Komintern: Olan biteni Lenin’den dinleme vakti

Komintern: Olan biteni Lenin’den dinleme vakti

Her devrim kendi günlüğünü cebinde taşır. Bu günlükse tarihe verilen dersler ve tarihten alınan derslerden oluşur. Komintern işte tam da böyle bir anlam taşıyor. Çünkü Lenin’in dönemsel ve geleceğe dönük değerlendirmeleri aslında bugün dahi yaptığımız tartışmalarda yol gösterici ya da rotayı tam

Sarphan Uzunoğlu

Sovyetler’in ve devrimin fikirlerini ve tecrübelerini raflarına taşımak isteyenler için Agora Kitaplığı tarafından Ferit Burak Aydar’ın çevirisiyle yayınlanan ‘Komintern: Dünya Devriminin Partisi’ Lenin’in iyi kategorize edilmiş başlıklar altında bulunan fikirlerini içeriyor.

Lenin’in Birinci Komünist Enternasyonal’in kapanış oturumundaki konuşmasının metni ile başlayan Komintern aslında devrim öncesi süreçlerde sosyalistlerin her daim ne denli büyük polis-devlet baskılarıyla karşı karşıya kaldıklarını da açıkça orta koyuyor. Daha ilk kongreden polisin yoğun baskılarına rağmen farklı fikri bölgelerden gelen kişilerin bir araya gelip ortak bir formül üretebiliyor oluşlarını vurgulayan Lenin’in, Dünya Sovyet Cumhuriyeti’nin müjdesini verdiği ilk metin, proleter devriminin dünya ölçeğindeki zaferine giriş de oluyor.

PROLETERLER İÇİN KOMÜNİZM OKULLARI: SENDİKALAR

Örgütlenmelerin, sarı sendikaların, devlet eliyle işçilerin örgütlenmiş gibi yapılmasının normalleştiği dönemde Lenin’in sözlerine kulak vermekte büyük fayda var. Lenin sanki bugünleri öngörmüş gibi şunları söylüyor: “Proletarya diktatörlüğünün her adımında sendikaların son derece önemli bir rolü olduğu açıktır. Fakat sendikalar ne bir devlet örgütü, ne de bir zor (cebir) örgütüdür; sendikalar eğitim örgütleridir. İşçileri saflarına çekmek ve eğitmek için tasarlanmış bir örgüttür, yani aslında sendikalar bir okuldur, bir idari ilimler okulu, bir ekonomi yönetimi okulu, bir komünizm okuludur.” Bugün sendikaların bir kısmının sağ idarelerin elinde iş ve işçi bulma kurumu şeklinde taşeronlaştırıldığı ve temel işlevlerinin engellendiği göz önüne alındığında Lenin’in düşüncelerinin ne kadar gerçekleşmiş olduğunu kurtarılmış sendikalar haricinde düşünmekte büyük fayda var.

TÜM DÜNYA DEVRİMCİLERİ İÇİN

Lenin’in Fransız, İtalyan, Alman ve benzeri ülkelerin işçilerine Enternasyonal’lerde yaşanan tartışmalara yönelik olarak yazdığı mektupları da barındıran kitapta, aslen enternasyonalizmin kurgulanmasında farklı ülkeler içindeki sosyalist hareketler arası tartışmaların izleri ve proleter devrimine bakış açılarındaki farklılıklar da göze çarpıyor. Sovyetlerin artan gücü ve iş birliği yapan ülkelerin güçlerini arttırma çabaları, oportünist sosyalistlerle girilen kavga ve Lenin’in dünya proleter devrimi içerisinde öncü olma çabasının kimi işaretleri yer alıyor.

Lenin’in farklı dönemlerdeki konuşmalarının metinlerinden oluşan bu 278 sayfalık kitap içerdiği polemikler ve öneriler bakımından Lenin’in reel politika ürettiği süreçlerde tarihsel bir perspektifle ilgilendiğinde teoriyle bağını koparmadığının açıkça kanıtı gibi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net