Sözleşme bitti mücadele sürecek

Sözleşme bitti mücadele sürecek

TÜPRAŞ’ta sözleşme süreci yasal olarak grev hakkı olmaması nedeniyle Yüksek Hakem Kurulu tarafından bağıtlandı. 10 Şubatta başlayan TİS süreci boyunca sürekli mücadele halinde olan Aliağa TÜPRAŞ’ta sözleşme buruk bir sevinçle karşılandı. İşverenin masada “konuşmak dahi istemediği” taşeron konusunda

Turan Kara

Sözleşmede elde edilen kazanımların başında, taşeron çalışma konusunda, mevcut uygulamanın kısıtlanması, kural ve prensiplerinin yönetmelikle belirlenmesi kararı var. Mevcut vardiya sisteminin devam etmesi, güvenlik personeline uygulanan işe ilk giriş ücretindeki farklılığın azaltılması, proje kısmında çalışan teknik eleman ve ressamların kademe artışının sağlanmasında da anlaşma sağlandı. Yine duruş primlerinin ek personele de verilmesi, birleştirilmiş sosyal yardımın yüzde 30 oranında artırılması ve ilk altı ayda yüzde 7, ikinci altı ayda yüzde 4 ve diğer 6. aylarda enflasyon farkı oranında ücret zammı da sözleşmede yer aldı.

BİRLİK SAĞLANDI

Petrol-İş Aliağa Şubesinin hassasiyeti ise hâlâ bitmiş değil. Bu süreci geçiş süreci olarak değerlendiren sendika, Aliağa TÜPRAŞ’ta şube ve temsilciliğin sıkı işbirliği ve bunun etrafında işçilerin kenetlenmesini, daha sonra da 4 rafinerinin söz ve eylem birliği yapması en önemli kazanım olarak görülüyor. Kırıkkale ve Batman rafinerilerinde taşeron sorunu olmamasına rağmen Aliağa etrafında birleşmeleri önemli görülüyor. Sendikacılar, özelleştirme eylemleri dışında 1997 yılından bu yana ilk kez hareketli, canlı, mücadelede her şeye hazır ve birleşmiş bir TÜPRAŞ işçisi ile her türlü sorunu aşabileceklerine inanıyorlar. Bu çerçevede taşeron konusunda yapılacak yönetmelik konusuna müdahil olup, istediklerini bu yönetmeliğe koymayı amaçlıyorlar.

Ayrıca yine Koç Holding’e ait Arçelik, Beko, Tofaş’ta bulunan sendikal anlayışa dikkat çeken şube, bu süreçte kendi sendikal anlayışlarından taviz vermeyerek sendikalarının değiştirilmesine ve güçsüzleştirilmesine, onların deyimiyle “Sendikanın altının oyulmasına” izin vermediklerini söylüyorlar. Taşeron ve Toplam Kalite Yönetimi başta olmak üzere, her türlü uygulamayı sendikanın içini boşaltmaya yönelik hamleler olarak değerlendiren sendikacılar, bu süreçte gençlerin katılımının yüksek, coşkulu, istekli ve kararlı olmasından da büyük güç alıyorlar. (İzmir/EVRENSEL)


4 ŞUBENİN BİRLİĞİ EN ÖNEMLİ KAZANIM

PETROL-İŞ Aliağa Şubesi İdari Sekreteri ve yaklaşık 20 yıllık TÜPRAŞ İşçisi Cengiz Tereci ile sözleşme sürecini değerlendirdik. Cengiz Tereci TİS sürecinde vardiyası olmayan işçilerin de eylem ve etkinliklere katıldığını, şube, temsilcilik ve işçiler arasında bütünlüğün sağlandığını, kayıpsız ve az da olsa kazanımla bir TİS sürecini bitirdiklerini dile getirdi. Dört şube arasında birliği sağlamış olmanın gelecek açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Tereci, “TİS bitti ama mücadele yeni başlıyor” dedi.

1997 yılındaki toplusözleşmeden sonra, özelleştirme süreci dışarıda tutulduğunda ilk kez eylemlerin yaşandığını belirten Tereci, “Böyle bir coşku ve kararlılık ile sendikaya ve alınan kararlara sahip çıkma ile ilk defa karşılaştık. Bunda genç arkadaşlarımızın etkisi ve katkısı büyük oldu. Heyecanlı ve istekliydiler ve eylem çıtasını yükselttiler” diye konuştu. TİS sürecini ücretten ziyade sendikal gücü ve örgütlülüğü korumak için çok önemli bulduklarını belirten Tereci, şöyle devam etti: “Vazgeçilmez gördüğümüz maddeler üzerinden mücadele ettik. Bu çerçevede taşeronlaşmanın durdurulması ve kaldırılmasına yönelik müzakere ettik, çünkü genç arkadaşlarımıza bırakabileceğimiz en iyi şey kazanılmış haklarımızı korumak ve geliştirmek için güçlü ve itibarı olan bir örgütlülük olan sendikamızdır. Bunun yolu da esnek ve güvencesiz çalışmaya karşı mücadeleden geçer.”

 AYGAZ GİBİ OLMAYACAĞIZ

Tereci, “Bu sözleşmede buna dur demeseydik örgütlülüğümüzü ve kazanılmış haklarımızı kaybedecektik. Burada işverenin istediği gibi yönetebildiği, fazla söz hakkı olmayan, itibarını ve gücünü yitirmiş bir sendika olmakla işçilerin yönettiği, gücü ve etkisi olan bir sendika olmak arasında bir tercih söz konusu. Böyle sorsanız kimse birinci anlayışı seçmez ama taşeron ve vardiya değişikliği direkt bunu yaratacak bir uygulama” dedi.  

İşverenin sürekli psikolojik baskı uyguladığını, “Etrafınıza bakın, bunu bulamayanlar var” dediğini belirten Tereci, şunları söyledi: “Bizi şükürcülüğe ve taviz vermeye yönlendirmeye çalıştı. Ama bizim kazanılmış haklarımız duruyorsa, onun deyimiyle etrafımızdan iyi durumdaysak bu onların verdiği bir lütuf değil, tamamen iş kolumuzdan kaynaklı özgün durumumuzdan ve teslimci bir anlayıştan uzak bir sendikaya sahip olmamızdan kaynaklanıyor. Etrafa bakmak gerekirse biz dibimizdeki Aygaz’a bakarız. Örgütlü bir iş yerini taşeron çalışma ve sendika düşmanlığı ile yok ettiler ve şimdi orada çalışan arkadaşlarımızın durumu hiç de iyi değil.”

YÖNETMELİK HAZIRLANIRKEN MÜDAHİL OLACAĞIZ

TÜPRAŞ işçisinin sürekli canlı ve dikkatli olmak zorunda olduğunu ve böyle olacağını bu sürecin gösterdiğini belirten Tereci, “İşveren taşeron konusunda yönetmelik hazırlama sözü verdi. Şimdi bu sözün takipçisi olacak ve yönetmelik hazırlanması sürecinde müdahil olacağız” dişe konuştu.  

Ücret artışının biraz daha yüksek olabileceğini belirten Tereci, bu konuda şu bilgileri verdi: “Geçmişte sosyal haklardaki artışlar ücret zammı artışı oranında oluyordu. Bu da hakların güdükleşmesini ve giderek yok olmasını getiriyordu. Giyim, eşya, aile, yakacak gibi küçülen bu sosyal hakları ‘birleştirilmiş sosyal haklar’ yapmışlar. Önceleri bunlar tek tek görüşülürdü. Bu dönemde de ikramiye ve bakım primlerimizi keserek ücretlere eklemek istediler. İlk başta ücretler yükselmiş gibi görünecek fakat bu tamamen işçiyi aldatmaya yönelik bir artış olacaktı. Gerçek anlamda ise ücrette bir daralma anlamı taşıyan bu uygulama ile aslında ikramiye ve bakım primlerini kaldıralım demek istediler. Biz buna izin vermedik. Bölgemiz dahil pek çok yerde yaşanmış örnekler var. Bu uygulamayla ikramiye ve primler kaldırılmış, yüksekmiş gibi görünen ücretler de düşürülmüştür. Bu yüzden bunların kaldırılmasına şiddetle karşı çıktık. Bu dönem bu sosyal haklar yüzde 30-50 oranında arttı. İçimizde ukde olarak kalan bir başka sorunumuzsa yıllık ücretli izinler konusu. 2007 yılındaki özelleştirmede 22 gün olan izinler 18’e düşürülmüştü. Bunu da ileriki günlerde mutlaka çözeceğiz.”

GENÇ İŞÇİLER

Sendikanın genç işçiler tarafından sahiplenilmesine, genç işçilerin kendi gelecekleri için işverene değil sendikasına güvenmesine büyük önem verdiklerini anlatan Cengiz Tereci, “Bunun için işçileri birleştiren ve hakları için mücadelenin parçası yapan bir sendikacılık gerek. Genel merkezimizden şubelere kadar bunu hayata geçirmeye çalışıyoruz. Diğer rafinerilerdeki şubelerimizin tutumu buna hizmet eden birleştiren ve mücadeleyi öne çıkaran bir tutumdu, geliştirilmesi gerekir. Giden haklar çok çabuk gidiyor ama bir daha kazanmak çok zor oluyor. İşveren yetkilileri şunu çok iyi bilmelidir ki özellikle kaybettiğimiz yıllık izinler ve diğer haklarımızın geri kazanımı konusunda sonuna kadar mücadele edeceğiz” dedi.

www.evrensel.net