25 Ekim 2014 14:06

Cumartesi Anneleri 500. haftada Galatasaray Meydanı'nda

500. haftada da Taksim Galatasaray Meydanı önünden bir çığlık yükseldi: “500 değil 1000 hafta geçse de, son sağ kalan fail yargılanana kadar burada oturacağız.”

Paylaş

Çocukları gözaltına alındıktan sonra kaybedilenlerin anneleri, 27 Mayıs 1995 Cumartesi gününden beri Taksim Galatasaray Lisesi önünde kayıplarının akıbetini soruyor. 500. haftalarında Cumartesi Anneleri yine Galatasaray Meydanı’nda buluştu.

Binlerce kişinin katıldığı sessiz buluşmada, kayıp yakınları ve vatandaşlar ellerinde kaybedilenlerin fotoğraflarını karanfillerle birlikte taşıdı.

Suavi, Ferhat Tunç, Akın Birdal, Levent Tüzel, Melda Onur, Gürsel Tekin, Eşber Yağmurdereli gibi isimler de Cumartesi Annelerini ve kayıp yakınlarını yalnız bırakmadı.
Oturma eylemi yapan 3 kuşak kayıp yakınları, tek tek söz aldı.

‘BIRAKMADILAR Kİ ECELLERİYLE ÖLSÜNLER’

Ferhat Tepe’nin annesi Zübeyde Tepe, ‘90’lı yıllardaki faili meçhullerden sorumlu Arif Doğan, Doğan Güreş gibi devlet yetkililerinin kendi ecelleriyle öldüklerini hatırlatarak, “Ama bırakmadılar ki bizim çocuklarımız da kendi ecelleriyle ölsün. 500 değil 1000 hafta da geçse, son sağ kalan fail yargılanana kadar burada oturacağız” diye haykırdı.

Süleyman Cihan’ın kardeşi Ahmet Cihan da, adalet gelinceye kadar katillerin yakasını bırakmayacaklarını söyledi.

‘KEMİĞİNİ NASIL BULDUYSAK, FAİLLERİ DE BULACAĞIZ’

Kaybedilen Abdurrahman Coşkun’un ailesi adına konuşan Mukadder Coşkun ise, yakın zamanda Abdurrahman Coşkun’un bir asit kuyusundan çıkan 2 kiloluk kemiğinin  kendilerine teslim edildiğini ifade etti. Coşkun, “Yakınımızın kemiğini nasıl bulduysak, buna sebep olanları da bulacağız” diye konuştu.

FEHMİ TOSUN’A ADANDI

Kayıp yakınları, 500. hafta buluşmasını, kaybedilişinin 19 yılında failleri bulunmayan Fehmi Tosun’a adadı. Fehmi Tosun 19 Ekim 1995 günü evinin önünden bir sivil araçla götürülmüş ve ardından koşan eşi ve çocuklarına “Beni öldürecekler” diye bağırmıştı. Gündüz vakti, komşularının gözü önünde gerçekleşen bu olayın ardından, Tosun kaybedildi. Eşi Hanım Tosun ve İHD tüm yasal yollara başvurdu, ancak iç hukuktan sonuç alınmayınca dava AİHM’ye taşındı. 17 Eylül 2003’te AKP Hükümeti AİHM’ye yaptığı savunmada Tosun’un gözaltında kaybedildiğini kabul ederek, soruşturma yürütülmesini taahhüt etti. Bunun üzerinden tam 11 yıl geçmesinin üzerinden hiçbir şey yapılmadı.

CUMARTESİ ANNELERİ NE İSTİYOR?

500. haftanın buluşmasında basın açıklamasını, yine gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in kız kardeşi İkbal Eren okudu. İkbal Eren, “27 Mayıs 1995’ten beri her cumartesi saat 12.00’de İstanbul Galatasaray’da gözaltında kaybetme gerçeğini gündemde tutmak için ülkenin en uzun erimli sivil itaatsizlik eylemini gerçekleştiriyoruz” dedi. Fail kamu görevlisi olunca yurttaşın öldürülmesi ve yok edilmesinin suç sayılmayacağı algısının yaratıldığını ifade eden İkbal, taleplerini şöyle sıraladı: “Cezasızlık ve adaletsizlik üreten bu sistemin bütününde köklü yasal, idari ve adli değişiklikler yapılsın. Cezasızlık politikasına son verilerek insanlık suçları ve bu suçların failleri görünür kılınsın. Devletin kaybettiği evlatlarımızın akıbeti açıklansın ve failler yargılansın. Hakikat ve adalet hakkımız yasal güvence altına alınsın. Türkiye, yıllardır imzalamaktan kaçındığı Birleşmiş Milletlerin, Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Sözleşme’sini imzalasın.” (İstanbul/EVRENSEL)

 

 

ÖNCEKİ HABER

İstanbul'da yağış başladı, fırtına uyarısı var

SONRAKİ HABER

DAY-MER'in 30. Kültür ve Sanat Festivali, geniş katılımlı resepsiyonla başladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa