Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Kriz süreci ve birleşik mücadele! https://www.evrensel.net/yazi/82669/kriz-sureci-ve-birlesik-mucadele https://www.evrensel.net/yazi/82669/kriz-sureci-ve-birlesik-mucadele? Türkiye ekonomisinin krize saplandığı “iş dünyası” olarak adlandırılıp sömürücü karakteri gizlenmeye çalışılan kapitalistlerin en büyükleri ve onların örgüt sözcüleri tarafından da kabul edilmiş durumda. Şimdi tekelci gericiliğin siyasal ve militarist temsilcilerinin sürdürdükleri ağır saldırı altında siyasal ve sendikal örgütlülükleri geriye atılmış, örgütlü birliği ve mücadelesi önemli oranda püskürtülmüş işçi ve emekçilerin, yeniden ileri atılarak kendilerinin talepleri için mücadeleyi yükseltmelerini önlemenin yol ve araçlarını çeşitlendirmeye çalışıyorlar. Burjuva devlet iktidarını ellerinde tutanlar, kriz koşullarıyla birlikte ortaya çıkması beklenen halk direnişinin önünü kesmek için baskıyı yoğunlaştırarak gelişmelerden duydukları kor..]]> Thu, 15 Nov 2018 04:50:31 +0300 Gerilim, siyasal-askeri şiddet ve krizler dönemi - II https://www.evrensel.net/yazi/82622/gerilim-siyasal-askeri-siddet-ve-krizler-donemi-ii https://www.evrensel.net/yazi/82622/gerilim-siyasal-askeri-siddet-ve-krizler-donemi-ii? Pazar ve etki alanları üzerine rekabet ve emperyalistlerin askeri güç kullanımı dahil diğer çeşitli ülkelere müdahaleleri, doğrudan hedef olup olmamalarından bağımsız olarak hemen tüm diğer ülkeleri de etki altına alan uluslararası bir ‘kaotik durum’ kuşatmasına almaktadır. İran’a karşı Amerikan emperyalist dayatmalarında açıkça görüldüğü üzere bu kuşatma ekonomiden askeri politikalara çok geniş kapsamlı sorunlar doğurmakta, ekonomi ve politikanın daha fazla askerileşmesine yol açmakta; büyük emperyalist güçlerin ve onların “bilek güreşi”ni fırsat yaratıcı gören işbirlikçi diktatörlüklerin yayılmacı emel ve eylemleri nedeniyle bu gerilim ve çatışma egilimleri güç kazanmakta; savaş tehdidi giderek büyümektedir. Ortadoğu’da sosyal iktisadi ve kültürel yıkıma yol aç..]]> Thu, 08 Nov 2018 04:50:18 +0300 Gerilim, siyasal-askeri şiddet ve krizler dönemi-1 https://www.evrensel.net/yazi/82577/gerilim-siyasal-askeri-siddet-ve-krizler-donemi-1 https://www.evrensel.net/yazi/82577/gerilim-siyasal-askeri-siddet-ve-krizler-donemi-1? Rusya’nın yönetim düzeyindeki sözcüleri birbiri ardına yaptıkları açıklamalarda ABD’yi “Savaş hazırlamak”la suçladılar. Lavrov, ABD’nin “Rusya’daki istikrarı bozmaya çalıştığını” söyledi ve bu amaçlı olarak ayırdığı onlarca milyon dolarlık kaynağa işaret etti. Çin ise daha önce düşman ilan edilmişti. Trump’ın “Nükleer Silahsızlanma Antlaşması”ndan çekileceklerini açıklamasıyla birlikte daha da gerginleşen ABD-Rusya ilişkileri, Çin, Japonya ve AB’nin büyük güçleri dahil olmak üzere emperyalistlerin dünyayı daha büyük yıkımlara ve insan soyuyla birlikte canlı türleri için nükleer yokedişe sürükleme potansiyeli taşıyan ekonomik-siyasal ve askeri politikalarıyla dolaysızca bağlıdır. Bu ülkelerin yöneticileriyle birlikte işbirlikçi tekel..]]> Thu, 01 Nov 2018 04:53:45 +0300 'Mağduriyet yok'muş! https://www.evrensel.net/yazi/82529/magduriyet-yokmus https://www.evrensel.net/yazi/82529/magduriyet-yokmus? AKP Genel Başkanı sıfatıyla yaptığı konuşmasında Tayyip Erdoğan, 16 yıllık iktidarları döneminde “hiçbir vatandaşın mağdur edilmediğini” söyledi. Aslında “16 yıldır iç ve dış güçler tarafından mağdur edilen biziz!” de diyebilirdi. Nasılsa ‘iktidar mahfilleri’nde “güneşe dört şeritli yol yapıldığını söylese inanacak” bir toplumsal kesimin varlığı güvence bilinerek konuşuluyordu. Kişi ya da kişiler “gafil değillerse ve dış lobiler tarafından yönlendirilmiyorlarsa”, söylenenlere inanırlardı ya da inanmalıydılar! Erdoğan çok açık ki “mizahi” olsun diye böyle konuşmuyordu. Devletin en üst merciini temsil eden yöneticiydi ve söyledikleriyle “gündem yaratmak”-”gündem değiştirmek” gibi bir ünlemesi de vardı. Ancak, “tebaa” olarak görülen ve “milli ve yerli..]]> Thu, 25 Oct 2018 04:10:23 +0300 'Yan yana olma'nın büyük önemi https://www.evrensel.net/yazi/82483/yan-yana-olmanin-buyuk-onemi https://www.evrensel.net/yazi/82483/yan-yana-olmanin-buyuk-onemi? Ülkesinde ve başkentinin ortasında “göz göre göre patlatılmış bombalar”la 103 kişinin öldürülmesine dair “araştırma önergesi”ni “Meclisteki çoğunluğu”na dayanarak reddeden bir devlet-hükümet yönetiminin, yine ülkesinde ve uluslararası işbirliğiyle ‘kaybedilen’ ya da ‘ortadan kaldırılan’ bir gazetecinin başına gelenin ne olduğunu açıklığa kavuşturması beklenebilir mi? Yanıtın ABD, Suud Kırallığı, Türkiye ve yapılan spekülasyonlara bakılırsa İsrail ve Mısır gibi birçok ülke yönetiminin ilişkileriyle bağlı olduğu düşünüldüğünde, bu yönlü bir beklenti dayanaksız kalacaktır. İçinde bulunduğumuz dönemde, “insan hakları” duyarlığının emperyalist kapitalist ve monarşist burjuva yönetimlerinden beklenmesi boşunadır. Birbirleriyle ilişki ve çelişkilerine bağlı olar..]]> Thu, 18 Oct 2018 04:25:16 +0300 Yükü emekçiler değil sermaye çekmelidir! https://www.evrensel.net/yazi/82432/yuku-emekciler-degil-sermaye-cekmelidir https://www.evrensel.net/yazi/82432/yuku-emekciler-degil-sermaye-cekmelidir? Hazine ve Maliye’nin başında bulunan Saray damadının, yanına aldığı diğer bazı bakanlarla birlikte açıkladığı “enflasyonla mücadele programı” halk kitleleri açısından ne ifade ediyor ya da ne ifade edecek? Damat Albayrak, enflasyonun Eylül itibarıyla yüzde 24.5’e ulaştığını belirterek, şirketlerle yapılan anlaşma sonucu “yüzde 10 indirim kampanyası başlattıklarını”; “Küresel olarak çok büyük bir değişim süreci olmadığı sürece” elektrik ve doğalgaza da “yıl sonuna kadar” zam yapılmayacağını belirterek “vatandaşlar”dan “bu mücadeleye sahip çıkmaları”nı istiyor! Enflasyonu “spekülatif ataklar”la, kriz koşullarını ekonomiye karşı dış baskı ve spekülatif hareketlerle açıklayan devlet-hükümet yönetimi, sorunu “vatandaş”a havale ederken, elektrik ve doğalgaza son ü&c..]]> Thu, 11 Oct 2018 04:15:55 +0300 Fedakârlığa değil mücadeleye ihtiyaç var https://www.evrensel.net/yazi/82379/fedak-rliga-degil-mucadeleye-ihtiyac-var https://www.evrensel.net/yazi/82379/fedak-rliga-degil-mucadeleye-ihtiyac-var? Burjuva iktidar sözcüleri, “ekonomik geleceğin oldukça parlak olacağı”nı söylemeye devam ediyorlar. Bu nutukları, birbiri ardına uygulamaya geçirilen yüksek oranlı zamlar izliyor. Onlara, ABD, Almanya, Çin ve Rusya başta olmak üzere emperyalist devletlere ve uluslararası tekellere, “ülkemize yatırım yapın, size kapılarımız sonuna dek açıktır” çağrıları ekleniyor. Ülkenin işçi ve emekçi halk yığınları açısından ise, sisli bir vadide karşıdan gelen canavarların yarattığı tehlikenin devasa büyüklüğünü henüz tam olarak görememenin yarattığı huzursuzluk, belirsizlik, kararsızlık ve korku sözkonusudur. İflas eden ve kapanan işletme ve işyerleri giderek artıyor. Tekellerin egemenliği koşullarında küçüklerin başının daha erkenden yenmesi kapitalizmin kuralıdır. “Dünyası yıkılan” sadece küç&uum..]]> Thu, 04 Oct 2018 04:32:54 +0300 Burjuvazi 'binek atı' istiyor! https://www.evrensel.net/yazi/82333/burjuvazi-binek-ati-istiyor https://www.evrensel.net/yazi/82333/burjuvazi-binek-ati-istiyor? Tekelci kesimi başta olmak üzere sermayenin çıkarlarını savunan burjuva iktidarı, sermaye partileri ve onlarla birlikte emperyalist kapitalist sömürü sisteminin hizmetinde olan burjuva iktisatçılarıyla yazar ve politikacıları, emekçi halk yığınlarından, özellikle de işçilerden “fedekarlık” istemeye devam ediyorlar. “Fedekârlık” isteminin “gemi”ye benzettikleri ülkenin, varlığı kabul edilen ya da olası bir ağır kriz koşullarında “batmaması için” olduğu söyleniyor ve bu yönlü propagandaya hak gaspları, işten atma, polisiye baskılar eşlik ediyor. İşçiler başta olmak üzere halk kitleleri, vergi ve fiyat artışlarını, ücretlerin ve maaşların erimesini, giderek daha fazla sayıda işçinin işten atılmasını, küçük üreticilerin ve küçük işletmelerin iflasa sürüklenerek gerek kendi emekleriyl..]]> Thu, 27 Sep 2018 04:57:41 +0300 'Millet' ve 'halk' dalkavukluğu 'millet'in ve halkın yararına mıdır? https://www.evrensel.net/yazi/82153/millet-ve-halk-dalkavuklugu-milletin-ve-halkin-yararina-midir https://www.evrensel.net/yazi/82153/millet-ve-halk-dalkavuklugu-milletin-ve-halkin-yararina-midir? Bin yıl hatta binlerce yıl öncesine tarihleyerek bir “millet tanımı” yapmak, sonra da bugünün sorunlarının çözümünü, “bütünlüğü” asla gerçek olmayan ve farklı çıkarlara bağlı bölünmüşlüğü üzerinden farklı sınıflar halinde bulunan, hatta karşı karşıya duran sınıfların çatışmalarına sahne olan “millet”e havale etmek, ileri sürüldüğü üzere “millet”i onurlandırmak mı oluyor? Örnek olsun Alparslan’ın “Malazgirt Zaferi”ni (1071), o toprakların o günden binlerce yıl öncesindeki yerleşiklerinin varlığını da bugünün tekelci kapitalist politikaları doğrultusunda yok sayarak “millet”e bakiye kazanç olarak yazmanın, manevi doyum aracı olarak kullanma dışında nasıl bir “getirisi” bulunuyor? 1071’deki bir askeri-politik olay, 2018’i..]]> Thu, 30 Aug 2018 03:25:23 +0300 İşbirlikçilik palamarları koparılıp atılmadan bağımsızlık olmaz! https://www.evrensel.net/yazi/82111/isbirlikcilik-palamarlari-koparilip-atilmadan-bagimsizlik-olmaz https://www.evrensel.net/yazi/82111/isbirlikcilik-palamarlari-koparilip-atilmadan-bagimsizlik-olmaz? Ağırlaşan ekonomik sosyal ve politik sorunların en fazla işçi ve emekçilerin durumunu ağırlaştırdığı net olmasına rağmen, bu sorunların “iç ve dış”; “milli ve gayrı milli” ikilemlerine alınarak “gündem oluşturma ve yönetme” politikasının öne çıktığı ya da çıkarıldığı bugünkü gibi koşullarda, antiemperyalizm, demokrasi, özgürlük ve toplumsal kurtuluş sorunlarının bulandırılması daha fazla mümkün olmakta daha da kolaylaşmaktadır. Bağımsızlık, özgürlük ve demokrasiden sözedilmesinin dahi-bunların içeriklerinin ne olması gerektiği ayrı bir tartışma konusudur- soruşturulma ve zindanlara tıkılma nedeni olduğu bir ülkede, bu politikadan sorumlu olanların “ya öleceğiz ya da bağımsız olacağız!” açıklamaları, pratikleriyle bağdaşmaz ve aldatma amaçlı bir söylemden ibaret kalır. Aldatıcılık ise, kendilerini &ld..]]> Thu, 23 Aug 2018 03:14:13 +0300 'Milli' ve 'dış güç' ikileminde mengeneye girmek! https://www.evrensel.net/yazi/82068/milli-ve-dis-guc-ikileminde-mengeneye-girmek https://www.evrensel.net/yazi/82068/milli-ve-dis-guc-ikileminde-mengeneye-girmek? “Yeni Türkiye”, “yeni kuruluş”, “yeni rejim” söylemiyle birlikte ve “Başkanlık Sistemi”yle oluşturulmaya girişilen yoğunlaştırılmış merkeziyetçi ve tekelci sistemin gevşek vidalarını sıkıştırma ihtiyacıyla bağlanan “Bu millet” ve “milletin isteği” söylemi, bir yandan “patladı-patlayacak” tartışması yapılan “kriz” olasılığına karşı “tutamaç”, diğer yandan Trump ve ekibinden ABD şefleriyle girişilen “ağız dalaşı”nda “tarihin derinliklerinden güç alma” manipülatif manevrasıyla bağlıdır. “Bu asil millet”, “kriz miriz dinlemez”, “gavur parası”nı pula çevirmek için döviz bürolarının kapısında kuyruklar oluşturmaktan kaçınmaz, gerektiğinde yeme-içmeden kısarak devletinin, özellikle de onun başkanının arkasında sıraya durur diye düş&uum..]]> Thu, 16 Aug 2018 04:54:31 +0300 Sendikalar açıklama şirketi midir? https://www.evrensel.net/yazi/81980/sendikalar-aciklama-sirketi-midir https://www.evrensel.net/yazi/81980/sendikalar-aciklama-sirketi-midir? Türk-İş, Türkiye’de yaşayan dört kişilik bir aile için Temmuz 2018 itibariyle açlık sınırını 1.738,37; yoksulluk sınırını ise 5 bin 662,46 TL olarak açıkladı. Herkesin anlayacağı üzere bu, Temmuz 2018’de 1.738 liranın altında geliri olan her dört kişilik ailenin açlık koşullarında; 5 bin 662 liranın altında geliri olanların ise yoksulluk koşullarında yaşadıkları anlamına geliyor. Peki bu durumda yaşayan kaç kişi var? Bunun için birkaç veriye başvurabiliriz: “Asgari Ücret Tespit Komisyonu”, 2018 yılının tümü için geçerli olmak üzere net asgari ücreti 1.603 lira olarak açıkladı. Bu durumda asgari ücretle çalışan tüm işçi ve emekçiler açlık sınırı altındaki koşullarda yaşam mücadelesi veriyorlar demektir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın verileri bunu doğruluyor. Bakanlık&cced..]]> Thu, 02 Aug 2018 03:20:54 +0300 'Yeni sistem'; 'model' mi, mengene mi? https://www.evrensel.net/yazi/81938/yeni-sistem-model-mi-mengene-mi https://www.evrensel.net/yazi/81938/yeni-sistem-model-mi-mengene-mi? “Başkan Erdoğan’ın Başdanışmanı” Mehmut Uçum, Hande Fırat’a röportajında, “son derece dinamik bir süreç” olarak işleyeceğini belirttiği yeni siyasal sistemin “bütün boyutlarıyla devreye girdiğinde 21. yüzyılın demokrasisi açısından bütün dünya için esinlendirici” olacağını ve “örnek bir model” oluşturacağını ileri sürüyordu. “Türkiye Başkanlık Sistemi”nin “bütün dünya için esinlendirici örnek” olması; özenilen bir “model” oluşturması mümkün müdür? Üzerine birçok yönlü spekülasyon yapılabilir bu varsayım, ayrı bir tartışma konusudur. Ancak, yaptırım gücü, örgütlü şiddeti ve vurucu kuvveti yoğunlaştırılmış tekelci iktidar aygıtının “son derece dinamik bir süreç” olarak işlevsel ola..]]> Thu, 26 Jul 2018 04:20:11 +0300 'Yeni devlet düzeni'! https://www.evrensel.net/yazi/81864/yeni-devlet-duzeni https://www.evrensel.net/yazi/81864/yeni-devlet-duzeni? “Yeni Devlet düzeni” olarak da ifade edilen devletin baştan aşağıya bürokratik merkezi yapılanması ve işleyişinin daha merkezi, daha otoriter, daha baskıcı, içeride ve dışarıda sınıf ve kast diktasını tekelci gericiliğin çıkarlarıyla bağlı uzlaşmaz ve şiddetde sınır tanımaz bir anlayışla uygulamaya geçirecek şekilde yeniden düzenlenmesiyle “yeni bir dönem”e girilmiştir. Bu yeni dönem “Beştepe Külliyesi” olarak da adlandırılan ve kimilerince de “Yeni Osmanlı Sarayı” olarak tarif edilen “Başkanlık Sarayı”nda düzenlenen göşterişli törenle; top atışları, mehteran ve dualarla, “alimler” ve “tebaa”nın alkışları ve suvari birlikleri eşliğinde, henüz “Cumhuriyet” adını taşıyan ülkenin başkentinde ilan edilmiştir. Evet, yeni bir döneme girilmiştir: Kuşkusuz hiçbir yeni, eskinin etki ve unsurlarından birden b..]]> Thu, 12 Jul 2018 04:46:06 +0300 Seçim ve 'sol'daki mantık hastalığı! https://www.evrensel.net/yazi/81819/secim-ve-soldaki-mantik-hastaligi https://www.evrensel.net/yazi/81819/secim-ve-soldaki-mantik-hastaligi? 24 Haziran “Başkanlık Seçimleri” öncesi ve sonrasında, “sol siyaset cenahı”nda başlıca iki tutum bir kez daha belirgin biçimde öne çıktı. İlki, artık üzerinde durulması dahi abes olan parlamenter biçimlerin “reddi” kolaycılığıydı. Türkiye’nin özgül koşullarıyla da bağlı olarak ileri sürülen eksikli-topal burjuva demokrasisi serüveni, faşizmi ve darbeleri sorunuyla birlikte parlamentarizm karşıtlığından güç alan bu tutum, anarşizan redçi ve boykotcu tutumlarda somutlandı. Burjuva parlamentarist sistemin “tarihsel olarak miadını doldurduğu” gerekçesine bağlanan sözümona proleter-sosyalist tutumun bir diğer versiyonu, burjuvazinin özellikle de tekelci kapitalizm koşullarındaki sınıf diktatörlüğünün faşist ve faşist olmayan biçimleri arasında hiçbir fark olmadığı ya da olmayacağı anlayışında..]]> Thu, 05 Jul 2018 03:25:18 +0300 Seçim sonuçları ve bazı etkenleri https://www.evrensel.net/yazi/81765/secim-sonuclari-ve-bazi-etkenleri https://www.evrensel.net/yazi/81765/secim-sonuclari-ve-bazi-etkenleri? 24 Haziran seçim sonuçları üzerine yüzlerce makale yayımlandı. İktidar borazanı sermaye medyasında günlerdir “zafer kutlama marşları”çalınıyor! Rant havuzundan yiyip-içenler, artık yasal olarak ve “Milletin desteği”yle de bundan böyle her ne istiyorsa onu yapma yetkisiyle donanmış ve politikalarını, karşısında durma ve hakları için direnme kararlılığı gösterenleri her tür araç, yol ve yöntemle etkisiz kılma kararlılığıyla tanınan “Reis”lerine yaranma ve makam-mevki-ulufe dağıtımından mümkün olduğunca büyük pay kapma yarışındalar. Gayet doğaldır; bir başarı sağlamışlardır ve kutlamaktadırlar. Erdoğan “Devrim yaptık!” diyordu. Yandaşları, “200 yılın hesabını sorduklarını-soracaklarını” söylemişlerdi. Hesaplaştıkları sadece politik hasımları değildi. Dünya ve toplum görüşleri, dini ve geleneksel anlayışları, dev..]]> Thu, 28 Jun 2018 04:33:17 +0300 Seçimler ve 'akli-bilimsel' sorumluluk https://www.evrensel.net/yazi/81716/secimler-ve-akli-bilimsel-sorumluluk https://www.evrensel.net/yazi/81716/secimler-ve-akli-bilimsel-sorumluluk? Toplumsal akıl var mıdır? Eğer toplum tek tek bireylerin matamatiksel toplamından oluşan sınıfsız-zümresiz bir yığın olarak düşünülürse bu soru, o da bir oranda olumlu yönde yanıtlanablir. Son zamanlarda yeniden popüler hale getirilen “Milletim”-”Millet feraseti”-“Millet aklı” söyleminin bir büyük yalandan ibaret olmasının nedeni toplumun böylesi bir yığından ibaret olmamasıdır. Bu söylem onu yığınsal duygu sömürüsü için kullananlar tarafından da zaten sürekli olarak yalanlanır. Onların “milli ve yerli” ile örneğin kendi anlayışlarınca tarif ettikleri “millet”in dahi yarısından fazlasını “hain ve şer cephesi”ne yazdıklarını neredeyse hergün duyar-dinleriz. Ülkede bir tek “millet”in değil birden fazlasının yaşadığı gerçeği bir yana, “çok milliyetçi” ve “en &..]]> Thu, 21 Jun 2018 04:12:06 +0300 Ey demokrasi sen nesin? https://www.evrensel.net/yazi/81620/ey-demokrasi-sen-nesin https://www.evrensel.net/yazi/81620/ey-demokrasi-sen-nesin? Nasıl bir şey ve kimin için olduğu ya da olacağının üstü örtülerek “demokrasi” kavramı, seçim kampanyası ve propagandasının odağına yerleştirilmiş durumdadır. Bu kadarında bir sakınca ya da tuhaflık yoktur. Kuruluşundan itibaren hiçbir döneminde burjuva anlamında dahi demokratik bir biçim alamamış sermaye devletinin işçi ve emekçi kitlelerine karşı sürdürdüğü baskı ve saldırı politikalarının daha da yoğunlaştırılmak istendiği; ekonomiden siyasete, sosyal yaşamdan kültüre yaşamın tüm alan ve ilişkilerinin oligarşik tekelci bir kastın tekeline alınmaya çalışıldığı bir dönemde, demokrasi talebinin öne çıkmasında bir yanlışlık yoktur. Burjuva anlamıyla dahi demokratik olmayan, tekelci gericiliğin çıkarlarınca belirlenen demokrasi düşmanı bir diktatörlüğün daha da zalimane bir biçime; “parlamenter sistemi” ve ..]]> Thu, 07 Jun 2018 02:30:20 +0300 24 Haziran seçimleri neden önemli? https://www.evrensel.net/yazi/81573/24-haziran-secimleri-neden-onemli https://www.evrensel.net/yazi/81573/24-haziran-secimleri-neden-onemli? Seçim propagandasının kabul gören genel ortak formülü şudur: “Bu seçimler Türkiye Cumhuriyet tarihinin en önemli seçimleridir.” 24 Haziran seçimlerini bunca önemli kılan, burjuva diktatörlüğünün faşist biçimine geçiş program ve politikasının “milletin oyu” ile onaylanmış gösterilerek tekelci terörist bir yönetimin tesis edilmek istenmesidir. Bu başarılabilinirse eğer, 12 Eylül askeri faşist idaresinden daha tehlikeli bir döneme geçilmiş olacaktır. İçeride ve dışarıda çok geniş kesimlerce “faşist bir rejimin tesis edilmesi”ne yol alış olarak görülen ve yine çeşitli politik parti ve kesimlerce “Tek Adam-Tek Parti Rejimi” olarak adlandırılan Erdoğan Başkanlık Sisteminin, 24 Haziran Seçimleriyle “onanması” durumunda, siyasi, hukuki, iktisadi tüm alanlarda merke..]]> Thu, 31 May 2018 04:40:17 +0300 Erdoğan'ın 'seçim manifestosu' üzerine - 2 https://www.evrensel.net/yazi/81431/erdoganin-secim-manifestosu-uzerine-2 https://www.evrensel.net/yazi/81431/erdoganin-secim-manifestosu-uzerine-2? Saray iktidarı propaganda tefecilerinin, burjuva karakterde olanı da dahil muhalefet politikalarını “terör örgütleri”yle ilişkili göstererek seçmeni, R. Tayyip Erdoğan’ın tüm yönetsel yetkileri elinde toplamasını öngören politik şekillenişe destek verme ya da darbeci-hain ve terörist olarak yaftalanma arasında tercihe zorlama taktikleri, 11 yılık suç ortaklığını örtme telaşıyla birlikte kaybetme korkusunu da dışa vuruyor! Hem korkuyorlar hem de kitleleri yalan bombardımanına alarak yedeklemeye çalışıyorlar. Darbe girişimini “Allahın lütfu” sayarak fabrikada, işyerlerinde, kurumlarda, okullarda ve sokaklarda yoğunlaştırılmış şiddetle cadı avı örgütleyerek yüz binlerce insanın yaşamını tarümar edenlerin kendi açıklamalarıyla 136 bin kişi işinden tasfiye edilmiş, 50 bin civarında insan zindanlara doldurulmuş, suçlu olarak ilan edilenlerin “ye..]]> Thu, 10 May 2018 04:26:41 +0300 Erdoğan'ın 'seçim manifestosu' üzerine - 1 https://www.evrensel.net/yazi/81423/erdoganin-secim-manifestosu-uzerine-1 https://www.evrensel.net/yazi/81423/erdoganin-secim-manifestosu-uzerine-1? T. Erdoğan iktidarı, seçim propagandasına “daha çok demokrasi, daha çok özgürlük” vaadiyle ve ekonomik rüşvetlerle başladı. Söz, basın-yayın ve örgütlenme hakkı isteyenleri “hain” ilan ederek zindan dahil baskının her türüyle sindirmeye çalışanlar “demokrasi ve özgürlük” vaad ediyorlar! Bütün yönetsel yetkilerin “Başkan”da toplanacağı bir yeni düzenleme “daha çok demokrasi” olarak gösteriliyor. Baskı ve zorun her türünü yurttaşlar üzerinde test eden bir yönetimin “daha fazla demokrasi”den sözetmesi ne tuhaf! İnsan aklı ve hafızası ancak bu denli aşağılanabilir Ama bununla yetinemediler, siyasal söylemlerinin toplumun geniş kesimleri açısından inandırıcı olamayacağını bildiklerinden seçim rüşvetleriyle oy avına mecburiyetlerini ilan ettiler. ..]]> Wed, 09 May 2018 04:05:39 +0300 'Geliyorlar!' https://www.evrensel.net/yazi/81389/geliyorlar https://www.evrensel.net/yazi/81389/geliyorlar? İki gün öncesi 1 MAYIS idi; iki gün sonrası 5, üç gün sonrası 6, beş gün sonrası 8 Mayıs; ve boydan boya Mayıs, mücadele ayıdır. İlki, işçi sınıfının mücadele bayraklarını dünya ölçeğinde yükselttiği gündür. İkincisi, işçi sınıfına, sömürü ve baskı dünyasından kurtuluşun mümkün ve kaçınılmazlığını iktisadi-sosyal dayanaklarıyla gösterip bu mücadelenin öznesi olduğunu ortaya koyan Marx’ın dünyaya gelişiyle anılır. Üçüncüsü, sermaye ve gericiliğe karşı dövüşteki kararlılık, fedekarlık ve boyuneğmez yiğitlikleriyle halkların mücadelesinde ölümsüzleşen Denizler’in dara çekilirken, kazanmanın yolunu ve dayanağını şafak kızıllığında haykırdıkları gündür. Dördüncüsü, 50 milyon insanın ölümüne, 70 milyonun sakatlığına, dün..]]> Thu, 03 May 2018 04:15:53 +0300 Tehlike büyük; 'İttifaklar' acildir! https://www.evrensel.net/yazi/81345/tehlike-buyuk-ittifaklar-acildir https://www.evrensel.net/yazi/81345/tehlike-buyuk-ittifaklar-acildir? R.Tayyip Erdoğan’ın D. Bahçeli ile görüşmesinden sonra “24 Haziran’da seçimlerin yapılması kararı aldık” açıklamasının şu ünlü “Türk Hukuk Sistemi”nin siyasi partiler ve seçim yasasında, anayasası ve yasalarında yeri var mıdır diye sorma “saflığı”na kapılmanın pek bir anlamı bulunmuyor. “Kefenlerimizi giyerek geldik kefenlerimizle gideriz” anlayışını burjuva siyaset literatürüne yerleştiren bir “ekip”in benimsediği gerginlik, kaos, huzursuzluk, korku, yıldırma ve savaş politikasının muhalefet kabul etmez bir pervasızlıkla sürdürülmesi için bütün yönetsel kurum ve yetkilerin “Tek Adam”ın “uhdesine verilmesi”ni halk kitlelerine “onaylatarak” garantiye bağlama hedefli bir seçim gündeme getirilmiştir. Sonuçların bu yönde olması için başvurulmayacak manevr..]]> Thu, 26 Apr 2018 04:15:19 +0300 Bombardımandan ötesi! https://www.evrensel.net/yazi/81301/bombardimandan-otesi https://www.evrensel.net/yazi/81301/bombardimandan-otesi? Suriye’ye karşı girişilen savaş, başından beri Amerikan emperyalizmi ve işbirlikçilerinin Rusya ve İran’a karşı giriştiği askeri-mali harekâtın ‘zayıf halka‘ vuruşu olarak gelişti. ABD, Suriye yönetiminin düşürülmesi için planlama ve uygulamaya bölgedeki işbirlikçileriyle birlikte girişti. ABD-Türkiye ilişkilerinde baş gösteren pürüzlerin başlıca nedeni ise, önce Irak ve sonra Suriye askeri operasyonları devam ediyorken, Kürtlerin “sahada bir güç olduklarını gösterme“leriyle ABD’nin harekât alanına giriş yapmalarıydı. Kürtlerin “bir ulus olarak varız, baskı ve ezilmeyi reddediyoruz ve ulusal haklarımıza sahip olmak istiyoruz“ tutumuyla savaş sahasında yer alışları hem bölge güçleri arası ilişkilerde hem de emperyalistlerin Türkiye başta olmak üzere Kürt sorunuyla muhatap bölge ülkele..]]> Thu, 19 Apr 2018 04:15:54 +0300 Emperyalist saldırganlığa karşı dayanışmayı büyütme zamanı https://www.evrensel.net/yazi/81247/emperyalist-saldirganliga-karsi-dayanismayi-buyutme-zamani https://www.evrensel.net/yazi/81247/emperyalist-saldirganliga-karsi-dayanismayi-buyutme-zamani? D. Trump “liderliğindeki” ABD, “Şam yönetiminin Doğu Guta’da kimyasal silah kullandığı ve masum sivilleri katlettiği” gerekçesiyle Suriye’yi “en etkili şekilde cezalandırma”ya kararlı olduğunu açıkladı. Bu açıklamalarla birlikte CIA ve Pentagon’un Suriye’de vurulacak 22 hava meydanı ve askeri tesisi tespit ettiği, Amerikan savaş gemilerinin Suriye’ye doğru yol aldığı haberleri de yaygınlık kazanınca, insan soyu karşısında az da olsa sorumluluk taşıyan burjuva kesimlerle birlikte çok geniş halk kitleleri hemen tüm dünya ülkelerinde “bir üçüncü dünya savaşına doğru mu gidiliyor” endişesine haklı olarak kapıldılar. BMGK toplantısında, Amerikan, İngiliz ve Fransız temsilcilerinin Rusya-İran ve Suriye’ye karşı savurdukları tehditler, Doğu Guta’daki olayların Batılı emperyalistlerin hazırlayıcısı oldukları daha zengin bir mizanse..]]> Thu, 12 Apr 2018 03:26:46 +0300 On milyonlarca ‘vatan haini!’ https://www.evrensel.net/yazi/81163/on-milyonlarca-vatan-haini https://www.evrensel.net/yazi/81163/on-milyonlarca-vatan-haini? Eğer Erdoğan ve iktidarının sözcülerinin birbiri ardına sıraya girerek yüksek “volüm”lü cihazlardan ilan ettikleri “vatan hainleri”nin toplamı nedir diye merak edilse, on milyonlarca olduklarına karar vermek gerekecek. Bir ülke düşünün ki, devlet yöneticilerinin mantığına göre, o ülkede yaşayanların en azından yarısından fazlası “Hain!” konumunda bulunuyor. Yüreği ve beyni haktan, adaletten, insanlıktan, dürüstlükten yana olan her kes, Erdoğan iktidarı sözcülerinin HDP’ni “gayrı milli” ve “terör örgütünün siyasi kolu”; CHP’ni “milli güvenlik sorunu”; ilerici, devrimci ve sosyalist parti, örgüt ve çevreleri “yabancı güçlerin piyonu vatan hainleri” olarak ilan ettiğini hatırlayıp, “Yahu bu nasıl bir şeydir, bu ülkede yaşayıp da AKP-MHP&..]]> Thu, 29 Mar 2018 04:56:59 +0300 'Fetih' marşları, Kawa'ya saldırı ve büyüyen kaos! https://www.evrensel.net/yazi/81112/fetih-marslari-kawaya-saldiri-ve-buyuyen-kaos https://www.evrensel.net/yazi/81112/fetih-marslari-kawaya-saldiri-ve-buyuyen-kaos? TSK adına “Afrin’de huzur ve güven“ açıklaması yapıldı. Hürriyet, Milliyet ve Sabah başta olmak üzere sermaye gazeteleri, Afrinlilerin ne kadar “huzura erdikleri”ni fotoğraflarla göstermek üzere yoğun çaba içindeler. Afrin’de “Türk bayrağı” göndere çekildi. Dışişleri Bakanı “Buralarda yağmalama veya insanlık dışı muamele konusunda hassasız, bunlara müsaade etmeyiz. Askerimizin, polisimizin, güvenlik güçlerimizin böyle bir şey yapmadığını, yapmayacağını tüm dünya bilir. Özgür Suriye Ordusunun da böyle bir yola tevessül etmesini beklemeyiz. Çünkü onları da biliyoruz” dedi. Saray sözcüsü Kalın ise, “Anlaşılan böyle vakalar olmuş, araştırıyoruz” dedi. Bir de görüntüler var: Aralarında öldürdükleri Suriyeli askerin kalbini çı..]]> Thu, 22 Mar 2018 03:51:49 +0300 Çürüme ve kaosta boğulmamak için! https://www.evrensel.net/yazi/81062/curume-ve-kaosta-bogulmamak-icin https://www.evrensel.net/yazi/81062/curume-ve-kaosta-bogulmamak-icin? Bir toplumda bünyesel çürümenin düzeyi, sadece yönetici konumda bulunan büyük mülk ve sermaye sahipleriyle onların politik-askeri vs. temsilcilerinin gerçekleri karartma tutumlarıyla değil, yönetilenlerin buna karşı tutumuyla da belirginlik gösterir. Son yılların ülke, bölge ve dünya “manzaraları”, toplumsal bozulma, çürüme, çöküş belirtilerinin bütün kapitalist ülkelerde büyük bir yığılma oluşturduğunu gösteriyor. Türkiye ise, bu bakımdan hayli üst sıralarda yer alıyor. Kadınlardan biri ya birkaçının katledilmediği gün neredeyse yoktur. Çocuklara cinsel “taciz” cinayetleri aynı şekilde günlük haber bültenlerinden eksik olmuyor. Yalnız yaşlıları katledip basit ev eşyalarını çalanlar az değil. Çeşit çeşit kılıklı adamlar televizyon ekranlarına çıkı..]]> Thu, 15 Mar 2018 04:15:54 +0300 Hilesiz seçimler mi?! https://www.evrensel.net/yazi/81014/hilesiz-secimler-mi https://www.evrensel.net/yazi/81014/hilesiz-secimler-mi? Bekir Bozdağ, “Türkiye’de hilenin-hurdanın olmadığı yer seçimlerdir. Gerçekten YSK Türkiye’nin güven müeseselerinden bir tanesidir” iddiasında bulundu! İnanalım mı? Bu açıklama inandırıcı mı? Türkiye’de bu açıklamaya inanan kaç kişi var diye bir araştırma yapılsa, Bozdağ hüsrana uğratacak sonuç çıkmayacağını kim garanti edebilir? Burjuva dünyasında demeyelim haydi, burjuva politikasında hilenin-hurdanın olmadığı bir alan var mıdır ki, seçimlerde hile-hurda olmasın? Diyelim ki hile-hurdanın olmadığı tek-tüm vepya istisnai durumlar olsun, bunların devede kulak bile teşkil etmeyeceğine Bozdağ’ın kendisi bile yemin edebilir! Bütün öteki işler, hile-hurdalar, çalıp-çırpmalar, ihale madrabazlıkları, birbirlerine kazık atmalar, rant için atmadık takla bırakmamalar bir yana, bugün işbaşındaki ekibin partisini iktidar kol..]]> Thu, 08 Mar 2018 04:55:30 +0300 Bir çağrı ya da düşünmeye davet! https://www.evrensel.net/yazi/80974/bir-cagri-ya-da-dusunmeye-davet https://www.evrensel.net/yazi/80974/bir-cagri-ya-da-dusunmeye-davet? 15 Temmuz 2016 ardından ilan edilen ve sürmekte olan Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamasının, 2019’da yapılacağı ileri sürülen seçimler dönemi dahil olmak üzere, “huzura kavuşuncaya kadar”(!) devam edileceğini, bizzat R. T. Erdoğan tarafından birçok kez açıklandı. OHAL yasaklarının, CHP dahil, Erdoğan iktidarına muhalif parti, örgüt, sendika, dernek, gazete, dergi, barolar, mimar-mühendis odaları, tek tek aydın ve yazarlar, akademisyenlerin yanısıra hak talebinde bulunan, hakları için grev, iş bırakma, toplantı yapma gibi eylemlere baş vuran işçi ve emekçileri de mengeneye aldığı biliniyor. Ülke, Cumhurbaşkanı=AKP Genel Başkanı ve mali, siyasi ve askeri ekibi tarafından KHK’lerle yönetiliyor. Bu yönetim tarzında, “Reis”in onay vermediği hiçbir kararın uygulanamayacağı da artık anlaşılmış bulunuyor. Yayınlanan kararların, çıkarıl..]]> Thu, 01 Mar 2018 03:52:21 +0300 Her yer terörist mi kaynıyor? https://www.evrensel.net/yazi/80883/her-yer-terorist-mi-kayniyor https://www.evrensel.net/yazi/80883/her-yer-terorist-mi-kayniyor? TSK’nin gün gün, saat saat yaptığı açıklamalara göre Afrin köylerinde “etkisiz hale getirilen terörist sayısı” 1500’e yaklaşmış bulunuyor. Savaşın 25. günü geride kaldı ve çatışmaların daha da şiddetleneceği düşünüldüğünde ölme ve öldürmeler çoğalacak demektir. Genelkurmay Başkanı, ölen askerlerin “bir tek damla kanının dahi yerde bırakılmayacağını”, “son terörist etkisiz hale getirilene kadar harekâtın devam edeceğini” açıkladı. Erdoğan yönetimindeki AKP’nin üst yöneticileri ise, yürüttükleri propagandanın daha fazla meyve vermesini sağlamak üzere hergün birkaç kez aynı konu üzerine konuşuyorlar. Bütün resmi gayrı-resmi propaganda organ, kurum, araç ve görevlileri “terör koridorunun yok edilmesi” üzerine “karar..]]> Thu, 15 Feb 2018 04:53:59 +0300 Ey ve hey!!! https://www.evrensel.net/yazi/80839/ey-ve-hey https://www.evrensel.net/yazi/80839/ey-ve-hey? R.T. Erdoğan, “Afrin’e bakıyorum YPG, PKK terör örgütünün şu anda nasıl kaçtıklarını görüyorum. Onlar kaçacak mehmetçiğim, bizler hep birlikte kovalayacağız. Şimdi kara harekatı devam ediyor, durmak yok. İnançla, kararlılıkla yola devam edeceğiz. Geri adım atmayacağız. Şu anda havada, karada, cephede Mehmetçiğimizi, Özgür Suriye Ordusunu dualarınızla yalnız bırakmayın. İnşallah çok kısa sürede bu operasyonu tamamlayacağız” dedi. Başbakan Yıldırım, “harekatın çok seri şekilde yapılacağını ve sınırın içinde 30 kilometrelik bir güvenli hat oluşturulacağını” açıkladı. “Hükümet sözcüsü” Bekir Bozdağ, Türk savaş uçaklarının Rusya’yla yapılan anlaşma çerçevesinde Suriye harekât gerçekleştirdiğini söyledi. Ve TSK karargâhı, askeri harekatın 18. gün&uum..]]> Thu, 08 Feb 2018 05:01:45 +0300 Halklar dayanışması için daha çok çaba https://www.evrensel.net/yazi/80751/halklar-dayanismasi-icin-daha-cok-caba https://www.evrensel.net/yazi/80751/halklar-dayanismasi-icin-daha-cok-caba? Erdoğan yönetimi ülkeyi savaş ortamına sürükledi. Savaş, “milli çıkarlar - milli dava”yla gerekçelendirildiğinde, milliyetçilik, şovenizm, gericilik, baskı ve terörde yoğunlaşma zirve yapma olanağı bulur. Tersinden söylenirse bunların zirve yapması gereksinme haline gelmişse, bunun yollarından biri olarak içeriye ve dışarıya yönelik savaşlara başvurulur. Böylesi bir zamandayız ve emekçi halk kitleleri, savaşın hangi politikaların ürünü olduğunu, ne tür gelişmelerin sonucu olarak gündeme geldiğini, hangi amaçlarla bağlandığını ve kime hizmet ettiğini sorgulama yerine, sermaye iktidarı ile savaştan beslenen medya madrabazlarının estirdiği rüzgara kapılarak hedef gösterilene karşı saldırıların daha güçlü yürütülmesi yönündeki söylemi güçlendirmeye yönelirlerse, farkında olmadan kendi bedenleri, zihi..]]> Thu, 25 Jan 2018 04:57:53 +0300 Emperyalizme ve işbirlikçi emperyal yayılmacılığa hayır! https://www.evrensel.net/yazi/80703/emperyalizme-ve-isbirlikci-emperyal-yayilmaciliga-hayir https://www.evrensel.net/yazi/80703/emperyalizme-ve-isbirlikci-emperyal-yayilmaciliga-hayir? ABD emperyalizminin “Suriye Sınır Güvenliği Gücü” adıyla 30 bin kişilik “Kuzey Ordusu” kurma kararı, T. Erdoğan ve iktidarının sözcüleri tarafından sürdürülen “milli ve yerli” söylemi için kullanılabilir yeni bir malzeme yarattı. Erdoğan ve iktidarının yarattığı yağma ve rant olanağından yararlandıkları için ülke ve halkın uçuruma sürüklenmesi politikalarını “milli ve yerli” söylemiyle aklayıp desteklemeyi görev edinen taşeron medyası da, bu ikiyüzlü aldatıcı söylemin inandırıcı olması ve taraftar bulması için ABD’nin bölge politikaları ve ABD-PYD “ittifakı” ya da “işbirliği”ne dikkatleri çekerek bölgede ve ülkede savaşın körüklenmesi, tırmandırılması ve yaygınlaştırılması propagandasına benzin taşıyor. Ortadoğu bölgesi “ateş hattında” olmaya deva..]]> Thu, 18 Jan 2018 05:15:41 +0300 Büyüyen zorbalığı aşmak için birleşme zorunluluğu https://www.evrensel.net/yazi/80655/buyuyen-zorbaligi-asmak-icin-birlesme-zorunlulugu https://www.evrensel.net/yazi/80655/buyuyen-zorbaligi-asmak-icin-birlesme-zorunlulugu? Bahçeli MHP’sinin Erdoğan liderliğindeki sermaye iktidarında kendi ideolojik-politik görüşlerinin militarist-ırkçı ve faşist karakterini görerek iktidarını kendi iktidarı sayması, Türkeş’in 12 Eylül faşizminde “fikri iktidarı”nı görmesinden çok daha somut, çok daha “elle tutulur-gözle görülür” bir şey ya da durumdur. Burjuva-militarist, faşist ve şoven ‘Türk sağı’nın ülkeyi ve halkını zaptırapt altında tuttuğu onyıllar boyunca, Amerikan emperyalizmi ve onun komutasındaki NATO adlı emperyalist askeri saldırı gücünün taşeronluğu, onun kimlik etiketinde en belirgin özelliklerden biri olarak yer aldı. Bu sağ-gerici iktidarların sözcüleri buna karşın hemen her zaman kendilerini “Türk milliyetçisi” olarak pazarladılar. Ülkenin birçok yerinde emperyalist askeri üslerin kurulmasına olanak s..]]> Thu, 11 Jan 2018 04:15:28 +0300 2018’e önbakış! https://www.evrensel.net/yazi/80610/2018e-onbakis https://www.evrensel.net/yazi/80610/2018e-onbakis? 2017 yılını, dünyada krizlerin arttığı ve yeni tehlikelerin oluştuğu bir yıl olarak değerlendiren BM Genel Sekreteri Guterres, kriz, milliyetçilik, yabancı düşmanlığı, sosyal eşitsizlik faktörlerindeki artış ve yükseliş eğiliminin güçlenmesi nedeniyle “dünyayı 2018 yılında yeni tehlikelerin beklediği”ni açıkladı ve “alarm seviyesini kırmızıya çıkarıyorum” dedi. Uluslararası bir sermaye kuruluşunun genel sekreterince yapılan bu açıklama ya da değerlendirme önümüzdeki yıl ve yıllarda yüzyüze kalma olasılığı güçlü olan olgusal gelişmelere işeret etmesi nedeniyle dikkate değerdir. BM Genel Sekreterliği görevini üstlenen biri tarafından yapılmış olması, işaret edilen tehdidin gerçekliğini gölgelemez. Guterres, aynı açıklamasında nükleer silah tehdidinin daha da arttığını da sözkonu etmektedir ve bu da uluslararası gelişm..]]> Thu, 04 Jan 2018 04:56:52 +0300 Deniz birleştirici ve ayrıştırıcıdır https://www.evrensel.net/yazi/80522/deniz-birlestirici-ve-ayristiricidir https://www.evrensel.net/yazi/80522/deniz-birlestirici-ve-ayristiricidir? Deniz Gezmiş, herkesin üzerinde birleşeceği “ortalama”, liberal, hattı-hedefi belirsiz bir “kişi” olmadı, değildir. Baskı altında olan, baskıya hedef olan, sömürülüp-ezilen, boyunduruk altına alınmış kim varsa, hangi ülkede yaşıyor olursa olsun, onun yanında safa giren, onların hakları için yiğitçe savaşa atılan bir Deniz’dir o. Kısa, ama onurlu yaşamına bakan her bir kişi, ihanet ve alçaklığın çukurlarında debelenen iş birlikçi gerici ya da egemen gericiliğin ve emperyalistlerin maşası ve yalakası değilse, Deniz Gezmiş ve canıyla kanıtladığı davasına bağlılığında, büyük bir yurtseverlik, halka ve ülkesine bağlılık, enternasyonal devrimci bir militanlık görür. Deniz, emperyalist şeflerin, siyonizm ve emperyalizmin, siyasal gericilik ve faşizmin kararlı düşmanı olarak boyun eğmezlik bayrağını yukarılara çeken halk kahramanlığının bir sembolü olmuştur. ..]]> Thu, 21 Dec 2017 04:15:52 +0300 Kudüs “fırsatı”na sığınan burjuva riyakârlığı! https://www.evrensel.net/yazi/80476/kudus-firsati-na-siginan-burjuva-riyak-rligi https://www.evrensel.net/yazi/80476/kudus-firsati-na-siginan-burjuva-riyak-rligi? D. Trump, Kudüs’ü “İsrail’in başkenti olarak tanıma kararı”yla Ortadoğu’nun bağrına büyükçe bir alev topu fırlattı. Söz konusu karar altına atılan imza, İsrail yönetiminin yayılmacı şovenist politikalarına; Filistin Arap halkına karşı onlarca yıldır sürdürdüğü işgal ve imhaya koruyuculuk ilanıydı. Amerikan emperyalizmi bu kararla, Ortadoğu’daki en önemli iş birlikçisine yaptığı korumayı şimdi daha ileriden ve yeniden “garantiye” bağlamıştır. ABD emperyalizmini “Hür Dünya’nın ve barışın teminatı; özgürlük ve demokrasinin kalesi” olarak reklâm edip, iş birlikçiliklerini haklı ve yerinde göstermeye çalışan sermayenin politik-askeri ve mali temsilcilerinin dahi tepkisini çeken bu karar, provokatif, savaş kışkırtıcı ve istikrarsızlığa sürükleyici özelliktedir. İşgalci ve yayılmacı; d..]]> Thu, 14 Dec 2017 04:58:20 +0300 Hain! https://www.evrensel.net/yazi/80425/hain https://www.evrensel.net/yazi/80425/hain? Erdoğan iktidarının başta Erdoğan’ın kendisi olmak üzere başlıca sözcü ve yöneticilerinin tüm önceki hükümet-devlet sözcülerine fark atarak öne çıkardıkları üç sözcük hangisidir diye bir araştırma yapılsa, “Hain” sözcüğü, tartışmasız şekilde ilk sıraya yerleşir. Erdoğan’ın bu sıfatı yapıştırdığı-yapıştırmak istediği güncel en son “odak”, burjuva cumhuriyet tarihinin en önemli sermaye partilerinden biri olan CHP’dir. Bu niteleme, Erdoğan ve partisinin tüm üst sözcülerinin, milletvekilleriyle yerel yöneticilerin, basın tekelinin bütün devşirme yazarlarının dillerine doladıkları ve iktidara yönelik muhalefeti bastırma seferberliğinin araçlarından biri olarak kullandıkları bir silahtır artık. AKP Genel Başkanı’nın sevk ve idaresinde başlatılan kampanyada, dışarıya para kaçırma, yols..]]> Thu, 07 Dec 2017 04:49:16 +0300 Genleri bozuk bir rektörün açıklamaları https://www.evrensel.net/yazi/80379/genleri-bozuk-bir-rektorun-aciklamalari https://www.evrensel.net/yazi/80379/genleri-bozuk-bir-rektorun-aciklamalari? Geçenlerde, lise düzeyine düşürülmüş üniversitelerden birinde “Rektör” koltuğuna oturtulmuş biri, gıda ve ilaç sanayinde kullanılan maddelerin karışımından sözederek, “Helal olmayan katkılar içeren ilaç ve tıbbi cihazların, Müslümanlarca tüketilmesi endişe verici olup, bu durum genlerimizi, geleneklerimizi, inancımızı tehdit etmektedir. Bu hayati meseleyi zaruret kavramıyla geçiştirmemeli ve bir an önce ‘helal ilaç-helal tıbbi malzeme’ konusunda kendi alternatiflerimizi geliştirmeliyiz” şeklinde, bilim ve akıl düşmanı bir açıklama yaptı. Olağan koşullarda, ve azçok bilimsellik iddiasındaki bir eğitim sisteminde, böylesi açıklamaları yapan birinin rektör koltuğunda oturması ve üniversite düzeyinde “eğitmenlik” görevinde tutulması bir yana, ilkokul öğretmenliği görevinde bile ..]]> Thu, 30 Nov 2017 04:15:29 +0300 Ters dönüşlü ikiyüzlülükte sınırsızlık https://www.evrensel.net/yazi/80329/ters-donuslu-ikiyuzlulukte-sinirsizlik https://www.evrensel.net/yazi/80329/ters-donuslu-ikiyuzlulukte-sinirsizlik? Bir önceki makalede kripto gazeteciliğin iktidar payandası ve besleme karakteriyle halk kitlelerine karşı düşmanca işlevine değinmiştik. Ajanlık, hainlik suçlamalarıyla “millilik” övgülerinin gırla gittiği Erdoğan iktidarının son yıllarında, iktidar kürsülerinden atılan nutuklara ve onlara paralel olmakla birlikte onları da aşacak bir heveskarlıkla sürdürülen kripto yayıncılığa bakan biri, anlama yetisinden yoksun değilse eğer, bir “terslikler komedyası”yla yüzyüze olduğunu düşünmeden edemez. Görüntü ile gerçeğin, doğru ile yanlışın, ihanetle yurtseverliğin, baskı ve zulmün temsiliyle özgürlük ve bağımsızlık savunusunun bu denli karmaşaya getirilip akıllara saldırının pervasızca yürütüldüğü nadir dönemlerdeyiz çünkü. Amiyane söyleyişinde bu durum “at izinin it izine karıştığı” bir dö..]]> Thu, 23 Nov 2017 04:57:57 +0300 Kripto gazetecilik ve darbe tellallığı https://www.evrensel.net/yazi/80285/kripto-gazetecilik-ve-darbe-tellalligi https://www.evrensel.net/yazi/80285/kripto-gazetecilik-ve-darbe-tellalligi? Saray entrikacılığı, doğuda ve batıda, iktidar savaşlarının önemli yöntem ve araçlarından biri olagelmiştir. Osmanlı‘da oyun bitmez özdeyişinin farklı ya da tıpkısı olan kısa vurgularla bu entrikacılığı açıklayan sözlere başka dillerde de rastlanacaktır. 15-16 Temmuz 2016’dan beri Türkiye’de darbe tetikçiliği, darbe kredisi, darbe fırsatçılığı, burjuva tekelci iktidar politikasının ‘torba’sında, özel bir mevki ve mevzi edinmiş bulunuyor. Erdoğan iktidarı, torba-torba KHK’lerle ülkenin ve halk kitlelerinin yakın geleceğini karartacak uygulamalarını birbiri ardına pratiğe geçirirken, darbe girişiminin yarattığı fırsatları tepe tepe kullanma yı başardı ve bu ‘orta oyunu’nu sürdürüyor. 150 bin civarında insanın tasfiye edildiği, onbinlercesinin aileleriyle birlikte açlığa mahkum duruma düşürüldüğü, el konulan mal varlıklarının ..]]> Thu, 16 Nov 2017 04:45:57 +0300 'İyi Parti' ve dost-düşman ayrımı https://www.evrensel.net/yazi/80239/iyi-parti-ve-dost-dusman-ayrimi https://www.evrensel.net/yazi/80239/iyi-parti-ve-dost-dusman-ayrimi? Ülkemizde ve bölgemizde yaşananlara bakılarak “karmaşık, gergin, tehlikeli bir tarihi dönemden geçmekte olduğumuz” söylenebilir. Ülke siyasetinde ve bölgede entrikalarla dolu yönetim politikalarının, saray darbeleri ve çatışmaların, sınır dışı toprak ilhakını da içeren askeri operasyon ve saldırıların yoğunluk gösterdiği böylesi dönemlerin halklar açısından tehlikelerle dolu olduğu, tarihten habersiz olmayan herkes tarafından bilinir. İşçi sınıfı ve emekçiler için bu türden ya da daha ağır koşulların sözkonusu olduğu zamanlar, dost-düşman ayrımını doğru yapmaları, sınıf düşmanının dolaysız şiddet ve saldırılarına karşı kararlıca mücadelenin yanısıra onun entrikalarına karşı uyanık olmaları daha da önem kazanır. Sınıfların ortaya çıktığı tarihsel aşamadan itibaren insan(lık) tarihinin “sınıf mücadeleleri tarihi” olarak y..]]> Thu, 09 Nov 2017 04:15:10 +0300 Tarihini bilmenin önemi https://www.evrensel.net/yazi/80194/tarihini-bilmenin-onemi https://www.evrensel.net/yazi/80194/tarihini-bilmenin-onemi? Ekim’deyiz ve Eylül’ü geride bıraktık. Eylül büyük bir savaşı, Ekim büyük bir devrimi anımsatır. İkisi de tarihin büyük ve değiştirici gelişmeleri içindedirler. Onlarla birlikte dünyamız ve insan toplumu, eskisi gibi olmaktan çıkmış; ya da eskisi gibi devam edememiştir. İkisi de sınıf savaşımıyla, sömürü olgusuyla ilişkilidirler. Ekim Devrimi sömürüye son vermeye koyulmanın adıyken, Eylül 1939-45 sömürüyü sürdürmenin, pazar ve etki alanlarını paylaşma ve yağma siyasetinin ürünüdür. Ancak ikisi de büyük tarihi gerçekliklerdirler, ve tarihten her sınıf kendi yararları yönünde öğrenir. Tarihin sınıf karakteri taşıması, insanın belirli gelişmişlik aşamasından başlar. Ondan itibaren sınıflar arasındaki mücadelenin tarihi olarak yaşanır ve sınıflar ortadan kalktıklarında da başka biçimle..]]> Thu, 02 Nov 2017 04:59:52 +0300 Gökçek'e bağlanan 'Demokrasi Savunusu!' https://www.evrensel.net/yazi/80102/gokceke-baglanan-demokrasi-savunusu https://www.evrensel.net/yazi/80102/gokceke-baglanan-demokrasi-savunusu? Öncesinde farklı bir rotada yürüyordu. Son üç haftadır, yat-kalk, İ. Melih Gökçek’le “talim ediliyor!” Televizyon kanalları programlarında, gazetelerin köşe yazılarında, siyasal partilerin çeşitli düzeylerdeki sözcülerinin açıklamalarında baş köşeye oturtuldu Gökçek. Şimdi, ülkede demokrasi yokluğu ve yoksunluğu Gökçek’in “istifaya mecbur edilmesi” ya da “görevden alınması” üzerinden tanımlanıyor. Gariptir ki, kısa süre öncesine dek aynı adamın Ankara’yı “parsel parsel bölüp satması”ndan, yakınlarına ve siyasal davasının akranlarına peşkeş çekmesinden, ırkçılığı ve halk düşmanlığından, faşistliğinden, Atatürk Orman Çiftliği’ni yasa dışı gasp etmesi ve ODTÜ arazisine “Bir gece ansızın” dozerlerle girip orman katli ve yol açması..]]> Thu, 19 Oct 2017 04:15:05 +0300 Savaş marşlarının çağırdığı yıkım https://www.evrensel.net/yazi/80054/savas-marslarinin-cagirdigi-yikim https://www.evrensel.net/yazi/80054/savas-marslarinin-cagirdigi-yikim? Sermaye gazeteleri savaş bültenlerine dönüştürüldü. Sınırda “marşlar söylenip kahramanlık türküleri okunuyor”. AKP Genel Başkanı Eroğan, iyi bir gelişmeyi müjdeler gibi gülümser yüz ifadesiyle “Fırat Kalkanı Harekâtı”yla bir alan sağlandığını, şimdi bunu genişletmek üzere hareket edileceğini, “ÖSO’nun sahada savaştığını ve harekâtın sürdürüleceğini” açıklıyor. Tank birlikleri İdlib’e girip ÖSO ile birlikte Suriye’de Nusra ve diğer iş birlikçi çetelere “karşı savaşacak!” Asıl dert ise, “Terör koridoruna izin vermemek!” Kürtlerin “sınırötesi” yaşam alanları böyle tanımlanıyor ve “İkinci İsrail”-“İkinci Kobane” ile adresleniyor. Erdoğan iktidarının günlük basın bülteni işlevini üstlenmiş çok sayıdaki gaze..]]> Thu, 12 Oct 2017 04:55:33 +0300 Referandum karşıtlarının açmazı https://www.evrensel.net/yazi/79959/referandum-karsitlarinin-acmazi https://www.evrensel.net/yazi/79959/referandum-karsitlarinin-acmazi? Irak Kürdistan bölgesinde yapılan Bağımsızlık referandumuna katılan Kürtlerin tamamına yakını (ilk sonuçlara göre yüzde 92 civarında) bağımsız yaşama yönünde irade beyanında bulundu. Bu sonuç beklenmeyen ya da beklenemeyen bir durum değildi. Kürt sorunuyla yüzyılı aşkın süredir yüzyüze olan ve sorunun ulusal tam hak eşitliği temelinde çözümünü reddeden bölge devletleri referandumu ve sonucunu tanımadıklarını ilan ederek askeri hareketliliğe hız verdiler. Türkiye, İran ve Irak “merkezi yönetimi”, askeri güç kulanımıyla Irak Kürtlerinin iradesini ezme tehdidinde bulundular ve bu tehdit yönünde kararlar açıklayarak ordu birliklerini harekete geçirdiler. Erdoğan ve iktidarının sözcüleriyle MHP’nin savaş komutanı Bahçeli, yanına CHP’nin Öztürk Yılmaz’ı gibi, Kürt denince g&ou..]]> Thu, 28 Sep 2017 04:15:52 +0300 İşçi ve emekçiler savaş senaryolarının seyircisi mi olacaklar? https://www.evrensel.net/yazi/79917/isci-ve-emekciler-savas-senaryolarinin-seyircisi-mi-olacaklar https://www.evrensel.net/yazi/79917/isci-ve-emekciler-savas-senaryolarinin-seyircisi-mi-olacaklar? Kürtlerin Türklerden, Araplardan ve bölgenin öteki uluslarından farklı bir ulus olduklarını 2017’de kanıtlamaya çalışmak akla ziyan bir şey olur. Öncesi bir yana 1834’lerden beri şimdi de bulundukları topraklarda ‘Kürtlük’lerini belirterek mücadele ediyorlar. Bu mücadele her bir ülkede farklı gelişim seyri gösterse de bugün yüz sene ya da elli sene öncesinden çok daha ileri bir düzeyde bulunuyor. İran, Irak, Türkiye ve Suriye yönetimlerinin sürdürdükleri baskı ve asimilasyon politikası sorunu çözmedi. Aksine sorun daha da ağırlaştı. Şimdi Kürt sorunu artık tümüyle uluslararası ve bölgesel bir sorundur. Bölge asker kaynamaktadır. Savaş hazırlıkları ‘gırla gidiyor.’ Amerikan emperyalistleri binlerce kilometre uzaklardan gelip soruna taraf ve istismarcı oldular. Rusya bölgenin en önemli ve etkin..]]> Thu, 21 Sep 2017 05:00:45 +0300 İktidarın baskısına direnmek yurtseverlik gereğidir https://www.evrensel.net/yazi/79877/iktidarin-baskisina-direnmek-yurtseverlik-geregidir https://www.evrensel.net/yazi/79877/iktidarin-baskisina-direnmek-yurtseverlik-geregidir? AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, “Erdoğan’a vurmak, Türkiye’ye vurmaktır!” diyor. Kabinesinin sözcüleriyle iktidar havuzundan rant yiyici medya mangaları anında sıraya girip birbiri ardına aynı iddiayı tekrarlayıp yaygınlaştırmaya koyuluyorlar. “Millet”e göstermek istedikleri manzara, kendilerinin Türkiye ile, Türkiye’nin çıkarlarıyla, ülkesi ve halkıyla özdeş bir temsiliyeti, hatta birebir özdeşliğidir! Bu propagandaya göre, iktidarın politik, ekenomok-sosyal uygulamalarına; halk kitlelerine yönelik saldırılara, iktidar partisi dışındaki kesimlerden gelen her eleştiri ya da itiraz Türkiye’ye karşı suç kategorisine girmiş oluyor! Bu yönetme siyasetinin üreticisi-yaratıcısı AKP’nin yönetim kademesini oluşturan “kurnaz ve zeki insanlar” değildir. Bu türden bir siyaset, dünyanın gelmiş-geçmiş antidemokratik, faşist..]]> Thu, 14 Sep 2017 04:15:28 +0300 Muhafazakar dayatma, tekelci baskı ve derinleşen çürüme https://www.evrensel.net/yazi/79834/muhafazakar-dayatma-tekelci-baski-ve-derinlesen-curume https://www.evrensel.net/yazi/79834/muhafazakar-dayatma-tekelci-baski-ve-derinlesen-curume? Toplumsal çürümenin derinleştiği, çöküş ve patlama öğelerinin daha fazla biriktiği bir dönemdeyiz. Birbiri ardına yaşanan olaylar bu bakımdan oldukça çarpıcıdır: Ankara Yenimahalle’de trafikte yol verme-vermeme tartışması anında mahalle kavgasına dönüştü ve TOMA’lı polis birliklerinin müdahalesiyle bastırıldı. Adıyaman’da hastaneye kaldırılan bir adamın akrabaları ve yakınlarının hastane önünde karıştıkları toplu kavga ancak jandarma müdahalesiyle durdurulabildi. “Ensest ilişki” gibi bir çirkeflik, televizyon programları aracıyla “yüzde 40 mı- yüzde 30 mu” tartışmasına dönüştürüldü. Bir spiker ve bir kadının akrabalarının da malzeme olarak kullanıldıkları programlarla “reyting” yüzdesi yukarılara çıkarılmaya çalışıldı. “Para ve cinsel ilişki trafiği”yle bağlı cinayetler..]]> Thu, 07 Sep 2017 04:57:25 +0300 Saldırganlığın zirvesinde güçsüzlüğünü görmenin ruh hali! https://www.evrensel.net/yazi/79791/saldirganligin-zirvesinde-gucsuzlugunu-gormenin-ruh-hali https://www.evrensel.net/yazi/79791/saldirganligin-zirvesinde-gucsuzlugunu-gormenin-ruh-hali? Tayyip Erdoğan’ın “cesurane” açıklamaları olmasa, kimi liberal yazarlarla kimi “solcu”ları, onun devleti kendi partisinin ve adıyla özdeşleştirdiği “Beştepe”deki “Başkanlık Sarayı”nın hükmü altına aldığına inandırmak hayli güç olacağa benziyor. Bereket ki, açıklama üstüne açıklama yapıyor; devletin tüm kurumlarıyla bağlı dairelerini oluşturduğu “Beştepe Konseyi” aracıyla yönettiğini “devlet başkanı” sıfatıyla ilan ediyor! Ordu üst yönetimini yeniden oluştururken, polis teşkilatını “dibine kadar” değiştirirken, MİT ve Özel Güvenlik Kuvvetleri’nin askeri ve polisiye birliklerini kendisine bağlarken, bunlar “Devlet Başkanına bağlı olmayacak ta kime bağlı olacak?” anlayışıyla istihbari ve operasyonal harekâtların yönetim merkezinin kendisinde birleştirildiğini, gururlanarak açıkl..]]> Thu, 31 Aug 2017 05:00:26 +0300 Üç örnek, üç 'ders'! https://www.evrensel.net/yazi/79744/uc-ornek-uc-ders https://www.evrensel.net/yazi/79744/uc-ornek-uc-ders? 15 Temmuz “darbe girişimi”ni bastırma kuvvetlerinin en yetkin silahlı gücünü oluşturan “Özel kuvvetler” Komutanı general Zekai Aksakallı’nın 2. Ordu Komutanlığına “atanması” üzerine spekülasyonlar ve tartışmalar devam ediyor. General Huduti gibi elli yıl silahlı kuvvetlerde yer almış en üst düzey komutanların “bir gece” sabahı “ansızın”, “asker elbisesi giymiş hain” ilan edildiği devlet yönetiminin iç iktidar savaşları açısından çok da şaşırtıcı olmayan bu uygulamaların, hakkında “Saray iktidarı için yapmayacağı hizmet yoktur” söylencesinin yaygın olduğu bir üst general söz konusu olduğunda yine de “şaşırtıcı olması” normaldir. Normaldir, çünkü “Osmanlıda oyun çoktur” ve bugünün siyasal iktidarının en önemli övünç kaynağı “Mal..]]> Thu, 24 Aug 2017 04:15:56 +0300 Yeni devlet! https://www.evrensel.net/yazi/79653/yeni-devlet https://www.evrensel.net/yazi/79653/yeni-devlet? “Yeni Türkiye”, herhalde ülkenin taşı-toprağı, denizleri-karasularıyla değiştirilip yerine yeni bir başka ülke yerleştirmeyi ifade etmiyordu. Yayılmacı yeni Osmanlıcı emellerle sınır genişletme gibi bir “gizli ajanda”yı içeriyor da olsa, esas olarak, Erdoğan iktidarının tesis edildiği yeni dönemin siyasal-sosyal-kültürel, iktisadi ve askeri anlayışlarını işaret etmek üzere, “yeni bir başlangıç”a; yeni bir “kuruluşa”; yeni bir “yönelişe” vurgu içindi bu sözler. “Kalkınacak”-“büyüyecek”- “bölgenin düzenleyici gücü” konumuna yerleşecek, “kural koyucu olacak”tı! Bu hep söylendi ve bu doğrultuda girişimlerde de bulunuldu. Gücün buna yetip-yetmediği pratiğin sorunuydu ve hâlâ öyledir. Ne var ki, vazgeçilmiş değildir. “Yeni devlet” kuruluş..]]> Thu, 10 Aug 2017 05:00:43 +0300 Savaş düşkünü ve iktidar borazanı “medya”! https://www.evrensel.net/yazi/79616/savas-duskunu-ve-iktidar-borazani-medya https://www.evrensel.net/yazi/79616/savas-duskunu-ve-iktidar-borazani-medya? “Bir tarafta vizyon sahibi, yerli ve milli politikalarıyla güçlü Türkiye, diğer tarafta yıllar yılı Ortadoğu topraklarını içinden çıkılmaz savaşlara sürükleyen Batı! O Batı’nın planlarını bozan ülke Türkiye… İkircikli yapısıyla Türkiye’yi hizaya getirmeye çalışan ve tehditkâr üslupla Türkiye ve İslam âlemine nizam vermeye çalışıyorlar. Ancak oyunun kuralları değişti. Bundan sonra kuralları batı değil, Türkiye koyuyor!.“ Böyle midir? Ülkenin bütün tersanelerini, limanlarını, değerli arazilerini, koyları ve turistik deniz kıyılarını, enerji kaynaklarını ve ulaşım yollarını “babalarının mülkü“ gibi kullanma olanağına kavuşan, çıkardıkları yayınlarının kaynağı, iktidar tarafından oluşturulan petrodolar havuzundan akan gazete-televizyon silahsörleri, yedeklikleri sağlam tutmak için sürekli pişirip sekiz sutüne manşetten verdiklerine göre, “bir bildikleri var“dır! Ama böyle yaza-konuşa bu ülke halkının başına öyle büyük belalar açma olasılığı vardır ki, o belayı açanların hepsi kendi lüks..]]> Thu, 03 Aug 2017 04:55:25 +0300 Siyasal iktidarın niteliği, gücü ve güçsüzlüğü-2 https://www.evrensel.net/yazi/79537/siyasal-iktidarin-niteligi-gucu-ve-gucsuzlugu-2 https://www.evrensel.net/yazi/79537/siyasal-iktidarin-niteligi-gucu-ve-gucsuzlugu-2? Büyük hırs, hınç ve intikam tutumunun nedeni bu gelişme eğilim ve potansiyelindedir. “Yeni kuruluş”un süsleyici argümanlarına karşın, iktidarbaşının açıklamalarıyla çok net olarak ortaya çıkmıştır ki, sermayenin güncel iktidar gücü işçi sınıfına çok net ve tümüyle kararlı olarak karşıdır. OHAL’in “İş dünyasının rahat çalışması için ve grevleri anında bitirmek ve engellemek üzere kullanıldığı” açıklamasından daha iyi ve güçlü ikna edici olamazdı. Buna rağmen hâlâ Erdoğan yönetimindeki AKP iktidarının politikalarına destek verecek işçiler olurlarsa eğer, bu çok ciddi şekilde kendilerinin değil, kendilerine karşı politikalarını -hatta patronlardan daha kararlı ve inatçı şekilde- ilan eden iktidar gücünün yalan ve karartma kampanyalarına aldandıklarını gösterir. Bu tutumun işçi ve emekçilerin bu kesimi dahil tüm işçi-emekçi kitlelerine ve mücadelesine zarar verip güçten düşürücü etki yapacağı kesindir. Siyasal iktidar tekeli sadece bu alanda saldırıda değildir. Hukuk-yargı kurumlarını t..]]> Fri, 21 Jul 2017 05:00:59 +0300 Siyasal iktidarın niteliği, gücü ve güçsüzlüğü-1 https://www.evrensel.net/yazi/79529/siyasal-iktidarin-niteligi-gucu-ve-gucsuzlugu-1 https://www.evrensel.net/yazi/79529/siyasal-iktidarin-niteligi-gucu-ve-gucsuzlugu-1? R. Tayyip Erdoğan yönetimindeki devletin biçimi üzerine tartışmalar öyle bir hal aldı ki, siyasi konuşmaları dinleyen, gazete makalelerini okuyan insanların iktidarın biçimi ve niteliği üzerine söylenip yazılanların çeşitliliği ve karmaşıklığı karşısında doğru yanıtı bulmaları giderek zorlaşır hale geldi. Sağ gerici kanatta, liberal solda ve artık fonksiyonel işlevi burjuva diktatörlüğüne perde olmak bile olmayan tümüyle göstermelik bir kuruma dönüştürülmüş parlamentodaki muhalefet partilerinde, mevcut duruma uygun isim bulma karmaşası yaşanıyor. Bir bakıma şaşırtıcı olmayan bir durum. Çünkü öylesine bir yönetim şekli ve kurumsallaşması söz konusudur ki, toplum tarihinde biçim ve örnekleri görülmüş demokrasi dışı ne görülmüşse tümünden unsurları bir arada barındırmaktadır: Ortaçağ sultanlarıyla despotlarından, dini istismarla kendilerini peygamber ya da „Tanrının yeryüzü temsilcisi” ilan edenlerden, Bonapartizm ve faşiszmden çizgiler, belirtiler, bir aradadır. Bu belirsizlik ya da kafa..]]> Thu, 20 Jul 2017 05:00:02 +0300 Özgürlük ve demokrasi için diktaya hayır! https://www.evrensel.net/yazi/79481/ozgurluk-ve-demokrasi-icin-diktaya-hayir https://www.evrensel.net/yazi/79481/ozgurluk-ve-demokrasi-icin-diktaya-hayir? Maltepe Meydanı’ndan Kılıçdaroğlu’nun ilan ettiği deklerasyonda yer alan taleplerin büyük çoğunluğu Türkiye’nin tüm ulus ve ulusal topluluklarından işçi ve emekçilerin karşıkarşıya oldukları acil sorunlarla dolaysızca ilişkiliydi. EKSİK oluşları, yanlışlıklarını değil bütün sömürülüp ezilenlerin, hakları gaspedilenlerin, işsizliğe, yoksulluğa, açlığa, savaşa ve yıkıma sürüklenenlerin, ulusal baskı ve siyasal şiddete hedef olanların, mezhepsel aşağılanma ve baskıya tabi tutulanların talepleri doğrultusunda genişletilmelerini gerektirir. Bunu CHP yönetimi yapar mı yapmaz mı, sorun bu değil! Sorun tüm acilliyeti ve tüm önemiyle ileri işci ve emekçilerin, ilerici aydınların, sınıfın ve halkın çıkarlarına bağlı sendikacıların, devrimci ve sosyalist kişi, parti ve örgütlerin önündedir. Siyasal iktidarın tek kişide cisimlenmiş ve fakat azınlığın azınlığı bir mali sermaye-spekülatörler-sanayiciler-bankacılar ve militaristler grubunun ülkenin tepesine çöreklendiği bir şiddet ve yasaklar sarmalı..]]> Thu, 13 Jul 2017 04:15:44 +0300 Arena mı bahçe mi? https://www.evrensel.net/yazi/79432/arena-mi-bahce-mi https://www.evrensel.net/yazi/79432/arena-mi-bahce-mi? Antik Yunanlılarda Arena benzeri açık alanlarda toplanılır tartışmalar yapılırdı. Ayrıcalıklı yurttaşların varlığına karşın bir tür demokrasi göstergesiydi bu. Romalı egemenler Arenalarda gladyatörleri dövüştürür, köle gladyatörlerin kanı fışkırdıkça zevk alırlardı. Günümüzde Arena adı verilen büyük kapalı salonlarda kültürel-politik çeşitli etkinlikler düzenlenir, kitlelerin belirli kesimleriyle buluşularak çeşitli mesajlar verilir. Arenaları halk yararına kullananlar da var, aleyhine kulananlar da. Burjuvazi rekabetçi-çıkarcıdır. Çıkarı için yapmayacağı kötülük, baş vurmayacağı çirkeflik yoktur. Dünyamız, burjuvazinin hakimiyetini kurduğu yeniçağ ve sonrasında bu rekabet ve çıkar çatışması nedeniyle toplamı yüz milyonları bulan insanın ölümüne, daha fazlasının sakat kalmasına, ülkelerin tahribine, kültürel geriliğe, şovenizm ve faşist barbarlığın gemi azıya almasına sahne oldu. Günümüzde bu yönlü tehlikeli gelişmeler yeniden hız kazandı. Pazar ve etki alanları üzerine emperyal..]]> Thu, 06 Jul 2017 05:03:26 +0300 'Sol hastalık' kronikleştiğinde..! https://www.evrensel.net/yazi/79387/sol-hastalik-kroniklestiginde https://www.evrensel.net/yazi/79387/sol-hastalik-kroniklestiginde? “Adalet Yürüyüşü”nde ikinci haftanın sonuna gelindi. Yol yarılandı ve yürüyüş, CHP yönetiminin hem güçlendirici katılım çağrıları hem de sınırlayıcı kararlarıyla devam ediyor. Ana güzergâhta yürüyenler bazen binlere ulaşıyor, çeşitli saldırı girişimleriyle yüzyüze kalıyor, ve fakat yol boyunca çeşitli kesimler içinde gördükleri ilgi de giderek artıyor. Bu “Yürüyüş” ve baş sloganı “Adalet” kavramı, Türkiye’nin güncel siyasal-sosyal, hukuki ve iktisadi koşullarından, özellikle de burjuva anlamıyla hukuk ve “adalet”in iktidar tarafından ayaklar altına alındığı dönemin özelliklerinden soyutlanarak değerlendirilemez. Hiçbir zaman demokratik bir siyasal yapıya kavuşamamış ülkemizin onmilyonlarca insanı için siyasal demokrasi, özgürlük, hak eşitliği, “inanç ve vicdan serbestisi” gibi talepler güncel olmaya devam ediyor. Bu talepleri dile getirip gerçekleştirilmesi için mücadele yolunu tutanlara karşı vahşi politikalar giderek ağırlaşıyor. Siyasal gericilik ve despotizme, polis devleti pol..]]> Thu, 29 Jun 2017 04:15:41 +0300 Ağır saldırılar, derin açmazlar ve mücadele gücü https://www.evrensel.net/yazi/79296/agir-saldirilar-derin-acmazlar-ve-mucadele-gucu https://www.evrensel.net/yazi/79296/agir-saldirilar-derin-acmazlar-ve-mucadele-gucu? AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan geçenlerde, “Elhamdüllilah 1’e 10 gidiyor” diyerek Kürt “cephesi”nde “kazanılan ve kazanılmakta olun zafer”i müjdeledi! Hemen ardından “emsalsiz cesareti ve kararlılığı”yla kendisinden önceki bakanlara fark atarak dağbaşlarında “terörist kovalayan” İçişleri Bakanı, 9 ayda 1006 “teröristin etkisiz hale getirildiğini” duyurdu. Ardından da, TSK’nın kurmay başkanlığı, “son terörist yok edilene kadar sürecek savaş kararlılığı”nın etkili olmaya “başladığı”nı ve “dört teröristin devletin şevkâtli ellerine teslim olduğunu” duyurdu. Bu demektir ki, devletin en etkili üst yöneticilerinin Kürt sorunundaki politikaları “ezerek etkisizleştirme” hattında olmaya devam ediyor. Giderek ağırlaşan ve sürdürülmesinde ısrar edildikçe içeride ve bölgede daha büyük felaketlere yol açacak bir politika ve açmazın adıdır bu. Güç gösterileriyle etkisi artırılmak istenen, ve karşı tepki ve itirazları bastırmak için şiddeti giderek artırılan bu politika, hakları için mücadele e..]]> Thu, 15 Jun 2017 04:30:53 +0300 Huzursuz ve güvensiz kapitalizm! https://www.evrensel.net/yazi/79247/huzursuz-ve-guvensiz-kapitalizm https://www.evrensel.net/yazi/79247/huzursuz-ve-guvensiz-kapitalizm? Kapitalist sistemin bütün devletleri, dünya işçi ve emekçilerine, dünyanın ezilen halklarına karşı “aynı safta olmaları”na ragmen, kesinti kabul etmez şekilde rekabet içindedirler ve bu rekabetin seyrine bağlı olarak çıkar çatışmalarında savaşlar dahil birbirlerini yok etmekten de kaçınamayacakları bir bumerang hareketine mahkumdurlar. Dünyadaki ve bölgemizdeki aktüel gelişmeler, kâr için üretime dayanan bu sistemde rekabetin, pazar ve etki alanı için kavgaların, büyük güçlerin küçüklere baskısının, abluka, kuşatma ve savaşların kaçınılamaz olmakla kalmayıp bu yönlü birikimin arttığına işaret ediyor. Suriye’de devam etmekte olan savaş, dünyanın şimdiki zamanda en büyük iki nükleer gücünün Ortadoğu’daki fiili varlığı ve çekişmesi, ABD’nin Suudi Krallığıyla birlikte –ve Türkiye yönetimini de kışkırtarak-İran’a karşı giriştiği entrikacı politika, ABD-Çin ‘restleşmesi’, ABD’nin Latin ülkelerine yönelik baskısı ve Venezüella yönetimini yıkma girişimleri, Almanya, Fransa ve İngiltere’nin..]]> Thu, 08 Jun 2017 04:57:22 +0300 Brzezinski ve Peker https://www.evrensel.net/yazi/79210/brzezinski-ve-peker https://www.evrensel.net/yazi/79210/brzezinski-ve-peker? Biri, son elli yılın dünya güç siyasetinde, “büyük bir stratejist“ olarak isim yapmış, diğeri Türkiye’nin son otuz beş yılında ülkeyi bir ağ gibi saran devlet mafyası ve faşist çete tetikçiliği arazisinde nam salmış iki ismin birlikte anılması, haklı bazı nedenleri olmasaydı, pek te yerinde olmazdı. Biri, Amerikan emperyalizminin dünya politikalarında bir dönem oynadığı rolüyle, Sovyetler Birliği’ne karşı Amerikan stratejisinin önemli unsurlarından biri olan “İslami ve Türki güçleri kullanma“ politikasının mimarlarından biri olmasıyla; diğeri Türkiye’deki örgütlenmesinin NATO’ya bağlı Gladio-Kontrgerilla talimnameleri çerçevesinde şekillendirildiği ayukka çıkmış MHP’li komandoların işçi emekçi ve “sol” düşmanı politikasının kukla tetikçilerinden olan bir mafyacının adını birarada anarak, birincisine haksızlık yapmış oluyoruz. Ama ne de olsa, ikisini sömürü dünyasının hizmetinde olmak gibi ortak bir payda üzerinden ve fakat farklı misyonları üstlenmiş şekilde birleştiren bir gerekçe bul..]]> Fri, 02 Jun 2017 05:00:50 +0300 Öldürmekle övünen iktidar https://www.evrensel.net/yazi/79202/oldurmekle-ovunen-iktidar https://www.evrensel.net/yazi/79202/oldurmekle-ovunen-iktidar? İstanbul Protokolü İftarı ve İstanbul’un Fethi’nin 564. Yılı Kutlamalarına katılan AKP Genel Başkanı R. T. Erdoğan “demokraside ve ekonomide yeni bir atılım döneminin hazırlıklarını” yaptıklarını belirterek, metro, yol ve havaalanı inşaatlarından örnekler verdikten sonra, Türkiye’nin “artık kıskanılan bir ülke haliune geldiğini” ileri sürdü ve sözü “terör örgütlerine karşı mücadele”ye getirerek “Şehitlerimiz oluyor ama o şehitlerimizin evet ne ahı ne kanı yerde kalıyor. İşte son günlerde elhamdülillah 1’e 10 gidiyor. Bedelini bu kadar ağır ödetiyoruz, ödetmeye de devam edeceğiz…..bu süreç devam edecektir, bu böyle biline” dedi. Ensar Vakfı’nda yaptığı konuşmasında ise Erdoğan, “14 yıldır kesintisiz iktidarız ama sosyal ve kültürel alanda iktidar olma konusunda sıkıntılar var. Siyasi olarak iktidar olmak başka bir şeydir, sosyal ve kültürel olarak iktidar olmak başkadır. Her türlü imkan var, tek eksiğimiz bunları hizmet dönüştürecek adanmış kadrolar” demişti. Bu iki konuşmada dile..]]> Thu, 01 Jun 2017 05:00:15 +0300 Trump’ın gezisi, Erdoğan’ın açıklamaları https://www.evrensel.net/yazi/79155/trumpin-gezisi-erdoganin-aciklamalari https://www.evrensel.net/yazi/79155/trumpin-gezisi-erdoganin-aciklamalari? Uluslarararası üne sahip gazeteci Robert Fısk, “tamamen çılgın başkan” olarak nitelediği Donald Trump’ın S. Arabistan gezisini, “Arap NATO’su yaratma fantezisiyle” ilişkilendirdi ve bu “gezi”nin amacının, İsrail’in desteğiyle “Ortadoğu’nun Sünni Müslümanlarını Şii Müslümanlara karşı savaşa hazırlamak” olduğunu yazdı. Trump‘ın Riyad’da, Fisk tarafından “Ortadoğu’daki terörizmin büyük çoğunluğunun –IŞİD ve el Kaide- kaynağı” olarak nitelenen Suudi Arabistan‘ın kralıyla imzaladığı 100 milyar dolarlık anlaşma ise, Netenyahu yönetimi tarafından büyük tepkiyle karşılandı. Ardından İsrail’de sallanan Trump, başında Yahudi ‘kepi’yle “Ağlama Duvarı” önünde rol keserken, Fisk’in de işaret ettiği gibi, Siyonist çetenin şefleriyle birlikte, İran-ve Şii düşmanı stratejinin ana argümanlarını bir kez daha ilan etti. IŞİD-El Kaide terör tekelini petrodolarlarla besleyen Suudi gericiliğiyle işbirliğinin siyonist yönetimi rahatsız etmemesi için, İsrail yönetimine, asıl düşmanın İran olduğunu işaret eden..]]> Thu, 25 May 2017 04:56:25 +0300 Direniş ve yeni insani geleceğin kurucu gücü https://www.evrensel.net/yazi/79105/direnis-ve-yeni-insani-gelecegin-kurucu-gucu https://www.evrensel.net/yazi/79105/direnis-ve-yeni-insani-gelecegin-kurucu-gucu? Makalemizin ilk bölümünde, sonuçları geniş halk kitleleri ve onların ileri kesimleri üzerinde de bir biçimde etkili olan toplumsal çözülüş, bozuşma ve çürümenin kapitalist üretim sistemi ve toplum biçimlenmesiyle dolaysızca bağına işaret ederek, yeni insani geleceğin kurucu gücünün de aynı zamanda bu toplumun bağrında filizlendiğini belirtmiştik. Şimdiye kadarki toplum tarihinin gösterdiği, sömürü ve baskıya dayanan her toplumun, onu sürdürmekte çıkarları olan sınıf ve güçlerin engelleyici barikatları ne olursa olsun, eninde sonunda çökmeye mahkum bulunduğudur. Köleci ve feodal toplumlar yıkıldılar ve yerine kapitalizm “geldi.” Kapitalizm, sömürüye dayanan üretim tarzı ve toplum biçiminin en yetkin, en gelişmiş ve en üst biçimini oluşturmasıyla, tüm diğerlerinin akıbetini gösteren bir ayna olmakla kalmaz. Kendi yokoluşunun da aynasıdır. Emekgücü sömürüsüne dayanan bu üretim tarzı ve toplum biçimi, üretim araçlarının kapitalistlerin özel mülkiyetinde olması ve özel mülkiyete dayanma..]]> Thu, 18 May 2017 05:00:27 +0300 Çürüme ve diriliş https://www.evrensel.net/yazi/79059/curume-ve-dirilis https://www.evrensel.net/yazi/79059/curume-ve-dirilis? Bir toplumda, çürüme ve çöküş belirtilerinin tavan yapması için çok ciddi kriz durumlarının yaşanması koşul oluşturmaz. Bazen, en basit ve sıradan denebilecek insani sorunlar çerçevesinde ortaya çıkan eğilim ve davranış biçimleri de buna işaret ederler. Günümüzde herhangi bir kapitalist ülke örnek alınarak bunun için binlerce örnek sıralanabilir. Ne ki, Türkiye’nin durumu bu bakımdan özellikle dikkat çekicidir: Türkiye özellikle idari biçimi, yöneticilerinin söz ve eylemleri, burjuva siyasetinin çeşitli fraksiyon ve örgütlerinin birbirleriyle ve devlet denen örgütlü baskı aygıtıyla ilişkileri, basın-yayın, sanat-edebiyat-kültür organ ve çevrelerinin kitlelere yönelik propagandasının içeriği; ve bütün bunların sisteme muhalif örgüt ve partiler etrafında biraraya gelen kesimler üzerindeki etkisi bakımından daha önce benzeri görülmemiş bir deformasyon, çürüme ve bozulma döneminden geçiyor. “Basit” bir örnek, Silopi’deki panzerli çocuk cinayetidir. Kürtlere yönelik devlet terörünün bir..]]> Thu, 11 May 2017 04:08:05 +0300 Mayıs ve mücadele! https://www.evrensel.net/yazi/79010/mayis-ve-mucadele https://www.evrensel.net/yazi/79010/mayis-ve-mucadele? 1 Mayıs mücadale günüydü. Mücadeleye çağrıydı. Mücadele günü oldu. Mücadeleyle devam edecek, etmeli! Mayıs mücadele ayıdır; bu bizde daha da fazla olarak daha da katlanarak böyledir: 1 Mayıs, 2 Mayıs, 4 Mayıs, 6 Mayıs, 8 Mayıs, 18 Mayıs, 31 Mayıs, ve daha eklenebilir günleriyle Mayıs mücadelenin, coşkunun, direnişe çağrının, umutsuzluğa hayır demenin, darağaçlarına, işkencelere, toplu kırımlara, kalleş pusulara boyun eğmeme kararlılığının, Denizler başta olmak üzere halkın yüzlerce evladı tarafından bayraklaştırıldığı aydır Mayıs. Her yeni Mayıs bundandır ki bizde umutla, kararlılıkla ve bilinçle karşılanır. Mücadeleye, birliğe ve dayanışmaya çağrı olarak alınır. 2017 1 Mayısının, Olağanüstü Hal uygulamalarına, polis engeline, Türk-İş, Hak-İş gibi konfederasyonların hükümet sendikası çizgisi ve bölücü politikasına rağmen, yüz binlerce işçi, emekçi, genç ve kadının coşkulu katılımıyla kutlanması, kitle hareketi ve mücadelesinde yeni bir canlanma döneminin güçlü bir işareti oldu. ..]]> Thu, 04 May 2017 04:56:43 +0300 Destek kaybı ve siyasal şiddet yoğunlaşması https://www.evrensel.net/yazi/78968/destek-kaybi-ve-siyasal-siddet-yogunlasmasi https://www.evrensel.net/yazi/78968/destek-kaybi-ve-siyasal-siddet-yogunlasmasi? “Referandum” sonuçları, Erdoğan iktidarının kitle desteğinin düşme eğilimini ortaya koydu. Ekonomik, sosyolojik ve politik çeşitli nedenleri bulunuyor. İşsizlik ve yoksulluk artışı; işçi ve emekçilerin hak arayışı ve bunun için mücadeleleri karşısında alınan zorbaca bastırma ve saldırı tutumu, kadınlara yönelik ayrımcı politikanın aşağılamalar eşliğinde sürdürülmesi, küçük üretimin artan şekilde yıkıma sürüklenmesi, izlenen düşmanlaştırma politikasının yol açtığı kaygılar, içeride ve dışarıda çatışmacı, gerginlik üretici ve savaş kışkırtıcı tutum ve politika, parlamentonun, her düzeydeki mahkemelerin, polis gücü ve ordunun, savaş ve olağanüstü hal ilanı ve seferberlik kararlarının “Başkan” olacak kişinin yönetimine verilmesinin yarattığı yaygın kaygı, hayır oyu verecek olan milliyetçi-muhafazakâr kesimlerin dahi hain ilan edilmesi, iktidarın kitle desteğinde düşüş eğiliminin ortaya çıkmasında ve bunun da, 16 Nisan “oy kullanma” sonuçlarında yansımasına yol açtı. Bu eğilimin “sandıklard..]]> Thu, 27 Apr 2017 05:00:11 +0300 Bushlaşan Trump ve pusudaki çakallar https://www.evrensel.net/yazi/78869/bushlasan-trump-ve-pusudaki-cakallar https://www.evrensel.net/yazi/78869/bushlasan-trump-ve-pusudaki-cakallar? Klişe “Sol söylem“ değil; gerçektir: Amerikan emperyalizmi dünya halkları ve ülkelerinin en büyük düşmanıdır. İkinci Dünya Savaşı ve sonrasında Batılı diğer devletlerin içine düştükleri çöküşten yararlandı; onlarca yıl boyunca Japonya ve Batı Almanya’nın kaynaklarını yağmaladı. İçinde bulundukları durumdan yararlanarak Avrupa’nın emperyalist ve kapitalistlerini jandarmalığı altında ve NATO gibi korsan bir işgal, saldırı ve savaş örgütü aracıyla yönlendirdi. Hiroşima ve Nagazaki’de gerçekleştirdiği atom bombardımanının farklı bir biçimini Vietnam’da uyguladı. Napalmlarla, asit bombalarıyla 2 milyon Vietnamlıyı katletti. Ülkeyi yakıp yıktı. Karşısında henüz sosyalist görünümü devam eden, halklar tarafından da öyle sanılan, ve fakat büyük bir askeri-nükleer güç bulunuyordu ve daha fazlasını yapmaya gücü yetmedi. Sovyetler Birliği, sosyalizmin biçimsel kalıntılarını da yiyip tükettikten ve açık emperyalist politikalara yönelerek iç rekabet ve dıştan çökertme politikaları sonucunda dağıldığ..]]> Thu, 13 Apr 2017 04:55:16 +0300 Küflü kafaların aydın düşmanlığı https://www.evrensel.net/yazi/78822/kuflu-kafalarin-aydin-dusmanligi https://www.evrensel.net/yazi/78822/kuflu-kafalarin-aydin-dusmanligi? İlerici aydınları “garpzedeler”, “celladına âşık tasmalı çekirgeler” olarak niteleyen Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan’a göre, “Türkiye’nin önündeki en büyük takoz, aydınları”dır*. Kaplan, demokratik hak ve özgürlüklere düşman, işçi sınıfı ve emekçilerin talepleri karşısında kapitalist sömürü ve zoru sahiplenen, sermaye iktidarının her türden baskı ve saldırısını gerekli gösteren din bezirgânı, şoven ve faşist yazar ve yorumcu takımını “siyasa’ya ve piyasa’ya yön verecek fikir üretecek öncü kuşaklar” olarak tarif ederken, ilerici, devrimci ve demokrat aydınları, “toplumun bin yıllık birikimini yoksayan hatta bu birikimi yıkmaktan kaçınmayan gulyabaniler, hilkat garibeleri, tasmalı çekirgeler” olarak niteliyor. Ona göre, Türkiye, “Abdülhamid Han’ın düşürülüşünden itibaren” düşmüş; düşüş “çöküşle sonuçlan”mıştır. Ne ki, “beyni sulanmış Türk entelijansiyası”, “Yaşadığımız yüzyıllık tarihin çöküş olduğunu” göremeyecek denli bir aymazlıkla Cumhuriyet’le yaşadığımızı “devrim”in bizi “çıkm..]]> Thu, 06 Apr 2017 05:00:20 +0300 İktidar ve ‘iç savaş’ tehditleri! https://www.evrensel.net/yazi/78773/iktidar-ve-ic-savas-tehditleri https://www.evrensel.net/yazi/78773/iktidar-ve-ic-savas-tehditleri? Burjuva iktidarın “en yumuşak huylu“ sözcüleri dahi, “Anayasa referandumunda HAYIR çıkması durumunda kaos ve kargaşanın beklenmesi gerektiği”nden sözediyorlar. Kontrol mekanizmaları iyiden iyiye “yalama olmuş“ olanlarsa “iç savaş“ tehdidi savuruyor. Son kırk yılın hükümetlerinde bir biçimde “danışman” olma hüneri gösteren İlnur Çevik gibi -uluslararası patentli olduğu üzerine çok yazılıp konuşulan- biri dahi “hayır oylarının fazla çıkması durumunda kaos ve kargaşanın aranır olacağı” mealinde laflar ettiğine göre, iktidar ağababalarının, “ya iktidar ipi hep bizim elimizde olacak ya da bu ülke ve üzerinde yaşayanlar tufanlarda boğulacak!” pervasızlığıyla hareket ettikleri varsayılabilir. Peki, sermaye iktidarının “kendi milleti”ni iç savaşla tehdit etmesi ya da iç savaş korkuluğuyla teslim almaya çalışması “normal” bir durum mudur? Hayır! Bir ülkede, burjuva devlet iktidarını ellerinde tutanlar, yönetimleri altında bulunan ülke halkını iç savaşla tehdit edecek duruma gelmişlerse, bu o..]]> Thu, 30 Mar 2017 04:59:47 +0300 Rockefeller'in ölümü ve Dünya kapitalizminin halleri! https://www.evrensel.net/yazi/78720/rockefellerin-olumu-ve-dunya-kapitalizminin-halleri https://www.evrensel.net/yazi/78720/rockefellerin-olumu-ve-dunya-kapitalizminin-halleri? Ajanslar ve gazeteler, dünyanın ve ABD’nin en büyük milyarderlerinden D. Rockefeller’in 101 yaşında öldügünü, önemli bir haber olarak duyurdular. Gazeteler ve haber ajansları, Rockefeller imparatorluğunun, “Amerikan İç Savaşında ismini savaş gelirleriyle ve Standard Oil Company şirketi” yle duyurup savaştan ve petrolden sağladıkları vurgunu sonraki nesillerine devretmesinin ürünü olduğunu da yazdılar. İkisi de doğruydu. David Rockefeller’in “hikayesi”, uluslararası tekelci şirketlerin dünya kapıtalist pazarında giriştikleri çok yönlü sömürü ve yağmanın hikayesini anlatır ve anımsatır. Kendi ülkesinin ve dünyanın diğer bölgeleri halklarını sömürüp “iyilik yapma-bağış verme”; “öğrencilere burs vererek” onları şirketinin gelecekteki köleleri olarak satın alma; yanısıra kanlı darbelere, savaş ve işgallere varan şiddet hareketlerini finanse etme, büyük sermaye tekellerinin “şan”ındandır! Rekabet ve ezme, yutup yok etme “imparatorluk” kurmanın; dünyaya “yeni düzen verme”nin yöntemidir. Ka..]]> Thu, 23 Mar 2017 04:12:13 +0300 Provokasyon rantı https://www.evrensel.net/yazi/78678/provokasyon-ranti https://www.evrensel.net/yazi/78678/provokasyon-ranti? Burjuva yönetim politikalarının unsurlarından birinin de, provokasyon ve şantaj olduğu, son onbeş yılın Türkiyesinde o denli açıklık kazandı ki, tüm devlet organizasyonunun Erdoğan ve partisinin tekelinde yeniden şekillendirilmesini öngören diktatörlük yasasının “referanduma götürülmesi“ gündeme geldiğinde, ülkenin ve halkının yeni büyük provokasyonlarla karşıkarşıya gelme tehlikesinin arttığını söyleyenler büyük bir artış gösterdiler. Kaygı artırıcı olaylar birbirini izliyordu. Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgede izlenen yayılmacı politika, Rojava Kürt bölgesine karşı sürdürülen saldırganlık, içeride hak ve özgürlük mücadelesine karşı terörist baskı, yüzellibine yakın kişinin darbeci-terörist suçlamasıyla görevden alınması, on binlercesini tutuklanması, bir bölümünün mülklerine el konması başlı başına gerginlik, çatışma ve hatta yeni silahlı darbeleri davet eden bir politik yönetim çizgisinin göstergeleriydi. Ancak, 7 Haziran 2015 seçimlerini gayrımeşru şekilde iptal ettirip ..]]> Thu, 16 Mar 2017 05:00:38 +0300 Tehdidin yüksek frekansı bir güç müdür? https://www.evrensel.net/yazi/78632/tehdidin-yuksek-frekansi-bir-guc-mudur https://www.evrensel.net/yazi/78632/tehdidin-yuksek-frekansi-bir-guc-mudur? R. T. Erdoğan’ın, Bekir Bozdağ’ın Nazi ve faşist suçlamalarının ardısıra dizilen AKP sözcülerinin, Alman ve diğer Avrupa hükümetlerini aynı doğrultuda suçlamaları ya da tersinden bazı Avrupa ülkeleri yöneticilerinin Erdoğan ve hükümetinin Avrupa’daki faaliyetlerine karşı açıklamaları, spekülatör gazeteciliğin gösterdiğinden farklı olarak “gündeme bomba gibi“ düşmedi; ancak, varolan ve süren gerginlikleri daha da fitilleyici işlev gördü. Kuşkusuz ne ambargodan sözeden var ne de ekonomik yaptırımlardan! Ne ikili ve çok yönlü anlaşmaların iptalinden ne de fiili ve vesayetçi çeteler eliyle bölgede sürdürülen savaştaki emperyalist-gerici işbirliklerine son verilmesinden sözediliyor. Bu kadar da ileri gidilmiyor, yani bir bakıma “mutedil“ler. Alman yöneticilerin, özellikle kamuoyundan gelen tepkiler nedeniyle “6 bin Türk casus“tan ve “imam casuslar“dan şikayetçi oldukları doğrudur ama, Alman ya da başka ülke yöneticilerinin Türkiye’nin tüm milliyetlerden emekçilerinin demokratik haklarını sa..]]> Thu, 09 Mar 2017 03:39:15 +0300 'Hayır'dan sonra! https://www.evrensel.net/yazi/78587/hayirdan-sonra https://www.evrensel.net/yazi/78587/hayirdan-sonra? Devlet aygıtının tüm iplerinin bir tek adamın şahsında yeniden ve daha dar şekilde merkezileştirilmesini-kişileşmiş kolektif diktatörlük- öngören 16 Nisan “Referandumu”nun ülke ve halkı yararına sonuçlanması için ret oylarının büyük bir oranla fazla çıkması için yaratıcı, kararlı ve yaygın bir teşhir, tanıtım ve anlatım kampanyasının gerekliliği tartışma götürmez şekilde açık. Bu gereklilik niye diye sorulursa, yanıt şu: Türkiye Başkanlık Sistemi olarak adlandırılan “yeni rejim”, bir gövdeden etrafa yayılan devasa ahtapot kollarıyla hem boğucu hem de zehirleyerek öldürücü bir büyük canavarın ortaya çıkmasına benziyor. Bir burjuva diktatörlüğü altında bulunduğumuz ve tekelci gericiliğin demokratik özgürlükler düşmanı politikalarınca zapturapt altında tutulduğumuz düşünüldüğünde, bu aygıtın tepesinde taht kuranların kendine karşı gördüğü ne varsa berhava etmek için daha tehlikeli, daha acımasız, daha zalim bir çark kurmak istedikleri söylenebilir. Hakim burjuvazinin yeni gürbüz, açgöz, h..]]> Thu, 02 Mar 2017 05:07:24 +0300 'Celladın ipi'ne boyun uzatmaya Hayır! https://www.evrensel.net/yazi/78494/celladin-ipine-boyun-uzatmaya-hayir https://www.evrensel.net/yazi/78494/celladin-ipine-boyun-uzatmaya-hayir? Recep T. Erdoğan, Türkiye’nin bir diktatörün kumandasında birleşmiş azınlığın azınlığı bir oligarklar zümresinin zorbalığı altında inlemesine “hayir” diyenleri, “PKK, FETÖ, DAEŞ’de hayır diyor” birleştirmesiyle ve “terörist”, “hain” kelimelerini de ekleyen cümleler kurarak “hainler” cephesine yazmayı sürdürüyor. Onu Binali Yıldırım, “Başbakan” sıfatıyla izleyip “tamamlıyor.” Onu da, bir yağma havuzuna çevrilmiş ülke kaynaklarının talanından beslenen karapropaganda karargâhının taklacıları, piyonları, ispiyonları, laf madrabazları; 28 televizyon kanalının 26’sında arz-ı endam eden iktidar konuşmacıları; Hürriyet başta tekelci basının devlet ve hükümet görevlileri; hepsi koro halinde paslı tenekeden flüt çalıyorlar! Ülke seçmeninin en azından yarısını “hain” ilan eden kirli propagandanın pası akmış, etrafa yayılıyor. Oylanacak olan, Türkiye‘nin tüm ulus ve ulusal topluluklarından halkların yakın geleceğinin tüm yönleriyle kendini “İslamın Padişahı” tahtında gören bir diktatöre te..]]> Thu, 16 Feb 2017 04:35:57 +0300 Diktatörler ne yapar? https://www.evrensel.net/yazi/78448/diktatorler-ne-yapar https://www.evrensel.net/yazi/78448/diktatorler-ne-yapar? Adolf Hitler; milliyetçi, ırkçı ve faşist Nazi partisi lideri. “Führer“(Lider) ve “Reis“! 1932’de Cumhurbaşkanı oldu. Alman milliyetçi ve muhafazakarlarını etrafında toplamaya girişti. 1933 -1945 dönemi Alman diktatörü. Devlet Başkanı ve Baş Komutan! Yahudi soykırımı en önemli icraatı. Sosyal demokratlar ve papazlar dahil kendisine karşı olan herkese karşı kasap politikası izledi. İçeride kontrölü tümüyle ele aldıktan sonra dışarıya yöneldi. Doğu Avrupa’da giriştiği işgallerle dünyayı İkinci Büyük Savaş’a sürükleyerek 52 milyon insanın ölümüne, 70 milyona yakın kişinin sakat kalmasına yol açtı. Sovyetler Birliği’ni işgale girişen ordularının yenilgisi ve Kızıl Ordu’nun Berlin’e dek ilerlemesi üzerine, intihar ederek yaşamına son verdi. Benito Amilcare A. Mussolini, İtalyan Ulusal Faşist Parti lideri, 1922-1943 dönemi Başbakanı, 1943-45 dönemi Devlet Başkanı. Nazi Diktatörü Hitler’in “savaş ortağı“ ve faşizmin en önemli liderlerinden biri, “Duce“! Ülkenin tüm problemlerini çözmeyi va..]]> Thu, 09 Feb 2017 04:58:35 +0300 Neden 'Hayır' demeliyiz? https://www.evrensel.net/yazi/78413/neden-hayir-demeliyiz https://www.evrensel.net/yazi/78413/neden-hayir-demeliyiz? Ülkenin yıkıma, halkın uçuruma daha fazla sürüklenmesini önlemek için, ‘HAYIR’ demeliyiz. Çocuklarımızın savaşlarda kırılmasını engellemek için, ‘HAYIR’ demeliyiz. Türkiye’nin Libya, Irak ve Suriye’de yaşanan türden katliamlara sahne olmasını önlemek için, ‘HAYIR’ demeliyiz. Ülkenin bir tek kişi tarafından Olağanüstühal, Sıkıyönetim ve savaş hali yasalarıyla yönetilmesinin önüne geçmek için, ‘HAYIR’ demeliyiz. Nasıl düşüneceğimize, neye inanıp-inanmayacağımıza, yaşam tarzımızın nasıl olacağına olağanüstü yetkilerle donatılmış bir adamın karar vermemesi için, ‘HAYIR’ demeliyiz. Grev ve direniş, söz, basın -yayın ve örgütlenme hakkının bir kişi tarafından tasallut altına alınmasına dur demek için ‘HAYIR’ demeliyiz. İrademizi, seçme-seçilme hakkımızı bir tek kişinin eline teslim etmemek için, ‘HAYIR’ demeliyiz. Parlamentonun, mahkemelerin, üniversitelerin bir tek kişinin keyfi yönetimine bağlanmasını önlemek için, ‘HAYIR’ demeliyiz. Daha iyi koşullarda yaşama istem..]]> Fri, 03 Feb 2017 05:00:29 +0300 Referandum!!! https://www.evrensel.net/yazi/78315/referandum https://www.evrensel.net/yazi/78315/referandum? Erdoğan partisinin polisiye-askeri ve sivil karışımı bir darbe anayasasını “hukuki”leştirmek için “can siperane” sürdürdüğü savaşın “Meclis” etabı, büyük olasılıkla “zaferleri”yle sonuçlanacak. Adı da “Devlet” olan Bahçeli’nin söylemiyle “Milli iradenin yolu” açılacak! Yani, “Millet”e hakimiyet savaşının-ki bizde bir tek millet vurgusu çok uluslu ülke gerçekliğine karşı inkarcı bir tutumu açıklar- ikinci etabı başlayacak, referanduma gidilecek. “Milli irade”-”Milletin iredesi”- halkın oyuna başvurmak, ne kadar da meşru, çekici ve “akli!” Böylesine “ulvi” bir girişime; yani “Referandum”a giderek, ülke ve devlet yönetim yöntemi-tarzı, araçları ve görevlilerini belirleme çabaları ya da politikasına nasıl olur da karşı çıkılır? Tek ses halinde ve karşı sesleri zorbaca susturarak yönetilen hile ve entrika seferberliği, “her yana yayılan, sistematik biçimde yönetilen, iyi donanımlı bir dalkavukluk” desteğinde, yalanın milyon türlüsüne ar duymaksızın başvurarak, popüler ve moda slogan..]]> Thu, 19 Jan 2017 04:55:00 +0300 Bir halife sultan devleti mi? https://www.evrensel.net/yazi/78268/bir-halife-sultan-devleti-mi https://www.evrensel.net/yazi/78268/bir-halife-sultan-devleti-mi? Türkiye’nin tekelci burjuva iktidarı aynı zamanda bir dini yönetim midir? Bu soruyu, dini yönetimlerin türleri ya da yönetimin dini ideolojiyi değil sadece toplumun dinsel kurumsallaşmasını da içeren politika ve uygulamalarının kapsamı dolayımında “evet!” şeklinde yanıtlamak için yığınca dayanak bulunabilir, binlerce uygulama örnek gösterilebilir. Türkiye Cumhuriyeti devleti, kuşkusuz –ve henüz- Suudi Krallığı türünden bir şeriat devleti değildir. Burjuva cumhuriyetinin uluslararası ve ulusal ölçekte halkların mücadelesinin baskısı altında ve “modern dünya ile uyumlu olma” adına zorunlu olarak kabul ettiği “laik sosyal hukuk devleti”nden geriye, sözü edilebilir nitelikte bir şey kalmamış olsa da, henüz devletin “din devleti olduğu” ve şeriat kurallarıyla yönetileceği yönünde resmi bir karar ya da açıklama yoktur. Ancak, on yıllardır, dini ideolojiyi ve ırkçı-şoven politikayı kitlelerin manipülasyonunun bir aracı olarak kullanan sağ-gerici, faşist ve militarist parti ve hükümetler..]]> Thu, 12 Jan 2017 05:00:54 +0300 2017’ye girilirken https://www.evrensel.net/yazi/78188/2017ye-girilirken https://www.evrensel.net/yazi/78188/2017ye-girilirken? 2017’ye girilirken, Erdoğan yönetimindeki devlet ve hükümet sözcülerinin, görünürde bir kutsiyet de atfederek “ülke ve millet yararına” gösterdikleri, “daha çok şehit, daha fazla gazi”dir! Cumhurbaşkanı makamından yapılan neredeyse her açıklamada “millet-bayrak ve vatan”ın yanısıra “şehit ve gazi”(lik) vurgusunun, üstelik de “ihtiyaç” olduğu belirtilerek yapılması, başka türlü açıklanamaz. “Şunu da bileceğiz ki, bir toprağın vatan olması için şehide, gaziye ihtiyacı var” diyen Erdoğan’ın bu söylemi bakanların, parlamehterlerin, belediye başkanları, valiler ve Erdoğan’ın muhtarlarının seferberlik çağrılarıyla kitlelerin üzerine boca ediliyor. Bununla kalınmıyor, Turancı-Türkçü, ve şimdi bir de “Tekbir”ci MHP milliyetçiliğinin kuytuluklardan çıkıp alanlara ve sokaklara yayılmasına yarattığı olanakla, din bezirgânlığının tarihinin en güçlü dönemini yaşadığı “Cumhuriyet Türkiyesi”nin tüm kentlerinin bayrak direklerinden “göndere çekiliyor”! Ama ortada hem garip hem de görmesini bile..]]> Thu, 29 Dec 2016 04:57:19 +0300 Halklar, büyük felaketleri görebilecek mi? https://www.evrensel.net/yazi/78148/halklar-buyuk-felaketleri-gorebilecek-mi https://www.evrensel.net/yazi/78148/halklar-buyuk-felaketleri-gorebilecek-mi? Türkiye’nin, 2016’nın takvimsel olarak sona yaklaştığı günlerde, uluslararası alanda sarsıcı etkilere yol açma potansiyeli taşıyan bir suikaste sahne olması, bölgemizde son otuz-kırk yıllık süreçte malzemesi giderek artan şekilde biriken-biriktirilen pazar ve etki alanları kavgasının, halen sürmekte olan bölgesel savaşı daha da alevlendirerek halkların çok daha büyük yıkımı ve felaketine yol açacak şekilde ivme kazanmakta olduğunu işaret eden yeni bir gelişme olarak alınamaz mı? Her şey bir yana, Rusya gibi bir dünya gücü ve “yanıbaşımızdaki komşu” ülkenin büyükelçisinin, Ankara gibi başkentin en işlek ve sözümona güvenlikli bölgesinde öldürülmesinin çok farklı etkileri ve işlevi olacağını görmemek için fazlasıyla avanak olmak gerekir! Ya, Ankara’nın “en çok korunaklı bölgesi” olarak reklam edilen Çankaya’da, Andrey Karlov’u öldüren Çevik kuvvet polisi Mehmet Aslantaş’ın, sağ ya da yaralı yakalanması mümkün iken, öldürüldükten sonra, FETÖ mensubu olduğu açıklanarak, cinayetin Pensilvan..]]> Thu, 22 Dec 2016 05:00:53 +0300 Kitle mücadelesi ve terörizm https://www.evrensel.net/yazi/78098/kitle-mucadelesi-ve-terorizm https://www.evrensel.net/yazi/78098/kitle-mucadelesi-ve-terorizm? Konunun yaşamsal önemi, dolaysız açıklığı gerektiriyor. 7 Haziran Genel Seçimleri‘nden sonra yaşanan süreci, iktidarın baskı ve şiddet politikalarıyla yüz yüze kalanlar başta olmak üzere herkes şöyle bir gözden geçirmeli: Suruç’ta IŞİD’in devlet iktidarı ve kontra örgütleriyle iş birliği içinde gerçekleştirdiği katliamın ülke düzeyinde yarattığı büyük öfke henüz diri iken, Ceylanpınar’da iki polisin öldürülmesinin, Erdoğan iktidarına yarattığı olanak ve açtığı alanı gözönüne getirmeksizin, Beşiktaş’taki terörist eylemin doğru değerlendirilmesi mümkün olmaz. Yüz binlerin katıldığı Newroz şenliklerinden, “sokağa çıkılamaz durum“a gelinmişse, bunu sadece, her türden demokratik hak ve özgürlük girişimine karşı kin ve nefret dolu bir siyasal iktidarın ve onun “tepesi“nin marifeti saymamak gerekir. Kürt kentleri tank-top atışları ve hava bombardımanlarıyla yakılıp yıkılırken belirli oranda diri olan halk tepkisi, HDP’nin eş genel başkanları ve Kürtler açısından olduğu kadar Türkiye’nin ile..]]> Thu, 15 Dec 2016 04:55:17 +0300 Castro'nun ardından https://www.evrensel.net/yazi/78059/castronun-ardindan https://www.evrensel.net/yazi/78059/castronun-ardindan? Küba Devrimi’nin ve Küba halk demokrasisinin lideri Fidel Castro’nun ölümü, devrim ve sosyalizm mücadelesine önderlik edenlere karşı kin dolu burjuva yazarlarıyla kapitalist milyarderlerin Trump türü “lider”leri tarafından, Fidel’in şahsında devrimci ve sosyalist liderleri karalama fırsatçılığı olarak değerlendirildi. Fidel Castro, ABD başta olmak üzere Batılı emperyalistlerin saldırı ve kuşatmasına karşın halkın kendi iktidarında ısrar edip direnmeyi başardığı için suçlanıyor! Suçlayıcılardan biri Trump’tır; dolar milyarderi bir kapitalist ve Amerikan malı oligarşisi ve militarizminin şimdiki şefi! Sonrası sıralıdır; tekel medyasının sahipleri ve kulları, kapitalizmin arsızlıkta sınır tanımaz sözcüleri; Financial Times, New York Times, Doğan Holding gazeteleri, 70 yıllık uşaklık ikliminde filiz vermiş sağ popülizm ve dinci gericiliğin “genç dimağ” sözcüleri; ve Miami’de, Amerikan savaş arabasına bağlanmış, kaybettikleri sınıfsal ayrıcalıkları yeniden elde etme umuduyla yanıp-tutuşan ..]]> Thu, 08 Dec 2016 04:59:01 +0300 Savaş tetikçiliği ve 'miş'li-muş'lu' hayaller https://www.evrensel.net/yazi/78009/savas-tetikciligi-ve-misli-muslu-hayaller https://www.evrensel.net/yazi/78009/savas-tetikciligi-ve-misli-muslu-hayaller? “Biz Türk milliyetçisiyiz” diye havaya el sallayan Devlet Bahçeli, idam ipi elinde kükreyip duruyor! Kükreyen sadece o değil; Recep T. Erdoğan neredeyse her gün birilerini, “Kimsin sen ya, kimsin?” diye paylayıp meydan okuyor. Onu, açık unutulmuş mikrofona “niye başbakan oldum!” diye yakınarak konuştuğu yazılan “Binali Bey” ve bakanlarla sözcüler, gazete yazarları, “eski güvenlik elemanları” izliyor. Hepsi, sözbirliği içinde bir nakaratı tekrarlıyorlar: “Türkiye güçlü ülke, çekemiyorlar, engellemeye çalışıyorlar! Ama bizi kimse yıldırımaz!” Bu “güçlü ülke”nin ekonomisi alarmda: meydan okuyucu “büyük Türk” Bahçeli’nin deyişiyle “kur, faiz, enflasyon döngüsü birbirini besleyerek” halk kitlelerini vurmaya devam ediyor. Zamlar ve vergi yükü artışı sürüyor. Yoksulluk ve işsizlik, yol-tünel gösterileriyle örtülemez düzeyde. Doviz yükselirken, dış yatırımlar düşüyor, dışarıya “kaçan” para artıyor. Kapitalist dünya gerçekliği ve Türkiye’nin emperaylizme dişinden tırnağına bağımlılığı, “Mill..]]> Thu, 01 Dec 2016 04:43:45 +0300 Duvarların ötesi! https://www.evrensel.net/yazi/77914/duvarlarin-otesi https://www.evrensel.net/yazi/77914/duvarlarin-otesi? Evet, dünya işçi ve emekçilerinin can bedeli kazanılmış demokratik-sosyal ve kültürel değerler ABD, Almanya, Fransa, Türkiye, Macaristan, İsrail, ve say sayabildiğin kapitalist ülkelerde herbiri “bir ucube” oluşturan figurlerin şahsında simgeleşmiş gericilik tarafından ayaklar altına alınıp çiğnenirken, “hepsi orada”-oralarda, biraradadırlar! Irkçılığın, dinciliğin, mezhepçiliğin ve milliyetçiliğin devlet düzeyinde ve devlet yönetimleri eliyle popüler “değerler” haline getirilerek, halkların, işçi sınıfı ve tüm ezilenlerin lime lime edilmesinin aracı olarak kullanılmasında, herbiri ve hepsi, kendi ülkelerinde “en önde” ve başkalarına karşı ördükleri duvarların ardında bezirgândırlar! Dünyanın global bir köy” haline geldiğini; kapitalizmin herkes için yeni bir refah ve huzur dönemine girdiğini; “tarihin sonu” gibi gülünç ve akıldışı bir iddia eşliğinde “müjdeleyen”lerin dünyasına bakın! En gelişmiş olanlarından en geri düzeyde olanına tüm kapitalist ülkelerin aşırı silahlanması, milita..]]> Thu, 17 Nov 2016 04:23:42 +0300 Yaşam hakkını savunma hakkı! https://www.evrensel.net/yazi/77870/yasam-hakkini-savunma-hakki https://www.evrensel.net/yazi/77870/yasam-hakkini-savunma-hakki? Erdoğan iktidarının, politikalarına karşı çıkanları “hain ve terörist” ilan ederek, amansızca yoğunlaştırılan devlet şiddetiyle sindirmeye çalıştığı, “dünyaca bilinir” düzeyde, aleniyet kazanmıştır. “Diktatör!” tanımı dış basında, her biri yüzbinlerce-milyonlarca okura ulaşan gazetelerin manşetlerinden düşmüyor. Buna karşı o, “Bana diktatör diyorlar, umurumda değil, bir kulağımdan girer diğerinden çıkar” diyerek, bilinen yolda ilerleme “kararlılığı”nı “alem”e ilan ediyor. Bu yol, içeride, “teröre karşı mücadele” adına şiddeti daha da yoğunlaştırarak demokratik talepleri bastırma; bunun için ihtiyaç duyulan desteğini, rant dağıtımıyla, yararlandırarak ordu, polis ve “sivil” bürokrasiye militanlarını doldurarak ve komşu toprakların ilhakı üzerine şovenist duyguları harekete geçirerek sağlamaktan geçiyor. “Bedel” olarak gösterilen ve kaçınılmayacağı belirtilen daha çok saldırı, daha fazla insan kaybı, ekonomik çöküş, yıkım ve halkların birbirine düşmanlaştırılmasıdır. Muhalif basın-ya..]]> Thu, 10 Nov 2016 04:23:05 +0300 İmhaya karşı https://www.evrensel.net/yazi/77820/imhaya-karsi https://www.evrensel.net/yazi/77820/imhaya-karsi? “Amaç için her şey mubahtır!” anlayışıyla ve hedeflerini gerçekleştirmek üzere aldatmalara, ikiyüzlülüklere baş vurmak, bir yalan fabrikası gibi sürekli yalan üretmek, Türk burjuva diktatörlüğünün güncel yöneticilerinin en belirgin yeteneklerinden biriydi. Ama, haklarını teslim etmeliyiz: İşbaşına geldiklerinde, “kefenlerimizle geldik”; “gitmek için gelmedik!” demişlerdi. “Davamız!” diyorlardı; “durmak yok yola devam!” diyorlardı. Dinleyenlerin bir kesimi, kendilerince anlamlandırdıkları beklentileriyle (demokratik haklar, ekonomik yarar, sosyal iyileşmeler, kültürel zenginlik vb. gibi) bu açıklamalar arasında ilişki kursalar da, “dava”nın, tekelci kapitalizmin yağma olanaklarıyla kaplanmış “neoşeriatçı” ve emperyal-yayılmacı ırkçılık olduğu, daha ilk günden belliydi. Buna işaret eden onlarca makale bulunuyor. “Yol”, kuşkusuz düz değildi, olamazdı. Zıtlıkların, çatışmaların, farklı sınıfların, farklı toplumsal kesimlerin, ulusların, inanç çeşitlerinin bulunduğu bir toplumda, kim olu..]]> Thu, 03 Nov 2016 03:58:32 +0300 Yalanın savaşla dostluğu! https://www.evrensel.net/yazi/77783/yalanin-savasla-dostlugu https://www.evrensel.net/yazi/77783/yalanin-savasla-dostlugu? Türkiye’de en çok hanği konularda yalan söylendiği; hangi sınıftan, hangi meslek grubundan insanların yalan söylemeye daha çok ihtiyaç duyduğunu gösterir bir araştırma yoktur. İnternet ortamında da buna dair yeterli bilgi bulunmuyor. Batı Avrupa ve ABD veri alınarak hazırlanan bazı araştırmalar ve yazılan kimi makalelerde ise, medya yalanları, politikacı yalanları, devlet kurumları ve hükümet yöneticilerinin yalanlarıyla pazar için rekabet halindeki kapitalist işletmelerin yetkililerinin yalanları başı çekiyor. İngiltere’de örneğin yalana en faz başvuranlar, işletmelerin CEO‘larıyla reklamcılar olmuştur. Bir diğer gösterge, tarih boyunca yalanın yöneticiler tarafından en fazla kriz ve savaş durumlarında kullanıldığı yönündedir. Hitlerci savaş propagandasının şefi Goebels’in adıyla simgeleşmiş bu savaş yalancılığı, milliyetçi şovenizm silahıyla halkların vurulmasında tüm ötekilerden etkili olmuştur. Genellik gösteren şudur: Kapitalist sistemden en fazla nemalanan kesimlerin temsilcileri..]]> Thu, 27 Oct 2016 04:59:08 +0300 Fetihçiler nutuk atar, emekçiler ölür! https://www.evrensel.net/yazi/77729/fetihciler-nutuk-atar-emekciler-olur https://www.evrensel.net/yazi/77729/fetihciler-nutuk-atar-emekciler-olur? Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’ın iç ve dış politika “tonajı”nın altında ezilen ve “yüksek kalibreli “milliyetçi ajitasyonunun rüzgarına kapılan yetkili-yetkisiz iktidar ve yedeği muhalefet zevatı; “Operasyonda da Masada da olacağız!” meydan okuması(!) uygun düşen fetih söylevinde birleşti. AKP, MHP ve CHP yöneticileri ve sözcüleri, basın-yayın tekellerinin tetikçileri, Saray muhtarları, hakim ve savcıları, rektörleri, “muharip kuvvet” temsilcileri ve hemen her gün, her kademedeki toplantılarda bir araya getirilen çeşitli mesleklerden diğerleri, Irak toprağı Başika’da askeri işler çevirmeye, Musul’un “geleceğini belirleme savaşları”nda yer almaya; Suriye Kürtlerini bulundukları topraklardan sürüp atmaya yönelik devlet politikasını, avuçları patlarcasına alkışlamakla meşguller. Fetih kültürüyle yetişmenin önemli bir rol oynadığı bu “halet-i ruhiye” ile ajitasyonun düzeyi yükseltildikçe, Musul, Kerkük, Telefar, Halep hülyası da yetmez oldu. Artık, “Osmanlının at koşturduğu topraklar”ın..]]> Thu, 20 Oct 2016 04:28:02 +0300 İktidarın politikaları ve 'milliyetçi - muhafazakar' emekçiler https://www.evrensel.net/yazi/77681/iktidarin-politikalari-ve-milliyetci-muhafazakar-emekciler https://www.evrensel.net/yazi/77681/iktidarin-politikalari-ve-milliyetci-muhafazakar-emekciler? Öyle zamanlarda, öyle koşullarda yaşıyoruz ki, giderek daha çok sayıda insan, yaşama hakkının tehlikede olduğunu hissederek, günlük yaşamlarını sürdürmek için en zorunlu ihtiyaç maddelerini temin edememe kaygısına dahi yabancılaşmaktadır. Erdoğan iktidarı (o on dört yıldır devleti çekip-çevirmektedir), kitleleri ölüm-kalım sınırında tercihe zorlayarak yönetme politikası izlemiş ve sağladığı başarıyı basamak yaparak polis devleti koşullarını ağırlaştırmaya daha fazla sarılmıştır. İçeride ve dışarıda “pusuda hazır bekleyen hain düşman” propagandasının kitlesel etkisi artıkça, bu propaganda daha da yoğunlaştırılmış, inandırıcı olması için provokasyonlardan kaçınılmamıştır. Büyük Haziran direnişine karşı ülke düzeyinde girişilen vahşeti, 6-7 Ekim protestolarına karşı yürütülen saldırılar, Kürt kentlerinin tanklı-toplu bombardımanı, IŞİD’ci-kontrgerillacı çetelerin Suruç, Diyarbakır, İstanbul ve Ankara Gar katliamları, kitleleri yaşam tehdidiyle sindirme politikasının ürünü olmuşlardır. SOM..]]> Thu, 13 Oct 2016 04:02:36 +0300 Masa ve mühür https://www.evrensel.net/yazi/77629/masa-ve-muhur https://www.evrensel.net/yazi/77629/masa-ve-muhur? Masa ve mühür; “masaya oturma” hedefi ve “kapıları mühürleme” eylemiyle, iktidar padişahının emri –kullarının icraatında, birkez daha biraraya getirildi. “O masaya oturmalıyız, oturacağız!” dedi, sermaye iktidarının “Reis”i! “O masa”, kurulabilirse eğer, Ortadoğu’nun yeniden “dizayn edilmesi”nin; yani bölünüp paylaşılmasının masası olacaktır! Kurulur mu-kurulmaz mı, biryana; kuracak olanlarla, oturacak ve oturtulacak olanların kimler olacağını belirleyen asıl kuvvetin sahip olunan ekonomik, siyasi, askeri güç ve olanaklar olduğunu, dünya ve bölge savaş ve barış tarihi defalarca göstermiştir. Şoven ve şeriatçı burjuva sözcüler, “Ecdadımızın toprakları”(!) diye işaret ederek darmadağın olmuş ve son çırpınışlarını “Büyük Turan İmparatorluğu” kurma emelleriyle Alman emperyalizminin öncü kolu olmuş, ve fakat 90 bine yakın köylü çocuğunun katline sebep olarak yıkıma sürüklenmiş Osmanlı’yı çağrıştırırlarken, değişen dünyanın elbette farkındadırlar. Başka halkların topraklarını işgal ederek g..]]> Thu, 06 Oct 2016 04:06:45 +0300 Türkiye, Suriye’deki savaştan çekilmelidir! https://www.evrensel.net/yazi/77585/turkiye-suriyedeki-savastan-cekilmelidir https://www.evrensel.net/yazi/77585/turkiye-suriyedeki-savastan-cekilmelidir? Evrensel’in Arap “çoğrafyası“ndaki gelişmeleri irdeleyen haber-yorum yazılarının sonuncusunda, Ortadoğulu-Arap yazar ve entelektülellerden bazılarının, Türkiye’nin, Suriye’deki savaşa, Suriye topraklarına asker çıkararak dolaysızca katılmasını, krizi “yeni bir aşamasına doğru tetikleyici“ gelişme olarak değerlendirdiklerini okuduk. Bu tespit, Türkiye’yi yönetenlerin, Suriye’deki iç ve bölgesel-uluslararası savaşın tarafı olmak üzere başından beri izledikleri saldırgan-yayılmacı ve savaş kışkırtıcı politikalarının, bölgenin daha kapsamlı çatışma ve savaşların alanı olmasını tetikleyici işlev gördüğü yönündeki bizim tespitimizle birleşmektedir. Suriye’deki savaş, “iç savaş“ sınırlarını daha başlarken aşan bir savaş olma özelliği göstermiş ve Erdoğan iktidarının ABD emperyalist şefleriyle birlikte izlediği politika bunda özel bir rol oynamıştır. Suriye’nin bölgedeki konumu Suriye’deki savaşın iç savaş boyutlarını aşarak bölgesel ve uluslararası boyutları da olan bir savaşa genişlemesi..]]> Thu, 29 Sep 2016 04:57:30 +0300 Açmazın ateş topu! https://www.evrensel.net/yazi/77535/acmazin-ates-topu https://www.evrensel.net/yazi/77535/acmazin-ates-topu? Türkiye bir ateş topudur; orta büyüklüğüne karşın, biriktirdiği açmaz “kütle”sinin muazzam ağırlığı ve patlamalı karakteriyle içeride kendini tutuşturacak, dışarıda sadece etrafını değil, bölge ve dünya üzerine çıkar dalaşındaki tüm güçleri, ateşine çekecek potansiyeliyle salkım bombalarını andıran bir ateş topu! Erdoğan’ın siyasi-ideolojik, sosyal-iktisadi ve askeri politikasında en belirgin şekliyle simgelenen yönetim anlayışının giderek daha da ağırlaştırdığı ve büyüttüğü toplumsal sorunlar, Türkiye’yi, bizzat devlet ve hükümetleri aracıyla daha derin açmaza sürüklerken, açmazın patlama öğeleri birbirlerini de tutuşturarak kendini ve her türden muhataplarını ateşe çekmeye; yangına yakınlaşmaya zorluyor. Türkiye’yi yönetenler bir yandan, içeride baskı ve zorbalığa daha çok sarılarak demokratik siyasal-sosyal muhalefeti tümüyle susturmayı; işçi ve emekçileri “rıza” kültürüne zorunlu tutmayı, Kürtleri teslim almayı, Alevi emekçilerini istemlerinden vazgeçirerek sindirmeyi, genç..]]> Thu, 22 Sep 2016 04:56:21 +0300 'Bu kafa'! https://www.evrensel.net/yazi/77487/bu-kafa https://www.evrensel.net/yazi/77487/bu-kafa? Başlıktaki iki sözcük, Taha Akyol’un, 8 Eylül tarihli makalesinin başlığından alındı. Akyol, “İslam ülkeleri”nin tümünü kapsayan bir “coğrafya”da, Sünni ve Şii “düşmanlığı”na işaret ederek, ve “Niye Taliban’lar, El Kaide’ler, IŞİD’ler var?! Niye Hizbullah’lar var?“ ; “Niye dünyanın en sorunlu bölgeleri Müslüman toplumlarıdır.” diye sorarak, bu “coğrafya”nın bu çağdaki “ORTAÇAĞ”ına eleştirel bir yaklaşım gösteriyor. Bu durumun birçok nedeninden en önemlisini, “inançların eski yorumlarına saplanıp kalmış olmak, yani 21. yüzyılda hâlâ ortaçağı yaşıyor olmak” şeklinde tespitle Akyol, tüketimde, iletişimde, askeri alanda modern teknolojik araçları kullanmaktan kaçınmayan “İslam dünyası“ in sanlarının “duygu ve davranışlara yön veren değerler sistem”nin hâlâ ortaçağlı olduğunu belirterek bundan yakınıyordu. Peki, duygu ve düşünce “dünyası”, “ortaçağdaki anlayışla, o çağın bilgileriyle ve değerler sistemiyle” yönlendirilen toplumlarda, yine Akyol’un söylediklerinden alırsak, “İnsanlığın bi..]]> Thu, 15 Sep 2016 05:00:47 +0300 Güçsüzlüğün gücü! https://www.evrensel.net/yazi/77446/gucsuzlugun-gucu https://www.evrensel.net/yazi/77446/gucsuzlugun-gucu? İktidarın borazanı basın-yayın organlarında yazan beslemelerin yazdıklarına inanılacak olunursa, ordu Suriye topraklarına girerek “büyük moral bulmuş”tur! Şeriatçı ya da burjuva laisist oluşu çok da farketmeyen Türkçü şovenizm, bölgenin diğer halklarına karşı düşmanlıkta hemen her zaman yarar gördü. “Ata toprakları” üzerine; “Adriyatikten Çin Seddine Büyük Türk Dünyası” üzerine az nakarat dinlemedik. Ruslar, “yeter artık haddinizi bilin!” diye çıkışınca, sus-pus olana dek böyleydi. Şimdi, bölge savaş bölgesi haline gelmişken, vazgeçilmemiş yayılmacı istemleri pratiğe geçirmek için, çelişkilerden ve, güç dengesi durumundan yararlanmayı da içeren bölgeye yönelik politika, yeni bir evreye gelmiştir. Amerikancı, Batıcı, NATO’cu Türkiye egemenleri ve politik-askeri kliklerinin politikasını basit kukla devlet ya da devletçiklerin politikasından ayıran yönü, gücüyle orantısız da olsa, kendi hesabına bölge politikaları izlemesi, vazgeçmediği ve kolaycada geçmeyeceği emellerinin olmasıdır. Sur..]]> Thu, 08 Sep 2016 05:00:59 +0300 ‘Tehdit’ söylemi, karmaşa ve yolu şaşırmama! https://www.evrensel.net/yazi/77346/tehdit-soylemi-karmasa-ve-yolu-sasirmama https://www.evrensel.net/yazi/77346/tehdit-soylemi-karmasa-ve-yolu-sasirmama? Olayların karmaşıklığı ve çok yönlülüğü, asıl gelişme unsur ve eğilimlerinin görülmesini çoğu kez örten bir işlev görür. Böylesi durum ve ortamlar, burjuva yönetimlerine, politikalarını daha kolay uygulama olanağı da sağlar. “Bulanık suda balık avlama”, ya da “Kurt dumanlı havayı sever” deyişlerinde anlatılmak istendiği üzere bulanıklıklar ve belirsizlikler, sermaye devlet ve hükümetleriyle burjuvazinin çeşitli partileri tarafından, halk kitlelerinin yanıltılarak yedeklenmesi için uygun ortam yaratırlar. Türkiye bu bakımdan hayli zengin tecrübeye sahiptir ve bu tehdit şimdi daha da büyümüştür. Bazıları “durumun oldukça net, her şeyin açık olduğunu” söyleselerde, “at izinin it izine karıştığı” dönemlerden biri daha yaşanıyor. Dünya, bölge ve ülkede yaşanan “hayli karışık işler”, halk kitleleri açısından, kendi gerçek çıkarlarını gözden kaçırma etkeni oluyor. İktidar iplerinin kimin elinde olacağı üzerinden gelişen darbe girişimi ve onu bastıranların yürüttükleri kapsamlı tasfiye, cez..]]> Thu, 25 Aug 2016 04:31:45 +0300 Darbe girişimi ve direnme hakkı! https://www.evrensel.net/yazi/77301/darbe-girisimi-ve-direnme-hakki https://www.evrensel.net/yazi/77301/darbe-girisimi-ve-direnme-hakki? Darbe girişimini ve darbeci güçlerin yenilgiye uğratılmasını yeni bir dönüm noktası olarak ilan edenler, devletin “yıkım”dan; ülkenin “işgal”den kurtarıldığını söylüyor, “79 milyon yurttaş”ın yenenlerin bayrağı altında berleşerek, “Yeni Türkiye”nin “yeniden kuruluşu”na katılmalarını istiyorlar. Görüntüde “ayrı-gayrı yok” gibidir: “Türkiye’nin gelişmesini istemeyen iç ve dış düşmanlara karşı kazanılan zafer” sürdürülecek, sağlanan uzlaşıyla devlet ve toplum “yeniden inşa edilecek”tir! Hedef, Erdoğan başta olmak üzere AKP yöneticilerinin yıllardır söyledikleri üzere 2023, hatta 2071’dir! Darbe girişimini “Allahın lûtfu” olarak niteleyen “Başkomutan”nın “birleştirici liderliği altında”, yukarıdan aşağı-aşağıdan yukarı toplumun ve onun üstünde duran “birleştirici ve koruyucu” güç olarak devlet yeniden şekillendirilerek yeniden kurtuluş gerçekleştirilecektir!” Bunun için “herkes”ten destek istenmekte; “uzlaşı ve birlikteliğin korunacağı” temin edilmektedir! Şimdiye dek olan “tüm fenalık v..]]> Thu, 18 Aug 2016 04:50:19 +0300 Devlet, darbe, zafer şölenleri, demokrasi, halk https://www.evrensel.net/yazi/77256/devlet-darbe-zafer-solenleri-demokrasi-halk https://www.evrensel.net/yazi/77256/devlet-darbe-zafer-solenleri-demokrasi-halk? “Büyük Reis” İstanbul Yenikapı’da “zafer kürsüsü”nden devletin “sıfırdan başlanarak yeniden kurulacağını” ilan etti! Bir aya yakın süredir “Hain çetenin darbe girişimine karşı demokrasi nöbeti”tutanlar başta olmak üzere “79 milyonluk Türk milleti”ne “Her tür ihanetin yok edileceği”nin bir kez daha müjdelendiği bu “Büyük demokrasi şöleni”ni(!), renkliliği, reklam gücü kuvveti, kitleselliği, yarattığı “Birlik ruhu!” üzerinden yere-göğe sığdıramama yarışında, gerici faşist ve ırkçısından liberal ve reformist şaklabanlığı “demokrasi savunurluğu” gösteren kesimlere geniş bir cephe, “FETÖ darbesi” olarak adlandırılan darbe girişiminin sağladığı olanakları daha uzun süre sömürmeye devam edeceklerdir. Darbe girişimi ve saldırısından sonraki bir aylık süre bunu netlikle açığa çıkarmıştır. Devlet “yeniden kurulacak”! Bunun için diyor devlet yöneticileri, “Demokrasiyi savunmak için tüm millet seferberliği sürdürmeli”; “yürütülen temizlik harekatını desteklemeli”dir! Askeri, politikacısı, Diyaneti..]]> Thu, 11 Aug 2016 05:00:25 +0300 Kuşatmayı yarmanın yolu https://www.evrensel.net/yazi/77156/kusatmayi-yarmanin-yolu https://www.evrensel.net/yazi/77156/kusatmayi-yarmanin-yolu? Devlet mekanizmasının temel kurumlarındaki “deprem”, ordu içindeki çatışmalar, ordu-polis cepheleşmesi, kısaca ortaya çıkan darbe “enkazı” kolayca temizlenecek türden değildir. Açılan devasa güvensizlik çukuruna daha kimlerin yuvarlanacağı belirsizdir ve “aynı cephede duranlar”ın içinde dahi birbirlerine diş bileyen ve “kelle almak” için fırsat kollayan çoktur. Sarsıntının büyüklüğü karşısında başvurulan kitle operasyonunun iki yönü bulunuyor: Devlet organlarını Erdoğan-AKP’nin “Siyasal İslamcı-Türkçü” çizgisinde ve mümkün olduğunca “sadakatinden kuşku duyulmaz”kendi militanlarıyla yeniden tesis etmek; ve ikinci olarak “darbeye karşı demokrasiyi savunmak” adına başlatılan manipülasyonun yarattığı kitlesel seferberliği iktidar gücünün dayanağı olarak mümkün en etkili tarzda kullanarak her tür muhalefeti hem sınırlayıp susturmak hem de “milletin iradesi” olarak göstererek başka herhanği şeye ihtiyaç olmadığı anlayışını hakim kılmak. İlkinin nasıl yürütüldüğünü artık “dünya-alem” de b..]]> Thu, 28 Jul 2016 04:58:33 +0300 Ne oldu, hangi tehditle yüz yüzeyiz? https://www.evrensel.net/yazi/77108/ne-oldu-hangi-tehditle-yuz-yuzeyiz https://www.evrensel.net/yazi/77108/ne-oldu-hangi-tehditle-yuz-yuzeyiz? 15 Temmuz bir “Demokrasi Bayramı” ve “Şöleni” midir? Türkiye 15 Temmuz öncesi demokratik bir ülke miydi? Ya da darbeye karşı sokağa dökülenlerin ordunun bir bölümü ve özel harekat birlikleri başta olmak üzere polis ve MİT kuvvetleriyle birlikte gerçekleştirdikleri karşı-savaş sonucu, ülke ve siyasal sistemi demokratikleşme yoluna mı girmiştir? Yanıt, her üç soru açısından da olumsuzdur! Kitleler, demokrasi ve darbe konuları da içinde olmak üzere, hakim sınıf ve siyasal-askeri fraksiyonlarınca sürdürülen manipülasyonun yeni-etkili bir silahıyla karşı karşıyadırlar. Kara propaganda iktidar terörünü örtmekte; diktatörlük cephesinin iç savaşının asıl mağdurunun halk kitleleri; işçi ve emekçiler, kamu çalışanları, gençlik ve emekçi kadın kitleleri, Kürtler ve Aleviler olduğu gerçeğini karartmaktadır. Bu karartmayla birlikte geniş halk yığınları, T. Erdoğan komutasındaki militarist-sivil kuvvetlerle iktidar savaşında eğitimli özel milis güçlerinin, “Hain ve işgalci” olarak nitelenen ordu..]]> Thu, 21 Jul 2016 04:58:58 +0300 İktidarın manevra alanı ve bazı eğilimler (2) https://www.evrensel.net/yazi/77064/iktidarin-manevra-alani-ve-bazi-egilimler-2 https://www.evrensel.net/yazi/77064/iktidarin-manevra-alani-ve-bazi-egilimler-2? Son dönemlerde sokaklarda, evlerde, işyerlerinde seslendirilen “Bu ülkede artık yaşanmaz” anlayışı önemli oranda iktidarın militarist baskıyı yoğunlaştırması ve IŞİD terörizmiyle işbirliği içinde yarattığı korku ortamıyla bağlıdır. Ancak toplum yaşamında her yön ve gelişme tüm ötekilerle ve iç-dış etkenlerle bağlı değişime mahkumdur ve bugünkü “ortam”ın değişimi de kaçınılmazdır. Ne mevcut ekonomik durum ömrü-bilâh “idare etme”ye uygun bir seyir izleyecek ne de sınıf-güç ilişkilerinin günümüzdeki durumu olduğu haliyle kalabilecektir. Değişim ve kitlelerin artan oranda mücadeleye atılması sadece hareketin genel mantığının gereği olarak değil, somut durumda artan ve ağırlaşan sosyal-iktisadi ve politik sorunlar nedeniyle de kaçınılmazdır. Hükümet sözcülerinin “dışarıda ve içeride dostları artırmak” demagojisi göstergelerden biridir. Bir diğeri “yeni yatırım teşvik paketi”nin açılmasıdır. Dış politika açmazı dönüş manevralarıyla sözüm ona düzeltilmeye, ve içeride de kitle muhalefetini ö..]]> Fri, 15 Jul 2016 05:00:56 +0300 İktidarın manevra alanı ve bazı eğilimler https://www.evrensel.net/yazi/77056/iktidarin-manevra-alani-ve-bazi-egilimler https://www.evrensel.net/yazi/77056/iktidarin-manevra-alani-ve-bazi-egilimler? Burjuva iktidarlarının kitleleri yedeklemek üzere kesintisiz bir manipülasyon faaliyeti yürüttükleri; iktidarlarının sürdürülmesinde kendi gerçek durumları üzerine yanıltılmış ve aldatılmış yığınların desteğinin önemli bir dayanak oluşturduğu, olgusal gerçekliklerden biridir. Sermaye iktidarının kurumsal gücü, ona sadece baskı uygulama olanağı sağlamaz, genel ekonomi politikaların belirlenmesi ve uygulanmasında söz sahibi olmasını da sağlar. Burjuva politikasının kapitalist ekonomiyle bağlı oluşunun bir sonucudur bu. Burjuva iktidarı, kitlelerle ilişkilerinde böylece “havuç-sopa” politikası uygulama olanağı bulur. Zorunlu durumlarda tavizler verilir ve yanısıra Erdoğan yönetimindeki hükümetler döneminde oldukça net şekilde gözlemlendiği üzere belirli bir kesime (yandaş kişilerle sınırlı kalmayan bir kitle), kaynağı artıdeğer sömürüsü olan ranttan yukarıdan aşağıya azalan oranlı pay vererek ekonomi aracıyla da yedeklenmesini kolaylaştırır. Erdoğan’ın “kolektif kimliği”yle tanımlı ikti..]]> Thu, 14 Jul 2016 05:00:12 +0300 Bir kez daha ‘birleşik mücadele’ üzerine! https://www.evrensel.net/yazi/77012/bir-kez-daha-birlesik-mucadele-uzerine https://www.evrensel.net/yazi/77012/bir-kez-daha-birlesik-mucadele-uzerine? Dünya, bölge ve ülke bazında yaşanan gelişmelerin değişkenlik hızı, güncel-popüler olanlarla onların da bir biçimde bağlandığı daha kapsamlı, orta ve uzun dönemde daha belirleyici etkilere sahip olan siyasal-sosyal ve iktisadi olgu ve gelişmelerin anlamını örtecek bir işlev görmekte; işçi sınıfının, emekçilerin, ezilen halkların can bedeli mücadelelerle elde ettiği kazanımların tümüyle ortadan kaldırılmasına hizmet eden sermaye politikalarına karşı mücadelenin büyük önemini gölgeleyebilmektedir. Güncel-aktüel ve dönemsel gelişmelerin ülkeler yönünden gösterdiği farklılıklara karşın, dönemin uluslarararası baskın özelliği burjuva devletleri-hükümetlerinin saldırılarının genişleyip boyutlanmasıdır. İşçi ve emekçi hareketinin böylesi bir dönemdeki asıl özelliği ise, parçalı ve geri düzeyde seyretmesidir. Dönemin bu özelliği, işçi sınıfı, emekçiler ve ezilen halkların özgürlük, demokrasi ve hak eşitliği başta olmak üzere sömürü ve tekelci burjuva baskısına karşı mücadeleyi ilerletecek,..]]> Thu, 07 Jul 2016 04:56:36 +0300 Merminin dili ve akıl yolu! https://www.evrensel.net/yazi/76862/merminin-dili-ve-akil-yolu https://www.evrensel.net/yazi/76862/merminin-dili-ve-akil-yolu? Erdoğan yönetiminin tüm önemli kararlarına verdiği desteğe ve Kürtlere karşı sürdürülen devlet savaşına sürülerek oradaki çatışmalarda yaşamlarını yitirmelerine neden olunmuş “şehitlerin cenaze törenleri”ne katılım için gösterdiği “canhıraş” tutumuna rağmen, “mermiye hedef olan” Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP ne yapacak? Bu soru ve CHP’nin tutumu, Türkiye’nin içinde bulunduğu durum açısından büyük önem taşımaktadır. Milyonlarca insanın desteğine sahip bir “muhalefet partisi”nin, kendi genel başkanlarına mermiyle gözdağı verilmesi ve bu saldırının Erdoğan’dan sözcüsü Kalın’a, AKP’nin öteki yönetici ve sözcülerine dek devlet yönetimini ellerinde tutan tüm üst bürokrasinin desteğinde gerçekleşmesi karısında alacağı tutum çünkü, Türkiye ve bölge ülkeleri halklarının önümüzdeki dönem(ler)de nasıl bir politik-askeri gerçeklikle yüz yüze kalacaklarıyla dolaysızca ilişkilidir. ÜLKE GERÇEKLİĞİ VE CHP’NİN TUTUMU Ülkemizde her gün birkaç işçi, adına iş kazası denen iş cinayetlerinde öldürül..]]> Thu, 16 Jun 2016 04:57:39 +0300 Laboratuvar ve Mengele! https://www.evrensel.net/yazi/76813/laboratuvar-ve-mengele https://www.evrensel.net/yazi/76813/laboratuvar-ve-mengele? Saray’ın bir kan testi laboratuvarı var mı, bilemeyiz. Bildiğimiz, bizzat R. Tayyip Erdoğan’ın yaptığı “Kanlarını laboratuvarda test etmek gerekir” dediğidir! “Kan bozukluğu”nun biyolojik hastalıklar bağlantılı olması mümkündür ve bunun herhanği “ırki”-“milli” bir özelliği yoktur. Buna rağmen, sadece Erdoğan ve ona biat etmeyi “dini bir gereklilik” gören yakın çeper politikacılar değil, halklarının ya da onların bir kesiminin, aydınların, ilerici bilim insanlarının tutumunu kendi politikalarıyla aykırı gören sermaye sözcülerinin çeşitli zamanlarda ve farklı ülkelerde benzer sözler ettiği görülmüş-duyulmuştur. “Kanı bozuk!” söylemi aşağılamanın, yabancılamanın, hakaret etmenin sözcesi olmakla kalmaz, dışlayarak hedefe koymayı, emir kullarına işaret etmeyi de ifade eder. Saray erkânının ayar verdiği “kan testi” ve “kanı bozuklar!” söyleminin aktüel nedeni gözönünde tutulduğunda, bu kez bu aşağılama ve dışlama ifadesinin ırkçı-milliyetçi bir ayırma için kullanıldığı anlaşılıyor. Alman..]]> Thu, 09 Jun 2016 05:00:06 +0300 Sur'u bombalatan Paris'te 'polise karşı!' https://www.evrensel.net/yazi/76762/suru-bombalatan-pariste-polise-karsi https://www.evrensel.net/yazi/76762/suru-bombalatan-pariste-polise-karsi? Tayyip Erdoğan yönetimi için “hukuk” dayatmak istedikleri politika; hukuk kurumları o politikanın uygulayıcılarıdırlar. Dayanakları “meşruluk”- “haklılık”, “halkın istekleri” değil, devlet gücüdür; güç onlardadır! Silahlı güç, para gücü, yargı-yasama ve yürütme “Tek el” yönetiminde, kapitalist bir zümrenin elindedir. Bazıları buna “ittifak” diyor, ama ittifak ise de, para sermaye, pay edilmiş büyük servet ve taht-mevki-çıkar ittifakıdır. Çıkar birliği, çıkar ayrılığı da demektir ama henüz o safhada değil! Birlikteler ve tümü de, çıkarları için, “Tek”e el-pençe, yalvar-yakarlar. Ülkeye ve halka verdikleri büyük zarar nedeniyle, yıkılırsak mahvoluruz korkusuyla birbirlerine sokulup, ihanetle yargılanmamak için, vahşeti büyütüp iktidar olarak kalmak istiyorlar. Yaptıklarımız, yapılacaklarımızın kanıtıdır diyor, meydan okumayı sürdürüyorlar. Erdoğan, Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımadığını, saygı da duymadığını söyledi. Kılıçdaroğlu, meydanlarda ya da gurup toplantısında birkaç parlak c..]]> Thu, 02 Jun 2016 05:00:54 +0300 Birleşik güçle mücadele ya da kötü yenilgi! https://www.evrensel.net/yazi/76710/birlesik-gucle-mucadele-ya-da-kotu-yenilgi https://www.evrensel.net/yazi/76710/birlesik-gucle-mucadele-ya-da-kotu-yenilgi? Kapitalizm ve tekelci gericilik sömürücü azınlığın sistemidir; onlara çalışır ve onlarda cisimleşir. Silahlı, tanklı, toplu barbarlık olarak diğerlerini ezmek üzere zincirlerinden boşandığı zamanlar, en tehlikeli olduğu zamanlardır. ŞİMDİ BÖYLE BİR ZAMANDAYIZ: Yeni başlamadı, haylice oluyor, ancak tam bir kudurganlığa yöneliş ivme kazandı. Korku ve canavarlık bir aradadır. Uzunca zaman önce bu köşede yazıldı. Bu “adam” bir kişi değil, kolektif kimlik kazanmış yönetici erktir! “Rejim”lerin belirli kişilerin kimliğiyle anılır olduğu zamanlar az olmamıştır. Anayasa, parlamento, yargı, üniversiteler, iş ilişkileri, iç ve dış politikanın tüm alanları, eğitim ve din işleri; hepsinin toplumsallığının “Führer”, “Şah”, “Kral”, “Sultan” ya da “Reis” elinde ve emrinde toplanarak tekilleştiği bu gibi durumlarda, özgürlük, barış, hak-hukuk yoktur! Yasallık ve halk indinde meşruluk adına ne varsa, diktatörün ve diktatörlük aygıtının “Ol” ya da “yıkıl” emrine bağlanmıştır. İtiraz eden, tüm bunlar..]]> Thu, 26 May 2016 05:00:01 +0300 Kitle psikolojisi, terör, ve karşı birlik! https://www.evrensel.net/yazi/76665/kitle-psikolojisi-teror-ve-karsi-birlik https://www.evrensel.net/yazi/76665/kitle-psikolojisi-teror-ve-karsi-birlik? Öncesi bir yana bırakılırsa, son kırkaltı yıldır Türkiye’yi yönetenlerin neredeyse kesintisiz şekilde en çok kullandıkları sözcük “terör” olmuştur. Araştırma şirketleri ya da üniversitelerde tez hazırlayan akademisyenler konu üzerine çalışsalar, bunu verileriyle ortaya koyan birkaç cilt kitap bile çıkarabilirler. Devlet ve hükümet yöneticileriyle sermayenin her türden sözcüsünün terör üzerine bu durmaksızın konuşmaları; “ülkenin terör tehditi altında olduğu”nu söylemeleri; kendilerini de “teröre karşı mücadele edenler” olarak göstermeleri, çok yönlü psikopatik bir durumun oluşmasına da yol açmıştır. Terör hem bir yönetim politikası olmuş hem de yığınsal etki oluşturmanın aracı olarak kullanıla kullanıla, kitlelerde psikolojik sorunları tetikleyen etkenler arasına girmiştir. Kapitalist parti fraksiyonlarını ve burjuva hükümetlerini destekleyen milyonlarca insanın davranışını yönlendiren etkenlerden biridir artık terör! Sözcük olarak da, simgelediği şeyin gerçek karışlığı olarak da. ..]]> Thu, 19 May 2016 04:56:13 +0300 Rekabet, gelişme ve yıkım! https://www.evrensel.net/yazi/76620/rekabet-gelisme-ve-yikim https://www.evrensel.net/yazi/76620/rekabet-gelisme-ve-yikim? Ergin Yıldızoğlu’nun Cumhuriyet’te, “üretici güçler ve yıkıcı güçler diyalektiği”yle ilgili yazısı, son on yıllarda sürdürülen tartışmalar bağlamında önemli veriler içeriyordu. Yıldızoğlu, bilim ve teknikteki ilerlemelerle birlikte artan rekabete dikkat çekiyor; “bir tarafta büyük servetler yığılırken”, öbür tarafta çocukların kitlesel şekilde öldüğünü, savaşlarda milyonlarca insanın yerinden yurdundan edilerek tarihin en büyük göç dalgalarının yaratıldığını; “terörizme karşı savaş” adına özgürlüklerin hızla kısıtlandığını ve “yok edici güçler” rekabetinde robotlaşmanın hızla ilerlediğini söylüyordu. Yıldızoğlu’nun yazısının eleştirilecek yönleri olabilir. Ancak konu bu değil, ve bu vesileyle dikkat çekilecek başkaca önemli şeyler var: Tekellerin egemenliğinin dünya pazarı üzerine rekabeti ortadan kaldırmadığı, aksine keskinleştirdiği bilinir. Kapitalizm varsa rekabet de olacak; tüm toplumsal formasyonların birbirleriyle ve kendi içlerinde, değişen düzeylerde ve kapsamda yaşanacaktır...]]> Thu, 12 May 2016 04:13:11 +0300 1, 5, 6, 8 Mayıs; Mayıs ve direniş! https://www.evrensel.net/yazi/76575/1-5-6-8-mayis-mayis-ve-direnis https://www.evrensel.net/yazi/76575/1-5-6-8-mayis-mayis-ve-direnis? Baskı ve direnişin bir arada ve zıt kutuplarda daha fazla biriktiği; şoven-ırkçı bir iktidarın din bezirganlığını rant paylaşımının güzelleyici tülü olarak kullanıp hakları için direnen tüm kesimleri polis-asker ve yargı şiddetiyle susturmaya ve teslim almaya çalıştığı bir dönemdeyiz. Kürt özgürlük ve hak eşitliği mücadelesine karşı sürdürülen bastırma savaşı tüm halk kitlelerini esir alma silahı olarak kullanılıyor. Ülkeyi yağma ve talan çiftliği olarak kullanan siyasal iktidar, işçi ve emekçileri etnik ulusal kimlikleri ve inançları üzerinden birbirlerine kırdırma politikası izliyor. Türk halk kitlelerini “ülkenin bölünmesi“ korkuluğuyla yedeklemeye çalışan Erdoğan-Genelkurmay iktidarı, HDP’yi parlamentodan dışlayarak ülkeyi yukarıdan ve resmi olarak bölüyor. Kürtler her gün biraz daha ulusal bağımsızlık yönünde ilerlemeye zorlanıyorlar. Kürt ulusal varlığının inkarı ve hatta imhasını göze almış “Türkiye Türkündür“ politikası, ulusal temelli bölücülüğü durmadan üretiyor. Saray tiranl..]]> Thu, 05 May 2016 05:00:19 +0300 İşçiler ve 1 Mayıs! https://www.evrensel.net/yazi/76474/isciler-ve-1-mayis https://www.evrensel.net/yazi/76474/isciler-ve-1-mayis? Roma İmparatorluğu döneminde yöneticilerin, “Halka ekmek ve sirk sağlarsan, başkaldırmamasını, sefilliğe katlanmasını da sağlamış olursun” dedikleri belirtilir. Sırtındaki yüklerle uygarlık görüntülerine bakarak ve yöneticilerin tarih-kültür-din ve millet üzerine nutuklarından duygulanarak “gezinmesi” için halka karşı bu hile ve entrika politikasının, egemenliği sağlama araçlarından biri olarak kulanıldığı tarihi vakıadır. Son üç yüz yılın uluslararası hakim sınıflar deneyiminin temsilcisi burjuvazi, ileri teknolojiden de yararlanarak ve denetiminde tuttuğu modern iletişim araçlarını etkin tarzda kullanarak bu yalan, hile ve entrika politikasını sürdürüyor. Hem de en etkin tarzda ve silahlı özel müfrezeleri eliyle halkların başı üzerinde “boza pişirerek”. İçinde bulunduğumuz dönem, işçi sınıfıyla birlikte kent-kır yoksullarının; ezilen ve sömürü nesnesine dönüştürülen kim varsa hepsinin aşırı derecede baskılandığı; sosyal, iktisadi ve politik hak yoksunluklarının ağırlaştığı; kültür..]]> Thu, 21 Apr 2016 05:00:42 +0300 İstemek yetmez, gereken daha çok çabadır https://www.evrensel.net/yazi/76421/istemek-yetmez-gereken-daha-cok-cabadir https://www.evrensel.net/yazi/76421/istemek-yetmez-gereken-daha-cok-cabadir? Fransa, İngiltere, Almanya, Yunanistan ve Türkiye‘de grev ve direnişlerin arttığı bir döneme girildi. Ortak temaların yanısıra farklı talepleri de bulunan bu gösteri, protesto ve grevlerin tümünde de sermaye ve hükümetlerinin politikaları protesto ediliyor; çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi isteniyor. Yaşam koşullarının iyileştirilmesi demek, hayatın tüm yönleriyle ilgili daha ileri daha yüksek standartların gerçekleştirilmesi demektir. Politik, iktisadi, sosyal ve kültürel tüm yönleri kapsar. Ancak, Türkiye’de gerçekleşen protestoların önemli bir kesiminin asıl karakteri, taleplerin belirli kesimlerin sınırlı talepleri olarak şekillenmesi ve birbirleriyle ilişkilerinin kaçınılmazlığına karşın şurada ücret, burada işyeri koşulları, diğer yerde taşeron çalıştırma sorunu, bir başka yerde işten atma; veya daha genelleşmiş olarak kıdem tazminatı, “kiralık işçilik” gibi sorunlarla bağlı olarak gelişmesidir. Böyle olması açıktır ki bir “doğallık” gösterir; her kesim için ilk baş..]]> Thu, 14 Apr 2016 04:34:48 +0300 Büyük tehlikeyi görerek umudu büyütmek! https://www.evrensel.net/yazi/76370/buyuk-tehlikeyi-gorerek-umudu-buyutmek https://www.evrensel.net/yazi/76370/buyuk-tehlikeyi-gorerek-umudu-buyutmek? T. Erdoğan’ın ABD gezisinde yer alan gazetecilerden bazıları, Obama- Erdoğan görüşmesinde, Erdoğan’ın Obama’ya, “Gelin PYD’den vazgeçin. Onlar yerine biz, desteklediğimiz Arap ve Türkmen gruplarla birlikte IŞİD’e karşı karada savaşalım. Siz de bizi hava saldırılarıyla destekleyin” dediğini; Amerikan tarafının ise, Erdoğan’a, “Çözüm sürecine geri dönmelerini ve “PYD ile ilişkileri düzeltmeleri” telkininde bulunduğunu yazdılar. Bu görüşmeden sonra Erdoğan Türkiye’de, “Son terörist bitirilene kadar operasyonlar sürecek!” açıklamasını yineledi. Obama-Erdoğan görüşmesinde öne çıkan konu başlıkları da, Recep T. Erdoğan’ın yaptığı son açıklama da, Türkiye yönetiminin izlediği bölge politikasının ve bu politikanın en önemli unsuru olarak Kürt sorununa yaklaşımının çok ciddi tehditlerle yüklü olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Erdoğan yönetimi hâlâ Suriye’ye girmek için manevra arayışında. Sırtını ABD’ye dayayarak ve Nusracı katil mangalarıyla birlikte Suriye’de toprak gaspına girişecek, ..]]> Thu, 07 Apr 2016 05:02:54 +0300 Ümitle direnişin bahar çağrısı! https://www.evrensel.net/yazi/76277/umitle-direnisin-bahar-cagrisi https://www.evrensel.net/yazi/76277/umitle-direnisin-bahar-cagrisi? Newroz mücadelenin, ümitle direnişin, bahar güzelliği ve kardeşliğinin toprağa, güne-güneşe ilanı olarak da tanımlanabilir. Dicle-Fırat havzası halklarının çeşitli din ve mezheplerden inançlarından da motifler alan bu rengânk bayramın aktüel en ileri düzeydeki anlamı Kürdün özgürlük ve hak eşitliği “aşkı” yla dile gelmektedir. Yüzbinlerin doğanın tüm güzel renkleriyle bezenmiş direniş türkülerinde dile gelen bu yaşam umudu ve sevgisi, ülkemizin ve bölgemizin her tarafını saran zulmün toplarına karşı halkların gür sesini temsil ediyor. Bundandır ki, “ölsek de barıştan vazgeçmeyeceğiz, bilsinler diye geldik” diyen de; “Ne olursa olsun gelecektik. Gelmesek olmazdı. Varız, burdayız diyelim diye geldik” diyen de; “Burda bir halk var görsünler diye geldik” diyen de bütün ezilmişlerin, baskı ve terörle sindirilmek istenen tüm emekçilerin bugün ya da sonra, ama kaçınılamaz öfkesi, umudu ve insanca yaşam için direnişinin sesi oluyor. Büyütülmesi, milyonlarla çoğaltılması şart olan sesin sesi..]]> Thu, 24 Mar 2016 07:13:25 +0300 Teröre bağlanan yönetim politikası https://www.evrensel.net/yazi/76222/terore-baglanan-yonetim-politikasi https://www.evrensel.net/yazi/76222/terore-baglanan-yonetim-politikasi? Türkiye’nin yönetim politikası sınır tanımaz biçimde teröre adapte olmuştur. Buna sınırsız terörist yönetim politikası da denebilir. Barıştan söz etmenin “terör” olarak tanıtıldığı ve saldırı gerekçesi yapıldığı zamanlardayız. Kürtlere karşı devlet savaşı; Kürdün askeri-polisiye zorla teslim alınması savaşı yeni boyutlar kazandı. Barış imzacıları “terör destekçiliği” suçlamasıyla yargılamada. Onlara destek veren bir İngiliz akademisyen dahi gözaltına alındı. Devlet provokasyonlarını haber yapan gazeteciler “casusluk”la suçlanıp düşman ilan ediliyorlar. HDP’ye karşı tam bir sindirme seferberliği ilan edildi. Ankara katliamını protesto edenler zorbaca susturulmaya; sokaklar tüm muhalif güçlere kapatılmaya çalışılıyor. Uzun yıllardır dayatılan “Ya bendensin ya yok edilecek taraftan” korkutmacası, saltanat sarayının direktifleri doğrultusunda kendinden ve kendi tarafından olmayanları tümüyle terorist ilan ederek imha dahil etkisizleştirme ve ezmeye evrilmiştir. Burjuva parlamenter yönetim..]]> Thu, 17 Mar 2016 04:30:55 +0300 Kadına zulmün bekçiliği ve sorunun ‘şah damarı‘! https://www.evrensel.net/yazi/76178/kadina-zulmun-bekciligi-ve-sorunun-sah-damari https://www.evrensel.net/yazi/76178/kadina-zulmun-bekciligi-ve-sorunun-sah-damari? Hak-İş’in Dünya Kadınlar Günü etkinliğine katılan T. Erdoğan, konuşmasının bir yerinde, “Kadına haksızlık eden tüm insanlığa haksızlık etmiş olur“ derken, Davutoğlu’da sadrazamlığını göstermek üzere İstanbul Kongre Merkezi’nde AKP’li kadınları, kadın sorununa ne denli “duyarlı olduğu“na sözümona inandırmak için “kadına şidet büyük bir insanlık ayıbıdır“ diye, kendiyle; kendi ve hükümetinin siyasal pratiği ve ideolojik yaklaşımıyla; ve ikisi birden kendi dünya ve toplum görüşüyle çelişen açıklamalar yapmış oldular. Kendi gerçeklikleri ve yaklaşımlarıyla aykırılık gösteren ve fakat nesnellikleriyle gizlenemeyecek denli somut ve çarpıcı olan kimi toplumsal sorunları işaret ederek kitleleri aldatmaya ve kendi politikalarına yedeklemeye çalışmak burjuva politikacılarının ayırtedici bir özelliğidir. Dünyada olanları, Ortadoğu’da yaşananları; yukarıdaki konuşmaları yapan devlet yöneticilerinin kadın cinsine ideolojik-kültürel yaklaşımını bir an için bir yana bırakalım! Bu konuşmaları yapa..]]> Thu, 10 Mar 2016 04:59:08 +0300 Saldırılara karşı mücadele kardeşliği https://www.evrensel.net/yazi/76121/saldirilara-karsi-mucadele-kardesligi https://www.evrensel.net/yazi/76121/saldirilara-karsi-mucadele-kardesligi? T. Erdoğan Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayacağını, onları meşru saymadığını ilk kez açıklamadı; öncesi var ve şimdi yinelemiş oldu. O’na göre, Parlamento da “bekleme odası”ndadır. Bu durumda, seçimler niye yapılır, o parlamenterler oralarda niçin bulunurlar, bilinmez(!) Devlet kurumlarının ilişkilerine; yasama, yargı ve yürütme kurumlarının durumuna bakılırsa burjuva siyasal sistemin “Tek adam”(!) yönetimine alındığı söylenebilir. “Padişahım çok yaşa”, “sen Halifemizsin!” tezahüratlarıyla Kürt kentlerinde kan dökerek kurtlaşan özel harekatçıların yaltaklanmalarının hükümran tahtını onca sevince boğmasına, içerde ve dışarda daha çok saldırı için ileri komutlarının eşlik etmesi gösterge sayılmalıdır. “Barış isteyenleri “hain”; savaş çığırtkanlığı yaparak şoven-ırkçı ve mezhepçi politikalara alkış tutanları “vatansever” ilan eden bir yönetim anlayışı ve politikasıdır bu. Erdoğan-Davutoğlu yönetiminin sözcüleri, “muhalifler”i ve hakları için mücadele yolunu seçenleri “hainler”, “Türki..]]> Thu, 03 Mar 2016 04:58:08 +0300 Provokasyon ve savaş politikasına karşı mücadele https://www.evrensel.net/yazi/76069/provokasyon-ve-savas-politikasina-karsi-mucadele https://www.evrensel.net/yazi/76069/provokasyon-ve-savas-politikasina-karsi-mucadele? Ülke ve halk; bölge ülkeleri ve halkları cok ciddi ve büyük tehlikelerle karşıkarşıya gelmiş/getirilmiş bulunuyor(lar). Tayyip Erdoğan ve hükümeti Türkiye’nin tüm emekçilerini daha sert, şiddet dozu yoğunlaştırılmış saldırılarla dize getirmeyi esas alan bir politik-askeri hat üzerinde ilerleyişini sürdürüyor. Kürt kentlerinin yıkımı, Artvin’deki saldırı, Ankara’daki bombalı eylem gerekçeli ilan edilen ve valileri sıkıyönetim komutanlığıyla yetkilendirmeyi daha ileriye taşıyan “güvenlik paketleri“ dahi yeterli görülmüyor. Dahası var diye tehditler devam ediyor. Dahası, evet beklenmelidir: Bu iktidar kendini sürdürmek için ülkeyi her tür belanın içine sürükleme ve halka karşı her türden kötülükten kaçınmayacağını göstermiştir. Durdurulamaz ise eğer, daha beteri beklenmelidir! Erdoğan yönetimindeki iktidarın izlediği bölge politikası savaş kışkırtıcı provokasyon politikasıdır. İçeride ve dışarıda gerginlik çatışma ve şiddete dayalı bu politika, Suriye topraklarına, Rojava’daki Kürt özyö..]]> Thu, 25 Feb 2016 05:00:09 +0300 Cenaze sahiplerine 'Gözünüz aydın' tulûatı! https://www.evrensel.net/yazi/75963/cenaze-sahiplerine-gozunuz-aydin-tul-ati https://www.evrensel.net/yazi/75963/cenaze-sahiplerine-gozunuz-aydin-tul-ati? T. Erdoğan’ın yönetimindeki devlet Kürt halkına karşı yeniden ilhak savaşını ilan ederek Kürt direnişini kırma; Kürt ulusal eşitlik istemini askeri zor ve şiddet aracıyla ezme; özgürlük ve eşitlikten yana demokratik ve ilerici hareketi sindirme kararlılığını hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya koydu ve sürdürüyor. Bu, “ya herro ya merro!” noktasıdır. Ötesi, tuluat ile gerçeği ayırtetme sorunudur. İktidarın kimliği, siyasal karakteri, ahlaki “değeri” vatanın süretine vurmuş. Sosyal yapı, siyasal-kültürel “kimlik” baştan başa alabora! Kürt kentlerini yıkıma girişenlerin Türk işçi ve emekçilerine karşı “ulu gönüllü olacakları” aldanmadan ibaret. Cenazelerini almalarına dahi “izin verilmeyen” ana-baba-kardeş-akraba Kürt halkına, Ahmet Davutoğlu, Mardin’den “gözünüz aydın!” tuluatıyla fetihçinin yeni “müjdesi”ni duyuruyor: Önce yıkıyoruz, sonra yapacağız diyor! Çocuklarınızı, direnmeye kalkan her kiminiz varsa onları hendeklere gömüp üzerlerine yeni ve modern binalar-sokaklar-cad..]]> Thu, 11 Feb 2016 05:00:10 +0300 Zulmün top sesleri ve zalimin 'kaderi'! https://www.evrensel.net/yazi/75752/zulmun-top-sesleri-ve-zalimin-kaderi https://www.evrensel.net/yazi/75752/zulmun-top-sesleri-ve-zalimin-kaderi? Genelkurmay başkanlığı, “etkisiz hale getirilen terörist” (yani katledilen Kürt) ve “şehit düşen kahraman asker ve polis” envanterini yayımlamayı sürdürüyor. Kürt kentlerinin Genelkurmay ve Erdoğan iktidarı komutasında tank ve topçu birlikleri tarafından “dövülmesi” ve onbinlerce polis ve asker desteğinde yıkımı sürüyor. Genelkurmayın savaş envanterindeki ölü “teslim alınmış” Kürt sayısı 400’lerdeyken, bununla tatmin olmayan Erdoğan 3 bin 100’e kadar çıktı. Kürtler katledildikçe “dört köşe olan” Davutoğlu, “kahraman milletimiz” edebiyatıyla aynı güne yüzlerce gerçek dışı açıklamayı sığdırmayı sürdürerek “memleket yönetiyor!” Bölge ateş hattında, emperyalistlerle birlikte taşeron yönetimler birbirleriyle rekabet içinde, ama halkların tümü için daha büyük yıkım ve düşmanlaşma ile karakterize politikayı sürdürüyorlar. Biçim ve yöntemi değişkenlik gösteren güç ve etki alanı kapışması, askeri-iktisadi-diplomatik-mali cephelerde giderek kızışıyor. Militarizmin öne çıkarılmasının etkileri bö..]]> Thu, 14 Jan 2016 05:00:37 +0300 Yeni yıl!? https://www.evrensel.net/yazi/75651/yeni-yil https://www.evrensel.net/yazi/75651/yeni-yil? Takvim yapraklarından biri daha düştügunde, 2016’lı ilk günde olacagiz. Matematik ve rakam hesabıyla, dünya ve beşer bir yaş daha alacak. Toprağa düşenlerimiz, öldürülüp kıyımdan geçirilenlerimiz hariç. Onlar bir bakıma aynı yaştalar! Miray bebek üç aylık, Cemile Çağırga 11 yaşında, Berkin Elvan 14, Hanife Durak 80. Her yaşta eklenebilir olanlar var. Yılı “yeni” yapan belirgin özellikleri olacak mı? Bugünkü gelişmeler kapitalist-emperyalist yıkıcılığın ağırlaşacağına işaret ediyor. 2015 bütün ağır yükleriyle 2016’nın üzerine çökmüştür. Önümüzdeki gün ve aylarda dünya insanının yüzde doksan beşinden fazlası daha büyük ve ağırlaşmış sorunlarla boğuşmak zorunda kalacaktır. 2015, insan soyu için artık çekemeyeceği ve sırtından söküp atması gereken kapitalizmin, doğayı da yıkıma uğratan saldırganlığının ekonomik, siyasal, askeri ve kültürel boyutlarıyla daha da yoğunlaşmış biçimlerine sahne oldu. Kendilerini refah, demokrasi, insan hakları ve barışın savunucusu ve temsilcisi göstererek bir..]]> Thu, 31 Dec 2015 05:00:20 +0300 Kürtlere karşı savaş nereye gider? https://www.evrensel.net/yazi/75595/kurtlere-karsi-savas-nereye-gider https://www.evrensel.net/yazi/75595/kurtlere-karsi-savas-nereye-gider? 21 Aralık-22 Aralık gecesi CNN-Türk televizyon kanalında, Genelkurmay Eski Başkanı İlker Başbuğ, o, sözüm ona bilmiş adam şişkinliğiyle, “Medya dikkatli olmalı, devletimizi zora düşeren, teroristlerin propagandasını kolaylaştıran görüntü ve haberlerden kaçınmalı” mealinde sözler ediyordu. 22 Aralık tarihli Radikal gazetesinde haber başlıklarından biri, uzun süreli ve devletler arası savaşta hava bombardımanları ve tank atışlarıyla harabeye çevrilmiş kent görüntülerini aratmayan bir resim eşliğinde; “Sur göçtü, ilçe harap” şeklinde idi. Radikal’in, Başbuğ’a inat ve yanıt olsun diye bu haber ve görüntüyü yayımladığı düşünülmesin! Cümbür cemaat tüm sermaye medyası, başta “Amiral Gemisi” böbürlenmesiyle Hürriyet olmak üzere, Erdoğan-AKP devlet ve hükümetinin safında, Kürtlere karşı sürdürülen savaşın aktif ‘silahsörleri’ arasındadır. Cizre, Şırnak, Silopi, Nusaybin, Sur başta olmak üzere Kürt yerleşim birimleri tank ve zırhlılar desteğindeki askeri birliklerle Tayyip milisleri ve özel ..]]> Thu, 24 Dec 2015 04:57:53 +0300 'Milli galeyancı'lara birkaç soru https://www.evrensel.net/yazi/75490/milli-galeyancilara-birkac-soru https://www.evrensel.net/yazi/75490/milli-galeyancilara-birkac-soru? Tekel gazetelerinde, her ortama uyum gösterecek bukalemun giysileri içinde ‘kalem oynatan’ların gerçek kimlik gösterimi için, işte yeni bir fırsat daha! Bas bas bağırıyorlar: “Ne yani Putin’e mi inanacagız. Rusya’nın iddiaları saçmalık! “ Rus ve ‘Sovyet’ düşmanlığı yeniden revaçta. Aslında hiçbir zaman tedavülden kalkmadı. “Milli birlik ve bütünlük” için, iç ve özellikle dış düşman ihtiyacı ve imali, burjuva dünyasının, burjuva politikası ve yönetim anlayışının ilk kuralı; yasasının ilk maddesidir! Dış “düşman” Rustur; Yunandır, Ermenidir; hatta bazen bütün bir dünyadır! İçerde ise, Kürt “bölücü”; Alevi “zındık” ve özgürlük isteyen, hak talep eden kim varsa “Milli birlik ve bütünlük” düşmanıdır! Bu “birlik” aslında hiç yoktur; yalandan ibarettir, dinamitleyicisi sermaye ve temsilcileri; burjuva çıkarlarıdır. Ama tüm sermaye hükümetleriyle devlet sözcülerinin yegane sermayesidir de! Halka karşı her tür saldırı ve baskının maskesidir. Pazarlamasında, devşirilmiş, “dördüncü kuvvet” asker..]]> Thu, 10 Dec 2015 05:00:09 +0300 Savaş sahasında halk olmak! https://www.evrensel.net/yazi/75430/savas-sahasinda-halk-olmak https://www.evrensel.net/yazi/75430/savas-sahasinda-halk-olmak? Son elli yılın en önemli stratejistlerinden biri olarak pazarlanan Zbignew Brzezinski, Afganistan’da İslami terör çetelerini revizyonist Sovyetler Birliği’ne karşı örgütlemeyi, Rusya’yı “kendi Vietnamında vurma” yönündeki Amerikan stratejisiyle ilişkilendirmişti. Dünyanın en büyük askeri yığınağı Vietnam’da darmadağın edildi. Ruslar, devasa silahlı güçlerine rağmen, karşılarındaki ABD, Pakistan, ve gizli-açık diğer emperyalist ve gerici güçlerin desteğindeki İslami çeteler karşısında tutunamayarak büyük kayıplarla çekildiler. Şimdi, üçünçüsü türünden bir dünya savaşıyla da ilişkilendirilebilen Suriye-Irak bölgesi başta olmak üzere Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde yıllara yayılan bir savaş sürüp gidiyor. Suriye’den önce Irak vardı; Suriye eklendi, saha genişledi. Dünya korsanı ABD’nin Irak’ı işgal etmesi ve kendi çıkarlarına uygun görmediği ülke yönetimlerini devirme politikası ve bununla birleşen Türkiye, Suudi gericiliği, Katar türü taşeron işbirlikçilerin kemik kapma iştahıyla b..]]> Thu, 03 Dec 2015 04:35:30 +0300 Acil gereklilik olarak halk güçlerinin en geniş birliği! https://www.evrensel.net/yazi/75380/acil-gereklilik-olarak-halk-guclerinin-en-genis-birligi https://www.evrensel.net/yazi/75380/acil-gereklilik-olarak-halk-guclerinin-en-genis-birligi? Burjuva yönetim politikasının ülkede ve uluslararası alanda giderek daha fazla askerileştirildiği bir dönemde bulunuyoruz. Kürt kentlerinde devam eden vahşi saldırıların tank ve top kullanımıyla destekli sürdürülmesi, Saray Savaş hükümetinin sadece Kürt direnişini güçten düşürerek politik konumunu güçlendirme hedefiyle bağlı değildir. Bu saldırıların ülkenin neresinde yaşıyor olursa olsunlar, iktidarın politikalarına itiraz ederek direniş yolunu seçen herkese yönelik olduğunu görmek için, onların herbirinin ya da hepsinin kapılarının kırılması, evlerinin yıkılıp yakılması, genç-yaşlı; çocuk-kadın farkı gözetmeksizin aç-susuz bırakılarak; evlerinin içinde ya da eşiğinde; sokakta ya da alanlarda katledilmeleri gerekmiyor. Saldırı politikasında öncelikli hedefler evet vardır; mücadele ve direnişin kitleselliğiyle daha güçlü potansiyel tehdit oluşturanlar ilk sıradadır. Ama, işçi sınıfı ve emekçilerin; kent-kır yoksullarının, işsizlerin, kadın ve gençlerin mücadeleci kesimlerinin tümü açıs..]]> Thu, 26 Nov 2015 04:57:19 +0300 Savaş, kim tarafından, ne için? https://www.evrensel.net/yazi/75328/savas-kim-tarafindan-ne-icin https://www.evrensel.net/yazi/75328/savas-kim-tarafindan-ne-icin? Paris’te insanların kitlesel birarada olduğu stadyum, konser salonu gibi yerlere yapılan IŞİD saldırıları ve 130’dan fazla kişinin katledilmesi üzerine, emperyalist ülkelerin yöneticileri tarafından yapılan açıklamaların en dikkat çekici yanı, savaş sözcüğüne yapılan güçlü vurgudur. Hollonde ve Manuel Valls, ardarda yaptıkları açıklamalarda “Fransa savaştadır!” dediler. Hollande, savaşın “uzun süreceğini” ekledi. Bu yönlü açıklamalar, daha önce, ABD yöneticileri tarafından da yapılmıştı. Alman yöneticileri başta cumhurbaşkanları olmak üzere, “saldırının tüm Avrupa’ya yapıldığını” belirterek, buna karşı “hep birlikte mücadele”den söz ettiler. Papa Francesco, “parçalı şekilde süren 3. Dünya Savaşı”ndan söz etti. Savaş, rastgele kullanılan herhanği kavramdan; önü-sonu düşünülmeden öylesine söylenmiş sözcük(ler)den farklı içeriğiyle; üstelik bir de ABD ve Avrupalı emperyalist şeflerin, tehditten öte pratiklerinin ifadesi olarak bu denli güçlü şekilde vurguyla gündemleştirildiğinde, bu, d..]]> Thu, 19 Nov 2015 05:00:31 +0300 Terörle yönetip şantajla kazanmak! (2) https://www.evrensel.net/yazi/75286/terorle-yonetip-santajla-kazanmak-2 https://www.evrensel.net/yazi/75286/terorle-yonetip-santajla-kazanmak-2? SERMAYE DESTEĞİ Ekonomik-sosyal nedenli destek, “teröre son verme ve istikrarı sağlama“ vaadiyle birleşik olarak kapitalistlerin küçüklü-büyüklü geniş kesimleri tarafından daha fazla dikkate alınmıştır. Bu o denli açıktır ki, ulusal hakları gaspedilen Kürtlerin, öteden beri sınıfsal çıkarları üzerinden devletle işbirliği içindeki büyük toprak sahibi aşiret reisleriyle sermaye çevrelerinin bir bölümü, Kürdistanda estirilen devlet terörüne rağmen, daha büyük vahşet ve kaos korkusunu işleyen AKP’ne desteklerini yenileyip yinelemişlerdir. Türk burjuva kesimlerin sadece T. Erdoğan yönetimi tarafından palazlandırılan kesimleri değil, kent yağması ve yüksek rant gelirinden paye alan küçük-orta kesimlerinin küçümsenemez bir kesimi de bu desteği sürdürmüştür. İktidar partisinin aynı zamanda devleti yöneten ve devletleşen parti olması ve korkuyla sindirmeye dair her türden yasa dışı eylemi hukuksal alan dahil sürdürmedeki pervasızlığı muhalif burjuva kesimleri de geriletmiş; kapitalistlerin ale..]]> Fri, 13 Nov 2015 04:57:33 +0300 Terörle yönetip şantajla kazanmak! (1)* https://www.evrensel.net/yazi/75278/terorle-yonetip-santajla-kazanmak-1 https://www.evrensel.net/yazi/75278/terorle-yonetip-santajla-kazanmak-1? 1 Kasım seçimlerini kendisinin de beklemediği bir destek artışıyla kazanan T. Erdoğan iktidarı ve AKP yönetimi, devletin tüm organlarını ele geçirmiş ve yeniden örgütleyerek kendi politikalarının sürdürülmesinin araç, güç ve kurumları olarak seferber etmiş olmanın “rahatlığı”yla kendisine muhalif gördüğü herkesi, ama öncelikle ve ivedilikle devrimci demokratik ve sosyalist ileri kesimleri dağıtıp susturacak bir siyasal-askeri taktikle saldırılarını yoğunlaştırarak sürdürüyor. “Muhalefet” genel başlığı altında asla bir arada anılamayacak ve getirilemeyecek çok farklı kesimlerin hemen tümünde ise, tüm bu temel nitelikte farklılıklarına karşın, neredeyse ortak bir tema olarak, “nasıl oldu da AKP iktidarı bu denli yüksek bir seçmen desteğine sahip olabildi?” sorusundan hareketle bunun nedenlerini tespit ederek kendi politikalarını; çalışma tarzlarını, halk kitleleriyle ilişkilerinin biçim-içerik ve düzeyini gözden geçirme öne çıkmış görünüyor. Çoğu bununla meşgul ve CHP ve MHP gibi sistem..]]> Thu, 12 Nov 2015 05:00:56 +0300 Ağırlaşan koşullar ve mücadele azmi! https://www.evrensel.net/yazi/75136/agirlasan-kosullar-ve-mucadele-azmi https://www.evrensel.net/yazi/75136/agirlasan-kosullar-ve-mucadele-azmi? İçinde bulunduğumuz koşulların hemen herkes tarafından kabul edilen özelliği; son on yılların en ağır, en yaygın ve sistematik saldırılarına sahne olmakla kalmayıp toplumsal karakterdeki çelişkilerin daha kapsamlı ve yıpratıcı çatışmaları da içerecek şekilde sertleşmesine gebe olmasıdır. Neden kimilerince sanıldığı üzere “yönetim boşluğu” değildir. Yönetenler “sivil yaşam koşulları”nı, en militarist yöntemlerle, terör estirerek, uluslararası bir terör organizasyonu olan IŞİD-Nusra-Ahrar-ül Şam çeteleriyle iş birliği içinde ve onları da Türkiye’nin tüm ulus ve ulusal topluluklardan emekçilerinin ve ilerici-demokrat ve devrimci kesimlerinin üzerine salarak sabote ediyor; siyasal toplu süikastlar ve toplu gözaltılar dahil terörle halkı/halkları sindirmeye; teslim almaya ve yaşamından bıkacak denli umutsuzluğa sürüklemeye çalışıyorlar. Bu çok açık, ve uzunca tahlilleri gereksinmeyecek denli de nettir! Başında tarihimizin olduğu ölçüde uluslararası ölçekte de sıralamaya girebilir bir diktat..]]> Thu, 22 Oct 2015 04:17:23 +0300 Katliam hükümlüsü bir siyasal iktidar! https://www.evrensel.net/yazi/75088/katliam-hukumlusu-bir-siyasal-iktidar https://www.evrensel.net/yazi/75088/katliam-hukumlusu-bir-siyasal-iktidar? Ülkenin ve halkın nasıl yönetilmek istendiğini ortaya koyan en kestirme, en çarpıcı, en gaddar ve en alçak katliamını yaşadık. Kitlesel Ermeni ve Kürt katliamları bir yana bırakıldığında ülkenin son yüz yılının en büyük kitle kırımıydı yaşanan. Yüzün üzerinde ölü, önemli bir kısmı ağır ve sakat kalacak şekilde beş yüz civarında yaralı. Dahası var; yapılan ve yapılanla gösterilmek istenen şudur: İşçi ve emekçilerin, aydınların ve gençliğin, kadınların ve erkeklerin sömürü, baskı ve zorbalığa karşı mücadele içindeki ileri kesimlerini sindirerek yığınların diğer kesimlerinden ayırmak ve böylece öfkelerine rağmen henüz seslerini yükseltmemiş kesimleri teslim almak! Bir iktidar-devlet politikasıdır ve koordinasyon merkezinin başında, halkın bütün uyanmış kesimleri tarafından diktatör olarak nitelenen Erdoğan durmaktadır. Kendi sermayesi de içinde olmak üzere devlet olanakları desteğinde palazlanan dar bir sermaye tekeliyle birlikte siyasal-askeri kastın merkezinde durduğu bu çıkar çetesi, ü..]]> Thu, 15 Oct 2015 04:42:31 +0300 Devlet ve ‘dev’ cüceleri! https://www.evrensel.net/yazi/75001/devlet-ve-dev-cuceleri https://www.evrensel.net/yazi/75001/devlet-ve-dev-cuceleri? Bir üst bürokrat, hükümet - devlet sözcüsü ve yöneticisi, harhanği polis şefi ya da general vs. rütbeli silahlı “adam”, ve ya politik-ideolojik savaş cephesinin gözü kara militanlığına soyunmuş bezirgan diyanet yöneticisi, nasıl oluyor da ülkenin ve ulusun; bizim ülkemiz söz konusu olduğunda birden fazla ulusun sahibi ve efendisi havalarında, kabını ve kalıbını aşan ölçüsüz bir kibir ve sorgulanamazlık ruh haliyle etrafa ‘çalım satabiliyor?‘ Başka türlü söylenirse, olağan koşullarda ve bireyler bazında hapşırsan kaçıp saklanacak delik arayacak bazı kişilerin, devlet denen aygıt, makine, mekanizma vs. in basamaklarının özellikle üst sıralarında konumlandığında onca “dev” leşmesini sağlayan nedir? Birisi çıkıp kürsülerden “milli ve yerli 550 milletvekili istiyorum” diye konuştuğunda; “öyle sazla cazla olmaz!” diye buyruk kestiğinde; “vali-kaymakam sokağa çıkma yasağı ilan etmişsse sokağa çıkan teröristtir” diyerek bebeklerin, gençlerin ve yaşlıların kurşuna dizilmelerini meşru gösterd..]]> Thu, 01 Oct 2015 04:57:22 +0300 'Milli'nin kodları! https://www.evrensel.net/yazi/74952/millinin-kodlari https://www.evrensel.net/yazi/74952/millinin-kodlari? R. Tayyip Erdoğan, “Bayrak Mitingi” adı verilen ve “milli hisler”in “Tek adam tek parti” diktatörlüğüne kurban kesilmesi amaçlı olarak istismarını esas alan seçim kampanyasını “550 milli ve yerli milletvekili istiyorum”; “öyle sazla cazla olmuyor” vurgularıyla destekli bir açılış gösterisiyle başlattı. Hedefinde Kürtlerin ve Alevilerin olduğunu anlamayan kalmamış olmalı! Temsil ettiği geleneksel ideolojik “damar”ın “millilik” ölçütünün “Sünni Türk” olduğu artık ne gizlidir ne de bilinmez! Ancak bu kod ya da ölçü henüz tam-yani eksiksiz değildir. Kişi, grup ya da kalabalıklar hem Sünni hem de Türk olabilirler; buna rağmen siyasal ideolojik tutumlarıyla, hareket ve düşünüş tarzlarıyla Erdoğan devleti ve partisinin politikalarıyla tam uyumlu değillerse eğer, ne “milli” ne yurttaş ne de yurtseverdirler! Onların da payına “dış güçlerin piyonu” ve “hain”lik düşer! “Milli”lik bir etiket değere sahip olmakla kalmaz; türleri, dereceleri vardır. “Ülke ve millet” kaynaklı bir kullanıma sahi..]]> Thu, 24 Sep 2015 05:00:01 +0300 Karanlığın çakal seslileri https://www.evrensel.net/yazi/74905/karanligin-cakal-seslileri https://www.evrensel.net/yazi/74905/karanligin-cakal-seslileri? Sömürünün en ince, en sinsi, en riyakar yöntemler eşliğinde ve en gelişmiş biçimiyle, baskının en barbar yöntemlerle sürdürüldüğü zamanlardayız. Bu sistemde, kendileri için mücadele etmeyi göze almayanlara/ alamayanlara herhanği hak ya da özgürlük yok. Basitçe ifade edilmiştir: “Hak verilmez, alınır!“ İsteyen, almasını bilmelidir. Riskleri, bedelleri vardır; ödenmelidir. Kürtler eşit-demokratik hak talebindeler. Yüz yılı aşkındır ulusal zorbalık ve tahakküm altındalar. Onurlu yaşamak isteyen herkesin hakkıdır, isyan eder! Binlerce, on binlerce toprağa düşmeyi göze alarak, milyonlarla direnerek, yoksun tutuldukları ulusal-siyasal özgürlüklerini almaya çalışıyorlar. Karşılarında zorba bir diktatörlük; başında ülke tarihinin en gaddar, en hilekar, en saldırgan bir yönetici kast duruyor! Ülke, zümre hakimiyeti altında yağmacıların işgalinde! Tekelci burjuva hakimiyetinin ekonomide ve siyasette getirdiği “yenilik“tir! On binlerin, yüz binlerin yaşadığı kent ve kasabalar askeri ve polisiye..]]> Thu, 17 Sep 2015 05:00:00 +0300 Güç birliğinin artan önemi https://www.evrensel.net/yazi/74808/guc-birliginin-artan-onemi https://www.evrensel.net/yazi/74808/guc-birliginin-artan-onemi? Ahmet Hakan ile yaptığı röportajında HDP Milletvekili Altan Tan, başka şeylerin yanı sıra “Elimizdekilerin tamamı çok ciddi risk altında” diyerek, Recep T. Erdoğan iktidarının izlediği politikalar ile Kürt mücadelesi başta olmak üzere halk kitlelerinin talep ve çıkarları arasındaki ilişkinin gidişatına dair bir yönüne işaret etti. Tan, “Bir numaralı sorumlu Erdoğan’dır... Bugün devlet, polis, asker, siyaset... Hepsi bir kişinin uhdesinde toplanmış. Ayrıca Erdoğan, sorunları çözmek yerine, çatışma, bölme ve kamplaştırmayla iktidarını sürdürmek istiyor” diye devamla, Tayyip Erdoğan’ın dayattığı politikaların tehlikeyi büyüten işlevine de dikkat çekiyordu. Yıllardır dayatılan sistematik saldırıların giderek yoğunlaştırılmasına göz kapamayan herkes aşağı yukarı bu türden konuşmalar yapıyor, yazarlar da benzer temalı makaleler yazıyorlar. MHP-BBP, Vatan Partisi türünden ırkçı-bağnaz şovenist parti ve kesimler hariç olmak üzere muhalif parti ve politikacılar, zorbanın zalimliğine vurguyla E..]]> Thu, 03 Sep 2015 05:00:20 +0300 Biriken öfkenin doğru kanala akması için https://www.evrensel.net/yazi/74762/biriken-ofkenin-dogru-kanala-akmasi-icin https://www.evrensel.net/yazi/74762/biriken-ofkenin-dogru-kanala-akmasi-icin? Yarbay M. Alkan’ın, kardeşi yüzbaşı Ali Alkan’ın cenazesinin kaldırılışı sırasındaki öfkeli “patlayış”, dün ile bugün; bugün ile yarın arasındaki toplumsal gelişme farklılıklarının işaretlerinden biri sayılabilir mi? Bizce evet, -ve bu bireysel “patlama hali” hangi türden politik eğilim ve “güdü” ile yapılmış olursa olsun- bu öfke birikimi daha önceki cenaze “törenleri”nde de örnekleri görüldüğü üzere artık sadece tek yanlı bir gelişmenin işareti olarak görülemeyecek denli, açık ifade ediliş tonlarıyla dışa vurmaya evrilmektedir. Yarbay Alkan’ın “insani ve politik çıkışı” nın, onu engellemeye ve soruşturmaya girişenlerle birlikte savaş politikalarından yemlenen iktidarın çanak yalayıcıları tarafından bu denli geniş bir tepkiyle karışlanması, onların, korkularını büyütme potansiyeli taşıyan gelişmelerin farkına vardıklarını gösteriyor. Bu “çıkış”, öfke birikiminin “yüreği yanan anna, baba, kardeş, eş ve çocuklar”ın tekil hallerini aşarak ve artan şekilde “kitlesel”leşmeye evrildiğini bi..]]> Thu, 27 Aug 2015 05:00:44 +0300 Tiran'ın savaş politikası ve Ortadoğu sarmalındaki Türkiye (2) https://www.evrensel.net/yazi/74717/tiranin-savas-politikasi-ve-ortadogu-sarmalindaki-turkiye-2 https://www.evrensel.net/yazi/74717/tiranin-savas-politikasi-ve-ortadogu-sarmalindaki-turkiye-2? Dünkü yazıda iktidarın savaşçı politikalarının Ortadoğu’da ve Ortadoğu-Kuzey Afrika üzerine hasapları olan tüm güçlerin politikalarıyla “bağı”nı analiz etmiştik. Bugün ise, iktidarın ısrarla uyguladığı ve fakat halkın büyük çoğunluğunun reddettiği bu saldırgan politikanın yıkıcılığı ve bölücülüğüne dikkat çekeceğiz. ERDOĞAN’IN DAYATTIĞI SAVAŞÇI POLİTİKA Kendi bulunduğu yanı “milletin yanı” olarak tarif eden Erdoğan, “Gün tarafsız olma günü değildir. Şunu açık söylüyorum; bitaraf olan bertaraf olur” açıklamasıyla ülke nüfusunun büyükçe bir bölümüne savaş açtığını, yeniden ilan etti. O’na göre, “Türkiye” şimdi, “ tıpkı 2002’de olduğu gibi yeni bir direnişin, yeni bir çıkışın, yeni bir uyanışın eşiğindedir. Buna katkı veren herkes tarihle millet önünde şerefli yerini alacaktır.” Başlıca özelliği baskı ve saldırıların yoğunlaşması, yoksulluk, yoksunluk, acı, kan ve gözyaşını artırmak olan iktidarın savaşçı politikasına direnmek ise ona göre, “bertaraf olma”yı , yok edilmeyi haketmişt..]]> Fri, 21 Aug 2015 04:40:34 +0300 Tiran'ın savaş politikası ve Ortadoğu sarmalındaki Türkiye (1) https://www.evrensel.net/yazi/74709/tiranin-savas-politikasi-ve-ortadogu-sarmalindaki-turkiye-1 https://www.evrensel.net/yazi/74709/tiranin-savas-politikasi-ve-ortadogu-sarmalindaki-turkiye-1? Erdoğan yönetimindeki AKP iktidarının 7 Haziran seçimleri ardından ülkede ve ülke sınırları ötesinde sürdürdüğü saldırılar birçok yönüyle gazetemizde birçok makalede ele alındı. Buna karşın bu gelişmeleri başlıca iki nokta etrafında bir kez daha değerlendirmek yararlı olacaktır: ilki, iktidarın savaşçı politikalarının Ortadoğu’da ve Drtadoğu-Kuzey Afrika üzerine hasapları olan tüm güçlerin politikalarıyla “bağı”dır. İkincisi ise, iktidarın ısrarla uyguladığı ve fakat halkın büyük çoğunluğunun reddettiği bu saldırgan politikanın yıkıcılığı ve bölücülüğüdür. A-) ÇOK BİLEŞENLİ ORTADOĞU GİRDABINDA SÜRÜKLENEN TÜRKİYE İlkin, Türkiye’de yaşanan gelişmeleri ve Erdoğan iktidarının Kürt, Türk, Arap, Acem ve öteki halklara karşı politikalarının niteliği ve seyrini sadece ülke içi güç ilişkilerindeki değişim üzerinden ya da sadece Kürt direnişinin zorladığı sonuçlara bağlı değerlendirmek, o çokça yinelenen söyleyişle “büyük resmi” görmemek; bölgede ve uluslararası alandaki daha kapsamlı etke..]]> Thu, 20 Aug 2015 05:00:33 +0300 Terörist yönetim siyaseti ve halkın 'nabzı' https://www.evrensel.net/yazi/74611/terorist-yonetim-siyaseti-ve-halkin-nabzi https://www.evrensel.net/yazi/74611/terorist-yonetim-siyaseti-ve-halkin-nabzi? Toplumsal sorunların grift durumuna rağmen, onlardan birinin “en acil” haliyle toplumsal sınıfların tüm kesimlerini etkileyecek şekilde gündemin önüne çıktığı ya da gündemi oluşturduğu zamanlarda, yönetenlerin ve yönetilenlerin gelişmeler karşısındaki tutumları, ülke(ler) ve halk(lar)ı açısından büyük önem kazanır. Bu tutum karşı karşıya bulunulan sorunların çözümüne hizmet edeceği gibi, tersinden bu sorunların daha da ağırlaşması ve daha kaotik bir durumun etkeni de olabilir. Şimdi, bu zamanlardan birindeyiz. Ülkeyi, halkın istemleri, öncelikleri ve beklentilerini görmezden gelerek, ve bu istem, beklenti ve öncelikleri zor ve baskı aracıyla etkisizleştirip geriye atarak; “halkın nabzını tutuyoruz” yalanına da sarınarak kendi dikta yönetimlerini sürdürmek üzere daha ağır kaos ortamına, halkların kanı ve canı pahasına bir savaş ortamına sürüklemekte olanların ya da buna hizmet eden politikalarda ısrar edenlerin bin türlü dayatmasıyla karşı karşıyayız. Kürtler başta olmak üzere hakları i..]]> Thu, 06 Aug 2015 05:00:40 +0300 Kara bayraklıların kan banyosunda boğulmamak için... https://www.evrensel.net/yazi/74567/kara-bayraklilarin-kan-banyosunda-bogulmamak-icin https://www.evrensel.net/yazi/74567/kara-bayraklilarin-kan-banyosunda-bogulmamak-icin? Ölmüş asker ve polis cenazelerine kırmızı bayrak örtmelerine bakmayın; bunlar, “al bayrak”ı istismar eden kara bayraklılardır. “Sınır”ın iki yanındaki kara bayraklılar aynı “kaynak”tan içip aynı “dava” için savaştılar, savaşıyorlar. Esas tanrıları petrodolarlar, yağmalanmış arazi ve mülke geçirilmiş kaynaklar, zenginliklerdir, ve din tüccarlığında birbirleriyle yarışıyorlar. Dini ideoloji üzerinden vaaz veren din ve devlet “büyükleri”ne bakın; hepsi zengin, hepsinin ellerinde farklı inanç kesimlerinden emekçilerin kanı vardır. Birbirlerine yönelik göstermelik “gönül kırıcı” ve “koyucu” işler aldatmasın kimseyi. Beslenmiş, silahlandırılmış, takviye edilmiş ve “ortak düşmanı yok etmek” için savaş sahasında tüm güçle desteklenmiş “İslam Ordusu”nun “İslamist” bir “diğer” yağmacı ve yayılmacı güç tarafından “vurulması” ancak çok nadir ve zorunlu durumlarda; özellikle de yağmalanacak kaynak, saha, zenginlik vb.nin parsellenmesi üstünden olabilmektedir. Bir diğer etken, daha güçlü bir yağmacı..]]> Thu, 30 Jul 2015 05:00:56 +0300 Ülkeyi rehin tutan terörist yönetim politikası https://www.evrensel.net/yazi/74524/ulkeyi-rehin-tutan-terorist-yonetim-politikasi https://www.evrensel.net/yazi/74524/ulkeyi-rehin-tutan-terorist-yonetim-politikasi? Tayyip Erdoğan yönetimindeki devlet ve hükümetin yürüttüğü Kürdistan, Ortadoğu ve Kuzey Afrika politikasının, Batılı emperyalist yağmacıların stratejik hesaplarıyla çelişen bazı yönlerine rağmen, o politikalardan güç alarak evrildiğini unutmamak gerekir. IŞİD-Nusra-Fetih Ordusu ve diğer çeşitli adlar altındaki “İslami Cihad”çı çete örgütlerinin Türkiye’de, Erdoğan yönetimindeki hükümetin, ona bağlı MİT ve öteki istihbarat örgütlerinin korumasında koordine edilip TIR’lar dolusu ağır silah ve mühimmat ile techizatlandırıldıkları da, dünyanın tüm ciddi yayın organlarınca yıllardır belgeleriyle yer alıyor. Suriye ve Irak’ı “masaya yatırıp” parça parça yağmalamayı hedefleyen saldırgan ve yayılmacı politikanın yol açacağı yıkım “sınırın ötesi”yle sınırlı kalamazdı. Nitekim öyle de olmakta, o yöndeki gelişmeler ivme kazanmaktadır. Bu politika, yüz yıla yakın zamandır sürdürülen Kürt’ü Kürtlükten “azat etme”; ulusal kimliğinden soyundurup Türklük’e asimile etme “savaşı”yla dolaysız bağlıdır. ..]]> Thu, 23 Jul 2015 05:00:55 +0300 ‘Sanayinin kalbi’nde sınıf kavgası https://www.evrensel.net/yazi/74429/sanayinin-kalbinde-sinif-kavgasi https://www.evrensel.net/yazi/74429/sanayinin-kalbinde-sinif-kavgasi? 7 Temmuz tarihli Evrensel’in bir spotu bu kavganın taraflarını sınıfsal kimlikleriyle dile getirmiş: “Koç Holding’e ait Arçelik LG’de direnişte olan işçilerin polis operasyonuyla fabrika dışına çıkarılmasının ardından patron işçi kıyımına başladı. Patron, Türk Metal’den istifa eden tüm işçilere iş akitlerinin feshedildiğine dair kağıt gönderirken, fabrikadaki üretime de belirsiz bir süre ara verdi. Mücadelelerini bırakmayacaklarını söyleyen işçiler ise, fabrika önündeki bekleyişlerini sürdürüyor. Tüm işçi sınıfına mücadelelerine destek olma ve kendileriyle birleşme çağrısı yapan işçiler ‘Kavgamız sınıfın kavgasıdır, birleşe birleşe kazanacağız’ dedi(ler).” Bu spotun bulunduğu sayfa haberlerinden birinde ise, Ford Otosan işçilerinin, Arçelik LG işçilerine yönelik patron ve polis saldırısını protesto eden dayanışma ve mücadele çağrısı yer alıyor. Devlet gücünün patronların yanında, ve işçilere karşı konumlanmasını protesto eden Ford Otosan işçilerinden biri, “Devlet yasalarla bizi kor..]]> Thu, 09 Jul 2015 04:55:36 +0300 Bölge korsanlığı politikası ve emekçilerin tutumu https://www.evrensel.net/yazi/74382/bolge-korsanligi-politikasi-ve-emekcilerin-tutumu https://www.evrensel.net/yazi/74382/bolge-korsanligi-politikasi-ve-emekcilerin-tutumu? Til Ebyad İŞID çetelerinin elinden çıkıp Rojava Kürtlerinin denetimine girince, Tayyip Erdoğan kürsülere koşup “Ne pahasına olursa olsun, bölgede yeni oluşumlara izin vermeyiz!” diye gürlediğinde, başka şeylerin yanısıra, Türkiye yöneticilerinin İŞID destekçiliğini de bir kez daha ilan etmiş oldu. Recep Erdoğan, IŞİD’in katliam mangalarının Til Ebyad’ı ellerinde bulundurdukları ve Türkiye üzerinden gördükleri açık destekle Kürt ve Arap halkını kana boğdukları durumda, Kobane ve Rojava’nın düşmesi için beslediği umutla sarayında “durur”ken(!), Til Ebyad’ın Kürtlerin eline geçmesi üzerine, böylesi bir açıklamaya ihtiyaç duyması, “afakanların basması” yorumuyla geçiştirilecek türden değildir. Kürsülerden ve yandaş-besleme “Havuz yazarları”nca Kürt karşıtı nefret boca edilirken, Kürtlerin kendi yaşamlarına hakim olma, bugünlerini ve geleceklerini hiçbir dış gerici gücün müdahalesi olmaksızın istedikleri gibi belirleme hakkına karşı tank-top sesleriyle yanıt verme bir “hak” olarak görülmek..]]> Thu, 02 Jul 2015 04:56:19 +0300 'Birlik' (!) hükümeti, 'iki reis' ve 'ötekiler'! https://www.evrensel.net/yazi/74285/birlik-hukumeti-iki-reis-ve-otekiler https://www.evrensel.net/yazi/74285/birlik-hukumeti-iki-reis-ve-otekiler? Seçim sonuçları üzerinden sistemin hangi tür hükümet bileşimi ile çekip-çevrileceği; ya da hakim sınıfın çıkarlarına en uygun bileşim ve biçimin ne olması “gerektiği” üzerine tartışmalar, görüşmeler, gizli-açık pazarlıklar devam ede dursun, sermaye basın-yayın organları, “en istenir olanın AKP-CHP”, o olmaz ise, “AKP-MHP” koalisyonu olduğunu ilan ettiler. Kendi istemlerinin de bu yönde olduğunu eklemeyi unutmaksızın! İlk “tercih”in ABD’nin ve TÜSİAD organizasyonu içindeki büyük sermaye kesimlerinin; ikincisinin ise MÜSİAD başta olmak üzere AKP’nin sermaye dayanağını oluşturan saldırgan-yağmacı “yeni yetme” burjuvazinin ağırlıklı önceliği olduğu da açık edildi. Hemen belirtelim ki, bu iki olabilir “tercih” sermaye ve gericilik için akıllarına ve çıkarlarına en uygun “seçenek”tir. İki partili “yönetme sanatı”, ABD ve İkinci Büyük Savaş sonrası Avrupasının tekelci burjuvazisinin halk kitlelerine karşı ve onları yedekleyerek hakimiyeti sürdürme taktik ve stratejisinin denenmiş-kanıtlanm..]]> Thu, 18 Jun 2015 05:00:51 +0300 Seçim sonuçları ve mücadele öncelikleri https://www.evrensel.net/yazi/74236/secim-sonuclari-ve-mucadele-oncelikleri https://www.evrensel.net/yazi/74236/secim-sonuclari-ve-mucadele-oncelikleri? Seçim sonuçlarının seçimlere katılan tüm parti ve örgütler tarafından, onların her birinin kendine yontarak kendileri lehine yorumlanması, politik mücadele ve “rekabet”in “gerekleri”nden sayılsa da, Erdoğan ve partisinin, ezilenlerin önemli bir çoğunluğu tarafından tokatlanarak cezalandırıldığı genel bir kabul görmektedir. Sömürü, baskı ve talanın, yolsuzluk, rüşvet ve kesintisiz yalan kampanyalarının, işçi ve emekçilere, Kürtlere, Alevilere, kadın kitlelerine ve gençliğe yönelik göz açtırmaz saldırganlığın yarattığı karşı tepki, AKP’ye yumruk darbelerinin önemli nedenleri arasındadır. Uzun süreden bu yana denebilir ki ilk kez ekonomik-sosyal talepler ile siyasal hak ve özgürlük istemleri hemen tüm partilerin seçim bildirgelerinde bu derecede güçlü olarak yer almıştır. Bunun nedeni, ekonomik-sosyal hak yoksunluğunun, artan yoksulluk, açlık ve işsizliğin halk kitleleri içinde yarattığı tepkinin, küçük üretici ve işçi sınıfının çeşitli kesimleri başta olmak üzere eylemleri de gündeme get..]]> Thu, 11 Jun 2015 05:00:21 +0300 İhanet nedir, hain kim? https://www.evrensel.net/yazi/74185/ihanet-nedir-hain-kim https://www.evrensel.net/yazi/74185/ihanet-nedir-hain-kim? Cumhuriyet Gazetesi’nin, Erdoğan yönetiminin ‘MİT Tırları’nın Suriye’deki Nusra çetelerine silah sevkiyatını haberleştirmesi, Türkiye’de burjuva yönetimleri tarafından gelenekselleştirilmiş “ihanet-hain” tartışmasını yeniden alevlendirdi! AKP borazanı televizyon kanallarından “bu ajanlık ve casusluk faaliyetidir. Bu casusluk faaliyetinin içine bu gazate de girmiştir. Orada rakamlar falan veriliyor. Bu rakamların kaynağı nedir? Kimden aldın sen bu rakamları? Paralel Yapı’dan. Bunlarla ilgili avukatıma talimatı verdim, davayı anında açtım.” diyerek, açık hedef gösteren Tayyip Erdoğan, MİT’in söz konusu “yardım”ı sürdürdüğünü de ilan etti. “Biz bunu yaptık, yarın da yapacağız. Biz kalkıp da zalim Esed’in eline bunları bırakamayız ki. Terör örgütüyle bunları karşı karşıya düşmeleri halinde yalnız bırakamayız ki. Elimizden gelen desteği verdik, vermeye devam edeceğiz. Şu anda zaten desteğimiz devam ediyor.” İlaç kutularının altına alelelade gizlenmiş havan topları, bombalar vs. den “2000 t..]]> Thu, 04 Jun 2015 05:00:09 +0300 Öğrenen ve öğreten işçi https://www.evrensel.net/yazi/74133/ogrenen-ve-ogreten-isci https://www.evrensel.net/yazi/74133/ogrenen-ve-ogreten-isci? Metal işçilerinin grev ve direnişi hem metal sektörü işçileri hem tüm işçi sınıfı hem de işçi sınıfı davasına; proletarya ve emekçilerin sömürü ve baskı sisteminden kurtuluşu mücadelesinin tüm emek militanlarına önemli eğitim materyali ve ciddi dersler çıkardı.Ülkenin en modern, en ileri sektörlerinden birinde yaşanan, Renault’da 9 maddelik protokolle sonuçlanan, TOFAŞ’ta kimi taleplerin kabulüyle sona eren, Ford işletmelerinin ülke içi ve dışı tüm birimlerinde paniklemeye yol açan bu grev ve direnişin bir kez daha açığa çıkarıp dost-düşman herkese kanıtlarıyla sunduğu şudur: İşçi sınıfı ile kapitalistler arasındaki sınıf mücadelesi dolaysız olarak üretim alanları ve birimlerinden başlar. Üretim süreci, artıdeğer sömürüsünün gerçekleştiği süreç olduğu gibi, sınıf çatışmasının da başladığı yer ve süreçtir. Kapitalist gelişme, emekçileri basit üretim aletlerinin mülkiyetinden yoksun kılarak patronların ucuz emek gücüne dönüştürürken, onları kaçınılmazlıkla işletmeler içinde biraraya ge..]]> Thu, 28 May 2015 05:00:11 +0300 Nazilerin yenilgisi ve bugünün gericileri! https://www.evrensel.net/yazi/74081/nazilerin-yenilgisi-ve-bugunun-gericileri https://www.evrensel.net/yazi/74081/nazilerin-yenilgisi-ve-bugunun-gericileri? Kısa bir süre önce, Hitler faşizminin Sovyet Kızıl Ordusu ve halkı tarafından yenilgiye uğratılmasının 70.inci yıl dönümü kutlamaları gerçekleşti. 9 Mayıs kutlamalarına alınan burjuva emperyalist ikiyüzlülüğü bir kez daha açığa çıkardı; kim, hanği sermaye uşağı nerede duruyor, yeniden netleşti. Nazi ordularının yenilgiye uğratıldığı ve işçi sınıfı ve ezilen halkların kanıyla çizilmiş kızıl bayrağın Berlin kalelerine çekildiği 8 Mayıs 1945’in ardından 1946 yılı 9 Mayıs’ından başlayarak kutlanan Zafer Bayramı‘nın 70’inci yıldönümü etkinliklerine karşı alınan tutum, sosyalizm ile kapitalizmin uzlaşmaz zıtlığı tarafından belirlenen bugünün Rusyası ile 1960 öncesi sosyalist Sovyetler Birliği arasındaki sistem farklılığına; bu iki dönemin farklı nitelikteki zafer anlayışı ve dünya görüşü politikalarına rağmen, faşizm ve savaş politikaları ile devlet yönetimlerinin ilişkileri yönünden belirli-önemli bir anlama sahiptir. Kuşkusuz ne “görkemli“-tehdit ediciliği elden bırakmayan devasa askeri ..]]> Thu, 21 May 2015 05:00:31 +0300 Evren ekti; Erdoğan ve AKP yeşerdi https://www.evrensel.net/yazi/74035/evren-ekti-erdogan-ve-akp-yeserdi https://www.evrensel.net/yazi/74035/evren-ekti-erdogan-ve-akp-yeserdi? Kenan Evren öldü; cuntasının eseri, bugünün iktidarı şahsında yürürlükte. Anayasası, yasaları ve YÖK türü kurumlarla takviye edilmiş diktatörlük, “demokratikleşme” adına şiddetin dozu artırılmış ve merkezi-oligarşik yapısı güçlendirilmiş olarak. Tekelci sermaye ve kapitalistlerin “kolektif makinesi”nin günümüzdeki işleticileri, Evren’in cunta “çiftliği”nde yeşillenip onun kan çanağından içerek palazlandılar. Evren cuntasının, halkın ve mücadelesinin karşısına diktiği barikatları ölümüne sahiplenip, “İç güvenlik yasaları” türünden polis vahşetiyle takviye ettiler. Evren cuntasının denebilir ki asıl mirasçısı Recep Erdoğan iktidarı olmuştur. İşçi sınıfı ve emekçilerine karşı bir meydan okumayla ve meydan kürsülerinde Alevilere ve Kürtlere karşı Kuran sallayan din bezirganı, Evren’in halk düşmanı tüm politikasını mülk edinmiş durumda. 12 Eylül cuntası ve Evren’in cuntabaşı olarak sahneye çıkışı ABD şefleri tarafından “Bizim çocuklar başardı!” sevinciyle karşılanmış; işbirlikçi büyük burj..]]> Thu, 14 May 2015 05:00:11 +0300 Mayıs, ümit ve direniş çağrısıdır https://www.evrensel.net/yazi/73938/mayis-umit-ve-direnis-cagrisidir https://www.evrensel.net/yazi/73938/mayis-umit-ve-direnis-cagrisidir? Yarın I Mayıs! Bilenler bilmeyenlere anlatmışlardır, anlatacaklardır. Mayıs, bizim(bugünün sömürülen ve ezilenleri) dünyamızda, bugünün sömürü, zor ve barbarlık düzeninin eninde-sonunda mahkum bulunduğu yıkım ve sonun müjdecisi bir gün‘ü, bir ay‘ı değil sadece, koca bir tarihi anımsatır-çağırır! Mayıs, mücadelenin, birleşmenin, dayanışmanın kızıl bayraklarının, insan yaşamının devamını emekleriyle, emek güçlerini kullanarak sağlayanların ellerinde dünya topraklarında dalgalandırıldığı gün, ay ve tarihtir! İnsan soyunun asıl olarak iki büyük sınıf halinde; işçiler ve burjuvalar olarak karşı karşıya durdukları dünyamızda; sayıları 3.5 milyarı aşmış olan işçiler, bu dünyanın sömürüsüz ve savaşsız, baskısız ve ayrıcalıksız insan kardeşliği, eşitliği ve özgürlüğüne sahne olduğu; insanın ezilmiş ve sömürülmüş olanının kendi tüm tarihinde ümitle bağlandığı bu “düş“ü gerçekleştirebilecek, yer yüzünün en büyük, en yenilmez gücünü oluşturuyorlar. Bunu; bu gerçekleşebilir ve gerçekleştirile..]]> Thu, 30 Apr 2015 04:58:31 +0300 Seçim, iktidara sorgu ve halkın yararına olan! https://www.evrensel.net/yazi/73888/secim-iktidara-sorgu-ve-halkin-yararina-olan https://www.evrensel.net/yazi/73888/secim-iktidara-sorgu-ve-halkin-yararina-olan? Nasıl bir ortamda seçime gidiliyor? Muhaliflere saldırıların yoğunlaştığı, provokasyonların arttığı, yalan ve entrikanın ayuka çıktığı kaotik bir ortamda. Biz olmaz isek, istikrar olmaz diye bar bar bağıranlar var mı,? Evet! “400 milletvikili ve Başkanlığı verin, yoksa karışmam ha!“ diye tehdit savuran var mı? Evet, var! “Demokratikleştiriyoruz” diyerek polis devleti kuran bir iktidar işbaşında mı? Evet! Hak isteyen işçiye, greve çıkana, direnene, söz, basın-yayım özgürlüğünü, ücretinin arttırılmasını, devlet ve hükümetin dinden elini çekmesini savunanları, din istismarcılığının yapılmamasını; hanği inanaç kesimi ve grubundan, ulusal-etnik kimlikten, cinsiyetten olursa olsun kimseye baskı ve zorbalık uygulanmaması ve bütün bu kesimlerden insanların eşit yurttaş hakkına sahip olmasını; bilimsel demokratik ve herkes için eğitim hakkı, herkes için sosyal güvenlik isteyeni, “istikrar düşmanı, hain, dış güçlerin piyonu“ ve “terorist“ görüp gösteren bir yönetim iş başında mı? Evet! Berkin..]]> Thu, 23 Apr 2015 05:00:40 +0300 Provokasyona ve kara propagandaya karşı kitle mücadelesi https://www.evrensel.net/yazi/73834/provokasyona-ve-kara-propagandaya-karsi-kitle-mucadelesi https://www.evrensel.net/yazi/73834/provokasyona-ve-kara-propagandaya-karsi-kitle-mucadelesi? AKP’nin, siyasal ömrünün sonlarına yaklaştığını, karşıt sınıflardan olmalarına rağmen, gelişmeleri akli olarak irdeleyebilen hemen herkes kabul ediyor. Gelişmelerin bu yönünün karartılması için, iktidar partisi ve hükümetinin “Reis” etiketli T. Erdoğan yönetiminde sürdürdüğü “yıldırım harekatı”nın, tek değilse de en etkili unsurlarından birini provokasyon siyaseti oluşturuyor. “Reis”in kumandasında ve koordinasyonunda özel bir rol oynadığı ve iplerini elinde tuttuğu “ya hep-ya hiç” mantığının yönlendirdiği provokasyon siyaseti, suikastçıdır, ve spekülasyonlara dayalıdır. İktidar politikasında özel bir misyonla yüklü provokasyon taktiğinin, kendini her şeye yetkili ve “milletin sahibi” sanan-ve sayan kapitalist sultan tarafından belirlendiği anlaşılan aktüel şiarı, “HDP barajın altında bırakılmalıdır!” olarak tespit edilmiştir. İktidar olanakları ve devlet gücünü mülk olarak gören ve kullanan bir yönetim anlayışının, üstelik yığınla yolsuzluk, rüşvet ve yağmanın faili olarak suçland..]]> Thu, 16 Apr 2015 04:58:43 +0300 'Kefen siyaseti' ve savunma hattı! https://www.evrensel.net/yazi/73731/kefen-siyaseti-ve-savunma-hatti https://www.evrensel.net/yazi/73731/kefen-siyaseti-ve-savunma-hatti? Tarihte hiçbir diktatör, geldiği-çıktığı “üstün“ ve ayrıcalıklı konuma, kendi gücü ve olanaklarıyla gelmiş ve orada kaldığı sürede de kendi olanaklarıyla kalmış değildir. Şimdi bizdeki de, ben parlamento, yargı-yasama-yürütme falan tanımam, herşeyi elimde toplarsam, bütün devlet örgütü-aygıtını sarayımdan, ve kendi kararlarım doğrultusunda işletirsem, ülke zenginleşir, refah düzeyi artar, herkes daha özgür yaşar, diyor. Siyaseti, doğal olarak, ekonomik birikim ve ranttan ne kadar pay alınacağının bir aracı sayıyor; artık yasal olarak da sahip olduğu “örtülü“ parayla, örtülü operasyon yapma-istihbarat toplama ve müdahale gücü oluşturma yetkilerini elinde toplamış, meydan meydan dolaşıp meydan okuyor! Dediği şu: “Ne yaparsanız-yapın, beni durduramazsınız, biz bu yola kefenlerimizi giyerek girdik!“ İşte, yönetim-iktidar politikasının anahtar sözü; “kefen siyaseti“! Bu kadarına dahi olanak tanıyan, aslında, işçi ve emekçilerin kendi hakları için mücadelesinin günümüzdeki parçalı, düşük v..]]> Thu, 02 Apr 2015 05:00:09 +0300 Burjuva 'çatlağı' ve halkın çıkarları! https://www.evrensel.net/yazi/73686/burjuva-catlagi-ve-halkin-cikarlari https://www.evrensel.net/yazi/73686/burjuva-catlagi-ve-halkin-cikarlari? Burjuva iktidarı zirvelerindeki “tepişme“lerden huzursuz olarak, bu çelişki ve çıkar çatışmalarının zalim bir yönetim aygıtını işleten hükümet-devlet kurmayının mevzi kayıplarına yol açmasını “ülkenin kaybı“na yazmak isteyenler çanakyalayıcı takımı ile sınırlı değiller. Bir hayli liberal sözde aydın, kaderlerini Erdoğan’ın “Halife sultan“lığına bağlamış hayli taklacı çömez “şaşkın ördekler“ örneği, çatlakların üzerini kireçle örtüp, yağma ve talana ortaklıklarını da gizlemek üzere, günü kurtarma telaşında. Ancak, ekonomik-sosyal ve politik sorunların çözümsüzlüğü; yalnızca sömürülüp-ezilen halk kitleleriyle sermayenin en saldırgan ve gaddar temsilcisi hükümet-iktidar gücü arasındaki çelişki ve mücadelenin büyümesine değil, ülke kaynakları ve zenginliklerini bireysel-ailesel ve zümresel çıkarları için yağmalayıp mülk haline getirmekten kaçınmayanların çıkarcı ve fraksiyonel çatışmalarının keskinleşmesi yönünden de, “kapağı attıracak“ şekilde yoğunlaşmış bulunuyor. Bu, işçi sınıfı, kent..]]> Thu, 26 Mar 2015 05:00:45 +0300 Bu duvar yıkılmalıdır! https://www.evrensel.net/yazi/73634/bu-duvar-yikilmalidir https://www.evrensel.net/yazi/73634/bu-duvar-yikilmalidir? Seçimlerin “Her şey olmadığı”nı, politik deneyim sahibi ya da kitabi bilgilere azçok ulaşmış ve oradan öğrenmesini bilmiş herkes bilir. İşçi sınıfı ve emekçilerin sermaye ve gericiliğe karşı mücadelesinin temel alanlarının fabrika ve işyerleri başta olmak üzere semt, okul, kurum vb. olduğu; bununla bağlı olarak sokak ve meydanların mücadeleye sahne olduğunu da biliniyor sayabiliriz. Sosyalizm mücadelesinin ya da sosyalist olmanın, işçi ve emekçilerin diğer sınıflarla ve devletle; sermaye hükümeti, parti fraksiyonlarıyla ve bütün onların birbirleriyle ilişkileri alanındaki her türden sosyal, siyasal, iktisadi, kültürel, ideolojik çok yönlü ve boyutlu bir mücadele alanının her sorunuyla ilgili bir tutuma sahip olmayı dışlamadığını; gündeme gelen her bir sorunda esas olarak işçi sınıfı ve ezilenlerin yararına ve çıkarlarına bir değişimi ve sermaye cephesinde gedik açarak yürüyüşü ilerletmeyi; böylece gerici hakim sınıf iktidarı ve emperyalist hegemonyayı yıkmaya yol almayı önemsediği; ya ..]]> Thu, 19 Mar 2015 05:02:16 +0300 Bin yılların zincirlerini kırmalıyız https://www.evrensel.net/yazi/73582/bin-yillarin-zincirlerini-kirmaliyiz https://www.evrensel.net/yazi/73582/bin-yillarin-zincirlerini-kirmaliyiz? Kadın mağduriyeti” son yıllarda-on yıllarda sadece ilerici, demokrat ve devrimci kesimlerin değil, burjuva fraksiyonlarının, sermaye partileri ve hükümetlerinin de gündemine daha fazla girdi. Kadının, erkek cinsi karşışındaki ezilmişliğine ve “ikincil cins” olarak “mülk edinilmesi”ne öfkesinin büyümesi bu ilginin başlıca etkeni oldu. AKP, örneğin toplumsal tüm sorunların istismarına benzer biçimde, kadın cinsini önce etnik köken, gelenek-görenek ve inanç biçimleri üzerinden ayrıma tabi tutarak, kadın sorununu Sünni mezhep ve tarikatlarından bir bölüm kadının sorununa daraltırken, Türbanı “Başörtülü kadınların” sorununa genişleterek, “kadına özgürlük”ten yana olduğu izlenimi yaratabildi. Bin yılların kadın cinsini içine hapsettiği ilişki biçimleri ve düşünüş tarzlarının oluşturduğu kabusun bugüne taşıyıcısı bir iktidar için bu bir başarıydı. Başörtülü-başörtüsüz kadın ayrımı üzerinden başörtülüleri “makbul”, başörtüsüzleri “ahlaken zayıf” gösteren kültürü daha fazla yaygınlaştırdı ve on..]]> Thu, 12 Mar 2015 05:00:23 +0300 Anadolu-Mezopotamya'nın dengbeji https://www.evrensel.net/yazi/73532/anadolu-mezopotamyanin-dengbeji https://www.evrensel.net/yazi/73532/anadolu-mezopotamyanin-dengbeji? Anadolu ve Mezopotamya topraklarının, ve öyleyse Akdeniz’in, yani Homeros’un o ünlü “Beyaz köpüklü Okenaus“unun 20. ve 21.yüzyıl destan oluşturucusu ve anlatıcısının bir rüzgar atın sırtında, saflarında yürüdüğü sömürülen ve ezilenlerin direnişini yeniden dalgalandırarark “gitmesi“, hem gidiştir hem de değil! Toplumların sınıflara bölündüğü-sınıflardan oluştuğu dünyamızda, eylemi ve düşüncesiyle toplum yaşamının “gidişatı“ üzerinde etkide bulunacak denli etkin-faal ve öne çıkmış kişi ve kişilerin yapıp-ettikleriyle durdukları yer; yani, büyük ozan-yazarın engin humanizmiyle söylenirse, insanlık davasında tuttukları saf, kendi bireyleri ve bir parçası oldukları toplumlarının tarihi içindeki yerlerini belirlemektedir. Bu yerin “hacmi“nden ziyade, anlamı önem gösterir. Toplum yaşamının ileriye doğru değişiminde eylemi ve düşüncesiyle etkide bulunmuş olmakla kalmayıp, bu etkiyi, fiziki varlığının devamından bağımsız olarak sürdürebilecek denli iz bırakmış olanlar, halklarının yaşamında, y..]]> Thu, 05 Mar 2015 05:00:44 +0300 Seçimler ve güçbirliği sorumluluğu https://www.evrensel.net/yazi/73481/secimler-ve-gucbirligi-sorumlulugu https://www.evrensel.net/yazi/73481/secimler-ve-gucbirligi-sorumlulugu? 7 Haziran 2015 genel seçimlerine ittifak halinde gireceklerini açıklayan Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Emek Partisi (EMEP) yönetimleri; “Halkların eşit, özgür ve kardeşçe yaşadığı demokratik bir Türkiye” mücadelesinde birleşmek ve bu mücadeleyi ilerleterek, içerde ve dışarıda bütün işçi ve emekçileri, bütün ezilenleri çatışmalara, savaşa ve yıkıma sürüklemekte olan AKP ve hükümetinin politikalarına bir emekçi barikatı örmenin zorunluluğuna dikkat çektiler. Her iki parti, daha önce de, yaptıkları açıklamalarında, AKP ve hükümetinin izlediği ve takviye ettiği gerici-faşist politikaları püskürtmek, Kürt sorunun çözümü ve halkın demokratik tüm taleplerinin karşılanması için yürütülen mücadelede, bütün işçi ve emekçilerin; bütün ilerici-demokrat ve sosyalist güçlerin birlikte hareketine ihtiyaç olduğuna dikkat çekmişlerdi. Halk kitlelerinin; Kürt ve Alevi emekçilerinin; metal işçilerine karşı izlenen politikalarda açıkça görüldüğü üzere işçilerin karşı karşıya oldukları büyük tehdid..]]> Thu, 26 Feb 2015 04:54:05 +0300 Burjuvazinin devleti, işçinin sınıf gücü https://www.evrensel.net/yazi/73384/burjuvazinin-devleti-iscinin-sinif-gucu https://www.evrensel.net/yazi/73384/burjuvazinin-devleti-iscinin-sinif-gucu? 15 bin metal işçisinin başlattığı grevin, Bakanlar Kurulu kararı ile sona erdirilmesinin, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından büyük bir sevinçle karşılanması, hükümet-devlet-sermaye ilişkileri ile birlikte, bu güç merkezi ve kurumlarının işçi sınıfına karşı sınıf konumunu göstermesi açısından da önemliydi. (TİM) Başkanı, “Hükümetimiz taleplerimizi dikkate alarak Bakanlar Kurulu Kararı ile bu grevi erteledi, Hükümetimize bu karardan ötürü teşekkür ediyoruz ve bu kararı destekliyoruz” açıklamasında bulunurken, devletin, “ülkenin güven ve huzurunu korumakla görevli tarafsız bir kurum olduğu“ vaazının bir yalandan ibaret olduğunu da, yeniden ve bir kez daha açık etmiş oldu. Bu, 12 Eylül cuntasının tüm grev ve direnişleri yasaklamasının, dönemin büyük sermaye sözcülerinden Halit Narin tarafından yapılan “şimdi gülme sırası bizde“açıklamasıyla aynı karaktere sahiptir. Proletarya ile burjuvazinin herbiri yönünden, kapitalizm koşullarındaki mücadelenin en önemli sorunlarından birinin, ücr..]]> Thu, 12 Feb 2015 05:00:37 +0300 Damdan mı, paraşütle mi? https://www.evrensel.net/yazi/73330/damdan-mi-parasutle-mi https://www.evrensel.net/yazi/73330/damdan-mi-parasutle-mi? R. T. Erdoğan, “Ben damdan düşen biriyim” dedi. Gerçek mi, hayır! “Yeşil kuşak”-“Ilımlı İslam” stratejisinin ürünüdür. Bunu, önce ABD emperyalizminin yöneticileri de, Türkiye’nin politikayla ilgili olanları da biliyor. Yasalar ihlal edilerek, milletvekili istifası sağlanarak ve D. Baykal’ın işbirliğiyle Başbakanlığa oturtuldu. Damdan düşme yok; paraşütle kondurulma var! Halkın taleplerini ve duygularını istismar ederek hep yükselme var. Erdoğan, iki de bir ABD politikalarıyla “hemfikir olmadığı” anlamına gelen açıklamalar yapıyor; inanan hayli “mümin”in olduğu kesindir. Ama verilmek istenen izlenimin ardında kocaman bir gerçek duruyor: NATO karargahı İzmir’dedir. İncirlik Adana’da ve Muş’ta, Diyarbakır’da, Malatya’dakiler başta olmak üzere Amerikan ve NATO üsleri, ABD başta olmak üzere Batılı büyük emperyalistlerin askeri politikasını Türkiye, Ortadoğu, Kafkasya, Afrika’da uygulamaktadırlar. Kürecik’teki füze rampalarının yönü İran ve Rusya’ya çevrilidir. “Suriye’den gelebilecek teh..]]> Thu, 05 Feb 2015 04:54:45 +0300 Birleşirsek, kararlıca direnirsek kazanırız https://www.evrensel.net/yazi/73286/birlesirsek-kararlica-direnirsek-kazaniriz https://www.evrensel.net/yazi/73286/birlesirsek-kararlica-direnirsek-kazaniriz? Birbirlerini etkileyip tetikleyecek ve karşıt çıkarların çatışmasıyla bölgemizde ve dünyada daha gerilimli ve karmaşık gelişmelere işaret eden çok sayıda olay ve işçi ve emekçilerin, sonuçlar çıkararak mücadele birikimine katmaları gereken önemli gelişmeler bir arada yaşanıyor. Şu başlıklara bir bakalım: Kobane’de ‘zafer‘ açıklaması. Yunanistan’da SYRIZA hükümeti kuruyor. İMF Yunan Solu’nu tehdit etti! Putin, “Ukrayna ordusu NATO lejyonu” dedi. Petrol fiyatları “dibe vurdu.” ABD’nin elinde 383 milyon varil fazlalık birikti. ABD’nin Ortadoğu’daki Krallığı’nın başındaki Abdullah öldü; yeni kral, eski kralın politikasını sürdüreceğiz dedi. Birleşik Metal İş sendikası, bütün metal sektöründe etkiye yol açacak grevi 29 Ocak’ta başlatıyor. İşçiler, büyük çoğunluğuyla greve “evet” dediler. Erdoğan Afrika’da! Çin, ABD, Fransa, İngiltere, Almanya’nın yanı sıra Türk sermayesi de Afrika’da “pazar peşinde!” AKP İl Kongreleri’nde kavga var; sahte dolar ve Euro’lar saçılıyor. Soma patronu zararının ..]]> Thu, 29 Jan 2015 05:00:14 +0300 Daha güçlü birlikler ihtiyacı https://www.evrensel.net/yazi/73235/daha-guclu-birlikler-ihtiyaci https://www.evrensel.net/yazi/73235/daha-guclu-birlikler-ihtiyaci? Erdoğan yönetimindeki AKP Hükümeti, talepleri ve hakları için mücadeleye yönelen, mücadele eden ya da bunun için örgütlenen/örgütlenme girişiminde bulunan kim varsa, tümünü “dış güçlerle bağlantılı, demokrasi karşıtı darbeci”(!) ilan ederek, muhalefeti etkisiz kılma politikasını sürdürüyor. Halk kitlelerini iktidar yanlıları ve karşıtları olarak; % 50’yi oluşturan “millet” ve “onun düşmanları”(!) olarak ayıran ve “birbirlerine karşı durma”ya iten hükümet-AKP politikasının içerdiği tehdit ise, esas olarak devam ediyor. İktidar olanaklarını ve devlet gücünü, “siyasal İslamcı” sermaye tekeli için ve yandaşı kollama dayanağı olarak kullanan Erdoğan yönetimi, siyasal-iktisadi ve kültürel rantı kaybetmemek için, halkı birbirine kırdırmaktan kaçınmayacağını da, Haziran Direnişi ve Kobanê protestoları karşısındaki “kıyam”cılığı başta olmak üzere, çok sayıdaki örneğiyle kanıtlamıştır. AKP’yi yönetenler, daha işbaşına geldiklerinde, “kelle koltukta” ve “kefenleri hazır” savaşçılar olarak hareket..]]> Thu, 22 Jan 2015 05:00:25 +0300 'Demokrasi savaşçıları' ve ırkçılığın toprağı! https://www.evrensel.net/yazi/73182/demokrasi-savascilari-ve-irkciligin-topragi https://www.evrensel.net/yazi/73182/demokrasi-savascilari-ve-irkciligin-topragi? Paris, Paris olalı, uluslararası boyutlarıyla böylesi ikiyüzlülüğü az görmüş olmalı! Hollande, Netanyahu, Davutoğlu ve İngiliz Cameron; bu dördü, Paris’te sahnelenen ve muhtemeldir ki başka ülkelerde, başka bileşimlerle sürdürülecek olan burjuva ikiyüzlülüğü ve kirliliğinin eksiksiz denebilecek bir resmi için, ideal bir görüntü verdiler. Yahudi, Hıristiyan ve Müslüman olarak ve öteki gerici liderleri temsilen! Ruanda celladı ve Libya “fatihi” Fransızların tekelci “solcu”su ile NATO ordularının öncü koluna “kumandan”(!) Erdoğan’ın baş yardımcısı; İsrail’i, “Yahudi din devleti” olarak ilan eden ve tüm varlığını Filistin Arap katilliğine borçlu Siyonist zorba ile kapitalist-emperyalist sömürgeciliğin en sinsi temsilcisi İngiliz yan yana; kol kola ve “özgürlük-kardeşlik” cephesinde! Buna inananların vay haline! “Teröre karşı mücadelede birlik!” çağrısı çıkaran; “ulusal birlik” talep eden Hollande ya da diğerleri özgürlüğü, eşitliği, kardeşliği mi savunuyorlar? Bu soruyu sormayan ve toplum..]]> Thu, 15 Jan 2015 05:00:40 +0300 Siyasal zorbalıkla takviye yağma ekonomisi ve emekçiler! https://www.evrensel.net/yazi/73130/siyasal-zorbalikla-takviye-yagma-ekonomisi-ve-emekciler https://www.evrensel.net/yazi/73130/siyasal-zorbalikla-takviye-yagma-ekonomisi-ve-emekciler? İktidar sözcüleri, işsizlik, açlık, yoksulluk, hak yoksunluğu gibi, ekonomi bağlantılı sorunlar söz konusu edilip, örneğin asgari ücretin işçi ailesinin ihtiyaçları ölçü alınarak tespit edilmesi; kayıt dışı ve ucuza çalıştırmanın yasaklanması, sendikal örgütlenme önündeki tüm engellerin kaldırılması talep edildiğinde, işçi ve emekçilerin karşısına polis gücü ve özel güvenlik denilen çeteleri çıkarmaktan kaçınmazken, “milletin hakları”; “millet iradesi”; “milletin çıkarı” lafazanlığını da eksik etmiyorlar. “Millet”in %49’unun “kıt kanaat” durumu karşısında istiflenen para bağları üzerine oturmaktan, kasalarının hacmini büyütmekten, yolsuzlukların üzerini örtmekten kaçınmazlarken, “hırsız var!” diye, öfkesini dile getiren yurttaşlar karşısında, kırmızı görmüş boğa örneği saldırıya geçiyorlar. Yaşam hakkı ve yaşam alanları savunusuna karşı, “Darbe” söylemine sarılarak, baskın çıkmaya çalışıyorlar. Yapılan tüm yasal düzenlemeler, ekonomik, sosyal ve siyasal saldırıların yoğu..]]> Thu, 08 Jan 2015 04:44:01 +0300 Zor bir yeni yıl ve artan sorumluluğumuz https://www.evrensel.net/yazi/73032/zor-bir-yeni-yil-ve-artan-sorumlulugumuz https://www.evrensel.net/yazi/73032/zor-bir-yeni-yil-ve-artan-sorumlulugumuz? 2014 yılını, sermaye iktidarıyla işçi sınıfı başta olmak üzere sömürülen ve baskı altında tutulan halk kitleleri(ülkenin tüm uluslarından, ulusal topluluklarından, ezilen din ve mezheplerden) arasındaki çelişkilerin, iktidar politikaları aracıyla daha da keskin hale geldiği bir yıl olarak geride bırakmayacağız! Toplumsal-iktisadi sorunlar, uluslararası ve bölgesel etkenler dolayımıyla da ağırlaşmış olarak yeni yıla taşınacak. Bu bakımdan birbirini izleyen iki “ayrı“ gün ile, zamanı tarihlemenin rakamları değişmiş olacak, o kadar! Bu “durum“un bizim için anlamını, yeni yılın ve izleyen yılların, insan soyu için daha az sancılı geçmesini “temenni etmek”le kalmayarak, kârları için milyonları kana bulamaktan kaçınmayan burjuvazi ve asalaklarının açlık, yoksulluk, işsizlik, ölüm ve savaşlar pahasına sürdürdükleri burjuva baskısı ve kapitalist sömürüden kurtuluşu için mücadeleyi/mücadeleleri daha ileriden ve daha etkili şekilde örgütlemek ve sürdürmek olarak ifade edebiliriz. İşçi sınıfı ve ..]]> Thu, 25 Dec 2014 05:00:03 +0300 'Bertaraf olmamak için' kendi tarafında olmak https://www.evrensel.net/yazi/72983/bertaraf-olmamak-icin-kendi-tarafinda-olmak https://www.evrensel.net/yazi/72983/bertaraf-olmamak-icin-kendi-tarafinda-olmak? Tayyip Erdoğan yönetimindeki AKP hükümeti/devleti, halk kitlelerine karşı saldırı politikalarını giderek sertleştiriyor. Erdoğan, “taraf olmayan bertaraf olur!” diye, tehditler savurur; eli palalı-bıçaklı- baltalı “makul vatandaş”ların, “polise yardımcı olmak” üzere, ve yine “makul” yargıçların korumasında sokaklarda av partilerine çıktıkları bir ülkede, hak ve özgürlük arayışı ve savunusu için mücadele ettikleri için “şüpheli” damgası vurulanlara karşı, esnafı sokak savaşına çağırırken, onu taklitle baş kahya, “Gün, imtihan günüdür” naraları atıyor; herkesin tutumunu buna göre belirlemesini istiyor ve kendilerinin yanlarında yer alanların “mükafatını görecekleri”ni ilan ediyor. Yasalar, torba torba! İktidar konumlarını sağlamlaştırmak; silahlı güçlerini takviye ederek halka karşı saldırılarını daha azgınca sürdürmek için, yasal-yasadışı her yol ve yöntemi yürürlüğe koymaktan kaçınmayan bir ekonomik, siyasal ve ideolojik güç, sermayenin çıkarlarını temsil eden burjuva devletini, aynı z..]]> Thu, 18 Dec 2014 05:00:42 +0300 Çok uluslu bir ülkede zoru başarmak! https://www.evrensel.net/yazi/72926/cok-uluslu-bir-ulkede-zoru-basarmak https://www.evrensel.net/yazi/72926/cok-uluslu-bir-ulkede-zoru-basarmak? Türkiye, çok uluslu bir ülke. İçinde bulunduğumuz koşullarda bunu reddeden biri, sadece gerçeklere gözünü kapamış olur. Suriye’nin düşürülmesine yönelik uluslararası gerici stratejinin de etkisi altında yaşanan yeni Arap nüfus göçüyle birlikte, en azından Türk, Kürt ve Arap ulusal varlığı belirgin biçimde görülür durumdadır. Buna bazı ulusal topluluklar daha eklenebilir. Bu durum, burjuvazi tarafından iki şekilde kullanılıyor. Tek tek kapitalistler ve genel olarak sermaye açısından, yedek işgücü kitlesi artmış durumda. İşsizliğin %11-15 oranında olduğu bir ülkede, ucuz işgücü olarak kullanılabilir yeni nüfus arzı, sermayenin, işçi sınıfı üzerindeki baskısını artırma olanağını genişletir. Nitekim, çok belirgin ve gizlenemez şekilde bu baskı, çok yönlü olarak artmış durumda. Ücret ve sosyal haklar başta olmak üzere işçi(ler) ile kapitalist(ler) arasındaki mücadelede, “istemiyorsan çıkar gidersin, çalışmaya hazır o kadar çok kişi var ki!” meydan okuması daha yoğun olarak yaşanıyor. Hafta..]]> Thu, 11 Dec 2014 05:00:14 +0300 Sınıf içinde daha yetkin bir çalışma ihtiyacı https://www.evrensel.net/yazi/72875/sinif-icinde-daha-yetkin-bir-calisma-ihtiyaci https://www.evrensel.net/yazi/72875/sinif-icinde-daha-yetkin-bir-calisma-ihtiyaci? Burjuvazi, işçi sınıfı ve emekçilerin din, dil, ulusal etnik köken gibi farklılıklarını, onları, sömürü ve baskı sistemine karşı mücadeleden alıkoymak için kullanmaktan bir an dahi geri durmamıştır. Ortaya çıkarken ve ihtiyaç duyduğunda, sınıf çıkarlarına uygun düşen düşünce, gelenek, tutum ve anlayışları herkesin ortak değeri olarak göstermesine karşın, işçi ve emekçilerin hakları için giriştikleri her eylem ve direniş karşısında, onların gücünü etkisizleştirmek, dirençlerini kırmak için bölme işleviyle yüklü ne kadar göz ve ayak bağcı “değer” ve anlayış varsa, hepsini harekete geçirmekte tereddüt etmemiştir/etmemektedir. “Milletin birlik ve beraberliği” söylemi örneğin, toplumsal bölünmüşlüğü örten bir burjuva söylemi olmasına rağmen, herhangi ciddi bir işçi grev ve direnişinde; devletin silahlı güçlerini ve yargı-hukuk mekanizmalarını işçilerin karşısına dikerek, bizzat burjuvazi ve onun iktidar güçleri, “millet”in pratikteki bölünmüşlüğünü kanıtlamaktan kaçınmazlar. İşçiler birlikt..]]> Thu, 04 Dec 2014 05:00:09 +0300 Türkiye işçi sınıfı ve devrimci sınıf çalışması https://www.evrensel.net/yazi/72825/turkiye-isci-sinifi-ve-devrimci-sinif-calismasi https://www.evrensel.net/yazi/72825/turkiye-isci-sinifi-ve-devrimci-sinif-calismasi? Türkiye’nin ekonomik-sosyal gelişmesini ve özel olarak da işçi sınıfının gelişmesi, günümüz koşullarındaki yapısı, bileşimi, mücadele ve örgütlenme düzeyini konu edinen kapsamlı bir irdeleme, yayınlarımızın önceki sayılarından birinde yer almıştı. TÜİK’in son on yıllık aralıktaki “Hane Halkı Anketleri”, TÜSİAD ve Merkez Bankası’nın derlediği ‘ekonomik veriler’ ile İstanbul başta olmak üzere başlıca işçi yoğun kentleri ve emekçi semtlerindeki durumu ele alan analizlerden yola çıkan o makalede, bu gelişme ve değişimin bazı önemli sonuçları şöyle özetlenmişti: Sanayi işçileri 3 ila 500 ve daha fazla işçi çalıştıran işletmelerde, yüksek nitelikli işgücü ve “beyaz yakalılar” kategorisinde sayılanlar finansal alanda, ulaştırma-haberleşme-telekomünikasyon sektörlerinde, vasıfsız işgücünü oluşturanlar küçük işletmelerde yoğunlaşmışlardır. İşletmelerin %98.89’i küçük ve ortaboy işletmedir. Bunların %95-96’sı 1 ile 9 kişi çalıştıran “mikro işletme”dir. 500’ün üzerinde kişi çalıştıran büyük işlet..]]> Thu, 27 Nov 2014 04:58:41 +0300 Daha büyük bir savaşa mı gidiliyor? https://www.evrensel.net/yazi/72771/daha-buyuk-bir-savasa-mi-gidiliyor https://www.evrensel.net/yazi/72771/daha-buyuk-bir-savasa-mi-gidiliyor? Rusya Devlet Başkanı Putin’in Avustralya’da yapılan G-20 toplantısını, “yolum uzun” diyerek, ve sonuç bildirgesinin açıklanmasını beklemeksizin terk etmesi, uzun süredir devam eden ve giderek yoğunlaşan emperyalistler arası pazar ve etki alanları kavgasının geldiği düzeye işaret eden yeni bir gelişme oldu. Toplantıda ABD ve İngiltere adına konuşan Obama ve Cameron, Putin’in yüzüne karşı, tahrik edici tehditleri sıralar ve Kanada başbakanı onların sırtını sıvazlarken, Putin, yanıtını pratik tutumuyla vermiş oldu. Alman-Rus ilişkilerinin “özgüllüğü”ne sığınan Merkel ise, onlar kadar açıktan davranmadıysa da, ülkesine dönerken benzer tehditleri o da sıralamaktan geri durmadı. Sadece daha ihtiyatlıydı. Gerekçe Ukrayna’nın “işgali“; ya da Kırım ve Doğu Ukrayna’daki bazı bölgelerin Ukrayna’dan ayrılmasına Rusya ve Putin’in ‘ilhakçı’ yaklaşımıydı. Söylemlerinin ortak noktasını, “Putin geri adım atmaz ise, Rusya’ya uygulanan petrol, bankacılık ve Rus şirketlerine uygulanan yaptırımların dah..]]> Thu, 20 Nov 2014 05:00:26 +0300 Bir masal anlatıcı https://www.evrensel.net/yazi/72721/bir-masal-anlatici https://www.evrensel.net/yazi/72721/bir-masal-anlatici? Partisinin grup toplantısında konuşan A. Davutoğlu; “vizyon sahibi ülke”nin “devletin ve hükümetin makro stratejik planlamasıyla, şirketlerin planlamaları arasında bütünlük”ten başı dönmüş halde, bölgeye ve dünyaya “baş olmak”tan bile söz etti. “G20 zirvesi“ ile “2023 Türkiye’sine gidiş” arasında bağlar kurarak, Türk şirketlerinin “AB’de ortaya çıkan yeni tabloyu değerlendirerek … orada etkin rol üstlenmeleri”nin önemi üzerine vaaz verdi. “Bütün iş dünyamıza sesleniyorum, yeni üretim hamlesinin en önemli yeri yakın havzalardır. Bu çerçevede, çevre havzalarda Ortadoğu’da balkanlarda Orta Asya’da siyasi istikrarsızlıklar ne olursa olsun, buralarda kesinlikle Türk ekonomisiyle bu havzaların bütünleşmesi çabalarını geliştireceğiz. Bu ay Irak’a gideceğim. Aralık başında Yunanistan ile yüksek düzeyli işbirliği konferansı düzenleyeceğiz. Aynı şekilde Putin de aralık başında Türkiye’ye gelecek.” diye, üç kuruş için memleketi satmaya hazır zevattan olanları memnun edecek bir “pembe tablo” çizdi..]]> Thu, 13 Nov 2014 05:04:03 +0300 Kürt özgürlük mücadelesinin yeni safhası! https://www.evrensel.net/yazi/72662/kurt-ozgurluk-mucadelesinin-yeni-safhasi https://www.evrensel.net/yazi/72662/kurt-ozgurluk-mucadelesinin-yeni-safhasi? Türkiye Kürt Hareketiyle sınırlı tutarak söylenirse, 40 yıla yakın bir süredir devam etmekte olan “Son Kürt isyanı” ya da direnişinin bütün öncekilerden en önemli farklılığı, kapitalizmin gelişmesine bağlı olarak ulusal kendi haklarına sahip olma arayışı ve mücadelesinin daha güçlü, daha birleşik, daha ‘ulusal ölçekli’ şekliyle ortaya çıkışını temsil etmiş olmasıdır. Güncel Kürt direnişi ve özgürlük savaşının bir diğer özelliği; Kürt yoksul sınıflarının mücadelenin ana gücü-kitlesi ve dayanağını oluşturmasıdır. Kürt yoksul köylülüğü, kent-kır emekçileri ve gençliği bu mücadelenin asıl kitlesini oluşturmuştur. Hareketin bu sosyal dayanağı ve demokratik karakteri, Türkiye Kürt hareketinin ABD başta olmak üzere Batılı emperyalistlerin hegemonya stratejilerine ve istismar politikalarına “kurban gitmemesi”nin de önemli bir etkeni olmuştur. Ulusal özgürlük mücadelesi son gelişmelerle birlikte yeni bir safhaya girmiştir. Duhok anlaşması, Suriye, Türkiye ve Irak Kürtlerinin aynı askeri ceph..]]> Thu, 06 Nov 2014 05:00:45 +0300 Ülkeyi tabuta sığdırma politikası! https://www.evrensel.net/yazi/72607/ulkeyi-tabuta-sigdirma-politikasi https://www.evrensel.net/yazi/72607/ulkeyi-tabuta-sigdirma-politikasi? Recep T. Erdoğan’ın, Kürt sorununa yaklaşımı,“Terörü bitireceğiz!” vurgusunda anlamını bulmuştur. Buna, “Bizim için IŞİD neyse PKK da odur; ikisi de terör örgütüdür.” Eklemesini yapınca, bakanları, sözcüleri, eşik kulları söylemi yineleme yarışına girdiler. Davutoğlu, “Sınırımızda Suriye rejimini, IŞİD’i ve PKK’yı görmek istemiyoruz” diyor ve “yardımcı ve sözcü” sıfatıyla Arınç, sürdürüyor: “Çözüme mecbur değiliz!”; ve yukarıdan ve hoyratça belirleme hakkına sahip görerek kendini, “Sen kimsin, ne müzakeresi?” diye haykırıyor! Kobanê’deki direniş yenilsin; Türkiye Kürdistanı’ndaki mücadele son bulsun istiyorlar. IŞİD barbarlığıyla girişilen ittifak, ideolojik ortak temelde “gelecek tahayyülü”nden bağımsız değildir. İçeriye yansımasının siyasal barbarlık olacağı çoktan bellidir. Yenilgiye uğratılmış ve tahakküm altına alınmış halk kitlelerinin başı üzerinden despotik İslami muhafazakarlıkla kapitalist yağma bulamacı daha da koyulaştırılacaktır. “Çözüm”den, “Barış”tan anladıkları, “PKK..]]> Thu, 30 Oct 2014 06:00:06 +0300 'Oyun oyun içinde', amma! https://www.evrensel.net/yazi/72551/oyun-oyun-icinde-amma https://www.evrensel.net/yazi/72551/oyun-oyun-icinde-amma? Sabah Gazetesi, birinci sayfasında, “Kürtlere karşı Kürtler“ başlıklı bir haber yayımladı. Gazete bu haberi, “Kobani’ye Barzanici Peşmergelerin geçişi için Türkiye koridor açıyor“ açıklamasının hemen sonrasına; dış ve iç sermaye basınında “Türkiye’nin U Dönüşü“ başlıklı haber yorumların, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun açıklamalarına dayandırılarak yapıldığı güne denk getirmişti. Bir gün, ya da birkaç saat öncesinde, gazetecilere, IŞİD karşıtı “koalisyona desteklerinin dört şartı“nı yineleyen Erdoğan’ın, ABD-PYD “teması”na öfkeli karşı çıkışından kısa bir süre sonrasında, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Peşmerge’nin Kobanê’ye geçmesi için yardımcı oluyoruz” diyor, ve ABD Dışişleri Bakanı John Kerry talebin kendi..]]> Thu, 23 Oct 2014 00:42:29 +0400 Erdoğan iç savaşı mı körüklüyor? https://www.evrensel.net/yazi/72496/erdogan-ic-savasi-mi-korukluyor https://www.evrensel.net/yazi/72496/erdogan-ic-savasi-mi-korukluyor? Son birkaç haftada yaşanan gelişmeler, AKP yönetimindeki hükümet ve devlet politikasının Kürtler başta olmak üzere halk kitlelerinin mücadeleye yönelen bütün kesimlerine karşı terörist baskıcı özelliğini bir kez daha açığa çıkardı. Bu o denli çarpıcı şekilde sokağa taşındı ki, Erdoğan yönetimindeki devlet ve hükümet sözcülerinin savaş ve intikam naralarından hareketle, ülke içinde ve dışında, “Erdoğan ülkeyi iç savaşa mı sürüklüyor?” sorusu, geniş bir çevrede tartışılmaya başlandı. Cumhurbaşkanlığı “makamı”na çıkmış “zat”ın “vatan hainlerine misliyle bedel ödeteceğiz! Bingöl’de nasıl bedel ödedilerse, hepsi cezasını öyle görecek!” yönündeki açıklaması bu soruyu gündeme getirdi. Erdoğan, yönetimindeki saldırgan yayıl..]]> Thu, 16 Oct 2014 00:13:53 +0400 Savaş, işgal ve direniş https://www.evrensel.net/yazi/72440/savas-isgal-ve-direnis https://www.evrensel.net/yazi/72440/savas-isgal-ve-direnis? İlkin hemen tüm gazetelerde yer alan birkaç haberi yeniden biraraya getirelim. Çünkü, her ne kadar bölgedeki gelişmeler herkesin görebileceği bir yakınlıkta ve gözü önünde olsa da, olası gelişmeler yönünden bunların birarada görülmesinde yarar var. Bu tür haberler; bölgemizde yaşanan savaş, işgal ve direnişin karakteri hakkında olduğu kadar, gelişmelerin doğrultusu yönünden de çarpıcı özellikler taşıyorlar. Birkaçı şöyle: Cumhurbaşkanı Erdoğan; “Bizim için IŞİD ne ise PKK odur. Dolayısıyla bunları ayrı telakki etmek yanlıştır.” “Kobani’yle ‘çözüm süreci’nin ne ilgisi var.” “ BM Güvenlik Konseyi Toplantısı’nda üzerinde ısrarla durdum. O da üç şey yerine gelmedikçe böyle bir koalisyon içine girmeyiz. Birincisi uçuşa yasak bö..]]> Thu, 09 Oct 2014 00:49:50 +0400 ‘Ey dünya!’ https://www.evrensel.net/yazi/72395/ey-dunya https://www.evrensel.net/yazi/72395/ey-dunya? “Ey Dünya!” dedi, hışımla kürsüden Tayyip Erdoğan, “IŞİD’e terörist diyorsun da PKK’na niçin demiyorsun?” Mesaj, iki yanlı memnuniyet yayıcıydı: IŞİD’in karanlık sancağına beyazlıklar serpiştiriyor ve şovenizmin banyosunda intikam yeminleri edenlerin bedenlerine ılık bir kan taşıyordu. “Ey Avrupa; Ey Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, aldığın karar yanlış!“ diye, haykırdı Tayyip Erdoğan “Yeşilay” kürsüsünden. “Dünyanın hiçbir yerinde, zorunlu fizik-kimya-matematik dersinin tartışma konusu olduğunu göremezsiniz. Ama ne hikmetse zorunlu din dersi tartışılır. Eğer tartışılacaksa, uyuşturucu ve terörden niye şikayet ediliyor?” diyerek, kendisi ve liderliğini yaptığı hükümet ve partinin hayata bakış açısını bir kez daha ortaya koydu. Fizik, kimya ve matematik gibi pozitif bilim dallarıyla dini anlayış ve din eğitimini aynı kategoride ..]]> Thu, 02 Oct 2014 00:28:36 +0400 Halkların gücü mücadele birliği ve dayanışmasındadır https://www.evrensel.net/yazi/72339/halklarin-gucu-mucadele-birligi-ve-dayanismasindadir https://www.evrensel.net/yazi/72339/halklarin-gucu-mucadele-birligi-ve-dayanismasindadir? Kazanmanın tek dayanağı halkların mücadelede birleşmesi ve dayanışmasıdır. Benzeri yüzlercesinden yalnızca biri olan bu fotoğraf karesi, Yirminci Yüzyıl’ın Ermeni ve Kürt kırımlarını çağrıştırıyor. Ajanslar sınırı geçenlerin sayısını 130 bin diye verdiler. Polis ve jandarma dipçik ve gaz bombalarıyla geçişlere barikat kurmaya çalışıyor. Trajedi, istismar, saldırı ve “şefkat gösterileri” birarada. Dikenli teller, gaz ve dipçik, taş ve direnç, kaçışmalar. Türkiye ‘görsel yayımcılığı’nda ‘daha popüler’ bir başka görüntü var: “Türk koçları” kafa tokuşturuyor ve Başbakan, “Şimdi bayram zamanı!” diye gülücükler dağıtıyor. Bölgemizi petrol alevlerinde boğmaya; direniş ruhunu kan ve ateşle karartmaya ayarlı hakimiyet politikalarıyla özgürce yaşam ve varolma hakkı i&ccedi..]]> Thu, 25 Sep 2014 00:20:38 +0400 Gericiliğe ve sosyal şovenizme karşı halkların birliği ve enternasyonalist dayanışma https://www.evrensel.net/yazi/72285/gericilige-ve-sosyal-sovenizme-karsi-halklarin-birligi-ve-enternasyonalist-dayanisma https://www.evrensel.net/yazi/72285/gericilige-ve-sosyal-sovenizme-karsi-halklarin-birligi-ve-enternasyonalist-dayanisma? Bölgemizde devam etmekte olan savaş, Türkiye’yi daha doğrudan kapsayarak bölgesel savaşın açık sahnesi haline getirir mi? Bu soruya kesin bir yanıt vermek henüz mümkün değil. Ancak izlenen devlet-hükümet politikaları bu tehdide açıktır. Erdoğan yönetimindeki devlet üst “ricali”nin izlediği politika, Türkiye’yi, Suriye ve Irak’ta süren savaşın cephe gerisi ve örtülü sürdürücülerinden biri haline, zaten getirmiştir. Şimdi, ABD ‘komutasında’ki askeri ‘koalisyon’un aktif unsurlarından biri olup olmayacağı biraz ‘bulanık’ görünmekle birlikte; Amerikan bakan ve sefirlerinin yoğun trafiği ve yine Amerikan yöneticilerinin “Türkiye’nin nazik durumu” üzerine “hoşgörülü” açıklamalarına eşlik eden “ittifak mecburiyetleri” tehditleriyle..]]> Thu, 18 Sep 2014 00:37:14 +0400 İşçi ölümü ve isyanı https://www.evrensel.net/yazi/72229/isci-olumu-ve-isyani https://www.evrensel.net/yazi/72229/isci-olumu-ve-isyani? 12 yıllık sermaye iktidarının başbakanı, toplam seçmen oyunun yüzde 38’iyle “Milletin adamı” ve cumhurbaşkanı ünvanıyla taltif olunduğunda, Türkiye, artık yönetenlerin ve halkın kanından beslenen palyaçoların dilinde “Eski Türkiye”den kurtuluş yolunda en büyük adım atılmış oldu. Kendi deyişleriyle AKP yönetimindeki ülke “Yeni Türkiye“ idi! “Yeni Türkiye” hem siyasette hem de ekonomide katedilmiş büyük ilerlemelerin Türkiye’si idi, öyle dediler, diyorlar. Refah içinde, düzen kurucu, örnek ve “model ortak” ülke ve onun, öncellerinden dini-mezhepçi ve etnik şovenizmin bayraktarlığında fersah fersah daha ilerideki “muhafazakar demokrat” yönetimi; yani AKP ve yönetici dar-oligarşik kastı! Uluslararası kapitalizmin Türkiye şubesi, tekellerin ve mali sermayenin de..]]> Thu, 11 Sep 2014 00:42:31 +0400 Murat Belge; 'Sol' eleştirisi ve dini ideoloji https://www.evrensel.net/yazi/71892/murat-belge-sol-elestirisi-ve-dini-ideoloji https://www.evrensel.net/yazi/71892/murat-belge-sol-elestirisi-ve-dini-ideoloji? Murat Belge, Taraf Gazetesinde 24 Haziran-6 Temmuz 2014 arası yazdığı beş makalesinde ‘Sol’ ve Din ilişkisini ele aldı ve “Sol”un dine yaklaşımını eleştirdi. Belge, sol siyaset ve dini ideoloji ilişkisini ele alışında hem haklı hem de haksızdı; bu nasıl mı olur, belirtelim: tarihsel materyalizmi, diyalektik değil ama kaba materyalizm olarak alanların bir bölümünün dine ve “dinciler”e yaklaşımında, dünya ve toplum anlayışlarının bir özelliği olarak, tek yanlı ve dışlayıcı bir kabalık olduğundan hareketle Belge’nin yaptığı eleştiri isabetli idi. Bu kaba-mekanist anlayış, “dinin halkın afyonu” olduğu yönündeki belirlemeyi, efsunlu bir ilaç gibi alarak, dine yaklaşımın bütün öteki bağlamlarından soyutlar. Dinin, ezilen insanın, doğal dünyada ve içinde yaşadığı toplumdaki eşitsiz; sömürü ve baskıya dayanan sistemlerden kaynaklanan sorunlar karşısı..]]> Thu, 24 Jul 2014 00:19:31 +0400 Kaynayan bölge: Ar ve haya! https://www.evrensel.net/yazi/71835/kaynayan-bolge-ar-ve-haya https://www.evrensel.net/yazi/71835/kaynayan-bolge-ar-ve-haya? Bölgedeki patlamalar, kurşuna dizmeler, top ve tank atışları, cephe savaşları, bombalamalar, politik-diplomatik manevralar ve martavallar, halkların katledilen duyguları, hayalleri, umutları, genç, ‘gepegenç’ çocukları, illa da çocukları; yaşamı yaşam alanını terkte bularak kaçışan ve sınır boylarını kapayan tanklar, dikenli teller barikatına takılan kadınlı-çocuklu-erkekli topluluklar; bu Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölge ülkelerinin toplamının ortak manzarasıdır. Sorumluları, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar sultan ve diktatörleri, İsrail, ABD, İngiliz ve Fransız sömürge politikacılarıdırlar. Temsil ettikleri mali sermaye ve tekellerin çıkarları üzerinde burada durmak bile gereksizdir. Emperyalizmin sömürgecilik, halkların ve ulusların iradesinin zaptu rapt altına alınması, kaynakların, pazarların, toprakların paylaşımı ve denetimi olduğu gerçe..]]> Thu, 17 Jul 2014 00:07:14 +0400 IŞİD, barbarlık ve halkların zor durumu https://www.evrensel.net/yazi/71784/isid-barbarlik-ve-halklarin-zor-durumu https://www.evrensel.net/yazi/71784/isid-barbarlik-ve-halklarin-zor-durumu? Üzerinde bu kadar çok söz edilen “IŞİD’in Irak ve Suriye yerleşim alanlarında ilerlemesi ve vahşeti ”nin iç ve dış besleyicilerini doğru tespit edemeyen kim varsa, halklar yararına gelecek kaygısı da taşıyor ise, bu öldürücü “Haşerat yuvası”nın nasıl ve kim(ler) tarafından oluşturulduğunu; sahip olduğu gücü devşirmesinin “büyük kurmay güçleri”ni doğru tespit etmek zorundadır. Çünkü, kapitalist emperyalizmin “yeni dünya düzeni”nin bir istikrar sistemi, modern-gelişmiş emperyalist devletlerin istikrar gücü olduğu yönündeki hayli yaygın görüşün savunucuları, ülkemizde ve bölgemizde hiçte az değillerdir. Bu görüş örneğin, Afganistan, Irak, Libya, Suriye, Ukrayna gibi ülkelere karşı girişilen işgal ya da müdahaleleri “gerekli” sayar, ve hegemonya..]]> Thu, 10 Jul 2014 00:57:20 +0400 Bir grev, iki sınıf ve iki cephe! https://www.evrensel.net/yazi/71724/bir-grev-iki-sinif-ve-iki-cephe https://www.evrensel.net/yazi/71724/bir-grev-iki-sinif-ve-iki-cephe? Erdoğan başta olmak üzere AKP Hükümetinin tüm sözcüleri, “millet”ten ve “kardeşlik”ten çok söz ederler. Ama “millet”in büyük bölümü; toplumsal yaşamın, maddi yaşamın var edilişinin asıl öğesi olan işçiler başta olmak üzere emekçiler herhangi talepleri için harekete geçtiklerinde, devlet gücüyle karşılarına dikilip sopa ve yasakla yanıt vermekte de tereddüt etmezler. Onlar için “millet”, burjuvaziden, “kardeş”, kendilerinden olan ve politikalarına yedeklenenlerden ibarettir! “Yaradılanı hoş görme”(!) yalanı ise, mücadeleye yönelen herkese karşı alınan baskıcı tutumda tescillidir. Son olmayacak olan örnek, Cam işçilerine karşı hükümet –devlet barikatı-grev yasağıdır. AKP Hükümeti’nin şahsında burjuva devletinin tutumu, işçi ..]]> Thu, 03 Jul 2014 00:13:24 +0400 Soma, Gezi; İşçiler ve sendikaları https://www.evrensel.net/yazi/71556/soma-gezi-isciler-ve-sendikalari https://www.evrensel.net/yazi/71556/soma-gezi-isciler-ve-sendikalari? Türkiye gibi tüm kapitalist ülkelerde işçi sınıfının bugünkü en önemli sorunlarından biri de, burjuvazinin işçi örgütlerindeki varlığına son vermek; sendikalar başta olmak üzere işçi-emekçi örgütlerini kendilerinin mücadele ve örgütlenme merkezlerine gerçek anlamıyla dönüştürmektir. Sendikal örgütlerde, özellikle üst yönetimlerde tuttukları mevzileri işçi-emekçi hareketine ve mücadelesine karşı sermaye ve devleti-hükümetleri yararına kullanan çeşitli düzeylerdeki sendika bürokratlarının işçiler ve halk yararına politika izlemedikleri, tutum ve davranış içinde olmadıkları oldukça açıktır. Tek tek çeşitli mücadeleci sendikacılar, ya da bazı sendikaların yönetimlerinde yer alan ve işçi sınıfının talep ve çıkarlarını savunmaya çalış..]]> Thu, 12 Jun 2014 12:44:22 +0400 Haziran ve Soma; Direniş ve Yaşam! https://www.evrensel.net/yazi/71498/haziran-ve-soma-direnis-ve-yasam https://www.evrensel.net/yazi/71498/haziran-ve-soma-direnis-ve-yasam? "Yaşamak direnmektir!” şiir ve türkü sözü, insana dair gerçekliğin bir tür anlatımıdır. Yaşamın kendisi bir direnç ister. En kaderci; yaşamlarını ve geleceklerini; çaresizliklerinin çaresini en uzak görünmezliklere havale edenler açısından dahi, aktüel yaşamı sürdürmek için bir şeylere direnmek koşuldur. Dayak yiye yiye, düşe-kalka öğrenir, kendilerine dayatılanı değiştirmenin kavgasına girişirler. İnsan(lık) tarihi böyle gelişip ilerledi. Bütün ülkelerde olduğu üzere Türkiye’de de yaşananlar gösteriyor ki, bütün burjuva iktidarları, insanca yaşam mücadelesi verenlere karşı zülüm ve zorbalık iktidarlarıdır. Türkiye’nin güncel iktidarı ise, parayı tanrı katında görüp secde edenlerin din bezirganı kapitalist holdingler iktidarıdır ve çıkarları için “Planlarımız va..]]> Thu, 05 Jun 2014 00:10:05 +0400 Polis devleti politikası ve güç birliği sorumluluğu! https://www.evrensel.net/yazi/71327/polis-devleti-politikasi-ve-guc-birligi-sorumlulugu https://www.evrensel.net/yazi/71327/polis-devleti-politikasi-ve-guc-birligi-sorumlulugu? R.T. Erdoğan’ın, Danıştayın kuruluş yıl dönümü toplantısında Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Feyzioğlu’na yönelik olarak ve Başbakan sıfatıyla sergilediği ve devlet ‘erkanı-harbi’nin fiili eylemiyle desteklenen tutum, hükümet ve devlet yönetimi politikası bir kez daha gözler önüne getirdi. Bu tutum ve açıklamalar, ülkeyi yöneten parti-hükümet ve güç(ler)in politikalarıyla karşıtlık gösteren, ya da az çok mesafeli duran her türden farklı anlayış ve politikaları “düşmanca tutum ve davranış” kalıbına koyup, ezmeye daha fazla yöneldiğini de ortaya koyuyor. Erdoğan Hükümeti ve AKP yönetimi, liberal-uzlaşmacı eleştiri ve muhalefeti dahi “düşmanca tutum” saymaktadır. Düzen içi, kapitalizm ve devletini yurttaşlar nezdinde daha kabul edilebilir, daha adil görülebilir kılmakla sı..]]> Thu, 15 May 2014 00:42:04 +0400 6 Mayıs, Denizler ve Mayıs’ın devrimci ‘mirası’! https://www.evrensel.net/yazi/71256/6-mayis-denizler-ve-mayisin-devrimci-mirasi https://www.evrensel.net/yazi/71256/6-mayis-denizler-ve-mayisin-devrimci-mirasi? Mayıs, dünya işçilerinin, kapitalist sömürü ve baskı sistemine karşı mücadelesini evrensel ölçekte ileriye taşıdığı, sınıf kardeşliğini haykırdığı bir günle başlar(1 Mayıs). Mayıs, dünya işçileri ve ezilenlerine, sınıfsal-toplumsal kurtuluşlarının maddi koşullarının kapitalist üretim tarzı tarafından oluşturulup olgunlaştırıldığını; ve bu kurtuluşun ancak onların kendi mücadelelerinin eseri olabileceğini, kapitalist üretim süreci ve ilişkilerinden hareketle gösteren Marx’ın, ‘dünyaya geldiği’ aydır (5 Mayıs 1818). Mayıs, halkın ve ülkenin bağımsızlığı ve kurtuluşu için emperyalizme ve işbirlikçi sermaye diktatörlüğüne karşı girdikleri mücadelede darağaçlarına çekilen DENİZLER’İN, bütün uluslardan ve ulusal topluluklardan, bütün “inançsal kesimler”den işçi ve emek&cce..]]> Tue, 06 May 2014 00:13:05 +0400 Yeni bir dünya çağrısı! https://www.evrensel.net/yazi/71220/yeni-bir-dunya-cagrisi https://www.evrensel.net/yazi/71220/yeni-bir-dunya-cagrisi? Kapitalizm karanlıklar sistemidir; insanı sömürü kaynaklı karanlıklarda boğan, yaratıcı etkinliğini tek yanlılıklarla, kısıtlıklarla dumura uğratan bir sistem. Dünya ölçeğinde üç milyar işçi, onlarca trilyon tutarında değer yaratmasına rağmen, büyük çoğunluğuyla yoksulluk sınırlarında yaşam mücadelesi veriyor. Hindistan, Çin, Bangladeş, Pakistan gibi ülkelerde aylık 35-38 dolar ücretle çalıştırılan yüz milyonlar var. Ucuz işgücü depoları; karın tokluğuna bile denilemeyecek insan pazarları buralarla sınırlı değil! Türkiye, İspanya, Brezilya, Arjantin, Meksika, Portekiz gibi ülkelerde milyonlarca işçi hiçbir sosyal güvenceye sahip olmaksızın asgari ücretle ya da onun da altında bir ödemeyle çalıştırılıyor. ABD, AB’nin “büyükleri” ve G-17’ler, birer kapitalist zindan! Patronlar ve hüküme..]]> Thu, 01 May 2014 00:16:00 +0400 'Yanaşma'lığın 'Tip' kritiği! https://www.evrensel.net/yazi/71162/yanasmaligin-tip-kritigi https://www.evrensel.net/yazi/71162/yanasmaligin-tip-kritigi? Güç sahiplerinin hizmetinde binbir takla atıp her söyledikleri ve yaptıklarında bir “büyüklük“ keşfeden; alkışlayıp methiyeler düzenler yanaşma, yalaka, yağdanlık, vs. gibi sıfatlarla adlandırılagelmişlerdir. Bu onursuzca tutumun en sinsicesi kapitalist ‘incelikler’le donatılı olanıdır. Sermaye rantına kul-köle burjuva yanaşmacılığı, artık tüketim olanağı hayli geniş bir pazarda bir tür “fabrikasyon”üretimiyle gerçekleştiriliyor. Yani öyle az-buz değil; “elini sallasan ellisi” denilecek kadar piyasası bol! Türkiye‘de 12 Eylül cuntası, uluslararası alanda eski SSCB’nin kapitalist sisteme yeniden dahil olması, bu ‘tür’ün yeşillenmesine zemin hazırladı. ‘Yeni dönem’in “ruhu“na uyum gösteren ‘tür’ün birden bire türemediği, öncesinin bulunduğu, ancak zemininin g..]]> Thu, 24 Apr 2014 00:11:00 +0400 'Hanedan', harem ve istibdat! https://www.evrensel.net/yazi/71050/hanedan-harem-ve-istibdat https://www.evrensel.net/yazi/71050/hanedan-harem-ve-istibdat? Başlık sözcükleri, iktidar sözcülerinin söylemiyle uyumlu olarak seçildi! Burjuva yönetimin günümüz temsilcilerinin iktisadi-politik ve ideolojik konumlanması ve davranışına uygundurlar. Ülke ve tüm uluslardan halk kitleleri, kimin kendi durumundan ne anladığından bağımsız olarak, istibdat yönetimi altında. Adına demokrasi dedikleri siyasal yönetim, halk üzerinde despotizm bir yana, burjuvazinin tüm kesimleri için dahi hak ve olanak eşitliği anlamı içermiyor. Burjuva iktidarı, siyasal zorbalık politikasında yasa, anayasa, hukuk kavramlarını, sadece bir aldatmaca olarak işlev gördükleri sürece, “kabulleniyor”. Anayasa Mahkemesinin “iletişim özgürlüğü” üzerine bir açıklaması karşısında alınan tutumda açıklık kazandığı üzere, Recep Erdoğan Hükümeti için, kurumsal “saygınlık”, ancak..]]> Thu, 10 Apr 2014 00:16:36 +0400 Rant, Rabia, Hanedan https://www.evrensel.net/yazi/70989/rant-rabia-hanedan https://www.evrensel.net/yazi/70989/rant-rabia-hanedan? Seçimler, düzen sözcülerinin propagandasının da etkisiyle halk kitleleri tarafından da önemseniyor. Kitleler, mevcut bilinç düzeyleriyle bağlı olarak ve pratikteki politikalarıyla kendilerine yakın gördüklerine; kendilerini temsil edeceklerine “inandıkları” partilere ve politikalarına oy veriyorlar. Gerçek bir temsiliyete uygun düşüp düşmediğinden bağımsız olarak mevcut durum böyle. Bu “gerçekliği” içinde, 30 Mart 2014 seçimleri oy hesabına göre, en çok oyu AKP aldı. Hilesi, yasakları, psikolojik terörü, satın alma pazarları, devlet kurumlarının seferberliği vb. gibi birçok şeyden söz edilebilir. Halkın çeşitli kesimleriyle hâlâ etkisi altında olmaya ve desteklemeye devam ettiği diğer sistem partileri de küçümsenemez oranda oy aldılar. İstanbul, İzmit, İzmir, Bursa, Gaziantep, Adana gibi iş&c..]]> Thu, 03 Apr 2014 00:10:33 +0400 Tarihin çöplükleri zorbalarla dolu https://www.evrensel.net/yazi/70933/tarihin-coplukleri-zorbalarla-dolu https://www.evrensel.net/yazi/70933/tarihin-coplukleri-zorbalarla-dolu? Güncel dünyada, şu son birkaç yıl ve özellikle de son birkaç ayda Türkiye’de yaşananlara benzer şeylerin yaşandığı bir başka ülke var mı, bizim takip edebildiğimiz kadarıyla olumlu yanıt vermek pek mümkün görünmüyor. Bizde yaşananların ne gibi bir ayırıcı özelliği var diye sorulabilir. Bir kere sadece zorbalık hakim ve belli bir kesim tarafından alkışlanan bir durumla sınırlı değil. Özellikle Büyük Haziran Direnişi’nin psikolojik-siyasal baskısıyla dengesizliği daha da belirgin hale gelen Başbakan ve hükümetinin izlediği politika, içeride ve dışarıda savaşçı ve saldırgan; muhalifleri ve kendisinin politikalarına uzak duran dahası karşı çıkanları düşman; yandaşlarını ise iktidar nimetlerinden aldıkları pay üzerinden satın alınmış ya da yedeklenmiş “takipçi sürü“ olarak karşı karşıya getirmeye uyarlı bir politika olara..]]> Thu, 27 Mar 2014 00:09:53 +0400 Erdoğan AKP'sinin 'davası'! https://www.evrensel.net/yazi/70877/erdogan-akpsinin-davasi https://www.evrensel.net/yazi/70877/erdogan-akpsinin-davasi? Kanal 7 ve Ülke TV’nin İskele Sancak programına katılan Başbakan, anlamamakta ısrarlı reformist beklenticilerin‚ gafletini yüzlerine vuracak şekilde açık konuştu: “Tehditler, şunlar, bunlar benim için hepsi hikaye. Ben ta baştan beri söyledim, … Kefeni giyerek yola çıkmış bir insanım. Benimle beraber bu işe soyunmuş arkadaşlarım, kardeşlerim var. Biz burada gereği neyse bunu yapacağız.” Erdoğan, “Kefeni giyerek yola çıktığını” ve “Dava arkadaşlarıyla birlikte bu yolda yürüdüklerini” ilk kez açıklamıyor. Daha önceleri de birçok kez bu ifadeleri kullandı. Bülent Arınç da bir seferinde “Biz gitmek için gelmedik” demişti. Ortaya koydukları performansın bu amaç ve kararlılığa uygun olduğunu görmeyen herhangi siyaset insanı, ahmaklıkla malul sayılmalıdır. Muhaliflerine karşı savaşçı bu “kararlılık&rd..]]> Thu, 20 Mar 2014 00:12:59 +0400 Ukrayna'nın tuttuğu ayna! https://www.evrensel.net/yazi/70758/ukraynanin-tuttugu-ayna https://www.evrensel.net/yazi/70758/ukraynanin-tuttugu-ayna? Ukrayna’daki gelişmeler ile ilgili olarak “Batı” ve Türk basınında sadece bol miktarda üretilmiş yalan yer almıyor. Yapılan yorumların çoğu, ülkenin tarihine ve politik gelişmelere ilişkin cehaleti de olanca çeşitliliğiyle sergiliyor. Yalan ve çarpıtmaya dayalı bu tür haber ve yorumların yabancısı değiliz. Irak’ın işgal edilmesi, Afganistan’a emperyalist “koalisyon” ordularının çıkışı, Libya’nın bombalanarak yönetiminin yıkımı ve yağmaya açılması, Suriye’de devam etmekte olan lejyoner çeteleri aracılığıyla savaşta da aynı durum(lar) yaşandı. ABD ve Avrupalı emperyalistlerin, Vatikan’daki Hristiyanlık merkeziyle birlikte kışkırtıp sürüklediği “insan hakları, özgürlük vb” kamuflajlı politika, dünya hakimiyetine yönelik tekelci stratejinin bir yansımasıdır. Mevcut ve olası rakipleri etki alanlarında güç..]]> Thu, 06 Mar 2014 10:04:06 +0400 Kapitalizm ve devletinin resmidir! https://www.evrensel.net/yazi/70701/kapitalizm-ve-devletinin-resmidir https://www.evrensel.net/yazi/70701/kapitalizm-ve-devletinin-resmidir? İktidar kavgaları günümüzde artık çok daha alenidir! Hem karşıt sınıflar açısından, hem de kapitalistlerin ‘ulusal’ ve uluslararası rekabetinin ürünü bölüşüm ve hakim olma amaçlı iç kavgaları açısından durum böyle. Birkaç aydan beri yaşanan siyasal-hukuki ve iktisadi gelişmelerin görünen ve dolaylı tüm yönleri bu gelişmeyi tereddüt edilmeyecek şekilde ortaya koyuyor. Sadece bizim ülkemiz açısından da değil, olaylı, çatışmalı, gerilimli, siyasal ve iktisadi-sosyal kaygıların yoğunlaştığı bütün ülkeler ve bölgeler açısından bu kolaylıkla söylenebilir. Siyasal ve iktisadi gelişme ve kavgaların bu denli aleni olmasının etkenlerinden biri de bilim ve teknikteki gelişmelerdir. Bilim ve teknikteki gelişmeler sermayeye, sadece artı değeri artırma kolaylığı sağlamıyor. Baskı altında tuttuğu sınıf ve kesimlere kar..]]> Thu, 27 Feb 2014 00:09:31 +0400 Arsızlığın prim yüzdesi https://www.evrensel.net/yazi/70641/arsizligin-prim-yuzdesi https://www.evrensel.net/yazi/70641/arsizligin-prim-yuzdesi? Arsızlık bir olumsuzluk ifadesidir. Primi olur mu, oluyor. Şimdiki zamanlarda hem de en yüksek yüzdeden! İktidar mevzilerini koruma kaygısına düşen sermaye temsilcileri birbirleriyle yalan yarışındalar. Yalan makinesi Goebbels’in yeteneği bu kadar var mıydı, bilebilecek durumda olmasak da, bugünkülerin gelişen teknik olanaklarla birlikte onu ve Nazi propagandasını yaya bıraktıkları söylenebilir. Devlet olanaklarını kullanarak ülke kaynaklarını yağmalıyor, ama kürsülere çıkıp, “Hizmet etmeye devam edeceğim… Önemli bir dönemden geçiyoruz…” diye nutuk atabiliyorlar. Burjuva muhaliflerini değil sadece, çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi için mücadele edenleri de “ihanetle”, “komploculukla” suçlayacak kadar da pervasızdırlar. Ülkenin tüm kaynaklarını emperyalistlere peşkeş çekip, ülke topraklarını onların a..]]> Thu, 20 Feb 2014 01:09:11 +0400 'Paket'lenerek verilmez https://www.evrensel.net/yazi/70521/paketlenerek-verilmez https://www.evrensel.net/yazi/70521/paketlenerek-verilmez? Başbakan Erdoğan, “yeni bir demokratikleşme paketi açılacağı”nı açıkladı. İktidar mevzilerinin ve rant alanlarının paylaşım kavgasıyla oluşan karanlık tablonun artırdığı yıpranmışlık ve güç kaybını “durdurma” amacına bağlı olduğu açık olan bu “paket”in de önceki paketler gibi, talepler ve haklar yönünden herhangi bir ilerleme içermeyeceği ve sağlamayacağı, daha başından açıklık kazanmış görünüyor. “Yeni paket”in gündeme gelmesinin asıl etkeni Fethullah Cemaati-Hareketi ile içine düşülen güç kavgası olduğundan, bu paketle hem “Cemaat” örgütlenmesine karşı mevzilerini artırma ve sağlamlaştırma, hem de otoriter güç dayatma politikalarından bıkkınlık duyan kesimlerin bir ölçüde de olsa “rahatlatılması” sağlanarak, seçimlerde yedeklenmeleri hedefleniyor. Yani b..]]> Thu, 06 Feb 2014 00:47:51 +0400 Demokratik haklar için mücadele ihtiyacı https://www.evrensel.net/yazi/70463/demokratik-haklar-icin-mucadele-ihtiyaci https://www.evrensel.net/yazi/70463/demokratik-haklar-icin-mucadele-ihtiyaci? Türkiye’nin “demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti” olduğuna dair anayasal ve yasal söylem ve iddianın gerçeklerle bağdaşmazlığı sadece pratik uygulamalarla değil, Hükümet ve partisinin söylem ve yeni düzenlemeler politikasının içeriği tarafından da kanıtlanmış bulunuyor. AKP ve Hükümeti, iddiası “herkes için geçerli olmak” olan kanunların kendisi için geçersizliğini ilan etmiştir! İçişleri ve Adalet Bakanlıkları bünyesinde, yargı ve “emniyet teşkilatı” üzerinde gerçekleştirilen “Erdoğanlaştırma” operasyonu bunu çok açık şekilde ortaya koymuştur. Parlamento, yasal bir sistem, seçimler ve “sivil” hükümetin varlığı bir demokratik sistem için yetersiz kalır(lar). Cunta parlamentolarını ve cuntacıların emri-fermanlarına uygun yüksek oranlı onama referandumlarına T&u..]]> Thu, 30 Jan 2014 00:15:58 +0400 'Erdoğan devleti' ve büyüyen tehdit https://www.evrensel.net/yazi/70404/erdogan-devleti-ve-buyuyen-tehdit https://www.evrensel.net/yazi/70404/erdogan-devleti-ve-buyuyen-tehdit? Devleti 12 yıldır AKP ile “Cemaat/Hizmet Hareketi” birlikte yönetiyorlar. Tüm kurumlarını ele geçirmiş, kendi militanları, din savaşçıları ve yandaşlarıyla yeniden harmanlayarak davalarına ve hedeflerine uygun yeniden şekillendirmişlerdi. İktidar mevzileri ve ülkenin rantiye şantiyesine dönüştürülmesiyle sağlanan arpalıktan pay kavgasında birbirlerine girdiklerinde şimdi devlet kurumları “tek elde”; Tayyip Erdoğan’ın hakimiyeti ve himayesinde yeniden şekillendiriliyor. Yasa, hukuk, hak, teamül, ahlak, halkın duygu ve düşünceleri, muhalefetin görüşleri, vs. vb. “hak getire!” Başbakanın sipahi ordusu elde kılıç,”piyadeleri biçip” baştan başa haraç keser gibi şirketleri dağıtıyor, bankaları iflasa sürüklüyor, paraları kutulara doldurup gizlemeyi hak gösteren fetvalarla yandaş sermayenin etki alanlarını genişletmek &uu..]]> Thu, 23 Jan 2014 00:19:06 +0400 Darbecilik ve iş birlikçilik https://www.evrensel.net/yazi/70346/darbecilik-ve-is-birlikcilik https://www.evrensel.net/yazi/70346/darbecilik-ve-is-birlikcilik? Erdoğan başta olmak üzere Hükümet ve AKP sözcüleriyle yandaş basın güruhunun söylemine bakılırsa, ortalık darbeci ve iş birlikçi kaynıyor! Örneğin yolsuzluk, rüşvet ve “irtikap” suçlamalarıyla Bilal Erdoğan dahil Başbakan ve bakanlarından bazılarının -ki bir kısmı istifa etmek zorunda kaldılar- kendileri ve hükümetin sağladığı belirtilen olanaklarla trilyoner olan bakan çocukları, yakınları ve bazı bürokratlarla kapitalist vurguncular hakkında yargılama isteyen savcılar, onları gözaltına alan polisler ve şefleri, burjuva muhalefet partilerinin yönetimleri, çeşitli basın-yayın organlarının yazar ve yorumcuları “iç ve dış komplonun piyonları”, hatta “vatan haini”dirler! Biz, devlet kurumları ve üst bürokrasisinde kimlerin dolaysız dış güçlerin iş birlikçisi ve casusu, onlar hesabına ülke kalkınmasını sabote ed..]]> Thu, 16 Jan 2014 00:51:25 +0400 2013; mücadelenin yükseldiği bir yıl https://www.evrensel.net/yazi/70280/2013-mucadelenin-yukseldigi-bir-yil https://www.evrensel.net/yazi/70280/2013-mucadelenin-yukseldigi-bir-yil? Takvim hesabıyla geride kalan yılın son iki haftasına İspanya, İtalya, Türkiye ve Yunanistan’da sermaye hükümetlerinin izledikleri baskı ve saldırı politikalarını protesto eylemleriyle girildi. İspanya’da gösteri, toplantı, yürüyüş hakkı ve alanlarını sınırlayan hükümet politikasına karşı, binlerce emekçi kadın ve erkek ve gençlik kitleleri parlamentonun merdivenlerine kadar ilerleyerek polisle çatıştılar. Gazeteler, İspanyol hükümetinin kitle eylemlerine karşı yeni saldırı ve etkisizleştirme araçları alacağını yazdılar. İtalya’da hükümetin ve AB kurumlarının “kemer sıkma”-işsizleştirme, daha fazla yoksullaştırma vb- politikası binlerce emekçi tarafından protesto edildi. Türkiye’de, KESK üyesi kamu ve özel sektör emekçileri 19 Aralık günü kitlesel grevlerle hükümet politikasını reddettiler. İsveç..]]> Thu, 09 Jan 2014 00:38:49 +0400 Pazar kavgasının kızıştığı bir yıl https://www.evrensel.net/yazi/70221/pazar-kavgasinin-kizistigi-bir-yil https://www.evrensel.net/yazi/70221/pazar-kavgasinin-kizistigi-bir-yil? Başlık, 2013 yılının en önemli özelliklerinden birinin ifadesidir. Diğeri, emekçilerin ve ezilen halkların yükselen mücadelesidir ve makalemizin devamında konu edilecektir. ABD’nin, Ortadoğu-Kuzey Afrika “Projesi” ile hedefledikleri “giz” değildi. 2001 eylülü, bu tehdit dolu nakaratın üst perdeden ilanına vesile oldu. “Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi”, “çıkar alanımız bütün dünyadır!” stratejik politikasının bölgeye uyarlanmış ifadesiydi. Uygulanması çok yönlü ve boyutluydu: işgal ve yıkımlar fazlasıyla kanıttır. Irak, Afganistan, Libya’da tarihten gelme birikim yağmalandı; alt yapı, kentleşme tahrip edildi, halkın farklı bölümleri arasına dinmek bilmez kan akıtmalarla, vahşi ve barbarca saldırı ve katliamlarla beslenen kin ekildi; birlikte yaşama olanaklarına büyük darbeler vuruldu; onlarca yıl geriye..]]> Thu, 02 Jan 2014 01:15:07 +0400 Rüşvet yolsuzluk bürokrasi https://www.evrensel.net/yazi/70154/rusvet-yolsuzluk-burokrasi https://www.evrensel.net/yazi/70154/rusvet-yolsuzluk-burokrasi? Bir banka müdürünün, banka kasaları dururken, evindeki ayakkabı kutularına 4.5 milyon lira gizleyip, yakalandığında da “O para İmam Hatiplere ait bağış parasıdır!” savunusuyla kendini kurtarmaya çalışması, bu sistemin işleyiş tarzı, yapısı, “ahlakı“ ve kültürü hakkında aydınlatıcı örneklerden birini oluşturuyor. Tamamlayanı, bir bakanın koluna, “altın-petrol tüccarı” ve kara para tezgahçısı olduğu açıklanan, 30 yaşında milyar dolarlarla oynayan kişi tarafından takılan 500 bin avroluk saattir. Eklenecek o denli çok örnek vardır ki, sıralamak tüm bir gazetenin sayfalarını doldurur da geçer. 1.5 milyar dolar aldığı söylenen kişi hiçbir sıkıntı duymadan, “Vermeyecek hesabım yok!” diye çalım atar. Ortaya milyar dolarlık rüşvet belgeleri dökülmüşken, rüşvet ve yolsuzlukla suçlanan Hükümet &uum..]]> Wed, 25 Dec 2013 00:17:09 +0400 'Bölen Madiba', 'Birleştiren Mandela'! https://www.evrensel.net/yazi/70092/bolen-madiba-birlestiren-mandela https://www.evrensel.net/yazi/70092/bolen-madiba-birlestiren-mandela? Mandela’nın ölümü üzerine yazılan makalelerin çoğunluğu, onun “bölen olmayıp birleştirici bir rol oynamakla büyük bir tarihsel kişilik haline geldiği” temasını öne çıkardı. “Siyah ırk”ın, azınlık “beyaz yönetim”e tabi tutulduğu ırkçı baskı sistemine karşı mücadele içinde önemli bir yer tuttuğu ve ömrünün 27 yılını zindanlarda geçirdiği için, halkının “Madiba”sı olarak kucaklanan Mandela’nın cenaze törenine, Obama’nın yanı sıra eski başkanların, yardımcılarının; İngiliz kraliyet ailesi temsilcisinin katılmanın yanı sıra Bushların İngiliz finosu Blair’in de hazır bulunması, toplamda 93 devlet ve hükümet yönetimleri tarafından övgü dolu sözlerle “uğurlanması”; bunların tümü “onun birleştirici kişiliği ve rolü” ile ilişkilendirildi. ..]]> Thu, 19 Dec 2013 00:48:10 +0400 'Elveda Lenin' mi? https://www.evrensel.net/yazi/70029/elveda-lenin-mi https://www.evrensel.net/yazi/70029/elveda-lenin-mi? Gazetelerin bir kısmı böyle başlık attı: “Heykel gitti, Lenin bitti!” Türk sermaye gazetelerinin magazinci köşe yazarları dahil, sözüm ona ciddi yorumcu-analist geçinenlerinden bazıları da “Ukrayna’da yeni bir Turuncu Devrim ihtimali” (!) tiratlarına katıldılar. Ajansların geçtiği, “Ukrayna’nın başkenti Kiev’in merkezindeki kırmızı granitten yapılan Lenin heykelini yıkan eylemciler” haberi heyecanlandırmıştı onları. Hükümet muhalifi oldukları söylenen bir “grup, kırmızı granitten heykele merdiven yardımıyla” çıkmış, heykeli “halatla aşağıdan çekerek” düşürmüştü. Eylemciler “Ukrayna milli marşını” okuyarak “ balyoz ve çekiçlerle Lenin heykelini parçalamışlar”; “pek çok kişi, heykelden hatıra parçası almak için” birbiriyle yarışmış, bir üni..]]> Thu, 12 Dec 2013 00:24:40 +0400 Kadına şiddet, erkeğe kölelik üreten ilişkiler sistemi https://www.evrensel.net/yazi/69920/kadina-siddet-erkege-kolelik-ureten-iliskiler-sistemi https://www.evrensel.net/yazi/69920/kadina-siddet-erkege-kolelik-ureten-iliskiler-sistemi? Kadına Şiddeti Protesto Günü” dolayısıyla yoğunluk kazanan kadın etkinlikleri, kadın sorununu hükümetlerin, siyasal parti ve örgütlerin, sendikaların gündemine ne kadar taşıdı, ya da taşıyabildi, kesin bir şey söylemek mümkün değil. Kadın sorununun sınıflı toplumların ortaya çıkmasıyla insan soyunun bütün çağlarına eşlik etmesi, onun kadın-erkek ilişkisi ile sınırlı bir çerçevede algılanmasına da yol açmıştır. Günümüzde de kadın sorunu dendiğinde, erkek şiddetine uğrayanlar başta olmak üzere, “Sorunun farkında olanlar”ın aklına ilkin ve hemen bu ilişki gelir. Bu ilişki ile sınırlı tutulduğunda da, “erkek kaynaklı” sorunlardan bazılarında bir ölçüde iyileştirmenin yol ve yöntemleri bulunabilir ve örneğin erkeğin kadına şiddetine karşı yasal-hukuksal yaptırımlar vb. sağlanabilir. Ama sorun yine de ortada kalır. Mo..]]> Thu, 28 Nov 2013 00:46:09 +0400 Ne 'baki ne de kaadir'ler! https://www.evrensel.net/yazi/69808/ne-baki-ne-de-kaadirler https://www.evrensel.net/yazi/69808/ne-baki-ne-de-kaadirler? Herhangi bir gücün kalıcılığı/ebedi oluşu ve her şeyi tayin edişine dair vaaz, insanın (toplumsal insan) kendi kaderini; bugününü ve geleceğini belirlemek; insana yaraşır bir yaşama sahip olmak için başvuracağı kendi eylemi ve onun düşüncesini boğmayı amaç edinmiştir. “Baki” ve “Kaadir” sözcükleri en çok da bugünün hükümeti türünden otoriter, mutlakçı-otokratik iktidar güçleri tarafından kullanılır. AKP’nin kendiyle 2071 “hedefi” arasında kurduğu ilişki, Osmanlı özentileri, “İslam’ın yeni yıldızı” öykünmeleri ve masalları, biraz da buna atıfla kurgulanmıştır. Ama nafile, toplumsal değişim silahlarını kuşanmış hükümet ve partisinin karşısına dikilmiştir. Hani bir söz var: İşte tarih, işte ayna! Her ölümlü gibi “gidici”, gidici olmasına da, bu iktidarın ..]]> Thu, 14 Nov 2013 07:26:09 +0400 Erdoğan demiş ki! https://www.evrensel.net/yazi/69747/erdogan-demis-ki https://www.evrensel.net/yazi/69747/erdogan-demis-ki? Başbakan Erdoğan, partisinin Kızılcahamam’daki toplantısında yine esip gürlemiş ve hedefe koyduğu kişi, grup ve partileri küfrün bin türüyle haklarken, başka şeylerin yanı sıra, “.. Yani alçakların, şerefsizlerin cesareti kadar namusluların eğer cesareti olmazsa, o zaman kaybederiz. Bunu hiçbir zaman unutmayacağız. ..” diye haykırarak, “Rüzgarın esmesini bekleyerek hiçbir şey olmaz. Ortaya çıkan her sorunu anında sahiplenmek, çözmek, müdahale etmek zorundayız. Bu coğrafyada öyle medeniyetler inşa edildi ki, tarih böyle bir mimari, estetik ve incelik görmedi. Rehavet, gevşeme, ihmal, özellikle de korkaklık tüm kazanımları bir anda kül edebilir. Hepimiz hak, hukuk, demokrasi için cesur olacağız.” dedi. Her ne kadar, düşman olarak gördüğünü saklamadığı İ. İnönü’nün bir sözünü değiştir..]]> Thu, 07 Nov 2013 09:00:46 +0400 HDP ve karşı harekat https://www.evrensel.net/yazi/69689/hdp-ve-karsi-harekat https://www.evrensel.net/yazi/69689/hdp-ve-karsi-harekat? Halkların Demokratik Partisi”nin kuruluşunun gündeme gelmesi ve kuruluşunu ilan etmesi üzerine başlıca iki tutum dikkat çekici şekilde açığa vurulmuştur. İlki, Türkiye’nin baskı gören, sömürülen, sınıfsal, etnik, inançsal ve ‘cinsiyetçi’ baskıların hedefinde olan on milyonlarca emekçinin ve onların genç kuşaklarının şu ya da bu kadarıyla da olsa mücadele ve örgütlenme pratiğiyle yüz yüze gelmiş olanlarının tutumudur. Bunların çok büyük kesimi bu oluşumu, bütün sömürülen ve ezilenlerin dünya kapitalizminin ürünü olan sömürü, savaş, baskı ve hak yoksunluğuna karşı mücadelede mevzisi, özgürlük ve demokrasinin elde edilmesi için gerekliliği mutlak olan mücadele birliğinin yeni katılımlarla genişleyecek bir örgütü olarak görüp sevin..]]> Thu, 31 Oct 2013 09:37:15 +0400 Vo Nguyan Giap https://www.evrensel.net/yazi/69577/vo-nguyan-giap https://www.evrensel.net/yazi/69577/vo-nguyan-giap? Gazeteler yazdı, ajanslar haber geçtiler: “Dünyanın en ünlü komünist devrimcilerinden biri olarak nitelenen, Vietnamlı efsanevi Komutan General Vo Nguyen Giap, yüz binlerce Vietnamlı’nın katıldığı cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı. Geçen hafta hayatını kaybeden 102 yaşındaki Giap için başkent Hano’de düzenlenen devlet törenine katılan Vietnamlılar yaklaşık 40 kilometrelik ‘sevgi seli’ oluşturdu ve efsanevi liderleri için ‘Çok yaşa Vo Nguyen Giap’ sloganları atarak gözyaşı döktü. Giap, Ho Şi Min’den sonra Vietnam’da en saygın isim olarak kabul ediliyor.” Bu cümleler ve aşağıdaki fotoğraf Hürriyet’te de yayımlandı. Adı, Vietnam Ulusal Kurtuluş Savaşı’yla, Vietnam halkının antiemperyalist büyük yurtsever savaşıyla birlikte anılan bir kurtuluşçu idi Nguyan Giap. Vietnam Ulusal Kurtuluş Sava..]]> Thu, 17 Oct 2013 12:01:44 +0400 Gül ve medeniyetler çatışması uyarısı https://www.evrensel.net/yazi/69530/gul-ve-medeniyetler-catismasi-uyarisi https://www.evrensel.net/yazi/69530/gul-ve-medeniyetler-catismasi-uyarisi? Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün İstanbul Forumu toplantılarından birinde yaptığı açış konuşması, bazı gazeteci-yazarlar tarafından Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu “vahim bir ‘medeniyet içi çatışma’ tehlikesi”ne “ciddi ve sorumlu bir dikkat çekme” olarak değerlendirildi. “Uyarıda bulunan”, devletin “zirvesi”ndekilerden biri olunca, “tehlike uyarısı”nın anlamının da büyüdüğü anlaşılıyor. Ama böyle düşünen ve vazeden yazarlar-örnek olsun Murat Yetkin- “medeniyet içi çatışma” tehlikesinin büyümesi ile sorumluları arasında A.Gül’ün de bulunduğu devlet ve hükümet yönetiminin politikaları arasındaki ilişkinin üzerinden atlamayı da ihmal etmiyorlar. Cumhurbaşkanı Gül, “iki senaryo”dan söz ederek özetle şöyle diyo..]]> Thu, 10 Oct 2013 06:00:16 +0400 Paket demokrasisi! https://www.evrensel.net/yazi/69463/paket-demokrasisi https://www.evrensel.net/yazi/69463/paket-demokrasisi? Hükümetlerin, halkın belirli taleplerini gözetirmiş gibi yaparak, sermaye sistemini makyajlayan “paket”ler açmaları yeni bir uygulama değil. Ama AKP Hükümetinin “açılım” paketleriyle tüm eskileri geride bıraktığı söylenebilir. O, kendinden önceki sermaye hükümetlerini kara propaganda ve yalanı “yönetim sanatı”nın en önemli unsurlarından biri haline getirme konusunda da aşmıştır. Uzun süredir propaganda ettiği ve yalakalarının “devrim” diye yansıttıkları 30 Eylül 2013 tarihli “Erdoğan Nutku”yla duyurulan “Demokrasi Paketi”nden çıkanın, işçi sınıfı ve emekçilerin sosyal-ekonomik ve politik istemleri; Kürtlerin talepleri ve Alevi inançlı milyonların beklentileri ile karşıtlık oluşturması bu bakımdan şaşırtıcı olmamalıdır. Bu paketteki “demokrasi”nin ne olup olmadığı üzerine bir&ccedi..]]> Thu, 03 Oct 2013 11:08:27 +0400 Düzenin liberal kozmetiği ve devrimci tutum https://www.evrensel.net/yazi/69014/duzenin-liberal-kozmetigi-ve-devrimci-tutum https://www.evrensel.net/yazi/69014/duzenin-liberal-kozmetigi-ve-devrimci-tutum? Liberaller “eleştirel”dirler! Sağlı- “sol”lu eleştirinin liberalcesini de eklersek, liberal eleştirinin sahası daha da genişler. Hükümet ve devlet(ler)in baskıcı politikalarını, sermaye partilerinin kimi politikalarını, “sivil toplum örgütleri”diye payelendirilen çeşitli kuruluşların tutumlarını eleştirmekten “çekinmez”ler! Ama eleştiri var, eleştiri var: Liberal eleştiri düzen için kozmetik işlevine sahiptir. Liberal eleştirinin en sivri ucu sınıf mücadelesi düşüncesi ve pratiğine yönelmiştir. Sınıf farklılıkları ve çıkar çatışmasına dikkat çekilmesine, sömürülen ve sınıf hakimiyeti altında tutulan sınıfların ve kesimlerin bundan kurtuluş için mücadele gerekliliğine, bunun kaçınılmazlığına ve gerektirdiği devrimci sınıf tutumuna işaret ve ısrara eleştirileri “kararlı-uzlaşmaz ve sistemli”dir. Kapit..]]> Wed, 25 Sep 2013 17:20:19 +0400 İktidar, baskı ve propaganda https://www.evrensel.net/yazi/68337/iktidar-baski-ve-propaganda https://www.evrensel.net/yazi/68337/iktidar-baski-ve-propaganda? AKP Hükümeti iki en önemli iktidar aracını- silahı da denebilir- çok etkin tarzda kullanıyor. Bütün burjuva ve burjuva öncesi iktidar biçimlerinden devşirilmiş bir deneyimin üzerine oturduğundan kuşku duymamak gerekir. Uluslararası ve iç uzmanlarının yönlendirici çalışmalarıyla oluşturdukları projelerini iktisadi, sosyal, siyasal ve kültürel tüm alanlarda katı bir “ilkecilik” ile uyguluyor. Baskı, görünür polisiye-siyasal ve “mahalle baskısı” türünden sosyal-kültürel ve psikolojik biçimleriyle tüm yaşam alanlarının üstüne tüm ağırlığıyla çökmüş durumda. Yalan, amaç için her şey mübahtır anlayışına uygun olarak baskıyı hem daha etkili kılmak hem de yokmuş gibi göstermenin etkili ve sınır tanımaz bir yöntemi olarak benimsenmiş durumda. AKP-ve cemaat ortaklığı “bir d..]]> Thu, 19 Sep 2013 15:47:56 +0400 Eylül sendromu! https://www.evrensel.net/yazi/65574/eylul-sendromu https://www.evrensel.net/yazi/65574/eylul-sendromu? “Eylül sıcak geçecek”; “Eylül’de olay çıkaranları şimdiden uyarıyoruz, güvenlik güçlerimiz onlara hadlerini bildirecekler”; “Edindiğimiz istihbari bilgilere göre Eylül’de kışkırtmalar sonucu büyük olaylar çıkarılmaya çalışılacak!” Bu nakaratı en çok hükümet cephesinin sözcüleri yineliyorlar. “Sıcak Eylül” üzerine bu söylemin Büyük Haziran Direnişi sonrasında yoğunlaşması tesadüfi değil elbette. Direniş, başka sonuçlarının yanı sıra hükümet cephesinde panik ve korkuya da yol açtı. Karşılığı polis vahşeti ve ona eşlik eden, atış şefliğini yine Erdoğan’ın yaptığı karalama ve etkisizleştirme ile birlikte bazı savcı ve yargıçların “gizli örgüt” suçlamalarıyla karakollardan zindanlara yol döşemeleri oldu. Şiddeti yoğunlaştırma ve ka..]]> Wed, 21 Aug 2013 17:00:12 +0400 Statükocu olan kim? https://www.evrensel.net/yazi/64985/statukocu-olan-kim https://www.evrensel.net/yazi/64985/statukocu-olan-kim? “Eğitim Politikaları Araştırma Merkezi”nde görevli Ufuk Coşkun, hükümetin, TMMOB (Türkiye Mimar-Mühendis Odaları Birliğine karşı giriştiği saldırıyı savunurken, “sivil toplum örgütleri” üzerine tartışmayı, ilgi çekiciliğini de düşünerek olmalı, “insan hakları savunuculuğu” ile ilişkilendirerek şöyle yazdı: “Her şeyden evvel gerek meslek örgütlerin kuruluş amaçları ve gerekse demokrasiye karşı geliştirdikleri tutum ve tavırlar dikkate alındığında bu tür kuruluşların bir “sivil” örgüt olmaktan daha çok statükonun korunmasına hizmet ettiği görülmektedir. Bilindiği gibi meslek örgütleri Tek Parti Dönemi’nin ve 1961 Anayasası’nın getirdiği vesayetçi düzenin ve yönetim yaklaşımının bir uzantısıdır.” Bay Coşkun’a göre, bu “mesleki örgütler vesayet s..]]> Thu, 15 Aug 2013 07:59:49 +0400 Vesayet ticareti! https://www.evrensel.net/yazi/64268/vesayet-ticareti https://www.evrensel.net/yazi/64268/vesayet-ticareti? Bir vesayet tellallığıdır gidiyor. Varsa yoksa vesayet! Tek yanlı, sadece asker süngüsüne kurulmuş. JİTEM'i, özel kuvvetleri, kontrayı gizleyen, askeri-sivil bürokratik mengeneyi aklamaya ayarlı. Baştan ayağa silahla techiz edilmiş; sivil ve silahlı güçleriyle, yargı sistemi, zindanları ve hilebaz propaganda aygıtlarıyla iş başındaki o “komite”, işçi sınıfı ve tüm emekçilere karşı her türden baskıcı ve zorba icraatını pervasızca sürdürüyorken, “vesayete son verdik” nakaratı ancak kanın, cinayetin, işkencenin, emekgücü gaspı ve yaşam hakkı ve alanı talanının karanlık örtüsü işlevi görebilir. Söz, gösteri ve örgütlenme hakkı siyasal iktidarın ve onun tahta kurulmuş Osmanlı sultanı havasındaki başyöneticisinin “iki dudağı arasından çıkacak söz”e bağlanmışken, askeri vesayeti en iyi temsil eden 12 Eylül f..]]> Thu, 08 Aug 2013 12:38:35 +0400 Yayınlarımız ve direniş https://www.evrensel.net/yazi/63624/yayinlarimiz-ve-direnis https://www.evrensel.net/yazi/63624/yayinlarimiz-ve-direnis? 2013 Haziran direnişi üzerine Evrensel gazetesi, Evrensel Kültür, Özgürlük Dünyası ve Tîroj başta olmak üzere yayın organlarımızda çok sayıda makale ve röportaj yer aldı. Bu “doğal”dı, çünkü söz konusu olan Türkiye tarihinin en yığınsal katılımlı ve uzun süreli halk eylemiydi. Bu değerlendirmelerde öne çıkan birkaç başlık özellikle önem taşımaktadır. Bunları çok özet olarak şöyle sıralayabiliriz: A-) Siyasal mücadelenin sorunları, iktisadi-sosyal koşul ve etkenlerden soyutlanamazlar. Kapitalizme ve burjuva diktatörlüğüne karşı mücadelenin barışçıl, savaşçı, yasal, yasal olmayan, parlamenter ve şiddete dayanan çok çeşitli biçimler alarak, ama hemen her durumda sömüren ve sömürülen sınıf(lar) arasındaki güç ilişkilerini ve sömürül..]]> Wed, 31 Jul 2013 18:16:06 +0400 Kürt Konferansı ve yeni süreç https://www.evrensel.net/yazi/63318/kurt-konferansi-ve-yeni-surec https://www.evrensel.net/yazi/63318/kurt-konferansi-ve-yeni-surec? Resmi sonuç bildirgesindeki ifadesi ile “Kürt ulusal kongresinin yapılmasına yönelik ilk adım”ı “22 Temmuz 2013 tarihinde Federal Kürdistan Bölge Başkanlığı ofisinde Kürdista’’ın dört parçasından toplam 39 siyasi çevrenin katılımıyla gerçekleştiril”en Kürt konferansı, 21.yüzyılın ilk çeyreğindeki önemli gelişmelerden biri olma özelliği taşıyor. Emperyalist dünya gericiliğine karşı ulusların özgürlüğü ve her bir ulusun kendi kaderini serbestçe tayin sorununa dönüşen ulusal sorun, Kürtler açısından yüzyıla yakın süredir çözümsüzdü. Son on yıllar, çözümsüzlüğü nedeniyle büyük acılara neden olan bu sorunun da önemli unsurlarından birini oluşturduğu gelişmelere sahne oldu. Irak’taki Kürt Konferansı ve yapılacak olan Kongresi..]]> Sun, 28 Jul 2013 16:51:28 +0400 Bu şiddet bu korku https://www.evrensel.net/yazi/62278/bu-siddet-bu-korku https://www.evrensel.net/yazi/62278/bu-siddet-bu-korku? Gideceğinizin, “vakt erişti” denmeye doğru yönelişin resmidir. Şiddetiniz, korkunuz artıkça arttığına göre, gidişatın nereye olduğunu da görmüşsünüzdür! Güç denemesinin kritik zamanları olduğu söylenir. “Orantısız güç!” diye laubali bir lisanla anlaşılmaz kılınan vahşi saldırılara destek olup, “kahramanlık” payesiyle, o da yetmez deyip “24 maaş tutarında ikramiye” ile taltif ettiğiniz şiddeti, karabasan gibi toplumun üzerine boca ettiğinize göre, ince ayar taktik politikaların da hükmü azalmaya başladı demektir. Bütün “görüntüler” buna işaret ediyor. Demokrasi adına demokrasizlik hakim. “Sandık” diye işaretle, kapalı kutulara atılan kağıtlara sıkıştırmaya çalıştığınız halk iradesinin önünü seçim yasaları, barajlar, yasaklar, hazineden trilyonlar, emre ve mülke amade ..]]> Wed, 17 Jul 2013 17:19:10 +0400 Dikta ve sandık https://www.evrensel.net/yazi/61757/dikta-ve-sandik https://www.evrensel.net/yazi/61757/dikta-ve-sandik? Köle sahipleri için köle herhangi bir eşyadan farksızdı. Sahip ihtiyacı neyi gerektirirse o yönde kullanılan, öldürülebilir olan, hiçbir iradesi ve hakkı bulunmayan bir “eşya”! Feodal bey’in emrinde çalışan ‘serf’in toprakla birlikte alınır-satılır bir “nesne” olarak görülmesi, bir adım daha ileri sayılabilir gelişme oldu. Burjuvanın-kapitalistin ücretli “kölesi”nin öncekilerden farkı, bütün ilişkisel bağımlılıkları saklı olmak üzere, emek gücünü belirli bir değer karşılığı satma “özgürlüğü”ne sahip olmasıydı. Genel oy hakkı toplumsal gelişmenin belirli bir tarihsel aşamasına denk geldi, ve açık ki bir ilerleme idi. Önce belirli mülkiyet sahiplerine, soylulara, “asil”lere, ayrıcalıklı özel mülk sahiplerine, “seçkin”lere, “bilge kişi&..]]> Wed, 10 Jul 2013 12:09:14 +0400 Halk ile savaşan iktidar https://www.evrensel.net/yazi/61122/halk-ile-savasan-iktidar https://www.evrensel.net/yazi/61122/halk-ile-savasan-iktidar? Başbakan, “Millete Hizmet Yolunda” adını verdiği konuşmasında, “komplo” iddialarını yineleyerek, “Cumhuriyet tarihinin en parlak, her açıdan en başarılı sonuçların elde edildiği” bir zamanda, “umutların büyüdüğü, Türkiye’nin başarılarına başarılar eklediği, rekorların kırıldığı bir dönemde”, “çok büyük bir tertibin, çok büyük bir senaryonun “ uygulamaya konduğunu ileri sürerek, uyguladığı saldırı politikalarına karşı biriken halk tepkisini, bu “tertibin” bileşeni saymaya devam edeceğini gösterdi. Sorgulanamaz ve yıkılamaz gördüğü otokratik sultasının ideolojik-psikolojik savaş aygıtı, onlarca gazete ve televizyon kanalı da bu propagandayı inandırıcı kılmak için durmaksızın yeni delil üretmeye; yaşamlarının her alanına sızan bir baskı ve şiddet sarmalına direnmek için meydanlara çık..]]> Wed, 03 Jul 2013 13:28:36 +0400 Haziran direnişi, mümkünlük ve sorumluluk https://www.evrensel.net/yazi/60488/haziran-direnisi-mumkunluk-ve-sorumluluk https://www.evrensel.net/yazi/60488/haziran-direnisi-mumkunluk-ve-sorumluluk? 2013 Büyük Haziran direnişinin, işaret etmekle kalmayıp somut gereklilik olarak ortaya koyduğu ihtiyaçlardan biri de, güç ve eylem birliği içindeki kitlelerin ve onların bir kesimine denk düşen devrimci-sosyalist vb. parti, örgüt, grup ve çevrelerin güç ve eylem birliğinin önemi idi. İlki, ikincisinin toplumsal kaynağı-dayanağı; ikincisi ise ilkinin istikrarı, ileriye yürüyüşü, örgütlü şekillenişi için çok sayıdaki koşullardan biri işlevine de sahip bir sorumluluk sorununa da işaret eder. Birbirlerinden farklı siyasal kümelenmeler, örgütler ve partiler içinde örgütlü olanlarla birlikte kendilerini “bağımsız devrimci”(!)ler olarak adlandıranlar için de aslında her zaman duyulması gereken, ancak şimdi somut şekilde, kitle hareketi ve halkın talepleri için mücadelesinin adeta dayattığı öncelikl..]]> Wed, 26 Jun 2013 13:18:51 +0400 Direnişi büyütme ihtiyacı https://www.evrensel.net/yazi/59246/direnisi-buyutme-ihtiyaci https://www.evrensel.net/yazi/59246/direnisi-buyutme-ihtiyaci? Başbakan, yönettiği ülkenin halkını iç savaşa sürüklemekten kaçınmayacağını göstermiş bulunuyor. Polis ordusunun halka karşı sürdürdüğü vahşeti kastederek bizzat kendisi “Eğer bunu sertlik olarak algılıyorsanız üzgünüm ama Erdoğan değişmeyecek” sözleri ile bunu teyit ediyor. Ağzında eksik etmediği “demokrasi” vaazı, eli altında TOMA, gaz bombaları, polis ordusu ve sivil fanatik saldırganlar olan hükümet ve başı, halk iradesine saygısı ve inancı olmadığını, İstanbul ve Ankara’daki 11 Haziran vahşetiyle yeniden gösterdi. Fetih orduları komutanı rolünde polisi iki en büyük kentin meydanlarında kan dökücülüğe sürükleyen Erdoğan, halka karşı vahşeti kutsayıp kutlamaktan kaçınmadı. Hükümet-ve başı- milyonların büyük direnişini “yabancı ajanların işi” gösterecek kadar halka karşı ne..]]> Wed, 12 Jun 2013 10:55:16 +0400 Halkın direnişi ve çağrısı https://www.evrensel.net/yazi/58680/halkin-direnisi-ve-cagrisi https://www.evrensel.net/yazi/58680/halkin-direnisi-ve-cagrisi? Taksim’de başlayan halk direnişinin dalga dalga yayılarak Türkiye’nin hemen tüm kentlerini sarması, zulme isyan hareketlerinin tarihsel deneyimine yeni bir halka ekledi ve sınıflı toplumlarda başkaldırı ve devrimlerin kaçınılmazlığını bir kez daha kanıtlamış oldu. Türkiye emekçileri yok sayılmaya ve baskıyla susturulmaya karşı mücadelelerinde bir ilki gerçekleştirdiler! Direniş, yönetenlerin hiç beklemedikleri bir anda ve biçimde gerçekleşti ve yayıldı. Sermaye ve hükümetine karşı mücadele içinde olanlar, toplumsal mücadelenin tarihsel yasaları kapsamında öngörseler dahi, somut şekilde beklenilir görülmeyen bir başkaldırının içinde buldular kendilerini. Bu büyük halk direnişi kapsamı, yaygınlığı ve direngenlikteki ısrarı ile, umudun ve zafere gidişin insan kaynağına yeniden ve kalın alt çizgilerle işaret etti. Bu satırlar yazıldığında ge..]]> Wed, 05 Jun 2013 11:24:22 +0400 Daha güçlü güç birliği ihtiyacı https://www.evrensel.net/yazi/58160/daha-guclu-guc-birligi-ihtiyaci https://www.evrensel.net/yazi/58160/daha-guclu-guc-birligi-ihtiyaci? ‘Memleketin hali nedir?’ sorusuna yanıt vermek isteyen birinin, eğer nesnel gerçek(lik)lerden hareket ediyorsa, hem karşıt güçlerin birbirlerine karşı mücadelesinin örneklerini, hem de onların kendi içlerindeki güç birliği çabalarını daha net ve denebilir ki daha sık görebileceği bir dönemden geçiyoruz. İşçi grev ve gösterileri, “Barış ve Demokrasi Konferansları”, öğrenci, sanatçı, gazeteci eylemleri; Suriye’ye dış müdahale karşıtı direnişler bir yanda; hükümetin ve sermayenin ABD ile iş birliği içindeki iç ve dış girişimleri, kesintisiz polisiye saldırılar, hazırlanan yasa tasarılarıyla tahkim edilen gericilik diğer yanda. “Karşıtların birliği ve mücadelesi”nin toplum yaşamındaki ‘tezahürü’dür bunlar. Herhangi tekil olay ya da gelişme diğer tümünün yerine ikame edilerek gel..]]> Wed, 29 May 2013 11:25:17 +0400 Balibar ve Jameson'un 'Suriye devrimi' https://www.evrensel.net/yazi/57528/balibar-ve-jamesonun-suriye-devrimi https://www.evrensel.net/yazi/57528/balibar-ve-jamesonun-suriye-devrimi? Adları filozofluğa, ideologluğa çıkmış “üç adam” (Balibar, Jameson ve Ali), herkesi “Suriye devrimi” ile dayanışmaya, yönetime karşı savaşanların yanında saf tutmaya çağırdı! Bu “adam”lar, Türkiyeli “sol”, liberal sol, reformist, ve hatta kimi “sosyalist” yazar, politikacı, edebiyatçı vs. tarafından adları “çağın büyük fikir insanları” arasında yazılan, alıntılar yapılan, öykünülen birçok batılı ya da doğulu “kalem erbabı” arasında yer alıyorlar. “Sol” üzerine, solculuk üzerine, kapitalist emperyalizmin “deva bulmaz hastalıkları” üzerine çok sayıda makaleleri bulunuyor. Ama böylesi zamanlar, safların “billurlaştığı” zamanlar değil sadece, kargaşanın boy verdiği toz duman zamanlardır. Bu üç yazarın “Suriye Devrimi” ile dayanışma ç..]]> Wed, 22 May 2013 11:32:59 +0400 Reyhanlı ya da 'Cephe arkası' https://www.evrensel.net/yazi/56884/reyhanli-ya-da-cephe-arkasi https://www.evrensel.net/yazi/56884/reyhanli-ya-da-cephe-arkasi? Reyhanlı’daki katliamın, Türkiye hükümetinin, sermaye partileri ve “medyası”nın Suriye’ye karşı yürüttükleri savaşçı politikanın ürünü olduğu, gün geçtikçe daha açık ve anlaşılır olacak. Hükümetin dört bakanının, önceden hazır ve bekliyormuş gibi basına anında yaptıkları “Katiller belli ve yakalandı” açıklaması; Hürriyet, Milliyet, Sabah, Yeni Şafak gazetelerinin onların ağzından alarak manşete taşıdıkları başlıklar, Erdoğan ve Davutoğlu’nun “Cezasını misliyle vereceğiz” açıklamaları, hükümetin askeri ve psikolojik savaş politikasını açığa vuruyor. Erdoğan-Davutoğlu’nun aktif rol oynadıkları Suriye politikasının “Osmanlı’yı diriltme” cengaverliği ile bağı gizli değil. Suriye’de devam etmekte olan iç ve dış savaşın AKP hükümeti tarafından, Suudi gericiliğ..]]> Wed, 15 May 2013 09:06:13 +0400 Halkı halkla vurma taktiği https://www.evrensel.net/yazi/54436/halki-halkla-vurma-taktigi https://www.evrensel.net/yazi/54436/halki-halkla-vurma-taktigi? Sermaye partileri ve hükümetleri ile onların hizmetinde meslek icra eden sermaye aydınları için, var olan toplumsal “düzen”, eksiklikleri olsa bile, “demokratik” ve “barışçıl”dır! “Halk iradesinin ürünü”dür ve “Halkın istediği sistem”dir! Beklenti, halkın; işçi ve emekçilerin sermaye düzeniyle uyumu; “barışı”dır! Propaganda ve siyasi manevralarla iktisadi satın almaların yetmediği yerde zor devreye girer: polis, asker, korucu, özel kuvvetler, kontrgerilla vs. Halka layık gördükleri burjuva düzenini, halkın sistemi göstererek, ona karşı muhalefeti “halk iradesi karşıtlığı”; barış ve demokrasi karşıtlığı gösterirler. “Barış” ve “Kürt sorununda Çözüm”e de aynı zemin üzerinden aynı mantıkla yaklaşıyorlar. AKP’nin ve Erdoğan’ın “entelektü..]]> Wed, 17 Apr 2013 12:25:52 +0400 Lady, nasıl 'Demir' oldu? https://www.evrensel.net/yazi/53899/lady-nasil-demir-oldu https://www.evrensel.net/yazi/53899/lady-nasil-demir-oldu? Gazetelerde en fazla rağbet bulan başlık “İngiltere eski Başbakanlardan Margaret Thatcher’in ölümü ülkeyi yasa boğdu” şeklindeydi. “Ülkeyi yasa boğdu” sözcüklerinde büyük bir riyakarlık gizli olsa da, işin bu yanını geçerek, Margaret Thatcher’in “Demir Leydi” “unvan”ını nasıl ve neden aldığına bakalım: çünkü O, ne demir gövdeliydi, ne de demirden iradeye sahipti! Bütün hüneri, birkaç yüz grad aşağı olan T. Çiller gibi, uluslararası sermaye ve tekelci gericiliğin ihtiyaçlarına uygun bir politik çizgiyi, olanaklı olduğunca tavizsiz uygulamaktı. Tankın üzerine çıkıp, fetih harekatlarını kumanda eder pozları da eksik olmadı elbet. Ama, ona “Demir Kadın” adını uygun gören İngiliz-Amerikan menşeli yaygaracılık, asıl olarak, maden işçilerine karşı siyasal ve askeri savaş yü..]]> Wed, 10 Apr 2013 10:29:48 +0400 ABD 'Bayrak gösteriyor!' https://www.evrensel.net/yazi/53304/abd-bayrak-gosteriyor https://www.evrensel.net/yazi/53304/abd-bayrak-gosteriyor? Yeniden seçilmesinin ardından çıktığı ilk “yurt dışı” gezisinde, Telaviv’den “dünyaya seslenirken”, Obama, bir kez daha ilan etti: “İsrail ile ittifakımız ebedidir!” Tehdidin kapsam alanı Amerikan politikalarına mesafeli ‘Farsi- Arabi’ topraklarla sınırlı değildi. Enerji kaynakları ve değerli madenlerle stratejik önemi tüm 20. yüzyıl boyunca ve 21. yüzyılda da devam eden bölgenin korsan jandarmalığı mevziinden, “güvenilir müttefikler” İsrail ile, “yeni Osmanlı”cı Türk hükümetinin “sivri dilli” başını, “siyahi” koltuğu altında, ite-kaka öpüştürürken; İran’dan Rusya’ya, bölgenin en önemli karşı güçlerine de dirsek gösteriliyordu. Dünyanın hemen her tarafını “çıkar alanı” ilan ederek sürdürülen Ortadoğu, Afrika ve Asya poli..]]> Wed, 03 Apr 2013 10:56:35 +0400 Kör balta siyaseti! https://www.evrensel.net/yazi/52683/kor-balta-siyaseti https://www.evrensel.net/yazi/52683/kor-balta-siyaseti? “Kürt sorununda çözüm süreci” olarak ifade edilen, ve 21 Mart Diyarbakır Kürt Newrozunda bir araya gelmiş milyonların haykırışında bir kez daha dile gelen “çatışmasızlık” ve Kürt ulusal-demokratik taleplerinin kabulü istemi, özellikle A. Öcalan’ın ‘Beyanat-Mektup’la-buna yeni bir deklarasyon da denebilir- ilan edilen içerik üzerinden tartışılmaya devam ediyor. Bunda bir tuhaflık yok, tartışılacak elbette. “Tuhaflık”, bu tartışmalara, “sol”dan katılanların bir bölümünün, bazı ilerici aydınların tutumunda. “Mektup-deklarasyonun içeriği”nden hareketle kimi “İslam vurgusu”na, kimi “Ortadoğu-Kafkasya’ya yönelik Osmanlıcı ibareler”e; bazıları da sermaye temsilcilerinin açıklamalarına göndermede bulunup, kuşku yayıcılığı iş edinmiş durumdalar. Burjuva demokrasisinin k&oum..]]> Wed, 27 Mar 2013 11:14:33 +0400 Newroz ve 'barış'; Başkanlık ve demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/52109/newroz-ve-baris-baskanlik-ve-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/52109/newroz-ve-baris-baskanlik-ve-demokrasi? Diyarbakır/Amed Newroz’u, bir haftaya yayılan ve yüz binlerin coşkusuyla kutlanan 2013- 21 Mart Newroz Bayramı’nın zirvesi oluyor. 2013 Newrozu’nu öncekilerden ayıran başlıca özelliği ise, yaygın söyleyişle, “Barış girişimi ve çağrısı”nın, Öcalan-Devlet görüşmesinin içeriğiyle birlikte meydanlarda ilanına denk gelişi, vesile oluşudur. 2013 Newrozu “Barış Newrozu”; “Özgürlük yürüyüşünün zirvesi” olarak da tanımlanmıştır. Barış üzerine söylenenler ve barış çağrıları ise, “Çatışmaların son bulması ve silahların susturulması”yla daha güvenli ve Kürt-Türk genç kuşaklarının ölüp öldürmeksizin yaşayabilecekleri bir ülke beklentisinin dalga dalga yayılmasına yol açmıştır. Daha düne kadar, “barış”tan söz edenleri polis şiddetiyle susturmaya, y..]]> Wed, 20 Mar 2013 12:40:44 +0400 Millet 'Kaygı içinde' mi? https://www.evrensel.net/yazi/51472/millet-kaygi-icinde-mi https://www.evrensel.net/yazi/51472/millet-kaygi-icinde-mi? Kısa bir süre önce, Cumhurbaşkanı A. Gül ile görüşen K. Kılıçdaroğlu’ya ve yönetimindeki CHP’nin M. Esat Bozkurt’çu milletvekillerine bakılırsa, “millet kaygı içinde”! Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanına, “Türkiye Cumhuriyeti”nin binlerce yıllık birikimle zenginleşmiş aklı ve milletin derin irfanını acilen devreye sokmak mecburiyetindeyiz” dediğini açıkladı. Bu yaklaşım, dökülmekte olan bir politik kültür ve mantığın rivayetler ve zor üzerinden yeniden ikamesi amacıyla bağlıdır. Sadece politik açıdan değil, tarihsel-kültürel ve kurgusallaştırılmış devlet “aklı” açısından da sorunludur. İlkin, “kaygı içinde”ki “millet” hangisidir? Millet, bir avuç sömürücü asalak üst bürokrattan ve sermayedardan mı ibarettir? Millet, sınıflara, hatta bireylerine dek..]]> Wed, 13 Mar 2013 10:55:18 +0400 'Terör'den öteye kör devlet aklı https://www.evrensel.net/yazi/50823/terorden-oteye-kor-devlet-akli https://www.evrensel.net/yazi/50823/terorden-oteye-kor-devlet-akli? Genelkurmay Başkanlığının, 6-7 Şubat 2013’te, “Ankara’daki NATO’ya bağlı Terörle Mücadele Mükemmeliyet Merkezinde , “Terörle ve Teröristle Mücadele (PKK)- Değerlendirmeler ve Öneriler” başlığıyla düzenlediği “çalıştay” da, “terör uzmanları, düşünce kuruluşu temsilcileri, TSK ve Başbakanlık başta olmak üzere çok sayıda devlet kurumundan” kişilerin katılımıyla “terörün nasıl çözüleceği”ni ele aldığı gazetelere yansıdı. Habere göre, bu devlet “zirvesi”ne, Başbakanlık, Genelkurmay Başkanlığı, İçişleri, Milli Savunma, Adalet, Dışişleri bakanlıkları, Kuvvet Komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı, Kamu Güvenliği Müsteşarlığı ile “bazı diğer devlet kurumlarının temsilcileri” katılarak, “terörle mücadelenin kendilerine düşe..]]> Wed, 06 Mar 2013 10:52:49 +0400 Taha Von Popper https://www.evrensel.net/yazi/50126/taha-von-popper https://www.evrensel.net/yazi/50126/taha-von-popper? Karl Popper T.Akyol’un “doktrin piri”dir! Akyol, fırsatını buldukça Popper’i işaret eder, okunmasını ister. Popper, kapitalist ve tekelci sistemin fanatik bir savunucusudur. Toplumun yüzde onunu bile bulmayan azınlığın azınlığı bir kesimin diktatörlüğünü, seçimler, genel oy hakkı ve “çok partililik” gerekçesiyle “açık“ ve “demokratik toplum” olarak gösterir. Tümü de sahibinin sopası olan ve halka karşı gaddarlıktan “yumuşak vuruş”a her yöntem ve araçla savaşan sermaye kurumlarını, “kuvvetler ayrılığı” vaazıyla “demokrasinin nişanesi” gösterir. Akyol’un, sosyolojik ve siyasal tahlillerinin başvuru kaynaklarının başında Popper gelir. Von Popper’dir Akyol! “Muhafazakar milliyetçi” Akyol, “derin sosyolojik tahlillerle gerçeğe ulaşmak”tan söz edecek k..]]> Wed, 27 Feb 2013 11:38:26 +0400 Merak etmek ve soru sormak https://www.evrensel.net/yazi/48336/merak-etmek-ve-soru-sormak https://www.evrensel.net/yazi/48336/merak-etmek-ve-soru-sormak? İnsan, merak ederek insanlaşmıştır; ne kadar olmuş ise yani. Canlı türü/türlerinin içgüdüsel ya da daha üst türlerinde bilinçli olarak arama ve bulmayı gereksinmesi, doğa içindeki varlığının temel koşuludur. Merak etmek ve soru sormak, öğrenmenin, bilmenin ve çözmenin ön koşuludur. Nedeni, nedenleyen etken(ler)i, kapsamı, sınırları, çeşitliliği elbette farklı olacaktır. Ama merak etmeksizin yanıt bulunamaz: Doğru ya da yanlış olmasından bağımsız olarak. Milyonlarca yılın varolma hikayesi, detaylarıyla yazılmıştır. Burada ise, merak ve soru bugüne dairdir. Merak etmemek ve şu ya da bu türden soru sormamak, akıldan yana sorunu olmayan insan(lar) için kabul edilebilir olamaz. Meraksız ve sorusuz yaşam hali genel olarak ‘akıl dışı’ sayılır. Bununla birlikte; bunu kendi bireyi, “çekirdek aile”si, ve küçük yakın çevresi ile sınırlı tuta..]]> Wed, 06 Feb 2013 11:00:14 +0400 'Bilimsel' ırkçılığın açmazı! https://www.evrensel.net/yazi/47742/bilimsel-irkciligin-acmazi https://www.evrensel.net/yazi/47742/bilimsel-irkciligin-acmazi? Birgül Ayman Güler’in, bize,“Türk ulusuyla Kürt milliyetini eşit, eşdeğerde gördüremezsiniz” şeklinde ifade ettiği ve “bilimsel olduğunu” ileri sürdüğü “ulus” görüşünün, hayli geniş bir çevre tarafından ırkçılıkla nitelenmesi, ırkçı ideolojinin toplumsal bazda hâlâ güçlü etkiye sahip olmasına karşın, bir ilerlemeye işaret sayılabilir! Politik madrabazlığın ürünü AKP’li üst yönetimin, bu açıklamaları “ırkçı-faşist anlayışın ürünü” ilan etmeleri dahi, amaçladıklarından farklılaşan soru işaretleri doğuracaktır. Erdoğan’ın “Kürt sorunu yoktur”; “tek millet, tek devlet, tek bayrak” nakaratıyla Ayman Güler’in “ırkçı-faşist” sövgüsünün, aynı kaynağın iki zehir çeşmesi o..]]> Wed, 30 Jan 2013 12:03:29 +0400 Bölge halklarının savaş ateşiyle sınavı https://www.evrensel.net/yazi/47147/bolge-halklarinin-savas-atesiyle-sinavi https://www.evrensel.net/yazi/47147/bolge-halklarinin-savas-atesiyle-sinavi? ABD’nin yeni dışişleri bakanı Kerry, “İlk dış gezisini Türkiye’ye yapacak.” Suriye, Irak ve İran ile birlikte Türkiye’deki gelişmelerin ele alınacağı; ardından da Erdoğan ve Davutoğlu’nun ABD’ye gidecekleri, açıklandı. Rusya, Akdeniz’de deniz ve hava tatbikatı başlattı. Uzun menzilli silahlarının koordine tatbikini test ediyor. Rus Genelkurmayı, Suriye’ye dış askeri müdahaleye izin vermeyeceklerini bir kez daha yineledi. Fransa, ABD ile mutabakat içinde ‘Mali’ye askeri çıkarma yaptı. Havadan ve karadan saldırıya geçti. El Kaideci güçlerin yönetimi ele geçirmelerini önleme gerekçesine bağlanan askeri saldırının düzenlendiği günlerde, Cezayir ve Moritanya’da da savaş çanları çalmaya başladı. Cezayir ordusunun “rehine kurtarma operasyonu” otuza yakın rehinenin ölümüyle sonuçlandı. I..]]> Wed, 23 Jan 2013 10:53:05 +0400 Zor zamanlarda doğru tutum! https://www.evrensel.net/yazi/46575/zor-zamanlarda-dogru-tutum https://www.evrensel.net/yazi/46575/zor-zamanlarda-dogru-tutum? Kürtler neden öldürülüyor diye sorulsa, karşı sorunun, hemen tüm halklar söz konusu edilerek gelmesi olağandır. Arap ‘coğrafyası’ en yakın ve güncel örnek gösterilebilir. Filistin’e, İrlanda’ya, Vietnam’a, Kore’ye, G. Afrika’ya kadar uzanılabilir. Benzer bir ‘kader’e mahkum edilmek istenip de, buna hayır diye ayağa kalktıklarında, kıyım ve suikastlarla dize getirilmeye çalışılan halkların adı sayfalarca tutar. Kürtler, Kürt oldukları için neden öldürülüyorlar diye sorulsa, sorunun ve yanıtın anlamı belirli bir farklılık gösterir: Bir halkın, aktüel ulusal hak eşitliği savaşı, ulusal boyunduruktan kurtulma; Türk, Arap, Fars ve başka uluslar gibi, kendi maddi ve kültürel zenginliklerinin sahibi olarak yaşama istemi, dostun ve düşmanın zihninde ve tutumunda yankısını bulur. Paris suikastı/cinayetinin, yüz y..]]> Wed, 16 Jan 2013 11:33:53 +0400 Savaş karşıtlığı ve demokratik haklar için mücadele https://www.evrensel.net/yazi/45991/savas-karsitligi-ve-demokratik-haklar-icin-mucadele https://www.evrensel.net/yazi/45991/savas-karsitligi-ve-demokratik-haklar-icin-mucadele? Türkiye, Ortadoğu ve Afrika’da, toprakların, petrolün, değerli minerallerin, tarımsal alanların ve suyun üzerinden tutuşturulan ateşin alevi tümüyle harlandığında, alevin en çok nereden yükseleceği belki tartışmalıdır. Bu ateşin tüm bölge halklarını saracağı ise, olası bir büyük tehdit! İstanbul ve İzmir’de “Savaşa hayır, Patriotları istemiyoruz” sloganlarıyla ve Kürt sorununun çözümüne dair talep başta olmak üzere demokratik taleplerle yapılan eylemler, tüm emekçilerin birleşik gücüyle ülke düzeyine yayılabilirse eğer, savaş politikalarının günümüzdeki en arsız uygulayıcılarını durdurmak mümkün olabilir. Alman, Hollanda ve Amerikan emperyalistlerinin ve tam bir eski sömürgeci çakal politikası izleyen Fransız tekellerinin Türkiye’yi kullanarak bölgeye çullanmalarına karşı halk d..]]> Thu, 10 Jan 2013 14:08:04 +0400 Maskeler düşecek https://www.evrensel.net/yazi/45365/maskeler-dusecek https://www.evrensel.net/yazi/45365/maskeler-dusecek? 2013 üzerine tahminlerde bulunanların çoğunluğu, daha sert çatışmalara gebe bir döneme girdiğimiz öngörüsünde birleşiyor. Kapitalizmin sözcülüğünü üstlenenlerin refah, kalkınma, daha iyi yaşam vaazı eşliğinde işaret ettikleri ‘tehditler’ de, üstü örtülü olarak aynı duruma işaret ediyor. Tekelci burjuvazi ve kapitalistler, arada ezilenleri bir yana bırakıldığında, kârlarını artırdıkları, muhalif devrimci-demokrat ve sosyalist hareketi ciddi şekilde darbeledikleri, işçi emekçi hareketini, yıllardır içinden çıkamadığı dağınıklığa uğratarak geri mevzilere püskürttükleri, örgütlü yapılarını dağıtıp, sendikalarını, işbirlikçi bürokrat yöneticiler aracılığıyla yedeklemeyi başardıkları bir dönemin ‘kaymağını yedi.’ Ama, korkuyorlar. Korkuyorlar ve tehlikelere, ‘kötüye gi..]]> Wed, 02 Jan 2013 14:31:23 +0400 Farkımız, gerekeni yapmaktır! https://www.evrensel.net/yazi/44728/farkimiz-gerekeni-yapmaktir https://www.evrensel.net/yazi/44728/farkimiz-gerekeni-yapmaktir? Uyduları Göktürk-2, Tankları Altay. Ad verici, gündem belirlemezse başbakanlık yapamayacağını söyleyen kişidir. İsimler şovenizm kokmaktadır. Ortadoğu Teknik Üniversitesi(ODTÜ), tüm baskılara karşın “bilim yuvası olma” ve demokratik bir mevzide durma çabasındadır. Recep Tayyip Erdoğan, açık ki bir cephe komutanıdır. “Tek kişi”de tüm yönetim aygıtının yetkilerini toplamış durumdadır. Yasal kılıfı henüz hazır olmasa da, durum böyledir. ODTÜ’deki resim; hem öğrencilere ve hocalarına karşı kıyamcı saldırıda hem de Çiçek bir yanda, Özel diğer yanda, cepheyi yönetip, kendi memurları olan rektörleri harekete geçirmesiyle somuttur. İçeride ve dışarıda “yeni sultan”, “tiran”, “halife padişah”a özenen biri olarak tanımlanan Erdoğan, “yargıya da söyledik gereğini yapacaklar” dediğinde, har..]]> Wed, 26 Dec 2012 15:03:18 +0400 Savaşa hayır, patriotlar gelmesin, üsler sökülsün https://www.evrensel.net/yazi/44112/savasa-hayir-patriotlar-gelmesin-usler-sokulsun https://www.evrensel.net/yazi/44112/savasa-hayir-patriotlar-gelmesin-usler-sokulsun? Türkiye savaşa sürükleniyor. Almanya, Hollanda ve Amerikan devletleri birbiri ardına Türkiye’ye Patriot füze rampaları yerleştirme kararı aldı. Patriotlara bu ülkelerin askeri birlikleri eşlik edecek. Gerekçe, Türkiye’nin “olası füze saldırısından korunması!” Bu tümüyle yalana dayanan bir gerekçe. Hükümetin yedeklediği cehalet bir yana bırakıldığında, bilinçli olarak bu gerekçeye sarılan herkes ülkeye ve tüm milliyetlerden halkına düşmanlık yapıyor. Türkiye 1952’den beri NATO üyesi. NATO üyeliği ve ABD işbirlikçiliği Türkiye’ye hiçbir şey kazandırmadı. Kaybettirdiği ise parayla ölçülemez. Kaynakları yağmalandı; toprakları emperyalist üslerle doldurularak olası savaşların ateş rampasına dönüştürüldü. İncirlik, Pirinçlik yetmedi. Atom başlıklı Amerikan füzele..]]> Wed, 19 Dec 2012 09:59:50 +0400 Muhafazakar kapitalist ve Mursi Erdoğan -2 https://www.evrensel.net/yazi/43482/muhafazakar-kapitalist-ve-mursi-erdogan-2 https://www.evrensel.net/yazi/43482/muhafazakar-kapitalist-ve-mursi-erdogan-2? Mısır ve Türkiye, Mursi ve Erdoğan yönetimleri: Müslüman kardeş ya da muhafazakar sağ İslamist ve de Amerikancı iktidarlar. Emperyalizm ile ‘gerdeğe girme’ ürünü, muhafazakar İslamcı ve sözde liberal, sözde demokrat. Meydan-ı Tahrir’de ve bu ülkenin genelinde yaşananlar, Türk iktidarının Mursi nazarındaki “değer”inden başka bir şeye; bu iki “Müslüman kardeş” hükümetin peydahlandıkları zemin ve akıbetleri açısından da, en azından çağrışımda bulunuyor. Mursi ve sallantıdaki iktidarı, din istismarcılığı ve emperyalizm işbirlikçiliğinin somut biçimlerinden biridir. Aynısı değil, ama benzeri AKP’nin Türk’çü-İslamcı(Feythullah “Türk İslamı” demişti) yönetimidir. Birinin karşısında milyonlar ayağa kalkmış bulunuyorlar. Diğeri, kıyasıya saldırganlığıyla bu sonu bizzat kendisi de davet ediyor. AKP&rsq..]]> Wed, 12 Dec 2012 11:11:55 +0400 Muhafazakar kapitalist ve Mursi Erdoğan -1 https://www.evrensel.net/yazi/42862/muhafazakar-kapitalist-ve-mursi-erdogan-1 https://www.evrensel.net/yazi/42862/muhafazakar-kapitalist-ve-mursi-erdogan-1? AKP ve hükümeti, on yıl boyunca, başlıca iki alanda önemli değiştirmelere imza attı: Dini ideolojinin toplum yaşamına etkisini artırdı, ve iktisadi-toplumsal politik uygulamalarıyla tekelci burjuvazi yararına düzenlemeleri ileri boyutlara taşıdı. Bu süre boyunca muhafazakarlık iddiasını sürdürmeyi de ihmal etmedi. Yönetici eliti ve çanak yalayıcıları bu uygulama ve değiştirme politikalarını “muhafazakar demokrat bir parti ve hükümet”in yönetiminde, “İslami muhafazakarlık ve demokrasinin bir arada olabilirliği ve zaferinin kanıtı” olarak propaganda ettiler. Eskiyen, gelişmenin önüne ayak bağı olan “gelenek” ve ilişki biçimlerinin, ideolojik anlayış ve önyargıların toplum yaşamına ikamesi için yapılanlar, ilerleme ve demokrasinin daha ileriden tesisi çabaları olarak reklam edildi. Kapitalizmin uluslararası dayanakları ve içeride, büyük &..]]> Wed, 05 Dec 2012 10:58:59 +0400 Kadına şiddet sorunu https://www.evrensel.net/yazi/42129/kadina-siddet-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/42129/kadina-siddet-sorunu? Kadın sorununun yoğun olarak gündeme geldiği günlerden biri 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Bu gün, burjuva yönetimler tarafından “olmasaydı ne iyi olurdu” diye karşılanır. Kadın cinsine karşı sürdürülen baskı, şiddet ve ayrımcılığın gündeme getirilmesi istenmez. Buna daha yakın bir tarihte BM tarafından kabul edilen “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Dayanışma Günü” eklenmiş bulunuyor. 25 Kasım’da, Türkiye’de de, bu gün dolayısıyla kadınların başını çektiği, yer yer erkeklerin de katıldığı, “cinsiyetçi ayrım ve şiddet”i protesto gösterileri yapıldı. Cinsiyetçi ayrım ve baskı toplumun çok önemli bir gerçeği. Kökleri ataerkil topluma, sınıflı toplumların tarih sahnesine çıkışına dek gerilere gidiyor. Burjuvazi, anımsanacaktır, “özgürlük, eşitlik, kardeşlik!&rdqu..]]> Wed, 28 Nov 2012 12:22:30 +0400 Gelişmelerin dili! https://www.evrensel.net/yazi/41514/gelismelerin-dili https://www.evrensel.net/yazi/41514/gelismelerin-dili? Yoğun günler. Yaşamın gerçekleri; bir kısmı ya da daha geniş- karmaşık bütünü. Rastlantıların, evet toplum yaşamında yeri var. Ama yaşadıklarımız, rastlantılara sığmayacak kadar gerçek. Acı gerçekler, burjuva diktatörlüklerin zalimlikte sınır tanımazlıkları ve geleceğe umudu besleyen gelişmeler bir arada. En aktüel olaylara bakalım: açlık grevleri; Siyonist işgalcinin Filistin halkına bombardımanı; Türkiye ve Avrupa’da işçi eylemleri vb birçok gelişme aynı zaman dilimine denk düştü. Bunların tümü arasında dolaysız bağ elbette kurulamaz. Ama tümünün kapitalist dünyanın hükmedenleri ve politikalarıyla bağlı oldukları söylenmelidir. Birbiriyle de çatışmalı ya da işbirliği içindeki mali sermaye ve tekeller dünyasının temsilcileri, sınıflarının &cced..]]> Wed, 21 Nov 2012 13:07:26 +0400 İpi elinde kılıcı belinde https://www.evrensel.net/yazi/40859/ipi-elinde-kilici-belinde https://www.evrensel.net/yazi/40859/ipi-elinde-kilici-belinde? İdamcı payesini kendi kendine veren, kabullenilmesini kitle desteğiyle meşrulaştırmaya çalışıyor. ‘Durup dururken’, “halk idamın geri getirilmesini istiyor!” diye ilan ettiğinde, ortada idam isteyen kimdi, hangi halktı, açıklanmadı. Kürtlerin ulusal taleplerle dışarıda ve zindandaki direnişlerine karşı saldırı, tahrik, aşağılama değil sadece, açlık grevcilerini “şantaj yapmak”la suçlarken, ölümlere davetiye çıkardığını, liberaller dahil, aklını kullanan herkes söylemeye başlamışken, Adalet Bakanı’nın, açlık grevindekileri 683 olarak açıkladığı günün neredeyse aynı saatlerinde, “dünyaya sesleniyorum, açlık grevi diye bir şey yoktur. Grevde olan sadece bir kişi vardır” diyebilen birinin yönettiği bir ülke, çok ama çok sorunlu demektir. Bu tür açıklamaların çetelesi tutulsa, ortalama bir kitabın sayfala..]]> Wed, 14 Nov 2012 15:03:21 +0400 'İşini de gayet iyi yapıyor' https://www.evrensel.net/yazi/40191/isini-de-gayet-iyi-yapiyor https://www.evrensel.net/yazi/40191/isini-de-gayet-iyi-yapiyor? Guardian gazetesinin, Erdoğan’ın, iktidarını sağlamlaştırıyor gibi görünmesine rağmen, Suriye’deki savaş, olası bir ekonomik çöküntü ve Kürt sorunu gibi açmazları nedeniyle “sonunu getirebilir” olması konulu makalesinin içeriği Türk sermaye basınına da yansıdı. Bazı Türk liberal ve “burjuva demokratı” yazar ve gazeteciler, başbakanın “seçilmiş bir sultan”a dönüşmekte olduğuna işaret ediyorlar. Bu tür değerlendirmeler’in her birini haklı kılacak, daha bin tane örnek dahi gösterilebilir: Kürtlerin ulusal en temel taleplerinin reddi ve saldırıyla yanıtlanması politikası devam ediyor. Binlercesi zindanda, milyonlarcası dışarıda siyasi, askeri, polisiye ve hukuki saldırı hedefinde. İşte zindanlardaki can bedeli direnişe ve bu direnişin taleplerine karşı devlet tavrı; işte ölüm olasılığı sınırlarındaki açlık grevlerine karşı..]]> Wed, 07 Nov 2012 10:45:07 +0400 Mücadele, örgüt; örgütlü mücadele https://www.evrensel.net/yazi/39029/mucadele-orgut-orgutlu-mucadele https://www.evrensel.net/yazi/39029/mucadele-orgut-orgutlu-mucadele? Neredeyse her gün, ülkenin birkaç ya da çok sayıdaki iş ve yerleşim biriminde; baskı altındaki ve sömürülen toplumsal kesimlerin çeşitli eylemlerine tanık oluyoruz. Daha birkaç gün önce, çeşitli sendikal, siyasal ve mesleki kesimler “Bu bizim savaşımız değil, AKP elini Suriye’den çek, savaş değil barış istiyoruz!” talebiyle alanlara çıktılar. İşçiler ve onların işsiz kesimleri, kent yoksulları, sağlık ve eğitim emekçileri huzursuzluk içinde. Kürtler, zindanlarda ve her alanda ölümüne bir direnişle, ulusal reddi ve siyasal saldırıları, Aleviler, aşağılayıcı hükümet politikalarını ve ayrımcılığı protesto tutumunu sürdürüyorlar. 20 milyon yoksulluk sınırında yaşıyor ve milyonlarca insan işsiz. Buna karşın, kitle hareketinin belirgin özelliklerinden biri, sermaye ve hükümeti tarafından çeşitli ara&cc..]]> Wed, 24 Oct 2012 13:48:08 +0400 Savaş mı, barış mı? https://www.evrensel.net/yazi/38489/savas-mi-baris-mi https://www.evrensel.net/yazi/38489/savas-mi-baris-mi? Halk kitleleri barıştan, hükümet savaştan yana: içeride, hak arayışındaki Kürtlere ve emekçilerin ileri kesimlerine karşı şiddet ve bastırma politikası izleniyor; dışarıda Suriye’ye karşı, bir yandan silahlandırılmış çeteler aracıyla dolaysız bir savaş yürütülürken, diğer yandan daha etkili saldırılar için savaş hazırlığı var. Irak hükümetiyle düşmanlık had safhada. Rusya ile, ABD itmesiyle, giderek artan bir gerginlik var. Rus diplomasi ustalığı bunu bir ölçüde geriye itip etkisini zayıflatsa da, “atışma”lar devam ediyor. Rus Savunma Bakanlığı yayın organı, Türkiye’nin başka ülkelerle birlikte bölgede giriştiği enerji kavgasını, “demokrasi mücadelesi” olarak göstermeye çalıştığını yazdı. Savaş ve barış sorunlarının ülkelerin bağımsızlığı, kendi yönetimlerini halklarının özgür seçimiyle belirlemele..]]> Thu, 18 Oct 2012 12:48:34 +0400 ‘Nimet’ ve ‘Musibet’! https://www.evrensel.net/yazi/37923/nimet-ve-musibet https://www.evrensel.net/yazi/37923/nimet-ve-musibet? Türkiye, içinde bulunulan durum itibariyle bir “Savaş Hükümeti” tarafından yönetiliyor. Sadece savaş tezkeresine sahip olmasıyla değil. İzlediği iç ve dış politika, hakkını-hukukunu savunana ve biat etmeyene karşı savaş politikasıdır. Din istismarı etkili silahlarından biridir. Diğeri, “Baba devlet!” anlayışının geleneksel-körleştirici ‘mit’idir. Arapça-Osmanlıca Lügatı çok seven Erdoğan’ın partisi ve hükümeti bu iki etkili silahı “Nimet” olarak değerlendiriyor. Ama, çok uzaklara gitmeden de bunların pekala “Musibet” etkeni oldukları tarihin dersi-ya da kanıtıdır. Erdoğan-Fethullah Gülen hükümeti Sünni-Türk’tür! İzlediği politikayla böyledir: söylemi ne olursa olsun Kürt ve Alevi’ye karşıdır. Bu o denli açıktır ki, içeride halk kitlelerine değil sadece; yakın komşularına karşı..]]> Wed, 10 Oct 2012 10:46:31 +0400 Suriye’ye karşı politika “insani ve ahlaki” midir? (2) https://www.evrensel.net/yazi/35859/suriyeye-karsi-politika-insani-ve-ahlaki-midir-2 https://www.evrensel.net/yazi/35859/suriyeye-karsi-politika-insani-ve-ahlaki-midir-2? Bütün kapitalist ülkelerde, halkların; işçi sınıfının, ezilen emekçi kesimlerin şu ya da bu düzeyde devam eden mücadelesi, ve buna karşı burjuva yönetimlerin bastırma politikaları, yaşadığımız dünyanın en temel toplumsal gerçeğidir. Yalnızca Suriye’de, yalnızca Türkiye’de, yalnızca ABD’de, Fransa, İspanya, Yunanistan’da değil, bütün kapitalist ülkelerde, yönetici azınlığın halk çoğunluğu üzerindeki gaddarca, zalimane yönetimi, güç yoluyla; sınıf baskısı uygulanarak, silahlı şiddet aygıtı kullanılarak ayakta tutuluyor. Burjuva diktatöryasının hiçbir biçimi, gerek tarihsel olarak gerekse baş vurdukları siyasal yönetme yöntemleri yönünden meşru değildir. Antidemokratizm, burjuva sınıf baskısının antidemokratik karakteri günümüzde daha belirgin, daha fazla işlevli hale gelmiştir. Kapitalizmin en öne..]]> Fri, 07 Sep 2012 10:37:06 +0400 Suriye'ye karşı politika 'insani ve ahlaki' midir? https://www.evrensel.net/yazi/35789/suriyeye-karsi-politika-insani-ve-ahlaki-midir https://www.evrensel.net/yazi/35789/suriyeye-karsi-politika-insani-ve-ahlaki-midir? AKP yönetimindeki devlet ve hükümetin Suriye’ye karşı izlediği politika, yeni unsurlarla genişleyerek, halkın yaşamına daha fazla girdikçe, bu politika bağlantılı tartışmalar da sertleşmekle kalmayıp, ekonomiden sosyal yaşam ve kültürel değerlere dek hemen her alanı kapsayarak çeşitleniyor. Suriye’ye karşı hükümet politikası bağlantılı tartışmalar, son olarak iki başlık altında yoğunlaştı: İlki, Başbakan Erdoğan’ın CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun bir mektubuna yanıtıydı, ve ikincisi Hatay-Reyhanlı’daki, artık ünlü olmuş “Apaydın Dinlenme Tesisleri”(!)nin içindeki karanlık ilişkilerin deşifre oluşu. Bu iki arabaşlık altındaki tartışmalar, açık ki bir bütünün; Suriye’deki yönetimi düşürmeyi Türkiye hakim sınıfı ve AKP hükümetinin bölgedeki etkisini artırmanın ve içerde iktidarını daha uzun süre de..]]> Thu, 06 Sep 2012 10:56:29 +0400 Bugünkü ‘Karmaşa’ ve gelecek üzerine https://www.evrensel.net/yazi/35729/bugunku-karmasa-ve-gelecek-uzerine https://www.evrensel.net/yazi/35729/bugunku-karmasa-ve-gelecek-uzerine? Toplumsal olayların karmaşıklığı; gelişmelerin çok yanlı, girift, çelişkili; alçalış ve yükselişlerle, sıçramaları ve kesintili ilerlemeyi içererek gerçekleşmesi, hareketin diyalektiğinin bir gerekliliği ya da kaçınılmaz kıldığı bir özelliği olsa da, bunun kitleler yönünden anlaşılırlığı, sanıldığı üzere kolay olmamaktadır. Yığınların, ya da onların büyük çoğunluğunun etkileri yüzyılların ön yargı, düşünüş tarzı ve alışkanlıklarıyla devam etmekte olan hakim anlayışlar nedeniyle sürdürülmesinde hâlâ “yarar” gördükleri mevcut iktisadi toplumsal sistem, giderek yoğunluk kazanan “şok edici olay”larla yüzleşirken, “Ne olacak bu işlerin sonu?” sorusuyla, bugün ve gelecek kaygısı daha geniş bir kesim tarafından dile getirilmektedir. Bu, evet, en hafifletilmiş deyişle bir ‘hayat karmaşası&rs..]]> Wed, 05 Sep 2012 10:47:05 +0400 Meclis Başkanının “Mutabakat çağrısı”na bir yanıt! https://www.evrensel.net/yazi/35332/meclis-baskaninin-mutabakat-cagrisina-bir-yanit https://www.evrensel.net/yazi/35332/meclis-baskaninin-mutabakat-cagrisina-bir-yanit? * Meclis Tören Salonu’nda, gazete ve ajansların Ankara temsilcileriyle ‘kahvaltılı’ bir toplantıda bir araya gelen TBMM Başkanı Cemil Çicek’in, kendi adıyla hazırladığını açıkladığı “Teröre Karşı Ulusal Mutabakat Metni”nin ilk “çağrısı”, devlet-hükümet politikasında “terörist” olarak adlandırılan Kürt direnişçilerinin, “gerilla, özgürlük savaşçısı” olarak adlandırılmaması oldu. Cemil Çiçek, Meclis Başkanı olarak, partisinin genel başkanı ve Başbakan Erdoğan’ın daha önce dile getirdiği bir isteği yinelemiş oldu; gazetelerden ve gazetecilerden, devlet-hükümet adına, “terminoloji”nin düzeltilmesi(!)ni istedi. Türkiye sermaye politikası sahnesinin son otuz yılında, bir tür “muteber adam” etiketiyle Ciçek, “Benim terörist dediğime, siz de teröri..]]> Thu, 30 Aug 2012 05:56:15 +0400 AKP ve liberallerin ‘yanılgısı’! https://www.evrensel.net/yazi/34535/akp-ve-liberallerin-yanilgisi https://www.evrensel.net/yazi/34535/akp-ve-liberallerin-yanilgisi? İşbaşına geldiğinden bu yana, AKP Hükümetini ve onun “Kasımpaşalı Lider”i Tayyip Erdoğan’ı, ilericilik, demokratikleşme, militarist hegemonyayı kırma, kontrgerilladan hesap sorma, Kürt sorununu çözme, “toplumsal barışı sağlama” vb. adına desteklemek gerektiğini propaganda ederek, onun kitleler içinde ve üstündeki etkisinin güçlenmesinde rol alan “liberal-demokrat aydınlar”, bir süreden beri ve giderek artan bir tepkiyle, beklentilerine uygun düşmeyen politikaların yürütüldüğünü belirterek, Tayyip Erdoğan ve hükümetine eleştiri dozunu artırmış bulunuyorlar. Bu eleştiri, elbette sadece onların beklentilerinin karşılık bulmamış olması nedenli değildir. Her ne kadar “boşa düşmüş” olmaları önemli bir etken ve ruh hali kırılmasının nedenlerinden biri ise de, hükümet-devlet partisinin açık militarist, b..]]> Wed, 15 Aug 2012 10:41:26 +0400 Suriye “savaşı”nın kapsama alanı! https://www.evrensel.net/yazi/34104/suriye-savasinin-kapsama-alani https://www.evrensel.net/yazi/34104/suriye-savasinin-kapsama-alani? Suriye’deki “iç savaş”, bugünkü biçimi ve kapsamıyla dahi, uluslararası bölgesel bir savaş olarak nitelenebilecek türdendir. Okyanus ötesi, emperyalizmin büyük jandarması başta olmak üzere, İngiltere, Fransa, Almanya’dan İsrail’e; Türkiye’den Rusya ve Çin‘e bölgesel ya da uluslararası alanda güç mücadelesi içindeki her devlet, çeşitli yöntemlerle gelişmelerin içinde yer almış durumdadır. İran, Rusya ve Çin’in, Suriye’nin mevcut yönetiminden “yana” görünümlü politikalarının temelinde de, kuşkusuz kendi çıkarları bulunmaktadır. Kaldı ki, bu yana olma, karşı ve saldırgan politikalar denli aktif de değildir. Suriye’ye, henüz dış askeri çıkarma yapılmış değildir. Ancak, bu durum sadece müdahale biçimiyle ilişkilidir. Türkiye, S. Arabistan, ..]]> Wed, 08 Aug 2012 11:40:23 +0400 Savaş tehdidi ve yeni bir şekillenmeye doğru https://www.evrensel.net/yazi/33622/savas-tehdidi-ve-yeni-bir-sekillenmeye-dogru https://www.evrensel.net/yazi/33622/savas-tehdidi-ve-yeni-bir-sekillenmeye-dogru? Hangi tür gelişmelerin toplumsal yaşamı kuşattığı ya da onun içinden alev alarak olgunlaşmakta olduğu; ülke ve bölgenin ne türden gelişmelere mahkum olduğu; toplumsal bazda ve ‘ulusal sınırlar’da kalması olanaksız hangi türden çatışmaların ‘kapıya dayandığı’; içinde bulunulan koşullarda ve çatışmalı-savaş barutu kokan ilişkiler ortamında, ileriye doğru ve demokratik bir gelişmenin nasıl ve hangi güçler aracıyla sağlanabileceği; içinden geçtiğimiz son birkaç haftada yoğunluk kazanan iç ve uluslararası ‘olaylar’ın seyrine bakılarak görülebilir. Kuşkusuz, bu gelişmeler yumağının her bir bağlantısıyla ve tüm netliğiyle nereye varacağı kesinlik gösterecek şekilde belirlenemez. Ama olanların, olabileceklere işaret ettiği, gazetelerin birkaç günlük haber başlıklarını yan yana koyarak da söylenebilir. Burada, bir dipnotta ve..]]> Wed, 01 Aug 2012 10:45:04 +0400 Gücü, güçsüzlüğünde bir iktidar https://www.evrensel.net/yazi/33229/gucu-gucsuzlugunde-bir-iktidar https://www.evrensel.net/yazi/33229/gucu-gucsuzlugunde-bir-iktidar? AKP ve hükümetinin gücü ve kitle desteği, üzerine çok yazılıp- konuşulan bir konu. Çeşitli araştırma kurumlarının açıkladığı veriler üzerinden, AKP-Cemaat iktidarının halk üzerindeki güçlü etkisinin devam ettiği belirtilerek, bu durum şaşkınlıkla karşılanıyor. Kürtlere, Alevilere, gençlik ve kadın kitlelerine, işçilere, kamuda çalışan emekçilere, ve genel olarak halk kitlelerine karşı, esas niteliği saldırıların yoğunlaştırılması olan bir politika izlediği halde, AKP’nin oy desteğinin, yüzde elliler civarında olmaya devam etmesinde, kuşkusuz bir terslik var. Beklenen, bu desteğin azalması; halk üzerindeki etkisinin zayıflamasıdır. Ancak, halkın önemli bir kesiminin desteğini, dini-geleneksel-kültürel etkiyi de kullanarak, ve iktisadi-sosyal-siyasal taleplerini karşılayacağı vaadleriyle almayı başaran ilk hükümet AKP değildir. Bayar-Mendere..]]> Wed, 25 Jul 2012 10:04:29 +0400 Gaz, cop, panzer ve Taht’ı Erdoğan https://www.evrensel.net/yazi/32832/gaz-cop-panzer-ve-tahti-erdogan https://www.evrensel.net/yazi/32832/gaz-cop-panzer-ve-tahti-erdogan? Sermaye gruplarına ait ve çoğu hükümet partisi/partileri ve güçlerinin elinde olan basın-yayın organları, yaşananların “bilgisi”ni hükümet politikaları yönünde, o politikaları haklı gösterecek şekilde ne denli çarpıtırlarsa çarpıtsınlar, ‘acımasız gerçek’lerin, görmek isteyerek bakan herkesin gözüne ve beynine hücum ederek sorular oluşturmasını engellemek mümkün olmuyor. İşte Diyarbakır, ki hükümetçiler, ağız birliği içinde Kürtleri ve örgütleri-partilerini suçlamayı çözüm sandılar/sanıyorlar. İşte Roboskî; ki hükümet sözcüleriyle Cemaat adı altında Türkiye’yi kasıp kavuran din bezirganı siyasal-askeri iktidar gücünün sözcüleri, katliamın faili olmalarını unutturmak için atmadık takla bırakmıyorlar. İşte, ‘Doğu’daki,..]]> Wed, 18 Jul 2012 10:30:30 +0400 'Laiklik' yalanı ve din devleti politikası! https://www.evrensel.net/yazi/32474/laiklik-yalani-ve-din-devleti-politikasi https://www.evrensel.net/yazi/32474/laiklik-yalani-ve-din-devleti-politikasi? Alevi inançlı bir milletvekilinin “Mecliste cemevi talebi”ne, Meclis Başkanının Diyanet İşleri Başkanlığının görüşlerine dayandırılan ret yanıtı, Türkiye’de, dinin ve bir mezhebin, devlet yönetiminde ve yönetme politikasında sahip olduğu yeri, bir kez daha ortaya koydu. Meclis Başkanı Cemil Çicek, Mecliste cemevi açılamayacağını, -orada ama namaz kılmak için mescit var-, Diyanet İşleri Başkanlığının “Alevi tanımı”nı gerekçe edinerek ret etti. Resmi söyleminde ve yasalarında “devletin laik” vasfına vurguyu ihmal etmeyen Türk burjuva siyaseti açısından da bu bir skandaldır! Skandaldır ama, bir gerçeğin de sere-serpe ortaya konmasıdır. Meclis Başkanı, bir din kurumunun görüşünü dayanak göstererek, Alevi yurttaşların ‘inançları’na karşı devlet ve hükümet tutumunu “haklı” göstermeye çalışı..]]> Wed, 11 Jul 2012 10:46:34 +0400 Suriye politikası, sömürgecinin masası! https://www.evrensel.net/yazi/32058/suriye-politikasi-somurgecinin-masasi https://www.evrensel.net/yazi/32058/suriye-politikasi-somurgecinin-masasi? İletişim araçlarının yaygınlığı ve etki derecesi dikkate alınarak söylenecek olursa, aralıksız bir biçimde, verilmek istenen “mesajlar” ı güçlendirecek, halkın tüm kesimlerini yönlendirmeyi amaçlayan bir propaganda bombardımanıyla karşı karşıya olduğumuzu kabul etmek gerekir. Her ne kadar hükümet yandaşı “araştırma kurumları”nca yapılan “anketler”, halkın yüzde 80’inden fazlası, Suriye’ye askeri saldırı politikasını reddetse de, Tayyip Erdoğan’ın başını çektiği ve Amerikan ve NATO karargahlarına sırt dayamanın “güvencesi”nde “savaş” borazanlığını yapan politikacı, asker, yazar, “din yetkilisi”(!), vb. gibi ganimet hırsızları, Suriye’nin “kolay lokma” olması “esprisi”(!)yle, “Şam’a ve Kandil’e” girme temposu tutturmuş bulunuyorlar. Dışişleri Bakanı A. Davutoğlu, “..]]> Wed, 04 Jul 2012 10:06:29 +0400 İşçi-emekçi mücadelesi ve “Demokratikleşme” sorunu-III https://www.evrensel.net/yazi/31775/isci-emekci-mucadelesi-ve-demokratiklesme-sorunu-iii https://www.evrensel.net/yazi/31775/isci-emekci-mucadelesi-ve-demokratiklesme-sorunu-iii? 12 Eylül 1980 Cuntası, uluslararası sermaye ve iş birlikçi gericiliğin halka karşı askeri-militarist silahıydı. Başta işçi hareketi (sendikal ve siyasal) olmak üzere halkın çeşitli kesimlerinin demokratik, sosyal ve ekonomik taleplerle yürüttüğü mücadelesini faşist terörle bastırmaya girişti. Grev ve gösteriler yasaklandı, yüzlerce sendikacı gözaltına alındı. DİSK kapatıldı, Sendikalar Yasası sermayenin isteği doğrultusunda değiştirilerek işçi örgütlenmesinin önüne yeni barikatlar örüldü, yüz binlerce kişi işkenceden geçirilerek zindanlara dolduruldu, vb. Ama, sınıf mücadelesi tarihinin kanıtladığı üzere, zor yoluyla sindirme ve ezme politikalarının uzun süre etkili olması mümkün olamazdı. 1985-86’lardan başlayarak işçilerin çeşitli türdeki eylemleri yeniden gündeme geldi. NETAŞ direnişinden bir sü..]]> Fri, 29 Jun 2012 11:10:03 +0400 İşçi-emekçi mücadelesi ve “Demokratikleşme” sorunu-II https://www.evrensel.net/yazi/31708/isci-emekci-mucadelesi-ve-demokratiklesme-sorunu-ii https://www.evrensel.net/yazi/31708/isci-emekci-mucadelesi-ve-demokratiklesme-sorunu-ii? DİSK, devlet sendikacılığına tepkinin ve işçi hareketindeki bağımsız örgütlenme eğiliminin ürünü olarak ortayı çıktı ve işçi hareketinde mücadeleci sendikacılık çizgisinde örgütlenmede bir dönem için de olsa önemli ve olumlu bir rol oynadı. 1967 ve sonrasındaki bir dizi işçi eyleminde DİSK’in bu rolü açıklıkla görülür. Ancak, Türkiye işçi sınıfı tarihinde, o güne dek görülen tüm direniş ve mücadele eylemlerini aşan bir kitlesellikte, devlet güçleriyle açık çatışmaya dönüşen, taleplerinin kapsamı yönünden siyasal karakterde olan ve bir eylemler dizisi olarak gerçekleşen 15-16 Haziran 1970 direnişi, aynı zamanda DİSK sendikacılığının da sınav edildiği bir tür yeni dönem oldu. İşçiler ve onlarla birlikte kent emekçileri bu direnişle DİSK’in kapatı..]]> Thu, 28 Jun 2012 10:48:27 +0400 İşçi-emekçi mücadelesi ve “Demokratikleşme” sorunu-I https://www.evrensel.net/yazi/31653/isci-emekci-mucadelesi-ve-demokratiklesme-sorunu-i https://www.evrensel.net/yazi/31653/isci-emekci-mucadelesi-ve-demokratiklesme-sorunu-i? Makalenin bu (üçüncü ve son) bölümünde, işçi-emekçi hareketinin gelişmesine bağlı olarak demokrasi mücadelesini ve bu mücadele ile kapitalist-burjuva devleti ve hükümetlerinin karşıtlığı üzerinde durulacak. Okurun hoşgörüsüne sığınarak bunu da, birbirini izleyen bölümler halinde irdelemeye çalışalım. Devletin kuruluş yıllarında, cılız kapitalistleşmeye ve işçilerin ulusal köken farklılıkları üzerinden kendi burjuvaları tarafından etkilenmesine rağmen, gerek Avrupa’daki yayılan işçi ayaklanmaları gerekse 1917 Ekim Devrimi’nin etkisi, ülkede işçi eylemlerinin gelişmesini olumlu yönde etkilemekteydi. Kemalist yönetimin ‘ulusal ekonomi inşası’ yönündeki kimi adımları ve bununla birlikte kurulan devlet işletmelerine belirli sayıda işçinin alınması, bir yandan işçilerin saflarının giderek gen..]]> Wed, 27 Jun 2012 11:04:28 +0400 Bir ‘Türk demokrasisi’nden söz edilebilir mi?-II https://www.evrensel.net/yazi/31235/bir-turk-demokrasisinden-soz-edilebilir-mi-ii https://www.evrensel.net/yazi/31235/bir-turk-demokrasisinden-soz-edilebilir-mi-ii? AKP yönetimini ve politikalarını Türkiye’nin “demokratikleşmesi”yle uyumlu; hatta bunun koşulu gösteren, buradan da “İslam ile demokrasinin uyumu”nu vaaz eden propagandanın açmazı, siyasal alan başta olmak üzere toplumsal yaşamın zapturapt altına alınması politikasıyla karşıtlık göstermesidir. Bir “Türk demokrasisi”nden söz etmek ise, ancak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşu öncesinden başlayarak bugüne kadar gelen süreç göz ardı edildiğinde mümkün olabilir. Böyle oluşunun uluslararası ve iç etkenleri ve nedenleri bir gazete makalesinin sınırlarına sığmayacak kadar detay gerektirmekle birlikte iki ana başlıktan söz edebiliriz: İlki, Türk burjuva devletinin emperyalizm koşullarında, ulusal bağımsızlığın kazanılmasıyla, ancak iktisadi bağımlılık koşulları içinde kurulmuş olmasıdır. İkinci önemli etken ise, işç..]]> Wed, 20 Jun 2012 10:02:59 +0400 Bir “Türk demokrasisi”nden söz edilebilir mi?- 1 https://www.evrensel.net/yazi/30961/bir-turk-demokrasisinden-soz-edilebilir-mi-1 https://www.evrensel.net/yazi/30961/bir-turk-demokrasisinden-soz-edilebilir-mi-1? “Türk demokrasisi”, Türkiye’nin “demokratikleşmesi” ve “İslam ile demokrasinin uyumu” üzerine, AKP iktidarıyla birlikte daha yoğun şekilde sürdürülen propagandanın liberal ve bir bölüm muhafazakar taşeronu, bir süredir, “otoriterliğin güç kazanması” ve “demokrasiden uzaklaşılması” yönünde kaygılar belirtmeye başladılar. Buna gösterdikleri neden, hükümet-polis –yargı koordinasyonuyla yürütülen saldırıların şiddet dozu ve kapsam olarak daha da artması ve genişlemesidir. Bu tartışmaya AB sözcüleriyle T. Friedman gibi Amerikalı gazeteci-yazarlar da katılmış bulunuyor. “Türk demokrasisi” veya “Türkiye’nin demokratikleşmesi”nin AKP gibi, emperyalist güçler ile en çok içli dışlı bir parti ve hükümetinin politikalarıyla bağlantılı olarak g&uu..]]> Fri, 15 Jun 2012 09:38:20 +0400 Neyi muhafaza ediyorlar? https://www.evrensel.net/yazi/30398/neyi-muhafaza-ediyorlar https://www.evrensel.net/yazi/30398/neyi-muhafaza-ediyorlar? AKP Hükümetinin en önemli özelliklerinden biri de, iktidar ağlarını örerken, ve bu ‘yeni’ örgü içinde iç ve uluslararası sermayenin çıkarlarının mümkün en üst düzeyde temsilini sağlayıp yasal-anayasal yaptırımlara bağlarken, halkın küçümsenemez bir bölümünün buna “rıza göstermesi”ni de sağlamış olmasıdır. Bu özelliği, son altmış yılın, emperyalist büyük güçlerle ilişkileri en sıkı, en gayrı milli bu Türk hükümetinin başarılarından biridir. Halkın muhalif ve saldırılara direnen kesimini bastırmak için devlet şiddetini amansızca kullanmasına, militarist siyasal şiddetin toplum üzerindeki etkinliğini daha fazla yaygın hale getirip, onun araç ve güçlerini çeşitlilik ve etkinlik yönünden güçlendirmesine, yasaları ve hukuk sistemini buna uygun şekilde..]]> Wed, 06 Jun 2012 11:02:28 +0400 Irkçı nüfus politikası, bilim ve kadın düşmanlığı https://www.evrensel.net/yazi/29950/irkci-nufus-politikasi-bilim-ve-kadin-dusmanligi https://www.evrensel.net/yazi/29950/irkci-nufus-politikasi-bilim-ve-kadin-dusmanligi? “Kürtaj cinayettir” diye, tebaasının alkışları arasında rüzgarı körüklerken, muhaliflerini “Türk milletine karşı uluslararası komplo”nun “figüranları” olarak suçlayan Erdoğan, Uludere-Roboski’deki toplu katliam ile doğum yöntemleri arasında tersten bağ kurarak, “Her kürtaj bir Uludere’dir” buyurunca, AKP kurmayları, “Kürtaj yasaklanmalı!” tasarılarıyla aktüel gündeme bir madde daha eklediler. Ailelerin kaç çocuk sahibi olacaklarını ve doğum yöntemlerini “Türk milletinin dünya sahnesinden silinmesi için” yapılan ya da yapılmakta olan “uluslararası sinsi plan” ile ilişkilendirerek, “milliyetçi, muhafazakar ve mukaddesatçı” kitlelerin duyguları ve duyarlılıklarının istismarını sürdüren Başbakan,“Bu millet muasır medeniyetler seviyesinin üstüne &c..]]> Wed, 30 May 2012 10:34:56 +0400 İktidarın liberal figüranları https://www.evrensel.net/yazi/29544/iktidarin-liberal-figuranlari https://www.evrensel.net/yazi/29544/iktidarin-liberal-figuranlari? AKP-Gülen Cemaati devletinin liberal suç ortaklarının en önemli özeliklerinden biri de, devletin, onun muhtevaya ilişkin tüm esaslı özelliklerini, karşı çıkılmaması gerekli kutsi bir zırhın ardına gizleyen katakulli ideoloji ve politikasının cengaverleri olmalarıdır. Ellerinde “militarizm karşıtı”(!) delik-deşik paçavra bir bayrak, devlet-hükümet militanlığını sürdürürlerken, ezberlerini bozan “dil sürçmeleri”,-“yüksek dozajlı şiddet” ve çok belirgin yalanlar karşısında, utangaç kem-kümlerle devri alemlerini sürdürmeye çalışıyorlar. Birkaç yıl önceki en önemli silahları, gericiliğin yükseliş dalgasına kapılmış bir coşkunlukla sürdürdükleri “değişim ve demokrasi” tüccarlığıydı. Halk kitlelerinin on yıllar boyu baskı, yoksulluk, işsizlik ve açlık sistemine karşı birikti..]]> Wed, 23 May 2012 10:35:34 +0400 Ar-haya diye bir şey! https://www.evrensel.net/yazi/29091/ar-haya-diye-bir-sey https://www.evrensel.net/yazi/29091/ar-haya-diye-bir-sey? Ömer Laçiner’in t24.com.tr'de yayımlanan röportajında söylediklerini, bu gibi “adam”ların ağır travmatik sorunlarla boğuştuklarına işaret saymak, sorunu hafife almak olur. Bunca ağır saldırıların yaşandığı bir ülkede, “sol”a karşı bu “civanmert”(!) saldırganlık çünkü, bu gibilerini sardığı görülen türden “sol kabus”tan daha ağır bir hastalığa gereksinim duyar. Bu daha ağır vaka, “liberal demokrasi” “celep”liğidir! Tekelci gericilik ve mali sermayenin dünyayı ‘kasıp kavurduğu’ koşullarda, gericiliğin kolcu başlarından bazılarının eteğine tutunarak “liberal demokrasi”(!) üzerine “sol” vaaz da, kuşkusuz bir tür travmatik semptom sayılabilir. Demokrasi olarak gösterilen sistemin ve onun şuradaki buradaki büyük güç sahibi temsilcilerinin ülkeler zapt edip yüz milyonlar..]]> Wed, 16 May 2012 10:36:53 +0400 Kırmızı çizgiler, payandalar, Goebbels geleneği! https://www.evrensel.net/yazi/28662/kirmizi-cizgiler-payandalar-goebbels-gelenegi https://www.evrensel.net/yazi/28662/kirmizi-cizgiler-payandalar-goebbels-gelenegi? 1 Mayıs’ta, patron ve hükümet sendikacılığının, işçi ve emekçilerin birleşik büyük kitlesel eylemlerini önleme politikası önemli oranda etkisizleştirildi. Ülke düzeyinde, Türk-Kürt ve diğer çeşitli etnik kökenli işçiler, gençler, kadınlar, aydınlar ve ‘kamu emekçileri’nin kitlesel katılımlarıyla büyük gösteriler, mitingler düzenlendi. 1 Mayıs-6 Mayıs haftası, ve takip eden günler, Türkiye’nin yakın dönem tarihine, ezilenlerin ve sömürülenlerin emperyalizme ve sermaye diktatörlüğüne başkaldırı simgesi olarak yazılmış olan DENİZLERİN, dara çekilmelerinin 40.yılında, büyük kitlesel katılımlarla anıldıkları günlerdi. Onların şahsında, bu zulüm ve sömürü dünyasının son bulup, hiç kimsenin sömürülüp baskı altında tutulmadığı bir dü..]]> Thu, 10 May 2012 03:32:23 +0400 Mayıs’ın evrenselliği ve Türkiye https://www.evrensel.net/yazi/28228/mayisin-evrenselligi-ve-turkiye https://www.evrensel.net/yazi/28228/mayisin-evrenselligi-ve-turkiye? 1 Mayıs, her yıl olduğu gibi bu yıl da dünyanın pek çok ülkesinde, farklı uluslara mensup işçi ve emekçilerin sermayeye, burjuva siyasal baskıya, ayrımcı-aşağılayıcı politikalara ve savaş tehdidine karşı tutumlarını ortaya koyup taleplerini dile getirdikleri bir gün oldu. Uluslararası önem ve anlama sahip birçok başka günün de olduğu; o günlerin de halk kitlelerinin, işçi ve emekçilerin duygu, düşünce ve mücadele gelenekleri açısından belirli bir yere sahip oldukları bilinir. Dünya emekçi kadınlar günü bunlardan biridir; ana dili ve ırk ayrımcılığına karşı mücadele günü bir diğeri. Bunlara, kıtasal-bölgesel ölçekli, ulusal ya da dini motifli çeşitli bayram ve anma günleri de eklenebilir. Bu gibi ulusal ya da dinsel motifli; dini ve milliyetçi ideoloji kaynaklı; Hristiyan, Musevi ya da İslami; Kürdi, Türki ..]]> Wed, 02 May 2012 10:46:21 +0400 Fransız seçimleri, bir şeyler değişebilir mi? …! https://www.evrensel.net/yazi/27769/fransiz-secimleri-bir-seyler-degisebilir-mi https://www.evrensel.net/yazi/27769/fransiz-secimleri-bir-seyler-degisebilir-mi? Fransız Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda, Nicolas Sarkozy’nin, “solcu aday” Hollande karşısında aldığı ‘yenilgi’, henüz sonucu belirleyecek ikinci tur yapılmamış olsa da, Fransız politikasında bazı değişimlerin olmasını, en azından bir olasılık olarak gündeme getirebilir. Bu yenisinin, eskisi denli saldırgan olmayan bir çizgi izlemesinin ne kadar mümkün olduğu, kuşkusuz öncelikle Fransız tekellerinin çıkarlarıyla ilgili/ilişkili olacaktır. Fransız burjuvazisinin izlediği politikaların, bazı ara dönemler dışında, genel olarak sömürgeci geleneğin devamı olduğu; Ruanda’da oynadığı türden iç karışıklıklarla halkları birbirine kırdırmak dahil olmak üzere, işgal ve saldırıları da içerdiği biliniyor. Ancak Sarkozy çizgisinin yenilgiye uğraması aynı zamanda, Fransa‘nın Irak, Afganistan işgalleri ve Libya’nın vurulmasında oynadığı rolün ve Su..]]> Wed, 25 Apr 2012 10:20:10 +0400 Savaş kumkuması iş başında! https://www.evrensel.net/yazi/26870/savas-kumkumasi-is-basinda https://www.evrensel.net/yazi/26870/savas-kumkumasi-is-basinda? “Esed’e tanınan süre bugün doluyor”, “Sınırda kan aktı”, “Vakti geliyor!”; “eller tetikte!” türü manşet başlıklarıyla Fethullahçı-AKP’ci tekel basını savaş ve işgal kışkırtıcı çığlıklar atıyor. Yanıt, Çin’deki Erdoğan’dan gecikmesiz geliyor: “Sınır ihlali yapılmıştır ve uluslararası hukuk bize ne hak veriyorsa bunun gereğini yerine getireceğiz” Bu bir savaş ilanı mıdır, henüz çok net değil, ama ‘bıraksalar’, “Şam’ın tahtı-tacını yer ile yeksan edecek” bir “Halife Sultan” ünlemesine çok benzeyen bir “kükreyiş” olduğundan kuşku duymamak gerekir. Türkiye’nin içinde bulunduğumuz dönemdeki “uluslararası başarısı”nı Suriye yönetiminin düşürülmesine, ve ABD-İsrail hattında, Batılı büyük güçlerle uyumlu ve Tü..]]> Wed, 11 Apr 2012 10:51:41 +0400 Bir başbakan ve zulmün AKP iktidarı! https://www.evrensel.net/yazi/26409/bir-basbakan-ve-zulmun-akp-iktidari https://www.evrensel.net/yazi/26409/bir-basbakan-ve-zulmun-akp-iktidari? “Yetkiyi millet verdi mi, verdi!” diye, kürsüden yaylanarak, elinde tuttuğu devlet gücü güvencesinde, aşağılama-tehdit karışımı açıklamalarını sürdürüyor. Devamında “Gerekirse gidip evleri yıkacağız” diyor ve karşı çıkılmamasını “tavsiye ediyor”! “Millet” dediği, Meclisteki kendi milletvekili çoğunluğu (Onu olanaklı kılan yüzde 50 oy desteğiyle birlikte). Bu tarz bir mantık yürütmede, “Millet”in diğer kesimi (diğer yüzde 50) “millet”ten sayılmadığı gibi, “Tek Millet”çi şovenist politika, anlayış ve ‘ahlak’ da sırıtmış oluyor! Meclis gurubunda ve gazetecilere, “Meclis tarihinin en büyük zaferini kazandık!” diye, çocuk yaştaki milyonlarca insanın kaderiyle oynama keyfiyetini ve kendi mezhebi ve ırkı dışındaki inanç kesimleriyle ulus ve ulusal azınlıklara karşı sürd&..]]> Wed, 04 Apr 2012 10:18:47 +0400 ABD’nin diktatörleri ve sonları! https://www.evrensel.net/yazi/25975/abdnin-diktatorleri-ve-sonlari https://www.evrensel.net/yazi/25975/abdnin-diktatorleri-ve-sonlari? Amerika Birleşik Devletleri yönetimi tarafından sevilip-kucaklanmanın karşılığı nedir diye sorulsa, politikayla az-çok ilişkili insanların önemli bir kesimi, büyük olasılıkla, “onun çıkarları için kullanılma, uşaklık yapmayı kabullenme; ülkesini ve halkını emperyalist sermayeye peşkeş çekme, bu emperyalist devletin hedefe koyup dize getirmeye çalıştığı ülke, devlet ve halklara düşmanlığı politika olarak benimseme” yanıtı vereceklerdir. Yirminci yüzyıl tarihi ve yirmi birinci yüzyılın ilk on bir yıllık döneminin uluslararası alanda, binlerle ifade edilecek örnekler üzerinden kanıtladığı, doğru ve yerinde bir yanıt olacaktır bu. Salazar, Markos, Pinochet, Franco, Rıza Pehlevi, Kral Hasan (ve Abdullah), Sedat ve Mübarek, Ben Ali, Vidella, Walesa, Evren, Bayar ve Menderes-Demirel-Özal-Çiller-Erdoğan ve diğerleri, ülkelerinde iktidar aygıtını ellerine geçi..]]> Wed, 28 Mar 2012 11:24:14 +0400 Zulm ile bidad ve bahara uyanış! https://www.evrensel.net/yazi/25517/zulm-ile-bidad-ve-bahara-uyanis https://www.evrensel.net/yazi/25517/zulm-ile-bidad-ve-bahara-uyanis? Yaşam ve ölümün dinsel ya da diğer felsefi akımlarca öngörülen “birliği” ve “yakınlığı”nın, somut-güncel en pratik, çarpıcı ve en çok örneğinin yaşandığı bir ülkedir Türkiye. Resmi literatürü ve söyleminde “demokratik-laik ve sosyal hukuk devleti” olduğu ileri sürülen devlet sistemi ve yönetme politikası gerçekte, zulm ile hakim olmayı esas almaktadır. Devlet ne laik, ne demokratik ne de eşit haklara dayalı oluş bakımından hukukidir. “Demokratikleşme”nin yalandan ibaret olduğu ise, her günkü yaşam ilişkileri içinde, “biz devletiz!” diyen egemen güçlerin, hakları için mücadeleci bir tutum alan insanlara yönelttikleri saldırılarla somuttur. Hakkının bilincine varan, insan olduğunu ve insani yaşamın da gerekleri bulunduğunu; bunlara sahip olmaksızın insanın “insan” gö..]]> Thu, 22 Mar 2012 03:49:59 +0400 ‘Sudan ucuz hayatlar!’ https://www.evrensel.net/yazi/25052/sudan-ucuz-hayatlar https://www.evrensel.net/yazi/25052/sudan-ucuz-hayatlar? Su dahil her şeyin paha/eder tartısında karşılık bulduğu bir dünyada, hayatın/hayatların sudan ucuzluğu meşrulaştırıldığında, başkalarının hayatları pahasına mal-mülk; yönetme makamı-yetkisi sağlayanların başkalarının hayatlarıyla oynamaları, sıradanlaşıp kolaylaşır. İstanbul Esenyurt’ta 11 işçinin çadırda yanarak can vermeleri, gazete manşetlerinde okunduğu gibi “Yine ihmal yine can kaybı!” türünden istisnai hallerden biri olmaktan çıkar, işçi yaşamının, ‘dönen çark’ın ‘devr-i daim’i için sudan ucuzlaştığına delalet eder. “İş Güvenliği Yasası”nın sadece lafı edilir. Bakanlar, başbakanlar, genel müdürler, şirket sorumluları, fabrika ve işletmelerin sahipleri, çarkın dişlilerinin kırılmamasına azami özen göstererek, en fazla “ihmal”lerden söz edip, ilişkilerinin seyrine göre birilerini “suçlu&rdq..]]> Wed, 14 Mar 2012 10:55:44 +0400 Felaket çağırıcı şiddet organizasyonu https://www.evrensel.net/yazi/24106/felaket-cagirici-siddet-organizasyonu https://www.evrensel.net/yazi/24106/felaket-cagirici-siddet-organizasyonu? Taksim’de “Hocalı katliamını protesto” gerekçeli devlet gösterisinin başındaki Şahin İçişleri Bakanı, “intikam alınacak-hesap soruldu, sorulmaya devam edilecek” diye, hançeresini yırtarcasına bağırınca, devlet çetelerini, sürdüregeldikleri gizli-açık sabotaj, saldırı, toplu cinayetlerden alıkoyacak “yasal engel”lerin tümüyle uydurmadan ibaret olduğu bir kez daha ilan edilmiş oldu. Bir kez daha, hiç gizlisiz, doğrudan ve aptal olmayan herkesin anlayacağı türden, ırkçı-şoven politikalar ile devlet erkan-ı umumiyesi arasındaki organik bağ ortaya kondu. Devletin iktidar burçlarını ellerinde tutmalarından olacak, kendilerini Yavuz Selim-Kanuni-IV Murat’ın “saltanatı devri alem”iyle kıyaslayacak kadar, özgüven içinde, ve halkı “tebaa”görüp, her dediklerine “yaşa varol sultanım!” şaklabanlığıyla &o..]]> Wed, 29 Feb 2012 11:02:58 +0400 ‘Tarihin cilvesi’ mi? https://www.evrensel.net/yazi/22727/tarihin-cilvesi-mi https://www.evrensel.net/yazi/22727/tarihin-cilvesi-mi? Türkiye’nin aktüel gündemi sıklıkla ve birbiri ardına gerçekleşen olaylara bağlı değişen bir ülke olmasının sonuçları, egemenlerle onların ‘tasallutu’; baskı ve zorbalığı altında tutulanlar arasındaki güç ilişkisinin dönemsel durumunda, büyük oranda emekçiler aleyhine gerçekleşmektedir. Bu durumun farkında olan sermaye hükümeti ve ardındaki büyük sermaye güçleri, karşı karşıya bulundukları sorunları, halk kitlelerinin çok büyük kesimlerinin tepkisiz kalmasını sağlayacak şekilde, manevra alanlarını geniş tutarak ya burjuvazi yararına çözmekte ya da öteleyerek “günü kurtarma”yı başarabilmektedirler. Kara propagandanın, gerçekleri ters yüz ederek suçluluklarını örtebilmelerinin, yalan ustalığındaki pervasızlıklarını bunca açık sürdürmelerinin, herkese meydan okuyup fira..]]> Wed, 08 Feb 2012 10:13:41 +0400 Sorularla dolu bir yazı!? https://www.evrensel.net/yazi/22280/sorularla-dolu-bir-yazi https://www.evrensel.net/yazi/22280/sorularla-dolu-bir-yazi? Şu kurulu sistemi kim yönetiyor? Türkiye’de, Amerika’da, Japonya’da, Rusya’da, Almanya-Fransa ve öteki Avrupa ülkelerinde, işçi, kent-kır yoksulu, emekçi olarak adlandırılanlar, “azınlık” ifadesiyle ayrıca ayrıcalığa tabi tutulanlar iktidarlarda herhangi türden bir rol, yer, mevzi sahibi midirler? Kanunlar, Anayasalar hazırlanıp yürürlüğe konduğunda, hukuk kuralları belirlenip ceza yasalarının kapsamı belirlendiğinde doğrudan ya da dolaylı bir rolleri var mıdır? Hangi tür eylemlerin suç oluşturacağına, onların karşılığının ne türden yaptırımla verileceğine halkın kendisi ya da dolaysız göreve getirip uygun görmediğinde de görevden geri aldığı savcılar-hakimler vs. isimli görevliler mi belirliyor? Şu ya da bu sermaye grubunun ya da politik sermaye partisinin görüşleri doğrultusunda karar veren üç kişilik “yargı heyeti”nin insan..]]> Thu, 02 Feb 2012 04:37:26 +0400 Yayılmacı ve çatışmacı dış politika https://www.evrensel.net/yazi/21842/yayilmaci-ve-catismaci-dis-politika https://www.evrensel.net/yazi/21842/yayilmaci-ve-catismaci-dis-politika? “Yeni Osmanlıcı” Ahmet Davutoğlu, Türkiye gazetesinde yer alan açıklamasında, “çekilmek zorunda kaldığımız topraklardaki kardeşlerimizle birleşip dünyaya düzen vereceğiz” diyor. Bu açıklaması, Davutoğlu’nun “Stratejik Derinlik” (!) stratejisinin ruhuna da, onu Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturtan stratejiye de oldukça uygun. “Dünyaya yön verme”, “dünya düzenini çekip çevirme” iddiasının literatür karşılığının koskoca harflerle emperyalist olduğu biliniyor. Bu iddiayı 1870’lerden sonra, dünyanın kapitalist tekeller tarafından paylaşılması politikalarına bağlı olarak sürdüren güçlerin başında Amerika Birleşik Devletleri ile Batı Avrupa’nın İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya; Güneydoğu Asya’da Japonya-yakın dönemde Çin de eklendi- geliyorlar. “Dünyaya düzen verme&r..]]> Wed, 25 Jan 2012 09:49:03 +0400 2012’ye girerken -3 https://www.evrensel.net/yazi/21443/2012ye-girerken-3 https://www.evrensel.net/yazi/21443/2012ye-girerken-3? AKP hükümeti, içerde ve bölge düzeyinde sürdürdüğü saldırgan ve savaşçı politikayı giderek yoğunlaştırıyor. AKP’ye, bu saldırgan politikaları pervasızca uygulama cesaretini veren başlıca iki dayanak var: Dış ve iç sermaye; özellikle de Amerikan emperyalizmi desteğindeki devlet aygıtını elinde bulundurması; ve duygu, inanç, gelenek ve taleplerinin istismarı üzerinden yedekleyebildiği, tutumlarında hâlâ belirgin bir değişme olmayan azımsanmayacak kitle desteği. Erdoğan başta olmak üzere hükümet yöneticilerinin, CHP’nin başlıca temsilcisi olduğu burjuva parlamentarist muhalefete, “Silahlı ya da silahsız olmasının artık önemsiz olduğunu” ilan ettikleri Kürt hareketi ve mücadelesinin tüm unsurlarına ve siyasal demokratik haklardan yana tutum alan aydınlara, parti ve örgütlere; hakları için mücadeleye yönelen iş&..]]> Wed, 18 Jan 2012 09:58:16 +0400 2012’ye girerken -2 https://www.evrensel.net/yazi/21024/2012ye-girerken-2 https://www.evrensel.net/yazi/21024/2012ye-girerken-2? Türkiye’nin 2012’ye, işçi sınıfı, kent-kır yoksulları, Kürtler ve Alevi inançlı kesimler başta olmak üzere emekçilere yönelik iktisadi-sosyal, siyasal ve hukuki hemen her alandaki hükümet-devlet politikalarının daha da sertleştiği bir süreçten geçerek girdiğini, sadece önceki yılın son dönemlerinde iyice belirginleşen gelişmeler göstermedi. Yeni yılın ilk günlerindeki gelişmeler de bunun böyle olacağına işaret etmektedir. Hükümet-devlet “başkanı” sıfatlı kişilerin olaylar ve gelişmeler üzerine yaptıkları açıklamalar, hükümet sözcülerinin burjuva muhalefeti dahil kendi politikalarıyla uyumsuzluk içindeki kesimlere yönelik saldırılarının giderek artan dozu, polis baskınlarının ve tutuklamaların artması göstergeler arasındadır. Dahası da söylenmelidir: hükümet, parlamentodaki görüşmeler s..]]> Thu, 12 Jan 2012 03:49:52 +0400 2012'ye girerken-1 https://www.evrensel.net/yazi/20583/2012ye-girerken-1 https://www.evrensel.net/yazi/20583/2012ye-girerken-1? 2011 aralık ayının 29’unda bu köşede yayımlanan makalenin başlığı ‘Biçilmemek’ için Birleşmek idi. Makalede önümüzdeki dönemin “çetin geçeceği”nin olgusal dayanaklarından söz ediliyordu. O makale henüz okur tarafından okunmadan önceki gece, devletin hava kuvvetleri, F-16 bombardıman uçaklarıyla 14-20 yaşlarında 36 Kürt gencini katletti. 2012’ye iki kalmıştı ki, hükümetin, “Güvenlik koordinasyonundaki boşluklar tamamlandı, artık tüm operasyonlar tek merkezden, hükümete bağlı olarak, hükümetin denetimi ve koordinasyonunda yürütülecek” diye övünüp, devletin tüm kademelerini ele geçirmesinin rantını topladığı bir zamanda, gerçekleşti bu kitlesel katliam! Hükümet sözcüleriyle Genelkurmaydan yapılan açıklamaların ortak özelliği, savaş uçak..]]> Wed, 04 Jan 2012 10:00:24 +0400 ‘Biçilmemek’ için birleşmek! https://www.evrensel.net/yazi/20140/bicilmemek-icin-birlesmek https://www.evrensel.net/yazi/20140/bicilmemek-icin-birlesmek? Tarihler aralık 1914’ü gösteriyordu. 22 Aralık gibi de bir gündü. Osmanlı nezdinde Alman generali Moltke’nin özel bir ağırlığı vardı. Almanlar “Enverland” demekte sakınca görmemişlerdi Osmanlı “ülkesi”ne. Tahtta İdris Naim’in padişahı halife sultan vardı. Osmanlı “Mihver”e katılmıştı. Sarıkamış’ta “90 bin kişinin donarak can vermesi”ne yol açan büyük macerayı başlatan askeri harekatın kumandasında Enver ile birlikte‚Yavuz Zırhlısı’nın güvertesinde Otto von Feldmann duruyordu. Alman silahı ile Seyhülislam fetvası yan yanaydı! Karşı çıkan kim varsa “düşman”dı! Şimdilerde, dış basında “Tayyipland” diye bir karikatürün yayımlandığından söz ediliyor. Bush yönetiminin “güvenilir adamlar” kategorisinde sayıp, ABD’deki Yahudi lobisinin-ki “dünyanın en önem..]]> Wed, 28 Dec 2011 09:54:50 +0400 Saldırılara Fransız ‘örtüsü’! https://www.evrensel.net/yazi/19753/saldirilara-fransiz-ortusu https://www.evrensel.net/yazi/19753/saldirilara-fransiz-ortusu? Hükümet piyonu ya da diğerleri, tüm sermaye basını ağız birliği içinde yine “sözde Ermeni soykırımı iddiası” üzerinden, “milli çıkarlar”, “ittifaklar“, “ticari ilişkiler”, “tarihi gerçekler söylemiyle “milli galeyan” savaşında! Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Fransa’ya, “Tarihi siyasi amaçlarla tahrif etmek en hafif tabiriyle izansızlıktır” diye, ders veriyor. TBMM, Fransa Ulusal Meclisine “Tarihi yanılgıdan vazgeçilmesi” çağrısında bulunan ortak bir bildiri yayımladı. Fransa’nın “yüzyıllara dayanan dostluğu, ortak menfaatleri ve ittifak bağlarını küçük siyasi hesaplara feda etmemesi” isteniyor; Ruanda’da, Cezayir’de ve Afrika’daki katliamlar anımsatılarak, “Önce kendi tarihiyle yüzleşmesi” isteniyor, sözüm ona aba altından sopa g..]]> Wed, 21 Dec 2011 10:50:49 +0400 Sınıf farklılaşması ve okullardaki ayrım https://www.evrensel.net/yazi/19352/sinif-farklilasmasi-ve-okullardaki-ayrim https://www.evrensel.net/yazi/19352/sinif-farklilasmasi-ve-okullardaki-ayrim? Hürriyet yazarı Sedat Ergin, dünkü köşe yazısında, Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu’nun İstanbul’daki ilköğretim kurumlarında yaptığı bir saha çalışmasının sonuçlarını irdeliyordu. Fethullahçı Açık Toplum Vakfının da desteklediği bu araştırma, zengin-yoksul ayrımının okul öğrencilerine yansımasının bir tür haritasını ortaya koyuyor. Araştırmacılar hazırladıkları raporda şöyle diyorlar: “Yoksullar, yoksullarla ve yoksul olup aynı anda ayrımcılığa da uğrayanlar ya da kente yeni göçmüş kesimlerle aynı okullarda; buna karşılık geliri yüksek varlıklı ailelerin çocuklarının beraber okuduğu ilköğretim okulları da mevcut ve bunlar da kendi içlerinde homojenleşmiş durumda.” Buna,”Okulun fiziksel şartları, öğrenci başına düşen öğretmen sayısı, okulun geliri, kantinde satılan ürünlerin kalitesi, markaları ve fi..]]> Wed, 14 Dec 2011 09:49:39 +0400 Artan gerginlik ve ‘savaş’ söylemi https://www.evrensel.net/yazi/18910/artan-gerginlik-ve-savas-soylemi https://www.evrensel.net/yazi/18910/artan-gerginlik-ve-savas-soylemi? “Türkiye’nin bölgedeki önemi ve rolü” üzerine ‘uluslararası’ alana genişletilmiş propaganda yeni değil. Bu propagandanın, Afganistan ve Irak işgalleriyle birlikte ve ABD ile İsrail’in İran’ı hedef alan politikalarına bağlanarak özellikle son yıllarda yoğunlaştırıldığı da biliniyor. Ancak, politikayla alakalı ve “aklı başında” her insan, bu propagandanın içinde bulunduğumuz dönemde yeni unsurlarla beslenerek daha sistematik hale getirildiğine de itiraz etmeyecektir. Türkiye gericiliğinin emperyal-yeni Osmanlıcı emellerini gıdıklamayı ihmal etmeyen, ve fakat onları Amerikan ve Batılı büyük emperyalistlerin stratejik çıkarlarına bekçi tutmayı esas alan bu propaganda, bir süreden bu yana “şirazeden çıkmış” durumda. Böyle olmasını tetikleyen etken ve nedenlere çeşitli yeni gelişmelerin yarattığı ‘durum değişiklikleri’ e..]]> Wed, 07 Dec 2011 09:51:24 +0400 Dersim 1938 ve bugün! https://www.evrensel.net/yazi/18499/dersim-1938-ve-bugun https://www.evrensel.net/yazi/18499/dersim-1938-ve-bugun? 2011 Kasım’ında, devletin, burjuva siyasetinin değil sadece, Türkiye’nin tüm milliyetlerinden halkının siyasal gündemine yeniden girmiş bir büyük katliamı, “gündem dışı” görecek, gösterecek kadar kör olanların bir değil birçok hesabı olmalı, var! Üzerine yazılmış iki yüze yakın kitap, akademisyen kimliği olan birçok kişinin ortaya getirdiği belgeler, son elli yıldır Zaza-Kürt gençleri ve aydınlarıyla demokrat Türk aydınlarının bilgisi dahilinde olan Genelkurmay damgalı nüfus tespiti ve katli belgeleri, “kılıç artığı” sürgün çocuklarının anı kitapları, belgeseller, her birinde katliamın dehşetini ve acının bin türünü dile getiren onlarca Dersim ağıtı on yıllardır ortadayken, 2011 Kasımında ‘Dersim katliamını, Necip Fazıl’ın yazısını göstererek dillendiren Tayyip Erdoğan’ın birçok hesabı var, b..]]> Wed, 30 Nov 2011 09:31:55 +0400 Antidemokratik, saldırgan ve savaşçı! https://www.evrensel.net/yazi/18068/antidemokratik-saldirgan-ve-savasci https://www.evrensel.net/yazi/18068/antidemokratik-saldirgan-ve-savasci? Bir yanda, içeride iktidarına karşı haklarını savunmak, taleplerini elde etme mücadelesi veren tüm kesimlere karşı resmi adı konmamış savaşçı saldırgan bir politika, diğer yanda, yanı başında yer alan ülkelerdeki olaylara, demokrasi”, “insan hakları”, “halkın meşru talepleri”ni savunma maskesi altında müdahale ve “göz dikme”! Bu, içerde demokratik taleplere karşı savaş, dışarıda Amerikan politikalarına payanda ve taşeron olmaya işaret eder. Bir yanda, ABD ve Batı’nın büyük emperyalist güçleriyle birlikte, Suriye yönetimini yıkarak emperyalist çıkarlara hizmet edecek yeni bir uşak yönetim oluşturma ve böylece İran’a karşı, İran’ı kuşatma harekatında daha ileri mevziler edinerek bölge politikasında Amerikan çıkarlarının bekçiliği üzerinden rant-komisyon, pay; ne denirse, almaya çalışma, diğer yanda bu emperya..]]> Wed, 23 Nov 2011 10:13:49 +0400 Saldırıları püskürtmek için birleşme sorumluluğu https://www.evrensel.net/yazi/17199/saldirilari-puskurtmek-icin-birlesme-sorumlulugu https://www.evrensel.net/yazi/17199/saldirilari-puskurtmek-icin-birlesme-sorumlulugu? Gelişmelerin, olayların akışının, devlet-hükümet ve sermaye partilerinin bu olay ve gelişmelere ilişkin tutumunun gösterdiği şudur: bu hükümet ve onun tüm kurumlarını tuttuğu; tüm kurumlarına hakim olduğu devlet, demokratik en küçük bir tasarrufta dahi bulunma özelliğine sahip değildir. Onun “liberal demokratik toplum projesi” üzerine propagandanın tüm hedefi, baskı ve zor altında tutulan halk kitlelerinin suskunluk içinde tutulmalarıdır. AKP ve hükümetinin, Başbakan başta olmak üzere tüm kurmayları, kitlelerin gözü önünde ve alenen ilan ederek, demokratik taleplerde bulunanları, hak eşitliği isteyenleri, daha iyi bir yaşam için mücadeleden söz etmekle kalmayıp bunun için gerçekten mücadele edenleri “Etkisiz kılınması gereken düşman” saymaktadırlar. Başbakanın KCK gözaltı ve tutuklamaları başta olmak &uu..]]> Wed, 09 Nov 2011 09:37:19 +0400 Gerginlik, şiddet ve hatta “savaş” hükümeti! https://www.evrensel.net/yazi/16749/gerginlik-siddet-ve-hatta-savas-hukumeti https://www.evrensel.net/yazi/16749/gerginlik-siddet-ve-hatta-savas-hukumeti? Hürriyet yazdı: “Esad yönetimini devirmek için savaşan isyancılara destek olan Türkiye, muhalif Suriye Ulusal Konseyi’ne de büyük destek veriyor. ..Türkiye’deki kampta barınmakta olan grubun temsilcisi firari Albay Riyad el Esad, Çarşamba günü New York Times’dan Liam Stack’e verdiği röportajda, Suriye içinde düzenledikleri bir saldırıda dokuz hükümet yanlısı askeri öldürdüklerini kabul etti. Türk yetkililer ise 60-70 isyancı ve Esad’dan oluşan grubun, Türkiye sınırları içinde barınmasına izin verilmesini insani sebeplerle açıklıyor. Yetkililer, silahlı saldırılara ise ‘Düşüncelerini ifade etmelerini engelleyemeyiz’ diyerek karşı koymuyor. Dışişleri Bakanlığı’ndan bir sözcü durumu, ‘Şu an kampta olan insanlar Suriye’den kaçıp ülkemize sığınırlarken kimin kim olduğu belli ..]]> Wed, 02 Nov 2011 09:41:24 +0400 Yaşama sorumluluğu bilim ve politika https://www.evrensel.net/yazi/16317/yasama-sorumlulugu-bilim-ve-politika https://www.evrensel.net/yazi/16317/yasama-sorumlulugu-bilim-ve-politika? Deprem, su baskını, hortum, toprak kayması, yanardağ patlaması, nehir taşmaları ve daha sıralanabilecek ‘doğasal olaylar’ın insan başta olmak üzere canlı türüne ve yaşam alanlarına verdiği zararlar genel olarak “doğal afet” tanımı içine alınmışlardır. Bu gibi olayların evren ve onun küçük bir parçası olan dünyamızın doğasal hareketleriyle ilişkin oldukları da, bilim ve aklın öğretileri içinde yer alır. Diğer yandan, insan soyuna evrilen canlı türünün, elini ve onun hareketiyle gelişimini sürdüren beynini kullanarak kendisine zarar veren, yaşamı için tehlike yaratan vahşi hayvan türleriyle doğa olaylarına karşı korunma aletleri ve yöntemleri geliştirdiği binlerce yıllık bir tarih söz konusudur. Bu binlerce yıllık tarihi seyirde, insan elini-kolunu ve beynini kullanarak geliştirdiği aletler ve yöntemlerle yaşamı için tehlike arz eden olay, olu..]]> Wed, 26 Oct 2011 09:37:20 +0400 Kapitalizm gösteriler ve korku! https://www.evrensel.net/yazi/16188/kapitalizm-gosteriler-ve-korku https://www.evrensel.net/yazi/16188/kapitalizm-gosteriler-ve-korku? Kapitalizm üzerine güncel tartışmaların bu denli yoğunluk kazanmasının en başta gelen nedeni, kapitalist kriz gerekçeli iktisadi-sosyal “önlemler”in, a) işçi sınıfı, emekçiler ve ‘orta sınıf’ olarak tanımlanan ancak muğlak bir içeriğe de büründürülen geniş katmanların yaşam düzeylerini daha da kötüleştirmesi; b) zengin-yoksul; kapitalist-emekçi arasındaki “gelir dengesizliği”nin giderek büyümesi ve sistemden en fazla nemalanan büyük milyarder ve trilyonerlerin dahi durumun tehlikeli sonuçlar doğurmaya aday olduğunu görerek, “milyarder sever politikacılar”ı‚ önlem almaya çağırması; c) uluslararası sermaye ve her bir ülkedeki burjuvazi ve hükümetlerinin halk düşmanı bu ekonomik-sosyal ve siyasal uygulamalarına karşı, emperyalist kapitalizmin terörist kalesi ABD başta olmak üzer..]]> Tue, 25 Oct 2011 07:01:06 +0400 Kitlesel örgütlenme ve kitle çalışması https://www.evrensel.net/yazi/15857/kitlesel-orgutlenme-ve-kitle-calismasi https://www.evrensel.net/yazi/15857/kitlesel-orgutlenme-ve-kitle-calismasi? Sermaye ve hükümet başta olmak üzere kurumlarının çok yönlü, kesintisiz ve giderek yoğunluk kazanan saldırılarına karşı, kitlesel halk muhalefeti ve bunun da dayanağı olarak kitlesel sendikal-mesleki ve politik örgütlenme son derece temel bir ihtiyaç haline gelmiştir. Zira, ‘büyüyen ekonomi, artan ihracat, milyoner ve milyarderlere yenilerinin katılması, büyük sermaye şirketlerinin kârlarının katlanması, ancak daha fazla işsiz, daha çok yoksul, daha geniş yoksunluklar doğurarak mümkün olmuştur. Bu, kapitalist üretim sisteminin temel karakteridir ve sermayenin en pervasız, en saldırgan, en ikiyüzlü ve en emperyalist uşağı bir hükümet değil de, daha liberal ya da sözde sosyal demokrat olanı işbaşında olsaydı , ilişkinin karakteri değişmez, ancak rakamlarda ve oranlamalarda oynamalar olurdu. Bu gün ise, “demokratikleşme” ve kalkınma üzerine..]]> Wed, 19 Oct 2011 09:15:11 +0400 AKP ve değişim üzerine burjuva illüzyonu https://www.evrensel.net/yazi/15447/akp-ve-degisim-uzerine-burjuva-illuzyonu https://www.evrensel.net/yazi/15447/akp-ve-degisim-uzerine-burjuva-illuzyonu? AKP propagandasında önemli yer tutan ögelerden biri de “değişim” üzerine söyledikleridir. AKP hükümetiyle onu destekleyen “neoliberal”-”neomuhafazakar” burjuva aydınları, “değişim”i, ekonomiden siyasete, sosyal alandan kültürel yaşama dek genişçe bir kapsam içinde ve bu parti ve hükümetinin politikalarını aklamak üzere kullanıyorlar. Buna göre bu politikalardan yana olmak, yani “değişime ayak uydurmak”, “uygulanan ekonomipolitikalar sonucu kalkınma yolunda hızla ilerleyen Türkiye’nin daha fazla demokratikleşmesi”nden yana olmak demektir. Buradan çıkarılan sonuç, 1980 sonrası döneme damgasını vurup bu dönemi belirleyen ve uluslararası ölçekli politikalara destek vermeyip karşı çıkanların “Tutucular ve hatta gericiler oldukları”dır! Bu akıl yürütme, dünya halkları..]]> Wed, 12 Oct 2011 09:46:14 +0400 AKP propagandası ve kitlelerin algısı https://www.evrensel.net/yazi/14953/akp-propagandasi-ve-kitlelerin-algisi https://www.evrensel.net/yazi/14953/akp-propagandasi-ve-kitlelerin-algisi? AKP hükümetinin, kitlelerle ilişkilerinde elde ettiği ‘başarı’nın etken ve araçları, Kitlesel örgütlenmeler için kitlelerin aydınlatılması ana başlıklı makalemizin bu ikinci bölümünün konusunu oluşturuyor. Olanaklı en özet biçimiyle şunlar söylenebilir: Herhangi burjuva- kapitalist hükümet, kitlelerle ilişkilerinde, başlıca olarak devlet erki-aygıtından, hakim toplumsal ilişkilerden ve bu egemen ilişkilerin ürünü görüşlerden/düşüncelerden (Topluma hakim olan düşünceler) yararlanır. Yönetme ve etkileme araç ve etkenleri bunlarla sınırlı değildir. Ama bunlar en önemlilerini oluştururlar. AKP’nin bunları kullanmada başarılı olduğunu kabul etmek gerekir. O, devlet aygıtından yararlanmakla kalmadı, onu tümüyle ele geçirip, hedef ve amaçlarına en etkin tarzda hizmet edecek şekilde yeniden düzenledi. İddi..]]> Wed, 05 Oct 2011 10:17:32 +0400 Kitlesel örgütlenmeler için kitlelerin aydınlatılması-1 https://www.evrensel.net/yazi/14503/kitlesel-orgutlenmeler-icin-kitlelerin-aydinlatilmasi-1 https://www.evrensel.net/yazi/14503/kitlesel-orgutlenmeler-icin-kitlelerin-aydinlatilmasi-1? Türkiye’yi, halk kitlelerine karşı politikalarını “halktan yana” göstermede kendinden önceki tüm sermaye hükümetlerini yaya bırakmış bir hükümet yönetiyor. Yaslandığı tarihsel, kültürel, dinsel ve ideolojik, siyasal ve askeri zengin bir miras var. Hükümetin, eğitimli ve örgütlü sermayesever “aydın”larla birlikte hakim hale getirmede başarılı oldukları görünüm şudur: AKP ve hükümeti-ki o devletin tüm kurumlarının kumanda merkezinde örgütlenmiş yönetici unsur ve güçtür- “sorun çözücü”dür. Ülke içinde de, bölge düzeyinde de halktan- halklardan “yana”dır! Barış ve özgürlük “savunucusu”dur(!) “Yaradandan ötürü yaratılanı sevmek”tedir(!) Ayrımcılığa-ayrılıkçılığa “karşı”dır(!) &..]]> Wed, 28 Sep 2011 11:54:00 +0400 Mücadele ve eylem anlayışı neden önemli? https://www.evrensel.net/yazi/14046/mucadele-ve-eylem-anlayisi-neden-onemli https://www.evrensel.net/yazi/14046/mucadele-ve-eylem-anlayisi-neden-onemli? Devrimci mücadele, devrimci eylem söz konusu olduğunda, herşeyden önce, emekçilerin talepleri için yürüttükleri mücadelenin kitlesel ve düzey olarak ilerletilmesini ve yükseltilmesini esas alan mücadele ve eylem akla gelir. Bu genelliği içinde, küçük grupların, meslek kesimlerinin, saldırılara hedef olmuş herhangi işyeri, fabrika, okul vs.in sınırları içindeki kişi ya da toplulukların çeşitli türden protestoları da devrimci mücadele ve eylem kategorisinde yerini alır. Herhangi kişi ya da siyasal çevre, grup, parti, dernek mensubu insanların şu ya da bu gerekçeyle düzenledikleri ve şekli, düzeyi ve araçları farklılık gösterebilecek eylemler, düzen karşıtlığı; sermaye ve siyasal-askeri güçlerinin saldırılarına karşı konması, önceki dönemlerin mücadelesinin ürünü olan ve fakat içinde bulun..]]> Wed, 21 Sep 2011 12:45:10 +0400 General Başbuğ hangi ülkede yaşamış?! https://www.evrensel.net/yazi/13217/general-basbug-hangi-ulkede-yasamis https://www.evrensel.net/yazi/13217/general-basbug-hangi-ulkede-yasamis? Eski Başkanı Orgeneral , Genelkurmay “karargahı”nın bugüne kadar gelmiş generalleri içinde, “Bilim ve felsefe üzerine laf etmek”le diğerlerinden ayrılan ve aynı nedenle de “ideolog”luğundan söz edilen biri olarak tanınıyor. Emekli Orgeneral Başbuğ’un ağustos ayı başlarında Şükrü ile “Milliyet için yaptığı söyleşi” sırasında tekrarladığı görüşler, Türkiye’yi yöneten askeri-sivil üst bürokrasinin temel toplumsal sorunlara yaklaşımlarının ülke ve halkın çıkarları ve talepleriyle karşıtlık-zıtlık içinde olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Başbuğ’un bu röportajda bir kez daha yinelediği görüşleri, “Terör örgütlerinin sonu” adıyla yazdığı kitabının da konusunu oluşturuyor. Bu görüşler, onun henüz kısa bir süre önce askeri hiyerarşinin en tepesindeki komutan olması nedeni..]]> Wed, 07 Sep 2011 10:18:11 +0400 Diktatörlük, savaş ve barış üzerine tartışma https://www.evrensel.net/yazi/12792/diktatorluk-savas-ve-baris-uzerine-tartisma https://www.evrensel.net/yazi/12792/diktatorluk-savas-ve-baris-uzerine-tartisma? Bir önceki makalemizden devam ediyoruz. ABD, Avrupa Birliği güçleri, NATO ve Türkiye’nin, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Orta Asya’da izledikleri politikayı, “20. yüzyıldan kalma diktatörlük rejimlerine karşı” ve halkların özgürlük ve demokrasi için yürüttükleri mücadeleden yana gösteren herkes ve her teori zulmün, baskı ve sömürünün savunusu mevziinde konumlanmıştır. Burada adları sıralanan güçlerle Avusturalya, Yeni Zelanda gibi Amerikan-İngiliz payandaları ve Japon emperyalizmi son elli-altmış yılda kime, hangi güçlere karşı savaş ilan ettiler ya da savaş politikaları izlediler. Diktatörlere ve diktatörlüklere karşı mı, halkların bağımsızlık ve özgürlük için yürüttükleri ve hedefinde emperyalistlerle işbirlikçi diktatörlerinin olduğu mücadeleye karşı mı? Bu sorunun y..]]> Wed, 31 Aug 2011 09:58:17 +0400 Libya’ya ‘demokrasi’ mi geldi? https://www.evrensel.net/yazi/12452/libyaya-demokrasi-mi-geldi https://www.evrensel.net/yazi/12452/libyaya-demokrasi-mi-geldi? NATO bombardımanı desteğinde Trablus’a giren “isyancılar”ın zafer gösterileri sırasında ve makineli tüfek atışlarıyla destekli “Şimdi özgürüz!” bağırtılarının, devrimci bir kalkışmanın coşku ve kazanımlarına işaret edip etmediğini, kapitalizmin liberal, muhafazakar ve sosyal “demokrat” savunucuları da çok geçmez, görürler. Sadece onlar da değil, ABD ve Avrupalı emperyalist ordularının saldırdığı ülkelerin yöneticileriyle, önce “kardeş” deyip “al takke-ver külah” ilişkisine girip ardından, işgalci ve saldırganların petrol ve hegemonya savaşlarına öncü kol olanların da maskeleri, önümüzdeki yakın dönemde yırtılıp, şeytani ve yayılmacı emelleri daha net olarak görülecek. ABD ve ‘şürekası’nın ulaklığıyla değil sadece, şimdilerde “diktatör” diye, sözüm ona aşağılamaya &ccedi..]]> Thu, 25 Aug 2011 10:15:43 +0400 'Savaş kabinesi'ni durdurma zorunluluğu https://www.evrensel.net/yazi/12020/savas-kabinesini-durdurma-zorunlulugu https://www.evrensel.net/yazi/12020/savas-kabinesini-durdurma-zorunlulugu? Başbakan R. T. Erdoğan ve İçişleri Bakanı başta olmak üzere hükümet yöneticilerinin "bayram sonrası"nı işaret ederek, "yeni bir dönemin milatı olacağı"nı ilan ettikleri gelişmenin, adı savaş konacak düzeyde yeni ve şiddetli bir saldırı olacağına dair, genel bir "kanı" oluştuğuna göre, acil-ivedi olan bu bu savaşçı-saldırgan politikaya karşı nasıl bir direnç gösterileceği; Kürt-Türk ve diğer ulusal topluluklardan emekçilerin yaşamında derin ve kapsamlı tahribatlar yaratacak olan böylesi bir "çılgınlık"ın Erdoğan komutasında başlatılmasına engel olabilmektir. Erdoğan ve “kurmayları"nın açıklamaları saldırının şiddetli olacağını, kapsamı geniş tutulacağını haber vermektedir. Başbakan koltuğunda bir tür firavun padişah ruhiaytıyla oturan Erdoğan," Bakınız, unutmayın artık yine açık söylüyorum, bıçak kemiğe day..]]> Thu, 18 Aug 2011 07:14:42 +0400 Hükümranlık için halkların istismarı politikası https://www.evrensel.net/yazi/11532/hukumranlik-icin-halklarin-istismari-politikasi https://www.evrensel.net/yazi/11532/hukumranlik-icin-halklarin-istismari-politikasi? Anımsanacaktır; Mrs. Clinton, yıllar önce, ABD’nin Türkiye’yi “bölgenin güçlü ve önder ülkesi”(!) olarak taltif etmişti. Türkiye’yi, “genişletilmiş (ya da büyük) Ortadoğu” ve Kuzey Afrika’ya yönelik emperyalist stratejinin aktif taşeronu olarak kullanma politikasına uygun bir tutumdu. ABD başta olmak üzere büyük emperyalist güçlerin pazar ve etki alanı mücadelesi sürdükçe, bu politikanın bölgemiz “ayağı”nda kullanılacak güç arayışı da var olacaktır. Türkiye, egemen güçlerinin izledikleri Amerikancı politikayla bu stratejiye uygun ülkelerden biri olmaya devam ediyor. AKP hükümetleri de, izledikleri “yeni Osmanlı”cı politika ile ABD stratejisine hizmette kusur etmeyeceklerini on yıla yakın süredir, çok sayıdaki uluslararası eylemleriyle yeterince..]]> Thu, 11 Aug 2011 03:15:34 +0400 Burjuva kapışması ve devrimci politika https://www.evrensel.net/yazi/11075/burjuva-kapismasi-ve-devrimci-politika https://www.evrensel.net/yazi/11075/burjuva-kapismasi-ve-devrimci-politika? Sadece Türkiye’de değil, dünyanın neredeyse her tarafında, birbirleriyle şu ya da bu türden ilişki de kurulabilecek çok çeşitli ve fakat sarsıcı, hızlı, şiddet düzeyi de küçümsenemeyecek olaylar-gelişmeler yaşanıyor. Her bir ülkenin kendi koşullarında daha kapsamlı etkilerde bulunmak üzere, bu gelişmeler halkların yaşamında dolaysız ya da dolaylı, ancak önemli izler bırakmaktadır. Ne Yunanistan’ın ekonomik “iflası” sadece bu ülkeye ait, ne Suriye ve Libya’da yaşananlar bu ülkelerin kendi sınırları içindeki “lokal çatışmalar”la malul ne de Türkiye’de devlet ve toplum bünyesinde yaşanan çatışmalı süreç “etraftaki olaylar”dan ve “okyanus ötesi” bir başka kıtada belirlenen strateji ve politikalardan bağımsızdır. BURJUVAZİNİN YARATTIĞI ALDATICI GÖRÜNTÜ Burjuvazi ve siyasal- ideolo..]]> Wed, 03 Aug 2011 09:49:48 +0400 İşçi sınıfı bu işlere ne diyecek? https://www.evrensel.net/yazi/10665/isci-sinifi-bu-islere-ne-diyecek https://www.evrensel.net/yazi/10665/isci-sinifi-bu-islere-ne-diyecek? Türkiye’de çok şey yaşanıyor: Sendikal talepler için eylem yapan işçilerin karşısına polis ve jandarma çıkarıldı. Çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi için işyerlerinde direniş yapmak bile suç sayılıyor. Sendikal örgütlenme özgürlüğü var, “Herkes istediği sendikaya üye olabilir” denilmesine, hatta “İki sendikaya bile üye olunabileceği” ileri sürülmesine karşın, sendikal örgütlenmeye adım atan işçiler ya işten atılıyor ya da “kara liste”ye alınıyor. İşçilerin bir dönemler uğruna bedeller ödeyerek kazanılmış bir hak durumuna getirdikleri kıdem tazminatının ortadan kaldırılması ya da göstermelik hale getirilmesi için hükümet manevraları devam ediyor. Parasız egitim istedikleri için gözaltına alınıp tutuklanan gençler zindan hücrelerinde yaşlanmaya bırakıldı..]]> Wed, 27 Jul 2011 10:00:56 +0400 Ateşi körükleyen kim? https://www.evrensel.net/yazi/10256/atesi-korukleyen-kim https://www.evrensel.net/yazi/10256/atesi-korukleyen-kim? On güne yakındır Türkiye’nin siyasi-askeri değil sadece kültürel-sosyal “davranışı”na da Türk şovenizminin körüklediği hezeyan yön veriyor. 13’ü asker 20 kişinin askeri helikopterlerden açılan ateşle mi, “Gerillaların attıkları bombalarla” mı çıktığı henüz açıklık kazanmamış olan yangın sonucu yanarak can vermesi, devlet erkanı harbi tarafından “Bir milli şahlanış fırsatı” olarak değerlendirildi. Kime karşı? ÇOK AÇIK, ‘LAMI-CİMİ YOK’ KÜRTLERE KARŞI! Başbakan “Terör örgütü ve siyasi uzantılarına hiçbir iyi niyet göstermeyeceğiz. Gereken yapılacak” dedi. Süngü Kemal, “Hepimiz şehit olmaya hazırız” diyerek askeri moral takviyesi istedi. TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi), MHP-AKP ve CHP ortak imzalı bildirisiyle “Türkiye Cumhuriyeti Hükü..]]> Wed, 20 Jul 2011 12:26:46 +0400 Ekonomideki büyüme ve halkın yaşamı https://www.evrensel.net/yazi/9772/ekonomideki-buyume-ve-halkin-yasami https://www.evrensel.net/yazi/9772/ekonomideki-buyume-ve-halkin-yasami? “Türkiye’nin en büyük 500 şirketi”nin 2010 yılı sonu itibarıyla “ekonomik durum analizi”ni yayımlayan Fortune 500 dergisi, bu en büyük 500 işletmenin kârını, bir önceki yıla göre yüzde 22.2; net satışlarını yüzde 28; ihracatlarını yüzde 24.2 artırdığını açıkladı. 500 En büyük işletmenin ilk sırasında yer alan Tüpraş (26 milyar 218 milyon TL) başta olmak üzere kârını, ihracat payını, verimliliğini artıran ilk en büyük on büyük şirketin hemen hepsi petrol ve ürünleri, enerji ve telekomünikasyon alanında faaliyet gösteren şirketler. 500 en büyük işletme toplam satışlarını önceki yıla kıyasla yüzde 28 artırarak toplam 452.8 milyar TL’ne çıkarmış. Bu açıklamada söz konusu şirketlerin toplam olarak 117 bin 232 kişiyi işe aldıkları da yer alıyor. Fortune 500’ün yayımladığı bu rak..]]> Wed, 13 Jul 2011 09:49:06 +0400 Zorba, yasa ve halk https://www.evrensel.net/yazi/9278/zorba-yasa-ve-halk https://www.evrensel.net/yazi/9278/zorba-yasa-ve-halk? 18 yıldır Madımak’ta, 18 yıl önce devlet kurumları ve güçlerinin koruması ve kollaması altında-istihbarat örgütlerinin tetikleyiciliğiyle gerçekleştirilen vahşi cinayetlerin kitlesel protestosu yapılır. 18. yılda, ülkede “ileri demokrasi” gerçekleştireceğini iddia ederek halk desteği isteyen hükümet, polis kuvvetlerini, “temsil etme” iddiasında bulunduğu “halk”ın, kendi politikası, inancı, ideolojisiyle birleşmeyen bölümüne karşı seferber ederek gaz bombaları ve zırhlı araçlarla anma toplantılarını engellemeye kalkıştı. Gerekçesi “provokasyon” ve “Çıkma ihtimali yüksek olayları önlemek”ti(!) Sivas’taki dumanlı-gazlı-sis bombalı, kalkanlı, coplu iktidar saldırısıyla ve bu saldırının gerekçesiyle bundan çok kısa bir süre önce, İstanbul gibi bir büyük kentin merkezinde binlerce iş&cc..]]> Wed, 06 Jul 2011 09:51:35 +0400 MGK bildirisi ve halk iradesi https://www.evrensel.net/yazi/9031/mgk-bildirisi-ve-halk-iradesi https://www.evrensel.net/yazi/9031/mgk-bildirisi-ve-halk-iradesi? MGK Genel Sekreterliğinin, “Teröre karşı güvenlik kuvvetlerince yürütülen etkin mücadeleye ...kararlıkla devam edileceğinin altı çizilmiştir” bildirisinin yayımlanmasından bir gün önce, İstanbul’da hükümetin savaş birlikleri halkın üzerine hücuma kalkmışlar, zehirli gaz, tazyikli su, cop ve panzer saldırısıyla “zafer” naraları atıyorlardı. İstanbul’da yürümek isteyenler, şu üzerine çok laf edilen “halkın iradesi” ve “demokratik hak kullanımı”nı savunma çabasında olan, aralarında seçilmiş milletvekillerinin de bulunduğu Emek Demokrasi ve Özgürlük Blokunu oluşturan parti ve grupların mensuplarıydı. Saldırı kuvvetlerini yönlendirenler ise, “milli irade” ve “ileri demokrasi” üzerine vaaz eşliğinde toplumsal yaşamı zapturapt altına alanlardı. İstanbul’da -ve ülkenin başk..]]> Fri, 01 Jul 2011 10:21:07 +0400 Devletleşen ırkçılık https://www.evrensel.net/yazi/8396/devletlesen-irkcilik https://www.evrensel.net/yazi/8396/devletlesen-irkcilik? Milliyet gazetesi mahreçli bir “haber”(!); onu kaynak gösteren çeşitli diğer gazete ve yayın kuruluşları tarafından da yayıma konarak yaygınlaştırıldı. Buna göre, “ BDP’nin desteklediği sosyalist kökenli Levent Tüzel, Sırrı Süreyya Önder ve Ertuğrul Kürkçü’nün, ‘yemin metninde ırkçı söylemler bulunduğu; yemin metni içinde yer alan, ‘Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma’, ‘Anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma’ ve ‘Büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzerine and içerim” ifadelerini düşüncelerine ters sayarak milletvekili yeminini okumak istememekteydiler. Milliyet başta olmak üzere bu “iddia”yı ileri süren yayın kuruluşları, gazeteler, İnternet siteleri böyle bir enformasyon için herhangi kaynak göstermediklerine göre, ..]]> Wed, 22 Jun 2011 09:59:54 +0400 12 Haziran seçimleri üzerine https://www.evrensel.net/yazi/8033/12-haziran-secimleri-uzerine https://www.evrensel.net/yazi/8033/12-haziran-secimleri-uzerine? 2011 Haziran Genel Seçim sonuçları, seçim öncesi “kamuoyu araştırmaları”nı, CHP’nin alacağı oya ilişkin daha abartılı tahminler ile AKP’nin oy oranını daha düşük gösteren veriler dışında hemen hemen doğrulamış oldu. Bu seçimlerin emek ve sermaye güçleri-”cephesi” açısından anlamının “doğru okunması” için, oyların ve seçilen milletvekili sayılarının partilere göre dağılımıyla birlikte bu dağılımın seçmen nüfusunun ulusal ve sınıfsal bileşimiyle bağı gibi başlıca iki en önemli belirleyenin esas alınarak değerlendirilmesi gerekir. AKP’YE DESTEĞİN ETKENLERİ Seçim sonuçları, yürüttüğü saldırı politikalarına rağmen iktidar partisinin sadece sermaye güçlerinin büyük bir kesiminin değil, işçi sınıfı ve emekçiler kitlesinin önemli bir kesiminin desteğini de aldığ..]]> Wed, 15 Jun 2011 10:10:48 +0400 Mücadelede birleşme ihtiyacı https://www.evrensel.net/yazi/7553/mucadelede-birlesme-ihtiyaci https://www.evrensel.net/yazi/7553/mucadelede-birlesme-ihtiyaci? Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’nun gördüğü destek ile iki ulustan ve her milliyetten işçi ve emekçilerin iktisadi-sosyal ve politik talepleri arasındaki dolaysız ilişki, bu taleplerin gerçekleştirilmesini dert edinen herkesi, önümüzdeki süreçte yapılması gerekenler açısından, görmezden gelemeyecekleri bir sorumluluk ile yüz yüze getirmiştir. Bu sorumluluk kuşku yok ki zaten vardı. Yeni başlayan ya da şimdi idrak edilen bir şey değil. Türkiye’nin iki ulus ve tüm milliyetlerden işçi sınıfı ve kent-kır yoksullarının; Kürt ulusunun, baskı altındaki mezhep ve inanç gruplarından kesimlerin, küçük üreticilerin uluslararası sermaye ve tekelci burjuvazinin çıkarları esas alınarak her tür hak ve özgürlüklerden yoksun tutulmaları/bıraktırılmaları, saldırılara karşı tüm ezilenlerin birliğini zorunlu kı..]]> Wed, 08 Jun 2011 11:12:49 +0400 Seçimler ve yalan fabrikatörlüğü! https://www.evrensel.net/yazi/7116/secimler-ve-yalan-fabrikatorlugu https://www.evrensel.net/yazi/7116/secimler-ve-yalan-fabrikatorlugu? Paul Joseph Goebbels’ 1933 ila 1945 yılları arasında, Hitler Almanyası’nın, “Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanlığı” göreviyle Nazi faşizminin en üst düzey görevlilerinden biri olmuştu, ama onun isminin geçtiği her yer ve durumda akla gelen ve gelmesi gereken çok başarılı bir yalan fabrikatörü olmasıydı. Bundandır ki, siyaset yalancılığının en çirkef biçimlerinden v e onu yürütenlerden söz edildiğinde, kıyaslama Goebbels üzerinden yapılagelmiştir. O çok “başarılı” bir yalan üreticisi ve dağıtıcısı olmuştur. “Halkı aydınlatma” adına, halkın Nazi faşizminin kanlı tezgahına çekilerek dünya halklarına karşı düşman bir politikaya alet edilmesi gerçekleştirilmiş; “başarı” bunun derecesiyle ölçülür olmuştur. Türkiye egemenlerinin, Türkiye’yi yönetenlerin Nazi dönemi Alman..]]> Wed, 01 Jun 2011 11:30:48 +0400 Kürt direnişi ve yol ayrımı! https://www.evrensel.net/yazi/6724/kurt-direnisi-ve-yol-ayrimi https://www.evrensel.net/yazi/6724/kurt-direnisi-ve-yol-ayrimi? “Başbakan” sıfatı taşıyan birinin, Hakkari, Van ya da Diyarbakır; veya herhangi bir Kürt kentinde, “Kürt sorunu yoktur!” diye bağırması; toplumsal gerçeklerle ile ilişkisi açısından en küçük değer taışmaz. Başbakan, eğer sesinin kapalı kepenk saclarına çarpıp kendine geri dönmesinden zek alan biri değilse, Türkiye’nin yanısıra Ortadoğu ve dünya ölçeğindeki sorunlardan biri olma özelliği kazanmış Kürt ulusal sorununa böylesine dayanaksız inkarlarla yaklaşamaz. Onu, birkaç yıl önce “Kürt sorunu var, Kürt sorunu benim sorunum, onu çözeceğiz!” dediği için, “çark etmek”(!) ile suçlamak gerekmez. Görülen sadece burjuva politikasının ikiyüzlülüğü ve hedefe varmak için her tür entrikayı araç edinmesi değildir. İnkarcı şoveni ve “çö..]]> Wed, 25 May 2011 15:06:54 +0400 Sular kabarırken https://www.evrensel.net/yazi/6392/sular-kabarirken https://www.evrensel.net/yazi/6392/sular-kabarirken? Mısırlılar, Tahrir Meydanı’nı bir kez daha, ancak bu sefer Filistin halkına karşı İsrail ile imzalanmış ihanet anlaşmalarının iptali ve ambargonun kaldırılması talebini de dahil ettikleri yeni taleplerle doldurdular. Golan’da Filistinlilerin direnişi başladı. Suriye’de bir yanda sokak gösterileri ve bu gösterilere polis saldırıları devam ediyor. Diğer yandan, ABD-AB emperyalistleri artık eskimiş “demokrasi” maskeli yaptırım ve müdahale politikalarını giderek yoğunlaştırıyorlar. Libya’ya emperyalist bombardıman sürüyor. İngiliz askeri şefleri bombardımanı yoğunlaştıracaklarını açıkladılar. Türkiye Kürtleri, hemen tüm kentlerde ayaktalar. Cenazeler on binlerle kaldırılıyor, tüm Kürt topraklarında halkın büyük öfkesiyle neredeyse süreklilik kazanmış eylemler düzenleniyor. Sınır ötesine fiili geçiş yapan halk, evlatlarının cenazesini alarak döndü. İst..]]> Wed, 18 May 2011 11:18:52 +0400 Komplo, entrika, cinayetin bin türü https://www.evrensel.net/yazi/5882/komplo-entrika-cinayetin-bin-turu https://www.evrensel.net/yazi/5882/komplo-entrika-cinayetin-bin-turu? Devlet işlerine hükümet edenler, devletin tüm kurumlarının işleyişine hükmedecek gücü ellerinde tutuyorlar. Buna rağmen, iğrenilir bir porno politikasıyla rakiplerini “bel altından vurma”ya ihtiyaç duydukları görülüyor. Bir iflas işaretidir: kapitalizmin kâr için, gelenek-görenek; din-iman; dostluk, akrabalık-arkadaşlık ayırt etmeksizin her şeyi metalaştıran, değişime süren, satışa çıkaran işleyiş yasasına aykırı düşmüyor. O her tarafından aşırı derecede çürümüşlüğünü emekçi kanı-canına daha fazla kast ederek gidermeye çalışan, emek gücünü yok pahasına mideye indirerek varlığını sürdürme savaşı veren canavarın kollarında büyümenin alışkanlıklarıyla hareket ediyorlar. Ama bu iflas ettiklerinin de resmidir. Ülke nüfusunun yüzde 70’ine yakını yoksulluk sınırlarında yaşam savaşı ve..]]> Wed, 11 May 2011 10:44:51 +0400 Uğruna savaşmadan hak alınamıyor! https://www.evrensel.net/yazi/5011/ugruna-savasmadan-hak-alinamiyor https://www.evrensel.net/yazi/5011/ugruna-savasmadan-hak-alinamiyor? Birbirleriyle ilgisiz gibi görünen, ancak olgu ve olayları yansıttıklarına dair kuşku bulunmayan birkaç gazete haberi, bir ülkedeki durumun anlaşılması açısından dikkate değer doğrulukta veri sunabilir. Başka türlü söylersek, aktüel yaşamın şu ya da bu yönüne ilişkin şurada ya da burada görülen siyasal, hukuki, kültürel, sosyal veya başka karakterli olaylar ülkenin siyasal-iktisadi ve sosyal koşulları hakkında önemli bulgular içerir, somut kanıt oluştururlar. Örneğin dünkü gazetelerden rastgele seçilen haberlerden biri, “Bağdat Caddesi Şaşkınbakkal’da, çarptığı Kaptan Suat Ayöz’ü ölüme terk ettiği için ihmali davranış sonucu kasten adam öldürmek suçundan 21 yıl hapis istemiyle yargılanıp, taksirle ölüme neden olmak suçundan 2.5 yıl ceza alan Uygur Ağaoğlu’nun cezası Yargıtayda o..]]> Wed, 27 Apr 2011 09:43:29 +0400 Kimin iradesi, hangi demokrasi? https://www.evrensel.net/yazi/4536/kimin-iradesi-hangi-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/4536/kimin-iradesi-hangi-demokrasi? Seçim ve siyaset ya da siyaset ve seçim arenasındaki hızlı gelişmeler, kapitalist çıkarların belirlediği “demokrasi”nin niteliğini; burjuvazinin bu yönetim biçiminin siyasal gericilikle malul ve halk iradesinden kopuk olmakla kalmayıp halk iradesine karşı, yasak, baskı ve zorun şekillenişi de olduğuna bir kez daha gösterdi. İşçi sınıfı ve emekçilerin, Kürtler ve tüm öteki ezilen kesimlerin bugüne dek ne elde edebilmişler ise, bizzat kendilerinin canı-kanı pahasına; uğruna büyük bedeller ödeyerek elde ettikleri bir kez daha kanıtlandı. Bir kez daha görüldü ki, sermaye çıkarlarını temsil eden ve uluslararası tekeller yararına ülke kaynaklarının yağmalanmasına acentelik yapan politik “zihniyet”, demokrasi üzerine ne denli ateşli açıklamalar yaparsa yapsın, siyasal riyakarlık ve ikiyüzlülükten öteye geçemez. Onun ..]]> Wed, 20 Apr 2011 11:20:57 +0400 Camiler ‘kışla’ ise meydanlar Kürtlerin! https://www.evrensel.net/yazi/4019/camiler-kisla-ise-meydanlar-kurtlerin https://www.evrensel.net/yazi/4019/camiler-kisla-ise-meydanlar-kurtlerin? “Mağduriyeti”nin rantını fazlasıyla cebe indiren Erdoğan’ın “Camiler Kışlamız, Minareler süngümüz” mısralı şiirlerle istismara kalkıştığı Cami’yi, Kürtlere karşı devlet politikasında daha aktif hale getirme taktiğine, Kürt politikası, “O halde meydanlar bizimdir!” diyerek yanıt verdi. Camii değil, ama onun hükümet ve devlet politikasının aracı olarak kullanılmasına karşı olduklarını açıklayan Kürtler, binler halinde meydanlarda ‘namaz kılma’ya yöneldiler. Bu gelişme, dinin toplumsal etkisinin en yoğun yaşandığı kesimlerden biri olan Kürtlerin, ulusal özgürlük ve tam hak eşitliği mücadelesinde katettikleri yolu çok net olarak gösteren bir olgu olarak alınabilir. Politikasının en önemli unsurlarından biri de din istismarcılığı olan hükümetin, “din adamları”nı, devletin Kürt politikasının misyonerliğiyle değil..]]> Wed, 13 Apr 2011 11:44:49 +0400 TÜSİAD raporu ve sermaye demokrasisi https://www.evrensel.net/yazi/3595/tusiad-raporu-ve-sermaye-demokrasisi https://www.evrensel.net/yazi/3595/tusiad-raporu-ve-sermaye-demokrasisi? TÜSİAD tarafından 22 “akademisyen ve kanaat önderi”ne “Yeni Anayasanın Beş Temel Boyutu” adıyla hazırlatılarak tartışmaya açılan rapora, çeşitli düzen kurumları sözcülerinin gösterdikleri tepki, bu büyük burjuva örgütünün “demokratikleşme” raporları hazırlatma, tartışmaya açma, geriye çekilme pratiğine bir yenisini ekledi. TÜSİAD yönetimi, rapor yazıcılarını sorumluluk altına sokan bir açıklamayla tepkileri püskürtme tutumunu yineledi. Bu ise, “TÜSİAD geri adım attı, hazırlattığı rapora sahip çıkmadı” yorumlarına yol açtı. TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner gelişmeler üzerine, “Ülkenin demokrasi çıtasının yükseltilmesi ana gayesinde buluşmak” için hazırlatılan bu “son” rapora gösterilen tepki üzerine, geri adım atmadıklarını; ancak “M&u..]]> Wed, 06 Apr 2011 14:17:42 +0400 Caniler koalisyonu ve halkın eylemi https://www.evrensel.net/yazi/3074/caniler-koalisyonu-ve-halkin-eylemi https://www.evrensel.net/yazi/3074/caniler-koalisyonu-ve-halkin-eylemi? Libya’da yaşananlar ve Libya’ya karşı girişilen saldırı, herhangi bağımlı-geri bıraktırılmış (ya da kalmış) veya sözüm ona tarafsız olma iddiasındaki ülkenin emperyalist büyük güçler ve onlarla işbirliği içinde olanlarla çelişkiye düştüğünde, nasıl bir tehditle yüz yüze kalacağını göstermesi bakımından ibret vericidir. Amerikan ve Batı emperyalizminin ‘yeni sömürgeci’ yayılmacılığında; toprakların ve zenginlik kaynaklarının fethi için askeri saldırı ve işgallerin “haklı gösterilmesi” ve dünya halklarının “başka yol kalmamıştı”(!) yanılsaması içine düşürülmeleri için başlıca iki zehirli-imha edici araç kullanılıyor. İlki ‘iç çelişkiler’in emperyalist çıkarlar için kullanılmasıdır. Kapitalist sisteme bağlılıklarından kuşku duyulmayan ve fakat artık eskisi gib..]]> Wed, 30 Mar 2011 10:14:00 +0400 Daha gergin bir bölge ve dünya-II https://www.evrensel.net/yazi/1684/daha-gergin-bir-bolge-ve-dunya-ii https://www.evrensel.net/yazi/1684/daha-gergin-bir-bolge-ve-dunya-ii? “Birleşmiş Milletler Teşkilatı”nın Libya’ya ambargo kararı alması ve AB ile ABD adına yapılan açıklamalarda “Tüm seçeneklerin masada tutulduğu”nun ilan edilmesi, Orta Doğu-Kuzey Afrika’ya emperyalist müdahalenin yeni askeri saldırıları gündeme getirebileceği olasılığına işaret ediyor. Amerikan savaş gemileri Akdeniz’e açıldı ve Libya’ya doğru yol alıyor. Libya’ya “askeri müdahalenin kaçınılmazlığı”na dair açıklamalar bakanlık düzeyindeki İtalyan devlet görevlileri tarafından yapıldı. İsrail, iki İran savaş gemisinin Suveyş Kanalı’ndan geçmesini savaş telallığı için gerekçe edindiğini bir kez daha gösterdi. İran gemileri Suriye’nin Lazkiye Limanına demirlerken, iki ülke adına bu gemilerden birinde iş birliği anlaşması imzalandı. ABD ve iş birlikçilerinin İran’ın “içini karıştırma operasyon..]]> Wed, 09 Mar 2011 11:56:25 +0300 Daha gergin bir bölge ve dünya-1 https://www.evrensel.net/yazi/1229/daha-gergin-bir-bolge-ve-dunya-1 https://www.evrensel.net/yazi/1229/daha-gergin-bir-bolge-ve-dunya-1? İktisadi sosyal ve politik koşullar ile sınıflar arası ilişkiler arasında, ilkinin ikincisini etkileyip değişimini ve düzeyini belirlediği bir ilişki olduğunu, ikincisinin seyri ve değişiminin de koşulların değişiminde bir unsur olarak rol oynadığını, toplumsal yaşamdaki her olay ve olgu neredeyse hergün ve yeniden kanıtlıyor. 2007-2008 krizi patlak verip dünya kapitalizminin genel krizi olarak tüm ülkeleri etkilemeye başladığında, başlıca emperyalist ülkelerin sözcüleri “Dünyanın artık eskisi gibi olamayacağını; güçler ilişkisinin yeniden şekilleneceği bir sürece girildiğini” ilan ettiler. Burjuva-emperyalist devletlerin şefleri yüz milyarlarca dolar-avro ve yeni banka ve tekellerin hizmetine sunarlarken, içeride halk kitlelerine karşı baskıları artırdılar; dışarıda ise pazarlar ve hammadde kaynakları için rekabet daha da sertleşti. Kısa bir süre önce Balkanlar ‘ateş hattı&rsq..]]> Wed, 02 Mar 2011 14:58:44 +0300 İhtilalci halklar kazanacaklardır! https://www.evrensel.net/yazi/742/ihtilalci-halklar-kazanacaklardir https://www.evrensel.net/yazi/742/ihtilalci-halklar-kazanacaklardir? Tunus ve Mısır devrimci ayaklanmalarının yarattığı etkiyle bölge ülkelerinde baş gösteren çeşitli halk eylemlerinin Libya’da büyük bir halk isyanıyla devam etmesi, emperyalizme ve onun kuklası feodal-monarşist ve burjuva yönetimlere karşı siyasal özgürlükler ve temel insani yaşam gereçlerinin sağlanması istemleri üzerinden gelişen ihtilalci hareketin Orta Doğu-Kuzey Afrika bölgesini sarmakla kalmayıp yakın-uzak başka bölgelere “sıçrama” olasılığının güçlü olduğunu gösteriyor. Yemen’de ve Fas’taki eylemlerin başka bölge ülkelerinde de ortaya çıkması için çeşitli ve çok sayıda neden var. Libya ayaklanmasının her türden spekülatif tartışmayı gereksiz kılan özelliği; kendisini “İslam Dünyası”nın “antiemperyalist devrimci lideri” gibi lanse edip, “Yeşil Kitap”lı bir ..]]> Wed, 23 Feb 2011 23:06:14 +0300 Ayaklanmaların kazandırdıkları gölgelenemez https://www.evrensel.net/yazi/427/ayaklanmalarin-kazandirdiklari-golgelenemez https://www.evrensel.net/yazi/427/ayaklanmalarin-kazandirdiklari-golgelenemez? Burjuva tarih yazıcıları, işçi sınıfı ve tüm kesimleriyle emekçilerin sömürü ve baskıdan kurtuluş mücadelesinin reddini ifade eden, “tarihin sonu” safsatalarıyla artık daha fazla oyalanamazlar. Bundan böyle, son yüz elli yıldır yapa geldikleri türden çarpıtma ve saptırma; olduğundan farklı gösterme ve hedefini şaşırtma manevraları yoğunluk kazanacak. Arap halklarının, yaşam alanlarının hemen tüm parçalarında zorba diktatörlere ve diktatörlüklere karşı, görmezden gelinmesi olanaksız ve gizlenmesi olanakları da son derece zayıflayan büyük isyanlarını tahrif etme ve mümkünse, eskinin belli reformlarla makyajlanmış “özü”nün korunması için manevralarına, daha ilk günden tanık olduk. Bu manevralar önümüzdeki dönem ve yıllarda daha da çeşitlenecektir. Buna ihtiyaçları var ve olacak! Toplumun ..]]> Fri, 18 Feb 2011 03:46:23 +0300