Söyleyecek Sözümüz Değiştirecek Gücümüz Var

Söyleyecek Sözümüz Değiştirecek Gücümüz Var

Kozadan İpeğe Ev Eksenli Çalışan Kadınlar KooperatifiKozadan İpeğe Ev Eksenli Çalışan Kadınlar Kooperatifi olarak başta ev eksenli çalışan kadınların sorunları olmak üzere kadınları ilgilendiren her konuda, kadınlarla ortak bir mücadelenin içinde bulunuyoruz. Seçim öncesinde beklentilerimizi ve taleplerimizi duyurmaya &cc

Devrim Filiz Esenyel

Kozadan İpeğe Ev Eksenli Çalışan Kadınlar Kooperatifi

Kozadan İpeğe Ev Eksenli Çalışan Kadınlar Kooperatifi olarak başta ev eksenli çalışan kadınların sorunları olmak üzere kadınları ilgilendiren her konuda, kadınlarla ortak bir mücadelenin içinde bulunuyoruz. Seçim öncesinde beklentilerimizi ve taleplerimizi duyurmaya çalıştık. Kadınların isteklerini tartıştığımız “Siyaset ve Kadın” konulu bir panel düzenledik. AKP, CHP, BDP ve EMEP’ten kadın temsilcilerin katıldığı panelde taleplerimizi konuştuk, sorularımızı yönelttik, kendi cevaplarımızı verdik.

Artık seçim bitti. Belki seçimle ilgili söylenecek ilk şey, 78 kadın milletvekilinin meclise girmiş olması. Burada önemli olan; bu kadın vekiller bize yüzlerini dönecekler mi? Ellerini uzatacaklar mı? Kadın örgütleri ile irtibata geçecekler mi? Onların taleplerini sahiplenecekler mi? Deneyimlerinden yararlanarak birlikte mücadele edecekler mi? Fikir ayrılıklarını bir kenara bırakıp kadın sorununda ortaklaşacaklar mı?

Yani tek başına kadın olmak yetmiyor. Kadınların sorunları ara vermeden devam ediyor ve acil çözümler bekliyor. Seçimin hemen ardından üç kadın daha hayatını kaybetti ve her gün yeni haberler duyuyoruz.

Seçimler aslında kadınlar açısından çok önemli; bunu seçim çalışmalarında da gördük. Kadınlar özveriyle koşturuyorlardı. Gördüğüm her partinin kadınları en ön saflarda, canla başla çalışıyordu. Hastalık, yağmur, çamur, açlık demeden yaşlısı, genci, ev kadını, emeklisi, emekçisi koşturuyorlardı. Umut yeşertiyorlardı. Ama kendi cinsleri için taleplerinin az olduğunu, daha genel talepleri olduğunu gözlemledim.

Emeğimiz görünür olsun

Biz özel olarak ev eksenli çalışan kadınların sorunları için mücadele ediyoruz. Görünmeyen emeğimizin görünür olmasını istiyoruz. Ev eksenli çalışanlar olarak iş kazası geçiriyoruz, ama bize “işçi değilsin” deniyor. İş vergiye geldiği zaman alıyorlar, fakat hakkımızı istediğimizde yokuz. Emeğimizi görsünler istiyoruz. Yaptığımız işlerden dolayı pazaryerleri tahsil edilsin istiyoruz. Kadın örgütleri birçok konuda çalışırken ayakta kalmak için de sorun yaşıyorlar. En büyük sorunlardan biri yine vergi. Kadın örgütleri gelir kazanmak için değil mücadele için kuruluyor, kendini zor ayakta tutarken bir de vergi ödeme zorunluluğu bu örgütlerin bir şeyler yapmasını engelliyor. Ekonomik nedenlerle kapanan birçok kadın örgütü var; biri de Ankara’da Kırk Örük Kadın Kooperatifi. Bu yüzden vergiden muaf olmak istiyoruz.

Daha genel taleplerimiz de var tabii. Seçim barajının kaldırılması, yoksulluk ve işsizlik sorununun aşılması, kadınları eve bağlayan çocuk, hasta ve yaşlı bakımı gibi işlerin toplumsallaştırılması, evde-sokakta-işyerinde kadınların güvenliğinin sağlanması, yeteri kadar ve ücretsiz kreş açılması, cinsiyetçi işbölümüne ve geleneklere karşı mücadele edilmesi, gerçek anlamda eşit temsil şansı tanınması…

Biz Mamaklı kadınlar olarak, 2 yıldır, sığınma evi açılması için mücadele ediyoruz fakat hala açılamadı. Gündeliğe giden kadınlar küçük çocuklarını bırakacak kreş istiyor. Toplum merkezimizin işler hale gelmesi, sağlık hakkının herkese ücretsiz olması da ele aldığımız konulardan.

Şimdi işimiz daha zor

Biz tabii ki tüm bunlar için sesimizi duyurmaya çabalayacağız. Diğer kadın kurumları ile ortak çalışmalar yürüteceğiz, kamuoyu oluşturacağız, sorunlarımızı Meclis’te Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’na ileteceğiz. Her olanağı değerlendireceğiz.

Bir de bu döneme artık bir kadın bakanlığı olmadan giriyoruz. Artık Aile ve Sosyal Politika Bakanlığı var. Kadın-erkek eşitliği güçlendirme konusunda politika üretmekle görevli tek resmi mekanizma olan Kadının Statüsünü Geliştirme Merkezi (KSGM) bakanlık altında etkisiz ve yetkisiz bir birim haline getiriliyor. Kadın statüsü uzmanının adı, “aile ve sosyal politikalar uzmanı” oldu. Böylece üniversitelerde kadın politikaları konusunda uzman yetiştirilen kadın çalışmaları bölümleri ve merkezleri de yok sayılmış oldu. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu kapatıldı. Merkez teşkilatı tasfiye edildi. Taşra teşkilatı İl Özel İdareleri’ne bağlandı. Bundan sonra işimiz biraz daha zor.

Bu durumda şimdi biz kimi muhatap alacağız? Verileri kimlere aktaracağız? Bu bizi yok saymak mıdır? Seçimlere dört gün kala bunlar yapılıyor ise bundan sonra ne olacak?

Kadın ve kız çocuklarının yüzde 42’sinin şiddete maruz kaldığı, günde en az 3 kadının öldürüldüğü, tecavüz ve tacizlerin sayısının belli olmadığı, yoksulluğun kadını vurduğu bu şartlar altında bile yaşamak gün geçtikçe zorlaşırken geriye gidiyoruz.

Bu süreçte kadın vekillerden beklediğimiz fikri ve ideolojik ayrımları bırakıp kadın sorununda birleşmeleri, bizlerle irtibat halinde olmaları, yüzlerini bize dönmeleri, halkın sesini duymaları. Ancak o zaman samimiyetlerine inanacağız.

www.evrensel.net