03 Kasım 2014 22:35

Yeni bir insan olarak

Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği faaliyetinin birinci yılını doldurdu. Bir yılda neler olmadı ki... Esenyalılı kadınlar birarada varolmanın gücüyle yalnızca kendilerini değiştirmediler mahallelerini de değiştirmeye başladılar.

Yeni bir insan olarak

Paylaş

Yüksel YILDIZ

Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

Sıcak Hazirandı... Katledilen bir doğa, yaşam alanı kısılan insanlar, ceberrut, insanlıktan bihaber bir iktidar, iktidar yalakası bir medya ve kaybedilen gençler... Evlatlarımızı toprağa filiz versin diye bırakırken isyanın hiç bitmeyeceğini anladık. Biz kadınlar sokağa, alanlara çıktıkça kendi kaderlerimizi kendimiz yaratacağımıza, çocuklarımız için daha güzel bir gelecek mücadelesinin zorunluluğuna, birliğimize ve birliğimizin gücüne inandık. Birlikte çıktığımız sokaklarda, forumlarda birbirimize güvenmeyi ve dayanışmayı öğrendik. İstanbul’un küçük bir mahallesinde işçiydik, gündelikçiydik, ev kadınıydık, işsizdik, öğrenciydik... O Sıcak Haziran’dan öğrendiklerimizi heybemize koyduk, mücadelemizi, dayanışmamızı büyütmek, sürdürmek için kolları sıvadık, Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’ni kurduk. Neler yapacağımızı hep birlikte, mahallenin tüm kadınlarıyla kararlaştıralım istedik. Mahallemizde yaşayan kadınların sorunlarını, taleplerini, düşüncelerini soran bir anketle gördük ki sorunlarımızın başında aile içi şiddet, yoksulluğun her türlü sorunu, çalışan kadınların yararlanabileceği kreşlerin olmayışı ve güvencesiz çalışma geliyordu. Mahallede kadınların kullanabileceği park ve bahçeler yoktu, gece aydınlatmaları ve ulaşım yetersizdi, tehlikeliydi, gençler uyuşturucu çemberine alınmış, uyuşturucu satıcıları okul önlerine inmişti ve kadınlar tüm bunlara çözüm talep ediyordu. Ortak taleplerimiz için imza kampanyası başlattık ve bu kampanyayla biraraya gelişlerimizi çoğalttık.

ÖLÜM DÜŞTÜ GÜNDEMİMİZE

Derneğimizin kapılarını resmen açmaya hazırlandığımız Kasım ayının, kadına yönelik şiddetle mücadele ayının başıydı ki ölüm düştü gündemimize. Hemen yanıbaşımızdaki Tuzla Aydınlı mahallesinden geldi haber: Ömer K. eşini ve iki kızını silahla öldürdü. Bir evden üç kadın cenazesi çıktı. Daha ne kadar kurban verilecekti erkek şiddetine kadınlarımız? Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği olarak cenazeleri sahiplenmek, kadın katliamına sessiz kalmayacağımızı bildirmek için çıktık sokağa. Kısa bir yürüyüş ve basın açıklaması yaptık ama bu mahallemizde bir ilkti. Şaşkınlıkla birlikte çok da destek gördük, özellikle kadınlardan. 17 Kasım’da açılışını gerçekleştirdiğimiz derneğimizde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Dayanışma Günü hazırlıklarna giriştik. Kadın her yerde şiddete uğruyordu, şiddet sadece fiziki değildi. Döverim de severim de anlayışını ortadan kaldırmak gerekti. Bir panel düzenledik. Avukatların, akademisyenlerin de desteğiyle kadınlarımıza şiddet esnasında neler yapılabilir, haklarımız neler, nerelere başvurulur, kadın olmak nedir, birçok konu konuştuk, önyargılarımızı kırdık, ufkumuzu genişlettik. Sonra... Sonra hiç durmadık. Kadına değen, neredeyse her gün, her an değişen ülke gündemine düşen her konuda kendi sözümüzü üretmek için, harekete geçmek için biraraya geldik. Birlikte konuştukça, birbirimize öğrettikçe, birbirimizden öğrendikçe, birbirimizin sesi oldukça, sorunlarımıza çözüm aradıkça, birbirimize el uzattıkça çoğaldık, güçlendik. Sadece bir yılda çok şey biriktirdik. Eğitim, sağlık, hukuk ve çalışma yaşamındaki sorunlarımızı, kadına değen yönlerini, yasalarımızı, haklarımızı paneller, seminerler ve eğitimlerde, toplantılarda konuştuk; gönüllü eğitimci, psikolog, sağlıkçı, avukat ve akademisyenlerin yardımıyla doğru bildiğimiz yanlışlarımızı, eksiklerimizi öğrendik, tabularımızı yıktık, bilgimizi ve bilincimizi çoğalttık. Başkalarının yaralarında yaralarımızı gördük, sarmaya çalıştık. Baharı kucaklayan günler yaklaştıkça kendi gücümüzün farkına varabilmenin günü olan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne hazırlandık. Derneğimizin çağrısıyla Aydınlı’daki yöre derneklerinin kadın kolları bir araya gelerek kolları sıvadık. 2 Mart’ta yaklaşık bin kadınla birlikte gerçekleştirdiğimiz şenlikle verdiğimiz emeğin hiçbir zaman için boşa gitmediğini bir kez daha gördük ve bir ilki daha başarmanın hazzını yaşadık.

HANGİ DAĞ EFKARLIYSA ORADAYIZ

Destek ve dayanışma eylemleriyle, açıklamalarla, dayanışma kampanyalarıyla ufak mahallemizden doğru kentimizin, ülkemizin ve coğrafyamızın başka yerlerindeki kadınların acılarını görmeye, yanlarında olmaya gayret ettik. Yaralarına bir nebze su serpilsin diye Van depremzedeleriyle, Soma faciasında hayatını kaybeden madencilerin eşleri ve çocuklarıyla, iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerle dayanıştık yardım kampanyalarımızla. Tüm mahalleli, yöre dernekleri, sendikaları, esnafı, gençliği ile el ele verdik... Ağustos sıcağına gelindiğinde mahallede gelenek haline getirdiğimiz Esenyalı halk festivali için kolları sıvadık. Bir yandan festival yapılırken, diğer yandan Ortadoğu’da IŞİD’in yarattığı katliam karşısında Şengal için, Ezidi halkları için dayanışma çağrısında bulunuldu. Dört elle kampanyaya destek olduk. Ortadoğu’da bir savaş vardı ve bu savaşta en çok acı çeken kadınlar ve çocuklardı. Kimisi evindeki halıyı, kimisi yattığı battaniyeyi, kimisi de çocuğunun montunu getirerek destek olmaya çalıştı. Öte yandan IŞİD’in Kobanê’de, Rojava’da sürdürdüğü katliamlara karşı alanlardaydık, yürüyüşlerle IŞİD’i lanetledik. Ekim ayındayız ve kampanyamız devam ediyor. Bu dayanışmayı büyütmek bizim elimizde. Bir yıllık çalışmamızda biz Esenyalılı kadınlar, örgütlülüğün kadına getirdiği güven duygusuyla “kadın olarak biz ne yapabiliriz ki” sorusunu ortadan kaldırdık artık. Mücadeleyi, örgütlülüğü ve dayanışmayı tüm mahallede yeşertmeye ve yaşatmaya başladık, bulunduğumuz alanda yeni birer insan olarak farkındalıklar geliştirdik.

Gönül Çalışkan yalnız kalmayacak

Tarih 4 Nisan’ı gösterdiğinde; bir kadın cinayeti de en yakınımızdaki Aydıntepe’de yaşandı. Yolda yürürken boşandığı eşi tarafından üzerine benzin dökülerek ateşe verilen Gönül Çalışkan yoğun bakımda hayat mücadelesi veriyordu. Dernek olarak aynı günün akşamında şiddete uğrayan tüm kadınlar ve Gönül Çalışkan için yürüyüş yaptık. “Günde 5 Kadın öldürülüyor, devlet susuyor, Gönül Çalışkan Yaşam Mücadelesi Veriyor” sloganlarıyla hiç tanımadıkları, görmedikleri ama acısını paylaştıkları Gönül’ün yanındaydı Esenyalılı kadınlar ve olayın yaşandığı yerde oturma eylemi yaptılar. Gönül’ü hiçbir zaman yalnız bırakmayacaklarını ve davanın takipçisi olacaklarına dair söz verdiler.

ÖNCEKİ HABER

Siz evet siz; ne “mübarek kadınlar”sınız...

SONRAKİ HABER

İki yıl sonra Kolombiya: Barış yok sermaye lehine baskıyla dönüşüm var

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa