26 Ekim 2014 19:00

Hara (at çiftliği)

Paylaş

Özge KURU

Eylül, ekim aylarından şairler iyi ekmek yer ama senin ve benim gibi sıradan vatandaşa dert ayıdır, canım sayın okur. Masrafı keyfinden katmerli yalan yanlış bir tatil yapılmış, çocuğun abisinden ablasından kalan çantası artık sırtına yakışmaz olmuş, akan tavan kış gelecek diye suratını iyice asmış, kilosu 6-7 liradan salkım domates alınamayacağı için konserveler dizilmiştir boy boy. Sayıp sayıp, kabaran borç dalgasıyla içinizi şişirmeyeyim, siz mevzuyu biliyorsunuz. Ama sanmayın ki bu dert sırf biz sıradan insanların derdi. Ebru Gündeş de mesela yavrusuna, kocasına kışlık alışverişe çıkmış, evine tadilat yaptırmak zorunda kalmış, işi gereği masrafları olmuş yakın zamanda. Hayat sana zor mu sanıyorsun, oku bir sonra konuşalım.

GİYECEK DERDİ   

Efendim atalarının  “ev alma esvap al” sözünü kulağına küpe eden Gündeş, girdiği mağazaları mest etmeye devam ediyor. Ünlü Gündeş’in tek çocuğu Alara’ya ve yine çok ünlü kocası Reza Zarrab’a kışlık öteberi almış. Mecbur, hava soğuyor, hırkasız mı kalsın çocuk? E Gündeş’in de jüri üyesi olduğu programa giyecek bir şeyi kalmamış. Eli değmişken mağazadan gardırobunu yenileyip çıkmış, toplam 400 bin lirayı bayılmış. Ama kendi rekorunu kıramamıştır bence. Zira Gündeş’in aynı mağazadan 1,5 milyon TL’lik alışveriş karşılığı biriktirdiği 300 bin TL hediye parası olduğu fısır fısır geziyor ortalarda.* Hayır, program için o kadar botoks yaptırmış 10 yaş gençleşmişken eski kıyafetleri mi giyecekti? İlahi sayın okur. (Bak çok da sosyal sorumludur bizim şarkıcımız. O eski kıyafetleri ebrugundessatiyor.com’da hayrına satıyor. Engellilere, mehmetçiğe, eğitime filan bağışlıyor gelirini.)

EV DERDİ

Gardırop tamam da ev nolacak? Hiç de işi bitmez, hep tadilat hep tadilat. Kanlıca’daki 26 milyon liralık yalının eksiği iskelesinden boğaza inen otomatik merdivenmiş meğer.** Tek tuşa basıldığında hooop boğaza iniyorsunuz. İşe giderken koştura koştura bindiğiniz Marmaray mantığıyla ikiz yalısını tüp gåçitlå birbirinå bağlanan Zarrab çifti, özel bir dalgıç şirketi bulmak zorunda kalmış 3 metre derinliğe inen bu merdiven için. Bitmiyor ki. Yalının rånkli ışıkları için 8 adåt özål spot kullan, e o spotlar güzel görünsün diye aylar öncesinden óalının tam önüne dånizå 3 ton rånkli taş döktürt. Uğraş dur.
Ama anlayın biraz, 17 Aralık soruşturmasında –öyle güzel gözlü, çıkık elmacık kemikli Ebru olarak değil- Ebru Gündeş Sarraf olarak ‘rüşvet almak vermek’ suçundan soruşturma geçirmiş bir kadın var karşımızda. Travma tripleri bunlar. E herkes kutusuna göre kardeş.

ÇOCUK DERDİ

17 Aralık operasyonları sırasında çocuğunun psikolojisinin bozulduğunu söyleyip duran Anne Gündeş, sinirlerinizi ufaktan bir zıplatmış olabilir. Ancak ben kendisinin kaygılarını paylaşıyorum. İnsan babasının adını kötü duyacaksa bile en fazla kaynanasının “Bu adam da kahveden hiç çıkmıyor” dırdırında ya da “Bizim bey de çok yemek seçer, huysuzdur” diyen annesinin serzenişinde duymak ister. Ama koca memleketin alın terinin damıtılıp ayakkabı kutularına doldurulduğu operasyonda bir babanın adının ne işi var? Hem destekliyorum kaygı duymasını. Bak önümüzde somut örnekler var. Zar zor da olsa sıfırlayan Bilal, gel dedin mi koşup gelen Sümeyye mi olsun Gündeş’in kızı Alaracık? İşte sırf annelik içgüdüsünden olacak Alara üç yaşını bitirdiğinde daha henüz dildeki 200 gündelik kelimeyi kırık dökük söylerken harayı eklemek gelmiş akıllarına, kızlarının kelime dağarcığına. Alara’nın psikolojini düzeltecek İngiltere’den özel olarak getirtilen 20 İngiliz tayına yuva olacak bir hara.*** Günahın ne kadar büyük olursa tövben o kadar uzun olur tabi. Bir de şu var: Haber siteleri- hani sen sayın okur- anlamını bilmezsin diye parantez içinde at çiftliği yazmayı ihmal etmemiş 3 yaşında Alara’nın sahip olduğu haranın yanına.

BENİM DERDİM

Peki derdime ne oldu benim? Sanıyorsun ki tek taşlı parmakları, tek tuşlu yalıları kıskanıyorum da yazıyorum bunları. Zenginin malı züğürdün ağzını yorar da diyebiliriz ama… Zenginin malı değil ki bu sevgili sayın okur. Bildiğin senin benim param. Dava dosyası ufaktan ufaktan yasal tozlu raflara gömülürken ‘ayakkabı kutusundaki dünyayı’ görmek lazım uzaktan da olsa. Sonra bir de Gündeşgilleri örnek aldığın ilk 50 insanın arasına filan koyuyorsun sayın okur. Onlara maşallah, kendine -bir gün bize de- inşallah deyiverince değme keyfine di mi?

* http://haberciniz.biz/ebru-gundes-kislik-alisverisine-400-bin-tl-odedi-3181653h.htm

** http://www.haberemek.com/ebru-gundes-yalidan-bir-tusla-denizde-521h.htm

*** http://www.ensonhaber.com/reza-zarrab-kizina-hara-hediye-etti-2014-10-19.html

ÖNCEKİ HABER

500. Cumartesi

SONRAKİ HABER

Hasankeyf'i Yaşatma Girişimi: Çok geç olmadan harekete geçin

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa