01 Kasım 2014 19:22

‘Orhan Kemal hiç eskimeyen bir yazar’

30-31 Ekim tarihlerinde Mimar Sinan Üniversitesi Fındıklı Kampüsü’nde Everest Yayınları işbirliğiyle yapılan sempozyuma Ahmet Ümit, Arif Keskiner, Haydar Ergülen Doğan Hızlan, Ayşe Sarısayın, Nursel Duruel, Mazlum Vesek gibi şair, yazarlar, Orhan Kemal hakkında çalışmalar yapan akademisyenler ile beraber çok sayıda okur katıldı.

‘Orhan Kemal hiç eskimeyen bir yazar’

Paylaş

Ezgi GÖRGÜ
İstanbul

Orhan Kemal’in 100 yaşına girmesinden dolayı yazar adına bir sempozyum düzenlendi. 30-31 Ekim tarihlerinde Mimar Sinan Üniversitesi Fındıklı Kampüsü’nde Everest Yayınları işbirliğiyle yapılan sempozyuma Ahmet Ümit, Arif Keskiner, Haydar Ergülen Doğan Hızlan, Ayşe Sarısayın, Nursel Duruel, Mazlum Vesek gibi şair, yazarlar, Orhan Kemal hakkında çalışmalar yapan akademisyenler ile beraber çok sayıda okur katıldı.
İlk gün yapılan oturumlarda Arif Keskiner, Etem Çalışkan ve Doğan Hızlan Orhan Kemal’le olan anılarını ve düşüncelerini anlattı. Gün boyunca ilgiyle izlenen oturumlarda Orhan Kemal’in öyküleri ve romanları konuşuldu.

İLERİ: 50 YILDIR ORHAN KEMAL OKUYORUM

Yazarın öykülerinden yola çıkarak gerçekleştirilen oturumda Gülsen Tuncer, Orhan Kemal’in “Önce Ekmek” öyküsünü seslendirdi.Ulvi Uraz’la bir oyunda çalışırken Orhan Kemal’le tanıştığını söyleyen oyuncu Tuncer, yazarın hikayelerini alelacele yazmak zorunda olduğunu, hikayeleri tekrar yazmak istediğini belirttiği bir röportajını gördüğünde çok üzüldüğüne dair bir anekdotunu da katılımcılarla paylaştı.

Yazar Selim İleri de Orhan Kemal’in Önce Ekmek öyküsüne değindi. Kamal için, eskimeyen bir yazar ve bugün de dahil olmak üzere geleceği öngören bir yazar olduğunu söyleyen İleri, kendisinin öyküdeki 3 kuşağın aynı hayat şartlarında olduğunu yıllar sonra anlayabildiğini belirtip buna üzüldüğünü ifade etti. Önce ekmek kelimesini bile insanların önce ekmek derdinde olduklarını ve bu iki kelimeyle ne kadar çok meselenin anlatıldığını söyledi. kendisi de dahil olmak üzere eleştirmenlerin, Orhan Kemal için ‘hep aynı yazıyor’ diye eleştirilmesine dair düşüncesinin doğru olmadığını, bundan dolayı pişman olduğunu söyledi. İleri, yazarın hiçbir satırının eskimediğini, hepsinin 2014 yılında da yazılabilir olduğunu gördüğünü ve evrensel bir dil yakaladığını kaydetti. Toplumda kıstırılmış insanların problemlerini yazdığını, o kitaplardaki karakterlerin bugünün Türkiye’sinde de yaşadıklarını vurgulayan İleri, bunun Balzac gibi dünya yazarları ile aynı derecede öneme sahip olmasına vesile olduğunu vurguladı. İleri, “Onun usta olduğunu bir cümlede bile görebiliriz.” dedi. İlk defa 15 yaşındayken Orhan Kemal’i okuduğunu dile getiren Selim İleri bugün 65 yaşında olduğunu ve 50 yıldır Orhan Kemal’i okuduğunu belirtti.

“Çok acı da olsa bugünümüzü, geleceği yazmış olması büyük bir şey, örneğin sokakta yaşamak zorunda kalan çocukların olduğu bugün de aynı acıların yaşandığını ne yazık ki görüyoruz.” dedi.

KİTAPLARINDA İNSAN UMUDU VE SEVGİSİ  VAR

Yazar Ayşe Sarısayın, yazarın ‘Çikolata’ öyküsünden hareketle neden bu kadar etkilendiğini, Orhan Kemal’den bugüne neler kaldığını anlattı. Uzun betimlemeler yerine diyaloglar kullanmasına vurgu yapan Sarısayın, Kemal’in aynı zamanda çocuk bakışıyla bakabildiğini, bunu da Çikolata ile çok iyi görüleceğini ifade etti. Öyküde geçen kurdelenin ve çikolatanın, yoğurtçunun kızı için hayatındaki eksiklik olarak görüldüğünü, varlıkla yokluk arasındaki ince çizgiyi gösterebildiğini anlattı. “Okura bir ders vermeden, bütün karakterlerin aynı olduğunu ve insan sevgisinin ve umudunun var olduğunu kitaplarında görürüz.” diyen öykücü Sarısayın, Orhan Kemal’e müteşekkir olduğunu belirtti.

Araştırmacı Mazlum Vesek, sunduğu bildiride Bereketli Topraklar Üzerinde kitabını baz aldığını belirtti. Romanda geçen üretim ilişkileri, kabadayıların yerine günlük hayattaki sıradan insanlar, işçilerin yaşantılarını anlatması açısından Vesek, Bereketli Topraklar Üzerinde’yi bir kent romanı yaptığını ve Kale Kapısı’nın ırgat pazarı, bey ve ağaların uğradığı Şafak Kahvesi ile lokantası, kredi için patronların beklediği Ziraat Bankası ve işçi akınının olduğu ilk mekan Adana Garı’nın da bu durumu kanıtladığını aktardı. Ayrıca sözü geçen bu mekanların olmayışı açısından da romanı bir anlatı müzesine dönüştürdüğünü belirtti.

Genel olarak Orhan Kemal’in maddi anlamda çok sıkıntı çektiği vurgulanan sempozyumda yazarın bu sebeple çok eser verdiği, senaryolar yazdığı, dönemin siyasi atmosferinden dolayı takma isim kullandığı, çok eser vermesinden dolayı iyi bir yazar olmadığı tartışmalarının geçtiği 50’li 60’lı yıllar oturumların bir eksenini oluştururken, yazar Orhan Kemal’in çok önemli bir yazar olduğu bütün tartışmaların sonuna gelindiğini gösteriyor.

SINIF, KADIN VE SİNEMA

İki gün süren sempozyuma çok sayıda yazar, şair, araştırmacı ve akademisyen katıldı. Sempozyumun ikinci gününde Orhan Kemal’in eserlerine tematik yaklaşımlar, kadın karakterlerin konumlanışı, eserlerinde sosyal sınıfların nasıl yer aldığı, sinemada Orhan Kemal gibi konulara dair sunulan bildiriler vardı.

Ahmet Ümit,  Haydar Ergülen, İnci Aral, konuk oldukları oturumda kendileri için Orhan Kemal okuru olmanın öneminden bahsettiler.
Orhan Kemal’in eserlerine tematik yaklaşımlar konusunda akademisyen ve yazar Mehmet Fatih Uslu, Orhan Kemal’in eserlerinde dikkatini çekenin Türkiye alt sınıflarının iktisadi ve sosyal hayatının olduğunu belirtti. Sınıfsal yükselmeler ve düşüşlerle çok ilgilendiğini, yazarın bunun da en iyi biçimde Bereketli Topraklar Üzerinde kitabında görüleceğini söyledi. Hülya Bulut, yazarın Vukuat Var, Hanımın Çiftliği ve Kaçak kitaplarının olduğu üçlemenin kadınlarına değindi. Güllü’nün uğradığı fiziksel şiddetleri ve  Serap Hanım’a dönüştüğü kısımda kimliksel arayışlarla arada kalmalarından bahseden Bulut, iki kadının da diyet ödediğini vurguladı.
Kemal’in eserlerine yaklaşımlar konusunda son olarak da Sibel Kır, Bir Filiz Vardı kitabını ele aldı. Kitapta küçük insanların hayatından yola çıkarak yazan Orhan Kemal’in ‘yeni roman anlayışı, yeni insan anlayışını’ ortaya koyduğunu söyledi. Filiz karakterinin bocalamalarına karşın sonunda bir dokuma işçisiyle hayata devam ettiğini, bunun da yeni insan için yol gösterdiğini vurguladı.

ÖNCEKİ HABER

Bu festival Bozcaadaya çok yakıştı…

SONRAKİ HABER

İzmirli kadınlar: Ölümler dursun, yaşamı savunuyoruz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa