05 Kasım 2014 10:03

Kana doymayan patronlardan hesap soracağız

Biz Dudullu OSB’de bulunan ABB Fabrikasında çalışan DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası üyesi işçileriz. Ülkemizde olup biten tüm siyasi ve ekonomik gelişmeleri kendi aramızda tartışıyoruz.

Kana doymayan  patronlardan hesap soracağız

Paylaş

Dudullu ABB’dan bir işçi/İSTANBUL

Biz Dudullu OSB’de bulunan ABB Fabrikasında çalışan DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası üyesi işçileriz. Ülkemizde olup biten tüm siyasi ve ekonomik gelişmeleri  kendi aramızda tartışıyoruz. Kendi sendikamızı da, başka sendikaları da, kendi bağlı olduğumuz konfederasyonu ve öteki konfederasyonu da tartışıp bir yargıya varıyoruz. Açıkçası kendi sendikamızın da pek çok eksiği ve yanlışı var. Sendikal demokrasi bizde de tam işlemiyor. Sendika merkezimizdeki güç dengeleri ve güç ilişkileri üzerinde biz işçiler de bir yerin tarafı oluyoruz. En büyük ekonomik kayba uğrayan bir sektörün işçileriyiz. TİS görüşmelerimiz sürüyor. Bu sözleşme süreci 100 bin işçiyi ilgilendiriyor. MESS patronları haklarımıza yönelik saldırılarını sürdürüyor. İzin kullanan işçilerin sosyal yardımlarının kesilmesinden, kıdem ve ihbar tazminatlarımızın gaspına, esnek çalışmaya, saat başı ücretlerimize kadar bir dizi saldırı var.
TİS görüşmeleri konusunda sadece temsilci arkadaşlarımız üzerinden bilgi sahibi oluyoruz. Türk Metal ve Çelik-İş’te ise çok daha vahim bir durum var. Bu iki sendika al gülüm ver gülüm üzerinde topu bir birine atıp tutuyorlar. Ülkede olup bitenlere ilgisizdirler bu iki sendika. Korku imparatorluğu kurmuşlar. İşçiler sesli tartışamıyor bu sendikaların yüzünden. Yanı başımızda Hak-İş’e bağlı Öz Gıda-İş üyesi UNO işçileri var. Onlarla vardiya değişimleri ve sabah işe girerken tartışıp bazı şeyler paylaşıyoruz. UNO işçilerinin yüzde 90’ı Öz Gıda-İş Sendikasının patron sendikası olduğunu söyler. Ama UNO işçileri işten atılma tehdidi yüzünden bu sendikadan istifa edemiyorlar. Çok ağır çalışma koşullarından dolayı sosyal hayatları bitmiş bu işçi arkadaşlarımızın. 15 Yıllık UNO işçisi 1100 lira alıyor. Bu utanç verici bir durum. OSB’de ağır çalışma koşulları, düşük ücret ve baskıdan onlarca işçi işten ayrılıyor. Taşeronlaştırma oldukça yaygın. Sadece GREİF’te 44 taşeron firmanın olması buna en iyi örnektir. UNO yeni fabrika ünitesini taşeron firmaya devretmeye hazırlanıyor. Bizim yaşadığımız bu sıkıntılar varken, vahşi sömürünün bir devamı olan taşeron firmalarının cirit attığı madenlerde, inşaatlarda peş peşe işçi cinayetleri oldu. Bu bizi derinden üzdü ve bir o kadar kinimizi ve nefretimizi arttırdı. Kinimiz ve nefretimiz kime peki?

Elbette ki büyük, ensesi kalın kan emici patronlara. Torunlar Center’da 10 işçiyi bile bile ölüme yollayan patron mahkemece aklanıp kovuşturmaya yer olmadığı kararı veriliyorsa; ölüm ocağı olan Karaman-Ermenek kömür madeninin onca kuralsızlığına yasa tanımazlığına 8-9 bin lira ceza veriliyorsa... İşte işçilerin ölüm davetiyesine bu hükümet onay vermiş olur işte. Hayatımızda bu kadar bir işçi düşmanı hükümet görmedik desek yalan olmaz. Soma maden işçilerinin katliamından sorumlu olan bu hükümet Ermenek madenlerinde tedbir alabilir mi? Almaz. Bozacının şahidi şıracıdır misali bu hükümet yalancıdır, katliamcıdır, işçi düşmanıdır. Fabrikamızdaki AKP, MHP, BBP’li işçiler bile AKP’nin işçi ve halk düşmanı olduğunu söylüyorlar.

Peki biz DİSK’li işçiler ne yapıyoruz? Bizim sendikamız ve konfederasyonumuz ne yapıyor? Biz de üretimden gelen gücümüzü kullanmadık. İş yavaşlatmadık, tam gün iş bırakmadık. OSB’de yürüyüş ve basın açıklamaları yapmadık. İşte bunları yapmamız gerekiyor. Sadece hayıflanmak, öfkelenmek yetmiyor. Haklarımıza yönelik saldırılarda sınır tanımayan metal patronlarına ve hükümete karşı sendika ayrımı gözetmeksizin tüm havzayı hedefine alan bir örgütlenme seferberliği şarttır artık. Ancak o zaman işçilerin hayatı kararmaz. İşçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri harfiyen uygulanır. İşçi sağlığı ve iş güvenliği komitelerini bu yolla güvenceye alırız. Biz ABB işçileri bu sorumluluğu taşıyacağız elimizden geleni yapacağız. İş cinayetlerini bu yolla önleyebiliriz diyoruz. Tüm yitirdiğimiz işçi arkadaşlarımıza böyle sahip çıkabiliriz ve onların ailelerinin yanında olabiliriz.

ÖNCEKİ HABER

Yaşayan ölü haline geliyoruz

SONRAKİ HABER

Ekrem İmamoğlu’dan belediyenin veri tabanını inceleme talimatı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa