‘Billboard ve TV reklamlarıyla kontrol ediliyoruz’

‘Billboard ve TV reklamlarıyla kontrol ediliyoruz’

Psikolog Diyar Oğuzsoy, kontrol edilen bireylerin, kontrol edilip yönlendirilebilen toplumları oluşturduğunu belirterek, “Billboardlar hayatın her alanında karşımızdalar. Yolculuk yaparken, çarşıda gezerken, alışveriş yaparken sürekli bir reklam bombardımanı algılarımızı hedef alıyor” dedi.Kapitalist modernite ile gelişen sistematik sü

Şîlan Ozhan

Psikolog Diyar Oğuzsoy, kontrol edilen bireylerin, kontrol edilip yönlendirilebilen toplumları oluşturduğunu belirterek, “Billboardlar hayatın her alanında karşımızdalar. Yolculuk yaparken, çarşıda gezerken, alışveriş yaparken sürekli bir reklam bombardımanı algılarımızı hedef alıyor” dedi.

Kapitalist modernite ile gelişen sistematik süreçlerde algıların kontrol dışı şekillendiği yönünde onlarca araştırma ve filmler yapılırken, psikanaliz alanında yapılan çalışmalar da paradigmanın artık “kontrollü algı” üzerinde değişim dönüşüm sağladığını ortaya çıkarıyor. Söz konusu “Kontrollü algı” konularının başında ise reklamlar geliyor. Reklamların yapılmaya başlandığı ilk günden bireyin iradesi dışında yaşamının kontrol edilebilirliğini sağlamak için çeşitli teknikler uygulanırken, söz konusu reklam tekniklerinden birisi olan, insanlar üzerinde büyük bir etki gücüne sahip reklam aracı olarak bu sisteme hizmet eden billboardlarla da hayatın her alanına sirayet edilmiş olunuyor.

‘İSTEMLERİMİZ BİZE AİT DEĞİL’

Reklamların insanlar üzerindeki etkisine ilişkin bilgi veren Psikolog Diyar Oğuzsoy ekonomik sistemin ihtiyaç döngüsü üzerine kurulu olduğuna dikkat çekerek, modernite ile beraber ihtiyaç fazlası üretimlere geçildiğini söyledi. İhtiyaç fazlası üretim olduğu müddetçe bu artık malın tüketiminin elzem hal alacağını belirten Oğuzsoy, “İlkel komünal süreçlerde ihtiyaç fazlası üretim-tüketim ikilemi gerçekleşmedi, ancak modernite ile beraber ürünler çoğalmaya başladıkça insanların algıları ile oynamaya başladılar” dedi. İstemlerimizin ve beklentilerimizin aslında bize ait olmadığını dillendiren Oğuzsoy, “Firmalar ve şirketlerin politikaları bizlerin isteği haline gelmeye başladı” şeklinde konuştu. Tanıtımın ve reklamın bu politika sonrasında çok önem kazandığına dikkat çeken Oğuzsoy, oynanan oyunların iki ayağı olduğunu söyleyerek dikkatleri televizyon ve billboardlara çekti.

‘KONTROL EDİLİYORUZ’

Billboardların yaşamın her anında olduğunu belirten Oğuzsoy, “Billboardlar hayatın her alanında karşımızdalar. Yolculuk yaparken, çarşıda gezerken, alışveriş yaparken sürekli bir reklam bombardımanı algılarımızı hedef alıyor” diyerek billboardların şekline ve konumlandırıldığı alanlara dikkat çekti. Tam da bu noktada algıların kişinin kontrolü dışına çıktığına vurgu yapan Oğuzsoy, “Pazar mantığı ile süregelen tarzda medya organlarının da yardımı ile kontrol mekanizması algılara yerleştiriliyor” şeklinde konuştu. Durum ile ilgili örnek veren Oğuzsoy, “Farz edelim ki bir parfüm reklamı yapılıyor ve reklamda bir çift oynatılıyor, reklamın alt metinlerinde sevgilinizin olabilmesinin tek koşulu bu parfümü kullanmak olarak algılatılıyor, reklam bitimi alışverişe çıkan genç kuşak ister istemez kendisini o parfümü alırken buluyor’’ diyerek algıları yeniliğe açık genç kuşağın kontrol edilebilirliğinin rahatlığı ile beraber, asıl hedef kitle oluşlarına da dikkat çekti.

‘TOPLUMSAL DÖNÜŞÜM’

“Gelişimini henüz sağlamamış toplumların dönüşüm süreçlerinde istenilen çizgiye gelebilmesi için “modern” sistemler tarafından sanal saldırılara uğradığını dillendiren Oğuzsoy, “Kodlamalar yoluyla bireylerin bilinçaltına istenilen amaçlar ekleniyor ve bireylerin toplamı da toplumu oluşturduğu için her şahıs televizyon ve billboardlar üzerinden hedeflenmektedir” diyerek toplumsallığın tehlike altında olduğundan dem vurdu. Tekniksel açıdan billboardlarda yapılan reklamların 3-5 saniyelik zaman diliminde anlaşılabilmesi için kısa ve öz mesajlardan oluştuğunu ve algılarda flaş etkisi yaratması için ise özel tonda renklerin kullanıldığını vurgulayan Oğuzsoy, 3-5 saniyelik kodlama sonunda anlık kararlar alınabileceği olasılığına dikkat çekerek, “Bilinç altımızda kısa süreli belleğe gönderilen 3-4 saniyelik kod birçok kararımızı etkileyebilecek derecede önemlidir, anlık kararların yaşamımız üzerindeki etkisi göz önünde bulundurur isek günün 24 saati nasıl bir kontrol altında olduğumuzun farkına varabiliriz sanırım” diyerek reklamlara karşı temkinli olunması gerektiğini kaydetti. (Diyarbakır/DİHA)

www.evrensel.net