03 Kasım 2014 09:52

Sağlık Bakanlığı Kobanê’den gelenler için bir şey yapmıyor

Merhaba Evrensel Gazetesi Okurları, Hatay SES Şubesi olarak 11-18 Ekim 2014 tarihlerinde Suruç’ta gönüllü sağlık ekibi olarak bulunduk.

Sağlık Bakanlığı  Kobanê’den gelenler için bir şey yapmıyor

Paylaş

Gönüllü Sağlıkçı*

Merhaba Evrensel Gazetesi Okurları, Hatay SES Şubesi olarak 11-18 Ekim 2014 tarihlerinde Suruç’ta gönüllü sağlık ekibi olarak bulunduk.
Bizler sağlık emekçileri olarak bir yerde savaş mağduru halk varsa tereddütsüz anında elimizden ne geliyorsa yapmaya çalışırız.
Arkadaşlar, Suruç’a gelen Kobanê halkının çok ciddi sıkıntılar yaşadığını bilmeniz gerekir. Kobanê halkı tamamen gönüllülerin yardımlarıyla hayatta kalmaya çalışıyor.
Bizler sağlık alanında elimizden geleni yapsak da çok ciddi sıkıntılar mevcut. Halk toplu yaşam alanlarında kalıyor. Kimisi çadırlarda, kimisi ambarlarda, kimisi de sokakta kalıyor. Maalesef ve şartları çok kötü durumda. Toplu yaşam alanları her zaman risklidir. Bir de hijyen şartları iyi olmadı mı salgın hastalıkların olması an meselesi oluyor. Gelen binlerce kadın, gebe, çocuk, bebek var. Bu insanlara koruyucu sağlık hizmetlerinin verilmesi gerekiyor. Sağlık bakanlığı bu konuda hiçbir şey yapmıyor. Sahra hastanesi yok mesela, bunun acilen kurulması ve Dünya Sağlık örgütünün bu duruma el atması gerekiyor. Bu kadar gebe, bebek, çocuk aşılarını olmazlarsa bulaşıcı hastalıkların görülmesi an meselesidir. Devlet sadece sağlık alanında değil, diğer kurumları da aktif bir görev almamış görünüyor. Çadırların sayısı çok yetersiz görünüyor. Belediyeler bir şeyler yapmaya çalışıyor, fakat onlarında bir yere kadar. Devlet kurumları aktif görev almazlarsa bu insanlar yaklaşan kış koşullarında maalesef dışarıda kalacaklar.   
Akşamları köy ziyaretlerinde bulunduk. Köy halkıyla oturduk sohbet ettik. Köy halkı IŞİD çeteleri sınırdan geçiş yapmasın diye sabahlara kadar nöbet tutuyorlardı. Halkın bu dayanışması takdire şayan gerçekten. Fakat ne yazık ki ertesi gün olduğunda aldığımız haberlere göre köyler boşaltılıyor ve asker polis köylüyü zorla evlerinden çıkartmışlardı.
Sınır köyünde TTB ile birlikte barış zinciri adlı bir eylem gerçekleştirdik. Eylem bittikten sonra bir kadın köşeye oturup ağıt yakmaya başladı. İki çocuğu Kobanê de IŞİD çetelerine karşı savaşıyor ve günlerdir onlardan haber alamıyordu. Öyle içten okuyordu ki ağıdı, ağlamak için Kürtçe bilmeye gerek yok zaten.
Acının dili, dini, ırkı, rengi olmaz arkadaşlar. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Kadınlarımızı, çocuklarımızı ağlatanlar bir gün bunun hesabını verecekler eminim.

ANALARIN ÖFKESİ KATİLLERİ BOĞACAK…

Bir akşam Suruç Devlet Hastanesine gelen yaralıları görmeye gittik. Tabi hastanede fazla tutulmuyorlar. Hastane bahçesine çadır kurulmuş tedavileri orada yapılıyor, ya da gönüllü tıp öğrencileri evlerde tedavilerine devam ediyorlar. Yaralı bir arkadaş bilinci tam yerinde değildi. Kendine çok kızıyordu. Ben nasıl yaralanırım diyordu. Arkadaşlarımı Kobanêde yalnız bıraktım diyordu. Biz de onu teselli etmeye çalıştık. Sen elinden geleni yaptın, vatanın için, doğduğun topraklar için, halkın için gazi düştün dedik. Burada da çok duygusal anlar yaşadık.
Bir savaşta sadece insanlar ölmez, insanlık da ölür. Sessizlik saf tutmaktır. Bizim safımız insanlıktır!
Kobanê’de direnenlere selam olsun!

*İskenderun

ÖNCEKİ HABER

New York Maratonu'nu Kenyalılar kazandı

SONRAKİ HABER

İzmirli kadınlar: Ölümler dursun, yaşamı savunuyoruz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa