03 Kasım 2014 21:59

Maalesef olmuyor ‘devlet’im!

Kamu spotlarında gördüğümüz gibi çocuklarımızı saat 21:00’de yatıramıyoruz. Maalesef olmuyor ‘devlet’im, biz elimizden geleni yapıyoruz!

Maalesef olmuyor ‘devlet’im!

Paylaş

Merhaba;
Okullar açıldı açılmasına ama hala bir sürü şey tam olarak oturmuş sayılmaz. 4+4+4 sisteminin aksaklıkları sürüyor; dersliklerin azlığı, 40-45 kişilik sınıflar, güvenlik önlemlerinin yetersizliği. 2009 doğumlu olan çocuklarımız anasınıfına gitmesi gerekirken 1. sınıfta eğitim almaya başladılar. İki ay geçtiği halde çocuklar hala okulu ve öğretmenlerini anlamış değiller.
Bir anne olarak çocuklarıma hak veriyorum. O küçük elleriyle, incecik parmaklarıyla gün boyu sınıfta kalem tutuyorlar. Eve geldiklerinde 4, 5, 6 sayfaya varan ödevlerini yapmaya çalışırken saat 23:30’da uyumak zorunda kalıyorlar. Kamu spotlarında gördüğümüz gibi çocuklarımızı saat 21:00’de yatıramıyoruz. Maalesef olmuyor ‘devlet’im, biz elimizden geleni yapıyoruz!
Öğretmenlerimizin emekleri çok büyük öğrenciler üzerinde. Onların da sistemden yana sıkıntıları var. Ders vermesi gereken öğrenci sayısı 20 olması gerekirken bu sayı 40-45’i buluyor, sesini sınıfa maalesef duyuramıyor. Emekleri karşısında aldıkları ücret ise yetersiz.
Bir anne olarak her köşe başına bir cami yapılması yerine bir okul açılmasını tercih ederim. Eğitim şart diyerek eğitime bütçe ayrılmaması da başka bir sorun.
Mahallemizdeki okul benden bile yaşlı... İlk açıldığında mahallenin ihtiyaçlarını karşılayabiliyorken şimdi artan öğrenci sayısına kapasitesi yeterli gelmiyor. Oturduğum Ahmet Yesevi Mahallesinin nüfusu artarken başka bir okul yapılmamış, tek okul olarak kalmaya devam etmiş. Yıllar içinde değişen tek şey duvarların rengi.
Mahallemize yeni bir okul yapılırsa ben de “hayaldi gerçek oldu” diyebileceğim.
Çocuklarımızı okula bırakırken gözümüz arkada kalıyor. Telefonumuz elimizde bekliyoruz bir sorun olur da bizi ararlar mı diye. Çünkü okulumuzda güvenlik sorunu var. Bir güvenlik görevlimiz var ama tek görevi bu değil. Okulun bütün işlerini yaptığı için güvenlik kısmını tam olarak yerine getiremiyor.
Geçenlerde okulun yanına hızlıca bir park yapıldı. Park dediğime bakmayın; topu topu bir salıncak ve bir kaydıraktan ibaret. Çocuklar birbirleriyle yarışıyor, anneler onların peşinde telaşlı ve perişan oluyor. Anneler demişken biraz da annelerden bahsetmek istiyorum.
Biz anneler de çocuklarımızla beraber okulda toplanıyoruz. Evi sorunlarımızı hayatımızı arkada bırakarak sadece çocuklara odaklanıyoruz. Hayatımızda her günümüz eve, çocuklarımıza, eşimize verdiğimiz emekle geçiyor.
Bazen bir araya gelip çay sohbetlerinde konuşuyor dertleşiyoruz. Aslında hepimizin sorunları aynı. Kadın olmak, anne olmak zor, başlı başına büyük bir emek harcıyoruz.
Sohbetin ortasında aramızdan biri “yemeğim yok gitmem lazım” dediğinde gülmeye başlıyoruz... Akşam okul bahçesinde buluşmak için ayrılıyoruz. Son zil çaldığında ellerimizde çocuklarımızın elleri, sırtımızda çantaları ile evimizin yolunu tutuyoruz...
Özlem ERDOĞAN / Esenyalı-İSTANBUL

ÖNCEKİ HABER

Pertek'te kadınların kaybettikleri

SONRAKİ HABER

İki yıl sonra Kolombiya: Barış yok sermaye lehine baskıyla dönüşüm var

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa