29 Ekim 2014 16:49

Kobanê deneyiminden kim korkar

Kobanê veya Aynel Arab yaklaşık bir ay önce sözde İslam Devleti’nin kente yönelik saldırılarını başlatması üzerine dünyanın büyük bir kesiminin dikkatini çekti. Ancak Suriye ve Türkiye'deki Kürtler için Kobanê son 3 yıldır edinilen devrimci toplumsal ve politik tecrübelerin merkezinde olmaktan uzak değildir.

Paylaş

Mostafa MİNAWİ*

Kobanê veya Aynel Arab yaklaşık bir ay önce sözde İslam Devleti’nin kente yönelik saldırılarını başlatması üzerine dünyanın büyük bir kesiminin dikkatini çekti. Ancak Suriye ve Türkiye'deki Kürtler için Kobanê son 3 yıldır edinilen devrimci toplumsal ve politik tecrübelerin merkezinde olmaktan uzak değildir. Yaklaşık üç yıl önce Suriye ordusu çoğunlukla Kürtlerin yaşadığı Türkiye Suriye sınırı boyunca dar bir şerit olarak uzanan topraklardan çekildi. Son aylarda yerinden edilmiş Hıristiyan, Müslüman, Arap ve Türkmen Suriye vatandaşları Suriye ordusunun amansız saldırıları ve IŞİD’in ilerleyişi karşısında Kuzeydeki nispeten istikrarlı bu bölgeye kaçtılar. Kobanê, aslında tarihsel Kürdistan’ın Batı bölgesini oluşturan Rojava (Kürtçedeki anlamı ‘batı’) olarak bilinmeye başlanan bu Kürt çoğunluklu bölgenin merkezinde bulunuyor.

Öyleyse Rojava’yı özgün kılan nedir ve dünyanın ilericileri niçin bu sınır kasabasını önemsemelidir?

EŞİTLİKÇİ YÖNETİM ANLAYIŞI

Geçtiğimiz üç yıl içinde Rojava’nın yerel sakinleri çoğulculuğa ve bireyin özgürlüğüne değer veren eşitlikçi bir yönetim biçimini hayata geçirmek için ortak bir sosyal ve siyasal deney başlattılar. Rojava üç kantona veya idari bölgeye ayrıldı. Her bölge yerelde seçilmiş bir yapı tarafından yönetildi. Belki en çok enteresan olanı bölge Suriye’den ayrılmadı. Ancak mevcut Suriye sınırları içinde üç özerk yönetimin konfederasyonu olacaktı. Niçin geleneksel “ulus-devlet” modeline gidilmedi?

KOBANÊ MİLLİYETÇİLİĞİ REDDETTİ

Rojava’daki diğer iki kantonda olduğu gibi Kobanê sakinleri zamanı geçmiş arkaik ve doğal olarak dışlayıcı bir fikir olarak (örneğin Balkan ülkelerine bakın) milliyetçiliği reddettiler. Bu yeni yönetim tarzı tarihten ve (doğal olarak çok dinli ve çok etnisiteli bir bölge olarak) Ortadoğu’da milliyetçiliğin etkisinden öğrenilerek seçildi. Yaklaşık yüzyıl önce, kendi etnik ve dini olarak bölünmüş bir bölge düşüncesini uygulamak ve ulus-devlet modelini benimsetmek için sömürgeci güçlerin baskısına tanık olundu.

Eğer Müslüman çoğunluklu bir toplum olan Kobanê kurtulursa kelimenin her anlamıyla kapsayıcı bir kanton olma kapasitesine sahip olacaktır. Dünyanın da haberlerde gördüğü gibi kadınlar erkeklerle omuz omuza savaşarak tam cinsiyet eşitliğini gösteriyorlar. Gerçekte Kobanê cinsiyet eşitliğinden daha ileri bir noktadadır; o bireysel hakların korunmasını taahhüt ederek toplumun LGBT üyelerinin haklarını da garanti altına almaktadır.

Suriye’de Rojava Kantonlarının Toplumsal Sözleşmesi olarak adlandırılan Rojava geçici anayasasından kısa bir bölüm: “Bizler demokratik özerk bölgelerin halkları; Kürtler, Araplar, Süryaniler (Asuri ve Arami), Türkmenler ve Çeçenler olarak bu sözleşmeyi kabul ediyoruz. Demokratik Özerk Bölge Yönetimleri; ulus-devleti, askeri ve dini devlet anlayışını, aynı zamanda merkezi yönetimi ve iktidarı kabul etmez. Demokratik Özerk Bölge Yönetimleri; bütün etnik, toplumsal, kültürel ve ulusal oluşumların kendilerini kurumları aracılığıyla ifade etmeleri için toplumsal mutabakata, demokrasiye ve çoğulculuğa açıktır. Demokratik Özerk Bölge Yönetimleri; ulusal ve uluslararası barışa, Suriye’nin sınırlarına ve insan haklarına saygılıdır.”

Bugünün Kobanê’nin Ortadoğu’daki deneyiminin tekliğini düşünürsek, hem kendine has siyasal ve sosyal yapısıyla örnek teşkil etmesiyle, hem de Federal Kürdistan’ı da içeren kuzey ve güneydeki komşularının tam zıttı çoğulcu bir politika izlemesine rağmen, neden sözde özgür dünya Kobanê’yi IŞİD’ten korumuyor? Peki Kobanê Batı devletlerinin Ortadoğu’daki mezhepçi devletlere yardıma devam etmesine ve özgürlük ve gerçek eşitlik, insan hakları ve kendi kazanılmış özerkliği için mücadele ederken kendine yardım etmemesine ne diyor?

*Cornell Üniversitesi Osmanlı ve Türk Araştırmaları Enstitüsü, Yardımcı Doçent

Çeviren: Yusuf Ertaş

 

ÖNCEKİ HABER

‘Sermayenin fıtratında ölüm var’

SONRAKİ HABER

İzmir’de LGBTİ+ Onur Haftası yasağı kaldırıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa