Bir kulüp  bir insan  bir ömür

Bir kulüp bir insan bir ömür

Roux, 2005’te kazandıkları Fransa Kupası’nın ertesi günü düzenlediği basın toplantısıyla 44 yıldır sürdürdüğü teknik direktörlük kariyerine son verdi.

Mert SARIBAŞ*

1961 yılından 2005 yılına kadar dünya tarihinde pek çok şey değişti. Duvarlar inşa edilip yıkıldı, rejimler değişti, liderler yerini kaybetti ama Guy Roux’un Auxerre’deki teknik direktörlük görevi değişmedi. Tam 44 yıl boyunca mavi-beyazlı ekipte görev yapan Roux, 890’ı 1. Lig maçı olmak üzere yaklaşık 2000 maça çıkarak bu alanda kırılması zor bir rekora imza attı. 18 Ekim 1938 yılında Auxerre’e yaklaşık 10 km uzaklıktaki Alsace’de dünyaya gözlerini açan Roux, emekli olduğunda “7 yaşında kendime hayatım boyunca her gün futbol oynamak istiyorum dedim ve hemen hemen bunu gerçekleştirdim” diyor. 22 yaşına kadar sürdürdüğü pek de parlak olmayan futbolculuk kariyeri Auxerre’nin teknik direktör arayışına geçtiği 1961 yılı ile birlikte bambaşka bir boyut kazanıyor. 15 yaşından beri hayalini kurduğu teknik direktörlük fırsatını kaçırmak istemeyen Roux, yönetime Auxerre için gerekirse odun bile kesebileceğini dile getirdiği bir başvuru mektubu yolluyor. Kulüp başkanı gelen başvurular arasında en az maaşı isteyen ve en genç kişiden gelen teklifi kabul ediyor. Böylece Roux, 1961 yılında aylık 600 frank karşılığında teknik direktörlük kariyerine start veriyor.

ÇİFTÇİLERDEN GÜBRE, EŞLERDEN ÖNLÜK

Roux göreve başladığında ilk hedeflerinden biri yaklaşık 40.000 nüfusa sahip olan Auxerre halkını takımla bütünleştirmek oluyor. Fransa’nın kalbi olarak bilinen Doğu Fransa Bölgesi’nde yer alan Auxerre mütevazı nüfusuna rağmen ülkenin önemli merkezlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Büyük oranda çiftçilik ve ahşap üretimi ile geçimini sağlayan Auxerre halkı Fransızların olmazsa olmazı şarap sektöründe de oldukça önemli bir konumda bulunuyor. Roux, şehrin imkanlarından faydalanmak için kapı kapı geziyor, çiftçileri keçilerini takıma bağışlamaları için ikna etmeye çalışıyor. Auxerre’nin ilk oyun sahalarından biri de bu çiftçilerin bağışladığı gübreler ile oluşturuluyor. Bununla yetinmeyen Roux antrenmanlarda kullanmak için futbolcu eşlerinden de önlük dikmelerini istiyor. Uzun süre kulübe ilk gelip en son çıkan kişi oluyor, antrenmanlarda daha önce bir bölgesel lig takımında görülmemiş çalışmalar gerçekleştiriyor ve tüm bu çalışmalarının ilk meyvesini 1970 yılında Bölgesel Lig’ten 3. Lig’e çıkarak alıyor. 4 sezon sonra da 2. Lig’e yükselen Roux’un ekibi 1979 yılında daha sonra 4 defa kazanacağı (1994, 1996, 2003, 2005) Fransa Kupası’nda ilk defa final oynuyor fakat uzatmalarda 4-1 kaybederek kupayı rakibi Nantes’a kaptırıyor. Fransız teknik adamın ayak seslerini iyiden iyiye duyuran olay ise 1979/80 yani Roux’un Auxerre’deki 18. sezonunda 2. Lig’te kazanılan şampiyonluk oluyor.

USTALIK DÖNEMİ

Roux, Fransa’nın en üst noktası 1. Lig’teki ilk döneminde biraz bocalasa da 1983/84 sezonunu 3. bitiriyor ve bu ligdeki kalıcılığını ispatlıyor. Bu başarıya 2 gol ile katkıda bulunan isim ise hepimizin yakından tanıdığı Eric Cantona oluyor. 1981 yılında Auxerre altyapısında futbola başlayan “The King”, Guy Roux’un futbola kazandırdığı isimlerin (Alain Goma, Djibril Cisse, Philippe Mexes, Lourent Blanc vs) başında geliyor. Auxerre altyapısından çıkan bir diğer isim Basile Boli ise “İnsanlar onun heykelini dikmeli” diyor Roux için. Cantona ve Boli gibi altyapısından yetişen pek çok yetenekli oyuncu ile başarılar yakalayan Auxerre yetiştirici takım kimliğine uyarak bu isimleri Avrupa’nın önde gelen takımlarına servis ediyor zamanla. Artık başarı dönemi geliyor ve Roux’lu Auxerre 1994 yılında Fransa Kupası’nı kaldırıyor. Hemen 1 sezon sonra ise mavi-beyazlı kulüp tarihi yıllarından birini yaşıyor ve 1995/96 sezonunu hem Fransa 1. Lig şampiyonluğunu hem de Fransa Kupası’nı kazanarak kapatıyor. Devam eden yıllarda Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final, UEFA Kupası’nda yarı final, Inter-Toto şampiyonluğu ve 2 Fransa Kupası şampiyonluğu daha yaşayan Roux, 2005’te kazandıkları Fransa Kupası’nın ertesi günü basın toplantısında “İlk yıl korkunç geçecek ancak yedek kulübesinde ölmediğim taktirde eninde sonunda emekliliğimin ilk yılını yaşayacaktım ve ben kulübede ölmek istemiyorum” sözleri ile 44 yıldır sürdürdüğü teknik direktörlük kariyerine son veriyor. Bir Fransız yöneticinin sarf ettiği “Roux’suz Auxerre, Eiffel’siz Paris’e benzer” cümlesi ise Roux’un Fransa futbolundaki yerini özetler nitelikte oluyor.


ROUX İLE HİKAYALER

GUY ROUX hakkında yazı yazıp meşhur hikayelerinden bahsetmemek tabii ki olmaz. Maç esnasında tribüne giden topu geri vermeyen taraftarı maç sonunda
bulup topu alması, gece yarıları oyuncularını yakalarından çekerek gece kulüplerinden çıkarması, oyuncularının arabalarının kaputlarını elleyerek motorun sıcaklığına bakması hatta ve hatta arabaların kilometrelerini kontrol ederek oyuncularının Paris’e gidip gitmediğini (Fazladan yapılmış 400km Paris’e gidip geldiği anlamına geliyordu) kontrol etmesi Roux’un efsaneleşmesinde katkısı olan hikayelerden bazıları.
Evet Guy Roux’un mütevazı Auxerre kentini önce Fransa ardından Dünya futboluna kabul ettirme hikayesini okudunuz, Türkiye’de ise bu sezon henüz 9. hafta tamamlanmışken 5 Süper Lig, 7 de PTT 1. Lig takımı şimdiden teknik direktörlük koltuğunda değişikliğe gittiğini hatırlatalım.

* Hayatım Futbol Dergisi yazarı

www.evrensel.net