12 Kasım 2014 05:14

Ciğer Gölü kediye emanet

Kaz Dağlarındaki Ağı Dağı’nda 6 bin hektarlık alanda yapılmak istenen altın madenciliğinin, yöredeki doğal kültürel sit alanlarının yanı sıra, endemik bitki ve hayvan türlerini de olumsuz olarak etkileyeceği ortaya çıktı. Kanadalı Alamos Gold Şirketi tarafından yapılacak olan madencilik faaliyetinin etkileyeceği alan içersinde 1300 yıllık Ciğer Gölü Turbalık’ı da bulunuyor.

Paylaş

Özer AKDEMİR
İzmir

Kaz Dağlarındaki Ağı Dağı’nda 6 bin hektarlık alanda yapılmak istenen altın madenciliğinin, yöredeki doğal kültürel sit alanlarının yanı sıra, endemik bitki ve hayvan türlerini de olumsuz olarak etkileyeceği ortaya çıktı. Kanadalı Alamos Gold Şirketi tarafından yapılacak olan madencilik faaliyetinin etkileyeceği alan içersinde 1300 yıllık Ciğer Gölü Turbalık’ı da bulunuyor.

ÇED OLUMLU KARARI VERİLDİ

Koca bir dağı ve 24 köyün suyunu etkileyecek olan altın madeni geçtiğimiz günlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığından “ÇED olumlu” kararını ve kapasite artırım iznini de almıştı. Şirketin ruhsat alanı içerisinde iki arkeolojik ve doğal sit alanı da mevcut. Şirketin ÇED raporunda proje alanının 500 metre kuzeyinde bulunan Kıraç Tepe 1. derece arkeolojik ve doğal sit alanı olarak belirtilirken, yine aynı raporda proje alanının 2.5 kilometre güneyinde de 3. derece arkeolojik sit olduğu dile getirilmiş.

TURBALIK NEDİR?

Altın madeni projesinden etkilenecek alanlardan birisi de Ağı Dağındaki Ciğer Gölü Turbalık’ı. 1300 yıllık bir geçmişe sahip olan turbalık, bölgedeki kestane meşe ormanının insan eli ile tahribatının ardından taban suyunun yükselmesi ile oluşmuş. Turbalıklar, sulak alanların etrafındaki bitkilerin su altında oksijensiz kalarak binlerce yılda yavaş yavaş çürümesi sonucu meydana geliyor. Buradaki bitki kalıntılarının binlerce yıl sonraya da kalabilecek olması turbalıkların, doğanın geleceğe taşıdığı bir arşivi olarak da tanımlanmasına neden oluyor. Derinliği 80-100 santim, çapı 80-100 metre olan bu turbalık gölünü besleyen suyun, altın madeni sondajları yüzünden suları kirlenen Söğütalan köyüne içme suyu sağlaması amacıyla alınmasının ardından kurumaya yüz tutmuş.

ALTIN SONDAJLARI SULARI KİRLETİNCE

Turbalıkla ilgili bilimsel çalışmalar yapan Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyeleri, Yard. Doç. Dr. Ersin Karabacak, Dr. Tülay Tütenocaklı, Dr. Onur Esen Ciğer Gölü’nün korunmasına dönük bir ekolojik restorasyon önerisi getirdiler. 03-07 Eylül 2012 tarihleri arasında İzmir’de gerçekleştirilen Ulusal Biyoloji Kongresine sunulan bu ekolojik restorasyon çalışması ile, turbalığın bulunduğu yerdeki kendi hidrolojik rolünü kurtarmak, geliştirmek için çalışmalar başlatmak ve geliştirilmesine yönelik hedefleri belirlemek amaçlanmış. Turbalığı tehdit eden faktörler arasında ağaç kesimi, maden arama faaliyetleri, gölün suyunun çekilmesi ile kurumasının sayıldığı çalışmada yöredeki altın arama çalışmaları ile ilgili şu görüşlere yer veriliyor; “Ağı Dağı’ndaki altın madeni arama çalışmaları sırasında su kalitesinin bozulması nedeniyle, Söğütalan köyü tarafından Ciğer Gölü kaynağından alınan su, artık kullanılmamakta olduğundan, su tekrar turbalık havzasına verilmelidir. Alanın çevresi dış etkilere karşı çevrilmeli ve 1300 yıllık bir geçmişe sahip olmasından dolayı doğal sit alanı ilan edilmelidir.”

‘DOĞAL SİT ALANI İLAN EDİLMELİ’

Çalışmada “doğal SİT alanı” ilan edilmesi istenen Ciğer Gölü Turbalık’ının Ağı Dağında yapılacak altın işletmeciliğinden zarar göreceğinin altı çiziliyor. Şirketin bu nedenle turbalığın korunmasına dönük çalışmalar konusunda istekli olduğu da edinilen bilgiler arasında. Koca dağı yerle bir edecek olan altın madeni projesinin olduğu bir alanda “ekolojik hassas bölge” ilan edilen Ciğer Gölü Turbalığını koruma çalışması “Dağ yok olursa üzerinde göl kalır mı?” sorusuna neden oluyor.

24 KÖYÜN SUYU KULLANILMAZ OLACAK

Şirkete Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “ÇED olumlu” kararı verilmesini gazetemiz daha önce, “24 köy suyunu altın madenine verdiler” başlığıyla gündeme getirmişti. Çanakkale İl Özel İdaresi Su ve Kanal Hizmetleri Müdürlüğü, madenle birlikte su kaynaklarının kullanılamaz hale geleceğini ifade etmiş, şirket ise,  ’kullanılamaz’ hale getireceği 24 köyün suyu karşılığında bir adet gölet yapmayı taahhüt etmişti.

KOMŞU KORUMA ALANLARI

ALAMOS Gold Ağı Dağı Altın ve Gümüş Madeni proje alanının çevresinde birçok koruma alanı statüsüne sahip alan var; bunlardan bazıları;
Proje alanının 5.5 km güneydoğusunda Kalkım örnek avlağı
Proje alanının 10.5 km güneyinde Kazdağı Göknarı Tabiat Koruma Alanı
Proje alanının 4 km güneybatısında Bayramiç Kazdağı Devlet avlağı
Proje alanının 14.5 km güney-güneybatısında Kazdağı Milli Parkı
Proje alanının 29.5 km güneybatısında Edremit - Narlı örnek alanı

24 köy suyunu altın madenine verdiler

ÖNCEKİ HABER

Hükümetin 200 bin Kobanêliye kucak açtığı yok!

SONRAKİ HABER

Van’ın üç ilçe belediyesinden HDP'li 9 meclis üyesi uzaklaştırıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa