01 Kasım 2014 08:53

Büyük devlet böyle günde belli olur

EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan ve sendikacıların içinde olduğu bir heyetle Ermenek’teki iş kazasının yaşandığı maden sahasına gittik.

Büyük devlet böyle  günde  belli olur

Paylaş

Tugay BEK*

EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan ve sendikacıların içinde olduğu bir heyetle Ermenek’teki iş kazasının yaşandığı maden sahasına gittik.
Bu ziyaret, benim açımdan son derece etkileyici ve öğretici bir deneyim oldu. AKP’nin sıklıkla vurgu yaptığı “Türkiye  Cumhuriyetinin (AKP Hükümetinin) büyük bir devlet olduğuna” ikna oldum ve de iman ettim.
Hani her devletin harcı değil öyle Cumhurbaşkanı ve Başbakan gelecek diye bir gecede yollara asfalt dökmek, dahası helikopter pisti inşa etmek. Yoldan geçerken gördüğüm pist kusursuz görünüyordu. Yine maden sahasına gitmek isteyen herkesi üç farklı noktada durdurup kontrolden geçirmek de devletimiz açısından küçümsenemeyecek bir organizasyon becerisinin kanıtı sayılmalı bence. Sayıları binlerle ifade edilebilen asker polis ve özel timin bir gecede sorunsuz bir şekilde intikalini sağlayıp, maden sahasını her yanı ile zapt edip kontrol edebilmek ancak süper güç olarak nitelenen ABD, Rusya gibi ülkelerin başarabildiği bir askeri manevra kabiliyeti olmalı.
Hava yağmurlu olduğundan bizim heyettekilerin tamamının ayakkabıları ve pantolonları çamur içinde kalırken AFAD yetkilileri ambalajından yeni çıkmış ve ilk defa kullanılıyor hissi veren kıyafetleri ile büyük bir devlete yakışan bir titizlik, özen ve disiplin içinde geziniyordu maden sahasında. İlkokulda sokakta top oynadıktan sonra pejmürde bir halde resmi bayram törenine katıldığımda, bando takımındaki sınıf arkadaşım karşısında ezik hissettiğim günleri hatırlattı AFAD’ın kurtarma ekibi bana.
Yetkililerin her bir şeyi en ince ayrıntısına kadar düşündüğü daha biz sahaya girerken anlaşıldı. Madenci yakınlarına özel bir çadır ayrılmış, devletimiz nerede ise her bir madenci yakınına bir görevli tahsis etmişti. Bu görevliler acılı ve endişeli madenci yakınlarına ikramda hiç kusur etmediler. Gördüğüm kadarıyla görevliler, nerede ise kesintisiz bir şekilde yiyecek ve içecek servisi yapıyordu. 3 aydır maaş alamayan madenci yakınlarının karınlarının büyük devletimiz sayesinde  bugün doyduğuna orada bulunan herkes gibi ben de şahit oldum. Çadırda bulunan kederli kadınlar birazcık isyan edecek olsa, psikolojik destek ekibi olarak orada konuşlanmış tek tip kıyafetli genç kadın görevliler anında müdahalede bulunup dini vurgular ve sabır dileyen bir konuşma ile bu ferdi çıkışların kitlesel bir isyana dönüşmesini başarılı bir şekilde önlüyordu. Bu tip müdahaleler yetersiz kaldığında ise çadırın yan tarafında hazır bekletilen tam donanımlı bir ambulansla sedyeye alınan madenci yakınına sakinleştirici iğne ve serum veriliyordu.
Hemen tüm organizasyonlarda ihmal edilen gazetecilerin nerede çalışacağı sorunu, orada bulunan bir albay, emniyet müdürü ve valinin özel koruması olduğunu ifade eden bir polis memuru tarafından bizzat denetleniyordu. Basın mensupları, madenci yakınlarının bulunduğu çadırdan yüz metre kadar uzakta bir tepenin üzerinde çam ağaçları arasında eşsiz doğal güzelliklerin tadını çıkartıp saat başı bülteni yetişmek üzere yetkililerin kendilerine bilgi vermesini bekliyordu. Basın mensuplarının kendilerine ayrılan bu tepeden ayrılmasına,  özellikle madenci yakınları ile görüşmesine ve görüntü almasına kesinlikle müsaade edilmiyordu. Alınan bu tedbirler sayesinde yoksulluğunu, çaresizliğini hiç bir fotoğraf karesinin gizleyemeyeceği madenci yakınlarının, acısı ve isyanı, art niyetli hükümet karşıtı kesimlere malze-me olmaktan kurtarılmıştı.
Devletimizdeki bu organizasyon ve çözüm üretme pratiğini Olimpiyat Komitesi izlese bir dahaki olimpiyatlar kesinlikle bize verilirdi.  
AKP iktidarını, ak saray gibi zevksiz, aşırı lüks devasa binalar dikmekle, tüm büyükşehirleri AVM çöplüğü haline getirmekle, hatta caminin en büyüğünü ben yaparım kompleksi ile hareket etmekle itham edenlerin, bir kez de Ermenek’e gelerek büyük devlet nasıl olurmuş görmelerini şiddetle tavsiye ederim.

*Avukat

ÖNCEKİ HABER

Arkamızdan ‘güzel öldüler’ denmemesi için birlik olmalıyız

SONRAKİ HABER

İki yıl sonra Kolombiya: Barış yok sermaye lehine baskıyla dönüşüm var

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa