani ulusun ayrılma hakkı. Katalanlar bağımsızlık referandumu yapmaya soyununca İspanyol gericiliği bunu şiddetle ve zorbalıkla ..]]> Fri, 06 Oct 2017 05:03:45 +0300 Kim karar verecek? https://www.evrensel.net/yazi/79967/kim-karar-verecek https://www.evrensel.net/yazi/79967/kim-karar-verecek? Referandum yapıldı ve bölgesel yönetimde yaşayan Kürt halkı ezici bir çoğunlukla bağımsızlıktan yana iradesini ortaya koydu. Bu iradenin ortaya konması ile bağımsızlığın gerçekleştirilmesi arasında elbette daha uzun bir yol var. Ama bunun Kürt halkı için tarihsel bir kazanım olduğu gerçeği de ortada. Şimdiden bölgenin tüm gerici devletleri ve güçleri olup bitenin yok sayılması için baskı ve tehditlerini, ekonomik ve siyasi yaptırımlarını uygulamaya, askeri tehditlerini savurmaya başladılar. Ortaya çıkan tabloya bakıldığında etkin hemen hemen her gücün, Kürtlerin kararı üzerinde söz sahibi olmaya çalıştığı görülüyor. ABD Bağdat’ı işaret ediyor ve Irak’ın toprak bütünlüğünden yana olduklarını, bir anlaşmaya varmalarını tavsiye ediyor! Peki Bağdat’ı yönetenler kimin adamları? ABD’nin onlarla bir ilişkisi yok..]]> Fri, 29 Sep 2017 04:15:49 +0300 Referandum ateşi! https://www.evrensel.net/yazi/79922/referandum-atesi https://www.evrensel.net/yazi/79922/referandum-atesi? 25 Eylül’e giderken bölgede tansiyon giderek yükseliyor. Irak’taki Bölgesel Özerk Kürt Yönetimi istedikleri güvenceler verilmezse referandumu yapma konusunda ısrarlı. Bu tutumun ardından özellikle bölgenin gerici devletlerinin tehditleri peş peşe gelmeye başladı. Türkiye, Irak, İran yönetimleri tonları farklı olsa da aynı yönde konuşuyorlar. ABD başta olmak üzere diğer büyük emperyalist devletler de referandumu “zamansız” bulmaya devam ediyorlar. Ama Rusya’nın gaz devi araya bir anlaşma sıkıştırmayı başarıyor! Öncelikle bir gerçeğin altını kalınca çizmek gerekiyor: Bölgesel yönetimde yaşayan Kürtlerin kendi kaderlerini kendilerinin tayin etmesi onların en doğal haklarıdır. Referandum yapmak da, bağımsız devlet ilan etmek de, eşit haklara sahip özerk bölge olarak yaşamak da sadece ve sadece onların verebilecekleri bir karardır. Ne I..]]> Fri, 22 Sep 2017 05:00:48 +0300 Silahsızlanma olanaklı mı? https://www.evrensel.net/yazi/79843/silahsizlanma-olanakli-mi https://www.evrensel.net/yazi/79843/silahsizlanma-olanakli-mi? “Soğuk Savaş” uzun yıllar önce bitti, ama emperyalist dünyanın kendi ideolojik çıkarlarına göre sürdürdüğü kodlamalar hâlâ etkisini sürdürüyor. Buna göre resmi adı KDHC (Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti) olan ülke Kuzey Kore’dir. Bu ülkenin son nükleer denemesi, Pasifik bölgesinde tansiyonun yeniden yükselmesine neden oldu. ABD sert ve saldırgan açıklamalar eşliğinde Japonya ve Güney Kore’nin daha fazla silahlanması için bu ülkelere ilişkin tüm sınırlamaları ortadan kaldırdığını ilan etti. Nükleer silahlar ve bunların yaygınlaşması kuşkusuz tüm insanlık için büyük bir tehdittir. ABD ve ona yakın devletlerin bu bölge için ileri sürdükleri tezlerden birisi “Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılması” tezidir. Bu yolla ulaşılmak istenen hedef açıkt..]]> Fri, 08 Sep 2017 05:58:46 +0300 Bugün 1 Eylül! https://www.evrensel.net/yazi/79799/bugun-1-eylul https://www.evrensel.net/yazi/79799/bugun-1-eylul? Bugün barış adını uluslararası alanda pek duymasak da 1 Eylül Dünya Barış Günü’dür. Nazi orduları 1 Eylül 1939’da Polonya’ya saldırmış, 2. Dünya Savaşı resmen başlamıştı. Nazi Almanyası öncelikle Sovyet halklarının ve Kızılordu’nun kahramanca ve destansı mücadeleleri ile yenilgiye uğratıldı. Dünya halkları bu acı hatırayı unutmasın ve barışı savunsunlar diye 1 Eylül Dünya Barış Günü olarak kabul edildi. İnsanlık hiç kuşkusuz Hitler faşizmini yenilgiye uğratan sosyalizmin ana yurdunun büyük fedakarlığını ve kahramanlığını, onun lideri ve Kızılordu’nun Başkomutanı Stalin’i asla unutmayacaktır. Faşizm, o dönemde emperyalist sistemin tekelci kapitalizmi savunmak ve yaşatmak, sosyalizmi ortadan kaldırmak için başvurduğu kanlı bir yönetim biçimiydi. Tekelci kapitalizmin en gerici ve saldırgan diktatörlük biçimi olarak da t..]]> Fri, 01 Sep 2017 05:00:24 +0300 Referandum: Bir ulusun hakkı https://www.evrensel.net/yazi/79754/referandum-bir-ulusun-hakki https://www.evrensel.net/yazi/79754/referandum-bir-ulusun-hakki? 25 Eylül yaklaştıkça bölgede tansiyon yükseliyor. Tansiyonun artma nedeni ise Irak Bölgesel Kürt Yönetiminin 25 Eylül’de bağımsızlık için referandum yapma kararı alması. Bölge devletleri Türkiye, İran, Irak böyle bir referanduma karşı olduklarını açıklamış durumdalar. Son günlerde Erdoğan ve Irak merkezi yönetimiyle görüşmek için Bağdat’a giden Çavuşoğlu bu karşıtlığı yeniden açıkladılar. Konuşulan tek konu bu olmasa da İran Genelkurmay Başkanı 1979’dan beri ilk kez Ankara’ya geldi. ABD Savunma Bakanı Mattis de geldi bu ve diğer bölge konularında görüşmeler yaptı. Sınırları içinde Kürt nüfus bulunan bölge ülkeleri çok uzun yıllar Kürtlerin ulusal hareketlerinin ve özlemlerinin bastırılması konusunda açık ve gizli bir iş birliği içinde oldular. Zaman zaman bu sorunu, özelli..]]> Fri, 25 Aug 2017 04:15:38 +0300 Makyaj kurtarır mı? https://www.evrensel.net/yazi/79701/makyaj-kurtarir-mi https://www.evrensel.net/yazi/79701/makyaj-kurtarir-mi? Erdoğan yıpranan ve çürümeye başlayan partisine dinamizm kazandırmak için yoğun bir çaba gösteriyor. Böylece “metal yorgunluğu”nun yeni bir silkinişle atılabileceği, AKP’nin yeniden “eski enerjisine” kavuşabileceği ileri sürülüyor. İleri sürülenlere bakılırsa parti Fethullahçılardan, yolsuzluklara bulaşmışlardan, isteksiz ve yorgunlardan vb. kurtulursa önümüzdeki üç seçimden başarıyla çıkabilir ve tek adam tek parti diktatörlüğünün zaferi mühürlenmiş olur. “Yenilenmiş” AKP’nin neler yapmak istediğini Erdoğan’ın ağzından her gün dinliyoruz. AKP’nin “başarılı, güzel günlerinde”ne yaptığını ve bugün ne yapmakta olduğunu da yaşayıp görüyoruz. İlk dönemleri hızlı özelleştirmeler, emperyalist tekellere ve yerli iş birlikçilere &cc..]]> Fri, 18 Aug 2017 05:03:27 +0300 Makyaj kurtarır mı? https://www.evrensel.net/yazi/79700/makyaj-kurtarir-mi https://www.evrensel.net/yazi/79700/makyaj-kurtarir-mi? Erdoğan yıpranan ve çürümeye başlayan partisine dinamizm kazandırmak için yoğun bir çaba gösteriyor. Böylece “metal yorgunluğu”nun yeni bir silkinişle atılabileceği, AKP’nin yeniden “eski enerjisine” kavuşabileceği ileri sürülüyor. İleri sürülenlere bakılırsa parti Fethullahçılardan, yolsuzluklara bulaşmışlardan, isteksiz ve yorgunlardan vb. kurtulursa önümüzdeki üç seçimden başarıyla çıkabilir ve tek adam tek parti diktatörlüğünün zaferi mühürlenmiş olur. “Yenilenmiş” AKP’nin neler yapmak istediğini Erdoğan’ın ağzından her gün dinliyoruz. AKP’nin “başarılı, güzel günlerinde”ne yaptığını ve bugün ne yapmakta olduğunu da yaşayıp görüyoruz. İlk dönemleri hızlı özelleştirmeler, emperyalist tekellere ve yerli iş birlikçilere &cc..]]> Fri, 18 Aug 2017 05:03:22 +0300 Devlet ve rejim https://www.evrensel.net/yazi/79659/devlet-ve-rejim https://www.evrensel.net/yazi/79659/devlet-ve-rejim? Şu günlerde yeni olmasa da, yeniden alevlenmiş bir tartışma konumuz var. Yani AKP’li Oğan’ın “Yeni bir devlet kuruluyor ve bunun kurucu lideri de Erdoğan” sözleri üzerinden yürüyen bir tartışma. Tek adam, tek parti diktatörlüğünün inşa edilmekte olduğunu söyleyen ve bu gidişe karşı mücadele eden kesimler açısından aslında ortada yeni bir durum bulunmuyor. Yeni olan bunun erken öten horoz misali açıkça ilan edilmesi. İktidar çevrelerinin rahatsızlığının nedeni de bu. Devletlerin sınıf karakteri ile, bu karakter üzerine kurulan rejimler arasındaki ilişki değişik biçimler alabiliyor. Örneğin modern devlet büyük sermayenin egemenlik aygıtı, yani tekelci sermayenin diktatörlüğü iken, bu sınıf egemenliği kendisini siyasi demokrasi, ya da faşist diktatörlük biçiminde gösterebiliyor. Elbette biriyle diğeri arasında sa..]]> Fri, 11 Aug 2017 05:00:58 +0300 Yorgunluk mu? https://www.evrensel.net/yazi/79583/yorgunluk-mu https://www.evrensel.net/yazi/79583/yorgunluk-mu? Erdoğan partisinin düşmeye başlayan gücünü “metal yorgunluğu” örneği ile açıklıyor. Söylediklerine bakılırsa kadro yenilenmesi enerji tazelenmesi sağlayacak, yeniden yükselişe geçecekler ve eski güzel günlere ulaşacaklar! Bu kendi güçlerine umut pompalamayı amaçlayan boş bir hayaldir. Erdoğan, iktidarı ve partisi güçlerinin zirvesine ulaşmış ve oradan yavaş yavaş inişe geçmeye başlamışlardır. Ama bu inişin normal ve olağan bir iniş olmama ihtimali oldukça güçlüdür ve şimdi bu gidişi durdurmak için tüm imkanlar devreye sokulmaktadır. Ama Erdoğan iktidarının halka verecek olumlu hiç bir şeyi kalmamıştır. Ne yapılan köprülere yenilerini eklemek, ne daha fazla tünel yapmak, ne de yeni yapılacak yollar ve inşaatlar bu gidişi tersine çeviremeyecektir. Erdoğan bu durumu fark edenlerin başında gelmektedir ve tüm imkanları, devleti bir bütün olarak kendi iktidarının bir aygıtına çevirmeye harcamaktadır. Yapılacak ilk seçimleri kazanmak onun için tek adam, tek parti iktidarını kurumsallaştırm..]]> Fri, 28 Jul 2017 04:15:48 +0300 İşçiler duydunuz mu? https://www.evrensel.net/yazi/79538/isciler-duydunuz-mu https://www.evrensel.net/yazi/79538/isciler-duydunuz-mu? Cumhurbaşkanı Erdoğan OHAL’in işçilerin grev tehditlerine karşı kullanıldığını yüksek sesle ilan etti. Yani malumu yeniden ilan etti! AKP Hükümeti döneminde OHAL olmadan da 10’dan fazla grev yasaklanmış, OHAL’den sonra da bu durum devam etmişti. Eğer işçiler hak aramak için greve çıkmaya karar vermişlerse OHAL’li ve OHAL’siz durumlarda bakanlar kurulu devreye giriyor, söz konusu grev fiilen yasaklanıyordu. Ama “reis” bunu hiç bu kadar açık, net ve yüksek sesle ilan etmemişti. Uluslararası sermayenin temsilcilerinin önünde grev yapacak işçilere “İş dünyamızı sarsamazsınız. Ee bunun için kullanıyoruz biz OHAL’i” diyor. İşçilerin genellikle ekonomik ve sosyal haklar almak, bazen de kazanmış oldukları hakları korumak için anayasal hakları olan grev yapma haklarına neden bu kadar düşmanca bir tutum alınıyor? Erdoğan ve iktidarı işçilerden neden bu kadar korkuyor? Bir zamanlar Prusya İçişleri Bakanı Von Puttkamer “Her grevde devrim ejderhası pusuda bekler” demişti. 19. yüzyılın ortasın..]]> Fri, 21 Jul 2017 05:00:05 +0300 Bir yıl sonra! https://www.evrensel.net/yazi/79492/bir-yil-sonra https://www.evrensel.net/yazi/79492/bir-yil-sonra? Yarın 15 Temmuz. Darbe girişiminin birinci yıl dönümü. Halkın da katılımıyla bir darbe engellendiğinde doğal olan ülkede siyasi demokrasinin gelişip, güçlenmesidir. Ama az çok politika ile ilgilenen, ülkede olup biteni takip eden sağduyulu hiç kimse sürecin böyle geliştiğini ileri sürmeyecektir. Darbeci güçlerle hesaplaşma adına 21 Temmuz’da OHAL ilan edilmişti. O zaman OHAL ilanı bu köşede “halka karşı darbe” olarak değerlendirilmişti. OHAL ve KHK’lerin gücüyle sadece darbeye katılmış olanlar hedefe konulmadı. Tüm muhalefet hareketi ve demokrasi güçleri iktidarın hedefi oldu ve cumhuriyet tarihinin en büyük tasfiyeleri yapıldı. Başarısız darbe girişiminin engellenmesi demokrasiye yol vermek bir yana, tek adam, tek parti diktasının kurulması için basamak olarak kullanılmaya başlandı. Normal koşullarda atılamayacak adımlar bu dönemde atıldı ve resmi MHP yönetiminin sınırsız desteği ile halen de bu yolda ilerlenmeye çalışılıyor. Ama bu arada başka bir gerçek de ortaya çıkmaya başla..]]> Fri, 14 Jul 2017 04:15:00 +0300 Amaç ne? https://www.evrensel.net/yazi/79438/amac-ne https://www.evrensel.net/yazi/79438/amac-ne? Adalet Yürüyüşü İstanbul’a yaklaştıkça iktidarın açıklamaları da sertleşiyor. Erdoğan ve onun her türden destekçisi yürüyüşü “terörle, darbecilere destekle” suçlayıp mahkum etme yarışına girdiler. Yürüyüşün toplumun derinliklerinde biriken öfke ve hoşnutsuzluğu açığa çıkarması, demokrasi ve özgürlükler için kitlesel bir muhalefet hareketine dönüşme olasılığı iktidarın neden bu denli öfkeli olduğunu da açıklıyor. Adalet Yürüyüşü’ne karşı “adaletin sokaklarda değil, mecliste aranması gerektiğini” söyleyen Erdoğan iktidarı, şimdi destekçilerini darbe girişiminin yıl dönümünde “demokrasi nöbeti tutmaya” çağırıyor. Yani meclise değil, sokaklara ve alanlara çağırıyor. Burada amacın sadece darbe girişimini protesto etmek olduğu sanılırsa yanılgıya düşülmüş olur. Atılmak istenen bu adımın daha farklı ve gerici hesapları içerdiği ortadadır. Tek adam rejimini inşa etme yolunda ilerleyen Erdoğan’ın ve partisinin ayırt edici özelliklerinden birisi destekçi kitleleri harekete geçirmektir. Kit..]]> Fri, 07 Jul 2017 05:34:04 +0300 Adalet arayışı https://www.evrensel.net/yazi/79399/adalet-arayisi https://www.evrensel.net/yazi/79399/adalet-arayisi? Adalet yürüyüşü devam ediyor. Zaman zaman provokatif girişimler olsa da yürüyüşçüler soğukkanlılıklarını kaybetmeden, asıl hedeflerinin karartılmasına izin vermeden yürüyorlar. Bu yürüyüşün OHAL’in kaldırılması, tüm KHK’lerın iptal edilmesi ve genel olarak demokrasi mücadelesinin gelişmesi üzerinde olumlu etkiler yarattığı görülüyor. Yürüyüş devam ettikçe bu etkinin büyüyeceğini öngörmemek için her hangi bir neden bulunmuyor. Adalet kavramı geniş kapsamlı bir içerik taşıyor ve toplumsal yaşamın hemen her alanında haksızlıklara karşı ileri sürülebiliyor. Örneğin gelir adaletsizliği üzerine yapılmış epeyce araştırma var ve toplumda bu adaletsizliğin nasıl düzeltilebileceği üzerine ileri sürülen düşünce ve önerilerin sayısı hiç de az değil. Örneğin son araştırmalardan birisinde, dünya çapında servetleri 30 milyon doları geçen kişi sayısının son bir yılda yüzde 3.5 arttığı tespit edilmiş. (Wealth-X) Böylece 30 milyon doların üzerinde servete sahip olanların sayısı 226.450’ye ulaşmış ..]]> Fri, 30 Jun 2017 05:01:55 +0300 Kitleler ve siyaset https://www.evrensel.net/yazi/79353/kitleler-ve-siyaset https://www.evrensel.net/yazi/79353/kitleler-ve-siyaset? CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun “adalet” yürüyüşü devam ederken, bu yürüyüş üzerine tartışmalarda devam ediyor. Erdoğan sorunların çözüm yeri parlamento olduğunu söylerken, Kılıçdaroğlu yürüyebiliyorsa bunun kendilerinin bir “lütfu” olduğunu da ekliyor! Saraylarda oturanların kitlelerin kendisinin kulu olduğunu varsayan sözlerdir bunlar. Ülkenin nereye doğru gitmekte olduğunun da kısa özetidir. İşaret edilen Parlamento’nun şaibeli referandumda kabul edilen anayasa değişiklikleri ile zaten göstermelik karar mercii olma durumu da bütünüyle ortadan kaldırılmıştır. Açıkçası parlamento kitlelerin temel taleplerinin sürekli “komisyona havale” edildiği bir organdan, Saray’da kararlaştırılanların gerekirse yasallaştırılacağı bir organa doğru evrilme süreci yaşamaktadır. Kitleler temel talepleri parlamento tarafından karşılanmadığı için greve çıkmakta, eylem yapmakta, yürüyüşlere çıkmaktadırlar. Son olarak Soma kurbanlarının yakınları adalet istemi ile yürüyüşe katılmıştı, DİSK üyeleri de tal..]]> Fri, 23 Jun 2017 05:00:20 +0300 İşçi sınıfı ve mücadele https://www.evrensel.net/yazi/79304/isci-sinifi-ve-mucadele https://www.evrensel.net/yazi/79304/isci-sinifi-ve-mucadele? 15-16 Haziran büyük işçi direnişinin üzerinden 47 yıl geçti. 274 sayılı Sendikalar Kanunu ile 275 sayılı Grev ve Lokavt Kanunu’nda yapılmak istenen ve işçiler için mücadeleci bir sendikada örgütlenmeyi olanaksız hale getirmeyi amaçlayan değişikliğe karşı yüz binlerce işçi İstanbul merkez başta olmak üzere eyleme geçmişti. Sonuçta eylemlerin etkisiyle Anayasa Mahkemesi bu gerici yasaları iptal etmişti. Bu eylemin ayrıntılarına burada girmek gerekmiyor, emek basınında bunlar genişçe yansıtılmış durumda. Ancak burada işçi sınıfının mücadele birikiminin ve deneyimlerinin değerlendirilmesi açısından, bütünlüklü ve eksiksiz bir tablo çizme kaygısına kapılmadan bazı noktalara değinmek gerekir. Ülke ’60’lı yılların başından itibaren genel bir uyanış içine girmişti. İşçi eylem ve direnişleri, üretici köylülerin hareketleri, gençliğin uyanışı vb. halkın uyanışını ifade eden bu genel tabloyu oluşturan ana unsurlar durumundaydı. Mücadeleci bir işçi, kuşağı oluşmuş, bunlar genellikle DİSK’te örg..]]> Fri, 16 Jun 2017 04:15:57 +0300 Sermaye, basın ve işçiler https://www.evrensel.net/yazi/79258/sermaye-basin-ve-isciler https://www.evrensel.net/yazi/79258/sermaye-basin-ve-isciler? Biliyorsunuz gazetemiz artık 23 yaşında. Evrensel’in geçtiğimiz 22 yılda işçi ve emekçilerin yaşamını yansıtma ve mücadelelerini aygınlaştırmak için yaptıklarını burada yeniden hatırlatmak gerekmiyor. 23. yıl nedeniyle işçilerden gelen mektuplar zaten bunu fazlasıyla yapıyordu. Son yıllarda tek adam, tek parti diktatörlüğünün kurulması için artan baskı ve terör, emek basınının üstlendiği görevin ağırlığını bir kez daha açıkça ortaya koydu. Hep birlikte görüyor ve yaşıyoruz. Büyük sermayenin basını mevcut iktidarın arkasında mevzilenmiş durumda ve oradan işçi ve emekçilere yaylım ateşine devam ediyor. Bu basından tek bir muhalif ses çıkmıyor. Çıkarsa da tepeden verilen bir emirle bu ses susturuluyor. Peki ama muhalefet etme iddiasındaki bazı büyük basın organları neden bu kadar kolay boyun eğiyor? Bu gazetelerin patronlarının pek çok alanda yatırımları olan sermaye sahipleri olması bu durumu açıklıyor. İşlerine zarar verecek bir kaç tehdidin savrulması onları hizaya sokmaya yetiyor. ..]]> Fri, 09 Jun 2017 04:58:36 +0300 Sermaye ve diktatörlük https://www.evrensel.net/yazi/79163/sermaye-ve-diktatorluk https://www.evrensel.net/yazi/79163/sermaye-ve-diktatorluk? “Türkiye üç kat büyüdüyse buradakiler beş, on kat büyüdü.” TÜSİAD toplantısına katılan Erdoğan, karşısında oturan büyük patronlara bunları hatırlatıyordu. Ülkenin kat kaç büyüdüğü sürekli “yenilenen” ölçüm rakamları dolayısıyla tartışma konusu olsa da, TÜSİAD patronlarının zaman zaman açıkladıkları dönemsel karlar, onların ne kadar büyüdüklerini açık seçik gösteriyordu. Erdoğan demek istiyor ki; ‘hem gölgemizde büyüyüp tatlı karları cebe indiriyorsunuz, hem de nankörlük ediyorsunuz. Bakın grevleri yasaklıyoruz, sendikaların çanına ot tıkıyoruz, asgari ücrete katkı sağlıyoruz, tüm ülkeyi ucuz emek cennetine çevirdik, teşvikler, vergi indirimleri hep sizin için, neredeyse deveyi hamuduyla yutmanız için ortamı hep hazır tutuyoruz daha ne istiyorsunuz?’ TÜSİAD’çılar da demek istiyor ki; ‘elbette bütün bunları görüyor ve takdir ediyoruz, sayenizde epeyce büyüdük ve büyüyoruz, ama zaten ülkeyi yönetenlerin asli görevi sermayeye hizmet etmek değil mi, siz değil, bir başkası olsaydı da b..]]> Fri, 26 May 2017 04:56:13 +0300 Gençlik, işsizlik ve gelecek https://www.evrensel.net/yazi/79114/genclik-issizlik-ve-gelecek https://www.evrensel.net/yazi/79114/genclik-issizlik-ve-gelecek? Hemen her toplumda gençliği geleceği belirleyecek kuşak olarak görmek neredeyse kalıplaşmış bir düşünce biçimidir. Bugünün toplumlarında bu yaklaşımın pratik karşılığı şudur, geleceği gençliğe emanet ettiğini söyle ama bugün gençliğe güvenme ve onu her türlü yolla egemen düzene uyacak bir kalıba dökmeyi ihmal etme! Böylece gelecek belirsizleşir, gençliğin hayalleri daha bugünden karartılır. Oysa gençlerin yaşadıkları toplumdan beklentileri oldukça yalın ve sadedir. İyi bir eğitim, aldıkları eğitime uygun bir iş, güvenli bir gelecek ve insana yaraşır onurlu bir yaşam. Ama gençlik için bu istekler genellikle ulaşılamaz hedefler olarak kalır. İşsizlik, her geçen gün daha da gericileştirilen, eleyici, ezberci bir eğitim, içeride ve dışarıda gençlerin kanının döküldüğü savaşlar, artık geleceğin sisler arasında bile görülmediği bir yaşam. Özellikle gençliğimize bütün bunlara oldukça tanıdıktır ve günlük yaşamının bir parçası olmuşlardır. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) açıkladığı s..]]> Fri, 19 May 2017 05:00:27 +0300 Gelişme yönü https://www.evrensel.net/yazi/79069/gelisme-yonu https://www.evrensel.net/yazi/79069/gelisme-yonu? Ülkede altı ay sonra politika ve ekonominin nereye gideceği konusunda garanti verebilecek aklı başında tek bir kişi var mı? Bırakalım altı ayı, üç ay sonrasının garantili tahlilini yapabilecek olan var mı? Hiç sanmıyoruz. O halde iki buçuk yıl sonrasının seçimleri için bugünden ciddi hazırlık yapılmalı diyenleri nereye koymalı? Kuşkunuz olmasın olayların günlük gelişimi bizi onlara yer aramaktan kurtaracaktır. İşçilerin direniş ve grev haberleri bu yöndeki ilk verilerdir. Şu kesindir, demokrasiyi, özgürlükleri kazanmak için mücadele etmek üzere birlikler aramak, bu birlikleri mümkün olduğunca geniş güçlerle gerçekleştirme çalışmaları sürecektir. Tablo ortadadır: ülkenin her köşesinden her gün kara bir haber gelmektedir. Sokak ortası, evlerde çoğalan infazlar, OHAL rejimi altında yoğunlaşan baskı ve terör, muhalif basın ve yayının susturulması, gazetecilerin, yazarların zindanlara tıkılması, yükselen enflasyon, artan işsizlik, yaygınlaşan yoksulluk, işçileri düşük ücrete mahkum eden ..]]> Fri, 12 May 2017 09:34:58 +0300 Vatan, enternasyonalizm ve emek https://www.evrensel.net/yazi/79019/vatan-enternasyonalizm-ve-emek https://www.evrensel.net/yazi/79019/vatan-enternasyonalizm-ve-emek? 1 Mayıs geride kaldı ama değerlendirmeler sürüyor. Kuşkusuz her akım kendi bulunduğu mevziden bu değerlendirmeleri yapıyor. 1 Mayıs gibi işçi sınıfının enternasyonalizmine, enternasyonal dayanışma ve mücadelesine özellikle vurgu yapıldığı böylesi bir günde, emek adına vatanı, vatanseverliği, milliliği öne çıkaranlar da bulunuyordu. Örneğin Perinçek, Bakırköy ve Kolej’de 1 Mayıs’ı kutlayanları “vatansız ve PKK’ya sığınmış sahte solcular olarak” (2 Mayıs Aydınlık) damgalamıştı. Bu aynı Perinçek 1 Mayıs’tan birkaç hafta önce “Milli Seferberlik Hükümeti” çağrısında bulunmuş, “Erdoğan’ı dışlayan bir hükümetin milli olamayacağını” (21 Nisan Aydınlık) ilan etmişti. Aydınlık’ta yazan Yıldırım Koç da sık sık işçi sınıfına vatanseverlik, millilik çağrılarında bulunuyor, enternasyonalizme karşı yazılar yazıyor. Bunların dilinde emperyalizm de soyut bir kavram ve sermaye ile bir bağlantısı yok! Emperyalist müdahaleler, politikalar var, ama emperyalist tekeller ve iş birlikçileri, ülkenin soyulm..]]> Fri, 05 May 2017 04:59:37 +0300 Sayıklamalar https://www.evrensel.net/yazi/78976/sayiklamalar https://www.evrensel.net/yazi/78976/sayiklamalar? Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni ve Yazarı İbrahim Karagül, sadece iktidarın sınırsız destekçisi olma niteliği ile değil, aynı zamanda içeride ve dışarıda nasıl politika yürütülmesi gerektiğine ilişkin “katkılarıyla” da dikkati çeken bir figür. Bazen yazılarıyla elde kılıç cenge katılıyor, bazen dünyayı yeniden dizayn ediyor. Tabii bu işleri yaparken mevcut iktidarın yönettiği Türkiye’ye baş rollerden birisini veriyor ve onu ‘dünyanın yeni bir nizamın temel direklerinden birisi’ yapıyor. Örneğin şu tespitler ona aittir: “Bugün Türkiye, dünyanın en güçlü on siyasi gücünden biridir... Tek başına bir Avrupa Birliği kadar siyasi nüfuza sahiptir.” Türkiye’ye bugün bu siyasi gücü ne sağlamaktadır? Karagül onu da şöyle açıklamaktadır: “Küresel ölçekte güç hareketliliği, rekabetler, çekişmeler, örtülü dünya savaşı, yeni bloklaşmalar, arayışlar Türkiye’ye inanılmaz bir hareket alanı sağlamaktadır.” (Erdoğan, dünyanın beş merkez gücü ile masada ne konuşacak (25 Nisan YŞ) Buradan anlıyoruz ..]]> Fri, 28 Apr 2017 05:00:14 +0300 At, Üsküdar ve durum? https://www.evrensel.net/yazi/78932/at-uskudar-ve-durum https://www.evrensel.net/yazi/78932/at-uskudar-ve-durum? Atı alan Üsküdar’ı geçti diyor. Daha önce de, darbe girişimi sonrasında MİT başkanı ve GKB’nin sorumlulukları kendisine hatırlatıldığında dere geçilirken at değiştirilmez demişti. Dolayısıyla at olarak neyi gördüğü konusunda yeterli bilgiye sahibiz. Peki bu referandumun atı kimdi? Referandumun önünü açanın, evet diyenin Bahçeli olduğunu tüm ülke biliyor. Referandum sonrasında Bahçeli’nin liderliğinin bittiği artık kabul ediliyor. Yani at artık yok. Ama bu süreçte attan geriye kalanlara binmeye devam edecek. Ya Üsküdar? Geçilecek bir Üsküdar kalmadı. At Üsküdar’ı geçemeden boğazın sularına gömüldü. Referandumun sonuçlarının şaibeli olduğu, meşru olmadığı ciddi biçimde tartışılıyor. Bu tartışma ve tepkiler giderek yaygınlaşacaktır. Bunun ötesinde referandum sonuçları halk hareketinin önüne yeni bir yolun açıldığını açık seçik ortaya koydu. Başta İstanbul, Ankara ve İzmir’in olduğu büyük şehirlerin verdiği mesaj, ülkenin tek adam, tek parti diktatörlüğünü kabul etmeyeceğini, demokrasi,..]]> Fri, 21 Apr 2017 04:15:08 +0300 İleriye mi, geriye mi? https://www.evrensel.net/yazi/78876/ileriye-mi-geriye-mi https://www.evrensel.net/yazi/78876/ileriye-mi-geriye-mi? Artık referanduma saatlerle sayılabilecek bir süre kaldı. Ülke, tarihinde daha önce bu önemde bir politik tercihle karşı karşıya kalmamıştı. Bu nedenle sonuçları da oldukça sarsıcı olacak. Pazar günü yapılacak anayasa referandumunda hayır çıkarsa halk hareketi yeni mücadele dönemine bir adım önde başlayacaktır. Moral toplamış, güç biriktirmiş, kendine güven kazanmış olacaktır. Buna karşın karşı cephe demoralize olmuş, güven kaybına uğramış, iç çelişkileri daha da keskinleşmiş, güç kaybetmiş olacaktır. Peki ama ya evet çıkarsa ne olacaktır? Bu durumda işler biraz daha farklı olacaktır. Tartışılmaz şekilde mücadele yine sürecek, ama bu mücadele iki adım geriye düşülmüş olarak devam edecektir. Hem yapılmak istenen değişikliklerin niteliğine, hem de mevcut iktidarın bugüne kadar yaptıklarına ve yapmakta olduklarına bakıldığında evet diyecek halk kesimleri şunları görmek durumundadır. Evet demek sadece tek adam, tek parti diktatörlüğüne geçit vermek olmayacak, aynı zamanda komşu Müslüman..]]> Fri, 14 Apr 2017 04:50:50 +0300 Temel fark https://www.evrensel.net/yazi/78831/temel-fark https://www.evrensel.net/yazi/78831/temel-fark? Bu anayasa referandumunun diğer referandumlardan ve seçimlerden temelde bir farklılığı bulunuyor. AKP, Erdoğan ve Bahçeli ortaklığı ile gündeme getirilen bu anayasa referandumu doğrudan doğruya rejim değişikliğini ortaya atıyor ve yurttaşlardan devlet, hükümet, basın vb. gücüyle bunu onaylamasını istiyor. İstenilen açıkça tek adam, tek parti diktatörlük rejiminin kurulmasının onaylanmasıdır. Bu altı kalınca çizilmesi gereken bu referanduma ilişkin temel bir farklılıktır. Ülkenin ve halkın kaderi tek bir adamın ellerine verilmek istenmektedir. Örneğin 12 Eylül Anayasası da referandumla kabul edilmişti. Ama bu anayasa zaten kurulmuş olan bir rejimin anayasal temellerini -60 darbesi gibi- onaylatıyordu. Darbeciler, darbe yaparak yönettiklerinin bilincindeydiler ve durumlarının “geçici” olduğunu göstermek gibi bir “kaygıya” sahiptiler. Onların kurdukları gerici anayasal yapı süreç içerisinde işçi ve halk hareketinin muhalefetiyle pek çok yönünden delinmiş ve bazı maddeler işlemez hale g..]]> Fri, 07 Apr 2017 05:00:51 +0300 Politik canlılık https://www.evrensel.net/yazi/78782/politik-canlilik https://www.evrensel.net/yazi/78782/politik-canlilik? Evet ve hayır çalışması yürütenler açısından koşullar aşırı eşitsiz olsa da, hayırcılar üzerindeki baskı ve terör yoğunlaşsa da, referandum döneminin halkın geniş kesimlerinin politik sorunları tartıştığı, öğrendiği, giderek daha fazla olgunlaştığı bir dönem olarak yaşandığını söylemek olanaklı. Fabrikalar, iş yerleri, mahalle kahvehaneleri, hemen hemen her ev bir biçimde yönetim biçimi ve anayasaya ilişkin bir tartışmanın yaşandığı mekanlar oluyor. Bunun olağan bir seçim döneminden farklı bir politik canlılık yarattığını tespit etmek gerekiyor. Yukarıda tespit ettiğimiz sonuçlara nereden ulaşıyoruz sorununa gelince: elbette öncelikli olarak gazetemizde çıkan haberlerden. Arkadaşlarımız fabrikalardan, iş yerlerinden, semtlerden haber ve röportajlar yapıyorlar ve bunları okumak halkın duygu düşüncelerini anlamak açısından oldukça yararlı oluyor. Bunların üzerine farklı basın organları ve TV’leri takip ederek edindiğimiz izlenimleri de eklediğimizde –onlar hangi niyetle yaparlarsa yap..]]> Fri, 31 Mar 2017 04:59:15 +0300 Tüm engellemelere rağmen! https://www.evrensel.net/yazi/78730/tum-engellemelere-ragmen https://www.evrensel.net/yazi/78730/tum-engellemelere-ragmen? Şöyle bir futbol karşılaşması yapıldığını varsayın. Sahaya çıkan takımlardan birine faul yapmak, ofsayttan gol atmak, gerektiğinde topu eliyle düzeltmek dahil her türlü imkan tanınsın. Eğer bunlar yetmezse hakemin bu takım lehine her türlü keyfi kararı vermeye yetkisi olsun. Diğer takıma ise şu kurallar konsun: Top kendisine geldiğinde her oyuncu sadece bir kez topa dokunabilsin, ikinci kez dokunursa top rakibe verilsin, sahanın her hangi bir yerinde top ele çarparsa bu takım aleyhine penaltı verilsin, bu takım korner yaparsa atışlar penaltı gibi kullanılsın, sarı kart gören oyuncu oyundan atılsın vb.. Bütün bu koşulları referandum sürecine kolaylıkla uygulayabilirsiniz. Referanduma bir aydan az bir süre kalmışken hayır çalışması yürütenleri engellemek için tutuklama ve yasaklamalar dahil, devletin ve hükümetin tüm gücü seferber edilirken, evet kampanyası yürütenler her yolla destekleniyor, iktidarın ve destekçelerinin tüm olanakları seferber ediliyor. Ama bütün bunlardan sonra şu ..]]> Fri, 24 Mar 2017 04:15:04 +0300 Halklar ve iktidarlar https://www.evrensel.net/yazi/78688/halklar-ve-iktidarlar https://www.evrensel.net/yazi/78688/halklar-ve-iktidarlar? Her halk kendi iktidarları ile, gericileriyle, ırkçılarıyla, faşistleri ile mücadele etmeyi kendi görevi olarak kabul etmeli mi, etmemeli mi? Her halk asıl düşman içimizde, tepemizde demeli mi, dememeli mi? Bugün yaşanmakta olan ve karşılıklı olarak kışkırtılan gerilimlere böyle yaklaşılmadığı koşullarda halkları düşmanlaştırmayı, onları kendi gerici, faşist politikalarının yedeği yapmayı hedefleyen hükümetlere, partilere geniş bir alan açılmış olacaktır. Söylediklerimizi şöyle somutlayabiliriz: Ülkeyi yöneten “fiili başkan” ve adamları Almanya’yı, Hollanda’yı, Avusturya’yı ve diğer bazı ülkeleri Nazilikle, ırkçılıkla suçlayıp mahkum ediyorlar. Bugün bu ülkelerin, iktidarın oralarda yürütmek istediği evetçi referandum kampanyalarına bazı engeller, yasaklamalar, kısıtlamalar getirmesi bu suçlamaların peş peşe ortaya atılmasına neden oluyor. Bu yasaklama ve kısıtlamaların kat kat daha fazlasının ülke içinde hayırcılara bu iktidar tarafından uygulanması işin başka bir yönüdür ve onlar ..]]> Fri, 17 Mar 2017 05:00:32 +0300 Tehdit, şantaj sökmeyecek https://www.evrensel.net/yazi/78639/tehdit-santaj-sokmeyecek https://www.evrensel.net/yazi/78639/tehdit-santaj-sokmeyecek? Referandum tarihi yaklaştıkça tehdit ve şantajların dozajı artıyor. Ama bunların yeterli olmadığı görülüyor olmalı ki, onlarla birlikte küçük rüşvetler de dağıtılıyor, işçi ve emekçilere yönelik önceden planlanmış saldırılar bir süre ertelenmek zorunda kalınıyor. Son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı İlnur Çevik hayır diyenlere şu tehdidi savurdu: “7 Haziran sonrası Türkiye’deki kaos ve istikrarsızlığı mumla ararsınız.” “Mumla arayacağımız” tabloyu bir hatırlayalım: 7 Haziran seçimlerinde tek başına hükümet olma şansını yitiren Erdoğan ve partisi, arkalarına aldıkları ordu gücüyle tankları ve topları Kürt illerinin mahallelerine sokmuş, buraları yakıp yıkmıştı. Kürtler başta olmak üzere muhalefet üzerinde dizginsiz bir terör uygulanmış, yenilenen seçimlerde kampanya yürütülemez hale gelinmişti. Halk kaos ve çatışma ile tehdit edilmiş ve bu gerçekleşmişti. Sonuç Erdoğan’ın “fiili başkanlığının” devamı ve partisinin tek başına kurduğu hükümettir. Eğer “Mumla aranacak” gü..]]> Fri, 10 Mar 2017 04:40:05 +0300 Durum ne gösteriyor? https://www.evrensel.net/yazi/78596/durum-ne-gosteriyor https://www.evrensel.net/yazi/78596/durum-ne-gosteriyor? Vatandaşa cop sallarken elini inciten polisin, göstericiye gaz sıkarken gazdan etkilenen polis arkadaşlarının hakları için mahkemede şahitlik eden güvenlik görevlisinin, silah kullanırken kendini yaralamış askerin vatandaşları suçlayarak mağduriyetten söz etmekten hakları olabilir mi? Normal koşullarda bundan söz edilemezdi. Edilmiş olsa da ciddiye alınmazdı. Ama artık böylesi durumlarla daha sık karşılaşılacağının işaretleri çoğalmış durumda! Hürriyet gazetesinin “Karargah rahatsız” haberinin iktidar çevreleri ve onların medya uzantıları tarafından kullanılış biçimine bakıldığında, yukarıda verilen örneklerden daha vahim bir durumla karşı karşıya kalınabileceği anlaşılıyor. Meselenin özü şu, Genelkurmay muhalefetin kendisine yönelik eleştirilerinden rahatsız olmuş ve muhalefeti hedef alarak birtakım açıklamalar yapıyor. Ancak iktidar bundan darbe ve vesayet kışkırtması sonucu çıkarıyor ve buradan da yeniden mağduriyet edebiyatına sarılıyor. Amaç belli: Referandum öncesi güç toplama..]]> Fri, 03 Mar 2017 04:39:51 +0300 Yapılacak çok iş var https://www.evrensel.net/yazi/78550/yapilacak-cok-is-var https://www.evrensel.net/yazi/78550/yapilacak-cok-is-var? Anayasa değişikliği ile ilgili referandum kampanyasının henüz başındayız. Tek adam diktatörlüğünün halk tarafından onaylanacağını kesin sayan evetçilerin bir bölümü, yavaş yavaş durumun öyle olmadığını anlamaya başladılar. Bu kesimlerin –örn. A. Selvi- inandırıcı görünmek için sarıldıkları bir “gerekçe” var. Diyorlar ki, “hayır bloku ulaşabileceği en yüksek seviyeye ulaştı.” Doğal olarak bu tespitlerin ardından gelen artık evetlerin yükseleceğidir. “Reis’in” sahada etkinliği arttıkça böyle olacaktır vb. Bu ve benzer tespitler doğru değildir. Bugün hayır diyenler kendi gerekçeleri ne olursa olsun gidişatın yönünü ilk görenler ve buna tepki duyanlardır. Hem ciddi bir biçimde kararsız bir kitle bulunmaktadır, hem de evetçiler içerisinde tereddütlü kesimler vardır. Halkın arasında yürütülecek ve onlara ülkenin sürüklenmekte olduğu yönü sağlam gerekçelerle açıklayacak bir hayır çalışması, bugün hayır diyenlerin çok daha fazlasını hayıra taşıma potansiyeline sahiptir. Bu durumun farkında ..]]> Fri, 24 Feb 2017 05:00:27 +0300 Ekonomi, politika ve referandum https://www.evrensel.net/yazi/78501/ekonomi-politika-ve-referandum https://www.evrensel.net/yazi/78501/ekonomi-politika-ve-referandum? Politikanın yoğunlaştırılmış ekonomi olduğu söylenir. Bu genel olarak doğrudur. Durum böyle olunca, ülkenin referandum ortamına girdiği şu günlerde ekonomideki olumsuz gelişmelerin kitlelerin politik tercihlerini nasıl etkileyecekleri de kuşkusuz ayrı bir önem kazanıyor. Enflasyondaki yükselme, işsizlikteki artış, yoksulluğun yaygınlaşması, yaşam ve çalışma koşullarının daha fazla zorlaşması ve bütün bunların üzerine gelen ve son örneğini üniversitelerdeki kıyımların oluşturduğu ağır politik baskılar gibi. Geçtiğimiz günlerde gazetelerde Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’nin (TÜRMOB) Dolarizasyon Raporu yayınlandı. Bu rapor ilginç veriler içeriyordu. Örneğin toplam mevduatta döviz ağırlığı en yüksek olan iller ve oranları şöyleydi: “2016 sonu itibarıyla bankalardaki her 100 liralık mevduatın Kırşehir’de 59,9, Nevşehir’de 55,3, Aksaray’da 53,7 ve Yozgat’ta 50,4 lirası yabancı para hesaplarında bulunuyor”du. Üstelik dahası var, Me..]]> Fri, 17 Feb 2017 04:40:27 +0300 Hayırın anlamı https://www.evrensel.net/yazi/78458/hayirin-anlami https://www.evrensel.net/yazi/78458/hayirin-anlami? Muhtemelen şu günlerde referandumun nisan ortalarında yapılacağı kesinleşecek. Referandumda ‘evet’ çıkması, tek adam ve onun emrindeki tek parti diktatörlüğünün anayasal temellere kavuşturulması anlamına geliyor. Erdoğan ve yandaşlarının politik yaşamı daha da gerginleştirerek, ortamı daha fazla terörize ederek, ‘hayır’ kampanyası yürütecekler üzerinde daha fazla baskı uygulayarak evet oylarını garanti etmeye çalışacakları anlaşılmış durumda. Devletin, hükümetin, önemli bir sermaye kesiminin, tüm gerici örgütlenmelerin ve denetim altındaki medyanın bu amaç için seferber oldukları görülüyor. Buna karşın çok geniş bir çevrede ‘hayır’ için harekete geçmiş durumda. Kuşkusuz ‘hayır’ diyen her parti, akım ve çevrenin kendi gerekçeleri var. Böyle olması hayırcıların zayıf ve dağınık olduğunun değil, toplumun kendi iç dinamiklerinin harekete geçtiğinin, bu dinamizmin güçlenerek yaygınlaşacağının ve etkisini artıracağının kanıtı durumunda. Kuşkusuz ‘hayır’cılar içinde bir araya gelerek kampa..]]> Fri, 10 Feb 2017 04:59:16 +0300 Dünya tersine mi dönecek? https://www.evrensel.net/yazi/78373/dunya-tersine-mi-donecek https://www.evrensel.net/yazi/78373/dunya-tersine-mi-donecek? İçeride anayasal temellerini de atarak açıktan tek adam, tek parti diktatörlüğüne gitmek isteyen güçlerle, bunu engellemek isteyen güçlerin karşılıklı mücadelesi sürerken, uluslararası politikada da önemli gelişmeler oluyor. Trump’ın ABD başkanlığına oturması, “küreselleşmenin” bittiği, ABD’nin “içe kapanacağı” vb. gibi yorumları da beraberinde getirdi. Bu tür yorumlara bakılırsa Trump “küreselleşme” karşıtı, Çin Devlet Başkanı “küreselleşme” ve “serbest ticaret” yanlısıdır! Dünya tersine mi dönmektedir, yoksa olması gerekenler mi olmaktadır? Gerçekte Trump neyi temsil ediyor? Yapacağını söyledikleri ve kısmen yapmaya başladıkları dengesiz bir adamın hezeyanları mı, yoksa dillendirdikleri ABD’nin ve uluslararası kapitalist-emperyalist sistemin bugün karşı karşıya olduğu sorunların bir sonucu olarak mı ortaya çıkmaktadır? Eğer ilki doğruysa bu Trump’a olağanüstü bir güç atfetmektir ki bu da hem gerçekçi değildir, hem de onun üzerinde yükseldiği eğilimleri görmezden gelmektir. Ama dur..]]> Fri, 27 Jan 2017 03:36:28 +0300 Yeni bir danışma meclisi mi? https://www.evrensel.net/yazi/78323/yeni-bir-danisma-meclisi-mi https://www.evrensel.net/yazi/78323/yeni-bir-danisma-meclisi-mi? Danışma Meclisi 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinden sonra darbeci generallerin kurduğu bir meclisti. Üyeleri valilerin bildirecekleri adaylar arasından MGK tarafından seçiliyordu. Roplam 160 üyeye sahip Meclisin 120’si bu biçimde atanırken, diğer 40 üye de doğrudan MGK kontenjanından atanıyordu. Danışma Meclisi yasa önerebilir, MGK’nin gönderdiği yasalar üzerinde değişiklik yapabilirdi. Ama tabii bu değişikliklerin MGK tarafından onaylanması koşuluyla! Bugünkü anayasal sistem ve Meclis de işte bu koşullarda biçimlendirildi. Peki şu anda Mecliste görüşülmekte olan ve sonuçta referanduma götürülerek halka onaylatılmak istenen anayasa değişiklikleri bu bakımdan ne getiriyor? Mevcut anayasa değişikliklerinde cumhurbaşkanı aynı zamanda parti başkanı olması sıfatıyla partisinin tüm milletvekillerini fiilen atama yetkisini elinde bulundurmaktadır. Meclis bütünüyle cumhurbaşkanına bağımlıdır. Başkan yasa hükmünde kararnameler çıkarabilecek, Meclisi feshetme yetkisi de dahil sınırsız bir..]]> Fri, 20 Jan 2017 04:57:03 +0300 Sonuna kadar mücadele https://www.evrensel.net/yazi/78281/sonuna-kadar-mucadele https://www.evrensel.net/yazi/78281/sonuna-kadar-mucadele? Diktatörlük anayasası Mecliste görüşülmeye başlandı. Zaten yeterince gerici olan mevcut rejim bütünüyle keyfi bir yönetim anlamına gelecek tek adam, tek parti diktatörlüğü ile değiştirilmek isteniyor. Bakan Bozdağ bu amacı açıkça bir kez daha ilan etti. AKP ve MHP iş birliği ile ülke açık bir diktatörlük rejimine doğru sürükleniyor. Bunun ne anlama geldiği konusunda bir fikir edinebilmek için bugün uygulanmakta olan OHAL’e bakmak gerekir. OHAL’in keyfi yönetiminin on kat daha yoğunlaştırıldığını düşünün. Bu size varılmak istenen amacı verecektir. Açıkça faşist bir yönetim biçimidir bu ve üstelik kuralsız ve yasasızdır. Bu gidişatın farkında olan emek, demokrasi ve barış güçleri, parti ve akımlar süreci durdurmaya, gericiliğin saldırısını püskürtmeye çalışmaktadır. Bu çabaların öncelikle işçi ve emekçi kitlelerin geniş kesimlerini harekete geçirmeyi başarma yönünde güçlenmesi gerektiği görülemez değildir. Çünkü keyfi, faşist bir yönetim biçiminden sınırsızca ilk yararlanacak olan büy..]]> Fri, 13 Jan 2017 05:24:44 +0300 İki yol https://www.evrensel.net/yazi/78237/iki-yol https://www.evrensel.net/yazi/78237/iki-yol? İktidarın, onun her türden destekçisinin yaygaralarına bakılırsa ülke “ikinci bir kurtuluş savaşı” vermektedir. Ülke dört bir yandan kuşatılmış, her şeyi planlayan bir “üst akıl” pek çok terör örgütünü üzerimize salmıştır. Vatan, millet, bayrak tehlikededir. Tek kurtuluş ve çıkış yolu mevcut iktidarın ardında sıraya girmek, onu koşulsuz, şartsız desteklemektir. IŞİD’in son terör saldırısından sonra daha da yoğunlaştırılan ve yaygınlaştırılan propaganda budur. İzlenmesi istenen bu yolun fiilen süren tek adam, tek parti diktatörlüğünün yasal, anayasal temellere kavuşturulmasına çıktığı görülemez değildir. Bu yolun sahipleri, yani 15 yıldır iktidarda olanlar, daha bir kaç yıl önceye kadar “Batı’lı müttefiklerin” el üstünde tuttukları ortaklarıydı. İktidara adım atmalarıyla dizginsiz bir özelleştirme kampanyası yürütmüşler, ekonomiyi ardına kadar yağmaya açmışlar, ülkeyi ucuz iş gücü cennetine çevirmişler, sıcak parayla spekülatif kârlar sağlamışlardı. Bugün de bu ekonomik politikaların..]]> Fri, 06 Jan 2017 04:52:19 +0300 Eskisi ve yenisi https://www.evrensel.net/yazi/78195/eskisi-ve-yenisi https://www.evrensel.net/yazi/78195/eskisi-ve-yenisi? 2016 çözülmemiş, kangrenleşmiş tüm birikmiş sorunlarını 2017’ye devrederek gidiyor. Başka bir ifade ile eski yıldan nasıl çıkılmışsa yeni yıla öyle girilecek. Bunun bir anlamı dünya halklarının karşı karşıya oldukları sorunların devam edeceği ve çoğalacağı, diğer anlamı ise halkların bu sorunların üstesinden gelmek için geçmiş yılı kat kat aşacak bir mücadeleye mahkum oldukları gerçeğidir. Çünkü barışı, özgürlüğü kazanmanın, daha iyi ve yaşanabilir bir dünyayı kurmanın başka bir yolu bulunmuyor. Televizyonlardan ve gazetelerden hergün üzerimize boca edilen haberlerin de gösterdiği gibi Avrupa’da ve dünyanın değişik bölgelerinde halkları gericileştirmeye yönelik gerici politikalar güç kazanıyor ve yaygınlaşıyor. Avrupa’da gerici, ırkçı, faşist partiler tekelci emperyalist burjuvazinin en gerici kesimleri tarafından her geçen gün daha fazla destekleniyor. ABD’de Trump zehir saçan propagandasıyla başkanlığa oturdu. Vaat ettiği tek şey daha fazla yıkım ve felaket. Başta Ortadoğu olm..]]> Fri, 30 Dec 2016 04:51:30 +0300 Ne Yapmalı? https://www.evrensel.net/yazi/78155/ne-yapmali https://www.evrensel.net/yazi/78155/ne-yapmali? Ülke nereye gidiyor? Bu işin sonu nereye varacak? Son zamanlarda en fazla sorulan ve yanıtı aranan soruların bunlar olduğunu söylersek her halde abartma yapmış olmayız. OHAL’e dayanarak yapılan keyfi tutuklamalar, basın ve yayını da içine alan kapatma ve yasaklamalar, kamuda geniş tasfiyeler, peşpeşe patlayan bombalar, Rusya Büyükelçisi Karlov öldürülmesi örneğinde görüldüğü gibi siyasi suikaslar. Diğer yanda tek adam, tek parti diktatörlüğünün anayasal temellerinin hazırlanması için atılan adımlar. Bu koşullarda yukarıdaki soruların sorulmasının garipsenecek bir yanı bulunmasa gerek. Öncelikle politik olay ve gelişmelere karşı takınılan tutumların, bu sorunların nasıl çözüleceğine verilen yanıtlara göre değiştiğini tespit etmek gerekiyor. Bugün ülkeyi yönetenler “milleti” vatanın birliği ve devletin bekası için arkalarında toplanmaya çağırıyorlar, daha fazla güç, daha fazla iktidar, sınırsız egemenlik istiyorlar. Milliyetçilik ile harmanlanmış, sünni islama dayanan dincilik ana ide..]]> Fri, 23 Dec 2016 04:56:09 +0300 Engellemek için https://www.evrensel.net/yazi/78110/engellemek-icin https://www.evrensel.net/yazi/78110/engellemek-icin? Başkanlık gelsin, idam getirilsin, terör biter.” Son zamanlarda başkanlık ve hükümet yanlılarının yaygaralarında bu propaganda önemli bir yer tutuyor. Sağda solda patlatılan bombaların terör olduğu tartışılmaz. Ancak sorunun kaynağını dikkate almayan, ülkede çözülmemiş bir Kürt sorununun varlığını kabul etmeyen hiç bir yaklaşımın ülkenin sorunlarına doğru bir biçimde yaklaşma ihtimali de bulunmuyor. Başkanlık ve idam yaygarası koparanlara öncelikle bir hatırlatmada bulunmak gerekiyor; sizin “terör” olarak adlandırdığınız hareketin ilk ciddi çıkışı 12 Eylül askeri faşist darbesi sonrasında, 15 Ağustos 1984’tedir. Ülkenin gördüğü “en kudretli başkanlardan” birisi, dudaklarından dökülen yasa olan diktatör Kenan Evren ülkeyi yönetmektedir ve idam cezası da yürürlüktedir! O zamandan bu yana geçen sürede demokratik bir biçimde çözülmemekte ısrar edilen Kürt sorununun kazandığı boyut ortadadır! Ne başkanlık diktatörlüğü ile, ne de idam dahil en vahşi cezalandırma yöntemleriyle bir ulusa..]]> Fri, 16 Dec 2016 04:57:29 +0300 İki dünya! https://www.evrensel.net/yazi/78065/iki-dunya https://www.evrensel.net/yazi/78065/iki-dunya? “İki dünyalıyız, bu dünya fani bir dünya. Ömür bu kadar mı? Mümkün değil, ebedi bir hayat var.....Marksist, Leninistler inanmıyor, tek bir dünya var, bu dünya... öyle saçmalık olmaz. Hesap günü var.” TBMM Başkanı Kahraman geçenlerde katıldığı bir toplantıda araya başka şeyler de ekleyerek böyle diyor. Burada elbette Marksist, Leninistlerin dine ilişkin bilimsel temellere dayanan görüşlerini, her fırsatta bilimsel düşünceye nefretlerini kusan şahıslara tekrar hatırlatmak gerekmiyor. Sorun bu değil, inanıp inanmamak kişinin kendi sorunudur. Sorun şu ki, yaşadığımız dünyanın gerçek sorunları kitleleri ezmekte ve bunaltmaktadır. Sorun bu dünyayı insan soyuna yaraşır bir yer haline getirebilme sorunudur. İslam dahil, pek çok din halk kitlelerine bu dünyada çektikleri zorluk ve yoksunlukları sineye çekmelerini, cennette ya da gelecek yaşamlarında onları güzel bir yaşamın beklediğini, böylece katlandıkları zorlukların ödülünü alacaklarını vadeder. Üst ve alt sınıfların olduğu, yöneten yöne..]]> Fri, 09 Dec 2016 04:58:21 +0300 Vatan ve işçiler https://www.evrensel.net/yazi/77973/vatan-ve-isciler https://www.evrensel.net/yazi/77973/vatan-ve-isciler? Uzun yıllar Türk-İş’te Bayram Meral’in danışmanlığını yapmış, şimdilerde Vatan Partisine demir atmış Yıldırım Koç , Aydınlık’daki yazılarında sürekli olarak işçileri “Vatan savunmasına kazanma” çağrıları yapıyor. Koç bu çağrıları yaparken işçi ve emekçilerin ücretlerinin arttığından, onların emekçilerin ücret dışındaki diğer sorunları ile uğraşması gerektiğinden dem vuruyor. Yani gerçekler tam tersini gösterse de, işçilerin ekonomik olarak rahat olmalarıyla, vatan savunmasına katılmaları arasında kendine göre “mantıklı” bir ilişki kuruyor! Ama işçiler için Koç gibilerin kendilerini çağırdığı vatan savunması ne anlama geliyor? Bunun tek bir anlamı var: Mevcut hükümetin ve sermayenin arkasında saf tutmak, içeride Kürtlere, dışarıda diğer halklara karşı uygulanan gerici, şoven politikalara destek vermek. Ama bu arada sürekli olarak budanan kendi hakları konusunda da teslimiyetçi bir yol izlemek. Bu tür düşünceleri diğer ülkeler ve onların işçilerine doğru genişletirsek bu şu anlama gelir..]]> Fri, 25 Nov 2016 05:00:53 +0300 Çok geç olmadan https://www.evrensel.net/yazi/77925/cok-gec-olmadan https://www.evrensel.net/yazi/77925/cok-gec-olmadan? Kısa bir zaman aralığına sığdırılan saldırılar peş peşe geldi. Radyo ve televizyonların kapatılması, HDP eş başkanlarının ve milletvekillerinin tutuklanması, Cumhuriyet gazetesine baskın ve tutuklamalar, yüzlerce derneğin kapatılması, belediyelere atanan kayyumlar, açığa almalar ve yine tutuklamalar. Bu saldırı dalgası halen devam ediyor. Hedef muhalefeti tümden susturmak, en küçük hak arayışını, demokrasi ve özgürlük talebini boğmak. Bunun için öncelikle halkın mücadeleci, ileri kesimlerine saldırılıyor, Kürt halkının mücadelesi ezilmek isteniyor. Bunlar susturulursa tüm halkı, emekçi kitleleri yönetmek, bir “çobanın” sürüyü yönetmesi kadar kolay olacak! Hesap bu! Demokrasi ve özgürlük isteyen güçlerin susturulması süreci, aynı zamanda açık bir terör yönetiminin kurulması süreci olarak yaşanıyor. Gidiş yönü bu, ama tempo bazen yavaşlıyor, bazen hızlanıyor. Saldırıların ekonomik, siyasi, ideolojik alanda birbirleriyle paralel yürümesi, tüm toplumun “bütünlüklü” bir diktatörlük altın..]]> Fri, 18 Nov 2016 05:00:51 +0300 Yılmak, sinmek yok! https://www.evrensel.net/yazi/77833/yilmak-sinmek-yok https://www.evrensel.net/yazi/77833/yilmak-sinmek-yok? Peş peşe sıralanan siyasi gelişmeler bir köşe yazarına biriken diğer sorunları yazma olanağı tanımıyor. Saray’ın komutasındaki yönetim mangaları her gün demokrasi ve özgürlükler mücadelesi verenlere yeni bir saldırı başlatıyor. Cumhuriyet gazetesi, teori ve kültür dergileri, yerel gazeteler, TV ve radyolar, haber siteleri, kayyım atanan belediyeler SS hücum tugayları gibi saldıran güçlerin işgaline maruz kalıyor, yazarlar tutuklanıyor, bazı basın ve yayın organlarının araçlarına, malzemelerine el konuluyor. Öyle anlaşılıyor ki, “fiili başkan’a” dikensiz bir gül bahçesi hediye etmek gerekiyor. Bunun yolu tüm muhalif sesleri kesmekten, ülkeyi nefes alamaz bir duruma getirmekten geçiyor.Dışarıdaki savaş kışkırtıcılığı ve askeri harekatların tozu dumanı arasında içeride de demokrasi ve özgürlükler mücadelesine karşı yaygın bir operasyon yürütülüyor. Ülkeyi yönetenlerce içinden çıkılamaz duruma getirilen iç ve dış sorunlar biriktikçe ve yığıldıkça bu saldırılar yaygınlaşıyor ve şiddetleniy..]]> Fri, 04 Nov 2016 05:00:03 +0300 Saldırganlık ve mücadele https://www.evrensel.net/yazi/77791/saldirganlik-ve-mucadele https://www.evrensel.net/yazi/77791/saldirganlik-ve-mucadele? Biliyorsunuz devleti yönetenlerin yeni ve gözde stratejileri “önleyici saldırı” oluyor. Bu ülkeye yönelik nerede bir tehdit varsa onu orada karşılamayı hedefliyor. Bu tür bir strateji ABD tarafından tüm dünya da, İsrail tarafından da Ortadoğu’da yıllardır uygulanıyor. Geçenlerde Saray borazanı birisi Ülkenin güvenliğinin Somali’den başladığını yazıyordu! Hiç kuşkumuz yok hızını alamayan birileri daha çıkıp bu güvenliği kutuplara kadar uzatacaktır. Ama şimdilerde daha yakınlardaki “tehditlerle” uğraşıyorlar. Son olarak Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Kışanak ve Anlı gözaltına alındılar. Tutuklama için savcılığı öne sürdüğü gerekçelere bakıldığında şu açıkça görülüyor, Kışanak ve Anlı’nın “suçları” demokrasi, özgürlük ve eşitlik isteyen kendi halklarına yardım etmek! Kışanak halkın oylarının büyük çoğunluğu alarak seçilmişti. Ağızlarını açtıklarında “milletin iradesinden” bahsedenler onları seçen milletin iradesini ayaklar altına almakta bir sakınca görmüyorlar. Bir süred..]]> Fri, 28 Oct 2016 05:00:35 +0300 Birleşen yollar https://www.evrensel.net/yazi/77741/birlesen-yollar https://www.evrensel.net/yazi/77741/birlesen-yollar? Başlık romantik bir aşk hikayesini çağrıştırsa da burada anlatılacak olanlar bütünüyle farklıdır. Konumuz şudur; Bahçeli ve Perinçek’i Erdoğan’ın yolunda birleştiren nedir? Biri parlamentoda tek adamlığa gidecek bir yola özenle taşlar döşerken, diğeri “Tayyip Erdoğan diktatörlüğü” üzerine nutuk atanlar-ın-, aslında ABD güdümlü kuvvetlerin iktidar planlarında görev yaptığını” ilan ediyor. Tabii bütün bunların temellendirilmemiş, soyut bir ABD karşıtlığı üzerinden anti-emperyalizm, “FETO” karşıtlığı üzerinden “ortaçağ ilişkilerinden kurtulma” masalları eşliğinde piyasaya sürüldüğüne dikkat çekmemiz gerekiyor. Bahçeli’nin hesabı açıktır. Referanduma giden yolu açacak, referandumda başkanlık sistemine karşı olduğunu açıklasa da nasıl olsa bu durumu değiştirmeyecek, böylece başkanlık sistemi gerçekleşmiş olacaktır. Bu onun açısından devletin bekasını öne çıkaran stratejik bir adımdır. 7 Haziran seçimleri ardından aldığı gerici tutumla Kasım seçimlerinin önünü açmış, AKP’nin savaş terörü il..]]> Fri, 21 Oct 2016 05:00:25 +0300 Başka bir çözüm yok mu? https://www.evrensel.net/yazi/77689/baska-bir-cozum-yok-mu https://www.evrensel.net/yazi/77689/baska-bir-cozum-yok-mu? Ülkeyi yönetenler bizzat kendilerinin uyguladıkları politikalarla ülkeyi getirdikleri ve içine soktukları durumu artık şöyle ifade ediyorlar: “Ya ileri hamlelerle atılım yapıp kazanacağız, ya da küçülmeye mahkum olacağız.” (Erdoğan’ın Bakanlar Kurulu Toplantısı’nda yaptığı konuşma) Bu söylenilenler büyümek ya da küçülmek ikilemi ile de ifade edilebilir. Fiili başkandan Başbakan’a, havuz medyasından, tüm destekçilere kadar uzanan geniş bir cephe artık sorunu böyle koyuyor. Bu ikilemle konulan gerici politikaların uygulanmaya başlandıklarının kanıtları ise Cerablus harekatı, Musul, Başika hamleleri olarak sıralanıyor. Bu gerici ve yayılmacı politikaları uygulamak için ileri sürülen temel gerekçenin ise bölgedeki Kürt Sorunu olduğunu, bu ülkede yaşayan, az çok olup bitenlerle ilgilenen hemen herkes biliyor. Daha önceleri farklı hesaplar yapılıyordu. Ancak Suriye’deki gelişmelerden ve özellikle kurulan Rojava’dan sonra bütün bu hesaplar yeniden yapılmaya başlandı. Ama bu arada bölgede f..]]> Fri, 14 Oct 2016 04:29:26 +0300 İçeride karanlık, dışarıda bataklık https://www.evrensel.net/yazi/77641/iceride-karanlik-disarida-bataklik https://www.evrensel.net/yazi/77641/iceride-karanlik-disarida-bataklik? Hayatın Sesi’nin de içinde olduğu 12 TV ve 11 radyo kanalının OHAL kararnamesi ile kapatılması Saray ve onun hükümetinin demokrasi ve özgürlükler mücadelesine saldırılarının son halkalarından birisi oldu. OHAL’in ilan edilmesiyle birlikte Kürt halkının iradesi ayaklar altına alınarak Kürdistan’da bazı belediyelere hızla kayyum atanmıştı ve bu atamalar devam ediyor. Ülke çapında açığa alınan, görevden atılan kamu çalışanlarının sayısı neredeyse yüz bine yaklaştı. Tutuklamalar ise on bine ulaştı. Püskürtülen darbe girişiminin ardından yapılanlar, geçmişte darbe koşullarında yapılanları epeyce geride bırakmış durumda ve bu saldırılar olanca yoğunluğu ile devam ediyor. OHAL üç ay daha uzatıldı ve fiili başkan “bir yıl” hedefi koydu. Bütün bu gerici, faşist uygulamaların sadece darbecileri hedef almadığını, genel olarak halkın ileri kesimlerini susturmayı amaçladığını politikayı az çok takip eden aklı başında her vatandaş rahatlıkla görebiliyor. Ülkeyi yönetenlerin bu kadar azgınca saldırm..]]> Fri, 07 Oct 2016 05:00:19 +0300 Çaresizler, zavallılar! https://www.evrensel.net/yazi/77592/caresizler-zavallilar https://www.evrensel.net/yazi/77592/caresizler-zavallilar? Mondy’s’in kredi notunu düşürmesinden sonra Saray ve Hükümet destekçileri yeni bir “Batı” karşıtı kampanya başlattılar. “Türkiye’ye karşıt” olduğu söylenen pek çok gelişme peş peşe sıralanıyor ve “sakın gevşemeyin” çağrıları yapılıyor. “Saldırının müttefiklerden geldiği” ve “Güney’den yürütüldüğü” -Suriye kastediliyor- ilan ediliyor. Bu arada mevcut durumu “eleştirel entegrasyon” diye tanımlayanlar da -B. Duran Sabah- bulunuyor. Bunlara göre Erdoğan’ın eleştirileri “ideolojik karşıtlık üzerine değil”, “Türkiye’nin en yakın müttefikleri tarafından uzun süredir önemsenmeyen somut çıkarları ile alakalı” dır vb. Egemen sınıfın temsilcileri ve sözcüleri tarafından bu tür tespitler kuşkusuz yeni yapılmıyor. Türkiye’nin “dostları” tarafından bölünmek istendiği, “Önümüzdeki 25-30 yılda bölünmemeyi başarmamız” gerektiğini ilk dillendirenlerden birisi Süleyman Demirel’di. “Türkiye’nin dostları” denilen ülkeler ise zaten biliniyor. Bunlar başta ABD olmak üzere Almanya, İngiltere, Fransa vb. gibi..]]> Fri, 30 Sep 2016 05:00:33 +0300 Yeni konsept dedikleri https://www.evrensel.net/yazi/77496/yeni-konsept-dedikleri https://www.evrensel.net/yazi/77496/yeni-konsept-dedikleri? “Artık savunma yok, taarruz var.” Kürt sorununa ilişkin “yeni politikayı” Başbakan Yıldırım böyle açıklıyor. İktidarın borazanı medyaya bakılırsa “şehirlerden sonra dağlarda da girilmedik yer kalmayacak”mış. Bütün bunlar “çözüm mözüm yok” politikasının unsurları olarak uygulama sokulmuş durumda. Şehirlerin yakılıp yıkılmasına zaten çok önce başlanmıştı. Dağlardaki savaş ise on yıllardır sürüyor. Arada bir “paket” açıklayıp karşılığı olmayan beklentiler yaratmak ise hep bu politikaların bir parçası ola geldi. Bugün bunda da bir değişiklik görülmüyor. Ama açıkça görüldüğü gibi bu “taarruz” Kürt mücadelesiyle birlikte bütün demokrat ve ilerici muhalefeti, yeni ekonomik ve sosyal saldırıları ile tüm halkı hedef alıyor. Ülkenin yüzakı akademisyenlerin üniversitelerle bağı kesiliyor, onbinlerce kamu emekçisi açığa alınıyor, işten atılıyor, gazeteciler, suçları yorum yapmak olan liberal aydınlar içeri tıkılıyor, halkın seçtiği belediyelere kayyım atanıyor. Olağanüstü hal koşulları gerekçe gö..]]> Fri, 16 Sep 2016 05:00:04 +0300 Karşıtlığın sınırları https://www.evrensel.net/yazi/77454/karsitligin-sinirlari https://www.evrensel.net/yazi/77454/karsitligin-sinirlari? Bu ülkede Antiamerikancılık genellikle güçlü olmuştur. Öncesini bir yana bırakırsak, ABD’nin Ortadoğu’ya müdahalesinin arttığı dönemlerde, özellikle Irak müdahalesi ve işgali döneminden başlayarak bu Antiamerikancılık tırmanışa geçmiştir. Son olarak başarısız darbe girişiminin ardında ABD’nin olduğu söylentileri iktidar ve onun medyası tarafından pompalandıkça ABD karşıtlığı daha da artmıştır. Son günlerde özellikle Saray ve onun hükümeti tarafından biraz frene basıldığını görüyoruz. Erdoğan Obamaya’ya “Darbe girişimi sonrasında verdikleri destekten dolayı teşekkür” ediyor, Başbakan yardımcısı Kurtulmuş, CNN’de “ABD yönetiminin darbe ile bağlantısının olduğunu düşünmüyoruz” açıklamasını yapıyor. Öyle anlaşılıyor ki, iktidar sahipleri halk arasında Antiamerikancılığın yaygınlaşması ve güçlenmesinin ciddi sorunları gündeme getirebileceğini görmüş durumdalar ve bunu kendi kontrolleri altına almak için ipleri ele almaya çalışıyorlar. Antiamerikancılık, yine benzer anlamda kullanılan “Bat..]]> Fri, 09 Sep 2016 05:00:56 +0300 Mahkemeler ve yargı https://www.evrensel.net/yazi/77403/mahkemeler-ve-yargi https://www.evrensel.net/yazi/77403/mahkemeler-ve-yargi? Zaten hep sorun olmuş mahkemeler ve yargı meselesi yeniden ve bu kez tüm ağırlığı ile ülke gündemini işgal etmiş durumda. Yargıçlar peş peşe tutuklamalar yapıyor, mahkemeler emir komuta zincirine bağlı gibi çalışıyor.Gazeteler televizyonlar kapatılıyor, gazeteciler keyfi biçimde gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Mallara mülklere el konuluyor, suçlu ilan edilenlerin yakınları da tüm bunlardan payını alıyor. Bu arada yeni adli yıl açılışı Saray’da yapılıyor. Ülkenin namuslu hukukçuları, demokrasi ve özgürlüğü savunan güçleri bu durumu eleştiriyor ve mahkum ediyor. Bütün bu gelişmeler mahkemeler ve adalet meselelerini tüm ağırlığı ile halkın önüne getiriyor, çözüm arayışlarının artmasına neden oluyor. Şu tablo ortada ve verilen rakamlar sürekli artıyor. Görevden el çektirilenlerin sayısı 79 bin 900; gözaltına alınan polis, asker, yargı mensubu, mülki amir, sivil sayısı 40 bin 29; gözaltı işlemi devam edenler 5 bin 187 kişi; tutuklu sayısı 20 bin 355... 22 Ağustos’ta Demokrat Yargı Eş B..]]> Fri, 02 Sep 2016 04:57:31 +0300 Büyük çözümsüzlük! https://www.evrensel.net/yazi/77357/buyuk-cozumsuzluk https://www.evrensel.net/yazi/77357/buyuk-cozumsuzluk? Ülkede ve Ortadoğu’daki gelişmeler Antiamerikancılık ve antiemperyalizm sorunlarını geçmişe göre daha çarpıcı bir biçimde gündeme getirmiş durumda. Son başarısız darbe girişimi de sorunun tartışılmasını çok fazla öne çıkardı. Daha da ilginç olanı AKP Hükümetini ve Erdoğan’ı destekleyen çevrelerde de bu sorunun ateşli bir biçimde tartışılıyor olması. Örneğin aşağıdaki satırların yazarı Sabah’tan Serdat Turgut. “Türkiye’ye karşı emperyalizmin belki de son büyük savaşı açılmış durumda. Bir türlü diz çöktürülemeyen Türkiye’ye karşı global güç merkezleri gözlerini karartmış ellerindeki her kozu oynamaktalar. Yüzlerindeki maske düştü, bu da onları çok daha gözü kara yapıyor… Sykes-Picot Anlaşması ile bölgemize düzensizlik ve bunun izin verdiği “böl ve yönet” politikalarını getiren bu çevreler... Bir anlamda Birinci Dünya Savaşı’nın nihai hesaplaşması şu anda Türkiye ile yapılmak isteniyor...” (10 maddede büyük oyun. Sabah 22 Ağustos. Serdar Turgut) Turgut, oyunu “Atatürk ve Cumhuriyet’in ..]]> Fri, 26 Aug 2016 05:00:22 +0300 Siyasi sorumluluk https://www.evrensel.net/yazi/77312/siyasi-sorumluluk https://www.evrensel.net/yazi/77312/siyasi-sorumluluk? “Mutlaka siyasi bir ayağı vardır.” Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş’un darbe girişimine ilişkin yaptığı açıklamalarda bu tespitte yer alıyordu. Ama Kurtulmuş’un bu “siyasi ayak”ı bulmak için çok uzaklara gitmesine gerek var mı? Şimdi içinde yer aldığı hükümet bir AKP hükümeti ve bu partinin şimdiki fiili lideri Erdoğan darbe girişiminin baş suçlusu olarak gösterilen Fetullahçılara “ne istedinizde vermedik” diyen siyasetçi değil mi? Evet şimdi bir özür furyası başlatıldı. “Rabbim ve milletim bizi affetsin” demekle siyasi sorumluluktan kurtulunuyor mu? Tablo ortada: Devletin neredeyse tüm kurumları bu örgüte peşkeş çekilmiş, kapılar ardına kadar açılmış. Şimdi bir cadı avı başlatıldı ve darbeye karışıp karışmadığı, yani somut olarak bu suça karışıp karışmadığı belli olmayan on binlerce kamu çalışanı meslekten atılmış durumda. Bu arada Özgür Gündem kapatılıyor, gazeteciler tutuklanıyor, evleri basılıyor. Açıkça görülüyor ki, KHK’larla OHAL rejimi kalıcı bir yapıya dönüştürülüyor, zaten yete..]]> Fri, 19 Aug 2016 05:00:42 +0300 Demokrasi mücadelesi https://www.evrensel.net/yazi/77265/demokrasi-mucadelesi https://www.evrensel.net/yazi/77265/demokrasi-mucadelesi? “Darbe girişimi bastırıldı, demokrasi kazandı” egemen olan havaya bakılırsa işler böyle gelişti! Eğer 15 Temmuz gecesinde ve sonrasında olup bitenleri gerçekten bu tespit ile tanımlayabilseydik, yani politik gerçek böyle olsaydı, ülke 16 Temmuz sabahına demokrasiyi kazanmış olarak girecekti. Ama gerçekte böyle olmadığı doğrudan olayların gelişimi ve OHAL ilanı tarafından kanıtlanmış durumda. Alanların idam cezasının geri getirilmesi için adeta referandum meydanlarına dönüştürülmek istenmesi gibi gerçeklerle karşı karşıyayız. Evet darbe girişimine karşı olmak, doğrudan ona karşı mücadele etmek -15 Temmuz gecesi- gerekiyordu. Kitleler bunu yapmışlardır. Demokrasi güçleri açısından da o gece sokaklarda olmak, sadece darbenin püskürtülmesi mücadelesi anlamına gelmiyor, darbeyi püskürtmekle demokrasiyi kazanmanın aynı anlama gelmediğini, mevcut parlamenter sistemi korumanın ötesine geçmenin gerekliliğini sokağa çıkmış, demokrasi bilinçleri oy vermekle sınırlı olanlara sonrasında daha iyi a..]]> Fri, 12 Aug 2016 05:00:01 +0300 Ordu sorunu https://www.evrensel.net/yazi/77163/ordu-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/77163/ordu-sorunu? Darbe girişimi sonrasındaki tartışmaların ağırlık merkezini ordunun durumu oluşturuyor. Tutuklamalar ve tasfiyeler yoğun bir biçimde yapılıyor. ‘Fethullahçılar’ denilen dini cemaatin ordu içerisinde nasıl bu kadar etkin olabildiği, önceden yapılan çok somut uyarılara karşın neden tedbir alınmadığı gibi sorular en çok sorulan sorular arasında yer alıyor. Bunlarla birlikte darbe girişiminde ABD’nin rolü, CIA ve Pentagon’un işin içine karışıp karışmadığı çokça tartışılıyor. Bu sorulara genel bir tespit yaparak başlamak gerekiyor. Ordunun kurmay heyeti Amerikancıdır ve bu gerçek gerek NATO üyeliği ile, gerekse ABD ile yapılan ikili açık ve gizli anlaşmalarla perçinlenmiş durumdadır. Bugünlerde yeniden güncelleşen 12 Eylül günlerinden kalmış eski bir amerikan tespitiyle bu generaller “bizim çocuklardır.” Yani Amerikalı efendilerin çocukları. Eğer ordu üst yönetiminde genellikle ulusal reflekslerle ABD ile olan ilişkilere karşı çıkanlar olursa, bunlar böyle bir yapının işleyişi içinde bir..]]> Fri, 29 Jul 2016 04:10:46 +0300 Halka darbe: OHAL https://www.evrensel.net/yazi/77113/halka-darbe-ohal https://www.evrensel.net/yazi/77113/halka-darbe-ohal? Geçen cuma gününü cumartesiye bağlayan gece ülke ağır bir siyasi bunalımın içine düştü. Ordu içinde farklı görüşler taşıyan, ama omurgasını mevcut iktidar tarafından “istedikleri her şey verilen” Cemaatçıların oluşturduğu, ittifak halinde hareket ettikleri belli olan, “emir komuta zinciri dışında” bir grup askeri bir darbeye kalkıştı. Ancak bu darbe girişimi darbe karşıtı güçler tarafından 5-6 saat gibi kısa bir sürede başarısızlığa uğratıldı. Askeri faşist bir darbeye karşı çıkmak, mücadele etmek gerekiyordu ve zaten darbeciler de siyasi alanda tek bir destek bile alamadılar. Demokrasinin olmasa da parlamenter sistemin kalbi Meclis ilk kez bombalandı. “Bekleme odasına alınan” parlamentodaki siyasi partiler darbeye karşı ortak tutum aldılar. Ancak darbenin bastırılması bu ağır siyasi bunalımın bütünüyle çözüldüğü anlamına gelmedi. Şu sırada askeri ve sivil bürokrasi içinde geniş tasfiyeler yapılıyor, bu yazı kaleme alınırken MGK toplanmıştı ve sonrasında Bakanlar Kurulu da toplandı ve..]]> Fri, 22 Jul 2016 04:35:23 +0300 Kitleler ve politika https://www.evrensel.net/yazi/77065/kitleler-ve-politika https://www.evrensel.net/yazi/77065/kitleler-ve-politika? Kitleler kendi çıkarlarına karşıt politikalar uygulayan siyasi partileri ve hükümetleri destekleyebilirler mi? Genellikle bu soruya şöyle bir yanıt verilebilir: eğer kitleler peşinden gittikleri, destekledikleri, oy verdikleri partilerin kendi çıkarlarına karşıt politikalar uygulayacağının bilincinde değillerse, yanılgı içinde bu tür partileri destekleyebilirler. Gerici, faşist partilerin kitle temellerini demagoji ve yalanla bu biçimde oluşturdukları bilinmektedir. Bundan sonra ikinci soruyu sormak gerekir. Peki bu tür partilerin kendi çıkarlarına ters düşen politikalar uyguladığı açığa çıktıktan sonra kitleler yine de bu tür partileri destekleyebilirler mi? Bu soruyu yanıtlamak ilk soruyu yanıtlamaktan daha zor ve karmaşıktır. Ama şu yanıtlar verilebilir: Kitleler gerçeği gördükten sonra peşinden gidip destekledikleri partileri terk edebilirler. Gerek uluslararası politika da gerekse ülkemizde bunların örneği bolca bulunmaktadır. Örneğin 2002 seçimlerinde koalisyonu oluşturan partil..]]> Fri, 15 Jul 2016 05:00:19 +0300 Her şey tekeller için https://www.evrensel.net/yazi/77018/her-sey-tekeller-icin https://www.evrensel.net/yazi/77018/her-sey-tekeller-icin? Son teşvik paketindeki “Taksi, dolmuş, otobüs, minibüs, kamyon, kamyonet gibi taşımacılık amaçlı araç alımlarda ÖTV alınmayacak.” maddesine takılıp kalırsak, bu paketin küçük mülk sahibini desteklemek için yürürlüğe konduğu gibi bir yanılgıya kolaylıkla düşebiliriz. Hele ÖTV muafiyetinin taksiciler için Mercedes’de 43 bin TL, Fiat, Hyundai gibi araçlarda 20 bin TL avantaj sağladığı gibi haberlere bakarak bu kanımızı daha da pekiştirebiliriz. Ama biz küçük mülk sahibinin değil de -kuşkusuz bu tip işlere büyük sermaye de girmektedir- işin Mercedes, Hyundai, Fiat, Renault gibi yanını dikkate aldığımızda teşvik paketinin diğer maddelerinin asıl olarak büyük sermayeyi koruyup kolladığı gibi, bu maddesinin de uluslararası dev tekellere yağlı bir parça sunduğunu kolaylıkla görebiliriz. Devlet ve hükümet yetkilileri bunun “Yerli üretimi geliştireceğini” ilan ediyorlar. Kuşkusuz bu yabancı tekeller içinde ülkede üretim hattına sahip olanlar gibi, Mercedes örneğinde olduğu gibi olmayanlarda ..]]> Fri, 08 Jul 2016 04:55:48 +0300 Dış ve iç politika https://www.evrensel.net/yazi/76965/dis-ve-ic-politika https://www.evrensel.net/yazi/76965/dis-ve-ic-politika? Dış politikada peşpeşe yaşanan iflaslar, uygulanan politikanın bir “stratejik derinliğin” ürünü olarak değil, haddini ve kendi gücünü bilmezliğin, gerçekleşmeyecek hayallerin ürünü bir sığlıkla yürütüldüğünü açıkça ortaya çıkardı. Bu az çok dünya ve bölge gerçeklerinden haberi olan aklı başında herkesin beklediği ve tahmin ettiği bir sondu. Şimdi sorun şu, dış politika da yaşananların iç politikaya yansımaları nasıl olacak? Dış politikanın iç politikadan ayrı düşünülemeyeceği gerçeği bizi bu soruyu gündeme getirmeye zorluyor. Basının, muhaliflikleri Erdoğan’ın ölçüsüz ihtiraslarına itiraz etmekle sınırlı bazı kalemlerine bakılırsa bu “barışma” içte de devam etmeli, uygulanan politikalar nedeniyle zarar görmüş halktan özür dilenerek yanılgılar kabullenilmeli, tek adamlık rejimine gidişten vazgeçilmelidir vb... Kısacası söz konusu çevrelerin beklentileri bu yönde. Lafı uzatmadan ifade etmek gerekirse bunlar boş hayallerdir. İsrail ve Rusya ile açık, gizli görüşmeler devam ederken gündem..]]> Fri, 01 Jul 2016 04:39:09 +0300 Susturmak, korkutmak, sindirmek https://www.evrensel.net/yazi/76913/susturmak-korkutmak-sindirmek https://www.evrensel.net/yazi/76913/susturmak-korkutmak-sindirmek? Son günlerde ivme kazanmış gerici, faşist saldırıların tek bir amacı var: Toplumun uyanmış, mücadeleci kesimlerini susturmak, onlarla birlikte hareket etme eğilimine girmiş kesimleri korkutmak, yoğunlaştırılmış baskı ve terörle tüm toplumu sindirmek. Özgür Gündem gazetesi ile dayanışmak amacıyla nöbetçi yayın yönetmenliği yapan Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Gazeteci-Yazar- Yayıncı Ahmet Nesin ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı, Gazetemiz Evrensel’in Yazarı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın tutuklanmaları bu gerici amaçları gerçekleştirmeye yönelik atılmış bir adımdır. Ama saldırılar bununla sınırlı değil. Şimdi bilimsel, laik bir eğitim, demokratik bir okul yönetimi isteyen liseliler de hedefte. Artık ramazanda kapalı mekanlarda etkinlik yapan topluluklarda gerici güruhun saldırılarına uğruyorlar. Kürt illerinde ve dağlarında ise sınırsız şiddetin ve gücün kullanıldığı operasyonlar devam ediyor, muhalif basın, yayının sesi kesilmeye çalı..]]> Fri, 24 Jun 2016 04:53:24 +0300 İşçi sınıfı, güncel ve tarihsel https://www.evrensel.net/yazi/76868/isci-sinifi-guncel-ve-tarihsel https://www.evrensel.net/yazi/76868/isci-sinifi-guncel-ve-tarihsel? Son bir kaç gün uluslararası işçi sınıfının güncel ve tarihsel mücadelelerinin çakıştığı günler oldu. Fransız işçileri kendileri üzerindeki sömürü koşullarını ağırlaştıran, sermayeye tam bir keyfiyet tanıyan yeni iş yasasına karşı mücadelelerini sürdürüyorlar. 14 Haziran’da Paris milyonlarca işçinin gösterisine ev sahipliği yaptı, grev ve gösteriler halen devam ediyor. Diğer yandan Türkiye işçi sınıfının mücadele tarihinde istisnai bir yeri olan 15-16 Haziran direnişinin 46.yıl dönümü de aynı tarihlere denk geldi. Uluslararası işçi sınıfının sosyalizm dahil, geçmiş kazanımlarını uluslararası sermayenin birleşik saldırıları ile kaybetmesi, kapitalist emperyalist sistemin geçici bir zafer kazanması, işçi sınıfına karşı ideolojik, siyasi, ekonomik saldırıların yoğunlaşmasını da beraberinde getirmişti. Emperyalist sermaye doğrudan doğruya işçi sınıfının ekonomik ve sosyal kazanımlarına karşı saldırıya geçmiş, bu saldırı ideolojik planda “İşçi sınıfının yapısının değiştiği”, “Kapitalizm..]]> Fri, 17 Jun 2016 04:55:23 +0300 Tahkimat güçlendiriliyor https://www.evrensel.net/yazi/76821/tahkimat-guclendiriliyor https://www.evrensel.net/yazi/76821/tahkimat-guclendiriliyor? Ülkenin sahip olduğu iç sorunların askeri ve polisiye yöntemlerle “çözülmesindeki” ısrar sürerken, şiddeti kullanmayı sınırsızca genişleten yeni yasal düzenlemelerin yapılması da gündeme geliyor. Bugünlerde gündeme getirilen yasal düzenlemeler ordunun iç güvenlikle ilgili yetkilerinin artırılmasını içeriyor. Hatırlanacağı gibi ordu Kürt illerinde devreye sokulmuş, tankıyla, topuyla operasyonlara dahil olmuştu. Ancak bunun yasal zemini tartışma konusu oldu ve bu tartışmayı, boşluğu ortadan kaldırılacak gerici yasal düzenlemeler Genelkurmay tarafından sürekli talep edildi. Yani “fiili durumun” yasalaştırılması isteniyordu. Yapılacak yasal düzenlemeler ile ordunun “iç güvenlik harekatlarında” kullanılması sağlanıyor ve bunun için Bakanlar Kurulunu’nun yetki vermesi yeterli oluyor. Yerel komutanlar kendi başlarına her türlü kararı alacaklar ve örneğin aramalar için mahkeme kararları gerekmeyecek! Kararlar arkadan gelecek! Bütün bunlar olurken yasadışı olduğu iddia edilen işler olursa, Baş..]]> Fri, 10 Jun 2016 05:00:57 +0300 Kan ve yıkım https://www.evrensel.net/yazi/76770/kan-ve-yikim https://www.evrensel.net/yazi/76770/kan-ve-yikim? Kürt şehirlerinin tanklar ve toplar eşliğinde yıkılıp yakılmasının kanlı ve vahşi bilançosu yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Resmi açıklamalara bakılırsa 5 binin üzerinde militan öldürülmüş, yaralılar ve tutuklananlarla bu sayı 7 bini geçiyormuş. Çeşitli kaynaklar 6 bin 200 binanın, 13 bin evin tahrip edildiğini ileri sürüyorlar. Ölen asker ve polis sayısı ise binleri bulmuş durumda. Neredeyse yarım milyon insan yerinden edildi. Şovenist, gerici güruh “Şehir savaşları kazanıldı” diye haykırıyor. Son MGK toplantısının ardından ilan ediliyor, “Sıra kırsala geldi.” Bütün bunlar ne için yapıldı ve yapılıyor? Kürtlerin talep ettikleri en doğal haklarının reddedilmesi, zorla baskı altında tutulmaları, ulusal inkar politikalarının devam ettirilmesi uğruna bütün bunlar yapılıyor. Kürtler kendileri nasıl ifade ediyor olursa olsun, eşitlik ve demokrasi içerisinde özgür bir yaşam, bu yaşamın yasalar ve anayasa nezdinde güvence altına alınmasını talep ediyorlardı. Yani kendi kaderlerini kendileri beli..]]> Fri, 03 Jun 2016 05:00:20 +0300 Din, politika ve emek https://www.evrensel.net/yazi/76716/din-politika-ve-emek https://www.evrensel.net/yazi/76716/din-politika-ve-emek? KESK yarın ve pazar günü 9 ilde “laik eğitim, laik yaşam, iş güvencesi” talepleriyle mitingler yapacak. Bu talepler KESK tarafından öne sürülse de ne sadece onun talepleri, ne de sadece miting yapılacak 9 ilin talepleri. Bu talepler laik ve demokratik bir ülke isteyen tüm halkın, modern köleliklerine istihdam büroları ve esnek çalışma ile yeni halkaların eklenmesine karşı çıkan tüm işçi ve emekçilerin talepleri. Bu ülkede din, devlet ve politika ilişkisi neredeyse cumhuriyet tarihinden bu yana tartışılan sorunlu bir ilişki. Hatırlanacağı gibi Erdoğan ve Gül ekibi AKP’yi kurarken “Milli Görüş” gömleğini çıkardıklarını ve değiştiklerini ilan etmişlerdi. Ancak AKP iktidarı yerleştikçe ve kendi oturduğu zeminin sağlamlığına güven getirdikçe, devlet üst bürokrasisi ile anlaşmalarını tamamladıkça dini günlük yaşama, devlet işlerine ve politikaya daha fazla soktu. Eğitim dinin el attığı alanların başında geldi ve sadece milli eğitimde değil, cemaatler vb. eliyle hemen hemen her alanda genç..]]> Fri, 27 May 2016 05:00:49 +0300 Düzen, partiler ve gelişmeler https://www.evrensel.net/yazi/76672/duzen-partiler-ve-gelismeler https://www.evrensel.net/yazi/76672/duzen-partiler-ve-gelismeler? HDP’yi dışta tutarak ifade edecek olursak, sermayenin çeşitli kanatlarına mensup parlamentodaki düzen partilerinin her birinde ülkenin genel politik gidişatı ile sıkı sıkıya bağlı değişiklikler, karışıklıklar gündeme geliyor. İktidar partisi “fiili başkanın” işareti ile bir parti içi darbe tezgahladı ve kendi genel başkanını ve başbakanı deviren bir yola girdi. AKP son iki seçime Davutoğlu başkanlığında girmişti ve kitleler karşısındaki Başbakan Adayı Davutoğlu idi. Sorun bu kapsamda ele alındığında atılan bu adımın etkilerinin sadece parti içi ile sınırlı kalmadığı açıkça görüldü. MHP, iktidar partisinin de perde gerisinde taraf olduğu çeşitli muhalif gurupların mücadelesi ile sarsılıyor. Geleneksel olarak liderlik anlayışı etrafında kenetlenmiş bu partideki çözülme ve iç mücadele halen sürüyor ve artık eski biçimiyle eski partiye dönme ihtimali ortadan kalkmış durumda. CHP üst yönetiminin, dokunulmazlıkların kaldırılması tutumunda ortaya koyduğu hatta tek bütün halinde ilerleyemeyec..]]> Fri, 20 May 2016 05:00:13 +0300 Emperyalistler mi, halklar mı? https://www.evrensel.net/yazi/76584/emperyalistler-mi-halklar-mi https://www.evrensel.net/yazi/76584/emperyalistler-mi-halklar-mi? Geçtiğimiz haftalarda Bağdat’ta konuşan ABD Başkan Yardımcısı Biden, bölgenin geleceğini nasıl biçimlendireceklerini şu sözlerle dile getiriyordu: “Bunlar tarihte suni sınırlar çizdiğimiz, birbirinden tamamen ayrı etnik, dini, kültürel gruplardan suni devletler yarattığımız, ‘bunu alın ve burada birlikte yaşayın’ dediğimiz yerler.” Hemen hemen aynı günlerde New York Times’dan “Bağdat’taki BM görevlileri, uluslararası toplumun Irak’ın bölünmesini nasıl idare edeceğini sessizce çalışmaya başladı” yönündeki haber ve yorumları da gazetelere aktarılıyordu. Söylenenleri Sykes-Picot anlaşmasının artık tarih olduğu yönündeki tartışmalarla birlikte ele alırsak yapılmak istenen konusunda daha açık bir fikre sahip olabiliriz. Bu anlaşmanın maddeleri Ekim Devrimi ve Ulusal Kurtuluş Savaşı vb. nedenlerle bütünüyle uygulanamasa da sömürgeci, emperyalist güçlerin bölgeyi kendi çıkarları temelinde nasıl biçimlendirmeye çalıştıklarının ve etkili oldukları yerlerde biçimlendirdiklerinin somut bir gös..]]> Fri, 06 May 2016 04:57:24 +0300 İşçiler, bilinç ve politika https://www.evrensel.net/yazi/76533/isciler-bilinc-ve-politika https://www.evrensel.net/yazi/76533/isciler-bilinc-ve-politika? Pazar günü 1 Mayıs. Uluslararası işçi sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü. Tek tek ülkelerde işçi sınıfları sermayenin saldırılarına ve sömürüsüne karşı taleplerini dile getirmek üzere alanlara çıkacak, 1 Mayıs’a giden günlerde fabrika ve işyerlerinde çeşitli etkinlikler yapacak. Türkiye işçi sınıfı da, diğer ülkelerdeki sınıf kardeşleri gibi bu 1 Mayıs’ı sermayenin kendisine yönelik ekonomik ve siyasi saldırılarına karşı mücadele bilincinin geliştiği bir güne dönüştürmek istiyor. Bir yanda sermayenin sömürü ve saldırısı, diğer tarafta sermayeyi ardına almış iktidarın ekonomik ve siyasi saldırıları. Yani işçi sınıfımız ikili bir mücadele yürütme zorunluluğu ile karşı karşıya ve ülkenin sosyalistleri onlara bu iki alanda yardım etmek durumunda. Bu ikili mücadele, bir yanda işçi sınıfının sömürünün ve ücretli köleliğin ortadan kaldırılmasına karşı mücadelesinden, diğer yandan ülkenin demokratikleştirilmesi için vermesi gereken mücadeleden kaynaklanıyor. Başka bir ifade ile bu..]]> Fri, 29 Apr 2016 05:00:23 +0300 Çürüme ve asalaklık https://www.evrensel.net/yazi/76481/curume-ve-asalaklik https://www.evrensel.net/yazi/76481/curume-ve-asalaklik? Bugünkü kapitalist emperyalist sistemi şu sıralar iki kelime ile tanımlamak gerekseydi herhalde bu iki kelime çürüme ve asalaklık olurdu. Ama bu iki nitelemenin birbiriyle çok yakın bir ilişkisinin olduğunu, asalaklığın çürümeyi beslediğini ve büyüttüğünü de görmek gerekir. Asalaklığın verileri bir süre önce ortaya döküldü. Hani şu dünyanın en zengin 80 kişisinin gelirinin 2 trilyon dolar arttığını, en fakir 3.6 milyar insanın gelirinin 1 trilyon dolar düştüğünü ve diğer çarpıcı verileri ortaya koyan -OXFAM Raporu- araştırmaların gösterdiği gibi. Bu asalaklık eğiliminin kesintisiz sürdüğünü de belirtmek gerekiyor. Çürümeyi ortaya koyan son gelişme ise Panama Belgeleri oldu. Denizaşırı hesaplar, vergi kaçırma, kara para aklama ve diğer kaçırılan servetler. Bunlara uluslararası tekellerin işlerini yürütmek için çeşitli ülkelerde ödedikleri rüşvetleri -son örneği Novartis oldu-, çeşitli kılıflar altında verdikleri hediyeleri vb. eklemek gerekiyor.Ama bu kadar da değil, tek tek ülkelerd..]]> Fri, 22 Apr 2016 05:00:48 +0300 Nefes almak, güç toplamak https://www.evrensel.net/yazi/76434/nefes-almak-guc-toplamak https://www.evrensel.net/yazi/76434/nefes-almak-guc-toplamak? Egemen sınıfların baskı ve terörünün yoğunlaştığı bir zaman diliminden geçiliyor. Başını Erdoğan’ın çektiği, Davutoğlu’nun başbakanlığında AKP Hükümetinin de uygulama sorumluluğu üstlendiği gerici saldırılar, halk kitlelerine nefes alma olanağı bile tanımıyor. Kürt illeri tank ve top atışları ile yakılıp yıkılırken, Kürt milletvekilleri meclisten atılmak isteniyor, politik baskılar ve ekonomik saldırılar tüm ülke çapında sürdürülüyor. Demokratik muhalefet ve işçi emekçi sınıfların mücadelesi ise çeşitli yörelerinden ve değişik vesilelerle gelen mücadele haberlerinin gösterdiği gibi devam etmekle birlikte bu saldırıları püskürtmek için yeterince güçlü değil. Güçlü bir nefes alıp güç toplamak gerekiyor. İşte bu koşullarda 1 Mayıs’a yaklaşılıyor. Ülkenin içinde yaşadığı politik koşullar nedeniyle bu 1 Mayıs’ın önemi daha da artmış durumda. Çünkü tüm ülkeye yayılan güçlü kitle gösterileriyle bir mücadele gününe dönüşebilecek olan 1 Mayıs işçi ve emekçi hareketini, Kürt halkının mücadele..]]> Fri, 15 Apr 2016 05:00:28 +0300 Çözüm içeride https://www.evrensel.net/yazi/76333/cozum-iceride https://www.evrensel.net/yazi/76333/cozum-iceride? 12 Eylül askeri faşist darbesi öncesinde bazı “kıdemli” siyasetçi ve yüksek bürokratların “Ne zaman darbe yapacaksınız” diye Genelkurmayın kapısını aşındırdığı yaygın bilinen bir gerçektir. Genelkurmayın bunlara “ABD’den yeşil ışık gelince” yanıtını açıkça verip vermediğini bilmiyoruz. Ama darbe sonrası ABD yöneticilerinin “Bizim çocuklar yaptı” dediğini biliyoruz. Bugünlerde bazı ulusalcı ve Erdoğan muhalifi çevrelerde, ABD’nin çeşitli mihraklarından gelen Erdoğan karşıtı sinyallerden ABD’nin Erdoğan’ı gözden çıkardığı yorumlarını yapıyorlar, hatta Erdoğan’ın ABD eliyle gönderilmesini ister durumdalar. Bu çevrelere göre nasıl olsa bir Sisi bulunur vb. Kuşkusuz ABD’nin stratejik emperyalist çıkarları bunu zorunlu kıldığında ve bunun için gerekli koşullar oluştuğunda bir darbe mümkün olabilir. Bu durumun pek çok örneği bulunuyor. Ama bu tür darbelerin sadece at değiştirmek olduğunu da politik tecrübeler açıkça ortaya koyuyor. Sivrilmiş anlaşmazlık noktaları tasfiye ediliyor, işçi ve em..]]> Fri, 01 Apr 2016 05:00:45 +0300 Gerçekler karartılamayacak https://www.evrensel.net/yazi/76284/gercekler-karartilamayacak https://www.evrensel.net/yazi/76284/gercekler-karartilamayacak? Son günlerde ülkede ve dünyada gündemin ilk sırasında peş peşe patlayan bombalar bulunuyor. İşinde gücünde sıradan insanları hedef alan saldırılar dünyanın her tarafında ve her dilinde terör eylemi olarak adlandırılır. Bu tür eylemlere başvuranlar kendilerini hangi “haklı gerekçelere” dayandırmak isterlerse istesinler genelde kendi davalarına zarar verirler. Ankara Kızılay’daki son terör saldırısı da bu tür eylemler içerisinde yerini almış durumda. Bu eylem, Kürtlerin haklı mücadelelerini karalamak için geniş bir çevre tarafından, farklı gerekçelerle artık bolca kullanılıyor. Kürtlerin ayrı bir halk, ulus olmaktan kaynaklanan, karşılanması için ileri sürdükleri kendi ana dilinde eğitim, özerk yönetim gibi en doğal talepleri ve temel haklarını inkar eden ve bu temelde verilen mücadeleyi şiddet, kan ve terörle bastırılmasına destek veren gerici faşist odakların amaçları zaten belli. Onlar tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan nakaratını tekrarlayıp duruyorlar. Bunların “Evet bun..]]> Fri, 25 Mar 2016 05:00:15 +0300 Demokratik muhalefet hedefte https://www.evrensel.net/yazi/76233/demokratik-muhalefet-hedefte https://www.evrensel.net/yazi/76233/demokratik-muhalefet-hedefte? Ankara’daki terör saldırısının ardından “Terör ve terörist tanımı yeniden yapılmalı” sözleri rastgele söylenmiş, duyulduğunda hafife alınabilecek sözler değildir. Erdoğan bu sözlerin altını “Elinde silahı olan teröristle, konumunu, kalemini, unvanını amacına ulaşabilmesi için teröristin emrine verenin hiç bir farkı yoktur. Unvanının milletvekili, akademisyen, yazar, gazeteci, sivil toplum kuruluşu yöneticisi olması o kişinin aslında bir terörist olduğu gerçeğini değiştirmez. Bu mesele düşünce özgürlüğü, basın özgürlüğü veya örgütlenme özgürlüğü meselesi değildir” diye doldurduğunda, bu söylem “Ya bizimlesiniz, ya teröristlerle” anlayışı ile birleştiğinde, artık tüm demokratik muhalefetin, sınırları gittikçe daha fazla daralan düşünce, basın, örgütlenme özgürlüğü kırıntılarının da açıkça hedefe alındığını anlıyoruz. Bu açıklamalardan sonra akademisyenler tutuklanıyor, Newroz yasaklanıyor, dokunulmazlıklar gündeme getiriliyor vb. Artık demokrasi ve özgürlükler için mücadele eden herkese ..]]> Fri, 18 Mar 2016 05:00:24 +0300 Sınıf olarak hareket etmek! https://www.evrensel.net/yazi/76133/sinif-olarak-hareket-etmek https://www.evrensel.net/yazi/76133/sinif-olarak-hareket-etmek? Bugünlerde Renault (Reno) işçileri yeniden işçi hareketinin gündemine gelmiş durumdalar. Ek zam ve sendikal haklar talebine patronun verdiği yanıt, işçi önderlerinin de içinde bulunduğu işçileri işten atmak oldu. Buna karşı Reno işçilerinin verdiği ilk yanıt ise işi durdurmak oldu. Açıkçası sermaye ile emek bir kez daha karşı karşıya gelmiş durumda. Reno patronlarının arkasında metal patronlarının örgütü MESS duruyor, onun ardında da bütün bir büyük sermaye ve büyük sermayenin kolektif örgütü devlet duruyor. Amaçları Reno işçilerini ezerek işçi sınıfının diğer kesimlerinin de hareketlenerek mücadeleye atılmasını engellemek. Şimdi Reno işçilerinin ve tüm işçi sınıfının önünde sermayenin ve devletin bu saldırısını püskürtme görevi duruyor. Bu saldırı püskürtülebilir mi, püskürtülebilecekse bunun yolu nereden geçiyor? Reno işçileri ek zam talebi ile harekete geçtiklerinde özellikle metal iş kolunda bazı fabrikalar ve işyerleri de benzeri taleplerle harekete geçmişti. Şimdi de dayanışma..]]> Fri, 04 Mar 2016 04:57:03 +0300 Ülke nereye gidiyor? https://www.evrensel.net/yazi/76078/ulke-nereye-gidiyor https://www.evrensel.net/yazi/76078/ulke-nereye-gidiyor? “Bunlar milletvekili değil, teröristin ta kendisidir.” Bunları söyleyen herhangi bir muhalefet, ya da iktidar partisi milletvekili, ya da taraftarı değil. Bunları söyleyen kendi deyişi ile “fiili başkan”, “Parlamentoyu bekleme odasına kapatmış”, başta ordu üst kademesi ve devlet bürokrasisi olmak üzere, ülkenin tüm gerici güçlerini arkasına toplamış, anayasal olarak bu ülkenin Cumhurbaşkanı olan Erdoğan. Bundan sonra olacakları tahmin etmek zor mu? Zor değil, zaten o konuda da iktidar partisi milletvekillerine verilen bir direktif var: Kaldırın bunların dokunulmazlıklarını! Ülkenin bir bölümü yangın yerine dönmüşken, başkentin göbeğinde bombalar patlarken ülkenin en tepedeki yöneticisinin durumu vaziyeti işte böyle! Gericilik dizginsiz bir hal aldığında işte böyle dengesizleşiyor ve her türlü ölçüyü, sağ duyuyu yitiriyor. Ama birilerinin sağ duyuyu, vicdanı yitirmemesi, bu ülkenin ezilen, katledilen kesimleri ile dayanışmayı yükseltmesi, onlara sahip çıkması gerekiyor. Sahip çıkması..]]> Fri, 26 Feb 2016 04:57:31 +0300 İki madde olmadan olmaz! https://www.evrensel.net/yazi/75969/iki-madde-olmadan-olmaz https://www.evrensel.net/yazi/75969/iki-madde-olmadan-olmaz? Başbakan Davutoğlu, Kürt sorununa çözüm adına açıklanan sayısız plandan birini daha geçtiğimiz günlerde Mardin’de açıklamıştı. Planda sade suya tirit babında on madde var, ama asıl olması gereken iki madde yok! Olmayanlar, ana dilde eğitim ve Kürtlerin kendi kaderini kendilerini tayin etmesinin bir biçimi olan demokratik özerklik. Bunların olmaması demek Hükümetin, Kürt sorununun çözümüne ilişkin bir planının ve niyetinin olmaması demek. Yani Batı cephesinde yeni bir şey yok! Ama demokratik özerkliğe karşı olan sadece AKP Hükümeti değil. Bazı solcularımız da demokratik özerkliğe fena halde karşılar. Kimisi iyi niyetli eleştirilerle bu tür bir özerkliğin neoliberal ekonominin sınırları dışına çıkamayacağını yazıyor, kimisi ise bunun emperyalizmin bir projesi olduğunu (Belek, Sol), üretim araçlarının toplumsal mülkiyeti olmadan, demokrasi ve özgürlüğün mümkün olmadığını kanıtlamaya çalışıyor. Oysa sorun bütünüyle farklı bir içeriğe sahip ve bu görülmeden, dikkate alınmadan bu konuda doğ..]]> Fri, 12 Feb 2016 05:00:25 +0300 İki kölelik https://www.evrensel.net/yazi/75925/iki-kolelik https://www.evrensel.net/yazi/75925/iki-kolelik? Bu ülkede kayıtsız şartsız öldürme hakkı sadece patronlara ve onların devletlerine tanınıyor. Yılda ortalama 1400 işçi iş cinayetlerinde katlediliyor, üstelik bunlar sadece kayıt altına alınmış olanlar. Patronların toplu katliam yapma hakları bile var. Soma örneğinde olduğu gibi tek seferde 300’den fazla işçiyi öldürebiliyorlar. Bazı durumlarda da bir civataya karşılık birkaç işçi öldürebiliyorlar. Kapitalistler sermaye düzeninin muteber ve güvenilir adamlarıdır ve onun için işçi ve emekçi öldürme hakları onlara tanınıyor. Bu kadar insanı öldürüp, sonra da ellerini kollarını sallayarak dolaşmalarının başka bir açıklaması bulunmuyor. Diğer taraftan Kürt illerinde öldürülen Kürt gençlerinin, kadın ve çocuklarının sayıları yayımlanıyor. Resmi açıklamalara bakılırsa sadece Silopi, Sur ve Cizre’de 800’den fazla Kürt genci öldürülmüş. 100’den fazla çocuk ve çok sayıda kadının da öldürülenler arasında olduğunu biliyoruz. Son 30 yılda öldürülenlerin sayısı ise 40 binleri geçiyor. Devleti yöne..]]> Fri, 05 Feb 2016 05:00:25 +0300 Sınırsız terör https://www.evrensel.net/yazi/75872/sinirsiz-teror https://www.evrensel.net/yazi/75872/sinirsiz-teror? ‘Terör uygulamak gerekiyorsa bunu yasaya, mevzuata uygun değil diyerek uygulamama yoluna gitmeyin, ne gerekiyorsa onu yapın.’ Aşağı yukarı bu anlama gelecek sözleri kaymakamlara söyleyen kim? “Ülkenin yönetimi fiilen değişmiştir, parlamenter sistem bekleme odasındadır, fiili başkanlık sistemine geçilmiştir” diyen Erdoğan. Bunları neden söylüyor? Erdoğan bunları kısmi, sınırlı yerel ayaklanmalara dönüşmüş ve tanklı, toplu saldırılara rağmen bir türlü bastırılamayan, bir tarafta bastırıldığında diğer tarafta boy veren Kürt isyanlarını kan ve ateşle bastırmak üzere tüm devlet kurumlarının bütün güçleriyle harekete geçmesini sağlamak için söylüyor. Ama bütün bu gerici, faşist baskılar bir sonuç vermeyecektir. Çünkü Kürtlerin gücü barikatların, hendeklerin arkasındakilerin ne kadar direnebileceklerinde değil, Kürt halkının meşru ve haklı taleplerinde yatmaktadır. Böyle olduğu içindir ki 29 ayaklanma gerçekleşmiştir. Şimdi varsayalım ki barikatların arkasındaki güçler yenilgiye uğratılmış o..]]> Fri, 29 Jan 2016 05:00:49 +0300 Türkler özgür mü? https://www.evrensel.net/yazi/75817/turkler-ozgur-mu https://www.evrensel.net/yazi/75817/turkler-ozgur-mu? Bu sorunun yanıtı kişilerin, partilerin, politik akımların durdukları yere, yani olaylara ve gelişmelere hangi kriterlerin ışığında değerlendirdiklerine göre değişiyor. Ama değişmeyen ve kesin olan bir şey var, o da bu sorunun evrensel düzeyde kabul edilen belirli kriterlere göre bir yanıtı var ve bu da nesnel bir gerçekliğe dayanıyor. Eğer ifade özgürlüğü yoksa, örneğin düşüncelerini açıklamaktan öte bir şey yapmamış olan akademisyenlere devlet destekli olarak dört bir yandan saldırılıyorsa, davalar açılıyor, soruşturmalar yürütülüyorsa orada özgürlükten söz edilemez. Ya da şöyle de anlatabiliriz; “Başka bir ulusu ezen bir ulus özgür olamaz.” Marksizmin bu temel saptaması neredeyse 150 yıldır çeşitli örneklerle kanıtlanmış durumdadır. Bugün Türkiye’de Kürt sorunu dolayısıyla yeniden yeniden kanıtlanıyor. Ezilen bir ulusun, yani Kürtlerin hak ve özgürlüklerini dile getiren Türkler vatan hainliğinden başlayan, ülkeyi bölmek istemekle devam eden, teröre destekçilikle noktalanan suçlam..]]> Fri, 22 Jan 2016 04:57:00 +0300 McCarthyizm'e rahmet okutmak! https://www.evrensel.net/yazi/75761/mccarthyizme-rahmet-okutmak https://www.evrensel.net/yazi/75761/mccarthyizme-rahmet-okutmak? Uçan kuşa dava açılıyor. Davaların açılması için Saray’ın bir işareti, havuz medyasının bir kampanyası, “vatansever vatandaşların” bir ihbarı yetiyor. Bugünlerde bu davaların açılmasının, muhaliflerin linç edilmesinin nedeni Kürt sorunu konusunda uygulanan faşist politikaları mahkum etmeleri. İyice dengesizleşen gericilik Ayşe Öğretmenlere, Beyazlara, akademisyenlere, biraz sağduyu isteyen köşe yazarlarına saldırıyor. Davalar, işten atmalar, tehditler peş peşe geliyor. Estirilen gerici, faşist kampanyalar, yıldırmak için açılan davalar, soruşturmalar faşist Senatör Mccarthy’in 1950’lerde ABD’de devletin istihbarat örgütünü, bürokrasisini, destekçi basını arkasına alarak “Komünizme karşı, devleti koruma” adına açtığı gerici kampanyaya rahmet okutacak boyutlara ulaştı. Mafya bozuntuları bile işin içine karıştı ve “Kanlarınızla duş alacağız” açıklamaları ile tehditler savuruyor. Peki bu faşistçe uygulamaların, tehditlerin, açılan davaların namuslu aydınları, sendikacıları, doğru bir tutu..]]> Fri, 15 Jan 2016 05:00:22 +0300 Yeniden anayasa tartışmaları https://www.evrensel.net/yazi/75712/yeniden-anayasa-tartismalari https://www.evrensel.net/yazi/75712/yeniden-anayasa-tartismalari? Yeni bir anayasa yapılmasına ilişkin tartışmalar yeniden güncelleşti. Bu güncelleşmenin Erdoğan’ın başkanlık ısrarından kaynaklandığı kimse için sır değil. Erdoğan zaten bir süre önce Türkiye’nin yönetim sisteminin değiştiğini, şimdi yapılması gerekenin bu fiili durumun hukukileştirilme olduğunu açıklamıştı. Ona göre parlamenter sistem bekleme odasına alınmıştı. Yani Saray’ın isteğine göre bu odanın kapısı başkanlık sistemine açılmalıdır! Başbakan yeni bir anayasa için HDP dışındaki muhalefet partileri ile görüşüyor, bu görüşmeler sonrasında başkanlık sistemi dışında genel olarak bir düşünce birliği olduğu havası yaygınlaştırılıyor. İşin ilginç yanı şu: Ülkenin gerçekten demokratik bir anayasaya ihtiyacı var ve bu demokratik anayasa talebi öncelikle demokrasi mücadelesi veren güçler ve Kürt siyasi hareketi tarafından dile getiriliyor ve savunuluyor. Ama görüşmelerde HDP yok! Kurulacağı söylenen anayasa komisyonunda olup olmayacağı da meçhul! Ama orada olmaması için hükümet tarafından ..]]> Fri, 08 Jan 2016 05:00:58 +0300 Doğru mu acaba? https://www.evrensel.net/yazi/75657/dogru-mu-acaba https://www.evrensel.net/yazi/75657/dogru-mu-acaba? "Solda Kürt siyasi hareketinin her söylediğini onaylamayı devrimciliğin olmazsa olmazı sayan bir anlayışın epeyce taraftarı var. Bu zulme uğrayan bir halkın yanında olmak gibi haklı bir temele de dayanıyor” (Uluslar ve Kaderleri Güray Öz Cumhuriyet 30.12.2015) Bu tespit acaba ne kadar doğru? Böyle tarif edilen solun “epeyce taraftarı” var mı? Bu ülkede “sol” denildiğinde ilk akla gelen CHP ve bu CHP yönetimi Kürt kentleri abluka altındayken, bebeler, nineler vurulurken AKP yöneticileri ve Başbakanla sanki ülke güllük gülistanlıkmış havasında görüşme yürütüyor ve dahası savaş tezkerelerine oy veriyor, “Teröre karşı mücadelede destek” sunuyor. CHP’nin kurumsal kimliğini belirleyen nitelik bu gerici tutum. Yoksa elbette onun tabanında halktan ve gençlikten küçümsenmeyecek bir kesim ve içinde demokrasiyi savunan bazı milletvekilleri bulunuyor. Kendisini “sol” kabul eden, bugünkü politik açmazdan sağ-sol kutuplaşması ile çıkılacağını iddia eden diğer bazı bir kısım sol da var. Bunla..]]> Fri, 01 Jan 2016 04:56:13 +0300 Özerklik tartışmaları https://www.evrensel.net/yazi/75603/ozerklik-tartismalari https://www.evrensel.net/yazi/75603/ozerklik-tartismalari? Taha Akyol’un dünkü yazısının başlığı “özerklik?”di. Akyol özetle Kürt siyasi hareketi’nin “çözüm sürecini” silah depolamak için kullandığını, Başbakan Davutoğlu’nun “Bunların niyeti iç savaş başlatmaktı” dediğini, kendisinin de asıl olarak 16 temmuz 2013’te bu yönde uyarıda bulunduğunu yazıyor ve kendi deyimiyle, demokratik özerkliği, “...Bildiğimiz demokrasiyi reddeden Stalin-Kaddafi karması” bir yönetim biçimi olarak tanımlıyor. Devletin şimdi bu özerkliğin “özsavunma” adı verilen silahlı güçlerini temizlemekte olduğunu vurguluyor. Akyol sadece bunları yazmıyor, “Rojava modeli”nin uygulanmak istendiğini, Ortadoğu’da sınıların değişebileceği bir döneme girildiğini, “siyasi hırsları, sistem kavgalarını bırakıp kafakafaya vererek düşünmek zorunda” olduğumuzu, “bundan büyük sorunumuzun”olamayacağını yazıyor. Aynı gün Akif Beki de bu sorunu ele almış ve eğer bu “demokratik özerklik uygulanırsa.....Stalinvari bir milli şefin gölgesinin...yurttaşların iradesi üzerine çökmüş” olacağı üzeri..]]> Fri, 25 Dec 2015 05:00:28 +0300 Kaybettiniz! https://www.evrensel.net/yazi/75551/kaybettiniz https://www.evrensel.net/yazi/75551/kaybettiniz? Gerici ve faşist güruh hep birlikte, ekranlardan, gazete köşelerinden haykırıyorlar, “Hendeklere gömüleceksiniz.” Devletin en tepe noktalarından hedef açıkça ilan ediliyor: “Ev, ev temizlenecekler.” Ana muhalefet partisi desteğini sunuyor: “Devletin teröre karşı mücadelesini destekliyoruz.” Büyük sermaye basını “büyük temizlik ve PKK süpürülüyor” manşetleri ve haberleri ile dolu. Baskı, terör ve katliamdan dolayı evini, mahallesini terk etmek zorunda kalan halk “Terör örgütünden kaçıyorlar” diye manşetlere taşınıyor. Bütün bunlar neden ve kime karşı yapılıyor? Nedeni açık, Kürtler artık eskisi gibi yaşamak istemiyorlar. Bir halk kendisini temsil eden siyasi partiye bölgede pek çok ilde yüzde 60-80 arasında destek sunuyorsa, öldürülen gençlerin cenazelerine yüz binler halinde katılıyorsa, onca baskı ve teröre karşın boyun eğmiyorsa, bütün bunlar bu halkın artık eskisi gibi yaşamak istemediğinin en açık kanıtıdır. Ve operasyonlar, harekatlar, saldırılar bu halka karşı yapılmaktadır. ..]]> Fri, 18 Dec 2015 04:56:22 +0300 Kuşa bak! https://www.evrensel.net/yazi/75502/kusa-bak https://www.evrensel.net/yazi/75502/kusa-bak? Marx “Görünen gerçek olsaydı bilime gerek kalmazdı” demişti. Bugün Ortadoğu’da olup bitenler açısından baktığımızda görünen ne, gerçek ne, sorusunu sormak kaçınılmaz oluyor. Görünen şu: IŞİD denilen bir bela var ve dünyanın belli başlı büyük devletleri bu belayı -bu belayı kimlerin örgütlediklerini şimdilik bir tarafa bırakıyoruz- Ortadoğu halklarının başından defetmek için geniş bir koalisyon kurmuş durumdalar ve bu nedenle Suriye ve Irak’ta bu örgüte karşı hava saldırıları düzenliyorlar. Bütün bunları hep birlikte görüyoruz. Peki bu gördüklerimiz gerçeği bütünüyle yansıtıyor mu? Siyaset biliminin diliyle bu soruyu yanıtlamak gerekirse, yanıt, hayır yansıtmıyor olacaktır! Ortadoğu’nun bu bölgesine 12 değişik ülkeye ait onlarca savaş gemisi, uçaklar, operasyon birlikleri vb. konuşlanmış durumdadır. Görünen hedef IŞİD’dir ama atılan her bomba farklı hedefleri vurmaktadır. Rusya bölgeye S 400 füzeleri yerleştirmiştir ve bu füzeler uçaklara karşı kullanılmaktadır, ama IŞİD’in tek bir u..]]> Fri, 11 Dec 2015 04:58:47 +0300 İçeride ve dışarıda https://www.evrensel.net/yazi/75441/iceride-ve-disarida https://www.evrensel.net/yazi/75441/iceride-ve-disarida? Eğer Rus uçağının düşürülmesini anlık, tesadüfi, yanlışlıkla gerçekleştirilmiş bir olay olarak düşünenler varsa, son birkaç güne sığan gelişmeler onların bu düşüncelerden kurtulması için yeterli verileri ortaya koyuyor. Sadece uçağın düşürüldüğü gün Genelkurmayda görüşmeler yapan ABD Genelkurmay İkinci Başkanının Türkiye’de bulunması bile -aktaran A.Selvi Yeni Şafak- yeterince açıklayıcıdır. Bölge artık NATO, ABD ve Rusya’nın ve bunların ardında karşılıklı mevzilenmiş bölge gericiliklerinin sıcak bir mücadele alanı haline geldi. Çok bilinen genel bir gerçektir: Dış politika iç politikadan ayrılamaz ve onun uzantısıdır. Ülkeyi yöneten gerici cephe ABD ile sözde İŞİD’e karşı anlaşma yapıp İncirlik ve diğer üsleri ona açtığında, hemen hemen aynı zamana denk gelen ikinci bir adımı daha attı. Kandil ve Irak Kürdistanı’ndaki diğer PKK kampları savaş uçakları tarafından bombalanmaya başladı. Zaten 7 Haziran’ın hemen ardından “Masa da yok, taraf da yok” denilerek Türkiye Kürdistanı içinde ope..]]> Fri, 04 Dec 2015 05:00:30 +0300 Canını ve malını https://www.evrensel.net/yazi/75390/canini-ve-malini https://www.evrensel.net/yazi/75390/canini-ve-malini? Bİizim ulusalcı, açıktan ya da üstü örtülü sosyal şoven tayfaya bakılırsa “PKK ABD’nin kara gücü” olmuş. Bunu söyleyenler arasında ülkeyi ABD’nin stratejik emperyalist çıkarlarına teslim etmiş, ona her türlü imkanı açmış, askeri ve siyasi iş birlikçilikte sınır tanımayan kesimler de bulunuyor! Böyle suçlamalar yöneltmelerinin gerekçesi ne? Rojava’nın savunulmasında PYD ve YPG’nin ABD ile bazı zorunlu ortak adımları atmak durumunda kalması vb. Peki ama Rojava’da neler olmuştu ve halen de olmakta? IŞİD denilen bir katiller çetesi Irak’ın, Suriye’nin pek çok bölgesinde olduğu gibi saldırıya geçmiş, buralarda yaşayan diğer halkları ve Kürtleri kayıtsız şartsız, koşulsuz katletmeye başlamıştı. Şengal’de olduğu gibi kitle katliamları yapıyor, kadınları köle olarak alıyordu. Rojava’ya saldırı da bu alçakça amaçlarını gerçekleştirmek için yapılmıştı. IŞİD’çiler doğrudan imhaya gelmişler, “Canını alacağız, zaten malların bize kalacak” diyorlardı. Şimdi biraz düşünelim: bir katiller çetesi evi..]]> Fri, 27 Nov 2015 05:00:59 +0300 Sorunun özgünlüğü https://www.evrensel.net/yazi/75336/sorunun-ozgunlugu https://www.evrensel.net/yazi/75336/sorunun-ozgunlugu? “Çözüm sürecinin bana göre zehirlenmesi, Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelerdir. Kendileri de ilk ağızdan bunu ifade ettiler, “Artık şartlar değişti” dediler. Görüşmelerde bu cümleyi birebir sarf ettiler… Buradaki görüşmelerde (HDP heyetince) edildi. Suriye’deki PYD, PKK’nın bir parçasıdır. Geçen hafta PYD Eş Başkanı Salih Müslim’in ağabeyi de bunun aynen böyle söyledi. (Prof. Dr. Mustafa Müslim, “Suriye’nin kuzeyindeki yapı terör örgütü PKK’dır. PYD ve YPG, PKK’nın yan dallarıdır. PYD’yi PKK kurdu ve YPG de PYD’nin silahlı koludur.”) PYD olarak Suriye’deki gelişmeler PKK’ye, o kesime farklı düşünceler getirdi. Ondan sonra bildiğiniz gibi çok sert gelişmeler oldu… Suriye ile PKK’nın Suriye’nin kuzeyindeki varlığıyla buradaki durum çok irtibatlı. Birbirini çok etkiliyor…” Bu sözler kendisiyle yapılan röportajda Beşir Atalay tarafından söyleniyor.(18 Kasım Star gazetesi Fadime Özkan) Kürt sorununun Irak işgalinden bu yana almaya başladığı yeni biçim ve bunun özellikle Rojava Kantonu’nun i..]]> Fri, 20 Nov 2015 05:00:32 +0300 İşçiler, Kürt sorunu, sosyalizm ve KP https://www.evrensel.net/yazi/75287/isciler-kurt-sorunu-sosyalizm-ve-kp https://www.evrensel.net/yazi/75287/isciler-kurt-sorunu-sosyalizm-ve-kp? 1 Kasım seçimlerinin ardından bazı tartışmaların sol ve sosyalist çevrelerde ivme kazandığı görülüyor. Havuz medyasının ve diğer büyük medyanın yazar takımı köşelerinde, ekranlarda, şu anda bile Kürt yerleşim yerleri yakılıp, yıkılırken, Kürtler katledilirken soğukkanlı katillerin edası ile “HDP’nin oy kaybının nedenlerini” tartışıyorlar. Sorun bu kadar olsa tıynetleri bu denilip geçilebilirdi. Ama belli ki bu tartışmalar “sol komünistlerimizi” de etkisi altına almış. Onlardan bazıları bir yığın gerekçe sıralayıp peş peşe ve ısrarla şunları yazıyorlar; “Solun gerçek düşmanı sermaye sınıfıdır; solun tek taraflaşma zemini emek-sermaye çelişkisidir. Temel çelişki! Solun emperyalizme ve dinsel gericiliğe karşı duruşu, yurtsever, aydınlanmacı, laisist, özgürlükçü konumlanışı bu temel çelişkiye ek başlıklar değildir; bu temel çelişkiye içerilmiş, ona bağlanmıştır... Emek-sermaye çelişkisini öne çıkarmayan, oraya basmayan bir solculuk, devrimci siyaset de olmaz. (Seçimlerin ardından… Sonuç..]]> Fri, 13 Nov 2015 04:58:03 +0300 Seçimin ardından https://www.evrensel.net/yazi/75241/secimin-ardindan https://www.evrensel.net/yazi/75241/secimin-ardindan? Ülkeyi yeni bir seçime sürükleyen Saray ve partisinin iç içe geçmiş iki temel amacı bulunuyordu. Bunlardan birisi açıkça ilan edilmiş, diğeri eğer ilki gerçekleşirse onu takip edeceğinden sessizlikle -şimdi açıkça ilan ediliyor- geçiştirilmişti. İlk hedef HDP’yi baraj altına itmekti. “Fiili başkan” Erdoğan bunu 550 “yerli ve milli vekil” hedefi ile, Başbakan Davutoğlu ise açıktan HDP’yi baraj altında bırakın çağrısı ile ifade etmişlerdi. Bunların gerçekleşmesi durumunda olacaklar belliydi. AKP rahat bir çoğunluk alacak, böylece ilk hedef gerçekleşecek, bununla birlikte sessizce anayasayı başkanlık sistemine, yani tek adam, tek parti diktatörlüğüne giden yolu açacak ikinci hedef gerçekleşecekti. Erdoğan ve AKP Hükümeti bunu sağlamak için Kürtler üzerinde yoğun bir baskı ve terör örgütledi. Bahane ise Kürtlerin en doğal hakları olan kendi kendilerini yönetme haklarını –öz yönetim, özerklik- ilan etmeleriydi. Devletin tüm olanakları kullanılarak, halen de devam etmekte olan bir şiddet k..]]> Fri, 06 Nov 2015 05:00:34 +0300 Yapmadığınız ne kaldı? https://www.evrensel.net/yazi/75097/yapmadiginiz-ne-kaldi https://www.evrensel.net/yazi/75097/yapmadiginiz-ne-kaldi? Erdoğan ve AKP hükümetlerinin, ülkede geçmişte hükümet olmuş partileri, ülkenin rejimini eleştirirken epeyce kullandıkları ve etkili de olan demagojik bir propagandaları vardı. Ağızlarını açtıklarında tek parti diktatörlüğünden -CHP dönemi-, kitle katliamları yapıldığından -örneğin Dersim-, özgürlüklerin olmadığından, Kürtlere sınırsız zulüm yapıldığından, faili meçhullerden, yolsuzluk ve hırsızlıklardan bolca söz ediyorlar, kendi dönemlerinin her bakımdan geçmişten ayrıldığını ileri sürüyorlardı. Son yıllarda yaşananlar, bu demagojiyi epeyce açığa çıkarmış, önce Erdoğan yönetimindeki AKP hükümetlerinin, sonrasında Erdoğan’ın “fiili başkanlığındaki” Saray saltanatının geçmişin olumsuz ve kara mirasından yeterince yararlandığı, ona bazı alanlarda “katkılar“ yaptığı daha fazla görülür olmuştu. Katliamlar peş peşe geldi; Roboskî, Suruç, Ankara, Kürt illerinin “demokratik özerklik” ilan edildiği için yakılıp yıkılması, basın üzerinde açıkça sansür uygulamaları vb. Muhalif çevreler üzerind..]]> Fri, 16 Oct 2015 04:42:55 +0300 Teslim olun! https://www.evrensel.net/yazi/75052/teslim-olun https://www.evrensel.net/yazi/75052/teslim-olun? Nusaybin’de, devletin güvenlik görevlilerinin dayatmasıyla, elinde beyaz bayrakla tedavisi için yola çıkmak zorunda bırakılan böbrek hastası vatandaşın görüntüsünün simgesel bir anlamı var mıdır? Yoksa bu hareket o anki koşulların içinde gerçekleşmiş tesadüfi, geçici bir çözüme ulaşmak için akıl edilmiş bir hareket midir? Olup bitenin soğukkanlı ve gerçek olgulara dayanan bir değerlendirmesi, devlet görevlileri tarafından dayatılmış bu hareketin, Kürt vatandaşların tamamına verilmek istenen bir mesajı içerdiğini düşünmek için elimizde yeterli verilerin olduğunu bize gösteriyor. Verilmek istenen mesaj, çok açık ve nettir; teslim olun! Çünkü, savaş ve çatışma ortasında beyaz bayrak çekilmesinin, bir tarafın buna başvurmasının, ya da buna zorlanmasının başka bir anlamı bulunmamaktadır. Peki ama teslim olması istenen kimlerdir? Ana dilinde eğitim, kendi kendine yönetim gibi en temel ulusal haklarından mahrum edilen, bu hakları kazanmak için son günlerde öz yönetim, özerklik ilan eden Kü..]]> Fri, 09 Oct 2015 04:57:04 +0300 HDP üzerine https://www.evrensel.net/yazi/75009/hdp-uzerine https://www.evrensel.net/yazi/75009/hdp-uzerine? 1 Kasım seçimleri yaklaşırken “sol” cenahta HDP üzerine tartışmaların, yapılan tespitlerin çoğaldığını görüyoruz. Hararetle kendilerinden başka sosyalizmi savunanın kalmadığını ileri süren bu çevrelerden “Sosyalizm düşmanı cephe: AKP-CHP-MHP-HDP” -Osman Çutsay 28/09/2015 Sol Portal- türü yazılar da çıkıyor. Aynı yerde KP adına yazan A. Güler, Kemal Okuyan gibi yönetici ve yazarlardan da, benzer yönde makaleler yazılıyor ve bunlar sıklaşmış durumda. Bu tür yazarların ileri sürdükleri anlayış ve çizginin, neredeyse cumhuriyet tarihinden bu yana Kürt hareketine sosyal şovenizmin mevzisinden saldıran “sosyalizm cephesinin” önceki saldırılarından özünde bir farkı bulunmuyor. Şefik Hüsnü, cumhuriyetin ve laikliğin kazanımlarını korumak adına Kürtlere “Kara gericiliğin aleti olan dincilikle ve emperyalizmin oyuncağı” oldukları suçlamaları ile saldırıyordu. Şimdiki KP ve benzer çizgidekiler de sosyalizme, sosyalistlere düşman olmakla, Aydınlık türü hareketler de “emperyalizmin kara gücü” ol..]]> Fri, 02 Oct 2015 05:00:23 +0300 Böyle kardeşleşilir mi? https://www.evrensel.net/yazi/74914/boyle-kardeslesilir-mi https://www.evrensel.net/yazi/74914/boyle-kardeslesilir-mi? TOBB’nin öncülüğünde dün yapılan “Teröre hayır, kardeşliğe evet!” mitingi, çağrıcıların ileri sürdükleri gibi kardeşliğe hizmet edebilir mi? Bu soruya yanıt vermek zor değildir. Aynı kuruluşların çağrısı ile olmasa da, benzer bir mitingin pazar günü Yenikapı’da yapılacak olması ve katılımcılarının Erdoğan ve Davutoğlu olması verilecek yanıtın ne olacağını daha da kolaylaştıracaktır. Bu tür mitingler halkların kardeşleşmesine hizmet etmemektedir ve etmeyecektir. Çünkü ülkenin bugün yaşadığı sorun, bazı eylemlerin terör olarak nitelenip, nitelenemeyeceğinden bağımsız olarak, terör sorununa indirgenemeyecek bir sorundur ve bu nedenle de öncesi bir yana, Cumhuriyet tarihinden bu yana devam edegelen bir sorundur. Bugün yaşanan sorunların temelinde bir halkın -Kürt halkının- en temel haklarının inkar edilmesi ve bu inkarın ülkeyi yönetenler tarafından baskı ve terörle bastırılarak devam ettirilmesi yatmaktadır. Kürt halkı, demokrasi içerisinde anayasa ve yasalar tarafından güvenceye al..]]> Fri, 18 Sep 2015 04:57:17 +0300 İşçiler, demokrasi ve barış https://www.evrensel.net/yazi/74861/isciler-demokrasi-ve-baris https://www.evrensel.net/yazi/74861/isciler-demokrasi-ve-baris? Çatışmaların tırmandığı, halkları birbirine düşman etmeye yönelik gerici, faşist çabaların yoğunlaştığı, demokrasi ve barış diyenlerin, basın özgürlüğünü savunanların sesinin boğulmaya çalışıldığı bir dönemden geçiyoruz. Ülke bu koşullarda Saray ve avanesinin sürüklediği yeni bir seçime doğru sürükleniyor. Buna karşılık emek ve demokrasi güçleri, ülkede barış isteyenler mücadelelerini yükseltmeye, halkların birliğini ve kardeşliğini savunmaya devam ediyorlar, bu amaçlar için mücadele ediyorlar. Bütün bu yaşananlar işçi sınıfını ve emekçi kitleleri yakından ilgilendiriyor ve onların ekmek ve özgürlük mücadelesinin alacağı biçimi, yöneleceği hedefleri netleştirip, belirginleştiriyor. Ülkede savaş ortamını kışkırtıp yaygınlaştıran Saray ve avanesi, savaş ve terör paydası altında birleştirip harekete geçirdiği geleneksel devlet güçlerini -ordu üst yönetimi, yüksek devlet bürokrasisi- ve refleksini, AKP ve MHP gibi partilerin desteği ile sadece Kürtlerin özgürlük ve demokrasi mücadelesin..]]> Fri, 11 Sep 2015 05:00:04 +0300 İşçilerin yeni anayasası https://www.evrensel.net/yazi/74815/iscilerin-yeni-anayasasi https://www.evrensel.net/yazi/74815/iscilerin-yeni-anayasasi? Ülkenin demokratik yeni anayasaya ihtiyacı olduğunu demokrasiyi, özgürlükleri, barışı savunan tüm kesimler ileri sürüyorlar ve bunun mücadelesini veriyorlar. Son birkaç aydır metal işçileri ülkenin demokratik anayasasına bir katkı olmak üzere kendi anayasalarını fabrikalarda yapmaya başladılar. Bu işçi anayasasının ilk maddesinde şöyle yazıyor: “Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için.” Bu işçi anayasası Renault işçileri tarafından yazılmış ve tüm işçilerin onayına sunulmuştu. Patronların işçi tasfiyesine karşı, direnişe başlayan her fabrikada bu anayasa onaylanmıştı. Bu günlerde yeni işçi anayasasının bu ilk maddesi Polatlı’daki ORS işçileri tarafından da onaylanıyor. Yeniden güçlü bir biçimde ilan ediliyor ki, ülkenin bütün sektörlerden işçileri ve tüm dünya işçileri de bu maddeyi onaylasınlar ve işçi sınıfının bir bütün olduğunu sermayeye göstersinler. Ülkenin ve tüm dünya işçilerinin geçmişteki ve bugünlerdeki tüm mücadeleleri çok temel bir gerçeği tekrar tekrar kanıtlıyor. Kanıt..]]> Fri, 04 Sep 2015 04:59:13 +0300 İşçi sınıfı ve barış https://www.evrensel.net/yazi/74769/isci-sinifi-ve-baris https://www.evrensel.net/yazi/74769/isci-sinifi-ve-baris? Yıldırım Koç KESK’e, DİSK’e, TMMOB’a ve TTB’ne neden saldırıyor? Saldırı gerekçesini Aydınlık Gazetesi’nde yazdığı “İşçi sınıfı ve Barış” başlıklı makalesinde açıklıyor: Bu örgütler barış istiyor ve barışın sağlanması için bir mücadele yürütüyorlar, savaş ve baskı politikalarına karşı çıkan çağrılar yapıyorlarmış. Koç ilan ediyor ki, bu örgütlere saldırısının gerekçesi onların “PKK eylemlerine karşı çıkmamasına, PKK’nin ABD’nin kara gücü olmasına itiraz etmemelerine, vatanı savunmamalarına”imiş vb. Koç bu tür yazılarını “İşçi sınıfı ve PKK” başlıklı makalesinde de sürdürdü. Bu makalelerde Erdoğan ve AKP’ye tek bir eleştiri bulunmuyor, öyle anlaşılıyor ki onlar “vatan savunucuları” olarak görülüyor. Ülke Erdoğan’ın başını çektiği bir savaş koalisyonu tarafından yönetiliyor. Bu koalisyon esas olarak AKP’den, ordunun komuta konseyinden, üst düzey devlet bürokrasisinden, MHP’den oluşuyor ve Koç’un Vatan Partisi gibi destekçilere de sahip. İşte bu koalisyon ABD ile yeni ve gizli anlaşmalar..]]> Fri, 28 Aug 2015 05:00:46 +0300 Yüzsüzlük ve arsızlık https://www.evrensel.net/yazi/74662/yuzsuzluk-ve-arsizlik https://www.evrensel.net/yazi/74662/yuzsuzluk-ve-arsizlik? Yaptıkları söylediklerinin tam tersi olan, buna rağmen ortaya çıkıp yüzsüzce arsızca talan ve demagojiye devam eden bir siyasi parti ve onun çanak yalayıcıları ile karşı karşıyayız. Yapılan ve olan şu, ülkeyi yönetenler bir tarafta emperyalizmle ve onun bayraktarı ABD ile her türlü açık gizli anlaşmayı yaparak bölgede halkları katletmek üzere adımlar atıyor, saldırılar gerçekleştiriyor, bir küçük kemik parçası kapmak için Ortadoğu’da kanlı bir hesaplaşma ve paylaşmanın tarafı oluyorlar. Diğer taraftan yabancı sermayeyi ülkeye çekmek üzere kırk takla atıyor, bunun için yasalar yapıyor, yollara kırmızı halılar seriyor. Ama AKP’nin sözcülerine, bu partinin kurduğu havuzdan nasiplenen medyaya, bazılarının “jöleli” lakabı taktıkları Cumhurbaşkanının başdanışmanına ve bu cenahın bilumum çanak yalayıcılarına bakılırsa ülke emperyalist komplolara, müdahalelere, ekonomik köleleştirmeye karşı canla başla mücadele ediyor! Sanki İncirlik’in ABD’ye açılmasına halk referandumla karar verdi, halk NA..]]> Fri, 14 Aug 2015 05:00:29 +0300 Genel görünüş https://www.evrensel.net/yazi/74619/genel-gorunus https://www.evrensel.net/yazi/74619/genel-gorunus? Eskiler buna manzarayı umumiye derlerdi. Buradan başlayıp ülkenin içinde bulunduğu durumun genel bir özetini yaparlar, kendilerince ülkenin bu durumdan çıkmasının yollarını, yöntemlerini sıralarlardı. Bu köşe yazısında elbette bunu yapacak değiliz. Ama seçimlerin ortaya çıkardığı tablo üzerinden parlamenter siyasetin durum vaziyeti, hükümet kurma ve kuramama halleri üzerine kısaca bir şeyler söylemek olanaklı. AKP-CHP koalisyon hükümeti kurulacak mı, kurulamayacak mı? Şimdi yanıtı aranan soru bu. Genel kanı Kılıçdaroğlu ve Davutoğlu’nun koalisyonun kurulması konusunda istekli olduğu, ancak “kriz yönetimi” ile ülkeyi yöneten Erdoğan’ın bu koalisyonu istemediği, AKP-MHP koalisyonunu istediği, olmazsa erken seçimin gündeme getirilmesi gerektiği konusunda ısrar ettiğidir. Burada erken seçime gidiş koşullarının bile ayrıca epeyce tartışmalı olduğunu, bunun da kolayca yapılabilecek bir iş olmadığını vurgulayalım. AKP-CHP koalisyonu tartışıla dursun, epeydir kurulmuş bulunan, son günler..]]> Fri, 07 Aug 2015 04:56:23 +0300 Alçaklığın sözcülüğü https://www.evrensel.net/yazi/74575/alcakligin-sozculugu https://www.evrensel.net/yazi/74575/alcakligin-sozculugu? Manşeti oldukça etkili atmak istemişler. Ama alçakça ve kurnazca. “HDP acil kapatılsın, erken seçim olsun, AKP 400 vekil alsın, Tayyip başkan olsun.” Bunlar neden olacak? Son günlerdeki gelişmelere dayandırılarak onun yanıtı da şöyle verilmiş, “Yeter ki akan kanlar dursun şehit cenazeleri gelmesin!” Peki bunları kim söylüyormuş? Bu kara vicdanlılara bakılırsa “Millet bunları der hale gelmiş.” Millet ne dediğini bütün bunların hepsini reddederek son seçimlerde anlaşılır bir biçimde ortaya koydu. Millete mal edilen bu gerici faşist düşüncelerin ise bu gerici, faşist politikaların sözcülerinin içinden geçenler olduğu ise kesin. Cenazeler gelmesin diyorlar ama Kandil’e hava saldırısı yetmez, kara harekatı da gerekli diyorlar, bu yetmiyor yılanın kuyruğu ile uğraşmayın, başını ezin diyorlar. Kalemlerinden kan damlıyor. Halkı panik ve korkuya sevk edecek haberler yapıyorlar, ortamı terörize etmeye çalışıyorar. Öldürülen Kürt gençleri, Türk gençleri onların milletinin içine girmiyor. Yapıl..]]> Fri, 31 Jul 2015 04:56:49 +0300 Tekellerin Avrupası https://www.evrensel.net/yazi/74530/tekellerin-avrupasi https://www.evrensel.net/yazi/74530/tekellerin-avrupasi? Son bir kaç ay boyunca Yunanistan’daki gelişmeler çeşitli uluslardan işçi ve emekçiler tarafından dikkatle takip edilmişti. Yunan işçi ve emekçileri bu süreçte emperyalizme karşı mücadelede en ön safta yer aldılar ve onların atacakları adımlar tüm ülkelerin işçi ve emekçileri tarafından büyük bir dikkatle izlendi. Kuşkusuz bundan sonra da bu ilgi sürecek. Çünkü Syrıza hükümetinin aldığı kararların uygulanması ile Yunan işçi ve emekçilerinin yaşamlarıda zor bir dönem başlıyor ve halkın bu uygulamaların somut sonuçları ile hesaplaşması, kendi bilincini ve örgütlenmesini ilerletmesi gibi sorunlar yeni bir sürece evrilmiş durumda. Şunlar çok açık, Syrıza Hükümeti’nin halkın kendisine verdiği desteğe değil, AB’ye yön veren Almanya gibi ülkelerin tehdit ve şantajlarına boyun eğerek onlara yaslanmaya karar vermesi, Syriza’dan farklı beklentileri olanları düş kırıklığına uğrattı. Tsipras ve Syriza’nın bu kararı Yunan halkının daha ağır bir fatura ödenmesi anlamına geliyor ve ufukta halkın dur..]]> Fri, 24 Jul 2015 05:00:55 +0300 İşçilerin ilerleyen bilinci https://www.evrensel.net/yazi/74391/iscilerin-ilerleyen-bilinci https://www.evrensel.net/yazi/74391/iscilerin-ilerleyen-bilinci? Gazetemizde “Mako’da ayetle direniş kırılıyor” haberini okuyunca işçi sınıfının geçmiş mücadele deneyimlerini hatırlamamak olmuyor. Önce Mako’da olanları kısaca hatırlayalım: Bu fabrikanın işçileri de sınıf kardeşleri olan Renault, Tofaş vb. fabrikaların işçileri gibi hakları için direniş yolunu tutmuş, kazanımlar elde etmiş, patrondan geleceğe ilişkin iyileştirmeler için sözler almıştı. Ancak verilen sözler tutulmamış, “hepimiz Müslüman’ız, hepimiz kardeşiz” diyerek işçilerle aynı safta namaza duran genel müdür işçi kıyımını başlatmıştı. İşçilerin dinden, geri ideolojilerden, milliyetçilikten etkilenmeleri kuşkusuz ilk olarak ülkemizde görülen bir durum değil. 1905’te Rus işçileri önlerinde koca bir haç, dillerinde ilahiler, başlarında papaz Gapon, sarayında oturan “babaları Çar’a” yaşadıkları sıkıntıları anlatmak üzere yola koyulmuşlardı. “Çar babalarının” yanıtı kurşun ve süngü oldu! Yüzlerce işçi katledildi. Bu “gerici işçilerin” katliama yanıtları diğer işçi kardeşleriyle birl..]]> Fri, 03 Jul 2015 04:57:10 +0300 Büyük sermaye, hükümet ve istikrar! https://www.evrensel.net/yazi/74294/buyuk-sermaye-hukumet-ve-istikrar https://www.evrensel.net/yazi/74294/buyuk-sermaye-hukumet-ve-istikrar? Genel seçimler yapıldı ve henüz herhangi bir parti lideri hükümet kurmak üzere görevlendirilmedi. Partiler arasında kapalı kapılar ardında gizli görüşmeler, pazarlıklar yapılıyorsa da aleniyete dökülmüş bir durum yok. Ama “resmi” görüşmelere büyük bir hızla başlayan iş birlikçi büyük sermaye grupları ve diğer sermaye grupları var. TÜSİAD ve MÜSİAD heyetleri Ankara’yı mesken tutmuş durumdalar. TÜSİAD Başkanı Symes, parti liderleriyle yapılan ilk görüşmelerin ardından “Biz TÜSİAD olarak kesinlikle bir hükümet yapısı üzerinde bir görüş bildirmiyoruz, ziyaretimizin amacı böyle bir şey değildir. Sadece iş dünyasının acil taleplerini bildirdik... Güçlü kalıcı bir hükümet istiyoruz” (günlük gazeteler) açıklamasını yaptı. Bunu anlaşılır politika diline çevirirsek şu anlama geliyor; güçlü bir koalisyon hükümeti kurulmalı, bu hükümet bizim büyük sermaye olarak önlerine koyduğumuz programı uygulamalı, ülkenin huzur ve istikrarı için bu gerekli. İşbirlikçi tekelci büyük sermaye patronları ar..]]> Fri, 19 Jun 2015 04:57:23 +0300 Politikada taktik ve strateji https://www.evrensel.net/yazi/74245/politikada-taktik-ve-strateji https://www.evrensel.net/yazi/74245/politikada-taktik-ve-strateji? Genel seçimler geride kaldı. Erdoğan ve AKP’nin tek adam, tek partiyi hedefleyen diktatörlük planları halkın HDP’ye verdiği destekle bozguna uğratıldı. Bugünlerde tüm politik parti ve akımlar, çevreler ve kişiler seçim sonuçlarını değerlendiriyorlar. Bazı çevrelerde de ilginç bir biçimde “emanet oy”, “ödünç oy” gibi kavramlar tartışılıyor ve hatta “böyle oy vermiş” kişilere görevler belirleyen çevreler de var. Sanki “seçmenler” partilerin tapulu malı ve onlar güncel politik gelişmelerin dışındalar! Bütün bunlar politikada taktik ve strateji sorunlarını kalın çizgileri ile hatırlatmayı gerekli kılıyor. Politikada strateji genel olarak varılmak istenen amaçtır. Taktikler ise bu genel amaca varmak için koşullara ve döneme göre uygun politikaların, çağrıların, sloganların belirlenmesidir. Bunu şöyle somutlamak da olanaklıdır. HDP açısından stratejik amaç halkların ve hakların eşitliği temelinde kurulacak demokratik bir cumhuriyettir. Bu amaca ulaşmak için seçimler dahil, ortaya çıkmış g..]]> Fri, 12 Jun 2015 04:58:04 +0300 Tarihi seçim https://www.evrensel.net/yazi/74195/tarihi-secim https://www.evrensel.net/yazi/74195/tarihi-secim? Ülke pazar günü cumhuriyet tarihinin en önemli ikinci seçimine tanık olacak. İlki 1950 seçimleriydi ve demokrasiye olmasa da, çok partili parlamenter sisteme geçiş için önem taşıyordu. Pazar günü yapılacak genel seçimler ise “Çok partili parlamenter sistemin bekleme odasına” alındığı, eğer seçimlerde kazanmayı umduğu güce ulaşabilirse, ülkeyi tek partili, tek adamlı bir diktatörlük sistemine götürmeyi hedefleyen Erdoğan sisteminin akıbetini belirleyecek. Kamuoyu yoklamalarının ve bunlar üzerinden oluşmuş genel havanın durumuna bakılırsa, Erdoğan ve partisi AKP, sistem değişikliği için gerekli olan gücü kazanamayacaklar. Ancak seçimlerin henüz yapılmadığını ve gerçek durumun seçim sonuçları belli olunca ortaya çıkacağını hatırlamakta yarar var. Kuşkusuz bu seçimlerin önemi bu kadarla sınırlı değil. HDP ve onunla ittifak yapan Emek Partisi ve diğer güçler hemen hemen ilk kez geniş halk kitleleri nezdinde kabul gören tutarlı bir demokrasi programı ile bu seçimlere katılıyorlar ve HDP i..]]> Fri, 05 Jun 2015 04:58:31 +0300 Patronların iki sendikası var, işçinin hiç yok! https://www.evrensel.net/yazi/74142/patronlarin-iki-sendikasi-var-iscinin-hic-yok https://www.evrensel.net/yazi/74142/patronlarin-iki-sendikasi-var-iscinin-hic-yok? Direnişe geçen metal işçilerinin durumunu kestirmeden anlatan tanımlama bu olsa gerek. Patronlar iki sendikaya sahipti, ama işçilerin bir sendikası bile yoktu. Patronların ilk ve esas sendikası azılı işçi düşmanlığı ile tanınan MESS’ti. Ama patronlar işçiler üzerindeki egemenliklerini sürdürmek için ikinci bir sendikaya daha ihtiyaç duyuyorlardı. Bu da Türk Metal’di. Patronlar emrediyor, Türk Metal yöneticileri yerine getiriyordu. Fabrikalarda başka türlü mezar sessizliği hakim olamazdı. Ama Renault işçilerinin başlattığı direniş, eğer işçiler birliklerini sağlayıp, kararlı bir mücadeleye yönelirlerse bu egemenliğin kof, sessizliğinde yanıltıcı olduğunu anlayabilen herkese açık seçik gösterdi. Sendika yöneticileri patronun safındaydı ancak işçiler kendi örgütlerini kurmuşlar, onun etrafında çözülmezcesine kenetlenmişlerdi. Bu direnişin sonuna kadar böyle devam etti. Anlaşmanın sağlanmasıyla, yani işçilerin taleplerinin kabul edilmesiyle işçiler eylemlerini yine birlikte bitirdiler. Am..]]> Fri, 29 May 2015 05:10:46 +0300 Metalciler öğretiyor ve çağırıyor https://www.evrensel.net/yazi/74091/metalciler-ogretiyor-ve-cagiriyor https://www.evrensel.net/yazi/74091/metalciler-ogretiyor-ve-cagiriyor? Renault işçilerinin eylemi ilk bakışta “Durgun gökyüzünde çakan bir şimşek” etkisi yaratmış olsa da, işçi sınıfının sorunlarını ve mücadelesini yakından takip edenler için durum oldukça farklıydı. Evet ortalık son metal grevinin yasaklanmasından sonra durgun görünüyordu, ancak yeryüzünde yaşamı yeniden şekillendiren işçilerin çalışma ve yaşam koşullarının derinliklerinde damla damla biriken öfke, artık önüne çekilen bentleri parçalayacak bir güce ulaşmıştı. Bu nedenle bentte ortaya çıkan sızıntı tüm bendin parçalanmasına götüren hareketi başlattı. Parçalanan bent, patronlar, onların emrindeki sendikacılar, hükümetler ve devlet tarafından konulan yasalar ve alınan tedbirlerle uzun yıllar önce örülmüştü. AKP Hükümeti ve büyük sermaye bu bendi daha da tahkim etmek üzere el ele vermişler, İşçinin fıtratları arasına ucuz çalışmayı, ölmeyi, çalışarak yoksullaşmayı, örgütsüzlüğü vicdansızca ve yüzsüzce eskisinden daha fazla eklemişlerdi. Her halde hesaplamadıkları tek şey, alttan alta birik..]]> Fri, 22 May 2015 05:00:48 +0300 Çürüme ve yozlaşma https://www.evrensel.net/yazi/74039/curume-ve-yozlasma https://www.evrensel.net/yazi/74039/curume-ve-yozlasma? Diyanet İşleri Başkanı, Mercedes’ine binip sırat köprüsünden zahmetsizce geçmeyi çok istiyordu herhalde. Oysa temiz duygularla inanmış Müslümanlar o kıldan ince, kılıçtan keskin köprüden geçmek için kestikleri kurbanlara güveniyor, çileli bir yaşamı göze alıyorlardı. Ama dinin başındaki onlara kestirme ve garantili geçişin nasıl olacağını pratik tutumu ile gösteriverdi. O kadar zahmete gerek yoktu, kurulursun bir lüks Mercedes’e, basarsın gaza, tozu dumana katarak aşarsın sırat köprüsünü. Ama bu hayal bozuldu. Kamuoyunun tepkisi Mercedes’i geri verdirtti. Artık iş saf imana kaldı, ne diyelim kolay gelsin! Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan Diyanet İşleri Başkanına alınan lüks Mercedes’in kamuoyu tepkisi nedeniyle geri verilmesine karşı çıkmış. Erdoğan “Eğer haberim olsaydı.. arabayı verme, o makam bu tür bir arabaya fazlasıyla layıktır derdim” diyor. O makama lüks Mercedes, Cumhurbaşkanlığı makamına saray ve lüks araçlar, hesabı bilinmeyen örtülü ödenek vb. Öyle anlaşılıyor ki, bir biçimde k..]]> Fri, 15 May 2015 04:18:29 +0300 Çalışarak yoksullaşmak https://www.evrensel.net/yazi/73997/calisarak-yoksullasmak https://www.evrensel.net/yazi/73997/calisarak-yoksullasmak? Geçtiğimiz günlerde iki önemli araştırmanın sonuçları yayımlandı. Bu araştırmalardan birisi OECD tarafından, diğeri ise TÜİK tarafından yayınlandı. Birbiri ile bağlantısı olmayan bu iki araştırma Türkiye’deki işçi ve emekçilerin çalışma ve yaşam koşulları herhangi bir bulanıklığa, yanılmaya imkan vermeyecek bir biçimde çok net bir biçimde ortaya koyuyordu. Evet araştırmaların birbiri ile bağlantısı yoktu ama işaret ettikleri sonuçlar aynı yönü gösteriyordu ve biri diğerinin eksik parçalarını tamamlıyordu. Önce OECD –Ekonomik ve Yardımlaşma İşbirliği Teşkilatı- araştırmasından başlayalım: “OECD araştırmasına göre Türkiye’de insanlar yılda 1855 saat çalışıyor. Bu OECD ortalaması olan 1765 saatten daha fazla. Haftada 50 saat ya da fazla çalışan işçilerin genel çalışanlar içindeki payı OECD ülkelerinde çok fazla değil. Ancak Türkiye’de işçilerin yüzde 43’ü, OECD’deki yüzde 9 ortalamanın kat kat fazlası olarak çok uzun saatler çalışıyor. Genel olarak Türkiye’de erkekler ücretli işlerde dah..]]> Fri, 08 May 2015 05:00:36 +0300 1 Mayıs ve işçi sınıfı https://www.evrensel.net/yazi/73947/1-mayis-ve-isci-sinifi https://www.evrensel.net/yazi/73947/1-mayis-ve-isci-sinifi? Bugün 1 Mayıs, Uluslararası İşçi Sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü. 1 Mayıs işçilerin 8 saatlik iş günü mücadelesinin bir ürünüdür. 2. Enternasyonal’in 1889’da 1 Mayıs’ı Uluslararası İşçi Sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü olarak kabul etmesi, ABD başta olmak üzere çeşitli ülkelerin işçilerinin sermayenin yoğun sömürüsüne karşı 8 saatlik iş günü talebi için yürüttükleri, çoğu zaman kanlı bir biçimde bastırılmak istenen mücadelelerinin üzerinden gerçekleşti. O tarihlerde pek çok ülkede işçiler 12 saat ve üzerinde çalışıyorlardı ve vahşi sömürü koşulları çok yaygındı. Bugün büyük tekelci sermayenin ideologları ve her renkten savunucuları, artık işçilerin Engels’in İngiltere’de emekçi sınıfların durumunda anlattığı sefalet ve sömürü koşullarında yaşamadıkları ile övünüyorlar. Ama bunları ileri sürerken iki temel gerçeği unutuyorlar. Bunlardan birincisi: işçilerin kendi koşullarını düzeltmek için verdikleri olağanüstü mücadeleler ve bu mücadelelerin ayaklanmalar ve de..]]> Fri, 01 May 2015 05:00:29 +0300 24 Nisan https://www.evrensel.net/yazi/73898/24-nisan https://www.evrensel.net/yazi/73898/24-nisan? 24 Nisan Ermeni halkı için kara bir gün, devleti yönetenler için çok ağır bir suçun işlendiği tarih, halk için ise büyük bir utançtır. Bu 24 Nisan Ermeni soykırımının 100. Yıldönümü. Ülkeyi yöneten egemen sınıflar, peşpeşe gelen hükümetler soykırımı gerçeğini inkar etmeye devam etselerde, insanlığın ilerici birikimi ve vicdanında, halkların bilincinde bu soykırım lanetlenmiş ve mahkum edilmiş durumda. Osmanlı İmparatoluğu sınırları içerisinde yaşayan Ermenilerin katledilmeleri kuşkusuz bir günde başlamadı. Bu tarihin çok öncesine giden olaylar var ve 1915’te en büyük felaket yaşandı. Ermeniler yaşadıkları topraklardan sürüldüler, katlediler, mallarına, mülklerine el konuldu. Kuşkusuz burada bütün bu gelişmelerin bir özetini yapmak niyetinde değiliz. Evrenel Kültür Dergisi, Evrensel Basın ve yayın son bir kaç ay içerisinde bu konuda tarihsel gerçekleri ayrıntılı bir bir biçimde ortaya koyan bilgi ve belgeler, makaleler yayınladılar. Ayrıca bu konuda çok sayıda kitap, makale, inceleme..]]> Fri, 24 Apr 2015 04:59:23 +0300 Yasallık boğuyor https://www.evrensel.net/yazi/73843/yasallik-boguyor https://www.evrensel.net/yazi/73843/yasallik-boguyor? On dokuzuncu yüzyılın yaklaşık son çeyreğinde bir büyük devletin önde gelen devlet adamlarından birisi “legalite bizi boğuyor” diye yakınıyordu. Yakınmasına neden olan ise ülkede yasallık zeminini kullanan kitlesel bir sosyalist hareketin varlığı ve giderek gelişmesiydi. Hem bu hareketi yasa dışına itmek, hem de bu vesile ile devletin hareket “özgürlüğü” geliştirilmek isteniyordu. Bu gerici çabalar başarısız oldu. İşçi sınıfına dayanan kitlesel sosyalist hareket gelişmeye devam etti. Bugün ülkemizde yaygın ve etkili kitlesel bir sosyalist hareket bulunmuyor. Ama ülkede bir demokrasi sorunu var ve her türlü engellemeye karşın gelişen bir Kürt demokratik hareketi var. Bu Kürt demokratik hareketi, ilerici ve sosyalist güçlerle kurduğu seçim ittifakı ile giderek daha geniş kitlelerin sempatisini ve desteğini kazanmaya, genel olarak demokrasi mücadelesinde ağırlıklı bir yer tutmaya başladı. Artık daha geniş çevrelerin desteği ile HDP’nin yaklaşan genel seçimlerde barajı aşabileceğine inanı..]]> Fri, 17 Apr 2015 05:00:02 +0300 İşçinin kesesinden https://www.evrensel.net/yazi/73791/iscinin-kesesinden https://www.evrensel.net/yazi/73791/iscinin-kesesinden? AKP Hükümeti geçtiğimiz günlerde büyük patronların çıkarına ve seçimde oy avcılığı için yeni bir teşvik paketi açıkladı. Ama kaynak olarak yine daha önce de bazı ödemelerde kullanıldığı gibi işçilerin ödentileri ile oluşturulan işsizlik fonu gösterildi ve fon bir kez daha yağmalandı. Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından geçen hafta açıklanan teşvik paketinde işbaşı eğitim programlarının tüm maliyeti ve “toplum yararına” çalışanların maaşlarının İşsizlik Sigortası Fonu’ndan ödenmesi karara bağlandı. Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, fondan bir önceki yıl prim gelirlerinden söz konusu alanlara aktarılacak kaynak 2015 yılı için yüzde 30 değil yüzde 42 olarak belirlendi. Ancak büyük sermayeye işçi sınıfının sırtından kaynak aktarmakta, seçim sürecinde biraz daha oy toplama amacında hiç bir sınır tanımayan hükümet, işsizlik fonundan işçilerin sınırsız ve koşulsuz bir biçimde yararlanmasını önlemek için her türlü zorluğu ve engeli çıkarıyor. İşsiz kalan bir işçi için işsizlik fonunda..]]> Fri, 10 Apr 2015 04:59:20 +0300 ‘Kendim için...’ https://www.evrensel.net/yazi/73739/kendim-icin https://www.evrensel.net/yazi/73739/kendim-icin? “Kendim için bir şey istiyorsam namerdim.” Bu söz 12 Eylül askeri darbesinin koyduğu siyaset yasağının kaldırılmasından sonra yeniden politikaya soyunan Süleyman Demirel’e aitti. Demirel il il dolaşırken bir başka sloganı da miting meydanlarında haykırıyordu; “konuşan Türkiye.” Demirel önce başbakan, sonra cumhurbaşkanı oldu! Ülke, onun ve yetiştirmesi Çiller’in döneminde faili meçhul cinayetlerin arttığı, genel olarak halkın, özel olarak da Kürt halkının üzerindeki baskı ve terörün yoğunlaştığı bir dönemden geçti. Demirel’in diktatör ya da tek adam olma gibi açığa vurulmuş bir isteği yoktu. Ama zaten ülke diktatörlük yasalarıyla yönetiliyor, işçi ve halk muhalefetinin üzerine şiddetle gidiliyor, demokrasi isteyenler susturulmaya çalışılıyordu. Şimdinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ise şöyle diyor; “Parlamenter sistem bekleme odasına girdi. Yeni anayasa ve başkanlık sistemini son devletimiz Türkiye Cumhuriyetinin geleceği için istiyorum... Ben cumhurbaşkanıyım. Önümde beş yıl var. Benim gö..]]> Fri, 03 Apr 2015 05:02:56 +0300 Hedeflere bir bakın! https://www.evrensel.net/yazi/73695/hedeflere-bir-bakin https://www.evrensel.net/yazi/73695/hedeflere-bir-bakin? Seçime yönelik çalışmalar hız kazandıkça siyasi partilerin topluma verdikleri mesajlarda daha açık ve net bir biçime kavuşuyor. Gerçi henüz partilerin seçim bildirgelerini görmüş değiliz, ama bu partiler adına konuşmaya yetkili pozisyonlarda olanların söylemleri, basına verdikleri röportajlar, kaleme aldıkları yazılar seçim sürecinde öne çıkaracakları mesajların neler olacağı konusunda genel bir fikre ulaşmamıza yardımcı oluyor. İşte bu partilerden birisi de Vatan Partisi. Vatan Partisi eski İşçi Partisinin kılık değiştirmiş hali ve geçmişten beri ileri sürdükleri gerici politikalara, izledikleri çizgiye bakılınca, hiç olmazsa bu partinin adının değişmesini işçi sınıfı adına kazanç hanesine yazabiliriz. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Aydınlık gazetesindeki köşesinde “Ey HDP reklamcıları kendinize gelin! PKK barajı geçerse...” (20 Mart) başlığı taşıyan bir makale yazdı. Perinçek bu yazısında “Erdoğan’ın önünün kesilmesi adına” bazı çevrelerin HDP’yi desteklemesini eleş..]]> Fri, 27 Mar 2015 05:04:51 +0300 Demokrasi mücadelesi ve sosyalistler https://www.evrensel.net/yazi/73643/demokrasi-mucadelesi-ve-sosyalistler https://www.evrensel.net/yazi/73643/demokrasi-mucadelesi-ve-sosyalistler? Eğer ülkenin politik tablosu şöyle bir gerçek üzerinde şekillenseydi, bazı “sosyalistlerimiz” için her şey açık seçik olacaktı: Güçlü bir işçi hareketi, bu hareketin içinde örgütlenmeyi başarmış, onu yöneten sosyalist bir parti, zayıf bir ulusal hareket, ama bu ezilen ulusun temel haklarının bu işçi hareketi tarafından savunulması, dahası baskı altındaki mezheplerin talepleri de içinde olmak üzere ülkenin tüm demokratik sorunlarının sosyalist bir perspektifle savunulması ve seçimler vb. gündeme geldiğinde böyle bir partinin merkezinde olduğu demokrasi için -bazıları bu ittifakın sosyalist olmasını talep edecektir!- bir ittifak. Ve bu ittifakın AKP Hükümeti ve büyük sermayenin politik ve ekonomik saldırılarına karşı birleşik mücadelesi. Ama ülkenin politik tablosunun böyle olmadığını biliyoruz. Tablo çok genel hatları ile şöyle: Evet ülkede çözülmemiş, çözülmeyi bekleyen bir demokrasi sorunu var. İşçi sınıfının bağımsız politik hareketi genel olarak henüz zayıf ve işçi hareketi ile b..]]> Fri, 20 Mar 2015 05:02:10 +0300 Ne istiyorsun? https://www.evrensel.net/yazi/73591/ne-istiyorsun https://www.evrensel.net/yazi/73591/ne-istiyorsun? AKP Hükümeti ve HDP heyeti tarafından Dolmabahçe’de yapılan ve taraflarca farklı anlamlar yüklenen ortak açıklama konusunda toplumun değişik kesimlerinden çeşitli tepkiler geliyor. Milliyetçi, ulusalcı kesimlere bakılırsa “vatan elden gidiyor, AKP ve HDP aralarında gizli anlaşmalar yapmış durumdalar.” Solculuğu ulusalcılıkla harmanlamış olanlara göre ise ortada “yaraları çürümeye başlayan hastaya -AKP Hükümeti- bir ünite kan” vermek üzere yapılan bir “anlaşma” var ve “HDP’nin solculuk macerası erken iflas” etmiş –Sol, Güler- durumdadır. Birde Ertuğrul Özkök gibi “beyaz Türkler” var. Parlak yazma yeteneklerini sonuna kadar kullanarak “Kürtlere ayrıcalık tanındığını” kanıtlama peşinde koşuyorlar. Şu yazılanlara bir bakalım: “Arkadaş, Kürtlere ne veriyorsan, hangi hakkı, hangi güvenceyi tanıyorsan, aynısını ben de istiyorum...” Bunlar pek masum satırlara benziyorlar değil mi? Ama Özkök’ün niyetinin ne olduğunu anlamak için şu satırları da okumak gerekiyor: “Bu anayasanın sadece “yüzde..]]> Fri, 13 Mar 2015 05:04:29 +0300 İşçiler ve enternasyonalizm https://www.evrensel.net/yazi/73443/isciler-ve-enternasyonalizm https://www.evrensel.net/yazi/73443/isciler-ve-enternasyonalizm? Kapitalizmin bir dönemki mezar kazıcıları, kapitalizmin ve emperyalizmin payandalarına, destekçilerine dönüştü. Bunun için sömürgecilik döneminde, özellikle de emperyalist dönemde işçi sınıfı enternasyonalist değildir; tam tersine millicidir, emperyalizmin destekçisidir. Bu nedenle de, bizim gibi ülkelerin işçi sınıfları antiemperyalist ve millicidir. Hayal aleminde yaşamayın! Çevrenize bakın! Yakın tarihe bakın! Ezberinizi bozun! Marx ve Engels’in 170 yıl önce söyledikleri ancak emperyalist sömürüyü ortadan kaldırabilirsek yeniden doğru olacaktır.” Bu satırların yazarı Yıldırım Koç’tur. Geçtiğimiz günlerde Aydınlık’ta “Ezber bozalım: ‘işçi sınıfı enternasyonalisttir’ başlıklı yazısında yukarıdaki “düşünceleri” döktürmüş. Koç’un uzun yıllar Türk-İş’te görev almış olması, onun bugün işçilere ne tavsiye etmiş olması bakımından önem taşıyor. Koç bu söylediklerini 19.YY’ın ilk yarısında işçilerin sert sınıf mücadelelerine giriştiği, ama ikinci yarısında burjuvazinin sömürgeciliğine ve s..]]> Fri, 20 Feb 2015 05:04:19 +0300 Başkanlık sistemi ve seçimler https://www.evrensel.net/yazi/73392/baskanlik-sistemi-ve-secimler https://www.evrensel.net/yazi/73392/baskanlik-sistemi-ve-secimler? Milli şef özentileri olmasın diye... kimse millete efendilik taslamasın diye başkanlık sistemi istiyoruz.” Erdoğan’ın başkanlık sistemini neden istediğine ilişkin gerekçelerinden bazıları bunlar. Bu sözler aslında milli şefte, efendi de ancak ben olurum, başkanlık istemi işte bunlar için gereklidir demenin Erdoğancası oluyor. Ama görülüyor ki, başkanlık sistemi tartışılıyor olsa da şimdiki Cumhurbaşkanı fiilen Başkan gibi davranıyor ve bu fiili yönetimine hukuksal, anayasal bir zemin oluşturmak üzere açıkça AKP lehine, onun seçimlerde açık farkla kazanması için politik bir kampanya yürütüyor. Erdoğan böyle hareket etmekle hem bağlılık yemini ettiği anayasayı –onun da antidemokratikliği, darbe ürünü olması bir yana- ayaklar altına almış oluyor, hem de şimdi varolmayan, ama kafasında gelecekte olacağını varsaydığı, mevcut anayasadan da gerici, hayali bir anayasanın maddelerine göre hareket ediyor. Gelecekteki bu anayasanın ise, tek adam etrafında örülmüş bir diktatörlük sisteminin huk..]]> Fri, 13 Feb 2015 05:02:23 +0300 Ekmek ve demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/73342/ekmek-ve-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/73342/ekmek-ve-demokrasi? Eğer grev işçiler için bir okulsa, son metal grevinde bu okulun işçilere öğrettiği en temel ders ne olmuştur? Bu dersin, ekmek ve demokrasi mücadelesinin birbirinden ayrılamayacağını bu kadar açık ve anlaşılır biçimde kanıtlamak olduğu tartışılmazdır. Üretimden gelen güçlerini kullanarak aileleri için ekmeklerini biraz daha büyütmek, yaşam ve çalışma koşullarını biraz daha düzeltebilmek için greve başvuran işçilere AKP Hükümetinin ve sermayenin verdiği yanıt grevi yasaklamak, kendi belirledikleri koşulları işçilere dayatmak olmuştur. Grevci işçilerin sermayenin ve AKP Hükümetinin saldırılarına karşı attıkları sloganlar başında, “Direne direne kazanacağız, birleşe birleşe kazanacağız, bu lambayı biz yaktık, biz söndüreceğiz” gibi sloganlar geliyordu. Bu sloganlar; işçilerin mücadele içerisinde daha açık ve net bir biçimde beliren sermaye ve hükümet ilişkilerine karşı, kendi birlik, dayanışma ve mücadelelerine yapılmış bir vurguyu, genel olarak bilinçlerinde meydana gelen ilerlemeyi ifa..]]> Fri, 06 Feb 2015 05:00:53 +0300 Gözden kaçırılmaması gereken https://www.evrensel.net/yazi/73245/gozden-kacirilmamasi-gereken https://www.evrensel.net/yazi/73245/gozden-kacirilmamasi-gereken? Türkiye halkının yüzde 63’ü işsizlik, ekonomik kriz ve pahalılığı ülkenin en büyük sorunu olarak görüyor.” Bu tespit Kadir Has Üniversitesi, “Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması”nın sonuçlarından birisidir. Yine halkın yüzde 45.3’ü son bir yılda ekonomik olarak daha kötü duruma geldiklerini belirtiyor. Halkın yüzde 34.8’i AKP Hükümetinin ekonomi politikalarını başarılı bulurken, yüzde 43.7’si başarısız buluyor. Bu sonuçlar son bir yıl içerisinde halkın Hükümete ilişkin değerlendirmelerinde olumsuz düşüncelerinin artma eğiliminde olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Kuşkusuz bu tür araştırma ve anketler kesinlikleri açısından durumu tam yansıtmaz. Ama ciddi yapılan araştırmaların eğilimin temel yönüne işaret ettiklerini de tecrübelerden biliyoruz. Bu araştırmanın yukarıya aktardığımız sonuçları, halkın arasında Hükümete verilen desteğin azalmakta olduğunu göstermesi elbette sürpriz değil, çünkü işçi ve emekçi halkın yaşam ve çalışma koşullarındaki kötüleşme, işsizlik sorunu, genel ..]]> Fri, 23 Jan 2015 05:06:42 +0300 Neler oluyor? https://www.evrensel.net/yazi/73191/neler-oluyor https://www.evrensel.net/yazi/73191/neler-oluyor? Paris yürüyüşünde ilk sıranın görünümü sizde nasıl duygular uyandırdı? Hollande’ı, Netanyahu’yu, Merkel’i, Davutoğlu’yu, Ürdün Kralını, Abbas’ı, Mali diktatörünü vb. aynı sırada omuz omuza yürürken resmeden kare dünya halklarına neler anlatıyordu? Charlie Hebdo katliamına karşı basın özgürlüğünün savunulmasını mı? Halkların hangi dinden ve mezhepten, hangi ulustan olurlarsa olsunlar eşit ve özgür olduklarının, kardeşçe yaşamaları gerektiğinin savunulmasını mı? Yoksa artık bazı büyük devletlerin Ortadoğu’da, Kuzey Afrika’da, Afrika’nın ortasında, Asya’da vb. yakıp yıkmaktan, işgal ve müdahalelerden vazgeçtiklerini mi? Ön sırada yürüyenlerin -mazlum Filistin’in liderini ve onun tutumunu bir yana bırakalım- bu tutumların hiç birisinde samimi olmadıklarını ortadaki gerçeklerden, bugün olup bitenlerden çok iyi biliyoruz. Ama yürüyen milyonlarca insanın yukarıdaki güzel ve soylu duyguları taşıdığını da çok iyi biliyoruz. Çünkü onlar ve dünyanın çeşitli ülkelerinde onlar gibi tutum alan mi..]]> Fri, 16 Jan 2015 05:04:39 +0300 Olan ve olmayan https://www.evrensel.net/yazi/73085/olan-ve-olmayan https://www.evrensel.net/yazi/73085/olan-ve-olmayan? Bugün yeni yılın ikinci günü. Hiç kuşku yok ki bu yıl da işçi ve emekçi halkın, halkların mücadelesinin geçmiş yıla göre daha da gelişerek güçleneceğini göreceğiz. Yıl yeni olsa da sorunlar, tartışmalar eski. Bu tartışmalardan birisi de Gezi ile başlayıp, Haziran boyunca süren halk hareketi ve buradan çıkarılan sonuçlar üzerine. Bu hareketin ne olduğu üzerine bir tartışma yürüyor ve bu hareketin hedeflerini savunduğunu söyleyen bir harekette (BHH Birleşik Haziran Hareketi) kurulmuş durumda. Haziran’daki halk hareketi AKP Hükümeti’nin baskıcılığına, hoyratlığına, yaşam tarzına müdahalesine, mezhep ayrımcılığına, yaşam alanlarını talan etmesine vb. karşı halkın ve gençliğin küçümsenmeyecek bir kesiminin ayağa kalkmasını ifade ediyordu. Bu halk kesimleri şehirli küçük burjuvalardan ve gençlerden, emekçi semtlerinin işçi ve emekçilerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyordu. Mezhepsel baskıyı protesto eden Alevilerden, ulusal baskıyı protesto eden Kürtlerden –başlangıçtaki tereddütlü kat..]]> Fri, 02 Jan 2015 04:58:45 +0300 Politika kazanı https://www.evrensel.net/yazi/73042/politika-kazani https://www.evrensel.net/yazi/73042/politika-kazani? Bir zamanlar gazete ve televizyon yorumcularının ülkenin politik durumunu aktarırken pek sevdikleri bir deyim vardı. Bu deyim “politika kazanı” idi. Söze örneğin, “Ankara’da politika kazanı kaynıyor” diye başlanır ve ardından hızla gelişmeler sıralanırdı. Bu deyim son zamanlarda daha az duyulur, kullanılır oldu. Ama hiç kuşkusuz bu deyimin az kullanılması “politika kazanının” kaynamadığı anlamına gelmiyor. Aksine politik gelişmeler hız kazanmış durumda ve seçim sürecine doğru girilirken bu hızlanmanın daha da ivmeleneceği şimdiden görülebiliyor. Bir zamanlar “yolları beraber yürüyenlerin” kapışması, yeni partilerin ortaya çıkması, CHP’den ihraçlar, E.Ü. Tarhan’ın parti kurması, CHP’den kopmaya yönelmiş bazı “ulusalcılar” ile Perinçek’çi İP’le ortak bir oluşuma girişiyor oluşu, Birleşik Haziran Hareketi’nin sancılı birliği, “çözüm sürecinin” nereye doğru evirileceği, HDP’nin seçimlere nasıl katılacağı, Emek Partisi’nin Konferans ve Kongresi’ni yapması ve HDK’nın da içinde yer alacağı..]]> Fri, 26 Dec 2014 05:06:06 +0300 Eğitim Şûrası ve Osmanlıca tartışmaları https://www.evrensel.net/yazi/72936/egitim-s-rasi-ve-osmanlica-tartismalari https://www.evrensel.net/yazi/72936/egitim-s-rasi-ve-osmanlica-tartismalari? Dil bir üst yapı kurumu değildir. Siyasi ya da toplumsal devrimlerde devlet biçimleri, mülkiyet ilişkileri, yasalar, anayasa vb. değişebilir ama dil değişmez. Ruslar Büyük Ekim Devrimi’nden önce de, sonra da Rusça konuşuyorlardı. Ama bir dil zamanla veya toplumsal koşulların değişmesiyle süreç içerisinde hızlı ya da yavaş bir biçimde değişikliğe uğrayabilir, anlatım olanakları, sözcük sayısı gelişebilir, anlam kaymaları olabileceği gibi, bazı sözcükler de kullanımdan kalkabilir vb. Anlaşılacağı gibi bunları yazma nedenimiz yukarıdaki belirlemelere uymayan Osmanlıca ve onun üzerine yapılan tartışmalar ve yorumlardır. Son Eğitim Şûrası ile birlikte Osmanlıca tartışmaları da hız kazandı. Bunun nedeni ise Şûrada AKP Hükümetinin dümen suyundaki kanatların Osmanlıcanın liselerde zorunlu ders olmasına yönelik yaptıkları hamle oldu. Gelen yoğun tepkiler üzerine Osmanlıcanın zorunlu değil, seçmeli ders olacağı açıklandı. Üniversitelerin Türkiye tarihi, dili ve edebiyatı üzerine bölümlerde ..]]> Fri, 12 Dec 2014 05:06:54 +0300 Orwell, Defoe ve Alatlı https://www.evrensel.net/yazi/72884/orwell-defoe-ve-alatli https://www.evrensel.net/yazi/72884/orwell-defoe-ve-alatli? Sanatçılar ve edebiyatçılar içinde genellikle kurulu düzeni eleştiren, onun insanı ezen ve köleleştiren, insanlıktan çıkaran, trajik sonuçlara yol açan çelişkilerini mahkum eden, insan soyunun onurlu geleceğine güvenen ve inananlar büyük, olağanüstü, deha diye adlandırılırlar ve genellikle muhalif bir pozisyondadırlar. Ama kurulu düzenin sermaye gücüyle, satın almalarla, rüşvetlerle, bunlar da olmazsa, onlar için yaşamı zindan etmekle bu sanatçı ve edebiyatçılara boyun eğdirmeye çalıştığı da çok iyi bilinen gerçeklerdir. Bugün ülkede bütün bu ilişkilerin daha açık yaşandığı, adeta gözlere sokulduğu bir dönem yaşanmaktadır. Sanatçılardan, edebiyatçılara, onlardan basına ve gazetecilere kadar uzanan bir baskı ve denetim ağı kurulmuş durumdadır. Bu koşullara boyun eğenler ya da gönüllü olarak iktidarın önüne açtığı, açabileceği olanaklardan yararlanmak isteyenler, bugünün güç sahiplerine kul köle olmakta adeta birbirleriyle yarışıyorlar. “Fıtratında” kurulu düzeni, üstelik en gerici ideo..]]> Fri, 05 Dec 2014 05:04:00 +0300 Böl, yedekle ve yönet https://www.evrensel.net/yazi/72833/bol-yedekle-ve-yonet https://www.evrensel.net/yazi/72833/bol-yedekle-ve-yonet? Cumhurbaşkanı Erdoğan bir vesile ile kurulan her kürsüye çıkıyor ve oradan en geri ve ilkel duygulara hitap ederek onları uyandırmaya, harekete geçirmeye çalışıyor. Ateşe başladığında hedefe koydukları güncel politikanın ihtiyaçlarına, öne çıkan sorunların niteliğine göre değişiyor. Bu hedef bazen iş cinayetlerine kurban giden işçiler oluyor, bazen toplumsal, hukuksal eşitlik ve adalet isteyen kadınlar, bazen işini dürüstçe yapmak isteyen basın mensupları, bazen de farklı mezheplerden, dinlerden insanlar, bazen de doğrudan muhalif gördüğü kesimler oluyor. Erdoğan bu hitaplarında bazı sözcükleri özenle seçiyor ve kafalara yerleştirmeye çalışıyor. Bu sözcüklerden birisi de fıtrat. Yaradılış, doğuştan vb. anlamlara geliyor. Erdoğan’a bakılırsa iş cinayetine kurban gitmek “işin fıtratında” var, kadınlar erkeklerle eşitlikten bahsedemezler bu “fıtrata aykırıdır” vb.. Böylece kafalara kazınmak istenen düşünce şudur; herkes bulunduğu yere, konuma, içinde bulunduğu duruma razı olsun, bunu d..]]> Fri, 28 Nov 2014 05:00:26 +0300 Milyarlar ve ölümler https://www.evrensel.net/yazi/72778/milyarlar-ve-olumler https://www.evrensel.net/yazi/72778/milyarlar-ve-olumler? Son günlerde gazetelerin ekonomi sayfalarında Türkiye’de, Japonya’dan daha fazla dolar milyarderi olduğu haberleri yer alıyordu. Dolar milyarderi kişi sayısı Türkiye’de 37 iken, Japonya’da 15 imiş. Japonya’nın yıllık ulusal geliri (GSMH) 2014’te yaklaşık 5 trilyon dolar olacak. Türkiye için ise bu rakamın 2014’te 850 milyar dolar olacağı -eğer öngörüler çıkarsa- tahmin ediliyor. İki ekonominin büyüklüğü arasında beş kattan daha fazla bir fark bulunuyor. Buna bakılarak milyarder sayısının da yaklaşık bu oranda olacağı tahmin edilebilirdi. Ama gerçek rakamlar öyle olmadığını gösteriyor. Buradan yola çıkılarak ülkede gelir dağılımının ne kadar bozuk olduğu sonucu çıkarıp, bu açıklama ile yetinmeli miyiz? Aşağıdaki rakamlar durumun farklı bir yönüne dikkat çekmek açısından önemlidir. Çalışma Bakanı Faruk Çelik, Sosyal Güvenlik Kurumu rakamlarına göre son 12 yılda 13 bin 510 işçinin “iş kazalarında” (Artık iş cinayetleri olarak okunması gerekiyor) öldüğünü açıklıyor. Bunların resmi raka..]]> Fri, 21 Nov 2014 05:00:40 +0300 Nasıl işçi olunur? https://www.evrensel.net/yazi/72730/nasil-isci-olunur https://www.evrensel.net/yazi/72730/nasil-isci-olunur? Yukarıdaki soruyu yanıtlamak bugün pek çok insana epeyce kolay gelebilir. Bu soruya “Geçimimi sağlamam, ekmek parası kazanmam gerekiyordu, gittim iş buldum ve işçi oldum.” diye bir yanıt verilebilir. Soma’da ya da Ermenek’te çalışan bir maden işçisi bu soruya “Daha önceleri tarımla uğraşıyorduk, tütüncülük, zeytincilik, ya da diğer tarımsal ürünlerini üretip, geçimimizi sağlıyorduk, artık bunların üretilmesi bizim için olanaksız hale getirildi, madende işçi olduk”diye yanıtlayabilir. Bu yanıtlar yalın bir gerçeğin dile getirilmesidir. Ölme olasılığını bile bile o güvensiz madenlere inip çalışmak zorunda kalmanın nedenini de açıklar. Buradan anlaşılır ki işçi olmanın ardında büyük bir toplumsal dönüşümler tarihi yatar. Bu dönüşümün tarihini burada elbette uzun uzun anlatamayız. Kaba çizgileriyle belirtmek gerekir ki, bir insanın işçi olabilmesi için “Özgür olması, emek gücünü özgürce satabilmesi” yani emeğinin özgürleşmesi gerekir. Bu şu anlama gelir ki, kişi kendisi hakkında kendisi k..]]> Fri, 14 Nov 2014 05:04:36 +0300 Devletler ve halklar https://www.evrensel.net/yazi/72617/devletler-ve-halklar https://www.evrensel.net/yazi/72617/devletler-ve-halklar? Ortadoğu’nun Türkiye’yi de içine alan bölgesindeki gelişmeler hız kazanmış durumda. Başta ABD olmak üzere emperyalist büyük devletler ve bölgedeki Türkiye, İran, Suriye ve Irak gibi devletler doğrudan gelişmelerin içerisindeler. Her bir devlet farklı çıkarlara sahip ve bu devletler ABD ve Türkiye örneğinde görüldüğü gibi aynı cephede yer aldıkları durumlarda bile kendi aralarında küçümsenmeyecek politika farklılıklarına da sahipler. Kısacası emperyalist güçler ve bölge gericilikleri bölgeye ilişkin bazen çakışan, bazen ayrışan gerici politikalar peşinde koşuyorlar. Şimdilerde IŞİD sorunu, geçmişten bugüne gelen Kürt sorunu, bölgedeki mezhepler arasındaki gerilim ve çatışmalar, bölgeyi doğrudan etkileyen Filistin sorunu, bunlara eklenen doğal zenginliklerin, geçiş yollarının paylaşımı sorunu iç içe geçmiş, düğüm olmuş başlıca sorunlar. Bütün bu sorunlara devletlerin olsun, politik güçlerin olsun farklı çözümleri ve müdahaleleri bulunuyor. Örneğin emperyalist büyük güçler bölgede gerili..]]> Fri, 31 Oct 2014 05:11:55 +0300 Gerici hesaplar tutacak mı? https://www.evrensel.net/yazi/72561/gerici-hesaplar-tutacak-mi https://www.evrensel.net/yazi/72561/gerici-hesaplar-tutacak-mi? Düşüp, düşmeyeceği üzerine yapılan tahminler arasında Kobanê düşmedi ve düşmeyeceği de belli oldu. Başta YPG olmak üzere Kürt güçlerinin kahramanca direnişi kentin düşmesini önledi. Kuşkusuz bu sonucu ABD’nin bombardımanına, yardımına bağlayanlar olacaktır. Bu konuya ve politik sonuçlarının ne olabileceğine ilişkin öngörülere aşağıda değinmeye çalışacağız. Ama her şeyden önce bir hakkın teslim edilmesi gerekir ki, o da IŞİD barbarlığına karşı Kürt güçlerinin olağanüstü direnişidir. Ne bölge gericileri, ne de çok sonradan bombardımana başlayan ABD ve diğer büyük emperyalist güçler bu direnişi beklemiyorlardı. Ama Kürtleri sadece bugün değil, geçmişte de emperyalizmin oyuncağı olarak gören, Kürtler özgürlük ve temel hakları için ne zaman ayağa kalksa onların arkasında ..]]> Fri, 24 Oct 2014 00:37:52 +0400 Sınıf mücadelesi ve ‘millicilik’ https://www.evrensel.net/yazi/72505/sinif-mucadelesi-ve-millicilik https://www.evrensel.net/yazi/72505/sinif-mucadelesi-ve-millicilik? Sınıf mücadelesiyle millici mücadele çelişir mi? Tam tersine. Günümüzde millici olmayan sınıf mücadelesi, sınıf mücadelesi içeriği olmayan millici mücadele başarısızlığa mahkumdur.” Yıldırım Koç Aydınlık’daki “Sınıf mücadelesinin millici boyutu” başlıklı yazısına böyle başlıyor. Türk-İş’in bu eski görevlisinin soruna yaklaşımı işçi sınıfının güncel sorunlara hangi pencereden bakmaması gerektiği konusunda somut bir örnek oluşturuyor. Yazıda Kürt mücadelesine düşmanlık temelinde oluşturulan bir “millicilik” temel ekseni oluştururken, antiemperyalizm de çerez olarak kullanılıyor. Koç şunları yazabiliyor: “...Türkiye günümüzde hiçbir başarı şansı olmayan bir bölücü ayaklanma tehlikesi yaşıyor. Bölücü örgütün arkasındaki güç, emper..]]> Fri, 17 Oct 2014 00:32:34 +0400 Uşak kime denir? https://www.evrensel.net/yazi/72451/usak-kime-denir https://www.evrensel.net/yazi/72451/usak-kime-denir? Geçtiğimiz günlerde PYD lideri Salih Müslim Türkiye’ye geldi. Amacı IŞİD çetelerinin saldırısı altındaki Kobané’ye yardım yapılmasını sağlamaktı. Gazetelerde yer alan haber ve yorumlara bakılırsa, Dışişleri Bakanlığı yetkileri ve MİT görevlileri tarafından kendisine hangi koşullarda “yardım” yapılacağı tek tek iletilmiş. Bu koşullardan birisi şu: “Eğer silah ve diğer yardımlardan istiyorsanız Esad Rejimine tavır alın, ÖSO’ya (Özgür Suriye Ordusu) katılın. Böylelikle ABD öncülüğünde oluşturulan koalisyonun ÖSO’ya yapacağı yardımlardan yararlanırsınız...ayrıca mevcut durumdan yararlanarak özerk bölge ilanından kaçının vb..” (Aktaran Murat Yetkin) denilmiştir. Bunu söyleyenler bölgede “bağımsız politika yürüttüğünü” ilan eden, zaman zaman ABD’ye bile sahte kabadayılık yapan bir y&oum..]]> Fri, 10 Oct 2014 00:40:57 +0400 Zırvalamak https://www.evrensel.net/yazi/72401/zirvalamak https://www.evrensel.net/yazi/72401/zirvalamak? ABD’nin Irak ve Suriye’de bazı IŞİD hedeflerini havadan vurması sağda ve solda değişik yorumlara neden oluyor. Örneğin bir sağcı şöyle yazabiliyor; “Solcuların Amerika’ya yıldırım aşkı.” (Kayahan Uğur Akşam 27 Eylül) İşçi Partisi çizgisini savunanlar da bu durumu Kürtlerin ABD ile olan iş birliğine kanıt olarak gösteriyor. Ulusal solcular da daha utangaç bir biçimde benzer düşünceleri değişik kılıflar altında piyasaya sürüyorlar. Burada söz konusu olan, kolayca anlaşılacağı gibi IŞİD’in Kürtler ve özellikle Kobanê’ye yönelik saldırıları ve ABD’nin etkisi çok tartışmalı hava saldırıları. Öncelikle vurgulamakta yarar var, Kobanê ve diğer Kürt Kantonları IŞİD saldırılarına karşı uzun zamandır direniyorlar ve bunu da kendi bağımsız güçleri ile gerçekleştirdiler. Dünyanın özgürlük..]]> Fri, 03 Oct 2014 00:16:23 +0400 İşçiler ve patronlar https://www.evrensel.net/yazi/72297/isciler-ve-patronlar https://www.evrensel.net/yazi/72297/isciler-ve-patronlar? Soma’daki işçi katliamının ardından, yeraltında çalışan maden işçilerinin haklarında bazı düzenlemelerin yapılması zorunlu olarak gündeme geldi. Bu zorunluydu çünkü, ekmek parası kazanmak için can pahasına çalışmak zorunda kalan işçilerin, sonunda ölüm olan koşulara mahkum edilerek vahşi bir sömürüye tabi tutulduklarını tüm ülke açık bir biçimde görmüştü. Bunun üzerine işçilerin çalışma koşullarında olmasa da, ücret, emeklilik vb. gibi bazı haklarında yetersizde olsa bazı düzenlemeler yapıldı.Bu düzenlemeye karşı ilk tepkiler devlete ait maden ocaklarını taşeron olarak çalıştıran (Rödovans sistemi) patronlardan geldi. Bu patronlar maliyetlerin artmış olduğunu ileri sürerek ocaklardaki işçileri kapı önüne koydular ve çalışmaları durdurdular. Patronlar bu adımı atarak i..]]> Fri, 19 Sep 2014 00:13:31 +0400 Sermaye, hükümet ve işçiler https://www.evrensel.net/yazi/72240/sermaye-hukumet-ve-isciler https://www.evrensel.net/yazi/72240/sermaye-hukumet-ve-isciler? İş cinayetlerinin peşpeşe gelmesinin ardından hükümet kontrolündeki bazı medya organlarından ve nerede yazdığı fark etmeyen ama aynı nakaratı yineleyen destekçi yazar takımından “sermaye ve patron düşmanlığı yapmayalım” sesleri yükselmeye başladı. Bu zatlar “iş kazası” nitelemesine hiç uymayan işçi cinayetlerine gösterilen tepkilerin önünü böyle kesmeye çalışıyorlar. Kuşkusuz “iş cinayetleri” ülkenin gündemine yeni gelmiyor. Ama geçmişten temel bir farkı var ki, o da şu; artık vahşi koşullar, kuralsızlık pek çok sektörde olağan çalışma biçimi oldu ve iş cinayetleri geçmişten çok daha sık biçimde gündeme gelmeye başladı. AKP Hükümeti, özelleştirmelerde, ülkeyi uluslararası sermayenin sömürüsüne açmada gösterdiği sınır tanımazlığı iş yerlerine de taşıd..]]> Fri, 12 Sep 2014 00:54:55 +0400 Yolsuzlukların kaynağı yoksulluk mu? https://www.evrensel.net/yazi/72189/yolsuzluklarin-kaynagi-yoksulluk-mu https://www.evrensel.net/yazi/72189/yolsuzluklarin-kaynagi-yoksulluk-mu? Yoksullukla yolsuzluk arasında bir bağlantı kurulabilir mi? Ya da şöyle de sorabiliriz; bugünkü yolsuzlukların kaynağı yoksulluk mudur? Kapitalizmin bazı ideologları bu soruya olumlu yanıt vermekle kalmıyorlar, bunun teorisini de yapıyorlar. Verilen örnekler ise yoksulluğun kitlesel olarak yoğun yaşandığı Hindistan gibi ülkeler. Ama bu durumu dolaylı olarak Türkiye’deki yolsuzlukları çağrıştırsın diye kendi köşesine aktaranlar da bulunuyor. Hürriyet’te Uğur Gürses “En beğendiği ekonomistlerden olan” Hindistan Merkez Bankası Başkanı Raghuram Rajan’ın bir konuşmasından şunları aktarıyor: “Soru şu; neden yolsuz politikacılara hoşgörü vardır? Çünkü politikacılar, yoksullara yardım yürüten bir sistemin koltuk değneğidir. Yoksullar, iş ve sosyal hizmetler için politikacılara ihtiyaç duyarlar. Yolsuz politikacılar ise seçimleri kazanabilmek i..]]> Fri, 05 Sep 2014 00:26:18 +0400 Kafalar neden karışık? https://www.evrensel.net/yazi/72092/kafalar-neden-karisik https://www.evrensel.net/yazi/72092/kafalar-neden-karisik? Ortadoğu’da özellikle Irak merkezli gelişmeler bazı kafaları fena halde karıştırmış durumda. Irak’ta IŞİD’in yaptıkları bu karışık kafalarca “Arap baharının” devamı olarak görülüyor. “Arap baharı” ise yine bu kesimlerin iddialarına göre zaten emperyalizmin bir oyunuydu. Kendilerini “sol” olarak adlandıran bu kesimler, sola ulusalcı bir açıdan yaklaşıyorlar ve “emperyalizme karşıtlıkta” burunlarından kıl aldırmıyorlar. Onlar için kitleler ise adeta emperyalizmin kuklası. Öncelikle hatırlatmak gerekir ki, Kuzey Afrika-Tunus- ve sonrasında Mısır’da başlayan halk hareketlerine “Arap baharı” adlandırması Batı medyası tarafından yakıştırılmıştır. Arap halklarının bu hareketlenmesi her ülkede aynı özelliği göstermemiş, halk hareketinin yaygınlığı, gücü, derinliği ve örgütlülüğü bu hareketlerin gelişme yönler..]]> Fri, 22 Aug 2014 00:52:58 +0400 Kahraman kime denir? https://www.evrensel.net/yazi/72044/kahraman-kime-denir https://www.evrensel.net/yazi/72044/kahraman-kime-denir? “...Ama Birinci Dünya Savaşı bizim için yüz yıl sonra bitti. Yeni bir tarih başladı ve bu tarih yeni Türkiye’yi inşa ediyor....Tarih, herkesin bugünkü pozisyonunu sorgulayacak. ‘Kim, nerede, ne için yer aldı?’ sorusunun cevabını bütün açıklığı ile gelecek nesillere aktaracak.... Artık tarihi manifestolara, çağrılara, sarsıcı siyasi vizyonlara ihtiyacımız var. Yeni dönemin öncüleri, devrimcileri, siyasetçileri, aydınları, gazetecileri, şairleri meydana çıkmalı. Tarih sadece onları kahraman sayacak çünkü.” Yukarıdaki satırları kim, hangi amaçlarla yazabilir? Son günlerde Erdoğan ve onun dümen suyunda gidenlerin sıkça kullandıkları birkaç anahtar sözcüğü çıkarsak, herhalde bu soruya genellikle şöyle bir yanıt verilebilir: Bu sözler kritik bir zaman eşiğinde tarihin, toplumsal gelişmeni..]]> Fri, 15 Aug 2014 00:38:20 +0400 Velev ki! https://www.evrensel.net/yazi/71999/velev-ki https://www.evrensel.net/yazi/71999/velev-ki? Cumhurbaşkanlığı seçimlerine iki gün kaldı. Ancak bazı “solcu”, ulusalcı, ulusal solcu parti ve gruplar için takvimde 10 Ağustos diye bir gün yok! Bu görünüşte apolitik gibi anlaşılabilecek bir tutum. Gerçekte ise utangaç, İhsanoğlu desteği ancak böyle kamufle edilebiliyor. Boykot yapanların tutumu da pratikte, güçlü olanın kazanmasına hizmet ediyor. Ne diyorlar bu utangaç İhsanoğlu destekçisi muhteremlerden bazıları? Dedikleri özetle şu: ‘Demirtaş sadece Kürtleri temsil ediyor. Eğer farklı duyarlılıklar da dikkate alınsaydı, belki bir ortak aday desteklenebilirdi. Ama bu tutuma girilmedi, Kürtler kendi adaylarını çıkardılar vb...vb.’ Velev ki eleştiriler bütünüyle haklı olsun! Bu durumda bile Demirtaş’ın neleri temsil ettiği, Kürtlerin neler talep ettiği, ülkedeki gerici gidişata karşı Kürt hareketinin nasıl bir..]]> Fri, 08 Aug 2014 00:53:51 +0400 Direniş Filistin’in meşru hakkıdır https://www.evrensel.net/yazi/71949/direnis-filistinin-mesru-hakkidir https://www.evrensel.net/yazi/71949/direnis-filistinin-mesru-hakkidir? Filistin’e yönelik İsrail saldırısı tüm gaddarlığı ve kan dökücülüğü ile devam ediyor. Gazze’de İsrail tarafından öldürülen Filistinlilerin sayısı 1300’e yaklaştı. Bombardımanlar nedeniyle şimdiye kadar 5 bin ev kullanılamaz hale geldi, 26 bin ev ise hasar gördü. Hastaneler, okullar, elektrik santralleri vuruluyor, sivil halk çocuk, kadın, yaşlı, genç katlediliyor. Filistin halkının direnişi olmasa İsrail bölgeyi bütünüyle insansız hale getirecek. Filistin halkının İsrail devletine karşı mücadelesi hiç tartışmasız haklı bir mücadeledir. Ortada toprakları işgal edilmiş, her geçen gün daha küçük bir alana sıkıştırılmaya çalışılan bir halk var. İşte bu halk şimdi bir ölüm kalım mücadelesi veriyor. Ama bu mücadele emperyalist propaganda merkezleri ve onların suyunda giden “politik gözlemciler..]]> Fri, 01 Aug 2014 00:35:24 +0400 Ortadoğu ve bataklık https://www.evrensel.net/yazi/71904/ortadogu-ve-bataklik https://www.evrensel.net/yazi/71904/ortadogu-ve-bataklik? Başbakan Erdoğan ve onun Dışişleri Bakanı Davutoğlu “Ortadoğu’ya bataklık dedirtmeyiz” diyorlar. Erdoğan, “Ortadoğu’ya milyonlarca insanın yaşadığı, vatanlarının olduğu bir bölgeye bataklık demek ırkçılıktır, ayrımcılıktır, faşizmin ortaya çıkmasıdır” diyor. Davutoğlu “Sömürgecileri bu bölgeden uzaklaştırmak için gece gündüz çalışacaklarını” ilan ediyor. Bu ikili, neden bataklık denemeyeceğini de dinsel, etnik, tarihsel bağlantılarla ifade ediyorlar, Osmanlı’ya olan özlemlerini bir kez daha tazeliyorlar. “Ortadoğu bataklığı” artık klişeleşmiş bir tanımlama ve bu bölgedeki emperyalist müdahaleleri, emperyalist büyük devletler tarafından kışkırtılan, sürüp giden bitmez tükenmez çatışmaları, en küçük bir tuğla yerinden oynadığında on yıllarca süren istikrarsızlığı, başta petrol olmak üzere..]]> Fri, 25 Jul 2014 01:41:42 +0400 Tutumunuz ne? https://www.evrensel.net/yazi/71848/tutumunuz-ne https://www.evrensel.net/yazi/71848/tutumunuz-ne? Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaştıkça, siyasi parti ve akımların alacakları tutumlarda belli olmaya başladı. Belli olmaya başladı demekle, kuşkusuz açık ve net bir tutum almaya başladılar demek istemiyoruz. Özellikle siyasi partiler bu tür sorunlarda açık ve net bir tutum almak, aldıkları tutum doğrultusunda örgütlerini harekete geçirmek, kitlelere gitmek zorundalar. Ama öyle anlaşılıyor ki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bazı siyasi partiler bu netlikten uzaklar ve tutumlarını oldukça dolambaçlı bir yoldan açıklamayı tercih ediyorlar. Örneğin ÖDP’nin açıklamasını okuyanlar, Aydınlık yazarlarını ve Perinçek’i takip edenler söylenilenlerden, yazılıp çizilenlerden ne anlamalı? TKP ise bugüne kadar izlediği çizginin sonucu olarak seçime ilişkin bir tutum açıklayamadan bölünmüş durumda. ÖDP açıklamas..]]> Fri, 18 Jul 2014 01:27:01 +0400 Erdoğanizme doğru mu? https://www.evrensel.net/yazi/71793/erdoganizme-dogru-mu https://www.evrensel.net/yazi/71793/erdoganizme-dogru-mu? Hükümet yanlısından “muhalif” olanına kadar büyük diye nitelenen basın yayın organlarının yaydığı genel havaya bakıldığında görülen şudur: Sanki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonucu önceden bellidir ve Erdoğan ilk turda Çankaya’ya çıkacaktır! Hükümet yanlısı basın ve yayının zaten görevi bu ve onlar işaret edilen yönde güçlü bir rüzgar estirmeye çalışıyorlar. İlginci “muhalif” büyük burjuva kesimler açısından önem taşıyan Doğan medyası da bu durumu kabullenmiş görünüyor. O cenahta muhalefet görevi tek tek yazarlara, programcılara verilmiş gibi! Başbakan konuşmaya başlayınca büyüklerin hepsi birden hemen canlı yayına başlıyor. Bu durum nasıl izah edilebilir? Bu durum belki şöyle izah edilebilir: İşbirlikçi büyük burjuvazi genel olarak AKP Hükümeti döneminde daha..]]> Fri, 11 Jul 2014 00:47:04 +0400 Paket ve bölge https://www.evrensel.net/yazi/71680/paket-ve-bolge https://www.evrensel.net/yazi/71680/paket-ve-bolge? Hürriyet’in çarşamba günü attığı manşet “Son Dakikada Kürt Paketi” idi. Kabul etmek gerekir ki, ülkede demokratik gelişmelerin olmasını, Kürt sorununun çözülmesini isteyenleri heyecanlandıran bir haber! Üstelik “çözüm sürecinde flaş gelişme” olarak duyurulunca bu heyecan daha da artıyor. Habere göre AKP Hükümeti tarafından 7 maddelik bir paket hazırlanmış ve meclis tatile girmeden önce bu paket yasallaşacakmış. Haberin içeriğine bakılarak, bu “paketin” Kürt sorununun çözümü konusunda beklentileri karşılayacak bir nitelikte olup, olmadığı bir yana, gerçek bir ilerlemeyi temsil edip etmediğine ilişkin genel bir fikir edinilebilir. Kesinlik derecesi pek belli olmasa da “Paketin” içeriğinde şunlar bulunuyor; Çözüm sürecinde görev alan kamu görevlilerini..]]> Fri, 27 Jun 2014 00:09:57 +0400 Musul, Diyarbakır https://www.evrensel.net/yazi/71624/musul-diyarbakir https://www.evrensel.net/yazi/71624/musul-diyarbakir? “Musul’u almayan Diyarbakır’ı verir”, ya da “Musul’u alan Diyarbakır’ı verir.” Musul olayları nedeniyle son jeostratejik tartışmamız bu! Hatırlanacağı gibi Musul IŞİD tarafından ele geçirildi ve bu şehirdeki Türkiye Konsolosluğu basılarak burada çalışanlar “rehin” alındı. Ayrıca rehin alınan şoförler de var. Bu gelişmeler bölge üzerindeki tarihsel ihtirasların köpürtülmesine yol açmış bulunuyor. Bütün bu gelişmeler Irak, Musul, Ortadoğu’nun geleceği, bu bölgede yaşayan Kürtlerin önüne açılan yeni olanaklar vb. tartışmalarının yeniden alevlenmesine yol açtı. “Musul’u almayan Diyarbakır’ı” verir tezini ortaya atan Yalçın Küçük olmuştu. Özalcı “bölgeye abilik yapma” yayılmacı emellerinin ulusalcı versiyonunu oluşturan bu tez, Kürt sorununu da b&..]]> Fri, 20 Jun 2014 00:22:43 +0400 Şovenizm halkları zehirler https://www.evrensel.net/yazi/71565/sovenizm-halklari-zehirler https://www.evrensel.net/yazi/71565/sovenizm-halklari-zehirler? Ulusal semboller kullanılarak milliyetçi, şövenist rüzgarlar estirip kitlelerin öncelikle gericilikten etkilenmiş kesimlerini kışkırtmak hükümetlerin ve gerici politikaların sıkça başvurdukları yöntemlerden birisidir. Son bayrak olayı da başta AKP Hükümeti ve Başbakan Erdoğan olmak üzere, en sağcısından ulusalcı solcusuna kadar pek çok politikacı tarafından bu yönde kullanıldı ve kullanılmaya da devam ediyor. Oysa bayrak olayından sonra gerek Öcalan tarafından “ulusal sembollere saygı”, gerekse de HDP tarafından yapılan bu tür olayların tasvip edilmeğine yönelik açıklamalar ortadadır. PKK’de resmi bir açıklama ile bunu bir provokasyon olarak niteledi. Kaldı ki geçmişte örnekleri görüldüğü gibi –örneğin Mersin- başka bir zeminde ve koşullarda üstelik açıkça provokasyonu amacıyla yaptırılan hareketlerde g..]]> Fri, 13 Jun 2014 01:39:33 +0400 Bunlar tesadüf mü? https://www.evrensel.net/yazi/71508/bunlar-tesaduf-mu https://www.evrensel.net/yazi/71508/bunlar-tesaduf-mu? Ülkenin AKP hükümetleri eliyle yönetilmesinin üzerinden 12 yıl geçti. Bu 12 yıl içerisinde emekçi halkın yaşamını doğrudan ilgilendiren, ekonomik ve sosyal boyutları olan, toplumsal yaşamı sarsan olaylar oldu. Kuşkusuz bunların hepsini buraya sığdırmaya olanak bulunmuyor. Ancak zaman zaman oldukça çarpıcı olan bazılarını kısaca aktarmak ve bunlara dikkat çekmek gerekli hale geliyor. Bu gereklilik uyguladığı ekonomik, sosyal ve siyasal politikalar ile hükümetin yol açtığı kötü sonuçların kısa bir bilançosunu görmek açısından önem taşıyor. İlk dikkati çeken bu hükümet döneminde “iş kazalarında” görülen artıştır. Son olarak Soma madenlerinde 301 işçinin toplu katliama uğratılması bunun son örneği olmuştur. Bu ülke tarihinin en büyük işçi katliamı olarak tarihe geçti. TÜİK ..]]> Fri, 06 Jun 2014 00:11:21 +0400 ‘Meclisi boşaltın!’ https://www.evrensel.net/yazi/71452/meclisi-bosaltin https://www.evrensel.net/yazi/71452/meclisi-bosaltin? Son günlerde “Meclisi boşaltın” içerikli bir imza metni ortalıkta dolaşıyor. Bu metin “AKP’nin herhangi bir meşruiyeti kalmadı. Bu hükümet durmaksızın suç işliyor, halkı aşağılıyor, Türkiye’yi zehirliyor... Kural, yasa, vicdan tanımayan bu hükümet varlığını TBMM’ye borçlu. TBMM üyeleri Erdoğan ve arkadaşlarının hesap vermesinin önünü açmalıdır. Bunun yolu artık sadece istifadan geçer. Milletvekilleri bu ortamda geriye kalan tek görevlerini yerine getirmeli, istifa etmelidirler. Çağrımız kendini “milletin vekili” olarak görenlere: Meclisi boşaltın, AKP’yi susturun!” Bu metne ilk desteklerden birisi Sol Cephe’den geldi. Sol Cephe açıklamasında şöyle deniliyor: “Ekteki metinle ve ilk imzacıları ile birlikte basında yer alan kampanyayı, Sol Cephe olarak destekliyor ve çağrıyı yineliyoruz: &ldquo..]]> Fri, 30 May 2014 00:11:41 +0400 Bir liberalin insan sevgisi! https://www.evrensel.net/yazi/71398/bir-liberalin-insan-sevgisi https://www.evrensel.net/yazi/71398/bir-liberalin-insan-sevgisi? Liberalizmin önde gelen savunucularından Atilla Yayla’nın, ülke tarihinin en büyük toplu işçi katliamı olan Soma katliamı üzerine yazdıklarını sonuna kadar okumak için epeyce sabırlı olmak gerekiyor. Yayla yazısında katliamda hükümetin sorumluluğunu, kapitalizmin sınırsız sömürüsünün katliamdaki rolünü eleştirenleri hedef tahtasına koymuş. Önce Kemalistlere vuruyor, ardından sıra sosyalistlere geliyor. Yayla’nın sosyalistlere yönelttiği eleştiriler “insan sevmezlikten”, sosyalist sistemde de bu tür olaylar oluyordu demekten ibaret. Marks’ın hayatı boyunca “Tek işçi ile konuşmadığını” da “eleştirileri” arasına eklemiş. Örneğin şöyle şeyler yazıyor: “Faciayı ‘işçi katliamı’ olarak adlandıran solcu çevreler de esas itibariyle şov yaptı. Solcular soyut halkı sever ama somut halktan nef..]]> Fri, 23 May 2014 00:12:59 +0400 Bayrak ve işçiler https://www.evrensel.net/yazi/71279/bayrak-ve-isciler https://www.evrensel.net/yazi/71279/bayrak-ve-isciler? Unutulmuş olabilir bu nedenle hatırlatmakta fayda var. Özelleştirmeler kamu işletmelerinin kapısına dayandığında ve burada çalışan işçiler mücadele yolunu tuttuklarında ulusal bayrağı en önde taşıyorlardı. Örneğin Seydişehir Alüminyum fabrikası işçileri önlerine dikilen jandarma, polis güçlerine karşı ulusal bayrağı sallıyor, ulusal marşı da söylüyorlardı. Ama karşılarındaki güç sanki başka bir devletin gücüydü ve bu ulusal simgelerden hiç etkilenmeden saldırısını vahşice sürdürüyordu. Sonuç yaralanan işçiler, kırılan mücadele, yerlere düşmüş bayraklar ve özelleştirmecilerin -yani ulusal değerleri satanların- galip gelmesi oldu. Bütün bunları neden hatırlatıyoruz. Şundan dolayı: 1 Mayıs vesilesiyle bir bayrak tartışması yürütülüyor ve İP gibi partiler tarafından işçilere “al bayrağı..]]> Fri, 09 May 2014 08:13:06 +0400 1 Mayıs’ta hükümet destekçiliği https://www.evrensel.net/yazi/71226/1-mayista-hukumet-destekciligi https://www.evrensel.net/yazi/71226/1-mayista-hukumet-destekciligi? Hürriyet gazetesinde 27 Nisan’da yer alan bir habere göre İP Başkanı Doğu Perinçek İzmir Kitap Fuarı’nda basın mensuplarının soruları üzerine bazı güncel konular da açıklamalarda bulunmuş. Bu açıklamaların 1 Mayıs ve AYM Başkanı Kılıç’ın konuşması gibi başlıca iki konuda olduğu görülüyor. Bu açıklamalarda dikkat çeken nokta şu: Perinçek her iki konuda da hükümete destek veren bir pozisyonda bulunuyor. Bu konuda kendisine haksızlık yaptığımız düşünülmesin. Açıklamaların içeriği başka tür bir yorum yapmamızı olanaksız kılıyor. İlkin 1 Mayıs’a ilişkin yapılan açıklamayı ele alalım. İP Başkanı Perinçek şunları söylüyor: “Taksim’de şunu görüyoruz; Apo posterleri açılacağını şimdiden ilan ediyorlar. PKK Taksim’de olacağını BDP Taksim’de olacağını söylüyor. Birtakı..]]> Fri, 02 May 2014 09:40:59 +0400 Sermayeye geç, halka dur! https://www.evrensel.net/yazi/71172/sermayeye-gec-halka-dur https://www.evrensel.net/yazi/71172/sermayeye-gec-halka-dur? Hükümet son günlerde özellikle ekonomiyi ilgilendiren iki uygulamayı gündeme getirdi. Bunlardan ilki “dev projelerin” devlet garantisi altına alınması gibi “masum” bir başlıkla basına yansıdı. Buna göre ihale usulü ile verilen yatırımlara hazine garantisi veriliyordu. Bunun açık anlamı halkın soyulmasına açık çek vermek oluyor. İhaleyi alanlar banka kredilerini cebe indirebilir, başka işlerinde kullanabilir, ama ‘İşin içinden çıkamadım’ deyip tüm borçlarını hazinenin sırtına bindirebilirler. Daha şimdiden garanti verilen miktarın 50 milyar doları bulduğu belirtiliyor. İkinci uygulama ise yabancı yatırımcıya vatandaşlık hakkı olarak basına yansıdı. Ekonomi Bakanı Zeybekçi: “Yabancı yatırımcılara tanınacak haklar konusunda cömert olmalıyız” açıklaması yapıyor. Vatandaş olmak istemeyenler için de “uzun süreli vize&rdquo..]]> Fri, 25 Apr 2014 00:17:08 +0400 Ülke bütünlüğü! https://www.evrensel.net/yazi/71112/ulke-butunlugu https://www.evrensel.net/yazi/71112/ulke-butunlugu? Geçtiğimiz günlerde gazetelerin dış politika haberleri arasında ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki’nin bir açıklaması yer aldı. Bu açıklamada “Irak’ın toprak bütünlüğü korunmalıdır. Federal, demokratik, çoğulcu ve birleşik Irak’a destek vermeye devam ediyoruz. Tüm taraflara da bu amaca yönelik birlikte çalışması çağrısında bulunuyoruz.” deniliyordu. Hemen dikkatinizi çekmiş olmalı bu açıklama bizim hükümetin ve devlet yöneticilerinin 5-10 yıl önceki çağrılarına oldukça uygun düşüyor! Ama köprülerin altından çok sular aktı. Peki ama durup dururken bu açıklamaya neden ihtiyaç duyuldu. Psaki bu açıklamayı, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’nin “Kürdistan ile merkezi yönetim arasındaki ilişki konfederalizme doğr..]]> Fri, 18 Apr 2014 00:14:39 +0400 Cemallerin, Altanların dertleri ne! https://www.evrensel.net/yazi/71059/cemallerin-altanlarin-dertleri-ne https://www.evrensel.net/yazi/71059/cemallerin-altanlarin-dertleri-ne? Tayyip Erdoğan’la Enver Hoca arasında bir ilişki kurulabilir mi? Aklı başında, sağ duyulu, düşünme kabiliyetini yitirmemiş bir kimsenin, gerçekleri eğip bükmeden, tahrif etmeden böyle bir ilişki kurması olanaksızdır. Ama konu ne olursa olsun, bir yerinde punduna getirip devrimci önderlere saldırmak gerici, liberal kalemlerin düzenli aralıklarla yaptıkları işlerden birisidir. Örneğin Taha Akyol mutlaka bir gerekçe bulur, Stalin’e, Lenin’e, Enver Hoca’ya saldırır, onların “kötülükleri, diktatörlükleri” üzerine mutlaka bir şeyler yumurtlar. Boğazlar sorunu güncellik kazanmışsa, İkinci Dünya Savaşı koşullarında Stalin döneminde o günkü Sovyetler Birliği’nin hiç gerçekleşmemiş olan “Boğazları talep etmesi” üzerine mutlaka bir şeyler yazılır vb. Hasan Cemal ve Mehmet Altan’da AKP Hükümetinin Twitt..]]> Fri, 11 Apr 2014 00:15:39 +0400 Toz, duman dağılınca https://www.evrensel.net/yazi/70998/toz-duman-dagilinca https://www.evrensel.net/yazi/70998/toz-duman-dagilinca? Genel seçim atmosferinde yapılan bir yerel seçim geride kaldı. Seçim geride kaldı ama ülkenin tüm sorunları olduğu gibi yerli yerinde duruyor. Rüşvet, yolsuzluk dosyaları kaldırıldıkları raflarda şimdilik tozlanmaya terk edildi. Demokrasi ve özgürlük mücadelesi baskı ve terörle engellenmeye çalışılıyor, İnternet üzerindeki yasaklar yaygınlaşıyor ve sertleşiyor. Sendikalaşma ve hak talepleri için başlayan işçi direnişleri devam ediyor. Seçim sonu zamları peş peşe yapılıyor. Buna karşın bazı gazeteler “piyasalara seçim morali” manşetleri ile çıktı. Seçim sonuçları gazetemizin yazarları tarafından ayrıntılı bir biçimde yorumlandı. Burada tekrar ayrıntıya girmek gerekmiyor. Ama şunların altını çizmekte yarar var. Bu seçim 2011 genel seçimleri ile kıyaslanması gereken koşullarda yapıldı. Büyük sermaye tüm olana..]]> Fri, 04 Apr 2014 00:17:37 +0400 Kın, kin ve Newroz https://www.evrensel.net/yazi/70885/kin-kin-ve-newroz https://www.evrensel.net/yazi/70885/kin-kin-ve-newroz? Kısa bir süre önce cezaevinden çıkan İşçi Partisi Genel Başkanı Perinçek, “Kınından çıkmış bir kılıç gibiyiz, göreve hazırız,.. özerklikmiş, Türk vatanını bölmekmiş... Türkiye’yi böldürmeyeceğiz...” cümlelerini peş peşe sıralıyordu. Söylenen her söz, ilan edilen her hedef Kürtlerin özgürlük ve eşitlik mücadelesine karşı duyulan kinin açığa vurulmasının bir ifadesiydi. Aydınlık gazeteside karşı kampanyayı zaten daha önce başlatmıştı. Kılıç kından çıkarılmış, kin ve nefret ortalığa saçılmaya başlanmıştı. Kuşkusuz Perinçek ve onun İşçi Partisi ve Aydınlık gazetesi bütün bunları ilk defa ifade etmiyorlar. Bu sefer fark şurada ki, AKP Hükümeti rüşvet ve yolsuzluk skandalları ile sarsılmış, halkın mücadelesi ile mecalsizleşmiştir. Böylesi bir dönemde gerici düş..]]> Fri, 21 Mar 2014 00:06:14 +0400 Askeri, diplomatik, ekonomik! https://www.evrensel.net/yazi/70771/askeri-diplomatik-ekonomik https://www.evrensel.net/yazi/70771/askeri-diplomatik-ekonomik? Bugünün dünyasında uluslararası politikanın nasıl yapıldığını gösteren pek çok örnek bulunuyor. Bunun son örneği ise Ukrayna ve onunla bağlantılı olarak Kırım’da olup bitenler. Batılı emperyalistlerin Yanukoviç’i devirip Ukrayna’yı kontrolleri altına alma hamlesine Rusya Kırım’ı askeri gücünü de kullanarak kontrolü altına alarak yanıt verdi. ABD ve AB’nin büyük güçleri açısından bu beklenmedik bir hamle oldu! Beklenmedik bir hamle oldu çünkü uluslararası sorunlarda sıralama genellikle şöyle oluyordu: önce diplomasi, sonra ekonomik önlemler, daha sonra askeri adımlar. Rusya Kırım hamlesi ile bu sıralamayı tersine çevirdi. Önce askeri olarak hamle yaptı, alabileceğinin en azından bir bölümünü aldı, daha sonra diplomatik görüşmeler yapmaya başladı. Karşılıklı ekonomik önlemlerin devrey..]]> Fri, 07 Mar 2014 00:11:40 +0400 İstiflemek! https://www.evrensel.net/yazi/70712/istiflemek https://www.evrensel.net/yazi/70712/istiflemek? Bir işçi para biriktirebilir mi? Bu sorunun yanıtı olumsuzdur. İşçiler ya asgari ücret, ya da onun altında bir ücret almaktadır. Asgari ücretin üzerinde ücret alan işçi sayısı oldukça sınırlıdır. İşçiler iş güçlerini satarak aldıkları bu ücretle en doğal ve acil ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırlar. Açlık ve yoksulluk sınırının altında bir yaşama mahkumdurlar. Para işçilere bu en doğal ihtiyaçlarını karşılamak için gereklidir. İşçi evinin en zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için her yeni günde yeni bir yaşam mücadelesine atılır. Bir patron, bir kapitalist için paranın anlamı bütünüyle farklıdır. Para onun için sihirli bir güçtür. Parayı sermaye olarak kullanmak, işçinin emek sömürüsü üzerinden kâr elde etmek, sermayesini ve parasını sürekli b&uum..]]> Fri, 28 Feb 2014 00:12:41 +0400 Devlet sorunu https://www.evrensel.net/yazi/70648/devlet-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/70648/devlet-sorunu? Devlet ideolojik yaklaşımlara göre çeşitli biçimlerde tarif edilebilir. Burjuva liberal ideolojiler genellikle devleti sınıfları uzlaştıran, halka hizmet götüren, bütün sosyal sınıfların çıkarını gözeten bir araç olarak tanımlar. Ancak Marksizmin toplumsal ve tarihsel gerçeklerin ışığı altında devlete getirdiği tanım açık ve yalındır. Devlet bir sınıfın diğer sınıflar üzerindeki egemenlik aygıtıdır. Her devlet özünde bir sınıfın diktatörlüğüdür ve günümüzün modern devleti de tekelci burjuvazinin işçi sınıfı ve emekçi halk üzerindeki diktatörlüğünden başka bir şey değildir. Ama bu diktatörlük çeşitli devlet biçimleri üzerinden sürdürülmektedir. Burjuva demokrasisi bu biçimlerden birisidir ve burjuva devrimleri döneminde işçi ve emekçi halkın bu devrimlere..]]> Fri, 21 Feb 2014 00:12:07 +0400 İçeride ve dışarıda https://www.evrensel.net/yazi/70590/iceride-ve-disarida https://www.evrensel.net/yazi/70590/iceride-ve-disarida? İçeride ve dışarıda yaşanan olayların daha fazla iç içe girdiği bir zaman diliminden geçiliyor. Geçtiğimiz günlerde Paris merkezli Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF), 2014 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ni yayımlandı. Bu rapora göre Türkiye 180 ülke arasında 154’üncü sırada bulunuyor. Bu malumun ilanı oluyor. Ülkede basın özgürlüğü ciddi bir tehdit altında. Gazetecilerin, televizyon programcılarının kaderi Başbakanın iki dudağı arasında. Gerici yasaların varlığı yetmezmiş gibi keyfi müdahalelerde devreye giriyor. Peki diğer alanlarda durum farklı mı? Örneğin işçilerin sendikalaşma özgürlüğünde durum ne? İşyerine sendika sokmak neredeyse olanaksız durumda. İşçilerin sendikalaşmak için çok ciddi ve kararlı mücadeleleri göze almaları gerekiyor. Genel olarak de..]]> Fri, 14 Feb 2014 00:10:57 +0400 Demokrasi mücadelesi https://www.evrensel.net/yazi/70531/demokrasi-mucadelesi https://www.evrensel.net/yazi/70531/demokrasi-mucadelesi? Ülkede çözüme kavuşturulamamış bir demokrasi sorunu olduğunu günlük gelişmeler çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyorlar. Basın özgür değil, yolsuzluk ve rüşvet olaylarını haber yapmak bile ciddi bir sorun. İnternet’e yeni kısıtlamalar ve doğrudan sansür geliyor. Basın ve TV’lerin önemli bir bölümü de doğrudan hükümetin kontrolü altında. Anayasa ve yasalarda “demokratikleşme” adına yapılan onca değişikliğe rağmen antidemokratik hükümler belirleyici durumda. Kürt sorununun çözümü konusunda temel önemde tek bir ciddi adım bile atılmadı. Laisizm sorunu olanca ağırlığı ile varlığını koruyor. Bütün bunlara karşın AKP Hükümetinin yaptığı ve yapmak istedikleri, demokrasi ve özgürlük istemlerini engellemek için baskı ve terörü ağırlaştırmak, yeni kısıtlamalar ve yasakları devr..]]> Fri, 07 Feb 2014 00:07:19 +0400 ‘Resmi’, ‘sivil’ islam ve son nokta! https://www.evrensel.net/yazi/70414/resmi-sivil-islam-ve-son-nokta https://www.evrensel.net/yazi/70414/resmi-sivil-islam-ve-son-nokta? “İhtişam, servet, güç ve bunlara kaçınılmaz biçimde eşlik eden yolsuzluk; gariban ve muhterem İslamcıların bugün dünyaya savaş açtıkları ve içinde debelendikleri umutsuz çukuru tasvir etmek için yeterli olmalı. Son noktayı koyanlar İslamcılar, başkaları değil.” (İslamcıların koyduğu son nokta. M. Türköne Zaman) Türköne son yolsuzluk ve rüşvet olaylarının ortaya serilmesini böyle değerlendiriyor. AKP çizgisini kastederek, bu politika etrafında kenetlenmiş politikacısından “müteşebbisine” kadar dini kullanarak devlet eliyle rant dağıtmanın zenginleşmenin boyutlarına işaret ediyor ve sonuçta bunun ulaştığı rüşvet ve yolsuzlukları eleştiriyor. Ortalığa saçılan rüşvet ve yolsuzluk olaylarına gönderme yaparak “son noktayı zaten islamcılar koydu” değerlendirmesinde bulunuyor. Ayrıca Türköne’nin “Di..]]> Fri, 24 Jan 2014 00:02:49 +0400 ‘Darbenin en ahlaksızı’ https://www.evrensel.net/yazi/70355/darbenin-en-ahlaksizi https://www.evrensel.net/yazi/70355/darbenin-en-ahlaksizi? Başbakan Erdoğan, Cemaat ile kapışmayı “en ahlaksız darbe” nitelemesi ile tanımlıyor. Hükümetin bazı bakanlarını feda etmesine rağmen yerinde durduğuna, üstelik tüm gücüyle karşı saldırıda bulunduğuna göre ortada Hükümet ve destekçilerinin söz ettiği anlamda bir darbeden söz etmek olanaklı değil. Ama yenilen bir darbe olduğu kesin ve bu vurulan darbe “her istediği yerine getirilen”, AKP Hükümetinin kendisine sunduğu imkanlarla öncesine göre “15 kez güçlenen” Cemaatten geliyor. Yani darbe içeriden vuruluyor. Hükümetin vurduğu darbeler de yabana atılır değil ve karşılıklı savrulan kılıçlar nedeniyle ortalıkta kesilmiş kollar, bacaklar uçuşuyor! Bu kavga da tarafların ağzına almaması gereken kelimeler ise ahlak, fazilet, dürüstlük gibi kavramlardır. Bu makale yazılırken bu kavganın en son hamlelerini yayınlanan..]]> Fri, 17 Jan 2014 00:12:51 +0400 Çürümenin doruğu ve olanaklar https://www.evrensel.net/yazi/70291/curumenin-dorugu-ve-olanaklar https://www.evrensel.net/yazi/70291/curumenin-dorugu-ve-olanaklar? Rüşvetin her türünün, yolsuzluğun bin bir çeşidinin çarşaf çarşaf ortalığa saçıldığı bir dönemden geçiyoruz. Şu günlerde ise yakın geçmişin bin bir soru ve sorunla dolu davalarını soruşturan “kahraman savcıların” rüşvetlerinin lüks tatiller olarak ödenip ödenmediği tartışılıyor. Son olarak İzmir’de patlayan yolsuzluk soruşturmasının ardından yine yaygın görevden almalar gündeme geldi. AKP Hükümeti ile Cemaatin kapışmasının şimdiki görünümü şöyle: Birileri ellerindeki yolsuzluk dosyalarını can havliyle adliyelere yetiştirmek üzere koşarken, diğerleri de onları engellemek üzere arkalarından sıkı bir koşu yapıyor! Öyle anlaşılıyor ki, devletin tüm kurumlarını aralarında paylaşan taraflar vakti zamanı geldiğinde birbirlerine karşı kullanmak üzere dosyaları ve belgeleri karşılıklı istiflemişler. Sermaye egeme..]]> Fri, 10 Jan 2014 00:10:41 +0400 Bir dönemin sonuna doğru https://www.evrensel.net/yazi/70231/bir-donemin-sonuna-dogru https://www.evrensel.net/yazi/70231/bir-donemin-sonuna-dogru? Geçtiğimiz yıl, mayısın son günü başlayan, haziran ayının sonlarına doğru uzanan günlerde güçlü bir halk hareketine tanık olmuştu. Bu halk hareketi Erdoğan ve AKP Hükümetinin üzerindeki delinmez gibi görünen zırhı delmiş, geleceğe yönelik olarak yapılan tüm hesapları altüst etmişti. Yılın son ayı ise Hükümeti doğrudan vuran yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna tanık oldu. Halk hareketi Hükümetin üzerindeki siyasi zırhı delmişti, yolsuzluk ve rüşvet skandalı ise dürüstlük, “aklık” ve ekonomik başarı zırhını parçalayıp attı. Artık halkın karşısında ışıltılı zırhlarından soyunmuş bir Hükümet bulunuyor. Son altı ayda olup bitenler AKP Hükümeti için sonun kendisi değilse de sonun başlangıcını işaret etmekte, bir dönemin bitmekte olduğunun güçlü belirtilerini ortaya koymaktadır. Ama hiçbir ..]]> Fri, 03 Jan 2014 00:24:21 +0400 Halk tuzak kurar mı? https://www.evrensel.net/yazi/70170/halk-tuzak-kurar-mi https://www.evrensel.net/yazi/70170/halk-tuzak-kurar-mi? Yolsuzluk ve rüşvet skandalının patlamasını kendilerine karşı kurulmuş bir “komplo, tuzak” olduğunu iddia eden Başbakan Erdoğan, Pakistan dönüşü kendisini karşılamaya gelen partililere seslenirken şunları söylüyordu: “Onlar tuzaklarını kurmaya devam etsinler ama halkın ve hakkın tuzağından daha büyüğü yoktur.” Biz işin halk bölümü ile yakından ilgiliyiz. Erdoğan konuşmasının devamında bu ifadesi ile seçimleri kazanmayı kastediyor görünüyorsa da, seçimlerin politik mücadelede açık seçik hesaplaşmanın biçimlerinden birisi olduğu, ama halkın kimseye tuzak kurmasının bir aracı olmadığı dikkate alındığında, bu ifadenin bir burjuva politikacısının politika yapma anlayışını, tarzını yansıttığını, ama halkın bir özelliğini yansıtmadığını ifade etmek gerekiyor. Halk kandırılabilir, yanıltılabilir, yanlış yöne sevk edilebilir, kendi gerç..]]> Fri, 27 Dec 2013 00:34:37 +0400 Köklü bir çözüm için https://www.evrensel.net/yazi/70102/koklu-bir-cozum-icin https://www.evrensel.net/yazi/70102/koklu-bir-cozum-icin? Hükümetteki bazı bakanların yakınlarına ve bir devlet bankasına uzanan yolsuzluk soruşturması ülke gündeminin orta yerine bomba gibi düştü. Bu durum genellikle Hükümet- Cemaat çatışmasının yeni bir evresi olarak yorumlanıyor. Bu aynı zamanda şu anlama geliyor: Demek ki farklı kliklerin çıkara dayanan politik çekişme ve kapışmaları olmasa bu tür yolsuzluk olayları halkın önüne gelmeyecek ve halkın bunlardan haberi olmayacakmış. Ama olayın patlak vermesinin ardından ilginç gelişmeler oldu. Hükümet tarafından bazı emniyet müdürleri görevden alındı, yeni atamalar yapıldı, soruşturmaya yeni savcılar görevlendirildi, soruşturmanın gidişatını etkileyecek müdahaleler yapıldı ve yapılıyor. Bu da şu anlama geliyor: Politik çıkar ve iktidar kavgaları nedeniyle ortaya çıkan yolsuzluk soruşturması, yine politik güç kullanılarak hasır altı edilmek iste..]]> Fri, 20 Dec 2013 00:09:57 +0400 Politika, demagoji ve gerçekler https://www.evrensel.net/yazi/70038/politika-demagoji-ve-gercekler https://www.evrensel.net/yazi/70038/politika-demagoji-ve-gercekler? Demagoji yapmanın tarihi çok eski çağlara dayanıyor olsa da, demagoji günümüzde burjuva politikacılarının “etkin siyaset” yapma yöntemlerinden birisi olarak hâlâ yaygın bir biçimde kullanılmaktadır. Bu tarz politika aldatmaya, peşinden sürüklemeye, iki yüzlülüğe dayanır, anlık sonuçlar almayı hedefler. Sözlükler bu sözcüğün eski Yunanca’dan türetildiğini yazmaktadır. Demos (halk) agosos (liderlik yapmak) anlamına geliyor. Halkın ön yargılarına, korkularına, isteklerine dayalı olarak yapılan siyaset anlayışını ifade ediyor. Tabii vurgulamak gerekir ki bu ön yargılar, istekler, korkular yine egemen sınıflar tarafından oluşturulmuş kalıplardır ve içleri günün ihtiyaçlarına göre doldurulmaktadır. Elbette okuyucu şimdi soracaktır, bu giriş neden yapılıyor ve varılmak istenen yer neresidir? Yapmak istediğimiz sadece s..]]> Fri, 13 Dec 2013 00:19:36 +0400 Cephe ve sol https://www.evrensel.net/yazi/69929/cephe-ve-sol https://www.evrensel.net/yazi/69929/cephe-ve-sol? Son günlerde bazı aydınlar tarafından bir “sol cephe” çağrısının yapıldığı görülmekte. Daha sonra çeşitli çevrelerden bu çağrıya katılanlar oldu. Çağrıcılar özetle ‘AKP emperyalist tasarıların, sermaye egemenliğinin, gerici karanlık güçlerin tarihsel projesidir’ diyorlar ve ‘emperyalist boyunduruğu, kölece sömürüyü, dinci karanlığı’ reddetmek üzere, ‘gezi güçlerine’de atıfta bulunarak bir araya gelme çağrısı yapıyorlar. Hükümete ve sermayeye karşı mücadele etmek üzere bir araya gelmek isteyen güçlere elbette bir şey denilemez. Ama bu cephe çağrısı birçok yönüyle sorunlu görünüyor. Doğrusu insan bu çağrıyı yapanların hangi ülkede yaşadıklarını merak ediyor? Ülkenin en önemli sorunlarından birisi Kürt sorunu ve bu sorunun bar..]]> Fri, 29 Nov 2013 00:12:36 +0400 'Vesayet' yenilendi mi? https://www.evrensel.net/yazi/69812/vesayet-yenilendi-mi https://www.evrensel.net/yazi/69812/vesayet-yenilendi-mi? Vesayet tartışmaları geçmişte ordunun devlet yönetimi üzerindeki büyük etkisi nedeniyle başlamıştı. Buna göre ordu, günün ihtiyaçlarına göre devleti ve toplumu dizayn ediyor, gerekirse “toplum mühendisliğine” başvurarak politikayı ve sistemi istediği gibi yapılandırıyordu. İddiaya göre bütün bu sistem Kemalizm’in eseriydi ve AKP Hükümeti darbecilik vb. ile hesaplaşarak vesayet sistemine son noktayı koymuştu! Ama şimdi bu son noktanın yeni bir vesayet sisteminin başlangıcı olduğu tartışılıyor! AKP Hükümetinin toplumsal yaşamın her alanına dinle harmanlaşmış bir muhafazakarlıkla müdahale etmesi bu tartışmanın gerekçelerini oluşturuyor. Bütün bu tartışmalar, tarihsel ve toplumsal gelişmelerin farklı değerlendirilmelerine, bazı doğru ve yanlışların birbirine karıştırılmasına, olgu ve olayların tarihsel süreç içerisindeki değişiminin d..]]> Fri, 15 Nov 2013 07:15:54 +0400 İstihbarat, ekonomi, rekabet https://www.evrensel.net/yazi/69754/istihbarat-ekonomi-rekabet https://www.evrensel.net/yazi/69754/istihbarat-ekonomi-rekabet? ABD Merkel’i ve bütün Almanya’yı dinliyor. İngiltere’nin de Almanya’yı dinlediği ortaya çıktı. Dünyanın önemli 35 liderinin ABD tarafından dinlendiği belirtiliyor. Dahası ABD’nin tüm dünyayı dinlediği iddia ediliyor. Bir de açıklanmamış ama tahmin edilen başka bir gerçek var, o da şu, pek çok devlet vatandaşlarını sıkı sıkıya dinliyor, onların nasıl nefes aldığını, nabızlarının nasıl attığını bilmek istiyor. Devletler bütün bu kirli yöntemlere neden başvuruyorlar? Bu konuda yapılan açıklamalar genellikle “güvenlik, terörizmi önleme” üzerinde yoğunlaşıyor. Ama ABD ile Almanya müttefik değiller mi? Merkel dinlenerek hangi terörist saldırı önlenebilir? Zaten bu ülkeler istihbarat ve güvenlik konularında iş birliği yapmıyorlar mı? İnsanlar bunlara kafa yoradursunlar, bu haberlerin ortalığa yayılmasından birkaç g&u..]]> Fri, 08 Nov 2013 08:35:04 +0400 Neden saldırıyorlar? https://www.evrensel.net/yazi/69696/neden-saldiriyorlar https://www.evrensel.net/yazi/69696/neden-saldiriyorlar? HDP’nin kongre yapmasının ardından bu partiye yönelik saldırı ve “eleştirilerin” arttığı görülüyor. Saldırılar ilki doğrudan doğruya Hükümet çevrelerinden ve onların yörüngesindeki basın ve yayın organlarından geliyor. Bunları Kürt sorununun demokratik çözümünü istemeyenler izliyor. “Eleştiriler” ise ilerici ve sol olarak bilinen çevrelerden, “dost” olarak bilinen kesimlerden geliyor. Ama saldırı ve “eleştirilerin” içeriğine bakıldığında, özellikle bazı konularda tersinden geliniyor olsa da şaşırtıcı derecede bir paralelliğin olduğu görülüyor. Hükümete yakın çevrelerin ve çözümsüzlükte ısrarcı olanların saldırılarını genel bir stratejiye bağlandıkları görülüyor. Bağlanılan bu genel strateji Kürt hareketini kendi içerisinde bölmek, bun..]]> Fri, 01 Nov 2013 09:27:16 +0400 'Küresel senaryolar' ve halk https://www.evrensel.net/yazi/69642/kuresel-senaryolar-ve-halk https://www.evrensel.net/yazi/69642/kuresel-senaryolar-ve-halk? Elinde tek bir oy olan insanlar bütün küresel senaryoları boşa çıkaracak güce sahipler...” Bu tespit Başbakan Erdoğan’ın siyasi başdanışmanı, AKP milletvekili Yalçın Akdoğan’a ait. Akdoğan son günlerde MİT Müsteşarı Fidan dahil, uluslararası boyutta Türkiye ve Hükümet ile ilgili süren tüm tartışmaların asıl hedefinin Erdoğan olduğunu yazıyor ve hedefe konulmasının nedenini de, Erdoğan’ın silahı radikalizmi reddeden, demokrasiyi, bölge halklarını ve onların hak ve özgürlüklerini öne çıkaran farklı bir İslam anlayışına sahip olduğunu ileri sürerek izah ediyor. Akdoğan’a göre Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaştıkça bu “karalama kampanyası” yoğunlaşacaktır. Ama ona göre bu küresel güç odaklarının etki edemedikleri tek yer halktır. O halk da elindeki oyla bu kampanyaları boşa çıkaracaktır! Okun..]]> Fri, 25 Oct 2013 09:27:03 +0400 Muhafazakarlık ve din halka mı lazım? https://www.evrensel.net/yazi/69586/muhafazakarlik-ve-din-halka-mi-lazim https://www.evrensel.net/yazi/69586/muhafazakarlik-ve-din-halka-mi-lazim? Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, “Öncelikle belirtmek isterim ki Türkiye’de ‘muhafazakar işadamı’ olmak diye bir deyiş var. Buna katılmıyorum. Ülker; hiçbir zaman iş yapış ve tutuş biçimiyle muhafazakar olmadı. Çağın şartları neyse onu denedik. Her daim o şartlara ayak uydurmaya çalıştık” diyor. Yıldız Holding denilince belki bazı okuyucularımıza tanıdık gelmeyebilir, ama söylenilenlerden de anlaşıldığı gibi Ülker’in de içinde bulunduğu büyük sermaye gurubu dersek sanırız durum anlaşılır. Murat Ülker kârın nerede olduğunu bilen, sermayesini nereye doğru yönlendirmesi gerektiğini sezen, oyunu sermayenin kurallarına göre oynayan, bu arada faize falan takılmayan iş bilir bir patron gibi konuşmuş. Patronlar sermayenin bir kişiliğe bürünmüş biçimleridir ve piyasanın kuralları neyi gerektiriyorsa o biçimde..]]> Fri, 18 Oct 2013 12:10:13 +0400 Bağımlılık ve IMF https://www.evrensel.net/yazi/69541/bagimlilik-ve-imf https://www.evrensel.net/yazi/69541/bagimlilik-ve-imf? AKP Hükümeti “ekonomik başarılarından” söz ettiğinde, kuşkusuz bunların başında “ülkeyi IMF’den kurtarmak” geliyor. Başbakan Erdoğan’dan, Hükümetin çeşitli bakanlarından, AKP Hükümetini destekleyen kalem erbabından sık sık bu sözleri duyuyoruz. Bu konuda son vecizelerden birisi ise “Türküm, doğruyum, çalışkanım dediler, 19 defa IMF’ye gittiler” vecizesi. Bütün bunları duyanlar sanırlar ki ülke artık ekonomik bağımsızlığa sahip ve Hükümette bu konuda olağanüstü adımlar atıyor. Oysa büyük devletlere ve onların uluslararası ölçekte soygun yapan sermayelerine bağımlılık ilişkileri o kadar çeşitli ve yaygın ki, bu ilişkiler ve sömürü ağından kurtulmak, her gün yatıp kalkıp ülkemize dış sermaye gelsin diye dua eden hükümetlerin yapabileceği bir iş değil. Ama onlar halk..]]> Fri, 11 Oct 2013 13:06:23 +0400 Paket niye açılmıştı? https://www.evrensel.net/yazi/69472/paket-niye-acilmisti https://www.evrensel.net/yazi/69472/paket-niye-acilmisti? Hak ve özgürlükler egemen sınıflar ve onların hükümetleri tarafından halka bir lütuf olarak verilmez. Eğer bazı haklar ve özgürlükler kazanılmışsa bunun gerisinde işçisiyle, emekçisiyle, genciyle genel olarak halkın mücadelesi vardır. Hükümetlerin tutumu ise, örneğin AKP Hükümetinin bu konulara siyasi yaklaşımında somut olarak görüldüğü gibi, talep edilen hak ve özgürlükleri engelleme, bunu yapamadığında ise bazı küçük kırıntıları büyük reformlar gibi “paketleyip” halka kabul ettirmeye çalışmaktır. Bu durumda talep edilen ve uğruna mücadele edilen ile, halka kabul ettirilmeye çalışılan arasında derin bir uçurum bulunur. Bugün de gerçek durum budur. Ama hükümet ve destekçileri farklı bir havadadır. Vatandaşları kulları olarak görmek isteyen hükümet, kull..]]> Fri, 04 Oct 2013 13:24:25 +0400 Gençlikten ne istiyorsunuz? https://www.evrensel.net/yazi/69104/genclikten-ne-istiyorsunuz https://www.evrensel.net/yazi/69104/genclikten-ne-istiyorsunuz? Birlik Vakfı tarafından düzenlenen, “Büyük Doğu Düşüncesi ve Necip Fazıl Kısakürek’in Eserlerinde ‘İdeal Türk Gençliğinin Nitelikleri’” konulu makale yarışmasının ödül töreninde konuşan Başbakan Erdoğan gençlere şöyle sesleniyor: “Siz korkmayacak, çekinmeyecek, tereddüt etmeyecek, değer ve inançlarınızdan dolayı utanmayacak, sıkılmayacak asla geride durmayacaksınız. Birilerinin sesi çok çıkıyor, arsız diye, barbarlık yapıyor pısıp geri adım atmayacaksınız.” Bu konuşmaya bakıp Erdoğan’ın bu sözleri bütün gençliğe söylediği sanılmamalıdır. Bu ülkede zaten biber gazlarından, polis teröründen, hükümetin tehditlerinden korkmayan, çekinmeyen, değer ve inançları için mücadele eden bir gençlik vardır. Haziran boyunca süren, bugün de zaman zaman ken..]]> Thu, 26 Sep 2013 18:10:34 +0400 Aşırı sömürülen ve ölen https://www.evrensel.net/yazi/68492/asiri-somurulen-ve-olen https://www.evrensel.net/yazi/68492/asiri-somurulen-ve-olen? Aşırı sömürülen, aşırı sömürülürken örgütsüz ve işsiz kalan, çalıştırılırken en fazla öldürülen işçiler bizim ülkemizde yaşıyorlar. Çünkü “iş kazalarında” Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü durumdayız. Geçen yıl “iş kazalarında” –buna iş cinayetleri demek daha doğru olacak- 878 işçi yaşamını yitirdi. Açıkçası geçen yıl, aylık ortalama 73 işçi “iş kazasında” yaşamını kaybetti. Bu işçilerden 15’i ise 14 yaş altındaki çocuk işçilerdi. İşçilerimiz OECD’nin –Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü- en fazla çalışan işçileri. İşçiler geçen yıl haftada ortalama 48 saat çalıştılar. Tabii bu rakamlar resmi verilere göre! Hollanda’da da bir işçi 30 saat, Almanya&rsquo..]]> Thu, 19 Sep 2013 16:52:31 +0400 Süreç ve 'paket' https://www.evrensel.net/yazi/67733/surec-ve-paket https://www.evrensel.net/yazi/67733/surec-ve-paket? Birkaç gün önce KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanlığı “attıkları adımlar karşısında Hükümetin sorumsuz davranması, demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü konusunda adım atmaması nedeniyle HPG’lilerin geri çekilişini durdurduklarını” açıkladı. Doğal olarak bu açıklama “süreç devam ediyor mu” tartışmasını da beraberinde getirdi. Ardından ateşkesin devam ettiğine yönelik yapılan açıklamalar, sürecin de devam ettiğine yönelik yorumları beraberinde getirdi. Ama ortada bir krizin olduğu son derece açık ve bu krizin sorumlusu kim ve bu kriz nasıl çözülecek? KCK açıklaması “Çatışmasızlığı sağlamamızı, gerillayı geri çekme irademizi ve gerillanın önemli düzeyde Türkiye sınırları dışına çekilmesini önemsemeyen, buna doğru karşılık vermeyen, bu süreci bir oyalama ve bu ..]]> Thu, 12 Sep 2013 17:00:53 +0400 Antiemperyalizm mi, hükümete destek mi? https://www.evrensel.net/yazi/67082/antiemperyalizm-mi-hukumete-destek-mi https://www.evrensel.net/yazi/67082/antiemperyalizm-mi-hukumete-destek-mi? Suriye’ye müdahalenin ayak sesleri duyulurken, bu soruna ilişkin tartışmalar da tüm hızıyla sürüyor. Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül’de peş peşe kaleme aldığı yazılarla bu tartışmalara katılanlardan. “Anti emperyalist zorbalar” ve “Suriye müdahalesinde biz nerede duracağız” başlıklı yazıları ile gazetesinin ve kendisinin pozisyonunu açıkça belirliyor. Tahmin edilebileceği gibi bu pozisyon AKP Hükümetinin Suriye politikasına destek veren bir pozisyon. Ama yazar buraya gelmek için çok dolambaçlı, boş laf kalabalığı içeren bir yolu seçiyor. Karagül’ün böyle bir yolu seçmesinin nedeni ise herhalde vicdani rahatsızlık. Çünkü Karagül Genel Yayın Yönetmenliğine gelmeden önce ve bir önceki dönemde bu konulara ilişkin daha farklı bir tutum içerisindeydi ve İslam ülkele..]]> Thu, 05 Sep 2013 17:21:24 +0400 Kaosa doğru https://www.evrensel.net/yazi/66432/kaosa-dogru https://www.evrensel.net/yazi/66432/kaosa-dogru? Gelişmeler Suriye’ye karşı Batılı emperyalist güçlerin bir askeri müdahalesinin an meselesi olduğunu ortaya koyuyor. Bazı iddialar müdahalenin en kısa zamanda başlayacağı yönünde. ABD ve onun diğer saldırgan müttefikleri tarafından yapılan açıklamalar, bu müdahalenin bazı hedeflere hava ve füze saldırısı şeklinde yapılacağını ortaya koyuyor. ABD emperyalizminin şefi “Suriye’de bir rejim değişikliğini hedeflemiyoruz” diyor. Saldırının gerekçesi ise, şu ana kadar Esad yönetiminin bu saldırıyı gerçekleştirdiği yönünde bir kanıt olmasa da, kimyasal gaz kullanılmış olması. Böylece AKP Hükümeti ve Başbakan Erdoğan’ın yapılması yönünde büyük çaba gösterdikleri Suriye saldırısı, tam olarak onların istediği kapsamda olmasa da gündeme alınmış bulunuyor. Yapılacak olan bu saldırı, gerekçesi ne olursa olsun emperyalist bir sal..]]> Fri, 30 Aug 2013 10:27:39 +0400 Değerli yalnızlık https://www.evrensel.net/yazi/65690/degerli-yalnizlik https://www.evrensel.net/yazi/65690/degerli-yalnizlik? AKP Hükümetinin izlediği dış politikaya son günlerde yakıştırılan yeni isim “değerli yalnızlık.” Bu yakıştırma Başbakan Erdoğan’ın dış politika başdanışmanı, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı İbrahim Kalın’a ait. Dış politika da bugün çamura saplanma haline “ahlaki” ve “soylu” bir açıklama getirme çabasını ifade ediyor. Hükümet açısından hem Suriye, Irak, İran gibi sınır komşusu ülkelerle, hem de Mısır’la ortaya çıkan son durumu böylesi süslü sıfat ve terimlerle açıklayarak, izlenen politikalara haklılık kazandırma çabasına girmek zorunlu görünüyor. Ama bu boş bir çaba ve gerçekler üzerleri örtülemeyecek kadar orta yerde duruyorlar. Bugünün dünyası sınıflara bölünmüştür ve dış politikalar egemenlik ve güç ilişkilerinin ortaya çıkardığı..]]> Thu, 22 Aug 2013 17:00:04 +0400 Adım adım Ortadoğu batağına doğru https://www.evrensel.net/yazi/65030/adim-adim-ortadogu-batagina-dogru https://www.evrensel.net/yazi/65030/adim-adim-ortadogu-batagina-dogru? Yıllardır bu ülkenin ilericileri, demokratları ve sosyalistleri Türkiye’nin Ortadoğu batağına saplanmaması gerektiği söylediler. Sadece söylemekle kalmadılar bu yöne doğru gitme tehlikesi taşıyan her somut gelişmede karşı tutum aldılar, halkı harekete geçirmeye çalıştılar. İlerici güçler bu amaçla, Irak’a müdahale, İran’a yönelik düşmanca adımlar atılması, Suriye politikasının yanlışlığı gibi başlıca sorunlarda; gerici, emperyalist büyük güçlerin politikalarına alet olunmaması için hem önceki hükümetlerin –Irak müdahalesi dönemi-, hem de sonrasında AKP Hükümetinin attığı adımları engellemeye çalıştılar. Ama bütün bu mücadele ve çabaların AKP Hükümeti için uyarıcı olmadığı görüldü. Türkiye Ortadoğu bataklığına saplanmamalı denmişti, bugün Türkiye gerici..]]> Fri, 16 Aug 2013 11:13:38 +0400 Yaprak kımıldamasın https://www.evrensel.net/yazi/63730/yaprak-kimildamasin https://www.evrensel.net/yazi/63730/yaprak-kimildamasin? Demokratik hak ve özgürlükler için verilen mücadelenin “darbeye zemin hazırlamakla” suçlandığı nadir ülkelerden biriyiz. Başbakandan Hükümetin diğer yetkililerine, hükümeti destekleyen borazan medyadan, devletle ilişkili çeşitli kurumlara kadar uzanan bir cephe bu suçlamayı hükümete muhalefet eden kesimlerin üzerine fırlatıyor. Öyle ki artık Türk Dil Kurumu darbe tanımını şöyle yapar oldu: “Demokratik yollardan yararlanarak hükümeti istifa ettirme.” Bunun anlamı şu, demokratik yollardan yararlanılarak hükümete karşı mücadele edilemez! Kuşkusuz bu gerici anlayışa bir günde gelinmedi. AKP Hükümetinin attığı her antidemokratik adım “reform ve askeri vesayetin sonu” olarak cilalanırken, “sandıkla gelen sandıkla gider” deyimi de sürekli ön planda tutularak despotizme giden yolların taşları d&..]]> Thu, 01 Aug 2013 17:06:26 +0400 Halkın sağduyusu https://www.evrensel.net/yazi/63074/halkin-sagduyusu https://www.evrensel.net/yazi/63074/halkin-sagduyusu? Bir ülkeyi yönetenler yönettikleri halktan daha olgun, ağırbaşlı, sakin ve sağduyulu olmak zorunda değiller mi? Bu sorunun klasik yanıtı, “Hiç kuşkusuz öyle olmak zorundalar”dır. Peki ama bu ülkeyi yöneten devlet adamları, bir başbakan komşuyu komşuya, sokaktaki göstericiyi esnafa, demokratik hakkını kullanan vatandaşları eli palalı, sopalı “sorumlu vatandaşlara” havale ediyor, toplumun yarısını diğer yarısına karşı kışkırtıyorsa burada bir sağduyu, olgunluk ve sorumluluktan söz edilebilir mi? Hiç kuşkusuz edilemez. Burada bir denge yitimi, güven kaybı ve cebinde saydığı geleceği yitirme korkusu vardır. Ve dahası kaos ve kargaşa çıkarma çağrısı anlamına gelen bu çağrıların etkisi ile çeşitli saldırılar da gündeme geliyor. Peki o zaman bu tür olaylara karşı sorumluluk ve olgunluk kimden beklenecek? Sorunun yanıtı bellidir: Ülkeyi yönetenler bu konudaki olum..]]> Thu, 25 Jul 2013 17:55:52 +0400 Sisi, Nasır olur mu? https://www.evrensel.net/yazi/61837/sisi-nasir-olur-mu https://www.evrensel.net/yazi/61837/sisi-nasir-olur-mu? Mısır ordusu, Mursi yönetimine karşı başlayan yoğun protestolar sürerken askeri bir darbe ile yönetime el koydu ve Mursi’yi gözaltında tutuyor. Bütün dünyada olduğu gibi bizde de bu darbe ve onun niteliği üzerine yoğun bir tartışma sürüyor. Soruna sadece laiklik vb. açıdan bakanlar bu darbeyi meşru görüyorlar ve askeri yönetimi destekliyorlar. Daha hızlı laikçi ve ulusalcılar ise “darbe değil, devrim oldu” diyorlar ve Mısır ordusunu selamlıyorlar. Bu arada dönemi, koşulları, uygulanmak istenen politikaları bir kenara atıp, Mısır Genel Kurmay Başkanı ve darbenin lideri Sisi’yi yeni bir Nasır olarak selamlayanlar da var. Burada Nasır üzerine birkaç hatırlatmada bulunmakta yarar var. Nasır 1956-1970 arasında Mısır Cumhurbaşkanı idi. Ancak cumhurbaşkanlığına gelene kadar mücadelelerle dolu bir yaşam sürmüştü. İngiliz egemenliğine son vermek, krallık y..]]> Fri, 12 Jul 2013 02:47:32 +0400 'Çözüm' birleşmekte https://www.evrensel.net/yazi/60588/cozum-birlesmekte https://www.evrensel.net/yazi/60588/cozum-birlesmekte? Gezi Parkı ile başlayıp, tüm ülkeye yayılan hükümet karşıtı protestolar bazı gerçekleri açıkça orta yere getirmekle kalmadı, halk hareketinin ilerleyeceği yol ve yön hakkında da güçlü kanıtlar ortaya koydu. Bu süreçte ortaya atılan en önemli sorulardan birisi hiç kuşkusuz “çözüm sürecinin” bu eylemlerden nasıl etkileneceği oldu. Diğer bir soru ise belirli bir kaygı ile ortaya atılan “ulusalcı-laikçi” kesimlerin hareket içerisinde ağırlığının ne olacağı idi. Bu iki sorunun bir madalyonun iki yüzü gibi birbirini tamamladığı son derece açıktır. Sorunu ilk olarak “çözüm süreci” açısından ele alacak olursak Gezi eylemleriyle başlayan ve yayılarak Türkiye halkının ve gençliğinin demokrasi ve özgürlük istemlerini dile getiren hareket bir gerçeği kesinlikle ..]]> Thu, 27 Jun 2013 12:33:23 +0400 Kapıyı açan kimdi? https://www.evrensel.net/yazi/59948/kapiyi-acan-kimdi https://www.evrensel.net/yazi/59948/kapiyi-acan-kimdi? Komplo teorileri ortalığa yayılıyor. Hükümet fonları ile beslenen, sermaye grubu olarak ihale peşinde koşan kesimlerin basını ve yayını, hükümetin işaretiyle gençliğin ve halkın son eylemlerini hükümete karşı düzenlenmiş uluslararası bir komplo olarak karalamak istiyor. Komploculular arasında ismi geçenlerden birisi de Neocon’larla birlikte adı anılan Paul Wolfowitz. Peki ama kim bu Paul Wolfowitz ve Erdoğan’ın siyasi yükselişindeki rolü ne? Wolfowitz Erdoğan’a Beyaz Saray’ın kapılarını açan adamdır! Gazeteci Cengiz Çandar yazdığı Mezopotamya Ekspresi adlı kitapta o günleri şöyle anlatır. “Paul Wolfowitz, Washington’a döndükten hemen sonra, Başkan George W. Bush’u, Tayyip Erdoğan’ı Beyaz Saray’da kabul etmesi konusunda ikna etti.” Çandar bütün bu bilgileri birinci elden almaktadır. Çünkü Wolfowitz ile..]]> Thu, 20 Jun 2013 11:22:10 +0400 Halk kendi gücünü gördü https://www.evrensel.net/yazi/59332/halk-kendi-gucunu-gordu https://www.evrensel.net/yazi/59332/halk-kendi-gucunu-gordu? Perde yırtıldı. Yırtılan yalan ve demagojiden oluşturulan perdedir. Hükümetin uyguladığı baskı ve terör, daha fazla etkili olması için yalan ve demagojinin yolunu düzlemişti. Bu tezgah iyi işliyor, her şey çok iyi gidiyordu! Ekonomi uçuyordu! Darbeciler paketlenmiş, demokrasi kanatlanmıştı! Bölgede “oyun kurucu” olacak, bölgenin yeniden dizaynı için başrolü oynayacaktık! Eğitim sistemindeki düzenlemeler ve dinin toplumsal yaşama daha fazla sokulması ile “toplum mühendisliği” devreye girecek, yeni nesiller AKP’nin “altın nesli” olacaktı. Bugünler halledilmiş, artık 2071 hayalleri kurulur olmuştu. Ancak hiç beklenmedik bir şey oldu. “Üç ağaç” siyasette bir deprem yarattı. Taksim Gezi Parkı’nın sermayeye peşkeş çekilmesine karşı başlayan direniş dalga dalga tüm ülkeye yayıldı. Hükümetin harekete g..]]> Thu, 13 Jun 2013 11:25:09 +0400 Dipten gelen dalga https://www.evrensel.net/yazi/58803/dipten-gelen-dalga https://www.evrensel.net/yazi/58803/dipten-gelen-dalga? Hiç tartışmasız patlayan halkın öfkesidir. Yılların birikimi bir öfke seline döndü ve bir isyan halinde sokakları, meydanları doldurdu. Ne polisin dizginsiz terörü, gazı ve sopası, ne “büyük basın”ın görmezden gelmesi, ne Başbakan Erdoğan’ın tehditleri, ne de yaralanma ve ölümler milyonlarca insanın protesto ve gösterilere katılmasını engelleyemedi. Üniversiteli, liseli gençler, şehirlerin sakinleri, emekçi semtlerinin insanları, işçiler, hükümete karşı tepkilerini ortaya koydular. Bu halk hareketi kamu emekçilerinin ve bazı işçi sendikalarının greviyle de birleşti. Görünüşte her şey Taksim Gezi Parkı’nın AKP Hükümeti tarafından sermayeye peşkeş çekilerek AVM yapılmak istenmesi ve buradaki ağaçların sökülmek istenmesi ile başladı. Ama bu sadece fitili ateşleyen bir hareket oldu. Hükümetin..]]> Fri, 07 Jun 2013 05:05:37 +0400 İşçiler haklı değil mi? https://www.evrensel.net/yazi/58265/isciler-hakli-degil-mi https://www.evrensel.net/yazi/58265/isciler-hakli-degil-mi? Türk-İş tarafından, her ay düzenli olarak yapılan “açlık ve yoksulluk sınırı” araştırmasının 2013 Mayıs ayı sonuçlarına göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 995.3 TL, yoksulluk sınırını ise 3 bin 242 TL olarak belirlenmiş. Bir işçi için belirlenen yaşama maliyeti bu ay 1.120.8 TL olarak hesaplanmış. Hatırlanacağı gibi aylık net asgari ücret ise 773 TL’dir. Yapılan hesaplamalar göstermektedir ki, önümüzdeki aylarda da işçilerin yaşam koşullarını daha fazla zorlayacak fiyat artışları gündeme gelecektir. Diğer taraftan toplu sözleşme görüşmeleri süren ve grev hazırlığı yapılan metal iş kolunda 84 fabrikadan işçiler taleplerini elde etmek için bir deklarasyon yayınlayarak kararlılıklarını bir kez daha ilan ettiler. Sadece bu kadar mı? THY grevcileri, grev ve direnişe çıkan tek tek iş yerlerindeki işçiler çalışma ve yaş..]]> Thu, 30 May 2013 11:44:31 +0400 İşçinin canı sermayenin mi? https://www.evrensel.net/yazi/57622/iscinin-cani-sermayenin-mi https://www.evrensel.net/yazi/57622/iscinin-cani-sermayenin-mi? Geçtiğimiz günlerde Türkiye işçi sınıfının çalışma ve yaşam koşullarının bir yönüne ışık tutan önemli bir almanak yayınlandı. Konunun önemini anlatabilmek için önce kısa bazı alıntılar yapmam gerekiyor. “İş Cinayetleri Almanağı 2012, iş cinayetlerine dikkat çekmek, her gün 3 ila 5 işçinin hayatını kaybetmesinin olağanlaşmasına engel olmak, artarak devam eden ölümlerin “kader” ya da “kaza” olmadığını aksine ihmal, denetimsizlik, taşeronlaşma ve daha fazla kâr elde etme hırsı nedeniyle, göz göre göre meydana gelen cinayetler olduğunu göstermek için hazırlandı.” Almanağın tanıtım yazısı şöyle devam ediyor: “İş Cinayetleri Almanağı 2012, sadece geçtiğimiz yıl basına yansıyan iş cinayetleri haberlerine yer vermiyor. Artık aramızda olmayan işçiler için sürdürülen adalet mücadeleler..]]> Thu, 23 May 2013 11:07:26 +0400 Oyun, tuzak mı dediniz? https://www.evrensel.net/yazi/56986/oyun-tuzak-mi-dediniz https://www.evrensel.net/yazi/56986/oyun-tuzak-mi-dediniz? Hatırlanacaktır, Reyhanlı’da patlayan bombalar onlarca masum insanın ölmesine neden olurken Başbakan ve bakanlarından “Türkiye’nin bu tuzağa düşmeyeceği”, “oyuna, provokasyonlara gelinmemesi” açıklamaları yapılıyor, vatandaşlara da “tuzağa düşmeyin, provokasyonlara gelmeyin” deniliyordu. Başbakan ve bakanlarının kastettiği tuzak “büyüyen, bölgede etkisi artan ve gelişen, kendi içinde barışını kurmuş bir Türkiye’nin önünün kesilmesine yönelik oyunlardı.” Vatandaşlara “düşmemeleri” için uyardıkları “tuzak” ise, mezhepsel ve etnik çatışmalar, provokasyona yönelik atılabilecek adımlardı. Bütün bu sözlerde ve yaklaşımda bir samimiyet ve dürüstlük var mı? Bu ülkede yaşayan ve gelişmeleri az çok takip eden her dürüst vatandaş hükümetin Suriye pol..]]> Thu, 16 May 2013 12:11:56 +0400 Demokrasi çözer mi? https://www.evrensel.net/yazi/54540/demokrasi-cozer-mi https://www.evrensel.net/yazi/54540/demokrasi-cozer-mi? Kürt sorununun demokrasi içerisinde çözümü savunulduğunda farklı kesimlerden çeşitli itirazlar yükseliyor. Milliyetçi, ulusalcı cephe bunun bir bölünme projesi olduğunu, emperyalizmin -kendilerinin antiemperyalistliği nereden geliyorsa?- işin içinde olduğunu ileri sürerek bu çözüme karşı çıkıyorlar, mücadele ediyorlar. Ulusalcılığın bayraktarlığını yapanlardan Baykal, çatışmaların doruk noktasına ulaştığı bir dönemde Kandil’e operasyon yapılması çağrıları yaparken, ABD’den anlık istihbarat gelmediğinden yakınıyordu. ABD bu konuda adım attığında da Baykal, “olumlu mesajlar geldiğini” ilan ediyordu. Yani onlar açısından sorun antiemperyalizm sorunu değil, emperyalizmin desteğinin alınması sorunuydu. Kendilerine “sosyalist, komünist” sıfatı yakıştıran bazı kesimler ise sorunun ancak sosyalizmle çözüleb..]]> Thu, 18 Apr 2013 11:04:26 +0400 Süreç nereye gider? https://www.evrensel.net/yazi/53977/surec-nereye-gider https://www.evrensel.net/yazi/53977/surec-nereye-gider? Bugünlerde sıkça rastlanan bir soru bu. Kürt sorununda görüşmeler yoluyla başlatılan sürecin nereye doğru gideceğini anlamak amacıyla soruluyor. Eğer bir yoldan, akan bir ırmaktan vb. bahsetmiş olsaydık, yolun nereye gideceğini, ırmağın nereye doğru aktığını rahatlıkla yanıtlayabilirdik. Ama burada bahsedilen süreç politik bir süreç ve karşılıklı olarak mücadele eden güçlerin atacakları adım, onları destekleyecek olan kesimlerin tutumu, ulusal ve uluslararası durumda ortaya çıkabilecek gelişmeler gibi etkenler bu sürecin nereye doğru gideceği üzerinde etkili olacaktır. Ama her türlü tahminin ve spekülasyonun ötesinde, bu süreçte ne yapılmalı sorusuna en net yanıtlardan birisi Emek Partisi İstanbul İl Örgütünün İş, Barış, Özgürlük İçin Birleşelim çağrısı ile gerçekleştirdiği ve divanını da işçilerin oluş..]]> Thu, 11 Apr 2013 10:13:30 +0400 Demokrasiyi kazanmak için https://www.evrensel.net/yazi/52800/demokrasiyi-kazanmak-icin https://www.evrensel.net/yazi/52800/demokrasiyi-kazanmak-icin? Kürt sorununa çözüm için yeni bir dönemi başlatabilecek olan barış ve demokratik hakların talebi temelindeki görüşmeler sürecine karşı, özellikle milliyetçi, ulusalcı, ulusal solcu çevrelerden yoğun bir muhalefet geliyor. Bu çevreler ülkenin bölünmesinden, Ortadoğu’da halkların birbirine kırdırılmasından, Türkiye, İsrail, ABD ittifakının bölgeyi kana boğacağından, asıl sorunun başkanlık sistemini getirmek olduğundan, yobazlığın egemen olacağından vb. dem vurarak Kürt sorununda barış yönünde atılan adımlara karşı çıkıyorlar. Bu çevrelere peki o zaman Kürt sorununa sizin çözümünüz nedir, ne öneriyorsunuz diye sorulduğunda bütün söyleyebildikleri mevcut statükonun bir biçimde devam etmesinden başka bir şey değildir. Peki ama ülkeyi zaten bugünkü çözümsüz ..]]> Fri, 29 Mar 2013 05:15:49 +0400 Yeni bir döneme doğru https://www.evrensel.net/yazi/52189/yeni-bir-doneme-dogru https://www.evrensel.net/yazi/52189/yeni-bir-doneme-dogru? Dün Newroz’du. Kürt halkı bu Newroz’u çeşitli yerlerde yapılan mitinglere egemen olan “Kürtlere statü, Öcalan’a özgürlük” sloganı eşliğinde coşkuyla kutladı. Bu yazı yazıldığında doğal olarak Diyarbakır Newroz’unda Öcalan’dan gelecek olan açıklama henüz belli olmamıştı. Ancak bu açıklamanın Kürtler ve Türkler için yeni ve demokratik ortak yaşama doğru güçlü bir çağrı olması bekleniyordu. Gazetemizde bugün muhtemelen bu açıklamanın ayrıntıları ve değerlendirmeler yer alacak. AKP Hükümeti ve onun dümen suyundaki medya bu süreci daha çok “Silah bırakma ve bunun koşulları” ekseninde ele aldı ve işledi. Oysa işin bu yönü sorunun sadece bir kısmı ve sorunun çözümü için eşit ve demokratik bir yaşamın hukuksal ve toplumsal temellerinin atılması, politi..]]> Fri, 22 Mar 2013 03:45:04 +0400 'Komutanlardan' Chavez olur mu? https://www.evrensel.net/yazi/51559/komutanlardan-chavez-olur-mu https://www.evrensel.net/yazi/51559/komutanlardan-chavez-olur-mu? Sınıfsal bakış açısı yitirildiğinde nerelere yuvarlanılacağı önceden kestirilemez. Ülkeler, olaylar, kişiler, bunlara yön veren ilişkiler, birbirine hiç benzemeyen gelişmeler hakkında kurulan yüzeysel bağlantılar insanı hayal dünyasına sürükleyebilir. Söz konusu alan politika ise yanılanlar ve yanıltılanlar açısından acı faturalar ödenmesi kaçınılmazdır. Venezuela Devlet Başkanı Chavez’in ölümü üzerine çeşitli çevrelerden yapılan değerlendirmelere bakıldığında, her şeyi birbirine katarak yapılan bu değerlendirmelerin böyle bir özellik taşıdığı net bir biçimde görülebilir. Başlıktaki “komutanlar” bazıları tutuklu olan bizim “malum” komutanlardır. Şimdi bazı ulusalcı çevreler diyorlar ki Chavez de “commandante” yani komutandı ve üstelik “ben bir askerim” demişti! Şöyle devam ediliyor:..]]> Fri, 15 Mar 2013 03:46:22 +0400 Kadınlar ve Başbakan https://www.evrensel.net/yazi/50922/kadinlar-ve-basbakan https://www.evrensel.net/yazi/50922/kadinlar-ve-basbakan? Başbakan Erdoğan’ın, iki gün önce Türk Metal Sendikası 18. Kadın İşçiler Büyük Kurultayı’nda yaptığı konuşma basın ve yayın organlarında geniş bir biçimde yer aldı. Normal olarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesine denk gelen ve işçi kadınlar önünde yapılan bu konuşmanın, işçi ve emekçi kadınların temel sorunlarına daha fazla ağırlık vermesi beklenirdi. Oysa Başbakan ağırlıklı olarak “terörün durdurulmasında”, “annelerin rolü”nden bahsederken, kadına yönelik şiddeti bir kez daha kınayan sözlerle yetindi. Kuşkusuz bugün kadına yönelik şiddet sorunu önemli bir sorun ve ülkeyi yönetenlerin bu sorunun kaynaklarına karşı mücadele etmek gibi önemli bir görevleri bulunuyor. Ancak gerek kadın örgütlerinin açıklamaları, gerekse de bu konu üzerine araştırmalar yapan bilim..]]> Thu, 07 Mar 2013 11:17:44 +0400 Anayasa ve vatandaşlık https://www.evrensel.net/yazi/50220/anayasa-ve-vatandaslik https://www.evrensel.net/yazi/50220/anayasa-ve-vatandaslik? Yeni bir anayasa üzerine yapılan tartışmaların odak noktasını vatandaşlığın tanımı oluşturuyor. İleri sürülüp tartışılan fikirlerin başlıcaları şöyle: Anayasadan “Türk Milleti, Türklük” çıkacak mı? Çıkacaksa yerine ne konulacak? Türkleri ve Kürtleri kapsayacak ortak bir tanım olanaklı mı? Anayasadan “Türk Milleti’nin hakimiyeti” çıkarsa bu bir “felakete” yol açmaz mı? Örneğin Taha Akyol şöyle yazıyor: “Millet adının Türk milleti, bayrak adının Türk bayrağı olması, bu toprakların bin yıllık tarihinin reddedilemez ve tabii sonucudur. “Türk” kavramını millet ve bayrak adı olmaktan çıkarıp “etnik gruplardan biri” haline getirmenin yol açacağı ağır kimlik krizlerini, sosyal bunalımları düşünmek bile istemiyorum.” Diğer taraftan şöyle değerlendirmeler var: “AKP ve BDP T&u..]]> Fri, 01 Mar 2013 06:43:18 +0400 Türk sorunu https://www.evrensel.net/yazi/49594/turk-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/49594/turk-sorunu? Kürt sorununu çözelim derken bir Türk sorunu yaratıyoruz.” Bu tür düşüncelere son zamanlarda sıkça rastlanır oldu. HDK adına Karadeniz’e yapılan gezilerin kontrgerilla yöntemleri ile engellenmesi, bu sırada ortaya çıkan tablo “Türk sorunu” diyenleri, yeniden “tezlerini” yinelemeye sevk etti. Biliniyor, bu yaklaşıma öncelik edenlerden birisi Hürriyet’in eski başyazarı. Bir provokasyon uzmanı olan yazar, “Türklükten istifa ettiğini” duyurarak son provokasyonunu yapmıştı. Yani “Uyan ey ehli vatan” diyordu. Peki “Türk sorununu” bu kadar sıklıkla dile getirenler aslında ne yapmak istiyorlar? Dertleri Türklerin ikna olması için çaba gösterilmesini istemeleri mi? Böyle düşünmek için fazlaca saf olmak gerekiyor, çünkü ortamı zehirleme çabaları açıkç..]]> Thu, 21 Feb 2013 11:26:27 +0400 ABD'nin 'ekonomik motoru' ne durumda? https://www.evrensel.net/yazi/49047/abdnin-ekonomik-motoru-ne-durumda https://www.evrensel.net/yazi/49047/abdnin-ekonomik-motoru-ne-durumda? ‘ABD’nin ekonomik motoru”nu durduk yerde ortaya atan biz değiliz. Deyim bütünüyle ABD Başkanı Obama’ya ait. ABD Devlet Başkanı Barack Obama, ulusa sesleniş konuşmasında, kendi neslinin görevini, “Amerikan ekonomisinin motorunu yeniden ateşleyip, yükselen bir orta sınıf yaratmak olarak” tanımlıyor. Aslında bu “istek” sadece ABD’nin değil, emperyalist kapitalist ülkelerin yöneticilerinin hemen hepsinin kendi ülkeleri için “Ortak dilekleridir.” 2008 Krizi sonrasında genel bir durgunluk bu ülkeleri sarmış durumda. Obama bu konuşmayı yaptığı günlerde gazetelerin ekonomi sayfalarına düşen bazı haberler ABD ekonomisi için pek de iyi haberler değildi. Almanya ABD’de depoladığı altın stokunu geri almaya karar vermişti. Alman ekonomisini yönetenler ABD’nin karşılıksız dolar basmasını ve bunun dünyayı bir ekonomik kaosa sürükleyece..]]> Thu, 14 Feb 2013 10:35:30 +0400 Sermayeyi işçilerin birliği yener https://www.evrensel.net/yazi/48415/sermayeyi-iscilerin-birligi-yener https://www.evrensel.net/yazi/48415/sermayeyi-iscilerin-birligi-yener? "20. yüzyılda işçilerin birliğinin sermayeyi yendiği tek bir örnek yoktur.“ İP Genel Başkanı Bay Perinçek Aydınlık’ta kaleme aldığı yazıda böyle diyor. Ardından 19. yüzyıldan başlayarak işçilerin köylülerle ve milli burjuvalarla birleşerek devrimler yaptıklarını, ülkelerin ancak böyle kurtulduğunu yazıyor. Ona göre başarılı olmuş, “mucizeler yaratan” tek devrim olan Çin Devrimi hâlâ “demokratik devrimden sosyalizme geçiş aşaması”ndadır. İşçilerin birliğini savunanlar sermaye ve devlet tarafından zaten ciddiye alınmamakta ve bunlara “dokunulmamakta”dır. Oysa vatansever oldukları için Genelkurmay Başkanları vb. içeri atılmaktadır vb.. Bay Perinçek herkesi aptal yerine koymaktadır. İşçilerin birliğinin sermayeyi yeneceğini savunanları, büyük bir çarpıtmayla sadece işçilerle devrimin yap..]]> Thu, 07 Feb 2013 10:35:49 +0400 Milliyet değil ezilen ulus! https://www.evrensel.net/yazi/47837/milliyet-degil-ezilen-ulus https://www.evrensel.net/yazi/47837/milliyet-degil-ezilen-ulus? CHP Milletvekili Birgül Ayman Güler Meclis kürsüsünden “Türk Milleti ile Kürt Milliyetinin eşit olmadığı”nı haykırırken yerden göğe kadar haklıdır! Güler var olan durumu kendi gerici kafa yapısı ile dile getirmiştir. Türk şovenizminin gölgesine sığınıp, millet ile milliyet arasındaki farkları sıralayıp, Güler’e hak verenlerin görmezden geldikleri temel bir nokta var: O da şudur: Türkler ezen ulus, Kürtler ise ezilen ulustur! Kürtler ezilen ulus olduğu için bir devletleri yoktur. Kürtler ezilen ulus oldukları için dilleri ve kültürleri baskı altındadır. Bu nedenle sözün özü şudur: Kürtler ve Türkler eşit değildir! ‘Biz Kürtleri pek çok severiz, Türk de, Kürt de birdir, biz insani anlamda bu eşitsizlikten söz etmiyoruz’ diyenlere şunu hatırlatmak gerekir, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 1948..]]> Thu, 31 Jan 2013 10:48:28 +0400 Abdülhamid, AKP ve ecdat sorunu https://www.evrensel.net/yazi/47229/abdulhamid-akp-ve-ecdat-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/47229/abdulhamid-akp-ve-ecdat-sorunu? Başbakan Erdoğan ve onun partisi AKP’nin en fazla yakınlık duyduğu Osmanlı padişahı Abdülhamid’tir. Aslında Abdülhamid’e İslam dinini politikada kullanan dini ve politik akımların hemen hepsi özel bir ilgi duyar. Abdülhamid “yükseliş dönemi” padişahı değil, “çöküş dönemi” padişahıdır. Despotizmi nedeniyle lakabı da “kızıl sultan”dır. Yani kendisine ün kazandıran öyle parlak başarıları yoktur ve kötü ünlüdür. Peki ama bütün bunlara karşın bu özel ilginin nedeni nedir ve bu ilgi nereden kaynaklanmaktadır? Bu “ilginin” özellikle uluslararası politikayı ilgilendiren –içerdeki gelişmeler bu yazının konusu olmayacak- başlıca iki nedeni olduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenlerden birincisi Abdülhamid’in büyük devletler arasındaki çelişkilerden Osmanlı İmparatorluğu’nun ö..]]> Thu, 24 Jan 2013 12:20:08 +0400 Enternasyonalizm mi, 'Millicilik' mi kazanacak? https://www.evrensel.net/yazi/46648/enternasyonalizm-mi-millicilik-mi-kazanacak https://www.evrensel.net/yazi/46648/enternasyonalizm-mi-millicilik-mi-kazanacak? Ortadoğu halklarının geleceği nasıl şekillenecek? Kardeşlik, dayanışma, birbirlerinin haklarına, kendi kaderlerini belirlemelerine saygı olarak mı, yoksa kendi egemen sınıflarının ve gericilerinin peşlerine takılıp, birbirlerinin gırtlağına sarılmakla mı? Bunu belirleyecek olan halklardır. Çünkü bölgedeki her devletin, gericiliğin her kanadının bölgeye ilişkin, bölgenin halklarına ve devletlerine ilişkin kendi hesapları bulunmaktadır. Bugün Irak Kürt Federe Yönetimi ve onun geleceğine ilişkin yoğun bir tartışma bulunmaktadır ve Türkiye egemen sınıflarının Ortadoğu politikasının merkezine neredeyse bu sorun oturmuş, diğer önemli sorunlarla ilişkiler -örneğin İran, Irak- bu sorun üzerinden kurulur olmuştur. Ülkeyi yöneten egemen sınıfların Ortadoğu’ya ilişkin pek çok gerici hesapları bulunmaktadır. Onlar bu konuda özellikle ABD emperyalizmi ile stratejik bir iş birliği içerisindedir..]]> Thu, 17 Jan 2013 11:30:12 +0400 Kalınan yerden devam https://www.evrensel.net/yazi/45992/kalinan-yerden-devam https://www.evrensel.net/yazi/45992/kalinan-yerden-devam? Geçen haftaki yazımızı “halkların çıkarının nerede olduğunu görmek bu kadar zor mu“ diye sorarak bitirmiştik. Bugün buradan ve bir köşe yazısının sınırlılıklarını da dikkate alarak devam edeceğiz. Bölgenin halkları, yani Türkler, Kürtler, Acemler, Araplar, vb.nin ortak çıkarının, bu bölgeye dışarıdan yapılan emperyalist ve gerici müdahalelere karşı ortak tutum almaktan geçtiği çok açıktır. Bölgenin gerici devletleri –Türkiye, İran, Irak, Suriye vb-, kendi halklarını ve bölgenin diğer halklarını –örneğin hep birlikte Kürtleri- baskı ve terörle yönetme, onların hareketlerini bastırma konusunda bazen açık, bazen de zımni bir anlaşma içinde oldu. Bu konuda emperyalist, gerici güçlerin destek ve onayını da çoğu zaman arkalarını aldılar. Bugün ortaya çıkmış gerçek duruma bakarak söylemek gereki..]]> Fri, 11 Jan 2013 03:44:22 +0400 İki gazete bir tutum https://www.evrensel.net/yazi/45452/iki-gazete-bir-tutum https://www.evrensel.net/yazi/45452/iki-gazete-bir-tutum? Çarşamba günü Aydınlık Gazetesi’nin manşeti “Yol Haritasını Öcalan Çiziyor” idi. Aynı gün Sol Gazetesi’nin manşeti “ABD’ye Barzanistan için mi gidiyor?” olarak atılmıştı. Bu gazetelerin politik partilerin tutumlarını yansıttıkları konusunda herhangi bir kuşku bulunmuyor. Bu politik partilerin de İşçi Partisi ve Türkiye Komünist Partisi olduğunu basını ve politikayı takip eden hemen herkes bilebilecek durumda. Aydınlık Gazetesi’nin manşeti, Başbakan tarafından açıklanan Öcalan ile görüşmelerin yeniden başladığı haberi üzerine. Buna haber yorum demek daha doğru olacak. Çünkü konuyu İsmet Özçelik köşesinde işliyor. Görüşmelerin yeniden başlamasına ilişkin eleştiriler sıralanıyor, “AKP, Yeni Kürt Açılımını bizzat Öcalan’la planlıyor” gibi “etkili” bir giriş yapılıyor,..]]> Thu, 03 Jan 2013 11:42:01 +0400 Paranın rengi ve kokusu! https://www.evrensel.net/yazi/44800/paranin-rengi-ve-kokusu https://www.evrensel.net/yazi/44800/paranin-rengi-ve-kokusu? Roma imparatoru Vespasiyan (MS 69-70) tuvaletlere vergi koyduğu için onu suçlayan oğluna, “Non olet” yani “onun –paranın- kokusu yoktur” diye yanıt veriyordu. (Aktaran Engels Anti-Dühring) Başbakan Erdoğan’ın da “yeşil –dinci- sermaye, yabancı sermaye” eleştirilerine karşı sermayenin dini-milliyeti vb yoktur diye yanıtlar verdiğini biliyoruz. Esasen akçeli işlerde benzer yaklaşımların pek çok örneği bulunmaktadır. Önceki çağlarda değerli madenlerle birlikte bir zenginlik ve dolaşım aracı olan paranın, kapitalizmin egemenliği ile birlikte işlevleri arttı. Bu işlevlerden biri de sermayenin görünüm biçimlerinden biri oldu. Büyük sermaye gruplarından Koç ve Ülker’in köprü ve otoyolların özelleştirilmesi ihalesine, yanlarına Malezya’dan bir büyük sermaye grubunu da alarak girmeleri ve bu amaçla kurduk..]]> Thu, 27 Dec 2012 14:21:52 +0400 Erdoğan ve Davutoğlu https://www.evrensel.net/yazi/44186/erdogan-ve-davutoglu https://www.evrensel.net/yazi/44186/erdogan-ve-davutoglu? Sabah Gazetesi yazarlarından Süleyman Yaşar’ın Çarşamba günkü yazısının başlığı “Üç Türkiyeli yılın adamı: Erdoğan, Davutoğlu, Acemoğlu” idi. Bizi ilk ikisi yakından ilgilendiriyor. Çünkü içeride ve dışarıda önemli kararlar alıyorlar, bu kararlardan sadece ülke değil, yakın komşuları da etkileniyor, ülkeyi istedikleri yöne doğru sürüklüyorlar. Yılın adamlığı meselesine gelince, Yaşar’ın aktardığına göre konu şu: “Bu yılın en önde gelen küresel düşünürleri ya da mütefekkirleri arasında üç Türkiyeli yer aldı. Sırasıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve MIT’den Prof. Dr. Daron Acemoğlu. Kendi alanlarında ileri sürdükleri fikirleriyle Washington’da yayınlanan Foreign Policy dergisince 2012’nin en üstte yer alan 100 düşünürü ara..]]> Thu, 20 Dec 2012 11:37:02 +0400 Ayinesi iştir kişinin... https://www.evrensel.net/yazi/43567/ayinesi-istir-kisinin https://www.evrensel.net/yazi/43567/ayinesi-istir-kisinin? Başbakan Erdoğan Filistin sorunu nedeniyle ABD’ye bir kez daha yüklendi. Öyle anlaşılıyor ki, ABD ile ortak yapılan kirli işler artıkça bu tür çıkışları sık sık duyacağız. Ama Başbakan Erdoğan’ın ABD’ye yönelik olarak zaman zaman yaptığı çıkışların halk arasında ve bazı çevrelerde kafa karışıklığı yarattığı da bir gerçektir. Bu tür açıklamalar ve çıkışlar pek çok çevrede Erdoğan ve AKP Hükümeti’nin anti- amerikan olduğu gibi bir kanıyı yaygınlaştırabiliyor. Oysa bu tür konularda, yani boş lafla eylemi birbirinden ayırmak için halkımızın kullandığı çok sağlam bir ölçüt vardır ve bu ölçüt sağlam bir pusula gibidir ve hemen hemen hiç yanılmaz. Bu ölçüt şudur, “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.” Lafa değil, gerçekte olup bitene baktığımızda neleri görüyoruz? Kam..]]> Thu, 13 Dec 2012 12:10:36 +0400 Kardeş katli! https://www.evrensel.net/yazi/42944/kardes-katli https://www.evrensel.net/yazi/42944/kardes-katli? Fatih’in kanunnamesi ne diyordu? “Kanunname-i Âli Osman” diye bilinen kanunnamenin ne dediği gayet açıktı. Dediği şuydu: “Her kimesneye evlâdımdan saltanat müyesser ola, karındaşların nizamı âlem için katletmek münâsibdir.” Yani iktidara geçen şehzadenin varsa erkek kardeşini katletmesi yasal sayılmıştı. Böylece Osmanlı merkeziyetçiliğinin istikrar kazanmasının temeli atılmış, padişahların saltanatları mutlak iktidarın sahipleri olarak kutsanmıştı. Muhteşem Yüzyıl tartışmaları sırasında Başbakan Erdoğan’ın da ecdadına bağlılığını bir kez daha açıkça ilan ettiğine hep birlikte tanıklık ettik. Demek ki, çok uzak olmayan bir gelecekte Türk siyaseti de bir kardeş katline sahne olacak. Bu elbette fiziksel değil, siyaseten olacak. Çünkü günümüzde ne kadar diktatörlük heveslisi olunsa da, kardeşi cellada teslim etmeni..]]> Thu, 06 Dec 2012 11:19:22 +0400 Darbeler, finansörler https://www.evrensel.net/yazi/42202/darbeler-finansorler https://www.evrensel.net/yazi/42202/darbeler-finansorler? Son zamanlarda özellikle 28 Şubat ve bazı darbe girişimlerinin araştırılmasında sıkça dillendirilen bir görüş var. Bu görüş darbelerin “finansörlerinin” de araştırılması ve bunların ortaya çıkarılmasıdır. Bu görüş, darbe sorununu, darbelerin halka karşı işlenmiş bir suç ve bunun hesabının sorulması açısından değil de, sermayenin ve egemen sınıf kliklerinin birbirine karşı mücadelesi ve bunun sonuçları açısından yaklaşmaktadır. Bu nedenle de hangi darbe, hangi karanlık iş araştırılırsa araştırılsın, çıkan sonuç ülkede demokrasi mücadelesinin gelişmesine değil, AKP’nin yolunun açılmasına yaramaktadır. Halk muhalefetinin ise en azından ortaya dökülen bazı gerçeklerden kendi lehine yararlanmayı başaracak kadar güçlenemediği koşullarda, bu durum böylece devam edecektir. Bütün bunları temelsiz iddialar olarak mı ..]]> Thu, 29 Nov 2012 12:59:36 +0400 Ortadoğu ve AKP hükümeti https://www.evrensel.net/yazi/41604/ortadogu-ve-akp-hukumeti https://www.evrensel.net/yazi/41604/ortadogu-ve-akp-hukumeti? Obama ile bile polemik yapabilen bir başbakanımız var! Bu başbakan İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını engellemek için çaba göstermeyen, engellemek bir yana haklı gören ABD Başkanı Obama’yı üstü örtülü eleştiriyor. Batı’ya, BM Güvenlik Konseyi’ne fırça atıyor, onlara güvenmediğini ilan ediyor. Zaten van minut diyerek İsrail Cumhurbaşkanı’na da haddini bildirmişti. Dışişleri Bakanı Davutoğlu’da Gazze’de İsrail bombardımanı nedeniyle yakınını kaybeden bir Filistili’ye sarılarak ağlamadı mı? Bütün bunlar ülkenin dış politikasının ne kadar tutarlı ve Ortadoğu halklarından yana olduğunu göstermiyor mu? Eğer gerçek yerine yalan ve demagojiyi, içtenlik yerine iki yüzlülüğü, gerçek davranışlar ve o yönde hareket etme yerine kof esip gürlemeyi koyarsanız, Erdoğan ve AKP Hükümeti’n..]]> Thu, 22 Nov 2012 11:17:12 +0400 Ülkenin görünümü https://www.evrensel.net/yazi/40927/ulkenin-gorunumu https://www.evrensel.net/yazi/40927/ulkenin-gorunumu? Gazetelerin ekonomi sayfalarına düşen haberlere bakılırsa, bankalar karlılıkta rekor kırmış durumdalar. 2012 yılının ilk dokuz ayının net karı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17 oranında artışla 17 milyar 104 milyon TL’ye yükselmiş. Yıl sonuna kadar bu karın 25 milyar olması bekleniyor. Peki ama bankalar bu gelirlerini nereden elde ediyor acaba? Elbette verdikleri paraların faizlerinden. Yani AKP Hükümeti döneminde mali sermaye palazlanmaya devam ediyor. Kısacası bu alandaki tablo dine selam, tatlı faize devam şeklinde görünüyor. Metal işçileri yeni bir hareketlenme içerisine girdiler. İşçiler sendikanın sunduğu sözleşme taslağına itiraz ediyorlar ve son yıllardaki kayıplarını karşılayacak daha fazla ücret talep ediyorlar. İşçilerin kayıpları yüzde 40 olarak tahmin ediliyor. Türk Metal Sendikası ise yüzde 18 ücret artışı talep ediyor. Ancak başta Bursa&rsq..]]> Thu, 15 Nov 2012 14:22:48 +0400 Hükümet ve büyük patronlar https://www.evrensel.net/yazi/40303/hukumet-ve-buyuk-patronlar https://www.evrensel.net/yazi/40303/hukumet-ve-buyuk-patronlar? Peki siz ekonomi yönetimini nasıl buluyorsunuz?” “Türkiye’nin en iyi yönetilen işi diye düşünüyorum. Herkes işinin başında, Türkiye’nin gerçeklerine çok hakimler diye düşünüyorum.” Şelale Kadak’ın sorusuna böyle yanıt veren kişi, büyük patronlarımızdan, geçmişte TÜSİAD başkanlığı da yapmış olan Cem Boyner. Boyner’in eşi ise şu anda TÜSİAD başkanı. Zaman zaman Hükümetle polemiğe girişse de Ümit hanımın eşi Cem’in yanıtına her halde bir itirazı olmayacaktır. Büyük patronlar bu hükümet döneminde karlarını katlayarak artırdılar ve epeyce büyüdüler. Laiklik ve darbe tartışmaları kamuoyunu meşgul ederken onlar tatlı karları cebe indirmeye devam ettiler. Nasıl olsa kimsenin dikkati onların üzerinde değildi. Ama Gölcük Tersanesi işçileri, ekonomideki bu durumun işçiler..]]> Thu, 08 Nov 2012 12:59:26 +0400 Tutsakların talepleri https://www.evrensel.net/yazi/39663/tutsaklarin-talepleri https://www.evrensel.net/yazi/39663/tutsaklarin-talepleri? Cezaevlerinde açlık grevi yapan tutsaklar için kritik günler başladı. Tutsakların anadilde eğitim, Kürtçe savunma hakkı, Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması gibi taleplerle başlattıkları açlık grevleri artık 50’li günlerde. Bundan sonra her an bir tutuklu yaşamını yitirebilir. Başbakan Erdoğan ise “şantaj yapıyorlar, şov yapıyorlar” diye tutuklulara ve onları destekleyenlere saldırıyor. Başbakan belli ki mücadele etmekle şov yapmayı birbirine karıştırıyor. O ne de olsa şov yapmanın yabancısı değil. Dikkat edilirse tutsakların cezaevlerinin koşullarının düzeltilmesi vb. gibi doğrudan kendilerini ilgilendiren talepleri yok. Bu durum cezaevi koşullarının iyi olduğu anlamına gelmiyor. Tutsaklar doğrudan politik talepler dile getiriyorlar ve bu talepler yıllardır Kürtlerin temel talepleri arasındadır. Gerek Kürt halkı, gerekse de bu ülkede demokrasi isteyen hemen herkes çok iyi bilir ..]]> Thu, 01 Nov 2012 13:15:56 +0400 Din, devlet ve aile https://www.evrensel.net/yazi/39120/din-devlet-ve-aile https://www.evrensel.net/yazi/39120/din-devlet-ve-aile? Din, devlet ve aile muhafazakarlığın üç temel direğidir. Dini inançlara güçlü bir bağlılık, devletin korunmasının ve çıkarlarının önde tutulması, çoğu durumda devleti “baba” olarak görme anlayışı, dini ve devleti ayakta tutan en küçük toplumsal birim olarak ailenin korunmasındaki titizlik muhafazarlığın temel bileşenleri sayılmaktadır. Başbakan Erdoğan ve liderliğindeki AKP Hükümeti de sık sık bu “üç temel direğe” vurgu yapmaktadır. Peki ama muhafazakarlığı tartışmasız olan AKP Hükümeti’nin yönettiği Türkiye’de bu “üç temel direk” ne durumda? Hükümet ve AKP sözcüleri sıklıkla dini değerlere göndermeler yapmakta, hatta “dindar bir nesil” yetiştirme iddiasında olduklarını ifade etmektedirler. Ancak onlar dini, politik çıkarların emri altına sokmuş durumdadırlar. İnana..]]> Thu, 25 Oct 2012 16:06:48 +0400 İnsan psikolojisi ve kapitalizm https://www.evrensel.net/yazi/38488/insan-psikolojisi-ve-kapitalizm https://www.evrensel.net/yazi/38488/insan-psikolojisi-ve-kapitalizm? “Araştırmalar, ekonomik krizlerin depresyon yaygınlığını artırdığını göstermiştir. Ekonomik krizler, ruhsal krizleri, psikopatoloji krizlerini doğurmaktadır.” Bunları söyleyen bir bilim insanı, Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Tunç Alkın’dır. Prof. Dr. Alkın bu tespitleri Bursa’da Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde devam eden Ulusal Psikiyatri Kongresi’nde dile getirmiştir. Alkın, aynı zamanda “Depresyonun çözümünün sadece psikiyatrik değil, ekonomik ve politik açıdan da değerlendirilmesi gerektiğine de” vurgu yapmış. Bu sözler bir bilim insanının bilimin namusuna bağlı kalarak yaptığı önemli ve gerçekçi tespitlerdir. Prof. Dr. Alkın’ın tespitleri ve eleştirileri bu konuda yapılan araştırmalara ve bunların sonuçlarına dayandığı için oldukça değerlidir. Bu konuşmasında Alkın “depresyonun k&uum..]]> Thu, 18 Oct 2012 12:48:16 +0400 Suriye ve gerici hesaplar https://www.evrensel.net/yazi/37997/suriye-ve-gerici-hesaplar https://www.evrensel.net/yazi/37997/suriye-ve-gerici-hesaplar? Ülkeyi yönetenlerin komşu ülke Suriye’ye karşı izledikleri politika, her bakımdan gerici, provokasyonlarla dolu, iki halkın çıkarlarını ayaklar altına alan bir politikadır. Bu gerici politikadan Suriye ve Türkiye halkı doğrudan zarar görmektedir ve olayların gelişimine bakılırsa bir süre daha da zarar göreceklerdir. Kısaca hatırlatalım, kendilerine “muhalif” diyen, çeşitli adlar taşıyan ve bazı emperyalist ve gerici ülkeler tarafından açıkça desteklenen silahlı grupların bir bölümü hükümet tarafından organize ediliyor ve silahlandırılıyor. Bu gruplar rahatça sınırı geçiyorlar ve “savaşmaya” gidiyorlar. Açıkçası Türkiye, Suriye sınırı her türlü provokasyona açık ve bu durumda hükümet tarafından yapılan açıklamalara inanmak için hiçbir neden bulunmuyor. Ama gelişmeler bu kadarla sınırlı..]]> Thu, 11 Oct 2012 13:27:57 +0400 1071, 2071! https://www.evrensel.net/yazi/37545/1071-2071 https://www.evrensel.net/yazi/37545/1071-2071? AKP Genel Başkanı, Başbakan Erdoğan partisinin kongresinde yaptığı konuşmada kürsüden delege ve dinleyicilere “1071’den 2071’e” diye sesleniyordu. Erdoğan 2071 hedefini gençler için dile getirdiğini özellikle belirtiyordu. 1071’i hepimiz biliyoruz. Orta Asya’dan kopup gelen Türklere Anadolu’nun kapılarının ardına kadar açıldığı tarihtir 1071. O tarihlerde kavimlerin, boyların sürekli sağa sola savrulması, fetih ve yağma savaşları olağan sayılıyordu. Hatta ticaretin kökenlerinin ilk yağmacılara kadar dayandığını ticaretin tarihini araştıran araştırmacılar sıklıkla dile getiriyorlar. Burada üzerinde düşünülmesi gereken konu şu: tarihin belirli bir dönemi için olağan sayılan bu tür hareketlerin bugün dile getirilmesinin ne anlamı nedir? Başbakan gençlere 2071’i hedef gösterirken onların içerisinde ne tür duygular uyandırmaya ..]]> Thu, 04 Oct 2012 10:51:15 +0400 Faiz haram, sukuk serbest! https://www.evrensel.net/yazi/37089/faiz-haram-sukuk-serbest https://www.evrensel.net/yazi/37089/faiz-haram-sukuk-serbest? Büyük dinlerin çeşitli tarihsel dönemlerde farklı adlar alan, paranın kullandırılması sonucu elde edilen gelirle başı hep dertte olmuştur. Kapitalizmin ortaya çıkması ile birlikte bu işleme faiz denmeye başlandı. Bu sıkıntıyı ilk çözen “semavi din” Yahudilik oldu. Bu nedenle de “tefecilik” Yahudilere yapışıp kalan bir özellik oldu. Onlar tarih boyunca bunun faturasını sürekli olarak bir biçimde ödediler. Öyle dönemler oldu ki yaşadıkları toplumlar onlara ödedikleri faizleri, onların canını kanını alarak tahsil ettiler. Yahudi katliamları bazı toplumlarda kırımlara dönüştü. Hitler Almanya’sı ise bu katliamı soykırım düzeyine yükseltti. Ancak Yahudilerin de faiz istemeyen kesimleri var ve onlar da bunu bir biçimde çözmüş durumdalar. Hıristiyanlık ise faiz sorununu “reformasyon döneminde” köklü olarak &cced..]]> Thu, 27 Sep 2012 10:39:56 +0400 Kapitalizm nasıl bir şey? https://www.evrensel.net/yazi/36644/kapitalizm-nasil-bir-sey https://www.evrensel.net/yazi/36644/kapitalizm-nasil-bir-sey? Bilim Dünyası Medya Merkezi’nin Sözcüsü Eric Karran, “Kapitalizm böyle bir şey. Yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Ancak toplumda buna büyük bir ihtiyaç var” diyor. Toplumda buna ihtiyaç var ama fazla masraflı olduğu için araştırmalardan vazgeçiliyor! Burada dile getirilen mesele şu: İlaç üreticileri Alzheimer ilaçlarıyla ilgili araştırmaların çok zor ve maliyetli olduğunu belirterek çalışmaların sona erdirileceğini açıklıyorlar. Bu durum sağlık gibi temel bir alanda kapitalist piyasanın nasıl işlediğini gösteren son örneklerden birisi. Kapitalist ekonomilerde diğer pek çok alan gibi sağlık da bütünüyle dev şirketlere emanet edilmiş durumda ve onların kurdukları tekeller planlamalarını bütünüyle kasalarına indirecekleri karlara göre yapıyorlar. Çünkü kapitalizmde çarklar başka türl&..]]> Thu, 20 Sep 2012 10:48:20 +0400 İslam, AKP ve ABD https://www.evrensel.net/yazi/36189/islam-akp-ve-abd https://www.evrensel.net/yazi/36189/islam-akp-ve-abd? Ruşen Çakır, “AKP’den bağımsız İslamcılık kaldı mı?” diye soruyor, Ali Sirmen bunu “değiştirerek “ABD’den bağımsız İslamcılık kaldı mı?” biçiminde okuyor. Kuşkusuz AKP sorunu son on yılın sorunu olsa da, İslam ve ABD sorunu, İkinci Dünya Savaşı’nın bitimine, Soğuk Savaş’ın başlamasına kadar giden bir sorun. Hatta biraz daha genelleştirirsek sömürgeciliğe ve emperyalizmin başlangıcına kadar giden bir sorun. AKP’den bağımsız bir İslamcılık kaldı mı? Sorusuna Sirmen’in yanıtı, genelde AKP’nin İslamcı akımları topladığı, onları “ılımlı İslam” olarak ABD ile “uyumlulaştırdığı” bunların dışında kalanların da “terörist” damgası yediğidir. ABD’nin İslam’a kendi çıkarları temelinde politik bir içerik kazandırması komünizme karşı “Yeşil Kuşak” oluşturmaya kadar gider. Bu gerici emperyalist politika doğrultusunda ..]]> Thu, 13 Sep 2012 11:11:19 +0400 Ovadan dağa! https://www.evrensel.net/yazi/35790/ovadan-daga https://www.evrensel.net/yazi/35790/ovadan-daga? Ülkenin geçmişte yaşadığı kanlı bir dönemde, devlet yönetiminin önemli aktörlerinden birisi, sonradan politikaya atılınca “Dağda savaşacaklarına düz ovada siyaset yapsınlar” (Ağar) demişti. Söyleyenden ve gerçek niyetlerden bağımsız olarak ele alındığında, Kürt sorununa siyasi bir yaklaşım ve siyasi çözüm arayışlarında, sarf edilen bu sözlerin ve onun içerdiği yaklaşımın, çözüm için önemli bir adım olabileceği konusunda genel bir anlayış birliği bulunuyor. Kuşkusuz bu yaklaşımı dile getiren tek “eski devlet görevlisi” Ağar değildir. Emekli olduktan sonra birden bire “akil adam kesilen” epeyce devlet ve ordu mensubu var! Bugün ülkeyi büyük bir yetki ve diktatöryal yöntemler kullanarak yönetmekte olan Başbakan Erdoğan ise tam tersini söylüyor. Erdoğan Meclisteki siyasetçilere “Da..]]> Thu, 06 Sep 2012 10:56:33 +0400 İslam ve kapitalizm https://www.evrensel.net/yazi/35381/islam-ve-kapitalizm https://www.evrensel.net/yazi/35381/islam-ve-kapitalizm? “İslam ekonomisi kapitalizmin ta kendisidir, orijinal, etik, çirkinleşmemiş halidir.” Bu sözler bir iktisat tarihçisine, Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümünden emekli olmuş Prof. Dr. Murat Çizakça’ya ait. Star gazetesinden Fadime Özkan kendisiyle bir söyleşi yapmış ve bu sözler o söyleşide yer alıyor. Yine Özkan’dan öğrendiğimize göre Çizakça halen Kuala Lumpur’da INCEIF Üniversitesinde görev yapıyor. Prof Çizakça’nın İslam ekonomisi ve Osmanlı vakıf sistemi üzerine yayınlanmış kitaplarıyla çok sayıda makalesi bulunuyormuş. Çizakça pek çok şey üzerine konuşuyor. Ancak biz böyle bir makalede konunun ancak bir yönünü ele almakla yetinmek zorundayız. Bir iktisat tarihçisinin 7. ve 12 yüzyıllar arasını kapitalizm olarak adlandırması oldukça şaş..]]> Fri, 31 Aug 2012 12:24:09 +0400 Türk burjuvaları üzerine bir tartışma https://www.evrensel.net/yazi/35002/turk-burjuvalari-uzerine-bir-tartisma https://www.evrensel.net/yazi/35002/turk-burjuvalari-uzerine-bir-tartisma? Yazar Orhan Pamuk’un Türk burjuvazisi üzerine yaptığı tespitler epeyce tartışma konusu oldu. Pamuk, Die Zeit muhabirinin bu sınıf hakkındaki sorusuna karşı özetle şunları söylemişti: “Onların yaşamı benim de yaşamım. Aynı sınıftan, aynı sokaktanız. Alışkanlıklarımız aynı. Aynı dükkândan alışveriş yaparız. Onlarla ilgili sevgi dolu cümleler de yazdım, alay da ettim. Burjuvazi beni öfkelendirir. Havalı olmalarından hoşlanmam. Egoistlikleri ve kendi vatandaşlarından nefret etmelerinden hiç hazzetmem. Laik Türk üst sınıfını askeri müdahaleler de Kürtlere yapılan baskı da rahatsız etmez. Türk kadınlarının birçoğuna, sadece başörtüsü taktıkları için tepeden bakarlar. Bu tutumları bana, eskiden Güney Afrika’da beyazların siyahlara bakışlarını anımsatır.” Orhan Pamuk başka bir soru üzerine, Türk üst sınıfının son on yıllarda servetlerini ü&cced..]]> Thu, 23 Aug 2012 10:23:32 +0400 Kapitalizm ve planlama https://www.evrensel.net/yazi/34600/kapitalizm-ve-planlama https://www.evrensel.net/yazi/34600/kapitalizm-ve-planlama? Planlama sosyalist ekonominin bir kategorisidir. Sosyalist ekonominin, özellikle kapitalist ekonomilerin 1929 bunalımının pençesine düştüğü sırada gösterdiği büyük başarı, planlamanın kapitalist ekonomilerde de zaman zaman bazı ülkelerde ve belirli alanlara yönelik kullanılmasını beraberinde getirdi. Ancak sosyalist planlama ile kapitalizmin planlaması arasında temel bir farklılık bulunuyordu. O temel farklılık şuydu, sosyalizmde üretim araçları özel mülkiyet olmaktan çıkarılmış, tüm toplumun malı haline getirilmişti. Ülkenin geneline ve tüm alanlara yönelik planlar yapmak, bu planların merkezine de insanların, ülkenin ihtiyaçlarını koymak olanaklıydı. Sosyalizme yönelik burjuva ideologlarının temel eleştirilerinden birisi genel bir planlamanın olanaksız olduğunu kanıtlamak, ortaya çıkmış bazı aksaklıkları dillerine dolamak oldu. Sosyalizmin kuruluş yıllarında b..]]> Thu, 16 Aug 2012 11:06:40 +0400 Bakan ne diyor? https://www.evrensel.net/yazi/34168/bakan-ne-diyor https://www.evrensel.net/yazi/34168/bakan-ne-diyor? “Ülkenin olağanüstü gündemi sadece çatışma alanı ile ilgili değildir, bu çatışma İstanbul’da kalemle devam ediyor, İstanbul’da kitapla devam ediyor. Geçimli’de atılan havan mermisiyle burada, Ankara’da yazılan yazıların bir farkı yoktur... Terör örgütünün iş bölümü yok. Bu ülkede alan, sorumluluk alanı ayrımı doğru değildir... ‘Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır’ anlayışını yerleştirmeye çalışıyoruz” Duyulduğunda her aklı başında sağ duyulu vatandaşın kanını donduracak bu sözler İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e aittir. Ülke işgal altındayken, Ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında Mustafa Kemal tarafından, bir ulusal seferberlik ve savunma çağrısı olarak söylenen bu sözlerin Bakanın ağzından dökülmesi, onun yeni bir “incisi” mi ihtimalini akıllara getiriyor. Eğer ülk..]]> Thu, 09 Aug 2012 11:12:00 +0400 Karışmayın! https://www.evrensel.net/yazi/33684/karismayin https://www.evrensel.net/yazi/33684/karismayin? Dışişleri Bakanı Davutoğlu Suriye’deki gelişmeler üzerine hemen Irak Kürdistan’ına gitti. Kürdistan Bölge Yönetiminin Lideri Barzani ile Suriye’deki gelişmeleri konuşan Davutoğlu, Suriye’de Kürtlerin Irak benzeri özerk bir yapı kuramayacaklarını Barzani ile birlikte tüm dünyaya ilan etmeyi amaçlıyordu. Bu gerici amaca kısmen ulaşılmış görünüyor. Kısmen dememizin nedeni şu; Hürriyet’in haberinden aynen aktarıyorum: “Taraflar Suriye’deki kaos ve istikrarsızlık konusunda duyulan derin kaygıları dile getirdi. Otorite boşluğunu istismar etmeye kalkacak her örgüt ya da grup ortak tehdit sayılacak ve bunlara birlikte karşılık verilecek. Yeni Suriye terörist ve aşırı gruplardan arındırılmalı. Suriye’deki rejimin ülkedeki ayrılıkçı, etnik ve mezhebi krizleri provoke edecek faaliyetleri durumun daha da kötüleşmesine neden olacaktır. Suriye&..]]> Thu, 02 Aug 2012 10:27:03 +0400 Kürt yazı https://www.evrensel.net/yazi/33285/kurt-yazi https://www.evrensel.net/yazi/33285/kurt-yazi? Coğrafya harita çizmez. Haritaları çizenler insanlardır. Yani devletlere bölünmüş, kendi çıkarları peşinde koşan, bu çıkarların ise ekonomi tarafından belirlendiği; uluslara, sınıflara bölünmüş insanlar. Daha önce haritaları sömürgecilik çiziyordu. Daha sonra emperyalizm çizmeye başladı. Buna karşın ulusal bağımsızlık ve özgürlük peşinde koşan uluslar ve halklar kendilerine dayatılmak istenen koşullara karşı sürekli bir mücadele içerisinde oldular. Güçleri neyi yetiyorsa onu koparıp aldılar. Ortadoğu haritası İngiliz sömürgecileri tarafından çizilmişti. Bu harita çizilirken onu belirleyen temel ilke; haritanın aynı etnik kökene sahip toplulukların bölünmesi, mezhepsel çatışmalara uygun zemin yaratması, ülkeler arasında potansiyel çatışma noktalarını canlı tutması, hepsinin üzerinde doğal ve eko..]]> Fri, 27 Jul 2012 04:39:18 +0400 Sermaye, partiler, CHP ve alternatif https://www.evrensel.net/yazi/32888/sermaye-partiler-chp-ve-alternatif https://www.evrensel.net/yazi/32888/sermaye-partiler-chp-ve-alternatif? Dünyanın az çok gelişmiş bir ekonomiye, iyi kötü bir parlamento geleneğine, ortalama bir devlet tecrübesine sahip hiçbir ülkesinde, büyük sermaye tek bir alternatife bağlı kalmak istemez. Büyük sermayenin genellikle tercih ettiği sistem, onun çıkarlarını kendi programlarında farklı üsluplarla savunacak iki büyük partidir. Böylece yıpranan bir sermaye partisinin yerine bir diğeri “alternatif” olarak oturur ve benzer politikaları ufak tefek rötuşlarla devam ettirir. Bu partilerin her hangi birinin gerekli gücü arkasına toplayamaması durumunda “büyük koalisyon” adı verilen çözümler devreye girer ve genellikle sağ ve soldaki bu partiler birlikte bir hükümet oluşturur. Büyük sermayenin kriz dönemlerinde “teknokrat” hükümetler atadığını da biliyoruz. Darbe vb. çözümler ise daha ..]]> Thu, 19 Jul 2012 10:18:31 +0400 Kimin devleti? https://www.evrensel.net/yazi/32536/kimin-devleti https://www.evrensel.net/yazi/32536/kimin-devleti? “Fon zaten obez oldu. Fon büyüklüğü 57.4 milyara ulaştı. 2011 yılında işsizlik ödeneği olarak yapılan gider sadece 794 milyon lira oldu. geliri ise 5 milyar lira. Dolayısıyla fon gelirlerinin azalması çok da önemli değil.” Hürriyet gazetesinde Aysel Alp imzasıyla yayınlanan haberde, bir ekonomi bürokratının, “Kıdem Tazminatı Fonu düzenlemesi, İşsizlik Sigortası Fonu’nu zayıflatmayacak mı” sorusuna verdiği yanıt bu. Ama bu konuda tek sorun bu da değil. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının hazırladığı Kıdem Tazminatı Yasa Taslağı yasalaşırsa taslağın, İşsizlik Sigortası Fonu’na yapılacak işveren-patron oluyor- ve devlet -bu da kolektif patron oluyor- katkısını yeniden düzenliyor. Buna göre devletin fona katkısı yüzde 1’den yüzde 0.5’e; patronun katkısı ise yüzde 2’den yüzde 0.5’e iniyor. (15.madde) Bugünün rakamlarıyla yap..]]> Thu, 12 Jul 2012 10:29:32 +0400 Fizik ve metafizik https://www.evrensel.net/yazi/32112/fizik-ve-metafizik https://www.evrensel.net/yazi/32112/fizik-ve-metafizik? CERN’de yapılan deneylerin sonuçları geçen gün açıklandı. Deneyi gerçekleştiren ve sonuçlarını inceleyen bilim insanları muhtemelen yeni bir atom altı parçacık bulduklarını açıkladılar. Bu parçacığın maddeye kütlesini veren Higgs bozonu olduğu belirtildi. Deneyler devam ediyor. Çünkü bilim en küçük bir yanılgıyı bile kabul etmiyor. İnsanlık böylece yaşadığı doğayı daha iyi anlama konusunda büyük bir adım atmış oldu. Bu büyük keşif aynı zamanda madde ve atomlara ilişkin standart modelin de kanıtlanması anlamına geliyor. Bilinen kesin bir gerçek var, o da şu: doğada hiçbir şey kaybolmuyor, yoktan varolmuyor. Enerji maddeye, madde de enerjiye dönüşebiliyor. Ancak enerjinin maddeye dönüşürken atomların nasıl kütle kazandığı açıklanamıyordu. Yapılan teorik açıklama ise kanıtlanamıyordu. Şimdi bu sorun &c..]]> Fri, 06 Jul 2012 05:13:49 +0400 Politika ve provokasyon https://www.evrensel.net/yazi/31709/politika-ve-provokasyon https://www.evrensel.net/yazi/31709/politika-ve-provokasyon? Politika ve provokasyon sözcükleri bazı durumlarda birlikte kullanılır hale gelebiliyorlar. Politikada provokasyon bir devleti, grubu, ya da kişiyi sonuçları ağır olacak bir eyleme, tutuma çekmek için kasıtlı yapılan bir eylemi tanımlamak için kullanılıyor. Bu iki sözcüğün yan yana kullanılabileceği son örnek ise Türkiye ve Suriye arasında yaşanan uçak krizidir. AKP Hükümeti ve genel olarak ülkeyi yöneten egemen sınıflar, arkalarında büyük ağabeyleri ABD olduğu her halinden belli olan gerici bir eyleme giriştiler ve Suriye’yi provoke ettiler. Bu gerici ve saldırgan eylemle Türkiye gericiliği ve batılı büyük emperyalistler şimdilik istediklerini elde etmiş görünüyorlar. Suriye, kendi iç sorunları olan ve Ortadoğu’nun pek çok ülkesi gibi despotça bir yönetim anlayışıyla idare ediliyor olan bir ülke. İşte bu Suri..]]> Thu, 28 Jun 2012 10:48:49 +0400 Kürt sorunu nasıl çözülecek? https://www.evrensel.net/yazi/31308/kurt-sorunu-nasil-cozulecek https://www.evrensel.net/yazi/31308/kurt-sorunu-nasil-cozulecek? Bugünlerde en fazla sorulan ve yanıtı aranan soru bu. PKK gerillaları ile devlet güçleri arasındaki çatışmaların tırmanması, karakol baskınları vb. Kürt sorununda nereye doğru gidilmekte olduğu sorusunu sık sık gündeme getiriyor. Baştan beri Kürt sorunu gibi bir sorunun var olduğunu inkar edenler açısından durum açık. Onlar barış diye bir şey olamaz, teslim olurlar böylece sorun çözülür çizgisindeler. Buna karşın Kürt sorununun çözülmesi için çaba gösterenler, tuttukları pozisyona göre kendi çözüm önerilerini getiriyorlar. Hükümetin ve devletin bu konudaki sınırları da hemen hemen belli olmuş durumda. Bu sınırlar Kürtler için kolektif hakları reddetmek, küçük bazı düzenlemelerle bu sorunun çözüleceğini ileri sürmekten ibaret. Örneğin bu sorunda dil sorunu kilit b..]]> Fri, 22 Jun 2012 01:48:44 +0400 Kentsel dönüşüm, arazi rantı ve kapitalizm https://www.evrensel.net/yazi/30891/kentsel-donusum-arazi-ranti-ve-kapitalizm https://www.evrensel.net/yazi/30891/kentsel-donusum-arazi-ranti-ve-kapitalizm? AKP Hükümeti döneminde en fazla göze çarpan “ekonomik faaliyet”lerden birisinin kentsel dönüşüm olduğu görülüyor. Bu alanda milyarlarca dolar dönüyor ve dev inşaat tekelleri, bankalar tatlı kârlar vururken, hükümete yakın çevreler de bal tutan parmağını yalar misali yalayıp yuttuklarını mideye indiriyorlar. Ama bütün bunların halka faturası şu oluyor; evleri vatandaşın başına yıkılıyor, “konut edindirme” adı altında uzun vadeli olarak ödeyemeyeceği büyük borçların altına sokuluyor, emekçi sınıflar yeniden şehrin dışına doğru sürülüyor. Bu aslında ikinci sürgün dalgasıdır. İkinci sürgün dalgasıdır, çünkü ilk sürgün dalgası ‘60’lı, 70’li yıllara dayanır. Köyünden, kasabasından, taşranın ücra illerinden iş ve ekmek bulma hayaliyle büyü..]]> Thu, 14 Jun 2012 10:16:55 +0400 İkili tarih ‘düzeltmesi’ https://www.evrensel.net/yazi/30455/ikili-tarih-duzeltmesi https://www.evrensel.net/yazi/30455/ikili-tarih-duzeltmesi? Marx bir çalışmasında büyük tarihsel olayların ikinci kez tekrarlanmasına yönelik çabaları eleştirmiş, bunların ilkinde trajedi olarak yaşandığını, ikincisinde komedi olarak yaşanacağını açıkça vurgulamıştı. Ama burada tartışmak istediğimiz tarihsel olayların kendisi değil, bunların yorumlanması ve yazımı olacak. Tarihin yorumlanması ve yazımı sorunlarla dolu bir alandır. Tarihsel olaylar bir kez yaşanır ama kaç kez yazıldığını herhalde hiç kimse bilemez. Tarihçi, ya da ideolog olayları kendi bakış açısı ve inceleme yöntemine, güncel politik dalgaların yönüne göre istediği kalıba dökebilir. Kuşkusuz bu durum yaşanılan tarihsel olayların kendi dönemlerinde oluş biçimlerini, yol açtığı sonuçları, kazandıkları anlamı ve sonraki dönemlere etkisini hiç bir biçimde değiştirmez. Örneğin, bugün büyük Fransız burjuvazinin öze..]]> Thu, 07 Jun 2012 11:01:08 +0400 İndirgemecilik https://www.evrensel.net/yazi/30009/indirgemecilik https://www.evrensel.net/yazi/30009/indirgemecilik? Son tahlilde ekonomik alt yapının belirleyici olduğu tespiti, Marx’a aittir ve bu bakış açısı tarihçiye, ekonomiste, politikacıya, ideolojik tahlil yapmak isteyenlere vb. toplumu anlama ve gelişmeleri çözümleme konusunda güçlü bir inceleme yöntemi verir. Böylece ekonomik alt yapıya, bunun üzerinde yükselen egemen sınıf ilişkilerine bakarak ataerkil, köleci, feodal, kapitalist vb. toplumlar konusunda doğru ve kesin sonuçlara ulaşılır. Ancak Marksizme yönelik eleştiri yapanlar, Marksizmi liberal bir bakış açısı ile bozanlar bu tespiti, yani ekonomik alt yapının son tahlilde belirleyici olduğu tespitini “indirgemecilik” olarak mahkum ettiler, Marksizme ve sosyalizme yönelik, onun “her şeyi ekonomiye indirgediği” biçiminde bir suçlama ile saldırıya geçtiler. Oysa ekonomik alt yapının son tahlilde belirleyici olduğu tespiti Marksistlerin kendi ..]]> Fri, 01 Jun 2012 15:27:05 +0400 Uluslararası sorunların içine doğru https://www.evrensel.net/yazi/29601/uluslararasi-sorunlarin-icine-dogru https://www.evrensel.net/yazi/29601/uluslararasi-sorunlarin-icine-dogru? Son birkaç yıldır Türkiye egemen sınıflarının dış politikadaki atakları dikkat çekici bir biçimde artmış durumda. Ülkeyi yöneten egemen sınıfların başta yakın komşularının içişleri olmak üzere, daha uzak bölgelerdeki uluslararası sorunlara da “müdahil” olmakta aşırı bir gayret içine girdiği görülüyor. Türkiye bugün Suriye olaylarının tam göbeğinde yer alıyor. Irak merkezi yönetimi ile ilişkiler gerilmiş durumda. Doğu Akdeniz’den Kıbrıs ve İsrail merkezli ilginç haberler geliyor. NATO’nun Afganistan’daki misyonu bitse de, Türkiye’nin orada olacağı en yetkili ağızlar tarafından açıklanıyor vb. AKP Hükümeti’nin bütün bu gerici adımları atarken iyi bir ön hazırlık yaptığını kabul etmek gerekiyor. Komşularla sıfır sorun politikasını ortaya attılar ve Türkiye’nin gerici ve yayılmacı emeller gü..]]> Thu, 24 May 2012 10:38:15 +0400 Başkanlık sistemi tartışmaları https://www.evrensel.net/yazi/29168/baskanlik-sistemi-tartismalari https://www.evrensel.net/yazi/29168/baskanlik-sistemi-tartismalari? Son günlerde başkanlık sistemi üzerine tartışmalar yapılıyor. Bu tartışmaların “anayasa yazım” sürecinde daha da yoğunlaşacağı görülüyor. Başbakan Erdoğan’ın başkanlık sisteminden yana olduğunu bilmeyen yok. Erdoğan’ın gönlünde başkan olmak yatıyor. Tabii sadece başkan olmak yatmıyor, diktatöryal yetkileri olan bir başkan olmak yatıyor. Ülkeyi diktatörce yöntemlerle yöneten bir başbakan olmak herhalde Erdoğan’ı tatmin etmiyor. Madem ki konu tartışılıyor ve daha da tartışılacak, bu konuda bazı hatırlatmalar yapmak yerinde olacaktır. Bugün ülke 12 Eylül askeri faşist darbesi sonrasında yapılan ve halka süngü zoruyla kabul ettirilen bir anayasa ile yönetiliyor. Faşist darbenin temel gerekçelerinden birisi uzun süre cumhurbaşkanı seçilememesi, partilerin bu konuda anlaşamaması, bu durumun ülkenin politik istikrarını tehlikeye atmış olması idi..]]> Thu, 17 May 2012 10:33:40 +0400 Kimler vergi ödemiyor? https://www.evrensel.net/yazi/28733/kimler-vergi-odemiyor https://www.evrensel.net/yazi/28733/kimler-vergi-odemiyor? Geçtiğimiz günlerde büyük sermayenin ağır topu, Koç topluluğunun başı Rahmi Koç “Memleketin yarısı vergi ödemiyor” diye feryat etti. İlginçtir bu çıkışa karşı ilk itiraz hükümetten geldi. Büyük sermayenin AKP Hükümeti vergi toplayamama beceriksizliği gibi bir etiketin kendi üzerlerine yapışmasından rahatsız olmuş olacak ki, benzinden, el telefonundan alınan vergileri örnek göstererek ülkede neredeyse hemen herkesin vergi ödediğini kanıtlamaya çalıştı. Oysa bu duruma öncelikle sendikaların itiraz etmesi, patronlara; ödediğiniz bir vergi varsa, bunu işçilerin sırtından ödüyorsunuz, çalışıp ödediğiniz tek kuruş vergi var mı demesi gerekiyordu. Ülkenin işçi ve emekçilerinin yarısının vergi ödemediğini ilan etmek büyük bir yüzsüzlük değil mi? Üstelik işçilerin &oum..]]> Thu, 10 May 2012 11:16:46 +0400 Uluslararası işçi sınıfı https://www.evrensel.net/yazi/28310/uluslararasi-isci-sinifi https://www.evrensel.net/yazi/28310/uluslararasi-isci-sinifi? Ülkenin çeşitli yerlerinden ve dünyanın değişik ülkelerinden işçi sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs’a ilişkin gelen haberlerin hepsinin istisnasız ortak bir yanı bulunuyor. Bu ortak yan 1 Mayıs 2012’nin geçmiş yıllara göre çok daha fazla işçi ve emekçi katılımı ile gerçekleşmiş olduğudur. Kuşkusuz böyle bir tablonun ortaya çıkması sürpriz değildir. Krizin pençesindeki Yunanistan, İspanya, Portekiz vb. gibi ülkeler için katılımların yoğun olması beklenen bir şeydi. Ancak diğer ülkelerden gelen haberler uluslararası sermayenin saldırılarına karşı, uluslararası işçi sınıfının 1 Mayıs’ta güçlü bir ihtar verdiğini gösteriyor. Ortaya böyle bir tablo çıkmışsa, bu tablonun doğru bir biçimde yorumlanması gerekir. Dünyanın çeşitli ülkelerinde işçileri ve emek&ccedi..]]> Thu, 03 May 2012 10:41:54 +0400 Şahinler varken Bir’lere gerek kalmıyor https://www.evrensel.net/yazi/27857/sahinler-varken-birlere-gerek-kalmiyor https://www.evrensel.net/yazi/27857/sahinler-varken-birlere-gerek-kalmiyor? Bugünlerde hepimizden darbelerin ve darbecilerin yargılandığına inanmamız isteniyor. Bakın diyorlar siz inanmıyordunuz ama 12 Eylülcüler yargılanıyor. 28 Şubatçılar yargılanmıyor demiştiniz, görüyorsunuz çoğu tutuklandı ve yargılanacaklar. Balyozcular zaten yargılanıyor. Hiç kuşkunuz olmasın sırada 27 Nisan muhtırası da var, vb. vb. Bütün bunlara inanmamız, hükümete güvenmemiz gerekiyor! Açıkçası bizden istenen ve beklenen bu. Yok eğer bu yargılamaları desteklemiyorsanız demek ki darbecileri destekliyorsunuz diyorlar. Hükümetin, onu destekleyen büyük basının ve “demokrat” kılığına girmiş yalaka köşe yazarlarının bu konudaki söylemleri böyle. İşte tam da burada bir soru sormamız ve onu açık yüreklilikle yanıtlamamız gerekiyor. O soru şudur: Darbelerin ve darbecileri yapmak istedikleri neydi? Ülkeyi nasıl bir yola sokmak istiyorlardı? 12 Ey..]]> Thu, 26 Apr 2012 10:22:51 +0400 Hesaplaşma! https://www.evrensel.net/yazi/27376/hesaplasma https://www.evrensel.net/yazi/27376/hesaplasma? Sanırız son zamanlarda en fazla kullanılan sözcüklerin başında hesaplaşmak geliyor. Darbe anayasası ile hesaplaşmak, 12 Eylülle hesaplaşmak, 28 Şubatla hesaplaşmak vb. bolca kullanılıyor. Ancak bu hesaplaşmalar gerçekten demokrasi ve özgürlüğü elde etmek için ayağa kalkmış güçlü bir halk hareketinin sonucu olarak değil de, egemen sınıf kliklerinin rakiplerini saf dışı etmenin aracı olarak gündeme geldiği için, demokrasi ve özgürlükler konusunda her şey eskisi gibi kalıyor. Yargılamalar, anayasa değişiklikleri vb. demokrasi getirmiyor, antidemokratik yapıyı pekiştiriyor. Bu tür hesaplaşmaların uluslararası planda da epeyce örnekleri bulunuyor. Gerici ve liberal Almanlara bakılırsa Almanya “kendi tarihiyle hesaplaşmış, ya da moda olduğu terimle, “yüzleşmiş”, Yahudi soykırımını kabul etmiştir. Almanya ikinci dünya savaşı sonrasında kurulan İsrail devletinin ..]]> Thu, 19 Apr 2012 10:40:01 +0400 İşçi sınıfı https://www.evrensel.net/yazi/26943/isci-sinifi https://www.evrensel.net/yazi/26943/isci-sinifi? İşçi sınıfı derken genel olarak uluslararası işçi sınıfını değil, Türkiye işçi sınıfını kastediyoruz ve onun yaklaşık son otuz yıllık mücadelesinin gelişim özelliklerinden bazılarına işaret etmek istiyoruz. Çünkü işçi sınıfının mücadelesi üzerine söylenecek her söz, özellikle belirli dönemlerde onun yapısı ve bileşimi göz önüne alınmadan söylenecek olursa, eksik kalmaya ve sınıfın mücadelesini doğru değerlendirememeye yol açacaktır. Ama kısa bir gazete makalesinde bu işin bütün yönleri ile yapılamayacağı da daha baştan kabul edilmelidir. Burada sadece önemli gördüğümüz birkaç noktaya dikkat çekmek istiyoruz. İşçi sınıfı açısından neredeyse son otuz yılın en dikkate çeken özelliği kuşkusuz işçi sınıfının saflarındaki genişlemedir. Ancak bu genişlemenin tayin edici kısmının kırsal ..]]> Thu, 12 Apr 2012 10:55:35 +0400 Boş sanık sandalyeleri https://www.evrensel.net/yazi/26498/bos-sanik-sandalyeleri https://www.evrensel.net/yazi/26498/bos-sanik-sandalyeleri? Kimine göre bu yargılama 12 Eylül askeri faşist darbesinin yargılanması, kimine göre ise sadece darbeci iki generalin yargılanmasıdır. Ama ortada her iki değerlendirmeyi de boşa düşürecek bir görüntü var. O görüntü mahkeme salonundaki sanık sandalyelerinin boş olmasıdır. Bu simgesel görüntü, aslında bugünkü AKP Hükümetinin ve denetimine aldığı yargının, daha da önemlisi bugünkü politik durumun ve atmosferin görüntüsüdür. AKP Hükümeti, bu ülkede halka karşı işlenmiş tüm suçları gerçek mecrasından saptırarak yargılama, bu konularda halkın açmış olduğu dosyaları kapatma konusunda özel bir yeteneğe sahiptir. Ancak mahkemede ortaya çıkan bu garip durumu tersine çevirmek isteyen bir kitlenin mahkeme önünde ve salonunda hazır bulunması, bu mahkeme komedisinin gerçek bir demokrasi müc..]]> Fri, 06 Apr 2012 05:05:16 +0400 Sahi siz kimsiniz? https://www.evrensel.net/yazi/26063/sahi-siz-kimsiniz https://www.evrensel.net/yazi/26063/sahi-siz-kimsiniz? Balyoz Planı Davası’nda yargılanan Emekli Orgeneral Ergin Saygun, mahkeme heyetine “bizi terör örgütleri ile ilişkilendirmeye çalışanlar, bu konularda gazetelerde haberler yapanlar, buradaki vatan evlatlarını Kandil ve İmralı’nın emrinden çıkmayan BDP ile karıştırıyorlar. Siz bizi BDP mi sandınız?” demiş. Doğrusu ilginç bir çıkış! Bu ülkede birilerinin emrinden çıkmayan kişi ve kurumlar var ve bunlar zaten aleni biliniyor. Biz bilmeyenler de olabileceğini varsayarak bu soruna yakından bir bakalım. Öncelikle Kandil, İmralı ve BDP sorununa bakalım. İlişki kurulan bu üçlünün ortak noktası nedir? İkisi coğrafi adlarla simgelenen bu yerler ve örgütler doğrudan doğruya Kürt mücadelesini temsil etmektedir. Dolayısıyla bunlar arasında bir ilişkinin olması son derece doğaldır. Mevcut yasalar bir siyasi partiyi sınırladığı için onu dışta tutarak söyleyecek ol..]]> Fri, 30 Mar 2012 05:01:59 +0400 Uzatmaları oynamak https://www.evrensel.net/yazi/25624/uzatmalari-oynamak https://www.evrensel.net/yazi/25624/uzatmalari-oynamak? Uzatmaları oynamak aslında bir futbol terimi. Maç içindeki kayıp zamanların maç sonuna ilave edilerek oynanmasını ifade ediyor. Uzatmaların oynanması bazı durumlarda galip gelmek isteyen takım için ek bir umudu ifade ediyor. Ama maç örneğin A takımı lehine 4-0 ise, B takımı için uzatmalar bırakalım durumu tersine çevirmeyi, yenecek yeni goller anlamına geliyor. Yani B takımı için uzatmalar yeni bir umudu değil, kaybedilen bir maçın uzayan azabını ifade ediyor. Türkiye’yi yöneten egemen sınıfların Kürt Sorunu’nu baskı, terör ve küçük kırıntılarla çözme çabası, yukarıdaki B takımının durumunu ifade etmekten başka bir anlam ifade etmiyor. Kürt ulusal mücadelesinin ulaştığı boyut, ülkeyi yöneten egemen sınıflar açısından kaybedilmiş bir davayı simgelemektedir. Yasaklanan Newroz’da Diyarbakır halkının önlerine dikilen ..]]> Thu, 22 Mar 2012 11:02:01 +0400 Yanmak kader mi? https://www.evrensel.net/yazi/25119/yanmak-kader-mi https://www.evrensel.net/yazi/25119/yanmak-kader-mi? Yanıyoruz! Van’da, Esenyurt’ta, Sivas’ta, organize sanayi bölgelerinin işyerlerinde vb. yanıyoruz. Bu dünya da yanmak sanki kaderimiz olmuş. Ama öbür dünyada daha büyük bir ateş bizi bekliyor. Söylendiğine göre onun adı cehennem ateşi imiş. Bu dünyada bizi yöneten, sömürenlere biat etmez, uysal köleler olmazsak yanacağız! Bu dünyanın egemenlerine hizmet eden çeşitli dinlerin inanç tüccarları, düzenlerini korumak için işçi ve emekçi halkın itaatkar köleler olmasını istiyorlar. İmamla papaz, Budist rahiple, Yahudi haham ağız birliği etmişler hep birlikte itaat ve kölelik vaaz ediyorlar. Peki ama bu dünyada ve öbür dünyada yanmak kaderimiz mi? Daha dün mahkeme Sivas davası için zaman aşımı kararı verdi. Sivas’ta Sünni yobazlık kılığına bürünmüş dini fanatizm 37 insanı bir otele dolduru..]]> Thu, 15 Mar 2012 10:48:43 +0400 Ataması yapılmayan öğretmen olur mu? https://www.evrensel.net/yazi/24662/atamasi-yapilmayan-ogretmen-olur-mu https://www.evrensel.net/yazi/24662/atamasi-yapilmayan-ogretmen-olur-mu? Hem öğretmen, hem de eğitim fakültesinde en az 4 yıl eğitim alarak hak ettiği öğretmenlik hakkı kendisine verilmiyor! Öğretmen ve atanamama kelimelerinin yan yana gelmesi bile insanda garip bir duygu yaratıyor. Atanamayan öğretmenler sorunu güncelliğini yitirmeyen bir sorun ve bu sorun her atama döneminde yeniden kamuoyunun önüne geliyor. Atanamayan öğretmen sayısı yüz binlerle ifade ediliyor. Öğretmen adayı olan yüz binlerce genç ise halen eğitim fakültelerinde okuyor. Atanmayan öğretmen gerçeği ile karşılaşan her insan, doğal olarak ‘Demek ki bu ülkenin öğretmen açığı yok, öğretmenler içerisinden objektif kriterlerle en iyileri seçiliyor’ gibi bir yanılgıya sahip olabilir. Oysa gerçek bütünüyle farklı. 30 üyesi bulunan OECD ülkeleri içerisinde Türkiye ekonominin büyüklüğü açısın..]]> Thu, 08 Mar 2012 11:22:16 +0400 Sermaye ve eğitim https://www.evrensel.net/yazi/24173/sermaye-ve-egitim https://www.evrensel.net/yazi/24173/sermaye-ve-egitim? Biliyorsunuz, eğitim tartışmalarına TÜSİAD’da katıldı ve 4+4+4’e karşı kendi önerilerini açıkladı. Başbakan Erdoğan bu açıklamaya tepki gösterdi ve TÜSİAD’cılara “siz işinize bakın” dedi. Bu tartışma elbette Başbakanla TÜSİAD’cılar arasında kalamazdı ve kalmadı. Bilimsel, demokratik ve laik bir eğitim isteyen kesimler zaten baştan beri bu gerici düzenlemeye karşıydılar. Eğitim sorunu, genç kuşakların geleceğini biçimlendiren önemli bir konu ve bu nedenle tüm toplumu ilgilendiriyor. Büyük sermaye basınında da bu konu ele alındı. Hürriyet’ten Erdal Sağlam TÜSİAD’cıların yanında saf tuttu ve köşesinde bu konuya değindi. Sağlam önce “TÜSİAD’ın “Türkiye’de Büyümenin Kısıtları: Bir Önceliklendirme Çalışması” adlı belgesinden alıntı yapıyor. Burada şu iki temel tespit yapılıyor. “1..]]> Thu, 01 Mar 2012 10:08:26 +0400 Ya yap ya iflas et! https://www.evrensel.net/yazi/22793/ya-yap-ya-iflas-et https://www.evrensel.net/yazi/22793/ya-yap-ya-iflas-et? Ya denileni yapacaksın, ya da iflas edeceksin. Atadıkları Yunan Hükümetine söyledikleri bu. Bu resti çekenler ise Avrupa Birliği (AB), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Uluslararası Para Fonu (IMF) yetkililerinden oluşan ve Troyka olarak adlandırılan heyet. Bu heyet Yunan Hükümetine, 16 sayfalık yeni bir plan sunarak, ‘Ya kabul et ya da reddet’ resti çekiyor. İki alternatifli gibi görünen bu rest aslında tek alternatifli ve senden istenilenleri tıpış tıpış kabul edip, uygulayacaksın anlamını taşıyor. Çünkü AB’ye ve uluslararası finans kurumlarına teslim olmuş olan Yunan Hükümetinin önünde başka bir yol bulunmuyor. Ama yunan işçileri ve emekçileri ise ülkenin önünde farklı bir yol olduğuna inanıyor ve Hükümete “Yeni yardımlar için başınızı öne eğmeyin” çağrısı yaparak grev ve gösteriler yapıyorlar. Yunanistan&rsq..]]> Thu, 09 Feb 2012 10:25:46 +0400 Dindar bir gençlik nasıl yetişir? https://www.evrensel.net/yazi/22353/dindar-bir-genclik-nasil-yetisir https://www.evrensel.net/yazi/22353/dindar-bir-genclik-nasil-yetisir? Bu ülkede yöneticilerin gençliği bir kalıba dökerek, kendi istedikleri gibi bir gençlik yetiştirme amacı hep oldu. 12 Mart paşaları da “Halkın sosyal uyanışının” hızlandığından şikayet ediyorlardı. Bu uyanışın en önde gelen temsilcilerinden birisi gençlik, diğeri de işçi sınıfı idi. Sonunda yarı-askeri faşist bir darbe yoluyla bu uyanışı bastırmak istediler. 12 Eylülün amerikan uşağı darbeci faşist paşaları da gençliğin ve halkın uyanışından şikayetçi idi. Kendileri gibi Amerikalıların “çocukları”, “Türk-İslam sentezinin” ürünü bir gençlik yetiştirmek için çok çaba gösterdiler. Bugün de Başbakan Erdoğan “Dindar bir gençlik yetiştirmek istediklerini” söylüyor. Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile girdiği polemikte şöyle diyor: “Muhafazakar demokrat pa..]]> Fri, 03 Feb 2012 05:44:38 +0400 Demokrasinin halleri https://www.evrensel.net/yazi/21935/demokrasinin-halleri https://www.evrensel.net/yazi/21935/demokrasinin-halleri? Günümüz dünyasında demokrasi, demokratik yolları izlemek, demokrasi içerisinde çözüm bulmaya çalışmak gibi söylemler son derece etkili ve güçlü. Demokrasi ve insan hakları konusunda iki yüzlülüğe ve demagojiye dayanan oldukça yoğun bir propaganda yürütülüyor. Demokrasiden kastedilen ise serbest seçimlere dayanan, temsil sistemi ile oluşan bir parlamento, ya da karma bir sistem olan başkanlık sistemleri vb.dir. Burjuva anlamda demokrasinin bugünkü görünüm biçimi aşağı yukarı böyledir. Son zamanlarda dünyanın değişik coğrafyalarında bu tür demokrasi biçimi üzerine farklı tecrübeler ortaya çıkmaktadır. Avrupa temsili demokrasinin beşiği sayılır. Hatırlanacağı gibi İtalya ve Yunanistan’da son seçimleri kazanan, ya da çoğunluğu sağlayarak bir biçimde kurulan hüküm..]]> Fri, 27 Jan 2012 07:20:33 +0400 İllegalite mi dediniz? https://www.evrensel.net/yazi/21499/illegalite-mi-dediniz https://www.evrensel.net/yazi/21499/illegalite-mi-dediniz? “İllegaliteye ülkemizde asla yer yok.” Bu sözler Başbakan Erdoğan’a ait. Erdoğan bunları söylerken KCK operasyonları, BDP’nin konumu, PKK mücadelesi ve bütün bunlar arasında olduğu iddia edilen ilişkileri kastediyor. “Kaderin” garip cilvesine bakın ki, Erdoğan bu sözleri söyledikten birkaç gün sonra Hrant Dink davasında karar açıklanıyor. Yani devletin tüm illegal ve legal ilişkileri ile tam orta yerinde yer aldığı bir cinayet davasının kararı. Bu kararda devlet aklanıyor, ortaya çıkan bütün ilişkilerinin “hayal” olduğu iddia ediliyor ve “bireysel azmettirici” cezaya çarptırılıyor. MİT, JİTEM, Kontrgerilla, Ergenekon, Özel Harp Dairesi, Emniyet, Genelkurmay, Jandarma istihbaratları vb. vb. bildiğimiz ve bilmediğimiz başka illegal devlet örgütleri ve bunların işledikleri sayısız cinayet. “Faili meçhuller, adam ka..]]> Thu, 19 Jan 2012 11:15:59 +0400 Dokunmak! https://www.evrensel.net/yazi/21107/dokunmak https://www.evrensel.net/yazi/21107/dokunmak? Dokunmak çok çeşitli anlamlara gelebilecek bir kelime. Temas etmekten, bir yiyeceğin, havanın size dokunmasına kadar pek çok anlamda kullanılabilirsiniz. Bugünlerde en fazla kullanıldığı alan ise herhalde politika. Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ tutuklandı. CHP Genel Başkanı hakkında fezleke düzenlendi, 12 Eylül askeri faşist darbesi dava konusu oldu, beşli çeteden sağ kalan ikisinin, Evren ve Şahinkaya’nın ifadeleri alındı. Pek çok gazeteci içeride. Bu tablo uzatılabilir. Kısacası bütün bunlara dokunuldu. Zaten hükümet ve başbakan da kimsenin dokunulmazlığının olmadığını, hukukun herkese dokunabileceğini ileri sürüyor vb. vb.. Tutuklanmış olan generallerin, subayların sayısını artık hesaplayamıyoruz. Generaller her şeye karışmaya yetkili, ama hiçbir şeyin sorumluluğu altına girmeyen, Zeus’un Olimpos’daki tanrıları gibiydiler. Ülkede hükümetler devriliy..]]> Thu, 12 Jan 2012 09:47:38 +0400 Yoksa Ergenekon devlet mi? https://www.evrensel.net/yazi/20649/yoksa-ergenekon-devlet-mi https://www.evrensel.net/yazi/20649/yoksa-ergenekon-devlet-mi? Ergenekon diye adlandırılan yapının ortaya çıkarılmasının üzerinden epeyce bir süre geçti. Veli Küçük’ün de içinde bulunduğu sanıklar gözaltına alındığında, özellikle liberal çevrelerde artık devletin kirli işlerinin ortaya döküleceği ve genel bir temizlik yapılacağı kanısı hakimdi. Bu rüzgar bazı sol çevreleri de etkisi altına aldı. Ancak yapılan operasyonların hedefinin devletin yeniden yapılanmasına uyum sağlayamayan, virajı alamayan derin devletin bazı eski uzantıları ve ayak takımı olduğu, bunların da sadece AKP Hükümetini yıpratmaya yönelik eylemlerinin soruşturulduğu, Ergenekon operasyonun kapsamının bununla sınırlı olduğu çok geçmeden anlaşıldı. Olup bitenin farkında olan ilerici ve demokrat çevreler, Ergenekon operasyonları başladığında, devletin halka karşı işlediği tüm suçların açığa çıkarılması, örneğin 1 Mayıs..]]> Fri, 06 Jan 2012 05:52:02 +0400 Kendi sorumluluğun nerede? https://www.evrensel.net/yazi/20223/kendi-sorumlulugun-nerede https://www.evrensel.net/yazi/20223/kendi-sorumlulugun-nerede? Birkaç gün önce, Hürriyet Gazetesinin Eski Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök “yılın gazetecisini takdim ediyorum” başlıklı bir makale yazdı. Özkök bu yazısında yeni gazeteci tipinin canlı bir portresini çiziyordu. Bu gazeteci tipine Özkök’ün yapıştırdığı nitelikler şöyle, “adam muhbir,...siluet,..çeteleci,... gazetecilerin eli kolu bağlanıp, ağızları kapatılınca bütün meydanlar ona kalmış. Gammazlıyor, ihbar ediyor, hakaret ediyor, iftira atıyor. Acımasız bir terminatör. Vuruyor, taşlıyor, korkutuyor, sürgüne gönderiyor. Kızdığı ne kadar gazeteci varsa sürgüne gönderiyor...” Bu tanımlamalar böylece sürüp gidiyor. Özkök geçmişte de Türk basınında çokça yanlış işler yapılmış olmasına karşın, kendi meslektaşlarını ihbar eden tipe ilk kez rastlandığını yazıyor. Yazı etkili, vurucu g..]]> Thu, 29 Dec 2011 11:05:25 +0400 Tarihten hatırlatmalar https://www.evrensel.net/yazi/19800/tarihten-hatirlatmalar https://www.evrensel.net/yazi/19800/tarihten-hatirlatmalar? Bugün aşağı yukarı bütün gazetelerde ve pek çok köşe yazısında dün Fransız parlamentosunda yapılan oylama ve onun sonucu yer alacak. Fransız parlamentosu, daha önce Ermenilere 1915’de yapılan büyük katliamın soykırım olduğunu kabul etmişti. Dün de soykırımı inkar etmeyi suç sayan bir kanunu görüştü ve muhtemelen kabul etti. Bu adım ülkede kıyametlerin kopmasına neden oldu. Ama soğukkanlılıkla bakıldığında bu tür konuların emperyalistlerin ve gericilerin elinde oyuncak olmasının, ne Ermenilere, ne Türklere, ne de Ermenistan ile Türkiye arasında kurulması gereken karşılıklı olarak haklara saygıya dayanan iyi komşuluk ilişkilerine hizmet etmediği rahatlıkla görülecektir. Elbette halkların bu tür konuları soğukkanlılıkla konuştukları, bunları mahkum ettikleri günler gelecektir. Katliamlar ne yazık ki tarihte kalmadı. Yarın 24 Aralık. Maraş Katliamı’nın 32. yıld&oum..]]> Thu, 22 Dec 2011 10:18:52 +0400 Hem kârlılık hem haklılık ne anlama geliyor? https://www.evrensel.net/yazi/19411/hem-krlilik-hem-haklilik-ne-anlama-geliyor https://www.evrensel.net/yazi/19411/hem-krlilik-hem-haklilik-ne-anlama-geliyor? Son günlerde kolesterol ilaçlarının kullanımı üzerine ilginç tartışmalar yaşandı. Bir kaç namuslu bilim adamı ve kadını -Profesör Küçükusta, Profesör Karatay vb.- bu ilaçların kullanımının teşvik edilmesinde ilaç tekellerinin belirleyici rol oynadığını açıkça ortaya koydular. Bir kez daha anlaşıldı ki ilaç tekelleri insanların sağlığından çok aşırı kârlar vurmakla ilgileniyorlar ve bunu gerçekleştirmek için dev bir sistem kurmuşlar. Sabah gazetesi yazarlarından Mehmet Barlas geçtiğimiz günlerde bu meseleden yola çıkarak kapitalizmde kârlılık ve haklılık üzerine bir yazı kaleme aldı. Barlas özetle şunları yazdı: “Kapitalist ekonomide başarının ölçüsü “Kâr”dır, kazançtır, büyümedir, zenginleşmektir. Kâr müstakbel zararların sigortasıdır, yeni yatırımların da ..]]> Thu, 15 Dec 2011 10:00:01 +0400 Merkozy İmparatorluğu’na doğru mu? https://www.evrensel.net/yazi/18951/merkozy-imparatorluguna-dogru-mu https://www.evrensel.net/yazi/18951/merkozy-imparatorluguna-dogru-mu? “Merkel baştan beri aslında AB’de daha fazla dizginleri eline almak istedi. Bunun için direndi ve herkesin burnunu sürttü. Bundan sonra artık reform süreci başlayacak. Nasıl mı? Öncelikle Avrupa Birliğinde son yıllarda sistem tıkandı. Birçok hükümet, üretmeyen dev kamu sektörün ve savurgan vaatlerle seçim desteği alan olağanüstü güçlü sendikaların esiri haline geldiler. Bu tablo ise AB ülkelerinin birçoğunda rekabet gücünü yok etti ve korkunç borç yükü getirdi.” Bu tespitler Nur Batur’a ait. Batur, çarşamba günü Sabah gazetesinde yer alan “AB’yi hizaya soktu” başlıklı yazısında bu görüşlere yer verdi. Batur bu yazısında bazı AB üyesi ülkelerin içine yuvarlandığı ekonomik krizin AB’yi reforma zorladığını vurguluyor, artık bu sürecin başladığını tesp..]]> Thu, 08 Dec 2011 09:47:47 +0400 Dün ve bugün https://www.evrensel.net/yazi/18562/dun-ve-bugun https://www.evrensel.net/yazi/18562/dun-ve-bugun? Ertuğrul Özkök dünkü yazısında nasıl Özalcı olduğunu anlatıyor. Özalcı olduğu günün kesin tarihini de veriyor. 5 Şubat 1985 Özkök’ün Özalcı olduğu gündür. O gün ne olmuştu? Bunun hikayesini de Özkök’ün yazısında buluyoruz. ”Ben duygusal bir insanım, o nedenle bir cümle ile Özalcı oldum” diyor Özkök. O cümle Özal’ın Cezayir ziyareti ve Cezayir’den Türkiye adına özür dilemesidir. Özrün nedeni ise Türkiye’nin Cezayir’in bağımsızlığına karşı BM’de çekimser oy kullanmasıydı. 1958’de yapılan oylamada DP Hükümeti çekimser oy kullanma kararı almıştı. Özkök yazısının devamında Türkiye tarihinin karanlık sayfalarından örnekler vererek hangi siyasi geleneğin, hangi utanç verici olaydan dolayı özür dilemesi gerektiğinin bir dö..]]> Thu, 01 Dec 2011 10:00:10 +0400 Demokrasi ve Anayasa https://www.evrensel.net/yazi/18125/demokrasi-ve-anayasa https://www.evrensel.net/yazi/18125/demokrasi-ve-anayasa? Dersim katliamının üzerinden üç çeyrek asır geçti. Öğrenmenin yaşı yok. Başbakan Erdoğan her halde yeni öğrendi ve devlet adına özür diledi. Özür diledi de ne oldu? Katliam kurbanlarına tazminat mı ödendi? Tunceli yeniden Dersim mi oldu? Kürt ve Zaza çocukları bugün kendi ana dillerinde eğitim mi yapıyor? Üç çeyrek asır öncesi bombalanan, gaza boğulan Dersim’in, Kürdistan’ın dağları ve vadileri bugün artık bombalanmıyor mu? Bugünün seyidleri, şıhları kendi dillerinde dinlerini özgürce yaşayabiliyor, kamuda özgürce kullanabiliyor mu? Kürtler artık zindanlara doldurulmuyor, dağda şehirde kurşunlanmıyor mu? Bu sorular uzatılabilir. Ama sorunun kaynağında Kürt sorununun olduğu, ülkede bir demokrasi sorunun bulunduğu apaçık ortadadır. Politik çıkar sağlamak amacıyla yapılan hangi gerici demagoji bu &ccedi..]]> Thu, 24 Nov 2011 10:01:30 +0400 Teknokratlar ve demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/17692/teknokratlar-ve-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/17692/teknokratlar-ve-demokrasi? Bağımlı ülkeler ekonomik krizlerin pençesine düştüklerinde onlar için hazır bir reçete bulunuyordu. Büyük devletler ve onların icracısı rolündeki IMF gibi uluslararası kuruluşlar ekonomide yapılması gerekenleri sıralıyor, listeyi hükümetlerin ellerine tutuşturuyordu. Eğer hükümet değişmemişse ekonominin başına bir “teknokrat” getiriliyordu. Bu “teknokrat” ya Dünya Bankası, ya da ciddi bir uluslararası mali kuruluşta görev yapmış birileri oluyordu. Ondan sonra bu bağımlı ülkeleri daha fazla soyacak bir plan devreye giriyordu. 2001 krizinde Kemal Derviş örneği hatırlardadır. Bağımlı ülkeler için olağan sayılan bu süreç şimdi ciddi ekonomik büyüklükleri olan ülkelerde de uygulanmaya başladı. Kara Avrupa’sının Almanya ve Fransa’dan sonra üçüncü büyük ekonomisi olan İtalya bunun son ör..]]> Thu, 17 Nov 2011 09:53:43 +0400 Bir taş kafa lazım! https://www.evrensel.net/yazi/17250/bir-tas-kafa-lazim https://www.evrensel.net/yazi/17250/bir-tas-kafa-lazim? Halka karşı genel olarak baskı ve terörün arttığı dönemlerde bazı yöneticiler, görevliler öne çıkarlar. Böylesi dönemlerde robotlaşmış, verilen emirleri harfiyen uygulayan, canice işleri gözünü kırpmadan yerine getiren adamlara ihtiyaç vardır. Genellikle taş kafa olduklarına dair bir izlenim bırakırlar. Bunlar bazen olağanüstü hal valisidir, bazen içişleri bakanıdır, bazen emniyet genel müdürüdür, bazen de genelkurmay başkanıdır vb. vb. Bunlar yapılan bütün kirli işleri savunur, bu işlerin yapılmasında kilit rol oynarlar. Bütün kirli ve derin işleri büyük bir kıyıcılıkla yaparlar, işleri bittiğinde de kenara çekilirler. Adam kilit bir görevde. “Sorun göremiyorum” diyor. “Bunları bir araya getiren inançsızlık, dinsizlik, Allah korkusundan yoksun olmak” diyor. Tutuklamalar, operasyonlar tüm hızıyla s..]]> Thu, 10 Nov 2011 09:37:59 +0400 Ne strateji, ne de yöntem yeni https://www.evrensel.net/yazi/16819/ne-strateji-ne-de-yontem-yeni https://www.evrensel.net/yazi/16819/ne-strateji-ne-de-yontem-yeni? Hükümet ve onu destekleyen bazı çevreler bir süredir devletin Kürt Sorunu’nda yeni bir strateji izlediğini savunuyorlar. Bu “yeni stratejinin” detayları çeşitli yönleri ile basın ve TV’lerde tartışılıyor. Yeni olduğu söylenen bu stratejinin ana unsurlarına bakıldığında, aslında ortada yeni bir şeyin olmadığı rahatça görülebiliyor. Ancak yenilenen devlet-ordu-hükümet ilişkileri ve bu gücün toplumsal ayağı olma rolündeki bazı dini cemaatlerin ve satın alınmış medya gücünün ortak, birleşmiş etkileri ile, bu kez Kürt Sorunu’nun üstesinden gelinebileceği gibi bir hava estiriliyor. “Yeni” olduğu söylenen bu strateji hangi temeller üzerinde yükseliyor? Taraf Gazetesinden Emre Uslu’nun aktardığına göre, ilk olarak “alan hakimiyeti”ni sağlamak üzere, Kürt hareketi KCK ve BDP üzerinden siyas..]]> Thu, 03 Nov 2011 09:58:20 +0400 Tek alternatif olmaktan çıktı https://www.evrensel.net/yazi/16389/tek-alternatif-olmaktan-cikti https://www.evrensel.net/yazi/16389/tek-alternatif-olmaktan-cikti? Tek alternatif olmaktan çıkan kapitalizmdir. 1980’lerin sonuna doğru Doğu Bloku yıkılmış, duvarlar çökmüştü. Oysa başta Sovyetler Birliği olmak üzere Doğu Bloku ülkeleri sosyalizmle ilişkilerini Kruşçev’le birlikte adım adım kesmişlerdi. Sistem devlet kapitalizmi ile sosyalizm kalıntılarının her türden bir bileşimi üzerinde can çekişiyordu. Bu duruma Gorbaçov “paydos” dedi. Çöküntü gürültülü ve trajik oldu. Dünya halklarının gözünde çöken sosyalizmdi. Halklar doğal olarak sorunun özü ile, çökenin aslında ne olduğu ile ilgilenmiyorlardı. Onların gözünde görüntü her şeyi açıklamaya yetiyordu. Sosyalizm “iflas ettiğine” göre geriye tek alternatif kalıyordu. Bu alternatif de ortalıkta başka bir sistem görünmediğine göre elbette ki kapitalizm id..]]> Thu, 27 Oct 2011 09:34:08 +0400 Halkların zamanı https://www.evrensel.net/yazi/15521/halklarin-zamani https://www.evrensel.net/yazi/15521/halklarin-zamani? Tunus’la başlayıp, Mısır’la devam eden, çeşitli Arap ülkelerine yayılan protesto, gösteri, isyan ve devrimlere Arap Baharı adı verilmişti. Bugünün dünyasına bir göz atıldığında halk hareketlerinin dünyanın pek çok ülkesine yayıldığı görülmekte. Artık her taraf neredeyse Tahrir Meydanı’na dönüştü. Ancak ABD’yi, Fransa’yı, İngiltere’yi, İtalya’yı, İspanya’yı, Yunanistan’ı saran gösteri ve protestoların etkileri Tahrir göstericilerinin etkilerini kat kat aşma potansiyeli gösteriyor. Tahrir göstericileri, yani Mısır halkı doğal olarak özgürlük ve demokrasi istemlerini öne çıkarmıştı. Ama bugün kapitalizmin merkez ülkelerini saran ve giderek yayılma eğilimleri gösteren gösteriler doğrudan doğruya halen uygulanmakta olan ekonomi politikalarını hedef alıyor ve onlara karşı bir hareket olma ö..]]> Thu, 13 Oct 2011 10:09:33 +0400 Tezkere! https://www.evrensel.net/yazi/15044/tezkere https://www.evrensel.net/yazi/15044/tezkere? Tezkerenin birden fazla anlamı bulunuyor. Bu anlamlardan birisi askerliğin bittiğini bildiren resmi belge olmasıdır. Bir başka anlamı ise bir iş için izin verildiğini belirten resmi bir kağıt olması. Bugün ülkeye bu iki tezkereden hangisi gereklidir sorusunu bir kez daha sormak ve sorumlulukla ilki deyip bunun gereğini yapmak gerekmiyor mu? Anlaşılmış olmalıdır, burada askerliğin bittiğini belirten tezkereyi, Kürt sorununun askeri yöntemlerle çözülemeyeceğini, bu soruna barış içinde bir çözüm bulmak gerektiğini ifade etmek üzere kullandık. Gerçek böyle olmasına karşın Meclis çoğunluğu aksi yönde hareket etti ve askeri “çözüm” anlamına gelen görev tezkeresini kabul etti. Tezkere AKP’li, CHP’li, MHP’li milletvekillerinin oyları ile kabul edildi. BDP ve Blok milletvekilleri ret oyu verirken, kabul oyu vermek istemeyen birkaç milletvek..]]> Thu, 06 Oct 2011 10:01:16 +0400 ‘Ortaklığa’ devam! https://www.evrensel.net/yazi/14130/ortakliga-devam https://www.evrensel.net/yazi/14130/ortakliga-devam? Başbakan Erdoğan ile ABD Başkanı Obama arasındaki görüşmenin ardından, gazetelerin köşelerinde yazılanlara ve televizyonlarda yapılan yorumlara bakılırsa çıkan sonuç şu olmuş: güçlü ortaklığa devam! Buna “model ortaklık” da deniyor. Ortaklığı yapanlar malum ABD ve Türkiye. Bu ortaklığın devam etmesi için el sıkışanlar Obama ve Erdoğan. Ortaklığın konusu ise bölge ve dünya politikaları üzerinde bir anlaşmaya varmak, ortak davranmak. Yani İran’a karşı birlikte tutum almak, Suriye’ye saldırmak, İsrail’i korumak, ülkeyi bir ABD uçak gemisine çevirmek, bölgede ABD’nin stratejik çıkarlarının kölesi olmak. Bu ortaklıkta ülkenin, halkın çıkarına olan bir şey var mı? Dahası bu ortaklık mı, yoksa uşaklık mı? Bütün bu söylenilenlere yapılan itiraz ise şu: ne var bunda, bütün bu işlerin yapılmasında Türkiye&rsquo..]]> Thu, 22 Sep 2011 16:53:01 +0400 Halka açıklandı! https://www.evrensel.net/yazi/13646/halka-aciklandi https://www.evrensel.net/yazi/13646/halka-aciklandi? Devletle PKK arasındaki gizli görüşmelerin ses kayıtları İnternet sitelerine düştü. Uzun süredir bu tür görüşmelerin varlığı biliniyor, ancak içerikleri konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşılamıyordu. Diğer taraftan, politik arenada bu konu söz konusu olduğunda, bu konu; hükümetinden muhalefetine diğerine karşı kullanılacak “verimli bir malzeme” olarak görülüyordu. Böylece görüşmelerin varlığı açıkça kanıtlandığı gibi, içeriği konusunda da tüm kamuoyu ayrıntılı bir biçimde bilgi sahibi oldu. Hatırlanacağı gibi Kürt sorununun kardeşçe ve demokrasi içerisinde barışçıl bir yöntemle çözülmesini isteyen güçler tarafların görüşmesini, bu görüşmelerin kamuoyuna açıklanmasını talep ediyorlardı. Şimdi bu talep gerçekleşti. Ama talebin gerçekleşmesi bütü..]]> Fri, 16 Sep 2011 06:27:50 +0400 Kalkan ve kılıç! https://www.evrensel.net/yazi/13275/kalkan-ve-kilic https://www.evrensel.net/yazi/13275/kalkan-ve-kilic? Kalkanın adının anıldığı yerde ardından gelecek ikinci nesnenin adı kılıçtır. Aslında sıralama kılıç ve kalkan biçimindedir. İsrail çığırtkanlığının gürültüsü arasında füze kalkanının Diyarbakır Pirinçlik’te kuruluyor olması neredeyse ketenpereye getirildi. Oysa atılan bu adım son dönemlerde atılmış olan en önemli askeri adım. AKP Hükümeti bu adımı atarak ülkenin yakın komşuları ile sürekli gündeme gelecek yeni anlaşmazlıkların yolunu atarken, bir diğer uzak komşusuna karşı da düşmanca davranacağını ortaya koymuş oldu. Yakın komşunun İran olduğu artık hemen herkes tarafından bilinmektedir. Füze kalkanın görevleri arasında, “İran’dan İsrail’e karşı atılacak füzelerin” durdurulmasının olduğu açıkça dillendirilmiştir. AKP Hükümeti’nin ters yöndeki propagandasına karşın, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy bu durumu &l..]]> Thu, 08 Sep 2011 09:44:28 +0400 Bizden vergi alın! https://www.evrensel.net/yazi/12867/bizden-vergi-alin https://www.evrensel.net/yazi/12867/bizden-vergi-alin? İlk çağrı ünlü zengin Buffet’ten geldi. Büyük patronlardan mülti milyoner Warren Buffett, ABD’nin bütçe açığı sorununu çözmek için Kongre’yi ülkenin süper-zengin kesimine yönelik vergileri artırmaya çağırdı ve böyle bir adımın yatırımlara zarar vermeyeceğini söyledi. Buffet sadece bunları söylemiyor, şu söyledikleri de ilginç: “Ben ve arkadaşlarım, milyarder dostu Kongre tarafından bugüne kadar yeterince şımartıldık. Hükümetin artık fedakarlığın herkesçe paylaşılması konusunda ciddi girişimler yapmasının zamanıdır” diyor. Buffett, geçen yıl ödediği verginin 6.9 milyar dolar olduğunu söylüyor ve “ödediğim vergi benim vergiye tabi gelirimin sadece yüzde 17.4’üydü. Şirketimizde çalışanların vergi yükü ortalaması ise yüzde 36” eleştirisinde..]]> Fri, 02 Sep 2011 04:32:16 +0400 Dağda ve ovada https://www.evrensel.net/yazi/12453/dagda-ve-ovada https://www.evrensel.net/yazi/12453/dagda-ve-ovada? AKP Hükümetinin, geleneksel devlet politikası olan Kürtler üzerindeki şiddet uygulama politikasına sahip çıkması ve bu gerici politikaya yol vermesi ile birlikte çatışmalar yoğunlaştı. Statükocuların, ulusalcıların Kandil çığlıkları bir karşılığını bulmuş durumda. Şimdilerde onların talep ettikleri her gerici adım atılıyor. Operasyonlar yaygınlaşıyor ve sorunu kan ve terörle “çözme” politikası, hükümet destekçisi basın ve yayın tarafından şekere bulanarak pazarlanıyor. Hükümet sözcülerinin “Dağda şahin, ovada güvercin olacağız” söylemi, “Yeni bir yaklaşım” olarak takdim ediliyor. Dağda şahin ovada güvercin olma söylemi, içerik olarak kuşkusuz yani bir söylem değil. “Teröristle halkı ayrıştırma, teröre taviz vermezken halka şefkatli davranma, bölge halkını kazanma” söylemleri on yıllardır ..]]> Thu, 25 Aug 2011 10:16:03 +0400 Sabır ve sabırsızlık https://www.evrensel.net/yazi/12055/sabir-ve-sabirsizlik https://www.evrensel.net/yazi/12055/sabir-ve-sabirsizlik? Son günlerdeki olayların ardından Başbakan Erdoğan’ın en fazla kullandığı sözcükler savaş sözcükleri oldu. “Sabrımızın sonuna geldik, artık yeter, bundan sonra olacakları seyredin“ vb.. vb.. Başbakan bütün bu tehditleri Kürtlerin üzerine savurdu. Öyle anlaşılıyor ki, bir süredir yapılan yoğun hazırlıkların sonuna gelindi. AKP Hükümeti dededen, atadan miras aldığı yol ve yöntemlerle Kürt Sorunu’nu “çözmeye“ kararlı. Hatırlatmakta yarar var, sorunu böyle ”çözme” iddiasını güdenlerin üzerini tarih çizmişti. Başbakan bir süre önce özel harekat polislerinin yeniden devreye sokulacağını ilan etmişti. Genelkurmay’daki son tasfiyeler sonrasında Genelkurmay Başkanlığına kartvizitinde “psikolojik savaş uzmanı” yazan bir komutan atandı. Ordunun başına Özel Harp deneyimi olan bir komutanın ata..]]> Thu, 18 Aug 2011 10:12:07 +0400 Kriz ve savaş https://www.evrensel.net/yazi/11596/kriz-ve-savas https://www.evrensel.net/yazi/11596/kriz-ve-savas? Dünya ekonomisi nereye doğru gidiyor? Son günlerde en çok sorulan ve yanıtı aranan sorulardan birisi hiç kuşkusuz bu. Çünkü 2008 genel krizinin etkileri henüz aşılmamışken, dünya ekonomisi yeni bir genel ekonomik krize doğru gidilmekte olduğunun sinyallerini güçlü bir biçimde veriyor. Dünya borsaları tepetaklak gidiyor, bazı ülkelerin Yunanistan, Portekiz, İrlanda örneğinde olduğu gibi iflasa sürüklenmekte olduğu ileri sürülüyor. Tarihinde ilk kez kredi notu düşen ABD ekonomisi dikkatle gözleniyor. İngiltere yoksulluğun ve geleceksizliğin kıskacındaki gençlerin isyanlarına sahne oluyor. Bütün bu gelişmeler bazı tartışmaları da gündeme getiriyor. Emperyalist dünyanın en gerici çevreleri –özellikle ABD’de- her büyük ekonomik krizin ardından savaşların patlak verdiğini hatırlatıyor ve bugünkü kr..]]> Thu, 11 Aug 2011 09:49:41 +0400 Silah ve politika https://www.evrensel.net/yazi/11176/silah-ve-politika https://www.evrensel.net/yazi/11176/silah-ve-politika? Politikanın mı silahlara kumanda edeceği, yoksa silahların mı politikaya kumanda edeceği tartışması eski bir tartışmadır. Pek çok devrimci grup bu sorunu parti, ordu bağlamında tartışmış, kendilerince bir sonuca ulaşmışlardır. Ama çok eski çağlardan günümüze kadar gelen ve artık genel kabul görmüş olan görüş, politikanın, yani iktidarın, ya da elinde silahlı güçler bulunan bir partinin silahlara kumanda edeceğidir. Açıkçası politikasız bir silahlı güç yönünü belirleme olanağından yoksundur. Ama bu durumu sadece bir biçimde tersine çevirme olanağına da sahiptir. Doğrudan politikanın içine girerek ve iktidar ilişkisini elindeki silahlara da dayanarak kendi iktidarı biçimine dönüştürerek! Ama ister sivil nitelikte olsun, isterse askeri görünümlü olsun iktidarın asıl sahibi, asıl gücü elinde bulunduran gü..]]> Thu, 04 Aug 2011 10:24:39 +0400 Ne yapmak istiyorlar? https://www.evrensel.net/yazi/10730/ne-yapmak-istiyorlar https://www.evrensel.net/yazi/10730/ne-yapmak-istiyorlar? Son günlerde bazı gazetelerde Kürt sorununa ilişkin “ilginç” yazılar çıkıyor. Bu yazıları kaleme alan köşe yazarları kendi cephelerinden “çözüm önerilerini” dile getiriyorlar. Bunlardan bir kısmı Belfast’da yapılan bir toplantıdan İrlanda ve IRA’ya ilişkin geçmiş deneyimleri aktarıyorlar. Bazı köşe yazarları da AKP Hükümetinin politikalarını “derinleştiren”, ona yardımcı olan yazılar kaleme alıyorlar. Bu konuda son günlerde Sabah ve Yeni Şafak’ta dikkati çeken iki köşe yazısı yayınlandı. Yeni Şafak Yazarı Murat Aksoy “Çatı partisinde kim siyaset yapacak”, Sabah’ta Emre Aköz “Kürt ulusalcıların solcu payandaları” başlıklı yazıları kaleme aldılar. Aksoy yazısında, çatı partisi tartışmalarını iki noktadan eleştiriyor. İlk nokta burada Kürt siyasetinin egemen olacağı, bu nedenle buraya ka..]]> Fri, 29 Jul 2011 03:49:05 +0400 Kapitalizm nereye gidiyor? https://www.evrensel.net/yazi/9824/kapitalizm-nereye-gidiyor https://www.evrensel.net/yazi/9824/kapitalizm-nereye-gidiyor? Kapitalist sistem, son yaşadığı genel ekonomik krizin etkilerini daha üzerinden atamamışken, yeni bir genel krizin habercileri olabilecek depremlerle sarsılmaya devam ediyor. Yunanistan, Portekiz, İrlanda iflas etmiş ülkeler durumundalar. Kervana eğer önlem alınmazsa İtalya’nın da katılacağı ciddi ciddi bekleniyor. Önlem alınırsa da bu sadece sorunları geciktirmek ve ağırlaştırmaktan başka bir anlama gelmeyecek. ABD yasal borçlanma sınırlarına ulaşmış durumda. Obama yönetimi borç sınırlarını genişletmenin çalışmasını yürütüyor. İspanya gibi bazı ülkeler ise bıçak sırtında yürüyor. Bütün bu olgular ve kapitalist emperyalist sistemin neredeyse son yüzyılı krizler ve savaşlarla geçen tarihi, sistemin artık sorunları çözme, toplumu daha ileri bir aşamaya taşıma yeteneğinin olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Kapitalist sistem sorunlarını yıkarak, savaşarak..]]> Thu, 14 Jul 2011 09:06:52 +0400 Gönüllü birlik https://www.evrensel.net/yazi/8957/gonullu-birlik https://www.evrensel.net/yazi/8957/gonullu-birlik? Hasan Cemal’in Kandil’de Murat Karayılan ile yaptığı röportaj, bir kaç gündür Milliyet gazetesinde yayınlanıyor. Röportaj Kürt sorununun nasıl çözülebileceği üzerine önemli öneri ve düşünceleri içeriyor. Karayılan KCK Yürütme Konseyi Başkanı ve bu konuda söyledikleri, hem PKK Lideri Öcalan’ın, hem de Kürt halk hareketinin istek ve taleplerini doğrudan yansıtıyor. Bu nedenle, Kürt sorununda çözüm tartışmaları yapılırken Karayılan’ın söyledikleri dikkate alınmak zorunda. Bu uzun röportajda Kürt sorununun çözümüne ilişkin ifade edilen düşüncelerin özü kısaca şöyle özetlenebilir: Kürtler barış istemektedir, bu barış demokratik bir anayasa ile sağlanabilir. Kürtler ayrılmak değil, birlikte, ama eşit koşullarda yaşayacakları bir ülke istemektedirler. Demokratik..]]> Thu, 30 Jun 2011 10:29:52 +0400 Halkın gücü https://www.evrensel.net/yazi/8083/halkin-gucu https://www.evrensel.net/yazi/8083/halkin-gucu? 12 Haziran seçimlerinin en belirgin sonucu, Kürt sorununun çözülmesi gereken güncel bir sorun olarak, ülkenin politik yaşamının önüne tüm gerçekliği ile gelmiş olmasıdır. Bunu sağlayan ise Kürt halkının mücadelesi ve bu mücadelenin örgütlü gücüdür. Devrim nasıl ki örgütlü kitlelerin eseri ise, ulusal ve demokratik hareketteki her ilerleme de, örgütlü kitlelerin eseri oldu. Bu hareketin baş kahramanı ise hiç kuşkusuz örgütlü Kürt halk kitleleridir. Ulusal uyanış içine giren Kürtler gerilla mücadelesini dünyada eşine az rastlanan bir yetenekle kullandılar. Bu dönemin tipik özelliği gerilla mücadelesinin asıl, kitle desteğinin ve mücadelesinin onun “lojistik gücü” olması idi. Daha sonra gerilla mücadelesi ile kitle mücadelesinin karışımı olan bir sür..]]> Thu, 16 Jun 2011 10:46:34 +0400 Savcının Evren röportajı! https://www.evrensel.net/yazi/7621/savcinin-evren-roportaji https://www.evrensel.net/yazi/7621/savcinin-evren-roportaji? Bugüne kadar 12 Eylül askeri faşist darbesinin lideri Kenan Evren’le yapılmış pek çok röportaj okuduk. Ama bir savcı tarafından yapılmış bir röportajı hiç okumamıştık. Şimdi okuyucular haklı olarak şunu soracaktır: neden röportaj diyorsunuz, Evren’in ifadesi alınmadı mı? Alınan ifadenin basına yansıyan bölümlerine, sorulara ve bunlara Evren’in verdiği yanıtlara bakılınca, yapılan işin eski cunta liderinin yargılanmasına, ondan hesap sorulmasına yönelik bir adım olmadığı, yargılama, hesap sorma işlerinin üstünün kapatılmaya çalışılmasına yönelik bir adım olduğu rahatlıkla görülebilmektedir. Evren, büyük bir rahatlıkla “Evet darbe yaptım, bunu da yasaların TSK’ya tanıdığı hak gereği yaptım, aynı koşullar olsa bir daha yaparım” diyebilmektedir. Hatırlanacağı gibi bu 35. maddedir. Eğer 35. Madde kaldırılmış olsaydı Evren’den ve 12 Eylülden hes..]]> Thu, 09 Jun 2011 10:19:51 +0400 Kürtler ve demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/7185/kurtler-ve-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/7185/kurtler-ve-demokrasi? İlerici çevrelerde ülkede genel olarak bir demokrasi sorunu olduğu, bu sorunun çözülmemesinin temelinde de Kürt sorununun yattığı düşüncesi, genel olarak kabul gören bir düşüncedir. Egemen sınıfların Kürt sorununda “Sevr psikolojisi” ile hareket ediyor olmaları, bunun üzerine “irtica” yamasını yapıştırmaları da, yine ülke tarihinin kanıtladığı bir gerçek. Şimdilerde ikincisi biraz gevşemiş durumda. Din “irtica” yaftasından sıyrılıyor ve Kürt sorununun “çözümünde” bir “olanak” olarak görülüyor. Ama bu hesabın boşa çıkarılabileceğini Kürt halk kitleleri kanıtlamış durumda. Bütün bunların üzerinden şöyle bir genel sonuca ulaşılabilir: Kürt sorunu varolduğu sürece bu ülkede demokrasi olmayacaktır. Kürt sorununun demokratik değil de, yani siyasi demokrasi tem..]]> Thu, 02 Jun 2011 16:25:02 +0400 Bu kadar saldırganlık niye? https://www.evrensel.net/yazi/6816/bu-kadar-saldirganlik-niye https://www.evrensel.net/yazi/6816/bu-kadar-saldirganlik-niye? Seçim tarihi yaklaştıkça sadece “projeler” ortalığa saçılmıyor, eski bir gazetecilik tabiri ile ifade edilecek olursa ‘siyaset iyice kızışıyor’. Kuşkusuz tansiyonu bu kadar yükselten doğrudan doğruya AKP’nin kendisi ve Başbakan Erdoğan. Erdoğan seçimlere günler kala muhaliflere, kürtlere, kısacası kendisine oy vermeyeceğini düşündüğü her kesime şiddetli salvolar yöneltiyor. Erdoğan’a bakılırsa karşıdakilerin hepsi bir cephe ve bu cephe İmralı’dan Kandil’e, BDP’den CHP’ye, oradan da MHP’ye kadar uzanıyor! Kuşkusuz Erdoğan’ın saldırıları bu kadarla sınırlı değil. Sınav yolsuzluğunu ortaya çıkaran, bu işin peşini bırakmayan gazeteciler, belediyeler, görevini yasaların kendisine yanıdığı çerçevede yapmaya çalışan görevliler vb. herkes bu saldırıdan nasibini alıyor. Oysa seçimlere ilişkin yapılan anketlere ..]]> Fri, 27 May 2011 08:29:02 +0400 AKP ve bazı liberaller https://www.evrensel.net/yazi/6456/akp-ve-bazi-liberaller https://www.evrensel.net/yazi/6456/akp-ve-bazi-liberaller? Hatırlanacağı gibi bir süre önce AKP Hükümeti Başbakanın ağzından Kürt sorununa “çözümü” ilan etmişti. Yeni keşfedilmiş gibi ortaya atılan “çözüm” şuydu: “Ülkede Kürt sorunu yoktu, bazı Kürt vatandaşların sorunları vardı.” AKP Hükümeti onca yalan ve demagoji arasında epeyce gidip geldikten sonra nihayet “Hidayete ermiş”, inkar politikasını yeniden keşfetmiş, kendi yeni statükosunu oluştururken, eski statükonun temel ayaklarından birisini değişmez statüko olarak kabul ve ilan etmişti. AKP böylece eski statükonun savunucuları karşısında iman tazelemiş, onların güven ve onayını da almış oldu. Bütün bunlar olumsuz etkilerini çok çabuk göstermeye başladı. Kürdistan’da askeri operasyonlar yoğunlaşmış durumda. Askeri birlikler dağı taşı bombardıman altında tutuyor. Son günlerde onlar..]]> Thu, 19 May 2011 10:43:40 +0400 Bir koyundan iki post! https://www.evrensel.net/yazi/5991/bir-koyundan-iki-post https://www.evrensel.net/yazi/5991/bir-koyundan-iki-post? Devletlerin sınıf karakterleri onların halka yaklaşımının niteliğini de belirliyor. Bu devlet ister süper emperyalist bir güç olsun, ister orta düzeyde gelişmiş bir kapitalist ülke olsun, isterse de emperyalizme bağımlı bir ülke olsun, bu durum emekçi halka yaklaşımın niteliğini hiç değiştirmiyor. Bu yaklaşımın en net görülebileceği alanlardan birisi ise vergi sistemidir. Sermaye egemenliğinde, yani kapitalist toplumlarda vergi sistemi, işçiden, emekçiden alma, büyük sermayeye verme biçiminde şekilleniyor. Son günlerde günlük basına peş peşe yansıyan iki vergi haberi, bu duruma ilişkin güncel gelişmeleri açıkça ortaya koyuyordu. Bu haberlerden ilki Türkiye ile ilgiliydi. Bu habere göre, 2010 yılında ücretlerden kesilen gelir vergisi, toplam gelir vergilerinin yüzde 66.1’ine yükselmiş durumdadır. 2009 yılında bu oran yüzde 62.7 idi..]]> Thu, 12 May 2011 11:26:18 +0400 Din elden gidince! https://www.evrensel.net/yazi/5563/din-elden-gidince https://www.evrensel.net/yazi/5563/din-elden-gidince? Kürt Sorunu’nun din kullanılarak bir çözüme kavuşturulabileceği zaman zaman tartışıldı. Önce dini politik amaçlar için kullanan AKP vb. partilerin, cemaatlerin bu konuda “çözücü” bir rol üstlenebileceği ileri sürüldü. Daha sonra AKP’nin iktidara iyice yerleşmesi ve statükonun gerçek temsilcisi haline gelmesiyle, bu konu son MGK toplantısından sonra açıklanan biçimiyle bir devlet politikası haline getirildi. AKP’nin ve onun yönettiği devletin daha genel olarak ifade edilecek olursa, gerici çevrelerin bu türden hesaplarının, kürt halkı arasında dini düşüncenin etkili ve yaygın olması üzerine kurulmuş olduğu çok iyi bilinmektedir. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı ve uymayacak. Son MGK toplantısında Kürt Sorunu’nun çözümünde “imamların ve camilerin” kullanılm..]]> Thu, 05 May 2011 14:04:40 +0400 CHP ve Kürt sorunu https://www.evrensel.net/yazi/5121/chp-ve-kurt-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/5121/chp-ve-kurt-sorunu? Genel seçimlere doğru siyasi partiler “vaat”lerini açıklamaya başladılar. Partilerin seçim süreçlerinde vaadlerini açıklamaları ve neredeyse gökteki yıldızlarda yeni yaşamı bile vaatleri arasına katmaları ülkenin politik yaşamının alışılmış manzaralarındandır. Bugün vaat borsasının “değerli malları” arasında İstanbul’a ikinci boğaz bile var. Yakında Kayseri’ye liman, Bodrum’a kayak merkezi vb.lerini de görürsek şaşmamamız gerekiyor. Kuşkusuz üstte sayılanlar yapılamayacak olmaları, olanaksız olmaları yönüyle bir eleştiri konusu olamazlar. Çölde petrol paralarıyla kurulan kayak merkezleri, akarsu ve denizin olmadığı yerlerde kanallarla getirilen su ve buraya kurulmuş limanlar var ve akıl dışı gibi görülenleri yapmak bugünün dünyasında olanaksız bir şey değil. Burada sorun vaat etmenin gayri ciddi boyutlara ulaşması, vaat edilenle..]]> Thu, 28 Apr 2011 11:45:43 +0400 Politikada tesadüflere yer yoktur! https://www.evrensel.net/yazi/4622/politikada-tesaduflere-yer-yoktur https://www.evrensel.net/yazi/4622/politikada-tesaduflere-yer-yoktur? YSK’nın –Yüksek Seçim Kurulu- Emek, Demokrasi, Özgürlük Blokunun yedi bağımsız adayını veto etmesi beklenmedik bir gelişme olarak açıklanabilir mi? Beklenmedik gelişme derken, kuşkusuz bu durumun önceden tahmin edilebileceğini kastetmiyorum. Ancak Kürt sorunu konusunda son günlerde peş peşe meydana gelen gelişmeler, bu ve benzeri gelişmelerin önünü açmıştı ve YSK açılan bu yolda ilerlemekten başka bir şey yapmadı. Neydi bu gelişmeler kısaca onları hatırlayalım: Önce AKP’nin seçim beyannamesi Başbakan Erdoğan tarafından açıklandı. Hayretle görüldü ki, “2023 Türkiyesi” adı altında ilan edilen bu beyannamede Kürt Sorunu hemen hemen hiç yer almıyor, konuya değinildiği yerlerde ise önemsiz bir kaç şeyden söz ediliyordu. Bu durum AKP’nin seçimleri kazanması ve yeniden hükümet olması durumunda K..]]> Thu, 21 Apr 2011 10:47:08 +0400 Aynı camide farklı dünyalar https://www.evrensel.net/yazi/4096/ayni-camide-farkli-dunyalar https://www.evrensel.net/yazi/4096/ayni-camide-farkli-dunyalar? “Hep birlikte cuma namazında toplanıyoruz. ‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir’ deniyor. Bu Hadis-i Şerif kimsenin işine gelmiyor. Taşeronlarla, yöneticiler, şefler, müdürler aynı camide. Taşeron işçi Allah’ın evinde yalvarıyor. Kadrolu iş istiyor taşeron işçisi.” Bu sözleri dile getiren Tüvesaş İşçisi ve Marmara İşçi Birliği Derneği Başkanı Recep Uğur. Uğur geçtiğimiz günlerde toplanan Kocaeli İşçi Kurultayı’nda söylüyor bunları. (Evrensel) Bu örnek tek midir? Toplumun ve işçi sınıfının bugünkü yapısına baktığımızda tek örnek olmadığı herhalde kolayca anlaşılır. Din ve inanç kuşkusuz kişisel bir duygu. Ancak günümüzde gerek bizde, gerekse de diğer ülkelerde dini inanca kişisel bir şey muamelesi yapılmıyor. Büyük sermaye ve onun hizmetindeki hükümetler çeşitli yollardan dini k..]]> Thu, 14 Apr 2011 11:21:54 +0400 Türkler kaça ayrılıyor? https://www.evrensel.net/yazi/3643/turkler-kaca-ayriliyor https://www.evrensel.net/yazi/3643/turkler-kaca-ayriliyor? Sabah yazarı Emre Aköz, geçtiğimiz günlerde “TOKİ Türkleri” başlıklı bir yazı yazdı. Aköz, Başakşehir’e bir konuşma yapmak üzere gittiğini ve orada gördüklerinin kendisine “TOKİ Türkleri” diye bir tanımlama yapmaya götürdüğünü söylüyor. Hızlı hükümet destekçisi ve “liberal” yazarımız -gerçi liberalliği yayınlanmamış kitapların toplatılmasını bile savunmasıyla biraz hasara uğruyor, ama bu kadar kusur kadı kızında da olur değil mi?- TOKİ’nin yaptığı konutlarda yaşayanların yeni bir “sosyal kategori” yarattığını ve bunun incelenmesi gerektiğini ileri sürüyor. Peki “TOKİ Türklerinin” özellikleri neler? Liberalliğinin en büyük kanıtı Başbakan’ın karşısında “isli viski” içmekle övünmek olan yazarımıza göre bunlardan bazıları şunlar: Onları en &cc..]]> Thu, 07 Apr 2011 13:45:50 +0400 Burjuvazi ve demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/3198/burjuvazi-ve-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/3198/burjuvazi-ve-demokrasi? Burjuvazi ile demokrasinin klasik bileşimi burjuva demokrasisidir. Burjuvazinin yükselişi ve feodalizmin tasfiyesi döneminde, burjuvazi “tüm halkın çıkarlarının temsilcisi” olarak görünmeyi başarmış, geniş emekçi kitlelerinin desteği ve mücadelesi ile kendi sınıf iktidarını kurmuş, politik yönetimine de burjuva demokrasisi adı verilmiştir. Bu dönem burjuvazinin serbest rekabetçi dönemidir ve henüz tekelleşme gündemde değildir. İşçi sınıfı ve emekçi kitleler, burjuvazinin iktidara yürüdüğü dönemde elinde taşıdığı bayrakların birinde yazan özgürlük şiarının ekonomik içeriğinin, emekçi kitleler için ancak emek güçlerini satma özgürlüğü, açlıktan ölme özgürlüğü olduğunu, diğer bayrakta yazan eşitlik sloganının ise burjuva hukuku önünde sadece biçim..]]> Thu, 31 Mar 2011 14:24:47 +0400 ‘Modelin’ sefaleti https://www.evrensel.net/yazi/821/modelin-sefaleti https://www.evrensel.net/yazi/821/modelin-sefaleti? Arap ülkelerindeki diktatörler halk isyanları, ayaklanmaları ve devrimleri ile bir bir yıkılıyorlar. Hepsi için aynı değerlendirmeler yapılamasa da Tunus, Mısır, Yemen, Libya, Bahreyn bu ülkelerden bazıları. Ancak süreç devam ediyor. Son sözü Arap halkları söyleyecekler. Halklar gün geçtikçe artan bir güven duygusuyla, daha ileri bir tecrübe ile hareket ediyorlar. Bu devrimlerin ve ayaklanmaların sadece bu ülkeleri etkilemediklerini, dünya halkları arasında derin izler bıraktığını, halkların nefes almasını sağladıklarını, gerici yönetimleri diken üzerinde oturur hale getirdiklerini de tespit etmek gerekiyor. Tarihin hızlandığı bazı anlar vardır. Hiç kuşku yok, bugünlerde böylesi bir dönemden geçiliyor ve bu tsunaminin etkileri çok derin ve sarsıcı olacak. Biz burada konunun farklı bir yönünü ele almak istiyoruz. Arap ülkelerinde başl..]]> Thu, 24 Feb 2011 22:19:31 +0300