HAKKINI ARAMAZSAN OLMAZ

HAKKINI ARAMAZSAN OLMAZ

“Gençlerimizin, çocuklarımızın sağlıklı bir dünyada yaşaması varken, neden ölüm saçan bir makineyle burun buruna yaşasın ki! Toplandık, kadınlarla mücadele ettik ve kazandık. Buradan herkese söylüyorum: Mücadele edin.”     Baz istasyonları

Ayşegül Sağlam/Özge Ayaz

“Gençlerimizin, çocuklarımızın sağlıklı bir dünyada yaşaması varken,

neden ölüm saçan bir makineyle burun buruna yaşasın ki!

Toplandık, kadınlarla mücadele ettik ve kazandık.

Buradan herkese söylüyorum: Mücadele edin.”

 

 

 

 

 

Baz istasyonları radyasyon etkisiyle kansere yol açan ve yerleşim yerlerinden uzak alanlara kurulması gereken telekomünikasyon ağı. Sürekli reklamlarda operatörlerin birbirleriyle yarıştıklarını hangisinin daha çok ve daha iyi çektiğini izliyoruz. Ama bu iyi çekmelerin evlerimizin önüne kurulan baz istasyonlarıyla ve bunların bizlere saçtığı ölümle sağlandığı hiçbir reklamda söylenmiyor.  Normalde yerleşim yerlerine kurulması yasak ama biz sokağa çıktığımızda neredeyse birbirine 100 metre uzaklıkta baz istasyonları olduğunu görüyoruz.

Tabi bu kadar açıktan yapılması eskidendi.

Kocaeli’nin Körfez ilçesinde son dönemlerde gizli bacalar içine yapılan baz istasyonlarının açığa çıkmasıyla buradaki halk sarsıldı. “Hayatımız bu kadar ucuz mu?” diye soruyorlar. Çünkü biliyorlar ki evlerinin çatısına bu ölüm saçan makineyi koyanlar operatör sahiplerinden yıllık veya aylık belli ücret alıyorlar.

Bizler bu sayfalardan defalarca kez Yavuz Sultan Selim Mahallesi’ndeki kadınların kazanılmış zaferlerini okuduk. Onlar mücadele etmeden kazanamayacaklarını deneyimleriyle öğrenen ve karşılarına çıkan her engelde kısa sürede toparlanıp haklarını arayan kadınlar. Çoğu ev kadını. Evlerinin önüne asfalt döktüren de, elektrik direği diktiren de kaldırım yaptıran da bu kadınlar. Ve bu kadınlar en son komşularının evinin çatısına diktirilen baz istasyonuna karşı mücadele ettiler. Ne mi oldu? Onlardan öğrenelim…

YÜZÜMÜZÜ EZBERE BİLİYORLAR

Azize Karabıyık 29 yaşında ve on yıldır bu mahallede yaşıyor. “Ne gibi çevre sorunlarıyla karşılaşıyorsunuz?” diye sorduk, “hava kirliliği” diye cevapladı hiç düşünmeden. Herkesin yüzlerini ezbere bildiğini söylüyor Azize Abla. “Uğraşıyoruz çünkü, biliyoruz ki biz savaşmadığımız, uğraşmadığımız sürece hiçbir şey olmuyor ” diyor. “Sokakta görsem tanımam. Çok komşuluk ilişkim yok birçoğuyla ama sorun ve talep ortak olduğunda bu mahallede kadınlar tek vücut oluyor” diyor

Azize abla, kazanımların da bunun sayesinde olduğunu ekliyor. Konu baz istasyonu sürecine gelince o dönemi anlatıyor ablamız. “O dönem buradaki birçok aile dolaşılmış operatör şirketi tarafından. Özellikle de maddi durumu çok kötü olan ailelere gitmişler. Kimse anlamaz demişler, tabi para sağlıktan önemli değil ya birçoğu reddetmiş. Bir aile kabul etmiş ve gece koymuşlar, baca görünümü de vermişler ki kimse anlamasın. Sabah bunu fark ettiğimizde önce kaplarına gittik, rica ettik kaldırtın diye. Aramızda biraz itiş kakış oldu. Biz de bir heyet toplandık. Belediyeye, muhtarlığa, kaymakamlığa, valiliğe gittik. Gitmediğimiz yer kalmadı ki. Ve sonunda kazandık. Korktular bizden çünkü kimse böyle birlik olacağımıza inanmıyordu” dedi. Herkesi sağduyulu olmaya çağırıyor Azize abla.  Kimsenin sadece kendini değil, çevresindekileri de düşünmesi gerektiğini söylüyor.

KADINLAR KOŞTURDU

Nurten Topçu da mahallenin mücadeleci kadınlardan biri, “gençlerimizin, çocuklarımızın sağlıklı bir dünyada yaşaması varken, neden ölüm saçan bir makineyle burun buruna yaşasın ki! Toplandık kadınlarla, mücadele ettik ve kazandık. Buradan herkese söylüyorum: Mücadele edin” diyor.

Fatma Uzun baz istasyonunu gördükleri andan itibaren mücadelelerinin başladığını anlatıyor bize.O da süreci birkaç sözcükle özetleyiveriyor. Belediye, muhtarlık, kaymakamlık en sonunda valilik… “Kadınlar mücadele ettiler, koşturdular ve kazandılar” diyor. Fatma abla ve herkesi hakları için mücadeleye çağırıyor. Suna Okşan da diğer kadınların söylediklerini onaylayarak yaşam alanlarımızı korumanın formülünü söylüyor. Kısa ve öz: “Hakkını aramazsan olmaz” diyor Suna Abla. Orman Müdürlüğüne bile gitmişler. “Devlet göz yumuyor sen mücadele etmezsen olmaz” diye de ekliyor Suna Abla.

 

www.evrensel.net