06 Kasım 2014 21:20

Emek vereceğiz ve kazanacağız

Sendika seçme haklarını kullanarak DİSK/Gıda-İş’e üye oldukları için işten atılan ve direnişe geçen Ülker işçileri, direnişlerinin 11. gününde gazetemizi ziyaret etti.

Emek vereceğiz  ve kazanacağız

Paylaş

Sendika seçme haklarını kullanarak DİSK/Gıda-İş’e üye oldukları için işten atılan ve direnişe geçen Ülker işçileri, direnişlerinin 11. gününde gazetemizi ziyaret etti. Direnişle birlikte işçi hakları ve dayanışmanın önemi konusunda çok şey öğrendiklerini dile getiren işçiler “Zor bir yola girdik. Ama imkansız değil. Emek harcayacağız ve kazanacağız” dedi.

5-21 yıl arası Ülker’de çalışmış olan işçiler, fabrikada örgütlü Öz Gıda-İş’in sorunları görmezden geldiği gibi, işçi üzerinde baskı uyguladığını söyledi. İşçiler “Patron sana ücret veriyor hesabını soruyor. Biz sendikaya aidat ödüyoruz. Hesap soramıyoruz, o bize hesap soruyor. Şikayet eden, hakkını arayan fabrikanın en zor bölümleri arasında gezmeye başlıyor. Bundan çekinen işçiler de seslerini çıkartamıyor” dedi.

ÜLKER’İ DÜNYA 3.'SÜ YAPAN KOŞULLAR

İşçiler Ülker’i dünya 3.'sü yapan çalışma şartlarını da şöyle anlattı: “Fabrikada 2500 işçi var. 900’ü kadrolu kalanı taşeronda. İşe ilk taşeronda başlıyorlar. Ses çıkartmayan ileriki dönemlerde kadroya alınıyor. Günde 12 saat çalışıyoruz. 8 saat sonrası fazla mesai ama bunu soran yok. Zorunlu. Bu nedenle bel boyun fıtığı olanlar var. Soğukta çalışmaktan hasta oluyor işçiler. Unutkanlık bile başladı. Ama fazla mesaiye gelmedin mi fabrikanın zor bölümlerine gönderiliyorsun. Zaten ücretler düşük. 10 yılı aşkın işçi kök ücret olarak 900 lira civarında alıyor. Bu nedenle fazla mesaiye bırakmama, ceza olarak da kullanılıyor. Yolla beraber günde 14 saat geçiyor. Sana ailenle ilgilenme fırsatı kalmıyor. Ancak istirahat edip yeniden Ülker’de çalışıyorsun.” İşçiler, bu çalışma koşulları nedeniyle çevrelerinde ne olup bittiğini bilmediklerini ifade etti.

ÖN YARGILAR ORTADAN KALKTI

Fabrikanın olduğu Topkapı bölgesindeki başka işçi direnişlerini gördüklerinde “Yazık kış ayında işten atılmışlar” ya da “Devlet düşmanı bunlar” diye düşündüklerini aktaran işçiler, 11 günlük direnişin bu fikrin ne kadar yanlış olduğunu gösterdiğini, önyargıları ortadan kaldırdığını ifade etti. Direnişe geçen 8 kişinin, fabrikada çalışan işçilerin en az yüzde 80’inin görüşlerini ifade ettiğini, ancak geçim derdi, borç gibi nedenlerle şimdilik diğer işçilerin seslerini çıkartamadığını aktaran işçiler şöyle devam etti: “İlk günlerde selam bile verilmiyordu. Ama giderek kırılmaya başladı. Belki bir anda olmayacak. Biz emek harcayacağız ve sonunda kazanacağız. İçerideki arkadaşlarımızla görüşüyoruz ve aslında sendikanın ne olduğunu anlatıyoruz.”

‘BİZ SÖYLEDİK EVRENSEL YAZDI’

Ülker ve Nestle işçilerinin Öz Gıda-İş’e yönelik eleştiri ve tepkilerinin yer aldığı haberlere ilişkin Öz Gıda-İş’in internet sitesinden yayınlanan “Evrensel yalanlar” başlıklı açıklamaya da işçilerden tepki geldi.  

Ülker işçileri, gazetemizin işçilerin söylediği dışında bir şey yazmadığını dile getirerek “Biz söyledik Evrensel yazdı. Yalan diyen kimse gelsin, yüzleşmeye hazırız. Hangisi yalan?” dedi.

Öz Gıda-İş’ten Tek Gıda-İş’e geçen ve işten atılan Nestle işçileri de Öz Gıda-İş’in açıklamasına tepki gösterdi. İşten çıkarılmalarında sendika yönetiminin patron ile işbirliği yapıldığını söyleyen işçiler “Biz söyledik, Evrensel yazdı. Asıl yalan söyleyen Öz Gıda-İş” dedi. İşten atılan Nestle işçilerinden Emrah Daştan, “Her şeyi açık açık yazıyorsunuz. Bunları söyleyen Nestle işçileri. İsimlerimiz de yazıyor. Evrensel gazetesi söylemiyor ki bunu” diye konuştu. İşçilerin sorunlarını yazan sadece birkaç gazete ve televizyon olduğuna dikkat çeken Daştan, “Bunlardan biri de Evrensel gazetesi. Bunları da karalarsan, bunca haksızlığın olduğu yerde ne izleyeceğiz?” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Mülteci teknesinin kaptanı 15 yaşında çıktı

SONRAKİ HABER

Filipinler Başkanı Duterte: Kanada çöplerini almazsa savaş açarız

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa