‘Devrim  savaşın kirli yüzünü  ortaya çıkardı’

‘Devrim savaşın kirli yüzünü ortaya çıkardı’

Uluslararası Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Konferansı’nın (CIPOML) 20. yıl buluşması için Emek Partisi’nin (EMEP) çağrısıyla Türkiye’ye gelen Devrimci Demokrasi (Hindistan) editörü Prof. Vijey Singh ve Fransa’dan Küreselleşme Karşıtı ATTACH Bilim Kurulu üyesi Nils Andersson, Ankara’da “Ekim Devrimi’nin 97. yılında Savaş ve Politika” başlıklı söyleşide konuştular. Devrim ve savaşların tarihte ve günümüzdeki ilişkisinin tartışıldığı panelde devrimin savaşların kirli yüzünü ortaya çıkardığı ifade edildi.

Evrensel Kültür Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Aydın Çubukçu’nun da katıldığı buluşma önceki gün Tüm Bel-Sen Genel Merkezi’nde gerçekleşti. Aydın Çubukçu, 1.Dünya Savaşı Döneminde savaş karşısında devrimci tutum konusunda özellikle Alman sosyal demokratlar ile Lenin arasında tartışmaların yaşandığını, revizyonistlerin kendi emperyalistlerini destekleme kararı karşısında Lenin’in savaşların iç savaşa dönüştürülmesi tezini ileri sürdüğünü anlattı. Savaşla devrim arasındaki ilişkinin tek yönlü anlaşıldığını ve “savaş devrimi doğurur” şeklinde yanlış bir anlayış bulunduğunu söyleyen Çubukçu, özellikle emperyalizm çağında, savaş ve devrimin aynı çelişkilerin ürünü olarak ortaya çıktığını belirtti. Çubukçu, Ekim Devrimi’nin savaşın sonuçlarının devrimin olanakları olarak kullanılmasına bir örnek olduğunu vurguladı.

EKİM DEVRİMİNİ ORTADAN KALDIRMAK İSTEDİLER

Hindistan’dan katılan Vijey Singh de iki dünya savaşında da Almanya’nın sömürgeler elde etme çabasında olduğunu söyledi. Rusya’yı istila etmek isteyen Almanya karşısında Sovyet işçi ve köylülerin başarılı olduklarını kaydeden Singh, ABD ve Japonya’nın ise Ekim Devrimi’ni ortadan kaldırmak istediğini dile getirdi. Devrimin ülkenin yeniden inşasını sağladığını belirten Singh, bugün Avrupa ülkelerinde bile mevcut olmayan kadın ve erkek işçilerin eşitliğini sağladığını vurguladı. Singh, Sovyetler Birliği’nin yıkılmasının ardından ABD’nin giderek güçlendiğini ifade etti. Bu gücün günümüzde kendini Irak ve Libya müdahalelerinde kendini gösterdiğini dile getiren Singh, emperyalizme karşı savaşmak ve tüm dünyada devrimin temellerini atmak gerektiğini söyledi.

‘EMPERYALİZM YIKILMADAN SAVAŞ BİTMEZ’

Küreselleşme Karşıtı ATTACH Bilim Kurulu üyesi Nils Andersson da emperyalizm ortadan kalkmadığı sürece emperyalist çelişkilerin de ortadan kalkmayacağını vurguladı. Ancak bu çelişkilerin her zaman aynı kalmadığını ve değişkenlik gösterdiğini belirten Andersson, Ekim Devrimi örneğini verdi. Andersson, devrim sonrasında enternasyonal dayanışma duygularının yaygınlaştığını ifade etti. 2. Dünya Savaşında ise bu dayanışmanın hat safhaya ulaştığını anlatan Andersson, Fransa’da Nazilere karşı mücadele eden göçmen işçileri, İtalya’nın Arnavutluk işgali sırasında kaçan İtalyan askerlerin yerel direnişe katılmalarını örnek gösterdi. Soğuk savaşın iddia edildiği gibi savaşları önlemek yerine yeni savaşlar doğurduğuna dikkat çeken Andersson, Marksist-Leninist partilerin enternasyonal dayanışma araçlarını yaratma arayışına girdiklerini anlattı. Andersson, Arnavutluk Emek Partisi lideri Enver Hoca’nın bu dönem yeni bir enternasyonal kurulmasından ziyade var olan örgütler arasındaki ilişkinin sıkılaşmasını savunduğunu dile getirdi. (Ankara/EVRENSEL)

 

www.evrensel.net