04 Kasım 2014 07:08

Sağlıkta bahar bitti

AKP’nin hükümet olmasının, yıllardır seçim kazanmasının bekli de en önemli nedeni sağlıkta uygulamaya koyduğu politikalardı.

Paylaş

Orhan KARAKAYA*

AKP’nin hükümet olmasının, yıllardır seçim kazanmasının bekli de en önemli nedeni sağlıkta uygulamaya koyduğu politikalardı. Bugün sağlıkta uygulanan ve cilası dökülmeye başlanan Sağlıkta Dönüşüm Projesi denen uygulamalar can yakmaya, can almaya başlıyor. Belki de AKP’yi hükümet yaptığı gibi onun yıkılmasına da neden olacak. Niye mi?
Sağlıkta para ilişkisini ortadan kaldırma amacıyla uygulanan Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın (SDP) en iddialı reformu olan Genel Sağlık Sigortası (GSS) kriz yaşıyor. Hekimlerin elini vatandaşın cebinden çekmesi, bıçak parasının ortadan kaldırılması, sağlık kurumlarından ek para talep edilmemesi, hastanelerde hastaların rehin olarak kalmasının ortadan kaldırılması vb. çarpıcı iddialarla ‘devrik’ Sağlık Bakanı Recep Akdağ tarafından yaşama geçirilen GSS krizden bir türlü çıkamıyor.
Sosyal güvenlik kurumlarının birleştirilmesi ile oluşan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sağlık alanında en büyük finansör kuruluş haline gelmiştir. SGK’nin Sağlık Uygulama Tebliğleri (SUT) kamuoyunda daha fazla biliniyor ve tartışılıyor. SGK, topladığı paralarla gerek kamu gerekse özel sağlık kurumlarına para yetiştiremiyor...
Hizmet üretimini çok ciddi şekilde artıran hastanelere SGK ödeme yapmakta güçlük çektiği gibi, yaşadığı krizi kamuoyu ile paylaşırken, krizin çözümünü de her zamanki yöntemlerle bulmayı tercih ediyor.
Ne yazık ki, çözüm diye öne atılan her türlü uygulama “vatandaşın cebi” ile ilgili oluyor.
Ama söylendiği gibi olmadı, vatandaş kandırıldı dense yalan olmaz... 1 Ekim 2014 tarihi itibarıyla AKP Hükümeti sağlık alanında oluşan ve devlete ekonomik yük getiren politikasını yine halkın sırtına yıktı.
Nasıl mı?
İlaçta ve yaşamsal öneme sahip kardiyoloji, ortopedi, kalp damar cerrahisi gibi branşlarda tıbbi malzeme fiyatlarını düşürdü. Yani vatandaşa dedi ki “Sana ilaç yazılırsa en düşük ilaç fiyatından karşılama yaparım. Sen daha iyisini ya da istediğin ilacı almak istiyorsan farkını cepten ödemek zorundasın.” Aynısını tıbbi malzemelerde de uyguluyor. Uygulamanın sonucunda ertelenen ameliyatlar, Çin malı diye tabir edilen daha ucuz tıbbi cihazlar hastalarda kullanılmaya başlıyor. Yani hastaların yaşamlarıyla oynandı, oynanıyor.
Özel hastanelerde artık güler yüz yerine paranıza göre muamele dönemine başladı. Devlet hastanelerinde (eğitim araştırma-üniversite hastaneleri) kuyruklar 10 yıl öncesine döndü. Hastalara “sıra kalmadı” denmeye başlandı. Tüm bunlara rağmen hastaların muayenelere, ilaçlara, özel hastanelere vergiler hariç cepten ödediği paralar her geçen gün arttı, artıyor.
AKP hükümet olduğunda tüm doktorları bıçak parası almakla, ellerinin hastaların ceplerinde olmakla suçlamıştı. Muayenehaneleri kapatmıştı. Bugün bıçak parasının yerini katkı-katılım paraları aldı. Yani bıçak parasını resmileştirdiler. Doktorların yerine, hükümetin, devletin eli hastaların cebinde ve o el artık hiç çıkmıyor.
Bu uygulamalar (ucuz ilaç, ucuz tıbbi malzeme vb.) TBMM’ye yani milletvekillerinin ve bakmakla yükümlü olduklarının hiç birine uygulanmıyor. Onlar istedikleri ilaçları, malzemeleri beş kuruş ödemeden alabiliyor.

*SES Kayseri Şube Başkanı

ÖNCEKİ HABER

Macbeth’in komedi versiyonu sahnede!

SONRAKİ HABER

12 yaşındaki çocuk parkta oynarken elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa