03 Kasım 2014 21:48

Dayanışma iyileştirir

Bana hayatın değişebileceği umudunu veren tek şey dernekteki çalışmalar. Derneğin hayatıma girmesiyle moralman da daha güçlü olmaya başladım ve çıkarsız bir ilişki ağının ne olduğunu dernekte gördüm. O kadınlarında işleri var, çocukları var. Ancak hayat kurtarmak için koşturmaları, kendi hayatlarına da bizim gibi kadınları sokmaları, acılarımızı, acıları bilmesi çok güzel bir duygu. Dayanışma iyileştirir. Herkese tavsiye ederim.

Dayanışma iyileştirir

Paylaş

Ekmek ve Gül dergisinin bir önceki sayısında size seslenmiştim, demiştim ki yaşadığım korkunç şiddetle baş etmek için adımlar atmaya başladım ben.  Bu adımları atmama vesile olan kadın dayanışmasını anlattım.  Şimdi devletin bu kadar şiddetin ortasında ne işe yaradığını, daha doğrusu yaramadığını anlatmak istiyorum.
Kocamın şiddetine, kızımı benden alıkoyuşuna, bana türlü türlü hakaret edişine dayanamayıp Orhanlı Emniyet Müdürlüğüne gidip Aile içi Şiddet bölümüne şikayet ettim. Ne oldu peki? Takipsizlik kararı çıktı. Kocam, annesini ve eltisini alıp ha bire kapıma dayanıyordu. Ailem onları kapıdan kovuyordu, bu sefer telefonla tacizlerine devam ediyordu. Kızımı kullanarak bana duygusal işkenceler ediyordu.  Boşanma davamızın ilkinde mahkeme kızımın velayetini mahkeme süresince bana verdi.  Kızımı ancak icra yoluyla almaya gidebildim. Ne yaptılar, nasıl yaptılar bilmiyorum, ikinci duruşmada kızımın velayetini mahkeme babasına verdi. İsyan ettim! Ama fayda etmedi.
Güçlü kalmam gerektiğini biliyordum. Çalışmaya başladım. Aynı işyerinde çalıştığım bir arkadaşım sayesinde Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’yle tanıştım. Dernekten arkadaşlara başımdan geçenleri tek tek anlattım. Karşı tarafın bana yaptıklarını, avukatımın onca para yiyip davayı savsakladığını anlattım. Dernekten kadınlar bana yol gösterdiler. İlk etapta  kocamın benimle zorla ters ilişkiye girdiği için evliliğimiz boyunca ne kadar yıprandığıma dair rapor almak için Çapa Tıp Fakültesi’ne yönlendirdiler. Artık 2 haftada bir tedavi amaçlı  Çapa Tıp Fakültesi’ne gidiyorum.
Şimdi kızımın gördüğü şiddet için mücadele ediyorum. Kızımın vücudunda morluklar görüyordum. Sordum, aldığım cevap kimseye bir şey söylememesi gerektiğine yönelikti. Şikayet ettim savcılığa, ama yine takipsizlik kararı! Kızımı son gördüğümde yüzünde, ellerinde, saç diplerinde, bacaklarında derin yaralar vardı. Hemen hastaneye götürdük. Danışma bizi hastane polisine yönlendirdi. Polisin odasına girdiğimizde polis kızıma ne oldu diye sordu. Kızım da “üzüldüğümden oldu galiba” dedi.  Polis “ben de öyle düşünmüştüm” deyip bizi başından savdı. Kızımın yaralarının fotoğrafını çektim ve doktor raporuyla beraber avukatıma verdim. Sonuçta ben el yordamıyla ve dernekten arkadaşların yönlendirmesiyle hukuk uzmanı oldum nerdeyse, ama karakola yaptığım hiçbir başvuru karşılık bulmadı, oradan oraya koşturmaktan ama en çok da kızımın hala onların elinde olmasından helak oldum. Benim anlamadığım, polislerden mahkemeden devletten yardım alamayacaksak kendimiz mi sağlayacağız adaleti?
Bana hayatın değişebileceği umudunu veren tek şey dernekteki çalışmalar. Derneğin hayatıma girmesiyle moralman da daha güçlü olmaya başladım ve çıkarsız bir ilişki ağının ne olduğunu dernekte gördüm. O kadınlarında işleri var, çocukları var. Ancak hayat kurtarmak için koşturmaları, kendi hayatlarına da bizim gibi kadınları sokmaları, acılarımızı, acıları bilmesi çok güzel bir duygu. Dayanışma iyileştirir. Herkese tavsiye ederim.

* Esenyalı’dan bir kadın- İstanbul

ÖNCEKİ HABER

İşçi Filmleri Festivali Çanakkale’de

SONRAKİ HABER

Sudan’da darbecilerle müzakereler durduruldu, eylemler devam edecek

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa