Akademisyen değil ücretli köle!

Akademisyen değil ücretli köle!

Eğitim Sen Yükseköğretim Bürosunun Araştırma Görevlileri 2013 raporuna göre, araştırma görevlilerine çay hizmetinden sekreterlik işlerine, fotokopi çekmekten laboratuvar görevlerine kadar birçok angarya iş yaptırılıyor.

Berivan BALKAY
Ankara


Eğitim Sen Yükseköğretim Bürosunun Araştırma Görevlileri 2013 raporuna göre, araştırma görevlilerine çay hizmetinden sekreterlik işlerine, fotokopi çekmekten laboratuvar görevlerine kadar birçok angarya iş yaptırılıyor. Raporda araştırma görevlilerinin taşeron işçilerden sonra üniversite bileşenlerinin esnek ve ağır çalışma koşullarına zorlanan grubu olduğu belirtildi. 38 farklı üniversiteden 77’si kadın, 61’i erkek olmak üzere toplam 138 araştırma görevlisinin katıldığı araştırmada, özellikle özlük hakları, mobbing ve angarya ile ilgili sorunlara dikkat çekildi.

SENDİKALI OLANA TEHDİT

Rapora göre, her iki araştırma görevlisinden biri 50/d statüsünde tümden güvencesiz olarak çalışıyor. İdari görevler, ders, danışmanlık, gözetmenlik, hoca veya bölümün projelerine yetişmek gibi pek çok sorun ile karşılaşmak zorunda kalan araştırma görevlilerinin iyi bir yüksek lisans ve doktora yapma olanağı ortadan kalkıyor.
Sendikaya üye olan araştırma görevlileri ise  üniversite yönetimleri tarafından tehlike olarak görülüyor ve  işten atılma ile tehdit ediliyor. Araştırma görevlilerinin “Azarlanma, derdini anlatamama, dikkate alınmama, adaletsiz görevlendirmelere maruz kalma, giyim tarzının eleştirilmesi” gibi birçok olumsuz durumlarla karşı karşıya kaldığı belirtilen raporda, özellikle kadınların kendi ofis arkadaşları tarafından  mobbinge maruz kaldığı ifade edildi.

GÜVENCESİZLİK SORUN

Raporda, hükümetin araştırma görevlilerinin en temel sorunu olarak  düşük ücreti göstermesi de eleştiriliyor. Asıl sorunun ücret değil esnek ve güvencesiz istihdam politikalarının yarattığı sonuçlar olduğu belirtilen raporda, akademinin en güvencesiz emekçilerinin araştırma görevlileri olduğu vurgulandı. Araştırma görevlilerinin maruz kaldıkları sorunların çözülebilmesi için güvenceli çalışma ve özlük haklarının sağlanması gerektiği ifade edildi. Öte yandan rapora ilişkin açıklama yapan Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca,  üniversitelerdeki muhalif her sesin susturulduğu, eleştirel düşüncenin ve ifade özgürlüğünün yok edilmek istendiğini ifade etti. Karaca, ülkenin çeşitli üniversitelerinde görev yapan Eğitim Sen üyesi akademisyenlerin hukuku yok sayan uygulamalarla karşı karşıya kaldığını belirtti.
 

www.evrensel.net