İsrail’e askeri ambargo uygulansın

İsrail’e askeri ambargo uygulansın

Son dönemde İsrail’in dokunulmazlığına son verilmesi konusunda yapılan baskılar artarken, Filistinli sivil toplum örgütleri İsrail’e kapsamlı bir askeri ambargo çağrısı yaptı.Filistinli sivil toplum kuruluşları  İsrail’e kapsamlı bir askeri ambargo uygulanması çağrısı yapılmasının önemini yaptıkları basın a&

Filistinli sivil toplum kuruluşları  İsrail’e kapsamlı bir askeri ambargo uygulanması çağrısı yapılmasının önemini yaptıkları basın açılamasıyla dile getirdiler. Filistinli genç eylemciler ellerindeki İsrail ile uluslararası askeri danışıklı dövüş anlamına gelen “belgeleri” Birleşmiş Milletlere göndermeyi planlıyor.

Dünya genelinde milyonları temsil eden örgütlerin desteklediği bu kampanya Desmond Tutu gibi Nobel Barış Ödülü sahiplerince de destek görüyor.  

İSRAİL’E KİMSE SİLAH SATMAMALI İSRAİLDEN KİMSE SİLAH ALMAMALI

Filistin Cumhuriyeti’nde bir çok siyasi parti, sendika ve kitle örgütleri İsrail’e silah boykotu yapılması, İsrail’e yapılan yatırımların geri çekilmesini talep ediyor. Yaptırımlar Ulusal Komitesi (BNC) İsrail’e derhal kapsamlı bir askeri ambargo uygulanması çağrısı yaptı.. BNC’nin  “İsrail’e kapsamlı bir askeri ambargonun vaktinin geldiğini, bu ambargo ile  İsrail’in Filistin halkına ve bölgedeki diğer halklara ve devletlere karşı hukuka aykırı, suç niteliğindeki zor kullanımına son vermenin hedeflendiği” belirtildi. İsrail’e uluslararası hukuka dayalı yükümlülüklerine uyması için baskı yapan çağrı, şiddet içermeyen bir destek olmasıyla dikkat çekiyor. Hirak Şebabi (Hirak Gençliği) hareketinden Filistinli eylemciler, kampanyanın çağrısını yapmak üzere dün Ramallah’taki Birleşmiş Milletler ofisi önünde toplandı.

BAŞPİSKOPOS DA DESTEK VERİYOR

Askeri ambargo çağrısının destekçileri arasında Nobel Barış Ödüllü Başpiskopos Desmond Tutu, Mairead Maguire ve Adolfo Pérez Esquivel bulunuyor. Alternatif Nobel Ödülü Sahibi Walden Bello ve Chico Whitaker, Kanadalı Yazar ve Gazeteci Naomi Klein da ayrıca çağrının taleplerine destek verdi. “Bu silah ambargosu çağrısını destekliyorum, çünkü biz şiddet içermeyen yollardan Filistinliler ve İsrailliler için barış ve adaleti arzuluyoruz” diyen Başpiskopos Desmond Tutu’nun ardından Naomi Klein, “Bu İsrail’in hak ettiği askeri bir ambargo, İsrail’in dokunulmazlığına son vermeye yönelik elzem bir adım” dedi. Güney Afrika’dan COSATU ve Brezilya’dan CUT gibi sendika konfederasyonları da silah ticaretinin önüne geçilmesi için İsrail’e silah satışlarının engellenmesini isteyen kampanyaya katılıyorlar. Çağrı, Uluslararası Adalet Divanının İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’daki apartheid duvarının yasa dışı olduğuna hükmetmesinin yedinci yıldönümünde gerçekleştiriliyor.

SİLAH TİCARETİNİN ARKAPLANI

BNC ayrıca İsrail’in silah ticareti ile ilgili bir belge  yayınladı. Yayınlanan belgede  İsrail ile askeri iş birliğinin ona suç ortaklığı etmek olduğunu dile getiriyor. 2010 yılında İsrail’in askeri üretim çıktısının yaklaşık yüzde 80’inin ihraç edildiğini ve İsrailli silah şirketlerinin ihracatının toplam 7.2 milyar dolara ulaştığından bahsedildi. 2000 yılından 2009’a kadar Amerika Birleşik Devletleri’nin İsrail’e 241 milyar dolarlık askeri yardım verdiğini ileri süren belge, İsrail’in bunun karşısında ABD’ye 18.9 milyar dolar değerinde silah ve ilişkili teçhizat sattığını belirtiyor. Döküman ayrıca 2003 yılından 2008’e kadar Avrupa Birliği üyesi devletlerin İsrail’e 1 milyar avroyu aşan tutarda silah satışı için lisans vermeyi onaylamasının da altını çiziyor.

ARAP BAHARI DANIŞIKLI DÖVÜŞÜ İFŞA ETTİ

Arap Baharı’nın dünya hükümetlerinin otokratik ve baskıcı Arap rejimleri ile danışıklı dövüşünü ifşa ettiğini belirten açıklamada bir çok devlet ve şirketin, BM tarafından onlarca kez haksız bulunan ve uyarılan İsrail ile silah ticaretini ve askeri iş birliklerini sürdürdüğünü dillendiriyor. Bu çerçevede Filistin Ulusal Komitesi (BNC), İsrail’e karşı Güney Afrika’ya uygulanan ambargoya benzer bağlayıcı ve geniş kapsamlı bir silah ambargosu uygulanması için acil uluslararası eylem çağrısında bulundu.

“60 yılı aşkın bir süre önce Filistin’de uluslararası emperyalist planların da desteklediği bir biçimde etnik temizlik ve şiddetle kurulan İsrail milyonlarca Filistinliye ve komşu ülkelerdeki Araplara bitmek bilmeyen ölüm, yaralama, zorla yerinden etme, mülksüzleştirme ve yıkım yaşatmıştır.” Denilerek kampanyaya destek isteyen çağrıcılar İsrail’in silahlı çatışmaları başlatarak ve kışkırtarak uluslararası hukuku ihlal ettiğini, Golan Tepelerindeki varlığı gibi saldırgan davranışlar sergilediğini üstelik İsrail’in utanmazca saldırganlıklarını “öz savunma” olarak nitelediğini ve böylece kendini haklı göstermeye giriştiğini belirtiyorlar. Filistin Boykot grubu, İsrail’in bu vahşi girişimlerinin hukuk ve ahlakın eleğinden geçmediğini belirterek, devletlerin en başta kendilerinin yarattığı hukuksuz bir durumu savunmasının “öz savunma” anlamına gelemeyeceğini vurguladılar.

SİLAH ENDÜSTRİSİNDE GÖRELİ ÜSTÜNLÜK

Sabıkalı İsrail’in Filistin’de ve diğer Arap topraklarında alt yapıları kasten hedef aldığını,  araştırma enstitülerinin ortaklığı ile silahlarının ve savaş doktrinlerinin “saha testi” için Filistinli ve Lübnanlı sivilleri kobay olarak kullandığını belirten kampanya, İsrail’in askeri endüstrisi pazarında bu yöntemlerle göreli avantaj sağladığını belirtiyor. Devletler ve Birleşmiş Milletler gibi devletlerarası örgütler İsrail’i engelleyemediğinin, İsrail’in süre giden şiddetinin arkasında militarizm ve yayılmacılık anlayışlarından geçinen uluslararası askeri şirketlerin olduğunun altı çizilen basın açıklamasında ayrıca çok taraflı organlar ve şirketlerin İsrail’in hukuka aykırı güç kullanımından bile bile kâr sağladığı dile getirildi. Basına açıklama yapanlar, suça ortak olunmaması çağrısı yaparken diğer yandan da birçok dünya hükümeti ve uluslararası sivil toplum tarafından dünya barışına en ciddi tehdit olarak  görülen nükleer silah cephaneliğinin İsrail’de bulunmasına neden suskun kalındığını sordu.

İsrail’in Arap topraklarının (1967) işgaline ve kolonileştirmesine son vermesini, Filistinlilerin nefeslerini kesen duvarın sökülmesini, Arap-Filistinli vatandaşların temel hakları olan tam eşitlik hakkının tanımasını ve BM’nin 194 sayılı kararında şart koşulduğu üzere Filistinli mültecilerin evlerine ve mülklerine dönme haklarına saygı duyulması gerekmektedir. Biz İsrail’in bu uluslararası hukuka dayalı yükümlülükleri yerine getirmesi için bütün devletleri ve uluslararası örgütleri İsrail’e BNC, şiddet içermeyen bir ambargoyla bu hedeflere ulaşmak için mücadele yürüttüklerini ve baskı yapmaya davet edeceklerini kaydetti.

BM’YE, KAMU VE ÖZEL ŞİRKETLERE, HÜKÜMETLERE...

Kampanyaya İnternet üzerinden www.bdsmovement.net ve [email protected] adresleri üzerinden ulaşılabilir. Filistin’deki kitle örgütlerinin en geniş koalisyonu olan Filistin Boykot, Yatırımların Geri Çekilmesi ve Yaptırımlar Ulusal Komitesi (BNC), dünya genelindeki tüm vicdan sahibi insanları, hareketleri ve örgütleri İsrail’e bağlayıcı bir askeri ambargo uygulanması için bu Filistin çağrısını desteklemeye ve hükümetlere, çok taraflı organlara ve BM’ye, yanı sıra özel ve kamu şirketlerine ve kurumlarına aşağıdakileri yapmaları için baskı uygulamaya çağırdı:
1. İsrail’e silah temininin, silah sistemleri ve mühimmatlarının, askeri araçlar ve teçhizatın, çift amaçlı teçhizat dahil para-militer polis teçhizatının satışı veya transferi dahil olmak üzere her türlü ilişkili askeri malzemenin teminini derhal kesmek ve aynı zamanda yukarıda bahsedilenlerin üretimi veya bakımı için her türlü teçhizat ve ikmal maddelerinin temininin ve lisans anlaşmalarının verilmesini durdurmak,
2. İsrail’den tüm askeri ve çift amaçlı [ürün] dışalımlarını (teçhizat, yardım ve savaş malzemeleri) durdurmak,
3. Ülke limanlarından, topraklarından ve hava sahasından İsrail’e ve İsrail’den askeri ürünlerin naklini durdurmak,
4. İsrail ordusu, askeri şirketleri ile işbirliğini ve ortak yatırımlar (ister ikili ister çok taraflı olsun) dahil olmak üzere askeriye ile ilişkili AR-GE projelerini durdurmak,
5. İsrail ordusu, askeri şirketleri ve akademik araştırma kurumları ile askeri bağlantılı tüm eğitim ve danışmanlık faaliyetlerini durdurmak,
6. İsrail’e tüm askeri yardımı sonlandırmak,
7. Nükleer silahların üretiminde ve geliştirilmesinde İsrail ile herhangi bir işbirliğinden kaçınmak ve nükleersiz bir Ortadoğu için harekete geçmek.


BOYKOT KOMİTESİNDE YER ALAN KURUMLAR:

Filistin Ulusal ve İslami Güçler Konseyi
Filistin Sivil Toplum Örgütleri Ağı (PNGO)
Filistin Sivil Toplum Örgütleri Ulusal Enstitüsü
Küresel Filistin Geri Dönüş Koalisyonu
BDS İçin Filistin Sendikal Koalisyonu (PTUC-BDS)
Bağımsız Sendikalar Federasyonu
Filistinli İşçiler Genel Birliği
Filistin Genel Sendikalar Federasyonu
Filistinli Kadınlar Genel Birliği
Filistinli Çiftçiler Birliği
Filistinli Öğretmenler Genel Birliği
Filistinli Yazarlar Genel Birliği
Filistin Üniversite Öğretim Üyeleri ve Çalışanları Sendikaları Federasyonu
Filistin Meslek Odaları Birliği
Filistin Tarım İşçileri Birliği
Filistin Kamu Çalışanları Sendikası – Sivil Sektör
Filistin Apartheid Duvar Karşıtı Kampanya (Stop the Wall)
Halk Direnişi Ulusal Komitesi    
İsrail’e Akademik ve Kültürel Boykot İçin Filistin Kampanyası (PACBI)
Nakba Anması Ulusal Komitesi
Kudüs’teki Filistinlilerin Haklarını Savunmak için Sivil Koalisyon
Kudüs Koalisyonu
Filistin Yardım Dernekleri Birliği
Filistin Ekonomik Gözlem
Gençlik Faaliyet Merkezleri Birliği – Filistin Mülteci Kampları
İşgal Altındaki Filistin ve Golan Tepeleri Savunma Girişimi

www.evrensel.net