03 Kasım 2014 09:57

‘Mezarlarımızı verin’

İstanbul’da 1984 yılında polis tarafından gözaltına alınarak kaybedilen Maksut Tepeli’nin eşi Şehriban Tepeli, zorla kaybedilmelerin kimler tarafından yapıldığını bildiklerini, devletin suçunu örtmek için kayıpların mezarlarını gizlediğini söyledi.

‘Mezarlarımızı verin’

Paylaş

İstanbul’da 1984 yılında polis tarafından gözaltına alınarak kaybedilen Maksut Tepeli’nin  eşi Şehriban Tepeli, zorla kaybedilmelerin kimler tarafından yapıldığını bildiklerini, devletin suçunu örtmek için kayıpların mezarlarını gizlediğini söyledi. Tepeli, “Mezarlarımızı verin” diye seslendi.
2 Şubat 1984 yılında polislerle girdiği çatışmada yaralanarak gözaltına alınan ve kendisinden bir daha haber alınamayan 25 yaşındaki öğretmen Maksut Tepeli’nin eşi Şehriban Tepeli, eşinin  bulunması için verdiği mücadeleyi DİHA’ya anlattı.
Gayrettepe’deki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen Maksut Tepeli’nin  gözaltındayken ağır işkencelere maruz kaldığını anlatan eşi Şehriban Tepeli, 45 olan gözaltı süresi boyunca ne ailesi ne de avukatlarıyla hiçbir şekilde görüştürülmediğini söyledi. Şehriban Tepeli, daha sonra Maksut Tepeli’den haber alamadıklarını ifade etti.

‘OĞLUN GİBİ GEBERMEK İSTEMİYORSAN...’

Maksut Tepeli’nin  annesinin her hafta oğlunu görmediğini ispatlamak için köyündeki  jandarma karakoluna gidip imza verdiğini anlatan Şehriban Tepeli, daha sonra jandarmaların anne Tepeli’ye , “Artık gelmene gerek yok. Maksut Tepeli öldü” dediğini belirtti. Annenin ağlaması üzerine jandarmaların tekme tokat karakoldan dışarı attıklarını da vurgulayan Şehriban Tepeli, “Jandarmalar ona ‘Eğer sen de onun gibi gebermek istemiyorsan burayı terk et’ diye tehdit etti” diye devam etti.
Şehriban Tepeli Maksut Tepeli’nin gözaltında öldürüldüğünü ise aynı dönemde gözaltına alınan ve tutuklanarak cezaevine gönderilen bir arkadaşının ağabeyi aracılığıyla öğrendiklerini belirtti.  

KOMİSYON HAK SAVUNUCULARINDAN  OLUŞMALI

Maksut Tepeli’nin ölüm haberini aldıktan kısa bir süre sonra kızıyla birlikte ülkeyi terk etmek zorunda kaldıklarını vurgulayan Şehriban Tepeli, Maksut Tepeli’nin mezarının yerini hala bilmediklerini ifade ederek, “Kimsesizler mezarlığına gömüldüğünü biliyoruz sadece. Ama isimsiz olarak” dedi. Devlet tarafından kayıpların akıbetinin araştırılması için kurulan komisyonlara güvenmediğini de ekleyen Tepeli, “Önceden de kuruldu ne işe yarıyor. Cemil Kırbayır’ın akıbetini araştırdı. Çok iyi biliyorlardı öldürüldüğünü öldürenleri de bildikleri halde hiçbir şey yapmadılar. Devlet kendi eliyle kaybetti bize bulup geri vermez. Çünkü o onurlu insanların kemiklerinden korkuyorlar” diye tepki gösterdi. Tepeli, kayıp komisyonlarının bağımsız kurumlardan ve insan hakları savunucularından oluşması gerektiğinin de altını çizerek, kayıpların kemikleri ailelere verilmese bile kaybedenlerin bir an önce yargılanması gerektiğini belirtti.
Cumartesi Anneleri’nin 500 haftalık direnişine de değinen Tepeli, Türkiye’de gözaltında kayıpların yaşanmamasında Cumartesi Annelerinin 500 haftalık direnişinin büyük etkisi olduğunu söyledi. Tepeli son olarak şunları söyledi: “İnsanlığınızı unutmak istemiyorsanız kayıp yakınlarının çığlıklarına kulak verin.” (İzmir/DİHA)

ÖNCEKİ HABER

İş cinayetleri sistem sorunudur

SONRAKİ HABER

İki yıl sonra Kolombiya: Barış yok sermaye lehine baskıyla dönüşüm var

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa