Kayıplar için bir hakikat komisyonu kurulsun

Kayıplar için bir hakikat komisyonu kurulsun

KAYIP yakınları İstanbul,Diyarbakır ve İzmir’de yaptıkları açıklamalarda kayıplar için bir komisyon kurulmasını istediİstanbul’da Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen cumartesi anneleri geçen hafta Başbakan Tayip Erdoğan’la yaptıkları görüşmeyi değerlendirdi.  Görüşmenin, Başbakanın daha öncek

KAYIP yakınları İstanbul,Diyarbakır ve İzmir’de yaptıkları açıklamalarda kayıplar için bir komisyon kurulmasını istedi
İstanbul’da Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen cumartesi anneleri geçen hafta Başbakan Tayip Erdoğan’la yaptıkları görüşmeyi değerlendirdi.  Görüşmenin, Başbakanın daha önceki söylemleriyle çelişen ifadelere yer  vermiş olsada kendileri için umut verici olduğunu belirten kayıp yakınları, seslerini, taleplerini duyurmanın mutluluğu içinde olduklarını belittiler.
Kayıp yakınlarına destek veren İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, eylemlerine Diyarbakırda, İzmir’de ülkenin birçok yerinde sürdüreceklerini ifade ederek, “Umarım mücadelemiz artık bir sonuç verir” dedi.
Kayıp yakınlarının bu haftaki açıklamasını 1193 yılında kaybedilen Hüseyin Başkaya’nın kızı Serpil Başkaya okudu. Başkaya, Kayıp yakınları olarak bir Hakikat komisyonunun kurulmasını istediklerini vurgulayarak bu araştırma komisyonunda insan hakları örgütleri, demokratik hukuk kuruluşları, konunun uzmanı kuruluşlar ve aydınların ortak bir çalışma yürütmesini istediklerini ifade etti.
FAİLLER YARGILANSIN EYLEMİ
Diyarbakır’daki “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eylemi 105’inci haftasında da devam etti. Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirilen eyleme katılanlar, kaybettikleri yakınlarının resimlerini taşıdı.
Bu haftaki eylemde, 1994 yılında Diyarbakır’ın Lice İlçesi’nde cesedi kaybolduktan 8 ay sonra köylüler tarafından bulunan Hamza Haran’ın hikayesi anlatıldı.
Eylemde konuşan İHD yöneticisi Raci Bilici, uzun süren mücadele sonucu Başbakan’ın lütfedip bir grup aile ile görüştüğünü söyledi. Görüşmenin ardından kendilerinde bazı şeylerin üzerine gidileceği umudu doğduğunu belirten Bilici, “ Maalesef annelere umut verici bir açıklama yapmadığı gibi, ‘benim dönemimde hiçbir faili meçhul yaşanmamıştır. Ama bir kişi fark ettik. Onun üzerine gideceğiz’ dedi. Bu açıklamanın ardından biz arşivlerimize baktık. 2002’den 2010’a yani AKP’nin iktidarda olduğu dönem 607 yargısız infaz, faili meçhul cinayet yaşanmıştır” dedi.
Kayıp yakınlara destek vermek için eyleme katılan Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar da, 1990’lı yıllarda, faili meçhul cinayetler ve gözaltında kayıpların, kendileri için olağanlaştığını anlattı. Aktar, farkına varmadıklarını ama çocuğunu eşini, babasını kaybedenlerin 150 haftadır eylem yaptıklarını, gerçi yüzlerine çarptıklarını ifade ederek, Başbakan’ın Cumartesi Anneleri ile yaptığı görüşmeyi hatırlattı. Aktar, “ Başbakanın kabulünü olumlu görüyoruz. Ama kabul etmek yetmez. Evet bir komisyon kurulsun, adı ne olursa olsun. Bu çok önemli değil. Bizim açımızdan bu komisyonun göreceği iş ne, ne iş yapacak? Yetkisi ne olacak? Failleri ortaya çıkarabilecek mi? Mezar taşı bulunmayanlara,  mezar taşı sağlayabilecek mi? Bunu yapabilecek şeffaf bir süreç izleyebilecek mi? Bütün topluma neler yaşandığını anlatabilecek mi? Toplum bunu bilmezse, o günlerle yüzleşmezse, bir kez daha bunların yaşanma riski var. Biz acılarımızı, kaybettiklerimizi içimize gömmeye hazırız. Ama bunu yapanlarda, topluma bir hesap vermekle karşı karşıya kalmalıdır” diye konuştu.
Başbakan ve Meclis Başkanına çağrıda bulunan Aktar, perlementoda kurulacak komisyonun geniş yetkilerle donatılmasını ve etkin bir soruşturma yürütülmesini istedi.
 BU AYIBIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ
İHD İzmir Şubesi kayıp ve faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için Eski Sümerbank önünde basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, 2004 yılında İğneada’ya tek başına gittiği tatilden sonra dönmeyen ve kendisinden bir daha haber alınamayan İTÜ öğrencisi Tolga Baykal Ceylan’ın kayboluşu hakkında şimdiye kadar neden soruşturma açılmadığına dikkat çekildi.
Bu topraklarda yaşanan vahşetin inkâr edilemeyecek kadar gerçek olduğunu belirten Aydın, “Vahşet göz ardı edilemeyecek, bir alt komisyona havale edilemeyecek. Duymamıştım, bilmiyordum, ilk kez haberim oldu’ şeklindeki açıklamaların ise bir ülke Başbakanının sorumluluğunu ne derece ortadan kaldırır? diye sordu.
Kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları olarak son günlerde yaşanan gelişmeler karşısında, devlet yetkililerinin açıklamalarına rağmen, kayıpların ve bu ayıbın takipçisi olmaya devam edeceklerini belirten İHD üyeleri basın açıklamasının ardından oturma eylemi yaparak basın açıklamasını sonlandırdı. (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net