Tutuklu gazetecilere ‘özgürlük’ istediler

Tutuklu gazetecilere ‘özgürlük’ istediler

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), "Tutuklu ve Hükümlü Gazeteci Yakınları ile Dayanışma Günü” olarak ilan ettiği 59. kuruluş yıldönümünü yaptığı etkinlikle kutladı. Etkinlikte konuşan Gazetecilere Özgürlük Platformu Dönem Sözcüsü Ferai Tınç, Kürt basınının ve Sosyalist


TGS, 10 Temmuz Tutuklu ve hükümlü Gazetecilerle Dayanışma Günü nedeni ile Maçka’da bulunan Sanat Parkı’nda tutuklu gazetecilerin yakınlarının katıldığı bir etkinlik düzenledi. Etkinliğe, Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu Sözcüsü Necati Abay, TGS Başkanı Ercan İpekçi, Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Turgay Olcayto, TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, GÖP Dönem Sözcüsü ve Basın Enstitüsü Derneği Başkanı Ferai Tınç, Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Başkanı Ahmet Abakay, eski TGC Başkanı Nail Güreli, TGS Genel Sekreteri Muhittin Doğan ve tutuklu gazetecilerin aileleri ve yakınları katıldı. Etkinliğin yapıldığı alana, “Türkiye Gazeteciler Sendikası 59 yaşında”, “Özgür basın varsa özgür toplum vardır” yazılı pankartlar asılırken, kurulan sahnenin etrafında tutuklu gazetecilerin fotoğrafları yer aldı. Açılış konuşmasını yapan Ercan İpekçi, 59’uncu kuruluş yıl dönümünde tutuklu gazetecilere dikkat çekmek amacıyla kuruluş gününü, Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Günü ilan ettiklerini söyledi. İpekçi; “Bundan 59 yıl önce 20. yüzyılın ortasında kurulan ve günümüzde iletişim çağı olarak adlandırılan bu dönem sendikal örgütlenmenin en zayıf olduğu iş kolunda işçi mücadelesinde yer alıyor. Bağım emekçilerinin sendikal örgütlülüğü için mücadele eden TGS, basın ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması için mücadele ediyor. Ustalık dönemi hükümetine karşı bu mücadele cesaret istiyor” dedi. İpekçi, “Mevcut siyasi iktidarın gündelik yaşantımızın her hücresine nüfus eden totaliter uygulamaları karşısında cesaret duygusu her mücadele alanında zikredilmesi zorunlu ve uygulanması değer taşıyan bir unsur haline geldi. Nitelikli gazetecilikten mesleki ilkelerden uzaklaştırılmış yayıncılık, siyasi iktidarlar tarafından basın özgürlüğü gibi takdim edilirken, halktan gerçeklerin saklanmasına karşı demokrasi mücadelesi veren gazeteciler ‘terörist’ olarak gösterilip, yargılanıyor” diye konuştu.

'ULUSAL MEDYA HEP GÖZ YUMDU'

İpekçi’nin ardından GÖP Dönem Sözcüsü Ferai Tınç konuşma yaptı. “Bugün burada tutuklu gazeteciler için sesimizi yükseltiyoruz. 70 gazeteci ve yayıncı cezaevinde” diyen Tınç, “Bir tutuklu gazeteci bile basın özgürlüğünün tehdit altında olduğunun işaretidir. Biz ne zaman sesimizi yükseltsek, bu böyle devam edemez desek, bize diyorlar ki, onlar terörist. 40 yıl öncede 1970’lerde solculara savaş açıldığında aynı gerekçeyi ileri sürerlerdi. 80’lerde, 90'larda ve 2000’li yıllarda bir şeyler değişmedi. Sorgulayan, eleştiren görüşünü savunan her sivri dilli ses rahatsız etti. Gazeteciler ve aydınlar terör örgütleri ile ilişkilendirilerek susturulmak istendi” diye belirtti. Kürt medyasının ve Sosyalist basının her zaman tehditler ve baskılarla karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Tınç, “Ulusal medya bu duruma hep göz yumdu. Ama şimdi Nedim Şener, Ahmet Şık gibi birlikte çalıştığımız çok sayıda meslektaşımız cezaevinde parmaklar arkasındalar ve mesleklerini yapmaktan men edilmiş durumdalar. Basın özgürlüğünün kişisel ayrıcalık değil, ülkemizin güvenliği açısından ne kadar önemli olduğunu fark ettik. Halkın gerçekleri öğrenme hakkının demokrasinin en önemli artısı olduğunu kavradık. Basın özgürlüğüne sahip çıkıyoruz” dedi.

AKSOY'A ÖZGÜRLÜK TALEBİ

Açılış konuşmalarının ardından Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu Sözcüsü Necati Abay ve tutuklu gazetecilerin yakınları kısa konuşmalar yaptı. Cezaevinden yeni çıkan gazeteci Suzan Zengin, sadece gazetecilere değil cezaevinde bulunan hasta tutuklara da dikkat çekilmesi gerektiğini ifade ederek, görme engelli ve kanser hastası olan tutuklu Hediye Aksoy’un durumuna dikkat çekti. Aksoy’un serbest bırakılmasını talep eden Zengin, Aksoy için özgürlük talebinde bulundu. Cezaevinden yeni çıkan İbrahim Çiçek de eşinin halen gazetecilik faaliyetinden dolayı cezaevinde olduğunu kaydetti. Yapılan konuşmaların ardından sanatçı Yasemin Göksu’nun şarkıları ile etkinlik son buldu. (İstanbul/DİHA)

www.evrensel.net