02 Kasım 2014 10:05

‘Mücadelemize ses verin’

Kobanê Halk Meclisi Eş Başkanı Ayşe Efendi ve Kobanê Kadın Meclisinden Narin Temu, IŞİD saldırılarına karşı Rojava’dan Türkiye’ye kadınların ortak mücadele etmesi gerektiğini vurguluyor.

‘Mücadelemize ses verin’

Paylaş

Elif Ekin Saltık
Selmane Ertekin

DAİŞ’in (Dawlat Al-İslam Fi Al-Sham/Irak Şam İslam Devleti-IŞİD) Kürtlere, özellikle de Kürt kadınlara Ortadoğu’da vahşice saldırmasına karşılık Rojava’da kadınların verdiği özgürlük mücadelesi tüm dünyada büyük bir ilgiyle takip ediliyor. Hem erkek egemen sisteme hem emperyalizme karşı savaşan bu kadınlar sınırları aşarak, dünya kadınlarına çağrılar yapıyor ve bu sempatinin dünyayı saran bir kadın dayanışmasına dönüşmesini istiyor. “Rojava Kadın Devrimi” deneyimini paylaşmak ve dayanışma ağını buradan örmek için Ankara’ya gelen Kobanê Halk Meclisi Eş Başkanı Ayşe Efendi ve Kobanê Kadın Meclisinden Narin Temu şahsi özgürlüğün kadınlar için yeterli olmayacağına vurgu yapıyor; “Kadının şahsi özgürlüğü; köleleştirici, yok sayıcı bakış açısı değişmediği sürece tehlikededir”. Efendi ve Temu, YPJ’nin bütün dünyada kadın devriminin gerçekleşmesi için bir yol açtığına dikkat çekiyor ve ekliyor: “Bu deneyim dünya kadınları için bir şanstır”.

Kobanê’den geldiniz, Kobanê’deki son durumu aktarır mısınız bize biraz? 
Ayşe Efendi: Rojava’da yaşanan IŞİD saldırıları 40. günü aşıyor. Birçok sınır kapısından saldırılar hâlâ devam ediyor. Ve şu anda nefes alabildiğimiz tek bir sınır kapısı var, Türkiye ile Kobanê arasındaki sınır kapısı. Şu anda IŞİD çeteleri saldırıları oraya yoğunlaştırmış durumda ve başta Türkiye olmak üzere farklı ülkelerden sürekli silah ve insan gücü takviyesi almaktalar. Üç sınır kapısı şu anda bu güçlere silah yardımı yapmak, yaşam malzemesi göndermek için kullanılmakta. Erdoğan’ı onlara destek verdiği için kınıyoruz. Birçok defa bu çeteler YPJ’nin, YPG’nin direnişi karşısında kırıldı ama dediğimiz gibi, iş birlikçiler özellikle Türkiye’den destek alarak kendini yeniliyor. BM’ye ve tüm dünyaya çağrımız var; şu anda temel olarak ihtiyaç duyduğumuz tek şey yaşam koridorunun açılması. Özellikle bu yaşam koridorunun BM gözetimi altında açılmasını talep ediyoruz.

Rojava’da yaşanan devrim kadınlara ne gibi deneyimler kazandırdı?
Narin Temu: Kobanê Devrimi, Rojava Devrimi bir kadın devrimidir. Zaten bu ismiyle ön plana çıktı. Kadınlar olarak Kobanê’de örgütlü bir güçtük ve bu duruma hazırlıklıydık. Sivil toplum örgütleri içerisinde ya da sosyal hayatta, kendi sorumluluklarımızı yerine getirmek adına bu örgütlenmeden dolayı üzerimize düşeni yapmaya çalıştık. Rojava’da kadınlar bir taraftan kendi günlük ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırken, diğer taraftan Kobanê devrimini güçlendirmek için çalışmalarını yürüttü. Bilindiği üzere DAİŞ (IŞİD) kadınları sadece köle olarak gören ve kadınları hiçe sayan bir anlayışa sahip ama Rojavalı kadınlar direnişleri, mücadeleleri ile onların ağır silahlarına karşı, taşıdıkları hafif silahlarla ve mücadeleyle kadının irade olduğunu gösterdi. Kadının devrim yapabileceğini, sistemi değiştirebileceğini onlara gösterdi. Ve şu anda Rojava’da kadınlar direnişleri ile DAİŞ’in köleci anlayışına cevap olmaya devam ediyor. 

‘DAİŞ KADIN DİRENİŞİNİ KIRMAYI AMAÇLIYOR’
Peki IŞİD’in özellikle Rojava’yı, Kobanê’yi hedef almasının nedeni ne? Kobanê’deki direnişte en önde kadınların olması bu nedenlerden biri olabilir mi?

N.T: Rojava iki yıldır DAİŞ’in hedefinde ve saldırı altında. DAİŞ bütün saldırılarıyla elektriği, suyu kesti; yaşam malzemelerinin Kobanê’ye ulaşmasına engel oldu. Tüm bunlara rağmen Kobanê halkı direnmeye devam etti. Haklısınız; DAİŞ’in temel amacı Kobanê’de kadın direnişini kırmaktır, çünkü onlar bir kadın eliyle öldürüldüğünde cennete gitmeyeceklerine inanıyorlar ve bu onlar için bir utanç kaynağı. Dolayısıyla kadın direnişi onlar için bir öfke kaynağı. DAİŞ Musul’u çok kolayca aldı ama bütün saldırılara rağmen Kobanê hâlâ direniyor. Şunu bilsinler ki başaracak olan kadınların direnişi olacak.

Uluslararası kadın örgütleri ile görüşmeler ve dayanışma ne düzeyde, yeterli desteği alabildiniz mi? 
N.T: Ne yazık ki gerekli desteği henüz bulabilmiş değiliz. Kobanê iki yıldan beri kuşatma altında. Sınırlı olsa da diğer kadın örgütleri ile bir iletişim halindeyiz. Ama şunu söyleyebilirim ki çalışma alanında ve sosyal alanda yeterli desteği görmüyoruz. 

YPJ’NİN BAŞARISI BÜTÜN KADINLARIN BAŞARISI OLACAKTIR
Türkiyeli kadınlara ve dünyadaki kadınlara ne mesaj vermek istersiniz?

A.E: Öncelikle şunu söylemeliyim ki bütün kadınların temel özgürlük istekleri birdir, bu bir Fars kadını olabilir, Arap kadını, Türk kadını, Kürt kadını olabilir hepsinin talepleri birdir. Özellikle biz annelerin acısı birdir, çocuk doğururken nasıl hepimiz aynı acıyı hissediyorsak, çocuklarımızı kaybettiğimiz zamanda aynı acıyı hissederiz. Yüreğimiz yandığında gözyaşımız farklı farklı akmıyor gözyaşlarımızın rengi aynı. Biz anneler siyasi olarak fikirlerimiz farklı olabilir, ideolojik olarak farklı düşünebiliriz, dünyaya farklı bakabiliriz ama bu hiç önemli değil hepimiz el ele verip bu acının dinmesi için mücadele etmeliyiz. Özellikle buradan tüm dünya kadınlarına sesleniyorum. YPJ’nin verdiği mücadele kadın mücadelesinin pratiğe dönüşmüş halidir. Dolayısıyla bu tüm kadınların mücadelesidir ve tüm kadınlardan destek bulması gerekiyor. Özellikle buradan Türk annelerine sesleniyorum. Ben de evladımı kaybettim. Biz evladını kaybeden anneler birbirimizi çok daha iyi anlarız. Eğer biz bir araya gelir diyalog kurarsak karşımızdaki Erdoğan da, diğer siyasetçiler de olsa, onlara acımızı anlatır barışın yolunu açabiliriz. 

Yine tüm kadınlara çağrımdır; özgürlük mücadelesine destek sunun. DAİŞ Şengal’de yüzlerce kadını esir aldı, yüzlerce Arap kadınına tecavüz etti, şu anda Humus’ta, Hama’da bu kadınlar yirmi birinci yüzyılda satılırken bütün kadınlar için bu bir utançtır ama ne yazık ki kadınların buna yeterli ses çıkarmadığını görüyoruz. Biz Rojavalı YPJ’li kadınlar olarak bu konuda kendi özeleştirimizi yapıyoruz. Şengal’deki kadınları koruyamadığımız için inciniyoruz, onları o çetelerin elinden alamadığımız için inciniyoruz.  Burada onların önünde saygı ile eğiliyoruz. Dolayısıyla bu baskıya, tecavüze her türlü çirkin girişime karşı çıkmak adına bütün kadınların birleşmesi gerekiyor. Rojava’daki kadın devrimi, kadın başarısı, bütün dünyada kadınların başarısı ve direnişi olacaktır. Dolayısıyla tüm dünya kadınlarını YPJ’ye destek olmaya çağırıyoruz.

‘BİZLER YÜZYILLARDIR KOMŞUYUZ’
N.T: Rojava’da kadınlar tarih yazabileceğini devrimleriyle ne seviyeye ulaşabileceklerini, neleri başarabileceklerini göstermişlerdir. Rojava’da kadınlar devrim içinde devrim gerçekleştirerek kadının birleştiği zaman neleri başarabileceğini göstermiştir. Diğer taraftan bütün kadınlar şunu görmeliler ki DAİŞ’in Şengal’de Êzidi kadına yaptığı saldırı onun şahsında aslında bütün kadınlara yaptığı saldırıdır. Bütün kadınlar için bu bir utançtır. Ama ne yazık ki şimdiye kadar kadın örgütlenmelerinden yeterli bir destek görmedik. 
Türk kadınına da seslenmek istiyorum. Bizler yüzyıllardır komşuyuz ve komşuluk ilişkilerinden ileri gelen bir geçmişimiz var. Bugün DAİŞ hepimiz için bir tehlikedir. Bizim bir arada mücadele etmemiz bu baskılara karşı en iyi cevaptır. Diğer taraftan Türk kadınlarının yapacağı en acil şeyler var. Şu anda sınırda beş bin kadın ve çocuk çaresiz bir şekilde yaşamaktadırlar, döşekleri toprak, yorganları ise gökyüzü ve yağmur. Bu insanlar destek bekliyorlar ve kadınlar bunların yanında olabilirler. Ve biz kadınlar sadece bugün için değil, yarınlar için geleceğimiz için birleşmeliyiz. Birilerinin bize dayattığı bir sistemi, bir hakkı değil biz, kendi yarattığımız bir sistemde özgür bir yaşamı seçmeliyiz, bunun için de tüm kadınlarla iletişim halinde olmalıyız. 

Ankara Kadın Platformunun çağrısıyla gerçekleşen “Kadın Dayanışmasında Sınır Yok” pa-nelinde, Kobanê Halk Meclisi Eş Başkanı Ayşe Efendi, Rojavalı kadınların deneyimlerini aktardı. 

‘YPJ ÖZGÜRLÜĞE GİDEN YOLUN ALTIN KAPISINI AÇAN KİLİTTİR’
Rojava’da kadın-erkek demeden YPG (Yekitiye Parastina Gel/ Halk Savunma Birlikleri), YPJ (Yekitiye Parastina Jin/Kadın Savunma Birlikleri) büyük bir özgürlük mücadelesi veriyor. Türkiyeli kadınlara YPJ’yi tanıtır mısınız?
A.E: Özellikle Başkan Apo’nun ilan ettiği seferberlik sadece Kobanê için değil Kürdistan’ın dört parçası için seferberliktir, biz bu ruhla sahip çıkıyoruz. Bu ruhun bir tezahürü de Kobanê sınırında, Suruç sınırında özellikle Batı Kürdistan’daki ve Rojava’daki halkın birleşerek o sınırları ortadan kaldırmasıdır ve bu ruhun dirilmiş halidir. YPJ’ye gelince; YPJ genel olarak bütün dünyada kadın direnişinin bir sembolüdür. YPJ Kürt kadınının her şartta bütün baskılara rağmen diriliş sembolüdür. YPJ o özgürlüğe giden yolun altın kapısı olan kilididir. YPJ bütün baskı ve zorluklara rağmen kendini var eden özgürlük kıvılcımıdır ve YPJ’ye genel olarak baktığımızda doğası gereği barışçıldır, merhametlidir, her zaman uzlaşmadan yanadır. Fakat DAİŞ çeteleri onun onuruna haysiyetine dil uzatınca ve onu köleleştirmeye çalışınca YPJ kendi örgütlenmesi ile direnişi ile bu anlayışı, bu saldırıyı boşa çıkartmıştır. YPJ tüm dünyaya şunu kanıtlamıştır. Kadınlar her ne kadar baskı altında da olsalar, her ne kadar eğitimden de mahrum bırakılsalar tüm engellemelere rağmen Rojava kadını mücadelesi, direnişi ile saldırıları boşa çıkartmıştır. Rojava kadını sadece kendi için değil dünyadaki tüm kadınlar için DAİŞ çetesine karşı mücadele vermektedir. Çünkü DAİŞ başta Ortadoğu ve genelde de dünyadaki tüm kadınlar için bir tehdittir.

‘KADININ ÖZGÜRLÜĞÜNÜ YOK SAYAN BAKIŞ AÇISI DEĞİŞMELİDİR’
Diğer taraftan Ortadoğu kadınını Batı kadını ile mukayese ettiğimizde eğitim olarak eksik olabilir, özgürlük olarak eksik olabilir. YPJ daha önce sesi çıkmayan, bastırılan kadınların kendi direnişi ve başkaldırısıyla DAİŞ çetesinin saldırılarını boşa çıkarmış durumda. YPJ bu mücadelesi ile Kürt kadınına ve dünya kadınlarına onur ödülü kazandırmıştır. Baas Rejimi’nde de kadının sesi çıkmıyordu özellikle Kürt kadını daha fazla eziliyordu. YPJ kendi varlığı ve eşsiz mücadelesi ile kendini kanıtlamış oldu. Batı kadını eğitimli olmanın yanında şahsi olarak özgür de olabilir ama bu yeterli değildir. Kadının şahsi özgürlüğü; köleleştirici, yok sayıcı bakış açısı değişmediği sürece tehlikededir. YPJ Rojava’daki kadın devriminin, bütün dünyada gerçekleşmesi için bir yol açmıştır ve bu dünya kadınları için bir şanstır.

ÖNCEKİ HABER

İŞÇİNİN İSMİNİ DAHİ SÖYLEMEDİĞİ MADEN GERÇEĞİ

SONRAKİ HABER

Uganda'da sel meydana geldi: 20 kişi öldü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa