01 Kasım 2014 08:50

Arkamızdan ‘güzel öldüler’ denmemesi için birlik olmalıyız

Öncelikle Ermenek’te madende mahsur kalan kardeşlerimizin sağ salim kurtulmalarını diliyoruz. Ailelerine Allah’tan sabır diliyoruz. Biz liman işçileri de diğer sektörlerdeki gibi iş kazalarına alışık işçileriz.

Arkamızdan ‘güzel öldüler’  denmemesi için birlik olmalıyız

Paylaş

Ambarlı Liman İşçileri*

Öncelikle Ermenek’te madende mahsur kalan kardeşlerimizin sağ salim kurtulmalarını diliyoruz. Ailelerine Allah’tan sabır diliyoruz. Biz liman işçileri de diğer sektörlerdeki gibi iş kazalarına alışık işçileriz. Burada da sık kazalar oluyor. Ne yazık ki  işçileri hep kandırıyorlar. Şöyle ki adamlar çıkıp taşeronu kaldıracağız dediler biz inandık, oysa kaldırmak bir yana çıkardıkları yasa ile taşeron arttı. Bu sistem bizim çalışma koşullarımızı daha da kötü hale getiriyor ve ölümleri artırıyor. Ermenek’te de olan budur. Devlet taşeron sisteminin kendisi olmuş.
Ölümler olur acılar yaşanırken bakıyoruz devlet son model mercedeslerle olay yerine gidiyor. Soma’da da aynını yaptılar, Ermenek’te de yapıyorlar. Bakanlar, Başbakan, Cumhurbaşkanı... Kurtarma ekiplerinden çok korumalar var. Korumalardan geçilmiyor. Tören geçidi gibi oluyor. Bunları yapan zihniyet dönüp acılı ailelere “Size yardım yapacağız” diyor. Yani kan parasıyla olay kapanıyor. Hiç devlet kan parası ile olayı kapatır mı? Bunlardan medet uman bizlerde asıl kabahat. Bu sistem çökmüştür bunlara kanıp da yasa çıkarmaları beklenemez.
Korkmadan bir araya gelmeli sendikalaşmalıyız. Bizim en büyük sorunumuz birlik olamamak. Birlik olamayınca ne yazık ki hep bizim üzerimizde böyle kötü oyunlar yaşanıyor. Ne diyelim şimdi bir araya gelemediğimiz sürece bunlar hep çıkıp fıtrat diyecek, doğal afet diyecek. Fıtrat değil, doğal olay değildir. Sesimizin boğulmaması için, arkamızdan “güzel öldüler” denmemesi için birlik olmalıyız. Kan parasına kanmamalıyız. Yasal zeminlerin sağlanması için birleşmeliyiz. İş güvenliği değil işçinin güvenliği için çalışması için hükümetin işçinin tokadını yemesi gerekir. İşçi tokadı yemediler mi bizimle böyle oynarlar.
Ölümler başka türlü durmaz diyor. Ambarlı Limanında çalışan işçiler olarak tüm işçi kardeşlerimize selam ederiz. 

*İstanbul


Yasaları değiştirecek bir mücadele sürdürmeliyiz

Veysel İLKILIÇ / Liman İşçisi*

İşçi sınıfı olarak bu kadar umursamaz olduğumuz müddetçe çok işçi cinayetleriyle daha karşılaşacağız maalesef . Ermenek’te kardeşlerimiz yine göçük altında kaldılar. Sektör fark etmeksizin her gün onlarca işçi kardeşlerimiz, ağabeylerimiz iş cinayetleriyle hayatlarını kaybediyorlar. İşçinin tabanda birleşmediği müddetçe hep böyle üzücü haberlerle yıkılacağız. 3-5 yerde onlarca mücadeleci işçiler olarak sokaklara döküleceğiz ama ben isterim ki bir işçinin bir emekçinin burnu kanamadan birliğimizi kurmalı, birlikte adım atmalıyız . Tabii ki şimdiki sendikalarla birleşemiyor olabiliriz ama bu razı olmak demek değildir. Sendikal bürokrasisine güven yok, hep işverenlerden yanalar. Unutmayalım ki bunları başa bizler getirdik. Sendikacıları hiç sorgulamıyoruz, baskı yapmıyoruz. Ne de olsa bizim maaşımız yükseldi, bana ne Ali’den Veli’den dedikçe hep kaybeden bizler oluruz.
Soma’yı örnek vererek devam etmek isterim. 301 can gitti ne oldu? Onlarca insan sokaklara döküldü. Herkes çıkıp reklamını yaptı, bankalar, bakanlar, sermaye sınıfı reklamını yaptı biz işçileri kandırdılar. Gerek yöre halkı gerek esnaf gerekse işçiler işyerimiz açılsın bizim çalışmamız lazım dediler. Her şey düzeldi dedik, taşeron yasası o dönem çıkarıldı ses çıkarmadık. Şimdi ne oldu, bırak iyileştirmeyi, yardımları, kendi alın teri olan ücretlerini dahi alamıyor Soma işçileri. Hiç kimse çıkıp da demesin ki kimse benim mücadeleme destek vermedi. Torunlar’da 10 sınıf kardeşimizi kaybettik ne oldu? Gene de iş durmadı devam edildi. Kısa bir süre sonrada ücretlerini alamadıkları için inşaatın etrafında yatıp kalkmaya başladılar. Sonuç ne oldu belki haklarını alacaklar ama ben hakkımı aldım da deyip bırakmamak lazım. Hem sendikal bürokrasiye hem de sermayeye karşı dik duruşumuzu sergilemeliyiz.
Mesele işi bırakıp kendi hakkımı alma olmamalı, öyle olduğu müddetçe hep kaybeden hep ezilen işçi sınıfı olacak kazanan bizim alın terimizi peşkeş çektiğimiz sendikacılar ve sömürücü sermaye olacak. İş bırakmaları toplu yapmalı ve işyerlerinde kimsenin işten atılmadığı ve iş kazasına  maruz kalmadığı bir düzen oluşturmak için mücadele etmeliyiz.
Bu iş cinayetlerine karşı el birliği ile yasaları değiştirecek bir mücadele sürdürmeliyiz. İnsanım diyorsak kendimize bu kadar ölümü kabullenmemeliyiz. Ölümden sonra ağlamanın bir faydası yok. Ölümler olmadan mücadele ederek kazanabiliriz haklarımızı.
Ben liman işçisi olarak bütün adı İŞÇİ soyadı EMEKÇİ olan herkesi kalıcı hak alacak bir mücadeleye çağırıyorum!

*İstanbul

ÖNCEKİ HABER

Greve fren tasarısı

SONRAKİ HABER

Ekrem İmamoğlu: Demirtaş’ın çizdiği çizgiyi beğenenlerden biriydim

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa