Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Karanlıktakiler https://www.evrensel.net/yazi/82604/karanliktakiler https://www.evrensel.net/yazi/82604/karanliktakiler? BOZULMA Düşlerimiz bozuldu. Kopuk kopuk. Uykularımız gibi. Yaşadıklarımızdan yansıyan karanlıkta. SIKIŞIKLIK Güneşi yansıtmayan betonlarla, yağmur sularını çekmeyen asfaltlarla, sokakları doldurup taşan en renkli arabalarla çevrildik/çevriliyoruz. Birbirimize değercesine sıkıştık/sıkıştırılıyoruz. Her gün. Artarak. O GÜNDEN BERİ Gün ortası karardı. Su yerine kan aktı. Kan beslemez çiçekleri. O günden beri kurudu kaldı hepsi. BOZUK Gün bozuk, gece bozuk. Güneş kısık, Ay karanlıkta. Ses çıkmıyor sessizlikten. Görüntü yok, silik birkaç çizgi. Gittikçe yiten. Gece, yayını çeken bir keman şimdi, bozulmadan önce. İnce ince ses veren. BAĞIRMAK İÇİN Sesimi çıkarmıyorum diye dilsizim, duymuyorum diye sağırım, görmüyorum diye körüm sanıyorlar. Oysa duyduklarımın, gördüklerimin hepsini sesime katıyorum. Bağır..]]> Sun, 04 Nov 2018 04:35:39 +0300 Yaz sonu https://www.evrensel.net/yazi/82541/yaz-sonu https://www.evrensel.net/yazi/82541/yaz-sonu? VAN GOGH GÜNEŞİ Sisi bastırdı güneş, yeniden doğmuşçasına. İri bir ayçiçeği resmiyle. Van Gogh sarısı renginde. Biraz turuncu belki de. Yeniden doğmuşçasına kara kargalar üstüne. SUYUN SESİ Iğıl ığıl akan suyum ben. Binlerce renk çakıl taşımla, yeşil otlarımla. Güneşte parıldarım da göz göz, karanlıkta görünmem. Sesimi duyarsınız o zaman da kulaktan kulağa. Akışım kesilmez. GEÇİŞ Çabuk geçti yaz. Güneşli günler. Kahkahasız. Şarkısız. Değişmeden. GEÇEN GÜNLER Günler geçiyor. Peş peşe. Dur, durak bilmeden. Geçiyor hiç kimse geçmezken. YAZ SONU Yaz boyu dalgacıkların parlattığı rengarenk çakıl taşlarının, tek tük midye, istiridye kabuklarının, batık şeytan minarelerinin, kopuk yengeç bacaklarının, tirfillenmiş yosunların arasında tek bir martının ayak izleri boydan boya uzanan kumsalda. AYDINLIKTA..]]> Sun, 28 Oct 2018 04:20:05 +0300 Susturulamayanlar https://www.evrensel.net/yazi/82506/susturulamayanlar https://www.evrensel.net/yazi/82506/susturulamayanlar? SENSİZ Karanlıktayım güneş açmıyorken sensiz. HİÇ BİRİ Dağlar mı, deniz mi, gökyüzü, ağaçlar, çiçekler mi, kentler mi avutacak beni; bıcır bıcır insanlarla birlikte, sevgili, arkadaş mı? Hiç biri. Karanlıkta boğuluyorken her biri. SUSTURULAMAYANLAR Her hafta ayrı bir sokakta toplanıyorlar. Kayıplarını/kaybedilenleri sorgulamaya. Oğullarının, kocalarının, babalarının, abilerinin, ablalarının sesiyle haykırıyor kadınlar. Anneler, babalar, kardeşler, çocuklar. Her hafta polisin saldırısıyla dağıtılanlar/dağılanlar. Susmadan. Susturulamadan. YAMAN TÜZCET Ben onu tanıdığımda haşarı bir delikanlıydı Yaman. Değişmedi, hep öyle kaldı. Sanatın, sanatçılığın yüklediği sorumlulukla yaşadı. ARA GÜLER Fotoğrafçıydı Ara Güler. Fotoğrafın resmini çekti. Yaşamla kaynaşan/kaynaştırdığı fotoğrafların resmini. YARGI DEĞİL YAZGI Halkı aydınlatmak için haber yapan b..]]> Sun, 21 Oct 2018 04:25:26 +0300 Kayyımlaştırmak https://www.evrensel.net/yazi/82451/kayyimlastirmak https://www.evrensel.net/yazi/82451/kayyimlastirmak? KANIYOR HÂLÂ Sur’u yok etmekle Diyarbakır’ın bir kolunu kopardılar. Kopan kolu göstermiyorlar. Koptuğu yer kanıyor hâlâ. HAYALLERİ PAYLAŞMAK Hayaller kuruyorum, düşlere dalıyorum her gün kendi kendime. Karanlıktan aydınlığa, acılardan gönence devinen. Kurduğum hayaller, daldığım düşler avutmuyor beni, kapsamadıkça hepimizi. Paylaşmadıkça aydınlık geleceği. İKİMİZ Seni sen, beni ben diye anan ikimiziz biz. BAKMASINI BİLMEK Kime ne zaman, nerede, nasıl bakmasını bilirsen görebilirsin olan bitenleri. Kapının önündekilerle kapının ardında dönenleri... KAYYIMLAŞTIRMAK Başkan gözünün tutmadığı yöneticinin –seçilmiş de olsa- yerine kayyım atayacağını buyurmuş bundan böyle. Kimsenin gözünün yaşına bakmadan. Asıl gözünün tutmadığı gözü yaşlı vatandaşı/vatandaşları nasıl kayyımlaştıracak hiç ..]]> Sun, 14 Oct 2018 04:17:10 +0300 Güz https://www.evrensel.net/yazi/82405/guz https://www.evrensel.net/yazi/82405/guz? ATEŞ Bir ateş topuydu dünya, küllendi zamanla. Şimdiyse ateş topuna dönüyor/döndürülüyor yeniden. Külün altındaki kor ateşi kurcalayanlarca. Yakmadan ellerini. Yakarak ellerimizi. ANLAMSIZ Havaya, suya konuşuluyor hep. Sesleniyor gibi boşluğa, karşılığını veriyor o da. Ne söylediğimizi, ne söylemek istediğimizi anlamadan/anlatamadan. İki taraf da... KATLANMAK 1 Ayağını yorganına göre uzat denirdi eskiden. Güzelmiş. Yorgan öylesine küçüldü ki, ayaklarımızı kendimize çekerek katlanıyoruz şimdi. Katlanarak tespih böcekleri gibi. Küçüldükçe küçülüyoruz şimdi. KATLANMAK 2 Kat kat katlanıyoruz gökyüzüne yükselerek. Mavilik de, bulutlar da bizim şimdi. Yükselerek kartallar gibi. Merdiveni tırmananlar büyüdükçe büyüyor şimdi. KENT TARİHİ Sesini yitirdi/y..]]> Sun, 07 Oct 2018 03:25:07 +0300 İşçiyim ben https://www.evrensel.net/yazi/82311/isciyim-ben https://www.evrensel.net/yazi/82311/isciyim-ben? ÇAMURDAN HEYKELLER Bir esintiyle uçmaya hazırdık karanlıktan aydınlığa. Fırtınaya dönüşünce esinti, yağmur, sel oldu; hava, su, toprakla yoğruldu. Çamur kaldı geriye. Çamura battı herkes, uçmaya kalkanlarla birlikte. Bir adım bile kıpırdayamadan. Şimdi hepsi, çamurdan heykellere döndü, neon ışıkları altında sergileniyor galerilerde. MERDİVENLERDEN KURTULMAK Bir merdivenin ortasındayız. Ucu bucağı olmayan. Yukarıya da, aşağıya da inip çıkan/inilip çıkılan. Nereye, ne zaman varacağı/varılacağı belli olmadan. Şimdi bizler ya da sizler, merdivenin ortasında olanlar inmeli mi, çıkmalı mı, yoksa bulundukları yerde kalıp bir gedik açmaya mı bakmalı? HOMEROSÇA Yaşar Kemal’in her romanı ayrı bir destandır. Dede Korkut’tan Karacaoğlan’a uzanan bir Anadolucayla konuşulur onun romanlarında. Anadoluca yazılmıştır. Bu dil, destancadır. Homerosçaya dayanır. ..]]> Sun, 23 Sep 2018 03:15:24 +0300 Dönüşüm https://www.evrensel.net/yazi/82262/donusum https://www.evrensel.net/yazi/82262/donusum? HEPSİ O KADAR Bütün yaptıkların, yapamadıklarının bir görüntüsüdür yalnızca. Su üstünde görünür bir parça olarak kalan. Herkesin görebileceği biçimiyle. Hepsi o kadar işte. KANAYAN BENİM Ateş altındayız. Vuruluyoruz birer birer. Ben gölgemi taşıyorum sırtımda, gölgem beni. Öylece koşarken gölgem vuruluyor, kanayan benim. AĞIZSIZ Görmeyen gözlerle izletiyorlar, duymayan kulaklarla dinletiyorlar olanları. Konuşmayan ağızlarla. YOKLUK Televizyonlarda görüntü varsa ses yok. Ses varsa görüntü yok. Bir şey yok yani. Hiçbir şey. BENLİK Ne gördünse ben gördüm. Ne duydunsa ben duydum. Ne söylenecekse ben söyledim. SEVDADIR Sevdadır yaşamı tetikleyen. Havayı, suyu, toprağı yeniden. Ateşi yakan da, söndüren de sevdadır. Biri çok, çoku bir ederek. DÖNÜŞ&Uu..]]> Sun, 16 Sep 2018 04:10:04 +0300 Değinmeler https://www.evrensel.net/yazi/82174/deginmeler https://www.evrensel.net/yazi/82174/deginmeler? YARIŞ USTALIK Sabahattin Ali’nin gerçekçi bir yazar oluşundaki ustalığı, onun yaşanan/yaşadığı günlerin (çağının) çelişkileriyle ilişkilerini, bütün yönleriyle doğa, insan, toplum, yaşam ilişkilerindeki, nerdeyse elle tutulabilecek, canlı anlatımına bağlıdır. Sabahattin Ali’nin gerçekçiliği, yaşam gerçekliğini edebiyat gerçekliğine dönüştürebilmesindedir. Tersi de geçerli bence. Edebiyat gerçekliğiyle yaşam gerçekliğini kaynaştırabilmiş olmasındadır bütün ustalık. GÜL Gül güldür her zaman. Sevgiyle/sevgiliyle. Sevgisiz dokunanı yakar dikeniyle. Kanatır ellerini, dokunamasın diye bir daha hiç kimseye. AYDINLIĞA DOĞRU Karanlık, her gün biraz daha bastırıyor. Bu doğru. Gün ışığı da boş durmuyor, sızdırabildiği bir demet ışıkla karanlığı gölgelendiriyor. Aydınlığa doğru. BAYRAM Bayram sevin&cc..]]> Sun, 02 Sep 2018 04:20:21 +0300 Geceler boyu https://www.evrensel.net/yazi/82088/geceler-boyu https://www.evrensel.net/yazi/82088/geceler-boyu? HABERCİ Her gelen gün, yeni bir günün habercisi olmalı. Bütün eskiyen, eskitilen, eskimişlikleri gün gün katlanarak sıkıntı veren boğucu günlerimize karşı. GERİ BIRAKILMIŞLIK Her ölüm erken ölümdür. Mahmut Makal da Bizim Köy’ü bizi tezden bırakıp gitti. O, köyün, köylünün geri kalmışlığını değil, geri bırakılmışlığının trajik öyküsünü yazmıştır. ÇÖZÜLMEYİ BEKLERKEN Dondurulmuşlar gibi herkes olduğu yerde. Evde, işte, yolda, taşıtlarda, alış verişte. Ne gidiş, ne geliş. Hep birlikte heykelsi bir ortamda. Sessiz soluksuz. Amansız bir fırtınanın beklentisi içinde. Altüst olacaksa da ortalık çözülmek, çözülebilmek umudu içinde. SORU-CEVAP - Ne durumdayız? - Kötü! - Ne yapıyoruz? - Hiçbir şey! - Ne yapmalıyız? - Çok bir şey! YOLCULU..]]> Sun, 19 Aug 2018 04:11:53 +0300 Uzun bir yaz https://www.evrensel.net/yazi/82038/uzun-bir-yaz https://www.evrensel.net/yazi/82038/uzun-bir-yaz? SUSMADAN Eğlence, umursamazlık gökyüzünü tutuyor Boğaz’da her yaz gecesinde. Dronlarla izleniyor çılgın danslar. Çığlık çığlığa, çığırtkan bir müzik eşliğinde. Gece yarılarına kadar. Susanların, susturulanların inadına. Susmadan. UZUN BİR YAZ Yazdan söz et diyor gönlüm, uzayıp giden sessiz yaz akşamlarından. Yaz günlerinin unutulmayacak yaz aşklarından. Bir yaz göğünün ay ışığıyla parıldayan, çepçevre yıldızların ışıltısıyla ulaşılan mutlu sabahlardan. Geçip gitmeyecek olan uzun bir yazdan. YAZ GÜNÜ DUASI Ay ışığıyla yıkansın gecelerimiz. Gün ışığıyla aydınlansın yüzlerimiz. Uzak kalsın karanlık her birimizden. Uzak... AYDINLIKTA Taze sabahlara uyanıyoruz. Günümüz aydın. Deniz sakin. İnsanlarsa kavrulup eziliyor her yerde. Kanın akışı durmuyor. Ateşin harı kesilmiyor. Gökyüzü bulutlanmadan, deniz dalgal..]]> Sun, 12 Aug 2018 03:20:23 +0300 Şair ayağa kalk https://www.evrensel.net/yazi/81959/sair-ayaga-kalk https://www.evrensel.net/yazi/81959/sair-ayaga-kalk? BİZİZ Sen varsın ya, bir de ben, ikimiz. Sen yoksan, yalnız ben, birimiz. Ben yoksam yalnız sen, birimiz. O zaman biz bir hiçiz. İsteseler de, istemeseler de ikimiz, hep ikimiz, sonuna kadar biziz! ŞAİR AYAĞA KALK Ayağa kalkınca şair, toprak tavlanır, yükselir gökyüzü. Artık ne rüzgar, ne fırtına, ne kar, ne yağmur, ne dolu deler onu. Karanlıktan aydınlığa, denize ulaşan ırmaklar gibi akar bir insan seli. Ayağa kalkınca şair, ne kavga, ne savaş olur. Göller gibi apaydın, göller gibi duru bir dünya kurulur. KARARTMA En koyu karanlık bile aydınlığı engelleyemez. Yüreğin kararmadıkça, karartılmasına izin vermeyerek. SİSTE Sis bastı, yaz ortası bir karanlık yayıldı. Kimsenin kimseyi görmediği/göremediği görünmez bir karanlık. Topraksız, gökyüzü olmayan orta yerde salınıp duran kopkoyu bir duman içinde. Dev bir yaprak gibi -ne yerde, ne gökte- sallana..]]> Sun, 29 Jul 2018 04:12:31 +0300