'İhmal değil kasıt var'

'İhmal değil kasıt var'

Hrant Dink cinayeti davasının 9. duruşması bugün Çağlayan’da İstanbul Adalet Sarayı’nda görülecek. Dink ailesi avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu ile davayı konuştuk.

Eda YILDIRIM
İstanbul

Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin 9 kamu görevlisi hakkında ‘görevi ihmal’ ve ‘görevi kötüye kullanma’ suçlarından soruşturma izni verilmesini değerlendiren Dink ailesi avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu, “Cinayeti önlemekle görevli kamu görevlileri  cinayetin işleneceği konusunda  çok uzun zaman ayrıntılı bilgiye sahipti. Cinayeti kasıtlı olarak önlemediler” dedi.

Dink cinayeti davasının 9. duruşması  bugün Çağlayan’da İstanbul Adalet Sarayı’nda görülecek. Dink ailesi avukatları, mahkemede  cinayeti işleyen örgütün üst yapılanmasının ve bağlantılarının açığa çıkarılmasına yönelik soruşturmanın derinleştirilmesi talebinde bulunacak.

Geçtiğimiz günlerde aralarında dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’ın  olduğu 9 kamu görevlisi hakkında “görevi ihmal” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarından soruşturma açılmasına izin verildi. Bu gelişme ve davayla ilgili sorularımızı yanıtlayan Bakırcıoğlu, kamu görevlilerinin önceden haberdar oldukları cinayeti kasıtlı olarak engellemediklerine dikkat çekerek “Görevi kötüye kullanma veya ihmal suçlaması ile dava açılır ve bu suç üzerinden ceza verilecek olursa bu cezasız kalmaları anlamına gelir” dedi.  

Dink cinayetine ilişkin sadece 9 kamu görevlisi hakkında soruşturma izni verildi. Ve  bu kişilere sadece “Görevi ihmal” suçlaması yöneltiliyor. Kamu görevlilerinin tek suçu “İhmal” mi?Bu açıdan yeterli bir soruşturma mı?
Müdahil avukatlar olarak soruşturma ve davaların başından itibaren cinayeti önlemekle yükümlü olan kamu görevlilerinin cinayetin işlenmesinden çok uzun zaman önce -17 Şubat 2006 tarihinde İstanbul ve Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerinin ve 2006 yılı Temmuz ayı başlarında ise Trabzon İl Jandarma Komutanlığı görevlilerinin- cinayetin işleneceği konusunda ayrıntılı bilgi sahibi olduklarını ve cinayeti kasıtlı olarak önlemediklerini, bu nedenle haklarında görevi kötüye kullanma ve ihmal suçlaması ile değil TCK’nin 83. maddesi (Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi) uyarınca iddianamelerin düzenlenmesi ve bu madde uyarınca ceza verilmesi gerektiğini beyan ettik. Eğer cinayette sorumluluğu olan kamu görevlileri hakkında görevi kötüye kullanma veya ihmal suçlaması ile dava açılır ve bu suç üzerinden ceza verilecek olursa bu cezasız kalmaları ile aynı sonucu verecektir.

Hrant Dink cinayetiyle ilgili AİHM kararı da sizin bu noktadaki talebinizi destekliyor sanırım...
AHİM kararında kamu görevlilerinin ihmal ve görevi kötüye kullandıklarına dair bir değerlendirme mevcut değil. AİHM, “Cinayetin planlandığı ve hazırlandığı yerin sorumlusu olarak Trabzon Emniyeti ve Trabzon Jandarması ile cinayetin işlendiği ve mağdurun ikamet ettiği yerin sorumlusu olarak da İstanbul Emniyeti. Bu makamlardan hiçbiri ayrı ayrı ya da birbiriyle koordineli biçimde, planlanmasından ve yakında işleneceğinden haberdar olmalarına rağmen Hrant Dink cinayetinin engellenmesi amacıyla harekete geçmemiştir”  şeklinde değerlendirme yapmıştı.  

‘KOLEKTİF SORUMLULUK VAR’

Soruşturma kapsamında ifade veren dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek, “Dink’e suikasti ihbarını İstanbul’a bildirdik, koruma vermeliydiler” derken, Eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer de, o tarihte İstanbul’da görevli olmadığını söyledi.  Bu ifadeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Soruşturma ve davalarda beyan ettiğimiz üzere Hrant Dink cinayetinde Trabzon ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, Trabzon İl Jandarma Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı görevlilerinin ortak sorumluluğu olduğu bir cinayet ile karşı karşıya olduğumuzdan bu görevlilerin tümü hakkında dava açılması zorunluluğu bulunmakta. Ancak Ramazan Akyürek cinayetin işlendiği 19 Ocak 2007 tarihinde Trabzon İl Emniyet Müdürü sıfatı ile de İstihbarat Daire Başkanı sıfatı ile Dink cinayetinin işlenmesinde sorumluluğu olan kişidir. Ali Fuat Yılmazer de, 17 Şubat 2006 ve cinayetin işlendiği 19 Ocak 2007 tarihinde azınlıkları, irticai ve aşırı sağ faaliyetlere bakan İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürüdür. Ali Fuat Yılmazer de Dink cinayetinde sorumluluğu tartışılmaz şekilde olan kişilerden biridir.
Ancak yeniden söylemek gerekiyor; Dink cinayetinde Trabzon ve İstanbul İl Emniyet, İstihbarat Daire Başkanlığı, Trabzon İl Jandarma Komutanlığı ve İstanbul Valilik görevlilerinin de sorumluluğu bulunmaktadır, sorumluluğun yalnızca Ali Fuat Yılmazer ile Ramazan Akyürek üzerinden tartışılması hatalı olacaktır.   

‘SORUŞTURMA DERİNLEŞTİRİLMELİ’

Dink cinayetine ilişkin ana dava bugün İstanbul Adalet Sarayı’nda görülecek. Neler olmasını bekliyorsunuz?
İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesi sanıklardan Ahmet İskender’in ifadesi alınamadığı için henüz Yargıtay bozma ilamı konusunda ‘uyma’ ve ‘direnme’ kararı verebilmiş değil. İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesinin Ahmet İskender’in ifadesi alması veya ifadesini alamaması durumunda Ahmet İskender’e ilişkin kısmı ayırıp Yargıtay bozma kararına ‘uyma’ yönünde karar vermesi durumunda Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz hakkında Trabzon 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürmekte olan dava ile Ogün Samast hakkında örgüt üyeliği suçlaması ile İstanbul 2.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürmekte olan davaların İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesi dava dosyası ile birleştirilmesini talep edeceğiz ve Dink cinayetini işleyen örgütlenmenin üst yapılanması ve bağlantılarının açığa çıkarılmasına yönelik soruşturmanın derinleştirilmesine yönelik taleplerde bulunacağız.

DİNK CİNAYETİNİN YARGISAL SÜRECİ
Gazeteci Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin açılan dört dava var. Dink cinayeti sanıklarının yargılandığı  ana dava Yargıtay’ın bozma kararının ardından İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden görülmeye başlandı. Yine Hrant Dink’i öldüren Ogün Samast’ın örgüt üyeliği suçlaması ile yargılandığı dava da İstanbul 2.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürerken, dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz’ün ‘Görevi ihmal’ suçundan yargılandığı dava ise Trabzon 1.Ağır Ceza Mahkemesinde devam ediyor.
Dink cinayetine ilişkin Trabzon İl Jandarma Komutanlığının sekiz görevlisi hakkında “Görevi ihmal” suçundan Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde açılan dava ise kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay’da bekletiliyor.
Dink cinayetine ilişkin dönemin kamu görevlileri hakkında  açılan 3 soruşturma var. Bu soruşturmalar ise şöyle:
n 2007 yılından beri Terör ve Örgütlü Suçları soruşturan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında açık olan soruşturma dosyası,
n İstanbul C. Başsavcılığında Vali Yardımcısı Ergun Güngör, İstanbul İl Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler ile altı istihbarat şube müdürlüğü görevlisi hakkında açık olan soruşturma dosyası
n Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz, İstihbarat Şube Müdürü Yüzbaşı Metin Yıldız’ın da aralarında olduğu Trabzon İl Jandarma Komutanlığının sekiz görevlisi ile yine Trabzon İl Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek ile Reşat Altay, İstihbarat Şube Müdürleri Engin Dinç ile Faruk Sarı’nın da aralarında bulunduğu sekiz Trabzon il Emniyet Müdürlüğü görevlileri hakkında açık olan soruşturma dosyası
2007 yılından beri açık olan soruşturma dosyası Dink cinayetine ilişkin ortaya çıkan her türlü yeni delili soruşturmasının yanı sıra Dink cinayetinde sorumluluğu olan tüm kamu görevlilerinin de soruşturulduğu dosya. Son birkaç aydır Ramazan Akyürek ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı görevlilerinin ‘şüpheli’ sıfatı ile ifadesi bu soruşturma dosyasında alındığı gibi, Dink cinayetine ilişkin 2008 yılında rapor hazırlayan Başbakanlık Teftiş Kurulu  başkan ve üyelerinin ‘tanık’ sıfatı ile ifadesi alındı. 

Son Düzenlenme Tarihi: 30 Ekim 2014 07:41
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.