Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Sahte gerçek, sahte eğitim, sahte demokrasi, sahtekar toplum https://www.evrensel.net/yazi/82292/sahte-gercek-sahte-egitim-sahte-demokrasi-sahtekar-toplum https://www.evrensel.net/yazi/82292/sahte-gercek-sahte-egitim-sahte-demokrasi-sahtekar-toplum? Kriz miriz yok; dolandırıcılık, hırsızlık, rüşvet, komisyonculuk yok ama İş Bankası yönetiminde CHP’liler var. Gazeteciler çok özgür ama gazetecilere, Hayatın Sesine ceza var. 11 yıllık liseyi bitirmiş ama hiç okumamış gibi. 4 yıllık fakülteyi bitirmiş, mastır, doktora yapmış ama bilimden akademiden haberi yok gibi. 15 yıl Türk dili, tarih, matematik eğitimi görmüş ama dilden de tarihten de mantıktan da bihaber gibi. Ya böyle dersler hiç olmadı ya da hiç okumadı, hiç okula gitmedi gibi ama ortada bir diploma var, bazen de bir diploma var ama aslı yok gibi. Çoğu durumda da asıl bir diploma var ama içeriği hiç yok gibi, karşılığı hiç yok gibi. Daha kötüsü on binlerce ‘okul’ tabelası var ama ortada hiç okul üniversite kalmadı gibi. 7-8 milyar insan var ama sanki insanlıktan çıkmış gibi. Bir şeyin ‘gerçek..]]> Fri, 21 Sep 2018 04:18:04 +0300 Bilimsel olmayan, açıktan, piyasacı, karaktersiz eğitim https://www.evrensel.net/yazi/82248/bilimsel-olmayan-aciktan-piyasaci-karaktersiz-egitim https://www.evrensel.net/yazi/82248/bilimsel-olmayan-aciktan-piyasaci-karaktersiz-egitim? Yeni bir eğitim öğretim yılı daha açılıyor. Yaklaşık 18 milyon öğrenciden yaklaşık 15 milyonu pazartesi sabahı ders başı yapacak. Peki 2-3 milyonu niye ders başı yapamıyor? Çünkü 1,5-2 milyonu açık ortaokul ve liselere kayıtlı, hiç kayıtsız ve devamsızlarla birlikte bu okulsuzların (açıktakilerin) sayısı 3-4 milyonu buluyor. Okula gidemeyen zaten baştan “kader kurbanı” da okula giden de çok da bilimsel bir eğitimle karşı karşıla gelmeyecek. Okullarda bilimsel bir eğitim olanağına kavuşamadığı gibi vicdan sahibi, demokratik, insancıl bir karakter de edinemeyecek. Bunlar bir kâhinlik veya öngörü değil, somut tespitlere dayalı görülebilir durum ve sonuçlar. BİRİNCİ TESPİT: LİSELERDE RESMİ ÖRGÜN EĞİTİMİN (DEVLET OKULUNUN) PAYI İKİ SENEDİR %50’NİN ALTINA DÜŞTÜ 2017-2018 için sayıları verirsek liselerde açıkta ve özel okul..]]> Fri, 14 Sep 2018 04:05:18 +0300 İşgal ve savaş: Mülkiyet, din, şiddet insanın tözünden mi, koşullu birer ilinek mi? https://www.evrensel.net/yazi/82206/isgal-ve-savas-mulkiyet-din-siddet-insanin-tozunden-mi-kosullu-birer-ilinek-mi https://www.evrensel.net/yazi/82206/isgal-ve-savas-mulkiyet-din-siddet-insanin-tozunden-mi-kosullu-birer-ilinek-mi? Var olanın temel özellikleri olarak kategoriler; hem varlık ve varoluşun, akıl yürütme ve bilginin zorunluluk ve imkanlarını hem de bazen sınırlarını ve sınırlılıklarını oluşturuyor. Akıl veya düşünme; nelik (töz), nitelik, nicelik, yer, zaman, zemin, ilişki, pozisyon, etki, edilgi sorularını sormadan edemiyor. Bunlardan bazılarını zorunlu, bazılarını olanaklı, bazılarını da rastlantısal (Zorunlu değil ve olanaksız değil) olarak yeniden kurguluyor. Gerek yıldızlar, gerekse beden (can) ve ruh (akıl) hareket olmaksızın öldüğü için hareket de zorunlu kategoriler arasında (töz) sayılıyor. Locke, insan için yaşamayı, özgürlüğü, mülkiyeti doğuştan (doğal) hak sayıyor. Amerikan İnsan Hakları Bildirgesi (Jefferson) mülkiyet değil insanın mutluluğunu, Fransız Yurttaşlık Bildirgesi “özgürlük, eşiklik ve kardeşliği” esas kabul ediyor. Fizikte yedi temel büyük..]]> Fri, 07 Sep 2018 04:51:03 +0300 Kurucu ve kurulacak paradigmalar savaşı: Malazgirt veya Afyon Kocatepe https://www.evrensel.net/yazi/82162/kurucu-ve-kurulacak-paradigmalar-savasi-malazgirt-veya-afyon-kocatepe https://www.evrensel.net/yazi/82162/kurucu-ve-kurulacak-paradigmalar-savasi-malazgirt-veya-afyon-kocatepe? Üniversite yerleşkesinde öğle saatlerinde klimaların daraltmasından biraz uzaklaşmak üzere kantinin önündeki Seyhan Baraj Gölüne bakan açık alana oturmuş birer çay eşliğinde bir hocamla sohbet ediyoruz. Kantini bir anne baba birlikte işletiyorlar, üç yaşlarında kızları var. Oyuncağını alıyor, yanımıza geliyor: “Oynayalım mı?” “Daha sonra oynarız.” "Niye?” “Şimdi bu amcayla bir konu konuşuyoruz.” “Niye?” “İnsan yaşadıklarını anlamaya çalışıyor.” “Niye?” “Bu elindeki ne?” diye ben takılıyorum bu kez. “Oyuncak.” “Oyuncak nedir?” … Oyuncak nedir, oyuncağı kim yaptı, oyuncakla ne yapılır, oyun mu oynanır, gerçekten oyun var mı, varsa neden var, kurucuları kim, kuralları nasıl oluştu, kim koydu bu kuralları, oyuncuları kim, niye oyun oynanır, oyun ne işe yarar? Bazı oyunlar..]]> Fri, 31 Aug 2018 03:05:51 +0300 Vicdan ve kurban: Rasyonalite ve irrasyonalite https://www.evrensel.net/yazi/82116/vicdan-ve-kurban-rasyonalite-ve-irrasyonalite https://www.evrensel.net/yazi/82116/vicdan-ve-kurban-rasyonalite-ve-irrasyonalite? Bayram nedeniyle verilen en somut mesaj ve yol ilanları arasında ‘Trafik canavarı olmayın’, ‘Hız öldürür’, ‘Hızını azalt ömrünü uzat’ gibi uyarılar hatırlatılıyor. ‘Savaş diyor ki, tek rakibim trafik.’ ‘İnsan öldürür’ şeklinde ilanlar, uyarılar yapılabilir mi, bilmiyorum ama ‘ölüm’ mitolojilerin en temel konusunu oluşturuyor. Çocukların ilk korkuları arasında annelerini, babalarını kaybetmek; ölüm korkusu bulunuyor. İnsanın ölümlü oluşu onun trajik oluşunu, bu ölümlü oluşunun bilincinde olması ise en büyük trajedyayı oluşturuyor. Hemen bütün iktidarların nihai tutamağı da, korkunun en son hali ‘ölüm’ fenomeninden geliyor. İrrasyonelliklerin belki de önemli bir kısmı da bu ölüm fenomenin çeşitli şekillerde südur etmesi, yansımaları, farklı şe..]]> Fri, 24 Aug 2018 04:52:22 +0300 Eğitimin, MEB'in, dinin, Diyanet'in 'milli şahlanış' veya krizlerdeki rolü nedir? https://www.evrensel.net/yazi/82072/egitimin-mebin-dinin-diyanetin-milli-sahlanis-veya-krizlerdeki-rolu-nedir https://www.evrensel.net/yazi/82072/egitimin-mebin-dinin-diyanetin-milli-sahlanis-veya-krizlerdeki-rolu-nedir? Rahip Brunson sorunu mu mesele, hem o hem de değil, MEB ortalıkta gözükmüyor ama Diyanetin söyleyecekleri var: “İstiklal ve istikbalimiz adına büyük bir mücadele verdiğimiz bu günler maddî ve manevî açıdan kenetlenme ve fedakârlık zamanlarıdır. Biliyoruz ki devletimiz, mazlumlara umut olduğu için zalimlerin hedefi olmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığımız bütün görevlileri ve mensupları ile milli paramızı kullanmak, lüks ve israftan kaçınmak ve milli ürünleri tercih etmek başta olmak üzere her türlü fedakârlık ve sorumluluk konusunda milletimize rehberlik etmeye devam edecektir. Tarihten beri nice zorlukları birlik ve beraberlik ruhu ile aşmış aziz milletimiz, sistematik şekilde maruz kaldığı bu çok boyutlu saldırıların da üstesinden gelecek ve Allah’ın yardımı ile bu onurlu mücadelesinden galip çıkacaktır. ..]]> Fri, 17 Aug 2018 04:50:56 +0300 Kapitalizmin Okul Yönetim Modeli: Profesyonel Okul Yöneticiliği https://www.evrensel.net/yazi/82027/kapitalizmin-okul-yonetim-modeli-profesyonel-okul-yoneticiligi https://www.evrensel.net/yazi/82027/kapitalizmin-okul-yonetim-modeli-profesyonel-okul-yoneticiligi? Bu hafta, eski tartışmaların güncellenmiş haline, “Eğitimde Kalite Endeksi” oluşturulacağı ve bunda “Profesyonel Yöneticilik”in de temel bir başlık olarak yer alacağı haberleri yansıdı. “Profesyonel yöneticilik” ne anlama geliyor? Eğer öğretmen, idari ve teknik personel ve veliler bulundukları okulu bile yönetecek yeterlilikte değilse bu ne anlama geliyor? Okulda karar süreçleri mevcut bileşenlerince; aile, öğrenci, öğretmen, personel birlikte sağlıklı alınamayacaksa demokratik kültür nasıl oluşacak? Eğitim Sektörse Yöneticisi Dolandırıcı (Kâr Odaklı) Olmalı “Profesyonel yöneticiliğin temel vizyon ve misyonu ne olacak?” diye sorulursa konunun esasına yaklaşılmış olur. Profesyonel yöneticiliğin kalite ölçüsü elbette “para/kâr” olacaktır. Her kim ki en kârlı şekilde okulunu yönetecek, en profesyonel y&o..]]> Fri, 10 Aug 2018 04:09:25 +0300 Eğitim ve okullar neresinden baksak dökülüyor https://www.evrensel.net/yazi/81985/egitim-ve-okullar-neresinden-baksak-dokuluyor https://www.evrensel.net/yazi/81985/egitim-ve-okullar-neresinden-baksak-dokuluyor? Bugün yazının odağı LGS ve YKS üzerine, sınav ve başarı durumu üzerine olacak ama sorunların kaynağı çok daha derin toplumsal yönelim ve krizlere dayanıyor, gidişat ve geleceğimize ilişkin bulunuyor. Birinci tespit: Ortaokulda çocukların %5’i kayıp 2016 Aralık sonu itibariyle 5-19 yaş grubunda her bir yaş diliminde 1.272.654 kişi bulunuyordu yani yaklaşık 1 milyon 272 bin kişi çağ nüfusu sayılır. 1 milyon 192 bin 660 kişi ilkokul bitirdi. Ortaokul net okullaşma oranı %95 civarında. Yani çağ nüfusunun %5’i ortaokullarda yok. Bu oran 70-80 bin öğrenciye denk düşer. Bunlar kayıp. İkinci tespit: Ortaöğretimde (liselerde) kayıp oranı bu sene daha artacak Liselerde net okullaşma oranı %82 civarında idi. Bakanlığın açıklamasına göre bu sene 1.192.660 öğrenciden 1.019.577 kişi tercih yapmış, 173.083 öğrenci tercih yapmamıştır. Buna ek olarak tercih yapanlardan da 9..]]> Fri, 03 Aug 2018 04:20:57 +0300 Safsatacılara karşı ne yapılabilir? https://www.evrensel.net/yazi/81947/safsatacilara-karsi-ne-yapilabilir https://www.evrensel.net/yazi/81947/safsatacilara-karsi-ne-yapilabilir? Dünyanın insan için insandan önce verili hazır bir anlamı olup olmadığı, baştan bir anlamı olmadığına dair absürt (saçma) meselesi değil buradaki tartışma; daha basit olarak günlük politikaların, her tür fikrin belli bir bilimsel (bilgi temelli) veya rasyonel (akıl temelli) dayanağının kaybolması, tüm halkın safsataya mahkum edilmesi, giderek akıl ve düşünme sağlığımızın tümden bozulması ile ilgilidir. Arkadaşlarımla her karşılaştığımda, artık akıl mantık sorunu üzerine bir konu açılıyor, her gün yeni bir durum ortaya çıkıyor ve verdikleri ilk tepki “Böyle saçma sapan şey olur mu?” şeklinde oluyor. Bu yazı arkadaşlarla yaptığımız günlük sohbetlerimizin kısa bir özeti sayılır. Türkiye’nin mevcut halinden, saçmalama veya belli bir akıl yürütmeye dayalı olmayan atışmalardan bir sonuç çıkarmak mümkün m&uu..]]> Fri, 27 Jul 2018 04:05:58 +0300 MEB’e Selçuk: piyasacılık, dincilik ve araçsal eğitim https://www.evrensel.net/yazi/81906/mebe-selcuk-piyasacilik-dincilik-ve-aracsal-egitim https://www.evrensel.net/yazi/81906/mebe-selcuk-piyasacilik-dincilik-ve-aracsal-egitim? Her yargı, her yorum belli bir isabet taşıdığı gibi belli bir aşırılık da taşır. Aşırı bir yargı vermek istemem ama ülkenin eğitiminden sorumlu bir kişinin inciğini boncuğunu masaya yatırmamız gerekiyor. Her bakan, şimdikiler tam bakan sayılmasa da en azından üst bürokratlar bizler adına, yurttaşlar adına, toplum adına yetki ve sorumluluk taşıyor ve yaptıklarının hesabını vermekle de yükümlü bulunuyor. Bizlerin de başkanından, bakanından, üst bürokratından yaptıklarının yapacaklarının gerekçesini ve hesabını sormamız gerekiyor. BİRLEŞİK: KOMPRADOR BURJUVAZİYE KOMPRADOR DİNCİLİK EKLENDİ En baştan genel ve tarihi sürece ilişkin bir tespitte bulunabiliriz: Burjuvazi yükseliş döneminde dine (ruhbanlara, ilmiyeye) karşı devrimci oldu, eski ruhban (dini zümre, ilmiye) ve monarşi bileşkesini piyasa ve monarşi şeklinde değiştirdi. Ama bu süreç daha çok birinci aşamaya aitti. Kapitalizmin altın ça..]]> Fri, 20 Jul 2018 03:13:59 +0300 Başkanlık: Dinci kapitalist bileşik, monarşi veya irrasyonalite https://www.evrensel.net/yazi/81868/baskanlik-dinci-kapitalist-bilesik-monarsi-veya-irrasyonalite https://www.evrensel.net/yazi/81868/baskanlik-dinci-kapitalist-bilesik-monarsi-veya-irrasyonalite? Bize neler oluyor, Türkiye’ye, dünyaya neler oluyor? Bu yazıda daha arka planda sebeplerin “irrasyonalitesi”, toplumsal olay ve oluşumların (dolayısıyla tarihin) salt rasyonel değil, belki daha fazlasıyla “irrasyonel” oluşu ve oluşumu; güncel anlamda ise AKP’nin geldiği noktanın, başkanlığın (padişahlık, monarşi) din ve kapitalizmle ilişkisini ve bu din+kapitalizmin iç içeliğini; biraz mantık biraz kimya (madde, element, bileşik, karışım) çağrışımları ile birlikte ele alacağım. Ana soru şudur: Türkiye’nin, Anadolu insanının, başka örnekleriyle birlikte insanlığın düştüğü bu durumun başlıca sebepleri nelerdir? Din ile kapitalizmin ilişkisi nedir? Kimya veya sosyolojiye çağrışımla bu bir element, bileşik veya karışım mıdır? En baştan belirtelim. Doğa veya toplum olaylarından, doğal veya sosyal olaylardan salt “akıl” sonucu değil; olan bitenler üzerind..]]> Fri, 13 Jul 2018 04:25:42 +0300 Sınavlar, yerleştirme, seçimler ve otokrasi: ‘İnsanın iradesi ve özgürlüğü yoktur’ https://www.evrensel.net/yazi/81823/sinavlar-yerlestirme-secimler-ve-otokrasi-insanin-iradesi-ve-ozgurlugu-yoktur https://www.evrensel.net/yazi/81823/sinavlar-yerlestirme-secimler-ve-otokrasi-insanin-iradesi-ve-ozgurlugu-yoktur? Haziran-temmuz ayının mevsimsel doğal bir döngü olmanın ötesinde çocuklarımızın, insanımızın, insan ve toplum olma hasletlerimizin tayini açısından temel bir zaman olma, “KADER ANI” olma özelliği var. Okuduğumuz okullar aynı zamanda ileride nasıl bir meslekle iştigal edeceğimizi de şimdiden belirleyerek “olgunluğa geçişin”, kimle arkadaşlık edeceğimiz ve evleneceğimizden ne yiyip ne içebileceğimize kadar, nasıl yaşayacağımızı belirleyen en önemli araç haline gelmiş bulunuyor. Çağ nüfusu yaklaşık 1 milyon 300 bin. LGS’ye 1 milyon 9 bin 260 öğrenci başvurdu. Yaklaşık 250 bini başvuruda bile bulunmadı. Çocuklar, anne babalar büyük bir stres altında, LGS-YEP Yerleştirme Puanları ile veya mahalli yerleştirmeleri ve sonuçlarını bekliyor. Çağ nüfusunun yaklaşık yüzde 10’u sınav puanı ile yerleşecek. Geriye kalan mahallesine talim edecek v..]]> Fri, 06 Jul 2018 04:18:57 +0300 Lider kültürü: Türkiye'nin Humeyni'si veya Türkmenbaşı'sı Erdoğan mı oldu? https://www.evrensel.net/yazi/81773/lider-kulturu-turkiyenin-humeynisi-veya-turkmenbasisi-erdogan-mi-oldu https://www.evrensel.net/yazi/81773/lider-kulturu-turkiyenin-humeynisi-veya-turkmenbasisi-erdogan-mi-oldu? 24 Haziran’ın açık anlamı, çağdaş cumhuriyet arayışının 2017’deki reformla yasal çerçevesi oluşturulan dinci olana teslimiyeti veya büyük oranda tasfiyesidir. Yeni Osmanlıcılıktan da öte dinci bir rejime geçişin tüm ayakları tamamlanmıştır. Umarım öyle olmaz. Rahmetli Erbakan’a nasip olmamıştı, bir zamanlar “Hoca Efendi Gülen’e” atfedilirdi, o da artık terörist başı oldu, dini lider kültlüğü bu yolda büyük irade ve çaba gösteren Erdoğan’a kısmetmiş. Bu yolda gösterdiği azim ve kararlılık dikkate alınırsa hakkı da sayılır. Ama bu dinci ırkçı otoriter eğilimler 1935’ler Astrofaşizminin (Avusturya’da aydınlanmacı, sendikal ve sol hareketlere karşı gelenek ve kiliselerin öne çıkarılmasına atfen, ardından da Alman Nazileri ile birleşmesi) yeni olmadığı gibi mevcut yenilenmiş hali de sadece Türkiye&..]]> Fri, 29 Jun 2018 04:02:05 +0300 ABD, AKP, MHP: Liberalizmin sonu ama kapitalizmin henüz sonu değil https://www.evrensel.net/yazi/81722/abd-akp-mhp-liberalizmin-sonu-ama-kapitalizmin-henuz-sonu-degil https://www.evrensel.net/yazi/81722/abd-akp-mhp-liberalizmin-sonu-ama-kapitalizmin-henuz-sonu-degil? “UNHCR-Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği” sadece 2017 yılında 68.5 milyon insanın zorla yerlerinden edildiğini (Zorlanmış göçe maruz kaldığını), bunlar arasında çatışma ve zulümden kaçanların 25.4 milyonu bulduğunu, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Güney Sudan ve Myanmar’ın bu göçte başı çektiğini, bir yılda bu kadar çatışma mağdurunun oluşmasına hiçbir zaman rastlanmadığını açıklıyor. Filistinlilerin mültecilikleri bir kadere dönüşmüş bulunuyor. Türkiye, kendi sorumluluğu da çok yüksek olan 3.5 milyon kadar “geçici sığınmacıya” (mülteciye) ev sahipliği yapıyor ve OECD ülkelerindeki toplam sığınmacıların neredeyse yarısını barındırıyor. Yerinden yurdundan olmuş 68.5 milyon insanın yarısının 18 yaş ve altı çocuklardan oluştuğu kestirilebilir. Bu rakamlar 30 milyondan fazla çoluk çocu..]]> Fri, 22 Jun 2018 04:18:13 +0300 Kapitalizmin Türkiye ayağında CEO değişimine ihtiyacı var https://www.evrensel.net/yazi/81676/kapitalizmin-turkiye-ayaginda-ceo-degisimine-ihtiyaci-var https://www.evrensel.net/yazi/81676/kapitalizmin-turkiye-ayaginda-ceo-degisimine-ihtiyaci-var? Bugün bayram, haftaya seçim. Organizma, bios, günlük yaşam, mikro; varlığın (sistemin; teorinin) kendisini açması olduğu kadar aynı zamanda ilerleme ve değişimdir. Pratik teoriden, teori pratikten başka bir yerde değil iç içedir. Bugün bir iki küçük güncelden bir iki çıkarım veya kanaat paylaşacağım. “Ne Yapar Eder…” İstihbarat ve Sızma Bilinçli mi? Bugünlerde iftar, cenaze, kahvehane iki kişinin bir araya geldiği, hatta kendi başına kaldığı hemen her uzam ve zaman mevcut başkana ve başkanlığa kilitlenmiş durumda. “Bugünkü bombayı duydun mu?” diye kimi heyecan kimi büyük bir kaygı içinde dost tanıdık komşu birbirini arıyor. “Bugünkü bombayı duydun mu?” WhatsApp, Face, Twitter, İnstagram, gerçek ve sanal gazeteler, televizyonlar “bomba bomba haber” diye başlıyor - eskiden flaş flaş denirdi,..]]> Fri, 15 Jun 2018 03:09:05 +0300 Çember ve karne: Hayata karşı ayrıştırıcı ve sıkıştırıcı okullar https://www.evrensel.net/yazi/81632/cember-ve-karne-hayata-karsi-ayristirici-ve-sikistirici-okullar https://www.evrensel.net/yazi/81632/cember-ve-karne-hayata-karsi-ayristirici-ve-sikistirici-okullar? Bugün karne günü. 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında resmî ve özel 1 milyon 61 bin 989 öğretmen eşliğinde 10 bin 482 okul öncesi, 25 bin 308 ilkokul, 18 bin 643 ortaokul ve 11 bin 360 lise olmak üzere toplam 65 bin 793 okulda toplam 17 milyon 508 bin 955 öğrenci karne alacak. Okul dönemi bittiği için çocuklar çok mutlular. Artık sabah kalkmaya zorlayacak, akşam ders çalışmaya zorlayacak, 5-8 saat kuru sıralarda oturmaya zorlayacak günler geride kaldı. Çoğu ya anlamı anlaşılmayan ya da zaten daha en baştan çok anlamlı kurgulanmayan sınavlar 2-3 aylığına geride kaldı. ARA verildi, TATİL edildi. Ya önümüzdeki günler, yaz günleri, okul bittikten sonraki 70-80 yıllık gelecek ne alemde, onu sorduğumuzda zülfüyare dokunmuş oluruz. OKULSUZ TOPLUM DEĞİL OKULUYLA MUTLU BİR TOPLUM ÜTOPYASI Her defasında kafama takılır, tersi de kabaca OKUL Ü..]]> Fri, 08 Jun 2018 03:40:31 +0300 LGS veya sınav başarısı: Kurumsal ayrımcılığın 10'a 90'lık hali https://www.evrensel.net/yazi/81583/lgs-veya-sinav-basarisi-kurumsal-ayrimciligin-10a-90lik-hali https://www.evrensel.net/yazi/81583/lgs-veya-sinav-basarisi-kurumsal-ayrimciligin-10a-90lik-hali? Sınavla yapılanın adı üzerinde: Kurumsal seçme, ayrıştırma, yerleştirme. Yani gerek LGS, gerekse YGS bir adalet ölçüsü değil, tam aksine adaletsizliği, eşitsizliği görünmez kılma ve ters takla attırma işidir. Başarı sınavları ile yapılan yerleştirme aynı dil din ırkçılığı gibi, onlara göre çok daha görünmez kılınmış SINIFSAL ayrımcılığın en üst hali, en top modelidir. Hemen gelen ilk soru, bir kısmımız, “Nasıl olacak yani, becerisi yeteneği daha az olanla daha fazla olanı belirlemek ve ona göre yerleştirme yapmak adil değil mi?” diye soruyor olabilir. Sayın İnce’nin de, Sayın Akşener, Mollaoğlu ve Erdoğan’ın da kaba eğitim politikalarında “Sınavlar elbette olacak” da “Nasıl yapılacağı, güvenlik ve ölçme değerlendirme şekli tartışılabilir” yanıtı bulunuyor. Oysa sorunun esası sınavın kendisinde, sınavın asıl işlevinde bulunuyor. Sınavl..]]> Fri, 01 Jun 2018 04:36:06 +0300 Eğitim fakülteleri ve öğretmen yetiştirme: Bilmem kaçıncı değişiklik https://www.evrensel.net/yazi/81530/egitim-fakulteleri-ve-ogretmen-yetistirme-bilmem-kacinci-degisiklik https://www.evrensel.net/yazi/81530/egitim-fakulteleri-ve-ogretmen-yetistirme-bilmem-kacinci-degisiklik? 1997’de başlayan bir furya ile eğitim fakülteleri, öğretmen yetiştirme programları ve öğretmenlik formasyonunda kaç değişiklik yapıldığını sayamadım, sorsanız YÖK de üç gün arşivleri incelemek zorunda kalacaktır. Ana soru eğitim öğretimde, okul başarısında MEB ne kadar sorumlu ise bir o kadar belki daha fazla sorumluluk da YÖK’te ve benim de mensubu olduğum eğitim fakültelerinde bulunuyor. “Bakanlık ve YÖK söylüyor, biz de duruma uyarlanmaya uğraşıyoruz” demek tek tek biz eğitim fakültesi öğretim elemanlarını kurtarmaya yetmez, aksine inanmadığımız durumlarda, bilimsel uygunluğu ile ilgili eksiklikleri gördüğümüzde ne yaptık, hangi dirençleri gösterdik, bunlarla yüzleşmek zorundayız. Öğretmenler ve öğrenci aileleri için de bu söylediklerim geçerli. Herkes durup seyrederse 1-Başkan emreder, 2- Bakanlık ona g&o..]]> Fri, 25 May 2018 04:15:08 +0300 Marksizm ve 19 Mayıs Filistin'e, hacca umreye gitmek İsrail’e mi destek? https://www.evrensel.net/yazi/81490/marksizm-ve-19-mayis-filistine-hacca-umreye-gitmek-israile-mi-destek https://www.evrensel.net/yazi/81490/marksizm-ve-19-mayis-filistine-hacca-umreye-gitmek-israile-mi-destek? Konu çok, Sarraf ve İran meselesi, Filistin meselesi, Suriye meselesi, başkanlık meselesi, kurlar ve geçim meselesi, üniversiteleri YÖK’ün, medyayı YANDAŞ’ın ele geçirmesi ve kontrolü gibi, daha nice mesele var. Bir köşenin sınırı da yetmez, köşeler biraz işin teorisidir, zaten yetmez, pratiği de gerekir. Kuramsız pratik, pratiksiz kuram da yarım kalır. 5 Mayıs 1818’den 2018’e, Marx’ın 200. doğum yılı, kuram-pratik ilişkisini, Aristoteles’teki gibi etik-moral bir sorundan ve sınırda kalmaktan öte yaşamsal karşılığına oturtan kişi Marx olsa gerek. Sosyalist devrimlerden önce burjuva demokratik devrimlere ihtiyaç var mı, yok mu, politikayı tek başına bilim değil pratik de belirler. Lenin ve Sovyet Devrimi orta sınıf burjuva demokratik devrimleri olmadan da sosyalizme geçilebileceğinin bir örneğiydi, başarılı oldu mu, hangi perspektiften baktığınıza bağlı. Burjuva demokra..]]> Fri, 18 May 2018 04:57:41 +0300 Bilim, eğitim, eleştiri, seçim ve propaganda https://www.evrensel.net/yazi/81435/bilim-egitim-elestiri-secim-ve-propaganda https://www.evrensel.net/yazi/81435/bilim-egitim-elestiri-secim-ve-propaganda? Bilgi-bilim, akıl-düşünce-felsefe, eğitim, eleştiri, propaganda nedir; aralarında ne tür kesişme veya ayrılıklar var? Merak, bilme arzusu ve iradesi, gerçeklik-hakikat arayışı insanın temel bir fenomenidir. İnsani gelişim, insan başarılarının geliştirilmesidir. İnsan yönetimi, insan fenomenlerinin ve başarılarının yönetimidir. İktidar; insanların yönetimidir. O halde tek bir yol değil birden fazla yol bulunuyor. İnsanın merakı, bilme arzusu ve iradesi, gerçeklik-hakikat arayışı geliştirilirse, olanaklar ve ortam bunun için hazırlanırsa bu bilimsel, insani bir eğitim sayılır. İnsanın merakı, bilme arzusu, aklı ve arzuları “belli bir perspektif”, “belli çıkarlar” için yönetilmeye başlanırsa, daha da kötüsü bunlar belli sınıf veya zümrelerin çıkarlarına endekslenmeye çalışılırsa, o zaman bilimsel ve insani bir eğitimden söz edemeyiz, bu baş..]]> Fri, 11 May 2018 04:01:18 +0300 Kuçuradi: Beyin yıkama temel bir insan hakkı ihlalidir https://www.evrensel.net/yazi/81391/kucuradi-beyin-yikama-temel-bir-insan-hakki-ihlalidir https://www.evrensel.net/yazi/81391/kucuradi-beyin-yikama-temel-bir-insan-hakki-ihlalidir? Cumhuriyetin yurtdışına felsefe ve sosyal bilimler alanında öğretim elemanı yetiştirmek için 1928 yılında gönderdiği ilk isimler arasında Takiyettin Mengüşoğlu ve Mümtaz Turhan var. Mazhar İpşiroğlu daha önceden Almanya’da bulunuyor. 1930’lu yıllarda Hilmi Ziya Ülken ve Macit Gökberk de Almanya’ya gidiyor. Aydın Sayılı, Behice Boran, Niyazı Berkes ise ABD’de doktora yapıyor. Bu isimlere Muzaffer Sherif Başoğlu ve Pertev Naili Boratav gibi isimlerle Almanya’dan gelen hocaları da eklediğimizde İstanbul ve Ankara Üniversitesi’nin felsefe ve sosyal bilimler alanında en dinamik, canlı ve yüksek dönemini 1928-1945 yıllarında yaşadığını söyleyebiliriz. 1945 sonrası, yarı ABD mandası olmaya başladığımız dönemlerden itibarın durum pek parlak gitmiyor. Önce Köy Enstitüleri ve AÜ DTCF (Boran, Berkes, M. Şerif, P.N.Boratav…) tasfiyesi, ardından 1960’daki 147&r..]]> Fri, 04 May 2018 04:15:51 +0300 Pozisyon almak erek veya politika değil https://www.evrensel.net/yazi/81351/pozisyon-almak-erek-veya-politika-degil https://www.evrensel.net/yazi/81351/pozisyon-almak-erek-veya-politika-degil? İnsanı insan yapan başlıca özelliklerden birinin özgürlük olduğu söylenebilir. Özgürlük; insanın kendi anlamını kendisinin tanımlaması, kendine erek koyabilmesi ve bu koyduğu ereklere ulaşmaya çalışması sayılır. Baskın seçim kararı sonrası en önemli gündem cumhurbaşkanı adaylarının kimler olacağı. Muhalefet aday arayışında: Gül de olabilir, Kesici de olabilir, İnce de olabilir, Şener de olabilir. Akşener’in nesi var? Karamollaoğlu’nun nesi var? Böyle bir aday arayışı bir ilke veya ereğe dayanmıyor gibi, duruma göre pozisyon almayı çağrıştırıyor. “Batı aklı” (Öyle kategoriler yapmayı çok sevmiyorum ama bazen ayrımı gösterici oluyor) en azından bilim teknolojiyi kullanıyor, sentetik ve analitik aklı kullanıyor. Türkiye’de düzenli sistematik gerekçeli bir düşünme mümkün mü, yaşanmışlıkların getirdiği ham ..]]> Fri, 27 Apr 2018 03:15:47 +0300 Eğitimin ters yüz edilmesi: Eğitimi öğretmeni tasfiye, imamı yerine geçirme https://www.evrensel.net/yazi/81305/egitimin-ters-yuz-edilmesi-egitimi-ogretmeni-tasfiye-imami-yerine-gecirme https://www.evrensel.net/yazi/81305/egitimin-ters-yuz-edilmesi-egitimi-ogretmeni-tasfiye-imami-yerine-gecirme? Genel bir savda bulunursam; ufak tefek istisnalar hariç eğitimin olumlu işlevlerinin tırpanlandığı, törpülendiği; olumsuz işlevlerinin ise desteklenip attırıldığı on yılları yaşadığımız söylenebilir. Eğitim çok genel olarak çocuklar başta olmak üzere toplumun (yeniden) üretim sürecidir. Eğitim; hem emeğin hem rızanın, dolayısıyla kol ve kafaların (yeniden) üretim sürecidir. 1946’lardan başlayarak bilimsel yani çocukların; * Psikomotor (bedensel, duyuşsal), * Bilgisel (belleksel), * Bilişsel (zihinsel), * Moral (tavırsal, duyarsal) gelişimini esas alan eğitim anlayışı tırpanlanmaya başlamıştı (gelişimden vazgeçtik çocukların bedeni de, belleği zihni de, duyarlılıkları da dincilerce ele geçiriliyor). Moral ve kültürel kodların dönüşümü giderek rejimin dönüştürülmesi, mevcut rejimin tasfiyesine varmış bulunuyor. Biraz daha konuyu ..]]> Fri, 20 Apr 2018 04:15:19 +0300 MEB’in dincileştiren ve piyasalaştıran bozguncu aklı: Elit olanın imajını bozma, imam hatibe ve piyasaya imaj-makerlik yapma https://www.evrensel.net/yazi/81255/mebin-dincilestiren-ve-piyasalastiran-bozguncu-akli-elit-olanin-imajini-bozma-imam-hatibe-ve-piyasaya-imaj-makerlik-yapma https://www.evrensel.net/yazi/81255/mebin-dincilestiren-ve-piyasalastiran-bozguncu-akli-elit-olanin-imajini-bozma-imam-hatibe-ve-piyasaya-imaj-makerlik-yapma? Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), “Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Yapılacak 2018 Yılı Merkezi Sınav Başvuru ve Uygulama Kılavuzu” ile sınavla öğrenci alan okul listeleri ve kontenjan tarihlerini açıkladı. 2 Haziran’da merkezi sınav yapılacak. Sınav, 8’inci sınıf öğretim programları esas alınarak yapılacak. Sınav iki bölüm hâlinde uygulanacak. Sözel bölümde, 8’inci sınıf Türkçe, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ile Yabancı Dilden toplam 50 soru, sayısal bölümde ise Matematik ve Fen Bilimlerinden 20’şer soru yer alacak. MEB’ mevcut SBS ve TEOG’u bozarak yerine getirdiği model ile ne yapmak istiyor? Üzerinde durulması gereken ana nokta esasen budur. BAŞARILI OKULLARIN İMAJI BOZULURKEN, İMAM HATİP OKULLARININKİ YÜKSELİYOR AKP’nin bütün işi m..]]> Fri, 13 Apr 2018 03:57:33 +0300 Nefret ve düşmanlık bazı kimliklerin temel parçası mı? https://www.evrensel.net/yazi/81212/nefret-ve-dusmanlik-bazi-kimliklerin-temel-parcasi-mi https://www.evrensel.net/yazi/81212/nefret-ve-dusmanlik-bazi-kimliklerin-temel-parcasi-mi? Meclis Başkanı tiyatrocu kadınları merdivene diziyor. Irk, dil, din, mezhep, cinsiyet, millet nefreti, düşmanlığı… Dört bir yan nefret ve düşmanlıkla, bunların eylemsel sonucu olan ayrımcılık ve katliamlarla dolu. Nefret ve düşmanlık; politik olanın da ötesinde kimlikleşme ve sosyal ilişkilerin temel veya anormal bir formu mu? Kimilerine göre büyük bir eksiklik veya yanlışlık da olabilir, ama “düşman” tanımlamasından hep çekinmişimdir, en tehlikeli kavramlardan biri saymışımdır, elimden gelse “düşman” terimleştirmesini tarihin dışına çekip atmak isterim. Ama Ortadoğu coğrafyası da dünya coğrafyası da -coğrafyanın bir etki veya sorumluluğu yok tabii ki sorun insan türüne ait- sanki “kimliğini” düşmanlıkla temellendiriyor, “düşmanlığı” “düşman” olmasa kendisi de olmayacak kadar derin bir temel kimlik parçası hal..]]> Fri, 06 Apr 2018 03:13:29 +0300 Akademi ve bürokraside gettolar, din ve garezliğin diyalektiği https://www.evrensel.net/yazi/81167/akademi-ve-burokraside-gettolar-din-ve-garezligin-diyalektigi https://www.evrensel.net/yazi/81167/akademi-ve-burokraside-gettolar-din-ve-garezligin-diyalektigi? 12.Çukurova Sanat günleri. Konu başlığı “Akademik Getto” Konuşmacılar Özgür Taburoğlu, Gökhan Yavuz Demir, İlker Özdemir. Akademik getto bir zamanlar biraz vardı, Doğramacı ve Gürüz dönemi biraz böyle bir dönemdi. Hacettepe Tıp, ODTÜ, Boğaziçi ve İTÜ memleketin bütün bünyesini, TÜBİTAK ve TÜBA’daki köşe başlarını tutmuş ve yutmuş gibiydi. Ankara mülkiye ile hukuk fakülteleri burnundan kıl aldırmıyordu, Hazine, DDK, iç işleri (kaymakam, vali) ve dış işleri onlardan sorulurdu. Akademik Getto’nun en son ve en tepe halleri Gürüz ve Alemdaroğlu dönemi sayılır. Neyse ki en azından teknik bilime inanmış kişilerdi bunlar. ABD ve AB’cilikleri de en üst noktadaydı. Avrupa Üniversite Alanı (EUA-Bologna Süreci) Türkiye’de bilim ve üniversiteleri kurtaracaktı. Nerdeyse tüm YÖK başkanları..]]> Fri, 30 Mar 2018 04:53:04 +0300 Okul ve medyanın ele geçirilmesi ve savaş borazanlığının anlamı https://www.evrensel.net/yazi/81120/okul-ve-medyanin-ele-gecirilmesi-ve-savas-borazanliginin-anlami https://www.evrensel.net/yazi/81120/okul-ve-medyanin-ele-gecirilmesi-ve-savas-borazanliginin-anlami? Başlangıç”, “köken” ve “hakiki olan”; Hölderlin, Hitler, Heidegger kendisinden kaçılamaz bir kader mi oluşturuyor? (A. Sarı, 2016). Kırşehir Valisi Necati Şentürk kılıç çekmiş, “Musul’a da gireceğiz, Kudüs’e de gireceğiz”. “Reis bizi de Afrin’e götür” sloganları cami önlerine, dersliklere kadar sirayet etmiş durumda. Mehter marşları çalınıyor her yanda. Cihat hutbeleri veriliyor, müfredatlara 15 Temmuz-savaşçılık-şehitlik-cihat gibi kavramlar kutsanarak yerleştiriliyor, radyo-gazete-televizyonların ekseriyeti sabahtan akşama savaş çığırtkanlığı yapıyor. OHAL hâlâ devam ediyor. İttifak yasaları çıkarılıyor, seçim güvenliği daha da devlete-partiye bağlanıyor. Sarayda hakim savcı kuraları (atamaları) yapılıyor. İhaleler, özelleştirmeler belli gruplara aktarılıyor. Doğan Grubunun geriye kalan ..]]> Fri, 23 Mar 2018 01:20:58 +0300 Makro ile Mikronun ayrılmazlığı: Afrin'i anlamak veya anlayamamak https://www.evrensel.net/yazi/81067/makro-ile-mikronun-ayrilmazligi-afrini-anlamak-veya-anlayamamak https://www.evrensel.net/yazi/81067/makro-ile-mikronun-ayrilmazligi-afrini-anlamak-veya-anlayamamak? Keşke makro ile mikro ilişkili olmasa, keşke her sorun kendi içinde özerk olsa, keşke her sorunu etik-vicdani olarak çözebilsek de yapısal ayakları olmasa, gelecek için bugünü bugün için geleceği heba etmesek… Keşke bütün halklar barış, dayanışma ve huzur içinde yaşayabilse… Keşke keşkelerin olmadığı bir dünya kurulabilse… İngiltere’ye çalışan Rus ajanlarının zehirlenmesinin Rusya ve Afrin ile ilişkisi var mı? 13 Mart 2018 tarihinde İngiltere Hükümeti, Eski Rus Ajanı Sergey Skripal ve kızının zehirlenmesini Rus sinir gazına ve Rusya’nın tertip ettiği suikasta bağlayarak Rusya ile üst düzey ilişkilerin kesilmesi ve 23 Rus diplomatın sınır dışı edilmesine yönelik kararlar açıkladı. Konunun önemi, bir ajanlık veya suikast meselesi olmasının çok ötesindedir. Bunun İngiltere-ABD-Batı sermayesinin Suriye ve Rusya’..]]> Fri, 16 Mar 2018 04:15:59 +0300 Suriyeli kadınlar dünya pazarında zenginlere satılıyor mu? https://www.evrensel.net/yazi/81023/suriyeli-kadinlar-dunya-pazarinda-zenginlere-satiliyor-mu https://www.evrensel.net/yazi/81023/suriyeli-kadinlar-dunya-pazarinda-zenginlere-satiliyor-mu? Almanya’da Göç ve Sığınmacılar Dairesinin verilerine göre Suriye kökenli olup mültecilik başvurusunda bulunanların farklı yıllar itibariyle yüzde 35-40 arası kadınlardan, yüzde 60-65’i erkeklerden oluşmaktadır. Ocak 2018 için Suriyeliler arasında kadın başvurucu oranı yüzde 39.4’tür. Türkiye’deki durum da benzerlikler taşımaktadır. Göç İdaresinin verilerine göre, 1 Mart 2018 itibariyle “geçici koruma” kapsamındaki 3 milyon 541 bin Suriyelinin cinsiyet dağılımı yaş grupları itibariyle şu şekildedir. Geçici koruma kapsamında bulunan Suriyelilerin yaş ve cinsiyet dağılımı (1 Mart 2018, GİGM) Tabloya bakıldığında, özellikle de 10-39 yaş grubunda kadınlar aleyhine büyük bir dengesizlik gözükmektedir. Suriyeli sığınmacılar arasında 10-39 yaş grubunda kadınların oranı 43.75’e geriliyor Erkek-kadın oranları 10-39 yaş ..]]> Fri, 09 Mar 2018 04:54:52 +0300 Kurumsal bilimsel değil parasıyla ve dinci eğitim: Yüzde 70'ten öte https://www.evrensel.net/yazi/80980/kurumsal-bilimsel-degil-parasiyla-ve-dinci-egitim-yuzde-70ten-ote https://www.evrensel.net/yazi/80980/kurumsal-bilimsel-degil-parasiyla-ve-dinci-egitim-yuzde-70ten-ote? Veli-Der 24-25 Şubat tarihlerinde İstanbul’da “Laik ve Kamusal Eğitim Sempozyumu” gerçekleştirdi. Türkiye’deki eğitim-öğretim, okul ve üniversitelerin 80 yıllık dincileştirilmesi ve paracılaştırılmasının güncel durum ve yansımaları, insan-toplum-doğa yararına nitelikli bilimsel eşitlikli özgürlükçü eğitimin nasıl sağlanabileceği tartışıldı. İtalya, Polonya, Türkiye dinden öte dincileştirme: Ortaokul çağı çok kritik İtalyan Prof. Dr. Paolo Vittoria “dincileştirmenin” din olmadığını, dini inanç veya yaşamanın ötesinde dincileştirmenin çocukların kafasını ve sosyal alanları ele geçirme (empoze, telkin) olarak tanımlanması gerektiğini belirterek bunun en yaygın yollarının kurslar, okullar ve sosyal alanların etki altına alınmasından geçtiğini belirtti. Trump’ın eğitim bilgi ve teorisinin öğretmenleri silahlandırma anlayışıyla s..]]> Fri, 02 Mar 2018 05:40:40 +0300 Savaş ve barış: ‘Yolun ikileştiği yerde duruyoruz’ https://www.evrensel.net/yazi/80936/savas-ve-baris-yolun-ikilestigi-yerde-duruyoruz https://www.evrensel.net/yazi/80936/savas-ve-baris-yolun-ikilestigi-yerde-duruyoruz? Çetin Veysal “Savaşın Felsefesi” (2007) adlı eserinde iki ana belirleme yapıyor: Savaş; 1) doğası bakımından şiddetle -şiddet, ister güçlü ister güçsüz ya da ister haklı ister haksız şekilde dile getirilsin-, 2) doğa ya da toplum bakımından da eşitsizlikle birliktedir. Kitaba yazdığı ön sözde Uluğ Nutku savaş ve barışın özdeş değil tam ayrımlı olduğunu belirtiyor: “Savaş rüzgarları hep esecek, barış zamanları hep kısa mı sürecek? Edebiyatın, felsefenin ve insan bilimleri rüzgarının fırtınaya dönüştüğü olaylar ortasında girdaba çekilen bir sorudur bu. Soruya şimdiye kadar tarihin verdiği cevap ‘evet’, gelecekteki zamanın/tarihin şimdiden istediği cevap ise ‘hayır’dır. Felsefece bu durum bir antinomiye işaret ediyor. (…) Biz savaşı bir ‘arınma’ olgusu, barışı da yeni arınmaların birikim anı, uğrağı olarak göremeyiz. Gü..]]> Fri, 23 Feb 2018 04:15:16 +0300 Kurtuluş ve batış modellerinden ‘mütaşrik’ faşizm https://www.evrensel.net/yazi/80887/kurtulus-ve-batis-modellerinden-mutasrik-fasizm https://www.evrensel.net/yazi/80887/kurtulus-ve-batis-modellerinden-mutasrik-fasizm? Osmanlının dağılma süreci ile birlikte artış gösteren Türkleşelim mi, İslamcılaşalım mı, Muasırlaşalım mı arayışları etrafında istibdat mı demokrasi mi tartışmalarının da eşlik ettiği çöküş ve kurtuluş modellerini kıyaslayarak bugüne dair tanımlama yapmak ve birkaç çıkarımda bulunmak, yine bir “beka” sorunu yaşanan şu günlerde yararlı olabilir. II. Abdülhamit’in İstibdat-Din-Mühendislik Modeli: Abdülhamit modeli istibdat (sıkı takip, baskı, sopa, zindan, korku), sadakat kulluk yaşam biçimi anlamında din (dincileştirme-İslamcılaştırma) ve imparatorluğun dünya ile rekabet edebilmesi için modern okul-teknoloji anlayışına dayanmaktadır. Daha sonraları milli görüşün, özellikle de Erbakan’ın maneviyat ve ileri teknoloji söylemi II. Abdülhamit modelinin bir tür temsili sayılabilir. İttihat ve Terakki Modeli: “Sorun/fikir” odaklı..]]> Fri, 16 Feb 2018 04:52:44 +0300 Nüfus büyümesinde büyük dengesizlikler https://www.evrensel.net/yazi/80845/nufus-buyumesinde-buyuk-dengesizlikler https://www.evrensel.net/yazi/80845/nufus-buyumesinde-buyuk-dengesizlikler? Nüfusun büyüklüğü kadar, belki ondan da daha önemlisi nüfus dinamikleridir; nüfusun nasıl büyüdüğü, dağıldığı, çeşitli özelliklere göre nasıl değişkenlikler gösterdiğidir. İlk akla gelenler cinsiyet, yaş, kır-kent, il ve bölge farklılaşmalarıdır. Nüfus sayımları ve göstergeleri; daha ayrıntılara doğru inildikçe iktisadi kalkınmadan eşitsizliklere (paylaşım ve sınıflaşmadan), mesleki ve eğitimsel farklılaşmalardan dil din gibi zümrevi farklılaşmalara kadar toplam toplumsal yapılanma ve dönüşümler için çok temel ve önemli veriler sunar. Her biri veri barınma, sağlık, okul, yol, su, elektrik ihtiyacından milletvekili dağılımına, devletin oluşum ve dönüşümüne, bölgesel çatışmalara kadar pek çok olaydan etkilenir ve onları etkiler. 2017 aralık ayı sonu nüfusu geçen hafta açıklandı. Tür..]]> Fri, 09 Feb 2018 05:35:47 +0300 Yorumsuz: MEB’in 21. yüzyıl eğitim anlayışı https://www.evrensel.net/yazi/80796/yorumsuz-mebin-21-yuzyil-egitim-anlayisi https://www.evrensel.net/yazi/80796/yorumsuz-mebin-21-yuzyil-egitim-anlayisi? din, dua, eûzü besmele, elhamdülillah. iman, İslam, kelime-i tevhid, kelime-i şehadet, ibadet. ahlak, sevgi, saygı. cahiliye, Kâbe, el-emin, mevlit, Ehl-i Beyt. abdest, taharet. Esmâ-i Hüsnâ, hanif, tevhid, ihlâs, kıssa. Ramazan, oruç, Rab. adap, nezaket, selam. merhamet, erdem, kevser. örf, âdet, mimari, musiki, edebiyat, Mescid-i Aksâ. nübüvvet, risalet, davet, tebliğ. namaz, salat, ezan, kamet, cami. haram, mekruh, kul hakkı, bağımlılık. davet, tebliğ, hicret, sahabi, ensar, muhacir, mescit din, değer, şehitlik, gazilik, bayram, kandil. âlem, gayb, melek, cin, şeytan, ahiret. hac, umre, kurban. ahlak, değer, tutum, davranış. risalet, nübüvvet, hatemü’l-enbiya. itikat, fıkıh, mezhep, tasavvuf, âyin, erkân. kader, kaza, sünnetullah, küllî irade, cüzî irade. zekât, sadaka, infak, nisap, öşür. din, birey, ..]]> Fri, 02 Feb 2018 04:15:00 +0300 İnsana ait savaş uygarlıklarına nasıl tavır alınabilir? https://www.evrensel.net/yazi/80754/insana-ait-savas-uygarliklarina-nasil-tavir-alinabilir https://www.evrensel.net/yazi/80754/insana-ait-savas-uygarliklarina-nasil-tavir-alinabilir? Üç gündür Çukurova’da sağanak yağışlar var. Hava puslu gri bir görünümde. Koyu gri bulutların bazen arasından bazen daha üstünden on beş yirmi dakikada bir yolcu uçakları ile savaş uçaklarının gürültüsü geliyor, savaş jetlerinin daha hızlı uçuşları dışında yolcu uçakları ile savaş uçaklarının ayırtedilmesi her zaman mümkün olmuyor. Bazen gök gürültüleri de savaş uçaklarının gürültüsüne karışıyor. Ne bulutların ne yağmurun ne de gök gürültüsünün savaşla ilgisi var. Bunlara ben insani kimlik veriyor, insanlar anlamasa da doğa belki beni anlar mı diye, yanılsamalı ama saf bir umuda giriyorum. “Zaman her şeyin ilacıdır” gibi, “Mevlam böyle takdir etmiş” gibi. Oysa savaşın insanlar dışında bir tarafı yok, insana dair bir sorun. O halde, öncelikle &ldquo..]]> Fri, 26 Jan 2018 04:51:45 +0300 Savaşın şeriki çıkar, karşıtı barış, çelişiği hayat https://www.evrensel.net/yazi/80708/savasin-seriki-cikar-karsiti-baris-celisigi-hayat https://www.evrensel.net/yazi/80708/savasin-seriki-cikar-karsiti-baris-celisigi-hayat? Bir hocam ısrarla vurgu yapıyor: Eğer bir kavga ve gürültü değilse karşılıklı konuşma ancak “lojik” ile, ancak akıl ile mümkün, adı üzerinde “diyalogos”. Diyalog da barış da dostluk da bunu sürdürecek bir sentaks, bir dil yapısı ile kavramların ortak anlamları yoksa, akıl yürütmenin orta terimi yoksa mümkün değil. Daha alttaki ana sorun şu ki böyle bir evrensel “logos (akıl)” var mı, varsa nedir sorusudur. İnsanı ve insanlığı kapsayan logos yoksa insanların anlaşabilmesini, kozmosu da kapsayan bir logos yoksa dünya ve evrenle uyumlu bir yaşamı garanti edecek aksiyomdan, böyle bir a priori (olana, kişiye öncel) zorunluluktan mahrumuz demektir. Bu gerçekten bir mahrumiyet, çünkü hazır bir lokma yok demektir, her birimizi ve bütün akıllı toplulukları bir “çaba” ve bir “sözleşme” üzerinden, kendi o..]]> Fri, 19 Jan 2018 02:48:51 +0300 İç ve dış barışın şartları: Orta(k) terim sorunu https://www.evrensel.net/yazi/80660/ic-ve-dis-barisin-sartlari-orta-k-terim-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/80660/ic-ve-dis-barisin-sartlari-orta-k-terim-sorunu? Filistin, Suriye veya Dünya Barışının sağlanabilmesi için asgari şartlar neler olabilir? Dünya barışının hak ve özgürlüklerle, dille, mantıkla, etikle ilişkileri nelerdir? Ön Şart: Orta(k) Terim Doğru bir akıl yürütme, çıkarım, konuşma, diyalog, antlaşma veya adalet “orta terim” yoksa yani ortaklaşan bir nokta veya ilke yoksa, mümkün gözükmüyor. Bilginin de, doğru akıl yürütmenin de, sosyal sözleşmelerin de ortak özelliği en azından bir “orta terim” bulunması, taraflar arasında bu orta(k) noktanın antlaşmaya yazılmasıdır. Örneğin “Bütün insanlar hak ve özgürlüklere sahiptir. Suriyeliler de insandır. O halde Suriyeliler de hak ve özgürlüklere sahiptir.” Burada orta(k) terim “insan”dır. Uzlaşma da ancak orta(k) terim ile mümkündür. Gerisi çoğu kez safsatadır vey..]]> Fri, 12 Jan 2018 04:15:30 +0300 İran ve Türkiye: Sınıf değil zümrevi hükümranlık https://www.evrensel.net/yazi/80616/iran-ve-turkiye-sinif-degil-zumrevi-hukumranlik https://www.evrensel.net/yazi/80616/iran-ve-turkiye-sinif-degil-zumrevi-hukumranlik? Cemiyet-toplum, cemaat-topluluk, kabile, aşiret, etnisine, din, mezhep, tarikat, dil, cinsiyet, yaş, memleket-bölge, şehir-belde-köy-oba… Üretim-tüketim, sahiplik-girişimcilik-komisyonculuk- esnaflık-memurluk-işçilik-çiftçilik-işsizlik-muhtaçlık-bağımlılık, eğitim-diploma-meslek, kazanç-gelir-para-pul-servet, tarım-sanayi-ticaret-turizm-hizmet… Hüküm-hükümdar-hükümranlık-hükümet… Cumhurreisliği-Başbakanlık-Bakanlık, Din-Diyanet-BİB, Ordu-Polis-Zabıta-Askeriye, Bürokrasi-Mülkiye-Maliye, Tıbbiye, Adliye-Yargıtay, İlmiye-YÖK-MEB, Belediye-Muhtarlık, Parti-Sendika-Lonca-Oda-Dernek… Toplumsal yapılarla, zümre ve sınıflarla, iş-emek-liyakatle hükümranlık biçimleri arasında nasıl bir ilişki ve örüntü bulunuyor? Ana soruyu iki noktada toparlayabiliriz: 1-Saygınlık yani sosyal kaynakların paylaşımı: Hak eden h..]]> Fri, 05 Jan 2018 04:53:53 +0300 OHAL: İç savaşın tespiti veya bizzat ilanı https://www.evrensel.net/yazi/80570/ohal-ic-savasin-tespiti-veya-bizzat-ilani https://www.evrensel.net/yazi/80570/ohal-ic-savasin-tespiti-veya-bizzat-ilani? Bazen dikotomik düşünmeye yol açsa da bir şeyin karşıtı, o şeyin ne olduğunu anlamanın yollarından biri sayılıyor. Gösterge bilimde ilk gösterilen gösterenin karşıtı kabul edilmekte, anlam karşıtına gönderme içinde oluşmaktadır. Spinoza’nın ifadesi ile, her evetleme kendi değillemesini barındırır. Sorun şu ki karşıtlık zihni olarak türdeş bir konuda söylenebilir. Hayatta tümel karşıtlardan daha çok çelişik olanlar birbirini çeler, savaş durumunda salt karşıtını değil çelişiğini bulmak; dahası bunu sadece mantıkta değil pratikte de başarmak gerekiyor. Hak, Özgürlük, Adalet, Dostluk Bölünebilir Bir Şey Değil, Çelişiği Çatışma veya Savaş Halidir Her şeyin sonsuza kadar bölünüp bölünemeyeceği analitik düşünce ile nitel düşünce arasındaki en önemli tartışmalardan, felsefede çok temel paradokslar..]]> Fri, 29 Dec 2017 04:15:35 +0300 Aklı savunamazsak toplum çöker https://www.evrensel.net/yazi/80526/akli-savunamazsak-toplum-coker https://www.evrensel.net/yazi/80526/akli-savunamazsak-toplum-coker? Tuz da kokarsa meselesi, akıl da tutulursa, ne yapacağız? Tümel aklın bireysel akıldan farkı tekil ruhu aşıp evrenselliğinde veya tek tek kişilere değil herkeste ortaklığında mı? Akıl ortaklığı da kalkarsa cins ve tür ortaklığı da kalkar mı? Safsatanın sınırı yoktur: Yeniler eskileri fersah fersah geçti “Günaydın” diyor bölüm arkadaşım ayaküstü, “günaydın” diyorum, “Sabahı şerifleriniz hayrola”. “Ağar olursa kefilin her şey mümkün” diye laf atıyor. Hakkında pek çok iddia bulunan faili meçhuller döneminin mimarı Mehmet Ağar, Hüseyin Çapkın’a kefil oluyor, “Mehmet Ağar’ın kefil olduğu Hüseyin Çapkın tahliye edildi.” “Bir Giritli tüm Giritliler yalan söylüyor” demiş de bizim bu yanıltmacayı doğru sanıp yutmamız, bu Giritli kıyası Ağar’ın veya mevcudun yanında çok masum ka..]]> Fri, 22 Dec 2017 04:15:35 +0300 Üç çakalın bir taşla binlerce kuşu vurması https://www.evrensel.net/yazi/80479/uc-cakalin-bir-tasla-binlerce-kusu-vurmasi https://www.evrensel.net/yazi/80479/uc-cakalin-bir-tasla-binlerce-kusu-vurmasi? İran İslam Devrimi sonrası Türkiye’ye gelen İranlı bir arkadaşım “Bunlar üç kâğıtçı” dediğimde itiraz etmişti: “Bunlar üç değil, beş değil, sekiz kâğıtçı.” 1983’ün başlarında Düzce’de yerel bir gazetede birkaç köşe yazısı yazmıştım. Kış ayları idi. 12 Eylül darbesinin ağırlığı bir yanda üzerimize çökmüş, diğer yanda Düzce her tarafı kazılmış, birkaç yıldır çamur derya içindeydi. Bu ilk yerel köşe yazılarımdan birinde şöyle yazmışım: “Filistin’de bir gün çatışma yaşanmasa, Düzce’nin yolları bir gün çamur içinde olmasa, sanki o gün gün olmayacak.” 1968’li yıllarda FKÖ kamplarına katılan Cengiz Çandar’ın 1980’li yıllarda Cumhuriyetteki Filistin’e dair yazılarını okurdum. İsrail hapishanelerinde yatm..]]> Fri, 15 Dec 2017 04:52:08 +0300 ‘Ne olacaksa olsun’ hallerinde ‘çok kötü şeyler olur' https://www.evrensel.net/yazi/80430/ne-olacaksa-olsun-hallerinde-cok-kotu-seyler-olur https://www.evrensel.net/yazi/80430/ne-olacaksa-olsun-hallerinde-cok-kotu-seyler-olur? Bir gece yarısı yeni bir O-HAL kararnamesi çıkıyor, bir torba yasaya ne varsa dolduruluyor. Sabah MEB, akşam YÖK bir mevzuat değişikliği açıklıyor, her gün “Şu tüzük, bu yönetmelik, şu sınav şekli, bu müfredat değişti” diye sanki Gelibolu’dan daha ağır bir mevzuat saldırısı altında bulunuyoruz, içeriğini bırakın neyin değiştiğini bile takip edecek hallerde değiliz. Sabah olmadan savcılık binlerce akademisyen hakkında dava açmış bile oluyor. Ana muhalefet lideri de dahil Meclisin bir çeyreğine soruşturmalar, davalar, suç duyuruları, yüzlerce binlerce gözaltı yapılmış bile oluyor. Her gün onlarca trafik kazası, iş kazası, onlarca tecavüz sakatlanma ölüm oluveriyor bile. Televizyonlar şak diye program kesiyor, tak diye bir şeyler veriyor. Son dakika… Son dakika… Türkiye’nin olağanüstü olmadığı, hatta olağanüstül&u..]]> Fri, 08 Dec 2017 04:15:29 +0300 Yasadan, kültüre işçi sömürüsü: Üçte bir ücretle Suriyeli işçi https://www.evrensel.net/yazi/80383/yasadan-kulture-isci-somurusu-ucte-bir-ucretle-suriyeli-isci https://www.evrensel.net/yazi/80383/yasadan-kulture-isci-somurusu-ucte-bir-ucretle-suriyeli-isci? TMMOB ilkini 2001 yılında yaptığı “İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kongresinin” dokuzuncusunu Adana MMO Şubesi ev sahipliğinde gerçekleştiriyor (30 Kasım-2 Aralık) . Kongrenin ana şiarı “yasadan kültüre”. TMMOB’nin yazılı hedefi; bilim ve teknolojinin kazanımlarının insan, kamu ve doğa yararına kullanılması, böyle bir kültürün inşasına katkı yapılması doğru bir hedeftir, ölçüsü doğrudur. Ancak mevcutta da bir kültür var ve “realite” olan da bu kültür, yasası da var. Dahası bu kültürün temsil ettiği bir üretim ilişkileri ve düzeneği var. ILO Verileriyle Kapitalizmin İşçi Sömürme, Sakatlama, Öldürme Kültürü Kongre sunuş yazısında aktarılan ILO verilerine göre; dünyada 1,2 milyarı kadın olmak üzere 3 milyar civarında iş gücü bulunmakta; dünyada her 15 s..]]> Fri, 01 Dec 2017 04:15:54 +0300 Okulla caminin, öğretmenle imamın karıştırılması https://www.evrensel.net/yazi/80334/okulla-caminin-ogretmenle-imamin-karistirilmasi https://www.evrensel.net/yazi/80334/okulla-caminin-ogretmenle-imamin-karistirilmasi? Mektep (Tanzimat ile birlikte modern tip okullara-yeni tip tedrisata gönderme yapıyor) - medrese ikiliği değil (Medrese de ders kökünden geliyor, dini ağırlıklı da olsa kendi amaç ve dönemleri içinde eğitim kurumu özelliği taşıyor), artık mektep-medrese ikiliğinin de ötesine geçilmiş, okul-cami ikiliğine varılmış bulunuyor ki, aslında okul-cami ikiliğinin de ötesine geçilerek okulların camileştirilmesi ile yüz yüze bulunuyoruz. Bunun en veciz örneği esası mektep sayılamayacak özel bir programa dayanmayan, Kur’an-ı kerim okuma, temel dua ve ibadetlerin öğretildiği geleneksel mahalle Kur’an kurslarının sıbyan mektebi şeklinde canlandırılmaya çalışılmasıdır. Çocuklarımızı okula mı camiye mi gönderdiğimiz belli olmadığı gibi okulların dincileştirilmesi cami adabı türü bir edep kültürü de olmadığı için camidekinden çok daha ucu a&cc..]]> Fri, 24 Nov 2017 03:22:31 +0300 MEB de YÖK de ne yaptığını bilmiyor https://www.evrensel.net/yazi/80294/meb-de-yok-de-ne-yaptigini-bilmiyor https://www.evrensel.net/yazi/80294/meb-de-yok-de-ne-yaptigini-bilmiyor? Gerek ortaöğretime geçiş gerekse yükseköğretime geçiş sınavlarının ne için yapıldığını, bununla neyi ölçmek istediğini ne MEB ne de YÖK-ÖSYM biliyor. Öğrenci veya adayların mevcut bilgi ve başarısını mı ölçecek (tanısal, diagnostik), yetenek-yatkınlık veya ilgisini mi ölçecek (kestirimsel, prognostik) yoksa eleyici bir şekilde sıralama mı yapacak (selektif)… neyi ölçmek istedikleri konusunda MEB ile YÖK arasında farklılık bulunuyor; belki de büyük bir kafa karışıklığı yaşıyorlar, dahası belki bunların farkında bile, bilincinde bile değiller. MEB başarıya dayalı, daha çok tanısal (diagnostik) bir sınav ve yerleştirme öngörüyor (Mahalli olanda da okul notlarını dikkate alacaklarını belirtiyor). YÖK ise açıklamasında sınav şekli ve gerekçe olarak daha çok uygunluk-yatkınlık (kestirimsel, prognostik) yani “yeten..]]> Fri, 17 Nov 2017 04:14:08 +0300 Mahalli ayrışma: Şehir okulu mu, mahalle okulu mu? https://www.evrensel.net/yazi/80243/mahalli-ayrisma-sehir-okulu-mu-mahalle-okulu-mu https://www.evrensel.net/yazi/80243/mahalli-ayrisma-sehir-okulu-mu-mahalle-okulu-mu? Çocukluğum ilkokul sonrasına kadar Abant sırtlarında bir orman köyünde geçti, mahalleler arasında 1-2 kilometrelik mesafeler vardı. Doğa harika ama herkes kendi ailesi ile birlikte ayrı bir obada yaşayıp giderdi. İlkokul yedi sekiz ayrı obaya ayrılmış köydeki çocukların bir araya gelebildiği ortak buluşma, toplumsal bütünleşme yeri idi. Bir de yazları mahalle mektebi (Kur’an kursu) olurdu ki, bunun hem takvimi sınırlı idi hem de farklı obadakiler aynı yaz mektebine pek gelmezdi. İlkokul sonrası mecburi istikamet şehre Düzce Lisesi orta kısmına geçiş yaptım. Oturduğumuz sokak Çelebi Çıkmazı idi ki gerçekten sonu çıkmazdı, sokağımızda Çerkez, Pomak, Gürcü, Laz, Abhaz… hemen her gruptan Kafkas ve Balkan göçmenleri yaşardı. Çocukların çoğu ilkokuldan sonra ortaokula devam edemez, erkekler çıraklık işlerine, kızlar ev işlerine başlardı. İlko..]]> Fri, 10 Nov 2017 04:15:47 +0300 NATO ve darbe kurumu YÖK'ün 36. yılı: Doçentliği değersizleştirme https://www.evrensel.net/yazi/80198/nato-ve-darbe-kurumu-yokun-36-yili-docentligi-degersizlestirme https://www.evrensel.net/yazi/80198/nato-ve-darbe-kurumu-yokun-36-yili-docentligi-degersizlestirme? 12 Eylül Asker Darbesinin en kalıcı kurumu 1982 Anayasası, YÖK ve siyasi partiler-seçim kanunları sayılır. 4 Kasım 1981’de kabul edilen ve 6 Kasım’da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve teşkil ettiği idari yapı olan “Yükseköğretim Kurulu (YÖK)” otoriter ana dokusu neredeyse hiç değişmeksizin daha da muhafazakar ve piyasacı bir düzen içinde sürüyor. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası OHAL-KHK rejimi ile 12 Eylül YÖK’ünden de daha otoriter ve hukuk dışı bir kurum haline gelmiş bulunuyor. YÖK yasa (Yükseköğretim Kanunu) olarak ve otoriter idare olarak (Yükseköğretim Kurulu) tümden özdeşleşmiş bulunuyor. 36 yıldır bilim ve doğaya bile taş çıkarırcasına değişmez katılığını koruyan YÖK, benim YÖK’e yaşıt üniversite deneyimimde ne anlama geliyor ..]]> Fri, 03 Nov 2017 04:53:30 +0300 YÖK ve YKS: Sınavı değil bilimi kaldırıyor https://www.evrensel.net/yazi/80156/yok-ve-yks-sinavi-degil-bilimi-kaldiriyor https://www.evrensel.net/yazi/80156/yok-ve-yks-sinavi-degil-bilimi-kaldiriyor? YÖK, ÖSYM Başkanlığı ile birlikte oturup üzerinde düşünülmemiş sınav şeklini açıkladı: “Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS)”. YKS için pedagojik ve bilimsel ilkelerle değil “Reis emretti, biz oynadık”, uygulamaya geçinceye kadar “Biz ne karar vermişsek o en iyi sistemdir”, uygulama sonrası “Nasıl olsa yetki bizde, bir daha oynarız” mantıksızlık mantığı ile hareket etmiş gibi gözüküyor. YKS Birinci Oturum (TYT): Bilimleri Tümden Dışlamak YGS ve LYS’yi yanlış bulup yerine ilan ettikleri YKS esas olarak temel bilimleri dışlamak üzerine kurulmuş bulunuyor. Birinci Oturum “Temel Yeterlilik Testi (TYT)” yani Türkçe (40 soru) ve matematik (40 soru) sorularından oluşuyor. “Türkçe testinde; Türkçeyi doğru kullanma, okuduğunu anlama ve yorumlama, kelime hazinesi, temel cümle bilgisi ve ..]]> Fri, 27 Oct 2017 03:55:51 +0300 Değerler eğitimi, karakter eğitimi, otoriter karakter https://www.evrensel.net/yazi/80107/degerler-egitimi-karakter-egitimi-otoriter-karakter https://www.evrensel.net/yazi/80107/degerler-egitimi-karakter-egitimi-otoriter-karakter? Üzerinde çok düşünüp çok zorlandığım bir konudur: Her bir şeyin o bir şey olmaktan dolayı bir değeri var mı yok mu? Ağacın, kuşun, toprağın, suyun, havanın, uzayın kendinde bir değeri yok mu, hep insan mı ona bir anlam veya önem yüklüyor? Biz insanlar bir şeye bir değer vermesek o şeyin o şey olmaktan dolayı bir değeri yok mu? Değer realizmi aynı zamanda “kendini bil” ve “haddini bil” ile paralellik oluşturmuyor mu? Benim kendimde bir anlam ve değerim yoksa “kendimi nasıl bileceğim”, diğerleri ile birlikte “haddimi nasıl bileceğim?” Sami dinleri işi toparlamış durumda: Kozmosun merkezinde dünya, dünyanın merkezinde insan, insanın merkezinde Hz. İsa (Müslümanlara göre Hz. Muhammed) yer alıyor. Yani geosantrizm (dünya merkezcilik), homosantrizm (insan merkezcilik) ve etnosantrizm (din-kültür merkezcilik). Nasrettin Hocanın asası, “d&..]]> Fri, 20 Oct 2017 04:15:09 +0300 Yaşama, özgürlük, gerçeklik ve bağlanmaya dair bazı sorular https://www.evrensel.net/yazi/80059/yasama-ozgurluk-gerceklik-ve-baglanmaya-dair-bazi-sorular https://www.evrensel.net/yazi/80059/yasama-ozgurluk-gerceklik-ve-baglanmaya-dair-bazi-sorular? Dirimin özü hayat (canlılık), aklınki özgürlük, bilimin ki gerçeklik mi? Ya dininki, onunki ölümsüzlük, tanımlama veya bağlanma mı? Yaşama, bağlanma, özgürlük ve gerçeklik fenomen veya sorunları; yaşadığımız hemen tüm sorunlarla (yurttaşlık, okul, eğitim, insan, toplum modeli sorunlarıyla) içsel bir ilişki içinde bulunuyor, tüm hak ve özgürlükler aynı zamanda bu fenomenlerle ilişkili bulunuyor. Bu fenomenler dirim, din, akıl ve bilim gibi karşılıklara, kavram ve kurumlara ilişiyor. Bu yazıda sadece bazı temel sorular dillendirilecektir. ** Dirim, din, akıl ve bilimin özü nedir, ne tür işlevler görmektedir, ne tür işlevler görebilir? Dirimin özü veya ana işlevi geçim-yaşam, dinin bağlanma, aklın özgürlük, bilimin gerçeklik arayışı mıdır? Can ve canlılık yoksa dirim, bağlanma yoksa din, ..]]> Fri, 13 Oct 2017 04:54:32 +0300 Otoriter okul, denetimli korku kültürü, pısırık bir nesil https://www.evrensel.net/yazi/80015/otoriter-okul-denetimli-korku-kulturu-pisirik-bir-nesil https://www.evrensel.net/yazi/80015/otoriter-okul-denetimli-korku-kulturu-pisirik-bir-nesil? Eğitimle ilgili araştırıp yazan kişilerin büyük ekseriyetinin mevcut milli eğitimin temel başarı veya başarısızlıklarına dair görüşleri birkaç noktada toplanabilir. Okullarımızın Başarısızlıkları ·Fen ve sosyal bilim, bilimsel düşünme ve yeni bilgi üretme yeterliliklerini kazandıramıyor, ·Matematik, felsefe, akılcı eleştirel düşünme, yeni düşünceler yaratma becerilerini kazandıramıyor, ·Dil, edebiyat, sanat, müzik, resim, jimnastik-spor, iş-teknik yaratıcılık ve yeterliliklerini kazandıramıyor, ·Temel insan hak ve hürriyetlerine saygılı medeni yurttaşlar, öz güveni yüksek, üretici, eleştirel, yaratıcı, özerk kişilikler yetiştiremiyor. Okullarımızın Yanlış Başarıları Diğer yandan eğitim ve okullarımızın en iyi yaptığı şeyler arasında; ·Prestij, statü peşinde koşan (Kolayca müdür, yönetici olmak isteyen), &middo..]]> Fri, 06 Oct 2017 05:00:37 +0300 MEB’in SSBYS’i: Sokak Sınıfı Belirleme ve Yerleştirme Sistemi https://www.evrensel.net/yazi/79964/mebin-ssbysi-sokak-sinifi-belirleme-ve-yerlestirme-sistemi https://www.evrensel.net/yazi/79964/mebin-ssbysi-sokak-sinifi-belirleme-ve-yerlestirme-sistemi? Türkiye’de biriyle tanışırsanız ilk karşılaşacağınız sorulardan biri “nereli?” olduğunuzdur. Şu ilden, şu ilçeden, şu mahalle veya köyden diye soru ve yanıtlar devam eder. Nüfus kaydımız da aynı şekildedir. Uyruk (ülke), il, ilçe, belde, köy/mahalle, anne, baba diye devam eder. Eskiden cinsiyet, din, mezhep vb. de vardı, şimdi bir kısmı kaldırıldı. Böylece doğuştan gelen ve bir daha kolay kolay değiştiremeyeceğiniz statülerimiz atfedilmiş olur. Doğum Sokağı: Kast Sistemi veya Feodalizm Doğum yeriniz bir daha değiştiremeyeceğiniz bir coğrafi, kimliksel, sınıfsal ve zümrevi bağ anlamına gelmektedir. Eğer gideceğimiz okul da oturum yeri ile belirlenirse, Hint kast sistemine varılmış olur. MEB’in önerdiği sistem tam bir KAST SİSTEMİ olup zaten sınıfınız da doğduğunuz kastla (yerleşimle-zümreyle) belirlenmiş olduğundan bu sistem tam bir KAST (kapitalist bile değil AŞİRET veya FEODALİTE) sistemidir..]]> Fri, 29 Sep 2017 04:15:54 +0300 Sorunun çözümü: İstediği okula ve üniversiteye kayıt yaptırma hakkı https://www.evrensel.net/yazi/79920/sorunun-cozumu-istedigi-okula-ve-universiteye-kayit-yaptirma-hakki https://www.evrensel.net/yazi/79920/sorunun-cozumu-istedigi-okula-ve-universiteye-kayit-yaptirma-hakki? Reis “tak” dedi, bakanlık ve YÖK “şak” diye hizaya dizildi. Buradan bilimsel bir eğitim çıkacağını beklemek elbette mümkün değil de sorunun çap ve derinliğini deşifre etmesi açısından önemli. Devlet Eli ve Kamu Kaynağı İle Sınıf Zümre Üretimi “Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar.” İktisadi liberalizm veya kapitalizm, dünya kıyametlerini meşru saydığı gibi bu kıyametleri besliyor ve bunlardan besleniyor. Toplumsal ayrımlar varsa, hizmet veya üründe farklılıklar varsa, elbette tasnif etmek gerekecektir ve ürünün iyisini iki ayaklı ayılar yiyecektir. Mevcut OKS-SBS-TEOG veya ÖSYS liberal iktisadi düzenin sınıf ve zümre ayrışmasının eğitimdeki ayağını ve yasal karşılığını oluşturuyor: Farklı sınıf ve zümrelere farklı kalitede farklı işlevlerde farklı fiyatta okullar oluşturma, bunun için okul ve öğrencileri de tasnifleme ve o..]]> Fri, 22 Sep 2017 05:00:11 +0300 Zümre sınıf ayrışmasına yol açan meslek okulu ayrımı kaldırılmalı... https://www.evrensel.net/yazi/79884/zumre-sinif-ayrismasina-yol-acan-meslek-okulu-ayrimi-kaldirilmali https://www.evrensel.net/yazi/79884/zumre-sinif-ayrismasina-yol-acan-meslek-okulu-ayrimi-kaldirilmali? 2016/17 Eğitim Öğretim Yılı itibariyle 62 bin 250 okulda 1 milyon 5 bin 380 öğretmen eşliğinde 17 milyon 319 bin 433 öğrenci okuyordu. Yükseköğretimle beraber 22 milyonu aşan bir durumda okulların elbette bazı problemleri bulunacaktır. Ancak sorunların en önemlileri nüfus büyüklüğünden değil eğitim politikalarındaki yanlışlardan kaynaklanmaktadır. Bunlardan en önceliklisi kademe belirleme ve okul türleri ayrışmalarıdır. Arka planı ise daha geniş sebeplere dayanmaktadır. Kademeler Çocukların Gelişimine Uygun Düzenlenmeli (3+6+3+3 Modeli) Ayrıntısına çok girmeden özetle kademeler çocukların bio-seksüel, psişik, bilişsel, moral ve sosyal gelişimleri dikkate alınarak düzenlenmek durumundadır. Buna uygun bir kademelenme çocuklar arasında bazı gelişim hızı farklılıkları olmakla beraber 3-5 okul öncesi, 6-11 ilkokul, 12-14 ortaokul ve 15-17 lise düzeyi gibi göz..]]> Fri, 15 Sep 2017 04:15:28 +0300 MEB’in anlamadığı: Birinin yerine değer verilebilir veya değerlendirme yapılabilir mi? https://www.evrensel.net/yazi/79839/mebin-anlamadigi-birinin-yerine-deger-verilebilir-veya-degerlendirme-yapilabilir-mi https://www.evrensel.net/yazi/79839/mebin-anlamadigi-birinin-yerine-deger-verilebilir-veya-degerlendirme-yapilabilir-mi? Kuçuradi’ye (1971, “İnsan ve Değerleri”) göre; “Değerlendirme insanın bir varolma şartı ve kişi fenomenidir. İnsanları ve kendisini değerlendirmeden, olayları ve durumları değerlendirmeden yaşayamaz insan. (…) Kişinin kendini, olgu ve olayları değerlendirmesi insanın bir yapı özelliği, bir varolma şartıdır. İnsanın yapı özelliği olan değeri görme, değerlendirilene değer atfetme ve değer biçme üç ayrı fenomendir.” “Değer”, “değer biçme”, “değer üretme”, “değer verme” ve “değer bilgisi” önemlidir ancak bunların etnosantrizme ve değer yargılarına indirgenmesi fenomeni ters yüz etmektedir. Kuçuradi, fenomenin mecrasından kopmaya başladığını 1970’lerde ifade ediyor: “çoğu zaman üzerinde durulan yaşanan hayattaki değer problemleri değil, sadece kavramlardır. Fenomen analizi yerine kavram analizi yap..]]> Fri, 08 Sep 2017 04:54:29 +0300 Çocuk, kadın, işçi, Suriyeli tecavüze uğruyor, ortak paydası ne? https://www.evrensel.net/yazi/79797/cocuk-kadin-isci-suriyeli-tecavuze-ugruyor-ortak-paydasi-ne https://www.evrensel.net/yazi/79797/cocuk-kadin-isci-suriyeli-tecavuze-ugruyor-ortak-paydasi-ne? Vatikan çalkalanıyor. Çocuklara tecavüz, güven grupları arasında olduğundan ensest de denebilir, o kadar artmış ki, tecavüzün yaşanmadığı manastır kalmamış gibi. Yurtlarda çocuklar tecavüze uğruyor, yanıyor, çok da önemseyen yok. Külliye, cami, okul… Eti senin kemiği kimsenin değil. Babanın anne ve çocukları, annenin çocukları, büyük ağabey veya ablanın daha küçükleri, erkek kardeşin kız kardeşleri dövmesi günlük olaylardan sayılıyor. Töre cinayetleri gırla gidiyor, kadınlar kırılıyor. LGBTİ tercihleri olanlar kırılıyor. Soma’da 301 işçi yanıyor. İşçiler ırgatlar kırılıyor. Suriye’de, Irak’ta, Yemen’de katliam, işkence, tecavüz, köleleştirme, cariyeleştirme… Hemen her kötülük çatışmaların yaygın bir parçası. Sığınmacılar şiddete, tacize uğruyor. T..]]> Fri, 01 Sep 2017 05:00:13 +0300 Okullara kast sistemi: Düşünme, özgürlük ve seçme sorunu https://www.evrensel.net/yazi/79751/okullara-kast-sistemi-dusunme-ozgurluk-ve-secme-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/79751/okullara-kast-sistemi-dusunme-ozgurluk-ve-secme-sorunu? Nüfusun dörtte biri öğrencilerden veya okul çağındakilerden oluşuyor. Her ailenin en kritik soru ve süreçlerinden biri “Çocuğumuz ne okusun? Hangi okula yazdırayım, nasıl yazdırayım?” Çocuk ve gençlerin en zorlu sorusu: “Ne olayım, ne olacağım?” Okul türü ve kademeler arası geçiş aynı zamanda hem çocuğun hem de ailenin kaderini belirliyor. Kader de her kesim için aynı işlemiyor, sınıf ve zümrelere göre farklılaşıyor. Çok parası olan da bu dertten muzdarip ama onlar yine de en azından paralı bir çözüm buluyor. En yoksullar “Kaderinin farkında bile değil”, öyle “zorunlu” yaşayıp gidiyor. Geriye kalan dar gelirliler, orta sınıf ve memur çocukları için çok daha zorlu bir süreç bulunuyor: “Zorunlu seçmeli”. Bugünlerde yükseköğretimde kayıtlar tamam..]]> Fri, 25 Aug 2017 04:15:32 +0300 MEB, medya, propaganda ve entelektüel dürüstlük https://www.evrensel.net/yazi/79702/meb-medya-propaganda-ve-entelektuel-durustluk https://www.evrensel.net/yazi/79702/meb-medya-propaganda-ve-entelektuel-durustluk? Her gün onlarca tartışma programı var ama hiçbir yere varılmıyor. Derinlik ve farklı perspektif yerine üstünlük ve dayatma arayışı hakim. Milli eğitim medyadan da daha dar, belli bir söylemin sözcülüğüne soyunması çok üzücü; eğitim ve okullar bilimsel temele mi dayanacak yoksa sistem propaganda veya güncel taleplere göre mi şekillendirilecek, soruyu bile sormuyor, bilimi değerden düşürüp bazı kavramlarla yer değiştirmeye kalkışıyor, oluşum ve içeriğini de keyfi görüp kendine göre evirip çeviriyor, böylece nesnel düşünme imkanını yok ediyor. MEB bazen kavramlar ile kavramlar, daha çok da hatalı bir şekilde kavramlar ile fiziki realite arasında bir evetleme veya değilleme yapmaya çalışıyor, “karşıtlığın” önem ve anlamını kavramadığı gibi “çelişkili” önermeler kuruyor. İşin içinden &c..]]> Fri, 18 Aug 2017 05:04:55 +0300 Budalalar ve Rönesans https://www.evrensel.net/yazi/79656/budalalar-ve-ronesans https://www.evrensel.net/yazi/79656/budalalar-ve-ronesans? Ne yazık ki ve kültürel bir mensubu olarak çok üzülerek ifade etmek durumundayım ki, hemen tüm İslam alemi derin bir akıl ve bilim krizi ile yüz yüze bulunuyor. Yaşanmış deneyimlerden de pek bir ders almamış bulunuyoruz, alınanlardan da vazgeçiyoruz. Orta Çağ’da, özellikle de 800-1100 arasında akıl ve bilim Arap ve Yahudiler üzerinden sürebilmişti. 1000 yıl sonra durum çok farklı, buna paralel olarak Batı ile Doğu arasındaki üstünlük ilişkisi de ters yüz olmuş durumda. Batı Rönesansı’nı her bir topluluğun aynen izlemesi elbette mümkün değil ama en azından bazı dersler çıkarılabilir. Sözü uzatmadan bugün Michelet’in “Rönesans” adlı eserinden (Çev. K. Berker, MEB, 1996) birkaç pasaj aktarmakla yetineceğim: “Felsefeyi, hukuku yasak etmek, onları büsbütün kamçılamak demek..]]> Fri, 11 Aug 2017 05:00:40 +0300 MEB’e, eğitime ve topluma dair dört tarihli çözüm https://www.evrensel.net/yazi/79621/mebe-egitime-ve-topluma-dair-dort-tarihli-cozum https://www.evrensel.net/yazi/79621/mebe-egitime-ve-topluma-dair-dort-tarihli-cozum? Babamdan aktarmadır, o da sözel ve edimsel olandan, hayattan ve atalardan devşirmiştir, “Baba bir ihtiyacın var mı, merak etme bizler varız” derdim de babam şakayla karışık sarılır teşekkür eder, “Hiç nehrin tersine aktığını gördün mü?” derdi. “Hiç oğulların ‘baba baba’ dediğini duydun mu? Hep babalar ‘oğul oğul’ derler”. Bir an her şeyi durduğunuzu tasavvur edin. Beş dakika hayatı durduramasanız da en azından kendiniz sabit kalmayı deneyin. Bırakınız tüm bedeninizi sadece nefesinizi tutmaya kalksanız bile, bu birkaç dakikayı geçerse ex olursunuz, ölürsünüz, en azından beyin ölümü gerçekleşir. Sadece nefesinizi sabitlemek için bile enerjiye ihtiyacınız olacaktır. Yani kendimizi bile sabit tutmak mümkün değil. Cansızlar ve canlılar oluş halindeler. Oluş ve bozuluş halindeler. Cansız ve canlı her şey dinamik bir oluş halinde, bu oluşa ne ad verirseniz verin, sonuçta sabit yok, belki bir ide sabitlik anlamındaki “ide”, her sabiti arıyoruz da vara vara Tanrı sabitine varılıyor: De..]]> Fri, 04 Aug 2017 05:03:51 +0300 ‘Mi?’ sorusu olmadan bilimsel eğitim ve üniversite olmaz https://www.evrensel.net/yazi/79581/mi-sorusu-olmadan-bilimsel-egitim-ve-universite-olmaz https://www.evrensel.net/yazi/79581/mi-sorusu-olmadan-bilimsel-egitim-ve-universite-olmaz? Fena bir metin olmamış ama samimiyetten uzak daha çok mugalata mı yapılıyor? Kafası çalışan, soran, arayan insanları bu coğrafyalar zindan ettikçe çalışan kafaya ihtiyaç olduğu daha fazla mı dillendiriliyor? Soran, araştıran gençlik diyor da, peki “Soru nedir?”. Ne, kim, kime, neye göre, hangi konumda, nerede, ne zaman, neyi, neye, kime, neyin, kimin etkisi altında, nasıl, neden, niçin, kiminle… Dolayımsız kategoriler de kursak dolayımlısı sonsuza gidiyor, hepsi birer soru ve sorun. Sorular arasında da bir hiyerarşi olur mu bilmiyorum ama bende en köklü soru veya soru eki “mi?” olarak öne çıkıyor, her defasında bu soru beni altüst ediyor, tümden özerk açık ama o kadar da zorlu bir sürece, Antik Roma’dan, Cengiz Han’dan kalma ölümcül bir düelloya davet ediyor. “Mi?” sorusu tam da en otoriter olan konuşurken daha bir öne çıkıyor, mütevazı bir şekilde “öyle mi?” diye soruyor, bütün otorite alt üst oluyor. Ekin küçüklüğüne bakmayın, bunu sormak için büyük bir cesaret gerekiyor. ..]]> Fri, 28 Jul 2017 04:15:45 +0300 MEB'in iki yeni cinliği https://www.evrensel.net/yazi/79535/mebin-iki-yeni-cinligi https://www.evrensel.net/yazi/79535/mebin-iki-yeni-cinligi? MEB’in bu hafta açıkladığı 51 başlıkta farklı sınıf düzeyleri de dikkate alındığında 176 ders için “ders öğretim programları” teknik düzey açısından daha gelişmiş durumda bulunmakla birlikte gördüğüm kadarıyla imam hatip mezunları derneklerinin (ÖNDER), din-tarikatların, Diyanetin, AKP’nin en dinci propagandacılarının istemleri doğrultusunda, olabilecek en dinci haftalık program ortaya çıkmıştır. Burada iki önemli cinliğe değinilecektir. MEB, imam hatip liselerinde “din kültürü ve ahlak bilgisi” derslerini kaldırdı, “ahlakı” dine (İslam ahlakı) ve tarikatlara (ahlak ve tasavvuf kültürü) bağladı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen MEB, anayasada var dediği ve korumayı sürdürdüğü, hatta dahası liselerde 1 saatten 2 saate çıkarttığı zorunlu “din kültürü ve ahlak bilgisi” dersini imam hatip liselerinden tümden kaldırmış bulunuyor. Burada ince bir dinci gerekçe bulunabilir, “din kültürü ve ahlak öğretimi” ibaresindeki dini bir kültür saymaya karşı çıkıyor olabili..]]> Fri, 21 Jul 2017 05:00:42 +0300 Şeriatçı darbe: 'Bindik bi alamete gedeyoz gıyamete' https://www.evrensel.net/yazi/79488/seriatci-darbe-bindik-bi-alamete-gedeyoz-giyamete https://www.evrensel.net/yazi/79488/seriatci-darbe-bindik-bi-alamete-gedeyoz-giyamete? Darbeler, karşı darbeler, karşı devrimler, son 70-80 yıldır din burjuvazi blokunun ortak projesi olarak işliyor. Bazen iç kavga da çıksa aralarında 4 bin yılı aşkın bir aşinalık ve iş ortaklığı bulunuyor. Dönüp dolanıp iktisadi rantiyecilerle beyin-zihin rantiyecileri bir araya geliyor. Hoca hocayı tekkede buluveriyor, piyasa işliyor, güçlüler hayır yapıyor, ortaklık hayırlara vesile oluyor, iktidar altın tepside, altın nesillerle, dinci nesillerle, din ve piyasa kardeşliği ile sürdürülüyor. Protestanlar bu dünyadaki başarının Tanrı’nın kendilerini takdiri olduğu, dinlerinin tecellisinin bu dünyada büyük zenginlik ile, servetle lütuflandırıldığını, işteki-piyasadaki başarılarının mümin olarak da başarılarını gösterdiğini kabul ediyor, buna şükran duyuyor şükür ediyor (din-piyasa-burjuvazi kardeşliği). Çok da haksız sayılmazlar. Uğraşılarının karşılığını servet olarak almış oluyorlar. Servetlerine de şükür ediyorlar. Kilise ve burjuvazi sosyal ve iktisadi nemalanmasına, sosyal ve i..]]> Fri, 14 Jul 2017 04:15:28 +0300 Mezhepçi din eğitimi: MEB’i DİB’e bağlayalım https://www.evrensel.net/yazi/79439/mezhepci-din-egitimi-mebi-dibe-baglayalim https://www.evrensel.net/yazi/79439/mezhepci-din-egitimi-mebi-dibe-baglayalim? Almanya’da din dersleri isteğe bağlı olarak “mezhep” odaklı olarak aktarılıyor. Yani isteyen aileler çocuğuna kendi din ve mezhebinde isteğe bağlı olarak ders aldırabiliyor. Yaygın seçimlik dersler “Katoliklik Mezhebi” (Katolische Religion) ve “Protestanlık Mezhebi” (Evangelische Religion) din dersleri. “DITIB-Diyanet İşleri Türk İslam Birliği” (Türkisch Islamische Union der Anstalt für Religion e.v.) tarafından program ve öğretmenleri sağlanan “İslam Dini-Sünnilik” (İslamische Religion, DITIB Hessen (Sunnitisch)” veya Alevi Federasyonlarınca sağlanan “Alevilik Din Dersleri” de (das Fach Alevitische Religionslehre) bulunuyor. Hessen’de DITIB Din Dersinin (Sünnilik) amaçları:“Dini hakkında temel bilgiler edinmesini ve kişisel dini dilini geliştirmesini sağlama/ Dini olgunluğa erişmesini sağlamak üzere eleştiri yeteneğini destekleme/ (…) Kur’an’a ve peygamber Muhammed’in sünnetine (hadislere) - kulun korunması, merhamet, adalet, saygı ve hoşgörü gibi - dayalı ahlaki eylem ölçüleri edi..]]> Fri, 07 Jul 2017 05:35:20 +0300 Ölçüsü belirsiz ‘adalet’ ve ‘faşist düzen’ ilişkisi https://www.evrensel.net/yazi/79393/olcusu-belirsiz-adalet-ve-fasist-duzen-iliskisi https://www.evrensel.net/yazi/79393/olcusu-belirsiz-adalet-ve-fasist-duzen-iliskisi? Aristoteles, mutluluğun, kendisi için istemenin bireysel erdem sayılacağını, esas erdemin “adalet” olduğunu söylüyordu. Antik Yunan için henüz evrensel ölçüler değil mevcutlar arasında “mutedil” bir dağıtım veya paylaşım “adalet” sayılıyordu, ölçüsü “orantı” idi. Ancak “mutedil olmayı” “güç” ilişkileri belirlerse, durum vahim hale geliyor. J.J.Rousseau, “yasasızlık güçlüye hükümranlık kazandıracaksa ben yasadan yanayım” diyordu. Türkiye ve AKP örneğindeki “yasasızlık” resmi iktidarı (otoriteyi) ele geçirmiş birinin bütün kaynakları kendisine yontmasından, yani liberal demokrasiye ait bir sorundan kaynaklanıyor gibi görünüyor ama çok da “adalet”ten uzak sayılmaz. “Büyük kitle benim yanımda”, tabii ki “büyük pay da bende olacak” diyor. CHP’nin “adalet” yürüyüşü “hep kendine yontma, biraz diğerini de düşün” söylemi, “HDP yürüyüşe katılırsa, biraz minvalinden sapar” deniyor ki, bu arayış “mutedil”, “liberal” sınırlar içinde bir “adalet”, daha doğrusu “iktidar” mücadelesi için bir..]]> Fri, 30 Jun 2017 04:55:17 +0300 Yeni YÖK: Ana sınıfları, eğitim fakültelerinden daha özerk https://www.evrensel.net/yazi/79349/yeni-yok-ana-siniflari-egitim-fakultelerinden-daha-ozerk https://www.evrensel.net/yazi/79349/yeni-yok-ana-siniflari-egitim-fakultelerinden-daha-ozerk? Yıllardır üniversitelere bakınca lise ayarında yüksekokullar diye yakınırdık. Bugün okul olmaktan da çıkıyoruz, fakülte ve üniversite bileşenlerine herhangi bir kimlik veya kişilik tanınmadığı gibi haftalık ders çizelgesine kadar YÖK’ten belirlenmeye çalışılıyor. 12 Eylül YÖK’ü Otoriter ve Bürokratikti 12 Eylül otoriter bir rejimdi, bire bir ilgili kurumun yerine geçmeden dışarıdan zorlardı, üst otoriteye uymayan “çıkıntılı” kısımları törpüle havasında idi. 1997 sonrası Gürüz işi biraz totaliterliğe dönüştürmeye başlamıştı ancak onunkisi pozitivist ve piyasacı bir totaliterlik sınırındaydı, Gürüz “bilimi eğitimi ancak ABD’de devşirilmiş ben ve arkadaşlarımla ABD’ye bağlı TÜSİAD ekibi çok iyi bilir, diğerleri bizim düzenlemelerimize uyarsa Batı bilimini yakalayacağız, çatlak sesleri de temizleyeceğiz” havasında idi. Anadolu’yu harita üzerinde bile görmüyordu, tam bir oryantalist zihniyette idi, Doğuya-Anadolu’ya ODTÜ’den-ABD’den dizayn vermeye çalışıyordu. ABD aşığı yüksek komu..]]> Fri, 23 Jun 2017 05:00:23 +0300 Kuruluş ve kurtuluş: Abdal, Pir Sultan, adalet, dokunuş… https://www.evrensel.net/yazi/79299/kurulus-ve-kurtulus-abdal-pir-sultan-adalet-dokunus https://www.evrensel.net/yazi/79299/kurulus-ve-kurtulus-abdal-pir-sultan-adalet-dokunus? Oflayıp puflayıp duruyorum. Hem de ne oflar. Hani şu elim Banaz Türküsü “Sivas Ellerinde Sazım Çalınır” var ya, o bile, daha hafif kalır. Üzüntü, çaresizlik, hınç-öfke, düşmanlık karışımı, ne varsa total olarak sürece eşlik eden elinizde olmayan birikim, yoğunlaşma, sıkışma anları bunlar. Çok sıkışınca patlar mı bilemiyorum ama Pir Sultan Abdal, sıkışınca sazın tellerine vurur, döker acı duygularını: “Sivas ellerinde sazım çalınır/ Çamlı beller bölük bölük bölünür/ Dosttan ayrılmışım bağrım delinir/ Katip arzuhalim şaha böyle yaz// Münafığın her dediği oluyor/ Gül benzimiz sararıp da soluyor/ Gidi Mervan şad olup da gülüyor/ Katip arzuhalim şaha böyle yaz // Pir Sultan Abdal’ım ey Hızır Paşa/ Gör ki neler gelir sağ olan başa/ Hasret koydun bizi kavim kardaşa/ Katip arzuhalim şaha böyle yaz” Mitolojiye kadar geri gider erdem sorunu. Erdem nedir? Halk diliyle söylersek “iyi, kamil insan” kimdir, bu işin esprisi, ruhu nedir, nerededir? Demokrasinin, adaletin, özgürlüğün, eşitliğ..]]> Fri, 16 Jun 2017 04:15:13 +0300 Göç, Katar, Yemen: Müslümanlar niye rasyonel ve kapitalist olmuyor https://www.evrensel.net/yazi/79253/goc-katar-yemen-muslumanlar-niye-rasyonel-ve-kapitalist-olmuyor https://www.evrensel.net/yazi/79253/goc-katar-yemen-muslumanlar-niye-rasyonel-ve-kapitalist-olmuyor? Kervan yolda mı düzülür bilmiyorum ama nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olup doğru düzgün bir sistem kuran veya kalkınma gösteren ülke var mı, bunların sebeplerinin ciddiyetle araştırılması gerekiyor. Katar, Müslüman Kardeşler, Rabia, Rabıta… Türkiye ordusunun koşar adım Katar’a sürülmesinin sebepleri nelerdir, sonuçları neler olacaktır? Türkçede iki büyük ağıt söyleyin dense biri “Yemen Türküsü”, diğeri “Çanakkale Türküsü’dür” Kastamonulu İhsan Ozanoğlu: “Çanakkale içinde aynalı çarşı/ Ana ben gidiyom düşmana karşı, off, gençliğim eyvah!/ Çanakkale içinde bir uzun selvi/ Kimimiz nişanlı, kimimiz evli, off, gençliğim eyvah!/ Çanakkale içinde bir dolu testi/ Analar babalar ümidi kesti, off, gençliğim eyvah! /Çanakkale üstünü duman bürüdü/ 13 cü fırka harbe yürüdü, off, gençliğim eyvah! (…)” Duriye Keskin isimli mahalli sanatçı: “Kışlanın ardında yüzüyor kazlar/ Ayağım ağrıyor yüreğim sızlar/ Yemen’e gidene ağlıyor kızlar// Kışlanın ardında bir kırık testi/ Askerin üstüne sam..]]> Fri, 09 Jun 2017 03:53:11 +0300 MEB'e çağrı: Değer nedir? Değer nasıl oluşur, kimler üretir? https://www.evrensel.net/yazi/79205/mebe-cagri-deger-nedir-deger-nasil-olusur-kimler-uretir https://www.evrensel.net/yazi/79205/mebe-cagri-deger-nedir-deger-nasil-olusur-kimler-uretir? MEB, uzun süredir toptancı bir şekilde sürdürdüğü “program reformu” çalışmalarının sonuna yaklaşmış bulunuyor. Eleştirileri bir miktar dikkate alsalar da öz korunuyor, tüm müfredatlar için 19. Şûra’da da ısrarla altını çizdikleri üzere “değerler eğitimi” temel sayılıyor. MEB’in Eğitim Reformunun Özü Değerler Eğitimi, Değerlerin Özü Din-Gelenek MEB, reform gerekçeleri olarak her ne kadar çağı, küresel rekabeti, değişimleri yakalamak gibi gerekçeler saysa da işin özünü de saklamıyorlar: “Değerler eğitimi, eğitimin özü ve ruhudur.” “Değer odaklı öğretim yaklaşımı” altında değerlerin okul, eğitim ve yaşamın her bir alanında benimsenmesini, “özümsenmesini”, davranışa ve tutuma dönüştürülmesi, yaygılaştırılmasını temel amaçtır. Gelen eleştiriler bir miktar dikkate alınarak değerler biraz daha tanımlanmış bulunuyor. On başlık altında “adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk ve vatanseverlik, yardımseverlik” sayılıyor. Aslında ana sorun değerlerin ..]]> Fri, 02 Jun 2017 05:00:26 +0300 NATO’nun IŞİD taşı ile Ortadoğulu kuşları işgali https://www.evrensel.net/yazi/79159/natonun-isid-tasi-ile-ortadogulu-kuslari-isgali https://www.evrensel.net/yazi/79159/natonun-isid-tasi-ile-ortadogulu-kuslari-isgali? En az 60-70 yıldır sürdürülen stratejinin bir ayağı daha hayata geçiriliyor. NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, NATO’nun IŞİD’e karşı oluşturulan koalisyon güçlerine katılacağını ifade ediyor. ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerine NATO’nun katılımını, 25 Mayıs’ta Brüksel’de olan Trump çok önemli bir adım olarak karşılıyor. Bu Proje 2001’de açıklanmıştı Bu projeyi en güzel Clinton’un has danışmanlarından ABD Eski BM Büyükelçisi Yugoslavya’daki antlaşmanın imzalanmasında temsilcilik yapan R. Holbrooke 2001’de Afganistan’da yapılması gerekenleri anlatırken özetliyordu: “Bu husustaki tek gerçek alternatif Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan ancak BM tarafından yönetilmeyen bir barış gücünün oluşturulması. İki alternatif arasındaki fark BM jargonunu bilmeyenlerin aklını karıştırsa bile çok kritik./ Bu konuda yapılması gereken bir uluslararası çok uluslu gücün oluşturulması. Bunun için en iyi seçim NATO’nun tek Müslüman ülkesi olan ve sıkı, iyi komuta edilen bir ordusu bulunan Tür..]]> Fri, 26 May 2017 04:52:25 +0300 19 Mayıs: Kolonileşmeye karşı asimilasyon paradoksu https://www.evrensel.net/yazi/79111/19-mayis-kolonilesmeye-karsi-asimilasyon-paradoksu https://www.evrensel.net/yazi/79111/19-mayis-kolonilesmeye-karsi-asimilasyon-paradoksu? Son yüz yıllık süreci dikkate alırsak Türkiye için 19 Mayıs önemli bir milattır, ikincisi de ABD ilişkileridir. Türkiye bağımsızlığı asimilasyon yüzünden içte tamamlayamadı, dışta ise giderek ABD’ye bağlandı. ABD ise bağımsızlıktan emperyalizme geçti, asimilasyon zaten asli parçası olarak kaldı. Kemalizmden Osmanlıcılığa dönüş, barıştan fetihçiliğe cihatçılığa dönüştür Mayıs 2017. Erdoğan ABD ziyaretinde YPG, Irak, Suriye konularını konuşmaya; biraz da paçayı kurtarmaya (Rıza Sarraf pazarlığı) çalışıyor. 19 Mayıs 1919. Osmanlı’nın yenilgisi, işgale uğraması; sonrasında M. Kemal’in Samsun’a çıkışı ve Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcı olarak kabul edilen modern Türkiye’nin kuruluş tarihi için önemli bir gün. 1945 sonrası için çok daha göbekten olmak üzere ABD ve Batı emperyalizminin yeniden kontrolüne girme süreci; Menderes’ten Türkeş’e, Özal’a ve Erdoğan’a ABD’nin Ortadoğu’yu kuşatma projelerinin parçası durumundayız. Mesele batıya doğuya kızmak değil, uygulanan sosyoekonom..]]> Fri, 19 May 2017 05:00:26 +0300 Soy ağacı, cinsiyetçilik, dincilik ve ırkçılık: Saray ve köşkün anaları ve kadınları https://www.evrensel.net/yazi/79065/soy-agaci-cinsiyetcilik-dincilik-ve-irkcilik-saray-ve-koskun-analari-ve-kadinlari https://www.evrensel.net/yazi/79065/soy-agaci-cinsiyetcilik-dincilik-ve-irkcilik-saray-ve-koskun-analari-ve-kadinlari? Soy sorunu anlamlı ve önemli bir soru mudur, bilemem, ama devletin soy kütüğü tarihçiler ve diplomasi için önemli bir konuyu oluşturduğu kadar ‘propaganda değeri’ de büyük gözüküyor. Ortalık kadının yine “nesne” haline getirildiği bir yandan “padişah anaları” diğer yandan, M. Kemal’in annesi veya kadınları tartışmaları ile gündemde. R. Turan ile A. K. Meram padişah analarının hemen tamamını “devşirme” saymış. İ. Ortaylı biraz daha insaflı: “Osmanlı hanedan tarihinde ilk vakayinameler padişahların evlendiği prensesler üzerinde bilgi verir. Bu dönemde padişahların zevceleri nikahla almaları âdeti vardı, Şehzadeler için 16. asırdan itibaren bu âdetin kalktığı görülüyor. Bu asırda bilinen en son nikah Kanuni’nin Hürrem’e kıydığı nikahtır./ Hiç şüphesiz ki Roma İmparatorluk silkiyle akraba olmak Orta Çağlarda sadece Rusya ve Avrupa hanedanları için değil Müslümanlar için de makbuldü. Osmanlı Bizans’la akrabalık kurdu. Orhan Gazi İmparator Kantakuzen’in kızı ile evlendi. Akkoyunlu Uzu..]]> Fri, 12 May 2017 04:30:15 +0300 'Evet' gerekçeleri: Çıkarım mantığı, kategori ve bölünmeler https://www.evrensel.net/yazi/79018/evet-gerekceleri-cikarim-mantigi-kategori-ve-bolunmeler https://www.evrensel.net/yazi/79018/evet-gerekceleri-cikarim-mantigi-kategori-ve-bolunmeler? Aristoteles, Farabi, İbni Sina, Port Royal mantıkçılarına göre kıyasta (çıkarımda) öncüller esas olup sonucu belirler yani klasik mantıkta kıyasta sonuç öncüllere bağlı bulunuyor. “Öncülleri” bilimdeki nedenler gibi anlayabiliriz ancak nedenlerden bazen daha geniş bazen daha akli ve biçimsel sınırlar içeren tanım ve kategoriler (makuliyetler) taşımaktadır ki, öncüller aksiyom (belit) ve postulat (konut) tarzı bir karşılıktadır. Özdeşlik ve çelişmezlik ilkesinden hareketle “bir şey kendisinin aynısıdır” ise,“1 doğal sayı ise (tam sayı ise) 2, 3, 4 de doğal sayıdır”. “Bu kitap doğru ise bütün söyledikleri de doğrudur.” Günlük yaşamdaki kanaat ve yargılarımız da aksiyom ve postulatlar gibi iş görmektedir. Örneğin “A kişisi B kişisi salih (doğru) kişidir“ diyor, “Nereden bileceğiz B kişisinin doğru olduğunu” diye sorduğumuzda, çünkü “A kişisi yalan söylemez”, “O halde A doğru kişi diyorsa B doğru kişidir” gibi bir çıkarım mümkün oluyor. “Emin (kefil) kişinin doğru söyleyip söylemed..]]> Fri, 05 May 2017 04:59:49 +0300 Çelişki değil safsata, hile ve düzenbazlık https://www.evrensel.net/yazi/78972/celiski-degil-safsata-hile-ve-duzenbazlik https://www.evrensel.net/yazi/78972/celiski-degil-safsata-hile-ve-duzenbazlik? Aristoteles, Farabi, İbni Sina, Pascal… burhan (akla apaçık uygun yargı, gerçeğine uygun bilgi) ve diyalektik ile hakka ulaşırsın ama safsata (demagoji), meşhur öncüllerle (beylik sözlerle) yapılan yanıltıcı kıyaslar bir işe yaramaz, belki tek faydası cahilin cehaletini göstermekte kullanılabilir olmasıdır diyorlar. Machiavelli’ye kadar götürülebilir mi bilemiyorum, kaldı ki Machiavelli’nin değerlendirmeleri de kendi içinde daha tutarlı, Türkiye’nin uzun bir süredir yaşadıkları akla, mantığa, vicdana sığmadığı gibi yasalara da sığmıyor. Anadolu deyimiyle “Ben yaptım oldu”, “Atı çalan Üsküdar’ı geçti” havasındalar. 1700’lerden itibaren Osmanlı için söylenen “kuralsız despotizm”, daha sonraki “şark kurnazlığı” giderek kurnazlığı bile aratır hile hurda çarpma çırpmaya dönüşmüş bulunuyor. YSK’NİN HÜKÜMLERİ PARADOKS DEĞİL AÇIK HİLE VE SAFSATA: BİR HÜKMÜN GEREKÇESİ İLE DİĞER HÜKMÜN GEREKÇESİ BİRBİRİNE KARŞIT Adalet Bakanı, “Mühürsüz oylar geçersizdir” diyerek yasa hükmünü yok sayıy..]]> Fri, 28 Apr 2017 05:00:10 +0300 Şaibeli Referandum: Eski toplum ile yeni toplumun 250 yıllık diyalektiği https://www.evrensel.net/yazi/78931/saibeli-referandum-eski-toplum-ile-yeni-toplumun-250-yillik-diyalektigi https://www.evrensel.net/yazi/78931/saibeli-referandum-eski-toplum-ile-yeni-toplumun-250-yillik-diyalektigi? Osmanlı’nın ve Türkiye’nin yenileşme ve modernleşmesini hangi olaylar desteklemiş, hangi olaylar zayıflatmıştır, ana soru budur. Din-diyanet-tımar-medrese-saltanat sistemine dayalı eski toplum ile ilk nüvelerini 1727’de matbaa, 1773’de mühendishane (tersane), yeni okul ve yeni askerlik düzeninin oluşturduğu anayasa ve seçimlerle gelişen yeni toplum arasındaki mücadele; pek çok iç ve dış etmenin de dahil olduğu bir süreç halinde sertleşerek devam ediyor. Referandum bu diyalektiğin mevcut halini ve ciddi bir kırılma anını somutlaştırmış bulunuyor: EĞİTİM ÖĞRETİM AÇISINDAN; 1a) Cami, sıbyan, medrese-imam hatip, tarikat, zaviye, külliye… bu tür oluşum ve kuruluşlar dini, diyaneti, gelenekleri temsil ediyor, Batı’da da Osmanlı ve Türkiye’de de modernleşme-ilerleme unsurları değiller. Diğer yandan 1b) Yeni okullar ve üniversiteler, matematik, fen, felsefe, sosyal bilimler, sanat, edebiyat… daha çok düşünmeyi, araştırmayı, teknolojiyi, toplumun dinamik kuvvetlerini temsil ediyorlar. İŞ ..]]> Fri, 21 Apr 2017 04:15:01 +0300 W. Borchert: O halde yapılacak tek şey var https://www.evrensel.net/yazi/78877/w-borchert-o-halde-yapilacak-tek-sey-var https://www.evrensel.net/yazi/78877/w-borchert-o-halde-yapilacak-tek-sey-var? “Bizim iyi dil bilgisine sahip şairlere ihtiyacımız yok. Çok iyi dil bilgisi bizim sabrımızı zorluyor. Bizim ağaca ağaç, kadına kadın dememiz lazım. Bizim EVET ve HAYIR dememiz lazım. Yüksek sesle, açıkça ve emir kipi kullanmadan...” ABD ve İngiltere’nin, emperyalist devletlerin başını çektiği işgal ve çatışma söylemleri ve pratiği yine artış halinde. Türkiye Afganistan’dan Yemen’e Somali’ye işgalcilerle birlikte. İki gün sonra 16 Nisan, rejim değişikliği oylanacak. Bugünkü köşeyi kısacık yaşamına kocaman II. Dünya Savaşı’nı sıkıştıran; savaşın yıkımını, acılarını, cepheleri, hapisleri ve hastalıkları kısacık ömründeki kısacık öykülerine sıkıştıran; hayatın güzel yanlarını yaşayamadan 26 yaşında dünyaya veda eden “Yıkım Edebiyatının’ büyük öykücüsü W.Borchert’e bırakıyorum: “Sen makine başındaki adam ve atölyedeki. Sana yarın su boruları ve vanalar yerine çelik miğferler ve makineli tüfekler yapmanı emrederlerse yapılacak bir tek şey var: HAYIR de! Sen tezgahı ardındaki v..]]> Fri, 14 Apr 2017 04:50:34 +0300 Kapitalizm içinde rejim değişikliği https://www.evrensel.net/yazi/78833/kapitalizm-icinde-rejim-degisikligi https://www.evrensel.net/yazi/78833/kapitalizm-icinde-rejim-degisikligi? SEÇİME KADAR YARI DEMOKRASİ, “EVET” SONRASI DİNCİ SALTANAT Parlamenter sistemden güçlendirilmiş cumhurbaşkanlığına geçilmesi, daha doğrusu seçime kadar yarı demokrasi, seçimde “evet” çıkarsa saltanata geçilmesi anlamına gelecek. Başkanlık seçimlerinde de ilk tur biraz demokrasi, ikinci tur yarı demokrasi, sonrası monarşi veya daha yumuşak formuyla oligarşi anlamına gelecektir. Yaşadıklarımız salt bir kişinin hırslarına bağlanamaz. Kapitalizm aydınlanma istemiyor, demokrasi de istemiyor. Halkı yönetme ve sömürüyü sürdürme zorluklarını (meşruiyet sorununu) dinci blokla sağlamaya çalışıyor. Bu durum yeni bir durum da değil, eski teokratik devlet ve rejimler de benzer bir özellikte idi. TUTARSIZ AKIL: ERDOĞAN BATIYI PEYNİR EKMEK GİBİ YEMİYOR, KAPİTALİZME HİZMET EDİYOR “AB batıyor, Brexit ile dağıldı bile. Türkiye ise dünya gücü oluyor. Yükselen Türkiye’yi, Erdoğan’ı istemiyorlar. Türkiye’nin AB’yi, Rusya’yı, hatta ABD ve İsrail’i yenmesi için Erdoğan’a evet”. Gördüğüm kadar..]]> Fri, 07 Apr 2017 05:00:57 +0300 “Başyücelik devleti” https://www.evrensel.net/yazi/78778/basyucelik-devleti https://www.evrensel.net/yazi/78778/basyucelik-devleti? ‘Eleştirel Pedagoji’ 9 yıldır yayın hayatında eğitimle ilgili önemli bir dergicilik yapıyor. Nisan sayısı (50. sayı) “İhraç Edilen Bilim ve Bilim İnsanları” konusunu taşıyor. Bugünkü köşeyi, kendisi de ihraç edilmiş olan Canani Kaygusuz’un “Anadolu’da ‘Şark Despotizmi’ Yeniden Tedavüle Sokulurken” başlıklı yazısından bir kısma ayıracağım. (yazının bütünü ve dergideki diğer değerlendirmeler yaşananları anlamamız için çok önemli, burada köşenin çapı kadar bir kısma yer vereceğim) “Birçok faktörle birlikte tek adamlığa giden yolun teorisi ağırlıklı olarak Necip Fazıl’ın “Başyücelik Devleti” kavramından türetilmektedir. Burada kısa bir parantez açarak aktaralım: Fazıl, baş eseri olarak kabul ettiği İdeolocya Örgüsü adlı kitapta devlet yönetiminin seçimsiz olmasından yana değildir. Beş yıllığına seçilen organların üstünde yer alan, demokrasinin beceremediğini becerebileceğine inanılan “Yüceler Devleti” bir “İslam Üyopyası” tasavvurdur. Bu tasavvur, “Yüceler Kurultayı” adı verilen bir ..]]> Fri, 31 Mar 2017 04:54:58 +0300 Popülizm ve yeni milliyetçilik yarışı: Merkel veya Erdoğan https://www.evrensel.net/yazi/78732/populizm-ve-yeni-milliyetcilik-yarisi-merkel-veya-erdogan https://www.evrensel.net/yazi/78732/populizm-ve-yeni-milliyetcilik-yarisi-merkel-veya-erdogan? Eşitsizlikler artıyor, savaş ve işgaller sürüyor, göçler artarak devam ediyor, ömür uzuyor, nüfus yaşlanıyor, sorunlara sağlıklı çözüm bulunamıyor, ABD’den Rusya’ya, Türkiye’ye dönüp dolaşıp yeni bir nasyonalizm başlıyor veya eski nasyonalizm yeni formlar alıp hortluyor. Hortlaklar en çok da Avusturya, Hollanda, İngiltere, Fransa’da. Eskisi gibi bir popülizm, negatif bir popülizm yeni bir dalga halinde yükseliyor. Yerlilik, korumacılık, göç karşıtlığı, Donald Trump’ın şahsında yükselişte olan bir toz duman durumu mu, yoksa çok bilinçli bir şekilde Trump’un kaçınılmazlığı mı? Varlık fonu küresel saldırıya karşı kalkan mı olacak ve her kılıcını çeken vurulacak mı? Vurulamayınca maliyetler artıyor mu? Küreselleştikçe küreselleşmeyeceğiz çıkışları yeni milliyetçilik mi? Serbest pazara karşı çıkmak yeni milliyetçilik mi? NATO’ya karşı çıkmak yeni milliyetçilik mi? AB’den çıkarız ha demek yeni milliyetçilik mi? Bölgede genişleme politikaları yürütmek yeni milliyetçilik..]]> Fri, 24 Mar 2017 04:15:54 +0300 Hollanda ve Almanya: Sosyoloji, psikoloji, çoğulculuk https://www.evrensel.net/yazi/78684/hollanda-ve-almanya-sosyoloji-psikoloji-cogulculuk https://www.evrensel.net/yazi/78684/hollanda-ve-almanya-sosyoloji-psikoloji-cogulculuk? Finlandiya ve Hollanda; seçimler veya karşılıklı günlük atışmalardan dolayı değil de eğitimdeki başarıları dolayımında ilgimi çeken iki ülke. Almanya ise endüstride taşıyıcı bir ülke. Yani bu ülkeler Batı medeniyetlerini anlamak açısından model ülkeler sayılır. Türk Partisi: Hollanda Meclisinde ve Okullarda Çoğulculuk Son hafta daha çok Hollanda ile polemiklerle geçti. Hollanda parlamento seçimlerini yaptı. Türkiye’nin önünde seçimlerden çok daha önemli olan anayasa referandumu var. Yapılan seçimlerde sadece Türkiye kökenli milletvekilleri seçilmedi, aynı zamanda bir “Türk” partisi (DENK Partisi) de meclise girdi. Mecliste 13 parti temsil edildi. Aynı örneği Türkiye için (bir Alman partisinin meclise girdiğini) düşünebilir miyiz? Bunun için oldukça yol alınması gerekiyor. Güncel bir yana bırakılırsa, sonuçta bu tablolar eğitim öğretimle başlayan toplumun oluşum felsefesi ve yeniden üretimine bağlı bulunuyor. Finlandiya: 6 yıllık ilkokul, merkezi ders müfredatlarının ..]]> Fri, 17 Mar 2017 05:00:29 +0300 ‘Şizofrenik akıl’: MHP, AKP, din, çıkar, kapitalizm https://www.evrensel.net/yazi/78641/sizofrenik-akil-mhp-akp-din-cikar-kapitalizm https://www.evrensel.net/yazi/78641/sizofrenik-akil-mhp-akp-din-cikar-kapitalizm? Her şeyi açıklayan bir şey bulabilseydik, bütün sorunlarımız çözülürdü ama her sorunu çözen tek bir çözücü yok, en azından o çözücünün çözemediği bir kap da gerekiyor. Cinci hoca demiş ki Trump’ın içine cin kaçmış. Durkheim, yüzyıllık mezarında ters dönüyor, hatta taklalar atıyordur herhalde: “Zaman içinde insanın insana karşı yükümlülükleri çoğalıp, belirginleşip, ön plana geçerken diğerleri geriledi. (…) Artık günah işlemek en önemli hata değildir. Günümüzde gerçek günahın ahlaki bir hata yapmak olduğu söylenebilir(…) İlkel insan aşamasında bu birbirinden ayrılması zor görünen ahlaki ve ilahi ilişkisi zaman içinde giderek çözülmüştür. Bu ilişkilere kesin bir son verildiği gün tarihin gösterdiği yönde hareket edilmiş olduğu söylenebilir. Hazırlık aşaması uzun yüzyıllar sürmüş olan bir devrim varsa o da budur.” (Durkheim, 2010:29-30). Durkheim’in güzel rüyaları iki dünya savaşı ile tarumar olduğu gibi Horkheimer ve Adorno “Akıl Tutulması” ve “Minima Moralia”dan, “ötekini” araçsal..]]> Fri, 10 Mar 2017 04:44:48 +0300 ‘Edep yahu’: Şeriat edebi, kuralsız despotizm ve demokratik edebiyat https://www.evrensel.net/yazi/78592/edep-yahu-seriat-edebi-kuralsiz-despotizm-ve-demokratik-edebiyat https://www.evrensel.net/yazi/78592/edep-yahu-seriat-edebi-kuralsiz-despotizm-ve-demokratik-edebiyat? Mart gelmişse nisan da gelecektir. Mevcut hal ve şerait içinde mayısı da göreceğiz. Bu bir tür doğanın adabı değilse de işleyişi, güneş ile dünya arasındaki ilişkinin, galaksi sistemlerinin, kozmosun hareketi içindedir. Dünya aksi yönde gidebilir mi bilemiyorum ama “bing bang” veya kopuş teorisine sosyal olarak bakılırsa bir tür edepsizlik yüklenebilir. Depremler de öyle. Evrim teorileri de baştan verili olana ki o neydi veya baştan olandan başka bir şey var mıydı, baştaki her neyse ona büyük bir saygısızlık ve edepsizlik sayılabiliyor. Karmaşa, kaos teorileri de bir tür edepsizlik üzerine kurulu görülebiliyor. Doğaya, domuza, tavuğa, kuşa… edep veya edepsizlik değeri atfedilebilir mi; doğayı bilemem, tümü birden mi bilemem ama sosyal olaylar diyalektiktir yani birden fazla doğrusu vardır veya mutlak bir doğrusu yoktur veya bir tür edepsizlik içeriyor. Eksikliklerden muzdarip insanlar eksiksiz olanı arıyor. Kuralsızlık arttıkça kural arayışını tetikliyor. Hayat veya anla..]]> Fri, 03 Mar 2017 04:34:28 +0300 Kendi hayatını belirleme hakkı, başörtüsü ve 33 din dersi https://www.evrensel.net/yazi/78545/kendi-hayatini-belirleme-hakki-basortusu-ve-33-din-dersi https://www.evrensel.net/yazi/78545/kendi-hayatini-belirleme-hakki-basortusu-ve-33-din-dersi? Başörtüsü tartışması, kılık kıyafet tartışması hem felsefi hem hukuki anlamda, hak ve özgürlükler anlamında, kişi hukuku ile kamu hukuku arasında, kendi kendini belirleme ile çocukları, kadınları, bir başkasının yaşamını belirleme arasında, kendi başınalığı ile öteki arasındaki ilişki anlamında pek çok çetrefil ve zorlu sorun içeriyor. IŞİD (DEAŞ) meselesi de orduda, okulda, mahkeme salonunda başörtüsü meselelesi de iç içe geçiyor. Kişi ile öteki iç içe geçiyor. Erkekler kadınların yaşamına, çocukların yaşamına müdahil oluyor, dinler, töre ve gelenekler, dahası yasalar hepimizin birden yaşamına müdahil oluyor. Yasasızlık mümkün mü, bu daha da çetrefil bir sorunu oluşturuyor, bir başkası olmaksızın yaşam mümkün mü, bu pek imkan dahilinde bulunmuyor. Diğeri ile olan ilişkimiz ise estetik ve etik sorunları birlikte getiriyor. “Kendi Kaderini (Yaşamını) Belirleme Özgürlüğü” ile “33 Din Dersi” Arasındaki, “Dinin Kadının Yaşamını Belirlemesi” Arasındaki Yaman Çelişki Eurene..]]> Fri, 24 Feb 2017 05:00:04 +0300 Postal ve cübbe: Utanç veya kıvanç tablosu https://www.evrensel.net/yazi/78499/postal-ve-cubbe-utanc-veya-kivanc-tablosu https://www.evrensel.net/yazi/78499/postal-ve-cubbe-utanc-veya-kivanc-tablosu? Gölgeden güneşe doğru yaklaşıyoruz. Şubatın biraz ayaza çeken bir günündeyiz. Gölgeler soğuk, güneş ışıkları tatlı bir sıcaklık veriyor öğle havasına. Adana’da Çukurova Üniversitesi İletişim ve Hukuk Fakültesi binası önü. Niyeyse böyle anlarda ağaçlar, kuşlar, kaldırım taşları, fakülte binası, kapılar… hepsi ayrı birer daha derin anlamlar kazanıyor. Anlam ve duygu yoğunlaşması sızıyor her delikten. Ağaçların dalları arasından sızan güneş ışıkları, enerji kaynağı olmanın ötesinde daha çok metaforik ve ironik nitelikler kazanıyor. Duygularda yaşanmışlıklar, yaşananlar, yaşanacaklar aynı anda kesişiyor. An artık kalıcı hale geliyor, kendi geçmişinde hem özeli hem geneli, dahası geleceği barındırıyor. Doç. Dr. Esengül Ayyıldız, Yrd. Doç. Dr. Taylan Koç, Yrd. Doç. Dr. Jale Özata Dirlikyapan… Bir gece yarısı KHK’si ile fakülte kapısının dışına konuluyor. Çukurova Öğretim Elemanları Derneği Başkanı Prof. Dr. Haydar Şengül, üniversite bu imtihandan çıkamadı, çoraklaşan bir havzadayız bi..]]> Fri, 17 Feb 2017 04:30:38 +0300 Dip nedir? Faşizmin dibi var mı? Tasfiyesi ve kadrolaşması nasıl? https://www.evrensel.net/yazi/78452/dip-nedir-fasizmin-dibi-var-mi-tasfiyesi-ve-kadrolasmasi-nasil https://www.evrensel.net/yazi/78452/dip-nedir-fasizmin-dibi-var-mi-tasfiyesi-ve-kadrolasmasi-nasil? “Dibe vurmak” ne demek? Dip gerekiyor mu, dibe vurulabiliyor mu? Bu yaşadıklarımız ne anlama geliyor? 8 Şubat günü “OHAL-KHK’lar Gölgesinde Anayasa Değişiklikleri” adıyla Adana Akademik Meslek Odaları Birliğinin düzenlendiği bir panel vardı. Konuklardan biri de o geceki KHK ile ihraç edilmiş Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu idi. Üniversitemizden de üç dostumuz, sadece Adana’dan 28 Eğitim Sen üyesi ihraç edildi. Eski Yargıtay başkanlarından Prof. Dr. Sami Selçuk oturum başkanı idi. Israrla diğer konuşmacılara, Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, Doç. Dr.Yunus Emre ve Prof. Dr.Selin Esen’e “Bunun adı nedir?” diye soruyordu. Yunus Emre, “Bunun arkasında yatan fikir nedir?” ona bakalım diyor, bu başkanlık da değil, demokrasi hiç değil, o halde güçlü liderlik arayışıdır diyor. İbrahim Kaboğlu işi bir adım daha ilerletiyor, “Bu Rusya veya Putin de değildir, orada federatif yapı, alt üst parlamentolar var” diyor. “Bu getirilen “padişahlık” da değildir, o bile belli denge denetim mekanizmalarına sah..]]> Fri, 10 Feb 2017 04:52:46 +0300 Hitler paradoksu: Olağanüstülüğün olağan gitmezliği https://www.evrensel.net/yazi/78409/hitler-paradoksu-olaganustulugun-olagan-gitmezligi https://www.evrensel.net/yazi/78409/hitler-paradoksu-olaganustulugun-olagan-gitmezligi? Bulutlardan gelen bir mesaj, çağrışımları çoğalttı, bu yazı bulutlardan mı geldi, yoksa içten mi dışarılaştı, bilemiyorum. Zor bir soru, Hitler’i kim yarattı? Narsist miydi? Yoksa Hz. İsa gibi babasız mıydı? Hz. İsa, babası olmadığı için mi 300 yıl sonra olmadığı halde Roma’nın “babası” oldu? Pagan Romalılar babasız oldukları için mi baba aradı? Babasızlık yüzünden mi Skolastik bin yıl başımıza bela oldu? Halk mı çok korkuyor mesela, yoksa başkan mı? Korku belasına ata kültü ve ataerkillik mi çıkıyor? Hitler’i sosyalist analizde olduğu gibi yapısal şartlar mı hazırladı, hatta gizli örgütler mi büyüttü, yoksa narsist kişiliği mi? Veya ikisinin buluşması, kesişmesi mi? Daha zor bir soru biriken sorunlar başkasına (başkana) havale edilerek bunlardan kaçılmış mı oluyor? Sorun şeyhte değil de müritte mi? Platon yok denen şey yok değil ötekisi diyordu. Yani başkası kıyamet mi? Soytarı mı krallığı sürdürüyor, krallık mı soytarıyı çoğaltıyor? Sorunların en önemli yansıması “maddi” dünyad..]]> Fri, 03 Feb 2017 05:00:57 +0300 Dokuzu zorunlu 33 din dersi, Türk’ü Kürt’ü aşağılayan şeriatçı tek bir felsefe https://www.evrensel.net/yazi/78370/dokuzu-zorunlu-33-din-dersi-turku-kurtu-asagilayan-seriatci-tek-bir-felsefe https://www.evrensel.net/yazi/78370/dokuzu-zorunlu-33-din-dersi-turku-kurtu-asagilayan-seriatci-tek-bir-felsefe? MEB 13 Ocak’ta padişahlık (güçlendirilmiş cumhurbaşkanlığı) sürecine paralel olarak tüm müfredatları kapsayan toptancı bir reform taslağı açıkladı. Müfredat reformu için önce 1) Kademelerin (4+4+4) yeniden düzenlenmesi, en azından ilkokul kısmının 6 yaştan başlayarak 6 yıla çıkarılması gibi konular tartışılmadan, 2)Ders sayıları kararlaştırılmadan ki, bakanlık bunu henüz kararlaştırmadığını söylüyor, 3) 5.sınıfın hazırlık sınıfı yapılıp yapılmayacağı netleşmeden, 4) Dahası rejim veya hükümet sistemi (güçlendirilmiş cumhurbaşkanlığı) netleşmeden “MÜFREDAT” reformuna girişmesi doğmamış çocuğa don biçmeye benziyor, hem bilimsel hem pedagojik hem de teknik açıdan hatalı bulunuyor. Sorun 1. Süre Yönetimi ve Dayatmacılık Böyle toptancı ve toplumun tümünü şekillendirecek bir müfredat reformu üç beş günde nasıl irdelenecek, sentezlenecek, olumlu olumsuz yanları öngörülüp öneriler oluşturulacak, 13 Ocak’ta açıklanan taslağa 20 Ocak’a kadar zümre öğretmenlerinden görüş istenmiştir. Kamu..]]> Fri, 27 Jan 2017 03:29:03 +0300 'İstiklal Marşı', hürriyet ve padişahlık meselesi https://www.evrensel.net/yazi/78321/istiklal-marsi-hurriyet-ve-padisahlik-meselesi https://www.evrensel.net/yazi/78321/istiklal-marsi-hurriyet-ve-padisahlik-meselesi? Demokrasinin okulu lise ve sanat okuludur, padişahlığınkisi Kur’an kursu ve medresedir Mehmet Akif’in şiiri veya “İstiklal Marşı” aklıma geliyor. Adı “bağımsızlık”tan (istiklal) geliyor, en kritik dizeleri “hürriyet” üzerine bulunuyor: “Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım/ Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!/ Kükremiş sel gibiyim: Bendimi çiğner, aşarım/ Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.” “İstiklal Marşı” iki temel ideye (değere) dayanıyor: Bağımsızlık ve hürriyet. “Bağımsızlık/istiklal” vurgusu ki adı da “Bağımsızlık Marşı”dır (İstiklal Marşı)”. Bağımsızlık daha çok ortak yaşam, kurumlar ve ülke ile ilgili bulunuyor. “Hürriyet” idesini de her yurttaş için, her “insan” için koşulsuz sayıyor. Her şey “insanın hürriyeti” içindir. Bunda bir sıkıntı yok. M. Kemal’e atfen: “Bu eser, Türk milletinin hürriyet ve istiklal fikrinin layemut abidesidir.” İçsel Çelişkiler: Cinsiyetçi ve Dinci Ayrışma Biraz Giderilmişti, “Dilci-Türkçü” Kısmı Duruyordu, Şimd..]]> Fri, 20 Jan 2017 04:55:41 +0300 İkiyüzlülük: Cinci sendikadan cinsçi, dinci, mezhepçi reform önerileri https://www.evrensel.net/yazi/78277/ikiyuzluluk-cinci-sendikadan-cinsci-dinci-mezhepci-reform-onerileri https://www.evrensel.net/yazi/78277/ikiyuzluluk-cinci-sendikadan-cinsci-dinci-mezhepci-reform-onerileri? Cinler ateşten insan balçıktan mı yaratıldı, cinlerle evlilik mümkün mü ve caiz mi, cennetten hangisi önce kovuldu, bunlar ilahiyatın soruları da, günlük dilde cincilik daha çok kendi çıkarları için olgu ve olayları evirip çevirme anlamına gelmektedir. “Laftan önce lafı söyleyene bak” diye hatırlatmada bulunuyor bir arkadaşım. Ben yine de lafa da bakmaya çalışacağım. Bugün Eğitim-Bir-Sen’in “Gecikmiş Bir Reform. Müfredatın Demokratikleştirilmesi” başlığı ile sunulan cinsçi, dinci, mezhepçi raporu hakkında yazacağım. Eğitim-Bir-Sen, ABD-Batı görmüş birkaç hocayla birlikte, gerekçeleri ile önerileri 180 derece zıtlık içeren, esası iki yüzlülükten oluşan yeni bir rapor daha yayımladı. Eğitim-Bir-Sen işine gelmeyince gerekçe olarak “özgürlük”, “demokrasi”, “analitik ve eleştirel düşünce”, “bilimsel etkinliğin özünü teşkil eden kuşkuculuk”, “farklı perspektifler” gibi bilimsel ve pedagojik ilkelere göndermeler yapıyor. Rapordan birkaç alıntı verilmesi yeterlidir: “Bir diğer ö..]]> Fri, 13 Jan 2017 05:00:14 +0300 Eski ve yeni yılın teorisi dolandırıcılık https://www.evrensel.net/yazi/78235/eski-ve-yeni-yilin-teorisi-dolandiricilik https://www.evrensel.net/yazi/78235/eski-ve-yeni-yilin-teorisi-dolandiricilik? Giden yılları ve gelenleri, yaşadıklarımızı ve yaşayacaklarımızı nasıl anlayabiliriz? 2016 için çıkarımlarımız, 2017 yılı için öngörülerimiz neler olabilir? Bugün daha çok 2017 öngörüleri, özellikle de yeni bloklaşmaların pratikteki olası ağır süreçlerini yazacaktım. Yeni yılın daha ilk saatindeki Reina saldırısının da küresel burjuvazi arasında yaşanan ve yaşanacak bu yeni bloklaşmaların, bunların doğurduğu gerilim ve çatışmaların bir parçası ve cephesi anlamına geldiği; Türk ve Ortadoğu burjuvazinin çıkarlarını biraz Avrasya’da bulmaya başladığı, bunun bir parçası olarak Reina saldırısının geldiği kanaatindeyim. Türkiye; 1) Blok değişikliği veya gerilimleri, 2) Rejim değişikliği, 3) İktisadi sorunlar-paylaşım sorunları, 4) Bilim, eğitim ve kültürel sorunlar, yaşam biçimleri tartışmaları, daha genel olarak devlet-yurttaş ilişkileri sorunlarını iç içe ve giderek daha şiddetli yaşıyor. 2017 ileri mi geri mi olacak, sonuçta geçmişi de içinde barındıran geleceği şekillendirecek zor..]]> Fri, 06 Jan 2017 04:48:08 +0300 Eskiler gitti, başka bloklar geliyor: 2016 BR-EXIT, 2017 TC-EXIT https://www.evrensel.net/yazi/78197/eskiler-gitti-baska-bloklar-geliyor-2016-br-exit-2017-tc-exit https://www.evrensel.net/yazi/78197/eskiler-gitti-baska-bloklar-geliyor-2016-br-exit-2017-tc-exit? Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor Çukurova’ya. Anadolu’ya lapa lapa kar yağıyor. Yağmur da kar da durduk yerde yağmıyor, bu kesin, zor soru niye yağıyor? Yani doğanın bir ereği var mı, amaçsız mı amaçlı mı, zor soru. İnsanların, düzenlerin ise hem sebebi hem de hedefi-amacı var. Bazen tutuyor, bazense amaç pratiğe uymuyor, pratik amacı yerle bir ediyor veya aşıyor. 2016 en azından ABD, AB ve NATO bloku için pek parlak geçmedi, bazı kuşları vurdu ise de önemli bir kısmını da avlayamadı. Küba. 20 Mart. Bir ABD Başkanı 88 yıl sonunda Küba’da. Fidel Castro 25 Kasım’da öldü. Brezilya. 12 Mayıs. Devlet Başkanı Dilma Rousseff senatoda 22’ye karşı 55 oyla açığa alındı, Yüce Divanda yargılanmasına karar verildi. ABD ajanı olduğu söylentileri olan M. Temer yerine geçiriliyor. Türkiye. 22 Mayıs. AKP olağanüstü kongreye gidiyor. Başbakan Davutoğlu’ya Erdoğan pek güvenmiyor. Binali Yıldırım tek aday olarak AKP Genel Başkanı ve Başbakan oldu. İngiltere. 23 Haziran. Brexit. Refer..]]> Fri, 30 Dec 2016 09:56:11 +0300 Şehitler: Büyük ticaret borsasında kaybedilen 'meçhul' canlar https://www.evrensel.net/yazi/78152/sehitler-buyuk-ticaret-borsasinda-kaybedilen-mechul-canlar https://www.evrensel.net/yazi/78152/sehitler-buyuk-ticaret-borsasinda-kaybedilen-mechul-canlar? “Büyükleri” bilmem ama “küçükler” çabuk unutuluyor. Halen devam eden Irak işgaline tanıklık eden gazeteci R. Fisk “Morga o kadar fazla ceset getiriliyor ki, yer olmadığından bunlar üst üste yığılıyor” diye yazıyordu. Sadece Iraklılar arasında değil, ABD ordusunda ölenler de gencecik çocuklardı: “Oğlum, bir hiç uğruna öldü; George Bush ve onun habis çetesi ve bir de onların vurdumduymaz politikaları yüzünden öldü” (Cindy Sheehan, Asker Annesi, 2005). Irak işgalinde, Libya işgalinde işgalciler unutturulmuş, işgaller kardeş savaşlarına dönüştürülmüş durumda. Dahası bugün sadece Afganistan ve Irak değil Yemen, Suriye, Türkiye de yanıyor. Şehirler kasabalar neredeyse haritadan silinecek derecede yerle bir ediliyor. İstanbul, Kayseri, Diyarbakır, Mardin, Cizre, Halep, El-Bab… İşgaller, savaşlar herkesi yakmıyor, en çok çaresiz yoksul gençleri yakıyor. On beşinde, yirmisinde tüfeğe mermi sürer gibi gençleri ölüme sürüyoruz. Ateş düşmeyen köy kasaba, bir yakınını kaybetmeyen yoksul k..]]> Fri, 23 Dec 2016 04:49:01 +0300 Halep'i niye alamadık? https://www.evrensel.net/yazi/78104/halepi-niye-alamadik https://www.evrensel.net/yazi/78104/halepi-niye-alamadik? İnsan alınır verilir mi, satın alınır satılır mı? Tabii ki “hayır” denecek. İnsanın yurdu, yakınları, çoluk çocukları, kuşlar, tarlalar, sular, hatıralar, koştuğumuz sokaklar, tepeler, ovalar alınır satılır mı? Zor sorular. En azından ahlâken doğru değil, insan idealleri açısından doğru değil. Soy alınır satılır mı? Kendi soyunuzdan vazgeçip başka bir soyu alır mısınız? Kendi soyadınızı bırakıp başkasının soyadını alır mısınız? Kız alınır, kız verilir mi? Kim kız alıyor, kim kız veriyor? Kız tarafı kız veriyor, erkek tarafı kız (gelin) alıyor. Sadece bir kız alınmıyor, Suriyeli kızlar ikinci, üçüncü, dördüncü kadın [“eş” değil yöresel olarak “karı”] yapılıyor. Binlerce ölümün, tecavüze uğrayan on binlerce kızın kadının, 11-12 yaşından başlayıp ikinci “karı” yapılan Suriyeli, Iraklı kızların bedeli kime ait, günahlarını kimler çekecek acaba? Halep alındı mı, verildi mi, satıldı mı, sahip mi çıkıldı, Halep’te kim kaybetti, kim kazandı… Tüm bunlar çok ağır, vicdanımızı yara..]]> Fri, 16 Dec 2016 04:45:40 +0300 PISA başarısızlığının sırları 19. Eğitim Şurasında https://www.evrensel.net/yazi/78063/pisa-basarisizliginin-sirlari-19-egitim-surasinda https://www.evrensel.net/yazi/78063/pisa-basarisizliginin-sirlari-19-egitim-surasinda? Masal: Her şey tıkırında, “Dünyanın 10 büyük ekonomisi arasına gireceğiz.” Tekerleme: “O yalan bu yalan, koca bir fili yuttu bir yılan, bu da mı yalan.” Gerçek: PISA-Uluslararası Eğitim Değerlendirme Testi 2015 yılında 72 ülke veya alt bölgede 15 yaşındaki 540 bin öğrenci arasında yapıldı. Türkiye 2012’de 40’lı sıralarda iken 2015’te 50’li sıralara geriledi, genel başarısı da düştü. Fen bilimlerinde OECD ülkelerinde eğitim gören öğrencilerin yüzde 7.7’si, Tayvan, Japonya, Finlandiya’da yaklaşık yüzde 18’i, Singapur’da öğrencilerin yüzde 24’ü 5. ve 6. seviyede yani yüksek bir performans göstermektedirler. Bu seviyedeki öğrenciler bilimde, fizikte, kimyada yeterince bilgi sahibi olup yaratıcı ve özerk olarak kendi bilgi ve becerilerini karşılaştıkları sorunlara uygulayabilecek uzmanlık derecesinde kabul edilmektedirler. 2012 EĞİTİM REFORMU:3 BAŞARILIYA KARŞILIK 997 VASAT LİSELİ 20 ülkede ise fen sorularını kendi yaş gruplarından beklenen yüksek düzeyde öğrencilerin sadec..]]> Fri, 09 Dec 2016 04:55:24 +0300 Kafaları ve çocukları yakmak https://www.evrensel.net/yazi/78017/kafalari-ve-cocuklari-yakmak https://www.evrensel.net/yazi/78017/kafalari-ve-cocuklari-yakmak? CEMAAT YURTLARINDA FELSEFE, BİLİM VE SANAT ANSİKLOPEDİLERİ VAR MI, FEN, MÜZİK, SANAT VAR MI? Memleketin geldiği halin acı bir tecellisi demek istemiyorum; öyle ama bunu böyle söylemeye vicdanım el vermiyor, bu saf tertemiz çocuklarımızın ölüm ve travması memleketimizde uygulanan dinci paracı gerici politikaların ağır bir sonucudur. En ağır bedeli de yine yoksullara kesmiştir, yine memleketin pırıl pırıl çocuklarını kızlarını yakmıştır, yakmaktadır. Bu çocuklarımızın birçoğunun hayatı daha bu yurtlara kaydedilirken karartılıyor zaten, bir kez cemaate sokuldu mu, bütün hayatı oralarda şekilleniyor, öyle ki üç beş sene sonra tanımadıkları kişilerle cemaat evlilikleri yaptırılıyor (En somut örneği Gülen hareketi ve 15 Temmuz sürecidir). Dahası bu kurumların birçoğu bir eğitim öğretim yurdu, öğrenci yurdu olma özelliği taşımıyor; sağlık koşulları ve eğitsel açıdan, çocukların beden-psikomotor, sosyal, entelektüel-zihni, moral-bilişsel gelişimleri açısından uygun değil. Cemaat yurtla..]]> Fri, 02 Dec 2016 04:40:08 +0300 Çelişki açık: Aydın tasfiyesi dinci kadrolaşma https://www.evrensel.net/yazi/77969/celiski-acik-aydin-tasfiyesi-dinci-kadrolasma https://www.evrensel.net/yazi/77969/celiski-acik-aydin-tasfiyesi-dinci-kadrolasma? 12 Eylül’ün tecellisi Sıkıyönetim ve 1402’liklerdi. Şimdi OHAL ve KHK’ler var. Her ikisi de Kur’an’ı kullandı, kullanıyor. Aysunlar, Onurlar, Enginler, Cananiler, Ulutürkler gidiyor cüppeliler sarıklılar geliyor. Tarihin tekeri yok olsa da ileriye olduğu kadar geriye doğru da dönüyor. Geri eskisi değil de iktidarı oluşturuyor. Hareket devam ediyor da kozmolojide yönü ve merkezinin belirlenmesinin o kadar kolay olmadığı ifade ediliyor. Kaldı ki yaşadığımız doğaya dair değil insana dair. İnsanın kör inanışlarına dair, çıkarlarına, hırslarına, yıkıcılığına dair. Korku kaygı belki anlaşılır bir şey olurdu da bu yaşananlar daha kötüsü olan insanın insana iktidarına dair. Önce doğadan, sonra coğrafyadan, duygulardan, duyulardan koptuk. Artık akıl ve vicdandan da koptuk. Alain Touraine’a göre toplumdan da koptuk. İnsanoğlu kopuşta. Foucault da ’80’lerde, bizim 12 Eylül dönemlerimizde “Toplumu savunmak gerekir” diyordu. Toplumu savunmak gerekir de toplumu kim savunacak? Toplum sav..]]> Fri, 25 Nov 2016 05:00:50 +0300 Fitne fesat Boğaziçi’de değil başkanlıkta: Hürriyet, bağımsızlık ve üniversite meselesi https://www.evrensel.net/yazi/77927/fitne-fesat-bogazicide-degil-baskanlikta-hurriyet-bagimsizlik-ve-universite-meselesi https://www.evrensel.net/yazi/77927/fitne-fesat-bogazicide-degil-baskanlikta-hurriyet-bagimsizlik-ve-universite-meselesi? Uygarlık tarihinin çok ağır tecrübelerle ve çok büyük bedellerle bugüne süzüp getirdiği en önemli idealler “özgürlük”, “bağımsızlık/özerklik”, “tarafsızlık”, “bilgi/felsefe” ve “adalet/eşitlik” olup bunlar toplamda bir bütünün parçalarıdır, hiyerarşik değil iç içe özellik ve şartlardır: ·Hürriyet yoksa zaten hak hukuk yoktur. ·Bilgi yoksa adalet yoktur. ·Adalet yoksa hak hukuk yoktur. ·Bilgi ve adalet için ise temel şart tarafsızlıktır. ·Tarafsızlığın şartı ise bağımsızlığıdır (Bağımlılık ve baskı altında hürriyet de, tarafsızlık da, adalet de mümkün değildir). Üniversiteler ve yargı; hak, hürriyet, bağımsızlık, tarafsızlık için hem bizzat model oluşturmakta hem de cumhuriyetin, demokrasinin garantörü durumunda bulunmaktadır. Üniversite özerk ve bilim kişileri özgür değilse halk da (dolayısıyla ülke de) bağımsız ve özgür değildir. Aklın ve bilimin de, insan ve toplumların da özü özgürlüğündedir. Bir ülkenin egemenlik ve bağımsızlığı “Kayıtsız şartsız milletindir” dendiğinde..]]> Fri, 18 Nov 2016 05:00:49 +0300 Mağduriyet veya kullanılma metaforu: Kim kimi kullandı? https://www.evrensel.net/yazi/77876/magduriyet-veya-kullanilma-metaforu-kim-kimi-kullandi https://www.evrensel.net/yazi/77876/magduriyet-veya-kullanilma-metaforu-kim-kimi-kullandi? Kullanma veya kullanılma çoğu kez karşılıklı yararlanma akdidir (sözleşmesidir) ki, daha çok çıkarlara dayanmakla birlikte aynı zamanda stratejik aklı da içermektedir. Kim kimi kullandı, kimler kullanıldı, Gezi’den bu yana çok konuşuluyordu, 15 Temmuz’da tepe yaptı. Konu salt “ahlaki” değildir. Tüm bu yaşananların adil yargılaması da siyasi analizi de önemli oranda “kim kimi kullandı” sorusunda saklı bulunmaktadır. Kullanma veya kullanılma: Tesadüfen değil 2000’lerde çok izlenen komedi dizisi The Simpson’ların çizgi karakterinden biri olarak cilalanan D. Trump, bugün ABD başkanı. Zaten bu yetenek hissedilmiş, onun için dizinin önemli bir karakteri olmuş denebileceği gibi bugünlere hazırlandı da denebilir. En azından tüm bu olan bitenin tümden tesadüf olmadığı aşikar. Hillary Clinton da ABD’nin olası ilk kadın başkanı olarak sunulmuştu. Türkiye’nin ilk başkanı kim olacak acaba? Tesadüflerin yeri ve rolü, doğa ve insan olaylarının kaotik (düzensiz) işleyip işlemediği çok tartışılan..]]> Fri, 11 Nov 2016 05:00:29 +0300 Üniversite gençliğine çağrı: Aklın gücü ve uzgörüsü özgürlüğündedir, cesur olmayan erişemez https://www.evrensel.net/yazi/77827/universite-gencligine-cagri-aklin-gucu-ve-uzgorusu-ozgurlugundedir-cesur-olmayan-erisemez https://www.evrensel.net/yazi/77827/universite-gencligine-cagri-aklin-gucu-ve-uzgorusu-ozgurlugundedir-cesur-olmayan-erisemez? Yiğit Bulut ne yapıyor, bilemiyorum ama, Maciavelli bundan 500 yıl kadar önce prense tebaasındakilerin çıkarına dokunursa iktidardan olacağı konusunda öğütte bulunuyordu: “Bunlar babalarının kaybını, paralarının kaybından daha çabuk unuturlar.” İktidar çıkarlara bağlı da iktidardan kölelikten nasıl kurtulacağız? Var mı bunun bir formülü? Kaçındığım bir konudur birilerine öğüt vermek, ancak bir eğitimci arkadaşım, zaman zaman ölçüt ve ilkelerin hatırlatılmasında da çok yarar olacağı konusunda uyarılarda bulunuyor. Bu yazı bu arkadaşımın uyarısı üzerine kaleme alındı. Ana sorusu, bir duyarlı kişi veya üniversite öğrencisi olarak kendimi ne kadar geliştirebiliyorum, ne yaparsam daha çok bilgi, beceri, incelik ve duyarlılık sahibi olurum? Günlerimi, aylarımı nasıl geçirdiğimi, verimlilik ve başarımı nasıl ölçebilirim? Ne yaparsam moral ve bilişsel gelişimimi sağlıklı sürdürmüş, kendimi geliştirmiş olurum? Bilginin klasik bir tanımı “gerekçelendirilmiş doğru inanç” olduğudur. Gerekçelend..]]> Fri, 04 Nov 2016 05:00:54 +0300 ABD seçimleri, NATO ve başkanlık meselesi: 3. Dünya Savaşına ramak kaldı https://www.evrensel.net/yazi/77787/abd-secimleri-nato-ve-baskanlik-meselesi-3-dunya-savasina-ramak-kaldi https://www.evrensel.net/yazi/77787/abd-secimleri-nato-ve-baskanlik-meselesi-3-dunya-savasina-ramak-kaldi? 1990’lı yıllarda yurtdışındayken Avrupalıların sanki kendi yerel seçimleriymişcesine ABD seçimlerine çok yüksek ilgisi olduğuna tanık olmuştum. Uzun süre bu ilginin biraz akrabalık, biraz aşağılık kompleksi, ABD hayranlığı veya güç tutkusu gibi bir takım takıntılardan kaynaklandığı kanaatindeydim. Aslında işin rasyonel bir yanı vardı: ABD politikaları, dolayısıyla seçimleri, aynı zamanda Dünya politikalarının, Suriye’nin, Musul’un okunmasına yönelik bir ehemmiyet arz ediyordu. ABD politikaları kişilere ne kadar bağlanabilir? NATO politikaları kişilere mi yoksa yapılara mı dayanıyor? Benim yanıtım da daha çok ikincisi yönünde olmakla birlikte kişiler de sıfır etkisiz eleman konumunda değil. Dahası ABD’de tek bir bütün omayıp kişiler de tek bir yekpare yapının değil çıkarı her zaman örtüşmeyen farklı güç odaklarının tecellisi ve temsilcisi konusunda bulunuyor. Cumhuriyetçi başkan adayı Trump, demokratların başkan adayı Clinton’un ABD Dışişleri Bakanı iken seslendirdiği ve hâlâ da ark..]]> Fri, 28 Oct 2016 05:00:28 +0300 Şeriat rejimi okul müfredatında şeriat dersleri https://www.evrensel.net/yazi/77734/seriat-rejimi-okul-mufredatinda-seriat-dersleri https://www.evrensel.net/yazi/77734/seriat-rejimi-okul-mufredatinda-seriat-dersleri? Sina’da Hz. Musa’ya Tevrat’ın (Tora) yazılı olanın (Musa’nın beş kitabı) yanı sıra sözlü de indiğine inanılır. Sözlü olduğuna inanılanlar önceleri sözlü (tekrarlama, okuma, hafızlık benzeri) aktarılıyordu ancak daha sonra kaybından çekinilerek onlar da sure-ciltler ve cüzler halinde toplanmıştır (mişna). Talmud’un da esasını oluşturan kod şemalarının öğretilmesi (Mişna kursları, aktarım ve tefsir) daha sonraki skolastik eğitimin (İncil Kursları-Exegese ve Hermönitk-Tefsir) ve teoloji okullarının kök formu sayılabilir. Teoloji okullarının Selçuklu-Osmanlı geleneğindeki karşılığı Şeriat-Din Okulları yani yaygın eğitimde Sıbyan Mektepleri-Kur‘an Kursları, örgün eğitimde Medreseler şeklinde idi. Bugün Selçuklu-Osmanlı’dan daha geri bir formda devam ediyor. Burada somut örnekler eşliğinde LİSELERDE ŞERİAT DERSLERİ üzerinde durulacaktır. Liselerde (Sâneviyye) ilk yıl ortak okunduktan sonra ikinci sınıfta erkek öğrenciler Şeriat Bölümü, Fen Bölümü ve Yönetim (İdare) Bölümünü; kız öğrencile..]]> Fri, 21 Oct 2016 05:00:07 +0300 Memur alımında 'mezhep testi kanunu', mezhep savaşları ve devrimler https://www.evrensel.net/yazi/77691/memur-aliminda-mezhep-testi-kanunu-mezhep-savaslari-ve-devrimler https://www.evrensel.net/yazi/77691/memur-aliminda-mezhep-testi-kanunu-mezhep-savaslari-ve-devrimler? Tekerleme halinde söylendiği gibi tarih tekerrür etmez, tıpa tıp tekerrür ederse tarih tarih olmaz, ama bazı benzerlikler kurulabilir, en önemlisi de tarihten dersler çıkarılabilir. Bu yaşadıklarımıza baktığımızda tarihten pek ders çıkarmadığımız çok aşikar olup tarihten ders çıkarmayanların kaybolup gittiği, dolayısıyla “ya ölüm ya devrim” şeklinde, ölüme müsaade edilemeyeceğine göre devrimler çağının yaklaştığı öngörülebilir. Sınıfları ayrıca konuşabiliriz ancak yerküremizde aydınlanma-gericileşme kamplaşması (uçurumu) tavan yapmış bulunuyor ve biri tümden kaybetmeden diğerinin hayatta kalması da artık pek zor gözüküyor. En azından reformasyon, liberal devrimler ve liberal demokrasinin oluşumunda mezhep çatışmalarının tersten belli bir yeri bulunuyor. 15. yüzyılda geç Latince’de “revolutio” (dönüş), Kopernik’te göğün dönmesi anlamında kullanılan “revolution“ (dönüş) kavramının sosyal karşılıkta kullanıldığı ilk vakalardan biri İngiltere’deki “Muhteşem Devrimin” (glorius revolutio..]]> Fri, 14 Oct 2016 04:32:30 +0300 Felaket dengesizliği: İmamlar blokunda olağanüstü çatırdama ve çapulculaşma https://www.evrensel.net/yazi/77635/felaket-dengesizligi-imamlar-blokunda-olaganustu-catirdama-ve-capulculasma https://www.evrensel.net/yazi/77635/felaket-dengesizligi-imamlar-blokunda-olaganustu-catirdama-ve-capulculasma? Fiziğin de, kimyanın, psikolojinin, sosyolojinin, ahlakın, erdemin de en önemli konularından biri herhalde denge ve dengesizlik veya olağan ve olağan dışılık problemidir. AKP’lilerin de AKP’ye mesafeli olanların da bugünlerde ortaklaştıkları ana kaygı ve tespit, “Türkiye’nin hiç de olağan gitmediğidir”. Memleketimizi cinler, şeytanlar, şeyhler, padişahlar ele geçirmiş, bir imam öbürüne darbe yapmaya kalkışmış, öbür imam işi fırsata çevirip tüm devleti çapulcularla (Osmanlıda çapul yapan akıncılara deniyor), dincilerle, milli görüşçülerle doldurulmaya çalışılıyor. Bir KHK ile tüm dekanlar, bir başka KHK ile 10 binlerce öğretmen işinden gücünden oluyor. Ortada fena halde olağan dışılıklar, akıl bilim dışılıklar, anomaliler var. Suriye ve Güneydoğu’daki durum ise işgallere-savaşlara doğru evriliyor. OHAL’in 19 Ekim itibariyle 1 yıl daha uzatılması teklif edildi (Daha çok uzayacağa da benziyor). Suriye tezkeresi 13 ay daha uzatılmış durumda. Irak Türkiye’yi işgalcilikle suçluyor. Erd..]]> Fri, 07 Oct 2016 05:00:51 +0300 İki darbe: Türkiye Kapitalist Milli İslam Devleti https://www.evrensel.net/yazi/77588/iki-darbe-turkiye-kapitalist-milli-islam-devleti https://www.evrensel.net/yazi/77588/iki-darbe-turkiye-kapitalist-milli-islam-devleti? Üçüncüsünü bilmem ama ikinci darbeyi zaten yedik. ABD destekli küresel kapitalist darbe kapitalist dinci İslamcı darbeye evrildi. Haftanın birinci gündemi değilse de birincil gündemlerin bir uzantısı, 16 Temmuz darbesinin ana ajandası muhalifleri-aydınları tasfiye, bu kapsamda özgürlükçü öğretmenlerin, Hayatın Sesi’nin (Hayat TV) susturulmasıdır. Kapitalist vesayet dinci vesayetle tamamına erdirilmektedir. Sansür ve yok etme, kapitalizmin, faşizmin, teokrasinin, dinciliğin ayrılmaz bir mekanizması ve sonucudur. İran İslam Cumhuriyeti’nin yanı başında yeni bir şeriat devleti daha yükseliyor. Adına ister “Türkiye Şeriat Devleti” ister “Türkiye Milli Görüş İslam Devleti” isterse “Türkiye İslam Cumhuriyeti” diyelim sonuç aynı yere çıkmaktadır: Devlet rejimi içsel anlamda Sünni İslam’a dayalı, hatta onun selefi fıkhına yakın şeriat rejimine dönüştürülmektedir. İslam, şeriat, din devleti, devletin dini İslam gibi adlandırmalara da gerek yoktur. Rejimin tipi ve içeriği, içten içe dönüştür..]]> Fri, 30 Sep 2016 05:00:17 +0300 Dincilik bir erdem mi? AKP’nin öğretmenlik, memurluk, yurttaşlık ölçütü https://www.evrensel.net/yazi/77544/dincilik-bir-erdem-mi-akpnin-ogretmenlik-memurluk-yurttaslik-olcutu https://www.evrensel.net/yazi/77544/dincilik-bir-erdem-mi-akpnin-ogretmenlik-memurluk-yurttaslik-olcutu? Temel’e sormuşlar “Laz olmasan ne olurdun?” diye de Temel “Çok mahcup olurdum” demiş. Atama yerleştirme yükseltme ölçütleri neler? Okula kabul ederken veya memur alımları sınavlarında şu tür sorular soruluyor mu? Hangisi bizi makbul veya mahcup yurttaş yapıyor? «“Onların (kurbanların) ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sizin takvanız (Allah’ın emirlerine bağlılığınız) ulaşır…” (Hac suresi, 37. ayet) Bu ayette kurban kesmenin amaçlarından hangisi vurgulanmaktadır? » (Doğru yanıt Allah’ın emrini yerine getirmek) veya “Hac ibadeti yerine getirilirken, Hacer annemizin, oğlu İsmail için su arayışının sembolik olarak canlandırılmasını ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?” (Doğru yanıt Sa’y). Bir gece yarısı, Eğitim Sen’liler, “makbul yurttaş”, “makbul öğretmen” olmadıklarını öğreniverdiler. Bir gece yarısı KHK’si ile 10 binlerce öğretmen mesleğinden oldu. “Makbul öğretmen”, “makbul yurttaş” sayılmamalarının öncelikli örtük gerekçesi aklı bilimi savunmaları, aynı z..]]> Fri, 23 Sep 2016 04:05:17 +0300 Dinci vesayet denetimi, yağma, kayyum ve açığa alma https://www.evrensel.net/yazi/77490/dinci-vesayet-denetimi-yagma-kayyum-ve-aciga-alma https://www.evrensel.net/yazi/77490/dinci-vesayet-denetimi-yagma-kayyum-ve-aciga-alma? Haftanın değil her saatin konusu çok fazla. Olaylara boğulmadan, bu olayların toplamını anlamaya çalışmak gerekiyor ki, bu görev o kadar kolay değil. 28 belediyeye vali yardımcıları, kaymakamlar kayyum olarak atanıyor.Aydınlanmacı, Eğitim Senli akademisyenler ve öğretmenler, memurlar tasfiye ediliyor. Suriye’ye müdahale ediliyor, ÖSO destekleniyor. Devlet değil, atanmışlar değil, daha da kötüsü AKP-Parti, üniversite ve bilim kişilerini merkezden yönetmeye, seçilmiş belediyeleri AKP’ye bağlamaya, daha da kötüsü tüm devleti doğrudan dincilerin, AKP’nin kullanımına sunmaya, istediği gibi yönetmeye kalkışıyor. 15 Temmuzda bir imama bağlı bir grup, ABD ve Batı desteği ile darbe teşebbüsünde bulundu, bunun anlam ve ciddiyetini eksiltmeden not etmek ve analiz etmek durumundayız. Bu tehdit kısmen atlatıldı ama daha yakın ve zor bir tehdit daha var ve bu tehdit atlatılabilmiş değil. 15 Temmuz darbesi daha başka bir şeydi ve başarısız oldu, ama belki 15 Temmuzdan da daha ağır bir dinci darbey..]]> Fri, 16 Sep 2016 05:00:57 +0300 İki imamdan bir uygarlık çıkmıyor https://www.evrensel.net/yazi/77451/iki-imamdan-bir-uygarlik-cikmiyor https://www.evrensel.net/yazi/77451/iki-imamdan-bir-uygarlik-cikmiyor? 15 Temmuz İmam Gülen darbesinden İmam Erdoğan eğitime, bilime, uygarlığa dair ne ders çıkardı diye sorarsak, hiç de olumlu bir sonuç çıkarmadı, aksine tüm boşlukları dincilikle, mezhepçilikle doldurmaya çalışıyor, okul ve üniversitelerde eleştirel özgürlükçü öğretmen ve akademisyenlere, fen öğretiminden tarihe kadar düşmanlık artmış bulunuyor. AKP ve Erdoğan fizikten, kimyadan, sosyolojiden ne ister, Onur, Aysun, Kemal ve daha nice bilim ve sanat bu topraklarda yeşersin diye çaba gösteren fedakâr hocalarımızdan ne ister? Bunlar en darbe karşıtı hocalarımız değil mi? AKP’nin kurucuları, darbecilerle, 12 Eylülcülerle, 1402’cilerle, YÖK’çülerle anlaşıyor da bir tek anlaşamadıkları iktidarlara eleştirel yaklaşanlar. Türkiye ne yazık ki talihsiz bir ülke. Bir imam darbe yapmaya kalktı, öbür imam darbe girişimini kendi karanlık ideolojisi için fırsata çevirmeye, iktidarını perçinlemeye, muhalifleri yok etmeye dönüştürüyor. Erdoğan ve AKP zihniyeti akla bilime kapalı İki imamlar ne yapsanı..]]> Fri, 09 Sep 2016 05:00:01 +0300 Her musibetten çıkar sağlama musibeti https://www.evrensel.net/yazi/77400/her-musibetten-cikar-saglama-musibeti https://www.evrensel.net/yazi/77400/her-musibetten-cikar-saglama-musibeti? Kim kime darbe yaptı, ne kadar sahici bir darbeydi, bir darbe başarısız olduktan sonra başarısızlığına dair her kafadan bir gerekçe söylenebilir. Darbe başarısızlık üzerine kurgulanmış iddiasına pek katılamazsam da Erdoğan’ın bunu bir fırsata çevirme konusunda çok cüretkar olduğunu teslim edelim. Erdoğan ve kurmayları; her evrede adım adım şeriat ve padişahlık sistemi oluşturmaya çalışıyorlar. Her adımda daha da batıyorlar ancak yine de dincilik-mezhepçilik yolundaki güçlü arzularından vazgeçmiyorlar, özeleştiri bir tarafa her boşluğu bir fırsata dönüştürmek için var güçleriyle yükleniyorlar. 15 Temmuz’da, paçayı zar zor yırttı. Paçayı zar zor kurtardı da ne oldu derseniz, çok daha beteri olmaya devam ediyor. Nurcusu, Fethullahçısı, Okuyucusu, Yazıcısı gider İlmiyeciler, Menzilciler, Süleymancılar, Nakşiler, İsmail Ağacılar, Hak-Yolcular, Milli Görüşçüler gelir… Ne kadar din tarikat varsa ellerine bir fırsat daha geçtiği kanaatineler. İmam hatip sosyal bilimler lisesi, imam h..]]> Fri, 02 Sep 2016 04:54:42 +0300 Tüm yapılar ve sınavlar şaibeli: Siyasiler, NATO ve CIA soruşturmaya dahil edilmeli https://www.evrensel.net/yazi/77307/tum-yapilar-ve-sinavlar-saibeli-siyasiler-nato-ve-cia-sorusturmaya-dahil-edilmeli https://www.evrensel.net/yazi/77307/tum-yapilar-ve-sinavlar-saibeli-siyasiler-nato-ve-cia-sorusturmaya-dahil-edilmeli? Propaganda: AKP ve Erdoğan ak pak, NATO ak pak, geriye kalan herkes suçlu AKP, Erdoğan, Gül, Davutoğlu… ana sorumlular temizse, tüm bu yaşananlardan kim sorumlu? Bugüne gelinmesinde tüm bu yüksek mahkeme üyelerini, valileri, hakimleri, YÖK başkanlarını ve üyelerini, ÖSYM başkanlarını, kurul üyelerini, TÜBİTAK’ı, TÜBA’yı, generalleri, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarını, savcıları... bir gecede tüm okul müdürlerini görevden alıp yüzde 90’ını partiden-Eğitim Bir-Sen’den atayan, neredeyse taşeronda çalışan zavallı işçilere kadar tüm bu personelin buralara getirilmesi, atanması, yükseltilmesinden kim sorumlu? Cumhurbaşkanı sorumlu değilse (çoğu üst bürokrat atamasında, YÖK’te, Danıştay’da, Yargıtay’da doğrudan yetkili, Valiler vb. üçlü kararname ile atanıyor), icranın-yürütmenin başı Başbakanlar, Bakanlar, hükümet sorumlu değilse, yönetici parti AKP sorumlu değilse Allah aşkına biri çıkıp söylesin, bu darbeciler, cemaatçiler, şu cemaat bu cemaattekiler haksız şekilde buralara nas..]]> Fri, 19 Aug 2016 05:00:57 +0300 Yapısal çıkarımlar: Suriye, darbe, ABD ve Rusya ilişkileri https://www.evrensel.net/yazi/77260/yapisal-cikarimlar-suriye-darbe-abd-ve-rusya-iliskileri https://www.evrensel.net/yazi/77260/yapisal-cikarimlar-suriye-darbe-abd-ve-rusya-iliskileri? Bilimler hayatın düzenliliklerini, hayatın mantığını yakalamaya çalıştığı gibi aynı zamanda bu düzenliliklerin yasallıklarını (kanunlarını) bulup çıkarmakla, en azından belli başlı argümanlar altında toplamakla yükümlüdür. Bilimlerden “Dünyanın gerçek” olduğunu kabul edersek, “X neden veya nedenleri Y koşul veya koşulları altında Z sonucunu veya sonuçlarını doğurur” gibi çıkarımlar beklenmektedir. Yorumsalcı fenomenolojik hermenötik yaklaşımların insana dair olanın tam böyle olmayabileceği; amaç, beklenti ve karşılıklı deneyim ve etkileşimlerin de eylemlere eşlik ettiği, sonuçları etkilediği eleştirileri dikkate alınarak bunları da psikanalitik yaklaşımlarla ampirik bilimlere ekleme şansı bulunmaktadır. Sonuçta mutlak bir yasallık ne doğa ne toplum için söylenebilir ama bazı düzenlilikler olduğunu da görmezden gelemeyiz. Erdoğan dün niye BOP eş başkanı idi de bugün Putin’in “değerli dostu” (Erdoğan Putin’e “kıymetli dostum” derken kendisini de aynı konumda görmek istiyor) aşamasına ..]]> Fri, 12 Aug 2016 05:00:08 +0300 İmamlar darbesi: ordu ve üniversitelerin özelleştirilmesi ve tarikatlaştırılması https://www.evrensel.net/yazi/77210/imamlar-darbesi-ordu-ve-universitelerin-ozellestirilmesi-ve-tarikatlastirilmasi https://www.evrensel.net/yazi/77210/imamlar-darbesi-ordu-ve-universitelerin-ozellestirilmesi-ve-tarikatlastirilmasi? Bir taşla yüzlerce kuş nasıl vurulur, başarısızken bile nasıl başarılı olunur? 12 Eylül 1980 darbesinde ABD, “bizim oğlanlar” diyordu. Türkeş ise “Biz içerideyiz ama fikirlerimiz iktidarda” (yani İngilizlerin, ABD’nin istedikleri yapılıyor) diyordu. Fethullah Gülen de 1945 sonrası projelenen “antikomünizm” gladyosunun ayaklarından biri olup Nurcular DP ile, AP (Demirel) ile, 12 Mart ile, 12 Eylül ile, Özal ile, Ecevit ile, en çok da AKP ve Erdoğan ile birlikte iktidar blokunun ayrılmaz parçası oldu. AKP kurulurken projenin iki ana ayağı vardı: 1- Oylar Milli Görüşten, camiden, imam hatipten devşirilecek, 2- Devleti ABD adına güvenilir uşaklar Fethullah ve liberaller (örneğin Nevzat Yalçıntaş, Taha Akyol, Mehmet Barlas vb.) yönetecekti. 15 Temmuz geriye kalan Kemalistlerin ve Milli Görüşün temizlenmesi çabasıdır. Darbe; Kemalistler ve Milli Görüşçülerin direnci ile püskürtülmüş gibi gözükse de tam da Kemalistleri ve Milli Görüşçüleri tasfiye eden yapısal sonuçlar doğurmaktadır..]]> Fri, 05 Aug 2016 04:53:40 +0300 Eski yeni etno-sınıflar ve darbe: İmamlar zümresi https://www.evrensel.net/yazi/77165/eski-yeni-etno-siniflar-ve-darbe-imamlar-zumresi https://www.evrensel.net/yazi/77165/eski-yeni-etno-siniflar-ve-darbe-imamlar-zumresi? Esas kavga sınıflar arasında, hatta küresel sermaye ile geri kalanlar arasında olmakla birlikte sınıf içi mücadelelerde zümreler önemli bulunuyor. Darbeyi ABD ile, AB ile, NATO ile birlikte AKP, cemaat, Gülen-FETÖ, paşa-polis diye okurken, bunların her biri belli bir yere oturuyor. Artık cemaatler de darbe veya karşı darbe yapabilir aktörler haline gelmiş, o güce erişmiş bulunuyor. Osmanlı’dan Cumhuriyete Türkiye’nin ilmiye-mülkiye-tıbbiye-askeriye yüksek zümrelerine son üç yüzyıldır biraz tüccarlar eklemlenmeye çalışıyordu. Cumhuriyet döneminde Lozan ile dini azınlıkların etkisi, aydınlanmanın öne çıkarılması ile de “tarikatlar” kısmı biraz geri plana itilmişti. 1945’lerden bugüne yapılan yeşil kuşak projeleri meyvesini verdi: Batı Burjuvazisi (İMF, DB, derin NATO) birincil olmak üzere askeri-bürokratik vesayetin arasına yeniden zaten eski zümreler arasında olan tarikat ve cemaatler de girdi. Başka bir deyişle Türkiye’nin bugününü, bu darbeleri anlamak için, dış dinamikleri bir y..]]> Fri, 29 Jul 2016 04:15:24 +0300 O hal, bu hal, olağanüstü olağan tek hal İmam Adolf Hitler https://www.evrensel.net/yazi/77115/o-hal-bu-hal-olaganustu-olagan-tek-hal-imam-adolf-hitler https://www.evrensel.net/yazi/77115/o-hal-bu-hal-olaganustu-olagan-tek-hal-imam-adolf-hitler? Mahzuni haykırırdı: “Fakir muhtaç olmuş kuru soğana/ Bilmem söylesem mi söylemesem mi?” OHAL haykırır olağanüstü; “Kesinlikle söyleme”, “söylersen...” Anamız avradımız da olsa söylemekten başka ne kaldı? “İnsanlar köle olmuş paraya pula/ Kendi salaklığı yüzünden tek adamı döndürür külte, Tanrı’ya/ Gerçek sanılır propaganda/ Millet peynir ekmekle yemiş aklını/ Bilmem söylesem mi söylemesem mi?” “Hocalar istifa etmiş tek işaretle/ Hocanın osurduğu yerde cemaat daha başka/ Uysa da olur uymasa da/ Salaklık geçmiş artık başa/ Görmezler görür her şeyi/ Millet yemiş peynir ekmekle aklını/ Bilmem söylesem mi söylemesem mi?” Olağanüstü rejimler lojik olmayanın, akıllı olmayanın, nomos veya namus olmayanın, normal olmayanın normalmiş gibi yutturulmasıdır. Tek devletin garantisi tek millet, tek bayrak, tek vatan… Devlet olduğunda diğer tekler belki de gerçekten bir zorunluluk haline geliyor, “tek devletin” içsel ayrılmaz parçalarına dönüşüyor olabilir de “tek adam” (kral, padişah, halife vb..]]> Fri, 22 Jul 2016 04:40:59 +0300 Rektörlüğe adaylık ölçütü: 'Ben daha yakınım' https://www.evrensel.net/yazi/77062/rektorluge-adaylik-olcutu-ben-daha-yakinim https://www.evrensel.net/yazi/77062/rektorluge-adaylik-olcutu-ben-daha-yakinim? 12 Temmuz’da eski üniversitelerin hemen tamamında rektörlük aday belirleme seçimleri yapıldı. Adaylıkta profesörlük ve 67 yaş haddi dışında bir şart aranmıyor da pratikte YÖK Başkanına ve özellikle de Cumhurbaşkanına yakınlık birincil ölçüt özelliğine gelmiş bulunuyor. Ön seçimlerle belirlenen 6 adayın arasına zaten hükümete, YÖK Başkanına, Cumhurbaşkanına yakın olan bir adayın girebildiği, sonuçta YÖK’ün ve Cumhurbaşkanının atama yaptığı ifade ediliyor. Tüm adaylar da bu realitenin sonuna kadar farkında, öyle ki artık utanmadan sıkılmadan “Cumhurbaşkanına en yakın kişi benim” diyor, el üstünden ve el altından “cumhurbaşkanının adayı bu” propagandası yaptırılıyor. Hatta daha dindar AKP’lilerin çok baskın olduğu şehir ve üniversitelerde aday sayısı daha da çoğalıyor ve hepsi “ben YÖK Başkanına, ben Erdoğan’a bir diğerinden daha yakınım” propagandası için pek çok kanıt ileri sürüyor. 1- “Erdoğan’a en yakın adam olma” dışında üç faktör daha rol oynuyor: 2- Daha fazla inşaat (Müteahhitl..]]> Fri, 15 Jul 2016 05:00:46 +0300 Bayram: Olağanüstü rutin veya boşalma https://www.evrensel.net/yazi/77016/bayram-olaganustu-rutin-veya-bosalma https://www.evrensel.net/yazi/77016/bayram-olaganustu-rutin-veya-bosalma? Fest, festival, panayır, faşing, bayram, bayramlaşma... Kaşgarlı Mahmud’un tesbitine göre kelimenin aslı Farsça bezrem/bezrâm olup “sevinç ve eğlence günü” demektir (...) Arapçası, sözlüklerde “Adet halini alan sevinç ve keder; bir araya toplanma günü” anlamlarıyla karşılanan îddir. Bu kelimenin aslının ise ‘ıvd olduğu ve “tekrar dönmek” anlamını taşıdığı bilinmektedir (...) “tarihin ilk çağlarından beri Arabistan Yarımadası’nın en önemli kült merkezi olan Kâbe’nin etrafında dönme ibadetine, hepsinin de kelime anlamı “dönme” olan hac, îd, tavaf ve devâr adlarının verildiği görülmekte ve bunlardan zamanla îdin Arapça, Süryânîce ve İbrânîce’de, haccın ise yalnız İbrânîce’de “bayram” anlamını kazandığı anlaşılmaktadır (...) Bayramlarda dikkati çeken başlıca özellik yeme içmeye fazla yer verilmesidir (...) bilhassa fakirlerin et yiyebilecekleri Kurban Bayramı’nda (dört gün) oruç tutmak yasaklanmıştır (...) İslam öncesinde bayramlar toplumların hayatında görülen olağanüstü günlerdir. Bu..]]> Fri, 08 Jul 2016 04:52:19 +0300 Brexit: İngilizler ‘Erdoğan'a hayır’ dedi, halka ‘Emexit’ şart https://www.evrensel.net/yazi/76967/brexit-ingilizler-erdogana-hayir-dedi-halka-emexit-sart https://www.evrensel.net/yazi/76967/brexit-ingilizler-erdogana-hayir-dedi-halka-emexit-sart? Saat başı yıllık gündem oluşuyor. Tarihin çarkı olur mu, olursa bu çark bazen hızlı döner mi, onları bilmem ama yaşamın hızı çok artmış, Dünya dengelerinin hızla dönüştüğü kriz yılları içindeyiz. Bu yılın ilk yazısını, bu yılın felaketlerin yaşanacağı bir yıl olacağı, Ortadoğu ve Dünya’nın çok zorlandığı, büyük güçlerin yenişemediği, zarar hanelerinin artmaya başladığı, aralarında paylaşım öncesi son kozların sahaya sürüleceği, Suriye’den, Yemen’den, Libya’dan, Nijer’den, Ukrayna’dan, K.Kore’ye pek çok hesaplaşmanın olacağı, ardından bir dengeleşim sürecinin başlayacağı, sonuçta da devrimlere daha fazla yaklaşacağımız bir yıl olacağını yazmıştım. Öngördüklerimden de fazlası yaşanıyor. Örneğin İngiltere’nin AB’den çıkacağını (Brexit) beklemiyordum. İngiltere ve AB böyle bir sonucu bekliyor muydu, ondan da emin değilim. AB’nin dağılmasını biraz daha uzun süreçte öngörüyordum. Bu süreç de hızlanmış durumda. Brexit’in kime ne etkisi olur denirse AB’nin dağılmasından en çok İngiltere ve ..]]> Fri, 01 Jul 2016 04:44:05 +0300 Kurucu ilişki sorunu: ‘Dindar nesil’ veya tüm okullar medrese https://www.evrensel.net/yazi/76915/kurucu-iliski-sorunu-dindar-nesil-veya-tum-okullar-medrese https://www.evrensel.net/yazi/76915/kurucu-iliski-sorunu-dindar-nesil-veya-tum-okullar-medrese? Eğitim Sen okul, üniversite, bilim, kültür ve özgürlükçü-eşitlikçi-eleştirel eğitim politikalarına yönelik pek çok etkinlik düzenliyor. 21-23 Haziran arasında da İzmir’de “Eğitim Bilim Kültür Şenliği” vardı. Tüm bu etkinliklerde ana soru; şehir uygarlıklarına dönüşmeye başlayan Selçuklu’dan Osmanlı ve Türkiye’ye, TÖS’den, TÖBDER’den Eğitim Sen’e, Müslüman-gayrimüslim meselesinden Türk-Kürt, Alevi-Sünni meselesine, ayrıntılar, stratejiler, taktikler dallanıp budaklansa da ana sorun “nasıl bir nesil”, “nasıl bir insan” yetiştirilecek sorunu etrafında dönüyor. Eğitim politikalarının omurgası da, eleştiri ve seçenekleri de büyük oranda bu ana sorunun yanıtına bağlı bulunuyor. Dahası bu soru, eğitim politikaları sorunu olmanın ötesinde “kurucu soruyu” da oluşturuyor. “Nasıl bir ülke, nasıl bir dünya” istiyoruz sorusu için de temel önemde bulunuyor. Daha arka planda ise kısıtlı, “ipotekli” mi yoksa “bağımsız”, özgür, aklı-zihni açık nesiller mi yetiştirileceği sorusuna dayanıyor? İşin yap..]]> Fri, 24 Jun 2016 04:56:57 +0300 Eğitim fakültesinden 2+6+3+3 model önerisi https://www.evrensel.net/yazi/76867/egitim-fakultesinden-2-6-3-3-model-onerisi https://www.evrensel.net/yazi/76867/egitim-fakultesinden-2-6-3-3-model-onerisi? Bugün Türkiye’deki eğitim sistemini çok ağır sorunlarla karşı karşıya getiren 4+4+4 modeli tartışılırken (2012 yılındaki değişiklikler sırasında) Çukurova Üniversite Eğitim Fakültesinden 44 öğretim elemanı endişelerini dile getirmiş ve biopsişik, sosyal ve eğitsel gelişim evrelerini dikkate alarak 4-5 yaş okul öncesi olmak üzere 2 okul öncesi + 6 ilkokul + 3 ortaokul + 3 lise (ortaöğretim) şeklinde kademelendirme önerisinde bulunmuştu. O zaman AKP hiçbir eleştiriyi dikkate almadı, ideolojik ajandalarına uygun şekilde 5 yaşını da ilkokula dahil ederek aslında ilkokulu 4 bile değil 3 yıla düşürdü. Şimdi de henüz ortada resmi bir açıklama olmamakla birlikte 3+3+3+3 şeklinde, ilkokuldaki 4’ü de 3’e çekmeye uğraşıyorlar. Dahası çok kritik bir eşik olan okul öncesini Sıbyan diye uydurdukları, aslı Osmanlı’da ve Cumhuriyet Dönemi’nde mahalle camisinde veya mescit türü bir yerde ailelerin başka bir çaresi olmadığından varsa tuttukları imam, yoksa en azından bir yetişkinin gözetiminde el..]]> Fri, 17 Jun 2016 04:54:15 +0300 Provokasyon ve linç: Faşist aklın akıllı akılsızlığı https://www.evrensel.net/yazi/76817/provokasyon-ve-linc-fasist-aklin-akilli-akilsizligi https://www.evrensel.net/yazi/76817/provokasyon-ve-linc-fasist-aklin-akilli-akilsizligi? Ortadoğu politikaları da, özelikle 7 Haziran’dan bu yana iç politika da neredeyse tümden provokasyon ve linçlerle götürülüyor. İç dış ortak bir bakiye olarak nüfusunun önemli oranı Kürt olan Anadolu kasabaları yakılıp yıkılıyor. Resmi açıklamalara göre 7 bine yakın bina (11 bin civarında konut) yıkıldı. 6 bin civarında kişi etkisizleştirildi. Yaralı kayıp belli değil. 1000 civarında asker-polis-sivil öldü. Suriye kısmını henüz tam sayamadık. Mültecilerin bile gerçek rakamları ortada yok. Tüm bu yaşananlar salt oyun olsalar o kadar önemli değil de Dersim olaylarını aşacak seviyede kardeş kanıyla devam eden süreç, daha pek çok kötü sonuç bırakacağa benziyor. Dahası olaylar saçma sapan gündemleştirmelerle, provokasyonlarla başka yönlere çekilmeye çalışılıyor. Dokunulmazlıkları, Demirtaş’ı bırakın, Kılıçdaroğlu bile ölümle tehdit ediliyor. Akıl coğrafyamıza az uğramıştı zaten, olanı da sanki giderek bu coğrafyaları terk ediyor. Burada süreci anlamak istiyorsak, saçma sapana, retoriğe, ..]]> Fri, 10 Jun 2016 05:00:20 +0300 Gezi, Civitas, yaşam biçimleri, korku, faşizmin tetiklemesi https://www.evrensel.net/yazi/76767/gezi-civitas-yasam-bicimleri-korku-fasizmin-tetiklemesi https://www.evrensel.net/yazi/76767/gezi-civitas-yasam-bicimleri-korku-fasizmin-tetiklemesi? Totalitarizmin, faşizmin ana semptomlarından biri yaşam biçimlerine saldırıdır. 2013 Erdoğan. Siyasal ömrünü olmasa da siyasal meşruiyetini bitirdiği tarih biraz daha öncedir. 2012 eğitim reformu, olayların somutlaştığı en önemli evredir. Erdoğan ve AKP’nin totaliter, faşist yanı artık açıkça semptomlarını göstermiştir. Gezi yaşam biçimlerine saldırıya karşı bunun yansısı ve sonucudur. Gezi, Almanların 1933’te yapamadığını Anadolu insanının 2013’te başarmasıdır. Yarım yamalak yapılan karşı devrim mevcut yapı içinde olamayacağından AKP’nin kendi milisleri dışında meşruiyetini de kaybettiği tarih 2012 yılıdır. 2012’de mevcut sistem içinde şeriata geçmeye kalktılar. Bu mümkün değildir. Cesareti de eksiktir. Karşı da olsa devrimci değil korkakçadır. Mevcut yapı içinde mevcut yapının amaçlarını yok sayarak ama araçlarını en güçlü şekilde kullanarak karşı devrim olmaz. Bu kolayca gözükebilir ama korkakçadır, korkuyla devrim olmaz. Gelenekçilik olur. Para pulculuk olur. Yolsuzluk olur.Ran..]]> Fri, 03 Jun 2016 05:00:46 +0300 Avusturya veya çay hasadı: Halkın seçtiği cumhurbaşkanı https://www.evrensel.net/yazi/76714/avusturya-veya-cay-hasadi-halkin-sectigi-cumhurbaskani https://www.evrensel.net/yazi/76714/avusturya-veya-cay-hasadi-halkin-sectigi-cumhurbaskani? Çayı da Karadeniz’in doğasını da severim. Viyana Karadeniz’in daha planlı ve bakımlı havasını veriyor. Tuna Nehri’nin sakin ve çamur rengi sularında yüzen çok sayıda taka bir nehrin nasıl çok yönlü kullanılabileceğine, estetikten, mimariden, eğlenceden, turizmden, ticaretten, sanayiden… daha nicesinden izler ve katkılar sağlayabileceğine örneklik teşkil ediyor. Viyana 1991-95 arasında doktora için bulunduğum, parklarla, bahçelerle, turizmle, eğitimle, müzikle, festivallerle iç içe geçmiş; Anadolu’dan düzensiz kalkıp gelmiş düzensiz işlerde çalışan pek çok işçimizin de bulunduğu bir kültür başkenti. Düzensiz göçmenlere düzensiz işler düşüyor, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin de baş gündem maddesini oluşturuyor, aşırı sağcı aday ilk turda birinci sırada çıkıyor. İkinci turda kendisi yerine yüzde yarım puan farkla göçmen biri cumhurbaşkanı oluyor. Tarihin cilvesi diyelim, ava giden bazen avlanıyor (darısı Türkiye’ye). Van der Bellen, bizim fakültenin, Viyana Üniversitesi Sosyal ve Ekonom..]]> Fri, 27 May 2016 05:00:13 +0300 İkonlar, dokunulmazlık, bölücübaşılık: Büyük EBBBBBB bloku https://www.evrensel.net/yazi/76669/ikonlar-dokunulmazlik-bolucubasilik-buyuk-ebbbbbb-bloku https://www.evrensel.net/yazi/76669/ikonlar-dokunulmazlik-bolucubasilik-buyuk-ebbbbbb-bloku? Kürt siyasetine, Demirtaş’a, HDP milletvekillerine neden dokunuluyor, neden Meclisten ve ülkeden çıkarılmak isteniyor, Türkiye neden bölünmek isteniyor, bölücüler her köşe başını tutmuş mu? Bölücülere karşı Anadolu halkları nasıl mücadele etti, nasıl mücadele edecek? Bölünme içten mi dıştan mı, iş birlikçileri kim? Tarih boş bir zaman dilimi olarak değil de olayların yaşandığı hatırat olarak önemli. Tarih veya matematik fiziğe, topluma değdiğinde zaman veya soyut zihni bir işlem olmanın ötesinde gerçekteki anlam ve karşılığını buluyor, bir işe denk düşüyor. 1919, 19 Mayıs. Kurtuluş Savaşı, Türkiye Cumhuriyetinin, Kemalizm’in ana kökü, miti, ikonu. Her ikon yanlış doğru sonuçta başka ikonlarla karşı karşıya geliyor. Osmanlıcı AKP’nin pozitivist Cumhuriyetçilere karşı, bambaşka ikonları var. Dinci ikonları yeniden hatırlatmak, dahası her yere dayatmak, diğer ikonları, Atatürk’ü, pozitivist cumhuriyeti çıkarmak, yerine teokratik “cumhuriyet” kurmak istiyor. Liseler yerine medreselerin..]]> Fri, 20 May 2016 05:00:50 +0300 Evrim, devrim nepotizm ve başkanlık https://www.evrensel.net/yazi/76630/evrim-devrim-nepotizm-ve-baskanlik https://www.evrensel.net/yazi/76630/evrim-devrim-nepotizm-ve-baskanlik? Duverger “Siyasal Rejimler” adlı eserinde gerek Marksist yaklaşımca gerekse Durkheim okulu sosyologlarınca dillendirilen, insanlığın ilk çağlarında, yönetenler-yönetilenler ayrımının olmadığı, iktidarın belirli kişilerce kullanılmadığı savının gerçek olup olmadığını bilmediğimizi belirtmektedir: “Kesinlikle kabul edilen bir şey varsa, o da, bugüne kadar incelenmiş bütün ilkel toplumlarda daima, ...iktidar kişiselleşmesinin izlerine rastlandığıdır; adına ister din adamları, büyücüler, aile reisleri, ister yaşlılar ya da yetenekliler densin, küçük bir grup, bu toplumlarda yönetimi elinde tutmuştur”. Duverger’in karşı eleştirisinin de gerçekliğini çok rahatça söyleyemeyiz. İktidarın kristalleşmesi için belli bir uygarlık birikimine ihtiyaç olduğu en azından mantıksal bir aprioridir, öngörülebilir bir durumdur. Eğer beynin oluşumu ve gelişimi belli bir sürece ihtiyaç duymuşsa, araçları kullanması, dolayısıyla iktidar araçsallaşması da belli bir süreçte olmuştur. Eğer evrimci veya devrimc..]]> Fri, 13 May 2016 04:32:20 +0300 Erdoğan ile Davutoğlu, ‘büyük G’ ile ‘küçük g’ paradoksu https://www.evrensel.net/yazi/76580/erdogan-ile-davutoglu-buyuk-g-ile-kucuk-g-paradoksu https://www.evrensel.net/yazi/76580/erdogan-ile-davutoglu-buyuk-g-ile-kucuk-g-paradoksu? Barrington Moore Jr’nin Şirin Tekeli ve Alâeddin Şenel’in güzel çevirisiyle Türkçeye kazandırdıkları “Diktatörlük ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri – Çağdaş Dünyanın Yaratılmasında Soylunun ve Köylünün Rolü” eseri, siyasal rejimlerin Almanya’da, Japonya’da faşizme dönüşürken Fransa’da, İngiltere’de liberal demokrasi ağırlıklı kalmasının toplumsal nedenlerine yönelik yapısal analizler getiriyor. Epistemolojik olarak, yöntemsel olarak da uyarıyor: “Büyük G”leri (makroyu) analiz ederken “küçük g”leri (mikroları), küçük g’leri değerlendirirken de büyük G’leri unutmayalım. Davutoğlu’nun temsil ettiği yapı ve zihniyet de küçük g değil de büyük G olabileceği gibi Erdoğan da büyük G’yi değil de küçük g’yi temsil ediyor olabilir. Yapısal olarak, temsil ettikleri zihin dünyaları olarak aralarında büyük ortaklaşmalar olabileceği gibi farklılaşmalar da olabilir. Akademi ile, yazı dünyası ile, inşaat dünyası, imam ve örgütçülük bambaşka dünyalar getiriyor olabilir ve tek başına İslamcı k..]]> Fri, 06 May 2016 04:53:07 +0300 Tırlatma halleri: Katliamdan söz etmek devlete hakaretmiş https://www.evrensel.net/yazi/76530/tirlatma-halleri-katliamdan-soz-etmek-devlete-hakaretmis https://www.evrensel.net/yazi/76530/tirlatma-halleri-katliamdan-soz-etmek-devlete-hakaretmis? “Devletle dalga geçerek mücadele edilmez” diye uyarıyordu bir arkadaşım. ’90’lı yıllar. Faili meçhuller Anadolu’yu kırıp geçiriyordu. Demirel, Çiller, İnönü… Kürt hareketinin siyasallaşmasına destek verenlerle laikliği, sekülerliği, aydınlanmayı tutan cumhuriyetçiler Türk-İslamcı damardan çok uzak olmayan “derin” NATO tarafından, JİTEM, Hızbullah türü yarı-devlet destekli (derin) yapılar da oluşturarak kırılıyordu. Sivas-Madımak, Gazi saldırıları, kara para, banka, kumarhane kralları yönetici elitlerin bir kısmı ile, emniyetin bazı unsurları ile iç içe geçmişti. Devlet Güvenlik Mahkemeleri işin yargı ayağını oluşturuyordu. 12 Eylül’ün asker ağırlıklı anlayışı giderek belki Özal’ı da ortadan kaldıracak şekilde Özal’la sivil ayaklarını da oluşturmuş, aynı zamanda liberalleştirilmişti. İdeolojik ayağında İslamcılık önemli yer tutuyordu. Aydın veya üniversitelerden biri kalkıp Kürtlere katliam yapıldığını iddia etmedi, böyle bir söylemde bulunmadı. Hele devlet böyle şeyleri zaten yapmazdı..]]> Fri, 29 Apr 2016 05:00:03 +0300 Aynı tip hata: Türkçülüğe karşı İslamcılık https://www.evrensel.net/yazi/76477/ayni-tip-hata-turkculuge-karsi-islamcilik https://www.evrensel.net/yazi/76477/ayni-tip-hata-turkculuge-karsi-islamcilik? Laz olmak, Türk olmak, Müslüman, Hristiyan veya Budist olmak, Türk, Alman veya Rusya yurttaşı olmak, erkek veya kadın olmak… Bunlar doğduğumuz gruptan, aileden, ülkeden, coğrafyadan veya devletten gelen verili durumlarımız olarak, yurttaşlık, memleket, kültür bağı veya benimsediğimiz birer kimlik parçası olarak sorun değildir. Soru şu ki bu memleket bağımız, yurttaşlık bağımız, kültürel unsurlar veya kimlik parçalarımız ne zaman soruna dönüşüyor? Bunun veciz bir örneğini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bizzat ideolojik-dini bir kimlik kurgusu için böyle bir kutlama haftasının oluşturulması dahil “Kutlu Doğum Haftası” kutlamaları nedeniyle yaptığı konuşmada görebilirsiniz: “Aklıma rahmetli babama sorduğum bir soru geldi. Bir gün babama sordum; ‘Biz Laz mıyız, Türk müyüz?’ dedim. Babam dedi ki ‘Oğlum büyük dedem mollaymış, ona sordum ‘Dede biz Laz mıyız, Türk müyüz?’ Büyük dedem de babama şu cevabı vermiş; ‘Torunum, yarın öleceğuk, Allah bize Men Rabbüke, Ve men nebiyyüke, Ve ma dinüke sorula..]]> Fri, 22 Apr 2016 05:00:46 +0300 Bataklık neresi: Vatikan çocuklara tecavüze ortam hazırlıyor https://www.evrensel.net/yazi/76429/bataklik-neresi-vatikan-cocuklara-tecavuze-ortam-hazirliyor https://www.evrensel.net/yazi/76429/bataklik-neresi-vatikan-cocuklara-tecavuze-ortam-hazirliyor? Çocuk suçları ve tacizleri, ahlaken ağır sözlerle kınanan ancak ne yazık ki pratikte çoğu kez örtbas edilen, bu süreçte mağdurun onlarca kez daha mağdur olduğu, neredeyse mağdurun yargılandığı yaygın bir suç türünü oluşturmaktadır. Sadece taciz ve tecavüze uğramakla değil idari ve adli süreçte de en çok bu çocuklar örselenmekte, başka bir deyimle farklı düzeylerde tekrar tekrar mobbinge de uğramakta, tacizin etkilerine maruz bırakılmaktadır. İdari ve adli süreçte, soruşturma ve yargılamalarda onlarca, bazen yüzlerce kez muayeneye-bilirkişiye çağrılma, tekrar tekrar adli tıbba gönderilme, ifadesine başvurma ve duruşma süreci yaşanmakta, aradan yıllar geçmesine rağmen bir türlü davalar sonuçlandırılmamakta, sonuçta tacizin adli sürecindeki en ağır ezimlerini de maalesef tacize uğrayan çocuklar ve onların anneleri yaşamaktadır. Bu süreçte tedavi yerine çocuğun bu durumu reklam edilmiş olmakta ve daha kapsamlı ve sürekli yetişkin tacizlerinin, fuhşun, çocuk gelinlerin, zorla evlilikleri..]]> Fri, 15 Apr 2016 05:00:59 +0300 Ölerek, öldürerek, teslim olarak kurtuluş mümkün mü? https://www.evrensel.net/yazi/76379/olerek-oldurerek-teslim-olarak-kurtulus-mumkun-mu https://www.evrensel.net/yazi/76379/olerek-oldurerek-teslim-olarak-kurtulus-mumkun-mu? Anne kucağına, çocukluğa dönme bir kaçış olduğu kadar bir çare arayışıdır da. Güvensizlik duygusu veya somut gerçeği, güvenli limanlar arayışını tetikliyor, velakin güvenli yere dönüş arayışı güvensizlik göstergesidir de. Aşiretlere, mezheplere, etnisitelere, memlekete dönüş bazen çözüm gibi gözükürse de çoğu zaman daralma ve sıkışmadır. Gösterge bilim önce karşıtına bakmayı esas alıyor. Sonra öncülleri ardılları dikkatle analiz ediyor, kalıplar çıkarmaya çalışıyor. Kurtuluş arayışı, kurtulmamız gereken bir dünyanın olduğunu gösteriyor. Kurtuluş mümkün değilse nasıl olacak? Kurtulamazlık, büyük bir psiko-yıkım olur. Hemen tüm devrimci, yenilikçi güçlere karşı “kurtulunacak bir şey yok” politikası uygulanmaktadır. Kurtuluş olmaması, seçenek kalmaması, mevcuda teslim olmayı zorluyor. Ancak evrim, ilerleme, devrimler… hiçbir zaman sabit kalamama, hareket halinde olma hep bir kurtuluş umudu veriyor da insan böyle psişik yıkımdan hareketle kurtulabiliyor. Kurtuluşun en yaygını nirvanaya..]]> Fri, 08 Apr 2016 05:00:14 +0300 Kurumsal örgütlü işler: Yatılı Kur'an kursları https://www.evrensel.net/yazi/76330/kurumsal-orgutlu-isler-yatili-kuran-kurslari https://www.evrensel.net/yazi/76330/kurumsal-orgutlu-isler-yatili-kuran-kurslari? Yansın Dünya” da o dünyanın içinde hepimiz yanıyoruz. Anadolu topraklarında çocuklar çoğu zaman sahipsiz: “Kurtarın bizi” diye bağırıyorlar camların arkasından. Yetiştirme yurtları, YİBO’lar, imam hatip yurtları, Kur’an kursları… En yaygın yatılılık “Kur’an kursları.” En çok istismar edileni yatılı Kur’an kursları… Bundan 45 yıl kadar önce, 1970’lerin başı. Dedem “Öğretmen oldu” iki oğlan, büyüğünü Kur’an kursuna gönderdik ama şimdi başka işlerle uğraşıyor, en küçüğü de ilkokulu bitirdi, cenazemizi kıldırır, onu da Kur’an kursuna vereyim, diye Kur’an kursuna yazdırıyor. 75 yıl kadar öncesi, 1940’ların başları. Dayımlardan biri ve en büyük amcam da Kur’an kurslarına yazdırılmış. Amcam bir süre sonra ayrılmış. Dayım Şam, Halep… kurs kurs, medrese medrese dolaşmış. Anadolu’da tarikat ve cemaatlerin temel kaynağı, adam devşirme yolu, ideolojik aracı yatılı Kur’an kursları. Amcam da dayım da tarikat eğiliminde değil. Dedemin de tarikatlarla bir bağı yok, öyle saf kendine göre Müslüman..]]> Fri, 01 Apr 2016 05:00:34 +0300 Kültür ve/veya yapı: İslamcı radikalleşme ve mezhep savaşları https://www.evrensel.net/yazi/76280/kultur-ve-veya-yapi-islamci-radikallesme-ve-mezhep-savaslari https://www.evrensel.net/yazi/76280/kultur-ve-veya-yapi-islamci-radikallesme-ve-mezhep-savaslari? Bombalar patlamıyor, insan bombaları, yolu, köprüyü, meydanı patlatıyor. İnsan insanı patlatıyor. NATO bombaları patlatıyor, Rusya patlatıyor, Türkiye patlatıyor. Türk’ü, Kürt’ü, Yankee’si, Rus’u patlatıyor. Gürcü’sü, Ermeni’si, Suudi’si patlatıyor. Selefi’si, Şii’si, Yahudi’si, Hıristiyan’ı Müslüman’ı patlatıyor. Hepsi olmasa da bir kısmı patlatıyor. Bombadan, bombalamadan iyilik, adalet veya güven çıkar mı? En büyük uygarlık en etkili bombası olan mı? Oturmuş insanlık, gazetecisi bilim kişisi analiz peşinde: Kim kimi daha çok patlatabiliyor, buna hangi bilim, teknoloji, ideoloji yol açıyor? Kökleri iktisadi mi kültürel mi? İktisadi ise hangi iktisadi sistem, eşitsizliklerin bunda yeri ve rolü nedir, kültürel ise dinin, mezheplerin yeri ve rolü nedir? Ortak realite şu ki kapitalizm şiddeti en azından aşamıyor, hatta en büyük kapitalist ülkeler CIA, FBI, MI6, NATO gibi polis-istihbarat-askeri kuruluşların kurucusu ve karar vericisi konumunda bulunuyor. Reel sosyalizm de şiddet s..]]> Fri, 25 Mar 2016 05:00:48 +0300 Sığınmacı, ırkçılık, savaş: Diğeri ile ilişki sorunu https://www.evrensel.net/yazi/76230/siginmaci-irkcilik-savas-digeri-ile-iliski-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/76230/siginmaci-irkcilik-savas-digeri-ile-iliski-sorunu? Her gün değil her saat tek tek kişileri değil hepimizi de yaralayan pek çok olay yaşanıyor. Haftanın değil günün saatin konuları o kadar hızlı olup bitiyor ki, insanların izleme, değerlendirme, hazmetme, tutum alma şansı kayboluyor. Böyle anomik, öngörülemeyen havalar her tür karanlık sürece de kapı aralamış oluyor. Suriye masası kurulmuş, Ankara başka hesaplar içinde. Güneydoğu kasaba kasaba ilçe ilçe operasyonlara, onlarca, yüzlerce öldürmeye konu oluyor. Ankara’nın ortasında patlamalar devam ediyor. Fezlekeler Meclise ulaşıyor. Akademisyenler tutuklanıyor. Belçika ayakta. Fransa kırmızı alarm düzeyinde. AB ile sığınmacılar konusunda pazarlıklar sürüyor. ABD’de ön seçimler, Almanya’da eyalet seçimleri var… Bu olayların ortak noktası, etiğin de ortak noktası, sosyolojinin, antropolojinin, siyasetin, hukukun ortak noktası bir diğeri ile ilişkimizle ilgili. Almanya eyalet seçimlerinden, ABD ön seçimlerinden pek umutlu ışıklar çıkmıyor. Kötüye doğru gidiş sürüyor. Daha da kötüsü, ..]]> Fri, 18 Mar 2016 05:00:13 +0300 Çocukların kumalığa razı olmasından kim sorumlu? https://www.evrensel.net/yazi/76182/cocuklarin-kumaliga-razi-olmasindan-kim-sorumlu https://www.evrensel.net/yazi/76182/cocuklarin-kumaliga-razi-olmasindan-kim-sorumlu? Ülke yanıp yıkılıyor, bölge yanıp yıkılıyor, Akdeniz kan gölü olmuş, kimin kime saldırdığı hem belli hem belli değil. Binalar çocukların başlarına yıkılıyor. Ölmek mi hayatta kalmak mı daha yeğ, bunun bile yanıtı kolay değil. Sadece son bir yıl içinde 100-200 kişiden biri yaşadığı mahalli, zor şartlar yüzünden terk etmek zorunda kalıyor. Tüm bu hengame arasında Türkiye, AB ülkeleri ile mülteciler sorununu görüşüyor. AKP hükümeti ve bay yarı başkan siyasal destek arayışında, AB ülkeleri bir istiyorsa onlar üç veriyor. Geri kabule Afganlıları ve diğer üçüncü ülke yurttaşlarını da ekleyiveriyorlar. Suriyeli sığınmacılar Kayseri pazarlığına konu oluyor. Türkiye; AB’nin, NATO’nun insan ve ajan devşirdiği, militan yetiştirdiği, sonra da Ortadoğu’da istediğine karşı kullandığı, bütün sorumluluğu da Türkiye’ye ve bölge ülkelerine yıktığı çok avantajlı bir antlaşma daha yapıyor. Müslümanların kafası hiç çalışmıyor gibi. Müslümanların çalışıyorsa da yöneticilerinin kafası hep hinliğe..]]> Fri, 11 Mar 2016 04:54:57 +0300 Öğretmen bakıcı okul sirk değil https://www.evrensel.net/yazi/76131/ogretmen-bakici-okul-sirk-degil https://www.evrensel.net/yazi/76131/ogretmen-bakici-okul-sirk-degil? Sirk ile şirk arasında bir bağ var mı bilmiyorum ama okulların sirklere benzetilmesi, eğitimle at terbiyeciliğinin aynı köke bağlanması, palyaçolar, akrobatlar, cambazlar pek cennetlik gözükmüyor. Roma’da sirklere kadın erkek seyircilerin karma olarak geldiği de belirtiliyor ki, böyle bir sekülerlik de biraz fazla oluyor. Okul bir sirk, öğretmenler trapez-at eğiticisi, öğrencilerin sıpa veya eğitilmesi zorunlu toylar olduğu kabulü, hatta giderek öğrencilerin hasta, öğretmenlerin terapist konumuna sokulması pek sağlıklı bir bakış sayılamaz. Almanya’da yeni eğitim reformları okulun zıvanadan çıkmasına (Daha doğrusu okulun değil de öğrencilerin aklını oynatmasına veya henüz rüştüne ermemiş akıl öncesi evrede olmasına) karşı öğretmene pek çok gözetleme ve bakıcılık rolü daha getiriyormuş. Çocuklar her dakika kontrol altında tutulacak, her bir şeyi not edilecek. Koşup toz çıkarmalarına müsaade edilmeyecek. Öğretmenler çocukların her bir hareketinden sorumlu olacak. Bunlar işin dolayl..]]> Fri, 04 Mar 2016 04:55:48 +0300 Kanları bile kurumadan ölüler eskiyor https://www.evrensel.net/yazi/76074/kanlari-bile-kurumadan-oluler-eskiyor https://www.evrensel.net/yazi/76074/kanlari-bile-kurumadan-oluler-eskiyor? Bize ne oldu değil göz göre göre oldu. Gördük bir kısmımız ama görmekle, teorisini yapmakla tutabilmek aynı şey değil. Ayrıca tutmayı da istemek gerekiyor. Gördük ve tutamadık, tutmayı da belki yeterince istemedik. Geniş yığınlar pek de zahmete girmek istemiyor, okumuyor yazmıyor. Okumuş yazmışların bir kısmı keyfine bakıyor, oportünist-konformist davranıyor, halkla kucaklaşmıyor, güçle kucaklaşıyor. Devlet ve ajanlar halkın yanında değil, halka yaklaşan aydınların imanını okuyor. Halk da zaten pek okumuş yazmışı sevmiyor, bildiği alıştığı rutinler kolayına geliyor. Uzun uzun yüksek volümlü ezan sesleri okunuyor. Uzun uzun sık sık yüksek volümlü silah sesleri gecenin sessizliğini bozuyor. Arada bir bağ var mı ezan sesi ile kurşun sesinin, bilemiyorum, ama iyice birbirine karışıyor. Elçi bir cami ayağının dibinde vuruluyor. Gencecik çocuklar, askerler, polisler… Uzun uzun acı acı derin derin selalar okunuyor: “Es Salatu Ve’s-Selamu Aleyke Ya Habiballah”… Cenazeler, ölmüyor insa..]]> Fri, 26 Feb 2016 04:53:33 +0300 Ölüm, gerçek, vicdan https://www.evrensel.net/yazi/76020/olum-gercek-vicdan https://www.evrensel.net/yazi/76020/olum-gercek-vicdan? Ankara Garı’nın önündeki kan kokusu duruyor. Suriye, Irak, Libya, Yemen… Etrafımız çatışma, işgal, savaş, terör coğrafyasına dönüşmüş durumda. Cizre, Silopi, Sur… Adana, Mersin, İstanbul, Ankara… Teröre şiddete açık olmayan, insanlık dışı olaylara açık olmayan neredeyse santim kalmadı. Sonuçları ölüm olan her bir olayı, sonuçları üzerinden bir diğeri ile tümden eşleştirmek ve hepsini birden aynı kefeye koymak önemli bir hatayı oluşturuyor. Örneğin Suriye sorunu, Kürt sorunu, Alevilik sorunu, İslamcılık sorunu, Başkanlık sorunu, sosyoekonomik sorunlarımız; dil, din etnisite kaynaklı sorunlar; kadına yönelik şiddet, Suriye’deki şiddet, Sur’daki şiddet, Ankara’daki şiddet pek çok ortaklıkları olmakla birlikte hep aynı şiddet değil. Birinin artışıyla bir diğerinin artışı arasında belli bir paralellik de var ancak biri bitince diğeri tümden tükenmeyecek; her birine özgüllüklerini dikkate alarak yaklaşmamız gerekiyor. Olayların koşullarını, nedenleri, kolaylaştırıcıları, aracıları, tetikç..]]> Fri, 19 Feb 2016 05:00:28 +0300 Yükseklik hastalığı, savaşlar ve devrimler https://www.evrensel.net/yazi/75967/yukseklik-hastaligi-savaslar-ve-devrimler https://www.evrensel.net/yazi/75967/yukseklik-hastaligi-savaslar-ve-devrimler? İrtifa (yükseklik) hastalığı yüksek rakımlarda oksijensiz kalmaktan kaynaklanan görece daha doğal bir sıkıntı olsa da psikopatolojik büyüklük sendromu çok ağır sonuçları olan bir durumu gösteriyor. Aşağılanmanın, alçaklardan uçmanın, entelektüel kısırlığın kendini geliştirme yerine farklı telafilere yönelmesi, giderek karşıtına yansıtılması; eleştiri veya sağlıklı düşünme ile baş edemediği durumlarda farklı düşüncedeki herkesi küçümsemeye dönüşmesi; giderek toptan bilinç kaybı ile “mutlak büyüklük” sıçraması; halkın bir kısmının da sahte büyüklükle özdeşleşerek ezilmişliklerini büyütme arayışı…. Hastalığın belirtileri arasında en başta konvensiyonları-gelenekleri bozan, liderliği eleştiren herkesin vatan haini ilan edilmesi geliyor. Xenephonie, nefret söylemi bunun en yaygın formlarından birini oluşturuyor. Araç da korunak da genellikle gelenekler oluyor ki din (Şeyhlik, Halifelik vb.) ve etnisite (Türklük, Almanlık vb.) sığınağın en garantili olanı olarak öne çıkıyor. Burada sorun ..]]> Fri, 12 Feb 2016 05:00:03 +0300 Yurttaşlık sorunu: Sivilizasyon yok sivil savaş var https://www.evrensel.net/yazi/75920/yurttaslik-sorunu-sivilizasyon-yok-sivil-savas-var https://www.evrensel.net/yazi/75920/yurttaslik-sorunu-sivilizasyon-yok-sivil-savas-var? Medeniyet yurttaşın kişi sayılması, devletle yurttaşın barışık yaşamasıdır. Kamunun yurttaşa yurttaşın kamuya sorumluluklarının manzumesidir. Hümanist bir şeydir. Medeniyet (civilisation) eksikse yurttaşlık sorunu (civil çatışma) var demektir. İlkokullarda “Yurttaşlık Bilgileri” dersi okutuluyor. Hayat Bilgisi yurttaşlık bilgilerini oluşturuyor. İçinde en az yurttaş geçiyor. Artık onlar bile yok, artık İlmihal (Temel Dini Bilgiler) dersi var. Yurttaş yok, kul köle var. Boy boy klan adları, Türk etnisiteleri, savaşlar, büyük peygamberler, büyük liderler. Nerede yurttaş? Ders kitaplarında bir tek onlar yok. Çocuklar yok, öğrenciler yok, işçi, öğretmen yok. Mahalleli yok. Şehirli yok. Başbakan var. Cumhura hakan var. Asker var. Hükümran var. Çok da haksızlık etmeyelim, bir tek şehitlik, ölüm söz konusuysa işçi, çiftçi, köylü, yoksuldan söz ediliyor… Ne büyük fedakarlıklar gösterdi bu memleket için. Her zaman da öyle olacak. Padişahları yurttaşlar kurtaracak, cihana karşı savaşlar..]]> Fri, 05 Feb 2016 05:00:42 +0300 Sınırlar, kökler, kavramlar https://www.evrensel.net/yazi/75868/sinirlar-kokler-kavramlar https://www.evrensel.net/yazi/75868/sinirlar-kokler-kavramlar? Soğuk mu soğuk bir ocak öğlesi. Güneş ne kadar sevecen görünüyor ama hava buza kesiyor. Kristal gece değil, 24 saat kristal gün, kristal aylar yaşanıyor. Hrant Dink öldürülmüş. Öldürenler kendisini Türk milliyetçisi sayıyor. Uğur Mumcu öldürülmüş. Öldürenler kendisini büyük bir olasılıkla Türk-İslam veya başka tür CIA’ci sayıyor. Gaffar Okan öldürülmüş. Öldürenler kendisini İslamcı, Hizbullahçı sayıyor. Kürtler çok çok ölüyor. Öldürenler kendisini milliyetçi sayıyor. Bazı Türkler öldürüyor. Bazı Kürtler de öldürüyor. Hemen hepsi kendisini milliyetçi sayıyor. ABD’liler, İngilizler, Fransızlar, Almanlar… Ortadoğu halklarını öldürürken kendilerini Hıristiyanlıkla harmanlanmış milliyetçi sayıyor. Yanı başımızda kurşunlanmamış bina ev kalmamış. Kardeşimiz kardeşimizin evini bombalıyor. Sokakta, Anadolu sokaklarında beyaz bayraklı insanlar vuruluyor. Beyaz bayrak kime gösteriliyor? Türk askeri ve polisine mi? Kim kimi vuruyor? Sokak ortasına terk edilmiş cesetler. Çocuklar sokaklarda..]]> Fri, 29 Jan 2016 05:00:12 +0300 Tak şak YÖK’e alternatif: Ortak yaşam ilkeleri https://www.evrensel.net/yazi/75812/tak-sak-yoke-alternatif-ortak-yasam-ilkeleri https://www.evrensel.net/yazi/75812/tak-sak-yoke-alternatif-ortak-yasam-ilkeleri? 12 Eylül’ün en kalıcı kurumu YÖK ise en yansıtıcı görünümü de YÖK Başkanı Doğramacı ve üyelerinin darbeci Evren’in önünde el pençe sıraya girmeleriydi. 1990’ların faili meçhulleri 12 Eylül’ün devamı ve daha ağırıydı. Tansu hanım tak söyler, Güreş Paşa şak operasyonları yapardı. Bugünü yansıtan en iyi karelerden biri ise Diyanet İşleri Başkanı, protokolde başkanın hemen yanında öne çıkarken YÖK Başkanı ve üyelerinin el pençe halleridir. Erdoğan “tak” demeden YÖK Başkanı Saraç ve savcılar “şak” diye harekete geçiyor. İçişleri Bakanı bile YÖK’e emir veriyor. Dahası rektörlere “havanın nemi” bile yetiyor. “Gerçek akademisyenler” başkanlığa (halifeliğe) “biat” açıklamalarında bulunuyor, iç çatışmalarda yer almaya hazır oldukları, yüksek makamlara aday oldukları arzuhallerini açıklıyorlar. Üniversitelerin çoğu tarikatlara teslim edilmiş durumda, ilahiyatçılar hem teolog hem filozofluk taslıyor, hem bilim kişisi hem tarikatçılar. Ülke politikaları artık bilim ve akılla değil şak şakçılarl..]]> Fri, 22 Jan 2016 04:52:04 +0300 Sıfır/lama veya çatlak ses sorunu https://www.evrensel.net/yazi/75757/sifir-lama-veya-catlak-ses-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/75757/sifir-lama-veya-catlak-ses-sorunu? Sıfır sayı sayılır mı? Sıfır bir değer sayılır mı? Sıfır; her şeye giren, her şeye karışan boş bir eleman mı? Boşluğu bile mi tanımlıyor? Yoksa boşlukla mı tanımlanıyor? Ruhlar alemini bile bir büyük boşluk mu tanımlıyor? Davutoğlu sıfırı çok seviyor. “Sıfır sorun” söylemiyle yükseldi. Şimdi, başbakanlığı sıfırlıyor. Başbakanlık her geçen gün sıfırlanınca başkanlığa ihtiyaç oluyor. Adorno, faşizm aslında babalı toplumun değil babasız toplumun çocuğudur diyordu. Karakter araştırmasını da ekleyiveriyordu: Otoriteryen, her güce boyun eğen, gücü bulunca da boyun eğmeyene sallayan kişilik. Kişilikler de sıfırlanabilir bir şey mi? Geriye kişiliksizlik mi kalır? O da mı bir kişilik veya kişisizlik sayılır? Bu sıfırın hikmeti bir çözülebilse bire ihtiyaç kalmayacak mı? Erdoğan sıfırlama konusunda daha iddialı. Kendine göre önce İsrail’i sıfırladı, sonra Mısır’ı, Irak’ı, Suriye’yi… Sırada Rusya ve İran var. Atatürk Orman Çiftliği sıfırlandı. Kemalizm nasıl sıfırlanabiliyorsa, asker nas..]]> Fri, 15 Jan 2016 05:00:20 +0300 Başkanlık sorununa tek maddelik çözüm https://www.evrensel.net/yazi/75707/baskanlik-sorununa-tek-maddelik-cozum https://www.evrensel.net/yazi/75707/baskanlik-sorununa-tek-maddelik-cozum? Üç yılı aşkındır bu köşede, her defasında biraz da uzun şekilde yazıyorum. Bugün biraz daha kısa yazacağım. Çünkü mesele çok dar, kısır ve kısa. (Burada yazdıklarım bile biraz uzun sayılır). 12 EYLÜL ANAYASASI BAŞKANLIK SİSTEMİDİR Cumhurbaşkanlığı fiilen 12 Eylül’de “başkanlık” olmuştu zaten. Halk oylamasına gidilmesi ile Erdoğan fiilen aynı Kenan Evren, başka bir deyişle “başkan” (MGK Başkanı) oldu, hatta daha da ötesi “padişah” oldu zaten. ‘BAŞKANLIK’ İÇİN 12 EYLÜL ANAYASASI’NDAKİ ‘CUMHUR’ EKİNİN KALDIRILMASI YETERLİ Mevcut 12 Eylül Anayasası otoriter rejimin ürünü idi. Kenan Evren “Milli Güvenlik Konseyi” ile ülkeyi yönetiyordu. Bu anayasa ve halk oylaması ile kendisini 7 yıllığına başkan yaptı. Buna rağmen; o bile Erdoğan kadar düşünememişti, otoriter rejime özgü sınırlı çoğulculuk içinde kalmıştı. Bugün eğer başkanlık adı kullanılmak isteniyorsa mevcut Anayasa buna çok uygun. Tek maddelik bir öneri ile Anayasa ve yasalardaki “Cumhur” kısmının kaldırılması yeter artar,..]]> Fri, 08 Jan 2016 05:00:03 +0300 2016: Kıyamete bir yıl daha yaklaşıldı devrimler yakındır https://www.evrensel.net/yazi/75654/2016-kiyamete-bir-yil-daha-yaklasildi-devrimler-yakindir https://www.evrensel.net/yazi/75654/2016-kiyamete-bir-yil-daha-yaklasildi-devrimler-yakindir? 2015 parlak bir yıl olmadı. Suruç’ta, Ankara’da seçilmiş hedefler, Fransa’nın göbeğinde seçilmiş seçilmemiş hedefler patlatıldı. Uygarlık patır patır patlıyor. Güneydoğu yanıyor. Ortadoğu yanıyor. Derin NATO’nun sığ uşakları dünyayı yakıyor. Baba Bush, oğul Bush’un salaklık ettiğini söylüyor. Elçiler bile vuruldu. Gazeteciler aracılar vuruluyor. Savaş çok sertleşmiş durumda, artık vicdanlara yer yok meydan muharebelerinde. Putin arkamızdan vurulduk diyor. Erdoğan “Ben vurdurdum, ben vurdurdum” diye havalara zıplıyor, Suudi yolculuğu öncesi baklayı ağzından çıkarıyor: Eylülde Rusya’nın Irak, İran, Suriye birlikte çalışalım teklifi geldi, reddettim. NATO’yu seçtim, Suudileri seçtim, para pulun şeytanlarını seçtim, IŞİD’i seçmedik bizzat oluşturduk. Yahudi IŞİD’ler var zaten. Hıristiyan IŞİD’ler yakındır, milliyetçi dalgalar, PEGİDA’lar yaygınlaşıyor. Brüksel’in merkezi, NATO merkezidir, AB’nin merkezidir. Belediye başkanı yeni yıl kutlamalarını iptal etti. Almanya festiva..]]> Fri, 01 Jan 2016 04:52:56 +0300 Demokrasi ve İslam: Zor zanaat https://www.evrensel.net/yazi/75601/demokrasi-ve-islam-zor-zanaat https://www.evrensel.net/yazi/75601/demokrasi-ve-islam-zor-zanaat? Demokratik İslam Kongresi’nin ikincisi gerçekleştirildi. Mezhepçilik, tarikatçılık eleştirilirken yine tarikatçılık mezhepçilik yapılmak zorunda kalınıyor. Sonuç bildirgesinin Emevilere yönelik eleştiri ile başlaması bile bu yönde emareler taşıyor: “Hz. Peygamber’den Hz. Ali’nin vefatına kadarki süreçte uygulanan demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi, sosyal adaletçi ve ekolojist bir İslam anlayışı hâkim iken; maalesef Emevilerle birlikte köleleştirici, cariyeleştirici, cinsiyetçi, sınıfsal ayrıştırıcı, kabileci, ırkçı ve saltanatçı bir anlayış ortaya çıkmıştır. Bu anlayış sadece Emeviler dönemiyle sınırlı kalmamıştır. Bilakis, bir yandan Haricilik-Neoselefilik-Vehabilik-IŞİD seyir çizgisiyle; bir yandan da Fars-İslam, Arap-İslam ve Türk-İslam gibi sentezlerle günümüzü de etkisi altına almıştır. Din adına yürütülen bu yönetim biçimleri Müslümanların coğrafyasına kan, gözyaşı ve yıkım dışında bir şey getirmemiştir. İşte, Demokratik İslam Kongresi böyle bir çarpık ve sapkın anlayışa dur deme..]]> Fri, 25 Dec 2015 05:00:43 +0300 NATO’ya bağlı Sünni uşaklar ordusu https://www.evrensel.net/yazi/75547/natoya-bagli-sunni-usaklar-ordusu https://www.evrensel.net/yazi/75547/natoya-bagli-sunni-usaklar-ordusu? Ortadoğu’da Sünni bir ordu oluşturmak, bunu sadece Ortadoğu’da, sadece Rusya ve İran’a karşı değil, ta Pasifik’e kadar kullanmak, en az 25 yıllık (Balkanların dağıtılması, Çeçenistan, 1.Körfez Savaşı), belki de 35 yıllık (Irak-İran Savaşı) derin NATO projesidir. Türkiye’nin başını, Müslümanların başını belaya sokmak ve bir daha çıkarmamak, kardeşi kardeşe kırdırmak belki de yüzyıllara giden projelerdir. Evrensel, 14 Kasım 2001. “Kâbil’in Türkiye’nin ağırlıklı olarak yer alacağı bir “Müslüman barış gücü”ne devredilmesi önerisi, Türkiye tarafından olumlu karşılandı. (…) ABD ve bölgede inisiyatif sahibi diğer ülkeler, Taliban’ın başkenti terk etmesinin ardından Afganistan’a nasıl bir gömlek giydirileceği üzerine pazarlıklar yürütüyor.(…) Türkiye’nin ağırlıklı yer alacağı bir BM askeri gücünün Kabil’de görevlendirilmesi… Türkiye Dışişleri Bakanı İsmail Cem, BM Afganistan Özel Temsilcisi Lahdar Brahimi ve bazı ABD’li yetkililer söylemleriyle bu ihtimali destekliyor. (…) BM Genel Sekreter..]]> Fri, 18 Dec 2015 04:52:01 +0300 Halk Suriye’ye müdahaleye karşı https://www.evrensel.net/yazi/75497/halk-suriyeye-mudahaleye-karsi https://www.evrensel.net/yazi/75497/halk-suriyeye-mudahaleye-karsi? Başkan, Başbakan, çoğu pek bu işten anlamayan ama yine de kendine stratejist unvanı yakıştıran pek çok kişi boy boy televizyonlarda konuşuyor da halk ne düşünüyor, bunu dillendiren araştırma ve uzman sayısı çok sınırlı düzeyde bulunuyor. Halk ne düşünüyor, halkın Ortadoğu’da yaşananlara ve Türkiye’nin müdahalesine dair algı ve bakışları nedir, burada kısaca aktarılacak. Adanalıların Ortadoğu’da yaşananlar ile ABD ve AB ilişkilerine yönelik algı ve bakışlarına dair taramalar, Prof. Dr. Adnan Gümüş’ün yönetiminde Felsefe Grubu Öğretmenliği Araştırma ve Yöntem Dersi öğrencileri ile birlikte 2004’ten bu yana sürdürülmektedir. Son iki yılın araştırma konusu daha çok “Suriye’de Yaşananlar ve Suriye’ye Müdahaleye Halkın Algı ve Bakışı”na odaklanmıştır. Adana büyükşehir merkezinde 15 yaş ve üstü kadın erkek eşit sayıda olmak üzere 2012’de 564, 2013’te 428, 2014’te 410 kişiyle görüşülmüştür. Bazı sonuçları daha önce de paylaşmıştım, ama yine elzem oldu. ÇATIŞMALARIN SONU GÖZÜKMÜYOR ..]]> Fri, 11 Dec 2015 04:53:12 +0300 Ahlaksız pazarlık, suikast, savaş https://www.evrensel.net/yazi/75439/ahlaksiz-pazarlik-suikast-savas https://www.evrensel.net/yazi/75439/ahlaksiz-pazarlik-suikast-savas? Siyasette bir günün bile uzun olabileceği söylenir. Doğa, yapı, tarih o kadar aceleci değil. Ama bazen sıkışma dönemleri öyle artıyor ki saatlerin, dakikaların bile tarihi önemi oluyor. Bir yanda hendekler diğer yanda özel timler. Elçi’ye herkesin önünde suikast düzenleniyor. Olay yeri incelemesi bile yapılmıyor. Rus uçağı düşürülüyor. NATO toplanıyor, Suriye-Rusya konusunu görüşüyor. AB toplanıyor, Suriyeli sığınmacıları görüşüyor. BM toplanıyor, iklim meselelerini görüşüyor. Rus uçağı düşürülüyor, Türk TIR’ları bombalanıyor. Karadağ NATO’ya davet ediliyor. Rusya Türkiye’ye yaptırımları ağırlaştırıyor. Almanya ile İngiltere de Suriye’ye, Irak’a asker-savaş uçağı yollayacağını açıklıyor. Cumhurbaşkanı Paris’ten Katar’a uçuyor. Abdülkadir Selvi’nin ağzı kulaklarında “Brüksel’de Neler Yaşandı” başlıklı yazısında AB’ye bütün kapıların açıldığını, gerisinin Türkiye’ye kaldığını yazıyor. Hangi İslam’ı, DEAŞ veya Türkiye İslam’ını mı (yani Erdoğan’ı mı) seçeceklerine AB ülkelerinin karar ..]]> Fri, 04 Dec 2015 05:00:51 +0300 10 Ekim, 1 Kasım, 24 Kasım: NATO, Suudi, İsrail, AKP ortak yapımı mı? https://www.evrensel.net/yazi/75386/10-ekim-1-kasim-24-kasim-nato-suudi-israil-akp-ortak-yapimi-mi https://www.evrensel.net/yazi/75386/10-ekim-1-kasim-24-kasim-nato-suudi-israil-akp-ortak-yapimi-mi? 10 Ekim Ankara patlaması, 1 Kasım milletvekili seçimleri, 24 Kasım Rus uçağının düşürülmesi Suudi, İsrail, AKP yapımı mı? 24 Kasım aynı zamanda öğretmenler günüydü. Artık ilahiyatçılar-imamlar gününe dönüştü, dahası uçak düşürmeye bile alkış tutuyor. 7 Haziran seçimlerini sadece AKP kaybetmemişti, aynı zamanda “Derin NATO”, Suudi-İsrail bloku kaybetmişti. 1 Kasım seçimlerini aynı blokların hazırlamış olması makul bir soruyu oluşturmuyor mu? Uçak düşürülmeden önceki günlerde Ankara’da güvenlik toplantıları yapılıyordu. Hatta uçağın vurulmasından bir gün önce yine zirve vardı. Lavrov: “Önceden planlanmış bir provokasyon” diyor. Putin: “Arkadan bıçaklandık” diyor. Ukrayna: Aynı tarihlerde Rus uçaklarına hava sahasını tümden kapattığını açıklıyor. AKP ve derin kurumlar, Türkiye’nin çok bağımlı olduğu bir yandan doğal gaz, diğer yandan gıda, inşaat, turizm sektörleri… Daha önemlisi komşusu olan Rusya ile ilişkilerin bozulmasını nasıl göze alabiliyor? Göze almalı mı? Eğer yıllık 5-1..]]> Fri, 27 Nov 2015 05:00:30 +0300 Mürtedin cezası ölüm, kafirin yeri cehennem: Dinde vicdan ve ifade özgür değil https://www.evrensel.net/yazi/75331/murtedin-cezasi-olum-kafirin-yeri-cehennem-dinde-vicdan-ve-ifade-ozgur-degil https://www.evrensel.net/yazi/75331/murtedin-cezasi-olum-kafirin-yeri-cehennem-dinde-vicdan-ve-ifade-ozgur-degil? Irak, Suriye, Libya, Suruç, Ankara, Paris Katliamları Konya’da, İstanbul’da kitlesel destek buluyor. Bununla ilgili en temel tartışma ise dinde farklı görüşlere ve eleştirel düşünceye, dolayısıyla vicdan ve fikir hürriyetlerine yerin olup olmadığı ile ilgili bulunuyor. İlahiyatçıların bir kısmı, farklı görüşte olanları öldürmelere dinde yer yok deseler de, asli kaynaklar bunu pek doğrulamıyor. “Senin dinin sana” ancak İslam’a yönelik hiçbir eleştiri getirmemek kaydıyla sadece Hristiyan ve Yahudiler (ehli kitap) için geçerlidir. Amentüye yönelik eleştiri getiren herkes Müslüman kökenli ise “mürted” olur, Müslüman değilse de küfürdedir. Budizm (putperestlik), ateizm türü görüşlere ise hiçbir şekilde müsamaha gösterilmemektedir. Aşağıda Diyanet Vakfının “İslam Ansiklopedisi”nden bazı alıntılar olduğu gibi verilmektedir. “Ridde (ÇáÑÏøÉ), ridde ve irtidâd, fıkıh terimi olarak müslüman bir kişinin kendi iradesiyle İslâm dininden çıkmasını ifade eder. (…) irtidadın unsurları ve cezası “ahk..]]> Fri, 20 Nov 2015 05:00:38 +0300 Felsefi antropoloji çalışmaları: Yalan söyleyebilen tek tür insan https://www.evrensel.net/yazi/75283/felsefi-antropoloji-calismalari-yalan-soyleyebilen-tek-tur-insan https://www.evrensel.net/yazi/75283/felsefi-antropoloji-calismalari-yalan-soyleyebilen-tek-tur-insan? Felsefî antropoloji çalışmaları alanında sadece Türkiye’de değil dünyada da önemli bir ismi Takiyettin Mengüşoğlu, onun öğrencilerinden Uluğ Utku Nutku, Tüten Anğ, İoanma Kuçuradi, üçüncü kuşaktan Betül Çotuksöken, Taylan Altuğ ve daha pek çok felsefeci ile birlikteyiz. Felsefi Antropoloji veya İnsan Felsefesi yanında, onun ayrılmaz ve yılmaz parçası gibi olan İnsan Hakları savunuculuğunu da yürütüyorlar. Etiğin ilkesel içerimini “İnsan Hakları” ile temellendiriyorlar, soyutu somuta somutu soyuta iliştiriyorlar. Çukurova Üniversitesi Felsefe Grubu Eğitiminde “Mengüşoğlu-Nutku-Anğ-Eserpek Kütüphanesinin Açılışı”nı yaptık. Çok heyecan verici bir kütüphane oldu. Cumhuriyet Döneminin ilk filozoflarından Takiyettin Mengüşoğlu, Uluğ Utku Nutku (Çocukları, mirasçıları), Tüten Anğ ve Altan Eserpek’in bizzat kendileri (uzun ömürler dileyelim) kitaplarını bağışladılar. Ortaya büyük bir kültürel, entelektüel, felsefi hazine çıktı. “Mengüşoğlu-Nutku-Anğ-Eserpek Kütüphanesi”. Kütüphanenin ..]]> Fri, 13 Nov 2015 04:53:32 +0300 'Yerli' ve 'milli' saltanat ve şeriat: Götürene maşallah götüremeyene maşallah https://www.evrensel.net/yazi/75238/yerli-ve-milli-saltanat-ve-seriat-goturene-masallah-goturemeyene-masallah https://www.evrensel.net/yazi/75238/yerli-ve-milli-saltanat-ve-seriat-goturene-masallah-goturemeyene-masallah? TBMM’nin 1 Kasım 1922’de kabul ettiği “Türkiye Büyük Millet Meclisinin, hukuku hakimiyet ve hükümraninin mümessili hakikisi olduğuna dair” kararname ile ”padişahlık ve saltanat” kaldırılmıştı. 1 Kasım 2015’te saltanatın yeniden oluşturulabilmesi için bir momentum kazanıldı. Başbakan Davutoğlu’nun Konya’daki, Ankara’da balkondaki konuşmaları “dua” şeklindeydi. Yeni Cumhuriyetin “yerli” ve “milli” şeklinde olacağı ilan edildi. “Yerli” ve “milli” olan başkanlığın “şeriat-padişahlık” olduğu zaten aşikar. Bu rejim değişikliğinin, “padişahlığın”, onunla tümleşik halde “şeriatın” becerilip becerilemeyeceği, artık siyasetin dünyadaki, bölgedeki, sokaktaki alacağa hale bağlı bulunuyor. Devlet yine kapitalist devlet olacak, ekonomi pazar-piyasaya bağlı olacak. Rejim tipi kapitalin yanında “şerri” olacak. Şeriat ile ticaretin, şeriat ile kapitalist düzenin önemli bir çelişkisi yok. Hatta “neoliberal muhafazakarlık”, ılımlı İslam kavramlaştırmaları üzerinden zaten 60-70 yıldır her yere sokuş..]]> Fri, 06 Nov 2015 05:00:43 +0300 Korku esareti, cesaret erdemi oluşturur https://www.evrensel.net/yazi/75196/korku-esareti-cesaret-erdemi-olusturur https://www.evrensel.net/yazi/75196/korku-esareti-cesaret-erdemi-olusturur? Arendt’ten hareketle Ricöur, cehennemim siyasal bir kategori olduğunu söylüyordu. Cehennem, siyasetin ve iktidarın temel araçlarından birini oluşturuyor. Genel kaygının ötesinde reel bir duruma karşı yaşanan kaygıya korku deniyor. Korku, somut bir tehdide karşı, daha çok dışsal tehditler altında gerginliğe ve kaygılara yol açan en temel duygulardan birini oluşturuyor. Sadece duygu değil, aynı zamanda somut bir tehdit-bir obje algısı (Korkutan veya korkulacak şey), aynı zamanda kaçınma veya başa çıkmaya yönelik bir eylem motifini oluşturuyor. Korkmak aynı zamanda uyarıcı bir durumdur. Sorunlu kısmı baş edilebilirliğindedir, baş edilme şeklilerindedir. Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun hallerine bakıp somut tehdit ve riskler algılamamak, korkuya kapılmamak mümkün değil. Korkutucu olana karşı ise bir şeyler yapmak gerekiyor. Bunu bilinçli yapamazsak zaten bilinçsizce bir şeyler oluyor. SAVUNMA VEYA BAŞ ETME STRATEJİLERİ: SİNİKLİK VEYA CESARET Korkmak; kendi başına bir telos, kendi başın..]]> Fri, 30 Oct 2015 04:51:04 +0300 10 Ekim Ankara: Bilincin ele geçirilmesi https://www.evrensel.net/yazi/75146/10-ekim-ankara-bilincin-ele-gecirilmesi https://www.evrensel.net/yazi/75146/10-ekim-ankara-bilincin-ele-gecirilmesi? 10 Ekimdeki gibi bir olay yaşandığında, Soma yaşandığında, 1 Mayıs 1977 yaşandığında, 1999 Depremi yaşandığında “artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyorduk. Artık “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” da diyemiyoruz. Hatta “Eskisi gibi olmayacağını bildiğimiz halde”, “Daha kötüsü de olabilir” dememek için bunu diyemiyoruz. Çukurova Üniversitesinde Öğretim Elemanları Derneği ile birlikte bir forum düzenledik. Tanıklıklar, uzmanlıklar. Hepimiz sürecin kaçınılmaz taraflarıyız. Ağır ve acı bir iz bırakıyor yaşananlar. Adana Eğitim Sen Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Köte, “Birinci patlama… Havada bir toz bulutu. Ses bombası olmalı diye kendimizi avutmaya çalışıyoruz. İkincisi de geliyor. Ortalık kan gölü, Kanlı Pazar’a kanlı Ekim ekleniyor” (…) “Üçüncü bir patlamadan korktuk, kendimizi etkisiz eleman gibi hissettik” (…) “Ne hale geldik? Cenazenin hangi morgda olduğunu öğrendiğimizde bile, buna bile neredeyse sevindik, cenazemizi bulduğumuza bile sevinir hale geldik” (…) “Önceki gün değerl..]]> Fri, 23 Oct 2015 05:00:32 +0300 İntihar mı, cihad mı, şehadet mi, istişhad mı? https://www.evrensel.net/yazi/75096/intihar-mi-cihad-mi-sehadet-mi-istishad-mi https://www.evrensel.net/yazi/75096/intihar-mi-cihad-mi-sehadet-mi-istishad-mi? Ortadoğu intihar ediyor, Türkiye intihar ediyor. Politik olarak birileri intihar ediyor. Ama IŞİD veya islâmcı militanlar intihar eylemi yaptıklarını kabul etmiyor. Ne yazık ki intiharı bile beceremiyor, intihar ederken bile öldürüyorlar. Bu süreçte eğitimin ve okulların yeri ve rolü nedir? Dinin yeri ve rolü ne? Dinin yeri ve rolünde Taliban okullarının, medreselerin, Türkiye’deki karşılığı olan imam hatip okullarının yeri ve rolü ne? A.Comte’un egoizmin karşıtı saydığı altruistik durum, diğerlerinden faydalanma yerine onlar için vermeyi-bedel ödemeyi anlatmak üzere kullandığı altruistik eylem Durkheim’in “intiharlar” çalışması ile birlikte diğer grup üyeleri veya onların görüşleri için kendini feda etme karşılığında kullanılmaya başlandı. “Bir başkası için kendini feda” durumunda, kısa erimli bakılınca bireysel bir çıkar gözükmemekle birlikte, daha geniş bakınca böyle bir “yarar” içerdiğini ileri sürenler de bulunuyor. Hatta, Jonathan Seglow gibi bazı Bilim kişileri, “altruistikle..]]> Fri, 16 Oct 2015 04:40:25 +0300 Kilise ve üniversite: Tıbb-İ Nebevi Kongresi https://www.evrensel.net/yazi/75050/kilise-ve-universite-tibb-i-nebevi-kongresi https://www.evrensel.net/yazi/75050/kilise-ve-universite-tibb-i-nebevi-kongresi? Vatikan’da 2003 yılından bu yana Dinsel Öğretiler Kongregrasyonu üyesi olmasının yanı sıra Vatikan Uluslararası Teolojik Komisyonu sekreteri olan ve aynı zamanda Papalığa bağlı Gregoryen Üniversitesinde teoloji derslerine giren 43 yaşındaki Charamsa, Vatikan’daki Rahipler Meclisi (Sinod) toplantısı öncesi, Corriere della Sera gazetesine verdiği demeçte, “Kilise ve benim cemaatimin bilmesini istiyorum ki; eşcinsel bir rahibim. Kendi kimliğimden gurur ve mutluluk duyuyorum. Bunun bedelini ödemeye hazırım ama artık Kilise, eşcinsel inananlara karşı gözlerini açmalı ve onları anlamalı. Aşk hayatından perhiz yapmak, insanlık dışı bir şey” ifadesini kullandı. Eşcinsel sevginin, aile sevgisi ihtiyacından kaynaklandığını ve bunu da Rahipler Meclisi toplantılarında dile getireceğini belirtti. Monsenyör Charamsa, 2005 yılında Katolik doktrinine eşcinsellerin rahip olmayacağı kuralının eklendiğini hatırlatarak, bunun kendisi için bir travma olduğunu ve düzeltilmesi gerektiğini vurguladı (basından..]]> Fri, 09 Oct 2015 04:52:15 +0300 Eğitim, siyaset ve mühendislik https://www.evrensel.net/yazi/75006/egitim-siyaset-ve-muhendislik https://www.evrensel.net/yazi/75006/egitim-siyaset-ve-muhendislik? Memlekette matematik sorunu çok yüksek. Toplumun büyük çoğunluğu 2x2 çapraz bir tabloyu bile okuyup anlayacak düzeyde değil. Mimarın, mühendisin durumu da farklı değil. Matematik bilmeden, kimya, fizik bilmeden mühendis olunmaz ama Ziraat, Jeoloji, Maden… 3-5 temel matematik sorusunu zor çözebilen çocukların en düşük puanlarla girdikleri bölümler. Sadece Türkiye’de değil, Almanya’da da benzer tartışmalar var. Mühendislik alanından bir Alman Profesör, FAZ’da; “Yakında dışarıdan mühendis getireceğiz. Bizim öğrenciler, matematik yüzünden mühendislikleri terk ediyor. Doğru düzgün mezun veremiyoruz” diye dert yanıyor. Türkiye ile Almanya arasında yine de nitelik farkı var gibi. Onlar matematiği başaramadıkları için çocukların okulu terk etmesinden şikayetçi. Biz işin çözümünü bulduk: Mühendislerin de avukatların da dilcilerin de hepsi transkripte matematik, mekanik, dinamik dahil 70 puanla (diploma notu) ile geçmiş gözüküyor, ancak gerçekte çoğu 20-30 bile alacak düzeyde değil, bir kısmı ..]]> Fri, 02 Oct 2015 05:00:07 +0300 Kurbanlığın dili: Tamlık, eksiklik ve kefaret https://www.evrensel.net/yazi/74957/kurbanligin-dili-tamlik-eksiklik-ve-kefaret https://www.evrensel.net/yazi/74957/kurbanligin-dili-tamlik-eksiklik-ve-kefaret? “Dinin belirli yasaklarının ihlali durumunda yapılması istenen mali veya bedeni ibadet. ‘örtmek, gizlemek, inkar etmek’ mâanasındaki küfr kökünden gelen kefaret (keffâret) günah ve hataları örtücü, telafi edici kurban, sadaka, oruç gibi davranışları ifade etmektedir. Kefaret kelimesinin Arapçaya ‘günahları telâfi etme, ortadan kaldırma’ anlamına gelen İbrânîce kappârâ ve onun kökü olan kipperden geçtiği ileri sürülmektedir. Süryânîce (kefar) ve Asurca (kapâru) gibi dillerde de ses ve mana benzerliğiyle aynı kelimenin varlığı bunun menşeinin tespitini zorlaştırmakta, ancak İbrânîcekipper ile Akkadcakuppuru arasında ilgi kurulmaktadır” (İslam Ansiklopedisi). Tanrı dışında her şeyin eksik oluşu, insanın ve cemaatin eksikliği, ölümlü oluşu, eksik olanın hataya açık olması, dolayısıyla günahkarlığı, günahkar ve eksik oluşun beraberinde getirdiği zorunlu bir fikir: Kefaret. Yaşamın geçicilikle tanımlanması, yani ölüme karşıt değil ölümle iç içe oluşu, yaşamın eksikliği, tam olamaması… Ta..]]> Fri, 25 Sep 2015 04:54:37 +0300 ‘Kaç kaç’: Suriyeli değil Türkiyeli Suriyeliler https://www.evrensel.net/yazi/74910/kac-kac-suriyeli-degil-turkiyeli-suriyeliler https://www.evrensel.net/yazi/74910/kac-kac-suriyeli-degil-turkiyeli-suriyeliler? I. Dünya Savaşı’nda Adana’da yaşananlar “kaç kaç” olarak anılara kazınmış durumda. Ermeniler, Türkler, Anadolu halkları birbirine düşürülmüş, birbirinden kaçar durumdalar. Tabii on binlercesi, milyonlarcası kaçamadı da, işgal ve yayılmacılık, çatışma ve savaşlar Anadolu halklarını, Ortadoğu’yu yedi bitirdi. “Kaç kaçlar” Ortadoğu’nun makus tarihi olmuş gibi, hâlâ da devam ediyor. Suriye’den, Irak’tan, Libya’dan kaçışlar kitleselleşmiş durumda. Kaç kaçlar durduk yerde, keyfekeder olmuyor. Türkiye’ye gelenler hiç şüphesiz barıştan kaçarak gelmediler, aksine ölümden kaçıyorlar, çoluk çocuklarını hayatta tutmaya çalışıyorlar. TMMOB Adana Kent Sorunları Sempozyumu için M. Sezai Durgun’la ve öğrencilerimizle birlikte yürüttüğümüz çalışmada sığınmacıların yaklaşık, * Yüzde 40’ı evlerinin yıkıldığını, * Yüzde 30’u da evlerinin olduğu yere giremediklerini ifade ediyordu. Sığınmacıların, * Yüzde 70’i çatışmalardan doğrudan etkilenmiş, * Yüzde 7’si de siyasi baskılardan kaçmak için ülk..]]> Fri, 18 Sep 2015 04:52:40 +0300 1 Kasım, üç büyük sorun: Suriye, Kürt ve padişahlık sorunu https://www.evrensel.net/yazi/74858/1-kasim-uc-buyuk-sorun-suriye-kurt-ve-padisahlik-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/74858/1-kasim-uc-buyuk-sorun-suriye-kurt-ve-padisahlik-sorunu? İdeolojik mücadeleleri bir yana bıraksak da, liberal kapitalist sistemlerin, emperyalizmin, finans kapitalizmle iç içe geçmiş ulus devletlerin zaten fazlasıyla içsel sorun üretme potansiyelleri var. Seçimler iktisadi liberalizmin özü değil, araz bir durumudur. Çoğu kez seçimler iktidarları belirlemez, iktidarlar seçimleri halkın sıkışmasına yönelik sibop ayarı gibi kullanır. Esas değil, “araz” da olsa, küçük bir işlevi, bir karşılığı bulunmaktadır. Seçimler, geniş halk kesimleri ile küçük güç odaklarını geçici ve yapay bir rahatlatma, küçük nemaları paylaşma aracıdır. Bununla birlikte, Türkiye öyle bir sıkışmış durumda ki, büyük olasılıkla kendi ayağına sıktı, ancak, “İyi ki, 1 Kasım’da seçim var” demek zorunda kalıyorum. Kapitalizmi, emperyalizmi bir yana bırakmadan, ancak Türkiye’ye yansıma biçimlerini öne alarak sorunları sayarsak: 1- İç içe geçmiş Irak-Suriye-İncirlik-NATO sorunu, 2- Ermeni, Rum, Çerkez-Abaza ama daha çok da Kürt sorunu, 3- Şeriatçılıkla da iç içe geçmiş Osman..]]> Fri, 11 Sep 2015 05:00:58 +0300 Tezkere: ABD-NATO uşaklığında büyük koalisyon https://www.evrensel.net/yazi/74811/tezkere-abd-nato-usakliginda-buyuk-koalisyon https://www.evrensel.net/yazi/74811/tezkere-abd-nato-usakliginda-buyuk-koalisyon? Sorunları hiyerarşik bir sıraya koymak pek makbul değilse de, Türkiye’nin, Ortadoğu’nun birincil sorunu; ABD-NATO öncülüğündeki yayılma, işgal, sömürüdür. Bunun I. Dünya ve II. Dünya savaşlarındaki ayağı, bölgenin işgali idi, ikinci ayağını işgaller sonrası, özellikle petrol yataklarını üstünde aşiret devletlerinin, krallıkların teşkil edilmesi oluşturdu. Irak-Kuveyt sorunu da bunun bakiyesi idi. Üçüncü ayağı, “İsrail projesi” idi. Dördüncü ayağı, “yeşil kuşak” projesi idi. Pozitivist-sosyalist karışımlı yerel milliyetçi, Arap milliyetçisi, ulusalcı hareketler hep riskti, Nasırcılık, Baascılık, Kaddafi tehdit idi. Sosyalizm, komünizm zaten “baş düşman” idi. Batı sermayesi, açık ve derin NATO öncülüğünde pek çok proje geliştirdi, başarılı da oldu. Sovyetlerin dağıtılması ile birlikte Balkanların ve Baas rejimlerinin dağıtılması da hızlandı. Türkiye’nin de sonuna kadar battığı Suriye’deki çatışmalar, bu projelerin bugünkü devamı durumunda. Yemen’deki, Gürcistan’daki, Sudan’daki, Somal..]]> Fri, 04 Sep 2015 04:52:55 +0300 Okul türü kodeksi veya bölücülük https://www.evrensel.net/yazi/74767/okul-turu-kodeksi-veya-boluculuk https://www.evrensel.net/yazi/74767/okul-turu-kodeksi-veya-boluculuk? 2015 yılı Türkiye eğitim tarihine eğitimin en çok piyasalaştırıldığı bir yıl olarak girecek. Dershanelerin yanına 1008’i özel temel lise olmak üzere neredeyse her caddede bir “apartman okul” (butik okul mağazası) eklendi. Dershaneleri kapatacağız, derken yanına binlerce özel okul, etüt merkezi ve kurs daha eklendi. Robert Kolej gibi okullar bile paralı kurslar açtı, mevcut okulların bir kısmı da aynı zamanda dershaneye dönüştü. Eğitimin kreşten yetişkinine kadar her kademe ve türünün piyasalaştırılması ve kamu kaynaklarının şirketlere (şirket okullarına) akıtılması zaten fazlasıyla ağır bir sorun. Ama belki bundan daha ağır, geçmişte eğitim istatistiklerinde basit bir ibare gibi çok görünmeyen bir sınıflama iken bugün her yerde karşımıza çıkan bir kavramlaştırma sorunu ile de yüz yüzeyiz. “Okul türü”. Biri “resmi” diğeri özel olmak üzere okulun sahipliği açısından esasta iki okul türümüz vardı. Okulun içeriği, izleyeceği normatif sistem (din, dil, değer ve kurallar sistemi) açısında..]]> Fri, 28 Aug 2015 05:00:08 +0300 Büyük koalisyon: ABD-NATO emrinde Türk Kürt Arap ordusu https://www.evrensel.net/yazi/74719/buyuk-koalisyon-abd-nato-emrinde-turk-kurt-arap-ordusu https://www.evrensel.net/yazi/74719/buyuk-koalisyon-abd-nato-emrinde-turk-kurt-arap-ordusu? Bu yazının konusu NATO’nun Ortadoğu ordusu oluşturma konsepti ve onun ana ayağı konumundaki “koalisyon”. Türkiye’de koalisyon görüşmeleri nasıl gidiyormuş, erken veya tekrar seçim var mıymış, Kılıçdaroğlu’ya da görev verilmeli miymiş, 12 Eylül’de Davutoğlu kongreyi çağırmış mıymış, seçim hükümetine birileri bakan verecek veya vermeyecek miymiş, zenginin malı züğürde sakız olmuş. Gayrinizami Başkan, Beştepe’de Ontepe’de sadece keklik uçurmuyor, sadece muhtarlarla görüşmüyor. Dağda ovada gençlerimiz öle dursun birilerinin gemisi yürüyor. Zenginin işi görülüyor, Ortadoğu’nun defteri dürülüyor. ABD’nin, NATO’nun, batı derin devletlerinin işi kökten görülüyor. Batı emperyalizminin işi görülüyor. Türk Ordusu NATO’ya halka sorulmadan, referanduma gidilmeden, koalisyon pazarlığında bile yer almadan, toptan hizmete sunuluyor. Hıristiyanlara, Yahudilere mi bilemem, öyle söylenmesi de çok uygun düşmez ama Batı sermayesine uşaklıkta çocuklarımızın kanları çok rahat kırmızı halı gibi birilerin..]]> Fri, 21 Aug 2015 04:44:02 +0300 İktidar nedir? Koalisyon kimler arasında? https://www.evrensel.net/yazi/74660/iktidar-nedir-koalisyon-kimler-arasinda https://www.evrensel.net/yazi/74660/iktidar-nedir-koalisyon-kimler-arasinda? Kimin gemisi yürüyor, kimin düdüğü ötüyorsa o iktidardır. AKP’nin iktidarını sürdürme arayışı ile İncirlik’e inen kalkan savaş uçakları arasında nasıl bir bağ var? MHP’nin tavrı arasında, CHP’nin taktikleri arasında nasıl bir bağ var? HDP’nin ayarları veya ayarlanması arasında nasıl bir bağ var? AKP veya bir diğeri ne kadar iktidar? Koalisyonu kimler kuruyor, iktidar nasıl kuruluyor? İktidarı kurma veya mevcut iktidarları sürdürmenin birkaç ana mekanizması bulunmaktadır: * Kaynakları ele geçirme ve mevcudu elde tutma (işgal, satın alma, mülkiyetinde, denetiminde tutma), * Kaynakları başkaca ikâme yollarını kapama (diğerlerini ekarte etme), * Bunları zorlayacak zorlama araçlarını, baskı ve şiddeti tekelinde tutma (aksi davrananı cezalandırma, yaptırımda bulunma, adamı-ordusu-polisi-devleti olma, militarist olma), * Belki dördüncü bir şart da koalisyonla ilişkili sayılabilir, bloklar meselesidir, iktidarın varlığını kolay sürdürebilmesi için iyi kötü yanında durana bakması, nemad..]]> Fri, 14 Aug 2015 05:00:19 +0300 Şerefsizlik ölçülebilir mi? Memleketin ne kadarı şerefsiz? https://www.evrensel.net/yazi/74615/serefsizlik-olculebilir-mi-memleketin-ne-kadari-serefsiz https://www.evrensel.net/yazi/74615/serefsizlik-olculebilir-mi-memleketin-ne-kadari-serefsiz? Kürt siyasal hareketi Batı’dan destek görüyormuş. Boğazda oturanlardan bir kısmı da şerefsizlik ediyormuş. Seçimlerden bu yana bunları en çok da MHP ve AKP söylüyor. Batı desteği sözü doğru olabilir de Londra’dan, Washington’dan proje alıp gençlerini vurduranlar, askerini ordusunu istihbaratını Batı’ya, NATO’ya bağlayanların bu suçlamalarda bulunması çok komik olmuyor mu? Batı’dan destek almak, Batı’ya destek vermek ahlâksızca, şerefsizce bir durum ise bunu en çok kim yapıyor? AKP mi, MHP mi, CHP mi, PKK mı, Türkiye mi, Erbil mi, Bağdat mı, Şam mı? Kim daha çok Batı ile, daha çok NATO ile, daha çok CIA ile, daha çok Pentagon ile iç içe geçmiş durumda? Dış güçlerle çalışan teröristlerle mücadele edeceğiz, bunun için ABD’ye ve koalisyona üsler açtık… Yemen’de Suudilere… İncirlik’e inen kalkan Amerikan uçakları… Dış güçlerle destekleştiği ile itham edilen PKK ile, Boğaz’dakiler ile, yinedış güçlerle birlikte, onlara üsler açarak mücadele edilmesi… Kendileri salak değilse he..]]> Fri, 07 Aug 2015 04:52:44 +0300 Yunanistan Türkiye’den daha iyi şartlarda teslim oldu https://www.evrensel.net/yazi/74571/yunanistan-turkiyeden-daha-iyi-sartlarda-teslim-oldu https://www.evrensel.net/yazi/74571/yunanistan-turkiyeden-daha-iyi-sartlarda-teslim-oldu? Kendi kendini yönetemeyeni, kendi coğrafyasını yönetemeyeni, halkı ile, komşusu ile güzel güzel yaşayamayanı, kendi kaynaklarını kendisi denetleyip kullanamayanı, kaynaklarını halkı için kullanmayanı başkası yönetir. Kendi polisini, kendi jandarmasını, kendi işçisini, kendi insanını, kadınını, kızını, çoluk çocuğunu başkasının hizmetine verir. Bir şey de alamaz, halkının kanını döker. Zengini, sermayedarı, hangi ulus veya dinden olduğu çok da fark ediyor mu, çok tartışmalı bir konudur, kendi “ulusal” zengini de kendisi değildir, “paranın rengi olmaz” diye veciz tespit yapılır. Kanın rengi vardır. Paranın da rengi vardır, tek hâkim renk haline gelirse ayırt edilemez. Bütün renkler birleşir para olur. Yunanistan ve Türkiye. İkisinde de üç aşağı beş yukarı yeni seçimler yapıldı. İkisinde de meclisler olağanüstü toplantıda idi. İkisinde de üç aşağı beş yukarı aynı şeyler oldu. İkisi de, hatta birbirinin komşu düşmanları görünmekle birlikte, NATO’da, AB’de, İMF’de ortak do..]]> Fri, 31 Jul 2015 04:52:05 +0300 Suruç: Bayramların da savaşların da üçüncü tarafı yok https://www.evrensel.net/yazi/74528/suruc-bayramlarin-da-savaslarin-da-ucuncu-tarafi-yok https://www.evrensel.net/yazi/74528/suruc-bayramlarin-da-savaslarin-da-ucuncu-tarafi-yok? Şükür veya şeker bayramı, çok da fark eder mi, bilemiyorum, ancak insanın ailesinin veya yakınlarının farklı şehirlerde olması farklı duygular katıyor. Çocukluğumda öğretmen amcamları heyecanla beklerdik. Dedem, babam, amcamlar farklı siyasal görüşler de taşırlardı ki aralarındaki atışmalar, atıştıkları adrenali yüksek memleket meseleleri çocukluğumuzda ufuk açıcı olurdu. Gerilim hiç de düşmanca değildi, yapıcı ve geliştiriciydi. Bayramlar öyle düz bayramlar değildi, Cumhuriyetle Osmanlı, yeni sol hareketlerle cumhuriyet arasındaki gerilimleri taşırdı hep içinde. Kadınlar çorbayı yemeği yapar taşırdı bu arada. Yurttaşlık bilgisinde anlatılan kazanımların kadınlar yönünden pek pratiği yoktu, olanın da pratikte pek ayırdına varılmazdı. Yine de öğretmen yengemin ayrı bir yeri, daha yüksek saygın bir yeri vardı sofrada. Sohbetlerde de erkeklerle aynı konuları az çok konuşabiliyordu. Bunlar bile geleneksel bir toplumun dönüşümünde önemli idi. Bayram biraz yol demek. Yollar boyu gördüğümüz ..]]> Fri, 24 Jul 2015 05:00:01 +0300 AYM tazminattan kurtardı, bizler de dershane aptallığından kurtulmalıyız https://www.evrensel.net/yazi/74482/aym-tazminattan-kurtardi-bizler-de-dershane-aptalligindan-kurtulmaliyiz https://www.evrensel.net/yazi/74482/aym-tazminattan-kurtardi-bizler-de-dershane-aptalligindan-kurtulmaliyiz? Bilimden pedagojiden nasibini almamış cahil kişiler çıkıyor boş boş bütün gün eğitim hakkında konuşuyor. Ne sermaye ne iktidardaki politikacılar zaten doğru düzgün düşünen, bilen, analiz sentez yapabilen, yorumlayıp değerlendirebilen, yenilikler geliştirebilen bir nesil istemiyor ki okullara sahip çıksın. Bu realiteyi zaten Bakanlığın yaptığı TEOG, YÖK’ün (ÖSYM’nin) yaptığı YGS-LYS-KPSS vb. sınavlar açıkça gösteriyor. PISA sonuçları ise işin tuzu biberi oluyor. SINAVLAR MEMLEKETİN CEHALET (APTALLIK) ORANINI GÖSTERİR Mİ? Alman aileler tir tir titrerler, benim çocuğum Sonderschule’ye (özel eğitime, Türkler arasındaki argo sıfatla “Geri zekalılar okuluna”) gönderilecek mi diye? Veya liseye geçerken “Gymnasium’a” değil de meslek okullarına yönlendirilecek mi diye? Türkiye’de böyle bir kaygıya gerek hiç olmadı, zaten tüm okullarımız üç aşağı beş yukarı Sonderschule ayarında. Dahası liselerde 5 milyon 691 bin ortaöğretim (lise) öğrencisinin 1 milyon 54 bini İmam Hatiplerde oku..]]> Fri, 17 Jul 2015 04:53:02 +0300 TEOG, LYS, Yunanistan, seçim ve yabancılaşma katsayısı: Her şey para mı? https://www.evrensel.net/yazi/74436/teog-lys-yunanistan-secim-ve-yabancilasma-katsayisi-her-sey-para-mi https://www.evrensel.net/yazi/74436/teog-lys-yunanistan-secim-ve-yabancilasma-katsayisi-her-sey-para-mi? Türkiye bir seçim yaptı. İran ile 5+1 ülkeleri nükleer konusunu görüşüyorlar. İran da ABD de sonuçta bir seçim yapmış olacak. İMF (International Monetary Fund) tabii ki parayı bankayı seçmiş. Yunanistan da bir seçim yaptı. Oxi. Temerrüde düştü. Çin borsası bir haftada İngiltere’nin yıllık hasıla miktarı kadar değer kaybetmiş. “Değer” ne, “para” mı? Şimdi bu sorunların TEOG ile, ÖSYS ile ne ilişkisi var diye sorulabilir? Ne yazık ki yetenek ile ilgi arasında pek bir ilişki çıkmıyor. Aradaki bu ilişkisizlik farkını “yabancılaşma”“ katsayısı olarak yazabilirsiniz. Bir avukat nasıl bir değer üretir? Bir doktor iyi kötü bir değer/hizmet üretebilir de o da hizmeti mi parayı mı seçiyor, çok tartışmalıdır. Temel bilimleri seçenler, sanat edebiyatı seçenler, mühendislikleri seçenler daha “insani” seçimler mi yapmış oluyor? Yoksa başka seçenek mi kalmamış? Seçimlerde, yabancılaşma katsayısının etkisi nedir? Bunu hesaplamak mümkün müdür? Yunanistan oxi ama AB’de kalalım derken bunda yaban..]]> Fri, 10 Jul 2015 05:00:09 +0300 Suriye meselesi ve AKP+MHP işgal koalisyonu: Sonuçlarının sebeplerini aşması https://www.evrensel.net/yazi/74387/suriye-meselesi-ve-akp-mhp-isgal-koalisyonu-sonuclarinin-sebeplerini-asmasi https://www.evrensel.net/yazi/74387/suriye-meselesi-ve-akp-mhp-isgal-koalisyonu-sonuclarinin-sebeplerini-asmasi? Felsefe yapmak; bir tür ölmek yani olaylara daha yukarıdan, günlük yaşamdan etkilenmeden, sanki dışındaymış gibi, yukardaymış gibi değil ama duygu ile de değil, akılla bakmak anlamında kullanılıyor. Felsefecilerin yansızlığını “saf akıl” oluşturuyor. Liberallerin aklını ise “para” oluşturuyor, “metafetişizm” günümüzde insanlığın bir tür ortak aklı haline gelmiş; objektif, reel politik düşünüyor; “duygu” ile bakmıyor, işgalleri “iş/ticaret” olarak görüyor. Belediye seçimlerini, yeni kurulan taşra üniversiteleri ile kampüs tipi üniversitelerde kimin rektör olacağını en çok da müteahhitler belirliyor. Türkiye’de koalisyonu da, Meclis başkanlığını da Suriye’deki taşeronluk işleri, Suriye meselesi belirliyor gibi. MHP, AKP’nin Suriye’ye girmesine, İngiliz-ABD-İsrail’in işini kolaylaştırmaya, NATO’ya, Batı sermayesine taşeronluğa oynuyor. Suriye meselesi üzerinden bakınca koalisyonun kiminle olmayacağı görülüyor: Müdahaleye karşı çıkan CHP ile hiç mümkün değil. HDP ile açık örtülü s..]]> Fri, 03 Jul 2015 04:53:29 +0300 Devletlerin temel özelliklerinden biri çözülmesi midir? https://www.evrensel.net/yazi/74341/devletlerin-temel-ozelliklerinden-biri-cozulmesi-midir https://www.evrensel.net/yazi/74341/devletlerin-temel-ozelliklerinden-biri-cozulmesi-midir? En baştan şunu söyleyelim ki, devletler, hele de rejim tipleri, hükümet tipleri daha geçici; insan, toplum, doğa görece daha kalıcıdır. İnsan ve doğanın geçiciliği veya kalıcılığı hem kendi içinde hem de toplamda kozmik olay ve gelişmelere bağlı olup mutlak anlamda da değildir. “Herkes gün gelecek ölümü tadacak!”. Mutlak anlamda ölüm, mutlak yokluk da metafiziğin en temel sorularından biridir ve varolmaktan daha çetrefil bir sorundur. Yine tespit edelim ki, ilişkili olmak (göreceli olmak, pozisyonu olmak, sebepli olmak) ilişkisiz olmaktan daha makul ve gerçektir, “ilişkisiz” olabilmek çok daha zordur. Dayanışma daha kolaydır, mutlak anlamda “dayanışmasızlık” pek olanaklı gözükmemektedir. Yine belirtelim ki, sabitlik pek mümkün gözükmemektedir, hareket/değişim daha esastır. Güncel soruna dönersek, çözülme nedir? Kaç tür çözülme vardır? Cins ve tür sayısı kadar çözülme tipi de sayılabilir mi? Mevcut bütünlüğün-yapının gelişmesinden söz edilirse, aynı elementleri aynı bireşimle ..]]> Fri, 26 Jun 2015 04:53:19 +0300 Bahçeli’nin çözülme mühendisliği https://www.evrensel.net/yazi/74290/bahcelinin-cozulme-muhendisligi https://www.evrensel.net/yazi/74290/bahcelinin-cozulme-muhendisligi? Seçimler oldu. Memleket iki haftadır biraz rahatlamış sayılır. Rahatsız olanlar ise en başta AKP ile TÜSİAD-MÜSİAD çevreleri. Hemen koalisyon turlarına başlamış bulunuyorlar. Biz de aslında memlekette iktidarı kimlerin kurduğu, koalisyonun kimlerin arasında olduğu ve olacağını böylece görmüş oluyoruz. Seçim sonrasının en gözde aktörü ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli. Adı gibi güçlü çıkışlar yapıyor. Maraş gevreği gibi sert ama kırılgan konuşuyor. “Çözüm süreci çözülme sürecidir, yıkım projesidir”. HDP barajı aşamasa Bahçeli bugün dizlerini büzmüş oturduğu yerde kös kös oturacaktı. Her şeyden önce bunu doğru bir şekilde tespit etmek gerekiyor. Stratejik yanını, AKP’nin çoğunluk sağlayamamasını, Bahçeli’nin bugün rahat rahat caka satmasını bir yana bıraksak da; 2015 seçimlerinin, çözüm veya çözülme sürecinin belki de en önemli konusu, HDP ve dolayısıyla Kürt Siyasal Hareketinin meclise girip girmeme konusudur. Bundan sonra da hem Türkiye ve bölgenin, hem MHP’nin, hem de bizzat ..]]> Fri, 19 Jun 2015 04:53:26 +0300 Kobane’den Sana’ya, işçiden bankere seçim ve koalisyon https://www.evrensel.net/yazi/74241/kobaneden-sanaya-isciden-bankere-secim-ve-koalisyon https://www.evrensel.net/yazi/74241/kobaneden-sanaya-isciden-bankere-secim-ve-koalisyon? Seçim sonuçları ve koalisyon seçenekleri dört açıdan yorumlanabilir: Bölge için, sermaye için, emekçiler için, Kürt hareketi için. Bölgenin hayrı için de, halkların barışı için de en önemli konu Suriye-Irak-Libya-Yemen meselesidir. Bölgedeki IŞİD ve İslâmcı hareketler en çok da Suudi Arabistan, İsrail, ABD’nin işine yaramaktadır ki tüm İslamcı grupların aynı güdümde olmadığı söylenebilir, doğrudur da, ancak bölgedeki bağımsızlıkçı İslâmcı hareketler zaten yine aynı güçler tarafından daha baştan vurulmaktadır. Hamas, Lübnan Hizbullahı buna örnektir. Suriye’deki İslamcı gruplar “Yeni Osmanlıcık” ile de harmanlanarak “Fetih” grubu adı altında yeniden örgütlenmekte, bunu Suudiler, Katar, AKP-Erdoğan ekibi birlikte organize etmektedir. Mardin’e, Diyarbakır’a, Antep’e hergün gençlerin cenazesi gelmektedir. Dahası Suriye, Irak sorunu Türkiye’nin iç sorunu haline gelmektedir. Adana, Mersin, Diyarbakır bombalamalarının IŞİD bağlantılı olduğu ileri sürülüyor. Bölgedeki AKP politikal..]]> Fri, 12 Jun 2015 04:53:38 +0300 Yüz karası: AGİT seçim gözlemcileri veya güvensizliğe otorite arayışı https://www.evrensel.net/yazi/74190/yuz-karasi-agit-secim-gozlemcileri-veya-guvensizlige-otorite-arayisi https://www.evrensel.net/yazi/74190/yuz-karasi-agit-secim-gozlemcileri-veya-guvensizlige-otorite-arayisi? Fukuyama, güven olmayınca demokrasi ve kalkınma olmayacağını ileri sürüyor. Adorno ve arkadaşları faşizme yatkınlık ile güvensizlik arasında içsel bir bağ olduğunu ileri sürüyor. Fuat Avni sağ olsun, sandık sandık nelerin olacağını yazıp hepimizde güven teşkil ediyor. Öğrencilerimizle birlikte 12 yıldır her yıl Adana’da halkın bölgemizde yaşananlara (Irak, Libya, Suriye…), AB ve ABD’ye yönelik algı ve bakışı ile geçim şartları ve beklentilerine yönelik rutin çalışmalar sürdürüyorum. Bu serinin ilkini 2004’te gerçekleştirmiştik. Adanalıların 2005’teki ile 2015’teki kurumlara güven düzeylerini aktarırsak; * Cumhurbaşkanlığına yüzde 48’den yüzde 25’e, * Başbakanlık ve hükümete yüzde 24’ten yüzde 21’e, * Yargı ve adalet sistemine yüzde 35’ten yüzde 17’ye, * Orduya yüzde 61’den yüzde 40’a, * Diyanete yüzde 32’den yüzde 28’e, * STÖ’lere yüzde 28’ten yüzde 18’e düşmüş bulunuyor. * Polise yüzde 34 düzeyinde bulunuyor. * Medyaya, siyasi partilere, belediyelere güv..]]> Fri, 05 Jun 2015 04:52:58 +0300 Haziran 2013’ten Haziran 2015’e bloklar https://www.evrensel.net/yazi/74137/haziran-2013ten-haziran-2015e-bloklar https://www.evrensel.net/yazi/74137/haziran-2013ten-haziran-2015e-bloklar? Önce Haziran 2013’ten birkaç not: “Her yer Taksim/ Her yer direniş!” güçlü bir ortaklaşma ve direnme arzusunu ifade etmekle birlikte, bunun ütopik/umuda yönelik “her yer” ve “direniş” kısımlarını paranteze alırsak, geriye kalan kısmıyla Taksim’de olanlar ve bu çerçevede hemen bütün ülke sathında toplumun yüzde 30-40’ının görece desteğini alan, yüzde 30-40’ının karşı çıktığı, yüzde 20-30’unun da sessiz karşıladığı gösteriler, en nötr şekilde “duygu patlaması” olarak adlandırılabilir. “Her yere” yayılsa da henüz “hareket” bile değil, dolayısıyla “ayaklanma” hiç değil, (…) en asgari haliyle ortada bir “direnç” bulunmaktadır. 1)Taksim’in ve Gezi Parkı’nın yıkılmasına, yerine 2)Topçu Kışlası, 3)Cami, 4)AVM yapılması projesine karşı 5)Parka çadır kuran eylemcilere 31 Mayıs’ta suyla, gazla müdahale edilmesi ve çadırların yakılmasına karşı direnç gösterilmektedir. Direnç giderek Hükümet/AKP/Erdoğan karşıtlığına dönüştüyse, o halde AKP’nin neyi temsil ettiğine, (…) eğitimde ve sosyal ..]]> Fri, 29 May 2015 04:52:08 +0300 Paramparça seçim ve laiklik: Siyasal İslam ve Alevilik https://www.evrensel.net/yazi/74087/paramparca-secim-ve-laiklik-siyasal-islam-ve-alevilik https://www.evrensel.net/yazi/74087/paramparca-secim-ve-laiklik-siyasal-islam-ve-alevilik? Seçim “serbest” mi, verili olanlardan mı ibaret? “Seçim” konsepti pratikte mevcuda, teoride sonsuza mı tekabül ediyor? Sonsuz tahayyülden (hayallerden) geriye seçim akşamı yine üç aşağı beş yukarı mevcutlar mı kalıyor? Seçim meydanları toz duman. Seçim büroları bombardıman. Kürtçe Kur’an elde, cumhurbaşkanlığını yok sayan bir Cumhurbaşkanı meydan meydan dolaşıyor. Emekli maaşları mı, din iman politik söylem mi daha önde; özüne gelinirse herkesin bir diğerinin defterini dürme arayışının sandığa endekslenmesi yani sandık demokrasisi işliyor. İhsan Eliaçık, Eğitim Sen’in 16-17 Mayıs’ta Ankara’da düzenlediği “Laiklik Sempozyumu”nun davetlileri arasında idi. “Laiklik” İslam’a çok uygunmuş. Eliaçık farklı bir İslam’dan söz ediyor, ama ayetler hadisler aynı şeyleri söylemiyor. Sorulardan biri hangi İslam? “IŞİD’çilere kalsa ben Müslüman değilim, bana kalsa onlar Müslüman değil” deyiveriyor. Soruyu da “Marksistler de birbirini Marksist olmamakla suçlamıyor mu?” diye yanıtlayıveriyor. HDP, B..]]> Fri, 22 May 2015 05:00:26 +0300 Evren Paşa: NATO destekli para, sopa, din bloku https://www.evrensel.net/yazi/74042/evren-pasa-nato-destekli-para-sopa-din-bloku https://www.evrensel.net/yazi/74042/evren-pasa-nato-destekli-para-sopa-din-bloku? Evren de ölmüş. İşkencecilerin başı ölmüş. Aydınlanma düşmanı, gençlik düşmanı, bilim düşmanı, özgür düşünce düşmanı Kenan Paşa, kenan ülkesinin askeri hapishanelerini, tüm karakollarını, sokak başlarını işkencelerle, faili meçhullerle, ama her şeyden önce de KİTAP düşmanlığı ile dolduran, baskıcı sansürcü general ölmüş. Mirasları ve mirasçıları yaşamaya devam ediyor. Kenan Evren öldü ama kurduğu yapı, geriye kalan fikirleri var mıydı bilmiyorum ama yasaları ve uygulamaları yaşamaya devam ediyor. 12 Eylül’de milliyetçilerin bir kısmı, özellikle de Türk-İslam sentezciler “Biz içerideyiz ama fikirlerimiz iktidarda” diyorlardı. Kenan Evren öldü ama başta YÖK ve zorunlu din dersi olmak üzere, 12 Eylül Anayasası ve daha nice mevzuat ve alışkanlığı dimdik ayakta yaşamaya devam ediyor. KENAN PAŞA bir sabah tüm demokratik oluşum ve kurumları lağvetmişti, ERDOĞAN da her gün birini lağvediyor. Memleketin aydın akademisyenleri, öğretmenleri, öğrencileri hapishanelere, işkencehanelere koyuldu..]]> Fri, 15 May 2015 04:14:54 +0300 Herkesin dili dini kendine mi? https://www.evrensel.net/yazi/73994/herkesin-dili-dini-kendine-mi https://www.evrensel.net/yazi/73994/herkesin-dili-dini-kendine-mi? “HDP Seçim Bildirgesi” hak ve özgürlükler manzumesi olmakla birlikte herhangi birini çok öncelememesi tartışmalardan kaçınma kolaylığından mı yoksa hiyerarşi kurmayı bilinçli olarak reddetmesinden mi kaynaklanıyor? Ayrımlarını görememekten mi kaynaklanıyor, özellikle ayrıştırmamaya mı özen gösteriyor? Haksızlık da yapmayalım, üzerinde çok çalışılmış incelikler taşıyor. Diyaneti kaldıralım, tarikatları, cemaatleri serbest bırakalım mı? (AKP: İkisi de olsun, CHP: Birincisi olsun). Zorunlu din derslerini kaldıralım,seçmelileri artıralım mı?(AKP:Onlar konuşuyor, ben çoktan ikisini birden yaptım). Bilimsel laik eğitimi savunalım, üniformaya karşı olalım, daha ağır olan her tür dini kıyafeti serbest bırakalım mı? (AKP: Ben çoktan serbest bıraktım). Ana dilini eğitim dili yapalım, Türkçeyi öğretelim mi? (AKP, CHP: Türkçe eğitim dili olsun, anadilini öğretelim). Eşitlikçiliği esas sayalım, piyasacılığa biraz dokunalım mı? (AKP, eşitsizlik insanın fıtratından. CHP: eşitsizlik olur, sosyal ..]]> Fri, 08 May 2015 05:00:05 +0300 1 Mayıs: Doğa, emek, bilgi, teknoloji karşıt mı? https://www.evrensel.net/yazi/73942/1-mayis-doga-emek-bilgi-teknoloji-karsit-mi https://www.evrensel.net/yazi/73942/1-mayis-doga-emek-bilgi-teknoloji-karsit-mi? İnsan ile doğa, amaç ile araç, öz ile biçim, maddiyat ile maneviyat, çalışma ile serbest zaman, emek ile teknoloji… tüm bunlar karşıt şeyler mi yoksa içsel ilişkileri ve süreklilikleri mi var? Örneğin ürün insanın nesnelleştiği, insan aklı ve uygarlığın somutlaştığı insana dair bir durum mu yoksa ona yabancılaşması mı? İnsanın tarihi aynı zamanda yarattığı bilgi ve teknolojinin mi tarihi? Sanatı, teknolojiyi, malı sev; sermayeden dolayı değil faydasından ve yaratanından (üreteninden) dolayı denebilir mi? MESAİ-SERBEST ZAMAN 1 Mayıs biçimsel olarak en çok da mesai süresi üzerinden somutlaşıyor. İşçiler başlangıçta 12-14 saatlik mesai yerine 5 gün çalışma ve 8 saat mesai talepleri ile sokağa çıkmışlardı. 8 saatlik mesai talebi 160 yıl sonra hâlâ karşılanabilmiş değil. Anadolu’nun, Afrika’nın, Asya’nın emekçileri, Adanalı “yerli” işçi 9-10 saat, Suriyeli sığınmacısı 11 saat mesai yapıyor. Daha zor bir ilişki mesai-serbest zaman ikileminde bulunuyor. İNSANCA YAŞAM-ÜCRET-GÖRELİ ..]]> Fri, 01 May 2015 05:00:42 +0300 Çocuklar ‘çapul’ mu? https://www.evrensel.net/yazi/73892/cocuklar-capul-mu https://www.evrensel.net/yazi/73892/cocuklar-capul-mu? IŞİD, Boko Haram kızları kadınları kaçırıyor mu yoksa Dârülharb’de “akıncıların çapulları-ganimeti” mi sayıyor? (Osmanlı Döneminde akıncıların ‘düşman/Dârülharb’ yerleşimlere yaptığı öncü saldırılardaki-akınlardaki el koydukları ganimetlere “çapul”, akıncıların yaptığı bu yağmalamaya çapulculuk deniyor). Dahası Hıristiyan kızları küfürden kurtarıp “Müslümanlaştırdığını” mı, hayır mı işlediğini kabul ediyor? “Darülharb”de yani bir ülkenin İslâm hükümlerine göre yönetilmemesi durumunda oradaki can ve mal varlığı zaten çapul konusu haline geliyor. Müslüman olmayanlar ancak Yahudi veya Hıristiyan olmak ön şartı (ehli kitap olma şartı) ile ve İslâmi hükümle yönetilen teokratik bir halifeliğe (örn. Osmanlıya, IŞİD’e vb.) ‘emân’ dileyerek (teslim olarak) andlaşma yapıp halkının bu İslâm devletine cizye ve haraç ödemeyi kabul etmesi (dârülsulh) durumunda çapuldan kurtulabiliyor. Hatta İslâm Devleti (Osmanlı tebası) olsa bile bu kişiler zimmî sayılıyor, cizye ve haraç ödemekten kurtulamıyor..]]> Fri, 24 Apr 2015 04:53:21 +0300 Gavur aktığı deresi https://www.evrensel.net/yazi/73839/gavur-aktigi-deresi https://www.evrensel.net/yazi/73839/gavur-aktigi-deresi? Seyhan Nehri’ne akan dere, Toroslara yaslanmış, eskiden kayıklar oradan iner çıkardı, şimdi Çatalan Barajı’nın altında kalmış, yamaçlardan aşağı biriken sular oradan akar gider, hiç kurumaz, Seyhan Nehri’ni beslerdi. Ustalar, duvar ustaları, köylüler, komşular, yüzyıllarca birlikte yaşamış, Anadolu’nun kadim halkları, dere boyları verimlidir, yerleşik tarım toprakları öküzlerle, atlarla, katırlarla katar katar işlenir. Ermeni, Rum, Arap, Türk... İmeceler… Dere boylarından sürüler katar katar iner çıkar, transhuman geçim, hepsi Yörük, kimi Tahtacı kimi Kürt, aşiretler göçer hayvancılıkla geçinir gider. Dereler nasıl da çağıldar bahar havası. Gayrimüslimler zorunlu olarak yerleşik, kılıç silah taşıyamaz, tarla işler, taş ustalığı yapar, esnaflık yapar. Zamanla değerlenir yerleşiklik. Tek tek birer hidrojen, oksijen, mürekkep hali H2O su. Mürekkep hali dereler, ırmaklar, göller, deniz derya. Tek tek kimi sürtüşmeler, tek tek komşuluk insanlık, tek tek çoban, komşu, insan. Topluca ön y..]]> Fri, 17 Apr 2015 05:00:35 +0300 Adana’da kadın, sanat ve tiyatro baharı https://www.evrensel.net/yazi/73786/adanada-kadin-sanat-ve-tiyatro-bahari https://www.evrensel.net/yazi/73786/adanada-kadin-sanat-ve-tiyatro-bahari? Bazen uzun ve durgun geçer bütün gün, insan zamanı nasıl anlamlı kılacağını şaşırır. Bazen üst üste biner her şey. İnsan neye hangisine yetişeceğini şaşırır. Yetiştikleri yetmez, kaçırdıklarına yanar. Adana genelde biraz keyficidir, rahat akmasından yanadır zamanın, boş ve verimsiz günlerden çok da etkilenmiyor gibi bir edası vardır. Koşuşturmaca Adana’ya pek yakışmıyor gibidir. Ancak bugünlerde ortalamasının ve alışkanlıklarının dışında bir dönemini yaşıyor. Portakal Çiçeği Karnavalı, Tiyatro Festivali, Kadın Çalışmaları Kongresi, Uluslararası Sanat Araştırmaları Sempozyumu… üst üste geliyor, art arda kaçıyor. Uluslararası Sanat Araştırmaları Sempozyumunun onur konuğu Prof. Dr. Olcay Tekin Kırışoğlu. Ardından Prof. Barbara Bickel’in “Farklı Sanatların İşbirliğine Dayalı Araştırmalar Yoluyla Restoratif ve Transformatif Öğrenme”, Prof. Martina Paatela-Nieminen’in “Güzel Sanatlar Eğitiminde Güncel Politika ve Yaklaşımlar: Çoklu Okumayı Destekleyen Bir Fin Modeli”, Prof. Altti Kuu..]]> Fri, 10 Apr 2015 04:52:05 +0300 Elvan: Saraylar, sıkıştırmalar, kamplaştırmalar https://www.evrensel.net/yazi/73736/elvan-saraylar-sikistirmalar-kamplastirmalar https://www.evrensel.net/yazi/73736/elvan-saraylar-sikistirmalar-kamplastirmalar? Gezi hareket değildi, ama büyük bir dirençti. Birbirinden kopuk, uzak, yalnızlaşmış çeşitli kesimlerin duygu patlamasını bir ağacın etrafında nesnelleştirmişti. Mesele elbette tek başına ağaç değildi. Gezi parkı, oradaki birkaç ağaç hem gerçek hem de metaforik bir nesnelleşme, halkın biriken paracılaşma, dincileşme, ticarileşme, otoriteerleşme süreçlerine, AVM’ye, karizmaya, benden gerisi tufana, talana, yalana karşı insanların saf bir ayağa kalkışıydı. Ayaklanma değildi ama ciddi bir uyarıydı. Varoluş alanlarını sıkıştırma, farklı yaşam biçimlerini sıkıştırma duygu patlamasına yol açtı ve bir iki günde tüm Anadolu’ya yayıldı. Berkin Elvan’a sıkılan gaz fişeği, sıkıştırılmış, ötekileştirilmiş Anadolu halklarına sıkılmış fişekti. Duygu patlaması Berkin, Ethem, Ali İsmail, Abdullah, Mehmet, Medeni… etrafında vicdani bir duruşa ve dayanışmaya dönüştü. Barışçıldı, insani idi, saftı, duyulacağını sanmıştı... Öyle olmadı. Bugün de bu vicdani hareket bir karşılık bulabilmiş değil. AKP b..]]> Fri, 03 Apr 2015 04:56:13 +0300 Asimilasyon: Tek dillilik, tek dinlilik yasallık https://www.evrensel.net/yazi/73690/asimilasyon-tek-dillilik-tek-dinlilik-yasallik https://www.evrensel.net/yazi/73690/asimilasyon-tek-dillilik-tek-dinlilik-yasallik? Bugünlerde din savaşları, mezhep savaşları Ortadoğu’yu kasıp kavuruyor. Ancak dil asimilasyonundan konuşuluyor da din asimilasyonundan pek konuşulmuyor. Hatta din özde masummuş, hatalardan dinin yanlış yorumları sorumluymuş gibi sorunun esasından kaçıcı mazeretler öne sürülüyor. Asimilasyonla din arasında nasıl bir ilişki var? Dinin asimilasyonist etkisi, hem toplumu hem de tekil zihinleri tek tipleştirmede en az dil kadar, hatta ondan çok daha fazla etkiye sahip değil mi? Dil az çok her tür duygu düşünceye aracılık ederken din farklı algı, duygu ve düşünceleri dışlayıp zihni bir ve aynı olana zorlamıyor mu? Dilciliğe, dinciliğe nasıl yaklaşmak gerekiyor? Buradaki ana sorular şu ki, dilin de dinin de ideolojik normatif boyutları neler? Tümden mi normatifler? Zihni açıyorlar mı sınırlıyorlar mı? Kendinden dışındakileri dışlıyorlar mı? Tek dilliliğe karşı çıkılıyorsa tek dinliliğe ne denecek? Önce duygular vardı. Duyguları ifade edecek haykırışlar sesler ona sözcülük etti. Şiir..]]> Fri, 27 Mar 2015 04:54:00 +0300 Üç banka: Teknoloji para, eski yeni cumhuriyet https://www.evrensel.net/yazi/73639/uc-banka-teknoloji-para-eski-yeni-cumhuriyet https://www.evrensel.net/yazi/73639/uc-banka-teknoloji-para-eski-yeni-cumhuriyet? Eskiden maddi kaynakların paylaşımını para dağılımı, sosyal kaynakların paylaşımını saygınlık (prestij) dağılımı göstermekteydi. Monarşi, aristokrasi, feodalite, teokrasilerde bunları pek birbirinden ayırmak mümkün değildi. Bürokrasi-memurluk da biraz bunu gösterirdi. Modern zamanlarda, hele de postmodernitede saygınlık kaynakları da salt para pula indirgenmiş durumda. Birkaç gündür herkesin gözü Fed’in faiz kararında, Almanya’da ECB’nin (Avrupa Merkez Bankası) yeni merkezinin açılışında. Çin’in oluşturduğu Asya Kalkınma ve Yatırım Bankasına (AIIB), 3 büyük Avrupa ülkesi İngiltere, Almanya ve Fransa katılacaklarını açıklıyor. Japonya ve ABD bunu Asya Kalkınma Bankasına (ADB) rakip görüyor. Ta 1800’lerde Rothschild’ler paralarıyla baron, soylu oluyor; İngilizlerin Çin’i kolonileştirdiği Afyon savaşlarını finanse ediyor, karşılığında Hong Kong’un kontrolünü, HSBC-Hong Kong Shangai Bank Corporation imtiyazını elde ediyor, afyon ticareti de Rothschild’lerin tekeline geçiyordu. Aydın..]]> Fri, 20 Mar 2015 04:56:33 +0300 Kapitalizm içinde sosyalizm mümkün mü? https://www.evrensel.net/yazi/73587/kapitalizm-icinde-sosyalizm-mumkun-mu https://www.evrensel.net/yazi/73587/kapitalizm-icinde-sosyalizm-mumkun-mu? Başbakan Çipras reform paketinin yedi şartından biri olarak vergi kaçırmayı engelleyerek iktisadi önlem alacağını söylüyor, ancak Alman yorumcular dürüstçe vergi toplayacak memur kalmadığını iddia ediyor. Troyka Yunanistan’ı kendi piyasa koşullarına zorluyor. Yunanistan, “para” verilmezse II.Dünya Savaşına yönelik tazminatları gündeme getirebileceğini anımsatıyor. İçim acıyor, direnişin güzelim ölü bedenleri pazarlık konusu oluyor. Bıraktım iktisatçılar yazsın diye ama Boratav Hocam dahi kıvranıyor, ne söylenebilir, bir yandan umudu kırmamak, diğer yandan enseyi karartmamak gerekiyor. “Bizim çocuklar” başarılı olursa ne ala, müthiş bir iş başaracaklar. Bana niyeyse baştan beri umutsuz vaka gibi gözüküyor. Davos’ta birkaç yıl önce “Kapitalizm içinde yoksulluk nasıl önlenebilir?” konusu tartışılmıştı. Şimdi soruyu Yunanistan örneğinde tersten soruyoruz: “AB’de kalarak, kapitalizm içinde kalarak sosyalizm kurulabilir mi?” Zor soru. Piyasa ekonomisi içinde haksız kazanç (kâr) ortadan..]]> Fri, 13 Mar 2015 04:56:16 +0300 Büyük medeniyet kadına karşı: Din, Ergenekon, koalisyon https://www.evrensel.net/yazi/73537/buyuk-medeniyet-kadina-karsi-din-ergenekon-koalisyon https://www.evrensel.net/yazi/73537/buyuk-medeniyet-kadina-karsi-din-ergenekon-koalisyon? Projesiz bir dünya nasıl olurdu acaba? Şöyle araçsız aracısız bir dünya nasıl olurdu? Bir mart günü Çukurova’nın, Anadolu’nun insanı okşayan güneş ışıltıları altında araçsız aracısız uzansak ufuklara doğru, Akdeniz’e doğru, ta Şam’a, Beyrut’a, İskenderiye’ye doğru baksak, Kanal’a Yemen’e doğru baksak nasıl olurdu? Mekke Medine insana Kabelik yapabilir mi, bilemem, nice cariyesi kölesi kutsal savaşçısı iç içe geçmiş kanlı coğrafyalar huzur verir mi insana? Êzidî kadınlar koparılmış topraklarından, koca Ortadoğu yurtluk yapabilir mi kadınlara? Mısır Firavunlar memleketi, peygamberler Firavunlarla aynı kubbelerin altında, birbirinden kız kadın almış, köle almış, cariye almış, fakire yurtluk yapar mı? Tanrı putlar sıra sıra geçit törenine duruyor tavaf ediyorlar, şeytan taşlıyorlar, şeytanın dolaştığı vadiler araçsız aracısız insanlara yurtluk yapar mı? Bağdat, Beyrut, Kudüs, Urfa, Diyarbakır… Nasıl da gür akar Dicle Fırat. İki nehrin arasından yükselir medeniyet çağlar boyu. ..]]> Fri, 06 Mar 2015 04:56:06 +0300 Bugünün 70. yılı: Yalta ve Postdam Konferansı NATO ve atom bombaları https://www.evrensel.net/yazi/73490/bugunun-70-yili-yalta-ve-postdam-konferansi-nato-ve-atom-bombalari https://www.evrensel.net/yazi/73490/bugunun-70-yili-yalta-ve-postdam-konferansi-nato-ve-atom-bombalari? Zaman ve tarih, zamanlama ve tarihleme, kronoloji, bitişleri değil de özellikle de başlangıç noktaları çok zorlu sorulardır. Günümüz dünyası savaş sonrası olarak niteleniyor, daha doğrusu II.Dünya Paylaşım Savaşının sonuçlarının belirleyici olduğu, sonraki ve bugünkü soğuk ve sıcak savaşların o günlerde belirlendiği bir dönemi yaşıyoruz. Yalta ve Postdam Konferansları, Japonya’ya atılan bombalar, soğuk savaş, bugünkü Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Ukrayna’dan Nijerya ve Sudan’a kadar, Filistin, Irak, Libya, Mısır, Yemen, Suriye, Afganistan… tüm bu sorun ve çatışmalar II.Dünya Savaşında kaldığı yerden sürüyor. 70. yıldayız. 4 Şubat 1945-11 Şubat 1945 tarihleri arasında Sovyetlerin tatil beldesi Yalta’da Roosewelt, Churchill, Stalin buluşuyor. Ardından 17 Temmuz 1945 - 2 Ağustos 1945 tarihleri arasında Postdam Konferansı geliyor. Bu kez Altlee, Truman ve Stalin (Yalta Konferansı ile Postdam Konferansı arasında birkaç ay olmasına rağmen İngiltere’de 26 Temmuz’da Churchill’in yerin..]]> Fri, 27 Feb 2015 04:56:53 +0300 Güvensizlik paranoyası, 19.şûra: faşizmin din ve polis devleti formu https://www.evrensel.net/yazi/73440/guvensizlik-paranoyasi-19-s-ra-fasizmin-din-ve-polis-devleti-formu https://www.evrensel.net/yazi/73440/guvensizlik-paranoyasi-19-s-ra-fasizmin-din-ve-polis-devleti-formu? 19. Şûra. Cumhurbaşkanına, bakanlarına, bakanlık hukuk müşavirlerine, müfettişlere, Milli Eğitim Müdürlerine, velilere, öğrencilere istinat duvarlarını yükseltmekten, kapı baca tuvalete varıncaya kadar her yere sensör-dedektör koyulmasına, “riskli kişi”, “riskli okul”, hatta “riskli bölge” gibi kavramlar üretip çocukların doktordaki kayıtlarına kadar izleme ve fişleme öneren “GÜVENSİZLİK” hallerinin her türüne rastlanmıştı. 19. Eğitim(siz)lik Şûrasında “Okul Güvenliği” dört temel başlıktan biri idi ve GÜVENSİZLİĞİN her halini içeriyordu. Şimdi mecliste mevcut ağır “GÜVEN(siz)LİK paketlerine daha ağır bir “GÜVEN(siz)LİK” paketi daha ekleniyor. Mecliste birbirine güvenmeyen insanlar, milletvekili yaptığı kişilere güvenmeyen insanlar, birbirini hainlikle suçlayan insanlar “GÜVEN(siz)LİK YASALARI” çıkarıyor. Güvensiz bir toplum olmuşsak, bunun faktörleri-aktörleri kim? 10-15 yaşındaki gençler arasında bile yaygın bir kanaate dönüşmüş durumda, erkek kadın eşine, kadın erkek eşine güve..]]> Fri, 20 Feb 2015 04:56:27 +0300 Hangı değer, hangı okul: Sömürü ve serflığe karşı ‘eşıtlık ve hürrıyet' https://www.evrensel.net/yazi/73388/hangi-deger-hangi-okul-somuru-ve-serflige-karsi-esitlik-ve-hurriyet https://www.evrensel.net/yazi/73388/hangi-deger-hangi-okul-somuru-ve-serflige-karsi-esitlik-ve-hurriyet? Alem gider Mersin’e, biz gideriz tersine... Alem de biz de tersine gidiyoruz bugünlerde. Ağır krizler, bir boyutuyla ekonomik, diğer boyutlarıyla sosyopolitik, kültürel, kimliksel… Pek çok yansıma buluyor. Demokrasi nasıl gelişti? Eşitlik özgürlük fikri ve pratiği nasıl gelişti? Krallık, aristokrasi, monarşi, teokrasi, paşalar, padişahlar, manastır, katedral, ulema yerinde duracaksa arada ne fark var? Magna Carta, Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi, Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi, Komünist Manifesto… Özetle “Bütün insanlar eşit yaratılmışlardır”, “İnsanlar, haklar bakımından özgür ve eşit doğar ve yaşarlar.” “Herhangi bir şekli, bu amaçları tahrip eder bir nitelik kazanırsa, onu değiştirmek veya kaldırmak o halkın hakkıdır.” Tüm bu bildirgeler, felsefe ve bilimsel gelişmelerle, edebiyat ve sanattaki gelişmelerle, Locke ile, Montesquie ile, Komün ile, Kant ile, Marx ile ve daha nicesiyle birlikte gelişti. Emeğin ve kafanın özgürleşmesi ve eşitlikçilik çoğulculuğun temel..]]> Fri, 13 Feb 2015 04:54:55 +0300 Değerler eğitimi: Başkanlık, Bank Asya, iktidar, kâr, rüşvet https://www.evrensel.net/yazi/73337/degerler-egitimi-baskanlik-bank-asya-iktidar-k-r-rusvet https://www.evrensel.net/yazi/73337/degerler-egitimi-baskanlik-bank-asya-iktidar-k-r-rusvet? Güç bir değer mi? İktidar bir değer mi? Başkanlık, bakanlık birer değer mi? Banka bir değer mi? Bank Asya bir değer mi? Kâr bir değer mi? Hırsızlık bir değer mi? Rüşvet, iltimas, baskılama, cezalandırma, yok etme, baş kesme birer değer mi? Din bir değer mi? Türban bir değer mi? Osmanlılık? Türklük, Kürtlük, Araplık, kadınlık, erkeklik birer değer mi? Değer nedir? Değerler nelerdir? Değeri nasıl ve kimin için tanımlayacağız? Değerler kimin? a) Bir kişi ve/veya b) Topluluğun ve/veya c) Toplumun ve/veya d) Devletin ve/veya e) Zümrenin, cemaatin ve/veya f) Sınıfın değerleri mi? Değerler evrensel mi? En azından bir kısmı evrensel mi? Sınıf ve zümrelerden özerk değerler var mı? Değerler nedir? Kişi, zümre veya sınıfların a) Önemli bulduğu b) Düşüncesinde ve/veya c) Eylemlerinde dikkate aldığı, d) Yaşamına yön verdiği, e) Sıkıştığında/güç durumlarda başvurduğu şeyler midir ki, Bunlar kişi, zümre veya sınıfların a) İlkeler ve/veya b) İdealleri ve/veya c) Fikri/zihni ..]]> Fri, 06 Feb 2015 05:00:12 +0300 Değerler eğitimi: Ruble, avro, dolar lira, din, iman https://www.evrensel.net/yazi/73290/degerler-egitimi-ruble-avro-dolar-lira-din-iman https://www.evrensel.net/yazi/73290/degerler-egitimi-ruble-avro-dolar-lira-din-iman? Yunanistan seçimleri, Ukrayna krizi, Suriye, Libya, Afrika boyunca işgal ve çatışmalar… Borsalar, kurlar, altın bir inip bir çıkıyor. Türkiye’de sürekli gündemde tutulan değerler eğitiminin hem bu çatışmalarla hem de doların, rublenin, avronun, liranın değeri ile ilişkisi nedir, bunların birbiriyle ilişkisi nedir; soru kolay gibi de yanıtı biraz çetrefilli. Hafta sonu Ankara’da Felsefeciler Derneği, Eğitim Sen’le birlikte “EĞİTİM POLİTİKALARI VE FELSEFE GRUBU DERSLERİ SEMPOZYUMU” gerçekleştirdi. Sempozyum çağrısında “Neden felsefeye önem verilmiyor, neden insan hakları ve demokrasi eğitimi önemli değil, neden psikoloji, sosyoloji, mantık vb. uygulamada yok sayılıyor, neden atanamayan öğretmenler içinde felsefe grubu öğretmenleri ağırlıktadır, neden, neden... ” diye soruluyordu. Temel eğitimde (ilköğretim, ortaokul ve liselerde) uygulanan politikaların dayandığı felsefi temellerin, güncel olarak eğitimin dinle, değerlerle, dille ilişkisi soruluyordu. Şûra sürecinde de iyice ısıtı..]]> Fri, 30 Jan 2015 04:54:36 +0300 Sami Dinleri: İtaat kölelik veya ölüm https://www.evrensel.net/yazi/73240/sami-dinleri-itaat-kolelik-veya-olum https://www.evrensel.net/yazi/73240/sami-dinleri-itaat-kolelik-veya-olum? Geçen hafta Tevrat’tan (Eski Ahit’ten) farklı inanç gruplarını yok sayıcı, dahası yok edici ayetler/emirlerden birkaçını aktarmıştım. Bu tür emirler Sami dinlerinin üçünde de yer alıyor. Üçünün de amentüsü ortak, kuşatıcı dinler, kendi söylemlerini olduğu gibi benimseme, ikirciksiz/eleştirisiz olduğu gibi boyun eğme (itaat etme) şart koşuluyor. Sami dinlerinde itiraz/eleştiri hakkı hiçbir şekilde tanınmıyor, skolastik dediğimiz sadece mevcut emirlerini doğrulamaya yönelik delillendirmelere izin veriliyor. Ancak dinin kendi belirlenimlerinde birden fazla sonuç çıkarılabilecek durum varsa, sadece bu durumda hangisinin daha öncelikli olacağına dair kısmi tercihler ileri sürülebilir (Aşağı yukarı mezhep farklılıkları da buralardan çıkıyor). Bu kadarının bile dinin diğer açık emir ve yasaklarıyla çelişmemesi gerekiyor; yeni bir seçenek veya bu sınırları aşan bir eleştiri/görüş dine karşı çıkma, hatta şirke girme (dinden çıkma) sayılıyor. Ne yazık ki tüm dini emirler akıl ve bilimle de g..]]> Fri, 23 Jan 2015 04:58:52 +0300 Üç kutsal din: Farklı inançlara veya şirke girene... https://www.evrensel.net/yazi/73187/uc-kutsal-din-farkli-inanclara-veya-sirke-girene https://www.evrensel.net/yazi/73187/uc-kutsal-din-farkli-inanclara-veya-sirke-girene? Charlie Hebdo, Paris; Cumhuriyet, İstanbul, Maraş, Sivas. IŞİD. Daha nicesi. Tevrat, İncil veya Kur’an. Din savaşları (Cihat) Sami dinlerinin her birinde ortak bir emir durumda bulunuyor. Tevrat’tan ki, İncil de “Eski Ahit” veya “Eski Antlaşma” olarak birebir tekrarlamaktadır, daha pek çok ayet olmakla birlikte burada bir bölüm olduğu gibi aktarılacaktır. Tevrat (Eski Ahit), 3 Musa, Levililer, Bölüm 26 “Tanrı’ya Bağlılığın Ödülü” Lev. 26: 1 “‘Put yapmayacaksınız. Oyma put ya da taş sütun dikmeyeceksiniz. Tapmak için ülkenize putları simgeleyen oyma taşlar koymayacaksınız. Çünkü Tanrınız RAB benim./ 2 Şabat günlerimi tutacak, tapınağıma saygı göstereceksiniz. RAB benim./ 3 “‘Kurallarıma göre yaşar, buyruklarımı dikkatle yerine getirirseniz, (…) 6 “Ülkenize barış sağlayacağım. Korku içinde yatmayacaksınız. Tehlikeli hayvanları ülkenizden kovacağım. Savaş yüzü görmeyeceksiniz./ 7 Düşmanlarınızı kovalayacaksınız. Kılıç darbeleriyle önünüzde yere serilecekler./ 8 Beşiniz yüz kişini..]]> Fri, 16 Jan 2015 04:56:02 +0300 Dini biatı ‘eğit donat’, özgürlükçülüğü öldürt https://www.evrensel.net/yazi/73138/dini-biati-egit-donat-ozgurlukculugu-oldurt https://www.evrensel.net/yazi/73138/dini-biati-egit-donat-ozgurlukculugu-oldurt? 2014 iyi bitmedi. 2015 iyi başlamadı. 12 Eylül, daha önce McCarticilik. Sonra yeni McCarticilik. Yeşil kuşak, karanlık kuşak. Eleştirel düşünceye, din eleştirmenlerine, emperyalizm eleştirmenlerine ölüm. Neoliberal muhafazakarlık. İdeolojik aracı daha çok din. İktisadi aracı kâr, çıkar. Din ve emperyalizm aynı şey değil, ortak. Orta Çağın devamı kapitalizm. Kapitalizm Orta Çağın ortağı. Yergici komünistlere, gazetecilere yönelik cadı avı yapılıyor. Paris’te yine devrimciler, yine komünistler öldürülüyor. Doğru adreste doğru kişiler öldürülüyor. Dini, kiliseyi, camiyi eleştirenler öldürülüyor. Peygamberleri, kralları, yöneticileri, kapitalizmi, burjuvaları eleştirenler öldürülüyor. Patronları, kilise babalarını, tarikat şeyhlerini eleştirenler öldürülüyor. Rüşvetçileri, halkı soyanları, hırsızları, yalancıları eleştirenler öldürülüyor. Arkadaşlar önermişti, okuma grubunda bu salı okuduğumuz kitap “Körlük”. Portekizli Yazar Jose Saramago’nun yapıtlarından biri, g..]]> Fri, 09 Jan 2015 04:54:08 +0300 Gezi: Kırılma veya süreklilik https://www.evrensel.net/yazi/73088/gezi-kirilma-veya-sureklilik https://www.evrensel.net/yazi/73088/gezi-kirilma-veya-sureklilik? 2013’te olaylar sürerken yazdığım iki yazıda “Gezi Direncini” 3 Kasım 1839’dan 3 Kasım 2002’ye, 31 Mart 1909’dan 31 Mayıs 2013’e bağlayarak “dinle aydınlanma arasında bir tür varoluşsal direnç ve patlama”, “Şeriatçılığa ve metalaşmaya karşı duygu, akıl ve kültür kompartımanlarının varoluşsal direnci ve patlaması” olarak tanımlamıştım: Toplumun %30-40’ının görece desteğini alan, %30-40’ının karşı çıktığı, %20-30’unun da sessiz karşıladığı gösteriler, en nötr şekilde “duygu patlaması” olarak adlandırılabilir. “Her yere” yayılsa da henüz “hareket” bile değil, dolayısıyla “ayaklanma” hiç değil, belki bireysel isyana ve direnişe yakın, en azından ortada bir “direnç” bulunmaktadır. Taksim-Gezi’den ülkeye yayılan “varoluşsal direncin” daha geniş arka planda iki ana faktörden, iki temel kırılma noktasından kaynaklandığı ileri sürülebilir. 1- İlki neoliberalizmin, metafetişizmin, yayılmacılığın, emperyalizmin, “vahşi” kapitalizmin (vahşi olmayanı var mı, ayrı bir soru) özellikle de Sovyetler..]]> Fri, 02 Jan 2015 04:52:27 +0300 Sanki vardı, geldi geçti, kalıcı izler bırakarak https://www.evrensel.net/yazi/73037/sanki-vardi-geldi-gecti-kalici-izler-birakarak https://www.evrensel.net/yazi/73037/sanki-vardi-geldi-gecti-kalici-izler-birakarak? Esenboğa Havaalanındayım. Bir yandan klasik bir müzik çalıyor, bir yandan anonslar yapılıyor. Yolculuklar hep biraz hüzünlü, biraz gizemli, biraz aceleci, kaygılı veya belirsiz, biraz da yeni ufuklara açılan bir kapı olarak gelir bana. Yeni yıllar nasıldır; bilinemeze doğru bir yolculuk mu, yoksa bilinenin tekrarı mı, eskisi kayıp yenisi umut mu, ne söylenebilir, bilemiyorum. Zaman sorusu fiziğin de felsefenin de çok zorlu bir sorusu, tarihçilere kalırsa hep vardı ve olacak. 25 Aralık. Hıristiyanların en kutsal günü, “Kutsal Doğuş” haftası. Hıristiyan alem dini ayinlerde. Din ve bayram, din ve telkin, din ve zihniyet veya ideolojik biçimlendirme, özetle eğitim olmadan mitoloji olabilir de dinlerin sürmesi zor gözüküyor. Kilise de diyanet de, cemaatler de eğitime asılıyor. Her tür sınıflı toplumda da rıza araçları gerekiyor. 24 Aralık. Saat 15.00’de AÜ Eğitim Fakültesindeyiz. Genç eğitimciler (öğretmen adayları) 19. Şûra ile ilgili bir panel düzenlediler, Necla Kurul ile birlik..]]> Fri, 26 Dec 2014 04:56:34 +0300 14, 17, 25 paralel yolsuzluk, adaletsizlik, padişahlık https://www.evrensel.net/yazi/72988/14-17-25-paralel-yolsuzluk-adaletsizlik-padisahlik https://www.evrensel.net/yazi/72988/14-17-25-paralel-yolsuzluk-adaletsizlik-padisahlik? Aralık ayı, 14, 17, 25… Rakam ve ayların bir kıymeti yok ancak yaşananlar çok mühim. Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Adalet Bakanı, hainler, inlerine girmeler çıkmalar, beddualar, lanet okumalar, Eğitim Şûrası, Din Şûrası, Konya, İstanbul… HSYK, yasa yapıp toptan görevden almalar, dershaneleri, okul müdürlerinin tümünü bir yasayla boşa düşürmeler, YÖK Başkanını kızağa çekmeler… Dinlemeler, tapeler, tahşiyeler… Simonlar, ajanlar, istihbaratçılar, savcılar, hakimler… Ortalık toz duman… “Önümü göremiyorum” duygusu, “Ne olup bittiğini anlamıyorum” söylemi toplumu her tür kurguya açık hale getiriyor, iyi bir durum değil. Belirsizlik ortamında “Kimsenin ipine sarılmadan” hareket etmek daha uygun olanıdır. Öyle çok uzmanlığa da gerek yok, asgarileri görmek o kadar da zor değil. Ne/ler oluyor? 1-Hırsızlık soruşturması var. 2-Hırsızlık soruşturmasının siyasi hedefleri de var. 3-Bol bol dinleme var, doğrusu var, düzmecesi var. 4-Ortada gerçek durumlar da var. Bol bol para var. Zarrab var. Ç..]]> Fri, 19 Dec 2014 04:58:46 +0300 Cehalet şûrası: Osmanlı’nın ilacı olsa kendi başına sürerdi https://www.evrensel.net/yazi/72932/cehalet-s-rasi-osmanlinin-ilaci-olsa-kendi-basina-surerdi https://www.evrensel.net/yazi/72932/cehalet-s-rasi-osmanlinin-ilaci-olsa-kendi-basina-surerdi? 19. Şûra. Bir şûra yapıldı da bunun ne şûrası olduğunu anlamakta güçlük çektim, eğitim şûrası olduğu konusunda ise bin şahit getirseler kimse beni inandıramaz. Hatta katılımcılarından biri dahi olsam inanamam. Öğrencilerim merak ediyor, soruyorlar, bu ne “şûrası” idi diye. Yanıtım açık; “Bilim, fen, matematik, felsefe, sanat, dil ne varsa, bilim ve eğitim adına zar zor ne kazanılmışsa, az buçuk olumlu ne varsa onları da yok etme şûrası idi” diyorum. Cumhurbaşkanı, bakanı, YÖK Başkanı, ÖSYM Başkanı, milli eğitim mensupları, hükümet mensupları, Eğitim-Bir-Sen mensupları, milli eğitim il müdürleri, maarif müfettişleri, hukuk müşavirleri, istihbaratçılar... Birbirlerine karşı dindarlık yarışlarında idi. Bit pire ısırırsa abdest bozulur mu bilmem ama 19. Eğitim Şûrası’nda her tür hinlik ve cinlik vardı. Pireyi deve deveyi pire yapmakta her tür maharetli “eğitimcileri” görmekten feleğim şaştı. Sadece benim feleğim şaşsa neyse de bütün memleketin, 20 milyonu aşkın öğrencimizin feleğini şaş..]]> Fri, 12 Dec 2014 04:58:32 +0300 19. Şûra: Cumhurbaşkanı eğitimcileri içtimaya çekti https://www.evrensel.net/yazi/72879/19-s-ra-cumhurbaskani-egitimcileri-ictimaya-cekti https://www.evrensel.net/yazi/72879/19-s-ra-cumhurbaskani-egitimcileri-ictimaya-cekti? Bu şûra ülkenin dönüşümüne işaret ediyor. Eğitim, bilim değil din ve dindarlık esas hale gelmiş. Çağrılı kişilerin hemen tamamı embedded (ilişkilendirilmiş). 1 saat 9 dakika salonda hiçbir şey söylemeden bekletildiler gıkları çıkmadı. Şûra açılış saati 9.30, bakanın sunuş konuşması 10.41. Cumhurbaşkanının salona girişi 10.39. Cumhurbaşkanı gelmeden program uygulanamaz. Herkes içtimada. 1 saat 9 dakika boyunca şura üyeleri bilgi verilmeye bile layık görülmüyor, onurlar ayak altında. Hepimiz zübük durumuna düşüyoruz. Hemen arkamda bol güvenlikçi var, Ali Nesin de orada. Durumun vehametini Eğitim Sen’li arkadaşlarla ve Nesin’le aramızda ifade ediyoruz. Pasif bir protesto da yapıyoruz. Çok az sayıda insan bizimle benzer tepkiler içinde. Kafalar nasıl özgür olacak, zihinler, vicdanlar nasıl özgür olacak? En yüksek eğitim şurası bu hale gelmişse, milli eğitim camiası ve öğretmenler bu derece itibarsızlaştırılmışsa, herhangi bir kimlik ve kişilikleri kalmamışsa, 69 dakika bilfiil içt..]]> Fri, 05 Dec 2014 04:56:48 +0300 AKP’li Müslüman lejyonerler: NATO’ya, Fransa’ya uşaklık tezkeresi https://www.evrensel.net/yazi/72830/akpli-musluman-lejyonerler-natoya-fransaya-usaklik-tezkeresi https://www.evrensel.net/yazi/72830/akpli-musluman-lejyonerler-natoya-fransaya-usaklik-tezkeresi? Lejyon, Roma’ya bağlı askerler. I. Dünya Savışında Fransız, İngiliz orduları arasında Müslüman askerler de vardı. Türkiye NATO’ya girdiğinden beri zaten lejyoner durumunda bulunuyor, ilk Kore’de görevlendirilmişti. Papa, Avrupa Parlamentosunda, Avrupalıların ruhunu kaybettiğini, Afrika ile insani yardımlaşmaya girmediğini, Ortadoğu’da barışın sağlanmasında yeterli katkıda bulunmadığını söylüyor. AKP Müslüman gruplara karşı Batı misyonuna yardıma hazır, NATO adına Mali’ye asker gönderme tezkeresi çıkarıyor. CHP, MHP hepsi birarada, sömürgecilerle ittifakta aralarında bir fark yok, halka/askere Fransız uşaklığı reva görülüyor. NATO üyeliği, ABD ortaklığı böyle birşey, kumalar ben daha çok hizmete hazırım yarışında, iktidardaki muhalefetteki fark etmiyor. Orta Afrika’ya, Mali’ye NATO adına “Müslüman Türk” askerleri gönderilmesine dair tezkere bir çırpıda mecilsten geçiriliveriyor. Orta Afrika Cumhuriyeti 5 milyon civarında nüfusa sahip, yarısı Hristiyan, %10’u kadarı Müslüman. Af..]]> Fri, 28 Nov 2014 04:54:47 +0300 Uluğ Nutku: Genel güncel diyalektiği veya Manavgatlı Hasan https://www.evrensel.net/yazi/72776/ulug-nutku-genel-guncel-diyalektigi-veya-manavgatli-hasan https://www.evrensel.net/yazi/72776/ulug-nutku-genel-guncel-diyalektigi-veya-manavgatli-hasan? 17 Kasım 2014. Sevgili hocam, mesai arkadaşım, bölüm başkanım ve aile dostumuz, dahası hemen herkesin dostu, bütün öğrencilerinin, onunla karşılaşmış olan hemen bütün tanıdıklarının gözünde çabucacık insani bir bağ kurulan filozof, Prof. Dr. Uluğ Utku Nutku hayata veda etti. Dostlarının deyimiyle “gezgin filozof” felsefeylemek için bize ciddi bir külliyat bırakarak göç eylemiştir. Çukurova, Türkiye, Dünya değerli bir insanı, önemli bir düşünürü 19 Kasım’da Aşiyan’da Boğaz’a kıvrılıp uzanmış halde toprağa verdi. Ne desek onun yerini karşılamayacak. Yazdıklarındaki sentezin ancak ona ait olması idi, yaklaşılabilir, sürdürülebilir ancak yine de onun tarzı ve sentezleri ona aitti, onun tarihiliğindeydi, değerli çok eser verdi, son dönem verimliliği daha da artmıştı. “İnanmanın Felsefesi” bile tek başına pek çok problematiği dillendiriyor. Benim duygu dünyamda onun ölümüyle sonbaharın hüznü daha da derinleşti. Çok anılarımız oldu, 1990’dan ölümüne kadar pek çok paylaşım bıraktı geriye..]]> Fri, 21 Nov 2014 04:56:03 +0300 ‘Philae’ kuyruklu yıldızda, bankalar insanları dolandırıyor https://www.evrensel.net/yazi/72726/philae-kuyruklu-yildizda-bankalar-insanlari-dolandiriyor https://www.evrensel.net/yazi/72726/philae-kuyruklu-yildizda-bankalar-insanlari-dolandiriyor? Kapitalizm ve Batı. Bir yanıyla bilim ve ilerleme, bir yanıyla hırsızlık, dolandırıcılık. Azerbaycan Ermenistan helikopterini düşürmüş, Rus tankları Ukrayna yolcusu. Irak-Suriye ateş hattı, odunu kömürü Müslüman. Petrol fiyatları ve altın bir inişte bir çıkışta. IŞİD bazen yükselişte bazen düşüşte. Türkiye’de Kürt hareketi ya seve seve ya söke söke masaya oturacaksınız diyor. Cumhurun başı, Başbakan “kamu düzeni şart” (Yani bize seçime kadar süre verin) diyor. Halklar arasında savaş var mıydı ki, varsa da çapı yoğunluğu neydi, kim kimi niye vuruyordu, yukarıdan yapılan anlaşmanın halka getirisi götürüsü ne olacak, hepsi birer muamma. Masanın muhataplarının bir kısmı kapitalist ve istihbaratçılarsa, zaten masadan zaferle kalkılsa bile kazananı ABD ve Batı, kaybedeni Türk, Kürt, Arap, Dünya halkları oluyor. Daha yirmilerinde bir öğrenci, “Forex ne kadar da dünyayı dolandırmış” diyor. “Trilyonlarca büyüklükte bir para pazarını kontrol ediyor ve büyük bankalar kendi mudilerini dolandırm..]]> Fri, 14 Nov 2014 04:56:50 +0300 Güvencesiz ölüm: Türk, Kürt, Çinli, madenci, mülteci, asistan, ırgat https://www.evrensel.net/yazi/72666/guvencesiz-olum-turk-kurt-cinli-madenci-multeci-asistan-irgat https://www.evrensel.net/yazi/72666/guvencesiz-olum-turk-kurt-cinli-madenci-multeci-asistan-irgat? Ekim hiç iyi gitmedi. Kasım hiç iyi gelmedi. Ayların yılların suçu yok, gitmeyen insanlığımız, yerin üstünde veya 775 metre kotunda boğulan bizleriz, bizim yarattığımız düzen yiyor insanlığı. Günlük neredeyse 4 işçi ölüyor, günlük neredeyse 1 kadın cinayeti işleniyor. Bir midibüs devriliyor, mevsimlik değil dört mevsimlik, yıllık değil hayat boyu, hayat boyu değil kuşaklar boyu ırgatlık yollara savruluyor, “mevsimlik tarım işçileri” mevsimsiz savruluyor, Yalvaç’ta 46 kişinin bindirildiği bir midibüste 18 kişi can veriyor. Vicdan kot kot çöküyor. Üç Çinli, daha çoğu var, Bartın’da metrelerce yerin dibinde yoksul kimsesiz göçükte kalıyor. Belki arkasından ağlayanları bile yok. İnsanlık tekneleri, ekmek tekneleri çatırdıyor. Boğaz’da cansız bedenler akıntıya kapılıp sürükleniyor. Bilmedikleri denizlerde, boğaz tokluğu arayışındaki garibanları Boğaz yutuyor. 42 Afganlının Rumeli Feneri önlerinde 37’sini deniz yutuyor. Deniz yutmuyor onları, bizler yutuyoruz, insanoğlunun kur..]]> Fri, 07 Nov 2014 04:59:50 +0300 Yaşamın antinomisi: 29 Ekim, Rojava, bilgisayar, uçaksavar https://www.evrensel.net/yazi/72612/yasamin-antinomisi-29-ekim-rojava-bilgisayar-ucaksavar https://www.evrensel.net/yazi/72612/yasamin-antinomisi-29-ekim-rojava-bilgisayar-ucaksavar? Batının bilim ve teknoloji üstünlüğü ile Hindistan’dan Tanzanya’ya, Amerika Kıtasından Avusturalya’ya kadar dünyayı ele geçirdiği kolonyalizmin (müstemlekeciliğin) aşılmasında Türkiye dahil ulusal kurtuluş savaşlarının, özellikle de Bolivarcılığın, sosyalizmin, Rusya ve Almanya’daki Sovyetlerin, Çin’deki devrimin, Nasırcılığın, Tito’nun, Enver Hoca’nın katkısı büyük olmuştur. Doğrudan sömürgecilik 20. yüzyılda önemli oranda yenilgiye uğratılsa da kapitalizm-emperyalizm de farklı yollarla üstünlüğünü sürdürüyor. Eskisi çok demode olmuştu, geçenlerde yeni bir bilgisayar aldım. Her yeni bilgisayarla, tabletle veya akıllı telefonla birlikte belli bir işletim sistemi hazır halde geliyor, ona bağımlısınız. Kaldı ki tüm ürün veya hizmetleri kendi kendinize üretmeniz, bilim ve teknolojinin gelişimiyle, insanlık ve uygarlığın gelişimiyle pek bağdaşır değil, mümkün de değil. Esası itibariyle insanlığın ortak mirası olan teknoloji ve programlardan yararlanmamız, bunun karşılığında belli bir ü..]]> Fri, 31 Oct 2014 05:00:52 +0300 Timokrasi: 17 Aralık, 25 Aralık, şeref, savaş, hırsızlık https://www.evrensel.net/yazi/72556/timokrasi-17-aralik-25-aralik-seref-savas-hirsizlik https://www.evrensel.net/yazi/72556/timokrasi-17-aralik-25-aralik-seref-savas-hirsizlik? Platon’un “Devlet”inde Yöneticiler olacak, erdemi bilgelik olan, Besleyiciler olacak, erdemi çalışkanlık olan, Koruyucular olacak, erdemi yiğitlik olan. Dahası da olacak. Antik Yunan ve Roma’da köleler olacak, erdemi sadakat ve hizmet olan. Platon, hırsızlığı erdem saymıyordu. Zaman ilerliyor, yaşam oluş, bozuluş ve yeniden kuruluş içinde. Hareket (değişme) yaşamın cevheri, erdemler de değişiyor. Artık; Yöneticiler olacak, erdemi yiyicilik/hırsızlık olan, Koruyucular olacak, erdemi rüşvet/yaltaklık olan, Besleyiciler olacak, erdemi itaat/kulluk olan, Okullar olacak, erdemi cehalet olan, Savcılar olacak, erdeme ihtiyaç duymayan. Böyle bir devlette aslında erdemlere de ihtiyaç kalmayacak. Marx, giriyor araya, erdemsiz devletlerin erdemini buldum ben diyor, erdemsizliğin erdemi artı değerdir. Platon’dan bu yana 2 bin 4 yüz yıl geçmiş, 2014 ekimi. Akşam saatl..]]> Fri, 24 Oct 2014 00:33:59 +0400 Sonuçların teori ve pratiği esir alması: İrrasyonelitenin rasyonalitesi https://www.evrensel.net/yazi/72501/sonuclarin-teori-ve-pratigi-esir-almasi-irrasyonelitenin-rasyonalitesi https://www.evrensel.net/yazi/72501/sonuclarin-teori-ve-pratigi-esir-almasi-irrasyonelitenin-rasyonalitesi? Kore Şam’dan, Bağdat Ukrayna’dan geçiyor. Gemiler Karadeniz’den geçiyor. Uçaklar her tarafımızdan geçiyor. Kürt Memet, Türk Memet, Arap Muhammet geçiyor sağımız solumuzdan, tanklar geçiyor. Allı turnalı değil, silahlı toplu uçaksavarlı nükleerli geçiyorlar. Çukurova kavruluyor bu sonbahar, İncirlik bir hançer gibi Ortadoğu’ya geçiyor, Malatya, Diyarbakır, Muş… Askeri üsler, radarlar, ajanlar, uydular… Bankamatikler de dökülüyor ama daha çok gençler düşüyor. Müzeler yanıyor. Kızlar, kadınlar, Yezidiler, Süryaniler, Aleviler, Sünniler… Haneler yanıyor, annelerin ciğerleri yanıyor. Polis ve askere vur emri geliyor. Kim kimi vuracak, Türk Memet Kürt Memet birbirini mi vuracak? Halepli ile Antepli, Siverekli ile Bağdatlı mı birbirini vuracak? Olağanüstü, hatt..]]> Fri, 17 Oct 2014 00:28:52 +0400 Kobani, din ve emperyalizm: Seçenek mi pakt mı? https://www.evrensel.net/yazi/72446/kobani-din-ve-emperyalizm-secenek-mi-pakt-mi https://www.evrensel.net/yazi/72446/kobani-din-ve-emperyalizm-secenek-mi-pakt-mi? Bugünkü Hatay’dan Hakkari’ye kadar olan Güneydoğu Bölgesi; bin yıllardır sınır kültürlerin (hâkim kültürden farklılaşanların) sınırlarını oluşturan, bu sınır kültür ve halkların sınırın bir bu yanına bir öbür yanına geçerek sınırlarda yaşamda kalma mücadelesi verdiği bir bölgedir. Sınırlar yeni uygarlıkların beşiğidir aynı zamanda. Urfa Hz.İbrahim’in hem kalıcılaşmasına hem de yakılmasına yataklık etmiş bir coğrafyadır. Harran Antik Yunanın felsefi düşüncesinin hem biraz Hıristiyanlığa hem de daha fazlasıyla İslam’a çevrildiği, İslâm’ın altın çağına kaynaklık ettiği, birkaç yüzyıl sonra Batıdaki Rönesans ve Reformasyonun temelini oluşturduğu felsefe okullarını barındırmıştır. Bu coğrafya ve buradaki halklar, Taberi tarihinin diliyle bazen ve kısmen kutsanmış, bazen ve kısmın lanetlenmiştir. Yuhanna İncilinde “Zina..]]> Fri, 10 Oct 2014 00:36:48 +0400 ABD’nin büyük projesi: NATO’ya bağlı Müslüman uşaklar ordusu https://www.evrensel.net/yazi/72399/abdnin-buyuk-projesi-natoya-bagli-musluman-usaklar-ordusu https://www.evrensel.net/yazi/72399/abdnin-buyuk-projesi-natoya-bagli-musluman-usaklar-ordusu? Tezkere. Bu yazının yayınlandığı saatlerde büyük olasılıkla meclisten geçmiş olacak. Geçmiş 20-30 yılda pişirilen proje gelecek yüzyılımızı alt üst edecek. Suriye’ye savaş ilanının ötesinde çok şey olacak. 2002’de Evrensel’in yayınladığı “Bilim Adamlarından Savaşa Karşı Yazılar” kitabında konuyu değerlendirmiştik. ABD Eski BM Büyükelçisi Yugoslavya’daki antlaşmanın imzalanmasında temsilcilik yapan Richard Holbrooke 2001’de Afganistan’da yapılması gerekenleri şu şekilde özetliyordu: “Bu husustaki tek gerçek alternatif Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan ancak BM tarafından yönetilmeyen bir barış gücünün oluşturulması. İki alternatif arasındaki fark BM jargonunu bilmeyenlerin aklını karıştırsa bile çok kritik./ Bu konuda yapılması gereken bir uluslararası çok uluslu gücün oluşturulması. Bunun için e..]]> Fri, 03 Oct 2014 00:15:19 +0400 Türban ve havlu atmak: Din, aklı ve çocuklarını yiyor https://www.evrensel.net/yazi/72344/turban-ve-havlu-atmak-din-akli-ve-cocuklarini-yiyor https://www.evrensel.net/yazi/72344/turban-ve-havlu-atmak-din-akli-ve-cocuklarini-yiyor? ABD, Fransa, Bahreyn, Katar, Ürdün, Suudi Arabistan, Irak, Türkiye, hatta Barzani, BDP-HDP, İran da aynı tarafta IŞİD, el Nusra, ÖSO unsurlarına karşı koalisyon oluşturmuşlar, Suriye’de bomba yağdırıyormuş. Menzili şu kadarmış, tonajı bu kadarmış. Şu kadar hedef vurulmuş. Türkiye kökenli üst düzey bir el Kaideci de öldürülmüş …hemen tüm Ortadoğu hatları boyunca, Libya’da, Sudan’da, Somali’de, Irak ve Suriye’de Müslüman Müslüman’ı vuruyor. IŞİD kimi yakalarsa onu vuruyor. ABD ve Batılı müttefikler, Ortadoğu ve Türkiye halklarının gözünde meşruiyet sağlayamadıkları bölgedeki işgalleri IŞİD bahanesiyle ilk defa razı etmiş gibi görünüyor, bir taşla çok kuş vuruyor. Şeyhülislamlar birbirinin katline dair fetva çıkartıyor. Diyanet de kesmeyin köle edinin demeye getiriyor. Etnik veya ulusal hareket..]]> Fri, 26 Sep 2014 00:07:36 +0400 Zor soru: Nasıl bir öğretmen, okul, üniversite, toplum? https://www.evrensel.net/yazi/72292/zor-soru-nasil-bir-ogretmen-okul-universite-toplum https://www.evrensel.net/yazi/72292/zor-soru-nasil-bir-ogretmen-okul-universite-toplum? Homo sapiens sapiensin (düşündüğünün üstüne düşündüğü sayıltılanan insanın) en azından son 10 bin yıllık tarihi kendisiyle yüzleşme ve yüzleşememe tarihidir. Burada esas sorun ölçütün ne olacağı, insanlığın soncul (üst) amacının ne/neler olması gerektiğidir. İyiliğin, yarar-faydanın, mutluluğun, hazzın, ahretin… zaman zaman birbirine karşıt, zaman zaman ilgisiz, zaman zaman iç içe, bazen pratiğe yakın bazen ütopik olarak nihai amaç edinilip edinilemeyeceği tartışılmıştır. Eğitimin ne olması, hatta tüm ülke ve toplumun ne olması gerektiği sorusu da soncul amaçla ilişkili, hatta bunun içindedir. Örneğin BM, pratiği öyle olmasa da en azından söylemde evrensel barışı sağlamak üzere kurulmuş bulunuyor. Peki, okulun, devletin, kurumların amacı nedir? İyilik, yarar, mutluluk, haz, çilecilik, Allah indinde kulluk, c..]]> Fri, 19 Sep 2014 00:05:48 +0400 12 Eylül 1980-2014: ABD, AKP, IŞİD, YÖK ve asansör faciası https://www.evrensel.net/yazi/72237/12-eylul-1980-2014-abd-akp-isid-yok-ve-asansor-faciasi https://www.evrensel.net/yazi/72237/12-eylul-1980-2014-abd-akp-isid-yok-ve-asansor-faciasi? Eski TOKİ Başkanı ve Çevre ve Şehircilik Bakanı, 17 Aralık operasyonu sırasında istifa eden Erdoğan Bayraktar “Sinek gibi insan ölüyor” diyor. “Şu anda kentlerdeki imar yoğunluğunun nedeni imar yönetmeliği. Ama biz bunun yönetmeliğini yaptık ve ben altımda kaldım. Dünyayı kafama yıktılar ve ertelediler. (…) Yapı denetim kanunu yaptık kadük kaldı. (…) kazananlar lobi yaptı.” İşin AKP içinden bir özeti. Malla işçi aynı asansörde, 33.kattan yere çakılıyor, asansör mal ve emekçiden, mallar işçilerden, rezidans hepsinden daha değerli. Kapitalizm yükseldikçe insanlık yere çakılıyor. Din kime hizmet ediyor dersiniz? 12 Eylül 1963. Türkiye AT’yle (AB’yle) antlaşma yapmış 12 Eylül’ün bendeki karşılığı memleketin işçilerinin, aydınlarının, gençelerinin işkence ve dayaktan geçirilmesi g&uum..]]> Fri, 12 Sep 2014 00:51:56 +0400 Bir, İmam, Hatip: Paşa mı Padişah mı daha iyi? https://www.evrensel.net/yazi/72191/bir-imam-hatip-pasa-mi-padisah-mi-daha-iyi https://www.evrensel.net/yazi/72191/bir-imam-hatip-pasa-mi-padisah-mi-daha-iyi? Eski cumhuriyet Çankaya ile özdeşti, yenisi çiftliğe mi taşınıyor; bir başka deyişle cumhuriyet başbakanlık düzeyine, padişahlık başkanlık düzeyine mi çıkıyor? Güçler ayrımı Yargıtayın itibarsızlaştırılması, Diyanetin itibarlaştırılması ile kaldırılıyor mu? Her şey imama mı bağlanıyor? İttihat Terakki Fırkası ile birlikte cumhuriyetin daha çok askeri bürokratik otoriteryenizme yakın düştüğü, daha güncel nitelemeyle bir vesayet rejimi olduğu ifade edilirdi. Osmanlı ise patrimonyal (Padişahın aynı zamanda kutsal-halife olduğu) bir sultanlıktı. Daha iyi olanları bir yana bırakırsak, bunlardan hangisi daha iyi? Siyasal rejimler sınıflanırken yaygın ölçütlerden biri çoğulculuk düzeyidir. Despotik rejimler, krallıklar, diktatörlükler “bire” dayanır, modern formunu oluşturan totalitarizmde liderlik ve birlik esastır, lider ne derse odur, hiçbir ..]]> Fri, 05 Sep 2014 00:27:28 +0400 Eğitim, okul, kongre: Sistem/bilgisayar öyle yapıyor! https://www.evrensel.net/yazi/72138/egitim-okul-kongre-sistembilgisayar-oyle-yapiyor https://www.evrensel.net/yazi/72138/egitim-okul-kongre-sistembilgisayar-oyle-yapiyor? TEOG sonuçları açıklandı, puanı iyi olan küçük bir grup istediklerine yakın bazı okullara yerleşti, puanı iyi olmayanlar istemedikleri yerlere devam etmek zorundalar. Puanı daha düşük olanlar ise hiç tercih etmedikleri okul türlerine veya istemedikleri mahallere gitmek durumundalar, sistem aldı birini bir yakaya diğerini başka bir yakaya, en çok da boş kalan okullara (bol bol açılıp boş kalan imam hatiplere) yerleştirdi, şimdi nakillerle uğraşacaklar. Soran olursa “Puanı bu kadarmış”, “sistem/bilgisayar” öyle yapıyormuş. AKP kongresi yapılmış, delegeler seçmiş, olmuş Davutoğlu Başoğlu; şartlar böyle gerektiriyormuş, iç-dış dengeler, komisyonlar/makamlar, tarikatlar lobiler hesaplanmış, kimi cumhurbaşkanı kimi başbakan olmuş, kongrede yansız, özgür irade böyle tecelli etmiş. Mehmet Ali Şahin, Arınç, Gül, Binali bunu yemiş, ne yersen o. K..]]> Fri, 29 Aug 2014 00:07:12 +0400 Hem/Ne Başbakan, Hem/Ne Cumhurbaşkanı: ABD, AKP, IŞİD neyin tecellisi? https://www.evrensel.net/yazi/72090/hemne-basbakan-hemne-cumhurbaskani-abd-akp-isid-neyin-tecellisi https://www.evrensel.net/yazi/72090/hemne-basbakan-hemne-cumhurbaskani-abd-akp-isid-neyin-tecellisi? Başbakanlığı düşmüş ama başbakan, cumhurbaşkanı ama değil. Eski CİA Ajanı Snowden; IŞİD’i İsrail’in güvenliği için ABD, İngiltere, İsrail yarattı diyor, Erdoğan hem İsrail’e karşı hem NATO üyesi hem de IŞİD’in yanında ve aynı zamanda karşısında. Barış gelecek ama grupları silahlandırmalı. Başbakanla cumhurbaşkanı, Emine ile Hayrünnisa yan yana ve karşı karşıya. “Bu ne yaman çelişki anne.” Terör ve barış kimde nasıl tecelli ediyor? Veya tersi. Cisimleşme ve tecelli sorunu ağır sorun. IŞİD, NATO’nun tecellisi mi? Ya AKP ve Erdoğan? Kutsal ve dünyeviye ulaşmak zorunda. Peygamberler olmasa Tanrı insana nasıl ulaşırdı? İktidarlar dine ve teröre muhtaç mı? ABD, Türkiye ve diğerleri… Zuhur etmek, tecelli, temsili demokrasi, terör, işgal, sömürü ne menem bir şey? Ockhamlı William, “Tanrının insan doğasına (İsa’ya) bürünmesi, in..]]> Fri, 22 Aug 2014 00:33:35 +0400 'Milletin (dinin) adamı': Suriyelilerin belalısı https://www.evrensel.net/yazi/72039/milletin-dinin-adami-suriyelilerin-belalisi https://www.evrensel.net/yazi/72039/milletin-dinin-adami-suriyelilerin-belalisi? Bölüm öğrencilerimle birlikte Irak işgalinden bu yana her yıl güncel sorunları öne çıkararak Adana’da halkın gelişmeleri nasıl algıladığını araştırıyoruz. Önce Irak, sonra Libya, Suriye krizleri, daha doğrusu Batı ülkeleri ile birlikte NATO üyesi Türkiye, müttefikleri Suudi Arabistan, Katar ve bilumum ittifak ülkelerinin bölgedeki saldırıları 12 yılı aştı, on yıllarca daha sürecek. Biz de kendi imkanlarımız dahilinde durumu anlamaya anlatmaya çalışıyoruz. 12-13 gün önce yaptığımız taramadan bazı sonuçlar paylaşmış, büyük ön yargıların olduğunu, bunun ayrımcılığa ve çatışmaya dönüşeceğini dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışmıştık. Halkın yüzde 60’ı Suriyelilerle komşu olmak dahi istemiyordu. Gaziantep’te yaşanan olaylar son olmayacak, hatta daha ağırları yaşanabilir. Umarım o yönde gitmez. Her işgal; gö..]]> Fri, 15 Aug 2014 00:30:32 +0400 İyinin şartı kötü mü? Daire dikotimiden kötü mü? https://www.evrensel.net/yazi/71995/iyinin-sarti-kotu-mu-daire-dikotimiden-kotu-mu https://www.evrensel.net/yazi/71995/iyinin-sarti-kotu-mu-daire-dikotimiden-kotu-mu? Dikotomi, saf aklın özü mü? Sorun bir ile, ikisinin birliği ile, en-el hak ile aşılabilir mi, yoksa bu da bir uçuş mu? Beden-akıl ikiliğinin bir üst aşaması biraz daha ilerlemiş dikotomiler üçler, beşler, yediler, on iki havariler, belki kırklar… Ancak yetmiş iki buçuk hep tehlikeli, paganizm tehlikeli mi? Göreceli mantık yana, sağa, sola, arkaya, öne; kuzey, güney, doğu, batı yönlere ayırıyor; yukarıya aşağıya ayırıyor; alta üstü ayırıyor; doğu ön batı arka gibi, güney sağ kuzey sol gibi. Kuzey yukarıda güney aşağıda gibi, doğu kan revan içinde iyilik, batı mekanize birlikler halinde kötülük gibi. Sağ üstte sol altta gibi. Diyelim ki arka olmasa, ön de olamaz mı? Tek başına günah, günah; tek başına sevap, sevap değil mi? Tek başına seçim olamaz mı? Tanrı ve insanlık sadece iyiliği seçemez mi? Bu Platon’un krallığ..]]> Fri, 08 Aug 2014 00:50:53 +0400 Dilekler: Tanrıların atası mı? https://www.evrensel.net/yazi/71946/dilekler-tanrilarin-atasi-mi https://www.evrensel.net/yazi/71946/dilekler-tanrilarin-atasi-mi? Bir bayram daha geçti. Oruç tutanların önemli bir kısmı iftar ve sahurdaki tüketimleriyle yeterince çile çekmeyip nirvanaya (manevi kurtuluşa) ulaşamadıysa da gönül ayıklanmasında, nefsi terbiyede az çok bir yol almış sayılırlar. Artık yeme içme zamanı. Bayramlar mevcut kısıtlardan kurtulma, şölen ve dayanışma zamanı olduğu kadar herkesin yerini bir kez daha hatırlatma zamanı da; kurumlarda konuma göre sıraya girildi, aşiretlerde reis başa geçti, cami önlerinde erkekler yaş ve zenginlik sırasına göre dizildi, “Küçükler büyüklerin elini öptü”, gençler yaşlıları ziyaret etti, kadınlar yine arkada kaldı, hizmette kusur etmedi, yüksek sesle gülmedi, daha liberalleşen bir kısmı tatile kaçtı. Bayramda en ortaklaşa yapılan şey birbirine dilekte bulunmak oldu herhalde. Bayram boyunca herkes ulaşabildiği kadarıyla birbirine mesaj..]]> Fri, 01 Aug 2014 00:30:52 +0400 Emperyalist şiddetin yüzyılı: Filistin işgali https://www.evrensel.net/yazi/71901/emperyalist-siddetin-yuzyili-filistin-isgali https://www.evrensel.net/yazi/71901/emperyalist-siddetin-yuzyili-filistin-isgali? 28 Temmuz 1914’ten Temmuz 2014’e. I.Dünya Savaşının yüzüncü yıldönümü. Kanal savaşları, Filistin cephesi dedelerimizden yadigar belleğimizin bir yanını tutuyor. Yüz yıl sonra bıraktığımız yerde gibiyiz. Temmuz sıcağına Filistin’de ABD-İsrail bombardımanlarının yangıları ekleniyor. Kafa, kol, bacak vicdanlarımız yanıyor. Trablus, Musul, Şam, Kabil… Ortadoğu yanıyor. Yüzlerce çocuk ölüyor, binlerce ana yaralı. İsrailli gençlerin, hatta yetişkinlerin durumu da hiç parlak değil. Askere gitmemek için kendi ayağını vuranlar olduğu söyleniyor. Filistin kimin sorunu, yaşanan şiddet ne anlama geliyor? Şiddetin şiddeti ölçülmeye kalkılsa, işgal ve savaşların yanında cinayetlerin esamesi bile okunmaz; bir miktar konsepte dahil edilebilirse de KCK’si, Ergenekon’u, Balyoz’u, Polis Operasyonları yanında sıradan-küçük kalır. Şiddetin..]]> Fri, 25 Jul 2014 01:39:51 +0400 Üniversite tercihleri: Paralıdan ve imitasyondan kaçının https://www.evrensel.net/yazi/71845/universite-tercihleri-paralidan-ve-imitasyondan-kacinin https://www.evrensel.net/yazi/71845/universite-tercihleri-paralidan-ve-imitasyondan-kacinin? 1-Kontenjan sayısı aday sayısından fazla 2 milyon 7 bin 685 kişi YGS, 925 bin 81 kişi LYS sınavına girdi. 78 bin 427 kişi de sınavsız geçiş için başvuruda bulundu. Kontenjan sayısı ise 1 milyon 6 bin 321. Özetle güncellenen yeni kontenjanlarla birlikte 1 milyon adaya 1 milyondan fazla kontenjan var. Yine de tüm geleceği belirleyecek bölüm tercihi zor zanaat. Hele de kontenjanların yaklaşık 500 bini uzaktan, açıktan, paralı, ikinci vb. ise. 2-Tercih için ölçüt yok, para pazar belirliyor Tercihlere baz oluşturan aslında hiçbir ölçüt bulunmuyor veya çok temel bir mekanizma işliyor: PUANIN yetiyorsa en fazla PARA getirecek programı tercih et. Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık; Hukuk ve birkaç mühendislik. İlgi, yetenek, insanlık yalan. 3- Tercihlerde ne tür ölçütler dikkate alınabilir? Siz yine de paraya değil kafanızı ufkunuzu genişletecek yerler..]]> Fri, 18 Jul 2014 01:25:13 +0400 Ordu: Müslümanlık mutluluk, yaratıcılık ve sanata karşı mı? https://www.evrensel.net/yazi/71789/ordu-muslumanlik-mutluluk-yaraticilik-ve-sanata-karsi-mi https://www.evrensel.net/yazi/71789/ordu-muslumanlik-mutluluk-yaraticilik-ve-sanata-karsi-mi? İslam sanata karşı mı? Müslümanlar sanata, en azından sanatın bazı türlerine karşılar mı? Daha köklü soru ise sanatla din arasında bir karşıtlık var mı, varsa bu nasıl bir karşıtlıktır? Mesele şu ki önce Kars’taki, Başbakanın ağzıyla “Hilkat garibesi” heykellerin kaldırılması, okullarda resim ve müzik derslerinin neredeyse tümden yok sayılması, sinemadan baleden tiyatrodan kaçınılması, şimdi de Ordu’da mermer kadınlardan abdesti bozulan bazı “hilkat garibelerinin” ortaya çıkması… Soru şu ki bu tür “hilkat” garipliklerinin doğuştan mı, yoksa sonradan mı olduğu, verili mi sosyokültürel mi olduğudur. Jessica Winegar (2008) Ortadoğu’da sanata ilginin yaygın olmamasının başlıca sebebinin, Müslümanların imgeler içeren, özellikle de canlılık ve hayat imlerine karşıtlıklarına, genel anlamda sanat korkularına bağlanamayacağını; sanatın es..]]> Fri, 11 Jul 2014 00:44:12 +0400 Bilimin ticarileştirilmesi ve taşeronlaştırılması https://www.evrensel.net/yazi/71732/bilimin-ticarilestirilmesi-ve-taseronlastirilmasi https://www.evrensel.net/yazi/71732/bilimin-ticarilestirilmesi-ve-taseronlastirilmasi? Faili olanı nötr/yansız gibi yazmamak gerekiyor; ticarileşme değil ticarileştirme, taşeronlaşma değil taşeronlaştırma söz konusu. Yani faili unutursak mevta oluruz. Bazen fail “aktör” değil de “faktör” gibi de sunulabiliyor. Örneğin, Dünyanın oluşumu faktöreldir, ancak üniversitenin nasıl yönetileceği daha çok “aktöreldir”. Tabii bir de “töre” (yasa) kısmı var ki kanunları aktörler mi, faktörler mi yapıyor, daha köklü bir sorundur. Eğer bir korporasyon oluşturulacaksa; birinci soru, ne tip bir sermaye hissedarlaşması olacağı, tepe yönetimimin nasıl oluşturulacağı, kararların nasıl alınacağıdır. Bu bir tür “konvensiyonel” (convention), bir tür “sözleşme” gibidir ancak genel geçere, egemen olana ilişkin bir sözleşme ise Adorno ve arkadaşlarına göre faşizmin daniskasıdır (Danzing’den gelen,..]]> Fri, 04 Jul 2014 07:25:55 +0400 Kalem müdürlüğüne bağlı “sözde” üniversite https://www.evrensel.net/yazi/71675/kalem-mudurlugune-bagli-sozde-universite https://www.evrensel.net/yazi/71675/kalem-mudurlugune-bagli-sozde-universite? TBMM’ye ulaşmış olan Sağlık Bakanlığı kontrolünde mütevelli heyetli “Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı” ve “Türkiye Sağlık Bilimleri Üniversitesi” önerisi Osmanlıdan bugüne vahim bir aşamaya geçildiğini, bilim ve üniversitelerin tümden bitirildiğini göstermektedir. Osmanlı teşkilat yapısı ilmiye, seyfiye ve kalemiye sınıflarından, daha doğrusu zümrelerinden oluşuyordu. Seyfiye (Ehl-i Kılıç, Ehl-i Örf) divanda sadrazam ve vezirlerle temsil edilen, genel anlamda askeriye zümresini oluşturuyordu. İlmiye sınıfı divanda Şeyhü’l-İslam, Rumeli ve Anadolu Kazaskerleri ile temsil ediliyor, müderrislik (tedris), kadılığı-mahkemeyi (kaza) ve ifta-fetvacılığı yürütüyordu. Osmanlı yazışma, kayıt ve mali bürokrasisini (memurlarını) oluşturan kalemiye (ehl-i kalem) sınıfı divanda nişancı (örfi usule bağlı fermanları, imzaları-tuğr..]]> Fri, 27 Jun 2014 00:06:49 +0400 Diyanet’ten IŞİD’e mezhep savaşı fetvası: Cihatta eman fıkhını işletin https://www.evrensel.net/yazi/71620/diyanetten-iside-mezhep-savasi-fetvasi-cihatta-eman-fikhini-isletin https://www.evrensel.net/yazi/71620/diyanetten-iside-mezhep-savasi-fetvasi-cihatta-eman-fikhini-isletin? IŞİD Şiilere karşı cihada çıkmış, Musul’da şeriat ilan ediyor: “Kadınlar İslam’a uygun giyinecek ve zorunlu olmadıkça sokağa çıkmayacak”, “Ganimetin kullanılma ve dağıtılma biçimini İmam Ebu Bekir Bağdadi belirleyecek”, “Dinsiz kurumlar (Irak hükümeti) adına çalışanlar tövbe etmezse idam edilecek”. Hanbeli (Selefi) gruplar Şia başta olmak üzere hemen tüm mezhepleri, namazını kılmayanı, cihada katılmayanı bile “tekfir” ilan ediyor, küfre girene de “katli vacip” fetvasını veriyor. Şiilerin Büyük İmamı Ayetullah Sistani de, “Suriye İslam Meclisi (SİM)”de “cihad” çağrısı yapıyor, IŞİD’le mücadelenin Suriye’deki “Tüm Müslümanlar için vacip” olduğunu belirtiyor. Diyanet İşleri Başkanlığı da 8 dilde fetva veriyor, cihadın şart olduğunu ancak farklı şekillerde ..]]> Fri, 20 Jun 2014 00:18:18 +0400 Araçsallaşma: Müslümanın Müslümana tecavüzü https://www.evrensel.net/yazi/71562/aracsallasma-muslumanin-muslumana-tecavuzu https://www.evrensel.net/yazi/71562/aracsallasma-muslumanin-muslumana-tecavuzu? Çapul… Akıncıların yaptığı talan… Suriye’de, Irak’ta, Musul’da akıncılar, cihatçılar çapul yapıyor. Soygun, hırsızlık, başkesme, rehin alma, kadın-kız… Fatih ve Cihat Müslüman erkekler için prestijli adlardan. 2 milyon civarında Mehmet adı olduğu söyleniyor, Mehmetçik aynı zamanda Muhammed’in askeri anlamına geliyor. Emeviler, Abbasiler, Büyük Selçuklular, Osmanlılar, Safeviler… Müslüman Müslümana fetih (fütuhat) ve cihat yapıyor. Anadolu Selçuklu Devleti’nin çöküp gitme nedenleri arasında akınlar, Bâtınîlik hareketleri, Fâtımîler ve Şiîlerle yapılan savaşlar, Şehzade ayaklanmaları önemli rol oynuyor. Osmanlı, halifeliği taşıdıktan kısa süre sonra duraklama ve çöküşe geçiyor. I. Dünya Savaşı… Selefiler halifelikle yönetilen Os..]]> Fri, 13 Jun 2014 01:37:34 +0400 Kral, yalancı ve madenci: İçtiğiniz çayda kan var https://www.evrensel.net/yazi/71502/kral-yalanci-ve-madenci-ictiginiz-cayda-kan-var https://www.evrensel.net/yazi/71502/kral-yalanci-ve-madenci-ictiginiz-cayda-kan-var? Sahte paradokslardan biridir. Devrin kralı ülkenin yalancıları arasında bir yarışma açıyor. “İşte bu yalan” diyebileceği bir yalan uydurana bir küp altın vadediyor. Yalancılar akın akın saraya gelip yalanlarını söylüyorlar, fakat yalanlar ne kadar akıl almaz olursa olsun kral hep, “Olabilir, niye olmasın …” gibi cevaplar veriyor. Her seçim böyle geçiliyor. Böylece kral hem eğleniyor, hem de küp küp altından olmuyor. Derken bir yavuz yalancı elinde boş bir küple huzura çıkıyor: “-Rahmetli dedeniz bir savaşa çıkacaktı, ancak o günlerde hazinede yeterli para yoktu. Dedeniz dedemden bu küple bir küp altın borç aldı ve ‘Bu borcumu torunum torununuza ödeyecek’ diye söz verdi. Şimdi, dedenizin borcunu bana ödemeniz için buraya geldim.” Kral “İşte bu kuyruklu bir yalan!” deyince yalancı, “O hal..]]> Fri, 06 Jun 2014 00:07:36 +0400 Gezi: Okmeydanı, Medine Vesikası, ABD, AKP, Suriye meselesi https://www.evrensel.net/yazi/71448/gezi-okmeydani-medine-vesikasi-abd-akp-suriye-meselesi https://www.evrensel.net/yazi/71448/gezi-okmeydani-medine-vesikasi-abd-akp-suriye-meselesi? AB’de milliyetçiler önde. Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Çağlayan’daki 1. Ağır Ceza Mahkemesi İsrail’in üç komutanı ve istihbarat şefi için kırmızı bültenli yakalama kararı çıkarıyor. İsrail bu gülünç bir kışkırtma diyor, dostluk bakidir. Baykal torununun, Gül oğlunun mezuniyet törenleri için ABD’de bulunuyor. Obama New York’taki West Point Askeri Akademisi’nde yeni planı açıklıyor: ABD senelik 5 milyar dolarlık Terörle Mücadele Ortalık Fonu (CTPF) oluşturacak, bu fonla müttefikler (Türkiye, Ürdün vb.) üzerinden daha az riskli bir mücadele yürütülmesine imkân sağlanacak. Yeni bir Medine vesikası. Yahudi ve Müslümanlar (Türkler, Kürtler, AKP, ABD…) ortak cephe oluşturacak, Türkiye üzerinden, Irak ve Ürdün üzerinden ..]]> Fri, 30 May 2014 00:07:07 +0400 Soma yetmez: Üniversite ve TÜBİTAK araştırma altyapısının taşeronlaştırılması https://www.evrensel.net/yazi/71393/soma-yetmez-universite-ve-tubitak-arastirma-altyapisinin-taseronlastirilmasi https://www.evrensel.net/yazi/71393/soma-yetmez-universite-ve-tubitak-arastirma-altyapisinin-taseronlastirilmasi? Yükseköğretim kurumlarının araştırma altyapılarının satılması, taşeronlara devri, dışarıdan yönetici atanması ile ilgili bir yasa teklifi Başbakanlıkça 17.03.2014 tarihinde meclise gönderilmiş durumda. Bu sadece özelleştirme açısından değil, ülkenin stratejik gelişimi, kritik bilgilerin güvenliği, adalet açısından da çok önemli bir konu. Ülkenin en önemli toprak-maden analizleri buralardan geçiyor, genetik-insan araştırmaları, teknoloji araştırmaları buradan geçiyor, bilirkişilik yapılıyor, çevre etki değerlendirmeleri yapılıyor, denetimlerde rol alınıyor, tüm bunlara nasıl güvenilecek. YÖK’ten, TÜBİTAK’tan, rektörlerden ses yok. Oysa YÖK, TÜBİTAK, rektörler o kadar çok açıklama yapıyorlar ki. Son yıllara kadar en yaygını Avrupa ülkeleri ve ABD’deki “sözde ermeni soykırımı tasarılarına” karş..]]> Fri, 23 May 2014 00:09:59 +0400 Soma: Sınıf, sermaye, yönetişim, İslam ve demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/71335/soma-sinif-sermaye-yonetisim-islam-ve-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/71335/soma-sinif-sermaye-yonetisim-islam-ve-demokrasi? Soma ile, “yönetişim” ile, din-tarikat koalisyonu ile, “çıkar blokları” ile yaşananların arasında nasıl bir bağ var? İslam demokrasi mi? Bu yaşananların geçmiş ve gelecekle nasıl bir bağı var? “Yönetişim” veya “çıkar ortaklıkları” ne hale getirdi ülkeyi. Başbakanı, bakanları, tüm hükümet, tüm bürokrasi işletme sahiplerinin arkasında. Bunlarla da kalmıyor. İTÜ’den Prof. Doğru çıkmış. “İyi bir maden. Her tür tedbiri alıyor” diyor. İTÜ Danışma Kurulunda ilgili maden sahibinin de bulunduğu ifade ediliyor. İzmir Maden Mühendisleri Odasından birileri iyi bir madendi mealinde bir şeyler söylerken, kameralara yaklaşan bir madenci yakını “Hepsi öldü” diyor. “Bütün yakınlarım öldü. Cesetler soğuktu.” Türk-İş yetkilileri açıklıyor. “İnançla çok iyi ..]]> Fri, 16 May 2014 00:20:57 +0400 Yerel yönetimler özerklik şartı: Mikro-makro çatışkısı https://www.evrensel.net/yazi/71275/yerel-yonetimler-ozerklik-sarti-mikro-makro-catiskisi https://www.evrensel.net/yazi/71275/yerel-yonetimler-ozerklik-sarti-mikro-makro-catiskisi? Birbirinden özerkleşmeyle birbiriyle dayanışma arasındaki paradoks, tümelle tekil, evrenselle yerel, genel ile özgül olan arasındaki gidiş gelişler, kamu ile özel, devlet ile yurttaş, toplum ile birey arasındaki paradokslar, dikotomik bakmasak da her bir tek olanın tekliği ile türdeşliği arasındaki süreklilik ve karşıtlık hem aklın hem de praksisin kaçınılmaz konusu olmaya devam edecek. Hegel’in ide/alizmde, “aklın yolunun birliğinde” dikotomiyi aşma girişimi yaşamsal olarak sorunu çözmediği gibi “çokluğun birliği” de totalitarizme kadar varabiliyor. Çukurova Üniversitesinde 6 Mayıs Salı günü İktisat Kolu’nun “Yerel Yönetimler” paneli vardı. Milletvekili Demir Çelik, Öğretim Üyeleri Sanlı Ateş, İsmail Güneş, Taylan Koç konuşmacı idi. Yerel yönetim deyince tartışma çerçevesini “Avrupa Yerel Y..]]> Fri, 09 May 2014 08:09:11 +0400 İmam ve rahip, işsizliğe rağmen büyüme https://www.evrensel.net/yazi/71224/imam-ve-rahip-issizlige-ragmen-buyume https://www.evrensel.net/yazi/71224/imam-ve-rahip-issizlige-ragmen-buyume? Gülen “Lanet olsun.” diyor. Erdoğan “Hoca mısın nesin!” “İnlerine gireceğiz.” diyor. Alman Cumhurbaşkanı Gauck “İtiraf ediyorum; bu gelişmeler beni korkutuyor” diyor. “Özellikle de fikir ve basın özgürlüğü kısıtlandığı için. İnternet ve sosyal iletişim ağlarına erişimin kısıtlandığını; eleştirel bakış açısına sahip gazetecilerin işten çıkarıldığını hatta yargılandığını; gazetelere yayın yasağının getirildiğini ve yayıncıların hukuki baskı altına alındıkları zamanı yaşıyoruz.” diyor. “Hükümet kararları kendi lehine etkilemeye veya hoşnut olmayacağı kararlardan kaçınmaya çalışırsa yargı bağımsızlığı hâlâ güvence altında olur mu diye soruyorum.” İmam Erdoğan Gauck’un rahipliğine dikkat çekiyor, “Hepimiz aynı yollardan geçtik” demeye getiriyor. “Düşünebiliyor musunuz Almanya&..]]> Fri, 02 May 2014 09:39:40 +0400 Teori pratik: Kötülüğün çocuklarda suduru https://www.evrensel.net/yazi/71166/teori-pratik-kotulugun-cocuklarda-suduru https://www.evrensel.net/yazi/71166/teori-pratik-kotulugun-cocuklarda-suduru? Her bir mikroda makro, her bir yaratıkta yaratan sudur ediyor. Yetişkinler ve yerleşikler çocuklarda sudur ediyor. Suriye Türkiye’de sudur ediyor, meydana geliyor, yayılıyor. Sorun mültecilikte, ağır yaşam mücadelesinde sudur ediyor. Bilgi filozofta, Tanrı peygamberde/insanda sudur ediyor, “ruh-ül kudüs.” Yapısalcı bir okumayla her bir parçada yapı kendini yeniden üretiyor. Marksist ideoloji okuması, Weber’in çilecilikteki dünyevilik, dünyevi olandaki uhrevilik savı, semiyotikçilerin gösterende aslında karşıtının da birlikte gösterildiği savı da bu minvalde dikkate alınabilir. İdeoloji pratiğin çoğu kez ters yüz edilmiş halini gösteriyor. Eğitim-kültür kurumlarına pratiğim haksızlığını “sahte eşitleme” (meşruiyet sağlama) işlevi veriliyor; din, cami, okul, kültür endüstrisi bunun hizmetine koşuluyor. Bugün ço..]]> Fri, 25 Apr 2014 00:13:25 +0400 Dört İmamlar, İlahi Komedya ve Köy Enstitüleri https://www.evrensel.net/yazi/71109/dort-imamlar-ilahi-komedya-ve-koy-enstituleri https://www.evrensel.net/yazi/71109/dort-imamlar-ilahi-komedya-ve-koy-enstituleri? Antik Yunan hümanizmayla yükseldi, Ortaçağ (Konstantinopolis) Hıristiyanlığı devlet dini yaparak skolastiğe (şeriata) geçti, Rönesans tekrar hümanizmayla genişledi. II. Dünya Savaşından bu yana neoliberal muhafazakarlıkla insanlık yeniden düşüşe geçiyor. Hele Türkiye dörtnala gidiyor –Cumhurbaşkanlığı atlı karşılama birliği oluşturmuş, her hâl kendi biçimini de beraberinde yaratıyor: At, kırbaç, kılıç arasında Mercedes ilerliyor: Yeni manyak patrimonyalizm. Ortaçağın sonlarına doğru, 1200’lerden itibaren üniversiteler şehrin ana dokusunda yer almaya başlayınca, iktidar da üçlendi: Sacerdotium-kilise, regnum-monark, studium-üniversite. Platon-Farabi, filozof-kral veya filozof-imam pek işlemedi ama yalakalar çok oldu. 30 Mart seçimlerinden önce yolsuzluğa hırsızlığa hiç ses çıkarmayan bir kısım rektörden hü..]]> Fri, 18 Apr 2014 00:12:51 +0400 Kapitalizm ve dinde kalarak hür ve dürüst seçim yapılabilir mi? https://www.evrensel.net/yazi/71055/kapitalizm-ve-dinde-kalarak-hur-ve-durust-secim-yapilabilir-mi https://www.evrensel.net/yazi/71055/kapitalizm-ve-dinde-kalarak-hur-ve-durust-secim-yapilabilir-mi? Ben Üsküdar’a giderken aldı da bir yağmur”, Yalova, Ceylanpınar, Ankara, Antalya, Ağrı… Seçim hikayeleri ve türküler daha çok yazılır söylenir. Asıl sorun genel iradenin nasıl yansıyacağı, seçimlerin bunun iyi bir aracı olup olmadığı, hür ve dürüst seçimlerin mümkün olup olmadığı sorunudur. Bu yazının iki sorusu bulunuyor. Birincisi “Kapitalizm içinde kalarak hür ve dürüst (fair) seçimlerin yapılması” sorunu, ikincisi “Dinde kalarak hür ve dürüst seçimlerin yapılması” sorunudur. Locke’dan Bodin’e, Rousseau’ya Montesquieu’ya, A. Smith’ten A. Comte ve Durkheim’e felsefi boyutunu unutmayan liberaller seçimi kendiliğinden demokrasi için garanti bir sistem olarak görmezler; şartları bulunmaktadır. Sosyal sözleşme veya genel iradenin seçim üzeri..]]> Fri, 11 Apr 2014 00:12:02 +0400 Seçim, oy, Suriye seferi: Umut, hırsızlık, ganimet https://www.evrensel.net/yazi/70992/secim-oy-suriye-seferi-umut-hirsizlik-ganimet https://www.evrensel.net/yazi/70992/secim-oy-suriye-seferi-umut-hirsizlik-ganimet? Bu yazı 30 Mart yerel seçimleri; sandık, oy, ganimet ilişkileri üzerine bir küçük denemedir. Bir ağırlık kestirimi yapılırsa yüzde 80 para pul hırsızlık, yüzde 20 din-kimlik. 1- Ekonomik performans ve küçük çıkarlar dünyası. Bu aslında tüm partiler için ortak bir durum. Yani burada ideolojik veya farklılaştırıcı bir durum yok. İktidar için ekonomik büyümeyi sürdürmek, kömür pirinç dağıtmak oy getiriyor. Kaynağının hırsızlık, kara para, borçlanma veya başka bir şey olması çok fark etmiyor, sonuçta işleri yürütebildiği, nema dağıtabildiği sürece iktidar oluyor. İktidardan oy çalmak için ise üç seçenek olabilir. a) Daha fazlasını vadetmek, iktisadi büyümenin kendilerine bağlı olacağı hissi/umudu vermek. b) Ekonominin kötüye gitmesini, krizleri beklemek (Tek başına kriz tel..]]> Fri, 04 Apr 2014 00:14:36 +0400 Konuşulmayanlar: Burjuvazi, sandık ve halk https://www.evrensel.net/yazi/70943/konusulmayanlar-burjuvazi-sandik-ve-halk https://www.evrensel.net/yazi/70943/konusulmayanlar-burjuvazi-sandik-ve-halk? İnsan ne yazacağını değil, ne yazmayacağını şaşırıyor. Ümraniye’de yaşananlar uzun süre konuşulmaya yeter artar. Suriye’de yaşananlar, uçağın düşürülmesi çok konuşulmalıdır. Rusya Kırım’ı “resmen” ilhak etti, daha uzun yıllar konuşulmalıdır. Ukrayna NATO’ya doğru yol alıyor, Batı da ne yapacağını bilmiyor, Ukrayna’nın gerisini de Rusya’ya kaptırmama noktasında arayış içinde, önce olayları körükledi, şimdi nasıl kontrol edeceğini bilemiyor, daha on yıllarca konuşulmalıdır. İŞİD Irak-Şam İslam Devleti kurulmuş, Arnavut’u Çeçeni Türkiye’den Suriye’ye varıyor, dönüp Anadolu’nun ortasında polis asker vuruyor, hemen hiç konuşulmuyor. Mısır’da mahkemeler 529 Müslüman Kardeşler üyesinin idamına karar veriyor, Venezuela için için yanıyor, hemen hiç konuşulmuyor. ABD uçak gemi..]]> Fri, 28 Mar 2014 00:31:29 +0400 Olağanüstü yolsuz kapitalizm ve tırlatmış devlet formu https://www.evrensel.net/yazi/70880/olaganustu-yolsuz-kapitalizm-ve-tirlatmis-devlet-formu https://www.evrensel.net/yazi/70880/olaganustu-yolsuz-kapitalizm-ve-tirlatmis-devlet-formu? Fethullah Gülen röportajından: “Bazı savcılar ve ona bağlı vazife yapan kolluk kuvvetleri kanunun onlara emrettiği görevi yapmış ve bilememiş ki, suçluların peşine düşmek meğer suç sayılıyormuş!” “Burada milletimizin zararına, rüşvetler, irtikaplar, adam kayırmalar, ihalelere fesat karıştırmalar varsa, örtbas ediliyorsa Allah sorar bunu.” “Bu, bazen birkaç kuruş bazen 3-5 dolar bazen de devlet hazinesine ait bir çuval para... Kimi zaman liyakatsizlik ve yetersizliğe rağmen iltimasla elde edilen bir makam.” “Zannediyorum siyasi makam ve mevkiler böyle bir kısım ganimet ve komisyonlara dâyelik edince bu makamlara rağbet artıyor. Neticede aldığı ihalenin bedelini bu şekilde ödeyen müteahhit veya iş adamı, bunu devlet kesesinden bir yol bulup çıkarmaya kalkıyor. (…) Umuma ait şeyler çalınıp çırpılıyorsa bunu ne Mecelle kaideleri ne de demag..]]> Fri, 21 Mar 2014 00:02:04 +0400 HDP’ye, Berkin’e saldırı, Kırım, Afrika: Benzerlik ne? https://www.evrensel.net/yazi/70822/hdpye-berkine-saldiri-kirim-afrika-benzerlik-ne https://www.evrensel.net/yazi/70822/hdpye-berkine-saldiri-kirim-afrika-benzerlik-ne? Ukrayna’da milliyetçi dalga nema (AB) beklentisi ile birleştiriliyor, ülkenin Batı yakasında başkent Kiev’de kanlı gösterilere dönüşüyor, bu gösterilerle Doğu yakadan Yanukoviç düşürülüyor. Rusya bu hamleye Kırım’ın önce bağımsızlık ilanı, sonra da 16 Mart’ta yapılacak Rusya Federasyonuna bağlanma plebisitiyle karşılık veriyor. Ukrayna’nın Batı sınırları AB’ye, Doğu ve Güney sınırları Rusya’ya doğru kayıyor. Fay hattı açılıyor. Ukrayna parçalanıyor. Akraba Ukraynalılarla Rusların arası açılıyor, Ortodoks-Katolik arası açılıyor. Bir ülkenin bütün veya parçalı olması değil esas mesele, meselenin özü şu ki insanların birbirine düşürülmesi, canların, bedenlerin iktidar ve çıkar odaklı araçsallaştırılması; emeğin emeğe yabancılaştırılması. Emperyalist güçler Ukrayna&rsq..]]> Fri, 14 Mar 2014 00:04:12 +0400 8 Mart: AKP veya BDP, islâm aynı islâm https://www.evrensel.net/yazi/70768/8-mart-akp-veya-bdp-islm-ayni-islm https://www.evrensel.net/yazi/70768/8-mart-akp-veya-bdp-islm-ayni-islm? Kürt hareketi modernist bir hareket olmaktan u-zaklaşmaya; özgürleştirici bir kadın hareketi olmaktan uzaklaşmaya; hatta ulusalcı hareket yanı da görece pozitivist milliyetçilikten giderek dini motif ve söylemin öne çıkarıldığı skolastik-dini bir harekete kaymaya mı başladı? Buradaki örtülü varsayım, Kürt hareketlerinin, en azından bugün BDP-HDP bloğunun dayandığı hareketin son dönemece kadar görece modernist (modern milliyetçilikten beslenen) ve/veya sosyalist bir hareket olduğudur. Son yıllarda aynı zamanda dini bir harekete dönüşmeye, en azından dine referansları artmaya başladı. Kanaatim o ki, taktiksel bir yöneliş söz konusu. AKP’nin tavrı da taktiksel mi, imandan mı, son tapelere bakılırsa, ortada zaten samimi bir imanın olup olmadığı çok tartışılır. Gerçi samimiyet sorgulaması da bana düşmez. Herkesin dini ve imanı kendisine, sahte veya samim..]]> Fri, 07 Mar 2014 00:09:51 +0400 İkisinden biri kazanırsa… https://www.evrensel.net/yazi/70705/ikisinden-biri-kazanirsa https://www.evrensel.net/yazi/70705/ikisinden-biri-kazanirsa? Ukrayna düşüyor veya düşmüyor. Bilal oğlan paraları sıfırlıyor veya sıfırlayamıyor. İkisinden biri galip gelirse ikisinin de sonu olacak. Toynbee de, Einstein da, Arendt de savaşlar hakkında böyle söylüyordu. Ukrayna konusu Rus gazetelerinde konu olmuş. Okuyucunun biri “Görürler sonunu, Amerika’nın, AB’nin kucağına oturuyorlar. Beş kuruşa muhtaç olacaklar. Ortada Ukrayna adına pek bir şey kalmayacak. Birkaç yıla kalmaz iktidar yine el değiştirir” mealinde bir şeyler yazmış. Diğer bir okur: “Rusya’nın kucağına oturunca da farklı bir şey olmuyor. Rusya’nın parası gazı ile de Ukrayna aynı kaderle karşı karşıya değil mi?” diyor. Rusyacısı düştü, Amerikancısı geldi. AB Dışişleri Bakanları Ukrayna’ya koşuşturuyor. Ukrayna AB ve ABD’den 35 milyar dolar istiyor. ABD, “İMF kredilerine bağlayalım yardımları” diyor. Rusya’nın buğday ambarı, Kar..]]> Fri, 28 Feb 2014 00:08:09 +0400 YÖK, Cemaat, tarikat, Marmara Üniversitesi https://www.evrensel.net/yazi/70644/yok-cemaat-tarikat-marmara-universitesi https://www.evrensel.net/yazi/70644/yok-cemaat-tarikat-marmara-universitesi? İnsanlık tarihi bir yandan geri dönülemez, aynı suda iki kez yıkanılamaz halde olmakla birlikte bu düzçizgisel bir durum da değil. Aynı noktaya dönülememekle birlikte, aynı suda ve aynı şekilde olmasa da suya yine düşülebiliyor. Hayat dikotomik değilse de “iyilik” ile “kötülük” arasındaki mücadele devam ediyor. A. Yücel’in dizeleriyle “Yeryüzü aşkın yüzü” olur mu, bilemem, ama o olmadıkça da bu “kavga sürecek”. Marmara’da bazılarına sözleşme altı aylık. İletişim Fakültesinde genel greve katılmış asistanlar iki yıl kıdem durdurma ile cezalandırıyor. Bir kısmının belki sözleşmesi de yenilenmeyecek. Dekanlık grev yüzünden değil sınav yüzünden, gözetmenlik yapmadıkları için ceza verdik diyor. İşlerini yaptıktan sonra veya haber vererek greve gidebilirlermiş (o durumda da izin veril..]]> Fri, 21 Feb 2014 00:08:17 +0400 Din-le-me, kirâmen kâtibîn, MİT, NSA, AKP, kapitalizm https://www.evrensel.net/yazi/70585/din-le-me-kirmen-ktibn-mit-nsa-akp-kapitalizm https://www.evrensel.net/yazi/70585/din-le-me-kirmen-ktibn-mit-nsa-akp-kapitalizm? Din ile dinleme arasında, izleme, kaydetme, yeri geldiğinde kullanma arasında, arşivcilik arasında, enformasyon, şahit, seçmen, mahkeme, mahşer arasında ne tür bağlar var? Kim kimi izliyor, dinliyor, kaydediyor, deşifre ediyor, cezalandırıyor? İslâm’da yazıcı meleklerin, “kirâmen kâtibîn” olduğu, bu meleklerin insanların yaptıklarını gece gündüz kaydettikleri, sol yandakinin günahları, sağ yandakinin sevapları yazdığı, sağdakinin soldakine üstün olduğu, günah işlendikten sonra altı saatte tövbe edilmezse kayda geçirildiği gibi inanışlar bulunuyor. “Hem şanıma kasem ederim ki hakikat insanı biz yarattık ve biliriz: nefsi onu ne ile vesveselendirir ve biz ona “habli verîd”den [şah damarından] daha yakınızdır./ İki zabit memuru zabıt tutarlarken: biri sağdan oturmuş biri soldan./ Her ne söz atarsa mutlak yanında hâzır bir gözcü vardır./ Ve &oum..]]> Fri, 14 Feb 2014 00:07:27 +0400 5. DEK: 50 yıl sonra yine din yine kapitalizm https://www.evrensel.net/yazi/70529/5-dek-50-yil-sonra-yine-din-yine-kapitalizm https://www.evrensel.net/yazi/70529/5-dek-50-yil-sonra-yine-din-yine-kapitalizm? 4-8 Eylül 1968’de Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) “Devrimci Eğitim Şurası” düzenliyor. Türkiye’nin Amerikanlaşmasına (ABD ve NATO müttefikliğine) ve bununla koşut olarak MEB’in muhafazakarlaşması-dincileşmesine karşı “Devrimci” vurgu, biraz da 27 Mayıs’ın etkisini taşıyarak cumhuriyetçi-devletçi vurgularla birlikte, “Milli Eğitim Şuralarına” karşı seçenek olmak üzere “Şura” başlığı da kullanılarak yapılıyor. 1968’de “Devrimci Eğitim Şurası” ana dilini göremiyor, “Dağ başını duman almış” marşı ile başlıyor; ABD’ci, muhafazakar-dinci eğilimlere karşı “aydınlanmacı-modernleşmeci-ulusalcı-devrimci” olanı savunuyor. Din ve kapitalizm (emperyalizm) bugün de önemini koruyor, hatta daha da yakıcı hale gelmiş bulunuyor. 1968’de Devrimci Eğitim Şurası’nın önemli figürle..]]> Fri, 07 Feb 2014 00:06:04 +0400 YÖK: Âlim dediğin düşünmeyen erdemsiz bir hayvandır https://www.evrensel.net/yazi/70469/yok-lim-dedigin-dusunmeyen-erdemsiz-bir-hayvandir https://www.evrensel.net/yazi/70469/yok-lim-dedigin-dusunmeyen-erdemsiz-bir-hayvandir? Birileri çıkıp Türkiye’de bilim düşmanlığında zirve yapmış kurumlar hangilerdir(?) diye sorarsa herhalde ilk akla geleceklerden biri YÖK olacaktır. Erdem; bilgi, cesaret, adalet gibi vazgeçilmez nitelikler taşır. Bilgiye dayanmazsa geriye cehalet kalır; cesareti yoksa zaten gerçeği görüp bilgi-bilimin oluşturulması, gerçeği ve doğruyu söyleme ve haklının yanında olma olanağı ortadan kalkar. Bilgi ve cesaret yoksa erdem de yoktur. YÖK’le bilim, sanat, felsefe yapma şansı başta da yoktu, bugün kuruluşundan da çok daha geri bir noktada. Bunun apaçık göstergesi, bilim ve düşünce düşmanı mevcut disiplin yönetmeliğine durumu daha da ağırlaştırıcı yeni hükümler eklenmesidir. “Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” (28897 sayı ve 29..]]> Fri, 31 Jan 2014 00:06:45 +0400 Haramiler Haşhaşilere karşı: TIR’lardaki altın mı? https://www.evrensel.net/yazi/70409/haramiler-hashasilere-karsi-tirlardaki-altin-mi https://www.evrensel.net/yazi/70409/haramiler-hashasilere-karsi-tirlardaki-altin-mi? Bir varmış bir yokmuş. Pireler tellal iken, başkanı başbakanı rüşvet ile itham edilirken savcısı hâkimi polisi bir varmış bir yokmuş. Almayan bakan başkan neredeyse yokmuş. Alan memur almayan memur varmış. Halk baştan ikiye yarılmış, veren varmış vermeyen varmış, hırsızı seven varmış sevmeyen varmış. Bir de içi dışı varmış. Hırsızlar memurlarla çelik çomak oynar gibi oynarmış. İki imam hepsinin başı pozisyonunda, balık salt baştan değil, kıçtan da kokarmış. Bir varmış bir yokmuş. Akşam varmış sabah yokmuş. Hikâye modern zamanda, şu yaşadığımız günlerde tüm sıcaklığı ile bir daha tekrarlanır olmuş. Dil geçmişten süzülüp günümüze uyarlanmış. Artık şimdiki zamanda anlatılır, şimdiki zamanda yaşanır olmuş. Bir geceyarısı operasyonuyla o savcı oradan bu savcı buradan alınıyor, öbür polis beriden beriki öteden başka bir ile gönderiliyor, Van, Malatya, Adana, Mersin, Anka..]]> Fri, 24 Jan 2014 00:00:18 +0400 Oksimoron: Dost-modern kazık, paralel ortak https://www.evrensel.net/yazi/70350/oksimoron-dost-modern-kazik-paralel-ortak https://www.evrensel.net/yazi/70350/oksimoron-dost-modern-kazik-paralel-ortak? Paralel (ilişkisiz) ortak olur mu? Üç paralellin köşeleri dokununca üçgen olur mu? Mantığı gerçeğin yerine geçiremeyiz ancak mantık olmadan da gerçeği kavrayamayız. “Köşeli daire” biriyle dalga geçmek için kullanılır ancak eşit ve paralel iki düzlemin köşelerini katlayınca olan prizmalar dikkat çekicidir, saydamlığı da görsellik katar. Paraleller kesişir mi, dörtgen, beşgen, yıldız, en çetrefillisi de yamuklar olmak üzere tüm bunların tek bir çizgiden mi yoksa farklı çizgilerden mi oluştuğu tartışılır durur. Sonsuz sayıdaki köşe sonlanarak daire mi olur? İşin bir de derinlik kısmı var; üçüncü, dördüncü, sonsuz boyut... Sıvı, katı, buhar… Sertlik, renk, koku, anlam… Bugünlerde moda kavramlardan biri “çokboyutlu” eğitim. Çokboyutluluk siyaset için sö..]]> Fri, 17 Jan 2014 00:08:38 +0400 Yersen paralel: Batıcı ve/veya şeriatçı kapitalizm https://www.evrensel.net/yazi/70284/yersen-paralel-batici-veveya-seriatci-kapitalizm https://www.evrensel.net/yazi/70284/yersen-paralel-batici-veveya-seriatci-kapitalizm? Yurttaşın biri soruyor: “Aynı iklimin insanları neyi paylaşamadılar?” Diğeri yanıtlıyor: “İşine zırt pırt karışınca Erdoğan çok sevdiği hocayı defterden sildi. Kanuni-Pargalı Olayı”. Bir başka yurttaş, “Fethullah Gülen ve oluşumu bu sefer sert kayaya tosladı, un ufak olacaklar” diyor. Gül araya giriyor: “Ben ne yapabilirim ki?” Bana düşen ABD’nin/Gülen’in postacılığı. Sorun var da Cumhurbaşkanının kim olacağı mı; parti, hükümet sorunu mu; rejim sorunu mu, devlet sorunu mu; ülke, bölge, dünya sorunu mu; din-iman sorunu mu? Kriz; Türkiye’nin mi, kapitalizmin-emperyalizmin mi krizi? Bunların her biri farklı düzeyleri gösteriyor, hepsi belirli düzeylerde iç içe geçiyor, eski dostlar bazen teğet geçse de sıkışınca birbirine geçiyor. Sorunun bir hükümet sorunu olmadığı kesin, çünkü ortad..]]> Fri, 10 Jan 2014 00:05:38 +0400 Paralel hırsızlık: ‘İyilik gayesi’ para-birikim-çürümüşlük https://www.evrensel.net/yazi/70228/paralel-hirsizlik-iyilik-gayesi-para-birikim-curumusluk https://www.evrensel.net/yazi/70228/paralel-hirsizlik-iyilik-gayesi-para-birikim-curumusluk? 1 Ocak 2014. Güzel güneşli pırıl pırıl bir güne uyanıyoruz Adana’da. Dünya Güneş’in etrafında dönüyor. Bir TIR, içinde mühimmat olduğu iddia edilen bir TIR, daha yılın ilk gününden Suriye sınırına dayanıyor. İçerde savcı, hâkim, HSYK, Başbakan, Bakan, MİT… Paralar… Ne kadar çok paralellik, ne kadar çok çürümüşlük var. Yılbaşı. Eskisinden kurtulacağız, yenisi gelecek diye heyecanlıyız. Oysa eskisi kısa süre önce, daha dün gibi yenisiydi. Eski bir hocamı arıyorum, gecenin yarısı. Kulaklar pekleşmiş, duyamıyor beni. Yüzüme telefonu kapatıyor. Kendi kendime soruyorum: Eskisi yenisi ne fark ediyor diye. Geçen hafta TOKİ uzantılı bir liseden öğrenciler gelmişti yanıma. Anı yaşamak ne, diye sordular. Zamanı bilmem ama an olmadan geçmiş ve gelecek olmuyor gibi dedim. Peki nasıl ölçeceksiniz anı? Anı..]]> Fri, 03 Jan 2014 00:22:29 +0400 Yürü ya kulum: Kapitalist, devlet ve yürüt/me https://www.evrensel.net/yazi/70165/yuru-ya-kulum-kapitalist-devlet-ve-yurutme https://www.evrensel.net/yazi/70165/yuru-ya-kulum-kapitalist-devlet-ve-yurutme? Oyun içinde oyun. Başbakan haykırıyor. “Oğlum Bilal’i hedef alarak bana gelmek istiyorlar” Ensemizde uluslararası güçler (sermaye) var. Kapitalistler, aracılar, yürütücüler, hacı hoca aynı yatakta. Devlet “düzen” demekse, daha doğrusu düzenin silahlı/kanlı bekçiliği demekse, buradaki ana soru, düzenin hangi ilke üzerine kurulduğudur. Devlete ruhunu veren nedir? Düzencilik ve düzenbazlık nedir? İktidarın anlamı ne? Yürütmenin anlamı ne? Niye güçler ayrımı var? Yapısal anlamda kavga kimin üreteceği ve kimin el koyacağı (nasıl üretileceği ve paylaşılacağı) sorunundan kaynaklanmaktadır. El koyma biçim ve oranlarının değiştiği dönemlerde kavga daha da kızışmaktadır. Olayın devlete düşen kısmı, tam da bu süreçteki kural ve rızalara ilişkindir. Toprak bir yanda tutulursa kafa-kol işçilerinin değeri yaratması nası..]]> Fri, 27 Dec 2013 00:31:34 +0400 Hareketin karşılığı: egzoz gazı, operasyon, kriz https://www.evrensel.net/yazi/70097/hareketin-karsiligi-egzoz-gazi-operasyon-kriz https://www.evrensel.net/yazi/70097/hareketin-karsiligi-egzoz-gazi-operasyon-kriz? Şişman insanlık hareketsizlikten mi muzdarip yoksa hareketten mi? Hareket arttıkça egzoz gazları artıyor mu? Operasyon içinde kaç operasyon var? Üç değil, beş değil sekiz kâğıt, on operasyon mu? Saat 12.00’ye yaklaşıyor. Fırsat buldukça almanak için hazırlık yapmaya çalışıyorum. Zamanlı bir iş, zamanında yetişmesi gerek. Dersler, rutin yoğunluklar, üstüne bir de sıcak Türkiye, Ortadoğu, hatta Dünya gündemi... Bazen insanın başını kaşıyacak zamanı olmuyor. Dürtüler, alttan beyne doğru tembellik hakkı diye bir şeyler haykırıyor. Vicdan; tembellik etme, otur çalış diyor. 2013’ün 2014’e, sonbaharın kışa döndüğü, yılın en soğuk günlerini yaşıyoruz. “Adana” deyince, Çukurova ve Akdeniz üzerinden günlük güneşlik bir çağrışım yaptırıyor ama fakültemizin soğuk kaloriferlerine bölgeni..]]> Fri, 20 Dec 2013 00:06:39 +0400 Özgürlük: Hegel, Marx, Mandela, Pisa https://www.evrensel.net/yazi/70034/ozgurluk-hegel-marx-mandela-pisa https://www.evrensel.net/yazi/70034/ozgurluk-hegel-marx-mandela-pisa? Hegel, Tarih Felsefesi’nde (çev. A. Yardımlı), özgürlük bilincini ki, tinin/canın/aklın özü olarak görüyor ve bu yüzden özgürlük bilincini aynı zamanda felsefenin oluşumu olarak ele alıyor. Hegel’e göre felsefe, tinin bu özgürlüğe dayalı etkinliğidir; tinin öz bilincine varması ve kendini gerçekleştirmesidir. Tinin “özgürlük öz bilinci”, önce “Birin özgürlüğü” (Doğulular), sonra “Bazılarının özgürlüğü” (Antik Yunan-Roma), en sonunda genel olarak “İnsanın özgürlüğü” şeklinde gelişmiştir. Doğulular henüz tinin ya da genel olarak insanın kendinde özgür olduğunu bilmezler; bunu bilmedikleri için de özgür değildirler; yalnızca Birin özgür olduğunu bilirler; ama tam bu nedenle böyle özgürlük..]]> Fri, 13 Dec 2013 00:16:39 +0400 Pısa: Eğitimde Budistler, dinsizler önde, İngilizceciler, IMF’ciler, Müslümanlar geride https://www.evrensel.net/yazi/69980/pisa-egitimde-budistler-dinsizler-onde-ingilizceciler-imfciler-muslumanlar-geride https://www.evrensel.net/yazi/69980/pisa-egitimde-budistler-dinsizler-onde-ingilizceciler-imfciler-muslumanlar-geride? Eğitim alanında karşılaştırma ve süreç analizlerine olanak sağlayan en yaygın test OECD’nin 2000 yılından beri üçer yıl arayla yaptığı PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) sayılır. Program üç ölçekten, matematik, bilim (fen) ve okuma (edebiyat) testlerinden oluşuyor. Uygulama bütün ülkelerde 15 yaş grubundaki öğrencilere aynı zaman diliminde yapılıyor. Sonuçlarının ortaöğretim başarısını önemli oranda yordadığı söyleniyor. 2012’de 515 bin öğrenciyle gerçekleştirilen test sonuçlarına göre ilk 7 sırayı Çin ve çevresi paylaşıyor, devamında Avrupa ağırlıklı ülkeler yer alıyor. Örneğin matematikte 1-Şangay-Çin: 613 2-Singapur: 573 3-Hong Kong-Çin: 561 4-Tayvan-Çin: 560 5-G. Kore: 554 6-Makao-Çin: 538 7-Japonya: 536 8-Liechtenstein: 535 9-İsviçre: 53..]]> Fri, 06 Dec 2013 00:10:29 +0400 Büyük buluş ‘dini kreş’: islam diyarından bilim değil dumanlar yükseliyor https://www.evrensel.net/yazi/69923/buyuk-bulus-dini-kres-islam-diyarindan-bilim-degil-dumanlar-yukseliyor https://www.evrensel.net/yazi/69923/buyuk-bulus-dini-kres-islam-diyarindan-bilim-degil-dumanlar-yukseliyor? İstanbul lanetli şehir mi? Lanetin kaynağı din-mezhep savaşları mı, bilim felsefe mi? Skolastik Dönem, İmparator Konstantin’in 312’de Roma’da Hıristiyanlığı devletin resmi dini ilan etmesi ile başlatılıyor (326’da başkent o zamanki Byzantion’a yani Konstantinapolis’a –İstanbul’a taşınıyor). 318’de Ariusçular, 431’de Nesturiyer, 451’de Monofizitler, 1209’da Aristotelesçiler lanetli ilan ediliyor. Roma İmparatorluğu giderek geriliyor, parçalanıp sonunda feodal devletlere kadar ufalanıyor. Osmanlı’nın ağır Skolastiği de İstanbul’un fethi ile, daha Fatih döneminde Fahreddîn-i Acemi’nin fetvasıyla Sünniliğe aykırı sayılanların, Kalendirîlerin Edirne’de yakılmasıyla, dahası şehzadelerin çocuk yaşta zehirlenmesiyle başlatılabilir (“maslahat-ı âmme” ve “nizâm-ı âlemi” koruma adına, dahası fitneyi..]]> Fri, 29 Nov 2013 00:05:54 +0400 Ontoloji (metafizik), medya, okul ve dershaneler https://www.evrensel.net/yazi/69863/ontoloji-metafizik-medya-okul-ve-dershaneler https://www.evrensel.net/yazi/69863/ontoloji-metafizik-medya-okul-ve-dershaneler? Dershaneler konusu önemli mesele. 3 bin 858 dershane, 1 milyon 280 bin öğrenci, 52 bin öğretmen. Kapatın dershaneleri, geriye daha 11 bin Kur’an kursu, 57 bin okul ve 85 bin cami kalıyor. Birini diğerine dönüştürüp en azından yarısından kurtulabilir miyiz? Zor mesele, ayraç lazım. Baldırı çıplaklarla zenginler hiç bir olur mu? CHP ve sol gruplar, dershanelerin toptan kapatılmasından yana tavır alsalar, firavunlaşırlar mı, bilemiyorum. Bu rolü Erdoğan oynarsa, devrim yapmış olur, hatta kendi iktidarına bile karşı devrim olur. Türkiye’nin ve dünyanın 4-5 bin yıllık sorunu olan okulu, medresesi, camisi, kursu, dershanesi... bir çırpıda bir gece yarısı kararnamesi ile tarihin çöplüğüne atılır. Anarşistler, İllich söylemişti de onların ne dediği pek anlaşılamamıştı. The Wall. Solculara ait bir şarkı. Yıkın duvarları. Okullar yıkılırsa eşitsizlik azalır mı? İlahi tecell..]]> Fri, 22 Nov 2013 00:08:40 +0400 Kızamık ve mühendislik eğitimi: Din ve kapitalizme akreditasyon https://www.evrensel.net/yazi/69811/kizamik-ve-muhendislik-egitimi-din-ve-kapitalizme-akreditasyon https://www.evrensel.net/yazi/69811/kizamik-ve-muhendislik-egitimi-din-ve-kapitalizme-akreditasyon? Çukurova Üniversitesinde EMO Genç ile birlikte, mühendislik eğitimini tartışacağız. Gaziantep Üniversitesinden Prof. Dr. Arif Nacaroğlu ile birlikte panelistiz. Üç beş öğretim elemanı, yetmiş seksen öğrenci, görevli gözler ve birkaç oda temsilcisi beraberiz. Önce söz bizde, zaten neredeyse sözün hep tamamı panelistlerde. Fırsattan istifade değil de söylenecek çok şey olduğundan. Nasıl anlatsam, dar zamanda etkili olarak ancak “yargı” cümleleri kurulabilir. Biraz analitik düşünmek için ise belli bir silsile içinde argümanları sıralamak gerekiyor. Buna panel düzeni pek uymuyor. Sonuçta bizler konuşuyoruz, geriye kimseye söz hakkı kalmıyor. Konu “bilimsel” “nitelikli” üniversite, daha özgül anlamda “mühendislik eğitimi” nasıl olmalı? İçimden ilk ge&cced..]]> Fri, 15 Nov 2013 07:14:00 +0400 Total denetim ve disiplin ocakları https://www.evrensel.net/yazi/69751/total-denetim-ve-disiplin-ocaklari https://www.evrensel.net/yazi/69751/total-denetim-ve-disiplin-ocaklari? 12 Eylül’ün en dayanıklı korku baskı kurumu YÖK’ün 32. yıl dönümünde YÖK Başkanı 9 maddelik özgürlük bildirgesi açıklamış, YÖK’ü “12 Eylül’ün bir vesayet kurumu” diye nitelemiş. Tek başına bu açıklama, ne kadar vahim bir süreçten geçildiğinin itiraf belgesini oluşturuyor. YÖK çok konuşuluyor da bir de işin bugün apış arası ahlakçılığı ile gündeme sokulan barınma ve yurt meselesi boyutu bulunuyor. BARINMA VE YURT MESELESİ HAYAT MEMAT MESELESİDİR Toplumun en öncelikli görevi nüfusunu sürdürebilmek ise bunun başlıca iki şartı beslenme ve barınmadan geçmektedir. Dar gelirli aileler için kendi gıda ve kirası zaten ağır bir yük iken üniversiteye gidecek çocuğuna yer bulmak karşılanması imkânsız ikinci bir külfet getirmektedir. Üni..]]> Fri, 08 Nov 2013 08:31:52 +0400 Meclis, okul, örtü ve özgürlük tartışması https://www.evrensel.net/yazi/69692/meclis-okul-ortu-ve-ozgurluk-tartismasi https://www.evrensel.net/yazi/69692/meclis-okul-ortu-ve-ozgurluk-tartismasi? Bir şeyi empoze etmemek, çocuklara ve topluma özendirmemek konusunda sigaranın görünmez kılınması iyi bir örneği oluşturuyor. Özgürlük olup olmadığı da bir tartışma boyutu. AKP’lilerin türbanı memurlar için serbest hale getirmesi, Mecliste türban girişimi, HDP Kongresi ise daha ciddi bir tartışmayı güncelledi. Kaldı ki görmezden gelmekle de bir şeyleri çözmüş olmuyoruz. Zor bir tema. Din içi veya dışı giyim kuşama birden çok doğrulu olarak bakılabilir. Ancak sonuçta konunun önemini azaltmıyor. Hele işin okul ve memur ayağı da var ki, neyin hak, özgürlük, eşitlik, ilerleme veya neyin baskı, ayrımcılık, empoze etmek olduğu zorlu konuları oluşturuyor. Demokrasi ve özgürlük ne, kafalar iyice karışık. Örneğin bir tartışma grubundan bir pasaj: “Türk olmayanların haklarını savunmayan bir Türk demokrat olamaz. ..]]> Fri, 01 Nov 2013 09:24:39 +0400 Üniversite, yurtlar, ODTÜ Ormanı: Fikir bilim bahçesi mi, tel örgülü hangarlar mı? https://www.evrensel.net/yazi/69641/universite-yurtlar-odtu-ormani-fikir-bilim-bahcesi-mi-tel-orgulu-hangarlar-mi https://www.evrensel.net/yazi/69641/universite-yurtlar-odtu-ormani-fikir-bilim-bahcesi-mi-tel-orgulu-hangarlar-mi? Bazen yüksek teorilere ihtiyaç var. Bazen küçük pratikler, yaşantılar yaşananları fazlasıyla özetliyor. YÖK Başkanı ODTÜ ormanı ile ilgili bir şey söylemiyor, ancak “Türbanlı kadın dekan veya rektör olabilir” diyor. Demokratik bir devlette kadın zaten rektör olabiliyor. Umarım, rektörlüklerden de önce Diyanet Başkanı bir kadın olur, kadınlar imam da olur. ÜNİVERSİTE HANGAR GİBİ Çukurova Üniversitesinde öğrencilerle birlikte yüksek öğrenim gençliğinin sorunlarına yönelik küçük bir araştırma yaptık. Halkın gözünde üniversiteler büyük yerler, öğrenciler büyük ümitlerle geliyorlar. Ancak geldikten sonra hayal kırıklığı yaşıyorlar. Bir öğrencinin özgün ifadesi ile üniversiteler “ambar gibi” olmuş: “Zaten sınıflara girip şöyle bir duvarlara ..]]> Fri, 25 Oct 2013 09:26:15 +0400 Kurban: Din ve kapitalizmin ‘iyilik’ ve ‘mutluluk’ arayışları https://www.evrensel.net/yazi/69582/kurban-din-ve-kapitalizmin-iyilik-ve-mutluluk-arayislari https://www.evrensel.net/yazi/69582/kurban-din-ve-kapitalizmin-iyilik-ve-mutluluk-arayislari? Bir yandan “kurban” keserken diğer yandan “ebedi saadet arayışı” nasıl bir şey? Birisini öldürürken birisi için “hayır dua”, “mutluluk”, “iyilik” dileği nasıl bir şey? İnsanlığın soncul amacı diye bir şey çok mümkün mü, emin değilim, ancak halihazırdaki ütopyalara göre bunun “iyilik”, “mutluluk” gibi bir “ilke” (hatta sabit) olup olamayacağı tartışılıyor. Nitel farklar taşıyan varlıklar için, hatta aynı tür içinde her biri özne olan varlıklar için bir ve aynı “iyilikten” söz edilebilir mi? Öyle olsa dahi hareket halindeki aynı varlığın her bir uğrağı için bir ve aynı “mutluluk” mümkün mü? Mekanizmaları, “içeriğinin” yaşamla doldurulması-pratiği, her bir kişi, zümre veya tabakanın bunu bir ve aynı şekilde yaşaması mümk&u..]]> Fri, 18 Oct 2013 12:06:47 +0400 Algı değil AKP'nin açık şeriat ajandası: Türkiye ve Ortadoğu'ya faturası ağır olacak https://www.evrensel.net/yazi/69534/algi-degil-akpnin-acik-seriat-ajandasi-turkiye-ve-ortadoguya-faturasi-agir-olacak https://www.evrensel.net/yazi/69534/algi-degil-akpnin-acik-seriat-ajandasi-turkiye-ve-ortadoguya-faturasi-agir-olacak? Demokrasi ile teokrasi birbiriyle tümden bağdaşsaydı birinden birine gerek olmazdı. Arada derece değil nitel farklar var. Din sadece abdest, namaz, oruç, cuma, hac, örtü değil; ideoloji ve yaşam biçimi olarak çok daha fazla bir şeydir. Öğretmen okulun asli bir parçası ve rol modelidir. Devlet, memurlarıyla devlettir. Öğretmeni, memuru belli bir dinin değer ve sembolleri ile hareket eden devletin, yurttaşlarına karşı yansız, eşit ve adil davranması imkânsızdır. Türkiye’de irtica tehdidi bitmiştir, artık şeriat (dinin hayata ilişkin belirlenimleri) hüküm sürmektedir. Osmanlı’nın 1773’lerden beri girdiği ağır aksak aydınlanma, bilim ve modernleşme süreci 1945’lerden bu yana dini muhafazakâr mekanizmalarla kuşatılmaya başlanmıştı, 08.10.2013 itibarıyla artık karşı-devrim hemen tümden tamamlanmış bulunuyor. Buradaki ana soru, sonuçta kapitalist liberal demokr..]]> Fri, 11 Oct 2013 12:58:12 +0400 Paket, şeriat, kızamık ve başörtüsü https://www.evrensel.net/yazi/69469/paket-seriat-kizamik-ve-basortusu https://www.evrensel.net/yazi/69469/paket-seriat-kizamik-ve-basortusu? Kürsüde paket açıklaması yapılırken Türkiye’de bugünlerde “şark çıbanı” ve “kızamık” salgını yaşanıyor; Sağlık Bakanlığının açıklamalarına bakılırsa kızamık salgınının Suriye ile ilgisi olmadığı, Hollanda’dan geldiği belirtiliyor. Hollanda’da, aşıyı “Tanrı iradesine karşı gelmek” olarak reddeden dindar kesimin yaşadığı “İncil kuşağı” (Bible belt) bölgesinde çıkan kızamık salgını, giderek diğer bölgelere yayılıyor. İnancı gereği kadın üye kabul etmeyen Siyasi Reform Partisi (SGP) de “insanların inançlarına saygı gösterin. Aşı çağrılarına son verin” görüşünü savunuyor. MAZLUMDER’in web sayfasında da “Zorla Aşı Yaptırmak Hukuka Aykırı” basın açıklaması duruyor, ailelerin aşıyı ve “Aşı/İzleme Red Tutanağı”nı reddetme hakkı olduğu savunuluyor: “Edirne, Erzincan, Balıke..]]> Fri, 04 Oct 2013 12:10:09 +0400 Dini canlanma: Alevi hakları, Alevilik, Alevicilik https://www.evrensel.net/yazi/69090/dini-canlanma-alevi-haklari-alevilik-alevicilik https://www.evrensel.net/yazi/69090/dini-canlanma-alevi-haklari-alevilik-alevicilik? “Cami, Cemevi İç İçe Projesi” ile bir kez daha Alevilik tartışması gündeme gelmiş bulunuyor. Fethullah Gülen veya Sünni anlayıştaki bir grupça Aleviliğin düzenlenmeye kalkışılmasına, çok sayıda Alevi-Bektaşi kuruluşu karşı çıkıyor; “etnik, inançsal ve kültürel asimilasyona” karşı “hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, Laiklik ve demokrasinin yaşam bulduğu, toplumsal barış ve eşit yurttaşlık koşullarının sağlandığı demokrasi” önerisinde bulunuyor. Çok da yerinde bir karşı çıkış ve öneri. Bu açıklama Alevi kuruluşlarının bir açıklaması olması dolayımında “Mürşitler, pirler, dedeler, analar olarak Alevi Kurumlarının Çağrısı üzerine ‘Yol Cümleden Uludur’ diyerek Ankara’da toplandık.” sözleriyle başlayan “Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişini (Veliyetti..]]> Thu, 26 Sep 2013 17:25:12 +0400 YÖK'ün üniversite açılış dersi: Bilim, sanat, felsefeden öte 'nübüvvet', 'hikmet', 'marifet' https://www.evrensel.net/yazi/68488/yokun-universite-acilis-dersi-bilim-sanat-felsefeden-ote-nubuvvet-hikmet-marifet https://www.evrensel.net/yazi/68488/yokun-universite-acilis-dersi-bilim-sanat-felsefeden-ote-nubuvvet-hikmet-marifet? Eylül geldi, üniversitelerimiz yeni bir akademik yıla başlayacaklar. Öyle görünüyor ki, bu yılın açılış dersini ise İlahiyat Fakültelerinin “İSLAMİ İLİMLER Fakültesi”ne dönüştürülmesi oluşturacak. YÖK, belki de kuruluşundan bu yana en büyük hizmetlerinden birini yapıp çok “marifetli” bir kararla; dine felsefe bulaşıyor, İlahiyat Fakültelerinden tüm sanat, musiki, felsefe, hatta tarih derslerini kaldıralım, bu da yetmez İlahiyat Fakültelerinin adını da dine uygun şekilde doğrultalım, “İslami İlimler Fakültesi” yapalım dedi. Doğrultulmuş haliyle “İSLAMİ İLİMLER Fakültesi”, artık İslam ile doğrudan ilgisi olmayan bilim ve felsefeye (akli ve müspet ilimlere) hiç bulaşmayacak, sadece esas işiyle, “İslami ilimler” ile, “nakli ilimler” ile, “hikmet” ile; fıkıh, tefsir, hadis ile ..]]> Thu, 19 Sep 2013 16:49:39 +0400 Üniversitenin denetim ve disiplin amiri, rektörün amiri polis mi olacak? https://www.evrensel.net/yazi/67728/universitenin-denetim-ve-disiplin-amiri-rektorun-amiri-polis-mi-olacak https://www.evrensel.net/yazi/67728/universitenin-denetim-ve-disiplin-amiri-rektorun-amiri-polis-mi-olacak? Demokratik rejimlerin temel sorunlarından biri, yönetimin oluşmasından daha çok nasıl denetleneceği sorunudur. Demokratik rejimlerin salt temsili hale dönüşmesi, denetim sorununu daha da yaşamsal hale getiriyor. Mevcut yasama-icra-yargı-basın şeklindeki “güçler ayrımı” hemen her noktadan iç içe geçtiğinden, artık pek işlerliği bulunmuyor. Referandum, halk yoklamaları, plebisitler de büyük nüfus gruplarında pek uygulanabilir gözükmüyor. “Anayasal” çerçeveler de dönüp dolaşıp “güçler ayrımına” dayanıyor. Geriye salt parlamento seçimleri kalıyor ki, onun da propaganda teknikleriyle çoğunlukçuluğa dönüşme riski bulunuyor. Yönetimin bugünkü yapısı, giderek teknik akla, teknokratlığa dönüşüyor. Aslında parlamentolar değil de CIA, FBI, maliyeciler hükümeti vb. devleti..]]> Thu, 12 Sep 2013 16:55:51 +0400 Bakan toto: Bir sınavdan kurtulmak için 2X6+156 sınav https://www.evrensel.net/yazi/67080/bakan-toto-bir-sinavdan-kurtulmak-icin-2x6156-sinav https://www.evrensel.net/yazi/67080/bakan-toto-bir-sinavdan-kurtulmak-icin-2x6156-sinav? Okul öncesinden emekliliğe tüm hayat sınava döndü. Kiminle konuşsan “şu sınavı bir atlatayım” diyor. Öğrencilerimiz KPSS’nin adını bile duymak istemiyor. Eşitsiz ve yarışmacı bir toplumda sınavlar yapısal ve ideolojik karakterde olup, ayrımcılığı sınavla yapıyor, dahası sorumluluğu “sınav başarısızlığına” yıkıyor. SINAVI SINAVLA AŞMA TOTOLOJİSİ VEYA BAKANLIĞIN MATEMATİK BİLMEMESİ Memur-Sen’in hükümetle anlaştığı sözleşmede matematik bilmediği, pek çok kıdemli memur için hükümetin önerisinin daha yüksek olduğu anlaşılmıştı. Bakanlık, dün mevcut sınav sistemini aşacak yeni bir model geliştirdiklerini açıkladı. Ortaöğretime geçişte artık TEK SBS kaldırılıyormuş, onun yerine 8.sınıfta 6 temel dersin her dönem birer sınavını merkezi yapacak (2 merkezi sınav), AYRICA okul başarılarının % 30’unu dikkate alacaklarmış. Soru şu ki 1 merkezi sınav mı ..]]> Thu, 05 Sep 2013 17:18:02 +0400 Türkiye'nin Suriye politikalarını doğru okumak: Dışında değil içerde tarihsiz pragmatizm https://www.evrensel.net/yazi/66431/turkiyenin-suriye-politikalarini-dogru-okumak-disinda-degil-icerde-tarihsiz-pragmatizm https://www.evrensel.net/yazi/66431/turkiyenin-suriye-politikalarini-dogru-okumak-disinda-degil-icerde-tarihsiz-pragmatizm? Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı. Emperyalist bölüşümde ulusal kurtuluş savaşlarının yeri açısından önemli bir gün. Dumlupınar’da işgal güçlerine karşı girişilen taarruz günü, kurtuluş savaşının zafer günü kabul ediliyor. Bir zamanlar Osmanlı tebaası olan, çoğu Anadolulu Rumlarının da yer aldığı Yunanistan’a karşı (arkasındaki müttefiklere karşı) zafer günü. Bugün ise yüzyıllarca Osmanlı tebaası olan Suriye’ye Batı taarruzu veya kinetik müdahale, hem de Türkiye’nin de içinde yer aldığı İtilaf Devletleri tarafından konuşuluyor. Suriye’de ilk görünürde Suriye+İran+Rusya+Çin bir yanda, ABD+İngiltere+Fransa+Türkiye+Suudi Arabistan+Katar+Ürdün+Türkiye diğer yanda gözüküyor. Dikkat edilirse I. ve II. Paylaşım savaşının ortakları aynı saflarda yer alıyor. Rusya devrim sonrası yer değiştirmişt..]]> Thu, 29 Aug 2013 17:58:12 +0400 'İngiliz' gazete basmış, 250 bin öğrenci kayıp: Eğitim, sansür, mühendislik https://www.evrensel.net/yazi/65695/ingiliz-gazete-basmis-250-bin-ogrenci-kayip-egitim-sansur-muhendislik https://www.evrensel.net/yazi/65695/ingiliz-gazete-basmis-250-bin-ogrenci-kayip-egitim-sansur-muhendislik? Eskiden ciddi bir analiz yapılsa, yiyeceği ilk damga “komplo teorileri” oluyordu. Bir arkadaşım, düşüncede tasarlanabilen ne varsa, teknolojisi potansiyel olarak mümkün diyor. Özellikle toplumsal süreçlerin önemli bir kısmı, idari işlerin çok büyük kısmı, açık veya zımni bir “sözleşme/tasarı” taşıyor. Hatta en temel insiyaklar bile “tasarımcı” tarafından maniple edilip kullanılmaya çalışılıyor. Bu tasarımcının kim olduğu sorusu abiden, kocadan, reisten, komutandan, kraldan, piyasadan, MİT’ten, CIA’dan, Tanrıya kadar gidiyor. “Her şeyin tasarım olduğu” konusu ise, doğacılar biraz mesafeli olmakla birlikte, hemen herkesçe ortak bir kanaati oluşturuyor. Postmodern paradigmanın esasını oluşturuyor. Oysa sofistler işi iki bin beş yüz (2500) yıl önce çoktan kavramıştı. Snowden ile the Guardian arasında, Snowden ile Milli Eğitim Bak..]]> Thu, 22 Aug 2013 17:06:34 +0400 Mısır ve emperyalizme uşaklık: Kardeşin kardeşe kırdırılması https://www.evrensel.net/yazi/65031/misir-ve-emperyalizme-usaklik-kardesin-kardese-kirdirilmasi https://www.evrensel.net/yazi/65031/misir-ve-emperyalizme-usaklik-kardesin-kardese-kirdirilmasi? Engels “Tarihte Zorun Rolü” çalışmasında, orduların başlangıçta toplulukların doğa ve dışsal tehditlere karşı korunma ihtiyacından kaynaklandığını, ancak giderek halktan kopup kendi başına bir zümre ve güç haline geldiğini, halkın değil kendi zümrevi önceliklerini savunmaya başladığını, sınıfsal yapıların daha da biçimlendiği üst evrelerde ise yönetici zümrelere, burjuvazinin egemen olduğu dünyada sermayedarlara hizmet ettiklerini belirtiyor. Bloch “Feodal Toplum” çalışmasında, Batı Medeniyetlerinin Akdeniz’den gelen Arap ve Doğu’dan gelen Hun-Türk istilalarını 11.-16. Yüzyıllar arasında durdurması ile iç istikrara kavuştuğunu ve yüksek bir medeniyete dönüştüğünü belirtiyor. İçten feodolite, dıştan saldırılar aşılınca Avrupa medeniyeti yükselişe geçiyor. Ortadoğu henüz ne Rönesans ve Reformasyon ..]]> Thu, 15 Aug 2013 16:36:03 +0400 'Komşunu ihbar et' nifak hattı: Kardeşlik, bayramlaşma, helalleşme nasıl sağlanacak? https://www.evrensel.net/yazi/64421/komsunu-ihbar-et-nifak-hatti-kardeslik-bayramlasma-helallesme-nasil-saglanacak https://www.evrensel.net/yazi/64421/komsunu-ihbar-et-nifak-hatti-kardeslik-bayramlasma-helallesme-nasil-saglanacak? Bugün bayram. Yenilecek, içilecek, helalleşilecek. Çocuklar şeker toplayacak. Yaşlılar aranacak, mutlu olacak. Bugün bayram, gülünecek oynanılacak. Bugün bayram, nice barış, kardeşlik, dostluk, esenlik, sağlık dileklerinde bulunulacak. Bugün bayram, imam minbere çıkıp, “Bugün helalleşme günü” diyecek. Bayramın devamı yeniden aynı rutinlere dönülecekse bunca dileğin ne anlamı olacak? Tüm bu söylenenlerin gerçekleşeceği gerçek bayramlara nasıl ulaşılacak? Kardeşlik birlikte üretilip birlikte yenirse, bir verip bin alınan toprağa sahip çıkılırsa, çocuklara, yetim öksüzlere, yaşlılara, hastalara sahip çıkılırsa kardeşlik olacaktır. Ayrımcılığın, sınıf ve zümrelerin, dışlamanın, hor görmenin, aşağılamanın olduğu yerde kardeşlik yoktur. Tür, cins, kuşak, konum ayrışmalarının, dil-din-mezhep ayrışmalarının olduğu yerlerde, başların..]]> Thu, 08 Aug 2013 17:02:43 +0400 Yurt, okul, üniversite sorunu: Bilim sanat 'out', din 'in' https://www.evrensel.net/yazi/63728/yurt-okul-universite-sorunu-bilim-sanat-out-din-in https://www.evrensel.net/yazi/63728/yurt-okul-universite-sorunu-bilim-sanat-out-din-in? Her gün yeni bir gündemle uyanıyoruz dersem Gezi’ye haksızlık etmiş olurum. Her gün hükümetin Gezi travmasına bağlı yeni bir operasyonuyla güne merhaba diyoruz. Temmuz ayı LYS ve SBS sonuçlarının açıklandığı, Anadolu ve Üniversitelere kontenjan başvurularının yapıldığı ay sayılır. Yaklaşık 20 milyonluk öğrencisi ile Türkiye’nin gözü kulağı okul ve üniversite sorununa döner. Köşenin sınırları dar da olsa, birkaç söz de bize düşer. 1- ORTAOKUL VE LİSENİN YERİNE İMAM HATİP Eylül 2012 itibariyle imam hatip ortaokullarının sayısı sıfırdan 1.099’a çıkmış, mevcut imam hatip lisesi sayısı da 708’i bulmuştu. 2013 eylülünün rakamları elimizde değil, ama en fazla açılan okul olacağında herhangi bir şüphe yok. Diğer yandan “lise”, yeni adıyla “Anadolu lisesi” sınıfları için 24’lük hedeften ve 3..]]> Thu, 01 Aug 2013 17:05:37 +0400 Yeni faşizm: Panoptikon'un yeni formu 4G https://www.evrensel.net/yazi/63055/yeni-fasizm-panoptikonun-yeni-formu-4g https://www.evrensel.net/yazi/63055/yeni-fasizm-panoptikonun-yeni-formu-4g? Snowden “Herhangi bir anda herhangi bir iletişim içindeyseniz gözleniyorsunuzdur” diyor. Obama, CIA dinleme bilgilerini sızdıran Snowden’ın Rusya’dan iadesini istiyor. Mültecilik başvurularını engellemeye, mülteciliğini kabul eden ülkelere seyahatini engellemeye çalışıyor. Uçakları indirmekle tehdit ediyor, hatta Bolivya Devlet Başkanı Morales’in uçağını dolaylı olarak zorunlu inişe zorluyor. Snowden’in Rusya’da bir havaalanında transit bölgede sıkışıp kalması bir ayı geçmiş bulunuyor. ABD dinleme-izleme belgelerinin yayınlandığı Wikileaks sitesinin kurucularından Assange ise 19 Haziran 2012 tarihinde sığındığı Ekvador’un Londra Büyükelçiliğinde bir yılı aşkındır sıkıştırılmış bulunuyor. WikiLeaks, Küba’daki Amerikan üssü Guantanamo’da esirlere yapılan muameleye dair kurallar, Kenya’daki yargısız infazlar, Afganistan ve Irak Sava..]]> Thu, 25 Jul 2013 17:38:48 +0400 Asker, polis, ajan, para-militer fark/sızlığı https://www.evrensel.net/yazi/62343/asker-polis-ajan-para-militer-farksizligi https://www.evrensel.net/yazi/62343/asker-polis-ajan-para-militer-farksizligi? Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber, develer tellâl iken adamın biri makam sahibi olmuş, arabası ve şoförü onu almaya gelmiş. Alan dar da olsa kurulmuş arabaya, çevredekiler korku ve saygıyla selamlar, koltuk altları kabarmış, kendini göstermek ister. -“Şoför” demiş. –“Buyur efendim!” -“Sana bir soru soracağım.” -“Tabii, efendim”. -“Şoförle eşek arasında ne fark vardır?” Şoför deneyimli, ıkınmış, sıkılmış, başına bir şey gelsin istemiyor, çok şey söylenebilir ama en geçerli yolu seçmiş; -“Affınıza sığınırım, ben bilemem, en iyisini siz bilirsiniz efendim” diye yanıtlamış. Makam sahibi kendini gösterecek ya: -“Bunda bilinemeyecek ne var!” demiş, “birine ‘dur’ dersin durur, diğerine ‘çüş’ dersin durur.” Şoför iyice bozulmuş. Yolculuk kasvet..]]> Thu, 18 Jul 2013 16:41:04 +0400 Assange, Snowden, Tahrir, Taksim: Var-oluş ve özgürlük sorunu https://www.evrensel.net/yazi/61832/assange-snowden-tahrir-taksim-var-olus-ve-ozgurluk-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/61832/assange-snowden-tahrir-taksim-var-olus-ve-ozgurluk-sorunu? İstanbul’da CEO’ların çoğunun Gezi’ye destek verdiği söyleniyor. Çoğu değil belli bir kısmı da olsa ana soru açısından çok fark etmez: Görece varlıklı birileri, hele de refahını da olumsuz etkileme riski olmasına rağmen, Gezi’ye neden destek oluyor? Hali vakti yerinde sayılabilecek Jullian Assange neden tüm yaşamını riske edip “sızdırmaları” yapıyor? Hele de Onbaşı Bradley Manning bu belgeleri kopyalayıp niye aktarıyor? Tahminen iyi bir maaşa ve kariyere sahip CIA Ajanı Edward Snowden dinleme bilgilerini neden, niçin sızdırıyor? Kanaatim o ki en azından “refah” toplumları için özgürlük sorunu refah sorununu aşmış bulunuyor. Burjuvazi için zaten refah sorunu değil özgürlük sorunu var. Daha doğrusu refahın kendisi özgürlük sorununu çözmüyor, hatta refah bir yandan hareket alanını genişletiyormuş gibi gözük..]]> Thu, 11 Jul 2013 11:20:10 +0400 Darbe, Mısır, Türkiye, AB/D: Türlü vesayetler https://www.evrensel.net/yazi/61194/darbe-misir-turkiye-abd-turlu-vesayetler https://www.evrensel.net/yazi/61194/darbe-misir-turkiye-abd-turlu-vesayetler? Mısır’da, Türkiye’de yaşananlar, Asya’da yaşananlar, Latin Amerika’da, Afrika’da yaşananlar... İslâm coğrafyası için söylenirse bir yandan Batı-Doğu (bağımsızlık-sömürgecilik), monarşi, askeri ve/veya bürokratik vesayet, dini vesayet… Hepsi belki aynı şeyler değil, umutlar da tümden tükenmedi ancak büyük bir ayrışma, kutuplaşma, kamplaşma yaşanıyor. Son yıllarda dini vesayete bağlı çoğunlukçuluk ile geriye kalanlar arasındaki zıtlaşma daha bir öne çıkıyor ve İslâmcı akımlar eski refleksle askeri vesayetle bastırılmaya veya düzenlenmeye çalışılıyor. Buradan eşitlikçi özgürlükçü yapılar çıkar mı, pek olası gözükmüyor, en azından bir çoğulculuk çıkar mı, onu süreç tayin edecek. Mısır’da karınlar doyurulamazsa, iktisadi ayrışma ve sorunlar artmaya devam ederse, daha..]]> Thu, 04 Jul 2013 11:38:40 +0400 Kriz, patlama ve sosyal konsolidasyon https://www.evrensel.net/yazi/60584/kriz-patlama-ve-sosyal-konsolidasyon https://www.evrensel.net/yazi/60584/kriz-patlama-ve-sosyal-konsolidasyon? Gezi parkıyla birlikte olan biten çok şey olduğu kesin, hatta nasıl olduğu çok su götürmez; ancak bu yaşananların ne olduğu, niye olduğu, niçin olduğu; kime neye karşı olduğu; taşıyıcısının, tarafının, karşıtının kimler olduğu, ne istedikleri, dahası yolda neye evrilecekleri çok su götürür. Meselenin özünün, hemen tüm tarafların ifade ettiği üzere, tek başına üç beş ağaç olmadığı kesin. O halde duygular aslında neye karşı patlıyor sorusunu biraz daha açmak gerekiyor. İnsanlar; · Finans kapitale, parasına, puluna, bankasına, AVM’sine, iktidarına karşı, · NATO’su, İnterpolü, CIA’sı, FBI’sı, devleti, hükümeti, MİT’i, yargısı-mahkemesi, emniyetine karşı, · Milli Eğitimi, okulu, üniversitesi, Diyaneti, medyasına karşı, · Cumhurbaşkanı, başbakanı, valisi, emniyet müdürü, savcısı, hakimine karşı, &..]]> Thu, 27 Jun 2013 12:31:24 +0400 ABD, Türkiye, Suriye, Taksim, Adana: İşgal ve direniş https://www.evrensel.net/yazi/59935/abd-turkiye-suriye-taksim-adana-isgal-ve-direnis https://www.evrensel.net/yazi/59935/abd-turkiye-suriye-taksim-adana-isgal-ve-direnis? Tarih 3 Haziran. Henüz Taksim-Gezi direnişinin ilk günleri. Parkta ağacın birinin üzerinde “Gaz yok mu gaz” diye bir kâğıt asılı. Ağaçların bir kısmına da Reyhanlı ve Uludere’de yaşamını yitirenlerin isimlerinin verildiği kâğıtlar asılmış: “Azize Yumuşak-Reyhanlı”, “Çetin Encü-Roboski”… Ankara Kızılay’da Çorum Sungurlu’dan Ethem Sarısülük polis tabancasıyla, Hatay’da Abdullah Cömert gaz mermisiyle öldürülüyor. Adana’da polis memuru Mustafa Sarı, göstericileri kovalarken yapım halindeki köprüden düşüp ölüyor. Başka ölümler yaralanmalar da var. Adana’da Nusayri-Arap Alevi mahallelerinden gelen halka taş atılıyor. Onlarca genç gaz mermileriyle gözlerini kaybediyor. AKP kafilesi ABD’den dönüyor. İstanbul’da ÖSO toplanıyor, Cenevre konuşuluyor..]]> Thu, 20 Jun 2013 11:03:35 +0400 Henüz hareket değil ama duygular patlıyor: Ben insanım https://www.evrensel.net/yazi/59326/henuz-hareket-degil-ama-duygular-patliyor-ben-insanim https://www.evrensel.net/yazi/59326/henuz-hareket-degil-ama-duygular-patliyor-ben-insanim? 1- Para pulla vicdanı arasına sıkıştırılmış insanlık… Bankaya borsaya sıkıştırılmış insanlık… 12 Eylül ile AKP arasına sıkıştırılmış insanlık… Dine imana sıkıştırılmış insanlık… Kamplara sıkıştırılmış insanlık… Kamplaşmak değil, insan olarak varoluşunu ortaya koymak isteyen insanlık… “Ne şucuyuz, ne bucu, topçuyuz topçu” haykırışları altında bas bas bağırıyor: “Mustafa Keser’in askerleriyiz.” Batsın beni yok sayan her değer, her iktidar, her oluşum. Ben buradayım, ben insanımmmmmmm. Duyan var mı? Komşuları ses veriyor, duyan var mı? Sokaklar haykırıyor, duyan var mı, ben insanımmmmmmm. 2- Birey değil tek başına bağıran, dikkatlice bakın. Toplum olmak istiyor. Çıkarsız beklentisiz toplumun parçası olmak istiyor. Bu toplum olma isteği insan olmak isteğinin bir parçası. Arkadaşları için koşuşturuyor, gaz yiyenler için koşuşturuyor. İnsanlık için koşuşturuyo..]]> Thu, 13 Jun 2013 11:22:18 +0400 'Karanlık güçler' veya 4-5 P'ler kim? https://www.evrensel.net/yazi/58763/karanlik-gucler-veya-4-5-pler-kim https://www.evrensel.net/yazi/58763/karanlik-gucler-veya-4-5-pler-kim? 3 Haziran. Nâzım ustanın ölüm yıl dönümü. “İvan İvanoviç var mıydı, yok muydu?” ustanın 1955’de yazdığı, iyi bir memur olan Petrov’un yönetime geçince “İvan İvanoviç”e dönüşüp kökleri olan Petrov’u yok edişini anlatıyordu. 1957’de Moskova’da Satir (Yergi) Tiyatrosunda ilk sergilenmesinden sonra “Parti çevrelerinin kötü niyetli karikatürünü” açığa vuruyor diye bir daha gösterime sokulmadı. “Gezi Parkı devede kulak, yaptıklarınız insanı ve doğayı yok sayıyor, beni yok sayıyorsunuz” diyen halkın tepkisine karşı, Mehmet Metiner “Karanlık bir güç düğmeye bastı” diye reaksiyon göstermiş. Metiner’in kafası, totaliterleşen iktidarların kafası halkı göremiyor, iktidar körleştiriyor. Totaliter sistemlerin dört özelliği çok belirleyic..]]> Thu, 06 Jun 2013 11:32:47 +0400 Din ve Şeytan: ABD mi, AKP mi, Hizbullah mı, kim daha şeytan? https://www.evrensel.net/yazi/58242/din-ve-seytan-abd-mi-akp-mi-hizbullah-mi-kim-daha-seytan https://www.evrensel.net/yazi/58242/din-ve-seytan-abd-mi-akp-mi-hizbullah-mi-kim-daha-seytan? A’râf Sûresi: “Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz! ?10? Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, “Adem için saygı ile eğilin” dedik. İblisten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı. ?11? Allah, “Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?” dedi. (O da) “Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın” dedi. ?12? Allah, “Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın” dedi. ?13? Şeytan dedi ki: “(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver.” ?14? Allah da, “Sen sü..]]> Thu, 30 May 2013 11:08:50 +0400 Üniversite: Karakola, camiye sıfır, bilime, düşünceye 50 metre https://www.evrensel.net/yazi/57596/universite-karakola-camiye-sifir-bilime-dusunceye-50-metre https://www.evrensel.net/yazi/57596/universite-karakola-camiye-sifir-bilime-dusunceye-50-metre? Hangi yerleşkeye girseniz, kantinler ve dersliklerin yoğunlaştığı bölgelerde bütün yıl sivil halde çevik kuvvet elemanlarını görürsünüz. Hatta bazı birimlerimizde yarı emniyette, yarı fakültede görevli teknik personellerimiz var. MİT elemanlarını, ispiyoncuları saymıyorum. Özel güvenlikçiler zaten gazete kitap okuyan veya birlikte sohbet eden her grubun ayrılmaz parçası; hele sempozyumlar onlarsız hiç mümkün değil. Hatta konferans salonlarının güvenlikçilerle nasıl donatıldığı televizyon görüntülerinde açıkça kendini deşifre ediyor, ne zaman bir öğrenci istenmedik bir konuşma yapmaya kalksa, hemen her yandan sivil giyimli kişiler karga tulumba üstüne atlıyor. Demek ki yerleşkede her yer polis, güvenlikçi kaynıyor. Daha trajikomik olanı, bunu çok severek yapmaya hazır dekanlar ve rektörler bulunuyor. Hatta kanaatim ..]]> Thu, 23 May 2013 10:17:30 +0400 Terörist emperyalizm, ABD, ABD, AKP, Rusya: Reyhanlı https://www.evrensel.net/yazi/56973/terorist-emperyalizm-abd-abd-akp-rusya-reyhanli https://www.evrensel.net/yazi/56973/terorist-emperyalizm-abd-abd-akp-rusya-reyhanli? Bağdat’ta, Kabil’de her gün iki bomba patlatılıyor. Şam’da, Halep’te her gün bombalar patlatılıyor. Son beş on gün içinde Kerry-Lavrov buluşuyor. Cameron-Putin buluşuyor. Cameron-Obama, Obama-Erdoğan buluşuyor. Netanyahu-Putin buluşuyor. İsrail Dışişleri Bakanı Çin’e, Türkiye’ninki sağa sola gidip geliyor. Reyhanlı’da bombalar patlatılıyor. Yoksul bir sınır kasabasından dünyanın karmaşık ilişkilerinin döndüğü stratejik bir sınır kasabasına dönen Reyhanlı çok ağır bir bedel ödedi. Ne yazık ki bedel bile denemez buna, kendisinin hiçbir kuruculuğu olmadığı bir büyük oyunun yemi oldu. Nusayrisi-Arap Alevi’si, Sünni’si, mültecisi, yerlisi… çoluk çocuk kollarıyla bacaklarıyla canlarıyla büyük balıkların yemi oldu. Fakir insanların, yoksul Anadolu ve bölge insanlarının bedenleri üzerinden çok ağ..]]> Thu, 16 May 2013 12:04:24 +0400 Yerel yönetimde özerklik, eşitlik, birliktelik: Diyalektik zor zanaat https://www.evrensel.net/yazi/56349/yerel-yonetimde-ozerklik-esitlik-birliktelik-diyalektik-zor-zanaat https://www.evrensel.net/yazi/56349/yerel-yonetimde-ozerklik-esitlik-birliktelik-diyalektik-zor-zanaat? Hem kişi olacağız, hem de toplumun bir parçası olacağız. Kendimizi gerçekleştirirken toplumu, toplumu gerçekleştirirken kendimizi gerçekleştireceğiz. Hem Kürt “yerel yönetimi” olacağız, hem “Türk Ulusu” yurttaşlığını sürdüreceğiz. Tersi de geçerli. Kürt’le, Türk’le birlikte olmak da, uzaklaşmak da zor zanaat. Dahası bir tarafın beş tarafı, öbür tarafın beş tarafı, onlarca dış tarafı varken. Hayat da zaten böyle bir şey. Masa başında teorik söylemler başka, bunun bir de pratiği ile buluşması başka. Aynı yasa ve mahkeme binlerce yurttaşı KCK’den içeri tıkacak, yine aynı yasa ve hakim hepsini serbest bırakacak. Silahlı girmek yasak, silahlı çıkmak serbest olacak. Hem erkek hem kadın birlikte olunacak, hem de özerk kalınacak. Aile zor zanaat, toplum olmak zor zanaat. Hepsini bilme olanağı yok ancak gördüklerimle sınırlı söyle..]]> Thu, 09 May 2013 09:40:33 +0400 Karıştırmaca 5: Üni/formadan dini örtüye özgürlükle esareti karıştırma https://www.evrensel.net/yazi/54536/karistirmaca-5-uniformadan-dini-ortuye-ozgurlukle-esareti-karistirma https://www.evrensel.net/yazi/54536/karistirmaca-5-uniformadan-dini-ortuye-ozgurlukle-esareti-karistirma? Din ve AKP özgür bıraksa, sorun önemli oranda aşılacak da ne din ne de diyanet özgür bırakmıyor. Artık her yerde dini kisveleri içinde Diyanet İşleri Başkanını görüyoruz. Çanakkale’de, Diyarbakır’da, Ankara’da. Bazen kalpak, bazen poşuya sıkışmış bir hava yaşanıyor da dini kisve ve örtünmeler şapka ve poşuya karşı bir adım öne çıkmış gözüküyor. İnsanlar ve toplum; bir yandan formadan, kravattan kaçarken ondan çok daha katı bir emri içeren türbana, pardösüye, daha doğrusu tesettüre yakalanıyor. “Yağmurdan çakarken doluya yakalanmak” buna mı denir, en azından bir örneğini oluşturuyor. Ne yazık ki üni/forma, örtü ve kılık kıyafet özgürlüğü tümden birbirine karıştırılmış bulunuyor. Dini örtü (başörtüsü veya türban) veya nasıl giyineceği 1)çocuklar..]]> Thu, 18 Apr 2013 11:00:31 +0400 Karıştırmaca 4: İnanma, iman ve din arasındaki münasebet/sizlik https://www.evrensel.net/yazi/53972/karistirmaca-4-inanma-iman-ve-din-arasindaki-munasebetsizlik https://www.evrensel.net/yazi/53972/karistirmaca-4-inanma-iman-ve-din-arasindaki-munasebetsizlik? İnanma, iman ve din aynı şeyler mi? Müminler inanıyorlar mı, iman mı ediyorlar? Tanrıya mı, dine mi iman ediyorlar? Veya dinin sayıltıladığı Tanrıya mı? Müminler “Tanrıya” mı inanıyorlar, onu bilemiyorum, ancak dine iman ediyorlar. İnanıyorlar mı, onu da bilemiyorum, ancak iman ediyorlar. “İnanamıyorum ama iman ediyorum” denilebilir mi, bana kalırsa, tam da böyle bir inanma boşluğu olduğu için, din eğitime (zorla belletmeye, ezberletmeye, telkine) çok önem veriyor. Eğer inanma imana yeterli olsaydı, insanlar akıl, felsefe ve bilime yönelir; buradaki kanıt ve ispatlarla “imana”, “dine”, “İslam’a” ulaşırlardı. Farabi böyle bir ümidi korumaya çalışmış, Gazali ise tam tersine ama daha doğrusunu söylemiştir. Sünni İslam anlayışında, herşey hakkında tefekkür edilebilir ancak öncesiz sonrasız olan, “etkin akıl/külli akıl” olan “A..]]> Thu, 11 Apr 2013 10:10:01 +0400 Çağ ve kafa karışıklığı 3: Bilimsel eğitim, din eğitimi, dini eğitim https://www.evrensel.net/yazi/53382/cag-ve-kafa-karisikligi-3-bilimsel-egitim-din-egitimi-dini-egitim https://www.evrensel.net/yazi/53382/cag-ve-kafa-karisikligi-3-bilimsel-egitim-din-egitimi-dini-egitim? Geçen hafta kaldığımız yerden, bütün kavram ve modellerin iç içe geçirilip toplumun nasıl karıştırıldığı konusuna, “köşenin darlığını” da dikkate alarak bodoslama devam edelim. Birbiri ile kesişme ve sınır noktaları olmakla birlikte yine de aynı konuları ve yaklaşımları oluşturmayan en az üç, mitsel olanla birlikte dört düzey, yani * Mit, ruh (büyü, mitoloji), *Uhrevi, ilahi, kutsal (din, iman, teoloji –doğaüstü güçlerle açıklama), * Metafizik (felsefe, mantık –doğadaki içkin nedenleri arama), * Fizik, insani ve sosyal dünya (bilgi, bilim –olgu ve olayların fiili yasalarını arama) birbiri ile karıştırıldığı için tartışmalar ilerletilemiyor. Bunların kişi veya halk arasında bir miktar karıştırılması anlaşılabilir de, üniversite ve okullarda karıştırılıyorsa, daha doğrusu bunlar bilerek bulanıklaştırılarak eğitim öğretim karış..]]> Thu, 04 Apr 2013 10:09:22 +0400 Tarih ve kafa karışıklığı 2: Din, süt, tablet, örtü, mescit, okul https://www.evrensel.net/yazi/52797/tarih-ve-kafa-karisikligi-2-din-sut-tablet-ortu-mescit-okul https://www.evrensel.net/yazi/52797/tarih-ve-kafa-karisikligi-2-din-sut-tablet-ortu-mescit-okul? Akla hayale gelmeyen tartışmalara her gün bir yenisi ekleniyor. Bunlardan biri Sağlık Bakanlığının anne sütü bankacılığı ile ilgiliydi. Dindar bakanımızın da aklına gelmemiş olmalı ki kıyamet koptu. Hâşâ sümme hâşâ olamaz; hâşâ çocuğa farklı anne sütleri verilirse sütkardeşleri farkında olmadan birbiriyle evlenebilir, büyük günahlara girilebilirmiş. Anne sütü genetik ortaklıklar yaratıyormuş. Sanki benzer ot ve etleri yiyince genetik ortaklık olmuyor. Sanki insan türdeş değil. Din bu. Öyle dini, akıl ve hayata göre düzenleyemeyiz; aksine hayat, insan, akıl, eğitim dine uygun şekilde düzenlenecek. Koşulsuz iman edilecek. Beden ve akıl koşulsuz dinin emrine verilecek. Süt tartışması bitmeden memurların örtünmesi, o da bitmeden tabletlerin dinden uzaklaştırdığı tartışmaları peş peşe geldi. Din dersleri, İmam Hatip Ortaokulları (4+4+4), 3 çocuk 5..]]> Thu, 28 Mar 2013 11:13:50 +0400 NASA ve CERN Mars'a, AKP ve Memur Sen terse gidiyor https://www.evrensel.net/yazi/52187/nasa-ve-cern-marsa-akp-ve-memur-sen-terse-gidiyor https://www.evrensel.net/yazi/52187/nasa-ve-cern-marsa-akp-ve-memur-sen-terse-gidiyor? Bu yazının konusu; AKP ve Memur Sen iş birliği ile önce a) mevcut müfredatın dinileştirilmesi, b) din derslerinin artırılması, c) kılık kıyafet yönetmeliği değişikliği ve şimdi de d) öğretmenlerin dini kisvelerle kamu hizmeti vermesine yönelik çağrı ve fiili durum yaratılmasının yanlış tarih ve eğitim anlayışlarına dayandığı; özgürlükçülük, demokrasi ve ilerleme değil, en hafif haliyle büyük bir kafa karışıklığı olduğu; tarihi, kültürü, dini, bilimi, felsefeyi, sanatı birbirine karıştırdığı; doğayı, aklı, gözlemi, vicdanı, imanı birbirine karıştırdığı; salt bunları karıştırmakla kalmayıp, bu bulanık sularda dini hepsinin ana referansı yapmaya çalıştığı, böylece öğrenciyi, öğretmeni, dahası tüm toplumu karıştırdığı; yarım yamalak cumhuriyet ve demokrasiyi de teokrasiyle değiştirmek istediği üzerinedir. Maalesef tüm bu süreci, sınırlı düzeyde bile ..]]> Thu, 21 Mar 2013 10:37:42 +0400 Ara türler, ara sınıflar, erkeklik arkaik mi? https://www.evrensel.net/yazi/51557/ara-turler-ara-siniflar-erkeklik-arkaik-mi https://www.evrensel.net/yazi/51557/ara-turler-ara-siniflar-erkeklik-arkaik-mi? Bloch, feodalizmden kapitalizme geçilirken gerek beylerin, gerekse aristokrat gibi imtiyazlı diğer sınıfların tümden ortadan kalkmadığını, çoğunun tüccar zümrelere, kiminin de yüksek bürokratlara dönüşerek yeni sürece uyarlandıklarını ileri sürüyordu. İktidar bey, aristokrat, ruhban, monarklardan burjuvalara geçerken lordlara, kadılara, papazlara, yeniçerilere, serflere, kölelere, cariyelere ne olmuştur? Paşalara, aşiret reislerine, seyfiyeye, ilmiyeye, reayaya ne olmuştur? Pek çok kast ve zümreye ne olmuştur? Hepsi proletarya veya burjuva olarak sınıflaşabilmiş midir veya bir kısmı “ara” veya “lümpen” gibi bazı “yarı feodal” etkileri taşımaya devam mı etmiştir? Koç, Alaton, Eczacıbaşı, Şahenk… kimlerin devamıdır? Harbiye, mülkiye, tıbbiye, mühendishane, ağalar, şeyhler, köylüler, kadınlar kimin devamıdır? Hangi tekke..]]> Thu, 14 Mar 2013 10:57:58 +0400 'Bizim kadınlarımız': Sınıftan bile saymadıklarımız https://www.evrensel.net/yazi/50919/bizim-kadinlarimiz-siniftan-bile-saymadiklarimiz https://www.evrensel.net/yazi/50919/bizim-kadinlarimiz-siniftan-bile-saymadiklarimiz? Marksist teorinin belki de en ciddi eksikliği; kadınlar, yaşlılar, çocuklar gibi, hatta din ve dil farklılıkları gibi zümrevi özellikleri zührevi görüp ana teoride yeterince dikkate almadığı, özgürlük ve eşitlik anlayışında hepsinin aşılayacağını kabul ettiği eleştirisi sayılabilir. Bu eleştirilere, Engels’in aileyle mülkiyetin kökenini birlikte değerlendirmesini dikkate alarak çok katılmasam da farklı özgüllükleri kaybetmeden eşitlik ve özgürlüğün sağlanması (hem biriciklik hem de türdeşlik) sorunu paradoksal boyutlar içermektedir. Hem akıp gidiyoruz, hem de akıp gidişimizde bir yandan eskiyi taşıyor, bir yandan da geride kalanları yaratıyoruz. En çok da kadınlar yaratıyor. Erkekleri kadınlar yaratıyor da ancak; erkek de çok çabuk kadına yabancılaşıyor, geldiği köklerine, tarihe yabancılaşıyor, dahası kadınlığı önemli oranda hâl&aci..]]> Thu, 07 Mar 2013 11:14:46 +0400 Ankara-İmralı, Ana dil-Ana dili: İki kral bir ipte, ipin ucu nerede? https://www.evrensel.net/yazi/50192/ankara-imrali-ana-dil-ana-dili-iki-kral-bir-ipte-ipin-ucu-nerede https://www.evrensel.net/yazi/50192/ankara-imrali-ana-dil-ana-dili-iki-kral-bir-ipte-ipin-ucu-nerede? Hukukta her ayrılığa bir “mücbir sebep” bulunuyor da evlilik için de bir mücbir sebep gösterilebilir mi? Evlilikler mücbir sebeplerden daha çok iradi ve özgürlükler alanına mı ilişkin? “Ulusallık” sorunları, etnik sorunlar, aynı evlilik ve ayrılıklarda olduğu gibi, maalesef sadece çiftler arasında oynanmıyor. Maalesef bu tür oyunlar aynı zamanda uluslararası piyasalarda, istihbarat teşkilatları arasında, “derin” oluşumlar arasında, gizli kapılar ardında, çoğu kez de kamuoyu yanlış yönlendirilerek oynanıyor. Son günlerde de böyle bir oyunun oynandığı kanaatindeyim. Kim kiminle kimin için kime karşı nasıl bir oyun içinde, bunları görmek için biraz zamana ve bazı taşların yerine (o yer neresiyse) oturmasına ihtiyaç var. Oyun “yönetici sınıflar” arasında oynansa ve orada kalsa belki bununla da avunulabilir. Ancak her yıkıl..]]> Thu, 28 Feb 2013 10:08:02 +0400 Ankara, KESK, İÜ, Sinop hattı: Sekiz kağıtçılık veya kuralsız demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/49583/ankara-kesk-iu-sinop-hatti-sekiz-kagitcilik-veya-kuralsiz-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/49583/ankara-kesk-iu-sinop-hatti-sekiz-kagitcilik-veya-kuralsiz-demokrasi? Meteor yağmurlarını, Suriye ve Mali’yi, Tunus ve Mısır’ı bir yana bırakırsak, Türkiye’de hafta boyu KESK’e, Eğitim-Sen’e yapılan bitimsiz (iktidarları biterse bitebilir) yıldırma operasyonları, Ergenekon Davaları, BDP heyetine yönelik Sinop ve Samsun’da linç girişimleri, öğrenci soruşturmaları, hatta dahası İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Elemanları M. Cemil Ozansü ve Barkın Asal hakkında “Yeni YÖK Taslağı hakkında yapılan toplantıda öğrencilere hitaben konuşma yaptıkları” gerekçesiyle disiplin soruşturması açılması gibi olaylar yaşandı. Sinop’ta yaşananlarla KESK ve İÜ’de yaşananlar arasında nasıl bir ilişki var demeyin, aynı anlayışın farklı yüzlerini oluşturuyor. Bu olayların ardındaki mantığa bakarsak çoğulculuk ile çoğunlukçuluk, hakla yasa, özgürlük ile izin verme birbirine karıştırılıyor. Teokra..]]> Thu, 21 Feb 2013 10:35:33 +0400 Papalık, Sünnilik, Alevilik: Dindarlık yarışları mı? https://www.evrensel.net/yazi/49043/papalik-sunnilik-alevilik-dindarlik-yarislari-mi https://www.evrensel.net/yazi/49043/papalik-sunnilik-alevilik-dindarlik-yarislari-mi? Uzun süredir dikkati mi çeken bir konuydu: Alevilerin de giderek dindarlaşıp dindarlaşmadıkları sorusu ki Cooley’in “ayna benlik” (benim adlandırmamla “ayna senlik”) kavramlaştırmasını da eklersek neokonzervatif oluşumların Katoliklere, Sünnilere olduğu gibi Alevilere de yansımalarının olması kaçınılmaz sayılmalıdır. Papa XVI. Benedikt’in istifası (dindarlıktan da istifa etti mi?), yeni papanın kim olacağına dair kardinaller savaşı, hatta Hıristiyanlığın hakim olmadığı coğrafyalarda hakim kültür içinde gözüküp “gizli kardinallik” yapanların, dahası İran’da Ayetullahlığın, Filistin’de Arafatçılığın, Türkiye’de de bu tür ciddi ve etkili oluşumların olup olmadığı da tartışmayı daha çekici hale getiriyor. Gülünü gülenini bilemem, ancak güçlü bir Siyahi Aday Peter Turkson’un (Türkün oğlu &ccedi..]]> Thu, 14 Feb 2013 10:31:47 +0400 Nüfus ve eşitsiz büyüme: 61 il yavaşlarken Güneydoğu toparlanıyor https://www.evrensel.net/yazi/48390/nufus-ve-esitsiz-buyume-61-il-yavaslarken-guneydogu-toparlaniyor https://www.evrensel.net/yazi/48390/nufus-ve-esitsiz-buyume-61-il-yavaslarken-guneydogu-toparlaniyor? Bir önceki yılın nüfus rakamları ocak ayı içinde açıklanıyor. 2012 aralık nüfusu da 28 Ocakta açıklandı. İkamete dayalı nüfus kayıtları 2012 yılı boyunca Türkiye nüfusunun ortalama binde 12 büyüdüğünü gösteriyor. Birinci nokta bu büyüme oranları çok sağlıklı değil. Çünkü 2008’de binde 13.10, 2009’da binde 14.50, 2010’da binde 15.88 gibi nüfus artış hızı yükselirken, 2011’de 13.49 ve 2012’de binde 12.01 şeklinde tekrar bir miktar yavaşlamış bulunuyor. Dikkat edilirse nüfus artış hızı önce yükseliyor, sonra düşüyor. Bu tür iniş çıkışlar pek sağlıklı bir kayıt yapılmadığını gösteriyor. Beklenen nüfus artış hızının belirli bir eğilimle giderek yavaşlaması olurdu. Üç aşağı beş yukarı hataları görmezden gelirsek, 2000’den 2012 aralığa illerin nüfus artışları eşitsi..]]> Thu, 07 Feb 2013 09:58:11 +0400 Sağduyunun iman ve parayla çelişkisi https://www.evrensel.net/yazi/47825/sagduyunun-iman-ve-parayla-celiskisi https://www.evrensel.net/yazi/47825/sagduyunun-iman-ve-parayla-celiskisi? O günkü Sinop’la bugünkü Sinop arasındaki benzerlik düzeyi nedir, hesabı kolay değil ancak Sinoplu Diyojen bundan 2350 yıl kadar önce (M.Ö. 350’ler) hırs, para, iman, iktidar konularında bugün de hâlâ hatırı sayılır söylemlerinin ötesinde teori-pratik bütünlüğünü her şeyden el etek çekerek kurmaya uğraşıyordu. Fıçıyı ev yapmış, elinde feneri Sinop sokaklarında adam arıyordu. Şimdi mezarı nerededir, bilmiyorum ama toprağı bol olsun. Bugün ışıldaklar çağında gözüksek de insanın eline Diyojen gibi yine fener alıp “sokaklarda adam aramaya” çıkası geliyor. Dağ taş kendimizi aramaya çıkmamız gerekiyor ki elimizdeki fener veya ışıldağın da buna pek bir faydası olmayacaktır. Önemli olan insanın içinin, yaşadığı çağ ve toplumun ışıldamasıdır. İlkokul öğretmenim, herhalde hayat bilgisi dersinden bir ibareydi, &ld..]]> Thu, 31 Jan 2013 10:32:19 +0400 Birinci sınıf tarih ve topraklarda beşinci sınıf anlayış https://www.evrensel.net/yazi/47227/birinci-sinif-tarih-ve-topraklarda-besinci-sinif-anlayis https://www.evrensel.net/yazi/47227/birinci-sinif-tarih-ve-topraklarda-besinci-sinif-anlayis? Bu yazının konusunu kuruluşunda Çukurova Üniversitesinin kullanımına verilen 1100 dekar civarında arazinin tahsisinin kaldırıldığı söylentileri ile Galatasaray’ın yanan tarihi binası ve alanının otellere aktarılabileceği dedikoduları oluşturuyor. Son rektörlük seçimlerinde en büyük kaygılarımdan biri geniş arazilere sahip kampüs tipi üniversitelerdeki atama sürecinde bazı siyasilerin, belediye yetkililerinin, resmi kurum, AVM sahipleri ve özel şahısların “arsa rantı” arayışlarının etkili olması kaygısı idi. Çukurova’nın toprakları, Galatasaray’ın, Mimar Sinan’ın üzerinde oturduğu Boğaz ve tarihi alanlar bu kaygılarımın ana kaynağı idi. Bu kaygının hiç de boş bir kaygı olmadığı ilk YÖK Başkanı Doğramacı’nın kendi vakfına özel Bilkent üniversitesini kurarken ODTÜ ve Hacettepe kampüslerinden arazi gaspına kadar gider (Doğramacı ortağı olduğ..]]> Thu, 24 Jan 2013 12:16:29 +0400 Mali: Emperyalist Hristiyan sömürgecilere karşı Afrikalı yoksul Müslümanlar https://www.evrensel.net/yazi/46646/mali-emperyalist-hristiyan-somurgecilere-karsi-afrikali-yoksul-muslumanlar https://www.evrensel.net/yazi/46646/mali-emperyalist-hristiyan-somurgecilere-karsi-afrikali-yoksul-muslumanlar? Yeni bir yıla eski sayılacak bir işgalle adım atıyoruz: Fransa uçakları Mali şehirlerini bombalıyor. İngiltere ve ABD destek açıklıyor. İtalya desteğe hazır olduğunu açıklıyor. Çevredeki komprador iktidarlardan da Fransa’ya destek açıklaması geliyor. Mali’nin güçlüleri de, örneğin Başbakanı da Fransa’nın yanında. Çat’ın, Nijerya’nın yöneticileri de asker göndereceklerini açıklıyor. Cezayir ve bir kaç ülke yönetimi daha lojistik desteğe hazır. Türkiye Fransa’ya bir şey diyemiyor da Suriye’den dolayı kızıyor. Almanya başbakanıMerkel Fransa’nın hizmetine iki tanker uçak verirken “Terörizm sadece Afrika için değil, Avrupa için de tehdit oluşturuyor” diye ekliyor. ABD, İngiltere, Fransa, Almanya… toplamda Batı emperyalizmi, bir başka deyişle “radikal kapitalistler” Afrika için, ..]]> Thu, 17 Jan 2013 11:28:04 +0400 Boşluk, hareket ve değişim yansız yönsüz mü, neden ereksiz mi? https://www.evrensel.net/yazi/45989/bosluk-hareket-ve-degisim-yansiz-yonsuz-mu-neden-ereksiz-mi https://www.evrensel.net/yazi/45989/bosluk-hareket-ve-degisim-yansiz-yonsuz-mu-neden-ereksiz-mi? Güneş dönüyor. Dünya dönüyor. Güneşi, dünyayı ne/ler döndürüyor, neyin etrafında dönüyorlar? Nasıl dönüyorlar? Hangisi hangisini döndürüyor? Dahası Dünya dönerken, Güneş dönerken, Samanyolu da, Evren de dönüyor mu? Evren dönüyorsa evrenin içindekilerin hali nicedir? Onlar yerlerinde mi kalıyorlar? Döndürenler de dönüyor mu? Kim kimin uydusu? Dünyaya bir şey olduğunda Güneş(t)e de, Evren(d)e de olur mu? Ya Evrende bir şey olduğunda? Hem birbirileriyle birlikte hem de birbirlerinden özerkler mi? Evren yok olduğunda darbeciler de yok olur mu? Yokoluş sadece dağılma mı? Yoğunlaşma varoluş mu? Yoğunlaşma arttıkça ağırlık artıyor mu? Bir diğerinden çalarak mı ağırlığı artıyor? Bir diğeri ondan çaldığında yok mu oluyor? Nitel artış salt üretim mi? Her dönen aynı zamanda değişiyor mu? Sabi..]]> Thu, 10 Jan 2013 14:05:43 +0400 2013 ayrışmaya ramak kaldı: Son ortaklaşma noktaları KESK, DİSK, TMMOB, TTB https://www.evrensel.net/yazi/45411/2013-ayrismaya-ramak-kaldi-son-ortaklasma-noktalari-kesk-disk-tmmob-ttb https://www.evrensel.net/yazi/45411/2013-ayrismaya-ramak-kaldi-son-ortaklasma-noktalari-kesk-disk-tmmob-ttb? Ben diyeyim sembolik, siz diyin gerçek kardeşimle konuştum. Her gün yüzlerce, onbinlerce, milyonlarca kardeş arasında, onbinlerce öğretmen arasında, milyonlarca öğrenci arasında, işçiler arasında, öğretmen odalarında, teneffüslerde, koridorlarda, hanelerde, makine başlarında, dolmuşta, arabada, lokalde, işyerlerinde bu konuşmaların geçtiğinden eminim. “KESK ne yapıyor, Eğitim Sen ne yapıyor, TTB, TMMOB ne yapıyor? Kürtlerden başka kimse yok mu? Kürt politikası mı ülkenin tek politik konusu, tek eğitim konusu, tek mühendislik, planlama, sağlık sorunu? Başka hiçbir sorunumuz kalmadı mı ki Kürt, Alevi, Dersim, Roboski”… Okulunda kışlasında işyerinde, cemevi önlerinde Sivas’ta Maraş’ta Doğu’da Batı’da onbinlerce, yüzbinlerce, milyonlarca Kürt, o kadar Alevi her gün yalnız kalmaktan, çekilen eziyetlerin dikkate alınmadığından, anadilinde e..]]> Thu, 03 Jan 2013 10:14:56 +0400 Geçmiş 2012, reel politika ve pragmatizm https://www.evrensel.net/yazi/44804/gecmis-2012-reel-politika-ve-pragmatizm https://www.evrensel.net/yazi/44804/gecmis-2012-reel-politika-ve-pragmatizm? 2012 yılının son yazısı. Başka bir Cuma daha yok. Bu yazı da basıldığı andan itibaren geçmiş olacak, 2012’de yaşadıklarımızın hepsi geçmiş olacak. Peki hayat bu kadar geçici mi? Politikalar bu kadar geçici mi? Tüm bu yaşananların kronolojik bir ardıllık dışında hiçbir ilkesi yok mu? Daha güncel bir söylemle devam edersek, Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun iki yıl önceye kadar “komşularla sıfır sorun” politikası kısa sürede hemen tüm komşularla soruna nasıl evrildi? Postmodernizm bu kadar esnek ve geçici mi? Hızlı ama ahlâksız mı? Hızı ahlâksızlığında mı? Ahlâksızlığı hızında mı? Yoksa yavaş işleyen daha arka planda daha kalıcı olan bir şeyler, her olayın bazı ilkeleri bulunuyor mu? Bu hızın ve ahlâksızlığın da ilkeleri bulunuyor mu? Hatta “reel politika” veya “pragmatizm” türünden, postmodernizm türünden teorik yaftalamalar ya..]]> Fri, 28 Dec 2012 03:20:14 +0400 Öğretmenlere silah, sınırlara patriot, fikre f şiddeti önler mi? https://www.evrensel.net/yazi/44181/ogretmenlere-silah-sinirlara-patriot-fikre-f-siddeti-onler-mi https://www.evrensel.net/yazi/44181/ogretmenlere-silah-sinirlara-patriot-fikre-f-siddeti-onler-mi? Bir yandan Almanya’dan, Hollanda’dan, ABD’den askerler ve patriotlar Çukurova’ya taşınırken geçen haftanın bir diğer sıcak gündemi yirmi yaşındaki bir gencin ABD’de Newton-Connecticut kasabasında bir okulda (Sandy Hook Elemantary School) 20 öğrenci ile annesi dahil 6 yetişkini öldürülmesi oldu. Suriye’deki kanlı çatışmalarla ABD’deki seri katiller şiddetin boyutlarını bir kez daha gözler önüne sermiş bulunuyor ki, daha vahimi bu şiddet olayları sonrası dillendirilen önerilerin bir kısmının daha da şiddet içerikli olmasıydı. Suriye-İran kuşatmasında halk oldubittiye getirilip Türkiye’ye patriot rampaları yerleştiriliyor. Sınırda milislere silahlı eğitim veriliyor. ABD’de okul baskını sonrası ise bazı milletvekilleri, bazı eyalet ve okul yöneticileri ile bazı polis müdürleri müdür ve öğretmenlerin silah taşıması önerisinde..]]> Thu, 20 Dec 2012 11:34:16 +0400 Politik olmama uyanıklık politikası https://www.evrensel.net/yazi/43564/politik-olmama-uyaniklik-politikasi https://www.evrensel.net/yazi/43564/politik-olmama-uyaniklik-politikasi? Partili başbakanla partili cumhurbaşkanı politik olmayıp devleti temsil ediyor. Bakanları, Yüksek Mahkeme Başkanlarını, Genelkurmay Başkanını ve ordu komutanlarını, YÖK Başkanını ve üyelerini, müsteşarları, genel müdürleri, valileri, rektörleri… “politik olmadan” atıyor. Politik olmadan çıkacak yasaları, Anayasa değişikliklerini yönlendiriyor. İktidarı oluşturan ve ona hizmet edenler ‘politik olmuyor’ da halkın istemleri, öğrencinin, işçinin, öğretmenin itiraz ve talepleri ‘politik’ oluyor. (Daha kötüsü bunu bu şekilde yazmak da politik oluyor!). Kraldan Fazla Kralcılar “Bizi salak mı bellediniz” diye haykırmak geçiyor içimden. Dahası kraldan daha kralcılar var ki kral kendine has öncelikleri yaparken kralcılar “politik” olmaktan kurtulma uyanıklığı içinde “iktidara yaltaklanma” politik hastalığını g&oum..]]> Thu, 13 Dec 2012 12:07:24 +0400 Bilim ve performansa standart bulma sorunu https://www.evrensel.net/yazi/42940/bilim-ve-performansa-standart-bulma-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/42940/bilim-ve-performansa-standart-bulma-sorunu? Bir sempozyumda “Eğri ağacın doğru gölgesi olmaz” demişti bir akademisyen arkadaşım. Ben de sormuştum: “Doğru ağacı nasıl bulacağız” diye. Murat Bardakçı ile birlikte Euclid’in, Pyhtagoras’ın, Leonardo da Vinci’nin ruhunu çağırsak, bu oranlama işlerine ne derdi acaba? TSE’ye sorsak ne derdi? Her ne kadar oranlar mimarisi piramitlere kadar dayansa da, “Altın Oran” arayışları Antik Grek’e kadar geri gitse de, sokağa çıkınca oranlar pek tutmuyor. Otobüse, metrobüse bineceğiz. Ne kadar uğraşsak aynı koltuk farklı boyuttaki herkese aynı şekilde uymuyor. Meydana çıkınca cenkler de başlıyor, gazlar coplar havada uçuşuyor. Polis şefi “orantılı güç kullandık” diye ekleyiveriyor. Bugünlerde üniversiteler kafayı yemiş her şeye bir oran bulmaya uğraşıyor. Ben de kafayı yemek üzereyim, kendi kendime soruyorum: “Oran(tı) nedir, oran(tı)sızl..]]> Thu, 06 Dec 2012 11:17:00 +0400 Kılık kıyafet bölücülüğü https://www.evrensel.net/yazi/42199/kilik-kiyafet-boluculugu https://www.evrensel.net/yazi/42199/kilik-kiyafet-boluculugu? Ülkeler, toplumlar, kültürler arasında karşılaştırma yapmayı çok sevmem. Hele de bir ülkeyi kötüleyip diğerini olumluyorsa. Buradaki karşılaştırma toplumlar arasında değil, siyasal anlayışlar üzerine bulunuyor. Bu yazının konusunu bir tarafta Milli Eğitim Bakanlığının kılıf kıyafet yönetmeliği, diğer tarafta İsveç’ten bir oyuncakçı kataloğu ile cinsiyet önyargılarına dair mücadele yasası arasındaki kıyaslama oluşturacak. İsveç: Cinsiyete Yansız Oyuncak Kataloğu ve Cinsiyet Önyargıları İle Mücadele Yasası İsveç’ten bir haber: İsveçli bir oyuncakçı firması “Cinsiyete yansız” yılbaşı çocuk kataloğu yayınlıyor. Bu katalogda Danimarka versiyonunda erkek çocuk silahla oynarken, İsveç versiyonunda silah kız çocuğunun elinde gözüküyor. “Hello Kitty” sayfası da bir erkek adıyla değiştiriliyor ve kızın pembe e..]]> Thu, 29 Nov 2012 12:57:59 +0400 Savaş uygarlığı: Yayılmacılığın yıkıcı gücü https://www.evrensel.net/yazi/41602/savas-uygarligi-yayilmaciligin-yikici-gucu https://www.evrensel.net/yazi/41602/savas-uygarligi-yayilmaciligin-yikici-gucu? Hobsbawm 20. yüzyılın savaş yüzyılı olduğunu söylüyordu. Ya 21. yüzyıl? Filistin için, Suriye için hem 20. hem de 21. Yüzyıl? Hatta yüzyılların öncesi ve sonrasından bu yana mı? “Ramah’ta bir ses duyuldu/Ağlayış ve acı feryat sesleri!/Çocukları için ağlayan Rahel,/Teselli edilmek istemiyor./Çünkü onlar yok artık!” (İncil Müjde, 2. Bölüm, Matta 2, 1995:6-7). Gazze’ye yine ateş topları düşüyor. Bize düşen ise savaş ve şiddeti nasıl kavrayabilir, onunla nasıl yüzleşebilir ve onu nasıl aşabiliriz(?)sorularıdır. Aslında savaş adlandırması da her duruma uygun değil. Savaştan daha çok işgallerden ve yayılmacılıklardan söz edilebilir. Bazıları “paylaşım” savaşları da diyor. Bunun en vahşi dönemi vahşet çağına veya Cengiz Hanların, Timurların barbarlık çağına ait değil. Ağır yıkım ve soykırımların çağı ..]]> Thu, 22 Nov 2012 11:16:06 +0400 Cuma Yazıları 4: Farklılık ile ortaklık kavgası https://www.evrensel.net/yazi/40944/cuma-yazilari-4-farklilik-ile-ortaklik-kavgasi https://www.evrensel.net/yazi/40944/cuma-yazilari-4-farklilik-ile-ortaklik-kavgasi? Gerek teoriye gerekse pratiğe dair paradokslar hep zordur. Adı üzerinde paradokstur. Mekanik veya organik bakışla değil, ancak diyalektik hatta eksikli boşluklu düşünce ile üzerine gidilebilir bunların. “Etniklik imparatorluklarda sorun değildi de ulus-devletlerde sorun oldu” denir. Olayın görünümü belki bir miktar bu yönde ancak daha arka planda hiç de öyle değil. İmparatorluklarda da ulus-devletlerde de krallığa/devlete “rıza” ile bağlılık gösteren beylikler önemli bir sorun oluşturmuyor. Ancak her ne zaman ki belirli bir beylik celalleniyor, belirli bir etniklik egemenleşme eğilimine giriyor, işte o zaman imparatorluğun da, ulus-devletlerin de çatışma alanına dönüşüyor (Roma’da paganizm, Osmanlı’da beylikler, ulus-devletlerde de daha çok etnik görünümde yansıyor ). Esasında daha kalıcı bir paradoks bulunuyor: Farklılık ve ortaklık aynı z..]]> Thu, 15 Nov 2012 15:05:32 +0400 Bir YÖK her yere yetişemez, her üniversiteye birer YÖK lazım https://www.evrensel.net/yazi/40299/bir-yok-her-yere-yetisemez-her-universiteye-birer-yok-lazim https://www.evrensel.net/yazi/40299/bir-yok-her-yere-yetisemez-her-universiteye-birer-yok-lazim? 6 Kasım. YÖK’ün 1981’den bu yana 31 yıllık tahakkümün yıldönümü. Bilim camiası ile dalga geçer gibi bugüne denk düşen bir zamanlamayla tam da bu hafta bu tahakkümü daha da artıracak bir model “YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU TASLAĞI” altında resmi web sayfasında duyurulmuş bulunuyor. YÖK denince bendeki ilk çağrışımı tahakküm ve sömürgeci bir zihniyet oluyor. YÖK ile sömürgecilik (Osmanlıca müstemlekecilik, Batı dillerinde koloniyalizm) arasındaki benzeşimi biraz açarsak; ekonomik, ticari, siyasi amaçlar başta olmak üzere bir ülke veya zümrenin bir başka ülke veya toplum üzerinde kontrol ve nüfuz kurmasına sömürgecilik adı verilecekse; YÖK de araştırma ve düşünce üzerinde, bilim, sanat, felsefe üzerinde, akademisyenler ve öğrenciler üzerinde kontrol ve nüfuz kurm..]]> Thu, 08 Nov 2012 12:57:00 +0400 Paraya tapan YÖK, 'beş para etmez' hocalar https://www.evrensel.net/yazi/39659/paraya-tapan-yok-bes-para-etmez-hocalar https://www.evrensel.net/yazi/39659/paraya-tapan-yok-bes-para-etmez-hocalar? Türkiye yükseköğretim tarihinin son 50 yılı, ODTÜ’den, Bilkent’ten, Doğramacı’dan, Gürüz’den Çetinsaya’ya tarihi, bilim ve araştırma kurumlarını işletmeye dönüştürmek, eğitim-öğretimi paraya dökmek arayışı ile mi geçti? YÖK’ün kamuoyuna bir ay kadar önce duyurduğu “Yükseköğretimi Yeniden Yapılandırma” yasa taslağında hem idari ve mali yönetimin hem de denetim ve değerlendirmenin mütevelli heyetlerine devredilmesi, girişimciliğin temel alınması, hoca ve personelin geçici sözleşmelere bağlanması, öğretim, araştırma ve hizmetlerin paralı hale getirilmesi savunuluyor. Tüm bunlar ne anlama geliyor? Gerek 12 Eylülcüler gerekse mevcut taslağı hazırlayan YÖK yetkilileri; üniversite öğretim elemanlarını, öğrenci ve çalışanları kendini yönetemez, akıl fikir sahibi olmayan, özye..]]> Thu, 01 Nov 2012 13:12:56 +0400 Yörelden Evrensele cuma yazıları: Kurban https://www.evrensel.net/yazi/39119/yorelden-evrensele-cuma-yazilari-kurban https://www.evrensel.net/yazi/39119/yorelden-evrensele-cuma-yazilari-kurban? Bir ayağımız hep çukurda mı?” Ya diğer ayağımız? Elimiz, gözümüz, beynimiz, vicdanımız? Onlar çukurda değil de ovada mı? Yoksa tersi mi? Ayağımız ovada vicdanımız çukurda mı? Çukur ve çamur, bir yandan balçık, diğer yandan verimlilik mi? Aynı zamanda balçık aynı zamanda verimlilik mi? Çamura batmadan verimlilik olanaksız mı? Yazmak, tabletlere kazımak, parşömenlere geçirmek hem gerçekleşmek hem de yabancılaşmak mı? Hata etmemek için susmalı mı, yoksa hata etmeyi de göze alarak yazmalı mı? Evrensel için her hafta yazı yazacağım. Bu ödev, benim için onur olduğu kadar zorlu da bir sorumluluk yüklüyor. Her hafta rutinlerin ötesinde bir şeyler, anlamlı yeni bir şeyler paylaşmalıyım. Her hafta birbirimizi artırarak devam etmeliyiz. Her hafta okunabilmeli, her okunduğunda “bana bir şeyler kattı” denebilmeliyim. Evrensel’den Cuma g&uum..]]> Thu, 25 Oct 2012 16:06:15 +0400