Ayazmalılar öfkeli: İkinci bir göç istemiyoruz

Ayazmalılar öfkeli: İkinci bir göç istemiyoruz

KÖYLERİNDEN zorla göç ettirilerek İstanbul’un varoşlarına yerleşen Kürt aileler, yıllar önce    bin bir türlü emekle kurdukları Ayazma köyünden de göç ettirilmek isteniyorlar. Başbakanlık, TOKİ, belediye ve büyük inşaat şirketlerinin işbirliğiyle yerlerinden edilmek istenilen Ayazma sakinleri

KÖYLERİNDEN zorla göç ettirilerek İstanbul’un varoşlarına yerleşen Kürt aileler, yıllar önce    bin bir türlü emekle kurdukları Ayazma köyünden de göç ettirilmek isteniyorlar. Başbakanlık, TOKİ, belediye ve büyük inşaat şirketlerinin işbirliğiyle yerlerinden edilmek istenilen Ayazma sakinleri, “İkinci bir göç istemiyoruz” diyor.
Ayazma, koruculuk sistemine karşı çıktıkları için köylerinden göç edenlerin kurduğu bir köy. İstanbul sınırlarında olmasına rağmen bulunduğu vadide adeta tecrit altında tutuluyor. Devlet kurumları adına hiçbir şeyin olmadığı köyde, ne toplu taşıma araçları, ne okul, ne sağlık ocağı bulunuyor. Önce “savaş”tan göç eden Ayazmalılar, bu kez “rant”tan göçe zorlanıyor. Büyük inşaat şirketleri köyde konut yapmak için yarışıyor. Ayazmalılar, tapulu arazilerine rağmen bir sonuç alamıyor.
Adı sürekli sorunlarla anılan Toplu Konut İdaresi’nin (TOKİ) adı Ayazma’da da geçiyor. TOKİ’nin vaatleri her zaman olduğu gibi Ayazmalılar için de tam bir hayal kırıklığı. Birçoğu 400-500 metrekare alana kurulu, bahçeli, müstakil evlerden oluşan Ayazma’da yapılan konutlarda TOKİ ikişer konut verse de çıkardığı 200-300 bin TL’lik borçla Ayazmalıları bir ömür boyu borç yükü altında bırakıyor.

DESTEK BEKLİYORLAR

Oturdukları çevre yaşanmaz hale geldiği için dayanamayıp önlerine sunulan anlaşma seçeneğini imzalayanlar olsa da bir kısım aile haklarını alana kadar evlerinden çıkmayacaklarını söylüyor. Bu ailelerden biri olan Kaynar Ailesi ferdi Orhan Kaynar, 20 yıl önce Muş Malazgirt’ten korucu olmadıkları için ailesini yanına alarak İstanbul’a göç ediyor. Geldikleri günden bugüne devletin kendilerine okul, sağlık ocağı, cami yapmamasına sitem eden Kaynar, evlerinin bulunduğu alanın değer kazanmasından dolayı devletin kapılarını çaldığını belirtiyor. Kaynar, “Memleketimizden koparılıp buralara sürülmüşüz, bu evleri yapmak için dünya kadar para ödedik, burayı kimseye bırakmayız, asla çıkmayacağız” diyor. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, TOKİ’nin ve Ağaoğlu İnşaat Şirketi’nin bir olup bölgeyi aralarında paylaştığına dikkat çeken Kaynar, Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’ndan destek bekliyor.

İKİNCİ BİR GÖÇE KATLANAMAYIZ

Kuşkusuz zorunlu göçlerden en mağdur olan kesimin başını çeken kadınlardan Şenay Kaynar ise yıllar önce yaşadıkları göçün ardından geldikleri İstanbul’da ciddi sorunlar yaşadıklarını söyledi. Şenay Kaynar, gittikçe herkesin terk ettiği Ayazma’da ne gidecekleri bir bakkal, ne bir dolmuş olmadığını söyleyerek, özellikle çocuklarını yağmurlu günlerde çamurlaşmış yollarda kilometrelerce yol yürüyerek okula götürüp getirmelerinin zorluğundan şikayetçi olduğunu söyledi. Bir nebze de olsa köy hayatı yaşamaya çalıştıkları Ayazma’dan da çıkarılacak olmalarına üzüldüğünü söyleyen Kaynar, bir daha göç etmeye katlanamayacaklarını söyledi. Toplu konutlarda insanların üst üste yaşamalarına, bir kapıdan yüzlerce insanın çıkmasına alışamayacağını söyleyen Kaynar, “Burada bizimle aynı nedenlerle bulunan insanlarla ortak bir yaşam alanı oluşturduğumuz için günlerimiz güzel geçiyordu ama gidenlerin yarattığı boşluk ve arkalarında bıraktıkları yıkılmış ev enkazlarını görmek insanı boğuyor” diyerek yaşadıkları durumu özetledi.

‘YA SEV YA TERK ET’ DİYORLAR

20 yıldır yaşadığı Ayazma’daki evinden çıkması için TOKİ ve Başakşehir Belediyesi yetkililerinin sürekli kendilerine baskı yaptığını söyleyen 55 yaşındaki Kazım Özek ise, devletin Ayazma’ya “PKK Kampı” diyerek yatırım yapmadığını vurguluyor. Köylerine hiç uğramayan yetkililerin, 1994 yılında yaptıkları evlerinin arazisinin değer kazanmasının ardından kapılarını çaldığını kaydeden Özek, kendilerine “Ya sev ya terk et” seçeneğinden başka bir seçeneğin sunulmadığını belirtiyor. Özek, şöyle devam ediyor: “Devlet herkese Ayazma’nın PKK kampı olduğunu iddia ederek bize hizmet vermemesinin nedenini açıkladı. Şimdi evlerimizi almak istiyorlar ve ‘Ya evlerinizi verirsiniz ya da evinizi başınıza yıkarız’ diyorlar. Başakşehir Belediyesi zabıtaları, TOKİ yetkilileri ve Ağaoğlu İnşaatı’nın sorumluları gelip bizi tehdit ediyorlar, ‘Evlerinizi yıkacağız’ diyerek hakaret ediyorlar.” TOKİ ve inşaat şirketlerinin niyetinin Ayazma’ya lüks konutlar, alışveriş merkezleri yaparak buraları insanlara pazarlama olduğuna dikkat çeken Özek, bin bir türlü emekle yaptıkları evlerinin “Sırf birilerinin manzaralarını bozacağı” için yıkılmasına izin vermeyeceklerini söyledi. (İSTANBUL)

www.evrensel.net