15 Temmuz 2011 09:28

'Siyasiler, yüreği yanan aileler kadar sorumlu davranmıyor'

Diyarbakır Silvan kırsalında 13 askerin yaşamını yitirdiği çatışmaya ilişkin BDP'den açıklama geldi. Siyasilerin "gerginliği tırmandırdığını ve BDP'yi hedef haline getirdiğini" belirten BDP Grup Başkanı Selahattin Demirtaş, herkesi kullandığı dil ve argümanlar konusunda dikkatli olmaya çağırdı. Demirtaş, yüreği yanan

'Siyasiler, yüreği yanan aileler kadar sorumlu davranmıyor'

Paylaş

Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde yaşanan çatışmada 13 askerin hayatını kaybetmesi ve 7 askerin de yaralanmasına ilişkin BDP Grup Başkanı Selahattin Demirtaş, yazılı açıklama yaptı. Yaşanan olaydan "derin üzüntü duyduklarını" bir kez daha yineleyen Demirtaş, yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve yaralılara da acil şifalar diledi. Açıklamasında, "Savaşın, çatışmanın, ölmenin ve öldürmenin bir sorun çözme yöntemi olmaktan çıkmamış olması, bizlere bu acıları yaşatan en temel nedendir" görüşüne yer veren Demirtaş, "Ülkenin en önemli sorununun bu gençlerin omuzlarına yüklenmesi haksızlığı da, hükümet başta olmak üzere siyasetin ve bütün siyasetçilerin sorumluluğundadır. Bu acıları unutmadan, ancak acılarımızı 'düşmanlık' dili oluşturmak için de kullanmadan barışı sağlamak her birimizin bütün ülkeye karşı boynunun borcudur" diye kaydetti.

'PARTİMİZ HEDEF HALİNE GETİRİLİYOR'

Demirtaş açıklamasında, olaydan sonra yapılan açıklamalara da dikkat çekerek, devlet yetkililerinin yaptığı açıklamalarla BDP'yi hedef gösterdiği ve "acı ve hüzün ortamında da yararlanılarak" meselenin asıl sebeplerinin üzerinin örtüldüğüne işaret ederek, "Neredeyse çatışmaya BDP girmiş gibi bir hava estirilmektedir. Bu haksız hedef gösterme furyasına TBMM Başkanından, hükümet temsilcilerine kadar sorumluluk mevkiinde olup da hesap vermesi gereken herkes dahil olmuştur. Bu süre içerisinde Ankara, Mersin, Bursa ve Elazığ il-İlçe binalarımızın da aralarında bulunduğu bazı parti teşkilatlarımız saldırıya uğramış, yakılmıştır" değerlendirmesinde bulundu.

YÜREĞİ YANAN AİLELER 'BARIŞ', SİYASETÇİLER 'SAVAŞ' DİYOR

Yapılan hiçbir açıklamanın, atılan hiçbir nutuğun yüreği yangın yerine dönmüş anne babaların acılarına derman olmayacağını ifade eden Demirtaş, yüreği yanan ailelerin "akan kardeş kanı dursun" diyebildiklerini ancak bu sağduyunun binde birinin bile siyasetçilerde bulunmadığına vurgu yaptı. Herkesi "kullandığı dil" konusunda ve gerilimi tırmandıran açıklamalardan uzak durmak konusunda uyaran Demirtaş, şöyle dedi: "Bütün barış süreçleri tehlike ve tehditlerle örülü olmuştur. Ancak barış, sadece ve sadece o'na yürekten inanan ve bütün engellere rağmen o'na doğru yürümekte ısrar eden toplumlara daha erken gelmiştir. Biz de er veya geç kendi barışımızı inşa edeceğiz, ama bunun geç olmaması için biz dahil herkese sorumluluklar düşmektedir." Yaşanan çatışmanın bütün boyutlarıyla araştırılmasını da talep eden Demirtaş, şunları ifade etti: "Yaşanan olayın bir pusu olmadığı, operasyona çıkan askeri birliğin bir noktada PKK ile çatışırken başka bir noktada askerlerin bulunduğu bir mevkie savaş uçaklarından (veya helikopterlerden) atılan bombaların yarattığı büyük yangınla askerlerin yaşamını yitirdiği, bu iddialara dair konuşmaların askeri telsizlerde komutanlar arasında geçtiği ve bu konuşmaları korucuların da duyduğu şeklinde vahim iddialar kamuoyuna yansımıştır."

BAŞBAKANA ÇAĞRI

Başbakan'a da çağrı da bulunan Demirtaş, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: "Bu olayın başka siyasi gerilimlere ve çatışmalara yol açmaması, bütün boyutlarıyla açığa çıkarılması için soruşturma başlatılmalıdır. Otopsi raporları, telsiz konuşma kayıtları kamuoyu ile paylaşmalıdır, gerçekler ortaya çıkarılmalıdır. Eğer iddialar doğruysa; sorumluluğu, ya da ihmali olan varsa hesap sorulması sağlanmalıdır. Adil bir soruşturma neticesinde ortaya çıkacak gerçek her neyse, her birimiz bunun sonuçlarından dersler çıkararak önümüzdeki süreçte daha etkili bir barış siyaseti üretebiliriz. Ancak gerçeklerin üstü örtülürse bu durum herkeste güvensizliğe ve karamsarlığa yol açacaktır. Kamuoyundaki bu kaygıların giderilmesi için hükümet üzerine düşen sorumluluğun gereğini yerine getirmelidir." (DİYARBAKIR)

ÖNCEKİ HABER

Vakıf üniversitelerinde kim, nerede, nasıl?

SONRAKİ HABER

Dink davasının 84. duruşmasında tanıklar dinlendi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa